<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 01:05:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MİRAS KALAN MÜLKLERDE MÜLKİYET VE SEMERE AYRIMI: TASFİYE SÜRECİNDEKİ KRİTİK EŞİK]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/miras-kalan-mulklerde-mulkiyet-ve-semere-ayrimi-tasfiye-surecindeki-kritik-esik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/miras-kalan-mulklerde-mulkiyet-ve-semere-ayrimi-tasfiye-surecindeki-kritik-esik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk aile hukukunda boşanma süreçlerinin en karmaşık evrelerinden biri, şüphesiz ki mal rejiminin tasfiyesidir. Toplumdaki genel algı; miras yoluyla intikal eden varlıkların, evlilik birliği içerisindeki tüm mali hak ve alacakların dışında kaldığı yönündedir. Ancak Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) kurguladığı sistem, mülkiyetin şahsiliği ile o mülkiyetten doğan ekonomik kazançların ortaklığı arasında keskin bir ayrım yapmaktadır. Bu ayrım, boşanma aşamasında mülk sahipleri açısından öngörülemeyen ciddi borç yükümlülüklerini beraberinde getirebilmektedir.</p>

<p><strong>Mülkiyetin Şahsiliği: TMK Madde 220 ve Kişisel Mal Statüsü</strong></p>

<p>Yasal mal rejimi olan "<strong>Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi</strong>"nde mülkler; edinilmiş mallar ve kişisel mallar olarak iki temel kategoriye ayrılır. TMK m. 220/2 uyarınca; miras yoluyla veya herhangi bir karşılıksız kazandırma (bağış vb.) yoluyla elde edilen malvarlığı değerleri, kanunen "<strong>Kişisel Mal</strong>" sayılmaktadır. Bu hukuki statü gereği, miras kalan bir taşınmazın mülkiyeti, tasfiye sırasında paylaşım masasına dahil edilmez. Diğer bir ifadeyle; miras kalan mülkün tapu kaydı hangi eşin üzerindeyse, boşanma davası neticesinde de o eşin mülkiyetinde kalmaya devam eder. Diğer eşin, bu mülkün aynından (tapu payından) hak talep etmesi hukuken mümkün değildir.</p>

<p><strong>Ekonomik Getirilerin Ortaklığı: TMK Madde 219/4</strong></p>

<p>Mülkiyetin kişisel olması, o mülkten elde edilen her türlü gelirin de kişisel olacağı anlamına gelmemektedir. Kanun koyucu, mülkiyet hakkını korurken, bu mülkiyetin evlilik birliği sürerken doğurduğu ekonomik meyveleri "aile birliğinin bir kazanımı" olarak nitelendirir. <strong>TMK m. 219/4</strong> hükmü bu noktada oldukça açıktır: "<strong>Kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır</strong>." Bu düzenleme ışığında; miras kalan bir konut veya işyerinden tahsil edilen kira bedelleri, miras kalan bir ana paranın mevduat faiz getirileri veya bir şirketteki miras hisselerin kâr payları, hukuk tekniği bakımından artık birer "kişisel mal" değil, "edinilmiş mal" niteliğindedir. Dolayısıyla, evlilik süresince elde edilen bu gelirlerin toplam değeri üzerinden, diğer eşin %50 oranında <strong>katılma alacağı hakkı</strong> doğmaktadır.</p>

<p><strong>Yargıtay İçtihatları ve Uygulamadaki Yansımalar</strong></p>

<p>Mal rejiminin tasfiyesi davalarında Yargıtay, kişisel mal ile bu malın geliri arasındaki ayrımı yaparken "nedensellik" ve "zamanlama" kriterlerini esas alır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, bir malın kişisel mal olması, onun evlilik birliği süresince ürettiği ekonomik değerlerin de kişisel kalacağı anlamına gelmemektedir.</p>

<p>Uygulamada, özellikle tasfiye davaları açıldığında mahkemeler, tarafların talebi üzerine ilgili tapu müdürlüklerinden ve bankalardan veri akışı sağlar. Eğer miras kalan taşınmaz bir işyeri ise, vergi dairesinden kira stopaj ödemeleri; konut ise, banka hesap hareketleri mercek altına alınır. Yargıtay’ın bu noktadaki pragmatik yaklaşımı şudur: Kira geliri evlilik birliği devam ederken elde edilmişse, bu para artık "mevcut" kabul edilir. Yargıtay’ın yerleşik kararları, kişisel malın gelirleri konusundaki bu ayrımı katı bir biçimde uygulamaktadır. Mahkeme uygulamalarında, kira gelirlerinin mülk sahibi eşin şahsi banka hesabına yatmış olması veya bu paranın tek başına harcanmış olması, diğer eşin alacak hakkını ortadan kaldıran bir unsur olarak kabul edilmemektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nitekim kira gelirlerinin konu edildiği<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari" rel="dofollow"> </a><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.02.2022 tarihli, 2021/6900 E. ve 2022/1579 K. sayılı kararı</a>nda</strong>, kişisel mal olan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri ile alınan yeni taşınmazların edinilmiş mal sayılması gerektiğini hükme bağlamıştır. Benzer şekilde,<a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20226160-e-20234790-k-sayili-karari" rel="dofollow"> <strong>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.10.2023 tarihli, 2022/6160 E. ve 2023/4790 K</strong>. sayılı ilamı</a>nda, miras kalan taşınmazların kira gelirlerine yönelik talebin incelenmemesini bozma nedeni yapmıştır.</p>

<p>Sıklıkla düşülen bir diğer yanılgı ise, miras kalan malın satılması durumudur. Yargıtay, TMK m. 220/4 uyarınca, kişisel bir malın satılmasıyla elde edilen parayı (ikame değer) yine kişisel mal kabul eder. Ancak, satış tarihine kadar birikmiş olan kiralar ile satıştan elde edilen paranın bankada nemalandırılması (faiz geliri) arasındaki farkı keskin bir şekilde ayırır. Satış bedeli kişiseldir; ancak o bedelin bankadaki faiz getirisi yine edinilmiş mal statüsündedir.</p>

<p>Nitekim faiz gelirleri açısından <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-2023316-e-20243358-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.05.2024 tarihli, 2023/316 E. ve 2024/3358 K. sayılı kararı</a>nda</strong>, miras kalan taşınmazın satış bedelinin kişisel mal olduğunu kabul etmekle birlikte, bu bedelin bankada işletilmesiyle elde edilen faiz gelirinin edinilmiş mal olduğuna ve yarısının diğer eşe verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.</p>

