<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 19:36:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/cekismeli-bosanma-davasi-ne-kadar-surer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/cekismeli-bosanma-davasi-ne-kadar-surer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu videoda, çekişmeli boşanma davasının kapsamı ve yargılama süresinin neden çoğu zaman uzun sürdüğü hukuki çerçevede ele alınmaktadır. Çekişmeli boşanma davaları, yalnızca evlilik birliğinin sona erdirilmesini değil; nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını da içeren kapsamlı dava türleridir.</p>

<p>Anlaşmalı boşanma davalarından farklı olarak, taraflar arasında uzlaşma bulunmadığından, yargılama süreci daha ayrıntılı yürütülür. Davanın görüldüğü aile mahkemesinin iş yükü, duruşma günleri arasındaki süreler, tarafların iddia ve savunmalarının kapsamı, sunulan deliller ve dinlenecek tanık sayısı, davanın süresini doğrudan etkileyen unsurlardır.</p>

<p>Çekişmeli boşanma davalarında, tanık dinlenmesi, sosyal inceleme raporu alınması, pedagog veya uzman görüşüne başvurulması sıkça karşılaşılan işlemlerdir. Özellikle velayet konusunda uyuşmazlık varsa, çocuğun üstün yararı ilkesi gereği detaylı incelemeler yapılır. Bu incelemeler davanın sağlıklı sonuçlanmasını amaçlasa da yargılama süresini uzatabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Taraflar arasında fiziksel veya psikolojik şiddet, aldatma, terk ya da ekonomik baskı gibi ağır kusur iddialarının ileri sürülmesi hâlinde, bu iddiaların ispatı için ek delillerin toplanması gerekir. Delil toplama süreci, tanık beyanları ve raporların hazırlanması da davanın süresine etki eder.</p>

<p>Mahkeme kararından sonra istinaf veya temyiz yoluna başvurulması hâlinde ise dosya, bölge adliye mahkemesi ve Yargıtay incelemesine taşınır. Bu aşamalar, davanın sonuçlanma süresini daha da uzatabilmektedir.</p>

<p>Sonuç olarak çekişmeli boşanma davaları, kısa sürede sonuçlanan davalar değildir. Dosyanın kapsamı, tarafların tutumu ve yargısal inceleme aşamaları dikkate alındığında, bu sürecin zaman alması olağan kabul edilir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davalarında hukuki sürecin dikkatle ve sabırla yürütülmesi büyük önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/cekismeli-bosanma-davasi-ne-kadar-surer</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/LkyNAUBlAko/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="70042"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anlaşmalı Boşanmada Protokol Hazırlarken Atlanan 5 Kritik Madde]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/anlasmali-bosanmada-protokol-hazirlarken-atlanan-5-kritik-madde-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/anlasmali-bosanmada-protokol-hazirlarken-atlanan-5-kritik-madde-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre Türkiye'de her yıl <strong>170 bini aşkın çift boşanıyor</strong> ve bu davaların önemli bir bölümü anlaşmalı boşanma yoluyla tek celsede sonuçlanıyor. Bu hızın ön şartı ise kusursuz hazırlanmış bir protokol: Türk Medeni Kanunu'nun 166/3. maddesi, anlaşmalı boşanma için <strong>en az 1 yıl sürmüş bir evlilik</strong> ve tarafların boşanmanın tüm sonuçlarında anlaşmış olması şartını arıyor. İşte sorun da tam burada başlıyor. İnternetten bulunan bir şablonla aceleyle hazırlanan protokoller, imza anında fark edilmeyen boşluklar yüzünden yıllar sonra <strong>yeni davaların kapısını aralıyor</strong>. Üstelik hâkim, protokolü uygun bulmazsa değiştirilmesini isteyebilir; anlaşma bozulursa dava çekişmeli hâle gelir ve boşanma davasının süresi yıllara uzayabilir. Uygulamada en sık atlanan 5 kritik maddeyi tek tek inceleyelim.</p>

<p><strong>1. Nafakayı Belirsiz Bırakmak veya Bilmeden Feragat Etmek</strong></p>

<p>Protokollerde en tehlikeli cümle çoğu zaman en kısa olanıdır: "Taraflar birbirinden nafaka talep etmemektedir." Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, protokolde <strong>yoksulluk nafakasından açıkça feragat eden eş</strong>, kural olarak sonradan bu nafakayı bir daha isteyemez. Çocuk için ödenen <strong>iştirak nafakası ise bambaşka bir rejime tabidir</strong>: Bu nafaka çocuğun hakkıdır ve ebeveynin protokoldeki feragati çocuğu bağlamaz; ihtiyaç doğduğunda yeniden istenebilir. Doğru protokol, nafakanın türünü, miktarını ve <strong>yıllık artış oranını (uygulamada genellikle TÜFE)</strong> ayrı ayrı yazar, böylece her yıl yeni bir dava gerekmez.</p>

<p><strong>Bunu Biliyor Muydunuz?</strong></p>

<p>Yoksulluk nafakasından protokolle vazgeçmek kural olarak <strong>geri dönülmez</strong> bir sonuç doğururken, iştirak nafakasındaki feragat çocuğun üstün yararı gereği <strong>çocuğu bağlamaz</strong>. Aynı kelime, iki nafaka türünde tamamen farklı sonuç üretir. Protokol bir müzakere metnidir; her satırı imzadan önce tartışılmalıdır.</p>

<p><strong>2. Mal Paylaşımını "Aramızda Hallettik" Diye Geçiştirmek</strong></p>

<p>2002 sonrasında kurulan evliliklerde yasal rejim <strong>edinilmiş mallara katılma rejimidir</strong>: Evlilik içinde edinilen ev, araç ve birikimler üzerinde her iki eşin de kural olarak katılma alacağı vardır. "Taraflar mal paylaşımı konusunda anlaşmıştır" gibi genel bir cümle, bu alacakların akıbetini <strong>belirsiz bırakır</strong> ve boşanmadan sonra ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davasına zemin hazırlar.</p>

<p>Somut bir örnek: Murat, oturdukları Şirinevler'deki evi eşine devretmeyi duruşma öncesinde sözlü olarak kabul etmişti; ancak bu taahhüt protokole yazılmadı. Karar kesinleştikten sonra devir gerçekleşmeyince, taraflar kendilerini <strong>yeni bir davanın içinde</strong> buldu. Doğru yöntem, her malvarlığı kalemini (tapu bilgisi, araç plakası, hesap bilgisi düzeyinde) tek tek yazmak ve devir taahhütlerinin <strong>mahkeme hükmüne geçirilmesini</strong> istemektir.</p>

<p><strong>Hâkim Protokolde Neyi Denetler?</strong></p>

<p>1. Tarafların <strong>boşanma iradesinin serbestçe</strong> oluşup oluşmadığını</p>

<p>2. <strong>Mali sonuçların</strong> (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) düzenlenip düzenlenmediğini</p>

<p>3. <strong>Çocuklara ilişkin düzenin</strong> çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığını Hâkim gerekli gördüğünde protokolde değişiklik isteyebilir (TMK m.166/3).</p>

<p><strong>3. Velayet ve Görüş Takvimini Ucu Açık Bırakmak</strong></p>

<p>"Baba, çocukla uygun zamanlarda kişisel ilişki kurar" gibi esnek ifadeler, uygulamada <strong>en çok uyuşmazlık üreten satırlardır</strong>. Neyin uygun olduğunu artık boşanmış iki kişinin her seferinde yeniden müzakere etmesi gerekir ve bu çoğu zaman mümkün olmaz.</p>

<p>Doğru protokol; hafta sonu düzenini, dini bayramların hangi gününü, yarıyıl ve <strong>yaz tatilinin hangi haftalarını</strong> kapsadığını gün ve saat düzeyinde yazar. Okul, servis ve sağlık giderlerinin nasıl paylaşılacağı da aynı netlikte düzenlenmelidir, hâkim, çocuğun üstün yararına aykırı gördüğü düzenlemeye her zaman müdahale edebilir.</p>

<p>Görüş takvimi gün ve saat düzeyinde yazıldığında çocuk da ebeveynler de korunur.</p>

<p><strong>4. Ziynet ve Ev Eşyalarını Protokole Yazmamak</strong></p>

<p>Yargıtay'ın yerleşik kabulüne göre düğünde takılan takılar, kural olarak <strong>kadına ait sayılır</strong>. Ancak bu ilkeyi bilmek yetmez: Boşanma bittikten sonra ziynetin iadesini istemek, takıların varlığını ve kimde kaldığını ispatlama yükü nedeniyle <strong>zorlu bir ispat davasına</strong> dönüşür. Düğün videosundan bilezik sayısı ispatlamaya çalışan taraflar, uygulamada hiç de az değildir. Bu yükten kurtulmanın yolu basittir: Protokole "taraflar ziynet konusunda anlaşmıştır" gibi bir geçiştirme değil, <strong>hangi eşyanın kimde kaldığının açık listesi</strong> yazılır; kalabalık ev eşyaları için protokole ek bir liste yapılıp taraflarca imzalanır.</p>

<p><strong>5. Tazminat ve Feragat Kapsamını Netleştirmemek</strong></p>

<p>Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu taraf, TMK m.174 uyarınca <strong>maddi ve manevi tazminat</strong> isteyebilir. Protokollerin klasik kapanış cümlesi olan "tarafların birbirinden başkaca hak ve alacağı yoktur" ifadesi ise bu hakları da kapsayıp kapsamadığı sonradan tartışma konusu olan, <strong>fazlasıyla genel bir feragattir</strong>. Şöyle bir durum düşünün: Karar kesinleştikten sonra manevi tazminat davası açmak isteyen Elif, protokoldeki bu genel cümle nedeniyle talebinin reddi riskiyle karşılaştı. Doğru protokol; maddi tazminat, manevi tazminat, <strong>yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin</strong> her biri hakkında ayrı ayrı hüküm kurar; ortak krediler ve borçlar gibi kalemleri de açıkça paylaştırır.</p>

<p><strong>Anlaşmalı Boşanmada Süreç: 4 Adım</strong></p>

<p><strong>1. Protokol müzakeresi:</strong> Nafaka, mal paylaşımı, velayet ve tazminat başlıkları tek tek karara bağlanır</p>

<p><strong>2. Başvuru:</strong> Dava dilekçesi ve imzalı protokolle aile mahkemesine başvurulur</p>

<p><strong>3. Duruşma:</strong> Hâkim her iki tarafı bizzat dinler ve iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirir</p>

<p><strong>4. Karar ve kesinleşme:</strong> Gerekçeli karar yazılır; kesinleşmeyle boşanma nüfusa işlenir</p>

<p>Son bir hatırlatma: Protokol bir yarış değil, <strong>kalıcı bir çözüm metnidir</strong>. Masaya avukat desteğiyle oturmak, hem hâkimin protokolü uygun bulma ihtimalini artırır hem de yıllar sonra açılacak ek davaların önünü baştan keser.</p>

<p><strong>Özetle akılda tutulması gerekenler:</strong></p>

<p>- Yoksulluk nafakası feragati kural olarak <strong>geri dönülmezdir</strong>; iştirak nafakası ise çocuğun hakkıdır, feragat çocuğu bağlamaz.</p>

<p>- Mal paylaşımında genel ifadeler değil, <strong>tapu ve plaka düzeyinde açık liste</strong> ve hükme geçirilmiş devir taahhütleri gerekir.</p>

<p>- Görüş takvimi <strong>gün ve saat düzeyinde</strong> yazılmalı; bayram ve yaz tatili ayrıca düzenlenmelidir.</p>

<p>- Ziynet ve ev eşyaları için <strong>imzalı bir liste</strong>, ileride ağır bir ispat davasının önüne geçer.</p>

<p>- Tazminat, yargılama gideri ve borçlar için <strong>ayrı ayrı hüküm</strong> kurulmalı; genel feragat cümlesine yaslanılmamalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aysel-aba-kesici" title="Av. Aysel ABA KESİCİ"><img alt="Av. Aysel ABA KESİCİ" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/_177u8YhhhYlhlhjuauhghghhhghjhhhhhhhhjgjggjhhhhhghhghhhhhghghhjujhghhjhhjjhhhgjhjj8.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aysel-aba-kesici" title="Av. Aysel ABA KESİCİ">Av. Aysel ABA KESİCİ</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/anlasmali-bosanmada-protokol-hazirlarken-atlanan-5-kritik-madde-1</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/bosanma-sozlemesi-terazi1.jpg" type="image/jpeg" length="14633"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/2453 E., 2025/825 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232453-e-2025825-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232453-e-2025825-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2025 tarihli, 2023/2453 E., 2025/825 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/2453 E., 2025/825 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/69-2023/71<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2023/İHK-32<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : K-2022/236492</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı 24.07.2021 tarihli çift taraflı trafik kazası sonucunda, motosiklet sürücüsü olan davacının çocuğunun vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.08.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 237.684,21 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacının desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı tarafa yapılan ödemelerin araştırılması, destek paylarının doğru belirlenmesi suretiyle tazminat hesabı yapılması, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamına göre alınan 27.08.2022 tarihli kusur raporunun oluşa uygun olduğu, aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 237.684,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının 27.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusur tespitine yönelik bilirkişi raporunun oluşa uygun bulunduğu, aktüer raporunun denetime elverişli olduğu, davacının desteğinin müterafik kusuru bulunduğuna yönelik iddianın ispatlanamadığı, davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu ve denetime elverişli olmadığını, kusuru kabul etmediklerini, hesaplamada %1,8 oranında teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının desteğinin müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz belirlemesinin hatalı olduğunu, davacı tarafa yapılan ödemelerin araştırılmadığını, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından ................... Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacı annenin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.<br />
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun bulunmasına, hesap raporunun denetime elverişli olmasına, faiz belirlemesinin isabetli olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:<br />
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.</p>

<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyetince, davacının desteğinin motosiklet sürücüsü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının itirazı, kaza tarihinin 24.07.2021 olduğu, desteğin 16.12.2021 tarihinde vefat ettiği, ölü muayene ve otopsi tutanağında ölüm nedeninin belirlenemediği, bu nedenle kişinin vefatı ile zorunlu kaskı ve koruyucu ekipmanları kullanmaması arasında nedensellik bağı olup olmadığının ispat edilemediği gerekçesiyle reddedilmiştir.</p>

<p>Dosya incelendiğinde; motosiklet sürücüsü konumunda bulunan davacı desteğinin trafik kazası sonucu vefat ettiği, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre desteğin, koruyucu başlık (kask) takmadığının tespit edildiği ve desteğin kaza yerinde kafatasından yaralandığı, ardından beyin cerrahı tarafından ameliyat edildiği, beş ay boyunca yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat ettiği dikkate alındığında davacının desteğinin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.</p>

<p>3.Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;<br />
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan</p>

<p>Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>VI. KARAR</strong><br />
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232453-e-2025825-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/01/yargi/yargitay-kapiif.jpg" type="image/jpeg" length="73593"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/12435 E., 2025/5232 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202312435-e-20255232-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202312435-e-20255232-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2025 tarihli, 2023/12435 E., 2025/5232 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/12435 E., 2025/5232 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/627 Değişik İş, 2023/647 Karar<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2023/İHK-46069<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2023/238524</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin yolcusu olduğu davalıya zorunlu trafik sigortalı motosikletin, dava dışı araç ile çarpışmasıyla oluşan 09.09.2022 tarihli trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.020,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini toplam 612.722,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, avans faiz talebinin hatalı olduğunu, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucuların desteğinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile hayatını kaybettiği, davacıların destekten yoksun kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile ... için 165.182,00 TL, ... için 206.180,00 TL ve ... için 241.360,00 TL olmak üzere toplam 612.722,00 TL tazminatın 14.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, pay hesabında desteğin eşinin payının poliçe teminat limitinden de tenzili gerektiğini, fahiş oranda kusur atfedildiğini, kask ve koruyucu ekipman kullanılmaması nedeni ile %20 oranında muafiyet tenzili gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1. Davalı vekilinin davacı ... ve ...'e yönelik temyiz itirazları yönünden;<br />
28.02.2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu Maddesinin On İkinci ve On Beşinci Fıkralarında Yer Alan Parasal Sınırların Artırılmasına İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ gereğince, tebliğin yürürlüğe girdiği 28.02.2023 tarihinden itibaren verilen itiraz hakem heyeti kararları bakımından geçerli olmak üzere; tebliğin 2. maddesi “...Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen hakem kararları için temyize gidilebilir...” şeklinde düzenlenmiştir.</p>

