<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 11 Jun 2026 16:02:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İzmir merkezli 12 ilde FETÖ operasyonu: 80 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/izmir-merkezli-12-ilde-feto-operasyonu-80-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/izmir-merkezli-12-ilde-feto-operasyonu-80-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, İzmir merkezli 12 ilde düzenlenen FETÖ’ye yönelik operasyonlarda 80 şüphelinin yakalandığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre; polis tarafından İzmir merkezli 12 ilde düzenlenen operasyonlarda 80 şüpheli yakalandı.</p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele Daire başkanlıkları ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde yakalanan şüphelilerin örgütün güncel eğitim ile kadın ve erkek yapılanmaları içerisinde faaliyet gösterdikleri belirlendi.</p>

<p>Ayrıca, örgüt içerisinde sorumlu düzeyde faaliyetlerine devam ettikleri, örgüte finansal destek sağladıkları, yurt dışına gezi adı altında farklı tarihlerde örgütsel olarak eğitim kamp faaliyetlerine katıldıkları, örgüt evlerinin kira, iaşe ve temel ihtiyaçlarını karşıladıkları tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/h-kh-j-oxz-w-i-a-aavp-z.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/izmir-merkezli-12-ilde-feto-operasyonu-80-gozalti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/gozalall.jpg" type="image/jpeg" length="58138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM Başkanı Özkaya Mersin Üniversitesinde öğrencilerle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aym-baskani-ozkaya-mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aym-baskani-ozkaya-mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesinde öğrencilerin katılımıyla düzenlenen söyleşide “Adalet, hayatın üzerinde yürüdüğü temeldir. Bu nedenle ne olursa olsun asla adaletten ayrılmayın. Çünkü adalet yalnızca hukukçuların meselesi değildir. Adalet, bir toplumun ortak vicdanıdır.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkan Kadir Özkaya, Mersin Üniversitesi Akdeniz Kültür Merkezi’nde 9 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen programda, doğup büyüdüğü topraklarda öğrenciler ve akademisyenlerle bir araya gelmenin kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Üniversitelerin düşünen, sorgulayan, araştıran, üreten ve topluma yön veren insanların yetiştiği ilim ve irfan merkezleri olduğunu söyleyen Başkan Özkaya, bir ülkenin geleceğinin yetiştirdiği insan kaynağının niteliğiyle belirlendiğini kaydetti.</p>

<p><strong>Anayasa Toplumun Ortak Değerlerini, Birlikte Yaşama İradesini ve Gelecek Tasavvurunu Yansıtan Bir Toplumsal Sözleşmedir</strong></p>

<p>Anayasa’nın yalnızca hukuki bir metin olmadığını, aynı zamanda toplumun ortak değerlerini, birlikte yaşama iradesini ve gelecek tasavvurunu yansıtan bir toplumsal sözleşme olduğunu aktaran Başkan Özkaya, “Bugüne kadar Anayasa’mızı okumadıysanız diğer hususlarla birlikte hepimizin temel hak ve özgürlüklerini de düzenleyen bu metni bir kez olsun okumanızı tavsiye ediyorum.” dedi.</p>

<p>Temel hak ve özgürlüklerin etkili şekilde korunmasının hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri olduğuna işaret eden Başkan Kadir Özkaya; “Özgürlüğün olmadığı yerde bilim gelişmez, düşüncenin serbestçe ifade edilemediği yerde ilerleme sağlanamaz, adaletin bulunmadığı yerde ise toplumsal barış ve huzur kalıcı şekilde tesis edilemez. Bu nedenle temel hak ve özgürlüklerin korunması yalnızca hukukçuların değil toplumun bütün kesimlerinin ortak sorumluluğudur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin görevleri hakkında da bilgi veren Başkan Özkaya, “Anayasa Mahkemesi olarak bizler kararlarımızı, hukukun çizdiği sınırlar içinde vicdanımızın sesine kulak vererek merkezinde yalnızca objektif adaletin olduğu bir anlayışla şekillendiriyoruz. Tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerimizi bu anlayış içerisinde yürütüyoruz. Bu bilinçle adalet, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler gibi değerlerin gerçekleşmesine katkı yapmaya, bireylerin ve kurumların adalet duygularını tatmin etmeye, onların devlete ve hukuka olan güvenlerini daha da artırmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin faaliyetlerine ve uluslararası anayasa yargısı alanında yürüttüğü çalışmalara da değinen Başkan Özkaya, şunları söyledi: “Üniversiteler ve akademik dünya ile de kurduğumuz iletişim sayesinde hukuk ve yargı alanındaki bilimsel etkinliklerde aktif bir rol üstlenmekteyiz. Hukuk fakültesi öğrencilerimize, avukat stajyerlerimiz ile hâkim ve savcı yardımcılarımıza Anayasa Mahkemesi çatısı altında staj yapabilme imkânı sağlıyoruz. Tüm derecelerdeki yargı organlarımız ile güçlü ve verimli bir iletişim tesis etmek amacıyla bölge toplantıları gerçekleştiriyoruz. Hak arama yollarının etkinliğini artırmak amacıyla teknolojik dönüşüme özel önem veriyoruz. Mahkememiz iç hukuk sistemimizdeki çalışmalarının yanı sıra uluslararası alanda da etkin faaliyetler yürütmektedir. Bugüne kadar 35 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle ikili iş birliği anlaşmaları imzaladık. Mahkememizin, çok sayıda ülkenin yüksek yargı organlarınca ve uluslararası kuruluşlarca örnek alınan ve örnek gösterilen bir mahkeme olarak dikkat çektiğini gururla söyleyebilirim. Raportörlerimizin mesleki birikimlerini ve uzmanlıklarını güçlendirmeye önem veriyoruz. Bu kapsamda yurt dışında dil eğitimi almalarına imkân sağlıyor, yüksek lisans ve doktora çalışmalarını destekliyoruz.”</p>

<p><strong>İnsan Onurunu, Etik Değerleri, Adalet Duygusunu ve Hukukun Evrensel İlkelerini Gözetmek Suretiyle Teknolojiyi Mutlaka Kullanın</strong></p>

<p>Başkan Özkaya; gençlere çok okumaları, zamanın kıymetini bilmeleri, iyi ve gerekli olan hiçbir şeyi ertelememeleri, kendilerine yatırım yapmaları, yabancı dil öğrenmeleri, bilimsel ve teknolojik gelişmeleri yakından takip etmeleri tavsiyesinde bulundu. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin hayatın her alanını dönüştürdüğünü ifade eden Başkan Özkaya, “Teknolojiyi anlamak, üretmek ve etkin şekilde kullanmak büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle teknolojiyi yakından takip edin ve insan onurunu, etik değerleri, adalet duygusunu ve hukukun evrensel ilkelerini gözetmek suretiyle teknolojiyi mutlaka kullanın. Unutmayınız ki geleceğin dünyasında başarılı olacak olanlar, teknolojiyi etik değerlerle, hukukla ve insanlık idealleriyle buluşturarak kullananlar olacaktır.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Daima Adalet ve Vicdan Dolu Kalpleriniz Olsun</strong></p>

<p>Gençlere hangi mesleği seçerlerse seçsinler yalnızca kendileri için değil aileleri, toplumları ve ülkeleri için de değer üretmeye çalışmaları yönünde tavsiyelerde bulunan Başkan Kadir Özkaya, şöyle devam etti: “Daima adalet ve vicdan dolu kalpleriniz olsun. Bilgi ile vicdanı birlikte taşımanız gerektiğini hiçbir zaman unutmayın. Mesleki başarı elbette önemlidir. Ancak insanı gerçekten değerli kılan; dürüstlüğü, çalışkanlığı, adalet duygusu ve insan onuruna duyduğu saygıdır. Hayat size zaman zaman kolay olanla doğru olan arasında bir tercih sunacaktır. Her daim kolay olanı değil doğru olanı tercih etme cesareti gösterin. Farklı düşüncelere saygı gösterin. Hata yapmaktan korkmayın. Başarı çoğu zaman hatasız olmaktan değil düştüğünde yeniden ayağa kalkabilmekten doğar.”</p>

<p><strong>Adalet, Bir Toplumun Ortak Vicdanıdır</strong></p>

<p>Adaletin hayatın üzerinde yürüdüğü temel olduğunu belirten Başkan Kadir Özkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu temelin sağlamlığı ve sarsılmazlığı, her şeyden daha öncelikli ve önemlidir. Bu nedenle ne olursa olsun hiçbir zaman ve zeminde asla adaletten ayrılmayın. Çünkü adalet yalnızca hukukçuların meselesi değildir. Adalet, bir toplumun ortak vicdanıdır. Tarih boyunca milletimizin benimsediği ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ sözü aslında hukuk devletinin de özünü ifade etmektedir. İnsan onurunu koruyan, temel hak ve özgürlüklere saygı gösteren, hukukun üstünlüğünü esas alan devletler güçlü olur; vatandaşlarının güvenini kazanır ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürür. İnanıyorum ki sizler enerjiniz, idealistliğiniz ve çalışma azminizle ülkemizin geleceğine önemli katkılar sunacak; bulunduğunuz her yerde bilginizle, duruşunuzla ve insanlığınızla güzel izler bırakacaksınız. Bilgiyle vicdanı, özgür düşünceyle sorumluluk duygusunu birlikte taşıyan, ülkesine, milletine ve insanlığa fayda üreten bireyler olarak geleceğin Türkiye’sine yön vereceksiniz.”</p>

<p>Mersin Valisi Atilla Toros ise programda yaptığı konuşmada adaletin devlet ve toplum hayatındaki önemine dikkat çekti. Güçlü devletin şartının güçlü kurumlar, güçlü kurumların şartının da adalete duyulan güven olduğunu belirten Vali Atilla Toros, Anayasa Mahkemesinin anayasal düzenin, temel hak ve özgürlükler ile hukuk devletinin güvencelerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’nın gerçekleştireceği söyleşinin gençler için çok kıymetli bir fırsat olduğunu da dile getiren Vali Toros, “İnanıyorum ki sayın Başkan’ımızın paylaşacağı bilgi, tecrübe ve değerlendirmeler her birinizin kariyer yolculuğunda ve düşünce dünyasında yepyeni pencereler açacaktır.” dedi.</p>

<p>Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya’yı Üniversitede ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını ifade etti. Öğrencilerin Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya ile bir araya gelmesinin önemli bir fırsat olduğunu belirten Yaşar, söyleşinin öğrencilerin akademik ve mesleki gelişimlerine katkı sağlayacağına inandığını söyledi.</p>

<p>Başkan Özkaya, söyleşinin ardından öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.</p>

<p><strong>Başkan Özkaya’nın İlkokul Öğretmenleri de Söyleşiye Katıldı</strong></p>

<p>Başkan Kadir Özkaya’nın Tarsus Karakütük Köyü İlkokulundaki öğretmenleri Ahmet Birdoğan ve Mahmut Akgül de programa katıldı. Başkan Özkaya, kendisi üzerinde büyük emekleri olduğunu belirttiği öğretmenlerine çiçek takdim etti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekilleri Basri Bağcı ve İrfan Fidan da öğretmenlere plaket takdim etti.</p>

<p>Ayrıca Mersin Valisi Atilla Toros da Başkan Özkaya’ya ilkokuldaki karnesini hediye etti.</p>

<p>Öte yandan Başkan Özkaya ve beraberindeki heyet, Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar’ı makamında ziyaret etti. Başkan Özkaya, ziyaretin ardından Mersin Üniversitesi Şeref Defteri’ni de imzaladı.</p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10355/1.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10356/2.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10357/3.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10358/4.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10359/5.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10360/6.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10361/7.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10362/8.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10363/9.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10364/10.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10365/11.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p>

<p><img src="https://www.anayasa.gov.tr/media/10366/12.jpeg?width=450&amp;height=300&amp;mode=crop" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aym-baskani-ozkaya-mersin-universitesinde-ogrencilerle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/1-24.jpeg" type="image/jpeg" length="99007"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖRGÜTLÜ SORUŞTURMAYA VE YARGILAMAYA İLİŞKİN ESASLAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/orgutlu-sorusturmaya-ve-yargilamaya-iliskin-esaslar-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/orgutlu-sorusturmaya-ve-yargilamaya-iliskin-esaslar-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1></h1>

<p>Soruşturmanın ve yargılamanın nasıl yapılacağını, soruşturma ve yargılama süjelerinin hak ve yükümlülüklerini, ceza muhakemesi hukukuna egemen ilkeler ışığında ortaya koyması nedeniyle ceza muhakemesi hukuku hayati bir önem taşır. Ceza muhakemesi hukukunun bilimsel olmadığı bir düzende hukuk güvenliği, kamu düzeni, kamu güvenliği ve adalet gerçekleşemez<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a>.</p>

<p><strong>Soruşturma kapsamında belirlenen deliller üzerinden suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının titiz bir inceleme ile belirlenmesi gerekir. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından dosya kapsamındaki eylemlerin ve hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delillerin net bir şekilde ortaya konulması gerekir. Soruşturma ve kovuşturmalarda masumiyet karinesi ihlal edilmeden hukuki sınırlar içerisinde kalınması ve dosyanın magazinleştirilmemesi gerekir.</strong></p>

<p><strong>İddianamede hangi şüphelinin veya şüphelilerin hangi eylem veya eylemleriyle kanunilik sınırları içerisinde kalmak kaydıyla hangi suçu ne şekilde işlediğinin delilleriyle birlikte ortaya konulması şarttır. Genel geçerli ifadelerle şüphelileri veya sanıkları suçlamak yerine bilimsel ve teknik veriler ışığında somut delillerle atılı suçun belirtilmesi adil yargılanma ilkesi açısından bir gereklilik oluşturmaktadır.</strong></p>

<p><strong>Bilirkişi incelemesi örgütlü suçlarda olayın aydınlatılması ve şüpheli ya da sanığın beyanlarının doğruluk derecesinin ortaya çıkarılması açısından hayati bir öneme haizdir. İletişimin tespiti, dijital izler ve ele geçen bilgi ve belgeler ile UYAP veri havuzunda bulunan bilgi ve belgelerin araştırılarak bilirkişi vasıtasıyla dosya kapsamında delil olarak kabul edilmektedir.</strong></p>