<p>Şirket kâr payları ve temettü açısından ise <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/evlilik-birliginin-devami-suresince-sirket-hissesine-dusen-gelirin-edinilmis-mal-olmasi" rel="dofollow">Hukuk Genel Kurulu, 01.07.2021 tarihli, 2020/458 E. ve 2021/889 Kaynak K. sayılı kararı</a>nda,</strong> evlilik öncesi edinilen şirket hisselerinin kişisel mal olduğunu, ancak boşanma dava tarihine kadar bu hisselere düşen kâr payı ve gelirlerin edinilmiş mal grubuna dahil olduğunu belirtmiştir. <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20239450-e-20244059-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong>Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.05.2024 tarihli, 2023/9450 E. ve 2024/4059 K.</strong> sayılı kararı</a>nda da şirket öz sermayesindeki artışlar ve kâr paylarının reel değerleri üzerinden katılma alacağı hesaplanmasını onamıştır.</p>

<p>Netice itibarıyla Yargıtay'ın genel yaklaşımı, evlilik birliği süresince tarafların "çaba ve şans" dışındaki her türlü ekonomik artışını ortak havuzda toplama eğilimidir. Miras kalan mülk üzerindeki mülkiyet hakkı ne kadar dokunulmaz ise, o mülkten gelen nakit akışı da o kadar "paylaşılabilir" görülmektedir. Bu nedenle, miras mülküne sahip olan eşlerin, gelir yönetimi ve ispat araçları konusunda hukuki bir strateji geliştirmeleri, ileride karşılaşılacak yüksek meblağlı tazminatların önüne geçmek için tek yoldur.</p>

<p><strong>Sözleşme Özgürlüğü ve Korunma Yolları</strong></p>

<p>Türk Medeni Kanunu, eşlere bu genel kuralın dışına çıkma imkânı da tanımıştır. <strong>TMK m. 221/2</strong> uyarınca taraflar, noter huzurunda yapacakları bir "<strong>Mal Rejimi Sözleşmesi</strong>" ile <strong>kişisel malların gelirlerinin de kişisel mal sayılacağını</strong> açıkça kararlaştırabilirler. Böyle bir sözleşme maddesi bulunmadığı müddetçe, kanunun emredici nitelikteki paylaşım kuralı geçerliliğini koruyacaktır.<a href="https://www.hukukihaber.net/evlilik-birliginin-devami-suresince-sirket-hissesine-dusen-gelirin-edinilmis-mal-olmasi" rel="dofollow"> </a><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/evlilik-birliginin-devami-suresince-sirket-hissesine-dusen-gelirin-edinilmis-mal-olmasi" rel="dofollow">Hukuk Genel Kurulu (2020/458 E., 2021/889 K.)</a> ve <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2021/5618 E., 2021/7414 K.)</a></strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari" rel="dofollow"> </a>kararlarında belirtildiği üzere, TMK m. 221/2 uyarınca eşler, noter onaylı bir mal rejimi sözleşmesi yaparak kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mal sayılmayacağını kararlaştırabilirler. Bu sözleşme bulunmadığı takdirde, gelirlerin paylaşımı zorunludur.</p>

<p><strong>Değerlendirme ve Sonuç</strong></p>

<p>Miras yoluyla intikal eden mal varlıkları, her ne kadar mülkiyet bazında bir koruma kalkanına sahip olsa da, bu varlıkların doğurduğu ekonomik akışın hukuki statüsü çoğunlukla göz ardı edilmektedir. "Miras malı paylaşılamaz" şeklindeki eksik bilgi, boşanma sonrasındaki tasfiye sürecinde ciddi bir yanılgıya ve maddi kayba yol açmaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak; aile yadigarı varlıkların mülkiyetini muhafaza etmek ile bu varlıkların getirisini yönetmek hukuken farklı sonuçlara tabidir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi adına, mal rejiminin dinamik yapısının ve mülkiyet-gelir ayrımının detaylıca analiz edilmesi, gelecekteki olası hukuki ihtilafları asgariye indirecektir.</p>

<p></p>

<p><strong>Av. Melike Beyza AY</strong></p>

<p></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>KAYNAKÇA</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999">-​Mevzuat: 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu</span></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-​Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.02.2022 T., 2021/6900 E. ve 2022/1579 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20226160-e-20234790-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-​Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.10.2023 T., 2022/6160 E. ve 2023/4790 K</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-2023316-e-20243358-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-​Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.05.2024 T., 2023/316 E. ve 2024/3358 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20239450-e-20244059-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 30.05.2024 T., 2023/9450 E. ve 2024/4059 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/5618 E., 2021/7414 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/evlilik-birliginin-devami-suresince-sirket-hissesine-dusen-gelirin-edinilmis-mal-olmasi" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-Hukuk Genel Kurulu, 01.07.2021 T., 2020/458 E. ve 2021/889 K.</span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/evlilik-birliginin-devami-suresince-sirket-hissesine-dusen-gelirin-edinilmis-mal-olmasi" rel="dofollow"><span style="color:#999999">-Hukuk Genel Kurulu 2020/458 E., 2021/889 K.</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/miras-kalan-mulklerde-mulkiyet-ve-semere-ayrimi-tasfiye-surecindeki-kritik-esik</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/06/terazi/bina-ev-dls.jpg" type="image/jpeg" length="28627"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitki Karantinası Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/bitki-karantinasi-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/bitki-karantinasi-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitki Karantinası Yönetmeliği, 06 Mayıs 2026 Tarihli ve 33245 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tarım ve Orman Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>BİTKİ KARANTİNASI YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin, ülkemize giriş ve çıkışında bitki sağlığı açısından tabi olacağı hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, ithale mani olan zararlı organizmaların belirlenmesi ile bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giriş ve çıkış işlemlerinde bitki sağlığı açısından tabi olacağı hususları ve yapılacak resmî kontrolleri kapsar.</p>

<p>(2) Serbest bölgelere yurt dışından getirilen ve serbest bölgelerden yurt dışına gönderilen ürünler de bu Yönetmelik hükümlerine tabidir.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 31 inci, 32 nci, 33 üncü, 34 üncü, 42 nci, 43 üncü, 44 üncü ve 45 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar ve kısaltmalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Ahşap ambalaj malzemesi: Bir malın desteklenmesi, korunması veya taşınmasında kullanılan, ISPM 15’te belirtilen istisnalar dışındaki altı milimetreden kalın ahşaptan yapılmış palet, sandık, kasa, kutu, istif tahtası, kablo makarası, bobin makarası ve benzeri ürünleri,</p>

<p>b) Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri: Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü, Zirai/Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüklerini ve Bakanlıkça yetkilendirilmiş diğer Araştırma Enstitüsü Müdürlüklerini,</p>

<p>c) Bakanlık: Tarım ve Orman Bakanlığını,</p>

<p>ç) Belge kontrolü: Bu Yönetmelik kapsamındaki iş ve işlemlerle ilgili olarak müdürlüğe sunulan belgelerin tam, usulüne uygun ve birbirleri ile uyumlu olduğunun kontrolünü,</p>

