banner644

21 Aralık 2017

TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, İstanbul'daki İslam İşbirliği Zirvesi'nde alınan kararla ABD'ye çıkış stratejisi imkanı verildiğini belirterek, "Trump kararlarını açıklarken, başkentin Kudüs'e taşınma kararını 6 ay ertelemeye ilişkin kanunu imzaladı. ABD önümüzde 6 aylık sürede, 'Ben bir karar aldım ama gördüm ki dünyada buna tepki var, bu yüzden kararımı gözden geçireceğim' diyebilir. Gözden geçirmekle birlikte erteleyebilir, ortadan kaldırabilir." dedi.

Bozkır, AA muhabirinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bozkır, Türkiye'nin yabancı ülkelerle imzaladığı anlaşmaların, TBMM Genel Kurulunda onaylanabilmesi için önce Dışişleri Komisyonunda görüşülmesi ve onaylanması gerektiğini söyledi.

Komisyonun sadece uluslararası antlaşmaları onaylaması halinde parlamenter diplomasinin yoğunluk kazandığı bir dönemde ana görevini yerine getirmemiş olacağını vurgulayan Bozkır, Komisyonu, ülkeyi ziyaret eden önemli yabancı şahsiyetlerin ağırlandığı ve onlarla toplantılar yapıldığı platform haline getirmeyi planladığını bildirdi.

Bozkır, Komisyon olarak bazı ülkeleri ziyaret edeceklerini, o ülkeleri de burada misafir edip yoğun bir parlamenter diplomasi trafiği yürüteceklerini söyledi.

"ABD'nin, İsrail'in Kudus'ü başkent ilan etme kararını kabul etmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerle" ilgili soru üzerine, Bozkır, ABD yönetiminin aldığı bu kararın hem zamansız hem haksız hem de uluslararası anlaşmalar ve BM kararlarına aykırı bir tavır olduğunu belirtti.

Bozkır, 2. Dünya Savaşı'nın ardından, savaşı kazanan ülkelere veto hakkı verilmek suretiyle, bütün kararların kontrol ve bloke edilebildiği bir düzen kurulduğunu ifade etti.

- "ABD tepki geleceğini beklemedi"

ABD'nin belki de buna güvenerek, "BM herhangi bir karar alırsa ben bunu bloke ederim; Ortadoğu karışmış vaziyette, Suriye ve Irak'taki durum belli, Suudi Arabistan çeşitli sorunlar yaşıyor, Yemen karışık. Bölge benim atacağım bir adıma tepki gösterebilecek durumda değil." düşüncesiyle hareket ettiğini dile getiren Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD, bu adıma karşı tepki geleceğini beklemedi. Sayın Cumhurbaşkanımızın daha karar alınmadan buna tepki koyması ve İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı sıfatıyla zirve toplantısını organize etmesi ve zirvenin çok başarılı geçmesi, ABD'nin beklemediği bir davranış oldu. Çünkü, İslam İşbirliği Teşkilatı genellikle bu kadar ciddi konularda birleşerek önemli karar almasıyla tanınan bir kuruluş değildir ama kısa zamanda 50'in üzerinde cumhurbaşkanı, kral, devlet başkanı, meclis başkanı, başbakan ve önemli bakanların katılımıyla oybirliği ile bu kararı aldı. Bu kararla birlikte, 'ABD'nin Kudüs'ü başkent olarak tanıma ve büyükelçiliğini oraya taşıma' kararının tanınmayacağı, bunun geçersiz olduğu vurgulandı. Doğu Kudus'ü Filistin'in başkenti olarak tanıma çağrısı yapıldı. ABD'nin, Ortadoğu barışı konusunda yürütülmekte olan görüşmelerde tarafsızlığını yitirdiği için arabulucu veya taraf olma imkanını kaybettiği vurgulandı.

İstanbul'da alınan bu kararla aslında ABD'ye mesaj verildi, çıkış stratejisi imkanı verildi. Başkan Trump bu kararı açıklarken bir belge imzaladı. 1996 yılından bu yana bütün ABD Başkanlarının yaptığını yaptı ve başkentin Kudüs'e taşınma kararını 6 ay ertelemeye ilişkin bir kanunu imzaladı. Önümüzde 6 aylık bir süre var, bu süre zarfında ABD, 'ben bir karar aldım, bunun doğru olduğuna inanıyorum ama gördüm ki İslam dünyasında ve bütün dünyada çok önemli bir tepki var, bu yüzden bu kararı ben gözden geçireceğim.' diyebilir. Gözden geçirmekle birlikte erteleyebilir, ortadan kaldırabilir."

Bozkır, BM Güvenlik Konseyine sunulan "ABD Başkanı Donald Trump'a Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımaktan vazgeçme çağrısı yapan karar tasarısının" ABD tarafından veto edildiğini ve yürürlüğe giremediğini anımsattı.

