banner664

20 Temmuz 2022

TAŞINMAZ SATIŞI İÇİN YETKİ VERİLMESİ TALEBİ - BORÇLUYA SATIŞ YETKİSİ VERİLMESİ - İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNE KARŞI ŞİKAYET

T.C.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2022/1672

Karar Numarası: 2022/1486

Karar Tarihi: 10.05.2022

TAŞINMAZ SATIŞI İÇİN YETKİ VERİLMESİ TALEBİ

BORÇLUYA SATIŞ YETKİSİ VERİLMESİ

SATIŞIN DURDURULMASI TALEBİ

İCRA MÜDÜRLÜĞÜ İŞLEMİNE KARŞI ŞİKAYET

İSTİNAF YOLUNA BAŞVURULAMAYACAK KESİN KARAR

ÖZETİ: Dosya kapsamına göre İcra ve İflas Kanunu’nun borçluya satış yetkisi verilmesi başlıklı maddesi uyarınca taşınmazın satışı için taraflarına yetki verilmesi talebi yönünden, madde de düzenlenen borçluya satış yetkisi verilmesi imkanının haciz yolu ile satışına karar verilen taşınmazlar için mümkün olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde, ipotekli taşınmazlar için bu madde gereğince talep de bulunulmasının mümkün olmadığı, taşınmazın kıymet takdir raporunun tebliğinden itibaren yasa da belirlenen süreninde somut olayda geçmiş olduğu, bu nedenle mahkemece borçluya satış yetkisi verilmesi maddesi gereğince icra müdürlüğünce verilen karara yönelik şikayetin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu talebin reddine yönelik karara karşı yapılan istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Satışın durdurulması talebi yönünden, Dava konusu uyuşmazlığın satışın durdurulması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet olması nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak, dolayısı ile kesin kararlardan olduğundan istinaf talebinin bu yönü ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının yasal süresi içerisinde istinaf yolu ile incelenmesi talep edilmiş olup, dosya yerel mahkemece Dairemize gönderilmiş olmakla, üye hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosyadaki tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp, düşünüldü.

İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; MK md. 850 ve 873 hükümlerine aykırı olarak satış kararı verildiği için, satış talebi ve satış süreci hukuka aykırı olduğundan Kocaeli İli, Gebze İlçe, Çayırova Mahalle/Mevki, 5735 Ada No, 3 Parsel No, 94.406,25 Yüz Ölçümü , Fabrika binası ve müştemilatı taşınmazın 8539499/9440625 hissesinin Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/752 Tal. Sayılı dosyasından 14.12.2021 tarihinde satışına ilişkin kararın icrasının durdurulması ve satışın durdurulması gerektiğini, mezkur müdürlük kararının iptal edilmesi gerektiğini, yine her halükarda İİK 111/A yürürlüğe girdiğinden, kamu düzenine ilişkin olduğundan ve borçlu lehine bir düzenleme olduğundan İİK md. 111/A uyarınca satışa konu taşınmazı satmak üzere taraflarına yetki verilmesi gerektiğini ve asgari satış tutarının bildirilmesi gerektiğini, Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Çayırova Mahalle/Mevki , 5735 Ada No, 3 Parsel No, 94.406,25 Yüz Ölçümü, Fabrika binası ve müştemilatı taşınmazın 8539499/9440625 hissesinin 14.12.2021 tarihinde satışına ilişkin karardan rucü edilmesi gerektiğini, aksi yöndeki müdürlük kararının kaldırılması gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun satışın durdurulması talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince: "Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

4721 Sayılı TMK'nın 873/3. maddesinde; "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise, alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber, icra memuru ancak gerektiği kadarını satar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, toplu rehin durumunda, ipotek alacaklısı, alacağı gününde ödenmemişse, açıklanan yasa hükmü gereği, üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan taşınmazların her birinin aynı zamanda satılmasını talep etmek zorundadır. Bu zorunluluk, alacaklının, istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmasını önlemeye yöneliktir (HGK. 27.11.2002. T, 12-823/1020 K.).

