<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 01:41:57 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatların Kişisel Verilerin Korunması Alanında Yaşadığı Güncel Sorunlar Çalıştayı gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukatlarin-kisisel-verilerin-korunmasi-alaninda-yasadigi-guncel-sorunlar-calistayi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukatlarin-kisisel-verilerin-korunmasi-alaninda-yasadigi-guncel-sorunlar-calistayi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Komisyonu tarafından düzenlenen “Avukatların Kişisel Verilerin Korunması Alanında Yaşadığı Güncel Sorunlar Çalıştayı”, 20 Haziran 2026 tarihinde Barolardan, kamu kurumlarından ve özel sektörden gelen temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avukatların kişisel verilerin korunması hukuku kapsamında yaşadığı mesleki zorluklara ilişkin deneyimlerin ve çözüm önerilerinin tartışıldığı çalıştayın açılış konuşmasını TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Komisyonu Koordinatörü Av. Ali Bayram ile Komisyon Sözcüsü Av. Bahar Didem Sağın yaptı.</p>

<p>Bayram, kısa bir süre önce hayatını kaybeden TBB Delegesi ve İzmir Barosu önceki dönem başkanı Av. Özkan Yücel’i anarak başladığı konuşmasında, demokratik hukuk devletinin temelinin bağımsız savunma olduğunu vurgulayarak, son yıllarda KVKK uygulamalarının savunma hakkı ve hak arama özgürlüğü üzerinde ciddi tartışmalar yarattığını ifade etti.</p>

<p>Veri güvenliği ile adalete erişim arasındaki dengenin bozulduğunu; kamu kurumları, bankalar ve sigorta şirketlerinin KVKK hükümlerini genişletici ve hatalı yorumlayarak avukatların bilgi/belge taleplerini reddettiğini ifade eden Bayram, kurumların bilgiye sınırsız erişimi varken, avukatların aynı bilgiye ulaşamamasının "silahların eşitliği" ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu belirtti.</p>

<p>“Adil yargılanma hakkı yalnızca mahkeme önünde usul güvencelerinden yararlanmaktan ibaret değildir. Aynı zamanda bilgiye, delile ulaşabilme, iddia ve savunmanın eşit koşullarda yarışabilme hakkıdır” diyen Bayram, savunmanın bilgiye erişemediği yerde adaletin bir ayağının eksik kalacağına dikkat çekti.</p>

<p>Bayram, kişisel verilerin korunmasının amacının bilgi akışını durdurmak değil, verilerin hukuka uygun işlenmesini sağlamak olduğunu söyleyerek, “Avukatlık Kanunu’nun 2. maddesi avukata görevini yerine getirebilmesi için kamu kurumları ve diğer kuruluşlardan bilgi ve belge isteme yetkisi vermektedir. Bu yetkinin uygulamada etkisiz bırakılması yalnızca avukatın değil vatandaşın hak kaybına da yol açmaktadır” şeklinde konuştu.</p>

<p>Çözüm önerilerini dile getirerek mevzuat çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Bayram, yargı reformları hazırlanırken baroların çalışmaya etkin katılımının sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Bayram, Avukatlık Kanunu'nun 2. maddesinde yapılacak bir düzenleme ile KVKK'dan kaynaklanan engelleri kaldırmayı hedeflediklerini ve bu konudaki önerilerini ilgili makamlara ilettiklerini ifade etti.</p>

<p>Sigorta ve bankacılık sektöründe veri güvenliği adı altında savunma hakkını kısıtlayan uygulamaların da yeniden düzenlenmesi gerektiğinin altını çizen Bayram, “Hasar danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların kişisel verilere erişimi ve bu verilerin ticari amaçlarla kullanımı ciddi riskler doğurmaktadır” ifadesini kullandı.</p>

<p>Bayram, sır saklama yükümlülüğünün hak arama özgürlüğünü ortadan kaldıracak şekilde yorumlanmaması gerektiğini söyleyerek, “Müvekkil adına hareket eden avukatların bilgi edinme taleplerine ilişkin açık ve bağlayıcı düzenlemeler yapılmalıdır” dedi.</p>

<p>Komisyon Sözcüsü Av. Bahar Didem Sağın da çalıştayın temel amacının, teorik tartışmaların ötesine geçerek adliye koridorlarında, icra dairelerinde ve kamu kurumlarında avukatlık mesleğini icra edenlerin karşılaştığı "KVKK barikatları" gibi gerçek sorunlara dokunmak olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KVKK'nın hak arama özgürlüğü, bilgi edinme yetkisi ve savunma hakkı önünde bir engel olmaması gerektiğini vurgulayan Sağın, amaçlarının katılımcıların vizyonu ve tecrübesiyle, bu yapısal soruna karşı Türkiye Barolar Birliği çatısı altında somut, dengeli ve sahada karşılığı olan pratik çözüm üretmek olduğunu kaydetti.</p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından beş ayrı çalışma masası oluşturularak sorunun tespiti ve çözüm önerileri değerlendirildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260621_avukatlarin_kisisel_/86542_1_21062026211047.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260621_avukatlarin_kisisel_/86542_2_21062026211052.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260621_avukatlarin_kisisel_/86542_3_21062026211052.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260621_avukatlarin_kisisel_/86542_4_21062026211052.jpeg" title="" /></p>

<p>Görüntüle</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukatlarin-kisisel-verilerin-korunmasi-alaninda-yasadigi-guncel-sorunlar-calistayi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/adsiz-153.jpg" type="image/jpeg" length="44001"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Embriyo Üretimine Dair Tebliğ (No: 2026/8)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/embriyo-uretimine-dair-teblig-no-20268</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/embriyo-uretimine-dair-teblig-no-20268" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Embriyo Üretimine Dair Tebliğ (No: 2026/8), 22 Haziran 2026 Tarihli ve 33288 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>EMBRİYO ÜRETİMİNE DAİR TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>(TEBLİĞ NO: 2026/8)</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> (1) Bu Tebliğin amacı ve kapsamı; manda dâhil damızlık sığır, koyun, keçi, kedi ve köpeklerden embriyo üretimi ile üretilen embriyoların transferi, depolanması, piyasaya arzı ve izlenebilirliğine dair usul ve esasları belirlemektir.</p>

<p><strong>Dayanak </strong></p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> (1) Bu Tebliğ; 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ve 31/12/2024 tarihli ve 32769 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Üreme Ürünlerinin Üretimi, İthalat ve İhracatı ile Piyasaya Arzına Dair Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> (1) Bu Tebliğde geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,</p>

<p>b) Cinsiyeti belirlenmiş embriyo: Cinsiyeti belirlenmiş sperma ile üretilen veya uygun metotlar kullanılarak cinsiyeti belirlenmiş dişi veya erkek embriyoyu,</p>

<p>c) Cinsiyeti belirlenmiş sperma: Biyoteknolojik yöntemler ile cinsiyet ayrımı yapılarak üretilen erkek ve dişi spermayı,</p>

<p>ç) Damızlık belgesi: Ana ve babası bilinen, ıslah kayıt sisteminde kayıtlı damızlık hayvanlar için; pedigri, damızlık sertifikası veya damızlık belgesi adıyla düzenlenen kimlik belgesini,</p>

<p>d) Damızlık hayvan: Irkına özgü morfolojik özellikleri taşıyan vasıflı ve belgeli hayvanı,</p>

<p>e) Donör adayı hayvan: Irkına özgü morfolojik özelliklerin, teknik kriterlerin, verim ve sağlık şartlarının uygunluğunun arandığı, oosit veya embriyo üretiminde kullanılacak dişi damızlık hayvanı,</p>

<p>f) Donör hayvan: Oosit veya embriyo üretiminde kullanılan dişi damızlık hayvanı,</p>

<p>g) Donör hayvan üretim izni: Embriyo üretim merkezi ile embriyo üretim ve satış işletmelerinde oosit veya embriyo üretiminde kullanılacak olan dişi donör hayvanlar için verilen izni,</p>

<p>ğ) Ekip sorumlusu veteriner hekim: Embriyo toplama veya embriyo üretim ekibi tarafından yürütülen faaliyetlerden sorumlu olan veteriner hekimi,</p>

<p>h) Embriyo: Oositin fertilizasyonu ile başlayıp fötal döneme kadar devam eden erken gelişme aşamalarındaki canlının, alıcı anaç hayvana transfer edilebilir durumdaki en erken gelişim evresini,</p>

<p>ı) Embriyo toplama ekibi: Donör hayvanlardan in vivo yöntemle embriyo üretimi işlemlerini yürüten ekibi,</p>

<p>i) Embriyo üretim ekibi: Donör hayvanlardan oositlerin toplanması ve toplanan oositlerden in vitro yöntemle embriyo üretimi işlemlerini yürüten ekibi,</p>

<p>j) Embriyo üretim işletmesi: Sadece kendi işletmesinde bulunan hayvanlara transfer edilmek üzere sığır cinsi donörlerden embriyo üreten Bakanlıktan izin alan hastalıktan ari işletmeyi,</p>

<p>k) Embriyo üretim ve satış işletmesi: İşletmesinde bulunan hayvanlara transfer etmek ve/veya piyasaya arz etmek üzere sığır cinsi donörlerden embriyo üreten Bakanlıktan izin alan hastalıktan ari işletmeyi,</p>

<p>l) Genel Müdürlük: Hayvancılık Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>m) Hastalıktan ari işletme: Bakanlıkça belirlenen hastalıklar için arilik sertifikasına sahip hayvancılık işletmesini,</p>

<p>n) Hayvan pasaportu: Sığır cinsi hayvanlarda, 2/12/2011 tarihli ve 28130 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği kapsamında, kedi ve köpek türü hayvanlarda, 26/2/2018 tarihli ve 30344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kedi, Köpek ve Gelinciklerin Kimliklendirilmesi ve Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelik kapsamında il/ilçe müdürlüğü veya yetkilendirilen kurum veya kuruluş tarafından tanzim edilen, hayvana ait bilgileri içeren, imzalı olarak veya elektronik ortamda düzenlenen belgeyi,</p>

<p>o) IETS: Uluslararası Embriyo Teknolojisi Topluluğunu,</p>

<p>ö) İl müdürlüğü: Bakanlık il tarım ve orman müdürlüğünü,</p>

<p>p) İlçe müdürlüğü: Bakanlık ilçe tarım ve orman müdürlüğünü,</p>

<p>r) İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI): Tek bir sperm hücresinin doğrudan bir oositin sitoplazmasına enjekte edildiği in vitro fertilizasyon prosedürünü,</p>

<p>s) İn vitro embriyo üretimi: Dişi donör hayvanların ovaryumlarından farklı yöntemlerle oositlerin toplanarak laboratuvar şartlarında olgunlaştırılması, fertilize edilmesi ve kültürde geliştirilmesiyle embriyoların üretilmesi yöntemini,</p>

<p>ş) İn vivo embriyo üretimi: Dişi donör hayvanlara uygulanan hormonlarla fazla sayıda oositin ovulasyonunun sağlanması ve ovule olan oositlerin suni tohumlama yöntemiyle fertilize edilerek embriyoların üretilmesi yöntemini,</p>

<p>t) İzlenebilirlik: Embriyoların üretimi, depolanması, hayvanlara transferi ile piyasaya arzının tüm aşamaları boyunca izinin sürülebilmesini ve takip edilebilmesini,</p>

<p>u) Mobil embriyo üretim aracı: Bakanlık tarafından belirlenen teknik ve hijyenik şartlara sahip in vivo yöntemle üretilen embriyoların incelenmesi, işlenmesi ve dondurulması gibi işlemlerin yapıldığı seyyar aracı,</p>

<p>ü) Oosit: Sekonder oosit ve ovum dâhil olmak üzere ootidogenez sürecindeki haploid hücreleri,</p>

<p>v) Pedigri: İthalatın yapıldığı ülkenin yetkili otoritesi ya da yetki verilen birlik/kooperatifler tarafından düzenlenen ve onaylanan, ihracatçı ülkenin soy kütüğüne kayıtlı, kulak numarası, cinsiyeti, ırkı, doğum tarihi, yetiştirici ve sahibi ile hayvanın cetlerine ait bilgileri ve/veya verimlerini belirten belgeyi,</p>

<p>y) Sığır cinsi hayvan: Et veya süt üretimi, damızlık veya diğer amaçlarla yetiştirilen, Bos taurus, Bos indicus, Bubalus bubalis (manda) ve Bison bison (bizon) türleri dâhil her yaştaki sığır ve mandaları,</p>

<p>z) Tanımlama araçları: Hayvanların tanımlanmasında kullanılan plastik kulak küpesi, elektronik kulak küpesi, mikroçip, bolus veya bileklik gibi tanımlama araçlarını,</p>

<p>aa) Taşıyıcı ana: Embriyo transferi yapılan dişi hayvanı,</p>

<p>bb) Taze embriyo: Dondurulma işlemine tabi tutulmadan, taze olarak taşıyıcı analara nakledilmek üzere üretilen embriyoyu,</p>

<p>cc) TDSYMB: Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliğini,</p>

<p>çç) TÜRKVET sistemi: Bakanlık tarafından oluşturulan, işletme, hayvan sahibi ve hayvanların kimlik ve hareket bilgilerinin kayıt altına alındığı ve izlendiği veri tabanını,</p>

<p>dd) Üretim: Donör hayvanlardan oositlerin toplanması, in vivo veya in vitro yöntemle embriyo elde edilmesi, işlenmesi, payetlenmesi ve dondurulması faaliyetlerini,</p>

<p>ee) Üretim merkezi: Embriyoların üretimi ile piyasaya arzı faaliyetlerini yürüten merkezi,</p>

<p>ff) Üretim ünitesi: Embriyo üretiminin yapıldığı laboratuvarı,</p>

<p>gg) Veri tabanı: Bakanlık kayıt sistemlerini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Genel Hususlar, Üretim Merkezi/İşletmeler ile Donör Hayvanlarda</p>

<p>Aranacak Sağlık Şartları</p>

<p><strong>Genel hususlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Sığır cinsi donör hayvanlardan embriyo üretimi; embriyo üretim merkezleri, embriyo üretim ve satış işletmeleri ile embriyo üretim işletmelerinde yapılır.</p>

<p>(2) Koyun, keçi ile kedi ve köpek türü hayvanlardan embriyo üretimi yalnızca embriyo üretim merkezlerinde yapılır.</p>

<p>(3) Hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesine ilişkin mevzuata uygun tanımlama araçları bulunmayan ve Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı olmayan donör hayvanlardan embriyo üretimi yapılmaz.</p>

<p>(4) Embriyo üretim merkezleri ile embriyo üretim ve satış işletmeleri; üretimin yapıldığı yerde bulunan hayvanlara transfer ve/veya piyasaya arz etmek üzere embriyo üretimi yapabilir. Donör hayvanlar için üretim izni alınır, aksi durumda üretim yapılmaz.</p>

<p>(5) Embriyo üretim merkezleri, embriyo üretim ve satış işletmelerinde bulunan üretim izinli donör hayvanlardan kendisi adına piyasaya arz etmek üzere oosit/embriyo üretebilir. Bu durumda donör hayvanlar için üretim izni işletme tarafından alınır.</p>

<p>(6) Embriyo üretim işletmeleri; yalnızca üretimin yapıldığı işletmede bulunan hayvanlara transfer edilmek üzere embriyo üretimi yapabilir. Donör hayvanlar için 5 inci ve 11 inci maddelerde belirtilen hususlar aranır, donör hayvanlar için üretim izni şartı aranmaz.</p>

<p>(7) Bu Tebliğ kapsamında belirtilen tüm sağlık testleri, 11/12/2011 tarihli ve 28139 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veteriner Teşhis ve Analiz Laboratuvarları Yönetmeliği kapsamında onay verilen laboratuvarlarda ve Bakanlık tarafından belirlenen test metotlarına göre yaptırılır. Bakanlık tarafından onay verilen laboratuvarlar, alınacak numuneler ile test metotları Genel Müdürlük internet sitesinde yayınlanır.</p>

<p>(8) Embriyo üretiminde kullanılacak dişi ve erkek donör hayvanların aynı ırktan olması, sığır cinsi ile koç ve teke türü hayvanlarda ise her iki donörün de Bakanlık ıslah veri tabanına kayıtlı olması zorunludur. Islah amaçlı hazırlanan projeler kapsamında farklı ırklar kullanılarak yapılan embriyo üretimi için Bakanlıktan izin alınır.</p>

<p>(9) Mezbahalarda kesilen hayvanlar oosit/embriyo donörü olarak kullanılmaz.</p>

<p>(10) Donör hayvanlara doğal aşım yaptırılmaz.</p>

<p>(11) İn vivo yöntemle embriyo üretimi sırasında sığır cinsi hayvanların en az 13 aylık, mandaların en az 18 aylık, koyun ve keçi türlerinin en az 8 aylık, kedi ve köpek türlerinin ise en az 6 aylık olması gerekir.</p>

<p>(12) Embriyo üretimi için kullanılacak mobil embriyo üretim araçlarının asgari olarak;</p>

<p>a) 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen N sınıfında bir araç olması,</p>

<p>b) Üretim bölümünde yapılan tadilatların ilgili mevzuatına göre onaylanarak ruhsatına işlenmiş olması,</p>

<p>c) Üretim bölümü ile şoför mahallinin ayrı olması ve herhangi bir bağlantısının bulunmaması,</p>

<p>ç) Embriyo üretimi için ayrılan bölümünün;</p>

<p>1) Yüksekliğinin en az 170 cm olması,</p>

<p>2) Uzunluğunun en az 270 cm olması,</p>

<p>3) Genişliğinin en az 160 cm olması,</p>

<p>d) Üretim bölümünün; embriyo üretiminin yapıldığı bölüm ile kirli malzemelerin depolandığı bölüm olmak üzere iki ayrı alandan oluşması,</p>

<p>özelliklerine sahip olması gerekir.</p>

<p>(13) Embriyo üretimi için dışarıdan hizmet alınması durumunda; üretim yapan ve yaptıran taraflar arasında üretime dair sorumlulukların belirtildiği bir sözleşme hazırlanarak üretimden önce il müdürlüğüne bildirilir. Bu sözleşme; gerçek veya tüzel kişilerde yetkili kişi, kamu kurum ve kuruluşlarında yetkili amir, üniversitelerin veteriner fakültelerinde ise dekan tarafından imzalanır. Sözleşmenin feshedilmesi ya da sona ermesi durumu en geç 7 gün içinde il müdürlüğüne bildirilir. Birden fazla kişi, kurum ve kuruluştan aynı zamanda hizmet alınmaz.</p>

<p>(14) Sorumlu yönetici/sorumlu veteriner hekimlerin işverenle yapacağı sözleşmeler, iş mevzuatına uygun olarak yapılır. Üretim merkezi/işletmenin sahibi ya da ortağı veteriner hekim ise bu durumun belgelenmesi ve aynı ilde ikamet etmesi hâlinde sorumlu yönetici/sorumlu veteriner hekim olabilir. Bu durumda yalnızca meslek odasından alınan üyelik belgesi istenir.</p>

<p>(15) Üretim merkezlerinde;</p>

<p>a) Sorumlu yönetici ve/veya sorumlu veteriner hekimin işten ayrılması hâlinde bu durum ayrılan personel ve işveren tarafından 7 gün içinde Bakanlığa yazılı olarak bildirilir.</p>

<p>b) Sorumlu yönetici veya sorumlu veteriner hekimin farklı kişiler olması ve herhangi birinin işten ayrılması durumunda; ayrılan personelin görevini bir diğeri en fazla 30 gün süreyle yerine getirebilir. Bu süre sonunda yeni personelin göreve başlamasına kadar üretim yapılmaz.</p>

<p>c) Sorumlu yönetici ile sorumlu veteriner hekimin aynı kişi olması veya sorumlu yönetici ile sorumlu veteriner hekimin farklı kişiler olup aynı anda işten ayrılması durumunda üretim yapılmaz.</p>

<p>ç) Yeni sorumlu yönetici veya sorumlu veteriner hekimin, ayrılış tarihinden itibaren 60 gün içinde göreve başlamaması hâlinde üretim merkezinin izni askıya alınır; bu sürenin 90 günü aşması hâlinde çalışma izni ile donör hayvan izinleri iptal edilir.</p>

<p>d) Yeni sorumlu veteriner hekimin göreve başladığı tarihin 30 günü geçmesi durumunda; üretim merkezinde bulunan donör hayvanlarda hastalığa ilişkin mevzuatta belirtilen test aralıklarına uygun olacak şekilde rutin testlerin tekrarı yaptırılır.</p>

<p>(16) Embriyo üretim ve satış işletmeleri ile üretimi kendisi yapan embriyo üretim işletmelerinde;</p>

<p>a) Sorumlu veteriner hekimin işten ayrılması veya çıkarılması hâlinde bu durum hem ayrılan personel hem de işveren tarafından 7 gün içinde il müdürlüğüne yazılı olarak bildirilir.</p>

<p>b) Yeni sorumlu veteriner hekimin göreve başlamasına kadar üretim yapılmaz. Yeni sorumlu veteriner hekimin 60 günü geçmesine rağmen göreve başlamaması durumunda işletmenin izni askıya alınır, işten ayrıldığı tarihten itibaren sürenin 90 günü geçmesi durumunda işletme izni iptal edilir. Embriyo üretim ve satış işletmelerinde, işletme izninin iptaline bağlı olarak donör hayvanlara ilişkin izinler de iptal edilir.</p>

<p>c) Yeni sorumlu veteriner hekimin göreve başladığı tarihin 30 günü geçmesi durumunda; embriyo üretim ve satış işletmelerinde bulunan donör hayvanlarda hastalığa ilişkin mevzuatta belirtilen test aralıklarına uygun olacak şekilde rutin testlerin tekrarı yaptırılır.</p>

<p><strong>Genel sağlık şartları </strong></p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> (1) Sığır cinsi ile koyun ve keçi türü hayvanlardan oosit/embriyo üretimi yapılan üretim merkezleri ile işletmeler, Bakanlık tarafından belirlenen hastalıklar için hastalıktan ari işletme sağlık sertifikasına sahip olmak zorundadır.</p>

<p>(2) Oosit/embriyo üretilecek olan sığır cinsi ile koyun ve keçi türü hayvanların başka üretim merkezi/işletmeden satın alınması durumunda sevk, test ve karantina prosedürleri hastalıktan ari işletmeler mevzuatı uyarınca yürütülür. Üretim merkezleri dâhil olmak üzere henüz ari işletmenin ana ari sürüsüne dâhil olmayan sığır cinsi ile koyun ve keçi türü hayvanlarda üretim faaliyetine izin verilmez.</p>

<p>(3) Donör hayvanların aşağıda belirtilen şartları sağlaması gerekir:</p>

<p>a) Oosit/embriyo üretiminden önceki en az 30 günlük süreyi üretimin yapılacağı üretim merkezi/işletmede geçirmesi.</p>

<p>b) Oosit/embriyo üretiminden önceki en az 30 günlük sürede ihbarı mecburi bir hastalık sebebiyle bu türe özgü oluşturulmuş kısıtlı bir bölgede yer almayan üretim merkezi/işletmede tutulmuş olması.</p>

<p>c) Oosit/embriyo üretiminden önceki en az 30 günlük sürede ihbarı mecburi bir hastalık sebebiyle bu türe özgü oluşturulmuş kısıtlı bölgelerde bulunan hayvanlarla temas etmemiş olması.</p>

<p>ç) Oosit/embriyonun üretildiği dönemde bulaşıcı hayvan hastalıkları yönünden klinik belirti göstermemiş olması.</p>

<p>(4) Bu Tebliğ ile donör hayvanlarda istenilen testlerden herhangi birinin sonucunun pozitif çıkması hâlinde; pozitif hayvan izole edilir ve tespit edilen hastalığa ilişkin mevzuat kapsamında işlem yapılır. Üretim merkezi/işletmede hastalık sonlandırılana kadar oosit toplanması ve embriyo üretimi faaliyetinde bulunulmaz, hastalık çıkan donör hayvanın üretim izni iptal edilir.</p>

<p>(5) Üretim merkezi/işletmede sorumlu veteriner hekiminin talep etmesi ve il müdürlüğü tarafından uygun görülmesi hâlinde test prosedürüne aykırı olmamak şartı ile belirtilenden daha sık ve fazla sayıda test yaptırılabilir.</p>

<p>(6) İthal edilecek donör adayı sığır cinsi hayvanlarda ithalatın gerçekleştirilmesini müteakip üretim izni başvurusunda, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yapılması gereken testler, talep edilmesi hâlinde fiilî ithalat aşamasındaki karantina sürecinde yaptırılan testlerle birlikte yaptırılabilir. Analiz yönteminin aynı olması hâlinde aynı testler için yeniden numune alınmaz. Fiili ithalatı tamamlanan hayvanlar için sahibi olduğu kişi, kurum ve kuruluşlar tarafından en geç 30 gün içerisinde donör hayvan üretim izni için il müdürlüğüne başvuru yapılması zorunludur.</p>

<p>(7) Üretilen oosit/embriyoların ihracatı durumunda; donör hayvanlarda yapılması istenen aşılar ile hastalık test ve metotları, veteriner sağlık sertifikasında belirtildiği şekilde uygulanır.</p>

<p><strong>Embriyo üretim işletmelerinde sığır cinsi hayvanların sağlık şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 6-</strong> (1) Donör hayvanlar için 5 inci maddede belirtilen şartların sağlanması koşuluyla hastalıktan ari işletmelerde hayvanlara uygulanan rutin sağlık test prosedürü dışında başka bir sağlık şartı aranmaz.</p>

<p><strong>Embriyo üretim merkezleri ile embriyo üretim ve satış işletmelerinde sığır cinsi hayvanların sağlık şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) Donör hayvanlardan oosit toplanması ve embriyo üretimi için 5 inci maddede belirtilen sağlık şartlarının sağlanması koşuluyla hastalıktan ari işletmelerde hayvanlara uygulanan rutin sağlık testleri ile in vivo ve/veya in vitro üretim yöntemine göre aşağıda belirtilen test prosedürleri uygulanır ve tüm test sonuçlarının negatif çıkması durumunda üretilen oosit/embriyonun kullanımına veya piyasaya arzına izin verilir:</p>

<p>a) Üretim merkezleri/üretim ve satış işletmelerinde in vitro yöntemle embriyo üretimi için oosit donörü sığır cinsi hayvanlarda, mavi dil hastalığı yönünden aşağıda yer alan test prosedürlerinden herhangi biri uygulanır:</p>

<p>1) Donör hayvanlardan oositlerin toplandığı gün alınan numunede antijen testi yapılır.</p>

<p>2) Donör hayvanlardan oositlerin toplandığı tarihten sonraki 28-60 gün arasında alınan numunede serolojik test yapılır. Aşılı hayvanlarda serolojik test yapılmaz.</p>

<p>b) Üretim merkezleri/üretim ve satış işletmelerinin in vivo ve/veya in vitro yöntemle embriyo üretimi için aşağıdaki şartları sağlaması gerekir:</p>

<p>1) Üretim merkezi/işletmenin enzootik sığır löykozu (EBL) hastalığından ari olması ya da son 3 yılda EBL hastalığının teşhis edilmemiş olması ve üretim merkezi/işletmede bulunan 2 yaşından büyük hayvanlardan alınan numunelerde her yıl EBL hastalığı yönünden 12 ayı geçmeyen aralıklarda yapılan rutin serolojik testin negatif sonuçlanmış olması gerekir. 2 yaşından küçük donör hayvanların analarında yapılacak test sonucunun EBL yönünden negatif olması gerekir. Ananın test edilmesinin mümkün olmaması hâlinde donör hayvan 2 yaşına gelene ve negatif test sonucu alınana kadar üretilen embriyolar kullanılmaz ve piyasaya arzı yapılmaz. Hayvanların embriyo transferi yöntemiyle doğmuş olması hâlinde ana; embriyonun transfer edildiği anayı ifade eder.</p>

<p>2) Üretim merkezi/işletmede son bir yıldır infectious bovine rhinotracheitis/infectious pustular vulvovaginitis (IBR/IPV) hastalığının teşhis edilmemiş olması ve üretim merkezi/işletmede bulunan hayvanlardan alınan numunelerde her yıl IBR/IPV yönünden 12 ayı geçmeyen aralıklarda yapılan rutin serolojik testin negatif sonuçlanması gerekir.</p>

<p>3) Üretim merkezi/işletmede son 18 aydır bovine viral diarrhea/mucosal disease (BVD/MD) hastalığının teşhis edilmemiş olması ve üretim merkezi/işletmede bulunan hayvanlardan alınan numunelerde her yıl BVD/MD yönünden 12 ayı geçmeyen aralıklarda yapılan rutin antijen testinin negatif sonuçlanması gerekir.</p>

<p><strong>Embriyo üretim merkezlerinde koyun ve keçi türü hayvanların sağlık şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> (1) Donör hayvanlarda 5 inci maddede belirtilen şartların sağlanması koşuluyla, hastalıktan ari işletmelerde uygulanan rutin sağlık test prosedürüne ek olarak mavi dil hastalığı yönünden aşağıda yer alan testlerden herhangi biri uygulanır ve tüm test sonuçlarının negatif çıkması durumunda üretilen oosit/embriyonun kullanımına veya piyasaya arzına izin verilir:</p>

<p>a) Donör hayvandan oosit/embriyoların toplandığı gün alınan numunede antijen testi yapılır.</p>

<p>b) Donör hayvandan oosit/embriyoların toplandığı tarihten sonraki 28-60 gün arasında alınan numunede serolojik test yapılır. Aşılı hayvanlarda serolojik test yapılmaz.</p>

<p><strong>Embriyo üretim merkezlerinde kedi ve köpek türü hayvanların sağlık şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> (1) Donör hayvanların, oosit/embriyoların toplanma tarihinden önceki 1-12 ay içerisinde kuduz aşısı ile aşılanmış olması gerekir.</p>

<p>(2) Donör köpeklerde, oosit/embriyoların toplanma tarihinden önceki 30 gün içinde Echinococcus multilocularis’e karşı gerekli tedavi uygulamasının yapılması gerekir.</p>

<p><strong>Donör adayı/donör hayvanların aşılanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) Sığır cinsi ile koyun ve keçi türü donör adayı/donör hayvanlara şap aşısı, oosit/embriyoların toplama tarihinden önceki 1-6 ay içerisinde uygulanır.</p>

<p>(2) Kedi ve köpek türü hayvanlara kuduz aşısı, oosit/embriyoların toplama tarihinden önceki 1-12 ay içerisinde uygulanır.</p>

<p>(3) Oosit/embriyo üretilen sığır cinsi ile koyun ve keçi türü donör hayvanlara talep edilmesi durumunda; uygulanacak test sonuçlarını etkilememesi için prospektüslerinde belirtilen seropozitiflik süreleri gözetilerek aşağıda belirtilen aşıların uygulaması yapılabilir:</p>

<p>a) Sığır cinsi hayvanlarda IBR hastalığına karşı inaktif marker aşı.</p>

<p>b) Sığır cinsi ile koyun ve keçi türü hayvanlarda bruselloza karşı konjuktival aşı.</p>

<p>c) Sığır cinsi ile koyun ve keçi türü hayvanlarda mavi dil hastalığına karşı inaktif aşı.</p>

<p>ç) Sığır cinsi hayvanlarda BVD/MD hastalığına karşı inaktif aşı.</p>

<p>(4) Aşılama tarihinden itibaren 30 gün içinde oosit toplanması ve embriyo üretimi gerçekleştirilmez.</p>

<p>(5) Hayvanların aşılanması durumunda; aşılama tarihleri ile hangi aşının kullanıldığı bilgisi numune gönderilirken açıklama olarak eklenir.</p>

<p>(6) Bu Tebliğde yer almayan aşılar için Bakanlık tarafından belirlenen programa uygun hareket edilir.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Piyasaya Arz Edilmek Üzere Embriyo Üretilecek Sığır Cinsi Donör Hayvanlarda</p>

<p>Aranan Teknik Kriter ve Verim Şartları, Donör Hayvanlar İçin</p>

<p>Üretim İzni Verilmesi</p>

<p><strong>Teknik kriterler</strong></p>

<p><strong>MADDE 11-</strong> (1) İthal olanlar dâhil donör adayı sığır cinsi hayvanların aşağıda belirtilen teknik kriterleri taşıması gerekir:</p>

<p>a) Genetik üstünlüğe sahip, sağlıklı ve üreme kabiliyetinin yüksek olması.</p>

<p>b) Donör hayvan ile ebeveyninin aynı ırktan olması ve Bakanlık ıslah veri tabanına kayıtlı olması.</p>

<p>c) Saflık oranının en az %87,5 olması ve cetlerine ait bilgileri içerecek şekilde donör hayvan dâhil geriye dönük en az 3 jenerasyonun damızlık belgesinde belirtilmesi.</p>

<p>ç) Sütçü ve kombine ırkların; suni tohumlama ya da embriyo transferi yoluyla, etçi ırk ve mandaların; suni tohumlama, embriyo transferi ya da izinli tabii tohumlama boğası yoluyla doğmuş olması.</p>

<p>d) Genel görünüşü, vücut gelişimi ile fiziksel yapısı yönünden ırk özelliklerini taşıması, yaş, ırk ve cinsiyet gibi özelliklerinin Bakanlık veri tabanından alınan belgelerdeki bilgilerle uyumlu olması.</p>

<p><strong>Siyah alaca (holstein) ve simental ırkı sığırlarda aranan verim şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 12-</strong> (1) Siyah alaca (holstein) ve simental ırkı donör adayı sığırlarda aşağıda belirtilen verim şartları aranır:</p>

<p>a) Donör adayı hayvanın 305 günlük birinci laktasyon süt verimi veya birden fazla laktasyon süt verisi varsa ortalamasının, kendisinin laktasyon süt verimi kayıtlarının bulunmaması ya da 180 günün altında olması durumunda anasının, anasının aynı şartları yerine getirememesi durumunda anneannesinin, en az EK-1’de belirtilen kriterlere uygun değerlerde olması ve bu değerlerin damızlık belgesinde bulunması gerekir.</p>

<p>b) Donör adayı hayvan için (a) bendinde belirtilen şartların belgelendirilememesi durumunda, hayvanın aşağıda belirtilen prosedürlere göre genomik test ve genetik kusur analizlerinin yaptırılması ve sonuçların Bakanlık tarafından belirlenen ve Genel Müdürlük internet sitesinde yayınlanan kriterlere uygun değerlerde olması gerekir:</p>

<p>1) Genomik test ve genetik kusur analizi için donör adayından EK-2’de belirtilen hususlar doğrultusunda numune alınır ve Bakanlık tarafından belirlenen genomik test merkezine gönderilir. Test sonuçlarına yapılacak itirazlarda şahit numunede analiz tekrarı yapılır, şahit numunede tekrarlanan analiz sonucuna itiraz edilmez.</p>

<p>2) Yapılan genomik test sonuçları genomik damızlık değeri hesaplanmak üzere TDSYMB’ye gönderilir ve yapılan değerlendirmeler Bakanlık ıslah veri tabanına kayıt edilir.</p>

<p>(2) İthal donör adaylarının süt veriminin, EK-1’de belirtilen değerleri sağlaması ya da yurt dışında ilgili otoriteler tarafından onaylanan/yetkilendirilen uluslararası akredite laboratuvarlarda yaptırılan genomik test sonucunda testin yapıldığı ülkenin referans popülasyonunun ortalama değerinin üzerindeki damızlık değerine sahip olması ve Bakanlık tarafından belirlenen ırka özgü genetik kusurlardan ari olması gerekir.</p>

<p><strong>Siyah alaca (holstein) ile simental ırkı dışındaki diğer sütçü ve kombine ırklar, manda, etçi ve yerli ırk sığırlarda aranan verim özellikleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 13-</strong> (1) Siyah alaca (holstein) ve simental ırkı dışındaki diğer sütçü ve kombine ırk donör adayı hayvanın, kendisinin laktasyon süt verim kayıtlarının bulunmaması ya da 180 günün altında olması durumunda anasının, anasının aynı şartları yerine getirememesi durumunda anneannesinin, 305 günlük birinci laktasyon süt verimi veya birden fazla laktasyon süt verisi varsa ortalamasının en az EK-1’de belirtilen kriterlere uygun değerlerde olması ve bu değerlerin hayvanın damızlık belgesinde bulunması gerekir.</p>

<p>(2) Siyah alaca (holstein) ve simental ırkı dışındaki diğer sütçü ve kombine ırk donör adayı hayvanlar için birinci fıkrada belirtilen verim şartlarının belgelendirilememesi durumunda; donör adayı hayvanın yurt dışında ilgili otoriteler tarafından onaylanan/yetkilendirilen uluslararası akredite laboratuvarlarda yaptırılan genomik test sonucunda testin yapıldığı ülkenin referans popülasyonunun ortalama değerinin üzerindeki damızlık değerine sahip olması ve Bakanlık tarafından belirlenen ırka özgü genetik kusurlardan ari olması gerekir.</p>

<p>(3) EK-1’de belirtilen ırkların haricinde başvurusu yapılan donör adayı hayvan sütçü ırk ise Avrupa kırmızısı ırkların, kombine ırk ise simental ırkının süt verim şartları aranır.</p>

<p>(4) Yerli ırk donör adayları ile ithal orijinli olanlar dâhil etçi ırk donör adaylarında verim özelliği aranmaz.</p>

<p>(5) Donör adayı mandanın, kendisinin laktasyon süt verim kayıtlarının bulunmaması ya da 180 günün altında olması durumunda anasının, anasının aynı şartları yerine getirememesi durumunda anneannesinin, 270 günlük laktasyon süt verisi ortalamasının; en az 1800 kg olması gerekir. Verim kayıtlarının belgelendirilememesi durumunda mandalarda süt verimine ilişkin genomik damızlık değerinin bu koşulu sağlaması gerekir. Mandalarda yapılacak genomik damızlık değerine ilişkin prosedür, Bakanlık tarafından belirlenir ve internet sitesinde yayınlanır.</p>

<p>(6) Manda dahil ithal orijinli donör adaylarının; süt verimi yönünden EK-1’de belirtilen değerleri sağlaması ya da yurt dışında ilgili otoriteler tarafından onaylanan/yetkilendirilen uluslararası akredite laboratuvarlarda yaptırılan genomik test sonucunda ihracatçı ülkenin referans popülasyonunun ortalama değerinin üzerindeki damızlık değerine sahip olması ve Bakanlık tarafından belirlenen ırka özgü genetik kusurlardan ari olması gerekir.</p>

<p>(7) İthal veya yurt içinde üretim merkezi ile embriyo üretim ve satış işletmelerinde üretilen embriyoların taşıyıcı anaya transfer edilmesi sonucunda doğan yavruların embriyo donörü olarak kullanılması durumunda bu Tebliğde belirtilen verim şartları aranmaz. Embriyo transferinden doğan donör adayı hayvanın, Bakanlık ıslah veri tabanında kayıtlı olması gerekir.</p>

<p><strong>Sığır cinsi donör hayvanlar için üretim izni verilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 14-</strong> (1) Üretim merkezleri ile embriyo üretim ve satış işletmeleri donör adayı hayvanlara üretim izni almak için ekinde aşağıdaki bilgi ve belgelerin bulunduğu başvuru dosyasının yer aldığı EK-3’te yer alan dilekçe ile il müdürlüğüne başvuruda bulunur. İl müdürlüğü tarafından başvuru dosyası incelenir ve başvurunun uygun bulunması durumunda dosya Bakanlığa gönderilir. Başvuru dosyasında aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler bulunur:</p>

<p>a) Embriyo üretim merkezlerinin çalışma izni belge sureti, embriyo üretim ve satış işletmelerinin işletme izni belge sureti.</p>

<p>b) Üretim merkezinin hastalıktan ari işletme sağlık sertifikası sureti.</p>

<p>c) Embriyo üretim ve satış işletmelerinin hastalıktan ari işletme sağlık sertifikası sureti.</p>

<p>ç) TÜRKVET sisteminden alınan hayvan pasaportu.</p>

<p>d) Donör adayı hayvanın aşağıda belirtilen bilgilerin yer aldığı il müdürlüğü tarafından “Aslı gibidir” onaylı damızlık belgesi sureti:</p>

<p>1) Siyah alaca (holstein) ve simental ırklarında; süt verimi veya genomik test ile ırka göre yapılan genetik kusur analiz sonuçları.</p>

<p>2) Siyah alaca (holstein) ve simental ırkı dışındaki sütçü ve kombine ırklarda; süt verimi ya da yurt dışında yapılan genomik test ve ırka göre yapılan genetik kusur analiz sonuçları.</p>

<p>3) Mandalarda; süt verimi veya genomik test.</p>

<p>4) İthal orijinli donör adayı hayvanlarda ırka özgü süt verimi ya da yurt dışında yapılan genomik test ve genetik kusur analiz sonuçları.</p>

<p>e) Genomik test ve genetik kusur analizlerinin damızlık belgesinde yer almaması durumunda; yerli hayvanlar için TDSYMB tarafından düzenlenen Bakanlıkça onaylanan verilerin yer aldığı belge, ithal orijinli hayvanlar için ithalatın yapıldığı ülkenin bu konuda yetkili otoritesi ya da yetki verilmiş birlik/kooperatifler tarafından düzenlenen ve onaylanan ek deklarasyon belgesi sureti veya yetkili laboratuvar tarafından verilen genomik test sonuç raporu.</p>

<p>f) EK-4’te bulunan donör adayı hayvanın hastalık geçmişi bilgi formu.</p>

<p>g) 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen testlerin negatif olduğunu gösteren analiz sonuçları.</p>

<p>ğ) Donör adayı hayvanın; il/ilçe müdürlüğü resmî veteriner hekimleri tarafından, Bakanlık veri tabanından alınarak onaylanan aşılama bilgilerini gösterir belge.</p>

<p>h) Oosit/embriyo üretimi amaçlı olarak ithal edilen donör adayı hayvanlarda ithalatın yapıldığı ülkenin yetkili otoritesi tarafından düzenlenen orijinal veteriner sağlık sertifikası sureti.</p>

<p>ı) EK-5’te bulunan bilgilere göre düzenlenen embriyo payeti/etiketi örneği.</p>

<p>i) Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığına bağlı Bakanlık birimleri tarafından yapılan başvurular hariç her bir donör hayvanın üretim izni için Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı hesabına yatırılan tutara ait makbuz veya banka dekontunun döner sermaye saymanlığı tarafından onaylı sureti veya Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı tarafından verilen e-fatura.</p>

