<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 22 May 2026 20:56:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2025/4776 E., 2025/5338 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-hukuk-dairesinin-20254776-e-20255338-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-hukuk-dairesinin-20254776-e-20255338-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 23.06.2025 tarihli, 2025/4776 E., 2025/5338 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>9. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2025/4776 E., 2025/5338 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2025/659 E., 2025/787 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/228 E., 2024/602 K.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.04.2022-11.09.2023 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin 11.09.2023 tarihinde davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, usule, kanuna ve arabuluculuk ilkelerine aykırı olarak düzenlenen arabuluculuk toplantısı sonucunda müvekkilinin baskı altında kalarak yasal haklarının çok altında bir tutarı almaya zorlandığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshinden ve uğradığı mobbingden doğan haklarının ikame edilebilmesi için davaya konu arabuluculuk anlaşma tutanağının, davacının iradesinin imza anında sakat olması sebebi ile iptalinin gerektiğini ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk faaliyeti sonrası düzenlenen anlaşma tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 11.04.2022 tarihinden iş sözleşmesini istifaen sona erdirdiği 11.09.2023 tarihine kadar çalıştığını, son net ücretinin 1.530,00 USD olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında yürütülen ihtiyari arabuluculuk sürecinin bu kurumun amacına ve ruhuna uygun şekilde yapıldığını, davacıya yasal hak edişinin dahi üzerinde ek menfaat sağlanıp tarafların serbest iradeleriyle anlaşmayı imzaladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda her ne kadar davacı gabin iddiasında bulunmuş ise de davacının zor durumda kaldığına veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanarak arabuluculuk sözleşmesinin imzalandığının ispat edilmediği, davacının davalı işyerinde 1,5 yıl çalışması, iş tecrübesi, yaşı ve uzun zamandır bu mesleği icra etmesi nedenleriyle haklarını bilebilecek durumda olduğu, davacının kendi ... iradesi ile arabuluculuk görüşmelerine katıldığı ve anlaşılan miktar üzerinde tutanağın düzenlendiği, kaldı ki davacı istifa etmiş olmasına rağmen davalı tarafından kendisine kıdem ve ihbar tazminatları ile birlikte fazladan ücret ödendiğinin tespit edildiği, yine davacı anlaşma tutanağının imzalanması için kendisine baskı yapıldığını iddia etmiş ise de bu iddiasına itibar edilmediği, davacının iş sözleşmesinin feshi ve sonrasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinin tamamen davacının inisiyatifinde yapıldığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Whatsapp yazışmaları ve bu yazışmaları teyit eden davalı tanığı Z.G.Ç'nin beyanları incelendiğinde sürecin tamamen davacının inisiyatifinde gerçekleştiği ve kendisine herhangi bir baskının yapılmadığının anlaşıldığı, davacı istifa etmek istemesine rağmen davalı tarafından arabuluculuk görüşmeleri sonucunda kendisine kıdem ve ihbar tazminatları, ücret ve diğer alacakların ödeneceği belirtilerek toplam 5.319,57 USD üzerinden anlaşma tutanağı düzenlendiği, tarafların arabulucuya başvurmalarının sözleşmenin feshine göre değerlendirilebilecek bir husus olmadığı, sözleşmenin ne şekilde feshedildiğinden çok tarafların alacaklarının bulunup bulunmadığı ve bu alacaklar noktasında taraf iradelerinin anlaşma ile sonuçlanıp sonuçlanmadığı ve söz konusu alacaklar yönünde müzakere yapılıp yapılmadığının önem arz ettiği, Whatsapp yazışmaları ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının taleplerinin davalı tarafından değerlendirildiği, tarafların iradesinin arabuluculuk anlaşma tutanağı ile vücut bulduğu, tamamen davacının inisiyatifine göre yapılan bir işlemde davacıya baskı yapıldığının, arabuluculuk anlaşma tutanağının kanuna aykırı bir şekilde düzenlendiğinin ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarına ve kanuna aykırı olduğu, davacının kendisine baskı yapıldığını ispat edemediği, davacı tarafından iradeyi sakatlayan gabin, hata ve hile iddialarıyla birlikte birtakım soyut iddiaların ileri sürüldüğü ancak bu iddiaları kanıtlayacak delillerin sunulmadığı, arabulucunun tarafsız olmadığı iddialarına da itibar edilmediği, yine arabuluculuk toplantısının işyeri merkezinde yapılmasını engelleyecek herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmadığı, kaldırma kararından sonra gerek dinlenen tanık beyanlarında gerekse davacının beyanlarında, arabuluculuk anlaşma tutanağının iptalini gerektirir herhangi bir sonuca ulaşılamadığı, her ne kadar davacı isticvabında baskıya maruz kaldığını iddia etmiş ise de kendi cep telefonundan gönderdiği Whatsapp görüşmelerinin kendi iddiasını çürütecek mahiyette olduğu, yazılı belge varken davacının söz konusu beyanlarına itibar edilemeyeceği, bu nedenlerle davacının iddialarını ispat edemediği ve düzenlenen anlaşma tutanağının kanun ve yönetmeliğe uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta ihtiyari arabuluculuk görüşmelerinin 12.09.2023 tarihinde başladığı, arabuluculuk görüşmelerine davacının telekonferans yoluyla katıldığı, aynı tarihte tarafların kıdem ve ihbar tazminatları, ücret, yıllık ücretli izin ve prim alacağı konusunda toplam 5.319,57 USD üzerinden ve bu miktarın 13.09.2023 tarihinde ödeneceği hususunda anlaştıklarına ilişkin anlaşma belgesi düzenlendiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının, Kod (03) (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi-istifa) ile işten ayrıldığının 11.09.2023 tarihinde Kuruma bildirildiği, fesihten bir gün sonra ihtiyari arabuluculuğa başvurulduğu, arabulucu belirleme tutanağında arabuluculunun taraflarca belirlendiği yazılı ise de bu hususun somut delillerle ispatlanamadığı, yine arabulucunun görevlendirildiği, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiği, tarafların anlaşma belgesinde sayılan tüm alacaklar üzerinde müzakere ettikten sonra anlaştıkları belirtilmiş ise de tüm bu işlemlerin aynı gün içerisinde gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, öncelikle arabulucuya başvurulmadan önce taraflar arasında hangi konuda ve nasıl bir uyuşmazlık çıktığının ortaya konulamadığı, diğer taraftan arabuluculuk yönteminin fesih işleminin ve buna bağlı ödemelerin yapılması amacıyla bir araç olarak kullanılamayacağı, arabuluculukta temel amacın mevcut bir uyuşmazlığın müzakere edilerek çözülmesi olduğu, arabuluculuğun bu amaç dışına çıkılarak özellikle salt işçinin ileride dava açmasını engellemek amacıyla kullanılacak bir yöntem olmadığı, fesih işlemi ve buna ilişkin ödemeler arabulucu aracılığıyla gerçekleştirildiğinden somut olayda, taraflar arasında mevcut bir uyuşmazlığın çözümünden ziyade, usulüne uygun bir müzakere ortamı da sağlanmadan, salt dava açma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla hareket edildiği sonucuna ulaşıldığı, bu sebeplerle 12.09.2023 tarihli anlaşma belgesinin geçerli bir arabuluculuk anlaşma belgesi olmadığı, davanın kabulü gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile 2023/477839 Esas sayılı ihtiyari arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine ilişkin anlaşma belgesinin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde;</p>

<p>1. Davacı ile insan kaynakları direktörü arasında dosyaya sunulan Whatsapp mesaj içeriklerinden anlaşıldığı üzere müvekkili Şirket tarafından davacıya iş sözleşmesinin tasfiye süreci hususunda düşünmesi ve bir avukattan destek alması için gerekli sürenin verildiğini,</p>

<p>2. Taraflar arasında yürütülen ihtiyari arabuluculuk sürecinin bu kurumun amacına ve usule uygun olarak yürütüldüğünü, davacıya yasal hak edişinin dahi üzerinde ek menfaat sağlandığını ve tarafların serbest iradeleriyle anlaşmayı imzaladıklarını, böyle bir ihtiyari arabuluculuk sürecinde dahi soyut gerekçeler üzerinden tutanakların iptal edilmesinin ihtiyari arabuluculuk kurumunun işlevsiz hâle getirilmesi anlamına geldiğini, hiçbir hukuki dayanak olmadan böyle bir yaklaşım sergilenmesinin hukuki güvenliği ortadan kaldırdığını,</p>

<p>3. Davacının arabulucunun ortak olarak belirlenmediği, davalı Şirketle ilişkisi olduğu, taraflı davrandığı iddialarını da ispatlayamadığını, arabulucunun taraflarca ortak olarak belirlendiği noktasında davacının imzasını havi Arabulucu Belirleme Tutanağı'nın yeterli olduğunu, ilave bir somut delil bulunmamasının iptal kararına gerekçe yapılamayacağını,</p>

<p>4. Arabuluculuk ilk oturum tutanağı incelendiğinde tarafların arabulucu tarafından süreç hakkında bilgilendirildiğinin görüleceğini, normal şartlar altında bir işçinin işyerinden istifaen ayrılması hâlinde kendisine kıdem ve ihbar tazminatı ile ek menfaat ödemesi yapılmadığını, somut olayda davacının işverene, bahse konu alacakların kendisine ödenmesi kaydıyla istifa edeceğine dair şartlı istifa dilekçesi sunması ve kendisine ödenecek tutarların tespiti, müzakeresi konulu bir uyuşmazlık meydana geldiğini ve tarafların bu uyuşmazlığın ihtiyari arabuluculuk yöntemiyle çözümü ve davacının bu talebinin kabulüyle ödenecek tutarların tespiti amacıyla ihtiyari arabuluculuk anlaşması yapılmasında mutabık kaldıklarını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer verilen, taraflar arasında ihtiyari arabulucuğa konu herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı şeklindeki gerekçenin maddi olgulara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 hükmü uyarınca geçerli bir anlaşma belgesi olup olmadığına ve iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, davalı işyerinde çalıştığı süre içerisinde davalı işverenin baskısı ile istifaya zorlandığını, akabinde yine zorlama ile arabuluculuk toplantısı yapıldığını, arabuluculuk sürecinin tarafsız, bağımsız olarak ve kanun ile yönetmeliğe uygun olarak yürütülmediğini, iradesini açıkça bozan sebepler ve işverenin aşırı yararlanma durumu bulunduğunu ileri sürerek ihtiyari arabuluculuk faaliyeti sonrası düzenlenen anlaşma tutanağının iptal edilmesini talep etmiştir.</p>

<p>Taraflar arasında imzalanan ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi 12.09.2023 tarihli olup davacının istifa dilekçesi ise 11.09.2023 tarihlidir. Anlaşma belgesinde davacıya 13.09.2023 tarihinde ödenmek üzere kıdem ve ihbar tazminatı, prim alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve 11 günlük ücret alacağı olmak üzere toplam 5.319,57 USD bedelin ödenmesi hususunda anlaşılmıştır.</p>

<p>Dava dilekçesine ekli olarak sunulan davacı ile insan kaynakları direktörü .... arasında geçen Whatsapp mesaj içeriklerinden; arabuluculuk sürecinin davacının bilgisi dâhilinde gerçekleştirildiği, hatta bu süreç ile ilgili olarak davacının kendi avukat arkadaşlarından bilgi aldığı ve bu durumu insan kaynakları direktörü ...'ye bildirdiği anlaşılmaktadır. Bu yazışmaların arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalandığı tarih olan 12.09.2023 tarihinden önceki hafta içerisinde başladığı ve birkaç gün devam ettiği görülmektedir.</p>

<p>Dosyada yer alan Whatsapp mesaj dökümlerine göre; davacının işten ayrılacağı yani bir fesih süreci içinde olduğu belli olup davacının işten ayrıldıktan sonra işsizlik ödeneği alabilmesi için Kuruma bildirilecek çıkış kodunun ne olacağı yönünde insan kaynakları direktörü .... ile aralarındaki yazışmaların devam ettiği, devam eden mesajlaşma sürecinde ara ara atılan mesajlarda ise arabuluculuk süreci ile ilgili konuların görüşüldüğü anlaşılmaktadır.</p>

<p>Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; dinlenen taraf tanık beyanları da davacının iddialarını ispata yeterli olmadığı gibi dosya içeriğinde yer alan Whatsapp mesaj içeriklerine göre davacının, dosya kapsamı ile örtüşmeyen soyut nitelikteki baskı iddiaları ile iradesinin imza anında sakat olduğu iddialarını yöntemince ispatladığından söz edilemez. Aksine arabuluculuk sürecinin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağının şekli anlamda da usul ve kanuna uygun olduğu ve arabuluculuk sürecinin davacının bilgisi dâhilinde gerçekleştirildiği açıkça ortadadır. İspatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kapsamındaki delillerle örtüşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Açıklanan sebeplerle;<br />
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,</p>

<p>Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-hukuk-dairesinin-20254776-e-20255338-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 19:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/05/yargi/yargitaya-640x360.jpg" type="image/jpeg" length="93373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEVLETİN GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN BİLGİLERİ TEMİN ETME]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/devletin-guvenligine-iliskin-bilgileri-temin-etme-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/devletin-guvenligine-iliskin-bilgileri-temin-etme-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>“Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme” başlıklı madde 327:</strong> <i>“(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.</i></p>

<p><i>(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir”</i>.</p>

<p><strong>Madde gerekçesine göre; </strong><i>“Madde, Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaların yok edilmesi, tahribi, bunlar üzerinde sahtecilik yapılması veya bunların tahsis olundukları yerden başka bir yerde kullanılmaları, hileyle alınmaları veya çalınmaları fiillerini cezalandırmaktadır. Böylece maddenin koruduğu hukuki değer, Ülkenin savunmasıdır.</i></p>

<p><i>‘Devletin güvenliği’ kavramı, Devletin varlığının korunması, tehlikeyle karşı karşıya bırakılmaması demektir. Devletin varlığını tehlikeye düşürebilecek nitelikteki fiiller Devletin güvenliğini ihlal eder. ‘Devletin iç ve dış yararları’ ibaresine gelince; bir büyük örgütlenme olarak Devletin elbette ki, yararları ile güvenliği arasında da sıkı bir ilişki vardır. Yararlarını koruyamayan Devletin güvenliği de tehlikeye düşebilir. Madde, Devlet yararları arasında ‘siyasal’ olanları gözönüne almış bulunmakta; bu nedenle, ekonomik, kültürel ve benzeri nitelikteki yararlara ilişkin belge veya vesikalar, bu suçun konusunu oluşturmamaktadır. Söz gelimi Devletin dış ilişkilerinin iyi tarzda sürdürülmesi hususundaki yarar gibi.</i></p>

<p><i>Suçun oluşması için belge veya vesikaların bir sırrı içermesi hususunda zorunluluk yoktur; zira madde belgenin içerdiği sırrı değil, bizatihi Devletin güvenliği veya siyasal yararları ile ilgili olan belge veya vesikaları korumaktadır. Ancak fiillerin işlendiği sırada Devletin güvenliği veya siyasal yararlarıyla olan ilgisinin devam etmiş bulunması gerekir. Söz gelimi tarihi belge veya vesikalar halen bu niteliği korumuyorlarsa, onlar hakkında bu maddenin uygulanması sözkonusu olmaz.</i></p>

<p><i>Maddede yazılı olan ‘belge’ sözcüğü her türlü evrak ve vesikaları kapsamaktadır. Resmi belge, genellikle hukukî işlemlerin doğruluğunu belirtme yetkisine sahip makam tarafından usulüne göre düzenlenmiş veya onaylanmış yazılar, Devlet memurlarınca görev gereği gerçekleştirilen işlemleri taşıyan resmi defter ve dosyalar, askeri plan ve haritalar ve bir olayın gerçeğe uygunluğunu gösteren her türlü yazılardır. Güvenilen, doğrulanan her türlü belge anlamındadır.</i></p>

<p><i>Maddenin ikinci fıkrası, suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerini göstermektedir. Buna göre, birinci fıkrada yazılı fiiller, savaş etkinliğini veya askeri hareketleri tehlikeye koymuş ise ceza artırılacaktır”</i>.</p>

<p>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.327; “Devletin güvenliği” kavramı veya Devletin iç veya dış politik, yani izlediği siyasete dayalı ülke yararlarına ilişkin bilgilerin gizli kalmasına dair hukuki yararı korumaya almıştır. Belirtmeliyiz ki; 327. madde ile korunan hukuki yarar, üzerinde “gizli” ibaresi bulunan belgeleri değil, niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri kapsamaktadır. Bir başka ifadeyle 327. madde, gizli bilgileri ve Devlet sırlarını korumayı amaçlamıştır. Bilgi içeren belgenin resmi, özel veya fotokopi olmasının veya gizli bilginin yazılı belgeden değil, bir fotoğraftan, konuşma veya görüntü kaydından ibaret olmasının da bir önemi olmayacaktır. “Suçta ve cezada kanunilik” prensibi uyarınca esas olan, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilginin varlığıdır. Gizli bilgi yoksa, belgenin gizliliği TCK m.327 kapsamında koruma görmeyecektir.</p>

<p>Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgileri temin eden kişi “fail”, temini yönünde faile niyet ettirip karar aldıran kişi “azmettirici” ve Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme kastı ile hareket eden kişi de “yardım eden” sayılır. Bu kişilerin ceza sorumluluğu gündeme gelecektir. Önemli olan, gizli bilgilerin temini aşamasına katılmaktır. Bilgi temin edilmekle TCK m.327’de tanımlanan suç işlenmiş sayılacağından, bu andan itibaren işlenen fiillerin Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçu kapsamında değerlendirilmesi isabetli olmayacaktır. Örneğin; temin edilen bir gizli bilginin tercüme edilmesi amacıyla tercümana verilmesi veya gizli bilginin dosyaya koyulması için sekretere veya bir ofis çalışanına teslim edilmesi durumunda, tercüman veya sekreter veya ofis çalışanı yönünden TCK m.327’nin ihlali gündeme gelmeyecektir. Burada suç işleme kastının varlığı veya yokluğu değil, suçun maddi unsuruna konu hareket ve neticeye katılma esas alınacaktır. Gizli bilgilerin teminine yönelik icra hareketine katılma olmadıkça, TCK m.327 kapsamında ceza sorumluluğu da doğmayacaktır.</p>

<p>TCK m.327’de tanımlanan suçun faili herkes olabilir. Devletin güvenliğine ilişkin bilgiyi temin etme suçunun faili olabilmek için, kamu görevlisi olmaya veya bir sıfat taşımaya gerek bulunmamaktadır. Devletin sırlarına karşı suçlar ve casusluk, kanun koyucu tarafından “mahsus/özgü” suç olarak düzenlenmemiştir. Bir başka ifadeyle kanun koyucu, bu suçları işlemek için özel bir sıfat taşıma zorunluluğu öngörmemiştir.</p>

<p><strong>Bilginin niteliği itibariyle gizli kalması ve bu gizliliğin de Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları ile ilgili olması gerekir.</strong> Bu gizliliğe rağmen, özel bir saiki olup olmadığına bakılmaksızın kasten bilgileri temin eden kişinin ceza sorumluluğu gündeme gelecektir. Bu suç teşebbüse elverişlidir. Suçun manevi unsuru, genel suç işleme kastıdır. TCK m.327’de tanımlanan suçun işlenmesinde özel kast aranmamıştır. Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçu, soyut tehlike suçu olarak düzenlenmiş olup, 327. maddenin 2. fıkrasında suçun somut tehlike içeren neticesine bağlı nitelikli hali tanımlanmıştır.</p>

<p><strong>Devlet sırrı;</strong> ifa ettiği görev, üstlendiği sorumluluk, kamu görevlisi olmasa dahi herhangi bir hukuki ilişkiden kaynaklanan gizli bilgiler olabilir. Bu bilgiler, bir dosyada, belgede, bilgisayar kaydında veya kişinin ifa ettiği görev nedeniyle kendisinde saklı olabilir. Devletin güvenliği, ulusal veya uluslararası menfaatleri bakımından gizli tutulan, gizli kalması ve paylaşılmaması gereken bilgilerin hukuka aykırı şekilde temini amacıyla yapılan davranışların kabulü mümkün değildir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Örneğin;</strong> Devletin Ege Denizi ile ilgili plan ve projeleri, Kıbrıs konusunda belirlediği eylem planı, hava sahası ve karasularının korunması konusunda olağan usuller dışında uygulayacağı eylem planı, yabancı devlet temsilcileri ile yapılan ve Devletin güvenliğini, dış siyasal yararlarını ilgilendiren görüşmeler ve varılan mutabakatlar, savunma sistemi, bu kapsamda hava savunma füze sistemleri, sınır güvenliğinin sağlanması konusunda hazırlanan özel plan ve projeler, tüm bunlara ilişkin hazırlık çalışmaları ve görüşmeler, gizli ve korunması gereken özel bilgi niteliğine sahiptir.</p>

<p>Bununla birlikte; açılacak bir askeri ihalenin şartnamesine ilişkin hazırlık bilgileri, şartname taslağı ve ihale ile ilgili hususların “Devlet sırrı” kapsamında gizli bilgi mi, yoksa açılacak ihale ile bu ihalenin idari ve teknik şartnameleri kapsamında bilgi olarak mı kabul edilmesi gerektiği sorusu gündeme gelebilir.</p>

<p><strong>Kanaatimizce;</strong> ihale ile ilgili hazırlık çalışmaları, idari ve teknik şartnameleri açıklandığında gizliliği son bulur. Zaten adı üstünde “ihale” kavramı da, Devlet tarafından alımı veya satımı yapılacak mal ve hizmetler ile ilgili eşit şartlarda, hukuka uygun rekabetin sağlanması ve kamu yararının korunması amacıyla halka ve denetime açık yapılan tasarrufları kapsar. İhalenin özelliği gereği dar, davet edilenler dışında üçüncü kişilere kapalı ve denetimden tümü ile uzak yapılması mutlak değildir. Bu sebeple, ihale ile ilgili idari ve teknik şartnamelerin “İhaleye fesat karıştırma” başlıklı TCK m.235, bunun dışında kalan ve Devletin güvenliği ile askeri yararlarının korunması amacıyla niteliği gereği açıklanmayacak bilgiler de “Devlet sırrı” kapsamında değerlendirilmelidir. İhaleye fesat karıştırılması amacıyla ileride açıklanması kesin olan bilgi ve belgelerin elde edilmesi, ihaleye fesat karıştırma suçunu konusu ve bu ihale ile ilgili stratejik görüşme ve kararlar ise “Devlet sırrı” olarak nitelendirilmelidir.</p>

<p>“Devlet sırrı” kavramı altında suç işlenmesi, hukuka aykırı davranılması ve bunların gizli bilgi olduğundan bahisle öğrenilip denetlenmeyeceği savunması, herkesin ve dolayısıyla kamu otoritesinin hukuka uygun hareket etmek zorunlu olduğunu ortaya koyan “hukuku devleti” ilkesi karşısında koruma görmeyecektir. Ancak “denetim” kavramı sınırsız ve keyfi olarak, yani korunması gereken sır niteliği taşıyan gizli Devlet bilgilerini öğrenilmesi yolu olarak görülemez. Tüm devletler; güvenliklerinin sağlanması, iç ve dış siyasal veya askeri yararlarının korunması amacıyla gizli bilgilerini kendilerinde saklı tutarlar. Bun gizlilik, devletin kendisine, ülke ve toplumuna ait bilgilerin yanında, iç ve dış istihbarat yolu ile elde edilen her türlü bilgiyi de kapsar.</p>

<p>Toplum halinde yaşayıp, bir hukuk düzenine bağlı olarak ülkenin birliğini ve berberliği ile kişi hak ve hürriyetlerini koruyup gözeten devletin iç ve dış güvenliği, siyasal ve askeri yaralarının korunmasında taviz verilemez. Bu sebeple kanun koyucu, TCK m.326 ve devamı hükümlerinde Devletin güvenliğini koruyan suç ve cezalara yer vermiştir. Devletin güvenliğinin sağlanıp korunamadığı, siyasi veya askeri yararlarının gözetilmediği durumlarda, toplumun barış ve huzur içinde yaşaması, kişi hak ve hürriyetlerinin korunması da mümkün olamayacaktır.</p>

<p>20. yüzyılla birlikte önem kazanan “devlet” kavramı, ulusların ve birlikte yaşam sürdürmek isteyen insanların kamu kudretini kullanım yetkisini verdikleri ortak değerdir. Devlet, bir kamu tüzel kişisi olarak farazi kişiliğe sahiptir. Toplumun seçtiği veya kabullendiği gerçek kişiler vasıtasıyla temsil edilen devletin bir yönetim biçimi vardır. Devletin hukuk kurallarına bağlı hareket ettiği, hukukun evrensel ilke ve esaslarını kabul ederek hareket ettiği, bu sebeple de yetki alanında yaşayan tüm vatandaşlar ile bireylerin hak ve hürriyetlerini eşit şekilde koruyup gözettiği kabul edilir. İşte bu kabul, devletin güvenliği, siyasal ve askeri yararları ile ilgili gizli bilgilerin korunmasını gerekli kılar.</p>

<p>Gizli bilgilerin korunması, bir anlamda bireyin ve toplumun korunması demektir. Ancak devleti temsil edenler suça karışmışsa ve bu sebeple de “devlet sırrı” kapsamına giren niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgilerin öğrenilmesi gerekmekte ise, devlete ve dolayısıyla toplum ve bireye zarar vermeden bu bilgilerin yargı makamlarınca öğrenilip denetlenmesi, suçlama ile ilgili olduğu takdirde de yargılamada kullanılabilmesi mümkündür. Bu durum, “hukuk devleti” ilkesinin bir gereğidir. Bizim hukuk sistemimizde, yalnızca Cumhurbaşkanının tanıklığı gündeme geldiğinde kendisine sırrın niteliğini ve mahkemeye bildirilmesi hususunun takdir etme, yani gerektiğinde Devlet sırrı ile ilgili tanıklık yapmama hakkı tanımıştır.</p>

<p>Bir bilginin sır olabilmesi için, öncelikle niteliği itibariyle gizli sayılması, yani açıklanmaması ve gizliliğini kaybetmemesi gerekir. Bu nedenle, hangi şekilde temin edilmiş olursa olsun suça konu teşkil eden bilgilerin gizliliği ve gizli kalmasının gerekliliği devam etmelidir.</p>

<p><strong>TCK m.327 ila m.331’de geçen <i>niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgi </i>ibaresi;</strong> <i>gizli kalması gereken</i> <i>bilgi</i> kavramına göre, bu suçlarla korunan Devlet sırları ve Devlet güvenliği hukuki yararı bakımından daha geniş bir koruyucu özelliğe sahiptir. Niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgide; bilginin veya belgenin gizliliği hukuka aykırı yol ve yöntemlerle ortadan kaldırılmışsa, bu onları aleni, herkes tarafından paylaşılabilir, konuşulabilir ve yazılabilir kılmaz. Fail eline geçen bilginin niteliği itibariyle gizli kalması gereken Devlet sırrı olduğunu biliyorsa, “suçta ve cezada kanunilik” prensibi dikkate alınmak suretiyle Devlet sırrına karşı suç veya casusluk suçunun unsurları incelenmelidir. Niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgiye veya belgeye, yani Devlet sırrına açık kaynaktan veya internetin özel bir mecrasından ulaşılması, sırf bu gizli bilgiye veya belgeye açık kaynaktan ulaşıldığından bahisle failin fiilini hukuki ve meşru hale getirmez. <strong>Bilginin hukuka aykırı yol ve yöntemlerle alenileşmiş olması, o bilginin niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgi özelliğini ortadan kaldırmaz. </strong>Fail için ortada TCK m.30/1-4 çerçevesinde kastı kaldıran esaslı hata veya haksızlık hatası yoksa, elbette “kanunilik” prensibi çerçevesinde failin ceza sorumluluğu gündeme gelecektir.</p>

<p>TCK m.327, esas itibariyle devlet sırrını koruma altına almıştır. Devlet sırrı, hem maddenin gerekçesinde ve hem de CMK m.47/1’in ikinci cümlesinde tarif edilmiştir.</p>

<p>Maddenin gerekçesine göre Devlet sırrı; Devletin güvenliğinin, milli varlığının, bütünlüğünün, Anayasa ile kurulu düzeninin veya iç veya dış siyasal yararlarının tehlikeye düşebileceği bilgilerdir. Maddi Ceza Hukuku bakımından yapılan bu tanım karşısında, suça konu bilgi ve belgelerin bir hukuk devletinde “devlet sırrı” adı altında koruma görüp gizlenemeyeceği karşısında, CMK m.47/1’de yargılama hukuku açısından bu kavramın tanımlandığını görmekteyiz. Bu tanıma göre; açıklanması, Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek veya Anayasa ile kurulu düzeni veya dış ilişkileri açısından tehlike oluşturabilecek nitelikte taşıyan bilgilerin tümü Devlet sırrı sayılır.</p>

<p><strong>Ancak belirtmeliyiz ki;</strong> neyin devlet sırrı olup olmadığı konusunda yasal yetersizliğin olduğu, herkes tarafından öngörülebilir ve bilinir şekilde adı “Devlet Sırları Kanunu” olan bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu, mevcut düzenlemelerin nelerin devlet sırrı sayılıp sayılmayacağı konusunda yeterli ayrıntıya sahip olmadığı görülmektedir. Devlet sırları ile ilgili yasal düzenlemeye gidilmesi, hem “suçta ve cezada kanunilik” ilkesi ve hem de “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıklı Yedinci Bölüm altında yer alan TCK m.326 ila m.339’da tanımlanan suçların öngörülebilir ve bilinebilir olması bakımından elzemdir.</p>

<p>Yalnızca Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları ile ilgili olan ve taşıdığı özellikler nedeniyle gizli kalması gereken bilgilerin, hukuka aykırı temini, yani elde edilmesi/ele geçirilmesi suç sayılmıştır. Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri, usule uygun şekilde elinde tutan ve zilyetliğinde bulunduran yetkili kişi, TCK m.327’de tanımlanan suçu işlemiş sayılmaz. Devlet sırrı sayılan bilgilerin temininin suç sayılabilmesi için, bilgiyi temin etme ve elinde bulundurma yetkisi olmayan kişinin doğrudan veya gizli bilgiyi elinde bulunduran yetkili kişiden gizli bilgiye ulaşması, gizli bilgiyi temin etmesi veya temin etme aşamasında suçun icra hareketlerinin, failin elinde olmayan sebeplerle tamamlanamayıp, suçun teşebbüs aşamasında kalması gerekir.</p>

<p>Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri hukuka uygun şekilde elinde bulunduranların bu suçu işlemiş sayılması mümkün olmasa da, yetkili kişi tarafından gizli bilginin yetkisiz kişiye verilmesi suretiyle TCK m.327’nin işlenmesi mümkün olabilir. Gizli bilginin temini ile suç tamamlanmış olur. Bilginin temini, TCK m.326/1’de geçen “başka bir yerde kullanan” ibaresi, TCK m.327’de öngörülmediğinden, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçunun tamamlanması için yeterlidir.</p>

<p>Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken belgenin olmadığı veya Devletin güvenliğine ilişkin bilgi olsa bile, bu gizliliğin daha önce hukuka uygun olan veya olmayan yollarla ortadan kalktığı durumda, TCK m.327’de tanımlanan gizli belge yemini suçunun maddi unsuru oluşmayacaktır.</p>

<p>Temin suçunun faili; bir kişi olabileceği gibi, birden fazla kişi de olabilir. Bu suçun iştirak suretiyle işlenmesi de mümkündür. Temin suçu ile temin edilen gizli bilgilerin açıklanması suçunu birbirinden ayırmak gerekir. Gizli bilgiyi temin eden failin bunu açıklaması ile temin edilmiş bilginin bir başkası tarafından açıklanması, suça konu her bir fiil için ayrı sorumluluğu gündeme getirecektir. Gizli kalması gereken bilgiyi, hukuka uygun şekilde, elinde bulunduran, öğrenen veya elde eden kişinin, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme suçunu işlediğinden bahsedilemez. Çünkü bu durumda, suçun oluşması için aranan hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmeyecektir.</p>

<p>327. maddenin 2. fıkrasında, fiilin özelliğine ve sonucuna bağlı ağırlaştırıcı sebebin öngörüldüğünü ifade etmek istiyoruz. TCK m.326’da olduğu gibi, 327. maddede de; suça konu fiilin, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymuşsa, fail hakkında süreli hapis cezası yerine müebbet hapis cezasının tatbiki yoluna gidilecektir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" title="Prof. Dr. Ersan ŞEN"><img alt="Prof. Dr. Ersan ŞEN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/_1778u8tYyuYY1Yu77.81y0yuuoUY81ouuuai5yu2uu7uYYuouuuauY9u79uuuaYYuyY_1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" title="Prof. Dr. Ersan ŞEN">Prof. Dr. Ersan ŞEN</a></strong></h4>

<h3><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/devletin-guvenligine-iliskin-belgeler" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">&gt;&gt; Devletin Güvenliğine İlişkin Belgeler</span></a></strong></h3>

<p><span style="color:#999999">(Bu makale, sayın </span><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Prof. Dr. Ersan ŞEN </span></a><span style="color:#999999">tarafından </span><a href="https://www.hukukihaber.net/" rel="dofollow"><span style="color:#999999">www.hukukihaber.net</span></a><span style="color:#999999"> sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)</span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/devletin-guvenligine-iliskin-bilgileri-temin-etme-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 19:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/terazi/teradaknlk.jpg" type="image/jpeg" length="18484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1461 E., 2019/8220 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20191461-e-20198220-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20191461-e-20198220-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2019 tarihli, 2019/1461 E., 2019/8220 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>11. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2019/1461 E., 2019/8220 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ</p>

<p><br />
<strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/01/2018 tarih ve 2015/43 E- 2018/70 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 30/01/2019 tarih ve 2018/403 E- 2019/119 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:</p>

<p>Davacı vekili, davalının 15/08/2014 tarihinde müvekkili şirketle aynı alanda faaliyet gösteren ve rakip firma olan Tosaf Plastik Ltd. Şti. de işe başladığını, davacı müvekkilin şirkette bölge satış temsilcisi olarak çalıştığından şirketin bütün bilgilerine vakıf olduğunu, davalının kötü niyetli davranışlarına rağmen müvekkilinin davalıya tazminat ödediğini, ancak davalının işten ayrıldıktan bir ay sonra davacı şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren dava dışı şirkette işe başladığını belirterek, 66.920,00 TL cezai şart ve 15/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>

<p>Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.</p>

<p>Mahkemece, sözleşmeye aykırı davranılması halinde personelin aylık ücretinin brüt 20 katı tutarında cezai şart ödemeyi taraflar peşinen kabul etmiş olduğu, davalının çalışmış olduğu her iki iş yerinin faaliyet konusunun da konsantre boya imalatı olduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen rekabet yasağına aykırı hareket sonucu taahhüt edilen cezai şarta davacının hak kazanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.</p>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, davalının davacıya ait iş yerinde 2 yıl çalışma sonrası, davacıyla aynı alanda faaliyet gösteren davadışı Tosaf Plastik Ltd. Şti'de çalışmaya başlamasının çalışma hürriyetinin bir gereği olduğu, bu şirketin davalıya daha fazla avantajlar sağlaması nedeni ile çalışmasının kabul edilebileceği, davacı tarafça, müşterileri olan firmaların kendileriyle çalışmayı bırakıp davadışı Tosaf Plastik Ltd Şti. ile çalıştığına dair somut olgu ileri sürülmediği, bölge satış elemanı olarak çalışan davalı işçinin işletmede çalıştığı durumitibariyle üretim bilgilerine ulaşmak ve bu bilgileri kullanmak suretiyle işletmenin önemli bir zarara uğramasına sebebiyet verme ihtimalinin bulunmadığı, davacıya ait müşteri çevresi, üretim sırları ve davacının yaptığı işlere ilişkin bilgilerin davalı tarafından yeni girdiği işte kullanıldığı ve davacının uğradığını iddia ettiği zararı ispat edemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.</p>

<p>1.) Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir. Bu itibarla mahkemece, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p>2-) Ayrıca, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinde iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11.07.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir. Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde 5 yıllık rekabet yasağı süresi İstanbul ili için geçerli olmak üzere öngörülmüş, işin türü bakımından ise kısıtlama yapılmamıştır. TBK'nin 445/1 fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün TBK'nin 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip, tartışılarak bir sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20191461-e-20198220-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargiadtaddsa.jpg" type="image/jpeg" length="89946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/12450 E., 2016/6672 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-201512450-e-20166672-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-201512450-e-20166672-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.06.2016 tarihli, 2015/12450 E., 2016/6672 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>11. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2015/12450 E., 2016/6672 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ</p>

<p>Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/05/2015 tarih ve 2015/30-2015/375 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 31.05.2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:</p>

<p>Davacı vekili, müvekkili şirketin bilgi teknolojileri sektöründe faaliyette bulunduğunu, davalıların müvekkili şirketin çalışanı iken davalı ... ve davalı ...'ın 31/03/2013 tarihinde, davalı ...'un da 11/10/2013 tarihinde işten ayrıldığını, davalıların müvekkili bünyesinde önemli pozisyonlarda çalıştıklarını, bu suretle müvekkilinin müşterilerine, işe ve işleyişe, projelere, teknik detaylara vakıf olduklarını, davalılarla rekabet yasağı sözleşmesi imzalandığını, davalıların işten ayrıldıktan sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren yeni bir şirket kurarak rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiklerini, müvekkilinin cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürerek, davalı ...'tan 86.442 TL, davalı ...'tan 70.152 TL, davalı ...'dan 44.310 TL cezai şartın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>

<p>Davalılar vekili, rekabet yasağı ve fikri haklar sözleşmesinin ve ilgili hükümlerinin ...'nun 20 ila 25 ve 444 ve 445. maddeleri hükümleri gereğince geçersiz olduğunu, geçerli olduğu kabul edilse dahi cezai şartın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.</p>

<p>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılar arasında imzalanan ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi''nin 4. maddesinde rekabet yasağının coğrafi sınırının ''Tüm Dünya'' olarak belirlendiği, rekabet yasağı sözleşmesinin ...'nın 27 maddesi gereğince kesin olarak hükümsüz olduğu, davacı vekili dava dilekçesinde BK'nın 445/2 maddesi gereğince rekabet yasağında yer sınırının, davacı şirket merkezinin ve ana faaliyet yerinin ... ili olması nedeniyle ... ili ile sınırlandırılması gerektiğini beyan etmiş ise de anılan maddenin uygulanabilmesi, sözleşmenin hakim tarafından hakkaniyete uygun biçimde kapsam ve süresinin sınırlandırılabilmesi için sözleşmenin kesin hükümsüzlük haline ulaşmayacak şekilde aşırı nitelikte rekabet yasağı hükümleri içermesi gerektiği, somut olayda ...'nın 27.maddesi gereğince sözleşmenin akdedildiği andan itibaren kesin hükümsüzlük hali içinde bulunduğu, bu nedenle aynı Yasa'nın 445/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.</p>

<p>Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali iddiasına dayalı cezai şart istemine ilişkindir.</p>

<p>Taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmelerinin 4/3. maddesinde “rekabet yasağı anlaşmasının coğrafi sınırının “Tüm Dünya” olarak belirlendiği” görülmektedir.</p>

<p>Mahkemece yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere “rekabet yasağı sözleşmesinin ...'nın 27. maddesi gereğince kesin olarak hükümsüz olduğu, davacı vekili dava dilekçesinde BK'nın 445/2. maddesi gereğince rekabet yasağında yer sınırının, davacı şirket merkezinin ve ana faaliyet yerinin ... ili olması nedeniyle ... ili ile sınırlandırılması gerektiğini beyan etmiş ise de anılan maddenin uygulanabilmesi, sözleşmenin hakim tarafından hakkaniyete uygun biçimde kapsam ve süresinin sınırlandırılabilmesi için sözleşmenin kesin hükümsüzlük haline ulaşmayacak şekilde aşırı nitelikte rekabet yasağı hükümleri içermesi gerektiği, somut olayda ...'nın 27. maddesi gereğince sözleşmenin akdedildiği andan itibaren kesin hükümsüzlük hali içinde bulunduğu, bu nedenle aynı Yasa'nın 445/2. maddesinin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir”.</p>

<p>Öğretide rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır. Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir. Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir(Sabah Altay, Türk Borçlar Kanunun Hükümlerine Göre İşçi ile İşveren Arasında Yapılan Rekabet Yasağı Sözleşmesi, MÜHF-HAD, C.14, sy.3, s.179 vd.).</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İşçi ile işveren arasında kararlaştırılan rekabet yasağı sözleşmesi veya hizmet sözleşmesine eklenen rekabet yasağı kaydı mülga 818 sayılı BK'nın 34-352. maddeleri arasında düzenlenmişti. İşçi ile işveren arasındaki rekabet yasağını işçinin korunması düşüncesiyle özel hükümlerle düzenleme ihtiyacı duyan kanun koyucu rekabet yasağının sınırının düzenlendiği BK'nın 349. maddesindeki özel hükmü getirmişti. Anılan hüküm “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir”şeklinde düzenleme içermektedir. Gerek mülga 818 sayılı BK'nın bu yasağın muteber olması için işçinin iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlandırmaması gerektiğini düzenleyen BK'nın 349. hükmü, gerekse de tüm sözleşmelerde şahsiyet hakkına aykırılığın müeyyidesini genel hükümler bağlamında düzenleyen MK'nın 23/II ve BK'nın 19 ve 20. madde hükümlerinde söz konusu hükümlere uymamanın müeyyidesi Borçlar Kanununun genel hüküm ve ilkleri uyarınca "butlan" olarak öngörülmüştü ve Dairemiz uygulamaları da bu yönde idi (Dairemizin 08.12.2011 tarih 2010/5797 E. 2011/16679K sayılı ilamı).</p>

<p>... Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağının sınırını düzenleyen 340/a. hükmünün ikinci fıkrasında, hakimin. takdir yetkisine dayanarak tüm şartları değerlendirmek suretiyle fahiş bir rakebet yasağını sınırlandırabileceği, bunu yaparken işverenin taahhüt ettiği karşı edimi de dikkate alması gerektiği kabul edilmiştir. Bu düzenlemeye dayalı olarak ... Hukukunda rekabet yasağının işveren lehine fahiş şartlarla kararlaştırılmış olması sonucunda doğrudan doğruya butlan yaptırımının devreye girmeyeceği ve hakimin fahiş yasağı ahlaka ve hukuka uygun bir hadde indirebileceği kabul edilmiştir. Başka bir deyişle Kanun hakime rekabet yasağının meşru sınırlarını saptamak amacıyla sözleşmeye müdahale etme yetkisini açıkça tanımıştır(Sabah Altay, s.189,190)</p>

<p>01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı ...'da da ... Borçlar Kanunu'ndaki düzenlemeye yakın bir düzenleme getirilmiştir. ...'nın 445. maddesinde “Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu maddenin temelinde rekabet yasağı sözleşmesinde kanunda öngörülen sınırlamaları aşan hükümler öngörülmüş ise hakimin MK'nın 4. maddesi gereği hakkaniyet ölçüsünü de gözeterek aşırı kaydı “yasal ya da uygun seviyeye” indirmesi düşüncesinin yattığı söylenebilir. ...'nın 445 hükmünün, ...'nın 27/1 ve MK'nın 23/2. hükümleri karşısında özel norm sayılıp, bu nedenle de bu maddelere aykırılığın yaptırımı olan kesin hükümsüzlük yaptırımı uygulanmamalıdır (Dr. Nagehan Kırkbeşoğlu, Türk Özel Hukukunda Kısmi Hükümsüzlük, ...-2011, s.324. vd.).</p>

<p>Tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde her ne kadar mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan “Tüm Dünya” ibaresinin yaptırımının kesin hükümsüzlük olduğu kabul edilmiş ise de ...'nın 445/1 ve 2. maddesi hükmü nazara alındığında hakime, rekabet yasağı sözleşmesindeki aşırı hükümlere karşı sözleşmeyi ayakta tutacak önlemleri alma ve sözleşmeye müdahele etme imkanı tanınmış olup, somut uyuşmalıkta rekabet yasağı konusunda tarafların iradeleri birleştiğinden anılan sözleşmede kesin hükümsüzlük-butlan hali bulunmayıp hakimin müdahalesi ile giderilebilecek hükümsüzlük hali bulunduğundan ...'nın 445/2. maddesi hükmüne göre bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-201512450-e-20166672-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1a.jpg" type="image/jpeg" length="46158"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/8396 E., 2016/3470 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20158396-e-20163470-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20158396-e-20163470-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30/03/2016 tarihli, 2015/8396 E., 2016/3470 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>11. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2015/8396 E., 2016/3470 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ</p>

<p>Taraflar arasında görülen davada...... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/964-2015/336 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br />
Davacı vekili; müvekkili şirkette satış yöneticisi konumunda çalışan davalının kendi isteğiyle şirketten ayrıldıktan sonra aynı alanda ve aynı il sınırlarında faaliyet gösteren başka bir firmada işe başladığı, davalının bu eylemi ile davacı şirket ile imzaladığı belirsiz süreli iş sözleşmesinin 11.j maddesini ihlal ettiğini, şirketin bütçe kullanımı, müşteri beklentileri, müşteri listeleri ve şirketle ilgili sırlara vakıf olduğunu, müvekkili şirketle haksız rekabete giriştiğini ileri sürerek davalının haksız rekabet yasağına aykırı davranması sebebi ile 10.000,00-Euro cezai şartın fiili ödeme tarihindeki .. ... Bankasının rayiç kur karşılığının 3095 sayılı Kanunu'nun 4/a maddesi gereğince de...nın yabancı paraya uygulanacak o dönemki faiz oranı belirlenmek sureti-zararın oluştuğu tarihten itibaren ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>

<p>Davalı vekili; satış temsilcisi olarak şirketin sırlarına vakıf olmasının mümkün olmadığını savunarak haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.<br />
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki iş sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin sınırlamanın sadece zaman yönünden açık düzenleme içerdiği, mahal ve iş türü bakımından herhangi bir sınırlamanın yer almadığı, rekabet yasağının sektörel olduğunun belirtildiği, sektör türü bakımından somutlaştırma içermediği, bu haliyle davalının rekabet yasağını ihlal etmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.</p>

<p>Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan cezai şart istemine ilişkindir.<br />
6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesine göre, "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde kurallara yer verilerek rekabet yasağının esasları düzenlenmiştir. Buna göre işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıdığı hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesinin ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceklerdir. Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünün ikinci cümlesinde ise rekabet yasağının kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 445. maddesine göre, "rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." süre konusuna yasada açıklık getirilmiş özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşmayacak şekilde rekabet yasağı öngörülebileceği belirtilmiştir. Ülke sınırları içinde rekabet etmeme yönünden öngörülen düzenlemelere geçerlilik tanınmamış ise de, il sınırları ya da belli bir bölge ile sınırlandırma işin niteliğine göre yerinde görülebilir.</p>

<p>Somut olayda davacı ile davalı arasında rekabet yasağını düzenleyen sözleşme hükümleri ile rekabet yasağına atıf yapan hükümler değerlendirildiğinde; mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet yasağı süresinin bir yıl olarak belirlendiği ancak mahal ve iş türü bakımından sınırlama yapılmamış olması sözleşmenin geçersizliği sebebi olarak benimsenmiş ve davanın reddine karar verilmiştir. Ancak sözleşmede yer alan düzenlemeye göre, davalı işçinin, davacı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirket ve kurumlarda sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceği ifade edilmiş, rekabet yasağının sektörel olduğu, şirketin zararı olup olmadığına bakılmaksızın rekabet yasağına aykırılık halinde cezai şartın ödenmesi öngörülmüştür. Davalı, davacı şirkette... İli sınırları içinde satış yönetici olarak çalışırken, yeni işe başladığı şirkette de satış müfettişi sıfatıyla çalışmakta ve çalışma sahası da.... İli ... İlçesi olarak öngörülmüştür. Her nekadar rekabet yasağı sözleşmesinde mahal yönünden açık bir sınırlama yapılmamış ise de, davalının aynı il sınırları içinde, aynı sektörde ve aynı sıfatla başka bir şirkette çalıştığı ortadadır. Ayrıca, davacı şirkette satış yöneticisi konumunda olan davalının, davacı şirketin müşteri çevresi hakkında bilgi edindiği ve bu bilgilerin kullanımının davacı şirket aleyhine zarar doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu durumda, mahkemece sözleşmeye geçersizlik atfedilemeyeceği nazara alınarak, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20158396-e-20163470-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa.jpg" type="image/jpeg" length="65593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTEN AYRILAN ÇALIŞANIN ESKİ BAYİLERE SATIŞ YAPMASI HUKUKA AYKIRI MI?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/isten-ayrilan-calisanin-eski-bayilere-satis-yapmasi-hukuka-aykiri-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/isten-ayrilan-calisanin-eski-bayilere-satis-yapmasi-hukuka-aykiri-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Yasağı, Müşteri Çevresi ve Haksız Ayartma Sorunu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bir çalışan düşünelim. Yaklaşık 10 yıl boyunca aynı şirkette çalışıyor. Her gün aynı bayilere gidiyor, sipariş süreçlerini yönetiyor, hangi müşterinin hangi ürünü ne sıklıkla aldığını biliyor, ödeme alışkanlıklarını öğreniyor, şirketin ticari düzeninin sahadaki en önemli parçalarından biri haline geliyor. Ardından işten ayrılıyor. Ancak ayrıldıktan çok kısa süre sonra bu kez aynı bayilere başka bir firma adına ürün satmaya başlıyor. Yıllarca çalıştığı şirketin oluşturduğu müşteri ağına doğrudan yöneliyor.</p>

<p>İşte tam bu noktada şu soru ortaya çıkıyor: Bu durum olağan rekabet midir, yoksa iş ilişkisi sırasında edinilen müşteri nüfuzu ve ticari avantajın eski işveren aleyhine kullanılması mı?</p>

<p>Uygulamada rekabet yasağı sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklarda çoğu zaman yalnızca işçinin resmi unvanına bakıldığı görülmektedir. Oysa özellikle saha faaliyetlerinde çalışan personelin, şirketin müşteri çevresi ve ticari organizasyonu hakkında ciddi bilgi ve nüfuz elde ettiği açıktır. Bir çalışanın yalnızca bordroda “şoför” olarak görünmesi, fiilen müşteri ilişkilerinin merkezinde bulunmadığı anlamına gelmez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nitekim franchise ve bayilik sistemiyle çalışan şirketlerde dağıtım personeli; bayilerle birebir iletişim kuran, sipariş süreçlerine dahil olan, satış hacimlerini ve ticari işleyişi yakından bilen kişidir. Bu nedenle uzun yıllar boyunca aynı organizasyon içerisinde çalışan bir personelin müşteri çevresi üzerinde ticari nüfuz elde ettiğinin kabulü hayatın olağan akışının gereğidir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20158396-e-20163470-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong>Yargıtay 11. HD. 2015/8396 E. ve 2016/3470 K. Sayılı ilamı</strong></a>; <i>‘‘.. Ancak sözleşmede yer alan düzenlemeye göre, davalı işçinin, davacı şirket ile aynı konuda faaliyet gösteren başka şirket ve kurumlarda sözleşme konusuyla aynı içerikte faaliyet gösteremeyeceği ifade edilmiş, rekabet yasağının sektörel olduğu, şirketin zararı olup olmadığına bakılmaksızın rekabet yasağına aykırılık halinde cezai şartın ödenmesi öngörülmüştür. Davalı, davacı şirkette Manisa İli sınırları içinde satış yönetici olarak çalışırken, yeni işe başladığı şirkette de satış müfettişi sıfatıyla çalışmakta ve çalışma sahası da ... İli ... İlçesi olarak öngörülmüştür. <strong>Her ne kadar rekabet yasağı sözleşmesinde mahal yönünden açık bir sınırlama yapılmamış ise de, davalının aynı il sınırları içinde, aynı sektörde ve aynı sıfatla başka bir şirkette çalıştığı ortadadır</strong>. Ayrıca, davacı şirkette satış yöneticisi konumunda olan davalının, davacı şirketin <strong><u>müşteri çevresi hakkında bilgi edindiği ve bu bilgilerin kullanımının davacı şirket aleyhine zarar doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.</u></strong></i></p>

<p><i>Bu durumda, mahkemece sözleşmeye <strong>geçersizlik atfedilemeyeceği nazara alınarak, sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde belirtilen süre içerisinde davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti </strong>ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.’’</i> şeklindedir. Karardan da anlaşılacağı üzere korunması gereken hukuki değer yalnızca müşteri isimlerinin gizliliği değildir. Asıl korunması gereken husus; işçinin sadakat ilişkisi içerisinde edindiği müşteri çevresi nüfuzu ve ticari avantajdır.</p>

<p>Uygulamada sıklıkla karşılaşılan bir diğer yaklaşım ise müşteri çevresinin “basit bir araştırmayla” öğrenilebilir olduğu gerekçesiyle rekabet yasağının geçersiz kabul edilmesidir. Ancak bir müşteri çevresinin teorik olarak tespit edilebilir olması ile, yıllarca aynı organizasyon içerisinde çalışarak müşteri alışkanlıklarına ve ticari ilişkilere hâkim olunması aynı şey değildir.</p>

<p>Gerçekten de eski çalışanın işten ayrıldıktan hemen sonra doğrudan eski işverenin bayi ağına yönelmesi, çoğu zaman sıfırdan oluşturulan bağımsız bir ticari faaliyet değil; iş ilişkisi sırasında edinilen ticari avantajın kullanılması anlamına gelmektedir. Bu durum basit rekabetten ziyade “haksız ayartma” niteliği taşıyabilmektedir.</p>

<p>Nitekim <strong>İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2016/241 E., 2019/477 K. sayılı kararında</strong>; eski çalışanların önceki işverenin müşteri çevresi ve ticari itibarıyla bağlantı kuracak şekilde faaliyet göstermelerinin haksız rekabet oluşturabileceği kabul edilmiştir. Kararda, müşteri yönlendirmesi ve ticari çağrışımlar yoluyla da haksız rekabetin oluşabileceği açıkça vurgulanmıştır.</p>

<p>Uyuşmazlıkların önemli bir kısmı ise rekabet yasağının yer ve süre bakımından geniş düzenlenmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 445/2. maddesi uyarınca hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını tamamen geçersiz saymak yerine kapsam ve süre bakımından sınırlayabilmektedir.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-201512450-e-20166672-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 11. HD., T. 16.6.2016, E. 2015/12450, K. 2016/6672 sayılı </a><i><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-201512450-e-20166672-k-sayili-karari" rel="dofollow">kararı</a>nda</i></strong><i> “Bu maddenin temelinde rekabet yasağı sözleşmesinde kanunda öngörülen sınırlamaları aşan hükümler öngörülmüş ise hakimin MK"nın 4. maddesi gereği hakkaniyet ölçüsünü de gözeterek aşırı kaydı “yasal ya da uygun seviyeye” indirmesi düşüncesinin yattığı söylenebilir. BK. 445 hükmünün, BK 27/1 ve MK"nın 23/2. hükümleri karşısında özel norm sayılıp, bu sebeple de bu maddelere aykırılığın yaptırımı olan kesin hükümsüzlük yaptırımı uygulanmamalıdır. Tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde her ne kadar mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan “Tüm Dünya” ibaresinin yaptırımının kesin hükümsüzlük olduğu kabul edilmiş ise de BK. 445/1 ve 2. maddesi hükmü nazara alındığında hakime, <strong>rekabet yasağı sözleşmesindeki aşırı hükümlere karşı sözleşmeyi ayakta tutacak önlemleri alma ve sözleşmeye müdahale etme imkanı tanınmış olup</strong>, somut uyuşmazlıkta rekabet yasağı konusunda tarafların iradeleri birleştiğinden anılan sözleşmede kesin hükümsüzlük-butlan hali bulunmayıp <strong>hakimin müdahalesi ile giderilebilecek hükümsüzlük hali bulunmaktadır.”</strong></i> Dolayısıyla rekabet yasağı sözleşmesindeki aşırılığın yaptırımı doğrudan butlan değildir. Hâkimin görevi, taraf iradelerini tamamen ortadan kaldırmak değil; sözleşmeyi makul ölçüde uyarlayarak hukuki dengeyi sağlamaktır.</p>

