<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 05 May 2026 15:13:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine Arazisinin Doğrudan Satışı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine Arazisi Nedir, Neden Satışa Konu Edilir?</strong></p>

<p>Hazine arazisi Hazine Taşınmazlarının İdaresine İlişkin Yönetmelik’te ‘’Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler’’ olarak tanımlanan idari anlamda da Devletin mülkiyetinde bulunan ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün yönetiminde bulunan arazilerdir.</p>

<p>Bu araziler özellikle satış bedelinin rayiç bedel üzerinden indirimli belirlenmesi, ödeme koşuluna bağlı olarak çeşitli avantajların sunulması, satış işlemi sırasında ve mülkiyet devri sonunda tanınan bazı vergi muafiyetleri sebebiyle kişiler açısından daha avantajlı kabul edilmekte olup kişilerce de idareye başvurulmak suretiyle satışı talep edilmektedir.</p>

<p>Kişiler açısından hazine satışının bazı avantajları olduğu gibi idare açısından da bazen ekonomik bazen sosyal bazen de hukuki açıdan bir gereksinim olarak gündeme gelebilmektedir. Yine idare açısından Hazine taşınmazlarının mülkiyetinin devri, mali anayasamız olarak kabul edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda benimsenen esaslar kapsamında değerlendirildiğinde, mali yönetim içerisinde hem gelir artırıcı bir unsur hem de atıl kamu kaynaklarının rasyonel bir şekilde kullanılmasını sağlayan bir enstrüman olarak kabul edilmektedir.</p>

<p><strong>Satışı Yapılmayacak Hazine Taşınmazları Nelerdir?</strong></p>

<p>Her hazine taşınmazı doğrudan veya ihale yoluyla bile olsa satılamaz. Bazı taşınmazların satışı yasal düzenlemelerle yasaklanmıştır. Bu Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 313 sayılı Tebliği’nin ikinci başlığında satışı mümkün olmayan taşınmazlar belirtilmiş olup aşağıda belirtilen taşınmazların satışı yasaklanmıştır.</p>

<p>• Kamu hizmetlerine tahsisli bulunan taşınmazlar,</p>

<p>• Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup tescili mümkün olmayan taşınmazlar,</p>

<p>• 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyıda kalan yerler,</p>

<p>• 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olup, Kültür ve Turizm Bakanlığınca satılması uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları içinde kalması nedeniyle Çevre ve Orman Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilan edilen bölgelerde kalan ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce satışı uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalıp Genelkurmay Başkanlığınca satılması uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığı emrine geçen taşınmazlar,</p>

<p>• 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar (Hazineye ait olmayanlarla tevhit şartı olanlar ile Hazinenin hissedar olduğu taşınmazlar hariç),</p>

<p>• 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna göre tapu tahsis belgesi verilen taşınmazlar,</p>

<p>• 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında kalması nedeniyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar,</p>

<p>• Teferruğ yoluyla edinilen ve edinme tarihinden itibaren bir yıl geçmemiş taşınmazlar,</p>

<p>• Kamulaştırma yoluyla edinilip 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 23 üncü maddesinde yazılı süresi dolmamış taşınmazlar,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Özel kanun hükümleri gereği kamu kurum ve kuruluşlarına tahsisi, devri, terki ve kullanım hakkı verilmesi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• Elbirliği halindeki mülkiyet durumu paylı mülkiyete dönüştürülmemiş taşınmazlar,</p>

<p>• İmar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazlar (ilgili idare tarafından bu hizmette kullanılmayacağı belirtilen taşınmazlar hariç),</p>

<p>• Kısmi satın alma talebi olan ancak, ifrazı Hazine lehine olmayan taşınmazlar,</p>

<p>satışa konu olamayacak taşınmazlar olarak 313 sayılı milli emlak genel tebliğinde hüküm altına alınmıştır.</p>

<p><strong>Hazine Taşınmazlarının Doğrudan Satışında Yasal Çerçeve</strong></p>

<p>Hazine taşınmazlarının bazı özel kanunlarda doğrudan satışı düzenlenmiş olup hazineye ait tarım arazilerinin hissedarlarına ihalesiz satışı, kamu lojmanlarının satışı, yatırım belgeli yatırımcıya satış, irtifak hakkı sahibine doğrudan satış, 775 sayılı gecekondu kanunu doğrultusunda satışı bu düzenlemelere örnek olarak gösterilebilir. Makalemizin konusunu ise 4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan doğrudan satış oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Üzerinde Yapılaşma Olması Halinde Doğrudan Satış </strong></p>

<p>4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. Maddesinde de ‘’Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır.’’ denilerek doğrudan satış düzenlenmiştir.</p>

<p>Eski bir milli emlak denetmeni olarak uygulamadaki tecrübelerim, yapmış olduğum incelemeler ve bunun sonucunda yazmış olduğum raporlarda kişilerin çeşitli tarihlerde hazine taşınmazı üzerinde bir yapı inşa etmesi ve bu yapının da yapım tarihi konusu bu düzenlemede taşınmazın kaderi açısından oldukça önem arz etmektedir. Şöyle ki hazine taşınmazı üzerine 30/3/2014 tarihinden önce yapılaşma olması durumunda ve bu yapının da yapım tarihinin elektrik, su, doğalgaz faturası, belediye hava fotoğrafları, daha önce muhattap olunmak zorunda kalınan bir idari işleme bağlı belge veya yapıdan alınan karot incelemesi gibi bilimsel verilerle ispat edilebilmesi halinde hazineye ait taşınmazlar, yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılabilir ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilebilir. İkinci halde yani belediyeye bedelsiz olarak devredilen taşınmaz yine bu kişilere belediye kanalıyla satışa konu olabilir.</p>

<p><strong>Hazine Taşınmazının Hissedarına Doğrudan Satışı</strong></p>

<p>4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 4/c maddesinde‘’Hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına, Rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir.’’ denilmek suretiyle bir hazine taşınmazına çeşitli nedenlerle hisseli olarak hazine ile paylı malik olan kişilerin mülkiyetlerinin devamının sağlanması, hisseli mülkiyetin yarattığı bazı problemlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.</p>

<p>Buna göre bir hazine taşınmazının hissedarlarına satılabilmesi için veya bağlamlı iki kriter getirilmiştir Hazinenin payı eğer %40’tan fazla ise hazine taşınmazı doğrudan satışa konu olamaz bu sefer diğer koşulun gerçekleşip geçekleşmediğine bakılması gerekir. Yine Hazinenin payına düşen kısım uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşıyorsa ihalesiz satılamaz bu sefer de hazine oranına bakılması gerekir. Bu hisse oranı ya da yüzölçümü bakımından getirilen iki koşuldan biri hissedarlar tarafından sağlanıyorsa hissedarlarında rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir. Bu farklı kombinasyonlar şeklinde de karşımıza çıkabilirken mutlak bir hak da sağlayamayabilir. Örnek üzerinden açıklamak gerekirse hazinenin hissesi %50 olsun bu durumda yüzölçüme yönelik metrekare sınırlaması gündeme gelecektir, yani hissedara satış 400 metrekare ve 4000 metrekare sınırlaması gözönünde bulundurularak yapılacaktır. Bu nedenle madde hükmünde belirtilen veya bağlamlı iki koşulun birlikte değerlendirilmesi daha doğru bir hukuki değerlendirme olacaktır.</p>

<p>Burada da Milli emlak Denetmenliği yapmış olduğum dönemde gördüğüm başka bir problem karşımıza çıkabilmektedir. Bazen taşınmazın, hazinenin yanında birden fazla hissedarı olabiliyor. Bu durumda talepte bulunan hissedara doğrudan satış yapmak için şartlar oluşmuş olsa bile sadece talepte bulunan o hissedara satış yapılamaz bunun çözümü diğer hissedarların muvafakatinin alınmış olmasıdır.</p>

<p><strong>Satışa Yönelik Uygulanan Teşvikler </strong></p>

<p>Hazine taşınmazlarının idare açısından sosyal, ekonomik , mali, hukuki açıdan satılmasına gereksinim duyulmasına istinaden satışı gündeme geldiğinde kanun koyucu kişilerin teşvik edilmesi amacıyla lehlerine bir takım mali avantajlar getirmiştir. Bu avantajlar hem işlem maliyetlerini düşürmeye yöneliktir hem de mülkiyet devrinin sonrasına etki edecek nitelikte teşviklerdir.4706 sayılı Kanun’un m. 7/4 uyarınca, ‘’Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz’’ denilerek söz konusu hazineye ait taşınmaz satışının hem işlem maliyetinin düşürülmesine yönelik hem de mülkiyet devrinden sonra tahakkuk edecek mahalli vergi olan emlak vergisinden 5 yıl süreyle muaf olunacağı yönelik bir teşvik hüküm altına alınmıştır.</p>

<p>Yine 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 17/4-p hükmü ile KDV muafiyeti hüküm altına alınmıştır.</p>

<p>Mülkiyet devrinden sonraki teşvik ise 4706 sayılı Kanun’un m. 7/4 uyarınca Hazine’den satın alınan taşınmazlara yönelik satış tarihini takip eden takvim yılından itibaren beş yıl süreyle emlak vergisinden muafiyetin tanınacağı hükmü ile düzenlenmiştir.</p>

<p>Yukarıdaki başlıklarda belirtilen her iki teşvik düzenlemesi de taşınmazın satış maliyetini düşüren ve mülkiyetin istikrarını koruyan bir teşvik unsurudur.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Gerek 4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri gerekse de bazı özel kanunlarda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde hazine taşınmazlarının satışının bazen ekonomik, mali, sosyal bazen de hukuki açıdan doğrudan satışının idare açısından bir gereklilik haline gelmekte olduğu kabul edilebilir nitelikte olup buna yönelik düzenlemelerde gönül rahatlığıyla benimsenebilirken hazine taşınmazların işgalcilerine yönelik ileride muhtemel hak sahibi olurum düşüncesini yıkan düzenlemelerin güvenilir, öngörülebilir bir hukuk düzleminde tüm kişiler açısından çok daha hakkaniyetli olacağı kanaati her daim tarafımca kabul edilmektedir.</p>

<p><strong>Mehmet YEMİŞEN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/01/arsa-tarla-tarim-arazi.jpg" type="image/jpeg" length="50059"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4 Mayıs 2026 tarihli Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı sonuç bildirgesi açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>4 Mayıs 2026 Tarihli Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi</strong></p>

<p>Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetimi ve Baro Başkanları, son dönemde meslektaşlarımıza yönelik artış gösteren şiddet vakalarının kapsamlı biçimde ele alınması, bu vakaların çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve avukata yönelik şiddeti sona erdirecek önleyici stratejileri içeren sürdürülebilir bir eylem planının geliştirilmesi ana gündemiyle toplanmıştır.</p>

<p>23 Temmuz 2022 tarihli 46. Baro Başkanları Toplantısı’ndan bugüne, avukata yönelik şiddet sorunu, Türkiye Barolar Birliğinin ve Baroların öncelikli mücadele alanlarından biri olarak tespit edilmiş; bu konudaki tespit ve çözüm önerileri, ilgili makamlarla defalarca paylaşılmıştır. Yasama ve yürütme organlarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalarda, avukatlık mesleğine ilişkin farklı meselelerle ilgili çeşitli düzeylerde ilerleme sağlanabilmişse de avukata yönelik şiddet konusunda hiçbir adım atılmadığını üzülerek tespit etmek durumundayız. Avukatların kısa, orta ve uzun vadeli sorunları çerçevesinde, en kısa vadede çözülmesi gereken sorunların başında avukata yönelik şiddet konusu gelmektedir.</p>

<p>1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’nci maddesi “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder” hükmünü haizdir. Keza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-d maddesinde avukat, yargı görevi yapan kişiler arasında sayılmaktadır.</p>

<p>Ne var ki, son yıllarda artarak devam eden avukata dönük şiddet vakaları mesleğimizi artık sürdürülemez hâle getirmektedir. Son olarak 7 Ocak 2026’da Yalova’da SGK avukatı meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın ve 28 Nisan 2026’da Bursa’da Av. Hatice Kocaefe’nin yaşamını kaybetmesiyle sonlanan, ardından bir haftalık süre içerisinde Şanlıurfa’da, Trabzon’da, Erzurum’da yaşanan şiddet eylemleri; avukatların görevlerini yaparken tehdit ve tehlikelere ne derece açık olduklarını göstermiştir.</p>

<p>Bugüne kadar izlenen yöntemlerin şiddeti önleme ve caydırıcılık bakımından yeterli olmadığı görülmektedir. Avukata yönelik şiddetin tutarlı, ısrarlı ve ciddi politikalarla ele alınması gerektiği açıktır. Avukatlık mesleği kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler, nitelikleri gereği çekişme ve uyuşmazlık içermeleri nedeniyle, avukatlara yönelik şiddet vakaları, gerek toplumun genelinde gözlenen şiddet eğiliminden gerekse diğer profesyonel meslek mensuplarına yönelik şiddetten önemli farklılıklar içerdiğinden özel olarak bu mesleğe yönelik araştırmalar yapılması ve önlemler alınması elzemdir. Bu kapsamda, avukata yönelik şiddetle mücadele için 61. Baro Başkanları Toplantısı’nda beş adımlı çözüm yöntemi belirlenmiştir.</p>

<p>Avukata yönelik şiddeti, sebeplerini ve çözümlerini araştırmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Türkiye Barolar Birliği daha evvel 4 Nisan 2022 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ederek yasama temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirmiş; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve o dönem Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekillerine avukatlara yönelik şiddet vakalarının araştırılarak çözüm yollarının ortaya konabilmesi için konuyla ilgili komisyon kurulması talebinde bulunmuştur. Araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin öneri, gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak yasama temsilcilerine elden teslim edilmiştir. Maalesef bu komisyon hâlâ kurulmamıştır. Avukata yönelik şiddetin niteliği gereği, avukatların şiddetle bireysel olarak mücadele edebilmeleri mümkün değildir. Avukatlara yönelik şiddetle kolektif bir şekilde mücadele edilmeli, buna yönelik tedbirler, yasama organının gerçekleştireceği araştırmaya dayanılarak, kamusal bir politika olarak uygulanmalıdır. Bu nedenle Anayasa’nın 98’nci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’nci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması, konuyla ilgili komisyon kurulması şarttır.</p>

<p>İkinci olarak, savunma makamına yönelik saldırıların son bulması ve mesleki güvencelerin evrensel standartlara kavuşturulması için Avrupa Konseyi’nin Mart 2025’te kabul ettiği “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” gecikmeksizin imzalanmalıdır. Söz konusu belge, avukatların bağımsızlığını, güvenliğini ve mesleki faaliyetlerini tehdit eden durumlara karşı uluslararası düzeyde yasal koruma sağlamayı amaçlayan ve avukatlık mesleğini korumaya yönelik önemli bir uluslararası sözleşmedir. Türkiye Barolar Birliği, ilk günden itibaren, ülkemizin bu sözleşmeyi imzalaması için gerekli adımların atılmasını talep etmiş; Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bugün, avukatların korunmasına ilişkin bu sözleşmenin imzalanması bir tercih olmanın ötesinde, tarihi bir sorumluluk hâline gelmiştir.</p>

<p>Üçüncü olarak, avukata yönelik şiddetle mücadelenin araçları yaratılmalı, cezai düzenlemelerde ilgili değişiklikler yapılmalıdır. Bu kapsamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106’ncı maddesinde yer alan “Tehdit” suçunda, suçun yargı görevini yapanlara karşı işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmeli ve cezai yaptırım artırılmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100’ncü maddesinin üçüncü fıkrasına yeni bir bent eklenerek, yargı görevi yapanlara karşı işlenen kasten yaralama suçu tutuklama nedenleri arasında sayılmalıdır. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57’nci maddesine yeni bir fıkra eklenerek, avukata yönelik şiddet tehlikesi ve tehdidi durumunda 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbirlere benzer türde bir uygulamanın yapılabilmesi sağlanmalıdır. Keza Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmayacağı da bu maddede düzenlenmelidir. Bu çözümlerin hayata geçirilmesinden kaçınılması kabul edilemez.</p>

<p>Şiddet ile mücadelenin zorunlu bir ayağı olarak, potansiyel şiddet alanı hâline gelen haciz ve keşif işlemlerinde kolluğun bulundurulması zorunluluk hâline getirilmeli, kolluğun caydırıcı varlığı ile güvenlik sağlanmalı ve yasanın hatalı yorumlamaya sebebiyet veren lafzı değiştirilerek kolluğun sadece icra memurunu korumakla mükellef olduğu algısı ortadan kaldırılarak hukuksal süreç boyunca genel güvenliği sağlama yetkisi verilmelidir. Kanun değişikliği öncesinde ise kolluğun haciz ve keşif mahallinde hazır bulunmasını sağlamak üzere, İçişleri Bakanlığı ile ortak bir genelge hazırlayıp yayımlamak suretiyle, özellikle icra işlemlerinde yaşanan şiddetin önlenmesi mümkün hâle getirilmelidir.</p>

<p>Nihayet toplumdaki farkındalığı artırmak, avukata yönelik şiddetin yargısal faaliyetin kendisine, avukatın korumakla yükümlü olduğu hakka, özellikle savunma ve adil yargılanma hakkına ve topyekûn adalete yöneldiği gerçeğinin altını daha fazla çizmek üzere kamu spotları hazırlanmalı ve kapsamlı bir farkındalık çalışması yürütülmelidir.</p>

<p>Avukata saldırma pervasızlığını gösteren saldırganlar bu cüreti, mesleğin itibarsızlaştırılması çabasından ve cezasızlık politikalarından alıyorlar. Avukata yönelik şiddetle, ciddi bir politika benimsenerek mücadele edilmediği sürece, tekil vakalarda verilen ancak infaz düzenlemeleri nedeniyle göstermelik kalan cezalarla yol alınması mümkün değildir.</p>

<p>Türkiye Barolar Birliği ve Barolar olarak, tek bir kayba daha tahammülümüz yok! Avukata yönelik şiddetin normalleşmesine izin vermeyecek, onurla ve asla vazgeçmeden ortak mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/baro/barolar-b5.jpg" type="image/jpeg" length="61123"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MÜNHAL BİRİNCİ - İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ SINIF NOTERLİKLER]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci/İkinci İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı birinci sınıf noterlikler (Beşiktaş Yirmisekizinci, Kayseri Dördüncü ve İstanbul Onsekizinci Noterliklerinin ikinci ilanı, diğer noterliklerin birinci ilanı olmak üzere) münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 KONYA ONSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 43.472.124,78 ₺<br />
2 BEYOĞLU YİRMİBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 39.358.515,39 ₺<br />
3 BEŞİKTAŞ ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 30.306.715,58 ₺<br />
4 BURSA YİRMİÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 27.453.494,90 ₺<br />
5 ANTALYA ALTINCI NOTERLİĞİ 25.185.508,55 ₺<br />
6 BEYOĞLU YİRMİDÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 24.998.514,57 ₺<br />
7 EYÜPSULTAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 22.801.873,18 ₺<br />
8 ANKARA YİRMİBİRİNCİ NOTERLİĞİ 21.769.585,67 ₺<br />
9 KARTAL ONUNCU NOTERLİĞİ 21.748.829,57 ₺<br />
10 KARTAL OTUZYEDİNCİ NOTERLİĞİ 21.686.073,29 ₺<br />
11 BURSA ONALTINCI NOTERLİĞİ 21.638.638,08 ₺<br />
12 KOCAELİ İKİNCİ NOTERLİĞİ 21.603.176,29 ₺<br />
13 ŞANLIURFA SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 20.918.825,39 ₺<br />
14 BEŞİKTAŞ DOKUZUNCU NOTERLİĞİ 19.839.060,17 ₺<br />
15 KADIKÖY ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 19.491.116,27 ₺<br />
16 KADIKÖY YİRMİBİRİNCİ NOTERLİĞİ 19.184.188,41 ₺<br />
17 ADANA ALTINCI NOTERLİĞİ 19.004.176,00 ₺<br />
18 BORNOVA BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 18.927.232,74 ₺<br />
19 TRABZON DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 18.311.478,99 ₺<br />
20 BEYOĞLU YİRMİALTINCI NOTERLİĞİ 17.003.191,31 ₺<br />
21 ADANA YEDİNCİ NOTERLİĞİ 16.667.184,27 ₺<br />
22 GEBZE ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 16.206.446,17 ₺<br />
23 KADIKÖY OTUZÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 16.144.137,11 ₺<br />
24 ERZURUM DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 14.611.776,61 ₺<br />
25 BEYOĞLU ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 14.312.619,98 ₺<br />
26 EYÜPSULTAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 14.097.361,29 ₺<br />
27 KARŞIYAKA YEDİNCİ NOTERLİĞİ 13.800.388,84 ₺<br />
28 BURSA ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 12.266.829,85 ₺<br />
29 BEŞİKTAŞ YİRMİSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 11.989.860,13 ₺<br />
30 KAYSERİ DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 11.949.598,87 ₺<br />
31 İSTANBUL ONSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 10.445.508,10 ₺<br />
32 BURSA ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 9.452.439,74 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Üçüncü İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı münhal birinci sınıf noterliklere iki defa yapılan ilana rağmen atama yapılamamıştır.</p>

<p>1/7/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanununun 27 nci maddesine eklenen üçüncü fıkrada, iki defa yapılan ilana rağmen, birinci fıkra uyarınca atama yapılamayan noterliklere, üst sınıf veya aynı sınıf noterlerden, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde ise bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabileceği ve bu fıkra kapsamında yapılacak atamalarda birinci fıkranın son cümlesindeki iki yıllık sürenin bir yıl olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.</p>

<p>Buna göre, bulunduğu noterlikte bir yıllık görev süresi dolan birinci sınıf ve bir alt sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların, 1512 sayılı Kanunun 22 ve müteakip maddeleri uyarınca ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 BURSA OTUZDÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 10.220.293,24 ₺<br />
2 İSTANBUL BİRİNCİ NOTERLİĞİ 10.132.896,48 ₺<br />
3 ZONGULDAK BİRİNCİ NOTERLİĞİ 9.371.440,14 ₺<br />
4 BEYOĞLU KIRKYEDİNCİ NOTERLİĞİ 9.247.638,80 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİK<br />
(Birinci ilan)</strong></p>

<p>2025 yılı gayri safi geliri 15.790.472,96 Türk lirası olan birinci sınıf Kahramanmaraş Sekizinci Noterliği 15.05.2026 tarihinde yaş tahdidi nedeniyle boşalacaktır.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p>Keyfiyet Noterlik Kanununun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilân olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL İKİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci/İkinci ilan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı ikinci sınıf noterlikler (Rize Dördüncü, Batman Beşinci, Bodrum Birinci, Erzincan Dördüncü, Bodrum Yedinci, Yalova İkinci, Akçakale İkinci, Bucak Üçüncü, Nurdağı Üçüncü, Bodrum Beşinci, Karabük İkinci, Ergene, Serik Dördüncü, Ordu Birinci, Çorlu Altıncı, Bolu Üçüncü, Tokat Yedinci, Lüleburgaz Birinci, Gürsu İkinci, Körfez Beşinci, Yüksekova İkinci, Uşak Dördüncü Noterliklerin ikinci ilanı, diğer noterliklerin birinci ilanı olmak üzere) münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf ve ikinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 TORBALI ALTINCI NOTERLİĞİ 16.658.961,76 ₺<br />
2 SİLİFKE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 15.188.214,59 ₺<br />
3 URLA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 14.553.731,85 ₺<br />
4 PAYAS NOTERLİĞİ 13.490.530,67 ₺<br />
5 MİDYAT BİRİNCİ NOTERLİĞİ 12.069.086,16 ₺<br />
6 CEYHAN ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 10.887.334,60 ₺<br />
7 TERME BİRİNCİ NOTERLİĞİ 10.254.233,03 ₺<br />
8 ACIPAYAM BİRİNCİ NOTERLİĞİ 9.751.136,97 ₺<br />
9 TOKAT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 9.403.737,89 ₺<br />
10 KOZLU NOTERLİĞİ 9.391.908,92 ₺<br />
11 KARS İKİNCİ NOTERLİĞİ 9.387.293,79 ₺<br />
12 YOZGAT İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.761.821,53 ₺<br />
13 EREĞLİ (KONYA) BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.693.020,54 ₺<br />
14 MUĞLA DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.661.815,01 ₺<br />
15 IĞDIR BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.643.339,79 ₺<br />
16 RİZE DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.574.738,91 ₺<br />
17 MANAVGAT BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.482.361,96 ₺<br />
18 VEZİRKÖPRÜ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.383.484,63 ₺<br />
19 ÇARŞAMBA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.348.871,44 ₺<br />
20 BATMAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.281.185,40 ₺<br />
21 BODRUM BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.280.395,05 ₺<br />
22 ÇERKEZKÖY BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.190.677,10 ₺<br />
23 ERZİNCAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.140.473,40 ₺<br />
24 BODRUM YEDİNCİ NOTERLİĞİ 8.094.082,22 ₺<br />
25 VAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.092.484,72 ₺<br />
26 YALOVA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.091.006,22 ₺<br />
27 AKÇAKALE İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.039.607,36 ₺<br />
28 ERBAA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.006.387,92 ₺<br />
29 AKÇAABAT BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.845.724,15 ₺<br />
30 RİZE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.716.188,28 ₺<br />
31 TEKİRDAĞ ALTINCI NOTERLİĞİ 7.682.785,65 ₺<br />
32 BUCAK ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.543.184,79 ₺<br />
33 MUSTAFAKEMALPAŞA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.535.166,99 ₺<br />
34 KIZILTEPE DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.389.405,40 ₺<br />
35 BOĞAZLIYAN NOTERLİĞİ 7.019.101,35 ₺<br />
36 NURDAĞI ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.960.544,79 ₺<br />
37 BODRUM BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 6.783.327,88 ₺<br />
38 TAVŞANLI İKİNCİ NOTERLİĞİ 6.777.796,12 ₺<br />
39 ÇANKIRI ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.710.067,33 ₺<br />
40 TAVAS NOTERLİĞİ 6.476.592,27 ₺<br />
41 ISPARTA SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 6.286.843,10 ₺<br />
42 KARABÜK İKİNCİ NOTERLİĞİ 6.234.348,58 ₺<br />
43 ERGENE NOTERLİĞİ 6.204.259,55 ₺<br />
44 SİİRT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.131.921,96 ₺<br />
45 BODRUM ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 6.068.399,01 ₺<br />
46 SERİK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.051.662,88 ₺<br />
47 ÜNYE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 6.003.629,39 ₺<br />
48 ORDU BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.917.837,10 ₺<br />
49 TOKAT İKİNCİ NOTERLİĞİ 5.818.738,99 ₺<br />
50 ÇORLU ALTINCI NOTERLİĞİ 5.764.883,38 ₺<br />
51 KASTAMONU BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 5.574.188,45 ₺<br />
52 BOLU ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.555.063,23 ₺<br />
53 AKSARAY ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 5.384.481,81 ₺<br />
54 TOKAT YEDİNCİ NOTERLİĞİ 5.306.981,12 ₺<br />
55 LÜLEBURGAZ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.208.865,03 ₺<br />
56 GÜRSU İKİNCİ NOTERLİĞİ 4.538.565,96 ₺<br />
57 KÖRFEZ BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 4.290.247,51 ₺<br />
58 YÜKSEKOVA İKİNCİ NOTERLİĞİ 3.706.184,80 ₺<br />
59 UŞAK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 3.343.221,04 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL İKİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Üçüncü İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı münhal ikinci sınıf noterliklere iki defa yapılan ilana rağmen atama yapılamamıştır.</p>

<p>1/7/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanununun 27 nci maddesine eklenen üçüncü fıkrada, iki defa yapılan ilana rağmen, birinci fıkra uyarınca atama yapılamayan noterliklere, üst sınıf veya aynı sınıf noterlerden, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde ise bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabileceği ve bu fıkra kapsamında yapılacak atamalarda birinci fıkranın son cümlesindeki iki yıllık sürenin bir yıl olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.</p>

<p>Buna göre, bulunduğu noterlikte bir yıllık görev süresi dolan birinci sınıf, ikinci sınıf ve bir alt sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların, 1512 sayılı Kanunun 22 ve müteakip maddeleri uyarınca ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 YOMRA İKİNCİ NOTERLİĞİ 7.092.693,92 ₺<br />
2 KARAMAN ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.948.234,24 ₺<br />
3 VAN SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 6.911.051,28 ₺<br />
4 OSMANİYE ONBİRİNCİ NOTERLİĞİ 6.669.820,42 ₺<br />
5 TARSUS BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 6.174.245,25 ₺<br />
6 MARDİN BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.845.852,55 ₺<br />
7 GÖLCÜK ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.759.050,99 ₺<br />
8 ISPARTA DOKUZUNCU NOTERLİĞİ 5.553.863,28 ₺<br />
9 MİLAS DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.459.672,97 ₺<br />
10 OSMANİYE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.316.316,10 ₺<br />
11 MANAVGAT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.259.973,68 ₺<br />
12 OSMANİYE İKİNCİ NOTERLİĞİ 5.205.629,34 ₺<br />
13 DÜZCE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.020.904,26 ₺<br />
14 KÖRFEZ ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.903.817,56 ₺<br />
15 İNEGÖL BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.680.411,36 ₺<br />
16 BATMAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.586.575,31 ₺<br />
17 ÇORLU ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.227.381,98 ₺<br />
18 ORDU SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 3.195.988,64 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL ÜÇÜNCÜ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci ilan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı üçüncü sınıf noterlikler münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf noterlerden ve noterlik belgesi sahiplerinden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p>Başvuruda bulunan ve belge numarası 15.000’in altında olan belge sahiplerinin başvurularına; başvuru tarihinden itibaren son altı ay içinde alınmış olan;</p>

<p>1- Noterlik Kanununun 23 üncü maddesi gereğince sağlık raporunu, (Aile Hekimliği veya Hastane Uzman Hekimliğince Düzenmiş Sağlık Raporu, Akli meleke değerlendirmesini de içeren, geçerlilik süresi 24 saat olarak belirlenmemiş durum bildirir tek hekim sağlık raporu, e- Devlet üzerinden form olarak gönderilmesi kabul edilmeyecektir.)</p>

<p>2- Mal bildirimini, (www.higm.adalet.gov.tr adresinde örneği bulunmaktadır.)</p>

<p>3- Noterlik Kanununun 7 nci maddesinin 6,7,8,9,10 ve 11 inci bentlerindeki yasakların kendisinde bulunmadığına dair beyannameyi, (www.higm.adalet.gov.tr adresinde örneği bulunmaktadır.)</p>

<p>4- Hakkında soruşturma, kovuşturma ya da disiplin cezası olup olmadığına ilişkin belge ile sicil özetini,</p>

<p>a- Kayıtlı olunan barodan kayıtlı olduğu tüm dönemlere ilişkin, (disiplin cezası olup olmadığı hususunu mutlaka içermesi gerekmektedir. Avukatlar için Baronet üzerinden alınmış belgeler bu ibareyi içermiyorsa kabul edilmeyecektir.)</p>

<p>b- Çalışılan kurumdan çalıştığı tüm dönemlere ilişkin, (disiplin cezası olup olmadığı hususunu mutlaka içermesi gerekmektedir.)</p>

<p>c- Belirli bir zaman diliminde hem baro kaydı hem de çalışılmış bir kurum var ise kayıtlı olunan barodan ve çalışılan kurumdan çalıştığı tüm dönemlere ilişkin, (her iki belgenin de başvuru evrakına eklenmesi gerekmektedir.)</p>

<p>Elektronik ortamda eklemeleri gerekmektedir. İstenilen belgeleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde www.vatandas.uyap.gov.tr üzerinden tamamlamayan belge sahiplerinin istemi dikkate alınmayacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 İSLAHİYE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.527.113,56 ₺<br />
2 BULANIK NOTERLİĞİ 6.033.185,99 ₺<br />
3 İSCEHİSAR NOTERLİĞİ 5.555.136,86 ₺<br />
4 PATNOS BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.368.112,25 ₺<br />
5 LAPSEKİ NOTERLİĞİ 5.236.308,13 ₺<br />
6 GÖLHİSAR NOTERLİĞİ 5.098.534,59 ₺<br />
7 BANAZ NOTERLİĞİ 5.092.986,29 ₺<br />
8 EŞME NOTERLİĞİ 5.057.645,33 ₺<br />
9 YUNAK NOTERLİĞİ 4.988.287,73 ₺<br />
10 İMAMOĞLU İKİNCİ NOTERLİĞİ 4.763.339,44 ₺<br />
11 VİZE NOTERLİĞİ 4.543.561,56 ₺<br />
12 KİRAZ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.448.320,14 ₺<br />
13 SULUOVA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.363.940,63 ₺<br />
14 DATÇA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.316.761,73 ₺<br />
15 ŞARKİKARAAĞAÇ NOTERLİĞİ 4.299.738,90 ₺<br />
16 ÇAY NOTERLİĞİ 4.260.597,76 ₺<br />
17 AYANCIK NOTERLİĞİ 4.068.973,07 ₺<br />
18 GERMENCİK BİRİNCİ NOTERLİĞİ 3.522.430,16 ₺<br />
19 VİRANŞEHİR ALTINCI NOTERLİĞİ 3.271.449,27 ₺<br />
20 BAYINDIR BİRİNCİ NOTERLİĞİ 2.886.612,59 ₺<br />
21 GÜRÜN NOTERLİĞİ 2.865.760,84 ₺<br />
22 KANGAL NOTERLİĞİ 2.723.682,96 ₺<br />
23 GÜLAĞAÇ NOTERLİĞİ 2.611.768,31 ₺<br />
24 SİLOPİ İKİNCİ NOTERLİĞİ 2.460.358,26 ₺<br />
25 BAŞMAKÇI NOTERLİĞİ 2.414.563,10 ₺<br />
26 BALA NOTERLİĞİ 2.379.367,04 ₺<br />
27 ULUKIŞLA NOTERLİĞİ 2.366.169,49 ₺<br />
28 GÖKÇEADA NOTERLİĞİ 2.280.696,22 ₺<br />
29 MARMARA NOTERLİĞİ 2.190.927,84 ₺<br />
30 DİYADİN NOTERLİĞİ 2.148.765,32 ₺<br />
31 GERMENCİK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 2.040.955,94 ₺<br />
32 SULTANDAĞI NOTERLİĞİ 1.710.138,36 ₺<br />
33 KARAMANLI NOTERLİĞİ 1.594.712,73 ₺<br />
34 DEMİRKÖY NOTERLİĞİ 1.450.900,75 ₺<br />
35 KARAYAZI NOTERLİĞİ 1.411.254,49 ₺<br />
36 DÜZKÖY NOTERLİĞİ 1.208.945,68 ₺<br />
37 BASKİL NOTERLİĞİ 1.179.559,57 ₺<br />
38 HADİM NOTERLİĞİ 1.010.541,41 ₺<br />
39 İMRANLI NOTERLİĞİ 999.652,67 ₺<br />
40 DADAY NOTERLİĞİ 964.028,87 ₺<br />
41 TEKMAN NOTERLİĞİ 954.589,66 ₺<br />
42 MESUDİYE NOTERLİĞİ 943.104,03 ₺<br />
43 PÜTÜRGE NOTERLİĞİ 919.207,14 ₺<br />
44 OVACIK (TUNCELİ) NOTERLİĞİ 874.901,49 ₺<br />
45 GÖNEN (ISPARTA) NOTERLİĞİ 860.323,86 ₺<br />
46 ALUCRA NOTERLİĞİ 771.069,90 ₺<br />
47 KOCAKÖY NOTERLİĞİ 732.848,97 ₺<br />
48 MİHALLIÇÇIK NOTERLİĞİ 692.288,30 ₺<br />
49 KULUNCAK NOTERLİĞİ 683.832,59 ₺<br />
50 BEYLİKOVA NOTERLİĞİ 642.675,02 ₺<br />
51 TORTUM NOTERLİĞİ 641.127,65 ₺<br />
52 KİĞI NOTERLİĞİ 627.539,84 ₺<br />
53 DİGOR NOTERLİĞİ 627.506,44 ₺<br />
54 ALTINYAYLA (SİVAS) NOTERLİĞİ 613.344,57 ₺<br />
55 ORTAKÖY (ÇORUM) NOTERLİĞİ 551.117,08 ₺<br />
56 MUTKİ NOTERLİĞİ 513.689,75 ₺<br />
57 ARICAK NOTERLİĞİ 506.313,84 ₺<br />
58 MUSABEYLİ NOTERLİĞİ 498.373,63 ₺<br />
59 AKÇAKENT NOTERLİĞİ 469.712,93 ₺<br />
60 SULAKYURT NOTERLİĞİ 339.390,26 ₺<br />
61 NAZIMİYE NOTERLİĞİ 309.526,16 ₺<br />
62 YENİPAZAR (BİLECİK) NOTERLİĞİ 251.540,12 ₺<br />
63 EVREN NOTERLİĞİ 236.459,69 ₺<br />
64 HALKAPINAR NOTERLİĞİ 126.789,71 ₺</p>

<p>İlan olunur.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURU, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/noter-5.jpg" type="image/jpeg" length="89536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ'nün güncel yapılanmasına operasyon: 25 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 6 ilde FETÖ/PDY'nin güncel yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin aktif olarak örgüt için çalışmaya devam ettiği, bağlılığı arttırmak için katalog evlilik sistemini sürdürdüğü tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma yürüttü. Yapılan incelemelerde örgütün güncel yapılanmasında, öğrenci evleri üzerinden eleman temin edildiği, ev abi ve ablaları aracılığıyla örgütsel bağlılığın sürdürüldüğü belirlendi. Ayrıca kadın yapılanması içerisinde aktif rol alan kişilerin faaliyetlerine devam ettiği, örgüt içi bağlılığı artırmak ve gizliliği sağlamak amacıyla katalog evlilik sisteminin sürdürüldüğü tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaların ardından bu sabah İstanbul merkez olmak üzere Aksaray, Antalya, Çanakkale, Bursa ve Samsun'da çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve yasaklı yayın ile birlikte toplam 1 milyon 140 bin lira değerinde nakit para ve altın ele geçirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/02/gozalti-bb1iyr7u.jpg" type="image/jpeg" length="14043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Noterlerde araç sorgulama işlemleri artık ücretli]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Resmî Gazete'de yayımlandı. Buna göre, araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına 2 TL işlem katılım payı alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle, Noterlik Kanunu Yönetmeliği'ne "Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı" başlıklı ek madde eklendi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, araç sicil ve tescil sistemi veri tabanındaki bilgilerin Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 18'inci maddesi çerçevesinde kişi ve kurumlarla paylaşılması halinde Türkiye Noterler Birliği tarafından sorgu veya dönen kayıt başına 2 TL işlem katılım payı alınacak.</p>

<p>Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranı kadar artırılarak takvim yılı başından itibaren uygulanacak.</p>

<p>Düzenlemeye göre, veriyi talep eden tarafın hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için bu verilere ihtiyaç duyması şart olacak. Paylaşılan bilgiler yalnızca bu amaçlarla sınırlı kullanılabilecek.</p>

<p>Bu hükme aykırı davrananlar hakkında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 17'nci ve 18'inci maddeleri uyarınca işlem yapılacak.</p>

<p>Bilgi paylaşımının elektronik sistem üzerinden yapılması esas olacak.</p>

<p>5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde yer alan kamu kurum ve idareleri ile mahalli idarelerle yapılan bilgi paylaşımından katılım payı alınmayacak.</p>

<p>Bu kurumlar dışında kalan gerçek veya tüzel kişilerce yapılacak sorgulamalarda ise bir takvim yılı içinde her bir araç başına 1 sorgu için katılım payı alınmayacak.</p>

<p>Yönetmelikte, bu kapsamda yapılacak bilgi paylaşımının, katılım payının ödeme yöntemi ve süresi ile diğer hususların Türkiye Noterler Birliği ile veriyi talep eden taraf arasında yapılacak protokolle belirleneceği ifade edildi.</p>

<p>Türkiye Noterler Birliği ile doğrudan protokolü bulunmamasına rağmen katılım payı ödemeden araç sicil ve tescil sistemi bilgilerini doğrudan alan gerçek ve tüzel kişilerin ise en geç 2 ay içinde gerekli şartları yerine getirerek protokol imzalaması gerekecek. Bu süre içinde protokol imzalanmaması halinde, yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren yapılan veri paylaşımları için Türkiye Noterler Birliği kayıtları esas alınarak ilgili gerçek veya tüzel kişiye katılım payı tahakkuk ettirilecek.</p>

<p>---</p>

<p><strong>Türkiye Noterler Birliğinden:</strong></p>

<p><strong>NOTERLİK KANUNU YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 13/7/1976 tarihli ve 15645 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğine aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı</p>

<p>Ek Madde 1 -Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 18 inci maddesi çerçevesinde kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına Türkiye Noterler Birliğince iki Türk lirası işlem katılım payı alınır. Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı aşağıdaki hususlara göre yapılır:</p>

<p>a) Bu bilgilerin paylaşılabilmesi için, veriyi talep edenin hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, bir hakkın tesisi, kullanılması ya da korunması için bu veriye ihtiyacının olması zorunludur.</p>

<p>b) Bu bilgiler (a) bendinde sayılan amaçla sınırlı olarak paylaşılır ve alınan bilgiler amacı dışında kullanılamaz. Bu madde hükmüne aykırı davrananlar hakkında 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 17 nci ve 18 inci maddeleri uyarınca işlem yapılır.</p>

<p>c) Bu madde kapsamındaki bilgi paylaşımının elektronik sistem üzerinden yapılması esastır.</p>

<p>ç) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerinde yer alan kamu kurum ve idareleri, mahalli idareler ile yapılan bilgi paylaşımından katılım payı alınmaz.</p>

<p>d) (ç) bendinde sayılanlar dışındaki gerçek veya tüzel kişilerce yapılacak sorgulamalardan bir takvim yılı içerisinde her bir araç başına bir sorgu için katılım payı alınmaz.</p>

<p>e) Bu madde kapsamındaki bilgi paylaşımı, alınacak katılım payının ödeme yöntemi, süresi ile diğer hususlar Türkiye Noterler Birliği ve veriyi talep eden taraf arasında yapılacak protokolle belirlenir. Türkiye Noterler Birliği ile doğrudan yapılmış protokolü olmamasına karşın katılım payı ödemeksizin araç sicil ve tescil sistemi bilgilerini Türkiye Noterler Birliğinden doğrudan alan gerçek ve tüzel kişiler en geç iki ay içerisinde gerekli şartları sağlayarak bilgi paylaşımı konusunda Türkiye Noterler Birliği ile protokol imzalar. Bu süre zarfında protokolün imzalanmaması halinde bu maddenin yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yapılan veri paylaşımı için Türkiye Noterler Birliği kayıtları esas alınarak ilgili gerçek veya tüzel kişiye katılım payı tahakkuk ettirilir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM, MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/resmi/noter4a.jpg" type="image/jpeg" length="67004"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden:</strong></p>

<p><strong>HAVALİMANLARI/HAVAALANLARI YER HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ (SHY-22)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>23/8/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Havalimanı” ibaresi “Havalimanı/havaalanı” şeklinde değiştirilmiş ve (z) bendinde yer alan “yalnızca” ve “yer hizmeti” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ancak, bu havalimanlarında/havaalanlarında bu Yönetmeliğin dördüncü bölümünde düzenlenen havalimanı/havaalanı işletmecisi sorumluluğundaki ön izin, çalışma ruhsatı ve anlaşmalar ile ilgili işlemleri DHMİ yürütür.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “yalnızca” ve “yer hizmeti” ibareleri ve (3) numaralı alt bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğe 7 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

<p>“İstisna</p>

<p>MADDE 7/A- (1) Kargo terminalleri ile A ve B grubu havalimanı/havaalanı terminal işletme ruhsatı olan terminalleri kullanacak hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına D grubu çalışma ruhsatıyla yer hizmeti verilemez.</p>

<p>(2) D grubu çalışma ruhsatına sahip yer hizmeti kuruluşunun aynı havalimanı/havaalanında birden fazla C grubu havalimanı/havaalanı terminal işletme ruhsatına sahip olması durumunda, bu terminalleri kullanacak hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına aynı çalışma ruhsatı ile yer hizmeti verilebilir. İlave D grubu çalışma ruhsatı alınmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“3) Terminal ofisleri ve işyerleri, atölyeler ve araç park sahaları için yer tahsisi imkânları,”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

<p>“Ancak, uçak özel güvenlik hizmet ve denetimi hizmeti için yerli hava taşıyıcılarından bu şart aranmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “C grubu temsil, gözetim ve yönetim çalışma ruhsatına sahip yer hizmetleri kuruluşunda” ibaresi “C grubu uçuş operasyon, temsil, gözetim ve yönetim çalışma ruhsatına sahip yer hizmetleri kuruluşunda” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (r) bendinde yer alan “Yer hizmetleri kuruluşu;” ibaresi “Hava taşıyıcıları hariç yer hizmetleri kuruluşu;” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiş ve aynı fıkranın (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“4) Sürekli Uçuşa Elverişlilik Yönetmeliği (SHY-CA) kapsamında yurt içinde hat bakımı veya komponent bakımı yapmak üzere Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş bakım kuruluşları,”</p>

<p>“h) İç hat seferleri için yapılacak yer hizmetleri karşılığında, havalimanı/havaalanı işletmecisine hizmet yapabilme hakkı karşılığı ücret ödenmez.”</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Sivil Havacılık Genel Müdürü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="71110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/13)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202613</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202613" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/13), 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>(TEBLİĞ NO: 2026/13)</strong></p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Tebliğin amacı, yerli üreticiler Ekonet Tekstil ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ve Rad Tekstil ve San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan ve Ünal Sentetik Dokuma Sanayi ve Ticaret A.Ş., CNC Ambalaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ABY Plastik Ambalaj ve Enerji Sanayi Ticaret A.Ş. firmaları tarafından desteklenen başvuruya istinaden Çin Halk Cumhuriyeti ve Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13 ve 3926.90.97.90.29 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)” ürününün ithalatına yönelik yürürlükte bulunan dampinge karşı kesin önleme ilişkin olarak nihai gözden geçirme soruşturması açılması ve açılan soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesidir.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Tebliğde geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,</p>

<p>b) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>c) EBYS: Elektronik belge yönetim sistemini,</p>

<p>ç) Genel Müdürlük: Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>d) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,</p>

<p>e) KEP: Kayıtlı elektronik posta adresini,</p>

<p>f) NGGS: Nihai gözden geçirme soruşturmasını,</p>

<p>g) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,</p>

<p>ğ) Vietnam: Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>h) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p><strong>Soruşturma konusu ürün</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Soruşturma konusu ürün, ÇHC ve Vietnam menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13 ve 3926.90.97.90.29 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)”tır.</p>

<p>(2) Bahse konu GTİP’ler yalnızca bilgi amaçlı verilmiş olup bağlayıcı mahiyette değildir.</p>

<p>(3) Soruşturma konusu ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya eşya tanımında yapılacak değişiklikler, bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.</p>

<p><strong>Başvurunun temsil niteliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Başvuru aşamasında sunulan delillerden, Yönetmeliğin 18 inci maddesi çerçevesinde yerli üretim dalını temsil niteliğini haiz olduğu anlaşılan yerli üreticiler Ekonet Tekstil ve Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. ve Rad Tekstil ve San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılan başvurunun Yönetmeliğin 20 nci maddesi uyarınca yerli üretim dalı adına yapıldığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, söz konusu firmalar bu Tebliğin ilgili bölümlerinde “yerli üretim dalı” olarak anılacaktır.</p>

<p><strong>Mevcut önlem</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) 15/11/2008 tarihli ve 27055 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/33) çerçevesinde ÇHC ve Vietnam menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13, 5407.20.11.90.00, 5407.20.19.90.00 GTİP’leri altında sınıflandırılan “polietilen veya polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat” ithalatına yönelik olarak 1,06 ABD Doları/Kg ve 1,16 ABD Doları/Kg tutarında dampinge karşı kesin önlem yürürlüğe konulmuştur.</p>

<p>(2) 25/12/2012 tarihli ve 28508 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/33)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 2012/28) uyarınca, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/33)’in 25 inci maddesinde yer alan tablo değiştirilerek, mevcut önlem 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13, 3926.90.92.00.00, 3926.90.97.90.19, 5407.20.11.90.00, 5407.20.19.90.00, 5903.90.91.90.00, 6306.12.00.00.00 GTİP’leri altında sınıflandırılan “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat” ithalatına yönelik uygulanmaya devam etmiştir.</p>

<p>(3) 11/11/2014 tarihli ve 29172 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/39) ile sonuçlandırılan birinci NGGS ile ÇHC ve Vietnam menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13, 3926.90.92.00.00, 3926.90.97.90.18, 5407.20.11.90.00, 5407.20.19.90.00, 5903.90.91.90.00, 6306.12.00.00.00 GTİP’leri altında sınıflandırılan “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)” ithalatına yönelik yürürlükte olan önlem aynı şekilde uygulanmaya devam etmiştir.</p>