<p>(2) Bakanlık tarafından başvuru dosyasının uygun bulunmaması hâlinde bu durum, gerekçesi belirtilerek, il müdürlüğü aracılığıyla başvuru sahibine resmî yazı ile bildirilir. Belgeleri uygun olan donör adayı hayvanlar için donör hayvan üretim izni verilir ve ıslah veri tabanına kaydedilmek üzere ilgili yetiştirici merkez birliğine bildirilir.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Piyasaya Arz Edilmek Üzere Embriyo Üretilecek Koyun, Keçi, Kedi ve Köpek</p>

<p>Türü Hayvanlarda Aranan Teknik Kriter ve Verim Şartları, Donör</p>

<p>Hayvanlar İçin Üretim İzni Verilmesi</p>

<p><strong>Koyun ve keçi türü hayvanlarda aranan teknik kriter ve verim şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 15-</strong> (1) Donör adayı koyun ve keçi türü hayvanların aşağıda belirtilen teknik kriter ve verim şartlarını taşıması gerekir:</p>

<p>a) Fenotipik olarak ırk özelliklerini taşıyan saf ırk olması.</p>

<p>b) Donör adayları için Bakanlık ıslah veri tabanından alınan damızlık belgesi, damızlık belgesinin temin edilememesi durumunda Bakanlık ıslah programındaki elit sürülerden geldiğine dair ilgili il damızlık koyun keçi yetiştiricileri birliği yönetim kurulu başkanı, proje lideri ve proje genel koordinatörü imzalı, hayvanın ebeveyn ve verim kayıtlarını gösterir belge, kamu kurum ve kuruluşlarında ıslah programına dâhil olmayan ırklarda; yetkili amir, üniversitelerin veteriner fakültelerinde ise dekan tarafından imzalanmış üst yazı ekinde sunulan donör adayı hayvanın bulunduğu sürünün en az son 2 yıllık verim kayıtlarını.</p>

<p>c) Donör hayvan ile ebeveyninin aynı ırktan olması ve Bakanlık ıslah veri tabanına kayıtlı olması.</p>

<p>ç) İthal donör adayları hariç Bakanlık ıslah programlarındaki elit/damızlık sürülerinden seçilmiş olması.</p>

<p><strong>Koyun ve keçi türü donör hayvanlar için üretim izni verilmesi </strong></p>

<p><strong>MADDE 16-</strong> (1) Üretim merkezleri donör adayı hayvanlara üretim izni almak için EK-3’te yer alan dilekçe ve ekinde yer alan başvuru dosyası ile aşağıdaki bilgi ve belgelerin bulunduğu dosya ile il müdürlüğüne başvuru yapar. İl müdürlüğü tarafından başvuru dosyası incelenir ve uygun bulunması durumunda Bakanlığa gönderilir. Başvuru dosyasında aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler bulunur:</p>

<p>a) Embriyo üretim merkezinin çalışma izin belgesinin sureti.</p>

<p>b) Embriyo üretim merkezinin hastalıktan ari işletme sağlık sertifikasının sureti.</p>

<p>c) TÜRKVET sisteminden alınan işletmede bulunan koyun keçi türü hayvanlar raporu.</p>

<p>ç) Bakanlık ıslah veri tabanından alınan damızlık belgesi ya da damızlık belgesinin temin edilememesi durumunda Bakanlık ıslah programındaki elit sürülerden geldiğine dair ilgili il damızlık koyun keçi yetiştiricileri birliği yönetim kurulu başkanı, proje lideri ve proje genel koordinatörü imzalı, hayvanın ebeveyn ve verim kayıtlarını gösterir belge veya kamu kurum ve kuruluşlarında ıslah programına dâhil olmayan ırklarda donör adayı hayvanın bulunduğu sürünün en az son 2 yıllık verim kayıtları.</p>

<p>d) İthal donör adaylarında ülkenin yetkili otoritesi tarafından düzenlenen damızlık belgesinin sureti.</p>

<p>e) EK-6’da bulunan donör adayı hayvanın hastalık geçmişi bilgi formu.</p>

<p>f) Donör adayı hayvanın; il/ilçe müdürlüğü resmî veteriner hekimleri tarafından, Bakanlık veri tabanından alınarak onaylanan aşılama bilgilerini gösterir belge.</p>

<p>g) Oosit/embriyo üretimi amaçlı olarak ithal edilen donör adayı hayvanlar için ithalatın yapıldığı ülkenin yetkili otoritesi tarafından düzenlenen orijinal veteriner sağlık sertifikasının sureti.</p>

<p>ğ) EK-5’te bulunan bilgilere göre düzenlenen embriyo payeti/etiketi örneği.</p>

<p>h) Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığına bağlı Bakanlık birimleri tarafından yapılan başvurular hariç her bir donör hayvanın üretim izni için Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı hesabına yatırılan tutara ait makbuz veya banka dekontunun döner sermaye saymanlığı tarafından onaylı sureti veya Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı tarafından verilen e-faturası.</p>

<p>(2) Başvuru dosyasının Bakanlık tarafından uygun bulunmaması hâlinde bu durum gerekçesi belirtilerek, il müdürlüğü aracılığıyla başvuru sahibine resmî yazı ile bildirilir. Belgeleri uygun olan donör adayı hayvanlar için donör hayvan üretim izni verilir ve ıslah veri tabanına kaydedilir.</p>

<p><strong>Kedi ve köpek türü donör hayvanlarda aranan teknik kriterler ile donör hayvanlar için üretim izni verilmesi </strong></p>

<p><strong>MADDE 17-</strong> (1) Donör adayı kedi/köpeklerin;</p>

<p>a) Mikroçipinin takılmış olması, pasaportunun bulunması ve Bakanlık PETVET veri tabanına kaydedilmiş olması,</p>

<p>b) Fenotipik olarak ırk özelliklerini taşıyan saf ırk olması,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(2) Üretim merkezleri tarafından, donör adayı hayvanlara üretim izni almak için EK-3’te yer alan dilekçe ve ekinde yer alan başvuru dosyası ile il müdürlüğüne başvuru yapılır. İl müdürlüğü tarafından başvuru dosyası incelenir ve uygun bulunması durumunda Bakanlığa gönderilir. Başvuru dosyasında aşağıda belirtilen bilgi ve belgeler bulunur:</p>

<p>a) Embriyo üretim merkezinin çalışma izin belgesinin sureti.</p>

<p>b) Hayvan pasaportunun; hayvana ait bilgiler, hayvanın kimlik bilgileri, kuduz aşısı bilgileri ile Echinococcus multilocularis’e karşı gerekli tedavi uygulandığına dair sayfaların il müdürlüğü tarafından onaylı sureti.</p>

<p>c) EK-5’te bulunan bilgilere göre düzenlenen embriyo payeti/etiketi örneği.</p>

<p>ç) Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığına bağlı Bakanlık birimleri tarafından yapılan başvurular hariç her bir donör hayvanın üretim izni için Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı hesabına yatırılan tutara ait makbuz veya banka dekontunun döner sermaye saymanlığı tarafından onaylı sureti veya Bakanlık Merkez Döner Sermaye Saymanlığı tarafından verilen e-faturası.</p>

<p>(3) Başvuru dosyasının Bakanlık tarafından uygun bulunmaması hâlinde bu durum gerekçesi belirtilerek il müdürlüğü aracılığıyla başvuru sahibine resmî yazı ile bildirilir, belgeleri uygun olan donör adayı hayvanlar için donör hayvan üretim izni verilir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Embriyo Üretimi</p>

<p><strong>Embriyo üretimine dair genel hususlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 18-</strong> (1) Üretim merkezi, embriyo üretim ve satış işletmesi ve embriyo üretim işletmelerinde in vivo ve in vitro yöntemle embriyo üretiminde aşağıda şartları belirtilen genel hususlar aranır:</p>

<p>a) Donör hayvandan toplanan embriyolar diğer bölümlerden izole, fiziksel şartları iyi durumda, kolayca temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir bir yerde üretilir.</p>

<p>b) Embriyo üretiminde kullanılacak sperma boğası ile embriyo donörü hayvanın babası ve babasının babası aynı boğa olamaz.</p>

<p>c) Oosit ve embriyoların toplanması, işlenmesi, payetlenmesi, dondurulması ve depolanması için kullanılan alet ve ekipmanların Uluslararası Embriyo Teknoloji Topluluğu (IETS) Kılavuzuna göre onaylanan yöntemlere göre sterilize edilmesi ve kullanılması gerekir.</p>

<p>ç) Embriyoların üretilmesinde kullanılan hayvansal kökenli ürünlerin, hayvan sağlığı açısından risk oluşturmayacak özellikte IETS Kılavuzuna göre elde edilmesi gerekir.</p>

<p>d) Üretilen oosit/embriyolar, belirli patojenlerin inaktivasyonu ve uzaklaştırılması amacıyla IETS Kılavuzu kurallarına göre yıkanır.</p>

<p>e) Antibiyotikler; toplama, işleme, yıkama ve saklama ortamlarına IETS Kılavuzunda tavsiye edildiği şekilde eklenir.</p>

<p>f) Oosit/embriyoların işlenmesi için kullanılan solüsyonlar, kriyojenik maddeler ile malzemelerin tek kullanımlık olması, aynı veya farklı donörler için ikinci kez kullanılmaması gerekir. Farklı donör hayvanlardan üretilen embriyolar aynı ortamlarda birlikte yıkanmaz.</p>

<p>g) Embriyo üzerinde uygulanacak manipülasyonlar ve yıkama işlemlerinin dondurulmadan önce yapılması gerekir.</p>

<p>ğ) Üretilen embriyoların kalitesi (A-mükemmel, B-iyi) ve gelişim döneminin (kompakt morula, erken blastosist ve blastosist) IETS’de belirtilen kriterlere uygun olması zorunludur.</p>

<p>h) Farklı donörlerden üretilen embriyoların; sınıflandırılma ve işlenmesinden sonra ayrı payetlenmesi ve üretildiği tarihlere göre ayrı kanisterlerde toplanması gerekir.</p>

<p>ı) Bu Tebliğ ile belirtilen esaslara aykırı olarak toplanan oositler ile üretilen embriyolar imha edilir.</p>

<p>(2) Donör hayvanların tamamının üretimden çıkarılması veya üretime ara verilmesi durumunda üretim merkezi tarafından en fazla bir yıl süreyle çalışma izninin askıya alınması talebinde bulunulabilir. Üretime başlamak üzere yeniden başvuru yapılması durumunda il müdürlüğü tarafından üretim merkezi, Üreme Ürünlerinin Üretimi, İthalat ve İhracatı ile Piyasaya Arzına Dair Yönetmelik kapsamında denetlenir. Denetim sonucunun uygun olması hâlinde üretim merkezinin yeniden faaliyetine izin verilir.</p>

<p>(3) Donör hayvanlardan oosit ve embriyo toplanan alan ile üretim ünitesinin bitişik olmaması durumunda servis penceresi bulunması şartı aranmaz.</p>

<p>(4) Donör hayvanların üretim merkezi/işletmeden ayrılması veya ölmesi durumunda üretim izni iptal edilir.</p>

<p>(5) Bu Tebliğ hükümleri kapsamında üretim izni iptal edilen kedi ve köpek dışındaki donör hayvanların bilgileri ıslah veri tabanına kaydedilir.</p>

<p><strong>İn vivo embriyo üretimi </strong></p>

<p><strong>MADDE 19-</strong> (1) Üretim merkezi/embriyo üretim ve satış işletmesi/embriyo üretim işletmelerinde in vivo yöntemle embriyo üretiminde aşağıda belirtilen hususlara uyulur:</p>

<p>a) Toplanan embriyolar sabit veya mobil üretim aracının üretim ünitesinde değerlendirilir, sınıflandırılır, işlenir ve etiketlenen payetlere yerleştirilir.</p>

<p>b) İn vivo yöntemle embriyo üretiminin sabit üretim ünitesinde yapılması durumunda EK-7’de, mobil embriyo üretim aracında yapılması durumunda ise EK-9’da listesi yer alan asgari alet ve ekipmanların bulunması zorunludur.</p>

<p>c) Her hayvan için ayrı ayrı tek kullanımlık veya sterilize edilebilen malzemeden yapılmış foley kateteri, Y bağlantı hortumu ve toplama kabı (filtre) kullanılır.</p>

<p>ç) İn vivo yöntemle embriyo üretiminde, Bakanlıktan izinli cinsiyeti belirlenmiş veya belirlenmemiş (konvansiyonel) spermalar kullanılabilir, cinsiyeti belirli sperma kullanılarak veya uygun biyoteknolojik yöntemlerle cinsiyeti belirli embriyolar üretilebilir.</p>

<p><strong>İn vitro embriyo üretimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 20-</strong> (1) Üretim merkezi, embriyo üretim ve satış işletmesi ile embriyo üretim işletmelerinde in vitro yöntemle embriyo üretiminde aşağıda belirtilen hususlara uyulur:</p>

<p>a) Toplanan oositler hayvan hastalıkları yönünden yasaklı bölge veya karantina önlemlerinin uygulanmadığı bir yerdeki sabit üretim ünitesinde in vitro olgunlaştırma (IVM), in vitro fertilizasyon (IVF) ve in vitro kültür (IVC) işlemlerine tabi tutulur, üretilen embriyolar değerlendirilir, sınıflandırılır, işlenir ve payetlenerek etiketlendirilir.</p>

<p>b) İn vitro yöntemle embriyo üretimi için EK-8’de listesi yer alan asgari alet ve ekipmanların bulunması zorunludur.</p>

<p>c) Oositler, diğer bölümlerden izole, fiziksel şartları iyi durumda ve kolayca temizlenip dezenfekte edilebilir bir yerde işlenir.</p>

<p>ç) Embriyoların, Bakanlıktan izinli cinsiyeti belirli veya belirlenmemiş (konvansiyonel) spermalar kullanılarak in vitro fertilizasyon yoluyla üretilmesi gerekir. Cinsiyeti belirli sperma kullanılarak veya uygun biyoteknolojik yöntemler kullanılarak cinsiyeti belirli embriyolar üretilebilir.</p>

<p>d) İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) işlemi teknik ve hijyenik şartları uygun bir bölümde gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) İn vitro embriyo üretiminde oositlerin toplanmasında aşağıda belirtilen usule uyulur:</p>

<p>a) İşlemin yapıldığı alanda rahat ve net görüntüleme sağlayacak bir aydınlatma sisteminin olması gerekir.</p>

<p>b) Kullanılacak alet ve ekipmanın yerleştirileceği masaların uygulamaya elverişli, kolaylıkla temizlenebilir ve dezenfekte edilebilir olması gerekir.</p>

<p>c) Kullanılacak alet ve ekipmanın hijyenik olması, tek kullanımlık ekipmanların sadece bir kez kullanılması gerekir. Tek kullanımlık olmayan alet ve ekipmanlar ise IETS Kılavuzunda belirtilen yöntemler kullanılarak yıkanıp tekrar sterilize edilir.</p>

<p>ç) Donör hayvandan toplanan oositlerin başka bir donör hayvandan alınan oositlerle temas etmemesi gerekir.</p>

<p>d) Oositlerin işlendiği in vitro olgunlaştırma (IVM), in vitro fertilizasyon (IVF) ve in vitro kültür (IVC) işlemlerinin yürütüldüğü odalarda havanın filtrelenmesi için pozitif basınç sağlanır, yüzey kontaminasyonunu önlemek için ultraviyole ışın kullanılır. Havanın filtre edilememesi durumunda kontaminasyonu engellemek için dikey veya yatay akış yönlü laminar flow cihazları kullanılır.</p>

<p><strong>Embriyoların depolanması ve piyasaya arzı </strong></p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> (1) Embriyoların depolanması ve piyasaya arzında aşağıdaki hususlara uyulur:</p>

<p>a) Embriyolar, kontaminasyon riskinin bulunmadığı kilitli bir depolama yerinde, hijyenik koşullarda, içi sıvı azot dolu tanklar içerisinde saklanır.</p>

<p>b) Üretimi tamamlanarak dondurulmuş olan embriyolar, üretim tarihinden itibaren depolama odasında en az 30 gün süreyle bekletilir. Bekleme süresi sonunda donör hayvanlarda bu Tebliğde belirtilen sağlık şartlarının sağlanması durumunda taşıyıcı analara transferine veya piyasaya arzına izin verilir.</p>

<p>c) Embriyonun saklanması ve nakliyesinde kullanılan her bir tankın üzerinde; üretimi yapan üretim merkezi/işletmesi ve embriyo toplama/üretim ekibine ait bilgiler ile tankın içindeki embriyoların izlenebilirliğinin sağlanması için kodlama veya embriyolara ait etiket bilgileri bulunur. Embriyonun saklanması için kullanılan payetler üzerinde aşağıda belirtilen bilgileri içeren etiketle tanımlanır ve muhafaza edilir. Tanımlama bilgileri, doğrudan payetin üzerine basılabilir ya da özel etiketlere yazdırılıp, tıpa üzerine yapıştırılarak payetin üzerine takılır. Payette aşağıdaki bilgiler bulunur:</p>

<p>1) Üretim yapılan üretim merkezi, embriyo üretim ve satış işletmesi veya embriyo üretim işletmesinin adı veya kodu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2) Embriyo üretim tarihi.</p>

<p>3) IETS ve AB mevzuatına uygun şekilde kodlanarak yazılmış embriyonun biyolojik anası ve babasının ırkı ile kulak küpe/mikroçip numaraları.</p>

<p>4) Embriyonun kalite ve gelişim safhası ile işlem kodu.</p>

<p>5) Embriyolar üzerinde mikromanipülasyon gerçekleştiriliyorsa, zona pellucida’ya penetrasyonu içeren mikromanipülasyon tekniğinin kodlaması.</p>

<p>ç) Embriyoların üretimi, depolanması, taşıyıcı analara transferi ve piyasaya arzına yönelik tüm kayıtların mevcut olması gerekir.</p>

<p>d) Depolanan embriyolar ile kayıtlarının kontrol görevlisinin denetimine tabi olması gerekir.</p>

<p>e) Piyasaya arz edilecek embriyoların nakliyesi; varış yerine kadar uygun hijyen koşulları altında, kanisterlerdeki embriyolara ait bilgilerin bulunduğu etiketli ve içi sıvı azot dolu tank içerisinde yapılır.</p>

<p>f) Üretim merkezi/embriyo üretim ve satış işletmeleri tarafından üretilen embriyoların piyasaya arzı; kendisi tarafından veya satış deposu/bayii/distribütörler aracılığıyla yapılır.</p>

<p>g) Bu Tebliğ kapsamında faaliyette bulunan; üretim merkezleri, embriyo üretim ve satış işletmeleri ile embriyo üretim işletmelerinde depolama için uygunluk belgesi aranmaz.</p>

<p>ğ) Donör hayvanlarda hastalıktan ari işletmeler mevzuatı kapsamında ya da bu Tebliğ ile analizi istenilen diğer hastalıkların pozitif olarak tespit edilmesi hâlinde; il müdürlüğü tarafından üretim merkezi/işletmede bulunan tüm donör hayvanlardan üretilen oosit/embriyolar mahallinde tespit edilerek yediemine alınır ve hastalığa ilişkin mevzuat uyarınca işlem yapılır. Mevzuatında hüküm bulunmaması hâlinde hastalık çıkış tarihinden önce üretilen oosit/embriyolar hakkında aşağıda belirtilen işlemler uygulanır:</p>

<p>1) Sağlık testi pozitif sonuçlanan hayvandan; son negatif test tarihinden sonra üretilmiş ve piyasaya arz edilmiş olanlar dâhil tüm oosit ve embriyolar, il müdürlüğü nezaretinde imha edilir.</p>

<p>2) Diğer donör hayvanlarda ise; hastalıktan arilik kapsamında yapılan test/testlerin pozitif olarak tespit edilmesi hâlinde üretim merkezi/işletmenin hastalıktan arilik statüsü iade edilene kadar, bu Tebliğde belirtilen diğer hastalıklarda ise pozitif sonuç veren hastalığa ilişkin mevzuat doğrultusunda hastalığın sonlandırılmasına kadar, üretime ve pozitif test tarihinden önce geriye dönük son negatif çıkan teste kadar üretilen embriyoların hayvanlara transferine ve piyasaya arzına izin verilmez.</p>

<p>3) Üretim merkezleri tarafından embriyo üretim ve satış işletmesinde bulunan donör hayvanlardan kendisi için piyasaya arz etmek üzere embriyo üretilmesi ve üretim yapılan işletmede pozitif sonuç veren hastalık tespit edilmesi durumunda; üretilen oosit/embriyo için bu bentte belirtilen işlemler uygulanır.</p>

<p>4) Sağlık testlerinin pozitif çıkması dışındaki nedenlerle, hastalıktan ari işletme sertifikası veya çalışma izni/işletme izni askıya alınan, iptal edilen ya da kapanan üretim merkezi/embriyo üretim ve satış işletmelerinde; söz konusu işlemin gerçekleştiği tarihten önce üretilen embriyolardan bu Tebliğ hükümlerine uygun olmadığı tespit edilenler, imha edilir. Uygun olan embriyoların ise en geç 15 gün içinde hayvanlara transfer edilmesine ya da izinli satış deposu, bayi veya distribütörlerde depolanması şartıyla piyasaya arzına izin verilir. Embriyo üretim işletmelerinde ise; bu Tebliğ hükümlerine uygun olmadığı tespit edilen embriyolar imha edilir, uygun olan embriyoların hayvanlara transfer edilmesine izin verilir.</p>

<p>(2) Çalışma izni askıya alınan üretim merkezi ile embriyo üretim ve satış işletmelerinde, sorumlu veteriner hekimin çalışmaya devam etmesi koşuluyla; donör hayvanlarda bu Tebliğde belirtilen sağlık testleri devam ettirilebilir. Askı süresinin dolması ya da donör hayvanlarda sağlık test ve analizlerinin yaptırılmaması durumunda donörlerin üretim izinleri iptal edilir.</p>

<p><strong>Sığır cinsi donörler ve üretilen oosit/embriyolar için tutulması gerekli kayıtlar, bilgilerin veri tabanına girilmesi ve izlenebilirlik</strong></p>

<p><strong>MADDE 22-</strong> (1) Embriyo toplama ekibi; donör hayvana uygulanan işlemler, in vivo yöntemle embriyo üretimi, taşıyıcı analara transferi, depolanması veya piyasaya arzında izlenebilirliğin sağlanması amacıyla her bir donör hayvan için aşağıda yer alan kayıtları tutar:</p>

<p>a) Üretimin yapıldığı yerin ünvanı, bilgileri, dışarıdan hizmet alınması durumunda hizmet alınan kişi, kurum ve kuruluş bilgileri, ekip kodu.</p>

<p>b) Üretimin yapıldığı üretim ünitesi bilgileri.</p>

<p>c) Donör hayvanın; türü, ırkı, yaşı, kulak küpe numarası ve geldiği işletme, donör hayvan üretim izni olanlarda tarih ve numarası, izni iptal edilenlerde iptal tarihi ve nedeni.</p>

<p>ç) Donör hayvanın biyolojik ana-baba ırkı, kulak küpe numarası.</p>

<p>d) Donör hayvana uygulanan hormonlara dair bilgiler.</p>

<p>e) Sağlık testlerinin sonuçları, klinik muayeneler, yapılan tedaviler ve aşı bilgileri.</p>

<p>f) Embriyo üretimi için kullanılan sperma bilgileri.</p>

<p>g) Donör hayvanın suni tohumlama tarihi.</p>

<p>ğ) Toplanan embriyo sayısı.</p>

<p>h) Embriyoların değerlendirilmesi, işlenmesi ve payetlenmesine dair bilgiler.</p>

<p>ı) Embriyoların kalite ve gelişim dönemlerine ait bilgiler.</p>

<p>i) Taze/dondurulmuş embriyo sayısı.</p>

<p>j) Dondurulmuş embriyoların dondurma yöntemi ve tarihi.</p>

<p>k) Embriyonun depolama ve piyasaya arzına ilişkin bilgiler.</p>

<p>l) Üretilen embriyoların aynı yerde bulunan taşıyıcı analara transfer edilmesi durumunda; taşıyıcı anaların ırkı, yaşı ve kulak küpe numarası, gebelik ve doğum bilgileri.</p>

<p>(2) Embriyo üretim ekibi; in vitro yöntemle embriyo üretimine dair oositlerin toplanma metodu, toplanan oosit sayısı, embriyo üretimi, embriyoların taşıyıcı analara transferi veya depolanması işlemlerinde izlenebilirliğin sağlanması amacıyla her bir donör hayvan için aşağıda yer alan kayıtları tutar:</p>

<p>a) Üretimin yapıldığı yerin ünvanı, bilgileri, dışarıdan hizmet alınması durumunda hizmet alınan kişi, kurum ve kuruluş bilgileri, ekip kodu.</p>

<p>b) Donör hayvanın ırkı, yaşı ve kulak küpe numarası ile donör hayvan üretim izni olanlarda tarih ve numarası.</p>

<p>c) Donör hayvanın biyolojik ana-baba ırkı, kulak küpe numarası.</p>

<p>ç) Donör hayvana uygulanan hormonlara dair bilgiler.</p>

<p>d) Sağlık testlerinin sonuçları, klinik muayeneler, yapılan tedaviler ve aşı bilgileri.</p>

<p>e) Donör hayvana yapılan uygulamalar, oositlerin toplanma ve döllenme tarihi ile değerlendirme, işleme ve payetleme bilgileri.</p>

<p>f) Toplanan oosit ve üretilen embriyo sayısı.</p>

<p>g) İn vitro embriyo üretimi için oositlerin döllenmesinde kullanılan sperma bilgileri.</p>

<p>ğ) Embriyoların kalite ve gelişim dönemleri ile cinsiyetine ait bilgiler.</p>

<p>h) Embriyolar üzerinde mikromanipülasyon gerçekleştiriliyorsa, zona pellucida’ya penetrasyonu içeren mikromanipülasyon tekniklerinin ayrıntıları.</p>

<p>ı) Taze/dondurulmuş embriyo sayısı.</p>

<p>i) Dondurulmuş embriyoların dondurma yöntemi ve tarihi.</p>

<p>j) Oosit/embriyoların depolama ve/veya piyasaya arzı durumunda gideceği yere ilişkin bilgiler.</p>

<p>k) Üretilen embriyoların aynı yerde bulunan taşıyıcı analara transfer edilmesi durumunda; taşıyıcı anaların ırkı, yaşı ve kulak küpe numarası, gebelik ve doğum bilgileri.</p>

<p>(3) Embriyo üretimini yapan ekip sorumlusu veteriner hekim tarafından in vivo yöntemle embriyo üretimi için EK-10’da, in vitro yöntemle embriyo üretimi için EK-11’de bulunan embriyo üretim bilgi formu her üretimde doldurularak muhafaza edilir. Her üretimde üretilen, transfer edilen veya piyasaya arz edilecek embriyoların veri tabanına 5 gün içinde kaydı yapılır ve EK-12’de yer alan formun bir nüshası 7 gün içinde il müdürlüğüne bildirilir. İl müdürlüğü tarafından, taze embriyoların en geç 2 gün içinde, dondurulmuş embriyoların ise; bu Tebliğde belirtilen şartların sağlanması koşuluyla, üretim tarihinden itibaren en az 30 gün sonra taşıyıcı analara transferi veya piyasaya arzı için üretildiği kişi, kurum ve kuruluşlara veri tabanında tahsisi yapılır. Veri tabanında tahsisi yapılan embriyoların taşıyıcı analara nakli il müdürlüğünden embriyo transferi izni alan veteriner hekimler tarafından yapılır.</p>

<p>(4) İl müdürlüğü tarafından EK-12’deki bilgiler ile taşıyıcı anaların gebelik durumunun veri tabanında takibi yapılır, EK-13’te yer alan form, ikişer aylık periyotlarla takip eden bir sonraki ayın ilk haftası Bakanlığa gönderilir. Ariliği/izinleri askıya alınan, iptal edilen, yeniden verilen üretim merkezi veya işletmeler ile üretim izni verilen, iptal edilen donör hayvanların bilgileri aynı gün veri tabanında güncellenir.</p>

<p><strong>Koyun, keçi, kedi ve köpek türü donörler ve üretilen oosit/embriyolar için tutulması gerekli kayıtlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 23-</strong> (1) Her bir donör hayvan için in vivo embriyo üretimine ait aşağıda yer alan kayıtlar tutulur:</p>

<p>a) Üretimin yapıldığı üretim merkezi bilgileri.</p>

<p>b) Donör hayvanın; türü, ırkı, yaşı, kulak küpe/mikroçip numaraları ve geldiği işletme, donör hayvan üretim izni olanlarda tarih ve numarası, izni iptal edilenlerde iptal tarihi ve nedeni.</p>

<p>c) Sağlık testlerinin sonuçları, klinik muayeneler, yapılan tedaviler ve aşı bilgileri.</p>

<p>ç) Donör hayvanlara uygulanan hormonlara dair bilgiler.</p>

<p>d) Donör hayvanın ana-baba ırkı, kulak küpe/mikroçip numarası.</p>

<p>e) Embriyo üretimi için kullanılan sperma bilgileri.</p>

<p>f) Donör hayvanın suni tohumlama tarihi.</p>

<p>g) Toplanan embriyo sayısı.</p>

<p>ğ) Embriyoların değerlendirilmesi, işlenmesi ve payetlenmesine dair bilgiler.</p>

<p>h) Embriyoların kalite ve gelişim dönemleri ile cinsiyetine ait bilgiler.</p>

<p>ı) Taze/dondurulmuş embriyo sayısı.</p>

<p>i) Dondurulmuş embriyoların dondurma yöntemi ve tarihi.</p>

<p>j) Embriyonun depolama ve piyasaya arzına ilişkin bilgiler.</p>

<p>k) Embriyoların transfer edildiği hayvanların ırkı, yaşı, kulak küpe/mikroçip numarası.</p>

<p>(2) Her bir donör hayvan için in vitro embriyo üretimine ait aşağıda yer alan kayıtlar tutulur:</p>

<p>a) Üretim merkezinin ünvanı, donör hayvan üretim izni tarihi.</p>

<p>b) Donörün ırkı, yaşı, kulak küpe/mikroçip numarası.</p>

<p>c) Donör hayvanın biyolojik ana-baba ırkı, kulak küpe/mikroçip numarası.</p>

<p>ç) Sağlık testlerinin sonuçları, klinik muayeneler, yapılan tedaviler ve aşı bilgileri.</p>

<p>d) Donör hayvana yapılan uygulamalar, oositlerin toplanması ve döllenme tarihi, değerlendirilmesi, işlenmesi ve payetlenmesine dair bilgiler.</p>

<p>e) Toplanan oosit ve üretilen embriyo sayısı.</p>

<p>f) Embriyoların kalite ve gelişim dönemleri ile cinsiyetine ait bilgiler.</p>

<p>g) Oositlerin döllenmesinde kullanılan spermanın bilgileri.</p>

<p>ğ) Embriyolar üzerinde mikromanipülasyon gerçekleştiriliyorsa, zona pellucida’ya penetrasyonu içeren mikromanipülasyon tekniklerinin ayrıntıları.</p>

<p>h) Dondurulmuş embriyoların dondurma yöntemi, tarihi.</p>

<p>ı) Oosit/embriyonun depolama ve/veya piyasaya arzı durumunda gideceği yere ilişkin bilgiler.</p>

<p>(3) Embriyo üretimini yapan ekip sorumlusu veteriner hekim tarafından in vivo yöntemle embriyo üretimi için EK-10’da, in vitro yöntemle embriyo üretimi için EK-11’de bulunan embriyo üretim bilgi formu her üretimde doldurularak muhafaza edilir, EK-12’de yer alan formun bir nüshası 7 iş günü içinde il müdürlüğüne bildirilir. İl müdürlüğü tarafından, taze embriyoların en geç 2 gün içinde, dondurulmuş embriyoların ise; bu Tebliğde belirtilen şartların sağlanması koşuluyla, üretim tarihinden itibaren en az 30 gün sonra taşıyıcı analara transferi veya piyasaya arzı için üretildiği üretim merkezine tahsisi yapılır, EK-13’te yer alan form, 2 aylık periyotlarla takip eden bir sonraki ayın ilk haftası Bakanlığa gönderilir.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Son Hükümler</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 24-</strong> (1) Bu Tebliğin;</p>

<p>a) 5 inci maddesinin altıncı fıkrası, 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi 1/1/2027 tarihinde,</p>

<p>b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) Bu Tebliğ hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260622-3-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tıklayınız.</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/embriyo-uretimine-dair-teblig-no-20268</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/02/resmi/tarim-ve-orman-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="53639"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Kültür Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/istanbul-kultur-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ve-ogretim-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/istanbul-kultur-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ve-ogretim-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Kültür Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği, 22 Haziran 2026 Tarihli ve 33288 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Kültür Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ ÖN LİSANS VE LİSANS EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin amacı; İstanbul Kültür Üniversitesinde ön lisans ve lisans düzeyinde yürütülen eğitim-öğretim faaliyetlerini düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; İstanbul Kültür Üniversitesinde ön lisans ve lisans düzeyinde yürütülen eğitim-öğretim faaliyetleri, süreç ve işlemlerine ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Akademik danışman: Akademik birimde öğrenim gören öğrencilerin eğitim-öğretim ve diğer akademik sorunlarıyla ilgilenmek için, bölüm veya program başkanı tarafından tam zamanlı öğretim elemanları arasından görevlendirilen öğretim elemanını,</p>

<p>b) Akademik paket: Ön lisans ve lisans programları ile program çıktılarının ve ilgili programda yer alan derslerin içeriklerinin, başarı koşullarının, öğrenme çıktılarının yer aldığı kılavuzu,</p>

<p>c) Akademik takvim: Eğitim-öğretim yılının başlama ve bitiş tarihleri ile kayıt, sınav tarihleri ve benzeri faaliyetlerin tarihlerini içeren takvimi,</p>

<p>ç) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemini,</p>

<p>d) AKTS kredisi: AKTS’ye göre belirlenmiş öğrenci iş yükünü ifade eden ölçü birimini,</p>

<p>e) Ara sınav: Bir dersin yarıyıl içi sınavını,</p>

<p>f) Bahar yarıyılı: Çift sayılı yarıyılları,</p>

<p>g) Bütünleme sınavı: Bir dersin yarıyıl sonu sınavı yerine geçen sınavı,</p>

<p>ğ) Ders Yönetim Sistemi (DYS): Ders materyallerinin düzenlendiği ve paylaşıldığı, öğrenci ders katılımının takip edildiği, çevrimiçi sınavların, ödevlerin ve değerlendirmelerin yapıldığı ve öğrenci ile iletişimin sağlandığı sistemi,</p>

<p>h) Eğitim-öğretim programı: Bir programda öğrencilerin mezuniyet şartlarını, akademik ve mesleki yeterliliklerini sağlamak için tamamlaması gereken tüm dersler ve akademik çalışmalar ile bunların yarıyıllara göre dağılımını, kredilerini ve AKTS değerlerini içeren planı,</p>

<p>ı) Fakülte: İstanbul Kültür Üniversitesine bağlı fakülteleri,</p>

<p>i) Genel not ortalaması (GNO): Öğrencinin almış olduğu tüm derslerin AKTS kredilerinin başarı notları ile çarpımının toplam değerinin ortalamaya katılan, başarı notu P, E, V, Y, Z olan dersler hariç almış olduğu derslerin kredi toplamına bölümünü,</p>

<p>j) Güz yarıyılı: Tek sayılı yarıyılları,</p>

<p>k) İlgili kurul: Fakültelerde fakülte kurulunu, yüksekokullarda yüksekokul kurulunu, meslek yüksekokullarında meslek yüksekokulu kurulunu,</p>

<p>l) İlgili yönetim kurulu: Fakültelerde fakülte yönetim kurulunu, yüksekokullarda yüksekokul yönetim kurulunu, meslek yüksekokullarında meslek yüksekokulu yönetim kurulunu,</p>

<p>m) Meslek yüksekokulu: İstanbul Kültür Üniversitesi bünyesinde eğitim veren meslek yüksekokullarını,</p>

<p>n) Müdürlük: İlgili yüksekokul veya meslek yüksekokulu müdürlüğünü,</p>

<p>o) Mütevelli Heyet: İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyeti,</p>

<p>ö) Mikrokredi sistemi: Öğrencilerin, öğrencilikleri süresince gerçekleştirdikleri ders dışı akademik, kültürel, sosyal ve gönüllülük faaliyetlerinin desteklenmesi, belgelendirilmesi ve teşvik edilmesi amacıyla kurgulanan; sürdürülebilir, gelişim odaklı ve katılım esasına dayalı ölçülebilir değerlendirme sistemini,</p>

<p>p) Öğrenci Bilgi Yönetim Sistemi (ÖBYS): İstanbul Kültür Üniversitesinde öğrencilerin kayıt, ders kaydı, not ve sınav yönetimi, mezuniyet, belge yönetimi gibi verilerine ait işlem süreçlerinin yönetilmesini sağlamak üzere kullanılan programı,</p>

<p>r) Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı (ÖİDB): İstanbul Kültür Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığını,</p>

<p>s) Öğrenim ücreti: Öğrencinin öğretim programına devam edebilmesi ve öğrencilik haklarından yararlanabilmesi için ödemesi gereken ücreti,</p>

<p>ş) Rektörlük: İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörlüğünü,</p>

<p>t) Seçimlik alan dersi (SA): Zorunlu dersler dışında, meslekle ilgili formasyonu tamamlayan, ilgili bölüm/program tarafından belirlenen ve öğrencinin alan içinden aldığı dersi,</p>

<p>u) Seçimlik alan dışı ders (SAD): Zorunlu dersler dışında, genel kültür veya değişik ilgi alanlarında, Senato tarafından belirlenen ve öğrencinin alan dışından aldığı dersi,</p>

<p>ü) Senato: İstanbul Kültür Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>v) Üç ders sınavı: 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasında belirtilen azami öğrenim süresini doldurmamış olan öğrencilerden; kayıtlı oldukları ön lisans/lisans diploma programındaki tüm dersleri almış olmalarına rağmen, ilgili eğitim-öğretim yılının güz/bahar yarıyılı ve yaz öğretimi sonunda transkriptine işlenen harf notlarına göre en fazla üç dersten (C-, D+, D, D-, F) notları olması nedeniyle mezuniyet koşullarını sağlayamayan, ancak bu derslere devam şartını yerine getirmiş olan öğrencilere yönelik olarak ayrıntılı akademik takvimde belirtilen tarihlerde uygulanan, her yarıyıl sonunda, bütünleme sınavlarının bitiş tarihinden itibaren otuz takvim günü içinde, yaz öğretimi sonunda ise takip eden akademik yılın ders ekleme-bırakma haftasından önce yapılacak şekilde ilgili takvime bağlı yürütülen sınavları,</p>

<p>y) Üniversite: İstanbul Kültür Üniversitesini,</p>

<p>z) Üniversite Yönetim Kurulu: İstanbul Kültür Üniversitesi Yönetim Kurulunu,</p>

<p>aa) Yarıyıl not ortalaması (YNO): Öğrencilerin tamamladıkları yarıyılda almış olduğu tüm derslerin AKTS kredilerinin başarı notları ile çarpımının toplam değerinin ortalamaya katılan, başarı notu P, E, V, Y, Z olan ve muaf olduğu dersler hariç almış olduğu derslerin kredi toplamına bölümünü,</p>

<p>bb) Yarıyıl sonu sınavı: Bir dersin yarıyıl sonunda yapılan sınavını,</p>

<p>cc) YÖK: Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>çç) Yüksekokul: İstanbul Kültür Üniversitesi bünyesinde eğitim veren yüksekokulları,</p>

<p>dd) Zorunlu alan dışı ders (ZAD): 2547 sayılı Kanunda belirtilen Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi, Türk Dili, yabancı dil dersleri ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından ya da Senato kararı ile öngörülen diğer dersleri,</p>

<p>ee) Zorunlu ders: Bir programda; öğrencilerin mezuniyeti, akademik ve mesleki yeterliliği için öngörülen, alması ve başarı ile tamamlaması gereken dersi,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Kayıt ve Kabul ile İlgili Esaslar</p>

<p><strong>Öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> (1) Üniversitenin ön lisans ve lisans programlarına kabul edilecek öğrenci kontenjanları, Senatonun önerisi ile Mütevelli Heyet tarafından tespit edilerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına teklif edilir. Nihai kontenjanlar Yükseköğretim Kurulu kararı ile kesinleşir.</p>

<p>(2) Üniversitenin ön lisans ve lisans eğitim-öğretim programlarına öğrenci kabulü; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından yapılan sınav sonuçlarına veya Yükseköğretim Kurulu kararlarına göre yapılır.</p>

<p>(3) Yurt dışından öğrenci başvuru, kayıt ve kabul işlemleri, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde Senato tarafından belirlenen esaslara göre yapılır.</p>

<p><strong>İlk kayıt işlemleri ve gerekli belgeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 6-</strong> (1) Üniversitenin herhangi bir eğitim-öğretim programına kayıt hakkı kazanan öğrencilerin ÖBYS aracılığıyla kayıtları özel koşullu programlar haricinde elektronik olarak uzaktan ya da şahsen veya kayıtla ilgili özel vekâletname verdikleri vekilleri aracılığıyla ÖİDB tarafından yapılır. Kayıt tarihleri ve kayıt için gerekli belgeler Üniversite tarafından ilan edilir. Belgelerinde eksiklik veya tahrifat olanlar kayıt yaptıramaz. Bu durumdaki kişiler, kayıt yaptırmış olsalar bile kayıtları iptal edilir.</p>

<p>(2) Özel koşullu programlara kayıt yaptıracak adayların, programın koşul ve açıklamalarında yer alan belgelerini eksiksiz olarak ÖİDB’ye teslim etmeleri halinde, kayıtları şahsen veya kayıtla ilgili özel vekâletname verdikleri vekilleri aracılığıyla Üniversite tarafından ilan edilen tarih aralığında ÖİDB tarafından yapılır.</p>

<p>(3) Kesin kayıtlarını yaptıran öğrencilere, Üniversite öğrencisi olduklarını belirten fotoğraflı bir kimlik kartı ÖİDB tarafından verilir. Kimlik kartının kaybedilmesi halinde yenisinin verilebilmesi için, bir dilekçe ile ÖİDB’ye başvurulması gerekir. Bu durumda öğrenciye Mütevelli Heyet tarafından belirlenen bedel karşılığında yeni bir öğrenci kimlik kartı verilir.</p>