<p><strong>Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri CMK’nın 180. maddesinde şöyle düzenlenmiştir;</strong></p>

<p>(1) Hastalık veya malullük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir.</p>

<p>(2) Bu hüküm, konutlarının yetkili mahkemenin yargı çevresi dışında bulunmasından dolayı getirilmesi zor olan tanık ve bilirkişinin dinlenmesinde de uygulanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(3) <strong>Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafi veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.</strong></p>

<p>(4) İstinabe olunan mahkeme, büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise, ilgililer kendi yargı çevresinde bulunmasa da büyükşehir belediye sınırları içerisinde yerine getirilmesi gereken istinabe evrakını geri çevirmeksizin gereğini yapar.</p>

<p>(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre <strong>tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır.</strong></p>

<p>Yargıtay’ın CMK’nın 180. maddesinin uygulanmasına yönelik bir kararında şöyle denilmektedir;” Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar M., Ö, E., M. ve A.. E'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya <strong>5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi, bozmayı gerektirmektedir”</strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow">[2]<strong>.</strong></a></p>

<p><strong>Soruşturma veya yargılamanın şüpheli veya sanık bazında örgütsel bağları ortaya çıkarmak amacıyla çok yönlü yapılarak fiziksel ve dijital deliller ışığında hukuki veya fiili bağlantısı bulunan soruşturma veya yargılamaların araştırılması gerekir. </strong><a name="_Hlk218435953">Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir; “ </a>Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafisine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırılık oluşturmaktadır<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow">[3].</a></p>

<p>Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı <strong>ByLock Tespit ve Değerlendirme Raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak</strong> 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırılık oluşturmaktadır”<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow">[4].</a></p>

<p>Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren dilekçe ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi halinde, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; <strong>etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır</strong>. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow">[5].</a></p>

<p>Örgüt suçlarında atılı suçları işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usule ilişkin işlemlerin kanuna uygun olarak yapılması, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlenmesi, ilk derece ve istinaf aşamalarında ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilenmesi, suçun unsurları kapsamında hükme esas alınan delillerin özleri değiştirilmeksizin tartışılması, deliller ve olgular ışığında oluşan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayanması, sanık veya sanıklarla ilişkilendirilen eylem veya eylemlerin doğru olarak vasıflandırılması ile kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak cezanın talepler de tartışılmak suretiyle bireyselleştirilmesi şarttır.</p>

<p><strong>Sanık veya sanıklar hakkında yargılama yapılırken güncel olan Anayasa Mahkemesi Kararları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları ile Yargıtay Kararları ışığında yargılama yapılması gerekir</strong>. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin Ferhat … başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırılık oluşturmaktadır”<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari" rel="dofollow">[6].</a></p>

<p><strong>Delillerin usule uygun olarak toplanarak duruşmada okunmak suretiyle sanığa diyeceklerinin sorulması şarttır. Tanık ifadelerinin manipülasyona açık olması nedeniyle tanık beyanlarının lehe veya aleyhe olanlarının sanığa sorulması ve sanığa tanık ile yüzleşme hakkı tanınarak silahların eşitliği kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması şarttır</strong>. Nitekim Yargıtay’ın aynı doğrultudaki bir kararında şöyle denilmektedir;” Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve mahkemece soruşturma ifadesinin okunulması ile yetinilen E.. adlı şahsın doğrudan <strong>aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180’inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181’inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36’ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi gerekir</strong><a href="#_ftn7" name="_ftnref7" title="">[7]</a><strong>.</strong></p>

<p>Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, s.383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, <strong>Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mubah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,</strong> <strong>Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olduğu gözetilmeksizin atılı suçtan beraatı yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırıdır</strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari" rel="dofollow">[8]<strong>.</strong></a></p>

<p>Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin Ferhat .. başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafisine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, kanuna aykırılık oluşturmaktadır<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari" rel="dofollow">[9].</a></p>

<p></p>

<p><strong>Doç. Dr. Cengiz APAYDIN</strong><br />
<strong><strong>Cumhuriyet Savcısı</strong></strong></p>

<p><strong>Cenk Ayhan APAYDIN</strong><br />
<strong><strong>Avukat</strong></strong></p>

<p></p>

<p><span style="color:#999999">----------------</span></p>

<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title=""><span style="color:#999999">[1]</span></a><span style="color:#999999"> Apaydın, Cengiz, <strong>Ceza Muhakemesine Egemen İlkeler Işığında Olağan ve Olağanüstü Kanun Yolları</strong>, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2025, 7.</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[2]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 3. 12. 2025 tarihli, 2022/28802 esas ve 2025/27406 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[3]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 3. 12. 2025 tarihli, 2022/28802 esas ve 2025/27406 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[4]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 3. 12. 2025 tarihli, 2022/32511 esas ve 2025/27404 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[5]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 3. 12. 2025 tarihli, 2022/32511 esas ve 2025/27404 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[6</span></a><span style="color:#999999">] </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 3. 12. 2025 tarihli, 2023/3501 esas ve 2025/27564 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[7]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2. 12. 2025 tarihli, 2022/30025 esas ve 2025/27339 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[8]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2. 12. 2025 tarihli, 2022/33073 esas ve 2025/27334 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">(https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[9]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2. 12. 2025 tarihli, 2023/1895 esas ve 2025/27276 sayılı kararı</span></a><span style="color:#999999"> (</span><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari</span></a><span style="color:#999999">).</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/orgutlu-sorusturmaya-ve-yargilamaya-iliskin-esaslar-1</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/03/terazi/themis-jjdkfa1a.jpg" type="image/jpeg" length="47771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/28802 E., 2025/27406 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 03.12.2025 tarihli, 2022/28802 E., 2025/27406 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/28802 E., 2025/27406 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2020/863 E., 2020/1120 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2020/1 E., 2021/12 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,</p>

<p>Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>1. UYAP bilişim sisteminde yapılan kontrolde 17.09.2019 tarihli celsenin duruşma tutanağının ... sicil numaralı başkan tarafından elektronik imza ile imzalanmadığı anlaşılmış ise de mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.</p>

<p>2. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıklar...,...,................'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,</p>

<p>3. Sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,</p>

<p>Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202228802-e-202527406-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-3a.jpg" type="image/jpeg" length="78722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/32511 E., 2025/27404 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 03.12.2025 tarihli, 2022/32511 E., 2025/27404 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/32511 E., 2025/27404 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2019/1302 E., 2021/463 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2017/362 E., 2019/119 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p>

<p>Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>1. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock Tespit ve Değerlendirme Raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,</p>

<p>2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/14 26... /12 92... .10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).</p>

<p>5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.</p>

<p>Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;</p>

<p>Sanığın, temyiz aşamasında sunmuş olduğu ayrıntılı beyanlarını içeren 14.08.2023 tarihli dilekçesi ile etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumlarına uygun faydalı bilgiler olup olmadığı eldeki bilgiler ile örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması lüzumu;<br />
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202232511-e-202527404-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-3.jpg" type="image/jpeg" length="43692"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/3501 E., 2025/27564 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 03.12.2025 tarihli, 2023/3501 E., 2025/27564 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2023/3501 E., 2025/27564 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2019/2348 E., 2021/1363 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2019/352 E., 2019/360 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p>

<p>Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe</p>

<p>içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</p>

<p>2. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</p>

<p>Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20233501-e-202527564-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-b.jpg" type="image/jpeg" length="95566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/30025 E., 2025/27339 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.12.2025 tarihli, 2022/30025 E., 2025/27339 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/30025 E., 2025/27339 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2019/1043 E., 2021/584 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2017/85 E., 2019/209 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53-1-2-3, 58/9 delaletiyle 58/6 ve 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p>

<p>Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>1. Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve mahkemece soruşturma ifadesinin okunulması ile yetinilen ...... adlı şahsın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,</p>

<p>2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</p>

<p>3. Hükümden sonra dosyaya gelen, sanık hakkında düzenlenen veri inceleme raporunda sanığın öğretmeni ile zümre başkanı olarak belirtilen kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespiti ile haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin araştırılarak, soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi durumunda söz konusu dosyaların getirtilip incelenmesi ve mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenmelerinin sağlanılması,</p>

<p>4. UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığının araştırılması, tespit edilmesi halinde bu şahısların usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenmeleri sağlanarak 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyeceklerinin sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,</p>

<p>Kabul ve uygulamaya göre de;</p>

<p>Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,</p>

<p>Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202230025-e-202527339-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="56703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2022/33073 E., 2025/27334 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.12.2025 tarihli, 2022/33073 E., 2025/27334 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2022/33073 E., 2025/27334 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2020/495 E., 2021/605 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2018/388 E.,2019/488 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : TCK'nın 314/2; TMK'nın 5; TCK'nın 62/1, 53-1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p>

<p>Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere;</p>

<p>Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.</p>

<p>Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).</p>

<p>Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).<br />
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;</p>

<p>Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında,<br />
Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, örgütün gizli haberleşme programlarını kullanmayan, kod adı bulunmayan sanığın; silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin tespit edilememesi ve operasyonel eylemlerden önceki döneme ilişkin belirtilen eylem ve bağlantısının ise sanığın örgütün nihai amacını bildiği, bu amacı bilerek örgütle organik bir bağ kurup hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk kapsamında değerlendirilebilecek faaliyetlerde bulunduğu yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olduğu gözetilmeksizin atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,</p>

<p>Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-202233073-e-202527334-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi.jpg" type="image/jpeg" length="16020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2023/1895 E., 2025/27276 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 02.12.2025 tarihli, 2023/1895 E., 2025/27276 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>3. Ceza Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/1895 E., 2025/27276 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ceza Dairesi<br />
SAYISI : 2020/658 E., 2021/946 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2018/341 E., 2020/135 K.<br />
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma<br />
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9 ve 63 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama</p>

<p>Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;</p>

<p>Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;</p>

<p>Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>

<p>Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p>Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile ByLock programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ByLock programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra ve UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ve müdafisine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-3-ceza-dairesinin-20231895-e-202527276-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi1.jpg" type="image/jpeg" length="90114"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ankara'daki hakim ve savcılara idari izin kararı; Duruşmalar ve keşifler yapılacak]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ankaradaki-hakim-ve-savcilara-idari-izin-karari-durusmalar-ve-kesifler-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ankaradaki-hakim-ve-savcilara-idari-izin-karari-durusmalar-ve-kesifler-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla kentteki birçok adliyede görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı ve personele yönelik 6-12 Temmuz haftası için idari izin kararı alındı. Ancak, Önceden planlanmış duruşma, keşif gibi işlemlerin o mahkemenin yetkili hakimi tarafından yerine getirilmesi istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dolayısıyla kentteki birçok adliyede görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı ve personele yönelik 6-12 Temmuz haftası için idari izin kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ZİRVE HAFTASI ADLİ PERSONELE İDARİ İZİN</strong></p>

<p>Ekranhaber.com sitesinde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanlığı tarafından uygun görülen düzenlemeyle; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan adli kurumlarda görevli hakim, Cumhuriyet savcısı ve personel arasında zirvede doğrudan görevli olmayanlara, 6-12 Temmuz 2026 haftasında idari izin hakkı tanındı.</p>

<p>Buna göre, Ankara Adliyesi, Ankara Batı Adliyesi, Gölbaşı Adliyesi, Ankara İdari ve Vergi Mahkemeleri ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı'nda görev yapan tüm personel idari izinli sayılacak.</p>

<p><i>Adalet Komisyonu Başkanı tarafından gönderilen yazıda şöyle denildi</i></p>

<p>"Bu kapsamda:</p>

<p>Ankara Adliyesi. Ankara Batı Adliyesi. Gölbaşı Adliyesi. Ankara İdari ve Vergi Mahkemeleri. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığı ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığında görev yapan hakim ve Cumhuriyet savcılarının idari izinli sayılmaları.</p>

<p>Yargılama faaliyetlerinin zamanında, tam ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi bakımından.</p>

<p>-Önceden planlanmış duruşma, keşif gibi işlemlerin o mahkemenin yetkili hakimi tarafından yerine getirilmesi,</p>

<p>-Diğer işlerin ise nöbet hizmetlerine ilişkin 30/04/2014 tarihli ve (3) sıra sav ılı Yönerge uuarınca genel nöbet esasına göre yerine getirilmesi hususlarında.<br />
gereğini ve bilgilerini rica ederim"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ankaradaki-hakim-ve-savcilara-idari-izin-karari-durusmalar-ve-kesifler-yapilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/07/yargi/ankara-adaletsarayi.jpg" type="image/jpeg" length="76584"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay Üyeliklerine seçim kararı Resmi Gazete’de]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/danistay-uyeliklerine-secim-karari-resmi-gazetede-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/danistay-uyeliklerine-secim-karari-resmi-gazetede-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına göre Danıştay Üyeliği'ne Şükrü Doğan, HSK Genel Kurulu Kararı ile Danıştay Üyeliklerine ise Gülten Hatipoğlu ve Recep Yılmaz Korkmaz seçildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete Danıştay Üyeliği'ne Seçme Kararı'na göre, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 155’inci maddesi ile 2575 sayılı Danıştay Kanununun 8 ve 9’uncu maddeleri gereğince Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Eski Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü Şükrü Doğan seçildi.</p>

