banner649

25 Şubat 2022

TÜRK HUKUKU AÇIDAN SİBER ISRARLI TAKİP SUÇU

Suç kastıyla hareket eden faillerin fiziki ortamlarda mağdurları takip ve taciz edici fiil ve eylemlerini, dijital dünyanın sunmuş olduğu teknolojik ortamlar da daha kısa sürede daha hızlı şekilde işleme alanları oluşmuştur. Günümüzün yeni suç tipi olan siber suçlar, ulusal mevzuatımız ve yabancı ülke mevzuatlarında net bir tanımı olmayan suç şekillerindendir. Israrlı takibin kavramsal izahını İstanbul sözleşmesi olarak bilinen Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesinde görmekteyiz. Sözleşmenin 34. maddesi uyarınca ısrarlı takip oluşturan davranışların cezalandırılmasının sağlanmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması taraf devletlere bir yükümlülük olarak getirilmiştir.

 Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadele amacını taşıyan bu sözleşme uyarınca Siber ısrarlı takip stalking açıkça kadına yönelik şiddetin bir türü olarak ifade edilmiştir. Kavramın suç olarak tanımlanması İstanbul Sözleşmesi’ne taraf olanlar açısından da bir yükümlülüktür. Kavram her ne kadar suç olarak kabul edilmiş olmasa da 2012 tarihinden itibaren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile tek taraflı ısrarlı takip adıyla düzenlenerek mevzuatımızda yerini almıştır.

Günümüzde siber ısrarlı takip tanım olarak, tekrar eden ve taciz içerikli davranışların internet üzerinden, e-mail, chat odaları, haber grupları ya da diğer elektronik iletişim araçlarıyla gerçekleştirilmesi olarak izah edilmektedir. Elektronik posta yoluyla, internet yoluyla ve bilgisayar aracılığı olmak üzere üç yoldan gerçekleşmektedir.

Siber takibin değişiklik gösteren yönü, fail ve failler tarafından gerçekleştirilen hareketlerden olmayıp, faillerin hareketlerini gerçekleştirdiği ortamlardan kaynaklandığı olarak ifade edilmiştir. Kişiyle iletişime geçmeye çalışmak, kişiyi gözetim altında tutmak, kişi hakkında söylentiler yaymak bilgisayar ve internet ortamında karşılaşılabilecek hareket türlerindendir.

6553 sayılı Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun adıyla yasalaşan Avrupa Sanal Ortamlarda İşlenen Suçlar Sözleşmesinde dahi, kapsamlı net bilgiye yer verilmemiştir. Buna teknolojinin hızlı gelişim ve dönüşümü sebep olarak gösterilebilir.

Israrlı Takip Suçunu Türk Hukuku Açısından Detaylı Değerlendirecek Olursak;

Israrlı takip suç tipinin oluşması için fail ve failler tarafından gerçekleştirilen eylemlerin ısrarlı ve belirli bir devamlılık içerisinde işleniyor olması ve birden fazla hareketinde varlığı gerekmektedir. Israrlı takip suçu tek hareketle gerçekleştirilemez.

Suçların oluşumunda hareket öğretide, tek hareketli suçlar ve birden fazla hareketli suçlar olarak tasnif edilmiştir.  Israrlı takip suçunun oluşması için fail tarafından mağdura karşı gerçekleştirilecek hareketlerin devamlılık içerisinde icrası gerekmektedir. Devamlılıktan kasıt, fail tarafından hareketlerin aynı süre içerisinde arka arkaya mağdura karşı işlenmesi değildir. Fail bir gün mağdura mesaj yolu ile ulaşıp, üç gün sonra mağduru telefon ile arayarak eylemini devam ettiriyor olması durumunda ısrarlı takip suçunun maddi unsurların oluştuğundan söz edilmesi gerekmektedir. Israrlı takip suçu birden fazla hareketle işlenen suçlardandır. Ayrıca fail tarafından aynı türden hareketlerin gerçekleştirilmiş olmasına da gerek yoktur.

Israrlı takip suç tipi açısından tıpkı kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda olduğu gibi itiyadi suç nitelendirmesi akla gelebilir. “İtiyadi suç aynı tür hareketlerin tekrarlanması sonucu meydana gelen suçlar olarak” tanımlanmaktadır. İtiyadi suçun oluşabilmesi için bu suçu oluşturan hareketlerin tek başına bir ihlal oluşturmamaları ancak itiyat olarak nitelendirilebilecek şekilde tekrarlanmaları gerekmektedir. Bu yönden bakıldığında ilgili suçun itiyadi suç olarak nitelendirilebilecek olması daha mümkün olmaktadır. Zira bir kimseye telefon etmek, e-posta göndermek veya bulunduğu yerlerde ortaya çıkmak gibi hareketler tek başına ele alındığında suç oluşturmamakta, belirli bir sayı ve yoğunlukta tekrarlandığında suç oluşturmaktadır.

Israrlı takibe yönelik aranmakta olan ısrar unsuru suç tipinin mütemadi suç olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini düşündürmektedir. Mütemadi suç tanımında, hareketten doğan neticenin hemen sona ermeyerek devam eden suç olarak ifade edilmektedir. Devam edenin sadece netice değil hareket ile birlikte netice olduğu düşüncesi de yer almaktadır.

Israrlı takipte ise, devam etmekte olan hareket veya netice değildir. Israrlı takibin varlığı için gerekli olan ısrar mütemadi olmaktan ziyade birden fazla olmayı ve tekrarlanmayı ifade etmektedir.

Kıta Avrupası hukuk sistemini kabul etmiş ülkelerde hareketin ısrarlı ve sürekliliği açısından yer almış ifadelerin haricinde hareketin sayısı ve ne kadarlık zaman aralığında gerçekleşmesi hususunda kanunlarda bir açıklık yer almamaktadır. Suçun oluşumunda süre veya bir sayıdan ziyade somut olayın durumuna göre karar verilmesi daha yerinde olacaktır. Genel görüş bu doğrultuda olup, kanaatimizce de unsurun ne şekilde oluştuğuna ve olay bazında belirlemek daha doğru olacaktır.

Hukukçu Ceyhan ERŞAHİN, LL.M

Kaynakça

Türkoğlu/Selin, Ceza Hukuku Açısından Israrlı Takip, s. 94.

Artuk / Gökcen, Ceza Hukuku Genel Hükümler, s. 317.

Finch, The Criminalisation of Stalking: Constructing The Problem and Evaluating The Solution, s. 219.

Kunter, Suçun Maddi Unsurları Nazariyesi, s. 99.

Türkoğlu/Selin, Ceza Hukuku Açısından Israrlı Takip, s. 94.

Alacakaptan/Uğur, Suçun Unsurları, Ankara: Sevinç Matbaası, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No: 372, 1975, s. 46.

https://balikesirbarosu.org.tr/medya/balikesir-barosu-dergisi-sayi-1

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.