<p>Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.</p>

<p>İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.<br />
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı ... için 165.182,00 TL, ... için 206.180,00 TL tazminata hükmedilmiştir. Dosya içeriğine göre davalının adı geçen davacılara yönelik temyize konu edilen miktarlar kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.</p>

<p>2. Davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazları yönünden;<br />
6098 sayılı Kanun’un 52 maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.</p>

<p>2918 sayılı Kanun’un 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.</p>

<p>Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.</p>

<p>Somut olayda; motosiklette yolcu olan desteğin vefat ettiği ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, otopsi raporuna göre desteğin beyin kanaması ve kafa bölgesinde yara almış olması olgusu ile sabittir. Buna göre; desteğin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek 6098 sayılı Kanun'un 52 maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacı .... ile ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,</p>

<p>2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202312435-e-20255232-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/02/yargi/yargitay-556dfgv.jpg" type="image/jpeg" length="62241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/4149 E., 2025/6400 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20254149-e-20256400-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20254149-e-20256400-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2025 tarihli, 2025/4149 E., 2025/6400 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2025/4149 E., 2025/6400 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/156 - 2023/156<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2023/İHK - 1134<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2022/284207</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.06.2021 tarihinde destek idaresindeki motosiket ile karıştığı trafik kazası sonucu davacı desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,01 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 113.471,65 TL’ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kusur ve zararı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 113.472,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.10.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ... Sigorta A.Ş.'nden alınarak başvuru sahibi ...'a verilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazların kısmen kabulüne, kararın (3) nolu bendinin "başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 9.200,00 TL avukatlık ücretinin ... Sigorta A.Ş.'nden alınarak başvuru sahibi ...'a ödenmesine" şeklinde düzeltilmesine, itiraz sonucu müddeabih değişmediği için takdiren itiraz ücretinin sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. T</strong>EMYİZ</p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesap yönteminin hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.</p>

<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Desteğin motosiklette seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.</p>

<p>Somut olayda; motosiklet sürücüsü olarak bulunan desteğin trafik kazası sonucu vefat ettiği, otopsi raporunda desteğin ölüm nedeninin künt genel beden travmasına bağlı ekstremite ve kosta kırıkları ile dalak, akciğer yaralanması ve beyin kanaması sonucu olduğu sabittir. Ölüm nedenleri arasında beyin kanaması da olmasına göre de desteğin koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20254149-e-20256400-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/03/yargi/yargitay-42adfs.jpg" type="image/jpeg" length="54547"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/2577 E., 2025/11270 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20252577-e-202511270-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20252577-e-202511270-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 03.07.2025 tarihli, 2025/2577 E., 2025/11270 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2025/2577 E., 2025/11270 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2022/177 - 2022/175<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2022/İHK-6562<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : 2021/188420</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazasında karşı araç sürücüsünün vefat ettiğini bu nedenle davacıların destekten yoksun kaldığını açıklamış, ıslah dilekçesiyle birlikte eş ... için 215.559,37 TL, anne ... için 72.736,66 TL, baba ... için 50.508,88 TL, çocuk ... için 53.864,68 TL destekten yoksun kalma<br />
tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ... için 215.559,37 TL, ... için 72.736,66 TL, ... için 50.508,88 TL, ... için 53.864,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın müterafik kusur yönünden kabulüne, davanın kısmen kabulü ile ... için 172.447,50 TL, ... için 58.189,33 TL, ... için 40.407,11 TL, ... için 43.091,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının 08.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, hesap raporunda belirlenen payların yüksek olduğunu belirtmiştir.<br />
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, desteğin ikinci çocuğu olacağı varsayımı ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini belirtmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu sürücünün vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.</p>

<p>2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.</p>

<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca motosiklet sürücülerinin kask takma zorunluğu bulunmaktadır.<br />
Destek motosiklet sürücüsünün kask takmadan seyahat ettiğinin anlaşıldığı belirtilerek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmıştır. Ancak dosyanın incelemesinde, sürücünün ölü muayene tutanağında müteveffanın baş ve boyun bölgesinde yapılan harici muayenesinde herhangi bir lezyon saptanmadığı, ölüm sebebinin büyük ekstremite yaralanması ve batın iç kanama sonucu meydana geldiği belirtilmiştir.</p>

<p>Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi yapılmadan tazminat hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2.Yukarıda (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p>03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20252577-e-202511270-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/03/yargi/yargitayjkf2.jpg" type="image/jpeg" length="35032"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/9473 E., 2025/14357 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20249473-e-202514357-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20249473-e-202514357-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2025 tarihli, 2024/9473 E., 2025/14357 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2024/9473 E., 2025/14357 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/786 D.İş 2024/792 K.<br />
SAYISI : 2024/İHK-47311<br />
SAYISI : K-2024/148900</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2022 tarihinde plakası tespit edilemeyen araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hiç ödenmeyen sürekli sakatlık tazminatının hesaplatılarak ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 13.03.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru şartının gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, dava konusu kazaya tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ...'nın temerrüdü bulunmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer raporu gözetilerek davanın kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (poliçe teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) 01.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, dava konusu kazaya plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunun ispatlanamadığını, kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini belirtmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.<br />
Somut olayda karara esas alınan ve ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 02.08.2023 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı yüzünde oluşan kalıcı yara izleri (skar) ve sol tibia kırığına bağlı ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığı ile topuk hareket kısıtlılığı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %11 olarak belirlenmiştir. Ancak davacıda oluşan skar izlerinin vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığı belirtilmediği gibi davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı ile heyette uzman hekimin bulunmayışı göz önüne alındığında yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılamadığı açıktır.<br />
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.</p>

<p>3- Davacının trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı skar nedeniyle maluliyet tespit edilmesi halinde;<br />
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.</p>

<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.</p>

<p>Davacının motosiklette sürücü olarak seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.</p>

<p>Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Zira davacının kaza sonucu yüzünde fark edilebilen yara tamir dokusu arızası nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında davacının kask takmadığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p>20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20249473-e-202514357-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/04/yargi/yargitay-054.jpg" type="image/jpeg" length="69136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/2879 E., 2026/1311 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232879-e-20261311-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232879-e-20261311-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2026 tarihli, 2023/2879 E., 2026/1311 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/2879 E., 2026/1311 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/62 Değişik İş – 2023/66 Karar</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.11.2020 tarihinde davacının içinde bulunduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 684,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 25,00 TL geçici bakıcı gideri, 3.348,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumunca (SGK) karşılanmayan tedavi gideri, 944,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 5.001,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 191.634,11 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 4.599,04 TL'ye ıslah etmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvuru yapılmadığından talebin usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun kararda esas alınmasının mümkün olmadığını, yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, davacının daha önce geçirdiği kaza nedeniyle fizik tedavi gördüğü ve bu amaçla hastaneye giderken kaza geçirdiği, bu nedenle tespit edilen maluliyetin hangi kazadan kaynaklandığının, maluliyet ile kaza arasındaki illiyetin kesin olarak belirlenmesi gerektiğini, geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, tedavi giderine ilişkin taleplerin SGK'ca karşılanması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, toplam 200.525,00 TL maddi tazminatın 11.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itirazın vekalet ücreti yönünden kabulüyle kararın düzeltilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tramer de kayıtlı kusur oranı ile kaza tespit tutanağı ve alınan kusur raporunun çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden karar verilemeyeceğini, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurulması gerektiğini, aldıkları medikal rapor ile maluliyet raporu arasında çelişki olduğunu bu çelişkinin de giderilmediğini, geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmadığını, aile içi bakım kapsamında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz ile yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri, SGK'ca karşılanmayan tedavi gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.</p>

<p>1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.</p>

<p>2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü 11.10.20 08... .09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği 01.06.2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Somut olayda, davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporu sunduğu, bu raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, kaza ile maluliyet arasında illiyet kurulduğu ve maluliyet oranının %6 olarak belirlendiği görülmüştür. Ancak soruşturma evresinde davacının ve kaza geçirdiği fizik tedavi merkezi servis aracı sürücüsünün kollukta verdikleri ifadelerden davacının davaya konu kaza öncesi de trafik kazası geçirdiği ve bu nedenle fizik tedaviye gittiği, davacının bacağında önceki kaza nedeniyle de yaralanma olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda önceki yaralanmaya ilişkin tüm tedavi evrakları istenip dava konusu edilen kaza ile ilgili davacıda oluşan maluliyet oranının tespiti, öncesi kısmın dışlanması gerekir. Anılan maluliyet raporu belirtildiği şekilde usulüne uygun ise de önceki kazaya ilişkin hiç bir değerlendirme yapılmaması nedeniyle yeterli değildir.</p>

<p>Belirtildiği şekilde önceki kazaya ilişkin tedavi evrakları da getirtilerek dava konusu edilen kaza ile ilgili davacıda oluşan maluliyet oranının tespiti için yeniden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Karar bu nedenle bozulmuştur.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232879-e-20261311-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/05/yargi/yargitaya-640x360.jpg" type="image/jpeg" length="82444"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/11832 E., 2026/1390 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202411832-e-20261390-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202411832-e-20261390-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2026 tarihli, 2024/11832 E., 2026/1390 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2024/11832 E., 2026/1390 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/1169 E., 2024/1169 K.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının yolcusu olduğu araç ile çarpışmasıyla oluşan 14.11.2022 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.100,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 701,930,23 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 18.09.2023 tarihinde 340.242,63 TL ödeme yapıldığını, kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadıklarını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı şirketin sigortalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 701.930,23 TL tazminatın 05.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile faiz türü ve işletilme tarihi ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, ev hanımı olan davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluklarının bulunmadığını, tedavi giderinin ispatlanması gerektiğini, pasif dönem hesabına gelir vergisi ile damga vergisinin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile 1.65 teknik faiz yöntemine göre hesaplanması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeni müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, davacıya 18.09.2023 tarihinde 340.242,63 TL ödeme yapıldığını, sorumluluklarının bakiye 659.757,37 TL teminat limitinin kaldığını, bakıcı giderine ilişkin ayrı bir teminat limiti bulunmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün hatalı belirlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından davalı ... şirketine başvuru sonucu davacıya 340.242,63 TL ödeme yapıldığı, davacının ödemenin yetersiz olduğu gerekçesi ile açtığı eldeki davada 659.757,37 TL sürekli iş göremezlik tazminatına, 34.672,86 TL geçici iş göremezlik tazminatına ve 7.500,00 TL tedavi gideri tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ..., poliçe hükümlerine göre bedensel zararlardan kişi başına 1.000.000,00 TL, yine tedavi giderlerinden de kişi başına 1.000.000,00 TL poliçe limiti ile davacıya karşı sorumludur. Bu iki limit birbirinden bağımsız olup, birinin tüketilmesi halinde sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirerek sorumluluğunun sona erdiğinden bahsetmek olanaklı değildir.</p>

<p>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup kazada yaralanan kişi maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarını bedensel zararlar klozundan, sürekli bakıcı gideri, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderlerini ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir.</p>

<p>Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; geçici iş göremezlik tazminatının da bedensel zararlar klozundan karşılanması gerektiği gözetilerek davacı lehine hükmedilen 34.672,86 TL geçici iş göremezlik tazminatının poliçe limitinden indirilmek suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202411832-e-20261390-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/07/yargi/yargitayd4ss.jpg" type="image/jpeg" length="55851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/8181 E., 2026/1545 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248181-e-20261545-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248181-e-20261545-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.02.2026 tarihli, 2024/8181 E., 2026/1545 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2024/8181 E., 2026/1545 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/552 D. İş, 2024/552 K.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 23.05.2022 tarihinde davacı yayaya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek belirsiz alacak olarak şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 16.05.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının eksik olduğunu, sigorta şirketinin poliçe limiti ve kusur oranında sorumlu olduğunu, maluliyet raporunun uygun olmadığını, genel şartlara göre hesap yapılması gerektiğini, faiz türünün yasal olması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu ile tüm kusurun davacı yayada olduğunun belirlendiği, davalıya sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kabulü ile itiraza konu kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne ve 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; geçersiz bir maluliyet raporu ile başvuru yapıldığını, maluliyet raporunun uygun olmadığını, sigorta şirketine başvuru esnasında ibrazı zorunlu evrakların başvuruya eklenmediğini, bu suretle geçerli bir başvurunun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Açıklanan sebeplerle;</p>

<p>Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,</p>

<p>Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248181-e-20261545-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/yargi/yargi-tay-yeni122201.jpg" type="image/jpeg" length="88664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıbbi Farmakoloji Uzmanlarına Uygulanan HAKUK Eşitsizliği Üzerine]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tibbi-farmakoloji-uzmanlarina-uygulanan-hakuk-esitsizligi-uzerine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tibbi-farmakoloji-uzmanlarina-uygulanan-hakuk-esitsizligi-uzerine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. </strong><strong>Giriş</strong></p>

<p>1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun Ek-1 ve Ek-3 nolu tablolarına göre ülkemizde tasnif edilmiş 43 tıpta uzmanlık ana dalı ve 46 yan dal bulunmaktadır. Bu uzmanlıklardan 3 ana dal (anatomi, fizyoloji ve tıbbi farmakoloji) ve 1 yan dal (sosyal pediatri) HAKUK cetvelinde yer almadığı için ilgili uzmanların aleyhine olacak şekilde ek ödeme eşitsizliği ortaya çıkmaktadır. Bu yazıda tıbbi farmakoloji uzmanları özelinde uygulamanın neden adil olmadığı ve Anayasa md. 10 hükmü ile korunan eşitlik ilkesine aykırılığı izah edilecektir.</p>

<p><strong>II. </strong><strong>Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları (HAKUK) Nedir?</strong></p>

<p>Hizmet Alanı - Kadro Unvan Katsayıları, Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan hekimlerin ve diğer sağlık personellerinin çalıştıkları kurum, uzmanlıklarının çeşidi ve bulundukları kadro gibi değişkenlere göre aldıkları ek ödeme katsayısını düzenleyen cetveldir.</p>

<p><strong><a href="http://www.hukukihaber.net/saglik-bakanligi-ek-odeme-yonetmeligi-1" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">06.08.2024 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği</span></a></strong>nin 15. maddesine göre HAKUK cetvelini hazırlama yetkisi Sağlık Bakanlığındadır.</p>

<p>En son 01.07.2024 tarihinde yürürlüğe giren HAKUK cetveline bakıldığında cetvelin kendi içinde birçok çelişki barındırdığı görülmektedir. Sözgelimi genel olarak ana dal uzman kadroları için belirlenen katsayı 3, yan dal uzman kadroları için belirlenen katsayı ise 3.3 iken; 8 yan dal yine 3 katsayısı üzerinden ek ödeme almaktadır. (İlgili yan dallar: Çevre Sağlığı, Epidemiyoloji, İş ve Meslek Hastalıkları, Temel İmmünoloji, Tıbbi Mikoloji, Tıbbi Parazitoloji, Tıbbi Viroloji ve şartlı olarak Histoloji-Embriyoloji) Bu yan dalların katsayısının düşük tutulmasında resmi olarak hiçbir nesnel gerekçe gösterilmemiştir.</p>

<p>Öte yandan yukarıda izah edildiği gibi katsayısı düşük tutulan yan dalların yanında, HAKUK cetvelinde hiçbir şekilde yer verilmeyen Tıbbi Farmakoloji uzmanlarının mağduriyeti daha da büyüktür. Zira ilgili uzmanlar çoğunlukta tıbbi hizmet vermesine rağmen, tıbbi puanı bulunmayan birimlerde çalışan tabipler için belirlenen 1.2 katsayısı üzerinden ek ödeme almaktadırlar.</p>

<p>Hekimlerin toplam gelirinde temel maaş (çıplak maaş) sabit kalırken; gelir değişkenliği teşvik ek ödemesi üzerinden gerçekleşir. HAKUK, bu teşvik ödemesinin hesaplanmasında doğrudan çarpan görevi görür:</p>

