banner590

11 Ağustos 2021

7 bin 187 avukatın görüşüyle: İcra İş ve İşlemlerinde Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Türkiye Barolar Birliği'nin yayınladığı “İcra İş ve İşlemlerinde Sorunlar ve Çözüm Önerileri Raporu” Avukat Dr. Hasan Oral ve Avukat Hüseyin İlik tarafından Türkiye genelinden 7 bin 187 avukatın yorumuyla oluşturdu. 

SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

TBB'den yapılan açıklamada; "Türkiye Barolar Birliği olarak, mesleğimizi icra ederken farklı alanlarda karşılaştığımız sorunları tespit etmek ve çözüme kavuşturmak için çalışıyoruz. Bu çerçevede “icra iş ve işlemleri” öncelikli başlıklar arasındadır."

"Çok sayıda sorunun biriktiği bu alan kamuoyunda yeterli ilgiyi görmüyor. Oysa icra hukukunun etkinliği, yargının etkinliğinin vazgeçilmez bir unsurudur."

"Sorunların tespiti ve çözümü için yapılan akademik toplantı ve çalışmalar kuşkusuz çok değerli. Ancak uygulamacıların dahil olmadığı hiçbir reform girişiminin arzu edilen başarıyı sağlaması bizce mümkün değil. İşte o sebeple, icra iş ve işlemlerinde yaşanan sorunların ve çözümlerinin neler olduğunu en iyi meslektaşlarımızın bildiğine inanıyoruz. Bu düşünceyle meslektaşlarımıza çağrı yaptık. Sorunları ve çözümleri bize bildirmelerini istedik."

"Yaptığımız duyuru neticesinde, “İcra İş ve İşlemleriyle İlgili Meslektaşlarımızın Yaşadığı Sorunlara ve Çözüm Önerilerine İlişkin Paylaşım Formu”na meslektaşlarımız 7.187 adet yorum gönderdi. Katkılarını esirgemeyen meslektaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ederim."

Sizlerden gelen görüşler doğrultusunda, yirmi başlık altında toplayarak hazırladığımız “İcra İş ve İşlemlerinde Sorunlar ve Çözüm Önerileri Raporumuz”u, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm makam ve kurumlara göndereceğiz. Tespit edilen sorunlara yönelik çözüm önerilerinin hayata geçirilmesini de ısrarla takip edeceğiz." denildi.

20 BAŞLIK

Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından “İcra İş ve İşlemleriyle İlgili Meslektaşlarımızın Yaşadığı Sorunlara ve Çözüm Önerilerine İlişkin Paylaşım Formu”, 29 Mart 2021 tarihinde, SMS ile bilgilendirme yapılarak avukatların gönderimine açılmış, 6 Nisan 2021 tarihinde SMS bilgilendirme metni yinelenmişti.

http://icrasorunlari.barobirlik.org.tr adresinden paylaşılan ve 12 Nisan 2021 tarihine kadar paylaşımlara açık tutulan platformda 7 bin 187 yorum yapıldı. Avukatlardan gelen, sorunların tespitine ve çözümüne yönelik değerlendirmeler 20 başlık altında tasniflendi. 

İşte o sorun ve çözüm önerileri;

I. FİİLİ HACİZ İŞLEMLERİNE İLİŞKİN SORUNLAR

A) GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI VE FİİLİ HACİZ İŞLEMLERİ SIRASINDA KOLLUK KUVVETLERİ KATILIMI İLE İLGİLİ YAŞANAN SORUNLAR

- Personel eksikliği gerekçesiyle, karakolların haciz işlemlerine kolluk kuvveti göndermediği belirtilmektedir.

- Hacze iştirak eden kolluk kuvvetlerinin olaylara çok geç müdahale ettiği veya hiç müdahale etmediği belirtilmektedir.

- Haciz işlemlerinde kolluk kuvveti zarureti halinde 155’in aranmak suretiyle polis çağrılması durumunda, çağrı hattının polis göndermediği, muhakkak karakola gidip polis talebinde bulunulması gerektiği belirtilmektedir.

- Kolluk kuvvetlerinin haciz mahalline dahil olmak istemedikleri belirtilmektedir.

B) RANDEVU/SIRA ALMA İŞLEMLERİNE İLİŞKİN SORUNLAR

- Özellikle tek dosyadan gidilen hacizlerde birden fazla alacaklı vekiliyle birlikte hareket edildiği, meslektaşlarımızın gün boyu haciz araçlarında diğer haciz dosyalarının bitmesini beklediği ve kendi dosyasına sıra gelmesini beklediği belirtilmiştir.

- Haciz randevularının çok ileri tarihlere verildiği, keyfi randevular oluşturulduğu, bu durumun alacaklının alacağına kavuşmasına engel olduğu belirtilmiştir.

- İcra dairelerine telefonla ulaşım mümkün olmadığı için özellikle şehir dışından hacze gelecek meslektaşlarımızın randevu alamadığı belirtilmektedir. Ayrıca bazı dairelerin, randevu isteyen meslektaşlarımızın taleplerini karşılamadıkları bildirilmiştir.

- Hacizlere çoğu zaman öğlen vakti çıkıldığı, bu durumda haciz işlemleri için yeterli vakit kalmadığı, hacizde bulunan bazı icra dairesi personellerinin ise mesai saati sonu itibariyle haciz işlemlerinin hemen bitirilmesi gerektiğini belirterek baskı yaptıkları bildirilmiştir.

- Bazı icra daireleri tarafından haciz randevusu verildiği fakat meslektaşımızın belirtilen gün ve saatte hazır olmasına rağmen keyfi olarak ve haber verilmeksizin randevu tarihinin değiştirildiği belirtilmektedir.

C) ULAŞIM SORUNLARI

- Ulaşım ücretlerinin denetimsiz ve aşırı maliyetli olduğu belirtilmektedir.

- Ulaşım araçlarını kullanan personellerin, hacze çıkılan dosyalara ait adreslere keyfi rotalar oluşturmasının zaman kaybına sebebiyet verdikleri bildirilmiştir.

-  Haciz araçlarının sayı bakımından yeterliliği konusunda sorun yaşandığı bildirilmiştir.

D) MUHAFAZA İŞLEMLERİ, NAKLİYE, YEDİEMİN DEPOLARI AÇISINDAN YAŞANAN SORUNLAR

- Yakalama, nakliye ve yediemin ücretlerinin fahiş olduğu belirtilmektedir. Her icra dairesinin muhafaza ve yakalamaya ilişkin farklı miktar uyguladığı, bu konuda bir standart olmadığı belirtilmiştir.

- Yediemin ücretlerinin 6 aylık peşin istenmesi durumunun hak arama hürriyetine engel olduğu ve yüksek masraf nedeniyle müvekkil-avukat ilişkisini zedelediği belirtilmiştir. 

- Çoğu adliyenin çevresinde lisanslı yediemin deposunun olmamasının muhafazalı haciz işlemlerinin yapılmasına engel olduğu bildirilmiştir.

- Yediemin depolarına teslim edilen hacizli malların zarar gördüğü ve değer kaybı yaşadığı belirtilmiştir.

- Bazı icra dairesi personellerinin muhafazalı haciz işlemlerine, haczin uzun sürmesi nedeniyle katılmak istemediği veya katıldıkları hacizleri acele ettirdikleri belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Meslektaşlarımızın fiili hacizlere ilişkin önemli ve ciddi sorunlar yaşadığı, can güvenliklerinden endişe duydukları gözlemlenmiştir.

Kolluk kuvvetlerinin hacizlere iştirak etmek istemediği, polislerin bu konuda zorluk çıkardıkları ve hatta olaylara müdahale etmek istemedikleri bildirilmiştir.

Bu sorunun çözümü için adliyelerde zorunlu olarak, yalnızca fiili hacizlerle ilgili görevlendirilmiş kolluk personelinin bulundurulması önerilmiştir.

Fiili hacizlerde görevli icra personellerine uygulamada yolluk adı altında harcırah ödenmesi uygulamasının bu konu özelinde görevlendirilmiş kolluk kuvvetlerine de sağlanması ve fiili hacizlere kolluk personeli temininin, kanuni zorunluluk haline getirilmesi düşüncesi ön plana çıkmıştır.

