banner590

02 Şubat 2021

UYUŞMAZLIK ÇÖZÜM KURULU'NUN OĞULCAN ÇAĞLAYAN KARARI VE SÜRECİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Çaykur Rizespor futbol takımı ile futbolcu Oğulcan ÇAĞLAYAN arasında 27 Temmuz 2016 tarihinde 3+1 yıllık profesyonel futbolcu kontratı imzalanmıştır. Sözleşmenin 3 yıllık süresi 2019-2020 sezonunun Mayıs ayında bitecektir. Ancak profesyonel futbolcu kontratına göre +1 yıllık opsiyonun kullanılmasına ilişkin maddeye “Çaykur Rizespor A.Ş. 15.06.2020 tarihine kadar iş bu sözleşmeyi 31.05.2021 tarihine kadar uzatma hakkına sahiptir. Çaykur Rizespor A.Ş. uzatma hakkını noterden futbolcuyu muhatap gösterir bir ihbarname keşide ederek kullanacak bu ihbarnamenin bir örneğini de bilgi için Türkiye Futbol Federasyonu'na gönderecektir. Çaykur Rizespor A.Ş. uzatma hakkının kullanılması durumunda futbolcuya karşı işbu sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen 2020-2021 sezonuna ilişkin hükümler çerçevesinde sorumlu olacaktır.” yönelik olarak Çaykur Rizespor A.Ş., Oğulcan ÇAĞLAYAN’a noter vasıtası ile ihtarname göndermiş ve bir örneğini de bilgi amaçlı olarak Türkiye Futbol Federasyonuna iletmiştir. Buna müteakip olarak; TFF’nin kayıtlarında Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın, Çaykur Rizespor A.Ş. ile sözleşme süresi 31.05.2021 tarihine uzatılarak değiştirilmiştir. Ancak Oğulcan ÇAĞLAYAN bunun üzerine TFF’ye sözleşme süresinin sona erdiğini, sözleşme tarihinin 31 Mayıs 2020 olarak düzeltilmesi gerektiğini bildirir ihbarname göndermiştir. TFF bu yazı ile oyuncunun Çaykur Rizespor A.Ş. ile sözleşmesini feshettiği yönünde yorumlamış ve 26.06.2020 tarihinde mevcut sözleşmeyi feshetmiş olduğunu kayıt altına almıştır. Bu durum sonrası Oğulcan ÇAĞLAYAN kulüpsüz olarak kalmasından ötürü Çaykur Rizespor ile antrenmanlara ve maçlara çıkamamıştır. Daha sonra Oğulcan ÇAĞLAYAN Galatasaray ile transfer görüşmeleri gerçekleştirmiş ve taraflar 11.08.2020 tarihinde profesyonel futbolcu sözleşmesi imzalamıştır.

Olaylar bundan sonra yargı mercilerine taşınmış ve Çaykur Rizespor A.Ş. uyuşmazlık çözüm kurulunda Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın sözleşmesini haksız nedenle feshettiği gerekçesiyle dava açmıştır. Uyuşmazlık Çözüm Kurulunda tarafların iddia ve savunmaları alınmıştır.

Çaykur Rizespor A.Ş. tarafında; Sözleşmenin opsiyon maddesine dayanarak 15.06.2020 tarihine kadar işbu sözleşmeyi 31.05.2021 tarihine kadar uzatma hakkına sahip olduklarını, bu maddeye dayanarak bu haklarını kullandıklarını ve futbolcu ile +1 yıllık opsiyonu ile sözleşmeyi 31.05.2021 tarihine kadar uzattıklarını ve oyuncu ile TFF’ye bunu zamanında bildirdiklerini beyan etmişlerdir. Sözleşmenin uzamasına rağmen oyuncunun haksız nedenle sözleşmeyi feshederek Galatasaray kulübü ile sözleşme imzalamasını, sözleşmenin “6-L” maddesine aykırılık teşkil etmesinden ötürü şu şekilde talepleri olmuştur; “profesyonel futbolcu sözleşmesi devam ederken sözleşmesini haksız nedenle feshederek başka bir kulübe transfer olmasından ötürü oyuncunun bonservis bedeli olarak Kayseri Erciyesspor’a ödenmiş olan 1.200.000,00 EURO’nun sözleşme fesih tazminat bedeli olarak Çaykur Rizespor A.Ş.’ye ödenmesini ve transfer eden yahut ayartan kulüp Galatasaray’a da transfer yasağı veya sportif ceza verilmesini talep etmiştir.