<p>(4) 6/5/2021 tarihli ve 31476 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/24) ile sonuçlandırılan ikinci NGGS ile ÇHC ve Vietnam menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13, 3926.90.97.90.18 GTİP’leri altında sınıflandırılan “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)” ithalatına yönelik yürürlükte olan önlem aynı şekilde uygulanmaya devam etmiştir.</p>

<p><strong>Gerekçe</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce 16/7/2025 tarihli ve 32957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/15) vasıtasıyla mevcut önlemin yürürlükten kalkacağı ve ilgili ürünün yerli üretici veya üreticilerinin mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile NGGS açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.</p>

<p>(2) Mezkûr ilanı müteakip yerli üretim dalı tarafından iletilen başvurunun incelenmesi neticesinde, uygulanan dampinge karşı önlemin yürürlükten kalkması halinde dampingin ve zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğuna ilişkin olarak bir NGGS açılmasını haklı kılacak bilgi, belge ve delillerin mevcut olduğu anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>Karar ve işlemler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Yapılan inceleme sonucunda, bir NGGS açılabilmesi için yeterli bilgi, belge ve delillerin bulunduğu anlaşıldığından, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu Kararı ile ÇHC ve Vietnam menşeli 3921.90.60.00.11, 3921.90.60.00.13 ve 3926.90.97.90.29 gümrük tarife istatistik pozisyonu altında kayıtlı “polietilen ve polipropilenden mamul şerit veya benzerlerinden dokunmuş mensucat (yalnız dokuma brandalar)” ithalatına yönelik olarak Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde bir NGGS açılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>Piyasa ekonomisi değerlendirmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) ÇHC ve Vietnam’da yerleşik soruşturmaya tabi üretici veya üreticilerin soruşturma konusu ürünün üretiminde ve satışında Yönetmeliğin ek 1 inci maddesinde yer alan ölçütler çerçevesinde piyasa ekonomisi koşullarının geçerli olduğunu 12 nci maddede belirtilen süreler içinde yeterli deliller ile ispat etmesi durumunda bu üretici veya üreticiler için normal değerin tespitinde Yönetmeliğin 5 inci maddesi, aksi takdirde Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümleri uygulanır. Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümlerinin tatbiki halinde adı geçen ülke için piyasa ekonomisi uygulayan emsal ülke olarak Türkiye’nin seçilmesi öngörülür.</p>

<p><strong>İlgili taraflara soruşturma açılışının bildirilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Yönetmeliğin 23 üncü maddesi uyarınca, soruşturma konusu malın ihracatçısı, yabancı üreticisi, ithalatçısı, üye çoğunluğu bunlardan oluşan meslek kuruluşları, ihracatçı ülke hükümeti, benzer malın Türkiye’deki üreticisi, üye çoğunluğu benzer malın Türkiye’deki üreticilerinden oluşan meslek kuruluşları ilgili taraflar olarak kabul edilir. Ancak, 12 nci maddede belirtilen süreler içinde soru formlarını cevaplamak veya görüşlerini sunmak suretiyle kendilerini yetkili mercie bildirenler soruşturmada ilgili taraf olarak dikkate alınır.</p>

<p>(2) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ülkede yerleşik bilinen üretici/ihracatçılara, soruşturma konusu ülkenin Ankara’daki Büyükelçiliği ile başvuruda belirtilen ve Bakanlıkça tespit edilen soruşturma konusu ürünün bilinen ithalatçılarına soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulur.</p>

<p>(3) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliği, başvurunun gizli olmayan özeti ve soru formlarına erişim hususunda bilgiye yer verilir.</p>

<p>(4) Bildirim gönderilemeyen veya kendilerine bildirim ulaşmayan diğer ilgili taraflar, soruşturma ile ilgili bilgilere Bakanlığın “https://www.ticaret.gov.tr/ithalat” uzantılı internet sitesinden sırasıyla “Ticaret Politikası Savunma Araçları”, “Damping ve Sübvansiyon”, “Soruşturmalar” sekmelerini takip ederek soruşturmaya dair ilgili başlıktan erişebilir.</p>

<p><strong>Yetkili merci, ilgili tarafların görüş ve cevaplarını sunmaları</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Soruşturma, aşağıda iletişim bilgileri yer alan Genel Müdürlük tarafından yürütülür.</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı</p>

<p>İthalat Genel Müdürlüğü</p>

<p>Damping ve Sübvansiyon Dairesi</p>

<p>Adres: Söğütözü Mah. Nizami Gencevi Caddesi No:63/1 06530 Çankaya/ANKARA</p>

<p>Tel: +90 312 204 75 00</p>

<p>(2) Soruşturmada “Türkiye’de yerleşik firma, kurum ve kuruluşlar”, soru formlarına cevapları ile resmî görüşlerini kendilerine ait KEP adreslerinden Bakanlığın aşağıda yer alan KEP adresine gönderir.</p>

<p>KEP adresi: <u>ticaretbakanligi</u><u>@hs01.kep.tr</u></p>

<p>(3) Soruşturmada “yurt dışında yerleşik firma, kurum ve kuruluşlar”, soru formlarına cevapları ile resmî görüşlerini yazılı olarak, soru formu cevaplarına ve resmî görüşlerine ilişkin ekleri ise yalnızca elektronik ortamda (CD/USB ile) Bakanlığın posta adresine gönderir. Soru formu cevapları, resmî görüşler ve bunların ekleri ayrıca aşağıda yer alan e-posta adresine gönderilir.</p>

<p>EBYS e-posta adresi: <u>ithebys</u><u>@ticaret.gov.tr</u></p>

<p>(4) Soruşturma kapsamında yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşların soru formu cevaplarını bir yasal temsilci vasıtasıyla Bakanlığa iletmeleri durumunda, ilgili firma, kurum ya da kuruluşların anılan yasal temsilci adına resmî bir vekaletname (yetki belgesi) düzenlemesi gerekmektedir. Düzenlenecek vekaletnamenin soru formu cevaplarını ileten yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşun imza yetkilisi tarafından imzalanmış olması; Türkçe veya İngilizce tercümesinin sunulması, Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesine uygun olarak “apostil tasdik şerhi” taşıması, apostil tasdik şerhi bulunmaması halinde o ülkedeki Türk Konsolosluğunun tasdikini içermesi gerekmektedir.</p>

<p>(5) Soruşturmaya ilişkin yazılı ve sözlü iletişim Türkçe yapılır. Soru formuna yanıtlar hariç olmak üzere, Türkçe dışında bir dilde sunulan hiçbir bilgi, belge, görüş ve talep dikkate alınmaz.</p>

<p>(6) İlgili taraflarca soru formuna verilen cevaplar, soruşturmayla ilgili sunulan diğer bilgi, belge, görüş ve destekleyici deliller aksi belirtilmedikçe yazılı olarak sunulur. Yazılı sunumlarda ilgili tarafların isim ve unvanı, adres bilgileri, elektronik posta adresi, telefon numaraları belirtilir. “Türkiye’de yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenler” tarafından yazılı sunumlarda kendilerine ait KEP adresleri de belirtilir.</p>

<p>(7) İlgili taraflar, soru formunda istenilen bilgiler haricinde soruşturmayla ilgili olduğu düşünülen diğer bilgi, belge ve görüşlerini, destekleyici deliller ile birlikte Genel Müdürlüğe yazılı olarak 12 nci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde sunabilir.</p>

<p>(8) Soruşturma süresince Yönetmeliğin 22 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde gizlilik kaydıyla verilen her türlü bilgi, belge ve görüşün gizli olmayan bir özeti sunulur. Gizli olmayan özet, esas bilginin makul ölçüde anlaşılmasına olanak sağlayacak ayrıntıda olur. İlgili taraflar, istisnai hallerde bu bilgilerin özetlenemeyecek nitelikte olduklarını belirtebilir. Bu gibi istisnai durumlarda, bilgilerin özetlenemeyecek nitelikte olmasının nedenlerinin belirtilmesi gerekir.</p>

<p><strong>Süreler</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) 10 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen bildirimin gönderildiği bütün ilgili taraflar için soru formunu cevaplama süresi, soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimin gönderildiği tarihten itibaren posta süresi dâhil 37 gündür.</p>

<p>(2) 10 uncu maddenin dördüncü fıkrasında yer alan bildirimin gönderilemediği ilgili taraflar soru formuna ilişkin cevaplarını ve soruşturma ile ilgili görüşlerini bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren başlayacak 37 günlük süre içerisinde sunar.</p>

<p>(3) Soruşturmanın sonucundan etkilenebileceklerini iddia eden ve 10 uncu maddenin birinci fıkrası dışında kalan diğer yerli ve yabancı taraflar görüşlerini bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren soruşturmanın akışını etkilemeyecek şekilde soruşturma süreci içerisinde sunabilir.</p>

<p><strong>İş birliğine gelinmemesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Yönetmeliğin 26 ncı maddesi hükmü çerçevesinde, ilgili taraflardan birinin verilen süreler dâhilinde ve istenilen biçimde gerekli bilgi ve belgeleri sağlamaması ya da bu bilgi ve belgelere erişimi reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu taraf iş birliğine gelmemiş sayılır. Bu gibi hallerde soruşturma kapsamındaki geçici veya nihai belirlemeler, olumlu ya da olumsuz şekilde, mevcut verilere göre yapılabilir.</p>

<p>(2) İlgili tarafların iş birliğine gelmemesi veya kısmen iş birliğine gelmesi halinde bahse konu taraf için soruşturmanın sonucu iş birliğine gelinmesine nazaran daha az avantajlı olabilir.</p>

<p><strong>Meri önlemin uygulanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi uyarınca, meri önlem soruşturma sonuçlanıncaya kadar yürürlükte kalmaya devam eder.</p>

<p><strong>Soruşturmanın başlangıç tarihi</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Soruşturma, bu Tebliğin yayımı tarihinde başlamış kabul edilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202613</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/resmi/ticaret-bakanligi-23-1.jpg" type="image/jpeg" length="73807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nükleer Tesislerde Siber Güvenliğe İlişkin Yönetmelik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/nukleer-tesislerde-siber-guvenlige-iliskin-yonetmelik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/nukleer-tesislerde-siber-guvenlige-iliskin-yonetmelik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nükleer Tesislerde Siber Güvenliğe İlişkin Yönetmelik, 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Nükleer Düzenleme Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>NÜKLEER TESİSLERDE SİBER GÜVENLİĞE İLİŞKİN YÖNETMELİK</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, nükleer tesislere yönelik düzenleyici kontrole tabi faaliyetlerin yürütülmesi sırasında siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, nükleer tesislerin siber güvenliğini kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 95 sayılı Nükleer Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Dereceli yaklaşım: Dijital varlıkların siber güvenliğinin sağlanmasına yönelik teknik, fiziksel ve idari önlemlerin; güvenlik, emniyet ve nükleer güvence işlevlerine ilişkin risklerin büyüklüğüyle orantılı olarak planlanması, uygulanması ve yönetilmesini,</p>

<p>b) Derinliğine savunma: Siber güvenliği zafiyete uğratacak herhangi bir teşebbüse karşı hiyerarşik yapıda, birbirini destekleyen ve çeşitli uygulamalardan oluşan fiziksel, teknik ve idari kontrollerin birbiriyle uyumlu, katmanlı ve bütüncül bir yapıda uygulanmasını,</p>

<p>c) Dijital varlık: Siber uzayda yer alan veri ve bilgiler ile bunları oluşturmak, depolamak, işlemek, kontrol etmek veya aktarmak için kullanılan donanım, yazılım, sistem ve aktif veya pasif durumda bulunan tüm diğer bileşenleri,</p>

<p>ç) Düzenleyici Belgeler Listesi (DBL): Nükleer tesise ilişkin faaliyetlerin gerçekleştirilmesine yönelik radyasyondan korunma, güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye ilişkin gerekleri içeren düzenleyici belgelerin listesini,</p>

<p>d) Kritik dijital varlık: Gizliliğinin, bütünlüğünün veya erişilebilirliğinin tehlikeye girmesi hâlinde güvenlik, emniyet ve nükleer güvence işlevlerini doğrudan veya dolaylı olarak olumsuz etkileyebilecek dijital varlıkları,</p>

<p>e) Kuruluş: Bir nükleer tesis kurmak, işletmek veya işletmeden çıkarmak için Kuruma niyet bildiriminde bulunan, onay almak veya yetkilendirilmek üzere başvuran ya da yetkilendirilen ve düzenleyici kontrol kapsamında bulunan Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına göre kurulmuş tüzel kişiyi,</p>

<p>f) Kurum: Nükleer Düzenleme Kurumunu,</p>

<p>g) Siber güvenlik: Güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye ilişkin sistemlerdeki dijital varlıkların saldırılardan korunmasını, bu varlıkların gizliliğinin, bütünlüğünün ve erişilebilirliğinin sağlanmasını, saldırıların ve siber olayların tespit edilmesini, bu tespitlere karşı tepki ve alarm mekanizmalarının devreye alınmasını ve yaşanabilecek bir siber olay sonrasında etkilenen dijital varlıkların işlevlerini yerine getirebilecek duruma geri döndürülmesini kapsayan faaliyetler bütününü,</p>

<p>ğ) Siber güvenlik bölgesi: Siber güvenlik önlemlerinin yönetimine, etkileşimine ve uygulanmasına yönelik ortak bir siber güvenlik seviyesine atanan, ortak fiziksel veya mantıksal sınırlara sahip ve gerekirse ek gerekler uygulanarak düzenlenmiş sistemler grubunu,</p>

<p>h) Siber güvenlik mimarisi: Tesiste güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceyle doğrudan veya dolaylı alakaya sahip işlevleri yerine getiren ve tesis düzeyinde belirlenen siber güvenlik seviyelerine atanmış dijital varlıkların siber güvenliğini sağlamak amacıyla; derinliğine savunma ilkesi doğrultusunda önlemlerin tanımlanmasını, uygulanmasını, izlenmesini ve sürekli iyileştirilmesini kapsayan bütünleşik yapı ve süreçler bütününü,</p>

<p>ı) Siber güvenlik planı: Biçim ve içeriği Kurum tarafından belirlenen nükleer tesiste siber güvenliğin sağlanmasına yönelik faaliyetleri açıklayan belgeyi,</p>

<p>i) Siber güvenlik seviyesi: Güvenlik, emniyet, nükleer güvence veya bunlara ilişkin kritik bilgilerin yönetimiyle ilgili işlevlere yönelik siber güvenlik gereklerini karşılamak için gerekli olan koruma seviyesini,</p>

<p>j) Siber olay: Dijital varlıkların gizliliğinin, bütünlüğünün veya erişilebilirliğinin ihlal edilmesini,</p>

<p>k) Siber olaylara müdahale planı: Siber güvenlik planının; siber olaylara karşı hazırlık ile siber olayların tanımlanması, müdahale edilmesi ve siber olayların etkilediği dijital varlıkların kurtarılması faaliyetlerine yönelik talimatları içeren kısmını,</p>

<p>l) Siber saldırı: Dijital varlıkların gizliliğini, bütünlüğünü veya erişilebilirliğini ortadan kaldırmak amacıyla, siber uzayın herhangi bir yerindeki kişi veya bilişim sistemlerine yönelik olarak kasıtlı yapılan işlemleri,</p>

<p>m) Siber uzay: Doğrudan ya da dolaylı olarak internete, elektronik haberleşme veya bilgisayar ağlarına bağlı olan tüm bilişim sistemlerini ve bunları birbirine bağlayan ağlardan oluşan ortamı,</p>

<p>n) Tedarikçi: Güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye etki edebilecek yapı, sistem ve ekipmanlara ilişkin bir faaliyeti Kuruluş adına yürüten, organize eden ya da yaptıran veya Kuruluşa güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye etki edebilecek yapı, sistem ve ekipmanlara ilişkin bağımsız gözetim hizmeti dışında hizmet veya mal sağlayan kişiyi,</p>

<p>o) Tedarik zinciri: Kuruluşun güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye etki edebilecek yapı, sistem ve ekipmana ilişkin ihtiyaç duyduğu mal veya hizmetlerin sağlanması sürecinde yer alan teknoloji, faaliyet, kaynak ve kişilerden oluşan bütünü,</p>

<p>ö) TET Belgesi: Fiziksel koruma sisteminin tasarımına ve değerlendirilmesine temel teşkil eden, nükleer tesisleri ve nükleer maddeleri hedef alan hırsızlıkla, sabotajla, yetkisiz erişimle ve diğer kötü niyetli girişimlerle sonuçlanabilecek tehdidi içeren “Gizli” gizlilik derecesini haiz belgeyi,</p>

<p>p) Zafiyet: Dijital varlıkların potansiyel bir siber tehdit tarafından istismar edilebilecek zayıflık ve siber güvenlik açıklarını,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Genel İlkeler ve Kuruluşun Yükümlülükleri</p>

<p><strong>Genel ilkeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Nükleer tesislerin siber güvenliğinin sağlanmasında asıl sorumluluk Kuruluşa aittir.</p>

<p>(2) Nükleer tesislerin siber güvenliğinin sağlanmasına ilişkin Kurum tarafından yürütülen düzenleyici kontrol faaliyetlerinde dereceli yaklaşım esas alınır.</p>

<p>(3) Nükleer tesislerde siber güvenlik önlemlerinin belirlenmesinde ve uygulanmasında derinliğine savunma ilkesi esas alınır.</p>

<p>(4) Siber güvenlik önlemleri güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye yönelik sistemlerin işleyişini performans, verimlilik, güvenilirlik veya işletme açısından engellemeyecek ve destekleyecek şekilde bütüncül olarak uygulanır.</p>

<p>(5) Bilgi güvenliği yönetim sistemi kapsamındaki kritik dijital varlıklara ve bilgilere erişim, bilmesi gereken ilkesine göre sınırlandırılır. Kritik dijital varlıklara ve ilgili bilgilere yönelik gerçekleştirilecek faaliyetler, ilgili kişilerin görev tanımları ve yetkileri doğrultusunda yürütülür.</p>

<p><strong>Kuruluşun yükümlülükleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Kuruluş, siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin olarak;</p>

<p>a) Nükleer tesis ve sahanın düzenleyici kontrolden çıkarılmasına kadar nükleer tesisin ve dijital varlıkların siber saldırılara karşı korunmasını, siber saldırıların önlenmesini, tespit edilmesini, siber saldırılara müdahale edilmesini, siber saldırıların etkilerinin azaltılmasını ve siber saldırılardan etkilenen dijital varlıkların kurtarılmasını sağlayacak faaliyetleri yürütmekle,</p>

<p>b) Nükleer tesisteki tüm dijital varlıkların siber güvenliğinden sorumlu bir yönetici atamakla ve bunu organizasyon yapısına dâhil etmekle,</p>

<p>c) Siber güvenlik politikasını içeren bilgi güvenliği yönetim sistemini güncel ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak kurmak, uygulamak, sürdürmek ve değerlendirmekle,</p>

<p>ç) Bütün dijital varlıklarda siber güvenlik önlemlerini dijital varlığın güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye etkisini ve olası sonuçları göz önünde bulundurup dereceli yaklaşımı ve derinliğine savunmayı esas alarak uygulamakla,</p>

<p>d) Siber güvenlik mimarisini, derinliğine savunmayı esas alarak dijital varlıkların siber saldırılara karşı korunmasına yönelik gerekleri sağlayacak şekilde oluşturmakla,</p>

<p>e) Siber güvenlik önlemlerini dijital varlıkları içeren sistemlerin tasarımı aşamasında nükleer tesisin tasarımına mümkün olan en üst düzeyde dâhil etmekle,</p>

<p>f) Siber olaylara hazırlanmak, siber olayları tespit etmek, siber olaylara etkin bir şekilde müdahale etmek, siber olayların etkilerini azaltmak, siber olaylardan etkilenen dijital varlıkları kurtarmak, ilgili kurum veya kuruluşları siber olaylar hakkında en kısa sürede bilgilendirmek ve Kuruma rapor sunmak için siber olaylara müdahale planını oluşturmak, uygulamak ve geliştirmekle,</p>

<p>g) Siber güvenliğin sağlanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek için gerekli personel yeterliğini ve yetkinliğini sağlamakla,</p>

<p>ğ) Siber güvenliğe ilişkin testler ve dış tetkikleri ilgili mevzuat uyarınca sertifikasyona sahip, yetkilendirilmiş veya belgelendirilmiş kuruluşlara yaptırmakla,</p>

<p>yükümlüdür.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Siber Güvenliğin Planlanması, Uygulanması ve Yönetimi</p>

<p><strong>Siber güvenlik planı</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Kuruluş, siber güvenlik planını;</p>

<p>a) Nükleer santrallerde saha hazırlama izni başvurusunda sunulacak olan inşaat emniyet planı kapsamında ve inşaat izni başvurusundan itibaren dereceli yaklaşım esas alınarak her yetkilendirme başvurusunda,</p>

<p>b) Araştırma reaktörlerinde saha hazırlama izni başvurusunda sunulacak olan inşaat emniyet planı kapsamında ve inşaat izni başvurusunda sunulacak olan nükleer emniyet planı kapsamında,</p>

<p>c) (a) ve (b) bentleri kapsamı dışında kalan diğer nükleer tesislerde 17/3/2023 tarihli ve 32135 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Nükleer Tesislere İlişkin Yetkilendirmeler Yönetmeliğinde yer alan ilgili yetkilendirme başvurularında sunulacak olan emniyet planları kapsamında,</p>

<p>Kuruma sunar.</p>

<p>(2) Kuruluş, siber güvenliğin uygulanmasına esas teşkil eden mevzuat ve standartlar ile DBL’de belirtilen belgeleri siber güvenlik planında belirtir.</p>

<p>(3) Kuruluş, siber güvenlik planının yılda en az bir kez gözden geçirilmesini ve aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmesi durumunda güncellenmesini sağlar:</p>

<p>a) Riskin değişmesi.</p>

<p>b) DBL’de yer alan, nükleer tesislerde siber güvenliği ilgilendirebilecek belgelerin değişmesi.</p>

<p>c) Kuruluşun siber güvenliğinden sorumlu veya bağlı olduğu üst birimleri içeren organizasyon yapısının değişmesi.</p>

<p>ç) TET Belgesinin güncellenmesi.</p>

<p>(4) Kuruluş, siber güvenlik planının gözden geçirilmesi sonucunda yapılması öngörülen değişiklikler ile bunların gerekçelerini Kuruma sunar. Sunulan değişikliklerin Kurum tarafından uygun bulunması hâlinde Kuruluş değişiklikleri uygular. Siber güvenlik planında yapılan değişikliklerin Kurum tarafından uygun bulunması, Kuruluşun siber güvenliğin sağlanmasına ilişkin sorumluluklarını azaltmaz veya ortadan kaldırmaz.</p>

<p><strong>Dijital varlıkların yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Kuruluş, nükleer tesisteki tüm dijital varlıkları tanımlar ve bunların olası arayüzleri de dâhil olmak üzere güvenlik, emniyet ve nükleer güvenceye ilişkin işlevlerini belirler.</p>

<p>(2) Kuruluş; gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik açısından her bir dijital varlık için güvenlik, emniyet ve nükleer güvence üzerindeki en kötü olası sonuçları belirleyerek kritiklik derecelerini atar.</p>

<p>(3) Kuruluş, her bir dijital varlık için uygun siber güvenlik seviyesini belirler.</p>

<p>(4) Kuruluş, sorumlularını dokümante ederek kritik dijital varlıkların ve bunların işlevlerini destekleyen diğer dijital varlıkların güncel envanterini tutar. Kritik dijital varlıkların envanteri asgari olarak; varlığın adı, tipi, yeri, yedekleme bilgisi, kritiklik derecesi ve varlık sorumlusu bilgilerini içerir.</p>

<p><strong>Siber güvenlik risk yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Kuruluş, riskleri yönetmek için siber güvenlik risk yönetimi sürecini yönetir, uygular ve sürdürür.</p>

<p>(2) Kuruluş, reaktör içeren tesisler için yılda en az bir, diğer tesisler için en az üç yılda bir olacak şekilde planlı risk değerlendirmeleri gerçekleştirir. Aşağıdaki durumlardan birinin gerçekleşmesi durumunda Kuruluş tarafından ivedilikle ilave risk değerlendirmeleri yapılır:</p>

<p>a) Kritik dijital varlıklarda değişiklik olması.</p>

<p>b) Tehdit bilgilerinde değişiklik olması.</p>

<p>c) Yeni zafiyetlerin tanımlanması.</p>

<p>(3) Siber güvenlik risk yönetimi; siber güvenlik testleri, iç denetimler, değerlendirmeler ve benzeri doğrulama faaliyetlerinden elde edilen çıktılar kullanılarak Kuruluş tarafından bütünleşik bir şekilde yürütülür.</p>

<p>(4) Kuruluş, siber güvenlik risk analizi ve değerlendirmesi sonucu ortaya çıkan riskleri gidermek için her bir riske uygun olarak gerekli teknik, idari ve fiziksel önlemleri planlar ve uygular.</p>

<p>(5) Kuruluş; dijital varlıkların zafiyetlerinin belirlenmesi, değerlendirilmesi, derecelendirilmesi, etkilerinin azaltılması veya ortadan kaldırılması ve gözetimiyle ilgili zafiyet yönetimi faaliyetlerini gerçekleştirir.</p>

<p>(6) Kuruluş, zafiyet yönetimi faaliyetleri kapsamında zafiyet analizi için uygun araç ve teknikleri kullanır. Zafiyet analizi için kullanılan araç ve teknikler güvenlik, emniyet ve nükleer güvence işlevlerinin yerine getirilmesini engellemez.</p>

<p>(7) Kuruluş, siber güvenlik zafiyetlerine ilişkin bilgileri sürekli olarak güncel tutar; ilgili yazılım ve donanım üreticileri, ulusal ve uluslararası ilgili veri tabanları ve ulusal veya uluslararası kurum ve kuruluşlardan edinilen bildirimler doğrultusunda yeni zafiyetleri düzenli olarak izler, değerlendirir ve gerekli önlemleri alır.</p>

<p>(8) Kuruluş, sistemlerin işleyişine yönelik zararı daha yüksek olabilecek zafiyetlerin azaltılmasına ve ortadan kaldırılmasına öncelik verir.</p>

<p>(9) Zafiyetleri bilinen dijital varlıklara ilişkin siber güvenlik önlemlerinin uygulanmasında değişiklik olması durumunda, bu zafiyetler yeniden değerlendirilir ve derecelendirilir.</p>

<p><strong>Siber güvenlik önlemlerinin uygulanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Kuruluş, risk yönetimi kapsamında sistemlerin kritikliklerine göre siber güvenlik seviyeleri oluşturur, her bir dijital varlığı bağlı olduğu sistemin kritiklik derecesine uygun siber güvenlik seviyesine atar ve her seviyeye uygun siber güvenlik gereklerini uygular. Kritiklik derecelerine göre siber güvenlik seviyelerine yerleştirilen dijital varlıkları, işlevlerini göz önünde bulundurarak siber güvenlik bölgelerine ayırır ve bu doğrultuda tesiste siber güvenlik mimarisini oluşturur.</p>

<p>(2) Kuruluş, siber güvenlik bölgeleri içerisinde yer alan kritik dijital varlıklardan herhangi biri için belirlenen en yüksek siber güvenlik seviyesindeki önlemleri uygular.</p>

<p>(3) Siber güvenlik önlemleri birbirini destekleyecek ve birinin etkisiz hâle gelmesi durumunda diğerlerinin işlevini etkilemeyecek şekilde belirlenir.</p>

<p>(4) Kuruluş, tesis içinde veya dışında paylaşılan kritik dijital varlıkların korunması için gerekli siber güvenlik önlemlerini uygular.</p>

<p>(5) Kuruluş, dijital varlıklar için tüm erişimleri, işlemleri, hareketleri ve sistem olaylarını eksiksiz şekilde kayıt altına alır, söz konusu kayıtlara yetkisiz erişimi ve bu kayıtlarda değişiklik yapılmasını engeller ve tüm kayıtları en az iki yıl muhafaza eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(6) Kuruluş, kritik dijital varlıkların kaybı ve zarar görmesi durumlarına karşın yedekleme mekanizmalarını kurar, periyodik olarak yedekleme işlemlerini gerçekleştirir ve alınan yedeklerin gizliliğini, bütünlüğünü ve erişilebilirliğini koruyucu önlemleri uygular.</p>

<p><strong>Konfigürasyon yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Kuruluş, her bir kritik dijital varlığı ve bu varlıklarla bağlantılı diğer dijital varlıkları kapsayacak şekilde konfigürasyon yönetimini geliştirir, uygular ve sürdürür.</p>

<p>(2) Kuruluş, kritik dijital varlıkların konfigürasyonunda yapılan değişikliklerin kritik dijital varlıkların işlevselliğine zarar vermemesini sağlar.</p>

<p>(3) Kuruluş, konfigürasyon yönetimine dijital varlıklara yönelik yedekleme ve kurtarma faaliyetlerini dâhil eder. Bununla birlikte Kuruluş yedek yapılandırmaları ve konfigürasyon geçmişini ilgili prosedürlerinde belirlediği süreler boyunca muhafaza eder.</p>

<p>(4) Kuruluş tarafından yönetilen dijital varlıkların mevcut konfigürasyonlarında yapılması planlanan herhangi bir değişikliğin uygulanmasından önce Kuruluş tarafından asgari olarak aşağıdaki eylemler gerçekleştirilir:</p>

<p>a) Kritik dijital varlıklarda yapılacak değişikliklerin etkisinin değerlendirmesi, doğrulanması ve belgelenmesi.</p>

<p>b) Kritik dijital varlıklar ve bu varlıklarla bağlantılı diğer dijital varlıklardaki değişikliklerin siber güvenliğin mevcut etkinliğini azaltmadığının, yeni bir güvenlik açığı oluşturmadığının veya siber güvenlik önlemlerinin uygulanmasında bir engel oluşturmadığının doğrulanması ve belgelenmesi, bu gereğin sağlanamadığı durumlarda telafi edici önlemlerin alınması.</p>

<p>c) Personel değişikliklerinin siber güvenlik önlemleri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi.</p>

<p>ç) Değişiklik taleplerinin belgelenmesi.</p>

<p>(5) Kuruluş, konfigürasyon yönetimine ilişkin faaliyetleri yılda en az bir kez gözden geçirir ve gerektiğinde günceller.</p>

<p><strong>Tedarik zinciri yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Kuruluş, tedarikçilerin uyması zorunlu olan ve DBL’de yer alan siber güvenlik gereklerini belirler ve tedarikçiler tarafından bu gereklere uyulmasını sağlayacak tedbirleri alır.</p>

<p>(2) Kuruluş, siber güvenliği etkileyen mal ve hizmetlerin tedarikinin belirlenmesi, gözetimi ve yönetimi için tedarik zincirine yönelik etkin bir risk yönetimi geliştirir, uygular ve sürdürür.</p>

<p>(3) Kuruluş, tedarik zincirindeki tüm tedarikçilerin, malların ve hizmetlerin güvenilirliğini doğrular. Doğrulama DBL’deki ilgili belgelerde yer alan yöntemlere göre gerçekleştirilir.</p>

<p>(4) Kuruluş, siber güvenlik önlemlerinin uygulandığını doğrulamak için tedarikçilere yönelik gözetimin yapılmasını ve siber güvenliği etkileyen mal ve hizmetlerin doğrulanmış olmasını sağlar.</p>

<p><strong>Siber olaylara müdahale yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Kuruluş, siber olaylara müdahale sürecinde faaliyet gösterecek iç ve dış paydaşların görev ve sorumluluklarını içeren siber olaylara müdahale planını hazırlar.</p>

<p>(2) Kuruluş; güvenlik, emniyet veya nükleer güvenceye zarar veren veya zarar verme olasılığı olan siber olayları ve siber tehditleri derhâl Kuruma ve Siber Güvenlik Başkanlığına bildirir. Siber olayların bildirilme şekli ve bildirileceği adresler Kurum tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Kuruluş, Kurum ve Siber Güvenlik Başkanlığı ile koordinasyon ve iş birliği içinde siber olaylara müdahale planında belirtilen müdahale eylemlerini uygular.</p>

<p>(4) Kuruluş, siber olaya yönelik raporu olayın tespit edilmesini takip eden beş iş günü içerisinde Kuruma sunar. Rapor aşağıdaki hususları içerir:</p>

<p>a) Siber olayın nedenleri ve etkileri.</p>

<p>b) Yürütülen müdahale faaliyetleri.</p>

<p>c) Olaydan çıkarılan dersler.</p>

<p>ç) Düzeltici ve önleyici faaliyetler ve süreleri.</p>

<p>(5) Kuruluş; siber olaylara müdahale planının yeterliliğini test etmek ve doğrulamak için yılda en az bir kez kritik dijital varlıkları ele alan bir senaryoyla bir siber olay tatbikatı gerçekleştirir. Bu tatbikatlar en az iki yılda bir güvenlik ve emniyete yönelik senaryolarla birleştirilerek hibrit olarak gerçekleştirilir.</p>

<p>(6) Kuruluş; gerçekleştirilecek siber olay tatbikatının tarihini, kapsamını ve senaryosunu içeren bilgileri “Hizmete Özel” gizlilik derecesiyle tatbikat tarihinden en az on iş günü önce Kuruma bildirir.</p>

<p>(7) Kuruluş; siber olay tatbikatının sonucuna ilişkin raporu “Hizmete Özel” gizlilik derecesiyle en geç on beş iş günü içinde Kuruma sunar. Rapor aşağıdaki hususları içerir:</p>

<p>a) Tatbikat sırasında yürütülen faaliyetler.</p>

<p>b) Siber olay müdahalesinde yetersiz olarak değerlendirilen hususlar.</p>

<p>c) Düzeltici ve önleyici faaliyetler ve süreleri.</p>

<p>(8) Kuruluş; felaket, arıza veya siber saldırı durumunda kritik dijital varlıkların ve elektronik haberleşme hizmetlerinin sürekliliğini ve zamanında kurtarılmasını sağlamak amacıyla, ana sistemlerin yer aldığı alandan etkilenmeyecek uzaklıkta bir felaket kurtarma merkezi kurulmasını sağlar.</p>

<p><strong>Personel yönetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Kuruluş, siber güvenlik planının uygulanması için gerekli yeterlik, yetkinlik ve güvenilirliğin sağlanmasına yönelik faaliyetleri içeren personel yönetimini geliştirir, uygular ve sürdürür.</p>

<p>(2) Kuruluş, tesis personelinin tamamına yönelik siber güvenlik eğitim ve farkındalık programları ile siber güvenlik personeline yönelik özel eğitim programlarını yılda en az bir kez uygulanacak şekilde yürütür.</p>

<p>(3) Kuruluş, siber güvenliğin emniyet kültürüne entegre edilerek geliştirilmesini ve tüm organizasyonunda siber güvenliğin uygulanmasını sağlar.</p>

<p>(4) Kuruluş, bir personelin işlemlerinde meydana gelen hataların başka bir personel tarafından tespit edilip düzeltilmesini temin etmek amacıyla tesis organizasyonunun çeşitli bölümlerine birbirini tamamlayıcı görevler ve sorumluluklar tahsis ederek etkin bir görev dağılımı sağlar.</p>

<p>(5) Kuruluş, personelin yetkilerini belgeye dayalı uzmanlık seviyelerine göre belirleyip her personele yetkisi doğrultusunda sadece görevini ilgilendiren sistemlere erişim hakkını verir ve kontrolünü sağlar.</p>

<p><strong>Yıllık rapor ve bilgi sağlama</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Kuruluş, siber güvenlik planı uyarınca gerçekleştireceği siber güvenlik uygulamasının bir takvim yılı performansına ilişkin bilgileri, takip eden yılın şubat ayının sonuna kadar aşağıdaki hususları kapsayacak şekilde rapor hâlinde sunar:</p>

<p>a) Olası ve tespit edilmiş siber güvenlik zafiyetlerini azaltmak veya ortadan kaldırmak için uygulanacak ilave siber güvenlik önlemleri ile düzeltici ve önleyici faaliyetlerin listesi ve takvimi de dâhil olmak üzere siber güvenlik testleri, iç denetimler, değerlendirmeler gibi doğrulama faaliyetlerinin sonuçları.</p>

<p>b) Siber güvenlik eğitim ve farkındalık programlarının sonuçları, programların içeriği, eğitimi veren kişi ve kurum bilgisi.</p>

<p>c) Gelecek yıl için planlanan siber güvenlik eğitim ve farkındalık programları ile siber güvenlik test ve değerlendirme faaliyetleri ve siber olay tatbikatları.</p>

<p>(2) Kurumun raporlara ilişkin ilave bilgi ve belge talep etmesi durumunda Kuruluş, talep edilen bilgi ve belgeleri Kurum tarafından belirlenecek süre içerisinde Kuruma sunar.</p>

<p><strong>Testler</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Kuruluş, siber güvenlik gereklerinin karşılandığından emin olmak amacıyla tedarik edilen mal ve hizmetler üzerinde fabrika kabul testleri ve saha kabul testleri de dâhil olmak üzere doğrulama ve onaylama testlerini uygular ve sürdürür.</p>

<p>(2) Kuruluş, periyodik olarak siber güvenlik testlerini uygular.</p>

<p><strong>İç ve dış tetkik</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Kuruluş, yılda en az bir kez siber güvenlik değerlendirmesi için tetkik yapar veya yaptırır. Tetkike ilişkin tarih, kapsam ve içerik tetkikin gerçekleştirilmesinden önce Kuruluş tarafından Kuruma bildirilir.</p>

<p>(2) Kuruluş, tetkikler sonucunda tespit edilen eksiklikleri ve bunların giderilmesine yönelik düzeltici ve önleyici faaliyet planını tetkikin bitiminden sonra on beş iş günü içerisinde Kuruma sunar.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Denetim ve yaptırım</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Kuruluşun bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetleri Kurumun denetimine tabidir. Denetime ilişkin hususlarda ilgili yönetmelikte yer alan hükümler uygulanır.</p>

<p>(2) İlgili mevzuat veya yetki koşullarına, Kurum kararlarına ve talimatlarına aykırı hareket edildiğinin tespit edilmesi hâlinde idari yaptırım uygulanır. İdari yaptırımlara ilişkin hususlarda ilgili yönetmelikte yer alan hükümler uygulanır.</p>

<p><strong>Öngörülemeyen durumlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında öngörülmeyen durumların oluşması hâlinde, sürecin nasıl ve hangi koşullarda devam edebileceğine Kurum tarafından karar verilir.</p>

<p><strong>Geçiş hükümleri</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce yetkilendirilen veya yetkilendirilmek üzere Kuruma başvuruda bulunan Kuruluş, bir takvim çerçevesinde bu Yönetmelik hükümlerine uyumu sağlayacak olan eylem planını bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren altı ay içerisinde Kuruma sunar ve Kurumun uygun görüşü sonrasında uygular. Kuruluş tarafından gerekçelendirilmesi ve gerekçenin Kurum tarafından uygun bulunması hâlinde bu süre bir yıla kadar uzatılabilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Nükleer Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/nukleer-tesislerde-siber-guvenlige-iliskin-yonetmelik</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="46145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KANUN HAKİMİYETİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kanun-hakimiyeti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kanun-hakimiyeti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kanun Hakimiyeti</strong></p>

<p>Kanun nedir, ne işe yarar, kanun çok mu önemli, toplum düzeni için olmazsa olmaz mı, sıradan yazılmış kurallar mı kanun?</p>

<p>Bir toplumun en önemli ihtiyacı hukuk düzenidir, ama düzen için düzen değil, temel hak ve hürriyetler için düzen gerekir.</p>

<p>Hukuk düzeninin olmazsa olmazı, toplumun taleplerinden doğup şekillenen kanunlardır. Kanunların varlık sebebi düzeni sağlamaktır.</p>

<p>Bireylerin ve toplumun ihtiyaçlarına cevap vermesi maksadıyla yürürlüğe koyulan kanunlar bakımından en önemli sorun; kanunun yetersiz kalmasından ziyade, hiç veya eşit uygulanmadığında ortaya çıkar ki, bu durumda kanun hakimiyetinin dengesinin bozulması kaçınılmazdır. Mazeret bulmadaki kolaylık ise, kanunlardan sapmada yoğunluğa yol açar.</p>

<p>Toplum, kanunların iyiliğine ve hakimiyetine güvenmeli ve inanmalıdır. Hukuk düzeninin temelini teşkil eden kanunların uygulanacağına ve kanunlar ihlal edildiğinde ihlal edenlerin yaptırımla karşılaşacağına toplumun inanması ve bu inancın yerleşik hale gelmesi, kanunun iyiliği ve en mühimi de hakimiyeti için vazgeçilmezdir.</p>

<p>Bir toplumda kanunun hakimiyeti, kanunların iyiliğinde ve kanunlara karşı geldiği takdirde cezasını çekeceğine dair inancın toplumda kabul görmesi ile hayat bulur. Kanunun hakimiyeti sağlanmazsa; kanunlar anlamını yitirir, etkisiz veya keyfi uygulanan yazılı metinlere dönüşür. Kanunun hakimiyetinin olmadığı yerde; hukuka olan inanç sarsılır, keyfilik ve hukuk güvenliği hakkı ile ilgili yetersizlikler öne çıkar.</p>

<p>Kanun hakimiyeti, bir hukuk devletinin işleyişini belirler ve toplumsal yapının özünü oluşturur. Kanun hakimiyeti ile bahsettiğimiz husus; “kanun devleti” değil, hukukun evrensel ilke ve esasları, kamu yararı, birey yararı, temel hak ve hürriyetler arasında denge gözetilerek çıkarılan, öngörülebilir ve herkese uygulanan kuralların varlığıdır. Kanun hakimiyeti, hukuk devleti olmanın bir gereğidir.</p>

<p><strong>Kanun hakimiyeti için üç temel şartın birlikte varlığı gerekir:</strong></p>

<p><strong>Hukuk düzeni için gerekli olan kanun hakimiyetinin birinci şartı,</strong> hukukun evrensel ilke ve esaslarına göre çıkarılması gereken kanunlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceza kanunlarının amacı; başta temel hak ve hürriyetler olmak üzere, kamu düzeninin korunması ve toplumsal huzurun sağlanmasıdır. Bilinenin aksine; suç ve cezanın amacı, suç işleyenin en ağır şekilde cezalandırılması ve toplumun dışına itilmesi olmayıp, suçun işlenmesinin önlenmesi, bu yolla temel hak ve hürriyetlerinin korunmasıdır. Ancak suç işlemek isteyenler ve onların içinde yaşadığı toplum şunu iyi bilecek ve bu konuda mutlak bir toplumsal inanç tesis edilecek; “kanunu ihlal eden, suç işleyen, kamu düzenini ve huzurunu bozan, kim olursa olsun kanunun öngördüğü ceza suç işleyen kişiye gecikmeksizin ve eksiksiz olarak uygulanır, ne bir eksik, ne bir fazla”. Kanunun varlığının topluma hissettirilmesi ve her an uygulanacağının toplum tarafından bilinmesidir, bu bilincin ve inancın temini, ancak kanun hakimiyeti ile mümkün olabilir.</p>

<p><strong>Burada ikinci şart öne çıkar;</strong> sadece kanun yetmez, kanunun eksiksiz uygulanması suretiyle hakimiyetinin topluma gösterilmesi ve kendisini “güç odağı” veya “imtiyazlı muameleyi hak edenler” olarak görenlere kabul ettirilmesi gerekir. Kanun hakimiyetinin özünü zedeleyen ve temelinden sarsan en büyük kötülük, kanuna karşı keyfilik ve umursamazlıktır. “Suç işleyen bazılarının yanına işledikleri suçlar kar kalır”, “adalet geç işler”, “önünde sonunda adalet yerini bulur” veya “toplumda dezavantajlı ve avantajlı kesimler vardır ve bu kaçınılmazdır” gibi hatalı ve teslimiyetçi anlayış, kanun hakimiyetini zehirler. Bu yanlış anlayıştan kurtulmanın yolu, sadece hukuk düzeninden ve kanundan geçer; “suç işlersen, düzeni bozarsan cezanı çekersin”.</p>

<p><strong>Kanun hakimiyetinde üçüncü şart,</strong> kanunlar öngörülebilir olmalıdır. Kanun açık ve net olursa, birey de davranışlarının hukuki sonuçlarını önceden bilir ve ona göre neyi yapıp yapmayacağını belirler. Kanun, açık ve net olmalı, fiillerin sonuçlarının ne olacağını önceden ortaya koymalıdır. Buna, kanunun öngörülebilirliği denir.</p>

<p><strong>Sonuç olarak;</strong> hukukun evrensel ilke ve esasları, kamu yararı, temel hak ve hürriyetler gözetilerek çıkarılan kanunların varlığı, bu kanunların istisnasız, tavizsiz ve istikrarlı şekilde uygulanması, kanunların herkes tarafından anlaşılabilir ve öngörülebilir şekilde düzenlenmesi ile kanun hakimiyetinin sağlanması ve sürdürülebilmesi mümkün olacaktır.</p>

<p>Sadece kamu otoritesini gözeten, temel hak ve hürriyetlere kısıtlama getiren kanunların varlığı ne kadar tehlikeli ise, görünüşte hukukun evrensel ilke ve esaslarına uygun olan kanunların <i>keyfi</i> şekilde uygulanması da aynı şekilde, hatta daha fazla tehlikelidir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" title="Prof. Dr. Ersan ŞEN"><img alt="Prof. Dr. Ersan ŞEN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/_1778u8tYyuYY1Yu77.81y0yuuoUY81ouuuai5yu2uu7uYYuouuuauY9u79uuuaYYuyY_1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" title="Prof. Dr. Ersan ŞEN">Prof. Dr. Ersan ŞEN</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999">(Bu makale, sayın </span><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Prof. Dr. Ersan ŞEN </span></a><span style="color:#999999">tarafından </span><a href="https://www.hukukihaber.net/" rel="dofollow"><span style="color:#999999">www.hukukihaber.net</span></a><span style="color:#999999"> sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kanun-hakimiyeti-1</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/terazi/teradaknlk.jpg" type="image/jpeg" length="24887"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANMA DAVASI DEVAM EDERKEN KADININ YALNIZCA KIZLIK SOYADINI KULLANMASINA İZİN VERİLMESİNE İLİŞKİN KARARDA HERHANGİ BİR HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/bosanma-davasi-devam-ederken-kadinin-yalnizca-kizlik-soyadini-kullanmasina-izin-verilmesine-iliskin-kararda-herhangi-bir-hukuka-aykirilik-bulunmadigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/bosanma-davasi-devam-ederken-kadinin-yalnizca-kizlik-soyadini-kullanmasina-izin-verilmesine-iliskin-kararda-herhangi-bir-hukuka-aykirilik-bulunmadigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Boşanma davasının derdest olduğu, davacının sadece kendi kızlık soyadını kullanabileceği ve bu yönde talepte bulunabileceği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile davacının kocasının soyadı olmaksızın sadece kızlık soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmiştir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/5264 E., 2023/5332 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2021/2213 E., 2023/260 K.<br />
KARAR : Başvurunun esastan reddi<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Aile Mahkemesi<br />
SAYISI : 2021/216 E., 2021/498 K.</p>

<p>Taraflar arasındaki evli kadının bekarlık soyadını kullanmaya izin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.</p>

<p>Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><br />
<strong>I. DAVA</strong><br />
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 2018 tarihinde evlendiklerini, aralarındaki boşanma davasının derdest olduğunu, soyadını taşıdığı davalının adli sicil ve arşiv kayıtlarının bulunduğunu, davalının soyadını taşımak istemediğini, evli olduğu kişinin soyadını kendi kızlık soyadıyla beraber kullanmak da istemediğini bildirerek, yalnızca bekarlık soy ismini kullanmak için izin verilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong><br />
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddedilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong><br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 24.11.2018 tarihinde evlendiği, İstanbul ... 4. Aile Mahkemesinin 2020/25 Esas sayılı dosyasında boşanma davalarının bulunduğu, boşanma davasının derdest olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 187 inci maddesi, Anayasa’nın 17 inci ve 90 ıncı maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci ve 14 üncü maddeleri ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.09.2015 tarih ve 2014/2-889 Esas ve 2015/2011 Karar sayılı ilamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının sadece kendi kızlık soyadını kullanabileceği ve bu yönde talepte bulunabileceği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile davacının kocasının soyadı olmaksızın sadece kızlık soyadı olan "ER" soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.</p>