<p>Öte yandan rekabet yasağına aykırılık halinde işverenin somut zararını ayrıca ispat etmesi de her durumda zorunlu değildir. TBK m.446/2 kapsamında cezai şart kararlaştırılmışsa, ihlalin gerçekleşmiş olması yeterli kabul edilmektedir.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-11-hukuk-dairesinin-20191461-e-20198220-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 11. HD. 16/12/2019 T. 2019/1461 E. 2019/8220 K. Sayılı ilamı</a>;</strong> <i>"...Ancak, rekabet yasağı kaydı karşısında<strong>, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup</strong>, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde <strong><u>zarar verme ihtimalinin bulunması yeterlidir.</u></strong> Bu itibarla mahkemece, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” </i>şeklindedir. Sonuç olarak rekabet yasağı sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklarda değerlendirme yalnızca işçinin unvanına göre değil; fiili çalışma biçimine, müşteri çevresiyle kurduğu ilişkiye ve işten ayrıldıktan sonraki faaliyetlerine göre yapılmalıdır. Özellikle eski işverenin mevcut bayi ağına yönelinmesi halinde, iş ilişkisi sırasında edinilen ticari nüfuzun kullanılıp kullanılmadığı dikkatle incelenmelidir.</p>

<p>Aynı şekilde, rekabet yasağındaki yer veya süre bakımından aşırılık da sözleşmenin tamamen geçersiz olduğu anlamına gelmez. TBK m.445/2 hükmü gereğince hâkim, sözleşmeyi makul ölçüde daraltarak ayakta tutmalı; ardından ihlal ve cezai şart taleplerini somut olayın özelliklerine göre değerlendirmelidir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-umut-ozer" title="Av. Umut ÖZER"><img alt="Av. Umut ÖZER" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/04/umut-ozer-1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-umut-ozer" title="Av. Umut ÖZER">Av. Umut ÖZER</a></strong></h4>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/isten-ayrilan-calisanin-eski-bayilere-satis-yapmasi-hukuka-aykiri-mi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/10/terazi/sozlesmejasdfn.jpg" type="image/jpeg" length="11635"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ben Değil Ajan Yaptı: Yapay Zekâ Ajanının Vekâleten Yaptığı İşlemlerden Doğan Sorumluluk]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ben-degil-ajan-yapti-yapay-zeka-ajaninin-vekaleten-yaptigi-islemlerden-dogan-sorumluluk-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ben-degil-ajan-yapti-yapay-zeka-ajaninin-vekaleten-yaptigi-islemlerden-dogan-sorumluluk-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yapay zekâ tartışmalarında yeni ve daha sert bir eşiğe geldik. Bugüne kadar yapay zekâ çoğunlukla sorulara “cevap veren” bir sistem olarak gündeme geliyordu. Hatalı cevap veriyor, uydurma kaynak gösteriyor, metin özetlerken bağlamı kaçırıyor ya da ikna edici görünen ama hukuken sorunlu değerlendirmeler yapıyordu. Bu hatalar elbette önemsiz değildi; fakat çoğu zaman metin düzeyinde kalıyordu.</p>

<p>Şimdi ise yapay zekâ, metin üreten bir araç olmaktan çıkıp, kullanıcı adına işlem yapan bir ajana dönüşüyor. E-posta yazmakla yetinmeyen, gönderme aşamasına yaklaşan; takvimi yalnızca göstermeyen, randevu düzenleyen; müşteri hizmetlerine cevap taslağı hazırlamakla kalmayan, tüketici adına bildirimde bulunabilen; şirket adına teklif, teyit veya cevap oluşturabilen sistemlerden söz ediyoruz.</p>

<p>Bu dönüşüm hukuk sistemleri bakımından basit bir teknoloji yeniliği değildir. Çünkü yapay zekânın yaptığı hata artık yalnızca “yanlış bilgi” üretmekle sınırlı kalmayabilir. Hata; yanlış kişiye gönderilen gizli bir e-posta, hatalı kabul beyanı, yanlış abonelik iptali, süresinde yapılmamış bildirim, ticari teklifin yanlış iletilmesi veya mesleki sır içeren bir belgenin ifşası biçiminde ortaya çıkabilir.</p>

<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemin temel sorusu şudur: <strong>Yapay zekâ ajanı benim adıma işlem yaptıysa, bu işlemden doğan sorumluluk kime ait olacaktır?</strong></p>

<p>Bu soruya tek cevap vermek mümkün değildir. Çünkü yapay zekâ ajanının yaptığı işlemin sonucu, ajanın kimin adına hareket ettiğine göre değişir. Tüketici adına yapılan işlem ile tacir adına yapılan işlem aynı hukuki rejime tabi tutulamaz. Meslek erbabının yapay zekâ ajanı kullanması ise ayrıca değerlendirilmesi gereken daha hassas bir sorumluluk alanı doğurur.</p>

<p><strong>Dijital Vekâlet: Yeni Bir Ara Kavram</strong></p>

<p>Burada “vekâleten işlem” ifadesini dar anlamda vekâlet sözleşmesiyle sınırlı kullanmıyorum. Daha geniş bir olguyu tarif ediyorum: Bir kişinin veya organizasyonun, yapay zekâ ajanına belirli bir dijital alanda kendi adına araştırma yapma, beyan üretme, işlem hazırlama veya dış dünyaya sonuç doğurabilecek bir eylemde bulunma yetkisi vermesi.</p>

<p>Bu ilişkiyi “dijital vekâlet” olarak adlandırabiliriz.</p>

<p>Dijital vekâlet üç derecede karşımıza çıkar.</p>

<p>Birinci derece <strong>bilgi vekâletidir</strong>. Ajan araştırır, özetler, karşılaştırır, seçenekleri sıralar. Burada dış dünyaya yönelmiş bir işlem yoktur. Hata varsa genellikle yanlış bilgi, eksik değerlendirme veya hatalı yönlendirme düzeyindedir.</p>

<p>İkinci derece <strong>hazırlık vekâletidir</strong>. Ajan e-posta, sözleşme taslağı, cevap metni, ihtar, cayma bildirimi veya ticari teklif hazırlar. Fakat henüz bunu kullanıcı adına göndermemiştir. Bu aşamada risk artar; ancak son denetim hâlâ kullanıcıdadır.</p>

<p>Üçüncü derece ise <strong>eylem vekâletidir</strong>. Ajan, kullanıcı adına dış dünyaya sonuç doğurabilecek bir işlem yapar: e-posta gönderir, SMS yollar, rezervasyon yapar, abonelik iptal eder, müşteri hizmetlerine beyanda bulunur, sipariş verir, takvim değiştirir veya ticari ilişkiyi etkileyebilecek bir cevap üretir.</p>

<p>Hukuki sorun asıl burada başlar.</p>

<p>Çünkü artık yapay zekâ yalnızca düşünceyi destekleyen bir araç değil, irade açıklamasının oluşumuna ve dış dünyaya yönelmesine katılan bir işlem aracıdır. Böyle bir sistemin hatasını yalnızca “kullanıcı istemi iyi yazamadı” cümlesiyle açıklamak mümkün değildir.</p>

<p><strong>I. Yapay Zekâ Ajanının Tüketici Adına Yaptığı İşlemler</strong></p>

<p>Tüketici işlemlerinde yapay zekâ ajanı, çoğu zaman zayıf taraf konumundaki kullanıcının dijital yardımcısı olarak çalışacaktır. Uçak bileti arayacak, otel rezervasyonu önerecek, abonelik iptali için metin hazırlayacak, cayma hakkı bildirimi oluşturacak, müşteri hizmetlerine şikâyet yazacak, fiyat karşılaştırması yapacak veya mesafeli satış ilişkisinde tüketici adına bazı işlemleri kolaylaştıracaktır.</p>

<p>Burada ilk soru şudur: <strong>Tüketici, yapay zekâ ajanının yaptığı işlemi ne ölçüde denetlemekle yükümlüdür?</strong></p>

<p>Tüketici hukuku bakımından cevap, tacir işlemlerinden farklı olmalıdır. Çünkü tüketici, yapay zekâ sisteminin teknik sınırlarını, modelin hata ihtimalini, platformun hangi veriye eriştiğini, hangi işlemleri otomatik yaptığını ve hangi kayıtları tuttuğunu çoğu zaman gerçek anlamda bilemez. Tüketici, arayüzün verdiği güven duygusuna, ürünün pazarlama diline ve sistemin kendinden emin davranışına dayanır.</p>

<p>6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da haksız şart, tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye dahil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizlik doğuran şart olarak tanımlanır; tüketici sözleşmelerindeki haksız şartların kesin olarak hükümsüz olduğu kabul edilir. Bu çerçevede, yapay zekâ platformlarının “ajan tarafından yapılan her işlemden münhasıran kullanıcı sorumludur” biçimindeki genel ve soyut kayıtları, tüketici işlemleri bakımından ayrıca denetlenmelidir.</p>

<p>Örneğin yapay zekâ ajanı tüketici adına bir abonelik iptali bildirimi gönderirse, bu işlem tüketicinin hakkını kullanmasını kolaylaştırabilir. Ajanın gönderdiği e-posta veya SMS, ileride tüketicinin süresinde başvurduğunu, cayma hakkını kullandığını, iade talebinde bulunduğunu veya ayıplı mal/hizmet konusunda satıcıyı haberdar ettiğini göstermeye yarayabilir.</p>

<p>Fakat aksi yönde bir ihtimal de vardır. Ajan, tüketici adına yanlışlıkla bir ek hizmeti kabul edebilir, cayma hakkından vazgeçildiği izlenimi doğuran bir cevap gönderebilir, ödeme planını onaylayabilir veya tüketiciyi aleyhe bağlayan bir beyan üretebilir. Böyle bir durumda otomatik beyanın tüketiciyi ne ölçüde bağlayacağı, somut olayın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Tüketici açıkça bilgilendirilmemişse, işlem bazlı onay alınmamışsa, sistem tüketiciyi yanıltıcı bir güven içinde hareket ettirmişse veya platform kendi sorumluluğunu genel işlem şartlarıyla tamamen tüketiciye yıkmaya çalışmışsa, “ajan yaptı ama bütün sonuç tüketiciye aittir” demek hakkaniyete uygun olmayacaktır.</p>

<p>Tüketici işlemlerinde temel ilke şu olmalıdır: <strong>Yapay zekâ ajanının hatası, tüketicinin teknik yetersizliğine indirgenemez.</strong> Platformun aydınlatma, açık onay, geri alma imkânı sağlama ve yanıltıcı güven yaratmama yükümlülükleri ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>II. Yapay Zekâ Ajanının Tacir Adına Yaptığı İşlemler</strong></p>

<p>Tacir bakımından tablo değişir. Tüketicinin korunması gereken zayıf taraf olması karşısında, tacir ticari faaliyetlerinde daha yüksek bir özen standardına tabidir. Türk Ticaret Kanunu m. 18/2 uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Bu yükümlülük, öğretide de tacir açısından objektif ve ağırlaştırılmış bir özen ölçütü olarak ele alınmaktadır.</p>

<p>Bu nedenle bir tacirin yapay zekâ ajanını işletmesine dahil etmesi, sıradan bir teknik tercih değildir. Tacir bu sistemi müşteri ilişkilerine, teklif süreçlerine, sipariş onayına, fiyatlandırmaya, stok yönetimine, ödeme takibine veya sözleşme müzakerelerine bağlıyorsa, ortaya çıkacak hataları öngörmek ve denetim mekanizması kurmakla yükümlüdür.</p>

<p>Tacirin kurumsal e-posta adresinden gönderilen otomatik bir teklif, yapay zekâ ajanı tarafından oluşturulmuş olsa bile üçüncü kişi nezdinde güven doğurabilir. Aynı şekilde otomatik sipariş teyidi, teslim tarihi bildirimi, fiyat kabulü, indirim vaadi, ödeme planı veya müşteri şikâyetine verilen cevap, ticari uyuşmazlıkta tacirin aleyhine değerlendirilebilecek bir kayıt haline gelebilir.</p>

<p>Burada “ben değil, ajan yaptı” savunmasının sınırı daralır. Çünkü tacir, ajanın kurumsal kanaldan konuşmasına imkân veren organizasyonu kendisi kurmuştur. Müşteri, şirketin alan adından, şirketin CRM sisteminden, şirketin resmî mesajlaşma hattından veya ticari hesaplarından gelen cevaba makul olarak güvenmişse, tacirin bu görünüşü sonradan tamamen yok sayması kolay olmayacaktır.</p>

<p>Bu nedenle tacir bakımından sorumluluk iki başlıkta toplanır.</p>

<p>İlk olarak <strong>organizasyon kusuru</strong> gündeme gelir. Tacir, yapay zekâ ajanının hangi işlemleri tek başına yapabileceğini, hangi işlemlerde insan onayı gerekeceğini, hangi beyanların bağlayıcı sonuç doğurabileceğini ve hangi riskli kelimelerin sistem tarafından kullanılmaması gerektiğini önceden belirlemelidir.</p>

<p>İkinci olarak <strong>görünüşe güven</strong> sorunu doğar. Tacirin kurumsal iletişim kanallarından gelen bir otomatik beyan, üçüncü kişide makul güven yaratıyorsa, tacir her durumda “bu beyanı insan vermedi” diyerek sonuçlardan kaçınamayabilir.</p>

<p>Tacir işlemlerinde temel ilke şu olmalıdır: <strong>Yapay zekâ ajanı, tacirin işletme organizasyonunun dışındaki yabancı bir unsur değil, bizzat tacirin ticari faaliyetlerine dahil ettiği dijital yardımcıdır.</strong> Bu nedenle ajanın doğurduğu görünüş, belirli koşullarda tacire isnat edilebilir.</p>

<p><strong>III. Yapay Zekâ Ajanının Meslek Erbabı Adına Yaptığı İşlemler</strong></p>

<p>Meslek erbabı bakımından mesele daha hassastır. Avukat, arabulucu, mali müşavir, hekim, sigorta aracısı, yatırım danışmanı, mimar, mühendis veya başka bir uzmanlık alanında faaliyet gösteren kişi, yapay zekâ ajanını kullandığında yalnızca sözleşmesel sorumluluk değil; mesleki özen, sır saklama, sadakat, kişisel verilerin korunması ve güven ilişkisi de gündeme gelir.</p>

<p>Meslek erbabı açısından yapay zekâ ajanı karar destek aracı olabilir. Dosya özetleyebilir, taslak hazırlayabilir, görüş seçeneklerini sıralayabilir, mevzuat veya içtihat taramasına yardımcı olabilir. Fakat mesleki kararın yerine geçemez. Meslek mensubu, kendi uzmanlık alanındaki değerlendirmeyi ajana devredemez; yalnızca ajandan yararlanabilir.</p>

<p>Bir avukatın yapay zekâ ajanına dava dosyasını özetletmesi ile ajanın müvekkile veya karşı tarafa otomatik cevap göndermesi aynı risk düzeyinde değildir. İlkinde iç çalışma aracı vardır. İkincisinde mesleki ilişkiyi, güveni ve hatta temsil alanını etkileyebilecek bir dış işlem söz konusudur.</p>

<p>Ajanın yanlış süre hesabı yapması, müvekkile hatalı hukuki tavsiye içeren e-posta göndermesi, karşı tarafa gizli belge iletmesi, uzlaşma teklifini yanlış ifade etmesi veya mesleki sır niteliğindeki bilgiyi yetkisiz kişiye açıklaması halinde, meslek erbabının “bunu ben değil ajan yaptı” savunması kural olarak sınırlı değer taşımalıdır. Çünkü meslek erbabı, kullandığı aracın çıktısını denetlemekle yükümlüdür.</p>

<p>Burada Türk Borçlar Kanunu m. 116’da düzenlenen yardımcı kişilerin fiillerinden sorumluluk kurumu, doğrudan ve mekanik biçimde yapay zekâya uygulanabilecek bir hüküm gibi görülmemelidir; zira yapay zekâ hukuken kişi değildir. Ancak hükmün arkasındaki düşünce önemlidir: Borçlu, borcun ifasını veya borç ilişkisinden doğan bir hakkın kullanılmasını yardımcılarına bırakmış olsa bile, bu ifa sürecinde karşı tarafa verilen zarardan sorumlu tutulabilir. TBK m. 116’nın özellikle uzmanlığı gerektiren hizmetlerde sorumluluğun önceden kaldırılmasına ilişkin sınırlamaları da mesleki hizmetlerde özen standardının ağırlığını gösterir.</p>

<p>Bu mantık, yapay zekâ ajanları bakımından yeni bir tartışma alanı açmaktadır. Yapay zekâ bir “yardımcı kişi” değildir; fakat meslek erbabının ifa organizasyonuna dahil ettiği bir yardımcı araçtır. Bu aracın denetlenmeden kullanılması, mesleki kusurun doğmasına neden olabilir.</p>

<p>Meslek erbabı işlemlerinde temel ilke şu olmalıdır: <strong>Yapay zekâ ajanı mesleki özen yükümlülüğünü hafifleten değil, yanlış kullanıldığında bu yükümlülüğün ihlalini görünür kılan bir araçtır.</strong></p>

<p><strong>IV. Otomatik SMS ve E-postaların HMK Anlamında Belge Niteliği</strong></p>

<p>Yapay zekâ ajanlarının hukuk dünyasında yaratacağı en önemli sonuçlardan biri, otomatik yazışmaların delil değeridir. Ajan tarafından gönderilen SMS, e-posta, sohbet cevabı, sistem bildirimi, işlem kaydı veya otomatik onay mesajı, ileride bir uyuşmazlıkta tarafların önüne “belge” olarak çıkabilir.</p>

<p>HMK m. 199’a göre uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metinler, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları belge sayılır. Bu geniş tanım, yapay zekâ ajanlarının ürettiği otomatik elektronik kayıtların da yargılamada belge olarak değerlendirilmesine imkân verir.</p>

<p>Elbette burada dikkatli bir ayrım gerekir. Bir elektronik kayıt veya otomatik e-posta HMK anlamında belge olabilir; fakat bu, onun her zaman senet veya kesin delil niteliğinde olduğu anlamına gelmez. Belge kavramı, senet kavramından daha geniştir. Elektronik verinin kim tarafından üretildiği, hangi hesaptan gönderildiği, değiştirilebilir olup olmadığı, bütünlüğünün korunup korunmadığı, karşı tarafça inkâr edilip edilmediği ve teknik doğrulamasının nasıl yapılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p>Buna rağmen otomatik SMS ve e-postaların belge niteliği taşıması çok önemli sonuçlar doğurur. Çünkü artık ajanın ürettiği her cevap, yalnızca geçici bir dijital çıktı değildir. İleride şu vakıaların ispatında kullanılabilecek bir delil parçasıdır:</p>

<p>· Ajanın hangi tarihte hangi beyanı gönderdiği,</p>

<p>· hangi hesaptan veya kurumsal kanaldan işlem yaptığı,</p>

<p>· kullanıcının işlem bazlı onay verip vermediği,</p>

<p>· muhatabın bu beyana güvenip güvenmediği,</p>

<p>· platformun veya işletmenin uyarı mekanizması kurup kurmadığı,</p>

<p>· meslek erbabının denetim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği.</p>

<p>Bu noktada tüketici, tacir ve meslek erbabı bakımından sonuçlar yine farklılaşır.</p>

<p>Tüketici bakımından otomatik e-posta veya SMS, tüketicinin hakkını süresinde kullandığını gösterebilir. Cayma bildirimi, iade talebi, abonelik iptali, ayıplı mal ihbarı veya şikâyet başvurusu, ajan aracılığıyla yapılmış olsa bile tüketici lehine belge niteliği taşıyabilir. Buna karşılık tüketici aleyhine sonuç doğuran otomatik kabul, vazgeçme veya onay beyanları daha sıkı denetlenmelidir.</p>

<p>Tacir bakımından kurumsal kanaldan gönderilen otomatik cevap, ticari uyuşmazlıkta daha ağır sonuç doğurabilir. Bir teklif, fiyat bildirimi, sipariş teyidi, teslim tarihi veya ödeme planı; ajanın otomatik cevabı olsa bile tacirin organizasyonundan çıkmış bir belge olarak tartışılabilir.</p>

<p>Meslek erbabı bakımından ise otomatik yazışmalar, mesleki özenin yerine getirilip getirilmediğini gösterebilir. Bir avukatlık bürosundan gönderilen otomatik süre bilgisi, bir mali müşavirin sisteminden çıkan vergi beyanı yönlendirmesi, bir sigorta aracısının otomatik teminat açıklaması veya bir danışmanın otomatik yatırım değerlendirmesi, ileride sorumluluk iddiasının merkezine yerleşebilir.</p>

<p>Bu nedenle yapay zekâ ajanları çağında her otomatik mesaj, yalnızca iletişim kolaylığı değil, aynı zamanda gelecekte delil olarak kullanılabilecek bir çıktıdır.</p>

<p><strong>V. Platform Sorumluluğu ve Kullanıcı Sorumluluğu Arasında Yeni Denge</strong></p>

<p>Yapay zekâ ajanları bakımından sorumluluğu yalnızca kullanıcıya veya yalnızca platforma yüklemek isabetli değildir. Daha doğru yaklaşım, somut olayda yetki düzeyi, taraf sıfatı, işlem alanı ve denetim imkânı üzerinden kusuru paylaştırmaktır.</p>

<p>Platform sağlayıcısı, ajanı hangi kabiliyetlerle piyasaya sunduğunu, kullanıcıya nasıl tanıttığını, hangi uyarıları yaptığını, hangi işlemlerde açık onay istediğini, riskli işlemleri nasıl sınırladığını ve kayıtları nasıl tuttuğunu açıklayabilmelidir. Özellikle tüketici işlemlerinde platformun aydınlatma ve şeffaflık yükümlülüğü daha ağır değerlendirilmelidir.</p>

<p>Kullanıcı ise ajana verdiği yetkinin kapsamından sorumludur. Ancak kullanıcının sorumluluk düzeyi, onun tüketici, tacir veya meslek erbabı olmasına göre değişir. Tüketici teknik sınırları bilmeyebilir; tacir bilmek ve öngörmek zorundadır, meslek erbabı ise ayrıca mesleki özen süzgecinden geçirmekle yükümlüdür.</p>

<p>Bu nedenle yapay zekâ ajanları için tek tip bir sorumluluk rejimi yeterli olmayacaktır. Aynı otomatik e-posta, tüketici adına gönderildiğinde koruyucu hukuk mantığıyla; tacir adına gönderildiğinde basiretli tacir standardıyla, meslek erbabı adına gönderildiğinde mesleki özen ve sır saklama yükümlülüğüyle değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Sonuç: Ajanın Hatası Kimin Hukuki Alanında Doğdu?</strong></p>

<p>“Ben değil, ajan yaptı” cümlesi yakın geleceğin en yaygın savunmalarından biri olmaya adaydır. Fakat bu savunma her durumda aynı sonucu doğurmayacaktır.</p>

<p>Tüketici bakımından bu savunma, platformun aydınlatma eksikliği, haksız şart, yanıltıcı arayüz ve açık onay yetersizliğiyle birlikte değerlendirilecektir.</p>

<p>Tacir bakımından aynı savunma, basiretli tacir standardı ve organizasyon kusuru karşısında daha sınırlı kabul edilecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meslek erbabı bakımından ise savunmanın alanı daha da daralacaktır; çünkü mesleki özen, sır saklama ve kişisel denetim yükümlülüğü yapay zekâ ajanına devredilemez.</p>

<p>Bu nedenle asıl soru, “ajan hata yaptı mı?” değildir. Asıl soru şudur:</p>

<p><strong>Ajan kimin adına, hangi sıfatla, hangi yetki düzeyinde ve hangi hukuki ilişki içinde işlem yaptı?</strong></p>

<p>Yapay zekâ ajanlarının hukuki ağırlığı da tam burada ortaya çıkmaktadır. Onlar yalnızca dijital yardımcılar değildir. Beyan üretmekte, işlem zinciri kurmakta, elektronik iz bırakmakta ve uyuşmazlık doğduğunda HMK anlamında belge olarak yargılama dosyasına girebilecek kayıtlar meydana getirmektedir.</p>

<p>Geleceğin sorumluluk hukuku, büyük ölçüde bu izlerin nasıl okunacağına bağlı olacaktır.</p>

<p>Çünkü yapay zekâ çağında güven, artık yalnızca sistemin ne kadar akıllı olduğuyla ölçülmeyecektir. Asıl güven; sistemin hangi sınırda durduğunu bilmesi, kullanıcının hangi sıfatla hareket ettiğini ayırt etmesi, işlem kayıtlarını denetlenebilir kılması ve hata doğduğunda sorumluluğu belirsizliğe terk etmemesiyle kurulacaktır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" title="Av. Şamil DEMİR"><img alt="Av. Şamil DEMİR" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/09/samil-demir.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" title="Av. Şamil DEMİR">Av. Şamil DEMİR</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ben-degil-ajan-yapti-yapay-zeka-ajaninin-vekaleten-yaptigi-islemlerden-dogan-sorumluluk-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/yapay-zeka-ajani.jpg" type="image/jpeg" length="98495"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araç Değer Kaybı: Türk Hukukunda Kapsam, Hesaplama, Sorumluluk ve Uygulama Sorunları]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/arac-deger-kaybi-turk-hukukunda-kapsam-hesaplama-sorumluluk-ve-uygulama-sorunlari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/arac-deger-kaybi-turk-hukukunda-kapsam-hesaplama-sorumluluk-ve-uygulama-sorunlari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yasal Çerçeve</strong></p>

<p>Araç değer kaybı, trafik kazası sonrasında aracın onarılmış olsa dahi ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eder. Türk hukukunda bu zarar kalemi, <strong>haksız fiil sorumluluğu</strong>, <strong>işleten sorumluluğu</strong>, <strong>zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı </strong>ve <strong>gerçek zarar ilkesi </strong>çerçevesinde değerlendirilir. Özellikle trafik</p>

<p>kazalarından doğan uyuşmazlıklarda, araçtaki değer kaybı çoğu zaman “maddi zarar” olarak kabul edilir ve zarar görenin tazminat talebinin önemli bir unsurunu oluşturur.</p>

<p>Bu konuda temel dayanaklar şunlardır:</p>

<p>· <strong>Türk Borçlar Kanunu m. 49</strong>: Kusurlu ve hukuka aykırı fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu düzenler.</p>

<p>· <strong>Karayolları Trafik Kanunu m. 85</strong>: İşletenin, aracın işletilmesinden doğan zararlardan sorumluluğunu düzenler.</p>

<p>· <strong>Karayolları Trafik Kanunu m. 90 ve m. 97</strong>: Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların dayanağı ve sigortacıya başvuru usulünü belirler.</p>

<p>· <strong>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları</strong>: Özellikle başvuru, zamanaşımı ve teminat kapsamı bakımından uygulamada önemlidir.</p>

<p>Araç değer kaybına ilişkin yargı uygulamasında, temel yaklaşım; aracın <strong>kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değeri </strong>ile <strong>kaza sonrası onarıldıktan sonraki ikinci el rayiç değeri </strong>arasındaki farkın gerçek zarar olarak kabul edilmesidir. Ancak bu farkın soyut değil, aracın marka, model, yaş, kilometre, hasarın niteliği, değişen parçalar ve önceki hasar geçmişi gibi objektif verilerle ortaya konulması gerekir.</p>

<p>Aşağıda ilgili resmi mevzuat ve içtihatlardan kısa kesitler yer almaktadır.</p>

<p>TÜRK BORÇLAR KANUNU</p>

<p><strong>MADDE 49- </strong>Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı</p>

<p>gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.</p>

<p>KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU</p>

<p><strong>Madde 85 – </strong>Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.</p>

<p>KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU</p>

<p><strong>Madde 90 – </strong>Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabidir.</p>

<p>Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanunda</p>

<p>düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.</p>

<p>KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI</p>

<p><strong>Madde C.8 - Zamanaşımı: </strong>Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.</p>

<p><strong>1. Araç Değer Kaybı Nedir?</strong></p>

<p>Araç değer kaybı, en basit anlatımıyla, bir aracın trafik kazası nedeniyle gördüğü hasar onarılmış olsa bile, ikinci el piyasasında artık “kazalı araç” olarak algılanması sebebiyle uğradığı kıymet azalmasıdır. Bu zarar, aracın teknik olarak tamir edilmiş</p>

<p>olmasından bağımsız şekilde doğar. Çünkü piyasa gerçekleri bakımından alıcılar, daha önce hasar görmüş ve onarılmış araçlara çoğu zaman hasarsız emsallerine göre daha düşük bedel öder.</p>

<p>Değer kaybı ile hasar bedeli birbirinden farklıdır:</p>

<p>· <strong>Hasar bedeli</strong>, aracın onarımı için yapılan masraflardır.</p>

<p>· <strong>Değer kaybı</strong>, onarım sonrası piyasada oluşan değer düşüşüdür.</p>

<p>Bu ayrım uygulamada çok önemlidir. Örneğin kaporta onarımı, boya, değişen parça, işçilik, boyasız göçük düzeltme gibi kalemler hasar onarımına ilişkindir; ancak araç</p>

<p>bunlar giderildikten sonra dahi “kazalı geçmişe sahip” sayıldığı için ayrıca değer kaybı doğabilir.</p>

<p>Öğretide ve uygulamada değer kaybı, çoğunlukla şu iki değer arasındaki fark olarak tanımlanır:</p>

<p>1. Kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri</p>

<p>2. Onarım sonrası ikinci el piyasa rayiç değeri</p>

<p>Bu fark, olayın özelliklerine göre tazmin edilebilir zarar niteliği kazanır.</p>

<p><strong>2. Değer Kaybının Hukuki Niteliği</strong></p>

<p>Araç değer kaybı, Türk hukukunda bir <strong>maddi zarar </strong>ve daha özelde <strong>gerçek zarar</strong> kalemi olarak kabul edilir. Gerçek zarar, malvarlığında fiilen meydana gelen azalmayı ifade eder. Trafik kazasında araç hasar gördüğünde, sadece tamir gideri doğmaz; ayrıca aracın satış değerinde düşüş meydana gelir. İşte bu düşüş, gerçek zararın bir parçasıdır.</p>

<p>Bu noktada temel hukuki mantık şudur:</p>

<p>· Zarar veren kişi, zarar göreni <strong>kaza olmasaydı bulunacağı ekonomik duruma </strong>mümkün olduğunca yaklaştırmalıdır.</p>

<p>· Onarım yapılmış olması, değer kaybı zararını ortadan kaldırmaz.</p>

<p>· Sigortacı da, poliçe ve kanuni sınırlar içinde bu zarardan sorumlu olabilir.</p>

<p>Bu yaklaşım, özellikle trafik sigortası uyuşmazlıklarında yaygın biçimde</p>

<p>benimsenmiştir. İçtihatlarda da değer kaybının “aracın hasarsız hâli ile onarımdan sonraki hâli arasındaki fark” olduğu vurgulanmaktadır.</p>

<p>Aşağıda bu konuda açık şekilde hüküm kuran bir yargı kararına yer veriyorum:</p>

<p>T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E. 2020/655 K. 2024/305</p>

<p>...yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer</p>

<p>azalmasından sorumludur. Kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer azalması, aracın olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değeri, aracın modeli, kullanım tarzı, daha önceden hasarlı olup olmadığı, kilometresi ve buna benzer diğer kriterler nazara alınarak, kazadan sonra gerekli onarımlar yapıldıktan sonra kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki fark gerçek zarar, değer azalmasını gösterir. Hesaplama, teknik kriterler ve gerçek piyasa rayiçleri nazara alınarak yapılmalıdır.</p>

<p>Bu içtihat, değer kaybının soyut bir iddia olmadığını; somut piyasa verileri ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini açık biçimde göstermektedir.</p>

<p><strong>3. Sorumluluk Kimdedir?</strong></p>

<p>Araç değer kaybında sorumluluk, somut olaya göre birden fazla kişiye yükletilebilir:</p>

<p>3.1. İşleten ve araç sahibi</p>

<p>Karayolları Trafik Kanunu m. 85 uyarınca, motorlu aracın işletilmesinden doğan zararlardan işleten sorumlu olabilir. İşleten çoğu zaman araç maliki ile aynı kişi olmakla birlikte her zaman aynı olmak zorunda değildir.</p>

<p>3.2. Sürücü</p>

<p>Kazanın oluşumunda kusurlu sürücü, TBK m. 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu taşır. Sürücünün kusuru, tazminat sorumluluğunun temel dayanaklarından biridir.</p>

<p>3.3. Sigorta şirketi</p>

<p>Zorunlu mali sorumluluk sigortası, trafik kazasında üçüncü kişilere verilen zararları belirli limitler dahilinde teminat altına alır. Bu nedenle araç değer kaybı talebi çoğu zaman doğrudan sigortacıya yöneltilir.</p>

<p>Ancak sigortacının sorumluluğu sınırsız değildir:</p>

<p>· Poliçe limiti,</p>

<p>· Başvuru usulü,</p>

<p>· Teminat kapsamı,</p>

<p>· Zamanaşımı,</p>

<p>· Kusur oranı,</p>

<p>· Hasarın niteliği</p>

<p>gibi unsurlar önemlidir.</p>

<p>Bu konuda bir mahkeme kararında, sigorta şirketinin değer kaybından sorumlu olduğu ve hesaplamanın araç özellikleri ile piyasa rayiçleri dikkate alınarak yapılması gerektiği açıkça ifade edilmiştir:</p>

<p>T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E. 2021/766 K. 2024/68</p>

<p>... yerleşik uygulamasına göre, araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, trafik sigortacısı meydana gelen değer</p>

<p>azalmasından sorumludur... Kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer azalması, aracın olay tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değeri, aracın modeli, kullanım tarzı, daha önceden hasarlı olup olmadığı, kilometresi ve buna benzer diğer kriterler nazara alınarak, kazadan sonra gerekli onarımlar yapıldıktan sonra kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki piyasa rayiç değeri arasındaki fark gerçek zarar, değer azalmasını gösterir. Hesaplama, teknik kriterler ve gerçek piyasa rayiçleri nazara alınarak yapılmalıdır Davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı ile kusur oranlarının</p>

<p>belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.</p>

<p><strong>3. Değer Kaybının Şartları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değer kaybı tazminatı her kaza için otomatik doğmaz. Uygulamada aşağıdaki şartlar aranır:</p>

<p>3.1. Trafik kazası bulunmalıdır</p>

<p>Değer kaybı talebi, çoğunlukla maddi hasarlı trafik kazaları sonrasında gündeme gelir.</p>

<p>3.2. Kusur ve illiyet bağı olmalıdır</p>

<p>Zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Yani değer kaybı, kazanın sonucu olarak meydana gelmelidir. Kusur oranları da tazminatın miktarını etkiler.</p>

<p>3.3. Araç onarılmış olmalıdır</p>

<p>Genellikle araç onarıldıktan sonra kalıcı piyasa değeri düşüşü hesaplanır. Hasarın niteliği, değişen parçalar ve boyalı alanlar önemlidir.</p>

<p>3.4. Değer kaybı piyasa verileriyle ispatlanabilir olmalıdır</p>

<p>Mahkemeler ve bilirkişiler, aracın:</p>

<p>· marka ve modeli,</p>

<p>· yaşı,</p>

<p>· kilometresi,</p>

<p>· önceki hasar geçmişi,</p>

<p>· hasarın ağırlığı,</p>

<p>· değişen/boyanan parçalar,</p>

<p>· piyasa emsalleri</p>

<p>gibi verileri dikkate alır.</p>

<p><strong>4.5. Araç pert toplam hasar olmamalıdır</strong></p>

<p>Araç tamirinin ekonomik olmaması ve pert-total kapsamında değerlendirilmesi halinde uygulama değişebilir. Çünkü bazı durumlarda değer kaybı yerine aracın rayiç bedeli ve hurda bedeli arasındaki fark gündeme gelir.</p>

<p>Bu noktada Yargıtay uygulaması, değer kaybının soyut değil, denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlenmesi gerektiğini vurgular:</p>

<p>17. Hukuk Dairesi 2015/16244 E. , 2018/8681 K.</p>

<p>Bu durumda aracın önceden hasar kaydının bulunup bulunmadığı da belirlenerek ; aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalı tarafın savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, için aynı bilirkişiden, ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli ek rapor alınarak kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.</p>

<p><strong>5. Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?</strong></p>

<p>Değer kaybı hesaplamasında tek ve mutlak bir formül yoktur. Ancak genel yaklaşım şu şekildedir:</p>

<p><strong>Değer Kaybı = Kaza Öncesi Hasarsız Rayiç Değer - Kaza Sonrası Onarılmış Rayiç Değer</strong></p>

<p>Bu hesabın sağlıklı yapılabilmesi için bilirkişiler genellikle şu verileri değerlendirir:</p>

<p>· Aracın markası ve modeli</p>

<p>· Model yılı ve yaşı</p>

<p>· Kilometresi</p>

<p>· Hasarın niteliği ve şiddeti</p>

<p>· Değişen parçaların sayısı ve niteliği</p>

<p>· Boya işlemleri</p>

<p>· Daha önceki hasar kayıtları</p>

<p>· Piyasa emsalleri</p>

<p>· Aracın segmenti</p>

<p>· Ticari veya hususi kullanım durumu</p>

<p>Bilirkişi incelemesi açısından en kritik nokta, değer kaybının <strong>gerçek piyasa rayici </strong>ile belirlenmesidir. Salt dosya üzerinden, soyut bir yaklaşımla hesaplama yapılması, çoğu zaman denetime elverişli kabul edilmez.</p>

<p>Bu yönüyle uygulama, teorik hesaplamadan çok <strong>piyasa analizi </strong>gerektirir. Özellikle genç yaşlı araçlarda, hasar gören parçanın önemi ve aracın satış kabiliyetindeki etkisi dikkatle değerlendirilir.</p>

<p><strong>6. Değer Kaybında Bilirkişi Raporunun Önemi</strong></p>

<p>Araç değer kaybı davalarının büyük bölümü teknik inceleme gerektirir. Bu nedenle bilirkişi raporu neredeyse zorunlu hale gelir. Raporun hukuken güçlü sayılabilmesi için:</p>

<p>· Araç üzerinde yapılan onarımın somut olarak gösterilmesi,</p>

<p>· Hasar ile kaza arasındaki uyumun kurulması,</p>

<p>· Önceki hasarların araştırılması,</p>

<p>· Piyasa rayiçlerinin karşılaştırılması,</p>

<p>· Hesaplamanın gerekçelendirilmesi,</p>

<p>· Çelişkisiz ve denetlenebilir olması</p>

<p>gerekir.</p>

<p>Eğer rapor yalnızca genel kanaat içeriyor ve hangi veriye nasıl ulaşıldığı açıklanmıyorsa, mahkeme bu rapora bağlı kalmak zorunda değildir. Uygulamada sıkça bozma nedeni olan hususlardan biri de budur.</p>

<p>Bu konuda yerel mahkeme uygulamasında da, araçtaki değer kaybının belirlenmesi için araç özellikleri ve hasar geçmişiyle birlikte detaylı bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği görülmektedir.</p>

<p><strong>7. Sigorta Şirketine Başvuru ve Dava Şartları</strong></p>

<p>Zorunlu trafik sigortasından doğan tazminat taleplerinde, zarar görenin sigortacıya başvurması büyük önem taşır. Karayolları Trafik Kanunu m. 97 ve Genel Şartlar</p>

<p>çerçevesinde, dava açmadan önce yazılı başvuru yapılması gerekir.</p>

<p>Bu başvuru süreci önemlidir çünkü:</p>

<p>· Sigortacının ödeme yapma ihtimali vardır.</p>

<p>· 15 günlük cevap süresi doğar.</p>

<p>· Başvuru yapılmadan dava açılması usul tartışmalarına neden olabilir.</p>

<p>· Faiz başlangıcı ve temerrüt değerlendirmesi etkilenebilir.</p>

<p>Aşağıda bu konuda ilgili düzenleme yer almaktadır:</p>

<p>KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU</p>

<p><strong>Madde 97 – </strong>Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi</p>

<p>karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.</p>

<p>Başka bir deyişle, değer kaybı talebinde sadece maddi hak değil, usul şartları da</p>

<p>önemlidir. Eksik başvuru, eksik belge veya zamanaşımı, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.</p>

<p><a name="8._Zamanaşımı"></a><strong>8. Zamanaşımı</strong></p>

<p>Araç değer kaybı taleplerinde zamanaşımı, en kritik konulardan biridir. Genel Şartlar’da motorlu araç kazalarından doğan zararlar için iki yıllık ve her halde on yıllık süre öngörülmüştür.</p>

<p>Bu konuda resmi düzenleme şöyledir:</p>

<p>KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARI</p>

<p><strong>Madde C.8 - Zamanaşımı: </strong>Motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zarar ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.</p>

<p>Bu sürelerin kaçırılması halinde, talep maddi olarak haklı olsa bile zamanaşımı defi nedeniyle reddedilebilir. Bu nedenle kaza tarihinin, öğrenme tarihinin, başvuru tarihinin ve ödeme/ret tarihlerinin dikkatle takip edilmesi gerekir.</p>

<p><strong>9. </strong><strong>Uygulamada En Sık Görülen Sorunlar</strong></p>

<p><strong>9.1. Önceki hasar kayıtları</strong></p>

<p>Araç daha önce hasar görmüşse, yeni kazadan kaynaklanan değer kaybının hesabı zorlaşır. Çünkü bazı durumlarda önceki hasarlar yeni hasarın etkisini azaltabilir.</p>

<p><strong>9.2. </strong><strong>“Zaten tamir edildi” savunması</strong></p>

<p>Sigorta şirketleri sıklıkla aracın tamir edildiğini ve zarar kalmadığını ileri sürer. Ancak bu savunma tek başına yeterli değildir; değer kaybı, tamirden ayrı bir zarar kalemidir.</p>

<p><strong>9.3. Kusur oranı</strong></p>

<p>Davacının kusuru varsa tazminat azaltılabilir. Tam kusurlu tarafın tazminat talebi genellikle mümkün olmaz.</p>

<p><strong>9.4. Ekspertiz ve bilirkişi çelişkileri</strong></p>

<p>Ekspertiz raporu ile mahkeme bilirkişi raporu arasında fark olabilir. Mahkeme, denetime elverişli ve gerekçeli raporu esas alır.</p>

<p><strong>9.5. Pert-total ayrımı</strong></p>

<p>Araç ekonomik tamir sınırını aşmışsa, değer kaybı yerine başka bir hesaplama yöntemi uygulanabilir.</p>

<p><strong>10. Araç Değer Kaybı Davalarında Deliller</strong></p>

<p>Araç değer kaybını ispatlamak için şu belgeler önemlidir:</p>

<p>· Kaza tespit tutanağı</p>

<p>· Fotoğraflar</p>

<p>· Hasar dosyası</p>

<p>· Servis faturaları</p>

<p>· Ekspertiz raporu</p>

<p>· Tramer kayıtları</p>

<p>· Araç ruhsat ve teknik bilgileri</p>

<p>· Sigortacıya başvuru dilekçesi ve cevabı</p>

<p>· Gerekirse tanık beyanları</p>

<p>· Bilirkişi incelemesi</p>

<p>Özellikle servis faturası ve hasar fotoğrafları, hasarın kapsamını gösterdiği için</p>

<p>önemlidir. Ancak değer kaybı hesabı yalnızca faturaya dayanmaz; piyasa değerindeki azalma ayrıca tespit edilmelidir.</p>

<p><strong>11. Yargı Uygulamasının Genel Eğilimi</strong></p>

<p>Türk yargı pratiğinde genel eğilim, aşağıdaki yöndedir:</p>

<p>1. Araç değer kaybı prensip olarak tazmin edilebilir bir zarardır.</p>

<p>2. Bu zarar, haksız fiil ve trafik sigortası kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>3. Hesaplama somut ve teknik verilere dayanmalıdır.</p>

<p>4. Bilirkişi raporu denetime elverişli olmalıdır.</p>

<p>5. Önceki hasar ve araç özellikleri mutlaka dikkate alınmalıdır.</p>

<p>6. Sigortacı, poliçe limitleri dahilinde sorumlu olabilir.</p>

<p>7. Zamanaşımı ve başvuru şartları titizlikle gözetilmelidir.</p>

<p>Bu yaklaşım, yerel mahkeme kararlarında da açıkça görülmektedir. Örneğin Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul, Bursa ve Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi kararlarında araç değer kaybının gerçek zarar sayıldığı ve kaza öncesi/sonrası rayiç değer farkına göre hesaplanması gerektiği istikrarlı biçimde ifade edilmektedir.</p>

<p><strong>12. Akademik Değerlendirme: Neden Araç Değer Kaybı Önemlidir?</strong></p>

<p>Araç değer kaybı kurumu, tazminat hukukunun temel amaçlarından biri olan <strong>zararın tam giderilmesi </strong>ilkesinin somut bir görünümüdür. Çünkü sadece onarım giderini</p>

<p>ödemek, zarar göreni her zaman eski ekonomik durumuna döndürmez. Hasar kayıtlı araçların piyasa değeri sistematik olarak düşer; bu düşüş de hukuken korunmalıdır.</p>

<p>Bu yönüyle araç değer kaybı:</p>

<p>· ekonomik bütünlüğün korunması,</p>

<p>· piyasa değer kaybının telafisi,</p>

<p>· haksız fiil mağduriyetinin giderilmesi,</p>

<p>· sigorta güvencesinin etkinliği</p>

<p>bakımından önem taşır.</p>

<p>Ancak bu kurumun kötüye kullanılmaması için hesaplamanın teknik ve objektif</p>

<p>verilere dayanması zorunludur. İşte bu nedenle bilirkişi raporları, emsal piyasa verileri ve önceki hasar kayıtları büyük önem taşır.</p>

<p><strong>Sonuç / Özet</strong></p>

<p>Araç değer kaybı, trafik kazası sonrası onarım yapılmış olsa bile aracın piyasa değerinde meydana gelen düşüşü ifade eden ve Türk hukukunda genel olarak</p>

<p><strong>tazmin edilebilir bir maddi zarar </strong>olarak kabul edilen önemli bir kurumdur. Bu zarar, esas olarak <strong>TBK m. 49</strong>, <strong>KTK m. 85</strong>, <strong>KTK m. 90 </strong>ve <strong>KTK m. 97 </strong>ile zorunlu mali</p>

<p>sorumluluk sigortası genel şartları çerçevesinde değerlendirilir. Uygulamada aracın marka, model, yaş, kilometre, hasar niteliği, önceki hasar geçmişi ve piyasa emsalleri dikkate alınarak, kaza öncesi hasarsız rayiç değer ile kaza sonrası onarımlı rayiç değer arasındaki fark tespit edilir. Bu nedenle araç değer kaybı taleplerinde en kritik unsur, <strong>denetime elverişli bilirkişi raporu </strong>ve <strong>somut deliller</strong>dir.</p>

<p>Kısacası, araç tamir edilmiş olsa bile, piyasa algısı nedeniyle değer düşüşü devam ediyorsa bu fark için tazminat istenebilir; ancak bunun için kusur, illiyet bağı, usulüne uygun sigorta başvurusu ve zamanaşımı şartları dikkatle gözetilmelidir.</p>

<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-adem-aras" title="Av. Adem ARAS"><img alt="Av. Adem ARAS" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2024/05/adem-aras2.jpg" width="96" /></a></strong></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-adem-aras" title="Av. Adem ARAS">Av. Adem ARAS</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/arac-deger-kaybi-turk-hukukunda-kapsam-hesaplama-sorumluluk-ve-uygulama-sorunlari-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/kaza-trafik-tokma-4a879sf41.jpg" type="image/jpeg" length="17622"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2021/27249 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202127249-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-202127249-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 20/11/2025 tarihli ve 2021/27249 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KEMAL ŞENGÜL BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>(Başvuru Numarası: 2021/27249)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>Karar Tarihi: 20/11/2025</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 22/5/2026 - 33261</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportörler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Murat İlter DEVECİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Rıdvan DEMİR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucu</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kemal ŞENGÜL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I.</strong> <strong>BAŞVURUNUN KONUSU</strong></p>

<p>1. Başvuru; gözaltında tutulan şüphelinin sağlığı için gerekli tıbbi tedaviyi almasının engellenmesi ve bu olay hakkında yürütülen kamu davasının zamanaşımına uğratılması nedeniyle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının, yargılama sürecinin uzun sürmesinden dolayı tam yargı davası açılamaması nedeniyle de bu yasakla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>

<p><strong>II.</strong> <strong>BAŞVURU SÜRECİ</strong></p>

<p>2. Başvuru 5/4/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.</p>

<p>3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur.</p>

<p>4. Birinci Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>OLAY VE OLGULAR </strong></p>

<p>5. Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen belgelere göre ilgili olaylar özetle şöyledir:</p>

<p>6. Başvurucu 6/2/2006 tarihinde Avcılar Kaymakamı'nın makam aracını çalmaya çalışırken görevli kolluk görevlileri olaya müdahale etmiş, başvurucunun ateş etmesi neticesinde çatışma çıkmıştır. Başvurucu, çatışma sırasında yaralanmış ancak yakalanamamıştır. Başvurucu 7/2/2006 tarihinde evine yapılan operasyonda yakalanmış, 9/2/2006 tarihinde tutuklanarak ceza infaz kurumuna sevk edilmiştir. Başvurucu hakkında düzenlenen 7/2/2006 ve 8/2/2006 tarihli adli muayene raporlarında ateşli silah yaralanması ile sağ el avuç içinde ve sağ dirsekte mermi yaralanması olduğu, ileri tedavi için sevkinin uygun bulunduğu belirtilmiştir. Buna rağmen sevk işlemleri yapılmayan başvurucunun nezarethanedeki tutulma durumu devam etmiştir.</p>

<p>7. Başvurucunun yaralı olmasına rağmen tedavi edilmemesi nedeniyle yaptığı suç duyurusu üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) konuyla ilgili olarak soruşturma başlatmıştır. Bu soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilse de polis memurları İ.A., K.K., R.C.D. ve M.A. hakkında 13/9/2012 tarihli iddianameyle görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açılmıştır. Kovuşturmayı yürüten Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 19/12/2014 tarihinde yargılamayı sonlandırmıştır. Mahkeme, sanık polis memurlarının kendi gözetim ve sorumlulukları altında bulunan başvurucunun sağlık durumu iyi olmamasına ve acilen cerrahi konsültasyonu gerekmesine rağmen başvurucuyu bir üst basamaktaki sağlık kuruluşuna götürmeyip tedavisini geciktirdiklerini kabul etmiştir. Mahkemeye göre başvurucunun sağ dirseğinde oluşan hareket kısıtlılığı, gerekli tıbbi tedavi ve rehabilitasyon ile daha düşük oranda ortaya çıkabilirdi. Dolayısıyla sanıklar başvurucunun zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle R.C.D. ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan neticeten1.500 TL adli para cezasına, diğer üç sanık ise aynı suçtan neticeten 2 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Bununla birlikte hapis cezalarına ilişkin hükümlerin açıklanması geri bırakılmıştır. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>Sanıkların savunması, katılanın iddiası, doktor raporları, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde, sanıklar İ... A..., R... C... D...'ın Avcılar Asayiş Büro Amirliğinde, sanıklar M... A... ve K... K...'nın İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görevli oldukları, 06.02.2006 tarihinde Avcılar İlçe Kaymakamının makam hizmetinde kullanmakta olduğu 34 ... plakalı araç ile Denizköşkler mahallesindeki ikametine götürüldüğü, Avcılar Kaymakamının eve bırakılmasına müteakip çalışır vaziyette bulunan makam aracına katılanın binerek hırsızlamaya çalıştığı, bu sırada araç sürücüsü olan F... K.. ile katılan arasında arbede meydana geldiği, katılanın silah çektiği, F... K...'ninyerde bulunan dubayı araca fırlattığı, araç kapı camının kırıldığı, F... K...'nin aracın kapısına asıldığı, bu sırada koruma görevi yapmakta olan polis memurları M... E... ile Ş... D...'ın olaya müdahale ettikleri, dur ihtarında bulundukları, ancak katılanın araçla birlikte kapıya asılan F... K...'yi bir miktar sürüklediği, bu sırada da daha sonradan gaz tabancası olduğu anlaşılan tabanca ile polis memurlarına ateş ettiği, görevli polis memurlarının da aracı durdurmak ve katılanı yakalamak için ateşle karşılık verdikleri, katılanın açılan ateş sonucu yaralanmasına rağmen olay yerinden kaçmaya devam ettiği, bir süre sonra aracı terk ettiği ve Bahçelievler'deki evine giderek geceyi burada geçirdiği, yapılan çalışmalar sonucunda katılanın adresinin tespit edildiği ve07.02.2006tarihinde söz konusu eve operasyon yapılarak, katılanın evde bulunan K... Y... ve N... Ş... isimli şahıslarla birlikte ve bir kısım hırsızlığa konu suç eşyaları ile birlikte yakalandığı, konu ile ilgili ilk tahkikat işlemlerinin Avcılar Asayiş Büroda başlandığı ve tahkikatın Asayiş Büro Amirliğinde komiser olarak görev yapan sanık İ... A... nezaretinde yürütüldüğü, katılanın AvcılarAsayiş Bürodapolis memuru olarak görev yapan sanık R... C... D... tarafından rapor alınmak üzere Avcılar Sağlık Ocağına götürüldüğü, burada doktor tarafından muayenesinin yapıldığı ve 07.02.2006 tarih saat 12.45 de tanzim edilen adli rapor ile sol el avuç içinde ve sağ dirsekte mermi yaralanması olduğu belirtilerek katılanın acil Bakırköy Devlet Hastanesine sevkinin uygun olduğunun belirtildiği, ancak bu sevk işleminin yapılmayarak katılanın sanık polis memuru R... C... D... tarafından tekrar Avcılar Asayiş Büro Amirliğine getirildiği, katılanın burada bekletilerek, olayla ilgili tahkikat işlemlerine sanık polis memurları İ... A... ve R... C... D... tarafından devam edildiği, ancak katılanın bulunduğu evde hırsızlığa konu çok sayıda eşya çıkması nedeni ile tahkikat işlemlerine İstanbul Emniyet Müdürlüğü Oto Hırsızlık Masası tarafından devamına karar verildiği, aynı gün saat 17.00 itibariyle İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğünde görevli sanık polis memurları M... A... ve K... K...' nın gelerek tahkikat evrakını ve katılanı teslim aldıkları, 08.02.2006 tarihinde katılanın polis memurları M... A... ve K... K... tarafından Şişli Etfal Hastanesine götürülerek muayenesinin yaptırıldığı ve adli rapor alındığı, Şişli Etfal Hastanesince08.02.2006 gün vesaat13.30 da tanzim edilmiş raporda, katılanın sol avuç içi ve sağ dirseğinde mermi yarasının olduğu ve acil cerrahiye sevkinin uygun olduğunun belirtildiği, ancak bu sevk işlemi yapılmayarak katılanın tekrar İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirildiği, hakkında gözaltı kararı alındığı, bir gece yaralı vaziyette nezarethanede kaldığı, 09.02.2006 tarihinde adliyeye sevk işlemi yapılacak olan katılanın nezarethaneden çıkış işlemleri kapsamında adli raporunun düzenlenmesi için yine Şişli Etfal Hastanesine götürüldüğü, katılandaki yaralanmaların çıkış raporunda da aynı şekilde tespit edildiği, ancak yine hastanede ileriye sevk işlemleri yapılmaksızın katılanın emniyet müdürlüğüne ve sonrasında Küçükçekmece Adliyesine götürüldüğü, yağma suçu nedeni ile tutuklanmasına karar verildiği, 09.02.2006 tarihinde Metris Cezaevine gönderildiği, katılan hakkında silahlı yağma suçundan kamu davası açılarak Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararları ile 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tutuklanan katılanın cezaevine gönderildikten sonra tedavisinin yapıldığı, katılanın yaralanması nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumu ve Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporlarda, katılandaki yaralanmanın ateşli silah yaralanması olduğu ve basit tıbbı müdahale ile giderilemeyeceği, kemik kırığına neden olduğu, organ işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, katılanın bu anlamda sağ dirseğinde oluşan hareket kısıtlılığının kemik yapıda ve yumuşak dokuda meydana gelen hasar sonucunda meydana gelmesinin muhtemel olduğu, gerekli tıbbı tedavi ve rehabilitasyon ile bu kısıtlılığın daha düşük oranda ortaya çıkabileceği ancak sekel bırakmadan iyileşmesinin mümkün görülmediğinin bildirildiği, yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliğinin 6/son maddesinde kolluk tarafından yakalanan kişilerin tedavi kurumuna götürülmesi gerekenlerin ilgili kurumlarca teslim alınmalarının sağlanması gerektiğinin hüküm altına alındığı, yine aynı yönetmeliğinin 9/son maddesine göre gözaltına alınanlardan herhangi bir nedenle sağlık durumu bozulanlar ile sağlık durumundan şüphe edilenlerin derhal hekim kontrolünden geçirilerek gerekiyorsa tedavilerinin yaptırılması gerektiğinin hüküm altına alındığı, açıklananlar ışığında silahlı yağma suçu nedeni ile yakalanan sol el avuç içi ve sağ dirsek bölümünde ateşli silah yaralanması bulunan ve önce Avcılar Merkez Sağlık Ocağındaki doktor tarafından acilen Bakırköy Devlet Hastanesine, daha sonra da Şişli Etfal Hastanesindeki muayenesine müteakip buradaki doktor tarafından Acil Cerrahi Polikliniğine sevk edilen katılanın yönetmelik hükümlerine göre derhal tedavisinin yaptırılması gerekirken, ilgili sağlık kurumlarına sevk işlemi yapılmadığı, katılan hakkında ceza soruşturması kapsamında tahkikat ve ilgili diğer işlemleri yapan sanık polis memurlarının, kendi gözetim ve sorumlulukları altında bulunan katılanın sağlık durumu bozuk olduğu ve acilen cerrahi konsültasyonu gerektiği halde bir üst basamaktaki sağlık kuruluşuna götürmeyip, tedavisini geciktirerek, görevlerinin gereklerine ve mevzuat hükümlerine aykırı davrandıkları, bu nedenle katılanın sağ dirseğinde oluşan hareket kısıtlılığının gerekli tıbbı tedavi ve rehabilitasyon ile daha düşük oranda ortaya çıkabilecekken daha yüksek oranda sekel bırakarak katılanın zarar uğramasına sebebiyet verdikleri, böylelikle görevlerini ihmal ettikleri ve görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinin sabit olduğu kanaatine varılmıştır.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>8. Başvurucu, kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmına karşı itiraz, 20/2/2015 tarihinde de kararın R.C.D. hakkında verilen kısmına karşı temyiz kanun yolu başvurusunda bulunmuştur. Başvurucunun itirazı Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/3/2015 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu; temyiz dilekçesinde kolluk görevlilerinin fiillerinin işkence suçuna vücut verdiğini, bu sebeple kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. R.C.D. de aleyhine kurulan hükme karşı temyiz kanun yoluna başvurmuştur.</p>

