<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 21 Jul 2026 22:32:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HUKUK TERCİH LİSTESİ YAPMADAN ÖNCE MUTLAKA BİLİNMESİ VE DİKKATE ALINMASI GEREKEN 7 (YEDİ) ÖNEMLİ GERÇEK]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hukuk-tercih-listesi-yapmadan-once-mutlaka-bilinmesi-ve-dikkate-alinmasi-gereken-7-yedi-onemli-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hukuk-tercih-listesi-yapmadan-once-mutlaka-bilinmesi-ve-dikkate-alinmasi-gereken-7-yedi-onemli-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1) İstikrarlı Sınav Başarısı:</strong> Sınav başarısı yüksek bir fakülteyi seçmek, geleceğinizi doğrudan güvenceye almaktır. Hukuk fakültesinden mezun olmak artık avukatlık stajına başlamak veya hakimlik sınavına girmek için tek başına yeterli değil. Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) artık aşılması zorunlu, çok ciddi bir merkezi baraj sınavıdır.</p>

<p>HMGS (Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı) ve hakimlik sınavlarında sadece bir-iki yıl değil, istikrarlı olarak her yıl dereceye giren fakülteleri seçmelisiniz ki akademik eğitimin kalitesinden emin olabilesiniz ve geleceğinizi şansa bırakmadan, bu zorlu kariyer barajlarını ilk hakkınızda başarıyla aşarak hayalinizdeki mesleğe doğrudan adım atabilesiniz.</p>

<p><strong>2) Ezberci Değil Analitik Eğitim:</strong> Sadece kanun maddelerini ezberleten değil; onları tartışan, analiz eden ve somut olay adaletinin nasıl gerçekleştirileceğini öğreten bir fakülte tercih etmelisiniz.</p>

<p><strong>3) Doğa ile İç İçe Kampüs Yaşamı:</strong> Doğa ile iç içe, geniş kampüslere sahip fakülteleri seçmelisiniz ki yeşillikler içinde, stresten uzak ve tamamen eğitime odaklanmış bir öğrencilik hayatınız olsun.</p>

<p><strong>4) Büyük Şehir Avantajı:</strong> Büyük şehirlerde yer alan bir fakülteyi tercih etmelisiniz; böylece metropollerin sunduğu sektörel, kültürel ve mesleki avantajlardan en üst düzeyde yararlanabilirsiniz.</p>

<p><strong>5) Zengin Akademik Kadro:</strong> Alanında uzman, nitelikli ve zengin bir akademik kadroya sahip fakülteleri listenizin üst sıralarına taşımalısınız. Çünkü hukukun derinliklerini sadece kitaplardan değil, ömrünü bu mesleğe adamış, literatüre yön vermiş yurt dışı eğitim almış veya orada araştırmalar yapmış isimlerden öğrenmek vizyonunuzu tamamen değiştirecektir.</p>

<p><strong>6) Disiplinler Arası Alan Üstünlüğü:</strong> Disiplinler arası alanlarda anabilim dalları bulunan fakülteleri tercih etmelisiniz ki geleneksel kalıpların dışına çıkarak, bilişim, enerji, fikri mülkiyet, tahkim veya uluslararası ticaret gibi parlayan alanlarda uzmanlaşabilir ve mezuniyet sonrasında rakiplerinize net bir fark atabilirsiniz.</p>

<p><strong>7) Küresel Dil Yetkinliği:</strong> Mesleki geleceğiniz için yabancı dilinizi geliştirme imkanı sunan fakültelere yönelmelisiniz ki mesleğinizi sadece yerel düzeyde değil, dünya genelinde icra etme şansına sahip olabilesiniz.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/rauf-karasu.jpg" rel="nofollow" title="Rauf Karasu"><img alt="Rauf Karasu" height="480" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/rauf-karasu.jpg" width="861" /></a></p>

<p></p>

<p><strong>Prof. Dr. Rauf Karasu </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hacettepe Üniversitesi Senato Üyesi </strong></p>

<p><strong>Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hukuk-tercih-listesi-yapmadan-once-mutlaka-bilinmesi-ve-dikkate-alinmasi-gereken-7-yedi-onemli-gercek</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 21:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/hukuk-fakultesei-4.jpg" type="image/jpeg" length="49427"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 Hukuk fakültesi taban puanları ve başarı sıralamaları: Hukuk fakülteleri hangi puanlar ile alıyor?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/2026-hukuk-fakultesi-taban-puanlari-ve-basari-siralamalari-hukuk-fakulteleri-hangi-puanlar-ile-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/2026-hukuk-fakultesi-taban-puanlari-ve-basari-siralamalari-hukuk-fakulteleri-hangi-puanlar-ile-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte eşit ağırlık (EA) grubunun en çok merak ettiği alanların başında gelen Hukuk Fakültesi için YÖK Atlas verileri ve güncel başarı sıralamaları şekillendi. İşte, vakıf ve devlet üniversitelerinin taban puanları ve kontenjanları...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milyonlarca adayın ter döktüğü YKS maratonunun sonuçlanmasıyla birlikte, tercih kılavuzunun en kritik ayağını oluşturan hukuk fakülteleri için rekabet resmi olarak başladı. Eşit ağırlık puan türünün en gözde alanı olan hukukta, başarı sıralamaları ve taban puanları adayların en çok incelediği verilerin başında geliyor. YÖK Atlas ve güncel veriler ışığında, Türkiye'nin önde gelen hukuk fakültelerinin taban puanları ve başarı sıralamaları...</p>

<p><strong>EN YÜKSEK SIRALAMALI HUKUK FAKÜLTELERİ</strong></p>

<p>Hukuk fakültelerinde burslu ve devlet statüsündeki köklü kurumlar her yıl olduğu gibi yine en yüksek başarı sıralamalarına ev sahipliği yapıyor. Özellikle ilk binden öğrenci alan prestijli programlar, adayların en kıyasıya rekabet ettiği alanlar arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>1.</strong> Koç Üniversitesi (Burslu) - 25 - 510,78</p>

<p><strong>2. </strong>Bilkent Üniversitesi (Burslu) - 24 - 504,01</p>

<p><strong>3. </strong>Galatasaray Üniversitesi (Fransızca) - 36 - 502,12</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4. </strong>TOBB ETÜ (Burslu) - 17 - 494,12</p>

<p><strong>5.</strong> Özyeğin Üniversitesi (Burslu) - 16 - 478,65</p>

<p><strong>6.</strong> İbn Haldun Üniversitesi (Burslu) - 12 - 475,30</p>

<p><strong>7.</strong> İstanbul Bilgi Üniversitesi (Burslu) - 15 - 468,40</p>

<p><strong>8. </strong>Yeditepe Üniversitesi (Burslu) - 14 - 462,10</p>

<p><strong>9.</strong> Bahçeşehir Üniversitesi (Burslu) - 16 - 459,20</p>

<p><strong>10.</strong> Ankara Üniversitesi - 300 - 455,40</p>

<p><strong>11.</strong> İstanbul Üniversitesi - 400 - 450,15</p>

<p><strong>12. </strong>Türk-Alman Üniversitesi (Hukuk) - 70 - 448,90</p>

<p><strong>13. </strong>Başkent Üniversitesi (Burslu) - 20 - 445,10</p>

<p><strong>14. </strong>Marmara Üniversitesi - 250 - 442,80</p>

<p><strong>15.</strong> İstanbul Medipol Üniversitesi (Burslu) - 15 - 440,20</p>

<p><strong>16. </strong>Hacettepe Üniversitesi - 170 - 438,20</p>

<p><strong>17. </strong>Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi - 200 - 425,10</p>

<p><strong>18. </strong>Dokuz Eylül Üniversitesi - 220 - 418,50</p>

<p><strong>19.</strong> Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi - 100 - 412,30</p>

<p><strong>20.</strong> Akdeniz Üniversitesi - 180 - 405,60</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/2026-hukuk-fakultesi-taban-puanlari-ve-basari-siralamalari-hukuk-fakulteleri-hangi-puanlar-ile-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/08/hukuk-fak.jpg" type="image/jpeg" length="93311"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2021/5671 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-20215671-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20215671-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarihli ve 2021/5671 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>İKİNCİ</strong> <strong>BÖLÜM</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>KARAR</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>AYTEN</strong> <strong>DEMİRİ</strong> <strong>VE</strong> <strong>DİĞERLERİ</strong><strong> BAŞVURUSU </strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>(Başvuru Numarası: 2021/5671)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Karar Tarihi: 23/12/2025</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>İKİNCİ</strong> <strong>BÖLÜM</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p><strong><strong>KARAR</strong></strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>​</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col width="15%" />
  <col width="5%" />
  <col width="80%" />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="15%">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="5%">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="80%">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="15%">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="5%">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="80%">
   <p>Engin YILDIRIM</p>

   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>

   <p>Kenan YAŞAR</p>

   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="15%">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="5%">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="80%">
   <p>Yüksel GÜNARSLAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="15%">
   <p><strong>Başvurucular</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="5%">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="80%">
   <p>1. Ayten DEMİRİ</p>

   <p>2. Emine OKYAY</p>

   <p>3. Fatma GÜDÜK</p>

   <p>4. Gülten EFE</p>

   <p>5. Hasan OKYAY</p>

   <p>6. Hüseyin OKYAY</p>

   <p>7. Mehmet OKYAY</p>

   <p>8. Naciye İRİ</p>

   <p>9. Nurten TÜLEGEN</p>

   <p>10. Suphi OKYAY</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="15%">
   <p><strong>Vekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="5%">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="80%">
   <p>Av. Tahsin KOÇ</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>​</p>

<p><strong>I. BAŞVURUNUN ÖZETİ </strong></p>

<p>1. Başvuru; kamu makamları tarafından öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olduğu ileri sürülen terör saldırısı sonucu meydana gelen ölümden kaynaklanan zararların tazmini talebiyle açılan davada olayın idarenin kusuruyla meydana geldiğine ilişkin iddiaların değerlendirilmemesi nedeniyle yaşam hakkının, davanın süre aşımı gerekçesiyle kısmen reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>

<p>2. Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11/5/2013 tarihinde biri belediye binası önünde, diğeri postane binasının yakınlarında olmak üzere bomba yüklü iki aracın infilak ettirilmesi suretiyle terör saldırısı gerçekleştirilmiştir. Saldırı sonucu 51 kişi yaşamını yitirmiş, 222 kişi yaralanmıştır. Başvurucular Mehmet Okyay ve Emine Okyay’ın oğlu, diğer başvurucuların kardeşi olan A.O. da terör saldırısı nedeniyle hayatını kaybetmiştir.</p>

<p>3. Başvurucu Mehmet Okyay'ın 22/5/2013 tarihinde Hatay Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) yaptığı başvuru üzerine 25/6/2013 tarihinde sulhname imzalanmış, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun uyarınca 25.842,95 TL tutarında maddi tazminat A.O.nun mirasçılarına ödenmiştir.</p>

<p><strong>A. Olaya İlişkin Olarak Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Açılan Kamu Davası</strong></p>

<p>4. Yaşanan terör saldırısıyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından düzenlenen 2/4/2014 tarihli ön inceleme raporunda Hatay Emniyet Müdürlüğüne olay öncesi konuyla ilgili olarak çok sayıda ihbar geldiği, istihbarat birimlerinin araç plakası, şahıs isimleri gibi bilgileri de belirtmek suretiyle Hatay emniyetine bilgi verdiği, patlamanın meydana gelmesinde önlem almayan emniyet birimlerinin hizmet kusuru olduğu, ilgililer hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p>5. İlgili emniyet görevlileri ile mülki idare amirleri hakkında Hatay Valiliği tarafından soruşturma izni verilmesi üzerine Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 30/12/2014 tarihinde görevi kötüye kullanma suçundan iddianame düzenlemiş ve iddianamenin kabulü ile Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 19/1/2015 tarihinde kamu davası açılmıştır. Başsavcılığın 7/1/2016 tarihinde aynı suça ilişkin olarak hazırladığı ikinci iddianamenin kabulüyle açılan kamu davası ilk ceza davası ile birleştirilerek görülmüştür.</p>

<p>6. İşbu bireysel başvuru yapıldığında derdest olan kamu davası, inceleme devam ederken neticelenmiştir. Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 1/6/2021 tarihli kararıyla, dönemin Hatay İl Emniyet Müdürü R.K., Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Müdürlüğü (TEM) Şube Müdürü N.E. ve Reyhanlı İlçe Emniyet Müdürü M.B.nin neticeten 8 ay 10 gün hapis cezası ile tecziyelerine ancak hükmedilen cezaların ertelenmesine karar verilmiştir. Kararda, gelen bir telefon ihbarı üzerine Millî İstihbarat Teşkilatınca (MİT) hazırlanan ve bombalama eyleminin yapılacağı patlayıcı yüklü iki araç ile ilgili marka, renk ve plaka gibi somut bilgiler içeren 10/5/2013 tarihli ve 2013/32 sayılı eylem ihbarı notunun Hatay İl Emniyet Müdürlüğüne teslim edilmesine ve evrakın nöbetçi memur tarafından taranarak ilgili birimi olan TEM Şubesi ve İlçe Emniyet Müdürlüklerine POL-NET olarak isimlendirilen bilişim sistemi üzerinden gönderilmesine rağmen bu istihbari bilgiye emniyet görevlilerinin yeterli ilgiyi göstermediği ve eyleme karşı yeterli tedbir almadığı ifade edilmiştir. Ayrıca bu patlama olayı öncesinde 23/10/2012 tarihinden itibaren İl Emniyet Müdürlüğüne MİT tarafından bombalı eylemler ve eylemi gerçekleştirecek şahıslar ile iltisaklarını içeren birçok istihbari bilgi iletildiği ancak bu bilgilerin yeterince değerlendirilmediği kabul edilmiştir. Anılan mahkûmiyet hükümleri istinaf incelemesinden geçerek 7/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir.</p>

<p><strong>B. Başvurucuların Olaya İlişkin Olarak Açtığı Tam Yargı Davası</strong></p>

<p>7. Başvurucular 24/4/2014 tarihinde İçişleri Bakanlığına sundukları dilekçe ile ölüm nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların ödenmesi için talepte bulunmuştur. Talebin 4/6/2014 tarihli işlemle reddi üzerine 21/7/2014 tarihinde 5233 sayılı Kanun hükümleri kapsamında idare ile imzalanan sulhnamenin iptali ile maddi ve manevi zararlarının ödenmesi talepleriyle tam yargı davası açılmıştır. Dava dilekçesinde, sulhnamenin gabin koşullarında imzalandığı, patlamanın ve ölümlerin yaşanmasında idarenin kusuru olduğu, istihbarat bilgisi bulunmasına rağmen önlem alınmadığı ileri sürülmüş ve dava açma süresine ilişkin açıklama yapılarak 5233 sayılı Kanun'dan ayrı olarak kusur sorumluluğu temelinde dava açıldığı vurgulanmıştır. Ayrıca dilekçenin deliller kısmında sulhnameye ilişkin Hatay Valiliği dosyası, maddi zarara yönelik alınacak bilirkişi raporu ve Hatay Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen ceza yargılamasına dair dava dosyası belirtilmiştir.</p>

<p>8. Hatay İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) patlamaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasındaki bilgi ve belgeler başta olmak üzere dava dilekçesinde belirtilen delilleri toplamadan davayı neticelendirmiştir. İdare Mahkemesi 3/4/2015 tarihli kararında ilk olarak olayın bir terör eylemi olduğunun anlaşılması (idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığının tespit edilmesi) karşısında, uyuşmazlığın maddi tazminat istemleri bakımından özel kanun olan 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi tazminat istemleri bakımından ise sosyal risk ilkesi kapsamında çözümleneceğini belirtmiştir. İdare Mahkemesi bu değerlendirme kapsamında;</p>

<p>i. Manevi tazminat istemini İçişleri Bakanlığı yönünden sosyal risk ilkesi uyarınca kabul ederek toplam 240.000 TL manevi tazminatın başvuruculara ödenmesine,</p>

<p>ii. Maddi tazminat talebinin Komisyon tarafından incelenerek karara bağlanması nedeniyle İçişleri Bakanlığı yönünden bu kısmı aşan maddi tazminat isteminin ödenmesinin 5233 sayılı Kanun uyarınca mümkün olmaması nedeniyle reddine,</p>

<p>iii. Sulhnamenin imzalandığı 25/6/2013 tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde veya aynı süre içinde idareye başvurulup dava açılması gerekirken bu süreler geçirildikten sonra açılan davanın sulhnamenin iptali ve Hatay Valiliğinden talep edilen maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı ile defin giderleri) isteminin reddine,</p>

<p>iv. 5233 sayılı Kanun'un manevi zararları kapsamaması nedeniyle manevi tazminat talebinin Hatay Valiliği yönünden reddine karar vermiştir.</p>

<p>9. Başvurucular ve İçişleri Bakanlığı karara karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucular; temyiz dilekçelerinde patlamanın meydana gelmesinde hizmet kusuru olduğunu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca sosyal risk ilkesi esas alınarak değil 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince hizmet kusuru değerlendirmesi yapılarak çözülmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Başvurucular, sulhnamenin gabin koşullarında imzalandığı yönündeki iddialarının gerekçeli kararda değerlendirilmediğini iddia etmiştir.</p>

<p>10. Danıştay Onuncu (Daire) ve Onbeşinci Dairelerinden oluşan müşterek Kurul temyiz incelemesi neticesinde İdare Mahkemesi kararının bozulmasına 14/11/2018 tarihinde karar vermiştir. Müşterek Kurul, anılan kararda öncelikle eylemlerin gerçekleşmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğunun yine idarenin kendi müfettişince hazırlanan ön inceleme raporu, Hatay Valiliği İl İdare Kurulunun soruşturma izni verilmesine ilişkin kararı, Başsavcılık tarafından hazırlanan iddianameler ve açılan ceza davası ile ortaya konulduğunu, bu nedenle söz konusu patlamalara istinaden açılan dava kapsamında ileri sürülen maddi ve manevi tazminat taleplerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değil idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedeni olan hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması gerektiğini açıklamıştır. Müşterek Kurul, gerekçesinde ayrıca patlamaların meydana geldiği veya sulhnamenin imzalandığı tarihler itibarıyla olayda hizmet kusuru bulunduğu ve davalı idarelerin faaliyeti ile olay arasında nedensellik bağının var olduğu hususları net olarak bilinmediğinden 5233 sayılı Kanun'a göre sulhname imzalanarak ödeme yapılmasının hizmet kusuru nedeniyle genel ilkelere göre tazminat ödenmesine engel oluşturmayacağına işaret etmiştir.</p>

<p>11. Davalı idareler, müşterek Kurul kararına karşı karar düzeltme talebinde bulunmuştur. 10/4/2019 ve 11/4/2019 tarihli karar düzeltme dilekçelerinde başvurucuların maddi zararlarının 5233 sayılı Kanun çerçevesinde sulhname imzalanmasını takiben ödendiği, olay nedeniyle bazı kamu görevlileri hakkında açılan ceza yargılamasının devam ettiği, idarenin hizmet kusurunu ortaya koyan kesin bir yargı kararı bulunmadığı ileri sürülmüştür.</p>

<p>12. Daire 19/10/2020 tarihinde yaptığı inceleme neticesinde karar düzeltme taleplerinin kabulüne, 14/11/2018 tarihli kararın kaldırılmasına ve İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiş; söz konusu kararda İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ilişkin genel nitelikte bir açıklamaya yer vererek 14/11/2018 tarihli müşterek Kurul kararında belirtilen gerekçeler ve başvurucuların hizmet kusurunun varlığına ilişkin ileri sürdüğü iddialar yönünden bir değerlendirme yapmamıştır.</p>

<p>13. Başvurucular, nihai kararı 12/2/2021 tarihinde öğrendikten sonra 18/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.</p>

<p>14. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>II. DEĞERLENDİRME</strong></p>

<p><strong>A. Yaşam Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia</strong></p>

<p>15. Başvurucular; özetle (i) gerçekleşen terör eylemine dair riskten haberdar olan kamu makamlarının saldırıyı önlemek adına gerekli önlemleri almaması nedeniyle yaşam hakkının, (ii) olaya ilişkin hazırlanan teftiş raporu ile bir kısım kamu görevlisi hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında yapılan tespitlerin idarenin ağır hizmet kusurunu ortaya koymasına rağmen İdare Mahkemesinin uyuşmazlığı sosyal risk kapsamında ele alması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, (iii) yasal şartları oluşmadığı hâlde karar düzeltme taleplerinin kabulü ile kanunilik ilkesinin, (iv) benzer olaylara ilişkin olarak verilen farklı yargısal kararlar nedeniyle hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p>16. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; yapılacak değerlendirmede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.</p>

<p>17. Başvurucuların bütün şikâyetleri esas olarak öngörülebilir nitelikte olan terör saldırısının idarenin kusuru nedeniyle engellenemediği ve açtıkları tam yargı davasında da aksi yöndeki olgulara rağmen herhangi bir açıklama yapılmadan idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşıldığına yöneliktir. Dolayısıyla başvurucular, yaşam hakkının usul boyutu yanında devletin kusuru nedeniyle gerçekleşen terör saldırısı sonucu yakınlarını kaybettiklerinden yaşam hakkının koruma yükümlülüğüne ilişkin maddi boyutunun da ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Ne var ki bu iddia hakkında değerlendirme yapılmasına imkân sağlayacak nitelikteki kanıt, Anayasa Mahkemesinin elinde bulunmamaktadır. Bu nedenle yaşam hakkı kapsamında yapılacak inceleme yaşam hakkının usul boyutuyla sınırlı olacaktır (benzer değerlendirmeler için bkz.<i> Hasan Kılıç</i> [2. B.], B. No: 2018/22085, 27/1/2021; <i>İbrahim Kanbal</i> [2. B.], B. No: 2019/6690, 16/3/2022;<i> Bülent Köreği</i> [1. B.], B. No: 2021/21941, 11/6/2024 ve <i>Veysel Sevmez </i>[2. B.], B. No: 2021/5650, 8/1/2025).</p>

<p>18. Anayasa Mahkemesi<i> Hasan Kılıç</i> başvurusunda, yapılan yargılama sonucunda sosyal risk uyarınca başvurucu lehine hükmedilen tazminat bakımından yaptığı değerlendirmede yargılamada yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiği yönünde bir tespitte bulunmaması ve idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca olaydan sorumlu olduğunun kabul edilmesi nedeniyle başvurucunun mağdur sıfatının ortadan kalkmadığı sonucuna ulaşmıştır (aynı kararda bkz. §§ 41-43). Somut başvuru bakımından da bu değerlendirmeden ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır. Ayrıca başka herhangi bir kabul edilemezlik nedeni tespit edilmeyen eldeki başvuruda açıklanan gerekçelerle yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p>19. Yaşam hakkı kapsamındaki sorumluluğu ortaya koymak adına adli ve idari yargıda açılan tazminat talepli davalarda makul derecede ivedilik ve özen şartının yerine getirilmesi gerekir (<i>Perihan Uçar ve diğerleri</i> [2. B.], B. No: 2013/5860, 1/12/2015, § 52) ancak yargı mercilerinin özenli inceleme yapma yükümlülükleri, yaşam hakkı ile ilgili her davada mutlaka mağdurlar lehine sonuca varılmasını garanti etmez (<i>Aysun Okumuş ve Aytekin Okumuş</i> [1. B.], B. No: 2013/4086, 20/4/2016, § 73).</p>

<p>20. Somut olaya konu yargılama sürecinde İdare Mahkemesi başvurucuların talebine rağmen olaya ilişkin yürütülen ceza yargılamasındaki bilgi ve belgeleri temin etmeden karar vermiştir. Anılan kararda (bkz. § 8) -aynen aktarılacak olursa- <i>"dava dosyası incelendiğinde, olayın bir terör eylemi olduğunun anlaşılması (idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığının tespit edilmesi)"</i> ifadelerini kullanmış ancak <i>idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığı</i> yönündeki bu kanaate nasıl ulaştığına dair bir gerekçeye yer vermemiştir. İdare Mahkemesi bu kabulden hareketle uyuşmazlığı, kusur sorumluluğuna ilişkin genel hükümler çerçevesinde değil 5233 sayılı Kanun ve sosyal risk ilkesi kapsamında çözmüştür. Kararın onanmasına yönelik Daire kararında da (bkz. § 12) hizmet kusuruna ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmemiş -aynen aktarılacak olursa-<i> "k</i><i>ararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler...uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü"</i>ne karar verilerek bozma yönündeki temyiz kararı kaldırılmış ve <i>"...</i><i>ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."</i> denilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa İdare Mahkemesi kararının bozulmasına yönelik -karar düzeltme yolu ile kaldırılmış olan- Danıştay kararında (bkz. § 10) gerekçelerine de yer verilmek suretiyle meydana gelen patlamalarda hizmet kusurunun bulunduğu belirtilerek maddi ve manevi tazminat isteminin hizmet kusuruna dayanılarak tazminat hukukunun genel ilkelerine göre değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p>21. Mülkiye müfettişi tarafından hazırlanan ön inceleme raporundaki tespitler doğrultusunda verilen soruşturma izni üzerine ilgili emniyet personeli hakkında görevi ihmal suçundan kamu davası açılmıştır. İdare Mahkemesi nezdinde açılan tam yargı davasında ne bahsi geçen ceza yargılaması sürecinde elde edilen deliller ne de mülkiye müfettişi inceleme raporu irdelenmiştir. Yürütülen ceza yargılaması neticesinde terör olayında ihmalleri tespit edilen dönemin il emniyet müdürü ile TEM şube müdürü ve ilçe emniyet müdürünün hapis cezası ile tecziyelerine karar verilmiştir (bkz. § 6). Ceza yargılaması neticesinde ulaşılan sonuç; bombalama eyleminin yapılacağı patlayıcı yüklü iki araç ile ilgili marka, renk ve plaka gibi somut bilgileri içeren istihbari bilgiye yeterli önem gösterilmediği ve eyleme karşı yeterli tedbir alınmadığı şeklindedir.</p>

<p>22. Başvurucuların açtığı tam yargı davasında idarenin yaşam hakkını koruyucu tedbirler almamasına yani olayda yaşamı koruma yükümlülüğünün ihlal edildiğine dayandıkları gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümü için gerekli delillerin toplanması ve başvurucuların anılan iddialarının karşılanması gerektiği açıktır. Bu nedenle yargısal makamların Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği dikkat ve özende inceleme yapmadıkları sonucuna varılmıştır.</p>

<p>23. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia </strong></p>

<p><strong>1. Mahkemeye Erişim Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia </strong></p>

<p>24. Başvurucular, olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru olduğunun olay anında bilinmediğini, bu durumun olaya ilişkin yürütülen ceza yargılaması ile ortaya çıktığını, İdare Mahkemesinin bu hususu dikkate almadan maddi tazminat talebini Hatay Valiliği yönünden süre aşımı gerekçesiyle reddettiğini ve aleyhe vekâlet ücretine hükmettiğini beyan ederek adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; yapılacak değerlendirmede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.</p>

<p>25. Olayın niteliği ve formdaki iddialar doğrultusunda inceleme adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden yapılmıştır.</p>

<p>26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun bu kısmının kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p>27. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren sınırlamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (<i>Özkan Şen</i> [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52).</p>

<p>28. Mahkemeye erişim hakkı, mahkemeye başvuru konusunda etkili bir sistemin var olmasını ve dava açmak isteyen kişilerin mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve yeterli fırsatlara sahip olmasını gerektirir. Özellikle hukuki ya da uygulamadaki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (<i>Aktif Elektrik Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.</i> [1. B.], B. No: 2012/855, 26/6/2014, § 34). Bu nedenle mahkemeler usul kurallarını uygularken yargılamanın hakkaniyetine zarar getirecek ölçüde katı şekilcilikten, ayrıca kanunla öngörülmüş usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak ölçüde aşırı esneklikten de kaçınmalıdır (<i>Kamil Koç</i> [1. B.], B. No: 2012/660, 7/11/2013, § 65). Bu kapsamda mevzuatta öngörülen dava açma süresine ilişkin kuralların hukuka açıkça aykırı olarak yanlış uygulanması veya bu sürelerin hatalı hesaplanması nedeniyle kişilerin dava açma ya da kanun yollarına başvuru haklarını kullanmasına engel olunması mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (<i>Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. </i>[2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 38).</p>

<p>29. Vurgulamak gerekir ki dava açma süresinin hangi tarihte başlayacağını belirlemek ve mevzuatı bu yönüyle yorumlamak görevi esasen yargılama mercilerine aittir. Bireysel başvurunun ikincillik ilkesi gereği, dava açma süresinin başlatılacağı tarihin belirlenmesi noktasında Anayasa Mahkemesinin bir görevi bulunmamaktadır. Anayasa Mahkemesinin bu hususta üstleneceği rol, dava açma süresinin hangi tarihten itibaren başlatılması gerektiğiyle ilgili yargılama mercilerinin yorumlarının mahkemeye erişim hakkına etkisini somut olayın şartları ışığında incelemektir (<i>Ahmet Yıldırım</i> [1. B.], B. No: 2014/18135, 20/9/2017, § 46).</p>

<p>30. Somut olayda Hatay Valiliğine yöneltilen maddi tazminat talebinin süre aşımı nedeniyle reddedilmesinin başvurucuların mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma, ölçülülük ilkesine aykırı olmama koşullarına uygun olup olmadığının incelenmesi gerekir.</p>

<p>31. İncelenen olaydaki sürece bakıldığında mahkemeye erişim hakkına davanın süre yönünden reddedilmesi suretiyle yapılan müdahalenin kanuni dayanağı olduğu ve sınırlamanın meşru amacı bulunduğu (idari işlem ya da eylemlere karşı açılacak davalarda süre şartı öngörülmesinin en genel ifadeyle idari istikrarın sağlanması şeklinde bir meşru amaca hizmet ettiği yönünde ayrıntılı değerlendirme için bkz. <i>Ayşe Yıldırım</i> [1. B.], B. No: 2014/5, 25/10/2017, §§ 54, 55; <i>Fatma Altuner</i> [2. B.], B. No: 2014/17714, 26/10/2017, §§ 48, 49;<i> Çölbeyi Lojistik Nakliyat Gümrükleme Denizcilik İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret Limited Şirketi </i>[1. B.], B. No: 2014/12354, 9/11/2017, § 52) anlaşılmıştır.</p>

<p>32. Kanunilik ve meşru amaç şartlarını sağladığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahale, ölçülülük ilkesi bakımından da değerlendirilmelidir. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. <i>Elverişlilik</i> öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, <i>gereklilik</i> ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını,<i> orantılılık</i> ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2013/66, K.2014/19, 29/1/2014; E.2016/16, K.2016/37, 5/5/2016;<i> Mehmet Akdoğan ve diğerleri</i> [1. B.], B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 38).</p>

<p>33. Hak arama özgürlüğünün bağlandığı usul kurallarına uyulmaması nedeniyle uyuşmazlıkların esası hakkında karar verilmemesi suretiyle mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin idari istikrarın sağlanması amacının gerçekleştirilmesi bakımından elverişli ve gerekli olmadığı söylenemez. Somut olaydaki müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesi bakımından asıl üzerinde durulması gereken husus ise müdahalenin orantılı olup olmadığıdır.</p>

<p>34. Eldeki başvuruya konu yargılama sürecinde İdare Mahkemesi, meydana gelen ölüm nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla 25/6/2013 tarihinde sulhname imzalandığı ve bu tarihten itibaren mevzuatta belirtilen süreler aşıldıktan sonra yapılan idari başvuru üzerine açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesine yer vererek davayı reddetmiştir. Başvurucular, idarenin kusurlu olduğunu ve emniyet birimlerinin olayda ihmali bulunduğunu ceza davası ile öğrendiklerini belirterek idari başvuru süresinin başlangıç tarihi olarak bu tarihin esas alınmamasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.</p>

<p>35. Öte yandan müşterek Kurulun -karar düzeltme yoluyla kaldırılmış olan- kararında (bkz. § 10) patlamaların meydana geldiği veya sulhnamenin imzalandığı tarihler itibarıyla olayda hizmet kusuru olduğu ve davalı idarelerin faaliyeti ile olay arasında nedensellik bağının var olduğu hususları henüz net olarak bilinmediğinden 5233 sayılı Kanun'a göre sulhname imzalanarak ödeme yapılmasının hizmet kusuru nedeniyle genel ilkelere göre tazminat ödenmesine engel oluşturmayacağı belirtilmiştir. Ancak anılan kararın düzeltilmesine ve İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına yönelik Daire kararında (bkz. § 12) bu hususa ilişkin olarak herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmüştür.</p>

<p>36. Anayasa Mahkemesince daha önce benzer nitelikte başvurularda da belirtildiği üzere idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan tam yargı davasında idarenin tazminle yükümlü tutulabilmesi için ortada idari eylem ve zarar olmalı, ayrıca zararla idari eylem arasında illiyet bağı bulunmalıdır. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken bazen de çok sonra değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir (<i>Leyla Bitik ve diğerleri</i> [2. B.], B. No: 2019/24350, 16/3/2023, § 52).</p>

<p>37. İdariliğin veya meydana gelen zararın ya da aralarındaki illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin hak sahibinin henüz dava hakkının doğduğundan haberdar olmadığı ve somut şartlar çerçevesinde haberdar olduğunun kabulünü haklı kılan nedenlerin bulunmadığı bir dönemde işlemeye başlaması dava hakkının varlığını anlamsız kılıp ölçülülük ilkesini zedeleyebilir. Bu nedenle eylemin idariliğinin veya yol açtığı zararın ya da illiyet bağının eylemden sonra anlaşıldığı veya ortaya konulabildiği durumlarda dava açma süresinin bu tarihlerden sonra başlayacağı kabul edilmektedir (çok sayıda karar arasından bkz.<i> Şeyma Kayaoğlu</i> [2. B.], B. No: 2014/5491, 5/7/2017, § 55).</p>

<p>38. Somut olayda ölümün 11/5/2013 tarihinde meydana gelen terör saldırısı sonucu gerçekleştiği ve sulhnamenin 25/6/2013 tarihinde imzalandığı konularında tereddüt bulunmamaktadır ancak olayda idarenin kusuru olması durumunun İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan inceleme, akabinde gerçekleşen soruşturma izni verilmesi işlemleri ve olayda ihmali/kusuru olduğu düşünülen emniyet görevlileri hakkında 19/1/2015 tarihinde açılan ceza davası ile ortaya çıktığı görülmüştür. Dolayısıyla başvurucuların anılan süreçten önce ölüm olayına sebebiyet veren olguya dair ihmale, eylemsizliğe, dolayısıyla eylemin idariliğine ilişkin bir bilgiye, veriye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda başvurucuların yakınlarının ölümüne neden olan terör saldırısında idarenin kusur doğurabilecek eylemsizliğini (önlem almama hâli) ve zararla idari eylemsizlik arasında illiyet bağı olduğunu ölüm olayıyla derhâl öğrendiklerinden söz edilemez (benzer yöndeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi değerlendirmesi için bkz.<i> Kurşun/Türkiye</i>, B. No: 22677/10, 30/10/2018, §§ 101-106).</p>