<p>B. İstinaf Sebepleri<br />
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulünün hatalı olduğu gerekçeleri ile davanın kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p>C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 187 inci maddesinde evli kadının soyadının, kocasına bağlı olarak değişebileceği, kocasının soyadında bir değişiklik olmadıkça evlenen kadının, kocasının soyadını taşımak zorunda olduğunun düzenlendiği, eldeki davanın 4721 sayılı Kanun'un 187 inci maddesi hükmüne rağmen kadının evlilik birliği içinde sadece kendi soyadını kullanmasına yönelik olarak açıldığı, Anayasanın 90 ıncı maddesi uyarınca, usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde olduğu, buna göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlerarası Antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda Milletlerarası Antlaşma hükümlerinin esas alınacağı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci maddesi, özel hayata ve aile hayatına saygıyı ifade ederken, 14 üncü maddesinin cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasakladığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi' nin kişinin soyadını özel hayat kapsamında değerlendirerek evli kadının, kocasının soyadını kullanma zorunluluğunu özel hayata müdahale olarak kabul ettiği, yalnızca kızlık soyismini kullanmayı istemek için haklı bir gerekçenin de bulunmasının gerekmediği (Yargıtay H.G.Knın 30.09.2015 tarih 2014/2-889 Esas, 2015/2011 Karar), bu hakkın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci maddesi, ve Anayasanın 17 nci maddeleri kapsamında bir insan hakkı olduğu ve cinsiyete dayalı olarak bir ayrıma tabi tutulmaksızın erkek ve kadın arasında eşit şekilde uygulanması gerektiği, aksi durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14 üncü maddesine aykırılık teşkil edeceği, İlk Derece Mahkemesince de bu kapsamda değerlendirilen davada verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.</p>

<p>B. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili; davacının boşanma davasını sürüncemede bıraktığı, davanın kabulünün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu beyanla; tüm yönlerden kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık, evli kadının bekarlık soyadını kullanmasına izin verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır</p>

<p>2. İlgili Hukuk<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun’un 187 inci maddesi. Anayasanın 17 inci ve 90 ıncı maddeleri. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8 inci ve 14 üncü maddeleri.</p>

<p>3. Değerlendirme<br />
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2.Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong><br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,</p>

<p>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,</p>

<p>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,</p>

<p>09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/bosanma-davasi-devam-ederken-kadinin-yalnizca-kizlik-soyadini-kullanmasina-izin-verilmesine-iliskin-kararda-herhangi-bir-hukuka-aykirilik-bulunmadigi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/yargi/00-8ui8u8aagglhghgggg5kklhhhjgijijhhljkhhjjokgjhjjhhlhk1.jpg" type="image/jpeg" length="99170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİRACININ EVE ZARAR VERMESİ VE HOR KULLANMA TAZMİNATI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kiracinin-eve-zarar-vermesi-ve-hor-kullanma-tazminati-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kiracinin-eve-zarar-vermesi-ve-hor-kullanma-tazminati-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kiracının kira sözleşmesinin sona ermesinin ardından taşınmazı tahliye ederken veya tahliye sonrasında taşınmaza zarar vermesi, uygulamada sıklıkla karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir. Bu tür durumlarda, kiraya verenin zararın giderilmesini talep edebilmesi için belirli bir hukuki prosedürü takip etmesi gerekmektedir.</p>

<p><strong>1. Zararın Tespiti ve Tespit Davası</strong></p>

<p>Kiracının taşınmaza zarar verdiğinin ileri sürülmesi halinde, öncelikle bu zararın varlığının ve kapsamının objektif şekilde ortaya konulması gerekir. Bu amaçla kiraya verenin, taşınmazın bulunduğu yer Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde tespit davası açması önem arz eder.</p>

<p>Tespit davası kapsamında mahkeme, taşınmazda meydana gelen zararın belirlenmesi için bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, zararın niteliği, kapsamı ve onarım bedeline ilişkin teknik değerlendirmeleri içerir. Bu rapor doğrultusunda verilen mahkeme kararı, ileride açılacak tazminat davası bakımından güçlü bir delil niteliği taşır.</p>

<p>Yerleşik içtihatlarda, kiralananda meydana gelen zararların bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.</p>

<p><i>Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince; alanında uzman bilirkişi heyetinden; taraflar arasındaki sözleşme ve protokol hükümleri de göz önünde bulundurularak, talep konusu her bir zarar kalemi bakımından hor kullanım -olağan kullanım ayrımı yapılması ve hor kullanmadan kaynaklı olduğu belirlenen her bir kalem hasar bakımından tahliye tarihi itibariyle rayiç birim fiyatları esas alınıp kullanım süresiyle orantılı olacak şekilde olağan kullanımdan kaynaklı yıpranma payı dikkate alınmak suretiyle, hor kullanımdan kaynaklı tazminat tutarının belirlenmesi ve yine ağaçlar bakımından tahliye tarihi itibariyle zarar hesabı yapılması hususlarında rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporları esas alınması ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.</i> <strong>( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3593E. 2026/607K.)</strong></p>

<p><i>Dava konusu kiralananda hor kullanmadan kaynaklanan bir hasar meydana gelip gelmediği, hasar meydana gelmiş ise bu hasarın ne kadar sürede ve kaç paraya giderilebileceği bilirkişi incelemesi ile tespit edilmelidir.</i> (<strong>Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 15.Hukuk Dairesi 2026/261E. 2026/404K.)</strong></p>

<p><strong>2. Tazminat Talebi ve Hukuki Dayanak</strong></p>

<p>Tespit davası sonucunda zararın belirlenmesinin ardından kiraya veren, uğradığı zararın giderilmesi amacıyla tazminat davası açabilir. Bu dava, Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülür.</p>

<p><i>Dava, kira ilişkisine dayalı olarak kiraya veren tarafından <strong>kiracı aleyhine açılan hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir</strong>. Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz etmiştir.<strong>Somut olayda; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklandığına göre, görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.</strong> Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.</i> ( Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 2015/311E. 2015/5357K)</p>

<p><strong>3. Olağan Kullanım ve Yıpranma Ayrımı</strong></p>

<p>Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı tam bir özenle kullanmakla; aynı Kanun’un 334. maddesi gereğince ise sözleşme sonunda kiralananı aldığı hâliyle kiraya verene teslim etmekle yükümlüdür. Kiracının bu kanuni yükümlülüklerini ihlal etmesi hâlinde kiraya veren, bu sebeple uğradığı zararın tazminini kiracıdan talep edebilir. Ancak kiracı, kiralananı sözleşmeye uygun şekilde kullanması sonucu ortaya çıkan olağan yıpranma ve eskimelerden sorumlu değildir. Başka bir ifadeyle kiracı, yalnızca kötü kullanım sonucu meydana gelen zarar ve hasarlardan sorumlu olup, normal kullanım nedeniyle oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu tutulamaz.</p>

<p>Nitekim Yargıtay kararlarında da, “olağan kullanım” sonucu oluşan zararların tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği açıkça ifade edilmektedir. Bu nedenle tazminat hesaplamasında, taşınmazın kullanım süresi, kullanım şekli ve taşınmazın yaşı gibi <i>unsurlar dikkate alınarak, olağan yıpranma payının zarardan düşülmesi gerekmektedir.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Davacının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda mahkemenin yapmış olduğu keşif sonucunda <strong>alınan ek bilirkişi raporu ve taşınmazın kullanım süresi dikkate alınarak, yıpranma payının düşülmesi suretiyle</strong> indirim yapılması için bilirkişiden ek rapor alınması gerekmektedir</i>(<strong>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi 2024/3611E. 2026/664K.)</strong></p>

<p><strong>4.Ayıpların Bildirim Süresi</strong></p>

<p>TBK'nin Kiralananın Gözden Geçirilmesi Ve Kiracıya Bildirme Başlıklı 335. maddesinde, <i>"Kiraya veren geri verme sırasında kiralananın durumunu gözden geçirmek ve kiracının sorumlu olduğu eksiklikleri ve ayıpları ona <strong>hemen yazıl</strong>ı olarak bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa kiracı her türlü sorumluluktan kurtulur. Ancak teslim alma sırasında olağan inceleme ile belirlenemeyecek olan eksikliklerin ayıpların varlığı halinde kiracının sorumluluğu devam eder. Kiraya veren, eksiklikleri, ayıpları belirlediğinde, kiracıya hemen yazılı olarak bildirmek zorundadır</i>." hükmü bulunmaktadır. Bu düzenleme uyarınca kiralananda eksiklik ya da ayıplar belirlendiğinde, bu eksiklik ya da ayıp sebebiyle kiracıdan talepte bulunabilmek için kiracıya hemen yazılı bildirimde bulunmak gerekmektedir. Aksi taktirde kiracı sorumluluktan kurtulur.</p>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar delil tespiti yapılmış ise de, tespit dosyası ve bilirkişi raporunun kiracıya ayrıca ve usulüne uygun şekilde bildirilmediği; bu hususların ancak tazminat davası ile birlikte ve aradan yaklaşık üç aylık bir süre geçtikten sonra kiracıya tebliğ edilmesinin “hemen bildirim” kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu durum karşısında kiracının sorumluluktan kurtulduğu ifade edilmiştir.</p>

<p><i>Eldeki davada; davacı tarafından tahliye tarihi olan 12.09.2019 tarihinden 1 gün sonra mahkeme aracılığıyla taşınmazda tespit yaptırılarak kiralananda bulunan eksik ve ayıplar tespit edilmiştir. Davacının, tespit edilen bu eksik ve ayıpların bedelini davalıdan talep edebilmesi için davalıya hemen yazılı olarak bildirimde bulunması gerekmektedir. Tespit dosyası ve raporu davalıya bildirilmemiş, davalıya bildirim eldeki davada dava dilekçesinin tebliğiyle gerçekleşmiştir. Dava dilekçesi davalıya 02.12.2019 tarihinde, tahliyeden yaklaşık 3 ay sonra tebliğ edilmiştir. Bu durumda madde düzenlemesinde belirtilen "hemen yazılı olarak bildirme" şartının gerçekleşmediğinin, ayıp ve eksiklerden kiracı davalının sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekir. Bu sebeple mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygundur</i>. <strong>(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi)</strong></p>

<p><i>TBK'nin 335. maddesinde belirtilen yazılı bildirimin, tahliye tarihinden itibaren 2 aya kadar olacağı Yargıtay'ın yerleşik kararlarıyla kabul edilmektedir. (Yargıtay 3 HD. 06.10.2025 T. 2025/1237 E. 2025/4592 K.) Bu durumda mecurun kiraya verene teslim edildiği tarihin tespiti gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere kiralananın teslimi anahtar teslimi suretiyle olur. Anahtar teslimi ile birlikte kiralanan üzerindeki tasarruf hakkı teslim alana geçer. Kiralananın tahliye edilmesi ve tesliminin ispat yükü kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte teslim ettiğini ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tarihe itibar olunur. Yukarıda da açıklandığı üzere mecurdaki hasar ve eksikliklerin teslim tarihinden itibaren 2 aya kadar olan süre içerisinde kiracıya yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir. Taşınmazdaki hasarların tespitine dair bilirkişi raporu davalıya 29.05.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu hususun TBK'nin 335. maddesinde belirtilen yazılı bildirim olarak kabul edilmesi gerekir. Bilirkişi raporunun davalıya tahliye tarihinden itibaren 2 ay içinde tebliğ edilmemesi, davacı tarafından bu hususta başka bir delil de sunulmaması sebebiyle "hemen yazılı bildirim" şartı gerçekleşmemiştir.</i> (<strong>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi)</strong></p>

<p><strong>5.Hor Kullanma Tazminatının Talep Edilebilirliği ve Malik Değişikliğinin Etkisi</strong></p>

<p>Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda, kiracının kiralanana zarar vermesi halinde gündeme gelen hor kullanma tazminatı, hem talep edilebilirlik zamanı hem de talep hakkının kime ait olduğu bakımından önem arz etmektedir. Bu hususlar, yargı kararlarıyla da şekillenmiş olup uygulamada belirleyici niteliktedir.</p>

<p>Hor kullanma tazminatının talep edilebilmesi, kiracının kiralananı geri verme borcunun doğmuş olmasına bağlıdır. Zira kira sözleşmesi devam ettiği sürece kiracının iade yükümlülüğü henüz doğmaz.</p>

<p><i>Tüm bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde; kiracının kiralananı geri verme yükümlülüğünün <strong>kira sözleşmesinin bitiminde doğacağı kira sözleşmesi devam ederken kiracının geri verme yükümlülüğü doğmadığı gibi hor kullanma tazminatı borcu da doğmadığı</strong> anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.</i> <strong>( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4253E. 2025/3120K.)</strong></p>

<p>Hor kullanma tazminatı bakımından bir diğer önemli husus ise kiralananın el değiştirmesi durumudur.</p>

<p>Kira konusu taşınmazın mülkiyetinin değişmesi halinde: Yeni malik, eski malikin halefi konumuna geçer, kira sözleşmesinden doğan tüm hak ve yükümlülükler yeni malike intikal eder .Bu kapsamda, hor kullanma tazminatı talep etme hakkı da yeni malike geçmektedir.</p>

<p>Özellikle kiracı henüz kiralananı tahliye etmeden önce mülkiyetin el değiştirmesi durumunda: Hor kullanma tazminatı talep etme hakkı artık yeni malike aittir. Eski malik tarafından açılan davalar reddedilmektedir.</p>

<p><i>Uyuşmazlık hor kullanma tazminatının eski malik kiralayan tarafından istenip istenemeyeceği noktasındadır. Kiralananın el değiştirmesi durumunda, yeni malik, eski malikin halefi olur ve tüm haklarını ve yükümlülüklerini elde eder. Bu nedenle kiracı henüz kiralananı boşaltmadan, kiralananın malikinin değişmesi durumunda, <strong>hor kullanma tazminatı isteme hakkının da yeni malike geçeceğinin kabul edilmesi gerektiğinden </strong>benzer gerekçeyle eski malik/kiralayan davacı tarafından açılan davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak aksi yöndeki davacı vekili istinaf itirazlarının reddedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir</i><strong>.(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi 2022/2334 E. 2025/2706K.)</strong></p>

<p><strong>6. Zamanaşımı</strong></p>

<p>Kiraya verenin zarar nedeniyle açacağı tazminat davası, genel zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, zararın öğrenilmesinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmektedir.</p>

<p><i>Davadaki kira alacağı talebi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı ve <strong>kira ilişkisinden kaynaklı tazminat talebi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımı</strong> söz konusu olduğundan dava konusu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.</i>(Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi 2024/1962E. 2026/147K.)</p>

<p>lemek gerekirse, Kiracının tahliye sonrasında taşınmaza zarar vermesi halinde kiraya verenin doğrudan tazminat talep etmesi yerine, öncelikle zararın hukuki ve teknik olarak tespit edilmesini sağlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda izlenmesi gereken yol; tespit davası açılması, bilirkişi incelemesi ile zararın belirlenmesi ve akabinde tazminat davası açılmasıdır. Bu sistematik yaklaşım, hem ispat kolaylığı sağlamakta hem de yargılama sürecinin sağlıklı ilerlemesine katkıda bulunmaktadır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aynur-oguz-ekmekci" title="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi"><img alt="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2023/03/aynur-oguz-ekmekci.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aynur-oguz-ekmekci" title="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi">Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kiracinin-eve-zarar-vermesi-ve-hor-kullanma-tazminati-1</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/11/kira-degeri-tespit-800x580-1.webp" type="image/jpeg" length="85202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şüpheli veya Sanığın Yalanı Karşısında Müdafinin Konumu: Müdafi Adlî Müzevir midir?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/supheli-veya-sanigin-yalani-karsisinda-mudafinin-konumu-mudafi-adli-muzevir-midir-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/supheli-veya-sanigin-yalani-karsisinda-mudafinin-konumu-mudafi-adli-muzevir-midir-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><i>Merhume Ceren Damar hocamızın anısına </i></strong></p>

<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın yalan söylemesi ile müdafinin yalan söylemesi aynı hukuki, etik ve psikolojik düzlemde değerlendirilemez. Şüpheli veya sanık, devletin cezalandırma kudreti karşısında suç isnadı altında bulunan kişidir. Bu nedenle ona isnadın esası bakımından gerçeği söyleme yükümlülüğü yüklenemez. Susma hakkı ve kendisini suçlamaya zorlanamama ilkesi, şüpheli veya sanığın kendi mahkûmiyetine aktif biçimde katkı sunmaya mecbur bırakılamayacağını ifade eder. Bu nedenle şüpheli veya sanığın kendisini kurtarmaya yönelik gerçeğe aykırı savunma beyanı, kural olarak ayrıca cezalandırılmaz.</p>

<p>Ancak bu durum, yalanın hukuk düzenince değer olarak korunduğu veya şüpheli ya da sanığa pozitif anlamda bir “yalan söyleme hakkı” tanındığı anlamına gelmez. Korunan şey yalan değil; savunma özgürlüğü, kendini suçlamama ilkesi, ispat yükünün iddia makamında kalması ve ceza muhakemesinin ikrar üretme mekanizmasına dönüşmemesidir.</p>

<p>Müdafi ise aynı konumda değildir. Müdafi, suç isnadı altında bulunan kişi değil; savunma makamının mesleki ve kurumsal aktörüdür. Bu nedenle şüpheli veya sanığa tanınan kendini koruma alanı müdafiye aynen taşınamaz. Müdafi, şüpheli veya sanığın sırrını korur; onu kendi aleyhine konuşmaya zorlamaz; iddia makamının ispat yükünü denetler; delillerin hukuka uygunluğunu ve güvenilirliğini tartışır. Fakat doğru olmadığını bildiği bir olay örgüsünü adli makamlara gerçek diye sunamaz.</p>

<p>Bu makalenin temel tezi şudur: <strong>Müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını açıklamak zorunda değildir; fakat o yalanın avukatı da olamaz.</strong> Müdafi sırrı korur, susma hakkını savunur, ispat yükünü iddia makamında tutar; ancak yalanı sahiplenmez, sahte hakikat üretmez, delil uydurmaz, tanığı yönlendirmez ve adli makamları bilerek yanıltmaz.</p>

<p><strong>I. Giriş: Savunmanın En Zor Sorusu</strong></p>

<p>Ceza muhakemesinde bazı sorular vardır; kanun maddelerinden önce mesleğin vicdanına gelir. “Yalan söyleyen şüpheli veya sanık karşısında müdafi ne yapmalıdır?” sorusu da bunlardan biridir. Bu soru, ilk bakışta basitmiş gibi görünür. Müdafi yalan söylememelidir. Adli makamları yanıltmamalıdır. Sahte delil üretmemelidir. Tanığı yönlendirmemelidir. Şüpheli veya sanığa uydurulmuş bir olay örgüsü öğretmemelidir.</p>

<p>Fakat mesele burada bitmez. Çünkü müdafi, şüpheli veya sanığın karşısında ahlak öğretmeni olarak değil, savunma makamının temsilcisi olarak bulunur. Onun sırrını öğrenir. Korkusunu, paniğini, inkârını, çelişkisini, kaçış refleksini, utancını, öfkesini, bazen de yalanını görür. Fakat bu gördüğü şeyi hemen soruşturma veya kovuşturma makamlarına taşıyamaz. Müdafi, şüpheli veya sanığın sırrını açıklamakla değil, savunma hakkını korumakla görevlidir.</p>

<p>Tam bu nedenle sorun iki uç arasında sıkışır.</p>

<p>Birinci uçta müdafiyi “hakikatin memuru” gibi gören anlayış vardır. Bu anlayışa göre müdafi, şüpheli veya sanığın yalan söylediğini fark ettiği anda bunu adli makamlara bildirmeli, gerçeğin ortaya çıkmasına aktif biçimde katkı sunmalıdır. Böyle bir yaklaşım, savunma sırrını, avukat-müvekkil güvenini ve savunma hakkının iç alanını yok eder.</p>

<p>İkinci uçta ise müdafiyi “sonuç alıcı kurgu teknisyeni” gibi gören anlayış vardır. Bu anlayışa göre müdafi, müvekkilini kurtaracaksa yalanı da stratejiye dönüştürebilir; şüpheli veya sanığın anlattığı gerçek dışı hikâyeyi hukuki dile çevirip soruşturma veya kovuşturma makamlarına sunabilir. Böyle bir yaklaşım ise savunmayı meşru bir hak arama faaliyeti olmaktan çıkarır; muhakemenin içine bilinçli bir sahte gerçeklik sokar. Oysa müdafinin doğru konumu bu iki uçtan da ayrıdır. Müdafi, şüpheli veya sanığı ele veren kişi değildir. Fakat onun yalanını savunmanın hakikat iddiasına dönüştüren kişi de değildir. Bu yüzden meselenin en kısa formülü şudur: <strong>Müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını açıklamaz; fakat o yalanın avukatı da olmaz.</strong></p>

<p><strong>II. Şüpheli veya Sanığın Yalanı: Hak Değil, Cezalandırılmayan Savunma Alanı</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalan söylemesi meselesinde ilk yapılması gereken şey, kavramı doğru kurmaktır. Şüpheli veya sanığın yalan söylemesinin kural olarak cezalandırılmaması, ona pozitif anlamda bir “yalan söyleme hakkı” tanındığı anlamına gelmez. Hukuk düzeni yalanı bir değer olarak korumaz. Yalan, ahlaki bakımdan sorunlu bir davranıştır. Fakat ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın konumu farklıdır. Şüpheli veya sanık, devletin cezalandırma kudreti karşısında suç isnadı altında bulunan kişidir. Bu nedenle ona “kendi aleyhine gerçeği söyleme” yükümlülüğü yüklenemez.</p>

<p>Şüpheli veya sanık susabilir. İsnadı reddedebilir. Kendisini suçlamaya zorlanamaz. Bu güvenceler, onun mahkûmiyetine aktif biçimde katkı sunmak zorunda olmadığını ifade eder. Bu nedenle şüpheli veya sanığın “ben yapmadım”, “orada değildim”, “hatırlamıyorum”, “olay böyle olmadı” şeklindeki gerçeğe aykırı savunma beyanları, kural olarak ayrıca cezalandırılmaz. Burada korunan şey yalan değildir; korunan şey, suç isnadı altındaki kişinin devlet karşısında kendisini suçlamaya zorlanamamasıdır.</p>

<p>Bu ayrım çok önemlidir. Çünkü “şüpheli veya sanığın yalan söyleme hakkı vardır” cümlesi meseleyi kabalaştırır. Daha doğru cümle şudur: <strong>Şüpheli veya sanığın yalanı hak değildir; fakat isnadın esası bakımından gerçeği söylemeye zorlanamayan kişinin kendini kurtarmaya yönelik gerçeğe aykırı beyanı, belirli sınırlar içinde cezalandırılmaz.</strong></p>

<p>Burada yalanın ahlaken onaylanması değil, ceza muhakemesinin güç dengesi söz konusudur. Devlet soruşturma gücüne, kolluk mekanizmasına, delil toplama imkânına, tutuklama talep etme kudretine ve isnadı kurma avantajına sahiptir. Şüpheli veya sanık ise çoğu zaman bu güç karşısında korku, bilgisizlik, panik ve yalnızlık içindedir. Onu gerçeği söylemeye zorlamak, muhakemeyi hak arama süreci olmaktan çıkarıp ikrar üretme düzenine dönüştürür. Bu nedenle şüpheli veya sanığın cezalandırılmayan yalanı, yalanın hukukileştirilmesi değil; kendini suçlamama alanının dolaylı sonucudur.</p>

<p><strong>III. Şüpheli veya Sanığın Yalanına Neden İmkân Tanınır?</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın isnadın esasına ilişkin gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının kural olarak cezalandırılmaması, ilk bakışta hukuk düzeninin yalanı hoş gördüğü izlenimini verebilir. Oysa burada korunan şey yalan değildir. Korunan şey, suç isnadı altındaki kişinin devlet karşısında kendisini suçlamaya zorlanamamasıdır.</p>

<p>Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanık, sıradan bir konuşmacı değildir. Devletin cezalandırma kudretiyle karşı karşıya bulunan, özgürlüğü, itibarı, geleceği ve toplumsal varlığı tehdit altında olan kişidir. Böyle bir kişiden, kendi mahkûmiyetine katkı sunacak şekilde gerçeği söylemesini beklemek, onu muhakemenin öznesi olmaktan çıkarıp ikrar aracına dönüştürür. Bu nedenle şüpheli veya sanığın yalanına tanınan alan, yalanın ahlaki değeriyle değil, ceza muhakemesindeki güç asimetrisiyle ilgilidir.</p>

<p><strong>1. Kendini suçlamama ilkesinin doğal sonucu</strong></p>

<p>Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri, kişinin kendi aleyhine delil üretmeye veya kendisini suçlamaya zorlanamamasıdır. Bu ilke, yalnızca susma hakkını değil, aynı zamanda şüpheli veya sanığın mahkûmiyetine aktif katkı sunmaya mecbur bırakılamayacağını da ifade eder. Eğer hukuk düzeni şüpheli veya sanığa “ya gerçeği söyle ya da ayrıca cezalandırılırsın” derse, susma hakkı biçimsel olarak var görünse bile fiilen zayıflar. Çünkü kişi susmadığı anda, beyanının doğruluğu üzerinden yeni bir cezalandırma tehdidiyle karşı karşıya kalır.</p>

<p>Bu da onu iki baskı arasında bırakır: Ya susacak ve susması aleyhine psikolojik olarak yorumlanacaktır ya da konuşacak ve söylediği şeyin yalan olduğu iddiasıyla ayrıca cezalandırılma riski yaşayacaktır. Bu durumda ifade ve sorgu, özgür savunma alanı olmaktan çıkar; gerçeği söylemeye zorlayan dolaylı bir baskı mekanizmasına dönüşür. Bu yüzden şüpheli veya sanığın isnadın esasına ilişkin yalanının kural olarak cezalandırılmaması, susma hakkının ve kendini suçlamama ilkesinin doğal uzantısıdır.</p>

<p><strong>2. Devlet karşısındaki güç asimetrisini dengeleme ihtiyacı</strong></p>

<p>Ceza muhakemesinde taraflar gerçekte eşit güçte değildir. Devletin kolluğu, savcılığı, teknik takip imkânları, arama-el koyma yetkileri, bilirkişi mekanizmaları, tutuklama talep etme ve dosya kurma avantajı vardır. Şüpheli veya sanık ise çoğu zaman yalnız, korkmuş, bilgisiz ve baskı altındadır. Bu nedenle ceza muhakemesi şüpheli veya sanığa bazı koruma alanları tanır. Susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı, hukuka aykırı delil yasağı, ispat yükünün iddia makamında olması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi bu asimetrinin dengelenmesi için vardır.</p>

<p>Şüpheli veya sanığın gerçeği söylemeye zorlanmaması da bu dengelemenin parçasıdır. Çünkü devlet, maddi gerçeği şüpheli veya sanığın ağzından zorla almak yerine, hukuka uygun delillerle ispatlamak zorundadır. Burada temel ilke şudur: <strong>Ceza muhakemesinde mahkûmiyet, şüpheli veya sanığın kendi aleyhine dürüst davranmasına değil, iddia makamının hukuka uygun ispatına dayanmalıdır.</strong></p>

<p><strong>3. İkrar merkezli ceza muhakemesini önleme amacı</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalanının cezalandırılmamasının bir diğer nedeni, ceza muhakemesinin ikrar merkezli bir yapıya dönüşmesini önlemektir. Eğer şüpheli veya sanık, isnadın esasına ilişkin her gerçeğe aykırı beyanı nedeniyle ayrıca cezalandırılacak olsaydı, sistem onu fiilen doğruyu söylemeye zorlamış olurdu. Bu da soruşturma ve kovuşturma makamlarını delil toplamak yerine ikrar almaya yöneltebilirdi.</p>

<p>Oysa modern ceza muhakemesinde amaç, kişiyi konuşturmak değil, isnadı hukuka uygun delillerle ispatlamaktır. İkrar delil olabilir; fakat muhakemenin merkezi olmamalıdır. Çünkü ikrar, baskı, korku, yorgunluk, yanlış yönlendirme, pişmanlık beklentisi veya stratejik hesapla şekillenebilir. Bu nedenle şüpheli veya sanığın yalanına tanınan alan, devletin “doğruyu söyle” baskısıyla ikrar üretmesini sınırlayan bir güvencedir.</p>

<p><strong>4. Savunma özgürlüğünü koruma amacı</strong></p>

<p>Savunma yalnızca teknik bir cevap verme faaliyeti değildir. Savunma, suç isnadı altındaki kişinin kendisini koruma imkânıdır. Bu imkân, yalnızca doğru konuşma zorunluluğuyla sınırlandırılırsa, savunma özgürlüğü daralır.</p>

<p>Şüpheli veya sanık, olayları kendi lehine yorumlayabilir, bazı hususları hatırlamadığını söyleyebilir, isnadı reddedebilir, susabilir, kendi psikolojik konumu içinden eksik veya çelişkili konuşabilir. Bu alanın tamamen cezalandırma tehdidi altına alınması, savunmayı özgür olmaktan çıkarır. Burada hukuk düzeni şu gerçeği kabul eder: Suç isnadı altında bulunan kişi, her zaman soğukkanlı, rasyonel, dürüst ve tam açıklık içinde davranmayabilir. Korkabilir. Kendini korumaya çalışabilir. Panikleyebilir. Gerçeği çarpıtabilir. Hukuk bu davranışı ahlaken onaylamaz; fakat onu ayrıca cezalandırarak savunma hakkını boğmak istemez. Bu nedenle şüpheli veya sanığın yalanına imkân tanınmasının temelinde, savunma özgürlüğünün gerçekçi biçimde korunması vardır.</p>

<p><strong>5. İspat yükünün iddia makamında kalmasını sağlama amacı</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalanının cezalandırılmaması, ispat yükünün iddia makamında kalmasını sağlar. Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanık masumiyetini ispatlamak zorunda değildir. İddia makamı suçun işlendiğini, failin kim olduğunu, hukuka uygun delillerle ve mahkûmiyete yeter kesinlikle ortaya koymak zorundadır.</p>

<p>Eğer şüpheli veya sanığın yalanı cezalandırılsaydı, sistem fiilen şu noktaya kayardı: “Sanık doğruyu söylemek zorundadır; söylemezse ayrıca cezalandırılır.” Bu durumda sanık, yalnız isnada karşı değil, kendi beyanının doğruluğunu ispat baskısına karşı da savunma yapmak zorunda kalırdı. Böyle bir yapı, ispat yükünü dolaylı biçimde sanığa taşır. Oysa doğru ilke şudur: <strong>Şüpheli veya sanığın yalanı mahkûmiyetin yerine geçmez; iddianın ispat eksikliğini de gidermez.</strong> Şüpheli veya sanık yalan söylemiş olabilir. Fakat bu tek başına suçun sabit olduğu anlamına gelmez. Mahkûmiyet hâlâ hukuka uygun, güvenilir ve tartışılmış delillere dayanmak zorundadır.</p>

<p><strong>6. Yalanın cezalandırılmaması ile yalanın hak sayılması arasındaki fark</strong></p>

<p>Burada en önemli ayrım şudur: <strong>Şüpheli veya sanığın yalanının cezalandırılmaması, yalanın hak olduğu anlamına gelmez.</strong></p>

<p>Hukuk düzeni yalanı ahlaki veya hukuki bir değer olarak korumaz. Korunan şey, suç isnadı altındaki kişinin kendisini suçlamaya zorlanamaması, savunma özgürlüğü, ispat yükünün iddia makamında kalması ve ikrar merkezli muhakeme riskinin önlenmesidir. Bu nedenle “sanığın yalan söyleme hakkı vardır” demek yerine şu ifade daha isabetlidir: <strong>Şüpheli veya sanığın gerçeği söyleme yükümlülüğü yoktur; isnadın esası bakımından gerçeğe aykırı savunma beyanı da kural olarak ayrıca cezalandırılmaz.</strong> Bu formül, hem yalanı hak mertebesine çıkarmaz hem de savunma hakkının gerçek koruma alanını daraltmaz.</p>

<p><strong>7. Müdafi bakımından sonuç</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalanına imkân tanınmasının nedeni, onun devlet karşısındaki korunma ihtiyacıdır. Müdafi ise bu korunma ihtiyacını hukuki zemine taşıyan mesleki aktördür. Bu nedenle şüpheli veya sanığa tanınan cezalandırılmayan yalan alanı, müdafiye yalan söyleme yetkisi vermez. Müdafi, bu alanı şöyle anlamalıdır: <strong>Şüpheli veya sanık gerçeği söylemeye zorlanamaz; müdafi ise bu zorlanamazlık alanını sahte hakikat üretme alanına dönüştüremez.</strong> Sanığın yalanına tanınan imkân, yalanın değeri için değil, özgür savunmanın değeri içindir.</p>

<p><strong>IV. Anglo-Amerikan Sistemde Şüpheli veya Sanığın Yalanı ve Müdafinin Konumu</strong></p>

<p>Anglo-Amerikan ceza muhakemesi, şüpheli veya sanığın hakikatle ilişkisini Türk ceza muhakemesinden farklı bir mimari içinde kurar. Bu sistemde temel ayrım, <strong>susma hakkı</strong> ile <strong>yeminli ifade</strong> arasındadır. Sanık susabilir; devlet onu kendi aleyhine konuşmaya zorlayamaz. Fakat sanık kendi isteğiyle tanık sandalyesine oturup yemin altında ifade vermeyi seçerse, artık yalnızca “sanık” olarak değil, aynı zamanda “tanık” olarak konuşur. Bu noktadan sonra gerçeğe aykırı beyan, savunma özgürlüğü kapsamında değil, yeminli yalan beyan alanında değerlendirilir.</p>

<p>Bu ayrım son derece önemlidir. Çünkü Anglo-Amerikan sistemde sanık, kendisi tanık olmayı seçmedikçe klasik anlamda çapraz sorguya tabi tutulmaz. Savunma esasen müdafi tarafından yürütülür. Sanık tanık olmayı seçerse, yemin altında konuşur ve iddia makamının çapraz sorgusuna açılır. Bu durumda yalan söylemesi artık yalnızca kendini koruma refleksi değil, mahkemenin hakikat arama sürecini yemin altında yanıltma davranışıdır. Bu nedenle Anglo-Amerikan sistemde şüpheli veya sanığın yalanına tanınan alan, esasen <strong>susma hakkı</strong> üzerinden korunur; yemin altında yalan söyleme serbestisi üzerinden değil.</p>

<p><strong>1. Susma hakkı güçlüdür; yeminli yalan korunmaz</strong></p>

<p>Anglo-Amerikan sistemin temel mantığı şudur: Kişi kendi aleyhine konuşmaya zorlanamaz. Bu nedenle sanığın susması, onun aleyhine zorlayıcı bir itiraf düzeni kurulmasını engeller. Devlet, isnadı sanığın ağzından zorla almak yerine hukuka uygun delillerle ispatlamak zorundadır. Fakat sanık konuşmayı seçtiğinde ve bunu tanık sıfatıyla, yemin altında yaptığında durum değişir. Artık mahkeme önünde hakikat iddiasında bulunan bir tanık konumuna geçer. Böyle bir durumda yalan, savunma hakkının doğal uzantısı değil, yeminli beyanın ihlali olarak görülür.</p>

<p>Bu sistem bize şu ayrımı öğretir: <strong>Sanığın susma hakkı vardır; fakat yemin altında yalan söyleme hakkı yoktur.</strong> Bu ayrım, Türk ceza muhakemesi bakımından da öğreticidir. Çünkü bizde sanık, kural olarak kendi davasında yeminli tanık gibi dinlenmez. Sanığın sorgusu ve savunması, suç isnadı altındaki kişinin kendini suçlamama alanı içinde değerlendirilir. Bu nedenle sanığın isnadın esasına ilişkin gerçeğe aykırı beyanı, Anglo-Amerikan sistemdeki yeminli tanığın yalan beyanıyla aynı kategoriye sokulamaz.</p>

<p>Ancak buradan şu sonuç da çıkmaz: Sanığın yalanı hukuk düzenince değer olarak korunmaktadır. Korunan şey yine yalan değil, kişinin kendi mahkûmiyetine aktif katkı sunmaya zorlanamamasıdır.</p>

<p><strong>2. Müdafinin konumu: Sırrı korur, fakat yalan delil sunamaz</strong></p>

<p>Anglo-Amerikan sistemde müdafinin konumu da bu ayrım üzerinden kurulur. Müdafi, müvekkilinin susma hakkını korur. İddia makamının ispat yükünü denetler. Delillerin güvenilirliğini tartışır. Müvekkilin kendi aleyhine konuşmasını engelleyebilir. Fakat planlanmış yalan tanıklığa, sahte delile veya mahkemeyi yanıltacak bir kurguya mesleki katkı sunamaz.</p>

<p>Burada müdafinin görevi iki yönlüdür. Birinci yönüyle müdafi, müvekkiline sadıktır. Onun sırrını korur. Onu kendi aleyhine konuşmaya zorlamaz. Savunma hakkını etkili biçimde kullanmasını sağlar. İkinci yönüyle müdafi, mahkemeye karşı dürüstlük yükümlülüğü altındadır. Bu dürüstlük, müvekkil aleyhine her şeyi açıklama yükümlülüğü değildir. Fakat doğru olmadığını bildiği şeyi mahkemeye gerçek diye sunmama yükümlülüğüdür. Bu nedenle Anglo-Amerikan sistemde müdafinin yalan karşısındaki tutumu, bu makalede savunulan temel formülle büyük ölçüde örtüşür: <strong>Müdafi müvekkilinin sırrını korur; fakat müvekkilinin yalanını mahkemeye taşınabilir bir hakikat hâline getirmez.</strong></p>

<p><strong>3. Planlanmış yalan tanıklık karşısında müdafinin tutumu</strong></p>

<p>Anglo-Amerikan hukukunda en tartışmalı alanlardan biri, müdafinin müvekkilinin yalan ifade vereceğini önceden bilmesi hâlidir. Bu durumda müdafinin ilk görevi, müvekkili bu davranıştan vazgeçirmeye çalışmaktır. Müvekkile yeminli yalanın hukuki ve stratejik sonuçları anlatılmalıdır. Yalan tanıklığın savunmayı güçlendirmeyeceği, aksine savunmanın güvenilirliğini çökerteceği açıklanmalıdır.</p>

<p>Müdafi müvekkiline şunu anlatmalıdır: <strong>“Susma hakkın vardır. İddia makamı isnadı ispatlamak zorundadır. Fakat yemin altında doğru olmadığını bildiğin bir anlatıyı sunarsan, bu artık savunma değil, yargılamayı yanıltma davranışıdır. Ben buna mesleki katkı sunamam.”</strong> Bu tutum, müdafinin müvekkile ihanet etmesi değildir. Çünkü müdafi müvekkilini ele vermemekte; onu daha ağır bir hukuki ve etik hatadan korumaktadır. Gerçek sadakat, bazen müvekkilin panik içindeki talebine “evet” demek değil, onu yalanın içine daha fazla sokmamaktır.</p>

<p><strong>4. Türk hukuku bakımından karşılaştırmalı sonuç</strong></p>

<p>Türk ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın beyanı, Anglo-Amerikan sistemdeki yeminli tanık beyanıyla aynı yapıda değildir. Bizde şüpheli veya sanık, suç isnadı altındaki kişi olarak konuşur; kendi davasında, kural olarak yeminli tanık konumuna geçmez. Bu nedenle isnadın esasına ilişkin gerçeğe aykırı savunma beyanı, kural olarak ayrıca cezalandırılmaz.</p>

<p>Bununla birlikte Anglo-Amerikan sistemin öğrettiği temel ilke Türk hukuku bakımından da değerlidir: <strong>Susma hakkı ile yalan söyleme birbirine karıştırılmamalıdır.</strong> Şüpheli veya sanığın gerçeği söylemeye zorlanamaması, müdafinin sahte hakikat üretmesine izin vermez. Sanığın cezalandırılmayan savunma yalanı, müdafinin mesleki beyanına dönüştüğü anda bambaşka bir sorun doğar. Çünkü müdafi, suç isnadı altında bulunan kişi değildir; yargılama alanında mesleki statüyle konuşan kişidir.</p>

<p>Bu nedenle karşılaştırmalı hukuk bize şu üçlü ayrımı gösterir: <strong>Şüpheli veya sanık susabilir.</strong> <strong>Şüpheli veya sanığın isnadın esasına ilişkin gerçeğe aykırı savunma beyanı, belirli sınırlar içinde ayrıca cezalandırılmayabilir.</strong> <strong>Müdafi ise doğru olmadığını bildiği bir anlatıyı adli makamlara gerçek diye sunamaz.</strong> Bu ayrım, savunma hakkı ile yalan yasağı arasındaki doğru dengeyi kurar.</p>

<p><strong>5. Makale bakımından sonuç</strong></p>

<p>Anglo-Amerikan sistemin öğretici tarafı şudur: Savunma hakkı, susma hakkı ve kendini suçlamama ilkesi üzerinden güçlü biçimde korunur; fakat bu koruma yeminli yalanı veya müdafinin mahkemeyi yanıltmasını kapsamaz. Sanığın susma hakkı vardır; yemin altında yalan söyleme hakkı yoktur. Müdafinin ise müvekkilin sırrını koruma yükümlülüğü vardır; fakat o sırrın yerine sahte hakikat üretme yetkisi yoktur.</p>

<p>Bu karşılaştırma, makalenin temel tezini güçlendirir: <strong>Şüpheli veya sanığın yalanına tanınan alan, yalanın değeri için değil, özgür savunmanın değeri içindir. Müdafi ise bu özgür savunma alanını korur; fakat onu sahte hakikat üretme alanına dönüştüremez.</strong></p>

<p><strong>V. Şüpheli veya Sanığın Yalanının Sınırı</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalanının cezalandırılmaması sınırsız bir alan yaratmaz. Her gerçeğe aykırı beyan savunma hakkının koruması içinde kalmaz. Şüpheli veya sanık yalnızca kendisini kurtarmaya çalışıyorsa bir durum vardır. Fakat yalanını başkasına zarar verecek, delil düzenini bozacak veya adli işleyişi saptıracak aktif bir davranışa dönüştürüyorsa artık başka bir durum vardır.</p>

<p>Şüpheli veya sanık sadece “ben yapmadım” diyorsa, bu savunma alanında değerlendirilebilir. Fakat “bu suçu şu kişi işledi” diyerek bilerek başkasına suç atıyorsa, artık yalnızca kendini korumamaktadır. Bir başkasını ceza tehdidi altına sokmaktadır. Şüpheli veya sanık “olay yerinde değildim” diyorsa, bu savunma beyanı alanında kalabilir. Fakat bunu desteklemek için sahte belge düzenletiyor, tanık ayarlıyor, delil uyduruyor veya dijital kayıtları manipüle ediyorsa, artık savunma sınırını aşmaktadır.</p>

<p>Şüpheli veya sanık “hatırlamıyorum” diyebilir. Fakat işlenmemiş bir suçu yetkili makamlara olmuş gibi bildiriyor veya gerçekte olmayan bir saldırı senaryosu kuruyorsa, yalan artık savunma refleksi olmaktan çıkar; adli sistemi yanıltan bağımsız bir haksızlığa dönüşür.</p>

<p>Bu nedenle şüpheli veya sanığın yalanı bakımından şu ayrım yapılmalıdır: <strong>Yalın inkâr başka şeydir; başkasına suç atmak başka şeydir.</strong> <strong>Susma veya hatırlamama beyanı başka şeydir; sahte delil üretmek başka şeydir.</strong> <strong>Kendisini suçtan kurtarmaya çalışmak başka şeydir; muhakemeyi aktif biçimde saptırmak başka şeydir.</strong></p>

<p>Bu ayrım yapılmadan “şüpheli veya sanık yalan söyleyebilir” denildiğinde, savunma hakkı ile adli işleyişi bozma davranışı birbirine karıştırılır. Oysa ceza muhakemesi suç isnadı altındaki kişiye kendisini suçlamama alanı tanır; fakat bu alan, başkasını suçlama, delil uydurma veya adli makamları manipüle etme serbestisi değildir.</p>

<p><strong>VI. Şüpheli veya Sanığın Yalanı ile Psikolojik Savunma Mekanizmaları Arasındaki İlişki</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanığın yalanı her zaman soğukkanlı, planlı ve araçsal bir aldatma davranışı olarak ortaya çıkmaz. Ceza soruşturması veya kovuşturması altında bulunan kişi, çoğu zaman yalnızca hukuki bir isnatla değil, aynı zamanda ağır bir psikolojik tehditle de karşı karşıyadır. Özgürlüğünü kaybetme korkusu, ailesi ve çevresi karşısında damgalanma endişesi, utanç, suçluluk duygusu, inkâr ihtiyacı, sosyal itibarın çökmesi ve geleceğin belirsizliği; kişinin gerçeklikle ilişkisini savunmacı biçimde yeniden kurmasına yol açabilir.</p>

<p>Bu nedenle şüpheli veya sanığın gerçeğe aykırı beyanı, bazı durumlarda yalnızca “yalan söyleme” olarak değil, benliği koruma refleksi olarak da okunmalıdır. Kişi, dış dünyadaki ceza tehdidine karşı yalnız hukuki savunma geliştirmez; aynı zamanda iç dünyasında da psikolojik savunma mekanizmaları üretir.</p>

<p>Bu mekanizmalar, kişinin gerçeği bilmediği anlamına gelmez. Fakat gerçeği olduğu gibi kabul etmek, o anda benlik açısından katlanılamaz hâle gelmiş olabilir. Bu durumda kişi gerçeği inkâr eder, küçültür, başkasına yansıtır, rasyonalize eder veya olayın anlamını değiştirir. Ceza muhakemesinde yalan, çoğu zaman tam da bu psikolojik savunma mekanizmalarının dışavurumu olarak ortaya çıkar.</p>

<p><strong>1. İnkâr: “Ben yapmadım”ın psikolojik kökü</strong></p>

<p>En temel savunma mekanizmalarından biri inkârdır. Kişi, katlanılması zor bir gerçeği bilinç düzeyinde reddeder. Ceza muhakemesinde inkâr, çoğu zaman “ben yapmadım”, “böyle bir olay olmadı”, “orada değildim”, “bunu ben söylemedim” biçiminde görünür. Bu beyan hukuken bir savunma stratejisi olabilir. Fakat psikolojik düzeyde bazen kişinin gerçeği dış dünyaya karşı değil, önce kendisine karşı saklamasıdır. Kişi, suçu, hatayı, ihmali veya olayın sonuçlarını kabul ettiğinde kendi benlik imajı çökecekse, inkâr benliği ayakta tutan geçici bir kalkan işlevi görebilir.</p>

<p>Müdafi bu noktada inkârı hemen “kötü niyetli yalan” olarak okumamalıdır. Çünkü bazı şüpheli veya sanıklar gerçekten dosyadaki olayla yüzleşecek psikolojik dayanıklılığa sahip değildir. Onlar için inkâr, savunma değil, çöküşü erteleme biçimidir.</p>

<p>Ancak müdafi şu ayrımı korumalıdır: <strong>İnkârı anlamak başka şeydir; inkârı sahte hakikat olarak sahiplenmek başka şeydir.</strong> Müdafi, müvekkilinin inkârını psikolojik olarak anlayabilir; fakat doğru olmadığını bildiği inkârı kendi mesleki beyanının merkezine alamaz.</p>

<p><strong>2. Bastırma ve unutma iddiası: “Hatırlamıyorum” beyanı</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanık bazen “hatırlamıyorum” der. Bu beyan her zaman taktiksel olmayabilir. Yoğun stres, travmatik olay, alkol veya madde etkisi, panik, korku, ani şok veya dissosiyatif tepkiler bazı olayların hatırlanmasını gerçekten zorlaştırabilir. Fakat “hatırlamıyorum” beyanı aynı zamanda psikolojik savunma mekanizması olarak da işleyebilir. Kişi, hatırladığı şeyi bilinç düzeyinde kabul etmek istemez. Çünkü hatırlamak, sorumlulukla, utançla veya suçlulukla yüzleşmek demektir.</p>

<p>Bu nedenle müdafi, “hatırlamıyorum” beyanını iki uçtan birine hemen yerleştirmemelidir. Ne her hatırlamama beyanını yalan saymalı ne de her “hatırlamıyorum” cümlesini sorgusuz biçimde sahiplenmelidir. Doğru müdafi tutumu şudur: <strong>Müvekkilin beyanını psikolojik ihtimal olarak anlamak; fakat savunmayı yalnız bu beyanın doğruluğuna mahkûm etmemek.</strong> Müdafi bu durumda savunmayı şu zemine taşıyabilir: <strong>“Hatırlamama beyanının nedeni ne olursa olsun, iddia makamı isnadı hukuka uygun, güvenilir ve yeterli delillerle ispatlamak zorundadır.”</strong> Böylece müdafi, müvekkilin psikolojik savunmasını ele vermeden, kendi savunmasını objektif delil ve ispat alanında kurar.</p>

<p><strong>3. Rasyonalizasyon: “Mecbur kaldım”, “başka çarem yoktu”</strong></p>

<p>Rasyonalizasyon, kişinin davranışına sonradan makul, kabul edilebilir veya ahlaken savunulabilir gerekçeler üretmesidir. Ceza muhakemesinde bu mekanizma çok sık görülür.</p>

<p>Şüpheli veya sanık şöyle diyebilir:</p>

<p>“Ben bunu yapmak zorunda kaldım.”<br />
“Başka çarem yoktu.”<br />
“Herkes böyle yapıyor.”<br />
“O da bunu hak etti.”<br />
“Ben aslında kötü bir şey yapmak istemedim.”<br />
“Beni bu noktaya onlar getirdi.”</p>

