- Bilim Kurgu Filmi mi?

- ABD’deki Durum

- Dünya’daki Durum

- Kaybolan Ya da Kaçırılan Yakınlarınızı Derialtı Mikroçip Sayesinde Bulabileceksiniz!

- Kaybolan Ya da Çalınan Hayvanlarınızı Derialtı Mikroçip Sayesinde Bulabileceksiniz!

- Çok Yakında, Bu Küçük Çipe, Uydudan GPS Dalgaları Gönderilerek, Kaybolan Ya Da Kaçırılan Kişinin Yeri De Saptanabilecek!

Mikroçip (Yonga) Nedir?

İngilizce integrated circuit (birleşik devre), monolithic integrated circuit, ya da IC olarak, Türkçe tümdevre, yonga, kırmık, çip, mikroçip, tümleşik devre ya da entegre devre olarak adlandırılan genellikle silikondan yapılmış yarı iletken maddeler ile tasarlanmış metal bir levha üzerine yerleştirilen elektronik devreler grubudur.

Mikroçipler, her elektronik devre elemanı bağımsız olan ayrık devrelerden daha küçük boyutludur. Entegre devreler içinde bir tırnak ucu kadar alanda milyarlarca transistor ve elektronik devre elemanı içerecek kadar küçültülebilir. Bir devre içerisindeki her bir iletken sıranın genişliği teknolojinin elverdiği ölçüde (2008'de bu ölçü 100 nanometre idi.) küçültülebilir. Entegre devreler Küçük boyutu, hafifliği ve kullanım kolaylığı ile tümdevreler, günümüzün modern elektronik sektöründe çok önemli bir yer tutmaktadır. Bilgisayarlardan oyuncaklara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.

Entegre devreler günümüzde hemen hemen bütün elektronik aletlerin içinde bulunurlar ve elektronik dünyasında devrim yapmışlardır. Ucuz fiyatlardaki entegre devrelerle oluşturulan bilgisayarlar, telefonlar ve diğer elektrikli ev aletleri bugünlerde modern toplum yapısında kaçınılmaz parçalardır.

Bilim Kurgu Filmi mi?

ABD’deki Durum

Deri altına yerleştirilecek çipler, bilimkurgu fikirlerinden birinin daha gerçeğe görüştüğünü gösteriyor. İnsan vücuduna çip yerleştirilmesini savunanlar, kolaylıkla taklit edilebilen kimlik kartlarının ve onlarca güvenlik görevlisiyle korunan mekanların, bu teknolojinin kullanımıyla birlikte tarih olacağını savunuyorlar. Bir pirinç tanesi büyüklüğündeki bilgisayar çipi kolaylıkla deri altına monte edilecek, ancak çıkarılması ve taklit edilmesi zor olacak.

Bu teknolojinin diğer kullanım alanları da ufukta yavaş yavaş görünüyor. Ufak bir cihaz eklenmesiyle, her hangi bir kişinin uydular sayesinde dünya üzerindeki her hareketini izlemek mümkün olabilecek, bu izleme sırasında kişinin medikal bilgilerine kadar yüzlerce detay bir veri tabanına aktarılabilecek. Kaçırma olayları ve sağlık sorunu olan kişilerin tıbbi destek alması gibi konularda bu teknoloji çığır açacak.


VeriChip adı verilen yeni çipin, 11 Eylül’den sonra, bilim dünyasının güvenlik sorunları konusunda daha yoğun çalışmasının sonuçlarından bir olduğuna dikkat çeken sivil toplum örgütleri bununla birlikte sivil özgürlüklerin bu furyada unutulmaması gereğine dikkat çekiyorlar.

Electronic Frontier Foundation isimli sivil toplum örgütünde görüşlü avukatlardan Lee Tien, “Problem, her zaman bu aracın yarın hangi amaçlar için kullanılacağını düşünmek zorunda olmaktan geçiyor. Biz buna fonksiyon kayması diyoruz. Önceleri bir araç hepimizin iyi olduğunu kabul ettiğimiz amaçlar için üretiliyor ve kullanılıyor, ama bir süre geçince yavaş yavaş amacını aşan işlerde de kullanılmaya başlıyor” diyerek bu teknolojinin kullanımı konusunda gelecek için duyduğu korkuyu dile getiriyor.

