28 Nisan 2020

Meslekten Çıkarma ve Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ile Karşı Karşıya Kalan Personelin Hakları

Ülke genelinde iç güvenliği sağlamak ve kamu düzenini korumakla yükümlü olan ve genel kolluk olarak adlandırılan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeli, 31.01.2018 tarihinde mecliste kabul edilen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile aynı disiplin kanununa tabi olmuşlardır.

7068 sayılı kanun, kolluk personeline işledikleri fiillere göre uyarma, kınama, aylıktan kesme, kısa süreli durdurma, uzun süreli durdurma, meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezaları ile yaptırıma uğrayacaklarını düzenlenmiştir. Bu makalemizde meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezası yaptırımı ile karşı karşıya kalan kolluk personelinin hakları konusu üzerinde duracağız.

7068 sayılı kanunun 7.maddesi meslekten çıkarma cezasını; personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması, devlet memurluğundan çıkarma cezasını ise; personelin bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılması olarak tanımlamıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere memurluktan çıkarma cezası alan kolluk personelinin bir daha genel kolluk kuvveti olma imkânı kalmamakta ancak özel şart bulunmadığı sürece diğer kamu kurumlarına memur olarak atanmasında sakınca bulunmamaktadır.

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller 7068 sayılı kanunun 8/6.maddesinde, ağırlaştırıcı neden olarak meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller 7068 sayılı kanunun 10/1-2-3-4-5-6-7-8-9-11-13 maddesinde, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ise 7068 sayılı kanunun 9.maddesinde ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/1-e maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Ayrıca disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezası ise 7068 sayılı kanunun 12. maddesinde düzenlenmiştir. Makalemizin konusu bakımından memurluktan çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiillere tek tek değinilmemiştir.

Meslekten çıkarma cezası; Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeline valinin önerisi kurumların yüksek disiplin kurulunun uygun görüşü ve Bakanın onayı ile, Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ise yüksek disiplin kurulunun uygun görüşü ve Bakanın onayı ile verilebilir.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise; sıralı amirlerin isteği üzerine 3152 sayılı kanunun ek 4. maddesi ile oluşturulan İçişleri Bakanlığı yüksek disiplin kurulu kararı ile verilebilir.

Hakkında meslekten çıkarma veya devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel 7068 sayılı kanunun 31.maddesi ve 657 sayılı kanunun 129. maddesine göre soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi ya da vekili vasıtasıyla savunma yapma haklarına sahiptir. Kanunda belirtilen hakları tek tek irdeleyecek olursak;

Soruşturma Evrakını İnceleme Hakkı

7068 sayılı kanunun 14/1. maddesinde “Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil eden bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirirse bizzat ya da yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla disiplin soruşturması yapar.” hükmü mevcuttur. Kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere amir tarafından araştırılması gerektiğine kanaat getirilen bir fiil mevcut ise muhakkak disiplin soruşturması yapılmalıdır. Eğer amir tarafından olayın araştırılmasının gerektiğine kanaat getirilmemişse personel hakkında herhangi bir işlem yapılmamalı personele ceza verilmemelidir.

Hakkındaki soruşturması tamamlanan personel, kendisinden savunma istenmesinden sonra savunmayı isteyen amir ya da disiplin kurulunda bulunan soruşturma evrakını bizzat veya vekili aracılığıyla inceleme hakkına sahiptir.

Uygulamada disiplin kurulları tarafından soruşturma evrakı inceletilmektedir. Ancak bazı amirler tarafından soruşturma evrakı kanuna aykırı bir şekilde inceletilmemektedir. Bu durumda personel ya da vekili tarafından muhakkak dilekçe ile inceleme talebinde bulunulmalıdır. Aksi durumda bu hususun mahkeme aşamasında ispat edilmesi olanaksızdır.

Şunu da belirtmek gerekir ki kanun koyucu cezai müeyyide ile karşı karşıya kalan personele sadece evrakları inceleme hakkı tanımış, soruşturma evrakından örnek alma hakkını tanımamıştır. Bazı disiplin soruşturmalarında yüzlerce sayfa tape kaydı ve ifade kayıtları bulunmaktadır. Bu evrakların kamu kurumunda saatlerce incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Soruşturma evrakından örnek alınmadan doğru bir savunmanın nasıl verilebileceği merak konusudur! Soruşturma evrakından örnek alma hakkı, savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesinin bir gereği olup, bu hakkın engellenmesi adil muhakeme hakkının ihlaline neden olmaktadır. Bu konuda kanun koyucunun soruşturma evraklarından örnek alma hakkı konusunda kanuni düzenleme yapması gerektiği düşüncesindeyiz.

