banner613

Diyanet İşleri Başkanlığı, şehirlerarası otobüslerin kalkış ve mola veriş saatlerinin namaz saatlerine göre ayarlanması yolunda bazı Bakanlıklara resmi başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Bu uygulamanın getireceği sakıncaların düşünülmesi gerekir.

Öncelikle ifade etmek isteriz ki; dini inanış ve ibadet özgürlüğünü koruyan her düzenleme çok gerekli ve yararlıdır. Ancak şehirlerarası ulaşımda otobüslerin kalkış saatlerinin ve molaların namaz saatlerine göre ayarlanması ve molalarda namaz kılmaya yetecek kadar süre verilmesi bir takım sakıncalara, ayrımlara ve tartışmalara yol açacaktır.

-Her şeyden önce, namaz süresi neye göre hesap edilerek mola verilecektir. Sabah namazı  4 rekat, akşam namazı 10 rekat ve ayrıca 3 vitr rekatıdır. Yatsı namazından, 20 rekata varan teravih namazına kadar değişen sürelere ihtiyaç vardır.

-Namaza başlamak isteyenlerin abdest almaları gerekli olduğuna göre bu ihtiyacı duyanların isteği nasıl giderilecektir.

-Namaza duranlar ile katılmayanlar arasında bir görüş ayrılığının çıkması halinde sorun giderek büyüyecek ve tehlikeli bir nitelik alacaktır.

-İlköğretim öncesinde başlayan Kuran Kursları, İmam Hatip Okulları, giderek sayıları artan tekke, zaviye, tarikatlar, değişen giyim kuşam ve düşünüş farklılıkları toplumu karanlığa ve bölünmeye götürebilecek bir tehlike durumundadır

-Sonuç olarak; şehirlerarası ulaşımda atılacak bu temelin; amacı, nereye kadar uzayacağı ve sonu belirsizdir.

Bu düzenlemenin; şehirlerarası ulaşıma ayar vermenin dışında, EZAN’ın minareden canlı olarak okunmasını kapsar şekilde düzeltilmesi gereklidir.

Minareler, ezan okunması için özel olarak yapılan kutsal alanlardır. Aşağıdan teybin düğmesine basarak ezan okunması çok yanlış ve sakıncalıdır. Ezanın, mutlaka minareye çıkan müezzin tarafından canlı olarak okunması zorunlu olup bu uygulamaya dönülmesi gereklidir.

Bu konuda, yani ezan’ın müezzin tarafından minareye çıkarak canlı olarak okunmasının gerekli olduğu yolunda Diyanet İşleri Başkanlığı’na 28.6.2016 tarihinde başvuruda bulunduk. Başvurumuzda yargıya müracaat hakkımızın saklı tutulduğunu da ifade ettik. Konunun incelenerek cevap verileceğinin bildirilmesine rağmen aradan geçen 5 sene içinde hiçbir yanıt verilmediğini üzülerek ifade etmek isteriz. Şimdi ise iş; otobüs ulaşımlarına ayar vermeye kadar gelmiştir.

Av.A.Erdem AKYÜZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
imur Eren 3 ay önce

Cesur yazar, elinize sağlık.

Avatar
GERÇEK HUKUKÇU 3 ay önce

Akşam namazının 10 rekât + 3 vitr rekâtı olduğunu zanneden bir insanın bu konuda yazı yazma cüreti göstermesi ne kadar komik...

Avatar
Emre 3 ay önce

Hiç canınızı sıkmayın avukat bey,karşılıklı saygı ile herşey mümkün, namaz kılanlar diğer yolcuları bekletmemek adına işlerini hızlıca hallederlerse 15 dakika bütün namazlarin farzlari(ve vitr) için kafidir, tüm dinlenme tesislerinde ve neredeyse tüm yakıt istasyonlarında wc ile birlikte mescit de vardır, kaldi ki kisa yolculuklarda mola ve iniş-binis saatlerine denk gelmeyen vakit namazı yok denecek kadar azdir, uzun yolcukuklarda ise genellikle bir namaz vakti seyir halindeyken geçmektedir. Hasılı bahsettiğiniz kadar karmaşa veya "tehdit" oluşturmayacak insani bir haktır, ideolojik ve felsefi/inançsal kutuplaşmalara alet edilmemelidir...

Misafir Avatar
İmur Eren 3 ay önce @Emre

Cevap yazanlardan "Emre" gibi soğukkanlı ve sakin olanların yanında, hiç bir esasa dayanmayan suçlama niteliğindeki güya eleştiriler onların kişiliğini göstermektedir. Her zamanki gibi destekler nitelikteki görüşler sessiz kalmaktadırlar.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Muhammed Burak BAYANTEMÜR 3 ay önce

Uzun yolculuklarda ortalama dört saatte bir mola verilmesi insanca yolculuk yapabilmek için şarttır. Açlık, tuvalet ve benzeri ihtiyaçlar için bu süreyi aşan uygulamalar hiçbir durumda kabul edilemez. Şayet bu genel menfaate aykırı olmadan namaz vakitleri sisteme entegre edilecekse hiçbir problem yok. Fakat sadece namaz vakitleri dikkate alınacaksa ortada büyük bir problem var demektir. Namazın kılınabileceği vakitler her gün değişmektedir. Değişen vakitlerden bağımsız olarak sabah ve akşam namazlarının vakitleri her zaman çok kısıtlıdır. Akşam ezanının 20.30da okunduğu bir ihtimali ele alalım ve aracımız 20.00da hareket etsin. Bu demektir ki kalkıştan en geç 2 saat içerisinde mola verilecektir ki bu bana göre saçmalıktır. İbadet özgürlüğü kimsenin makul bir yolculuk yapma hakkına mani olmamalıdır. Entegrasyonu sağlamanın çok zor olduğunu düşünüyorum ve namaz kılanları namaz kılmayanlara saygı duymaya davet ediyorum.