<p><strong>Yarıyıl kayıtları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) Kayıt yenileme işlemi, tüm mali yükümlülüklerin yerine getirilmesini, yarıyıl öğrenim ücretinin ödenmiş olmasını ve derslere kayıt işlemlerinin tamamlanmasını içerir. Hazırlık sınıfı ve değişim programına katılan öğrenciler dâhil tüm öğrenciler, akademik takvimde belirtilen süreler içinde kayıtlarını yenilemek zorundadır. Gerekli hallerde Senato tarafından bu tarihlerde değişiklik yapılabilir. Öğrenciler, tüm mali yükümlülüklerini yerine getirmeleri ve o yarıyılın öğrenim ücretini ödemeleri koşuluyla mazeretli olarak akademik takvimdeki ders ekleme-bırakma süresinin bitimine kadar kayıt yaptırabilir. Yarıyıl kayıtları sırasında, öğrencinin o yarıyılda alacağı dersler belirlenir ve kaydı yapılır. Öğrenci değişim programlarına katılan ve ders alma süresi içinde değişim programı çerçevesindeki işlemleri tamamlanmayan öğrencilerin belirtilen tarihler içerisinde kayıt yenilemeleri koşuluyla ders alma işlemleri ilgili yönetim kurulu tarafından karara bağlanır. Değişim programlarıyla başka bir kuruma gönderilen öğrencilerin ilgili kurumda geçirdikleri süreler, azami öğrenim süresinden sayılır. Kaydını yaptırmadığı yarıyıl, öğrencinin öğrenim süresinden sayılır. Kayıt yaptırmadığı yarıyıllarda öğrenci, öğrencilik haklarından yararlanamaz.</p>

<p><strong>Yatay ve dikey geçiş yoluyla kayıt, ilk kayıt ve intibak</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Yatay ve dikey geçişlerde kabul ve kayıt ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.</p>

<p>(2) Herhangi bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olan, mezun olan veya herhangi bir nedenle ilişiği kesilmiş bulunan öğrencilerden; Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından yapılan merkezi yerleştirme sonucunda Üniversitenin bir bölüm veya programına yerleştirilenler, başarısız oldukları dersler hariç olmak üzere muafiyet taleplerini, Üniversiteye ilk kayıt yaptırdıkları tarihten itibaren yirmi iş günü içerisinde; kayıt yaptırdığı eğitim-öğretim yılında statüsü “hazırlık sınıfı” olan ve/veya kaydını donduran öğrenciler ise ön lisans/lisans eğitimine başlayacakları yarıyılın akademik takvimde ilan edilen kayıt yenileme tarihinden en geç yirmi iş günü öncesine kadar ilgili fakülte dekanlığına veya meslek yüksekokulu/yüksekokulu müdürlüğüne iletir. Öğrencinin muafiyet talebi Üniversite öğrenimi süresince bir kereye mahsus olmak üzere değerlendirilir. Öğrencinin ders muafiyet talebinde bulunması halinde, Yükseköğretim Kurulu tarafından denkliği kabul edilen herhangi bir yükseköğretim kurumunda öğrenim görmüş olanların okumuş olduğu derslerden hangilerinin muaf sayılabileceği, ilgili bölüm veya program başkanlığı tarafından oluşturulan intibak komisyonlarınca on iş günü içinde değerlendirilerek ilgili yönetim kurulunca karara bağlanır ve öğrencinin intibakı yapılır. İlgili dekanlık/müdürlük tarafından ÖİDB’ye iletilen sonuç, ÖBYS’ye işlenir ve öğrenciye yazılı veya e-posta yoluyla bildirilir. Öğrenci, ÖBYS’ye işlendiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde yapılan ders muafiyetlerine itiraz etme hakkına sahiptir.</p>

<p>(3) Ders muafiyeti ve intibak işlemlerine ilişkin uygulama usul ve esasları Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(4) Kurum içi veya kurumlar arası yatay geçiş yapan öğrenciler ile aynı isimli programa merkezi yerleştirme puanı ile yatay geçiş yapan öğrencilerin, önceki yükseköğretim programlarında geçirdikleri süreler, 2547 sayılı Kanunda belirtilen azami öğrenim süresinden düşülür.</p>

<p>(5) 24/4/2010 tarihli ve 27561 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik kapsamında, kayıtlı olduğu programdan farklı bir programa yatay geçiş yapan öğrencilerin azami öğrenim süresi, kabul edildikleri yarıyıl/yıl çıkarılarak hesaplanır.</p>

<p>(6) Dikey geçiş sınavı (DGS) ile kayıt yaptıran veya ders muafiyeti talebinde bulunan öğrencilerin azami öğrenim süresi, muaf sayılan derslerin AKTS kredi toplamı dikkate alınarak, kayıt oldukları programa intibak ettirildikleri yarıyıl/yıl çıkarılarak hesaplanır.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim ve Öğretim, Akademik Danışmanlık, Sınav ve Değerlendirme ile İlgili Esaslar</p>

<p><strong>Öğrenim ücreti</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Üniversitede eğitim-öğretim ücretlidir ve eğitim-öğretim ücreti yıllık alınır. Yıllık eğitim-öğretim ücretleri ve ödeme esasları her yıl Mütevelli Heyet tarafından belirlenerek ilan edilir.</p>

<p>(2) Programlara devam edebilmek için öğrencinin, ilgili mevzuat hükümlerine göre Mütevelli Heyet tarafından belirlenen öğrenim ücretini ödemesi gerekir.</p>

<p><strong>Yabancı dil eğitim-öğretimi ve yabancı dil sınavları</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) Üniversitenin Yabancı Diller Yüksekokulu, Yabancı Diller Bölümü tarafından İngilizce hazırlık sınıfı ve yabancı dil derslerinin eğitim-öğretiminde uygulanacak usul ve esaslar Senatonun onayı ile belirlenir.</p>

<p>(2) Öğretim dili Türkçe olan bölüm ve programlarda, ilgili mevzuat hükümlerine göre; yabancı dil yeterliliğini belgelemek suretiyle yabancı dil muafiyet sınavından muaf olan ve yabancı dil muafiyet sınavına girip başarılı olan öğrencilerin zorunlu yabancı dil dersleri Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından harf başarı notu ile değerlendirilir. Bu notlar öğrencinin GNO hesabına katılır. Yabancı dil muafiyet sınavına girip başarısız olanlar ya da muaf olmadıkları halde yabancı dil muafiyet sınavına girmeyenler, zorunlu yabancı dil derslerinde, bu derslerin yer aldığı yarıyıllarda aldıkları harf başarı notu ile değerlendirilir. Bu notlar öğrencinin GNO hesabına katılır.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim türleri ve modelleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 11-</strong> (1) Üniversitede örgün öğretim ve uzaktan öğretim türlerinde eğitim-öğretim yapılabilir.</p>

<p>(2) Uygulanacak olan eğitim-öğretim türü ve uygulamaya yönelik kuralları ilgili kurulların önerisi üzerine Senatonun kararı ile belirlenir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim yılı</strong></p>

<p><strong>MADDE 12-</strong> (1) Bir eğitim-öğretim yılı yarıyıl sonu sınavları hariç, her biri en az on dört hafta (yetmiş iş günü) olarak güz ve bahar yarıyıllarından oluşur. Gerekli hallerde bu süre Senato tarafından değiştirilebilir. Dersler, yarıyıl esasına göre düzenlenir.</p>

<p>(2) Uzaktan öğretim, YÖK’ün belirlediği ilgili usul ve esaslar ile aynı usul ve esaslar kapsamında alınan Senato kararları uyarınca YÖK onayı ile yürütülür.</p>

<p>(3) Eğitim-öğretim yılının kapsadığı kayıt, ders, sınav ve benzeri faaliyetlerin süreleri ve tarihleriyle ilgili hususlar, Senatonun onayladığı akademik takvimde belirtilir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim programları, dersler ve akademik danışmanlık</strong></p>

<p><strong>MADDE 13-</strong> (1) Eğitim-öğretim programları, öğrencilere akademik ve mesleki yeterlilik kazandırılmasını amaçlayarak ilgili programdan mezun olabilmek için başarı ile tamamlanması gereken ön lisans programları için en az 120 AKTS, lisans programları için en az 240 AKTS’lik teorik ders, laboratuvar, uygulama, proje, staj ve benzeri çalışmalardan oluşur.</p>

<p>(2) Programlarda yer alacak teorik ders, laboratuvar, uygulama, proje, staj ve benzeri çalışmaların saat değerleri, kredileri ve detaylarını içeren planlar fakültelerde ve yüksekokullarda bölüm başkanlığınca, meslek yüksekokullarında meslek yüksekokulu müdürlüğünce ilgili kurullara önerilir. Program, ilgili kurulda kabul edildikten sonra, Senatonun onayı ile kesinleşir. Bu programlarda yapılacak değişiklikler ile açılacak veya kaldırılacak dersler hakkında aynı yöntem uygulanır.</p>

<p>(3) Eğitim-öğretim programında yer alan dersler; zorunlu, zorunlu alan dışı, seçimlik alan ve seçimlik alan dışı olmak üzere gruplara ayrılır. Her öğrenci, kayıtlı bulunduğu programdaki zorunlu dersleri, zorunlu alan dışı dersleri ve seçimlik alan dersleri ile seçimlik alan dışı derslerini almak ve başarıyla tamamlamakla yükümlüdür.</p>

<p>(4) Bir eğitim-öğretim yılında açılacak SA ve SAD derslerden öğrenci alacağı dersleri, kendi ilgi alanı ve isteği doğrultusunda, akademik danışmanının yardımıyla belirler.</p>

<p>(5) Mikrokredi sistemi, Senatonun belirlediği esaslar kapsamında yürütülür.</p>

<p>(6) İlgili kurul tarafından belirlenen koşullar dâhilinde alınabilen dersler, koşullu ders olarak adlandırılır. Koşullu dersler, bölüm/program başkanlığınca ilgili kurula önerilir, kurulun ve Senatonun onayından sonra kesinleşir.</p>

<p>(7) Zorunlu alan dışı dersler ve gerektiğinde diğer dersler Senato kararı ile ilgili mevzuata uygun olarak uzaktan öğretim yoluyla da verilebilir.</p>

<p>(8) Lisans programına devam eden öğrencilerin, bütünleşik yüksek lisans programı kapsamında ders alabilmelerine ilişkin usul ve esaslar, ilgili mevzuata uygun olarak Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(9) Lisans ve ön lisans programlarında kayıtlı öğrencilere verilecek akademik danışmanlık süreçlerinde uygulanacak usul ve esaslar, Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Ders yükü, ders ekleme, ders bırakma ve dersten çekilme</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 14-</strong> (1) Her yarıyıl için ilgili eğitim-öğretim programında belirtilen derslerin AKTS kredileri toplamı, o yarıyılın normal ders yükünü oluşturur. Öğrencinin alabileceği dersler, 13 üncü maddede yer alan hükümlere göre belirlenir. Ancak öğrenci birinci ve ikinci yarıyılın muaf olduğu dersler dışında kalan normal ders yükünü almak zorundadır. Bu ders yüklerinden çekilemez/bırakamaz ve bu yarıyıllarda normal ders yükünün üzerine çıkamaz. Ders muafiyeti nedeniyle ilgili yarıyıldaki ders yükü azalan öğrenciler, bu maddede belirtilen kısıtlamalar çerçevesinde ve üst yarıyıllara ait dersleri alabilir.</p>

<p>(2) Her yarıyıl başında öğrenciler, akademik takvimde belirtilen süreler içinde, bağlı olduğu eğitim-öğretim programına göre ÖBYS üzerinden alabileceği dersleri seçerek şahsen onaylar ve kaydını tamamlar. Ders değişikliği ise sadece akademik takvimde yer alan tarihlerde yapılabilir. Yapılan ders değişiklikleri bu Yönetmelik hükümleri göz önünde bulundurularak akademik danışmanın onayı ile gerçekleştirilir. Ancak, gerekli hallerde, ilgili yönetim kurulunun kararı istenir.</p>

<p>(3) Son iki yarıyılda (ön lisans için üçüncü ve dördüncü yarıyıl, lisans için yedinci ve sekizinci yarıyıl) olan öğrenciler hariç, herhangi bir yarıyılda bir öğrencinin kredi yükü 17 AKTS kredisinden az olamaz. Normal ders yükünden fazla kredi almak isteyen öğrencilerin durumu, 19 uncu maddeye göre değerlendirilir.</p>

<p>(4) Öğrenciler; 19 uncu ve 20 nci maddelerde belirtilen ders yükü ile ilgili kısıtlamalar saklı kalmak koşulu ile akademik takvimde belirtilen süreler içinde, kendi istekleri ve akademik danışmanlarının onayı ile yarıyıl kayıtları sırasında almış oldukları derslerden bazılarını bırakabilir/dersin şube değişikliğini yapabilir ve/veya yeni dersler alabilir.</p>

<p>(5) Öğrenci; yarıyıl başından itibaren, derslerin bitiminden dört hafta önce, 19 uncu ve 20 nci maddelerde belirtilen ders yükü ile ilgili kısıtlamalar saklı kalmak koşulu ile F, FD, Z ve V notu aldığı dersler haricinde akademik takvimde belirtilen süreler içinde, kendi isteği ve akademik danışmanının onayı ile her yarıyıl en çok bir dersten çekilebilir.</p>

<p><strong>Ders ve uygulamalara devam</strong></p>

<p><strong>MADDE 15-</strong> (1) Öğrenciler; ilgili fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu veya Rektörlüğe bağlı bölümlerin belirlediği esaslar doğrultusunda teorik derslere en az yüzde yetmiş (%70), uygulamalı teorik dersler ile laboratuvar, uygulama ve proje gibi uygulamalı derslere en az yüzde seksen (%80) devam etmek ve yarıyılı kapsayan her türlü sınava ve öğretim elemanlarının uygun gördüğü her yarıyıl başında akademik pakette ve/veya DYS’de bölüm/program/öğretim elemanı tarafından ilan edilen diğer çalışmalara katılmakla yükümlüdür. Uzaktan öğretim yoluyla verilen dersler için de aynı devam koşulları aranır. Öğrencilerin devam durumlarının izlenmesi, ilgili öğretim elemanının yükümlülüğündedir. Ancak, ara sınav tarihlerini kapsayan sağlık raporları kabul edilenler hakkında, 26 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.</p>

<p>(2) Devamsızlık sınırını aştığı belgelenen öğrenci, o dersin yarıyıl sonu ve yarıyıl sonu bütünleme sınavına alınmaz.</p>

<p><strong>Sınavlar ve değerlendirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 16-</strong> (1) Sınavlar; ara sınav, ara sınav mazeret sınavı, yarıyıl sonu sınavı, yarıyıl sonu bütünleme sınavı, muafiyet sınavı ve üç ders sınavlarından oluşur. Sınavların kurallara uygun yapılmasından ilgili öğretim elemanları ve sınav gözetmenleri sorumludur.</p>

<p>(2) Öğrencilere bir yarıyılda; bitirme projesi, proje, staj ve benzeri dersler dışında her dersten en az bir ara sınav, bir yarıyıl sonu sınavı ve yarıyıl sonu bütünleme sınavı uygulanır. Öğretim elemanı, uygun gördüğü takdirde ödev, laboratuvar ve benzeri çalışmaları ara sınav olarak değerlendirebilir ve sonuçlar akademik takvimde belirtilen süre içinde öğrencilere ÖBYS üzerinden ilan edilir. Her yarıyıl sonunda öğrencilere başarı notu verilirken, ara sınav ve yarıyıl sonu sınavı ya da yarıyıl sonu bütünleme sınavı sonuçları, yarıyıl içi çalışmaları ve derse devamları göz önünde tutulur. Ağırlıkların belirlenmesinde ilgili öğretim elemanı yetkilidir. Öğretim elemanı, yarıyıl başında değerlendirme ölçütlerini öğrencilere duyurur ve ilgili bölüm/program başkanlığına bilgi verir. Dersle ilgili tüm evrak, yarıyıl sonunda bölüm/program başkanlığına teslim edilir.</p>

<p>(3) İş yeri uygulamaları veya stajlar ile işletmede mesleki eğitim ve uygulamalı derslerin eğitim-öğretimine ilişkin usul ve esasları, Senato tarafından belirlenir. Eğitim-öğretim programındaki tüm derslerini başaran öğrenciler dâhil, stajını tamamlamayan veya başarısız olan öğrenciler, akademik takvimde belirtilen tarihlerde kayıt yenileme işlemi yaparak staj dersine kayıt yaptırmak zorundadır.</p>

<p>(4) Ara sınav, yarıyıl sonu sınavı, yarıyıl sonu bütünleme sınavları ve üç ders sınavı tarihleri ile sonuçları ÖBYS’de öğrenciye ilan edilir.</p>

<p>(5) Yarıyıl sonu bütünleme sınavına, mezuniyet koşulunu yerine getirmiş olanlar hariç, ilgili yarıyıl sonunda kayıtlı olduğu derslerden C’nin altında notu olan öğrenciler katılabilir. İlgili yarıyıl sonunda oluşan en yüksek not başarı notudur.</p>

<p><strong>Başarı notları</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Öğrencilere, kayıtlı oldukları her ders için aşağıdaki harf notlarından biri, dersin öğretim elemanı tarafından verilir:</p>

<p>a)</p>

<p><u>Notlar</u> <u>Katsayı</u></p>

<p>A 4,0</p>

<p>A- 3,7</p>

<p>B+ 3,3</p>

<p>B 3,0</p>

<p>B- 2,7</p>

<p>C+ 2,3</p>

<p>C 2,0</p>

<p>C- 1,7</p>

<p>D+ 1,3</p>

<p>D 1,0</p>

<p>D- 0,7</p>

<p>F 0,0</p>

<p>FD 0,0</p>

<p>b) Ayrıca, aşağıdaki harf notlarından;</p>

<p>1) E: Yarıyıl içi çalışmaları eksik,</p>

<p>2) F: Başarısız,</p>

<p>3) FD: Devamsızlıktan başarısız,</p>

<p>4) P: Ders devam ediyor,</p>

<p>5) V: Dersten çekilmiş,</p>

<p>6) Y: Kredisiz olarak alınan dersten başarılı,</p>

<p>7) Z: Kredisiz olarak alınan dersten başarısız,</p>

<p>olarak tanımlanır.</p>

<p>(2) Herhangi bir dersten F, FD ve Z notunu alan öğrenci, o dersten başarısız sayılır. Hazırlık sınıfında devamsız öğrenciler için FD notu verilir ve başarısız sayılır.</p>

<p>(3) Ders devam koşulunu sağladığı halde, yarıyıl sonu sınavına giremeyen veya yarıyıl sonu bütünleme sınavı sonrasında başarısız olan öğrenciye F notu verilir. F notu alan öğrenci, dersi tekrar ettiğinde devam zorunluluğunu yerine getirmekle yükümlü değildir.</p>

<p>(4) Herhangi bir dersten FD notunu alan öğrenci, o dersten başarısız sayılır. FD notu; derse devam koşulunu yerine getirmemiş olan öğrenciye verilir. FD notu alan öğrenci dersi tekrar etmesi durumunda devam zorunluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür.</p>

<p>(5) Başarı notunu yükseltmek amacıyla ders tekrarı yapan bir öğrenci, devam zorunluluğunu yerine getirmekle yükümlü değildir.</p>

<p>(6) Yarıyıl sonu sınavlarına girdiği halde, yarıyıl içi çalışmalarında eksiklikleri olan öğrenciye E notu verilir. Öğrenci, o dersin yarıyıl sonu sınavı tarihinden itibaren on iş günü içinde eksiklikleri tamamlamak zorundadır. Bu sürenin uzatılmasına, öğrencinin başvurusu ve ilgili öğretim elemanının onayı ile ilgili bölüm/program başkanı karar verir ve durumu ÖİDB’ye bildirir. Bu süre içinde gerekli çalışmaları tamamlayan öğrenciye başarı notu verilir, tamamlayamayan öğrencinin notu ise F’ye dönüşür.</p>

<p>(7) V notu, dersten çekilen öğrenciye verilir.</p>

<p>(8) Başka yükseköğretim kurumlarından geçiş yapmış, ayrılmış ya da mezun olmuş olan öğrencilerin Üniversiteye kayıt yaptırmaları ve muafiyet talebinde bulunmaları halinde daha önce almış oldukları derslerden, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca eşdeğerliği kabul edilen derslere Senato tarafından kabul edilen not dönüşümlerine göre başarı notu verilir.</p>

<p>(9) Diğer sistemlerdeki notların Üniversite not sistemine dönüşüm esasları Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Notların açıklanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 18-</strong> (1) Başarı notları, akademik takvimde belirtilen sürelerde ÖBYS üzerinden ilgili öğretim elemanının onayı ile kesinleşir.</p>

<p>(2) Öğrencilerin başarı notları, GNO’ları ve toplam kredi güncellemeleri akademik takvimde belirtilen tarihte ÖBYS’de ilan edilir.</p>

<p>(3) Notlarda bir değerlendirme hatası olup olmadığının belirlenmesini isteyen öğrenci, akademik takvimde belirtilen sürelere göre, iki iş günü içinde ÖBYS üzerinden ilgili dekanlığa/müdürlüğe başvuruda bulunur. Başvurular, ilgili bölüm/program başkanlığı tarafından kurulan ve en az üç öğretim üyesinden/öğretim görevlisinden oluşan bir komisyonca, başvuruların bitiş süresinden itibaren üç iş günü içinde değerlendirilir. Sonuç, dekanlık/müdürlük veya Rektörlük kanalıyla ÖİDB’ye bildirilir.</p>

<p>(4) Başarı notlarında herhangi bir hata olması halinde, ilgili öğretim elemanının hatayı gerekçeli bir yazıyla öğrencinin kayıtlı olduğu dekanlık ya da müdürlüğe en geç ilgili yarıyılın yarıyıl sonu bütünleme sınav tarihlerine kadar bildirmesi gerekir. Sonuç, ilgili dekanlık ya da müdürlük tarafından ÖİDB’ye bildirilir.</p>

<p>(5) Her türlü öğrenci sınav evrakı ve ders başarı listeleri, sınava giriş tarihinden itibaren ilgili mevzuat hükümleri kapsamında, sınav evrakı teslim ve saklama usullerine uygun olarak saklanır.</p>

<p><strong>Not ortalamaları ve öğrencilerin başarı durumlarının izlenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 19-</strong> (1) Öğrencilerin başarı durumları, tamamladıkları yarıyılda almış oldukları derslere ait başarı notları kullanılarak hesap edilen YNO ve kayıtlı oldukları eğitim-öğretim programında almış oldukları tüm derslere ait başarı notları kullanılarak hesap edilen GNO ile izlenir.</p>

<p>(2) YNO, öğrencinin o yarıyıl izlediği derslerin her birinden aldığı başarı notlarına karşılık gelen katsayılar ile derslerin AKTS kredi değerlerinin çarpılmasıyla bulunan sayıların toplamının, aynı derslerin AKTS kredi değerleri toplamına bölünmesi ile elde edilir. GNO ise, öğrencinin kayıtlı olduğu eğitim-öğretim programına başlamasından itibaren aldığı ve muaf sayıldığı derslerin tümü göz önüne alınarak aynı yöntemle hesaplanır. YNO ve GNO noktadan sonra iki hane olarak ifade edilir.</p>

<p>(3) Not ortalamalarının hesabında, A’dan FD’ye kadar olan notlar hesaba katılır. P, E, V, Y, Z notları hesaba katılmaz. Ancak, öğrencinin toplam kredi hesabında P, Y ve Z notları değerlendirmeye alınır. GNO’nun hesaplanmasında, tekrar edilen derslerde alınan en yüksek not dikkate alınır.</p>

<p>(4) GNO’ları 2,00 ve daha yüksek olan öğrenciler başarılı öğrenci sayılır. Başarılı öğrenciler, içinde bulundukları yarıyılın normal ders yüküne ek olarak en fazla 16 AKTS’ lik ders alabilir. Ancak, zorunlu staj ders kredileri fazla ders yüklerine dâhil değildir.</p>

<p>(5) GNO’ları 2,00’dan düşük olan öğrenciler, başarısız öğrenci sayılırlar. Başarısız öğrenciler, staj dersi hariç olmak üzere içinde bulundukları yarıyılın normal ders yükünden fazla ders alamaz. Başarısız öğrenci iken GNO’sunu 2,00 ve üzerine çıkartan öğrenciler başarılı öğrenci olarak öğrenimlerine devam ederler.</p>

<p>(6) Ön lisans ve lisans program sürelerinin son iki yarıyılında (ön lisans için üçüncü ve dördüncü yarıyıl, lisans için yedinci ve sekizinci yarıyıl) olan başarısız öğrenciler, alabilecekleri ders yüküne ek olarak staj dersi hariç olmak üzere en çok 8 AKTS’lik fazla ders alabilir.</p>

<p>(7) Her eğitim-öğretim yılı başında GNO, öğrencinin tamamladığı son yarıyıl veya diğer yükseköğretim kurumundan yaz öğretiminde ders almış ise yaz öğretimi sonundaki genel not ortalamasına göre belirlenir.</p>

<p>(8) Yaz öğretimi Senatonun belirlediği esaslar kapsamında yürütülür.</p>

<p>(9) Mezuniyet koşullarını sağlayarak ilişiği kesilme durumuna gelen öğrenciler yaz öğretiminde ders alamaz.</p>

<p>(10) Başarısız dersi bulunmayan ve disiplin cezası almamış olan öğrencilerden, herhangi bir eğitim-öğretim yılı sonunda GNO’su 3,00-3,49 (3,49 dâhil) arasında olanlar onur öğrencisi, GNO’su 3,50-4,00 arasında olanlar ise yüksek onur öğrencisi olarak kabul edilir.</p>

<p><strong>Ders tekrarı</strong></p>

<p><strong>MADDE 20-</strong> (1) Başarılı ve başarısız öğrenciler, F, FD, Z ve V notu aldıkları zorunlu dersleri, bağlı bulundukları eğitim-öğretim programında dersin ait olduğu yarıyıl esas alınarak ilgili dersin açıldığı güz veya bahar yarıyılında almak zorundadır. Bu derslerin AKTS kredi toplamı (stajlar hariç), ilgili yarıyılın normal ders yükünü aşıyorsa, öğrenci stajlar hariç olmak üzere yalnızca normal ders yükü kadarını alabilir. Ayrıca varsa 19 uncu maddede belirtilen fazla kredi hakkını, bu dersleri açıldıkları ilk yarıyılda tekrar almak için kullanmakla yükümlüdür.</p>

<p>(2) Başarı sağlanamayan veya V notu alınan SA veya SAD ders yerine, programda yer alan başka bir SA veya SAD ders alınabilir.</p>

<p>(3) Öğrenciler, GNO’larını yükseltmek amacıyla, ders yükü ile ilgili hükümler saklı kalmak koşuluyla, C-, D+, D ve D- notu aldıkları dersleri tekrarlayabilirler. 22 nci maddede belirtilen mezuniyet koşullarını sağlayan öğrenciler bu haktan yararlanamazlar.</p>

<p><strong>Öğrenim süresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> (1) Üniversitede ön lisans eğitim-öğretim programlarının normal süresi dört, lisans eğitim-öğretim programlarının normal süresi sekiz yarıyıldır. Yabancı dil hazırlık sınıfları bu sürelere dâhil değildir. Azami öğrenim süresi dolan öğrenciler için uygulamalar, 2547 sayılı Kanunun ilgili hükmü ve Yükseköğretim Kurulunun kararları doğrultusunda ve Senato kararı ile yürütülür.</p>

<p>(2) Öğrencinin kayıtlı olduğu programda geçirdiği her yarıyıl/yıl, kayıt yenileyip yenilemediğine bakılmaksızın azami öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p>(3) Öğrencinin bulunduğu yarıyıl ve sınıf, ilgili lisans veya ön lisans programının ders programında yer alan yarıyıllık kredi yükü esas alınarak ve öğrencinin F, FD, Z ve P notu haricinde başarı notu belirlenerek oluşan tüm derslerin AKTS kredi yükü toplamı üzerinden aşağıdaki biçimde hesaplanır:</p>

<p>Ön lisans</p>

<p><u>Yarıyıl</u> <u>Sınıf</u> <u>Tamamlanan AKTS Kredi Aralığı</u></p>

<p>1 1 0-20</p>

<p>2 1 21-55</p>

<p>3 2 56-85</p>

<p>4 2 86-120</p>

<p></p>

<p>Lisans</p>

<p><u>Yarıyıl</u> <u>Sınıf</u> <u>Tamamlanan AKTS Kredi Aralığı</u></p>

<p>1 1 0-20</p>

<p>2 1 21-45</p>

<p>3 2 46-75</p>

<p>4 2 76-105</p>

<p>5 3 106-140</p>

<p>6 3 141-175</p>

<p>7 4 176-200</p>

<p>8 4 201-240</p>

<p>(4) Lisans öğrenimlerini tamamlamayan veya tamamlayamayan öğrencilere, 18/3/1989 tarihli ve 20112 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisans Öğrenimlerini Tamamlamayan veya Tamamlayamayanların Ön Lisans Diploması Almaları veya Meslek Yüksekokullarına İntibakları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ön lisans diploması verilir. Alınacak olan diplomada “bu diploma alan belirtmemekte sadece ön lisans derecesini belgelemektedir.” ibaresi yer alır.</p>

<p>(5) Meslek yüksekokuluna intibak için bir lisans programının en az dört yarıyılının bütün derslerinden veya o lisans programının en az yüzde altmışından başarılı olup da lisans programını tamamlamayan veya tamamlayamayanlar, Üniversite ile ilişkilerinin kesildiği tarihten itibaren altı ay içinde Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına dilekçe ile müracaat etmeleri şartıyla meslek yüksekokullarının benzer ve uygun programlarına intibak ettirilebilirler.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Mezuniyet Koşulları, Diplomalar, Disiplin İşlemleri, Kayıt Sildirme ve</p>

<p>İlişik Kesme, Kayıt Dondurma ve Mazeretler</p>

<p><strong>Mezuniyet koşulları ve diplomalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 22-</strong> (1) Kayıtlı oldukları ön lisans ve lisans eğitim-öğretim programlarının tüm gereklerini yerine getiren, GNO’su 2,00 veya daha yüksek olmak koşulu ile ön lisans için en az 120 AKTS kredisine, lisans için en az 240 AKTS kredisine sahip olan öğrenciler, mezuniyet koşullarını sağlamış sayılırlar. Bunlardan, mezuniyet şartlarını yerine getirerek ilişik kesme işlemlerini gerçekleştirenlere;</p>

<p>a) Mezuniyet koşullarını, kayıtlı oldukları fakülte ve bölümlerde yerine getiren öğrencilere, bitirdikleri eğitim-öğretim programının özelliklerini belirten bir lisans diploması ve diploma eki,</p>

<p>b) Mezuniyet koşullarını, kayıtlı oldukları meslek yüksekokulu programlarında yerine getiren öğrencilere, bitirdikleri eğitim-öğretim programının özelliklerini belirten bir ön lisans diploması ve diploma eki,</p>

<p>c) Öğrencilere, diploma hazırlanana kadar bir defaya mahsus olmak üzere, altı ay süreli geçici mezuniyet belgesi,</p>

<p>verilir.</p>

<p>(2) Altı ay süreli verilen geçici mezuniyet belgesinin, diploma alınırken iadesi gerekmez.</p>

<p>(3) Üniversiteden mezun olan öğrencilere, GNO’larını, devam ettikleri bölüm ya da programda aldıkları ders, proje, laboratuvar, bitirme projesi, staj, atölyeler ve bunlardan sağladıkları başarıyı gösteren bir öğrenim belgesi (transkript) düzenlenir ve diploma ekinde mikrokredi sistemi kapsamındaki faaliyetleri belirtilir. Ayrıca, Senato kararları doğrultusunda, öğrencilerin öğrenim süreleri boyunca, bilgisayar, yabancı dil veya mesleki formasyon gibi tamamlayıcı alanlardaki yeterliliklerini gösteren belgeler verilebilir.</p>

<p>(4) Mezuniyet hakkını kazanan ve öğrenimleri süresince herhangi bir disiplin cezası almamış olan öğrencilerden GNO’su 3,00 ile 3,49 (3,49 dâhil) arasında olan mezun öğrencilere onur belgesi, GNO’su 3,50 ve üstü olan mezun öğrencilere ise yüksek onur belgesi diplomaları ile birlikte verilir.</p>

<p>(5) 24 üncü maddede belirtilen ilişik kesme işlemlerini gerçekleştiren öğrencilerin, kendilerine veya diploma teslimi ile ilgili resmî vekâletname verdikleri vekillerine diploma veya geçici mezuniyet belgesi ile ekleri verilir.</p>

<p>(6) Belge geçerlilik süresinden önce geçici mezuniyet belgesini veya diplomasını kaybedenler ülke çapında dağıtımı yapılan bir gazeteye kayıp ilanı verirler. Bu ilanda kayıp edilen belgenin tam adı, nereden alındığı, mezuniyet tarihi ve kaybedilmesinden dolayı geçersiz olduğu belirtilir. Belgesini kaybeden kişi, bir dilekçe ekinde kayıp ilanının çıktığı gazeteyi ÖİDB’ye teslim eder.</p>

<p><strong>Disiplin</strong></p>

<p><strong>MADDE 23-</strong> (1) Öğrencilerin disiplin iş ve işlemleri, 2547 sayılı Kanuna göre yürütülür. Disiplin cezası nedeniyle Üniversiteden uzaklaştırılan öğrenciler, bu süre içinde öğrenim ücretini ödemekle yükümlüdürler. Bu süre içinde ödenen ücretler iade edilmez. Üniversiteden uzaklaştırma disiplin cezası alan öğrencilerin, ceza aldıkları süre öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p><strong>Kayıt sildirme ve ilişik kesme</strong></p>

<p><strong>MADDE 24-</strong> (1) Kendi isteği ile Üniversitedeki kaydını sildirmek isteyen öğrenci şahsen ya da Üniversiteden kayıt silme ile ilgili resmi vekâletname verdiği vekili aracılığıyla ÖİDB’ye başvurur. Bu öğrencinin içinde bulunduğu yarıyıl ücretinin tamamını ödemesi gerekir. Öğrenci Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden ilişik kesme işlemi yürütülerek, ilgili yönetim kurulu kararıyla öğrencinin kaydı silinir. İlgili yönetim kurulu kararının Öğrenci İşleri Daire Başkanlığına bildirilmesi ile öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir, dosyasındaki diploma ve diğer belgeler kendisine ya da ilgili resmi vekâletname verdiği vekiline geri verilir.</p>

<p>(2) Üniversiteden yatay geçiş yapmasında engel bulunmadığına dair belge alarak başka bir yükseköğretim kurumuna yatay geçiş başvurusunda bulunan öğrencilerin, yatay geçişlerinin kabul edildiğinin ve kayıt işlemlerinin tamamlandığının ilgili yükseköğretim kurumu tarafından Üniversiteye yazılı olarak bildirilmesi hâlinde, ilgili yönetim kurulu kararıyla kayıtları silinir ve Üniversite ile ilişiği kesilir, dosyasındaki diploma ve diğer belgeler ilgili yükseköğretim kurumuna gönderilir.</p>

<p>(3) Üniversiteden çıkarılma cezası alan öğrencinin 2547 sayılı Kanun hükümlerine göre, ilgili yönetim kurulu kararı ile kaydı silinir, Üniversite ile ilişiği kesilir, dosyasındaki diploma ve diğer belgeleri geri verilir.</p>

<p>(4) Üniversiteden mezun olarak ayrılan veya Üniversite tarafından kaydı silinen öğrenciler hakkında ilişik kesme işlemi, Öğrenci Bilgi Yönetim Sistemi üzerinden gerçekleştirilir. İlişik kesme ve kayıt silme işlemleri tamamlanan öğrencilerin istemeleri halinde, kendilerine öğrenim durumlarını gösteren bir belgeyle birlikte kayıt sırasında ÖİDB’ye teslim ettiği diplomaları ve diğer belgeleri şahsen ya da Üniversiteden kayıt silme ya da ilişik kesme ile ilgili resmi vekâletname verdikleri vekillerine de verilir. Üniversiteden ayrılan öğrencilerin tüm öğrencilik hakları sona erer.</p>

<p><strong>Kayıt dondurma ve kayıt açtırma</strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) Öğrencilerin kayıt dondurabilmesi için ilgili yarıyıla ait kayıt işlemlerini tamamlamış ve öğrenim ücretini ödemiş olmaları gerekir. Kayıt dondurma işlemi akademik takvimde ilan edilen süreler içinde ÖBYS üzerinden yapılır. Bu başvurular, ilgili yönetim kurulu tarafından karara bağlanır. Kayıt dondurma işlemi akademik takvimde ilan edilen süreler içinde yapılır. Kayıt dondurma işlemlerinde ilgili yarıyıl için varsa ders kayıtları iptal edilir. Aynı eğitim-öğretim yılı içinde kayıt açtırmak isteyen öğrenciler başvurularını ÖİDB’ye yaparlar.</p>

<p>(2) Öğrencilerin bir seferde iki yarıyıl, tüm öğrenim sürelerinde toplam dört yarıyıl kayıt dondurma hakkı vardır. Yabancı dil hazırlık sınıfında kayıtlı öğrencilerin bir dönem kayıt dondurma talepleri ilgili yönetim kurulu tarafından değerlendirilir. Askerlik, tedavi süreci, tutukluluk ve mahkûmiyet durumlarında ise bir seferde tüm kayıt dondurma hakkı kullanılabilir. Ayrıca rahatsızlığı ve tedavi sürecinin devam etmesi nedeniyle kayıt dondurma talebinde bulunan öğrenciler ile hükümlü öğrenciler için mazereti ilgili yönetim kurulu tarafından değerlendirilerek dört yarıyıldan fazla kayıt dondurabilmesine karar verilebilir. Bu süreler, öğrenim süreleri dışında tutulur. Öğrenci, kaydını dondurduğu süre içinde yapılan sınavlara giremez, girdiği takdirde aldığı not geçersiz sayılır.</p>

<p>(3) Kaydı dondurulan öğrenciler, bu süre içinde izinli sayılırlar.</p>

<p>(4) Kayıt dondurma durumunda, ödenen öğrenim ücreti iade edilmez. Kayıt açtırılan eğitim-öğretim yılının öğrenim ücretinden mahsup edilir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin kayıtları, aşağıda belirtilen haklı ve geçerli nedenlerin varlığı halinde dondurulabilir:</p>

<p>a) Öğrencinin, bir sağlık kurumundan alacağı sağlık raporuyla belgelenmiş, sağlıkla ilgili mazeretinin olması.</p>

<p>b) Mahallin en büyük mülkî amiri tarafından verilecek bir belge ile belgelenmiş olması şartıyla, doğal afetler nedeniyle öğrencinin öğrenimine ara vermek zorunda kalması.</p>

<p>c) Öğrencinin, tecil hakkını kaybetmesi veya tecilinin kaldırılması suretiyle askere alınması.</p>

<p>ç) Öğrencinin, yabancı dil öğrenmek amacıyla yurt dışına gideceğini beyan etmesi.</p>

<p>d) Yükseköğretim kurumundan süreli uzaklaştırma veya çıkarma cezası alan öğrenciler dışında, öğrencinin tutukluluk ve mahkûmiyet hâli.</p>

<p>e) İlgili yönetim kurulunca haklı ve geçerli kabul edilen ekonomik, ailevi ve benzeri nedenlerin ortaya çıkması.</p>

<p>(6) Kayıtları dondurulmuş öğrenciler, sürenin bitiminde yarıyıl kayıtlarını yenileyerek öğrenimlerine kaldıkları yerden devam ederler. Sağlık nedeni ile kayıtlarını dondurmuş olan öğrenciler, süresinden önce ya da süresinin sonunda kayıt açtırmak isterlerse, sağlık durumlarının düzeldiğini sağlık raporu ile belgelendirmek zorundadırlar.</p>

<p>(7) İki yarıyıl kayıt dondurmuş olan öğrenciler, kayıtlarının dondurulmuş olduğu ilk yarıyılın sonunda, öğrenimlerine devam etmek istedikleri takdirde, ÖİDB’ye dilekçe ile başvurarak kayıt açtırabilirler.</p>

<p>(8) Kayıt dondurulduğunda, öğrencilerin Üniversiteye girişte verdiği belgeler geri verilmez.</p>

<p><strong>Mazeretler</strong></p>

<p><strong>MADDE 26-</strong> (1) Yarıyıl sonu sınavlarının, yarıyıl sonu bütünleme sınavlarının ve üç ders sınavının mazereti yoktur. Ancak, Rektörlük veya Üniversite Yönetim Kurulu tarafından görevlendirilmeleri nedeniyle yarıyıl sonu sınavı ve yarıyıl sonu bütünleme sınavlarına giremeyen öğrenciler için mazeret sınav hakkı tanınır.</p>

<p>(2) Kayıt dondurma dışında, öğrencilerin ara sınavlar ile ilgili mazeretleri, aşağıda belirtilen haklı ve geçerli nedenlerin varlığı halinde ilgili bölüm/program başkanlıkları tarafından değerlendirilir:</p>

<p>a) Bir sağlık kurumundan alınan ve Üniversite tarafından onaylanan sağlık raporu veya resmî belge.</p>

<p>b) Ölüm ve defin tarihleri ile akrabalığın belgelenmesi kaydıyla, birinci ve ikinci derece yakınının ölümü.</p>

<p>c) Belgelenmesi kaydıyla Üniversitedeki derslerin sınav saatlerinin çakışması, ÖSYM tarafından yapılan sınavlar, toplumsal olaylar, kazalar ve doğal afetler.</p>

<p>ç) Öğrencinin askerlik tecil hakkını kaybetmesi veya tecilinin kaldırılması suretiyle askere alınması.</p>

<p>d) Burs, staj gibi imkânların doğması ve belgelenerek öğrencinin bölüm/program başkanlığına bildirmesi veya Üniversite tarafından görevlendirilmesi gibi nedenlerle öğrencinin Üniversite dışında bulunması.</p>

<p>e) Öğrencinin tutukluluk hali.</p>

<p>f) İlgili yönetim kurulu tarafından kabul edilebilecek diğer hallerin ortaya çıkması hali.</p>