<p>d) Beyan kontrolü: Müdürlüğe verilen belgelerin bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile uyumlu olup olmadığının kontrolünü,</p>

<p>e) Bitki: Canlı bitkiler ile bunların derin dondurulmamış meyve ve sebzeleri, yumrular, soğansılar, soğanlar ve rizomlar, kesme çiçekler, yapraklı dallar, budama artığı yapraklar, yapraklar, bitki doku kültürleri, canlı polen, göz, kalem ve çelik gibi canlılığını koruyan belirli parçaları ile dikim amaçlı olan botanik tohumlarını,</p>

<p>f) Bitki Karantinası Kayıt ve Takip Sistemi (BKKTS): Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giriş ve çıkış işlemlerinin kayıt altına alındığı ve takip edildiği yazılım sistemini,</p>

<p>g) Bitki Pasaportu: 12/1/2011 tarihli ve 27813 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için bu Yönetmelikte belirlenen bitki sağlığı standartlarının ve özel şartların karşılandığını gösteren, çeşitli bitki ve bitkisel ürünler için standart hale getirilmiş, Bakanlıkça belirlenen usullere uygun olarak hazırlanan ve Bakanlık veya Bakanlıkça yetkilendirilenler tarafından düzenlenen resmî etiketi veya belirli ürünler için Bakanlıkça kabul edilen etiket dışındaki işareti,</p>

<p>ğ) Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi: Resmî kontrolü giriş noktasında tamamlanamayan belirli ürünlerin; belge kontrolü yapıldıktan sonra belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolünün tamamlanacağı, ülke içinde başka bir yetkili giriş gümrük idaresine veya onaylı kontrol yerine sevkine eşlik eden veya dijital olarak oluşturulup sevk yerine elektronik olarak gönderilen, bir örneği EK-11’de yer alan forma göre düzenlenmiş belgeyi,</p>

<p>h) Bitki sağlığı kontrolü: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile bunların ambalajları ve nakil araçlarının zararlı organizmalardan ari olup olmadığının tespiti için yapılan kontrolü,</p>

<p>ı) Bitki Sağlığı Önlemlerine Yönelik Uluslararası Standartlar (ISPM): Bitki Sağlığı Tedbirlerine Yönelik Uluslararası Standartları,</p>

<p>i) Bitki Sağlık Sertifikası: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bu Yönetmelikte öngörülen bitki sağlığı şartlarına uygun olduğunu gösteren, bir örneği EK-7’de yer alan forma göre düzenlenmiş belgeyi veya elektronik ortamda oluşturulan resmî eşdeğerini veya Bakanlıkça bildirilen ülkelerin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenerek onaylanmış elektronik Bitki Sağlık Sertifikası versiyonlarını,</p>

<p>j) Bitkisel ürün: Bitkisel orijinli, işlem görmemiş veya basit bir işlemden geçmiş, bitki tanımına girmeyen ürünleri,</p>

<p>k) Çıkış: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dâhil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkışı ile ihracatını,</p>

<p>l) Deneme amaçlı ithalat: Çeşit veya çeşit adayı tohumlukların, çoğaltım, demonstrasyon, sergilenme veya ticari amaç dışında araştırma geliştirme, test, deneme, laboratuvar analizi amacıyla yapılan ithalatını,</p>

<p>m) Dezenfeksiyon: Zararlı organizmaların yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla kimyasal maddeler veya fiziksel yöntemlerle temizlenmesi işlemini,</p>

<p>n) Diğer maddeler: Bitki sağlığı açısından zararlı organizma taşıma riski bulunan, bitki ve bitkisel ürünler dışında kalan maddeleri,</p>

<p>o) Dikim amaçlı bitki: Dikili olan ve dikili olarak kalacak bitkiler veya şaşırtma işlemi yapılacak bitkiler ile dikili olmayan fakat sonrasında dikilecek olan bitkileri,</p>

<p>ö) Fırında kurutma (KD): Gerekli nem içeriğine ulaşmak için ısı ve/veya nem kontrolü uygulayarak kapalı bir bölme içerisinde odunun kurutulması işlemini,</p>

<p>p) Fümigasyon: Zararlı organizmaları imha etmek amacıyla belirli sıcaklıktaki kapalı bir ortama, gaz halinde etki eden bir fümigantı belirli miktarda verme ve belirli bir süre ortamda tutma işlemini,</p>

<p>r) Genel Müdürlük: Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>s) Genetik yapısı değiştirilmiş organizma (GDO): Modern biyoteknolojik yöntemler kullanılmak suretiyle gen aktarılarak elde edilmiş, insan dışındaki canlı organizmayı,</p>

<p>ş) Giriş: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişi, ithalatı ve transit işlemine tâbi tutulmasını,</p>

<p>t) Giriş noktası: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine ilk kez getirildiği yer olup hava yoluyla gelişte hava limanı, deniz yoluyla gelişte deniz limanı, kara yolu ve demir yoluyla gelişte karasal sınırın geçildiği yerde o alandan sorumlu gümrük idaresinin yerini,</p>

<p>u) Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP): Uluslararası ticarette ürünlerin tanımını ve ayrımını yapmak amacıyla kullanılan dünyanın farklı yerlerinde üretilen ürünler için detaylı bilgiye ulaşmayı sağlayan kodu,</p>

<p>ü) Isıl işlem: Ürünlerin resmî bir teknik şartnameye göre belirlenmiş sıcaklığa ulaşması ve bu sıcaklıkta belli bir süre işleme tabi tutulmasını,</p>

<p>v) İhracat: Serbest dolaşımda bulunan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ihracat rejimi işlemlerine esas resmî kontrolleri,</p>

<p>y) İnspektör: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giriş, çıkış, ülke içinde dolaşım ve Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden transit geçişi esnasında bitki sağlığı amaçlı her türlü resmî kontrolleri yaparak gerekli belgeleri düzenlemek üzere Bakanlık tarafından eğitilmiş ve resmî kontrol yetkisi verilmiş kontrol görevlisini,</p>

<p>z) İn vitro: Laboratuvar ortamındaki yapay koşulları,</p>

<p>aa) İn vitro bitki çoğaltma: Kontrollü yapay bir çevrede, aseptik ortamda temiz şartlarda, kapalı plastik veya cam kültür kapları kullanılarak besi yerlerinde bitki çoğaltımı,</p>

<p>bb) İthalat: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin, serbest dolaşıma giriş rejimi, gümrük antrepo rejimi, dâhilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve geçici ithalat rejimi işlemlerine esas resmî kontrolleri,</p>