Meslektaşlarımızca, fiili hacze çıkarken icra dairelerinin keyfi uygulamalarından dolayı çok ileri tarihlere haciz randevusu alabildikleri veya hiç alamadıkları sık sık ifade edilmiştir. İcra daireleri uygulaması nedeniyle, aynı gün içerisinde farklı dosyalar ve farklı avukatlarla birlikte aynı anda hacze çıkılmasının, meslektaşlarımızın bir gün boyunca bir araç içerisine sıkıştırılarak vakit kaybetmesine neden olduğu belirtilmektedir. 

Hacze ilişkin bir tahsilat bürosunun kurulması ve haciz işlemleriyle sadece bu büronun ilgilenmesi gerektiği dile getirilmiştir. Ek olarak; UYAP sistemi üzerinden randevu alınmasına ilişkin bir güncelleme yapılması önerilmiştir.

Nakliye ve yediemin depolarının fiyatlarının yüksek olmasına karşılık Baroların da bu alanda hizmet verebilmesine yönelik çalışma yapılması meslektaşlarımızca önerilmiştir. Ayrıca bu fiyatların yüksek olmasının, herhangi bir istihkak davası veyahut takibin iptali davası durumlarında, depolama ücretinin, alacağın ve mahcuz malın bedelini aştığı, bu durumun avukat ve müvekkil ilişkisini zedelediği bildirilmiştir. Son olarak, yediemin depolarının sigortalanmasına yönelik düzenlemelerin gerekliliği ifade edilmiştir.

II. UYAP SİSTEMİ ÜZERİNDEN BAŞLATILACAK TAKİPLERDE, TAKİP TALEPLERİNE İLİŞKİN SORUNLAR

- UYAP sistemi üzerinden takip başlatılırken faiz işletilen alacak kalemlerine ilişkin, faiz hesaplanmasının sistem tarafından otomatik olarak yapılmaması, bu sistemin çok karmaşık alacak kalemleri sekmesi içermesi ve alacak kalemlerine ilişkin kısıtlı açıklama yazılabilmesi konularının sorun yarattığı bildirilmiştir.

-  Bilişim sistemlerini kullanamayan ve özellikle ileri yaş grubunda olan meslektaşlarımızın, UYAP sistemini kullanmakta güçlük yaşadıkları ifade edilmiştir

-  Sistem tarafından oluşturulan takip talepleri üzerinde değişiklik yapılmasına izin verilmemesi, avukatların beyanlarını eklemesine ve takip talebinde yer alması gereken unsurların girilmesine engel olmaktadır. (Örneğin tahliyesi istenen taşınmazın adresi, dövize bağlı takiplerde döviz kuru gibi.) Takip açılışı sırasında açıklama bölümünde karakter sınırlaması olması da sorun yaşanmasına sebep olmaktadır.

-  UYAP sisteminin teknik sorunlarının (yavaş çalışma, çok aşamadan oluşan takip açılışı sırasında sistemin kopması halinde, eksik kalan dosyanın tamamlanmayan dosyalar sekmesinde gözükmemesi vs.) hak kaybına sebep olduğu bildirilmiştir.

- UYAP sistemi üzerinden takip başlatılırken vekaletnamede ismi olan avukatlardan sadece takibi açan kişinin dosya vekili olarak kaydedilmesi, takip açarken başka vekil eklenememesi sorunu dile getirilmiştir. Özellikle birden fazla avukat ile çalışan ofis ve kurumlarda onlarca dosyaya vekil kaydının icra dairesi tarafından elle girilmesi zaruretinin iş yükü bakımından sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

- Farklı daireler arasında yeknesak olmayan uygulamaların sorun yaratabildiği ifade edilmiştir. Örneğin: bazı icra daireleri UYAP üzerinden açılan takiplerde fiziki dosya talebinde bulunmaktayken bazı dairelerin böyle bir talepte bulunmadığı belirtilmiştir. Ayrıca UYAP üzerinden şehir dışında açılacak takiplerde, dosyanın tevzi olduğu icra dairesinin fiziki dosya istemesinin hak kaybına sebep olabildiği ifade edilmiştir.

- Takipler sadece UYAP üzerinden açılırken, dairelerin fiziki dosya da istemesinin uygulama ve zaman bakımından sorun yarattığı bildirilmiştir.

- Harç ve masraflardan muaf kamu kurumlarına karşı sistemden icra takibi açılamadığı bildirilmiştir.

- Değişik iş dosyalarının ve özellikle Sulh Ceza Hakimlikleri tarafından verilen vekalet ücretlerine ilişkin takiplerin UYAP tarafından desteklenmediği, ilam bilgilerinin sistemde eşleşmediği belirtilmiştir.

- Yabancı para alacaklarına ilişkin takipler konusunda sistemin yetersiz olduğu belirtilmektedir. Örneğin alacak miktarının Türk Lirası karşılığının da belirtilmesi kanuni zorunluluk olmasına rağmen bu durum takip talebinde yer almamakta ve ödeme emri iptaline kadar yol açmaktadır.

- Müdahalenin men’ine ilişkin takiplerde yalnızca tahliye talebinde bulunulamadığı belirtilmiştir.

- Kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin takiplerde tahliye talebinin yer almadığı bildirilmiştir. (Bu durum özellikle açılan tahliye davalarının reddine sebep olmaktadır).

- İlamlı takiplerde ilam bilgilerinin, ‘sorgula’ butonu kullanıldığında sistemde görünmediği veya görünse dahi ilam bilgilerinin (taraflar vs.) yanlış olduğu belirtilmektedir.

- Tüketici Hakem Heyeti kararlarının ilam niteliğinde belge olmasına karşın, UYAP sistemi üzerinde ‘ilam niteliğinde belge’ sekmesinin bulunmaması nedeniyle bu tür belgelerin mecburen ‘ilam’ olarak girildiği, bunun da gereken bilgi sekmelerinin uyuşmaması sorununu ortaya çıkardığı kaydedilmektedir.

- Takip talebine evrak ekleme işlemine sistem tarafından getirilen sınırlamanın, meslektaşlarımızın takibe dayanak tüm evrakları eklemesine engel olduğu ve hak kaybına sebebiyet verdiği belirtilmektedir.

- Takip talebine eklenen alacak kalemlerinin, sistem tarafından otomatik oluşturulan takip talebine ve ödeme emrine sırası değişmeden yansımasında sorun yaşandığı bildirilmiştir.

- Takip taleplerini içeren sekmede yer alan seçeneklerin kısıtlı olduğu, nafaka takibi ve çocuk teslimine ilişkin konularda UYAP sisteminin yetersiz olduğu belirtilmektedir.

- Takip açılışlarında gerçek kişiler için T.C. Kimlik numarası, tüzel kişiler için Vergi, Mersis gibi numaraların girilmesi zorunlu tutulduğu için vekaleten borçlu belirtilen takiplerde, takiplerin yalnızca fiziki olarak açılabildiği belirtilmiştir. Örnek olarak apartman yönetimine yönetici adına başlatılan takipler verilmiştir.

Ayrıca bu zorunluluğun, bilgilerine ulaşılamayan borçlulara karşı takibe girişilmesine de engel olduğu bildirilmiştir.

- UYAP Sistemi üzerinden açılan ilamsız takiplerde borçlu vekili eklenemediği ifade edilmiştir. Özellikle Yargıtay kararları gereği tebligatların vekile de yapılması gerektiğinden bu durumun sorun yaşanmasına sebep olabildiği belirtilmiştir.

-  Fiziken teslim edilen dosyalar veya evraklarda, icra dairesi tarafından alındı belgesi niteliğinde bir belgenin verilmemesinin, bu durumun ispatı açısından problem teşkil ettiği bildirilmiştir.

- UYAP Sistemi üzerinden takip başlatılırken eklenen kefiller ile vasilerin takip talebinde ve oluşturulan ödeme emrinde yer almadığı bildirilmiştir.

- Takip talebinde alacaklı vekilinin iletişim bilgilerinin yer almadığı konusuna değinilmiştir. Ayrıca taleplerin tek bir sayfaya sığmamasının kâğıt israfına yol açtığı meslektaşlarca düşünülmektedir.

- UYAP sistemi üzerinden takip başlatılırken herhangi bir hata yapılması durumunda bir önceki aşamaya geri dönülemediği bildirilmiştir.

- Adli yardım talebi kabul edilen kişiler lehine yapılacak takipleri UYAP sistemi desteklemediği için bu takiplerin fiziken açılmak zorunda olduğu bildirilmiştir.

