banner696

09 Ağustos 2022

MARKA HAKKININ DEVRİ: YASAL ŞARTLAR, İÇERİK VE SÖZLEŞME

Marka hakkının devrinin hukuki dayanağı, marka hakkının korunduğu Sınai Mülkiyet Kanunudur. Bu kanuna göre sınai haklar hukuki işlemlere konu olabilmektedir. Markanın devrine dair incelemeler gerçekleştirilmeden önce genel hatlarıyla marka hakkının hukuki konumuyla alakalı bilgilere haiz olunması uygun olacaktır. Bilindiği üzere marka hakkı mutlak bir hak olup işletmenin mallarını veya hizmetlerin ayırt ediciliğini sağlamaktadır. Bu kapsamda marka hakkının bir mülkiyet hakkı olduğu görülmektedir. Medeni Kanun ve sair birçok hukuki zeminden de çıkarılacağı üzere bazı mülkiyet hakları emredici hükümlere ve hukuka uygunluğu bulunduğu takdirde devredilebilmektedir.

Marka Hakkının Devri

Markanın tescil edildiği mal ve/veya hizmetlerin tamamının veyahut belirli bir kısmının bir şahıs veya şirkete devredilmesidir. Markanın devri işletmenin devri kapsamında olabileceği gibi işletmeden ayrı şekilde devredilebilir.[1]

Ancak marka hakkının devrinde gerçekleştirilmesi gereken belirli şartlar adına hukuk pratiği ve doktrinde tartışmalar bulunmaktadır. Bu tartışmaların başında öncelikle yazılılık ve noter onayı şartı gelmektedir.

Marka Devir Sözleşmesinin Şartları

Marka devri noter tarafından düzenlenmesi zorunlu bir işlem değildir, ancak noter tarafından onayı bir geçerlilik şartıdır. Bu geçerlilik şartı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununda “hukuki işlemlerin geçerliliği ancak noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır” [2] ifadeleriyle hükme bağlanmıştır. Aynı kanun hükmünde marka hakkının devrinin yazılı şekle tabi olduğu belirtilmiştir. Noter onaylı olan bu marka devri sözleşmesi her ne kadar hukuki zemine uygun şekilde geçerliliğini sağlıyor olsa da devrin sicile tescil edilmemesi (Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde) halinde iyi niyetli olan üçüncü kişilere karşı bu devir ileri sürülemeyecektir. Fakat doktrinde Sayın Uğur Çolak’ın belirttiği üzere devrin sicile kaydedilmemesini kullanarak devreden kişinin bir başka kişiye devir yapması halinde son devralanın sicil tarafından korunması mümkün değildir.[3]

Marka hakkının devrinde noter onayı ve yazılılık şartı sonrasında sözleşmenin içeriğine dair belirli başka şartlar bulunmaktadır.

Marka devir sözleşmesinin içeriğinde devreden ve devralanın kimliğine ilişkin bilgilerin bulunması ve devredildiğine-devraldığına dair beyanların bulunması Türk Patent Enstitüsüne sunulacak bu sözleşmenin geçerlilik kazanması adına zaruridir. Bu sözleşmede ayrıca sözleşemeye konu olan markanın başvuru/tescil numarası bulunmalıdır.

Ayrıca markanın devre konu olacak mal ve/veya hizmetlerinin listesi bu sözleşmenin içeriğinde bulunmalıdır. Bu sözleşme şartı kapsamında dikkat edilmesi gereken husus ilgili markanın tamamı mı yoksa belirli bir kısmının[4]devre konu olacağıdır. Bahsi geçen bu tam devir ve kısmi devir hakkında; markanın Nice sınıflandırılmasına göre tescil edilmiş tüm sınıflar üzerinden devir yapılması halinde tam devirden bahsedilecektir. Ancak bu markanın tescil edildiği sınıflarından yalnızca belirli sınıflarının devredilmesi halinde kısmen devirden söz edilecektir. Yapılacak devrin niteliğine göre sözleşmede açıkça hangi mal ve/veya hizmet sınıfları adına devredildiği açıkça gösterilmelidir. Herhangi bir marka devir sözleşmesinde, markanın devrine ilişkin açıklık olmadığı takdirde, markanın, temsil ettiği tüm mallar veya hizmetlerin tamamı için devredildiği kabul edilmektedir.[5]

