banner664

22 Temmuz 2022

MEMNU HAKLARIN İADESİ VE UYGULAMA YÖNTEMİ

1) GİRİŞ

Memnu hakların iadesi (geri verilmesi), suç soruşturmasıyla başlayan, ceza mahkûmiyetinden kaynaklanan yasada düzenlenen yasaklılıkların, ortadan kaldırılmasını sağlayan, yaşamını suç işlemeksizin iyi halli olarak dürüst bir şekilde sürdüren eski hükümlünün bu davranışlarını teşvik eden bir kurumdur[1]. Memnu hakların iadesi yoluyla yasada belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde hükümlü hakkındaki kısıtlılığın kaldırılarak hükümlünün seçme, seçilme, resmi veya özel görevlerde bulunma hakkına yeniden kavuşmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Hükümlülük öncesi özgürlüklerine kavuşabilmesi için yani yasaklılık halinden kurtulabilmesi için yasada belirtilen şartların oluşması yetmemekte olup ayrıca hükümlünün memnu hakların iadesi yönünde bir talepte de bulunması gerekir.

2) ŞARTLARI

5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 13/A maddesinde memnu hakların iadesi şöyle düzenlenmektedir; (1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,

a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,

b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir.

(2) Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz.

(3) Yasaklanmış hakların geri verilmesi için, hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine, hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgâhının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.

(4) Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

(5) Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir.

(6) Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, adlî sicil arşivine kaydedilir.

(7) Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün masraflar hükümlü tarafından karşılanır.

2.1. Mahkûm Olunan Cezanın İnfaz Edilmiş Olması

Mahkûm olunan cezanın, tamamen infaz edilmesi gerekir. Cezanın infaz edilmesinden kastedilen hükümlünün cezaevinden koşullu salıverilerek tahliye edilmesi değildir. Koşullu salıverilen hükümlünün dışardaki denetim süresini de tamamlayarak ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükmünde yer alan tüm ceza süresinin infaz edilmesidir. Örneğin, hükümlü ceza mahkemesinin kararıyla 6 yıl ceza almış ise 4 yıl cezaevinde yattıktan sonra koşullu salıverilirse geri kalan 2 yıllık süreyi de dışarda geçirdikten sonra cezası infaz edilmiş olur. Cezası infaz edilen hükümlü yasaklanmış hakların geri verilmesi talebinde bulunabilir[2].

2.2. Cezanın İnfazından İtibaren 3 (Üç) Yıllık Sürenin Geçmiş Olması

Üç yıllık sürenin başlangıcı, bihakkın tahliye tarihi esas alınmalıdır. Bu kapsamda, koşullu salıverilmeye (5275 sk.m.107) ya da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanarak cezanın infazına (5275 sk.m.105/A) karar verildiği durumlarda, üç yıllık sürenin başlangıcı, herhalde koşullu salıverme kapsamında öngörülen denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği ve böylelikle cezanın infaz edilmiş sayıldığı günden itibaren başlayacaktır. Ayrıca, mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukukî nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi gerekir. Ancak, bu süre kişinin mahkûm olduğu hapis cezasına üç yıl eklenmek suretiyle bulunacak süreden az olamaz (m.13/A-2).[3]

2.3. Belirlenen Sürelerde Hükümlünün Yeni Bir Suç İşlememesi ve Yaşamını İyi Halli Olarak Sürdürmesi

Cezanın infazından başlamak ve cezanın infazından sonra geçirilmesi gereken 3 yıllık süre de dahil olmak üzere bu süre içerisinde hükümlünün yeni bir suç işlememesi ve yaşamını “iyi halli” olarak sürdürdüğüne dair mahkemede kanaat oluşturmasıdır. Uygulamada mahkemeler, hükümlü suç işlememiş ve açıkça bilinen olumsuz bir özelliği yoksa hükümlüyü “iyi halli” kabul etmektedirler.[4]