- Yerel mahkemece vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen dosyanın kanun yolu aşamasında olması nedeniyle UYAP üzerinden takip başlatılamadığı belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yukarıda belirtilen sorunlar dışında icra iş ve işlemlerinde kanuni sürelere pek çok durumda uyulmadığı, şikâyet mekanizmasının etkin çalışmadığı bildirilmiştir.

Bu kısımda çözüm önerisi olarak;

-İcra dairesi personellerinin ihtisaslaşması ve etkili görev ayrımı yapması gerektiği,

-Dosya ekleri icra personeli tarafından dosyaya sisteme taratılmadığı için UYAP üzerinden kontrolünün mümkün olmadığı, bu durumun teknik malzeme ile çözülebileceği de belirtilmektedir.

Ayrıca;

-Hukuk bürolarının takip elemanlarının bir kısmının, icra dairesi çalışanlarıyla resmi boyutu zorlar bir üslupla iletişim kurduğu hallerde iltimas görüntüsü veren uygulamaların ortaya çıkabildiği meslektaşlarımızca ifade edilmiştir.

-Terekeye karşı açılacak takiplerde borçlunun nüfus kaydının görüntülenmesinin sağlanmasının önemli bir ihtiyaç olduğu belirtilmiştir. Vefat eden borçlularla ilgili UYAP sistemine “müteveffa borçlu” düzenlemesi getirilmesi ve buna istinaden dosyadan yetki alınarak veraset ilamına erişim kolaylığı konusunda düzenleme yapılması da tavsiye edilmiştir.

-Özellikle faiz hesaplamalarına ilişkin sorunlara yönelik; TBB İcraTek programı ile UYAP sisteminin entegre edilmesi ve bütün hesaplama işlemlerinin sistem tarafından otomatik olarak yapılması önerilmektedir.

Bilişim sistemlerini kullanmakta güçlük çeken ve ileri yaş grubundaki meslektaşlarımızın sorunları için Türkiye Barolar Birliği tarafından UYAP üzerinden icra takip açılış süreçlerine ilişkin uygulamalı eğitim videoları hazırlanmış ve yayımlanmıştır.

Meslektaşlarımız, beyanlarını ekleyebilmek için sistem tarafından otomatik oluşturulan takip talebi üzerinde müdahale yapılabilmesi konusunda güncelleme talep etmektedir.
İcra iş ve işlemlerinde kanuni süreleri aşacak şekilde işlem tesis edilmesinin önüne geçilebilmesi adına meslektaşlarımız tarafından, görevli memurların bilgisayarındaki iş listesinde gönderilen taleplerin sırayla yapılmasına ilişkin yazılım geliştirilmesi, sıra sistemi ile bir görev bitmeden diğerine geçilmemesi, icra dairelerinde personel sayısının arttırılması ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından sıkı denetim yapılması tavsiye edilmektedir.

Yeknesak olmayan uygulamalara ilişkin olarak; fiziki dosya uygulamasına son verilmesi veya takip açılışlarında boş dosya masrafının yatırılıp, UYAP sistemine kaydedilen evrakların takiple ilgilenen icra personeli tarafından fiziki hale getirilmesi tavsiye edilmektedir.

Son olarak harçtan muaf kamu kurum ve kuruluşları açısından icra iş ve işlemlerinin yapılabilmesi adına da, harçtan muaf olan tüm kamu kurum ve kuruluşlarının sisteme entegre edilmesi talep edilmektedir.

III. BAŞLATILACAK TAKİPLERLE İLGİLİ HARÇ VS. ÖDEMELERİ AŞAMASINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Saat 16:00 – 16:45 arasında ödeme yapılamamasının vakit anlamında sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

- Sadece tek banka ile ödeme yapılabilmesi durumunun özellikle icra dairelerinde fiziki yapılan ödemelerde sorun yarattığı ifade edilmiştir.

-  Yabancı para alacaklarında, günlük kur üzerinden harç hesaplamasının otomatik olarak yapılmadığı bildirilmiştir.

-  İcra taahhüt/icra kefalet işlemlerinde ödenen vergi ve harçların icra dairesinde ödenememesinin zaman bakımından sorun teşkil ettiği belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Belirtilen sorunlar dışında bu başlık altında toplanan sorunlarının odak noktasının harç miktarı ve nevileriyle ilgili sorunlar olduğu gözlemlenmiştir. Bu sorunların çözümü için kanuni düzenlemeler gerekmektedir. Özellikle cezaevi ve başvuru harcının hak arama hürriyetine aykırı olduğu görüşü mevcuttur. 

IV. İCRA MÜDÜRLÜKLERİNCE ÖDEME/İCRA EMRİ DÜZENLENMESİ VE TEBLİĞE ÇIKARILMASI AŞAMALARINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Ödeme/icra emri tebliğ edilen dosyaların kesinleşmesi için ek olarak talep gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.

- Tebligat gönderme işlemlerine ve diğer işlemlere ilişkin taleplerin bir ayı bulacak şekilde sürüncemede bırakıldığı, bazı durumlarda daireye fiziken gidilip belirtilmediği takdirde yerine getirilmediği belirtilmektedir.

- İtirazın iptali davasından sonra bazı icra dairelerinin, karar verilen dosyanın daireye fiziken gelmediği durumlarda icra emri düzenlemediği bildirilmiştir. Kararı veren mahkemenin de dosya kesinleşmeden fiziken dosya göndermemesinin hak kaybına sebebiyet verebileceği belirtilmiştir.

-  Dosya ilgililerinin KEP ve E-tebligat adresleri olmasına ve tebligat gönderilmesine ilişkin taleplerde bu durumun belirtilmesine rağmen, fiziken tebligat çıkartan daireler olduğu belirtilmiştir.

- Özellikle bazı büyükşehirlerde, UYAP sistemi üzerinden takip başlatılıp, borçlunun belirtilen adresine tebligat gönderilmesine ilişkin talep gönderilmesine rağmen kanuni süreleri aşacak şekilde ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı ifade edilmektedir. Diğer talep gönderme işlemlerinin UYAP üzerinden yapılmasına ve icra memurunun sistemine düşmesine rağmen, avukat tarafından icra dairesine gidilip talep konusu görevli memura belirtilmedikçe söz konusu talebin yerine getirilmediği belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu bölümde 795 adet yorum bulunmaktadır ve bunların tamamına yakını yukarıda belirtilen başlıklarda yoğunlaşmıştır. Ek olarak bölgesel bazda bazı icra dairelerinde tebligat parçalarının kaybedildiği, hatalı gönderilen tebligatlarda alacaklı taraftan yeniden masraf istendiği ifade edilmiştir.

Meslektaşlarımızın dosyaya ilişkin taleplerinin görevli memurlar tarafından eksik veya hatalı olarak tesis edildiği de gözlemlenmiştir. Örneğin; TK 21/2 şerh talepli tebligatın, normal tebligat şeklinde çıkarılması gibi sorunlar sıklıkla belirtilmiştir. Tahsilde ve takipte mükerrerlik gibi takip talebinde yer alan kayıtların ve tebligat zarfında belirtilen dayanak belge vardır/ yoktur gibi kayıtların dairelerce gözden kaçırılabildiği, ayrıca dayanak belgelerin ödeme emrinin ekinde borçluya gönderilmediği ifade edilmiştir.

Dosyaların ödeme/icra emri tebliğ edildikten sonra kanuni süresi geçtikten sonra talebe istinaden kesinleşmesine ilişkin, PTT ile yapılacak entegrasyon çalışması ile birlikte, tebliğ edilen ödeme/icra emrinin kanuni süresi dolduktan sonra otomatik olarak kesinleştirme işleminin yapılması önerisi dile getirilmiştir. Ayrıca Tebligatlar açısından büyük sorunlar yaşandığı için her adliyeye Adli Posta Teşkilatı kurulması da meslektaşlarımız tarafından tavsiye edilmiştir.

V. TAKİBİN KESİNLEŞTİRİLMESİ AŞAMASINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Kesinleştirme işleminin yapılabilmesi için; tebligat mazbatasının daireye geri dönmesi, mazbatanın icra dairesi personelleri tarafından sisteme taranması ve bunun üzerine alacaklı vekilinin kesinleştirme talebi yapması gerektiği belirtilmiştir. Mazbataların geç dönmesi, icra dairelerinin dönen mazbataları ve talepleri süresi içerisinde sisteme işlememesinden dolayı takip kesinleştirme sürecinde hak kaybı yaşandığı bildirilmiştir.