<p>39. Bu itibarla başvurucuların sulhnamenin imzalandığı 25/6/2013 tarihi esas alınarak uğradıkları zararla ilgili idari başvuru yapmak suretiyle dava açmalarının beklenmesi başvuruculara orantısız bir külfet yüklemektedir.</p>

<p>40. Bu hâle göre İdare Mahkemesinin dava açma süresinin başlangıç tarihine ilişkin yorumunun başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik katı bir yorum olduğu ve bu yorumun başvurucuların mahkemeye erişim hakkını aşırı derecede güçleştirerek neredeyse imkânsız hâle getirdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle davanın süre aşımından kısmen reddedilmesi suretiyle başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna varılmıştır.</p>

<p>41. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>2. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia </strong></p>

<p>42. Başvurucular, tam yargı davasının uzun sürmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde; yapılacak değerlendirmede Anayasa ve ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının da dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Başvurucular, Bakanlık görüşüne karşı beyanlarında başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.</p>

<p>43. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan <i>Veysi Ado</i> ([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda da anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır.</p>

<p>44. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının <i>başvuru yollarının tüketilmemesi </i>nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>III. GİDERİM </strong></p>

<p>45. Başvurucular; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile ayrı ayrı 200.000'er TL maddi ve 100.000'er TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.</p>

<p>46. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütecekleri yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz.<i> Mehmet Doğan</i> [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60;<i> Aligül Alkaya ve diğerleri (2)</i> [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; <i>Kadri Enis Berberoğlu (3)</i> [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).</p>

<p>47. Öte yandan hak ihlali kararından Anayasa Mahkemesinin davanın neticesiyle ilgili bir tutum sergilediği sonucu çıkarılmamalıdır. Anayasa Mahkemesince verilen hak ihlali kararı uyuşmazlığın sonuçlarından bağımsız olup davanın kabulüne ya da reddine karar verilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Kural olarak yargılamanın her aşamasında olduğu gibi ihlalin sonuçlarını gidermek üzere yeniden yapılacak yargılama sonunda da delillerin dava ile ilişkisini kurma ve bunları değerlendirip sonuç çıkarma yetkisi ilgili mahkemelere aittir.</p>

<p>48. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>IV. HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. 1. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p>

<p>2. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın <i>başvuru yollarının tüketilmemesi</i> nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,</p>

<p>B. 1. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>2. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>C. Kararın bir örneğinin yaşam hakkının ve mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Hatay İdare Mahkemesine (E.2014/1424, K.2015/873) GÖNDERİLMESİNE,</p>

<p>D. Başvurucuların tazminat talebinin REDDİNE,</p>

<p>E. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,</p>

<p>F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 23/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-20215671-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/04/yargi/aymms.jpg" type="image/jpeg" length="82811"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Verilerle Pazarlama Yapılmasına İlişkin KVKK Duyurusunun Hukuki Analizi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-verilerle-pazarlama-yapilmasina-iliskin-kvkk-duyurusunun-hukuki-analizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-verilerle-pazarlama-yapilmasina-iliskin-kvkk-duyurusunun-hukuki-analizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Giriş</strong></p>

<p>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), yayımladığı <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-kisisel-verilerin-reklam-ve-pazarlama-amacli-kullanilmasina-iliskin-kamuoyu-duyurusu" rel="dofollow"><i>"Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu"</i></a></strong> ile iş dünyasında ve özellikle çağrı merkezleri bünyesinde sıklıkla uygulanan hatalı bir veri işleme pratiğine doğrudan müdahale etmiştir.</p>

<p>Kurum’a ulaşan yoğun ihbar ve şikâyetler doğrultusunda yapılan incelemelerde; "referans", "tavsiye", "marka elçiliği", "tanıdık yönlendirmesi" veya "müşteri önerisi" gibi yöntemlerle üçüncü kişilerden temin edilen iletişim bilgilerinin (telefon numarası, e-posta vb.), ilgili kişilere <strong>aydınlatma yapılmaksızın</strong> ve <strong>açık rızaları alınmaksızın</strong> pazarlama amaçlı arama ve SMS gönderimlerinde kullanıldığı tespit edilmiştir.</p>

<p>Yayımlanan duyuru, bu tür uygulamaların hukuka aykırılıklarını ve veri sorumlularının katı yaptırımlarla karşılaşmamak adına uyması gereken temel ilkeleri netleştirmektedir.</p>

<p><strong>1. Verinin Üçüncü Kişiden Alınmış Olması "Hukuki Sebep" Oluşturmaz</strong></p>

<p>Hukuki doktrin ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) uyarınca, veri sorumlularının kişisel verileri üçüncü kişilerden elde etmiş olması, söz konusu veriyi reklam ve pazarlama amacıyla işlemek için tek başına geçerli bir hukuki dayanak sunmaz.</p>

<p>Kanun'un 5'inci maddesi uyarınca kişisel veriler kural olarak ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. Bununla birlikte Kanun'da sayılan diğer kişisel veri işleme şartlarının bulunması hâlinde açık rıza aranmaksızın da veri işlenmesi mümkündür. Reklam ve pazarlama faaliyetlerinde uygulanacak hukuki işleme şartının ise her somut olay özelinde ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p><strong>2. Dolaylı Veri Elde Etmede Aydınlatma Yükümlülüğünün Zamanlaması</strong></p>

<p>Kişisel verilerin doğrudan ilgili kişiden temin edilmediği senaryolarda uygulanacak usul ve esaslar, <i>Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ</i> kapsamındadır. Duyuruda Kurum, veri sorumlularının aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirirken uymak zorunda olduğu zaman aralıklarını yeniden hatırlatmıştır. Buna göre veri sorumlusu;</p>

<p>- Kişisel verilerin elde edilmesinden itibaren <strong>makul bir süre içerisinde</strong>,</p>

<p>- Veriler ilgili kişiyle iletişim kurulması amacıyla kullanılacaksa <strong>ilk iletişim anında</strong>,</p>

<p>- Veriler üçüncü kişilere aktarılacaksa <strong>en geç ilk aktarım esnasında</strong></p>

<p>ilgili kişiyi eksiksiz bir şekilde aydınlatmakla yükümlüdür. Çağrı merkezlerince yapılan pazarlama aramalarında ilgili kişinin aydınlatılmaması veya bir aydınlatma metnine yönlendirilmemesi, Kanun’un 10’uncu maddesinin açık bir ihlalidir.</p>

<p><strong>3. Zımni Rıza Hukuken Geçersizdir: "Aramayı Sonlandırmamak Rıza Sayılamaz"</strong></p>

<p>Uygulamada veri sorumlularının en sık düştüğü yanılgı, ilgili kişinin aramayı dinlemeye devam etmesini, görüşmeyi hemen kapatmamasını, soru sormasını veya gelen SMS’e ret cevabı vermemesini bir "zımni (örtülü) açık rıza" olarak kabul etmeleridir.</p>

<p>KVKK, bu yaklaşımın açık rıza olarak kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır. Kanun’un 3’üncü maddesi uyarınca <strong>açık rıza</strong>;</p>

<p>1. Belirli bir konuya ilişkin olma,</p>

<p>2. Bilgilendirmeye dayanma,</p>

<p>3. Özgür iradeyle açıklanma</p>

<p>unsurlarını eş zamanlı taşımak zorundadır. Bu şartları sağlamayan pasif davranışlar, sessiz kalmalar veya eylemsizlikler hukuken geçerli bir açık rıza beyanı olarak değerlendirilemez.</p>

<p><strong>4. Aydınlatma ile Açık Rıza Süreçlerinin Bağımsızlığı</strong></p>

<p>Tebliğ’in 5’inci maddesi uyarınca <strong>aydınlatma yükümlülüğü ile açık rıza alma işlemleri hukuken birbirinden tamamen ayrı iki süreçtir.</strong> Veri sorumlusunun önce aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmesi (hangi verilerin ne amaçla işleneceğini açıkça aktarması), ardından açık rızayı ayrı ve bağımsız bir irade beyanı olarak talep etmesi gerekmektedir. İlgili kişi aydınlatılmadan alınan rıza hukuken geçerlilik şartlarını taşımamaktadır.</p>

<p><strong>Sonuç ve Yaptırım Riski</strong></p>

<p>Kişisel Verileri Koruma Kurulu, yayımladığı bu kamuoyu duyurusu ile pazarlama faaliyetlerinde tavsiye ve referans mekanizmalarını kullanan tüm veri sorumlularına ciddi bir uyarıda bulunmuştur.</p>

<p>İlgili kişilerin hak ihlallerine yol açan, aydınlatmasız ve rızasız yürütülen pazarlama faaliyetlerinin tespiti halinde, Kanun'da öngörülen yükümlülüklere aykırı hareket ettiği tespit edilen veri sorumluları hakkında <strong>6698 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi uyarınca idari yaptırım uygulanabileceği</strong> Kurul tarafından kamuoyuna duyurulmuştur.<strong> </strong>Veri sorumlularının acilen çağrı merkezi senaryolarını, pazarlama metinlerini ve referans sistemlerini bu ilkeler doğrultusunda revize etmeleri gerekmektedir.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2025/06/beyza-gultekin.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2025/06/beyza-gultekin.jpg" /></a></p>

<p><strong>Av. Beyza GÜLTEKİN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#999999"><strong>Kaynak:</strong> </span><a href="https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-kisisel-verilerin-reklam-ve-pazarlama-amacli-kullanilmasina-iliskin-kamuoyu-duyurusu" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) - Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu.</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-verilerle-pazarlama-yapilmasina-iliskin-kvkk-duyurusunun-hukuki-analizi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/01/terazi/kisisel-veri-bilgisaray-ters.jpg" type="image/jpeg" length="54833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PREGABALİN MADDESİ ÖZELİNDE UYUŞTURUCU VE UYARICI MADDE TİCARETİ YAPMA VEYA SAĞLAMA SUÇU]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/pregabalin-maddesi-ozelinde-uyusturucu-ve-uyarici-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/pregabalin-maddesi-ozelinde-uyusturucu-ve-uyarici-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1) PREGABALİN MADDESİ NEDİR?</strong></p>

<p>Pregabalin, esas olarak merkezi sinir sistemini etkileyerek aşırı aktifleşmiş sinir hücrelerini sakinleştiren ve antiepileptik (nöbet önleyici) ilaç grubunda yer alan tıbbi bir etkin maddedir. Türkiye'de pregabalin etken maddesini içeren ilaçlar (Lyrica, Regapen, Galara vb.), kötüye kullanım riskinin artması sebebiyle Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) kararıyla 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren Yeşil Reçeteye tabi tutulmuştur. Bu tarihten itibaren hukuki niteliği değişen pregabalin maddesi, izinsiz bulundurulduğunda veya ticarete konu edildiğinde doğrudan Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ağır cezai yaptırımlara bağlanmıştır.</p>

<p><strong>Temel Kullanım Alanları</strong></p>

<p><strong>- Nöropatik Ağrı:</strong> Diyabet (şeker hastalığı), zona veya omurilik yaralanmalarına bağlı olarak ortaya çıkan kronik sinir hasarı ağrılarının tedavisinde.</p>

<p><strong>- Fibromiyalji:</strong> Yaygın kas ve kemik ağrıları ile karakterize kronik ağrı sendromunun yönetiminde.</p>

<p><strong>- Epilepsi:</strong> Yetişkinlerde beynin belirli bir bölgesinde başlayan parsiyel (kısmi) nöbetlerin tedavisinde diğer ilaçlara ek destek olarak.</p>

<p><strong>- Yaygın Anksiyete Bozukluğu:</strong> Günlük yaşamı olumsuz etkileyen, uzun süreli ve aşırı kaygı durumlarının kontrol altına alınmasında.</p>

<p><strong>Önemli Yan Etkileri</strong></p>

<p>Pregabalin kullanımı merkezi sinir sistemini baskıladığı için kişiden kişiye değişen bazı yan etkilere yol açabilir:</p>

<p><strong>- En Sık Görülenler:</strong> Baş dönmesi, şiddetli uyku hali (sedasyon), sersemlik ve ağız kuruluğu.</p>

<p><strong>- Zihinsel Etkiler:</strong> Konsantrasyon bozukluğu, kafa karışıklığı ve bazı hastalarda intihar düşüncesinde artış.</p>

<p><strong>- Fiziksel Etkiler:</strong> Bulanık görme, çift görme, koordinasyon kaybı, denge sorunları, iştah artışı ve buna bağlı hızlı kilo alımı.</p>

<p><strong>Güvenlik Uyarıları ve Riskler</strong></p>

<p><strong>- Bağımlılık Potansiyeli:</strong> Doktor kontrolü dışında yüksek dozlarda kullanılması hızlı bir şekilde fiziksel ve psikolojik bağımlılığa yol açar.</p>

<p><strong>- Ani Bırakma Tehlikesi:</strong> İlacın aniden kesilmesi; uykusuzluk, baş ağrısı, bulantı, kaygı ve nöbet tetiklenmesi gibi şiddetli yoksunluk belirtilerine neden olur. Doz azaltımı mutlaka hekim gözetiminde yapılmalıdır.</p>

<p><strong>- Etkileşimler:</strong> Alkol, sakinleştiriciler (lorazepam vb.) veya opioid türü güçlü ağrı kesicilerle birlikte tüketilmesi hayati tehlike arz eden solunum baskılanmasına yol açabilir.</p>

<p><strong>- Araç Kullanımı:</strong> Tedavi süresince ciddi dikkat dağınıklığı ve uyku hali yapabileceğinden motorlu araç veya iş makinesi kullanılmamalıdır.</p>

<p><strong>2) </strong><strong>TCK M. 188 UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE İMAL VE TİCARETİ SUÇU KAPSAMINDA PREGABALİNİN HUKUKİ DURUMU</strong></p>

<p>Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 188. maddesinde düzenlenen Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, kamu sağlığına karşı işlenen ve en ağır yaptırımlara bağlanan suç tiplerinden biridir. Pregabalin (Lyrica, Regapen vb.) gibi yeşil reçeteli maddelerin ticareti, bu maddenin 6. fıkrası (TCK 188/6) kapsamında özel bir rejimle cezalandırılır.</p>

<p>Pregabalin ve genel olarak uyuşturucu madde ticareti suçunun hukuki boyutları, unsurları ve yargılama süreci şu şekildedir:</p>

<p><strong><u>1. Suçun Seçimlik Hareketleri (Ticareti ve Sağlama Hali)</u></strong></p>

<p>Kanun maddesi tek bir fiili değil, birden fazla hareketi suç saymıştır. Aşağıdaki eylemlerden herhangi birinin yapılması suçun işlenmesi için yeterlidir:</p>

<p><strong>- Satmak veya Satışa Arz Etmek :</strong> Maddenin para veya başka bir menfaat karşılığında devredilmesi ya da satılmak üzere hazırlanması.</p>

<p><strong>- Başkalarına Vermek / Sağlamak (Temin Etmek):</strong> Karşılığında para alınmasa dahi, maddenin bir başkasının kullanımına sunulması, hediye edilmesi veya ikram edilmesi (Arkadaşa "benden olsun" diyerek pregabalin vermek de hukuken temin/ticaret suçudur).</p>

<p><strong>- Sevk Etmek veya Nakletmek :</strong> Maddenin bir yerden başka bir yere taşınması veya gönderilmesi.</p>

<p><strong>- Depolamak veya Satın Almak :</strong> Ticari amaçla toplu halde saklamak veya ticaretini yapmak amacıyla bir başkasından devralmak.</p>

<p><strong><u>2. TCK M. 188/6 Maddesi ve Pregabalin İçin Ceza Miktarı</u></strong></p>

<p>Pregabalin, eroin veya kokain gibi doğrudan klasik uyuşturucu maddelerden değildir; üretimi izne, satışı yeşil reçeteye tabi bir ilaç/tıbbi maddedir. Bu nedenle cezası TCK 188/6 maddesine göre belirlenir:</p>

<p><strong>- Temel Ceza :</strong> Uyuşturucu madde ticaretinin temel cezası 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezasıdır.</p>

<p><strong>- İlaç İndirimi :</strong> TCK 188/6 uyarınca, söz konusu madde yeşil reçeteye tabi bir ilaç olduğunda, tayin edilecek ceza yarıya kadar indirilebilir. Ancak mahkemeler somut olayın vahametine, hap sayısına ve sanığın kastına göre bu indirimi uygulamama veya daha az oranda (örneğin 1/3 oranında) uygulama takdirine sahiptir.</p>

<p><strong><u>3. Cezayı Artıran Nitelikli Haller (TCK M. 188/3-4-5)</u></strong></p>

<p>Eğer pregabalin veya uyuşturucu ticareti suçu aşağıdaki şartlarda işlenirse ceza yarı oranında veya daha fazla artırılır:</p>

<p><strong>- Okul ve İbadethane Yakınlığı (TCK M. 188/4-b) :</strong> Satış veya temin eyleminin; okul, yurt, ibadethane, gençlik merkezi veya hastane gibi yerlerin giriş kapısına 200 metreden daha yakın bir mesafede gerçekleşmesi durumunda ceza doğrudan yarı oranında artar (En az 15 yıl hapis).</p>

<p><strong>- Üç veya Daha Fazla Kişi (TCK 188/5) : </strong>Suçun iştirak halinde, yani 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenirse ceza bir kat artar.</p>

<p><strong><u>4. Mahkemenin "Kullanım" ile "Ticaret" Ayrımını Yapma Kriterleri</u></strong></p>

<p>Yargıtay ceza dairelerinin yerleşik içtihatlarına göre, sanığın üzerinden veya evinden pregabalin çıktığında eylemin uyuşturucu ticareti mi yoksa kişisel kullanım (TCK 191) mı olduğunu ayırt etmek için şu kriterlere bakılır:</p>

<p><strong>- Hap Miktarı (Stoklama Sınırı) :</strong> Tıbbi reçeteyle açıklanamayan, bir kişinin makul sürede tüketeceğinin çok üzerinde (örneğin yüzlerce veya binlerce kapsül) pregabalin bulundurulması, doğrudan ticaret kastı olarak kabul edilir.</p>

<p><strong>- Ele Geçirilen Yan Deliller :</strong> Maddelerin küçük kilitli poşetlere bölünmüş olması, hassas terazi bulunması, suçtan elde edildiği değerlendirilen yüksek miktarda nakit para veya uyuşturucu ticaretine ilişkin telefon mesajlaşmaları (WhatsApp, Telegram vb. incelemeleri) suçun ticaret olduğunu kanıtlar.</p>

<p><strong>- Maddenin Saklanma Şekli :</strong> İlacın orijinal eczane kutusunda ve prospektüsüyle bulunması yerine; zulanmış, gizlenmiş veya parça parça paketlenmiş olması ticaret karinesidir.</p>

<p><strong><u>5. Etkin Pişmanlık Hükümleri (TCK M. 192)</u></strong></p>

<p>Bu suçtan yakalanan bir kişi, henüz resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce veya yakalandıktan sonra diğer suç ortaklarını, uyuşturucuyu satın aldığı kişileri veya uyuşturucunun saklandığı yerleri net ve somut bilgilerle ihbar ederse, suçluların yakalanmasını sağlarsa Etkin Pişmanlık hükümlerinden yararlanır. Bu durumda mahkeme cezada dörtte birden yarısına kadar indirim yapabilir, hatta bazı durumlarda ceza tamamen ortadan kalkabilir.</p>

<p><strong>3) </strong><strong>PREGABALİN MADDESİNİN TCK M. 188 BAĞLAMINDA TRANSİT REJİMİNDEKİ DURUMU</strong></p>

<p>Pregabalin etken maddeli ilaçların gümrük hukuku kapsamındaki transit rejimi bağlamındaki durumu; uluslararası eşya taşımacılığı, gümrük denetimleri ve ceza hukukunun kesiştiği, son yıllarda yargıda en çok uyuşmazlık yaratan hassas konulardan biridir.</p>

<p>4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca "transit rejimi", ithalat vergileri ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmayan serbest dolaşımda olmayan eşyanın, Türkiye Gümrük Bölgesi üzerinden bir noktadan diğerine taşınmasını ifade eder. Ancak, söz konusu eşya pregabalin olduğunda durum gümrük vergisi muafiyetinden çıkarak doğrudan Türk Ceza Kanunu (TCK) yaptırımlarına dönüşmektedir.</p>

<p>Pregabalinin transit rejimi bağlamındaki hukuki statüsü ve doğurduğu riskler şöyledir;</p>

<p><strong><u>1. Gümrük Mevzuatı ve Sağlık Bakanlığı Özel İzni</u></strong></p>

<p>Gümrük geçişlerinde sıradan ilaçlar transit rejiminden kolaylıkla faydalanabilirken pregabalin için katı kurallar geçerlidir:</p>

<p><strong>- Özel İzne Tabi Olması :</strong> Pregabalin, Sağlık Bakanlığı'nın "Özel İznine Tabi Maddelerin İthalat Denetimi Tebliği" listelerinde yer almaktadır.</p>

<p><strong>- Beyan Zorunluluğu :</strong> Türkiye toprakları üzerinden transit geçirilecek (örneğin İran'dan gelip Avrupa'ya giden veya Avrupa'dan gelip Ortadoğu'ya transit edilen) yük konteynerlerinde pregabalin bulunuyorsa, bunun gümrük beyannamesinde/tır karnesinde açık, net ve ticari ismine (veya GTİP koduna) uygun şekilde doğru beyan edilmesi zorunludur.</p>

<p><strong><u>2. Beyan Dışı veya Farklı Beyan Edilen Yüklerin Durumu (Zulalama)</u></strong></p>

<p>Transit taşımacılık yapan tır, gemi veya konteynerlerde yapılan aramalarda; beyannamede "tekstil", "oto yedek parça" veya "plastik hammaddesi" yazmasına rağmen gizlenmiş (zulalanmış) vaziyette toplu pregabalin (Lyrica vb.) hapları bulunursa gümrük rejimi ihlal edilmiş sayılır.</p>

<p>- Bu durumda olay sadece bir gümrük mevzuatı ihlali (Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu) olarak kalmaz. Türkiye sınırlarından içeri girildiği andan itibaren "Uyuşturucu Madde İthali" veya "Ülke İçinde Nakli/Sevk Edilmesi" suçu kuralları devreye girer.</p>

<p><strong><u>3. TCK M. 188. Bağlamında Cezai Sorumluluk</u></strong></p>

<p>Transit rejimindeki usulsüzlüklerde, yargılama makamları doğrudan Türk Ceza Kanunu'nun uyuşturucu ticaretine ilişkin maddelerini tatbik eder:</p>

<p><strong>- Suçun Tanımı :</strong> Türkiye sınırlarından yasadışı yollarla sokulan veya transit rejimi arkasına gizlenerek beyan dışı geçirilen pregabalin, TCK Madde 188/6 kapsamında <i>"reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu/uyarıcı madde etkisi doğuran ilaçların ticareti"</i> olarak kabul edilir.</p>

<p><strong>- Uyuşturucu İthali (TCK 188/1) :</strong> Transit taşıma yapan araçta beyan dışı yakalanan maddeler için savcılıklar kimi zaman eylemi "Uyuşturucu madde ithal etme" suçu olarak yorumlayabilmektedir. TCK 188/1 uyarınca ithal suçunun cezası 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasıdır.</p>

<p><strong>- Nakletme ve Sevk Etme (TCK 188/3) :</strong> Eğer transit taşıma yasal sınırlar içinde başlamış ancak beyandaki usulsüzlük nedeniyle Türkiye içinde yakalanmışsa, eylem uyuşturucu maddeyi "sevk etme veya nakletme" suçu kapsamında da cezalandırılabilir. Bunun temel cezası ise 10 yıldan az olmamak üzere hapistir.</p>

<p><strong>- İlaç İndirimi Faktörü :</strong> TCK 188/6 gereğince pregabalin klasik uyuşturucu (eroin, kokain) olmadığından cezada yarıya kadar indirim imkânı vardır ancak transit rejimini kötüye kullanarak tonlarca veya yüz binlerce kapsül taşıyan uluslararası şebekelerde mahkemeler bu indirimi alt sınırdan uygulayabilir veya hiç uygulamayabilir.</p>

<p><strong><u>4. Transit Taşımada Şoförün ve Nakliye Firmasının Hukuki Durumu</u></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Transit rejiminde yaşanan yakalamalarda en büyük hukuki uyuşmazlık "suç kastı" (bilme ve isteme) noktasında toplanır:</p>

<p><strong>- Yargıtay İçtihatları :</strong> Yargıtay, transit taşımacılıkta şoförün veya taşıma şirketinin yükün içeriğini bilip bilmediğini titizlikle inceler. Eğer yük mühürlü bir konteyner ise, gümrük beyannameleri resmi evraklara uygunsa ve şoförün zula denilen gizli bölmelerden haberi olduğuna dair somut delil yoksa (parmak izi, telefon trafiği vb.), şoförün suç kastının olmadığı kabul edilerek beraat kararı verilebilir.</p>

<p><strong>- Kastın Varlığı :</strong> Ancak, gümrük mührünün sökülmüş olması, araçta resmi evrak dışı gizli bölmeler (zulalar) yapılmış olması veya şoförün üzerinde, telefonunda kaçakçılığa yönelik koordinat/mesajlaşma tespit edilmesi durumunda doğrudan fail veya iştirakçi olarak cezalandırılır.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/ismail-karadana.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Av. İsmail KARADANA</strong></p>

<p><strong>Mersin Barosu</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/pregabalin-maddesi-ozelinde-uyusturucu-ve-uyarici-madde-ticareti-yapma-veya-saglama-sucu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/04/terazi/terazi-mba-after-law-llb.jpg" type="image/jpeg" length="45989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diş Hekimlerinin Malpraktis Sorumluluğu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/dis-hekimlerinin-malpraktis-sorumlulugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/dis-hekimlerinin-malpraktis-sorumlulugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diş hekimliği, ağız ve diş sağlığının korunmasından ileri cerrahi müdahalelere uzanan geniş bir alanda, hastanın bedensel bütünlüğüne doğrudan dokunan bir meslektir. Bu yakın temas, hekimin verdiği hizmetin yalnızca tıbbi değil aynı zamanda hukuki bir boyut taşımasına yol açar. “Malpraktis” olarak adlandırılan tıbbi kötü uygulama, hekimin mesleğin gerektirdiği özen ve bilgiden yoksun davranması, deneyimsizliği veya ilgisizliği sonucu hastaya zarar vermesi olarak tanımlanır. Diş hekimliği uygulamasında bu kavram giderek daha fazla gündeme gelmekte; hastaların bilinçlenmesi ve estetik beklentilerin artmasıyla birlikte hukuki uyuşmazlıklar da çoğalmaktadır.</p>

<p><strong>Komplikasyon ile Malpraktis Ayrımı</strong></p>

<p>Hukuki değerlendirmenin başlangıç noktası, istenmeyen sonucun bir komplikasyon mu yoksa malpraktis mi olduğunun belirlenmesidir. Komplikasyon, tıbbın kurallarına uygun davranılmasına rağmen ortaya çıkabilen, öngörülebilir ancak her zaman önlenemeyen olumsuz gelişmedir. Örneğin yirmi yaş dişi çekiminde komşu sinire yakınlık nedeniyle gelişen geçici his kaybı, hekim gerekli tedbirleri almışsa komplikasyon kabul edilebilir. Buna karşılık röntgen incelemesi yapılmadan, anatomik yapı gözetilmeden yapılan bir çekim sonucu kalıcı sinir hasarı oluşması malpraktis niteliğindedir. Bu ayrımı belirleyen temel ölçüt, hekimin tıbbi standartlara ve özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığıdır.</p>

<p><strong>Sorumluluğun Hukuki Dayanakları ve Türleri</strong></p>

<p>Diş hekiminin sorumluluğu üç ayrı zeminde doğabilir. Hukuki (özel hukuk) sorumluluk, hekim ile hasta arasındaki ilişkiyi temel alır; serbest çalışan hekim bakımından bu ilişki çoğunlukla vekâlet sözleşmesi olarak nitelenir ve hekim, sonucu değil özenli davranmayı taahhüt eder. Ancak protez ve implant gibi belirli işlemlerde ilişkinin eser sözleşmesine yaklaştığı, dolayısıyla belirli bir sonucun borçlanıldığı yönünde görüşler de bulunmaktadır. Bu çerçevede zarar gören hasta maddi ve manevi tazminat talep edebilir.</p>

<p>Cezai sorumluluk, kusurlu davranışın taksirle yaralama veya ağır hâllerde taksirle öldürme suçunu oluşturması durumunda Türk Ceza Kanunu kapsamında gündeme gelir. İdari ve mesleki (disiplin) sorumluluk ise kamuda görev yapan hekimler ile Diş Hekimleri Odası üyeleri bakımından geçerlidir; meslek kurallarına aykırılık uyarıdan meslekten geçici men edilmeye kadar uzanan yaptırımlara yol açabilir. Bu sorumluluk türleri birbirinden bağımsızdır; aynı olay nedeniyle hekim hem tazminat ödemek hem ceza almak hem de disiplin yaptırımıyla karşılaşmak durumunda kalabilir.</p>

<p><strong>Sorumluluğun Doğması İçin Aranan Koşullar</strong></p>

<p>Tazminat sorumluluğunun kurulabilmesi için kural olarak dört unsurun bir arada bulunması gerekir: hekimin hukuka aykırı bir davranışı, kusuru, hastada meydana gelen bir zarar ve davranış ile zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağı. Diş hekimliğinde sıkça karşılaşılan örnekler arasında yanlış dişin çekilmesi, kanal tedavisinde alet kırılması ve bunun bildirilmemesi, ölçü ve planlama hatasına bağlı implant başarısızlıkları, sterilizasyon eksikliğinden kaynaklanan enfeksiyonlar ile estetik işlemlerde beklenen sonucun sağlanamaması sayılabilir. Bu unsurların ispatı genellikle adli tıp ve bilirkişi incelemeleriyle yapılır.</p>

<p><strong>Aydınlatılmış Onam ve Belgelendirme</strong></p>

<p>Hekimin teknik açıdan kusursuz davranması tek başına yeterli değildir; hastanın yapılacak işlem, alternatifleri, riskleri ve olası sonuçları hakkında anlaşılır biçimde bilgilendirilip rızasının alınması da zorunludur. Aydınlatılmış onamın yazılı olarak ve işleme özgü biçimde alınması, uyuşmazlık hâlinde hekimin en önemli savunma araçlarından biridir. Genel ifadeler içeren matbu formlar çoğu zaman yetersiz bulunmaktadır. Aynı şekilde muayene bulgularının, radyografilerin ve tedavi sürecinin eksiksiz kaydı, hem hasta güvenliği hem de hukuki korunma açısından belirleyicidir; kayıt tutmamak, çoğu yargı kararında hekim aleyhine yorumlanmaktadır.</p>

<p><strong>Korunma ve Risk Yönetimi</strong></p>

<p>Diş hekimleri açısından en etkili korunma yolu, hukuki riski doğmadan önce yönetmektir. Güncel bilimsel standartlara uyum, gerçekçi beklenti yönetimi, özenli kayıt ve onam süreçleri ile hasta ile sağlıklı iletişim, uyuşmazlıkların büyük bölümünü baştan önler. Bunların yanında mesleki sorumluluk (malpraktis) sigortası, oluşabilecek tazminat yükünü devrederek hekimi ekonomik açıdan güvenceye alır. Sonuç olarak diş hekiminin sorumluluğu, yalnızca bir ceza tehdidi olarak değil; mesleğin özen, dürüstlük ve şeffaflık ilkeleriyle icra edilmesini sağlayan bir güvence sistemi olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/emre-guler.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/emre-guler.jpg" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Av. Emre GÜLER</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/dis-hekimlerinin-malpraktis-sorumlulugu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/09/saglik-dis.jpg" type="image/jpeg" length="75665"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-kisisel-verilerin-reklam-ve-pazarlama-amacli-kullanilmasina-iliskin-kamuoyu-duyurusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-kisisel-verilerin-reklam-ve-pazarlama-amacli-kullanilmasina-iliskin-kamuoyu-duyurusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3><strong>Üçüncü Kişilerden Elde Edilen Kişisel Verilerin Reklam ve Pazarlama Amaçlı Kullanılmasına İlişkin Kamuoyu Duyurusu</strong></h3>

<p>Kurumumuza, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren veri sorumlularının mevcut müşterilerinden veya üçüncü kişilerden temin ettikleri iletişim bilgilerini reklam ve pazarlama amacıyla kullandıklarına ilişkin çok sayıda ihbar ve şikâyet ulaşmıştır. Şikayetlerde, ilgili kişilere ait telefon numarası, elektronik posta adresi ve benzeri iletişim bilgilerinin; referans, tavsiye, marka elçiliği, tanıdık yönlendirmesi veya müşteri önerisi gibi yöntemlerle üçüncü kişilerden elde edildiği belirtilerek ilgili kişilere aydınlatma yapılmadan ve açık rızaları alınmadan sesli arama veya kısa mesaj (SMS) yoluyla pazarlama faaliyetinde bulunulduğu belirtilmektedir.</p>

<p>Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından yapılan incelemelerde de, kişisel verilerin üçüncü kişilerden elde edilerek reklam ve pazarlama faaliyetlerinde kullanıldığı görülmüştür. Ancak kişisel verilerin üçüncü kişilerden elde edilmiş olması, veri sorumlularına bu verileri reklam ve pazarlama amacıyla işleme konusunda doğrudan bir hukuki dayanak sağlamamaktadır. Bu nedenle, söz konusu faaliyetlerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda (Kanun düzenlenen kişisel veri işleme şartlarına ve veri sorumlularının yükümlülüklerine uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir.</p>

<p>Bu doğrultuda, üçüncü kişilerden elde edilen iletişim bilgilerinin reklam ve pazarlama amacıyla kullanılması sırasında veri sorumlularının yükümlülüklerine ilişkin farkındalığın artırılması ve hak ihlallerinin önlenmesi amacıyla kamuoyunun bilgilendirilmesine ihtiyaç duyulmuştur.</p>

