banner697

09 Eylül 2022

TİCARİ DEFTERLERİN ZAYİ OLMASI

Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Yani tacirlerin belli şartların varlığı halinde yitirdikleri defter ve belgeler için işletmesinin bulunduğu yer mahkemesinden zayi belgesi alabilmesine ve buna bağlı olarak hukuki ve cezai sorumluluktan kurtulabilmesine imkan sağlanmıştır. Ancak her ne kadar zayi belgesi almak suretiyle hukuki ve cezai sorumluluktan kendilerini güvence altına alsalar da: 3.kişiler açısından bu ticari defter ve belgelerin zayi durumu ispatlanabilir.

Ticari defter ve belgeleri zayi olan tacirin ne şekilde zayi olduğu, TTK’nın 82/7de ifade edilen “gibi bir afet” ifadesine yer verilmek suretiyle defter ve belgelerin zıyaına sebep olan doğal olaylar tahdidi olarak değil, örnek verilerek sayılmıştır.

Ticari defter ve belgesi zayi olan tacirin, defter ve belgerin zıyai öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde " bu sure hak düşürücü süre olma niteliği taşımakla dava şartı niteliğindedir" yetkili mahkemeden kendisine zayi belgesini "ZAYİ BELGESİ VERİLMESİ DAVASI" verilmesini isteyebilir.

Yargıtay 11. H.D.’nin 26.09.2017 tarihli ve E.2016/246, K.2017/4755 sayılı kararında; Bu bağlamda, davacı, işlettiği otelde sel felaketi gerçekleştiğini, kendisine ait tüm ticari kayıt ve defterlerin zayi olduğunu ileri sürerek ticadefterler hakkında zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiş; mahkeme de, davanın sel felaketinin gerçekleşmesinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise mahkemece olay tarihinden dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle dava reddedilmişse de, TTK md. 82/7’ye göre hak düşürücü sürenin başlangıcının ziyaın öğrenildiği tarih olduğu, bu bakımdan somut uyuşmazlıkta sel baskını hadisesinin meydana geldiği ve etkilerinin devamı itibariyle söz konusu ticari defterlerin zayi olduğunun ancak hangi tarihte öğrenilebildiğinin belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken mahkemece duruşma dahi açılmaksızın tensiben davanın reddine karar verilmesini doğru görmemiş ve kararı bozmuştur.

Yargıtay 11. H.D.’nin 14.05.2018 tarihli ve E.2016/11816, K.2018/3547 sayılı kararı ile 02.04.2018 tarihli ve E.2016/10027, K.2018/2300 sayılı kararı: "Zayi belgesi talebiyle açılan davada davacı, kendisine ait, işletmenin Şırnak Valiliğince 14.12.2015- 02.03.2016 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan çatışmalar sonucunda zarar görerek tamamen yandığını, yangın neticesinde ticari işletmesinde bulunan tüm ticari defterlerinin, faturalarının, vergiye esas belgelerinin ve sair her türlü evrakının zayi olduğunu, bu hususla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduğunu ve işletmesinin yer aldığı ofisin hali hazırda kentsel dönüşüm kapsamında yıkıldığını ileri sürerek, 2015 ve daha önceki yıllara ait tüm defter, fatura ve sair belgelerinin zayi olduğuna dair tarafına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir. Mahkeme ise; tacirin zıyaı öğrenmesinden itibaren 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesine başvurarak kendisine zayi belgesi verilmesini talep etmesi gerektiği, bu hükmün dava şartı niteliğinde olduğu, Şırnak Valiliğince 14.12.2015 tarihinde saat 23:00’ten itibaren ikinci bir emre kadar Cizre ilçesinde terör örgütüne yönelik yapılacak operasyonlar sebebiyle sokağa çıkma yasağının ilan edildiği ve akabinde 02.03.2016 tarihinde saat 05:00 itibariyle yasağın kaldırılmasına karar verildiği, yasağın kaldırılmasıyla birlikte kanunda düzenlenen 15 günlük hak düşürücü sürenin başladığının kabulü gerekeceği, zıyaı öğrenme tarihinin beyana göre kabul edilmesinin ispat kuvvetinde olmadığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak davayı 01.04.2016 tarihinde açtığı ve hak düşürücü süreyi geçirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karar da, Yargıtay tarafından onanmıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018). Mezkûr kararlarda, Yüksek Yargı, sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı tarihi, zıyaın öğrenildiği tarih olarak kabul etmişti."

Yargıtay 11. H.D.’nin 23.10.2017 tarihli ve E.2016/8775, K.2017/5595 sayılı kararı:...." davacı, şirkete ait işyerinde 23.07.2014 tarihinde yangın çıktığını ve yangın sebebiyle büyük maddi hasar ve zayiat meydana geldiğini, ayrıca yangın sırasında işyerinde bulunan şirkete ait tüm ticari belge ve defterlerin zayi olduğunu ileri sürerek şirketin 2008 yılı ve sonrasına ait A serisi 102251 - 102350 seri numaralar arası 2 cilt gelir faturası koçanı ile 2011 yılı ve sonrasına ait A serisi 56451 - 56600 seri numaralar arası 3 cilt gelir faturası koçanının zayi olduğuna dair belge verilmesini talep etmiştir. Mahkeme ise; zayi tarihinin 23.07.2014 olduğu ve davanın 25.11.2015 tarihinde açıldığı, bu nedenle TTK’nın 82/7. maddesinde öngörülen 15 günlük dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu ise Yargıtay tarafından reddedilmiş ve anılan karar onanmıştır."

HMK’nın 103/1-d. İfade edildiği şekilde, ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri de adli tatilde de görülür. Yani ticari defter ve belgelerini zayi-kaybolduğunu- öğrenen tacir, ticari işletmesinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinden ZAYİ BELEGESİNİ talep edecektir.

Fatih KUŞBEY

Hukuk Fakültesi Öğrencisi

-----------------------

Türk Ticaret Kanunu

Hukuk Muhakeme Kanunu

YAVUZ Mustafa, "Ticari defter ve belgelerin yitirilmesi halinde zayi belgesi talep davasının onbeş gün içinde açılma zorunluluğu" 26.11.2018

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.