Yaklaşık on yıl önce Applied şirketi, aynı konuda çalışan Destron Fearing isimli bir kuruluşu satın almıştı. Bu kuruluş hayvanlara benzer uygulamaları uzun sürelerle gerçekleştirmişti. Daha çok kaybolduklarında bulunabilmeleri için çiftlik hayvanlarına takılan çiplerin işleyiş mekanizmaları, bugün insanlara takılması düşünülenden hiç de farklı değildi.

Deri altı çiplerinin hayvanlarda uzun süre kullanılmasına ve bir sorun yaşanmamasına karşın, Applied Digital’ın aynı teknolojiyi insanlarda kullanma kararı alması teknik değil etik nedenlere dayanıyor. Firmanın sonunda kararını vererek, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne başvurmasının ardında yatan etkenlerden biri de 11 Eylül saldırılarından sonra güvenlik konularının zaman zaman etik sorunların önüne geçerek, bu tip bir ürünün lisans alması için uygun bir zaman oluşturması.

Nasıl Çalışıyor?

İnsan vücuduna çip takılması işlemi kısaca şöyle çalışıyor:

Bir şahıs ya da şirket Applied Digital şirketine başvurarak 200 dolar karşılığı satın alıyor, ve istediği bilgileri çipe yükletiyor. Naklin yapılacağı kişi, pirinç tanesi büyüklüğündeki çipi büyük bir iğneyle deri altına yerleştirecek doktoruna götürüyor. Doktor yerleştirdiği çipin oynamadığını ve enfeksiyona yol açmadığını görmek için bir kaç hafta kontrol ediyor.

Çipin, herhangi bir enerji kaynağına ihityacı yok, bunun yerine deri üzerinde bir tarama aracı çalıştırıldığında aktif hale gelen 1 milimetre uzunluğunda manyetik bobin kullanılmış. Çipin üzerindeki minyatür bir transistör de sürekli olarak verileri iletiyor.

Tarayıcı olmadan, çip okunamıyor. Applied Digital, çip okuyucuları hastanelere ve ambulans servislerine ücretsiz olarak dağıtarak, bu hizmetin standart araçlar arasında yeri olmasını sağlamaya çalışıyor.

Hayır mı Şer mi?

Henüz piyasaya çıkmamış olmasına rağmen çip ABD’de farklı dini gruplardan yoğun tepki alıyor. Teolog Terry Cook kimlik belirleyici çipin “şeytanın işareti” olacağını savunarak, İncil’de dünyanın sonuna doğru insanların belirleyici bir işaret takmak zorunda kalacaklarının belirtildiğini hatırlatıyor.

Benzer tepkilerden çekinen Applied Digital din adamlarına danışarak, VeriChip’in bu tanıma uymadığını, deri altında bulunan çipin, incilde tasvir edildiği gibi deri üstünde bir iz bırakmadığını belirten demeçler almış.

Dünya’daki Durum

Dünya genelinde, vücuduna çip enjekte edilmiş “cyborg” sayısının 10 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Çok fazla mikroçip şirketinin bulunduğu İsveç, 3 bin kişi ile "çiplenmiş" en fazla insana sahip ülke konumunda.

Geçtiğimiz sene İsveç merkezli Epicenter isimli bir şirket, çalışanlarının derisinin altına çip yerleştirme uygulamasını başlattı.

El derisinin altına şırınga aracılığıyla yerleştirilen pirinç tanesi büyüklüğündeki mikroçipler sayesinde, çalışanlar şirket içindeki tüm cihazları kullanmaya, kimlik kartı olmadan şirkete girmeye başladılar.

Deri altına yerleştirilen çipe “RFID” adı veriliyor. Bir antene sahip olan çip, pile ihtiyaç duymuyor. Şırınga yardımıyla derinin altına yerleştirildikten sonra, bir RFID kodu yolluyor. Bu kod etrafta bulunan teknolojilerle iletişime geçebilmeyi sağlıyor.

Şirketin CEO’su Patrick Mesterton’a göre, çalışanlar bu uygulamadan son derece memnun. Uzmanlar ise deri altına yerleştirilen çiplerle kişilik haklarının kolayca ihlal edilebileceğini ve sağlık gibi çok sayıda gizli bilgiye kolayca ulaşılabileceğini belirtiyor.