<p>cc) Kabuğu soyulmuş odun: Tamamen kabuksuz olan veya ISPM 15’te belirtilen kabuk toleransındaki sınırlar dahilinde kabuğun ayrılması işlemine tabi tutulan odunu,</p>

<p>çç) Kabuksuz odun: Yıllık büyüme halkaları arasındaki kabuk kovukları ve budak etrafında içe doğru büyüyen kabuklar hariç kabuklarının tamamı çıkarılmış odunu,</p>

<p>dd) Kapsam dışı ürün: GTİP itibariyle EK-5’te yer alan ancak parantez içi ifadelerle bitki sağlığı kontrolünden hariç tutulan ürünleri,</p>

<p>ee) Karantina: Zararlı organizmaların ülkeye girişini veya ülke içinde yayılmasını önlemek amacıyla bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin kontrol altına alınmasını,</p>

<p>ff) Karantinaya tabi zararlı organizma: EK-1 ve EK-2 listelerinde yer alan zararlı organizmalar ile EK-1 listesinde yer almadığı ve ülkemizde varlığı bilinmediği için yapılan zararlı risk analizi sonucunda ülkemiz açısından riskli bulunan zararlı organizmaları,</p>

<p>gg) Kontaminasyon: Zararlı organizmaların, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler, depolama alanı, konteyner, ambalaj malzemeleri ya da taşıma araçlarında bulaşıklık halini,</p>

<p>ğğ) Laboratuvar uzmanı: Üniversitelerin bitki koruma bölümlerinden mezun ve laboratuvarda görev yapacağı uzmanlık konusunda (entomoloji, nematoloji, mikoloji, viroloji, bakteriyoloji, herboloji) en az yüksek lisans belgesine sahip olan ve sadece uzmanlık alanındaki laboratuvar birimindeki analizlerin yapılmasından sorumlu personeli,</p>

<p>hh) Lot/Parti: Bir sevkiyatın, tek bir ürünün bileşim ve orijin olarak homojen yapıda olduğu belli sayıdaki birimini,</p>

<p>ıı) Mahrece iade: Girişi uygun olmayan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ihracat ülkesine geri gönderilmesini,</p>

<p>ii) Menşe ülke: Bitkiler için bitkilerin yetiştirildiği ülkeyi, bitkisel ürünler için bitkisel ürünlerin elde edildiği bitkilerin yetiştirildiği ülkeyi, diğer maddeler için ise bu maddelerin zararlılar tarafından ilk olarak bulaşıklığa maruz kaldığı ülkeyi,</p>

<p>jj) Müdürlük: Zirai Karantina Müdürlüğü ile Bakanlıkça yetkilendirilen Bakanlık İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünü,</p>

<p>kk) Numune: Genel Müdürlükçe numune alımına ve analize ilişkin esasları belirlemek üzere hazırlanacak talimatlara göre belirlenmiş büyüklükteki resmî kontrole tabi tutulacak bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerden alınan örneği,</p>

<p>ll) Odun: Endüstriyel, lif, yonga, kâğıtlık ve yakacak odun dâhil biçilmiş olsun olmasın, kabuklu veya kabuksuz tüm odunları,</p>

<p>mm) Onaylı fümigasyon: Bakanlıkça kabul edilmiş yönteme uygun olarak yapılan fümigasyon işlemini,</p>

<p>nn) Onaylı kontrol yeri: Resmî kontrol işlemleri tamamlanıncaya kadar ürünlerin bekletilebileceği ISPM 34’te belirtilen izolasyon, havalandırma, soğuk zincir, nem ve benzeri fiziksel koşullar ile gerektiğinde fümigasyon, imha ve benzeri işlemlerin yürütülebileceği kapalı, mühürlü, kayıt altında, depolama alanında bulunan diğer ürünlere bulaşma riskini önleyecek şekilde gerekli karantina şartlarının sağlandığı bağımsız bölümlerden oluşan gümrük gözetimindeki antrepolar, yediemin alanları ve benzeri geçici depolama yerlerini,</p>

<p>oo) Paçal: Muayene edilecek ürünün tamamını temsil etmek üzere tesadüfi örnekleme metoduna göre seçilen ürün örneklerinin belli bir oranda karıştırılmasını,</p>

<p>öö) Resmî kontrol: Bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerin, bu Yönetmelik hükümlerine uygunluğunun doğrulanması için inspektörlerin verilen yetki çerçevesinde gerçekleştirdikleri izleme, gözetim, denetim, muayene, karantina, numune alma, analiz ve benzeri işlemleri,</p>

<p>pp) Serbest bölge: Türkiye Gümrük Bölgesinin parçaları olmakla beraber, serbest dolaşımda olmayan eşyanın serbest dolaşıma sokulmaksızın gümrük mevzuatında öngörülen haller dışında kullanılmamak ya da tüketilmemek kaydıyla konulduğu, ithalat vergileri ile ticaret politikası önlemlerinin uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen yerleri,</p>

<p>rr) Serbest Bölgeye Dolaşım Formu: Zararlı risk analizine tabi ürünlerden, Bakanlıkça belirlenen ve yeniden ihracat amacıyla depolanıp işlenmek üzere serbest bölgelere transfer başvurusu yapılan ürünler için düzenlenen, bir örneği EK-6’da yer alan forma göre düzenlenmiş belgeyi,</p>

<p>ss) Sevkiyat: Bir ülkeden başka bir ülkeye taşınan, bir veya birden fazla lot/parti veya grup halinde belirtilmiş olsun olmasın; bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bir veya birden fazla Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası ile tek bir taşıma aracı kapsamında bulunan miktarı,</p>

<p>şş) Sevkiyatı engelleme: Girişi yapılmak istenen bir sevkiyatın bitki sağlığı mevzuatına uygunsuzluğu nedeniyle reddedilmesini veya uygunsuzluk giderilinceye kadar durdurulmasını,</p>

<p>tt) Soğuk uygulama: Ürünleri zararlı organizmalardan ari hale getirmek için uygun sürelerde düşük ısı derecelerine maruz bırakma işlemini,</p>

<p>uu) Tek Pencere Sistemi (TPS): Gümrük işlemlerinde kullanılan ve ilgili kamu kurumlarına ait belgelerin tek bir noktadan elektronik başvuru yoluyla düzenlenmesini sağlayan sistemini,</p>

<p>üü) Tek Pencere Sistemi ID (TPS ID): İthalat veya ihracat uygunluğu onaylanmış belgeler için Tek Pencere Sistemi tarafından verilen yirmi üç haneli tanımlayıcı kod numarasını,</p>

<p>vv) Transit: Serbest dolaşımda bulunmayan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi üzerinden geçerek yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye geçişini,</p>

<p>yy) Tohumluk: Bitkilerin çoğaltımı için kullanılan tohum, yumru, fide, fidan, çelik gibi generatif ve vejetatif bitki kısımlarını,</p>