<p>Mesai İçi Hizmet Puanı = Ham Puan x Hizmet Verimlilik Katsayısı x HAKUK x Bireysel Hedef Katsayısı</p>

<p>Görülmektedir ki, HAKUK katsayısı alınan ödeme için tek belirleyici faktör olmamakla birlikte yine de önemli bir yer tutmaktadır.</p>

<p><strong>III. </strong><strong>Devlet Hastanelerinde Çalışan Tıbbi Farmakoloji Uzmanlarının Alan İçi Faaliyette Bulunduğuna Dair</strong></p>

<p>Belirtildiği gibi Tıbbi Farmakoloji uzmanlığı, 1219 Sayılı Yasa’nın ekinde yer alan tabloda özel olarak tasnif edilmiş ve yine Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) tarafından kabul edilen, esasında tıbbi değeri diğer uzmanlıklardan daha düşük olmayan bir alandır. İlgili uzmanlar, tıpkı diğer uzman doktorlar gibi TUS’a girip gerekli puanı aldıktan sonra ihtisas sürelerini tamamlayarak tez aşamasından geçip unvanlarını almaktadırlar.</p>

<p>Ayrıca, tıbbi farmakoloji uzmanları devlet hastanelerinde uzmanlık alanına ilişkin birimde çalışmaktayken buna rağmen verilen hizmetin alan dışı birimlerle eşdeğer tutulması da ayrı bir tutarsızlıktır.</p>

<p>HAKUK belirlenirken en önemli kriterlerden biri ilgili hekimin tıbbi puanı olan birimde çalışıp çalışmadığıdır. Ancak uygulamada devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanları konsültasyon gibi doğrudan tıbbi hizmetlerde çalışmalarına rağmen, HAKUK cetvelinde yer almadıkları için katsayı eşitsizliğine maruz kalmaktadırlar.</p>

<p>Bu meselenin çözümünde, uygulamada ortaya çıkan bir kavram karmaşasının giderilmesi gerekmektedir. Bu konuda da iki farklı eksen karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Bir faaliyetin uzmanlık alanıyla ilişkisini değerlendirmede başlıca ölçütlerden biri, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen uzmanlık eğitimi müfredatı ile fiilen yürütülen mesleki faaliyetin niteliğidir. “Alan içi” tanımlamasında ödeme kalemi bulunup bulunmadığına bakılmaması gerekmektedir.</p>

<p>Öte yandan bir hekimin yaptığı işin faturalandırılabilir / puanlanabilir olup olmadığını belirleyen husus ise Sağlık Bakanlığının belirlediği SUT / HAKUK gibi idari – mali tarife araçlarının hangi hizmetler için oluşturulduğudur. Bu belirleme ise çoğunlukla idarenin bütçe, tarihsel birikim ve hangi branşın bunu talep ettiği gibi tercihlere göre şekillenmektedir.</p>

<p>Bu iki eksen birbirini belirlemez. Bir hizmete puan / kod atanmamış olması, o hizmetin var olmadığı ya da ilgili branşın görev tanımı dışında kaldığı anlamına gelmez, sadece idarenin henüz o kalemi tarifeye eklememiş olduğu anlamına gelir.</p>

<p>Bu ayrımı yaptıktan sonra devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanlarının yaptığı hizmetin neden alan içi olarak sayılması gerektiğini yapılan işin reel örnekleriyle somutlaştırmakta fayda var. Şöyle ki:</p>

<p>Devlet hastanelerinde görev yapan Tıbbi Farmakoloji uzmanları doğrudan klinik karar destek ve konsültasyon mekanizmasında yer almaktadır. Bu kapsamda; terapötik ilaç düzey izlemi (TDM), kişiselleştirilmiş farmakokinetik / biyoyararlanım danışmanlığı, klinik ilaç-ilaç ve ilaç-hastalık (tanı) etkileşim analizleri, polifarmasisi ve çoklu morbiditesi olan hastalarda farmasötik dilemma analizleri, advers etki yönetimi ile farmakoterapi ilişkili hastane protokollerinin (akılcı antibiyotik, onkolojik tedaviler, TPN vb.) geliştirilmesi gibi doğrudan tanı ve tedaviye yön veren tıbbi hizmetler icra edilmektedir.</p>

<p>Her ne kadar tıbbi farmakoloji uzmanlarının birkaç istisna hariç hiçbir vakada primer hekim olarak çalışmadığı belirtilse de; önemli olan husus, fiili olarak yapılan mesleki faaliyetlerin alınan ihtisas eğitiminin müfredatıyla uyumlu olup olmadığıdır. Yukarıda belirtilen faaliyetlerin tamamı tıbbi farmakoloji uzmanlık eğitiminin çekirdek müfredatında işlenen hususlardır. Başka bir deyişle ilgili uzmanlar, aldıkları eğitimle uyumlu bir işte çalışmaktadırlar.</p>

<p>Dolayısıyla devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanlarının verdiği hizmetin doğrudan hasta ve tedavi süreçlerine yansıdığı ve bu haliyle yapılan işin tıbbi puanı bulunmayan tıbbi ve idari ünitelerdeki sair görevlerle bağdaştırılmasının mümkün olmadığı söylenebilir.</p>

<p>Özetle, devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanları alan içi mesleki faaliyette bulunmaktadırlar ve HAKUK’ları da buna göre belirlenmelidir.</p>

<p><strong>IV. </strong><strong>İdarenin Tutumu</strong></p>

<p>Yukarıda izah edildiği üzere tıbbi farmakoloji uzmanlarının HAKUK konusunda diğer hekimlerle eşit haklardan yararlanması gerekmektedir. Peki bu taleple yapılan idari başvurularda idare nasıl bir tutum sergilemektedir?</p>

<p>Bazı tıbbi farmakoloji uzmanları tarafından Sağlık Bakanlığına başvuru yapılarak HAKUK’un 3 olarak belirlenmesi talep edilmekteyse de, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 240505902 sayılı görüş yazısı doğrultusunda talep reddedilmekte ve <i>“Tıbbi işlemler puanı bulunmayan tıbbi ve idari ünitelerde, sağlık tesislerine entegre 112 acil sağlık istasyonlarında çalışan tabip, diş tabibi, uzman tabip ve uzman diş tabibi ile branşı için HAKUK belirlenmemiş uzman tabipler ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar”</i> için belirlenen 1.2 HAKUK’unun esas alınması gerektiği belirtilmektedir.</p>

<p>İdareye yapılan başvurularda, tıbbi farmakoloji uzmanlarının verdiği hizmetin tıbbi hizmet statüsünde değerlendirilemeyeceğinden bahisle ret kararı verildiği görülmektedir.</p>

<p>HAKUK cetvelinde yer alan <i>“branşı için HAKUK belirlenmemiş uzman tabipler”</i> ibaresi de aslında idarenin tercihinin kasti olduğunu göstermektedir. Ancak bu durum için somut ve kabul edilebilir hiçbir gerekçe sunulmamaktadır.</p>

<p><strong>V. </strong><strong>Yönetmeliğin Getirdiği İstisna Şartı</strong></p>

<p>Sağlık Bakanlığının bir önceki mülga Ek Ödeme Yönetmeliği 12.08.2022 tarihinde yürürlüğe girmiştir ve yönetmeliğin ekinde HAKUK cetveli yer almaktadır. Bu HAKUK cetvelinde de tıbbi farmakoloji uzmanları ayrıca listelenmemiştir. Ancak 01.10.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe giren değişiklikle anılan cetvele dipnot olarak <i>“Branşı için HAKUK belirlenmemiş uzman tabiplerin, sağlık tesislerinde uzmanlık branşı ile ilgili tıbbi hizmet sunum alanlarında fiilen görev yapmaları halinde ilgili branşın HAKUK’u 3 olarak uygulanır” </i>kuralı getirilmiştir.</p>

<p>Görülmektedir ki mülga yönetmelik, HAKUK’ta listelenmemiş olsa bile ilgili uzmanın tıbbi hizmet vermesi halinde katsayı eşitliği getirmiştir. 2022 tarihli yönetmeliği ilga eden 2024 tarihli yeni yönetmelik ve ekinde yer alan HAKUK cetvelinde de bahsi geçen istisna hüküm korunmuştur.</p>

<p>Dolayısıyla, tıbbi farmakoloji uzmanlarının verdikleri hizmetin tıbbi hizmet olarak nitelendirilmesi gerektiğini ispat etmeleri halinde katsayılarını 3’e çıkarmaları söz konusu olacaktır. Ancak uygulamada devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanlarının verdiği hizmetin tıbbi hizmet sayılıp sayılmadığı yönünde tartışma devam ettiği için birçok uzman hala 1.2 katsayısı üzerinden ek ödeme almaktadır.</p>

<p><strong>VI. </strong><strong>Ne Yapılabilir?</strong></p>

<p>Verdiği hizmetin tıbbi hizmet statüsünde olduğunu düşünen tıbbi farmakoloji uzmanları, HAKUK’un kendileri için de diğer uzman hekimler gibi 3 olarak uygulanması için 2577 Sayılı Yasa’nın md. 10 ve md. 11 hükümleri kapsamında idareye talep dilekçesi vermeleri gerekmektedir.</p>

<p>Verilen dilekçede 60 gün geçmişe dönük olarak oluşan ödeme farkları da istenebilir. Geçmişe dönük ödemelere ilişkin tartışmanın detayları aşağıda izah edilecektir.</p>

<p>İdare tarafından verilen zımni ret veya ret kararı sonrası, ilgili uzmanın görev yaptığı yerin bağlı olduğu idare mahkemesi nezdinde iptal davası açılabilir.</p>

<p>Mahkeme tarafından yapılacak incelemede uygulamanın bilimsel ve nesnel gerekçesinin olup olmadığının yanında eşitlik unsuru da incelenecektir. Özellikle yönetmeliğin getirdiği istisna şartı kapsamında verilen hizmetin tıbbi hizmet statüsünde olup olmadığı da değerlendirilecektir.</p>

<p><strong>VII. </strong><strong>Her Uzmanın Ayrı Dava Açmasına Gerek Var Mı?</strong></p>

<p>Yukarıda da izah edildiği üzere, idareye İYUK md. 10 ve md. 11 kapsamında yapılan başvuru neticesinde her uzman için ayrı bireysel işlem tesis edilecektir. Dolayısıyla genel düzenleyici işlemin hala mer’i olduğu durumda her uzman için tesis edilecek bireysel işlem için ayrı dava açılması şarttır. Aksi halde bir başka uzman için verilen lehe yargı kararı, diğer uzmanların durumunu otomatik olarak etkilemeyecektir.</p>

<p><strong>VIII. </strong><strong>Geçmişe Dönük Ek Ödeme Farkları Talep Edilebilir Mi?</strong></p>

<p>Kural olarak her maaş ödemesi ayrı bir idari işlem sayılır. Bu nedenle idari başvuru esnasında en fazla 60 gün (idari dava süresi) geriye dönük ek ödeme talep edilebilir. İdari başvurunun reddi halinde açılacak davadan sonra ise davanın lehe sonuçlanması halinde arada geçen süredeki mali haklar zaten korunacaktır. Dolayısıyla idari başvurudan önceki 60 günden başlayarak davanın lehe sonuçlanması halinde arada geçen sürede mali hakların birikmesi açısından her uzman için ayrı dava açmakta fayda bulunmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>IX. </strong><strong> Netice</strong></p>

<p>Devlet hastanelerinde çalışan tıbbi farmakoloji uzmanlarına uygulanan HAKUK eşitsizliğinin somut ve bilimsel hiçbir gerekçesi bulunmadığı gibi idarenin ilgili uzmanların verdiği hizmeti tıbbi hizmet dışı olarak tasnif eden katı tutumu da ayrıca bir hukuka aykırılık nedenidir. İlgili uzmanların haklarını araması halinde lehe sonuç çıkması oldukça muhtemeldir.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/08/enes-malik-kilic.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/08/enes-malik-kilic.jpg" /></a></p>

<p><strong>Av. Enes Malik KILIÇ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tibbi-farmakoloji-uzmanlarina-uygulanan-hakuk-esitsizligi-uzerine</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/08/terazi/doktor-sagliks.jpg" type="image/jpeg" length="22133"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MOTOSİKLET KAZALARINDA SÜREKLİ MALULİYET VE ÖLÜM TAZMİNATLARI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/motosiklet-kazalarinda-surekli-maluliyet-ve-olum-tazminatlari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/motosiklet-kazalarinda-surekli-maluliyet-ve-olum-tazminatlari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>MOTOSİKLET KAZALARINDA SÜREKLİ MALULİYET VE ÖLÜM TAZMİNATLARI:</strong></p>

<p><strong>Rapor Standardı, Kask İndiriminin İlliyet Sınırı ve Poliçe Limiti Sorunları Üzerine Güncel İçtihat İncelemesi</strong></p>

<p><strong>GİRİŞ</strong></p>

<p>Motosiklet kullanımının hızla yaygınlaşması, motosiklet kazalarından doğan bedensel zarar uyuşmazlıklarını sigorta hukuku pratiğinin en yoğun alanlarından biri hâline getirmiştir. Motosiklet kazalarının karakteristik özelliği, maddi hasarın görece sınırlı kalmasına karşın bedensel zararların ağır, kalıcı ve sıklıkla ölümcül olmasıdır; bu da uyuşmazlıkların ağırlık merkezini sürekli iş göremezlik (maluliyet) ve destekten yoksun kalma tazminatlarına kaydırmaktadır. Bu çalışmada; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025-2026 dönemine ait on beşe yakın güncel kararı ekseninde, motosiklet kazalarına özgü üç sorun alanı incelenmektedir: maluliyet raporunun standardı ve raporlar arası çelişkinin giderilmesi rejimi; koruyucu kask kullanılmamasına bağlı müterafik kusur indiriminin yaralanmalı ve ölümlü dosyalardaki illiyet sınırı; zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) teminat limitinin yapısı ve limit ötesi sorumluluk zinciri.</p>

<p><strong>I. MALULİYET RAPORUNUN STANDARDI</strong></p>

<p><strong>A. Doğru Yönetmelik Şartı</strong></p>

<p>Bedensel zarara dayalı tazminat uyuşmazlıklarında zararın kapsamı, maluliyetin varlığı ve oranı üzerinden belirlenir. Yerleşik içtihat, raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre düzenlenmesini şart koşar: 11.10.2008 öncesi kazalarda Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, ara dönemlerde sırasıyla Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği, 20.02.2019 sonrasında ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (EİEDY) uygulanır. Daire, 03.01.2020 tarihli bir kazada mülga Çalışma Gücü Kaybı Yönetmeliği'ne göre düzenlenmiş üniversite raporuna dayanan hükmü salt bu nedenle bozmuş; ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten, yaralının bizzat muayenesiyle EİEDY'ye uygun yeni rapor alınmasını istemiştir<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202516140-e-20261618-k-sayili-karari" rel="dofollow"> (16.02.2026, 2025/16140 E., 2026/1618 K.).</a></p>

<p><strong>B. İlliyet, Süreklilik ve Ölçüt-Kılavuz Uyumu</strong></p>

<p>Doğru yönetmeliğe atıf tek başına yeterli değildir; raporun içeriği de denetime elverişli olmalıdır. Daire, 01.04.2026 tarihli kararında, EİEDY'ye uygun düzenlenmiş bir üniversite raporuna dayanılarak hükmedilen 1.000.000,00 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatını; raporun travma sonrası stres bozukluğu arızasının kaza ile illiyetini değerlendirmemesi ve arızanın sürekli olup olmadığını belirlememesi nedeniyle bozmuştur <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202412756-e-20263543-k-sayili-karari" rel="dofollow">(2024/12756 E., 2026/3543 K.)</a></strong>. Aynı titizlik, yönetmelik ekindeki cetvel ve kılavuz ölçütleri bakımından da aranmaktadır: hipertrofik skar/keloid maluliyetinde kılavuzun aradığı 'vücut yüzeyinin en az yüzde birini kaplama' şartı değerlendirilmeden oran belirleyen ve yaralı muayene edilmeden düzenlenen rapor, yönetmelik şartlarını taşımaz <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" rel="dofollow">(17.02.2026, 2024/11097 E., 2026/1735 K.).</a></p>