<p>9. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2/12/2020 tarihinde süresinde olmadığı gerekçesiyle başvurucunun temyiz başvurusunun reddine, R.C.D.nin temyiz talebinin kabulü ile 7/2/2006 tarihinde gerçekleşen fiile yönelik 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.</p>

<p>10. Karar, başvurucuya 29/3/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir.</p>

<p><strong>IV.</strong> <strong>İLGİLİ HUKUK</strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Ulusal Hukuk</strong></p>

<p>11. İlgili ulusal hukuk için bkz.<i> S.D.</i> [1. B.], B. No: 2013/3017, 16/12/2015, §§ 64, 65.</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Uluslararası Hukuk</strong></p>

<p>12. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) <i>Akın/Türkiye</i> (B. No: 58026/12, 17/11/2020) kararında başvurucuya yönelik fiilleri nedeniyle yargılanan birden çok polis memuru hakkında farklı zamanlarda verilen ve kesinleşen kararlara ilişkin değerlendirme yapmıştır. Anılan karardaki değerlendirme ve belirlemelere göre farklı zamanlarda yapılan yargılamalar sebebiyle sanıklar hakkında verilen kararların farklı şekilde kesinleşmesi durumunda her sanık yönünden başvurucudan beklenen, hak ihlali iddiasını süresinde dile getirerek bireysel başvuruda bulunmasıdır (<i>Akın/Türkiye</i>, §§ 35, 36). Bu nedenle bir polis memuru hakkında zamanaşımı sebebiyle verilen davanın düşmesine ilişkin Yargıtay kararına yönelik kısım yönünden AİHM süre aşımı nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.</p>

<p>13. AİHM,<i> Öner/Türkiye </i>(B. No: 8875/22, 25/2/2025) kararında başvurucuların, oğullarının zırhlı bir polis aracı tarafından kasten ezildikten sonra öldüğüne, oğullarının ağır yaralanmasına rağmen derhal hastaneye sevk edilmediğine ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkin şikâyetlerini incelemiştir. Başvuruya konu olayda bir polis memuru hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş, bir polis memuru hakkında ise taksirle öldürme suçundan kamu davası açılmıştır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara başvurucu Mehmet Şirin Öner, tanık ifadelerinin R.Ü. ve diğer polis memurlarının oğlunu hastaneye götürmek yerine olay yerinde ölümünü beklediklerini ortaya koyduğunu da belirterek itiraz etmiştir. Başvurucuların kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazlarının reddi üzerine yaptıkları bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi olayın maddi koşullarının belirlenebilmesi ve şüpheli ölüm olayının aydınlatılabilmesi için bir yargılamanın devam ettiğine, usul boyutuna ilişkin olarak ileri sürülen hususların tamamının yargılaması devam eden dava ile doğrudan ve çok yakın bir bağlantısı bulunduğuna ve yapılacak yargılama sonunda sorumluluğu tespit edilen kişiler hakkında kamu davası açılmasının önünde bir engel olmadığına işaret ederek başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir (<i>Basra Öner ve Mehmet Şirin Öner</i> [1. B.], B. No: 2017/27463, 30/6/2021, §§ 67-75). Hükûmet, başvurucuların yargılamanın sonucunu beklemesi gerektiğini ve bu nedenle iç hukuk yolları tüketilmeden başvuru yapıldığını iddia etmiştir. AİHM'in bu itiraza yönelik değerlendirmelerinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>69. [AİHM], başvurucuların, ... kod nolu aracın sürücüsü polis memuru R.Ü.nün de oğullarının ölümünden sorumlu olduğunu ileri sürdüklerini kaydetmektedir. Bu bağlamda ilgililer, özellikle, R.Ü. lehine Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı eleştirmektedirler. Başvurucular, ulusal makamların bu konuda etkili bir soruşturma yürütme yükümlülüklerini yerine getiremediğini iddia etmektedirler.</i></p>

<p><i>70. [AİHM] öncelikle, 15 Şubat 2017 tarihinde Cumhuriyet savcısının, ... kod nolu aracın sürücüsü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiğini kaydetmektedir. Bu karara karşı başvurucular tarafından yapılan itiraz Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedilmiştir. Savcının kararının, Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliği tarafından verilen karar sonucunda kesinleştiği konusunda hiçbir şüphe bulunmamaktadır. Zira Hükûmet de bu hususa itiraz etmemektedir.</i></p>

<p><i>71. [AİHM] ardından, Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yürütülen ceza davası sürecinde başka bir polis memurunun cezai sorumluluğuna ilişkin olarak herhangi bir sorunun ileri sürülmediğini kaydetmektedir. Söz konusu davada sanık olarak yalnızca polis memuru S.K. bulunmaktadır... Sonuç olarak, Ağır Ceza Mahkemesi önündeki yargılama halen derdest olduğu için bu mahkeme tarafından aydınlatılması gereken tek konu S.K.nın olaydaki sorumluluk derecesidir.</i></p>

<p><i>72. Yargılama sırasında, ilke olarak, başka bir kişinin cezai sorumluluğu tespit edilebilir olsa da ceza soruşturması sonucunda S.K. dışında hiçbir polis memuruna cezai sorumluluk yüklenmemiştir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kesinleşmiş kararda, polis memuru R.Ü. hakkında cezai işlem başlatılmasını gerektirecek herhangi bir unsurun bulunmadığı açıkça belirtilmiştir. [AİHM'e] göre, Hükûmetin ileri sürdüğünün aksine, başvuranların Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaparak R.Ü. lehine sonuçlanan ceza soruşturmasına itiraz etme hakkı vardı.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>14. Sonuç olarak <i>Öner/Türkiye </i>başvurusunda AİHM;</p>

<p>i. Yargılamanın devam ettiğini gözeterek başvurucuların oğlunun, hakkında kamu davası açılan polis tarafından kasten ezildiğine ilişkin şikâyet yönünden başvurunun iç hukuk yolları tüketilmeden yapıldığı sonucuna varmıştır.</p>

<p>ii. Ağır yaralanmasına rağmen başvurucuların oğlunun polis memurlarınca derhâl hastaneye sevk edilmediğine ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkin şikâyet yönünden ise başvuruyu kabul edilebilir bulmuştur.</p>

<p><strong>V.</strong> <strong>İNCELEME VE GEREKÇE </strong></p>

<p>15. Anayasa Mahkemesinin 20/11/2025tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Adli Yardım Talebi</strong></p>

<p>16. Başvurucu; uzun süredir ceza infaz kurumunda barındırıldığını, bu sebeple bir geliri veya çalışma imkânı olmadığını belirterek adli yardım talep etmiştir. Anayasa Mahkemesinin <i>Mehmet Şerif Ay</i> ([2. B.], B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Kötü Muamele Yasağının İhlal Edildiğine İlişkin İddia </strong></p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü</strong></p>

<p>17. Başvurucu; gözaltında tutulduğu süreçte tedavisini yapan sağlık kuruluşunca bir başka sağlık kuruluşuna sevk edilmesine rağmen tedavisinin yaptırılmamasından, kamu görevlileri hakkında yürütülen kovuşturmanın makul bir süratle yürütülmemesi nedeniyle kamu davasının zamanaşımına uğratılmasından ve suç vasfında hata yapılmasından yakınmıştır. Başvurucuya göre sanıklara atfedilen eylem işkence suçunu oluşturmaktadır.</p>

<p>18. Bakanlık görüşünde; sanıklar İ.A., K.K. ve M.A. hakkında verilen kararların kesinleştiği tarihe işaret edilip ihlal iddialarının değerlendirilmesinde ilgili mevzuat hükümleri ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p>19. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında ihlal iddialarını yinelemiştir.</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>20. Başvurucunun kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddiası hakkında yapılacak incelemenin kapsamının belirlenebilmesi için öncelikle başvurucuların etkililiğinden şikâyet ettikleri ceza soruşturmaları ile kovuşturmalarının farklı zamanlarda faklı kararlarla neticelenen aşamalarının bulunması hâlinde konuya nasıl yaklaşılması gerektiğinin ortaya konulması gerekir. Zira başvuruya konu yargısal sürecin biri hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla, diğeri de kamu davasının düşmesine karar verilmesiyle sonuçlanan iki aşaması vardır.</p>

<p>21. Anayasa Mahkemesi, başvurucunun infaz koruma memurlarının Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eden türde muamelelerine maruz kaldığına ve bu olay hakkında etkili ceza soruşturması yürütülmediğine ilişkin şikâyetlerini incelediği <i>S.D. </i>başvurusuna ilişkin kararında; bir ceza soruşturması veya yargılaması sürecinde kovuşturmaya yer olmadığı, beraat, mahkûmiyet veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla farklı zamanlarda neticelenmiş aşamalar bulunması durumunda, anılan aşamaların tek bir olay için farklı kişilerin sorumluluklarına yönelik olması nedeniyle soruşturmaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekebileceğini ifade ederek süreci bir bütün olarak ele almış ve başvuru süresinin başlangıcına yargısal süreçte verilen nihai kararın öğrenilme tarihini esas almıştır (anılan kararda bkz. § 69). Bu yaklaşım<i> M.Ç.</i> ([2. B.], B. No: 2018/33351, 15/11/2023, §§ 13-15, 41-43) ve<i> Serhan Tuhan</i> ([2. B.], B. No: 2020/35978, 27/2/2024, § 11) başvurularına ilişkin kararlarda da sürdürülmüştür. Ayrıca aynı olaya ilişkin olarak sorumluluğu bulunduğu iddia edilen birden fazla kişi hakkında yürütülen adli süreçlerin bir kısmı devam ederken bir kısım şüpheli/sanık bakımından sürecin sona ermesi üzerine yapılan bireysel başvurularda Anayasa Mahkemesi, somut olayın ve tüm adli sürecin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle başvuru yollarının tüketilmediği sonucuna ulaşmıştır (birçok karar arasından bkz.<i> Bülent Kurt </i>[1. B.], B. No: 2013/7408, 20/1/2016, § 40).</p>

<p>22. Anılan yaklaşımın bazı hukuki sorunlara yol açabileceği değerlendirilmiştir.</p>

<p>23. İlk olarak başvuruya konu yargısal süreçte olduğu gibi bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın bazı sanıklar yönünden sürecin devam ettiği ve yargılama sürecinde verilen nihai karar sonrasında yapılan başvurularda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden de yeniden yargılamaya karar verilmesi durumunda söz konusu kararın yerine getirilmesinde hukuki güçlük çekilebilir. Çünkü 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin (10) numaralı fıkrasına göre “[Hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle sanığın tabi tutulduğu 5 yıllık]<i> denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir</i>.” Ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin (8) numaralı fıkrası uyarınca sanığın tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresince dava zamanaşımı süresi dursa da denetim süresi sonunda dava zamanaşımı süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bu bakımdan hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrasında devam eden yargısal sürecin uzunluğu ve bireysel başvurunun incelenmesine kadar geçen süre dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin ihlal tespiti nedeniyle yeniden yargılamaya karar vermesine kadar geçecek sürede;</p>

<p>i. Sanıkların denetim süresi içinde kasıtlı suç işlememeleri ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine uygun davranmaları nedeniyle haklarındaki davanın düşmesine karar verilebilir.</p>

<p>ii. Suç tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi arasında geçen süre ve denetim süresinin sona ermesinden sonra geçen süre nedeniyle dava zamanaşımı süresi dolabilir.</p>

<p>24. İkinci olarak devam eden yargısal sürecin haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıkların sorumluluklarının belirlenmesiyle hiçbir ilgisi yoktur.</p>

<p>25. Son olarak sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesiyle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiği yargı mercilerince zaten tespit edilmiştir. Bu tespit karşısında Anayasa Mahkemesince incelemesi gereken husus, kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini korumak için oluşturulan mevzuatın etkili şekilde uygulanıp uygulanmadığı, dolayısıyla devletin kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerini idari ve yasal mevzuat aracılığıyla koruma konusundaki pozitif yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğidir (bazıdeğişikliklerle birlikte bkz.<i> Şenol Gürkan</i> [1. B.], B. No: 2013/2438, 9/9/2015, §§ 84, 105; yaşam hakkı yönünden yapılan benzer değerlendirmeler için bkz.<i> Seyfullah Turan ve diğerleri</i> [1. B.], B. No: 2014/1982, 9/11/2017, § 162; <i>Narin Kurt</i> [GK], B. No: 2018/2540, 1/12/2022, § 105). Yapılacak incelemede kamu güveninin sürdürülmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması adına mahkemelerin takdir haklarını bu tür eylemlere müsamaha edilmeyeceğini göstermek için kullanıp kullanmadıkları ve takdir hakkının suçun sonuçlarının hafifletilmesi için kullanıldığı yönünde bir izlenim oluşmasına neden olup olmadıkları değerlendirilir (<i>Naif Bal (3)</i> [2. B.], B. No: 2020/6966, 15/5/2024, § 31; yaşam hakkı yönünden yapılan aynı yöndeki değerlendirme için bkz. <i>Cembeli Erdem</i> [1. B.], B. No: 2014/19077, 18/4/2018, §§ 100-102;<i> Narin Kurt</i>, § 109). Bu bakımdan ihlalin yargılama makamlarınca tespit edildiği hâllerde başvurunun incelenmesinden kaçınılmasını ve incelemenin akıbeti belli olmayan yargılama süreci sonunda yapılacak başvuruya bırakılmasını haklı kılan bir neden bulunmamaktadır.</p>

<p>26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa Mahkemesi şu sonuçlara varmıştır:</p>

<p>i. Başvurucular kendilerine kötü muamelede bulunduklarını iddia ettikleri bazı sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden de şikâyet ediyorlarsa anılan karara karşı yaptıkları kanun yolu başvurusunun sonucunu öğrenmelerinin ardından süresi içinde başvuru yapmalı, konuyla ilgili yargısal sürecin tamamıyla sona ermesini beklememelidir.</p>

<p>ii. Yargısal sürecin nihayete ermesinden sonra yapılan başvurularda, başvuruya konu soruşturma ve kovuşturmayla ilgili dosyadaki tüm bilgi ve belgeler dikkate alınmalı ancak<i> başvuruya konu edilen yargısal aşama</i> yönünden sonuç doğuracak şekilde karar verilmelidir.</p>

<p>27. Anılan değerlendirmeler sonrasında başvuruya konu olaya dönüldüğünde üç sanık hakkında Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, başvurucunun bu karara karşı yaptığı itirazın da reddedildiği fakat başvurunun sanık R.C.D. hakkındaki yargısal sürecin nihayete ermesinden sonra yapıldığı görülmüştür. Bu sebeple başvurucunun iddiaları incelenirken başvuru dosyasında bulunan ve başvurucuya yönelik eylemler nedeniyle yürütülen yargılamada elde edilen tüm bilgi ve belgeler dikkate alınmış ancak -başvurucunun açıkça şikâyet konusu da etmediği- üç sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönünden değerlendirme yapılmamıştır.</p>

<p><strong>a. Kabul Edilebilirlik Yönünden</strong></p>

<p>28. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>b.</strong> <strong>Esas Yönünden</strong></p>

<p><strong>i.</strong> <strong>Genel İlkeler</strong></p>

<p>29. İnsan onurunun korunması amacıyla Anayasa'nın 17. maddesinin ilk fıkrasında maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı güvence altına alınmış; aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla da kişilere<i> işkence</i> ve<i> eziyet</i> yapılması, kişilerin<i> insan haysiyetiyle bağdaşmayan</i> bir cezaya veya muameleye tabi tutulması yasaklanmıştır. Bu yasak için herhangi bir istisnanın kabul edilmemesi ve Anayasa'nın 15. maddesinde savaş, seferberlik veya olağanüstü hâllerde de maddi ve manevi varlığının bütünlüğüne dokunulamayacağının ifade edilmesi, yasağın mutlak niteliğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte yasak, tüm kötü muamele durumlarını kapsamaz. Bir muamelenin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasının kapsamına girebilmesi, asgari bir ağırlık derecesine (ciddiyet seviyesine) ulaşmasına bağlıdır. Asgari ağırlık derecesine ulaşılıp ulaşılmadığı görecelidir ve somut olayın koşullarının değerlendirilmesiyle belirlenir. Yapılacak değerlendirmede muamelenin süresi, fiziksel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, yaşı ve sağlık durumu gibi etkenler önem taşır. Bu etkenlere ardındaki kasıt veya saik ile birlikte muamelenin amacı da eklenebilir. Ayrıca gerilimin ve duyguların yükseldiği atmosfer gibi muamelenin yapıldığı bağlam da dikkate alınması gereken diğer bir etkendir (<i>Cezmi Demir ve diğerleri</i> [1. B.], B. No: 2013/293, 17/7/2014, §§ 80, 83; <i>Ali Rıza Özer ve diğerleri</i> [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 72, 74, 75; <i>K.K.</i> [GK], B. No: 2020/34532, 29/5/2024, § 26).</p>

<p>30. Anayasa'nın 17. maddesi, gözaltındaki şüphelilerin özgürlükten mahrum kalmalarının doğal sonucu olan kaçınılmaz elem seviyesinden daha fazla sıkıntı veya eziyet çekecekleri bir duruma sokulmamasını da gerektirir. Dolayısıyla bu kişilerin sağlık ve esenlikleri yeterli bir şekilde güvence altına alınmalı ve bu kişilere gerekli duydukları tıbbi yardım sağlanmalıdır (tutuklu ve hükümlüler yönünden yapılan aynı yöndeki değerlendirme için bkz.<i> Turan Günana </i>[1. B.], B. No: 2013/3550, 19/11/2014, § 39).</p>

<p>31. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasıyla yasaklanan muamelelerin varlığına ilişkin iddialar uygun delillerle desteklenmelidir. Bu delillerin değerlendirilmesinde ise sözü edilen delillerin iddiayı makul şüphenin ötesinde ispat edip etmediği gözetilmelidir. Bununla birlikte yeterince ciddi, açık ve tutarlı emareler ya da aksi ispat edilemeyen birtakım karineler de iddianın ispatı için yeterli kanıt teşkil edebilir (<i>K.K.</i>, § 28; bazı değişikliklerle birlikte bkz. <i>Cezmi Demir ve diğerleri</i>, § 95; <i>Ali Rıza Özer ve diğerleri</i>, § 83).</p>

<p>32. Kişinin gözaltı veya tutukluluk gibi devletin kontrolü altında bulunduğu sırada yaralanması hâlinde yetkili makamlar, bu olaya ilişkin tatmin edici ve inandırıcı bir açıklama getirmekle yükümlüdür (<i>S.D.</i>, §§ 89, 90; <i>Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek</i> [1. B.], B. No: 2013/8137, 20/4/2016, § 95) zira bu tür olayların gerçekleşme koşullarına ilişkin bilgiler çoğunlukla yetkili makamların erişimindedir (<i>Ferit Kurt ve diğerleri</i> [2. B.], B. No: 2018/9957, 8/6/2021, § 74).</p>

<p>33. Anayasa'nın 17. maddesi -<i>"Devletin temel amaç ve görevleri"</i> başlıklı 5. maddedeki genel yükümlülükle birlikte yorumlandığında- bireyin bir devlet görevlisinin hukuka aykırı ve Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasını ihlal eden bir muamelesine uğradığına ilişkin<i> savunulabilir</i> iddiası hakkında etkili bir soruşturma yürütülmesini gerektirir. Kötü muamelenin kasten yapıldığının ileri sürüldüğü durumlarda iddia hakkında ivedilikle bir ceza soruşturması başlatılmalıdır. Şikâyet olmadığında bile kişiye kötü muamelede bulunulduğuna ilişkin yeterince açık belirtiler varsa konuyla ilgili bir ceza soruşturması açılmalıdır. Ceza soruşturmasının Anayasa'nın 17. maddesinin gerektirdiği şekilde etkili olduğunun kabul edilebilmesi için soruşturmayı yürüten kişiler olaya karışan kişilerden bağımsız olmalı, soruşturmada olayı aydınlatabilecek ve sorumluların belirlenmesini sağlayabilecek tüm deliller toplanmalıdır. Dahası soruşturma süreci gerektiği ölçüde kamu denetimine açık olmalı, mağdur soruşturmaya etkili şekilde katılabilmeli ve soruşturmada makul bir özen ve süratle hareket edilmelidir. Yetkililer, soruşturmayı sonlandırmak için aceleci davranmamalı ve temelden yoksun sonuçlara dayanmamalıdır (<i>Tahir Canan</i> [1. B.], B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 25;<i> Cezmi Demir ve diğerleri</i>, §§ 111, 112, 114-117; <i>Ali Rıza Özer ve diğerleri</i>, §§ 101-103).</p>

<p>34. Olası cezai sorumluluğun tespiti adına yürütülen soruşturma sonrasında kovuşturma evresine geçilmiş ise bu aşama da Anayasa'nın 17. maddesinin gereklerine cevap verebilecek nitelikte olmalıdır (<i>Ferit Kurt ve diğerleri</i>, § 79).</p>

<p>35. Bütün kovuşturmaların mahkûmiyet veya belirli bir cezayla sonuçlanmasına yönelik kesin bir zorunluluk bulunmamaktadır ancak mahkemeler, hiçbir koşul altında yaşamı tehdit eden suçlar ile fiziksel ve ruhsal bütünlüğe yapılan ağır saldırıların cezasız kalmasına veya af ya da zamanaşımına uğramasına izin vermemeli; sorumlulara yaptırım uygulamakta kararlı olmalı ve suçun ağırlık derecesi ile verdikleri ceza arasında açık bir orantısızlığın bulunmamasına dikkat etmelidir (<i>Cezmi Demir ve diğerleri</i>, § 77; <i>Umut Tamaç</i> [2. B.], B. No: 2014/13514, 18/7/2018, § 85).</p>

<p><strong>ii.</strong> <strong>İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>36. Başvuruya konu yargılama sürecinde Mahkeme, sanık R.C.D.nin gözetim ve sorumluluğu altındaki başvurucunun sağlık durumu iyi olmamasına ve acilen cerrahi konsültasyonu gerekmesine rağmen başvurucuyu bir üst basamaktaki sağlık kuruluşuna götürmeyip tedavisini geciktirdiğini kabul edip R.C.D.yi 1.500 TL adli para cezasına mahkûm etmiştir. Ne var ki temyiz incelemesi, yaklaşık altı yılda tamamlanabilmiş; bu aşırı gecikme nedeniyle kamu davası, incelemenin sürdüğü 7/2/2018 tarihinde zamanaşımına uğramıştır (bkz. § 9).</p>

<p>37. Başvurucu; suç vasfında hata edildiği, sanıklara isnat edilen eylemin işkence suçunu oluşturduğunu iddia etmiştir ancak bireylerin cezai sorumluluğuna ilişkin hukuki sorunları incelemek Anayasa Mahkemesinin görevi değildir (<i>Cezmi Demir ve diğerleri</i>, § 76). Anayasa Mahkemesinin kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruda incelediği husus, devletin Anayasa'nın 17. maddesi kapsamındaki sorumluluğudur (<i>Cezmi Demir ve diğerleri</i>, § 96). Bu nedenle Anayasa Mahkemesinden sanıklara isnat edilen eylemlerin vasıflandırmasını yapması beklenmemelidir (yaşam hakkı yönünden yapılan aynı yöndeki değerlendirme için bkz. <i>Aysel Gezer ve diğerleri</i> [2. B.], B. No: 2021/9961, 2/11/2023, § 147).</p>

<p>38. Sonuç olarak yargılama makamları, kötü muamele yasağına yönelik ihlallerin önlenmesindeki önemli rollerine aykırı suretle yargılamanın makul bir özen ve süratle yürütülmesi konusunda göstermeleri gereken hassasiyeti göstermemiş ve sanık R.C.D. mahkûm edilmesine rağmen mutlak bir cezasızlık nedeni olan dava zamanaşımı süresinden yararlanmıştır. Ayrıca yapılan itirazların reddedilmesi nedeniyle kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların içeriği dikkate alındığında sağlık durumu acil cerrahi konsültasyonu gerektirmesine rağmen başvurucu gözaltında kaldığı süreçte tedaviden mahrum bırakılmıştır. Bu durumda kötü muamele yasağının hem maddi hem usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında yasaklanan muamelelerle ilgili değerlendirmelerine göre başvurunun maruz kaldığı muamele, <i>insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele</i> olarak kabul edilebilir (bahsi geçen muamelelerle ilgili ayrıntılı açıklamalar için birçok karar arasından bkz.<i> Cezmi Demir ve diğerleri</i>, §§ 84-91; <i>S.D.</i>, §§ 84-88).</p>

<p>39. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>C.</strong> <strong>İnsan Haysiyetiyle Bağdaşmayan Muamele Yasağıyla Bağlantılı Olarak Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia </strong></p>

<p>40. Başvurucu, kamu davasının uzun sürmesi nedeniyle tazminat davası açamadığını belirterek etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.</p>

<p>41. Başvurucunun ihlal iddiası, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkı kapsamında incelenmiştir.</p>

<p>42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un bireysel başvuruların kabul edilebilirlik şartları ve incelenmesiyle ilgili 48. maddesinde Anayasa Mahkemesinin açıkça dayanaktan yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verebileceği açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesine göre karmaşık veya zorlama şikâyetler, kanun yolu şikâyeti niteliğindeki şikâyetler, başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği şikâyetler ile temel haklara yönelik bir ihlalin olmadığı açık olan şikâyetler açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (<i>Hikmet Balabanoğlu</i> [2. B.], B. No: 2012/1334, 17/9/2013, § 24; <i>Cemal Günsel</i> [GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021, § 21).</p>

<p>43. Başvurucu, ceza soruşturması sürecinde tedavisine engel olduğunu iddia ettiği kişilerin kimlik bilgilerinden haberdar olmuştur. Ayrıca bu kişiler hakkında açılan kamu davasında sanıklardan birinin ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçundan neticeten 1.500 TL adli para cezasıyla, diğer üç sanığın ise aynı suçtan neticeten 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş; hapis cezalarına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararlar da kesinleşmiştir. Başvurucu, maruz kaldığı muamele nedeniyle idare aleyhine -soruşturma ve kovuşturma makamlarından bağımsız olarak hizmet kusuru bulunup bulunmadığını değerlendiren- idari yargı merciinde tam yargı davası açmasını engelleyen bir durumdan söz etmemiş, bu yolun etkisiz olduğunu da iddia etmemiştir. Bu bakımdan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkına yönelik bir ihlalin söz konusu olmadığı açıktır.</p>

<p>44. Açıklanan gerekçelerle insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın <i>açıkça dayanaktan yoksun olması </i>nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmelidir.</p>

<p><strong>VI.</strong> <strong>GİDERİM</strong></p>

<p>45. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.</p>

<p>46. Başvuruya konu edilen kamu davasının zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düştüğü dikkate alındığında insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlaline ilişkin sonuçların ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.</p>

<p>47. Öte yandan ihlalin niteliği dikkate alınarak başvurucuya net 225.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. Başvurucunun uğradığını iddia ettiği maddi zarar ile ilgili bilgi ve belge sunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VII.</strong> <strong>HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. Adli yardım talebinin KABULÜNE,</p>

<p>B. 1. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p>

<p>2. İnsan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın <i>açıkça dayanaktan yoksun olması </i>nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,</p>

<p>C. Anayasa'nın 17. maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutunun İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>D. Başvurucuya net 225.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,</p>

<p>E. Ödemenin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>F. Kararın bir örneğinin bilgi için Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesine (E.2014/82, K.2014/416), Yargıtay 9. Ceza Dairesine (E.2020/3694, K.2020/2452) ve Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 20/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202127249-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/03/yargi/anayadadl4.jpg" type="image/jpeg" length="26607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2021/31220 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202131220-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-202131220-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 27/1/2026 tarihli ve 2021/31220 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>CEMAL KOCATEPE BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>(Başvuru Numarası: 2021/31220)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>Karar Tarihi: 27/1/2026</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 22/5/2026 - 33261</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Engin YILDIRIM</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Şahap KAYMAK</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucu</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Cemal KOCATEPE</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Vekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="15">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Av. Cengiz Han BÜLBÜL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I. BAŞVURUNUN KONUSU</strong></p>

<p>1. Başvuru, açılan davanın lehe sonuçlanmasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin ödenmek zorunda bırakılması nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>

<p><strong>II. BAŞVURU SÜRECİ</strong></p>

<p>2. Başvuru 18/5/2021 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilemez olduğu hususunda oybirliği sağlanamaması nedeniyle kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.</p>

<p>3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.</p>

<p>4. İkinci Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:</p>

<p>6. Başvurucunun sigorta şirketi aleyhine açtığı kusur tespitine ilişkin davayı gören Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 16/12/2020 tarihinde hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir. Bu kararın sonucu olarak ve davalı şirketin yargılamada vekille temsil edilmesi nedeniyle başvurucu aleyhine 4.080 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Başvurucu vekili 6/1/2021 tarihinde söz konusu vekâlet ücretini banka yoluyla davalı şirkete göndermiştir. Başvurucunun aleyhine vekâlet ücretine hükmedilen karar istinaf kanun yoluna başvurulmadığından 18/3/2021 tarihinde kesinleşmiştir.</p>

<p>7. Ödemeden haberdar edilmediğini bildiren davalı şirketin vekâlet ücretinin tahsili için başlattığı ilamlı icra takibi, Bakırköy 9. İcra Dairesinin 10/2/2021 tarihli icra emri ile başvurucuya gönderilmiştir. Bunun üzerine başvurucu vekili, Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) verdiği 17/2/2021 tarihli dilekçeyle ilamdan kaynaklanan vekâlet ücretinin davalı şirkete ödendiğini belirterek icra emrine itiraz davası açmıştır.</p>

<p>8. Başvurucu vekili, dava dilekçesinde icra emrinin iptalini, davalı şirketin toplam alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, ayrıca yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.</p>

<p>9. Mahkeme 14/4/2021 tarihinde miktar itibarıyla kesin olmak üzere tarafların yokluğunda davanın kabulüne, icranın geri bırakılmasına ve takdiren başvurucu lehine vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>Dava, İİK'nın 33. maddesi uyarınca ilamlı icra takibinde, alacağın takipten önce ödenmesi nedeniyle icranın geri bırakılması isteğine ilişkindir. </i><i>İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiası, İİK'nın 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edilmelidir. Yargıtay 9. ve 12. Hukuk Dairelerinin içtihatları gereğince kural olarak borçlunun itfa itirazının kabul edilebilmesi için ödeme belgelerinde ödemenin takibe konu alacak için yapıldığına dair açık atıf bulunması zorunludur. </i><i>Davacı borçlunun davalı vekilinin hesabına 6/1/2021 tarihinde 4.080 TL ödeme yapmış olduğu, ödeme belgesi incelendiğinde ödemede takibe konu alacağa ilişkin atıfta bulunulduğu, ancak yapılan ödemeye ilişkin alacaklıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, alacaklının yapılan ödemeden haberdar edilmediğinden alacaklının davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla takdiren yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılıp davacı lehine vekâlet ücreti verilmemiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>10. Yargılama sürecinde 13,40 TL vekâlet pulu, başvuru harcı (icra), peşin harç ve vekâlet harcı olmak üzere toplam 95 TL ve 11 TL posta masrafından oluşan toplam 119,40 TL yargılama giderini başvurucu ödemiştir.</p>

<p>11. Başvurucu, nihai kararı 28/4/2021 tarihinde öğrenmiştir.</p>

<p><strong>IV. İLGİLİ HUKUK</strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Ulusal Hukuk</strong></p>

<p><strong>1.</strong> <strong>İlgili Mevzuat</strong></p>

<p>12. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun <i>"Yargılama giderlerinin kapsamı"</i> başlıklı 323. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Yargılama giderleri şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>13. 6100 sayılı Kanun'un<i> "Yargılama giderlerinden sorumluluk" </i>başlıklı 326. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."</i></p>

<p>14. 6100 sayılı Kanun'un<i> "Vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi" </i>başlıklı 330. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"(1) Vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir."</i></p>

<p>15.<i> </i>19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun <i>"Avukatlık ücreti" </i>başlıklı 164. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder."</i></p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Yargıtay İçtihadı</strong></p>

<p>16. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/6/2022 tarihli ve E.2021/4847, K.2022/3283 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Şikâyet, haciz sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.</i></p>

<p><i>İcra mahkemesince, şikâyetçi takip borçlularının sıra cetveline karşı şikâyette bulunamayacakları ve ayrıca bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde şikâyet olunan alacaklılar yararına tesis edilen ipotek hakkının, taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle kamulaştırma bedeli üzerinde de devam edeceği, bu husus gözetilerek düzenlenen şikâyete konu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiştir. </i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>2) Şikâyet olunan A. Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;</i></p>

<p><i>HMK'nın 326/1. maddesi hükmü uyarınca kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.</i></p>

<p><i>İcra mahkemesince, şikâyetin reddine karar verilmiş olmasına göre, dosyada vekili bulunan şikâyet olunan A. Belediye Başkanlığı lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle adı geçen şikâyet olunan yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, icra mahkemesi hükmünün gerekçesi ve hüküm fıkrası, vekâlet ücreti yönünden yalnızca hükmü temyiz eden A. Belediye Başkanlığı lehine olmak üzere değiştirilerek 6100 sayılı HMK'nın 370/2 maddesi uyarınca kararın aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>17. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23/10/2023 tarihli ve E.2022/1984, K.2023/6064 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında davacının icra dosyasındaki dava dışı takip borçlusuna borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>Dava, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince yapılan üçüncü haciz ihbarnamesi nedeniyle dava dışı takip borçlusuna borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı takip borçlusu E.E.'nin davacı şirket nezdinde 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince yapılan haciz ihbarnamelerine konu miktarda alacağı bulunmadığı ve davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ile vekâlet ücretine takdir edilmemesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>Yeri gelmişken belirtilmelidir ki, vekâlet ücreti de bir yargılama gideridir (6100 sayılı Kanun'un323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi). Bu sebeple 29/5/1957 gün ve 4/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği şekilde, yargılama giderlerinden olan avukatlık parası, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden hükme bağlanır. Kural olarak, davada haklı çıkan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise, vekâlet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.</i></p>

<p><i>Görüleceği üzere yargılama giderleri hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekâlet ücretidir. Mahkemenin, davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkûm etmesi için mutlaka karşı tarafça bir talepte bulunulmuş olması gerekmez; bu konudaki karar mahkemece kendiliğinden verilir.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesine göre yargılama giderlerinin kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesi gerekmesine rağmen, mahkemece yapılan tüm yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir."</i></p>

<p>18. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24/2/2025 tarihli ve E.2024/7725, K.2025/1517 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; sair şikâyet nedenlerinin yanı sıra ipotek belgesi ve akit tablosu ile takibe ilişkin kredi genel sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerin tasdikli evrak suretlerinin dosyaya ibraz edilmediğini ve muhafaza altına alınmadığını ileri sürerek icra emrinin, icra emri tebligatının ve takibin iptalini istediği, ilk derece mahkemesince, şikâyetin kısmen kabulüne karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edilmesine rağmen hüküm kurulmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, icra emrinin tebliğ tarihinin 5/5/2019 olarak düzeltilmesine, diğer şikâyetlerin kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu, kararın taraflarca temyiz edildiği, Dairemizce ipotek belgesi ve akit tablosu ile takibe ilişkin kredi genel sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki belgelerin tasdikli evrak suretlerinin dosyaya ibraz edilmediğine ilişkin şikâyet ve istinaf nedeni hakkında Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirme yapılmadığından bahisle kararın bozulduğu mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. </i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;</i></p>

<p><i>Sair temyiz itirazları yerinde değilse de,</i></p>

<p><i>HMK'nın 326. maddesi, 'Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini bunlar arasında paylaştırabileceği gibi müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.' hükmünü amirdir.</i></p>

<p><i>Maddenin birinci fıkrası, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulmayacaktır.</i></p>

<p><i>Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekâlet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK'nın 326. maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.</i></p>

<p><i>Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek borçlunun şikâyetinin kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği ve incelemenin duruşma açılarak yapıldığı anlaşılmakla, borçlunun kendini bir vekille temsil ettirdiği de gözetilerek, istinaf yargılaması açısından borçlu lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir."</i></p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Uluslararası Hukuk</strong></p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi</strong></p>

<p>19. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar[ın] ... esası konusunda karar verecek olan, ...bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir..."</i></p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları</strong></p>

<p>20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) medeni hak ve yükümlülükler kapsamındaki bir uyuşmazlıkta başvurucunun, yaptığı yargılama masraflarının geri ödenmemesinin genel olarak adil yargılanma hakkı özel olarak da mahkemeye erişim hakkı kapsamındaki yerini değerlendirdiği <i>Černius ve Rınkevıčıus/Litvanya</i> (B. No: 73579/17 14620/18,18/2/2020) kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"50. Başvuranlar, bir şirketin yöneticileri olarak iş hukuku kurallarını ihlal ettiklerinin tespit edildiği ve para cezasına çarptırıldıkları Devlet İş Müfettişliği kararlarına itiraz ederken idari dava masrafları için tazminat almak istemişlerdir. ... Mahkeme, bu yargılamaların sonucunun Sözleşme'nin 6§1 maddesi anlamında “medeni hak ve yükümlülüklerini etkilediğini düşünmektedir.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>68. Mahkeme, mevcut davadaki başvuranların yasal işlem başlatma imkânına sahip olduklarını kaydetmektedir. Devlet İş Müfettişliği'ne dava açarak ve bu kurum tarafından verilen para cezalarına itiraz ederek bu imkândan yararlanmışlardır (bkz. yukarıdaki 9. ve 17. paragraflar). Hâl böyleyken ve Hükümet tarafından öne sürülenin aksine, Mahkeme bunun tek başına 6§1 maddesinin tüm gerekliliklerini karşıladığına karar vermeye hazır değildir. Mahkeme, Sözleşme'nin teorik veya hayali hakları değil, pratik ve etkili hakları güvence altına almayı amaçladığını hatırlatır (bkz. Zubac/Hırvatistan [BD], yukarıda anılan, § 77). Mahkeme, başvuranların mahkemeye gitmekteki niyetlerinin, mahkeme işlemlerine akademik bir egzersiz olarak katılmak değil, daha ziyade bir sonuç elde etmek olduğunu kabul etmeyi makul bulmaktadır. Mahkeme, başvuranların, haklarını savunmak için mahkemeye gitmenin, sonunda dava açmadan önceki durumlarından daha kötü bir durumda olmaları hâlinde anlamsız olduğu yönündeki ifadelerine atıfta bulunmaktadır (bkz. yukarıdaki 57. paragraf). Bu davada tam olarak böyle olmuştur, çünkü başvuranların her birinin üzerindeki mali yük, başlangıçta karşılaştıklarının neredeyse iki veya üç katına çıkmıştır. Dolayısıyla, mahkemeye erişim imkânına sahip olmalarına rağmen, Mahkeme, ex post facto [makabline şamil] olarak masraflarının geri ödenmesinin reddedilmesinin, başvuranların mahkemeye erişim hakkının engellenmesi anlamına geldiğini tespit etmiştir (bkz. mutatis mutandis, Klauz/Hırvatistan, no. 28963/10, § 77, 18 Temmuz 2013, diğer referanslarla birlikte).</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>74. Yukarıda belirtilen hususlar ışığında ve bu davanın özel koşullarında, Mahkeme, yerel mahkemelerin, başvuranların, Devlet İş Müfettişliği tarafından verilen para cezalarına itiraz ettikleri ve ilgili kararların temelsiz olduğu gerekçesiyle iptal edilmesini sağladıkları (bkz. yukarıdaki 9. ve 17. paragraflar) idari dava sırasında yaptıkları yargılama giderlerini, bu yargılama giderlerinin miktarına bakılmaksızın, geri ödemeyi reddetmelerinin, mahkemeye erişim haklarının ve dolayısıyla Sözleşme'nin 6§1 maddesinin ihlalini teşkil ettiği kanaatindedir."</i></p>

<p>21. AİHM'in yakın tarihli <i>Jakutavıčıus/Litvanya</i> (B. No: 42180/19, 13/2/2024) kararında ise şu değerlendirmeler yapılmıştır:</p>

<p><i>"1. Bu dava, başvuranın, alkollü araç kullandığı için kendisine kesilen para cezasına başarıyla itiraz ettiği idari hukuk ihlali yargılamasında yaptığı masraf ve harcamaların geri ödenmesi konusuyla ilgilidir. Başvuran, masraf ve harcamalarının geri ödenmemesinin, Sözleşme'nin 6§1 maddesini ihlal ederek, kendisini etkili bir şekilde savunma hakkını ihlal ettiğinden şikâyetçi olmuştur.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>60. Söz konusu tarihte, İdari Hukuk İhlalleri Kanunu, idari hukuk ihlaline ilişkin yargılamaların durdurulduğu bir kişi tarafından yapılan masraf ve harcamaların geri ödenmesini öngörmemekteydi (bkz. yukarıdaki 35. paragraf). Ancak Yüksek İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi içtihadına ve “kaybeden öder” ilkesine dayanarak, bu tür masrafların geri ödenmesi gerektiğini kabul etmiştir (bkz. yukarıdaki 38-40. paragraflar). Mahkeme, masraf ve harcamaların geri ödenmesinin, idari hukuk ihlali davalarının durdurulmasının otomatik bir sonucu olmadığını, ancak ilgili kamu makamlarının veya görevlilerinin hukuka aykırı davrandıklarının tespit edilmesi gerektiğini gözlemlemektedir. Ayrıca, idari mahkemelerin uygulamasında, idari hukuk ihlali işlemlerinin durdurulmuş olmasının bu tür bir hukuka aykırılığın tespiti için yeterli olup olmadığı konusunda bazı tutarsızlıklar olduğunu gözlemlemektedir (bkz. yukarıdaki 38-40. paragraflar). Her ne olursa olsun, Mahkeme, haklarında idari hukuk ihlali yargılamaları böyle bir ihlalin gerçekleşmediği gerekçesiyle durdurulan kişilerin bu hakkının Litvanya hukuku tarafından tanınmış olduğunun söylenebileceğine ve bu hakkın kullanılmasının belirli koşullara tabi olmasının farklı bir sonuca yol açmayacağına ikna olmuştur. Buna göre, Mahkeme, Sözleşme'nin 6§1 maddesinin mevcut davada medeni hukuk başlığı altında uygulanabilir olduğuna karar vermiştir.</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>78. Buna göre, Mahkeme, lehine bir mahkeme kararı elde etmiş olmasına rağmen, başvuranın yasal savunma masraflarını ve yargılama sırasında yaptığı diğer masrafları karşılama yükümlülüğünün, mahkemeye erişim hakkına yönelik bir kısıtlama teşkil ettiğini tespit etmiştir. </i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p><strong>V.</strong> <strong>İNCELEME VE GEREKÇE</strong></p>

<p>22. Anayasa Mahkemesinin 27/1/2026 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Başvurucunun İddiaları</strong></p>

<p>23.<strong> </strong>Başvurucu, aleyhine haksız olarak başlatılan icra takibi neticesinde açtığı dava lehine sonuçlanmasına rağmen Mahkemece lehe vekâlet ücretine hükmedilmediğini ve yargılama giderlerini ödemek zorunda bırakıldığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Değerlendirme</strong></p>

<p>24. Anayasa'nın <i>"Hak arama hürriyeti"</i> başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir."</i></p>

<p>25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucunun şikâyetlerinin özünün yargılama lehine sonuçlanmasına rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemesi hususuna ilişkin olduğu görüldüğünden başvuru mahkemeye erişim hakkı kapsamında incelenmiştir.</p>

<p><strong>1. Kabul Edilebilirlik Yönünden</strong></p>

<p>26. Öncelikle icra hukuk mahkemelerinin şikâyet başvurularıyla ilgili olarak verdikleri kararların adil yargılanma hakkı yönünden bireysel başvuru incelemesine konu olup olamayacağı Anayasa Mahkemesince benzer başvurular kapsamında değerlendirilmiş ve şikâyetin takibin diğer tarafını ilgilendirip ilgilendirmediğinden ziyade somut olay çerçevesinde şikâyet başvurusu sonunda verilen kararın ilgilinin haklarını etkileyip etkilemediği hususunun değerlendirilmesiyle bir sonuca varılmasının doğru olacağı kabul edilmiştir (<i>İbrahim Demirayak </i>[1. B.], B. No: 2013/4075, 10/3/2016, § 25).</p>

<p>27. Eldeki başvuruda başvurucu aleyhine ilama dayalı vekâlet ücretinin tahsili için takip başlatılmış, bunun üzerine yapılan icra emrine itiraz sonucunda icranın geri bırakılmasına karar verildiği hâlde başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği ve yargılama giderlerinin üzerine bırakıldığı görülmüştür. Dolayısıyla yargılamada başvurucunun birtakım mali yükümlülüklere katlanmak zorunda bırakıldığı anlaşılmıştır.</p>

<p>28. Başvuruya konu talebin hukuk sisteminde uyuşmazlık konusu yapılabildiği anlaşılmakla başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasının Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanının kapsamında yer aldığı kabul edilmelidir.</p>

<p>29. Diğer taraftan başvurunun Anayasa Mahkemesine yapılacak olan bireysel başvurularda bir kabul edilebilirlik kriteri olarak dikkate alınan anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden de incelenmesi gerekir.</p>

<p>30. Temel hak ve özgürlüklerin ilk elden kamu makamları ve yargı mercileri tarafından korunması gerekir. Belli bir meselede bu merciler tarafından Anayasa'ya uygun korumanın sağlanmadığının ileri sürülmesi hâlinde bireysel başvuru yapılabilir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi, o meseleye ilişkin olarak Anayasa'yı yorumlar ve bir karar verir. Bundan sonra kamu makamları ve yargı mercilerinin aynı meseleye ilişkin uygulamalarını bu yorum çerçevesinde gerçekleştirmeleri beklenir. Aksi durum, aynı meseleye ilişkin tüm uyuşmazlıkların Anayasa Mahkemesi önüne taşınması sonucunu doğurur. Bu şekilde işleyen bir bireysel başvuru yolunun sürdürülebilmesi ise imkânsızdır. Söz konusu yolun işlerliğini devam ettirmesinde Anayasa Mahkemesinin Anayasa'yı yorumlaması kritik öneme sahiptir. Bu işlevini en iyi şekilde yerine getirebilmesi ise -her bir başvuruda adaleti sağlamaktan ziyade- Anayasa Mahkemesinin daha önce Anayasa'yı yorumlamadığı meselelere odaklanmasına bağlıdır (<i>K.V.</i> [GK], B. No: 2014/2293, 1/12/2016, § 53).</p>

<p>31. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasında Anayasa Mahkemesinin Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruların kabul edilemezliğine karar verebileceği kurala bağlanmıştır.</p>

<p>32. Anayasa Mahkemesi anayasal ve kişisel önem kriterini daha önce K.V. kararında incelemiş, temel ilkelerini belirlemiştir. Buna göre kanunda anayasal ve kişisel önemden yoksun başvuruların kabul edilemez bulunabilmesi için iki şart öngörülmüştür: Anayasal önem olarak adlandırılabilecek olan birinci şart başvurunun Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımaması, kişisel önem olarak adlandırılabilecek olan ikinci şart ise başvurucunun önemli bir zarara uğramamasıdır (benzer yöndeki değerlendirme için bkz. Ahmet Baş [GK], B. No: 2019/42746, 17/5/2023, § 43).</p>

<p>33. Başvurucunun ekonomik durumu, davanın niteliği, yargılama süreci ve başvuruya konu nihai kararın verildiği tarihteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükmedilebilecek vekâlet ücretinin 1.360 TL olduğu gözetildiğinde kişisel önem ölçütü yönünden başvurucunun önemli bir zarara uğradığı söylenemez. Bununla birlikte lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetin yaygın bir genel soruna işaret etmesi ile Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önemli olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Anayasa Mahkemesi verdiği norm denetimi kararlarında lehe vekâlet ücretinden yoksun bırakılmanın mahkemeye erişim hakkını sınırlandırdığı (bkz. § 39) sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla başvurunun anayasal ve kişisel önem kriteri yönünden kabul edilebilir olduğu anlaşılmıştır.</p>

<p>34. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Esas Yönünden</strong></p>

<p><strong>a.</strong> <strong>Hakkın Kapsamı ve Müdahalenin Varlığı</strong></p>

<p>35. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Diğer yandan Anayasa'nın 36. maddesine<i> "adil yargılanma"</i> ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır. Sözleşme'yi yorumlayan AİHM Sözleşme'nin 6. maddesinin (1) numaralı fıkrasının mahkemeye erişim hakkını içerdiğini belirtmiştir (<i>Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.</i> [2. B.], B. No: 2014/13156, 20/4/2017, § 34).</p>

<p>36. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir (<i>Özkan Şen</i> [2. B.], B. No: 2012/791, 7/11/2013, § 52). Dolayısıyla kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hâle getiren ya da onu önemli ölçüde etkisizleştiren müdahaleler mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>37. Anayasa Mahkemesi <i>Mürsel Malkoç</i> ([GK], B. No: 2013/9466, 27/10/2015, § 17) kararında, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davasında lehe hükmedilen nispi vekâlet ücretinin karar düzeltme aşamasında maktu olarak değiştirilmesi meselesini mahkemeye erişim hakkı çerçevesinde ele almıştır.</p>

<p>38. Anayasa Mahkemesi <i>Aksaray Tır Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.</i> ([1. B.], B. No: 2017/36736, 19/9/2018, § 85) kararında ise <i>Mürsel Malkoç</i> kararındaki yaklaşımını değiştirerek, nispi yerine maktu vekâlet ücretine karar verilmesi konusundaki şikâyet kapsamında lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin mahkemeye erişim hakkına bir müdahale olarak nitelenmesinin mümkün olmadığı ancak lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin somut olayın tüm şartları çerçevesinde adil yargılanma hakkının diğer güvencelerinden birini etkilediğinin ortaya konulduğu hâllerde etkilenen güvence kapsamında incelenmesinin mümkün olduğu sonucuna varmıştır.</p>

<p>39. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi anılan karardan sonra norm denetimi kapsamında verdiği yakın tarihli kararlarında taraflar lehine hükmedilmesi gereken yargılama gideri ve vekâlet ücretinden yoksun bırakılma sonucunu doğuran uygulamaların mahkemeye erişim hakkı açısından sınırlamaya neden olduğunu/olabileceğini ifade etmiştir (AYM, E.2021/58, K.2024/14, 23/1/2024, § 21; E.2023/160, K.2024/77, 14/3/2024, § 11; E.2024/130, K.2024/235, 25/12/2024, § 46; E.2025/31, K.2025/183, 10/9/2025, § 56). Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru ve norm denetimi kapsamındaki içtihadının uyumlu hâle getirilmesinin sağlanması bakımından taraflar lehine hükmedilmesi gereken yargılama gideri ve vekâlet ücretinden yoksun bırakılma sonucunu doğuran uygulamaların da mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiğinin kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.</p>

