banner590

07 Mayıs 2021

KRİPTO PARALARIN CEZA HUKUKU BOYUTUNA VE KRİPTO PARA DOLANDIRICILIĞINA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEMLERE DAİR İNCELEME

1) BLOCKCHAİN TEKNOLOJİSİ VE KRİPTO PARA NEDİR?

Blockchain teknolojisi, birçok dijital bloktan oluşan, zincir yapısındaki bir veri tabanı sistemidir. Para transferi sürecindeki alıcının adı, göndericinin adı, gönderilen tutar gibi bilumum adımlar birer bloğu oluşturmakla birlikte bu adımlar yalnızca transferin tarafları tarafından işlenebilir. İşlem esnasında şifrelenen, değiştirilemeyen ve kırılamaz hale getirilen bu bloklar, blockchain teknolojisinin son derece güvenli olduğunu göstermektedir.

Blockchain, alışılanın dışında, tüm dataları tek bir merkezde bir araya toplamamakta, birden fazla cihaz veya bilgisayara dağıtmakta, böylece bu verilere dışarıdan yapılacak tüm müdahalelere engel olmaktadır. Blockchain teknolojisinin bu derece güvenli olmasını sağlayan en önemli unsur “Hashing” işlemidir. Blok zincirindeki veri girdileri ve çıktıları arasında oldukça önemli bir birlik sağlayan, birbirini peşi sıra takip eden zincirler arasındaki ilişkiyi ve şekillenmeyi meydana getiren hashing işlemi; çıktıların bir blok zincirinde yapılan önceki tüm işlemlere dayanmasını ve sağlıklı bir zincir oluşturulması görevini görür. Basitçe bir örnekle somutlaştırmak gerekirse, göndericinin bir komutu, bloğun birinci zincirini oluşturmaktadır. Birinci blok zincirinde ulaşılan hash değeri ile ikinci blok zincirinde ulaşılan hash değerinin uyuşması sağlanmalıdır ki sağlıklı bir blok zinciri ve para transferi işlemi gerçekleşsin. Özetle, bu uyuşmayı sağlayan ve bulunulan noktaya kadar her bir işleme eklenen yeni veri ile birleştiren hashing algoritması, blockchain teknolojisinin en önemli ve en güvenli noktasını oluşturmaktadır.

Kripto paralar, herhangi bir fiziksel karşılığa sahip olmayan, tamamen dijital, şifrelenmiş, işlemler sonucu yalnızca sistemlerin verilerinde değişiklik yapılan sanal para birimleridir. Yukarıda bahsetmiş olduğumuz gibi hash fonksiyonları gibi algoritmalarla birlikte kriptoloji tekniğiyle birlikte blockchain teknolojisi kullanılarak oluşturulan kripto paralar, günden güne dünyada yaygınlaşmakta, değerini katlamaktadır. Dijital veya sanal döviz olarak da isimlendirilen kripto varlıklar, merkezi bankacılık sistemlerinin aksine tümüyle merkesiyetsiz yapıdadırlar. 2009 yılında Satoshi Nakamoto tarafından oluşturulan Bitcoin, ilk kripto para birimi olma özelliğini korumaktadır.

16.04.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik’in 3. maddesi; “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında kripto varlık, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıkları ifade eder.” şeklinde bir tanım yapmak suretiyle, ilk defa hukuki boyutta bir kripto varlık tanımlaması yapmıştır.

2) KRİPTO PARALARIN CEZA HUKUKU BOYUTU

Hukukumuz bakımından kripto varlıklara ilişkin düzenlemeler; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun ve 2008 tarihli Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik bünyesinde çeşitli vesileler ile alınmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Dolandırıcılık” başlıklı 157. maddesi;

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.”

hükmünü ihtiva etmekte olup, aynı kanunun 158. maddesinin (f) bendinde düzenlendiği şekliyle bu  suçun “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenmesi nitelikli halini oluşturmaktadır. Bu kapsamda, kripto varlıklar yoluyla kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından kullanıcılara karşı işlenen dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenebileceği, bu yönü itibarıyla da nitelikli dolandırıcılık suçuna vücut vereceği son derece açıktır. Nitekim, kamuoyunda da geniş yankı uyandıran bir kısım kripto para borsasının kurucuları hakkında, oldukça büyük bir tutarlarda kripto varlık ile yurtdışına çıkmaları iddialarından bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından TCK. 158. hükmü gereğince nitelikli dolandırıcılık suçundan resen soruşturma başlatılmıştır.

Öte yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama” başlıklı 282. maddesi:

“Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”

hükmünü barındırmaktadır. Mezkur madde kapsamında görünmektedir ki, uygulamada “kara para aklama” olarak bilinen, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama faaliyeti hakkında müeyyide öngörülmüş olup, kripto para transferleri ile suç işlenmesinin, suç kapsamında bulunmasının önünde engel bulunmamaktadır.