<p>zz) Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi: Türkiye Cumhuriyetinin topraklarını, karasularını, iç suları ve hava sahasını da kapsayan Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını,</p>

<p>aaa) Ürünün ilgilisi: Bu Yönetmelik hükümlerine göre, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrollerini yaptırmaya, takiplerine yetkili ve sorumlu gerçek veya tüzel kişiler ile gerçek kişilerin kanunî temsilcilerini/tüzel kişilerin yetkili temsilcilerini,</p>

<p>bbb) Yediemin: Fide, fidan, iç ve dış mekan süs bitkileri ile çimlenmenin önlenmesi amacıyla soğuk zincirle taşınan tohumlar ve kesme çiçeklerin analizler dahil resmî kontrolleri tamamlanıncaya kadar gümrük denetiminde kapalı bir alanda bekletilmesi işlemini,</p>

<p>ccc) Yeniden ihracat (re-export): Ülkemize girişi yapılan ve ülkemizden başka bir ülkeye ihraç edilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için uygulanan yeniden ihracat işlemini,</p>

<p>ççç) Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası: Yeniden ihraç edilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için bir örneği EK-8’de yer alan forma göre düzenlenmiş belgeyi veya elektronik ortamda oluşturulan resmî eşdeğerini,</p>

<p>ddd) Yüksek riskli bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler: EK-3 listesinde Türkiye’ye girişi yasak bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler tablosunda listelenmeyen ancak bir ön değerlendirme sonucunda ülkemiz için kabul edilemez bir seviyede zararlı riski taşıdığı tespit edilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeleri,</p>

<p>eee) Zararlı organizma: Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelere zarar veren bitki, hayvan veya patojenik ajanların tür, streyn (ırk) veya biyotiplerini,</p>

<p>fff) Zararlı organizmadan ari alan: İçerisinde belirli bir zararlı organizmanın var olmadığı bilimsel olarak kanıtlanan ve uygun olan hallerde bu şartların resmî olarak sürdürüldüğü alanı,</p>

<p>ggg) Zararlı organizmadan ari arazi: İçerisinde belirli bir zararlı organizmanın var olmadığı bilimsel olarak kanıtlanan sınırları belirli arazi parselini,</p>

<p>ğğğ) Zararlı organizmadan ari üretim yeri: İçerisinde belirli bir zararlı organizmanın var olmadığı bilimsel olarak kanıtlanan ve uygun olan hallerde bu şartların resmî olarak belirli bir süre için sürdürüldüğü üretim yerini,</p>

<p>hhh) Zararlı organizmayı engelleme: Girişi yapılmak istenen bir sevkiyatın, makroskobik muayene ya da laboratuvar testi sonucunda zararlı organizma tespiti nedeniyle durdurulmasını,</p>

<p>ııı) Zararlı risk analizi: Bir organizmanın karantinaya tabi ya da karantina dışı zararlı organizma olup olmadığını veya bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ithalat işlemlerinde uygulanacak bitki sağlığı tedbirlerinin boyutunu belirlemeye yönelik bilimsel, çevresel ve ekonomik göstergelerin ilgili ISPM kapsamında birlikte değerlendirilmesi sürecini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Resmî Kontroller, Bitki Karantinası Kayıt ve Takip Sistemine Kayıt</p>

<p><strong>Resmî kontroller</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişi, ithalatı ve transit rejimine tabi tutulması ile serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkışı resmî kontrole tabidir.</p>

<p>(2) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bu Yönetmelik kapsamındaki ülkeye giriş ve çıkış işlemleri, BKKTS üzerinden yapılır. BKKTS üzerinden yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda Genel Müdürlük onayı ile işlemler fiziksel olarak yürütülür. BKKTS üzerinden yapılan işlemlerde, aslı gereken evraklar hariç ıslak imza aranmaz. Müdürlük tarafından elektronik ortamdan temin edilemeyen bilgi ve belgeler, başvuru sahibinden istenir. Resmî kontrol sürecinde veya sonucunda tespit edilen eksiklik, uygulanacak işlem ve tedbirler gibi bilgilendirmeler başvuru sahibine BKKTS üzerinden yapılır. İthalat aşamasındaki uygunluk denetimlerine ilişkin işlemler ile Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili işlemler Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemeye göre yapılır.</p>

<p>(3) Müdürlüğün görevlendireceği inspektör tarafından, bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrolleri üç aşamada; Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası esas alınmak kaydıyla belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolü olarak yapılır. Bitki sağlığı kontrolleri, yerinde muayene yapma, numune alarak laboratuvarda muayene yapma, gerektiğinde numune alarak laboratuvarda detaylı muayene için analiz yaptırma şeklinde gerçekleştirilir.</p>

<p>(4) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bitki sağlığı konusundaki laboratuvar analizleri; Zirai Karantina Müdürlükleri, Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ile Bakanlığa bağlı veya Bakanlıkça yetkilendirilmiş diğer Araştırma Enstitüsü Müdürlüklerinde yapılır.</p>

<p>(5) Biyogüvenlik mevzuatı kapsamındaki bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin GDO analizleri; Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş Zirai Karantina Müdürlükleri laboratuvarları, Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlükleri ve Bakanlığa bağlı laboratuvarlar tarafından yapılır.</p>

<p>(6) İnspektör, bu Yönetmelik kapsamında bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrolü için bunların bulunduğu her yere girer, nakil vasıtalarını kontrol eder, numune alır. Numuneler için herhangi bir bedel ödemez. Ürünün ilgilisi, resmî kontrol sırasında her türlü yardım ve kolaylığı sağlamak, Bakanlıkça belirlenen asgari kontrol şartlarını temin etmek ve gerektiğinde ilave güvenlik tedbirlerini almakla yükümlüdür.</p>

<p>(7) Sınır kapılarında beyan ve bitki sağlığı kontrollerinin yapılabilmesi amacıyla taşıma aracının mühür açma işlemleri inspektör eşliğinde yetkili bir gümrük personeli tarafından yapılır. Hava yoluyla gelen ürünler hariç olmak üzere, tohumluklar ve süs bitkilerinin onaylı kontrol yerlerine boşaltılması işlemleri inspektör eşliğinde yapılır.</p>

<p>(8) İnspektör tarafından resmî kontrol sırasında, EK-1 ve EK-2’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalar ile diğer zararlı organizmaların tespiti veya şüphesi durumunda gerekli koruma tedbirleri alınır. İnspektör, bu durumda koruma ve gözetim bölgelerinin oluşturulması ve karantinaya tabi zararlı organizmalar ile diğer zararlı organizmaların yayılmasının önlenmesi için gerekli kontrol, numune alma ve diğer incelemeleri yapmaya ve bu organizmaların yayılmasına sebep olabilecek bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin imhası dâhil her türlü tedbiri almaya/aldırmaya yetkilidir.</p>

