08 Aralık 2020

Avukat - icra memuru gerginliği karşılıklı 'artık yeter' restleşmesine dönüştü...
banner580

Avukatlar ve icra memurları işlerinin doğası gereği sürekli temas halinde olan iki meslek grubu.

Ancak avukatlar ile icra daireleri çalışanları arasında uzun süreden beri devam eden bir gerginlik yaşanıyor.

Gerginlik kimi zaman icra dairelerinde karşılıklı sözlü tartışmaya hatta fiziki temasa dahi dönüşüyor.

Gerginliğin temel nedeni ise icra dairelerindeki dosya yoğunluğu nedeniyle işlerin kimi zaman duraksama aşamasına gelmesi.

Avukatlar, icra çalışanlarını işleri ağırdan almakla suçlarken, icra çalışanları da icra dairelerinin fiziki olarak yetersiz olduğunu, az personelle çalıştıklarını söyleyerek, anlayış beklediklerini belirtiyor.

Baro avukatlara şikayetlerinizi bildirin çağrısında bulundu

Sorunlar bir türlü çözülmedi. Avukatların icra dairelerinde saygısızlığa uğradıkları iddiaları devam edince geçen günlerde İstanbul Barosu resmi hesabından, "İcra müdürlüklerinde yaşanılan sorunları aşağıda bulunan irtibat numaralarına bildirin şikayetleri yapalım" duyurusu yapıldı.

Baroya cevap: "Artık yeter"

Independent Türkçe'den Ali Kemal Erdem'in haberine göre; Gerek bu mesaj gerekse avukatlardan gelen yorumların üzerine yeni kurulan İcra Yargı Sendikası'dan internet hesabı aracılığıyla bir kınama mesajı geldi.

"Artık yeter" başlıklı açıklamada İstanbul Barosu'nun resmi Twitter hesabından yapılan paylaşım "hadsiz", altına avukatlarca yapılan yorumlar "yakışıksız" olarak nitelendirildi.

Açıklamada, "Velev ki ortada bir hukuksuzluk olsa bile, avukat kendi hakkını aramaktan aciz midir ki, İstanbul Barosu bir birim bir mekanizma oluşturma gayreti içerisine girmiştir" denildi.

"İcra dairesi, avukatların çiftliği değildir"

İcra memurlarının zor şartlarda, gece-gündüz çalıştıklarının belirtildiği açıklamada, "İcra dairesi devlet dairesidir, avukatların çiftliği değildir" ifadelerine yer verilerek şunlar kaydedildi:

Baro Başkanı Durakoğlu da "artık yeter" dedi

Sendikanın bu açıklamasını alıntılayan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu da Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu cevabı verdi:

"Bizce de artık yeter! İcraların devasa sorunları varken 'avukata saygısızlık' körüklenirse, taşları tek tek döşenen özelleştirme projesine, önce icra çalışanları muhatap olacak. Herkes hangi alanda mücadele etmesi gerektiğini bilmelidir."


"Avukatlardan büyük yakınmalar geliyor"

Sosyal medyadan karşılıklı mesajların ardından taraflar son durumu Independent Türkçe'ye anlattı.

Kınama mesajı yayınlayan İcra Yargı Sen ile sonrasında bir görüşmelerinin olmadığını söyleyen Durakoğlu, yaşanan tartışma konusunda şaşkın.

"Neden böyle alınganlık gösterdiler onu anlamadım" diyen Durakoğlu, şunları söyledi: 

"Avukatlardan çok büyük yakınmalar geliyor. Yerel ölçekte çözülebilecek sorun değil. Adalet Bakanlığı bünyesinde İcra İşleri Daire Başkanlığı adlı birim kuruldu. Dolayısıyla herhangi bir kimseye yakınma yapmak istemiyoruz. İcrada yaşanan sorunları somut bir şekilde raporlamak istemekteyiz. Bundan dolayı meslektaşlara neyle karşılaşıyorsunuz tutanak tutun gönderin biz de şikayet konusu yapalım dedim."

"Bir ay önce yaptığınız icranın dosyasını 10 günde çıkaramıyorsunuz"

Türkiye'de icra sisteminin çökmüş durumda olduğunu savunan Durakoğlu, "Diyelim ki bir ay evvel icra takibi yaptınız. Gidip dosyanıza bakacaksınız. Bu dosyayı 10 günde çıkaramıyorsunuz. Bunun çeşitli nedenleri var. Bunlardan bazıları biri personel azlığı, binaların yetersizliği. Ama bir ay önce yaptığınız icranın bile halen dairede olmaması, hemen arşive gitmesi, o dosyayı arşivden çıkarmanın ciddi bir sorun olması, buna ilişkin getirilen yöntemlerin çalışmaması..." ifadelerini kullandı. 

