03 Ekim 2022

Zorunlu 'Arabuluculuk eğitimi' Danıştay'a taşındı

Ankara Barosu'na kayıtlı avukat Sibel Öztürk, Arabuluculuk sınavına katılmanın ön şartı olarak öngörülen, ücretli ve sınırlı kontenjanla verilen "Arabuluculuk eğitimini tamamlamış olmak" ibaresinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, Adalet Bakanlığı’na, Anayasa’ya aykırılık iddiası içeren, yürütmenin durdurulması talepli dava açtı. Açılan dava, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay 10. Dairesi’nde görülüyor.

ANAYASAYA AYKIRI

Avukat Sibel Öztürk tarafından açılan davanın konusu özetle şöyle; 7/6/2012 tarihinde kabul edilen ve 22/6/2012 tarihli, 28331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabulucular Siciline Kayıt Şartları"  başlıklı 20. maddesinin e bendinde yer alan "ARABULUCULUK EĞİTİMİNİ TAMAMLAMAK" şartı, "YAZILI SINAVA KATILMA"NIN DEĞİL, "ARABULUCULAR SİCİLİNE KAYDOLMA"NIN şartı olarak öngörüldüğü halde, Kanun' da "eğitimin zamanı" ile ilgili olarak yer almayan ve anayasal güvence altındaki hürriyetlerin özüne aykırı bir sınırlama olarak, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın resmi internet sayfasında yayımlanan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı'nın, "SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI"na ilişkin E bendinin 6. maddesinde öngörülen "Arabuluculuk eğitimini tamamlamak" ibaresi ile buna dayanak olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "ö) Yazılı sınav: Temel arabuluculuk eğitimini tamamlayanlara Bakanlıkça yapılacak yazılı sınavı, ifade eder" kısmının, yine aynı Yönetmeliğin "Sınav İlke ve Kuralları" başlıklı İkinci Bölümü'nde yer alan 38. maddede "Arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur" hükmünün, 42. maddede öngörülen "Sınava girmek isteyenlerin 30 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması ve arabuluculuk eğitimini tamamlaması gerekir" fıkrası ile "Sınava başvurular, Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden elektronik imza ya da e-Devlet şifresi kullanmak suretiyle, T.C. kimlik numarasını gösteren belge, adli sicil beyanı veya belgesi, arabuluculuk eğitimini tamamladığını gösteren katılım belgesi, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olduğunu gösterir belgenin son başvuru günü bitimine kadar sisteme yüklenmesi suretiyle yapılır" ibarelerinin öncelikle yürütülmesinin durdurulması ile akabinde iptaline karar verilmesi, davacının şahsıyla ilgili olarak ise düzenleyici nitelikteki bu işlemlerin uygulanması sonucunda hukuk alanında doğan "sınav başvurusunu tamamlayamama" idari işleminin iptali, bununla birlikte dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun, eğitim ve sınavla ilgili bölümlerinde "eğitimi tamamlamış olmak", sınava katılmanın ön şartı olarak öngörülmediği halde, Kurul'un görevlerini düzenleyen 32. maddesinin b bendindeki "Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması talebidir.

ÜCRETLİ EĞİTİM MAĞDURİYET YAŞATMAKTA

Avukat Sibel Öztürk, dava dilekçesinde; hukuka aykırı olduğu inancını taşımakla birlikte sınava başvurabilmek ve girebilmek için derhal Arabuluculuk Temel Eğitimi programlarını aramaya başladı ise de karşılaştığı tablonun, "TÜM KAYITLARIN DOLDUĞU, EĞİTİM BULUNAMADIĞI, BAŞKA GRUP AÇILMAYACAĞI, AÇILMIŞ BULUNAN GRUBUN SON GRUP OLDUĞU, TÜM KONTENJANLARIN DOLU OLDUĞU" şeklinde olup dahası, bu eğitimlerin ÜCRETE TABİ OLDUĞU ve "Adalet Bakanlığı Arabuluculuk sınavına girişin ön şartı olarak öngörülen" temel eğitime "2.500,00 TL, 2.250,00 TL, 2.200,00 TL, 2.100,00 TL, 2.000,00 TL" şeklinde değişen miktarlarda ücretler talep edildiğini belirtmektedir. Bu çerçevede dilekçede, kamu hizmeti olarak yürütülen bir faaliyetin daha sınavına girişte, 6325 sayılı Kanun'da öngörülmediği şekilde bir "eğitim tamamlama" şartı getirildiği, üstelik bu eğitimin "ücretli olarak verilmekte olduğu", bu eğitimin ücretini karşılamakta güçlük çeken/bunu karşılayamayacak durumda olan meslektaşlar bir yana, ücreti karşılayacak durumda olanlara da yeterli kontenjan sağlanamadığından bu eğitimin verilememekte olduğuna dikkat çekilmekte ve bu durumun Anayasa’ya, hukuka açıkça aykırı olarak sınava giriş mağduriyeti yaşatmakta olduğu belirtilmektedir.