<p><strong>HSK GENEL KURUL KARARI İLE DANIŞTAY ÜYELİKLERİNE 2 KİŞİ SEÇİLDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Resmi Gazete’de yayımlanan Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın Genel Kurul Kararı ile Danıştay Üyeliklerine Seçme Kararı'na göre, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 8 ve 9’uncu maddeleri ile Geçici 27’inci maddesinin 17’inci fıkrası uyarınca boş bulunan üyelik kadrolarına seçim yapılması hususunun görüşülmesi üzerine, Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Gülten Hatipoğlu ve İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Recep Yılmaz Korkmaz seçildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/danistay-uyeliklerine-secim-karari-resmi-gazetede-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/02/resmi/resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="74608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapay zekaya yaptırdığı fotoğraflarla kendisini MİT’le irtibatlı gibi gösteren şüpheli gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yapay-zekaya-yaptirdigi-fotograflarla-kendisini-mitle-irtibatli-gibi-gosteren-supheli-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yapay-zekaya-yaptirdigi-fotograflarla-kendisini-mitle-irtibatli-gibi-gosteren-supheli-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya üzerinden paylaştığı yapay zeka üretimi fotoğraflarla kendisini Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve kamu yöneticileriyle irtibatlıymış gibi gösteren B.N.E., gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gaziantep’te oturduğu öğrenilen B.N.E.’nin uzun süredir kendisini kamu yöneticileri ve birimleriyle irtibatlı gösteren yapay zeka destekli içerikler üretip sanal medya hesaplarında paylaştığı tespit edildi. Aralarında MİT Başkanı İbrahim Kalın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de olduğu kişilerle görüşmüş gibi fotoğraf paylaşan B.N.E., Gaziantep Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B.N.E. hakkında 'kişisel bilgileri, hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak' suçlarından UYAP kaydının bulunduğu, şüphelinin bu yıl Gaziantep Güvenlik Şube Müdürlüğü tarafından 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçlarından da gözaltına alındığı öğrenildi.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yapay-zekaya-yaptirdigi-fotograflarla-kendisini-mitle-irtibatli-gibi-gosteren-supheli-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/6a29bc787d14dcf64525afb7.webp" type="image/jpeg" length="26991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Edirne Bölge İdare Mahkemesi Kuruldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/edirne-bolge-idare-mahkemesi-kuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/edirne-bolge-idare-mahkemesi-kuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne Bölge İdare Mahkemesinin kurulmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de yayımlandı. Yargı çevresi; Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale illerinin mülki sınırları olarak belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge İdare Mahkemesinin Kurulmasına ve Yargı Çevresinin Belirlenmesine İlişkin Karar ile;</p>

<p>- Edirne Bölge İdare Mahkemesinin kurulmasına,</p>

<p>- Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerinin halihazırda bağlı bulundukları İstanbul Bölge idare Mahkemesinin yargı çevresinden; Çanakkale ilinin halihazırda bağlı bulunduğu Bursa Bölge Idare Mahkemesi yargı çevresinden çıkarılarak Edirne Bölge İdare Mahkemesinin yargı çevresine dâhil edilmesine,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin yargı çevresinin; İstanbul ve Kocaeli illerinin mülki sınırları olarak yeniden belirlenmesine,</p>

<p>- Bursa Bölge İdare Mahkemesinin yargı çevresinin; Bursa, Balıkesir, Bilecik, Eskişehir, Kütahya, Sakarya ve Yalova illerinin mülki sınırları olarak yeniden belirlenmesine karar verildi.<br />
 </p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/h-ke0ssn-xc-a-abi-h7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURU, MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/edirne-bolge-idare-mahkemesi-kuruldu</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/10/yargi/adalet-aa.jpg" type="image/jpeg" length="83067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2020/3044 E., 2021/11019 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20203044-e-202111019-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20203044-e-202111019-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2021 tarihli, 2020/3044 E., 2021/11019 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2020/3044 E., 2021/11019 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><strong>KANUN YARARINA</strong></p>

<p>Davacı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Akaryakıt İşletmesi vekili Av. ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/03/2018 gününde verilen dilekçe ile hal hakem kararının iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 10/10/2019 günlü davanın kabulüne ilişkin karara yönelik olarak Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:</p>

<p><strong>K A R A R</strong></p>

<p>Davacı vekili, Bursa Büyükşehir Belediye Encümeninin 19/12/2017 tarih ve 10609 sayılı kararı ile davalıdan 750,00 TL cezalı hal rüsumu alınmasına karar verildiğini, davalının şikayeti üzerine kararın 16/02/2018 tarih ve 13 sayılı Adana Hal Hakem Heyetince kaldırıldığını, söz konusu encümen kararının yerinde olduğunu ve Adana Hal Hakem Heyetinin yetkisiz olduğunu belirterek Hal Hakem Heyeti kararının iptalini talep etmiştir.</p>

<p>Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.</p>

<p>Mahkemece; dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir olması nedeniyle bu tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile görevli olmayan hakem heyeti tarafından verilen kararın iptaline karar verilmiş; Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14/07/2020 gün ve 39152028-153.01-785-2020-E. 982/17563 sayılı yazısı ile hükmün, HMK’nın 363/1. maddesi uyarınca “kanun yararına bozulması” için temyiz talebinde bulunulmuştur.</p>

<p>Dava, hal hakem kararının iptali istemine ilişkindir.</p>

<p>5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre “Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir.”</p>

<p>İdari yargı yerlerinde açılacak davalarda husumetin kimlere yöneltileceğini düzenleyen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası'nın 2. maddesi gereğince idari yargı yerlerinde sadece ilgili idareye karşı dava açılabilir. Gerçek kişiler hakkında idare mahkemelerinde dava açılamaz. Davacı, gerçek kişi davalı aleyhine Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile eldeki davayı açtığına göre davalı yönünden davanın çözüm yeri idari yargı yeri olmayıp adli yargıdır.</p>

<p>Şu halde, anılan yasal düzenlemeler altında mahkemece dava konusu edilen tutarın belediyeye ait gelir olması nedeniyle bu tür kararlara karşı idari yargı yerinde dava açılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Yukarıda gösterilen nedenle, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2019 günlü 2018/292 Esas ve 2019/750 Karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yararına BOZULMASINA; dosyanın gereği yapılmak üzere Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20203044-e-202111019-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-3.jpg" type="image/jpeg" length="61594"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorune-iliskin-tuketici-haklari-yonetmeliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorune-iliskin-tuketici-haklari-yonetmeliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 11 Haziran 2026 Tarihli ve 33277 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN TÜKETİCİ HAKLARI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci, beşinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin sekizinci fıkrasında yer alan “(c) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri” ibaresi “(c) bendi” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin on üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p>“(1) İşletmecinin dönemsel ya da sürekli olarak bir hizmeti yerine getirmeyi veya mal teminini üstlendiği durumlarda tarafların birbirine uygun karşılıklı rızası ile abonelik sözleşmesi yapılır. Abonelik sözleşmeleri, başvuru sahibinin kimliği, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit edilmek suretiyle yazılı veya elektronik ortamda kurulur. Sözleşme kurulumunda başvuru sahibinin kimliği işletmeci tarafından aşağıdaki usullerle teyit edilir:</p>

<p>a) Yazılı olarak kurulan sözleşmelerde başvuru sahibinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz; ülkemiz resmî mercilerince verilmiş veya uluslararası geçerliliği olan kimlik belgesinin Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinde tanımlı;</p>

<p>1) Temaslı iletişim kabiliyetini haiz elektronik kimlik belgesi olması halinde PDF yerine Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinin Ek-1’inin 2 nci maddesinde yer alan veri seti kullanılmak suretiyle Ek-4’ünde,</p>

<p>2) Temaslı iletişime uygun olmamakla birlikte yakın alan iletişimi kabiliyetini haiz elektronik kimlik belgesi olması halinde, Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinin Ek-1 ve Ek-2’sinde,</p>

<p>yer alan süreç işletilir.</p>

<p>b) Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerde başvuru sahibinin kimliği Kimlik Doğrulama Yönetmeliği uyarınca teyit edilir.</p>

<p>c) Başvuru sahibinin 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 41 inci maddesinin yedinci fıkrasında geçen elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan geçici kimlik belgesi için belge doğrulama işlemi yapılarak;</p>

<p>1) Yazılı olarak kurulan sözleşmelerde Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinde,</p>

<p>2) Elektronik ortamda kurulan sözleşmelerde Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi takip edilmek suretiyle mezkur Yönetmelikte,</p>

<p>yer alan süreç işletilir.</p>

<p>ç) Yabancı uyruklu başvuru sahibinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan; ülkemiz resmî mercilerince verilmiş veya uluslararası geçerliliği olan kimlik belgesi için 6/A veya 6/B maddeleri takip edilmek suretiyle Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinde yer alan süreç işletilir.</p>

<p>d) İlgili kanunlarında resmî kimlik belgesi hükmünde olsa bile Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinde tanımlı kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle (c) ve (ç) bentlerinde belirtilen durumlar haricinde abonelik sözleşmesi kurulamaz.</p>

<p>e) Kurum abonelik sözleşmeleri ile ilgili işletmecilere ilave yükümlülükler getirebilir.”</p>

<p>“(5) İşletmeci tarafından gerekli kimlik belgesi veya muadili belgelerin aslının ibrazı istenir. Abonelik sözleşmesi kurulurken, işletmeci abonelik sözleşmesinin yanında;</p>

<p>a) T.C. kimlik numarası ya da 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda tanımlanan yabancı kimlik numarasını haiz ülkemiz makamlarınca verilmiş kimlik belgesinin,</p>

<p>b) Yabancı uyrukluların aboneliklerinde geçerlilik tarihi uygun uluslararası geçerliliği olan kimlik belgesinin,</p>

<p>c) Kurumsal aboneliklerde; yetkili kişinin (a) veya (b) bendinde geçen kimlik belgesi ve temsile yetkili olduğuna dair resmî yetkilendirme belgesi ile birlikte;</p>

<p>1) Dernekler için İçişleri Bakanlığından alınmış dernek kütük numarasını haiz belgenin,</p>

<p>2) Kamu kurum ve kuruluşları için Devlet Teşkilatı Merkezi Kayıt Sistemi numarasını haiz belgenin,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3) Sendikalar için İçişleri Bakanlığından alınmış sendika kütük numarasını haiz belgenin,</p>

<p>4) Siyasi partiler için ilgili resmî merciden alınmış siyasi parti olduğunu gösterir belgenin,</p>

<p>5) Ticari şirketler için Ticaret Sicil Müdürlüğünden alınmış merkezi sicil kayıt sistemi numarasını haiz sicil tasdiknamesinin veya Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığından alınmış 24/5/2023 tarihli ve 7297 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Yönetmeliğinde tanımlanan mikro, küçük veya orta büyüklükte olan ya da orta büyüklüğü aşar niteliklerde büyük işletme olduğunu gösterir vergi kimlik numarasını haiz belgenin,</p>

<p>6) Vakıflar için Vakıflar Genel Müdürlüğünden alınmış merkezi sicil numarasını haiz belgenin,</p>

<p>7) Diğerleri için vergi kimlik numarasını haiz resmî belgenin,</p>

<p>birer örneğini almakla yükümlüdür. İşletmeci tarafından bu belgelerin örneği, asılları üzerinden ve yalnızca uygun elektronik ortama aktarılarak alınır. Abonelik sözleşmelerinin kurulmasına ilişkin Kurum tarafından işletmecilere getirilen diğer yükümlülükler saklıdır.</p>

<p>(6) İşletmeci tarafından sözleşme kurulma aşamasında Kimlik Doğrulama Yönetmeliğinin;</p>

<p>a) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentleri,</p>

<p>b) 7 nci maddesinin beşinci fıkrası,</p>

<p>c) 8 inci maddesinin birinci fıkrası,</p>

<p>ç) 6/A maddesinin ikinci fıkrası,</p>

<p>çerçevesinde işlem yapılması halinde, kimlik veya muadili belgenin birer örneği alınmış sayılır.”</p>

<p>“(15) İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Kurum tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamaz.</p>

<p>(16) İşletmeci tarafından üç ayda bir tüm abonelerinin aktifliği;</p>

<p>a) Gerçek kişi abonenin ve kurumsal abone yetkilisinin; T.C. kimlik numarası ya da yabancı kimlik numarası ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden teyit edilir.</p>

<p>b) Beşinci fıkranın (b) bendi kapsamında yabancı kimlik numarası bulunmayan yabancı uyruklular için, sözleşme kuruluşunu müteakip üç ay içerisinde yabancı kimlik numarası ile İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Kimlik Paylaşımı Sistemi üzerinden teyit edilir.</p>

<p>c) Kurumsal abonenin tüzel kişiliğinin sona ermediği beşinci fıkranın (c) bendinde geçen numara ve belgeler esas alınarak sekizinci fıkranın (c) bendi kapsamında teyit edilir. Beşinci fıkranın (c) bendinin ilk altı alt bendine göre teyit yapılamadığı durumlarda, vergi kimlik numarası üzerinden teyit yapılabilir.</p>

<p>(17) On altıncı fıkra kapsamında abonenin aktifliğinin teyit edilemediği durumlarda:</p>

<p>a) Yirmi dört saat içerisinde beşinci fıkrada yer alan ilgili numaralara kayıtlı tüm hatlar için irtibat numaralarına asgari kısa mesajla bilgilendirme yapılır.</p>

<p>b) Otuz gün içerisinde 17 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen usulle kısıtlama yapılır.</p>

<p>c) Doksan gün içerisinde ilgili hat kapatılır.</p>

<p>ç) Kurumsal abonenin tüzel kişiliğinin sona ermemesine rağmen kurumsal abone yetkilisinin Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden aktifliğinin teyit edilemediği durumlarda (b) ve (c) bentleri uygulanmaz, ancak yeni yetkilinin işletmeci tarafından tanımlanması yapılana kadar abone tarafından abonelik işlemi yapılamaz.”</p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> Bu Yönetmelik 25/6/2026 tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> Bu Yönetmelik hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorune-iliskin-tuketici-haklari-yonetmeliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="92393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorunde-basvuru-sahibinin-kimliginin-dogrulanma-sureci-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorunde-basvuru-sahibinin-kimliginin-dogrulanma-sureci-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 11 Haziran 2026 Tarihli ve 33277 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>ELEKTRONİK HABERLEŞME SEKTÖRÜNDE BAŞVURU SAHİBİNİN KİMLİĞİNİN DOĞRULANMA SÜRECİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>26/6/2021 tarihli ve 31523 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Başvuru Sahibinin Kimliğinin Doğrulanma Süreci Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (r) ve (s) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“r) Temaslı iletişim kabiliyetini haiz elektronik kimlik belgesi (TEKB): TS ISO/IEC 15408 (- l,- 2,- 3)’e veya ISO/IEC 15408 (- 1,- 2,- 3)’e göre en az EAL4+ seviyesinde ve ISO/IEC 7816 uyumlu yonga marifetiyle temaslı iletişim kurabilen ilgili kanununda resmî kimlik belgesi olarak tanımlanmış veya Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara göre seyahat belgesi niteliğini haiz ve Ek-4’te yer alan doğrulama kabiliyetine sahip kimlik belgesini,</p>