<p><strong>C. Raporlar Arası Çelişkinin Giderilmesi Rejimi</strong></p>

<p>Motosiklet dosyalarında taraflarca sunulan raporların farklı oranlar içermesi olağandır. Dairenin 2026 içtihadına göre; aynı yönetmeliği uygulayan raporlar farklı sonuçlara ulaşmışsa, karar merciinin çelişkili raporlardan birine neden itibar ettiğini gerekçelendirmesi veya çelişkiyi giderecek üçüncü bir rapor alması zorunludur; üçüncü rapor, önceki raporun alındığı üniversite dışındaki bir üniversitenin adli tıp anabilim dalından, yaralının bizzat muayenesiyle ve dosyadaki tüm raporlar irdelenerek alınmalıdır <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" rel="dofollow">(26.02.2026, 2025/9085 E., 2026/2276 K.</a>; aynı yönde <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" rel="dofollow">2026/1735</a>). Usulüne uygun tek rapora dayanan hükümler ise sigortacı itirazlarına rağmen onanmaktadır: 500.000,00 TL tutarındaki İtiraz Hakem Heyeti hükmünün onanması bu çizginin örneğidir <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248181-e-20261545-k-sayili-karari" rel="dofollow">(12.02.2026, 2024/8181 E., 2026/1545 K.).</a></p>

<p>Uygulayıcılar bakımından sonuç nettir: motosiklet kazalarında sıklıkla bir arada görülen ortopedik, estetik (skar) ve psikiyatrik arızaların her biri için ayrı ayrı illiyet ve süreklilik değerlendirmesi içermeyen raporlar, tutar ne olursa olsun hükme esas alınamamakta; yargılamayı yıllarca uzatan bozma sebepleri üretmektedir.</p>

<p><strong>II. KASK KULLANILMAMASI: MÜTERAFİK KUSUR İNDİRİMİNİN İLLİYET SINIRI</strong></p>

<p><strong>A. Normatif Temel ve İlkeler</strong></p>

<p>Koruyucu kask yükümlülüğünün dayanağı 2918 sayılı KTK m. 78 ile Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 150 ve eki cetveldir: motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücüler koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcular ise koruma başlığı takmak zorundadır. İndirimin maddi hukuk temeli TBK m. 52'deki müterafik kusurdur ve Daire, bu savunmanın teknik anlamda bir def'i olmadığını, ileri sürülmese dahi resen gözetileceğini istikrarla vurgulamaktadır. Yerleşik indirim oranı %20'dir.</p>

<p><strong>B. Yaralanmalı Dosyalarda İlliyet Denetimi</strong></p>

<p>İndirimin uygulanabilmesi için kasksızlık ile zarar arasında illiyet bulunmalıdır. Baş, yüz ve çene bölgesi yaralanmalarında indirim uygulanır: kask kullanımının belirsiz olduğu bir dosyada dahi çene kırığı ve diş kaybından hareketle %20 indirim benimsenmiş <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-2023968-e-20262053-k-sayili-karari" rel="dofollow">(24.02.2026, 2023/968 E., 2026/2053 K.)</a>; yüzdeki yara nedbesine dayalı maluliyette de aynı sonuca varılmıştır <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20249473-e-202514357-k-sayili-karari" rel="dofollow">(20.10.2025, 2024/9473 E., 2025/14357 K.).</a> Buna karşılık maluliyet, kaskın koruma alanı dışındaki omuz ve dirsek yaralanmasından kaynaklanıyorsa indirim yapılamaz; Daire bu gerekçeyle yapılan indirimi bozmuştur <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248759-e-20261591-k-sayili-karari" rel="dofollow">(16.02.2026, 2024/8759 E., 2026/1591 K.).</a></p>

<p><strong>C. Ölümlü Dosyalarda İlliyet: Otopsi Ekseni</strong></p>

<p>İlliyet denetiminin en belirgin uygulaması, destekten yoksun kalma dosyalarında otopsi ve ölü muayene bulguları üzerinden yapılmaktadır. Daire; ölü muayene tutanağında baş ve boyun bölgesinde lezyon saptanmayan, ölümün ekstremite yaralanması ve iç kanamadan kaynaklandığı belirlenen dosyada yapılan kask indirimini davacılar lehine bozmuş <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20252577-e-202511270-k-sayili-karari" rel="dofollow">(03.07.2025, 2025/2577 E., 2025/11270 K.)</a>; ölüm nedenleri arasında beyin kanamasının bulunduğu dosyada ise indirim yapılmamasını davalı lehine bozarak %20 indirimi zorunlu görmüştür <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20254149-e-20256400-k-sayili-karari" rel="dofollow">(22.04.2025, 2025/4149 E., 2025/6400 K.)</a>. Kafatası yaralanması sonrası beş ay yoğun bakımda kalarak vefat eden destek bakımından, 'ölüm nedeni belirlenemedi' gerekçesiyle indirimin reddi de isabetsiz bulunmuştur <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232453-e-2025825-k-sayili-karari" rel="dofollow">(16.01.2025, 2023/2453 E., 2025/825 K.).</a> Yükümlülük yolcuları da kapsadığından, motosiklette kasksız seyahat eden yolcu desteğin beyin kanaması sonucu ölümünde aynı indirim uygulanır <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202312435-e-20255232-k-sayili-karari" rel="dofollow">(07.04.2025, 2023/12435 E., 2025/5232 K.).</a></p>

<p><strong>D. Değerlendirme</strong></p>

<p>Kanaatimizce illiyet ekseni isabetlidir: müterafik kusur indirimi bir cezalandırma aracı değil, zararın doğumuna veya artmasına katkının karşılığıdır; kaskın önleyemeyeceği bir zarara kasksızlık sonucu bağlamak indirimi olgusal temelinden koparır. Bununla birlikte iki nokta eleştiriye açıktır. İlk olarak, kask kullanımının belirsiz olduğu hâllerde yaralanma bölgesinden kasksızlığın çıkarsanması, ispat yükünü fiilen zarar görene kaydırmaktadır; kanaatimizce kasksızlık olgusunun ispatı, indirimden yararlanacak olan sigortacıya ait olmalıdır. İkinci olarak, %20'lik oranın her somut olayda sabit uygulanması, TBK m. 52'nin hâkime tanıdığı takdir alanını daraltmaktadır; karma yaralanma tablolarında (hem baş hem ekstremite) maluliyetin arıza bazında ayrıştırıldığı raporlar üzerinden kalem bazlı indirim, kanunun amacına daha uygundur.</p>

<p><strong>III. POLİÇE LİMİTİNİN YAPISI VE LİMİT ÖTESİ SORUMLULUK</strong></p>

<p>2022 ve sonrası kazalarda ZMSS'de bedensel zararlar için kişi başına teminat limiti 1.000.000,00 TL'dir. Daire, 11.02.2026 tarihli kararında; bedensel zarar teminatı ile sağlık/tedavi giderleri teminatının birbirinden bağımsız iki ayrı kloz olduğunu, birinin tüketilmesinin sigortacının diğer klozdan sorumluluğunu sona erdirmeyeceğini vurgulamıştır <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202411832-e-20261390-k-sayili-karari" rel="dofollow">(2024/11832 E., 2026/1390 K.).</a> TBK m. 54 ekseninde sürekli ve geçici iş göremezlik zararları bedensel zarar klozundan; sürekli/geçici bakıcı giderleri ile tedavi giderleri ise tedavi klozundan karşılanır — bu eşleştirme, limitin zorlandığı ağır maluliyet dosyalarında tazminatın gerçek tavanını belirler. Yolcu sıfatıyla yaralananlar bakımından geçici bakıcı gideri, Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmayan tedavi giderleri ve maluliyet raporu ücretinin de talep edilebilir kalemler olduğu, Dairenin 10.02.2026 tarihli kararında görülmektedir <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232879-e-20261311-k-sayili-karari" rel="dofollow">(2023/2879 E., 2026/1311 K.).</a></p>

<p>Limitin aşıldığı hâllerde zincir işleten ve sürücüye uzanır: sigortacının poliçe limitiyle sınırlı, işleten ve sürücünün ise zararın tamamından müteselsilen sorumlu tutulduğu hüküm onanmıştır <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20234057-e-20262072-k-sayili-karari" rel="dofollow">(24.02.2026, 2023/4057 E., 2026/2072 K.).</a> Motosiklet kazalarında ağır maluliyet tablolarının sıklığı karşısında, başvuru stratejisinin baştan itibaren sigortacı ve işleten/sürücü eksenli kurulması, hak kaybını önleyen temel tedbirdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SONUÇ</strong></p>

<p>2025-2026 içtihadı, motosiklet kazalarından doğan bedensel zarar uyuşmazlıklarında şu ilkeleri belirginleştirmiştir: (i) maluliyet raporu, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygunluğun ötesinde, her arıza için illiyet ve süreklilik değerlendirmesi ile kılavuz ölçütlerine uygunluk içermedikçe hükme esas alınamaz; (ii) çelişkili raporlar karşısında tercih gerekçelendirilmeli veya farklı bir üniversiteden, muayene esaslı üçüncü rapor alınmalıdır; (iii) kasksızlığa dayalı müterafik kusur indirimi — sürücü ve yolcu ayrımı olmaksızın — ancak kaskın koruma alanındaki zararlar bakımından mümkündür; ölümlü dosyalarda bu denetim otopsi bulguları üzerinden yapılır ve yerleşik oran %20'dir; (iv) ZMSS'de bedensel zarar ve tedavi klozları bağımsız limitlere sahiptir, limiti aşan zarar işleten ve sürücüden istenir. Motosiklet kullanıcıları ve vekilleri bakımından kaza sonrası ilk aylarda atılan adımlar — özellikle rapor standardına gösterilen özen ve otopsi/ölü muayene belgelerinin eksiksiz temini — tazminatın hem tutarını hem tahsil süresini belirlemektedir.</p>

<p></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>KAYNAKÇA / KARAR KÜNYELERİ</strong></span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202412756-e-20263543-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 01.04.2026, 2024/12756 E., 2026/3543 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 26.02.2026, 2025/9085 E., 2026/2276 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-2023968-e-20262053-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 24.02.2026, 2023/968 E., 2026/2053 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20234057-e-20262072-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 24.02.2026, 2023/4057 E., 2026/2072 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 17.02.2026, 2024/11097 E., 2026/1735 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202516140-e-20261618-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 16.02.2026, 2025/16140 E., 2026/1618 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248759-e-20261591-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 16.02.2026, 2024/8759 E., 2026/1591 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20248181-e-20261545-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 12.02.2026, 2024/8181 E., 2026/1545 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202411832-e-20261390-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 11.02.2026, 2024/11832 E., 2026/1390 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232879-e-20261311-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 10.02.2026, 2023/2879 E., 2026/1311 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20249473-e-202514357-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 20.10.2025, 2024/9473 E., 2025/14357 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20252577-e-202511270-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 03.07.2025, 2025/2577 E., 2025/11270 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20254149-e-20256400-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 22.04.2025, 2025/4149 E., 2025/6400 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202312435-e-20255232-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 07.04.2025, 2023/12435 E., 2025/5232 K. </span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20232453-e-2025825-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Yargıtay 4. HD, 16.01.2025, 2023/2453 E., 2025/825 K. </span></a></p>

<p><span style="color:#999999">Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (RG 20.02.2019); 2918 sayılı KTK m. 78, 90 vd.; Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 150 ve eki Cetvel; 6098 sayılı TBK m. 52, 54.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/motosiklet-kazalarinda-surekli-maluliyet-ve-olum-tazminatlari-1</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/08/terazi/motor-ts-1.jpg" type="image/jpeg" length="25211"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/16140 E., 2026/1618 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202516140-e-20261618-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202516140-e-20261618-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.02.2026 tarihli, 2025/16140 E., 2026/1618 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2025/16140 E., 2026/1618 K.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2022/1140- 2022/1145</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.01.2020 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, yaya konumunda olan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını açıklamış, bedel artırım dilekçesiyle birlikte 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kusur yönünden kabulü ile esastan yapılan inceleme neticesinde davanın kısmen kabulüne, 362.436,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 14.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye 47.564,00 TL'nin ise reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur dağılımı hususunda değerlendirme yapabilecek en üst kurum olan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen raporun göz önünde bulundurulması gerektiğini, kusur oranının %50 olduğu düşünülse dahi, aktuerya bilirkişisi tarafından hesaplanan iş göremezlik tazminatının daha yüksek olacağını, vekalet ücretinin nispi vekalet ücreti olarak hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usule uygun yapılmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur oranını kabul etmediklerini, hesap raporunun ve hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu belirtmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık, davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.</p>

<p>1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usule uygun yapılmış olmasına, hükme esas alınan kusur raporunda tespit edilen kusur oranlarının oluşa uygun şekilde belirlenmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.</p>

<p>Somut olayda; hükme esas alınan 18.06.2021 tarihli ... Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilimdalı Başkanlığı raporu; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş, başvuranın maluliyet oranının %21,6 olduğu belirlenmiş ve bu orana göre yapılan aktüer hesap raporu hükme esas alınmıştır. Ancak kaza tarihi olan 03.01.2020 tarihi itibariyle Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, hükme esas alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.</p>

<p>Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) güncel film ve grafileri çekilerek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun içerisinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanının da bulunduğu davacının yerleşim yerine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.</p>

<p>3- 6098 sayılı TBK'nin 54/3. maddesi, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararları, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmini gereken zararlar arasında düzenlemiştir. Davacı taraf da bu düzenleme gereği, davaya konu kazadaki yaralanması sebebiyle tazminat isteminde bulunmuş, hakem heyetince benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamalar hatalı yapılmış olup rapor karar vermeye elverişli değildir.<br />
Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir.<br />
Hesaplama yapılırken, davacının kaza tarihindeki ve hesap tarihine kadar ki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir.</p>

<p>Somut olayda; davacı vekili davacının Eylül -Ekim- Kasım 2021 aylarına ait gelirini sunmuş, karara esas alınan tazminat raporunda, kaza tarihi 03.01.2020 olmasına rağmen, davacının 2021 yılına ilişkin sunulan bordrolarının ortalaması alınarak davacının asgari ücretin 1,6 katı gelir elde ettiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının bilinen dönem zararının hesaplamasında kaza tarihi itibariyle aldığı ücretlerin tespit edilerek bilinen dönem sonuna kadar aldığı ücretlerin hesaplamada dikkate alınması gerekirken, sadece Eylül-Ekim-Kasım 2021 aylarına ait gelirinin ortalaması alınarak gelirin belirlenmesi doğru görülmemiştir.</p>

<p>Bu durumda, hakem heyetince yukarıda anlatılan esaslar doğrultusunda davacının kaza tarihindeki geliri ve hesap tarihindeki gelirinin tespiti ile bu veriler kullanılarak tazminat hesabı yapılması yönünde ( davalının usuli kazanılmış korunarak ) bilirkişiden rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202516140-e-20261618-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1aa1.jpg" type="image/jpeg" length="66912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/4057 E., 2026/2072 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20234057-e-20262072-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20234057-e-20262072-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2026 tarihli, 2023/4057 E., 2026/2072 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/4057 E., 2026/2072 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2022/23 21... /2429 Karar<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2019/5 01... /389 Karar</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.04.2018 tarihinde davacının kullandığı bisiklet ile davalı ...'in sevk ve idaresindeki, davalı ...'ın işleteni olduğu, davalı ... şirketinin de zorunlu mali sorumluluk sigortasını (ZMSS) yaptığı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, zararın giderilmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, arabuluculuk sürecinin de olumlu sonuçlanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile açtığı belirsiz alacak davasında bakıcı gideri, sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, meslekte kazanç kaybı, ekonomik geleceğindeki sarsılmadan doğan kayıplar için 5.000,00 TL ve tedavi gideri için 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden ihbar tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Geçici bakıcı gideri talebini 26.363,82 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 11.791,56 TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 802.320,79 TL'ye, tedavi gideri talebini 9.000,00 TL'ye artırmıştır.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemede açılmadığını, kazaya karışan aracı kaza tarihinden çok önce 30.06.2017 tarihinde diğer davalı ...'e sattığını, araç kaydının devrini yapmadığını, bu nedenlerle oluşan kaza nedeniyle sorumluluğunun olmadığını, kaza nedeniyle davacının asli kusurlu olduğunu, kazaya karışan davalı ...'in kusursuz olduğunu, kaza tespit tutanağını kabul etmediğini, davacının talep ettiği masrafların bir çoğunun Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını, davacının maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumunca (ATK) tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin kusursuz olduğunu, tek kusurlunun davacı olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun gerçek kusuru yansıtmadığını, davacının maluliyet durumunun ATK tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, SGK ve sigorta şirketinden davacıya yapılan ödeme olup olmadığının da araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kazaya karışan aracın ZMSS kapsamında sigortacısı olduğunu, müvekkili şirketin faizden dava tarihi itibariyle sorumlu olduğunu, kazaya ilişkin kusur durumunun mahkemece tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet durumunun da ATK'dan tespit edilmesi gerektiğini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespiti ile bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 11.791,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 26.363,82 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 849.476,17 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğu 407.155,38 TL ile sınırlı olmak kayıt ve şartıyla davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL'lik kısmının davalılar ... ve ... yönünden, 442.320,79 TL'lik kısmının davalı ... yönünden reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 60.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.</p>