<p>6698 sayılı Kanun’un amacı, kişisel verilerin işlenmesinde kişilerin temel hak ve özgürlüklerini, özellikle de özel hayatın gizliliğini korumak ve kişisel veri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin uyması gereken usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p>Kanun uyarınca kişisel veriler, kural olarak ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenememektir ancak Kanun’un 5’inci maddesinde sayılan hukuki işleme şartlarından birinin bulunması halinde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın da kişisel veri işlenmesi mümkündür. Bu açıdan reklam ve pazarlama faaliyetleri bakımından kişisel veri işleme şartının her somut olay özelinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>

<p>Öte yandan, Kanun’un 10’uncu maddesi uyarınca veri sorumluları, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişileri; veri sorumlusunun kimliği, kişisel verilerin işlenme amacı, işlenen kişisel verilerin aktarılabileceği kişiler ve amaçlar, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi ile ilgili kişinin Kanun kapsamındaki hakları hakkında bilgilendirmekle yükümlüdür.</p>

<p>Kişisel verilerin doğrudan ilgili kişiden elde edilmediği durumlarda uygulanacak usul ve esaslar, Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’de (Tebliğ) düzenlenmiştir. Buna göre; fiili imkânsızlık veya ilgili kişiye ulaşılamaması nedeniyle kişisel veriler doğrudan ilgili kişiden elde edilemiyorsa, veri sorumluları;</p>

<p>- Kişisel verilerin elde edilmesinden itibaren makul bir süre içerisinde,</p>

<p>- Kişisel veriler ilgili kişiyle iletişim kurulması amacıyla kullanılacaksa ilk iletişim sırasında,</p>

<p>- Kişisel veriler aktarılacaksa en geç ilk aktarım esnasında</p>

<p>ilgili kişiyi aydınlatmakla yükümlüdür.</p>

<p>Buna rağmen uygulamada, üçüncü kişilerden temin edilen iletişim bilgileri kullanılarak çağrı merkezleri aracılığıyla doğrudan pazarlama aramaları yapıldığı; bu aramalarda ilgili kişilere Kanun kapsamında gerekli aydınlatmanın yapılmadığı ve kişilerin herhangi bir aydınlatma metnine de yönlendirilmediği görülmektedir.</p>

<p>Kurumumuza yansıyan uygulamalarda, ilgili kişilerin tanıtımlar hakkında bilgi almaya devam etmesi, görüşmeyi hemen sonlandırmaması, veri sorumlusunun faaliyetlerine ilişkin soru sorması veya SMS yoluyla ret bildiriminde bulunmaması gibi davranışların zaman zaman veri sorumluları tarafından açık rıza olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Ancak Kanun’a göre “açık rıza”, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanana ve özgür iradeyle açıklanan bir irade beyanıdır. Bu kapsamda belirtilen unsurları taşımayan zımni davranışlar tek başına geçerli bir açık rıza olarak kabul edilememektedir.</p>

<p>İlgili kişinin hangi kişisel verilerinin işleneceği ve bunun sonuçları hakkında yeterli bilgi sahibi olabilmesi için, bilgilendirmenin açık, anlaşılır ve tereddüde yer vermeyecek şekilde yapılması gerekmektedir. Bu bilgilendirme tamamlandıktan sonra, açık rızaya dayanan kişisel veri işleme faaliyetlerinde ilgili kişinin açık rızasının ayrıca alınması zorunludur. Nitekim Tebliğ’in 5’inci maddesinde, açık rızaya dayalı kişisel veri işleme faaliyetlerinde aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile açık rıza alınmasının birbirinden ayrı işlemler olduğu açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla veri sorumluları, öncelikle aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeli, ardından gerekli hallerde ilgili kişinin açık rızasını ayrı bir irade açıklamasıyla almalıdır.</p>

<p>Bu çerçevede söz konusu uygulamalar nedeniyle ortaya çıkabilecek hak ihlallerinin önüne geçilebilmesi ve kişisel veri işleme faaliyetlerinin hukuka uygun yürütülebilmesi için;</p>

<p>- Kişisel verilerin doğrudan ilgili kişiden temin edilemediği durumlarda, Tebliğ’in 6’ncı maddesi uyarınca aydınlatma yükümlülüğünün süresinde ve usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- İlgili kişilerin kişisel verilerinin işlenme süreçleri hakkında açık, anlaşılır ve eksiksiz biçimde bilgilendirilmesi,</p>

<p>- Açık rızaya dayalı kişisel veri işleme faaliyetlerinde; açık rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanmış olması,</p>

<p>- İlgili kişilerin kampanyayı dinlemeye devam etmesi, görüşmeyi sonlandırmaması, bilgi almak istemesi veya SMS’e ret cevabı vermemesi gibi davranışlarının tek başına geçerli bir açık rıza olarak değerlendirilmemesi,</p>

<p>- Tebliğ hükümleri doğrultusunda, aydınlatma yükümlülüğü ile açık rıza alma süreçlerinin birbirinden bağımsız şekilde yürütülmesi,</p>

<p>- Reklam ve pazarlama faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen tüm kişisel veri işleme süreçlerinde, Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesi ve ilgili kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin gözetilmesi</p>

<p>gerekmektedir.</p>

<p>Bu çerçevede, Kanun’da öngörülen yükümlülüklere aykırı hareket ettiği tespit edilen veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında idari yaptırım uygulanabileceği hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURU</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ucuncu-kisilerden-elde-edilen-kisisel-verilerin-reklam-ve-pazarlama-amacli-kullanilmasina-iliskin-kamuoyu-duyurusu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/kvkk-mu.jpg" type="image/jpeg" length="20824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YKS sonuçları açıklandı: Birinci olan adaylar belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yks-sonuclari-aciklandi-birinci-olan-adaylar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yks-sonuclari-aciklandi-birinci-olan-adaylar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖSYM, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarını açıkladı. Yaklaşık 2,5 milyon adayın katıldığı sınavın tercih işlemleri 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarını açıkladı.</p>

<p>ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, YKS sonuçlarının "<a href="https://ykssonuc.osym.gov.tr/" rel="nofollow noopener" target="_blank">https://ykssonuc.osym.gov.tr/</a>" internet adresinden erişime açıldığını bildirdi.</p>

<h3>TERCİH İŞLEMLERİ 10 AĞUSTOS'TA SONA ERECEK</h3>

<p>Yaklaşık 2,5 milyon adayın başvurduğu sınavın ardından tercih işlemleri 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında yapılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>BİRİNCİLER BELLİ OLDU</h3>

<p>ÖSYM Başkanı Ersoy, 2026-YKS'de dereceye giren adayları şu şekilde açıkladı:</p>

<p><i>"Temel Yeterlilik Testi (TYT) birincilerimiz; İlker Uyanıker Yıldız Teknik Üniversitesi Maçka Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi-İstanbul, Abdullah Uslu Eskişehir Fatih Fen Lisesi-Eskişehir, Miraç Koşar, Şanlıurfa Fen Lisesi-Şanlıurfa Doğa Erdemir, Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Şerif Efe Dartar, Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.</i></p>

<p><i>Alan Yeterlilik Testleri (AYT) birincilerimiz; sayısal alanında Şerif Efe Dartar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, sözel alanında Enes Salahaddin Coşkun Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, eşit ağırlık alanında Tuğsem Bahar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul.</i></p>

<p><i>Yabancı Dil Testi (YDT) birincilerimiz; Almanca Eylül Uyar Kabataş Erkek Lisesi-İstanbul, Arapça Ammar Moataz Mohamed Ibrahım Mahmoud Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi-İstanbul, Fransızca Sena İlhan Açık Öğretim Lisesi-Denizli, İngilizce Doğa Erdemir Kadıköy Anadolu Lisesi-İstanbul, Rusça Ela Demirel Ahmet Keleşoğlu Fen Lisesi-İstanbul ."</i></p>

<h3>KADIN ADAYLARIN SINAVA KATILIM ORANI DAHA YÜKSEK</h3>

<p>Sınava başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 2 milyon 255 bin 76'sı TYT'ye katılırken, AYT'ye başvuran 1 milyon 627 bin 970 adayın 1 milyon 473 bin 113'ü sınava girdi. YDT'ye başvuran 203 bin 640 adaydan ise 143 bin 270'i sınava katıldı.</p>

<p>Tüm oturumlarda kadın adayların sınava katılım oranının erkek adaylardan daha yüksek olduğu bildirildi.</p>

<p>ÖSYM verilerine göre, TYT'de ortaöğretim son sınıf öğrencilerinin doğru cevap ortalamaları Türkçede 20,5, sosyal bilimlerde 10,2, temel matematikte 6,8 ve fen bilimlerinde 4,3 olarak gerçekleşti.</p>

<h3>TERCİH KILAVUZU YAYIMLANACAK</h3>

<p>Sonuçların açıklanmasıyla birlikte ÖSYM, Yükseköğretim Programları ve Kontenjan Kılavuzu'nu da yayımlayacak. Kılavuzda kontenjanların yanı sıra üniversitelerin geçen yıl hangi taban ve tavan puan aralıklarıyla öğrenci kabul ettiği yer alacak.</p>

<h3>İKİ SORU İPTAL EDİLDİ</h3>

<p>Öte yandan ÖSYM'nin internet sitesinde, 2 sorunun iptal edilerek değerlendirme işlemlerinin yapıldığı bildirilerek, şu açıklamada bulunuldu:</p>

<p><i>"20-21 Haziran 2026 tarihlerinde uygulanan 2026-YKS'nın madde analizleri incelenmiş, cevap anahtarlarının kontrolleri tamamlanmış, itirazlar bilimsel açıdan değerlendirilmiş ve 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri'nin Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 20 numaralı sorunun iptal edilmesine karar verilmiş olup Matematik Testi Temel Soru Kitapçığı'nda yer alan 23 numaralı soru ise yargı kararı gereği iptal edilerek değerlendirme işlemleri yapılmıştır."</i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yks-sonuclari-aciklandi-birinci-olan-adaylar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/osym-duyurular-2.jpg" type="image/jpeg" length="63079"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/turkiye-yazma-eserler-kurumu-baskanligi-arastirma-ve-egitim-merkezi-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/turkiye-yazma-eserler-kurumu-baskanligi-arastirma-ve-egitim-merkezi-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Araştırma ve Eğitim Merkezi Yönetmeliği, 21 Temmuz 2026 Tarihli ve 33316 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığından:</strong></p>

<p><strong>TÜRKİYE YAZMA ESERLER KURUMU BAŞKANLIĞI ARAŞTIRMA VE EĞİTİM MERKEZİ YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç </strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bünyesinde kurulan Araştırma ve Eğitim Merkezinin kuruluşu, görevleri, organları, çalışma şekli ve yönetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam </strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Araştırma ve Eğitim Merkezinin kuruluşu, görevleri, yönetim organları, çalışma şekli ve yönetimine ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak </strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik; 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 724 üncü, 728 inci ve 796 ncı maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Bakan: Kültür ve Turizm Bakanını,</p>

<p>b) Başkan: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanını,</p>

<p>c) Başkanlık (TÜYEK): Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığını,</p>

<p>ç) Birim: TÜYEK’in merkez ve taşra teşkilatı birimlerini,</p>

<p>d) Danışma Kurulu: Merkezin Danışma Kurulunu,</p>

<p>e) İhtisas elemanı: Başkanlık birimlerinde görevli yazma eser uzmanı, restoratör, mütercim, kütüphaneci, biyolog, kimyager ve kitap patologlarını,</p>

<p>f) Merkez: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Araştırma ve Eğitim Merkezini,</p>

<p>g) Müdür: Merkezin Müdürünü,</p>

<p>ğ) Program Kurulu: Merkezin Program Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Kuruluşu, Görevleri ve Yönetim Organları</p>

<p><strong>Merkezin kuruluşu, merkezi ve çalışma birimleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Merkez, TÜYEK bünyesinde İstanbul’da kurulmuştur.</p>

<p>(2) Merkez, görev alanına giren konularda eğitim ve araştırma faaliyetlerini yürütür.</p>

<p>(3) Merkez bünyesinde; Başkan onayıyla atölye, laboratuvar, uygulama birimi, dijital eğitim birimi, yayın/iletişim birimi ve benzeri çalışma birimleri oluşturulabilir.</p>

<p><strong>Merkezin görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Merkezin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Başkanlığın faaliyet alanlarına ilişkin kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, vakıflar, dernekler, özel sektör, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle koordinasyon içerisinde araştırma ve eğitim programları organize etmek.</p>

<p>b) Başkanlık birimlerinin koordinasyonunda, kurumsal veya bireysel uygulamalı eğitim etkinliklerinde bulunmak, yazma eser kültürü, Osmanlı Türkçesi, hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi geleneksel kitap sanatları, yazma eserlerin kataloglanması, restorasyonu, konservasyonu, dijitalleştirilmesi, yapay zekâ uygulamaları ve yayım faaliyetleri ile ilgili sertifikalı veya sertifikasız, ulusal veya uluslararası düzeyde, yüz yüze veya çevrimiçi eğitim programları, seminerler, meslekî gelişim ve uzmanlık kursları düzenlemek.</p>

<p>c) Başkanlığın görev alanına giren konularda, Başkanlık Personel ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığının koordinasyon ve iş birliğinde Kurum personeline yönelik hizmet içi eğitimler düzenlemek, Başkanlığın ilgili birimlerinin ihtiyaçları doğrultusunda her türlü eğitim çalışmalarının organizasyonlarını yapmak.</p>

<p>ç) Başkanlığın faaliyet alanlarında bilgi ve deneyimlerin paylaşılacağı çevrimiçi portal, atölye, forum, yayın serisi gibi platformlar oluşturmak; ulusal, uluslararası ölçekli sempozyum, çalıştay, seminer ve konferans gibi akademik faaliyetleri planlamak, bu faaliyetlerin gerçekleşmesine katkı ve teşvikte bulunmak.</p>

<p>d) Başkanlığın kuruluş amacı doğrultusunda ulusal-uluslararası ölçekli araştırma, geliştirme ve danışmanlık projeleri yürütmek ve yönlendirmek, yapılan araştırmaları desteklemek ve teşvik etmek, ulusal ve uluslararası dış paydaşlarla iş birliğini geliştirerek Başkanlığın görünürlüğünü arttırmak.</p>

<p>e) Başkanlık daire başkanlıkları koordinasyonu ve iş birliğinde ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlarla müşterek projeler geliştirmek, değişim programları düzenlemek.</p>

<p>f) Başkanlık Yazma ve Nadir Eserler Dairesi Başkanlığı, Çeviri Yayım Dairesi Başkanlığı, Kitap Şifahanesi ve Arşiv Dairesi Başkanlığı ve Yazma Mushaflar Dairesi Başkanlığı ile koordineli olarak, yazma eser kültürü ve çalışmaları, yazma eser kütüphaneleri ve geleneksel kitap sanatları alanında ulusal-uluslararası ölçekli yeni bulgu, düzenleme, proje, neşir ve etkinliklerin periyodik olarak tanıtılacağı dijital ve/veya matbu yayınlar yapmak.</p>

<p><strong>Merkezin yönetim organları </strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Merkezin yönetim organları şunlardır:</p>

<p>a) Müdür.</p>

<p>b) Program Kurulu.</p>

<p>c) Danışma Kurulu.</p>

<p><strong>Müdür ve görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Müdür, Başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından atanır.</p>

<p>(2) Müdür, Merkezin görevlerinin yürütülmesinden sorumludur.</p>

<p>(3) Müdürün görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezin planlama, koordinasyon ve idari işlerini yürütmek.</p>

<p>b) Merkez adına her türlü iletişimi ve iş birliğini sağlamak.</p>

<p>c) TÜYEK bünyesinde yürütülecek araştırma ve eğitim faaliyetlerinin yıllık raporunu ve sonraki yıla ait çalışma programını her yıl temmuz ayı itibarıyla hazırlamak ve Başkana sunmak.</p>

<p>ç) Başkan onayı ile Danışma Kurulunu toplantıya çağırmak, Program Kuruluna başkanlık etmek, Başkanın katılmaması halinde Danışma Kuruluna başkanlık etmek ve bu kurullarda alınan kararları, programa uygun olarak uygulamak.</p>

<p>d) Merkez personelini sevk ve idare etmek.</p>

<p>e) Başkan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.</p>

<p>(4) Müdür, Program Kurulu ve Danışma Kurulunun doğal üyesidir.</p>

<p><strong>Program Kurulu </strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Program Kurulu, Başkan tarafından TÜYEK’te görev yapan yazma eser uzman ve uzman yardımcıları ile uygun görülen diğer ihtisas elemanları arasından görevlendirilen altı üye ile Müdürden oluşur. Program Kurulu çalışmalarını Müdürün başkanlığında yürütür.</p>

<p>(2) Program Kurulu üyeleri iki yıl süre ile görev yapar. Görev süresi sona eren Program Kurulu üyesi aynı usulle yeniden görevlendirilebilir veya görev süresi dolmadan görevden alınabilir. Üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, kalan süreyi tamamlamak üzere aynı usulle yeni üye görevlendirilir.</p>

<p>(3) Program Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların oy çokluğu ile karar alır. Oyların eşitliği halinde Müdürün oyu yönünde çoğunluk sağlanmış olur.</p>

<p><strong>Program Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Program Kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezin uygulamaları ve gerçekleştireceği faaliyetlere ilişkin görüş ve tekliflerde bulunmak.</p>

<p>b) Merkezin faaliyet programlarına ilişkin her türlü düzenlemenin yapılması ve yıllık raporun hazırlanması hususunda Müdüre yardımcı olmak, bir sonraki döneme ait çalışma programına katkı sunmak.</p>

<p>c) Merkez bünyesinde yürütülmesi kararlaştırılan her türlü araştırma ve eğitim faaliyetine ilişkin katılım şartları, eğitmen ve kursiyer özellikleri, program sonunda verilecek katılım belgesi, kurs bitirme belgesi, sertifika ve benzeri belgeler ile ilgili esaslarda görüş ve önerilerde bulunmak.</p>

<p><strong>Danışma Kurulu ve görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Danışma Kurulu; Başkan, Müdür ve Başkan tarafından görevlendirilen dokuz üyeden oluşur. Danışma Kuruluna; TÜYEK bünyesinde görev yapan dört kişi; yazma eser, restorasyon, konservasyon, dijitalleştirme teknolojileri ile hat, tezhip, ebru, ciltçilik gibi yazma eserler ile ilgili sanatlar alanında görev yapan kamu veya özel kurum kuruluşlardaki kişiler arasından beş kişi belirlenir. Başkan, Danışma Kuruluna başkanlık eder.</p>

<p>(2) Danışma Kurulu üyeleri iki yıl süre ile görev yapar. Görev süresi sona eren Danışma Kurulu üyesi aynı usulle yeniden görevlendirilebilir veya görev süresi dolmadan görevden alınabilir. Üyeliğin herhangi bir sebeple boşalması halinde, kalan süreyi tamamlamak üzere aynı usulle yeni üye görevlendirilir.</p>

<p>(3) Danışma Kurulu, Merkezin faaliyetlerini gözden geçirerek ilgili konularda gerekli tavsiyelerde bulunur. Merkezin yıllık faaliyet raporunu, çalışma programını, eğitim faaliyetlerini değerlendirir, yapılmış ve halen yürütülen çalışmalar hakkında görüş bildirir, önerilerde bulunur ve bir sonraki çalışma yılına ait programı değerlendirir.</p>

<p>(4) Danışma Kurulu yılda en az iki defa Başkanın başkanlığında üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantılarda kararlar katılan üyelerin oy çokluğu ile alınır.</p>

<p><strong>Kurulların çalışma usulü, sekretarya ve üyeliğin sona ermesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Program Kurulu ve Danışma Kurulunun sekretarya hizmetleri Merkez tarafından yürütülür; toplantı gündemi Müdür tarafından hazırlanır ve üyelere toplantıdan bir hafta önce bildirilir.</p>

<p>(2) Kurul kararları toplantı tutanağına bağlanır, tutanaklar imza altına alınır ve Merkezde muhafaza edilir.</p>

<p>(3) İhtiyaç halinde kurullar çevrimiçi olarak toplanabilir.</p>

<p>(4) Üyeler; görev süresi dolmadan önce yazılı talep ile çekilebilir. Mazeretsiz şekilde art arda iki toplantıya katılmama, görevin gerektirdiği tarafsızlık/etik ilkelere aykırı davranma gibi hallerde üyelik, Başkan onayıyla sona erdirilebilir.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Yönerge </strong></p>

<p><strong>MADDE 13-</strong> (1) Merkez bünyesinde yürütülmesi kararlaştırılan her türlü araştırma ve eğitim faaliyetiyle ilgili eğitici ve öğreticilerin görevlendirilmesi, kursiyerlerde aranacak şartlar, kursiyerlerin kayıt usulleri, sertifikalandırma, Merkez bünyesinde oluşturulacak çalışma birimlerinin çalışma usul ve esasları ve benzeri hususlar Merkez tarafından çıkarılan yönerge ile belirlenir.</p>

<p><strong>Kişisel veriler, gizlilik ve fikrî mülkiyet </strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Merkezin eğitim ve araştırma faaliyetleri, 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülür, kişisel verilerin saklanması, silinmesi, yok edilmesi ve anonim hale getirilmesinde Başkanlığın kişisel veri saklama ve imha politikası çerçevesinde işlem tesis edilir.</p>

<p>(2) Merkez bünyesinde yürütülen faaliyetlerde fikrî mülkiyet ve veri gizliliğine ilişkin hususlar ilgili mevzuat kapsamında yürütülür.</p>

<p><strong>Demirbaş ve ekipmanlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Merkez bünyesinde yürütülen araştırma-eğitim faaliyetleri ve projeler kapsamında alınan her türlü alet, donanım ve demirbaşlar, Merkezin kullanımına tahsis edilir.</p>

<p><strong>İş birliği projeleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Merkezin faaliyet alanına giren konularla ilgili olarak; diğer kamu veya özel kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yerel ve ulusal düzeylerde hazırladığı projeler Başkan onayı ile ve uluslararası düzeyde hazırlanan projeler Bakan onayı ile yürürlüğe konulur.</p>

<p><strong>Yürürlük </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme </strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/turkiye-yazma-eserler-kurumu-baskanligi-arastirma-ve-egitim-merkezi-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="93847"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/maden-isyerlerinde-is-sagligi-ve-guvenligi-yonetmeliginde-degisiklik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/maden-isyerlerinde-is-sagligi-ve-guvenligi-yonetmeliginde-degisiklik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 21 Temmuz 2026 Tarihli ve 33316 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>MADEN İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>19/9/2013 tarihli ve 28770 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

<p>“t) Ana havalandırma fanı: Yeraltı maden işyerlerinde havalandırmayı sağlamak amacı ile kullanılan ana vantilatör ya da ana aspiratörü,</p>

<p>u) Tali havalandırma fanı: Ana havalandırma akışı ile bağlantısı bulunan hazırlık ve kurtarma çalışmalarının yapıldığı yerlerde kullanılan fanı,</p>

<p>ü) Yedek güç sistemi: Ana elektrik şebekesinden ve diğer dış besleme hatlarından bağımsız olarak çalışan, ana enerjinin kesilmesi halinde bağlı bulunduğu sistemleri besleyebilecek kapasitede tasarlanmış jeneratör veya jeneratör benzeri güç sistemlerini,</p>

<p>v) Yedek havalandırma fanı: Ana havalandırma fanının devre dışı kalması durumunda kullanılan vantilatörü ya da aspiratörü,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin Ek-3’ünün 8.8 inci bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, 8.11 inci bendinde yer alan “hazırlanan” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı bende aşağıdaki alt bent eklenmiş, 10.7 nci ve 10.13 üncü bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Ana havalandırma fanı ana enerji sistemi dışında yedek güç sistemine de bağlı durumda olur.”</p>

<p>“g) Grizulu maden ocaklarında tali havalandırma fanının arızalanması durumunda tali havalandırma fanının yedeğinin kurulum talimatı ve bu işlemde görevlendirilen çalışanlar,”</p>

<p>“10.7. Tali havalandırma</p>

<p>10.7.1. Tali havalandırma sadece ana havalandırma akışı ile bağlantısı bulunan hazırlık ve kurtarma çalışmalarının yapıldığı yerlerde uygulanır. Tali havalandırmada kısa devreyi önleyecek tedbirler alınır. Tali havalandırmada kullanılan vantüpler antistatik ve alev yürütmez özellikte olur.</p>

<p>10.7.2. Tali havalandırma yapılan bölgedeki fanın devre dışı kalması durumunda, buradaki çalışanlar derhal tahliye edilir. Uygun hava özellikleri ve havalandırma sağlanmadıkça çalışanlar bölgeye ve bu durumdan etkilenebilecek diğer tehlikeli bölgelere sokulmaz.</p>

<p>10.7.3. Tali havalandırma yapılan bölgelerde tali havalandırma fanının yedeği, vantüp bağlantı elemanları (kelepçe, tel vb.) ve kurulum için gerekli diğer teçhizat ile birlikte kuruluma hazır bir şekilde tali havalandırma fanının yanında bulundurulur. Tali havalandırma fanı yedeğinin kurulumu sırasında alınması gerekli tedbirler sağlık ve güvenlik dokümanında belirtilir.”</p>

<p>“10.13 Bütün grizulu ocaklarda, ocağın havalandırmasını sağlayacak güçte ana havalandırma fanı/fanları ve ana havalandırma fanı ile eşdeğer yedek havalandırma fanı/fanları bulundurulur. Ana havalandırma fanının herhangi bir nedenle durması halinde, yedek havalandırma fanının havalandırma sürekliliğini sağlayacak şekilde derhal devreye girmesi sağlanır. Yedek havalandırma fanının havalandırma sürekliliğini sağlayacak şekilde derhal devreye girdiğine ilişkin testler en geç ayda bir yapılır ve kayıt altına alınır. Yapılan testler sırasında alınması gerekli tedbirler sağlık ve güvenlik dokümanında belirtilir.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/maden-isyerlerinde-is-sagligi-ve-guvenligi-yonetmeliginde-degisiklik-1</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="18093"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/isyerlerinde-isin-durdurulmasina-dair-yonetmelikte-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/isyerlerinde-isin-durdurulmasina-dair-yonetmelikte-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik, 21 Temmuz 2026 Tarihli ve 33316 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>İŞYERLERİNDE İŞİN DURDURULMASINA DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İşyerlerinde İşin Durdurulmasına Dair Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“j) Ana havalandırma fanı: Yeraltı maden işyerlerinde havalandırmayı sağlamak amacı ile kullanılan ana vantilatörü ya da ana aspiratörü,</p>

<p>k) Tali havalandırma fanı: Ana havalandırma akışı ile bağlantısı bulunan hazırlık ve kurtarma çalışmalarının yapıldığı yerlerde kullanılan fanı,</p>

<p>l) Yedek güç sistemi: Ana elektrik şebekesinden ve diğer dış besleme hatlarından bağımsız olarak çalışan, ana enerjinin kesilmesi halinde bağlı bulunduğu sistemleri besleyebilecek kapasitede tasarlanmış jeneratör veya jeneratör benzeri güç sistemlerini,</p>

<p>m) Yedek havalandırma fanı: Ana havalandırma fanının devre dışı kalması durumunda kullanılan vantilatörü ya da aspiratörü,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin Ek-1’inin 1 inci maddesinin (a) ve (c) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

<p>“a) Yeraltı kömür madenlerinde ana havalandırma fanının durması halinde, havalandırmanın sürekliliğini sağlayacak şekilde derhal çalışacak yedek havalandırma fanının bulunmaması.”</p>

<p>“c) Yeraltı kömür madenlerinde ana havalandırma fanının ve yedek havalandırma fanının, enerjinin herhangi bir nedenle kesilmesi halinde derhal ve otomatik olarak devreye girecek şekilde yedek güç sistemine bağlı durumda olmaması.”</p>

<p>“ç) Yeraltı kömür madenlerinde su tahliyesi ve insan nakli için kullanılan sistemler ile tali havalandırma fanlarının; enerjinin herhangi bir nedenle kesilmesi halinde devreye alınacak şekilde yedek güç sistemine veya elektrik iletim/dağıtım kuruluşlarınca enerji arz güvenliği sağlanan birbirinden farklı iki elektrik iletim/dağıtım hattına bağlı durumda olmaması.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 2 nci maddesiyle değiştirilen Ek-1’in birinci maddesinin (c) bendi 30/6/2027 tarihinde,</p>

<p>b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/isyerlerinde-isin-durdurulmasina-dair-yonetmelikte-degisiklik</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/06/resmi/calisma-ve-sosyal-guvenlik-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="52863"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten 81 ile talimat: Terör suçları için müstakil büro kuruluyor]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/bakan-gurlekten-81-ile-talimat-teror-suclari-icin-mustakil-buro-kuruluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/bakan-gurlekten-81-ile-talimat-teror-suclari-icin-mustakil-buro-kuruluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıyla, il Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde müstakil ‘Terör Suçları Soruşturma Büroları’ kurulması istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığınca terör suçlarına ilişkin soruşturmaların daha etkin, hızlı ve koordineli yürütülmesi amacıyla il Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde müstakil ‘Terör Suçları Soruşturma Büroları’ kurulması kararlaştırıldı. Bürolarda görev yapacak savcılara terör suçları dışındaki işlerin verilmemesi, soruşturmaların yalnızca bu uzmanlaşmış birimlerce yürütülmesi ve kolluk birimleriyle her ay koordinasyon toplantısı yapılması öngörüldü.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla hazırlanan ve Bakan Yardımcısı Can Tuncay’ın imzasıyla 81 ildeki 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıda, terör örgütleriyle mücadelede ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve başsavcılıklar nezdindeki iş ve işlemlerin etkinliğinin artırılması amacıyla alınacak tedbirler sıralandı.</p>

<p>Yazıda, terör suçlarının kamu güvenliği, toplumsal huzur, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, demokratik hukuk düzeni ve vatandaşların güven duygusu üzerinde doğrudan etkili olduğuna işaret edildi. Bu suçlara ilişkin soruşturmaların titizlikle, gecikmeksizin ve mevzuata uygun biçimde yürütülmesinin yanı sıra terör örgütlerinin ülke genelindeki hareketlerinin, güncel yapılanmalarının ve faaliyetlerinin düzenli olarak takip edilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p><strong>MÜSTAKİL SORUŞTURMA BÜROLARI KURULACAK</strong></p>

<p>Yazıya göre il Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde yalnızca terör suçlarına ilişkin soruşturmaları yürütmek üzere müstakil ‘Terör Suçları Soruşturma Büroları’ oluşturulacak. Bu büroların görev tanımına terör suçları dışındaki soruşturmalar dahil edilmeyecek. Bürolarda görevli Cumhuriyet savcılarına, terör soruşturmalarında uzmanlaşmalarının ve dosyalara yoğunlaşmalarının sağlanması amacıyla terör suçları dışında nöbet, duruşma savcılığı veya başka görev verilmeyecek. Bürolardan sorumlu Cumhuriyet başsavcı vekilleri ile görevli Cumhuriyet savcılarının bilgileri ve daha sonra yapılacak görevlendirme değişiklikleri, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Terör Suçları Daire Başkanlığına bildirilecek.</p>

<p><strong>SORUŞTURMALAR UZMANLAŞMIŞ BÜROLARCA YÜRÜTÜLECEK</strong></p>

<p>Terör suçlarına ilişkin bütün iş ve işlemler, il Cumhuriyet başsavcılıkları bünyesinde oluşturulacak Terör Suçları Soruşturma Bürolarınca yerine getirilecek. Gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda ilçe Cumhuriyet başsavcılıkları, il Cumhuriyet başsavcılığından alınacak talimat üzerine zorunlu soruşturma işlemlerini gerçekleştirebilecek. İlçe başsavcılıklarınca yapılan işlemlere ilişkin evrakın gecikmeden tamamlanarak ilgili il Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi sağlanacak. Böylece terör soruşturmalarının tek merkezden, uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarının sorumluluğunda ve ülke genelinde ortak bir uygulama çerçevesinde yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>EMNİYET VE JANDARMAYLA AYLIK KOORDİNASYON TOPLANTISI</strong></p>

<p>Yeni uygulamayla terörle mücadelede adli makamlar ile kolluk birimleri arasındaki koordinasyon da güçlendirilecek. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Terör Suçları Daire Başkanlığının koordinasyonunda, her ayın ilk haftasında değerlendirme toplantısı düzenlenecek. Toplantılara Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığının görevlileri davet edilecek. Toplantılarda terör örgütlerinin güncel yapılanmaları, faaliyetleri, ülke genelindeki soruşturma süreçleri ve mücadele yöntemleri değerlendirilecek. Elde edilen tespit ve değerlendirmeler, terör soruşturmalarına katkı sağlaması amacıyla il Cumhuriyet başsavcılıklarıyla paylaşılacak.</p>

<p><strong>AYLIK İSTATİSTİKLER ÜLKE GENELİNDE DERLENECEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Terör Suçları Daire Başkanlığı, Türkiye genelinde yürütülen terör soruşturmalarına ilişkin aylık istatistikleri de derleyecek. Hazırlanacak istatistikler, her ay gerçekleştirilecek koordinasyon toplantıları öncesinde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının ilgili birimleriyle paylaşılacak. Bu veriler doğrultusunda terör örgütlerinin faaliyetleri, soruşturmaların seyri, bölgesel gelişmeler ve alınması gereken yeni tedbirler düzenli olarak değerlendirilecek.</p>

<p><strong>SORUŞTURMALARDA ETKİNLİK VE UYGULAMA BİRLİĞİ HEDEFLENİYOR</strong></p>

<p>Düzenlemeyle terör suçlarıyla mücadelede Cumhuriyet başsavcılıkları arasındaki koordinasyonun artırılması, soruşturmaların gecikmeksizin yürütülmesi ve terör alanında görev yapan Cumhuriyet savcılarının uzmanlaşması amaçlanıyor. Adli makamlar ile emniyet ve jandarma birimleri arasındaki düzenli bilgi paylaşımı sayesinde terör örgütlerinin ülke genelindeki hareketlerinin bütüncül şekilde takip edilmesi, güncel yapılanmalarının ortaya çıkarılması ve soruşturmalarda uygulama birliğinin sağlanması hedefleniyor. Yazı, gereğinin yerine getirilmesi amacıyla 175 ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığına, bilgi için ise Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığına gönderildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/bakan-gurlekten-81-ile-talimat-teror-suclari-icin-mustakil-buro-kuruluyor</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/02/akin-gurlek-adalet.jpeg" type="image/jpeg" length="22123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBAN Mağduru Kesinleşmiş Mahkeme Kararı Olanlar Ne Yapmalı? Yeni Yasal Düzenleme Kapsamında Hukuki Değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/iban-magduru-kesinlesmis-mahkeme-karari-olanlar-ne-yapmali-yeni-yasal-duzenleme-kapsaminda-hukuki-degerlendirme-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/iban-magduru-kesinlesmis-mahkeme-karari-olanlar-ne-yapmali-yeni-yasal-duzenleme-kapsaminda-hukuki-degerlendirme-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Son yıllarda özellikle internet üzerinden gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılık suçlarında, banka hesaplarının üçüncü kişiler tarafından kullandırılması nedeniyle çok sayıda kişi ceza soruşturması ve kovuşturmasıyla karşı karşıya kalmıştır. Uygulamada "IBAN mağduru" olarak adlandırılan bu kişiler çoğu zaman dolandırıcılık eylemini planlayan veya yöneten kişiler olmayıp, yalnızca banka hesap bilgilerini başkalarına kullandırmaları nedeniyle suçun iştirakçisi olarak yargılanmış ve haklarında mahkûmiyet kararları verilmiştir.</p>