<p>(9) Bitki sağlığı kontrolleri, Bakanlıkça belirlenen asgari kontrol şartlarına sahip alanlarda ve muayene odalarında, gün ışığında veya gün ışığı koşullarının sağlandığı aydınlatılmış ortamlarda yapılır.</p>

<p>(10) Bu Yönetmelik kapsamında yürütülen resmî kontrollere ait tüm iş ve işlemlerin başvuruları şahsen ıslak imzayla veya elektronik ortamdan ve elektronik imza ile ilgili müdürlüğe yapılır.</p>

<p>(11) Resmî kontrol başvurularında Müdürlüğe ibraz edilen Bitki Sağlık Sertifikası veya ilgili diğer belgelerin sahte olduğu tespit edildiğinde işlemler durdurulur. Bu sevkiyatlar için ilgili ülkeye iade işlemi başlatılarak EK-9’da yer alan bildirim formu düzenlenir ve gümrük idaresi bilgilendirilir. Bu sevkiyatla ilgili daha sonradan ibraz edilecek belgeler kabul edilmez.</p>

<p><strong>Bitki Karantinası Kayıt ve Takip Sistemine kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin giriş ve çıkış işlemleri, ilgili gerçek kişi/tüzel kişi veya temsilcisinin Müdürlük tarafından BKKTS’ye kaydının yapılmasıyla başlar.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik kapsamında yürütülen resmî kontrollere ait tüm iş ve işlemlerin başvuruları, kontrol talep tarihi ve yeri belirtilmek suretiyle yapılır. Başvuru tarihi ile kontrol talep tarihi arasındaki süre en fazla üç gündür. Süresi içerisinde Müdürlüğe yapılmayan başvurular iptal edilir.</p>

<p>(3) Zirai Karantina Müdürlüklerinde kurum müdürü, il müdürlüklerinde ilgili şube müdürü, ilçe müdürlüklerinde ilçe müdürü BKKTS üzerinden yetkilendirme yapar ve yaptığı yetkilendirmeden sorumludur.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Giriş ve Çıkış İşlemleri ile Yetkili Gümrük İdareleri</p>

<p><strong>Giriş ve çıkış gümrük idareleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) EK-5’te belirtilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeye giriş yapacağı yetkili gümrük idareleri, Bakanlığın uygun görüşü ile Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri ile belirlenir.</p>

<p>(2) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeden çıkış işlemleri bütün gümrük idarelerinden yapılabilir. Ancak alıcı ülkelerin bitki sağlığı gereklilikleri doğrultusunda bazı ülke ve ürünler için yetkili çıkış gümrük idareleri ile resmî kontrolleri yapmaya yetkili Müdürlükler Genel Müdürlükçe sınırlandırılabilir.</p>

<p>(3) Bitki sağlığı sınır kontrol noktalarının taşıması gerekli asgari şartlar, Bakanlıkça yayımlanan talimatla belirlenir. Bitki sağlığı ve zirai karantina sınır kontrol noktası olarak onaylanan giriş gümrük idarelerinde bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrolü için bu talimatta belirtilen asgari şartların sağlanması gereklidir.</p>

<p><strong>İthalat kontrolü</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrolleri, sekizinci fıkrada açıklanan durumlar hariç olmak üzere, ülkeye ilk giriş noktasında yapılır.</p>

<p>(2) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeye girişinde, ürünün sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya bunların kanuni temsilcileri tarafından BKKTS üzerinden başvuruda bulunulur. BKKTS’den alınan ithalat başvuru formu çıktısı ekine; ihracatçı ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenmiş Bitki Sağlık Sertifikasının veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının aslı veya Bakanlıkça bildirilen ülkelerin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenerek onaylanmış elektronik Bitki Sağlık Sertifikası versiyonları eklenerek ilgili müdürlüğe başvuru yapılır. Başvuru sırasında sevkiyata ait gümrüğe beyan edilen uluslararası taşıma belgelerinden birinin fotokopisi ve fatura fotokopisi istenir. Deniz yoluyla gelen sevkiyatlarda taşıma belgesinin yanında gerektiğinde yükleme belgesi de istenir. İthalatçıların veya bunların kanuni temsilcilerinin, ithalat öncesi aşağıdaki şartları yerine getirmiş olması gerekir:</p>

<p>a) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ithalatı öncesinde ilgili müdürlüklere bildirimde bulunulur. Bu bildirim EK-10’da yer alan Sevkiyat Bildirimi Formu ile deniz yoluyla nakliyatta sevkiyatın gelişinden en az yirmi dört saat önce; demir yolu ve kara yoluyla nakliyatta sevkiyatın gelişinden en az on iki saat önce; hava yoluyla nakliyatta ise sevkiyatın gelişinden en az dört saat önce yapılır. Sevkiyat bildirimi ile kontrol arasındaki sürenin beş iş gününü aşması durumunda başvuru iptal olur.</p>

<p>b) Ön izin veya kontrol belgesi gereken ürünler için düzenlenen belgeler ilgili müdürlüğe sunulur.</p>

<p>(3) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin giriş kontrolü; belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolü olarak üç aşamada yapılır:</p>

<p>a) Belge kontrolü: Giriş başvurusunda sunulan bitki sağlık sertifikası ve diğer belgelerin sevkiyat bildirimi ile uyumlu olduğunun; EK-3’te belirtilen ülkeye girişi yasak bitki, bitkisel ürün ve yetiştirme ortamlarının bulunmadığının ve EK-4’te belirlenen özel şartların karşılandığı ve bitki sağlık sertifikasında belirtilmiş olduğunun kontrolüdür. Belge kontrollerinde uyumsuzluk tespit edilmesi halinde beyan kontrolüne geçilmez.</p>

<p>b) Beyan kontrolü: Belge kontrolü tamamlanan giriş başvurusunun sevkiyat ile uyumluluğunun fiziki kontrolüdür. Beyan kontrolünün uyumsuz olması halinde bitki sağlığı kontrolüne geçilmez, sevkiyat engellenir. Beyan dışı bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin tespit edilmesi durumunda, zararlı organizma bulaşma riskine göre sevkiyatın tamamı veya beyan dışı kısmı mahrecine iade edilir.</p>

<p>c) Bitki sağlığı kontrolü: Belge ve beyan kontrollerinin tamamlanmasından sonra girişi yapılmak istenen sevkiyat ve sevkiyata eşlik eden taşıma araçları, ambalaj ve diğer muhteviyatın zararlı organizmalardan ari olduğu, EK-3’te belirtilen ülkeye girişi yasak bitki, bitkisel ürün ve yetiştirme ortamlarını içermediği, EK-4’te yer alan özel şartlara uygunluğu ve yüksek riskli bitki olmadığının tespitidir.</p>