<p>(3) Haklı ve geçerli mazereti olan öğrencilerden, en az iki günlük sağlık raporu alan öğrencilerin rapor süresinin bitimini izleyen üç iş günü içinde; sağlık sorunları dışında mazereti olan öğrencilerin ise mazeretin meydana geldiği tarihten sonraki beş iş günü içinde mazeretlerine ilişkin belgelerini ilgili bölüm/program başkanlığına teslim etmeleri gerekir. İlgili bölüm/program başkanlığı, ara sınavlar ile ilgili mazeretleri karara bağlayarak gerekirse mazeret sınavı yapar veya öğrenciye eksik olan çalışmalarını tamamlama hakkı verir. Mazereti kabul edilen öğrenci, mazeretli olduğu süre içinde yapılan sınavlara giremez girdiği takdirde aldığı not geçersiz sayılır.</p>

<p>(4) Mazeret sınavına giremeyen öğrencilere bir daha mazeret sınavı yapılmaz.</p>

<p>(5) Kayıt dondurma dışında haklı ve geçerli nedenlerle izinli sayılan, tutukluluğu kovuşturmaya yer olmaması veya beraat kararı ile sona eren veya sağlık raporu alan öğrenciler, raporlu veya izinli geçen süreler için öğrenim ücretini öderler.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Engelli öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 27-</strong> (1) İlgili yönetim kurulu ve Üniversite Yönetim Kurulu engelli öğrencilerin eğitim-öğretim, sınavlar ve Üniversite içindeki ulaşımı konusunda gerekli imkânları sağlar ve önlemleri alır.</p>

<p><strong>Tebligat</strong></p>

<p><strong>MADDE 28-</strong> (1) Her türlü tebligat; öğrencinin Üniversiteye ilk kayıt sırasında bildirdiği veya daha sonra resmi işlemler esnasında beyan ettiği posta adresine taahhütlü olarak gönderilmek ya da Üniversite tarafından verilen e-posta adresine iletilmek, ilgili fakülte/yüksekokul/meslek yüksekokulu/müdürlükte ilan edilmek ya da Öğrenci Bilgi Yönetim Sistemi (ÖBYS) üzerinden duyurulmak suretiyle tamamlanmış sayılır.</p>

<p>(2) Öğrenci, Üniversite tarafından verilen veya dilekçe ile ÖİDB’ye başvurmak suretiyle bildirdiği e-posta adresini aktif durumda tutmak, sürekli e-postalarını takip etmek, Üniversiteye kayıt sırasında bildirdiği adresi değiştiği takdirde yeni adresini ÖİDB’ye on iş günü içinde yazılı olarak bildirmek zorundadır. Öğrencinin takip etmemesi nedeniyle Üniversite tarafından verilen e-posta adresinin aktif olmaması durumunda e-postanın gönderildiği, yanlış veya eksik adres beyan edilmiş adrese yapılmış tebligatlar da tebliğ edilmiş sayılır.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 30-</strong> (1) 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İstanbul Kültür Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>İntibak</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1-</strong> (1) Bu Yönetmelik hükümleri, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kayıtlı öğrencilere, kazanılmış hakları ve öğretim bütünlüğü göz önünde tutularak uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 31-</strong> (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 32-</strong> (1) Bu Yönetmelik hükümlerini İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/istanbul-kultur-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ve-ogretim-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="61263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/gemi-geri-donusum-tesislerinin-yetkilendirilmesi-hakkinda-yonetmelik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/gemi-geri-donusum-tesislerinin-yetkilendirilmesi-hakkinda-yonetmelik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gemi Geri Dönüşüm Tesislerinin Yetkilendirilmesi Hakkında Yönetmelik, 22 Haziran 2026 Tarihli ve 33288 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>GEMİ GERİ DÖNÜŞÜM TESİSLERİNİN YETKİLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin amacı; tesislerin, 7/3/2017 tarihli ve 6931 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi kapsamında yetkilendirilmesine ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar ile gemilerin tesislerde geri dönüştürülmesiyle ilgili ihlallere yönelik yaptırımların belirlenmesini ve uygulanmasını temin etmektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> (1) Bu Yönetmelik; Ülkemizde faaliyet gösteren gemi geri dönüşüm tesislerine uygulanır.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik, açıkça belirtilmediği müddetçe, Sözleşme kapsamı dışında kalan gemilerin geri dönüşümünü yapan kamu kurum ve kuruluşları tarafından işletilen tesislere uygulanmaz.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> (1) Bu Yönetmelik; 14/4/1341 tarihli ve 618 sayılı Limanlar Kanununa, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununa, 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa, 7/3/2017 tarihli ve 6931 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesine, 26/9/2011 tarihli ve 655 Sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 482 nci maddesi ile 490 ıncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını,</p>

<p>b) Genel Müdürlük: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>c) Hak lehtarlığı: Tesisin bulunduğu taşınmazın kullanım hakkının aidiyetini gösteren ve bunu kullanma izni, irtifak hakkı, kira, tapu, işletme hakkı devri, geçici veya kesin devir, ön izin gibi sözleşmelerle ispatlayan belgeyi,</p>

<p>ç) IMO: Uluslararası Denizcilik Örgütünü,</p>

<p>d) İdare: Bir geminin, bayrağını taşımaya yetkili olduğu veya yetkisi altında faaliyet gösterdiği devletin hükümet organını,</p>

<p>e) İTDK: İnceleme, Tespit ve Denetim Komisyonunu,</p>

<p>f) Kıyı tesisi uzmanı: Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kişiyi,</p>

<p>g) Liman başkanlığı: Gemi geri dönüşüm tesisi ve/veya geri dönüşümle ilişkilendirilmiş geminin bulunduğu liman idari sahasından sorumlu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bölge liman başkanlığını/liman başkanlığını,</p>

<p>ğ) Rehberler: Avrupa Birliği gemi geri dönüşüm mevzuatı kapsamında hazırlanmış teknik rehberler, Bakanlıkça geliştirilen rehber ve talimatlar ile Sözleşmede atıf yapılan uygulanabilir standart, tavsiye ve rehberleri,</p>

<p>h) Sözleşme: 7/3/2017 tarihli ve 6931 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan 2009 Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesini,</p>

<p>ı) SRFP: Gemi geri dönüşüm tesis planını,</p>

<p>i) SRP: Gemi geri dönüşüm planını,</p>

<p>j) Tanınmış kuruluş: 18/1/2017 tarihli ve 29952 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliğinde tanımlanan kuruluşu,</p>

<p>k Tesis: Gemi geri dönüşüm tesisini,</p>

<p>l) Tesis organizasyonu ve yerleşim planı: Gemi geri dönüşüm tesisinin sınırları ile bu sınırlar dahilindeki mevcut ve planlanan alan, yapı, mahal ve donatılar ile önemli teçhizatın gösterildiği ölçekli planı,</p>

<p>m) Tesis yetkilisi: Sözleşmede geri dönüşüm şirketi olarak tanımlanan, bu Yönetmeliğin ortaya koyduğu tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmeyi taahhüt eden gemi geri dönüşüm tesisinin sahibi veya gemi geri dönüşüm tesisinin sahibinden gemi geri dönüşüm faaliyetinin sorumluluğunu alan herhangi bir gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>n) Veri tabanı programı: Gemi geri dönüşüm tesislerine ve gemi geri dönüşümü yapılan gemilere ilişkin bilgilerin girildiği Genel Müdürlükçe hazırlanan programı,</p>

<p>o) Yetkilendirilmiş kuruluş: Gemiler İçin Yetkilendirilmiş Kuruluşlar Yönetmeliği çerçevesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kuruluşu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelikte yer almayan tanımlar için Sözleşmede belirtilen tanımlar esas alınır.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Yetkilendirme</p>

<p><strong>Gemi geri dönüşüm planı </strong></p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> (1) Tesis yetkilisince, bir geminin geri dönüştürülmesinden önce rehberler dikkate alınarak gemiye özgü bir SRP hazırlanır. SRP hazırlanırken, SRFP’de yer almayan veya özel işlemler gerektiren her nevi gemiye özel hususlar göz önüne alınır. Gemi geri dönüşümü, SRP’ye uygun şekilde gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) SRP Türkçe hazırlanır. Onaylanan SRP, tesis yetkilisince İngilizce, Fransızca veya İspanyolca dillerinden birine tercüme edilir.</p>

<p>(3) SRP onayı başvurusu, gemiyi geri dönüştürecek tesis veya tesisler tarafından Bakanlığa yapılır.</p>

<p>(4) Başvurunun teslim alındığına dair bildirim üç iş gün içinde Bakanlık tarafından tesis yetkilisine, donatana ve ilgili idareye iletilir.</p>

<p>(5) Bakanlığın koordinasyonunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ve gerekli görülmesi halinde ilgili diğer Bakanlıkların uygun görüşü alınmak suretiyle SRP Bakanlık tarafından onaylanır veya reddedilir.</p>

<p>(6) Bakanlık, SRP’nin değerlendirilmesine yönelik olarak ilgili kurumların katılımıyla oluşacak bir komisyon marifetiyle çalışma yapılması dahil olmak üzere sürecin daha etkin yürütülmesi için gerekli düzenlemeleri yapabilir.</p>

<p>(7) Bakanlık, SRP’nin onay veya reddine ilişkin kararın yazılı bildirimini tesis yetkilisine, donatana ve idareye iletir.</p>

<p>(8) SRP değerlendirme ve onayına ilişkin ücretlere dair hususlar ilgili Bakanlıklarca ayrıca düzenlenir. Belirlenen ücretin yatırıldığına dair makbuz onay başvurusunda Bakanlığa ibraz edilir.</p>

<p>(9) SRP onaylanması öncesinde kıyı tesisi uzmanı tarafından içeriğinin rehberlere uygunluğu kontrol edilir. Kontrol eden kıyı tesisi uzmanı ve kontrol tarihi SRP’de belirtilir.</p>

<p><strong>Gemi geri dönüşüm tesis planı </strong></p>

<p><strong>MADDE 6-</strong> (1) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi talebinde bulunan tesis yetkilisi, rehberleri de göz önünde bulundurarak tesisi için SRFP hazırlar ve gerektiği hallerde günceller. Bu plan tesisin yönetim kurulu veya tesisin uygun idari organı tarafından onaylanır.</p>

<p>(2) Tesisteki bütün faaliyetler SRFP’ye uygun şekilde gerçekleştirilir.</p>

<p>(3) SRFP’de yapılan değişiklikler gemi geri dönüşüm yetki belgesinin yenilenmesini gerektirmez. SRFP’de yapılan değişiklikler Bakanlığa bildirilir.</p>

<p>(4) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi başvurularının değerlendirilmesinde ana doküman SRFP’dir. Gerçekleştirilen saha denetimlerinde SRFP’de izah edilen prosedürlerin tesis tarafından uygulamasının gözlemlenmesi amaçlanır.</p>

<p>(5) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi verilen tarihteki ortaklık yapısı ve sonrasında gerçekleşen değişikliklere ilişkin bilgiler SRFP’de yer alır.</p>

<p>(6) Tesis atık yönetim planının onaylandığını gösteren üst yazı ile tesis organizasyonu ve yerleşim planı SRFP ekinde yer alır.</p>

<p>(7) SRFP onaylanması öncesinde kıyı tesisi uzmanı tarafından içeriğinin rehberlere uygunluğu kontrol edilir. Kontrol eden kıyı tesisi uzmanı ve kontrol tarihi SRFP’de belirtilir.</p>

<p><strong>Tesis organizasyonu ve yerleşim planı </strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) Tesis yetkilisi, tesis organizasyonu ve yerleşim planını Genel Müdürlüğün belirlediği usul ve esaslara uygun şekilde hazırlar ve tesisteki faaliyetlere ve tesisin fiili durumuna uyumsuz olduğu hâllerde günceller. Tesis organizasyonu ve yerleşim planında yapılan değişiklik sonrası, yeni planın sayısal örneği ile değişikliğe ilişkin açıklayıcı bilgi Genel Müdürlüğe sunulur.</p>

<p><strong>Gemi geri dönüşüm yetki belgesi başvurusu</strong></p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> (1) Sözleşme kapsamında olan gemileri geri dönüştürecek tesisler rehberler göz önünde bulundurularak yetkilendirilir. Bu yetkilendirme işlemi, gerekli belgelerin kontrolü ve saha denetimini içerir.</p>

<p>(2) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi başvurusu için tesis yetkilisi aşağıdaki belgeler veya belgelerin örnekleri ile Bakanlığa başvurur:</p>

<p>a) Başvuru dilekçesi.</p>

<p>b) Ticaret sicil tasdiknamesi.</p>

<p>c) SRFP.</p>

<p>ç) İTDK ücretinin yatırıldığına dair makbuz.</p>

<p>(3) Başvuru, üç ayı aşmayan bir süre içinde Bakanlık tarafından değerlendirilir.</p>

<p>(4) Sunulan dokümanların içeriğinin kontrolü yapılır ve daha sonra saha denetimi gerçekleştirilir. İncelemede diğer kurum veya kuruluşlarca gerçekleştirilen inceleme ve denetimlere ait belgelerden de yararlanılabilir.</p>

<p>(5) Saha denetiminin amacı sunulan belgelerle birlikte sahada gerçekleştirilen operasyonların bu Yönetmelik, Sözleşme ve rehberlere uygunluğunu doğrulamaktır. Saha denetiminde, sunulan belgeler ile tesiste gerçekleştirilen faaliyetlerin tutarlılığı kontrol edilir. Saha denetiminde tesisin geri dönüşüm faaliyetleri incelenir ve rehberlerde belirtilen hususlar dikkate alınır. Tesiste gerçekleştirilen ilk saha denetiminde faaliyetlerin genelinin gözlemlenebilmesi ve ilgili tüm personel ile görüşülebilmesini temin etmek için tesis yetkilisi bilgilendirilir.</p>

<p>(6) Bu Yönetmelikte tesisler için belirlenen şartlar ile gerekliliklerin karşılandığını göstermesi amacıyla saha denetimi öncesinde, esnasında veya sonrasında ilave bilgi ve belge istenebilir. Tesis yetkilisi, gerekli kolaylık ve iş birliğini sağlamakla yükümlüdür.</p>

<p>(7) İTDK tarafından gerçekleştirilen belge ve saha denetimi sonrasında oluşturulacak rapor Bakanlığa sunulur. Bakanlık, sunulan rapor üzerinden değerlendirme yapar.</p>

<p>(8) Bu Yönetmelik gerekliliklerini karşıladığı değerlendirilen tesise gemi geri dönüşüm yetki belgesi düzenlenir. Gemi geri dönüşüm yetki belgesi düzenlenmesinin uygun görülmediği durumlarda tesis yetkilisine belge düzenlenmesine mâni olan eksiklikler hakkında bilgi verilir.</p>

<p>(9) Eksikliklerin giderilmesinden sonra tesis yetkilisi tarafından Bakanlık bilgilendirilir. Eksikliğin niteliği ve niceliği ile eksikliğin giderilme süresi dikkate alınarak Bakanlıkça doküman üzerinden inceleme yapılması sonrasında belge düzenlenmesine, başvurunun ilave bilgi ve belgelerle ve/veya saha denetimi yapılarak değerlendirilmesine veya başvurunun olumsuz neticelenmesine karar verilir. Saha denetimi yapılarak değerlendirilmeye devam edilmesi hâlinde tesis yetkilisince ilgili İTDK ücreti yatırılır.</p>

<p>(10) Eksikliklerin bildiriminden sonra en geç kırk beş gün içinde giderilmemesi, eksikliğin olası olumsuz etkisinin büyüklüğü ile eksiklik giderilmesine yönelik başvurunun yetersiz bulunması nedenlerinden en az birinin olması ve bu madde gereklerinin karşılanmadığı durumlarda başvurunun olumsuz neticelenmesine karar verilir.</p>

<p>(11) Olumsuz neticelenen başvurularda yetkilendirme için yeni başvuru yapılır.</p>

<p><strong>Gemi geri dönüşüm yetki belgesi düzenlenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> (1) Bakanlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğuna kanaat getirilen tesise Bakanlık tarafından beş yıla kadar geçerli gemi geri dönüşüm yetki belgesi düzenlenir.</p>

<p>(2) Tesis yetkilisi, gemi geri dönüşüm yetki belgesi geçerlilik süresi dolmadan en az altmış gün öncesinde bu belgenin yenilenmesi için Bakanlığa başvuru yapar. Bu süreden önce Genel Müdürlüğe talepte bulunmayan ve talebe yönelik incelemesi belge geçerlilik tarihinden önce neticelenmeyen tesisin gemi geri dönüşüm yetki belgesi geçerliliğini yitirir. Bu süreden önce başvuru yapılmışsa Bakanlığın değerlendirmesi sonuçlanıncaya kadar tesis faaliyete devam eder.</p>

<p>(3) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi ücretinin yatırıldığına dair makbuz, gemi geri dönüşüm yetki belgesi verilmeden önce Bakanlığa ibraz edilir.</p>

<p>(4) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi, belgenin düzenlendiği tesis dışında başka bir gerçek ve tüzel kişi veya tesis tarafından kullanılamaz veya devredilemez.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Tesis Gereklilikleri, İTDK ve Denetim</p>

<p><strong>Tesis gereklilikleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) Yetkilendirilen bir tesiste; insan sağlığına ve çevreye menfi etkilerin önlenmesi, tehlikeli maddelerin emniyetli ve çevreye duyarlı yönetimi amacıyla Sözleşme ve rehberler dikkate alınarak prosedürler geliştirilmesi ve uygulanması gerekir.</p>

<p>(2) Tesisler, Sözleşme ve rehberleri dikkate alarak aşağıda belirtilen hususları yerine getirmekle yükümlüdür:</p>

<p>a) Gemi geri dönüşüm faaliyetinin güvenli ve çevreye duyarlı şekilde yapılabilmesine imkân sağlayacak şekilde tasarlanmış, inşa edilmiş ve işletiliyor olmak.</p>

<p>b) Hizmet amacına uygun olarak inşa edilmiş bina ve yapı ile açık ve kapalı alanlarda faaliyet göstermek.</p>

<p>c) Çalışanlar ve tesisin çevresindeki nüfus için sağlık riskleri ile gemi geri dönüşümü sebebiyle çevreye olan olumsuz etkileri önlemek, en aza indirmek ve mümkün olduğu ölçüde ortadan kaldırmak amacıyla yönetim ve izleme sistemleri, prosedürler ve teknikler geliştirmek.</p>

<p>ç) SRFP hazırlamak ve bu plana uygun faaliyet göstermek.</p>

<p>d) Gelgit bölgesini de içerecek şekilde her türlü sızıntının kontrol edilebilirliğinin gösterimi dahil olmak üzere, insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkileri çevre mevzuatı kapsamında önlemek.</p>

<p>e) Aşağıdakiler dahil olmak üzere, güvenli ve çevreye duyarlı şekilde tehlikeli maddelerin ve atıkların yönetimini ve depolanmasını sağlamak:</p>

<p>1) Gemi geri dönüşümünün her safhasında, gemide bulunan tüm tehlikeli maddelerin, çevre mevzuatına uygun yönetiminin sağlanması ve çevreye salıverilmesini engelleyecek şekilde muhafazası ve ayrıca tehlikeli maddelerin ve gemi geri dönüşüm sürecinde ortaya çıkan atıkların, yalnızca etkili tahliye sistemleri olan sızdırmaz zeminlerde işleniyor olması ve atıkların geçici depolandığı alanlar için geçici depolama izni alınması.</p>

<p>2) Gemi geri dönüşüm faaliyeti sonucu oluşan tüm atıkların yönetiminde 2/4/2015 tarihli ve 29314 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliği ile getirilen yükümlülüklere uyulması.</p>

<p>f) Acil durum planları hazırlamak, ilgili kurum ve kuruluşlardan onay almak, muhafaza etmek ve plan gerekliliklerini sağlamak; yangın söndürme ekipmanları ve araçları, ambulanslar ve vinçler dahil olmak üzere, acil müdahale ekipmanının, gemiye ve tesisin her bölgesine hızlı erişimini sağlayacak tedbirleri almak.</p>

<p>g) Tesiste gerçekleştirilen faaliyetler için uygun kişisel koruyucu donanım kullanılmasını temin etmek dahil olmak üzere çalışanların güvenliğini ve eğitimini sağlamak.</p>

<p>ğ) Olaylar, kazalar, meslek hastalıkları ve kronik etkiler hakkında kayıt tutmak ve kurumlar tarafından istenildiği takdirde, çalışanların güvenliği, insan sağlığı ve çevre için risk oluşturan veya oluşturma ihtimali bulunan tüm bulguları, olayları, kazaları, meslek hastalıkları veya kronik etkileri raporlamak.</p>

<p>h) Gemi geri dönüşümü faaliyetine yönelik ulusal ve uluslararası sorumluluklarını yerine getirmek.</p>

<p><strong>Tesis güvenliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 11-</strong> (1) Tesis yetkilisi; çalışan, araç ve iş makinelerinin tesise giriş ve çıkışının kontrol altında tutulabilmesi için tesis sınır güvenliğine yönelik altyapıyı sağlar. Bu altyapı tesiste ve mümkün mertebe geri dönüştürülen gemilerde bulunan çalışanlar ve misafirler dahil tüm kişilerin sayısının belirli bir anda sorgulanabilmesine imkân sağlar.</p>

<p>(2) Tesiste; çalışanların ve araçların giriş-çıkış yaptığı alanlar, güvenliği sağlayıcı ve giriş-çıkış kayıtlarının tutulabileceği şekilde düzenlenir. Giriş-çıkış kayıtları en az üç ay süreyle tesis yetkilisince saklanır.</p>

<p>(3) Tesis, sınır ve çalışma alanlarının görüntülenebildiği kapalı devre kamera sistemi ile kontrol edilir. Görüntü kayıtları en az iki ay veya bir geminin tesiste geri dönüştürülme süresinden hangisi uzun ise o süreyle tesis yetkilisi tarafından saklanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Saha düzeni</strong></p>

<p><strong>MADDE 12-</strong> (1) Tesis alanı organizasyonu ve yerleşim planında gösterilen alanlar uygun şekilde birbirinden ayrılır.</p>

<p>(2) Gemilerin emniyetli ve güvenli bir şekilde tesise yanaştırılması ve sabitlenmesi için gerekli altyapı ve donanım bulundurulur.</p>

<p>(3) Tesiste yer alan bölümler, yapılar ve alanlar uygun tanıtıcı ve uyarıcı işaret levhaları ile donatılır. Bölüm, yapı ve alanların girişlerinde; gerekli ise yetkili veya sorumlu personelin bilgileri belirtilir.</p>

<p>(4) Tesis içi yollar; en az kıyı çizgisine kadar ambulans, itfaiye ve ağır iş makinelerinin ulaşabileceği özellikte inşa edilir ve açık tutulur. Geçici atık depolama alanı ile dolum gerektiren tanklar gibi alan ve yerler için uygun genişlikte tesis içi yol tanzim edilir. Tesis içi yol, acil durum toplanma alanı olarak kullanılmaz.</p>

<p>(5) Tesis, gemi geri dönüşümünden kaynaklı hiçbir tehlikeli madde ve atığın deniz veya toprak ortamı ile temas etmeyeceği şekilde inşa edilir ve faaliyet süresince gerekli çevresel önlemler alınır.</p>

<p>(6) Sıvı atıkların deniz veya toprak ortamı ile temas etmemesini sağlamak için alınan tedbir ile sisteme ilişkin proje SRFP’de izah edilir. Sistemin projesinde kapasite ve atıkların geçici depolanacağı alanlar gösterilir.</p>

<p>(7) Gemi, tesise yanaştırıldıktan sonra geri dönüşümü tamamlanana kadar oluşabilecek kirliliğin yayılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirler alınır.</p>

<p><strong>İnsan sağlığına ve çevreye yönelik olumsuz etkilerin önlenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 13-</strong> (1) Tesiste bulunan ve aşağıda ana başlıkları ile belirtilen teçhizat, donanım ve iş makinelerinin periyodik muayeneleri; teçhizatın imalatçısı veya Türk Akreditasyon Kurumundan ilgili teçhizat, donanım ve iş makinalarının periyodik muayeneleri konusunda akredite olmuş A tipi muayene kuruluşlarına yaptırılır. Periyodik muayenesi için yetkilendirilmiş Türk Akreditasyon Kurumundan yetkili A tipi muayene kuruluşu bulunmayan teçhizat için Bakanlığın talimatına göre işlem yapılır. Periyodik kontrol, test ve kalibrasyonla ilgili raporlar tesiste muhafaza edilir:</p>

<p>a) Kaldırma ve iletme makineleri.</p>

<p>b) Basınçlı kaplar.</p>

<p>c) Kazanlar.</p>

<p>ç) Atmosferik depolama tankları.</p>

<p>d) Yangından korunma sistemleri.</p>

<p>e) Elektrik tesisatı.</p>

<p>f) Asansörler.</p>

<p>(2) Gemide gerçekleştirilen gaz ölçüm işlemleri SRFP ve SRP’de izah edilir.</p>

<p>(3) Geri dönüştürülen gemide, çalışan giriş ve çıkışına elverişli, en az biri acil çıkış olarak belirlenmiş, birbirinden mümkün mertebe uzak ve tesisin kaçış yolu olarak belirlenmiş alanları ile bütünlük arz eden en az iki farklı gemi giriş/çıkış alanı belirlenir. Zorunlu hallerde kaldırma donanımı ve uygun sepet vasıtasıyla çalışanların gemiden nakledilebilir olması alternatif giriş/çıkış yolu olarak kabul edilir.</p>

<p>(4) Tesis yetkilisince; tesisin deniz çevresine olan etkilerinin detaylı olarak belirlenmesi ve zamana bağlı değişiminin izlenmesi amacıyla su kolonunda, deniz sedimanında ve biyotada Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenmiş kriter ve parametreler kullanılarak yıllık izleme çalışmaları yapılır ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sunulur. Bu konuda gerçekleştirilen iş ve işlemlere, Sözleşme kapsamında tesis tarafından hazırlanan dokümanlarda yer verilir.</p>

<p><strong>Bildirimler</strong></p>

<p><strong>MADDE 14-</strong> (1) Sözleşme kapsamında yapılan ihlal bildirimi ve bilgi veya rapor talepleri Bakanlık tarafından değerlendirilir. Farklı kurum ve kuruluşları ilgilendiren durumlarda ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne başvurulabilir ve ortak çalışma yapılabilir. Sözleşme kapsamında yapılan ihlal bildiriminin değerlendirilmesi neticesinde, bu Yönetmelik, Sözleşme ve/veya rehberlerin ihlal edildiği tespit edilirse Bakanlık ihlale karşılık olarak belirlenen idari yaptırımı uyguladıktan sonra Sözleşme uyarınca gereken bildirimleri yapar.</p>

<p>(2) Tesis yetkilisi gerçekleşen kazayı en geç bir saat içinde Bakanlığa bildirir.</p>

<p>(3) Tesis yetkilisi, insan sağlığı ve/veya çevreye zarar veren olayları ve kazaları da içeren bir raporu tamamlanma bildirimi ile birlikte Bakanlık ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderir.</p>

<p>(4) Tesiste meydana gelen kaza veya olayın yetkilendirme şartlarının sürdürülememesi neticesinde meydana geldiğine yönelik şüphe oluşursa Bakanlık tarafından kaza veya olay ile nedenlerine yönelik idari inceleme gerçekleştirilir. Tesis yetkilisi; bu inceleme esnasında gerekli kolaylık ve iş birliğini sağlamak, delilleri muhafaza etmek ve sorulacak sorulara cevap vermekle yükümlüdür. İdari inceleme sürecinde Bakanlık tarafından tesis faaliyetlerinin kısıtlanması dahil olmak üzere ilave tedbir ve düzenleme istenebilir. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen idari inceleme, diğer kurum veya kuruluşların kaza ve olayla ilgili yapmakla yükümlü oldukları denetim, inceleme ve raporlamalardan bağımsızdır ve onlara engel veya dayanak teşkil etmez.</p>

<p>(5) Tesis yetkilisi; herhangi bir olay, kaza, meslek hastalığı veya iş sağlığı ve güvenliği ile çevre üzerine olumsuz etkisi olan veya olabilecek kronik etkileri Bakanlığa bildirir. Bu bildirim; olay, kaza, meslek hastalığı ve kronik etkilerin tanımı, sebebi, yapılan müdahaleler, sonuçları ve alınan düzeltici önlemleri içerir. Bu bildirim en az üç sene boyunca tesiste saklanır.</p>

<p>(6) Bildirimler ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde değerlendirilir.</p>

<p><strong>İnceleme, tespit ve denetim komisyonu </strong></p>

<p><strong>MADDE 15-</strong> (1) İTDK, en az üç kişiden oluşacak şekilde oluşturulur.</p>

<p>(2) İTDK üyelerinin en az ikisi üniversitelerin en az dört yıllık fakültelerinden mezun olan mühendis olmak zorundadır. Bakanlık tarafından İTDK’da görev alacakların niteliği, eğitimi ve yeterli bilgi, deneyim ve beceri şartları belirlenir.</p>

<p>(3) Gerçekleştirilen inceleme ve denetimlerde gerek görülmesi halinde numune alma, analiz, test, kalibrasyon, ölçüm ve ilave ekipman temini gibi ihtiyaç duyulabilecek her türlü hususa ilişkin giderler, tesis yetkilisi tarafından karşılanır.</p>

<p>(4) İTDK marifetiyle yapılan program dışı denetimler ve tesis yetkilisinin belgelendirmeyle ilişkili talep ve şikayetlerinden bağımsız denetimler bilabedel gerçekleştirilir.</p>

<p>(5) Tesis yetkilisi, İTDK üyelerinin tesise ve gemiye girişi-çıkışı ile yapacağı çalışmalar esnasında gereken emniyet ve güvenlik tedbirlerini alır. Tesis yetkilisi; İTDK’nın ihtiyaç duyacağı her türlü kişisel koruyucu donanım, bilgi, belge, araç, gereç ve teçhizatı sağlar.</p>

<p>(6) Bakanlık, İTDK’nın çalışma usul ve esaslarına ilişkin ilave düzenlemeler yapabilir.</p>

<p>(7) İTDK marifetiyle mahallinde yapılan incelemede gemi geri dönüşüm yetki belgesine yönelik koşulların sağlanıp sağlanmadığı ve yetkilendirme için sunulmuş belgelerin geçerliliğini koruyup korumadığı kontrol edilir.</p>

<p><strong>İnceleme ve denetim</strong></p>

<p><strong>MADDE 16-</strong> (1) Gemi geri dönüşüm yetki belgesine sahip bir tesisin faaliyetine devam edebilmesi için Sözleşme, rehberler ve bu Yönetmelikte belirlenmiş koşulların sağlandığının teyidine yönelik incelemeler gemi geri dönüşüm yetki belgesi geçerlilik süresince gerek görülen zamanlarda Bakanlık tarafından yapılabilir. Yetki belgesi süresinin yaklaşık olarak ortasına gelen bir zamanda en az bir defa olmak kaydıyla bir denetim gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) Bakanlık; tesislerin bu Yönetmeliğe, Sözleşmeye ve rehberlere uygun hareket edip etmediklerini her zaman denetleme yetkisine sahiptir. Bu kapsamda İTDK marifetiyle, tesise bildirim yapılmadan ve bir takvime bağlanmadan program dışı denetimler gerçekleştirilebilir.</p>

<p>(3) Bakanlık, aynı bölgede faaliyet gösteren tesislerin denetim ve incelemelerini eş zamanlı yapabilmek için gemi geri dönüşüm yetki belgelerinin geçerlilik tarihlerinden en fazla iki ay önceki veya sonraki bir tarihte denetim yapabilir.</p>

<p>(4) Denetim sonucuna ilişkin uygulamanın, belge geçerlilik tarihinden erken veya geç yapılması durumunda; bir sonraki belge geçerlilik tarihi, belgenin ilk yayımlandığı tarih dikkate alınarak hesaplanır.</p>

<p><strong>Veri tabanı programı </strong></p>

<p><strong>MADDE 17-</strong> (1) Tesisler, veri tabanı programına kaydolmak ve istenilen bilgileri güncellemekle yükümlüdür.</p>

<p>(2) Faaliyeti sonlanan tesise ait veri tabanı kaydı Genel Müdürlük tarafından kapatılır.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Gemi Geri Dönüşüm Faaliyeti</p>

<p><strong>Ön bildirim</strong></p>

<p><strong>MADDE 18-</strong> (1) Geri dönüşüm için bir gemiyi kabul etmeye hazırlanan tesis, geri dönüşüme yönelik niyetini, Sözleşmede belirtilen bilgileri içerir şekilde uygun zamanda yazılı olarak Liman Başkanlığına bildirir.</p>

<p>(2) Gemi geri dönüşümü planlanan bir gemi için, Uluslararası Geri Dönüşüme Hazır Sertifikası alındığı zaman tesis yetkilisi, liman başkanlığına geminin geri dönüşüm için planlanan başlangıç tarihini bildirir. Bu bildirim, Sözleşmeye uygun şekilde Bakanlıkça istenen diğer ilave bilgilerle Uluslararası Geri Dönüşüme Hazır Sertifikasının bir kopyasını içerir. Bu bildirim yapılmadan gemi tesise yanaştırılmaz ve geri dönüşümüne başlanmaz.</p>

<p><strong>Gemilerin tesise yanaştırılması</strong></p>

<p><strong>MADDE 19-</strong> (1) Geminin tesise yanaştırılması sırasında veya sonrasında emniyet, güvenlik ve çevre kirliliği ile ilgili risklerin oluşacağının değerlendirilmesi durumunda liman başkanlığı tarafından geminin tesise yanaştırma operasyonuna izin verilmez.</p>

<p>(2) Tesise, geri dönüştürülmek amacıyla gemi yanaştırılırken tesis yetkilisi, geminin, tesisin ve üçüncü tarafların faaliyetten olumsuz etkilenmemesi için gerekli emniyet, güvenlik ve çevre kirliliğini önleme ile ilgili tedbirleri alır ve liman başkanlığı tarafından verilecek talimatlara uyar.</p>

<p>(3) Tesise yanaştırılmış geminin deniz tarafına başka bir gemi yanaştırılamaz. Zorunlu nedenlerle gemilerin üst üste bağlanması, komşu parsellerin faaliyetlerine engel olmamak kaydı ve komşu tesislerden alınan muvafakatname ile liman başkanlığının uygun görüşüne tabidir.</p>

<p><strong>Bitişin bildirilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 20-</strong> (1) Geri dönüştürülmekte olan geminin tüm atıkları ile malzemelerinin, tesisin sızıntı önleyici tedbirlerle donatılmış sızdırmaz zeminine taşınmış ve tesiste belirlenmiş uygun alanlara taşınmış olması durumunda, geminin geri dönüşümü tamamlanmış kabul edilir.</p>

<p>(2) Bir geminin kısmen veya tamamen geri dönüşümü tamamlandığında tamamlama beyanı tesis yetkilisi tarafından on dört gün içinde hazırlanır ve Bakanlığa iletilir. Bakanlık tarafından geri dönüşüm tamamlama beyanı örneği gemiye Uluslararası Geri Dönüşüme Hazır Sertifikasını düzenlemiş olan idareye gönderilir. Bu beyan, Sözleşmede belirtildiği şekilde düzenlenir ve eğer var ise insan sağlığı ve/veya çevreye zarar veren olayları ve kazaları kapsayan bir raporu içerir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Genel Esaslar ve Yaptırımlar</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> (1) Sözleşme ve rehberlerde uzman kişiler için belirlenmiş görev ve sorumlulukların sadece uzman kişiler tarafından yerine getirilmesi esastır. Tesis yetkilisi, uygun görev ve sorumluluklar için uzman kişi olabilir ve kendisinden başka çalışanları uzman kişi olarak belirli görevler için atayabilir. Tesis yetkilisi, kendisinden başka uzman kişilerce yerine getirilen görev ve sorumluluklar için nihai sorumludur.</p>

<p>(2) Uzman kişi tarafından yerine getirilecek görev ve sorumlulukların tanımı ile uzman kişi olarak atanmış personel, SRFP ve SRP’de açıkça belirtilir.</p>

<p>(3) Kıyı tesisi uzmanı tesis yetkilisince görevlendirilir. Kıyı tesisi uzmanının görev ve sorumluluklarının tanımı ile irtibat bilgileri SRFP ve SRP’de belirtilir.</p>

<p>(4) Bu Yönetmelik kapsamında verilen hizmetler ile düzenlenen belgelere yönelik ücretler, Bakanlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir, güncellenir ve duyurulur.</p>

<p>(5) Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenmiş bir belgeye veya bir izne sahip olunması ile yapılmış bildirimler, tesisler ile gemiler için diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen ruhsatlar, izinler, denetimler ile tescil ve benzeri işlemlerin mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.</p>

<p>(6) Gemi geri dönüşüm tesisi dışında gemi geri dönüşüm işlemi yapılamaz. Gemi geri dönüşüm tesisi dışında bulunan bir geminin, zorunlu hallerde ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uygun görüşü alınmak kaydıyla bulunduğu yerde geri dönüşümü gerçekleştirilebilir. Yerinde gemi geri dönüşüm esnasında alınacak çevresel tedbirlere ilişkin usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir.</p>

<p>(7) SRFP ve SRP; Sözleşme ve rehberlerde izah edilen hususlara ilave olarak Bakanlık ve diğer ilgili kurum veya kuruluşların talep edeceği bilgi ve belgeleri de içerir.</p>

<p>(8) Bu Yönetmelik, Sözleşmeye taraf olmayan Devletlerin bayrağını taşıyan gemilere ayrıcalıklı muamele yapılmamasını sağlayacak şekilde uygulanır. Bu gemilerin geri dönüşüm işlemlerinde yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından düzenlenmiş belgeler kabul edilebilir. İlgili bildirimler ve gerekmesi durumunda ilave düzenlemeler Bakanlık tarafından yapılır.</p>

<p>(9) Bu Yönetmelikte açıkça belirtilmeyen hususlarda, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuata aykırı olmamak üzere Sözleşme ve rehberlerin hükümleri uygulanır.</p>

<p>(10) Bu Yönetmelikte atıf yapılan mevzuat ve rehberlerin güncellenmesi halinde güncellenen metinlere uygun şekilde işlem tesis edilir.</p>

<p>(11) Sözleşmenin kapsamı dışında kalan gemilerin geri dönüşümlerinde makul ve uygulanabilir olduğu ölçüde bu Yönetmelik ile uyumlu şekilde hareket edilmesini temin edecek önlemler Bakanlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından düzenlenir.</p>

<p>(12) Bakanlık ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sözleşme ile yetkili otoriteye verilen yetkileri, yetkilendirilmiş veya tanınmış kuruluşlar ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı meslek odaları içerisinden bu konuda yetkilendirdiği kuruluşlara devredebilir. Yetki devri yapılması durumunda verilen yetki kapsamında gerçekleştirilen her türlü inceleme ve denetimlere ilgili Bakanlıklar tarafından dış uzman veya gözlemci olarak katılım sağlanabilir.</p>

<p><strong>Yaptırımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 22-</strong> (1) Bu Yönetmelik kapsamında yapılan bir denetim veya inceleme sonucunda bu Yönetmelik hükümlerine uymayanlara, 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre Genel Müdürlük veya Genel Müdürlük adına liman başkanlığı tarafından;</p>

<p>a) Gemi geri dönüşümünü, SRP’ye uygun olarak gerçekleştirmeyen tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>b) Yerinde gemi geri dönüşüm izni olmadan gemi geri dönüşüm yapıldığının tespiti halinde ayrı ayrı uygulanmak üzere, geri dönüşüm işinin sorumlusu gerçek veya tüzel kişiliğe bir milyon Türk lirası, geri dönüşümde çalışan her bir kişiye yüz bin Türk lirası, geminin donatanına bir milyon Türk lirası, geri dönüşüm yapılan taşınmazın hak lehtarının bir işletme olması durumunda işletme sahibine bir milyon Türk lirası,</p>

<p>c) Faaliyetlerini SRFP’ye uygun şekilde gerçekleştirmeyen tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>ç) Tesise gemi yanaştırılması operasyonunda 19 uncu madde hükümlerine aykırı hareket eden tesis yetkilisine beş yüz bin Türk lirası,</p>

<p>d) Başlama bildirimini yapmadan gemi geri dönüşüm işine başlayan tesis yetkilisine beş yüz bin Türk lirası,</p>

<p>e) Tesis yetkilisi tarafından, veri tabanı programında yer alan, tesis ve tesis yetkilisiyle ilgili bilgileri güncellenmesi ve geri dönüştürülen gemilerin bilgisinin girilmesi için liman başkanlığı tarafından verilen üç iş günlük sürede eksikliğin giderilmemesi halinde tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>f) 20 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içinde ve uygun şekilde tamamlama bildirimini yapmayan tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>g) Faaliyeti sonlandırılan ve yetki belgesi askıya alınan tesiste faaliyet tespit edilmesi durumunda tesis yetkilisine bir milyon Türk lirası,</p>

<p>ğ) Tesis organizasyonu ve yerleşim planının güncel tutulmadığı tepsitinden sonra tesis yetkilisine verilen on iş günlük sürede eksikliğin giderilmemesi halinde tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>h) Bakanlık tarafından yapılan veya yaptırılan her türlü inceleme ve denetimde İTDK veya bu Yönetmelik kapsamında oluşturulmuş komisyon tarafından istenen bilgi ve belgeleri sunmaktan imtina eden, belge sakladığı tespit edilen, gerekli kolaylık ve iş birliğini sağlamayan tesis yetkilisine beş yüz bin Türk lirası,</p>

<p>ı) Geri dönüşüm için planlanan başlangıç tarihini uygun şekilde bildirmeyen tesis yetkilisine yüz bin Türk lirası,</p>

<p>i) Tesiste durdurulan işlerde izinsiz çalışma yaptıran tesis yetkilisine bir milyon Türk lirası,</p>

<p>tutarında idari para cezası verilir.</p>

<p>(2) Birinci fıkradaki fiillerin bir takvim yılı içinde ikinci kez tekrarı hâlinde idari para cezaları en fazla bir milyon Türk lirası olmak üzere bir kat artırılarak uygulanır.</p>

<p>(3) İdari para cezasına konu aynı eylemin bir takvim yılı içinde üç kez tekrarlanması halinde tesisin gemi geri dönüşüm yetki belgesi üç ay boyunca askıya alınır.</p>

<p>(4) Cezalara yönelik imzalanmış idari para cezası karar tutanağı düzenlenir. Tutanak düzenleyen aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür:</p>

