banner613

“Nereden çıktı bu, ne ilgileri olabilir?” demeyin hemen. Madalyonun iki yüzü gibiler.

Birisi 2002 yılından beri Devleti,

Diğeri 2002 yılından beri İstanbul Barosunu yönetiyor.

Birisi yol yaptık, köprü yaptık diyor,

Diğeri sosyal tesis yaptık, baro bahçeyi açtık diyor.

Biri seçim çalışmasında Devletin kaynaklarını kullanıyor,

Diğeri ise baronun kaynakları ile kendine oy istiyor.

Birisi ben düşersem Kudüs düşer diyor, diğeri ben baroyu kazanamazsam laiklik elden gider diyor.

Birisi Sayıştay denetiminden kaçıyor, diğeri meslektaşlarının her mali sorusuna “ticari sır” cevabı veriyor.

Birisi ihalelerde belli çevreleri gözetiyor,

Diğeri merkezleri, kurulları, çeşitli hakem heyetlerini tanıdıklarına dağıtıyor.

İkisi de itibardan tasarruf olmayacağını savunuyor. Birisi saraylar yaptırıyor, diğeri futbol müsabakasına, themis heykeline yarım milyondan fazla para harcıyor.

İkisinde de lider sultası var. Yöneticiler kim, yardımcılar kim bilinmiyor, lider üzerinden tüm propoganda yapılıyor. İkisinde de liderimiz iyi ama çevresi kötü deniyor.

Birisi kendine tehlike olarak gördüğü parti liderlerini bünyesine katıyor, diğeri azılı muhalifi olan başkan adayıyla el sıkışıp adaylığını çektiriyor.

İkisi de bir şekilde muhalifleri yargı gücüyle korkutmayı seviyor.

Birisi bana bu yazıyı yazarken bile acaba dava açarlar mı korkusunu yaşatıyor,

Diğeri (siyasi olarak yakın olduğu) belediyeye, bir meslektaşının verdiği dilekçe için soruşturma başlatıyor.

İkisinin seçmeni de akçeli işlerden rahatsız olmuyor.

İkisinin seçmeni de muhalefeti suçluyor, vatan haini ilan ediyor.

19 yıllık her iki yönetimin sonunda birinin “Devlet”e, diğerinin “Baroya ve mesleğimize” verdiği zarar ortada.

İnsafsızlık yapma, aralarında hiç mi bir fark yok?” derseniz; biri sürekli dini öğeler kullanırken, diğeri dilinden Atatürk’ü düşürmüyor.

İkisi de birbirlerinin karşıtlığı üzerinden politika üretip, aslında aynı politikayı farklı mecralarda yapıyor. Bu nedenle ikisi de birbirini besliyor ve aslında aynı değerleri temsil ediyor.

Tek farkları bu, aslında tıpatıp aynılar.

17 Ekim Pazar günü, Haliç Kongre Merkezinde bu sarmalın son bulması dileğiyle...

Av. Erdost BALCI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
av. 2 hafta önce

Kaç yıldır avukatım baro ile aidat dışında bir ilişkim yok, işime gücüme bakıyorum. Ne barodan bir menfaat sağladım ne de baronun bana zararı dokundu. Barolar menfaat ya da birilerine zarar verme yeri olmamalı. Barolar yönetim kademesinin şan şöhret sahibi olması dışında ne işe yarıyor ki ?

Avatar
yılmaz 2 hafta önce

Yazıktır ki çoğu meslektaş bu durumdan bile habersiz, "baro olmasa da olur" diyerek mesleklerini sürdüren avukatlarımız var. Ayrıca yeni adaylardan da maalesef umut yok zira adliye koridorlarında afişler asmaktan öteye gidebileni de göremiyoruz.

Avatar
Cihat 2 hafta önce

Bu işler öyle Erdal kardeş başa geçenin astığı astık kestiği kestik.
Merkeze hizmet etmeyenin de vay haline de sen acaba nasıl olacan iktidar olunca; bence değişen birşey olmayacak!

Avatar
Cihat 2 hafta önce

Pardon Erdost kardeş bağışla Erdal yazmışım.
Bizler zeka yaşı olarak da çoğunluk olarak 11 civarındaymışız bunu da unutma üst grup da olsak bile 15'leri aştığımızı sanmıyorum.
Yolun açık olsun Erdost...

Avatar
Avukat 2 hafta önce

İzmir'de farklı sanki durum."Demokrasi havarisi "Çağdaşlar tek adam rejimi ile yönetiyorlar baroyu.