<p>İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ek kararı ile davalı ... vekilinin, istinaf harç ve giderlerinin muhtıra ile verilen kesin süreye rağmen yatırmaması nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong></p>

<p>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının takdir olunan manevi tazminatın az olduğu, manevi tazminatın 100.000,00 TL üzerinden tam kabulünün gerektiği gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının (davalı ... şirketinin poliçe gereği bedeni zararlarda 360.000,00 TL poliçe limiti bulunduğundan davalı ... şirketinin bu miktarla sınırlı ve davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, diğer davalıların ise 802.320,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tamamından sorumlu olmak kaydı ile her 3 davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 11.791,56 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 26.363,82 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 47.154,38 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin sorumluluğunun (davalı ... şirketinin sağlık giderleri teminatı altında 360.000,00 TL teminat limiti ile sorumlu olduğundan) davalı ... yönünden 12.12.2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi tazminat taleplerinin 1.000,00 TL'lik kısmının davalılar ... ve ... yönünden, 442.320,79 TL'lik kısmının davalı ... yönünden reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 25.04.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın oluşumunda davalı müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kazanın davacının tam kusuru ile gerçekleştiğini, ceza mahkemesinde belirlenen kusur oranının huzurdaki dosya için bağlayıcı olmadığını, kusurun sadece davacı beyanları dikkate alınarak belirlendiğini, kaza tespit tutanağı kabul etmediklerini, büyük tonajlı araçların yanından geçerken diğer araçların dikkatli olması gerektiğini, davacının bunu yapmadığını, maluliyet oranına ilişkin değerlendirmelerin hatalı olduğunu, itiraz ettiklerini, maluliyet oranının ATK tarafından belirlenmemesinin yerinde olmadığını, faturalandırılamayan tedavi giderlerinin afaki belirlendiğini, maluliyet ile kaza arasında illiyet kurulmadığını, taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, tazminat hesabında muhtemel yaş ve sair bütün hesaplama parametrelerine itiraz ettiklerini, ıslaha karşı zamanaşımı definde bulunduklarını ancak değerlendirilmediğini, faiz oranı ve başlangıcının hatalı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin ZMSS diğer davalıların sürücü ve işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanan davacı bisiklet sürücüsünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklanan kayıplar ile manevi tazminat talebine ilişkindir.<br />
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Açıklanan sebeplerle;</p>

<p>Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,<br />
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine,</p>

<p>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20234057-e-20262072-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa.jpg" type="image/jpeg" length="73552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/968 E., 2026/2053 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-2023968-e-20262053-k-sayili-karari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-2023968-e-20262053-k-sayili-karari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2026 tarihli, 2023/968 E., 2026/2053 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2023/968 E., 2026/2053 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2022/1105 E.- 2022/1105 K.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I.DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile olay tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan traktörün 20.07.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 41.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla toplam talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, soruşturma aşamasında tarafların uzlaşıp uzlaşmadıklarının tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu 27.09.2019 tarihli maluliyet raporuna göre davaya konu trafik kazasından dolayı %70 oranında sürekli malul kaldığı, raporun usule ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulüne, toplam 330.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından 30.10.2020 tarih ve 2020/İHK- 22069 sayılı karar ile itirazın kabulüne, davacı tarafından sunulan 27.09.2019 tarihli maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediği, usule uygun maluliyet raporu ile başvuru yapmanın dava şartı olduğu, iş bu dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir nitelikte olmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisine, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ</strong></p>

<p>A. Bozma Kararı<br />
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.02.2022 tarihli 2021/10592 esas ve 2022/2053 karar sayılı kararı ile somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.09.2019 tarihli raporda, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu, sunulan rapor usulüne uygun olmasa bile tamamlanabilir dava şartı olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davalı vekilinin anılan yönlere ilişkin itirazlarının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar<br />
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak bozma ilamı doğrultusunda 27.09.2019 tarihli maluliyet raporunun usule uygun olduğu, kusur oranlarının yerinde olduğu, hesap raporundaki tespitlerin isabetli olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulüne, toplam 330.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>VI. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usule uygun olmayan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, geçici taleplerden davalının sorumlu olmadığını, rücuya esas ödeme varsa mahsubu gerektiğini, kask nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin hatalı uygulandığını, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olduğunu ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile olay tarihinde davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı traktörün karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.</p>

<p>1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur tespitinin isabetli yapılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden;</p>

<p>a.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.</p>

<p>Somut olayda; davacının motosiklette sürücü olduğu, kaza tespit tutanağına göre kask takıp takmadığının belirsiz olduğu, ancak davacının maluliyete esas teşkil eden yaralanmasının çenesinde kırık, diş kaybı olduğu, dolayısıyla davaya konu kaza nedeniyle davacının yüz bölgesinden yaralandığı dosya kapsamında bulunan evraklar ile sabittir.</p>

<p>Buna göre; davacının kaskının takılı olup olmadığı hususu tespit edilememiş olsa da davaya konu kaza sonucu çenede kırık ve diş kaybı olmak üzere yüz bölgesinden yaralandığı gözetildiğinde, meydana gelen trafik kazasında koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.</p>

<p>b. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17., Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2. maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine, nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2. Yukarıda (2-a) ve (2-b) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-2023968-e-20262053-k-sayili-karari-1</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/yargi/yargitay-logo1.jpg" type="image/jpeg" length="58212"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CEZA YARGILAMALARI BAĞLAMINDA YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLİĞİNE DAİR ÖNERİLER]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ceza-yargilamalari-baglaminda-yargi-hizmetlerinin-etkinligine-dair-oneriler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ceza-yargilamalari-baglaminda-yargi-hizmetlerinin-etkinligine-dair-oneriler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargi-hizmetlerinin-etkinligi-burolari-rehberi-yayimlandi" rel="dofollow">Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarının Kuruluş ve Faaliyetlerine İlişkin Rehber </a></strong>yayımlanmış ve adalet teşkilatına duyurulmuştur.</p>

<p>Naçizane,35 yıla yakın süredir uygulamanın içinde yer alan bir yargı mensubu olarak, özellikle ceza yargılamalarını hızlandıracağına, zaman, emek ve ekonomik yönden tasarruf sağlayacağına inandığım, bir kısmını daha önce de dile getirdiğim önerilerimi paylaşmak isterim;</p>

<p><strong>1-</strong>Öncelikle,mesleğe başladığımız günden itibaren yıllardır söylenen, ancak bir türlü hayata geçirilemeyen “adli kolluk” teşkilatının kurulması, Cumhuriyet Başsavcılıklarına direkt olarak bağlanması, savcılık-adli kolluk ilişkisinin güçlendirilmesi,</p>

<p><strong>2-</strong>Ağır Ceza Merkezi olmayan yer Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından bağlı oldukları yer Ağır Ceza Mahkemelerine fezleke düzenlenmesi uygulamasına son verilerek bu yer Cumhuriyet Başsavcılıklarının doğrudan bağlı oldukları yer Ağır Ceza Mahkemelerine iddianame düzenlemelerinin sağlanması,</p>

<p><strong>3-</strong>İstanbul Anadolu CBS’de başlattığımız ve birçok Cumhuriyet Başsavcılığında başarı ile uygulanan sabit Cumhuriyet savcılarının görev yaptığı “Müracaat İşlemleri ve Nöbet Bürosu” uygulamasının tüm ağır ceza Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından uygulanmasının mecburi hale getirilmesi, böylelikle savcılık-kolluk ilişkisinde yeknesak, tutarlı, isabetli talimatlar verilmesi ile nöbet izinlerinden kaynaklı iş gücü kaybının engellenmesi,</p>

<p><strong>4-</strong>Özellikle bilişim suçlarındaki artış ve bu suçların soruşturulmasındaki güçlük nedeni ile tıpkı zabıt katibi, mübaşir gibi adliyelerde yeterince adli bilişim uzmanı istihdam edilmesi,</p>

<p><strong>5-</strong>Ceza soruşturmaları ile ceza ve hukuk yargılamalarında sıklıkla bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmakla özellikle fizik, grafoloji, ses ve görüntü karşılaştırması, trafik, iş ve meslek kusurları tespiti, akıl hastalığı veya zayıflığı, yaş küçüklüğü, uyuşturucu madde tespiti ve benzeri adli raporların doğrudan Adli Tıp Kurumu ya da Adli Tıp Şubelerinden alınması, bu amaçla Adli Tıp Kurumu ve Şubelerinin uzman ihtiyacı karşılanarak resmi bilirkişilik güçlendirilmek sureti ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerden kaynaklı gecikme ve suistimallerin önüne geçilmesi,</p>

<p><strong>6-</strong>Adres sistemindeki eksiklikler nedeniyle özellikle tebligatların yapılmasında ve tarafların temininde yaşanan zorluklar nedeniyle her Türk vatandaşının sahip olduğu TC kimlik numarasına bağlı mutlak sahip olduğu bir adres bilgisi, yine ülkede yaşayan yabancı uyrukluların tamamı için yabancı kimlik numarası ve buna bağlı mutlak sahip olduğu adres bilgisi bulunması zorunluluğu getirilmesi, bu adreslere yapılacak usulüne uygun tebligatların yeterli sayılması,</p>

<p><strong>7-</strong>E-Tebligat ve UYAP SMS sisteminin kamu spotları ile vatandaşlara tanıtımı yapılarak kullanımının yaygınlaştırılması,</p>

<p><strong>8-</strong>Uygulamada zorla getirme emirlerinin kolluk tarafından fiilen yerine getirilemediği, tebligatla yetinildiği bilinmekle bu hususta İç İşleri Bakanlığı ile koordine edilerek zorla getirme emirlerinin infazının sağlanması,</p>

<p><strong>9-</strong>UYAP ve POLNET arasında entegrasyon kurulduğu bilinmekle tüm Cumhuriyet Başsavcılıklarının bu entegrasyonu gerçekleştirerek, özellikle nöbet hizmetlerindeki gözaltı, arama, el koyma, savcı-kolluk görüşme tutanağı gibi tedbirlerin UYAP-POLNET sisteminden e-imza ile gönderilmesinin sağlanması,</p>

<p><strong>10-</strong>SEGBİS sistemimin yaygın olarak kullanılması nedeniyle özellikle cezaevlerinden bağlantılarda yaşanan güçlük ve sırf bu sebeple yargılamaların uzadığı gözetilerek cezaevlerinde ve adliyelerde yeterince SEGBİS kurulumu yapılarak SEGBİS odalarının artırılması,</p>

<p><strong>11-</strong>Yakalama emri ile aranan sanık ya da sanıkların bulunduğu dosyalarla ilgili mahkemelerince esas ve usule dair tüm işlemler tamamlanmış, sadece yakalama emrinin infazı bekleniyorsa bu dosyalarla ilgili zamanaşımı süresince “yakalama emrinin infazının beklenilmesine” karar verilerek mahsus defterine kaydedilmesi, böylelikle duruşma listesine alınmayarak usuli duruşma talikinden kaynaklı zaman, emek ve ekonomik kaybın önüne geçilmesi,</p>

<p><strong>12-</strong>Özellikle tanıkların duruşmalara katılımlarını teşvik etmek için gidiş-geliş yol giderleri ile o günkü harcırahlarını karşılayacak nispette ödeme yapılması, bu ödemeleri derhal almalarının sağlanması,</p>

<p><strong>13-</strong>Vatandaşlar arasındaki ihtilafların en aza indirgenmesi, gerektiğinde hukuki yardımdan yararlanabilmeleri için tıpkı aile hekimliği gibi aile avukatlığı uygulamasının hayata geçirilmesi, bu uygulamayı teşvik için vatandaşların sigorta yaptırmaları karşılığında belli oranda devlet desteği sağlanması ya da ekonomik gücü olmayan vatandaşların devlet tarafından sigortalanması,</p>

<p><strong>14-</strong>5271 sayılı CMK’nın 86/3 maddesindeki “Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adli Muayene” başlığı altında “Bu muayene, Cumhuriyet savcısının huzurunda ve bir hekim görevlendirilerek yapılır.” şeklindeki düzenlemenin, 5271 sayılı CMK’nın 86/3 maddesinde yapılacak bir değişiklikle “Bu muayene, Cumhuriyet savcısının talimatı üzerine ve bir hekim görevlendirilerek yapılır.” şeklinde düzenleme yapılmak suretiyle Cumhuriyet savcısının katılımı olmaksızın talimatı ile ölü muayene ve otopsi işlemi yapılarak büyük ölçüde emek, zaman ve ekonomik tasarruf sağlanması,</p>

<p><strong>15-</strong>Ülkemizin her dönem terör örgütleri ile mücadele etmesinin gereği ve gerçeğinden hareketle ülke genelinde terör suçlarını tek elden soruşturacak Cumhuriyet Başsavcılığının kurulması, bunun için Anayasal değişiklik gerekmeksizin, CMK’da yapılacak değişiklikle, örneğin parlementer suçlarını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturduğu gibi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde Terör Suçları Soruşturma Bürosunun bir Cumhuriyet Başsavcı Vekiline bağlanarak, terör suçlarını soruşturmakta tecrübeli, kıdemli, yeterince Cumhuriyet savcısı atayarak, bu Cumhuriyet savcılarının terör örgütlerinin yurt genelinde gerçekleştirdikleri eylemleri -ayrı masalar halinde-soruşturmaları için uzmanlaşmaları, aynı zamanda terör suçları yargılamaları için de Ankara Terör Ağır Ceza Mahkemelerinin görevlendirilmesi, böylece terör suçları ile ilgili soruşturma ve kovuşturmalarda tek başlılık, etkinlik, sürat, isabet ve hukuk güvenliğinin sağlanması,</p>

<p><strong>16-</strong>TCK’nın 220. maddesi kapsamında örgütlü suç soruşturmalarının yürütülmesindeki güçlük ve teşkilatta nisbeten genç meslektaşların bulunduğu gözetilerek CMK’da yapılacak değişiklikle örgütlü suç soruşturmalarının İl Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülmesi,</p>

<p><strong>17-</strong>Ceza adalet teşkilatımızdaki yapılanmada;</p>

<p><strong>a-</strong>5235 sayılı Teşkilat Kanunumuzda 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten öncesinde olduğu gibi 5235 sayılı Teşkilat Kanunumuzun 8. maddesinde tanımlanan ceza mahkemelerinin sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri (3’lü yapılanma) ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeleri olarak tanımlanması,</p>

<p><strong>b-</strong>5235 sayılı Teşkilat Kanunumuzda 10. maddede belirtilen “sulh ceza hakimliği”nin “sorgu hakimliği” olarak değiştirilmesi, böylece sulh ceza hakimliğinin ilga edilip sorgu hakimliğinin yeniden ihdası ve bu madde ile sulh ceza hakimliğine verilen görevlerin sorgu hakimliği tarafından yerine getirilmesi, buna bağlı olarak mevcut mevzuatımızdaki “sulh ceza hakimliği” biçimindeki atıfların “sorgu hakimliği” ibaresi olarak değiştirilmesi,</p>

<p><strong>c-</strong>5235 sayılı Teşkilat Kanunumuza eklenecek 10-a maddesi ile “sulh ceza mahkemesinin görevi” başlığı ile sulh ceza mahkemesinin görevinin “Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, Ceza Muhakemesi Kanunu 251 çerçevesinde basit yargılama usulüne göre yürütülen dava ve işler sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir.” düzenlemesinin yapılması,</p>