<p>a) Tutanaklara ilgili birimin adını açıkça yazmak ve damgasını basmak.</p>

<p>b) Tutanakları imzalayan personelin adının, soyadının, görev unvanının ve sicil numarasının yazılı olduğunu kontrol etmek.</p>

<p>c) Tebliğ mahiyetinde olmak üzere, hakkında tutanak düzenlenen özel veya tüzel kişiliğin imzasını almak ve bir nüshasını vermek, imzalamaktan kaçınanlar için imzadan imtina etti şerhi koymak.</p>

<p>(5) İdari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi içinde vergi dairelerine, cezayı veren birimin muhasebe birimlerine, mal müdürlüklerine ve defterdarlık muhasebe müdürlüklerine ödenir.</p>

<p>(6) İdari para cezasının 1 aylık ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde, cezadan yüzde yirmi beş oranında indirim yapılır.</p>

<p>(7) İdari para cezasına muhatap olanın ekonomik durumunun müsait olmaması hâlinde idari para cezasının ilk taksitinin peşin ödenmesi şartıyla, bir yıl içinde ve dört eşit taksit halinde ödenmesine karar verilebilir.</p>

<p>(8) Süresinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezaları; 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip ve tahsil edilmek üzere borçlunun gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine, borçlunun gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesi bulunmaması halinde ikametgâhının bulunduğu yerdeki süreksiz vergileri tahsil ile görevli vergi dairesine, birden fazla süreksiz vergi dairesi bulunması hâlinde cezanın takibi hususunda yetkili vergi dairesine bildirilir.</p>

<p>(9) İdari para cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir.</p>

<p>(10) Bu maddede yer alan idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idari para cezasının hesabında bir Türk lirasının küsuru dikkate alınmaz.</p>

<p>(11) İdari Para Cezası Karar Tutanağı, tebligat usulleri ve idari yaptırımların uygulanmasına ilişkin hususlarda 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.</p>

<p>(12) Tesiste gerçekleştirilen gemi geri dönüşüm faaliyetleri çerçevesinde emniyet, güvenlik veya çevre kirliliği ile ilgili alınması gereken önlemlerin alınmaması veya eksik alınması kaynaklı ciddi risk oluşturabilecek bir husus İTDK tarafından tespit edildiğinde; bu tehlike giderilinceye kadar, riskin niteliği ve etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, İTDK tarafından sunulacak rapora istinaden Bakanlık tarafından tesisin bir bölümünde veya tamamında iş durdurulabilir. Ancak tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi hâlinde; tespiti yapan İTDK, Bakanlık tarafından karar alınıncaya kadar geçerli olmak kaydıyla işi durdurur. Tesisin tümünde işin durdurulması kararları, mülki idare amiri tarafından kolluk kuvvetleri marifetiyle yirmi dört saat içinde yerine getirilir. Ancak, tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi nedeniyle verilen işin durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından kolluk kuvvetleri marifetiyle aynı gün yerine getirilir. Tesis yetkilisince işin durdurulmasını gerektiren hususların giderildiğinin Bakanlığa yazılı olarak bildirilmesi sonrasında tespit edilen hususun ortadan kaldırıldığına kanaat getirilmesi durumunda iş durdurma kararı Bakanlık tarafından kaldırılır.</p>

<p>(13) Bu Yönetmelikte yer alan yaptırımların uygulandığı tesis yetkilisi, donatan ile gerçek veya tüzel kişinin yaptırıma konu kabahatini uygun sürede sonlandırmaması ve/veya düzeltici önlemler almaması hâlinde; emniyet, güvenlik veya çevre kirliliği riskine sebep olabileceğinden ilgili mülki idare amirinden faaliyetin durdurulmasını talep eder.</p>

<p><strong>Tesis yetki belgesinin askıya alınması, iptal edilmesi ve geçerliliğini yitirmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 23-</strong> (1) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi; belirtilen koşulların gerçekleşmesi hâlinde geçerliliğini yitirir, askıya alınır veya iptal edilir.</p>

<p>(2) Geçerlilik süresi sona eren gemi geri dönüşüm yetki belgesi geçerliliğini yitirir.</p>

<p>(3) İlgili kurum veya kuruluş tarafından faaliyeti geçici olarak durdurulan veya faaliyet göstermesine ilişkin belgesi askıya alınan tesisin gemi geri dönüşüm yetki belgesi, askıya alınır.</p>

<p>(4) İlgili kurum veya kuruluş tarafından faaliyetten men edilen tesisin gemi geri dönüşüm yetki belgesi iptal edilir.</p>

<p>(5) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi, tesisin bulunduğu taşınmazın hak lehtarlığı tesis yetkilisi adına son bulduğunda geçerliliğini yitirir.</p>

<p>(6) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi verilen tarihteki ortaklık yapısına göre şirket hisselerinin yüzde ellisinden fazlasının devrinin gerçekleşmesi halinde gemi geri dönüşüm yetki belgesi, geçerliliğini yitirir.</p>

<p>(7) 22 nci maddenin on ikinci fıkrasında belirtilen durum ve eksiklikler haricinde bu Yönetmelikte tesisler için belirlenmiş şartlar ile gerekliliklerin karşılanmadığına yönelik tespit edilen uygunsuzlukların giderilmesi için üç aydan fazla olmamak üzere süre verilebilir. Tespit edilen uygunsuzlukların giderildiği tesis yetkilisi tarafından Bakanlığa bildirilir ve Bakanlık tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde tesis faaliyetine devam eder. Bu süre içinde uygunsuzlukların giderilmemesi hâlinde gemi geri dönüşüm yetki belgesi iptal edilir.</p>

<p>(8) Gemi geri dönüşüm yetki belgesi askıya alınan tesise, bu işlemin uygulandığı tarihten önce demirde beklemeye alınmış gemi hariç olmak üzere yeni bir geminin yanaştırılmasına müsaade edilmez.</p>

<p>(9) Tesisin kapasitesini veya kara alanını en az yüzde yirmi oranında etkileyebilecek değişimlerde gemi geri dönüşüm yetki belgesi, geçerliliğini yitirir.</p>

<p>(10) Tesisteki faaliyetler, tesisin yetki şartlarını yerine getirmediği sonucunu ortaya koymakta ise tesis yetkilisi durumu Bakanlığa bildirir. Bakanlık bu madde ile 22 nci maddeye uygun şekilde işlem tesis eder.</p>

<p>(11) Gemi geri dönüşüm yetki belgesinin geçerliliğin yitirmesi veya iptal edilmesi hâlinde bu Yönetmelik kapsamında gemi geri dönüşüm yetki belgesi başvurusu yapılır. Gemi geri dönüşüm yetki belgesinin askıya alındığı hâllerde tesis yetkilisi tarafından bu durumun dayanağının ortadan kalkması sonrasında Bakanlık bilgilendirilir ve Bakanlık tarafından değerlendirme yapılarak uygun bulunması hâlinde askıya alma işlemi sonlandırılır.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Kıyı tesisi uzmanı</strong></p>

<p><strong>MADDE 24-</strong> (1) Kıyı tesisi uzmanının nitelik, eğitim, belgelendirilme koşulları, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlık tarafından düzenlenir.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik hükümlerinin etkin yürütülmesi ve kamu kaynaklarının verimli kullanımını temin etmek amacıyla bu Yönetmelikte açıkça belirtilenlere ilave olarak kıyı tesisi uzmanı tarafından sunulacak hizmetler Bakanlık tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) 8/3/2004 tarihli ve 25396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gemi Söküm Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yerinde gemi geri dönüşümü</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1-</strong> (1) 21 inci maddenin altıncı fıkrası uyarınca yerinde gemi geri dönüşüm esnasında alınacak çevresel tedbirlere ilişkin usul ve esaslar bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren bir yıl içinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yayımlanır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 26-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 5 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 6 ncı maddesinin yedinci fıkrası ile 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası 31/12/2028 tarihinde,</p>

<p>b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı birlikte yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/gemi-geri-donusum-tesislerinin-yetkilendirilmesi-hakkinda-yonetmelik</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/resmi/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakanligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="88869"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şikayet Hakkı Ne Zaman İftira Suçuna Dönüşür? – II]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/sikayet-hakki-ne-zaman-iftira-sucuna-donusur-ii-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/sikayet-hakki-ne-zaman-iftira-sucuna-donusur-ii-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><i>Önceki yazımızda, iftira suçunun unsurları ile ihbar ve şikayet yoluyla işlenişini ele aldık. Bu yazıda ise şikayet hakkı ile iftira suçu arasındaki ayrımı, hak arama ve savunma hakkının sınırları ile başvuru sahibinin bilgisi ve isnat amacı üzerinden inceleyeceğiz.</i></p>

<p><strong>IV. Hak Arama Hürriyeti ve Savunma Hakkının Sınırları</strong></p>

<p><strong>Anayasa’nın 36. maddesinde herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 74. maddesinde ise vatandaşların ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahip bulunduğu kabul edilmiştir. </strong>Hak arama ve başvuru hakkı, kişinin elindeki bilgi ve bulgulara dayanarak yetkili makamlara başvurabilmesini kapsamaktadır. İleri sürülen iddianın doğruluğu ise başvuru üzerine yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda belirlenir. Kişi, doğrudan gözlemlediği olaylara, tanık anlatımlarına, belge ve kayıtlara ya da hukuka aykırılık bulunduğu yönünde kuşkuya neden olan diğer somut bilgilere dayanarak bildiklerini yetkili makama aktarabilir ve araştırma yapılmasını isteyebilir. Başvuru sahibinin mevcut bilgi ve olguları yanlış değerlendirmesi, hukuki nitelendirmede yanılması veya inceleme sonunda iddianın doğrulanamaması, tek başına iftira suçunun oluşması için yeterli olmayacaktır. Suçun oluşabilmesi için failin, mağdurun isnat edilen fiili işlemediğini bildiği halde mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket ettiğinin belirlenmesi gerekir. Olayın araştırılması, delillerin toplanması ve hukuki nitelendirmenin yapılması adli ve idari makamlara aittir. Yargıtay, anayasal şikayet hakkı ile iftira suçu arasındaki ayrımda başvuruda ileri sürülen isnadın sonradan doğrulanıp doğrulanmamasının yanında isnadın dayandığı maddi olguları, taraflar arasındaki ilişkiyi, başvuru sahibinin bilgi düzeyini, isnadın niteliğini ve failin mağdurun isnat edilen fiili işlemediğini bilip bilmediğini birlikte değerlendirmektedir.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20234907-e-20259883-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 03.12.2025 tarihli, 2023/4907 E., 2025/9883 K. sayılı kararı</a>nda, </strong>sanığın önceden anlaşmazlık yaşadığı şikayetçilerden birinin silahlı saldırıda bulunarak kendisini öldüreceğini, diğerinin ise 2.000 kilogram eroinin silahlı terör örgütü adına yurt dışına çıkarılması olayında örgüt bağlantısının bulunduğunu belirterek Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçeyle ve adliye santralini aramak suretiyle ihbarda bulunduğu, yürütülen soruşturmada şikayetçilerin isnat edilen suçları işlemediklerinin anlaşılması üzerine haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği olayda, sanığın şikayetçilerin bu suçları işlemediklerini bildiği halde haklarında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı fiil isnat etmesinin anayasal şikayet hakkının sınırlarını aşarak iftira suçunu oluşturduğu belirtilerek mahkumiyet hükmü onanmıştır.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202419218-e-20257492-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.10.2025 tarihli, 2024/19218 E., 2025/7492 K. sayılı kararı</a>nda,</strong> sanığın önceden husumet yaşadığı kardeşi olan katılanın sahte evrak düzenleyerek gerçeğe aykırı Çiftçi Kayıt Sistemi kaydı üzerinden haksız kredi aldığı ve bu suretle kamuyu zarara uğrattığı iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, soruşturma sonucunda katılanın isnat edilen fiilleri işlemediğinin belirlenerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği olayda, taraflar arasındaki husumet, şikayet içeriği ve soruşturma dosyası birlikte değerlendirilerek sanığın katılanın bu fiilleri işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı fiil isnat ettiği, eylemin anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kalmayıp TCK m.267/1’de düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu belirtilerek beraat hükmünün kaldırılması suretiyle verilen mahkumiyet hükmü onanmıştır.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2023635-e-20247513-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.10.2024 tarihli, 2023/635 E., 2024/7513 K. sayılı kararı</a>nda, </strong>şüphelinin boşanma sürecinde olduğu eşinin kardeşi olan polis memuru şikayetçinin Diyarbakır’a tayini çıkmasına rağmen ilişiğini kesmediği, ailesinin devlet işlerini kolaylıkla hallettiği ve bu sebeple kendisi ile aile bireylerinin silahlı terör örgütüyle bağlantılı olabilecekleri yönünde ihbarda bulunması üzerine şikayetçi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülerek soyut ve genel nitelikteki ihbar dışında delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği olayda, isnatların makul şüpheye, maddi vakıaya ve somut delile dayanmadığı, taraflar arasındaki boşanma sürecinden kaynaklanan husumet ile mesaj içerikleri birlikte değerlendirildiğinde şüpheli hakkında iftira suçundan kamu davası açılmasını gerektiren yeterli şüphenin bulunduğu ve delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın reddi kanun yararına bozulmuştur.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20231363-e-2024792-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.01.2024 tarihli, 2023/1363 E., 2024/792 K. sayılı kararı</a>nda,</strong> otoparkın mühürlenmesi ve girişinin beton bariyerlerle kapatılması işlemleri sırasında görevli zabıta memurlarının kendisinden zorla 200 TL istediklerini ileri süren sanığın paranın seri numarasını kaydettikten sonra polisi aradığı, olay yerine gelen zabıta amirinin talebi üzerine paranın zabıta görevlilerinden birinin cebinden çıkarıldığı, zabıta görevlilerinin ise paranın sanık tarafından belediye aracının açık camından içeri atıldığını savundukları ve haklarında tehdit ile icbar suretiyle irtikap suçlarından yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği olayda, ilk derece mahkemesince sanığın parayı zabıta aracına atarak maddi eser ve delil uydurmak suretiyle iftira suçunu işlediği kabul edilmiş ise de sanığın iddiasını ispatlayamamasının tek başına iftira suçunun oluşmasına yeterli olmadığı, taraf ve tanık beyanları, kolluk tutanakları, disiplin incelemesi, idare mahkemesi kararları ve olayın gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirildiğinde paranın kim tarafından bırakıldığı ile sanığın katılanlara işlemediklerini bildiği bir fiili isnat ettiği ve iftira kastıyla hareket ettiği hususlarının mahkumiyete yeterli kesinlikte belirlenemediği belirtilerek beraat hükmü, sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek onanmıştır.</p>

<p>Savunma hakkı, kişinin hakkında yürütülen adli veya idari süreçte olayın oluşuna ilişkin açıklamalarını sunmasını, aleyhindeki iddialara cevap vermesini ve lehine olan bilgi ve belgeleri ileri sürmesini kapsamaktadır. Kişinin, hakkındaki suçlamadan veya yaptırım tehdidinden kurtulmak amacıyla, üçüncü kişinin işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiili o kişiye yüklemesi ve bu kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlamaya elverişli bir isnatta bulunması, savunma hakkının sınırlarını aşarak Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesi kapsamında değerlendirilir. Nitekim uygulamada, savunma sırasında üçüncü kişiye yöneltilen isnatlar bakımından açıklama ile savunma konusu arasındaki bağlantı ve isnadın üçüncü kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlamaya elverişliliği esas alınmaktadır.</p>

<p><strong>V. Failin Bilgisi ve İsnat Amacı</strong></p>

<p>Başvurunun hukuki niteliği, dilekçe, ihbar, şikayet veya araştırma talebi olarak adlandırılmasından çok isnadın içeriği, başvuru anındaki bilgi ve belgeler, bu bilgi ve belgelerin yetkili makama aktarılış biçimi ile başvuru sahibinin amacı esas alınarak belirlenmelidir. Gözlemlenen olayların olduğu gibi aktarılması ve hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının araştırılmasının istenmesi hak arama hürriyeti kapsamındadır. Olayın değerlendirilmesini etkileyecek hususların bilinçli biçimde saklanması, isnadın aksini gösteren bilgilerin başvurudan çıkarılması, tanık anlatımlarının anlamının değiştirilmesi veya mevcut kayıtların içeriğine aykırı aktarım yapılması, failin isnat anındaki bilgisinin ve mağdur hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlama amacının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır. Başvuruda ihtiyatlı ifadelerin kullanılması da aktarılan maddi vakıalar, başvuru sahibinin bilgisi ve isnatla ulaşılmak istenen amaçla birlikte değerlendirilmelidir. Failin, mağdurun isnat edilen fiili işlemediğine ilişkin bilgisinin belirlenmesinde çoğu kez dolaylı delillerden ve olayın bütün koşullarından yararlanılır. Bu nedenle tanık anlatımları, sağlık raporları, kamera görüntüleri, resmi kayıtlar, bilirkişi raporları, taraflar arasındaki ilişki ve failin olayın gerçek niteliğine ilişkin bilgi düzeyi birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20235150-e-20261116-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.02.2026 tarihli, 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı kararı</a>nda, </strong>sanığın karakolda ifadesi alındığı sırada müşteki tarafından darbedildiği ve hakarete uğradığı iddiasıyla şikayette bulunduğu, bu iddiaların karakolda hazır bulunan tanıkların beyanları ve sağlık raporlarıyla doğrulanmadığı, buna rağmen işlenmediğini bildiği fiilleri müştekiye isnat ederek hakkında soruşturma başlatılmasına neden olduğu belirtilerek iftira suçundan verilen mahkumiyet hükmü onanmıştır.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202422294-e-20255149-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.06.2025 tarihli, 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı kararı</a>nda,</strong> infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın, kaldığı odada çıkan kavgaya karışmadığı halde başmemur ve iki infaz koruma memuru tarafından geçici odaya götürülerek darbedildiğini, iki infaz koruma memurunun da kapıda beklediğini ileri sürerek beş kamu görevlisi hakkında suç ihbarında bulunduğu olayda, kamera görüntüleri, doktor raporları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek isnatların gerçeği yansıtmadığı ve sanığın işlemediklerini bildiği hukuka aykırı fiilleri aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla kişiye isnat ettiği belirtilerek TCK m.267/1 ve 43/2-1 uyarınca verilen mahkumiyet hükmü onanmıştır.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2024244-e-20246373-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 09.09.2024 tarihli, 2024/244 E., 2024/6373 K. sayılı kararı</a>nda,</strong> sanığın şirketiyle katılanların avukatlık yaptıkları dönemde yürütülen davalar ve karşılıklı şikayetler nedeniyle aralarında oluşan husumet üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu dilekçede katılanların belirli bir zihniyetteki adli makamları organize ederek sahte delillerle lehlerine karar verilmesini sağladıklarını, bu kararları veren on bir hakim ve savcıdan yedisinin silahlı terör örgütü mensubu oldukları gerekçesiyle meslekten çıkarıldığını ve katılanların da örgüt üyesi olduklarını ileri sürdüğü, ihbar üzerine katılanlar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturmada isnatları destekleyen belge veya başka bir delil bulunamadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği olayda, sanığın katılanların örgüt mensubu olmadıklarını bildiği halde geçmişe dayalı husumet nedeniyle haklarında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı fiil isnat ettiği ve aynı fiille birden fazla kişiye karşı iftira suçunu işlediği belirtilerek TCK m.267/1 ve 43/2 uyarınca verilen mahkumiyet hükmü onanmıştır.</p>

<p><strong>İsnat edilen hususun failin görev, yetki veya uzmanlık alanına girmesi halinde, mağdurun hukuka aykırı fiili işlemediğini bilme unsuru, sıradan bir başvuru sahibine göre daha sıkı değerlendirilecektir.</strong> Mevzuatı uygulayan, denetleyen veya bu mevzuata göre işlem yapan kamu görevlisi, idareci ya da meslek mensubunun, görev alanına ilişkin düzenlemeleri, yapılan işlemin hukuki dayanağını ve mesleki faaliyetin sınırlarını bilmesi beklenir. Bu kişilerin görevleri gereği sahip oldukları bilgi, deneyim ve erişim imkanı, isnat konusu fiilin hukuka aykırı olup olmadığını değerlendirebilme düzeylerinin belirlenmesinde dikkate alınmaktadır. Failin ilgili işlemin hazırlanmasına veya uygulanmasına katılması, belge ve kayıtlara erişebilmesi ya da aynı alanda mesleki faaliyet yürütmesi, isnada konu eylemin gerçek niteliği hakkındaki bilgi düzeyinin tespitinde önem taşımaktadır. Failin, isnada konu işlemin hukuki dayanağını ve gerçek mahiyetini bildiği halde maddi vakıaları farklı bir anlatımla aktarması, eylemi hukuka aykırı bir fiil olarak mağdura yüklemesi ve mağdur hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla yetkili makama başvurması, Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesinde yer alan “işlemediğini bildiği halde” ve “sağlamak için” unsurları bakımından belirleyicidir.</p>

<p><strong>VI. </strong><strong>Sonuç</strong></p>

<p>İhbar veya şikayet üzerine yapılan incelemede isnadın doğrulanmaması, iftira suçu bakımından ancak başvuru sahibinin isnat anındaki bilgisi ve amacıyla birlikte anlam kazanır. Başvurunun hukuki niteliği, isnadın içeriği, başvuru sahibinin isnat anında sahip olduğu bilgiler, bu bilgilerin yetkili makama aktarılış biçimi ve başvuru amacı birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Kişinin elindeki somut bilgilere dayanarak yetkili makamlara başvurması ve olayın araştırılmasını istemesi, hak arama ve başvuru hakkı kapsamındadır. İftira suçunda ise failin, bir kimsenin işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiili, o kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla isnat etmesi aranmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanaatimizce uygulamada üzerinde durulması gereken asıl husus, isnadın gerçeğe aykırı çıkması ile failin bu gerçeğe aykırılığı başvuru anında bilmesi arasındaki farktır. Failin bilgisi ve amacı, taraflar arasındaki ilişki, başvurudan önce sahip olduğu bilgiler, isnadın dayanağı ve olayın yetkili makama aktarılış biçimi birlikte incelenerek belirlenmelidir. İhbar ve şikayet hakkı ile iftira suçu arasındaki sınır belirlenirken, yetkili makamlara başvurma hakkı ile gerçeğe aykırı isnat sebebiyle adli veya idari sürece maruz kalan kişinin hukuki güvenliği birlikte gözetilmelidir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-ozer-alisan-ekren" title="Av. Özer Alişan EKREN"><img alt="Av. Özer Alişan EKREN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/06/ozer-alisan-ekren-1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-ozer-alisan-ekren" title="Av. Özer Alişan EKREN">Av. Özer Alişan EKREN</a></strong></h4>

<h3><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/sikayet-hakki-ne-zaman-iftira-sucuna-donusur" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">&gt;&gt; Şikayet Hakkı Ne Zaman İftira Suçuna Dönüşür? - I</span></a></strong></h3></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/sikayet-hakki-ne-zaman-iftira-sucuna-donusur-ii-1</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/02/terazi/themisis41a.jpg" type="image/jpeg" length="69067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/244 E., 2024/6373 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2024244-e-20246373-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2024244-e-20246373-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09.09.2024 tarihli, 2024/244 E., 2024/6373 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2024/244 E., 2024/6373 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>BOZMA ÜZERİNE<br />
İNCELENEN KARARIN<br />
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2023/1116 Esas, 2023/1405 Karar<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : Mahkumiyet<br />
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekilleri<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p>

<p>1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2017 tarihli ve 24.07.2018 tarihli iddianameleriyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.</p>

<p>2. İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli kararıyla davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.</p>

<p>3. İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli kararıyla; sanığın, iftira suçundan (iki kere) 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezaların ertelenmesine karar verilmiştir. Kararın sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararıyla; sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ve hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 26.04.2021 tarihli kararının katılanlar ve vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2023 tarihli ilamıyla, hükmün; sanığın iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>5. Mahkemesince; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ SEBEPLERİ</strong></p>

<p>1.Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri; sanığa az ceza verildiğine, sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezanın yarı oranında artırılması gerektiğine ve hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.</p>

<p>2.Sanık müdafinin temyiz istemi ise; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, şüpheye dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, cezanın ertelenmesi gerektiğine ilişkindir.</p>

<p><strong>III. OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>1.Dava konusu olay; sanığın husumetli olduğu katılanlar hakkında 22.01.2017 tarihli dilekçe ile FETÖ/PDY üyesi olduklarından bahisle asılsız ihbarda bulunarak atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.</p>

<p>2. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunun 29.06.2017 tarihli, 2017/64068-47325 Soruşturma ve Karar sayılı kararı ile katılanların örgüt üyesi olmadıkları anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip; karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.</p>

<p>3. Katılanların 2011-2012 yıllarında avukatlık yaptıkları dönemde sanığın şirketi ile aralarındaki bir kısım davalardan dolayı katılanlarla sanık ve vekili arasında husumet oluştuğu tüm dosya kapsamına göre tespit edilmiştir.</p>

<p>4. Mahkemesince bozma ilamına uyularak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. GEREKÇE</strong><br />
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; katılanların 2011-2012 yıllarında avukatlık yaptıkları dönemde sanığın şirketi ile aralarındaki bir kısım davalardan dolayı katılanlarla sanık ve vekili arasında zamanla husumet oluştuğu tespit edilmiştir. Sanık, 22.01.2017 tarihinde avukatı vasıtası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede; taraflar arasında görülen çeşitli davalarda katılanların belirli zihniyetteki adli makamları organize ederek sahte delillerle aleyhlerinde kararlar aldıklarını, bu davalarda katılanlar lehine şaibeli kararlar veren 11 hakim - savcıdan 7'sinin FETÖ/PDY terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarıldıklarını ve katılanların da örgüt üyesi olduğunu iddia etmiştir. Bu ihbar neticesinde; katılanlar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017/64068 sayılı soruşturma yapılmıştır. Soruşturma sonucunda katılanların terör örgütü üyesi olduklarına dair belge ya da başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 29.06.2017 tarih ve 2017/47325 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki geçmişe dayalı bağlantı incelendiğinde; karşılıklı olarak çok sayıda davalar bulunduğu, şikayetler olduğu anlaşılmakla sanığın katılanlarla aralarındaki geçmişe dayalı husumet ve davalar sebebiyle işlenmediğini bildiği halde katılanların örgüt mensubu oldukları yönünde suç isnadında bulunduğu bu şekilde zincirleme olarak iftira suçunu işlediği sabit olduğundan sanık hakkında kurulan hükümde ve uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p>

<p><strong>V. KARAR</strong><br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.11.2023 tarihli, 2023/1116 Esas ve 2023/1405 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,</p>

<p>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2024244-e-20246373-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/05/yargi/yargitaya-640x360.jpg" type="image/jpeg" length="94477"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202422294-e-20255149-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202422294-e-20255149-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 23.06.2024 tarihli, 2024/22294 E., 2025/5149 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2024/22294 E., 2025/5149 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><br />
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/186 E., 2024/248<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : Mahkumiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p>

<p>A. Yargıtay Bozma İlâmı<br />
Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli ve 2016/450 Esas, 2016/585 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.02.2023 tarih, 2020/18007 Esas, 2023/843 Karar sayılı kararı ile " sanığın zincirleme suç hükümlerine göre iftira suçundan cezalandırılması gerektiği'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci<br />
Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/186 Esas, 2024/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 43/2-1, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Sanığın Temyiz İstemi<br />
Atılı suçu işlemediğine, haksız yere ceza aldığına, lehe hükümlerin uygulaması gerektiğine ilişkindir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Olay tarihinde infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan ve kaldığı odada kavga çıkan sanığın olaya karışmadığı halde ... isimli Başmemur ve yanındaki iki infaz koruma memuru tarafından 2 nolu geçici odaya götürüldüğünü, odada üç memur tarafından darp edildiğini, iki memurun kapıda beklediğini ileri sürerek resmi mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddia olunan olayda, Kamera görüntüleri, doktor raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebebinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/186 Esas, 2024/248 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2024 tarihinde karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202422294-e-20255149-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/05/yargi/yargitaya-640x360.jpg" type="image/jpeg" length="48716"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20235150-e-20261116-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20235150-e-20261116-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 02.02.2026 tarihli, 2023/5150 E., 2026/1116 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/5150 E., 2026/1116 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/307 Esas, 2023/595 Karar<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : Mahkumiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilâmı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p>

<p>A. Yargıtay Bozma İlâmı<br />
Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/653 Esas, 2016/476 Karar sayılı kararı ile sanığın iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş olup; kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2021/1226 Esas, 2023/1342 Karar sayılı kararı ile "Hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında ..Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp, yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur. Hükmün sair yönleri incelenmemiştir." gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci<br />
Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/595 Karar sayılı kararı ile sanığın iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi<br />
Sanığın atılı suçu işlemediğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Dava dosyası kapsamına göre, başka bir suçtan tutuklu bulunan sanığın, karakolda ifadesi alınırken müşteki .. tarafından darp edildiği ve hakarete uğradığı iddiasıyla şikâyette bulunduğu, yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu suretle sanığın, işlenmediğini bildiği bir suç nedeniyle müştekinin cezalandırılmasını sağlamak amacıyla şikâyet dilekçesi sunduğu iddiasına ilişkin olarak;</p>

<p>Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışıldığı anlaşılmıştır. Sanığın darp edildiği yönündeki iddiasının olay yeri olduğu iddia edilen karakolda hazır bulunan tanıklar .. ve ..'nün beyanları ve sağlık raporlarıyla doğrulanmadığı, buna rağmen müşteki hakkında şikâyette bulunarak soruşturma başlatılmasına sebebiyet verdiği dikkate alındığında, işlenmediğini bildiği bir suçtan müşteki hakkında isnatta bulunma eyleminin sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği tespit edildiğinden, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/595 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle ONANMASINA,<br />
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20235150-e-20261116-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/07/yargi/yargitayd4ss.jpg" type="image/jpeg" length="24314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/1363 E., 2024/792 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20231363-e-2024792-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20231363-e-2024792-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 25.01.2024 tarihli, 2023/1363 E., 2024/792 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/1363 E., 2024/792 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><br />
İNCELENEN KARARIN<br />
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2023/268 E., 2023/353 K.<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.04.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında her bir katılana yönelik iftira suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.</p>

<p>2. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli kararı ile sanığın her bir katılana yönelik iftira suçundan 1 yıl 6 ay olarak hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>3. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2019 tarihli kararına karşı sanık müdafii ve katılanlar vekili istinaf itirazında bulunmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile iftira suçuna ilişkin olarak "...Suçun sübutu halinde sanığın aynı kasıt altında aynı sözlerle birden fazla müştekiye karşı iftira ettiğinin anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi ile uygulama yapılması gerekirken, Mahkemece suçun her müştekiye karşı ayrı ayrı oluştuğu hatalı kabulü ile sanığa fazla ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>4. Bozma sonrası İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan 1 yıl 21 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.</p>

<p>5. İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli kararına karşı sanık müdafii ve katılanlar vekili istinaf itirazında bulunmuş olup İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 24.02.2023 tarihli kararı ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararındaki hüküm bentlerinin kaldırılarak yerine, sanık hakkında iftira suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ilişkin hüküm eklenerek 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280 inci maddesi birinci fıkrası (a) bendi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ SEBEPLERİ</strong></p>

<p>1. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; sanığın müvekkili hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat ederek iftira suçunu işlediğine, bozma öncesi ve bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün çelişkili olduğuna, eksik ve hatalı değerlendirme sonucu verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın en ağır biçimde cezalandırılmasının gerektiğine ilişkindir.</p>

<p>2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.</p>

<p><strong>III. OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>Dava konusu olay, 16.02.2015 tarihinde görevli zabıta memurlarının sanığa ait otoparkın mühürlenmesi işlemi için işyerine geldikleri, sanığın buna engel olduğu ve daha sonra zabıta memurlarının beton bariyerlerle otoparkın girişini kapattıkları, olay günü ise katılan görevli zabıta memurlarının belediyeye ait araç ile mühür bozma iddiasıyla otoparka geldikleri, tekrar beton bariyerleri koymaya çalıştıkları, Şuayip isimli görevlinin "görüntü yap, biz seni idare edelim, zorda bırakmayız, biz toplam 3 kişiyiz" dediği, sanığın da kulübeden 200 TL para alıp geldiği, bu paranın seri numarasını yazarak kaydettiği, daha sonra polis imdatı aradığı, olay yerine polislerin geldiği, polislerin zabıta amirini aradığı, zabıta amirinin de geldikten sonra arabada arama yapıldığı, paranın bulunamadığı, zabıta amirinin "parayı çıkarın" dediğinde Gökhan isimli zabıtanın parayı cebinden çıkardığı, sanığın kendisinden zorla para alındığını, bu nedenle zabıta görevlilerinden şikayetçi olduğunu beyan ettiği, bunun üzerine katılan zabıta görevlileri hakkında tehdit ve icbar suretiyle irtikap suçlarından yapılan soruşturma sonucu ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, katılan zabıta memurlarının sanıktan herhangi bir para talep etmedikleri, para almadıkları, zabıta memurlarının ifadelerinden arabanın açık olan camından bahse konu 200 TL nin sanık tarafından atıldığı, böylece sanığın katılan zabıta memurları hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak için hukuka aykırı olarak isnatta bulunduğu, iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.</p>

<p>A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;<br />
İlk Derece Mahkemesince, sanığın üzerine atılı iftira suçunu işlediği sabit olduğu ve zabıta aracı içerisine para atmak suretiyle maddi eser ve delilleri uydurmak suretiyle iftirada bulunduğu anlaşıldığından sanığın takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;<br />
Bölge Adliye Mahkemesince; "...sanığın iddiasını ispat edememesi tek başına iftira suçuna vücut vermeyeceğinden, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu..." gerekçesiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV.GEREKÇE</strong></p>

<p>1. Dosya kapsamı, sanığın aşamalardaki savunmaları, katılan zabıta görevlilerinin beyanları, tanık beyanları, olayın kolluğa intikal ediş şekli, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, mühür bozma tutanağı, takipsizlik kararı, katılan zabıta memurlarına disiplin cezası verilmesini gerektiren bir durum olmadığına dair rapor, idare mahkemesi kararları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine dair delillerin bulunmadığı, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamış ve hukuka aykırılık görülmemiştir.</p>

<p>2. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.</p>

<p>3. Mahkemece, kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği gözetilmemiştir.</p>

<p>Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bu hususun dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p>

<p><strong>V. KARAR</strong></p>

<p>1. Katılanlar yönünden;<br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Mahkemesinin 24.02.2023 tarihli kararında katılanların temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz itirazının reddine,</p>

<p>2. Sanık müdafiinin talebi yönünden;<br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "sanık kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin II. Kısmının II. Bölümü gereğince 5.500,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz talebinin REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,</p>

<p>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20231363-e-2024792-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargiadtaddsa.jpg" type="image/jpeg" length="31351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/635 E., 2024/7513 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2023635-e-20247513-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2023635-e-20247513-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 09.10.2024 tarihli, 2023/635 E., 2024/7513 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/635 E., 2024/7513 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği<br />
SAYISI :2021/2804 Değişik İş sayılı kararı<br />
SUÇ :İftira<br />
İNCELEME KONUSU<br />
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :İlgili kararın kanun yararına bozulması</p>

<p>İftira suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 06.11.2021 tarihinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara şikayetçi tarafından yapılan itirazın mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 22.03.2021 tarih ve 2021/2804 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br />
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarih ve KYB-2023/1932 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>I. İSTEM</strong><br />
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarih ve KYB-2023/1932 sayılı kanun yararına bozma isteminin;</p>

<p>" ...Dosya kapsamına göre, şüphelinin müşteki Nabi Nalbantoğlu hakkında isnatlarda bulunarak, silahlı terör örgütü üyesi olduğundan bahisle iftira suçunu işlediği iddiası ile soruşturmaya başlanıldığı, dosyaya getirtilen ve müşteki hakkında soruşturmanın yapıldığı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01/10/2018 tarihli ve 2017/12838 soruşturma, 2018/101895 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ile müşteki hakkında özetle; 09/08/2016 tarihli başvurusu üzerine şüpheli hakkında soruşturma işlemlerine başlandığı, Fetö/Pdy üyeliği ile alakalı şüpheli bakımından araştırma tutanağı ile doğrulanmayan soyut genel nitelikteki ihbar dışında delil bulunmadığı, silahlı terör örgütü üyeliği suçunun unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına ilişkin karar verildiği, şüphelinin 27/09/2017 tarihli ifadesinde eşinin ve aile bireylerinin örgüt üyesi olduğunu düşündüğünü, polis olan müştekinin Diyarbakır'a tayini çıkmasına rağmen ilişiğini kesmeyip gitmediğini, devlet işlerini çok kolay hallettiklerini, bu nedenle örgüt üyesi olabileceklerini düşündüğünü belirtmesi, şüpheli hakkında somut isnatlarda bulunmayışı, müştekinin ablası ile boşanma sürecinde olan şüphelinin, müştekinin ablası ve babası ile husumetli olduğu dava süreci ve müştekinin ablasına gönderdiği mesaj çıktıları da nazara alındığında, şüphelinin eylemine ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemesince yapılması gerektiği ve bu nedenle şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği gözetilmeksizin, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."<br />
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>II. GEREKÇE</strong><br />
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası "Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir.<br />
2.Somut olayda; şüphelinin, makul şüpheye , maddi vakıa ve somut olguya dayandırmayıp şikayetçinin ablası ile boşanma sürecinde olmasından dolayı aralarında süregelen husumet nedeniyle şikayetçi hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğuna dair ihbarda bulunduğuna dair yeterli şüphe bulunduğu bu nedenle şüpheli hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterli delil mevcut olması ve delillerin mahkemesince takdir edilmesi gerektiği gözetildiğinde, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.</p>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,<br />
2.Ankara 7.Sulh Ceza Hakimliği'nin 22.03.2021 tarih ve 2021/2804 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,</p>

<p>5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,<br />
09.10.2024 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-2023635-e-20247513-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1a.jpg" type="image/jpeg" length="35215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2024/19218 E., 2025/7492 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202419218-e-20257492-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202419218-e-20257492-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 17.09.2024 tarihli, 2024/19218 E., 2025/7492 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2024/19218 E., 2025/7492 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ:Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2022/2928 Esas, 2024/124 Karar<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : Mahkûmiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama</p>

<p>Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKİ SÜREÇ</strong></p>

<p>A. İlk Derece Mahkemesi Kararı<br />
Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/271 Esas, 2020/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.</p>

<p>B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı</p>

<p>1.Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2019/271 Esas, 2020/156 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2020/1870 Esas, 2022/711 Karar sayılı kararı ile katılan hakkındaki takipsizlik kararı verilen dosya, dosya arasına alınıp, dosya kapsamı ile birlikte birlikte değerlendirilerek, iftira suçu bakımından sanığın kastının ortaya konulması gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde hüküm kurulması kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanunun 280/1-f maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>2. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.</p>

<p>3. Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2022/319 Esas, 2022/492 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2022/2928 Esas, 2024/124 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına, sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 62/1, 50/1-a, ve 52/2 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi<br />
Sanığın haklılığına inandığı olay ile ilgili yasal şikayet hakkını kullandığına, iddiasının beyanlar ve duruşma tutanakları ile sabit olduğuna, hukuk yargılamasında katılanın tarlayı kullanmadığının beyan edildiğine, yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, iftira kastı bulunmadığına ilişkindir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, daha önce arasında husumet bulunan ve kardeşi olan katılanın sahte evrak düzenleyerek haksız ÇKS kredisi almak suretiyle kamuyu zararı uğrattığı iddiasıyla katılan hakkında asılsız suç isnadında bulunarak iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;</p>

<p>Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın öncesinde husumetli olduğu katılan hakkında sahte evrak düzenleyerek haksız kredi aldığını iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu, Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda katılanın atılı suçu işlemediği anlaşıldığından katılan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin anayasal şikayet hakkını aşarak katılanın iddia edilen suçu işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, katılana hukuka aykırı bir fiil isnat etme boyutuna ulaştığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2022/2928 Esas, 2024/124 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,</p>

<p><br />
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-202419218-e-20257492-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa.jpg" type="image/jpeg" length="37844"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/4907 E., 2025/9883 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20234907-e-20259883-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20234907-e-20259883-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 03.12.2025 tarihli, 2023/4907 E., 2025/9883 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/4907 E., 2025/9883 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2019/635 E., 2022/927 K.<br />
SUÇ : İftira<br />
HÜKÜM : Mahkûmiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kanun yararına bozma kararı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığa vasi olarak tayin edilen ...'a çıkarılan gerekçeli karar içeren tebligatın adreste tanınmadığından iade edilmesi ve gerekçeli kararda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 263. maddesine göre tutuklu ya da hükümlü olarak bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek de kanun yollarına başvurabileceğine ilişkin açıklamanın bulunmaması karşısında temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKİ SÜREÇ</strong></p>

<p>A. Yargıtay Bozma İlâmı<br />
1. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2012/928 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;<br />
a. Şikayetçi ...'e karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,</p>

<p>b. Şikayetçi ...'ya karşı tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.</p>

<p>2. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2018 tarihli ek kararı ile sanığın istinaf talebinin kanuni sürenin geçmesinden sonra verildiğinden 5271 sayılı Kanun'un 276. maddesi uyarınca talebin reddine karar verilmiştir.</p>

<p>3. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2012/928 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararının ve 05.02.2018 tarihli ek kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli kararı ile 13.10.2016 tarihli karara yönelik 21.08.2017 tarihli istinaf başvurusunun süreden reddine, 05.02.2018 tarihli ek karara karşı 13.02.2018 tarihli istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmiştir.</p>