<p>s) Yakın alan iletişimi kabiliyetini haiz elektronik kimlik belgesi (YAKB): TS ISO/IEC 15408 (- 1,- 2,- 3)’e veya ISO/IEC 15408 (- 1,- 2,- 3)’e göre en az EAL4+ seviyesinde, ICAO 9303 standardına uyumlu ve iki elektronik cihaz arasında kısa mesafede kablosuz iletişim yapılmasına imkân veren, ISO/IEC 18092/ECMA- 340 ve ISO/IEC 21481/ECMA- 352 standartlarına uygun yakın alan iletişimi özelliğine sahip yonga marifetiyle ISO/IEC 14443 standardındaki güvenli yonga iletişimi kurabilen ve ilgili kanununda resmî kimlik belgesi olarak tanımlanmış veya Türkiye Cumhuriyeti’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalara göre seyahat belgesi niteliğini haiz ve Ek-1’de yer alan doğrulama kabiliyetine sahip kimlik belgesini,”</p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(2) Başvuru sahibinin kimlik doğrulama işlemi bu Yönetmeliğe uygun olarak;</p>

<p>a) e-Devlet Kapısı üzerinden,</p>

<p>b) YAKB ile birlikte yapay zekâ veya yetkili marifetiyle görüntülü doğrulama ile,</p>

<p>c) TEKB ile birlikte şifre veya parmak izi özeti doğrulaması ile,</p>

<p>ç) Yüz yüze kanallarda başvuru sahibinin kimlik belgesi ile birlikte işleme özgülenecek video görüntüsü ile,</p>

<p>d) Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden,</p>

<p>yapılabilir.”</p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (ç) bentleri yürürlükten kaldırılmış, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan “TCKK,” ibaresi “TEKB ve şifresi,” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

<p>“d) YAKB’lerin e-Devlet Kapısı mobil uygulaması vasıtasıyla yakın alan iletişimi ile doğrulama yapılması kaydıyla e-Devlet şifresi,</p>

<p>e) YAKB ya da TEKB’ye sahip olmayan ve 24/7/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yabancı Misyon Kimlik Kartı Yönetmeliğine göre düzenlenen belgeye sahip olan yabancı uyruklu başvuru sahibi için 6/B maddesi çerçevesinde Dışişleri Bakanlığından doğrulama yapılması kaydıyla e-Devlet şifresi,”</p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> Aynı Yönetmeliğe 6 ncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.</p>

<p>“Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden kimlik doğrulama</p>

<p>MADDE 6/A- (1) YAKB ya da TEKB’si olmayan yabancı uyruklu başvuru sahiplerinin kimliğinin doğrulanması Göç İdaresi Başkanlığı vasıtasıyla aşağıdaki usullerle yapılır:</p>

<p>a) Başvuru sahibi, Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulamasına giriş yapar.</p>

<p>b) Giriş yapan başvuru sahibine; Kurum vasıtasıyla işletmeci tarafından iletilen 6458 sayılı Kanunda tanımlanan yabancı kimlik numarası, adı, soyadı, işlem türü, işlemi özgüleyen hizmet numarası ve işlem belgesinde ilgili mevzuat kapsamında yer alması gereken bilgiler gösterilir. Ardından hazırda bulunan başvuru sahibinin alınan canlı görüntüsündeki yüzü ile resmî makamlarda yer alan fotoğrafı Göç İdaresi Başkanlığı tarafından karşılaştırılır. Yüz verisi doğrulanarak başvuru sahibinin onayı alınır.</p>

<p>c) Yabancı kimlik numarası olmayan yabancı uyruklu kişinin ülkemiz sınırlarına girerken kullandığı pasaport ve muadili uluslararası geçerliliği olan belgenin seri numarası ile bu numaranın önüne belgeyi veren ülkenin ISO 3166 alpha- 3 ya da ülkemizin ikili anlaşmalarla kabul ettiği kodun eklenmesinden oluşan ibare bu işleme mahsus olarak yabancı kimlik numarası alanında kullanılır.</p>

<p>(2) YAKB’si olan yabancı uyruklu başvuru sahiplerinin Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulamasına şifre ile girmesi ve uygulama üzerinden yakın alan iletişimi ile kimlik belgesinin doğrulanması halinde, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından birinci fıkranın (b) bendinde yer alan bilgiler gösterilip onayı alınarak da kimlik doğrulaması yapılabilir. Bu doğrulamada yüz verisi karşılaştırması aranmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(3) Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulaması üzerinden kimlik doğrulaması yapılamayan başvuru sahibinin, İl Göç Müdürlüklerine yönlendirilmesi akabinde yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik veriyle kimlik doğrulaması yapılarak onayı alınır.</p>

<p>(4) Birinci ve ikinci fıkralar kapsamında kimliğin doğrulanması sürecinde başvuru sahibinin Göç İdaresi Başkanlığı mobil uygulaması sunucularına erişim anında kullandığı mobil telefonun konum bilgisi, erişimini sağlayan mobil elektronik haberleşme işletmecisinden port bilgisi, internet protokolü adresi ve mobil numara üzerinden Kurum vasıtasıyla istenir. İşletmeci sorguya konu bilgilerin tutarlı olduğunu teyit etmesi halinde ilgili konum verisini Kurum vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına iletir. Mobil elektronik haberleşme işletmecisinin altyapısında internet protokolü haberleşmesi kullanılmayan uluslararası dolaşım durumunda işletmeci konum verisini yalnızca ilgili yabancı mobil numara üzerinden iletir.</p>

<p>Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla e-Devlet Kapısı üzerinden kimlik doğrulama</p>

<p>MADDE 6/B- (1) YAKB ya da TEKB’si olmayan yabancı uyruklu başvuru sahibinin Yabancı Misyon Kimlik Kartı Yönetmeliğine göre düzenlenen belgeye sahip olması halinde yabancı uyruklu başvuru sahibinin kimlik doğrulaması Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla aşağıdaki usule göre yapılır:</p>

<p>a) Başvuru sahibi, e-Devlet Kapısı üzerinden şifre ile giriş yapar.</p>

<p>b) Yurda girişte kullandığı belgedeki bilgiler ile birlikte başvuru sahibi ülkemizde görevli diplomasi ve konsolosluk memuru veya bu kişilerin ailesinden biri veya uluslararası kuruluşların ülkemizdeki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş olan veya bu kişilerin ailesinden biri olduğunu beyan eder ve e-Devlet Kapısı bu bilgileri Kurum vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığından teyit eder.”</p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “kimlik belgesinin” ibaresi “YAKB’sinin” şeklinde, aynı maddenin altıncı fıkrasında yer alan “kimlik belgesinde” ibaresi “YAKB’de”, “kimlik belgesi” ibaresi “YAKB” şeklinde ve aynı maddenin yedinci fıkrasında yer alan “kimlik belgesinde” ibaresi “YAKB’sinde” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 6-</strong> Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “TCKK’si” ibaresi “TEKB’si” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “İbraz edilen kimlik belgesinin türünün yakın alan iletişimine uygun olması halinde” ibaresi ile aynı fıkranın (b) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “10 megabyte’dan” ibaresi “2 megabyte’dan” şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “TCKK” ibaresi “TEKB” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-1 ve Ek-4 ekteki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> Bu Yönetmelik 25/6/2026 tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> Bu Yönetmelik hükümlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260611-4-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tıklayınız.</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/elektronik-haberlesme-sektorunde-basvuru-sahibinin-kimliginin-dogrulanma-sureci-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="74017"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/genclik-ve-spor-bakanligi-rehberlik-ve-denetim-baskanligi-yonetmeliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/genclik-ve-spor-bakanligi-rehberlik-ve-denetim-baskanligi-yonetmeliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 11 Haziran 2026 Tarihli ve 33277 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gençlik ve Spor Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI REHBERLİK VE DENETİM BAŞKANLIĞI YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>13/12/2019 tarihli ve 30977 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gençlik ve Spor Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığı Yönetmeliğinin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“b) Üniversitelerin en az dört yıllık eğitim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler fakültelerinden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yerli veya yabancı yükseköğretim kurumlarının birinden mezun olmak,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı fıkranın (b) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“1) Maliye: Maliye politikası, vergi hukuku, kamu gelirleri ve giderleri, bütçe ve kamu borçları,</p>

<p>2) İktisat: Mikro ve makroekonomi, para ve banka teorileri, işletme ekonomisi, uluslararası ekonomi ve dış ticaret politikası, güncel ekonomik sorunlar,</p>

<p>3) Hukuk: Anayasa hukuku (genel esaslar, temel haklar ve hürriyetler), idare hukuku (genel esaslar, idarî yargı, idarî teşkilât ve kamu personeli hukuku), ceza hukuku (genel esaslar ve kamu görevlileri ile ilgili suçlar), ceza muhakemesi hukuku (genel esaslar), ticaret hukuku (genel esaslar), borçlar hukuku (genel esaslar), medeni hukuk (aile hukuku ve miras hukuku hariç),”</p>

<p>“(2) Sınav ilanında belirtmek kaydıyla birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen fakültelerden mezun olan adayların müfettiş yardımcılığı giriş sınavı mezuniyet alanına göre farklı sorulardan hazırlanabilir.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 30 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 30- (1) Müfettiş yardımcıları, müfettişliğin gerektirdiği bilgi, beceri ve etik değerleri kazanmaları amacıyla gerekli teorik ve pratik eğitimlerden geçirilir. Müfettiş yardımcıları, Başkanlıkça belirlenen eğitim sürecinde aşağıdaki alanlara yönelik çalışmalarda bulunurlar:</p>

<p>a) Bakanlığın teşkilat yapısı, görevleri ve çalışma düzeni hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olunmasına.</p>

<p>b) Bakanlık görev alanına giren konulara ilişkin mevzuata ve bu mevzuatın uygulanmasına ilişkin bilgi ve becerilerin kazanılmasına.</p>

<p>c) Yazışma, rapor yazma, inceleme, soruşturma ve araştırma teknikleri konusunda gerekli bilgi ve yeteneğin elde edinilmesine.</p>

<p>ç) Mesleğin gerektirdiği bilgi işlem teknolojilerinin öğrenilmesine.</p>

<p>d) Şahsiyetlerinin mesleğin gerektirdiği niteliklere göre geliştirilmesine.</p>

<p>e) Yürürlükteki mevzuat ile teftiş, denetim, inceleme, soruşturma ve ön inceleme konularında tecrübe ve ihtisas sahibi olmalarının sağlanmasına.</p>

<p>f) Teftiş ve denetim kültürü ile rehberlik anlayışının geliştirilmesine.</p>

<p>g) Temel yazılı ve sözlü iletişim becerileri ile analitik ve ekip çalışma disiplin ve düşünme alışkanlığının kazandırılmasına.</p>

<p>ğ) Bilimsel çalışma ve teknolojinin getirdiği yeniliklerden yararlanma yeteneklerini geliştirmeye.</p>

<p>(2) Müfettiş yardımcıları, Başkanlığın uygun göreceği eğitim ve yetişme programına göre çalışmak, refakatine verildikleri müfettişlerin gösterecekleri işleri gerektiği biçimde yapmak, müfettişlik niteliğine ulaşabilmek için gerekli çabayı göstermekle yükümlüdürler.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Müfettiş yardımcılarının yetiştirilme süreci ve yetki verilmesi</p>

<p>MADDE 31- (1) Müfettiş yardımcıları, 657 sayılı Kanun ile 18/3/2026 tarihli ve 11105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Memurların Yetiştirilmeleri ve Eğitimleri Hakkında Genel Yönetmelik hükümleri çerçevesinde adaylık eğitimine ve bu Yönetmelikte belirtilen esaslar dâhilinde mesleki eğitime tabi tutulur.</p>

<p>(2) Müfettiş yardımcıları, en az üç yıllık yetişme dönemine tabidirler.</p>

<p>(3) Müfettiş yardımcıları; üç yıllık yetiştirilme süresinin ilk iki yılında, Başkanlıkça belirlenecek çalışma programına göre müfettişlerin refakatinde görevlendirilirler.</p>

<p>(4) Müfettişler, refakatlerindeki müfettiş yardımcılarının meslek ve hizmet gereklerine uygun şekilde yetiştirilmelerinden sorumludurlar.</p>

<p>(5) Başkanlıkça, mesleki görev ve yetki alanına giren konularda; teftiş, denetim, inceleme, ön inceleme ve soruşturma usulleri ile ilgili mevzuatın öğretilmesi amacıyla eğitim programları düzenlenir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(6) Müfettiş yardımcıları, müfettişlerin refakatinde görevlendirildikleri sürede müfettişlerin rehberliği, denetimi ve gözetimi doğrultusunda görevlerini yerine getirirler. Refakatinde bulundukları müfettiş tarafından kendilerine verilen görevleri ifa ederler. Müfettiş yardımcıları, Başkanlıkça belirlenen program çerçevesinde en az iki müfettişin refakatinde çalışırlar. Ancak aynı müfettişin refakatinde altı aydan fazla kalamazlar. Yetiştirilmek üzere refakatine verilen müfettiş tarafından mesleki olarak kendisini geliştirmesi gerektiği değerlendirilen müfettiş yardımcıları başka bir müfettişin refakatine verilirler.</p>

<p>(7) Müfettiş yardımcıları, yetki alana kadar tek başlarına teftiş, denetim, inceleme, ön inceleme ve soruşturma yapamaz ve bağımsız rapor düzenleyemezler.</p>

<p>(8) Müfettişler tarafından, refakatlerinde çalışan müfettiş yardımcıları hakkında, şekli ve içeriği Başkanlıkça belirlenen değerlendirme belgesi düzenlenir.</p>

<p>(9) Göreve başladıktan sonraki asgari iki yılın sonunda müfettiş yardımcılarına, Başkanlıkça yapılan değerlendirme ile refakatinde çalıştıkları müfettişlerin değerlendirmeleri dikkate alınarak Başkanın önerisi üzerine Bakan onayı ile resen teftiş, denetim, inceleme, ön inceleme ve soruşturma yapma yetkisi verilebilir.</p>

<p>(10) Yetki verilen müfettiş yardımcıları, müfettiş yetkilerini kullanırlar.</p>