- "5 ülke ABD'ye 'sen tek kaldın' dedi"

ABD'nin vetosu sırasında, 15 BM Güvenlik Konseyi üyesinden 14'ünün bu kararı kabul ettiğini, 5 veto hakkına sahip ülkeden Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa'nın da "evet" dediğini ifade eden Bozkır, "Bu 5 ülke 'evet' demekle aslında ABD'ye 'Sen tek kaldın' mesajı verdi." diye konuştu.

Bozkır, bugün BM Genel Kurulunun toplantıya çağrıldığını, benzer bir kararın oraya getirildiğini belirterek, "Orada daha önce alınan BM kararı çerçevesinde, üçte iki çoğunlukla bu karar geçerse bu BM kararı, geçerli bir karar olarak gündemimize gelecektir." diye konuştu.

BM kararlarının icra gücü bulunmadığını ama sembolik değerinin icra değerinden fazla olduğunu ifade eden Bozkır, ABD üzerindeki "Kararını ertele, ortadan kaldır, yanlış yapıyorsun" baskısını tescil edeceğini vurguladı.

Bu süreçte en önemli mesajı veren ülkenin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğuna işaret eden Bozkır, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye artık uluslararası sorunların çözümünde kilit ülkelerden bir tanesidir. Türkiye ve Cumhurbaşkanımızın Müslüman topluluklarındaki ağırlığı bunu tescil etmiştir. Bizim arzumuz, savaş ve yeni ihtilaflar yaratmak değildir. Bütün bu hamleler aslında sorunların giderilmesi, bölgemize ve dünyaya huzur gelmesi, Filistinlerinin çektiği azabın azaltılması, ablukaların kaldırılması, Filistin'in hak ettiği tablolara kavuşmasını sağlamaktır.

Şayet Cumhurbaşkanımız ortaya çıkıp bu zirveyi toplamasaydı ne olurdu? O zaman münferit ülkeler, topluluklar, kuruluşlar başka yollara tevessül edeceklerdi, olayın tepkisini başka yollardan ortaya koyacaklardı. Ancak İstanbul'da böyle bir karar alınınca herkes kendisini iyi hissetti. Bunun sonucunu beklemekle daha doğru hareket edeceklerini düşündü ve bir anlamda Ortadoğu'daki barış ve istikrara da katkıda bulundu."

- "Herkesin aklını başına alması lazım"

Volkan Bozkır, "Türkiye'nin güneyinde, Suriye'nin kuzeyinde ABD'nin desteğiyle adeta devlet ve ordu kurma çalışmaları var. Bu, Türkiye açısından tehlike arzeder mi?" sorusu üzerine, "Kesinlikle eder. Çünkü, sınırımızın karşısında teröristlerin ele geçirdiği bir bölgeden bahsediyoruz." dedi.

ABD'nin eskiden yaptığı hatayı şimdi telafi etmeye çalıştığını söyleyen Bozkır, "ABD dana önce Irak'ı işgal etti, ancak gerekli düzeni kurmadan orayı terketti. Irak ondan sonra DEAŞ'ın eline düştü; ABD, her gün bombaların patladığı bir Irak'ı arkasında bıraktı." dedi.

Komisyon Başkanı Bozkır, eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde Suriye'de insanlar öldürülürken, orası Rusya'nın üslerinin ve yerleştiğinin bir tezahürü olurken, ABD'nin kabuğuna çekildiğini kaydetti.

Rusya'nın da bu durumu değerlendirdiğini, 300 senedir sürdürdüğü sıcak sulara inme hayalini bu operasyonla gerçekleştirdiğini, orada üs kurduğunu ve askerini oraya yerleştirdiğini belirten Bozkır, "İran da aynı şeyi yaptı. ABD şimdi baktı; 'Rusya var, İran var, Türkiye de var, ben niye yokum' demeye başladı. Bunun üzerine denize düşen yılana sarılır misali, gitti en olmayacak gruba destek vermeye kalktı. Ama şimdi bu olmaz, olmayacak bir şey. Nasıl Irak'ta açıklanan bağımsızlık deklarasyonu olmadı, burada da olmayacak." ifadesini kullandı.

Bozkır, şöyle konuştu:

"Güneyimizde, orada çoğunluğa sahip olmayan etnik gruplar üzerinden siyaset yürüterek, terör gruplarının orada hakimiyet elde etmesine biz karşıyız. Afrin hududumuzun yanı, buradan Türkiye'ye saldırıların olduğu dönem de oldu. Biz buna izin vermeyiz.

Eğer Türkiye'yi sıkıntıya sokacak, gelecekte güvenliğini tehdit edecek ve oradaki oluşumun Türkiye'yi güneyden kuşatarak, adeta çıkış imkanı olmayan bir tabloya sürüklediğini görürsek müdahale ederiz. Cumhurbaşkanımız bunu net bir şekilde ifade etti. Onun için herkesin aklını başına alması lazım, Türkiye'yi hiçbir şekilde oyunun parçası olarak görmeme gafletine düşmemesi lazım."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.