<p>4. Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2016 tarihli ve 2012/928 Esas, 2016/557 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/953 Esas, 2019/5453 Karar sayılı kararı ile '' Sanığın, şikayetçiler ... ve ... hakkında 03.09.2011 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe içeriği, sanığın şikayetçiler hakkındaki müracaatıyla ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.11.2011 tarihli ve 2011/21233 soruşturma, 2011/9690 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verilmesi ve mahkemenin eyleme ilişkin kabulü karşısında; eylemin iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. cümle ve 62. maddeleri uyarınca 2 kez 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2016 tarihli ve 2012/928 Esas, 2016/557 sayılı kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden'' Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2016 tarihli ve 2012/928 Esas, 2016/557 Karar sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci<br />
Yargıtay bozma ilamı üzerine Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2019/635 Esas, 2022/927 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikayetçiler ... ve ...'ya karşı iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 43/1, 43/2 yollamasıyla 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle bozma öncesi verilen ayrı ayrı 2 (iki) kez 5 ay hapis cezasından daha fazla olamayacağı gözetilerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62/1. maddelerine göre belirlenen 1 yıl 11... gün hapis cezasının, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek ayrı ayrı 2 (iki) kez 5 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ</strong><br />
A. Temyiz Sebepleri<br />
Sanığın temyiz istemi somut herhangi bir nedene dayanmamaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın şikayetçiler ... ve ... hakkında 03.09.2011 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına acil ve ivedi bildirim ibaresi taşıyan dilekçe ile ihbarda bulunularak Cumhuriyet savcısı A.A.'ya özel hareketçi olduğunu söyleyerek çevresinde korku ve baskı yaratan şikayetçi ... tarafından silahla saldırı yapacağı ve öldüreceğini, kullandığı aracın 34 ** 153 plakalı olduğunu ayrıca 2000 kg eroinin pkk adına yurt dışına çıkarılacağını bu olayda PKK bağlantısının şikayetçi ... olduğunu bildirdiği ve ihbar ettiği, yine 06.09.2011 günü adliye santralini arayan ve adını ... olarak veren sanığın dilekçesinin içeriğini tekrar ederek ihbarda bulunduğu, böylelikle atılı suçu iddiasına ilişkin olarak;</p>

<p>Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öncesinde arasında anlaşmazlık bulunnan şikayetçiler hakkında adam öldürme, örgüt üyeliği, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarını işledikleri iddiasıyla Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunduğu, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda şikayetçilerin atılı suçları işlemediği anlaşıldığından haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin anayasal şikayet hakkını aşarak şikayetçilerin iddia edilen suçları işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, şikayetçilere hukuka aykırı bir fiil isnat etme boyutuna ulaştığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın temyiz itirazının incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.</p>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2019/635 Esas, 2022/927 Karar sayılı kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,<br />
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-ceza-dairesinin-20234907-e-20259883-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1aa1.jpg" type="image/jpeg" length="66880"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı Sonuç Paneli gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/turkiye-barolar-birligi-yapay-zeka-ve-avukatlik-calistayi-sonuc-paneli-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/turkiye-barolar-birligi-yapay-zeka-ve-avukatlik-calistayi-sonuc-paneli-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından, “Avukatlar İçin Yapay Zeka Kullanımı Tavsiye Rehberi” ile “Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı Sonuç Raporu”nun kamuoyu ve meslektaşlarla paylaşılması amacıyla düzenlenen “Yapay Zeka ve Avukatlık Çalıştayı Sonuç Paneli”, Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zeka teknolojilerinin avukatlık mesleğine etkileri; mesleki sır, kişisel verilerin korunması, müvekkil hakları, insan denetimi, doğrulama yükümlülüğü ve mesleki sorumluluk başlıklarının ele alındığı panelin açılış konuşmasını TBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu Koordinatörü Av. Ali Bayram yaptı.</p>

<p>TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu Sözcüsü Av. Dr. Resul Göksoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Prof. Dr. Ahmet Hasan Koltuksuz, Dr. Öğr. Üyesi Pınar Bacaksız, Av. Murat Osman Kandır, Av. Bora Can Alcan ve Özlem Çelmen değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Açılış konuşmasına, kısa bir süre önce hayatını kaybeden TBB Delegesi ve İzmir Barosu önceki başkanlarından Av. Özkan Yücel’i anarak başlayan Bayram, her mücadele ortamında, her etkinlikte onun gücünü arkalarında hissedeceklerini söyledi.</p>

<p>TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu tarafından ilk çalıştayın 14 - 15 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirildiğini hatırlatan Bayram, bu etkinliğin, ilk çalıştayın sonuçlarının değerlendirileceği bir sonuç paneli olduğunu belirtti.</p>

<p>Baro başkanları, akademisyenler, avukatlar, hukuk teknoloji uzmanları ve paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirilen ilk çalıştayda, hukuk mesleğinin yapay zeka çağındaki konumunu, karşı karşıya olduğu riskleri ve fırsatları çok boyutlu olarak ele aldıklarını kaydeden Bayram, elde edilen görüş ve tespitlere ilişkin şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Yapılan değerlendirmelerde yapay zeka teknolojilerinin artık hukuk alanında kaçınılmaz bir gerçeklik haline geldiği, hukuki araştırma, sözleşme inceleme, içtihat analizi, belge yönetimi ve karar destek süreçlerinde yaygın biçimde kullanılmaya başlandığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte hukuk hizmetlerinin yalnızca teknik süreçlerden ibaret olmadığı, insan onuru, temel hak ve özgürlükler, adil yargılanma hakkı ve savunma hakkının korunmasının her türlü teknolojik gelişmenin üzerinde tutulması gerektiği vurgulanmıştır. Çalıştay sonucunda ortaya çıkan temel değerlendirme, tartışmanın yapay zekanın kullanılıp kullanılmayacağı noktasını aştığı; asıl meselenin, yapay zekanın hangi etik ilkeler, hukuki sınırlar ve sorumluluk mekanizmaları çerçevesinde kullanılacağının belirlenmesi olduğu ifade edilmiştir. Katılımcılar tarafından ortak biçimde ifade edilen görüşlerden biri yapay zekanın avukatın yerine geçen bir özne olarak değerlendirilmeyeceğidir.</p>

<p>Avukatlık mesleğinin temelini oluşturan bağımsız muhakeme, etik sorumluluk, mesleki takdir yetkisi ve savunma görevi, insan unsurunun vazgeçilmezliğini ortaya koymaktadır. Buna karşılık yapay zekanın doğru ve denetlenebilir biçimde kullanıldığında avukatların bilgi erişimini hızlandıran, verimliliğini arttıran ve mesleki faaliyetlerini destekleyen önemli bir araç olduğu kabul edilmiştir. Çalıştayda vazgeçilmez ilkelere ilişkin görüş birliğine varılmıştır. Bu ilkeler şunlardır:</p>

<p>• İnsan denetiminin her aşamada korunması,</p>

<p>• Nihai mesleki sorumluluğun avukata ait olması,</p>

<p>• Yapay zeka çıktılarının eleştirel doğruya tabi tutulması,</p>

<p>• Müvekkil gizliliğinin ve sır saklama yükümlülüğünün korunması,</p>

<p>• Kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması,</p>

<p>• Şeffaflık, hesap verilebilirlik ve etik kullanım standartlarının geliştirilmesi.”</p>

<p>Çalıştayda yapay zekanın adalete erişimin güçlendirilmesi, hukuki hizmetlerin daha etkin sunulması, bilgi erişiminin kolaylaştırılması ve mesleki kapasitenin artırılması bakımından önemli fırsatlar sunduğuna dair görüşlerin ifade edildiğini hatırlatan Bayram, “Ancak bu fırsatların değerlendirilebilmesi için hukuk mesleğinin bu dönüşümü dışarıdan izleyen değil, dönüşüme yön veren bir aktör olması gerektiği sonucuna varılmıştır” dedi. Bayram sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Çalıştay kapsamında yürütülen tartışmalar sonucunda Türkiye'de avukatlık mesleğinin yapay zeka çağındaki geleceğine ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturmasının gerekliliği ortaya konmuştur. Bu çerçevede çalıştayın temel sonuçları şu şekilde özetlenmiştir:</p>

<p>1. Yapay zeka uygulamalarının hukuk alanındaki kullanımına ilişkin meslek kuralları ve etki standartları geliştirilmelidir.</p>

<p>2. Avukatların yapay zeka okuryazarlığını artıracak sürekli eğitim programları oluşturulmalıdır.</p>

<p>3. Müvekkil verilerinin korunmasına yönelik teknik ve hukuki güvenceler güçlendirilmelidir.</p>

<p>4. Yapay zeka sistemlerinin kullanımında şeffaflık ve hesap verilebilirlik esas alınmalıdır.</p>

<p>5. Savunma hakkı, mesleki bağımsızlık ve adil yargılanma ilkeleri tüm düzenlemelerin merkezinde olmalıdır.</p>

<p>6. Türkiye Barolar Birliği ve Barolar hukuk teknolojilerinin geliştirilmesi ve denetlenmesi süreçlerinde aktif rol oynamalıdır.”</p>

<p>Bayram’ın konuşmasının ardından panelistler, rehberin hazırlanma sürecini, çalıştayda ortaya çıkan temel değerlendirmeleri ve avukatların yapay zeka araçlarını güvenli, etik ve meslek kurallarına uygun şekilde kullanabilmeleri için önerilen ilke ve uygulama standartlarını değerlendirdi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_1_20062026213012.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_2_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_3_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_4_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_5_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_6_20062026213017.jpeg" title="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_7_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_8_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_9_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_10_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_11_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_12_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260620_turkiye_barolar_birl/86541_13_20062026213017.jpeg" title="" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/turkiye-barolar-birligi-yapay-zeka-ve-avukatlik-calistayi-sonuc-paneli-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/adsiz-135.jpg" type="image/jpeg" length="56124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Orta Doğu Teknik Üniversitesi Lisans Eğitim Öğretim Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/orta-dogu-teknik-universitesi-lisans-egitim-ogretim-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/orta-dogu-teknik-universitesi-lisans-egitim-ogretim-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu Teknik Üniversitesi Lisans Eğitim Öğretim Yönetmeliği, 21 Haziran 2026 Tarihli ve 33287 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Orta Doğu Teknik Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ LİSANS EĞİTİM ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Orta Doğu Teknik Üniversitesine bağlı fakültelerde yürütülen lisans programlarına öğrenci kabul ve kayıt işlemleri ile eğitim-öğretim, sınav ve değerlendirme süreçlerine ilişkin esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yürütülen lisans programlarına öğrenci kabul ve kayıt işlemleri ile eğitim-öğretim, sınav ve değerlendirme süreçlerine ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14, 43, 44 ve 46 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) İlgili fakülte kurulu: İlgili fakülte kurulunu,</p>

<p>b) İlgili fakülte yönetim kurulu: İlgili fakülte yönetim kurulunu,</p>

<p>c) İYS: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu İngilizce Yeterlik Sınavını,</p>

<p>ç) Lisans programı: En az sekiz yarıyıllık bir yükseköğretim programını,</p>

<p>d) ÖİDB: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığını,</p>

<p>e) Rektör: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>f) Senato: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>g) TİB: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Temel İngilizce Birimini,</p>

<p>ğ) Uluslararası ortak lisans programı: Yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumu ile ortaklaşa yürütülen bir lisans programını,</p>

<p>h) Üniversite: Orta Doğu Teknik Üniversitesini,</p>

<p>ı) YDYO: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunu,</p>

<p>i) YÖK: Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>j) Yönetim Kurulu: Üniversite Yönetim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim-Öğretime İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Öğretim dili</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Üniversitenin lisans programlarında eğitim-öğretim dili İngilizcedir. Ancak Türkçe veya başka bir dilde yapılması zorunlu olan dersler Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Lisans öğrencilerinin programlara kayıtları İngilizce yeterlikleri belgelendikten sonra yapılır.</p>

<p>(3) Lisans programlarına yerleştirilen, kabul edilen veya kurumlar arası yatay geçiş yapan öğrencilerin İngilizce yeterliklerinin belirlenmesi ile TİB hazırlık sınıfında öğretim 4/12/2023 tarihli ve 32389 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Temel İngilizce Birimi Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim süresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Program süresi, lisans programları için sekiz yarıyıl olmak üzere dört yıl, lisans ve yüksek lisans derecesini birlikte veren programlar için on yarıyıl olmak üzere beş yıldır.</p>

<p>(2) Azami eğitim-öğretim süresi, lisans programları için on dört yarıyıl olmak üzere yedi yıl, lisans ve yüksek lisans derecesini birlikte veren programlar için on altı yarıyıl olmak üzere sekiz yıldır.</p>

<p>(3) İngilizce hazırlık programında geçirilen süre lisans programı süresine ve azami eğitim-öğretim süresine dahil değildir.</p>

<p>(4) İlgili yönetim kurulunca izinli sayılan yarıyıllar program süresine ve azami eğitim-öğretim süresine dahil değildir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin lisans programına ilk kayıt yaptırdığı tarihten itibaren kayıtlı olduğu veya kayıt yenilememe nedeni ile kayıtsız olarak geçirdiği tüm yarıyıllar program süresine ve azami eğitim-öğretim süresine dahildir.</p>

<p>(6) Değişim programları kapsamında yurt içi veya yurt dışı yükseköğretim kurumlarında geçirilen yarıyıllar program süresine ve azami eğitim-öğretim süresine dahildir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim yılı</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Bir eğitim-öğretim yılı yarıyıl sonu sınav süreleri dahil olmak üzere, her biri en az 16 haftalık iki yarıyıldan oluşur.</p>

<p>(2) Eğitim-öğretim yılı kapsamında yaz okulu açılabilir. Yaz okulunda eğitim-öğretime ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Bir eğitim-öğretim yılındaki kayıt, ders, sınav ve benzeri faaliyetlerin süre ve tarihleri akademik takvim ile düzenlenir.</p>

<p>(4) Yarıyıllarda ve yaz okulunda derslerin haftalık programları ÖİDB koordinasyonunda ilgili bölüm başkanlıkları tarafından düzenlenir ve ilan edilir.</p>

<p>(5) Yarıyıllarda ve yaz okulunda verilecek dersler, ilgili bölüm başkanlığı tarafından belirlenerek ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından karara bağlanır. Bu derslerin grupları, kapasiteleri ve kriterlerine ilişkin düzenlemeler ise ilgili bölüm başkanlığı tarafından yapılır.</p>

<p><strong>Lisans programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Bir lisans programı ilgili bölümler tarafından hazırlanır, ilgili fakülte kurulunun önerisi üzerine Senatonun kararı ve YÖK onayı ile açılır.</p>

<p>(2) Bir lisans programının müfredatı, ders, laboratuvar, uygulama, atölye, stüdyo, staj ve benzeri çalışmalardan ve bu çalışmaların yarıyıllara göre dersler şeklinde dağılımından oluşur.</p>

<p>(3) Bir programın adı ve eğitim-öğretim süresine ilişkin değişiklikler ilgili bölüm tarafından hazırlanır, ilgili fakülte kurulunun önerisi ile Senato tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(4) Bir programın müfredatındaki değişiklikler ile öğrencilerin bu değişikliklere intibak ilkeleri ilgili bölümler tarafından hazırlandıktan sonra ilgili fakülte kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p><strong>Uluslararası ortak lisans programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Yurt dışındaki yükseköğretim kurumları ile uluslararası ortak lisans programları açılabilir.</p>

<p>(2) Uluslararası ortak lisans programlarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Çift ana dal programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Üniversitede bir lisans programına kayıtlı olan öğrenciler, bu lisans programına ek olarak Üniversitede başka bir lisans programına da eş zamanlı kayıt yaptırabilir. Bu ikinci lisans programına çift ana dal lisans programı denir. Bu programı tamamlayan öğrencilere, kayıtlı oldukları lisans programı diplomasına ek olarak çift ana dal lisans diploması verilir. Çift ana dal programlarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Yan dal programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Üniversitede bir lisans programına kayıtlı olan öğrenciler, ek olarak Üniversitede diğer bir lisans programının belirli sayıda dersinden veya belirli sayıda disiplinler arası dersten oluşan bir yan dal programına kayıt yaptırabilir. Yan dal programı bir lisans programı değildir. Bu programı tamamlayan öğrencilere bir sertifika verilir. Yan dal programlarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Değişim programları</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Karşılıklı anlaşmalar çerçevesinde yurt içi veya yurt dışı yükseköğretim kurumları ve Üniversite kampüsleri arasında değişim programları düzenlenebilir. Bu programlara ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Sertifika programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Sertifika programlarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Özel öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Özel öğrenciler, Üniversitede herhangi bir programa kayıtlı olmayan, sınırlı sayıda derse kaydolarak bu derslerin gereklerini yerine getirmeleri beklenen öğrencilerdir. Özel öğrenci kabul koşulları ve bu konudaki diğer hükümler Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Lisans programına kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Lisans programlarına öğrenci kabulü 2547 sayılı Kanun ile YÖK yönetmelikleri ve kararları çerçevesinde Senato tarafından belirlenen esaslara göre yapılır.</p>

<p>(2) Yurt dışından öğrenci kontenjanlarına başvuru, kabul ve kayıt işlemlerine ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Üniversite dışından veya içinden yatay geçiş başvurusu, kabul ve kayıt işlemlerine ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Üniversiteye ilk kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Lisans programlarına yerleştirilen öğrencilerin ilk kayıt işlemleri e-Devlet kapısı üzerinden yapılır. E-Devlet kapısı üzerinden kayıt yaptıramayanlar Üniversitenin kayıt programı üzerinden belirtilen tarihlerde kayıt işlemlerini tamamlar.</p>

<p>(2) Öğrencilerin Üniversiteye kayıtlarının kesinleşmesi için aşağıdaki koşullar aranır:</p>

<p>a) Türkiye'de bir liseden veya Milli Eğitim Bakanlığı tarafından lise dengi olarak kabul edilen yurt içinde veya yurt dışındaki bir okuldan diploma almaya hak kazandığını gösteren bir belgeye sahip olmak.</p>

<p>b) Öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmek.</p>

<p>c) Uluslararası öğrenciler için ülkeye yasal giriş ve kalış yükümlülüklerini yerine getirmek.</p>

<p>ç) Üniversitenin ilan ettiği diğer koşulları yerine getirmek.</p>

<p>(3) Kayıt için istenen belgeler ÖİDB’nin internet sayfasında ilan edilir. Gerçeğe aykırı veya yanıltıcı belgelerle Üniversiteye kayıt hakkı kazanmış olanların belirlenmesi halinde kayıtları yapılmaz, kayıt yaptırmış olanların ise bulundukları yarıyıla bakılmaksızın kayıtları iptal edilir, kendilerine verilmiş olan diploma dahil tüm belgeler geçersiz sayılır ve haklarında yasal işlem başlatılır. Bu durumda olanlar öğrencilik statüsü kazanmamış sayılır ve gelecekte öğrencilikle ilgili hiçbir haktan yararlanamazlar.</p>

<p>(4) Kayıt işlemlerini tamamlayan öğrencilere öğrenci kimlik belgesi düzenlenir. Kimlik belgesinde öğrenciyi tanıtıcı bilgiler yer alır.</p>

<p>(5) Kayıt işlemlerini süresi içinde yaptırmayanlar, Üniversite öğrencisi olma hakkından vazgeçmiş sayılır ve herhangi bir hak iddia edemezler.</p>

<p><strong>Akademik danışmanlık</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Bölüm başkanlıkları, lisans programına kaydolan her öğrenciye tam zamanlı öğretim elemanları arasından bir akademik danışman atar.</p>

<p>(2) Akademik danışman; danışmanlığını yaptığı her öğrenci ile dönemde en az bir kere görüşür. Akademik danışman, öğrencinin her yarıyılda alacağı derslerin seçiminde gerekli bilgilendirmeyi ve yönlendirmeyi yapar. Ayrıca üniversite yaşamına uyum, mesleki gelişim ve kariyer konularında öğrenciyi bilgilendirir ve yönlendirir. İlgili fakülte kurulu tarafından belirlenen akademik değerlendirme gerektiren durumlarda öğrenci ile görüşerek gerekli değerlendirme ve yönlendirmeleri yapar ve kayıt onayı verir.</p>

<p><strong>Dersler ve kredi değerleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Lisans programlarındaki dersler zorunlu ve seçmeli olmak üzere iki gruba ayrılır. Zorunlu dersler müfredatta tanımlanmış ve alınması gereken derslerdir. Seçmeli dersler ise sayısı ve türü müfredatta tanımlanan ve seçimi öğrenciler tarafından yapılan derslerdir.</p>

<p>(2) Derslerin adı, kodu, içeriği, kredi değeri, kategorisi, eş değerliği, ön koşulları, eş koşulları, ara sınav ve yarıyıl sonu sınavları ve benzeri özellikleri ile bu özelliklerde yapılacak değişiklikler ilgili bölümün önerisi üzerine ilgili fakülte kurulu tarafından kararlaştırılır.</p>

<p>(3) Bir dersin alınabilmesi için ön koşul ve eş koşul dersleri belirlenebilir. Ön koşul ve eş koşul derslerine ilişkin esaslar aşağıdaki gibidir:</p>

<p>a) Bir dersin alınabilmesi için daha önce en az bir kez DD veya S notu alınmış olması gereken derse, o dersin ön koşul dersi denir.</p>

<p>b) Bir dersin alınabilmesi için o dersle aynı dönem birlikte alınması gereken derse eş koşul dersi denir. Eş koşul dersinden daha önce bir harf notu alındıysa, NA, W notları hariç, eş koşul sağlanmış sayılır.</p>

<p>(4) Bir dersin alınabilmesi için ön koşul ve eş koşul dersleri dışında ilgili bölüm başkanlığı tarafından ek koşullar da belirlenebilir.</p>

<p>(5) Herhangi bir dersin ön koşulu veya eş koşulu olan bir dersten muaf olunması durumunda ilgili dersin ön koşulu veya eş koşulu sağlanmış sayılır.</p>

<p>(6) Bir dersin kredi değeri, o dersin haftalık teorik ders saatlerinin tamamı ile laboratuvar, uygulama, atölye, stüdyo, staj ve benzeri çalışmaların haftalık saatlerinin yarısının toplamından oluşur.</p>

<p>(7) Kredisiz derslerin haftalık teorik ve uygulamalı saatleri belirlenir, ancak bu derslere kredi değeri verilmez.</p>

<p><strong>Ders yükü</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Bir programın normal ders yükü, o programın müfredatında en fazla sayıda kredili dersin yer aldığı yarıyıldaki kredili ders sayısıdır.</p>

<p>(2) Öğrencilerin bir yarıyıldaki ders yükü normal ders yükü ile sınırlıdır. Normal ders yükü aşağıdaki gibi düzenlenebilir:</p>

<p>a) Genel not ortalamaları en az 2,00 olan öğrenciler için en fazla bir ders artırılabilir.</p>

<p>b) Genel not ortalamaları en az 2,50 olan öğrenciler için en fazla iki ders artırılabilir.</p>

<p>(3) Lisans programı öğrencilerinin bir yarıyıldaki asgari ders yükü, TİB hazırlık programından güz yarıyılı sonunda başarılı olanlardan bahar yarıyılı lisans programı birinci yarıyılına başlayan öğrenciler için ilgili bahar yarıyılı hariç, kredili üç derstir. Ders yükü, kabul edilebilir gerekçe gösterilmesi durumunda ilgili bölüm başkanlığının onayı ile azaltılabilir.</p>

<p>(4) Kayıtlı olunan yarıyıl sonunda mezuniyet koşullarını sağlayabilecek öğrenciler, normal ders yükünü genel not ortalama koşulu aranmaksızın en fazla iki ders artırabilir. Bu öğrenciler için asgari ders yükü koşulu aranmaz.</p>

<p><strong>Lisans programında ders sayımı</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Üniversiteden alınan derslerin öğrencinin kayıtlı olduğu programa sayım işlemleri ilgili bölüm başkanlığının önerisi üzerine ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından yapılır. Ders sayımı işlemlerine ilişkin esaslar aşağıdaki gibidir:</p>

<p>a) Ders sayımı işlemleri güncel müfredata göre yapılır.</p>

<p>b) Ders sayımı işlemlerinde daha önce kayıtlı oldukları programda alıp başarılı oldukları derslerden veya bunların eş değeri not alınmış derslerden hangilerinin programa sayılacağı belirlenir.</p>

<p>c) Programa sayılan ders sayısına göre öğrencinin azami süresinden harcadığı kabul edilen yarıyıllar hesaplanarak öğrencinin azami süresinden düşülür. Bu işlemde, bir yarıyıla karşılık olarak ilgili programın normal ders yükü kullanılır.</p>

<p>(2) Üniversite dışından herhangi bir yükseköğretim kurumundan alınan derslerin, öğrencinin kayıtlı olduğu programa sayım işlemleri, ilgili bölüm başkanlığının önerisi üzerine ilgili yönetim kurulu tarafından yapılır. Bu öğrencilerin ders sayımı işlemlerine ilişkin esaslar aşağıdaki gibidir:</p>

<p>a) Ders sayımı işlemleri güncel müfredata göre yapılır.</p>

<p>b) Ders sayımı işlemlerinde CC ve üzeri, S veya bunların eş değeri not alınmış derslerden hangilerinin programa sayılacağı belirlenir.</p>

<p>c) Programa sayılan ders sayısına göre öğrencinin azami süresinden harcadığı kabul edilen yarıyıllar hesaplanarak öğrencinin azami süresinden düşülür. Bu işlemde, bir yarıyıla karşılık olarak ilgili programın normal ders yükü kullanılır.</p>

<p>(3) Daha önce mezun olunan diploma programından ve eş zamanlı olarak iki ayrı yükseköğretim kurumunda izlenen diploma programından krediye esas derslerden ders sayımı yapılmaz. Sadece kredisiz dersler ve NI statüsünde alınan dersler için ders sayım işlemi yapılır.</p>

<p>(4) Ders sayımı işlemlerine ilişkin diğer esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Program dışı dersler</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Program dışı dersler, öğrencinin kayıtlı olduğu lisans ya da çift ana dal/yan dal programlarının müfredatında yer almayan ancak öğrenci tarafından fazladan alınan kredili derslerdir ve bu dersler için aşağıdaki hususlar uygulanır:</p>

<p>a) Bu dersler NI (not included) statüsünde alınır.</p>

<p>b) NI statüsünde alınan dersler öğrencinin ilgili yarıyıldaki ders yüküne sayılır.</p>

<p>c) Bir yarıyılda NI statüsünde en fazla iki adet ders alınabilir.</p>

<p>ç) NI olarak alınan derslerin statüsü ilgili yarıyıla ait kayıt süreci bittikten sonra değiştirilemez.</p>

<p>d) Derslerin statüsü ilgili yarıyıla ait kayıt süreci bittikten sonra NI olarak değiştirilemez.</p>

<p>e) NI statüsünde alınan dersler, aynı statüde ancak bir kez tekrarlanabilir.</p>

<p>f) NI statüsünde alınan dersler, not ortalaması hesaplamalarında kullanılmaz.</p>

<p>g) NI statüsünde alınan dersler, alınan harf notu ile birlikte not belgesinde gösterilir.</p>

<p>ğ) NI statüsünde alınan bir ders öğrencinin bu dersi aldığı yarıyılda kayıtlı olduğu program ya da programlara saydırılamaz.</p>

<p>h) NI statüsünde alınan dersler, not karşılığı NA, FF, FD dahi olsa mezuniyeti engellemez.</p>

<p><strong>Yarıyıl kayıtları</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Öğrenciler her yarıyıl, akademik takvimde ilan edilen kayıt tarihlerinde kayıtlarını yenilemekle yükümlüdür. Ancak lisans programına ilk kez kayıt yaptıran öğrenciler akademik takvimde belirtilen ders ekleme bırakma haftasında da kayıt yaptırabilir. Belirtilen tarihlerde kayıt yaptırmayan öğrenciler kayıtsız duruma düşer ve kayıtlı öğrencilerin yararlandığı haklardan yararlanamazlar.</p>

<p>(2) Öğrencinin öncelikle katkı payı veya öğrenim ücretini ödemesi ve varsa geçmiş yarıyıllara ait yurt, kütüphane borcu ve benzeri diğer mali yükümlülüklerini yerine getirmesi zorunludur.</p>

<p>(3) Öğrenciler kayıt oldukları ilk yarıyılda muaf olunan dersler hariç olmak üzere müfredatta o yarıyıla ait bütün derslere kayıt olmak zorundadır.</p>

<p>(4) TİB hazırlık programından güz yarıyılı sonunda başarılı olanlardan bahar yarıyılı lisans programı birinci yarıyılına başlayan öğrenciler, bölümlerinin uygun gördüğü kredili/kredisiz dersleri alabilir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin yarıyıl kayıtlarında alacakları dersler oluşturulurken ön koşulları sağlamak kaydı ile aşağıdaki öncelik sıralaması kullanılır:</p>

<p>a) Tekrarlanması gereken dersler.</p>

<p>b) Daha önceki yarıyıllarda alınması gerekirken alınmamış dersler.</p>

<p>c) Müfredattaki sınıf sıralamasına göre alınması gereken, not yükseltmek amacıyla tekrar alınmak istenen ve/veya NI statüsünde alınmak istenen dersler.</p>

<p>(6) Yarıyıl kaydını tamamlamış olan öğrenciler akademik takvimde belirtilen ders ekleme bırakma tarihlerinde ders ekleme, bırakma ve grup değişikliği yapabilir.</p>

<p>(7) Kayıtsız duruma düşen öğrencilerden yarıyıl kaydını yaptırmak isteyenler, gerekçelerini belirterek ve belgeleyerek ilgili bölüm başkanlığına en geç o yarıyılın ders ekleme bırakma süresi bitimine kadar başvurur. Mazereti ilgili fakülte yönetim kurulunca uygun görülen ve gerekli kayıt koşullarını sağlamış olan öğrencinin yarıyıl kaydı ÖİDB tarafından yenilenir.</p>

<p>(8) Kayıtsız duruma düşen öğrenciler azami süre içerisinde olmak koşuluyla daha sonraki yarıyıllarda akademik takvimde ilan edilen kayıt tarihlerinde kayıt yaptırabilir. Bu öğrencilerin en geç kayıtların başladığı tarihe kadar bir dilekçe ile ÖİDB’ye başvurmaları gerekir.</p>

<p>(9) Geçerli bir mazereti olmaksızın, dört eğitim öğretim yılı (sekiz yarıyıl) üst üste kayıtlarını yenilemeyen öğrencilerin, Üniversite ile ilişikleri ilgili fakülte yönetim kurulu kararı ve YÖK’ün onayı ile kesilir.</p>

<p><strong>Katkı payı, öğrenim ücreti ve diğer ücretler</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) İlgili yıla dair Cumhurbaşkanı kararı çerçevesinde belirlenen katkı payları, öğrenim ücretleri ile diğer ücretler Üniversite Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Dersten çekilme</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Öğrenciler kayıtlı oldukları derslerden aşağıda belirtilen kurallara göre çekilebilirler:</p>

<p>a) Dersten çekilme işlemi, yarıyılın onuncu haftası içinde yapılır.</p>

<p>b) Dersi veren öğretim elemanına bilgi iletilir.</p>

<p>c) Bir yarıyıl içinde en çok bir dersten çekilme işlemi yapılabilir.</p>

<p>ç) Öğrenim boyunca en çok altı dersten çekilme işlemi yapılabilir.</p>

<p>d) Müfredatın ilk iki yarıyılındaki derslerden çekilme işlemi yapılamaz.</p>

<p>e) Tekrarlanan, daha önce çekilme işlemi yapılan, NI statüsünde alınan veya kredisiz derslerden çekilme işlemi yapılamaz.</p>

<p>f) Bir yarıyılda asgari ders yükü veya altında ders alan öğrenciler dersten çekilme işlemi yapamazlar.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Sınavlar, Değerlendirme ve Mezuniyet</p>

<p><strong>Devam ve sınavlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) Öğrencilerin derslere, uygulamalara, sınavlara ve öğretim elemanlarının gerekli gördüğü diğer akademik çalışmalara katılmaları zorunludur.</p>

<p>(2) Öğrencilerin derse devam durumları öğretim elemanı tarafından izlenir.</p>

<p>(3) Öğrencilerin derse devam durumlarının ara sınav ve yarıyıl sonu sınavlarına katılmaya ve yarıyıl harf notuna katkısı; sorumlu oldukları ara sınav, ödev, uygulama ve benzeri çalışmalar ile bunların yarıyıl harf notuna katkısı ve varsa yarıyıl sonu sınavına katılma koşulları dersi veren öğretim elemanı tarafından belirlenir ve yarıyıl başında öğrencilere ders izlencesinde açıklanır.</p>

<p>(4) Her derste en az bir yarıyıl ara sınavı ve bir yarıyıl sonu sınavı yapılır. Ara sınav ve/veya yarıyıl sonu sınavı gerektirmeyen dersler ilgili bölüm tarafından belirlenerek ÖİDB’ye iletilir.</p>

<p>(5) Öğrenciler, her dersteki başarı durumları hakkında dersi veren öğretim elemanı tarafından yarıyıl içinde, dersten çekilme tarihinden önce bilgilendirilir. Bu bilgilendirmede öğrencilerin kimlik bilgilerinin gizliliği ilkesi gözetilir.</p>

<p>(6) Ara sınav uygulanan derslerde sınav tarihleri dersi veren öğretim elemanı veya öğretim elemanlarının önerileri alınarak bölüm başkanlıkları tarafından belirlenir. Ara sınav tarihleri yarıyılın ilk dört haftası içinde öğrencilere ilan edilir. Programlar arası çok gruplu zorunlu derslerde ara sınav tarihleri ÖİDB koordinasyonunda ilgili bölüm başkanlığı tarafından düzenlenir ve ilan edilir.</p>

<p>(7) Ara sınavlar ve yarıyıl sonu sınavları dışında diğer sınavlar önceden tarih belirlenmeksizin yapılabilir.</p>

<p>(8) Yarıyıl sonu sınavı uygulanan derslerde sınav düzenlemesi aşağıdaki şekilde yapılır:</p>

<p>a) Yarıyıl sonu sınavlarının tarih, gün ve saatleri, ilgili bölümlerin görüşü alınarak ÖİDB tarafından düzenlenir ve ilan edilir.</p>

<p>b) İlan edilen sınav tarihleri, ilgili bölüm başkanlığının gerekçeli önerisi üzerine ÖİDB tarafından yarıyıl sonu sınav tarihleri içinde olmak koşulu ile değiştirilebilir. Bu işlem, akademik takvimde belirtilen yarıyıl sonu sınav dönemi başlamadan önce yapılır.</p>

<p>(9) Gerekli durumlarda ders ve sınavlar, hafta içi mesai saatleri bitiminden sonra ve/veya cumartesi ve pazar günlerinde de yapılabilir.</p>

<p>(10) Sınavların kurallara uygun yapılmasından ilgili öğretim elemanları ve sınav gözetmenleri sorumludur.</p>

<p>(11) Herhangi bir sınava girmeyen öğrencilere uygulanacak işlemler ile ilgili esaslar dersi veren öğretim elemanı veya öğretim elemanlarının önerisi üzerine bölüm başkanlıkları tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Değerlendirme ve notlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Öğrencilere kayıtlı oldukları yarıyıl sonunda her ders için bir harf notu verilir.</p>

<p>(2) Bu harf notu dersi veren öğretim elemanı tarafından takdir olunur.</p>

<p>(3) Harf notunun takdirinde öğrencinin ara sınav, yarıyıl sonu sınavı, yarıyıl içi çalışmalarındaki başarısı ile ders ve uygulamalara devamı göz önünde bulundurulur.</p>

<p>(4) Muafiyet sınavı verilecek dersler, muafiyet için gerekli koşullar ve uygulama esasları ilgili akademik kurulun önerisi ile Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(5) Not ortalaması hesaplarına katılan harf notlarının katsayı, puan ve statüsü aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a)</p>

<p><u>Harf Notu</u> <u>Katsayı</u> <u>Puan</u></p>

<p>AA 4,00 90-l00</p>

<p>BA 3,50 85-89</p>

<p>BB 3,00 80-84</p>

<p>CB 2,50 75-79</p>

<p>CC 2,00 70-74</p>

<p>DC 1,50 65-69</p>

<p>DD 1,00 60-64</p>

<p>FD 0,50 50-59</p>

<p>FF 0,00 0-49</p>

<p>NA 0,00 -</p>

<p><u>Harf Notu</u> <u>Statü</u></p>

<p>S Başarılı</p>

<p>U Başarısız</p>

<p>EX Muaf</p>

<p>I Eksik</p>

<p>W Dersten Çekilme</p>

<p>b) NA notu aşağıdaki nedenlerin herhangi birinden dolayı takdir olunur ve not ortalamaları hesabında FF notu işlemi görür:</p>

<p>1) Ders izlencesinde belirtilen dersin, teorik ve uygulama saatlerine devam yükümlülüklerini yerine getirmemek.</p>

<p>2) Ders izlencesinde belirtilen ders ile ilgili yükümlülükleri yerine getirmediği için yarıyıl sonu sınavına girmeye hak kazanamamak.</p>

<p>3) Yarıyıl ara sınavları ve yarıyıl sonu sınavının hiçbirine katılmamak.</p>

<p>c) Ortalamalara katılmayan notlar aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>1) S (başarılı) notu, kredisiz derslerde başarılı olan öğrencilere verilir.</p>

<p>2) U (başarısız) notu, kredisiz derslerde başarısız olan öğrencilere verilir.</p>

<p>3) EX (muaf) notu, müfredatlarda yer alan bazı derslerden muaf olan öğrencilere verilir.</p>

<p>4) I (eksik) notu, dersi veren öğretim elemanının kabul edeceği geçerli bir nedenle ders için gerekli koşulları yarıyıl veya yaz okulu sonunda tamamlayamayan öğrencilere verilir. I notunun, yarıyıl veya yaz okulu notlarının son veriliş tarihinden itibaren bir hafta içinde harf notuna çevrilmesi gerekir. Ancak, özel durumlarda bu süre en geç bir sonraki yarıyılın kayıtlarının başlama tarihine kadar uzatılabilir ve bu süre sonunda harf notuna çevrilmesi gerekir. Özel durumlardaki bu işlemler dersin verildiği bölüm başkanlığının önerisi ve o bölümün bağlı bulunduğu fakülte yönetim kurulu kararı ile gerçekleştirilir. Süresi içinde harf notuna çevrilmeyen I notu kendiliğinden FF veya U notuna dönüşür. I notu ile ilgili tarihler akademik takvimde belirtilir.</p>

<p>5) W (dersten çekilme) notu, bir dersten çekilen öğrencilere verilir.</p>

<p><strong>Notların verilmesi, açıklanması ve maddi hata düzeltmeleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 27-</strong> (1) Yarıyıl sonu harf notları dersi veren öğretim elemanları tarafından akademik takvimde belirtilen tarihlerde verilir.</p>

<p>(2) Harf notları, akademik takvimde belirtilen tarihte öğrenci bilgi sisteminde öğrencilerin erişimine açılır.</p>

<p>(3) Harf notları ile ilgili herhangi bir maddi hata, dersi veren öğretim elemanının başvurusu ile yarıyıl veya yaz okulu sonu notlarının son veriliş tarihinden itibaren bir hafta içinde bölüm başkanlığının onayı ile yapılır. Bu süreyi aşan durumlarda maddi hata nedeni ile düzeltme işlemleri dersin verildiği bölüm başkanlığının önerisi ve o bölümün bağlı bulunduğu ilgili fakülte yönetim kurulu kararı ile yapılır. Maddi hata düzeltme işlemleri ile ilgili tarihler akademik takvimde belirtilir.</p>

<p><strong>Ders tekrarı</strong></p>

<p><strong>MADDE 28-</strong> (1) NI statüsünde olanlar hariç, FF, FD, NA, U, W harf notu alınan derslerin tekrarlanması gerekir.</p>

<p>(2) Tekrarlanacak seçmeli derslerin yerine müfredat çerçevesinde ve aynı kategori veya türde olmak koşulu ile başka seçmeli dersler alınabilir. Gerekçeli durumlar ilgili bölüm başkanlığının önerisi üzerine ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından değerlendirilir.</p>

<p>(3) DD ve üzeri not alınan dersler, dersin ilk alınışını izleyen dört yarıyıl içinde tekrarlanabilir. Öğrenci, lisans eğitimi boyunca en fazla altı kez ders tekrarı yapabilir. Sınamalı durumda olan öğrenciler ile mezuniyet için bütün derslerden geçer not almış ancak gereken not ortalamasını sağlayamamış öğrenciler için bu kural uygulanmaz.</p>

<p>(4) Tekrarlanan derste önceki not dikkate alınmaz ve alınan son not geçerlidir.</p>

<p><strong>Not ortalamaları</strong></p>

<p><strong>MADDE 29-</strong> (1) Öğrencilerin her yarıyıl sonunda yarıyıl sonu not ortalaması ile genel not ortalaması hesaplanır ve başarı durumları belirlenir.</p>

<p>(2) Bir dersten kazanılan toplam kredi, o dersin kredi değeri ile yarıyıl sonunda alınan harf notuna karşılık gelen katsayının çarpımı ile elde edilir.</p>

<p>(3) Yarıyıl not ortalaması, öğrencinin ilgili yarıyılda kayıtlı olduğu tüm derslerden kazandığı toplam kredinin, bu derslerin kredi değerlerinin toplamına bölünmesiyle hesaplanır.</p>

<p>(4) Genel not ortalaması, öğrencinin ilgili yarıyıl da dahil olmak üzere, o zamana kadar almış olduğu tüm derslerden kazandığı toplam kredinin, bu derslerin kredi değerlerinin toplamına bölünmesiyle hesaplanır.</p>

<p>(5) Hesaplamalarda elde edilen ortalamalar, virgülden sonra iki hane olacak şekilde yuvarlanarak ifade edilir. Yuvarlama işleminde, üçüncü hane 5'ten küçükse ikinci hane değişmez; 5 veya 5'ten büyükse, ikinci hanenin değeri bir artırılır.</p>

<p><strong>Başarılı öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 30-</strong> (1) Genel ve yarıyıl not ortalaması en az 2,00 olan ve ilgili yarıyılda FF, FD, NA veya U notu olmayan öğrenciler yarıyıl not ortalamalarına göre aşağıdaki şekilde tanımlanır:</p>

<p>a) Azami eğitim-öğretim süresi içinde olan ve ilgili yarıyılda en az üç adet kredili ders almış olan öğrencilerden yarıyıl not ortalaması 3,50-4,00 arasında olanlar yüksek şeref (high honor), 3,00-3,49 arasında olanlar şeref (honor) öğrencisi olarak tanımlanır. Not ortalaması koşulunu sağlayan ancak üç adet kredili ders koşulunu sağlamayanlar başarılı (satisfactory) öğrenci olarak tanımlanır.</p>

<p>b) Azami eğitim-öğretim süresi içinde yarıyıl not ortalaması 2,00-2,99 arasında olan veya azami eğitim-öğretim süresi dışında olup yarıyıl not ortalaması en az 2,00 olanlar başarılı (satisfactory) öğrenci olarak tanımlanır.</p>