<p>40. Başvurucunun açtığı icra emrine itiraz davasının kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği ancak başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği gibi yargılama giderlerinin de üzerine yüklendiği görülmüştür.</p>

<p>41. Bu bağlamda başvurucunun yargılama neticesinde vekâlet ücretini elde etme konusundaki menfaatinin medeni hak ve yükümlülükler kapsamında olduğu, lehine bir mahkeme kararı elde etmesine rağmen vekâlet ücretine hükmedilmemesinin ve yargılama sırasında yaptığı diğer masrafları karşılamak durumunda kalmasının mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil ettiği sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p><strong>b.</strong> <strong>Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı</strong></p>

<p>42. Adil yargılanma hakkının görünümlerinden biri olan mahkemeye erişim hakkı, mutlak bir hak olmayıp bu hakkın sınırlandırılması mümkündür. Ancak mahkemeye erişim hakkına müdahalede bulunulurken Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 13. maddesinin gözönüne alınması gerekmektedir.</p>

<p>43. Anayasa'nın 13. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."</i></p>

<p>44. Anılan hakka yönelik müdahale Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı takdirde Anayasa'nın 36. maddesinin ihlalini teşkil edecektir.</p>

<p>45. Bu itibarla yukarıda belirtilen müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve başvuruya uygun düşen, kanun tarafından öngörülme, haklı bir sebebe dayanma (meşru amaç) ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama ölçütlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekir.</p>

<p><strong>i.</strong> <strong>Kanunilik</strong></p>

<p><strong>(1)Genel İlkeler</strong></p>

<p>46. Hak ve özgürlüklerin, bunlara yapılacak müdahalelerin ve sınırlandırmaların kanunla düzenlenmesi bu haklara ve özgürlüklere keyfî müdahaleyi engelleyen, hukuk güvenliğini sağlayan demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biridir (<i>Tahsin Erdoğan</i> [2. B.], B. No: 2012/1246, 6/2/2014, § 60).</p>

<p>47. Müdahalenin kanuna dayalı olması öncelikle şeklî manada bir kanunun varlığını zorunlu kılar. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan şeklî anlamda bir kanun hükmünün bulunmaması hakka yapılan müdahaleyi anayasal temelden yoksun bırakır (<i>Ali Hıdır Akyol ve diğerleri</i> [GK], B. No: 2015/17510, 18/10/2017, § 56). Kanunun varlığı kadar kanun metninin ve uygulamasının da bireylerin davranışlarının sonucunu öngörebileceği kadar hukuki belirlilik taşıması gerekir. Bir diğer ifadeyle kanunun kalitesi de kanunilik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının tespitinde önem arz etmektedir (<i>Necmiye Çiftçi ve diğerleri</i> [1. B.], B. No: 2013/1301, 30/12/2014, § 55). Müdahalenin kanuna dayalı olması, iç hukukta müdahaleye ilişkin yeterince ulaşılabilir ve öngörülebilir kuralların bulunmasını gerektirir (<i>Türkiye İş Bankası A.Ş.</i> [GK], B. No: 2014/6192, 12/11/2014, § 44).</p>

<p>48. Kanunilik unsuru yönünden değerlendirme yapılırken yargı mercilerince müdahaleye imkân tanıyan kanun hükümlerinin yorumu ve bu hükümlerin olaya uygulanması bariz takdir hatası ya da açık bir keyfîlik içermediği sürece bu alanda bir inceleme yapılması bireysel başvurunun amacıyla bağdaşmaz. Ancak yargı mercilerinin müdahaleye imkân tanıyan kanun hükmünü açık bir biçimde hatalı yorumladıklarının ve uyguladıklarının tespiti hâlinde müdahalenin kanunilik temelinden yoksun olduğu sonucuna ulaşılabilir (<i>Ramazan Atay </i>[1. B.], B. No: 2017/26048, 29/1/2020, § 29).</p>

<p><strong>(2)</strong> <strong>İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>49. Başvurucunun, icra emrine yaptığı itiraz Mahkemece kabul edilmiş ancak söz konusu icra emrine konu alacağa ilişkin ödemeden karşı tarafın haberdar edilmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle takdiren yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde bırakılmasına ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.</p>

<p>50. Somut olayda başvurucunun mahkemeye erişim hakkına yapılan bir müdahalenin mevcut olduğu kuşkusuzdur. Mahkemeye erişim hakkına yapılan bu müdahalenin ise yukarıda da değinildiği üzere öncelikle belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir bir kanuni temelinin bulunması gerekmektedir. Diğer bir deyişle eldeki başvuru bakımından Anayasa Mahkemesi, öncelikle mahkemeye erişim hakkına müdahale teşkil eden icra emrine itirazın kabulüne ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesine rağmen başvurucunun yargılama giderlerine katlanmasının ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin kanuni bir dayanağının olup olmadığını tespit etmek durumundadır.</p>

<p>51. 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı, aynı Kanun'un 330. maddesinde vekil ile takip edilen davalarda taraf lehine vekâlet ücretine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. Mahkeme ise gerekçeli kararında lehe vekâlet ücretine hükmetmeme konusunda kanuni bir dayanak göstermemiş, takdiren vekâlet ücreti vermemiştir. Mahkeme, yargılama aleyhine sonuçlanan tarafın yargılama giderleri ve vekâlet ücretine katlanması yönünde herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açık kanun hükmü bulunmasına rağmen yargılama giderlerini başvurucu üzerinde bırakmasını ve vekâlet ücretine hükmetmemesini başvurucunun yaptığı ödemeye yönelik olarak alacaklıya bildirimde bulunmadığından hareketle davanın açılmasına alacaklının neden olmadığı gerekçesi ile açıklamıştır.</p>

<p>52. Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında geçen "<i>kanunda yazılı hâller dışında" </i>ibaresinden yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına yönelik olarak istisnai durumların öngörülebileceği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda 6100 sayılı Kanun'da yer alan feragat ve kabul hâlinde yargılama giderlerinin, dürüstlük kuralına aykırılık sebebiyle yargılama giderlerinin ve esastan sonuçlanmayan davalarda yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğine ilişkin düzenlemeler anılan genel kurala istisna teşkil etmektedir. Ancak mahkemenin gerekçesini oluşturan yapılan ödemeye ilişkin olarak alacaklıya herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, alacaklının yapılan ödemeden haberdar edilmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermediği hususunun kanun koyucunun düzenlediği istisnalar arasında bulunmadığı görülmüştür.</p>

<p>53. Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden 6100 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla yargılama giderlerinden aleyhine hüküm verilen tarafın sorumlu olacağı, bu kapsamda aleyhine hüküm verilenin karşı tarafça yapılan yargılama giderlerini ödemesine, ayrıca yargılama sırasında kendisinin yaptığı masrafların da üzerinde bırakılmasına karar verileceği, vekil ile temsil edilmesi hâlinde yargılamada haklı çıkan tarafın lehine vekâlet ücretine hükmedileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p>54. Başvuru konusu olayda başvurucunun icra emrine yaptığı itirazın kabul edildiği ve icranın geri bırakılmasına karar verildiği açıktır. Zira başvurucu, takibe konu alacağı ödemek için karşı taraf ile e-posta aracılığıyla iletişim kurarak iban numarası talep etmiş; takibe konu vekâlet ücretini aynı gün göndermiştir. Ancak dava nihai olarak kabul edildiği hâlde Mahkeme, başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmetmemiş; yargılama giderlerini başvurucu üzerinde bırakmıştır. Mahkeme bireysel başvuruya konu olan davada yargılama giderlerini başvurucu üzerinde bırakmasını ve başvurucu lehine vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığını ifade eden hükmünün kanuni dayanağına ilişkin bir değerlendirmede bulunmamıştır. Bu hâliyle kanun koyucu tarafından yargılama giderlerinden hangi tarafın hangi durumda sorumlu tutulacağının duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça düzenlendiği gözetildiğinde başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin kanuni dayanağının Mahkeme tarafından gösterilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Varılan bu sonuca göre müdahalenin meşru bir amacının bulunup bulunmadığının veya ölçülü olup olmadığının değerlendirilmesine gerek görülmemiştir.</p>

<p>55. Bunun yanı sıra 119,40 TL yargılama giderinin takdiren başvurucu üzerinde bırakılmasının da kanuni dayanaktan yoksun olduğu, icranın geri bırakılmasına karar verildiği hâlde başvurucuya yargılama giderlerinin yüklenmesinin kanuni bir dayanağı olmadığı anlaşılmıştır.</p>

<p>56. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VI. GİDERİM</strong></p>

<p>57.<strong> </strong>Başvurucu; ihlalin tespiti ile 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminat, aksi kanaatte olunması hâlinde ise yeniden yargılama yapılması talebinde bulunmuştur.</p>

<p>58. Başvuruda tespit edilen anayasal hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar ve zorunluluk bulunmaktadır. Anayasa'nın 148. ve 153. maddeleri ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. ve 66. maddeleri uyarınca ihlal kararının gönderildiği yargı mercilerinin yapması gereken iş, yeniden yargılama işlemlerini başlatıp Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında belirtilen ilkelere ve gerekçelere uygun biçimde yürütülecek yargılama sonunda hak ihlalinin nedenlerini gidererek yeni bir karar vermektir (yeniden yargılama konusunda bkz. <i>Mehmet Doğan</i> [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, §§ 54-60; <i>Aligül Alkaya ve diğerleri (2)</i> [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019, §§ 53-60, 66;<i> Kadri Enis Berberoğlu (3)</i> [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, §§ 93-100).</p>

<p>59. İhlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasının yeterli giderim sağlayacağı anlaşıldığından başvurucunun maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VII.</strong> <strong>HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. Mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p>

<p>B. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>C. Kararın bir örneğinin mahkemeye erişim hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesine (E.2021/72, K.2021/246) GÖNDERİLMESİNE,</p>

<p>D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE,</p>

<p>E. 487,60 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.487,60 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,</p>

<p>F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/1/2026 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-202131220-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/04/yargi/ayms4f.jpg" type="image/jpeg" length="12645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin 2022/8989 başvuru numaralı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-20228989-basvuru-numarali-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20228989-basvuru-numarali-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi'nin 20/11/2025 tarihli ve 2022/8989 başvuru numaralı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>K.N. BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>(Başvuru Numarası: 2022/8989)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>Karar Tarihi: 20/11/2025</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 22/5/2026 - 33261</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong><u>GİZLİLİK TALEBİ KABUL</u></strong></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yüksel GÜNARSLAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucu</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>K. N.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Vekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Av. Nurullah ÇELEN</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I.</strong> <strong>BAŞVURUNUN KONUSU</strong></p>

<p>1. Başvuru, haksız olduğu ileri sürülen idari gözetimin sona ermesinden sonra idari gözetimin hukuka aykırılığını incelettirebileceği bir başvuru yolunun bulunmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>

<p><strong>II.</strong> <strong>BAŞVURU SÜRECİ</strong></p>

<p>2. Başvuru 2/2/2022 tarihinde yapılmıştır. Komisyon; adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.</p>

<p>3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.</p>

<p>4. Birinci Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>5. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) Özbekistan Cumhuriyeti vatandaşı olan başvurucu hakkında DEAŞ silahlı terör örgütü üyesi olduğu şüphesiyle soruşturma başlatmıştır. Başvurucu, soruşturma kapsamında 19/9/2019 tarihinde gözaltına alınmıştır.</p>

<p>6. İstanbul Valiliği 24/9/2019 tarihinde 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 54. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi (kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar) uyarınca başvurucunun sınır dışı edilmesine ve aynı Kanun'un 57. maddesi gereğince 6 ay süreyle idari gözetim altına alınmasına karar vermiştir.</p>

<p>7. Başvurucu, ilk olarak İstanbul'un Çatalca ilçesindeki Binkılıç Geri Gönderme Merkezine sevk edilmiştir. Sonrasında Muğla Geri Gönderme Merkezine sevk edilen başvurucu, Muğla 2. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) yaptığı itirazın kabulüyle 14/1/2020 tarihinde serbest bırakılmıştır.</p>

<p>8. Başvurucu hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında Başsavcılık 7/12/2020 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir.</p>

<p>9. Başvurucu 16/4/2021 tarihinde Muğla 1. İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) nezdinde açtığı tam yargı davası ile haksız şekilde idari gözetim altında tutulması nedeniyle uğradığı manevi zararın tazminini talep etmiştir.</p>

<p>10. İdare Mahkemesi 20/4/2021 tarihinde Uyuşmazlık Mahkemesinin 23/11/2020 tarihli ve E.2020/651, K.2020/684 sayılı kararına atıf yaparak davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi bu kararında 6458 sayılı Kanun uyarınca sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alınma için yapılan işlemler sırasında uğranılan manevi zararın tazminine yönelik manevi tazminat istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğine karar vermiştir. İdare Mahkemesi kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Olayda, açılan davanın, davacının 6458 sayılı Kanun uyarınca sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alınması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararların tazmini istemine yönelik olduğu ve 6458 sayılı Kanunda idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulacağının öngörüldüğü dikkate alındığında; aynı işlemden kaynaklanan manevi tazminat istemli davalara da adli yargı yerinde bakılması gerektiği sonucuna varılmıştır."</i></p>

<p>11. Anılan karar, başvurucunun istinaf talebinin reddedilmesiyle 14/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir.</p>

<p>12. Başvurucu 3/1/2022 tarihli dilekçe ile Hâkimliğe başvurarak söz konusu idari gözetim tedbirinden kaynaklanan manevi zararının tazmin edilmesini talep etmiştir.</p>

<p>13. Hâkimlik, idareye karşı açılan tazminat davalarına bakma görevinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine 13/1/2022 tarihinde itiraz kanun yolu açık olmak üzere karar vermiştir. Anılan kararda başvurucunun adli süreçle ilgili tazminat taleplerine ilişkin olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. ve devamı maddeleri uyarınca yetkili ağır ceza mahkemesine, idari süreçle ilgili olarak da yetkili ve görevli idare mahkemesine başvurma imkânının olduğu belirtilmiştir.</p>

<p>14. Başvurucu, bu kararı 19/1/2022 tarihinde öğrenmiştir.</p>

<p>15. Aleyhine itiraz kanun yoluna başvurulmayan Hâkimlik kararı 15/2/2022 tarihinde kesinleşmiştir.</p>

<p><strong>IV.</strong> <strong>İLGİLİ HUKUK</strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>İlgili Mevzuat</strong></p>

<p>16. 6458 sayılı Kanun'un<i> "Sınır dışı etmek üzere idari gözetim ve süresi"</i> başlıklı 57. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"...</i></p>

<p><i>(2) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.</i></p>

<p><i>(3) Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.</i></p>

<p><i>(4) (Değişik:6/12/2019-7196/77 md.) İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenmez. İdari gözetimin devamında zaruret görülmeyen yabancılar için idari gözetim derhâl sonlandırılır. Bu yabancılara, 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.</i></p>

<p><i>(5) İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.</i></p>

<p><i>(6) İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi durdurmaz. Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır. Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır. Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir. İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.</i></p>

<p><i>..."</i></p>

<p>17. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,</i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır... "</i></p>

<p>18. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" başlıklı 141. maddesi bireysel başvuru tarihi itibarıyla şöyledir:</p>

<p><i>"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;</i></p>

<p><i>a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,</i></p>

<p><i>b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,</i></p>

<p><i>c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,</i></p>

<p><i>d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,</i></p>

<p><i>e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,</i></p>

<p><i>f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,</i></p>

<p><i>g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,</i></p>

<p><i>h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,</i></p>

<p><i>i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,</i></p>

<p><i>j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,</i></p>

<p><i>k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,</i></p>

<p><i>Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.</i></p>

<p><i>(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.</i></p>

<p><i>(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.</i></p>

<p><i>(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder."</i></p>

<p>19. 5271 sayılı Kanun'un<i> "Tazminat isteminin koşulları"</i> başlıklı 142. maddesinin (2) numaralı fıkrası bireysel başvuru tarihi itibarıyla şöyledir:</p>

<p><i>"(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır." </i></p>

<p>20. 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un <i>"Hukuk mahkemelerinin görevleri</i>" başlıklı 6. maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:</p>

<p><i>"</i><i>Asliye hukuk mahkemeleri, sulh hukuk mahkemelerinin görevleri dışında kalan ve özel hukuk ilişkilerinden doğan her türlü dava ve işler ile kanunların verdiği diğer dava ve işlere bakar."</i></p>

<p>21. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "<i>Görevin belirlenmesi ve niteliği</i>" başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"</i><i>Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."</i></p>

<p>22. 6100 sayılı Kanun'un "<i>Asliye hukuk mahkemelerinin görevi</i>" başlıklı 2. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.</i></p>

<p><i>(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."</i></p>

<p><strong>B. Yargı Kararları</strong></p>

<p>23. Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadına göre idari gözetim kararından kaynaklanan tazminat istemli davaların çözümünde adli yargı görevlidir (bu yönde verilen çok sayıda karar arasından bkz. 19/6/2023 tarihli ve E.2023/176, K.2023/482; 30/5/2022 tarihli ve E.2022/225, K.2022/296; 28/2/2022 tarihli ve E.2021/836, K.2022/96 sayılı kararlar).</p>

<p>24. Uyuşmazlık Mahkemesinin 23/11/2020 tarihli ve E.2020/651, K.2020/684 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Olayda, açılan davanın, davacı hakkında 6458 sayılı Kanun uyarınca sınır dışı edilmek üzere idari gözetim altına alınması için yapılan işlemler sırasında uğranılan manevi zararın tazmini istemine yönelik olduğu, istemin 5271 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, 6458 sayılı Kanunda da idari gözetim kararına karşı sulh ceza hakimine başvurulacağı düzenlenmiş olup, aynı işlemden kaynaklanan manevi tazminat istemli davalara da adli yargı yerinde bakılacağı, ancak Mahkememizin adli yargı içerisinde hangi yargı merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı gözetildiğinde, bu belirlemenin ilgili yargı kolunun kendi içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.</i></p>

<p><i>Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen</i> ...<i> görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.</i></p>

<p><i>Sonuç: Davanın çözümünde adli yargının görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 1. İdare Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesince verilen</i>...<i> görevsizlik kararının kaldırılmasına... </i>[karar verildi.]<i>"</i></p>

<p>25. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesinin 11/9/2025 tarihli ve E.2025/1882, K.2025/3760 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Olayda; uyuşmazlığın6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 57. maddesinde düzenlenen idari gözetim altına alınmaktan kaynaklandığı, aynı Kanunun 57. maddesinin 6. fıkrası uyarınca idari gözetim kararlarının Sulh Ceza Hakimliği'nce çözümlenmesi gerektiği, hukuka uygunluk denetimi idari yargı koluna ait olmayan işlemin, hukuka aykırılığından bahisle ileri sürülecek tazminat isteminin idare mahkemelerince değerlendirilmesinin mümkün olmadığı ve adli yargı mercileri tarafından çözüme kavuşturulması gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargının görev alanına girmediği sonucuna ulaşılmıştır.</i></p>

<p><i>Belirtilen durum itibariyle görülmekte olan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte iken uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen istinaf başvurusuna konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır."</i></p>

<p>26. Uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girmediği yönünde benzer nitelikteki idari yargı merci kararları için çok sayıda karar arasından Ankara Bölge İdare Mahkemesi 13. İdari Dava Dairesinin 11/11/2025 tarihli ve E.2025/3710, K.2025/3956; Bursa Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 12/9/2025 tarihli ve E.2025/1545, K.2025/1964; Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 25/9/2025 tarihli ve E.2025/1304, K.2025/1749; Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 30/9/2025 tarihli ve E.2025/1240, K.2025/1535; İzmir Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin 4/7/2025 tarihli ve E.2025/1628, K.2025/1766 sayılı kararlarına bakılabilir.</p>

<p>27. Adli yargı merci kararlarında ise idari gözetime bağlı haksız tutmadan kaynaklanan zararlara ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yerinin neresi olduğuna dair farklı sonuçlara ulaşıldığı görülmektedir. Bazı bölge adliye mahkemeleri Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadıyla uyumlu olarak söz konusu davaların adli yargı mercilerince görülmesi gerektiği yönünde kararlar vermektedir (bu yönde bkz. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 28/11/2024 tarihli ve E.2024/1812, K.2024/384 sayılı kararı). Öte yandan bir kısım adli yargı merci ise idari gözetim kararının idari işlem niteliğinde olması nedeniyle bu karardan kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargıda görülmesi gerektiği şeklinde değerlendirme yapmaktadır. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin bu yöndeki 7/1/2025 tarihli ve E.2024/1859, K.2024/1336 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Somut durumda davacı, idari gözetim kararı nedeniyle uğranıldığı iddia olunan maddi ve manevi zararının tahsili istemi ile eldeki davayı açmış olup, yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve tanımlar nazara alındığında, tazminata dayanak olarak gösterilen karar idari işlem niteliğindedir. İdari işlemin itiraz merciinin sulh ceza hakimliği olması işlemin bu niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi yargı yolunu da belirlemeye yeterli ve elverişli değildir. Eldeki somut uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Mahkemesi kararı bulunmadığı gibi, Uyuşmazlık Mahkemesinin salt itiraz merciinin sulh ceza hakimliği olması nedeni ile tazminat davasının da adli yargıda görülmesi gerektiğine ilişkin kabulüne Dairemizce iştirak edilmemiştir. Kaldı ki Anayasa Mahkemesi kararında da idari gözetim kararı halinde tazminat istemli davalarda görevli yargı yerinin 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca idari yargı mercileri olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla, idari işlemden kaynaklanan eldeki davanın görüm ve çözüm yeri adli yargı değil, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca idari yargı mercileridir."</i></p>

<p>28. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 11/7/2025 tarihli ve E.2025/473, K.2025/1653 sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>" ... </i>[D]<i>avanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, Uyuşmazlık Mahkemesinin benzer konuda emsal 31/10/2022 tarih, 2022/293 E, 2022/466 K sayılı, 'Bu bağlamda, 6458 sayılı Kanunda idari gözetim kararına karşı sulh ceza hakimine başvurulacağının düzenlendiği gözetildiğinde, aynı işlemden kaynaklanan maddi, manevi tazminat istemli davalara da adli yargı yerinde bakılması gerektiği değerlendirilmiştir. Ancak Uyuşmazlık Mahkemesinin adli yargı içerisinde hangi yargı merciinin bu davalara bakmakla görevli olduğu hususunda karar verme yetkisi bulunmadığı, bu belirlemenin ilgili yargı kolunun kendi içerisinde yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır' şeklindeki ilamı dikkate alınarak, CMK'nın 141-144 maddeleri kapsamında davacı tarafın talebi değerlendirilerek, davanın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın görev yönünden reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi... </i>[bozmayı gerektirmiştir.]<i>"</i></p>

<p><strong>V. İNCELEME VE GEREKÇE</strong></p>

<p>29. Anayasa Mahkemesinin 20/11/2025 tarihinde yaptığı toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>A. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü</strong></p>

<p>30. Başvurucu, Anayasa Mahkemesinin <i>B.T. </i>([GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017) kararı uyarınca hukuka aykırı ve ölçüsüz idari gözetim tedbirinden kaynaklanan manevi zararının tazmini amacıyla İdare Mahkemesi nezdinde açtığı tam yargı davasının görev yönünden reddine karar verildiğini beyan etmiştir. Ayrıca İdare Mahkemesinin ret kararı ve kararda atıf yapılan Uyuşmazlık Mahkemesi kararına istinaden manevi zararının giderilmesi amacıyla Hâkimliğe yaptığı başvurunun da görevsizlik gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle hukuka aykırı ve ölçüsüz idari gözetim tedbirinden kaynaklanan zararının tazmini için başvurabileceği etkili bir başvuru yolu bulunmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p>31. Bakanlık görüşünde; Anayasa Mahkemesinin <i>Erol Güler</i> ([2. B.], B. No: 2013/8173, 14/4/2016) başvurusunda olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmamasının başvuru yollarının tüketilmemesine neden olacağına karar verdiği, somut olayda da başvurucunun İdare Mahkemesi ve Hâkimlik arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü talebiyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru yaptığına ilişkin bilgi ve belge sunmadığı belirtilerek başvurucunun itiraz kanun yolu açık olarak verilen Hâkimlik kararına itiraz ettiğini gösterir bilgi ve belge sunmaması nedeniyle başvuru yollarının tüketilip tüketilmediğinin başvurunun kabul edilebilirliğine dair yapılacak incelemede değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Ayrıca başvurunun esasına ilişkin olarak yapılacak incelemede Anayasa ve ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ile somut olayın kendine özgü koşullarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p><strong>B. Değerlendirme </strong></p>

<p>32. Anayasa'nın 19. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. </i></p>

<p><i>Şekil ve şartları kanunda gösterilen:</i></p>

<p><i>...usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>...</i></p>

<p><i>(Değişik: 3/10/2001-4709/4 md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir."</i></p>

<p>33. Başvurucunun şikâyetinin özü, hukuka aykırı ve ölçüsüz idari gözetim tedbirinden kaynaklanan manevi zararının tazmini amacıyla açtığı davanın esasının adli ve idari yargı mercilerince incelenmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkindir. Bu nedenle başvurucunun şikâyetinin Anayasa'nın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını düzenleyen 19. maddesinin -ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasında hürriyeti kısıtlanan kişiler için güvence altına alınan tazminat isteme hakkı, Anayasa'nın 40. maddesinin özel (<i>lex specialis</i>) bir görünümü olduğundan somut olayda 40. madde açısından ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.</p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Kabul Edilebilirlik Yönünden</strong></p>

<p>34. Somut olayda başvurucu, Hâkimliğin itiraz kanun yolu açık olarak verdiği görev yönünden ret kararına itiraz etmediği gibi idari ve adli yargı yerleri arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine de başvurmamıştır. Bununla birlikte başvurucu, Anayasa Mahkemesinin <i>B.T.</i> kararıyla ortaya konan ilkelere rağmen hukuka aykırı ve ölçüsüz idari gözetim tedbirinden kaynaklanan manevi zararının tazmini amacıyla başvurduğu yargısal mercilerce verilen görev yönünden ret kararları nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvurucunun şikâyetine ilişkin etkili bir yol bulunup bulunmadığı meselesi doğrudan başvurunun esasını ilgilendirdiğinden bu hususa ilişkin kabul edilebilirlik değerlendirmesi, işin esasıyla birlikte yapılmalıdır.</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Esas Yönünden</strong></p>

<p><strong>a.</strong> <strong>Genel İlkeler</strong></p>

<p>35. Anayasa'nın 19. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına sahip olduğu ilke olarak konduktan sonra ikinci ve üçüncü fıkralarında şekil ve şartları kanunda gösterilmek kaydıyla kişilerin özgürlüğünden mahrum bırakılabileceği durumlar sınırlı olarak sayılmıştır. Maddenin dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci fıkralarında kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına müdahalede bulunan kişilere tanınan güvencelere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir (<i>Safkan Aydoğdu</i> [2. B.], B. No: 2014/7498, 5/4/2017, § 43).</p>

<p>36. Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasında bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zararların tazminat hukukunun genel prensiplerine göre devlet tarafından ödeneceği ifade edilmiştir. Anılan fıkrada yer alan <i>"bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişiler"</i> tabiri ile maddenin diğer tüm fıkralarında belirtilen kurallara aykırı bir işleme tabi kılınmanın kişiye tazminat hakkı doğurduğu belirtilmiştir (<i>Safkan Aydoğdu</i>, § 44). Buna göre Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasında güvence altına alınan tazminat hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönünden ilk sekiz fıkrada yer alan güvenceleri tamamlayan ve onlara riayet edilmemesi sonucunda ilgililere tazminat ödenmesini zorunlu kılan bir işleve sahiptir (<i>A.A.</i> [GK], B. No: 2017/34502, 21/10/2021, § 52).</p>

<p>37. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabilmesi için ihlale neden olduğu iddia edilen işlem veya eyleme karşı idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla hukuka aykırı idari gözetim tedbirinden kaynaklanan tazminat davasını esastan inceleyecek etkili bir yargısal yolun bulunmadığı iddiasıyla yapılan başvurularda sözü edilen idari gözetimin hukuka uygunluğunun ilk elden Anayasa Mahkemesince incelenmesi bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi ile bağdaşmadığı gibi bireysel başvuru yolunun amacıyla da bağdaşmamaktadır (makul sürede yargılanma hakkı yönünden yapılan aynı yöndeki değerlendirme için bkz. <i>Nevriye Kuruç </i>[GK], B. No: 2021/58970, 5/7/2022, § 87; idari gözetim kararına bağlı tutulma koşulları kapsamında kötü muamele yasağıyla bağlantılı etkili başvuru hakkı yönünden yapılan benzer yöndeki değerlendirme için bkz. <i>İbrahim Muhammed Ali</i> [GK], B. No: 2025/10406, 8/7/2025, § 51).</p>

<p><strong>b.</strong> <strong>İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>38. Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/4/2014 tarihinden sonra idari gözetim altında bulundurulan yabancıların gerek idari gözetim kararının idarece resen sonlandırılmasını gerekse tutulanların sulh ceza hâkimliğine yaptıkları itiraz üzerine serbest bırakılmalarını müteakiben kendisine yapılan başvurularda Anayasa'nın 19. maddesine ve 6458 sayılı Kanun'daki usule aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren ya da hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya gözetim altına alınması uygulamasında tutma kararı verme işleminin koşulları, süresi, sürenin uzatılması, ilgiliye bildirilmesi, idari gözetim kararına karşı başvuru yolları gibi usul güvencelerine aykırılıktan dolayı bu başlık altında yapılan şikâyetlerden ötürü ihlal kararları vermiştir (örnek kararlar için bkz. <i>K.A.</i> [GK], B. No: 2014/13044, 11/11/2015; <i>I.S. ve diğerleri</i> [2. B.], B. No: 2014/15824, 22/9/2016).</p>

<p>39. Anayasa Mahkemesi, idari gözetim altına alınan yabancıların kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ilgilendiren ihlal iddialarında <i>B.T.</i> başvurusu hakkında verdiği kararla içtihat değişikliğine gitmiştir. Anılan kararda, Anayasa Mahkemesi 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin idari işlem veya eylem türleri yönünden herhangi bir ayrım yapılmadığından idari fonksiyona giren her türlü işlem veya eylem sebebiyle oluşan zararın tazmininin bu kurala dayanılarak açılacak tam yargı davasıyla istenebilmesi için yeterli bir yasal zemin oluşturduğunu, sırf -bilgi eksikliği nedeniyle- fiiliyatta bu yolun işletilmemesinin etkisiz olduğu biçiminde yorumlanamayacağını, hukuka aykırı şekilde tutulan yabancılar yönünden tam yargı davasının etkili bir hukuk mekanizması olduğunu belirtmiştir (<i>B.T.</i>, §§ 52, 54).</p>

<p>40. Diğer taraftan anılan kararda Anayasa Mahkemesi 6458 sayılı Kanun'un 57. maddesine göre hukuki niteliği itibarıyla idari bir işlem olduğu hâlde yabancıyı özgürlüğünden yoksun bırakan kararın mahiyetini de dikkate alan kanun koyucunun idari gözetim kararına karşı itiraz mercii olarak münhasıran sulh ceza hâkimliklerini tayin ettiğini, bu açıdan idare mahkemelerinin idari gözetim kararının hukuka uygunluğunun denetimi konusunda herhangi bir yetkisi bulunmadığından sulh ceza hâkimliğine itiraz edilmeden idari yargıda tam yargı davası açılamayacağını açıklamıştır (<i>B.T.</i>, §§ 70, 71). Öte yandan sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka uygun olduğuna hükmetmesi durumunda -idari yargı merciinin idari gözetim kararının hukukiliğini denetleme yetkisinin bulunmadığı gözetildiğinde- 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde öngörülen tam yargı davasının idari gözetim kararının hukuka aykırı olduğu şikâyetlerine bağlı tazminat istemi yönünden etkisiz hâle geleceği, bu gibi hâllerde sulh ceza hâkiminin ret kararından itibaren süresi içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulabileceği belirtilmiştir (<i>B.T.</i>, § 72).</p>

<p>41. Anayasa Mahkemesi <i>A.A.</i> ([1. B.], B. No: 2014/18827, 20/12/2017) kararında sulh ceza hâkiminin idari gözetim kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle itirazı kabul etmesi hâlinde tam yargı davası açılmasını engelleyici bir düzenleme bulunmadığından bu yol tüketilmeden bireysel başvuruda bulunulamayacağı yönündeki değerlendirmenin idari gözetimin idarece sonlandırılması durumunda da geçerli olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu kararlardan anlaşılacağı üzere Anayasa Mahkemesi idari gözetimi sona erdirilen başvurucuların hukuka aykırı olarak idari bir kararla özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları nedeniyle uğradıklarını öne sürdükleri maddi ve manevi zararlarının karşılanması bakımından idari yargıda tam yargı davası yolunu tüketmeleri gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p>42. Anayasa Mahkemesinin anılan kararlarından sonraki süreçte Uyuşmazlık Mahkemesi somut olaya benzer olumsuz görev uyuşmazlıklarında idari yargının değil adli yargının görevli olduğuna dair çok sayıda karar vermiştir (bkz. §§ 23, 24). Bu kararlar sonrasında söz konusu tazminat davalarının hangi yargı mercilerince görüleceğine ilişkin farklı uygulamalar ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda idari yargı mercileri Uyuşmazlık Mahkemesi içtihadına uygun şekilde idari gözetim tedbirinin hukuka uygunluğunun adli yargı teşkilatı içerisinde yer alan sulh ceza hâkimliklerince denetlendiği ve bu nedenle idari gözetimden kaynaklanan tazminat davalarının da adli yargı mercilerince görülmesi gerektiği şeklindeki gerekçelerle görev yönünden ret kararları vermektedir. Bununla birlikte bazı adli yargı mercileri de <i>B.T.</i> kararında ortaya konan ilkeler çerçevesinde idari gözetim kararının idari işlem niteliğinden hareketle açılan tazminat davalarını görev yönünden reddetmektedir. Ayrıca somut başvuruda olduğu gibi uygulamada söz konusu tazminat davasının adli yargı teşkilatı içinde hangi mercilerde (ağır ceza mahkemeleri, sulh ceza hâkimlikleri, genel görevli hukuk mahkemeleri) açılacağına ilişkin bir belirsizliğin de söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca uygulamada benzer nitelikteki davaları esastan inceleyen adli yargı mercilerinin de idari gözetimin hukuka uygunluğunu denetlemek suretiyle tazminat talebini kabul ettiğine dair herhangi bir veriye ulaşılamamıştır. Bu koşullar altında başvurucudan Hâkimlik kararına itiraz veya Uyuşmazlık Mahkemesine başvuru gibi pratik olarak dikkate değer bir başarı şansı sunmayan hukuki yolları tüketmesinin beklenemeyeceği, eldeki başvuruda başvuru yollarının tüketilmesi ve süre aşımı yönlerinden herhangi bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla açıkça dayanaktan yoksun olmayan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p>43. Anayasa Mahkemesinin 30/11/2017 tarihinde verdiği <i>B.T.</i> kararından bu yana aradan geçen uzunca süreye rağmen gelinen aşamada hukuka aykırı olarak idari gözetim altına alınan bireylerin bu işlemden kaynaklanan zararlarının tazmini için hangi yargısal merciye başvuracakları konusunda -kendilerinden kaynaklanmayan- ciddi bir belirsizlik içinde oldukları anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle Anayasa'nın 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasıyla güvence altına alınan tazminat isteme hakkının hangi yargısal merci önünde ileri sürüleceğine ilişkin özel bir hüküm bulunmayan hukuk düzenimizde, mevcut genel nitelikteki kural ve mekanizmaların uygulamada süregelen belirsizliğin giderilmesinde yetersiz kaldığı görülmüştür.</p>

<p>44. Mevcut koşullar altında Anayasa Mahkemesi -<i>K.A.</i> kararında olduğu gibi- sınır dışı edilmek amacıyla idari gözetim altında tutulan başvurucu açısından tutmadan kaynaklanan zararların tazminine imkân sağlayabilecek etkili idari ve yargısal bir başvuru yolunun bulunmadığı kanaatine ulaşmıştır.</p>

<p>45. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 19. maddesinin -ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VI.</strong> <strong>GİDERİM </strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Genel İlkeler</strong></p>

<p>46. 6216 sayılı Kanun'un <i>"Kararlar" </i>başlıklı 50. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:</p>

<p><i>"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.</i></p>

<p><i>(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."</i></p>

<p>47. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük)<i> "Pilot karar usulü" </i>başlıklı 75. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p><i>"(1) Bölümler, bir başvurunun yapısal bir sorundan kaynaklandığını ve bu sorunun başka başvurulara da yol açtığını tespit etmeleri ya da bu durumun yeni başvurulara yol açacağını öngörmeleri hâlinde, pilot karar usulünü uygulayabilirler. Bu usulde, konuya ilişkin Bölüm tarafından pilot bir karar verilir. Benzer nitelikteki başvurular idari mercilerce bu ilkeler çerçevesinde çözümlenir; çözümlenmediği takdirde Mahkeme tarafından topluca görülerek karara bağlanır. </i></p>

<p><i>...</i></p>

<p><i>(5) Bölüm pilot kararla birlikte, bu karara konu yapısal soruna ilişkin benzer başvuruların incelenmesini erteleyebilir. İlgililer erteleme kararı hakkında bilgilendirilirler. Bölüm, gerekli gördüğü takdirde ertelediği başvuruları gündeme alarak karara bağlayabilir</i></p>

<p><i>(6) (Ek:RG-5/8/2025-32977) Genel Kurula sevk edilen başvurularda söz konusu değerlendirmeler Genel Kurul tarafından yapılır."</i></p>

<p>48. Anayasa Mahkemesinin<i> Mehmet Doğan</i> ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına işaret etmiştir (<i>Aligül Alkaya ve diğerleri (2)</i> [1. B.], B. No: 2016/12506, 7/11/2019).</p>

<p>49. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekir (<i>Mehmet Doğan</i>, §§ 55, 57).</p>

<p>50. İhlal, Anayasa Mahkemesine başvuru yapmadan önce başvuru yapılabilecek idari veya yargısal başvuru yoluna ilişkin kanun hükmünün bulunmamasından kaynaklanabilir. Bu durumda söz konusu ihlalin bütün sonuçlarıyla giderilebildiğinden söz edilebilmesi ancak ihlale yol açan konuda kanuni düzenleme yapılması veya ilgili hükümlerin yeni ihlallere yol açılmayacak bir şekilde değiştirilmesi ile mümkün olur. Bunun yanında bazı hâllerde sadece kanuni düzenleme yapılması ihlalin tüm sonuçlarının ortadan kaldırılması bakımından yeterli olmayabilir. Bu durumda ise bireysel başvuru kapsamında mağdurların ihlalden kaynaklanan maddi ve manevi zararlarını telafi edici birtakım tedbirlerin alınması da gerekebilir (<i>Nevriye Kuruç</i>, § 105).</p>

<p>51. 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını temin eden yollardan biri de İçtüzük'ün 75. maddesinde öngörülen pilot karar usulünün işletilmesidir. İhlalin yapısal bir sorundan kaynaklandığının tespiti ile bu sorunun başka başvurulara, bir diğer ifadeyle yeni ihlallere sebebiyet verdiğinin anlaşılması veya bu durumun yeni başvurulara sebebiyet verebileceğinin öngörülmesi hâlinde sadece somut olay bakımından alınan bir ihlal kararı temel hak ve özgürlüklere yönelik gerçek bir koruma sağlamaktan uzak kalacaktır (<i>Y.T. </i>[GK], B. No: 2016/22418, 30/5/2019, § 69). Böyle bir durumda Anayasa Mahkemesi, resen veya Bakanlığın ya da başvurucunun istemi üzerine pilot karar usulünü başlatabilecektir. Pilot karar usulünün başlatılması hâlinde yapısal sorunun tespiti ve bunun çözüm önerilerinin ortaya konulması gerekir (<i>Y.T.</i>,<i> </i>§ 70).</p>

<p>52. Pilot karar usulünün benimsenmesindeki en önemli amaç, benzer başvuruların tamamının ihlalle sonuçlanması yerine ilgili mercilerce çözüme kavuşturulması ve bu suretle ihlalin kaynağının ortadan kaldırılarak yapısal sorunun düzeltilmesinin sağlanmasıdır (<i>Y.T.</i>,<i> </i>§ 71). Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, pilot kararında belirttiği yapısal sorunun ortadan kaldırılması ve benzer başvuruların çözüme kavuşturulması için belirli bir süre öngörüp bu süre zarfında diğer başvuruların incelenmesini erteleyebilir. Bu durumda erteleme kararı hakkında bilgilendirme yapılması gerekir. Öngörülen süre içinde yapısal sorunun ve bu kapsamda kalan şikâyetlerin ilgili mercilerce çözülmemesi hâlinde Anayasa Mahkemesi tarafından benzer nitelikteki başvuruların topluca karara bağlanması mümkündür (<i>Y.T.</i>,<i> </i>§ 72).</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>53. Başvurucu, ihlalin tespiti ile miktar belirtmeksizin manevi tazminat talebinde bulunmuştur.</p>

<p>54. İncelenen başvuruda hukuka aykırı idari gözetimden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için müracaat edilebilecek etkili bir başvuru yolu bulunmadığı, bu konuya özgü kişilerde tereddüt yaratmayacak şekilde açık kanuni bir düzenlemenin olmadığı, genel nitelikteki düzenlemelerin de uygulamada etkili bir mekanizma oluşturamadığı tespit edilmiş ve bu durumun Anayasa'nın 19. maddesinin -ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasında güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.</p>

<p>55. Bu kapsamda hukuka aykırı idari gözetim kararlarına bağlı tutmadan kaynaklanan zararların tazmini için başvurulabilecek etkili bir yol bulunmadığı iddiasıyla yapılan başvuruların sayısı her geçen gün artmakta, bu konuda çok sayıda şikâyet Anayasa Mahkemesi önüne bireysel başvuru yolu ile getirilmektedir.</p>

<p>56. Anayasa Mahkemesi tarafından mevcut başvuru ve diğer derdest başvurular bakımından yeni ihlal kararları verilmesi benzer başvuruların yapılmasını önlemeyecektir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun ikincilliği ve hukuk sisteminde düzenlenen başvuru yollarının tüketilmesinden sonra başvurulabilecek bir anayasal başvuru yolu olması da dikkate alınarak hukuka aykırı idari gözetimden doğan maddi ve manevi zararların giderilmesini sağlayacak etkili bir yol bulunmamasından kaynaklanan ihlaller nedeniyle ortaya çıkan ve yapısal sorun teşkil eden durumun telafi edilebilmesi için açık bir kanuni düzenleme yapılması gerekmektedir. Oluşturulacak başvuru yolu, idari gözetim altında tutmanın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal edip etmediğini tespit edebilmeli ve şayet ihlal söz konusu ise tutmadan kaynaklanan zararların tazminini sağlayabilmelidir.</p>

<p>57. Anayasa'nın<i> "Başlangıç"</i> bölümünde, kuvvetler ayrımının devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmediği ancak belli yetki ve görevlerin kullanılmasından ibaret olduğu, erkler arasında medeni bir iş bölümü ve iş birliği ilişkisinin bulunduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen yetki ve görevlerini yerine getirerek sınır dışı edilmek amacıyla idari gözetim altında tutulan yabancılar yönünden tutmanın hukuka aykırılığı nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle başvuru yapılabilecek etkili bir yolun ihdas edilmesi gerektiği tespitini yapmıştır. Dolayısıyla kararın bir örneğinin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ortak koruma alanında yer alan bir temel hak ve hürriyetin ihlaline yol açtığı tespit edilen söz konusu sorunun çözümü için Türkiye Büyük Millet Meclisine de bildirilmesi gerekir. Bu bağlamda İçtüzük'ün 75. maddesinin (6) numaralı fıkrasının delaletiyle aynı maddenin (5) numaralı fıkrası uyarınca işbu kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihe kadar hukuka aykırı idari gözetim altında tutmadan kaynaklanan zararların tazmini için başvurulabilecek idari ve/veya adli bir makam bulunmadığı iddiasıyla yapılmış olan başvurular ile bu tarihten sonra kaydedilecek aynı mahiyetteki başvuruların incelenmesinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren dört ay süreyle ertelenmesine karar verilmesi gerekir.</p>

<p>58. İhlalin tespit edilmesi somut başvuru bağlamında başvurucunun ihlalden kaynaklanan mağduriyetini bütünüyle gidermemektedir. İhlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VII.</strong> <strong>HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. Kamuya açık belgelerde başvurucunun kimliğinin gizli tutulması talebinin KABULÜNE,</p>

<p>B. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p>

<p>C. Anayasa'nın 19. maddesinin -ikinci fıkrasıyla bağlantılı olarak- dokuzuncu fıkrasının İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p>D. İhlalin yapısal sorundan kaynaklandığı anlaşıldığından PİLOT KARAR USULÜNÜN UYGULANMASINA,</p>

<p>E. İhlale neden olan sorunun çözümü için durumun Türkiye Büyük Millet Meclisine BİLDİRİLMESİNE,</p>

<p>F. Kararın yayımlandığı tarihe kadar hukuka aykırı idari gözetim altında tutmadan kaynaklanan zararların tazmini için başvurulabilecek idari ve/veya adli bir makam bulunmadığı iddiasıyla yapılmış olan başvurular ile bu tarihten sonra kaydedilecek aynı konuda yapılan ve karardan sonra yapılacak başvuruların incelenmesinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından itibaren DÖRT AY SÜREYLE ERTELENMESİNE,</p>

<p>G. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMESİNE,</p>

<p>H. 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,</p>

<p>İ. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>J. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 20/11/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-20228989-basvuru-numarali-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/04/yargi/aymms.jpg" type="image/jpeg" length="93858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taraf Teşkili Sağlanmadan Taşınmazın Satılması Sonucunda Uğranılan Zararın Karşılanmadığı İddiasıyla Yapılan Başvuruya İlişkin Karar]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ortakligin-giderilmesi-davasinda-taraf-teskili-saglanmadan-tasinmazin-satilmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ortakligin-giderilmesi-davasinda-taraf-teskili-saglanmadan-tasinmazin-satilmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 16/12/2025 tarihinde, Aynur Ceylan ve diğerleri (B. No: 2020/36883) başvurusunda Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Olaylar</strong></p>

<p>Başvurucuların 1985 yılından vefat eden murisinin hissedarı olduğu taşınmaz için taşınmazın diğer paylı malikleri 1998 yılında ortaklığın giderilmesi davası açmıştır. Söz konusu davada muris hayattaymış gibi kendisine tebligat yapılarak yargılama sonuçlandırılmış ve taşınmaz 19/6/2000 tarihinde ihale edilerek satılmıştır.</p>

<p>Başvurucular satış tarihinin üzerinden on yıl geçtikten sonra temyiz dilekçesi sunmuş ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yapılarak taşınmazın satılması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. Temyiz talebini inceleyen Yargıtay dairesi 19/1/2011 tarihinde, başvurucuların murisi davadan evvel öldüğü hâlde başvurucular davaya dâhil edilmeksizin karar verilmesi nedeniyle kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişilerce taşınmaz hissesi için belirlenen bedelin başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sulh hukuk mahkemesi ise taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu parselin başka parselle tefrik edilerek tapu kaydından silindiği ve temyiz edenlerin parasını aldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular kararı temyiz etmiş, bozmaya uygun şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmediğini ve bilirkişi raporunda belirlenen bedel dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Anılan temyiz talebi, Yargıtayın farklı bir dairesince incelenmiş ve karar hukuka uygun bulunarak onanmıştır.</p>

<p><strong>İddialar</strong></p>

<p>Başvurucular; ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkili sağlanmadan taşınmazın satılması sonucunda uğranılan zararın karşılanmaması ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.</p>

<p><strong>Mahkemenin Değerlendirmesi</strong></p>

<p>Somut olayda başvurucular, yaklaşık on yıl sonra ortaklığın giderilmesi davasından ve taşınmazın satışından haberdar olup ortaklığın giderilmesi davasında verilen karara karşı kanun yoluna başvurabilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine Yargıtay, mahkemenin ilk kararının usule aykırı olduğunu tespit etmiş, böylece ihalenin dayanağı olan mahkeme kararı ortadan kalkmıştır.</p>

<p>Bununla birlikte bozma sonrasında sulh hukuk mahkemesince ortaklığın giderilmesi talebine yönelik verilmiş yeni bir karar yoktur. Başvurucuların taraf olarak ortaklığın giderilmesi davasına şeklî olarak katılımı sağlanmış olsa da bu süreçte ileri sürdükleri iddia ve itirazların davanın esasına yönelik hiçbir etkisi olmamıştır. Dolayısıyla satış kararının dayanağı olan sulh hukuk mahkemesi kararının usule aykırı olduğuna ilişkin hukuki tespit de anılan kararın bozularak teorik olarak satış işleminin dayanağının ortadan kalkması da bozma sonrası verilen karar nedeniyle pratikte başvurucuların mağduriyetini giderme noktasında bir sonuç doğurmamıştır.</p>

<p>Devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında davanın lehe sonuçlanmasını sağlama yönünde bir yükümlülüğü bulunduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Bununla birlikte bir davada taraf olabilmeye ve dava sonunda verilecek kararın uyuşmazlığın çözümünü sağlamasına imkân tanıyan uygun hukuki mekanizmaların kurulması, bu hukuksal yol ve mekanizmaların somut olarak işlerliğinin sağlanması devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir.</p>

<p>Ortaklığın giderilmesi davasının teorik olarak paylı veya el birliği hâlinde malik olunan mallardaki ortaklığın giderilmesi için etkili giderim sağlama kapasitesi bulunduğu açıktır. Ancak somut olayda, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan muris hayattaymış gibi tebliğ yapılarak taşınmazın satıldığı, bu süreçte başvuruculara dava ve satışa ilişkin işlemlere herhangi bir itiraz hakkı da tanınmaksızın dava ve satış işlemlerinin sonuçlandırıldığı görülmüştür. Başvurucuların lehine verilen bozma kararı ise somut bir sonuç doğurmamıştır. Ayrıca davadan haberdar edilmeyen başvuruculara ait taşınmazın satıldığı ve bedelin hesaba yatırıldığı ifade edilmekle birlikte başvurucuların kararı temyiz ettiği tarihe kadar bu bedeli aldıkları da ortaya konulmamıştır. Dolayısıyla davada taraf olarak iddia ve itirazlarını sunma imkânından yoksun bırakılan başvurucular bir de bedeli zamanında tahsil edebilme imkânından mahrum bırakılmıştır. Teorik olarak taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi için etkili bir giderim sağlama kapasitesi bulunan ortaklığın giderilmesi davası hukuk yolu başvurucuların zararlarının giderilmesi açısından pratikte başarı şansı sunmamıştır.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p>---</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>TÜRKİYE CUMHURİYETİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>ANAYASA MAHKEMESİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>AYNUR CEYLAN VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>(Başvuru Numarası: 2020/36883)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>Karar Tarihi: 16/12/2025</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p>R.G. Tarih ve Sayı: 22/5/2026 - 33261</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>GENEL KURUL</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="605">
   <p><strong>KARAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkan</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kadir ÖZKAYA</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Hasan Tahsin GÖKCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başkanvekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Üyeler</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Engin YILDIRIM</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Rıdvan GÜLEÇ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Recai AKYEL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yusuf Şevki HAKYEMEZ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Selahaddin MENTEŞ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>İrfan FİDAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Kenan YAŞAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Muhterem İNCE</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Yılmaz AKÇİL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Metin KIRATLI</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Raportör</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Olcay ÖZCAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Başvurucular</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>1. Aynur CEYLAN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>2. Selnur ÖZTÜRK</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>3. Tefik Rüştü GÜNGÖR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>4. Vesile GÜNGÖR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>5. Nazife GÜNGÖR</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="160">
   <p><strong>Vekili</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="13">
   <p><strong>:</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="360">
   <p>Av. Hacı Asım ÖZCAN</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>I.</strong> <strong>BAŞVURUNUN KONUSU</strong></p>

<p>1. Başvuru; ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkili sağlanmadan taşınmazın satılması sonucunda uğranılan zararın karşılanmaması ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>

<p><strong>II.</strong> <strong>BAŞVURU SÜRECİ</strong></p>

<p>2. Başvuru 18/11/2020 tarihinde yapılmıştır. Birinci Bölüm Birinci Komisyon 6/11/2023 tarihinde başvurucular Aynur Ceylan,<strong> </strong>Selnur Öztürk, Tefik Rüştü Güngör ve Vesile Güngör yönünden makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının başvuru yollarının tüketilmemesi<i> </i>nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddiasının kabul edilebilirlik hususunun karara bağlanmasının Bölüm kararını gerektirmesi nedeniyle Bölüme gönderilmesine karar vermiştir.</p>

<p>3. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.</p>

<p>4. Birinci Bölüm 12/6/2025 tarihli toplantıda başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir.</p>

<p><strong>III.</strong> <strong>OLAY VE OLGULAR</strong></p>

<p>5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar şöyledir:</p>

<p>6. Başvurucuların murisi Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Alacaatlı köyünde bulunan 4.000 m²lik taşınmazın 207/4000 oranında paylı malikidir. Başvurucuların murisi 1985 yılında vefat etmiş ve geriye mirasçıları olarak başvurucular kalmıştır.</p>

<p>7. Taşınmazın paylı malikleri S.B. ve M.S.G. 21/8/1998 tarihinde başvurucuların murisinin de aralarında olduğu diğer paylı malikler aleyhine ortaklığın giderilmesi davası açmıştır. Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesince (Sulh Hukuk Mahkemesi) yapılan yargılama sırasında murisin vefat ettiği tespit edilmediğinden kendisine yapılan tebligatlara istinaden taşınmaz üzerinde keşif yapılmış ve 18/12/1999 tarihinde aynen paylaşımın mümkün olmadığı gerekçesiyle satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Kararın bu hâliyle kesinleşmesi üzerine dosya satış işlemlerinin yürütülmesi için Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğüne (Satış Memurluğu) gönderilmiştir. Satış Memurluğu 19/6/2000 tarihinde taşınmazı 291.800.000.000 eski Türk lirası (ETL) kendi adına asaleten ve diğer kişiler adına vekâleten M.S.G.ye ihale etmiştir.</p>

<p>8. Başvurucular 12/7/2010 tarihinde dilekçe sunmuş ve Vakıflar Bankası T.A.O.ya (Vakıfbank) yatırılan bedelden muris hissesine düşen kısmın kendilerine ödenmesi için yetki ve izin verilmesini talep etmiştir. Bunun yanında başvurucular 13/7/2010 tarihinde temyiz dilekçesi sunmuş ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yapılarak taşınmazın satılması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (6. Hukuk Dairesi) 19/1/2011 tarihinde, taşınmazda pay sahibi olan başvurucuların murisi davadan evvel öldüğü hâlde başvurucuların davaya dâhil edilmeksizin karar verilmesi nedeniyle kararı bozmuştur.</p>