<p>Yargı Paketi ile yapılan düzenlemeler, yalnızca banka hesabını kullandırma eylemiyle sınırlı kalan kişiler bakımından önemli değişiklikler getirmiştir. Özellikle kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bulunan hükümlüler açısından etkin pişmanlık, infazın durdurulması ve uyarlama yargılaması gibi kurumlar yeniden önem kazanmıştır.</p>

<p>Bu çalışmada, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan IBAN mağdurlarının yeni düzenleme karşısındaki hukuki durumu, hangi şartlarda indirimden yararlanabilecekleri ve izlemeleri gereken hukuki yol ayrıntılı olarak incelenmektedir.</p>

<p><strong>Giriş</strong></p>

<p>Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcılık suçlarının işlenme yöntemleri de değişmiş, suç örgütleri banka hesaplarını doğrudan kendi adlarına kullanmak yerine üçüncü kişilere ait hesaplardan yararlanmayı tercih etmeye başlamıştır. Sosyal medya ilanları, iş vaadi, komisyon teklifleri veya çeşitli bahanelerle temin edilen banka hesapları, suçtan elde edilen paranın transfer edilmesinde araç olarak kullanılmaktadır.</p>

<p>Bu yöntem nedeniyle birçok kişi yalnızca banka hesabını kullandırdığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçuna iştirak etmekten mahkûm edilmiş, bazı dosyalarda ise fiili katkısı ile aldığı ceza arasında ciddi bir orantısızlık ortaya çıkmıştır.</p>

<p>Kanun koyucu da bu durumu dikkate alarak banka hesabını kullandırma eylemini diğer iştirak biçimlerinden ayıran yeni düzenlemeler yapmıştır. Böylece yalnızca IBAN paylaşımıyla sınırlı kalan kişilerin cezalarının yeniden değerlendirilmesi mümkün hâle gelmiştir.</p>

<p><strong>I. IBAN Mağduru Kimdir?</strong></p>

<p>Her banka hesabını kullandıran kişi hukuken "IBAN mağduru" değildir. Uygulamada bu kavram;</p>

<p>- Dolandırıcılık planını hazırlamayan,</p>

<p>- Mağdurlarla görüşmeyen,</p>

<p>- Aldatma fiiline katılmayan,</p>

<p>- Sadece kendi banka hesabını veya IBAN bilgisini kullandıran,</p>

<p>- Çoğu zaman küçük bir komisyon karşılığında hesabını kullandıran</p>

<p>kişileri ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.</p>

<p>Dolandırıcılık suçunu organize eden kişiler ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişiler arasında kusur yoğunluğu bakımından önemli farklılık bulunmaktadır.</p>

<p>Yeni düzenlemenin temel amacı da bu ayrımı daha belirgin hâle getirmektir.</p>

<p><strong>II. Yeni Düzenleme Ne Getirdi?</strong></p>

<p>Kanun koyucu, yalnızca zorunlu banka hesap bilgilerinin paylaşılması veya banka hesabının kullandırılması şeklindeki fiiller bakımından ceza politikasını değiştirmiştir.</p>

<p>Buna göre;</p>

<p>- yalnızca banka hesabını kullandıran,</p>

<p>- dolandırıcılık eyleminin planlanmasına katılmayan,</p>

<p>- mağdurları aldatmayan,</p>

<p>- örgütsel faaliyet içerisinde bulunmayan</p>

<p>kişiler yönünden daha düşük ceza uygulanabilmesi mümkün hâle gelmiştir.</p>

<p>Böylece asıl fail ile banka hesabını kullandıran kişinin aynı şekilde cezalandırılmasının önüne geçilmek istenmiştir.</p>

<p><strong>III. Kesinleşmiş Mahkûmiyet Kararı Bulunanlar Ne Yapmalıdır?</strong></p>

<p>En önemli hususlardan biri, mahkûmiyet kararının kesinleşmiş olmasıdır.</p>

<p>Kararın kesinleşmiş olması, yeni kanundan yararlanılamayacağı anlamına gelmez.</p>

<p>Kesinleşmiş dosyalar bakımından başvurulabilecek iki temel yol bulunmaktadır.</p>

<p><strong>1. Uyarlama Yargılaması</strong></p>

<p>Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca suç tarihinden sonra yürürlüğe giren kanun sanık lehine ise yeni kanun uygulanır.</p>

<p>Bu nedenle;</p>

<p>- cezası kesinleşmiş,</p>

<p>- infazı devam eden,</p>

<p>- hatta bazı durumlarda infazı tamamlanmış</p>

<p>kişiler dahi mahkemeden lehe kanunun uygulanmasını talep edebilir.</p>

<p>Uyarlama yargılamasında mahkeme, eski kanun ile yeni kanunu ayrı ayrı uygulayarak hangisinin sanık lehine olduğunu belirler.</p>

<p>Lehe olan hüküm uygulanır.</p>

<p><strong>2. Etkin Pişmanlık Hükümlerinden Yararlanma</strong></p>

<p>Bazı hükümlüler bakımından yeni düzenleme, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da imkân tanımaktadır.</p>

<p>Bunun için;</p>

<p>- zararın henüz giderilmemiş olması,</p>

<p>- mahkemenin yapacağı ihtardan sonra belirlenen süre içerisinde zararın karşılanması,</p>

<p>- kişinin fiilinin yalnızca IBAN kullandırma eylemiyle sınırlı bulunması</p>

<p>gerekebilir.</p>

<p>Şartların oluşması hâlinde infazın durdurulması ve cezada önemli indirimler gündeme gelebilecektir.</p>

<p><strong>IV. Kimler Yararlanabilir?</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeden yararlanabilecek kişiler bakımından her dosya ayrı değerlendirilmelidir.</p>

<p>Genel olarak;</p>

<p>✓ yalnızca banka hesabını kullandıran,</p>

<p>✓ mağdurlarla iletişime geçmeyen,</p>

<p>✓ dolandırıcılık planını hazırlamayan,</p>

<p>✓ para transferi dışında başka bir rol üstlenmeyen,</p>

<p>kişilerin yeni düzenlemeden yararlanma ihtimali daha yüksektir.</p>

<p>Buna karşılık;</p>

<p>- dolandırıcılığı organize eden,</p>

<p>- mağdurları yönlendiren,</p>

<p>- sahte ilan hazırlayan,</p>

<p>- sahte internet sitesi oluşturan,</p>

<p>- parayı yöneten</p>

<p>kişiler bakımından aynı değerlendirme yapılamaz.</p>

<p><strong>V. Mahkemeye Başvuru Yapılması Gerekir mi?</strong></p>

<p>Kanunda bazı hâllerde mahkemenin resen değerlendirme yapabileceği öngörülmüş olsa da uygulamada mahkemelerin tüm kesinleşmiş dosyaları kendiliğinden incelemesi mümkün değildir.</p>

<p>Bu nedenle hükümlünün veya müdafiinin yazılı başvuruda bulunması önemli avantaj sağlayacaktır.</p>

<p>Başvuruda özellikle;</p>

<p>- fiilin yalnızca IBAN kullandırılmasıyla sınırlı olduğu,</p>

<p>- dolandırıcılık eylemine başka bir katkısının bulunmadığı,</p>

<p>- yeni düzenlemenin lehe hükümler içerdiği,</p>

<p>- uyarlama yargılaması yapılması gerektiği</p>

<p>ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.</p>

<p><strong>VI. İnfazı Devam Edenler Açısından Sonuçları</strong></p>

<p>İnfaz aşamasında bulunan hükümlüler bakımından yeni düzenleme önemli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>Mahkeme;</p>

<p>- infazın durdurulmasına,</p>

<p>- yeni cezanın belirlenmesine,</p>

<p>- gerekiyorsa yeniden infaz hesabı yapılmasına</p>

<p>karar verebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı dosyalarda cezanın yarıya kadar düşmesi mümkündür.</p>

<p>Sonuç cezanın iki yılın altına inmesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme gibi kurumların uygulanma ihtimali de doğabilir. Bununla birlikte, bu kurumların uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine ve ilgili kanuni şartlara bağlıdır.</p>

<p><strong>VII. İnfazı Tamamlananlar Başvurabilir mi?</strong></p>

<p>Lehe kanunun uygulanması ilkesi gereğince, infazın tamamlanmış olması her durumda uyarlama talebini engellemez.</p>

<p>Özellikle mahkûmiyetin adli sicil, memuriyet, ruhsat, güvenlik soruşturması ve diğer hukuki sonuçları devam ediyorsa, uyarlama yargılamasının sonuç doğurup doğurmayacağı somut dosya özelinde değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu nedenle infazı tamamlanan kişilerin de hukuki durumlarını inceleterek başvuru imkânını değerlendirmeleri faydalı olacaktır.</p>

<p><strong>VIII. Uygulamada En Çok Yapılan Hatalar</strong></p>

<p>Uygulamada en sık karşılaşılan hata, kulaktan dolma bilgiler nedeniyle hiç başvuru yapılmamasıdır.</p>

<p>"Bu düzenleme beni kapsamaz", "Komisyon aldığım için yararlanamam" veya "Dosyam kesinleştiği için artık hiçbir şey yapılamaz" şeklindeki değerlendirmeler her dosya bakımından doğru değildir.</p>

<p>Her olayın kendi maddi vakıaları ve mahkûmiyet gerekçesi farklıdır. Bu nedenle lehe düzenlemeler yönünden somut dosyanın ayrıntılı şekilde incelenmesi gerekir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Banka hesabını kullandırma eylemi nedeniyle mahkûm edilen kişiler bakımından yapılan yeni yasal düzenleme, ceza adaletinin bireyselleştirilmesi açısından önemli bir adımdır. Kanun koyucu, dolandırıcılık suçunu planlayan ve yöneten kişiler ile yalnızca banka hesabını kullandıran kişilerin aynı ölçüde sorumlu tutulmasının her somut olayda adil sonuç doğurmayacağını dikkate almıştır.</p>

<p>Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişiler açısından ise yeni düzenleme, <strong>uyarlama yargılaması</strong>, <strong>lehe kanunun uygulanması</strong> ve şartları oluştuğunda <strong>etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma</strong> bakımından önemli imkânlar sunmaktadır. Bununla birlikte, her dosyanın maddi olguları farklı olduğundan, lehe hükümlerin uygulanıp uygulanamayacağı dosya kapsamı ve mahkûmiyet gerekçesi dikkate alınarak değerlendirilmelidir.</p>

<p>Sonuç olarak, yalnızca banka hesabını kullandırma eylemi nedeniyle mahkûm edilen kişilerin, yeni düzenlemeden yararlanma ihtimallerini somut dosyaları üzerinden inceleterek gerekli hukuki başvuruları zamanında yapmaları hak kaybının önlenmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-emrah-golgiyaz" title="Av. Emrah GOLGİYAZ"><img alt="Av. Emrah GOLGİYAZ" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/05/emrah-golgiyaz.jpg" width="96" /></a></strong></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-emrah-golgiyaz" title="Av. Emrah GOLGİYAZ">Av. Emrah GOLGİYAZ</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/iban-magduru-kesinlesmis-mahkeme-karari-olanlar-ne-yapmali-yeni-yasal-duzenleme-kapsaminda-hukuki-degerlendirme-1</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 22:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/07/terazi/bankamatik-iban-magdur.jpg" type="image/jpeg" length="45186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yöneticilere Bahis Operasyonu Sonrası Kulüpler Küme Düşer mi?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yoneticilere-bahis-operasyonu-sonrasi-kulupler-kume-duser-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yoneticilere-bahis-operasyonu-sonrasi-kulupler-kume-duser-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek, 17.07.2026 tarihinde, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü, 2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizlerinin incelenmesi sonucunda profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldığını ve bu kapsamda eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiğini belirtmiştir. Kulüp yöneticilerinin bahis oynamasının ilgili kulüpler bakımından hangi sonuçları doğuracağı da kamuoyunda tartışılan konular arasındadır.</p>

<p><strong>Meseleyi hukuki yönüyle kısaca ifade etmek gerekirse,</strong> kulüp yöneticisinin futbol müsabakaları veya futbolla ilgili herhangi bir faaliyet üzerine bahis oynaması, üç aydan bir yıla kadar hak mahrumiyeti cezasını gerektirir. Fiilin bahis oynamakla sınırlı kalması halinde yaptırım yönetici hakkında uygulanır. <strong>Kulüp hakkında puan indirme veya küme düşürme cezası verilebilmesi, yöneticinin görev yaptığı takımın yer aldığı müsabakanın sonucuna ya da gol, kart, korner ve penaltı gibi maç içinde yaşanan gelişmelere etki etmeye çalışmasına veya etki etmesine bağlıdır. Yöneticinin kendisinin veya üçüncü kişilerin bahis oyunlarından menfaat elde etmesi amacıyla bu yönde teşebbüste bulunması halinde, yöneticiye bir yıldan üç yıla kadar hak mahrumiyeti, kulübe en az on iki puan indirme cezası verilir. Yöneticinin müsabakanın sonucuna veya sürecine hukuka ya da spor ahlakına aykırı şekilde etki etmesi halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası uygulanır ve görev yaptığı kulüp bir alt lige düşürülür. Kamuoyundaki karşılığıyla yönetici ömür boyu futboldan men edilir.</strong> Şike suçunun oluşması için ayrıca belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat sağlanması ya da tarafların bu konuda anlaşmaya varması aranır. Yöneticinin fiili aynı zamanda şike suçunu oluşturuyorsa sportif yaptırımların yanında hapis ve adli para cezası da uygulanabilir.</p>

<p>TFF Futbol Disiplin Talimatı, bahis oynamayı ve müsabakanın sonucunu veya sürecini etkilemeyi ayrı disiplin ihlalleri olarak düzenlemektedir. <strong>Disiplin Talimatı’nın 57. maddesine göre kulüp başkanları ile yöneticilerin futbol müsabakaları veya futbolla ilgili herhangi bir faaliyet üzerine doğrudan ya da dolaylı bahis ve benzeri şans oyunları oynamaları yasaktır.</strong> Yasağa aykırı hareket eden yöneticiye üç aydan bir yıla kadar hak mahrumiyeti cezası verilir. Hak mahrumiyeti, resmi müsabakalarda stadyumlara girmek dahil olmak üzere, futbolla ilgili idari, sportif veya sair her türlü faaliyette bulunmaktan men edilmeyi ifade etmektedir.</p>

<p><strong>Bahsin yasal bir platformda oynanması, düşük miktarlı olması, kuponun tutmaması veya yöneticinin kendi takımının galibiyetine bahis oynaması disiplin sorumluluğunu etkilemeyecektir.</strong> Bahsin yöneticinin kendi hesabından oynanması şart değildir. Bir yakınının veya üçüncü kişinin hesabı üzerinden, yöneticinin talimatı, bilgisi ve onayı ya da menfaati doğrultusunda oynanan bahis de dolaylı bahis yasağı kapsamında değerlendirilebilir. Fiilin Futbol Disiplin Talimatı’nın 57. maddesi kapsamında kalması halinde ceza yönetici hakkında uygulanacak ve kulüp hakkında küme düşürme cezası verilmeyecektir.</p>

<p>Kulübün bir alt lige düşürülmesi, yöneticinin Futbol Disiplin Talimatı’nın 56. maddesinde düzenlenen müsabaka sonucunu etkileme ihlalini gerçekleştirmesine bağlıdır. <strong>Teşvik primi verilmesi de dahil olmak üzere, müsabakanın sonucuna veya maç içinde yaşanan gelişmelere hukuka ya da spor ahlakına aykırı şekilde etki eden yöneticiye sürekli hak mahrumiyeti, görev yaptığı kulübe ise bir alt lige düşürme cezası verilir. </strong>Sorumluluğu bulunan yönetici hakkında ayrıca para cezasına da karar verilebilir. Futbol Disiplin Talimatı, üç yıldan fazla hak mahrumiyeti cezasını sürekli hak mahrumiyeti olarak kabul etmektedir. Kamuoyundaki karşılığıyla bu ceza, yöneticinin ömür boyu futboldan men edilmesidir.</p>

<p><strong>Müsabakanın sonucuna veya sürecine etki etmeye yönelik eylemin teşebbüs aşamasında kalması halinde yönetici hakkında bir yıldan üç yıla kadar hak mahrumiyeti cezası uygulanır.</strong> Yöneticinin kulübüne de somut olayın niteliğine göre disiplin cezası verilebilir. İhlalin ağır olup olmadığı PFDK tarafından olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Yöneticinin kendisinin veya üçüncü kişilerin bahis oyunlarından menfaat elde etmesi amacıyla hareket ettiğinin tespit edilmesi halinde ise teşebbüs ağır ihlal sayılır ve kulüp hakkında en az on iki puan indirme cezasına karar verilir.</p>

<p>Kulüp yöneticisi sahada yer almasa da kadro planlaması, prim ve ödemeler, kamp programı ve ulaşım gibi konularda aldığı kararlarla takımın müsabakaya hazırlanmasını ve futbolcuların performansını etkileyebilir. Yöneticinin teknik adama bir futbolcuyu oynatmaması için baskı yapması, takımın hazırlıklarını aksatması, futbolcuya maçta yapacağı bir hareket karşılığında menfaat sağlaması veya rakip takımın futbolcu ya da yöneticileriyle anlaşması, müsabakanın sonucuna veya sürecine müdahale kapsamında değerlendirilebilecektir.</p>

<p>Yöneticinin kendi takımının galibiyetine bahis oynaması ile takımının mağlubiyetine, rakibin galibiyetine veya beraberliğe bahis oynaması aynı kapsamda değerlendirilmeyebilir. Yönetici kendi takımının kazanacağına bahis oynadığında hem bahis kazancı elde etmek hem de yöneticilik görevini yerine getirmek için takımının galip gelmesini ister. Yönetici takımının kaybedeceğine veya rakibin kazanacağına bahis oynadığında, bahis kazancı elde etmesi görev yaptığı takımın mağlup olmasına bağlıdır. İlk yarı sonucu, gol, kart, korner veya penaltı gibi maç içindeki olaylara bahis oynanması halinde, yöneticinin bahse konu olayı etkileyebilecek bir karar alıp almadığına veya herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığına bakılmalıdır. Bahsin konusu ve miktarı, tekrarlanıp tekrarlanmadığı, yöneticinin talimatları, görüşmeleri, para hareketleri ve maç öncesinde aldığı kararlar birlikte değerlendirilecektir. Takımın aleyhine oynanan bahis kuvvetli bir şüphe doğurabilir. Kulüp hakkında ceza verilebilmesi için yöneticinin maçın sonucuna veya oynanışına nasıl etki ettiği ya da etmeye çalıştığı somut delillerle belirlenmelidir.</p>

<p>Şike suçunun oluşması için yöneticinin bahis oynamış olması yeterli olmayacaktır. 6222 sayılı Kanun, belirli bir spor müsabakasının sonucunu etkilemek amacıyla bir başkasına kazanç veya sair menfaat sağlanmasını aramaktadır. Tarafların bu konuda anlaşmaya varması halinde, menfaat henüz verilmemiş olsa dahi suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. 6222 sayılı Kanun’un 11. maddesinde şike suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir. <strong>Suçun kulüp yöneticisi tarafından veya bahis oyunlarının sonuçlarını etkilemek amacıyla işlenmesi halinde hapis ve adli para cezaları yarı oranında artırılır. Artırım sonucunda hapis cezası bir yıl altı ay ile dört yıl altı ay arasında, adli para cezası ise otuz bin güne kadar uygulanabilir. Günlük tutarın üst sınırdan belirlenmesi halinde adli para cezası şikenin temel şeklinde 10 milyon TL’ye, yarı oranındaki artırımın uygulanmasıyla 15 milyon TL’ye ulaşabilir.</strong></p>

<p>Futbol Disiplin Talimatı, yöneticinin müsabakanın sonucuna veya sürecine etki etmesi halinde görev yaptığı kulübün bir alt lige düşürülmesini öngörmektedir. Kulüp yönetiminin bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirilen, hatta yönetimin karşı çıkabileceği bireysel bir eylemin kulüp tüzel kişiliği bakımından puan indirme veya küme düşürme sonucunu doğurmasının hakkaniyete uygunluğu ayrıca tartışılabilir. Sportif disiplin yaptırımlarının niteliği, kulübün eylemden haberdar olup olmadığı, eyleme katkısı, ihlali önlemek için aldığı tedbirler ve uygulanacak yaptırımın ağırlığı birlikte gözetildiğinde, meselenin sportif disiplin sorumluluğunun sınırları ile cezaların şahsiliği ve ölçülülük ilkeleri bakımından ayrıca değerlendirilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-ozer-alisan-ekren" title="Av. Özer Alişan EKREN"><img alt="Av. Özer Alişan EKREN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/06/ozer-alisan-ekren-1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-ozer-alisan-ekren" title="Av. Özer Alişan EKREN">Av. Özer Alişan EKREN</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999"><strong>Yararlanılan Kaynaklar:</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>1) </strong>Özer Alişan EKREN, Spor Hukuku, Yasa Dışı Bahis, Korsan Yayın, Filiz Kitabevi, 2021</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>2)</strong> Özer Alişan EKREN, Futbol Taraftarına Cevaplar, 2. Baskı, Filiz Kitabevi, 2026</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>3)</strong> Asım EKREN,<strong> </strong>Spor Suçları Seyirden Yasaklanma, 5. Baskı, Filiz Kitabevi, 2026</span></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE, SPOR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yoneticilere-bahis-operasyonu-sonrasi-kulupler-kume-duser-mi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/09/futbol-spor-top.jpg" type="image/jpeg" length="34174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 2’si avukat 50 şüpheli hakkında gözaltı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aralarinda-kamu-gorevlilerinin-de-bulundugu-2si-avukat-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aralarinda-kamu-gorevlilerinin-de-bulundugu-2si-avukat-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu; 2’si denetimli serbestlik memuru ve 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15’i gümrük muhafaza memuru, 10’u polis memuru, 2’si avukat, olmak üzere toplam 50 şüpheliye yönelik operasyon başlatıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakan Akın Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla tam bir koordinasyon içerisinde; suç örgütleriyle, örgütlü suç yapılanmalarıyla ve bu yapılara alan açmaya çalışan her türlü kirli ilişki ağıyla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik başarılı bir operasyon başlatılmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada; örgüt yöneticileri ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç kaydı sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri gibi hususlarda bilgi aldıklarına yönelik tespitler yapılmıştır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bakan Gürlek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu kapsamda; 2’si denetimli serbestlik memuru ve 1’i zabıt katibi, 1’i gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15’i gümrük muhafaza memuru, 10’u polis memuru, 2’si avukat, olmak üzere toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı verilmiş; İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirilmiştir. Devletin imkanlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletimizin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenen kimseye müsamaha gösterilmeyecek; kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs eden hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu vesile ile bu başarılı operasyonu titizlikle yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyon sürecinde etkin ve koordineli şekilde büyük bir özveri ile görev yapan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve kahraman Türk polis teşkilatı mensuplarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bu mücadelenin temel amacı; milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. 'Türkiye Yüzyılı'nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aralarinda-kamu-gorevlilerinin-de-bulundugu-2si-avukat-50-supheli-hakkinda-gozalti-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/01/gozaltis.jpg" type="image/jpeg" length="68632"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/8428 E., 2015/10970 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-18-ceza-dairesinin-20158428-e-201510970-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-18-ceza-dairesinin-20158428-e-201510970-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 12.11.2015 tarihli, 2015/8428 E., 2015/10970 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>18. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2015/8428 E., 2015/10970 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>Tebliğname No : 4 - 2013/339906<br />
MAHKEMESİ : Hatay(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi<br />
TARİHİ : 10/09/2013<br />
NUMARASI : 2013/309 (E) ve 2013/595 (K)<br />
SUÇ : Hakaret</p>

<p>Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:</p>

<p>Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.</p>

<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.</p>

<p>Ancak;</p>

<p>Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.</p>

<p>Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.</p>

<p>İnceleme konusu somut olayda; sanığın, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na hitaben yazdığı 13.03.2013 tarihli dilekçesinde "bilirkişilerin aynı baronun avukatı olduğu, görevlerini suistimal ettikleri, mahkeme hakiminin bu hususu bildiği halde dikkate almayarak bilirkişilerin taraflı davranışlarına ortak ve destek olduğu, hakimin bu kararla davacı yararına ve hızlı şekilde dosyanın sonuçlanması için işlem yaptığı, görev hudutlarını zorladığı ve aştığı, davacı avukatı koruduğu, tarafsızlığını izah ederken taraflı olduğunu ifade ettiği, dosyada yaptığı işlemlerle TCK anlamında suç işlediği, taraflı olduğu, görevini ihmal ettiği" ifadelerine yer verilmiş olması nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>Sanık, yazdığı dilekçenin HSYK'ya hitaben yazıldığını, bir suretini Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğunu, dilekçenin Anayasal hakkı kapsamında düzenlendiğini, dilekçesindeki “koruyor” ibaresindeki kastının tarafsızlıktan duyduğu şüpheye ilişkin olduğunu hâkime hakaret kastının olmadığını savunmuştur.</p>

<p>Öncelikle belirtilmelidir ki, dilekçede yer verilen ifadelerin rahatsız edici olduğu anlaşılmakla birlikte mahkemenin tarafsızlığından şüphe etmesi nedeniyle sanık tarafından söz konusu dilekçenin Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na gönderilmesinin, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü ile iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.</p>

<p>İnsanın serbestçe haber, bilgi ve başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, savunabilmesi ve yayabilmesi olarak kabul edilen, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin gelişmesi için gerekli temel şartlardan birini oluşturmaktadır.</p>

<p>Anayasa'nın 26. maddesinde, "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bunun yanında, bu hak, birçok uluslararası belgeye ve mahkeme kararına da konu olmuştur. Türkiye'nin de yargılama yetkisini kabul ettiği AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 10. maddesinin 2. paragrafı saklı tutulmak üzere, ifade özgürlüğünün sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen "bilgi" ve "fikirler" için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerli olduğunu pek çok kararında yinelemiştir. AİHM'e göre ifade özgürlüğü, yokluğu halinde "demokratik bir toplum"dan söz edemeyeceğimiz çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin bir gereğidir.</p>

<p>Bununla birlikte, ifade özgürlüğü de mutlak ve sınırsız değildir. Bu hak kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması hem ulusal hem de uluslar arası mevzuatlarda yer almaktadır.</p>

<p>Nitekim Anayasa'nın 26. maddesinde koruma altına alınan ifade özgürlüğü, aynı maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sebeplerle sınırlandırılabilir. Dolayısıyla anılan madde ile Anayasanın 13. maddesine göre, ifade özgürlüğüne yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunamaz.</p>

<p>Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. paragrafı, kamu makamlarının bu özgürlüğün kullanılmasına getirebilecekleri sınırlama rejimini düzenlemektedir. Önemine binaen, ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleler çok istisnai hallerde kabul görmekte ve Sözleşme’nin 10. maddesinin 2. paragrafının öngördüğü sınırlama kayıtları dar yorumlanmaktadır. Bu nedenle, bir kamu makamının ifade özgürlüğüne yaptığı “müdahalenin gerekliliği” mutlaka ikna edici bir şekilde açıklanmalıdır. Sözleşme’nin anılan maddesinde, belirtilen “gerekli” olma koşulu, müdahalenin bir toplumsal ihtiyaç baskısına karşılık gelmesi ve özellikle izlediği meşru amaçla orantılı olması anlamına gelir. Bir müdahalenin bu kriterleri yerine getirdiği ve dolayısıyla haklı olduğu, ulusal makamların gösterdiği gerekçelerin “ilgili ve yeterli” olmasıyla anlaşılabilecektir.</p>

<p>Gerek Anayasa gerekse Sözleşme hükümlerine uygun davranılmaması, devletin pozitif ve negatif yükümlülüklerine aykırı hareket etmesi anlamına gelebilecektir. Zira, negatif yükümlülük kapsamında yetkili makamlar, zorunlu olmadıkça ifadenin açıklanmasını ve yayılmasını yasaklamamalı ve yaptırımlara tabi tutmamalı; pozitif yükümlülük kapsamında ise ifade özgürlüğünün gerçek ve etkili korunması için gereken tedbirleri almalı ve denge unsurunu sağlamalıdırlar. Aksi takdirde AİHM, kişinin şeref ve itibarının haksız bir saldırı altında olmasına rağmen ulusal mahkemeler tarafından gereken ölçüde korunmadığı gerekçesiyle AİHS'nin 8. maddesi açısından ihlal kararı verebilmektedir. Zira AİHM açısından, başvuranların özel hayata saygı hakkı ve ifade özgürlüğü eşit derecede önemlidir. Denge unsurunun sağlanmasında içtihatlara göre göz önünde bulundurulması gereken temel ilkeler ise, başvuruya konu ifadelerin kamu yararına ilişkin tartışmaya katkısı, ifade sahibinin tanınırlığı ve daha önceki tutumları, ifadenin içeriği, şekli ve etkileridir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AİHM, birçok içtihadında sözleşme’nin 10. maddesinin sadece ifade edilen düşünce veya bilginin esasını değil, aynı zamanda bunların aktarılma biçimlerini de güvence altına aldığını belirtmiştir.</p>

<p>AİHM içtihatlarına göre, avukatlar da gerek kamuoyunun önünde gerekse yargılama faaliyetleri esnasında adaletin işleyişine dair yorum yapma hakkına sahiptirler. Ancak bu husustaki eleştiriler belirli sınırları aşmamalıdır. Bu bağlamda adaletin uygun biçimde sağlanması isteği ile yargılama makamlarının mesleki onurları arasında bir denge kurulmalıdır. Aksi takdirde, bir yargı mensubunun ön yargılı ve dayanaktan yoksun bir şekilde eleştirilmesi onun itibarını kolayca zedeleyebilecektir. Ancak yine de yargı mensupları da diğer kişiler gibi özellikle kamu yararını ilgilendiren konularla ilgili yapılan eleştirilerde kendilerine karşı yapılan eleştirilere karşı belli bir oranda hoşgörü göstermek zorundadırlar.</p>

<p>AİHM’e göre, öncelikle ifadelerin bir olgu isnadı mı yoksa değer yargısı mı olduğu belirlenmelidir. Zira olgu isnadı kanıtlanabilir bir husus iken, bir değer yargısının kanıtlanmasının istenmesi dahi ifade özgürlüğüne müdahale sayılabilecektir. Yargılamaya konu olan ifadeler eğer bir değer yargısı içermekte ve somut bir olgu isnadından bahsedilemeyecekse, değer yargılarını destekleyecek "yeterli bir altyapının" mevcut olup olmadığı AİHM tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. Zira değer yargılarının dahi belli düzeyde olgusal temel içermesi gerektiği kabul edilmektedir. Öte yandan, hiçbir veriye dayanmayan ve hiçbir altyapısı bulunmayan bir değer yargısı AİHM tarafından da ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kabul görmemektedir.<br />
Olgu isnadı içeren ifadeler konusunda ise, en azından ilk bakışta güvenilir görünen delil sunulması gerektiği kabul edilmektedir. Elbette ki, bu deliller sunulamadığı takdirde, AİHM, iddiaların gerçekliğinin kanıtlanmasını beklemektedir.</p>

<p>Son olarak, adil yargılama ilkesi, taraflar arasında serbest, hatta enerjik bir görüş alışverişini gerekli kılmaktadır. Bu nedenle, bir yargılama sırasında sanığın ya da savunma makamının ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamalar dar yorumlanmalıdır. Zira, yargılama makamlarına karşı kullanılan ifadeler görevi sırasındaki hakim ve savcıların onuruna dönük bir saldırı olarak kabul edilse dahi üst sınırdan verilen ceza, izlenen meşru amaçla orantılı kabul edilmeyecektir.</p>

<p>AİHM, Lesnik/Slovakya davasında, ilk olarak kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken hoşgörü göstermeleri gereken eleştiri sınırının diğer insanlara göre daha geniş olduğunu, ancak, kamu görevlilerinin siyasetçilerde olduğu gibi her türlü söylemlerini yakın denetime açtıkları anlamına gelmeyeceğini, üstelik görevlerini hakkı ile yerine getirebilmeleri için kamu güvenine sahip olmaları gerektiğini; bunun ise kamu görevlilerinin asılsız suçlamalara karşı korumakla sağlanabileceğini vurgulamıştır (Lesnik/Slovakya, 35640/97, 11.03.2003)<br />
Savcı tarafından tanıklık yapmak için mahkemeye bir kişinin çağırılması işlemini “manipülasyon ve kanıtların yasa dışı yollarla sunulması” olarak nitelendirmesi nedeniyle, başvuran hakkında, yargılama sırasında kullandığı ifadelerden ötürü hakaret davası açılarak para cezasına çarptırıldığı Nikula–Finlandiya davasında, AİHM, resmi görev yapan memurlara karşı kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sade kişilere göre daha geniş olduğunu, ancak bu memurların davranışlarının, tıpkı politikacılar gibi, sürekli denetim altında olacağı ve bu nedenle her türlü eleştiriye göğüs germeleri gerektiği anlamına gelmediğini, aksine görev başındaki memurların sözlü hakaret mahiyetindeki saldırılara karşı korunması gerektiğini yinelemiştir. Bununla birlikte AİHM’e göre, bu davada hakaret içeren bir saldırı söz konusu değildir. Başvuranın temel eleştirisi, sert de olsa, savcının dava devam ederken seçtiği yöntem hakkındadır.</p>

<p>Dolayısıyla, savcının mesleki veya diğer nitelikleri hedef yapılmamıştır. Bu nedenle AİHM’e göre, savcı bu eleştirileri hoşgörü ile karşılamalıdır. AİHM, ayrıca, içtihadındaki sonucuna ulaşırken, ifadelerin medya önünde değil, sadece duruşma salonunda söylenmiş olduğunu da özellikle vurgulamıştır. Nitekim AİHM, göre ancak çok istisnai hallerde savunma avukatının ifade özgürlüğüne getirilen bir sınırlama kabul edilebilecektir (Nikula/Finlandiya, 31611/96, 21.03.2002)</p>