Markanın tescil edildiği sınıflardan hangileri açısından devredileceği konusu yanında oluşan soru işareti tescil edilmemiş bir markanın devir edilip edilemeyeceğidir. Bunun gerçekleştirilmesine karşı bir hüküm olmamakla birlikte başvuru aşamasındaki bir markanın devri mümkündür.

Marka devir sözleşmesinde bedele dair hukuk pratiğinde genel tartışmalar bulunmaktadır. Bedelin hesaplanabilir bir bedel olması gerekliliği doktrinsel olarak kabul edilmiş olsa da marka devir sözleşmesinde marka hakkının devri bedelsiz şekilde gerçekleştirilebilir. Ancak bu durum patentin devrinde mümkün değildir.

Markanın Devrinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Öncelikle devredilen markanın devredeninin markanın tamamı üzerinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde geçerli mülkiyet hakkına sahip olduğunun onaylanması gerekmektedir. Marka herhangi bir haciz veya icra takibine konu iken devredilebilecek olsa da devralanın bu hususa dair bilgilendirilmesi markanın devrine dair işlemlerin esası açısından önem teşkil edecektir. Bu aynı şekilde markayı etkileyebilecek herhangi bir mevcut talebin veya davanın bulunup bulunmadığına dair bilgilendirme adına da geçerlidir.

Markanın devrinde dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri de devredenin devrettiği marka ile iltibas yaratabilecek başka bir markasının bulunmadığını taahhüt etmesidir. Sınai Mülkiyet Kanununda açıkça belirtildiği üzere herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler marka niteliği taşınamazlar. [6] Marka sahibinin birden fazla markasında asli unsurun aynı oluşu markanın devrinde ayırt ediciliğin yoksunluğundan kaynaklı belirli aksaklıklar yaratabilecektir. Bunun sebebi markanın devrinde sözleşme serbestisi bulunmasına karşın Sınai Mülkiyet Kanununda açıkça ifade edilen hükümlere aykırı sonuçların doğacak olmasıdır.

Marka Hukukunun ve özellikle devir sözleşmesinde öne çıkan markanın tekliği ilkesine göre markanın tek sahibi olmalı ve mal/hizmetin geldiğin kaynağın bilinmesi gerekmektedir. Mülga 556 sayılı KHK hükmü ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilen olay gereğince devirden hariç tutulan benzer markaların ilgili devrin içeriğinde bulunduğu belirtilmekteydi. Sınai Mülkiyet Kanununda ise markanın devrine dair hükümlerde bu konuya dair açıklık bulunmamaktadır. Bu açıklık bulunmasa da Sınai Mülkiyet Kanununun mutlak red sebepli başlıklı 5.maddesine aykırı şekilde bir devrin gerçekleşemeyeceği kabul edilmelidir.

Stj. Av. Abdullah Emre Erbay

-----------------

[1] 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 148, Fıkra 1,2

[2] 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 148 Fıkra 4

[3] Çolak, Uğur, Türk Marka Hukuku, On İki Levha Yayınları, 2019, Sayfa 700

[4] 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 148, Fıkra 6

[5] YASAMAN, Hamdi/ALTAY, S: Anlam(YUSUFOĞLU, Fülürya/ YÜKSEL, Sinan; Marka Hukuku-556 Sayılı KHK Şerhi, C: 2, 2004, s: 682)

[6] 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 5, Fıkra 1

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hüseyin polat 2 ay önce

UZZUNGİL markasının mutlak butlan muvazaalı satışları gibi.