- Kesinleştirme için icra daireleri tarafından, alacaklı vekilinden talep gönderilme şartı aranmasının hak kaybına sebep olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca gönderilen taleplerin uzun bir süre dikkate alınmadığı, daireye bizzat giderek hatırlatma yapılması gerektiği belirtilmektedir.

- İcra daireleri arasında kesinleştirme süreleri konusunda kanuni süreleri yorumlamada yanılgıya düşenler olduğu kaydedilmektedir. Örneğin; Bir kambiyo takibinde kesinleşme süresinin 5 gün, ödeme süresinin 10 gün olmasına rağmen, icra dairelerince ödeme süresi olan 10 gün geçmedikçe kesinleştirme yapılmadığı ifade edilmiştir. Yine aynı şekilde tahliye talepli başlatılan icra takiplerinde kesinleşme süresinin 7 gün olmasına rağmen, bazı icra dairelerince 30 gün beklendiği belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Meslektaşlarımız tarafından tebligat yapıldıktan sonra takibin kesinleştirilmesi için tebligat mazbatasının daireye dönmesinin beklendiği, ayrıca bu mazbata döndükten sonra da talep gönderilerek takibin kesinleştirilebildiği belirtilmiştir. Yine aynı şekilde bu bölümde de söz konusu taleplerin, icra dairesi personelleri tarafından kanuni süreler içerisinde (icra müdür veya müdür yardımcısı tarafından kabule ilişkin tensip zaptı oluşturulmasına rağmen) yerine getirilmediği bildirilmiştir.

Dosyanın kesinleştirilmesi aşamasında, ödeme emrini tebliğ alan borçlunun, dosyanın geç kesinleştirilmesi nedeniyle hukuka aykırı işlemler yaptığı (mal kaçırma, muvazaalı iş yeri çıkışı, banka hesaplarını boşaltma) ve bundan dolayı alacaklıların hak kaybı yaşadığı da belirtilmektedir.

PTT Barkod sisteminde, tebligatlara ait bütün süreçlerin çevrimiçi olarak görüntülenebildiği ifade edilmiştir. Bu sistem ile UYAP arasında entegrasyon yapılarak, tebligatın sonucunun
görülebilmesinin mümkün olduğu ve böyle bir durumda, tebligat mazbatasının daireye dönmesine gerek kalmayacağı belirtilmiştir.

Ayrıca kesinleştirme işlemlerinin tıpkı MTS takiplerde olduğu gibi otomatik olarak sistem tarafından, bu entegrasyon sonucu yapılabilmesi eğer bu mümkün değilse bile müdür veya müdür yardımcısı tarafından kabule dair tensip zaptı oluşturulduğunda otomatik olarak dosyanın kesinleştirilmesi önerilmektedir. 

VI. TARAF VEKİLLERİNİN UYAP SİSTEMİ ÜZERİNDEN VEYA FİZİKİ OLARAK GÖNDERDİKLERİ TALEPLERİN İCRA MÜDÜRLÜKLERİNCE KARŞILANMASI, KARAR VERİLMESİ, KARARLA İLGİLİ GÖREVLENDİRİLECEK MEMURUN BELİRLENMESİ VE KARAR GEREĞİNİN YERİNE GETİRİLMESİ AŞAMALARINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Taleplere ilişkin ret kararlarının çoğu kez gerekçesiz olarak verildiği belirtilmektedir.

- Taleplerin kanuni süreler içerisinde karşılanmadığı, aynı içeriğe haiz taleplerin, farklı daireler ve farklı memurlar tarafından farklı kararlara bağlandığı, hukuk kurallarının gereği gibi uygulanmadığı belirtilmektedir.

- Aynı dairede yer alan dosyalara ilişkin taleplerin 5 dakikada bir gönderilebilmesi sınırlamasının meslektaşlarımızın işlemlerini zamanında yerine getirememesine neden olduğu bildirilmiştir.

- Meslektaşlarımız tarafından gönderilen taleplerin, talep içeriğinden farklı şekilde tesis edildiği belirtilmektedir.

- Meslektaşlarımızın icra dairelerinde dosya inceleme konusunda sorunlar yaşadığı belirtilmiştir.

- İcra dairelerinde sayı esasına göre görevlendirme yapılmasından kaynaklı, o sayıya bakan personelin izinli olması, hacizde bulunması gibi durumlarda, meslektaşlarımız tarafından gönderilen taleplerin, o sayıya bakan personelin yerinde olmamasından dolayı yerine getirilemediği bildirilmiştir.

- Özellikle büyükşehirlerde bulunan icra dairelerinde, gönderilen taleplerin değerlendirilebilmesi için icra dairesi tarafından dosyanın fiziken çıkarılması ve talebin sunulmasına müteakip dosyaya takılmasının zorunlu tutulduğu ifade edilmiştir. Bazı dairelerin ise bu işlemleri avukatlara yaptırdıkları belirtilmiştir.

-  UYAP sisteminde, ‘talep gönder’ ekranında yer alan seçeneklerin kısıtlı olduğu ve yeterli olmadığı belirtilmiştir. (Örneğin; birinci haciz ihbarnamesi seçeneği mevcut iken, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi seçenekleri yer almamaktadır.) Bu durumda, genel evrak gönderme ekranından talep gönderilmesi halinde bazı icra dairelerinin ‘talepler, talep gönderme ekranından iletilmeli’ gerekçesiyle ret kararı verdiği ifade edilmiştir.

- Fiziki dosya tutulmayan bu dönemde, ilgili evrakların tamamının UYAP sistemine taranmamasının, dosya üzerinde inceleme ve işlem yaparken hak kaybına sebep olduğu bildirilmiştir.

- ‘Talep gönder’ sekmesinde borçlu vekillerinin işlem yapamadığı belirtilmiştir.

- Pilot icra dairelerinin gerekçesiz kararlar verdiği veya gereken talepler hakkında herhangi bir işlem tesis etmediği sık sık dile getirilmiştir.

- Takipten sonra dosyaya vekalet sunmak kaydıyla UYAP sistemine vekil olarak kaydedilme işlemlerinin, vekalet pulu ve vekalet harcının yatırılmasına rağmen otomatik olarak gerçekleşmediği, icra dairelerinin bu kaydı çok uzun süre girmediği belirtilmiştir.

- Taleplere ilişkin masrafların, talep gönderilmeden önce alınmasının, talebin reddedilme ihtimalinin de bulunduğundan dolayı sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

- Birden fazla borçlunun olduğu dosyalarda bir borçlu için takibin kesinleştirilmesi, maaş haczi uygulanması ve kaydi haciz uygulanması talep edildiğinde her bir borçlu için tek tek ve ayrı ayrı işlem yapmak durumunda kalındığı ifade edilmektedir. Örneğin sayılan bu taleplerin 3 borçlunun bulunduğu dosyada, işlem sayısı 9’dur. Ayrıca günlük sorgu sayısı kısıtlamasının (5) sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

- Bazı icra dairesi personellerinin meslektaşlarımıza karşı nezaket kurallarından uzak, kaba tutum ve davranış içerisinde olduğu belirtilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Meslektaşlarımız tarafından bu başlık altında önemli eleştiriler yapılmıştır.

Bu başlık altında da, meslektaşlarımızın icra iş ve işlemlerine ilişkin taleplerinin kanuni süreler içerisinde karşılanmadığı ve mutlaka icra dairesine fiziken gidilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Bu duruma kısa vadeli çözüm olarak, gönderilen taleplerin sistemsel olarak zorunlu sırayla karşılanması önerilmektedir.

Şehir dışından takip başlatıp, UYAP sistemi üzerinden dosyaya talep gönderen meslektaşlarımızın taleplerinin, icra dairesine telefonla da ulaşılamadığı için aylarca yerine getirilmediği, muhakkak daireye gidilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bakımdan telefonla iletişim kurulacak sistemin ve personelin sağlanması durumunun icra iş ve işlemlerinde yaşanan sorunları kısmen rahatlatacağı meslektaşlarımızca düşünülmektedir.

Gönderilen taleplere ilişkin tensip zaptlarının, müdürler tarafından hızlı bir şekilde yerine getirildiği, fakat dairelerde sayı esasıyla görevlendirme yapıldığı, tensip edilen kararların uygulanması açısından gecikme sorunları yaşandığı ifade edilmiştir. Özellikle büyükşehirlerde icra memurlarının sayısının yetersiz olduğu da belirtilmektedir.