<p>(11) Müfettiş yardımcıları, aylıksız izin ile toplamda üç ayı aşan hastalık ve refakat izinleri hariç iki yıllık fiili hizmetinin bitiminden itibaren bir ay içinde Bakanlığın görev alanı ile ilgili konularda üç tez konusu seçer ve bunlardan bir tanesi Başkanın onayı ile tez konusu olarak belirlenir. Seçilen tez konusunun uygun bulunmaması halinde, müfettiş yardımcısı on beş gün içinde üç yeni tez konusu seçer. Tez konusunun ikinci defa uygun bulunmaması veya müfettiş yardımcısının belirlenen süre içinde geçerli bir mazereti olmaksızın tez konularını sunmaması halinde tez konusu Başkan tarafından bir ay içinde resen belirlenir. Belirlenen tez konusu, müfettiş yardımcısına tebliğ edilmek suretiyle kesinleşir.</p>

<p>(12) Müfettiş yardımcısı, tez konusunun kesinleşmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde, kendisine rehberlik etmek ve tezin bilimsel tez yazım usul ve esaslarına, seçilen konunun niteliğine, Bakanlığın görev alanı ile ilgili hususlara uygunluğunu temin etmek için bir danışman belirler ve Başkanın onayına sunar. Başkan gerektiğinde başka bir danışman da belirleyebilir. Tez danışmanı, müfettiş yardımcısına tez hazırlama sürecinde yardımcı olmak maksadıyla tavsiyelerde bulunur. Tez danışmanı müfettişlerden belirlenir. Gerektiğinde yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim üyelerinden de belirlenebilir.</p>

<p>(13) Müfettiş yardımcısı, tez konusunun kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içerisinde, hazırladığı tezi sunmak zorundadır. Süresi içinde tezlerini sunmayanlara bir defaya mahsus altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir.</p>

<p>(14) Tez danışmanının tez hakkındaki yazılı görüşünü içeren raporu ile birlikte Başkanlığa sunulan tezler, tez jürisi tarafından değerlendirilir. Tez jürisi tarafından tez danışmanının değerlendirme görüşleri de dikkate alınarak en geç iki ay içinde incelenir. Müfettiş yardımcısının hazırlayacağı tezin, kendi görüş ve değerlendirmeleri ile önerilerini içermesi ve bilimsel çalışma etiğine uygun olması gerekir. Tez konusunun başka bir kurum ve kuruluşta müfettişlik, uzmanlık, yüksek lisans, doktora tezi veya başka ad altında içerik ve sonuçları açısından aynı şekilde incelenip savunulmamış olması esastır. İntihal yapıldığı tespit edilen tez geçersiz sayılır; müfettişliğe atanmış olsa dahi ilgili kişinin ataması iptal edilir ve hakkında idari işlem yapılır.</p>

<p>(15) İki aylık sürenin ya da incelemenin bitiminden itibaren, on beş gün içinde tezini sözlü olarak savunması için müfettiş yardımcısı tez jürisine çağrılır. Tezin değerlendirilmesi oylama ile yapılır. Başarılı veya başarısız şeklinde kullanılan oylarda, oy çokluğu ile karar verilir. Tezin başarısız sayılması halinde tez jürisi tarafından hazırlanacak gerekçeli rapor Başkanlıkça ilgiliye tebliğ edilir.</p>

<p>(16) Tezin, düzeltmeye gidilmesi şartı ile başarılı sayılması halinde, tespit edilen eksiklik ve yanlışlıkların giderilmesi için ilgili müfettiş yardımcısına iki aydan fazla olmamak üzere süre verilir ve bu süre Başkanlığa bildirilir. Tez jürisi gerekli düzeltmelerin yapıldığına kanaat getirir ise tez başarılı sayılır. Düzeltilen tezlerin değerlendirmesi on dördüncü fıkraya göre yapılır. Tez değerlendirme sonuçları yeterlik sınavından en az iki ay önce duyurulur ve ilgililere tebliğ edilir.</p>

<p>(17) Tezleri başarısız sayılan müfettiş yardımcılarına, tezlerini sunmaları veya on birinci fıkraya göre başka bir konuda tez hazırlamaları için bir defaya mahsus altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir. Geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan müfettiş yardımcısının tezi başarısız sayılır. Geçerli mazereti olan müfettiş yardımcısı için ayrı bir savunma tarihi belirlenir.</p>

<p>(18) Tez ile ilgili diğer hususlar, Başkanın teklifi ve Bakan onayı ile belirlenir.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 32- (1) Yeterlik Sınav Kurulu, Bakan onayı ile Başkan ve dört müfettişten oluşur. Ayrıca, aynı usulle beş yedek üye tespit edilir.</p>

<p>(2) Yeterlik Sınav Kurulu üyelerinin boşanmış olsalar dahi eşlerinin, evlatlıklarının, ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve kayın hısımlarının katıldığının tespit edilmesi halinde, bu üye veya üyeler Yeterlik Sınav Kurulu üyeliğinden çıkartılır ve bunların yerine yedek üye veya üyeler görevlendirilir.</p>

<p>(3) Yeterlik Sınav Kurulu, üyelerinin tamamının katılımı ile toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Katılamayacak üye ya da üyelerin yerine, yedek üyeler çağrılır.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 33- (1) Yeterlik sınavı; müfettiş yardımcılarının Bakanlığı ilgilendiren mevzuatı ve uygulanmasını, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma usullerini öğrenip öğrenmediklerini, müfettişliğin gerektirdiği diğer bilgi ve nitelikleri kazanıp kazanmadıklarını tespit etmek üzere yapılan sınavdır.</p>

<p>(2) Yeterlik sınavı, yazılı ve sözlü olmak üzere iki aşamada yapılır. Yeterlik sınavına alınacak müfettiş yardımcılarına sınavın yapılacağı yer, gün ve saati en az iki ay önceden yazılı olarak bildirilir.</p>

<p>(3) Müfettiş yardımcısının yeterlik sınavına girebilmesi için aşağıdaki şartları taşıması gerekir:</p>

<p>a) Aylıksız izin süreleri ile toplamda üç ayı aşan hastalık ve refakat izni süreleri hesaba katılmaksızın, müfettiş yardımcısı olarak fiilen en az üç yıl çalışılmış olması.</p>

<p>b) Başkanlıkça belirlenecek konularda yapacağı tez çalışmasının tez jürisi tarafından kabul edilmiş olması.</p>

<p>(4) Üçüncü fıkrada belirtilen şartları taşımayanlar, yeterlik sınavına alınmazlar.</p>

<p>(5) Yeterlik sınavına girebilme koşullarını taşıyanlar, müfettiş yardımcılığı süresinin bitimini izleyen en geç altı ay içinde yeterlik sınavına alınırlar.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 35- (1) Yazılı sınavda, her konu grubunun tam notu 100 puandır. Sınavda başarılı olabilmek için sınav yapılan her gruptan en az 50 puan alınması ve grupların ortalamasının 70’ten aşağı olmaması şarttır.</p>

<p>(2) Yeterlik Sınav Kurulu, yazılı sınav sonuçlarını bir tutanağa bağlar.</p>

<p>(3) Yazılı sınav sonuçları ilgili müfettiş yardımcılarına, yazılı sınavın bitimini takip eden en geç on beş iş günü içinde yazılı olarak bildirilir.</p>

<p>(4) Sözlü sınav, yazılı sınav sonuçlarının kesinleşmesinden itibaren en geç altmış gün içinde yapılır.</p>

<p>(5) Sözlü sınavda Sınav Kurulunun her bir üyesi, 100 tam puan üzerinden not verir ve bu notların aritmetik ortalaması alınarak bir tutanak düzenlenir. Sınavın kazanılması için bu notların ortalamasının 70’ten aşağı olmaması şarttır.</p>

<p>(6) Sözlü sınavda adaylar;</p>

<p>a) Yeterlik sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi,</p>

<p>b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,</p>

<p>c) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,</p>

<p>ç) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,</p>

<p>d) Genel yetenek ve genel kültürü,</p>

<p>e) Bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı,</p>

<p>yönlerinden ayrı ayrı puan verilmek suretiyle değerlendirilir.</p>

<p>(7) Adaylar, Yeterlik Sınav Kurulu tarafından altıncı fıkranın (a) bendi için elli puan, (b) ilâ (e) bentlerinde yazılı özelliklerin her biri için onar puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Bunun dışında sözlü sınav ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.</p>

<p>(8) Müfettişlik yeterlik sınav notu, yazılı ve sözlü sınav notunun aritmetik ortalaması olup başarılı sayılabilmek için bu ortalamanın en az 70 olması gerekir.</p>

<p>(9) Yeterlik Sınav Kurulunca, yeterlik sınav notu başarı sırasına göre bir tutanağa bağlanır.</p>

<p>(10) Sınav sonucuna itirazlar, sınav sonucunun açıklanmasından itibaren beş iş günü içinde yazılı olarak Başkanlığa yapılır. Bu itirazlar, Yeterlik Sınav Kurulu tarafından itirazın yapıldığı tarihten itibaren en geç on beş iş günü içinde incelenir ve kesin sonuç ilgiliye yazılı olarak bildirilir.</p>

<p>(11) Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ile sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazereti olmaksızın sınava girmeyenlere bir yıl içinde ikinci bir sınav hakkı verilir.”</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 37 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Meslekten çıkarma</p>

<p>MADDE 37- (1) İkinci yeterlik sınavında da başarı gösteremeyenler veya geçerli bir mazereti bulunmadığı halde ikinci yeterlik sınavına girmeyenler ile verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler müfettiş yardımcısı ünvanını kaybeder ve Bakanlıkta durumlarına uygun memur ünvanlı kadrolarına atanırlar.”</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Aynı Yönetmeliğin 39 uncu maddesinde yer alan “Müfettişlerden, birinci derece kadroya tayin edilebilecek şartlara sahip olan,” ibaresi “Müfettiş yardımcılığı dâhil müfettişlik mesleğinde en az on yıl görev yapan,” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Gençlik ve Spor Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/genclik-ve-spor-bakanligi-rehberlik-ve-denetim-baskanligi-yonetmeliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/05/resmi/genclik-ve-spor-bakanligi-1325.jpg" type="image/jpeg" length="99324"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Güzellik Sektöründe Asıl Risk Kötü İşlem Değil. Yanlış İş Modeli]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/guzellik-sektorunde-asil-risk-kotu-islem-degil-yanlis-is-modeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/guzellik-sektorunde-asil-risk-kotu-islem-degil-yanlis-is-modeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de güzellik ve estetik sektörüne ilişkin son 10 yıllık yargı kararlarını, idari yaptırımları ve düzenleyici kurum uygulamalarını incelediğinizde dikkat çeken bir gerçek ortaya çıkıyor:</p>

<p>Birçok işletme, aslında sahip olmadığı bir hukuki statü üzerinden faaliyet göstermeye çalışıyor. Sorun da tam burada başlıyor. Sektördeki birçok yatırımcı hâlâ riski; cihaz kalitesi, personel performansı veya müşteri memnuniyeti ekseninde değerlendiriyor. Oysa son dönemde verilen mahkeme kararları ve idari yaptırımlar gösteriyor ki artık asıl risk operasyonel değil, yapısal.</p>

<p>Başka bir ifadeyle birçok işletme, kötü işlem yaptığı için değil, yanlış hukuki zeminde büyüdüğü için risk altında.</p>

<p><strong>Sessiz Ama Çok Güçlü Bir Paradigma Değişimi Yaşanıyor</strong></p>

<p>Uzun yıllar boyunca güzellik merkezleri hakkındaki uyuşmazlıkların önemli kısmı tüketici şikayetleriyle sınırlıydı. Bugün ise tablo farklı. Artık aynı olay;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Tazminat davasına,</li>
 <li>Tüketici uyuşmazlığına,</li>
 <li>Reklam Kurulu yaptırımına,</li>
 <li>KVKK ihlaline,</li>
 <li>İdari para cezasına,</li>
 <li>Hatta ceza soruşturmasına</li>
</ul>

<p>aynı anda konu olabiliyor. Bu değişimin temel nedeni, mahkemelerin ve düzenleyici kurumların sektöre bakış açısının değişmiş olması. Denetim mekanizması artık sadece yapılan işleme değil;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>işletmenin kullandığı dile,</li>
 <li>verdiği vaatlere,</li>
 <li>sosyal medya paylaşımlarına,</li>
 <li>kullandığı unvanlara,</li>
 <li>onam süreçlerine,</li>
 <li>veri işleme yöntemlerine</li>
</ul>

<p>odaklanıyor. Risk artık işlem odasında başlamıyor. Risk çoğu zaman Instagram paylaşımında başlıyor.</p>

<p><strong>Yargının Verdiği Mesaj Çok Net: Yetki Sınırları Esniyor Değil, Daralıyor</strong></p>

<p>İncelenen kararların önemli bir bölümünde ortak bir yaklaşım dikkat çekiyor:</p>

<p>Mahkemeler ve idari otoriteler, güzellik merkezi ile sağlık kuruluşu arasındaki sınırı giderek daha katı yorumluyor. Geçmişte uygulamada tolere edilen birçok alan bugün yaptırım konusu haline geliyor. Özellikle;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>botulinum toksin uygulamaları,</li>
 <li>dolgu işlemleri,</li>
 <li>mezoterapi,</li>
 <li>PRP,</li>
 <li>tıbbi lazer uygulamaları</li>
</ul>

<p>bakımından yalnızca işlemi yapan kişinin unvanı değil, işlemin yapıldığı yerin hukuki niteliği de sorgulanıyor. Bu nedenle sektörde sık duyulan:</p>

<p><i>"Doktorumuz var."</i> savunması çoğu zaman tek başına yeterli görülmüyor. Çünkü sorun yalnızca işlemi kimin yaptığı değil, işlemin hangi hukuki çatı altında sunulduğu.</p>

<p><strong>Sektörün En Büyük Yanılgısı: Onam Formunun Koruyucu Kalkan Olduğunu Sanmak</strong></p>

<p>Yargı kararlarında en sık karşılaşılan savunmalardan biri şu:</p>

<p>"Hasta onam formunu imzaladı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak son yıllardaki yaklaşım bunun tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Mahkemeler artık imzanın varlığına değil;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>bilgilendirmenin içeriğine,</li>
 <li>risklerin açıklanıp açıklanmadığına,</li>
 <li>hastanın gerçekten anlayıp anlamadığına,</li>
 <li>yabancı hastalarda dil bariyerinin nasıl aşıldığına</li>
</ul>