Ücretli olarak alınacak bir eğitimi tamamlama şartının, sınava giriş şartı olarak öngörüldüğü böyle bir örneğin ülkemizde yapılan hiçbir sınavda mevcut olmadığının ifade edildiği dava dilekçesinde, örneğin hakimlik-savcılık sınavına girişte, sınava giriş şartı olarak; "belli bir müfredat içeren, üstelik ücrete tabi olan, sınırlı sayıda kuruluşun, sınırlı sayıda kontenjanla verdiği böyle bir eğitim tamamlamak" şartının öngörülmüş olmadığı, hukuken öngörülmesinin de kabulünün olanaklı olmadığı belirtilmektedir. Bu çerçevede, yalnızca hakimlik-savcılık sınavında/mülakatta başarılı olanlar akademide eğitime tabi tutulmakta ve ayrıca bu eğitim dolayısıyla hakimlik/savcılık yapacak kişilerden ücret talep edilmemektedir. Dolayısıyla "hizmet gerekleri", "kamu yararı" bakımından "arabuluculuk eğitimi almanın gerekli olduğu" düşünülmekte ise, bunun ancak, yazılı sınavda başarılı olan hukukçuların, Kanun'da da öngörüldüğü üzere “sicile kayıt öncesinde”, hem de Daire Başkanlığı tarafından ve "ücretsiz olarak" eğitime tabi tutulmasının gerekli olduğu ifade edilmektedir.

SINIRLI EĞİTİM

Dava dilekçesinde ayrıca “Arabuluculuk sınavına girebilmek için alınması şart koşulan arabuluculuk eğitimi, Yönetmelik ile zorunlu kılınmış olup, bu eğitim ücretli ve sınırlı sayıda kişiye verilmekte olduğundan, parası olanın bu eğitimi alabileceği/olmayanın alamayacağı-açık kontenjan bulanın bu eğitimi alabileceği/bulamayanın alamayacağı bu hal, Anayasa ile öngörülen eşitlik ilkesini ihlal etmekte, kamu hizmetine girme eşitliğini zedelemekte, fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır. Arabuluculuk sınavına girme koşulları açısından adaylar arasındaki eşitliği ortadan kaldıran bu düzenleme ile gerek sınırlı sayıda kontenjan ayıran kuruluşların adaylar açısından yeterli kapasiteyi sağlayamaması gerekse verilen eğitimin ücretli olması adayların arabuluculuk sınavına başvuru yapabilmesinin önünde engel oluşturmakta olup, bu durum Anayasa'nın 10/5. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Öte yandan Anayasa'nın "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma hürriyetine sahip olduğu düzenlenmiş olup "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49/2. maddesinde Devlet'in çalışmayı desteklemek ve bunun için uygun ortam yaratıp gerekli düzenlemeleri yapmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler bakımından, arabuluculuk sınavına girmek isteyen adayları sınırlı kapasiteli ve ücretli eğitim sunan kuruluşlardan eğitim almaya mecbur bırakmak, çalışma hürriyeti açısından da adayların önünde engel oluşturmakta olup, anılan Yönetmelik hükümleri ve davaya konu sınav ilanı, Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerini açıkça ihlal eder niteliktedir. Oysa bilinmektedir ki Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması" başlıklı 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilecek olup söz konusu sınırlamalar, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. Buna karşın Yönetmeliğin "eğitim tamamlamayı sınava girişin ön şartı" olarak gören davaya konu hükümleri ile buna dayalı olarak 23.08.2022 tarihinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından ilan edilen Adalet Bakanlığı arabuluculuk sınav ilanı, Anayasal düzeyde güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetini, eşitlik ilkesine aykırı olarak ölçüsüzce sınırlamıştır. Ücretli ve sınırlı kapasiteli olarak verilen, buna rağmen sınava girişin ön şartı olarak öngörülen Arabuluculuk eğitimine ilişkin Yönetmelik düzenlemelerinin ölçülü bir sınırlama ihtiva etmediği açık olup, söz konusu düzenlemeler Anayasa'nın sözüne ve özüne aykırılık oluşturmaktadır” ifadelerine yer verildi. (hukukihaber.net)

Dava dilekçesi şöyle;

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI'NA 

Anayasaya Aykırılık İddiası İçermektedir.
Yürütmenin Durdurulması Taleplidir.

DAVACI: Sibel ÖZTÜRK 

DAVALI : TÜRKİYE CUMHURİYETİ ADALET BAKANLIĞI

DAVA KONUSU    : 7/6/2012 tarihinde kabul edilen ve 26/6/2012 tarihli, 28331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabulucular Siciline Kayıt Şartları"  başlıklı 20. maddesinin e bendinde yer alan "ARABULUCULUK EĞİTİMİNİ TAMAMLAMAK" şartı, "YAZILI SINAVA KATILMA"NIN DEĞİL, "ARABULUCULAR SİCİLİNE KAYDOLMA"NIN şartı olarak öngörüldüğü halde, Kanun' da "eğitimin zamanı" ile ilgili olarak yer almayan ve anayasal güvence altındaki hürriyetlerin  özüne aykırı bir sınırlama olarak, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın resmi internet sayfasında yayımlanan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı'nın, "SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI"na ilişkin E bendinin 6. maddesinde öngörülen "Arabuluculuk eğitimini tamamlamak" ibaresi ile buna dayanak olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "ö) Yazılı sınav: Temel arabuluculuk eğitimini tamamlayanlara Bakanlıkça yapılacak yazılı sınavı, ifade eder" kısmının, yine aynı Yönetmeliğin "Sınav İlke ve Kuralları" başlıklı İkinci Bölümü'nde yer alan 38. maddede "Arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur." hükmünün, 42. maddede öngörülen "Sınava girmek isteyenlerin 30 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması ve arabuluculuk eğitimini tamamlaması gerekir." fıkrası ile "Sınava başvurular, Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden elektronik imza ya da e-Devlet şifresi kullanmak suretiyle, T.C. kimlik numarasını gösteren belge, adli sicil beyanı veya belgesi, arabuluculuk eğitimini tamamladığını gösteren katılım belgesi, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olduğunu gösterir belgenin son başvuru günü bitimine kadar sisteme yüklenmesi suretiyle yapılır." ibarelerinin öncelikle yürütülmesinin durdurulması ile akabinde iptaline karar verilmesi, şahsımla ilgili olarak düzenleyici nitelikteki bu işlemlerin uygulanması sonucunda hukuk alanımda doğan "sınav başvurusunu tamamlayamama" idari işleminin iptali, bununla birlikte dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun, eğitim ve sınavla ilgili bölümlerinde "eğitimi tamamlamış olmak", sınava katılmanın ön şartı olarak öngörülmediği halde, Kurul'un görevlerini düzenleyen 32. maddesinin b bendindeki "Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması,  talebidir.

