1. GİRİŞ

Teknolojinin gelişmesi ile mesafeli sözleşmelerin hızlı bir biçimde kurulabilmesi nedeniyle tüketicilerin üzerinde yeteri kadar düşünmedikleri sözleşme ilişkilerine girmeleri tüketicilerin korunması gerekliliğini gündeme getirmiş ve bu amaçla tüketiciye cayma hakkı tanınmıştır[1]. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“TKHK”) m. 48/4 hükmü ile düzenlenen cayma hakkına aynı zamanda Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (“MSY”) hükümlerinde de yer verilmiştir.

2. CAYMA HAKKININ KULLANILABİLECEĞİ SÜRELER

Tüketicinin cayma hakkını düzenleyen TKHK m. 48/4 hükmünde “Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir… Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir…. Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer…” denilerek cayma hakkının tüketici tarafından hangi süreler içerisinde kullanılabileceği belirtilmiştir. İlgili hüküm gereği tüketici on dört gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin mesafeli sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. On dört günlük sürenin ne zaman başlayacağı ise MSY m. 9 hükmünde düzenlenmiştir. İlgili hüküm gereği cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün; mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün başlayacaktır. Bununla birlikte hizmet ifasına ilişkin süreler açısından madde hükmünde sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkının kullanılabileceği belirtilmiştir. Mal teslimi ile hizmet ifasının birlikte yapıldığı sözleşmelerde ise hangi hükümlerin uygulanacağı MSY m. 9/5 hükmü ile düzenlenmiştir. İlgili hüküm gereği bu tip sözleşmelerde mal teslimine ilişkin cayma hakkı hükümleri uygulanacaktır.

TKHK m. 48/2 hükmü gereği cayma hakkı konusunda, tüketicinin bilgilendirildiğini ispat yükü, satıcı veya sağlayıcılardadır. Tüketici cayma hakkı konusundaki hususlarda gerektiği gibi bilgilendirilmez ise cayma hakkına ilişkin süre işlemeye başlamaz ve tüketici bir yıl içerisinde cayma hakkını kullanabilir.

3. CAYMA HAKKININ KULLANILMASI

Cayma hakkının nasıl kullanılacağı hususu ise MSY m. 11/1 hükmünde düzenlenmiştir. İlgili hüküm gereği cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin cayma hakkı süresi dolmadan, yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir. MSY m. 11/e hükmünde “Cayma hakkının kullanılmasında tüketici, EK’te yer alan formu kullanabileceği gibi cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir…” denilerek mevzuat ekinde örnek bir form sunulduğu ve kullanılabileceği belirtilmiştir. Bununla birlikte ilgili madde hükmü gereği satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin bu formu doldurabilmesi veya cayma beyanını gönderebilmesi için internet sitesi üzerinden seçenek de sunabilir. İnternet sitesi üzerinden tüketicilere cayma hakkı sunulması durumunda satıcı veya sağlayıcı, tüketicilerin iletmiş olduğu cayma taleplerinin kendilerine ulaştığına ilişkin teyit bilgisini tüketiciye derhal iletmek zorundadır.

3. CAYMA HAKKININ KULLANILMASININ SONUÇLARI

Cayma hakkının kullanılması sonucunda satıcının borçlarından biri tüketiciden almış olduğu bedeli geri iade etmektir[2]. Bedel iadesinin hangi süre içerisinde yapılması gerektiği hususu ise MSY m. 12 hükmünde düzenlenmiştir. İlgili hüküm gereği satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört gün içinde, varsa malın tüketiciye teslim masrafları da dâhil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür. Satıcı-sağlayıcının ikinci borcu, malın geri alınmasıdır. Satıcı-sağlayıcı, cayma bildirimi kendisine ulaştığı tarihten itibaren belirli bir süre içinde malı geri almalıdır[3].

TKHK m. 48/4 hükmü gereği tüketici, cayma hakkı süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir. Cayma süresi içerisinde tüketici malı doğrululuk ve dürüstlük kuralları gereği saklama yükümlülüğü altındadır, tüketiciden saklama yükümlülüğü ile ilgili olarak beklenebilecek özen borcu, en çok kendi malları için gösterdiği dikkat ve özen kadardır[4].

4. SONUÇ

Ticari hayatın ve teknolojinin hızla gelişim gösterdiği günümüzde mesafeli sözleşmeler ticaret hayatı açısından çok büyük önem teşkil etmektedir. Tüketiciler tarafından kullanımı da uygulamada her geçen gün fazlalaşan mesafeli sözleşmeler ile ilgili hükümler düzenlenirken cayma hakkına yer verilmiştir. Tüketiciye belirlenen süreler içerisinde hiçbir gerekçe göstermeden kullanabileceği cayma hakkı tanınmış ve bununla birlikte ispatı gibi diğer hususlarda da düzenlemeler tüketici lehine yapılarak tüketici menfaati korunmaya çalışmıştır.

-----------------------------------

[1] Özkan, Yekta Ongun, “Mesafeli Sözleşmeler”, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019, s. 121.

[2] İnal, H. Tamer, Tüketici Hukuku, 3. Baskı, İstanbul,2014, s. 932.

[3] Aslan, İ. Yılmaz, Tüketici Hukuku, 4. Baskı, İstanbul 2014, s. 495.

[4] Aslan, s. 495.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.