<p>9. Sulh Hukuk Mahkemesi bozmaya uymuş ve yeniden bilirkişi raporu almıştır. 6/3/2014 tarihli raporda taşınmazın satışı sonrasında harç ve masraflar düşüldükten sonra Vakıfbank Adliye Şubesindeki hesaba muris adına 14.736.999.780 ETL bedel yatırıldığı belirtilmiştir. Taşınmazın satışı sonrası ada içindeki iki parselle birleştirilerek yeni m²si ile tapuya tescil edildiği, ardından üzerinde kat mülkiyeti kurulan ve üç blok bulunan site inşa edildiği ifade edilmiştir. Taşınmazın satılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davacıların hisse miktarı dikkate alındığında dava tarihi ve taşınmaz üzerine inşa edilen yapıların kıymetine göre 310.500 TL hisse bedelinin hesaplandığı belirtilmiştir. İtirazlar üzerine alınan 21/5/2014 tarihli ek raporda; ilk raporda yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, satın alan on bir kişiden satın alma oranlarına göre 310.500 TL'nin tahsil edilmesi ve başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Tarafların itirazı üzerine alınan 24/11/2014 tarihli ek raporda taşınmaz satıldığından yeniden satış yapılarak infaz edilmesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir.</p>

<p>10. Sulh Hukuk Mahkemesi 11/2/2015 tarihinde taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu parselin başka parselle tefrik edilerek tapu kaydından silindiği ve temyiz edenlerin de parasını aldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Başvurucular bu kararı temyiz etmiş, bozmaya uygun ve davanın esası hakkında bir karar verilmediğini ve bilirkişi raporunda belirlenen bedel dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.</p>

<p>11. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi (14. Hukuk Dairesi) 15/9/2020 tarihinde hukuka uygun bulduğunu belirterek kararı onamıştır.</p>

<p>12. Başvurucular, nihai kararı 29/10/2020 tarihinde öğrenmiştir.</p>

<p><strong>IV.</strong> <strong>İLGİLİ HUKUK</strong></p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Ulusal Hukuk</strong></p>

<p>13. 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 698. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>“Hukukî bir işlem gereğince veya paylı malın sürekli bir amaca özgülenmiş olması sebebiyle paylı mülkiyeti devam ettirme yükümlülüğü bulunmadıkça, paydaşlardan her biri malın paylaşılmasını isteyebilir.</i></p>

<p><i>Paylaşmayı isteme hakkı, hukukî bir işlemle en çok on yıllık süre ile sınırlandırılabilir. Taşınmazlarda paylı mülkiyetin devamına ilişkin sözleşmeler, resmî şekle bağlıdır ve tapu kütüğüne şerh verilebilir.</i></p>

<p><i>Uygun olmayan zamanda paylaşma isteminde bulunulamaz”</i></p>

<p>14. 4721 sayılı Kanun'un 699. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>“Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirilir.</i></p>

<p><i>Paylaşma biçiminde uyuşma sağlanamazsa, paydaşlardan birinin istemi üzerine hâkim, malın aynen bölünerek paylaştırılmasına, bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi hâlinde eksik değerdeki parçaya para eklenerek denkleştirme sağlanmasına karar verir.</i></p>

<p><i>Bölme istemi durum ve koşullara uygun görülmezse ve özellikle paylı malın önemli bir değer kaybına uğramadan bölünmesine olanak yoksa, açık artırmayla satışa hükmolunur. Satışın paydaşlar arasında artırmayla yapılmasına karar verilmesi, bütün paydaşların rızasına bağlıdır.”</i></p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Uluslararası Hukuk</strong></p>

<p>15. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek (1) No.lu Protokol'ün <i>"Mülkiyetin korunması"</i> başlıklı 1. maddesi şöyledir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>"Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.</i></p>

<p><i>Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez."</i></p>

<p>16. Sözleşme'nin <i>"Etkili başvuru hakkı"</i> başlıklı 13. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Bu Sözleşme’de tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkes, söz konusu ihlal resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahiptir."</i></p>

<p>17. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Sözleşme'nin 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin ulusal düzeyde korunması için etkili bir başvuru yolunun var olması gerektiğini belirtmektedir. AİHM'e göre Sözleşme'nin 13. maddesi yetkili ulusal makamlar tarafından Sözleşme kapsamına giren bir şikâyetin esasının incelenmesine izin veren ve uygun bir telafi yöntemi sunan bir iç hukuk yolunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır. Ayrıca bu hukuk yolu teoride olduğu kadar pratikte de etkili bir yol olmalıdır (<i>İlhan/Türkiye</i> [BD], B. No: 22277/93, 27/6/2000, § 97; <i>Kudla/Polonya</i> [BD], B. No: 30210/96, 26/10/2000, § 157; <i>Özpınar/Türkiye</i>, B. No: 20999/04, 19/10/2010, § 82).</p>

<p>18. AİHM, etkili başvuru hakkının Sözleşme çerçevesinde savunulabilir nitelikteki bir şikâyetin mahkemelerce etkili bir şekilde incelenmesini ve öngörülen yolun uygun bir telafi imkânı sunmaya elverişli olmasını güvence altına aldığını vurgulamaktadır (<i>Kudla/Polonya</i>, § 157; <i>Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan</i>, B. No: 11379/03, 10/2/2011, § 35). AİHM, iç hukuktaki düzenlemelerin başvuruculara bu anlamda asgari güvenceleri içerecek şekilde yeterli bir hukuk yolu sunup sunmadığını irdelemektedir (<i>Dimitrov-Kazakov/Bulgaristan</i>, § 36).</p>

<p>19. Hazine arazisi üzerine inşa edilen bir gecekondunun etrafında bulunan çöplüğün patlaması üzerine zarar görmesi olayının ele alındığı <i>Öneryıldız/Türkiye</i> ([BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004) kararında AİHM, mülkiyet hakkının pozitif yükümlülükler yönünden ihlal edildiğine karar verdiği gibi meseleyi etkili başvuru hakkına ilişkin 13. madde yönünden de ele almıştır. AİHM'e göre Sözleşme'nin 13. maddesi, ulusal hukuk sistemlerinin yetkili ulusal otoritelere Sözleşme kapsamında ileri sürülebilir bir şikâyetin özünü ele almalarına salahiyet tanıdığı etkili bir hukuk yolunu erişilebilir kılmasını gerektirir. Bunun amacı ise uluslararası şikâyet mekanizmasını AİHM önünde harekete geçirmek zorunda kalmadan önce bireylerin Sözleşme haklarının ihlalleri için ulusal düzeyde uygun bir telafi elde edebilecekleri bir yol sağlamaktır (<i>Öneryıldız/Türkiye, </i>§ 145). Bununla birlikte AİHM 13. madde ile sağlanan korumanın herhangi bir özel çözüm yöntemi gerektirecek kadar ileri gitmediğini, taraf devletlerin bu hüküm kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme konusunda belirli bir takdir aralığının olduğunu kabul etmiştir (<i>Öneryıldız/Türkiye, </i>§ 146). AİHM, başvurucunun evinin ve eşyalarının kaybı yönünden tazminat yolu etkin bir şekilde işletilmediği için Sözleşme'ye ek (1) No.lu Protokol'ün 1. maddesi ile bağlantılı olarak 13. maddenin ihlal edildiğine karar vermiştir (<i>Öneryıldız/Türkiye, </i>§§ 156, 157).</p>

<p><strong>V.</strong> <strong>İNCELEME VE GEREKÇE</strong></p>

<p>20. Anayasa Mahkemesinin 16/12/2025 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>A.</strong> <strong>Başvurucu Nazife Güngör'ün Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia</strong></p>

<p>21. Başvurucu, yargılamanın uzun sürdüğünden şikâyet etmiştir.</p>

<p>22. Anayasa Mahkemesi, olay ve olguları somut başvuru ile benzer nitelikte olan <i>Veysi Ado </i>([GK], B. No: 2022/100837, 27/4/2023) kararında uygulanacak anayasal ilkeleri belirlemiştir. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'un geçici 2. maddesinde 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişikliğe göre 9/3/2023 tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla derdest olan, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı iddialarıyla yapılan başvurulara ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı neticesine varmıştır. Somut başvuruda, anılan kararda açıklanan ilkelerden ve ulaşılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Dolayısıyla makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia yönünden başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden incelenmeksizin <i>başvuru yollarının tüketilmemesi</i> nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>B.</strong> <strong>Mülkiyet Hakkıyla Bağlantılı Olarak Etkili Başvuru Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia</strong></p>

<p>23. Başvurucular; taşınmazda hissesi bulunan murisin 1985 yılında vefat ettiğini, davacılar tarafından murisin de aralarında olduğu yirmi altı davalı aleyhine 1998 yılında açılan ortaklığın giderilmesi davasında muris hayattaymış gibi usulsüz tebligat yapıldığını ve mirasçılarının davaya dâhil edilmediğini, taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve bu tebligatın da murise yapılmak suretiyle kararın kesinleştirildiğini ifade etmiştir. Taşınmazın yine bilgileri dışında 2000 yılı içinde 291.800.000.000 ETL bedelle davacı M.S.G.ye asaleten ve vekâleten ihale ile satıldığını, bu durumu öğrenmeleri üzerine 2010 yılında yaptıkları temyiz taleplerinin kabul edilerek yokluklarında karar verilmesi nedeniyle kararın bozulduğunu ancak taşınmazın satılmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiğini belirtmiştir. Bozma kararının hiçbir sonuç doğurmadığını, günümüz değerinin çok altındaki bu bedeli ihtirazı kayıtla kabul ettiklerini, davadan haberdar olunamaması nedeniyle bedelin 1999 yılından beri yaklaşık on yıldır hiçbir semeresinden yararlanılmadan murisin banka hesabında bulunduğunu, bu paranın herhangi bir yolla değerlendirilmediğini ve başkaca bir zarar oluştuğunu ileri sürmüştür. Bu gerekçelerle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.</p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Değerlendirme </strong></p>

<p>24. Anayasa'nın iddianın değerlendirilmesinde dayanak alınacak <i>"Mülkiyet hakkı"</i> başlıklı 35. maddesi şöyledir:</p>

<p><i>"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. </i></p>

<p><i>Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. </i></p>

<p><i>Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."</i></p>

<p>25. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder. Başvurucuların şikâyetinin özü, ölen murislerinin yokluğunda yapılan yargılama sonucunda davanın karara bağlanarak taşınmazın satılması ve kararın lehlerine bozulmasına rağmen taşınmazın satıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine ilişkindir. Dolayısıyla başvurucular mirasçı sıfatıyla paylı malik oldukları taşınmaz hakkındaki ortaklığın giderilmesi davasında hatalı şekilde verilen satış suretiyle ortaklığın giderilmesi kararı nedeniyle uğranılan zararın tam anlamıyla giderilmemesinden yakınmaktadır. Bu nedenle başvurucuların şikâyetinin Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Kabul Edilebilirlik Yönünden</strong></p>

<p>26. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>3.</strong> <strong>Esas Yönünden</strong></p>

<p><strong>a.</strong> <strong>Mülkün Varlığı</strong></p>

<p>27. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğinden şikâyet eden bir kimse, önce böyle bir hakkının var olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle öncelikle başvurucunun Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca korunmayı gerektiren mülkiyete ilişkin bir menfaate sahip olup olmadığı noktasındaki hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekir(<i>Cemile Ünlü</i> [2. B.], B. No: 2013/382, 16/4/2013, § 26;<i> İhsan Vurucuoğlu</i> [1. B.], B. No: 2013/539, 16/5/2013, § 31). Somut olayda başvurucuların murisine ait olan taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ve taşınmaz ihaleyle satılmıştır. Dolayısıyla başvurucuların murisinin taşınmazda bulunan payının mülk teşkil ettiği açıktır.</p>

<p><strong>b.</strong> <strong>Genel İlkeler</strong></p>

<p>28. Anayasa'nın 35. maddesinde <i>"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir."</i> hükmüne yer verilerek mülkiyet hakkı güvence altına alınmıştır. Anayasa'nın 5. maddesi ise insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamayı devletin temel amaç ve görevleri arasında saymıştır. Mülkiyet hakkının etkili bir şekilde korunabilmesi yalnızca devletin bu haklara müdahaleden kaçınmasıyla sağlanamaz. Anayasa’nın 5. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca devletin pozitif yükümlülükleri de bulunmaktadır. Bu pozitif yükümlülükler kimi durumlarda özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklar da dâhil olmak üzere söz konusu temel hakların korunması için belirli tedbirlerin alınmasını gerektirir (AYM, E.2019/40, K.2020/40, 17/7/2020, § 37; AYM, E.2019/11, K.2019/86, 14/11/2019, § 13; <i>Türkiye Emekliler Derneği</i> [1. B.], B. No: 2012/1035, 17/7/2014, §§ 34-38; <i>Eyyüp Boynukara</i> [1. B.], B. No: 2013/7842, 17/2/2016, §§ 39-41; <i>Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi</i> [2. B.], B. No: 2014/8649, 15/2/2017, § 43).</p>

<p>29. Devlet pozitif yükümlülükleri nedeniyle mülkiyet hakkı bakımından koruyucu ve düzeltici bazı önlemler almalıdır. Koruyucu önlemler mülkiyete müdahale edilmesini önleyici; düzeltici önlemler ise müdahalenin etkilerini giderici yapılan, diğer bir ifadeyle telafi edici yasal, idari ve fiilî tedbirleri kapsar. Mülkiyet hakkına müdahalenin malik üzerinde doğurduğu olumsuz sonuçların mümkünse eski hâle döndürülmesi, mümkün değilse malikin zarar ve kayıplarının telafi edilmesini sağlayan idari veya yargısal birtakım hukuki mekanizmaların oluşturulması devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir (<i>Osmanoğlu İnşaat Eğitim Gıda Temizlik Hizmetleri Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi, </i>§§ 46, 48).</p>

<p>30. Anayasa Mahkemesi içtihadına göre Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya (yeterli giderim sağlama) elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânı sağlanması olarak tanımlanabilir (<i>Y.T.</i> [GK]<i>,</i> B. No: 2016/22418, 30/5/2019, § 47; <i>Murat Haliç </i>[1. B.], B. No: 2017/24356, 8/7/2020, § 44).</p>

<p>31. Öte yandan şikâyetlerin esasının incelenmesine imkân sağlayan ve gerektiğinde uygun bir telafi yöntemi sunan etkili hukuk yollarının olması ilgililere etkili başvuru hakkının sağlanmasının bir gereğidir. Buna göre kişilerin mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla öngörülen yargı yollarının mevzuatta yer alması yalnız başına yeterli olmayıp bu yol aynı zamanda pratikte de başarı şansı sunmalıdır. Söz konusu yola başvurulabilmesi için öngörülen koşullar somut olaylara tatbik edilirken dayanak işlem, eylem ya da ihmallerden kaynaklanan savunulabilir nitelikteki iddialar bu doğrultuda geniş şekilde değerlendirilmeli, koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılması durumunda ise bu durum yargı makamları tarafından ilgili ve yeterli gerekçelerle açıklanmalıdır (<i>İlhan Gökhan</i> [2. B.], B. No: 2017/27957, 9/9/2020, §§ 47, 49).</p>

<p>32. Sözü edilen başvuru yollarının sadece hukuken mevcut bulunması yeterli olmayıp uygulamada da etkili olması, bir başka söyleyişle başarı şansı sunması gerekir. Bununla birlikte bir başvuru yolunun gerek hukuken gerekse uygulamada genel anlamda etkili olması, somut olay bakımından etkili başvuru hakkına ilişkin bir ihlalin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesine engel değildir (<i>Yusuf Ahmed Abdelazım Elsayad</i> [2. B.], B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 60,61; <i>Cüneyt Durmaz (2)</i> [GK], B. No: 2016/35468, 15/12/2021, § 45; <i>Hakan Buzhane </i>[GK], B. No: 2019/1278, 4/7/2024, § 14).</p>

<p>33. Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkı, temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla oluşturulan idari ve yargısal mekanizmalara yapılan başvuruların mutlaka başvurucu lehine sonuçlanmasını güvence altına almamaktadır. Bu bağlamda ilgili idari ve yargısal mercilere düşen ödev, başvurucunun şikâyetinin esasını inceleyerek ilgili ve yeterli bir gerekçeyle karara bağlamaktır. Bununla birlikte mahkemelerin yorum ve değerlendirmelerinin söz konusu başvuru yoluna müracaat edilmesini anlamsız kılacak, başarı şansını zayıflatacak derecede keyfîlik içermesi ya da açıkça makul olmayan bir muhakemeye dayanması hâlinde etkili başvuru hakkı ihlal edilebilir (<i>Seyfettin Şimşek</i> [2. B.], B. No: 2019/21111, 30/3/2022, § 41; <i>Kenan Yıldırım </i>[GK]<i>,</i> B. No: 2017/28711, 14/9/2023, § 51).</p>

<p><strong>c.</strong> <strong>İlkelerin Olaya Uygulanması</strong></p>

<p>34. Somut olayda Ankara'nın Yenimahalle ilçesi Alacaatlı köyündeki taşınmazda başvurucuların murisinin hissesi bulunmaktadır. Muris 1985 yılında vefat etmiştir. Taşınmazın diğer paylı maliklerince 1998 yılında açılan ortaklığın giderilmesine ilişkin davada muris hayattaymış gibi kendisine tebligat yapılarak yargılama sonuçlandırılmış ve taşınmaz 19/6/2000 tarihinde 291.800.000.000 ETL'ye ihale edilerek satılmıştır.</p>

<p>35. Başvurucular satış tarihinin üzerinden on yıl geçtikten sonra temyiz dilekçesi sunmuş ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılama yapılarak taşınmazın satılması nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir. 6. Hukuk Dairesi 19/1/2011 tarihinde, başvurucuların murisi davadan evvel öldüğü hâlde başvurucular davaya dâhil edilmeksizin karar verilmesi nedeniyle kararı bozmuştur. Bozma sonrası yapılan yargılamada bilirkişilerce taşınmaz hissesi için 310.500 TL bedel belirlenmiş ve bu bedelin başvuruculara ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sulh Hukuk Mahkemesi ise taraf teşkilinin sağlandığı, dava konusu parselin başka parselle tefrik edilerek tapu kaydından silindiği ve temyiz edenlerin parasını aldığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular kararı temyiz etmiş, bozmaya uygun şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmediğini ve bilirkişi raporunda belirlenen bedel dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ancak 14. Hukuk Dairesi, Sulh Hukuk Mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğunu belirterek onamıştır.</p>

<p>36. Başvurucular satış ihalesi öncesinde ortaklığın giderilmesi davasında Sulh Hukuk Mahkemesince gerçekleştirilen hatalı usul işlemleri sebebiyle anılan davada ve bu dava sonucunda verilen hükme dayanılarak gerçekleştirilen ihale sürecinde sahip oldukları hak ve imkânlardan yararlanamamıştır. Somut olayda ihtilaflı taşınmazın satışının yapılabilmesi ortaklığın giderilmesi davası sonucunda verilen satış suretiyle ortaklığın giderilmesine ilişkin kararın kesinleşmesine bağlıdır. Başvurucular yaklaşık on yıl sonra ortaklığın giderilmesi davasından ve taşınmazın satışından haberdar olup ortaklığın giderilmesi davasında verilen karara karşı kanun yoluna başvurabilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine Yargıtayca Mahkemenin ilk kararının usule aykırı olduğu tespit edilmiştir. Başka bir anlatımla bozma kararı üzerine ihalenin dayanağı olan mahkeme kararı ortadan kalkmıştır.</p>

<p>37. Bununla birlikte bozma sonrasında Sulh Hukuk Mahkemesince ortaklığın giderilmesi talebine yönelik olarak verilmiş yeni bir karar yoktur. 6. Hukuk Dairesinin bozma kararı sonrasında başvurucuların taraf olarak ortaklığın giderilmesi davasına şeklî olarak katılımı sağlanmış olsa da bu süreçte ileri sürdükleri iddia ve itirazların davanın esasına yönelik hiçbir etkisi olmamıştır. Başka bir anlatımla mevzuatta ve teorik düzeyde bulunan hukuki yollar başvurucuların mağduriyetlerinin giderilmesi bakımından pratikte ve uygulamada bir başarı şansı sunmamıştır. Dolayısıyla satış kararının dayanağı olan Sulh Hukuk Mahkemesi kararının usule aykırı olduğuna ilişkin hukuki tespit de anılan kararın bozularak teorik olarak satış işleminin dayanağının ortadan kalkması da bozma sonrası verilen karar nedeniyle pratikte başvurucuların mağduriyetini giderme noktasında bir sonuç doğurmamıştır. Ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararına dayanak yaptığı<i> taşınmazın satışının gerçekleştirildiği ve maliklerin taşınmazın bedelini aldığı</i> gibi gerekçeler başvurucuların mağduriyetine sebep olan usule aykırı işlemler de dâhil olmak üzere taşınmazın satışına ilişkin tüm sürecin meşru görüldüğü anlamı taşımaktadır.</p>

<p>38. Devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında davanın lehe sonuçlanmasını sağlama yönünde bir yükümlülüğü bulunduğundan söz edilemeyeceği açık olmakla birlikte bir davada taraf olabilme ve dava sonunda verilecek kararın uyuşmazlığın çözümünü sağlamasına imkân tanıyan uygun hukuki mekanizmaların kurulması, bu hukuksal yol ve mekanizmaların somut olarak işlerliğinin sağlanması devletin pozitif yükümlülüklerinin bir gereğidir.</p>

<p>39. Ortaklığın giderilmesi davasının teorik olarak paylı veya el birliği hâlinde malik olunan mallardaki ortaklığın giderilmesi için etkili giderim sağlama kapasitesi bulunduğu açıktır. Ancak somut olayda, dava tarihinden önce öldüğü anlaşılan muris hayattaymış gibi tebliğ yapılarak taşınmazın satıldığı, bu süreçte başvuruculara dava ve satışa ilişkin işlemlere herhangi bir itiraz hakkı da tanınmaksızın dava ve satış işlemlerinin sonuçlandırıldığı görülmüştür. Başvurucuların lehine verilen bozma kararı ise somut bir sonuç doğurmamıştır. Ayrıca davadan haberdar edilmeyen başvuruculara ait taşınmazın satıldığı ve bedelin hesaba yatırıldığı ifade edilmekle birlikte başvurucuların kararı temyiz ettiği tarihe kadar bu bedeli aldıkları da ortaya konulmamıştır. Dolayısıyla davada taraf olarak iddia ve itirazlarını sunma imkânından yoksun bırakılan başvurucular bir de bedeli zamanında tahsil edebilme imkânından mahrum bırakılmıştır. Teorik olarak taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesi için etkili bir giderim sağlama kapasitesi bulunan ortaklığın giderilmesi davası hukuk yolu başvurucuların zararlarının giderilmesi açısından pratikte başarı şansı sunmamıştır.</p>

<p>40. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p><strong>VI. GİDERİM</strong></p>

<p>41. Başvurucular; yeniden yargılama yapılmasını, maddi zararlarının karşılanmasını ve her biri için ayrı ayrı 50.000 TL manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.</p>

<p>42. Başvuruda mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Somut olayda taşınmazın satılmış olması ve başvurucuların uğradığı zararın ortaklığın giderilmesi davasında ele alınmasının mümkün olmaması nedeniyle yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin başvurucuların uğradığı zararların giderilmesi bakımından yetersiz kalacağı açıktır. Dolayısıyla ihlalin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılabilmesi için yalnızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan başvurucuların maddi zararlarının karşılanması gerekir.</p>

<p>43. Somut olayda taşınmazın satışı sonrasında muris adına Vakıfbank şubesindeki hesaba 14.736.999.780 ETL yatırılmıştır. Başvurucuların Sulh Hukuk Mahkemesinden murisin banka hesabına yatan bedeli talep ettiği 12/7/2010 tarihine kadar bedelin ödendiğine ilişkin tespitte bulunulamamıştır. Dolayısıyla başvurucular banka hesabında bulunan bedelden 12/7/2010 tarihine kadar faydalanamamıştır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre muris hissesine düşen 14.736 TL'nin taşınmazın satışının yapıldığı 19/6/2000 tarihinden bedelin başvurucularca ödenmesi talep edilen 12/7/2010 tarihine kadar uğrayacağı değer kaybı 61.375,73 TL'dir. Ancak başvurucuların değer kaybı bedelini 12/7/2010 tarihinde ve hâlen alamadıklarını da vurgulamak gerekir. Başvurucuların zararının karşılanabilmesi için 12/7/2010 tarihinden günümüze kadar enflasyon değer kaybı da belirlenmelidir. TÜİK verilerine göre 61.375,73 TL'nin başvuruculara ödenmesi gerektiği 2010 yılının Temmuz ayı ile 2025 yılı Kasım -Aralık ayı verileri bulunmadığından- ayı arasında enflasyon karşısında uğrayacağı değer kaybının giderilmiş karşılığı 1.213.273 TL'dir. Belirlenen1.213.273 TL maddi tazminatın başvuruculara ödenmesi gerekir.</p>

<p>Basri BAĞCI, Yıldız SEFERİNOĞLU ve Ömer ÇINAR bu görüşe katılmamıştır.</p>

<p>44. Bununla birlikte maddi tazminat ödenmesi yeterli giderim sağlayacağından başvurucuların manevi tazminat taleplerinin reddi gerekir.</p>

<p><strong>VII.</strong> <strong>HÜKÜM</strong></p>

<p>Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p>A. 1. Başvurucu Nazife Güngör'ün makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının<i> başvuru yollarının tüketilmemesi</i> nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>2. Mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının bütün başvurucular yönünden İHLAL EDİLDİĞİNE OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>C. Başvuruculara net 1.213.273 TL maddi tazminat ÖDENMESİNE Basri BAĞCI, Yıldız SEFERİNOĞLU ve Ömer ÇINAR'ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,</p>

<p>D. Başvurucuların manevi tazminat taleplerinin REDDİNE OYBİRLİĞİYLE,</p>

<p>E. 446,90 TL harç ve 40.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 40.446,90 TL yargılama giderinin başvuruculara ÖDENMESİNE,</p>

<p>F. Ödemelerin kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p>G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 16/12/2025 tarihinde karar verildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY</strong></p>

<p>Başvurucular, ortaklığın giderilmesi davasında taraf teşkili sağlanmadan taşınmazın satılmasına karar verildiğini, uğranılan zararın karşılanmadığını, davada karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşler, Mahkememiz tarafından başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile ve davacılara tazminat ödenmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir. Başvurucuların mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiği görüşüne katılmakla birlikte, aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk tarafından benimsenen giderim yönünden tazminata hükmedilmesi görüşüne katılmıyoruz.</p>

<p>Somut olayda taşınmaza ilişkin ortaklığın giderilmesi davasında başvurucuların müteveffa murisine tebligat yapılmış, başvuruculara tebligat yapılmaksızın dava sonuçlandırılmış ve kararın kesinleşmesi üzerine taşınmaz satılmıştır. Başvurucular tarafından yapılan temyiz başvurusu sonrasında Yargıtay tarafından davada taraf teşkili sağlanmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, yerel mahkeme bozmaya uymuş, taraf teşkilini sağlamış, taşınmazın üzerine birçok bağımsız bölümden oluşan inşaatın yapıldığı, tapu kaydının değiştiği, taşınmazın satış bedelinden başvurucuların payına isabet eden tutarın hesaplarına yatırıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından ise, ortaklığın giderilmesi davası sonrasında yapılan satıştan başvuruculara düşen tutarın hesaba geç yatırıldığı, başvurucuların 19.06.2000 tarihinden 12.7.2010 tarihine kadar satış bedelinden yararlanamadığı, satış bedelinin bu süre zarfında enflasyon karşısında değer kaybettiği ve bu tutarın 61.375,73 TL olduğu, söz konusu değer kaybı tutarının halen başvuruculara ödenmediği, başvuruculara ödenmesi gereken 61.375,73 TL’nin Temmuz 2010 tarihi ilâ Kasım - Aralık 2025 tarihi arasında uğrayacağı değer kaybının 1.213.273 TL olduğu, buna göre başvuruculara net 1.213.273 TL tazminat ödenmesine karar verilmiştir.</p>

<p>Belirtmek gerekir ki, ortaklığın giderilmesi davasına başvurucular dahil edilerek taraf teşkili sağlanması halinde başvurucular da taşınmazın satışına katılabilecek, pey sürebilecek, koşulları varsa ihalenin feshi davası açabilecek, mülkiyet hakkı kapsamında sahip oldukları hakları, Türk Medeni Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde kullanabileceklerdir. Buna göre, başvurucuların zararı sadece taşınmazın satış bedelinden paylarına isabet eden tutarı geç elde etmesi değildir. Söz konusu zararın hesaplanması ancak genel mahkemelerde açılacak bir tazminat davasında mümkün olabilecektir. Mahkememiz çoğunluğu tarafından giderim olarak tazminata hükmedilmesi başvurucuların zararını tam olarak karşılamamakta olup, başvurucuların uğramış olduğu hak ihlalini ortadan kaldırmamaktadır.</p>

<p>6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinde; “<strong><i>Madde 50</i></strong><i>-(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez. (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir…</i>”düzenlemesi yer almaktadır.</p>

<p>Buna göre, yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebileceği gibi genel mahkemelerde dava açılması yolu da gösterilebilecektir. Somut olayda taşınmazın satışı gerçekleştiği ve tapu kaydı değiştiği için yeniden yargılama kararı verilmesi mümkün olmadığından başvurucuların zararının hesaplanması ve tazmini için genel mahkemelerde dava açma yolu gösterilmesi en uygun giderim yöntemi olmaktadır.</p>

<p>Açıklanan nedenlerle başvurucuların Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiği tespitine katılmakla birlikte giderim olarak genel mahkemelerde dava açılması yolunun gösterilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan başvuruculara tazminat ödenmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.</p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="302">
   <p>Başkanvekili</p>

   <p>Basri BAĞCI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="302">
   <p>Üye</p>

   <p>Ömer ÇINAR</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>KARŞIOY</strong></p>

<p>1. Çoğunluk; başvurucuların mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru haklarının ihlal edildiği tespitine ve mülkte meydana gelen değer kaybının tazmin edilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Ancak ihlalin giderimi noktasında yalnızca maddi tazminata hükmedilmesini yeterli görerek "yeniden yargılama" yoluna gitmemiştir. İhlalin niteliği, süregelen etkileri ve mülkiyet hakkının özü dikkate alındığında, bu sınırlı giderim yolunun seçilmesine iştirak etmek mümkün olmamıştır.</p>

<p>2. Somut olay incelendiğinde ihlal; salt ekonomik bir değer kaybından ibaret olmayıp, muris adına kayıtlı taşınmaz payının taraf teşkili sağlanmaksızın ve usul hukukunun emredici hükümlerine aykırı şekilde satışına karar verilmesiyle başlamıştır. Söz konusu satış işleminin yıllar sonra yargı kararıyla bozulmuş olmasına rağmen, başvurucuların gerçek zararlarını tazmin edebilecekleri etkili bir yargısal zeminin ihdas edilmemiş olması, hak ihlalini derinleştirmiştir.</p>

<p>3. Çoğunluk kararında da ikrar edildiği üzere; bozma ilamı sonrası verilen "karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm, başvurucular nezdinde telafi edici bir sonuç doğurmamıştır. Teorik düzeyde mevcut görünen hukuk yollarının pratikte başarı şansı sunmaması, ihlalin süreklilik arz eden yapısal bir soruna dönüştüğünü açıkça göstermektedir.</p>

<p>4. Anayasa Mahkemesi’nin yerleşik içtihatları uyarınca; ihlalin bir mahkeme kararından kaynaklandığı ve sonuçlarının halen devam ettiği hallerde, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için asli giderim yolu yeniden yargılamadır. Yeniden yargılama yerine doğrudan tazminata hükmedilmesi, anayasal güvencelerin işlevsizleşmesine ve ihlalin idari/yargısal bir kararla kalıcı hale gelmesine sebebiyet verebilmektedir.</p>

<p>5. Yeniden yargılama yolunun açılması hukuken mümkündür ve zorunludur. Bu yolun açılması halinde başvurucular; usulsüz satıştan doğan tüm maddi zararlarını, taşınmazın güncel gerçek değeri üzerinden ve kamu kurumlarının hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu çerçevesinde genel hükümlere göre dava edebilme imkanına kavuşacaklardır.</p>

<p>6. Anayasa Mahkemesi’nce hesaplanan maddi tazminat, başvurucuların maruz kaldığı gerçek zararın kapsamını tayin etmekten uzaktır. Zira taşınmazın rayiç değeri, satış bedelinin fahiş düşüklüğü, kullanım ve tasarruf imkânından yoksun bırakılma, faiz kaybı ve değer artış farkı gibi temel unsurlar derece mahkemeleri huzurunda teknik olarak tartışılmamıştır. Bu haliyle hükmedilen tazminat, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldıran bir giderim değil; sınırlı ve sembolik bir telafi niteliği taşımaktadır.</p>

<p>7. AİHM kararında vurgulandığı üzere; mülkiyet hakkına yönelik ağır müdahalelerde devletin pozitif yükümlülüğü, ancak zararın tamamının ileri sürülebileceği işlevsel bir yargısal mekanizmanın tesisi ile yerine getirilebilir. Sınırlı bir tazminatla ihlalin sonuçlarının giderildiğini kabul etmek, etkili başvuru hakkının özüne aykırıdır.</p>

<p>8. Anayasa’nın 40. maddesi uyarınca zararın tam olarak tespiti, delillerin doğrudan tartışılacağı derece mahkemelerinin yetki alanındadır. İhlalin niteliği gereği yeniden yargılama yolunun açılarak, başvurucuların tam giderim talep edebilecekleri yargısal zeminin ihyası gerekirken, yalnızca tazminata hükmedilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="19%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="10%">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="29%">
   <p>Üye</p>

   <p>Yıldız SEFERİNOĞLU</p>

   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ortakligin-giderilmesi-davasinda-taraf-teskili-saglanmadan-tasinmazin-satilmasi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/09/yargi/anayasa-ms1.jpg" type="image/jpeg" length="50576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izni iptal edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kurucu Vakfına Kayyım Atanan İstanbul Bilgi Üniversitesinin Faaliyet İzninin Kaldırılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 11384), 22 Mayıs 2026 Tarihli ve 33261 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Kararla birlikte Türkiye'nin köklü vakıf üniversitelerinden İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında dikkat çeken bir adım atıldı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararda, üniversitenin faaliyet izni kaldırıldı.</p>

<p>Kararda, "Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11 inci maddesi gereğince karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Üniversiteye Can Holding'e yönelik başlatılan soruşturmanın ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/05/rg-20260522-002013png-d-ljt-c5j-a-rky-gbf-eg-4-z-c-bw.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EĞİTİM, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/bilgi-universitesi.jpg" type="image/jpeg" length="81966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ANAYASA MAHKEMESİ'NE YAPILAN BİREYSEL BAŞVURU SONUCUNDA ANAYASA MAD. 59/3 UYARINCA VERİLEN HÜKMÜN DEĞERLENDİRİLMESİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesine-yapilan-bireysel-basvuru-sonucunda-anayasa-mad-593-uyarinca-verilen-hukmun-degerlendirilmesi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesine-yapilan-bireysel-basvuru-sonucunda-anayasa-mad-593-uyarinca-verilen-hukmun-degerlendirilmesi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. SPORDA ZORUNLU TAHKİME İLİŞKİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI MADDE 59/3 HÜKMÜ </strong></p>

<p>Anayasa’nın “Sporun Geliştirilmesi ve Tahkim” başlıklı bahse konu 59. Maddenin 3. Fıkrasında “<i>Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” </i>hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>Maddenin gerekçesinde ise,” <i>Sporun kendine özgü yapısı, hızlı ve süratli bir şekilde yönetimini, disiplin yargılamasını ve denetimini beraberinde getirmektedir. Bu sürat spor faaliyetlerinin icra edilmesi için olmazsa olmaz bir şarttır. Belirli bir zaman diliminde yapılması planlanan spor faaliyetlerine ilişkin ihtilafların çok kısa bir zaman sürecinde kesin ve nihai olarak karara bağlanmaması halinde, o faaliyetin başarılı bir şekilde sonuçlandırılması mümkün değildir. Spor faaliyetlerinin kendine özgü ihtiyaçları, uzun zamana yayılan bir denetime müsaade etmemektedir. Bu ihtiyaçların çok kısa sürede çözüm gerektiren yapıları bu faaliyetlerle ilgili ihtilafların süratle ve kesin olarak sonuçlandırılmasını gerektirmektedir. Anayasada yapılan bu değişiklikle, sportif faaliyetlerin yönetilmesine ve disiplinine ilişkin ihtilafların süratle ve yargı denetimine tabi olmaksızın kesin olarak çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede ilgili kurulların müsabakalarla, kulüplerle, sporcularla ve sporla ilgili diğer kişiler hakkında verdikleri müsabakadan men, küme düşürme, ligden ihraç, ihraç, seyircisiz oynama ve puan tenzili gibi kararlarına karşı süratli ve kesin bir denetim yolu öngörülmektedir.” </i>ibarelerine yer verilmiştir.</p>

<p>Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, hükmün genel amacının spor faaliyetlerinin işleyişindeki sürati korumak olduğu görülmektedir. Bu nedenle, adli yargıya nispeten daha kısa sürede kararlar alan tahkim kurullarının, sporun yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı yargı yollarının kapatılarak kesin bir sonuca varılmasına ilişkin sürecin uzamasına engel olunması amaçlanmaktadır.</p>

<p>Tahkim kurullarına ilişkin şunları belirtmek konunun daha iyi anlaşılması açısından önemlidir: Türkiye’de futbol, Türkiye Futbol Federasyonu'nun görev alanına girmekte fakat buna karşın futbol dışında kalan diğer spor dalları Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın görev alanına girmektedir. Bu minvalde ise spora ilişkin uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünde iki kurul bulunmaktadır. Bunlar: Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu ve Gençlik ve Spor Bakanlık Tahkim Kurulu’dur.</p>

<p>Sporun yönetimine ve disiplinine ilişkin uyuşmazlıklara örnek vermek gerekirse de; spor federasyonunun liglerin tatil edilmesine ilişkin kararı sporun yönetimine ilişkin bir karardır. Bu karara karşı yapılan tahkim başvurusu Anayasa’nın 59/3. Çerçevesinde ele alınmalıdır. Yine örneğin bir sporcunun disiplin talimatına aykırı davranışlarda bulunarak ilgili federasyonun disiplin kurulundan aldığı maç cezası, sporun disiplinine ilişkin bir karar olduğundan yine Anayasa 59/3 uyarınca bu karara karşı yalnızca zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir.</p>

<p><strong>II. SÖZLEŞMESEL UYUŞMAZLIKLAR BAKIMINDAN TAHKİM KARARLARINA KARŞI YARGI YOLUNUN DURUMU</strong></p>

<p>Sözleşmeler uyuşmazlıklarda durum farklıdır. Anayasa’nın 59. Maddesinin gerekçesinin devamında; <i>“..Bununla birlikte, kulüpler ile sporcu ya da teknik adamlar gibi diğer kişiler arasındaki alacak uyuşmazlıkların bu şekilde çözüme kavuşturulmasına dair bir zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, spor kulüpleri ile sporcu, teknik adam ve sporla ilgili diğer kişiler arasındaki alacak haklarına dair uyuşmazlıklar yetki ve göreve ilişkin genel hükümler çerçevesinde adli yargı yerlerinde görülecektir. Böylece, sporla ilgili hizmet, vekalet veya benzeri diğer sözleşmelerden kaynaklanan ifa, ifa etmeme, fesih ve tazminat gibi uyuşmazlıklar ile diğer alacak hakları, genel hükümlere tabi olacaktır..” </i>ibarelerine yer verilmiştir. Yani açıkça belirtildiği üzere örneğin bir kulüp ile sporcu arasında sözleşmeden kaynaklı bir alacak uyuşmazlığında tahkim zorunluluğu yoktur.</p>

<p>Sözleşmesel uyuşmazlıklar TFF Tahkim Kurulu’na taşınsa dahi verilen kararlara karşı yargı yolunun kapalı olduğu söylenemez. Konuya ilişkin, kıymetli hukukçu Dilay UNAN’ın bizlere duyurduğu ve “Serdar Kesimal” kararı olarak bilinen emsal nitelikteki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 30/09/2020 T. 2020/3283 E., 2020/5165 K. Sayılı kararında Serdar Kesimal ile Fenerbahçe Spor Kulübü arasında yaşanan sözleşme kaynaklı para cezası konu alınmış ve <i>“..Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olmadığı taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı Anayasa’nın 59 maddesinin 3. fıkrasındaki düzenlemenin spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin olduğu ve anılan konularda çıkan uyuşmazlıklarda zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı öngörüldüğü <strong>sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tahkim kurulunca verilen kararlara karşı yargı yolunun açık olduğu </strong>Hal böyleyken mahkemece Tahkim Kurulunun 01.11.2018 tarihli 2018/305 esas 2018/330 sayılı kararının sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlığa ilişkin olduğu ve anılan karara karşı yargı yolunun açık olduğu kabul edilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir..”</i> değerlendirmelerine yer vererek, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tahkim kurulunun kararına karşı yargı yolunun açık olduğunu vurgulamıştır. (Hürriyet, 2020)<!--[if supportFields]><span style='mso-bidi-font-weight: normal'><span style='mso-element:field-end'></span></span><![endif]--></p>

<p><strong>III. T.C. ANAYASASI MADDE 59/3 HÜKMÜNÜN ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA YANSIMASI </strong></p>

<p>Makalemize konu <a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20151996-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow">Anayasa Mahkemesi’nin 10/05/2018 T. 2015/1996 Sayılı Ziya Özel başvurusuna ilişkin kararı</a> şu şekildedir: <!--[if supportFields]><span style='mso-element: field-begin'></span>CITATION TCA25 \y<span style='mso-spacerun:yes'> </span>\l 1055 <span style='mso-element:field-separator'></span><![endif]-->(T.C. Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası)<!--[if supportFields]><span style='mso-element:field-end'></span><![endif]--></p>

<p><strong>Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından verilen antrenörlük belgesi sahibi bir antrenör; Ceza Kurulu tarafından, çalıştırdığı sporculara planlı bir şekilde yasaklı madde verdiği ve bu maddenin ticaretini yaptığı gerekçesiyle ömür boyu hak mahrumiyeti cezasıyla cezalandırılmıştır Antrenör sporun disiplinine ilişkin bu karara GSB Tahkim Kurulu nezdinde itiraz etmiştir. Tahkim Kurulu 27/11/2014 tarihli karar ile itirazın reddine karar vermiş, karar düzeltme isteği de aynı Tahkim Kurulu tarafından 25/12/2014 tarihinde reddedilmekle Ceza Kurulu kararı kesinleşmiştir.</strong></p>

<p><strong>Başvurucu, Tahkim Kurulu kararının müfettiş tarafından hazırlanan rapora dayalı olarak verildiğini, raporun aynı zamanda rakibi olan başka antrenörlerin duyumlara dayalı dedikodularından ibaret olduğunu ve savunmasında ileri sürdüğü delillerin keyfî olarak reddedildiğini bildirmiş, ayrıca çalıştırdığı sporcularda yasaklı maddeye rastlanmamasına ve aleyhine somut bir delil bulunmamasına rağmen cezanın en üst sınırdan tayin edilmesi nedeniyle mesleğini yapma hakkının da elinden alındığını belirterek adil yargılanma hakkı ile masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürerek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştur. </strong></p>

<p><strong>Anayasa Mahkemesi ise başvuru sonucunda ; Anayasa’nın 59. maddesinde spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği, Tahkim Kurulu kararlarının kesin olduğu ve bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağı hüküm altına alındığı, </strong> <strong>30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince Anayasa’nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler bireysel başvuru konusu olamayacağı gerekçelerine yer vererek; <i>konu bakımından yetkisizlik</i> nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir. </strong></p>

<p>Anayasa Mahkemesi’nin bu kararına bakıldığında; spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin uyuşmazlıklarda tahkim kurulları tarafından verilen kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamayacağına ilişkin Anayasa mad. 59/3 hükmündeki “hiçbir yargı mercii” kavramının Anayasa Mahkemesi’ni de kapsadığı kabul edilmektedir.<strong> <!--[if supportFields]><span style='mso-element:field-begin'></span><span style='mso-spacerun:yes'> </span>CITATION Ekş22 \l 1055 <span style='mso-element:field-separator'></span><![endif]-->(Ekşi, 2022)<!--[if supportFields]><span style='mso-element:field-end'></span><![endif]--></strong></p>

<p>Bu karar doktrinde; “Anayasa’nın 59. maddesinin zorunlu tahkim süreci öngörmesi ile birlikte, spor disiplin hukuku yönünden Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru da dahil, tüm yargı yollarının kapatılması, aslında spor disiplin hukuku alanında hak ve özgürlükleri güvencesiz bırakmakta nuna göre 59. maddeye, “<i>Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz</i>” cümlesinden sonra gelmek üzere, “<i>Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı saklıdır</i>” düzenlemesi getirilmelidir.” şeklindeki değerlendirmelerle eleştiri ve önerileri de beraberinde getirmiştir. <!--[if supportFields]><span style='mso-element: field-begin'></span><span style='mso-spacerun:yes'> </span>CITATION Oza15 \l 1055 <span style='mso-element:field-separator'></span><![endif]-->(Ergül, 2015)<!--[if supportFields]><span style='mso-element:field-end'></span><![endif]--></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-berk-yigit" title="Av. Berk YİĞİT"><img alt="Av. Berk YİĞİT" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/_177u8YhhhhYlhlhjuauhhh7goYoh.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-berk-yigit" title="Av. Berk YİĞİT">Av. Berk YİĞİT</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999"><strong>Kaynakça</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><!--[if supportFields]><span style='mso-element:field-begin'></span>BIBLIOGRAPHY<span style='mso-element: field-separator'></span><![endif]--><span style="color:#999999">Ekşi, N. (2022). Futbol Dışında Kalan Diğer Spor Dallarına İlişkin Tahkim: Gençlik ve Spor Bakanlığı Tahkim Kurulu. <i>Av. Dr. Haluk Burcuoğlu Armağanı</i>, 189-219.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Ergül, O. (2015). Sporda Zorunlu Tahkim - Bireysel Başvuru İlişkisi: ‘Yargı Denetimi Dışında Bırakılan İşlemleri’ Dar Yorumlamak Mümkün Değil mi? <i>Anayasa Yargısı Dergisi</i>, 67-78.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Hürriyet. (2020). <i>Spor Haberleri</i>. 2025 tarihinde Hürriyet.com.tr: https://www.hurriyet.com.tr/sporarena/son-dakika-haberi-yargitaydan-tahkim-icin-2-sok-karar-41677418#:~:text=Fenerbah%C3%A7e%2C%202011%2D16%20y%C4%B1llar%C4%B1%20aras%C4%B1nda,bu%20miktar%C4%B1%20futbolcunun%20alaca%C4%9F%C4%B1ndan%20kesti. adresinden alındı</span></p>

<p><span style="color:#999999">T.C. Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası. (2018).</span><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20151996-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999"> <i>Bireysel Başvuru Kararları</i>.</span></a><span style="color:#999999"> 2025 tarihinde kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr: </span><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20151996-basvuru-numarali-karari"><span style="color:#999999">https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2015/1996</span></a><span style="color:#999999"> adresinden alındı </span><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-20151996-basvuru-numarali-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/aymnin-20151996-basvuru-numarali-karari</span></a></p>

<p><!--[if supportFields]><b><span style='mso-element:field-end'></span></b><![endif]--></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/anayasa-mahkemesine-yapilan-bireysel-basvuru-sonucunda-anayasa-mad-593-uyarinca-verilen-hukmun-degerlendirilmesi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 00:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/yargi/aym-jkasf.jpg" type="image/jpeg" length="75226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlarda Mesleki Tükenmişlik Sendromu: Savunmanın İçten Aşınması]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukatlarda-mesleki-tukenmislik-sendromu-savunmanin-icten-asinmasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukatlarda-mesleki-tukenmislik-sendromu-savunmanin-icten-asinmasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Avukatlarda Mesleki Tükenmişlik Sendromu: Savunmanın İçten Aşınması</strong></p>

<p><strong>Duygusal Emek, İşkoliklik, Negatif Duygu ve Psikolojik Dayanıklılık Üzerine Bir Değerlendirme</strong></p>

<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Avukatlık, yalnızca hukuki bilgiye, usul becerisine ve temsil yeteneğine dayanan teknik bir meslek değildir; aynı zamanda yoğun duygusal emek, yüksek sorumluluk, sürekli çatışma, belirsizlik, müvekkil baskısı, ekonomik kaygı ve yargısal etkisizlik hissiyle örülü bir mesleki varoluş biçimidir. Avukat, bir yandan bağımsız savunmayı temsil eden kamusal bir özne olarak adalet mekanizmasına katılırken, diğer yandan serbest meslek mensubu olarak piyasa koşulları, rekabet, gelir belirsizliği ve müvekkil memnuniyeti baskısıyla karşı karşıya kalır. Bu ikili yapı, avukatın mesleki kimliğini sürekli bir gerilim alanında tutar. Bu makalede avukatlarda mesleki tükenmişlik sendromu; duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel başarı hissinde azalma, işkoliklik, negatif duygu, kronik yorgunluk, mesleki imaj ve psikolojik dayanıklılık kavramları çerçevesinde incelenmektedir. Türkiye’de Sakarya, Eskişehir, İzmir-Manisa, Diyarbakır ve Erzurum örneklerinde yapılan çalışmalar birlikte değerlendirildiğinde, avukatlarda tükenmişliğin merkezinde çoğu zaman duygusal tükenmenin yer aldığı; işkolikliğin tükenmişliği artırdığı; duygusal tükenmenin negatif duyguyu beslediği; mesleki imajın ise psikolojik dayanıklılık aracılığıyla kronik yorgunluğu azaltabildiği görülmektedir. Bu bağlamda avukat tükenmişliği, bireysel zayıflık değil, savunma mesleğinin yapısal, psikolojik ve kurumsal baskılar altında içten aşınmasıdır.</p>

<p><strong>Giriş: Başkasının Krizini Taşıyan Meslek</strong></p>

<p>Avukatlık mesleği çoğu zaman dışarıdan güçlü görünmeyi gerektirir. Avukat bilmelidir, çözmelidir, cevap vermelidir, strateji kurmalıdır, müvekkili sakinleştirmelidir, duruşmada dağılmamalıdır, hâkim karşısında sarsılmamalıdır, karşı tarafın saldırganlığına kapılmamalıdır. Ancak bu güçlü görünme zorunluluğu, avukatın kendi iç yorgunluğunu çoğu zaman görünmez kılar.</p>

<p>Avukata gelen kişi çoğu zaman hayatının olağan, dengeli, güvenli bir anında gelmez. Bir boşanmanın, tutuklama tehdidinin, haczin, miras kavgasının, ağır bir suçlamanın, haksız fesih duygusunun, itibar kaybının, aile krizinin veya derin bir mağduriyet hissinin içinden gelir. Müvekkil, avukata yalnızca “hukuki mesele” getirmez; korku, öfke, hayal kırıklığı, adalet arzusu, intikam isteği, çaresizlik ve bazen de dağılmış bir gerçeklik algısı getirir. Avukat bu krizin hukuki temsilcisidir; fakat aynı zamanda bu krizin ilk düzenleyici temas noktalarından biridir. Müvekkilin ham duygusunu hukuki dile çevirmek, öfkeyi talebe, korkuyu stratejiye, dağınık anlatıyı kronolojiye, haksızlık hissini ispat rejimine dönüştürmek zorundadır. Bu nedenle avukatlık, yalnızca normatif bir faaliyet değil, aynı zamanda yoğun bir duygusal regülasyon pratiğidir.</p>

<p>Avukatlarda mesleki tükenmişlik tam da bu noktada ortaya çıkar. Tükenmişlik, yalnızca çok çalışmanın, çok duruşmaya girmenin veya çok dosya taşımanın sonucu değildir. Avukat, başkasının krizini sürekli temsil ettiği; belirsizlik içinde kesinlik üretmesi beklendiği; yargı sisteminin yavaşlığı, müvekkilin aceleciliği ve piyasanın baskısı arasında sıkıştığı için tükenir.</p>

<p><strong>Tükenmişlik Kavramı ve Avukatlık Mesleğine Uyarlanması</strong></p>

<p>Tükenmişlik kavramı, genel olarak insanlarla yoğun ve yüz yüze ilişki gerektiren mesleklerde ortaya çıkan; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve kişisel başarı hissinde azalma boyutlarıyla açıklanan bir sendrom olarak ele alınmaktadır. Avukatlık da bu tanıma son derece uygun bir meslektir. Çünkü avukat yalnızca metinlerle, kanunlarla, kararlarla değil; insan acısıyla, çatışmayla, korkuyla, beklentiyle ve adaletsizlik duygusuyla çalışır.</p>

<p>Maslach modelinin üç boyutu avukatlık pratiğinde özel biçimlerde görünür.</p>

<p><strong>Duygusal tükenme</strong>, avukatın artık başkalarının krizine temas edecek iç kapasiteyi kaybetmeye başlamasıdır. Telefon sesi ağır gelir, yeni dosya heyecan değil yük duygusu doğurur, müvekkil görüşmeleri mesleki temas olmaktan çıkarak psikolojik tüketim alanına dönüşür.</p>

<p><strong>Duyarsızlaşma</strong>, avukatın müvekkile, karşı tarafa, mahkemeye veya dosyaya karşı soğuk, mekanik ve mesafeli bir tutum geliştirmesidir. Bu bazen kötü niyet değil, kendini koruma mekanizmasıdır. Ancak uzun vadede savunmanın insani niteliğini aşındırabilir.</p>

<p><strong>Kişisel başarı hissinde azalma</strong> ise avukatın “ne yaparsam yapayım sonuç değişmiyor” duygusuna kapılmasıdır. Dilekçelerin okunmadığı, duruşmanın formaliteye dönüştüğü, savunma taleplerinin ciddiye alınmadığı ve kararın önceden verilmiş gibi hissedildiği durumlarda bu duygu derinleşir.</p>

<p>Bu üç boyut birlikte değerlendirildiğinde, avukatlıkta tükenmişlik yalnızca bireysel bir psikolojik sorun değil, savunma işlevinin kurumsal koşullarıyla da bağlantılı bir mesleki aşınmadır.</p>

<p><strong>Türkiye’de Avukat Tükenmişliğine İlişkin Ampirik Zemin</strong></p>

<p>Türkiye’de avukatlarda mesleki tükenmişlik üzerine yapılan çalışmalar sınırlı olmakla birlikte, mevcut araştırmalar mesleğin tükenmişlik bakımından ciddi riskler taşıdığını göstermektedir.</p>

<p>Sakarya örneğinde yapılan yüksek lisans çalışmasında, 149 avukat üzerinde Maslach Tükenmişlik Ölçeği uygulanmış; avukatların duygusal tükenmişlik ve kişisel başarı alt boyutları bakımından yüksek düzeyde, duyarsızlaşma alt boyutu bakımından ise düşük düzeyde tükenmişlik yaşadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgu son derece önemlidir. Çünkü avukatlarda tükenmişlik her zaman ilgisizleşme, soğuma veya kaba duyarsızlaşma şeklinde ortaya çıkmayabilir. Aksine, avukat hâlâ duyarlı olduğu, hâlâ müvekkilin krizini taşıdığı, hâlâ adalet idealinden kopamadığı için tükenebilir. Bu nedenle avukatın tükenmişliği bazen duyarsızlaştığı için değil, duyarsızlaşamadığı için derinleşir.</p>

