banner613
banner590

18 Haziran 2021

MİRASIN REDDİNE UYGULANACAK HUKUK

Yabancılık unsuru içeren miras ilişkilerinde MÖHUK madde 20 uygulanmaktadır. Dolayısıyla mirasın reddi işlemleri için de yabancılık unsuru içeren ilişkilerde MÖHUK madde 20 uygulanacaktır. Yabancı unsuru taşıyan miras ilişkilerinde özellikle mirasçının mirası reddetmesi durumunda hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı doktrinde tartışma konusudur. Bu anlamda doktrinde bir kısım görüşler MÖHUK madde 20/1’in uygulanması gerektiği yönündeyken bir kısım görüşler MÖHUK madde 20(2)’nin uygulanması gerektiği yönündedir. Maddenin 1. Fıkrası “Miras ölenin milli hukukuna tabidir.” Şeklindeyken devamında taşınmazların Türkiye’de olması durumunda Türk hukukunun uygulanacağı belirtilmiştir. Maddenin 2. Fıkrasında ise “Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir.” demektedir. Mirasçıların mirası reddetmesi durumunda uygulanacak hukuka ise yetkili mahkeme tarafından karar verilecektir.

Devletlerin tarihsel ve kültürel farklılıklarından da kaynaklanan sebeplerle mirasa ilişkin birbirinden farklı kurallara sahip olduğunu görmekteyiz. Bunun en önemli sebebi de mirasa ilişkin kurallar oluşturulurken devletlerin sosyo-kültürel yapılarının ve tarihsel gelişimlerinin önem arz etmesindendir.1Karşılaştırmalı hukuk açısından bu sistemlerin incelenmesi mirasın reddine ilişkin hangi hukukun uygulanacağı konusunun daha iyi kavranmasına yardımcı olacaktır.

Öğretide miras statüsünün benimsenmesi açısından; ayrımcı sistem, birlik sistemi, mahalli kanunun tatbiki sistemi ve irade muhtariyetine yer veren sistem olmak üzere belli başlı sistemlere yer verilmektedir.2

Mirasa uygulanacak hukuk açısından MÖHUK sisteminde Türk vatandaşlar ile yabancılar arasında ayrıma gidildiği söylenebilir.3 Hukukumuzda yabancı unsur taşıyan miras ilişkilerinde irade serbestliğine yer verilmemiştir.

Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde uygulanacak hukuk çeşitli hukuk sistemlerinde iki ana kurala bağlı olarak gelişim göstermiştir. Geleneksel olarak kabul gören birinci sistemde taşınır ve taşınmaz malları ayrı ayrı hukuklara tabi tutan sistem ve yeni olarak kabul edilen ikinci sistemde ise bütün terekeyi tek bir hukuka bağlayan sistemdir. 4 Bahsedilen her iki sistem de kanunlar ihtilafı çerçevesinde uygulama alanı bulmaktadır. Belçika ve Fransız hukukları ve bu hukuklardan etkilenen hukuklarda taşınırlar için mirasbırakanın son yerleşim yeri taşınmazlar açısından ise mirasbırakanın mallarının bulunduğu yer hukuku uygulanmaktadır. Almanya, Avusturya, Yunanistan, İspanya, İsveç, Japonya gibi ülkelerde mirasbırakanın milli hukuku geçerli olmaktadır.

İsviçre, Danimarka ve Güney Amerika gibi ülkelerde ise tüm tereke için mirasbırakanın yerleşim yeri bulunduğu yer hukuku uygulanmaktadır.5

MÖHUK 20. Madde birinci fıkrasında tekli sistem yani terekenin bir bütün halinde tek bir hukuka tabi olması hali benimsenmiştir. Maddenin devamında Türkiye’de bulunan taşınmazlar için istisna getirilerek bunların Türk hukukuna tabi olması kabul edilmiştir.6