Bahsi geçen şarta ilişkin Yargıtay’ın ilamında, memnu hakların iadesinin koşullarından biri olan 3(üç) yıllık sürede hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırılığını belirterek bozmayı gerektirdiği belirtilmiştir. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir; “…Somut olayda; … ... Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2001 tarihli ve … Esas, … sayılı Kararı ile hükümlü … …'nen özel belgede sahtecilik ve piyasaya sahte para sürmek suçlarından mahkumiyetine karar verildiği, kararın dairemizce onanarak kesinleştiği ve 22.07.2004 tarihinde infazından sonra adı geçen hükümlü tarafından memnu hakların iadesi talebinde bulunulduğu ve kanun yararına bozma incelemesine konu edilen … ... Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli ve … Esas, …. Ek karar sayılı kararı ile ‘‘verilen kararda hükümlünün kısıtlanan bir hakkı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına’’ karar verilmiş ise de; hükümlü hakkında adli sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, cezasının infaz edildiği tarih olan 22.07.2004 tarihinden itibaren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin geçmiş olduğu ve hükümlünün daha sonra yeni bir suç işlemediği, ancak mahkemesince yapılacak değerlendirmede hükümlünün hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, Adalet Bakanlığı'nın Kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden … … Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli ve … Esas, … sayılı Ek kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, karar verilmiştir…[5]

3)  MEMNU HAKLARIN İADESİ İÇİN GÖREVLİ MAHKEME

Memnu hakların iadesi için hükümlünün veya vekilinin istemi üzerine, iki yetkili mahkeme mevcuttur. [6]

- Hükmü veren mahkeme tarafından verilebilir.

- Hükümlünün yerleşim yerinin (ikametgâhının) bulunduğu yerdeki aynı derecede mahkemenin karar vermesi gerekir (Adli Sicil K. m. 13/A-3). Mahkeme bu husustaki kararını, dosya üzerinde inceleme yaparak ya da cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

Memnu hakların geri verilmesi istemi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Yasası'nda öngörülen yasa yoluna başvurulabilir (Adli Sicil K. m. 13/A-5). Memnu haklara ilişkin hükmü ilk derece mahkemesi kararına dayanıyor ise, istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına dayanıyorsa temyiz kanun yoluna müracaat edilmelidir.[7]

Memnu hakların geri verilmesi istemi üzerine mahkemenin verdiği ret kararına karşı, hatalı merciine süresi içerisinde itiraz edilmiş ise, kanun yolunda yanılmanın başvurucunun haklarını ortadan kaldırmayacağı yönünde Yargıtay görüşleri de mevcuttur. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir; Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nda başlangıçta yasaklanmış hakların geri verilmesi ve arşiv kaydının silinmesi kurumlarına yer verilmediği, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, 3682 sayılı Kanunu’nun 8. maddesinin koşullarının bulunması halinde adli sicil kaydının silinmesine karar verilebileceği, ancak; 5560 sayılı Kanun’la 5352 sayılı Kanun’a eklenen 13/A maddesiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi, 6290 sayılı Kanun’la değiştirilen 12. maddesiyle de adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi kurumlarının yeniden getirildiği, adli sicil kayıtlarının silinmesine dair kararların istikrar bulmuş Yargıtay içtihatları uyarınca güvenlik tedbirine yönelik hüküm (nihaî karar) niteliğinde olduğu ve iş bu ek kararın da tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna tâbi olduğu, 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca, kanun yolunda yanılmanın başvurucunun haklarını ortadan kaldırmayacağından, dosyanın istinaf merciince incelenmek üzere mahalline, tebliğ nameye uygun olarak iadesine, 26.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi[8].”

Memnu hakların iadesine ilişkin karar, kesinleşmesi durumunda, adli sicil arşivine kaydedilir (Adli Sicil Y. m. 13/A-6). Memnu hakların iadesi yoluna başvurulması hasebiyle oluşan bütün giderler hükümlü tarafından karşılanır (Adli Sicil K. m. 13/A-7).[9]

4)  MEMNU HAKLARIN İADESİNİN DEVLET MEMURLUĞUNA ETKİSİ

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun[10] 48/A-5 maddesi, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun[11] 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olanların memuriyete kabul edilmeyeceği yönünde düzenleme içermektedir. Aynı kanun, af kapsamında yararlanılmış olunsa bile bazı yüz kızartıcı suçları işleyenlerin memuriyet hakkını kaybettiğini ifade eder.