ÖĞRENME TARİHİ    : 18.09.2022 (04.12.2022 tarihinde gerçekleştirileceği ilan edilen Arabuluculuk Sınavına, başvuru süresi içerisinde UYAP Arabulucu Portal Üzerinden Yapılan Sınav Başvurusu'nun, "Zorunlu Alanları Doldurunuz/Eksik Evrak" sistem uyarıları ile tamamlanmasına izin verilmediğinin öğrenildiği tarih).

AÇIKLAMALAR     : 

A. Usule İlişkin Açıklamalarımız

Hukuki Menfaat ve Ehliyet Şartlarına İlişkin Açıklamalarımız
2016 yılında, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 4 üzerinden 3,51 not ortalaması ile mezun olmamın akabinde, 26.08.2016 - 06.03.2017 tarihleri arasında 6 ay süre ile mahkemeler nezdinde, 06.03.2017 - 06.09.2017 tarihleri arasında da 6 ay süre ile avukat yanında olmak üzere bir yıl süreli avukatlık stajımı tamamladım ve Ankara Barosu'zun 30642 sicil sayısına kaydedilerek, 08.11.2017 tarih ve 134932 sayılı Avukatlık Ruhsatnamesi ile mesleğimi ifaya başladım. Ruhsat tarihinden bu güne kadar Ankara'da avukatlık yaptım ve halen  mesleğini icraya devam eden bir avukatım. Uygulamayı aktif olarak yürütmekle birlikte, 20.02.2019 tarihinde kayıt olduğum  Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Tezli Yüksek Lisans Programı'ndan 24.12.2021 tarihinde mezun oldum. (Ek 1- Hukuk Fakültesi Mezun Belgesi, Diplomalar, Ruhsatname, Meslek Süreli Faaliyet Belgesi, Adli Sicil Kaydı)

Bilindiği üzere, ülkemizde hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde uygulanacak usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan 7/6/2012 kabul tarihli, 6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” (Kanun)  22.06.2012 tarih ve 28331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak  yürürlük kazanmıştır. Bu Kanun'un Altıncı Bölümü "Arabulucular Sicili"ni düzenlemektedir. Kanun'un 20. maddesi;

"Arabulucular siciline kayıt şartları
MADDE 20 – (1) Sicile kayıt, ilgilinin Daire Başkanlığına yazılı olarak     başvurması üzerine yapılır.
(2) Arabulucular siciline kaydedilebilmek için;
a) Türk vatandaşı olmak,
b) Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak,
c) Tam ehliyetli olmak,
ç) (Değişik: 12/10/2017-7036/25 md.) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı     Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin     suçlarından mahkûm olmamak,
d) (Ek: 5/6/2017-KHK-691/9 md.; Aynen kabul: 31/1/2018-7069/9 md.)     Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak,(6)
e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı     (…)7 sınavda başarılı olmak,(6)(7)
gerekir.
(3) Arabulucu, sicile kayıt tarihinden itibaren faaliyetine başlayabilir." 

hükmünü haizdir.  Belirtilen maddede, madde metninde açıkça ifadesini bulduğu üzere, "Arabulucular Siciline kayıt olmanın şartları" hükme bağlanmıştır.

3.  Keza 6325 sayılı Kanun'un 2. fıkrasının b bendinde, "Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini" ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Anılan hükümde açık olarak arabuluculuk faaliyetinin, "eğitim almış" kişilerce gerçekleştirilebileceği hükme bağlanmış, ancak bu eğitimin, sınava katılmanın ön şartı teşkil ettiğine dair bir belirleme yapılmamıştır.

4. 6325 sayılı Kanun'un 22. maddesi, "Arabuluculuk Eğitimi" başlığını taşımakta olup, anılan hüküm; "Arabuluculuk eğitimi, hukuk fakültesinin tamamlanmasından sonra alınan, arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesiyle ilgili temel bilgileri, iletişim teknikleri, müzakere ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve davranış psikolojisi ile yönetmelikte gösterilecek olan diğer teorik ve pratik bilgileri içeren eğitimi ifade eder" şeklindedir. Kanun'un anılan işbu maddesinin devamı maddelerinde ise, eğitim kuruluşlarına izin verilmesi, izin süresinin uzatılması, arabuluculuk yetki belgesi, Daire Başkanlığına bilgi verme yükümlülüğü, eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali hususları hükme bağlanmıştır. Kanun'un bu bölümünde de Arabuluculuk temel eğitimini tamamlamış olmanın, yazılı sınava katılmanın ön şartı olduğuna dair bir ifade kullanılmamıştır.