<p>bakıyor. Özellikle sağlık turizmi kapsamında gelen yabancı hastalar açısından bu konu çok daha kritik hale gelmiş durumda. Birçok dosyada uyuşmazlık operasyonla değil, operasyon öncesindeki iletişim süreciyle başlıyor.</p>

<p><strong>Yeni Risk Alanı: Sosyal Medya</strong></p>

<p>Sektördeki en büyük hukuki dönüşümün sosyal medya alanında yaşandığını düşünüyorum. Çünkü bugün birçok dava dosyasında;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Instagram reklamları,</li>
 <li>WhatsApp yazışmaları,</li>
 <li>öncesi-sonrası görseller,</li>
 <li>influencer iş birlikleri,</li>
 <li>hasta yorumları</li>
</ul>

<p>delil olarak kullanılıyor. Geçmişte pazarlama faaliyeti olarak görülen birçok paylaşım, bugün mahkeme dosyasında "taahhüt" olarak yorumlanabiliyor. Özellikle sonuç garantisi çağrışımı yapan ifadeler, ileride açılacak davalarda işletmenin aleyhine güçlü deliller yaratabiliyor.</p>

<p><strong>Önümüzdeki 5 Yılın En Büyük Hukuki Gündemi: Uyum Yönetimi</strong></p>

<p>Kararlardan çıkan tablo gösteriyor ki sektör artık yalnızca operasyon yönetimiyle büyüyemez. Önümüzdeki dönemde rekabet avantajı sağlayacak unsur;</p>

<p>· en yeni cihaz,</p>

<p>· en büyük merkez,</p>

<p>· en yüksek reklam bütçesi değil.</p>

<p>Bunların yanında;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>hukuki uyum sistemleri,</li>
 <li>veri koruma süreçleri,</li>
 <li>reklam denetimi,</li>
 <li>hasta iletişim standartları,</li>
 <li>işlem bazlı onam mekanizmaları,</li>
 <li>risk yönetimi prosedürleri</li>
</ul>

<p>belirleyici hale gelecek.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Son 10 yılın kararlarını birlikte değerlendirdiğimizde ortaya çıkan tablo oldukça açık. Güzellik sektöründe en büyük tehdit kötü niyetli rakipler değil. En büyük tehdit, değişen hukuki gerçekliğin hâlâ eski kurallarla yönetilmeye çalışılması. Bugün birçok işletme aslında dava riski taşıyan işlemler yaptığı için değil; bu riskleri kurumsal olarak yönetmediği için kırılgan durumda. Sektörde sürdürülebilir büyüme artık yalnızca müşteri kazanmakla değil, hukuki riskleri sistematik biçimde yönetebilmekle mümkün.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/05/fatma-tokat.jpg" rel="nofollow" title="Fatma Tokat"><img alt="Fatma Tokat" height="206" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/05/fatma-tokat.jpg" width="200" /></a></p>

<p><strong>Av. Fatma TOKAT</strong></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/guzellik-sektorunde-asil-risk-kotu-islem-degil-yanlis-is-modeli</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 17:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/terazi/saglik-estetikk.jpg" type="image/jpeg" length="37087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİRA BEDELİNİN UYARLANMASI - KARMA SÖZLEŞME]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kira-bedelinin-uyarlanmasi-karma-sozlesme-202543</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kira-bedelinin-uyarlanmasi-karma-sozlesme-202543" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Taraflar Arasındaki Uyuşmazlığa Konu Sözleşme Yap İşlet Devret Niteliğinde Bir Sözleşme Olmakla Uyuşmazlık Sözleşme Konusu Taşınmazın Kullanılması Aşamasına ve Bundan Doğan Kira Bedeline İlişkin Olduğundan Kira Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.<br />
YARGITAY<br />
3. HUKUK DAİRESİ<br />
E. 2025/43<br />
K. 2025/4869<br />
T. 15.10.2025</strong></p>

<p><strong>KİRA BEDELİNİN UYARLANMASI </strong>( Taraflar Arasındaki Uyuşmazlığa Konu Sözleşme Yap İşlet Devret Niteliğinde Bir Sözleşme Olmakla Uyuşmazlık Sözleşme Konusu Taşınmazın Kullanılması Aşamasına ve Bundan Doğan Kira Bedeline İlişkin Olduğundan Kira Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği - Uyuşmazlığın Kira Sözleşmesinden Kaynaklandığı Gözetilerek Uyarlama Talebinin ve Kira Bedelinin 85 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararı Kapsamında Türk Lirasına Dönüştürülmesi Talepleri Bakımından Kira Sözleşmelerine Uygulanacak Hükümler Değerlendirilip Alanında Uzman Bilirkişiden Rapor Alınması Gereği )</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KARMA SÖZLEŞME</strong> ( Taraflar Arasındaki Sözleşmenin Karma Bir Sözleşme Olduğunu Ancak Uyuşmazlığın Sözleşmenin Kira Aşamasına İlişkin Olduğunu ve Bu Nedenle Kira Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği/Uyarlama ve Döviz Yasağına İlişkin Taleplerin Değerlendirilmesinde Kiraya İlişkin Düzenlemelerin ve 13.09.2018 Tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı Hükümlerinin Dikkate Alınması Alanında Uzman Bilirkişiden Rapor Alınarak Sonuca Gidilmesi Gerektiği )</p>

<p>6098/m.19</p>

<p><strong>ÖZET:</strong> Uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir.</p>

<p>Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu sözleşme; yap- işlet- devret niteliğinde bir sözleşme olmakla, uyuşmazlık sözleşme konusu taşınmazın kullanılması aşamasına ve bundan doğan kira bedeline ilişkin olduğundan kira sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.</p>

<p>Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek, uyarlama talebinin ve kira bedelinin 13.09.2018 tarihli ve 30534 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 85 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Türk Lirasına dönüştürülmesi talepleri bakımından, kira sözleşmelerine uygulanacak hükümler değerlendirilip alanında uzman bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>DAVA : </strong>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>KARAR : I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 07.07.2006 tarihli kira sözleşmesi ile yıllık kira bedelinin dövize endeksli olarak belirlendiğini, dördüncü beş yıllık kira dönemi için yıllık kira bedelinin 140.000,00 USD karşılığı TL + KDV olarak kararlaştırıldığını, ekonomik kriz, yüksek enflasyon, döviz kurundaki artış oranı ve pandemi sebebiyle sözleşmenin, devamının davacının ticari hayatını sürdürebilir olmaktan çıkardığını ve koşulları oluştuğundan uyarlanması gerektiğini ileri sürerek; 07.07.20 22... .07.2023 tarihleri arasında yıllık kira bedelinin 1.200.000,00 TL ve yeni dönem kira bedelinin TÜFE oranında artırılması şeklinde sözleşmenin uyarlanmasını talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili; sözleşme ve şartnameyle belirlenmiş olan ödeme şartlarında değişiklik yapılması talebinin 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu 'a aykırı olduğunu, anılan kanun kapsamında yapılan ihale sonrası imzalanan sözleşmenin ödeme şartlarında yüklenici lehine ve İdare aleyhine işlem tesis edilmesinin İdareyi hak kaybına uğratarak kamu zararına neden olacağını, davaya konu kira sözleşmesinin üst hakkı sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve bu sebeple sözleşmede yer alan kira bedelinin Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar İlişkin 2008-32/34 Sayılı Tebliğde yer alan sınırlamalar dahilinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p>İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ekonomik kriz, döviz kurunda meydana gelen dalgalanmalar ve enflasyon oranlarındaki artışın ülkemiz bakımından öngörülebilir nitelikte olduğu, Türk lirasının USD karşısında değer kaybetmesinin başlı başına kira bedelinin uyarlanmasını gerektirmediği gibi tacir olan kiracı bakımından da öngörülemeyen olağanüstü bir durum olarak değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesinde düzenlenen uyarlama koşullarının bulunmadığı; 13.09.2018 tarih ve 30534 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 Sayılı Türk Parasi Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararının 8. maddesinde yer alan kanuni düzenleme ve bu kapsamda çıkarılan Hazine ve Maliye Bakanlığı Tebliği'nin 8. maddesinin yirmi sekizinci fıkrası uyarınca hesaplama yapan ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve somut verilere dayalı olarak hazırlandığından hükme esas alındığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüyle 07.07.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca 07.07.2022-06.07.2023 tarihleri arasında yıllık kira bedelinin brüt 1.944.212,50 TL ( NET 1.555.370,45 TL ) olarak ve müteakip yıllarda kira bedelinin kira yılının tüketici fiyat endeksindeki 12 aylık ortalamalara göre değişim oranında artırılması şeklinde uyarlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong></p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 07.07.2006 tarihinden dava tarihine kadar devam eden taraflar arasındaki sözleşmenin, akaryakıt bakım istasyonu/ market/ alışveriş merkezi yaptırılması, 25 yıl süreyle bedeli karşılığı kullanılması ve süre sonunda devredilmesine dair birden fazla aşamayı içeren (yap/ işlet/ devret şeklinde) bir sözleşme olduğu, her yıl için bedelin USD cinsinden ayrıca belirlendiği, sözleşmenin kendi içinde bütünlük arzettiği ve dövizle kiralama yasağı kapsamındaki sözleşmelerden olmadığı, 6098 Sayılı Kanun'un 138. maddesinin uygulanması şartlarının bulunmadığı, davacının tacir olduğu, ekonomik koşulların öngürülemeyen, olağanüstü bir durum olarak değerlendirilemeyeceği ve davanın reddi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşmede; açıkça kiralanan şeyin cinsinin, mecurun adresinin, kiranın süresinin, kira karşılığının ne şekilde ödeneceğinin, kiranın başlangıcının, kiracı ve kiraya verenin isimlerinin düzenlendiği, noter şerhinin altında da kira sözleşmesi olduğunun belirtildiği, öngörülmeyen ve olağanüstü koşulların sadece davacı açısından değil tüm ülke açısından geçerli olduğunu, bu nedenle 12.09.2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı ile döviz cinsinden veya dövize endeksli sözleşme yapılması yasaklanarak Türk Lirası cinsinden sözleşme yapılması ve mevcut sözleşmelerin de uyarlanması konusunda düzenleme getirildiğini, global olarak yaşanan kriz ve pandemi etkilerinin ülke çapında pek çok şirketin mali yapısında dengesizlik ve daralmalara yol açıp konkordato ve buna bağlı iflas davalarının inanılmaz derecede arttığını ve tacirler yönünden de öngörülebilir olmadığını, uyarlama koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.</p>

<p>B. Gerekçe ve Değerlendirme</p>

<p>Uyuşmazlık, kira bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir.</p>

<p>Bir sözleşmenin niteliğini, yazılışı ve taşıdığı hükümler tayin eder. Yorum, bir irade beyanının manasının tespitidir. Mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 18. maddesiyle aynı doğrultuda düzenlenen 6098 Sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Bu hüküm, yorum bakımından 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan ve kanunların yorumlanmasında esas alınan “Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.” hükmünün sözleşme hukukuna yansıması niteliğindedir.</p>

<p>Yap-işlet-devret sözleşmeleri; taraflardan birinin kendisine ait olmayan taşınmaz üzerinde bina, tesis veya başkaca bir eser meydana getirmesi, diğer tarafın da taşınmazına yapılan bu eser için bir bedel ödememesi nedeniyle, yapan tarafın belli süreyle kullanmasına müsaade etmesine, dolayısıyla eser ve kira sözleşmelerine dair hükümler içerdiğinden, karma nitelikte sözleşmeler olup; sözleşmeye konu eserin meydana getirilmesi ve bundan doğan talep hakları eser sözleşmesi hükümlerine, oluşturulan eserin ve bulunduğu taşınmazın kullanılması aşaması ve bundan doğan talep hakları kira sözleşmesi hükümlerine tabidir.</p>

<p>Bu açıklamalar ışında taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu sözleşme; yap- işlet- devret niteliğinde bir sözleşme olmakla, uyuşmazlık sözleşme konusu taşınmazın kullanılması aşamasına ve bundan doğan kira bedeline ilişkin olduğundan kira sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.</p>

<p>Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı gözetilerek, uyarlama talebinin ve kira bedelinin 13.09.2018 tarihli ve 30534 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 85 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Türk Lirasına dönüştürülmesi talepleri bakımından, kira sözleşmelerine uygulanacak hükümler değerlendirilip alanında uzman bilirkişiden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p>2.Bozma sebebine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ : </strong>Açıklanan sebeple;</p>

<p>1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,</p>

<p>2.Bozma sebebine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,</p>

<p>Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,</p>

<p>Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kira-bedelinin-uyarlanmasi-karma-sozlesme-202543</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-3a.jpg" type="image/jpeg" length="13710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KURUMU GEREKLİ MİDİR?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-kurumu-gerekli-midir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-kurumu-gerekli-midir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HAGB’nin Tarihçesi</strong></p>

<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu, hukukumuza ilk kez 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile girmiş ve çocuklar hakkında uygulanmaya başlanmıştır. Akabinde bu kurum, yeniden düzenlenerek 06.12.2006 tarihli 5560 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine eklenmiştir. Bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri yaşı büyük sanıklar için de uygulanma olanağına kavuşmuştur. 5560 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme ile soruşturması ve kovuşturması şikayet şartına bağlı olan ve hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi olanaklı hale gelmiştir. Aynı Kanun ile 5395 sayılı Kanun'un 23. maddesi de değiştirilmiş ve 3 yıllık denetim süresindeki farklılık dışında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden çocuklar ve yaşı büyükler aynı hükümlere tabi tutulmuştur.<u> </u></p>

<p>Kanun koyucu 23.01.2008 tarihli 5728 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde değişikliğe gitmiş, Anayasa'nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar dışında, hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezalarına ilişkin suçlarda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının önünü açmıştır. Bu değişiklikle HAGB uygulanabilmesi için gerekli şikayet şartından da vazgeçilmiştir. Süreç içerisinde 22.07.2010 tarihli 6008 sayılı Kanun ile “<i>Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez</i>.”, 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun ile “<i>Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez</i>.” hükmü maddeye eklenmiştir.</p>