MÖHUK 20.maddesi ikinci fıkrası “Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.” Şeklindedir. Bu fıkra ile mirasa uygulanacak sisteme ilişkin yine bir istisna getirildiğini görmekteyiz. Mirasa ilişkin bu üç konuya dair doğabilecek uyuşmazlıklar Türkiye’de bulunan taşınır ve taşınmazlar için uygulanacak demektir. Birinci fıkra ile getirilen istisnada Türkiye’de bulunan taşınmazların Türk Hukukuna tabi olacağı belirtildiği için ikinci fıkrada belirtilen istisna bu üç konuyla alakalı olarak Türkiye’de bulunan taşınırlarla ilgili olmaktadır.7

Mirasın iktisabı konusu mirasın reddi açısından önem arz etmektir. Red için belli bir süre gerekli mi değil mi veya red için ne kadar süre gerekli olduğu mirasın kabul edilmemesi reddine sebep oluyor mu uygulanacak hukuklar açısından farklılık göstermektedir. Mirasın özellikle külli halefiyet yoluyla mirasçıya geçmesi durumunda mirası kabul ve red kurumları önem arz eder. Çünkü mirasçı açısından borca batık bir terekeden kurtulmanın da olanağıdır. İç hukukumuzda TMK’ na göre mirasın reddi mirasın iktisabı içerisinde bulunur. Mirasbırakanın farklı devletlerde bulunan mallarına ilişkin farklı kanunlar uygulanınca mirasçıların mirasçılık statüleri de değişecektir.

Bu kavramları intikal kanununa tabi kılarak mirasçılara değişik devletlerde bulunan malları iktisapları bakımından kolaylık ve birlik sağlanmış olacaktır.8

Doktrinde hakim olan görüşlerden biri de MÖHUK 20/2’de geçen mirasın iktisabı kavramı kapsadığı ve mirasın reddi kavramının da mirasın iktisabı kavramını ilgilendirdiği yönündedir. Bu ilişkiden ötürü mirasın reddi MÖHUK 20/2 doğrultusunda terekenin bulunduğu ülke hukukuna göre ele alınır.9

MÖHUK 20. Madde

Madde metni;

“(1)Miras ölenin millî hukukuna tâbidir. Türkiye’de bulunan taşınmazlar için Türk hukuku uygulanır.

(2) Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.

(3) Türkiye'de bulunan mirasçısız tereke Devlete kalır.

(4) Ölüme bağlı tasarrufun şekline 7 nci madde hükmü uygulanır. Ölenin millî hukukuna uygun şekilde yapılan ölüme bağlı tasarruflar da geçerlidir.

(5) Ölüme bağlı tasarruf ehliyeti, tasarrufta bulunanın, tasarrufun yapıldığı andaki millî hukukuna tâbidir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde uygulanacak genel hüküm MÖHUK 20. maddedir. Mirasın, murisin milli hukukuna tabi olması genel kuraldır. Maddenin devamındaki fıkralarda çeşitli istisnalar getirilmiştir. Madde metninden anlaşılacağı üzere işlemlere dair şekil ve ehliyet konuları düzenlenmiştir. Fakat bu özel düzenlemelere aykırı olmadığı sürece şekil ve ehliyet açısından genel kural olarak kabul edilen MÖHUK 7 VE 9. Maddeleri uygun düştüğü şekilde uygulama alanı bulacaktır.

Maddeden açıkça anlaşılan ölen kimse Türk vatandaşı ise bir bütün olarak Türk Hukuku uygulanacaktır. Ölen kimse yabancı ise Türkiye’de olan taşınmaz terekesi için Türk hukuku uygulama alanı bulmaktadır.

Yabancılık unsuru taşıyan miras ilişkilerinde mirasın reddine uygulanacak hukuk Devletlerin kabul ettikleri sistemlere göre değişkenlik gösterecektir. Mirasın açılma sebepleri, iktisabına dair süreler veya iktisap şekli devletlerin kendi koydukları kurallara bağlı olmasından dolayı birbirinden farklıdır. Mirasın reddine ilişkin hangi hukukun uygulanacağı konusu da işte bu sebeplerden dolayı tartışmalıdır. Ayrıca MÖHUK 20. Madde metnin de bizatihi mirasın reddi kurumu düzenlenmemiştir. Bu sebeple de mirasın reddine doktrinde kimi görüşler madde 20 birinci fıkrası uygulanması gerektiği yönündeyken, 20/2 fıkranın uygulanması gerektiği de kabul gören bir görüştür.