<p>Eskişehir örneğinde yapılan çalışmada ise 143 avukat üzerinden Maslach ölçeği uygulanmış, yapısal eşitlik modeliyle tükenmişliğin alt boyutları incelenmiştir. Çalışmada duygusal tükenmenin tükenmişliği en fazla etkileyen boyut olduğu; duygusal tükenmedeki bir birimlik artışın tükenmişliği 0.96 birim artırdığı belirtilmiştir. Bu sonuç, avukatlık mesleğinde tükenmişliğin çekirdeğinde çoğu zaman “insan yükü”nün bulunduğunu göstermektedir. Dosya sayısı, duruşma yoğunluğu, ekonomik baskı ve rekabet elbette önemlidir; fakat asıl aşındırıcı alan, avukatın sürekli insan kriziyle temas etmesidir.</p>

<p>İzmir-Manisa örneğinde 162 avukat üzerinde yapılan çalışmada ise tükenmişliğin negatif duygu üzerindeki etkisi yapısal eşitlik modeliyle incelenmiştir. Araştırmada duygusal tükenmişliğin negatif duyguyu artırdığı; kişisel başarı hissinin ise negatif duyguyu azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşılık duyarsızlaşmanın negatif duygu üzerindeki etkisi istatistiksel olarak doğrulanamamıştır. Bu bulgu, avukatın iç duygu iklimini anlamak bakımından dikkat çekicidir. Avukat tükenmeye başladığında yalnızca performansı düşmez; iç dünyasında huzursuzluk, mutsuzluk, kaygı, gerilim ve mesleğe karşı soğuma da artar. Duygusal tükenme, avukatın yalnızca çalışma kapasitesini değil, mesleğe ilişkin anlam duygusunu da aşındırır.</p>

<p>Diyarbakır örneğinde yapılan araştırmada ise avukatlarda işkoliklik ile tükenmişlik arasındaki ilişki incelenmiş; 125 avukattan elde edilen verilerde işkoliklik ile tükenmişlik arasında pozitif yönlü ve zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Pearson korelasyon katsayısı r=0,341 olarak tespit edilmiştir. Bu da bize şunu gösterir: Avukatın tükenmesi yalnızca çalışmasından değil, çalışmayı durduramamasından da kaynaklanabilir.</p>

<p>Son olarak Erzurum örneğinde, 261 avukat üzerinde yapılan güncel çalışmada mesleki imaj algısı, psikolojik dayanıklılık ve kronik yorgunluk arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmada mesleki imaj algısının kronik yorgunluk üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisinin bulunmadığı; ancak mesleki imajın psikolojik dayanıklılığı artırdığı, psikolojik dayanıklılığın ise kronik yorgunluğu azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bulgu, tükenmişlikle mücadelede yalnızca dışsal koşullara değil, avukatın mesleki anlam duygusuna ve psikolojik dayanıklılığına da bakılması gerektiğini göstermektedir.</p>

<p><strong>Avukatlıkta Duygusal Tükenmenin Merkezî Rolü</strong></p>

<p>Avukatlıkta tükenmişliğin merkezinde çoğu zaman duygusal tükenme yer alır. Çünkü avukatlık, insanla temasın yoğun olduğu bir meslektir; fakat bu temas sıradan bir hizmet ilişkisi değildir. Müvekkil, avukatın karşısına çoğu zaman hukuki bir sorunla değil, kişisel bir krizle çıkar.</p>

<p>Ceza yargılamasında özgürlük korkusu, boşanma davalarında aile çözülmesi, miras davalarında kardeşlik kırgınlığı, iş davalarında değersizleştirilmiş emek, icra dosyalarında ekonomik yıkım, ağır ceza dosyalarında hayatın geri kalanını belirleyebilecek bir suçlama vardır. Avukat bütün bu alanlarda sadece hukuki pozisyon üretmez; insanın kırılma anına temas eder. Bu nedenle avukatın duygusal tükenmesi, sıradan bir mesleki yorgunluk değildir. Avukatın zihninde ve bedeninde biriken şey, yalnızca dosya sayısı değil; dosyaların taşıdığı insan yüküdür. Her dosya bir hikâye, her hikâye bir beklenti, her beklenti bir baskı üretir.</p>

<p>Avukat, müvekkilin kaygısını düzenlerken kendi kaygısını bastırır. Müvekkilin öfkesini hukukileştirirken kendi öfkesini denetler. Mahkemenin duyarsızlığına karşı müvekkilin dağılmasını önlemeye çalışırken kendi inancını korumaya uğraşır. Bu süreç sürekli hale geldiğinde duygusal tükenme kaçınılmazlaşır.</p>

<p><strong>Duyarsızlaşma mı, Duyarsızlaşamama mı?</strong></p>

<p>Klasik tükenmişlik anlatısında duyarsızlaşma önemli bir boyuttur. Kişi hizmet verdiği insanlara karşı soğuk, mekanik ve mesafeli davranmaya başlar. Ancak avukatlıkta mesele biraz daha karmaşıktır.</p>

<p>Türkiye’deki bazı bulgular, avukatlarda duyarsızlaşmanın her zaman en baskın boyut olmadığını göstermektedir. Sakarya çalışmasında duyarsızlaşma alt boyutunun düşük düzeyde bulunması, bu bakımdan önemlidir. Bu sonuç, avukatın hâlâ temas halinde kaldığını, müvekkilin krizini bütünüyle dışsallaştıramadığını, dosyanın adalet yükünden kopamadığını düşündürür. Başka bir ifadeyle, avukat bazen “soğuduğu” için değil, soğuyamadığı için tükenir.</p>

<p>Bu durum özellikle savunma avukatlığı bakımından belirgindir. Müdafi, sanığın yalnızca hukuki temsilcisi değildir; onun özgürlük korkusunun, ailesinin beklentisinin, toplumun suçlayıcı bakışının ve mahkemenin otoriter atmosferinin ortasında durur. Bu yük karşısında duyarsızlaşmak bazen bir savunma mekanizmasıdır; fakat savunmanın ethosu, avukatı tamamen duyarsızlaşmaktan da alıkoyar. Avukat için trajik olan tam da budur: Mesleki işlevini sürdürebilmek için belli bir mesafe kurması gerekir; fakat savunmanın anlamını koruyabilmek için insan hikâyesine bütünüyle yabancılaşmaması gerekir.</p>

<p><strong>Kişisel Başarı Hissinin Aşınması: “Ne Yaparsam Yapayım Değişmiyor”</strong></p>

<p>Avukatlıkta tükenmişliğin en ağır alanlarından biri kişisel başarı hissinin azalmasıdır. Bu, avukatın bilgisizleşmesi veya mesleki yeteneğini kaybetmesi anlamına gelmez. Daha çok, avukatın kendi emeğinin yargılama içinde karşılık bulmadığını hissetmesidir.</p>

<p>Dilekçe yazılır ama okunmadığı düşünülür. Delil tartışması istenir ama mahkeme hızlı geçer. Tutanak düzeltilmek istenir ama kayıt eksik kalır. Savunma yapılır ama kararın zaten verilmiş olduğu hissi ağır basar. İtiraz edilir ama usuli bir refleks gibi görülür. Böyle bir pratik içinde avukatın “etki edebilme” duygusu aşınır. Bu aşınma, tükenmişliğin en tehlikeli boyutlarından biridir. Çünkü savunma, yalnızca hukuki bilgiye değil, mesleki etki inancına da dayanır. Avukat, sözünün, dilekçesinin, itirazının, müdahalesinin bir anlamı olduğuna inanmak zorundadır. Bu inanç kaybolduğunda savunma mekanikleşir.</p>

<p>İzmir-Manisa çalışmasında kişisel başarı hissinin negatif duyguyu azaltıcı etkiye sahip olması bu nedenle önemlidir. Avukat kendisini başarılı, etkili ve mesleki olarak yeterli hissettiğinde negatif duygu azalmakta; kişisel başarı hissi düştüğünde ise negatif duygu alanı güçlenmektedir. Bu nedenle avukatın başarı hissi yalnızca bireysel tatmin meselesi değildir. Savunma hakkının canlılığı bakımından da önemlidir.</p>

<p><strong>İşkoliklik: Çalışkanlık Değil, Çalışmayı Durduramama</strong></p>

<p>Avukatlık kültüründe çok çalışmak çoğu zaman mesleki erdem gibi sunulur. Gece dilekçe yazmak, hafta sonu dosya okumak, tatilde telefona bakmak, aynı gün birçok duruşmaya yetişmek, her an ulaşılabilir olmak, büroyu ayakta tutmak için sürekli yeni iş almak normalleştirilir.</p>

<p>Fakat çalışkanlık ile işkoliklik aynı şey değildir. Çalışkanlık, bilinçli, ölçülü ve amaca bağlı bir emek biçimidir. İşkoliklik ise çalışmanın kişinin iç dünyasını, sosyal hayatını, dinlenme kapasitesini ve bedensel sınırlarını istila etmesidir. Çalışkan avukat işini ciddiye alır; işkolik avukat işi kapatamaz. Çalışkan avukat dinlenince daha iyi çalışır; işkolik avukat dinlenirken bile suçluluk duyar.</p>

<p>Diyarbakır çalışmasında işkoliklik ile tükenmişlik arasında pozitif yönlü ilişki bulunması, avukatlık pratiği bakımından son derece anlamlıdır. Araştırmada işkoliklik düzeyi arttıkça tükenmişlik düzeyinin de arttığı tespit edilmiştir. Bu sonuç, avukatlıkta “çok çalışma” kültürünün sorgulanması gerektiğini gösterir. Çünkü sürekli çalışma hali kısa vadede üretkenlik gibi görünse de uzun vadede dikkat, sabır, yaratıcılık ve duygusal dayanıklılığı azaltır.Çalışmayı durduramayan avukat, dinlenemeyen avukata; dinlenemeyen avukat, düşünemeyen avukata; düşünemeyen avukat ise stratejik derinliğini kaybeden avukata dönüşme riski taşır.</p>

<p><strong>Negatif Duygu: Avukatın İç İkliminin Bozulması</strong></p>

<p>Tükenmişlik, yalnızca mesleki performansı düşüren bir durum değildir; avukatın iç duygu iklimini de bozar. Duygusal tükenme arttıkça avukatın mesleğe, müvekkile, yargıya ve kendisine ilişkin duyguları da negatifleşebilir.</p>

<p>Negatif duygu; huzursuzluk, mutsuzluk, ürkeklik, kaygı, öfke, karamsarlık, içsel gerilim ve mesleğe karşı soğuma şeklinde ortaya çıkabilir. Avukat artık sadece yorulmuş değildir; mesleki dünyası kararmaya başlamıştır.</p>

<p>İzmir-Manisa çalışmasında duygusal tükenmenin negatif duyguyu artırdığı sonucuna ulaşılması bu bakımdan değerlidir. Avukatın “işimden soğudum”, “yaptığım işten yıldım”, “insanlara karşı sertleştim” gibi duyguları yalnızca bireysel şikâyet değildir; savunma mesleğinin psikolojik alarm işaretleridir.</p>

<p>Burada önemli olan, negatif duygunun avukatı yalnızca mutsuz etmemesidir. Negatif duygu, avukatın mesleki algısını da değiştirir. Müvekkil artık yardım isteyen kişi değil, tüketici bir yük gibi görünmeye başlar. Mahkeme artık adalet alanı değil, sonuç alınamayacak bir bürokratik sahne gibi algılanır. Dosya artık çözülmesi gereken bir uyuşmazlık değil, bitmeyen bir yük haline gelir. Bu iç iklim bozulması, savunmanın niteliğini doğrudan etkiler.</p>

<p><strong>Kronik Yorgunluk: Dinlenmeyle Geçmeyen Mesleki Ağırlık</strong></p>

<p>Avukatlıkta yorgunluk çoğu zaman yalnızca bedensel değildir. Bazı yorgunluklar uyuyunca geçmez. Tatil bile zihni boşaltmaz. Dosya, telefon, süre, duruşma, müvekkil, karar, itiraz ve ihtimal sürekli zihinde açık kalır.</p>

<p>Kronik yorgunluk burada devreye girer. Kronik yorgunluk, mesleğin sürekli uyarılmışlık haliyle, stresle ve psikolojik yükle birleştiğinde avukatın günlük yaşamını kuşatır. Avukat dinlense bile dinlenmiş hissetmeyebilir; çünkü mesele yalnızca fiziksel çalışma değil, zihinsel ve duygusal açık dosya halidir.</p>

<p>Erzurum çalışmasında kronik yorgunluk, mesleki imaj ve psikolojik dayanıklılık ilişkisi bakımından ele alınmıştır. Araştırmada psikolojik dayanıklılık ile kronik yorgunluk arasında olumsuz yönlü ilişki bulunmuş; psikolojik dayanıklılığın kronik yorgunluğu azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuç, avukatın yalnızca daha az çalışarak değil, daha dayanıklı iç kaynaklar geliştirerek de korunabileceğini göstermektedir. Ancak burada dikkatli olmak gerekir: Psikolojik dayanıklılık, avukata daha fazla yük bindirmenin gerekçesi haline getirilmemelidir. “Dayanıklı ol” demek, sistemi ve mesleki koşulları görünmez kılmamalıdır.</p>

<p>Psikolojik dayanıklılık, yapısal sorunların yerine geçmez; fakat avukatın bu sorunlar karşısında tamamen çökmesini önleyebilecek bir iç kaynak sağlar.</p>

<p><strong>Mesleki İmaj: Avukatın Kendini Nasıl Gördüğü</strong></p>

<p>Avukatın tükenmişliği, yalnızca dışsal iş yüküyle değil, mesleğini nasıl gördüğüyle de ilgilidir. Avukat kendi mesleğini değerli, saygın, kamusal işlevi olan, adaletin gerçekleşmesine katkı sağlayan bir faaliyet olarak görüyorsa, bu algı onun psikolojik dayanıklılığını besleyebilir. Ancak mesleki imaj zedelendiğinde avukat yalnızca dışarıdan değersizleştirilmiş hissetmez; içeriden de mesleki anlamını kaybetmeye başlar. “Avukat ne işe yarıyor?”, “Zaten karar verilmiş”, “Müvekkil sadece sonuç istiyor”, “Mahkeme savunmayı dinlemiyor”, “Toplum avukatı sadece para alan kişi olarak görüyor” gibi duygular mesleki imajı aşındırır.</p>

<p>Erzurum çalışmasında mesleki imaj algısının kronik yorgunluğu doğrudan azaltmadığı, fakat psikolojik dayanıklılık aracılığıyla dolaylı biçimde azalttığı tespit edilmiştir. Bu bulgu çok inceliklidir. Avukatın mesleğini değerli görmesi tek başına onu yorgunluktan kurtarmaz. Fakat bu değer duygusu, psikolojik dayanıklılığa dönüşebilirse avukatın kronik yorgunlukla baş etmesine katkı sağlayabilir.</p>

<p>Buradan şu sonuç çıkar: Avukatlıkta mesleki imaj yalnızca toplumsal saygınlık meselesi değildir; ruhsal dayanıklılık meselesidir. Avukatın mesleğini anlamlı bulması, savunmanın kamusal değerini hatırlaması ve kendi rolünü yalnızca piyasa aktörü olarak değil, bağımsız savunma öznesi olarak kurması tükenmişliğe karşı koruyucu bir işlev görebilir.</p>

<p><strong>Yargı Sisteminin Tüketici Etkisi</strong></p>

<p>Avukatlarda tükenmişlik yalnızca müvekkil baskısından, iş yükünden veya kişisel yatkınlıktan kaynaklanmaz. Yargı sisteminin işleyiş tarzı da tükenmişliği artırabilir. Duruşmaların kısa ve yüzeysel geçmesi, dilekçelerin okunmadığı hissi, delillerin gerçek anlamda tartışılmaması, “okundu sayıldı” pratiği, gerekçesiz ara kararlar, tutanakların eksik veya seçici tutulması, savunmanın usuli taleplerinin ciddiye alınmaması ve yargılamanın dosya merkezli bir onay mekanizmasına dönüşmesi avukatta mesleki etkisizlik hissini büyütür.</p>

<p>Avukat emek verir; fakat emeğinin yargılama içinde karşılık bulmadığını hissederse tükenir. Çünkü insan yalnızca çalışmaktan yorulmaz; çalışmasının anlamını kaybetmesinden de yorulur. Bu nedenle avukatlarda mesleki tükenmişlik, aynı zamanda bir yargı kültürü sorunudur. Savunmayı gerçekten dinlemeyen, avukatı usuli aktör olarak görüp epistemik katkısını ihmal eden, duruşmayı canlı tartışma alanı olmaktan çıkaran bir sistem, avukatın tükenmişliğini sürekli yeniden üretir.</p>

<p>Savunmanın değersizleştirildiği yerde avukatın mesleki anlam duygusu da zayıflar. Mesleki anlam duygusu zayıfladığında ise duygusal tükenme, negatif duygu ve kronik yorgunluk daha kolay derinleşir.</p>

<p><strong>Müvekkil Baskısı ve Beklenti Yönetimi</strong></p>

<p>Avukatın tükenmişliğinde müvekkil ilişkisi merkezi bir yer tutar. Müvekkil çoğu zaman avukattan yalnızca hukuki yardım değil, duygusal güvence de ister.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Kesin kazanır mıyız?”<br />
“Ne zaman biter?”<br />
“Hâkim ne karar verir?”<br />
“Karşı taraf ceza alır mı?”<br />
“Niye hemen dilekçe vermiyoruz?”<br />
“Niye telefonuma hemen dönmediniz?”<br />
“Başka avukat şöyle dedi.”</p>

<p>Bu sorular bilgi sorusu gibi görünür; fakat çoğu zaman kaygı azaltma sorusudur. Müvekkil belirsizliğe dayanamaz, avukattan kesinlik ister. Oysa avukatın mesleki dürüstlüğü ihtimal diliyle konuşmayı gerektirir.</p>

<p>İyi avukatlık, sahte güven üretmeden gerçekçi güven kurabilmektir. “Kesin kazanırız” demek müvekkili kısa süre rahatlatabilir; fakat uzun vadede güven krizine yol açar. Buna karşılık sadece risk anlatmak da müvekkili çaresizliğe sürükleyebilir. Avukat, umutla gerçeklik arasında ince bir denge kurmak zorundadır. Bu denge sürekli kurulduğunda ise ciddi bir duygusal emek doğar.</p>

<p><strong>Avukatın Kendisine Karşı Özen Borcu</strong></p>

<p>Avukatın müvekkiline karşı özen borcu vardır. Fakat avukatın kendisine karşı da bir mesleki özen borcu olmalıdır. Çünkü tükenmiş, uykusuz, öfkeli, dağılmış, duygusal olarak çökmüş bir avukatın savunma kalitesi de zarar görür. Bu nedenle avukatın kendisini koruması bencillik değildir. Dosyaya daha iyi bakabilmek için zihnini korumak zorundadır. Müvekkili daha iyi dinleyebilmek için duygusal kapasitesini tüketmemek zorundadır. Duruşmada daha güçlü durabilmek için iç dengesini korumak zorundadır.</p>

<p>Avukatın kendisine karşı özen borcu, savunma hakkına karşı özen borcunun da parçasıdır. Burada mesleki sınır çok önemlidir. Avukat müvekkilini anlamalıdır; fakat müvekkilin yerine geçmemelidir. Müvekkilin acısını görmelidir; fakat o acının içinde kaybolmamalıdır. Müvekkilin öfkesini duymalıdır; fakat o öfkenin taşıyıcısı haline gelmemelidir. Müvekkilin umudunu korumalıdır; fakat sahte umut üretmemelidir.</p>

<p>Sınır koyamayan avukat, bir süre sonra stratejik düşünme kapasitesini kaybeder. Müvekkilin duygusuyla özdeşleşen avukat dosyaya dışarıdan bakamaz. Oysa avukatın mesleki değeri tam da burada ortaya çıkar: Müvekkilin duygusunu anlamak, fakat o duygunun içinde boğulmadan hukuki akıl üretebilmek.</p>

<p><strong>Tükenmişlikle Mücadelede Bireysel, Mesleki ve Kurumsal Önlemler</strong></p>

<p>Avukatlarda tükenmişlikle mücadele yalnızca bireysel tavsiyelere indirgenemez. “Dinlenin, spor yapın, tatile çıkın” gibi öneriler elbette önemlidir; fakat tek başına yeterli değildir. Tükenmişlik bireysel olduğu kadar mesleki ve kurumsal bir sorundur.</p>

<p>Bireysel düzeyde avukatın çalışma sınırlarını belirlemesi, sürekli ulaşılabilir olma baskısını yönetmesi, dosya sayısını mümkün olduğunca dengelemesi, uyku ve dinlenme hakkını mesleki gereklilik olarak görmesi gerekir. Ayrıca duygusal olarak ağır dosyalarda psikolojik destek almak zayıflık değil, mesleki sorumluluğun parçasıdır.</p>

<p>Mesleki düzeyde baroların ve meslek örgütlerinin avukat ruh sağlığını ciddi bir gündem haline getirmesi gerekir. Genç avukatlar için mentorluk, mesleki dayanışma grupları, psikolojik danışmanlık destekleri, ağır dosyalarla çalışan avukatlara yönelik süpervizyon benzeri mekanizmalar önemlidir.</p>

<p>Kurumsal düzeyde ise yargı sisteminin savunmayı gerçekten muhatap alan bir yapıya kavuşması gerekir. Avukatın dilekçesinin okunduğunu, sözünün dinlendiğini, itirazının değerlendirildiğini, delil tartışmasının ciddiye alındığını hissetmesi yalnızca adil yargılanma hakkı bakımından değil, avukatın mesleki etkinlik duygusu bakımından da önemlidir. Savunmanın yargılama içindeki etkisi arttıkça avukatın mesleki anlam duygusu güçlenir. Mesleki anlam duygusu güçlendikçe tükenmişliğe karşı iç dayanıklılık artar.</p>

<p><strong>Sonuç: Savunmanın Ayakta Kalması İçin Avukatın da Ayakta Kalması Gerekir</strong></p>

<p>Avukatlarda mesleki tükenmişlik, bireysel zayıflık, dayanıksızlık veya motivasyon eksikliği olarak görülemez. Bu tükenmişlik; yoğun duygusal emek, işkoliklik, müvekkil baskısı, ekonomik belirsizlik, yargısal etkisizlik hissi, negatif duygu, kronik yorgunluk ve mesleki imaj aşınmasının birlikte ürettiği çok katmanlı bir mesleki yıpranmadır.</p>

<p>Avukat başkasının krizini hukuk formuna dönüştüren kişidir. Fakat bu dönüşüm sırasında kendi iç kaynaklarını da kullanır. Her müvekkil görüşmesi, her ağır dosya, her sonuçsuz duruşma, her okunmadığı düşünülen dilekçe, her gerekçesiz ara karar, her geç kalan adalet duygusu avukatın iç dünyasında iz bırakır.</p>

<p>Bu nedenle avukatın tükenmişliğini konuşmak, yalnızca avukatın ruh sağlığını konuşmak değildir. Aynı zamanda savunmanın niteliğini, yargılamanın kültürünü, müvekkil ilişkisini, mesleğin piyasa koşullarını ve adalet sisteminin insan üzerindeki etkisini konuşmaktır.</p>

<p>Avukatın güçlü olması gerekir; fakat bu güç duygusuzluk değildir. Avukatın dayanıklı olması gerekir; fakat bu dayanıklılık sınırsız yük taşıma mecburiyeti değildir. Avukatın mücadele etmesi gerekir; fakat bu mücadele kendi iç çöküşünü inkâr ederek sürdürülemez.</p>

<p>Savunmanın ayakta kalabilmesi için, savunmayı yapan insanın da ayakta kalması gerekir. Avukatın tükenmişliği görünmez bırakıldığında yalnızca bir meslek mensubu yorulmaz; savunmanın sesi, dikkati, sezgisi ve direnç kapasitesi de zayıflar. Bu nedenle avukatın iyi oluşu, kişisel konfor meselesi değil, adalet sisteminin niteliğiyle doğrudan ilişkili kamusal bir meseledir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN"><img alt="Av. Fahrettin KAYHAN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/05/fahrettin-kayhan.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN">Av. Fahrettin KAYHAN</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999"><strong>Kaynakça</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999">Akın, U. ve Oğuz, E. (2010). Öğretmenlerin işkoliklik ve tükenmişlik düzeylerinin ilişkisi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi. <i>Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi</i>, 16(3), 309-327.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Ardıç, K. ve Polatçı, S. (2009). Tükenmişlik sendromu ve madalyonun öbür yüzü: İşle bütünleşme. <i>Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi</i>, 32, 21-46.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Bilge, H. (2018). Avukatlarda tükenmişliğin negatif duyguya olan etkisinin yapısal eşitlik modeliyle (YEM) araştırılması. <i>Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi</i>, 10(30), 1074-1098.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Çelik, Ü. H. ve Karaca Aydın, S. (2025). Avukatlarda mesleki imaj algısının kronik yorgunluk üzerine etkisinde psikolojik dayanıklılığın rolü. <i>İşletme Araştırmaları Dergisi</i>, 17(4), 2763-2777.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Gürbüz, H. ve Akansu, F. (2022). Avukatlarda tükenmişlik (burnout) sendromu üzerine bir çalışma. A. Akın (Ed.), <i>Sosyal bilimlerde teorik ve ampirik araştırmalar-1</i> içinde (ss. 157-180). İKSAD Publishing House.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Gürses, İ. (2006). <i>Avukatların mesleki tükenmişlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi: Sakarya örneği</i> [Yüksek lisans tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü].</span></p>

<p><span style="color:#999999">Kayhan, F. (2010). Avukatlık kimliği ve avukatın yargı sistemi içindeki yeri. <i>Ankara Barosu Dergisi</i>, 2010/3.</span></p>

<p><span style="color:#999999">Zincirkıran, M., Arslantaş, M., Soybaş, İ. ve Yalçınsoy, A. (2016). İşkoliklik ile tükenmişlik arasındaki ilişkinin incelenmesi: Avukatlar üzerine bir araştırma. <i>International Journal of Innovative Strategical Social Research</i>, 1(1), 967-975.</span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukatlarda-mesleki-tukenmislik-sendromu-savunmanin-icten-asinmasi-1</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 00:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/terazi/avukatlarda-mesleki-tukenmislik-sendromu.jpg" type="image/jpeg" length="90993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sivil Havacılık Güvenliği Yönetmeliği (SHY-GÜVENLİK)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/sivil-havacilik-guvenligi-yonetmeligi-shy-guvenlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/sivil-havacilik-guvenligi-yonetmeligi-shy-guvenlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivil Havacılık Güvenliği Yönetmeliği (SHY-GÜVENLİK), 22 Mayıs 2026 Tarihli ve 33261 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>SİVİL HAVACILIK GÜVENLİĞİ YÖNETMELİĞİ (SHY-GÜVENLİK)</strong></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, sivil havacılık alanında kamu düzeni ve güvenliğini bozan, yerde veya havada meydana gelebilecek her türlü yasadışı eylemlere karşı şahısların, yolcuların, mürettebatın, yer personelinin, havaalanı bina ve tesislerinin, hava araçlarının korunmasına ilişkin ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin havacılık güvenliği ile ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek ve uygulama esaslarını belirlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> (1) Bu Yönetmelik, sivil havacılık hizmetlerini yürütmek ve güvenliğini sağlamaktan sorumlu tüm kurum ve kuruluşları, gerçek veya tüzel kişileri, yerli/yabancı işletmeleri ve sivil havacılığa açık havaalanları ile tesisleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> (1) Bu Yönetmelik, 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 40 ıncı maddesi, 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, 5/6/1945 tarihli ve 4749 sayılı Şikago'da 7 Aralık 1944 tarihinde Akit ve İmza Edilmiş Olan Milletlerarası Sivil Havacılık Anlaşması ile Sivil Havacılık Geçici Sözleşmesi ve Bunların Eklerinin Onanması Hakkında Kanun ile yürürlüğe girmiş olan Şikago Sözleşmesinin 17 numaralı Eki, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 254 üncü, 441 inci ve 474 üncü maddeleri ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 159 uncu, 161 inci, 437 nci ve 441 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar ve kısaltmalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Acil durum: Havaalanında, normal hizmet akışı dışında personel, araç, gereç, malzeme kullanımı ve takviyesi ile ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği ve koordinasyonu gerektiren; güvenlik, kaza veya kurtarma ile ilgili her türlü durumu,</p>

<p>b) Alternatif güvenlik tedbirleri: Ticari yolcu taşımacılığı faaliyetleri dışındaki belirli sivil havacılık faaliyetlerinin kolaylaştırılması için bu Yönetmelik uyarınca belirlenen temel standartların tamamı veya bir kısmından farklı olarak belirlenen tedbirleri,</p>

<p>c) Ayrılmış alan: Havaalanlarında güvenlik tahditli alanlardan giriş kontrol önlemleri ile ayrılmış, sınırları açıkça belirlenmiş ve yalnızca belirli türde havacılık faaliyetleri için alternatif güvenlik tedbirlerin uygulandığı demarke alanları,</p>

<p>ç) A grubu yetkili acente: Kargo ve postanın güvenlik kontrollerini yerine getiren, taramasını gerçekleştiren ve/veya güvenli tedarik zincirinde yer alan entegre depolama ve nakil hizmetlerinden sorumlu lojistik sağlayıcıları, havayolu işletmelerini, taşıma işleri organizatörlerini ve yer hizmetleri kuruluşlarını,</p>

<p>d) Bilinen gönderici: Kendi hesabına kargo veya postayı üreten, meydana getiren ve prosedürleri herhangi bir hava aracında taşıma yapmayı sağlayacak şekilde genel güvenlik kurallarını ve standartlarını karşılayan ve Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilen göndericiyi,</p>

<p>e) Boşluk: Kişinin eğitim ve istihdamda olmadığı yirmi sekiz günden fazla süreyi,</p>

<p>f) Doğasına uygun yöntemlerle tarama: Yasaklı maddelerin tespit edilmesi için bagaj, kargo ve posta, havayolu posta ve malzemesi veya tedariklerin boyutu, şekli, içeriği veya diğer özelliklerinin dikkate alınarak en uygun yöntemle yasaklı maddeleri tanımlama ve/veya tespit etme amaçlı teknik ve diğer usullerin kullanımını,</p>

<p>g) EADUK: Eğitim, Araştırma ve Denetleme Uzmanları Kurulunu,</p>

<p>ğ) ECAC: Avrupa Sivil Havacılık Konferansını,</p>

<p>h) ECAC Doc. 30 Kısım II: Avrupa Sivil Havacılık Konferansı Havacılık Güvenliği Alanında Politika Beyanını,</p>

<p>ı) Eş güvenlik tedbirleri: Bu Yönetmelik uyarınca belirlenmiş güvenlik tedbirleri ile aynı veya benzer seviyede tespit veya önleme kapasitesine sahip tedbirleri,</p>

<p>i) Eşliksiz bagaj: Havayolu işletmesi tarafından uçak altında taşınmak üzere kabul edilen ve çekin (check-in) işlemini yapan yolcusunun hava aracında olmadığı bagajı,</p>

<p>j) GEADB: Güvenlik, Eğitim, Araştırma ve Denetleme Birimini,</p>

<p>k) Genel Müdürlük: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>l) Gümrüklü saha: Gümrük idaresinin denetim, kontrol, yetki ve sorumluluğunda bulunan dış hatlar gelen ve giden yolcu salonları, havaalanlarının, iç hatlar hariç, güvenlik tahditli alanlarının kritik bölümleri, hava tarafı ve ayrılmış alanlar ile bu alanlarda bulunan güvenlik tahditli alanları,</p>

<p>m) Güvenlik kontrolü: Yasaklı maddelerin girişini önleyebilecek usullerin uygulanmasını,</p>

<p>n) Güvenlik kültürü: Bir organizasyonun günlük işleyişinde var olan ve organizasyon içindeki tüm birimlerin ve personelin eylem ve davranışları tarafından yansıtılan güvenlikle ilgili normlar, değerler, tutumlar ve varsayımlar setini,</p>

<p>o) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması: 2920 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesi uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını,</p>

<p>ö) Güvenlik tahditli alan: Bir havaalanının hava tarafının, erişim kontrolüne ek olarak diğer güvenlik kontrollerinin uygulandığı, öncelikli risk alanları olarak tanımlanan alanlarını,</p>

<p>p) Güvenlik tahditli alanların kritik bölümleri: Altmış kişiden fazla havaalanı giriş kartı sahibi personelin giriş yetkisine sahip olduğu havaalanlarının, taranmış giden yolcuların giriş yapabildiği ve taranmış giden uçak altı bagajların geçtiği veya bulunduğu bölümlerini,</p>

<p>r) Havaalanı: Karada ve su üzerinde hava araçlarının kalkması ve inmesi için özel olarak hazırlanmış, hava araçlarının bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına, yolcu ve yük alınmasına ve verilmesine elverişli tesisleri bulunan yerleri,</p>

<p>s) Havaalanı güvenlik komisyonu: 25/7/1997 tarihli ve 97/9707 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 19 uncu maddesi uyarınca oluşturulan Güvenlik Komisyonunu,</p>

<p>ş) Havaalanı mülki idare amiri: İlgili mevzuat uyarınca havaalanında görevlendirilen mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından kamu görevlisini,</p>

<p>t) Havaalanı işletmecisi: Havaalanı işletmecisi olan Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü ve özel havaalanı işletmeciliği yapan kuruluşları,</p>

<p>u) Hava aracı güvenlik araması: Hava aracının, yolcular ve yolcular dışındaki kişilerin erişebilecekleri kabin ve uçağın dış bölümlerinin yasaklı maddeler ve diğer tehlikeli maddelere karşı aranmasını,</p>

<p>ü) Hava tarafı: Havaalanında pistleri, taksi yolları, apron ve bunlara bitişik sahaları, hava araçlarının kalkmasını, inmesini ve yer manevralarını yapmasını, hava araçlarının yakıt, bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasını ve yük ile yolcu indirilip bindirilmesini temin edici tesisleri ve belirli durumlarda doğrudan uçuş faaliyeti amacıyla kullanılan bina ve yapıları veya bunların bazı kısımlarını ve bu bölümlerin hepsine girişin kontrollü olduğu yerleri,</p>

<p>v) Havacılık güvenliği: Sivil havacılığın yasadışı eylemlere karşı korunması amacıyla alınan önlemler ve kullanılan insan ve malzeme kaynaklarının bir kombinasyonunu,</p>

<p>y) Havayolu işletmesi: Koltuk kapasitesi yirmi ve üzeri olan uçaklarla yolcu taşımacılığı ile sadece yük taşımacılığı yapan ticari hava taşıma işletmelerini,</p>

<p>z) ICAO: Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatını,</p>

<p>aa) İlave güvenlik tedbirleri: Bu Yönetmelik uyarınca belirlenmiş güvenlik tedbirlerinin uygulanmasından sonra ek olarak belirli bir tehdide karşı uygulanan tarama, arama ve diğer güvenlik kontrollerini,</p>

<p>bb) İşletme: Sivil havacılık alanında faaliyet gösteren ticari hava taşımacılığı, genel havacılık, amatör havacılık, sportif havacılık, havaalanı, terminal, tedarik, yer hizmeti, kargo acenteleri, antrepo, onaylı bakım ve özel güvenlik hizmeti kuruluşlarını veya işletmelerini,</p>

<p>cc) Kara tarafı: Bir havaalanında doğrudan uçuş faaliyetlerine dâhil olmayan terminal binalarını, diğer tüm yapıları, kullanımlı veya boş sahaları içine alan ve avan projede ya da master planda gösterilen; hava araçlarının yakıt, bakım ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasını, yolcuların ve hizmet alan veya hizmet üreten diğer kullanıcıların sağlık, eğitim, ibadet, alışveriş, ofis, depo, konaklama, ulaşım, iletişim ve buna benzer tüm ihtiyaçlarını karşılayıcı alanları da içerebilecek olan alanlar ve bölgeler ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca uygun görülecek olan yüksek katma değerli diğer tesisleri de içerebilen alanlar ve bölgeleri kapsayan, ana giriş yolu/yolları kontrol noktasından başlayarak hava tarafı dışında kalan havaalanı bölümünü,</p>

<p>çç) Kontrol noktası: Kişilerin, bagajların, eşyaların, kargo ve postaların, tedariklerin ve araçların güvenlik kontrolünün birlikte veya ayrı ayrı yapıldığı yeri,</p>

<p>dd) Kontrol noktası amiri: Kontrol noktasında görevlendirilmiş, sivil havacılık güvenliği alanında eğitim almış genel kolluk personelini,</p>

<p>ee) MANPADS: Taşınabilir hava savunma sistemlerini,</p>

<p>ff) Merkez Güvenlik Kurulu: Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 18 inci maddesi uyarınca oluşturulan kurulu,</p>

<p>gg) MSHGP: Milli Sivil Havacılık Güvenlik Programını,</p>

<p>ğğ) MSHGKKP: Milli Sivil Havacılık Güvenliği Kalite Kontrol Programını,</p>

<p>hh) Öngörülemeyen şekil: Güvenlik tedbirlerinin, caydırıcı etkisini ve etkinliğini artırmak amacıyla MSHGP ile tanımlanmış amaçlar doğrultusunda, düzensiz aralıklarla, farklı yerlerde ve/veya değişen araçlarla uygulanmasını,</p>

<p>ıı) Potansiyel tehlike arz eden yolcular: Kabul edilemeyen yolcular ile sınır dışı edilen veya hukuki gözetim altında bulunan tutuklu, hükümlü veya gözaltında bulunan yolcuları,</p>

<p>ii) Tarama: Yasadışı eylemlere müdahalede kullanılabilecek silah, patlayıcı veya diğer tehlikeli donanımlar gibi yasaklı maddeleri tanımlama ve/veya tespit etme amaçlı teknik ve diğer usullerin uygulanmasını,</p>

<p>jj) Tarayıcı personel: Güvenlik kontrol noktalarında tarayıcı olarak güvenlik hizmeti veren personeli,</p>

<p>kk) Test faaliyeti: Havacılık güvenliği tedbirlerinin yeterliliğinin yasadışı bir eylem gerçekleştirme girişimini gizli veya açık bir şekilde taklit edilerek kontrol edilmesini,</p>

<p>ll) Transfer yolcu: İki farklı uçuş arasında doğrudan bağlantılı olarak seyahat eden yolcuları,</p>

<p>mm) Transfer uçak altı bagaj: İki farklı uçuş arasında doğrudan bağlantılı olarak taşınan uçak altı bagajını,</p>

<p>nn) Transit yolcu: Bir havaalanından geldikleri aynı uçuş ile ayrılan yolcuları,</p>

<p>oo) Transit uçak altı bagaj: Bir havaalanından geldikleri aynı uçuş ile ayrılan uçak altı bagajını,</p>

<p>öö) Uçuş tedarikleri: Kabin bagajı, yolcular dışındaki kişiler tarafından taşınan nesneler ile havayolu posta ve malzemeleri haricinde yolcu veya mürettebat tarafından uçuş sırasında kullanım, tüketim veya satış için hava aracına alınan tüm malzemeleri,</p>

<p>pp) Uçuş tedariklerinin yetkili tedarikçisi: Genel Müdürlük tarafından, uyguladığı prosedürler ile genel güvenlik kurallarını ve standartlarını karşılayan, hava aracına uçuş tedariklerinin teslimatını gerçekleştirecek kadar yeterli ve uygun bir tedarikçi olarak, sertifikalandırılan işletmeleri,</p>

<p>rr) Ulusal havacılık güvenliği denetim görevlisi: Genel Müdürlük tarafından sertifikalandırılmış, havacılık güvenliği tedbirlerinin ulusal ve uluslararası mevzuata uyumluluğunun gerçekleştirilmesi için Genel Müdürlük adına, denetleme, test ve araştırma faaliyetlerinde görev yapan yetkili personeli,</p>

<p>ss) Yasadışı eylem: Sivil havacılığın emniyetini tehlikeye düşürmek amacıyla hava aracının yasadışı olarak ele geçirilmesini, hizmetteki hava aracına zarar verilmesini, havaalanı veya hava aracı içinde rehine alma durumunu, hava aracına, havaalanına veya havaalanı tesislerine zorla izinsiz girilmesini, hava aracına veya havaalanına kötü amaçla silah, tehlikeli cihaz veya madde sokulmasını, hava aracının insanları öldürmek, yaralamak, çevre ve binalara zarar vermek amacıyla silah olarak kullanılmasını, havaalanında veya sivil havacılık tesislerinde uçuşta veya yerde olan hava aracı, yolcular, mürettebat/ekip, yer personeli veya şahısların emniyetini tehlikeye atmayı ve benzeri nitelikteki eylemleri,</p>

<p>şş) Yetkili acente: Havayolu taşımacılığı ile iştigal eden bir kuruluş ile iş ilişkisi kuran ve kargo veya posta güvenliği ile ilgili Genel Müdürlük tarafından kabul edilen veya istenen güvenlik kontrollerini sağlayan bir havayolu işletmesi, yer hizmetleri kuruluşu, taşıma işleri organizatörleri veya entegre depolama ve nakil hizmetlerinden sorumlu lojistik sağlayıcısını,</p>

<p>tt) Yetkisiz erişim: Havacılık güvenliği tedbirlerinin yerine getirilmesi veya sivil havacılık faaliyetleri kapsamında görevli olmayanlar ile görev veya iş tanımının dışındaki alanlara, uçak altı bagajına, kargo ve postaya, uçuş tedariklerine veya havaalanı tedariklerine erişim sağlanmasını,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>uu) Yolcular dışındaki kişiler: Yolcu olmayan personel, görevli, denetim görevlisi, stajyer, geçici görevli ve giriş yetkilendirmesi sahibi diğer kişileri,</p>

<p>üü) Yüksek riskli kargo ve posta: Hakkında sivil havacılığa karşı tehdit oluşturabileceğine ilişkin belirli bir istihbarat olan veya temel güvenlik önlemlerinin uçakları tehlikeye sokabilecek yasaklanmış maddeleri bulmaya elverişli olmayan veya bilinmeyen bir kaynaktan gelen veya müdahale belirtileri gösteren ve şüphe uyandıran anormallikleri bulunan kargoyu/postayı,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelikte belirtilmeyen tanımlar ve kısaltmalar için 2920 sayılı Kanun, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve diğer sivil havacılık mevzuatı ile ülkemizin üyesi olduğu uluslararası sivil havacılık kuruluşları tarafından yayımlanan dokümanlarda belirtilen tanım ve kısaltmalar geçerlidir.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>MSHGP, Sivil Havacılık Güvenliği Organizasyonu ile Görev ve Sorumluluklar</p>

<p><strong>Milli Sivil Havacılık Güvenlik Programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Sivil havacılık alanında faaliyet gösteren tüm kurum ve kuruluşlar, şahıslar ve yolcuların uyması gereken güvenlik tedbirleri ile yasaklanan hususlara dair bu Yönetmelik uyarınca belirlenen güvenlik tedbirlerinin usul ve esasları MSHGP’de belirlenir. Genel Müdürlük tarafından hazırlanan MSHGP taslağı, Merkez Güvenlik Kurulunun uygun görüşü üzerine İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcılarının imzası ile yürürlüğe girer.</p>

<p>(2) Genel Müdürlük, MSHGP’de uluslararası mevzuat ve uygulamalarda meydana gelen değişikliklerin yapılabilmesi amacı ile gerekli görülen değişiklikler ve acil uygulanması gereken havacılık güvenliği ile ilgili kararları toplantı gerçekleştirilmeksizin Merkez Güvenlik Kurulu üyelerinin görüşüne sunulabilir.</p>

<p>(3) Şikago Sözleşmesinin 9 ve 17 numaralı Ekleri ve ECAC Doc. 30 Kısım II’de değişiklik olması durumunda, MSHGP’de belirlenen sivil havacılık güvenliği uygulamalarının yeniden değerlendirilerek güncellenmesi sağlanır.</p>

<p>(4) Bu Yönetmelik ve MSHGP’de belirlenen standartlara ilave tedbirler, uçuş gerçekleştirilen ülke sivil havacılık otoritelerinin talep etmesi veya güvenlik risk değerlendirmeleri sonucu mevcut tedbirlerin yeterli görülmemesi halinde uygulanabilir. İlave güvenlik tedbirleri, talep eden kurum veya kuruluş ile bu tedbirlerden etkilenecek kurum veya kuruluşların görüşleri alınarak havaalanı bazındaki taleplerde mülki idare amirliği ve uluslararası taleplerde Genel Müdürlük tarafından yapılacak bir risk değerlendirmesi sonucunda, tehditle ilgili, objektif, tarafsız, risk ile orantılı olarak geçici ve makul bir süre için uygulanır. Bu sürenin sonunda ilave güvenlik tedbirlerinin uygulanması yeniden değerlendirilir.</p>

<p><strong>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü </strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Bu Yönetmelik çerçevesinde MSHGP'nin hazırlanması, yürütülmesi ve geliştirilmesi, bu Yönetmelikte belirlenen görev ve hizmetlerin koordinasyonu, Şikago Sözleşmesinin 9 numaralı Eki güvenlik ile ilgili standartları ve 17 numaralı Eki, ECAC gereklilikleri ve uluslararası uygulamalar ve önlemlerin uygulanması, sürdürülmesi ve izlenmesi ile görev ve sorumlulukların dağıtımı bakımından yetkili otorite Genel Müdürlüktür.</p>

<p>(2) Genel Müdürlüğün görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:</p>

<p>a) Şikago Sözleşmesinin 9 numaralı Ekinin güvenlik ile ilgili standartları, 17 numaralı Eki ve ECAC Doc. 30 Kısım II’deki değişiklikleri takip etmek ve ulusal mevzuatta gerekli güncellemeleri yapmak.</p>

<p>b) MSHGP ile eklerini takip etmek, ulusal ve uluslararası gerekliliklere göre güncellemek.</p>

<p>c) MSHGP ve havacılık güvenliği uygulamalarına yönelik rehber doküman oluşturmak.</p>

<p>ç) Ülke genelinde standartların sağlanması için havaalanı güvenlik programının genel esaslarını belirlemek ve havaalanları tarafından güvenlik programı hazırlanmasını sağlamak.</p>

<p>d) MSHGP ilgili bölümlerinde yer alan güvenlik uygulamalarının yerine getirilmesi amacıyla işletmelerin güvenlik planlarının genel esaslarını belirlemek ve uygun görülen güvenlik planlarını onaylamak.</p>

<p>e) Merkez Güvenlik Kurulunda yer alan diğer kurum ve kuruluşlarla birlikte sivil havacılık güvenliğine yönelik görev ve hizmetleri koordinasyon içinde yürütmek.</p>

<p>f) MSHGP, Merkez Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>İçişleri Bakanlığı </strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) İçişleri Bakanlığının görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:</p>

<p>a) Havacılık güvenliğine yönelik ulusal ve uluslararası risk ve tehditleri takip ederek gerekli tedbirleri alarak, ilgili birimlerince Genel Müdürlüğe bildirilmesini sağlamak.</p>

<p>b) Türkiye’ye giriş yapmak üzere havaalanında sınır kapısına müracaat eden ancak Türkiye’ye girişi 6458 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında uygun görülmeyen yabancı yolcuları, kabul edilemeyen yolcu kapsamına almak.</p>

<p>c) Potansiyel tehlike arz eden yolculara ilişkin ilgili mevzuat kapsamındaki işlemlerin yapılmasını sağlamak.</p>

<p>ç) Kullandığı sistemler üzerinden yabancı yolcuların ülkemize varışları öncesi risk değerlendirmelerini yapmak ve gerekli hallerde ülkemize girişlerini engelleyici tedbirler almak.</p>

<p>d) Sınır dışı edilmek üzere havaalanına getirilen yabancıların sivil havacılık güvenliği çerçevesinde ülkemizden çıkış işlemlerini gerçekleştirmek.</p>

<p>e) Havaalanlarında gerekli eğitimleri almış yeterli sayıda personel bulundurulmasını sağlamak ve planlamasını yapmak.</p>

<p>f) Havaalanlarındaki yasadışı eylemlere müdahale edecek eğitimli ve yeterli sayıda personeli sağlamak.</p>

<p>g) MSHGP, Merkez Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Ticaret Bakanlığı </strong></p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> (1) Ticaret Bakanlığının görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:</p>

<p>a) Havaalanı sorumluluk dağılımı protokolü çerçevesinde havaalanı gümrüklü sahalarının güvenliğini sağlamak, giriş kontrol tedbirlerini uygulamak, yetkisiz kişi ve araç geçişini engellemek, eşyanın takip, kontrol ve muhafazasını sağlamak.</p>

<p>b) Kargo ve posta ile uçak altı bagajların havacılık güvenliği kapsamında yasaklı maddelerin tespiti amacıyla elle aranması, patlayıcı iz tespit cihazı ile taranması dâhil olmak üzere açılması gereken durumlarda bunlara refakat etmek.</p>

<p>c) MSHGP, Merkez Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü </strong></p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> (1) Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün görev, yetki ve sorumlulukları şunlardır:</p>

<p>a) Havaalanlarının işletilmesi ile Türk Hava Sahasındaki hava trafiğinin düzenlenmesi ve kontrolünü sağlamak.</p>

<p>b) Yükümlülüğünde olan ve ilgili mevzuat ile verilmiş güvenlik kontrolü ve taraması tedbirlerinin yerine getirilmesini sağlamak.</p>

<p>c) MSHGP, Merkez Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Diğer kurum ve kuruluşlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) Havaalanı işletmeleri, terminal işletmeleri, havayolu işletmeleri, özel güvenlik işletmeleri ve diğer kurum ve kuruluşlar işletme sözleşmeleri ve havaalanı güvenliği sorumluluk dağılım protokolü çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirir.</p>

<p>(2) Diğer kurum ve kuruluşlar; MSHGP, Merkez Güvenlik Kurulu tarafından alınan kararlar ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Merkez Güvenlik Kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 11-</strong> (1) Sivil havacılık güvenliği ile ilgili ulusal politikaların belirlenmesi, kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması, ülke genelindeki sivil havaalanlarındaki güvenlik politikalarının ve alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi ile ulusal ve uluslararası güvenlik politika ve programlarının görüşülmesi, oluşturulması ve havaalanı mülki idare amirliklerince intikal ettirilen sorunların değerlendirilerek çözüme kavuşturulmasından Merkez Güvenlik Kurulu sorumludur.</p>

<p>(2) Merkez Güvenlik Kurulu; Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik, MSHGP ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Eğitim, Araştırma ve Denetleme Uzmanları Kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Genel Müdürlük koordinasyonunda, sivil havacılık güvenliği sorunlarıyla ilgili olarak çözüm yolları geliştirmek, araştırmalarda bulunmak, uzmanlık alanlarını içeren konularda Genel Müdürlüğe yardımcı olmak ve kurumlar arası koordinasyonun sağlanması amacıyla uzman düzeyinde personelden oluşan EADUK kurulur.</p>

<p>(2) EADUK sekretarya hizmetleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür.</p>

<p>(3) EADUK üyeleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(4) EADUK; Merkez Güvenlik Kurulu, MSHGP ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Havaalanı mülki idare amiri </strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Havaalanlarında ulusal ve uluslararası mevzuata göre kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması, havacılık güvenliğine yönelik kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi, kurum ve kuruluşların havacılık güvenliğine yönelik çalışmalarının denetlenmesi, denetim sonuçlarının takibi ve icrası ile havaalanı güvenlik programının oluşturulması ve icrası havaalanı mülki idare amiri tarafından yerine getirilir.</p>

<p>(2) Havaalanı mülki idare amiri havacılık güvenliği tedbirlerinin görev alanında bulunan tüm alan, bina ve tesislerde ilgili mevzuat ile belirlenen standartlara uygun bir şekilde yerine getirilmesinin sağlanmasından ve havacılık güvenliği tedbirlerinin yerine getirilmesinde ve sorumlu kurum, kuruluş ve işletmelerin koordinasyonunda görevli, yetkili ve sorumludur.</p>

<p>(3) Havaalanı mülki idare amiri; Merkez Güvenlik Kurulu, MSHGP ve ilgili mevzuat ile verilmiş diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Havaalanı güvenlik komisyonu</strong></p>

<p><strong>MADDE 14-</strong> (1) Havaalanlarında ilgili mevzuatın ve havaalanı güvenlik programının uygulanması, havaalanında bulunan işletmeler ile diğer paydaşlar arasındaki koordinasyonun sağlanması amacıyla havaalanı mülki idare amirinin başkanlığında oluşturulan havaalanı güvenlik komisyonunun kararları ulusal ve uluslararası mevzuata uygunluk değerlendirmesi yapılmak üzere Genel Müdürlüğe sunulur.</p>

<p>(2) Havaalanı güvenlik komisyonunun sekretarya görevi il göç idaresi müdürlüğü tarafından yürütülür.</p>

<p>(3) Havaalanı güvenlik komisyonunun üyeleri, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(4) Havaalanı güvenlik komisyonu üyeleri görevleri ile ilgili olarak yaptıkları işlerden havaalanı mülki idare amirine karşı sorumludur.</p>

<p><strong>Havaalanı güvenlik, eğitim, araştırma ve denetleme birimi </strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Havaalanlarında, alınan güvenlik önlemlerini test etmek, denetlemek, araştırmak ve geliştirmek için raporlar hazırlamak üzere havaalanı güvenlik, eğitim, araştırma ve denetleme birimi oluşturulur.</p>

<p>(2) GEADB personeli, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(3) GEADB iş ve işlemleri il göç idaresi müdürlüğü tarafından yürütülür.</p>

<p>(4) GEADB personeli görevleri ile ilgili olarak yaptıkları işlerden havaalanı mülki idare amirine karşı sorumludur.</p>

<p><strong>Kontrol noktası amiri</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Kontrol noktası amiri;</p>

<p>a) Güvenlik tahditli alanlara, yetkisiz kişiler ile sivil havacılık güvenliğini tehdit eden her türlü tehlikeli ve yasaklı maddelerin girişinin engellenmesini sağlamakla,</p>

<p>b) Kontrol noktasında 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun kapsamında istihdam edilen personelin, yalnızca sivil havacılık güvenliği alanında yapmış olduğu görevlerini ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemek ve gözetlemekle,</p>

<p>c) Denetim ve gözetim sonucunda tespit edilen ilgili mevzuata aykırı hususların raporlamasını ve gereği için ilgili birimlere bildirmesini sağlamakla,</p>

<p>görevlidir.</p>

<p><strong>Genel sorumluluk ve yasaklı maddeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 17-</strong> (1) Bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen havacılık güvenliği tedbirlerinin uygulanmasından, tedbirin uygulandığı havaalanı, tesis, terminal, antrepo, hava aracı, güvenlik kontrol noktası veya tarama sisteminin işletilmesinden sorumlu kurum, kuruluşlar ile yerli veya yabancı işletmeler bu Yönetmelikte belirtilen kurum, kuruluş ve işletmeler ile müşterek olarak sorumludur.</p>

<p>(2) Taşınması, bulundurulması veya kullanılması yasaklı olan maddeler MSHGP ile belirlenir.</p>