Oğulcan ÇAĞLAYAN tarafında ise; sözleşmenin fesih edilmediği, sadece sözleşme bitiş tarihinin değiştirilerek düzeltilmesi gerektiğinin ihbarı gerçekleştirilmiş olup; oyuncunun sözleşmesinin 31 Mayıs 2020 tarihinde sona ereceğini deklare etmiştir.

Uyuşmazlık çözüm kurulunca yapılan yargılama sonucunda değerlendirilen iddia ve savunmalar neticesinde verilen karar ise şu şekilde olmuştur; Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın sözleşmesini haksız nedenle feshettiğini, bu nedenle sözleşmede hüküm altına alınan futbolcunun bonservis bedeli olan ücreti ödemesi hususunda, Çaykur Rizespor’un Kayseri Erciyesspor’a bonservis bedeli olarak ödemiş olduğu 1.200.000,00 EURO’nun davalı Oğulcan ÇAĞLAYAN’dan fesih tazminatı alınarak Çaykur Rizespor A.Ş.’ye ödenmesine ve Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın, futbol müsabakasında yer almadığı maç sayısı kadar yani toplamda 6 maç  futbol oynamama disiplin cezası verildi. Ayrıca, sözleşmenin j maddesi gereği Çaykur Rizespor A.Ş. tarafından transfer eden yahut ayartan kulüp Galatasaray’a transfer yasağı veya sportif ceza verilmesi talebinin ise yerinde olmadığına karar verilerek reddedilmiştir. Gerekçesinde ise; profesyonel futbolcuların statüsü ve transfer talimatının 30. Maddesi gereği “Koruma döneminden sonra sözleşmenin herhangi bir haklı sebep veya sportif haklı sebep olmaksızın feshi sportif cezalara sebebiyet vermez.” Oyuncunun koruma dönemi içerisinde bulunmadığından ötürü olmuştur. Korunma dönemi yine aynı talimatın 2. Maddesinde düzenlenmiştir. Profesyonel futbolcunun 28 yaşından önce imzaladığı sözleşmelerin yürürlüğe girmesini takip eden (önce gelen esas alınmak şartıyla) üç yıllık veya üç sezonluk dönemi ya da profesyonel futbolcunun 28 yaşından sonra imzaladığı sözleşmelerin yürürlüğe girmesini takip eden (önce gelen esas alınmak şartıyla) iki yıllık veya iki sezonluk dönemi ifade eder.  