<p>Bu tür beyanlarda kişi, olayın hukuki gerçekliğini değil, kendi benlik bütünlüğünü korumaya çalışır. Kendini “suç işleyen kişi” olarak değil, “koşulların zorladığı kişi”, “haksızlığa uğramış kişi”, “kendini savunmuş kişi” veya “aslında iyi niyetli kişi” olarak görmek ister. Rasyonalizasyon her zaman tamamen yalan değildir. Bazen olayın psikolojik bağlamını anlamaya yarar. Fakat hukuki savunma açısından dikkatli kullanılmalıdır. Çünkü rasyonalizasyon, bazen ikrar niteliğinde sonuçlar doğurabilir. Şüpheli veya sanık farkında olmadan eylemi kabul edip yalnızca gerekçelendirmeye çalışabilir.</p>

<p>Müdafi burada beyanın psikolojik anlamı ile hukuki etkisini ayırmalıdır. Müvekkil kendisini rahatlatmak için konuşuyor olabilir; fakat o konuşma dosyada ikrar veya tevilli ikrar gibi değerlendirilebilir. Bu nedenle müdafi, rasyonalizasyon içeren beyanlarda müvekkili şu konuda uyarmalıdır: <strong>“Kendini açıklamak ile hukuken aleyhine sonuç doğuracak kabulde bulunmak aynı şey değildir.”</strong></p>

<p><strong>4. Yansıtma: Suçu başkasına atma eğilimi</strong></p>

<p>Yansıtma, kişinin kendi kabul edemediği duygu, niyet veya sorumluluğu başkasına yüklemesidir. Ceza muhakemesinde bu mekanizma, bazen başkasına suç atma biçimini alabilir. Şüpheli veya sanık, kendi sorumluluğunu azaltmak için “asıl o yaptı”, “beni o yönlendirdi”, “benim haberim yoktu”, “bütün plan ona aitti” diyebilir. Bu beyan bazı dosyalarda gerçek olabilir. Fakat bazen psikolojik yansıtmanın ve kendini kurtarma refleksinin ürünüdür.</p>

<p>Burada müdafi bakımından risk büyüktür. Çünkü yansıtma, sadece müvekkilin savunma beyanı olarak kalmayabilir; başkasına suç isnadı hâline gelebilir. Bu durumda savunma alanı ile iftira riski arasındaki sınır incelir.</p>

<p>Müdafi, müvekkilin yansıtma eğilimini hemen savunma teorisine dönüştürmemelidir. Başkasına suç isnadı içeren bir savunma, çok daha yüksek doğruluk ve delil disiplini gerektirir. Müdafi, yalnız müvekkilin söylediğine dayanarak üçüncü kişiyi suçlayan bir savunma dili kurmamalıdır. Burada doğru formül şudur: <strong>Müdafi, müvekkilin sorumluluğu başkasına yansıtma ihtimalini psikolojik olarak fark eder; fakat bunu delilsiz bir suç isnadına dönüştürmez.</strong></p>

<p><strong>5. Minimizasyon: Olayı küçültme ve zararı azaltma çabası</strong></p>

<p>Minimizasyon, kişinin davranışının ağırlığını azaltmaya çalışmasıdır. Ceza muhakemesinde çok sık görülür:</p>

<p>“Bir tokat attım sadece.”<br />
“Zaten ciddi bir şey olmadı.”<br />
“Ben sadece oradaydım.”<br />
“Ben sadece yardım ettim.”<br />
“Bu kadar büyütülecek bir şey değil.”<br />
“Kimse zarar görmedi.”</p>

<p>Bu tür beyanlar bazen maddi olayın gerçekten daha düşük ağırlıkta olduğunu gösterebilir. Fakat bazen kişi, eylemin hukuki ve ahlaki ağırlığını kabullenemediği için olayı küçültür. Müdafi için minimizasyon hem fırsat hem risktir. Fırsattır; çünkü olayın vasıflandırılması, kast, kusur, iştirak derecesi veya zarar miktarı bakımından savunma alanı açabilir. Risktir; çünkü bilinçsiz minimizasyon, eylemin esasını kabul edip yalnızca ağırlığını tartışmaya açabilir.</p>

<p>Müdafi burada dikkatli olmalıdır. Müvekkilin “sadece” diye başlayan cümleleri çoğu zaman dosyada büyük sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle müdafi, minimizasyonu hukuki vasıflandırma tartışmasına çevirmeden önce, olayın objektif delil durumunu ve beyanın doğuracağı ikrar riskini değerlendirmelidir.</p>

<p><strong>6. Bölme: “Ben kötü değilim, olay kötüydü”</strong></p>

<p>Bölme mekanizmasında kişi kendisini bütünüyle iyi, karşı tarafı bütünüyle kötü; kendi davranışını zorunlu, karşı tarafın davranışını haksız olarak kurabilir. Ceza muhakemesinde bu mekanizma özellikle kavgalı, aile içi, cinsel suç, örgütlü suç, ekonomik suç ve infial dosyalarında görülebilir. Şüpheli veya sanık kendisini tamamen mağdur, karşı tarafı tamamen kötü aktör olarak anlatır. Olayın gri alanlarını siler. Kendi kusurunu görmez. Karşı tarafın her davranışını saldırı, tuzak veya provokasyon olarak çerçeveler.</p>

<p>Bu durum savunma açısından tehlikelidir. Çünkü müdafi müvekkilin bu bölünmüş anlatısına bütünüyle teslim olursa, dosyanın karmaşıklığını kaybeder. Savunma gerçekçi olmaktan çıkar, psikolojik kutuplaşmanın dili hâline gelir. Müdafi burada müvekkilin duygusal anlatısını dinlemeli; fakat dosyayı onun keskin iyi-kötü ayrımı üzerine kurmamalıdır. Savunma, psikolojik öfkenin değil, hukuki ayrımın diliyle kurulmalıdır.</p>

<p><strong>7. Dissosiyasyon ve donma: Beyanın dağılması</strong></p>

<p>Bazı şüpheli veya sanıklar yalan söylemez; fakat dağılır. Olayı parça parça anlatır, zaman sırasını karıştırır, tutarsız görünür, bazı anları kopuk aktarır. Bu durum bazen yalan belirtisi sanılır. Oysa ağır stres, travma veya yoğun korku altında kişinin anlatısı gerçekten parçalanabilir. Müdafi burada çok dikkatli olmalıdır. Her çelişki yalan değildir. Bazı çelişkiler, olayın psikolojik ağırlığından kaynaklanabilir. Özellikle travmatik olaylarda hafıza kronolojik değil, parçalı çalışabilir.</p>

<p>Bu durum, yalan savunması kurma yetkisi vermez. Fakat müdafiye şunu hatırlatır: <strong>Müvekkilin tutarsızlığı her zaman kötü niyetli kurgu değildir; bazen psikolojik dağılmanın izidir.</strong> Bu nedenle müdafi, ifadeye hazırlık aşamasında müvekkilin anlatısını baskıyla düzeltmeye çalışmak yerine, olay örgüsünü sakin biçimde anlamalı; tutarsız görünen noktaların psikolojik veya maddi nedenlerini ayırmalıdır.</p>

<p><strong>8. Psikolojik savunma ile hukuki savunma arasındaki fark</strong></p>

<p>Bu bölümün en önemli ayrımı şudur: <strong>Psikolojik savunma, kişinin benliğini korur. Hukuki savunma, kişinin haklarını korur.</strong> Bu ikisi her zaman aynı yönde işlemez. Müvekkilin psikolojik savunması “inkâr et, küçült, başkasına at, hatırlamadığını söyle, kendini haklı göster” diyebilir. Fakat hukuki savunma bazen “sus, bekle, delili gör, ispat yükünü hatırlat, gereksiz açıklama yapma, yalanı büyütme” demelidir.</p>

<p>Müdafi burada psikolojik savunmayı hukuki savunmanın yerine geçirmemelidir. Müvekkilin iç dünyasında kendini korumak için kurduğu anlatı, adli makamlara taşınacak savunma teorisi olmak zorunda değildir. Bu ayrım çok önemlidir: <strong>Müvekkilin kendisini psikolojik olarak korumak için kurduğu hikâye, müdafinin hukuken sahiplenmesi gereken hikâye değildir.</strong> Müdafi, müvekkilin psikolojik savunmasını anlar; ama hukuki savunmayı onun üzerine körlemesine kurmaz.</p>

<p>Bu bölümün ana cümlesi şudur: <strong>Müdafi, şüpheli veya sanığın psikolojik savunma mekanizmasını hukuki savunma stratejisi sanmamalıdır.</strong> Daha vurucu sonuç cümlesi ise şudur: <strong>Yalanı anlamak müdafinin insanî görevidir; yalanı savunmak ise mesleki sınır ihlalidir.</strong></p>

<p><strong>VII. Müdafi Neden Şüpheli veya Sanıkla Aynı Konumda Değildir?</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanık ile müdafi arasındaki temel fark burada ortaya çıkar. Şüpheli veya sanık, suç isnadı altında bulunan kişidir. Müdafi ise suç isnadı altında bulunan kişi değildir. Şüpheli veya sanık, kendi özgürlüğünü, onurunu ve geleceğini korumaya çalışan kişidir. Müdafi ise bu korunmanın hukuki ve mesleki aracıdır. Bu nedenle şüpheli veya sanığın kendini koruma alanı müdafiye aynen taşınamaz.</p>

<p>Şüpheli veya sanığın gerçeğe aykırı beyanı bazı hâllerde cezalandırılmayabilir. Fakat müdafinin adli makamlara bilerek yalan söylemesi aynı korumadan yararlanamaz. Çünkü müdafi, kendisini suçlamaya zorlanan kişi değil; muhakeme içinde mesleki statüyle konuşan kişidir.</p>

<p>Müdafinin beyanı, şüpheli veya sanığın panik içindeki savunma refleksiyle aynı şey değildir. Müdafi konuştuğunda, soruşturma veya kovuşturma makamlarına yalnızca bir kişinin korkusunu değil, mesleki bir değerlendirmeyi taşır. Bu yüzden müdafinin sözü, şüpheli veya sanığın sözünden farklı bir ağırlığa sahiptir. Müdafi hukuki süzgeçtir. Müdafi, dosyanın dilini kurar. Müdafi, adli makamlara neyin tartışılması gerektiğini gösterir. Bu nedenle müdafinin yalana ortak olması, şüpheli veya sanığın yalanından daha ağır bir meşruiyet sorunu doğurur. Çünkü şüpheli veya sanık kendi varlığını korumaya çalışırken yalan söyleyebilir; müdafi ise bu yalanı hukukileştirirse, sahte gerçekliği yargısal söyleme taşımış olur.</p>

<p>Bu noktada temel formül şudur: <strong>Şüpheli veya sanık gerçeği söylemeye zorlanamaz; müdafi ise muhakemeye bilerek yalan sokamaz.</strong> Bu iki ilke çelişmez. Birincisi savunma özgürlüğünü korur. İkincisi muhakemenin dürüstlük zeminini korur.</p>

<p><strong>VIII. Müdafinin Sır Saklama Yükümlülüğü: Şüpheli veya Sanığı Ele Vermeme Sınırı</strong></p>

<p>Yalan söyleyen şüpheli veya sanık karşısında müdafinin ilk yükümlülüğü, onu soruşturma veya kovuşturma makamları önünde ele vermemektir. Çünkü müdafi, şüpheli veya sanığın sırrını bilen kişidir. Şüpheli veya sanık, müdafisine adli makamlara söylemeyeceği şeyleri söyleyebilir. Olayın gerçek yönünü, kendi korkusunu, çelişkisini veya yalanını açıklayabilir. Bu açıklama, savunmanın kurulabilmesi için gereklidir. Şüpheli veya sanık, müdafisine güvenemezse etkili savunma yapılamaz.</p>

<p>Eğer suç isnadı altındaki kişi, müdafisine söylediği her şeyin savcılığa, kolluğa veya mahkemeye taşınacağını düşünürse, müdafiyle dürüst konuşmaz. Gerçeği saklar. Dosyanın risklerini anlatmaz. Kendisi için tehlikeli noktaları gizler. Müdafi ise eksik bilgiyle savunma yapmak zorunda kalır. Bu nedenle müdafinin sır saklama yükümlülüğü, mesleki nezaket kuralı değildir; savunma hakkının varlık şartıdır.</p>

<p>Müdafi, şüpheli veya sanığın kendisine açıkladığı aleyhe bilgileri adli makamlara sunmakla görevli değildir. Müdafi, sırrı korur. Şüpheli veya sanık aleyhine çalışmaz. Onun soruşturma veya kovuşturma makamları karşısında çözülmesine neden olacak açıklamalar yapmaz.</p>

<p>Fakat bu sır saklama yükümlülüğü, müdafiye yalan söyleme yetkisi vermez. İşte kritik ayrım budur: <strong>Müdafi susabilir; fakat yalan söyleyemez.</strong> <strong>Müdafi şüpheli veya sanığın sırrını koruyabilir; fakat o sırrın yerine sahte bir olay örgüsü koyamaz.</strong> <strong>Müdafi şüpheli veya sanığı ele vermez; fakat onun yalanını kendi mesleki beyanı hâline getiremez.</strong> Bu ayrım, müdafinin etik merkezidir.</p>

<p><strong>IX. Müdafinin Doğruluk Yükümlülüğü: Her Şeyi Söylemek Değil, Yalan Söylememek</strong></p>

<p>Müdafinin doğruluk yükümlülüğü çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu yükümlülük, müdafinin bildiği her şeyi adli makamlara açıklaması anlamına gelmez. Böyle anlaşıldığında savunma mesleği çöker.Müdafi bildiği her şeyi söylemek zorunda değildir. Hatta çoğu zaman söylememek zorundadır. Çünkü şüpheli veya sanık aleyhine olan bilgiyi açıklamak, savunma sırrını ve sadakat yükümlülüğünü ihlal eder.</p>

<p>Ancak müdafi söylediği şeyi bilerek gerçek dışı kuramaz. Bu nedenle doğruluk yükümlülüğü, “tam açıklık” yükümlülüğü değildir. Müdafi için doğruluk yükümlülüğü, “bilinçli yalan kurmama” yükümlülüğüdür. Bunu şöyle ifade edebiliriz: <strong>Müdafi her hakikati açıklamakla yükümlü değildir; fakat açıkladığı şeyle sahte bir hakikat üretmemekle yükümlüdür.</strong></p>

<p>Bu, savunma mesleğinin hem özgürlüğünü hem sınırını gösterir. Müdafi, dosyada iddia makamının ispatlayamadığı noktaları söyleyebilir. Delillerin çelişkilerini gösterebilir. Tanık beyanlarının güvenilirliğini tartışabilir. Hukuka aykırı delile itiraz edebilir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesini işletebilir. Şüpheli veya sanığın susma hakkını koruyabilir. Ama doğru olmadığını bildiği bir hikâyeyi adli makamlara “gerçek budur” diye sunamaz.</p>

<p>Bu yüzden müdafinin cümleleri önemlidir. Müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını sahiplenen bir dil kurmamalıdır. Bunun yerine savunmayı ispat rejimine taşımalıdır.</p>

<p>Riskli cümle şudur: <strong>“Müvekkilim olay yerinde değildir.”</strong> Eğer müdafi bunun doğru olmadığını biliyorsa, bu cümle onu yalanın parçası yapar. Buna karşı daha doğru cümle şudur: <strong>“Dosyada müvekkilin olay yerinde bulunduğunu kesin, güvenilir ve hukuka uygun delillerle ortaya koyan bir ispat yapısı bulunmamaktadır.”</strong> Birinci cümlede müdafi, yalanı sahiplenir. İkinci cümlede müdafi, ispat yükünü hatırlatır.</p>

<p>Riskli cümle şudur: <strong>“Müvekkilim doğruyu söylemektedir.”</strong>Daha doğru cümle şudur: <strong>“Müvekkil beyanı bir yana, mahkûmiyet için gerekli kesinlik bu dosyada oluşmamıştır.”</strong></p>

<p>Riskli cümle şudur: <strong>“Olay kesinlikle müvekkilimin anlattığı gibi gerçekleşmiştir.”</strong> Daha doğru cümle şudur: <strong>“İddia makamı, olayın kendi anlattığı şekilde gerçekleştiğini kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ispatlayamamıştır.”</strong> Bu dil farkı basit bir retorik fark değildir. Bu fark, müdafinin yalanın taşıyıcısı olup olmayacağını belirler.</p>

<p><strong>X. Yalan Söyleyen Şüpheli veya Sanıkla İlk Görüşme: Müdafinin İç Müdahalesi</strong></p>

<p>Müdafi, şüpheli veya sanığın yalan söylediğini fark ettiğinde ilk müdahaleyi adli makamlar önünde değil, özel görüşmede yapmalıdır. Bu görüşmenin dili önemlidir. Müdafi, şüpheli veya sanığı azarlayan, küçümseyen, ahlak dersi veren bir pozisyona girmemelidir. Çünkü yalan çoğu zaman kötücül bir hesap değil; korku, panik, güvensizlik, ceza tehdidi, aile baskısı veya yanlış hukuki beklentiyle ortaya çıkar.</p>

<p>Müdafi önce anlamalıdır: Şüpheli veya sanık neden yalan söylüyor? Kendisini mi koruyor? Bir başkasını mı koruyor? Dosyanın ağırlığından mı korkuyor? Adli makamlara güvenmediği için mi anlatıyı değiştiriyor? “Doğruyu söylersem kesin tutuklanırım” kaygısıyla mı hareket ediyor? Yoksa müdafiyi de kullanarak sahte bir savunma kurgusu mu kurmak istiyor?</p>

<p>Bu teşhis yapılmadan doğru müdahale kurulamaz. Müdafi şüpheli veya sanığa açıkça şunu söylemelidir: <strong>“Ben senin sırrını korurum. Seni adli makamlar önünde ele vermem. Senin aleyhine çalışmam. Fakat doğru olmadığını bildiğim bir şeyi savcılığa, kolluğa veya mahkemeye doğruymuş gibi söyleyemem. Savunmayı yalanın üzerine kurarsak bu hem hukuken hem stratejik olarak bize zarar verir.”</strong></p>

<p>Bu cümle iki mesaj verir. Birincisi: “Ben seni terk etmiyorum.” İkincisi: “Ben yalanın parçası olmuyorum.” İşte müdafinin etik pozisyonu budur.</p>

<p><strong>XI. Yalanın Savunmaya Verdiği Stratejik Zarar</strong></p>

<p>Yalan çoğu zaman kısa vadede kurtarıcı gibi görünür. Fakat ceza muhakemesinde yalan, savunmanın en tehlikeli tuzaklarından biridir. Çünkü yalan tek başına kalmaz. Bir yalan, ikinci yalanı çağırır. İkinci yalan, üçüncü açıklamayı gerektirir. Dosyaya yeni delil girdikçe kurgu daralır. Tanık beyanı, kamera kaydı, HTS, bilirkişi raporu, dijital inceleme, banka hareketi, olay yeri tespiti veya basit bir zaman çizelgesi, şüpheli veya sanığın anlattığı hikâyeyi bozabilir.</p>

<p>Yalan çöktüğünde yalnızca o beyan çökmez. Savunmanın bütünü zarar görür. Adli makamların gözünde şüpheli veya sanığın güvenilirliği azalır. Müdafinin beyanlarına karşı da görünmez bir şüphe oluşur. Artık savunmanın hukuki itirazları bile “kurgu devam ediyor” algısıyla karşılanabilir. Bu nedenle yalan, savunmayı güçlendirmez; savunmayı rehine alır.</p>

<p>Yalan üzerine kurulan savunma, dosyayı yönetemez. Delili tartışamaz. Usul ihlallerine yoğunlaşamaz. İspat yükünü sağlıklı biçimde işletemez. Bütün enerji, şüpheli veya sanığın uydurduğu hikâyeyi ayakta tutmaya harcanır. Savunma artık hukuk yapmaz; yalanın bakımını yapar. Bu nedenle müdafi şüpheli veya sanığa şunu anlatmalıdır: <strong>“Yalan seni o anda koruyor gibi görünebilir; ama dosya ilerledikçe savunmayı bu yalana mahkûm eder.”</strong> Bu sadece etik bir uyarı değildir. Bu, savunma stratejisinin en gerçekçi uyarısıdır.</p>

<p><strong>XII. Müdafi Yalanı Sahiplenmeden Nasıl Savunma Yapar?</strong></p>

<p>Şüpheli veya sanık yalandan vazgeçmiyorsa müdafi dosyayı bırakmadan önce savunmayı yalan dışı zemine taşıma imkânını aramalıdır. Her yalan durumunda müdafinin çekilmesi gerekmez. Hatta çoğu zaman doğru yol çekilmek değil, savunmanın dilini ve zeminini değiştirmektir.</p>

<p>Müdafi, savunmayı şu alanlara taşıyabilir:</p>

<p><strong>İspat yükü:</strong><br />
İddia makamı isnadını ispatlamak zorundadır. Şüpheli veya sanığın beyanı sorunlu olsa bile mahkûmiyet, iddianın yeterli, hukuka uygun ve güvenilir delilleriyle kurulmalıdır.</p>

<p><strong>Makul şüphe:</strong><br />
Dosyada mahkûmiyete yeter kesinlik oluşmamışsa, şüpheli veya sanığın beyanındaki sorun tek başına mahkûmiyet sebebi yapılamaz.</p>

<p><strong>Delil güvenilirliği:</strong><br />
Tanık beyanı çelişkili olabilir. Kamera kaydı net olmayabilir. Bilirkişi raporu yöntemsel sorunlar taşıyabilir. Kolluk tutanağı olayın tamamını yansıtmıyor olabilir.</p>

<p><strong>Hukuka aykırılık:</strong><br />
Hukuka aykırı delil, şüpheli veya sanığın yalanına rağmen hükme esas alınamaz. Savunmanın görevi, delil rejimini işletmektir.</p>

<p><strong>Alternatif ihtimal:</strong><br />
Mahkûmiyet için iddianın anlattığı olay örgüsünün tek makul açıklama hâline gelmesi gerekir. Alternatif ihtimaller dışlanmamışsa mahkûmiyet kurulamaz.</p>

<p><strong>Usul güvenceleri:</strong><br />
Şüpheli veya sanığın yalanı, adli makamların usulü gevşetmesine gerekçe yapılamaz. Kişi yalan söylüyor diye deliller tartışılmadan, gerekçe kurulmadan, savunma talepleri karşılanmadan hüküm verilemez.</p>

<p>Bu alanlarda müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını sahiplenmeden etkili savunma yapabilir. Müdafi şöyle diyebilir: <strong>“Müvekkil beyanı adli makamların takdirindedir. Ancak bu beyandan bağımsız olarak dosyada mahkûmiyete yeter, hukuka uygun, tutarlı ve denetlenebilir bir delil yapısı bulunmamaktadır.”</strong> Bu cümle, yalanı savunmadan savunma yapmanın tipik örneğidir.</p>

<p><strong>XIII. İfade ve Duruşma Aşamasında Müdafinin Dili</strong></p>

<p>Müdafinin en dikkatli olması gereken alan, ifade ve duruşma aşamasıdır. Çünkü bu aşamalarda söylenen söz, yalnızca iletişim değil, kayıttır. Tutanak, çoğu zaman savunmanın sonradan başvuracağı tek resmi hafızadır. Şüpheli ifade sırasında veya sanık duruşmada yalan söylediğinde müdafi üç şeyden kaçınmalıdır.</p>

<p>Birincisi, müvekkilini adli makamlar önünde düzeltmekten kaçınmalıdır.<br />
“Sayın Savcı, müvekkilim doğru söylemiyor” veya “Sayın Başkan, müvekkilim gerçeği anlatmıyor” demek, savunma sırrı ve sadakat yükümlülüğü bakımından kabul edilemez sonuçlar doğurur.</p>

<p>İkincisi, yalanı güçlendiren sorulardan kaçınmalıdır.<br />
Müdafi, doğru olmadığını bildiği hikâyeyi ayrıntılandıran, pekiştiren, adli makamlara daha ikna edici göstermeye çalışan sorular sormamalıdır.</p>

<p>Üçüncüsü, yalanı kendi beyanına dönüştüren kesin ifadelerden kaçınmalıdır.<br />
“Müvekkilim kesinlikle doğru söylüyor”, “olay aynen onun anlattığı gibi gerçekleşmiştir”, “bu hususta hiçbir şüphe yoktur” gibi cümleler, müdafiyi yalanın taşıyıcısı hâline getirebilir.</p>

<p>Bunun yerine müdafi daha kontrollü bir dil kullanmalıdır:</p>

<p><strong>“Müvekkil beyanı değerlendirilirken dosyadaki objektif delillerin isnadı ispata yeterli olup olmadığı ayrıca tartışılmalıdır.”</strong></p>

<p><strong>“İddia makamının anlatısı, dosyadaki delillerle kuşkuya yer bırakmayacak biçimde doğrulanmış değildir.”</strong></p>

<p><strong>“Bu aşamada asıl mesele, müvekkil beyanından önce iddianın ispat standardını karşılayıp karşılamadığıdır.”</strong></p>

<p><strong>“Mahkûmiyet, müvekkil beyanındaki zayıflık üzerinden değil, iddianın güçlü ve hukuka uygun delilleri üzerinden kurulabilir.”</strong></p>

<p>Bu dil, müdafiyi hem müvekkiline sadık tutar hem de yalana ortak etmez.</p>

<p><strong>XIV. Şüpheli veya Sanık Müdafiyi Yalana Zorlarsa</strong></p>

<p>Bazı durumlarda şüpheli veya sanık yalnızca yalan söylemekle kalmaz; müdafiden bu yalanı savunmasını ister. “Böyle diyeceksin”, “bunu savcıya böyle anlatacaksın”, “mahkemeye bunu böyle sunacaksın”, “bu tanığı böyle hazırlayalım”, “şu belgeyi böyle gösterelim” diyebilir.</p>

<p>İşte burada müdafinin sınırı daha sert çizilmelidir.</p>

<p>Müdafi açık biçimde şunu söylemelidir: <strong>“Senin sırrını korurum. Seni kendi aleyhine konuşmaya zorlamam. Fakat doğru olmadığını bildiğim bir beyanı adli makamlara gerçek diye sunamam. Sahte delil, tanık yönlendirme veya başkasına suç atma içeren hiçbir savunmanın parçası olamam.”</strong> Eğer şüpheli veya sanık bu sınırı kabul etmiyorsa güven ilişkisi ağır biçimde zedelenir. Müdafi, göreve devam edip edemeyeceğini değerlendirmelidir.</p>

<p>Ancak çekilme her zaman ilk seçenek olmamalıdır. Çünkü müdafinin görevi kolayca müvekkilini terk etmek değildir. Önce savunmayı yalan dışı zemine taşıma imkânı aranmalıdır. Dosya, ispat yükü ve delil tartışması üzerinden savunulabiliyorsa müdafi göreve devam edebilir. Fakat şüpheli veya sanık müdafiyi aktif biçimde sahte delil üretmeye, tanık yönlendirmeye, başkasına suç atmaya veya adli makamlara bilerek yalan beyanda bulunmaya zorluyorsa artık mesleki sınır aşılmıştır. Böyle bir durumda müdafi görevin devamının mümkün olup olmadığını ciddi biçimde tartmak zorundadır. Çünkü müdafi, şüpheli veya sanığın savunucusudur; suç ortağı değil.</p>

<p><strong>XV. Müdafinin Yalanı Sahiplenmesinin Hukuki Sonuçları</strong></p>

<p>Müdafinin, şüpheli veya sanığın yalanını sahiplenmesi yalnızca etik bir zaaf değildir. Bu davranış, savunma mesleğinin hukuki sınırını aşan ve somut olaya göre disiplin, ceza, tazminat, vekâlet ilişkisi ve yargılama pratiği bakımından sonuç doğurabilecek ağır bir mesleki sapmadır. Burada “yalanı sahiplenmek” ile “sırrı korumak” birbirinden ayrılmalıdır. Müdafi, müvekkilinin kendisine açıkladığı aleyhe bilgiyi adli makamlara sunmak zorunda değildir. Savunma sırrı ve sadakat yükümlülüğü bunu engeller. Ancak müdafi, doğru olmadığını bildiği bir olayı savcılığa, kolluğa veya mahkemeye gerçekmiş gibi sunarsa artık sır saklamamakta; sahte bir hakikat üretmektedir. Bu noktadan sonra sorun yalnızca ahlaki değildir. Müdafinin mesleki beyanı, muhakeme alanına bilerek yanlış bilgi sokmaktadır.</p>

<p><strong>1. Disiplin hukuku bakımından sonuç</strong></p>

<p>Müdafinin yalanı sahiplenmesi, öncelikle avukatlık disiplin hukuku bakımından değerlendirilir. Avukatın görevini özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmesi; avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun davranması gerekir. Sır saklama yükümlülüğü ise avukata adli makamları bilerek yanıltma yetkisi vermez.</p>

<p>Bu nedenle müdafi, doğru olmadığını bildiği bir anlatıyı sahiplenirse baro disiplin soruşturmasıyla karşılaşabilir. Somut olayın ağırlığına göre uyarma, kınama, para cezası, geçici olarak işten yasaklama veya daha ağır disiplin sonuçları gündeme gelebilir. Burada belirleyici olan şey, müdafinin yalnızca susup susmadığı değil; <strong>bilerek yanıltıcı mesleki beyan verip vermediği, sahte delil sürecine katılıp katılmadığı ve mesleğin itibarını zedeleyen bir davranışta bulunup bulunmadığıdır.</strong></p>

<p><strong>2. Ceza hukuku bakımından sonuç</strong></p>

<p>Müdafinin yalanı sahiplenmesi bazı hâllerde yalnızca disiplin suçu olarak kalmaz; ceza hukuku bakımından da risk doğurabilir.</p>

<p>Eğer müdafi sadece “iddia ispatlanamamıştır” diyorsa, bu meşru savunmadır. Fakat doğru olmadığını bildiği olayı adli makamlara gerçek diye sunuyor, sahte delil üretiyor, delil değiştiriyor, tanığı yönlendiriyor, başkasına suç isnadına aracılık ediyor veya resmi belge düzenlenmesine esas olacak biçimde yalan beyanda bulunuyorsa artık ceza hukuku alanına giren davranışlardan söz edilir.</p>

<p>Örneğin suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme; resmi belgede sahtecilik; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan; iftira; suç uydurma; tanık beyanını etkilemeye yönelik davranışlar somut olayın niteliğine göre gündeme gelebilir. Burada kritik sınır şudur: <strong>Müdafi, şüpheli veya sanığın cezalandırılmayan savunma yalanını kendi mesleki eylemiyle adli işleyişi bozan aktif bir davranışa dönüştürdüğü anda ceza hukuku riski doğar.</strong></p>

<p><strong>3. Tazminat ve vekâlet ilişkisi bakımından sonuç</strong></p>

<p>Müdafinin yalanı sahiplenmesi, müvekkil bakımından da zarar doğurabilir. Yalan üzerine kurulan savunma çöktüğünde, şüpheli veya sanığın güvenilirliği zedelenir; mahkeme, dosyadaki diğer savunma argümanlarına da kuşkuyla yaklaşabilir. Bu durum savunma stratejisini çökertir.</p>

<p>Eğer müdafi, mesleki özen yükümlülüğüne aykırı biçimde müvekkilini hukuken riskli bir yalan savunmasına yönlendirmişse veya sahte delil/yanıltıcı beyan nedeniyle müvekkilin daha ağır hukuki sonuçlarla karşılaşmasına yol açmışsa, vekâlet ilişkisinden kaynaklanan hukuki sorumluluk ve tazminat sorumluluğu tartışılabilir. Burada mesele sadece “müvekkil de yalan istedi” savunmasıyla kapanmaz. Çünkü müdafi, müvekkilin talebini hukuki ve etik süzgeçten geçirmekle yükümlüdür. Müvekkilin istediği her şey savunma değildir. Müdafinin görevi, müvekkilin paniğini hukuka çevirmektir; onun yalanını mesleki beyana dönüştürmek değildir.</p>

<p><strong>4. Müdafilik görevinin sona ermesi veya çekilme sorunu</strong></p>

<p>Müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını sahiplenmeye zorlanıyorsa ve savunmayı yalan dışı zemine taşıma imkânı kalmamışsa, göreve devam edip edemeyeceğini değerlendirmelidir. Özellikle müvekkil, müdafiden sahte delil üretmesini, tanık yönlendirmesini, başkasına suç atmasını veya adli makamlara bilerek yalan beyanda bulunmasını istiyorsa güven ilişkisi ve mesleki sınır ağır biçimde zedelenir. Ancak çekilme kolaycı bir refleks olmamalıdır. Zorunlu müdafilikte ve yargılamanın kritik aşamalarında, müdafinin vakitsiz çekilmesi savunma hakkını da zedeleyebilir.</p>

<p>Bu nedenle doğru yol şudur: Müdafi önce müvekkile sınırı açıkça bildirmeli, savunmayı ispat yükü, delil tartışması, hukuka aykırılık ve şüphe alanına taşıma imkânını aramalıdır. Ancak müvekkil ısrarla müdafiyi yalanın aktif parçası yapmaya çalışıyorsa, müdafi mesleki sınırı korumak için görev ilişkisinin sürdürülüp sürdürülemeyeceğini değerlendirmelidir.</p>

<p><strong>5. Yargılama pratiği bakımından sonuç: güven kaybı</strong></p>

<p>Müdafinin yalanı sahiplenmesinin en ağır ama çoğu zaman yazılı olmayan sonucu, yargılama pratiğinde ortaya çıkar: güven kaybı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müdafi bir kez doğru olmadığını bildiği bir anlatıyı sahiplenirse, yalnız o beyanı değil, sonraki bütün savunma hamlelerini de riske atar. Haklı usul itirazları, hukuka aykırı delil tartışmaları, ispat yüküne ilişkin doğru vurgular, tanık beyanlarındaki gerçek çelişkiler bile mahkeme gözünde “savunmanın kurgu üretme çabası” gibi algılanabilir. Bu, savunmanın dramaturjik ve psikolojik sermayesini tüketir. Müdafi, savunma makamının güvenilirliğini korumak zorundadır. Çünkü ceza yargılamasında müdafinin gücü yalnız kanun maddelerinden değil, aynı zamanda mahkeme nezdinde kurduğu mesleki ciddiyetten gelir. Yalanı sahiplenen müdafi, o ciddiyeti kaybeder.</p>

<p>Bu bölümün özeti şudur: <strong>Sır saklamak savunmadır; yalanı sahiplenmek savunma değildir. Müdafi sırrı koruduğu sürece mesleğin içindedir; yalanı kurduğu anda mesleki sınırın dışına çıkar.</strong></p>

<p><strong>XVI. Savunma Sırrı ile Yalan Yasağı Arasında Üçüncü Yol</strong></p>

<p>Mesele çoğu zaman iki seçenek varmış gibi sunulur: Ya müdafi gerçeği söyleyecek ve müvekkilini ele verecek ya da müvekkilinin yalanını savunacak. Bu ikilik yanlıştır. Müdafinin üçüncü yolu vardır. Bu üçüncü yol, savunma sırrını korurken yalanı sahiplenmemektir. Şüpheli veya sanığı ele vermeden, muhakemeye sahte hakikat sokmamaktır. Müvekkili terk etmeden, onun yalanının taşıyıcısı olmamaktır.</p>

<p>Bu yol kolay değildir. Çünkü hem etik dikkat hem stratejik ustalık gerektirir. Müdafi dosyanın dilini değiştirmelidir. Savunmayı müvekkilin sorunlu beyanından çıkarıp delil, ispat, usul ve şüphe alanına taşımalıdır.</p>

<p>Bu üçüncü yolun temel ilkeleri şunlardır:</p>

<p><strong>Şüpheli veya sanığı ifşa etme.</strong></p>

<p><strong>Yalanı sahiplenme.</strong></p>

<p><strong>Sahte delile dokunma.</strong></p>

<p><strong>Tanığı yönlendirme.</strong></p>

<p><strong>Başkasına suç atmaya aracılık etme.</strong></p>

<p><strong>Savunmayı ispat yüküne taşı.</strong></p>

<p><strong>Delili tartış.</strong></p>

<p><strong>Usulü işlet.</strong></p>

<p><strong>Şüpheyi görünür kıl.</strong></p>

<p><strong>Müvekkile sınırı açıkça anlat.</strong></p>

<p>Bu yol, savunmanın hem etik hem etkili olabileceğini gösterir.</p>

<p><strong>XVII. Müdafinin Ethosu: Güvenilir Savunma Öznesi Olarak Avukat</strong></p>

<p>Ceza muhakemesinde müdafinin gücü yalnızca kanun maddelerinden, usul haklarından veya dilekçe yazma becerisinden doğmaz. Müdafinin gücünün önemli bir kısmı, onun yargılama alanında kurduğu <strong>ethos</strong>tan, yani mesleki karakterinden, güvenilirliğinden ve ahlaki duruşundan kaynaklanır. Ethos, klasik retorikte konuşanın dinleyici nezdinde kurduğu güvenilirliktir. Fakat müdafi bakımından ethos, basit bir hitabet tekniği değildir. Müdafinin ethosu, onun savunma makamını temsil ederken sergilediği mesleki ciddiyet, doğruluk disiplini, ölçülülük, cesaret, sadakat ve bağımsızlık toplamıdır.</p>

<p>Müdafi, adli makamlar önünde yalnızca argüman sunmaz; aynı zamanda bir mesleki karakter gösterir. Hâkim, savcı, kolluk görevlisi, zabıt kâtibi, müşteki vekili, şüpheli, sanık, izleyici ve hatta dosyanın kendisi karşısında müdafi bir rol icra eder. Bu rolün inandırıcılığı, yalnızca söylenen sözlerin içeriğine değil, o sözleri söyleyen kişinin mesleki güvenilirliğine de bağlıdır. Bu nedenle müdafinin ethosu, savunmanın görünmeyen sermayesidir.</p>

<p><strong>1. Müdafinin ethosu ve doğruluk disiplini</strong></p>

<p>Yalan söyleyen şüpheli veya sanık karşısında müdafinin en büyük sınavı, kendi ethosunu koruyabilmektir. Müdafi müvekkilini ele vermez; fakat müvekkilinin yalanını da sahiplenmez. Bu denge, müdafinin mesleki karakterini belirler. Müdafi doğru olmadığını bildiği bir olayı adli makamlara gerçek diye sunduğunda, yalnızca o olay hakkında yanlış beyanda bulunmuş olmaz. Kendi ethosunu da zedeler. Çünkü müdafinin sözü, artık hukuki tartışmanın güvenilir aracı olmaktan çıkar; şüpheli bir stratejik manevra gibi algılanmaya başlar.</p>

<p>Bir müdafi adli makamlar nezdinde bir kez “bilerek kurguyu sahiplenen kişi” olarak görünürse, sonraki doğru itirazları da aynı kuşkuyla karşılanabilir. Hukuka aykırı delil itirazı, tanık beyanındaki gerçek çelişki, ispat yüküne ilişkin isabetli vurgu, tutanak talebi veya gerekçe eleştirisi bile yalanın gölgesinde kalabilir.</p>

<p>Bu nedenle yalan, yalnızca dosyaya zarar vermez; müdafinin mesleki kişiliğine de zarar verir.</p>

<p>Müdafinin ethosu şunu gerektirir: <strong>Müdafi sırrı korur, fakat sahte hakikat üretmez.Müdafi müvekkiline sadıktır, fakat yalana sadık değildir.</strong> <strong>Müdafi iddiaya karşı serttir, fakat hakikate karşı sorumsuz değildir.</strong></p>

<p><strong>2. Ethos, savunmanın ikna gücüdür</strong></p>

<p>Ceza yargılamasında ikna yalnızca hukuki argümanla kurulmaz. Dilekçedeki normlar, içtihatlar ve delil değerlendirmeleri elbette önemlidir. Fakat bunların etkisi, müdafinin adli makamlar nezdinde kurduğu güvenilirlikle doğrudan ilişkilidir. Aynı cümle, farklı müdafilerin ağzında farklı etki yaratır. Çünkü adli makamlar yalnızca söze değil, sözü söyleyen kişinin mesleki geçmişine, üslubuna, ölçüsüne, tutarlılığına ve dosya karşısındaki dürüstlük disiplinine de bakar. Bu nedenle müdafinin ethosu, savunmanın ikna katsayısını artırır.</p>

<p>Her şeye itiraz eden ama hiçbir itirazını temellendirmeyen müdafinin ethosu zayıflar.<br />
Her dosyada aynı yüksek perdeden konuşan müdafinin ethosu zayıflar.<br />
Müvekkilin her beyanını tartışmasız hakikat gibi sahiplenen müdafinin ethosu zayıflar.<br />
Adli makamları bilerek yanıltmaya çalışan müdafinin ethosu çöker. Buna karşılık, ölçülü ama kararlı konuşan; gereksiz çatışmadan kaçınan fakat kritik yerde geri çekilmeyen; müvekkilini koruyan ama yalana teslim olmayan; delili, usulü ve ispat yükünü disiplinli biçimde tartışan müdafinin ethosu güçlenir. Bu ethos, özellikle zor dosyalarda savunmanın en önemli dayanaklarından biridir. Çünkü adli makam, her sözü doğru kabul etmese bile, o müdafinin sözünü ciddiye alır.</p>

<p><strong>3. Müvekkil sadakati ile mesleki ethos arasındaki gerilim</strong></p>

<p>Müdafinin ethosu, müvekkile sadakati zayıflatmaz; tam tersine onu daha sağlam bir zemine oturtur. Müvekkil bazen müdafiden kendi yalanını sahiplenmesini isteyebilir. “Bunu böyle söyleyelim”, “şu tanık bunu anlatsın”, “olay böyle olmuş gibi kuralım” diyebilir. Müdafi burada müvekkile yaranmak ile müvekkili gerçekten savunmak arasındaki farkı görmek zorundadır. Müvekkile yaranmak, onun panik içindeki yalanını hukukileştirmektir.<br />
Müvekkili savunmak ise onu yalanın stratejik tehlikesinden korumaktır. Bu nedenle müdafinin “bunu yapamam” demesi, müvekkile ihanet değildir. Aksine, bazen gerçek sadakat tam da bu sınırı koyabilmektir.</p>

<p>Müdafi şunu söyleyebilmelidir: <strong>“Seni ele vermem; fakat seni yalanın içine daha fazla da sokmam.”</strong> Bu cümle, müdafinin ethosunu kurar. Çünkü burada hem sadakat vardır hem doğruluk. Hem savunma sırrı korunur hem de savunmanın meşruiyeti tüketilmez.</p>

<p><strong>4. Müdafinin ethosu ve duruşma dramaturjisi</strong></p>

<p>Duruşma salonu yalnızca hukuk kurallarının uygulandığı bir yer değildir; aynı zamanda rol, mesafe, jest, ses, ritim ve itibar alanıdır. Müdafi burada yalnızca dilekçe okumaz; bir savunma kişiliği sergiler. Yalanı sahiplenen müdafi, bu dramaturjik alanda zayıflar. Çünkü artık sözünün arkasında mesleki güven değil, taktiksel kurgu sezilir. Mahkeme, müdafinin her hamlesini “gerçeği tartışma” değil, “hikâyeyi ayakta tutma” çabası olarak okuyabilir.</p>

<p>Oysa ethosu güçlü müdafi, yalanı sahiplenmeden de sert savunma yapabilir. Hatta en etkili savunma çoğu zaman tam burada ortaya çıkar. Müdafi, müvekkilin problemli beyanına yaslanmak yerine dosyanın ispat sorunlarına, hukuka aykırılıklara, çelişkilere ve mahkûmiyet için gereken kesinliğin oluşmadığına odaklanır. Böylece savunma, şüpheli veya sanığın yalanına mahkûm olmaz. Müdafi, dosyayı yeniden hukuk zeminine çeker.</p>

<p>Bu, savunma dramaturjisinde güçlü bir hamledir. Çünkü müdafi şöyle demiş olur: <strong>“Ben bu dosyayı bir hikâyenin doğruluğuna değil, iddianın ispat edilememesine ve usul güvencelerinin ihlaline taşıyorum.”</strong> Bu cümle, müdafinin ethosunu korur.</p>

<p><strong>XVIII. Hibrit Kopuş Savunması Açısından Yalanın Stratejik Tehlikesi</strong></p>

<p>Hibrit Kopuş Savunması bakımından yalan, savunmanın vites sistemini bozan bir iç sabotajdır. Çünkü HKS, savunmanın soruşturma ve kovuşturma atmosferine, hâkimin veya savcının tutumuna, dosyanın delil yapısına, müvekkilin psikolojisine ve iddia makamının çerçevesine göre derece seçmesini gerektirir. Savunma bazen uyumlu, bazen mikro müdahaleci, bazen açık itirazcı, bazen sert kopuşçu olabilir. Fakat bütün bu dereceler, savunmanın kendi iç tutarlılığını korumasına bağlıdır.</p>

<p>Yalan bu iç tutarlılığı bozar. Müdafi, dosyanın gerçek sorunlarını tartışmak yerine şüpheli veya sanığın yalanını korumaya başlar. Savunma stratejisi, hakikatin sınanmasından çıkar; yalanın saklanmasına dönüşür. Bu durumda savunma, adli makamların erken kanaatini kırmak yerine kendi zayıf kurgusunu savunmakla meşgul olur.</p>

<p>HKS açısından savunmanın görevi, sahte hikâye kurmak değildir. Savunmanın görevi, iddianın erken kapanmış hikâyesini çözmektir. Bu nedenle HKS bakımından doğru tutum şudur:</p>

<p><strong>Yalanı savunma teorisinin merkezine alma.</strong></p>

<p><strong>İddianın ispat yapısını hedef al.</strong></p>

<p><strong>Dosyanın çıpalarını görünür kıl.</strong></p>

<p><strong>Delillerin tartışılmasını zorla.</strong></p>

<p><strong>Prematüre kanaati yavaşlat.</strong></p>

<p><strong>Müvekkilin yalanını değil, iddianın eksik ispatını gündemde tut.</strong></p>

<p>Yalanla savunma yapılmaz. Yalanla en fazla geçici bir sis perdesi kurulur. Fakat ceza muhakemesinde sis dağıldığında, savunmanın itibarı da onunla birlikte dağılabilir. HKS açısından müdafinin ethosu şu dört unsur üzerine kurulur:</p>

<p><strong>Sadakat:</strong> Müvekkili ele vermemek, savunma sırrını korumak, müvekkilin hak alanını terk etmemek.</p>

<p><strong>Doğruluk disiplini:</strong> Bilerek yalan kurmamak, sahte delile dokunmamak, adli makamları bilinçli olarak yanıltmamak.</p>

<p><strong>Bağımsızlık:</strong> Müvekkilin paniğine, adli makamların baskısına, iddianın çerçevesine ve dosyanın ilk anlatısına teslim olmamak.</p>

<p><strong>Cesaret:</strong> Gerektiğinde usul ihlaline, hukuka aykırı delile, prematüre kanaate ve yargısal konfor alanına karşı ölçülü ama kararlı biçimde kopuş göstermek.</p>

<p>Bu dört unsur birleştiğinde müdafi, yalnızca “müvekkilinin avukatı” değil, savunma makamının güvenilir taşıyıcısı hâline gelir.</p>

<p><strong>XIX. Sonuç: Müdafi Şüpheli veya Sanığın Sırrını Korur; Yalanını Savunmaz</strong></p>

<p>Yalan söyleyen şüpheli veya sanık karşısında müdafinin konumu, ceza muhakemesinin en hassas etik alanlarından biridir. Burada kolay cevaplar yoktur. Çünkü müdafi aynı anda iki yükümlülüğü taşır: Müvekkilinin sırrını korumak ve muhakemeye bilerek yalan sokmamak. Bu iki yükümlülük birbirini dışlamaz. Doğru kurulduğunda birbirini tamamlar.</p>

<p>Müdafi şüpheli veya sanığı ele vermez. Müvekkilinin kendisine açıkladığı aleyhe bilgileri adli makamlara taşımaz. Onu kendi mahkûmiyetine katkı sunmaya zorlamaz. Susma hakkını korur. İddia makamının ispat yükünü denetler. Delillerin hukuka uygunluğunu ve güvenilirliğini tartışır. Fakat müdafi şüpheli veya sanığın yalanını kendi beyanı hâline getirmez. Doğru olmadığını bildiği olay örgüsünü adli makamlara gerçek diye sunmaz. Sahte delil üretmez. Tanığı yönlendirmez. Başkasına suç atmaya aracılık etmez. Muhakemenin iletişimsel zeminini bilinçli olarak bozmaz.</p>

<p>Bu nedenle müdafinin etik formülü şudur: <strong>Müdafi bildiği her şeyi söylemek zorunda değildir; fakat söylediği şeyin bilerek yalan olmaması gerekir.</strong> Daha kısa ifade edersek: <strong>Müdafi, şüpheli veya sanığın yalanını açıklamaz; fakat o yalanın avukatı da olmaz.</strong></p>