<p><strong>Havacılık güvenliği maliyetlerinin karşılanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 18-</strong> (1) Bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen havacılık güvenliği uygulamalarının maliyetlerinin karşılanması, havacılık güvenliği kapsamında kullanılan güvenlik cihazlarının ve malzemelerinin temin ve idamesi ile gerekli ilave güvenlik yatırımlarının yapılması sorumluluğu Genel Müdürlük tarafından ruhsat, sertifika ya da yetki verilen işletmelere aittir.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik, ilgili mevzuat ile belirlenen veya üyesi olunan uluslararası kuruluşların gerekli kıldığı standartların dışında işletmeler tarafından belirli bir uçuş veya uçuşlar için havacılık güvenliği konusunda ilave güvenlik tedbirlerinin alınmasının istenmesi durumunda, maliyetler talep eden işletme tarafından karşılanır.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Havacılık Güvenliği Standartları ve Sorumlulukları</p>

<p><strong>Havaalanı planlama gereklilikleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Yeni havaalanı tesisleri tasarlanırken veya inşa edilirken veya mevcut havaalanı tesislerinde değişiklikler yapılırken, bu Yönetmelikte belirtilen gereklilikler ve MSHGP ile belirlenen yapısal güvenlik unsurları esas alınır. Genel Müdürlük; güvenlik ve emniyet unsurları ile uluslararası uçuşlara açık havaalanlarına yönelik unsurların; tasarım, inşaat ve tadilatlarda göz önünde bulundurulmasını sağlar.</p>

<p>(2) Havaalanlarında aşağıdaki alanlar oluşturulur:</p>

<p>a) Kara tarafı,</p>

<p>b) Hava tarafı,</p>

<p>c) Güvenlik tahditli alan,</p>

<p>ç) Güvenlik tahditli alanların kritik bölümleri.</p>

<p>(3) Havaalanı mülki idare amiri tarafından ikinci fıkrada belirtilen alanların açık ve kesin olarak belirlenmesi ile güvenlik tahditli alanların belirlenmesinde risk değerlendirmesi yapılması sağlanır.</p>

<p>(4) İkinci fıkrada belirtilen alanlarda ve sınırlarda uygulanacak güvenlik tedbirleri MSHGP ile belirlenir.</p>

<p><strong>Giriş kontrol </strong></p>

<p><strong>MADDE 20-</strong> (1) Havaalanlarında, hava tarafı, güvenlik tahditli alanlar ve güvenlik tahditli alanların kritik bölümlerine giriş kısıtlı tutulur. Kişilere ve araçlara sadece gerekli güvenlik koşullarını sağlamaları durumunda hava tarafı ve güvenlik tahditli alanlara giriş izni verilir. Havaalanlarında hava tarafı ve güvenlik tahditli alanlara yetkisiz erişimi önlemek amacıyla kişiler ve araçlar için havaalanı işletmesi tarafından giriş kontrol sistemleri oluşturulur. Havaalanı işletmesi tarafından kişilerin ve araçların hava tarafı ve güvenlik tahditli alanlara girişine yalnızca havacılık ve bağlı faaliyetler kapsamında geçerli bir nedene ve uygun yetkilendirmeye sahip olmaları halinde izin verilir.</p>

<p>(2) Havaalanı giriş kartı ve araç giriş yetkileri her havaalanında havaalanı giriş kartları yönergesinde düzenlenir.</p>

<p>(3) Kişilerin ve araçların hava tarafı ve güvenlik tahditli alanlara girişine izin verilmeden önce kişiler veya araçların yetkilendirmelerinin geçerliliği giriş kontrol noktalarında kontrol edilir.</p>

<p>(4) Yolcular dışındaki kişilere ve araçlara, güvenlik tahditli alanlara refakat olmadan giriş izni sadece kişinin veya aracın havacılık faaliyetlerinin bu alanlarda yürütülmesinde görevi olması ve kişilerin güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu sonuçlanmış olması halinde verilir.</p>

<p>(5) Güvenlik tahditli alanlara erişim sağlayan yolcu dışındaki kişilerin bağlı oldukları kurum veya kuruluşlar tarafından istihdam ve eğitim kayıtları ile varsa boşluklar kontrol edilir. Boşluklara dair açıklama kayıt altına alınarak giriş yetkisi talebi ile birlikte havaalanı mülki idare amirliğine sunulur.</p>

<p>(6) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucu olumsuz olan bir kişiye giriş izni verilmez, verildiyse hemen geri alınır ve iptal edilir.</p>

<p>(7) Havaalanı işletmesi tarafından, yetkisiz erişimin önlenmesi amacıyla güvenlik tahditli alanlarda hava aracından ve hava aracına doğru hareket eden kişilerin ve araçların hareketlerinin gözetim ve denetim altında tutulması sağlanır.</p>

<p>(8) Havaalanı mülki idare amirliği tarafından, havaalanının güvenlik tahditli bölümleri haricindeki alanlardaki ve tesislerdeki kişiler ve araçlar için gerektiğinde güvenliğin sağlanması amacıyla giriş yetkilendirilmesi yapılır.</p>

<p>(9) Giriş yetkilendirmesi uygulamasına ilişkin hususlar havaalanı giriş kartları yönergesinde belirlenir.</p>

<p><strong>Kara tarafı güvenliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> (1) Havaalanlarında risk ve tehdit değerlendirmesine uygun olarak muhtemel yasadışı eylem tehditlerinin bertaraf edilmesi ve önlenmesi amacıyla kara tarafı alanları için güvenlik tedbirleri alınır.</p>

<p>(2) Kara tarafı güvenliği tedbirleri MSHGP ile belirlenen çerçevede havaalanı mülki idare amiri tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Kara tarafı güvenliği tedbirlerinin uygulanması için kurum ve kuruluşlar arasındaki koordinasyon ulusal düzeyde Merkez Güvenlik Kurulu, havaalanı düzeyinde ise havaalanı güvenlik komisyonu aracılığı ile sağlanır.</p>

<p><strong>Yolcu dışındaki kişiler ve taşıdıkları eşyaların taranması</strong></p>

<p><strong>MADDE 22-</strong> (1) Havaalanı işletmesi tarafından, havacılık güvenliğinin ihlal edilmemesiyle sınırlı olmak üzere, teknik cihazlar ile yapılan kontrol ve aramada patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığının tespit edilemeyeceği durumlarda, ilk teknik cihaza ilave olarak diğer teknik cihazlar ve el ile arama yöntemi dâhil patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığını tespit edebilecek yöntemler, düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen şekilde uygulanır.</p>

<p>(2) Patlayıcıların ve patlayıcı cihazların tespitine imkân veren teknik cihazlar ve el ile arama dâhil diğer yöntemlerin, düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen şekilde uygulanması için kullanılabilecek usuller MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(3) Havaalanlarında risk değerlendirmesi sonucuna göre belirlenen yolcu dışındaki kişiler için havaalanı mülki idare amiri tarafından teklif edilen taramadan muafiyetler veya özel tarama usulleri belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin karar Genel Müdürlüğün uygun görüşü üzerine il valisi tarafından verilir.</p>

<p><strong>Araçların aranması</strong></p>

<p><strong>MADDE 23-</strong> (1) Havaalanı işletmesi tarafından güvenlik tahditli alanlara giren araçlar, içindeki kişiler, eşyaları ile birlikte taramaya ve uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulurlar.</p>

<p>(2) Havaalanlarında güvenlik tahditli alanlara giren araçlar için risk değerlendirmesi sonucuna göre havaalanı mülki idare amiri tarafından teklif edilen arama, tarama ve güvenlik kontrollerinden muafiyetler veya özel arama usulleri belirlenip belirlenmeyeceğine ilişkin karar Genel Müdürlüğün uygun görüşü üzerine il valisi tarafından verilir.</p>

<p><strong>Gözetim, devriye ve diğer fiziksel kontroller</strong></p>

<p><strong>MADDE 24-</strong> (1) Havaalanı sınırlarında gözetim, devriye ve diğer fiziksel kontroller uygulanır.</p>

<p>(2) Gözetim, devriye ve diğer fiziksel kontrollerin amaçları şunlardır:</p>

<p>a) Havaalanlarında ve kamu erişiminin bulunduğu bitişik alanlarda, kişilerin yasadışı bir eylemi gerçekleştirebileceğine dair şüpheli davranışları analiz etmek.</p>

<p>b) Bir yasadışı eylemi gerçekleştirmek için kullanılabilecek güvenlik zafiyetlerini tespit etmek.</p>

<p>c) Kişilerin bu gibi eylemleri gerçekleştirmesini engellemek.</p>

<p>ç) Mümkün olması halinde kişileri teşebbüsten alıkoymak.</p>

<p>(3) Havaalanı mülki idare amiri, gözetim, devriye ve diğer fiziksel kontrollerin uygulanmasından sorumludur. Havaalanı mülki idare amiri tarafından havaalanında faaliyet yürüten kurum, kuruluşlar veya işletmelerin sorumluluk sahalarının sınırları belirlenir.</p>

<p><strong>Havaalanında özel ayrılmış alanlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) Havaalanı mülki idare amirliği tarafından havaalanlarında alternatif tedbirleri uygulayabilmek üzere diğer alanlardan ayrılmış demarke alanlar oluşturulup oluşturulmayacağına karar verilir. Bu alanlar güvenlik tedbirlerinin tümüyle geçerli olduğu güvenlik tahditli alanlardan net bir şekilde ayrılır ve bir hava aracına, yolcularına, bagajlarına, kargo ve postalarına uygulanan mevcut güvenlik standartlarının korumasını sağlamak amacıyla bu alanlara geçişler önlenir. Havaalanlarında alternatif tedbirlerin belirlenen standartlara uygun bir şekilde uygulanmasının sağlanmasından havaalanı işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Havaalanlarında alternatif tedbirleri uygulayabilmek üzere diğer alanlardan ayrılmış demarke alanların oluşturulabilmesine dair usuller MSHGP ile belirlenir.</p>

<p><strong>Hava aracı güvenlik kontrolü ve araması</strong></p>

<p><strong>MADDE 26-</strong> (1) Hava aracı, her kalkış öncesinde herhangi bir yasaklı maddenin bulunmadığından emin olmak amacıyla, hava aracı güvenlik kontrolüne veya hava aracı güvenlik aramasına tabi tutulur. Hava aracı güvenlik kontrolü veya hava aracı güvenlik aramasının standartlara uygun bir şekilde yapılmasının sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Hava aracı güvenlik kontrolü veya hava aracı güvenlik araması yapılmasına dair usuller MSHGP ile belirlenir.</p>

<p><strong>Hava aracının korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 27-</strong> (1) Her hava aracı yasadışı eylem ve yetkisiz erişime karşı korunur. Hava aracının standartlara uygun bir şekilde korunmasının sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Hava aracının yasadışı eylemlere ve yetkisiz erişime karşı korunması için park ettiği veya bulunduğu alanın güvenlik durumuna uygun tedbirler ilgili güvenlik birimince alınır.</p>

<p>(3) Havayolu işletmeleri uçuş esnasında yetkisiz kişilerin kokpite girmesini önlemek amacıyla uygun tedbirleri alırlar.</p>

<p><strong>Taşınabilir hava savunma sistemleri </strong></p>

<p><strong>MADDE 28-</strong> (1) Havaalanı mülki idare amirliği tarafından havaalanlarında veya yakın çevresinde hava araçlarına veya havaalanı tesislerine karşı MANPADS ve benzer diğer silahlarla gerçekleştirilebilecek muhtemel saldırıların önlenmesi için uygun tedbirler alınması sağlanır.</p>

<p>(2) Genel Müdürlük ve havaalanı mülki idare amiri, uygun tedbirleri risk ve tehdit değerlendirmesi sonucuna göre belirler. Bu tedbirlerin uygulanmasından sorumlu kurum ve/veya kuruluşlar Genel Müdürlük, havaalanı işletmecisi ve havaalanı mülki idare amiri tarafından risk ve tehdit değerlendirmesi sonucuna göre belirlenir.</p>

<p><strong>Yolcular ve kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaların taranması</strong></p>

<p><strong>MADDE 29-</strong> (1) Yolcular ve kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaların standartlara uygun bir şekilde taranmasının sağlanmasından havaalanı işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Tüm giden, transfer ve transit yolcular ve bunların kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaları, yasaklı maddelerin güvenlik tahditli alanlara ve hava aracına sokulmasını önlemek amacıyla teknik cihazlar ve gerektiğinde el ile kontrol edilir ve aranır.</p>

<p>(3) Havacılık güvenliğinin ihlal edilmemesiyle sınırlı olmak üzere, teknik cihazlar ile yapılan kontrol ve aramada patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığının tespit edilemeyeceği durumlarda, ilk teknik cihaza ilave olarak diğer teknik cihazlar ve el ile arama yöntemi dâhil patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığını tespit edebilecek yöntemler, düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen şekilde uygulanır.</p>

<p>(4) Patlayıcıların ve patlayıcı cihazların tespitine imkân veren teknik cihazlar ve el ile arama dâhil diğer yöntemlerin, düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen şekilde uygulanması için kullanılabilecek usuller MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(5) Tarayıcı personel, kabin bagajı ve beraberindeki eşyaların yasaklı madde içerip içermediğini tespit edemediği durumlarda, söz konusu bagajın güvenlik tahditli alanlara girişini reddeder veya aynı ya da farklı bir teknik cihazla ya da elle arama dahil farklı bir yöntemle yeniden taranmasını sağlar.</p>

<p>(6) Transfer yolcular ile bunların kabin bagajları ve beraberindeki eşyaların, bu Yönetmelik ve MSHGP uyarınca belirlenen standartlara göre güvenlik tedbirlerinin eş değer olarak tanındığı bir ülke veya havaalanından gelmeleri halinde, söz konusu yolcu ve eşyaların taranmadan muaf tutulup tutulmayacağına Genel Müdürlük tarafından yapılacak risk değerlendirmesi sonucunda karar verilir.</p>

<p>(7) Transit yolcular ve bunların kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaların taramadan muaf tutulup tutulmayacağına Genel Müdürlük tarafından yapılacak risk değerlendirmesi sonucuna göre karar verilir.</p>

<p>(8) Genel Müdürlük risk değerlendirmesi sonucuna göre, transit yolcular ve bunların kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaları için uygulanacak güvenlik kontrollerine dair esasları belirler.</p>

<p><strong>Yolcular ve kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyaların korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 30-</strong> (1) Yolcular ve kabin bagajları ile beraberlerindeki eşyalar tarandıkları noktadan itibaren, taşındıkları hava aracına binişlerine kadar yasadışı eylemlere ve yetkisiz müdahaleye karşı korunmasının sağlanmasından havaalanı işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Gelen yolcuların, taranmış giden yolcular ile karışmalarına, MSHGP uyarınca belirlenen standartlara uygun bir şekilde taranmadıkları sürece izin verilmez.</p>

<p>(3) Taranmış giden yolcular ile taranmamış kişilerin karışmasının tespit edilmesi veya bundan şüphelenilmesi durumunda, karışmanın olduğu alan yasaklı maddelerin tespiti amacıyla aranır, ilgili yolcular, kabin bagajları ve beraberlerindeki eşyalar yeniden taranır.</p>

<p>(4) Transit yolcu operasyonu gerçekleşen havaalanlarında, transit yolcuların, kabin bagajlarının ve eşyalarının yetkisiz müdahalelerden korunması ile transit havaalanının güvenlik bütünlüğünün korunması amacıyla transit operasyonlar için tedbirlerin alınması havaalanı işletmesi tarafından sağlanır.</p>

<p><strong>Potansiyel tehlike arz eden yolcular </strong></p>

<p><strong>MADDE 31-</strong> (1) Havaalanı işletmesi; adli veya idari süreçlere tabi olan ve bu sebeplerden dolayı havayolu ile seyahat zorunluluğu olan potansiyel tehlike arz eden yolcuların uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulmasının sağlanmasından sorumludur.</p>

<p>(2) Havayolu işletmesi, potansiyel tehlike arz eden yolcular hakkında uygun güvenlik önlemlerinin yerine getirilebilmesi amacıyla potansiyel tehlike arz eden yolcu tarafından bizzat veya yolcuların nakil edilmesinden sorumlu kurum veya kuruluş tarafından havaalanı mülki idare amirliği aracılığıyla yazılı olarak bilgilendirilir. İlgili havayolu işletmesi kaptan pilotunu konu hakkında bilgilendirmekten sorumludur.</p>

<p>(3) Havaalanlarında hizmet veren havayolu işletmecilerinin güvenlik program veya planlarında, potansiyel tehlike arz eden yolcuların taşınması durumunda, hava aracının emniyeti ve güvenliğinin sağlanması için alınacak tedbirler ve uygulama usulleri belirlenir.</p>

<p>(4) Potansiyel tehlike arz eden yolcular için gönderen kurum/kuruluş tarafından yapılacak risk değerlendirmesi sonucuna uygun ilave güvenlik tedbirleri havaalanı işletmesi tarafından uygulanır.</p>

<p><strong>Uçak altı bagajının taranması</strong></p>

<p><strong>MADDE 32-</strong> (1) Havaalanı işletmesi tüm uçak altı bagajların Genel Müdürlük tarafından belirlenen standartlarda taranmasından sorumludur.</p>

<p>(2) Tüm uçak altı bagajlar bir hava aracına yüklenmeden önce yasaklı maddelerin güvenlik tahditli alanlara ve hava aracına girişini önlemek amacıyla havacılık güvenliğinin ihlal edilmemesiyle sınırlı olmak üzere, teknik cihazlar ile yapılan kontrol ve aramada patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığının tespit edilemeyeceği durumlarda, ilk teknik cihaza ilave olarak diğer teknik cihazlar ve el ile arama yöntemi dâhil patlayıcıların ve patlayıcı cihazların varlığını tespit edebilecek yöntemler, düzensiz aralıklarla ve öngörülemeyen şekilde uygulanır.</p>

<p>(3) Transfer uçak altı bagajların, bu Yönetmelik ve MSHGP uyarınca belirlenen standartlara göre Merkez Güvenlik Kurulu tarafından güvenlik tedbirlerinin eşdeğer olarak tanındığı bir ülkeden veya havaalanından gelmeleri durumunda, bunların taramadan muaf tutulup tutulamayacağına yapılacak risk değerlendirmesi sonucuna göre Genel Müdürlük tarafından karar verilebilir.</p>

<p>(4) Transit uçak altı bagajlar taşındıkları hava aracından ayrılmamaları durumunda, yalnızca yetkisiz müdahaleye karşı korunmadıkları veya yasadışı eylem gerçekleştirmek üzere kullanılacaklarına dair güçlü bir şüphe olması halinde taranırlar.</p>

<p>(5) Tarayıcı personel, uçak altı bagajda yasaklı bir madde bulunup bulunmadığını tespit edemediği durumlarda, söz konusu bagajın güvenlik tahditli alanlara girişine izin vermez veya bagajın aynı ya da farklı bir teknik cihazla ya da elle arama dahil olmak üzere farklı bir yöntemle yeniden kontrol edilmesini sağlar.</p>

<p><strong>Uçak altı bagajının korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Hava aracında taşınacak olan tüm uçak altı bagajlar, tarandığı veya havayolu işletmesi tarafından kabul edildiği noktadan sonra taşınacağı hava aracının ayrılışına kadar yetkisiz müdahaleye karşı korunur.</p>

<p>(2) Yetkisiz müdahaleye karşı korunmamış olan uçak altı bagajın havaalanı veya terminal işletmesi tarafından yeniden taranması sağlanır.</p>

<p>(3) Uçak altı bagajının, belirlenen standartlara uygun şekilde korunmasının sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p><strong>Kişi bagaj eşleşmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 34-</strong> (1) Bir havayolu işletmesi uçak altı bagajlardan, yalnızca ilgili uçuşta taşınmak üzere kabul edilmiş, eşlikli ve eşliksiz olarak ayrı ayrı tanımlanmış ve uygun standartlarda taranmış olanlarını taşıyabilir. Tüm uçak altı bagajların bu gereklilikleri karşıladığı ve o uçuşta taşınmaya onaylı olduğu kayıt altına alınır. Kişi bagaj eşleşmesinin standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesinin sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p><strong>Eşliksiz bagaj</strong></p>

<p><strong>MADDE 35-</strong> (1) Eşliksiz bagajlar taramaya tabi tutulmak şartıyla taşınabilir. Eşliksiz bagajın belirlenen standartlara uygun şekilde taranmasının sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p>(2) Bir uçak altı bagajı, yolcunun kontrolünün dışında faktörler nedeniyle eşliksiz bagaj haline gelmişse, risk değerlendirmesi sonucuna göre yeniden taramadan muaf tutulabilir. Uçak altı bagajının yolcunun kontrolünün dışında faktörler nedeniyle eşliksiz hale geldiğine karar verilmesinden ve risk değerlendirmesinin yapılmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p><strong>Kargo ve posta için genel hükümler</strong></p>

<p><strong>MADDE 36-</strong> (1) Tüm kargo ve postalar bir hava aracına yüklenmeden önce, güvenlik kontrollerine tabi tutulurlar. Transfer kargo ve postanın, daha önce uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulduğu doğrulanırsa taramadan muaf tutulup tutulmayacağına A grubu yetkili acente tarafından karar verilir. Kargo ve posta için uygun güvenlik kontrollerinin daha önce uygulandığına dair doğrulama usulleri MSHGP ile belirlenir.</p>

<p>(2) Transit kargo ve posta, hava aracından indirilmemesi durumunda taramadan muaf tutulabilir.</p>

<p>(3) Genel Müdürlük tarafından taşınmasına istisnai olarak izin verilmediği müddetçe bir araya getirilmiş patlayıcı ve yangın çıkaran düzeneklerin kargo ve posta gönderilerinde taşınması yasaktır.</p>

<p>(4) Kargo ve postaların belirlenen standartlara uygun bir şekilde güvenlik kontrollerine tabi tutulmasının sağlanmasından havayolu işletmesi ve yetkili acente sorumludur.</p>

<p><strong>Güvenli tedarik zinciri</strong></p>

<p><strong>MADDE 37-</strong> (1) Bir havayolu işletmesi tarafından taşınacak kargo ve postaların uygun güvenlik kontrollerine ve taramaya tabi tutulmasını sağlamak amacıyla Genel Müdürlük tarafından yetkili acente ve bilinen göndericileri içeren bir güvenlik tedarik zinciri sistemi oluşturulur.</p>

<p>(2) Yetkili acenteler güvenlik kontrollerinin uygulanmasından sonra havayolu ile taşınmak üzere kayıt ve kabul edilmiş olan gönderiyi sevk ederken elektronik veya yazılı şekilde gönderiye eşlik edecek bir gönderi güvenlik beyanında bulunurlar.</p>

<p><strong>Kargo ve postanın taranması</strong></p>

<p><strong>MADDE 38-</strong> (1) Kargo ve postalar, gizlenmiş olan herhangi bir yasaklı maddenin tespit edilebilmesini sağlayabilecek yeterlilikte ve gönderinin doğasına uygun yöntemlerle taranırlar. Kargo ve postaların belirlenen standartlara uygun bir şekilde taranmasından havayolu işletmesi ile A grubu yetkili acente sorumludur.</p>

<p>(2) A grubu yetkili acenteler gizlenmiş olan herhangi bir yasaklı maddenin bulunmadığından emin olamadığı durumlarda, kargo ve postanın açılmasını ve el ile arama dâhil olmak üzere yeniden taranmasını sağlar. Yasaklı madde içermediğinden emin olunmayan gönderiler A grubu yetkili acente tarafından kabul edilemez.</p>

<p>(3) Genel Müdürlük, kargo ve postalar için gerektiğinde geçerli nedenlere ve risk değerlendirmesine dayalı olarak özel tarama usulleri veya taramadan muafiyetler oluşturulup oluşturulmayacağına karar verir.</p>

<p><strong>Kargo ve postanın korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 39-</strong> (1) Hava aracında taşınacak olan kargo ve posta, gerekli güvenlik kontrollerinin sağlanmasının ve uygun olduğunda taramanın ardından, taşınacağı hava aracının ayrılışına kadar yetkisiz müdahaleye karşı korunur. Hava aracında taşınacak kargo ve postanın bu belirlenen standartlara uygun bir şekilde korunmasından yetkili acente, bilinen gönderici ve havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p><strong>Yüksek riskli kargo ve posta</strong></p>

<p><strong>MADDE 40-</strong> (1) Yüksek riskli kargo ve postaya ilave güvenlik kontrolleri ve tarama uygulanır. Bu kontrollerin ve taramanın belirlenen standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesinden havayolu işletmesi ile A grubu yetkili acente sorumludur.</p>

<p><strong>Havayolu postası ve malzemeleri için genel hükümler</strong></p>

<p><strong>MADDE 41-</strong> (1) Bir havayolu işletmesi, yasaklı maddelerin hava aracına girmesini önlemek amacıyla hava aracında taşınacak olan havayolu postası veya malzemelerinin, uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulmasını sağlar ve hava aracına yüklenene kadar korur.</p>

<p>(2) Genel Müdürlük, gerektiğinde geçerli sebeplere ve risk değerlendirmesine dayalı olarak havayolu posta ve malzemelerinin taramadan muaf tutulup tutulmayacaklarına karar verir.</p>

<p><strong>Yolcu ve bagaj işlemlerinde kullanılan havayolu postası ve malzemeleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 42-</strong> (1) Yolcu ve bagaj işlemlerinde kullanılan ve havacılık güvenliğini tehlikeye sokabilecek havayolu posta ve malzemeleri güvenlik tahditli alanlara ve hava aracına yetkisiz erişimin önlenmesi amacıyla korunur veya gözetim altında tutulur. Yolcu ve bagaj işlemlerinde kullanılan havayolu postası ve malzemelerinin korunmasının sağlanmasından havayolu işletmesi sorumludur.</p>

<p><strong>Uçuş tedarikleri için genel hükümler</strong></p>

<p><strong>MADDE 43-</strong> (1) Yasaklı maddelerin hava aracına ve güvenlik tahditli alanlara girmesini önlemek amacıyla uçuş tedarikleri uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulur ve hava aracına yüklenene kadar korunur. Uçuş tedariklerinin belirlenen standartlara uygun bir şekilde güvenlik kontrollerine tabi tutulması ve hava aracına yüklenene kadar korunmasından uçuş tedariklerinin yetkili tedarikçisi ve havayolu işletmesi yetkili ve sorumludur.</p>

<p>(2) Güvenlik kontrollerini sağlayan ve doğrudan hava aracına uçuş tedarikleri teslim eden tedarikçiler, gerekli şartları yerine getirmeleri halinde uçuş tedariklerinin yetkili tedarikçisi olarak Genel Müdürlük tarafından onaylanır.</p>

<p>(3) Bir havayolu işletmesi, kendi hava araçlarına yüklenecek uçuş tedarikleri için uygun güvenlik kontrollerini uyguladığı takdirde yetkili tedarikçi onayından muaf sayılır.</p>

<p>(4) Uçuş tedariklerini sağlayan tedarikçiler, havayolu işletmesi veya yetkili uçuş tedarikçisi tarafından, havacılık güvenliği standartlarını karşıladıkları teyit edildikten sonra uçuş tedariklerinin bilinen tedarikçisi olarak atanabilir.</p>

<p>(5) Uçuş tedariklerinin bilinen tedarikçisi tarafından temin edilmeyen uçuş tedariklerinin herhangi bir yasaklı maddenin tespit edilebilmesini sağlayabilecek yeterlilikte ve doğasına uygun yöntem veya yöntemler ile Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş tedarikçiler tarafından taranması sağlanır.</p>

<p>(6) Bir havayolu işletmesi yalnızca Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş tedarikçilerden uçuş tedarikleri kabul edebilir.</p>

<p><strong>Havaalanı tedarikleri için genel hükümler</strong></p>

<p><strong>MADDE 44-</strong> (1) Havaalanı tedariklerinin belirlenen standartlara uygun bir şekilde güvenlik kontrollerine tabi tutulmasının sağlanmasından havaalanı işletmesi yetkili ve sorumludur. Yasaklı maddelerin güvenlik tahditli alanlara girmesini önlemek amacıyla havaalanı tedarikleri uygun güvenlik kontrollerine tabi tutulur.</p>

<p>(2) Havaalanı tedariklerinin bilinen tedarikçisi tarafından temin edilmeyen havaalanı tedariklerinin gizlenmiş olan herhangi bir yasaklı maddenin tespit edilebilmesini sağlayabilecek yeterlilikte ve tedariklerin doğasına uygun yöntemler ile taranması sağlanır. Havaalanı tedariklerinin belirlenen standartlara uygun bir şekilde taranmasının sağlanmasından havaalanı işletmesi sorumludur.</p>

<p>(3) Havaalanı tedarikleri sağlayan tedarikçiler, yalnızca havaalanı mülki idare amiri tarafından MSHGP’de belirlenen havacılık güvenliği standartlarını karşıladıklarının onaylanmasının ardından havaalanı tedariklerinin bilinen tedarikçisi olarak atanabilirler.</p>

<p><strong>Uçuş güvenlik tedbirleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 45-</strong> (1) Uçuş esnasında yasadışı eylemlerin önlenmesi için güvenlik tedbirleri alınır. Bu bölümde belirtilen tedbirlerin belirlenen standartlara uygun bir şekilde alınmasının sağlanmasından havayolu işletmesi ve hava aracında uçuş güvenlik görevlisi görevlendirilmesi durumunda ise ilgili mevzuatta yer alan sorumluluk alanları göz önünde bulundurularak havayolu işletmesi ile birlikte ilgili genel kolluk birimi sorumludur.</p>

<p><strong>Silahların taşınması</strong></p>

<p><strong>MADDE 46-</strong> (1) Her türlü silah, mühimmat, harp malzemesi, askeri malzeme ve savunma sistemlerinin sivil hava araçlarında taşınması yasaktır.</p>

<p>(2) Birinci fıkrada belirtilen yasaklara istisna getirmek üzere, özel veya genel nitelikte izin vermeye, 2920 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi uyarınca Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yetkilidir.</p>

<p>(3) Yolculara ait ruhsatlı silahların hava aracında taşınmasına dair kurallar MSHGP’de belirlenir.</p>

<p><strong>Eğitim, sertifikasyon ve güvenlik kültürü</strong></p>

<p><strong>MADDE 47-</strong> (1) Havacılık güvenliği tedbirlerini uygulamaktan sorumlu veya ilgili kurum, kuruluşların ve işletmelerin tüm personeli için havacılık güvenliği tedbirlerinin etkinliğinin arttırılması amacıyla eğitim ve sertifikasyon gereklilikleri Genel Müdürlük tarafından belirlenir. Kurum, kuruluşlar, işletmeler ile yerli ve yabancı havayolu işletmeleri bu maddede yer alan eğitim ve sertifikasyon gerekliliklerini yerine getirmekten ve başlangıç ve tazeleme eğitimlerini uygun hedef gruplarına göre düzenlemekten, eğitim kayıtlarını tutmaktan ve talep edildiğinde denetim görevlilerine sunmaktan sorumludur.</p>

<p>(2) Sivil havacılık güvenliği eğitimleri, Genel Müdürlük tarafından onaylanan eğitim içerikleri ve ihtiyaç olması halinde Genel Müdürlük tarafından sertifikalandırılmış sivil havacılık güvenliği eğitmenleri tarafından düzenlenebilir.</p>

<p>(3) Sivil havacılık alanında faaliyet gösteren tüm işletmelerde MSHGP ile belirlenmiş güvenlik kontrollerinin yerine getirilmesinden sorumlu, güvenlik tahditli alanlara refakat olmadan erişim izni olan ve/veya hizmete özel veya daha ileri bir gizlilik seviyesine sahip bilgilere erişebilen görevli tüm kişilerin, Genel Müdürlük tarafından belirlenen çerçevede bu görevleri üstlenmeleri, alanlara erişmeleri veya bilgilere ulaşmaları öncesinde bağlı bulundukları ildeki havaalanı mülki idare amirliğine sundukları giriş kartı talebinin olumlu değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>(4) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda uygun bulunmayan kişilerin güvenlik kontrollerini uygulama yetkisi, güvenlik tahditli alanlara refakat olmadan erişim ve hassas havacılık güvenlik bilgilerine erişimi hemen sonlandırılır.</p>

<p>(5) Tarayıcı personel, tarama görevinin etkin ve sürekli şekilde yerine getirilmesinin sağlanması için Genel Müdürlük tarafından belirlenen gereklilikler doğrultusunda sertifikalandırılır.</p>

<p>(6) MSHGP ile belirlenmiş güvenlik tedbirlerinin uygulanmasından sorumlu ve hava tarafına refakat olmadan erişim sağlamaya yetkili tüm personel, güvenlik bilinci başlangıç ve tazeleme eğitimi alır.</p>

<p><strong>Güvenlik sistem ve cihazları </strong></p>

<p><strong>MADDE 48-</strong> (1) Tüm kurum, kuruluş, işletmeler ile yerli ve yabancı havayolu işletmeleri havacılık güvenliği uygulamalarını yerine getirirken yalnızca ulusal ve uluslararası mevzuat çerçevesinde belirlenen standartları karşılayan güvenlik sistem ve cihazlarını kullanabilir.</p>

<p>(2) Havacılık güvenliği önlemlerinin etkin ve verimli şekilde yerine getirilebilmesinin sağlanması amacıyla bu Yönetmelikle sorumlu olduğu belirtilen kurum, kuruluş veya işletmeler; sivil havacılık güvenliği sistem ve cihazları ile sarf malzemelerinin ilgili mevzuatta belirtilen ve risk değerlendirmesi sonucuna göre belirlenen asgari sayıda temin edilmesinden, tesis edilmesinden ve bakımından sorumludur.</p>

<p>(3) Bu Yönetmelik ile belirlenen havacılık güvenliği tedbirlerini güvenlik sistem ve cihazları ile yerine getiren kurum ve kuruluşlar ile işletmeler, bu cihaz ve sistemlerin belirlenen standartlarda kullanılmasından temin ve tesis edenle müşterek olarak sorumludur.</p>

<p>(4) Sivil havacılık güvenliği alanında, yalnızca onay ile kullanılabilecek olan sistem ve cihazlar Genel Müdürlük tarafından belirlenir ve sertifikasyona tabi tutulur.</p>

<p>(5) Güvenlik sistem ve cihazları üretici tarafından belirlenmiş ve Genel Müdürlük tarafından onaylanmış olan işletim talimatına uygun şekilde kullanılır.</p>

<p>(6) Havacılık güvenliği alanında kullanılan güvenlik sistem ve cihazları düzenli aralıklar ile kalite kontrol ve çalışma testlerine tabi tutulur. Kalite kontrol ve çalışma testlerinin belirlenen standartlara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesinden güvenlik sistem ve cihazının işletilmesinden sorumlu kurum, kuruluş, işletmeler ve yerli ve yabancı havayolu işletmeleri sorumludur.</p>

<p>(7) Güvenlik kontrol noktalarında güvenlik sistem ve cihazları tarafından oluşturulan veya kaydedilen, kişinin açık kimlik ve kişisel bilgilerine ulaşılmasına imkân sağlamayan görüntü, istatistik veya havacılık güvenliği ile ilgili diğer kayıtların araştırma, geliştirme ve yenilik amacıyla kullanılmasına izin vermeye ilgili mevzuatına göre Genel Müdürlük yetkilidir.</p>

<p><strong>Hava trafik yönetimi güvenliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 49-</strong> (1) Hava seyrüsefer hizmetleri sağlayıcıları bir güvenlik yönetim sistemi oluşturup, hizmet verilen her bir havaalanı için bir hava trafik yönetimi güvenlik planı hazırlar, onay için Genel Müdürlüğe sunar.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik uyarınca, hava seyrüsefer hizmetleri sağlayıcıları, yasadışı eylemler dâhil olmak üzere hava seyrüsefer hizmetlerinin sürekliliğini aksatan müdahalelerden koruyan politika ve süreçler oluşturmaktan ve uygulamaktan sorumludur.</p>

<p><strong>Siber güvenlik</strong></p>

<p><strong>MADDE 50-</strong> (1) Genel Müdürlük, ilgili mevzuat çerçevesinde tüm kurum, kuruluşlar ve işletmelere yönelik sivil havacılığa karşı siber tehdit yönetimi konusunda düzenlemeler yapma ve standartları belirleme hususunda görevli, yetkili ve sorumludur.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik uyarınca tüm işletmeler Genel Müdürlüğün belirlediği düzenlemeler ve standartlar kapsamında kritik bilgi ve operasyonel sistemlerinin gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğini korumak için tedbirler alır.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Güvenlik Tedbirlerinin Denetimi</p>

<p><strong>Milli Sivil Havacılık Güvenliği Kalite Kontrol Programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 51- </strong>(1) Bu Yönetmelik, MSHGP ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen güvenlik tedbirlerine uyumun düzenli olarak değerlendirilmesi ve belirlenen tedbirlerin etkinliğinin doğrulanması amacıyla Genel Müdürlük tarafından MSHGKKP oluşturulur ve yürütülür.</p>

<p>(2) Tüm havaalanları, yerli ve yabancı işletmeler ile havacılık güvenliğine dair sorumluluğu bulunan diğer tüm kurum ve kuruluşların, bu Yönetmelik, MSHGP ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen güvenlik tedbirlerine uyumluluğunun belirlenmesi ve tespit edilen eksikliklerin hızlıca giderilmesini sağlamak için risk değerlendirmesi ile belirlenen düzenli aralıklarla kapsamlı denetim, denetim ve testleri içeren gözetim faaliyetleri Genel Müdürlük tarafından gerçekleştirilir.</p>

<p>(3) MSHGKKP aşağıdaki hususları kapsar:</p>

<p>a) MSHGP kapsamında uygulanan tedbirleri uygulayanlarla gözetim yapanların bağımsızlığını.</p>

<p>b) Gözetim faaliyetlerini yerine getiren personelin eğitim ve sertifikasyonunu.</p>

<p>c) Gözetim faaliyetlerini yerine getiren personelin görevini yerine getirirken ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri edinmesi ve düzeltici faaliyetleri yaptırabilmesine dair yetkilendirmeyi.</p>

<p>ç) Yolcular, mürettebat ve yer hizmetleri personeli gibi kaynaklardan sağlanan güvenlik bilgilerinin analiz edilmesinde kullanılacak gizli raporlama sistemini.</p>

<p>d) MSHGP’nin etkin şekilde geliştirilmesi ve uygulanmasına katkı sağlamak amacıyla, uyumsuzlukların nedenleri ve örüntülerinin belirlenmesi, uygulanan ve/veya sürdürülen düzeltici faaliyetlerin doğrulanması da dahil olmak üzere, MSHGKKP’nin sonuçlarının kaydedilmesi ve analiz edilmesi süreçlerini.</p>

<p>(4) Bu Yönetmelik, MSHGP ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen tedbirlerin uygulanmasından sorumlu kurum veya kuruluşlar, bu görevlerinin tamamını veya bir kısmını dışarıdan alt yüklenici ve/veya hizmet alımı yolu ile yerine getirmeleri durumunda, uygulanan tedbirlerin tabi olunan mevzuata uygunluğunu düzenli aralıklar ile denetler.</p>

<p><strong>Ulusal havacılık güvenliği denetim görevlisi çalışma, usul ve esasları ile görev, yetki ve sorumlulukları</strong></p>

<p><strong>MADDE 52- </strong>(1) İlgili ulusal ve uluslararası mevzuat ile belirlenen güvenlik tedbirlerine uyumun değerlendirilmesi ve belirlenen tedbirlerin etkinliğinin ölçülmesi kapsamındaki faaliyetler MSHGKKP uyarınca eğitilmiş ve yetkilendirilmiş ulusal havacılık güvenliği denetim görevlileri tarafından gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) Ulusal havacılık güvenliği denetim görevlilerinin; denetim, kapsamlı denetim ve test faaliyeti gerçekleştirirken sorumlulukları şunlardır:</p>

<p>a) Bağlı bulundukları kurum veya kuruluşlardan bağımsız, etki altında kalmadan ve yalnızca Genel Müdürlük adına havacılık güvenliğinin sağlanması amacıyla hareket etmek.</p>

<p>b) Edindikleri gizli bilgi ve belgeleri ve raporları Genel Müdürlük haricinde hiçbir kurum, kuruluş ve kişi ile paylaşamamak, yetkisiz kişilere açıklamamak.</p>

<p>c) Görevleri esnasında kamu etik kurallarına uygun davranmak.</p>

<p>ç) Raporları MSHGKKP’de belirlenen usulde ve süresi içerisinde Genel Müdürlüğe sunmak.</p>

<p>(3) Ulusal havacılık güvenliği denetim görevlilerinin; denetim, kapsamlı denetim ve test faaliyeti gerçekleştirirken yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Sivil havacılığa hizmet veren her havaalanı ve tesisin, görevleri ile ilgili herhangi bir bölümüne veya yerli ya da yabancı tescilli tüm hava araçlarına girmek, MSHGKKP faaliyetlerinin yürütülmesi için gerekli her türlü, bilgi, belge ve kayda erişmek, görevli kişiler ile görüşmek.</p>

<p>b) Güvenlik sistem ve cihazlarını denetleme ve performans gereklerine uygun olarak test etmek ve rapora yansıtmak üzere örneğini almak.</p>

<p>c) Tespit edilen eksiklik veya bulguların giderilmesi amacıyla yapılması gerekenleri raporlamak.</p>

<p>ç) Tespit edilen eksiklik veya bulguların can ve mal güvenliğini doğrudan tehlikeye düşürdüğü durumlarda havaalanı mülki idare amiri ve Genel Müdürlük ile koordine sağlanarak eksik veya mevzuat ile uyumsuz olduğu tespit edilen uygulamanın düzeltilmesini sağlamak, gerekirse düzeltme sağlanıncaya kadar operasyonu durdurmak.</p>

<p>d) Görevlerini gerçekleştirirken ihtiyaç duyduğu eşya, malzeme ve Genel Müdürlük tarafından onaylanmış yasaklı maddeler ve taklitlerini taşımak.</p>

<p>(4) Bu madde kapsamındaki raporlar Genel Müdürlük tarafından İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerine gönderilir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Yasadışı Eylemlere Müdahale Yönetimi</p>

<p><strong>Hava aracına yönelik tehditlerin önlenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 53-</strong> (1) Bir hava aracının yasadışı eylemlere maruz kalabileceğine dair güvenilir bir bilgi edinilmesi durumunda, hava aracının halen yerde olduğu anda yasadışı müdahale eylemlerine karşı korunması, hava aracı havalanmışsa muhtemel iniş havaalanları, ilgili ülkelerin hava seyrüsefer hizmet sağlayıcıları ve ilgili ülkeler, mümkün olan en kısa sürede Genel Müdürlük aracılığı ile bilgilendirilir.</p>

<p>(2) Bir hava aracının yasadışı eylemlere maruz kalabileceğine dair güvenilir bir bilgi olduğunda yasaklı maddeler veya bileşenlerinin tespiti amacıyla hava aracı aramaya tabi tutulur. Bu arama öncesinde ilgili havayolu işletmecisi havaalanı mülki idare amiri tarafından bilgilendirilir.</p>

<p>(3) Havaalanlarında şüphelenilen tehlikeli cihazların ve diğer potansiyel tehlikelerin araştırılması, etkisiz hale getirilmesi veya gerekli ise imha edilmesi amacıyla havaalanı işletmesi tarafından düzenlemeler yapılır.</p>

<p>(4) Havaalanlarında yasadışı eylemlere karşı havaalanı mülki idare amiri tarafından muhtemel harekât tarzı planı oluşturulur ve uygulanması için gerekli kaynakların temin edilmesi sağlanır. Muhtemel harekât tarzı planı düzenli aralıklar ile performans gerekliliklerine uygun olarak test edilir.</p>

<p>(5) Sivil havacılığa karşı yasadışı eylem girişimi şüphelerine veya gerçekleşen yasadışı eylemlere özel eğitimli ve yetkili personel müdahale eder. Müdahale edecek birim, 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu kapsamında havaalanı mülki idare amiri tarafından belirlenir. Özel eğitimli ve yetkili personelin görevlendirilmesinden ve eğitilmesinden Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı görevli, yetkili ve sorumludur.</p>

<p>(6) MSHGP ile belirlenen güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesinden sorumlu kurum ve kuruluşlar hazırlık eylemleri dâhil yasadışı eylemlere dair olayları derhal ilgili havaalanı mülki idare amirliğine ve kolluk birimlerine rapor ederler.</p>

<p><strong>Hava aracına yönelik yasadışı eylemlere karşılık verilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 54-</strong> (1) Ülke sınırları içerisinde yerde iken yasadışı eylemlere maruz kalmış bir hava aracının yolcularının ve mürettebatının emniyeti için yolculuklarının devamına kadar ilgili havaalanı mülki idare amiri tarafından uygun tedbirler alınır.</p>

<p>(2) Yasadışı bir eyleme maruz kalan bir hava aracına hava trafik hizmeti sağlanması durumunda, hava aracının uçuşuna ilişkin tüm bilgiler toplanır ve bu bilgiler bilinen veya tahmin edilen varış havaalanındakiler de dâhil ilgili hava trafik birimlerinden sorumlu tüm diğer ülkelere Genel Müdürlük tarafından iletilir. Konunun aciliyet durumuna göre ilgili hava trafik ünitesi diğer hava trafik ünitelerini de bilgilendirebilir.</p>

<p>(3) Yasadışı olarak ele geçirilmiş olan bir hava aracına, seyrüsefer yardımlarının sağlanması, hava trafik hizmeti ve iniş iznini de kapsayan durumun gerektirdiği yardımların yapılması Genel Müdürlük koordinesinde sağlanır.</p>

<p>(4) Ülke sınırları içerisine iniş gerçekleştiren yasadışı olarak ele geçirilmiş bir hava aracının, insan hayatının korunması amacıyla kalkış yapmasının gerektiği haller dışında yerde tutulması için uygun tedbirlerin alınması havaalanı mülki idare amiri tarafından sağlanır. Bu tedbirler alınırken uçuşa devamın getireceği ağır bir tehlike dikkate alınır. Mümkün olduğunda, Genel Müdürlük tarafından hava aracının işletmesinin devleti ve hava aracının planlanan veya varsayılan varış noktası devleti bilgilendirilir ve gerektiğinde bilgi alışverişinde bulunulur.</p>

<p>(5) Genel Müdürlük tarafından yasadışı bir eyleme maruz kalan bir hava aracına, hava aracının inişine dair ve ilgili tüm bilgiler en hızlı biçimde hava aracının tescil devleti ve işletmesinin devleti ile vatandaşları ölen ya da yaralanan devletlerin her birine, vatandaşları rehin alınan devletlerin her birine, hava aracında vatandaşları olduğu bilinen devletlerin her birine ve ICAO’ya iletilir.</p>

<p><strong>Bilgi alışverişi ve raporlama</strong></p>

<p><strong>MADDE 55-</strong> (1) Genel Müdürlük sivil havacılık güvenliğine karşı girişilen yasadışı bir eylemin, sona ermesinden sonra mümkün olan en kısa sürede, havacılık güvenliği boyutuna dair bilgilerin ICAO ile paylaşımı hususunda yetkili, görevli ve sorumludur.</p>

<p>(2) Genel Müdürlük yasadışı bir eylem karşısında, güvenlik kontrollerini ve süreçlerini yeniden değerlendirerek, benzer bir eylemin tekrarının önlenmesi amacıyla zayıflıkların giderilmesi için gerekli önlemlerin zamanında alınmasını sağlar.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>İş Birliği</p>

<p><strong>Ulusal düzeyde iş birliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 56-</strong> (1) Ulusal ve yerel düzeyde, sivil havacılık güvenliğinin tutarlı ve uygun seviyede sağlanması ve sivil havacılığa karşı yasadışı eylemlerin önlenmesi veya gerçekleşmesi halinde bu eylemlere müdahale edilmesi, soruşturulması ve araştırılması amacıyla Genel Müdürlük tarafından ilgili kurum, kuruluşlar ve işletmeler arasında eşgüdüm, iş birliği ve risk ve tehdit bilgisi dâhil bilgi paylaşımı yapılıp yapılamayacağına karar verilir.</p>

<p><strong>Uluslararası düzeyde temsil ve iş birliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 57-</strong> (1) Ülkemizin üyesi olduğu ICAO, ECAC ve havacılık ile ilgili diğer uluslararası teşkilatlar nezdinde temsil, iletişim ve iş birliği makamı Genel Müdürlüktür. Genel Müdürlük, bu görevini Dışişleri Bakanlığı dahil olmak üzere ilgili diğer kurum ve kuruluşlarla eşgüdüm halinde yürütür.</p>

<p><strong>Devletlerarası iş birliği ve güvenlik tedbirlerinin denkliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 58-</strong> (1) Başka devletlerden belirli bir uçuş veya uçuşlar için gelen ilave güvenlik tedbirleri talepleri Genel Müdürlüğe bildirilir. Bu ilave güvenlik tedbirlerinin uygulanabilirliği, Dışişleri Bakanlığının ve İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin değerlendirmelerinin ardından Genel Müdürlük tarafından onaylanır.</p>

<p>(2) Genel Müdürlük, risk ve tehdit değerlendirmesi veya istihbarat bilgilerine dayanarak gerektiğinde havayolu işletmeleri veya devletlerden ilave güvenlik tedbirleri alınmasını talep edilip edilmeyeceğine karar verir.</p>

<p>(3) Diğer devletlerden gelen inceleme veya ziyaret talepleri Dışişleri Bakanlığının ve İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin görüşlerinin ardından Genel Müdürlük tarafından mütekabiliyet esasına göre değerlendirilir.</p>

<p>(4) Ülkemize veya ülkemizden gerçekleştirilen uçuşlar için uygulanan havacılık güvenliği tedbirlerinin, ülkemizin havacılık güvenliği mevzuatındaki standartlara denkliğinin, karşılıklı veya tek taraflı olarak havaalanı bazında veya tüm havaalanlarını kapsayacak şekilde tanınıp tanınmayacağına, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin görüşlerinin alınmasının ardından, Genel Müdürlük tarafından karar verilir.</p>

<p>(5) Genel Müdürlük tarafından ICAO üyesi bir başka devletin sivil havacılığına yönelik tehdit bilgisi edinilmesi halinde bu bilgiler, mümkün olduğu ölçüde, ilgili devletin yetkili kurumları ile paylaşılır.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Alternatif ve ilave güvenlik tedbirleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 59- </strong>(1) Bu Yönetmelik ve MSHGP’de belirlenen standartlardan farklı alternatif güvenlik tedbirlerinin uygulanacağı havaalanları, havaalanlarının ayrılmış alanları veya operasyon türleri, bir risk değerlendirmesine dayalı olarak Genel Müdürlüğün uygun görüşü üzerine havaalanı mülki idare amirliği tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Acil durumlarda havaalanı mülki idare amiri, il valisinin onayı ile alternatif güvenlik tedbiri almaya yetkilidir.</p>

<p>(3) Bu Yönetmelik ve MSHGP’de belirlenen standartlara ilave güvenlik tedbirleri, uçuş gerçekleştirilen ülke sivil havacılık otoritelerinin talep etmesi veya güvenlik risk değerlendirmeleri sonucu mevcut tedbirlerin yeterli görülmemesi halinde uygulanabilir. İlave güvenlik tedbirleri, talep eden kurum veya kuruluş ile bu tedbirlerden etkilenecek kurum veya kuruluşların görüşleri alınarak havaalanı bazındaki taleplerde mülki idare amirliği ve uluslararası taleplerde Genel Müdürlük tarafından yapılacak bir risk değerlendirmesi sonucunda, tehditle ilgili, objektif, tarafsız, risk ile orantılı olarak geçici ve makul bir süre için uygulanır. Bu sürenin sonunda ilave güvenlik tedbirlerinin uygulanması yeniden değerlendirilir.</p>

<p><strong>Standartlara eş güvenlik tedbirleri </strong></p>

<p><strong>MADDE 60- </strong>(1) Bu Yönetmelikte ve ilgili diğer mevzuatta yer alan standartlardan farklı standartlarda tedbirlerin ve güvenlik cihazlarının sivil havacılık güvenliği alanında kullanılmasına, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat ile belirlenen güvenlik tedbirlerine eşdeğer olmaları şartıyla standartlara eş güvenlik tedbirini alacak veya uygulayacak kurum ve kuruluş tarafından yapılacak risk değerlendirmesi sonucuna göre Genel Müdürlük tarafından karar verilir.</p>

<p><strong>Muafiyetler</strong></p>

<p><strong>MADDE 61-</strong> (1) Bu Yönetmelik ve MSHGP’de belirlenen standartlardan muafiyetler, muafiyeti gerektiren geçerli nedenlerin olması halinde, Genel Müdürlüğün uygun görüşü üzerine havaalanı mülki idare amirliği tarafından uygulanır.</p>

<p><strong>Alt düzenleme yetkisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 62-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili tereddütleri gidermeye, uygulamayı düzenlemeye ve bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere alt düzenleyici işlemler yapmaya İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı müştereken yetkilidir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 63-</strong> (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 64-</strong> (1) Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı birlikte yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/sivil-havacilik-guvenligi-yonetmeligi-shy-guvenlik</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 00:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="94137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7579 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 22 Mayıs 2026 Tarihli ve 33261 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN</strong></p>

<p><strong>Kanun No. 7579</strong></p>

<p><strong>Kabul Tarihi: 7/5/2026</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“EK MADDE 4- Sermaye Piyasası Kurulu ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından yetkilendirilen değerleme kuruluşlarınca, konut finansmanı ve sermaye piyasası mevzuatı gereğince düzenlenen değerleme raporunun, düzenlettiren kamu kurum ve kuruluşları, bankalar ve diğer finans kuruluşları tarafından raporun düzenlendiği tarihte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne elektronik ortamda ve bedelsiz olarak gönderilmesi zorunludur. Verilerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmak suretiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“GEÇİCİ MADDE 5- Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil), daha önce ihale ilanı verilmiş olmakla birlikte son teklif verme tarihi geçmemiş olanlar dâhil olmak üzere sosyal konut ve konut ile birlikte ihaleye çıkılan yapım işlerine ilişkin ihalelerde, alınan ihale kararları ve Başkanlık ile işi yüklenenler arasında düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden istisnadır. Bu süreyi üç yıla kadar uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “avans olarak münasip miktarda paranın toplanması ve bu avansın harcanıp bitmesi halinde, geri kalan işler için tekrar avans toplanması” ibaresi “işletme projesi onaylanıncaya kadar avansın toplanması” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>634 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasının birinci cümlesine “bildirilir” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve en geç üç ay içinde aynen veya değiştirilerek kabulüne yönelik genel kurulda karar alınır” ibaresi eklenmiş, ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“İşletme projesi kat malikleri genel kurulunda onaylanır. Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, en geç üç ay içinde kat malikleri kurulunda onaylanıncaya kadar yönetici, gecikmeksizin geçici bir işletme projesi yapar.”</p>

<p>“c) Her kat malikinin 20 nci maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı;”</p>