5. Kanuni düzenleme bu şekilde olmakla, *Türk vatandaşı ve *Hukuk fakültesinden mezun, *Tam ehliyetli, *hiçbir suçtan hiçbir mahkûmiyeti olmayan, *Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip bulunan ve *arabulucu olmak isteyen bir avukat olarak tarafımca, 4 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirileceği ilan edilen 2022 ADALET BAKANLIĞI ARABULUCULUK SINAVI'NA, başvuru süresi içerisinde, 18 Eylül 2022 tarihinde, başvurulmuş; ancak bu başvurunun tamamlanmasına sistem, "Arabuluculuk eğitiminin tamamlanmamış olması, eğitim alınan kurum/kuruluş ve eğitim tarihi ile ve eğitimin alındığına dair belgenin yüklenmemiş olması" sebebiyle İZİN VERMEMİŞTİR. Ekran görüntüleri, dilekçe ekinde sunulmaktadır. (Ek2- Ekran Görüntüleri) Böylece hukuk alanımda sınav başvurusu yapamamak şeklinde, hukuki durumumu etkileyen, kesin, icrai bir işlem meydana gelmiştir.

6. Sınava katılmamın engellenmesinin sebebi, aşağıda kapsamlı olarak açıklandığı üzere, 6325 sayılı Kanun'da "eğitimin yapılacağı zaman ile ilgili" öngörülmeyen bir sınırlama olarak, 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı'nda ARABULUCULUK SINAVINA BAŞVURACAKLAR bakımından "Arabuluculuk Eğitimini tamamlamak" şeklinde bir şartın öngörülmüş olmasıdır. Zira "Arabuluculuk Eğitimini tamamlamak" 6325 sayılı Kanun'a göre, Arabulucular siciline kaydolmanın şartıdır. Arabuluculuk sınavına girişin ön şartı değildir.  Bununla birlikte, söz konusu ilana dayanak teşkil eden ve 6325 sayılı Kanun'a aykırı olarak, arabuluculuk eğitimini tamamlamayı sınava girişin ön şartı olarak öngören "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği"nin aşağıda zikredilen ilgili maddeleri de üst normu olan 6325 sayılı Kanun'a ve Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklere aykırılık taşımaktadır. 

7. Öte yandan, belirmem gerekir ki hukuka aykırı olduğu inancını taşıyor olmam ve bu nedenle huzurunuzda dava konusu yapmamla birlikte "eğitimi tamamlamış olmak" şartı, 4 Aralık 2022 tarihinde Adalet Bakanlığı'nca gerçekleştirileceği ilan edilen Arabuluculuk sınavına girişin ön şartı olarak öngörüldüğünden, sınava başvurabilmek ve girebilmek için derhal Arabuluculuk Temel Eğitimi  programlarını aramaya başladı isem de karşılaştığım tablo, "TÜM KAYITLARIN DOLDUĞU, EĞİTİM BULUNAMADIĞI, BAŞKA GRUP AÇILMAYACAĞI, AÇILMIŞ BULUNAN GRUBUN SON GRUP OLDUĞU, TÜM KONTENJANLARIN DOLU OLDUĞU" ŞEKLİNDE EKTE SUNDUĞUM görsellerden ibaret olmuştur. Dahası,  bu eğitimler ÜCRETE TABİ OLUP "Adalet Bakanlığı Arabuluculuk sınavına girişin ön şartı olarak öngörülen" temel eğitime " 2.500,00 TL, 2.250 TL, 2.200,00 TL, 2.100,00 TL, 2.000,00 TL" şeklinde değişen miktarlarda ücretler talep edilmektedir. (Ek3-Ekran Görüntüleri)

8. Dolayısıyla Kamu hizmeti olarak yürütülen bir faaliyetin DAHA SINAVINA GİRİŞTE, 6325 Sayılı Kanun'da öngörülmediği şekilde, BİR "EĞİTİM TAMAMLAMA" ŞARTI GETİRİLMEKTE, 
*ÜSTELİK BU EĞİTİM "ÜCRETLİ OLARAK VERİLMEKTE", BU EĞİTİMİN ÜCRETİNİ KARŞILAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKEN/ BUNU KARŞILAYAMAYACAK DURUMDA OLAN MESLEKTAŞLARIMIZ BİR YANA,     *ÜCRETİ KARŞILAYACAK DURUMDA OLANLARA DA YETERLİ KONTENJAN OLMADIĞINDAN BU EĞİTİM VERİLEMEMEKTE,
*Bütün bunlar, başta şahsım olmak üzere, meslektaşlarımıza KANUN ve ANAYASAYA, HUKUKA AÇIKÇA AYKIRI OLARAK SINAVA GİRİŞ MAĞDURİYETİ YAŞATMAKTA, NETİCEDE UYAP ARABULUCU PORTAL SİSTEMİ, 18.09.2022 TARİHİNDE, SINAVA BAŞVURU SÜRESİ İÇERİSİNDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİM SINAV BAŞVURUMU, "ARABULUCULUK EĞİTİMİ İLE İLGİLİ EKSİK EVRAK, ZORUNLU ALANLARI DOLDURUNUZ" UYARISI İLE REDDETMİŞ BULUNMAKTADIR.