Uyuşmazlık çözüm kurulunun kararları bağlayıcıdır ancak itiraz mercii olarak Tahkim itiraz yolu açıktır. Uyuşmazlık çözüm kurulu tarafından verilen kararı Galatasaray ve Oğulcan Çağlayan Tahkim itiraz yoluna götürmüştür. Şu an hali hazırda tahkim incelemesi görülmektedir. Karar henüz verilmemiştir. Ancak, şunu belirtmek gerekir. Oğulcan ÇAĞLAYAN 3+1 yıllık opsiyonlu profesyonel futbolcu sözleşmesinin sözleşme ile kulüp tarafından tek taraflı opsiyon hakkının tanınması hükmünün geçerliliği tartışmalıdır. Şöyle ki bu tek taraflı opsiyon hakkının kullanılmasının geçerli olması için belirli sınırlar çizilmiştir. Hukukta opsiyon hakkı, sahibine tek taraflı irade beyanı ile bir sözleşme kurma veya mevcut bir sözleşmenin süresini uzatma yetkisi veren bir haktır. Opsiyon hakkı bulunan taraf, sözleşmenin bitiminden evvel bildirimde bulunarak kararlaştırılan opsiyon süresi kadar sözleşmeyi uzatabilir. Profesyonel futbol ilişkisi açısından opsiyon hakkı, hak sahibine tek taraflı irade beyanı ile bir profesyonel futbolcu sözleşmesi kurma veya mevcut profesyonel futbolcu sözleşmesinin süresinin uzatma imkanı vermektedir. Bu tip sözleşmelerde, sözleşmeyi devam ettirme iradesi tamamen işveren kulüp üzerindedir ve bu durum futbolcunun kişisel ve ekonomik özgürlüğünü sınırlamaktadır. 12.07.2006 tarihinde Spor Tahkim Mahkemesi, 20.08.2009 tarihinde Tahkim Kurulu opsiyon hakkının kullanılmasına ilişkin ihtilafta vermiş olduğu kararlar ile, opsiyon hakkının sözleşmede geçerli olduğunu belirtmiş ise de, bu hakkın sınırlarını da çizmiştir. Kararlara göre, mevcut sözleşmenin süresinin tek taraflı olarak uzatılmak hakkının kulübe tanındığı, opsiyon hakkının kullanılması ile başlayan dönem için daha önceki döneme nazaran futbolcu lehine belirgin ve önemli bir miktarda mâli bir iyileştirmenin öngörülmediği durumlarda, opsiyon hakkı tanıyan düzenlemenin geçersiz olduğu karara bağlanmışlardır. Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın spor kamuoyuna yansıyan opsiyon maddesinde ise “Çaykur Rizespor A.Ş. uzatma hakkının kullanılması durumunda futbolcuya karşı işbu sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen 2020-2021 sezonuna ilişkin hükümler çerçevesinde sorumlu olacaktır.” Denilmektedir. Eğer ki oyuncunun sözleşmesinde mali bir iyileştirme ön görülmemiş ise ve sözleşme aynı şartlarda devam ediyor ise maalesef ki sözleşme ile oyuncunun kişisel ve ekonomik özgürlüğünü sınırladığı kabulü gerekeceği bu nedenle de opsiyon hakkının geçersizliğinin doğacağı aşikardır. Tahkim kurulu’nun sözleşmede belirtilen opsiyon maddesini nasıl yorumlayacağı merak konusudur. Yine, Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın, Çaykur Rizespor tarafından tek taraflı olarak opsiyon hakkının kullanıldığına ilişkin ihtarnameye yönelik cevabında ise, sözleşmede belirtilen maddenin tek taraflı olarak uzatılamayacağını, taraflarınca kabul görmeyeceğini ve sözleşmenin süresinin dolması nedeniyle yenileme gerektiği yönünde olması gerekirdi. Ki keza Oğulcan ÇAĞLAYAN’ın ihtarname cevabında da sözleşmeyi feshettiği anlamının çıkması biraz zorlama olmuştur. Sözleşme bitiş tarihinin değiştirilmesini istemek ile sözleşmenin feshedildiğini bildirmek arasında çok fark vardır. Ancak, bunu kesin ve net sınırlar dahilinde söylemek için taraflar arasında yazılı olarak gerçekleştirilen belgelerin içeriğinin tamamına hakim olmak gerekir. Bu nedenle yazımız kamuoyuna yansıyan kadarıyla bilinen olaylar üzerinden yapılan değerlendirmeleri ve hukuki görüşleri içermektedir.