<p>Savunmanın onuru tam da bu sınırda ortaya çıkar. Müdafi, hakikati devletin tekeline bırakmadığı için gereklidir. Ama yalanı savunma hakkı sanmadığı için meşrudur. Müdafinin ethosu da bu çizgide kurulur: müvekkilin sırrına sadakat ile yargısal söyleme dürüstlük arasındaki ince çizgide. Müdafi o çizgiyi koruduğu sürece savunur; o çizgiyi yalan lehine terk ettiği anda savunmanın meşruiyetini zedeler.</p>

<p>Son cümle şudur: <strong>Yalanı anlamak müdafinin insanî görevidir; yalanı savunmak ise mesleki sınır ihlalidir. Müdafi, şüpheli veya sanığın psikolojik savunmasını anlar; fakat hukuki savunmayı hak, delil, ispat, usul ve şüphe üzerine kurar. Çünkü savunma, yalanın değil, hakkın avukatlığıdır.</strong></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN"><img alt="Av. Fahrettin KAYHAN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/Fahrettin-KAYHAN.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN">Av. Fahrettin KAYHAN</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/supheli-veya-sanigin-yalani-karsisinda-mudafinin-konumu-mudafi-adli-muzevir-midir-1</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/ceren-damar-1.jpg" type="image/jpeg" length="25392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukata bürosunda bıçaklı saldırı: Barodan tepki açıklaması]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukata-burosunda-bicakli-saldiri-barodan-tepki-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukata-burosunda-bicakli-saldiri-barodan-tepki-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Barosu avukatlarından Taha Bağaçlı, bürosunda bıçaklı saldırıya uğradı. Bağaçlı yara almadan kurtulurken, saldırı sonrası gözaltına alınıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan şüpheli K.P., karara itiraz üzerine tutuklandı. Erzurum Baro Başkanı Mesut Öner, "Avukata yönelik şiddetin karşısında durmaya ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Olay, 30 Nisan günü bir hukuk bürosunda meydana geldi. Taha Bağaçlı, büroya gelen ve bankaya olan borcu sebebiyle icralık olan K.P'nin bıçaklı saldırısına uğradı. Avukat Bağaçlı'nın yara almadan atlattığı saldırı büronun güvenlik kamerasında kaydedildi. Görüntülerde, K.P'nin büroya gelip, Avukat Bağaçlı ile görüştükten sonra elindeki bıçakla üzerine yürüyüp saldırıda bulunması yer aldı. Bağaçlı’nın şikayeti üzerine K.P., Yakutiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan K.P. çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine 2 Nisan günü yeniden gözaltına alınan K.P. görevi yaptırmamak için direnme, silahla tehdit, cebir ve tehdit suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlamasıyla sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklandı.</p>

<p><strong>ERZURUM BAROSU'NDAN AÇIKLAMA</strong></p>

<p>Avukat Taha Bağaçlı'nın uğradığı saldırıya Erzurum Barosu avukatları tepki gösterdi. Avukatlarla birlikte basın açıklaması yapan Baro Başkanı Mesut Öner, saldırıyı en güçlü şekilde kınadıklarını söyledi. Öner, "Avukatlar hiçbir dosyanın tarafı değildir; savunma makamının temsilcisi olarak hukukun işlenmesine katkı sunan yargının kurucu unsurlarındandır. Avukata yönelik her türlü şiddet, yalnızca bir meslek grubuna değil; savunma hakkına, hukuka, hukuk devletine ve adalete yönelmiş bir saldırıdır. Bu gerçeğin görmezden gelinmesine ve mesleğimizin itibarsızlaştırılarak hedef haline getirilmesine asla sessiz kalmayacağız. Son dönemde artan şiddet olayları, bu konuda daha güçlü ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Artan şiddet olayları karşısında, avukatlara yönelik saldırıların önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi ve etkin tedbirlerin alınması artık zorunludur. Erzurum Barosu olarak, avukata yönelik şiddetin karşısında durmaya ve hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz" diye konuştu.</p>

<p><strong>‘OLAY BEN DEĞİLİM AVUKATLIK MESLEĞİNİN TA KENDİSİDİR’</strong></p>

<p>Destek veren meslektaşlarına teşekkür eden Avukat Taha Bağaçlı, "Burada olay ben değilim. Avukatlık mesleğinin ta kendisidir. Bakınız şu farkındalığı oluşturmak istiyorum. Bu ülkede benim olayım olmadan sadece bir gün önce Hatice kardeşimiz katledildi. Bu ülkede bir gün arayla 2 farklı avukatın cenazesi kaldırılabilirdi. Deliller ortadayken ifadeler, tanıklar hatta kamera kayıtları, ses kayıtları da mevcut. Buna rağmen hakimlerimiz alkışlarcasına maalesef şahsı salıverebiliyorlar. Meclisimizde birçok avukat vekilimiz var. Bu söylediklerimi lütfen kardeşlerinin tatlı bir sitemi olarak alsınlar ve gerekli aksiyonlar alınsın" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukata-burosunda-bicakli-saldiri-barodan-tepki-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/345856.jpg" type="image/jpeg" length="97125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukat Mustafa Özlüer ve ailesi trafik kazasında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukat-mustafa-ozluer-ve-ailesi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukat-mustafa-ozluer-ve-ailesi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak'ta, dün gece meydana gelen zincirleme trafik kazasında Kütahya Barosu'na kayıtlı avukat 37 yaşındaki Mustafa Özlüer, eşi 35 yaşındaki Tuğba Özlüer ve çocukları 1 yaşındaki Selin ile 6 yaşındaki Nil Özlüer hayatlarını kaybetti. Ailenin bugün Simav ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi. Kaza haberi Kütahya'da büyük üzüntüye neden oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak-İzmir kara yolu Ürünköy mevkiinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında, karşı şeride geçen bir TIR'ın, aralarında Anadolu Turizm'e ait yolcu otobüsünün de bulunduğu toplam 6 araca çarpması sonucu 17 kişi yaralanmıştı.</p>

<p><strong>OLAY YERİNDE CAN VERDİLER</strong></p>

<p>Kazada, cipteki sürücü Mustafa Özlüer (37), eşi Tuğba Özlüer (35) ile çocukları Selin Özlüer (1) ve Nil Özlüer'in (6) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p><strong>BARODAN TAZİYE MESAJI</strong></p>

<p>Hayatını kaybeden 4 kişinin cenazeleri, olay yerindeki incelemelerin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Kütahya Barosu, Simav ilçesi avukatlarından Mustafa Özlüer, eşi ve iki çocuğunun hayatını kaybettiği trafik kazasına ilişkin taziye mesajı yayınladı.</p>

<p><strong>"BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUZ"</strong></p>

<p>Açıklamada, "Baromuz Simav ilçesi avukatlarından Mustafa Özlüer, eşi Tuğba Özlüer ve çocukları Selin ile Nil Özlüer'in vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Özlüer ailesine Allah'tan rahmet, yakınlarına ve camiamıza başsağlığı dileriz" ifadelerine yer verildi.</p>

<p><strong>SİMAV'DA TOPRAĞA VERİLECEKLER</strong></p>

<p>Özlüer ailesinin cenazesinin bugün ikindi namazına müteakip Simav ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukat-mustafa-ozluer-ve-ailesi-trafik-kazasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/adsiz-129.jpg" type="image/jpeg" length="74125"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hukukçu Araştırma Görevlileri için HMGS Sınavı mı?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hukukcu-arastirma-gorevlileri-icin-hmgs-sinavi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hukukcu-arastirma-gorevlileri-icin-hmgs-sinavi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2 Mayıs 2006 tarihinde bu platformda Prof. Dr. Rauf Karasu imzalı ve “<strong><a href="https://hukukihaber.net/arastirma-gorevliligi-sinavi-ile-yuksek-lisans-ve-doktora-sinavlarinda-ales-puani-yerine-hmgs-puani-esas-alinmalidir" rel="dofollow">Araştırma Görevliliği Sınavı ile Yüksek Lisans ve Doktora Sınavlarında ALES Puanı Yerine HMGS Puanı Esas Alınmalıdır</a></strong>” başlıklı yazıyı okudum. Önce yazının ironik bir HMGS eleştirisi olduğu zannına kapıldım, ancak sonlara doğru Hoca’nın önerisinde epey ciddi olduğunu gördüğümde, aşağıdaki satırları hukuk camiasıyla paylaşma ihtiyacı hissettim.</p>

<p>HMGS’nin ihdas edilmesi, belirli mesleklere girişte asgari bir hukuk bilgisi standardı sağlama amacını taşır. Bu yönüyle avukatlık, hâkimlik, savcılık ve noterlik gibi doğrudan uygulamaya dönük meslekler için bir filtre işlevi gördüğü, en azından sınavın amacı açısından söylenebilir. Bununla birlikte, sınavın uygulanış tazındaki ezber ağırlıklı soru tarzının bu amacı gerçekleştirmekten son derece uzak olduğu yönündeki eleştirilere katıldığımı da satır arasında not edeyim. Böyle bir sınavın kapsamının genişletilerek araştırma görevliliği ve lisansüstü eğitime girişte belirleyici hale getirilmesi önerisi, hem akademinin doğası hem de eşitlik ilkesi bakımından ciddi sorunlar barındırmaktadır.</p>

<p>Her şeyden önce, araştırma görevliliği ile HMGS’nin hedeflediği meslekler arasında niteliksel bir fark vardır. HMGS, uygulamaya yönelik mesleki yeterliliği ölçmeyi amaçlayan bir sınavdır, oysa araştırma görevliliği, esas itibarıyla bilimsel araştırma yapma, eleştirel düşünme, metodoloji kurma ve akademik üretim kapasitesiyle ilgilidir. Bu iki alanın gerektirdiği yetkinliklerin örtüştüğünü varsaymak, kategorik bir hata içerir. Bir adayın HMGS’de başarılı olması, onun iyi bir araştırmacı veya akademisyen olacağı anlamına gelmez. Benzer şekilde, HMGS’de başarısız olan bir adayın akademik potansiyelinin düşük olduğu da söylenemez. Dolayısıyla, uygulama odaklı bir sınavın akademik kariyer için ön koşul haline getirilmesi, ölçme aracının amaçla uyumsuzluğu sorununu doğurur.</p>

<p>Metinde ALES’in hukuk bilgisini ölçmediği gerekçesiyle eleştirilmesi anlaşılabilir, ancak buradan hareketle HMGS’nin doğrudan yerine konulması gerektiği sonucu zorunlu değildir. Bu, ‘ya bu ya o’ şeklinde ikili bir karşıtlık kurarak alternatif çözümleri dışlayan bir akıl yürütmeye dayanır. Oysa daha dengeli bir yaklaşım, akademik alana özgü ölçütlerin geliştirilmesini gerektirir. Örneğin, bazıları halihazırda kullanılan, alan bilgisi sınavları, yazılı bilim sınavları, mülakatlar gibi adayın akademik üretim potansiyelini değerlendiren benzer yöntemler önerisi dikkate alınabilir, ancak HMGS böylesi bir yöntem olmanın yanından bile geçmiyor. Sorunlu bir ölçme aracını (ALES) daha uygun olmayan başka bir araçla (HMGS) değiştirmek, sorunu çözmek yerine biçim değiştirerek sürdürmek anlamına gelir.</p>

<p>Ayrıca metinde HMGS’nin “nesnelliği üzerinde kuşku olmayan” bir sınav olduğu iddiası da tartışmaya açıktır. Her merkezi sınav belirli ölçüde standartlaştırılmış olsa da, hiçbir sınav mutlak anlamda nesnel değildir. Sınavın içeriği, yukarıda da belirttiğim soru tarzı ve ölçtüğü beceriler belirli bir perspektifi yansıtır. HMGS’nin de ağırlıklı olarak ezbere dayalı bilgi ölçtüğü ve hukuk uygulamasına yönelik belirli alanları öne çıkardığı düşünüldüğünde, akademik yaratıcılık ve eleştirel analiz gibi becerileri ölçmekten uzak olduğu öneride dikkate alınmamıştır. Bu nedenle HMGS’yi tartışmasız “daha objektif” bir kriter olarak sunmak, yeterli gerekçelendirmeden yoksundur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üstelik öneri, eşitlik ilkesi bakımından da sorunludur. Türkiye’de farklı disiplinlerde araştırma görevlisi olmak isteyen adaylar için böyle bir mesleki yeterlilik sınavı zorunluluğu bulunmazken, yalnızca hukuk alanı için HMGS şartı getirilmesi, benzer durumda olan kişiler arasında farklı muamele anlamına gelir. Eğer amaç akademik kaliteyi artırmaksa, bu hedefin yalnızca hukuk alanına özgü bir sınavla sağlanmaya çalışılması tutarlı değildir. Ya tüm disiplinler için benzer nitelikte alan yeterlilik sınavları öngörülmeli ya da hiçbir alanda bu tür bir zorunluluk getirilmemelidir. Aksi halde, eşitlik ilkesi zedelenir ve hukuk alanındaki adaylar diğer alanlara kıyasla daha ağır bir eleme mekanizmasına tâbi tutulmuş olur.</p>

<p>Metinde dile getirilen bir diğer husus, ALES’te yüksek puan alan ancak lisans not ortalaması düşük olan adayların öne geçebilmesidir. Bu durum, ölçme ve değerlendirme sisteminde ağırlıkların yeniden düzenlenmesiyle çözülebilecek bir problemdir. Lisans başarı ortalamasının, bilim sınavlarının ve/ya mülakatların etkisi artırılarak daha dengeli bir değerlendirme yapılabilir. Bu tür teknik bir sorunun çözümü, tüm sistemi kökten değiştirip farklı bir sınavı zorunlu kılmak değildir.</p>

<p>Son olarak, akademik özgürlük ve çeşitlilik açısından da öneri sakıncalıdır. Akademi, yalnızca mevcut hukuk bilgisini tekrar eden değil, aynı zamanda hukuku eleştiren, dönüştüren ve geliştiren bireyler yetiştirmeyi amaçlar. HMGS gibi standartlaştırılmış sınavların belirleyici hale gelmesi, farklı düşünme biçimlerini ve alternatif akademik profilleri dışlama riski barındırmaktadır. Bu da uzun vadede hukuk biliminin gelişimini sınırlandırır.</p>

<p>Özetle, hukuk alanında akademik kaliteyi artırma amacı yerinde olmakla birlikte, HMGS’nin araştırma görevliliği ve lisansüstü eğitime girişte temel kriter haline getirilmesi hem ölçme amacına uygunluk hem eşitlik ilkesi hem de akademinin doğası bakımından ikna edici değildir. Daha dengeli, çoğulcu ve akademik niteliği doğrudan ölçen yöntemlerin geliştirilmesi, bu hedefe ulaşmak için daha rasyonel bir yol olacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Ali Acar</strong></p>

<p><strong>Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hukukcu-arastirma-gorevlileri-icin-hmgs-sinavi-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/03/terazi/terazi.jpg" type="image/jpeg" length="99107"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2025/257 esas - 2026/44 karar sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025257-esas-202644-karar-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025257-esas-202644-karar-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 12/2/2026 tarihli, 2025/257 esas - 2026/44 karar sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Esas Sayısı : 2025/257</strong></p>

<p><strong>Karar Sayısı : 2026/44</strong></p>

<p><strong>Karar Tarihi : 12/2/2026</strong></p>

<p><strong>R.G. Tarih - Sayı : 4/5/2026-33243</strong></p>

<p></p>

<p><strong>İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: </strong>Danıştay İkinci Dairesi</p>

<p><strong>İTİRAZIN KONUSU:</strong> 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’na 9/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Kanun’un 112. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin on ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “<i>Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri…</i>” ibaresinin Anayasa’nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.</p>

<p><strong>OLAY: </strong>Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinden (Akademi) ilişiğin kesilmesine yönelik işlemin ve bu işlemin dayanağı olan yönetmelik hükmünün iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.</p>

<p><strong>I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ</strong></p>

<p>Kanun'un 13/A maddesinin itiraz konusu kuralın da yer aldığı on ikinci fıkrası şöyledir:</p>

<p>“<i>Akademinin öğrenci kaynağı; lise ve dengi okullar, ön lisans, lisans, yüksek lisans mezunlarıdır. İlgili devletlerle yapılacak uluslararası anlaşmalara bağlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin Akademiye kabul edilmeleri Bakan onayı ile olur. Yabancı uyruklu öğrenciler eğitim-öğretimi izleyebilecek Türkçe dil yeterliklerinin sınav ile tespit edilmesinden sonra öğretime başlatılır. Yabancı uyruklu öğrenciler Akademi öğrencilerine uygulanan kurallara uymakla yükümlüdür. <strong><u>Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri</u></strong> ile giriş usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.</i>”</p>

<p><strong>II. İLK İNCELEME</strong></p>

<p>1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Recai AKYEL, Rıdvan GÜLEÇ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI’nın katılımlarıyla 11/12/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında öncelikle sınırlama sorunu görüşülmüştür.</p>

<p>2. Anayasa’nın 152. ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddelerine göre bir davaya bakmakta olan mahkeme, bu dava sebebiyle uygulanacak bir kanunun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varması hâlinde bu hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya yetkilidir. Ancak anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması, iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekir. Uygulanacak kural ise bakılmakta olan davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.</p>

<p>3. 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin on ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri ile giriş usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceği öngörülmüştür. İtiraz yoluna başvuran Mahkeme, anılan cümlede yer alan “<i>Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri…</i>” ibaresinin iptalini talep etmiştir.</p>

<p>4. İtiraz konusu kuralda yer alan “<i>Akademiye alınacak öğrencilerin…</i>”<i> </i>ibaresi, “<i>… nitelikleri…</i>” ibaresinin yanı sıra itiraz konusu olmayan “<i>…giriş usul ve esasları…</i>” ibaresi yönünden de geçerli, ortak kural niteliğindedir. Bu itibarla kuralın esasına ilişkin incelemenin “<i>…nitelikleri…</i>”<i> </i>ibaresi ile sınırlı olarak yapılması gerekir.</p>

<p>5. Açıklanan nedenle 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’na 9/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Kanun’un 112. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin on ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “<i>Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri…</i>” ibaresinin esasının incelenmesine, esasa ilişkin incelemenin anılan cümlede yer alan “<i>…</i><i>nitelikleri…</i>” ibaresi ile sınırlı olarak yapılmasına OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.</p>

<p><strong>III. ESASIN İNCELENMESİ</strong></p>

<p>6. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Oğuz ÇAKAR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p><strong>A. Anlam ve Kapsam</strong></p>

<p>7. 2803 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında anılan Kanun’un amacının Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin gerektirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenlemek olduğu belirtilmiştir.</p>

<p>8. Kanun’un “<i>Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi</i>” başlıklı 13/A maddesinin birinci fıkrasında, İçişleri Bakanlığına bağlı Akademinin Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarının subay, astsubay ve diğer personel ihtiyacını karşılamak, ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim öğretim, bilimsel araştırma ile yayın yapmak amacıyla kurulan ve bünyesinde fakülte, enstitü, astsubay meslek yüksekokulları, eğitim ve araştırma merkezleri ve kurslar bulunduran bir yüksek öğretim kurumu olduğu belirtilmiş; ikinci fıkrasında ise Akademinin kuruluş, görev ve çalışma usullerinin 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri saklı olmak kaydıyla Yükseköğretim Kurulunun da görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.</p>

<p>9. Söz konusu maddenin on ikinci fıkrasının birinci cümlesinde Akademinin öğrenci kaynağının lise ve dengi okullar, ön lisans, lisans, yüksek lisans mezunları olduğu ifade edilmiş; beşinci cümlesinde ise Akademiye alınacak öğrencilerin nitelikleri ile giriş usul ve esaslarının yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Söz konusu cümlede yer alan “<i>…nitelikleri…</i>”<i> </i>ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>B. İtirazın Gerekçesi</strong></p>

<p>10. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla Akademide eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlara ilişkin temel ilkeler belirlenmeksizin idareye sınırsız düzenleme yetkisinin tanındığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu</strong></p>

<p>11. 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.</p>

<p>12. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrasında “<i>Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.</i>” denilmek suretiyle eğitim ve öğrenim hakkı herkes yönünden güvence altına alınmıştır.</p>

<p>13. Anılan hak, kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar (<i>Sara Akgül</i> [GK], B. No: 2015/269, 22/11/2018, § 120; <i>Hikmet Balabanoğlu</i>, B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28; <i>İhsan Asutay</i>, B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 34).</p>

<p>14. Eğitim ve öğrenim hakkı, devlete kişilerin eğitim ve öğrenim almasını engellememe ödevini yüklemektedir. Anılan hak belirli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını ve bu eğitim kurumlarına devam edebilmeyi teminat altına almaktadır (AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 100).</p>

<p>15. Anayasa’nın söz konusu maddesinin ikinci fıkrasında ise öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edilip düzenleneceği belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı, hakkın kapsamını ve sınırlarını belirleme yetkisinin kanun koyucuya ait olduğu hükme bağlanmıştır.</p>

<p>16. 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin birinci fıkrasına göre Akademi; Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarının subay, astsubay ve diğer personel ihtiyacını karşılamak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim öğretim ve uygulama yapan, bünyesinde fakülte, enstitü, astsubay meslek yüksekokulları, eğitim ve araştırma merkezleri ve kurslar bulunan bir yüksek öğretim kurumudur.</p>

<p>17. Anılan maddenin on üçüncü fıkrası uyarınca Akademiyi başarıyla tamamlayanların yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olmaları hâlinde Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarına subay ve astsubay olarak atanacaklarının öngörülmesi Akademi öğrencilerinin daimî ve sabit kamu hizmetleri kadrosunda yer alan, bürokratik hiyerarşi içinde bulunan ve devletten maaş alan görevliler oldukları anlamına gelmediğinden öğrencilik statüsüne kabul edilecek kişilerle ilgili düzenlemelerin memur ve kamu görevlilerinin statülerini düzenleyen anayasal ilkeler kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır (benzer yönde değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 102).</p>

<p>18. Öte yandan Akademide öğrenim görebilecek kişilerde aranacak şartların belirlenmesine ilişkin hususlarda idareye düzenleme yetkisi tanıyan kural, idarenin belirleyeceği şartları taşımayanlar yönünden eğitim ve öğrenim hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>19. Anayasa’nın 13. maddesinde<i> </i>“<i>Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.</i>”<i> </i>denilmektedir. Buna göre eğitim ve öğretim hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.</p>

<p>20. Anayasa’nın anılan maddesi uyarınca eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamalarda dikkate alınacak öncelikli ölçüt, sınırlamanın kanunla yapılmasıdır. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir.</p>

<p>21. Temel hakları sınırlayan bir kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 7. maddesiyle güvenceye alınan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun kuralı ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılması, Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılık oluşturur (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 57; E.2022/81, K.2023/153, 13/9/2023, § 76). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 7. maddesinde güvenceye alınan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.</p>

<p>22. 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinde Akademinin öğrenci kaynağının belirlendiği, bunun haricinde herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, kuralla bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak niteliklerin yönetmelikle belirleneceğinin öngörülmesi suretiyle bu hususlarda düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı ancak bunlara ilişkin temel ilkelerin kanunda belirlenmediği ve yasal çerçevenin çizilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralla eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamanın kanunilik unsurundan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır (benzer yönde değerlendirme için bkz. AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 104).</p>

<p>23. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.</p>

<p>İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI bu görüşe katılmamışlardır.</p>

<p>Kuralın Anayasa’nın 7. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüşse de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmemiştir.</p>

<p><strong>IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU</strong></p>

<p>24. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “<i>Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez</i>.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.</p>

<p>25. 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin on ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “<i>…nitelikleri…</i>” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.</p>

<p><strong>V. HÜKÜM</strong></p>

<p>10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’na 9/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Kanun’un 112. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin on ikinci fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “<i>…</i><i>nitelikleri…</i>” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ile Metin KIRATLI’nın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 12/2/2026 tarihinde karar verildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Başkan</p>

   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
   <td>
   <p>Başkanvekili</p>

   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
   <td>
   <p>Başkanvekili</p>

   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Engin YILDIRIM</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun çoğunluğu tarafından, 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’na 9/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Kanun’un 112. maddesiyle eklenen 13/A maddesinin 12. fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “nitelikleri” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak iptaline karar verilmiştir. Aşağıda belirttiğimiz gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;</p>

<p>Dava konusu ibarenin de yer aldığı 2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin on ikinci fıkrası şöyledir: “<i>Akademinin öğrenci kaynağı; lise ve dengi okullar, ön lisans, lisans, yüksek lisans mezunlarıdır. İlgili devletlerle yapılacak uluslararası anlaşmalara bağlı olarak yabancı uyruklu öğrencilerin Akademiye kabul edilmeleri Bakan onayı ile olur. Yabancı uyruklu öğrenciler eğitim-öğretimi izleyebilecek Türkçe dil yeterliklerinin sınav ile tespit edilmesinden sonra öğretime başlatılır. Yabancı uyruklu öğrenciler Akademi öğrencilerine uygulanan kurallara uymakla yükümlüdür. Akademiye alınacak öğrencilerin <strong>nitelikleri </strong>ile giriş usul ve esasları yönetmelikle belirlenir</i>”.</p>

<p>2803 sayılı Kanun’un 13/A maddesinin ilk fıkrasında, Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatlarının subay ve astsubay ve diğer personel ihtiyacını karşılamak, önlisans, lisans ve lisansüstü eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın yapmak üzere bünyesinde fakülte, enstitü, astsubay meslek yüksekokulları, eğitim ve araştırma merkezleri ve kurslar bulunan bir yükseköğretim kurumu olarak İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma ve Sahil Güvenlik<i> </i>Akademisi kurulduğu, Akademinin ihtiyaçlarının Jandarma Genel Komutanlığı bütçesinden karşılanacağı belirtilmiştir. Yine aynı maddenin 13. fıkrasında Akademi bünyesindeki tüm birimlerde öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayanların subay ve astsubay nasbedilmeleri için Akademi tarafından yapılacak yeterlilik sınavında başarılı olması gerektiği, söz konusu maddenin 14. fıkrasında ise, en az dört yıl süreli fakülte bitirenlerden muvazzaf subay olmak için başvuranlar ile fakülte veya yüksekokul bitirenlerden muvazzaf astsubay olmak için başvuranların düzeltilmemiş nüfus kaydına göre müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmi yedi yaşını, lisansüstü öğrenimi tamamlamış olanların ise otuz iki yaşını bitirmemiş olması, yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik veya kolluk eğitiminde başarılı olması ve diğer nitelikleri de haiz bulunmak şartıyla Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından gösterilecek lüzum ve İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde ilgili branşlara nasbedilebileceği belirtilmiştir.</p>

<p>Görüldüğü üzere, Kanun’un 13/A maddesinin 12. fıkrasında Akademiye alınacak öğrencilerin lise ve dengi okullar, ön lisans, lisans, yüksek lisans mezunları olduğu belirtilmiş ve diğer nitelikler Yönetmelik’e bırakılmış ise de<i> </i>aynı maddede öğrenim süresini tamamlayanlardan subay ya da astsubay olmak isteyenler için, belirli yaş sınırını geçmemiş olması ve Yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik veya kolluk eğitiminde başarılı olması koşulları getirilmiştir.</p>

<p>Anayasa’nın 42. maddesinde kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmiş, bu hakkın sınırlanmasına ilişkin söz konusu maddede özel bir sınırlama sebebi belirtilmemiştir. Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında, Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun olması gerektiğini belirterek, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin de temel hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K. Söz konusu kararda atıf yapılan diğer kararlar ise, AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).</p>

<p>Anayasa Mahkemesi çeşitli içtihatlarında, Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda kanunda genel ifadelerle düzenleme yapılarak ayrıntıların düzenlenmesinin yürütmenin türevsel nitelikteki düzenleyici işlemlerine bırakılması mümkün olduğunu belirterek, bir kanunun kapsamına giren tüm hususların kanunda tek tek sayılmasının güçlük arzetmesi ya da bazı hususların eksik kalması söz konusu olduğunda kanun koyucunun temel kuralları saptayarak detayları daha alt düzeydeki düzenlemelere bırakmasının belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturmayacağını ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K., § 58-59; AYM, E.2019/32, K.2021/54, 14/07/2021, § 66- 67). Kaldı ki, Yönetmelik düzenleyici bir işlem olduğundan, Akademiye giriş için belirlenen nitelikler veya tesis edilen işlemler nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin idari yargı mercilerinde dava açması ve işlemin iptalini sağlaması her zaman mümkündür.</p>

<p>Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçeler çerçevesinde dava konusu düzenleme incelendiğinde, 2803 sayılı Kanunun 13/A maddesinin Akademiye kabul edilebilecek öğrencilere ilişkin temel esaslar belirlenmiş ve kanuni sınırlar çizilmiş olduğundan, Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri çerçevesinde eğitim öğretim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağı mevcuttur.</p>

<p>Açıklanan nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı olmadığı ve iptal edilmemesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025257-esas-202644-karar-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/10/yargi/anaysad41aa.jpg" type="image/jpeg" length="22771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2025/194 esas - 2026/15 karar sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025194-esas-202615-karar-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025194-esas-202615-karar-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 15/1/2026 tarihli, 2025/194 esas - 2026/15 karar sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Esas Sayısı : 2025/194</strong></p>

<p><strong>Karar Sayısı : 2026/15</strong></p>

<p><strong>Karar Tarihi : 15/1/2026</strong></p>

<p><strong>R.G. Tarih - Sayı : 4/5/2026-33243</strong></p>

<p></p>

<p><strong>İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN: </strong>Danıştay İkinci Dairesi</p>

<p><strong>İTİRAZIN KONUSU:</strong> 25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “<i>…bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,…</i>” ibaresinin Anayasa’nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.</p>

<p><strong>OLAY: </strong>Polis meslek yüksekokulundan ilişiğin kesilmesine yönelik işlemin ve bu işlemin dayanağı olan yönetmelik hükmünün iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.</p>

<p><strong>I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ</strong></p>

<p>Kanun’un itiraz konusu kuralın da yer aldığı 30. maddesi şöyledir:</p>

<p>“<i>Yönetmelikler</i></p>

<p><i>Madde 30 –<strong> </strong></i><i>Aşağıdaki hususlar;</i></p>

<p><i>a) Akademinin yönetim birimlerinin kuruluş, görev, çalışma esas ve usulleri,</i></p>

<p><i>b) Fakülte, enstitü ve polis meslek yüksek okullarında ders veren ek ders ücretli öğretim elemanlarının görevlendirilmelerinin esas ve usulleri,</i></p>

<p><i>c) Akademiye alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, istenecek belgeler, kayıt, sınav ve kabul işlemlerine ait esas ve usulleri,</i></p>

<p><i>d) Fakülte öğrencilerinin uygulama eğitimlerinin yeri, zamanı, süresi ve ne şekilde yapılacağının esas ve usulleri,</i></p>

<p><i>e) Fakültede öğretim sürelerinin tespiti, dönemlere ayrılması, dinlenme izinleri, sınav ve değerlendirme esaslarına ilişkin ilkeler, başarı durumu, okuma hakkının kullanılmış sayılacağı haller, not düzeni ve bu konulara ilişkin diğer hususlar,</i></p>

<p><i>f) Polis meslek yüksek okullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim-öğretim esasları ile <strong><u>bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar</u></strong>, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususlar,</i></p>

<p><i>g) Polis yüksek öğretim kurumlarındaki öğrencilerin okul içinde ve dışında giyecekleri kıyafetlere ilişkin esaslar,</i></p>

<p><i>Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Ancak akademik konularla ilgili yönetmeliklerde Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulunun da görüşü alınır.</i>”</p>

<p><strong>II. İLK İNCELEME</strong></p>

<p>1. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Kadir ÖZKAYA, Hasan Tahsin GÖKCAN, Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Rıdvan GÜLEÇ, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL ve Ömer ÇINAR’ın katılımlarıyla 10/9/2025 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.</p>

<p><strong>III. ESASIN İNCELENMESİ</strong></p>

<p>2. Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Oğuz ÇAKAR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>A. Anlam ve Kapsam</strong></p>

<p>3. 4652 sayılı Kanun’un 1. maddesinin birinci fıkrasında anılan Kanun’un amacının Türk polis teşkilatının en yüksek öğretim kurumu olan Polis Akademisi (Akademi) ve bağlı fakülteler, enstitüler ile polis meslek yüksekokullarındaki yüksek öğretimle ilgili amaç ve ilkeleri belirlemek, bu okulların teşkilatlanmasını, görev ve sorumluluklarını, eğitim öğretim, araştırma, yayın, öğretim elemanları ve öğrencilerle ilgili esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir.</p>

<p>4. Kanun’un “<i>Tanımlar</i>” başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendinde polis meslek yüksekokulu, emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere ön lisans düzeyinde eğitim öğretim ve uygulama yapan yüksek öğretim kurumu olarak tanımlanmış; 3. maddesinin birinci fıkrasında da polis meslek yüksekokullarının bilimsel özerkliğe sahip bir yüksek öğretim kurumu olan Akademi bünyesinde faaliyet göstereceği belirtilmiştir.</p>

<p>5. 10. maddede polis meslek yüksekokullarının öğrenci kaynağı, öğretim süresi ve öğrencilerin istihkakları düzenlenmiştir. Anılan maddenin üçüncü fıkrasına göre polis meslek yüksekokullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavı’nı kazanan ve İçişleri Bakanlığınca (Bakanlık) ihtiyaç duyulduğu kadar lise ve dengi okulları bitirenler arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanlar alınacaktır.</p>

<p>6. 30. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde polis meslek yüksekokullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim öğretim esasları ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartların, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş olup anılan bentte yer alan “<i>…bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,…</i>”<i> </i>ibaresi<i> </i>itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>B. İtirazın Gerekçesi</strong></p>

<p>7. Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla polis meslek yüksekokullarında eğitime alınacak öğrencilerde aranacak şartlara ilişkin yasal çerçeve ve temel ilkeler belirlenmeksizin düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı, bu durumun yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek kuralın Anayasa’nın 2., 7. ve 42. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>

<p><strong>C. Anayasa’ya Aykırılık Sorunu</strong></p>

<p>8. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa’nın 13. maddesi yönünden de incelenmiştir.</p>

<p>9. Anayasa’nın 42. maddesinin birinci fıkrasında “<i>Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.</i>” denilmek suretiyle eğitim ve öğrenim hakkı herkes yönünden güvence altına alınmıştır.</p>

<p>10. Anılan hak, kamu ve özel eğitim kurumlarını kapsadığı gibi eğitimin ilk, orta ve yükseköğrenim seviyelerini de kapsar (<i>Sara Akgül</i> [GK], B. No: 2015/269, 22/11/2018, § 120; <i>Hikmet Balabanoğlu</i> [2. B.], B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 28; <i>İhsan Asutay</i> [2. B.], B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 34).</p>

<p>11. Eğitim ve öğrenim hakkı, devlete kişilerin eğitim ve öğrenim almasını engellememe ödevini yüklemektedir. Anılan hak belirli bir zamanda mevcut olan eğitim kurumlarına erişimin sağlanmasını ve bu eğitim kurumlarına devam edilebilmesini teminat altına almaktadır (AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 100).</p>

<p>12. Anayasa’nın söz konusu maddesinin ikinci fıkrasında ise öğrenim hakkının kapsamının kanunla tespit edilip düzenleneceği belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı, hakkın kapsamını ve sınırlarını belirleme yetkisinin kanun koyucuya ait olduğu hükme bağlanmıştır.</p>

<p>13. 4652 sayılı Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının (r) bendine göre polis meslek yüksekokulu, emniyet teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak üzere ön lisans düzeyinde eğitim öğretim ve uygulama yapan yüksek öğretim kurumudur.</p>

<p>14. Anılan Kanun’un 10. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca öğrenim süresi içinde polis meslek yüksekokulunu başarıyla tamamlayanların emniyet teşkilatı kadrolarına aday polis memuru olarak atanacaklarının öngörülmesi polis meslek yüksekokulu öğrencilerinin daimî ve sabit kamu hizmetleri kadrolarında yer alan, bürokratik hiyerarşi içinde bulunan ve devletten maaş alan görevliler oldukları anlamına gelmediğinden öğrencilik statüsüne kabul edilecek kişilerle ilgili düzenlemelerin memur ve kamu görevlilerinin statülerini düzenleyen anayasal ilkeler kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. AYM, E.2005/42, K.2006/27, 23/2/2006; E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 102).</p>

<p>15. Öte yandan polis meslek yüksekokullarında öğrenim görebilecek kişilerde aranacak şartların belirlenmesine ilişkin hususlarda idareye düzenleme yetkisi tanıyan kural, eğitim ve öğrenim hakkına sınırlama getirmektedir.</p>

<p>16. Anayasa’nın 13. maddesinde<i> </i>“<i>Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz</i>”<i> </i>denilmektedir. Buna göre eğitim ve öğretim hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa’da öngörülen sınırlama sebebine uygun ve ölçülü olması gerekir.</p>

<p>17. Anayasa’nın anılan maddesi uyarınca eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamalarda dikkate alınacak öncelikli ölçüt, sınırlamanın kanunla yapılmasıdır. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir.</p>

<p>18. Temel hakları sınırlayan bir kanunun bu niteliklere sahip olması Anayasa’nın 7. maddesiyle güvenceye alınan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin de bir gereğidir. Nitekim türevsel nitelikteki düzenleyici işlemler bakımından yürütmenin düzenleme yetkisi; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir yetkidir. Bu nedenle temel ilkeleri belirlenmeksizin ve çerçevesi çizilmeksizin yürütme organına düzenleme yetkisi veren bir kanun kuralı ile sınırsız, belirsiz, geniş bir alanın yürütmenin düzenlemesine bırakılması, Anayasa'nın belirtilen maddesine aykırılık oluşturur (AYM, E.2011/42, K.2013/60, 9/5/2013; E.2019/36, K.2021/15, 4/3/2021, § 57; E.2022/81, K.2023/153, 13/9/2023, § 76). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa’nın 7. maddesinde güvenceye alınan yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.</p>

<p>19. 4652 sayılı Kanun’un 10. maddesinde polis meslek yüksekokullarının esas öğrenci kaynağının ve alınacak öğrencilerde özel yetenek sınavında başarılı olma şartının düzenlendiği, bunun haricinde herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği, kuralla bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlara ilişkin esasların yönetmelikle belirleneceğinin belirtilmesi suretiyle bu hususlarda düzenleme yapma yetkisinin idareye bırakıldığı ancak bunlara ilişkin temel ilkelerin kanunda belirlenmediği ve yasal çerçevenin çizilmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kuralla eğitim ve öğretim hakkına yönelik sınırlamanın kanunilik unsurundan yoksun olduğu sonucuna ulaşılmıştır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. AYM, E.2023/25, K.2024/139, 23/7/2024, § 104).</p>

<p>20. Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.</p>

<p>Basri BAĞCI, Rıdvan GÜLEÇ, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI bu görüşe katılmamışlardır.</p>

<p>Kuralın Anayasa’nın 7. maddesine de aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de bu bağlamda belirtilen hususların Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri yönünden yapılan değerlendirmeler kapsamında ele alınmış olması nedeniyle Anayasa’nın 7. maddesi yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.</p>

<p>Kural, Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı görülerek iptal edildiğinden ayrıca Anayasa’nın 2. maddesi yönünden incelenmemiştir.</p>

<p><strong>IV. İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU</strong></p>

<p>21. Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında “<i>Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez</i>.” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanarak mahkemenin gerekli gördüğü hâllerde Resmî Gazete’de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmektedir.</p>

<p>22. 4652 sayılı Kanun’un 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “<i>…bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,…</i>” ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edecek nitelikte görüldüğünden Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.</p>

<p><strong>V. HÜKÜM</strong></p>

<p>25/4/2001 tarihli ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “<i>…bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar,…</i>” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, Basri BAĞCI, Rıdvan GÜLEÇ, İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ile Metin KIRATLI’nın karşıoyları ve 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 65. maddesinin (1) numaralı fıkrası gereğince OYÇOKLUĞUYLA, iptal hükmünün Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE OYBİRLİĞİYLE 15/1/2026 tarihinde karar verildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Başkan</p>

   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Başkanvekili</p>

   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Engin YILDIRIM</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Üye</p>

   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr height="0">
   <td></td>
   <td></td>
   <td></td>
   <td></td>
   <td></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY</strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun çoğunluğu tarafından, 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu’nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “<i>…bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar…” </i>ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu sonucuna ulaşılarak iptaline karar verilmiştir. Aşağıda belirttiğimiz gerekçelerle çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki;</p>

<p>4652 sayılı Kanunun 30. maddesinde Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelik ile düzenlenecek hususlar bentler halinde sayılmıştır. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde “Polis meslek yüksek okullarının kuruluş, çalışma, disiplin ve eğitim-öğretim esasları ile bu okullara alınacak öğrencilerde aranacak şartlar, yapılacak sınavlarla, enstitünün kuruluş ve işleyişine ilişkin esaslar ve diğer hususlar”ın yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiştir. Fıkrada polis okullarına alınacak öğrencilerde aranacak şartların yönetmelik ile düzenleneceği belirtilmiş ise de okulların öğrenci kaynağı konusunda aynı Kanunun 10. maddesinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>4652 sayılı Kanunun 10. maddesinde, Emniyet Teşkilâtının ihtiyacı olan polis memurlarını yetiştirmek üzere; Cumhurbaşkanı kararı ile Polis Akademisine bağlı, ön lisans düzeyinde, mesleki eğitim-öğretim ve uygulama yapan polis meslek yüksek okulları açılacağı, birinci fıkra hükümlerine göre kurulan polis meslek yüksek okullarının Bakan onayı ile polis meslek eğitim merkezine dönüştürülebileceği, polis meslek yüksek okullarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan Öğrenci Seçme Sınavını kazanan ve Bakanlıkça ihtiyaç duyulduğu kadar lise ve dengi okulları bitirenler arasından yapılacak özel yetenek sınavında başarılı olanların alınacağı, polis meslek yüksek okullarında eğitim-öğretim süresinin iki yıl olduğu belirtilmiştir.</p>

<p>Görüldüğü üzere, Kanunun 10. maddesinde polis meslek yüksek okuluna alınacak öğrencilerin lise ve dengi okul mezunu olması, ÖSYM tarafından yapılan sınavda başarılı olmaları ve yine yapılacak özel yetenek sınavından başarılı olunması gerektiği koşullarına yer verilmiş olup, Bakanlığın polis ihtiyacının zaman içinde değişkenlik arzedebileceği nazara alındığında diğer koşulların Yönetmelik ile düzenlenmesinde Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırılık söz konusu değildir.</p>

<p>Anayasa’nın 42. maddesinde kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağı belirtilmiş, bu hakkın sınırlanmasına ilişkin söz konusu maddede özel bir sebep belirtilmemiştir. Anayasa Mahkemesi çeşitli kararlarında, Anayasa’nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın Anayasa’da öngörülen sebeplere uygun olması gerektiğini belirterek, özel sınırlama nedeni öngörülmemiş hakların da o hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırlarının bulunduğu, ayrıca Anayasa’nın başka maddelerinde yer alan hak ve özgürlükler ile devlete yüklenen ödevlerin de temel hak ve özgürlüklere sınır teşkil edebileceği ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K. Söz konusu kararda atıf yapılan diğer kararlar ise, AYM, E.2013/95, K.2014/176, 13/11/2014; E.2014/177, K.2015/49, 14/5/2015).</p>

<p>Anayasa Mahkemesi çeşitli içtihatlarında, Anayasa’nın açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda kanunda genel ifadelerle düzenleme yapılarak ayrıntıların düzenlenmesinin yürütmenin türevsel nitelikteki düzenleyici işlemlerine bırakılması mümkün olduğunu belirterek, bir kanunun kapsamına giren tüm hususların kanunda tek tek sayılmasının güçlük arzetmesi ya da bazı hususların eksik kalması söz konusu olduğunda kanun koyucunun temel kuralları saptayarak detayları daha alt düzeydeki düzenlemelere bırakmasının belirlilik ilkesine de aykırılık oluşturmayacağını ifade etmiştir. (Bkz. AYM, 1.2.2024 tarihli ve 2023/177 E., 2024/30 K., § 58-59; AYM, E.2019/32, K.2021/54, 14/07/2021, § 66- 67). Kaldı ki, Yönetmelik düzenleyici bir işlem olduğundan, yapılan sınavlar veya tesis edilen işlemler nedeniyle hakları ihlal edilen kişilerin idari yargı mercilerinde dava açması ve işlemin iptalini sağlaması her zaman mümkündür.</p>

<p>Yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçeler çerçevesinde dava konusu düzenleme incelendiğinde, 4652 sayılı Kanunun 10. maddesinde polis meslek yüksek okullarına kabul edilebilecek öğrencilere ilişkin temel esaslar belirlenmiş ve kanuni sınırlar çizilmiş olduğundan Anayasa’nın 13. ve 42. maddeleri çerçevesinde eğitim öğretim hakkına yapılan müdahalenin kanuni dayanağı mevcuttur.</p>

<p>Açıklanan nedenlerle dava konusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 42. maddelerine aykırı olmadığı ve iptal edilmemesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td>
   <p>Başkanvekili</p>

   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
   <td>
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
   <td colspan="2">
   <p>Üye</p>

   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-2025194-esas-202615-karar-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/02/yargi/anayasa-m4s-2.jpg" type="image/jpeg" length="23338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Nisan ayı kira artış oranı yüzde 32,43 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/nisan-ayi-kira-artis-orani-yuzde-3243-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/nisan-ayi-kira-artis-orani-yuzde-3243-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nisan ayının enflasyon verileri belli oldu, mayıs ayında kiracılara uygulanabilecek tavan zam oranı şekillendi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, 12 aylık enflasyon ortalamasının baz alındığı tavan zam oranı yüzde 32,43 oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>2026 Mayıs ayı kira zammı açıklandı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,18 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 32,37 seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler doğrultusunda, konut ve iş yerleri için kira artışında esas alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 32,43 oldu.</p>

<p>Bu ay sözleşmesi yenilenen konut ve işyeri kiracılarına TÜFE 12 ay ortalamasına göre en çok yüzde 32,43 zam yapılacak.</p>

<p><strong>SON 7 AYLIK KİRA ARTIŞ ORANLARI ŞU ŞEKİLDE:</strong></p>

<p>Ağustos 2025: Yüzde 39,62</p>

<p>Eylül 2025: Yüzde 38,36</p>

<p>Ekim 2025: Yüzde 37,15</p>

<p>Kasım 2025: Yüzde 35,91</p>

<p>Aralık 2026: Yüzde 34,88</p>

<p>Ocak 2026: Yüzde 33,98</p>

<p>Şubat 2026: Yüzde 33,39</p>

<p>Mart 2026: Yüzde 32,82</p>

<p>Nisan 2026 TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) – Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) Oranları Türkiye İstatistik Kurumu tarafından belirlendi. Açıklanan verilere göre yeni oranlar aşağıdaki gibidir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="49"></td>
   <td valign="top" width="75"></td>
   <td colspan="2" width="118">
   <p><strong>Önceki Aya Göre</strong></p>

   <p><strong>%</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="121">
   <p><strong>Önceki Yılın Aralık Ayına Göre</strong></p>

   <p><strong>%</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="118">
   <p><strong>Önceki Yılın Aynı Ayına Göre</strong></p>

   <p><strong>%</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="116">
   <p><strong>12 Aylık Ortalamalara Göre</strong></p>

   <p><strong>%</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="49">
   <p><strong>YIL</strong></p>
   </td>
   <td width="75">
   <p><strong>AY</strong></p>
   </td>
   <td width="58">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="60">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="60">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="61">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="60">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="58">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="58">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td width="58">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="49">
   <p><strong>2026</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="75">
   <p><strong>Nisan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p><strong>3,17</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="60">
   <p><strong>4,18</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="60">
   <p><strong>10,99</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="61">
   <p><strong>14,64</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="60">
   <p><strong>28,59</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p><strong>32,37</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p><strong>26,48</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p><strong>32,43</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<h1>Enflasyon Oranları (TEFE - ÜFE – TÜFE Oranları)</h1>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="2" valign="top" width="245">
   <p><strong>Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE)</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" valign="top" width="280">
   <p><strong>Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE)</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2025 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%27,67</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2025 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%30,89</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2024 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%28,52</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2024 Yıllı</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%44,38</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2023 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%44,22</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2023 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%64,77</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2022 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%97,72</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2022 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%64,27</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2021 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%79,89</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2021 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%36,08</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2020 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%25,15</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2020 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%14,60</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2019 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">%7,36</td>
   <td valign="top" width="100"><strong>2019 Yıllık</strong></td>
   <td valign="top" width="180">%11,84</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2018 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%33,64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2018 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">%20,30</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2017 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%15,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2017 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%11,92</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2016 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%9,94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2016 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%8,53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2015 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%5,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2015 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%8,81</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2014 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%6,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2014 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%8,17</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2013 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%6,97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2013 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%7,40</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2012 Yıllık*</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%2,45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2012 Yıllık*</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%6,16</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2011 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%13,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2011 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%10,45</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2010 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%8, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2010 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%6,40</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2009 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%5, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2009 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>% 6,53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2008 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%8,11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2008 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%10,06</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2007 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%5, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2007 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>%8,39</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2006 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>%11,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2006 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>% 9,65</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="103">
   <p><strong>2005 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="143">
   <p>% 2,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="100">
   <p><strong>2005 Yıllık</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="180">
   <p>% 7,72</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>* Önceki yılın aynı ayına göre</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p></p>