9. Belirtilmelidir ki Yönetmelik ile öngörülen ve sınav ilanında yer verilen, "Sınava girişin ön şartı" olarak sayılan "ücretli" bir eğitimi tamamlama şartı,  "kontenjan yokluğu, yeni kurs açılmaması, eğitim için talep edilen ücretler"  göz önüne alındığında sınava giriş açısından Arabulucu adayları arasında hukuken kabul edilemez bir engel ve eşitsizlik oluşturarak, çok ciddi mağduriyetler yaşattığı gibi, diğer yandan sınava katılmak için ücretli bir eğitimi tamamlamak şart olduğundan, bulduğu eğitimin ücretini güçlükle karşılayıp, "iradi olmayıp" sınava katılım için"zorunlu" şekilde öngörülen bu eğitime, emek ve zaman harcayan ancak buna karşın yapılan sınavda başarısız olan kişilerin yaşadığı mağduriyet de hukuka aykırı dava konusu düzenlemenin ayrı bir boyutunu oluşturmaktadır. Öte yandan  bir an için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk sınav ilanının duyurusu yapıldığı halde, hiçbir kuruluşun eğitim açmadığını varsaydığımızda bu halde, HİÇ KİMSE SINAVA KATILAMAYACAK, HİÇ KİMSE ARABULUCU OLAMAYACAK MIDIR? Sınava başvuru şartı olarak öngörülen eğitim tamamlama şartının hukuka aykırılığının açık olduğunun Sayın Makamınızca tespit edileceğine olan inancım tamdır. Oysa sınava, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın web sayfasında yer alan "Kitaplar" kısmındaki kaynaklardan, ki bu kaynakların içerisinde Temel Arabuluculuk Eğitimi kitabı da mevcuttur, hazırlanarak bu sınavı kazanan  hukukçulara, Kanun'da da öngörüldüğü üzere "sicile kaydolmadan önce" Daire Başkanlığınca verilecek bir "ücretsiz eğitim" ile eğitim şartının sağlanmasının, üstelik hiçbir mağduriyet yaşanmaksızın, pekala mümkün olabileceği düşünülmektedir. 

10. Ücretli olarak alınacak bir eğitimi tamamlama şartının, sınava giriş şartı olarak öngörüldüğü böyle bir örnek ülkemizde yapılan hiçbir sınavda mevcut değildir. Örneğin hakimlik-savcılık sınavına girişte, sınava giriş şartı olarak; "belli bir müfredat içeren, üstelik ücrete tabi olan, sınırlı sayıda kuruluşun, sınırlı sayıda kontenjanla verdiği böyle bir eğitim tamamlamak" şartı öngörülmüş değildir. Hukuken öngörülmesinin de kabulü olanaklı değildir. Yalnızca sınavda başarılı olanlar, akademide eğitime tabi tutulmaktadır. Bu eğitim dolayısıyla da hakimlik/savcılık yapacak kişilerden ücret talep edilmemektedir. Bu çerçevede "HİZMET GEREKLERİ", "KAMU YARARI"  bakımından "Arabuluculuk eğitimi almanın gerekli olduğu" düşünülmekte ise, bu ancak, YAZILI SINAVDA BAŞARILI OLAN HUKUKÇULARIN, Kanun'da da öngörüldüğü üzere SİCİLE KAYIT ÖNCESİNDE, hem de DAİRE BAŞKANLIĞI TARAFINDAN ve "ÜCRETSİZ OLARAK" EĞİTİME TABİ TUTULMASInı gerektirmektedir. Zira tekrar ifade etmek gerekir ki 6325 sayılı Kanun'da Arabuluculuk eğitimini tamamlamak şartı, ARABULUCULAR SİCİLİNE KAYIT ŞARTLARI arasında öngörülmüştür. Kanun'da yer alan eğitim şartı, BAKANLIKÇA YAPILAN YAZILI SINAVA BAŞVURMANIN ŞARTI OLARAK ÖNGÖRÜLMÜŞ DEĞİLDİR. (Eğer aradaki "ve" bağlacı sebebiyle Kanun hükmü farklı yorumlanacak olursa, bu da "ANAYASA'YA AYKIRI yorum olacaktır.) 

11. Anayasa’nın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesi, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" anlamına gelmektedir.

12. Anayasanın 124. maddesi, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler"  hükmünü amirdir. Aşağıda kapsamlı olarak izah edildiği üzere, düzenleyici nitelikteki dava konusu Yönetmelik ile buna dayanılarak hazırlanan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı, 6325 sayılı Kanun'a aykırı olup, anayasal güvence altında bulunan çalışma ve sözleşme hürriyeti ile kanun önünde eşitlik ilkesine Kanun’un öngörmediği şekilde bir sınırlama getirdiği ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere açıkça aykırılık oluşturduğundan ve dava konusu hükümler, 18.09.2022 tarihinde, sınav başvurusu esnasında tarafıma uygulanmış olduğundan, uygulanan idari işlem ile birlikte dayanak hükümlerin iptali talebi ile 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince huzurdaki davayı açmakta hak ve menfaatim bulunmaktadır. 