Kurumsal dünyada uygulamanın etik tarafı tartışılırken, çip uygulaması kamusal alanda da hayata geçmiş durumda.

İsveç’te bazı trenlerde yolcular e-biletlerini derilerinin atında taşımaya başladılar. Ülke genelinde şu anda tam 3 bin kişi, eline çip enjekte ettirmiş durumda.

Deri altına yerleştirilen çipin fiyatı 150 dolar. Bu çip, kişisel verileri, kredi kartı numaralarını ve tıbbi bilgileri depoluyor; radyo frekanslarını kullanarak cihazlar ile iletişime geçiyor.

Bugün dünya genelinde, vücudunda çip enjekte edilmiş “cyborg” yani uzaktan kumanda ile hareket eden yapay "canlı" sayısının 10 bine ulaştığı tahmin ediliyor. Çok fazla mikroçip şirketinin bulunduğu İsveç, en büyük paya sahip ülke konumunda. Hatta insanlar, kendi kendilerine enjekte edebilecekleri çip siparişi bile vermeye başlamış durumdalar. “Çiplendim!” t-shirtlerini giyip gezenler de işin cabası!

İsveçli BioHax firmasının kurucusu Jowan Österlund, The Economist dergisine yaptığı açıklamada, insan vücuduna entegre edilen çiplerin mobil telefonlardan daha güvenli olduğunu, çiplerin “hack”lenmesinin çok daha zor olduğunu söylüyor. Tabi ki, bunun tersini düşünenler de var. RDIF çiplerin GPS’i yok, ama otomatik kapı, printer gibi cihazlarla iletişime geçtiğinde, iz bırakıyor. Örneğin Meksika’da, kaçırılma olaylarına karşı önlem olmak için deri altına çip yerleştirmek moda olmuş durumda.

Deri Altına Enjekte Edilen Çipin Fiyatı 150 Dolar

Peki insanlar bu riski neden alıyor? Bunun başlıca nedeni rahatlık. Temassız işlem, ödeme teknolojisinin olduğu her yer, mikroçip kullanımı için gerekli olan altyapıyı sağlıyor.

Dolayısıyla Kanada’nın ardından dünyanın en az nakit para kullanılan ikinci ülkesi olan İsveç, çip kullanımı açısından son derece elverişli bir ortam sunuyor. Çip kullanımının artmasında ise en büyük rol şirketlere düşüyor. Çin implantlarını algılayan mağazaların sayısı henüz çok sınırlı. Algılayanlar ise hala ciddi sorunlarla karşılaşabiliyorlar. Örneğin İsveç demiryolları yetkilileri yolcuların çiplerini okuduklarında, e-bilet yerine LinkedIn verilerine ulaşabiliyorlar. Dolayısıyla çipler, henüz sadece dijital iş kartları veya anahtar yerine geçen kartlarda kullanılıyor.

ABD'de ilk deri altı kimlik çipleri, bir Alzheimer hastası ile ailesine takılıyor. Florida'daki Applied Digital Solutions Inc. firması tarafından üretilen ve ‘‘VeriChip’’ adı verilen mini çiplerdenküçük cerrahi bir müdahaleyle 8 kişiye takılacak. Pirinç tanesi büyüklüğünde olan ve 200 dolara satılan çip, hastanın sırtına, deri altına yerleştiriliyor ve fark edilmiyor. Çip ancak radyo frekansı yollayan tarayıcı tarafından algılanıyor. ABD'de giderek artan Alzheimer hastalığına karşı önlem olarak düşünülen çipler, ilk kez 83 yaşındaki bir hastayla ailesine takılıyor. Çipte, takılan kişinin tıbbi verilerinin yanı sıra, kimlik dahil çeşitli bilgiler bulunuyor. Takılan kişinin, hastalığının ilerlemesi sonucu hafızasını yitirdiğinde, çip sayesinde kim olduğu anlaşılabilecek ve tıbbi verilerine anında ulaşılabilecek. Çok yakında, bu küçük çipe uydudan GPS dalgaları gönderilerek, taşıyan kişinin yeri de saptanabilecek.

TÜİK: Türkiye'de 8 yılda 16 ülkenin nüfusundan fazla çocuk kayboldu.