<p>Sonuç olarak, sanık tarafından, dilekçede kullanılan ifadeler, TCK'nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı gibi, değer yargısı niteliğine sahiptirler. Bu itibarla somut bir fiil ya da olgu isnat etmek şeklinde kabul edilemezler. Ayrıca bahse konu ifadeler, söylendiği yer ve zaman unsurları da gözetildiğinde mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, eleştiri niteliğindedirler. Bu durumun aksinin savunulması, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz bir şekilde genişletmek ve ifade özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelecektir. Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, hükümlülük kararı verilmesi,</p>

<p>Kanuna aykırı, sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-18-ceza-dairesinin-20158428-e-201510970-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-7a.jpeg" type="image/jpeg" length="10599"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AVUKATIN SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI: ANAYASA MAHKEMESİ VE YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukatin-savunma-dokunulmazligi-anayasa-mahkemesi-ve-yargitay-kararlari-isiginda-bir-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukatin-savunma-dokunulmazligi-anayasa-mahkemesi-ve-yargitay-kararlari-isiginda-bir-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Avukatın savunma dokunulmazlığı, avukatın müvekkilinin haklarını korumak amacıyla yargı mercileri veya yetkili makamlar önünde ileri sürdüğü hukuki görüş ve açıklamalar nedeniyle, belirli şartlar altında hukuki veya cezai yaptırıma maruz bırakılmamasını ifade eder.</p>

<p>Savunma dokunulmazlığı yalnızca avukata tanınmış kişisel bir ayrıcalık değildir. Bu güvence, esas olarak müvekkilin <strong>savunma hakkını</strong> ve toplumun <strong>adil yargılanma hakkına duyduğu güveni</strong> korur.</p>

<p>Bir avukat, müvekkilinin iddialarını gerektiği gibi ifade edemiyor, karşı tarafın veya kamu görevlilerinin eylemlerini eleştiremiyor ve her cümlesinde ceza ya da disiplin soruşturmasına uğrama endişesi taşıyorsa savunma görevinin etkili biçimde yerine getirilmesi mümkün olmaz.</p>

<p>Ancak savunma dokunulmazlığı, avukata sınırsız bir hakaret veya kişilik haklarına saldırı serbestisi de vermez. Korumanın kapsamı; kullanılan sözlerin bağlamı, savunmayla ilgisi, amacı, muhatabı ve ölçülülüğü dikkate alınarak belirlenir.</p>

<p><strong>I-Anayasa Mahkemesinin Nesrin Çetinkaya ve Serhat Çetinkaya Kararı</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesinin bu konudaki önemli kararlarından biri, <a href="https://www.hukukihaber.net/aym-avukatin-dilekcesinde-kullandigi-ifadeler-nedeniyle-uyari-cezasi-almasini-hak-ihlali-sa" rel="dofollow"><strong>Nesrin Çetinkaya ve Serhat Çetinkaya Başvurusu</strong></a> hakkında verilen karardır.</p>

<p>Başvuru numarası <a href="https://www.hukukihaber.net/aym-avukatin-dilekcesinde-kullandigi-ifadeler-nedeniyle-uyari-cezasi-almasini-hak-ihlali-sa" rel="dofollow"><strong>2019/8563</strong>,</a> karar tarihi ise <strong>8 Haziran 2023</strong> olan karar, 2 Kasım 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.</p>

<p>Olayda avukatlar, müvekkillerinin polis tarafından darp edildiğini ileri sürmüş ve müvekkillerini muayene eden doktor hakkında Türk Tabipleri Birliğine şikâyette bulunmuştur. Şikâyet dilekçesinde doktorun mesleki görevini yerine getirme biçimini eleştiren bazı sert ifadeler kullanılmıştır.</p>

<p>Doktorun şikâyeti üzerine avukatlar hakkında disiplin süreci başlatılmış ve kullanılan ifadeler nedeniyle uyarma cezası verilmiştir. Avukatlar ise ifadelerin müvekkillerinin haklarını koruma amacıyla ve mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığını belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi, yapılan değerlendirme sonucunda avukatların <strong>ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine</strong> karar vermiştir. Mahkeme, özellikle avukatların mesleklerini icra ederken sahip oldukları ifade özgürlüğünün, savunma görevinin niteliği dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.</p>

<p><strong>Avukatın İfade Özgürlüğü Neden Daha Geniş Korunur?</strong></p>

<p>Avukatlık, özel bir ticari faaliyetten ibaret değildir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından biri olan bağımsız savunmayı temsil eder.</p>

<p>Bu nedenle avukatların açıklamaları değerlendirilirken sıradan kişiler arasında geçen tartışmalarda kullanılan ölçütlerin aynen uygulanması doğru değildir. Avukat çoğu zaman müvekkili adına ağır bir suçlamayı dile getirmek, bir kamu görevlisinin işlemini eleştirmek veya yargılama makamlarının hatalı davrandığını ileri sürmek zorundadır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi de avukatların yargı sistemi içindeki özel konumuna dikkat çekmektedir. Avukatlar, hukukun doğru uygulanmasına katkıda bulunur, müvekkillerinin haklarını korur ve yargı organlarıyla toplum arasında güven ilişkisinin kurulmasında önemli bir rol üstlenir.</p>

<p>Bu işlevin yerine getirilebilmesi için avukatın, savunma göreviyle bağlantılı açıklamalarını korkmadan yapabilmesi gerekir. Avukatın kullandığı her sert söz nedeniyle disiplin veya ceza tehdidiyle karşılaşması, yalnızca avukatı değil, temsil ettiği kişinin savunma hakkını da zayıflatır.</p>

<p><strong>Savunma Dokunulmazlığının Hukuki Dayanakları</strong></p>

<p>Avukatın savunma dokunulmazlığı birden fazla hukuki düzenlemeye dayanmaktadır.</p>

<p>Anayasa’nın 26. maddesi ifade özgürlüğünü, 36. maddesi ise hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma hakkını güvence altına almaktadır. Avukatın müvekkili adına yaptığı açıklamalar, bu iki temel hakkın kesiştiği alanda yer alır.</p>

<p>Avukatlık Kanunu’nun 34. maddesine göre avukatlar, üstlendikleri görevleri özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Aynı Kanun’un 134. maddesinde ise avukatlık onuruna, düzen ve geleneklerine ya da meslek kurallarına aykırı davranışların disiplin yaptırımına konu olabileceği düzenlenmiştir.</p>

<p>Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları da avukatın yazarken ve konuşurken düşüncelerini olgun ve objektif biçimde açıklamasını, hukukla ilgisiz açıklamalardan kaçınmasını öngörmektedir. Bununla birlikte avukatın, iddia ve savunmanın hukuki yönüyle ilgili açıklamalar yapabilmesi kabul edilmektedir.</p>

<p>Uluslararası alanda ise Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi önem taşır. Havana Kuralları olarak da bilinen bu düzenlemeye göre avukatlar, mesleki faaliyetleri sırasında iyi niyetle yaptıkları yazılı ve sözlü savunmalar nedeniyle hukuki ve cezai bağışıklıktan yararlanmalıdır.</p>

<p><strong>Savunma Dokunulmazlığı Hangi Şartlarda Uygulanır?</strong></p>

<p>Avukatın kullandığı her ifade otomatik olarak savunma dokunulmazlığı kapsamında kabul edilmez. Korumanın uygulanabilmesi için bazı temel ölçütler dikkate alınır.</p>

<p><strong>1-İfade, savunma göreviyle ilgili olmalıdır</strong></p>

<p>Kullanılan sözler, somut uyuşmazlıkla veya müvekkilin hakkının korunmasıyla bağlantılı olmalıdır. Davayla ilgisi bulunmayan, kişisel husumetten kaynaklanan veya yalnızca karşı tarafı küçük düşürmeyi amaçlayan ifadeler koruma görmeyebilir.</p>

<p><strong>2-Açıklamanın hukuki veya olgusal bir temeli bulunmalıdır</strong></p>

<p>Avukatın her iddiasını kesin delillerle kanıtlaması beklenemez. Savunma faaliyeti sırasında kuşkular, iddialar ve hukuki değerlendirmeler ileri sürülebilir.</p>

<p>Ancak tamamen dayanaksız, bilinçli olarak gerçeğe aykırı veya herhangi bir olgusal temeli bulunmayan suçlamalar savunma sınırlarını aşabilir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi kararında da ifadelerin yalnızca sözlük anlamına bakılmasının yeterli olmayacağını belirtmiştir. Sözlerin kullanıldığı bağlam, olayların bütünü ve avukatın açıklamayı hangi amaçla yaptığı birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>3-Amaç, müvekkilin hakkını korumak olmalıdır</strong></p>

<p>Avukatın amacı karşı tarafa hakaret etmek değil, müvekkilinin hukuki durumunu açıklamak, iddiasını desteklemek veya bir işlemin hukuka aykırılığını ortaya koymak olmalıdır.</p>

<p>Örneğin müvekkilinin kötü muamele gördüğünü ileri süren bir avukatın, muayeneyi yapan doktorun görevini gereği gibi yerine getirmediğini iddia etmesi tek başına kişisel saldırı olarak değerlendirilemez. İfadenin, müvekkilin kötü muamele iddiasını ortaya koymak için kullanılıp kullanılmadığı incelenmelidir.</p>

<p><strong>4-İfade ölçülü olmalıdır</strong></p>

<p>Savunma dokunulmazlığı sert ve rahatsız edici eleştirileri de kapsayabilir. Ancak tehdit, sövme, kişisel aşağılama veya uyuşmazlıkla bağlantısı bulunmayan ağır saldırılar koruma kapsamının dışında kalabilir.</p>

<p>Buradaki ölçülülük değerlendirmesi mekanik biçimde yapılamaz. Kullanılan kelimenin sert olması tek başına yaptırım uygulanması için yeterli değildir.</p>

<p><strong>Sert Eleştiri ile Hakaret Arasındaki Sınır</strong></p>

<p>Uygulamada en önemli sorunlardan biri, avukatın sert eleştirisi ile hakaret arasındaki sınırın belirlenmesidir.</p>

<p>Bir sözün rahatsız edici, incitici veya ağır olması, mutlaka hakaret oluşturduğu anlamına gelmez. Özellikle avukatın bir kamu görevlisinin mesleki faaliyetini eleştirdiği durumlarda daha geniş bir ifade alanının kabul edilmesi gerekir.</p>

<p>Kamu görevlileri, görevleriyle ilgili eleştirilere sıradan kişilere göre daha fazla tahammül göstermek zorundadır. Bununla birlikte bu durum kamu görevlilerinin kişilik haklarının tamamen korumasız olduğu anlamına gelmez.</p>

<p>Değerlendirme yapılırken şu sorulara cevap aranmalıdır:</p>

<p>*İfade, kişinin özel hayatına mı yoksa görevine mi yöneliktir?</p>

<p>*Açıklama bir dava veya şikâyet dilekçesinde mi kullanılmıştır?</p>

<p>*İfadenin müvekkilin iddiasıyla bağlantısı var mıdır?</p>

<p>*Avukatın elinde iddiayı destekleyen emareler bulunmakta mıdır?</p>

<p>*Kullanılan sözler bir değer yargısı mı, yoksa somut bir suç isnadı mıdır?</p>

<p>*Aynı düşüncenin daha ölçülü biçimde ifade edilmesi mümkün müdür?</p>

<p>Bu sorulara cevap verilmeden yalnızca bazı kelimeler seçilip avukat hakkında yaptırım uygulanması, ifade ve savunma özgürlüğünü ihlal edebilir.</p>

<p><strong>II-AYM Kararının Avukatlar Açısından Önemi</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi kararının en önemli yönü, avukatların ifadelerinin bağlamdan koparılarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koymasıdır.</p>

<p>Mahkemeye göre derece mahkemeleri ve disiplin mercileri, kullanılan ifadelerin; hangi olay üzerine söylendiğini, hangi makam önünde kullanıldığını, müvekkilin hangi hakkının korunmasının amaçlandığını, ifadelerin olgusal temele sahip olup olmadığını, karşı tarafın mesleki faaliyetine mi yoksa kişiliğine mi yöneldiğini ayrıntılı biçimde incelemelidir.</p>

<p>Kararda, avukatların kullandığı ifadeler ile müvekkillerinin iddiaları arasında bağlantı bulunduğu, sözlerin bir meslek örgütüne sunulan şikâyet dilekçesinde yer aldığı ve kamu yararına ilişkin bir tartışmaya katkı sağladığı kabul edilmiştir. AYM, ifadelerin keyfî bir kişisel saldırı olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.</p>

<p><strong>III-Disiplin Cezaları da İfade Özgürlüğüne Müdahale Sayılır mı?</strong></p>

<p>İfade özgürlüğüne müdahale yalnızca hapis veya adli para cezasıyla gerçekleşmez. Avukata verilen uyarma, kınama veya para cezası gibi disiplin yaptırımları da ifade özgürlüğüne müdahale oluşturabilir.</p>

<p>Disiplin cezasının hafif olması, anayasal inceleme yapılmasına engel değildir. Çünkü yaptırım, avukatlar üzerinde gelecekte benzer açıklamaları yapmaktan kaçınmalarına yol açabilecek bir <strong>caydırıcı etki</strong> meydana getirebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukatın müvekkilini savunurken sürekli disiplin cezası alma endişesi taşıması, savunmanın etkinliğini azaltır. Bu nedenle yaptırımın ağırlığı kadar, mesleki faaliyet üzerindeki caydırıcı etkisi de değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>IV-Avukatlar Dilekçe Yazarken Nelere Dikkat Etmelidir?</strong></p>

<p>Savunma dokunulmazlığı güçlü bir koruma sağlasa da avukatların dilekçe ve sözlü savunmalarında özenli davranması gerektiği kanaatindeyiz.</p>

<p>Kanaatimizce iddialar somut olaylarla ilişkilendirilmeli, mümkün olduğunca mevcut delil ve emarelere dayanılmalıdır. Bir kişiye doğrudan suç isnat etmek yerine, hukuki değerlendirme biçiminde ve ihtiyatlı bir dil kullanılması daha güvenlidir. Örneğin “doktor gerçeğe aykırı rapor düzenlemiştir” şeklindeki kesin bir ifade yerine, olayın durumuna göre “rapor içeriğinin müvekkilin beyanları ve dosyadaki diğer bulgularla çeliştiği, bu nedenle gerçeğe uygunluğu konusunda ciddi kuşku doğduğu” biçiminde bir anlatım tercih edilebilir. Bu yaklaşım savunmayı zayıflatmaz. Aksine iddiayı hukuki zemine taşır ve kişisel saldırı görüntüsünden uzaklaştırır.</p>

<p><strong>V-Anayasa Mahkemesinin Diğer Kararlarında Savunma Dokunulmazlığına Yaklaşım</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay, son yıllarda verdikleri kararlarla avukatların ve vatandaşların yargı makamlarına yönelik eleştirilerinin değerlendirilmesinde <strong>ifade özgürlüğü</strong>, <strong>savunma hakkı</strong> ve <strong>adil yargılanma hakkı</strong> arasında hassas bir denge kurulması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu kararların ortak noktası, kullanılan ifadelerin tek tek seçilerek değil; <strong>yazıldığı veya söylendiği bağlam, amacı, muhatabı ve uyuşmazlıkla ilişkisi dikkate alınarak</strong> değerlendirilmesi gerektiğidir.</p>

<p><strong>1-<a href="https://www.hukukihaber.net/dilekcesindeki-sozlerinden-dolayi-cezalandirilmasi-nedeniyle-ifade-ozgurlugunun-ihlal-edilmesi" rel="dofollow">Hasan Ercan Kararı (AYM, B. No: 2015/54)</a></strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesinin en dikkat çekici kararlarından biri Hasan Ercan başvurusudur. Başvurucu, bir hâkimin kararını eleştirirken, verilen kararın “hukuk fakültesi üçüncü sınıf öğrencisinin dahi doğru yorumlayabileceği” nitelikte olduğunu belirtmiş, bu ifadeler nedeniyle hakaret suçundan mahkûm edilmiştir. Anayasa Mahkemesi ise farklı bir sonuca ulaşmıştır. Mahkemeye göre kullanılan ifadeler sert olmakla birlikte hâkimin <strong>kişiliğine değil</strong>, verdiği <strong>yargısal karara</strong> yöneliktir.</p>

<p>Mahkeme özellikle şu tespiti yapmıştır: “Eleştirinin ağır olması tek başına ifade özgürlüğünün ortadan kaldırılması sonucunu doğurmaz.” Kararda ayrıca ilk derece mahkemesinin ifade özgürlüğü ile hâkimin şeref ve itibarı arasında adil denge kuramadığı belirtilmiş ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu karar, savunma kapsamında yapılan sert hukuki eleştirilerin kişisel saldırıyla aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini göstermesi bakımından önem taşımaktadır.</p>

<p><strong>2-Arif Altın Kararı (AYM, B. No: 2014/2170)</strong></p>

<p>Benzer yaklaşım Arif Altın kararında da görülmektedir. Başvurucu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına gönderdiği elektronik postada oldukça sert ifadeler kullanmış ve bunun üzerine hakaret suçundan mahkûm edilmiştir. Anayasa Mahkemesi ise ilk derece mahkemesinin ifadeleri bağlamından kopardığını belirtmiştir. Mahkemeye göre; kullanılan ifadeler bir bütün halinde değerlendirilmelidir, kamu görevlisinin görev yaptığı alan dikkate alınmalıdır, sözlerin yöneldiği esas hedef belirlenmelidir, ifade özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkı arasında denge kurulmalıdır. Bu değerlendirme yapılmadan verilen mahkûmiyet kararının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm <a href="https://www.hukukihaber.net/adli-ve-idari-makamlara-sikayetler-bakimindan-ifade-ozgurlugu-454699" rel="dofollow"><strong>Meral Özata Özgürol Başvurusu</strong> (Başvuru Numarası: 2015/2326)</a>, Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm <a href="https://www.hukukihaber.net/adli-ve-idari-makamlara-sikayetler-bakimindan-ifade-ozgurlugu-454699" rel="dofollow"><strong>S.A. Başvurusu</strong> (Başvuru Numarası: 2015/19664)</a> kararları da benzer yöndedir.</p>

<p><strong>VI-Kamu Görevlileri Daha Geniş Eleştiriye Katlanmalıdır</strong></p>

<p>Hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hem de Anayasa Mahkemesi içtihatlarında ortak kabul gören ilke şudur:</p>

<p><strong>Kamu görevlileri, özellikle hâkimler, savcılar ve diğer yargı mensupları; görevlerini yerine getirirken vatandaşlara göre daha geniş eleştirilere katlanmak zorundadır.</strong></p>

<p>Bunun nedeni oldukça açıktır.</p>

<p>Yargı yetkisini kullanan kişiler kamu gücünü temsil etmektedir.</p>

<p>Kamu gücünü kullanan kişilerin eylem ve işlemlerinin eleştirilmesi demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurudur.</p>

<p>Eleştiri sınırı kamu görevlileri bakımından daha geniş yorumlanmalıdır.</p>

<p><strong>VII-Yargıtay’ın Savunma Dokunulmazlığına Yaklaşımı</strong></p>

<p>Yargıtay da aynı doğrultuda kararlar vermektedir. <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-18-ceza-dairesinin-20158428-e-201510970-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 18. Ceza Dairesinin <strong>2015/8428 Esas, 2015/10970 Karar</strong> sayılı ilamı</a>nda, HSYK’ya sunulan bir şikâyet dilekçesinde hâkim hakkında; taraflı davrandığı, görevini ihmal ettiği, bilirkişileri koruduğu, görev sınırlarını aştığı, TCK anlamında suç işlediği şeklindeki ifadeler nedeniyle verilen mahkûmiyet kararı bozulmuştur.</p>

<p>Yargıtay, bu ifadelerin; TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen <strong>iddia ve savunma dokunulmazlığı</strong> kapsamında bulunduğunu, somut olgu isnadı değil büyük ölçüde <strong>değer yargısı</strong> niteliğinde olduğunu, dilekçenin yazıldığı yer, amaç ve bağlam dikkate alındığında hakaret değil <strong>eleştiri</strong> oluşturduğunu açıkça belirtmiştir.</p>

<p>Kararda yer alan şu tespit özellikle dikkat çekicidir: “Bu durumun aksinin kabulü, suçla korunmak istenen değeri ölçüsüz biçimde genişletmek ve ifade özgürlüğünü esas alan evrensel hukuk anlayışıyla bağdaşmayan bir yorum olacaktır.” Bu değerlendirme, savunma dokunulmazlığının yalnızca avukatlar açısından değil, hak arama özgürlüğünü kullanan herkes bakımından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.</p>

<p><strong>VII-Bu İçtihatlardan Çıkan Ortak Sonuç</strong></p>

<p>Gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, gerek Anayasa Mahkemesi, gerekse Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde şu ortak ilkeler ortaya çıkmaktadır:</p>

<p>*İfadeler bağlamından koparılarak değerlendirilemez.</p>

<p>*Savunma amacıyla kullanılan sert ifadeler otomatik olarak hakaret sayılmaz.</p>

<p>*Kamu görevlileri daha geniş eleştirilere katlanmalıdır.</p>

<p>*Hâkim ve savcıların görevlerine ilişkin eleştiriler, kişisel saldırı niteliğinde olmadığı sürece ifade özgürlüğü kapsamında korunmalıdır.</p>

<p>*Savunma hakkı, adil yargılanma hakkının ayrılmaz bir unsurudur.</p>

<p>*Avukatın etkili savunma yapabilmesi için ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerekir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Avukatın savunma dokunulmazlığı, avukata tanınmış sınırsız bir ayrıcalık değil; adil yargılanma hakkının ve etkili savunmanın güvencesidir.</p>

<p>Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken sert, rahatsız edici ve yetkilileri eleştiren açıklamalar yapmak zorunda kalabilir. Bu ifadelerin yalnızca kullanılan kelimeler üzerinden değil; olayın bütünü, savunmanın amacı, açıklamanın yapıldığı yer ve ifadelerin olgusal temeli dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesinin Nesrin Çetinkaya ve Serhat Çetinkaya kararı ve benzer yöndeki diğer kararları, disiplin mercileri ile mahkemelerin avukatların mesleki açıklamalarına müdahale ederken ayrıntılı ve ikna edici gerekçe ortaya koyması gerektiğini göstermektedir.</p>

<p>Savunmayla bağlantılı, olgusal temeli bulunan ve müvekkilin haklarını koruma amacı taşıyan ifadelerin yaptırıma bağlanması, yalnızca avukatın ifade özgürlüğünü değil, bireyin savunma ve adil yargılanma hakkını da zedeleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle avukatın savunma dokunulmazlığı değerlendirilirken temel soru, kullanılan ifadenin sert olup olmadığı değil; <strong>savunma görevinin yerine getirilmesi bakımından gerekli, bağlantılı ve ölçülü olup olmadığıdır.</strong></p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/halil-ibrahim-kebesoglu.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/halil-ibrahim-kebesoglu.jpg" /></a></p>

<p><strong>Av. Halil İbrahim KEBEŞOĞLU</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukatin-savunma-dokunulmazligi-anayasa-mahkemesi-ve-yargitay-kararlari-isiginda-bir-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/10/baro/avukat-dr1.jpg" type="image/jpeg" length="74509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin bu haftaki Genel Kurul ve Bölümler gündemi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu-07</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu-07" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesinin bu haftaki Genel Kurul (23 Temmuz 2026) ve Bölümler toplantısı (21 - 22 Temmuz 2026) gündemi belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<h3><strong>21 Temmuz 2026 - Bölüm Toplantısı Gündemi</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>17.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>21.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/16186</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, dava konusu taşınmazın imar planında un fabrikası depolama alanından konut alanına dönüştürülmesine ilişkin meclis kararı ve bu meclis kararına yapılan itirazın reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/38775</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, başvurucunun almış olduğu disiplin cezaları ile ilgili evrakın bir örneğinin tarafına iletilmesine yönelik talebine olumlu cevap verilmemesi nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/76238</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasıyla iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilen emekli kamu görevlisinin olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesinin ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle rütbesinin alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ve kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan rütbenin alınmasına karar verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/21811</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kolluk görevlilerince fiziksel şiddet uygulanması ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/40040</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının yerine getirilmemesi ile ölümcül güç kullanımı neticesinde meydana gelen ölüm olayı hakkında hükmedilen hapis cezasının infaz kabiliyeti olmamasının cezasızlık sonucu doğurması nedeniyle bireysel başvuru ve yaşam haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/2307</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, infaz kurumunda intihar etme nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/72639</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, tıbbi ihmal sonucu ölüm meydana gelmesi ile olaya ilişkin açılan davanın uzun sürmesi ve nihayetinde reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/1862</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; sağlığı elverişli olmamasına rağmen ceza infaz kurumunda tutulma ve sağlık hizmetlerine erişememe nedeniyle kötü muamele yasağının, tutuklamanın hukuka aykırı ve gerekçesiz olması nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>9</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/34521</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; dağıtılan göstericilerin yakalaması sırasında kolluğun güç kullanması nedeniyle başvurucuların yaralanması ve olayla ilgili etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedenleriyle eziyet yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının, uğranılan zarar hakkında açılan tam yargı davasının reddedilmesi nedeniyle de eziyet yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>10</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/42955</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; başvurucunun bir siyasi partinin faaliyetleri kapsamında katıldığı etkinliklerin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetinde delil olarak kullanılması nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının, tutukluluğunun hukuki olmaması ve soruşturma dosyasına erişiminin kısıtlanması nedenleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, ayrıca kararın gerekçesiz olması ve avukat yardımından yararlandırılmaması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>11</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/55534</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kişinin katıldığı bazı toplantı veya gösterilerle bunların birinde yaptığı konuşmanın hakkında terör örgütü üyeliği suçundan kurulan mahkûmiyet kararında delil olarak kullanılması nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>12</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/23110</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, erişimin engellenmesi kararı verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>13</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/94194</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, başvurucu sendikanın üye sayısının yanlış tespit edilmesi sonucu yetkili sendika olamaması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>14</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/35432</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, iş kolu sayısının değiştirilmesi sonucu toplu iş sözleşmesi hakkının kullanılamaması nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>15</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/64571</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, resen emeklilik işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>16</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/6188</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması, hükümle birlikte verilen tutuklama kararına yapılan itirazın gerekçesiz bir şekilde reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>17</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/60238</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tutuklamanın hukuka aykırı olması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutuklama kararına itirazın incelenmemesi nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, ifade ve toplantı özgürlüğü kapsamındaki eylemlerin tutuklamaya konu edilmesi nedeniyle de ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>18</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/32002</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına bağlı olarak el konulan silahın iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>19</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/28779</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, vazife malullüğü aylığı bağlanmamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada verilen karar nedeniyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>20</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/31762</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, delil tespiti talebinin reddi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>21</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/25333</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, cemaat vakfının taşınmazın iadesi talebinin reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>22</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/6926</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında davanın sonucuna etki edebilecek esaslı iddiaların değerlendirilmemesi, hatalı sonuca ulaşılması ve ön alım bedelinin nemalandırılmaması sonucunda enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>23</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2025/36576</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özel hukuk kişileri arasındaki borç ilişkisinden doğan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>24</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/24896</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvurular, asıl işverenin ödediği işçilik alacaklarının alt işveren olan başvurucuya rücu edilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>25</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/21247</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararının yerine getirilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>26</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/2950</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, başvurucunun sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünü yerine getirmediği kabulü ile uygulanan idari para cezasının mülkiyet hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>27</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/6120</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; kanun hükmünde kararnameyle kapatılan eğitim kurumunca yapılan taşınmaz satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle taşınmazın mülkiyetinin Hazineye geçirilmesi işleminin iptali istemiyle açılan davada verilen karara karşı yapılan temyiz talebinin kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>28</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/7127</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle atamanın yapılmaması işleminin iptaline rağmen mahrum kalınan parasal hakların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>29</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/70308</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın başvurucu (sanık) tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>30</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/94675</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, idari para cezasının iptal edilmesi talebiyle sulh ceza hâkimliğine yapılan başvuruda karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>31</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/93642</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>32</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/11796</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin mahkûmiyete esas alınması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>33</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/17745</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>34</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/9515</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, idari yaptırım kararının iptali talebiyle yapılan başvuruda başvuru dilekçesinin 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'ndaki şartları taşımadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>35</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/7204</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>36</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/48094</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın sanık tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<h3>22 Temmuz 2026 - Bölüm Toplantısı Gündemi</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>17.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>22.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/105412</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin istihbarat birimlerince cebren alıkonulma nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, alıkonulma sürecinde kötü muamele iddialarına ilişkin etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi ve kötü muamele görme riski bulunan ülkeye gizlice gönderilme nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/23881</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; bir toplantının dağıtılması sırasında kolluk görevlilerince uygulanan fiziksel şiddet sonucu yaralanma meydana gelmesi ve bu olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasının etkisizliği nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının, barışçıl şekilde yapılan toplantının kollukça dağıtılması nedeniyle de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/12091</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, mağdurun şikâyetçi olmak üzere gittiği karakolda ifadesini değiştirmesi yönünde baskıya maruz kalması hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/16176</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, sınır dışı etme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2026/23892</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, yabancının kötü muamele riskiyle karşılaşacağı ülkeye gönderilmesine karşı koruyan etkili usul güvencelerinin kendisine sağlanmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/61651</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirinin hukuka aykırı olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/99726</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulmaması neticesinde açık ceza infaz kurumuna gönderilme kararı verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/94701</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>9</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/48466</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisakı ve irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensubunun meslekten çıkarılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan meslekten çıkarma kararı verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, açılan iptal davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>10</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/36035</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, aynı il sınırları içerisinde farklı ilçelerdeki ceza infaz kurumlarında tutuklu olarak barındırılan eşlerin başka bir ildeki aynı ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>11</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/26542</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, mahpusun ailesinin ikametgâhına yakın bir ceza infaz kurumuna nakil talebinin reddedilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>12</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/40965</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisak ve irtibatının olduğu değerlendirilen kamu görevlisinin olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamesinin ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle rütbesinin geri alınması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan kamu görevinden çıkarma kararı verilmesi nedeniyle de masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>13</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/24610</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kamu görevine iade edilen başvurucunun atamasının önceki yöneticilik görevine yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>14</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/15459</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, başvurucuya ait taşınmazın yer aldığı bölgede kanalizasyon ve arıtma sistemi bulunmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>15</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/94960</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; üyesi olunan sendikanın aldığı karar üzerine iş bırakma eylemi yapılan günlere ilişkin ödeme yapılmaması nedeniyle sendika hakkının, yargı kararları arasında aynı konuya ilişkin içtihat farklılığı bulunması nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>16</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/29421</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; darbe teşebbüsü sırasında gerçekleştirilen eylemlere sanığın iştirak ettiğinden bahisle yürütülen soruşturma/kovuşturma işlemleri nedeniyle adil yargılanma hakkının çeşitli güvencelerinin, kamu görevlileri tarafından sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalma olayına yönelik şikâyetin etkili soruşturulmaması nedeniyle kötü muamele yasağının ve mal varlığına konulan tedbirin kaldırılmaması nedeniyle de mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>17</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/99646</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ihlal edildiği iddiası da bulunmaktadır.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>18</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/93635</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ihlal edildiği iddiası da bulunmaktadır.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>19</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/99666</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu etkileyecek nitelikteki esaslı iddiaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>20</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/70622</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu etkileyecek nitelikteki esaslı iddiaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>21</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/28510</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karar sonucunu değiştirebilecek nitelikteki esaslı iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda ayrıca adil yargılanma hakkının farklı güvencelerinin ihlal edildiği iddiası da bulunmaktadır.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>22</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/30868</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ifadeleri belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanık tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>23</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/78914</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; terör örgütü üyeliği ile siyasal veya askerî casusluk suçları kapsamında yürütülen yargılamada adil yargılanma hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, düşünce ve kanaat özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>24</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/107942</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; terör örgütü üyeliği ile siyasal veya askerî casusluk suçları kapsamında yürütülen yargılamada adil yargılanma hakkının, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin, haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucu, kötü muamele yasağının ihlal edildiğini de ileri sürmektedir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>25</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/8179</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; kanun hükmünde kararname hükümleri uyarınca taşınmaz hakkında uygulanan tedbir işleminin iptali istemiyle açılan davada idari merci tarafından tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin ret kararı verilmesinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>26</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/23137</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İdari para cezasına dayanak teşkil eden hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasının karşılanmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>27</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/38135</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, emekli aylığı ve emekli ikramiyesi bağlanması talebiyle açılan davada, faizin idareye ilk başvuru tarihinden başlatılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>28</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2026/15792</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özel hukuk kişileri arasındaki borç ilişkisinden doğan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>29</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/106121</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumundan posta yoluyla gönderilmek istenen ve kitaplaştırılmak üzere hazırlanan notların içeriğinin sakıncalı bulunarak gönderilmemesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>30</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/19166</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda yazılan bir dilekçede yer alan ifadeler nedeniyle disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>31</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/106345</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararında siyasi faaliyetler nedeniyle katılınan basın açıklaması ve toplantıların delil olarak kabul edilmesinin ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>32</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/15650</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun odasında yapılan arama sırasında kurum görevlilerine karşı söylediği sözler nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>33</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/104401</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararında katılınan toplantılar ve yapılan düşünce açıklamalarının delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>34</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/15571</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, bir siyasetçi hakkındaki ifadeler gerekçe gösterilerek manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>35</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/76842</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ulusal bir gazetede yayımlanan bir haberin başvurucunun şeref ve itibarının korunması hakkını ihlal ettiği iddiasıyla açılan manevi tazminat davasının usulden reddedilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>36</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/6019</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin resmî internet sitesine erişim talebinin kabul edilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>37</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/7099</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda süreli yayına erişimin engellenmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>38</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/28304</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kamudan birtakım bilgilerin verilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<h3><strong>23 Temmuz 2026 - Genel Kurul Gündemi</strong></h3>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>17.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>23.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2014/13174</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan Sivas'ta yaşanan olaylar üzerine başlatılan yargısal sürecin etkili bir biçimde yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkı ile söz konusu olaylara ilişkin olarak ölen yakınlarının toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/58346</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisakı ve irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensubunun meslekten çıkarılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ve kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan meslekten çıkarma kararı verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/52466</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisak ve irtibatının olduğu değerlendirilen kamu görevlisinin olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnamenin ekli listesinde ismine yer verilmek suretiyle meslekten çıkarılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan suçlu olarak gösterilmesi nedeniyle de masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/36332</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisakı ve irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensubunun meslekten çıkarılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesine rağmen iptal davasının reddedilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin, iptal davasının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2025/36576</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özel hukuk kişileri arasındaki borç ilişkisinden doğan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2026/15792</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özel hukuk kişileri arasındaki borç ilişkisinden doğan alacağın enflasyon karşısında değer kaybına uğramasından kaynaklı zararın tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ve yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/56203</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; prime esas gerçek kazancın tespiti davasında ileri sürülen deliller değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/76959</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu-07</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/07/h-npix44-x-i-a-a-j-c-b-s.jpg" type="image/jpeg" length="48549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aydin-adnan-menderes-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-yonetmeligi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aydin-adnan-menderes-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-yonetmeligi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği, 20 Temmuz 2026 Tarihli ve 33315 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aydın Adnan Menderes Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>AYDIN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı enstitülerde yürütülen lisansüstü eğitim-öğretim esaslarını düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı enstitülerde yürütülen lisansüstü eğitim-öğretim, tezli ve tezsiz yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik programları ile bunların gerektirdiği eğitim, bilimsel araştırma ve uygulama faaliyetlerine ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Akademik takvim: Eğitim yılının başlangıç ve bitişi ile sınav tarihleri ve benzeri önemli tarihleri içeren takvimi,</p>