B. Esasa İlişkin Açıklamalarımız

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ile 2022 Adalet Bakanlığı Sınav İlanı'nın, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na ve Anayasa'ya Aykırılığı 

13. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 15. maddesinin onuncu fıkrası, 19. maddesinin ikinci fıkrası, 22.  maddesi, 31. maddesinin sekizinci fıkrası, 36. maddesi ile 12/10/2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin yirmi ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesine ilişkin her türlü arabuluculuk faaliyeti, idarenin taraf olduğu özel hukuk uyuşmazlıklarında idarenin temsili, dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuk sürecinin usul ve esasları ile arabulucuların eğitimi, arabuluculuk sınavının yapılması, arabulucular sicilinin düzenlenmesi, arabulucuların ve eğitim kuruluşlarının denetlenmesi ile Arabuluculuk Daire Başkanlığı ve Arabuluculuk Kurulunun çalışma usul ve esaslarına ilişkin düzenleme yapmak amacıyla hazırlanan "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği"(Yönetmelik), 02.06.2018 tarihli ve 30439 sayıl Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 

14. "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği"nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin c bendinde,  "Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve kamu hizmeti olarak yürütülen ihtiyari bir uyuşmazlık çözüm yöntemini ifade eder" belirlemesi yapıldıktan sonra, Kanun'da yapılmamış bir tanıma yer verilerek, "ö) Yazılı sınav: Temel arabuluculuk eğitimini tamamlayanlara Bakanlıkça yapılacak yazılı sınavı, ifade eder"  düzenlemesi yapılmıştır. BÖYLECE, 6325 SAYILI KANUN'DA YER VERİLMEYEN BİR TANIMLA, ARABULUCULUK EĞİTİMİNİ TAMAMLAMANIN, YAZILI SINAVIN ÖN ŞARTI OLDUĞU HUSUSU YÖNETMELİK İLE GETİRİLMİŞ BULUNMAKTADIR.

15. Yönetmeliğin 30. maddesinde ise, 6325 sayılı Kanun'a paralel şekilde, "Sicile kayıt olma şartları" sayılmış ve e bendinde "e) Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmak" şartı öngörülmüştür. Görüldüğü üzere bu kez de eğitimi tamamlamış olmak şartı, sicile kaydın şartları arasında sayılmıştır.

16. Yönetmeliğin Üçüncü Kısmı, "Eğitim, Sınav ve Denetim" başlığını taşımakta olup, 32. maddede, "(1)Arabuluculuk eğitimi, hukuk fakültesi mezunu ve beş yıllık meslekî kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan, arabuluculuk faaliyetinin yürütülmesi ile arabuluculuğun yerine getirilmesi için gerekli olan bilgi ve becerilerin kazanılmasını amaçlayan eğitimi ifade eder. (2) Arabulucu olacak kişilere altmışsekiz saati teorik ve onaltı saati uygulamalı olmak üzere  asgari toplam seksendört saat arabuluculuk eğitimi verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yönetmeliğin 33. maddesi uyarınca ise "Eğitim kuruluşlarınca, eğitimlerini başarı ile tamamlayan kişilere en geç bir ay içinde arabuluculuk eğitimini tamamladıklarına dair katılım belgesi verilir" denilerek, eğitimin  sınava katılacaklara değil, "arabulucu olacak kişilere" verileceği belirtilmiştir. 

17. Yönetmelikte devamla, Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi, İzin süresinin uzatılması, Daire Başkanlığına bilgi verme yükümlülüğü, Eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali düzenlemeleri yer almaktadır. Yönetmeliğin 38. maddesinde ise "(1) Arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur. (2) Başarılı olanların sınav sonuçları, sicile kayıt işlemleri tamamlanıncaya kadar geçerliliğini korur." hükmüne yer verilmiş olup, 42. maddede "Sınava başvuru" şartları düzenlenmiştir. MADDE 42 – (1) Sınava girmek isteyenlerin 30 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması ve arabuluculuk eğitimini tamamlaması gerekir. (2) Sınava başvurular, Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden elektronik imza ya da e-Devlet şifresi kullanmak suretiyle, T.C. kimlik numarasını gösteren belge, adli sicil beyanı veya belgesi, arabuluculuk eğitimini tamamladığını gösteren katılım belgesi, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olduğunu gösterir belgenin son başvuru günü bitimine kadar sisteme yüklenmesi suretiyle yapılır. (3) Başvuruya ilişkin diğer usul ve esaslar sınav ilanında belirtilir"  şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye dayanılarak 23.08.2022 tarihinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından ilan edilen Adalet Bakanlığı arabuluculuk sınav ilanındaki sınava giriş koşullarında "Arabuluculuk eğitimini tamamlamak" ibaresi yer almıştır.

18. Arabuluculuk sınavına girebilmek için arabuluculuk eğitimini tamamlamış olmak şartını öngören yönetmelik hükümleri ve buna dayalı olarak hazırlanan ve duyurusu yapılan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı, Yönetmeliğin dayanağı ve üst normu konumundaki 6325 sayılı Kanun'a aykırı olduğu gibi, "yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları"  olan Anayasa hükümlerine de açıkça aykırıdır. 