'Türkiye'de kayıp çocuk' vakalarının 8 yılda 100 bini aştığı ortaya çıktı. Verilere göre, sadece 2008-2016 yılları arasında 16 ülkenin nüfusundan fazla çocuk kayboldu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Adli İstatistik verilerine göre, 2008-2016 yılları arasında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı 104 bin 531'e ulaştı.

2008-2016 yıllarını kapsayan TÜİK Adli İstatistiklerine göre, 31 bin nüfuslu San Marino, 36 bin 656 nüfuslu Lihtenştayn ve 56 bin 810 nüfuslu Grönland'ın da aralarında bulunduğu 16 ülkenin nüfusundan daha fazla çocuk kayboldu.

Ailelerine kavuşturulan çocukların sayısının yer almadığı istatistiklere göre, 2008 yılında 4 bin 517, 2009 yılında 5 bin 81, 2010 yılında ise 8 bin 81 çocuk kayboldu. Kayıp çocuk sayısının çift hanelere çıktığı 2011 yılında 10 bin 67, 2012 yılında 12 bin 474, 2013 yılında 16 bin 218, 2014 yılında 18 bin 696, 2015 yılında 17 bin 706 ve 2016 yılında ise 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi.

97 bin nüfuslu Ardahan, 82 bin nüfuslu Tunceli ve 80 bin nüfuslu Bayburt'tan daha kalabalık olan kayıp çocukların 59 bin 435'i kız çocuklarından oluşuyor. Çeşitli nedenlerden ötürü ailelerinden kaçarak sokaklara düşen çocuk sayısı ise 26 bin 168 olarak kayıtlara geçti.

Kaybolan Ya da Çalınan Hayvanlarınızı Derialtı Mikroçip Sayesinde Bulabileceksiniz!

Pet Mikroçip kayıp hayvanlar ve çalınan hayvanların bulunması için geliştirilmiş elektronik bir sistemdir. Deri altına yerleştirilen pirinç tanesi büyüklüğündeki çip, okuyucu cihaz ile taranarak iletişim bilgilerinize ulaşılır.

Çok yakında, bu küçük çipe, uydudan GPS dalgaları gönderilerek, kaybolan ya da kaçırılan kişinin yeri de saptanabilecek!

Hukuki Değerlendirme

Özgür iradeyle açıklanan açık rıza sonucunda mikroçipe yerleştirilmek istenilen bilgilerin yüklenmesinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında;

Kişisel veriler işlenirken aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur.

a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma.

b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma.

c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme.

ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma.

d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.

Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi

Bizce;

Olası kaybolma ya da kaçırılma riski bulunan yakınlarınızın derialtına mikroçip yerleştirilmesinde;

Adres ve diğer kişisel verilerin deri altına mikroçip ile yerleştirilmesinde; usul ve esaslara uygun olması şartıyla, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Alzheimer hastalarının takibinde ise;

Sağlığa ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.


KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU (KVKK)

Kanun Numarası                   : 6698

Tanımlar

MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Açık rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızayı,

İKİNCİ BÖLÜM

Kişisel Verilerin İşlenmesi

Genel ilkeler

MADDE 4- (1) Kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir.

(2) Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur:

a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma.

b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma.

c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme.

ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma.

d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme.

Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

MADDE 6- (1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.


Avukat Ersen UYAR


KAYNAKÇA

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:cydbvSMuF3oJ:https://tr.wikipedia.org/wiki/Mikro%25C3%25A7ip+&cd=1&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

http://arsiv.ntv.com.tr/news/138154.asp

https://www.dunya.com/tekno-trend/3-bin-isvecli-neden-cip-takiyor-haberi-425296

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/alzheimer-hastasina-deri-alti-kimlik-cipi-71110

https://tr.sputniknews.com/turkiye/201807031034119387-tuik-turkiye-kayip-cocuk-sayisi/

https://veteriner.co/pet-mikrocip-nedir.html

https://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.5.6698&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=&Tur=1&Tertip=5&No=6698

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ord.Prof.Dr. 1 ay önce

Wauw! Very Very Fantastik

Avatar
elimizdeki telefolar 1 ay önce

onu geç herkesin elinde zaten kendi mikrocipi var ses görüntü ne istersen bir yönden güvenliği sağlıyor bir yönden de güvenlik zaafiyeti