<p><strong>d-</strong>Mevzuat taraması sonrasında özel kanunlarda ve üç yıla kadar (üç yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin ve Ceza Muhakemesi Kanunu 251. madde çerçevesinde basit yargılama usulüne göre yürütülecek dava ve işlerin de sulh ceza mahkemelerince uygulanması,</p>

<p><strong>e-</strong>5235 sayılı Teşkilat Kanunumuzun 11. maddesinde düzenlenen asliye ceza mahkemesinin görevinin “Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere sorgu hakimliği, sulh ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.” şeklinde düzenlenmesi,</p>

<p><strong>f-</strong>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun “soruşturmanın sulh ceza hakimi tarafından yapılması” başlıklı 163. maddesinin ilga edilmesi,</p>

<p><strong>g-</strong>5235 sayılı Teşkilat Kanunumuzun 12. maddesinde ağır ceza mahkemesinin görevi alanında yer alan suçlardan resmi belgede sahtecilik (m. 204/2), hileli iflas (m.161) suçlarının çıkarılması,</p>

<p>(Söz konusu değişikliklerle birlikte ceza adalet sistemimizdeki teşkilatın yapılanması daha sağlıklı, etkin ve adil yargılamaya katkı sağlar nitelikte olacaktır. Böylece Anayasamızda 2. maddede yer alan “hukuk devleti” ilkesi güçlendirilerek; eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına saygı gösterip, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup geliştiren, yargı denetiminin etkinliğini sağlayan daha güçlü bir ceza adalet sistemi meydana getirilecektir. Son olarak belirtmemiz gerekir ki, ileri sürdüğümüz çözüm önerileri Anayasamızın 141. maddesinin son cümlesinde yer alan “usul ekonomisi” ilkesinin ceza muhakemesi bakımından gerçekleştirilmesi hususunda fazlasıyla katkı sağlar niteliktedir.)</p>

<p><strong>h-</strong>Cumhuriyet savcılarının Ağır Ceza ve Asliye Ceza Mahkemelerinde iddia makamını temsil etmeleri, Sulh Ceza Mahkemelerine katılmamaları düzenlemesi getirilmeli,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(Böylelikle, Asliye Ceza Mahkemelerinin görevine giren birçok iş Sulh Ceza Mahkemelerince yerine getirileceğinden sayıları azalan Asliye Ceza Mahkemeleri gözetildiğinde çok sayıda Cumhuriyet savcısı tasarrufu sağlanacak, sayıları artan Cumhuriyet savcıları daha etkin ve süratli soruşturmalar yürüteceklerdir.)</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/03/onder-yaman-1.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/03/onder-yaman-1.jpg" /></a></p>

<p><strong>Önder YAMAN<br />
Bakırköy Cumhuriyet Savcısı</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ceza-yargilamalari-baglaminda-yargi-hizmetlerinin-etkinligine-dair-oneriler</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/terazi/tokmak-kitaplks.jpg" type="image/jpeg" length="73849"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2025/9085 E., 2024/11097 E. sayılı kararları]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2026 tarihli, 2025/9085 E., 2026/2276 K. sayılı kararı ve 17.02.2026 tarihli, 2024/11097 E., 2026/1735 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2025/9085 E., 2026/2276 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong><br />
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2023/163 D.İş, 2023/133 K.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.12.2019 tarihinde davacı idaresindeki araç ile davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının eksik olduğunu, ceza dosyasının celbi ile kararın bekletici mesele yapılmasını, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, müterafik kusurun indirilmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, faizin yasal olabileceğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 540,38 TL bakıcı gideri bedelinin 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak başvuru sahibine verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri talebinin reddine, başvuru sahibinin 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile trafik kazası ile başvuranda meydana gelen yaralanmanın sekelsiz şekilde iyileştiği ve bilirkişi heyetinin başvuranın sürekli sakatlık oranına yol açan bir arızasının bulunmadığına ve sürekli maluliyet oranının %0 olduğuna dair tespitlerinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı tarafın itirazlarının reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuranın maluliyetini gösterir adli kurul raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirme Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, başvuranın fiziki muayenesi yapılarak ve Adli Tıp ABD Başkanlığı tarafından düzenlendiğini, buna karşılık bilirkişi heyetinin başvuranı bizzat görmeden tıbbi evraklar üzerinden hazırladığı raporun esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru şartının eksik olduğunu, maluliyet raporunun uygun olmadığını, geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, başvurana SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, geçici bakıcı gideri yönünden hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.</p>

<p>1- Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.</p>

<p>Dosyanın incelemesinde; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak davacı tarafından ibraz edilen ... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 13.01.2022 tarihli raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmesinde davacıdaki maluliyet oranının %15 olarak belirlendiği; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı itirazlarını karşılamak üzere bir adli tıp uzmanı ve 1 nöroloji uzmanından oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Her iki rapor arasında çelişki bulunduğu açıktır. Ancak, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu raporlardan ikincisine itibar edilerek hüküm kurulmuş; İtiraz Hakem Heyetince de trafik kazası ile başvuranda meydana gelen yaralanmanın sekelsiz şekilde iyileştiği ve bilirkişi heyetinin başvuranın sürekli sakatlık oranına yol açan bir arızasının bulunmadığına ve sürekli maluliyet oranının %0 olduğuna dair tespitlerinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.</p>

<p>Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin (mübrez raporun alındığı üniversite dışındaki ) Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının bizzat muayenesi yapılarak dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle maluliyete ilişkin çelişkiyi giderecek ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p>2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p>

<p>---</p>

<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2024/11097 E., 2026/1735 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/1019 D. İş, 2024/1016 K.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcusu olduğu araca çarpması ile 13.02.2023 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 240.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 240.750,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacıya kaza nedeniyle SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sundukları raporun usulüne uygun olduğunu ve hükme esas alınması gerektiğini, aksi kanaat halinde müvekkilinin muayene edilmesi suretiyle rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcusu olduğu araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.</p>

<p>Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br />
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.09.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında maluliyetin tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, anılan raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.</p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ve bir adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen raporda, davacıda kazadan kaynaklanan maluliyet oluşmadığı kabul edilmiştir.<br />
Davacı tarafça sunulan ve yine Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan her iki raporda, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmış ve raporlarında davaya konu kaza nedeniyle oluşan yaralanmalar aynı şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen yaralanmaların neden olduğu arazların sonuçları farklı olarak değerlendirilmiş ve dolayısı ile maluliyet oranları farklı olarak belirlenmiş ve bu nedenle raporlar arasında çelişki oluşmuştur. Diğer yandan, hakem heyeti kararına esas alınan raporun davacının muayenesi yapılmadan düzenlendiği dikkate alındığında, anılan raporun yönetmelikteki şartları taşımadığı ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinin zorunlu olduğu açıktır.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının dava konusu olay nedeniyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle davacı tarafın maluliyet raporu aldığı üniversite haricindeki başka bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde davacının yaralanmasına uygun olarak belirlenen uzman doktorların bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20259085-e-202411097-e-sayili-kararlari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1a.jpg" type="image/jpeg" length="53715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/12756 E., 2026/3543 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202412756-e-20263543-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202412756-e-20263543-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2026 tarihli, 2024/12756 E., 2026/3543 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2024/12756 E., 2026/3543 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2024/... E., 2024/... K.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın, davacının yolcusu olduğu araçla çarpışmasıyla oluşan 04.07.2022 tarihli trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 1.000.000,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hatır taşıması indirimi ile müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hesaplanmanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1.8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı şirketin sigortalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 1.000.000,00 TL tazminatın 05.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>V. TEMYİZ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>A. Temyiz Sebepleri</p>

<p>Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ile teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini<br />
ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>B. Değerlendirme ve Gerekçe</p>

<p>Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanarak malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.</p>

<p>1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Somut olayda dosya kapsamında, davacıda oluşan maluliyet oranının tespitine yönelik olarak usulüne uygun şekilde alınmış rapor bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 27.11.2023 tarihli raporu ile davacının maluliyet oranı % 26 olarak belirlenmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince %26 oranı hükme esas alınarak karar verilmiştir. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'nın 27.11.2023 tarihli raporu kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmişse de davacının travma sonrası stres bozukluğu arızası da olmasına rağmen rahatsızlığının dava konusu trafik kazası ile illiyeti değerlendirilmeden, sürekli olup olmadığı , sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği belirlenmeksizin düzenlenmiş olduğundan bu rapor karar vermeye elverişli değildir.</p>

<p>Buna göre, İtiraz Hakem Heyetince kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca, içerisinde ruh ve sinir hastalıkları uzmanın da bulunduğu heyetten usulüne uygun, denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde, davacının muayenesi yapılarak, dava konusu kaza ile illiyetli, travma sonrası stres bozukluğu tanısını kaza öncesinde de alıp almadığı araştırılarak, tüm tedavi belgeleri ve süreci incelenmek sureti ile davacının sürekli maluliyet oranı bulunup bulunmadığının ve sürekli maluliyeti bulunuyorsa maluliyet oranının belirlenmesi amacıyla dosya içerisinde yer alan maluliyet raporunun düzenlendiği ... hastanesinden farklı en yakın ... hastanesinden yeni bir rapor alınarak (ve temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonuca göre bir karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,</p>

<p>2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,<br />
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-202412756-e-20263543-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/yargi/yargitay7mghj74.jpg" type="image/jpeg" length="11426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/zorunlu-deprem-sigortasi-genel-sartlarinda-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/zorunlu-deprem-sigortasi-genel-sartlarinda-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar, 21 Ağustos 2026 Tarihli ve 33347 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR</strong></p>

<p></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 13/5/2011 tarihli ve 27933 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarının C.4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“C.4- Menfaat Sahibinin Değişmesi</p>

<p>Sözleşme süresi içinde, satış ve muadili işlemler sebebiyle sigorta konusu taşınmazın menfaat sahibinin değişmesi hâlinde, tapudaki tescil tarihi itibarıyla sözleşme sona erer. Sigorta ettiren veya önceki menfaat sahibinin başvurusu üzerine işlemeyen günlere ait ödenmiş primler sigorta ettirene geri verilir. Tapu müdürlükleri veya işlemi yapmaya yetkili idareler tarafından, menfaat değişikliği için sonraki menfaat sahibine ait bir Zorunlu Deprem Sigortası sözleşmesi olup olmadığı kontrol edilir.</p>

<p>Bunlar dışındaki hâllerde ise, sözleşme sonraki menfaat sahibi ile devam eder; sonraki menfaat sahibi, değişikliği, sözleşmenin varlığını öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde sözleşmeye aracılık eden sigorta şirketine bildirir. İlgili şirket veya acentesi, bildirimin alınmasından itibaren 24 saat içinde, menfaat değişikliği zeyli içeren poliçeyi sonraki menfaat sahibine vermekle yükümlüdür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu maddenin uygulanması sırasında doğacak tereddütleri ve uygulamaya ilişkin aksaklıkları gidermeye, uygulama birliğini sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapmaya, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu yetkilidir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Genel Şartlar yayımı tarihinden on beş gün sonra yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Genel Şartlar hükümlerini Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/zorunlu-deprem-sigortasi-genel-sartlarinda-degisiklik</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="94262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/30)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202630</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202630" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/30), 21 Ağustos 2026 Tarihli ve 33347 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>(TEBLİĞ NO: 2026/30)</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Tebliğin amacı, “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” ünvanlı firma tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak gerçekleştirilen inceleme neticesinde, 28/2/2009 tarihli ve 27155 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) kapsamında Malezya’da yerleşik ilişkili olduğu “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd.” ünvanlı firmanın yararlandığı muafiyetin kendisi için değerlendirilmesine yönelik olarak kısmi ara gözden geçirme soruşturması açılması ve açılan soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesidir.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Tebliğde geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,</p>

<p>b) CIF: Masraflar, sigorta ve navlun dâhil teslimi,</p>

<p>c) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ç) Endonezya: Endonezya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>d) Filipinler: Filipinler Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>e) Genel Müdürlük: Bakanlık İthalat Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>f) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,</p>

<p>g) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,</p>

<p>ğ) Kanun: 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunu,</p>

<p>h) Karar: 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kararı,</p>

<p>ı) KEP: Kayıtlı elektronik posta adresini,</p>

<p>i) Pakistan: Pakistan İslam Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>j) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,</p>

<p>k) Vietnam: Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>l) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,</p>

<p>ifade eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Soruşturma konusu eşya</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Soruşturma konusu eşya, 23/5/2024 tarihli ve 32554 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/15) kapsamındaki 8415.10.90.00.11 ile 8415.10.90.00.19 GTİP’leri altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimalar”, 8415.90.00.90.09 GTİP’i altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimaların dış üniteleri (değişken soğutucu debili split klima sistemleri dış ünitesi hariç)” ve 8415.90.00.90.12 GTİP’i altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimaların iç üniteleri”dir.</p>

<p>(2) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya eşya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.</p>

<p><strong>Yürürlükte bulunan önlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) 26/7/2006 tarihli ve 26240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2006/20) ile ÇHC menşeli “yalnız duvar tipi split klimalar”, “yalnız duvar tipi split klimaların dış üniteleri (değişken soğutucu debili split klima sistemleri dış ünitesi hariç)” ile “yalnız duvar tipi split klimaların iç üniteleri” ithalatına yönelik CIF bedelin %25’i oranında dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.</p>

<p>(2) ÇHC menşeli inceleme konusu eşya ithalatında yürürlükte bulunan dampinge karşı önlem, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) ile Malezya menşeli/çıkışlı ithalata teşmil edilmiştir. Soruşturma neticesinde, “Panasonic HA Air Conditioning (M) Sdn. Bhd.”, “O.Y.L. Manufacturing Company Sdn. Bhd.” ve “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd.” ünvanlı firmalar söz konusu önlemden muaf tutulmuştur.</p>

<p>(3) ÇHC menşeli inceleme konusu eşya ithalatında yürürlükte bulunan dampinge karşı önlem, 4/1/2011 tarihli ve 27805 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2011/3) uyarınca Vietnam, Endonezya, Filipinler ve Pakistan menşeli/çıkışlı ithalata teşmil edilmiştir.</p>

<p>(4) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/15) ile tamamlanan son nihai gözden geçirme soruşturması sonucunda mevcut önlemin devamına karar verilmiştir.</p>

<p><strong>Başvuru ve inceleme</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” ünvanlı firma tarafından, Yönetmeliğin 34 üncü maddesi çerçevesinde, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) ile Malezya’da mukim ilişkili olduğu “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd.” ünvanlı firma için tanınan muafiyetin kendisi için değerlendirilmesine yönelik kısmi ara gözden geçirme soruşturması açılması yönünde başvurusuna yönelik inceleme başlatılmıştır.</p>

<p>(2) Kısmi ara gözden geçirme soruşturması açılmasına ilişkin bulgular Kanun, Karar ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.</p>

<p><strong>Gerekçe</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yönetmeliğin ara gözden geçirme soruşturması başlıklı 34 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kesin önlemin yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl geçmiş olması kaydıyla, önleme konu malın ihracatçısı, ithalatçısı veya yerli üreticisinin başvurusu üzerine veya re’sen önlemin gözden geçirilmesi için ara gözden geçirme soruşturması açılabilir. Bu kapsamda yapılacak başvuruların gözden geçirmeyi haklı kılacak delilleri içermesi gerekmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca; bu soruşturma esnasında, damping veya sübvansiyon ve zararla ilgili koşulların önemli ölçüde değişip değişmediği veya yürürlükte bulunan önlemin daha önce belirlenmiş olan zararı giderme konusundaki hedefe ulaşıp ulaşmadığı hususları incelenir.</p>

<p>(2) Yapılan incelemede 2009-2026 (1-6) dönemi itibarıyla Malezya’da mukim “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” nin Türkiye’ye ihracatının bulunmadığı görülmektedir.</p>

<p>(3)“Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” firmasının daha evvel yapılan başvurusunda “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd”nin İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) kapsamında yararlandığı muafiyetin ünvan değişikliği gerekçesiyle kendi firması için devam etmesi talebi İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu Kararı ile uygun bulunmamıştır.</p>