<p>ç) Resmî kontrolleri tamamlanan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeye girişi uygun görüldüğünde, ürüne ait Bitki Sağlık Sertifikasının aslı uygunluk yazısını düzenleyen müdürlükte muhafaza edilir. Bitki sağlığı kontrolleri tamamlanarak gıda yem uygunluğu için ilgili müdürlüğe sevk edilen ürünlerin bitki sağlık sertifikaları, uygunluk yazısını düzenleyecek olan müdürlükte muhafaza edilmek üzere gönderilir. Bu sertifika muhteviyatı ürünler için uygunluk sonrası yapılacak işlemlerde sertifikanın onaylı suretlerine ihtiyaç olması durumunda, onaylı suret ve ürün miktar bilgileri sertifika aslını muhafaza eden müdürlükten talep edilir.</p>

<p>(4) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenleme hükümleri uygulanır. Bu mevzuat kapsamındaki bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin giriş işlemlerinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:</p>

<p>a) Zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde yer alan; gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler ve tohum, fide, fidan ve çiçek soğanları gibi çoğaltım materyalleri listeleri haricindeki bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrolleri giriş noktasında tamamlanır. Resmî kontrol sonucuna göre uygunluk/uygunsuzluk yazısı düzenlenir. Tohum, fide, fidan ve çiçek soğanları gibi çoğaltım materyalleri ve zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listelerinde yer alan ürünlerden analiz şartı bulunmayanlar ile gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler ve zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listelerinin her ikisinde bulunan ve gıda güvenliği kontrolleri girişte tamamlanabilen ürünlerin resmî kontrolleri de giriş noktasında bitirilebilir.</p>

<p>b) Tohum, fide, fidan ve çiçek soğanları gibi çoğaltım materyalleri listesinde yer alan ürünlerin, resmî kontrollerinin giriş noktasında tamamlanamadığı durumda, belge kontrolü giriş noktasında yapıldıktan sonra, düzenlenme esasları sekizinci fıkrada açıklanan Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile yetkili başka bir giriş noktasına sevkine izin verilir.</p>

<p>c) Gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler ve zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listelerinin her ikisinde de yer alan ürünlerin bitki sağlığı kontrolleri tamamlandıktan sonra gıda güvenliği kontrolleri ve uygunluk işlemleri için aşağıda belirtilen işlemler yürütüldükten sonra ilgili il tarım ve orman müdürlüğüne gönderilir:</p>

<p>1) İlk giriş noktasında yapılan bitki sağlığı kontrolleri sonrasında uygun bulunarak diğer giriş noktalarına sevk edilecek ürünlere ait Bitki Sağlık Sertifikaları inspektör tarafından “Bitki Sağlığı Kontrolü Yetkili Giriş Gümrük İdaresinde Yapılmıştır.” kaşesi ile onaylanır.</p>

<p>2) Bu listelerin her ikisinde de yer alan ve soğuk zincirle taşınan yaş meyve sebze ürünlerinin resmî kontrollerinin giriş noktasında tamamlanamadığı durumda, belge kontrolleri giriş noktasında yapıldıktan sonra Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile yetkili başka bir giriş noktasına sevkine izin verilir.</p>

<p>ç) Soğuk zincirle taşınan yaş meyve sebze ürünleri ile tohumlar, Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi düzenlenerek, bitki sağlığı kontrollerinin yapılabileceği aynı ilde veya başka bir ildeki, Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin girişine yetkili gümrük idarelerine dair Ticaret Bakanlığının düzenlemesinde yer alan yetkili giriş noktasına sevk edilir.</p>

<p>d) Bu Yönetmelikte analiz şartı bulunan fide, fidan gibi üretim materyali, iç ve dış mekân süs bitkileri, çimlenmenin önlenmesi amacıyla soğuk zincirle taşınan tohumlar ve kesme çiçekler; belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolü tamamlanmak üzere Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi düzenlenerek aynı ildeki veya Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin girişine yetkili gümrük idarelerine dair Ticaret Bakanlığının düzenlemesinde yer alan başka bir ildeki gümrük gözetimindeki antrepolar, yediemin alanları ve benzeri geçici depolama yerlerine sevk edilebilir.</p>

<p>e) Zararlı risk analizine tabi ürünler arasından Bakanlıkça belirlenenlerin, başka bir ülkeye yeniden ihracat (re-export) yapılmak istendiği durumlarda, bu ürünler ilk giriş noktasında resmî kontrolleri tamamlanarak Serbest Bölgeye Dolaşım Formu ile serbest bölgelere sevk edilir.</p>

<p>(5) Bu Yönetmelik kapsamına giren bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin haricindeki eşyaların taşınmasında kullanılan ahşap ambalaj malzemelerinin resmî kontrolleri, Bakanlıkça belirlenecek risk esası ve kontrol sıklığına göre gümrük idareleri ile iş birliği içerisinde yapılır.</p>

<p>(6) İnspektör, girişi yapılacak bitki ve bitkisel ürünler ile diğer maddelerin resmî kontrolü sırasında bulduğu zararlı organizmanın EK-1’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalardan olup olmadığını, laboratuvar testi ile teyit ettirir. Laboratuvar testi sonuçlarına göre tespit edilen zararlı organizma ile ilgili, 16 ncı madde hükümleri uygulanır.</p>

<p>(7) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeleri içerdiği beyan edilmemiş sevkiyatlarda; bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin varlığından kuşkulanmak için makul nedenler olduğu durumlarda, bu Yönetmeliğin şartlarının karşılanmasını sağlamak için, bu sevkiyatlar üzerinde de resmî kontroller yapılır.</p>

<p>(8) Bakanlıkça belirlenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin beyan ve bitki sağlığı kontrolünün giriş noktasında yeterli teknik altyapı, fiziki şartlar ve laboratuvar imkânlarının uygun olmaması nedeniyle yapılamadığı durumlarda; belge kontrolü giriş noktasında yapıldıktan sonra, EK-11’de yer alan örneğe uygun olarak Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi düzenlenir. Aynı ildeki veya başka bir ildeki yetkili giriş noktasına veya gerekli karantina şartlarının sağlandığı bağımsız bölümlerden oluşan onaylı kontrol yerlerine Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile sevkine izin verilir. Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi, Bakanlıkça belirlenmiş olan aşağıdaki esaslara uygun olarak düzenlenir:</p>

<p>a) Ülkeye ilk giriş noktasında yapılan kontrolde, zararlı organizmaların ülkemiz topraklarına bulaşmasına ve yayılmasına izin vermeyecek şekilde araçların kapalı ve mühürlü olması halinde gümrüklü alanda beklemesine ve/veya yetkili bir gümrük idaresine sevkine izin verilir. Aksi halde sevkiyat durdurulur, zararlı organizma bulaşmasına engel olacak tedbirler alındıktan sonra araçların sevkine izin verilir.</p>