<p>HAGB hükümleri belirtilen şekilde uygulanırken, aşağıda ayrıntıları açıklanacağı üzere Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) peş peşe verdiği iptal kararları üzerine 7445 ve 7499 sayılı Kanunlarla HAGB hükümlerinde değişikliklere gidilmiştir. En son <a href="https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb-kurumunu-duzenleyen-kurala-iliskin-iptal-davasi-ve-itiraz-basvurusu-hakkinda-karar" rel="dofollow">AYM, 31.12.2025 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2024/98 Esas ve 2025/149 Karar sayılı norm denetimi kararı </a>ile HAGB hükümlerini tamamen iptal etmiş ve kanun koyucuya yeni düzenleme için 9 ay süre tanımıştır. Bu süre ise 30.09.2026 tarihinde dolacak olup bu tarihe kadar düzenleme yapılmaması halinde HAGB kurumu yürürlükten kalkacaktır.</p>

<p><strong>HAGB’nin Hukuki Niteliği</strong></p>

<p>Birçok Yargıtay kararında da vurgulandığı üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını, askıda olmasını ifade etmektedir<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a>. CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde yer alan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder, düzenlemesi de bu durumu desteklemektedir. Bununla birlikte anılan fıkraya 7499 sayılı Kanun ile 02.03.2024 tarihinde eklenen “<i>müsadereye ilişkin hükümler hariç</i>” ibaresi ile hükümde yer alan müsadere kararının infaz edilebileceği düzenlenmiştir.</p>

<p>Açıklanması geri bırakılan hükümde yer alan mahkumiyet hükümleri yönünden hükmün hukuki sonuç doğurmadığı ve askıda olduğu kabul edilebilir ise de, süreç içerisinde maddede yapılan değişikliklerle getirilen “<i>Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. </i>ve “<i>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, <u>müsadereye ilişkin hükümler hariç</u>, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.”</i> içerikli düzenlemeler, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerine hukuki sonuç doğurma kabiliyeti kazandırmıştır. Yine 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun başdenetçi veya denetçi seçilebilmek için aranan şartları düzenleyen 10. maddesinin 1-f bendinde yer alan “<i>26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına ya da affa uğramış olsa veya <u>hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile</u> … suçlarından mahkûm olmamak.</i>” gibi bazı özel hükümler de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkumiyet hükmüne sonuç bağlamıştır. Dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu kararda yer alan mahkumiyet hükmü kendi özü yani ön mahkumiyet hükmü itibarıyla hüküm doğurmamakta ise de, mahkumiyet hükmünün hukuk dünyasına yansımaları itibarıyla sonuç doğurduğu, bu hükmün bazı işlemlerin yapılmasına engel olduğu ya da müsadere gibi bazı kısımlarının infaz edilebildiği görülmektedir.</p>

<p><strong>HAGB Hükümleri Gerekli midir, AYM İptal Kararı Sonrası Yeniden düzenlemeli midir?</strong></p>

<p>5728 sayılı Kanun ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama alanının genişlemesinden, özellikle de 6008 ve 6545 sayılı Kanun hükümleri ile yapılan değişiklikler sonrası, bu kurum gerek uygulayıcılar gerekse teorisyenler tarafından sıkça tartışma ve eleştiri konusu yapılmıştır. Eleştiri ve tartışmaların odak noktası, HAGB kurumunun cezasızlık algısı oluşturduğu, bu hükümlere yapılan itirazların şekli yönlerden incelendiği, mahkemelerin hükmün uygulanması noktasında kolaycı davrandıkları, bu kurumun uygulanmasına yönelik kabul beyanını aydınlatmadaki sıkıntılar gibi eleştirilerde toplanmıştır.</p>

<p>Bireysel başvuru hakkının tanınmasından sonra ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler sıkça Anayasa Mahkemesine başvuru konusu olmuş ve bu başvurularda çok sayıda hak ihlali kararı verilmiştir.</p>

<p>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri norm denetimi yöntemi ile de birçok kez Anayasa Mahkemesinin önüne gelmiştir. <a href="https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-kararina-karsi-itiraz-kanun-yolu-ongoren-kuralin-iptali" rel="dofollow">Mahkeme 2021/121 Esas - 2022/88 Karar sayılı 20.07.2022 tarihli kararı</a>yla daha çok uygulamadan kaynaklanan nedenlerle, düzenlemenin itiraz kanun yoluna ilişkin kısmını yeterli hukuki güvenceyi sağlamadığı gerekçesiyle Anayasa’ya aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. Kanun koyucu 7445 sayılı Kanun ile tekrar düzenleme yapmış ve itiraz incelemesinin usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıkları da içerir şekilde yapılması gerektiği kanunlaştırmıştır. Bununla birlikte <a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-2022120-esas-2023107-karar-sayili-karari-hagb-kurumunu-duzenleyen-kuralin-iptali" rel="dofollow">Anayasa Mahkemesi 2022/120 Esas - 2023/107 Karar sayılı 01.08.203 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararı</a> ile CMK’nın 231. maddesini bu sefer tamamen iptal etmiştir.</p>

<p>Yukarıda belirtilen iptal kararı üzerine 7499 sayılı Kanun ile CMK’nın 231. maddesi tekrar düzenlenmiştir. Bu sefer itiraz kanun yolundan vazgeçilmiş ve bu hükümler istinaf yoluna tabi kılınmıştır. 7499 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik tekrar norm denetimi konusu olmuş ve <a href="https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-hagb-kurumunu-duzenleyen-kurala-iliskin-iptal-davasi-ve-itiraz-basvurusu-hakkinda-karar" rel="dofollow">Anayasa Mahkemesi, 2024/98 Esas - 2025/149 Karar sayılı 10.07.2025 tarihli kararı</a>yla “<i>HAGB kurumunun kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar bakımından uygulanmayacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.”</i> içerikli temel gerekçesi ile hükmü bir kez daha iptal etmiştir. İptal kararı 31.12.2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmış olup, Anayasa Mahkemesince yasal değişiklik yapılabilmesi için 9 aylık süre öngörülmüştür. Bu süre, 30.09.2026 tarihinde dolacak olup henüz bir düzenlene yapılmamıştır.</p>

<p>HAGB kurumundan tümü ile vazgeçilmesi ve ortaya çıkan <i>cezasızlık algısına </i>son verilmesi gerektiği yönünde görüşler belirtilmektedir.<a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-hagbye-iliskin-yeni-iptal-karari" rel="dofollow">[2]</a> Süreç içerisinde birçok esaslı kanun değişikliğine, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarına, bireysel başvuruya konu hak ihlallerine konu olmuş, gerek uygulama gerekse teori tarafından sert eleştirilere maruz kalmış, cezasızlık algısını beslediği belirtilen <a name="_Hlk231849467">hükmün açıklanmasının geri bırakılması </a>hükümlerinin, yeniden düzenlenmeyerek hukuk tarihine terk edilmesi görüşü ileri sürülebilir. Bununla birlikte bu görüşe katılmıyoruz. Şöyle ki,</p>

<p>CMK’nın 231/13. maddesinde “<i>Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir</i>.” hükmü bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkum olduğu cezanın açıklanması geri bırakılan hükümlünün, bu mahkumiyeti adli sicil kaydında yer almayacak, hükümlü ibraz edeceği adli sicil kaydında sabıkasız gözükecektir. HAGB’ye konu mahkumiyet hükmü ilk kez suç işleyen hükümlünün iş başvurusu, işe girişi ya da işten çıkarılması gibi işlemlerde sosyal hayatına yansımayacaktır. Yine aldığı ceza miktarı nedeniyle kamu görevine engel mahkumiyet oluşturabilecek bir hüküm, HAGB nedeniyle kişinin kamu görevine kabul edilmesine engel oluşturmayacak ya da kamu görevinden çıkarılmasını gerektirmeyecektir. <strong>Dolayısıyla HAGB kararının, kişinin ekonomik ve sosyal hayatı yönünden önemli güvenceler getirdiği rahatlıkla söylenebilir.</strong></p>

<p>6545 sayılı Kanun ile “<i>Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez</i>.” hükmü getirilmiştir. Yine bu hükmün yorumuna ilişkin son dönemde istikrar kazanan, yargılamaya konu suçun tarihinin bir önemi olmaksızın, karar tarihi itibarıyla verilmiş ve denetim süresi devam eden HAGB kararı bulunması halinde, yeniden HAGB kararı verilemeyeceğine ilişkin Yargıtay içtihatları oluşmuştur.<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a> Bu nedenle, bir kişi hakkında değişik tarihlerde işlediği suçlar nedeniyle çok sayıda HAGB kararı verilmesi istisnai haller dışında zorlaşmıştır. Dolaysıyla HAGB kurumu sanığa “sana son bir şans“ özelliğine kavuşmuştur. Yine uygulayıcılarında sübjektif unsur olan “<i>sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması”</i> şartı yönünden daha titiz davranmaları da eleştirilerin azalmasına katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Erteleme hükümlerinin HAGB hükümlerinin yerini tutabileceği düşünülebilirse de, 5237 sayılı Kanun’da ertelemenin infaz rejimine ilişkin olduğu, erteleme süresi sonunda hükmün infaz edilmiş sayıldığı, bu düzenlemenin 765 sayılı Kanun döneminde uygulanan erteleme kurumunun “<i>mahkumiyetin vaki olmamış</i> <i>sayılmasından</i>” farklı olduğu, dolayısıyla mevcut erteleme ve HAGB hükümlerinin birbirinin yerini tutmadığı görülmektedir. Bu husus HAGB’nin erişkinler hakkında da uygulanmasını sağlayan 5560 sayılı Kanun’un komisyon gerekçesinde “<i>Bu durum ertelemeyi hükümlü açısından, yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu sistemindeki düzenlemeye nazaran daha ağır sonuçlar doğuran bir kurum haline getirmiştir. Bu nedenle kurumlar arasındaki dengeli geçişi sağlamak amacıyla, Türk Ceza Hukukuna ilişkin yeni mevzuatımızda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, bir kurum olarak düzenlenmesi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır</i>.” şeklinde ifade edilmiştir<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a>.</p>

<p><strong>Yukarıda belirtilen nedenlerle HAGB kararı zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaktadır.</strong> Bu kurumdan vazgeçilmesi kararı verilirken HAGB’nin hükümlünün ekonomik ve sosyal hayatına yönelik güvencesi göz önünde tutulmalı, bu kurumun kaldırılmasının ilerde başkaca sorunları beraberinde getirebileceği, ilerde bu kurumun tekrar canlandırılmasının uyarlama yargılamaları gibi yargıya fazladan iş yükü taşıyacağı gözden ırak tutulmamalıdır.</p>

<p>Gelinen noktada, Anayasa Mahkemesinin “<i>kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar</i> <i>yönünden</i>” düzenlemenin yetersiz kaldığı gerekçesi de gözetilerek, kamu görevlileri tarafından görevleri sebebiyle işlenen “İşkence” ve “Eziyet” gibi suçların hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağı suçlar arasında sayılması yolu tercih edilebilir. Bu içerikli bir düzenlemenin CMK’nın 253. maddesinin 12. fıkrasına eklenebileceği kanaatindeyiz. Bununla birlikte, kamu görevlileri tarafından görevleri sebebiyle işlenen ve HAGB hükümlerinin uygulanamayacağı suçların geniş tutulmasının da orantılılık, beklenen fayda ve hakkaniyete uygun olmayacağını düşünüyoruz. Yine kamu görevlilerinin görevleri nedeniyle işledikleri HAGB uygulanmasına engel suçlar belirlenirken, sayma yönteminin tercih edilmesinin yerinde olacağını, “<i>kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği </i><i>işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar” </i>gibi genel bir düzenlemenin uygulamada sorunlar yaratacağını değerlendiriyoruz.</p>

<p><strong>Sonuç </strong></p>

<p>Herkes 2. şansı hak eder, düsturuyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tekrar düzenlenmesinin yerinde olacağı kanaatindeyiz.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/hakimbam-uyesi-eyup-kara" title="Hakim/Bam Üyesi Eyüp KARA"><img alt="Hakim/Bam Üyesi Eyüp KARA" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/01/eyup-kara-2.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/hakimbam-uyesi-eyup-kara" title="Hakim/Bam Üyesi Eyüp KARA">Hakim/Bam Üyesi Eyüp KARA</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999">-----------</span></p>

<p><a href="#_ednref1" name="_edn1" title=""><span style="color:#999999">[1]</span></a><span style="color:#999999"> Yargıtay CGK, 2006/6.MD-346 E. - 2008/25 K., 19.02.2008; Yargıtay CGK, 2014/6-66 E. - 2014/365 K., 11.07.2014;</span></p>

<p><span style="color:#999999">Yargıtay CGK, 2017/11-114 E. - 2021/99 K., 11.03.2021</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-hagbye-iliskin-yeni-iptal-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">[2]</span></a><span style="color:#999999"> ŞEN, Ersan, DUYMAZ, Erkan, </span><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-hagbye-iliskin-yeni-iptal-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">AYM’nin HAGB’ye İlişkin Yeni İptal Kararı</span></a><span style="color:#999999">, </span><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-hagbye-iliskin-yeni-iptal-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/aymnin-hagbye-iliskin-yeni-iptal-karari</span></a><span style="color:#999999">, e.t. 09.06.2026</span></p>

<p><a href="#_ednref3" name="_edn3" title=""><span style="color:#999999">[3]</span></a><span style="color:#999999"> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/ceza-genel-kurulunun-2020353-e-2023662-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay CGK, 2020/3-353 E. – 2023/662 K., 13.12.2023; </span></a><span style="color:#999999">Yargıtay 6. CD, 2025/3307 E. – 2026/3090 K., 13.04.2026</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="#_ednref4" name="_edn4" title=""><span style="color:#999999">[4]</span></a><span style="color:#999999"> Yargıtay CGK, 2017/11-114 E. - 2021/99 K., 11.03.2021</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-kurumu-gerekli-midir-1</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/03/terazi/kelepce-themisisaasd.jpg" type="image/jpeg" length="39548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR</strong></p>