Yine açıklanması gereken hususlardan birisi de Tahkim kurulunun yapısı ve kararlarının kesinliği ve bağlayıcılığı noktasıdır. 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 6. maddesi uyarınca;“(1) Tahkim Kurulu, bu Kanun uyarınca bağımsız ve tarafsız bir zorunlu tahkim mercii olup TFF’nin en üst kuruludur ve TFF Statüsü ve ilgili talimatlarda belirtilen nitelikteki uyuşmazlıklar ile ilgili nihai karar merciidir... (4) Tahkim Kurulu kendisine yapılan başvuruları kesin ve nihai olarak karara bağlar.”  Yine, Tahkim Kurulu kararları, Tahkim Kurulu Talimatı Madde 14 gereği kesindir; “Kurul kararları kesindir; idari veya yargısal mercilerin onayına tabi olmadığı gibi, bu kararlara karşı idari veya yargısal mercilere de başvurulamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun, kararların açıklanması, maddi hataların düzeltilmesi ve yargılamanın iadesi hakkındaki hükümleri saklıdır.”

Ancak, Anayasa mahkemesi  5894 sayılı Kanun’un 6/4. maddesinde yer alan “….ve bu kararlar aleyhine yargı yoluna başvurulamaz.” hükmü Anayasa’nın 9. ve 36. maddelerince koruma altına alınmış olan Hak Arama Hürriyetini ihlal ettiği gerekçesiyle 6.1.2011 tarihli ve 2010/61 E., 2011/7 K. sayılı kararı ile iptal etmiştir. Daha sonra, Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı neticesinde Anayasa’nın 59. maddesine, 17.03.2011 tarihli ve 6214 sayılı Kanunla, yeni bir fıkra eklenmiştir. Bu hüküm ile spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve tahkim kurulu kararlarına karşı yargı merciine başvurulamayacağı öngörülmüştür. Değişiklik gerekçesine göre; bu değişiklikle, sportif faaliyetlerin yönetilmesine ve disiplinine ilişkin ihtilafların süratle ve yargı denetimine tabi olmaksızın kesin olarak çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu düzenleme çerçevesinde Yargıtay kararlarında da bu alandaki uyuşmazlıkların zorunlu tahkim yoluna tabi olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayrılarak değerlendirilmiştir.  Sonuç olarak 3 ayrı değerlendirme sonucu tahkim kurulu kararlarının kesinliği ve Türk mahkemelerine taşınıp taşınmayacağı hususunda neticeye varılmıştır.

1- Futbol federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararları zorunlu tahkim yoluna tabi olup TFF Tahkim Kurulunca kesin olarak karara bağlanacaktır. Ancak, kanımızca bu durumun profesyonel futbol kulüplerinin içine sinmeyen ve benimsemediği kararları AİHM’ye başvuru yollarını kullanma yoluna götürdüğü söylenebilir. Bu nedenle zorunlu tahkim uygulamasında spor faaliyetlerinin yönetim ve disiplinine ilişkin kesin kararların muhakkak FİFA nezdinde uygulama alanı bulan CAS yargılaması gibi Türk Sporuna da yüksek yargı mercii  olarak başvurulabilecek bir mekanizma sağlanması gerekliliği görülmektedir.

2- Futbol faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olmamakla birlikte tarafların aralarındaki sözleşmelere ihtiyari tahkim hususunda madde eklemeleri halinde, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda verilen ihtiyari tahkim kararlarına karşı tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde iptal davası, iptal davası hakkında verilen kararlara karşı temyiz ve temyiz sonucunda verilen kararlara karşı da HMK’nın 375/1. Maddesinde belirtilen sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi yollarına başvurulabilir.

3- Futbol faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olmayıp, tarafların aralarında akdedilen sözleşme ile de ihtiyari tahkim yolunu öngörmedikleri sözleşmelerden kaynaklı ihtilaflar, HMK hükümleri çerçevesinde ilgili mahkemelerde görülerek karara bağlanacaktır.

Tahkim kurulunun onama/bozma kararı kamuoyu tarafından merakla beklenmektedir. Tahkim kurulunun spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin Oğulcan ÇAĞLAYAN’a vermiş olduğu 6 maç oynamama cezası onama halinde kesin olacaktır. Ancak, 1.200.000,00 EURO fesih tazminatı talebi onanır ise; ihtilaf durumu adli yargı yoluna taşınacağı da kesindir.

Av. Hasan YURDAKUL

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.