Başvuran hakkında memnu hakların iadesine karar verilirse yasaklanmış tüm haklarına kavuşur. Memuriyetin önündeki engeller, memnu hakların iadesi kararı ile kalkar. Memnu hakların iadesi kararı alan kişi memurluk hakkına kavuşur. Ancak 657 sayılı yasanın 92. maddesi çerçevesinde idarenin hükümlüyü memurluğa kabul edip etmemede takdir hakkı vardır. Söz konusu takdir hakkı ölçüsüz olmayıp idari yargı denetimine tabidir.[12]

Danıştay 1. Dairesi’nin 13.03.2006, 2005/1290 esas ve 2006/298 sayılı kararında belirtildiği üzere, “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma başlıklı 53 üncü maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun adli sicil bilgilerinin silinmesi başlıklı 9 uncu maddesi hükümleri gözetilerek devlet memuriyetinde iken veya memuriyete girmeden önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinde sayılan suçları işlemek suretiyle mahkum olup da cezasını çekenlerin, devlet memuriyetine atanmalarını istemeleri durumunda memuriyete atanmaları mümkündür. Ancak ilgililerin arşiv kaydına alınan adli sicil bilgileri de göz önüne alınmak suretiyle idarelerin bu atamalar konusunda takdir yetkileri vardır”. [13]/[14]​​​​​​​

5)  MEMNU HAKLARIN İADESİNİN ADLİ SİCİL KAYDI ÜZERİNDEKİ YANSIMALARI

Adli Sicil Kanunu’na göre memnu hakların iadesi kararı kişinin adli sicil kaydına (sabıka kaydına) işlenir. Memnu hakların iadesi kararı Adli Sicil Kaydının Silinmesi kararı verildiğinde kayıtlardan çıkarılır.

6) MEMNU HAKALRIN İADESİNİN MİLLETVEKİLLİĞİ BAŞVURUSUNDAKİ ETKİSİ

2839 Milletvekili Seçimi Kanunu 11. Maddesine göre; ‘Aşağıda yazılı olanlar milletvekili seçilemezler: a) İlkokul mezunu olmayanlar, b) Kısıtlılar, c) Askerlikle ilişiği olanlar, d) Kamu hizmetinden yasaklılar) Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar) Affa uğramış olsalar bile;

1. Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar, 2. Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabının, birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkûm olanlar,’[15]

Yukarı da bahsi geçen kanunun ilgili maddesinin e bendinde taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla bir süre ile hüküm giymiş ve f bendinde belirtilen suçlardan hüküm giyenler affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler. Tabi bu aday olamama kesin ve sonsuza dek hüküm ifade etmez. Hükmü infaz edilmiş kişiler, adli sicil arşiv kaydından bu cezası silinirse ya da memnu hakların iadesi kararı alırsa aday olabilir. Milletvekili seçilme hakkını kazanabilmek için süresi içerisinde hükümlü hakkında memnu hakların iadesi kararı alınması gerekir. Bu kişilerin Adli Sicil Kanunu 13/A itibari ile sayılan şartları yerine getirmesi durumunda alının memnu hakların iadesi kararının sunulması gerekir. Bu şekilde milletvekili seçilebilirler.

Yüksek Seçim Kurulu, 14/03/2011 tarih ve 2011/201 karar sayılı kararında, 2011 yılında yapılan Milletvekili Genel Seçiminde mahkumiyet hükmü bulunanlarla ilgili aradığı koşullardan biri olarak; “2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11. maddesi (f) fıkrasında belirtilen suçlardan ve (e) fıkrasında söz edildiği gibi taksirli suçlar hariç bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanların, kesinleşmiş cezalarının infazından sonra, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 121 – 122 – 123 – 124. veya 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 13/A maddelerine göre mahkumiyet kararlarına ilişkin olarak ayrı ayrı Memnu Hakların iadesi kararları almaları ve kararın kesinleşme şerhli (açıklamalı) onaylı birer örneğini eklemeleri gerektiği” yönünde karar vermiştir.[16]

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı bulunan bir kimsenin, denetim süresi henüz dolmadan seçilme hakkını kullanabilmesi HAGB kurumunun amaçlarına uygun düşer. Denetim süresi içerisinde herhangi bir haktan yoksunluk söz konusu olmadığı için seçilme hakkı engellenemez. Zira, denetim süresi içinde cezanın infazından veya haklardan yasaklılıktan söz etmek olanaksızdır. Bu durumda, yasadaki "affa uğramış olsalar bile" kaydının hiçbir etkisinin olamayacağı açıktır. Ancak, denetim süresi içinde yasanın öngördüğü bir suç işlenirse, asıl ceza ile Fer’i cezanın da uygulanacağı kuşkusuzdur. Denetim süresi içinde seçilme hakkını önleyen bir durum bulunmadığı gibi, denetim süresi boyunca kasıtlı bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa ceza kararının ortadan kaldırılması ve davanın düşmesine yol açan bir cezanın bireyselleştirilmesi söz konusu olduğu için bu tür yasak öncelikle ve tamamen ortadan kalkacaktır.