Ayrıca özellikle stajyer avukat meslektaşlarımız, icra dairesi personelleriyle iletişim kurma konusunda güçlük yaşadıklarını ifade etmişlerdir.

Bu sorunlara çözüm olarak İcra ve İflas Kanunu’nun 13. maddesinin ilk fıkrasının son cümlesinde yer alan “Cumhuriyet Savcıları bu daireleri yılda en az bir defa denetler” ifadesinin “iki ayda en az bir” olarak düzenlenmesi önerilmiştir. Ayrıca memur muamelesinin şikâyet yolunda, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin, ilgili memura rücu etmek kaydıyla Adalet Bakanlığına yöneltilmesi de sık sık tavsiye edilmiştir.

Bu bölümde icra dairesi personellerine hukuk eğitimleri verilmesi tavsiye edilmiştir. İcra dairelerinde en az bir kadronun Hukuk Fakültesi veya Adalet Yüksekokulu mezunu kişilere açılması da önerilmektedir.

Çözüm önerileri olarak; yazılan müzekkerelerin, kaydi hacizlerin, aktif-pasif bütün sorguların veya alacak ihbarnamelerinin (89/1) avukatlar tarafından hazırlanıp, icra müdürü tarafından onaylanması halinde yoğunluğun azalacağı, avukatların sorumluluğunun arttırılarak kaydi haciz gibi işlemleri sadece onaya bağlı olarak yapabilmesi talep edilmektedir.

Son olarak, yeni UYAP sistemiyle birlikte gelen talep karşılama ekranındaki masraf bedellerinin hatalı olduğu belirtilmiştir. Örneğin maaş haczi için sistemin olağan fiyattan daha yüksek miktar talep ettiği ve meslektaşlarımızın bu ücretin iadesi işlemlerinden dolayı vakit kaybı yaşadıkları görülmüştür. Ayrıca dosyanın içinde masraf olmasına rağmen, bu masraftan mahsup edilmediği, yeni bir ödeme gerektiği belirtilmiştir.

VII. ACİL NİTELİKTEKİ TALEPLERİN (HACİZ FEKKİ VS.) KARŞILANMASINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Haciz koyma, yakalama, fekler gibi işlemlerin bazı daireler tarafından çok uzun süre yerine getirilmediği bildirilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Hacizlerin dosyaların ödenmesine rağmen kaldırılması sırasında süre bakımından geç işlemler tesis edilmesinin borçluların mağduriyetine yol açtığı da ifade edilmiştir. Örneğin; dosyası kapanan borçluların, dosyadaki kaldırılmayan hacizler dolayısıyla (yapılmayan fekler) taşınır ve taşınmaz mallarını satamadıkları, banka fekleri talep edilmesine rağmen daire tarafından yerine getirilmediği için bankadaki paralarını kullanamadıkları belirtilmektedir.

Bu bölümde sık sık avukatlara (alacaklı ve borçlu vekiline), UYAP sistemi üzerinden kapanan dosyalara ilişkin hacizleri kaldırma yetkisinin verilmesi ve/veya söz konusu dosyaların kapanmasından itibaren haciz feklerinin otomatik olarak gerçekleşmesi talep edilmiştir.

VIII. DOSYA KAPANMASI, TAHSİL VE VAZGEÇME AŞAMALARINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Dosyaların kapanmasına rağmen hacizlerin sistem tarafından otomatik olarak kaldırılmaması ve talebe gerek olmasının hak kaybına sebep olabileceği bildirilmiştir.

- Bazı icra dairelerinin dosya hesabı taleplerini reddettiği bildirilmiştir. UYAP sistemi üzerinde gözüken dosya hesaplarının güncel olmadığı, ayrıca dosyaya herhangi bir ödeme yapıldıktan sonra UYAP üzerinde bulunan dosya hesabı sekmesinin kullanılamadığı belirtilmektedir.

-  Dosya borçlularının, dosyaya doğrudan ödeme yapmasından itibaren bakiye borç kalmasına rağmen dosyaların icra dairesi tarafından kapatıldığı ifade edilmiştir. Buna istinaden UYAP sistemi üzerinde yer alan “Bakiye Borç Muhtırası” gönderme talebini daireye ileten meslektaşlarımızın taleplerinin, bazı icra daireleri tarafından bu uygulamanın yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle reddedildiği belirtilmektedir.

- Arşivde olan dosyalara ilişkin taleplerin, meslektaşlarımızca dosya fiziken çıkarılmadıkça karşılanmadığı belirtilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Raporun bu bölümünde de icra memurlarınca işlemlerin geciktirildiği ve personel sayısının yetersizliğinin süre bakımından sorun teşkil ettiği belirtilmiştir. Bu başlık altında da ödemelerin geciktirildiği, taleplere ilişkin incelemelerin eksik yapıldığı ifade edilmiştir. Bir önceki başlıkta da yer verildiği üzere bu hususta çözüm olarak avukatlara dosya kapama ve haciz kaldırma yetkisi tanınması önerilmiştir. Böylece gerekli harçlar ödendikten sonra alacaklı vekilinin ilgili hacizleri kaldırarak dosya kaydını kapatılabileceği belirtilmiştir.

Yine Yargıtay uygulamasına paralel olarak bir kez haciz talep edilmiş dosyalara işlemsizlik nedeni ile düşme işlemi yapılmasının önlenmesiyle uygulamada birçok meslektaşımızın karşılaştığı önemli bir sorunun çözüleceği görüşü hakimdir.

IX. DOSYA KAPANMASI, TAHSİL VE VAZGEÇME AŞAMALARINDA HARÇLARA İLİŞKİN SORUNLAR

-  Yapılan kısmı ödemelerin dosyaya harcı ödenmek suretiyle bildirilmesine rağmen dosya tamamen kapatılırken hesaplanan harç miktarlarının icra daireleri tarafından yeniden tam olarak hesaplanmak suretiyle talep edildiği, ayrıca kısmi vazgeçmelerde de hesaplamanın tam vazgeçme olarak yapıldığı belirtilmiştir.

- Ödeme emri tebliğ edilmeden önce vazgeçme veya ödeme yapılması durumunda harç ödenmemesi gerektiği halde (492 Sayılı Harçlar Kanunu ek 1) bazı dairelerin bu hallerde de harç talep ettiği ifade edilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bazı icra dairesi personellerinin harç hesaplamaları konusunda hata yaptığı, mükerrer harç ödemesi talep ettikleri meslektaşlarımız tarafından sık sık belirtilmiştir. Örneğin; bazı icra dairelerinin, dosyadaki hacizlerin kaldırılması talep edildiğinde tahsil harcının tamamen ödenmesini istediği ve bu ödemeden sonra dosyaya yapılan ödemelerden yeniden tahsil harcı kestiği belirtilmektedir.

Sistem kaynaklı olarak özellikle işçi alacaklarında faiz kaleminin hatalı olarak hesaplandığı, en yüksek banka mevduat faizi işletilen alacak kaleminde faiz oranlarının çok düşük ve/veya hatalı hesaplandığı, sistemin belki de sadece kamu bankalarını dikkate alıyor olabileceği belirtilmektedir. Bazı icra dairelerinde de harç miktarlarının farklı alındığı belirtilmiştir.

Örneğin haricen ödemelerde %2,27 olarak alınması gereken tahsil harcının, ödemenin dosyaya yapılmışçasına %4,55 üzerinden hesaplandığı belirtilmektedir.

Ayrıca feragat ile dosya kapatma işlemlerinde feragat harcı değil tahsil harcı talep edildiği de bildirilmiştir.

Öte yandan Harçlar Kanununa göre satıştan gelen ödemenin harç miktarının %11,38 olarak belirtilmesine rağmen yanlış yorumlama sebebiyle satıştan sonra dosyaya yapılan bütün ödemelerden bu miktarda harç kesen daireler olduğu belirtilmiştir. Hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması hususunda eksiklik olduğu ifade edilmektedir.

Harç hesaplamalarının sistem tarafından otomatik yapılması gerektiği belirtilmektedir. Dosyanın bulunduğu aşamaya göre sistemin yapacağı otomatik hesaplama ile harç yatırılması gerektiği, bu hesaplamaların icra memurlarının yetkisinde olmaması hususu ifade edilmiştir.