   <p></p>

   <p><strong>Yıl</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p></p>

   <p></p>

   <p><strong>Aylar</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="104">
   <p><strong>Önceki Aya Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="107">
   <p><strong>Önceki Yılın Aralık Ayına Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="104">
   <p><strong>Önceki Yılın Aynı Ayına Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="102">
   <p><strong>12 Aylık Ortalamalara Göre %</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"></td>
   <td width="66"></td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>Yİ-ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2026</strong></td>
   <td width="66"><strong>Ocak</strong></td>
   <td valign="top" width="51">2,67</td>
   <td valign="top" width="53">4,84</td>
   <td valign="top" width="53">2,67</td>
   <td valign="top" width="54">4,84</td>
   <td valign="top" width="53">27,17</td>
   <td valign="top" width="51">30,65</td>
   <td valign="top" width="51">25,39</td>
   <td valign="top" width="51">33,98</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2026</strong></td>
   <td width="66">Şubat</td>
   <td valign="top" width="51">2,43</td>
   <td valign="top" width="53">2,96</td>
   <td valign="top" width="53">5,16</td>
   <td valign="top" width="54">7,95</td>
   <td valign="top" width="53">27,56</td>
   <td valign="top" width="51">31,53</td>
   <td valign="top" width="51">25,60</td>
   <td valign="top" width="51">33,39</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2026</strong></td>
   <td width="66">Mart</td>
   <td valign="top" width="51">2,30</td>
   <td valign="top" width="53">1,94</td>
   <td valign="top" width="53">7,58</td>
   <td valign="top" width="54">10,04</td>
   <td valign="top" width="53">28,08</td>
   <td valign="top" width="51">30,87</td>
   <td valign="top" width="51">25,98</td>
   <td valign="top" width="51">32,82</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2026</strong></td>
   <td width="66">Nisan</td>
   <td valign="top" width="51">3,17</td>
   <td valign="top" width="53">4,18</td>
   <td valign="top" width="53">10,99</td>
   <td valign="top" width="54">14,64</td>
   <td valign="top" width="53">28,59</td>
   <td valign="top" width="51">32,37</td>
   <td valign="top" width="51">26,48</td>
   <td valign="top" width="51">32,43</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66"><strong>Ocak</strong></td>
   <td valign="top" width="51">3,06</td>
   <td valign="top" width="53">5,03</td>
   <td valign="top" width="53">3,06</td>
   <td valign="top" width="54">5,03</td>
   <td valign="top" width="53">27,20</td>
   <td valign="top" width="51">42,12</td>
   <td valign="top" width="51">39,50</td>
   <td valign="top" width="51">56,35</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Şubat</td>
   <td valign="top" width="51">2,12</td>
   <td valign="top" width="53">2,27</td>
   <td valign="top" width="53">5,24</td>
   <td valign="top" width="54">7,42</td>
   <td valign="top" width="53">25,21</td>
   <td valign="top" width="51">39,05</td>
   <td valign="top" width="51">37,55</td>
   <td valign="top" width="51">53,83</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Mart</td>
   <td valign="top" width="51">1,88</td>
   <td valign="top" width="53">2,46</td>
   <td valign="top" width="53">7,23</td>
   <td valign="top" width="54">10,06</td>
   <td valign="top" width="53">23,50</td>
   <td valign="top" width="51">38,10</td>
   <td valign="top" width="51">35,23</td>
   <td valign="top" width="51">51,26</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Nisan</td>
   <td valign="top" width="51">2,76</td>
   <td valign="top" width="53">3,00</td>
   <td valign="top" width="53">10,19</td>
   <td valign="top" width="54">13,36</td>
   <td valign="top" width="53">22,50</td>
   <td valign="top" width="51">37,86</td>
   <td valign="top" width="51">32,65</td>
   <td valign="top" width="51">48,73</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Mayıs</td>
   <td valign="top" width="51">2,48</td>
   <td valign="top" width="53">1,53</td>
   <td valign="top" width="53">12,92</td>
   <td valign="top" width="54">15,09</td>
   <td valign="top" width="53">23,13</td>
   <td valign="top" width="51">35,41</td>
   <td valign="top" width="51">30,17</td>
   <td valign="top" width="51">45,80</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Haziran</td>
   <td valign="top" width="51">2,46</td>
   <td valign="top" width="53">1,37</td>
   <td valign="top" width="53">15,71</td>
   <td valign="top" width="54">16,67</td>
   <td valign="top" width="53">24,45</td>
   <td valign="top" width="51">35,05</td>
   <td valign="top" width="51">28,34</td>
   <td valign="top" width="51">43,23</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Temmuz</td>
   <td valign="top" width="51">1,73</td>
   <td valign="top" width="53">2,06</td>
   <td valign="top" width="53">17,70</td>
   <td valign="top" width="54">19,08</td>
   <td valign="top" width="53">24,19</td>
   <td valign="top" width="51">33,52</td>
   <td valign="top" width="51">27,07</td>
   <td valign="top" width="51">41,13</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Ağustos</td>
   <td valign="top" width="51">2,48</td>
   <td valign="top" width="53">2,04</td>
   <td valign="top" width="53">20,62</td>
   <td valign="top" width="54">21,50</td>
   <td valign="top" width="53">25,16</td>
   <td valign="top" width="51">32,95</td>
   <td valign="top" width="51">26,28</td>
   <td valign="top" width="51">39,62</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Eylül</td>
   <td valign="top" width="51">2,52</td>
   <td valign="top" width="53">3,23</td>
   <td valign="top" width="53">23,66</td>
   <td valign="top" width="54">25,43</td>
   <td valign="top" width="53">26,59</td>
   <td valign="top" width="51">33,29</td>
   <td valign="top" width="51">25,83</td>
   <td valign="top" width="51">38,36</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Ekim</td>
   <td valign="top" width="51">1,63</td>
   <td valign="top" width="53">2,55</td>
   <td valign="top" width="53">25,67</td>
   <td valign="top" width="54">28,63</td>
   <td valign="top" width="53">27,00</td>
   <td valign="top" width="51">32,87</td>
   <td valign="top" width="51">25,49</td>
   <td valign="top" width="51">37,15</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Kasım</td>
   <td valign="top" width="51">0,84</td>
   <td valign="top" width="53">0,87</td>
   <td valign="top" width="53">26,72</td>
   <td valign="top" width="54">29,74</td>
   <td valign="top" width="53">27,23</td>
   <td valign="top" width="51">31,07</td>
   <td valign="top" width="51">25,37</td>
   <td valign="top" width="51">35,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2025</strong></td>
   <td width="66">Aralık</td>
   <td valign="top" width="51">0,75</td>
   <td valign="top" width="53">0,89</td>
   <td valign="top" width="53">27,67</td>
   <td valign="top" width="54">30,89</td>
   <td valign="top" width="53">27,67</td>
   <td valign="top" width="51">30,89</td>
   <td valign="top" width="51">25,36</td>
   <td valign="top" width="51">34,88</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66"><strong>Ocak</strong></td>
   <td valign="top" width="51">4,14</td>
   <td valign="top" width="53">6,70</td>
   <td valign="top" width="53">4,14</td>
   <td valign="top" width="54">6,70</td>
   <td valign="top" width="53">44,20</td>
   <td valign="top" width="51">64,86</td>
   <td valign="top" width="51">47,35</td>
   <td valign="top" width="51">54,72</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66">Şubat</td>
   <td valign="top" width="51">3,74</td>
   <td valign="top" width="53">4,53</td>
   <td valign="top" width="53">8,03</td>
   <td valign="top" width="54">11,54</td>
   <td valign="top" width="53">47,29</td>
   <td valign="top" width="51">67,07</td>
   <td valign="top" width="51">45,71</td>
   <td valign="top" width="51">55,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66">Mart</td>
   <td valign="top" width="51">3,29</td>
   <td valign="top" width="53">3,16</td>
   <td valign="top" width="53">11,59</td>
   <td valign="top" width="54">15,06</td>
   <td valign="top" width="53">51,47</td>
   <td valign="top" width="51">68,50</td>
   <td valign="top" width="51">45,28</td>
   <td valign="top" width="51">57,50</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66">Nisan</td>
   <td valign="top" width="51">3,60</td>
   <td valign="top" width="53">3,18</td>
   <td valign="top" width="53">15,61</td>
   <td valign="top" width="54">18,72</td>
   <td valign="top" width="53">55,66</td>
   <td valign="top" width="51">69,80</td>
   <td valign="top" width="51">45,83</td>
   <td valign="top" width="51">59,64</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66">Mayıs</td>
   <td valign="top" width="51">1,96</td>
   <td valign="top" width="53">3,37</td>
   <td valign="top" width="53">17,87</td>
   <td valign="top" width="54">22,72</td>
   <td valign="top" width="53">57,68</td>
   <td valign="top" width="51">75,45</td>
   <td valign="top" width="51">47,24</td>
   <td valign="top" width="51">62,51</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2024</strong></td>
   <td width="66">Haziran</td>
   <td valign="top" width="51">1,38</td>
   <td valign="top" width="53">1,64</td>
   <td valign="top" width="53">19,49</td>
   <td valign="top" width="54">24,73</td>
   <td valign="top" width="53">50,09</td>
   <td valign="top" width="51">71,60</td>
   <td valign="top" width="51">47,97</td>
   <td valign="top" width="51">65,07</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Temmuz</td>
   <td valign="top" width="51">1,94</td>
   <td valign="top" width="53">3,23</td>
   <td valign="top" width="53">21,81</td>
   <td valign="top" width="54">28,76</td>
   <td valign="top" width="53">41,37</td>
   <td valign="top" width="51">61,78</td>
   <td valign="top" width="51">47,55</td>
   <td valign="top" width="51">65,93</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Ağustos</td>
   <td valign="top" width="51">1,68</td>
   <td valign="top" width="53">2,47</td>
   <td valign="top" width="53">23,86</td>
   <td valign="top" width="54">31,94</td>
   <td valign="top" width="53">35,75</td>
   <td valign="top" width="51">51,97</td>
   <td valign="top" width="51">46,23</td>
   <td valign="top" width="51">64,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Eylül</td>
   <td valign="top" width="51">1,37</td>
   <td valign="top" width="53">2,97</td>
   <td valign="top" width="53">25,55</td>
   <td valign="top" width="54">35,86</td>
   <td valign="top" width="53">33,09</td>
   <td valign="top" width="51">49,38</td>
   <td valign="top" width="51">44,81</td>
   <td valign="top" width="51">63,47</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Ekim</td>
   <td valign="top" width="51">1,29</td>
   <td valign="top" width="53">2,88</td>
   <td valign="top" width="53">27,17</td>
   <td valign="top" width="54">39,77</td>
   <td valign="top" width="53">32,24</td>
   <td valign="top" width="51">48,58</td>
   <td valign="top" width="51">43,93</td>
   <td valign="top" width="51">62,02</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Kasım</td>
   <td valign="top" width="51">0,66</td>
   <td valign="top" width="53">2,24</td>
   <td valign="top" width="53">28,01</td>
   <td valign="top" width="54">42,91</td>
   <td valign="top" width="53">29,47</td>
   <td valign="top" width="51">47,09</td>
   <td valign="top" width="51">42,60</td>
   <td valign="top" width="51">60,45</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong><strong>2024</strong></strong></td>
   <td width="66">Aralık</td>
   <td valign="top" width="51">0,40</td>
   <td valign="top" width="53">1,03</td>
   <td valign="top" width="53">28,52</td>
   <td valign="top" width="54">44,38</td>
   <td valign="top" width="53">28,52</td>
   <td valign="top" width="51">44,38</td>
   <td valign="top" width="51">41,10</td>
   <td valign="top" width="51">58,51</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66"><strong>Ocak</strong></td>
   <td valign="top" width="51">4,15</td>
   <td valign="top" width="53">6,65</td>
   <td valign="top" width="53">4,15</td>
   <td valign="top" width="54">6,65</td>
   <td valign="top" width="53">86,46</td>
   <td valign="top" width="51">57,68</td>
   <td valign="top" width="51">125,53</td>
   <td valign="top" width="51">72,45</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Şubat</td>
   <td valign="top" width="51">1,56</td>
   <td valign="top" width="53">3,15</td>
   <td valign="top" width="53">5,78</td>
   <td valign="top" width="54">10,00</td>
   <td valign="top" width="53">76,61</td>
   <td valign="top" width="51">55,18</td>
   <td valign="top" width="51">120,72</td>
   <td valign="top" width="51">71,83</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Mart</td>
   <td valign="top" width="51">0,44</td>
   <td valign="top" width="53">2,29</td>
   <td valign="top" width="53">6,25</td>
   <td valign="top" width="54">12,52</td>
   <td valign="top" width="53">62,45</td>
   <td valign="top" width="51">50,51</td>
   <td valign="top" width="51">113,73</td>
   <td valign="top" width="51">70,20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Nisan</td>
   <td valign="top" width="51">0,81</td>
   <td valign="top" width="53">2,39</td>
   <td valign="top" width="53">7,11</td>
   <td valign="top" width="54">15,21</td>
   <td valign="top" width="53">52,11</td>
   <td valign="top" width="51">43,68</td>
   <td valign="top" width="51">105,50</td>
   <td valign="top" width="51">67,20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Mayıs</td>
   <td valign="top" width="51">0,65</td>
   <td valign="top" width="53">0,04</td>
   <td valign="top" width="53">7,81</td>
   <td valign="top" width="54">15,26</td>
   <td valign="top" width="53">40,76</td>
   <td valign="top" width="51">39,59</td>
   <td valign="top" width="51">95,80</td>
   <td valign="top" width="51">63,72</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Haziran</td>
   <td valign="top" width="51">6,50</td>
   <td valign="top" width="53">3,92</td>
   <td valign="top" width="53">14,82</td>
   <td valign="top" width="54">19,77</td>
   <td valign="top" width="53">40,42</td>
   <td valign="top" width="51">38,21</td>
   <td valign="top" width="51">86,59</td>
   <td valign="top" width="51">59,95</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Temmuz</td>
   <td valign="top" width="51">8,23</td>
   <td valign="top" width="53">9,49</td>
   <td valign="top" width="53">24,27</td>
   <td valign="top" width="54">31,14</td>
   <td valign="top" width="53">44,50</td>
   <td valign="top" width="51">47,83</td>
   <td valign="top" width="51">78,51</td>
   <td valign="top" width="51">57,45</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Ağustos</td>
   <td valign="top" width="51">5,89</td>
   <td valign="top" width="53">9,09</td>
   <td valign="top" width="53">31,59</td>
   <td valign="top" width="54">43,06</td>
   <td valign="top" width="53">49,41</td>
   <td valign="top" width="51">58,94</td>
   <td valign="top" width="51">71,97</td>
   <td valign="top" width="51">56,28</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Eylül</td>
   <td valign="top" width="51">3,40</td>
   <td valign="top" width="53">4,75</td>
   <td valign="top" width="53">36,06</td>
   <td valign="top" width="54">49,86</td>
   <td valign="top" width="53">47,44</td>
   <td valign="top" width="51">61,53</td>
   <td valign="top" width="51">65,55</td>
   <td valign="top" width="51">55,30</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Ekim</td>
   <td valign="top" width="51">1,94</td>
   <td valign="top" width="53">3,43</td>
   <td valign="top" width="53">38,70</td>
   <td valign="top" width="54">55,00</td>
   <td valign="top" width="53">39,39</td>
   <td valign="top" width="51">61,36</td>
   <td valign="top" width="51">58,46</td>
   <td valign="top" width="51">54,26</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Kasım</td>
   <td valign="top" width="51">2,81</td>
   <td valign="top" width="53">3,28</td>
   <td valign="top" width="53">42,59</td>
   <td valign="top" width="54">60,09</td>
   <td valign="top" width="53">42,25</td>
   <td valign="top" width="51">61,98</td>
   <td valign="top" width="51">53,15</td>
   <td valign="top" width="51">53,40</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2023</strong></td>
   <td width="66">Aralık</td>
   <td valign="top" width="51">1,14</td>
   <td valign="top" width="53">2,93</td>
   <td valign="top" width="53">44,22</td>
   <td valign="top" width="54">64,77</td>
   <td valign="top" width="53">44,22</td>
   <td valign="top" width="51">64,77</td>
   <td valign="top" width="51">49,93</td>
   <td valign="top" width="51">53,86</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66"><strong>Ocak</strong></td>
   <td valign="top" width="51">10,45</td>
   <td valign="top" width="53">11,10</td>
   <td valign="top" width="53">10,45</td>
   <td valign="top" width="54">11,10</td>
   <td valign="top" width="53">93,53</td>
   <td valign="top" width="51">48,69</td>
   <td valign="top" width="51">49,93</td>
   <td valign="top" width="51">22,58</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Şubat</td>
   <td valign="top" width="51">7,22</td>
   <td valign="top" width="53">4,81</td>
   <td valign="top" width="53">18,43</td>
   <td valign="top" width="54">16,45</td>
   <td valign="top" width="53">105,01</td>
   <td valign="top" width="51">54,44</td>
   <td valign="top" width="51">56,83</td>
   <td valign="top" width="51">25,98</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Mart</td>
   <td valign="top" width="51">9,19</td>
   <td valign="top" width="53">5,46</td>
   <td valign="top" width="53">29,31</td>
   <td valign="top" width="54">22,81</td>
   <td valign="top" width="53">114,97</td>
   <td valign="top" width="51">61,14</td>
   <td valign="top" width="51">64,30</td>
   <td valign="top" width="51">29,88</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Nisan</td>
   <td valign="top" width="51">7,67</td>
   <td valign="top" width="53">7,25</td>
   <td valign="top" width="53">39,23</td>
   <td valign="top" width="54">31,71</td>
   <td valign="top" width="53">121,82</td>
   <td valign="top" width="51">69,97</td>
   <td valign="top" width="51">72,03</td>
   <td valign="top" width="51">34,46</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Mayıs</td>
   <td valign="top" width="51">8,76</td>
   <td valign="top" width="53">2,98</td>
   <td valign="top" width="53">51,43</td>
   <td valign="top" width="54">35,64</td>
   <td valign="top" width="53">132,16</td>
   <td valign="top" width="51">73,50</td>
   <td valign="top" width="51">80,38</td>
   <td valign="top" width="51">39,33</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Haziran</td>
   <td valign="top" width="51">6,77</td>
   <td valign="top" width="53">4,95</td>
   <td valign="top" width="53">61,68</td>
   <td valign="top" width="54">42,35</td>
   <td valign="top" width="53">138,31</td>
   <td valign="top" width="51">78,62</td>
   <td valign="top" width="51">88,77</td>
   <td valign="top" width="51">44,54</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Temmuz</td>
   <td valign="top" width="51">5,17</td>
   <td valign="top" width="53">2,37</td>
   <td valign="top" width="53">70,04</td>
   <td valign="top" width="54">45,72</td>
   <td valign="top" width="53">144,61</td>
   <td valign="top" width="51">79,60</td>
   <td valign="top" width="51">97,30</td>
   <td valign="top" width="51">49,65</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Ağustos</td>
   <td valign="top" width="51">2,41</td>
   <td valign="top" width="53">1,46</td>
   <td valign="top" width="53">74,13</td>
   <td valign="top" width="54">47,85</td>
   <td valign="top" width="53">143,75</td>
   <td valign="top" width="51">80,21</td>
   <td valign="top" width="51">105,39</td>
   <td valign="top" width="51">54,69</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Eylül</td>
   <td valign="top" width="51">4,78</td>
   <td valign="top" width="53">3,08</td>
   <td valign="top" width="53">82,45</td>
   <td valign="top" width="54">52,40</td>
   <td valign="top" width="53">151,50</td>
   <td valign="top" width="51">83,45</td>
   <td valign="top" width="51">114,02</td>
   <td valign="top" width="51">59,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Ekim</td>
   <td valign="top" width="51">7,83</td>
   <td valign="top" width="53">3,54</td>
   <td valign="top" width="53">96,74</td>
   <td valign="top" width="54">57,80</td>
   <td valign="top" width="53">157,69</td>
   <td valign="top" width="51">85,51</td>
   <td valign="top" width="51">122,93</td>
   <td valign="top" width="51">65,26</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Kasım</td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">2,88</td>
   <td valign="top" width="53">98,20</td>
   <td valign="top" width="54">62,35</td>
   <td valign="top" width="53">136,02</td>
   <td valign="top" width="51">84,39</td>
   <td valign="top" width="51">128,94</td>
   <td valign="top" width="51">70,36</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43"><strong>2022</strong></td>
   <td width="66">Aralık</td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">1,18</td>
   <td valign="top" width="53">97,72</td>
   <td valign="top" width="54">64,27</td>
   <td valign="top" width="53">97,72</td>
   <td valign="top" width="51">64,27</td>
   <td valign="top" width="51">128,47</td>
   <td valign="top" width="51">72,31</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,66</td>
   <td valign="top" width="53">1,68</td>
   <td valign="top" width="53">2,66</td>
   <td valign="top" width="54">1,68</td>
   <td valign="top" width="53">26,16</td>
   <td valign="top" width="51">14,97</td>
   <td valign="top" width="51">13,64</td>
   <td valign="top" width="51">12,53</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,22</td>
   <td valign="top" width="53">0,91</td>
   <td valign="top" width="53">3,92</td>
   <td valign="top" width="54">2,60</td>
   <td valign="top" width="53">27,09</td>
   <td valign="top" width="51">15,61</td>
   <td valign="top" width="51">15,14</td>
   <td valign="top" width="51">12,81</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">4,13</td>
   <td valign="top" width="53">1,08</td>
   <td valign="top" width="53">8,21</td>
   <td valign="top" width="54">3,71</td>
   <td valign="top" width="53">31,20</td>
   <td valign="top" width="51">16,19</td>
   <td valign="top" width="51">17,04</td>
   <td valign="top" width="51">13,18</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">4,34</td>
   <td valign="top" width="53">1,68</td>
   <td valign="top" width="53">12,91</td>
   <td valign="top" width="54">5,45</td>
   <td valign="top" width="53">35,17</td>
   <td valign="top" width="51">17,14</td>
   <td valign="top" width="51">19,44</td>
   <td valign="top" width="51">13,70</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">3,92</td>
   <td valign="top" width="53">0,89</td>
   <td valign="top" width="53">17,34</td>
   <td valign="top" width="54">6,39</td>
   <td valign="top" width="53">38,33</td>
   <td valign="top" width="51">16,59</td>
   <td valign="top" width="51">22,24</td>
   <td valign="top" width="51">14,13</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">4,01</td>
   <td valign="top" width="53">1,94</td>
   <td valign="top" width="53">22,04</td>
   <td valign="top" width="54">8,45</td>
   <td valign="top" width="53">42,89</td>
   <td valign="top" width="51">17,53</td>
   <td valign="top" width="51">25,38</td>
   <td valign="top" width="51">14,55</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,46</td>
   <td valign="top" width="53">1,80</td>
   <td valign="top" width="53">25,05</td>
   <td valign="top" width="54">10,41</td>
   <td valign="top" width="53">44,92</td>
   <td valign="top" width="51">18,95</td>
   <td valign="top" width="51">28,47</td>
   <td valign="top" width="51">15,15</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,77</td>
   <td valign="top" width="53">1,12</td>
   <td valign="top" width="53">28,51</td>
   <td valign="top" width="54">11,65</td>
   <td valign="top" width="53">45,52</td>
   <td valign="top" width="51">19,25</td>
   <td valign="top" width="51">31,34</td>
   <td valign="top" width="51">15,78</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,55</td>
   <td valign="top" width="53">1,25</td>
   <td valign="top" width="53">30,50</td>
   <td valign="top" width="54">13,04</td>
   <td valign="top" width="53">43,96</td>
   <td valign="top" width="51">19,58</td>
   <td valign="top" width="51">33,83</td>
   <td valign="top" width="51">16,42</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">5,24</td>
   <td valign="top" width="53">2,39</td>
   <td valign="top" width="53">37,34</td>
   <td valign="top" width="54">15,75</td>
   <td valign="top" width="53">46,31</td>
   <td valign="top" width="51">19,89</td>
   <td valign="top" width="51">36,20</td>
   <td valign="top" width="51">17,09</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">9,99</td>
   <td valign="top" width="53">3,51</td>
   <td valign="top" width="53">51,06</td>
   <td valign="top" width="54">19,82</td>
   <td valign="top" width="53">54,62</td>
   <td valign="top" width="51">21,31</td>
   <td valign="top" width="51">38,94</td>
   <td valign="top" width="51">17,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2021</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">19,08</td>
   <td valign="top" width="53">13,58</td>
   <td valign="top" width="53">79,89</td>
   <td valign="top" width="54">36,08</td>
   <td valign="top" width="53">79,89</td>
   <td valign="top" width="51">36,08</td>
   <td valign="top" width="51">43,86</td>
   <td valign="top" width="51">19,60</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,84</td>
   <td valign="top" width="53">1,35</td>
   <td valign="top" width="53">1,84</td>
   <td valign="top" width="54">1,35</td>
   <td valign="top" width="53">8,84</td>
   <td valign="top" width="51">12,15</td>
   <td valign="top" width="51">15,71</td>
   <td valign="top" width="51">14,52</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,48</td>
   <td valign="top" width="53">0,35</td>
   <td valign="top" width="53">2,33</td>
   <td valign="top" width="54">1,71</td>
   <td valign="top" width="53">9,26</td>
   <td valign="top" width="51">12,37</td>
   <td valign="top" width="51">14,18</td>
   <td valign="top" width="51">13,94</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,87</td>
   <td valign="top" width="53">0,57</td>
   <td valign="top" width="53">3,22</td>
   <td valign="top" width="54">2,29</td>
   <td valign="top" width="53">8,50</td>
   <td valign="top" width="51">11,86</td>
   <td valign="top" width="51">12,61</td>
   <td valign="top" width="51">13,33</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,28</td>
   <td valign="top" width="53">0,85</td>
   <td valign="top" width="53">4,54</td>
   <td valign="top" width="54">3,16</td>
   <td valign="top" width="53">6,71</td>
   <td valign="top" width="51">10,94</td>
   <td valign="top" width="51">10,87</td>
   <td valign="top" width="51">12,66</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,54</td>
   <td valign="top" width="53">1,36</td>
   <td valign="top" width="53">6,15</td>
   <td valign="top" width="54">4,57</td>
   <td valign="top" width="53">5,53</td>
   <td valign="top" width="51">11,39</td>
   <td valign="top" width="51">9,14</td>
   <td valign="top" width="51">12,10</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,69</td>
   <td valign="top" width="53">1,13</td>
   <td valign="top" width="53">6,89</td>
   <td valign="top" width="54">5,75</td>
   <td valign="top" width="53">6,17</td>
   <td valign="top" width="51">12,62</td>
   <td valign="top" width="51">7,74</td>
   <td valign="top" width="51">11,88</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,02</td>
   <td valign="top" width="53">0,58</td>
   <td valign="top" width="53">7,98</td>
   <td valign="top" width="54">6,37</td>
   <td valign="top" width="53">8,33</td>
   <td valign="top" width="51">11,76</td>
   <td valign="top" width="51">6,81</td>
   <td valign="top" width="51">11,51</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,35</td>
   <td valign="top" width="53">0,86</td>
   <td valign="top" width="53">10,52</td>
   <td valign="top" width="54">7,29</td>
   <td valign="top" width="53">11,53</td>
   <td valign="top" width="51">11,77</td>
   <td valign="top" width="51">6,71</td>
   <td valign="top" width="51">11,27</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,65</td>
   <td valign="top" width="53">0,97</td>
   <td valign="top" width="53">13,44</td>
   <td valign="top" width="54">8,33</td>
   <td valign="top" width="53">14,33</td>
   <td valign="top" width="51">11,75</td>
   <td valign="top" width="51">7,71</td>
   <td valign="top" width="51">11,47</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">3,55</td>
   <td valign="top" width="53">2,13</td>
   <td valign="top" width="53">17,48</td>
   <td valign="top" width="54">10,64</td>
   <td valign="top" width="53">18,20</td>
   <td valign="top" width="51">11,89</td>
   <td valign="top" width="51">9,11</td>
   <td valign="top" width="51">11,74</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">4,08</td>
   <td valign="top" width="53">2,30</td>
   <td valign="top" width="53">22,26</td>
   <td valign="top" width="54">13,19</td>
   <td valign="top" width="53">23,11</td>
   <td valign="top" width="51">14,03</td>
   <td valign="top" width="51">10,69</td>
   <td valign="top" width="51">12,04</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2020</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,36</td>
   <td valign="top" width="53">1,25</td>
   <td valign="top" width="53">25,15</td>
   <td valign="top" width="54">14,60</td>
   <td valign="top" width="53">25,15</td>
   <td valign="top" width="51">14,60</td>
   <td valign="top" width="51">12,18</td>
   <td valign="top" width="51">12,28</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,45</td>
   <td valign="top" width="53">1,06</td>
   <td valign="top" width="53">0,45</td>
   <td valign="top" width="54">1,06</td>
   <td valign="top" width="53">32,93</td>
   <td valign="top" width="51">20,35</td>
   <td valign="top" width="51">28,70</td>
   <td valign="top" width="51">17,16</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,09</td>
   <td valign="top" width="53">0,16</td>
   <td valign="top" width="53">0,55</td>
   <td valign="top" width="54">1,23</td>
   <td valign="top" width="53">29,59</td>
   <td valign="top" width="51">19,67</td>
   <td valign="top" width="51">29,97</td>
   <td valign="top" width="51">17,93</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">1,58</td>
   <td valign="top" width="53">1,03</td>
   <td valign="top" width="53">2,14</td>
   <td valign="top" width="54">2,27</td>
   <td valign="top" width="53">29,64</td>
   <td valign="top" width="51">19,71</td>
   <td valign="top" width="51">31,17</td>
   <td valign="top" width="51">18,70</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,98</td>
   <td valign="top" width="53">1,69</td>
   <td valign="top" width="53">5,18</td>
   <td valign="top" width="54">4,00</td>
   <td valign="top" width="53">30,12</td>
   <td valign="top" width="51">19,50</td>
   <td valign="top" width="51">32,24</td>
   <td valign="top" width="51">19,39</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">2,67</td>
   <td valign="top" width="53">0,95</td>
   <td valign="top" width="53">7,99</td>
   <td valign="top" width="54">4,99</td>
   <td valign="top" width="53">28,71</td>
   <td valign="top" width="51">18,71</td>
   <td valign="top" width="51">32,85</td>
   <td valign="top" width="51">19,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,09</td>
   <td valign="top" width="53">0,03</td>
   <td valign="top" width="53">8,09</td>
   <td valign="top" width="54">5,01</td>
   <td valign="top" width="53">25,04</td>
   <td valign="top" width="51">15,72</td>
   <td valign="top" width="51">32,81</td>
   <td valign="top" width="51">19,88</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">-0,99</td>
   <td valign="top" width="53">1,36</td>
   <td valign="top" width="53">7,02</td>
   <td valign="top" width="54">6,44</td>
   <td valign="top" width="53">21,66</td>
   <td valign="top" width="51">16,65</td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>32,34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">19,91</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">-0,59</td>
   <td valign="top" width="53">0,86</td>
   <td valign="top" width="53">6,39</td>
   <td valign="top" width="54">7,35</td>
   <td valign="top" width="53">13,45</td>
   <td valign="top" width="51">15,01</td>
   <td valign="top" width="51">30,51</td>
   <td valign="top" width="51">19,62</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,13</td>
   <td valign="top" width="53">0,99</td>
   <td valign="top" width="53">6,53</td>
   <td valign="top" width="54">8,42</td>
   <td valign="top" width="53">2,45</td>
   <td valign="top" width="51">9,26</td>
   <td valign="top" width="51">26,44</td>
   <td valign="top" width="51">18,27</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,17</td>
   <td valign="top" width="53">2,00</td>
   <td valign="top" width="53">6,71</td>
   <td valign="top" width="54">10,59</td>
   <td valign="top" width="53">1,70</td>
   <td valign="top" width="51">8,55</td>
   <td valign="top" width="51">22,58</td>
   <td valign="top" width="51">16,81</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">-0,08</td>
   <td valign="top" width="53">0,38</td>
   <td valign="top" width="53">6,63</td>
   <td valign="top" width="54">11,01</td>
   <td valign="top" width="53">4,26</td>
   <td valign="top" width="51">10,56</td>
   <td valign="top" width="51">19,68</td>
   <td valign="top" width="51">15,87</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2019</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">0,69</td>
   <td valign="top" width="53">0,74</td>
   <td valign="top" width="53">7,36</td>
   <td valign="top" width="54">11,84</td>
   <td valign="top" width="53">7,36</td>
   <td valign="top" width="51">11,84</td>
   <td valign="top" width="51">17,56</td>
   <td valign="top" width="51">15,18</td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>12,14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,35</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,23</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>2,68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>13,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,23</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="51">
   <p>1,54</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="53">
   <p>0,99</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="53">
   <p>5,29</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="54">
   <p>2,77</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="53">
   <p>14,28</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="51">
   <p>10,23</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="51">
   <p>15,35</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="51">
   <p>11,14</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>2,60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>8,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>16,37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,06</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,62</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>12,12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>20,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>12,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,10</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>9,17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>23,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>16,57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,49</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>17,56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>9,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>25,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>17,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>12,00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>25,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>12,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>32,13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>17,90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>18,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>12,61</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>38,96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>19,37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>46,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>24,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>21,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>13,75</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>40,22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>22,56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>45,01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>25,24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>23,73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>14,90</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">-2,53</td>
   <td valign="top" width="53">-1,44</td>
   <td valign="top" width="53">36,68</td>
   <td valign="top" width="54">20,79</td>
   <td valign="top" width="53">38,54</td>
   <td valign="top" width="51">21,62</td>
   <td valign="top" width="51">25,52</td>
   <td valign="top" width="51">15,63</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2018</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">-2,22</td>
   <td valign="top" width="53">-0,40</td>
   <td valign="top" width="53">33,64</td>
   <td valign="top" width="54">20,30</td>
   <td valign="top" width="53">33,64</td>
   <td valign="top" width="51">20,30</td>
   <td valign="top" width="51">27,01</td>
   <td valign="top" width="51">16,33</td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>2,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>13,69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4,96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,76</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>3,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,88</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>16,09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,29</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,21</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>16,37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,66</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,09</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,07</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>14,87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,36</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>8,60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>16,34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>12,05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,66</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>7,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>16,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>13,26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,98</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>11,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>9,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>17,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>14,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,37</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>2,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>13,91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>11,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>17,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>12,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2017</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>11,92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>15,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>15,82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>11,14</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2016</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>4,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,97</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,96</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>2,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,84</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>3,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,71</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>3,63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4.91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,74</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,91</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4,51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,98</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4,07</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,92</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>4,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,89</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>2,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,79</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2016</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>2,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>4,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,78</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2015</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,80</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,77</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>2,60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>3,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,70</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>4,06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>4,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,57</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,45</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,28</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,62</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,07</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,88</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,80</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>7,86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,69</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-1,42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,61</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2015</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,67</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p><strong>2014*</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>3,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>3,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>1,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>10,72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>5,22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>1,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>4,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>2,41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>12,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,60</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>3,57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>12,31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>6,95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,70</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>4,96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>12,98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>7,97</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>11,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,23</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>5,70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,31</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>5,89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,35</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,46</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>6,43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>9,84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,54</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>0,92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>1,90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>8,22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>10,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,65</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>0,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>7,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>8,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>9,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,80</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="43">
   <p>2014</p>
   </td>
   <td valign="top" width="66">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>-0,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>-0,44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p>8,17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p>6,36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>10,25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p>8,85</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>* 26.02.2014 Tarihli ve 6527 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5429 sayılı Kanuna eklenen fıkra gereğince “Muhtelif mevzuatta Toptan Eşya Fiyat Endeksi (TEFE) ve Üretici Fiyat Endeksine (ÜFE) yapılmış olan atıflar, Kurumca hesaplanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksine (Yİ-ÜFE), tarım sektörü TEFE ve ÜFE’ye yapılan atıflar Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksine yapılmış sayılır.</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p></p>

   <p></p>

   <p><strong>Yıl</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="67">
   <p></p>

   <p></p>

   <p><strong>Aylar</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="106">
   <p><strong>Önceki Aya Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="108">
   <p><strong>Önceki Yılın Aralık Ayına Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="105">
   <p><strong>Önceki Yılın Aynı Ayına Göre %</strong></p>
   </td>
   <td colspan="2" width="102">
   <p><strong>12 Aylık Ortalamalara Göre %</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="42"></td>
   <td width="67"></td>
   <td valign="top" width="52">
   <p><strong>ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p><strong>ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="54">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="53">
   <p><strong>ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="51">
   <p><strong>ÜFE</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="50">
   <p><strong>TÜFE</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2013</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0 ,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 62</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 33</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2,63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8,08</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0,51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0,01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1,70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,66</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 51</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5,23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8,30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8,17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,42</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5,01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,32</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5,15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3,93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,32</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,62</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5,80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5,67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,39</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2013</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1,11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0,46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6,97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4,48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7,49</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2012</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 95</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 48</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 02</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 59</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 68</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-1, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 89</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0. 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1,71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 07</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 11</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 29</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 9</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 8</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 26</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2012</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0,12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 89</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2011</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 28</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 76</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 29</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 79</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 64</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 1, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 37</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 24</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 00</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 93</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 13</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2011</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2010</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 16</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 38</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 35</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 87</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-1, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 20</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 41</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 59</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 83</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 16</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 62</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, .45</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0.03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 59</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2010</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 57</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2009</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 54</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 41</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 29</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 35</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 07</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 35</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 98</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-2, 46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 49</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-1, 86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 08</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-3, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 52</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-1, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 33</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 99</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 62</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 47</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 52</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 28</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 95</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 51</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2009</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 25</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2008</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 61</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 40</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 33</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>16, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 0</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>17, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 64</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>15, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>18, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 07</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-2, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 35</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 43</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 76</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 12</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 56</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 31</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2008</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 3, 54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>- 0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2007</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 37</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 68</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 43</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 92</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 63</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 15</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 30</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 24</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 24</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 11</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 05</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 90</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 70</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 46</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 03</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 19</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 17</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 13</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 81</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 84</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 08</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 98</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 86</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2007</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 39</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 76</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2006</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 07</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 22</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 03</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 05</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 46</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 83</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 09</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 11</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 77</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 36</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 53</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 21</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 32</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 64</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 44</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 84</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 06</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 05</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 45</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 01</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 76</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 25</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 29</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2006</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 12</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 34</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 60</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>2005</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p><strong>Ocak</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 41</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 23</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 50</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Şubat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mart</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 11</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 30</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 58</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 44</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Nisan</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 21</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 55</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 17</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>14, 96</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 42</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Mayıs</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 20</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 92</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 49</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 70</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>13, 97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 53</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Haziran</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 48</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 25</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>12, 78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 69</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Temmuz</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 14</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 26</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>11, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 68</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ağustos</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 4</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 85</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 18</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 87</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 32</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 91</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>10, 65</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 64</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Eylül</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 78</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 02</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 98</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 93</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>4, 38</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 99</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>9, 54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 63</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Ekim</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 68</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>3, 69</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 57</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 47</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Kasım</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 95</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 40</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 71</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 27</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>1, 60</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 61</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>6, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 31</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2005</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>Aralık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>-0, 04</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>0, 42</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>2, 66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>7, 72</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>5, 89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="42">
   <p>8, 18</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p>* 2005 yılında (ÜFE) Üretici Fiyatları Endeksi’ne geçilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/nisan-ayi-kira-artis-orani-yuzde-3243-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/08/ev-kira-hesap.jpg" type="image/jpeg" length="56113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2019/25821 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-201925821-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-201925821-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 23/12/2025 tarihli ve 2019/25821 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>İKİNCİ BÖLÜM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>NİHAT GÜNERKAYA BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>(Başvuru Numarası: 2019/25821)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>Karar Tarihi: 23/12/2025</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 4/5/2026 - 33243</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>İKİNCİ BÖLÜM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Engin YILDIRIM</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yüksel GÜNARSLAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucu</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Nihat GÜNERKAYA</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Vekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Av. Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I.</strong> <strong>BAŞVURUNUN KONUSU</strong></p>

<p>1. Başvuru, organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren bir işyerinde meydana gelen patlamada ihmali olduğu ileri sürülen kamu kurumları aleyhine açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>

<p><strong>II.</strong> <strong>BAŞVURU SÜRECİ</strong></p>

<p>2. Başvuru 31/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.</p>

<p>3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>4. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:</p>

<p>5. 3/2/2011 tarihinde Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Ostim Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Ö. Hidrolik İmalat San. Tic. Ltd. Şti.ne ait binada saat 11.00 sıralarında, başvurucunun da çalıştığı Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) bulunan M. Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.ne (M. Şirketi) ait binada ise saat 19.20'de patlama ve yangın meydana gelmiştir. Başvurucunun çalıştığı şirkette meydana gelen patlama ve devamında çıkan yangında 11 kişi yaşamını yitirirken başvurucunun da aralarında olduğu çok sayıda kişi yaralanmıştır. Her iki patlama nedeniyle toplam 20 kişi vefat etmiştir.</p>

<p>6. Başvurucunun olay tarihinde çalıştığı M. Şirketi traktör yedek parça imalatı üzerine faaliyet göstermektedir. Anılan işyerinde optik kesme makinesi operatörü tarafından kullanılan ve binanın giriş kapısının yanında konumlandırılan oksijen tüplerinin vanasının açılması üzerine patlama meydana gelmiştir. Patlamaya sebebiyet veren oksijen tüplerinin tedarik edildiği firma ise E. Gaz. San. ve Tic. A.Ş. (E. Şirketi) olup bu Şirkete Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından karbondioksit ve oksijen dolum tesisleri için 19/6/2001 tarihinde ruhsat verilmiştir.</p>

<p>7. Olaya ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) başlatılan soruşturma kapsamında olayın meydana geliş nedenlerinin ve sorumluların belirlenmesi için bilirkişi incelemesine başvurulmuştur. Bir kimya mühendisi iş güvenliği uzmanı, bir makine mühendisi iş güvenliği uzmanı, bir makine mühendisi sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) uzmanı, bir yangın uzmanı, bir elektrik mühendisi ve bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin hazırladığı 29/6/2011 tarihli raporda; iki ayrı işyerinde meydana gelen patlamanın işyerlerinde kullanılan sanayi tüplerinden kaynaklandığı, anılan tüplerin satın alındığı E. ve A. firmaları tarafından içlerine daha önce doğal gaz dolumu yapılan tüplerin boşaltılarak aynı tüplere oksijen doldurulduğu, patlamaların da bu nedenle meydana geldiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunda ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri tarafından yapılması gereken iş güvenliği denetimlerinin yapılmadığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının da piyasa denetim ve gözetimi konularında yapması gerekenleri tam olarak yerine getirmediğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. Raporda kamu idarelerinin anılan eksikliklerinin patlamayla doğrudan bir bağlantısı olmadığı, olayda E. Şirketi yetkilileri ve personelinin sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı açıklanmıştır.</p>

<p>8. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Başmüfettişliği tarafından yürütülen ön inceleme sonucunda düzenlenen 25/1/2014 tarihli raporda M. ve E. Şirketlerine ait işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin denetimlerin en son 2007 yılında yapıldığı ifade edilmiştir.</p>

<p>9. Başsavcılıkça E. Şirketi yetkilileri ve personeli hakkında yürütülen soruşturma ile olayda ihmali olduğundan şüphelenilen kamu görevlileri hakkında yürütülecek soruşturmaların ayrı soruşturma usullerine tabi olması nedeniyle dosyaların tefrikine karar verilmiştir.</p>

<p>10. Mevzuat gereğince patlamaya konu gaz ve kimyasalların üretiminden dağıtımına kadar denetlemekle görevli Sanayi ve Ticaret Bakanlığı görevlileri, işyerlerinde çalışma güvenliğinin sağlanıp sağlanmadığını denetlemekle görevli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri, bu işyerlerinin faaliyet gösterdiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Yenimahalle İlçe Belediye Başkanlığı görevlileri, patlamaya konu işyerlerinin genel denetim ve gözetimini yapmakla görevli İvedik ve Ostim Organize Sanayi Bölgeleri yöneticileri ve yetkilileri olan şüpheliler hakkındaki dosya Memur Suçları Bürosuna gönderilmiştir.</p>

<p><strong>A.</strong> <strong>E. Şirketi Yetkilileri ve Personeli Hakkında Yürütülen Adli Süreç</strong></p>

<p>11. Meydana gelen patlamalarla ilgili olarak on dokuz kişi hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme ve yalan tanıklık yapma suçlarından kamu davası açılmıştır. Kovuşturma evresinde alınan 10/4/2013 tarihli bilirkişi raporunda; kullanım amacına uygun olmayan gazdan kaynaklanan, kullanım şeklinden kaynaklanmayan problem nedeniyle patlamanın gerçekleştiği ve %100 iş güvenliği sağlansa dahi patlamanın yaşanacağı belirtilmiştir. Raporda ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, Ostim ve İvedik Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüklerinin, Ankara Büyükşehir Belediye ve Yenimahalle Belediye Başkanlıklarının yetki, denetim, organizasyon hususlarındaki sorumluluklarının patlamanın meydana gelmesine etkisi olmadığı ifade edilmiştir.</p>

<p>12. Yine kovuşturma evresinde alınan 12/4/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda 1998 yılında kurulan M. Şirketine Yenimahalle Belediye Başkanlığı tarafından 21/10/2001 tarihinde 72 No.lu bina için işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı verildiği ancak patlamanın aynı sokak üzerinde herhangi bir ruhsat kaydı bulunmayan 64 No.lu üretim tesisinde gerçekleştiği ifade edilmiştir. Anılan ek bilirkişi raporunun E. Şirketi ile ilgili yapılan tespitlere ilişkin kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sağlık İşleri Daire Başkanlığı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü tarafından </i>[E. Şirketinin]<i> Ostim'deki karbondioksit ve oksijen dolum tesislerine ait işyerinde LPG tüpleri bulundurmamak şartıyla 19.01.2001 tarihinde çalışma ruhsatı, T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Ticaret Müdürlüğü tarafından 24.05.1999 tarihinde tüp muayene ve vana sıkma yeterlilik belgesi, yan kuruluşu olan ve Sincan'da bulunan </i>[A. Şirketine]<i> TSE tarafından 21.11.2005-21.11.2011 tarihleri arasında geçerli olmak üzere TS 9675 standardına uygun olarak üretilen asetilen gazına </i>[E.]<i> markası izni verildiği, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu'na CNG doldurma, taşıma ve satış lisansı başvurusu olduğu, olay tarihinde lisansa sahip olmadığı, patlamalardan sonra bu lisans başvurusunun da iptal edildiği..</i>.</p>

<p>[E. Şirketinde]<i> dışarıdan alınan sıvı gazların standartlarına uygun olduğu, üretici firmaları tarafından belgelendirildiği, ayrıca Sincan'da bulunan yan kuruluşu </i>[A. Şirketinde]<i> üretilen asetilen gazının TSE standartlarına uygun olduğu, tüplerde kullandığı ve dışarıdan aldığı vana, valf vb. donanımın tedarikçi ve üreticileri tarafından gerekli standartlara sahip olduğu anlaşılmaktadır. Ancak basınçlı tüplerin test ve bakımlarının standartlara uygun gerektiği şekilde yapılmadığı, işçileri yapacakları işin risk ve tehlikelerine karşı eğitmediği, lisansı olmadığı halde mavi renkli oksijen tüplerine CNG doldurttuğu, taşıdığı, işyerinde depoladığı, içlerine sehven oksijen gazı doldurularak içeriğini değiştirdiği, tüplerde önlem alınmadığı için güvenliğin işçilerin kendi dikkat ve inisiyatifine bırakıldığı, işyerinde geniş bir kontrol mekanizması kurulmadığı, risk planı hazırlamadığı, güvenliği ve koordinasyonu sağlamadığı, tehlike doğuracak eylemin oluşumunun engellenmesi için CNG dolu tüpleri farklı renge boyayıp veya kilitli bir yere konulması gibi tedbirleri almadığı, tehlikeli ortamın yaratıldığı anlaşılmakta olup CNG artığı bulunan mavi renkli tüplere oksijen basarak sonradan piyasaya kullanıma...</i> [sürdüğü anlaşılmaktadır.]<i>"</i></p>