<p>(2) Genel ve yarıyıl not ortalaması en az 2,00 olan ancak ilgili yarıyılda herhangi bir dersten FF, FD, NA veya U notu olan öğrenciler yeterli (sufficient) öğrenci olarak tanımlanır.</p>

<p><strong>Başarısız öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 31-</strong> (1) Genel ve/veya yarıyıl not ortalaması 2,00’ın altında olan öğrenciler başarısız (unsatisfactory) öğrenci olarak tanımlanır.</p>

<p><strong>Sınamalı öğrenciler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 32-</strong> (1) Genel not ortalaması iki yarıyıl üst üste 2,00’ın altında olan öğrenciler sınamalı (probation) öğrenci olarak tanımlanır.</p>

<p>(2) Sınamalı öğrenciler öncelikle FF, FD, NA veya U notu aldıkları dersleri tekrarlar, daha önce başarılı oldukları dersleri ise talepleri halinde tekrarlayabilir.</p>

<p>(3) Sınamalı öğrenciler, programın bir yarıyıldaki normal ders yükünü aşmama koşulu ile aşağıdaki uygulamalar temelinde ders alabilirler:</p>

<p>a) Genel not ortalaması 1,80’in altında olanlar daha önce almadıkları dersleri veya W notu aldıkları dersleri alamazlar.</p>

<p>b) Genel not ortalaması 1,80-1,99 arasında olanlar daha önce almadıkları en fazla üç dersi alabilirler.</p>

<p>(4) Sınamalı öğrenciler için asgari ders yükü ile ilgili kural uygulanmaz.</p>

<p>(5) Sınamalı statünün sona ermesi için genel not ortalamasının en az 2,00 olması gerekir.</p>

<p><strong>Mezuniyet koşulları ve tarihi</strong></p>

<p><strong>MADDE 33-</strong> (1) Lisans programından mezun olmak için aşağıdaki koşulların sağlanması gerekir:</p>

<p>a) Müfredatta yer alan tüm dersler en az DD veya S harf notu ile tamamlanmalıdır.</p>

<p>b) Genel not ortalaması en az 2,00 olmalıdır.</p>

<p>c) Yurt dışındaki anlaşmalı yükseköğretim kurumları ile yürütülen uluslararası ortak lisans programları hariç olmak üzere müfredatın toplam kredisinin en az yarısının Üniversitede alınmış olması gerekir.</p>

<p>ç) Yurt dışındaki anlaşmalı yükseköğretim kurumları ile yürütülen değişim programları ve uluslararası ortak lisans programları hariç olmak üzere kayıtlı olunan son iki yarıyıl Üniversitede geçirilmelidir.</p>

<p>(2) Programlardan mezuniyet tarihi aşağıdaki şekilde belirlenir:</p>

<p>a) Lisans programlarında mezuniyet tarihi, akademik takvimde ilgili yarıyıl veya yaz okulu için belirtilen harf notlarının ilan tarihidir. Harf notları ilan edildikten sonra, maddi hata düzeltmesi, I notunun tamamlanması ve bütünleme hakkının kullanılması sonucunda mezun olanlar için mezuniyet tarihi son harf notunun kesinleştiği tarihtir.</p>

<p>b) Lisans programından mezuniyet hakkı kazanmadan önce ön lisans diploması alarak Üniversiteden ayrılmak isteyen öğrenciler için mezuniyet tarihi, ön lisans diploması almaya hak kazanılan yarıyılın harf notlarının ilan tarihidir.</p>

<p><strong>Bütünleme sınavları</strong></p>

<p><strong>MADDE 34-</strong> (1) Bütünleme sınavlarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Azami eğitim-öğretim süresi sonunda yapılacak işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 35-</strong> (1) Azami süreler sonunda mezuniyet koşullarını sağlayamayan öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında Senatonun belirlediği uygulama usul ve esaslarına göre işlem yapılır.</p>

<p><strong>Diploma, sertifika ve belgeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 36-</strong> (1) Öğrencilere ve mezunlara verilen diploma, sertifika ve belgeler ile bunların verilme koşulları aşağıda tanımlanmıştır:</p>

<p>a) Lisans diploması: Lisans programından mezuniyet koşullarını sağlayan öğrencilere verilir.</p>

<p>b) Çift ana dal lisans diploması: Lisans programından mezuniyet hakkı kazanan ve kayıtlı olduğu çift ana dal programında da mezuniyet koşullarını sağlayan öğrencilere verilir.</p>

<p>c) Ön lisans diploması: Lisans programından mezuniyet hakkı kazanmadan önce Üniversiteden ayrılmak isteyen öğrencilere, başvurmaları ve gerekli kayıt sildirme işlemlerini tamamlamaları durumunda verilir. Ön lisans diploması almaya hak kazanmak için kayıtlı olunan lisans programının müfredattaki ilk dört yarıyılın tüm derslerinden en az DD veya S harf notu alınmış ve bu derslerin genel not ortalamasının en az 2,00 olması gerekir.</p>

<p>ç) Geçici mezuniyet belgesi: Diploma almaya hak kazananlara bir defaya mahsus olmak üzere verilen, ilgili akademik yılın diploma töreni tarihine kadar geçerli olan ve diploma yerine geçen bir belgedir.</p>

<p>d) Diploma eki: Akademik ve mesleki yeterliklerin uluslararası düzeyde tanınmasına yardımcı olan ve diplomalara ek olarak verilen bir belgedir.</p>

<p>e) Mezuniyet başarı belgesi: Lisans programlarından dereceye girerek mezun olanlara verilen bir belgedir. Dereceye giren mezunların başarı sıralamalarına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>f) Yan dal sertifikası: Lisans programından mezuniyet hakkı kazanan ve kayıtlı olduğu yan dal programını da başarıyla tamamlayan öğrencilere verilir. Bu sertifika bir diploma değildir.</p>

<p>g) Not çizelgesi (transkript): Öğrencilerin Üniversiteye ilk kayıt oldukları yarıyıldan itibaren her yarıyılda almış oldukları dersleri, derslerin kredi durumlarını, bu derslerden alınan notları, ilgili yarıyıl not ortalaması ile genel not ortalamasını ve başarı durumlarını gösteren bir belgedir.</p>

<p>ğ) Yarıyıl başarı belgesi: Yarıyıl sonunda şeref veya yüksek şeref öğrencisi olanlara verilen bir belgedir.</p>

<p>h) Öğrenci belgesi: Öğrencinin Üniversiteye kayıt durumunu gösteren bir belgedir.</p>

<p>(2) Diploma, sertifika ve belgeler Üniversitenin yetkili makamları tarafından imzalanır.</p>

<p>(3) Lisans ve/veya çift ana dal programlarından 3,00-3,49 genel not ortalaması ile mezun olanlar şeref; 3,50 veya daha yukarı genel not ortalaması ile mezun olanlar yüksek şeref mezunu olarak tanımlanır. Bu tanımlar diplomalarda belirtilir.</p>

<p>(4) Diploma ve sertifikaların şekli, ölçüleri ve üzerine yazılacak bilgiler Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(5) Diploma ve sertifikaların kaybı halinde bir defaya mahsus olmak üzere yenisi hazırlanır. Yeni nüsha üzerine ikinci nüsha ibaresi konulur.</p>

<p>(6) Mezuniyet tarihinden sonra mezunun adı ve/veya soyadının değişmesi durumunda diploma ve/veya sertifikaların üzerindeki bilgiler değiştirilmez veya yenileri düzenlenmez.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Disiplin, İzin, Kayıt Sildirme ve Bilgi Edinme</p>

<p><strong>Disiplin</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Öğrencilerin disiplin işlemleri 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesi hükümlerine göre yapılır.</p>

<p><strong>İzin</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Öğrenciler sağlık, askerlik, yurt içi veya yurt dışı yükseköğretim kurumlarında eğitim, müfredat gereği alınması gereken ders veya derslerin ilgili yarıyılda açılmaması gibi akademik, maddi ve ailevi nedenlerle, ilgili fakülte yönetim kurulu kararıyla her defasında iki yarıyılı aşmamak koşulu ile en fazla dört yarıyıl süre ile izinli sayılabilirler. Dört yarıyıldan daha uzun süreli izinler için ancak rahatsızlığı ve tedavi sürecinin devam etmesi nedeniyle izin talebinde bulunan öğrenciler ile hükümlü öğrenciler için mazeretin değerlendirilmesinde Üniversite Yönetim Kurulu yetkilidir.</p>

<p>(2) İzinli sayılmak isteyen öğrenciler, mazeretini belirten dilekçesi ve belgeleri ile birlikte ilgili bölüm başkanlığına en geç ilgili yarıyılın ders ekleme bırakma süresi bitimine kadar başvurur; ancak izin gerekçesinin ders ekleme bırakma süresi bitiminden sonra ortaya çıkması durumunda başvuru için süre kısıtlaması yoktur.</p>

<p>(3) Öğrencinin izin dilekçesinin tarihi, dönem kayıtlarının son tarihinden önce ise, izin başvurusu sırasında öğrencinin ders kaydını tamamlamış, katkı payını ödemiş olması şartı aranmaz. Öğrencinin izin dilekçesinin tarihi, dönem kayıtlarının son tarihinden sonra ancak ders ekleme bırakma süresi içindeyse, öğrencinin başvuru yapabilmesi için ders kaydı ve katkı payı ödemesi işlemlerinin tümünün eksiksiz olması beklenir; aksi halde öğrenci kayıtsız durumdadır ve izin işlemi yapılamaz. İlgili yarıyılın ders ekleme bırakma süresi bitiminde ortaya çıkan bir durum nedeniyle izin başvurusu yapılabilmesi için, öğrencinin kayıtlı öğrenci olması gerekir.</p>

<p>(4) İlgili yönetim kurulu kararı ÖİDB’ye iletilir ve ÖİDB tarafından işleme konulur.</p>

<p>(5) İzin süresinin bitiminden önce öğrenimine dönmek isteyen öğrencilerin bir dilekçe ile kayıtlar başlamadan önce ilgili bölüm başkanlığına başvurmaları gerekir. Başvuru, bölüm başkanlığının önerisi üzerine ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından karara bağlanarak ÖİDB’ye iletilir ve ÖİDB tarafından işleme konulur.</p>

<p><strong>Kayıt sildirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Öğrenciler istedikleri takdirde öğrenci işleri bilgi sistemi üzerinden kayıtlarını sildirebilirler.</p>

<p>(2) Ön lisans diploması alarak veya mezuniyet koşullarını sağlamadan kayıtlı oldukları programdan kayıt sildiren öğrenciler, Üniversitedeki tüm öğrencilik haklarını kaybeder ve öğrenimlerini tamamlamak üzere kayıt sildirdikleri programa tekrar kayıt yaptıramazlar.</p>

<p><strong>Bilgi edinme</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Lisans programlarına kayıtlı olan öğrencilere ilişkin, ilgili akademik kurullar tarafından ÖİDB’ye iletilen tüm işlemler öğrenci bilgi sistemine ÖİDB tarafından işlenir. Her öğrenci Üniversite tarafından sağlanan bireysel kullanıcı kodu ve şifresi ile öğrenci bilgi sistemine giriş yaparak akademik öğrencilik durumunu görüntüleyebilir. Öğrenciye ayrıca tebligat gönderilmez.</p>

<p>(2) Lisans programı öğrencileri askerlik işlemlerine ilişkin durumlarını e-Devlet kapısı uygulaması üzerinden takip etmekle yükümlüdür. Öğrenciye ayrıca tebligat gönderilmez.</p>

<p>(3) Öğrenci, Üniversite tarafından sağlanan e-posta adresine gönderilen tüm iletileri izlemekle yükümlüdür.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Burs ve yardım</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) Öğrencilere çeşitli kaynaklardan sağlanan bursların ve yardımların dağıtımına ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Sağlık işleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Öğrencilere verilecek sağlık hizmetlerine ilişkin esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Kuzey Kıbrıs kampüsü</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin Kuzey Kıbrıs kampüsünde yürütülen lisans programlarına uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde; 2547 sayılı Kanun, ilgili diğer mevzuat hükümleri ile YÖK kararları uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 45- </strong>(1) 16/8/2015 tarihli ve 29447 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Lisans Eğitim Öğretim Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Geçiş hükümleri</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) 2014-2015 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılında veya öncesinde lisans programlarına kayıt hakkı kazanan öğrenciler için 6 ncı ve 33 üncü maddelerde yer alan azami sürenin belirlenmesinde 2014-2015 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılı başlangıç olarak kabul edilir.</p>

<p><strong>Ders tekrarı</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 2- </strong>(1) 28 inci maddenin üçüncü fıkrası 2026-2027 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılı veya sonrasında lisans programlarına başlayan öğrenciler için uygulanır. Bu tarihten önce lisans programlarına başlayan öğrenciler için daha önce yapılan ders tekrarları sayılmaz ve dersin son alınışı ilk alınış olarak değerlendirilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 46- </strong>(1) Bu Yönetmelik 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 47- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/orta-dogu-teknik-universitesi-lisans-egitim-ogretim-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="82374"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarım Arazilerinde Tiny House Kullanımının Hukuki Boyutu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tarim-arazilerinde-tiny-house-kullaniminin-hukuki-boyutu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tarim-arazilerinde-tiny-house-kullaniminin-hukuki-boyutu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda doğayla iç içe yaşam isteğinin artması, konut maliyetlerinin yükselmesi ve minimalist yaşam anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte “tiny house” olarak adlandırılan küçük yaşam alanları Türkiye'de de önemli bir ilgi görmeye başlamıştır. Özellikle tarım arazileri üzerine yerleştirilen tiny house'lar, vatandaşlar açısından alternatif bir yaşam modeli olarak değerlendirilirken; idareler bakımından ise imar mevzuatı, tarım arazilerinin korunması ve kaçak yapılaşma sorunlarını gündeme getirmektedir. Bu nedenle tiny house uygulamalarının hukuki statüsünün doğru değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Tiny house kavramı genel olarak iki farklı kategoride incelenmektedir: tekerlekli (mobil) tiny house'lar ve tekerleksiz (sabit) tiny house'lar. Tekerlekli tiny house'lar, şasi üzerine inşa edilen, plaka ve ruhsat sahibi olan, Karayolları Trafik Mevzuatı kapsamında değerlendirilen ve hukuken çekme karavan niteliği taşıyan yapılardır. Buna karşılık tekerleksiz tiny house'lar veya tekerlekli olmasına rağmen zemine sabitlenen, altyapı bağlantıları yapılan ve sürekli kullanım amacıyla yerleştirilen yapılar ise yapı niteliği kazanmakta ve doğrudan imar mevzuatına tabi olmaktadır.</p>

<p>Bu ayrımın temelinde, yapının hukuki niteliğinin belirlenmesi yatmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında O1 veya O2 sınıfı tip onay belgesine sahip, ruhsatlandırılmış ve hareket kabiliyeti bulunan tiny house'lar hukuken bir araç veya römork olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle söz konusu yapılar, kural olarak yapı ruhsatına tabi değildir. Ancak tekerlekli olması tek başına yeterli değildir. İdarenin ve yargının değerlendirmesinde, yapının fiilen nasıl kullanıldığı da önem taşımaktadır. Eğer tiny house uzun süre aynı yerde tutuluyor, elektrik ve su şebekelerine bağlanıyor, fosseptik sistemi oluşturuluyor, etrafına veranda veya beton platform yapılıyor ve yaşam alanı olarak sürekli kullanılıyorsa, artık hareketli araç niteliğinden uzaklaşılarak yapı niteliği kazandığı kabul edilmektedir.</p>

<p>Tarım arazilerinde tiny house kullanımının en önemli hukuki engeli ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'dur. Söz konusu Kanun, tarım topraklarının korunmasını ve amaç dışı kullanımının önlenmesini amaçlamaktadır. Kanun kapsamında tarım arazilerinin konut, ticaret veya farklı amaçlarla kullanılabilmesi için belirli izin süreçlerinin tamamlanması gerekmektedir. Özellikle mutlak tarım arazileri üzerinde yapılaşmaya son derece sınırlı şekilde izin verilmekte, marjinal tarım arazilerinde ise belirli şartların gerçekleşmesi halinde tarım dışı kullanım izni alınabilmektedir.</p>

<p>Uygulamada vatandaşların en sık karşılaştığı sorunlardan biri, tekerlekli tiny house'un tarım arazisine yerleştirilmesinin her durumda hukuka uygun olduğu yönündeki yanlış kanaattir. Oysa belediyeler ve tarım idareleri son yıllarda bu konuda daha sıkı denetimler gerçekleştirmektedir. Özellikle çok sayıda tiny house'un bir araya getirilerek "tiny house köyü" şeklinde kullanılması, kooperatifler aracılığıyla tarım arazilerinin fiilen yerleşim alanına dönüştürülmesi veya ticari konaklama faaliyetleri yürütülmesi halinde ciddi yaptırımlar uygulanmaktadır.</p>

<p>Nitekim belediyeler tarafından yapılan değerlendirmelerde, plakalı ve ruhsatlı bir aracın tarım arazisinde süresiz şekilde konaklama amacıyla kullanılmasının otomatik olarak hukuka uygunluk sağlamadığı belirtilmektedir. Yapının fiilen konut işlevi görmesi, sürekli kullanım amacı taşıması ve toprağa bağlı hale getirilmesi durumunda İmar Kanunu kapsamında "yapı" olarak kabul edilmesi mümkündür. Yargı kararlarında da yapının toprağa bağlılığı ve süreklilik arz eden kullanımı temel kriter olarak öne çıkmaktadır.</p>

<p>Tarım arazilerine mevzuata aykırı şekilde tiny house yerleştirilmesi halinde çeşitli idari ve cezai yaptırımlar söz konusu olabilmektedir. İlk aşamada belediye veya ilgili idare tarafından yapı tatil zaptı düzenlenmekte ve kullanım durdurulmaktadır. Daha sonra 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi kapsamında idari para cezaları uygulanabilmekte, 32. madde kapsamında ise yapının kaldırılması veya yıkılması yönünde karar alınabilmektedir. Ayrıca durumun niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesinde düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçu kapsamında adli süreçler de gündeme gelebilmektedir.</p>

<p>Bununla birlikte, her tiny house uygulamasının hukuka aykırı olduğu söylenemez. Gerçekten de tekerlekli, ruhsatlı, plakalı, hareket kabiliyetini koruyan ve herhangi bir sabit altyapı bağlantısı bulunmayan mobil evlerin araç statüsünde değerlendirilmesi mümkündür. Özellikle güneş paneli, taşınabilir su deposu ve geçici bağlantılarla kullanılan sistemlerde yapının mobil niteliği korunmaktadır. Ancak bu durumun her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>

<p>Öte yandan son yıllarda tiny house'ların yalnızca bireysel kullanım amacıyla değil, kırsal turizm ve ekoturizm projeleri kapsamında da değerlendirildiği görülmektedir. 18 Ocak 2024 tarihinde yapılan düzenlemeyle mobil evler, Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik kapsamında tanımlanmış ve kırsal turizm tesisleri içerisinde yer almıştır. Böylece belirli planlama ve izin süreçlerinin tamamlanması koşuluyla mobil evlerin turizm amaçlı kullanımına hukuki zemin oluşturulmuştur. Ancak bu durum, tarım arazileri üzerinde izinsiz ve plansız şekilde tiny house yerleşimleri oluşturulabileceği anlamına gelmemektedir.</p>

<p><strong>Yargı Kararları ve Uygulamadaki Durum</strong></p>

<p>Tiny house uygulamalarına ilişkin mevzuatta açık ve kapsamlı bir düzenleme bulunmamakla birlikte, idari uygulamalar ve yargı kararları belirli kriterler ortaya koymaktadır. Özellikle yapının fiili kullanım şekli, bulunduğu yerdeki sürekliliği ve toprağa bağlı hale getirilip getirilmediği hususları, hukuki nitelendirmede belirleyici rol oynamaktadır.</p>

<p>Danıştay'ın konuya ilişkin kararlarında, tekerlekli bir yapının yalnızca ruhsatlı veya plakalı olmasının tek başına yeterli olmadığı; yapının uzun süre aynı yerde kalması, yaşam alanı olarak kullanılması ve hareket kabiliyetini fiilen kaybetmesi halinde yapı olarak değerlendirilebileceği belirtilmektedir. Bu yaklaşım, idarenin denetim faaliyetlerinde de esas alınmaktadır.</p>

<p>Uygulamada özellikle Balıkesir, Muğla, İzmir ve Çanakkale gibi kırsal yaşamın yoğun olduğu bölgelerde, tarım arazileri üzerine yerleştirilen tiny house'lara yönelik denetimler artırılmıştır. Tarım İl Müdürlükleri ile belediyeler tarafından yapılan incelemelerde, tekerlekli olmasına rağmen uzun süre aynı noktada bulunan ve konut olarak kullanılan tiny house'lar hakkında kaldırma işlemleri ve idari para cezaları uygulanabilmektedir.</p>

<p><strong>Bazı belediyelerde;</strong> kontrolsüz tiny house yapılaşmasının önüne geçebilmek amacıyla planlı kırsal turizm alanları oluşturma yaklaşımını benimsemiştir. Bu kapsamda geliştirilen modelde;</p>

<p>- Kooperatif temelli eko-köy projeleri teşvik edilmekte,</p>

<p>- Tüm yapılar imar planı ve yapı ruhsatı süreçlerine tabi tutulmakta,</p>

<p>- Tarım dışı kullanım izinleri ön şart olarak aranmaktadır.</p>

<p>Bu sistem sayesinde hem tarım arazilerinin korunması hem de kırsal yaşam ve alternatif konaklama taleplerinin hukuka uygun şekilde karşılanması amaçlanmaktadır.</p>

<p><strong>Kooperatif Modeli ve Planlı Yerleşim Çözümleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son yıllarda bazı bölgelerde tiny house yerleşimlerinin kooperatifler aracılığıyla planlanması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bu modelde, tarımsal niteliği değiştirilmiş veya tarım dışı kullanım izni alınmış alanlarda çevreye duyarlı yerleşimler oluşturulmaktadır.</p>

<p>Bu projelerde;</p>

<p>- Tarımsal üretim ile yaşam alanları birlikte planlanmakta,</p>

<p>- Ortak enerji, su ve atık altyapısı kurulmakta,</p>

<p>- Her yapı için ruhsat ve çevresel izin süreçleri tamamlanmakta,</p>

<p>- Tarım arazilerinin parçalanmasının önüne geçilmektedir.</p>

<p>Böylece hem sürdürülebilir kırsal kalkınma desteklenmekte hem de kaçak yapılaşma riski azaltılmaktadır.</p>

<p><strong>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Açısından Değerlendirme</strong></p>

<p>Tiny house kullanımının giderek yaygınlaşması, mevcut mevzuatın bu yeni yaşam biçimine tam olarak cevap veremediğini göstermektedir. Bu nedenle öğretide ve uygulamada;</p>

<p>- Mobil konutlara ilişkin özel bir mevzuat (kanun/yönetmelik) hazırlanması,</p>

<p>- Geçici yaşam alanlarının hukuki statüsünün netleştirilmesi,</p>

<p>- Eko-köy ve kırsal turizm projelerine yönelik standartların belirlenmesi,</p>

<p>- Tarım arazilerinin korunmasını esas alan yeni planlama modellerinin geliştirilmesi,</p>

<p>yönünde öneriler gündeme getirilmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak tiny house'ların hukuki durumu, yalnızca tekerlekli olup olmamalarına göre değil; kullanım amacı, altyapı bağlantıları, bulunduğu arazi türü ve fiili kullanım şekli dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Özellikle tarım arazilerinde gerçekleştirilecek uygulamalarda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerinin birlikte göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle tiny house yatırımı planlayan kişilerin, ileride idari yaptırımlarla karşılaşmamak adına öncelikle taşınmazın hukuki durumunu ve gerekli izin süreçlerini ayrıntılı şekilde incelemeleri büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" title="Av. Elif COŞKUN"><img alt="Av. Elif COŞKUN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/04/elif-coskun.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" title="Av. Elif COŞKUN">Av. Elif COŞKUN</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tarim-arazilerinde-tiny-house-kullaniminin-hukuki-boyutu-1</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/08/tout-ce-quil-faut-savoir-tiny-house-une.jpg" type="image/jpeg" length="90919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİLE KONUTUNUN RIZASIZ DEVREDİLMESİ SEBEBİYLE TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVALARI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aile-konutunun-rizasiz-devredilmesi-sebebiyle-tapu-iptali-ve-tescil-davalari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aile-konutunun-rizasiz-devredilmesi-sebebiyle-tapu-iptali-ve-tescil-davalari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aile konutu, eşlerin ve varsa çocuklarının yaşam faaliyetlerini sürdürdüğü, acı ve tatlı günleri paylaştığı, ailenin merkezi konumundaki mekandır. Türk Medeni Kanununun 194. maddesi, aile konutu üzerinde mülkiyet hakkı sahibi olan eşin tasarruf yetkisini, diğer eşin açık rızasına tabi kılarak sınırlandırmıştır. Bu çalışma; farklı hukuk kaynaklarındaki ortak esaslar, doktrindeki teorik tartışmalar, usul hukuku dinamikleri ve Yargıtayın güncel içtihat kurguları harmanlanarak, konuyu maddi hukuk, usul hukuku, ispat hukuku ve alternatif talep stratejileri ekseninde kapsamlı bir şekilde incelemektedir.</p>

<p><strong>GİRİŞ VE YASAL MEVZUATIN AMACI </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile hukuk sistemimize giren en önemli koruma mekanizmalarından biri aile konutu müessesesidir. Türk Medeni Kanunu madde 194 fıkra 1 hükmüne göre eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Kanun koyucunun bu emredici düzenlemeyi ihdas etmesindeki temel amaç, evlilik birliğinin devamı süresince aile bireylerinin barınma hakkını güvence altına almak, ekonomik açıdan daha zayıf konumda olan veya taşınmazın maliki olmayan eşi, diğer eşin tek taraflı, fevri ya da kötüniyetli tasarruflarına karşı korumaktır. Bu koruma, sosyal ve hukuki açıdan kamu düzenini ilgilendiren emredici bir niteliğe sahiptir.</p>

<p><strong>AÇIK RIZA KAVRAMININ MADDİ VE ŞEKİLSEL UNSURLARI </strong></p>

<p>Türk Medeni Kanunu madde 194 kapsamında geçerli bir devir veya sınırlı ayni hak, örneğin ipotek tesisi için malik olmayan eşin rızasının varlığı zorunludur. Bu rızanın hukuki geçerlilik kazanabilmesi için doktrin ve Yargıtay uygulamasında belirli şartlar aranmaktadır. Bunlardan ilki zaman itibariyle rızadır. Rıza beyanının, tasarruf işlemi yapılmadan önce veya en geç işlem anında verilmiş olması gerekir. İşlem anında rızası bulunmayan eşin, tasarrufa sonradan kesin ve tereddütsüz bir şekilde onay yani icazet vermesi de işlemi geriye etkili olarak geçerli hale getirir. Şekil şartı bakımından ise kanun metninde rızanın noter senedi veya yazılı şekilde verilmesi gerektiğine dair resmi bir şekil şartı öngörülmemiştir. Ancak ispat kolaylığı ve hukuki güvenlik açısından rızanın yazılı olarak ya da noter huzurunda verilmesi uygulamada büyük önem taşır. Son olarak belirlilik ilkesi gereğince eşin vereceği rıza genel nitelikli olamaz. Eşimin yapacağı tüm taşınmaz satışlarına izin veriyorum şeklindeki genel rızalar geçersizdir. Rıza beyanının, doğrudan doğruya dava konusu aile konutuna ve yapılacak olan spesifik hukuki işleme yönelik, somutlaştırılmış olması şarttır.</p>

<p><strong>AİLE KONUTU ŞERHİNİN HUKUKİ ETKİSİ VE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN İYİNİYETİ</strong> Uygulamada en çok uyuşmazlık çıkan husus, tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmayan taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Bu noktada Türk Medeni Kanunu madde 1023’te düzenlenen Tapu Siciline Güven İlkesi ile Türk Medeni Kanunu madde 194’ün getirdiği aile konutu koruması karşı karşıya gelmektedir. Yargıtayın yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre, tapu kütüğüne işlenen aile konutu şerhi kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir. Bir taşınmazın aile konutu vasfını kazanması, tapuya şerh düşülmesiyle değil, eşlerin o konutu fiilen ortak yaşam merkezi haline getirmesiyle gerçekleşir. Dolayısıyla, tapuda şerh bulunmasa bile taşınmaz hukuken aile konutu koruması altındadır. Tapuda şerh olmaması durumunda, taşınmazı devralan üçüncü kişinin durumu titizlikle incelenir. Eğer şerh varsa, üçüncü kişinin iyiniyet iddiası dinlenmez. Şerh, herkese karşı hüküm ifade ettiğinden alıcının konutun durumunu bildiği varsayılır. Tapuda şerh yoksa, normal şartlarda iyiniyetli üçüncü kişinin kazanımı korunur. Ancak rızası alınmayan eş, satın alan üçüncü kişinin bu taşınmazın aile konutu olduğunu bildiğini veya bilebilecek durumda olduğunu ispat ederse, üçüncü kişinin iyiniyet koruması ortadan kalkar. Yargıtay, üçüncü kişinin bilebilecek durumda olma kriterini somut olayın özelliklerine göre değerlendirir. Örneğin; <u>alıcının eşlerden birinin yakın akrabası, iş ortağı, yakın köylüsü veya komşusu olması ya da eşlerin evlilik birliğinde kriz yaşadığını,</u> boşanma aşamasında olduğunu bilmesi gibi durumlarda alıcının iyiniyetli olmadığı kabul edilir ve satış işlemi iptal edilir.</p>

<p><strong>USUL HUKUKU KURALLARI VE YARGILAMA SÜRECİ</strong></p>

<p>Aile konutunun rızasız devri nedeniyle açılacak tapu iptal ve tescil davası, usul hukuku yönünden kendine has katı kurallara tabidir. Görevli mahkeme yönünden, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca bu davalarda münhasıran Aile Mahkemeleri görevlidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri davaya Aile Mahkemesi Sıfatıyla bakmak zorundadır. Yetkili mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 12 uyarınca belirlenir. Taşınmazın aynından doğan davalar kesin yetki kuralına tabi olduğundan, dava mutlaka taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmalıdır. Davanın tarafları yönünden maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur. Davacı, rızası alınmayan, malik olmayan eşin kendisidir. Eşin vefatı halinde, hukuki yararı bulunan mirasçılar davayı ikame edebilir veya devam ettirebilir. Davalı taraf ise taşınmazı rızasız devreden malik eş ile taşınmazı devralan üçüncü kişidir. Dava dilekçesinde taraflardan birinin eksik gösterilmesi halinde mahkemece taraf teşkilinin sağlanması için süre verilir. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından, bu davalar mülkiyet hakkına ve emredici kanun hükmüne aykırılığa dayandığı için genel olarak herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Ancak evlilik birliğinin boşanma veya ölüm ile kesin olarak sona ermesi halinde taşınmaz aile konutu vasfını kaybedeceğinden, bu tarihten sonra açılacak davalar genel hükümlere tabi olur. Ayrıca taşınmazı devralan üçüncü kişinin tapu siciline dayanarak 10 yıl boyunca kesintisiz ve iyiniyetle zilyetliği sürdürmesi halinde kazandırıcı zamanaşımı riski mevcuttur.</p>

<p><strong>İSPAT HUKUKU VE DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></p>

<p>Tapuda şerh bulunmayan hallerde ispat yükü davacı eş üzerindedir. Davacı eşin iki temel unsuru ispat etmesi gerekir. Birincisi taşınmazın işlem tarihinde ailenin yaşam merkezi yani aile konutu olduğudur. İkincisi ise taşınmazı satın alan üçüncü kişinin kötüniyetli olduğudur. Taşınmazın aile konutu olduğunu ispatlamak için nüfus müdürlüğü <u>yerleşim yeri belgeleri, muhtarlık kayıtları, elektrik, su, doğalgaz abonelik kayıtları</u> ve faturalar ile aile bireylerinin okula gidiş geliş veya iş adresi kayıtları kullanılabilir. Üçüncü kişinin kötüniyetini ispatlamak için ise komşu ve akrabaların tanık beyanları, taraflar arasındaki akrabalık, komşuluk veya ticari ilişkiyi gösteren belgeler, taşınmazın rayiç bedelinin çok altında bir fiyatla devredildiğini gösteren banka ve dekont kayıtları ile sosyal medya yazışmaları, SMS veya mesajlaşma kayıtları delil olarak sunulabilir.</p>

<p><strong>DAVADA TALEP EDİLEBİLECEK SEÇENEKLER VE KADEMELİ TALEPLER</strong> Dava açılır açılmaz atılması gereken ilk pratik adım, taşınmazın üçüncü kişi tarafından iyi niyetli dördüncü kişilere devredilmesini engellemek amacıyla tapu kaydına davalıdır şerhi veya ihtiyati tedbir konulmasını talep etmektir. Aksi takdirde dava devam ederken yapılacak yeni bir devir, davayı konusuz bırakabilir veya hukuki süreci çıkmaza sokabilir. Asıl talep tapu iptal ve tescildir. Mahkeme davanın kabulüne karar verdiğinde, üçüncü kişi adına olan tapu kaydını iptal eder ve taşınmazı eski malik olan eş adına yeniden tescil eder. Taşınmaz davacı eş adına tescil edilmez; mülkiyet hakkı eski malike geri döner ancak konut üzerindeki aile konutu koruması aynen devam eder. Taşınmazın dava açılmadan önce veya dava sırasında tamamen iyiniyetli başka kişilere satılmış olması ve tapu iptalinin hukuken imkansız hale gelmesi durumunda davacı, dava dilekçesinde kademeli yani terditli talepte bulunmalıdır. Bu senaryoda rızası alınmayan eş, tapu iptali mümkün olmadığı takdirde konutun değerine tekabül eden hakkının veya zararının devri yapan malik eşten veya kötüniyetli aracı üçüncü kişiden tazminat olarak tahsil edilmesini talep edebilir.</p>

<p><strong>BOŞANMA SÜRECİ VE MAL KAÇIRMA BAĞLANTISI</strong></p>

<p>Uygulamada aile konutunun rızasız devri, sıklıkla şiddetli geçimsizlik, fiili ayrılık veya açılmış bir boşanma davası ile eş zamanlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Malik eş, mal paylaşımı davalarında karşı tarafa verilecek bedeli düşürmek veya konuttan yararlanmasını engellemek amacıyla taşınmazı elinden çıkarma eğilimine girebilir. Açılmış bir boşanma davasının varlığı, taşınmazın aile konutu niteliğini kendiliğinden ortadan kaldırmış sayılmaz. Yargıtayın yerleşik kararlarında vurgulandığı üzere, Türk Medeni Kanunu madde 194 ‘ün sağladığı koruma boşanma hükmünün kesinleştiği ana kadar kesintisiz devam eder. Eşlerin dava sürecinde ayrı mekanlarda yaşıyor olması, konutun ortak yaşam merkezi olma hukuki vasfını zedelemez. Ancak boşanma kararı kesinleştiği andan itibaren aile konutu niteliği geçmişe etkili olmaksızın ileriye dönük olarak son bulur. Bu aşamadan sonra aile konutuna dayalı tapu iptal davası açılamaz; yalnızca devir boşanmadan önce rızasız yapılmışsa geçmişteki ihlale dayalı dava hakkı korunur. Malik eşin taşınmazı sırf mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bir satış veya bedel olmaksızın yakın bir tanıdığına devretmesi durumunda, rızası alınmayan eş dava dilekçesinde iki farklı hukuki sebebe birlikte dayanabilir. Asli sebep olarak Türk Medeni Kanunu madde 194 uyarınca açık rızanın bulunmaması sebebiyle işlemin geçersizliği ileri sürülürken, yan sebep olarak Türk Borçlar Kanunu madde 19 uyarınca işlemin nisbi veya mutlak muvazaa yani danışıklı işlem nedeniyle hükümsüzlüğü ileri sürülebilir. Taşınmazın aile konutu olduğu ve rızanın alınmadığı tespit edilirse, muvazaa iddiasının detaylı araştırılmasına gerek kalmaksızın tapu iptal edilir. Ancak taşınmazın aile konutu niteliği ispatlanamazsa, mahkeme bu kez genel hükümler çerçevesinde muvazaa iddiasını inceleyerek bedelsizliği ve danışıklığı kontrol etmek zorundadır. Bu iki hukuki sebebin terditli veya yan yana ileri sürülmesi davacı eş için hukuki bir zırh oluşturur.</p>

<p><strong>SONUÇ OLARAK;</strong></p>

<p>Türk Medeni Kanunu madde 194 hükmü, mülkiyet hakkına getirilmiş emredici ve sosyal amaçlı bir kısıtlamadır. Tapuda aile konutu şerhinin bulunmaması, hakkın özünü ortadan kaldırmaz; yalnızca ispat yükümlülüklerini ve üçüncü kişilerin hukuki durumunu etkiler. Yargıtayın güncel yaklaşımı, aile birliğinin korunması felsefesine dayanarak şerh olmasa dahi kötüniyetli devirleri iptal etme yönündedir. Uygulamada bu tür bir davayı yürütecek olan hukukçunun izlemesi gereken stratejik adımlar dizisi şunlardır: İlk olarak dava açılır açılmaz ilk duruşma beklenmeksizin taşınmaz kaydına üçüncü kişilere devrin önlenmesi yönünde teminatsız ihtiyati tedbir kararı alınmalıdır. Eğer taşınmaz henüz devredilmemiş ancak devir riski altındaysa, dava açılmadan önce idari yoldan aile konutu şerhi işlenmesi sağlanmalıdır. Dava dilekçesinde hem malik eş hem de devralan üçüncü kişi davalı olarak gösterilmeli, zorunlu dava arkadaşlığı nedeniyle usuli bir gecikmeye meydan verilmemelidir. Üçüncü kişinin iyiniyet savunmasını kırmak adına taraflar arasındaki sosyal medya bağları, akrabalık ilişkileri, ortak iş ortaklıkları, komşuluk ilişkileri ve tapuda gösterilen satış bedeli ile taşınmazın gerçek rayiç bedeli arasındaki fahiş fark mahkemeye sunulmalıdır. Son olarak taşınmazın iyiniyetli dördüncü kişilere geçme ihtimali gözetilerek, tapu iptal ve tescil talebinin yanında mutlaka kabul görmediği takdirde taşınmaz bedelinin tazminatı talebi kademeli olarak eklenmelidir.</p>

<p></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-onur-erhan-duva" title="Av. Onur Erhan DUVA"><img alt="Av. Onur Erhan DUVA" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/03/onur-erhan-duva.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-onur-erhan-duva" title="Av. Onur Erhan DUVA">Av. Onur Erhan DUVA</a></strong></h4>

<p></p>

<p><span style="color:#999999">KAYNAKÇA:</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>Demirhan, İ. B.</strong> "Aile Konutunun Devredilmesi Sebebiyle Tapu İptali ve Tescil Davası", <i>İrem Bike Demirhan Hukuk Bürosu Yayınları</i>,</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>Özkan, E. &amp; Çebi, M.</strong> "Aile Konutu Şerhi Bulunmaksızın Yapılan Satışlarda Eşin Açabileceği Tapu İptal Davaları"</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve İlgili Hukuk Daireleri</strong> (1. ve 2. Hukuk Daireleri) emsal aile konutu koruması</span></p>

<p><span style="color:#999999">Aile Konutunun Eşin Rızası Olmadan Devri Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil Davası", <i>Kulaçoğlu Hukuk Yayınları</i>,</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aile-konutunun-rizasiz-devredilmesi-sebebiyle-tapu-iptali-ve-tescil-davalari-1</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/terazi/ev-bina-terazi-tok-afkm.jpg" type="image/jpeg" length="67237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM Kararı Işığında “ByLock” Delili ve Örgütsel İçerik Tespitinin Önemi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aym-karari-isiginda-bylock-delili-ve-orgutsel-icerik-tespitinin-onemi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aym-karari-isiginda-bylock-delili-ve-orgutsel-icerik-tespitinin-onemi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. Giriş</strong></p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20196030-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow">19.06.2026 tarihli ve 33285 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan</a>, <a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20196030-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow">Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından 24.02.2026 tarihinde verilen <i>R. Ç. </i>kararı</a>nda;</strong> terör örgütü üyeliğinden mahkum edilen başvurucunun mahkumiyetinde, ByLock kullanımına ilişkin itirazlarının ve delil değerlendirilmesinin yeterli gerekçe ile değerlendirilip değerlendirilmediği incelenmiştir.</p>

<p><strong>Somut olayda;</strong> Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı, lise öğretmeni olarak görev yapmakta olan başvurucunun da bulunduğu kişiler hakkında, FETÖ/PDY üyeliği şüphesi ile soruşturma başlatılmıştır.</p>

<p><strong>Kolluk tarafından yapılan araştırmalar sonucunda;</strong> başvurucunun, kendi adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock programı kullandığına, Bank Asya hesabı bulunup, bankanın çeşitli şubelerinde bankacılık işlemleri gerçekleştirdiğine, anılan örgütle irtibatı nedeniyle kapatılan Aktif Eğitimciler Sendikasına üye olduğuna ve Sendikanın Ergani ilçe temsilcisi olduğuna dair tespitlerde bulunulmuştur.</p>

<p><strong>Başvurucu; </strong>Aktif Eğitim-Sen üyeliğini, herhangi bir yönlendirme olmadan ve herhangi bir faaliyetine katılmadan, yalnızca memurların haklarını koruduğunu düşündüğü için üye olduğu şeklinde açıklamıştır. Başvurucu daha sonra, sanık olarak yargılandığı duruşmanın ilk celsesinde, Sendikanın Ergani temsilciliği görevini yürütmediğini de söylemiştir. Bank Asya hesabını ise; faizsiz bankacılık nedeniyle tercih ettiğini, Bankadaki hesabını uzun süredir aktif olarak kullanmadığını, bunlarla birlikte terör örgütü ile hiçbir bağlantısı olmadığını savunmuştur.</p>

<p><strong>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede;</strong> örgütün gizli iletişim vasıtası olarak kabul edilen ByLock programını kullandığına dair tespit başta olmak üzere, Bank Asya hesap hareketleri, Sendika üyeliği ve anılan örgütle irtibatlı olduğu gerekçesi ile meslekten uzaklaştırılmasına dayanılarak terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia edilmiştir.</p>