<p>b) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemini,</p>

<p>c) ALES: Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>ç) Anabilim/anasanat dalı (ABD/ASD): Enstitülerde programı bulunan ve programın yürütülmesinden enstitüye karşı sorumlu olan anabilim/anasanat dalını,</p>

<p>d) Anabilim/Anasanat dalı kurulu: Enstitüde lisansüstü programların yürütüldüğü anabilim/anasanat dalının akademik karar organını,</p>

<p>e) Danışman: Enstitüde kayıtlı öğrenciye ders ve tez dönemlerinde yol göstermek üzere enstitü yönetim kurulu tarafından atanan öğretim üyesini,</p>

<p>f) DUS: Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>g) DYK: Doktora yeterlik komitesini,</p>

<p>ğ) EK: Enstitü kurulunu,</p>

<p>h) Enstitü: Aydın Adnan Menderes Üniversitesine bağlı lisansüstü eğitim veren enstitüleri,</p>

<p>ı) EYK: Enstitü yönetim kurulunu,</p>

<p>i) GANO: Genel ağırlıklı not ortalamasını,</p>

<p>j) İntihal: Başkalarının fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermeyi,</p>

<p>k) İntihal yazılım programı: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı tarafından kullanıma sunulan programı,</p>

<p>l) Müdür: İlgili enstitü müdürünü,</p>

<p>m) OBİS: Öğrenci Bilgi Sistemini,</p>

<p>n) Öğrenci: Lisansüstü eğitim-öğretim yapmak üzere enstitüye kayıtlı olan yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlik programı öğrencilerini,</p>

<p>o) Öğretim programı: Eğitim süresince alınması ve başarılması gereken eğitim faaliyetlerinin tümünü gösteren planı,</p>

<p>ö) ÖSYM: Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığını,</p>

<p>p) Özel öğrenci: Bir yükseköğretim kurumunda bir lisansüstü programa kayıtlı olan ve kaydı kendi yükseköğretim kurumunda kalmak şartı ile farklı bir yükseköğretim kurumundaki lisansüstü derslere kayıt yapan öğrenciyi,</p>

<p>r) Rektör: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>s) Rektörlük: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğünü,</p>

<p>ş) Seminer: Yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik eğitiminin amacına yönelik olarak hazırlanan ve sözlü olarak sunulan bilimsel çalışmayı,</p>

<p>t) Senato: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>u) Tez: Yüksek lisans tezi/sanat eseri, doktora tezi/sanatta yeterlik eserini,</p>

<p>ü) Tez çalışması: Tezli yüksek lisans ve doktora eğitiminin amacına yönelik olarak bilimsel bir eserin hazırlandığı süreci,</p>

<p>v) Tez orijinallik raporu: Enstitü tarafından, tezin yalnızca kapak sayfası, giriş, ana bölümler ve sonuç bölümlerinden oluşan kısmının tek bir dosya olarak intihal yazılım programına yüklenmesi ile alınan ve benzerlik oranını gösteren raporu,</p>

<p>y) TİK: Tez izleme komitesini,</p>

<p>z) TUS: Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>aa) Ulusal kredi: Bir dersin haftalık teorik ders saatinin tamamı ile haftalık uygulama veya laboratuvar saatinin yarısının toplamını,</p>

<p>bb) Uzmanlık alan dersi: Danışman öğretim üyesinin, lisansüstü öğrencilerine uzmanlık alanına ilişkin bilgi ve deneyimlerini aktarması, öğrencilere bilimsel etik ve çalışma disiplini kazandırması ve güncel literatürü izleme ile değerlendirme becerilerine yönelik bilimsel altyapıyı oluşturması amacıyla yürütülen teorik dersi,</p>

<p>cc) Üniversite (ADÜ): Aydın Adnan Menderes Üniversitesini,</p>

<p>çç) ÜYK: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Yönetim Kurulunu,</p>

<p>dd) Yarıyıl: Sınavlar hariç 14 hafta (70 iş günü) olarak tanımlanan güz veya bahar dönemini,</p>

<p>ee) YDS: Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavını,</p>

<p>ff) YÖK:Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Kontenjanlar, Öğrenci Kabulü ve Kayıt</p>

<p><strong>Kontenjanların belirlenmesi, ilanı ve çevrimiçi öğrenci başvurusu</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) İlan edilmesi gereken yüksek lisans, doktora, yatay geçiş, yabancı uyruklu öğrenci kontenjanları ABD/ASD kurulları tarafından belirlenerek ilgili enstitü müdürlüklerine teklif edilir. Bu kontenjanlar EK’de görüşülerek karara bağlanmak üzere Senatoya sunulur ve Rektörlük tarafından ilan edilir. İlanda programların adları, son başvuru tarihi, başvuru koşulları, istenen belgeler, var ise diğer açıklayıcı bilgiler yer alır. İlanda istenen belgelerin aslı, Üniversite tarafından onaylı örneği veya e-Devlet çıktısı öğrenci bilgi sistemine yüklenir. Askerlik durumu uygun olmayan adayların başvurusu kabul edilmez. Başvuru için istenen belgeleri akademik takvimde belirtilen öğrenci kontenjanı ilanı ve çevrimiçi başvuru tarihleri içinde eksik yükleyen veya başvurusunun onay durumunu kontrol etmeyen adayların başvuruları işleme konulmaz.</p>

<p>(2) Bir aday, iki doktora veya iki tezli yüksek lisans ya da bir doktora ve bir tezli yüksek lisans olmak üzere en fazla iki, ayrıca tezsiz yüksek lisans programlarından da en fazla iki olmak üzere toplam dört lisansüstü programa başvurabilir.</p>

<p>(3) Lisansüstü program kontenjanları, ilgili anabilim dalı öğretim üyelerinin talepleri ve YÖK tarafından belirlenen lisansüstü programlarda görev alabilecek öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı dikkate alınarak belirlenir.</p>

<p><strong>Öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Yüksek lisans öğrenci kabulüne ilişkin esaslar şunlardır:</p>

<p>a) Adayların yurt içi en az dört yıllık veya YÖK tarafından eş değerliği kabul edilen yurt dışı fakülte veya yüksekokuldan mezun olmaları gerekir. Ancak, tezsiz yüksek lisans programları hariç, aynı anda birden fazla lisansüstü programa kayıt yaptırılamaz ve devam edilemez.</p>

<p>b) Başvurduğu programın ilan metninde belirtilen puan türünde ALES’ten en az 55 puan veya ALES eşdeğeri bir sınavdan 55 ALES puanına denk puan almış olmaları gerekir. Ancak konservatuvar programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ABD/ASD’ye öğrenci kabulünde, doktora/sanatta yeterlik/tıpta uzmanlık/diş hekimliğinde uzmanlık/veteriner hekimliğinde uzmanlık/eczacılıkta uzmanlık mezunlarının yüksek lisans programlarına başvurularında ALES puanı aranmaz. Bu adaylar için puan türüne bakılmaksızın ALES puanı olarak hesaplamalara dahil edilecek puanı Senato belirler.</p>

<p>c) Yurt dışından alınmış lisans diplomalarının denklikleri YÖK tarafından onaylanmış olmalıdır. Ayrıca adaylar ilanda yer alan diğer koşulları da sağlamak zorundadırlar.</p>

<p>ç) Yabancı dil puan şartı olan programlar için adayların kontenjanlara ilişkin ilan metninde yer alan aşağıdaki puan şartlarından birini sağlaması gerekir:</p>

<p>1) Ana dilleri dışında YÖK tarafından kabul edilen merkezi yabancı dil sınav puanı.</p>

<p>2) ADÜ Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından yapılan yabancı dil yeterlik sınavı sonucunun, ADÜ Yabancı Dil Sınavları Eşdeğerlik Tablosundaki YDS puanı karşılığını.</p>

<p>3) ÖSYM tarafından eşdeğerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından ilan şartlarında belirtilen puana denk dil puanını.</p>

<p>d) Hazırlık sınıfı bulunan programlarda hazırlık sınıfından muaf olmak için YDS’den en az 70 puan veya eşdeğer puanı almış olmaları gerekir.</p>

<p>e) Konservatuvar programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki anasanat ve anabilim dallarındaki öğretim dili Türkçe olan programlarına başvurularda Devlet hastanesi veya Devlet üniversitesi hastanesinden alınmış sağlık raporu ile belgelenmesi şartıyla;</p>

<p>1) Düzeltilmemiş engeli en az %70 veya düzeltilmiş engeli en az %40 ve üzeri olan işitme engelli adaylarda,</p>

<p>2) Engel düzeyi %50 ve üzeri olmak üzere zihin yetersizliği bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>3) Engel düzeyi %40 ve üzeri “yaygın gelişimsel bozukluk” (Otizm spektrum bozukluğu/çocukluk otizmi/atipik otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu) tanısı bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>başvuru yapabilmeleri için yabancı dil puanı aranmaz. Bu adaylar yabancı dil puanı olarak Üniversite tarafından aranan yabancı dil taban puanı şartını sağlamış sayılır.</p>

<p>(2) Yüksek lisans programına öğrenci kabulünde, adayların son başvuru tarihine kadar kontenjan ilan metninde belirtilen belgeleri OBİS üzerinden yüklemesi gerekir.</p>

<p>(3) Tezli yüksek lisans programına başvuran adayların değerlendirilmesi ve programa yerleştirilme işlemlerinde ALES veya TUS/DUS puanının %50’si, lisans diploma notunun %20’si ve ABD tarafından yapılan bilimsel değerlendirme sınavının %30’u toplanarak elde edilen sonuçlar EYK tarafından onaylanır ve enstitü tarafından ilan edilir.</p>

<p>(4) Tezsiz yüksek lisans programına başvuran adayların değerlendirilmesi ve programa yerleştirilme işlemlerinde lisans diploma notunun %50’si, ABD tarafından yapılan bilimsel değerlendirme sınavının %50’si toplanarak elde edilen sonuçlar EYK tarafından onaylanır ve enstitü tarafından ilan edilir. Tezsiz yüksek lisans programına başvuran adayların değerlendirilmesi ve programa yerleştirilmesinde ilgili ABD başkanlığının istemesi halinde lisans diploma notu esas alınarak en yüksek not ortalamasından başlamak üzere kontenjan sayısınca öğrenci alımı yapılabilir, başvuran adaylardan not sıralaması göz önünde bulundurularak kontenjan sayısının %50 fazlası yedek öğrenci alımı için sıralamaya alınır. Öğrenci kabulünde ALES puanı şartı aranan programlara başvuran adayların değerlendirilmesi ve programa yerleştirilme işlemlerinde ALES puanının %50’si, lisans diploma notunun %20’si ve ABD tarafından yapılan bilimsel değerlendirme sınavının %30’u toplanarak elde edilen sonuçlar EYK tarafından onaylanır ve enstitü tarafından ilan edilir.</p>

<p>(5) Tezli yüksek lisans programlarına başvuran adayların başarılı sayılabilmesi için değerlendirme neticesinde elde edilen toplam puanın 100 tam puan üzerinden en az 60 puan olması gerekir.</p>

<p>(6) Bilimsel değerlendirme sınavı, ABD kurulunca önerilen ve EYK tarafından onaylanan en az üç asıl ve iki yedek öğretim üyesinden oluşan jüri tarafından, ilan metninde duyurulan tarih, yer ve saatte yapılır. Bilimsel değerlendirme sınavı programın özelliğine göre yazılı, sözlü, kompozisyon, yetenek sınavı, ürün dosyası incelemesi ve benzerinden biri veya birkaçının bileşimi şeklinde yapılabilir. Bilimsel değerlendirme sınavına girmeyen adaylar değerlendirmeye alınmaz. Sonuçlar yüksek puandan düşük puana doğru sıralanır. Notların eşitliği halinde bilimsel değerlendirme sınav notu dikkate alınır.</p>

<p>(7) Sonuçlar bilimsel değerlendirme sınavının bitişini izleyen ikinci iş günü sonuna kadar enstitü müdürlüğüne iletilir ve EYK kararından sonra ilan edilir. Kayıt hakkı kazanan adayların zamanında kayıt yaptırmaması durumunda, EYK tarafından kayıt süresini izleyen iki iş günü içinde sıralama göz önünde bulundurularak kontenjan açığı sayısınca yedek listeden öğrenci alınabilir.</p>

<p>(8) Doktora ve sanatta yeterlik programlarına başvuracak öğrencilerin;</p>

<p>a) Lisanstan başvuran adayların lisans diplomasına, tezli yüksek lisanstan başvuranların tezli yüksek lisans diplomasına sahip olmaları gerekir.</p>

<p>b) Hazırlık sınıfları hariç en az on yarıyıl süreli tıp, diş hekimliği ve veteriner fakültesi diplomasına, eczacılık ve fen fakültesi lisans veya yüksek lisans derecesine veya Sağlık Bakanlığınca düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlık yetkisine sahip olmaları gerekir.</p>

<p>c) ALES’ten başvurduğu programın ilan metninde belirtilen puan türünde en az 55 puan, lisans diploması ile başvuranlardan ise üst puan, ilgili enstitülerin kararlarında belirtilmek kaydıyla, en az 80 puan almış olmaları gerekir.</p>

<p>ç) Tıp bilimlerine başvuranların 50 temel tıp puanı veya klinik tıp puanı, insan sağlığı ile ilgili disiplinler arası programlara başvuracak adayların 50 temel tıp puanı veya klinik tıp puanı almış olmaları gerekir.</p>

<p>d) Doktora ve sanatta yeterlik programlarına lisans derecesi ile başvuranlar için üst puan ilgili enstitülerin kararlarında belirtilmek kaydıyla; lisans mezuniyet not ortalamasının 4 üzerinden en az 3 veya muadili bir puana sahip olmaları, tezli yüksek lisans mezunlarının en az 70 puan, hazırlık sınıfları hariç en az on yarıyıl süreli fakültelerin mezunlarının en az 60 puan not ortalamasına sahip olmaları gerekir.</p>

<p>e) Adayların anadilleri dışında İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça, Arapça, Çince, Japonca, Farsça dillerinden birinden YDS’den en az 55 puan veya ÖSYM tarafından eşdeğerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarının birinden bu puana denk puana sahip olmaları, yabancı dilde eğitim veren doktora programlarına başvuracak adayların, hazırlık sınıfından muaf olmak için ise yukarda belirtilen sınav türlerinden birinden en az 70 puan veya ADÜ Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından yapılacak olan yabancı dil yeterlik sınavından 70 puana eşdeğer puan almış olmaları gerekir.</p>

<p>f) Konservatuvar programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki anasanat ve anabilim dallarındaki öğretim dili Türkçe olan programlarına başvurularda Devlet hastanesi veya Devlet üniversitesi hastanesinden alınmış sağlık raporu ile belgelenmesi şartıyla;</p>

<p>1) Düzeltilmemiş engeli en az %70 veya düzeltilmiş engeli en az %40 ve üzeri olan işitme engelli adaylarda,</p>

<p>2) Engel düzeyi %50 ve üzeri olmak üzere zihin yetersizliği bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>3) Engel düzeyi %40 ve üzeri “yaygın gelişimsel bozukluk” (Otizm spektrum bozukluğu/çocukluk otizmi/atipik otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu) tanısı bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>başvuru yapabilmeleri için yabancı dil puanı aranmaz. Bu adaylar yabancı dil puanı olarak Üniversite tarafından aranan yabancı dil taban puanı şartını sağlamış sayılır.</p>

<p>(9) Yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra doktora veya sanatta yeterlik eğitimine en fazla bir yarıyıl ara vererek başvuruda bulunanlardan yeniden ALES belgesi istenmez.</p>

<p>(10) Doktora veya sanatta yeterlik programlarına öğrenci kabulünde, adayların son başvuru tarihine kadar kontenjan ilan metninde belirtilen belgeleri OBİS üzerinden yüklemesi gerekir.</p>

<p>(11) Tıp bilimleri ve disiplinler arası insan sağlığı ile ilgili doktora programlarına başvuracak adaylardan tıp fakülteleri mezunlarının, 100 tam puan üzerinden en az 60 puan ortalamasına ve TUS’tan en az 50 temel tıp puanı veya klinik tıp puanına sahip olmaları veya ALES’in sayısal kısmından en az 55 puan veya ALES eşdeğeri bir sınavdan bu sınavlara denk puana sahip olmaları; tıp fakültesi mezunu olmayanların ise yüksek lisans diplomasına, diş hekimliği ve veteriner fakültesi mezunlarının lisans derecesine ve ALES’in sayısal kısmından en az 55 puana sahip olmaları gerekir.</p>

<p>(12) Temel tıp, klinik tıp bilimleri veya insan sağlığı ile ilgili disiplinler arası doktora programlarına öğrenci kabulünde, adayların son başvuru tarihine kadar kontenjan ilan metninde belirtilen belgeleri OBİS üzerinden yüklemesi gerekir.</p>

<p>(13) Doktora veya sanatta yeterlik programına başvuran öğrenciler için yapılacak olan bilimsel değerlendirme sınavı, ABD kurulunca önerilen ve EYK tarafından onaylanan en az üç asıl öğretim üyesi ve iki yedek öğretim üyesinden oluşan jüri tarafından, ilan metninde duyurulan tarih, yer ve saatte yapılır. Bilimsel değerlendirme sınavı programın özelliğine göre yazılı, sözlü, kompozisyon, yetenek sınavı, ürün dosyası incelemesi ve benzerinden biri veya birkaçının bileşimi şeklinde yapılabilir. Bilimsel değerlendirme sınavına girmeyen adaylar değerlendirmeye alınmaz. Sonuçlar yüksek puandan düşük puana doğru sıralanır. Notların eşitliği halinde bilimsel değerlendirme sınav notu dikkate alınır. Sonuçlar, bilimsel değerlendirme sınavı bitimini izleyen ikinci günün sonuna kadar ilgili enstitü müdürlüğüne iletilir ve EYK kararından sonra ilan edilir. Kayıt hakkı kazanan adayların zamanında kayıt yaptırmaması durumunda, EYK tarafından kayıt süresini izleyen iki gün içinde sıralama göz önünde bulundurularak kontenjan açığı sayısınca yedek listeden öğrenci alınır.</p>

<p>(14) Doktora veya sanatta yeterlik programına başvuran öğrenci kabulünde, ALES veya TUS/DUS temel/klinik bilimler puanının %50’si, lisans ve/veya yüksek lisans diploma notunun %20’si ile ABD tarafından yapılan bilimsel değerlendirme sınav notunun %30’u toplanarak elde edilen sonuçlar EYK tarafından onaylanır ve enstitü tarafından ilan edilir. Adayın başarılı sayılabilmesi için her üç değerlendirmeden alınan toplam puanın 100 tam puan üzerinden en az 70 puan, ALES yerine TUS/DUS puanı ile başvuran adaylar için en az 60 puan olması gerekir.</p>

<p>(15) Yabancı uyruklu öğrencilerin başvuru, kayıt ve kabulleri, Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.</p>

<p>(16) Yabancı dil sınavlarından yeterli puan alan ve yüksek lisans eğitimlerine devam etmekte olan araştırma görevlilerinden, sınav geçerlilik süreleri sona ermiş olsa dahi doktora eğitimleri için güncel yabancı dil belgesi istenmez.</p>

<p><strong>Bilimsel hazırlık programına öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yüksek lisans ve doktora programlarına 6 ncı maddede yer alan esaslara göre kabul edilen öğrencilerden; lisans veya yüksek lisans derecesini kabul edildikleri yüksek lisans veya doktora programından farklı alanlarda almış olanlar ile lisans veya yüksek lisans derecesini kabul edildikleri yükseköğretim kurumu dışındaki yükseköğretim kurumlarından almış olan yüksek lisans veya doktora programı adayları için eksikliklerini gidermek amacıyla bilimsel hazırlık programı uygulanabilir.</p>

<p>(2) Bilimsel hazırlık programında alınması zorunlu dersler, ilgili lisansüstü programını tamamlamak için gerekli görülen derslerin yerine geçemez. Ancak bilimsel hazırlık programındaki bir öğrenci, bilimsel hazırlık derslerinin yanı sıra ilgili ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK’nin onayı ile lisansüstü programa yönelik her yarıyılda en fazla bir ders alabilir.</p>

<p>(3) Bilimsel hazırlık programı ile ilgili devam zorunluluğu, sınavlar, ders notları, derslerden başarılı sayılma koşulları, ders tekrarı, kayıt silme ve diğer konularda bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.</p>

<p>(4) Bilimsel hazırlık programında geçirilecek azami süre bir takvim yılıdır. Ayrıca yaz öğretimi de bu süreye dâhil edilmez ve süre sonunda başarılı olamayan öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Özel ve misafir öğrenci</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Üniversitenin lisansüstü programına kayıtlı öğrencilerin bir başka yükseköğretim kurumunda lisansüstü derslere özel öğrenci olarak katılması ya da bir başka yükseköğretim kurumunun lisansüstü programına kayıtlı olan öğrencilerin, Üniversitenin lisansüstü programlarından özel öğrenci olarak ders almaları Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.</p>

<p><strong>Yatay geçiş yoluyla öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) İlgili enstitü bünyesindeki başka ABD/ASD’de veya Üniversite dışındaki yükseköğretim kurumlarına bağlı lisansüstü programlarda kayıtlı olup en az bir yarıyılı başarı ile tamamlamış olan öğrenciler, eşdeğer diploma programına akademik takvimde belirlenen tarihlerde yatay geçiş yolu ile kabul edilebilir.</p>

<p>(2) Yatay geçiş başvuru ve değerlendirme işlemleri ABD/ASD kurulunun önerisi üzerine EYK kararı ile kesinleşir.</p>

<p>(3) Yatay geçiş için öğrencinin ilgili programın öğrenci kabul şartlarını taşıması, geldiği programda devam ettiği derslerin tamamını başarmış ve bu derslerden başarı notu ortalamasının 100 tam puan üzerinden, yüksek lisans için en az 70 puan, doktora için en az 75 puan veya eşdeğeri puan türüne sahip olması gerekir.</p>

<p>(4) Öğrencinin kabul edildiği programdaki intibakına ABD/ASD kurulunun önerisi ile EYK tarafından karar verilir.</p>

<p><strong>Lisansüstü programlara kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Kayıt hakkı kazanan adaylar lisansüstü eğitim-öğretim akademik takviminde belirtilen kesin kayıt yaptırma tarihleri içinde istenen belgelerle başvurarak kesin kayıtlarını yaptırmak zorundadırlar. Kesin kaydını yaptırmayan aday kayıt hakkını kaybeder.</p>

<p>(2) Sahte veya eksik belge verdiği veya gerçek dışı beyanda bulunduğu sonradan anlaşılan öğrencilerin, bulundukları yarıyıla bakılmadan EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişikleri kesilir. Söz konusu öğrencilere verilen belgelerin diploma dâhil tümü iptal edilir ve haklarında kanuni işlem başlatılır.</p>

<p><strong>Kayıt yenileme</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Öğrenci, akademik takvimde belirtilen süre içinde, o yarıyıl için alacağı ve danışmanın da uygun göreceği dersleri seçerek kaydını yenilemek zorundadır.</p>

<p>(2) Öğrenciler ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK’nin onayı ile diğer üniversitelerin enstitülerinde açılacak dersler arasından ya da aynı üniversitenin farklı enstitüleri arasında açılacak derslerden en fazla iki ders alabilir.</p>

<p>(3) Belirtilen sürede kaydını yenilemeyen öğrenciler tez düzeltme savunma sınavı hariç o yarıyılda derslere giremez, teze geçemez; dönem sınavlarına, ayrıca tez savunma, tez önerisi savunma, doktora yeterlik sınavlarına ve tez izleme komitesi toplantısına giremezler. Bu öğrenciler ilgili yarıyılda diğer öğrencilik haklarından yararlanamazlar. Öğrencinin kaydını yenilemediği süre, 23 üncü, 29 uncu, 35 inci ve 44 üncü maddelerde belirtilen azami sürenin hesabında dikkate alınır.</p>

<p>(4) Lisansüstü öğrenimi için belirtilen azami sürenin sonunda mezun olamayan öğrencilerin Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(5) Akademik takvimde belirtilen kayıt yenileme tarihleri içinde mazereti nedeniyle kayıt yenileyemeyen öğrenci, Üniversitenin lisansüstü eğitim-öğretim akademik takviminde belirtilen mazeret kaydı başvuru tarihlerinde mazeretini belirten belgelerle birlikte OBİS üzerinden başvurur. Mazereti EYK tarafından uygun görülen öğrencinin kaydı, enstitü tarafından akademik takvimde belirlenen tarihlerde yapılır. Bu sürede de kaydını yenilemeyen öğrenci, o yarıyılda derslere giremez ve öğrencilik haklarından yararlanamaz. Bu durumda geçen süreler azami süreye dâhil edilir.</p>

<p>(6) Zamanında kayıt yenileyen öğrenci ders değişikliğini akademik takvimde belirtilen ekle-sil haftasında EYK kararı olmadan danışmanın onayı ile yapabilir.</p>

<p>(7) Akademik takvimde belirtilen tez savunma sınavı tarih aralığında sınava girerek başarılı olan veya düzeltme alan öğrencilerin mezuniyet işlemlerinin bir sonraki yarıyıla kaldığı durumlarda ders kaydı yapma zorunlulukları bulunmamaktadır.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim-Öğretim ve Sınavlar</p>

<p><strong>Sınavlar ve değerlendirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Eğitim-öğretim programları güz ve bahar yarıyılı esasına göre düzenlenir. Sınavlar; ara sınav, yarıyıl sonu sınavı, bütünleme sınavı ve yaz okulu sonu sınavından ibarettir. Öğrencinin yarıyıl sonu sınavı ve yaz okulu sonu sınavına girebilmesi için teorik derslerin en az %70’ine, laboratuvar ve uygulamaların ise en az %80’ine katılmış olması gerekir.</p>

<p>(2) Öğretim programlarındaki derslerin AKTS kredilerinin en az %25’i seçmeli derslerden oluşur. Bilimsel araştırma teknikleri veya araştırma ve yayın etiği konularını içeren derslerin lisansüstü eğitim sırasında verilmesi zorunludur.</p>

<p>(3) Öğretim programındaki değişiklikler yılda bir kez ABD kurulunun önerisi, EK kararı ve Senatonun onayı ile yapılabilir.</p>

<p>(4) Sınavlarda tam puan 100’dür. Sınavlar yazılı, sözlü, yazılı-uygulamalı ve sözlü-uygulamalı yapılabilir. Sınav sonuçlarının OBİS’e girişi Üniversitenin lisansüstü eğitim-öğretim akademik takviminde belirtilen sınav bitiş tarihleri dikkate alınarak, OBİS’te ilan edilen not girişi bitiş tarihine kadar dersi veren öğretim üyesi tarafından tamamlanır. Başarı notu; ara sınav notunun %30’u ile yarıyıl sonu/bütünleme/yaz okulu sonu sınavı notunun %70’inin toplanması ile hesaplanır. Bir dersten başarılı olabilmek için hem bu toplamın hem de yarıyıl sonu/bütünleme/yaz okulu sonu sınavından alınan puanın yüksek lisans için en az 70 puan, doktora için en az 75 puan olması gerekir.</p>

<p>(5) Lisansüstü programlardaki seminer, tez öneri savunması, doktora yeterlik, TİK toplantıları, tez savunma sınavları ve benzeri uygulamalar yüz yüze ya da kayıt altına alınmak şartıyla çevrimiçi olarak uzaktan da yapılabilir.</p>

<p>(6) Yapılan sınavların değerlendirilmelerine ilişkin tablo ve açıklamalar aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Lisansüstü programlardaki sınavlara ilişkin puan, harf ve değerlendirmeyi gösteren tablo aşağıdaki şekildedir:</p>

<p>Yüksek Lisans Doktora</p>

<p></p>

<p>Ağırlık Ağırlık</p>

<p><u>Puan</u> <u>Başarı notu</u> <u>Katsayısı</u> <u>Puan</u> <u>Başarı notu</u> <u>Katsayısı</u></p>

<p>95-100 A1 4,00 95-100 A1 4,00</p>

<p>90-94 A2 3,75 90-94 A2 3,75</p>

<p>85-89 A3 3,50 85-89 A3 3,50</p>

<p>80-84 B1 3,25 80-84 B1 3,25</p>

<p>75-79 B2 3,00 75-79 B2 3,00</p>

<p>70-74 B3 2,75 0-74 F1 (Başarısız) 0,00</p>

<p>0-69 F1 (Başarısız) 0,00 - F2 (Devamsız) 0,00</p>

<p>- F2 (Devamsız) 0,00</p>

<p>b) Aşağıda tanımları verilen tek harfli notlar ortalama hesaplarına katılmaz:</p>

<p>1) G/K (Geçer/Kalır): G (Geçer) notu, bir dersi başarıyla tamamlamış olanlara; K (Kalır) notu ise o dersten başarısız olanlara verilen nottur. G/K not sistemi; tez çalışması, uzmanlık alan dersi, dönem projesi veya seminer gibi başarı için belli bir oranda devamın yeterli olduğu ve başarı seviyesini kademelendirmenin zor olduğu derslere uygulanır. G notu ile geçilen dersler not yükseltmek için tekrar alınamaz.</p>

<p>2) S (Süren): Dönem için kaydı yapılmış ancak henüz notlandırılmamış dersler ile birden fazla yarıyıl süren derslere yarıyıl sonunda verilen nottur ve ortalama hesabına katılmaz.</p>

<p>3) M (Muaf): Diğer üniversitelerden alınan ve programa kabul edilen dersler için ve ilgili ABD tarafından muaf tutulan dersler için verilir.</p>

<p>4) Ç (Çekilme) notu: Üniversiteden ayrılmak zorunda kalan ya da fazladan aldığı seçmeli derslerden vazgeçmek isteyen öğrencilerin, başvurusu ve birimin ilgili kurulunun kararıyla verilen nottur. Ç notu verilen dersler, alınmamış sayılır ve öğrenci not durum çizelgesinde yer almaz. Öğrenciler lisansüstü eğitimleri süresince öğretim programında yer alan en fazla üç dersten çekilebilir. Başvurular ekle-sil haftası bitimini takip eden bir hafta içinde yapılır.</p>

<p><strong>Notlarda maddi hata ve sınav notuna itiraz</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Lisansüstü programlarda sınav sonuçlarına itirazın öğrenci tarafından sonuç açıklama tarihinden itibaren beş gün içinde OBİS üzerinden yapılması gerekir. Başvurular, ilgili enstitü müdürlüğü tarafından ders sorumlusuna yazılı olarak iletilir. Ders sorumlusu en geç beş gün içinde başvuru sonucunu ilgili enstitü müdürlüğüne yazılı olarak bildirir. Sınav sonucuna ilişkin bir düzeltme varsa, not EYK kararı ile ders sorumlusu öğretim üyesi tarafından düzeltilir. Sonuç ilgiliye yazılı olarak bildirilir.</p>

<p><strong>Ağırlıklı not ortalaması</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Not ortalaması, AKTS kredisi ağırlıklı olarak hesaplanır. AKTS kredisi ağırlıklı not ortalaması, her yarıyılda öğrencinin aldığı her dersin AKTS kredisinin başarı notu ile çarpımları toplamının AKTS kredisi toplamına bölünmesi ile bulunur. GANO’nun hesaplanmasında tekrar edilen derslerden alınan en son not dikkate alınır.</p>

<p><strong>Ders eşdeğerliği ve intibakı</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Öğrencinin daha önce katılmış olduğu lisansüstü programlardan başarılı olduğu dersleri saydırma ve buna bağlı olarak süre eksiltme koşulları ile bu derslerin krediye sayılması ve hangi yarıyılda başlaması gerektiği ABD/ASD kurulunun teklifi ve EYK’nin kararı ile kesinleşir. Ancak, ikinci öğretim yüksek lisans programları için dersin kredisi başına düşen ikinci öğretim ücretinin ödenmesi durumunda ders saydırma işlemi yapılır.</p>

<p>(2) Herhangi bir yüksek lisans programı süresince alınarak bu program için geçerli sayılan dersler, doktora veya sanatta yeterlik programına sayılmaz.</p>

<p>(3) İkili anlaşmalar ve uluslararası ilişkiler kapsamındaki ilkeler çerçevesinde, belli bir süre için yurt dışındaki üniversitelere eğitime giden lisansüstü öğrencilerin, başarılı oldukları derslerden ve uygulamalardan aldıkları notların öğrencilerin öğrenim kredisinden sayılması, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında bu ülkeler ile yapılan anlaşmalar ve ilkeler kapsamında ABD/ASD kurulunun teklifi ve EYK kararları ile kesinleşir.</p>

<p>(4) Bunun dışında lisansüstü öğrencilerinin, her yarıyıl kayıt yenileme işlemleri, yurt dışında kaldıkları sürelerin öğrenim süresine sayılması, lisansüstü öğrenim harçları, derslere kayıt, öğrenci belgesi, not durum çizelgesi verilmesi, giden öğrencilerin sağlık sorunları ve benzeri konularda yine ikili anlaşma ve ilkeler kapsamındaki hükümler uygulanır.</p>

<p>(5) Yurt dışından ikili anlaşma veya uluslararası ilişkilerle Üniversiteye gelen öğrencilerin işlemleri de, anlaşma hükümleri ve uluslararası ilişkilerin gerektirdiği ilkelerle yürütülür.</p>