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde suç geliri kavramı “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri.” olarak, yükümlü kavramı da “Bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri, savunma hakkı bakımından diğer kanun hükümlerine aykırı olmamak ve 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrası ile alternatif uyuşmazlık çözüm yolları kapsamında ifa edilen mesleki çalışmalar nedeniyle edinilen bilgiler hariç olmak üzere, taşınmaz alım satımı, sınırlı ayni hak kurulması ve kaldırılması, şirket, vakıf ve dernek kurulması, birleştirilmesi ile bunların idaresi, devredilmesi ve tasfiyesi işlerine ilişkin finansal işlemlerin gerçekleştirilmesi, banka, menkul kıymet ve her türlü hesaplar ile bu hesaplarda yer alan varlıkların idaresi işleriyle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler.” olarak tanımlanmıştır. Bu kanun kapsamında yükümlüler, yükümlülükler, yükümlülüklere uyumun denetimi, gümrük idaresine açıklama yapılması ve diğer tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenleyen 2008 tarihli Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik bulunmaktadır.

01.05.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’te “Yükümlü” başlıklı 4. maddenin 1. fıkrasının (ü) bendi ile “Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar” ifadesi yönetmeliğe eklenmiş ve ceza hukuku boyutunda kripto paralara ilişkin ilk somut düzenleme gerçekleştirilmiştir. Yönetmelikteki yükümlülerin sorumluluklarından, bu sorumlulukların kripto varlık hizmet sağlayıcıları yönünden görünümünden ve yönetmeliğin kripto para kullanan yatırımcılar açısından ne tür gelişmelere yol açacağından da bahsetmekte fayda vardır.

Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik ile kripto varlık hizmeti sağlayıcılarına birtakım yükümlülükler getirilmiş oldu. Öyle ki, yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca yükümlüler, kimliğe ilişkin bilgileri almak ve bu bilgilerin doğruluğunu teyit etmek suretiyle müşterilerinin ve müşterileri adına veya hesabına hareket edenlerin kimliğini tespit etmek ve işlemin gerçek faydalanıcısının ortaya çıkarılması için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Bu kapsamda, artık kripto para hizmet sağlayıcıları, kripto varlık alım satımı yapan bireylerin kimlik tespitlerini yapmak adına bireylerden kimlik bilgilerini isteyebilecektir.

Yine, yönetmeliğin 19. maddesi çerçevesinde yükümlülerin, müşterileri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin; müşterilerinin mesleği, ticari faaliyetleri, iş geçmişi, mali durumu, risk profili ve fon kaynaklarına dair bilgiler ile uyumlu olup olmadığını sürekli iş ilişkisi kapsamında devamlı olarak izleme ve müşterileri hakkındaki bilgi, belge ve kayıtları güncel tutma zorunlulukları bulunmasından bahisle kripto para hizmet sağlayıcıları bireylerden mesleklerine, ticari faaliyetlerine ve mali kaynaklarına dair belgeler isteyebilecektir.  

Ne var ki, yönetmelik kapsamında yükümlülerin yapılacak işlemlere ilişkin iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinememeleri durumlarında talep edilen işlemi gerçekleştirmemeleri gerektiği hususu da 22. maddede düzenlenmiştir. İşbu madde hükmü aşağıdaki şekildedir:

Yükümlüler, kimlik tespiti yapamadıkları veya iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinemedikleri durumlarda; iş ilişkisi tesis etmez ve kendilerinden talep edilen işlemi gerçekleştirmezler. Bu kapsamda isimsiz veya hayali isimlere hesap açamazlar.”

Yönetmelik kapsamında şüpheli işlem, yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan veya yapılmaya teşebbüs edilen işleme konu malvarlığının; yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına, bu kapsamda terörist eylemler için ya da terör örgütleri, teröristler veya terörü finanse edenler tarafından kullanıldığına veya bunlarla ilgili ya da bağlantılı olduğuna dair herhangi bir bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir hususun bulunması halidir. 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanununda “bir halkı korkutmak veya sindirmek ya da bir hükûmeti veya uluslararası kuruluşu herhangi bir eylemi gerçekleştirmeye veya gerçekleştirmekten kaçınmaya zorlamak amacıyla, kasten öldürme veya ağır yaralama fiilleri ile terör suçu olarak kabul edilen fiiller için veya Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerde yasaklanan ve suç olarak düzenlenen fiiller için fon sağlanması veya toplanması” tanımı ile vücut bulan terörizmin finansmanı suçu ile paralellik taşıyan şüpheli işlemlerin, yönetmeliğin 27. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yükümlüler tarafından tutar gözetilmeksizin Hazine ve Maliye Bakanlığı kapsamındaki Mali Suçları Araştırma Kurulu’na (MASAK) bildirilmesi gerekmektedir.

Bir diğer yandan, MASAK tarafından uygulamaya konulan yönetmelikte kripto varlık hizmet sağlayıcılarına yönelik birçok denetim usulü öngörülmektedir.