Tartışmalı bu alanın çözüme kavuşturulması için öncelikle mirasın iktisabı konusunun ele alınması gerekir. Türk hukukunda murisin ölümü anında tereke kendiliğinden (ipso iure) mirasçılar tarafından iktisap edildiği için Türk hukukunda mirasın reddi zorunlu olarak mirasın iktisabından sonra gerçekleşir. Mirasın iktisabı ile mirasın reddi Türk hukukunda ayrı aşamalarda gerçekleşir bu sebeple de ayrı olarak ele alınması gerekir.10 Farklı ülke hukuklarında mirasın iktisabı mirasın kabulü koşuluna bağlı kılınmış olabilir. Ayrıca belirli sürelerde iktisap edilmemiş olan miras reddedilmiş sayılabilir.

Böylelikle bu tarz kuralın hakim olduğu ülkelerde mirasın reddi ve iktisabı ayrı aşamalardan oluşmamaktadır ve birlikte gerçekleşmektedir.

Mirasın iktisabının ülkelerin hukukuna göre değişmesi redde uygulanacak durumların da değişmesine sebep olduğundan haksız bir uygulamanın vuku bulmaması için mirasın reddine 20/2 uygulanmalıdır.

Yabancı unsur içeren miras ilişkilerinde mirasçıların mirası reddetmesi durumunda yetkili mahkeme redde Türk Hukukunun uygulanacağını tespit ederse TMK 605-618. Maddeleri uygulanmaktadır.

Av. Güzide ÇOBAN
 

KAYNAKÇA

Altıparmak, Kübra Ayşe (2017), İngiliz, Avrupa Birliği ve Türk Hukukunda Mirasa Uygulanacak Hukuk, İstanbul : Lexpera Bilgi Bankası.

Aybay, Rona & Dardağan, Esra (2008). Uluslararası Düzeyde Yasaların Çatışması. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Çelikel, Ayşe & Erdem, Bahadır (2017). Milletlerarası Özel Hukuk. İstanbul: Beta Yayınevi

Doğan, Vahit (2017). Milletlerarası Özel Hukuk. Ankara: Seçkin Y ayıncılık

Tanrıbilir, Feriha Bilge (2000), Kanuni Mirasçılıktan Doğan Kanunlar İhtilafı, Ankara: Gazi Üniversitesi Basımevi.

Şanlı, Cemal & Esen, Emre & Figanmeşe Ataman, İnci (2019), Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul: Beta Yayınevi

-----------------

1 Altıparmak, Kübra Ayşe, İngiliz, Avrupa Birliği ve Türk Hukukunda Mirasa Uygulanacak Hukuk, İstanbul 2017, s.7, Lexpera Bilgi Bankası.

2 Doğan, Vahit, Milletlerarası Özel Hukuk, Ankara 2017, s.331

3 Doğan, s.332.

4 Çelikel Aysel, Erdem Bahadır, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul 2017, s.333.

5 Aybay Rona, Dardağan Esra, Uluslararası Düzeyde Yasaların Çatışması(Kanunlar İhtilafı), İstanbul 2008, s.231.

6 Çelikel/ Erdem, a.g.e, s.335

7 Çelikel/Erdem, s.336-337.

8 Tanrıbilir, Feriha Bilge, Kanuni Mirasçılıktan Doğan Kanunlar İhtilafı, Gazi Üniversitesi Basımevi, Ankara 2000, s.26.

9 Aybay/Dardağan s.236

10 Şanlı Cemal; Esen Emre; Figanmeşe-Ataman İnci, Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul 2019.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.