banner644

16 Şubat 2022

'Patron avukatlar, işçi avukatları iş buyurulan kişi olarak görüyor!'

İşçi avukatlar kanundaki adıyla “bağlı çalışan avukatlar”ın yaşadığı sıkıntılar sık sık gündeme getirilmeye çalışılsa da çözüm önerileri konusunda adımlar atılamıyor. Sorunların başında asgari ücret ya da altında çalıştırılmaları, özlük haklarının karşılanmaması yer alıyor.

Sorunların bir sebebi olarak artarak çoğalan hukuk mezunları gösteriliyor. Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) güncel verilerine göre 30 Aralık 2021 tarihi itibarıyla 82 baroya kayıtlı avukat sayısı son bir yılda 17 bin 321 artarak 160 bin 651 oldu. Avukat sayısında yaşanan 17 binlik artış, aynı zamanda son beş yılın da en yüksek artışı olarak kayıtlara geçti.

>> Avukat sayısı 17 bin artarak 160 bini aştı

Ülkede 89 hukuk fakültesi bulunuyor. Yükseköğretim Kurulu istatistiklerine göre Türkiye’de hukuk fakülteleri her yıl on bine yakın mezun veriyor. Hukuk fakültelerinin 2017 yılında verdiği mezun sayısı 11.025; 2018 yılında verdiği mezun sayısı 13.191; 2019 yılında verdiği mezun sayısı 14.779 ve 2020 yılında verdiği mezun sayısı ise 16.037.

SORULAN SORULAR

Avukat Ezgi Sivrikaya, “Artan hukuk fakülteleri ile birlikte bir hukukçu enflasyonu yaşandığı için bu sorun kademe kademe oluşmaya başladı” diyerek şunu söyledi:

“Çalışma şekli olarak bir avukata bağlı çalıştığınızda, dosyanın bütün sorumluluğunu yükleniyoruz ama haklar bakımından bir garabet durumu söz konusu. Bir mesai mefhumumuz yok. Ne yol ne yemek ne sigorta olmaksızın asgari ücretin altında, çok düşük ücretler teklif ediliyor. Hukukçular arasında mesleğin itibarını zedelememek için bir suskunluk halinden de söz edebiliriz."

“Bunun dışında bir kadın avukat olarak yaşadığımız şeyler var. Yaptığım iş görüşmelerinden birinde hayatımda biri olup olmadığı sorulmuştu.”
Sivrikaya, ek olarak şuna dikkat çekti: “Baronun internet sitesine girdiğinizde karşılaştığınız ilanlar arasında fotoğraflı özgeçmiş istendiği görünüyor. Bir avukat ilanında fotoğraflı özgeçmiş istenmesinin ne saikle yapıldığını bilmiyoruz.”

Sivrikaya, kadın temsiline de değinerek şunu ekliyor:

“Baronun yönetim kurulunda ne de TBB temsil bakımından kadınları göremiyoruz. Liyakat usulü işlense zaten pozitif ayrımcılığa gerek duyulmaksızın bunu sonuna kadar hak eden kadın avukat var.”

Barolara kayıtlı avukatların yüzde 45,86’sını kadın avukatlar oluştururken, yüzde 54,14’ünü ise erkek avukatlar oluşturuyor.

Kadın avukatların yıllar geçtikçe artmasına rağmen Anayasa Mahkemesi Başkanvekilleri ve üyelerinin tamamının erkek olması dikkat çekici.

TANIM KABUL EDİLMELİ

Avukat Doğukan Taşdan, “İşçi avukatlık” tanımının meslek içinde yeni yeni gelişen bir kavram olduğunu belirterek şuna vurgu yaptı:

“İşçi avukatlığa uygun politikaların yapılabilmesi için bu tanımı kabullenmek gerekiyor. Birçok meslektaşımız, ‘küçük burjuva mesleği’ dahilinde düşündüğü için meslekte uğradığı sömürünün farkına varmıyor. Mesaisi olmayan bir meslek, akşamları gözaltı oluyor, hapishanelere gidiyorsunuz. Çok fazla yol parası harcanıyor. Atfedilen değerler olduğu için yaşanılanlar fark edilmiyor.

İşçi avukatlar asgari ücret ve asgari ücretin altında çalışıyor. Tazminat haklarından, mesai haklarından kesinlikle yoksunlar.

Patron avukatlar tarafından işçi avukatlar yalnızca müvekkillerle görüşen ve saat fark etmeksizin iş buyurulan kişiler olarak görülüyor.”

Taşdan yaşadığı bir tecrübeyi ise şöyle paylaştı: “Avukatlık kanununda işi reddetme hakkı var. Daha önce çalıştığım yerde, uzun süre birlikte çalıştığım işten ayrılan bir ofis elemanının alacakları ile alakalı bize dava dilekçesi geldiğinde yapmak zorunda kalmıştım. Yapılan haksızlığı da bariz bir şekilde gördüğüm halde dava sürecini yürütmek zorunda kalmıştım.”

Çalışma yürütüyoruz

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı, Erinç Sağkan, öncelikle mesleğin geçmişte usta- çırak ilişkisi üzerinde yükselen bir meslek olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor: “Artık o niteliğini yitirdiğini ve ücretli çalışan avukat-işveren avukat niteliğine dönüştüğünü görüyoruz.

Meslektaşlarımızın yaşadıkları çok ağır sorunlar var. Bu sorunların başında ekonomik sıkıntılar geldiği gibi aynı zamanda bir büroda bu mesleği öğrenme noktasında da yeterli desteği alamadıkları gibi çok önemli sorunlardan bahsediyoruz.”

Sağkan da yaşanan sorunların sebebi olarak artan hukuk fakülteleri olduğunu söyledi:

“Bilinçli ve sistematik olarak, hiçbir ihtiyaç analizi yapılmaksızın, durmaksızın hukuk fakülteleri açmak, öngörüsüz bir biçimde binlerce hukuk fakültesi mezununun bu alanda iş aramaya başlamalarıyla bu sorunlar ortaya çıkmıştır. Niceliğin bu oranda artması ekonomik hukuk fakültesi mezunlarının tam anlamıyla ekonomik bir kaosa girmelerine neden oldu.

Tüm bunlar bir sömürü düzenini ortaya çıkardı. Bağlı çalışan avukatların ücretleri, özlük hakları tamamının avukatlık kanununda düzenlenmesi yahut avukatlık kanununda bu konuda düzenleme yapmak üzere TBB’ne yönetme çıkarma yetkisi verilmesi gerekiyor. Daha önce TBB bu konuda bir yönetmelik çıkardı, ancak Danıştay, TBB’nin bu hususu düzenleme yetkisi bulunmadığı için o yönetmeliği iptal etti. Ankara Barosu Başkanlığı’nı yürüttüğüm süreçte, iş veren avukat- ücretli avukat arasındaki ilişkiyi gösteren bir ‘prensip belgesi’ yayınladık. Bunun tüm Türkiye’de geçerli olmak üzere Barolar Birliği tarafından meslek kuralları üzerinde değişiklik yaparak bir yasal güvenceye kavuşması için TBB olarak bir çalışma yürütüyoruz.” (Filiz Gazi / Birgün)

banner626
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aaa 3 ay önce

Artış hukuk fakultesinin cogalmasindan kaynaklanmiyor. Emekli olan hakim savcilara avukatlik hakki verildi. Bunlar kaldirilmali. Sadece universitelere ogretim gorevi verilmeliydi. Ayni zamanda noterlik kanunuda degismeli.