"UYAP'tan açtığım takibin gereğini yapmıyorsun"

Durakoğlu, icra dairelerindeki avukatlara "Boşa gelmeyin siz UYAP'tan takibi açabiliyorsunuz" dendiğini kaydederek, sonrasında yaşanan sorunu şöyle anlattı:

"İyi de açabiliyorum ama UYAP'tan açtığım takibin gereğini yapmıyorsun. UYAP'tan açılan takibin tebligatının bir ay hatta dört ay sonra gittiğine dair belge var. Bütün bunları somutlaştırmak istiyoruz. Diyelim ki ben sizin avukatınızım. Bana bir senet getirip bunu icraya verin dediniz. Ben UYAP'tan  bu senedi icraya verebiliyorum. Ama bu icranın tebligatının üç ay dört ay sonra halen yapılamaması halinde ben size ne diyebilirim. Bizi de müvekkillerle karşı karşıya getiren sorunlar içindeyiz."

"Bu sorunlar gittikçe avukatlara saygısızlığa dönüşmeye başladı"

Kimi icra dairelerinde teknolojinin aktif kullanılmadığını öne süren Durakoğlu, "Sisteme ilişkin eleştirilerimiz var ama sistemle ilgili sorunlar kadar çalışanlarla avukatlar arasında da sorunlar var. Bu sorunlar gittikçe avukatlara saygısızlığa dönüşmeye başladı. Bunları raporlamaya başlayacağız" diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Müthiş iş yükü var. Yetersiz mekanlar, yetersiz çalışanlar var. Teknolojiyle yeterli bağ kurulamamış vaziyete. Adliyelerdeki hiçbir yer icra dairelerinin olduğu yerler kadar kalabalık değil. İcra sisteminin çökmüş olması nedeniyle özelleştirmenin adımları atılıyor. Sorunlar bilerek çözülmüyor, özelleştirmeye yönelik olarak taşlar döşeniyor."

"Tepkimiz avukatlara yönelik değil, baro açıklamasına"

İcra Yargı Sen Sendikası Başkanı Mehmet Bozbuğa ise tepkilerinin avukatlara değil baronun açıklamasına yönelik olduğunu ifade etti.

Açıklamanın ardından gelen kimi yorumlarda icra müdürlüklerinde çalışanlara karşı düşmanca bir üslup kullanılması nedeniyle tepki gösterdiklerini kaydeden Bozbuğa'ya göre avukatlara değil asıl  icra memurlarına saygısızlık yapılıyor.

"Aynı şeyi hakimler için yapabilirler miydi?"

Bozbuğa her meslekte sorunlu insanlar olabileceğini kaydederek, "Sorunlu hakim de vardır, sorunlu savcıda. Baro, bizimle alakalı yaptığını örneğin sorunlu hakimleri bildirin diyerek yapabilir miydi? Baronun icra çalışanlarını sorunlu memurlar gibi algı oluşturmaya çalışmasına karşı tepkimizi gösterdik. İstediklerini alamayan, talep açtıklarında ret alan avukatlar inanılmaz ters davranıyor, kavga çıkarıyorlar. Hatta kavga çıkarmak için gelenler bile var" dedi.

"Bizle uğraşmak yerine Adalet Bakanlığı'ndan personel istemeliler"

Sorununun çözümünün karşılıklı anlayıştan geçtiğini söyleyen Bozbuğa, "Bizimle uğraşmak yerine Adalet Bakanlığı'ndan daha fazla yetişmiş personelin icra dairelerinde görevlendirilmesin, istemeliler" diye konuştu.

"Avukatların da tembelliği var"

En büyük sorunlarının aşırı iş yükü ve personel azlığı olduğunu söyleyen Bozbuğa'nın icra çalışanlarının teknolojiyi aktif kullanmadığı iddiasına da cevabı ise şöyle: 

"Kendi yapabilecekleri işi yapmayıp, bizim yapmamızı istiyorlar. Örneğin UYAP sisteminde sorgu ekranları var. Avukatlar kendileri yapabilirler ama yapmıyorlar. 'Dosya hesabı yapılmasını istiyorum' diyorlar. Günde belki 1000 dosya hesabı talebi geliyor. Oysa bunu kendileri de rahatlıkla yapabilir. Avukatların da tembelliği var."
 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
. 1 ay önce

Benim bir kere icra dairesine işim düştü. Lanet ettim. Adamlar çalışmıyor. Adamların keyfi gelirse iş yapıyor, keyfi gelmezse hiç yapmıyor. Dışarıda memur olmak isteyen binlerce insan var. Beğenmiyorsan bırak git.

Avatar
teknoloji çağındayız 1 ay önce

bu adalet bakanlığı bir tane personel takip programı kullansa kim ne kadar iş yapmış ne kadar hızda yapmış ne kadar hatasız yapmış zamanı ne kadar verimli kullanmış anında kendi kendine kontrol eder.sonra ona göre ödül ceza verilerek yükselme alçalma nasipleri yapılsa işi ehline verilmiş liyakatlı insanlar hem yükselir liyakatsizlerede boş yere maaş vermez devlette zarar etmez.