19. Zira söz konusu bu eğitim, 6325 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversitelerin hukuk fakülteleri, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Adalet Akademisi tarafından Bakanlık'tan izin alınarak gerçekleştirilir. Bu kuruluşlar yukarıda açıklandığı üzere arabuluculuk eğitimini ücretli olarak vermekte olup sınırlı sayıda kontenjana sahiptir. Anayasa'nın 10. maddesi "Kanun önünde eşitlik" ilkesini düzenlemektedir. Anayasa'nın 10/5. maddesine göre Devlet organları ve idare makamları yapmış olduğu veya yapacağı bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine riayet etmelk zorundadır. Arabuluculuk sınavına girebilmek için alınması şart koşulan arabuluculuk eğitimi, Yönetmelik ile zorunlu kılınmış olup, bu eğitim ücretli ve sınırlı sayıda kişiye verilmekte olduğundan, parası olanın bu eğitimi alabileceği/olmayanın alamayacağı - açık kontenjan bulanın bu eğitimi alabileceği/bulamayanın alamayacağı bu hal, Anayasa ile öngörülen eşitlik ilkesini ihlal etmekte, kamu hizmetine girme eşitliğini zedelemekte, fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır. Arabuluculuk sınavına girme koşulları açısından adaylar arasındaki eşitliği ortadan kaldıran bu düzenleme ile gerek sınırlı sayıda kontenjan ayıran kuruluşların adaylar açısından yeterli kapasiteyi sağlayamaması gerekse verilen eğitimin ücretli olması adayların arabuluculuk sınavına başvuru yapabilmesinin önünde engel oluşturmakta olup, bu durum Anayasa'nın 10/5. maddesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.

20. Öte yandan Anayasa'nın "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı  48. maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma hürriyetine sahip olduğu düzenlenmiş olup "Çalışma hakkı ve ödevi" başlıklı 49/2. maddesinde Devlet'in  çalışmayı desteklemek ve bunun için uygun ortam yaratıp gerekli düzenlemeleri yapmakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler bakımından, arabuluculuk sınavına girmek isteyen adayları  sınırlı kapasiteli  ve ücretli eğitim sunan kuruluşlardan eğitim almaya mecbur bırakmak, çalışma hürriyeti açısından da adayların önünde engel oluşturmakta olup, anılan Yönetmelik hükümleri ve davaya konu sınav ilanı, Anayasa'nın 48. ve 49. maddelerini açıkça ihlal eder niteliktedir.

21. Oysa  bilinmektedir ki Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanması" başlıklı 13. maddesine göre temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilecek olup söz konusu sınırlamalar, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Buna karşın Yönetmeliğin "eğitim tamamlamayı sınava girişin ön şartı" olarak gören davaya konu hükümleri ile buna dayalı olarak 23.08.2022 tarihinde Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından ilan edilen Adalet Bakanlığı arabuluculuk sınav ilanı, Anayasal düzeyde güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetini, eşitlik  ilkesine aykırı olarak ölçüsüzce sınırlamıştır. .Ücretli ve sınırlı kapasiteli olarak verilen, buna rağmen sınava girişin ön şartı olarak öngörülen Arabuluculuk eğitimine ilişkin Yönetmelik düzenlemelerinin ölçülü bir sınırlama ihtiva etmediği açık olup, söz konusu düzenlemeler Anayasa'nın sözüne ve özüne aykırılık oluşturmaktadır.

2. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Kurulun Görevleri" Başlıklı 32. Maddesinin Birinci Fıkrasının B Bendinde Yer Alan "...bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava..."  ibaresinin  Anayasaya Aykırılığı

22. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. madesinde de,"Arabuluculuk Eğitimi ve Eğitim Kuruluşları" başlıklı Yedinci Bölümünde de ARABULUCULUK EĞİTİMİNİ TAMAMLAMIŞ OLMANIN, ADALET BAKANLIĞINCA YAPILACAK OLAN SINAVA KATILMANIN ÖN ŞARTI OLDUĞUNA İLİŞKİN BİR HÜKME YER VERİLMİŞ DEĞİLDİR. Nitekim böyle bir sınırlama öngörülmüş olsa idi, bunun Anayasal düzeyde korunan temel hak ve özgürlüklerin ihlali teşkil edeceğine dair açıklamalarımıza yukarıda yer verilmiştir. 

23. Bununla beraber, Kanun'un, Bakanlık bünyesinde oluşturulacağı öngörülen Arabuluculuk Kurulu'nun görevlerine ilişkin 32. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde; "b) Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ilişkin temel ilke ve standartları tespit etmek" Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. Burada, "bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınav" ibaresi, şayet Adalet Bakanlığı'nca gerçekleştirilecek Arabuluculuk yazılı sınavının ön şartı olarak, ÜCRETE TABİ, SINIRLI SAYIDA KURULUŞUN, SINIRLI SAYIDA KONTENJANLA VERDİĞİ sınavı ifade etmekte ise, bu ibarenin Anayasanın eşitlik, Çalışma ve sözleşme hürriyeti, fırsat eşitliği ilke, temel ve hak vc özgürlüklerinin özüne dokunduğu, öngörülen sınırlamanın, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu açık olduğundan belirtilen Kanun maddesinin iptalinin gerektiği açıktır. Bu açıdan sös Konusu Kanuni düzenlemede geçen ibarenin, Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını talep etmekteyiz.

C. Yürütmenin Durdurulması Talebimiz

24. İdari Yargılama Usul Kanunu’nun 27. maddesinin ikinci fıkrası; "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler’’ şeklindedir.