<p>(4) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) kapsamında Malezya menşeli/çıkışlı önleme konu eşya ithalatında yürürlükte bulunan mevcut önlemin uygulanmasına esas teşkil eden koşulların muafiyetten faydalanan “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd.” bakımından önemli ölçüde değiştiği; “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” firması ve sunulan deliller uyarınca ilişkili olduğu ve halihazırda muafiyetin değerlendirilmesi için kısmi ara gözden geçirme soruşturması açılması için haklı delillerin bulunduğu anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>Karar ve işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Yönetmeliğin 34 üncü maddesi çerçevesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/6) ile Malezya menşeli/çıkışlı 8415.10.90.00.11 ile 8415.10.90.00.19 GTİP’leri altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimalar”, 8415.90.00.90.09 GTİP’i altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimaların dış üniteleri (değişken soğutucu debili split klima sistemleri dış ünitesi hariç)” ve 8415.90.00.90.12 GTİP’i altında yer alan “yalnız duvar tipi split klimaların iç üniteleri” ithalatında uygulanan önlem kapsamında ilişkili olduğu “Hitachi Air Conditioning Products (M) Sdn. Bhd.” için tanınan muafiyetin “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” için değerlendirilmesine yönelik olarak kısmi ara gözden geçirme soruşturması açılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>(2) Soruşturma, Genel Müdürlük tarafından yürütülecektir.</p>

<p><strong>Soru formları ve bilgilerin toplanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Soruşturma için gerekli bilgilerin temini amacıyla, söz konusu eşyanın bilinen ithalatçıları ile “Bosch Home Comfort Malaysia Sdn. Bhd.” firmasına ve Malezya’nın Ankara’daki büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulur. Bildirimde soruşturmanın açılış tebliği ve soru formlarına erişim hususlarında bilgiye yer verilir.</p>

<p>(2) Bildirim gönderilemeyen veya kendilerine bildirim ulaşmayan diğer ilgili taraflar, soruşturma ile ilgili bilgilere Bakanlığın https://www.ticaret.gov.tr/ithalat uzantılı internet sitesinden sırasıyla “Ticaret Politikası Savunma Araçları”, “İzleme ve Önlemlerin Etkisiz Kılınması”, “Soruşturmalar” sekmelerini takip ederek erişebilir.</p>

<p>(3) Soruşturmaya ilişkin yazılı ve sözlü iletişim Türkçe yapılır. Soru formuna yanıtlar hariç olmak üzere, Türkçe dışında bir dilde sunulan hiçbir bilgi, belge, görüş ve talep dikkate alınmaz.</p>

<p>(4) Soruşturma kapsamında yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşların soru formu cevaplarını bir yasal temsilci vasıtasıyla Bakanlığa iletmeleri durumunda, ilgili firma, kurum ya da kuruluşların anılan yasal temsilci adına resmî bir vekâletname (yetki belgesi) düzenlemesi gerekir. Düzenlenecek vekâletnamenin soru formu cevaplarını ileten yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşun imza yetkilisi tarafından imzalanmış olması; Türkçe veya İngilizce tercümesinin sunulması, Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesine uygun olarak “apostil tasdik şerhi” taşıması, apostil tasdik şerhi bulunmaması halinde o ülkedeki Türk Konsolosluğunun tasdikini içermesi gerekir.</p>

<p><strong>Süreler</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Soru formunu cevaplandırma süresi, soruşturma açılmasına dair bildirimin gönderildiği tarihten itibaren posta süresi dâhil 37 gündür. 9 uncu maddede belirtilen, bildirimin ve soru formlarının gönderilmediği ilgili taraflar ise, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren işleyecek 37 günlük süre ile bağlıdır.</p>

<p>(2) Soru formunda istenilen bilgilerin haricinde, soruşturmayla ilgili olduğu düşünülen diğer bilgi, belge ve görüşlerin dikkate alınabilmesi için, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren en geç 37 gün içinde Genel Müdürlüğe yazılı olarak ulaştırılması gerekir.</p>

<p>(3) Soruşturmanın sonucundan etkilenebileceklerini iddia eden diğer ilgili tarafların da (yerli üreticiler, ilgili meslek kuruluşları, tüketici dernekleri, üretim dalındaki işçi veya işveren sendikaları ve benzeri) görüşleri ile konuya ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren soruşturmanın akışını etkilemeyecek şekilde soruşturma süreci içerisinde yazılı olarak Genel Müdürlüğe bildirmeleri gerekir.</p>

<p><strong>İş birliğine gelinmemesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde belirtildiği üzere, taraflardan birinin belirtilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması veya yanlış bilgi vermesi ya da bilgi vermeyi reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması halinde soruşturmaya ilişkin karar, olumlu veya olumsuz, mevcut verilere göre alınır.</p>

<p><strong>Yetkili merci ve adresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Soruşturma ile ilgili bilgi ve belgeler ile görüşlerin aşağıda belirtilen yetkili merciye iletilmesi gerekir:</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı</p>

<p>İthalat Genel Müdürlüğü</p>

<p>İthalat Politikalarını İzleme ve Değerlendirme Dairesi</p>

<p>Adres: Söğütözü Mahallesi Nizami Gencevi Caddesi No: 63/1 06530 Çankaya/ANKARA</p>

<p>Tel: +90 312 204 9294</p>

<p><u>www.ticaret.gov.tr</u></p>

<p>(2) Soruşturmada “Türkiye’de yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenler,” soru formlarına cevapları ile soruşturma ile ilgili görüşlerini, kendilerine ait KEP adreslerinden Bakanlığın aşağıda yer alan KEP adresine ve e-posta adresine gönderir.</p>

<p>KEP Adresi: <u>ticaretbakanligi</u><u>@hs01.kep.tr</u></p>

<p>E-posta Adresi: <u>oeksorusturma</u><u>@ticaret.gov.tr</u></p>

<p>(3) Soruşturmada “yurt dışında yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenler,” soru formlarına cevapları ile soruşturma ile ilgili görüşlerini Bakanlığın yukarıda yer alan posta ve e-posta adreslerine gönderir.</p>

<p><strong>Soruşturma başlangıç tarihi</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Soruşturma, bu Tebliğin yayımı tarihinde başlamış kabul edilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202630</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/resmi/ticaret-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="36368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarına Eklenen Karşıt İnceleme Tutanaklarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Tebliğ (Sıra No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 2)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yeminli-mali-musavirlik-tasdik-raporlarina-eklenen-karsit-inceleme-tutanaklarinin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yeminli-mali-musavirlik-tasdik-raporlarina-eklenen-karsit-inceleme-tutanaklarinin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarına Eklenen Karşıt İnceleme Tutanaklarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Tebliğ (Sıra No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 2), 21 Ağustos 2026 Tarihli ve 33347 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:</strong></p>

<p><strong>YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK TASDİK RAPORLARINA EKLENEN KARŞIT İNCELEME TUTANAKLARININ ELEKTRONİK ORTAMDA GÖNDERİLMESİ HAKKINDA TEBLİĞ (SIRA NO: 1)’DE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 2)</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 1- </strong>24/12/2025 tarihli ve 33117 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarına Eklenen Karşıt İnceleme Tutanaklarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Tebliğ (Sıra No: 1)’in 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “1/7/2026” ibaresi “1/1/2027” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Tebliğ 1/7/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yeminli-mali-musavirlik-tasdik-raporlarina-eklenen-karsit-inceleme-tutanaklarinin</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/hazine-ve-maliye-bakanligia.jpg" type="image/jpeg" length="86274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/anlasmali-bosanma-davasi-ne-kadar-surer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/anlasmali-bosanma-davasi-ne-kadar-surer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin, evlilik birliğini sona erdirme konusunda, ortak irade göstermesi ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde, anlaşmaya varması hâlinde açılan, dava türüdür.</p>

<p>Nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi konular, taraflar arasında, önceden, karara bağlanmış olmalıdır.</p>

<p>Uygulamada, anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma davalarına kıyasla, oldukça kısa sürede, sonuçlanır.</p>

<p>Genellikle dava açıldıktan sonra, tek celsede, sonuçlanır. Mahkemenin iş yoğunluğuna göre, değişmekle birlikte, anlaşmalı boşanma davası, çoğu zaman birkaç hafta ile, birkaç ay içinde, kesinleşebilir.</p>

<p>Bu tür davalarda, en önemli husus, tarafların, duruşmada, bizzat hazır bulunmaları ve, boşanma iradelerini, hâkim huzurunda, açıkça, beyan etmeleridir.</p>

<p>Hâkim, tarafların iradelerinin serbestçe oluşup oluşmadığını ve yapılan anlaşmanın, hukuka ve özellikle, çocukların üstün yararına, uygun olup olmadığını, denetler.</p>

<p>Anlaşmalı boşanmada, taraflar arasında, velayet konusunda anlaşma varsa, hâkim, çocuğun menfaatine aykırı bir durum, görmediği sürece, bu anlaşmayı, kabul eder.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nafaka ve tazminat konusunda yapılan düzenlemeler de, hâkim tarafından, makul bulunmalıdır. Aksi hâlde hâkim, anlaşmalı boşanmaya karar vermeyip, davayı, çekişmeli boşanmaya, dönüştürebilir.</p>

<p>Kararın verilmesinden sonra, tarafların, istinaf veya temyiz yoluna başvurmaması hâlinde, karar, kısa sürede, kesinleşir.</p>

<p>Böylece, anlaşmalı boşanma davası, hem zaman, hem de yıpranma açısından, taraflar için, en hızlı sonuçlanan, boşanma yoludur.</p>

<p>Özetle, anlaşmalı boşanma davası, gerekli şartlar sağlandığında kısa sürede tamamlanan ve tek duruşmada sona eren bir hukuki süreçtir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/anlasmali-bosanma-davasi-ne-kadar-surer</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/__Z3Q8uzTNU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="14226"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Kardeşlerin Velayeti Bölünebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-kardeslerin-velayeti-bolunebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-kardeslerin-velayeti-bolunebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu videoda boşanma davalarında en çok merak edilen konulardan biri olan kardeşlerin velayeti bölünür mü sorusunu hukuki ve uygulamaya dönük yönleriyle ele alıyorum. Boşanma davasında kural olarak kardeşlerin velayetinin ayrılmaması esastır. Mahkemeler, çocuğun üstün yararı ilkesi gereği kardeşler arasındaki duygusal bağın korunmasını öncelikli kabul eder. Boşanma süreci çocuklar açısından zaten zorlayıcıyken, kardeşlerin birbirinden ayrılması bu süreci daha da ağırlaştırabilir.</p>

<p>Ancak bu kural mutlak değildir. Bazı istisnai durumlarda kardeşlerin velayeti bölünebilir. Videoda; çocuklar arasındaki ciddi yaş farkı, özel sağlık veya bakım ihtiyacı bulunan çocuklar, çocuk ile ebeveyn arasında güçlü ve belirleyici duygusal bağlar, kardeşler arasında ciddi uyumsuzluk veya birlikte yaşamayı imkânsız kılan durumlar gibi hallerde velayetin nasıl değerlendirildiğini ayrıntılı şekilde anlatıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Velayet kararlarında hâkimin anne ya da babanın taleplerine değil, her bir çocuğun güvenliği, sağlığı ve psikolojik gelişimine odaklandığını; sosyal inceleme raporları, pedagog ve psikolog değerlendirmelerinin neden belirleyici olduğunu bu videoda net şekilde açıklıyorum.</p>

<p>Boşanma davasında velayet, kardeşlerin ayrılması, velayet bölünmesi hangi durumlarda olur, hâkim velayet kararını neye göre verir gibi sık sorulan soruların cevaplarını bu içerikte bulabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-kardeslerin-velayeti-bolunebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Blw2zak3zvI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="25288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakim Boşanma Davasında Hangi Soruları Sorar]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/hakim-bosanma-davasinda-hangi-sorulari-sorar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/hakim-bosanma-davasinda-hangi-sorulari-sorar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu videoda boşanma davalarında hâkimin hangi soruları, hangi amaçla yönelttiğini ve bu soruların hukuki anlamını ele aldım. Boşanma yargılamasında hâkim, evlilik birliğinin neden sona erme noktasına geldiğini doğru şekilde anlayabilmek için sistematik ve yönlendirici sorular sorar. Bu soruların amacı tarafları zorlamak değil, ileri sürülen iddiaların gerçekliğini, sürekliliğini ve evlilik birliği üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Çekişmeli veya anlaşmalı boşanma olmasına göre sorular değişebilse de temel çerçeve çoğu dosyada aynıdır.</p>

<p>Hâkim öncelikle evliliğin genel seyrini anlamaya yönelik sorular yöneltir. Evliliğin ne zamandır sorunlu olduğu, ilk ciddi problemlerin ne zaman başladığı, sorunların geçici mi yoksa kalıcı mı hale geldiği ve evliliği kurtarmaya yönelik bir çaba gösterilip gösterilmediği bu aşamada değerlendirilir. Amaç, evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığını tespit etmektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kusur iddialarının bulunduğu dosyalarda hâkim, bu iddiaları somutlaştırmaya yönelik ayrıntılı sorular sorar. Fiziksel veya psikolojik şiddet, hakaret, tehdit, aldatma, ilgisizlik, eve bakmama ya da aile müdahalesi gibi iddiaların hangi tarihlerde, hangi sıklıkta ve ne şekilde yaşandığı açıklattırılır. Böylece soyut anlatımlar yerine somut olaylara dayalı bir hukuki değerlendirme yapılır.</p>

<p>Çocuk bulunan dosyalarda ise sorular daha hassas bir noktaya odaklanır. Çocuğun mevcut yaşam düzeni, kiminle yaşadığı, bakım ve ihtiyaçlarının kim tarafından karşılandığı, ebeveynlerle kurduğu bağ ve ruhsal durumu sorgulanır. Bu değerlendirmede esas alınan ölçüt anne veya babanın talebi değil, çocuğun üstün yararıdır.</p>

<p>Nafaka, velayet ve maddi ya da manevi tazminat taleplerinin bulunduğu hallerde hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını anlamaya yönelik sorular yöneltir. Çalışma durumu, düzenli gelir, yaşam standartları ve giderler bu kapsamda ele alınır. Son aşamada ise hâkim, tarafların boşanma iradelerinin kesin olup olmadığını ve evliliğin fiilen sona erip ermediğini değerlendirir. Tüm bu soruların amacı dosyaya uygun, adil ve hakkaniyete dayalı bir karar verebilmektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/hakim-bosanma-davasinda-hangi-sorulari-sorar</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BcgV0SzllhI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12568"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında WhatsApp Yazışmalarının Delil Niteliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-whatsapp-yazismalarinin-delil-niteligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-whatsapp-yazismalarinin-delil-niteligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Av. Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Günümüzde en sık kullanılan iletişim araçlarından biri WhatsApp olduğu için tartışmalar, kırgınlıklar, özür mesajları, duygusal konuşmalar hatta aldatmaya ilişkin izler çoğu zaman bu uygulama üzerinden ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle WhatsApp yazışmaları, boşanma davalarında son yılların en güçlü dijital delilleri arasında yer almaktadır. Ancak her mesajın otomatik olarak delil sayılmadığını ve hukuki sınırlar içinde elde edilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak gerekir.</p>

<p>WhatsApp mesajları, hukuka uygun şekilde elde edilmişse mahkeme tarafından delil olarak kabul edilir. Ancak hâkim bu yazışmaları kesin delil olarak değil, takdir yetkisi kapsamında değerlendirir. Mesajların içeriği, tarihlerinin tutarlılığı, olayla bağlantısı ve dosyadaki diğer delillerle uyumu birlikte ele alınır.</p>

<p>Hukuka uygunluk bakımından temel ilke şudur: Kişi, tarafı olduğu yazışmaları delil olarak sunabilir. Kendi telefonunuza gelen, sizin yazdığınız ya da size gönderilen mesajlar hukuka uygundur. Buna karşılık eşin telefonunun şifresini kırarak mesajlara ulaşmak, izinsiz şekilde telefonu ele geçirmek, gizli takip uygulamaları kullanmak hukuka aykırıdır. Bu şekilde elde edilen mesajlar mahkeme tarafından reddedilebildiği gibi ayrıca cezai sorumluluk da doğurabilir.</p>