3) KRİPTO PARA DOLANDIRICILIĞINA KARŞI NASIL ÖNLEM ALINABİLİR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, kripto paraların merkeziyetsiz yapısından kaynaklanan imkanları ve dinamizmi, bu alana karşı yoğun bir talep yaratmakla birlikte, yeterli yatırımı yapmadığını düşünen yatırımcılar için büyük riskler alınabilmesine de yol açmaktadır. Böylelikle yatırımcılar, yüksek kar vaadinde bulunan kötü niyetli hizmet sağlayıcıların eline düşmeye itilebilmekle birlikte geri dönülmesi imkansız zararlara uğrayabilmektedir.

Yatırım yaparken doğru ve gerçekçi bilgi veren açık kripto para kaynakları üzerinden hareket edilmelidir. Yatırımcıların en çok dolandırıcılık mağduru olmasına yol açan durumlar, yüksek kâr vaatleri üzerinden kandırılmak olup, bu denli temelsiz öngörüler üzerinde mutlaka tedbirli davranılmalıdır. Ne var ki, kimi kripto para hizmeti sağlayıcıları ilk etapta düzenli ödemeler yapmakta, düzenli kâr sağlamakta ve bu yolla yatırımcının güvenini ve mevduatını kazanmasının akabinde kötü niyetini sergilemektedir. Kripto varlık hizmetlerinin denetiminin yasal zeminde yavaş yavaş geliştiği düşünüldüğünde, hiç tanınmayan, bilinmeyen insanların vermiş olduğu cüzdanlara kripto para yollamak oldukça riskli bir hareket olacaktır. Nitekim, gönderilen para geri alınamadığında muhatap bulmak mümkün olmayabilir.

Kripto para dünyasında en önemli nokta kripto para yatırımcılarının özel anahtarlarıdır. Özel anahtarları, kişinin sanal paralarını harcamak yahut başka bir sanal para adresine göndermek içi kullanılan gizi bir şifre olarak tanımlanabilir. Tamamen rastgele ve benzersiz olup, bir cüzdan kurulduğu anda rastgele seçilen 256 bit uzunluğunda bir sayıdır. Her zaman 5 sayısı ile başlayan özel anahtarlar, tüm kullanıcılar için farklıdır ve aynı özel anahtar yazılımına sahip olma imkanı bulunmamaktadır. Kripto para almak için görülen ve yayınlanan ve kamuya açık nitelikteki genel anahtarlar, özel anahtarlardan türetilmektedir. En başta izahında bulunduğumuz blockchain teknolojisi ile birlikte ne kadar güvenli olduğu bilinen özel anahtarlar, kripto para transferi adına yapılan her işlem için yeni bir imza üretmektedir. Bu imzalar, aynı özel anahtardan üretilseler bile benzersiz niteliktelerdir. Özel anahtarlar güvende tutulduğu sürece kripto paralar sağlıklı bir biçimde kullanılabilir durumdadır.

Özel anahtarlar içinde, dijital varlıkların saklanabilmesi için birden fazla cüzdan çeşidi bulunmakta olup bunlar masaüstü cüzdanlar, web (online) cüzdanlar, mobil cüzdanlar, kağıt cüzdanlar ve donanım cüzdanlar olarak sıralanabilir. Şüphesiz ki, bu cüzdanlar içerisinde en güvenli olanının, donanım cüzdanlar olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Donanım cüzdanlar, yatırımcının özel anahtarını USB bellek benzeri bir cihaz içerisinde bulunan bir çip içerisinde soğuk olarak depolayan ve hiçbir şekilde online olmamasını sağlayan cüzdan çeşididir. Bu cüzdanın en önemli özelliği dijital varlıkları sürekli olarak çevrimdışı tutması olup, bu durum çevrimiçi saldırılara karşı son derece yüksek bir koruma sağlamaktadır. Günlük hayatta “soğuk cüzdan” olarak da bilinen donanım cüzdanlar, kurulum aşamasında ve yalnızca bir kere görünmek suretiyle kullanıcısına 24 kelimeden oluşan bir özel şifre vermektedir. Bu şifre, güvenlik açısından kesinlikle online bir ortamda saklanmamalı, verildiği anda bir kağıda sırasıyla yazılmak suretiyle muhafaza edilmelidir. Aksi takdirde, bu kelimelerin başka birinin eline geçmesi halinde kripto paralara erişim imkanı doğabilir. Diğer cüzdan türlerinde cüzdanın kaybolması veya çalınması hallerinde dijital varlıklara tekrar ulaşabilmenin mümkün olmama ihtimalleri bulunmasına karşın donanım cüzdanlarındaki 24 kelimelik bu şifreler, yatırımcının kripto varlıklarına tekrar ulaşabilmesi için kurtarma şifreleridir. Öte yandan, cihazın her açılışında çıkacak şekilde cihaza özel bir PIN kodu belirlenmesi durumunda da cüzdanın güvenilirliği artacaktır. Tüm bu nedenlerle, dijital varlık güvenliğinin sağlanması açısından gelinen aşamada görünen en sağlıklı yol donanım cüzdanlar kullanmak olacaktır.

Stj. Av. Alperen Çavuş

***

İşbu bilgi notu bilgi verme amacıyla düzenlenmiş olup, herhangi bir tavsiye içermemektedir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.