25.  Kamu hizmeti olarak yürütülen bir faaliyetin "sınavına" girişte, Yönetmelik düzenlemesi ile "ücretli bir eğitimin tamamlanması" şartı getirildiği ve ücretli olarak verilen bu eğitimin "ücretini karşılayamadığından ötürü Arabuluculuk sınavına girme hakkından Anayasa ve Kanun hükümlerine aykırı şekilde yoksun bırakılan" hukukçu meslektaşlarımız bulunduğu gibi, eğitim ücretini karşılayacak maddi durumda bulunduğu halde  kontenjan yetersizliği ve yeni eğitim grubu açılmaması sebebiyle, Arabuluculuk eğitimini alamamış olanların 4 Aralık 2022 tarihindeki Arabuluculuk sınavına girişleri, dava konusu hukuka aykırılığı açık düzenlemeler sebebiyle mümkün olamayan meslektaşlarımız bakımından  hak ve menfaatlere ilişkin telafisi güç ve imkansız zarar doğması şartı gerçekleşmiştir. Bununla birlikte,  dava konusu Yönetmelik hükümleri ve bu hükümlere dayalı olarak hazırlanan ve Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın resmi internet sayfasında yayımlanan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı'nın, "SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI"na ilişkin E bendinin 6. maddesinde öngörülen "Arabuluculuk eğitimini tamamlamak" ibaresi ile 6325 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasının b bendindeki  "bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınav" ibaresi,  yukarıda kapsamlı olarak izah ettiğimiz gerekçeler ile Anayasaya ve hukuka açıkça aykırı olduğundan, koşulların gerçekleştiğini düşünmemiz sebebiyle anılan düzenlemeler bakımından davalı idarenin savunması beklenilmeksizin yürütmenin durdurulması talebimiz bulunmaktadır. Davalının savunmasının beklenilmesine karar verilmesi halinde ise, davalı idarenin cevap süresinin kısaltılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa, AİHS, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği, İYUK, Danıştay Kanunu Adalet Bakanlığı’nın 23.08.2022 tarihinde arabuluculuk sınavı yapılmasına ilişkin duyurusu ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER: 23.08.2022 tarihli Arabuluculuk Sınavı Yapılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı Duyurusu, Başvuruyu Tamamlayamadığıma Dair Sistem Uyarılarını İçeren Ekran Görüntüleri, Diplomalar, Avukatlık Ruhsatnamesi, Adli Sicil Kaydı, Meslek Süreli Faaliyet Belgesi ve sair deliller.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve re'sen gözününe alınacak nedenlerle;

7/6/2012 tarihinde kabul edilen ve 26/6/2012 tarihli, 28331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Arabulucular Siciline Kayıt Şartları"  başlıklı 20. maddesinin e bendinde yer alan "ARABULUCULUK EĞİTİMİNİ TAMAMLAMAK" şartı, "YAZILI SINAVA KATILMA"NIN DEĞİL, "ARABULUCULAR SİCİLİNE KAYDOLMA"NIN şartı olarak öngörüldüğü halde, Kanun' da "eğitimin zamanı" ile ilgili olarak yer almayan ve anayasal güvence altındaki hürriyetlerin  özüne aykırı bir sınırlama olarak, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın resmi internet sayfasında yayımlanan 2022 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınav İlanı'nın, "SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI"na ilişkin E bendinin 6. maddesinde öngörülen "Arabuluculuk eğitimini tamamlamak" ibaresi ile buna dayanak olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "ö) Yazılı sınav: Temel arabuluculuk eğitimini tamamlayanlara Bakanlıkça yapılacak yazılı sınavı, ifade eder" kısmının, yine aynı Yönetmeliğin "Sınav İlke ve Kuralları" başlıklı İkinci Bölümü'nde yer alan 38. maddede "Arabuluculuk eğitimini tamamlayanların sicile kayıt olabilmeleri için bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı sınavda başarılı olmaları zorunludur." hükmünün, 42. maddede öngörülen "Sınava girmek isteyenlerin 30 uncu maddenin ikinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen şartları taşıması ve arabuluculuk eğitimini tamamlaması gerekir." fıkrası ile "Sınava başvurular, Arabulucu Bilgi Sistemi üzerinden elektronik imza ya da e-Devlet şifresi kullanmak suretiyle, T.C. kimlik numarasını gösteren belge, adli sicil beyanı veya belgesi, arabuluculuk eğitimini tamamladığını gösteren katılım belgesi, hukuk fakültesi mezunu ve mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olduğunu gösterir belgenin son başvuru günü bitimine kadar sisteme yüklenmesi suretiyle yapılır." ibarelerinin öncelikle yürütülmesinin durdurulması ile akabinde iptaline karar verilmesi,  şahsımla ilgili olarak düzenleyici nitelikteki bu işlemlerin uygulanması sonucunda hukuk alanımda doğan "sınav başvurusunu tamamlayamama" idari işleminin iptali, bununla birlikte dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun, eğitim ve sınavla ilgili bölümlerinde "eğitimi tamamlamış olmak", sınava katılmanın ön şartı olarak öngörülmediği halde, Kurul'un görevlerini düzenleyen 32. maddesinin b bendindeki "Arabuluculuk eğitimine ve bu eğitimin sonunda yapılacak olan sınava ..." ibaresinin Anayasa’ya aykırı olması nedeniyle iptali için Anayasa’nın 152. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. 21.09.2022.                    

Davacı

Sibel ÖZTÜRK


(Belirtilen ekler,  dilekçe ile birlikte sunulmuştur.)        

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.