SONUÇ

765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun 121-124. maddeleri ile 1412 sayılı mülga Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 416-420. maddelerinde düzenlenen "yasaklanmış hakların geri verilmesi" kurumuna ilişkin ne 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ne de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda herhangi bir hükme yer verilmemiş, ancak daha sonra 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 38. maddesiyle 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na 13/A maddesi eklenmek suretiyle Türk Hukukundaki yerini tekrar almıştır.

Cezanın en önemli amaçlarından biri, mahkûmun ıslahı olması karşısında; bunu ispat eden ve yahut gösteren kişinin ömür boyu hak yoksunluğuna muhatap olması amaca aykırılık teşkil etmektedir. Mahkûmun belirli bir süreyi iyi halli olarak geçirmesi ve kanunda açıklanan diğer koşullara uymuş olması halinde memnu hakların iadesi kurumu ile yoksun kaldığı hakları tekrar kullanması olanaklı hale gelmektedir. Mamafih mahkûm, toplumsal yaşamın gerektirdiği etkinlikleri normal bir şekilde sürdürmesini sağlayan haklarına yeniden kavuşmuş olacaktır.

Suçla bozulan toplumsal barışın sağlanması açısından hem fail hem de toplumsal gereklilik nedeniyle faile yeni bir şans verilerek tekrar topluma kazandırılması ve verimli bir birey haline gelmesinin sağlanması açısından memnu haklarının iadesi prosedürünün basitleştirilmesi yönünde yasal düzenlemeler yapılmasını önermekteyiz. Herkes suç işleyebilir, önemli olan failin pişmanlık göstermesi, iyi halli hayat sürmesi ve rehabilitasyona uyumlu bir kişi olmasıdır. Toplum ve devlet kindar olamaz. Devlet her zaman affedici olmalı ve bireylerin topluma faydalı olmalarının kanallarını açık tutabilmelidir.

Av. Nesrin YEŞİL

KAYNAKÇA

Yenidünya, A. Caner, Memnu (Yasaklanmış) Hakların Geri Verilmesi Kurumu, https://caneryenidunya.com/memnu-yasaklanmis-haklarin-geri-verilmesi-kurumu/, s. 1

Doğan, Baran, Memnu Hakların İadesi Nedir, s.1., https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/memnu-haklarin-iadesi-karari-yetkili-mahkeme.html

25/5/2005 kabul tarihli 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5352&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

14/7/1965 kabul tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=657&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

26/9/2004 kabul tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

10/6/1983 kabul tarihli 2839 Milletvekili Seçimi Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2839&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5

Yargıtay kararları özel arşivden eklenmiştir.

------------------------

[1] Yenidünya, A. Caner, Memnu (Yasaklanmış) Hakların Geri Verilmesi Kurumu, https://caneryenidunya.com/memnu-yasaklanmis-haklarin-geri-verilmesi-kurumu/, s. 1 (erişim tarihi: 11.07.2022).

[2] Doğan, Baran, Memnu Hakların İadesi Nedir, s.1., https://barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/memnu-haklarin-iadesi-karari-yetkili-mahkeme.html , (erişim tarihi: 11.07.2022).

[3] Yenidünya, s.2.

[4] Doğan, s.1-2.

[5] T.C. YARGITAY 8. Ceza Dairesi 2021/3388 esas ve . 2022/6917 sayılı kararı (özel arşiv).

[6] Doğan, s.2.

[7] Yenidünya, s.4.

[8] T.C. YARGITAY 6. Ceza Dairesi 2021/25342 esas ve 2022/6463 sayılı kararı. (özel arşiv).

[9] 25/5/2005 kabul tarihli 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5352&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (erişim tarihi: 11.07.2022).

[10] 14/7/1965 kabul tarihli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=657&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (erişim tarihi: 11.07.2022).

[11]26/9/2004 kabul tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (erişim tarihi: 11.07.2022).

[12] Doğan, s.2-3.

[13] Terazi Aylık Hukuk Dergisi, Yıl:2, Sayı:7, Mart 2007, s.206 vd.

[14] Yenidünya, s.4.

[15] 10/6/1983 kabul tarihli 2839 Milletvekili Seçimi Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2839&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (erişim tarihi: 11.07.2022).

[16] Yenidünya, s.3.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.