<p><strong>Başvurucu, sanık olarak yargılandığı duruşmanın ilk celsesinde; </strong>temsilcilikle ilgili beyanına ek, ByLock tespiti yapılan GSM hattını kendisi kullanmakla, ByLock programından haberdar olmadığını ve bu programı kullanmadığını ifade etmiştir.</p>

<p><strong>Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü; </strong>örgüte üye oldukları iddiası ile haklarında soruşturma yürütülen F.D.’nin ve H.Do.’nun farklı tarihlerde, kollukta şüpheli sıfatı ile alınan ifadelerine dair tutanaklarla kendilerine gösterilen fotoğraflar üzerinden yaptırılan teşhis işlemine dair tutanağı celse arasında Mahkemeye göndermiştir. Tutanakta;</p>

<p>Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen F.D.’nin, başvurucuyu örgüt içerisinde “Ergani ilçe abisi” olarak bildiği,</p>

<p>Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen H.Do.’nun ise; ByLock programını kullandığını kabul etmekle, başvurucunun numarasının ByLock’unda ekli olduğunu ve onun örgüt içinde “Ergani ilçe abisi” olduğunu ifade ettiği yer almaktadır.</p>

<p><strong>Ek olarak; </strong>F.D. ve H.Do., kendilerine gösterilen fotoğraflar arasından başvurucuyu teşhis etmişlerdir.</p>

<p>Celse arasında dosyaya sunulan ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı ile CGNAT kayıtları ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyen şahısların ifade tutanakları başvurucuya okunmuş olup; başvurucu tarafından, ByLock kullanmadığına dair savunmasını tekrarla, F.D. ve H.Do.’yu tanımadığı ve bu kişilerin beyanlarını kabul etmediği ifade edilmiştir.</p>

<p><strong>Yargılamanın son celsesinde başvurucu müdafii tarafından;</strong> H.Do.’nun tanık olarak ifadesinin alınması talep edilmişse de, dosyanın geldiği aşama gerekçe gösterilerek bu talep reddedilmiştir.</p>

<p><strong>Başvuruya konu yargılamayı yapan Mahkemece, ByLock delili üzerinde durulmakla, delil;</strong> “04.03.2016 tarihine kadar ByLock sistemine giriş yaptığı”, “sanığa ait olan ID numarasının ekleyen şahısların sanığa ‘rmzn2143’, ‘erganili Ramazan’ şeklinde isim verdiği ve kendi ByLock listelerine bu şekil eklediği”, “silahlı terör örgütünün kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek, sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde birçok kez kullandığı”, “örgütün haberleşme aracı olan ByLock programının sanık tarafından yoğun bir şekilde kullanılmış olduğu” şeklinde değerlendirilmiştir.</p>

<p>Ayrıca gerekçede; alt sınırdan uzaklaşılmasına karar verilirken, “sanığın yapmakta olduğu kamu görevinin niteliği” ve “örgütteki konumu” hususlarına da yer verilmiştir.</p>

<p><strong>Başvurucu tarafından;</strong> ByLock programını örgütsel iletişimi sağlamak amacıyla kullandığına dair yargılama makamları tarafından mahkumiyet kararına dayanak alınan delillere ve değerlendirmelere karşı, davanın esasına etkili olarak ileri sürdüğü itirazların karşılanmaması nedeniyle adil/dürüst yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>II. Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi</strong></p>

<p><strong>Anayasa Mahkemesi;</strong> mahkumiyetin, CGNAT kayıtları ile başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği tespit ve değerlendirme tutanağına dayandığını, ancak tutanakta yer alan veri içeriklerinin örgütsel nitelikte olup olmadığı, uygulamanın örgütsel faaliyet çerçevesinde örgüt içi iletişim amacıyla kullanılıp kullanılmadığını, başvurucunun ByLock kayıtlarında tespit edilen diğer şahıslar bakımından Yargıtay’ın öngördüğü araştırmaların yapılmadığını belirtmiştir. AYM; FETÖ/PDY’nin gizli haberleşme ağı olarak kabul edilen ByLock’u cep telefonuna yüklemenin ve kullanmanın, yalnız başına sanığın FETÖ/PDY mensubu olarak kabulünü mümkün kılmayacağını, hele yegane veya belirleyici delil olarak ByLock’un kabul edildiği davalarda, bu haberleşme programının örgütsel faaliyetler için kullanıldığının tespitinin gerektiğini söylemiş ve nitekim derece mahkemeleri ile Yargıtay da bu yönde kararlar vermiştir.</p>

<p>Başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğu sabit olmakla birlikte, uygulamayı örgütsel amaçla kullanıp kullanmadığının ortaya koyulmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur.</p>

<p><strong>Önceden, örgüt üyeliği suçunda mahkumiyet için, programın kullanılıp kullanılmadığı yeterli görülse de; </strong>Anayasa Mahkemesi’nin <i><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-201815231-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow">Ferhat Kara</a> </i>ve <i><a href="https://www.hukukihaber.net/teror-orgutune-donustugu-bilinen-bir-yapiya-uye-olunmasi-nedeniyle-suc-ve-cezalarin-kanuniligi-ilkesinin-ihlal-edilmedigi" rel="dofollow">Adnan Şen</a> </i>kararlarından sonra, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi tarafından verilen <i>Yalçınkaya/Türkiye </i>kararında, ulusal mahkemelerin öngörülemez şekilde ve genişletici yorum yoluyla ByLock kullanımı terör örgütü üyeliği için yeterli kabul edildiğinin tespit edildiği görülmektedir.</p>

<p><strong>Nitekim;</strong> Anayasa Mahkemesi tarafından, başvurucunun, ByLock programını yoğun şekilde kullandığı tespit edilmişse de, yazışmalarının ve kayıtlarda yer alan diğer içeriklerinin örgüt faaliyeti çerçevesinde olup olmadığının tespit edilmesinin gerekliliği ortaya koyulmuş olup, aksi kabul araştırmaların tamamlanmadığı, belirsizlik halinin devam ettiği, bu durumda da şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği açıklanmıştır.</p>

<p><strong>Kararda da yer verildiği üzere, Yargıtay’ın;</strong> AİHM’in <i>Yalçınkaya/Türkiye </i>kararından sonraki süreçte verdiği kararlarda, örgütsel yazışma içeriği tespit edilemeyen sanıkların ByLock programını örgütsel iletişim amacıyla kullanıp kullanmadıklarının ve örgüt yapılanmasına dahil olup olmadıklarının tespit edilebilmesi için gerekli görülen araştırma işlemlerini ilkesel olarak ortaya koyduğu ve yapılmasını gerekli gördüğü araştırmaları açıkladığı görülmektedir.</p>

<p><strong>Yargıtay’ın ilkesel tutumu, AYM’ye konu kararda (Kapatılan) <a href="https://www.hukukihaber.net/silahli-teror-orgutune-uye-olma-sucu-yazisma-iceriklerinin-orgutsel-nitelikte-olmamasi" rel="dofollow">Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin; </a></strong><a href="https://www.hukukihaber.net/silahli-teror-orgutune-uye-olma-sucu-yazisma-iceriklerinin-orgutsel-nitelikte-olmamasi" rel="dofollow">25.06.2020 tarihli, 2019/11650 E. ve 2020/3039 K. sayılı kararı</a>nda bulunan, <i>“ByLock’ta sadece diğer sanık [Ö.nün] ekli olması ve <strong>yazışma içeriklerinin örgütsel nitelikte olmadığının anlaşılmasına rağmen</strong> hatalı değerlendirmeyle sanığın, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunuıı ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının kabul edilerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi”</i> halinde, verilen mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu, örgütsel nitelik taşımayan yazışma içeriğinin hatalı değerlendirildiği,</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20223864-e-202411879-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong>Yargıtay</strong> <strong>3. Ceza Dairesi’nin; </strong>30.09.2024 tarihli, 2022/3864 E. ve 2024/11879 K. sayılı kararı</a>nda yer alan, <i>“ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, <strong>örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun</strong> ve <strong>gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının</strong>, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştırılacak <strong>teknik verilerle tespiti halinde</strong> kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte” </i>denilerek, kişinin ByLock’u kullanım amacının tespit edildiği durumda, etkili bir delil mahiyeti taşıdığı,</p>

<p><strong>Aynı Dairenin; </strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20227769-e-202412947-k-sayili-karari" rel="dofollow">31.10.2024 tarihli, 2022/7769 E. ve 2024/12947 K. sayılı karar</a> içeriğinden, <i>“Savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından <strong>ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak</strong>, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi” </i>bozma sebebi yapılarak, araştırmaların yapılmasının gerekliliğine örnekleri ile yer verildiği,</p>

<p>Görülmektedir.</p>

<p><strong>Yüksek Mahkeme;</strong> eksikliklerin istinaf ve temyiz aşamalarında da giderilmediğinin tespiti ile, Anayasa m.36 ile güvence altına alınan adil/dürüst yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oyçokluğu ile karar vermiştir.</p>

<p><strong>Karar oyçokluğu ile verilmiş olup, sayın Üye tarafından karşıoyda;</strong> 477… ID numaralı ByLock hesabının başvurucu adına kayıtlı GSM üzerinden kullanıldığı, tespit edilen ilk log tarihinin 09.12.2015 olduğu, bu ID üzerinden aktif şekilde yazışmaların ve aramaların yapıldığı, aynı zamanda elektronik posta alınıp gönderildiği, tespit edilen diğer ByLock kullanıcıları tarafından başvurucuya “rmzn2143” ve “Erganili Ramazan” isimlerinin verildiği,</p>

<p>Etkin pişmanlıktan yararlanan iki şahsın da başvurucuyu teşhis ettiği, örgüt içerisinde “Ergani ilçe abisi” olarak bildiğini beyan ettiği, şahıslardan birisinin ByLock listesinde başvurucunun kayıtlı olduğu,</p>

<p>Delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasının, yargılamayı yapan derece mahkemelerinin görevi olduğu, başvurucu hakkında terör örgütü üyeliği suçunu işlediğinden bahisle Yerel Mahkemenin, ByLock kullanımını ve diğer deliller ile kararını gerekçelendirerek hüküm kurduğu gerekçeleri ile çoğunluk görüşe iştirak edilmemiştir.</p>

<p><strong>III. Değerlendirme;</strong></p>

<p><strong>Kanaatimizce; </strong>silahlı terör örgütü olarak kabul edilen FETÖ/PDY’nin gizli bir haberleşme vasıtası sayılan<strong> </strong>ByLock’un yalnızca cep telefonuna indirilmesi hususunun tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil kabul edilmemesinin, bu durumun somut ve destekleyici başka kanıtlarla güçlendirilmesinin, sanığın uygulamayı kullanım amacının terör örgütü mensupları ile iletişim kurmak olup olmadığının açık bir biçimde ortaya koyulmasının, yani uygulamanın örgütsel faaliyetler kapsamında kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesinin gerektiği,</p>

<p>Yüksek Mahkeme tarafından; ByLock kullanımının, kural olarak örgütsel iletişime özgü bir veri olması kabulü ile birlikte, bunun doğrudan örgüt üyeliği sonucuna yol açmayacağı, yani örgüt mensubiyeti için kimlik kartı sayılamayacağı, sanığın bu delile yönelik esaslı itirazlarının karşılanmaması halinde adil/dürüst yargılanma hakkının ihlal edileceği<a href="http://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesinin-orgut-uyeligi-sucunda-bylock-deliline-yaklasimi" rel="dofollow">[1],</a></p>

<p><strong>ByLock’un tek başına/yegane veya belirleyici delil olduğu durumlarda, sanığın;</strong> uygulamayı, örgütün amacı ve faaliyeti için kullandığının net olarak belirlenmesinin gerektiği, aksi halde sanık hakkında, ya esaslı hatadan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.30/1 gereğince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223/3-d’ye göre ceza verilmesine yer olmadığına veya “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin tatbiki suretiyle CMK m.223/2-e gereğince beraat kararı verilmesinin gerektiği,</p>

<p><strong>Diğer yandan;</strong> Sanığın örgüt mensubu olduğu başka delillerle tespit edilmişse, bu durumda ByLock uygulamasının belirleyici delil sayılmayacağı, uygulamanın örgüt faaliyeti için telefona yüklendiğinin kabul edileceği, yan veya tamamlayıcı delil olarak mahkumiyete dayanak yapılabileceği<a href="http://www.hukukihaber.net/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti" rel="dofollow">[2],</a></p>

<p>Haberleşme programının örgüt amaçlı kullanılıp kullanılmadığının tespitinin yapılmasının gerektiği, bu aşamadan sonra görüşme içeriklerinin tespitinin, o kişinin örgütte yer aldığı konumunu, yönetici veya üye olup olmadığını ortaya koyacağı, görüşme içeriklerinin tespit edilemediğinin ve başka delillerle yönetici olduğunun anlaşılamadığı durumlarda ise, ByLock programının örgüt içi haberleşme için kullanıldığı tespitinden hareketle, failin örgütün yöneticisi değil, üyesi olduğu sonucuna varılabileceği<a href="http://www.hukukihaber.net/bylock" rel="dofollow">[3]</a>,</p>

<p>İzahtan varestedir.</p>

<p><strong>Ceza Muhakemesi Hukukunda;</strong> hukuk devletinin bir gerekliliği olarak, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m.7, Anayasa m.38 ve TCK m.2 ile güvence altında bulunan “suçta ve cezada kanunilik” prensibinden, yine İHAS m.6/2 ile Anayasa m.38/4’ün öngördüğü suçsuzluk/masumiyet karinesinden, hiçbir durumda uzaklaşılamayacağı ve bu ilkelerinin terk edilemeyeceği,</p>

<p>Bir fiilin suç sayılabilmesi için kanuni tanımın yapılması gerektiği, bir fiilden dolayı failin cezalandırılabilmesi için de, fiilin unsurlarının kanuni tanımında yer alan suçun unsurlarına denk düşmesinin zorunlu olduğu ve İspat Hukuku bakımından da “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin esas olup, mahkumiyet hükmü için hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmiş somut delillerle maddi hakikate ulaşılmasının gerektiği,</p>

<p>Gözden uzak tutulmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Prof. Dr. Ersan Şen</strong></p>

<p><strong>Stj. Av. Dündar Can Yorgun</strong></p>

<p><span style="color:#999999">(Bu makale, sayın </span><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Prof. Dr. Ersan ŞEN </span></a><span style="color:#999999">tarafından </span><a href="https://www.hukukihaber.net/" rel="dofollow"><span style="color:#999999">www.hukukihaber.net</span></a><span style="color:#999999"> sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)</span></p>

<p><span style="color:#999999">---------</span></p>

<p><a href="http://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesinin-orgut-uyeligi-sucunda-bylock-deliline-yaklasimi" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[1] </span></a><a href="https://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesinin-orgut-uyeligi-sucunda-bylock-deliline-yaklasimi" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesinin-orgut-uyeligi-sucunda-bylock-deliline-yaklasimi</span></a></p>

<p><a href="http://www.hukukihaber.net/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[2]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/21112023-tarihli-yargitay-karari-isiginda-bylockun-delil-kuvveti</span></a></p>

<p><a href="http://www.hukukihaber.net/bylock" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[3]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/bylock"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/bylock</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aym-karari-isiginda-bylock-delili-ve-orgutsel-icerik-tespitinin-onemi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/bylock-aym.jpg" type="image/jpeg" length="52082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/7769 E., 2024/12947 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20227769-e-202412947-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20227769-e-202412947-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 31.10.2024 tarihli, 2022/7769 E., 2024/12947 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/7769 E., 2024/12947 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2018/998 E., 2019/815 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p>

<p>1. Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/180 Esas, 2018/33 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiştir.</p>

<p>2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/998 Esas, 2019/815 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ SEBEPLERİ</strong></p>

<p>Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;</p>

<p>1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,</p>

<p>2. Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,</p>

<p>3. Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,</p>

<p>4. Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,</p>

<p>5. ByLock'un hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, sanığın ByLock kullanmadığına,</p>

<p>6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlişkindir.</p>

<p><strong>III. OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>Temyizin kapsamına göre;</p>

<p>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.</p>

<p>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>IV. GEREKÇE</strong></p>

<p>Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi,</p>

<p>UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak sonucunda var ise bu araştırma kapsamında elde edilecek tüm delillerin CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, sanığın söz konusu delillere ilişki beyanlarının alınması, var ise beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, tespit edilen tüm delillerin karar yerinde tartışılması lüzumu,</p>

<p>Kabul ve uygulamaya göre de;</p>

<p>Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi ile artırılması sırasında uygulanan kanun maddesinin aynı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmemesi,</p>

<p>Örgüt mensubu olduğuna karar verilen sanık hakkında yalnızca TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, ayrıca uygulama maddesi olarak TCK'nın 58/6 ncı maddesinin yazılması, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>V. KARAR</strong></p>

<p>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/998 Esas, 2019/815 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,</p>

<p>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,</p>

<p>31.10.2024 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20227769-e-202412947-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-4a.jpg" type="image/jpeg" length="21087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/3864 E., 2024/11879 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20223864-e-202411879-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20223864-e-202411879-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 30.09.2024 tarihli, 2022/3864 E., 2024/11879 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/3864 E., 2024/11879 K.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.</p>

<p><strong>I. HUKUKÎ SÜREÇ</strong></p>

<p>1. Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.09.2019 gün ve 2018/243 Esas, 2019/392 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı karar verilmiştir.</p>

<p>2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/129 Esas, 2019/86 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 10.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.</p>

<p><strong>II. TEMYİZ SEBEPLERİ</strong></p>

<p>Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;</p>

<p>1. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,</p>

<p>2. Suç işleme kastının olmadığına,</p>

<p>3. Cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine,</p>

<p>4. Kararın gerekçesiz olduğuna,</p>

<p>5. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna,</p>

<p>6. Bylock delilinin hukuka aykırı olduğuna,</p>

<p>7. Dijital verilerin çelişkili ve hatalı olduğuna,</p>

<p>8. Tanık ...'nın sanığı tanımadığına ve hakkında beyanı olmadığına,</p>

<p>9. ...'ya talimat ile para yatırmadığına,</p>

<p>10. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.</p>

<p><strong>III. OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>Temyizin kapsamına göre;</p>

<p>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.</p>

<p>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü</p>

<p>İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>IV. GEREKÇE</strong></p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:<br />
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından ... User ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak görünen şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları ile sanığın eşi "... A."nın yargılandığı dava dosyasının, yine iddianamede bir kısım beyanlarına yer verilen, kovuşturma aşamasında tanık sıfatı ile dinlenilen "... U."nun hazırlık aşaması ifade ve teşhis tutanaklarının getirtilip incelenerek, "... U." beyanında geçen "..." isimli kişinin sanık olup olmadığının da tespit edilerek, temyiz aşamasında geldiği anlaşılan Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/2725 soruşturma numaralı dosyası içerisinde yer alan bilgi, belgelerin ve eşi ile adının geçtiği veri inceleme raporunun 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması, ilgili şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>V. KARAR</strong></p>

<p>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 15.11.2019 tarihli ve 2019/129 Esas, 2019/86 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,</p>

<p>Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Siirt 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,</p>

<p>30.09.2024 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20223864-e-202411879-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-4asaa.jpg" type="image/jpeg" length="63364"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçi Alacakları ve İş Hukukunda Talep Edilebilecek Başlıca Alacak Kalemleri]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/isci-alacaklari-ve-is-hukukunda-talep-edilebilecek-baslica-alacak-kalemleri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/isci-alacaklari-ve-is-hukukunda-talep-edilebilecek-baslica-alacak-kalemleri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>

<p>İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi, yalnızca çalışma ediminin yerine getirilmesinden ibaret değildir. İşçinin emeği karşılığında ücret alma, dinlenme, fazla çalışmasının karşılığını talep etme ve iş sözleşmesinin sona ermesi halinde belirli tazminatlara hak kazanma gibi çok sayıda hakkı bulunmaktadır.</p>

<p>Uygulamada iş davalarının önemli bir kısmı; ücret, fazla mesai, yıllık izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle işçi alacaklarının hangi şartlarda doğduğu, nasıl ispatlanacağı ve hangi sürelerde talep edilebileceği büyük önem taşır.</p>

<p><strong>İşçi Alacakları Kaça Ayrılır?</strong></p>

<p>İşçi alacakları genel olarak iki başlık altında incelenebilir:</p>

<p><strong>1. </strong>İş sözleşmesinin sona ermesine bağlı alacaklar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2.</strong> İş sözleşmesi devam ederken de talep edilebilecek alacaklar</p>

<p>Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti kural olarak iş sözleşmesinin sona ermesiyle gündeme gelir. Buna karşılık ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretleri iş ilişkisi devam ederken de talep edilebilir.</p>

<p><strong>Kıdem Tazminatı</strong></p>

<p>Kıdem tazminatı, işçinin aynı işveren yanında belirli bir süre çalışmasının karşılığı olarak kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde ödenen tazminattır.</p>

<p>İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için kural olarak en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Bunun yanında iş sözleşmesinin, işçi bakımından haklı nedenle veya işveren bakımından haksız şekilde sona ermiş olması gerekir.</p>

<p>İşçinin istifa etmesi halinde kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Ancak askerlik, emeklilik, kadın işçinin evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde işten ayrılması, işçinin haklı nedenle feshi gibi hallerde kıdem tazminatı talep edilebilir.</p>

<p>Kıdem tazminatı, işçinin son brüt ücreti üzerinden hesaplanır. Düzenli nitelikteki yol, yemek, prim ve benzeri menfaatler de giydirilmiş ücret hesabında dikkate alınabilir.</p>

<p><strong>İhbar Tazminatı</strong></p>

<p>Belirsiz süreli iş sözleşmelerinde taraflar, iş sözleşmesini sona erdirmeden önce karşı tarafa belirli sürelerle bildirimde bulunmak zorundadır.</p>

<p>İhbar süreleri;</p>

<p>- 6 aydan az çalışan işçi için 2 hafta,</p>

<p>- 6 ay ile 1,5 yıl arası çalışan işçi için 4 hafta,</p>

<p>- 1,5 yıl ile 3 yıl arası çalışan işçi için 6 hafta,</p>

<p>- 3 yıldan fazla çalışan işçi için 8 haftadır.</p>

<p>Bu sürelere uyulmadan yapılan fesihlerde, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında ihbar tazminatı gündeme gelir.</p>

<p>Haklı nedenle derhal fesih halinde ise ihbar tazminatı talep edilemez.</p>

<p><strong>Ücret Alacağı</strong></p>

<p>Ücret, işçinin emeği karşılığında işveren tarafından ödenmesi gereken temel alacaktır. İşveren, işçinin ücretini zamanında ve eksiksiz ödemekle yükümlüdür.</p>

<p>Ücretin ödenmediği veya eksik ödendiği hallerde işçi, ödenmeyen ücretlerini talep edebilir. Ücretin ödendiğini ispat yükü işverene aittir. Banka kayıtları, bordrolar, ücret pusulaları ve tanık beyanları uyuşmazlıklarda önemli delil niteliği taşır.</p>

<p>Gerçek ücretin bordroda gösterilenden farklı olduğu durumlarda işçi, fiili ücretini tanık dahil her türlü delille ispatlayabilir.</p>

<p><strong>Fazla Çalışma Ücreti</strong></p>

<p>İş Kanunu'na göre haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilir. Fazla çalışma yapan işçiye, her bir saat fazla çalışma için normal saat ücretinin yüzde elli artırılmış hali ödenmelidir.</p>

<p>Fazla çalışma alacaklarında işçi, fazla çalışma yaptığını ispatlamakla yükümlüdür. İşveren ise fazla çalışma ücretinin ödendiğini yazılı delillerle ispatlamalıdır.</p>

<p>Uygulamada fazla mesai alacaklarında işyeri çalışma düzeni, giriş-çıkış kayıtları, puantajlar, bordrolar ve tanık anlatımları önem taşır.</p>

<p><strong>Hafta Tatili Ücreti</strong></p>

<p>İşçinin haftalık çalışma süresini tamamlaması halinde hafta tatiline hak kazanması gerekir. Hafta tatili kural olarak kesintisiz en az 24 saat dinlenme hakkıdır.</p>

<p>İşçi hafta tatilinde çalıştırılmışsa, bu çalışmasının karşılığını ayrıca talep edebilir. Hafta tatilinde çalışıldığını ispat yükü işçide, ücretin ödendiğini ispat yükü ise işverendedir.</p>

<p><strong>Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti</strong></p>

<p>Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışan işçi, çalıştığı her gün için ayrıca bir günlük ücrete hak kazanır.</p>

<p>Bu alacak kalemi uygulamada özellikle resmi tatillerde, dini bayramlarda, yılbaşı, 1 Mayıs, 15 Temmuz, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi günlerde çalışan işçiler bakımından önemlidir.</p>

<p>İşçi bu günlerde çalıştığını ispatladığında, işveren ödemenin yapıldığını belgelemek zorundadır.</p>

<p><strong>Yıllık İzin Ücreti</strong></p>

<p>Yıllık ücretli izin, işçinin dinlenme hakkının bir sonucudur. İşveren, işçiye yıllık izin hakkını fiilen kullandırmakla yükümlüdür.</p>

<p>İş ilişkisi devam ederken yıllık izin hakkının paraya çevrilmesi mümkün değildir. Ancak iş sözleşmesi sona erdiğinde, kullanılmayan yıllık izin süreleri ücret alacağına dönüşür.</p>

<p>Yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir. Bu nedenle işverenin imzalı izin formları, izin defterleri veya eşdeğer yazılı belgelerle ispat yapması gerekir.</p>

<p><strong>İşçi Alacaklarında Zamanaşımı</strong></p>

<p>İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değerlendirilir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, kötü niyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırılıktan kaynaklanan tazminatlar bakımından zamanaşımı süresi beş yıl olarak düzenlenmiştir.</p>

<p>Ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretleri bakımından da genel olarak beş yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.</p>

<p>Bu nedenle işçi alacaklarının zamanında talep edilmesi, hak kaybı yaşanmaması bakımından son derece önemlidir.</p>

<p><strong>İşçi Alacaklarında Arabuluculuk Şartı</strong></p>

<p>İşçi alacaklarına ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Bu nedenle işçi, doğrudan iş mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmalıdır.</p>

<p>Arabuluculuk süreci tamamlanmadan dava açılması halinde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilebilir.</p>

<p>Arabuluculuk son tutanağında hangi alacak kalemlerinin yer aldığına dikkat edilmelidir. Çünkü dava açılırken talep edilecek alacakların arabuluculuk sürecinde de konu edilmiş olması gerekir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>İşçi alacakları, iş ilişkisinin hem devamı sırasında hem de sona ermesinden sonra gündeme gelebilen önemli haklardır. Her alacak kaleminin doğum şartı, ispat yöntemi ve hesaplama biçimi farklıdır.</p>

<p>Bu nedenle işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda yalnızca alacağın varlığı değil; fesih şekli, çalışma süresi, gerçek ücret, bordro kayıtları, tanık beyanları ve zamanaşımı süreleri birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Hak kaybı yaşanmaması için işçi ve işverenlerin süreci hukuki destek alarak yürütmesi önem taşımaktadır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" title="Av. Elif COŞKUN"><img alt="Av. Elif COŞKUN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/04/elif-coskun.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" title="Av. Elif COŞKUN">Av. Elif COŞKUN</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/isci-alacaklari-ve-is-hukukunda-talep-edilebilecek-baslica-alacak-kalemleri-1</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/10/isci-insaat-hukuku.jpg" type="image/jpeg" length="52878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?</strong></p>

<p>Boşanma davası, taraflardan birinin boşanmak istemesine rağmen diğer eşin karşı çıkması halinde de açılabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre eşin rızası şart değildir. Mahkeme, boşanma davası kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını inceler.</p>

<p><strong>Boşanma Türleri</strong></p>

<p>• Anlaşmalı boşanma davası: Tarafların boşanmayı ve şartlarını kabul etmesiyle hızlı ilerler.</p>

<p>• Çekişmeli boşanma davası: Eşlerden biri boşanmaya karşı çıkıyorsa açılır ve süreç daha uzun olabilir.</p>

<p><strong>Hukuki Dayanak</strong></p>

<p>Boşanma davası TMK 166. maddeye dayanır. Ortak yaşamın sürdürülemeyecek ölçüde bozulması boşanma gerekçesidir. Bir eşin boşanmak istememesi boşanma davası açılmasına engel olmaz.</p>

<p><strong>Delillerin Önemi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma davası sürecinde mahkeme, tarafların iddialarını somut delillerle değerlendirir.</p>

<p>• Tanık anlatımları</p>

<p>• Mesaj kayıtları</p>

<p>• Raporlar</p>

<p>• Diğer yazılı veya görsel deliller</p>

<p>Delil yetersizliği durumunda boşanma davası reddedilebilir.</p>

<p><strong>Aynı Evde Yaşama Durumu</strong></p>

<p>Aynı çatı altında yaşamaya devam edilmesi boşanma davası açılmasına engel değildir. Ayrı odalarda yaşamak, iletişimin kopması, ilgisizlik gibi unsurlar evliliğin fiilen bittiğini gösterebilir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Eşin boşanmaya karşı çıkması boşanma davası açılmasını engellemez. Önemli olan evliliğin sürdürülemez olduğunun somut şekilde ortaya konmasıdır. Boşanma davası süreci delillerin gücüyle şekillenir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/498gsBydbiA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="30862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR</strong></p>

<p><strong>1. Boşanma davası sürecinin duygusal boyutu</strong></p>

<p>Boşanma davası, tarafların en yoğun duyguları yaşadığı dönemlerden biridir. Bu duygusal yük nedeniyle boşanma davası sırasında sağduyulu karar vermek çoğu zaman zorlaşır. Ancak unutulmamalıdır ki boşanma davası sırasında yapılan her yanlış hamle, hem hukuki hem ekonomik açıdan uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>2. Boşanma davası açmadan önce doğru hazırlık yapmanın önemi</strong></p>

<p>Birçok kişi ani öfke ve kırgınlıklarla boşanma davası açmaktadır. Oysa boşanma davası, sadece ayrılığı değil; mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi birçok konuyu kapsayan kapsamlı bir hukuki süreçtir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce durumun dikkatle değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p><strong>3. Delil olmadan boşanma davası açmanın riskleri</strong></p>

<p>Boşanma davasında en sık rastlanan hatalardan biri delilsiz başvuru yapılmasıdır. Aldatma, şiddet veya terk iddiaları somut delillerle desteklenmediği sürece mahkeme boşanma davasında istenen sonucu vermez. Mesaj kayıtları, görüntüler, tanık anlatımları veya kamera kayıtları olmadan açılan boşanma davalarının reddedilmesi çok yaygındır.</p>

<p><strong>4. Mal paylaşımı ve boşanma davasındaki yanlış bilinenler</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde malların paylaşımı konusunda çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır. Malın bir eşin üzerine kayıtlı olması diğer eşin hakkı olmadığı anlamına gelmez. Edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince evlilik süresince edinilen mallarda her iki eşin de hakkı vardır. Bu nedenle boşanma davası açılmadan önce mal varlığının doğru tespit edilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>5. Nafaka ve tazminat haklarının doğru değerlendirilmesi</strong></p>

<p>Boşanma davasında tazminatın boşanmayı kimin istediğine göre belirlendiği yönünde yaygın bir yanılgı vardır. Oysa tazminat, tarafların kusur durumuna göre değerlendirilir. Daha az kusurlu olan ve boşanma davası sonucunda ekonomik kayba uğrayan taraf tazminat talep edebilir. Nafaka hakkı da aynı şekilde boşanma davası içerisindeki genel durum ve ihtiyaçlara göre değerlendirilir.</p>

<p><strong>6. Velayet konusunun boşanma davasındaki yeri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma davası sırasında velayeti bir rekabet alanı olarak görmek ciddi bir hatadır. Mahkemeler velayet kararını ebeveynlerin duygusal beyanlarına göre değil, çocuğun üstün yararını gözeterek verir. Çocuğun gelişimini hangi ebeveynin daha iyi destekleyebileceği belirleyici unsurdur.</p>

<p><strong>7. Sosyal medyanın boşanma davasına etkisi</strong></p>

<p>Boşanma davası devam ederken yapılan sosyal medya paylaşımları sürecin seyrini olumsuz etkileyebilir. Kişinin duygusal bir anla yaptığı paylaşım, boşanma davasında karşı taraf için delil niteliği taşıyabilir ve mahkemenin bakış açısını değiştirebilir.</p>

<p><strong>8. İletişimin tamamen kopması ve boşanma davasına etkileri</strong></p>

<p>Boşanma davasında tarafların iletişimi tamamen kesmesi özellikle çocukların olduğu durumlarda büyük sorunlara yol açar. Saygılı ve kontrollü bir iletişim biçimi, hem boşanma davasının sağlıklı ilerlemesini sağlar hem de çocukların psikolojik açıdan korunmasına katkıda bulunur.</p>

<p><strong>9. Sonuç: Boşanma davası bir son değil, yeni bir başlangıçtır</strong></p>

<p>Boşanma davası, yalnızca bir evliliğin bitişi değildir; yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu nedenle boşanma davasının bilinçli, planlı ve hukuka uygun yürütülmesi, gelecekte karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/6hqXrTPHfjE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="51538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK (Zina Nedeni İle Boşanma)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK ( Zina Nedeni İle Boşanma)</strong></p>

<p>Bu video, eşinizin sizi aldatması durumunda Türk Medeni Kanunu’nun size tanıdığı tüm hakları anlaşılır şekilde öğrenebilmeniz için hazırlanmıştır. Zina, kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir ve atacağınız her adım hukuki sonucunuzu doğrudan etkiler. Aldatma fiilini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde ve her hâlde fiilin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açabilirsiniz. Eşinizi açık veya örtülü biçimde affetmişseniz dava hakkınız ortadan kalkar. Birlikte yaşamaya devam etmek dahi affetme olarak kabul edilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadakat yükümlülüğünün ihlali ağır bir kusur sayıldığından, boşanma davasında kusur tespiti maddi ve manevi tazminat taleplerinizi güçlendirir. Mahkeme tazminat miktarını tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi ve aldatmanın etkilerine göre belirler. Çocukların velayetinde ise çocuğun üstün yararı esastır. Sadakatsizlik çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyorsa velayet çoğunlukla sadakatsiz olmayan tarafa verilir.</p>

<p>Bu süreçte geçerli delillerin hukuka uygun şekilde toplanması önemlidir. Tanık beyanları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve alenileşmiş mesajlaşmalar kullanılabilir. Boşanma ile birlikte mal paylaşımı da gündeme gelir ve yasal mal rejimi gereği evlilik süresince edinilen mallar eşit şekilde paylaşılır.</p>

<p>Bu açıklama, aldatma gibi sarsıcı bir durumda haklarınızı doğru adımlarla kullanabilmeniz için hazırlanmıştır. Duygusal tepkiyle değil, hukuki bilinçle hareket etmek sürecin en önemli unsurudur.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Sy5Wvj2MyHc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="83588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmak İsteyen Ama Korkan Kadınların Bilmesi Gereken 5 Gerçek]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma sürecine adım atmak isteyen ancak psikolojik, ekonomik ya da toplumsal nedenlerle çekinen kadınlar için hazırlanan bu video, temel hukuki hakları sade ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Aile baskısı, maddi kaygılar ve çocukların geleceği gibi unsurlar çoğu zaman kadınların karar vermesini zorlaştırsa da, Türk hukuku kadınları koruyan güçlü düzenlemelere sahiptir. Bu açıklama bölümünde videoda ele alınan konuların profesyonel bir özeti yer almaktadır.</p>

<p>Boşanma hakkı, anayasal ve yasal güvencelere sahip temel bir haktır. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek ölçüde sarsılmışsa, kadın tek başına boşanma davası açabilir. Eşin rızası aranmaz ve kimse istemediği bir evliliği sürdürmek zorunda değildir.</p>

<p>Şiddet veya baskıya maruz kalan kadınlar 6284 sayılı Kanun çerçevesinde güvence altındadır. Uzaklaştırma kararı, gizlilik tedbirleri, geçici maddi destek ve gerektiğinde devlet koruması gibi önemli hukuki mekanizmalar kadınların güvenliği için düzenlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik endişeler de çoğu zaman gerçeği tam olarak yansıtmaz. Nafaka, maddi tazminat ve mal paylaşımı gibi süreçler, boşanma sonrası kadının ekonomik güvencesini desteklemek amacıyla kanunda düzenlenmiştir. Evlilik sürecinde edinilen mallarda her iki eşin de hakkı bulunmaktadır ve kadın yoksulluk nafakası talep edebilir.</p>

<p>Çocukların velayeti konusunda mahkemeler çocuğun üstün yararını esas alır. Özellikle küçük yaştaki çocukların bakım ve ilgisinde anne önemli bir konumda kabul edilmekte olup, annenin sorumluluk bilinci ve çocuğa sağladığı duygusal istikrar dikkate alınmaktadır.</p>

<p>Boşanma bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Hukuk sistemi bireyin özgür ve bağımsız yaşam hakkını esas alır. Kadın haklarını bildiğinde ve bilinçli hareket ettiğinde, toplumsal önyargılara rağmen kendine güçlü bir yol çizebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/yUapvan2SsQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir, CMK 110/A]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir,<br />
CMK 110/A Adlî Kontrol Süresi ve Hukuki Sınırlar</strong></p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi, adlî kontrol süresi, uzatma koşulları ve çocuklar açısından uygulanma biçimi konusunda temel düzenlemeleri içerir. Bu videoda, adlî kontrol tedbirinin ne kadar süreyle uygulanabileceğini, hangi durumlarda uzatılabileceğini ve hukuki sınırlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.</p>

<p><strong>⚖️ Bu videoda yanıt bulacağınız sorular:</strong></p>

<p>Adlî kontrol süresi ne kadar olabilir?<br />
CMK 110/A maddesi neyi düzenler?<br />
Adlî kontrol süresi hangi hâllerde uzatılabilir?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda adlî kontrol süresi kaç yıldır?<br />
Çocuklar için adlî kontrol süresi nasıl uygulanır?<br />
Adlî kontrol tedbirinin sınırları nelerdir?</p>

<p><strong>📚 Kısa Özet:</strong><br />
Ceza yargılamasında tutuklama yerine uygulanan adlî kontrol, bireyin özgürlüğünü daha az sınırlayan bir önlemdir. Ancak bu tedbirin süresiz devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. CMK madde 110/A, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında adlî kontrolün süre sınırlarını, uzatma şartlarını ve çocuklar yönünden indirimi açıkça düzenleyerek kişi özgürlüğünü korur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>🔹 Ağır ceza kapsamına girmeyen suçlarda: En fazla 2 yıl, zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma<br />
🔹 Ağır ceza kapsamındaki suçlarda: En fazla 3 yıl, uzatma ile birlikte toplam 4 yıl<br />
🔹 Çocuklar bakımından: Süre yarı oranında uygulanır</p>

<p><strong>Sonuç:</strong><br />
CMK madde 110/A, adlî kontrolün süresiz hale gelmesini engelleyerek hukuk devleti ilkesini ve insan haklarına saygıyı somut biçimde güvence altına alır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/eMoMx9pjrgY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112</p>

<p>Ceza muhakemesi süreci, bir yandan toplumsal adaletin sağlanmasını, diğer yandan bireyin özgürlüğünün korunmasını amaçlar. Bu iki ilke arasında kurulan hassas denge, yargılamanın temelini oluşturur. İşte bu noktada, adli kontrol tedbirleri, tutuklamaya alternatif bir önlem olarak devreye girer. Ancak bu tedbirlerin etkili olabilmesi, şüpheli veya sanığın yükümlülüklere tam anlamıyla uymasına bağlıdır.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesi (CMK m.112) kapsamında, adli kontrol hükümlerine uymamanın sonuçlarını tüm yönleriyle inceliyoruz. Kanun koyucu, bu maddeyle hem yargılama sürecinin güvenliğini hem de tedbirlerin ciddiyetini korumayı hedeflemiştir. Adli kontrolün bir “lütuf” değil, kamu düzenini ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan bir yargısal sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.</p>

<p>Videoda şu sorulara detaylı yanıtlar bulabilirsiniz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan kişi hakkında ne yapılabilir?</p>

<p>- Mahkûmiyet kararı verilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse ne olur?</p>

<p>- Tutukluluk süresi dolmuş ve salıverilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir mi?</p>

<p>CMK 112’nin hukuk sistemimizdeki işlevi ve önemi nedir?</p>

<p>CMK 112’nin birinci fıkrasına göre, adlî kontrol yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun derhâl tutuklanabilir. Bu düzenleme, yargılamanın disiplinini sağlamak amacıyla getirilmiştir.</p>

<p>Ayrıca 14 Nisan 2020’de yapılan değişiklikle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar istinaf veya temyiz aşamasında olan kişiler de artık aynı hükme tabidir. Yani adlî kontrolü ihlal eden bu kişiler hakkında da ilk derece mahkemesi doğrudan tutuklama kararı verebilir.</p>

<p>Öte yandan, 24 Kasım 2016 tarihli değişiklik ile getirilen bir diğer önemli hüküm, azami tutukluluk süresi dolduğu için serbest bırakılan sanıkların durumunu düzenlemiştir. Buna göre, bu kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilmişse ve bu tedbiri ihlal ederlerse, yeniden tutuklanmaları mümkündür. Ancak bu tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda en fazla dokuz ay, diğer suçlarda ise iki ayla sınırlıdır.</p>

<p>Bu hüküm, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de adli sürecin güvenliği açısından son derece önemlidir. CMK 112, bireyin özgürlük hakkını ortadan kaldırmadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için bir denge mekanizması kurar. Tedbirlere uymamanın ciddi sonuçları olduğunu hatırlatır ve adli kontrolün hukuk sistemimizdeki caydırıcı gücünü ortaya koyar.</p>

<p>Sonuç olarak, CMK madde 112; adli kontrol tedbirine uymamanın hukuki sonuçlarını belirleyerek, ceza muhakemesinin etkinliğini artıran ve yargı sürecinin disiplinini koruyan bir düzenlemedir. Bu madde, bireysel hak ve özgürlükleri gözetirken aynı zamanda adaletin tecellisini sağlamayı hedefler.</p>

<p>Bir yargılamada özgürlük, yükümlülüklerle anlam kazanır. Adli kontrolün ihlali, sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda adaletin işleyişine müdahale anlamına gelir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-vQAh0iF830/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="93225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88303"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="20467"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="15841"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="77592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="78321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="44313"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="71054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="26100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="73354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="39090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="75615"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="90439"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