<p>Ortak kullanılan cihazlarda görülen WhatsApp mesajları ise farklı değerlendirilir. Aynı evde herkesin kullandığı tablet, bilgisayar veya ortak telefon üzerinden görülen yazışmalar çoğu zaman hukuka uygun kabul edilir. Çünkü bu durumda özel hayatın gizliliğine yönelik doğrudan bir ihlal bulunmaz.</p>

<p>WhatsApp yazışmaları boşanma davalarında özellikle aldatma, hakaret, tehdit, ekonomik şiddet, fiziksel şiddet sonrası gönderilen özür mesajları, evi terk ettiğini kabul eden yazışmalar ve çocuğun bakımıyla ilgili tartışmalarda güçlü delil niteliği taşır. Bazen tek bir mesajın bile davanın seyrini tamamen değiştirdiği görülmektedir.</p>

<p>Ekran görüntüleri de delil olarak kabul edilebilir. Ancak tarih ve saat bilgilerinin görünür olması, konuşma bütünlüğünün bozulmamış olması ve mesajların karşı tarafa ait numarayla örtüşmesi gerekir. Hâkim şüphe duyarsa bilirkişi incelemesi yapılabilir, telefon yedekleri ve teknik kayıtlar incelenebilir. Bu nedenle sahte veya manipüle edilmiş ekran görüntüleri genellikle kolayca tespit edilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Karşı taraf mesajı inkâr ederse teknik inceleme süreci devreye girer. Bilirkişi, mesajların gönderim kayıtlarını, metadata bilgilerini, zaman damgalarını ve veri bütünlüğünü inceler. Mesajların silinip silinmediği ya da değiştirilip değiştirilmediği kısa sürede ortaya çıkarılabilir.</p>

<p>Tarafı olunmayan, üçüncü kişilere ait özel yazışmaların delil olarak sunulması ise mümkün değildir. Bu durum kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi anlamına gelir ve mahkemeler tarafından kabul edilmez.</p>

<p>Sonuç olarak WhatsApp yazışmaları, boşanma davalarında doğru ve hukuka uygun şekilde kullanıldığında son derece etkili bir delildir. Ancak belirleyici olan yalnızca mesajın içeriği değil, elde ediliş şekli ve olayla açık bağlantısının kurulabilmesidir. Bazı durumlarda tek bir mesaj, bazı durumlarda ise diğer delillerle birlikte davanın yönünü tamamen değiştirebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-whatsapp-yazismalarinin-delil-niteligi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/jVREWCUhxFI/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="88264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Ekonomik Şiddet Kusur mudur, Nasıl Ispatlanır]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-ekonomik-siddet-kusur-mudur-nasil-ispatlanir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-ekonomik-siddet-kusur-mudur-nasil-ispatlanir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Av. Arb. Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekonomik şiddet, eşlerden birinin diğerini maddi yönden baskı altına alması, parasal gücü bir kontrol ve tahakküm aracı olarak kullanması ve ekonomik bağımlılık yaratmasıdır. Çoğu zaman fiziksel şiddet kadar görünür değildir; ancak etkisi son derece derin ve yıkıcıdır. Çalışmaya izin verilmemesi, kazanılan paraya el konulması, eve para bırakılmaması, tüm harcamaların denetlenmesi, temel ihtiyaçların kasıtlı olarak karşılanmaması gibi davranışlar ekonomik şiddetin tipik örnekleri arasında yer alır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik şiddetin ispatında en önemli unsur, bu davranışların süreklilik göstermesi ve hayatın olağan akışına aykırı olmasıdır. Mahkemeler tekil ve geçici durumlar yerine, sistematik bir baskının varlığına odaklanır.</p>

<p>Bu tür şiddetin ispatında en sık başvurulan deliller mesajlaşmalar ve WhatsApp yazışmalarıdır. “Para vermiyorum”, “Çalışmanı istemiyorum”, “Harcadığın her kuruşu bana soracaksın” gibi ifadeler, mahkeme tarafından doğrudan ekonomik baskı olarak değerlendirilir ve güçlü delil niteliği taşır.</p>

<p>Banka kayıtları da ekonomik şiddetin ispatında önemli bir yer tutar. Evin giderlerinin uzun süre karşılanmaması, eşin maaşına el konulması, hesaplara gelen paranın sürekli diğer eş tarafından çekilmesi, kartların alınması ya da borçların tek tarafa yüklenmesi banka hareketleriyle açıkça ortaya konulabilir. Nafakanın ödenmemesi veya paranın tehdit ve baskı aracı olarak kullanılması da dekontlarla desteklendiğinde güçlü delil oluşturur.</p>

<p>Tanık beyanları ekonomik şiddetin ispatında bir diğer önemli unsurdur. Aile bireyleri, komşular, iş arkadaşları veya yakın çevredeki kişiler, ekonomik baskıya tanıklık etmişse mahkemede bu durumu doğrulayabilir. Özellikle “eve para bırakılmıyordu”, “çalışmasına izin verilmiyordu”, “maaşı tamamen elinden alınıyordu” şeklindeki anlatımlar hâkim açısından dikkate alınır.</p>

<p>Faturalar, kira ödemeleri, alışveriş fişleri ve karşılanmayan temel ihtiyaçlara ilişkin belgeler de ekonomik şiddetin ispatında kullanılabilir. Bazı durumlarda ekonomik baskı, aileyi aç bırakma boyutuna kadar ulaşabilir ve bu halde hâkim, durumu ağır kusur olarak değerlendirir.</p>

<p>Polis tutanakları ve resmi şikâyet kayıtları da ekonomik şiddetin varlığını gösteren deliller arasında yer alır. Ayrıca yoğun ekonomik baskı nedeniyle yaşanan psikolojik çöküş hallerinde psikolog veya psikiyatri raporları, ekonomik şiddetin etkisini ortaya koymak açısından önemlidir.</p>

<p>Hâkim tüm bu delilleri birlikte değerlendirirken ekonomik şiddetin sistematik olup olmadığına, süreklilik gösterip göstermediğine, tarafın maddi gücüne rağmen aileye katkı sağlayıp sağlamadığına ve paranın bir tahakküm aracı olarak kullanılıp kullanılmadığına bakar. Ekonomik şiddet birçok boşanma kararında ağır kusur olarak kabul edilir ve nafaka, velayet ile maddi ve manevi tazminat kararlarını doğrudan etkiler.</p>

<p>Sonuç olarak ekonomik şiddet; mesajlar, banka kayıtları, tanık beyanları, faturalar, resmi tutanaklar ve sağlık raporlarıyla çok yönlü şekilde ispatlanabilir. Aileye bilerek ekonomik baskı uygulanması ve paranın güç unsuru haline getirilmesi, Türk Medeni Kanunu kapsamında ciddi bir kusur olarak değerlendirilir ve boşanma davasının sonucunu doğrudan etkiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-ekonomik-siddet-kusur-mudur-nasil-ispatlanir</guid>
      <pubDate>Sun, 16 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/s0HJ8TCblOQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Horlama, Dağınıklık, Titizlik Kusur Sayılır mı?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-horlama-daginiklik-titizlik-kusur-sayilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-horlama-daginiklik-titizlik-kusur-sayilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Av. Arb. Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu videoda, günlük hayatta basit gibi görünen ancak evlilik birliği içinde zamanla ciddi hukuki sonuçlara yol açabilen davranışların boşanma davalarında kusur sayılıp sayılmayacağını ele alıyoruz. Horlama, dağınıklık, aşırı titizlik, düzen takıntısı, ev işlerini paylaşmamak, eve maddi katkı sunmamak, kişisel alanı ihmal etmek gibi davranışların Türk Medeni Kanunu kapsamında nasıl değerlendirildiğini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Türk Medeni Kanunu’na göre eşler, birlikte yaşama, karşılıklı sadakat, saygı, yardımlaşma ve evlilik birliğinin huzurunu koruma yükümlülüğü altındadır. Bu nedenle tek başına horlama, dağınıklık ya da titizlik her zaman boşanma sebebi veya kusur olarak kabul edilmez. Ancak bu davranışlar uzun süreli bir huzursuzluk yaratıyor, eşin yaşamını zorlaştırıyor, psikolojik baskıya dönüşüyor ve evlilik birliğini temelinden sarsıyorsa, mahkemeler tarafından kusur olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>Videoda özellikle horlamanın hangi durumlarda tıbbi bir sorun olarak kabul edildiği, ne zaman evlilik birliğini etkileyen bir unsur haline geldiği; dağınıklığın hangi aşamada eşe karşı duyarsızlık ve saygısızlık olarak yorumlanabildiği; aşırı titizlik ve obsesif davranışların psikolojik şiddet boyutuna nasıl ulaşabildiği detaylı şekilde ele alınmaktadır. Ayrıca hâkimin kusur değerlendirmesi yaparken davranışların sıklığına, yoğunluğuna, taraflar üzerindeki etkisine ve evlilik birliği üzerindeki sonuçlarına nasıl baktığı açıklanmaktadır.</p>

<p>Boşanma davalarında önemli olan davranışın adı değil, evlilik birliği üzerindeki etkisidir. Küçük gibi görünen alışkanlıklar zamanla sürekli tartışmaya, saygının kaybolmasına ve evliliğin çekilmez hale gelmesine yol açıyorsa, bu durum hukuki anlamda kusur olarak kabul edilebilir. Videoda kusurun ispatında mesajlaşmaların, tanık beyanlarının, psikolog raporlarının ve diğer delillerin nasıl değerlendirildiğine de yer verilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma davası açmayı düşünenler, çekişmeli boşanma sürecinde kusur kavramını merak edenler ve evlilikte hangi davranışların hukuki sonuç doğurabileceğini öğrenmek isteyenler için bilgilendirici ve yol gösterici bir içeriktir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-horlama-daginiklik-titizlik-kusur-sayilir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 23:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/UJCdfKREVi0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="50318"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANMA DAVASINDA ÇOCUKLAR TANIK OLARAK DİNLENİR Mİ?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-cocuklar-tanik-olarak-dinlenir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-cocuklar-tanik-olarak-dinlenir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Boşanma Davasında Çocuklar Tanık Olarak Dinlenir mi?</strong></p>

<p>Bu videoda, uygulamada en çok merak edilen ve en hassas başlıklardan biri olan boşanma davası sürecinde çocukların tanık olarak dinlenip dinlenemeyeceği konusu ele alınmaktadır. Boşanma davası sırasında çocukların mahkemede tanık yapılmasının neden hukuken uygun görülmediği ve boşanma davası sürecinin çocukların psikolojisi üzerindeki etkileri ayrıntılı şekilde açıklanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma davası açıldığında, taraflar çoğu zaman çocukların tanık olarak dinlenip dinlenemeyeceğini merak etmektedir. Ancak boşanma davası uygulamasında mahkemeler, çocukların anne veya baba aleyhine tanıklık yapmasını doğru bulmamaktadır. Çünkü boşanma davası içinde çocuğun taraf seçmeye zorlanması, uzun vadeli psikolojik zararlar doğurabilmektedir. Bu nedenle boşanma davası kapsamında çocuklar duruşma salonuna alınmaz ve tanık kürsüsüne çıkarılmaz.</p>

<p>Videoda, boşanma davası sürecinde “çocuğun üstün yararı” ilkesinin neden esas alındığı, çocuğun dava içinde bir delil veya araç haline getirilmesinin neden kabul edilmediği açık bir dille anlatılmaktadır. Boşanma davası sırasında çocukların kolay yönlendirilebilir olması, beyanlarının objektifliğini tartışmalı hale getirdiği için mahkemeler bu konuda son derece hassas davranmaktadır.</p>

<p>Buna rağmen, bazı istisnai durumlarda boşanma davası kapsamında çocuğun görüşüne başvurulabilmektedir. Özellikle boşanma davası sürecinde çocuğun fiziksel şiddete, tehdide, ağır hakaretlere veya istismar şüphesine doğrudan maruz kaldığı hallerde, çocuğun anlattıkları önem kazanabilir. Ancak bu durumlarda bile boşanma davası içinde çocuk tanık olarak dinlenmez. Çocuğun görüşü, pedagog, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı eşliğinde alınır ve uzman raporu olarak dosyaya girer.</p>

<p>Velayet davası içeren bir boşanma davası söz konusu olduğunda ise, özellikle on beş yaş ve üzeri çocukların görüşleri alınabilir. Bu görüş, boşanma davasında kusur ispatı amacıyla değil; çocuğun hangi ebeveynle daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam süreceğinin belirlenmesi için değerlendirilir. Boşanma davası kapsamında çocuğun eğitimi, sağlığı, sosyal çevresi ve psikolojik durumu esas alınır.</p>

<p>Bu videoda ayrıca, boşanma davası sürecinde çocukların tanık yapılmasının neden travmatik sonuçlar doğurabileceği, yüksek çatışmalı boşanma davası süreçlerinde çocukların nasıl ağır bir baskı altında kaldığı ve mahkemelerin bu nedenle çocukları davanın dışında tutmaya çalıştığı detaylı şekilde açıklanmaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak, boşanma davası içinde çocuklar tanık olarak dinlenmez. Boşanma davası sürecinde yalnızca çocuğun doğrudan yaşadığı olaylarda, güvenli bir ortamda ve uzman eşliğinde görüşü alınabilir. Bu görüşler tanıklık değildir; boşanma davası dosyasına giren uzman raporlarıdır. Mahkemelerin temel amacı, boşanma davası sürecinde çocuğun psikolojik ve duygusal bütünlüğünü korumaktır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-cocuklar-tanik-olarak-dinlenir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/3Q2OnFsBZLQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97963"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Fiziksel Şiddet Nasıl Ispatlanır ve Boşanma Davasına Etkisi Nedir?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-fiziksel-siddet-nasil-ispatlanir-ve-bosanma-davasina-etkisi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-fiziksel-siddet-nasil-ispatlanir-ve-bosanma-davasina-etkisi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma davalarında şiddet iddiaları, hem hukuki hem de vicdani açıdan en ağır ve en hassas konuların başında gelir. Bu videoda; boşanma davasında fiziksel şiddetin nasıl ispatlandığını, mahkemelerin hangi delillere özellikle önem verdiğini ve şiddetin nafaka, tazminat ve velayet üzerindeki etkilerini tüm yönleriyle ele alıyorum.</p>

<p>Boşanma davalarında fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, tehdit, baskı ve aile içi şiddetin her türü; Türk Medeni Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır kusur olarak değerlendirilir. Şiddetin varlığının ispatında en güçlü ve tartışmasız deliller; doktor raporları, Adli Tıp Kurumu raporları ve polis tutanaklarıdır.</p>

<p><strong><i>Videoda özellikle şu başlıklara detaylı şekilde değinilmektedir:</i></strong></p>

<p>Boşanma davasında fiziksel şiddetin hukuki anlamı</p>

<p>Doktor raporlarının ve hastane kayıtlarının delil değeri</p>

<p>Adli Tıp Kurumu raporlarının kusur tespitindeki rolü</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis tutanakları, 155/112 başvuruları ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen uzaklaştırma kararlarının önemi</p>

<p>Hakimin şiddet iddialarını değerlendirirken dikkate aldığı kriterler</p>

<p>Şiddetin ispatlanmasının nafaka, maddi-manevi tazminat ve velayet üzerindeki etkileri</p>

<p>Şiddet iddialarının somut, resmi ve bilimsel delillerle desteklenmesi, boşanma davalarının seyrini doğrudan etkiler. Özellikle Adli Tıp raporları, acil servis ve adli muayene kayıtları ile polis tutanakları; mahkemeler nezdinde en güçlü ispat araçlarıdır. Bu deliller, şiddetin ne zaman ve nasıl gerçekleştiğini objektif şekilde ortaya koyar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-fiziksel-siddet-nasil-ispatlanir-ve-bosanma-davasina-etkisi-nedir</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/_GXN6UozM2Y/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="43139"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanma Davasında Hak Kaybına Neden Olan En Büyük Hatalar]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanma-davasinda-hak-kaybina-neden-olan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 23:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/BjdDJh1aHnQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="91137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="61925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="81919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="77959"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="50683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="53848"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="73652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="61816"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="15426"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="95113"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="86208"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