<p><strong>İlişik kesme ve kayıt silme</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Yerleştiği programın azami süresi içinde eğitimlerini tamamlayamayan veya bu Yönetmelikte belirtilen koşulları yerine getirmeyen öğrencilerin 20/4/2016 tarihli ve 29690 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği hükümlerine göre EYK kararı ile ilişikleri kesilir.</p>

<p>(2) Kendi isteği ile kaydını sildirmek isteyen öğrenci, OBİS üzerinden başvuruda bulunur. Tutuklu veya hükümlü olanların kayıt silme işlemi, yargı kararının ilgilisi tarafından bildirimi üzerine yapılır. İlişik kesmesinde herhangi bir engeli bulunmayan öğrencinin, EYK kararı ile ilişiği kesilir. Kaydı silinen öğrencinin ödemiş olduğu katkı payı ve kayıt giderleri iade edilmez. Kayıt sildiren öğrencinin durumu ilgili birim ve kurumlara bildirilir.</p>

<p><strong>Kayıt dondurma</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Kayıt dondurma başvuruları akademik takvimde belirtilen ders ekleme/silme tarihleri sonuna kadar OBİS üzerinden yapılır. Sağlık, askerlik, tutuklu veya hükümlü olma nedeniyle yapılan kayıt dondurma başvuruları bu sürenin dışındadır. Kayıt dondurma başvuruları yalnızca aktif eğitim yılı/yarıyılı için yapılır. Tutuklu veya hükümlü olanların kayıt dondurma işlemi, yargı kararının ilgilisi tarafından bildirimi üzerine yapılır. Akademik takvimde belirtilen kayıt yenileme tarihinden itibaren yapılacak kayıt dondurma başvurularında, kayıt yenileme işleminin gerçekleştirilmiş olması şarttır. Kayıt yenileme tarihinden itibaren yapılan kayıt dondurma başvurularında ödenmiş olan katkı payı ve öğrenim ücreti iade edilmez.</p>

<p>(2) Öğrencilere kayıt dondurma izni verilmesini gerektiren haklı ve geçerli nedenler şunlardır:</p>

<p>a) Öğrencinin, sağlık kuruluşlarından alacağı sağlık raporları ile belgelenmiş bulunan sağlıkla ilgili mazeretinin olması.</p>

<p>b) Öğrencinin tutukluluk hali.</p>

<p>c) Öğrencinin tecil hakkını kaybetmesi veya tecilin kaldırılması suretiyle askere alınması.</p>

<p>ç) Eğitimin aksaması sonucunu doğuracak olaylar dolayısıyla eğitime ara verilmesi.</p>

<p>d) Mahallin en büyük mülki amirince verilecek bir belge ile belgelenmiş olması koşuluyla, doğal afetler nedeniyle öğrencinin eğitimine ara vermek zorunda kalması.</p>

<p>e) Anne, baba, kardeş, eş veya çocuğunun ölümü ya da bunlardan birinin ağır hastalığı halinde bakacak başka bir kimsenin bulunmaması nedeniyle öğrencinin eğitimine ara vermek zorunda kaldığını belgelemesi.</p>

<p>f) Resmi kurumlardan alınan belge ile kanıtlanması koşuluyla, öğrencinin ekonomik nedenlerle eğitimine devam edememesi.</p>

<p>g) Genel hükümlere göre kesinleşmiş bir mahkûmiyet hali bulunması.</p>

<p>ğ) Bu fıkrada sayılan durumlar dışında, EYK’nin mazeret olarak kabul edeceği diğer hallerin ortaya çıkması.</p>

<p>(3) EYK; ikinci fıkrada belirtilen mazeretlere bağlı olarak, eğitimi aksayan ya da aksayacak olan bir öğrenciye, kayıt dondurma izni verebilir.</p>

<p>(4) Öğrenciye verilen toplam kayıt dondurma süresi ilgili programın asgari öğrenim süresinin yarısından fazla olamaz. Ancak belgelendirilmek kaydıyla sağlık nedenleri ile ilgili mevzuatta öngörülen diğer haklı ve belgeli mazeret hallerinde kayıt dondurma talebinde bulunan öğrencilere, asgari öğrenim süresinin yarısından fazla kayıt dondurma izni EYK kararı ile verilebilir.</p>

<p>(5) Doğum yapan lisansüstü kadın öğrencilere talepleri halinde doğum sonrası iki dönem ek süre verilebilir, verilen bu ek süreler azami süreden sayılmaz.</p>

<p>(6) Kayıt dondurma süresi başvuru yapılan eğitim-öğretim yılı akademik takvimi dışına çıkamaz.</p>

<p>(7) Kayıt dondurulan yarıyıl/yarıyıllar azami öğrenim süresinden sayılmaz. Öğrenci, kayıt dondurma süresi sonunda eğitimine kaldığı yerden devam eder.</p>

<p><strong>Ders tekrarı</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Öğrenci başarısız olduğu zorunlu dersi tekrarlamak zorundadır. Başarısız olunan seçmeli dersin yerine başka seçmeli ders alınabilir. Dersten başarısızlık durumu, devamsızlıktan kaynaklanmış ise tekrar edilen derse devam zorunludur. Dersten başarısızlık durumu, sınav başarı notundan kaynaklanmış ise tekrar edilen derse devam zorunlu olmayıp öğrenci derse kaydolmak şartıyla dersin sınavlarına girer. Tekrarlanmış olan dersin AKTS ve ulusal kredisi, ilgili yarıyılda alınması gereken derslerin toplam AKTS ve ulusal kredisi içinde değerlendirilmez.</p>

<p><strong>Yaz okulu açılması</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Güz ve bahar yarıyıllarına ek olarak Senato kararı ile yaz okulu açılabilir.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Yüksek Lisans Programı</p>

<p><strong>Yüksek lisans programlarının yürütülmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Yüksek lisans programları tezli ve tezsiz olmak üzere iki şekilde yürütülebilir. Tezli ve tezsiz yüksek lisans programı, ikinci öğretim lisansüstü programı olarak da açılabilir. Lisansüstü programlarda dersler; yüz yüze, uzaktan veya karma eğitim şeklinde yürütülebilir.</p>

<p>(2) Tezli ve tezsiz yüksek lisans programları arasında yatay geçişler, 6 ncı maddedeki şartları sağlamak kaydıyla öğrencinin başvurusu, ABD/ASD kurulu önerisi ve EYK kararı ile yapılır.</p>

<p><strong>Tezli yüksek lisans programının amacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programının amacı; öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmasını sağlamaktır.</p>

<p><strong>Ders ve kredi yükü</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programı, 21 ulusal krediden ve 120 AKTS kredisinden az olmamak koşuluyla en az yedi ders, bir seminer ile uzmanlık alan dersi ve tez çalışmasından oluşur. Programın 120 AKTS kredisinin en az 60 AKTS kredisi dersler ve seminerden, kalan AKTS kredisi ise tez çalışması ve uzmanlık alan derslerinden oluşur.</p>

<p>(2) Seminer, tez çalışması ve uzmanlık alan dersinin ulusal kredisi yoktur. Bu dersler, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak şubeleştirilir. Öğrenciler, kendi danışmanlarına tanımlanan şubelere kayıtlanırlar ve bu dersler dönem sonunda ilgili danışman tarafından başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir.</p>

<p>(3) Yüksek lisans programı öğrencileri, bilimsel hazırlık programı dışında lisans programından ders alamazlar.</p>

<p>(4) Bilimsel hazırlık ve/veya yabancı dil hazırlık programına tabi öğrenciler hariç olmak üzere, öğrenci kesin kaydını yaptırdıktan sonra ilk yarıyıldan mezuniyetine kadar, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığınca tanımlanarak danışmanına atanan uzmanlık alan derslerine kayıtlanır. Uzmanlık alan dersleri, tez önerisinin EYK tarafından kabulüne kadar sadece güz ve bahar yarıyıllarında devam eder. Tez önerisinin EYK tarafından kabulünü takip eden dönemden itibaren ise uzmanlık alan ve tez çalışması dersleri yaz dönemi ve yarıyıl tatilleri de dahil olmak üzere kesintisiz devam eder.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programının süresi bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olup program en çok altı yarıyılda tamamlanır. Kayıt dondurma dışında, öğrencinin kayıt yenilemediği tüm yarıyıllar azami sürenin içindedir.</p>

<p>(2) Dört yarıyıl sonunda öğretim programında yer alan kredili derslerini ve seminer dersini başarıyla tamamlayamayan veya bu süre içinde Üniversitenin öngördüğü başarı koşullarını/ölçütlerini yerine getiremeyen, azami süreler içinde ise tez çalışmasında başarısız olan veya tez savunmasına girmeyen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Danışman atanması ve ders dağılımı</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Öğrencinin alacağı derslerin belirlenmesi, yürüteceği tez çalışması ve buna yönelik uzmanlık alan dersi, seminer dersi ve kayıt işlemleri, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile atanan danışman tarafından yürütülür.</p>

<p>(2) ABD/ASD kurulu; öğretim üyelerine ders dağılımının yapılmasında, öğrencilere danışman atanmasında veya bunların geri alınmasında, danışman değişikliği yapılmasında EYK’ye öneride bulunur. EYK, usulde herhangi bir aykırılık olmadığı takdirde bu teklifleri onaylar. Ancak;</p>

<p>a) Hukuki uzlaşmazlık durumlarında,</p>

<p>b) ABD/ASD öğretim üyeleri/öğrencilerden gelen itirazlar üzerine,</p>

<p>c) Mücbir sebep durumlarında,</p>

<p>EYK resen takdir hakkını kullanabilir.</p>

<p>(3) Danışman, Üniversite kadrosundaki öğretim üyeleri arasından öğrencinin ve öğrenci tarafından talep edilen öğretim üyelerinin görüşleri dikkate alınarak ilgili ABD/ASD kurulunun teklifi, EYK’nin kararı ile öğrencinin kayıt tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde atanır. Danışman atanıncaya kadar bu görevi ABD/ASD başkanı yürütür. Danışman, ABD/ASD kurulunun gerekçeli önerisi ve EYK kararı ile Üniversitenin ilgili diğer birimlerindeki öğretim üyeleri arasından da atanabilir. 2547 sayılı Kanunun ek 46 ncı maddesi kapsamında kısmi zamanlı olarak görevlendirilen en az doktora derecesine sahip araştırmacılar da tez danışmanı olarak seçilebilir. Ancak bu kişilerin danışman olarak görevlendirilebilmesi için öğrencinin talebi, ilgili araştırmacının görüşü, ABD/ASD kurulu ve EYK kararı şarttır. Üniversitede belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması halinde Senatonun belirlediği ilkeler çerçevesinde EYK tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan öğretim üyesi danışman olarak seçilebilir.</p>

<p>(4) Tez çalışması niteliğinin birden fazla danışmanı gerektirdiği durumlarda, ikinci danışman atanabilir. İkinci danışman, en az doktora derecesine sahip olmak koşuluyla Üniversite kadrosu dışındaki kişiler arasından da atanabilir. İkinci danışman; danışmanın gerekçeli talebi, ikinci danışman adayının yazılı beyanı, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararına göre atanır.</p>

<p>(5) Öğrencinin öğrenimi süresince alacağı dersleri öğrenci ile birlikte belirlemek, kayıt yenileme oluru vererek öğrenim durumunu izlemek, tez çalışmasını yönetmek, gerektiğinde ABD ve enstitü ile ilişkilerinde yönlendirme yapmak ve diğer akademik süreçleri ile ilgilenmek danışmanın yükümlülüğündedir. Danışman değişikliği, istifa, kamu görevi/öğretim üyeliğinden ihraç, emeklilik, ölüm gibi zorunlu haller dışında, öğrencinin danışman değişikliği istemi veya danışmanın bir öğrencinin danışmanlığından çekilme istemi üzerine, gerekçesi ile birlikte ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile yapılabilir. Kurum değiştiren veya emekliye ayrılan öğretim üyelerinin başlamış olan danışmanlıkları istemeleri halinde, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla süreç tamamlanıncaya kadar ücret almadan devam eder.</p>

<p>(6) Danışman, EYK tarafından atandığı tarihten itibaren danışmanı olduğu öğrenciler için diğer akademik ve idari görevlerine ek olarak uzmanlık alan dersini açar. Tez çalışması dersi ise tez önerisinin EYK tarafından kabul edildiği tarihi takip eden ilk yarıyıldan itibaren açılır. Danışman, kadrosunun bulunduğu ABD/ASD’den farklı bir programda kayıtlı öğrencinin danışmanlığını yapıyor ise öğrencinin bulunduğu ABD/ASD’de uzmanlık alan dersini açar.</p>

<p>(7) Tezli yüksek lisans programında öğrenci, en az yedi ders, 21 ulusal kredi, 60 AKTS ve seminer dersini azami dört yarıyılda başarmak zorundadır. Danışman, öğrencisinin derslerini ve seminer dersini başarıyla tamamladığı yarıyılın sonunda en geç akademik takvimde belirtilen tarihe kadar öğrencisi ile beraber tez konusunu belirler. Tez konusu ABD kurul kararı ile enstitüye gönderilir. Tez konusu EYK onayı ile kesinleşir. Tez konusu, etik kurul onayı gerektiriyorsa ilgili etik kurul onayı alındıktan sonra EYK’ye sunulur.</p>

<p>(8) Danışmanlıkla ilgili diğer hususlar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Yüksek lisans tezinin sonuçlanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programında eğitim alan bir öğrenci, elde ettiği sonuçları Senato tarafından belirlenen yazım kurallarına uygun biçimde yazar ve tezini tez savunma jürisi önünde sözlü olarak savunur. Tez savunması azami süre sonuna kadar lisansüstü akademik takvimde belirtilen tarih aralıklarında yapılır.</p>

<p>(2) Yüksek lisans tez savunmasından önce veya düzeltme verilen tez düzeltme savunmasından önce öğrenci, tezini tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman, tezin yazım kurallarına uygun olduğunu belirten tez kontrol beyan listesini, tez savunma jüri öneri formunu ABD/ASD kurul kararı ile birlikte enstitüye gönderir. Öğrenci, intihal programından alınan tez orijinallik raporunun enstitü tarafından alınabilmesi için ilgili tezi elektronik ortamda enstitüye gönderir. Öğrencinin tez savunmasına girebilmesi için intihal yazılım programı raporunda belirlenen oranının Senato tarafından belirlenen üst oranın altında olması esastır. Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti halinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez EYK’ye gönderilir.</p>

<p>(3) Yüksek lisans tez savunma jürisi, enstitü ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile kesinleşir. Jüri üyelerinden biri öğrencinin danışmanı, en az biri başka bir yükseköğretim kurumundaki ilgili ABD/ASD’den olmak üzere üç ya da beş asıl öğretim üyesinden ve biri başka bir yükseköğretim kurumundaki ilgili ABD/ASD’den olmak üzere iki yedek öğretim üyesinden oluşur. İkinci danışman oy hakkı olmaksızın tez savunma sınavına katılabilir.</p>

<p>(4) Öğrenci, tez savunma ya da tez düzeltme savunmasının tarihinden bir ay önce tamamladığı tezini danışmanına ve tez savunma jüri üyelerine gönderir. Jüri üyesi tezin kendisine teslim edilmesinden sonra tez değerlendirme raporunu hazırlar. Tez jürisi, ABD kurulunun önerdiği ve EYK’nin onayladığı tarihte öğrenciyi sözlü tez savunmasına alır.</p>

<p>(5) Tez savunmasının yeri ve tarihi, ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK kararı ile kesinleşir. Tez savunmasında jüri bir başkan seçer. Tez savunması, öğrencinin tez çalışmasını sunması ile bunu izleyen soru-cevap bölümlerinden oluşur. Tezin savunma süresi en az 45 dakika, en fazla 90 dakikadır. Tez savunması, öğrencinin danışmanı ve ilgili ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK kararı ile kayıt altına alınmak şartı ile çevrimiçi olarak uzaktan da yapılabilir. Tez savunma kaydı sınav tarihini izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye CD veya taşınabilir bellek ile iletilir.</p>

<p>(6) Tez savunması; öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açıktır.</p>

<p>(7) Tez savunmasının tamamlanmasından sonra jüri tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Bu karar ABD/ASD başkanlığınca tez savunmasını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(8) Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç üç ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tezini danışmanına ve jüri üyelerine gönderir. Danışman, üst yazı ile tez düzeltme savunma jüri öneri formunu ve orijinallik raporu alınabilmesi için düzeltme yapılan tezi, elektronik ortamda sınav tarihinden bir ay önce enstitüye iletir. Öğrencinin tez düzeltme savunmasına girebilmesi için tez çalışmasında gerçek bir intihalin tespit edilmemiş olması gerekir. Bu şartları sağlayan öğrenci tez savunma sınavında görevlendirilen aynı jüri önünde tezini yeniden savunur. Bu savunma sonunda da başarısız bulunarak tezi kabul edilmeyen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(9) Tezi reddedilen veya tez düzeltme savunmasında başarısız olan öğrencinin talepte bulunması halinde, ABD/ASD’de ilgili bir tezsiz yüksek lisans programı var ise tezsiz yüksek lisans programının ders kredi yükü, proje yazımı ve benzeri gereklerini yerine getirmiş olmak kaydıyla ilgili ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla kendisine tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Tezli yüksek lisans diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Tez savunmasında başarılı olan ve mezuniyeti için gereken koşulları sağlayan öğrenci, yüksek lisans tezinin orijinal, ciltlenmiş bir adet kopyasını ve tezin PDF formatında kaydedilmiş halini bir adet CD veya taşınabilir bellek ortamında tez savunmasına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili enstitüye teslim eder. Tezi şekil yönünden uygun bulunan yüksek lisans öğrencisinin mezuniyetine EYK tarafından karar verilir. EYK, gerekçesi ile talep edilmesi halinde teslim süresini en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu koşulları yerine getirmeyen öğrenci; koşulları yerine getirinceye kadar diplomasını alamaz, öğrencilik haklarından yararlanamaz ve azami süresinin dolması halinde EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(2) Yüksek lisans programını tamamlayan öğrenciye; YÖK tarafından onaylanan ABD/ASD’deki programın adının, Rektör ve müdürün imzasının yer aldığı tezli yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(3) Tezin tesliminden itibaren üç ay içinde yüksek lisans tezinin bir kopyası elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere enstitü tarafından YÖK’e gönderilir.</p>

<p><strong>Tezsiz yüksek lisans programının amacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programının amacı; öğrenciye mesleki konuda bilgi kazandırmak ve mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını göstermektir.</p>

<p><strong>Ders ve kredi yükü</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programı en az on ders, 30 ulusal kredi, 60 AKTS ve dönem projesi dersinden oluşur. Dönem projesi dersinin ulusal kredisi yoktur. Bu ders, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak danışmanına atanan şubeler üzerinden yürütülür ve dönem sonunda ilgili danışman tarafından başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir.</p>

<p>(2) Tezsiz yüksek lisans programı öğrencileri, bilimsel hazırlık programı dışında lisans programından ders alamazlar.</p>

<p>(3) Senato tarafından belirlenen esaslara göre tezsiz yüksek lisans programının sonunda yeterlik sınavı uygulanabilir.</p>

<p>(4) Tezsiz yüksek lisans programı ikinci öğretim lisansüstü programı olarak yürütülebilir.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 29-</strong> (1) Tezsiz yüksek lisans programını tamamlama süresi, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın en az iki yarıyıl, en çok üç yarıyıldır. Bu sürenin sonunda başarısız olan veya programı tamamlayamayan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Danışman atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programında her öğrenci için ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile ders seçiminde ve dönem projesinin yürütülebilmesinde danışmanlık yapacak bir öğretim üyesi veya Senato tarafından belirlenen niteliklere sahip doktoralı bir öğretim görevlisi birinci yarıyılın başında belirlenir.</p>

<p>(2) Danışmanlıkla ilgili yönetmelikte bulunmayan hususlarda Senato tarafından belirlenen hükümler uygulanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Tezsiz yüksek lisans diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) Kredili derslerini ve dönem projesini başarıyla tamamlayan öğrenciye YÖK tarafından onaylanan ABD/ASD’deki programın adının yer alacağı, Rektör ve enstitü müdürünün imzasının yer aldığı tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(2) Tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrenciler, belirlenmiş olan asgari koşulları yerine getirmek kaydıyla tezli yüksek lisans programına geçiş yapabilir. Bu durumda tezsiz yüksek lisans programında alınan dersler, ilgili ABD/ASD kurulunun görüşü ve EYK kararı ile tezli yüksek lisans programındaki derslerin yerine sayılabilir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Doktora Programı</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Doktora programının amacı; öğrenciye bağımsız araştırma yapma, bilimsel olayları geniş ve derin bir bakış açısıyla irdeleyerek yorum yapma ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli adımları belirleme yeteneği kazandırmaktır.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Doktora çalışması sonunda hazırlanacak tezin; bilime yenilik getirme, yeni bir bilimsel yöntem geliştirme, bilinen bir yöntemi yeni bir alana uygulama niteliklerinden en az birini yerine getirmesi gerekir.</p>

<p><strong>Ders ve kredi yükü</strong></p>

<p><strong>MADDE 34- </strong>(1) Doktora programı, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için ABD’nin doktora öğretim programında yer alan en az yedi ders, 21 ulusal kredi, seminer, yeterlik sınavı, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere 240 AKTS kredisinden oluşur. Lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için de en az 42 ulusal kredilik on dört ders, seminer, yeterlik sınavı, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere toplam en az 300 AKTS kredisinden oluşur. Seminer, uzmanlık alan dersi ve tez çalışmasının ulusal kredisi yoktur. Bu dersler, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak danışmanına atanan şubeler üzerinden yürütülür ve dönem sonunda ilgili danışman tarafından başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir.</p>

<p>(2) Doktora programlarına yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile diğer yükseköğretim kurumlarında verilen doktora derslerinden en fazla iki; doktora programlarına lisans derecesiyle kabul edilmiş öğrenciler ise en fazla dört ders seçebilirler.</p>

<p>(3) Doktora programı öğrencileri, bilimsel hazırlık programı dışında yüksek lisans programından ders alamazlar.</p>

<p>(4) Doktora programları ikinci öğretim olarak açılamaz.</p>

<p>(5) Bilimsel hazırlık ve/veya yabancı dil hazırlık programına tabi öğrenciler hariç olmak üzere; öğrenci kesin kaydını yaptırdıktan sonra ilk yarıyıldan mezuniyetine kadar, ilgili anabilim dalı başkanlığınca tanımlanarak danışmanına atanan uzmanlık alan derslerine kayıtlanır. Uzmanlık alan dersleri, tez önerisinin EYK tarafından kabulüne kadar sadece güz ve bahar yarıyılının sonuna kadar devam eder. Tez önerisinin EYK tarafından kabulünü takip eden dönemde açılan uzmanlık alan ve tez çalışması dersleri yaz ve yarıyıl tatillerinde de devam eder.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 35- </strong>(1) Doktora programı, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır.</p>

<p>(2) Doktora programı için gerekli kredili dersleri ve seminer derslerini başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini ve seminer derslerini başarıyla tamamlayamayan veya Üniversitenin öngördüğü asgari GANO’yu sağlayamayan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kredili derslerini ve seminer derslerini başarıyla bitiren, yeterlik sınavında başarılı bulunan ve tez önerisi kabul edilen ancak tez çalışmasını birinci fıkrada belirtilen on iki veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Lisans derecesi ile doktora programına başvurmuş öğrencilerden, kredili derslerini ve seminer derslerini ve/veya azami süresi içinde tez çalışmasını tamamlayamayanlara, doktora tezinde başarılı olamayanlara, talepte bulunmaları halinde ABD/ASD’nin ilgili bir tezsiz yüksek lisans programı varsa, tezsiz yüksek lisans için gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla ilgili ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Danışman atanması ve ders dağılımı</strong></p>

<p><strong>MADDE 36- </strong>(1) Öğrencinin alacağı derslerin belirlenmesi, yürüteceği tez çalışması ve buna yönelik seminer dersi ile uzmanlık alan derslerine kayıt işlemleri, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığınca tanımlanarak atanan danışman tarafından koordine edilir ve yürütülür.</p>

<p>(2) Danışman, Üniversite kadrosundaki öğretim üyeleri arasından öğrencinin ve öğrenci tarafından talep edilen öğretim üyelerinin görüşleri dikkate alınarak ilgili ABD/ASD kurulunun teklifi, EYK’nin kararı ile öğrencinin kayıt tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde atanır. 2547 sayılı Kanunun ek 46 ncı maddesi kapsamında kısmi zamanlı olarak görevlendirilen en az doktora derecesine sahip araştırmacılar da tez danışmanı olarak seçilebilir. Ancak bu kişilerin tez danışmanı olarak görevlendirilebilmesi için öğrencinin talebi, ilgili araştırmacının yazılı görüşü, ABD/ASD kurulu ve EYK kararı şarttır. Üniversitede belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması halinde Senatonun belirlediği ilkeler çerçevesinde EYK tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan bir öğretim üyesi danışman olarak seçilebilir. Danışman atanıncaya kadar bu görevi ABD/ASD başkanı yürütür. ABD/ASD danışman görevlendirilmesinde, danışman değişikliği yapılmasında EYK’ye öneride bulunur. EYK, usulde herhangi bir aykırılık olmadığı takdirde bu teklifleri onaylar. Ancak;</p>

<p>a) Hukuki uzlaşmazlık durumlarında,</p>

<p>b) ABD/ASD öğretim üyeleri/öğrencilerden gelen itirazlar üzerine,</p>

<p>c) Mücbir sebep durumlarında,</p>

<p>EYK resen takdir hakkını kullanabilir.</p>

<p>(3) Doktora programında belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması halinde EYK tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan öğretim üyesi, danışman olarak seçilebilir. Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Tıp Fakültesi ve Veteriner Fakültesi anabilim dalları hariç doktora programlarında öğretim üyelerinin tez yönetebilmesi için başarıyla tamamlanmış en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olması gerekir. Tez çalışmasının niteliğinin birden fazla danışmanı gerektirdiği durumlarda atanacak ikinci danışman, Üniversite kadrosu dışından da en az doktora derecesine sahip kişilerden olabilir. İkinci danışman; danışmanın gerekçeli talebi, ikinci danışman adayının yazılı beyanı, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla atanır. Kurum değiştiren veya emekliye ayrılan öğretim üyelerinin başlamış olan danışmanlıkları, istemeleri halinde ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla süreç tamamlanıncaya kadar ücret almadan devam eder.</p>

<p>(4) Öğrencinin öğrenimi süresince alacağı dersleri belirlemek, kayıt yenileme onayı vererek bu derslere devamını ve öğrenim durumunu izlemek, tez çalışmasını yönetmek, gerektiğinde ABD ve enstitü ile ilişkilerinde yönlendirme yapmak ve diğer akademik problemleriyle ilgilenmek danışmanın yükümlülüğündedir. Danışman değişikliği; istifa, kamu görevi/öğretim üyeliğinden ihraç, emeklilik, ölüm gibi zorunlu haller dışında, öğrencinin danışman değişikliği istemi veya danışmanın bir öğrencinin danışmanlığından çekilme istemi üzerine, gerekçesi ile birlikte ABD/ASD kurulunun gerekçeli önerisi ve EYK kararı ile yapılabilir.</p>

<p>(5) Danışman, EYK tarafından atandığı tarihten itibaren danışmanı olduğu öğrenciler için ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak şubeleştirilen uzmanlık alan derslerinin yürütülmesini sağlar. Tez çalışması dersi ise tez önerisinin EYK tarafından kabul edildiği tarihi takip eden ilk yarıyıldan itibaren açılır. Danışman, kadrosunun bulunduğu ABD/ASD’den farklı bir programda kayıtlı öğrencinin danışmanlığını yapıyor ise öğrencinin bulunduğu ABD/ASD’de uzmanlık alan dersini açar. Her öğrenci, açılan uzmanlık alan dersini almakla yükümlüdür. Uzmanlık alan dersine ilişkin ilkeler, EK tarafından kararlaştırılır ve EYK tarafından uygulanır.</p>

<p>(6) Doktora programı için gerekli kredili dersleri, yeterlik sınavını, en az 120 AKTS ve seminer dersini tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için azami dört yarıyılda, lisans derecesi ile kabul edilenler için ise azami altı yarıyılda başarmak zorundadır.</p>

<p>(7) Danışmanlıkla ilgili bu Yönetmelikte bulunmayan hususlarda Senato tarafından belirlenen hükümler uygulanır.</p>

<p><strong>Doktora yeterlik sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Yeterlik sınavı; derslerini ve seminerini tamamlayan öğrencinin, alanındaki temel konular ve kavramlar ile doktora çalışmasıyla ilgili bilimsel araştırma derinliğine sahip olup olmadığının ölçülmesidir. Bir öğrenci bir yılda en fazla iki kez yeterlik sınavına girer. 34 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen koşulları sağlayan öğrenci altı ay içinde yeterlik sınavına girmek zorundadır. Ancak yüksek lisans derecesi ile kabul edilen öğrenci en geç beşinci yarıyılın, lisans derecesi ile kabul edilmiş olan öğrenci en geç yedinci yarıyılın sonuna kadar yeterlik sınavına girmek zorundadır. Yeterlik sınavına bu süreler içinde girmeyen öğrenci başarısız olarak kabul edilir. Yeterlik sınav jürisi, DYK’nin önerisi ve EYK’nin onayı ile oluşturulur.</p>

<p>(2) Yeterlik sınavları ABD/ASD kurulunca önerilen ve EYK tarafından görevlendirilen beş kişilik DYK tarafından düzenlenir ve yürütülür. Bir öğretim üyesi birden fazla DYK’de yer alabilir. DYK, farklı alanlardaki sınavları hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek amacıyla sınav jürileri kurar. Doktora yeterlik sınavı jürisi; biri öğrencinin danışmanı, en az ikisi başka bir yükseköğretim kurumundan olmak üzere beş asıl öğretim üyesinden ve biri başka bir yükseköğretim kurumundan olmak üzere iki yedek öğretim üyesinden oluşur. Yeterlik sınavı toplantıları; öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.</p>

<p>(3) Yeterlik sınavı; yazılı ve sözlü olarak iki bölüm halinde yapılır. Yazılı sınavda başarılı olan öğrenci sözlü sınava alınır. Sınavlardan başarılı sayılmak için her iki sınavdan da 100 tam puan üzerinden en az 75 puan almış olmak gerekir. Doktora yeterlik sınav jürisi, öğrencinin yazılı ve sözlü sınavlardaki başarı durumunu değerlendirerek öğrencinin başarılı veya başarısız olduğuna salt çoğunlukla karar verir. Bu karar, ABD/ASD başkanlığınca yeterlik sınavını izleyen üç gün içinde enstitüye tutanakla bildirilir. Yeterlik sınavı, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile kayıt altına alınmak şartı ile çevrimiçi olarak yapılabilir. Sınav kaydı sınav tarihini izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye CD veya taşınabilir bellek ile iletilir.</p>

<p>(4) Yeterlik sınavında başarısız olan öğrenci bir sonraki yarıyılda tekrar sınava alınır. Bu sınavda da başarısız olan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda doktora programı ve Üniversite ile ilişiği kesilir. Öğrencinin talebi halinde lisans derecesi ile doktora programına kabul edilmiş ve en az yedi dersini başarı ile tamamlamış bir öğrenci yüksek lisans programına geçebilir.</p>

<p>(5) Doktora yeterlik sınav jürisi; yeterlik sınavını başaran bir öğrencinin, ders yükünü tamamlamış olsa bile toplam ulusal kredi miktarının üçte birini geçmemek şartıyla fazladan ders/dersler almasını isteyebilir. Doktora yeterlik sınav jürisinin öğrenciye ders alma önerisi yaptığı durumda, öğrenci önerilen dersleri alıp başarılı olduktan sonra en geç bir ay içinde tez önerisi savunmasına girmek zorundadır.</p>

<p><strong>Tez izleme komitesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Yeterlik sınavında başarılı olan öğrenci için bir ay içinde ilgili ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK’nin kararı ile TİK oluşturulur.</p>

<p>(2) TİK, üç öğretim üyesinden oluşur. TİK’te danışmandan başka ABD/ASD içinden ve dışından birer üye yer alır. İkinci tez danışmanının atanması durumunda ikinci tez danışmanı isterse TİK toplantılarına katılabilir.</p>

<p>(3) TİK kurulmasından sonraki dönemlerde ilgili ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla üyelerde değişiklikler yapılabilir.</p>

<p><strong>Tez önerisi savunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Doktora yeterlik sınavını başarı ile tamamlayan öğrenci en geç altı ay içinde yapacağı tez çalışmasının amacını, yöntemini ve çalışma planını kapsayan tez önerisini TİK önünde dinleyicilere açık şekilde sözlü olarak savunur. Öğrenci, tez önerisi ile ilgili yazılı bir raporu sözlü savunmadan en az on beş gün önce TİK üyelerine dağıtır. Sözlü savunmanın tarihi, yeri, saati ve yapılma şekli TİK tarafından belirlenir. TİK tarafından kabul edilen tez önerisi, ABD tarafından en geç lisansüstü akademik takvimde belirtilen tarihe kadar enstitüye iletilir. Tez konusu EYK onayı ile kesinleşir. Tez konusu, etik kurul onayı gerektiriyorsa ilgili etik kurul onayı alındıktan sonra EYK’ye sunulur.</p>

<p>(2) TİK; öğrencinin sunduğu tez önerisinin kabul, düzeltme veya reddine salt çoğunlukla karar verir. Düzeltme için bir ay süre verilir. Bu süre sonunda kabul veya ret yönünde salt çoğunlukla verilen karar, ilgili ABD/ASD başkanlığınca işlemin bitişini izleyen üç gün içinde enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(3) Tez önerisi reddedilen öğrenci, yeni bir danışman ve tez konusu seçme hakkına sahiptir. Bu durumda yeni bir TİK atanabilir. Programa aynı danışmanla devam etmek isteyen bir öğrenci üç ay içinde, danışman ve tez konusunu değiştiren bir öğrenci ise altı ay içinde tekrar tez önerisi savunmasına alınır. Tez önerisi bu savunmada da reddedilen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Tez önerisi kabul edilen öğrenci için TİK, tezin materyal, yöntem veya adında önemli bir değişiklik olmadıkça altı aylık aralıklarla yılda iki kez toplanır. TİK toplantısı tarihi, saati ve yapılma şekli TİK tarafından belirlenir ve ABD başkanlığı tarafından enstitüye bildirilir. Öğrenci, toplantı tarihinden en az bir ay önce TİK üyelerine yazılı bir rapor sunar. Bu raporda o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki altı aylık dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışması, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak salt çoğunlukla belirlenir. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(5) Tez önerisi savunmasına geçerli bir mazereti olmaksızın birinci fıkrada belirtilen sürede girmeyen öğrenci başarısız sayılarak tez önerisi reddedilir.</p>