Tanık Dinletme Hakkı

Ceza hukukunda olduğu gibi disiplin hukukunda da esas olan maddi gerçeğin açığa çıkarılmasıdır. Bu sebeple kanun koyucu, cezai müeyyidelerle yaptırıma bağladığı disiplinsizlik fiillerinin araştırılmasını genel kolluk personelinin tabi olduğu 7068 sayılı Kanun’un 14. maddesine ve diğer memurların tabi olduğu disiplin mevzuatında belirtilen amir veya disiplin kurulunun görevi olarak belirlemiştir. Aynı Kanun’un 14/3. maddesi disiplinlin soruşturmacısı ve heyetine ifade alma, tanık dinleme yetkisi de tanımıştır.

Disiplin soruşturmasına maruz kalan personel tanık dinletme hakkını iki türlü kullanabilir.

Birincisi; 7068 sayılı kanun’un 14/3. maddesine göre disiplin soruşturmacısı tarafından personelin ifadesi alınırken tanıklarını beyan edebilir veya ifadesinden sonra soruşturmacıya vereceği dilekçe ile tanıklarını gösterebilir. Bu durunda disiplin soruşturmacısı tarafından muhakkak tanıkların dinlenmesi gerekmektedir.

İkincisi; personel tanıklarını disiplin kurulu önünde dinletebilir. Uygulamada da disiplin kurulları tarafından tanıklar huzurda dinlenilmekte, beyanları tutanağa bağlanmaktadır. İdare hukukunda geçerli olan yazılılık ilkesi gereğince ise idare mahkemelerinde tanık dinletme olanağının bulunmadığını bu sebeple tanık dinletme hakkının soruşturma aşamasında muhakkak kullanılması gerektiğini hatırlatmakta fayda vardır.

Disiplin Kurulunda Sözlü veya Yazılı Olarak Kendisi ya da Vekili Vasıtasıyla Savunma Yapma Hakkı

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine göre; bir suçla itham edilen herkes kendisini bizzat savunmak veya seçeceği bir müdafiinin yardımından yararlanmak, savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak hakkına sahiptir. Bu hak mutlak bir haktır.

Anayasa’nın 36/1 maddesine göre ise; herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.

7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Kanunu’nun 31/1. maddesine göre; disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Meslekten veya devlet memurluğundan çıkarma cezası ile karşı karşıya kalan personel, kararı vermeye yetkili yüksek disiplin kurulu ve bakanlık yüksek disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi ya da vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Uygulamada disiplin kurulu tarafından personele savunma istem yazısı gönderilmektedir. Personel isterse bu yazıya istinaden yazılı savunmasını yapabileceği gibi, bu yazıya cevaben “disiplin kurulu önünde sözlü savunma yapmak istiyorum” şeklinde beyanda bulunarak kurulun toplandığı gün kendisi veya vekili aracılığıyla sözlü ya da yazılı savunmasını yapabilir. Kurul önünde sözlü yapılan savunma kurul tarafından tutanak altına alınarak personele ve vekiline imzalatılmaktadır. Personele sözlü savunma hakkının tanınmaması, AİHS ve Anayasa ile koruma altına alınan savunma hakkının ihlaline neden olacaktır.

Meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma cezaları 7068 sayılı kanunda düzenlenen en ağır yaptırımlardan olup, bu cezalarla karşı karşıya kalan personel kanuni haklarını bilmeli ve muhakkak en iyi şekilde kullanmalıdır. Ayrıca verilen meslekten çıkarma ve devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezalarına karşı bir üst makama itiraz yolu bulunmamaktadır. Bu nedenle cezanın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içerisinde yetkili idare mahkemesinde iptal davasının açılması gerekmektedir.

Av. Okan DENİZ

Antalya Barosu

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatih Mendillioğlu 6 ay önce

Sayın avukat bey, biliyorsunuz ohal sonrası 375 sayılı khk.nin geçici 35.maddesine istinaden içişleri bakanı onayı ile ihraç işlemleri yapılıyor. 7068 sayılı kanunda ise kolluk personelinin nasıl ihraç edilebileceği yazılmış. Bu iki kanun özelinde düşünürsek; 7068 sayılı kanun gözardı edilerek yani yüksek disiplin kararı olmadan ve kanundaki şartlara riayet edilmeden, 375 sayılı khk gerekçe yapılarak formalite gereği kişiden sadece yazılı savunma istenerek tek bir bakan onayı yazısı ile toplu olarak personelin ihraç edilmesine ilişkin değerlendirmeleriniz nedir? Değerli yorumlarınızı bekliyorum.

Avatar
Baran AKAN 7 ay önce

Teşekkür ederiz bu bilgiler ve bu enek icin çok yararlı buldum bir kolluk kuvveti personeli olarak...

Avatar
misafir 7 ay önce

ne hakkı nefes alma dışında hakkımız yok khklıyım tecrübe konuşuyor...

Avatar
Fikret 5 ay önce

Aile hekimiyim.1 hafta önce 375 geçici 35. maddeye göre sağlık bakanlığından savunmam istendi.Bu durum ihraç anlamına mı geliyor?Ancak valiliğin il sağlık müdürlüğünden muhakkik tayin ederek tarafıma açtığı idari soruşturmam henüz bitmedi.