<p>13.<i> </i>Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 10/1/2023 tarihli kararıyla E. ve A. Şirketlerinin yetkilileri veya çalışanları olan yedi sanığı 6 yıl 3 ay ile 18 yıl 9 ay arasında değişen sürelerde hapis cezaları ile cezalandırmıştır. Temyiz kanun yolu incelemesi devam eden hükmün ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Aynı gün saat 19:20'de</i> ...<i> 24 kişinin çalıştığı ve otomotiv yan sanayi ürünleri imal edip ağırlıklı olarak traktör firmalarına yedek parça üreten ve kaynak işlerinde ağırlıklı olarak asetilen, oksijen ve karışım gazları kullanılan işyerinin giriş kapısı dış mekanında konumlandırılıp içinde toplam 9 adet oksijen gazı tüpünün bulunduğu manifold grubunun benzer şekilde faaliyete alınırken şiddetli patlama ve akabinde meydana gelen yangın sonucu şirket binasının çökerek çalışanların göçük altında kaldığı,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p>[E. Şirketinin]<i> Ostim'deki adresinde azot gazı, karbondioksit gazı ve oksijen gazı dolumu, firmaya bağlı bir kuruluş konumundaki </i>[A. Şirketinde]<i> ise üretim ve dolumu yapılan asetilen ve argon karışımları gazının tüplü satışının yapıldığı,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p>[E. Şirketinin]<i> doğal gaz doldurttuğu oksijen tüplerinin bir bölümüne sonrasında oksijen doldurtarak irsaliye numaraları art arda olan sevk irsaliyeleri ile olaya konu firmalara satışını yaptığı, bu firmalara verilen 12'li ve 9'lu gruplarda bulunan doğal gaz ve oksijen karışımı %5-15 arasındaki bir patlama aralığında olup patlamaların gerçekleştiği işyerlerinde regülatör vanasının açılmasıyla vanadaki sürtünmeden dolayı patlama meydana geldiği,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p>[E. Şirketinde]<i> olay sonrası yapılan incelemelere göre de, gaz tüpleri eski görünümlü ve yıpranmış olup patlamalardan sonra dahi mevzuata aykırı ve tehlikeli şekilde gaz dolum ve dağıtımı yapıldığı, tüplerin taşınmasında ve vana sıkma işlemlerinde gerekli iş güvenliği kurallarına uyulmadığı, hidrolik makina imalatı yapan </i>[Ö. Şirketi]<i> ile yedek parça imalatı yapan </i>[M. Şirketine]<i> rutin imalatları sırasında kullanılan iş ekipmanlarının, tezgâhların, tüplerin konumları ile bunları kullanan işçilerin pozisyonlarını </i>[belirleyebilmeleri]<i> mümkün olsa da, olay sırasında tüplerin hatalı bağlanmaması, patlamanın kesme ve kaynak işlemi gibi kullanımları sırasında meydana gelmemesi, ortamda gaz sızıntısı olmaması ve tüplerin devreye alınırken patlaması nedeniyle, tüplerin üzerinde alev tutucu ve emniyet ventili takılı olsa dahi bunların fonksiyonel olmayacakları, patlamaların şiddetine ve sonuçlarına göre her iki işyerinde de tüm iş güvenliği önlemleri eksiksiz alınsa dahi önlenemez nitelikteki patlamanın meydana geleceği...</i> [anlaşılmıştır.]<i>"</i></p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Anayasa Mahkemesinin <i>Abdulkadir Şimşek ve diğerleri </i>Kararı</strong></p>

<p>14. Anayasa Mahkemesinin Abdulkadir Şimşek ve diğerleri ([2. B.], B. No: 2014/11868, 12/6/2018) kararında, somut başvuru konusu patlamada ihmali olduğu ileri sürülen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları incelenmiştir. Anılan kararda patlamaya ilişkin olarak yürütülen ceza yargılaması sürecinde düzenlenen 29/6/2011 tarihli bilirkişi raporu ile Başsavcılığın ilgili kamu görevlileri hakkında düzenlediği soruşturma izni talep yazılarındaki gerekçelere ayrıntılı olarak yer verilmiştir (Abdulkadir Şimşek ve diğerleri, §§12, 18, 25, 34).</p>

<p>15. Anılan başvuruda Anayasa Mahkemesi, patlamalara ilişkin etkili yargısal sistem kurma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde ilgili kamu görevlileri hakkında mutlaka bir ceza yargılamasının yürütülmesinin gerekli olmadığı sonucuna ulaşarak yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (Abdulkadir Şimşek ve diğerleri, §§95-120).</p>

<p><strong>C.</strong> <strong>Başvuru Konusu Olaya İlişkin Tam Yargı Davası</strong></p>

<p>16. Başvurucu 3/2/2012 tarihinde Ankara 3. İş Mahkemesinde (İş Mahkemesi) dava açarak patlamanın meydana gelmesinde, dolayısıyla vücut bütünlüğünün zarar görmesinde kusuru olduğunu iddia ettiği çeşitli kurumlardan maddi ve manevi zararlarının tazminini talep etmiştir. Başvurucunun bu davayı açmasının ardından idarenin hizmet kusuruna dayalı zararların tazmininde hukuk mahkemelerini görevli kılan 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 19/5/2012 tarihli ve 28297 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16/2/2012 tarihli ve E.2011/35, K.2012/23 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.</p>

<p>17. İş Mahkemesi 10/4/2013 tarihinde yukarıda belirtilen iptal kararı sonucunda kamu idarelerinin hizmet kusurundan kaynaklanan zararların tazmini için açılacak davalarda idari yargının görevli hâle gelmesi nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Yenimahalle Belediye Başkanlığına karşı açılan davada görevsizlik kararı vermiştir. Öte yandan anılan Mahkeme, özel hukuk tüzel kişiliği bulunan üç şirket ile OSB yönetimine karşı açılan tazminat davasına bakmaya devam etmiştir. Kamu idareleri yönünden verilen görevsizlik kararı ise 22/4/2014 tarihinde Yargıtayca düzeltilerek onanmış ve kesinleşmiştir.</p>

<p>18. Başvurucu, görevsizlik kararının ardından 1/10/2014 tarihinde bu kez Ankara 7. İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) yukarıda belirtilen Bakanlıkların ve Belediye Başkanlıklarının dava konusu olaya kusurlarıyla neden oldukları iddiasıyla tam yargı davası açmıştır. Başvurucu 29/6/2011 tarihli bilirkişi raporuna da atıf yapmak suretiyle hazırladığı dava dilekçesinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile yapı kullanma izin belgesi bulunmayan binada meydana gelen patlamaya E. Şirketi ile A. Şirketinden temin edilen basınçlı kapların (tüplerin) neden olduğunu belirtmiştir. Başvurucu; davalı idarelerin hizmet kusurunu genel olarak iş sağlığı ve iş güvenliği, tehlikeli kimyasalların kullanımı ve dağıtımı ile basınçlı kapların muayenesine ilişkin denetim ve kontrol görevlerinin yerine getirilmemesine dayandırmıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde ayrıca hizmet kusuru iddiasını her bir davalı idare yönünden ayrı ayrı açıklamıştır. Buna göre;</p>

<p>i. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca M. Şirketine ait işyerinde en son denetim 9/4/2007 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihten patlama tarihine kadar anılan işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine dair herhangi bir denetim yapılmamıştır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin herhangi bir eğitim verilmemiş, patlamanın meydana geldiği işyerinin ruhsatsız olarak faaliyet göstermesine olanak sağlanmıştır. Aynı şekilde patlamaya neden olan tüplerin doldurulduğu E. ve A. Şirketlerinin çalışanlarına da herhangi bir iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemiştir. Dahası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı söz konusu işyerlerinin yürütülen tehlikeli faaliyetlere özgü olarak düzenlenen ikincil mevzuatta belirtilen tedbirlere uymasını sağlamamıştır.</p>

<p>ii. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, kuruluş kanunu gereğince sanayi bölge ve sitelerini denetlemekle yükümlüdür. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ayrıca somut olayda basınçlı kapların basınç testlerinin beş yılda bir yapılması, bu kaplarla ilgili TSE (Türk Standartları Enstitüsü) uygunluk belgesi ve periyodik vize verilmesi şeklindeki yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Belirtilen hususlarda denetim yapılmaması nedeniyle söz konusu patlama gerçekleşmiştir.</p>

<p>iii. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (j) bendi uyarınca birinci sınıf gayrisıhhi müesseseleri ruhsatlandırmak ve denetlemek büyükşehir belediyelerinin görevleri arasındadır. Anılan niteliklere sahip olmalarına rağmen patlamaya neden olan E. ve A. Şirketleri Ankara Büyükşehir Belediyesince denetlenmemiştir. Patlamanın OSB'de gerçekleşmesi söz konusu sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Kaldı ki patlamaya neden olan tüpler A. Şirketi tarafından OSB dışındaki bir işyerinde doldurulmuştur. Olaydan önce denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen Ankara Büyükşehir Belediyesi patlamadan kısa bir süre sonra A. Şirketine ait işyerinde 18/4/2011 tarihinde denetim yapmıştır.</p>

<p>iv. Patlama, yapı kullanma izin belgesi ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işyerinde meydana gelmiştir. Yenimahalle Belediyesi bu konuda mevzuattan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.</p>

<p>19. İdare Mahkemesi 6/4/2015 tarihinde başvurucunun dava dilekçesinde tazminine karar verilmesini istediği maddi zararın neden ibaret olduğunu ve nasıl hesaplandığını belirtmediği gibi tazminini talep ettiği maddi zarar yönünden davasını dayandırdığı delilleri de sunmadığı gerekçesiyle dilekçenin reddi kararı vermiştir.</p>

<p>20. Başvurucu, bunun üzerine 22/5/2015 tarihinde İdare Mahkemesine yeni bir dilekçe ile başvurarak dava konusu iş kazasında ayağından ciddi şekilde yaralandığını ve belirli bir süre çalışamadığını, tedavisinin devam ettiğini, bu nedenle maddi zararının tam olarak belli olmadığını ifade ederek tazminat taleplerini yinelemiştir. Bu kez dilekçeyi kabul eden İdare Mahkemesi 2015/1324 Esas sayılı dosyası üzerinden 4/6/2015 tarihinde verdiği hasım düzeltme kararı ile ilgili Bakanlıklar ve Belediye Başkanlıklarının yanı sıra OSB'nin de<i> </i>hasım mevkiine alınmasına<i> </i>karar vererek dava dilekçesini bu kuruma da tebliğ etmiştir.</p>

<p>21. OSB, kendisine karşı açılan davanın hukuk mahkemelerinde görülmesi gereken bir dava olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesine görev itirazında bulunmuştur. İdare Mahkemesi 16/11/2016 tarihinde itirazın reddine ve davaya bakmakla görevli mahkemenin kendisi olduğuna karar vermiştir. OSB, kendisinin bir özel hukuk tüzel kişisi olduğuna vurgu yaparak İdare Mahkemesinin görevlilik kararına da itiraz etmiş ve görevli mahkemenin Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından tayinini talep etmiştir.</p>

<p>22. Uyuşmazlık Mahkemesi 10/7/2017 tarihinde organize sanayi bölgelerinin özel hukuk tüzel kişiliğine sahip oldukları ve bu kuruluşlara karşı açılacak tazminat davalarının yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılacağının açık olduğu gerekçesiyle İdare Mahkemesinin görevlilik kararının OSB Başkanlığı yönünden kaldırılmasına karar vermiştir.</p>

<p>23. İdare Mahkemesi 18/10/2017 tarihinde Uyuşmazlık Mahkemesinin belirtilen kararı uyarınca davanın çözümünün adli yargının görevine girdiği ve esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden görevsizlik kararı vermiştir. Başvurucu, bu görevsizlik kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi 21/3/2018 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Yenimahalle Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle bu kurumlar yönünden itirazın kabulüne karar vermiştir. İtirazın kabulüne dair kararın gerekçesinde Uyuşmazlık Mahkemesinin kararıyla davanın OSB Başkanlığı yönünden görüm ve çözümünün adli yargının görevine girdiğinin, diğer idareler yönünden ise davanın görüm ve çözümünün idari yargıya ait olduğunun kesin olarak belirlendiği belirtilmiştir.</p>

<p>24. Başvurucunun açtığı tazminat davası yukarıda belirtilen itirazın kabulüne dair kararın ardından 8/6/2018 tarihinde bir kez daha İdare Mahkemesi önüne gelerek 2018/1363 Esas sayılı dosya üzerinden görülmeye başlanmıştır. İdare Mahkemesi 7/1/2019 tarihinde davanın reddine karar vermiş; ret kararının gerekçesinde patlamanın meydana gelmesinde asıl kusurlunun E. Şirketi olduğunu ve zararın oluşmasında üçüncü kişinin kusurunun bulunduğunu, davalı idarelerin görev ve sorumluluklarını yerine getirmeme şeklinde hizmet kusurlarının bulunduğu iddiasının ise doğrulanamadığını ifade etmiştir.</p>

<p>25. Ret kararında, Başsavcılık tarafından yürütülen ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporu ile başvurucuyla aynı yerde çalışan ve aynı olay nedeniyle vefat eden D.G.nin yakınları tarafından Ankara 10. İdare Mahkemesinde açılan ve 2013/1115 Esas sayılı dosya üzerinden görülen davada alınan bilirkişi raporuna dayanılmıştır. İdare Mahkemesinin dosyasında karara esas alınan bu bilirkişi raporlarının olmadığı görülmüştür. Davanın reddi kararının gerekçesinde yer verildiği kadarıyla Başsavcılığın soruşturma dosyasında bulunan bilirkişi raporunun içeriği şöyledir:</p>

<p>i. Patlama ve yangın M. Şirketine ait işyerindeki<i> </i>CNC (sıkıştırılmış doğal gaz) tezgâhlarında kullanılan, manifold ve ortak kollektörle birbirine bağlı dokuz oksijen tüpünün infilak etmesi sonucunda oluşmuştur.</p>

<p>ii. Patlamanın meydana geldiği M. Şirketine ait işyerinin işletme ruhsatı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır.</p>

<p>iii. İşyerinde, otomotiv yedek parça üretimi için <i>oksiasetilen</i> ve <i>oksi LPG</i> kaynağı kullanılmaktadır. M. Şirketi üretimde kullandığı <i>oksijen, asetilen, argon, LPG </i>ve<i> karışım gazlarının</i> olduğu gaz tüplerini E. Şirketinden satın almıştır.</p>

<p>iv. E. Şirketi, doğal gaz dolum ve dağıtım lisansı bulunmamasına karşılık oksijen tüplerine doğal gaz doldurup satış yapmaktadır. Görgü tanıkları E. Şirketinin önceden doğal gaz doldurarak sattığı gaz tüpleri boşaldıktan sonra aynı tüplere oksijen gazı doldurup piyasaya sürdüğünü ifade etmiştir. M. Şirketine de bu gaz tüplerinden satmıştır. M. Şirketine ait işyerindeki <i>manifolt</i> bağlantılı oksijen tüplerinde yapılan incelemede doğal gaz kokulandırmak amacıyla kullanılan kükürtlü bileşikler bulunmuştur.</p>

<p>v. Neticede E. Şirketi doğal gaz doldurarak satışını yaptığı oksijen tüplerinin bir kısmına daha sonra oksijen doldurmuş, patlamanın meydana geldiği işyerine bu tüplerden satmış, tüplerin bağlandığı regülatör vanasının açılmasıyla oluşan sürtünmeden dolayı patlama meydana gelmiştir. Patlamanın meydana gelmesinde E. Şirketi yetkilileri kusurludur.</p>

<p>26. Ankara 10. İdare Mahkemesinin 2013/1115 Esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunun içeriği ise özetle şöyledir:</p>

<p>i. Kazanın birinci ve asıl nedeni daha önce CNG doldurulmuş tüplere oksijen doldurulmasıdır. CNG doldurulmuş tüplerin temizlenmesi oldukça zordur, bu nedenle tüpün içinde az miktarda da olsa CNG kalabilmektedir. Böyle bir tüpe oksijen doldurulması son derece tehlikelidir. Zira oksijen yoğunluğu artınca tüpün içinde kalan yanıcı malzemeler daha çabuk ve hızlı yanmaktadır. Daha önce CNG doldurulmuş bir tüpe oksijen doldurulduğunda parlayıcı ve patlayıcı bir gaz karışımı oluşacak, bir kıvılcım ya da sıcaklık artışı bu karışımın patlamasına neden olacaktır. Dava konusu olayda da daha önce CNG doldurulmuş tüplere oksijen doldurulmuş, tüpün içinde kalan CNG'nin oksijenle karışması sonucu parlayıcı ve patlayıcı bir karışım oluşmuş, muhtemelen vananın açılması ve gazın çıkışı esnasındaki sürtünmenin etkisiyle tüpler alev alıp patlamıştır.</p>

<p>ii. Kazanın ikincil sebebi tüp demetlerinin emniyetli bir yerde depolanmak yerine çalışma mahallinde bulundurulmasıdır. Basınçlı gaz tüplerinin depolanması esaslarını düzenleyen mevzuata göre tüpler yangına dayanıklı ayrı bina veya bölmelerde, ısı kaynaklarından uzakta depolanmalı; dolu tüpler sıcaklık değişimlerine, güneşin dik ışıklarına, radyasyon ısısına, soğuğa ve neme karşı korunmalıdır.</p>

<p>iii. Dolayısıyla kazanın meydana gelmesinde E. Şirketi %80, M. Şirketi %20 oranında kusurludur. Kazanın meydana geliş sebepleri gözönüne alındığında davalı idarelerin görev ve sorumlulukları ile kaza sebepleri arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Yenimahalle Belediye Başkanlığının olayda kusurları yoktur.</p>

<p>27. İdare Mahkemesinin karar gerekçesinde, patlamaya neden olan gaz tüplerini satan E. Şirketinin faaliyet alanındaki izin ve denetimlerine ilişkin şu bilgiler yer almaktadır:</p>

<p><i>"Oksijen tüplerinin temin edildiği </i>[E.<i> </i>Şirketinin]<i> faaliyet konusunun sınai ve tıbbi gaz dolumu olduğu, 6948 sayılı Sanayi Sicil Kanunu kapsamında Sanayi Sicil belgesine sahip olduğu, 95/13-14 sayılı Tebliğ çerçevesinde, TS 11169 sayılı standart kapsamında bulunan tüpler için, İl Müdürlüğünün 24/05/1999 tarih ve 06-001 numaralı 'Basınçlı Gaz Tüpleri Periyodik Muayene Deney ve Bakım Yeterlilik Belgesi' verildiği ve vizelerinin yapıldığı, yeterlilik belgesinin TS 11169 standardına göre üretilen dikişsiz çelik tüplere TS 7450 standardı kapsamında periyodik muayene, deney, bakım ve tamirini kapsadığı, yeterlilik belgesinin iki yılda bir vize işlemlerinin yapıldığı, bu kapsamda yeterlik belgesinin en son 20.04.2009 tarihinde vize edildiği görülmektedir."</i></p>

<p>28. Başvurucu, karara esas alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarını ileri sürmek suretiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Söz konusu karar Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 13/6/2019 tarihli kararıyla usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, kararın 9/7/2019 tarihinde tebliğ edilmesinin ardından bireysel başvuruda bulunmuştur.</p>

<p><strong>D.</strong> <strong>Başvuru Konusu Olaya İlişkin Olarak İş Mahkemesinde Görülen Tazminat Davası</strong></p>

<p>29. Başvurucunun E., A. ve M. Şirketleri ile OSB yönetimi aleyhine İş Mahkemesinde açtığı tazminat davası kapsamında kusur durumunun tespitine ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kimya mühendisi, iş güvenliği uzmanı ve bir hukukçudan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 2/2/2018 tarihli raporda;</p>

<p>i. Patlamanın meydana gelmesinde E. Şirketinin %100 kusurlu olduğu,</p>

<p>ii. Tespit edilen birtakım iş güvenliği eksikliklerinin patlamaya etkisinin olmaması nedeniyle M. Şirketinin kusursuz olduğu,</p>

<p>iii. Patlamaya neden olan tüplerin oksijen tüpleri olması, bu tüplerin dolum ve taşıma işlemlerinin E. Şirketi tarafından yapılması nedeniyle A. Şirketinin kusursuz olduğu,</p>

<p>iv. Manifold tüp grubunun M. Şirketine ait işyeri binası içinde bulundurulmasının patlamanın meydana gelmesine bir etkisi olmadığı ancak kazanın ağır sonuçlanmasında etkisinin olabileceği,</p>

<p>v. Patlamanın meydana geliş biçimi gözönüne alındığında bu durumun mutat denetimlerle fark edilmesinin ve önlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle OSB yönetiminin kusursuz olduğu belirtilmiştir.</p>

<p>30. İş Mahkemesi 4/2/2025 tarihinde davanın E. Şirketi yönünden kabulüne, başvurucuya 28.000 TL manevi ve 142.008,15 TL maddi tazminat ödenmesine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca davanın A. Şirketi ve OSB yönünden reddine, M. Şirketi yönünden ise açılmamış sayılmasına karar vermiştir. UYAP'ta yapılan inceleme neticesinde söz konusu tazminat davasının bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla istinaf kanun yolu aşamasında devam ettiği tespit edilmiştir.</p>

<p><strong>IV.</strong> <strong>İLGİLİ HUKUK</strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Ulusal Hukuk</strong></p>

<p>31. 18/4/2001 tarihli ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun (Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun) <i>"Yaptırımlar ve yaptırımların uygulanmasındaki usul" </i>başlıklı 9. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Kurul, doğal gaz piyasasında faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişilere yapacağı yazılı ihtara rağmen mevzuata aykırı durumlarını devam ettirenlere aşağıdaki yaptırım ve cezaları uygular:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>f) Piyasada lisans kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin saptanması halinde, altıyüzbin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve on beş gün içinde kapsam dışı faaliyetin veya aleyhe faaliyetin durdurulması ihtar edilir.</i></p>

<p><i>...."</i></p>

<p>32. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte olan <i>"İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri"</i> başlıklı mülga 77. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.</i></p>

<p><i>İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>33. 4857 sayılı Kanun'un <i>"İş sağlığı ve güvenliği yönetmelikleri"</i> başlıklı mülga 78. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Kanuna tabi işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği şartlarının belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması, işyerlerinde kullanılan araç, gereç, makine ve hammaddeler yüzünden çıkabilecek iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesi ve özel durumları sebebiyle korunması gereken kişilerin çalışma şartlarının düzenlenmesi, ayrıca iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygunluğu yönünden; işçi sayısı, işin ve işyerinin özellikleri ile tehlikesi dikkate alınarak işletme belgesi alması gereken işyerleri ile belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler ve bu belge veya belgelerin alınmasına ilişkin usul ve esaslar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda yapılacak risk değerlendirmesi, kontrol, ölçüm, inceleme ve araştırmaların usul ve esasları ile bunları yapacak kişi ve kuruluşların niteliklerinin belirlenmesi, gerekli iznin verilmesi ve verilen iznin iptal edilmesi Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir."</i></p>

<p>34. 4857 sayılı Kanun'un <i>"İşin durdurulması veya işyerinin kapatılması" </i>başlıklı mülga 79. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"Bir işyerinin tesis ve tertiplerinde, çalışma yöntem ve şekillerinde, makine ve cihazlarında işçilerin yaşamı için tehlikeli olan bir husus tespit edilirse, bu tehlike giderilinceye kadar işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlemeye yetkili iki müfettiş, bir işçi ve bir işveren temsilcisi ile Bölge Müdüründen oluşan beş kişilik bir komisyon kararıyla, tehlikenin niteliğine göre iş tamamen veya kısmen durdurulur veya işyeri kapatılır. Komisyona kıdemli iş müfettişi başkanlık eder. Komisyonun çalışmaları ile ilgili sekretarya işleri bölge müdürlüğü tarafından yürütülür."</i></p>

<p>35. 4857 sayılı Kanun'un <i>"Devletin yetkisi"</i> başlıklı 91. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"Devlet, çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasını izler, denetler ve teftiş eder. Bu ödev Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı ihtiyaca yetecek sayı ve özellikte teftiş ve denetlemeye yetkili iş müfettişlerince yapılır."</i></p>

<p>36. 4857 sayılı Kanun'un <i>"Yetkili makam ve memurlar"</i> başlıklı 92. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"91 inci madde hükmünün uygulanması için iş hayatının izlenmesi, denetlenmesi ve teftişiyle ödevli olan iş müfettişleri, işyerlerini ve eklentilerini, işin yürütülmesi tarzını ve ilgili belgeleri, araç ve gereçleri, cihaz ve makineleri, ham ve işlenmiş maddelerle, iş için gerekli olan malzemeyi 93 üncü maddede yazılı esaslara uyarak gerektiği zamanlarda ve işçilerin yaşamına, sağlığına, güvenliğine, eğitimine, dinlenmesine veya oturup yatmasına ilişkin tesis ve tertipleri her zaman görmek, araştırmak ve incelemek ve bu Kanunla suç sayılan eylemlere rastladığı zaman bu hususta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak İş Teftişi Tüzüğünde açıklanan şekillerde bu halleri önlemek yetkisine sahiptirler."</i></p>

<p>37. 4857 sayılı Kanun'un <i>"İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlere aykırılık"</i> başlıklı mülga 105. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Kanunun;</i></p>

<p><i>a) 78 inci maddesinde öngörülen yönetmeliklerdeki hükümlere uymayan işveren veya işveren vekiline, alınmayan her iş sağlığı ve güvenliği önlemi için ikiyüzelli Türk Lirası, alınmayan önlemler için izleyen her ay aynı miktar,</i></p>

<p>...</p>

<p><i>c) 77 nci maddesine aykırı hareket eden, 78 inci maddesi gereği işletme belgesi almadan işyeri açan veya belgelendirilmesi gereken işler veya ürünler için belge almayan, 79 uncu maddesi gereğince faaliyeti durdurulan işi izin almadan devam ettiren veya kapatılan işyerlerini izinsiz açan, </i>... <i>işveren veya işveren vekiline binikiyüzellişer Türk Lirası,</i></p>

<p>...</p>

<p><i>idari para cezası verilir."</i></p>

<p>38. 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan <i>"Görev" </i>başlıklı mülga 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görevleri şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>g) (Değişik : 15/5/2008-5763/30 md.) İş sağlığı ve güvenliğini sağlayacak tedbirlerin uygulanmasını izlemek,</i></p>

<p><i>h) Çalışma hayatını denetlemek,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>r) (Ek: 15/5/2008-5763/30 md.) İşyerindeki sağlık ve güvenlik risklerini önleyici ve koruyucu hizmetleri yürütenlerin niteliklerini belirlemek, eğitimlerini ve sertifikalandırılmalarını sağlamak,</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>39. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 8/1/1985 tarihli ve 3143 sayılı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un <i>"Görev" </i>başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görevleri şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>d) Sanayi bölge ve sitelerinin kurulmasına izin vermek, bu kuruluşları desteklemek ve denetlemek, bu konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak ve gerekli mevzuatı hazırlamak, küçük sanayi ve el sanatları ile ilgili her türlü araştırma, geliştirme ve koordinasyon hizmetlerini yürütmek, organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin kurulması ile ilgili bütün faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamak,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>k) Şirketlerle ilgili hizmetleri yürütmek ve bunları denetlemek,</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>40. 12/4/2000 tarihli ve 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun <i>"Yer seçimi, kuruluş ve planlama"</i> başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>Yürürlüğe giren imar plânına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesi sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin harçlar, OSB tarafından tahsil edilerek ilgili belediye veya il özel idaresi hesabına yatırılır.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>41. 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun <i>"Belediyenin yetkileri ve imtiyazları" </i>başlıklı 15. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Belediyenin yetkileri ve imtiyazları şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>l) Gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>42. 5216 sayılı Kanun'un <i>"Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları"</i> başlıklı 7. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>İlçe (...) belediyelerinin görev ve yetkileri şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>c) Sıhhî işyerlerini, 2 nci ve 3 üncü sınıf gayrisıhhî müesseseleri, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>(Değişik son fıkra: 1/7/2006-5538/23 md.) 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunuyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ve organize sanayi bölgelerine tanınan yetki ve sorumluluklar ile sivil hava ulaşımına açık havaalanları ve bu havaalanları bünyesinde yer alan tüm tesisler bu Kanunun kapsamı dışındadır.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>43. 28/8/1979 tarihli ve 16738 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga İş Teftişi Tüzüğü'nün <i>"Teftiş programlarının hazırlanış ilkeleri"</i> başlıklı 17. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"İşyerlerinin teftişi, olanaklar ölçüsünde, kısa aralıklarla yapılır.</i></p>

<p><i>İşçilerin sağlık ve güvenliği bakımından tehlike gösteren veya ağır ve tehlikeli işlerin yapıldığı ya da mevzuat hükümlerine uyulmamasının alışkanlık haline getirildiği işyerlerinin denetlenmesi sık aralıklarla yapılır."</i></p>

<p>44.<strong> </strong>Olay tarihinde yürürlükte bulunan 11/1/1974 tarihli ve 14765 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün<i> "Kazanlarda, Basınçlı Kaplarda ve Kompresörlerde Alınacak Güvenlik Tedbirleri" </i>başlıklı Üçüncü Bölümü'nün ilgili maddeleri şöyledir:</p>

<p><i>"Madde 222 – Ocaksız buhar ve sıcak su kapları ile basınçlı hava depoları, gaz tüpleri ve depoları gibi basınçlı kaplar ve bunların bağlantıları, teçhizatı ve malzemesi tekniğe uygun olacaktır.</i></p>

<p><i>Basınçlı kapların görünür yerlerine imalatçı firma tarafından aşağıdaki bilgilerin yazılı olduğu bir plaka, konacaktır.</i></p>

<p><i>1) Kap hacmi (litre)</i></p>

<p><i>2) İşletme basıncı (kilogram/santimetrekare),</i></p>

<p><i>3) Deneme basıncı (kilogram/santimetrekare),</i></p>

<p><i>4) Kontrol tarihi.</i></p>

<p><i>Madde 223 – Basınçlı kapların kontrol ve deneyleri, ehliyeti Hükümet veya mahalli idarelerce kabul edilen teknik elemanlar tarafından, imalinin bitiminden sonra ve monte edilip kullanılmaya başlanmadan önce, veya yapılan değişiklik ve büyük onarımlardan sonra, en az üç ay kullanılmayıp yeniden servise girmeleri halinde ise tekrar kullanmaya başlanmadan önce ve herhalde periyodik olarak yılda bir yapılır. Kontrol ve deney sonuçları, düzenlenecek bir raporda belirtilir ve bu raporlar işyerlerinde saklanır.</i></p>

<p><i>Madde 224 – Basınçlı kapların üzerinde, gerektiğinde içine girmeyi sağlayacak kapılar veya kapaklar bulunacak, girilemeyecek kadar küçük olan basınçlı kaplarda, el delikleri yapılacak ve bu delikler emniyetli bir şekilde kapatılmış olacaktır. Kapı ve kapaklar deney basıncına dayanacak sağlamlıkta olacak, giriş deliklerinin boyutları tekniğe uygun olarak bir insanın rahatça girmesini sağlayacak büyüklükte yapılacaktır. El deliklerinin boyutları 70x90 milimetreden küçük yapılmayacak ve basınçlı kaplar üzerinde bulunan yıkama ve kontrol kör tapaları en az 25 milimetre çapında olacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 225 – Basınçlı kaplar üzerinde, emniyet supabı, boşaltma vanası, manometre ve termometre gibi kontrol cihazları bulunacaktır.</i></p>

<p><i>Paralel çalışan basınçlı, kapların, giriş, çıkış, boşaltma ve blöf vanaları ayrı ayrı işaretlenmiş olacaktır.</i></p>

<p><i>Emniyet supapları basınçlı kapların en çok kullanma basıncına göre ayarlanacak ve bu basıncın onda biri oranında bir basınç artışında açılacak özellikte olacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 226 – Basınçlı kaplarda bulunan emniyet supabı, basınçlı kaba doğrudan doğruya bağlı olacaktır. Ancak, kabın içinde bulunan madde, emniyet supabının takılmasını engellediği veya bozulmasına yol açtığı hallerde, emniyet supabı, basınçlı kaba en yakın bir tesisat üzerine takılacaktır.</i></p>

<p><i>Emniyet supabı, bağlı olduğu basınçlı kabın kapasitesine ve besleme borusunun çapına uygun büyüklükte ve basıncı çabucak düşürecek şekilde yapılmış olacaktır.</i></p>

<p><i>Basınçlı kaplarda iki veya daha çok emniyet supabı varsa, bunlardan en az bir tanesi, en çok basınça göre ayarlanmış olacaktır.</i></p>

<p><i>Emniyet supapları, her vardiyada veya günde en az bir defa denenecek ve kaplar içinde yanıcı gazlar bulunduğunda, gerekli tedbir alınacaktır.</i></p>

<p><i>Emniyet supaplarının, yoğunlaşmaya karşı, blöf muslukları bulunacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 227 – Basınçlı kapların hidrolik basınç deneyleri, en yüksek çalışma basıncının 1,5 katı ile yapılacaktır.</i></p>

<p><i>Kontrol ve deney sonucu kullanılması sakıncalı görülen, güvenlikle çalışmayı sağlayacak teçhizatı eksik olan ve bağlantı parçaları uygun bir şekilde bağlanmamış bulunan basınçlı kaplar, eksikleri tamamlanıncaya ve arızalar giderilinceye kadar kullanılmayacaktır."</i></p>

<p>45. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 24/12/1973 tarihli ve 14752 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Parlayıcı, Patlayıcı, Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük'ün ilgili maddeleri şöyledir:</p>

<p><i>"Madde 93 - Gaz halinde veya bir sıvıda çözülmüş halde veya sıvılaştırılmış halde, bütün basınçlı gaz ihtiva eden tüpler, içinde bulunan basınçlı gazın özelliklerine, tekniğin gerektirdiği esas ve mevcut standartlara uygun olarak yapılmış olacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 94 - Basınçlı gaz tüplerinin üzerine, aşağıdaki bilgiler silinmeyecek şekilde ve oyuk olmamak şartiyle yazılmış olacaktır.</i></p>

<p><i>a) İmalatçı firmanın adı,</i></p>

<p><i>b) Seri numarası,</i></p>

<p><i>c) Doldurulacak gazın cinsi,</i></p>

<p><i>d) Boş ve dolu ağırlığı ve hacmi,</i></p>

<p><i>e) En çok doldurma basıncı,</i></p>

<p><i>f) İmal tarihi.</i></p>

<p><i>İmalatçı firma, gaz tüpleri ile birlikte kontrol veya garanti belgesini de alıcıya vermek zorundadır.</i></p>

<p><i>Madde 95 - Basınçlı gaz tüplerini (asetilen tüpleri hariç) dolduran her firma, satışa çıkarmadan önce uygun aralıklarla belirli zamanlarda tüp ve teferruatını muayene edecek veya ettirecek ve hidrolik basınç deneyi, ağırlık deneyi, hacim deneyi gibi deneyleri yapacak veya yaptıracaktır.</i></p>

<p><i>Bu muayene ve deneylere ait bir belge tüple birlikte alıcıya verilecektir.</i></p>

<p><i>Belgeler istenildiğinde gösterilmek üzere işyerinde saklanacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 96 - Muayene ve deneyler sonucu kullanılması uygun görülmeyen tüp ve teferruat kesinlikle kullanılmayacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 97 - Her tüpün dip tarafı yere değmiyecek şekilde, belirli bir yükseklikte, çemberle çevrili olacak, vana ve emniyet sübaplarının içinde gazların birikmesini önleyecek şekilde havalandırma delikleri olan bir koruyucu başlığı bulunacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 98 - Tüplerin vanası ile diğer kısımları, tüpün içinde bulunan gazın kimyasal etkisiyle bozulmayacak bir maddeden imal edilmiş olacak ve özellikle sıvılaşmış veya bir madde içinde çözülmüş amonyağın doldurulduğu tüplerde, hiç bir zaman bakır veya bakır alaşımlı maddelerden yapılmış teçhizat kullanılmıyacaktır. Oksijen ile veya oksidasyona yol açan diğer gazlarla doldurulan tüplerin donanımı her türlü yağdan arınmış bulunacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 99 - Tüpler, basınçlı gazlarla hiç bir zaman izin verilenden fazla bir basınçla ve tüp üzerinde belirtilen ağırlığın üzerinde doldurulmayacaktır.</i></p>

<p><i>Tüplerin doldurulmadan önce tamamen boş ve temiz olmasına dikkat edilecek, kritik sıcaklıkları genel olarak çevre sıcaklığından fazla olan gazların konulduğu tüpler, tamamen doldurulmayacak ve böylece tehlikeli basınçların meydana gelmesi önlenmiş olacaktır.</i></p>

<p><i>Basınçlı gazların doldurulduğu tüpler boşken ve doldurulduktan sonra ağırlık kontrolüne tabi tutulacaktır.</i></p>

<p><i>Madde 100 - Basınçlı gaz tüplerinin depolanmasında aşağıdaki tedbirler alınacaktır:</i></p>

<p><i>a) Dolu tüpler sıcaklık değişmelerine, güneşin dik ışınlarına, radyasyon ısısına, soğuğa ve neme karşı korunmuş olacaktır.</i></p>

<p><i>b) Dolu tüpler işyerlerinde depolanmasında mümkün olduğu kadar az miktarda tüp bir arada bulundurulacak, tüpler yangına dayanıklı ayrı binalarda veya bölmelerde, radyadör ve benzeri ısı kaynaklarından uzak bulundurulacak ve tüplerin devrilmesine veya yuvarlanmasına karşı tedbirler alınacaktır.</i></p>

<p><i>c) Tüpler, içinde bulunan gazın özelliğine göre ayrılarak depolanacak, boş tüpler ayrı bir yerde toplanacaktır.</i></p>

<p><i>d) Tüplerin depolandığı yerlerin uygun havalandırma tertibatı olacak ve bu yerlerin yeteri kadar kapısı bulunacaktır.</i></p>

<p><i>e) Yanıcı basınçlı gaz ihtiva eden tüplerin depolandığı yerlerde ateş ve ateşli maddeler kullanma yasağı uygulanacaktır."</i></p>

<p>46. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 26/12/2003 tarihli ve 25328 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik'in <i>"Amaç"</i> başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Yönetmeliğin amacı, işyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak için alınması gerekli önlemleri belirlemektir."</i></p>

<p>47. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30/12/2006 tarihli ve 26392 4. mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Muhtemel Patlayıcı Ortamda Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemler İle İlgili Yönetmelik'in <i>"Amaç"</i> başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Yönetmeliğin amacı; Yönetmelik kapsamına giren muhtemel patlayıcı ortamda kullanılan teçhizatın ve koruyucu sistemlerin güvenli olarak piyasaya arzı için gerekli emniyet kuralları ile uygunluk değerlendirme prosedürlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir."</i></p>

<p>48. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 10/11/2000 tarihli ve 24226 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülga Dikişsiz, Çelikten Mamul Basınçlı Gaz Tüplerine Dair Yönetmelik'in <i>"Amaç"</i> başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Yönetmeliğin amacı; içerisine gaz depolanmak üzere kaynaksız, tek parça çelikten imal edilmiş yeniden doldurulup kullanılabilir, Basınçlı Kaplar ve Bu Kapların Muayene Yöntemlerinin Ortak Hükümlerine Dair Yönetmelik gereklerini yerine getiren tüplerin kullanılabilmeleri bakımından uyulması gereken asgari şartların belirlenmesi, sınıflandırılması, tasarımı, imali, montajı, dağıtımı, piyasaya arzı, hizmete sunulması, kullanımı, muayene ve belgelendirme işlemleri ile ilgili usul ve esasları belirlemektir."</i></p>

<p>49. 10/8/2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in olay tarihinde yürürlükteki hâli olan <i>"Tanımlar"</i> başlıklı 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden;</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>b) Gayrisıhhî müessese: Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseseleri,</i></p>

<p><i>c) Birinci sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gereken işyerlerini,</i></p>

<p><i>d) İkinci sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerden mutlaka uzaklaştırılması gerekmemekle beraber izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gereken işyerlerini,</i></p>

<p><i>e) Üçüncü sınıf gayrisıhhî müessese: Meskenlerin yanında açılabilmekle beraber yalnız sıhhî nezarete tabi tutulması gereken işyerlerini,</i></p>

<p><i>f) Sıhhî müessese: Gayrisıhhî müesseseler dışında kalan her türlü işyerini,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>ifade eder."</i></p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Uluslararası Hukuk</strong></p>

<p>50. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme)<i> "İnsan haklarına saygı yükümlülüğü"</i> başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Yüksek Sözleşmeci Taraflar kendi yetki alanları içinde bulunan herkesin, bu Sözleşme’nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlüklerden yararlanmalarını sağlarlar."</i></p>

<p>51. Sözleşme'nin "Yaşam hakkı" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Herkesin yaşam hakkı yasayla korunur..."</i></p>

<p>52. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında Sözleşme'nin 2. maddesinin ilk cümlesinin devletin yalnızca kasti ve hukuka aykırı olarak ölüme sebebiyet vermekten kaçınmasını değil aynı zamanda devletlerin egemenlik yetkileri içinde bulunan kişilerin yaşamlarını korumak için gerekli tedbirleri almalarına dair devletlere pozitif yükümlülük yüklediğini de hatırlatmaktadır (<i>L.C.B./Birleşik Krallık</i>, B. No: 23413/94, 9/6/1998, § 36).</p>

<p>53. AİHM'e göre Sözleşme'nin 2. maddesi, devletin sorumluluğunu gerektirebilecek şartlar altında can kaybının bulunduğu durumlarda devlete elindeki tüm imkânları kullanarak yaşama hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak yeterli yargısal veya diğer tedbirleri alma görevi yüklemektedir (<i>Osman/Birleşik Krallık </i>[BD], B. No: 23452/94, 28/10/1998, § 115;<i> Paul ve Audrey Edwards/Birleşik Krallık</i>, B. No: 46477/99, 14/3/2002, § 54). AİHM, bu yükümlülüğün -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından ve doğası gereği tehlikeli sınai faaliyetler söz konusu olduğunda evleviyetle geçerli olduğu kanaatindedir (<i>Öneryıldız/Türkiye</i> [BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004, § 71; <i>Budayeva ve diğerleri/Rusya</i>, B. No: 15339/02, ..., 20/3/2008, § 130; <i>Kolyadenko ve diğerleri/Rusya</i>, B. No: 17423/05, ..., 28/2/2012, § 158).</p>

<p>54. AİHM, doğası gereği tehlikeli olduğunu kabul ettiği sınai faaliyetler bağlamında özellikle insan hayatına yönelik potansiyel riskin düzeyi nedeniyle söz konusu faaliyetin kendine has niteliklerine uygun özel düzenlemelerin gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Bu düzenlemeler faaliyetin ruhsatlandırılması, kurulması, işletilmesi, güvenliği ve denetlenmesini düzenlemeli ve tüm ilgililerin faaliyetin doğasından kaynaklanan riskler nedeniyle hayatları tehlikeye girebilecek vatandaşların etkili bir şekilde korunmasını sağlamak için pratik tedbirler almasını zorunlu kılmalıdır (<i>Öneryıldız/Türkiye</i>, §§ 71, 90; <i>Kolyadenko ve diğerleri/Rusya</i>, § 158).</p>

<p>55. AİHM'e göre bu önleyici tedbirler arasında halkın bilgi edinme hakkına özellikle vurgu yapılmalıdır. Ayrıca ilgili düzenlemeler söz konusu faaliyetin teknik yönlerini dikkate alarak ilgili süreçlerdeki eksikliklerin ve farklı düzeylerdeki sorumlular tarafından işlenen hataların tespit edilmesi için uygun usuller öngörmelidir (<i>Öneryıldız/Türkiye</i>, §§ 89, 90; <i>Budayeva ve diğerleri/Rusya</i>, § 132; <i>Kolyadenko ve diğerleri/Rusya</i>, § 159).</p>

<p>56. AİHM, devletlerin pozitif yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini değerlendirirken diğer unsurların yanı sıra yetkililerin eylem veya ihmallerinin iç hukuka uygunluğunu, uygun soruşturmalar ve incelemeler de dâhil olmak üzere karar alma süreçlerini, özellikle Sözleşme'nin çatışan menfaatlerinin söz konusu olduğu durumlarda meselenin karmaşıklığını gözönünde bulundurarak davanın özel koşullarını dikkate alır. Belirli koşullarda devlete atfedilebilecek pozitif yükümlülüklerin kapsamı, tehdidin kaynağına ve risklerden birinin veya diğerinin ne ölçüde azaltılabileceğine bağlıdır (<i>Budayeva ve diğerleri/Rusya</i>, §§ 136, 137).</p>

<p>57. AİHM'e göre bir devlet tehlikeli faaliyetleri üstlendiğinde, düzenlediğinde ya da bunlara izin verdiğinde bir kurallar sistemi ve yeterli kontrol yoluyla riskin makul bir asgari düzeye indirilmesini sağlamalıdır (Mučibabić/Sırbistan, B. No: 34661/07, 12/7/2016, § 126). Yine de bir zararın ortaya çıkması hâlinde, devletin pozitif yükümlülüklerinin ihlalinin söz konusu olabilmesi için zararın bir bireyin ihmalkâr davranışından veya talihsiz olayların bir araya gelmesinden değil düzenlemelerin veya kontrolün yetersizliğinden kaynaklanması gerekir (Stoyanovi/Bulgaristan, B. No: 42980/04, 9/11/2010, § 61).</p>

<p>58. Ancak devletin koruma yükümlülüğünün ihlalinden sorumlu tutulabilmesi, her şeyden önce ölümün yetkili ulusal makamların bildikleri ya da bilmeleri gereken yaşama yönelik gerçek ve yakın bir riskin gerçekleşmesini önlemek için kendilerinden yetkileri dâhilinde makul olarak beklenebilecek her şeyi yapmamaları nedeniyle gerçekleştiğinin kanıtlanmasına bağlıdır (<i>Osman/Birleşik Krallık</i>, § 116; <i>Mastromatteo/İtalya </i>[BD], B. No: 37703/97, 24/10/2002, § 74).</p>

<p>59. AİHM'in yerleşik içtihadı uyarınca devletin pozitif tedbirler almasının gerekli olduğu durumlarda hangi tedbirin seçileceği meselesi ilke olarak devletin takdir yetkisi kapsamındadır. AİHM'e göre Sözleşme'de düzenlenen hakları güvence altına almak için farklı yollar vardır ve devlet, iç hukukta öngörülen belirli bir tedbiri uygulamakta başarısız olsa bile pozitif yükümlülüğünü başka yollarla yerine getirebilir (<i>Budayeva ve diğerleri/Rusya</i>, §§ 134, 135). Bununla birlikte bahsedilen durum, Sözleşme'nin bu hükmünden her tür potansiyel şiddeti önleme şeklinde bir pozitif bir yükümlülük çıkarılabileceği anlamına gelmez. Esasen bu yükümlülük, modern toplumlarda güvenliği sağlamadaki güçlükler, insan davranışlarının önceden kestirilemezliği ve operasyonel tercihlerin önceliklere ve kaynaklara göre yapılmak zorunda oluşu akılda tutularak, yetkililere imkânsız veya orantısız bir külfet yüklemeyecek şekilde yorumlanmalıdır (<i>Osman/Birleşik Krallık</i>, § 116; <i>Maiorano ve diğerleri/İtalya</i>, B. No: 28634/06, 15/12/2009, § 105). Bu durum devletlerin zor sosyal ve teknik alanlarda sahip olduğu geniş takdir marjından kaynaklanmaktadır (<i>Budayeva ve diğerleri/Rusya</i>, § 135).</p>

<p>60. AİHM, <i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye </i>(B. No: 3648/04, 2/2/2016) başvurusunda üçüncü kişilerin ihmalkâr davranışlarıyla sebep oldukları ağır nitelikteki yaralanma olayı ile ilgili olarak devletin yaşamı koruma yükümlülüğünü incelemiştir. Anılan karara konu olayda başvurucu, tatil yaptığı turizm tesisinin önündeki rıhtımda kimsenin bulunmadığı geç bir saatte yüzdüğü sırada tesisin su sporları merkezine ait bir sürat teknesinin çarpması neticesinde hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmıştır. Olay sonrasında yürütülen ceza soruşturmasında su üstü sporları yapılan bölge ve sahalarda her türlü aracın kiralama merkezine girip çıkması için gerekli olan parkuru gösteren güvenlik işaretlerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Başvurucu, idarenin kıyı şeridinde tehlikeli şekilde uygulanan su üstü spor faaliyetlerini düzenleme ve denetleme yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasıyla tam yargı davası açmıştır. Davalı idare savunmasında, turizm tesisinin su sporları faaliyeti yürütme izni olmaması nedeniyle olayın meydana gelmesinde tesis işletmecisi ve sürat motoru kullanıcısının tek sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. İdare mahkemesi, turizm tesisine su sporları faaliyet izni verilmemesi, olayın turizm tesisi içinde tamamen üçüncü kişilerin kusuru sonucu meydana gelmesi ve olay ile kamusal makamların eylemleri arasında illiyet bağı bulunmaması şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir (<i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye</i>, §§ 5-36).</p>