<p><strong>Doktora tezinin sonuçlandırılması</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Doktora programındaki bir öğrenci, elde ettiği sonuçları Senato tarafından kabul edilen yazım kurallarına uygun biçimde yazar ve tezini jüri önünde sözlü olarak savunur. Tez savunması, azami süre sonuna kadar lisansüstü akademik takvimde belirtilen tarih aralıklarında yapılmalıdır.</p>

<p>(2) Doktora tezinin savunmasından önce ve düzeltme verilen tezlerde ise düzeltme ile birlikte öğrenci, tezini tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman, tezin yazım kurallarına uygun olduğunu belirten tez kontrol beyan listesini, tez savunma jüri önerisini ABD/ASD kurul kararı ile birlikte enstitüye gönderir. Öğrenci, intihal programından alınan tez orijinallik raporunun enstitü tarafından alınabilmesi için ilgili tezi elektronik ortamda enstitüye gönderir. Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Öğrencinin tez savunmasına girebilmesi için intihal yazılım programı raporunda belirlenen oranının Senato tarafından belirlenen üst oranın altında olması esastır. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti halinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez EYK’ye gönderilir.</p>

<p>(3) Öğrencinin tezinin sonuçlanabilmesi için en az üç TİK raporu sunulması gerekir.</p>

<p>(4) Doktora tez jürisi, danışman ve ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK onayı ile görevlendirilir. Jüri üyelerinden üçü, öğrencinin tez izleme komitesinde yer alan öğretim üyesi ve en az iki öğretim üyesi kendi yükseköğretim kurumu dışından olmak üzere danışman dâhil beş asıl öğretim üyesinden ve biri başka bir yükseköğretim kurumundan olmak üzere iki yedek öğretim üyesinden oluşur. Ayrıca ikinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın tez savunma sınavına katılabilir.</p>

<p>(5) Jüri üyeleri, ABD kurulunun önerdiği ve EYK’nin onayladığı tarihte öğrenciyi sözlü tez savunmasına alır. Tez savunmasında jüri bir başkan seçer. Tez savunma sınavı, tez çalışmasının sunumu ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Tez savunma toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır. Tez savunmasının yeri ve tarihi ABD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile kesinleşir. Jüri, içinden seçtiği bir başkanın yönetiminde savunmayı yürütür. Tezin savunma süresi en az 45 dakika, en fazla 120 dakikadır. Tez savunması, ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile kayıt altına alınmak şartı ile çevrimiçi olarak yapılabilir. Tez savunma kaydı sınav tarihini izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye CD veya taşınabilir bellek ile iletilir.</p>

<p>(6) Tez sınavının tamamlanmasından sonra jüri; dinleyicilere kapalı olarak, tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Jüri tarafından tezi kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirilir. Bu karar, ABD/ASD başkanlığınca tez sınavını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir. Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir. Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci, en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tezini aynı jüri önünde yeniden savunur. Bu savunmada da başarısız bulunan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir. Tezde başarılı olamayan öğrencilere, ABD/ASD’de ilgili bir tezsiz yüksek lisans programı var ise talepleri halinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Doktora diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) Doktora programında tez savunmasında başarılı olan, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilen öğrenciler için en az 240 AKTS; lisans derecesi ile kabul edilen öğrenciler için en az 300 AKTS kredisini ve mezuniyet için gerekli diğer koşulları sağlayan öğrenciler, doktora tezinin ciltlenmiş bir kopyasını ve tezin PDF formatında kaydedilmiş halini bir adet CD veya taşınabilir bellek ortamında tez savunması giriş tarihinden itibaren bir ay içinde danışmanına teslim eder. Danışman, tezin yazım kurallarına uygunluğu yönünden yazılı olarak belirttiği görüşü ile tezin nüshalarını ABD/ASD başkanlığı aracılığıyla ilgili enstitüye gönderir.</p>

<p>(2) Tezi EYK tarafından şekil yönünden uygun bulunan öğrenci, doktora diploması almaya hak kazanır. EYK, başvuru üzerine teslim süresini en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu koşulları yerine getirmeyen öğrenci; koşulları yerine getirinceye kadar diplomasını alamaz, öğrencilik haklarından yararlanamaz ve azami süresinin dolması halinde EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Doktora programını tamamlayan öğrenciye; YÖK tarafından onaylanan ABD/ASD’deki programın adının, Rektör ve müdürün imzasının yer aldığı doktora diploması verilir.</p>

<p>(4) İlgili enstitü tarafından tezin tesliminden itibaren üç ay içinde doktora tezinin bir kopyası, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere YÖK Başkanlığına gönderilir.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Sanatta Yeterlik Çalışması</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Sanatta yeterlik çalışmasının amacı; özgün ve nitelikli bir sanat eserinin ortaya konulmasını, müzik ve sahne sanatlarında ise üstün bir üretkenlik ve uygulama sergilemeye yönelik doktora eşdeğeri bir yükseköğretim programıdır.</p>

<p>(2) YÖK tarafından açılması uygun bulunan sanatta yeterlik programlarına başvuru kabul edilir.</p>

<p><strong>Ders ve kredi yükü</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Sanatta yeterlik programı, tezli yüksek lisans derecesi olan öğrenciler için 60 AKTS kredisinden az olmamak koşulu ile en az 21 ulusal kredilik en az yedi ders ve uygulamaları, seminer, yeterlik sınavı, tez önerisi, uzmanlık alan dersi ile tez veya sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmaları kapsayan toplam 240 AKTS kredisinden; lisans derecesiyle kabul edilen öğrenciler için de 42 ulusal kredilik on dört dersten az olmamak koşulu ile yeterlik sınavı, tez önerisi ile uzmanlık alan dersi ile tez veya sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmaları kapsayan toplam en az 300 AKTS kredisinden oluşur.</p>

<p>(2) Seminer, uzmanlık alan dersi ve tez çalışmasının ulusal kredisi yoktur. Bu dersler, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak danışmanına atanan şubeler üzerinden yürütülür ve dönem sonunda ilgili danışman tarafından başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir. Sanatta yeterlik öğrencilerinin aldıkları enstitü ortak seçmeli derslerinin kredileri, sanatta yeterlik kredisine ve not ortalamasına dâhil edilmez. Dönem projesi veya ilgili proje dersleri de yine ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından sisteme tanımlanarak şubeleştirilir ve dönem sonunda ilgili danışman tarafından başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir.</p>

<p>(3) Yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler en fazla iki, lisans derecesiyle kabul edilmiş öğrenciler ise en fazla dört lisansüstü dersini ilgili ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK’nin onayı ile diğer yükseköğretim kurumlarında verilen derslerden seçebilir.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Sanatta yeterlik programını tamamlama süresi, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan veya YÖK’ün öngördüğü en az genel not ortalamasını sağlayamayan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kredili derslerini ve uygulamalarını başarı ile bitiren ancak tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalarını birinci fıkrada belirtilen; azami on iki yarıyıl veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Lisans derecesi ile sanatta yeterlik programına başvurmuş öğrencilerden gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla sanatta yeterlik tezinde başarılı olamayanlara, ABD/ASD’de ilgili bir tezsiz yüksek lisans programı var ise talep edilmesi halinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Danışman atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 45- </strong>(1) ASD başkanlığı; her öğrenci için ders ve uygulama seçimi ile tez, sergi veya proje yürütülmesinde danışmanlık yapacak bir öğretim üyesini Üniversite kadrosundaki öğretim üyeleri arasından atar veya nitelikleri Senato tarafından belirlenen bir öğretim görevlisini, öğrencinin görüşünü de alarak kayıt tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde ilgili enstitüye önerir. Danışmanın sanatta yeterlik programlarında tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalar yönetebilmesi için başarıyla tamamlanmış en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olması gerekir. Danışman önerisi EYK kararı ile kesinleşir. Sanatta yeterlik çalışmasının niteliğinden dolayı gerekli hallerde ikinci danışman da atanabilir. İkinci tez danışmanı, Üniversite kadrosu dışından doktora/sanatta yeterlik derecesine sahip kişilerden de olabilir. Yer değiştiren ve emekliye ayrılan öğretim üyelerinin başlamış olan danışmanlıkları isterlerse süreç tamamlanıncaya kadar ücret almadan devam eder.</p>

<p>(2) Danışman tez önerisinin EYK tarafından kabulünden itibaren danışmanı olduğu öğrenciler için tüm diğer akademik ve idari görevlerine ek olarak uzmanlık alan dersi adlı bir ders açar. Öğrenci, açılan uzmanlık alan dersini almakla yükümlüdür. Tez savunmasında başarılı bulunan öğrencinin uzmanlık alan dersi de sona erer.</p>

<p>(3) Danışmanlıkla ilgili bu Yönetmelikte bulunmayan hususlarda Senato tarafından belirlenen hükümler uygulanır.</p>

<p><strong>Sanatta yeterlik çalışmasının sonuçlanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 46- </strong>(1) Tez hazırlayan bir öğrenci elde ettiği sonuçları, sergi veya proje hazırlayan bir öğrenci ise çalışmasını açıklayan ve belgeleyen bir metni, Senato tarafından belirlenen esaslara uygun olarak yazmak ve ayrıca tezini, sergisini veya projesini azami sürenin sonuna kadar jüri önünde sözlü olarak savunmak zorundadır.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik çalışmasının savunmasından önce ve düzeltme verilen tez ve çalışmalarda ise düzeltme ile birlikte öğrenci tezini/çalışmasını tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman, tezin yazım kurallarına uygunluğu yönünden yazılı olarak belirttiği görüşü ve tez orijinallik raporu ile tezi ASD başkanlığı aracılığıyla ilgili enstitüye gönderir.</p>

<p>(3) Sanatta yeterlik jürisi, danışman ve ABD/ASD başkanlığının önerisi ve EYK onayı ile görevlendirilir. Jüri üyelerinden en az ikisi Üniversite dışından öğretim üyesi olmak üzere danışman dâhil beş öğretim üyesinden oluşur. Ayrıca ikinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın jüride yer alabilir.</p>

<p>(4) Jüri üyeleri, söz konusu tezin veya metnin kendilerine teslim edildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde toplanarak öğrenciyi sınava alır. Sınav, sanatta yeterlik çalışmasının sunumu ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Sınav; öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.</p>

<p>(5) Sınavın tamamlanmasından sonra jüri; dinleyicilere kapalı olarak, tez veya sergi, proje, resital, konser, temsil hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Tezi ve sanatta yeterlik çalışması kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirilir. Bu karar, ASD başkanlığınca sınavı izleyen üç gün içinde enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(6) Tezi ve sanatta yeterlik çalışması başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(7) Sanatta yeterlik çalışması hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi sanatta yeterlik çalışmasını aynı jüri önünde yeniden savunur. Bu savunma sonunda da başarısız bulunarak sanatta yeterlik çalışması kabul edilmeyen öğrencinin EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(8) Lisans derecesi ile sanatta yeterlik programına kabul edilmiş olanlardan tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi sanatta yeterlik çalışması başarılı olamayanlar için ABD/ASD’de ilgili bir tezsiz yüksek lisans programı var ise talepleri halinde 25 inci maddenin dokuzuncu fıkrasına göre tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Sanatta yeterlik diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 47- </strong>(1) Sanatta yeterlik programına tezli yüksek lisans derecesi ile başlayan, tez savunmasında başarılı olan ve mezuniyeti için gerekli en az 240 AKTS kredisi koşulunu sağlayan; sanatta yeterlik programına lisans derecesi ile başlayan ve mezuniyeti için gerekli en az 300 AKTS kredisi koşulunu sağlayan öğrenciye ASD’deki programın YÖK tarafından onaylanmış adının yer alacağı, Rektör ve müdürün imzasını taşıyan bir diploma verilir. Mezuniyet tarihi, tezin sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının teslim edildiği tarihtir.</p>

<p>(2) Tez savunmasında başarılı olmak ve diğer koşulları da sağlamak kaydıyla sanatta yeterlik tezinin ciltlenmiş en az bir kopyasını tez sınavına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili enstitüye teslim eden ve tezi şekil yönünden uygun bulunan öğrenci sanatta yeterlik diploması almaya hak kazanır. EYK, başvuru üzerine teslim süresini en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu koşulları yerine getirmeyen öğrenci; koşulları yerine getirinceye kadar diplomasını alamaz, öğrencilik haklarından yararlanamaz ve azami süresinin dolması halinde EYK kararı doğrultusunda Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) İlgili enstitü tarafından tezin tesliminden itibaren üç ay içinde sanatta yeterlik tezinin bir kopyası elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere YÖK’e gönderilir.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Uluslararası Ortak Lisansüstü Programı</p>

<p><strong>Ortak lisansüstü programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 48- </strong>(1) Yurt dışındaki yükseköğretim kurumları ile ortak lisansüstü programlar açılabilir.</p>

<p>(2) Bu programlarda eğitim ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Yükseköğretim Kurulunun belirlediği hükümler çerçevesinde yapılır.</p>

<p>SEKİZİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Anabilim/anasanat dalı kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 49- </strong>(1) Anabilim/anasanat dalı kurulu; Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler Enstitülerinde fakülte teşkilatlanması içinde birden fazla anabilim dalı bulunan bölümlerde ilgili bölüm başkanı ile bölümün anabilim dalı başkanlarından, tek bir anabilim dalı ile temsil edilen bölümlerde ise ilgili bölümde görev yapan tüm öğretim üyelerinden oluşur. Sağlık Bilimleri Enstitüsünde ise doğrudan anabilim dalı esasına göre teşkilatlanan birimlerde ilgili fakülte anabilim dalı akademik kurulu esas alınır. Bu alanlar dışında kalan veya disiplinlerarası program yürüten anabilim/anasanat dallarında ise anabilim/anasanat dalı kurulu, anabilim/anasanat dalı başkanının başkanlığında, programın açılışında görev alan ve programa sonradan dâhil olan tüm öğretim üyelerinden oluşur.</p>

<p><strong>Disiplin</strong></p>

<p><strong>MADDE 50- </strong>(1) Lisansüstü programına kayıtlı öğrencilerin disiplin iş ve işlemleri 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesine göre yürütülür.</p>

<p><strong>Telif ücreti</strong></p>

<p><strong>MADDE 51- </strong>(1) Tezlerin enstitü tarafından kısmen veya tamamen yayımlanması halinde telif ücreti ödenmez.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 52- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde; 2547 sayılı Kanun, YÖK kararları ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 53- </strong>(1) 28/7/2024 tarihli ve 32615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 54- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 55- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aydin-adnan-menderes-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-yonetmeligi-2</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/02/resmi/resmi-g2.jpg" type="image/jpeg" length="69267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/mustafa-kemal-universitesi-surekli-egitim-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/mustafa-kemal-universitesi-surekli-egitim-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 20 Temmuz 2026 Tarihli ve 33315 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>5/5/2009 tarihli ve 27219 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliğinin adı “Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik; Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma esaslarına ilişkin hükümleri kapsar.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 4 üncü ve 15 inci maddelerinde yer alan “Mustafa Kemal” ibareleri “Hatay Mustafa Kemal” şeklinde, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(MKÜSEM)” ibaresi “(HMKÜSEM)” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 5- (1) Merkezin amaçları; toplumun her kesiminin yaşam boyu öğrenme sürecine katılımını sağlamak üzere, örgün ön lisans, lisans ve lisansüstü programlar dışında kalan alanlarda, yüz yüze, uzaktan ve karma yöntemlerle her türlü eğitim ve öğretim programı, kurs, seminer ve sertifika programları düzenlemek ve bu faaliyetleri belgelendirmek; sürekli eğitim programları ile Üniversitenin kamu, özel sektör ve uluslararası kuruluşlarla iş birliğini geliştirerek ülke kalkınmasına hizmet etmek, bu hizmeti uluslararası boyuta ulaştırmaktır.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(1) Merkezin faaliyet alanları şunlardır:</p>

<p>a) Üniversite personeline ve öğrencilerine, kamu sektörü, özel sektör ve isteyen her kişi/gruba ihtiyaç duydukları alanlarda eğitim hizmeti vermek; yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeyde eğitim programları, kurslar, seminerler, konferanslar düzenlemek ve Merkezin faaliyet alanları doğrultusunda proje hazırlamak, uygulamak ve teklif edilen projeleri desteklemek.</p>

<p>b) Eğitim faaliyetlerini yüz yüze, uzaktan eğitim ve karma yöntemlerle gerçekleştirmek.</p>

<p>c) Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör, sivil toplum kuruluşları ve bireylere yönelik eğitim hizmetleri sunmak.</p>

<p>ç) Üniversite bünyesinde yürütülen diploma programları dışındaki akademik eğitimleri destekleyici eğitimler vermek.</p>

<p>d) Ulusal ve uluslararası projeler hazırlamak, yürütmek ve koordinasyonu sağlamak.</p>

<p>e) Yurt içi ve yurt dışındaki üniversiteler, eğitim kurumları, araştırma merkezleri ve diğer kuruluşlarla iş birliği yapmak.</p>

<p>f) Mesleki yeterliliklerin geliştirilmesine yönelik eğitim ve sınav faaliyetleri düzenlemek, gerektiğinde sabit veya gezici sınav merkezleri kurmak.</p>

<p>g) İş sağlığı ve güvenliği, mesleki eğitim ve uzmanlık alanlarına yönelik eğitim programları düzenlemek.</p>

<p>ğ) Merkezin amaçları doğrultusunda ilgili mevzuat kapsamında diğer faaliyetleri gerçekleştirmek.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 9- (1) Müdürün görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezi temsil etmek ve yönetmek.</p>

<p>b) Merkezin amaçları doğrultusunda faaliyetlerin planlanmasını, yürütülmesini ve geliştirilmesini sağlamak.</p>

<p>c) Yönetim Kuruluna başkanlık etmek ve alınan kararların uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>ç) Merkezin yıllık faaliyet raporunu ve bir sonraki yıla ait çalışma programını hazırlamak, Yönetim Kurulunun görüşünü aldıktan sonra Rektörün onayına sunmak.</p>

<p>d) Eğitim programları, projeler ve diğer faaliyetler arasında koordinasyonu sağlamak.</p>

<p>e) Merkezin organizasyon yapısını oluşturmak ve gerekli birimleri kurmak.</p>

<p>f) Merkezin faaliyetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi için gerekli komisyonları, koordinatörleri ve çalışma gruplarını görevlendirmek.</p>

<p>g) Merkezin faaliyet alanları ile ilgili kamu ve özel sektör temsilcileri ile iş birliği yapmak, sözleşmeler hazırlamak ve gerekli girişimlerde bulunmak.</p>

<p>ğ) Ulusal ve uluslararası proje, eğitim ve belgelendirme süreçlerini yürütmek ve denetlemek.</p>

<p>h) Sınav ve belgelendirme faaliyetlerinin ilgili mevzuat ve standartlara uygun olarak yürütülmesini sağlamak.</p>

<p>ı) Merkezin mali, idari ve akademik faaliyetlerinin düzenli ve verimli şekilde yürütülmesini sağlamak.</p>

<p>i) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında Rektör tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.”</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/mustafa-kemal-universitesi-surekli-egitim-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="57575"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Hak Kaybına Neden Olan En Büyük Hatalar]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BjdDJh1aHnQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?</strong></p>

<p>Boşanma davası, taraflardan birinin boşanmak istemesine rağmen diğer eşin karşı çıkması halinde de açılabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre eşin rızası şart değildir. Mahkeme, boşanma davası kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını inceler.</p>

<p><strong>Boşanma Türleri</strong></p>

<p>• Anlaşmalı boşanma davası: Tarafların boşanmayı ve şartlarını kabul etmesiyle hızlı ilerler.</p>

<p>• Çekişmeli boşanma davası: Eşlerden biri boşanmaya karşı çıkıyorsa açılır ve süreç daha uzun olabilir.</p>

<p><strong>Hukuki Dayanak</strong></p>

<p>Boşanma davası TMK 166. maddeye dayanır. Ortak yaşamın sürdürülemeyecek ölçüde bozulması boşanma gerekçesidir. Bir eşin boşanmak istememesi boşanma davası açılmasına engel olmaz.</p>

<p><strong>Delillerin Önemi</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde mahkeme, tarafların iddialarını somut delillerle değerlendirir.</p>

<p>• Tanık anlatımları</p>

<p>• Mesaj kayıtları</p>

<p>• Raporlar</p>

<p>• Diğer yazılı veya görsel deliller</p>

<p>Delil yetersizliği durumunda boşanma davası reddedilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Aynı Evde Yaşama Durumu</strong></p>

<p>Aynı çatı altında yaşamaya devam edilmesi boşanma davası açılmasına engel değildir. Ayrı odalarda yaşamak, iletişimin kopması, ilgisizlik gibi unsurlar evliliğin fiilen bittiğini gösterebilir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Eşin boşanmaya karşı çıkması boşanma davası açılmasını engellemez. Önemli olan evliliğin sürdürülemez olduğunun somut şekilde ortaya konmasıdır. Boşanma davası süreci delillerin gücüyle şekillenir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/498gsBydbiA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71420"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR</strong></p>

<p><strong>1. Boşanma davası sürecinin duygusal boyutu</strong></p>

<p>Boşanma davası, tarafların en yoğun duyguları yaşadığı dönemlerden biridir. Bu duygusal yük nedeniyle boşanma davası sırasında sağduyulu karar vermek çoğu zaman zorlaşır. Ancak unutulmamalıdır ki boşanma davası sırasında yapılan her yanlış hamle, hem hukuki hem ekonomik açıdan uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>2. Boşanma davası açmadan önce doğru hazırlık yapmanın önemi</strong></p>

<p>Birçok kişi ani öfke ve kırgınlıklarla boşanma davası açmaktadır. Oysa boşanma davası, sadece ayrılığı değil; mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi birçok konuyu kapsayan kapsamlı bir hukuki süreçtir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce durumun dikkatle değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p><strong>3. Delil olmadan boşanma davası açmanın riskleri</strong></p>

<p>Boşanma davasında en sık rastlanan hatalardan biri delilsiz başvuru yapılmasıdır. Aldatma, şiddet veya terk iddiaları somut delillerle desteklenmediği sürece mahkeme boşanma davasında istenen sonucu vermez. Mesaj kayıtları, görüntüler, tanık anlatımları veya kamera kayıtları olmadan açılan boşanma davalarının reddedilmesi çok yaygındır.</p>

<p><strong>4. Mal paylaşımı ve boşanma davasındaki yanlış bilinenler</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde malların paylaşımı konusunda çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır. Malın bir eşin üzerine kayıtlı olması diğer eşin hakkı olmadığı anlamına gelmez. Edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince evlilik süresince edinilen mallarda her iki eşin de hakkı vardır. Bu nedenle boşanma davası açılmadan önce mal varlığının doğru tespit edilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>5. Nafaka ve tazminat haklarının doğru değerlendirilmesi</strong></p>

<p>Boşanma davasında tazminatın boşanmayı kimin istediğine göre belirlendiği yönünde yaygın bir yanılgı vardır. Oysa tazminat, tarafların kusur durumuna göre değerlendirilir. Daha az kusurlu olan ve boşanma davası sonucunda ekonomik kayba uğrayan taraf tazminat talep edebilir. Nafaka hakkı da aynı şekilde boşanma davası içerisindeki genel durum ve ihtiyaçlara göre değerlendirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>6. Velayet konusunun boşanma davasındaki yeri</strong></p>

<p>Boşanma davası sırasında velayeti bir rekabet alanı olarak görmek ciddi bir hatadır. Mahkemeler velayet kararını ebeveynlerin duygusal beyanlarına göre değil, çocuğun üstün yararını gözeterek verir. Çocuğun gelişimini hangi ebeveynin daha iyi destekleyebileceği belirleyici unsurdur.</p>

<p><strong>7. Sosyal medyanın boşanma davasına etkisi</strong></p>

<p>Boşanma davası devam ederken yapılan sosyal medya paylaşımları sürecin seyrini olumsuz etkileyebilir. Kişinin duygusal bir anla yaptığı paylaşım, boşanma davasında karşı taraf için delil niteliği taşıyabilir ve mahkemenin bakış açısını değiştirebilir.</p>

<p><strong>8. İletişimin tamamen kopması ve boşanma davasına etkileri</strong></p>

<p>Boşanma davasında tarafların iletişimi tamamen kesmesi özellikle çocukların olduğu durumlarda büyük sorunlara yol açar. Saygılı ve kontrollü bir iletişim biçimi, hem boşanma davasının sağlıklı ilerlemesini sağlar hem de çocukların psikolojik açıdan korunmasına katkıda bulunur.</p>

<p><strong>9. Sonuç: Boşanma davası bir son değil, yeni bir başlangıçtır</strong></p>

<p>Boşanma davası, yalnızca bir evliliğin bitişi değildir; yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu nedenle boşanma davasının bilinçli, planlı ve hukuka uygun yürütülmesi, gelecekte karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/6hqXrTPHfjE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55516"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK (Zina Nedeni İle Boşanma)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK ( Zina Nedeni İle Boşanma)</strong></p>

<p>Bu video, eşinizin sizi aldatması durumunda Türk Medeni Kanunu’nun size tanıdığı tüm hakları anlaşılır şekilde öğrenebilmeniz için hazırlanmıştır. Zina, kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir ve atacağınız her adım hukuki sonucunuzu doğrudan etkiler. Aldatma fiilini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde ve her hâlde fiilin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açabilirsiniz. Eşinizi açık veya örtülü biçimde affetmişseniz dava hakkınız ortadan kalkar. Birlikte yaşamaya devam etmek dahi affetme olarak kabul edilebilir.</p>

<p>Sadakat yükümlülüğünün ihlali ağır bir kusur sayıldığından, boşanma davasında kusur tespiti maddi ve manevi tazminat taleplerinizi güçlendirir. Mahkeme tazminat miktarını tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi ve aldatmanın etkilerine göre belirler. Çocukların velayetinde ise çocuğun üstün yararı esastır. Sadakatsizlik çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyorsa velayet çoğunlukla sadakatsiz olmayan tarafa verilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte geçerli delillerin hukuka uygun şekilde toplanması önemlidir. Tanık beyanları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve alenileşmiş mesajlaşmalar kullanılabilir. Boşanma ile birlikte mal paylaşımı da gündeme gelir ve yasal mal rejimi gereği evlilik süresince edinilen mallar eşit şekilde paylaşılır.</p>

<p>Bu açıklama, aldatma gibi sarsıcı bir durumda haklarınızı doğru adımlarla kullanabilmeniz için hazırlanmıştır. Duygusal tepkiyle değil, hukuki bilinçle hareket etmek sürecin en önemli unsurudur.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Sy5Wvj2MyHc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmak İsteyen Ama Korkan Kadınların Bilmesi Gereken 5 Gerçek]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma sürecine adım atmak isteyen ancak psikolojik, ekonomik ya da toplumsal nedenlerle çekinen kadınlar için hazırlanan bu video, temel hukuki hakları sade ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Aile baskısı, maddi kaygılar ve çocukların geleceği gibi unsurlar çoğu zaman kadınların karar vermesini zorlaştırsa da, Türk hukuku kadınları koruyan güçlü düzenlemelere sahiptir. Bu açıklama bölümünde videoda ele alınan konuların profesyonel bir özeti yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma hakkı, anayasal ve yasal güvencelere sahip temel bir haktır. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek ölçüde sarsılmışsa, kadın tek başına boşanma davası açabilir. Eşin rızası aranmaz ve kimse istemediği bir evliliği sürdürmek zorunda değildir.</p>

<p>Şiddet veya baskıya maruz kalan kadınlar 6284 sayılı Kanun çerçevesinde güvence altındadır. Uzaklaştırma kararı, gizlilik tedbirleri, geçici maddi destek ve gerektiğinde devlet koruması gibi önemli hukuki mekanizmalar kadınların güvenliği için düzenlenmiştir.</p>

<p>Ekonomik endişeler de çoğu zaman gerçeği tam olarak yansıtmaz. Nafaka, maddi tazminat ve mal paylaşımı gibi süreçler, boşanma sonrası kadının ekonomik güvencesini desteklemek amacıyla kanunda düzenlenmiştir. Evlilik sürecinde edinilen mallarda her iki eşin de hakkı bulunmaktadır ve kadın yoksulluk nafakası talep edebilir.</p>

<p>Çocukların velayeti konusunda mahkemeler çocuğun üstün yararını esas alır. Özellikle küçük yaştaki çocukların bakım ve ilgisinde anne önemli bir konumda kabul edilmekte olup, annenin sorumluluk bilinci ve çocuğa sağladığı duygusal istikrar dikkate alınmaktadır.</p>

<p>Boşanma bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Hukuk sistemi bireyin özgür ve bağımsız yaşam hakkını esas alır. Kadın haklarını bildiğinde ve bilinçli hareket ettiğinde, toplumsal önyargılara rağmen kendine güçlü bir yol çizebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/yUapvan2SsQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="84240"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir, CMK 110/A]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir,<br />
CMK 110/A Adlî Kontrol Süresi ve Hukuki Sınırlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi, adlî kontrol süresi, uzatma koşulları ve çocuklar açısından uygulanma biçimi konusunda temel düzenlemeleri içerir. Bu videoda, adlî kontrol tedbirinin ne kadar süreyle uygulanabileceğini, hangi durumlarda uzatılabileceğini ve hukuki sınırlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.</p>

<p><strong>⚖️ Bu videoda yanıt bulacağınız sorular:</strong></p>

<p>Adlî kontrol süresi ne kadar olabilir?<br />
CMK 110/A maddesi neyi düzenler?<br />
Adlî kontrol süresi hangi hâllerde uzatılabilir?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda adlî kontrol süresi kaç yıldır?<br />
Çocuklar için adlî kontrol süresi nasıl uygulanır?<br />
Adlî kontrol tedbirinin sınırları nelerdir?</p>

<p><strong>📚 Kısa Özet:</strong><br />
Ceza yargılamasında tutuklama yerine uygulanan adlî kontrol, bireyin özgürlüğünü daha az sınırlayan bir önlemdir. Ancak bu tedbirin süresiz devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. CMK madde 110/A, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında adlî kontrolün süre sınırlarını, uzatma şartlarını ve çocuklar yönünden indirimi açıkça düzenleyerek kişi özgürlüğünü korur.</p>

<p>🔹 Ağır ceza kapsamına girmeyen suçlarda: En fazla 2 yıl, zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma<br />
🔹 Ağır ceza kapsamındaki suçlarda: En fazla 3 yıl, uzatma ile birlikte toplam 4 yıl<br />
🔹 Çocuklar bakımından: Süre yarı oranında uygulanır</p>

<p><strong>Sonuç:</strong><br />
CMK madde 110/A, adlî kontrolün süresiz hale gelmesini engelleyerek hukuk devleti ilkesini ve insan haklarına saygıyı somut biçimde güvence altına alır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/eMoMx9pjrgY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112</p>

<p>Ceza muhakemesi süreci, bir yandan toplumsal adaletin sağlanmasını, diğer yandan bireyin özgürlüğünün korunmasını amaçlar. Bu iki ilke arasında kurulan hassas denge, yargılamanın temelini oluşturur. İşte bu noktada, adli kontrol tedbirleri, tutuklamaya alternatif bir önlem olarak devreye girer. Ancak bu tedbirlerin etkili olabilmesi, şüpheli veya sanığın yükümlülüklere tam anlamıyla uymasına bağlıdır.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesi (CMK m.112) kapsamında, adli kontrol hükümlerine uymamanın sonuçlarını tüm yönleriyle inceliyoruz. Kanun koyucu, bu maddeyle hem yargılama sürecinin güvenliğini hem de tedbirlerin ciddiyetini korumayı hedeflemiştir. Adli kontrolün bir “lütuf” değil, kamu düzenini ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan bir yargısal sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.</p>

<p>Videoda şu sorulara detaylı yanıtlar bulabilirsiniz:</p>

<p>- Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan kişi hakkında ne yapılabilir?</p>

<p>- Mahkûmiyet kararı verilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse ne olur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- Tutukluluk süresi dolmuş ve salıverilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir mi?</p>

<p>CMK 112’nin hukuk sistemimizdeki işlevi ve önemi nedir?</p>

<p>CMK 112’nin birinci fıkrasına göre, adlî kontrol yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun derhâl tutuklanabilir. Bu düzenleme, yargılamanın disiplinini sağlamak amacıyla getirilmiştir.</p>

<p>Ayrıca 14 Nisan 2020’de yapılan değişiklikle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar istinaf veya temyiz aşamasında olan kişiler de artık aynı hükme tabidir. Yani adlî kontrolü ihlal eden bu kişiler hakkında da ilk derece mahkemesi doğrudan tutuklama kararı verebilir.</p>

<p>Öte yandan, 24 Kasım 2016 tarihli değişiklik ile getirilen bir diğer önemli hüküm, azami tutukluluk süresi dolduğu için serbest bırakılan sanıkların durumunu düzenlemiştir. Buna göre, bu kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilmişse ve bu tedbiri ihlal ederlerse, yeniden tutuklanmaları mümkündür. Ancak bu tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda en fazla dokuz ay, diğer suçlarda ise iki ayla sınırlıdır.</p>

<p>Bu hüküm, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de adli sürecin güvenliği açısından son derece önemlidir. CMK 112, bireyin özgürlük hakkını ortadan kaldırmadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için bir denge mekanizması kurar. Tedbirlere uymamanın ciddi sonuçları olduğunu hatırlatır ve adli kontrolün hukuk sistemimizdeki caydırıcı gücünü ortaya koyar.</p>

<p>Sonuç olarak, CMK madde 112; adli kontrol tedbirine uymamanın hukuki sonuçlarını belirleyerek, ceza muhakemesinin etkinliğini artıran ve yargı sürecinin disiplinini koruyan bir düzenlemedir. Bu madde, bireysel hak ve özgürlükleri gözetirken aynı zamanda adaletin tecellisini sağlamayı hedefler.</p>

<p>Bir yargılamada özgürlük, yükümlülüklerle anlam kazanır. Adli kontrolün ihlali, sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda adaletin işleyişine müdahale anlamına gelir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-vQAh0iF830/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="45633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="55770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18099"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="96143"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="13779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="39560"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="62611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="88149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="70932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="50273"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="76911"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="56633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="56067"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