<p>“Mevcut işletme projesi varsa, geçici işletme projesi için öngörülen bedel, yürürlüğü devam eden işletme projesi bedelinin takvim yılı başından geçerli olmak üzere, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranından fazla olmamak kaydıyla belirlenir ve yukarıda belirlenen usulde kat malikleri kuruluna sunulur.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>634 sayılı Kanunun 70 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “beşte dördünün” ibareleri “üçte ikisinin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Yönetim planlarının bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“EK MADDE 6- İnşaatı tamamlayarak etaplar halinde yeniden inşaata başlayan yapı kooperatifleri, yaptıkları ve yapmayı planladıkları tüm inşaatlar tamamlanmadan iş yeri ve konutları ortaklarına tahsis etmiş olsalar dahi tahsis edilen gayrimenkullerin tapusunun devrini yapamaz.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çevre yönetimi hizmeti” tanımına “çevre yönetim birimleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çevre danışmanlık firmaları veya yetkilendirilmiş kişiler” ibaresi eklenmiş, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen “Çevre danışmanlık firması” tanımı aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiş ve bu tanımdan sonra gelmek üzere aşağıdaki “Yetkilendirilmiş kişi” tanımı eklenmiştir.</p>

<p>“Çevre danışmanlık firması: Çevre yönetimi hizmeti kapsamında usul ve esasları ilgili yönetmelikle belirlenen başvuruları yapan, her türlü rapor ve teknik belgeyi hazırlamaya yetkili ve bunlardan sorumlu olan, aylık faaliyet raporunda aykırılıkları tespit ederek Bakanlığa bildirmekle yükümlü olan, hizmet verdiği tesis ve işletme çalışanlarına ve sorumlularına çevresel konularda eğitim veren, nitelik ve nicelikleri ilgili yönetmelikle belirlenen mühendislik ve fen fakültesi mezunlarından çevre yönetimi hizmeti yeterlik belgesine sahip olan kişileri bünyesinde çalıştıran, ortaklık payı bakımından ortaklarının yüzde ellisinden fazlası çevre yönetim hizmeti yeterlik belgesine sahip ve Bakanlık tarafından yetkilendirilen tüzel kişiliği,”</p>

<p>“Yetkilendirilmiş kişi: Çevre yönetimi hizmeti vermek üzere Bakanlık tarafından yetkilendirilen, üniversitelerin mühendislik veya fen fakültelerinin ilgili yönetmelikte belirlenen bölümlerinden mezun olan kişileri,”</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (m) bendine “kurmayanlara” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da çevre danışmanlık firmalarından hizmet almayanlara” ibaresi, “çevre mühendisi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Bakanlıkça yetkilendirilen kişiyi” ibaresi ve bende aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.</p>

<p>“Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasındaki bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve/veya tespit edilen aykırılıkları aylık faaliyet raporunda belirtmeyen çevre danışmanlık firmalarına 75.000 Türk lirası idari para cezası verilir.</p>

<p>Ayrıca çevre yönetimi hizmeti verenlere, esasları ilgili yönetmelikte belirlenen yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde ceza puanı uygulanır, uygulanan ceza puanının dört yıl içerisinde 100 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi yüzseksen gün süre ile askıya alınır. Uygulanan ceza puanının dört yıl içinde 200 puana ulaşması durumunda yeterlik belgesi iki yıl süreyle iptal edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>2872 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Faaliyetleri sonucu çevre kirliliğine neden olacak veya çevreye zarar verecek kurum, kuruluş ve işletmeler çevre yönetimi hizmeti almakla, çevre danışmanlık firmaları ise çevre yönetimi hizmeti verdikleri kurum, kuruluş ve işletmelerin çevre mevzuatına aykırı fiillerini Bakanlığa bildirmekle yükümlüdür. Çevre danışmanlık firmasının asgari hizmet bedel tarifesi ile bu maddeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”</p>

<p>“Bu fıkranın yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan çevre danışmanlık firmalarının kuruluş şartlarına ilişkin müktesep hakları saklıdır.”</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun 6 ncı maddesinin başlığına “kanunlar” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve sözleşme uygulamaları” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p>“İkinci fıkra kapsamındaki sözleşmeler ile taşınmaz satışlarına yönelik sözleşme ilişkisi kurulmadan önce alıcılar tarafından imzalanması gereken başvuru evrakları, müzakere tutanakları ve buna benzer diğer evraklar; yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve karşı taraf kimliğinin doğrulanmasına imkân verecek yöntemler yoluyla düzenlenebilir.</p>

<p>Yükümlülüklerini yerine getirmeyen hak sahibinin vefatı neticesinde yasal mirasçılarının mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belgeyi sunmaması halinde Başkanlık, adli makamlardan herhangi bir yetki almaksızın mirasçılık belgesi düzenlenmesi için mahkeme veya noterliğe başvurabilir.</p>

<p>Başkanlık, görevleri ile ilgili dava ve icra işlemlerinde teminat yatırmaktan muaftır.”</p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>2985 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“EK MADDE 17- Yeni yerleşim alanı olarak belirlenen sosyal konut alanı içerisinde bulunan yerlerde, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dâhil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilir. Kamulaştırma işlemleri 2942 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür.”</p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 28 inci maddesinin sekizinci fıkrasına aşağıdaki cümle ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p>“Şantiye şefi, şantiyede yürütülen günlük işlerin ve çalışan yetki belgeli ustaların kaydını Bakanlıkça belirlenecek usule uygun tutmak zorundadır.”</p>

<p>“Kullanıma yönelik belgeye sahip yapılarda, yapı sahibinin süresi içinde başvurusu üzerine yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller yapılır. Bu kontroller, belediyelerin ilgili itfaiye teşkilatı veya itfaiyenin gerekli gördüğü durumlarda binalarda yangından korunma önlemleri ve yangın söndürme sistemleri hakkında Bakanlıkça veya Bakanlığın yetkilendirdiği kurum ve kuruluşlarca verilen eğitim ve sınavda başarılı olup yetkilendirilen yangın güvenlik uzmanları tarafından yangın güvenlik raporu düzenlenmek suretiyle gerçekleştirilir. Bu fıkra kapsamında gerekli kontrollerin yapılması ve raporların hazırlanması amacıyla belediyeler gerekli tedbirleri alır.</p>

<p>Yapı denetim kuruluşlarında görev alan denetçilerin hangi yapılarda hangi tarih aralığında görev aldıkları, Bakanlıkça kurulacak elektronik sistem üzerinden takip edilir. Yapı ruhsatında bu kişilerin isim ve imzaları yer almaz.”</p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>3194 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontrollerde tespit edilen eksiklikler altı aydan fazla olmamak üzere ilgili idaresince verilen süre içinde giderilerek geçerli yangın güvenlik raporu alınır. Esaslı tadilat gerektiren eksiklikler, ilgili idaresinden alınacak ruhsat veya izin ile yapılır. İlgili idaresince verilecek süre ruhsat veya izin tarihinden itibaren başlar.”</p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>3194 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine aşağıdaki cümle eklenmiş, üçüncü fıkrasında yer alan “ve şantiye şefine,” ibaresi “, şantiye şefine, enerji kimlik belgesi uzmanına ve yangın güvenlik uzmanına,” şeklinde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasına “bir afet” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yangın” ibaresi, “idarece tanınan süre içinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “eksiklikleri gidermeyen,” ibaresi, altıncı fıkrasına “yapının inşa edilmesi” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yangın güvenliği açısından kullanım” ibaresi eklenmiş, onuncu fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ve diğer sorumluluklarını yerine getirmemesi hallerinde” ibaresi “halinde” şeklinde değiştirilmiş, cümleye “Bakanlıkça” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş idare tarafından” ibaresi, dördüncü cümlesinde yer alan “Yetki belgeli yapı müteahhidi olmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da sahte veya gerçeğe aykırı belge kullanılarak temin edilen müteahhitlik sınıflandırma belgesi ile” ibaresi, “yapı mühürlenir” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve beş yıl süre ile belge numarası iptal edilir” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Bakanlıkça yapı sınıflarına yeni grup eklenmesi halinde, eklenen grup için ilgili sınıftaki mevcut en üst grup esas alınarak işlem tesis edilir.”</p>

<p>“Ruhsata tabi olup ruhsat alınmaksızın veya 27 nci madde kapsamında izin alınmaksızın yapılacak yapılarda kullanılmak amacıyla hazır betonu piyasaya arz eden ya da piyasada bulunduran kişiler ilgili idare tarafından beşyüzbin Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılır.”</p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>3194 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

<p>“k) Yangın güvenliğine yönelik periyodik kontroller, kontrole tabi yapılar ve kontrollerin süresi, alınacak ücretler, yangın güvenlik uzmanlarının nitelikleri, görev ve sorumluluklarına ilişkin usul ve esaslar,</p>

<p>1) Özellik arz eden yapıların tasarımı ile yapılarda sürdürülebilirliğin sağlanması, enerji verimliliği, yangından ve gürültüden korunma gibi özel çalışma konularına ilişkin mimarlık ve mühendislik hizmetlerini yürütecek uzmanların nitelikleri ve belgelendirilmesine ilişkin usul ve esaslar,”</p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41 inci maddesinin başlığı “Hatalar ve düzeltme işlemleri:” şeklinde, birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve mevcut ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Tapu planının oluşturulduğu tarihte elde edilen ölçü ve hesaplamalar sonucunda bulunan koordinat, yüzölçümü gibi değerlerin, güncel teknolojiler kullanılarak yeniden hesaplanan değerleri arasındaki miktar, fark olarak tanımlanır.”</p>

<p>“Tapu planının üretim yöntemi ve ölçeğine göre hesaplanan taşınmazın zemindeki sınırları ile ölçü ve yüzölçümü değerleri arasındaki ölçü ve hesaplama tekniğine göre bilimsel olarak kabul edilebilir fark, yanılma sınırı (tecviz) olarak tanımlanır.</p>

<p>Fark, yanılma sınırı içinde veya dışında olabilir.</p>

<p>Hata, farkın yanılma sınırını aştığı durumlardır.”</p>

<p>“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan yanılma sınırı dışındaki farklar ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Yanılma sınırının içindeki farklar aynı usulle düzeltilebilir. Yapılacak düzeltme işlemlerinde farkın tamamı düzeltmeye konu edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 26 ncı maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Mahalli idareler, bağlı kuruluşları, mahalli idare birlikleri ve bunlar tarafından kurulan şirketler ile bunların doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin yeni şirket kurması, kooperatif kurması, yarısından fazla hissesine sahip olduğu kooperatiflerin yeni şirket veya kooperatif kurması, mevcut veya kurulacak şirketlere veya kooperatiflere sermaye katılımında bulunulması, bedelsiz devir yoluyla olanlar da dâhil olmak üzere her türlü hisse edinimi, şirket veya kooperatife ortak olunması Cumhurbaşkanının iznine tabidir.”</p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Bakanlığın bağlı, ilgili, ilişkili kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların, bunların arasında gerçekleştirilecek devir işlemlerinde, taşınmazlar mülkiyet sahibi idarenin yazısına istinaden resen tescil edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>4706 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“EK MADDE 7- Kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması ve kamu kurum ve kuruluşları ile bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinin münhasıran yatırım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla,</p>

<p>a) Özel kanunları gereği tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescili gereken yerleri tespit, tahdit ve tahsise yetkili bakanlığın uygun görüşüne istinaden mevzuatı çerçevesinde Hazine adına tescil ettirmeye; muvafakatlerine istinaden 28/12/1960 tarihli ve 189 sayılı Milli Savunma Bakanlığı İskan İhtiyaçları İçin Sarfiyat İcrası ve Bu Bakanlıkça Kullanılan Gayrimenkullerden Lüzumu Kalmıyanların Satılmasına Selahiyet Verilmesi Hakkında Kanun kapsamındakiler de dâhil olmak üzere kamu idarelerine tahsisli Hazine taşınmazlarının tahsislerini kaldırmaya, bu taşınmazları bu fıkranın (b) bendinde sayılanlara bedelsiz devretmeye, yapılacak imar planlarına göre kamu hizmetlerine ayrılan yerler ile Bakanlıkça ihtiyaç duyulan yerleri bedelsiz olarak Hazine adına tescile,</p>

<p>b) Bu fıkra kapsamındaki taşınmazların, Bakanlık veya Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerince kendi mevzuatları çerçevesinde değerlendirilmesine ve bu değerlendirmenin hangi idare tarafından yapılacağına,</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca karar verilir.</p>

<p>Birinci fıkra kapsamındaki taşınmazların;</p>

<p>a) Değerlendirme işleminin Bakanlık tarafından yapılması halinde; taşınmazların değerlendirilmesinden yapılan masraflar düşüldükten sonra elde edilen gelirlerin tamamı genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir olarak kaydedilir, kaydedilen bu tutar karşılığında Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye ve ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçesine devren ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.</p>

<p>Bu gelirlerin yüzde 40’ı Bakanlık tarafından birinci fıkra kapsamında izin veya muvafakat sahibi kamu idarelerine veya ilgili bakanlığın talebi üzerine izin veya muvafakat sahibi bakanlıkların bağlı, ilgili ve ilişkili kurumlarına aktarılır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine yapılacak kaynak transferleri ödenek aktarma suretiyle yapılır. Aktarılan bu ödeneklerden yılı içinde harcanmayan tutarları ertesi yıl bütçelerine aynı amaçla kullanılmak üzere devren ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Yatırım niteliğindeki ödenekler yılı yatırım programı ile ilişkilendirilir. Genel bütçe kapsamındaki idareler dışındaki kamu idarelerine yapılacak kaynak transferleri ise bütçe gideri kaydedilmek suretiyle gerçekleştirilir. Merkezi yönetim kapsamındaki diğer idareler tarafından tahsil edilen tutarlar, ilgili kamu idaresince bir yandan (B) işaretli cetvele gelir, diğer yandan (A) işaretli cetvelin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine ödenek kaydedilir.</p>

<p>Bu gelirlerin yüzde 60’a kadar kısmı ise Bakanlık bütçesine gider kaydedilmek üzere yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere karşı dirençliliğinin artırılması, afet risklerinin azaltılarak sosyal ve ekonomik etkilerinin en aza indirilmesi ve afet yönetiminin tüm süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla 6306 sayılı Kanun kapsamında afet riski altındaki alanların dönüşümü, 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu kapsamında sosyal konut üretimi ve 5/4/2023 tarihli ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun kapsamındaki uygulamalar için Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine aktarılır.</p>

<p>b) Değerlendirme işleminin Bakanlığın bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri tarafından yapılması halinde; tutarlar ilgili kurum tarafından tahsil edilir, yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 60’ı ilgili kurum tarafından gelir kaydedilir. Bu tutar yerleşim yerlerinin ve toplumun afetlere karşı dirençliliğinin artırılması, afet risklerinin azaltılarak sosyal ve ekonomik etkilerinin en aza indirilmesi ve afet yönetiminin tüm süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla 6306 sayılı Kanun kapsamında afet riski altındaki alanların dönüşümü, 2985 sayılı Kanun kapsamında sosyal konut üretimi ve 7452 sayılı Kanun kapsamındaki uygulamalar için kullanılır veya bu tutar aynı amaçlarla kullanılmak üzere kısmen veya tamamen Bakanlığın diğer bağlı, ilgili ve ilişkili kurum, kuruluş ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerine aktarılabilir. Geri kalan yüzde 40 ise genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir olarak kaydedilmek üzere Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına gönderilir. Söz konusu gelirler karşılığı yapılacak işlemlerde bu fıkranın (a) bendinde düzenlenen hükümler uygulanır.</p>

<p>Bu madde kapsamında elde edilen gelirler hakkında 5 inci maddenin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.</p>

<p>Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, uygulamayı yönlendirmeye ve izlemeye, uygulamada ortaya çıkacak tereddütleri gidermeye Bakanlık yetkilidir.”</p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>4706 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“GEÇİCİ MADDE 31- Akşehir Gölü’nün Konya ili Akşehir ve Tuzlukçu ilçelerinde yer alan kıyı kesimine ait 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 9 uncu maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak 27/4/2023 tarihinde tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalmayan ancak 4/1/2019 tarihinde tespit edilen kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kalmış olan yerlerde; bu Kanunun geçici 27 nci maddesi hükümleri, 4/1/2019 tarihi yerine 27/4/2023 tarihi, iki yıl olarak belirlenen başvuru süreleri ise bu maddenin yürürlük tarihi dikkate alınmak suretiyle uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (m) bendinde yer alan “İnşaat” ibaresinden sonra gelmek üzere “, zemin” ibaresi ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

<p>“ö) Beton üreticisi: Betonun bileşenlerini karıştırarak beton haline getiren ve sevkiyatını sağlayan gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>p) Zemin ve temel etüt kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesiyle zemin ve temel etüdü faaliyetini icra eden ve Bakanlıkça denetlenen, ortaklardan en az birinin jeoloji, jeofizik veya inşaat mühendisi olduğu tüzel kişiyi,”</p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>4708 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarına “yapı denetim veya” ibarelerinden sonra gelmek üzere “zemin ve temel etüt veya” ibareleri eklenmiş, onuncu fıkrasının (c) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “laboratuvara teslimi” ibaresi “teslim alınması” şeklinde, bendin (9) numaralı alt bendi ile onbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, onikinci ve onüçüncü fıkralarına “yapı denetim veya” ibarelerinden sonra gelmek üzere “zemin ve temel etüt veya” ibareleri eklenmiş, onaltıncı fıkrasında yer alan “veya” ibaresi “,” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya “denetçi mimar ve denetçi mühendislerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya zemin ve temel etüt kuruluşlarının” ibaresi eklenmiş, yirmibirinci fıkrasına “Yapı denetim kuruluşlarından” ibaresinden sonra gelmek üzere “, zemin ve temel etüt kuruluşlarından” ibaresi, “Yapı denetim izin belgelerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve zemin ve temel etüt kuruluşlarının izin belgelerinin” ibaresi eklenmiş, yirmiüçüncü fıkrasına “onbeşinci fıkra” ibaresinden sonra gelmek üzere “, yirmisekizinci fıkra” ibaresi eklenmiş, yirmisekizinci fıkrasına “yapı denetim kuruluşları” ibaresinden sonra gelmek üzere “, beton üreticileri, zemin ve temel etüt kuruluşları” ibaresi eklenmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p>“9) Akdedilen sözleşme hükmü doğrultusunda numune alımına gitmediği veya sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin tespiti,”</p>

<p>“Üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkra hükümleri, laboratuvar kuruluşu ve zemin ve temel etüt kuruluşu hakkında, üçüncü ve dördüncü fıkra hükümleri beton üreticisi hakkında uygulanan idari müeyyideler için de geçerlidir.”</p>

<p>“Laboratuvar kuruluşunda görevli iken çalıştığı laboratuvardaki idari görev dışında başka işte çalışan laboratuvar denetçilerine ve teknik elemanlarına İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 50.000 Türk lirası idari para cezası verilir.</p>

<p>Beton üreticisine, yapının denetimi için alınan sertleşmiş beton (karot) deney sonuçlarının ilgili standardı sağlamadığının tespiti hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 500.000 Türk lirası idari para cezası verilir.</p>

<p>Beton üreticisine, Bakanlıkça yönetilen izleme sistemi kapsamında dökülen betonlarda, mikser etiketi ve/veya karekodlu irsaliyenin bulunmaması ve/veya mikser etiketi ile karekodlu irsaliyenin uyuşmaması hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 250.000 Türk lirası idari para cezası verilir.”</p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>4708 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “hizmet bedelinin belirlenmesi ve ödenmesi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “laboratuvar hizmet sözleşmelerinin usul ve esasları,” ibaresi ve “laboratuvarca verilen hizmetlerin” ibaresinden sonra gelmek üzere “asgari ve” ibaresi eklenmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>4708 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“Zemin ve temel etüt kuruluşları ve hizmeti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EK MADDE 2- Bu Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri Bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından yapılır.</p>

<p>Zemin ve temel etüt hizmet sözleşmeleri, zemin ve temel etüt kuruluşları ile proje müellifleri veya yapı sahipleri arasında imzalanır. Bu sözleşmenin usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.</p>

<p>Zemin ve temel etüt hizmet bedeli, zemin ve temel etüt kuruluşlarının hizmet bedellerinin ödenmesinde kullanılmak üzere hizmet alan proje müellifi veya yapı sahibince il muhasebe birimlerinde açılacak emanet nitelikli hesaba yatırılır. Yatırılan tutarın %2’si ruhsatı veren idarenin, %2’si Bakanlık bünyesinde bulunan döner sermaye işletmesinin, %10’unu geçmeyecek şekilde Bakanlıkça belirlenen oranı ise zemin ve temel etüt altyapısı ve sistemleri hakkında hizmet sağlamak üzere Bakanlıkça belirlenen kurum veya kuruluşun hesabına aktarılır. Bakanlık bu oranları iki katına kadar artırmaya ve yarısına kadar indirmeye yetkilidir.</p>

<p>Zemin ve temel etüt kuruluşlarının sınıflandırılması, bir ilde faaliyet gösterebilecek olan kuruluş sayısının belirlenmesi ile kuruluş safhasında sahip olunması gereken asgarî nitelikler, izin belgesinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin şartlar, görevleri ile çalışma usul ve esasları, zemin ve temel etüt kuruluşlarında görev alacak personelde aranacak nitelik, tecrübe ve bunların istihdam şartları ile görev ve sorumlulukları, hizmet bedelinin belirlenmesi ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmeliklerle düzenlenir.</p>

<p>Zemin ve temel etüt kuruluşuna;</p>

<p>a) Zemin ve temel etüdüne esas arazi veya sondaj çalışmaları, numune alınması, saklanması, taşınması, laboratuvara teslimi, raporlanması, izlenmesi ve denetlenmesi süreçlerinde ilgili standartlara ve mevzuata uymadığının tespiti,</p>

<p>b) Laboratuvar deneylerini Bakanlıktan izin belgeli laboratuvarlara yaptırmadığının tespiti,</p>

<p>hallerinde İl Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce 200.000 Türk lirası idari para cezası verilir.</p>

<p>Zemin ve temel etüt kuruluşunun, gerçeğe aykırı zemin ve temel etüt raporu vermesi halinde veya zemin ve temel etüt raporunun yapının statik hesaplarının hatalı yapılmasına sebebiyet vermesi halinde, izin belgesi Merkez Yapı Denetim Komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça iptal edilerek faaliyetine son verilir ve teminatı irat kaydolunur.</p>

<p>Faaliyete son verme cezası alan zemin ve temel etüt kuruluşunun ortakları üç yıl süreyle herhangi bir zemin ve temel etüt, yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamaz ve başka bir zemin ve temel etüt veya yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamaz.</p>

<p>Zemin ve temel etüt kuruluşunun bu maddenin altıncı fıkrası kapsamında izin belgesinin iptaline sebebiyet veren veya zemin ve temel etüt kuruluşuna son beş takvim yılı içerisinde üç ayrı değerlendirme raporu kapsamında üç adet idari para cezası uygulanmasına sebebiyet vererek kayıtları tutulan teknik personel üç yıl süre ile herhangi bir zemin ve temel etüt, yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamaz ve başka bir zemin ve temel etüt veya yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı olamaz.</p>

<p>Zemin ve temel etüt kuruluşlarının yöneticileri, ortakları ve teknik personeli bu Kanunun uygulanmasından dolayı ortaya çıkan yapı hasarından sorumludur.</p>

<p>Bu maddenin uygulanmasına Bakanlıkça belirlenecek pilot ilde başlanır. Pilot uygulamanın genişletilmesi ve daraltılmasına Bakanlık yetkilidir.”</p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun ek 2 nci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p>“Anlaşmazlığın çözümü için verilen bu kararın ilgili idarece uygulanmasından kaynaklı davalar sözleşmenin tarafları arasında adli yargı mercilerinde görülür.</p>

<p>Yüksek Fen Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 104 üncü maddesi hükümleri kıyasen uygulanır.</p>

<p>Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”</p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>24/12/2020 tarihli ve 7261 sayılı Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinde yer alan “5 yıl” ibaresi “10 yıl” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>7261 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2027” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>5/4/2023 tarihli ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanunun ek 1 inci maddesinin altıncı fıkrasının altıncı cümlesinde yer alan “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” ibaresi “Kentsel Dönüşüm Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiş ve bu cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, yedinci fıkrasının birinci cümlesine “Yapım işinin tamamlanmasından sonra,” ibaresinden sonra gelmek üzere “15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında anahtar teslimi yapılanlar hariç olmak üzere” ibaresi, ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiş, dokuzuncu fıkrasının birinci cümlesine “teslim edilmek üzere” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya hibe ve yapım kredisi destekleri ile” ibaresi, ikinci cümlesine “köy yerleşik alanı içinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya dışında” ibaresi eklenmiş, beşinci cümlesinde yer alan “söz konusu alanlar” ibaresi “söz konusu alanlardaki taşınmazlardan; üzerine 7269 sayılı Kanun uyarınca hak sahiplerine teslim edilmek üzere konut, iş yeri, samanlık ve ahır gibi tesisler inşa edilen taşınmazlar” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya beşinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“Bu Kanun kapsamında verilen hibe ve krediler; alacağın devrine, temlikine ve takasa konu edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, hak sahibi ya da müteahhidin borçlarından dolayı hiçbir suretle haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz konulamaz ve iflas masasına dahil edilemez.”</p>

<p>“Bu bağımsız bölümler Hazine tarafından Kentsel Dönüşüm Başkanlığına bedelsiz devredilir. Başkanlık bu bağımsız bölümleri rayiç bedeli üzerinden 2886 sayılı Kanun hükümlerinden istisna tutarak Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına gelir kaydedilmek üzere satışa ya da 6306 sayılı Kanun kapsamında yürütülen uygulamalarda değerlendirmeye yetkilidir.”</p>

<p>“Bu maddenin altıncı fıkrası uyarınca hibe ve kredi destekleri ile üzerinde konut, iş yeri ve ahırlı konut yapılan yüz ölçümü en fazla 1.000 metrekare olarak belirlenen taşınmazlar ise Hazine tarafından Kentsel Dönüşüm Başkanlığına bedelsiz devredilir. Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devrolunan taşınmazların rayiç bedelin yarısı üzerinden peşin ya da yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitle faizsiz satışı Başkanlıkça gerçekleştirilebilir. Bu taşınmazların satış bedelinin tamamının ödenmesini müteakip hak sahiplerine faydalandırılan kredi miktarının iki katı kadar tutarda birinci derece birinci sıradan istifade hakkı ile Hazine lehine ipotek tesis edilerek tapu devredilebilir. Yapılan satış işlemleri doğrultusunda tahsil edilen tutarlar Dönüşüm Projeleri Özel Hesabına gelir kaydedilir.”</p>

<p>“(10) 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahiplerine teslim edilmek üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından üretilen konut, iş yeri, samanlık ve ahır gibi tesislere ilişkin dokuzuncu fıkranın ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam olunmak kaydıyla; bu madde hükümleri yalnızca altıncı fıkra uyarınca hibe ve kredi desteği verilen yapılara yönelik uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>2872 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“GEÇİCİ MADDE 5- Türkiye’nin ev sahipliğinde ve başkanlığında gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında;</p>

<p>a) İklim Değişikliği Başkanlığı veya bu Başkanlıkça konferansın organizasyonu için yetkilendirilen yüklenicilerin her türlü mal ve hizmet alımları, kiralama ve ihale işleri ile ilgili düzenlenen kâğıtlar damga vergisinden müstesnadır.</p>

<p>b) İklim Değişikliği Başkanlığı veya bu Başkanlıkça konferansın organizasyonu için yetkilendirilen yükleniciler tarafından münhasıran konferansta kullanılmak üzere ithal edilecek veya geçici ithal edilecek eşya, gümrük vergileri ile eşya ithalinde aranan her türlü vergi, resim, harç ve fondan müstesnadır. Bu bent kapsamında ithal edilecek veya geçici ithal edilecek eşyaya ilişkin belli kuruluşların vereceği gümrük idaresine ibrazı zorunlu olan lisans, izin veya uygunluk belgesi aranmaz. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Ticaret Bakanlığı yetkilidir.</p>

<p>c) İklim Değişikliği Başkanlığı veya bu Başkanlıkça konferansın organizasyonu için yetkilendirilen yükleniciler tarafından iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan tüzel kişilerden münhasıran konferans kapsamında alınan hizmetlere ilişkin ödemelerden kurumlar vergisi kesintisi yapılmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“GEÇİCİ MADDE 49- 16/11/2024 tarihi itibarıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında idari görevde olanlardan daha önce milli emlak kontrolörü kadrosunda istihdam edilenler idari görevlerinin sona ermesini takip eden bir ay içinde talep etmeleri halinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında durumlarına uygun başmüfettiş veya müfettiş kadrolarına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanınca atanırlar.</p>

<p>Bu madde kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması halinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın, söz konusu kadro ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır.”</p>

<p><strong>Başvuru ve ödeme sürelerinin uzatımı</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi kapsamında Hazineye ait tarım arazilerinin ve geçici 22 nci maddesi kapsamında Hazineye ait taşınmazların, 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar ile Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin olarak;</p>

<p>a) Süresi içinde başvuru yapmayanların başvuru süresi,</p>

<p>b) Kendilerine yapılan tebligatta belirtilen bedeli süresi içinde ödemeyenlerin ödeme süresi,</p>

<p>c) Taksitli satışlarda, sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi,</p>

<p>31/12/2026 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>

<p>(2) Birinci fıkranın (a) bendi kapsamında kalan taşınmazların satış bedeli; bu taşınmazlar için ilgili kanunlarda belirtilen başvuru sürelerinin son gününü izleyen üç aylık sürenin bittiği günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları toplamında artırılarak hesaplanır.</p>

<p>(3) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamında kalanlar için satış bedeli; kendilerine yapılan tebligatta belirtilen ödeme süresinin son gününü izleyen günden, ödeme yapmak amacıyla başvurulan güne kadar geçecek süre için Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği TÜFE aylık değişim oranları toplamında artırılarak hesaplanır.</p>

<p>(4) İkinci ve üçüncü fıkralar uyarınca yapılacak hesaplamalarda ay kesirleri dikkate alınmaz ve yapılacak hesaplamalarda her yıl için aylık değişim oranları toplamının yıllık kanuni faiz oranının iki katını geçmesi halinde geçen kısım hesaba katılmaz.</p>

<p>(5) 6292 sayılı Kanunun 7 nci maddesi kapsamında süresi içinde iade başvurusunda bulunmayanlar ile geçici 8 inci maddesi kapsamında olanların başvuru süresi 31/12/2026 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>

<p>(6) 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınan yapıların bulunduğu Hazineye ait taşınmazların yapı kayıt belgesi sahiplerine satışında, süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile taksitli satışlarda sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi 31/12/2026 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>

<p>(7) 5/6/1986 tarihli ve 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında Hazine taşınmazlarının satışında, süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile devir bedeli veya bakiyesini süresi içinde ödemeyenlerin ödeme süresi 31/12/2026 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>

<p>(8) 4706 sayılı Kanunun geçici 18 inci maddesi kapsamında Hazine taşınmazlarının satışında, süresi içinde satın alma başvurusu yapmayanların başvuru süresi ile taksitli satışlarda sözleşmesinde belirtilen taksitlerden ikiden fazlasını vadesinde ödemeyenlerin ödeme süresi 31/12/2026 tarihine kadar uzatılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) Bu Kanunun;</p>

<p>a) 24 üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü 31/12/2026 tarihinde,</p>

<p>b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-ve-375-sayili-kanun-hukmunde-kararnamede-degisiklik</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-gaz5.jpg" type="image/jpeg" length="50926"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[23 hakim ve savcının görev yeri değişti]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/23-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/23-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin kararnamesi ile 23 hakim ve savcının görev yeri değiştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 21.05.2026 tarihli ve 1137 Sayılı Adli Yargı Kararnamesi yayımlandı.</p>

<p>Kararnamesi ile, Adalet Bakanlığı Adalet Başmüfettişi Ramazan Olpak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına, Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekili Adnan Tabar Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Ahmet Ulutaş Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Evliya İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı.</p>

<p>Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Fatih Koçak, Yargıtay Tetkik Hakimi Ebru Cansu Karakuş, Adalet Bakanlığı Adalet Başmüfettişi Mehmet Zeki Aydın ile Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Mustafa Dündar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına getirildi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimleri Özgür İnan Zor ile Ahmet Savaş Yargıtay Cumhuriyet Savcılığına atanırken, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Hakan Topuçar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi üyeliğine, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Yusuf Emre Köse de Ankara hakimliğine görevlendirildi.</p>

<p>Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi Bilal Aygör Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanlığına, Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimi Hüseyin Serkan Yıldız ile Yargıtay Tetkik Hakimi Ayşen Uz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına getirildi.</p>

<p>Adalet Bakanlığı Tetkik Hakimleri Mehmed Yerlikaya ile Emrah Özkan Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görevlendirilirken, Erzurum Cumhuriyet Başsavcıvekili Fatih Uçar Konya Cumhuriyet Savcılığına, Diyarbakır Hakimi Sema Aygör Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine atandı.</p>

<p>Kararnameyle, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat Yılmaz Antalya Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Ankara Hakimi Ümmügülsüm Bozkurt Yargıtay Tetkik Hakimliğine, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ahmet Kemal Kale Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine, Bafra Hakimi Tuğçe Aslan da Polatlı Hakimliğine getirildi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>HÂKİMLER VE SAVCILAR KURULU BİRİNCİ DAİRESİNİN<br />
21/05/2026 TARİHLİ VE 1137 SAYILI ADLİ YARGI KARARNAMESİ</strong></p>

<p><strong>- Sicil No Adı ve Soyadı Bulunduğu Görev - Atandığı Göre</strong></p>

<p>- 33432 Ramazan OLPAK Adalet Bakanlığı Adalet Başmüfettişi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 35238 Adnan TABAR Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili - Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 36948 Ahmet ULUTAŞ Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 38127 Evliya ÇALIŞKAN İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili - İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği</p>

<p>- 39829 Fatih KOÇAK Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 40164 Ebru CANSU KARAKUŞ Yargıtay Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 42151 Mehmet Zeki AYDIN Adalet Bakanlığı Adalet Başmüfettişi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 42185 Mustafa DÜNDAR Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 101484 Özgür İnan ZOR Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 104668 Ahmet SAVAŞ Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Yargıtay Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 107339 Hakan TOPUÇAR Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği</p>

<p>- 107470 Yusuf Emre KÖSE Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Hâkimliği</p>

<p>- 107495 Bilal AYGÖR Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyesi - Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanlığı</p>

<p>- 119053 Hüseyin Serkan YILDIZ Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 120755 Ayşen UZ Yargıtay Tetkik Hâkimi - Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 125128 Mehmed YERLİKAYA Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 125252 Emrah ÖZKAN Adalet Bakanlığı Tetkik Hâkimi - Ankara Cumhuriyet Savcılığı</p>

<p>- 126016 Fatih UÇAR Erzurum Cumhuriyet Başsavcı Vekili - Konya Cumhuriyet Savcılığı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 211207 Sema AYGÖR Diyarbakır Hâkimi - Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliği</p>

<p>- 212430 Murat YILMAZ İstanbul Cumhuriyet Savcısı - Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği</p>

<p>- 219613 Ümmügülsüm BOZKURT Ankara Hâkimi - Yargıtay Tetkik Hâkimliği</p>

<p>- 220101 Ahmet Kemal KALE İstanbul Cumhuriyet Savcısı - Silivri Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği</p>

<p>- 286330 Tuğçe ASLAN Bafra - Hâkimi Polatlı Hâkimliği</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/23-hakim-ve-savcinin-gorev-yeri-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/yargi/hsk-hakims.jpg" type="image/jpeg" length="89191"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB Başkanı Sağkan, meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara madalya ve berat takdim etti]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tbb-baskani-sagkan-meslekte-40-50-ve-60-yilini-dolduran-avukatlara-madalya-ve-berat-takdim-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tbb-baskani-sagkan-meslekte-40-50-ve-60-yilini-dolduran-avukatlara-madalya-ve-berat-takdim-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan; meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlara madalya ve berat takdim etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>20-21 Mayıs 2026 tarihlerinde, İstanbul Barosu'nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, TBB Başkanı Sağkan'ın yanı sıra Başkan Yardımcısı Av. Bahar Gültekin Candemir, Genel Sekreter Av. Ahmet Erdem Ekmekçi, Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kemal Aytaç, İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Yönetim Kurulu üyeleri, önceki dönem başkanları, delegeler ve kendilerine plaket takdim edilen meslek ustası ile aileleri katıldı.</p>

<p>Törende bir konuşma yapan Sağkan, bir gün önce Samsun’da kutladıkları 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na atıfla, “107 yıl önce atılan o ilk adım, 103 yıl önce Cumhuriyet’le ve hukuk devrimiyle taçlandı. 107 yıl önce yakılan meşale, hukuk devrimini koruma mücadelemizde yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor” dedi.</p>

<p>Sağkan, meslek ustalarının yarım asra yaklaşan veya yarım asrı aşan bir süredir hukuk mücadelesi verdiklerini ifade ettiği konuşmasında, mesleğin temelinde, ruhunda ve felsefesinde usta-çırak ilişkisi olduğunun altını çizdi.</p>

<p>“Sizlerden öğrendiklerimizle bizler de Türkiye'deki 81 Baro ve Türkiye Barolar Birliği olarak, hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını ve insan haklarını savunmaya devam ediyoruz” diyen Sağkan, “Bundan sonraki yıllarda da Barolarımız, meslektaşlarımız ve meslek büyüklerimiz Türkiye'de yargı bağımsızlığını, hukukun üstünlüğünü savunmaya, bugün olduğu gibi yarın da 86 milyonun adalet arayışında kutup yıldızı olmaya ve umudu artırmaya devam edecektir” şeklinde konuştu. Sağkan, meslek ustalarına, “İyi ki varsınız” diye seslenerek, şükranlarını sundu.</p>

<p>İstanbul Barosu Başkanı Avukat Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu da, TBB Başkanı ve Yönetim Kurulu üyelerine Türkiye’nin her yerinde savunma mesleğinin onuru ve savunmanın saygınlığı için verilen mücadeleyi örgütledikleri için teşekkür ederek, “Bu toplantı yalnızca sembolik bir kadirşinaslık değil onun ötesinde kurumsal süreklilik, hukuku etkili kılma iradesinin ortak bir biçimde burada tezahür etmiş olması bakımından da anlamlıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açılış konuşmalarının ardından meslek ustalarına madalya ve beratları tek tek takdim edildi.</p>

<p></p>

<h2>Haber ile ilgili Görseller</h2>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_1_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_2_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_3_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_4_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_5_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_6_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_7_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_8_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_9_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_10_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_11_21052026153030.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_12_21052026174948.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_13_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_14_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_15_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_16_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_17_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_18_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_19_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_20_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_21_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_22_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_23_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_24_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_25_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_26_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_27_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_28_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_29_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_30_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_31_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_32_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_33_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_34_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_35_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_36_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_37_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_38_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_39_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_40_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_41_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_42_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_43_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_44_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_45_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_46_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_47_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_48_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_49_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_50_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_51_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_52_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_53_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_54_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_55_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_56_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_57_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_58_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_59_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_60_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_61_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_62_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_63_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_64_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_65_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_66_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_67_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_68_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_69_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_70_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_71_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_72_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_73_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_74_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_75_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_76_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_77_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_78_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_79_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_80_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_81_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_82_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_83_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_84_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_85_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_86_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_87_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_88_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_89_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_90_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_91_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_92_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_93_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_94_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_95_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_96_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_97_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_98_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_99_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_100_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_101_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_102_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_103_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_104_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_105_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_106_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_107_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_108_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_109_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_110_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_111_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_112_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_113_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_114_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_115_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_116_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_117_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_118_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_119_21052026174949.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_120_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_121_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_122_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_123_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_124_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_125_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_126_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_127_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_128_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_129_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_130_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_131_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_132_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_133_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_134_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_135_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_136_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_137_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_138_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_139_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_140_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_141_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_142_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_143_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_144_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_145_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_146_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_147_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_148_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_149_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_150_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_151_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_152_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_153_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_154_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_155_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_156_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_157_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_158_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_159_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_160_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_161_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_162_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_163_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_164_21052026174950.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_165_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_166_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_167_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_168_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_169_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_170_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_171_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_172_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_173_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_174_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_175_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_176_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_177_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_178_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_179_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_180_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_181_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_182_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_183_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_184_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_185_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_186_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_187_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_188_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_189_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_190_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_191_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_192_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_193_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_194_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_195_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_196_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_197_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_198_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_199_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_200_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_201_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_202_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_203_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_204_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_205_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_206_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_207_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_208_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_209_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_210_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_211_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_212_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_213_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_214_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_215_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_216_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_217_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_218_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_219_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_220_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_221_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_222_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_223_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_224_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_225_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_226_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_227_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_228_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_229_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_230_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_231_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_232_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_233_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_234_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_235_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_236_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_237_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_238_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_239_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_240_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_241_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_242_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_243_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_244_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_245_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_246_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_247_21052026175026.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_248_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_249_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_250_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_251_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_252_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_253_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_254_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_255_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_256_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_257_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_258_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_259_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_260_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_261_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_262_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_263_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_264_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_265_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_266_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_267_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_268_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_269_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_270_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_271_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_272_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_273_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_274_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_275_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_276_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_277_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_278_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_279_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_280_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_281_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_282_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_283_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_284_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_285_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_286_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_287_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_288_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_289_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_290_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_291_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_292_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_293_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_294_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_295_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_296_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_297_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_298_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_299_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_300_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_301_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_302_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_303_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_304_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_305_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_306_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_307_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_308_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_309_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_310_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_311_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_312_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_313_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_314_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_315_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_316_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_317_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_318_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_319_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_320_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_321_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_322_21052026175027.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_323_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_324_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_325_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_326_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_327_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_328_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_329_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_330_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_331_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_332_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_333_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_334_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_335_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_336_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_337_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_338_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_339_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_340_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_341_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_342_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_343_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_344_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_345_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_346_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_347_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_348_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_349_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_350_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_351_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_352_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_353_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_354_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_355_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_356_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_357_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_358_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_359_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_360_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_361_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_362_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_363_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_364_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_365_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_366_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_367_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_368_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_369_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_370_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_371_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_372_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_373_21052026175028.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_374_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_375_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_376_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_377_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_378_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_379_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_380_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_381_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_382_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_383_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_384_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_385_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_386_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_387_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_388_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_389_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_390_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_391_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_392_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_393_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_394_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_395_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_396_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_397_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_398_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_399_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_400_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_401_21052026175106.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_402_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_403_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_404_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_405_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_406_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_407_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_408_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_409_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_410_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_411_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_412_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_413_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_414_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_415_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_416_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_417_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_418_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_419_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_420_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_421_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_422_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_423_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_424_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_425_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_426_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_427_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_428_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_429_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_430_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_431_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_432_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_433_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_434_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_435_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_436_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_437_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_438_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_439_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_440_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_441_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_442_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_443_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_444_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_445_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_446_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_447_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_448_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_449_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_450_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_451_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_452_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_453_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_454_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_455_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_456_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_457_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_458_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_459_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_460_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_461_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_462_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_463_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_464_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_465_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_466_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_467_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_468_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_469_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_470_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_471_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_472_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_473_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_474_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_475_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_476_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_477_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_478_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_479_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_480_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_481_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_482_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_483_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_484_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_485_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_486_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_487_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_488_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_489_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_490_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_491_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_492_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_493_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_494_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_495_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_496_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_497_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_498_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_499_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_500_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_501_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_502_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_503_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_504_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_505_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_506_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_507_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_508_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_509_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_510_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_511_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_512_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_513_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_514_21052026175107.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_515_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_516_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_517_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_518_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_519_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_520_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_521_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_522_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_523_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_524_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_525_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_526_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_527_21052026175108.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_528_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_529_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_530_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_531_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_532_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_533_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_534_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_535_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_536_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_537_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_538_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_539_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_540_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_541_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_542_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_543_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_544_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_545_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_546_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_547_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_548_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_549_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_550_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_551_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_552_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_553_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_554_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_555_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_556_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_557_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_558_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_559_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_560_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_561_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_562_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_563_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_564_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_565_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_566_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_567_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_568_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_569_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_570_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_571_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_572_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_573_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_574_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_575_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_576_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_577_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_578_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_579_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_580_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_581_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_582_21052026175154.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_583_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_584_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_585_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_586_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_587_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_588_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_589_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_590_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_591_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_592_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_593_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_594_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_595_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_596_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_597_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_598_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_599_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_600_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_601_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_602_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_603_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_604_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_605_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_606_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_607_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_608_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_609_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_610_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_611_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_612_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_613_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_614_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_615_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_616_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_617_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_618_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_619_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_620_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_621_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_622_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_623_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_624_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_625_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_626_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_627_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_628_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_629_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_630_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_631_21052026175155.JPG" title="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_632_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_633_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_634_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_635_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_636_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_637_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_638_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_639_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_640_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_641_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_642_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_643_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_644_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_645_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_646_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_647_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_648_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_649_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_650_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_651_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_652_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_653_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_654_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_655_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_656_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_657_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_658_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_659_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_660_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_661_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_662_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_663_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_664_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_665_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_666_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_667_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_668_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_669_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_670_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_671_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_672_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_673_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_674_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_675_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_676_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_677_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_678_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_679_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_680_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_681_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_682_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_683_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_684_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_685_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_686_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_687_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_688_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_689_21052026175155.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_690_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_691_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_692_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_693_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_694_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_695_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_696_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_697_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_698_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_699_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_700_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_701_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_702_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_703_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_704_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_705_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_706_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_707_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_708_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_709_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_710_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_711_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_712_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_713_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_714_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_715_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_716_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_717_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_718_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260521_tbb_baskani_av_r_e/86487_719_21052026175156.JPG" title="" /></p>

<p>Görüntüle</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tbb-baskani-sagkan-meslekte-40-50-ve-60-yilini-dolduran-avukatlara-madalya-ve-berat-takdim-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/adsiz-144.jpg" type="image/jpeg" length="17991"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bayramda köprü ve otoyollar ücretsiz]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı tatili dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücret alınmayacak. Yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Bazı Mal ve Hizmetlerden Ücretsiz veya İndirimli Olarak Faydalanacakların Tespitine İlişkin Karar (Karar Sayısı: 11364), 21 Mayıs 2026 Tarihli ve 33260 Sayılı Resmî Gazete'nin 1. Mükerrer sayısında yayımlandı.</p>

<p>Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Karara göre, bayram tatili dolayısıyla KGM'nin sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ücretsiz hizmet verecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu köprü ve otoyollar, 26 Mayıs Salı saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz olacak.</p>

<p><strong>Şehir içi toplu taşıma hizmetleri bayramda ücretsiz</strong></p>

<p>Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 27 Mayıs Çarşamba günü saat 00.00'dan 30 Mayıs Cumartesi gün sonuna kadar ücretsiz yararlanacak.</p>

<p>Öte yandan, yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/05/adsiz-143.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-2026</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/08/kopru-hgs.jpg" type="image/jpeg" length="11105"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir, CMK 110/A]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir,<br />
CMK 110/A Adlî Kontrol Süresi ve Hukuki Sınırlar</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi, adlî kontrol süresi, uzatma koşulları ve çocuklar açısından uygulanma biçimi konusunda temel düzenlemeleri içerir. Bu videoda, adlî kontrol tedbirinin ne kadar süreyle uygulanabileceğini, hangi durumlarda uzatılabileceğini ve hukuki sınırlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.</p>

<p><strong>⚖️ Bu videoda yanıt bulacağınız sorular:</strong></p>

<p>Adlî kontrol süresi ne kadar olabilir?<br />
CMK 110/A maddesi neyi düzenler?<br />
Adlî kontrol süresi hangi hâllerde uzatılabilir?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda adlî kontrol süresi kaç yıldır?<br />
Çocuklar için adlî kontrol süresi nasıl uygulanır?<br />
Adlî kontrol tedbirinin sınırları nelerdir?</p>

<p><strong>📚 Kısa Özet:</strong><br />
Ceza yargılamasında tutuklama yerine uygulanan adlî kontrol, bireyin özgürlüğünü daha az sınırlayan bir önlemdir. Ancak bu tedbirin süresiz devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. CMK madde 110/A, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında adlî kontrolün süre sınırlarını, uzatma şartlarını ve çocuklar yönünden indirimi açıkça düzenleyerek kişi özgürlüğünü korur.</p>

<p>🔹 Ağır ceza kapsamına girmeyen suçlarda: En fazla 2 yıl, zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma<br />
🔹 Ağır ceza kapsamındaki suçlarda: En fazla 3 yıl, uzatma ile birlikte toplam 4 yıl<br />
🔹 Çocuklar bakımından: Süre yarı oranında uygulanır</p>

<p><strong>Sonuç:</strong><br />
CMK madde 110/A, adlî kontrolün süresiz hale gelmesini engelleyerek hukuk devleti ilkesini ve insan haklarına saygıyı somut biçimde güvence altına alır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/eMoMx9pjrgY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="79400"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112</p>

<p>Ceza muhakemesi süreci, bir yandan toplumsal adaletin sağlanmasını, diğer yandan bireyin özgürlüğünün korunmasını amaçlar. Bu iki ilke arasında kurulan hassas denge, yargılamanın temelini oluşturur. İşte bu noktada, adli kontrol tedbirleri, tutuklamaya alternatif bir önlem olarak devreye girer. Ancak bu tedbirlerin etkili olabilmesi, şüpheli veya sanığın yükümlülüklere tam anlamıyla uymasına bağlıdır.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesi (CMK m.112) kapsamında, adli kontrol hükümlerine uymamanın sonuçlarını tüm yönleriyle inceliyoruz. Kanun koyucu, bu maddeyle hem yargılama sürecinin güvenliğini hem de tedbirlerin ciddiyetini korumayı hedeflemiştir. Adli kontrolün bir “lütuf” değil, kamu düzenini ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan bir yargısal sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda şu sorulara detaylı yanıtlar bulabilirsiniz:</p>

<p>- Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan kişi hakkında ne yapılabilir?</p>

<p>- Mahkûmiyet kararı verilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse ne olur?</p>

<p>- Tutukluluk süresi dolmuş ve salıverilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir mi?</p>

<p>CMK 112’nin hukuk sistemimizdeki işlevi ve önemi nedir?</p>

<p>CMK 112’nin birinci fıkrasına göre, adlî kontrol yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun derhâl tutuklanabilir. Bu düzenleme, yargılamanın disiplinini sağlamak amacıyla getirilmiştir.</p>

<p>Ayrıca 14 Nisan 2020’de yapılan değişiklikle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar istinaf veya temyiz aşamasında olan kişiler de artık aynı hükme tabidir. Yani adlî kontrolü ihlal eden bu kişiler hakkında da ilk derece mahkemesi doğrudan tutuklama kararı verebilir.</p>

<p>Öte yandan, 24 Kasım 2016 tarihli değişiklik ile getirilen bir diğer önemli hüküm, azami tutukluluk süresi dolduğu için serbest bırakılan sanıkların durumunu düzenlemiştir. Buna göre, bu kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilmişse ve bu tedbiri ihlal ederlerse, yeniden tutuklanmaları mümkündür. Ancak bu tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda en fazla dokuz ay, diğer suçlarda ise iki ayla sınırlıdır.</p>

<p>Bu hüküm, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de adli sürecin güvenliği açısından son derece önemlidir. CMK 112, bireyin özgürlük hakkını ortadan kaldırmadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için bir denge mekanizması kurar. Tedbirlere uymamanın ciddi sonuçları olduğunu hatırlatır ve adli kontrolün hukuk sistemimizdeki caydırıcı gücünü ortaya koyar.</p>

<p>Sonuç olarak, CMK madde 112; adli kontrol tedbirine uymamanın hukuki sonuçlarını belirleyerek, ceza muhakemesinin etkinliğini artıran ve yargı sürecinin disiplinini koruyan bir düzenlemedir. Bu madde, bireysel hak ve özgürlükleri gözetirken aynı zamanda adaletin tecellisini sağlamayı hedefler.</p>

<p>Bir yargılamada özgürlük, yükümlülüklerle anlam kazanır. Adli kontrolün ihlali, sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda adaletin işleyişine müdahale anlamına gelir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-vQAh0iF830/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="68770"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="71679"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="77063"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="93792"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106</p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında salıverilen kişinin yükümlülükleri ele alınıyor. Tutukevinden çıkan bir kişinin adres bildirim yükümlülüğü, adres değişikliğini bildirme zorunluluğu ve bildirmeme durumunda doğacak hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Birçok kişinin farkında olmadığı bu yükümlülükler, dava sürecinde savunma hakkını doğrudan etkileyen ve yargılamanın kesintisiz yürütülmesini sağlayan önemli konulardır. Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Salıverilen kişi hangi bilgileri bildirmek zorundadır?<br />
Adres değişikliği nasıl ve ne zaman bildirilmelidir?<br />
Bildirim yapılmazsa tebligat nasıl geçerli olur?<br />
İhtar süreci nasıl işler ve hangi belgeler düzenlenir?<br />
CMK m.106’nın amacı nedir?</p>

<p>Bu video, salıverilen kişinin sorumluluklarını, tebligatın geçerliliğini, yargılamanın adil yürütülmesini ve hak kayıplarının önlenmesini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vz86x23hrLw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="47406"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/bsNmtSsrlGc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104</strong></p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 104 ve 105. maddelerinde düzenlenen salıverilme istemi (tahliye talebi) kurumunu ele alıyoruz. Bu hükümler, tutuklama tedbirine karşı en önemli güvencelerden birini oluşturarak, şüpheli veya sanığın bireysel başvuru hakkını ve mahkeme tarafından tutukluluğun denetlenmesini güvence altına alır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</strong></p>

<p>Salıverilme istemi nedir ve hangi aşamalarda talep edilebilir?<br />
CMK m.104 ve 105 neyi düzenler?<br />
Tutukluluk hangi makamlarca denetlenir?<br />
Sulh Ceza Hâkimi, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu süreçte nasıl görev yapar?<br />
Salıverilme istemine ilişkin usul nasıldır ve karar süreleri nelerdir?<br />
Terör veya örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda süre farkı neden vardır?<br />
Tahliye taleplerine itiraz nasıl yapılır?</p>

<p>Bu video, özgürlük hakkının korunması, tutuklama tedbirinin denetimi, itiraz yolları ve adil yargılanma hakkı konularında temel hukuki bilgiler sunmaktadır.<br />
Ayrıca, CMK 104 ve 105 hükümlerinin, bireyin özgürlüğünü koruyan hızlı, denetlenebilir ve hukuka uygun bir sistem oluşturduğunu detaylarıyla açıklamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/HyLPmzX8YUg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19689"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Durumunun Yakınlarına Bildirilmesi Hakkı | CMK 107 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 107. maddesi, yani tutuklunun durumunun yakınlarına bildirilmesi konusunu ele alıyoruz.</p>

<p>Tutuklama kararı verildiğinde yakınlara bilgi verilmesi nasıl olur, kim bilgilendirilir, yabancı uyruklular için süreç nasıl işler? Tüm detayları bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p>CMK 107 nedir?</p>

<p>Tutuklama kararı alındığında kim bilgilendirilir?</p>

<p>Tutuklu kişi ailesine haber verebilir mi?</p>

<p>Yabancı uyruklu tutuklular için konsolosluk bildirimi nasıl yapılır?</p>

<p>Bu düzenlemenin amacı ve insan haklarıyla bağlantısı nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düzenleme, hem kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını hem de aile bağlarının korunmasını güvence altına alır. Ayrıca yabancı uyruklu tutukluların konsolosluk korumasına erişimini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OtFl4vYXEXo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80317"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="86500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="43287"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="22428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="16729"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="40484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="86371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="96580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="66174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="82898"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="25279"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