<p>61. AİHM öncelikle turizm tesisinin gerekli yasal izni olmadığı hâlde faaliyet gösterdiğini ve olaylar zincirinin meydana gelmesinde turizm tesisinin tutumunun belirleyici olduğunu kabul etmiştir (<i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye</i>, § 103). Ulusal düzeyde gözlemlenen benzer sorunların olayın meydana geldiği turizm tesisinde daha yoğun yaşandığı veya geçmişte bu tesiste benzer kazaların gerçekleştiğini düşündürebilecek herhangi bir bilginin (tatilciler tarafından su üstü sporları merkezinin işletilmesi ve/veya giriş çıkış parkurunu işaret eden şamandıraların bulunmaması hususunda idari mercilere yapılan bir şikâyetin)mevcut olmadığı sonucuna ulaşan AİHM'e göre olaylar sırasında tesis tarafından düzenlenen su sporları faaliyetlerinin başvurucunun veya diğer tatilcilerin hayatları için gerçek ve yakın bir risk oluşturduğunun kamusal makamlar tarafından bilindiği veya bilinmesi gerektiği sonucuna ulaşmak için hiçbir gerekçe bulunmamaktadır. Bu nedenle idari makamlar, bölgedeki (Bodrum) bu tür çok sayıda kuruluştan biri olan tesis özelinde daha sıkı tedbirler almadıkları için eleştirilemez (<i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye</i>, § 105). AİHM, konuya ilişkin düzenlemeleri yaşamı koruma yükümlülüğünün yerine getirilmesi yönünden yetersiz ve eksik bulmamıştır. Ayrıca kazanın meydana geldiği yerde güvenlik işaretlerinin bulunmaması ve belediye tarafından tesisin faaliyetlerinin denetlenmemesi şeklindeki olguları, devletin ulusal düzeyde önleyici tedbirler alma yükümlülüğü kapsamına dâhil edilmesi bakımından yeterli görmemiştir. AİHM aksinin kabulünün tesis ve sürat motoru kullanıcısının eylemleri ile başvurucunun kendi davranışlarını gözardı ederken ulusal makamlara orantısız bir yük yüklemek anlamına geleceği sonucuna ulaşarak başvurucunun yaşam hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir (<i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye</i>, § 106).</p>

<p><strong>V.</strong> <strong>İNCELEME VE GEREKÇE</strong></p>

<p>62. Anayasa Mahkemesinin 23/12/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>A. Başvurucunun İddiaları</strong></p>

<p>63. Başvurucu; yargılama sürecindeki birbirine zıt kararlar nedeniyle usul işlemlerinin uzun sürdüğünü, davanın esastan reddi ve bu kararın onanması kararlarının gerekçesiz olduğunu, kararın içeriği hakkında kendisine bilgi verilmeyen ve başka bir mahkemenin dosyasından alınan bilirkişi raporuna dayandığını, İdare Mahkemesinin olayda kusuru olduğu iddia edilen şirketlerin ruhsat ve denetim raporlarını dava dosyasına alıp incelemediğini, kararda dayanılan bilirkişi raporlarında şirketlerin kusurlarına ilişkin değerlendirmelere yer verilmesine rağmen idari makamların sorumluluklarına ilişkin esaslı bir değerlendirme yapılmadığını, kusurlu bulunan E. Şirketinde 2007 yılından sonra denetim yapılmadığı ve bu denetim sırasında tespit edilen çok sayıda eksikliğin giderilip giderilmediğinin kontrol edilmediği hususunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kabul edildiğini belirterek adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Ayrıca kazanın OSB gibi devletin güvencesiyle oluşturulmuş ve kamusal yönü bulunan alanda faaliyet gösteren bir işletmede meydana gelmesi ve burada sıradan bir işyerinde yaşanabilecek olumsuzlukların daha azının tahmin edilebilir olması nedenleriyle bütün devlet faaliyetlerinin belirli oranda öngörülebilir olmasını gerektiren hukuki güvenlik ilkesi ile kişi dokunulmazlığı ve maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiğini öne sürmüştür.</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>64. Başvurucunun şikâyeti esas olarak kamu makamlarının denetim ve kontrol yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle gerçekleşen iş kazasına istinaden açtığı tazminat davasına ilişkin hukuki sürecin birçok eksiklik nedeniyle etkisiz olduğuna ilişkindir.</p>

<p>65. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre bir olayda yaşam hakkına ilişkin ilkelerin uygulanabilmesi için gerekli şartlardan biri doğal olmayan bir ölümün gerçekleşmesi olmakla birlikte bazı durumlarda ölüm gerçekleşmese dahi olayın yaşam hakkı çerçevesinde incelenebilmesi mümkün olup bu inceleme yapılırken eylemin potansiyel olarak öldürücü nitelikte olup olmadığı, maruz kalınan eylemin mağdurun fiziki bütünlüğü üzerindeki sonuçlarının değerlendirilmesi gerekir (<i>Mehmet Karadağ</i> [2. B.], B. No: 2013/2030, 26/6/2014, § 20; <i>Yasin Ağca </i>[1. B.], B. No: 2014/13163, 11/5/2017, §§ 10, 109).</p>

<p>66. Başvuru dosyasındaki bilgilere göre başvuru konusu olay, üretim işlemlerinde kullanılan oksijen tüplerinin patlaması suretiyle gerçekleşmiştir. Öldürücü niteliği konusunda şüphe bulunmayan bu olay nedeniyle 11 kişi hayatını kaybetmiş, aralarında başvurucunun da olduğu çok sayıda kişi yaralanmıştır. Bu nedenle yaşam hakkının somut başvuruya uygulanabilir olduğu sonucuna varılmış ve başvurucunun bütün iddiaları yaşam hakkı kapsamında incelenmiştir.</p>

<p>67. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde esas alınacak <i>"Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı"</i> başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Herkes, yaşama... hakkına sahiptir."</i></p>

<p>68. Anayasa'nın<i> "Devletin temel amaç ve görevleri"</i> başlıklı 5. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Devletin temel amaç ve görevleri, … kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."</i></p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Kabul Edilebilirlik Yönünden</strong></p>

<p>69. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Esas Yönünden</strong></p>

<p><strong>a.</strong> <strong>Genel İlkeler</strong></p>

<p>70. Pozitif yükümlülüğü kapsamında devletin yaşam hakkını korumak için oluşturulan yasal ve idari çerçevenin gereği gibi uygulanmasını ve bu hakka yönelik ihlallerin durdurulup cezalandırılmasını sağlayacak etkili bir yargısal sistem kurma yükümlülüğü de bulunmaktadır. Bu yükümlülük -kamusal olsun veya olmasın- yaşam hakkının tehlikeye girebileceği her türlü faaliyet bakımından geçerlidir (<i>T.A. </i>[GK], B. No: 2017/32972, 29/9/2021, § 134; <i>Gökhan Yiğit Koç ve diğerleri</i> [GK], B. No: 2019/25727, 28/7/2022, § 38).</p>

<p>71. Yaşam hakkının ihlaline kasten sebebiyet verilmemiş ise etkili bir yargısal sistem kurma yönündeki pozitif yükümlülük her olayda mutlaka ceza davası açılmasını gerektirmez. Mağdurlara hukuki, idari hatta disiplinle ilgili hukuk yollarının açık olması yeterli olabilir (<i>Nafia Sevin Ergün Sefada ve diğerleri</i> [GK], B. No: 2014/14844, 1/12/2016, § 63).</p>

<p>72. Yaşam hakkı kapsamındaki sorumluluğu ortaya koymak adına adli ve idari yargıda açılan tazminat talepli davalarda makul derecede ivedilik ve özen şartının yerine getirilmesi gerekmektedir (<i>Perihan Uçar ve diğerleri </i>[2. B.], B. No: 2013/5860, 1/12/2015, § 52; <i>Gökhan Yiğit Koç ve diğerleri</i>, § 39) ancak yargı mercilerinin özenli inceleme yapma yükümlülükleri, yaşam hakkı ile ilgili her davada mutlaka mağdurlar lehine sonuca varılmasını garanti etmez (<i>Aysun Okumuş ve Aytekin Okumuş</i> [1. B.], B. No: 2013/4086, 20/4/2016, § 73;<i> Gökhan Yiğit Koç ve diğerleri</i>, § 40).</p>

<p><strong>b. İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>73. Başvuruya konu olaya ilişkin yürütülen ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporları (bkz. §§ 7, 11) ile verilen mahkûmiyet kararı gerekçesine (bkz. § 13) göre patlama E. Şirketinin daha önceden doğal gaz doldurulan basınçlı gaz tüplerine, tüpleri teknik gerekliliklere uygun olarak boşaltıp temizlemeden oksijen doldurması, bu şekilde doldurulan tüplerin M. Şirketine ait işyerinde kullanımı neticesinde meydana gelmiştir.</p>

<p>74. Ceza, hukuk ve idari dava süreçlerinde alınan muhtelif bilirkişi raporlarında M. Şirketine ait işyerinde iş sağlığı ve güvenliği kapsamında alınabilecek tedbirlere ilişkin birtakım eksikliklere yer verilmiştir. Buna göre söz konusu işyerinde basınçlı gaz tüplerinin depolanmasına ilişkin mevzuat hükümlerine riayet edilmemiş (bkz. § 26/ii), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleri tarafından yapılması gereken iş güvenliği denetimleri yapılmamış (bkz. § 7), patlama Şirketin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmayan 64 No.lu üretim tesisinde gerçekleşmiştir (bkz. § 12). Ancak yine süreç içinde alınan bilirkişi raporlarında patlamanın meydana geliş şekli itibarıyla durumun mutat denetimlerle fark edilmesinin ve önlenmesinin mümkün olmadığı (bkz. § 29/v), M. Şirketinde alınabilecek tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması hâlinde dahi bunun patlamaya engel olamayacağı (bkz. § 11), ilgili kamu kurumlarının iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasına yönelik denetim ve kontrol eksiklikleri ile patlama arasında bağlantı bulunmadığı (bkz. §§ 7, 11, 26/iii, 29/iv) belirtilmiştir.</p>

<p>75. Patlamanın basınçlı gaz tüplerinin kullanımından kaynaklanmadığına ilişkin bulgular karşısında söz konusu bilirkişi raporlarında ifade edilen ve M. Şirketinde gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması hâlinde dahi patlamanın engellenmesinin mümkün olmadığı yönündeki tespitlerin gözardı edilmesini gerektiren bir hususun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte mülga Parlayıcı, Patlayıcı, Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Çalışılan İşyerlerinde ve İşlerde Alınacak Tedbirler Hakkında Tüzük'ün 100. maddesi uyarınca dolu tüpler işyerlerinde depolanırken mümkün olduğu kadar az miktarda tüpün bir arada bulundurulması, tüplerin yangına dayanıklı ayrı binalarda veya bölmelerde ısı kaynaklarından uzak bulundurulmasına ilişkin tedbirler alınmalıdır. Somut olayda patlamaya neden olan basınçlı gaz tüplerinin M. Şirketine ait işyerindeki konumlandırılmasının ve depolanma yönteminin ilgili mevzuat hükmüne uygun olmadığı anlaşılmıştır (bkz. §§ 26/ii, 29/iv). Bilirkişi raporlarında M. Şirketine ait işyerindeki patlamanın engellenemeyeceği sonucuna ulaşılmış ancak gaz tüplerinin ayrı bir bina veya bölmede depolanması durumunda engellenmesi mümkün olmayan bu patlamanın şiddetinin ve ortaya çıkardığı zararların azaltılmasının mümkün olup olmadığına dair yeterli bir açıklamaya yer verilmemiştir. Dolayısıyla yargılama sürecinde yetkili kamusal makamların M. Şirketine ait işyeri özelindeki denetim ve kontrol eksikliklerinin patlamanın şiddeti ve ortaya çıkardığı zararın boyutuna olan etkisine ilişkin bir değerlendirme yapmak mümkün olmamıştır.</p>

<p>76. Öte yandan yukarıda yer verilen bilirkişi raporlarında ulaşılan ortak kanaate göre patlamanın nedeni E. Şirketinin oksijen tüplerine lisansı olmadığı hâlde doğal gaz dolumu yapması ve daha sonra aynı tüpleri tamamen temizlemeden oksijen doldurmak suretiyle patlayıcı bir karışımın oluşumuna sebebiyet vermesidir. 12/4/2014 tarihli ek bilirkişi raporunda (bkz. § 12) E. Şirketine ait işyerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin olarak tespit edilen çok sayıda eksikliğe işaret edilmiştir. Bu kapsamda basınçlı tüplerin test ve bakımlarının standartlara uygun şekilde yapılmadığı, işçilerin yapacakları işin risk ve tehlikelerine karşı eğitilmediği, bu konuda verilen bir lisans bulunmamasına rağmen mavi renkli oksijen tüplerine CNG doldurularak taşındığı, işyerinde depolandığı, içlerine sehven oksijen gazı doldurularak içeriğinin değiştirildiği tespit edilmiştir. Raporda ayrıca tüplerle ilgili önlem alınmadığı için güvenliğin işçilerin kendi dikkat ve inisiyatifine bırakıldığı, işyerinde geniş bir kontrol mekanizması kurulmadığı, risk planı hazırlanmadığı, güvenliğin ve koordinasyonun sağlanmadığı, tehlike doğuracak eylemin oluşumunun engellenmesi için CNG dolu tüplerin farklı renge boyanması veya kilitli bir yere konulması gibi tedbirlerin alınmadığı, tehlikeli bir ortamın yaratıldığı ve CNG artığı bulunan mavi renkli tüplere oksijen doldurularak kullanıma sunulduğu belirtilmiştir.</p>

<p>77. İdare Mahkemesi, olayın meydana gelmesi ve zararın oluşmasında asıl kusurun üçüncü kişiye (E. Şirketine) ait olduğu, davalı idarelerin görev ve sorumluluklarını yerine getirmeme şeklinde hizmet kusurlarının bulunduğu iddiasının doğrulanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme anılan sonuca ulaşırken konuya ilişkin yürütülen ceza soruşturması kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu (bkz. §§ 7, 25) ile aynı olay nedeniyle vefat eden bir kişinin yakınları tarafından Ankara 10. İdare Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunu (bkz. § 26) esas almıştır.</p>

<p>78. Anılan bilirkişi raporları içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde kararda -açıkça belirtilmese de- söz konusu patlama ile davalı idari makamların eylemsizlikleri arasında illiyet bağının bulunmadığı ve bu nedenle davalı kamu kurumlarına yüklenebilecek bir kusur tespit edilemediği sonucuna ulaşıldığı görülmüştür. Gerek İdare Mahkemesinin hükme esas aldığı raporlar gerekse Ağır Ceza Mahkemesi ile İş Mahkemesince yürütülen yargılamalar kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında davalı idarelerin denetim yetkilerinin kapsamı açıklanmamıştır. Ayrıca patlamadan sonra E. Şirketine ait işyerinde belirlenen vahim nitelikteki eksikliklerin (bkz. § 12) olaydan önce yetkili kamusal makamlar tarafından yapılacak mutat denetim ve kontrollerde tespitinin mümkün olup olmadığına ilişkin yeterli açıklamaya yer verilmemiştir. Bu hususlar E. Şirketinin patlamanın meydana gelmesindeki belirleyici rolüne fazlaca odaklanan bilirkişi raporları ile İdare Mahkemesi gerekçeli kararında açığa kavuşturulmadığından iki konuda sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olmamıştır. Bu konulardan ilki anılan işyerinde yürütülen faaliyetin kişilerin yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir tehlike oluşturduğunun kamu makamlarınca bilinip bilinmediği ya da bilinmesi gerekip gerekmediği, diğeri ise denetim ve kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesiyle basınçlı oksijen tüplerine CNG doldurulması ve dolayısıyla patlama olayı arasında illiyet bağı olup olmadığıdır.</p>

<p>79. İdare Mahkemesi kararında dayanılan bilirkişi raporlarındaki eksikliklerin yanı sıra bu raporların başvurucuya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Buna ek olarak M. Şirketi ile E. Şirketinin faaliyetleriyle ilgili izin, ruhsat ve denetim raporlarının İdare Mahkemesi dosyasında yer almadığı görülmektedir. Bu şirketlerde olaydan önce yapılan en son tarihli (2007) iş sağlığı ve güvenliği denetimi sırasında herhangi bir eksiklik tespit edilip edilmediği, tespit edilmişse bunların patlama sonrasında belirlenen eksikliklerle benzer mahiyette olup olmadığı ve bu eksikliklerin ortaya çıkardığı risklerin ortadan kaldırılması için denetim sonrasında herhangi bir tedbir alınıp alınmadığı hususlarını aydınlatabilecek söz konusu belgelerin temin edilmemesi ve başvurucuya bildirilmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması yargılamanın makul bir özenle yürütülmediğini ortaya koymaktadır. Bu aşamada yargılamanın makul bir süratle yürütülüp yürütülmediği de ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p>80. Başvurucunun açtığı tazminat davasına ilişkin usuli süreç yukarıda anlatılmıştır (bkz. §§ 16-28). Buna göre davanın açılmasından esas incelenmesine başlanmasına kadar geçen süre 6 yıl 4 aydır. Bu denli uzamasında başvurucunun kusurlu eylemi bulunmayan bu sürenin, makul ya da davanın niteliği bakımından gösterilmesi gereken özen yükümlülüğüne uygun olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Nitekim davanın esasının incelenmeye başlanmasından yedi ay sonra esas hakkında karar verilmiş ve bundan altı ay sonra da karar onanarak kesinleşmiştir.</p>

<p>81. Özellikle İdare Mahkemesinin zaten aynı konuda aynı davacı tarafından açılan derdest bir davanın davalısı konumundaki OSB yönetimini önüne gelen davada neden resen ve tekrar hasım olarak tayin ettiği (bkz. § 20) anlaşılamamıştır. Bunun da ötesinde İdare Mahkemesinin, davaya kendisi tarafından resen dâhil edilen OSB yönetimi yönünden görevli mahkemenin hukuk mahkemeleri olduğunu, diğer davalılar yönünden ise idare mahkemelerinin görevli olduğunu belirten kesin nitelikteki Uyuşmazlık Mahkemesi kararına rağmen tüm davalılar yönünden görevsizlik kararı vermesi (bkz. § 23) bir kez daha usuli sürecin gereksiz yere uzamasına neden olmuştur.</p>

<p>82. Tehlikeli bir sınai faaliyetin icrası sırasında meydana gelen yaralanma olayının netice itibarıyla yaşam hakkını ilgilendirmesi nedeniyle bireysel başvuruya konu edilen tazminat davasında, devletin daha sonra ortaya çıkma ihtimali bulunan benzer hadiselerin önlenmesinde makul bir şekilde ivedilik ve özenle hareket etmediği sonucuna varılmıştır.</p>

<p>83. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p>84. Yaşam hakkının devlete yüklediği pozitif yükümlülük devlete yaşam hakkını tehdit eden unsurlarla ilgili etkili bir caydırma mekanizması sağlayan yasal ve idari bir çerçevenin oluşturulması ödevi verir. Kuşkusuz bu yükümlülük -genel nitelikteki düzenlemelerin yanı sıra- bilhassa mahiyeti ve insan yaşamı bakımından ortaya çıkardığı risk düzeyi nedeniyle tehlikeli olarak kabul edilebilecek faaliyetlere özgü yasal ve idari bir çerçeve oluşturulmasını gerekli kılar. Tehlikeli faaliyetlere özgü bu düzenlemeler; faaliyetle ilgili ruhsatlandırma, kurulum, çalıştırma, güvenlik ve denetimi düzenlemeli ve tüm ilgililerin açığa çıkan riskler nedeniyle hayatı tehlikeye girebilecek bireylerin etkili bir şekilde korunmasını sağlamaya yönelik pratik önlemleri almasını zorunlu hâle getirmelidir (aynı yöndeki değerlendirme için bkz. <i>Cavit Tınarlıoğlu/Türkiye</i>, §§ 85-87).</p>

<p>85. Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa Mahkemesinin elinde yaşam hakkının maddi boyutu hakkındaki şikâyetle ilgili olarak sağlıklı bir değerlendirmeye imkân tanıyacak yeterli bilgi ve belge bulunmadığından bu aşamada söz konusu iddia yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi gerekir.</p>

<p>Engin YILDIRIM ve Yıldız SEFERİNOĞLU bu sonuca katılmamıştır.</p>

<p><strong>VI.</strong> <strong>GİDERİM</strong></p>

<p>86. Başvurucu; ihlalin tespiti, yeniden yargılama yapılması ile 30.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.</p>

<p>87. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. <i>Mehmet Doğan</i> [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; <i>Aligül Alkaya ve diğerleri (2)</i> [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66;<i> Kadri Enis Berberoğlu (3)</i> [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).</p>

<p>88. Öte yandan ihlalin niteliği dikkate alınarak başvurucuya talebine bağlı kalınarak net 30.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VII.</strong> <strong>HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. Yaşam hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>B. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>C. Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının maddi boyutunun ihlal edildiğine ilişkin iddianın İNCELENMESİNE GEREK OLMADIĞINA Engin YILDIRIM ve Yıldız SEFERİNOĞLU'nun karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,</p>

<p>D. Kararın bir örneğinin yaşam hakkının usul boyutunun ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara 7. İdare Mahkemesine (E.2018/1363, K.2019/16) GÖNDERİLMESİNE,</p>

<p>E. Başvurucuya net 30.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,</p>

<p>F. 364,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.364,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,</p>

<p>G. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE<strong> </strong>23/12/2025 tarihinde karar verildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY GEREKÇESİ</strong></p>

<p>1. Anayasa’nın yaşam hakkını güvence altına alan 17. maddesinin kendisine yüklediği pozitif yükümlülükler uyarınca devlet, yetki alanındaki bireylerin yaşamlarını kamu görevlileri ile diğer bireylerin eylemlerinden hatta kişilerin kendi eylemlerinden kaynaklanabilecek risklere karşı koruma ödevi altındadır (Gökhan Yiğit Koç ve diğerleri [GK], B. No: 2019/25727, 28/7/2022, § 35).</p>

<p>2. Koruma ödevinin yerine getirilebilmesi için devletin; yaşam hakkına yönelen tehdit ve risklere karşı caydırıcı ve koruyucu yasal ve idari çerçeve oluşturması (İpek Deniz ve diğerleri [2. B.], B. No: 2013/1595, 21/4/2016, § 149; T.A. [GK], B. No: 2017/32972, 29/9/2021, § 135), bir kişinin yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir tehlikenin bulunduğunun kamu makamlarınca bilindiği ya da bilinmesi gerektiği durumlarda organları veya görevlileri aracılığıyla makul ölçüler çerçevesinde ve bu tehlikenin gerçekleşmesini önleyebilecek şekilde önlemler alması gerekir (T.A., § 136; Gökhan Yiğit Koç ve diğerleri, § 36).</p>

<p>3. Mahkememiz çoğunluğu, somut olayda, kamu makamlarının patlamaya yol açan spesifik riski öngörebildiğini kesin biçimde ortaya koyacak, ya da bu riskin önceden bilindiğini/bilinmesi gerektiğini açıkça gösterecek yeterli bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu maddi yönden incelememiş, sadece usuli bir inceleme yapmakla yetinerek bu yönden ihlal sonucuna ulaşmıştır.</p>

<p>4. Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında devlete yüklenen, yaşamı koruyucu önleyici tedbirleri alma yükümlülüğü, tehlikeli faaliyetlerin söz konusu olduğu durumlarda devletin gerçek ve yakın bir riskin varlığından haberdar olup olmadığının ya da haberdar olmasının gerekip gerekmediğinin ve bu riske karşı makul önleyici tedbirleri alıp almadığının incelenmesini gerektirmektedir.</p>

<p>5. Somut başvuru, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği rejiminin yapısal yetersizliklerini görünür kılan önemli bir olay olarak değerlendirilmelidir. Bu yapısal sorunlar yaşam hakkının iş hayatında yeterince korunamaması sonucunu doğurmaktadır. İncelenen süreç, yalnızca faillerin cezai sorumluluğu ile sınırlı olmayıp, aynı zamanda devletin tehlikeli faaliyetler üzerindeki gözetim ve denetim yükümlülüğünün kapsamını da tartışmaya açmaktadır. Bu çerçevede olay, özellikle “öngörülebilir risk” ve “önleyici yükümlülük” kavramları ekseninde ele alınmalıdır.</p>

<p>6. Tehlikeli endüstriyel faaliyetler bakımından, kamu makamlarının sorumluluğu, belirli bir riskin gerçekleşmesini beklemeksizin, bu riskin öngörülebilir olup olmadığı üzerinden şekillenmektedir. Bu bağlamda, somut olayda olduğu gibi, faaliyetlerin doğası gereği yüksek tehlike içeren durumlarda, idarenin daha sıkı ve proaktif bir denetim yükümlülüğü altında olduğu kabul edilmelidir. Öngörülebilirlik eşiği, teknik bilgi, sektörel deneyim ve mevcut denetim verileri ışığında makul surette öngörülebilecek riskleri de kapsayacak şekilde geniş yorumlanmalıdır.</p>

<p>7. Önümüzdeki başvuruda, kamu makamlarının, patlamaya yol açan tüplerin dolumu ve kullanımı sırasında oluşabilecek hayati riskleri öngörmeleri gerekmektedir. Bu nedenle, kamu görevlilerinin yetkileri çerçevesinde makul ve etkili önlemleri almaları zorunludur. Çünkü söz konusu faaliyetlerin doğası gereği belirli bir düzeyde yaşamsal risk taşıdığı açıktır. Bu bağlamda, olayda insan hayatını tehdit eden gerçek ve yakın bir tehlikenin öngörülebilir olduğu kabul edilmelidir.</p>

<p>8. Bilirkişi raporlarında ve ceza davasını yürüten mahkeme kararında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ilgili diğer kamu kurumlarının denetim eksikliklerine de işaret edilmiştir. Ancak bu eksikliklerin patlama ile doğrudan illiyet bağı içinde olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılmıştır.</p>

<p>9. İdarenin denetim yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı kurulması meselesi de belirleyici bir öneme sahiptir. Bu tür olaylarda, denetim eksikliklerinin zararın doğumuna doğrudan mı yoksa dolaylı mı etki ettiği titizlikle analiz edilmelidir. Ancak özellikle yüksek risk içeren sektörlerde, denetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilmemesi hâlinde, illiyet bağının daha esnek yorumlanması Anayasa’nın 17. maddesinin sağladığı güvencelerin somut bir şekilde hayata aktarılmasını kolaylaştıracaktır.</p>

<p>10. Açıklanan gerekçeler doğrultusunda, önümüzdeki başvurunun Anayasa'nın 17. maddesi kapsamında yalnızca usul boyutuyla sınırlı tutulmaksızın maddi boyutu da kapsayacak şekilde incelenmesi ve bu inceleme neticesinde ihlal sonucuna ulaşılması gerektiği kanaatine varılmıştır.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="20%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="20%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="20%">
   <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td valign="top" width="16%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="23%">
   <p>Üye</p>

   <p>Engin YILDIRIM</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY</strong></p>

<p>1. 3/2/2011 tarihinde Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Ostim Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Ö. Hidrolik İmalat San. Tic. Ltd. Şti.ne ait binada saat 11.00 sıralarında, başvurucunun da çalıştığı Ankara İvedik Organize Sanayi Bölgesinde (OSB) bulunan M. Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti.ne (M. Şirketi) ait binada ise saat 19.20'de patlama ve yangın meydana gelmiştir. Başvurucunun çalıştığı şirkette meydana gelen patlama ve devamında çıkan yangında 11 kişi yaşamını yitirirken başvurucunun da aralarında olduğu çok sayıda kişi yaralanmıştır. Her iki patlama nedeniyle toplam 20 kişi vefat etmiştir.</p>

<p>2. Mahkeme çoğunluğu, başvuruda yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna ulaşmış; buna karşılık yaşam hakkının maddi boyutuna ilişkin iddianın incelenmesine gerek olmadığına karar vermiştir. Somut olayın özellikleri, meydana gelen ölümler ve yaralanmalar ile dosya kapsamındaki bulgular dikkate alındığında, çoğunluğun bu değerlendirmesine katılmıyorum.</p>

<p>3. Anayasa’nın 17. maddesi, yalnızca devletin bireylerin yaşamına doğrudan müdahale etmemesini güvence altına alan negatif yükümlülükler öngörmekle kalmayıp, aynı zamanda bireyleri üçüncü kişilerin eylemlerinden veya doğası gereği tehlike içeren faaliyetlerden kaynaklanabilecek yaşamı tehdit eden risklere karşı koruma yönünde “pozitif yükümlülükler” yüklemektedir. Anayasa’nın 5. maddesi ise devlete, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini koruma görevini yüklemekte ve pozitif yükümlülüğün anayasal temelini oluşturmaktadır.</p>

<p>4. Devletin pozitif yükümlülüğü, yaşam hakkını korumaya yönelik etkili bir yasal ve idari çerçeve oluşturmayı ve bu çerçevenin uygulamada etkin şekilde işletilmesini kapsar. Özellikle yüksek risk barındıran teknik ve sınai faaliyetlerde devletin düzenleme ve denetim yükümlülüğü daha da yoğun ve kapsamlıdır.</p>

<p>5. Somut olayda patlama, basınçlı gaz tüplerinin dolumu ve kullanımı gibi yüksek riskli bir faaliyet sırasında gerçekleşmiştir. Bu faaliyetlerin teknik özellikleri ve taşıdığı risk düzeyi dikkate alındığında, söz konusu alanın kamu makamları tarafından sıkı bir düzenleme ve etkin denetim rejimine tabi tutulması yaşam hakkının korunması açısından zorunludur.</p>

<p>6. Dosya kapsamına göre, patlamaya neden olan işletmede 2007 yılından sonra hiçbir denetim yapılmamış, lisansı bulunmamasına rağmen tehlikeli gaz dolumu faaliyeti sürdürülmüştür. Bu durum, devletin düzenleme ve denetim yükümlülüğünü fiilen yerine getirmediğini açıkça göstermektedir.</p>

<p>7. Mevcut bulgular ve bilirkişi raporları, iş sağlığı ve güvenliği ile teknik standartlar bakımından ciddi eksiklikleri ortaya koymaktadır. Bunlar arasında risk analizlerinin yapılmaması, çalışanların eğitimden yoksun bırakılması, basınçlı tüplerin standartlara uygun test ve bakım işlemlerinin yapılmaması ve lisanssız faaliyetler bulunmaktadır.</p>

<p>8. Bu eksiklikler, söz konusu kamu yönetimlerinin sorumluluklarını ayrı ayrı değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;</p>

<p>a) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, lisanssız ve tehlikeli üretim faaliyetlerinin yürütülmesini önlemede düzenleme ve denetim görevini yerine getirmemiştir.</p>

<p>b) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının uygulanmasını izleme ve işyeri denetimlerini yürütme sorumluluğunu ihmal etmiştir.</p>

<p>c) Ankara Büyükşehir Belediyesi, tesisin atık yönetimi ve çevresel denetim yükümlülüklerini yerine getirmemiştir.</p>

<p>d) Yenimahalle İlçe Belediyesi, lisans denetimi, ruhsat ve izin kontrolleri ile bölgedeki tehlikeli faaliyetlerin gözetim yükümlülüklerini ihmal etmiştir.</p>

<p>e) İvedik ve Ostim Organize Sanayi Bölgeleri Yönetimleri, sanayi tesislerinin güvenlik standartlarına uygunluğunu kontrol etme ve riskleri önleyici tedbirleri alma görevini yerine getirmemiştir.</p>

<p>9. Kararın 75. paragrafında belirtilen tespitler, kamu makamlarının bu yükümlülükleri yerine getirmemesinin doğrudan başvurucunun ağır şekilde yaralanmasına ve birçok kişinin hayatını kaybetmesine yol açtığını göstermektedir. Gaz tüplerinin mevzuata aykırı biçimde depolanması ve lisanssız dolum, patlamanın şiddetini artırmış ve zararın boyutunu büyütmüştür.</p>

<p>10. Çoğunluk kararının 85. paragrafında belirtilen “bilgi ve belge yetersizliği” gerekçesi hukuksal dayanaktan yoksundur. Ek bilirkişi raporları, hangi idari denetimlerin yapılmadığını, hangi lisansların verilmediğini ayrıntılı şekilde ortaya koymaktadır.</p>

<p>11. Kararın 29. paragrafında ifade edilen, eksikliklerin mutat denetimlerle fark edilemeyeceği yönündeki görüş, kamu makamlarının sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kamu makamlarının yükümlülüğü, yalnızca şekli denetim değil, riskleri ortaya çıkaracak nitelikte etkili ve işlevsel denetim sistemleri kurmak ve işletmektir.</p>

<p>12. Mevcut bulgular, ilgili tüm kamu yönetimlerinin denetim ve düzenleme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, başvurucunun yaşam hakkının maddi boyutunun doğrudan ihlal edildiğini göstermektedir. Bu nedenle yaşam hakkının maddi boyutunun incelenmesi anayasal açıdan zorunludur.</p>

<p>13. Sonuç olarak, başvurucunun yaşam hakkı yalnızca yargılamanın yavaş işlemesi nedeniyle değil; kamu makamlarının, yüksek riskli endüstriyel faaliyetler üzerindeki düzenleme ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle de ihlal edilmiştir.</p>

<p>14. Açıklanan nedenlerle, başvurunun yaşam hakkının maddi boyutu yönünden de incelenmesini ve ihlal sonucuna ulaşılması gerektiğini düşündüğüm için çoğunluk görüşüne katılmıyorum.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="12%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="28%">
   <p>Üye</p>

   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-201925821-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/02/yargi/anayasa-m4s.jpg" type="image/jpeg" length="31746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2023/54758 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202354758-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-202354758-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 17/2/2026 tarihli ve 2023/54758 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>BİRİNCİ BÖLÜM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>O.A. BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p>(Başvuru Numarası: 2023/54758)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p>Karar Tarihi: 17/2/2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 4/5/2026 - 33243</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>BİRİNCİ BÖLÜM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="614">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong><u>GİZLİLİK TALEBİ KABUL</u></strong></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Muzaffer KORKMAZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucu</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>O.A.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I.</strong> <strong>BAŞVURUNUN ÖZETİ</strong></p>

<p>1. Başvuru, ceza infaz kurumunda fazladan kalınan sürenin hükmedilen ceza süresinden mahsup edilmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>

<p>2. Başvurucu, anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan yargılandığı davada 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve kesinleşen cezanın infazına başlanmıştır.</p>

<p>3. Başvurucuya yönelik tanzim edilen müddetnamede 16/7/2016-20/7/2016 ve 2/12/2022-3/12/2022 tarihleri arasında gözaltında geçen toplam 5 gün ile 20/7/2016-5/8/2016 tarihleri arasında tutuklulukta geçen 16 günün kesinleşen hapis cezası süresinden mahsup edildiği bilgisine yer verilmiştir.</p>

<p>4. Başvurucu; anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan başlatılan soruşturmada 20/7/2016 tarihinde tutuklandığını, 5/8/2016 tarihinde hakkında tahliye kararı verildiğini ancak tutuklu olarak bulunduğu Marmara 8 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan (Ceza İnfaz Kurumu) 6/8/2016 tarihinde salıverildiğini söyleyerek müddetnamenin hatalı düzenlendiğini belirtmiş ve Ceza İnfaz Kurumunda fazladan kaldığı 1 günün kesinleşen hapis cezası süresinden mahsup edilmesini talep etmiştir. Başvurucu; talep dilekçesine Ceza İnfaz Kurumu tarafından kendisine verilen 6/8/2016 tarihli salıverme fişi, Adres Değişikliği İhtar Tutanağı ve tahliye bildirim yazısını da eklemiştir.</p>

<p>5. Erzurum 1. İnfaz Hâkimliği, Ceza İnfaz Kurumunun başvurucunun 5/8/2016 tarihinde tahliye edildiğine dair müzekkere cevabı verdiğini belirterek talebin reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>“Hükümlünün dilekçe ekinde gönderilen Silivri 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 08/08/2016 tarih, 2016/23024 sayılı yazısı eklenerek Marmara 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'ne hükümlünün tahliyesinin hangi tarihte yapıldığı iki ayrı müzekkere ile sorulmuş olup, verilen iki ayrı cevabi yazıda da hükümlünün 05/08/2016 tarihinde tahliye edildiğinin bildirildiği görülmektedir... Dosya kapsamına göre; her ne kadar hükümlü 05/08/2016 tarihinde tahliye kararı verilmesine rağmen ceza infaz kurumu tarafından tahliyesinin 06/08/2016 tarihinde yapıldığını belirtmiş ise de, Marmara 8 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan yazışmalar sonucu tahliyesinin 05/08/2016 tarihinde yapıldığının bildirilmesi karşısında yerinde görülmeyen mahsup talebinin reddine...</i> [karar verildi.]"</p>

<p>6. Başvurucunun anılan karara itirazı, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 7/6/2023 tarihli kararı ile reddedilmiştir.</p>

<p>7. Bu karar başvurucuya 14/6/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.</p>

<p>8. Başvurucu7/7/2023 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.</p>

<p>9. Komisyon, başvurucunun adli yardım talebinin kabulü ile başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.</p>

<p><strong>II.</strong> <strong>DEĞERLENDİRME</strong></p>

<p>10. Başvurucu, mahsup talebinin reddedilmesi nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p>11. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde, ilgili Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak değerlendirmenin bu içtihat doğrultusunda yapılmasının uygun olacağı ifade edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.</p>

<p>12. Başvuru, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmiştir.</p>

<p>13. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p>14. Anayasa Mahkemesi, hükümlülerin ceza infaz kurumlarında kalacağı süreyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen durumların Anayasa'nın 19. maddesinde tanımlanan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir (<i>Burhan Yaz (3)</i> [GK], B. No: 2021/7919, 29/5/2024, § 43; <i>İbrahim Uysal</i> [2. B.], B. No: 2014/1711, 23/7/2014, § 26;<i> Günay Okan</i> [1. B.], B. No: 2013/8114, 17/9/2014, § 13). Mahsup, koşullu salıverme süresinin belirlenmesiyle ve dolayısıyla ceza infaz kurumunda kalınması gereken süreyle doğrudan ilgilidir (<i>Ercan Bucak (2)</i> [1. B.], B. No: 2014/11651, 16/2/2017, § 41).</p>

<p>15. Mahkeme tarafından verilen bir mahkûmiyet kararının infazının sağlanması ve bu bağlamda ceza infaz kurumunda tutulma süresi bakımından ceza mahkemesinin kararına uygun hareket edilmesi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması açısından zorunludur. Dolayısıyla hükümlülerin ceza infaz kurumunda kalacakları sürenin, mahkûmiyet kararına ve ilgili mevzuata uygun olması Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamında güvence altına alınmıştır (<i>İbrahim Uysal</i>, § 32). Bununla birlikte Anayasa'da yer alan hak ve özgürlükler ihlal edilmediği sürece mahkemelerin kararlarındaki kanunun yorumuna ya da maddi veya hukuki hatalara dair hususlar bireysel başvuru incelemesinde ele alınamaz (<i>Abdullah Ünal</i> [2. B.], B. No: 2012/1094, 7/3/2014, § 39).</p>

<p>16. Mahsuba ilişkin olarak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde yer alan hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve kişinin hürriyetini kısıtlayan bütün hâller nedeniyle geçirilen sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirileceğine ilişkin düzenleme karşısında yargı organlarına mahsuba ilişkin bir takdir yetkisinin tanınmadığı anlaşılmaktadır. İlgili yargı organları mahsuba ilişkin incelemelerinde mahsup şartlarının bulunup bulunmadığını incelemekle ve şartları oluşmuşsa mahsup kararı vermekle yükümlüdür (<i>Ercan Bucak</i> <i>(2)</i>, § 49; <i>Burhan Yaz (3),</i> §§ 42, 44).</p>

<p>17. Somut olayda başvurucu, anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etme suçundan başlatılan soruşturmada 20/7/2016 tarihinde tutuklandığını, 5/8/2016 tarihinde hakkında tahliye kararı verildiğini ancak tutuklu olarak bulunduğu Ceza İnfaz Kurumundan 6/8/2016 tarihinde salıverildiğini belirterek müddetnamenin hatalı düzenlendiğini ileri sürmüş; Ceza İnfaz Kurumunda fazladan kaldığı 1 günün kesinleşen hapis cezası süresinden mahsup edilmesini talep etmiştir. Başvurucu; talep dilekçesine Ceza İnfaz Kurumu tarafından kendisine verilen 6/8/2016 tarihli salıverme fişi, Adres Değişikliği İhtar Tutanağı ve tahliye bildirim yazısını da eklemiştir. Bununla birlikte Erzurum 1. İnfaz Hâkimliği, Ceza İnfaz Kurumunun başvurucunun 5/8/2016 tarihinde tahliye edildiğine dair müzekkere cevabı verdiğini belirterek talebin reddine karar vermiştir.</p>

<p>18. Mahsubun resen yapılması gereken bir işlem olduğu da gözönüne alındığında hürriyetten yoksun bırakma süresinin doğru hesaplanması gibi kişinin özgürlüğü ile doğrudan ilgili konularda yargı mercilerinin gerekli araştırma ve yazışmayı yapma yükümlülüğü bulunmaktadır. Başvurucu, mahsup talebine ilişkin süreçte tahliye tarihi ile Ceza İnfaz Kurumundan salıverildiği tarihin farklı olduğuna dair somut bilgi ve belgeler (Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen6/8/2016 tarihli salıverme fişi, Adres Değişikliği İhtar Tutanağı ve tahliye bildirim yazısı) sunmuştur. Bununla birlikte Erzurum 1. İnfaz Hâkimliği ve Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararlarında mezkûr belgelere ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, yalnızca Ceza İnfaz Kurumundan gelen cevabi yazıya istinaden karar verildiği görülmüştür. Sonuç olarak başvurucunun somut bilgi ve belgeler sunmasına karşın mahsup talebinin ilgili ve yeterli gerekçe içermeyen kararlarla reddedildiği, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının bu suretle ihlal edildiği kanaatine ulaşılmıştır.</p>

<p>19. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin ikinci fıkrasında güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>GİDERİM</strong></p>

<p>20. Başvurucu; ihlalin tespiti ve 5.000 TL maddi tazminat, 25.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur.</p>

<p>21. İnceleme tarihi itibarıyla başvurucunun hakkındaki mahkûmiyet hükmünün infazının devam ettiği görülmüş olup başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. <i>Mehmet Doğan</i> [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60;<i> Aligül Alkaya ve diğerleri (2)</i> [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66; <i>Kadri Enis Berberoğlu (3)</i> [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).</p>

<p>22. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>IV. HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,</p>

<p>B. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p>

<p>C. Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>D. Kararın bir örneğinin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Erzurum 1. İnfaz Hâkimliğine (E.2023/2360, K.2023/2533) GÖNDERİLMESİNE,</p>

<p>E. Başvurucunun tazminat taleplerinin REDDİNE,</p>

<p>F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 17/2/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202354758-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/04/yargi/ayms4f.jpg" type="image/jpeg" length="11120"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="31763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="16815"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında salıverilen kişinin yükümlülükleri ele alınıyor. Tutukevinden çıkan bir kişinin adres bildirim yükümlülüğü, adres değişikliğini bildirme zorunluluğu ve bildirmeme durumunda doğacak hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanıyor.</p>

<p>Birçok kişinin farkında olmadığı bu yükümlülükler, dava sürecinde savunma hakkını doğrudan etkileyen ve yargılamanın kesintisiz yürütülmesini sağlayan önemli konulardır. Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Salıverilen kişi hangi bilgileri bildirmek zorundadır?<br />
Adres değişikliği nasıl ve ne zaman bildirilmelidir?<br />
Bildirim yapılmazsa tebligat nasıl geçerli olur?<br />
İhtar süreci nasıl işler ve hangi belgeler düzenlenir?<br />
CMK m.106’nın amacı nedir?</p>

<p>Bu video, salıverilen kişinin sorumluluklarını, tebligatın geçerliliğini, yargılamanın adil yürütülmesini ve hak kayıplarının önlenmesini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vz86x23hrLw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="57993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/bsNmtSsrlGc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104</strong></p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 104 ve 105. maddelerinde düzenlenen salıverilme istemi (tahliye talebi) kurumunu ele alıyoruz. Bu hükümler, tutuklama tedbirine karşı en önemli güvencelerden birini oluşturarak, şüpheli veya sanığın bireysel başvuru hakkını ve mahkeme tarafından tutukluluğun denetlenmesini güvence altına alır.</p>

<p><strong>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Salıverilme istemi nedir ve hangi aşamalarda talep edilebilir?<br />
CMK m.104 ve 105 neyi düzenler?<br />
Tutukluluk hangi makamlarca denetlenir?<br />
Sulh Ceza Hâkimi, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu süreçte nasıl görev yapar?<br />
Salıverilme istemine ilişkin usul nasıldır ve karar süreleri nelerdir?<br />
Terör veya örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda süre farkı neden vardır?<br />
Tahliye taleplerine itiraz nasıl yapılır?</p>

<p>Bu video, özgürlük hakkının korunması, tutuklama tedbirinin denetimi, itiraz yolları ve adil yargılanma hakkı konularında temel hukuki bilgiler sunmaktadır.<br />
Ayrıca, CMK 104 ve 105 hükümlerinin, bireyin özgürlüğünü koruyan hızlı, denetlenebilir ve hukuka uygun bir sistem oluşturduğunu detaylarıyla açıklamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/HyLPmzX8YUg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40517"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Durumunun Yakınlarına Bildirilmesi Hakkı | CMK 107 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 107. maddesi, yani tutuklunun durumunun yakınlarına bildirilmesi konusunu ele alıyoruz.</p>

<p>Tutuklama kararı verildiğinde yakınlara bilgi verilmesi nasıl olur, kim bilgilendirilir, yabancı uyruklular için süreç nasıl işler? Tüm detayları bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>Bu videoda öğrenecekleriniz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 107 nedir?</p>

<p>Tutuklama kararı alındığında kim bilgilendirilir?</p>

<p>Tutuklu kişi ailesine haber verebilir mi?</p>

<p>Yabancı uyruklu tutuklular için konsolosluk bildirimi nasıl yapılır?</p>

<p>Bu düzenlemenin amacı ve insan haklarıyla bağlantısı nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, hem kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını hem de aile bağlarının korunmasını güvence altına alır. Ayrıca yabancı uyruklu tutukluların konsolosluk korumasına erişimini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OtFl4vYXEXo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50157"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta İncelenme Süresi, Ne Kadar Süreler İle Değerlendirme Yapılır | CMK108 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesi, yani tutukluluk süresinin sınırları konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararı ne kadar süreyle uygulanabilir, hangi hâllerde uzatılabilir, çocuklar ve ağır suçlar açısından durum nasıldır? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p>CMK 102 nedir?</p>

<p>Tutukluluk süresi ne kadar olabilir?<br />
Hangi suçlarda tutukluluk uzatılabilir?<br />
Katalog suçlar ve terör suçlarında tutukluluk süresi neden uzundur?<br />
18 yaşından küçükler için tutuklama süresi nasıl uygulanır?<br />
Uzatma kararlarında hangi gerekçeler aranır?<br />
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları bu konuda ne diyor?</p>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve masumiyet karinesinin gereği olarak keyfî tutuklulukların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca, katalog suçlar ve terörle mücadele kapsamındaki suçlarda öngörülen uzun tutukluluk sürelerinin, uygulamada ne gibi sorunlara yol açtığı ve AİHM’in bu konuda Türkiye’ye yönelik kararlarında neleri eleştirdiği de detaylı biçimde açıklanmıştır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/3UIwS8bH73w/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="11100"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savcının Tutuklama Kararının Geri Alınmasını İstemesi, CMK Madde 103]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 103. maddesi, yani Cumhuriyet savcısının tutukluluğa ilişkin yetkileri konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararının kaldırılması nasıl olur, savcı hangi durumlarda şüpheliyi serbest bırakabilir, hâkim ve savcı yetkileri arasındaki fark nedir? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p><strong>CMK 103 nedir?</strong></p>

<p>Cumhuriyet savcısının serbest bırakma yetkisi hangi durumlarda uygulanır?<br />
Tutuklama kararının kaldırılmasını kim talep edebilir?<br />
Adli kontrol tedbiri nedir ve ne zaman uygulanır?<br />
Savcının serbest bırakma yetkisi hangi aşamada geçerlidir?<br />
Anayasa’nın 19. maddesi bu konuda neyi güvence altına alır?<br />
AİHS (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) özgürlük ve güvenlik hakkı ile bu düzenleme arasındaki ilişki nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve tutuklamanın sürekli gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki anayasal ilkenin somut bir yansımasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet savcısına tanınan bu yetki, tutukluluğun istisnaî olma niteliğini güçlendirir, keyfî özgürlük kısıtlamalarının önüne geçer ve özgürlük lehine yargısal denetimin etkinleşmesini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/I-GtWxno8mo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="53558"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="62262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="13734"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="78027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="74073"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="66821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="12338"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="27363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="41356"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="97487"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