X. KAYDEN HACİZ İŞLEMLERİNDE VE 3. ŞAHISLARA / BANKALARA GÖNDERİLEN HACİZ İHBARNAMELERİ VE HACİZ MÜZEKKERELERİ KONULARINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Bankaların, müşteri bilgilerini KVKK gerekçesiyle paylaşmadığı ve haciz ihbarnamelerine kayıtsız kaldığı belirtilmektedir. Ayrıca bankalardan gelen cevapların gerekçesiz ve yetersiz olduğu dile getirilmiştir.

- Birden fazla borçlu bulunan dosyalarda, her bir borçlu için ayrı ayrı haciz talebi gönderilmesi gerektiği, güncellemeden önce tek bir masrafla bütün borçlular için tek talep ve tek masraf ile bu işlemin yapılabildiği, şu an ise her bir borçlu için ayrı ayrı talep gönderilmesi gerektiği ve bu durumun da masrafa ve zaman kaybına neden olduğu belirtilmektedir.

- Maaş haczi müzekkerelerine kanuni süresi içerisinde cevap vermeyen üçüncü kişiler hakkında İcra ve İflas Kanununun 356. maddesinin uygulanmadığı yani bu kişilerin dosya borçlusu olarak kaydedilmedikleri bildirilmiştir.

- İcra dairelerinin ve özellikle bankaların, haciz müzekkerelerini haciz ihbarnamesi gibi değerlendirip buna göre hareket ettikleri ifade edilmiştir.

-  UYAP sistemi üzerinden gönderilen maaş haciz müzekkerelerinde ‘tekiden gönderme’ seçeneği veya tebliğ olmadan dönmüş ise başka adrese gönderme seçeneği bulunmadığı belirtilmektedir.

- UYAP sistemi üzerinden yapılan banka sorgusuna istinaden sistemin gösterdiği bankalara müzekkere yazıldığı fakat bankaların, “borçluya ait bankamızda hesap bulunmamaktadır” şeklinde cevap verdikleri belirtilmiştir. Ayrıca şirketlere ilişkin banka sorgusu yapılamadığı ifade edilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Haciz ihbarnamelerine istinaden gelen cevapların sisteme yüklenmediği, yüklense dahi cevaplar UDF formatını desteklemediği için, meslektaşlarımızın gelen cevapları okuyamadıkları İİK 89. madde uyarınca gönderilen haciz ihbarnamelerinde, tebellüğ eden muhatabın, uhdesinde aleyhine haciz istenilen borçlunun hak ve alacağı varsa, ek bir yazıya gerek kalmaksızın, 89/1 haciz ihbarnamesi tebellüğ ettikten belli bir süre sonra, ilgili yazıda yer alan borca yeter miktarı, doğrudan icra dairesine ödemesi ve tutar üzerindeki
takyidat bilgisini de bildirmesi hususuna önemle değinilmiştir.

Ayrıca 3. şahıslara ve bankalara gönderilen haciz ihbarnamelerinde, icra dairesinin sadece evrakı hazırladığı ve postaladığı müzekkerelerin, avukatlar tarafından UYAP üzerinden hazırlanılması veya elektronik haciz işlemlerinin avukatlar tarafından UYAP sistemi üzerinden yapılabilmesi halinde yoğunluğun ve hak kayıplarının azalacağı belirtilmektedir.

Bankalara gönderilen haciz taleplerinde borç miktarının belli olmasına rağmen, bazı bankalarca borçlunun bütün mal varlığına el koyulduğu, hatta bazı durumlarda gerçeğe aykırı beyanda bulundukları, kendi hakları olduğu gerekçesiyle ödeme yapmadıkları, bazı durumlarda da icra daireleri tarafından yapılan hacizlerin ise aşkın hacizler olduğu belirtilmiştir.

XI. ALACAKLI VEKİLLERİNİN UYAP AVUKAT PORTAL ÜZERİNDEN İCRA TAKİP İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BORÇLU BİLGİLERİNE ERİŞİMİ AÇISINDAN YAŞANAN SORUNLAR/EKSİKLİKLER

- Dosya borçlularının üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının sorgulanmasına ilişkin taleplerin bazı icra daireleri tarafından KVKK ve Anayasa’nın 20. maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği belirtilmektedir. (Örneğin, miras hukuku kapsamında borçlunun hak ve alacaklarının araştırılması için nüfus kayıt örneği talebi, intikal etmiş veya edecek miras payı sorgusu.)

- Borçluların adres kayıt sisteminde bulunan bir adresi olmadığı durumlarda, alacaklı vekillerinin adres araştırma taleplerinin, icra daireleri tarafından reddedildiği belirtilmektedir.

- Türk vatandaşı olmayan borçlular hakkında yabancı kimlik numaraları bilinmeden takip başlatılamadığı belirtilmektedir.

-  Borçluların T.C. kimlik numaraları veya vergi numaraları bilinmediği durumlarda araştırma taleplerinin bazı icra daireleri tarafından karşılanmadığı hususlarına değinilmiştir.

- UYAP üzerinden yapılan dosya evrakları kayıt işlemlerinin, tek tek yapılmasının güç olduğu ve tüm dosyanın tek bir tuşla da indirilebilmesin gerekliliği vurgulanmıştır.

- Borçlunun vasisinin bulunup bulunmadığının UYAP sistemi üzerinden gözükmemesinin sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

UYAP sisteminden pasif taşınmaz ve pasif araç sorgulaması yapılamadığı, SGK sorgularında ise kamu görevlilerine ilişkin sorguların uzun zamandır hatalı gözüktüğü belirtilmiştir.

Borçlu sorgulamalarının beş adetten sonra ücretli olması durumunun maddi olarak sorun yarattığı ifade edilmiştir.

Son olarak, UYAP sistemi güncellemesinden önce mevcut olan düzenlemede, takip kesinleşmeden önce borçluya ait araç, taşınmaz, SGK kaydı ve alacaklı olduğu dosyalar gibi bilgilerin görülebildiği, yeni güncellemeden itibaren bu durumun kaldırıldığı ve bundan dolayı hak kaybı yaşanabildiği belirtilmiştir.

XII. İHTİYATİ HACİZ KARARLARININ İNFAZI AŞAMASINDA VE TEMİNATLARIN İADESİ AŞAMALARINDA YAŞANAN SORUNLAR

-  İhtiyati haciz kararı alınan takiplerde, takip kesinleştirilemediği için borçlu hakkında sorgulama yapılamadığı belirtilmiştir. İhtiyati hacizlere özgü bir düzenleme yapılması tavsiye edilmiştir.

- Teminat iadelerinin çok geç yapıldığı belirtilmektedir.

- Takibe dayanak ilamın ortadan kaldırılmasına rağmen, teminatın iadesi için ek mahkeme kararı talep edildiği ifade edilmiştir.

XIII. TEHİRİ İCRA VE TEMİNAT MEKTUBUNA İLİŞKİN SORUNLAR

- Teminat mektuplarına ilişkin dosyaların hakime sunulmak üzere mahkemeye fiziken götürülüp, inceleme işlemlerinden sonra tekrar geri getirilmesi zorunluluğunun zaman kaybına yol açtığı belirtilmektedir.

- Bazı icra dairelerinin teminat mektuplarına alındı belgesi düzenlemediği, bu durumun meslektaşlarımız adına sorun teşkil ettiği belirtilmektedir.

- Teminat mektuplarını tek tip olmaması karşısında bazı mahkemelerin bu mektupları kabul ettiği, bazılarının ise kabul etmediği ifade edilmiştir.

- Mahkemelerin verdiği kararların avukatlar aracılığıyla dosyaya sunulduğu ifade edilmiştir. Örneğin; dosyanın istinaf edildiğine dair yazıyı mahkemenin, doğrudan UYAP sistemi üzerinden icra dosyasına göndermediği hususları belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu bölümde çözüm önerisi olarak teminat mektubu süreçlerinin tamamen elektronik ortamdan yapılması ve teminat mektuplarının tek tip olması meslektaşlarımızca tavsiye edilmektedir.

XIV. REDDİYAT AŞAMASINDA YAŞANAN SORUNLAR

- Bazı icra dairelerinin kapak hesabı yapmadan reddiyat yaptıkları ve dosyayı infaz durumuna getirdikleri belirtilmektedir.

- Reddiyat işlemlerinin kanuni süre içerisinde yapılmadığı belirtilmektedir. Bazı icra dairelerinin, reddiyat işlemleri için kendilerine uygun bir gün belirledikleri ve sadece bu günlerde reddiyat yaptıkları belirtilmiştir.