<p><strong>1. Boşanma davası sürecinin duygusal boyutu</strong></p>

<p>Boşanma davası, tarafların en yoğun duyguları yaşadığı dönemlerden biridir. Bu duygusal yük nedeniyle boşanma davası sırasında sağduyulu karar vermek çoğu zaman zorlaşır. Ancak unutulmamalıdır ki boşanma davası sırasında yapılan her yanlış hamle, hem hukuki hem ekonomik açıdan uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>2. Boşanma davası açmadan önce doğru hazırlık yapmanın önemi</strong></p>

<p>Birçok kişi ani öfke ve kırgınlıklarla boşanma davası açmaktadır. Oysa boşanma davası, sadece ayrılığı değil; mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi birçok konuyu kapsayan kapsamlı bir hukuki süreçtir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce durumun dikkatle değerlendirilmesi gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>3. Delil olmadan boşanma davası açmanın riskleri</strong></p>

<p>Boşanma davasında en sık rastlanan hatalardan biri delilsiz başvuru yapılmasıdır. Aldatma, şiddet veya terk iddiaları somut delillerle desteklenmediği sürece mahkeme boşanma davasında istenen sonucu vermez. Mesaj kayıtları, görüntüler, tanık anlatımları veya kamera kayıtları olmadan açılan boşanma davalarının reddedilmesi çok yaygındır.</p>

<p><strong>4. Mal paylaşımı ve boşanma davasındaki yanlış bilinenler</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde malların paylaşımı konusunda çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır. Malın bir eşin üzerine kayıtlı olması diğer eşin hakkı olmadığı anlamına gelmez. Edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince evlilik süresince edinilen mallarda her iki eşin de hakkı vardır. Bu nedenle boşanma davası açılmadan önce mal varlığının doğru tespit edilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>5. Nafaka ve tazminat haklarının doğru değerlendirilmesi</strong></p>

<p>Boşanma davasında tazminatın boşanmayı kimin istediğine göre belirlendiği yönünde yaygın bir yanılgı vardır. Oysa tazminat, tarafların kusur durumuna göre değerlendirilir. Daha az kusurlu olan ve boşanma davası sonucunda ekonomik kayba uğrayan taraf tazminat talep edebilir. Nafaka hakkı da aynı şekilde boşanma davası içerisindeki genel durum ve ihtiyaçlara göre değerlendirilir.</p>

<p><strong>6. Velayet konusunun boşanma davasındaki yeri</strong></p>

<p>Boşanma davası sırasında velayeti bir rekabet alanı olarak görmek ciddi bir hatadır. Mahkemeler velayet kararını ebeveynlerin duygusal beyanlarına göre değil, çocuğun üstün yararını gözeterek verir. Çocuğun gelişimini hangi ebeveynin daha iyi destekleyebileceği belirleyici unsurdur.</p>

<p><strong>7. Sosyal medyanın boşanma davasına etkisi</strong></p>

<p>Boşanma davası devam ederken yapılan sosyal medya paylaşımları sürecin seyrini olumsuz etkileyebilir. Kişinin duygusal bir anla yaptığı paylaşım, boşanma davasında karşı taraf için delil niteliği taşıyabilir ve mahkemenin bakış açısını değiştirebilir.</p>

<p><strong>8. İletişimin tamamen kopması ve boşanma davasına etkileri</strong></p>

<p>Boşanma davasında tarafların iletişimi tamamen kesmesi özellikle çocukların olduğu durumlarda büyük sorunlara yol açar. Saygılı ve kontrollü bir iletişim biçimi, hem boşanma davasının sağlıklı ilerlemesini sağlar hem de çocukların psikolojik açıdan korunmasına katkıda bulunur.</p>

<p><strong>9. Sonuç: Boşanma davası bir son değil, yeni bir başlangıçtır</strong></p>

<p>Boşanma davası, yalnızca bir evliliğin bitişi değildir; yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu nedenle boşanma davasının bilinçli, planlı ve hukuka uygun yürütülmesi, gelecekte karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/6hqXrTPHfjE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="89566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK (Zina Nedeni İle Boşanma)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK ( Zina Nedeni İle Boşanma)</strong></p>

<p>Bu video, eşinizin sizi aldatması durumunda Türk Medeni Kanunu’nun size tanıdığı tüm hakları anlaşılır şekilde öğrenebilmeniz için hazırlanmıştır. Zina, kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir ve atacağınız her adım hukuki sonucunuzu doğrudan etkiler. Aldatma fiilini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde ve her hâlde fiilin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açabilirsiniz. Eşinizi açık veya örtülü biçimde affetmişseniz dava hakkınız ortadan kalkar. Birlikte yaşamaya devam etmek dahi affetme olarak kabul edilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sadakat yükümlülüğünün ihlali ağır bir kusur sayıldığından, boşanma davasında kusur tespiti maddi ve manevi tazminat taleplerinizi güçlendirir. Mahkeme tazminat miktarını tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi ve aldatmanın etkilerine göre belirler. Çocukların velayetinde ise çocuğun üstün yararı esastır. Sadakatsizlik çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyorsa velayet çoğunlukla sadakatsiz olmayan tarafa verilir.</p>

<p>Bu süreçte geçerli delillerin hukuka uygun şekilde toplanması önemlidir. Tanık beyanları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve alenileşmiş mesajlaşmalar kullanılabilir. Boşanma ile birlikte mal paylaşımı da gündeme gelir ve yasal mal rejimi gereği evlilik süresince edinilen mallar eşit şekilde paylaşılır.</p>

<p>Bu açıklama, aldatma gibi sarsıcı bir durumda haklarınızı doğru adımlarla kullanabilmeniz için hazırlanmıştır. Duygusal tepkiyle değil, hukuki bilinçle hareket etmek sürecin en önemli unsurudur.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Sy5Wvj2MyHc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="24211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmak İsteyen Ama Korkan Kadınların Bilmesi Gereken 5 Gerçek]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma sürecine adım atmak isteyen ancak psikolojik, ekonomik ya da toplumsal nedenlerle çekinen kadınlar için hazırlanan bu video, temel hukuki hakları sade ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Aile baskısı, maddi kaygılar ve çocukların geleceği gibi unsurlar çoğu zaman kadınların karar vermesini zorlaştırsa da, Türk hukuku kadınları koruyan güçlü düzenlemelere sahiptir. Bu açıklama bölümünde videoda ele alınan konuların profesyonel bir özeti yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma hakkı, anayasal ve yasal güvencelere sahip temel bir haktır. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek ölçüde sarsılmışsa, kadın tek başına boşanma davası açabilir. Eşin rızası aranmaz ve kimse istemediği bir evliliği sürdürmek zorunda değildir.</p>

<p>Şiddet veya baskıya maruz kalan kadınlar 6284 sayılı Kanun çerçevesinde güvence altındadır. Uzaklaştırma kararı, gizlilik tedbirleri, geçici maddi destek ve gerektiğinde devlet koruması gibi önemli hukuki mekanizmalar kadınların güvenliği için düzenlenmiştir.</p>

<p>Ekonomik endişeler de çoğu zaman gerçeği tam olarak yansıtmaz. Nafaka, maddi tazminat ve mal paylaşımı gibi süreçler, boşanma sonrası kadının ekonomik güvencesini desteklemek amacıyla kanunda düzenlenmiştir. Evlilik sürecinde edinilen mallarda her iki eşin de hakkı bulunmaktadır ve kadın yoksulluk nafakası talep edebilir.</p>

<p>Çocukların velayeti konusunda mahkemeler çocuğun üstün yararını esas alır. Özellikle küçük yaştaki çocukların bakım ve ilgisinde anne önemli bir konumda kabul edilmekte olup, annenin sorumluluk bilinci ve çocuğa sağladığı duygusal istikrar dikkate alınmaktadır.</p>

<p>Boşanma bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Hukuk sistemi bireyin özgür ve bağımsız yaşam hakkını esas alır. Kadın haklarını bildiğinde ve bilinçli hareket ettiğinde, toplumsal önyargılara rağmen kendine güçlü bir yol çizebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/yUapvan2SsQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35011"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir, CMK 110/A]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir,<br />
CMK 110/A Adlî Kontrol Süresi ve Hukuki Sınırlar</strong></p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi, adlî kontrol süresi, uzatma koşulları ve çocuklar açısından uygulanma biçimi konusunda temel düzenlemeleri içerir. Bu videoda, adlî kontrol tedbirinin ne kadar süreyle uygulanabileceğini, hangi durumlarda uzatılabileceğini ve hukuki sınırlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.</p>

<p><strong>⚖️ Bu videoda yanıt bulacağınız sorular:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adlî kontrol süresi ne kadar olabilir?<br />
CMK 110/A maddesi neyi düzenler?<br />
Adlî kontrol süresi hangi hâllerde uzatılabilir?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda adlî kontrol süresi kaç yıldır?<br />
Çocuklar için adlî kontrol süresi nasıl uygulanır?<br />
Adlî kontrol tedbirinin sınırları nelerdir?</p>

<p><strong>📚 Kısa Özet:</strong><br />
Ceza yargılamasında tutuklama yerine uygulanan adlî kontrol, bireyin özgürlüğünü daha az sınırlayan bir önlemdir. Ancak bu tedbirin süresiz devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. CMK madde 110/A, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında adlî kontrolün süre sınırlarını, uzatma şartlarını ve çocuklar yönünden indirimi açıkça düzenleyerek kişi özgürlüğünü korur.</p>

<p>🔹 Ağır ceza kapsamına girmeyen suçlarda: En fazla 2 yıl, zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma<br />
🔹 Ağır ceza kapsamındaki suçlarda: En fazla 3 yıl, uzatma ile birlikte toplam 4 yıl<br />
🔹 Çocuklar bakımından: Süre yarı oranında uygulanır</p>

<p><strong>Sonuç:</strong><br />
CMK madde 110/A, adlî kontrolün süresiz hale gelmesini engelleyerek hukuk devleti ilkesini ve insan haklarına saygıyı somut biçimde güvence altına alır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/eMoMx9pjrgY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112</p>

<p>Ceza muhakemesi süreci, bir yandan toplumsal adaletin sağlanmasını, diğer yandan bireyin özgürlüğünün korunmasını amaçlar. Bu iki ilke arasında kurulan hassas denge, yargılamanın temelini oluşturur. İşte bu noktada, adli kontrol tedbirleri, tutuklamaya alternatif bir önlem olarak devreye girer. Ancak bu tedbirlerin etkili olabilmesi, şüpheli veya sanığın yükümlülüklere tam anlamıyla uymasına bağlıdır.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesi (CMK m.112) kapsamında, adli kontrol hükümlerine uymamanın sonuçlarını tüm yönleriyle inceliyoruz. Kanun koyucu, bu maddeyle hem yargılama sürecinin güvenliğini hem de tedbirlerin ciddiyetini korumayı hedeflemiştir. Adli kontrolün bir “lütuf” değil, kamu düzenini ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan bir yargısal sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.</p>

<p>Videoda şu sorulara detaylı yanıtlar bulabilirsiniz:</p>

<p>- Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan kişi hakkında ne yapılabilir?</p>

<p>- Mahkûmiyet kararı verilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse ne olur?</p>

<p>- Tutukluluk süresi dolmuş ve salıverilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir mi?</p>

<p>CMK 112’nin hukuk sistemimizdeki işlevi ve önemi nedir?</p>

<p>CMK 112’nin birinci fıkrasına göre, adlî kontrol yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun derhâl tutuklanabilir. Bu düzenleme, yargılamanın disiplinini sağlamak amacıyla getirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca 14 Nisan 2020’de yapılan değişiklikle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar istinaf veya temyiz aşamasında olan kişiler de artık aynı hükme tabidir. Yani adlî kontrolü ihlal eden bu kişiler hakkında da ilk derece mahkemesi doğrudan tutuklama kararı verebilir.</p>

<p>Öte yandan, 24 Kasım 2016 tarihli değişiklik ile getirilen bir diğer önemli hüküm, azami tutukluluk süresi dolduğu için serbest bırakılan sanıkların durumunu düzenlemiştir. Buna göre, bu kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilmişse ve bu tedbiri ihlal ederlerse, yeniden tutuklanmaları mümkündür. Ancak bu tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda en fazla dokuz ay, diğer suçlarda ise iki ayla sınırlıdır.</p>

<p>Bu hüküm, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de adli sürecin güvenliği açısından son derece önemlidir. CMK 112, bireyin özgürlük hakkını ortadan kaldırmadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için bir denge mekanizması kurar. Tedbirlere uymamanın ciddi sonuçları olduğunu hatırlatır ve adli kontrolün hukuk sistemimizdeki caydırıcı gücünü ortaya koyar.</p>

<p>Sonuç olarak, CMK madde 112; adli kontrol tedbirine uymamanın hukuki sonuçlarını belirleyerek, ceza muhakemesinin etkinliğini artıran ve yargı sürecinin disiplinini koruyan bir düzenlemedir. Bu madde, bireysel hak ve özgürlükleri gözetirken aynı zamanda adaletin tecellisini sağlamayı hedefler.</p>

<p>Bir yargılamada özgürlük, yükümlülüklerle anlam kazanır. Adli kontrolün ihlali, sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda adaletin işleyişine müdahale anlamına gelir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-vQAh0iF830/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60075"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14830"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84819"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="62226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18653"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106</p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında salıverilen kişinin yükümlülükleri ele alınıyor. Tutukevinden çıkan bir kişinin adres bildirim yükümlülüğü, adres değişikliğini bildirme zorunluluğu ve bildirmeme durumunda doğacak hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanıyor.</p>

<p>Birçok kişinin farkında olmadığı bu yükümlülükler, dava sürecinde savunma hakkını doğrudan etkileyen ve yargılamanın kesintisiz yürütülmesini sağlayan önemli konulardır. Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Salıverilen kişi hangi bilgileri bildirmek zorundadır?<br />
Adres değişikliği nasıl ve ne zaman bildirilmelidir?<br />
Bildirim yapılmazsa tebligat nasıl geçerli olur?<br />
İhtar süreci nasıl işler ve hangi belgeler düzenlenir?<br />
CMK m.106’nın amacı nedir?</p>

<p>Bu video, salıverilen kişinin sorumluluklarını, tebligatın geçerliliğini, yargılamanın adil yürütülmesini ve hak kayıplarının önlenmesini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vz86x23hrLw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="60877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="51666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="78905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="19342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="34817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="48556"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="54253"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="42301"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="57516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="21623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="53640"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
