06 Ekim 2022

KOOPERATİF ORTAKLIĞI VE DEVRİ

Kooperatif ortağı olmada “açık kapı ilkesi” geçerlidir. Ortak olmak için yöneticilerin istekleri değil, objektif şartların gerçekleşmesi yeterlidir. Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar (KK. m.8). Kooperatif ortaklık hakkını kazanan her ortağın kooperatiften çıkma hakkı (KK.m.10) olduğu gibi, ana sözleşmede açıkça belirtilmiş olan nedenlerle ortağın ihracına karar verilmesi de mümkündür (KK. m.16).[1]

Türk hukukunda kooperatif ortaklığı devir edilebilir. Ancak ortaklık sıfatı payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması halinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi halde talebi reddetmesi gerekir. 3476 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik, yönetim kuruluna "devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde" o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir. Reddedilen kişi, ortaklığa kabul davası açabileceği gibi, yönetim kurulundan tazminat da isteyebilir.[2]

Yazılı olarak kooperatife yapılan başvuru ile yönetim kurulu başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırır ve başvuru sahibine kararı taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında tebliğ eder.(K.K. m.8) Yönetim kurulu başvuruya ilişkin kabul veya ret kararı verebilir. Kararın başvurana tebliğ edilmesi gereklidir. Başvurunun reddine karar verilmesi veya herhangi bir ay içerisinde herhangi bir karar verilmemesi ve zımnen de ortaklık kaydının yapılmaması halinde başvuran kooperatif üyeliğinin tespitini mahkemeden isteyebilir.

Yine bazı şartların varlığı halinde zımnen ortaklığa kabul edilmiş sayılma ile ortaklık gerçekleşebilir. İlke olarak kooperatiflere üyelik kaydının, yetkili organlarının bu hususta verecekleri açık bir kararla olması yanında; ortak olmak isteyen kişiden aidat tahsilâtı yapılması ya da kişinin genel kurul toplantılarına çağrılması türünden kişiyi ortak olarak kabul eden işlemlerin yapılması suretiyle zımnen de ortaklık kaydının gerçekleşebileceği kabul edilmiştir.[3]

Yargıtay içtihatlarında; Kooperatife üyelik için başvuru dilekçesi giriş iradesini yansıtan bir belge olmamasına karşılık fiilen aidat ödeyen yatırdığı aidatlar kooperatifçe kabul edilen genel kurullara çağırılan üye sıfatı ile hakkında bir takım işlemler yapılan örneğin konut kooperatifince yapılan kuraya katılan, adına bağımsız bölüm tahsis edilen, üye sıfatıyla yazışmalar yapılan bir kişinin kooperatif üyeliğinin mevcut olduğunun zımmen kabul edilmiş sayılabileceği gibi tam aksine, aidat ödeme yükümlülüğüne rağmen hiç aidat ödemeyen, genel kurullara çağrılmayan, ortaklık ilişkisini ortaya koyacak şekilde hiçbir işlem yapmayan, uzunca bir süre eylemli olarak kooperatifle hiçbir ilişki kurmayan üyenin de kooperatif üyeliğinin zımmen sona ereceği kabul edilmektedir.[4]

Kooperatifler Kanunu’nun 14 maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, Ortaklık devredilebilir. Yönetim kurulu ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul eder. Kooperatif üyeliğinin devrinin yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmesi gereklidir. Başvurunun yazılı olarak yapılacağı belirtilmişse de devralan ve devredenin birlikte başvurmaları gerekmektedir. Zira başvuru bir devir sözleşmesi niteliğinde olup yazılı şekil şartına tabidir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu kararında, kooperatif üyeliğinin devri için, üyeliğini devreden ve devralan arasında düzenlenmiş devir sözleşmesinin bulunması ve her ikisinin de davalı kooperatife başvurması gerektiğini, açıkça belirtilmiştir.[5]

Yapı kooperatifi tarafından yaptırılan ve teslim edilen ancak ferdi mülkiyete geçişi yapılan bağımsız bölümün üçüncü bir kişiye satışı halinde, bu satışın zamanda kooperatif ortaklığının devri anlamına gelmeyeceği kabul belirtilmiştir. Nitekim “davalının iradesinin sadece taşınmaz satışı ile sınırlı olduğu taşınmaz devri ile kooperatif ortaklığının üyelerine tanıdığı mali hakları da devrettiğinin kabul edilemeyeceği taraflar arasında yazılı bir kooperatif ortaklığı devir sözleşmesi de bulunmadığı”[6] şeklinde hüküm kurulmuştur. Bu kapsamda ortaklığın ayrıca devredilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Yargıtay içtihatları ışığında; tüzel ve gerçek kişiler kooperatif ana sözleşmesinde ve kanunda belirtilen şartları sağlamaları halinde ortaklık başvurusu veya ortaklığın devri ile ortak olabileceklerdir. Kooperatif ortaklığının devri suretiyle ortak olunması halinde devre ilişkin bir sözleşme bulunması ve kooperatife devreden ve devralanın birlikte yazılı başvuru yapması gerekmektedir.

Başvuru veya ortaklığın devri ile ortaklık hakkında yönetim kurulunca bir karar verilmesi gerekmektedir. Zira yönetim kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.(K.K. m.8/2) Ayrıca, yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.(K.K. m.8/3) Ortaklığın kabulü veya reddine ilişkin bir karar verilerek başvurucuya veya devralan ortağa karar tebliğ edilir. Olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği veya ilgilisine ortaklığa ilişkin bir karar tebliğ edilmediği halde, genel kurul toplantılarına katılımı için davetiye gönderilmesi, toplantılara katılım sağlanması, akçeli yükümlülüklerin yerine getirilmesi hallerinde de zımnen ortaklık kaydının yapıldığı kabul edilebilir.

Av. Erdem SEL

--------------------

[1] Hukuk Genel Kurulu 2014/649 E. , 2015/2597 K. 11.11.2015 T.

[2] Hukuk Genel Kurulu 2014/649 E. , 2015/2597 K. 11.11.2015 T.

[3] Hukuk Genel Kurulu 2014/649 E. , 2015/2597 K. 11.11.2015 T

[4] Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1477 E. , 2021/1606 K. 22/11/2021

[5] Hukuk Genel Kurulu 2017/1690 E. 2020/724 K. 06/10/2020 tarihli kararı

[6] Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/5738 E. , 2019/1220 K. 21.03.2019 tarihli kararı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.