- Fiziki dosya tutulmaması ve pandemi sürecinin etkilerinin azaltılmasına yönelik İdarenin aldığı önlemlere rağmen özellikle büyükşehirlerde bulunan icra dairelerinin reddiyat işleminden önce dosyayı fiziken istedikleri belirtilmiştir.

- Dosyaya yatan paraların bazı icra daireleri tarafından takip kesinleşmeden reddiyat yapmadığı belirtilmektedir.

- Ahzu kabz yetkisi olmamasına rağmen bazı daireler tarafından ödemelerin alacaklı vekillerinin banka hesap numaralarına yapıldığı belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu bölümde reddiyatların yapılmasının uzun sürmesi temel eleştiri olarak yer almaktadır. Dosyada bir engel yoksa reddiyat işlemlerinin re’sen yapılması önerilmektedir. Uygulamada bazı dairelerin reddiyat işlemlerini re’sen yaptığı da ifade edilmiştir.

XV. ARŞİV/MAHZEN DOSYALARI AÇISINDAN YAŞANAN SORUNLAR

-  Arşivdeki dosyaların çok uzun sürede çıkarıldığı, bu durumun özellikle şehir dışından gelen meslektaşlarımız adına sorun teşkil ettiği belirtilmektedir.

- Borcu ödenerek kapatılan dosyalar üzerinde unutulan hacizler varsa, bu hacizlerin kaldırılması için bazı icra dairelerinin dosyanın mahzenden/arşivden çıkarılmasını istediği, dosyalar çıkarılmadan işlem yapmadıkları, dosyalarının çıkarılmasının bir aydan fazla sürdüğü bildirilmiştir.

- Bazı derdest dosyaların, icra dairesi personelleri tarafından mahzene/arşive gönderildikleri görülmüştür.

- Özellikle büyükşehirlerde bulunan icra dairelerinin mahzen/arşiv dosyalarının çıkarılmasında farklı uygulamalar benimsedikleri ifade edilmiştir.

- Mahzen/arşiv dosyalarının sık sık kaybolduğu belirtilmektedir.

- Mahzen/arşiv dosyalarının randevu verildiği gün çıkartılmadığı belirtilmektedir.

- Mahzen/arşiv dosyalarının çıkartılması için dairelerin farklı zaman aralıkları benimsediği belirtilmektedir.

- Mahzen/arşiv dosyalarının çıkarılmasında sorunlar yaşandığı ifade edilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu bölümde arşiv dosyalarının UYAP sistemine kaydedilmesi çözüm önerisi olarak öne çıkmaktadır. 

XVI. UYAP AVUKAT PORTALDA BORÇLUNUN AKTİF-PASİF ARAÇ VE TAŞINMAZ SORGULAMASI KONUSUNDAKİ SORUNLAR/ EKSİKLİKLER

- UYAP sisteminde yaşanan teknik sorun nedeniyle, dosya borçlularına ait tapu, trafik, SGK gibi sorguların olumsuz sonuçlandığı belirtilmektedir. Özellikle SGK ve TAKBİS sorgu ekranında yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı veya güncel olmadığı ifade edilmiştir.

- Sorgulamaların 120 dakikada bir yapılabilmesi hususunun vakit kaybına neden olduğu, dosya borçlusu bilgilerine erişim sağlanırken, UYAP sisteminin teknik hatası nedeniyle işlem yapılamazsa, tekrar sorgulanmasına 120 dakika boyunca izin verilmediği belirtilmektedir.

- Tapu sorgulamalarında detaylı takyidat bilgisine ulaşılamadığı, yalnızca dosya borçlusu adına taşınmaz olup olmadığının görülebildiği hususları belirtilmiştir.

- İcra dairelerinin pasif sorgulaması için avukatlarca gönderilen talepleri reddettikleri belirtilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

SGK sorgusunda tüzelkişi işverenlerin MERSİS, şahıs firması işverenlerin T.C. kimlik numarasının ve malvarlıklarının görüntülenmesinin uygulamadaki birçok sorunun çözümü bakımından faydalı olacağı belirtilmektedir. Ayrıca pasif sorgulamaların da UYAP sistemi üzerinde yer alması konusu ifade edilmiştir.

XVII. KIYMET TAKDİRİ VE SATIŞ AŞAMALARINA İLİŞKİN SORUNLAR

- Satış işlem aşamalarının çok uzun sürdüğü ve alacaklının, alacağına kavuşmak konusunda zorluk yaşadığı belirtilmektedir. Satış aşamasına ilişkin olarak bu gecikmenin kaynağının kurumlar arası yapılan yazışmalar ve yazışmaların muhataplara ulaşması bakımından geçen süre olduğu meslektaşlarca düşünülmektedir.

- Kıymet takdirinin geçerlilik süresinin 2 yıl olduğu, icra daireleri tarafından yürütülen işlemlerin 2 yıllık bu geçerlilik süresi içerisinde yapılmadığı, bu işlemler sonunda bazen kıymet takdirinin de geçerlilik süresinin dolduğu ve bundan dolayı ihalenin feshi sürecinin işletildiği belirtilmektedir.

- Satışlara ilişkin gazete ilanlarının alacaklıya ek külfet yüklediği, 2021 yılı itibariyle gelişen teknolojinin de durumuyla birlikte, ilan zorunluluğunun elektronik ortama aktarılması gerektiği düşünülmektedir.

- İcra dairelerine depo edilen taşınmaz satış bedellerinin, sıra cetveline itiraz edilmesi halinde uyuşmazlık çözümünün uzun sürmesi nedeniyle özellikle enflasyon ve döviz kurlarına karşı değer kaybettiği bildirilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Alacaklının alacağına kavuşması adına mahcuz mallarla ilgili satış işlemlerine ilişkin teşviklerin yapılması gerekliliği, icra ilan çevrimiçi platformunun geliştirilmesi zarureti ifade edilmiştir.

XVIII. İCRA TEBLİGAT İŞLEMLERİ AÇISINDAN YAŞANAN SORUNLAR

- Bazı dairelerin icra tebligatlarını talebe uygun hazırlamadıkları ifade edilmiştir.

- Tebligatların çok geç tebliğe çıkarıldığı ve mazbataların sisteme çok geç işlendiği belirtilmektedir.

- Tebligat mazbatalarının icra dairesinde kaybolduğu belirtilmektedir.

- Tebligatların borçluya ulaşmadan önce, borçlunun Vatandaş Portal aracılığıyla dosyasını görebilmesinin, kötü niyetli borçlular tarafından suiistimal edildiği belirtilmiştir.

- Tebligat görevlilerinin Tebligat Kanunu hükümlerini uygulamadığı belirtilmiştir. Ayrıca bu görevliler tarafından tebligat evrakına yazılan yazıların okunamadığı hususuna değinilmiştir.

- Bazı icra dairelerinin tebligat gönderme işlemlerini avukatlara yaptırdıkları belirtilmektedir.

- Tebligat Kanunu 21/2 veya Tebligat Kanunu 35’e göre tebligat yapılabilmesi için ilk gönderilen tebligat evraklarının dönmesinin beklendiği, internet üzerinden PTT aracılığıyla yapılan sorgunun da geçerli kabul edilmesi gerektiği meslektaşlarca ifade edilmiştir.

- Şirketler için gönderilen taleplerde MERSİS ekranı olmasına rağmen, TK 35’e göre yapılacak tebligatlarda ticaret sicilinden gelecek yazının beklendiği kaydedilmektedir. 

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu başlık altındaki paylaşımlarda, elektronik tebligat sisteminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yapılması ve elektronik tebligatların bizzat vekil tarafından yapılabilmesinin sağlanmasının yararlı olacağı vurgulanmıştır.

Tebligat Kanunumuz açısından ise tarih olarak çok eski olması sebebiyle günümüz şartlarında uygun olmadığı, elektronik ortama uyum için bir an önce gerekli değişikliklerin yapılması önerilmiştir.

Tebligat görevlilerinin Tebligat Kanunu’nun uygulanmasında hata yaptıkları belirtilmektedir. Örneğin; not bırakılan komşunun adı ve soyadının yazılmamasının veya adını vermek istemeyen komşunun “ismini vermek istemedi” olarak belirtilmesinin, usulsüz tebligat yapılmasına sebebiyet verdiği, tebligatların açıklama kısımlarının da tebligatın içeriği hakkında doğru ve yeterli yazılmadığı ifade edilmiştir.