Somut olayda, imzalanan kredi sözleşmesi, aynı kredi borcu için birden çok taşınmazın ipotek edildiği görülmekle, bu taşınmazlar üzerine kurulu ipoteklerin toplu ipotek olduğu, alacaklı tarafından, TMK’nın 873/3. maddesi uyarınca; toplu ipoteğe konu taşınmazlar hakkında aynı anda takibe girişilip birlikte alacaklı vekili tarafından 07/10/2021 tarihli talebi ile tamamının satışının istenildiği anlaşılarak satış kararında usulsüzlük bulunmaması nedeniyle davacı tarafça Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Çayırova Mahallesi/Mevkii, 5735 Ada, 3 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak satışın durdurulması ve İİK 111/a mad.uyarınca kendilerine satış yetkisi verilmesine yönelik yapılmış olan şikayetlerin reddine" dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: dava bakımından asıl şikayet sebepleri olan İİK M.111/a hükmüne ilişkin beyan ve itirazlarının hiçbir şekilde gerekçeli kararda değerlendirme konusu dahi edilmediğini, icra dairesinin taleplerini usulsüz şekilde reddetmesi ve mahkemenin tedbir kararı vermemesi ve davalarını hukuka aykırı olarak reddetmesi sebebiyle müvekkile ait değeri yaklaşık 1.000.000.000 TL olan taşınmaz davalı tarafından 146.000.000 gibi oldukça komik bir rakama icradan satın alındığını, usulsüzce yapılan bu işlemlere karşı açılan davaların halen devam ettiğini, ipotek alacaklısı olan davalı tarafın, müvekkiline ait taşınmazın yaklaşık 600.000.000 TL’ye satın alması için alıcı bulunmasına rağmen taşınmazın üçüncü kişiye satılmasına kötüniyetli olarak müsaade etmediğini, somut olayda uyuşmazlığın 7343 Sayılı Kanun’un 12. Maddesi ile 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu’nun 111/a maddesine eklenen düzenleme uyarınca taraflarına satış yetkisinin verilmesinin talep edilmesi ancak bu taleplerinin icra dairesi tarafından kabul edilmemesi üzerine oluşmuş bulunmakla, nitekim bu hususta ikame etmiş oldukları dava ile mahkemeden genel itibariyle söz konusu usulsüz işlemin iptali ile satışa ilişkin kararın icrasının durdurulması ve satışın durdurulmasının talep edildiğini, ancak mahkeme tarafından oluşturulan hüküm ve buna ilişkin kararda yer alan gerekçe incelendiğinde işbu davanın ikame edilmesine neden olan 111/a hükmünde yapılan değişikliğe, yani borçluya satış yetkisi verilmesine ilişkin beyanlarına yer verilmediğini, satış kararının iptali ve taraflarına satış için yetki ve süre verilmesini talep etmelerine rağmen, icra dairesinin İİK md. 111/a düzenlemesini keyfi şekilde davalı banka menfaatleri doğrultusunda yorumladığını ve neticede kanunu uygulamadığını, nitekim söz konusu hususun, mahkeme nezdinde şikayet konusu edildiğini ancak yerel mahkeme bu husustaki itirazları kararında inceleme konusu dahi etmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

İncelenen icra dosyası fotokopisi ve tüm dosya kapsamına göre;

İİK Md. 111/a uyarınca taşınmazın satışı için taraflarına yetki verilmesi talebi yönünden;

Madde de düzenlenen borçluya satış yetkisi verilmesi imkanının haciz yolu ile satışına karar verilen taşınmazlar için mümkün olduğu, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takiplerde ,ipotekli taşınmazlar için bu madde gereğince talep de bulunulmasının mümkün olmadığı, taşınmazın kıymet takdir raporunun tebliğinden itibaren yasa da belirlenen süreninde somut olayda geçmiş olduğu,bu nedenle mahkemece İİK 111/a maddesi gereğince icra müdürlüğünce verilen karara yönelik şikayetin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu talebin reddine yönelik karara karşı yapılan istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla bu talep yönünden istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Satışın durdurulması talebi yönünden;

İ.İ.K 363. maddesinin 1.fıkrasında istinaf yoluna başvurma ve istinaf yoluna başvurulamayacak kararlar düzenlenmiştir. Buna göre İcra Mahkemesince 85.maddenin uygulanma biçimi, İcra Dairesi tarafından hesaplanan vekalet ücreti 103.maddenin uygulanma biçimi ve bu maddede düzenlenen davetiyenin içeriği, yediemin ücreti, yediemin değiştirilmesi, hacizli taşınır malların muhafaza şekli, kıymet taktirine ilişkin şikayet, ihaleye katılabilmek için teminat yatırılması ve teminatın miktarı, satışın durdurulması, satış ilanının iptali, süresinde satış istenilmemesi nedeniyle satışın düşürülmesi, 263.maddenin uygulanma biçimi, iflas idaresinin oluşturulması, İcra Mahkemesinin iflas idaresinin işlemleri hakkında şikayet üzerine verdiği kararlara karşı, iflas idare memurunun ücret ve masrafları hakkındaki hesap pusulası ve 36. maddeye göre icranın geri bırakılmasına ilişkin kararları dışındaki kararlarına karşı, ait olduğu alacak, hak ve malın değer ve miktarının 7.000 TL'yi geçmesi şartıyla istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Ayrıca İİK'nun bazı maddelerinde (m.134/4, m.97/5, m.36/5, m.128/a-son gibi) istinaf yoluna başvurulamayacak icra mahkemesi kararları sayılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın satışın durdurulması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü işlemine karşı şikayet olması nedeniyle istinaf yoluna başvurulamayacak, dolayısı ile kesin kararlardan olduğundan istinaf talebinin bu yönü ile usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- Satışın durdurulması talebi yönünden mahkeme kararının nitelik itibariyle kesin olması nedeniyle (İİK. 363. maddesi gereğince) istinaf talebinin USULDEN REDDİNE,

2- İİK Md. 111/a uyarınca taşınmazın satışı için taraflarına yetki verilmesi talebi yönünden istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

3- a-)Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 10,00-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına, b-) İstinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına;

Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda satışın durdurulması talebi yönünden İİK.'nun 365/3. maddesi gereğince KESİN, İİK Md. 111/a uyarınca taşınmazın satışı için taraflarına yetki verilmesi talebi yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7035 Sayılı Kanunla değişik 6100 Sayılı HMK'nun 361/1.md.gereğince 2 (iki) hafta içerisinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle Yargıtayın ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere temyiz yasa yoluna başvurma hakkı bulunduğuna oy birliği ile karar verildi. olarak oy birliği ile karar verildi.10/05/2022

legalbank.net

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.