İcra dairesi personellerinin de Tebligat Kanunu hükümlerini yorumlama konusunda sıkıntı yaşadıkları ve özellikle, ‘Tebliğ İmkansızlığı’ ve ‘Tebellüğden İmtina’ başlıklı 21. maddenin 2. fıkrasına aykırı davranıldığı ve yanlış uygulandığı sık sık belirtilmiştir. Örneğin TK 21/2 taleplerinin reddedildiği veya TK 21/2 şerhli talep edilmesine rağmen normal tebligat gönderildiği belirtilmektedir.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu (YİBGK) 20.11.2020 tarihli kararında; muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması halinde adrese kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine “MERNİS Adresi” şerhi verilerek Tebligat Kanunun 21/2 madde uyarınca doğrudan tebligat çıkartılmasının yeterli olduğuna karar vererek farklı yöndeki içtihatları birleştirmiştir. Bu karar uyarınca, borçlunun bilinen son adresine çıkartılan tebliğin iade dönmesi üzerine, MERNİS adresine çıkarılacak tebligatın doğrudan 21/2 uyarınca şerhli olması gerekirken, farklı adres olması halinde MERNİS adresine normal tebligat çıkartılması uygulamasının devam ettiği kaydedilmiştir. 

Tebligatlar, Hızlı Tebligat ve Normal Tebligat olarak gönderilebilmekle birlikte hızlı tebligat seçeneğinin seçilmesine rağmen, tebligat işlemlerinin icra dairesi tarafından geç işleme alınmasının, Hızlı Tebligat ve Normal Tebligat ayrımını işlevsiz hale getirdiğine dikkat çekilmiştir.

Birçok vatandaşın sisteme kayıtlı adresi olmaması sebebi ile MERNİS adresi olmayan vatandaşlar adına tahkikat yapılabilmesinin hukuki yolunun açılması gerekliliğine yer verilmektedir. Her ne kadar adres kayıt sistemine adres belirtmek kanunen zorunlu olsa da bu durumun icra ve iflas hukuku alanında da yaptırıma bağlanmasının gerekliliği kaydedilmiştir.

PTT ve UYAP sistemi arasında yapılacak bir entegrasyon çalışmasıyla, mazbataların geri dönmesinin beklenmesine gerek kalınmayacağı, bu entregrasyonun tebligat ile ilgili birçok soruna da çözüm olacağı ve ayrıca MTS takiplerde olduğu gibi icra dairelerinin fiziki tebligat gönderimlerinin PTT tarafından yapılmasının sağlanmasının hem sorunların çözümüne katkı sağlayacağı hem de icra dairelerinin iş yükünü azaltacağı belirtilmektedir.

Şirketler için gönderilen taleplerde ticaret sicilinden gelecek yazının beklenmesine ilişkin sorunun çözümü için UYAP sistemi ile Ticaret Sicili arasında entegrasyon sağlanmasının faydalı olacağı hususları belirtilmektedir.

XIX. İCRA DAİRELERİNİN FİZİKİ KOŞULLARI AÇISINDAN YAŞANAN SORUNLAR

- İcra dairelerinin yer aldığı binaların küçük olduğu ve sosyal mesafenin korunamadığı belirtilmektedir.

- Dairelerin hijyen açısından yetersiz olduğu belirtilmektedir.

- Özellikle Ankara İcra Müdürlüklerinin bulunduğu Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binasının çok katlı ve dar yapıda olmasının sorun yarattığı belirtilmektedir. 2 Asansörle hizmet veren bu binada metrelerce kuyruk oluştuğu, mahkemelere ve dairelere ulaşmada sorun yaşandığı bildirilmiştir.

- Bazı icra dairelerinin sıramatik uygulamasını kullanmadıkları bildirilmiştir.

- İstanbul, Ankara, Bursa, Kayseri ve İzmir illerimiz başta olmak üzere, icra dairelerinde meslektaşlarımızın dosyaları inceleyebilecekleri fiziki alan bulunmadığı belirtilmiştir.

- Arşiv (mahzen) dosyaların, ana binadan farklı yerde tutulmasının sorun teşkil ettiği bildirilmiştir.

- İcra dosyalarının tutulmasında dairelerin fiziken yetersiz olduğu belirtilmektedir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yukarıda belirtilen sorunların dışında özellikle Ankara ve Bursa Barolarına kayıtlı meslektaşlarımızın icra dairelerinin fiziki koşulları açısından sorun yaşadığı bildirilmiştir.

Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binasında yer alan İcra Daireleri ve İcra Mahkemelerinin bulunduğu binanın yapay mimaride ve dar şekilde olmasının hem sağlık hem de vakit anlamında problem yarattığı ifade edilmiştir. 2 adet ve az kapasite ile çalışan asansörler nedeniyle özellikle üst katlara çıkması gereken ve sağlık problemleri nedeniyle asansör kullanmak zorunda olan meslektaşlarımızın dakikalarca asansör sırasında beklediği belirtilmiştir. Ayrıca özellikle pandemi döneminde sosyal mesafenin korunmasının imkansız olduğu, binaya giriş için oluşan sıranın yoğun günlerde Adliye önündeki caddeye kadar uzadığı beyan edilmektedir.

Bursa İcra Müdürlüklerinin ise Ana Adliye binasından ayrı bir yerde olduğu, bu yapının çok eski olduğu ve sosyal mesafenin korunamadığı bildirilmiştir.

XX. MTS TAKİPLERE İLİŞKİN SORUNLAR

- MTS takiplerinde itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yolu sonucunda elde edilen ilamla takibe devam edilemediği bildirilmiştir.

- Alacaklının MTS takiplerde yeni vekil atama veya mevcut vekilin dosyadan kaydını silme yetkisinin bulunması gerektiği meslektaşlarca ifade edilmiştir.

- Borçlunun yalnızca yetkiye itiraz ettiği MTS dosyalarında, borçlunun bildirdiği yetkili icra dairesinin yetkisi kabul edilerek sorun çözüldüğü halde, borca ve yetkiye aynı anda itiraz edilmesi halinde sistemsel olarak MTS Portal’dan yetki itirazını kabul etme imkanı bulunmadığı belirtilmiştir.

- MTS takiplere yapılan itirazlar neticesinde açılan itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yolunda takibin devamına karar verilmesi halinde, söz konusu kararın MTS dosyasına sunularak takibe devam edilemediği bildirilmiştir.

- PTT tarafından veri girişlerinde yapılan hatalardan dolayı MTS takibinin hatalı olarak kesinleştirilmesi ve dosyanın icra dairesine aktarılmasından sonra, icra müdürleri tarafından takibin kesinleşmediği gerekçesi ile haciz taleplerinin reddedildiği bildirilmektedir. Yeniden ödeme emri gönderilmesi taleplerinin de “icra dairesinden tebligatın yalnızca MTS’de tebliğ imkansızlığı halinde yapılabileceği” gerekçesiyle kabul edilmediği ve bu dosyalardan hiçbir işlem yapılamadığı bildirilmiştir.

NOTLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Bu bölümde Merkezi Takip Sistemine ilişkin sorunlar ve çözüm önerilerine yer verilmiştir.

İtirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yolu sonucunda elde edilen ilamla birlikte takibe devam edilmemesi sorununa ilişkin teknik bir güncelleme yapılması gerektiği meslektaşlarımızca ifade edilmiştir. Ayrıca borçlu tarafın yetki itirazına ilişkin olarak ise alacaklı vekilleri tarafından bu itirazın kabul edilmesi ve borçlunun belirttiği icra dairesinde takibin yapılmasına yönelik düzenleme gerektiği bildirilmiştir.

Özet olarak Merkezi Takip Sisteminde yer alan icra takiplerine ilişkin sorunların temel bir yazılım güncellemesi ile çözülebileceği meslektaşlarımızca ifade edilmiştir. (hukukihaber.net)
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
. 1 ay önce

Problemlerin neredeyse tamamı icra memurlarından kaynaklı. İcra dairelerinin noterler gibi özelleştirilmesi lazım.

Avatar
IŞIN dogrusu 1 ay önce

Ulkede meşhur bürokratın av. Eşi ne derse o oluyor hale gelmiş ne deseniz boş

Avatar
? 1 ay önce

YAZILAN LAR GUZELDE UYGULAMA ?