<p>b) İlk giriş noktasındaki inspektör tarafından BKKTS üzerinden düzenlenen Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi sevkiyata fiziksel olarak eşlik eder veya sevk yerine elektronik ortamda iletilir; varış noktasındaki ilgili müdürlük tarafından fiziksel olarak veya elektronik ortamda doğrulanır. Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesinin elektronik ortamda sorgulamasının yapılamadığı durumda bu belgeyi düzenleyen müdürlükten bilgi alınır. Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesinin nakliyeye ilişkin, EK-11’in 4 üncü bölümü, ithalatçısı/temsilcisi veya taşıyıcısı tarafından müdürlük denetiminde taahhüt edilerek imzalanır. Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesinin geri dönen ürün için düzenlendiği durumda, ihracatta düzenlenen bitki sağlık sertifikası numarası ve başvuru numarası ilgili bölümlere yazılarak ürünün temsilcisi veya taşıyıcısı tarafından müdürlük denetiminde taahhüt edilerek imzalanır.</p>

<p>c) Nakliye sırasında zararlı organizmanın bulaşma ve yayılma riskini önleyecek şekilde, beyan ve bitki sağlığı kontrollerinin onaylı kontrol yerinde ilgili müdürlük tarafından yapılmasını sağlamak üzere düzenlenen Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesinin bir sureti, düzenleyen Müdürlüğün dosyasında muhafaza edilir.</p>

<p>ç) Resmî kontroller gümrüklü sahalarda, gümrük gözetimindeki geçici depolama yerlerinde, izolasyonu sağlanmış olması kaydıyla yediemin sahalarında yapılır.</p>

<p>d) Giriş noktasında kontrolü yapılamayan sevkiyatların, antrepolara, yediemin alanlarına ve benzeri uygun muayene yerlerine sevk edilmesine, taşındıkları nakil araçları ya da sevkiyatların ambalajlarının; taşınması süresince kontaminasyona sebep olmayacak ve içerikleri değişmeden kalacak bir şekilde kapatılmış ve mühürlenmiş olması durumunda izin verilir.</p>

<p>e) Yediemin alanlarının; gümrük idaresinin denetiminde, çevresi ile fiziki bağlantısı kesilmiş ve dış ortamdan izole edilmiş, dışarıdan zararlı organizma bulaşmasını engelleyecek şekilde önlem alınmış ve giriş ve çıkışlarının kontrol altına alınmış olması gerekir. Firma tarafından verilen başvuru dilekçesine istinaden, ilgili müdürlük tarafından gümrük memuru nezaretinde, yediemin alanları uygunluğu kontrol edilir. Bu alanlarda yeterli tesis, araç ve ekipmanın bulunması ve/veya bulundurulması sağlanır. Yapılan kontrol sonrası firma temsilcisi, gümrük memuru ve inspektör tarafından tutanak düzenlenir. Yediemin alanlarının uygun olması durumunda ürünlerin boşaltmasına izin verilir. Uygun olmaması durumunda, uygunsuzluk gerekçesi ve alınması gereken ilave tedbirler, Müdürlük tarafından ithalatçıya ve ilgili gümrük idaresine bildirilir.</p>

<p>f) Varış yerindeki kontrolden sorumlu Müdürlük, resmî kontrolleri gerçekleştirmek amacıyla Bakanlıkça talimatla belirlenen asgari koşulların yerine getirilmesini ve yeterli tesis, araç ve ekipmanın bulunmasını ve/veya bulundurulmasını ilgili gümrük idaresinden talep eder.</p>

<p>g) (e) bendinde belirtilen yediemin alanlarının uygun olduğu hallerde, bu Yönetmelikte analiz şartı bulunan; çiçek soğanı, yumru, fide, fidan, çelik gibi generatif ve vejetatif bitki kısımları, iç ve dış mekân süs bitkileri, çimlenmenin önlenmesi amacıyla soğuk zincirle taşınan tohumlar ve kesme çiçekler yediemin sahalarına ve gümrüklü sahalara inspektör ve gümrük memuru nezaretinde indirilerek bu ürünlerin belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolü yapılır.</p>

<p>ğ) Giriş noktası ve varış noktasındaki Müdürlük ile gümrük idareleri arasında, ithalatı planlanan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ambalajları ve nakliye araçlarına ilişkin bilgi alışverişinin, Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ya da BKKTS üzerinden etkin bir şekilde yapılması sağlanır.</p>

<p>(9) Bitki ve bitkisel ürünlerin bir ülkeden ülkemize ilk kez ithal edileceği durumda veya daha önce ithalatı yapılan ürünle ilgili bitki sağlığı şartlarının değişmesi halinde, Uluslararası Bitki Koruma Sözleşmesine dayanarak ISPM 2 kapsamında uygun zararlı risk analizi istenir.</p>

<p>(10) Girişi yapılmak istenen bitki ve bitkisel ürün beraberinde Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının aslı ile menşe ülke tarafından düzenlenmiş Bitki Sağlık Sertifikasının aslı veya tasdikli bir sureti de bulunur. İhracatı yapan ülkede üretilmemiş ve üretim alanı veya yetiştirilme koşulları ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyulan bitki ve bitkisel ürünlerin ihracatçı ülke Bitki Sağlık Sertifikası ile geldiği durumlarda, menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikasının aslı veya tasdikli bir sureti de bulunur. Üretim alanı veya yetiştirilme dönemleri ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyulmayan bitki ve bitkisel ürünler için ihracatçı ülke tarafından menşe ülke belirtilerek Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(11) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları ile giriş işlemlerinde;</p>

<p>a) Ülkemiz adına düzenlenmiş Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları ekinde bulunan menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikalarının “Bitki Koruma Teşkilatı/Teşkilatları” bölümünde yeniden ihracat (re-export) ülkesinin adı veya yeniden ihracat (re-export) ülkesinin adı ile birlikte “Türkiye” adı da yer alır.</p>

<p>b) Ülkemiz adına düzenlenmiş Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları ekinde bulunan menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikalarının “Beyan Edilen Giriş Noktası” bölümünde, yeniden ihracat (re-export) ülkesindeki ilk varış noktası veya bu bilinmiyorsa ülkenin adının yer alması gerekir. Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası ekinde yer alan menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikasının “Bitki Koruma Teşkilatı/Teşkilatları” bölümünde, yeniden ihracat (re-export) ülkesinin adı ile birlikte “Türkiye” adı da yer alıyorsa giriş noktası olarak Türkiye veya Türkiye’deki ilk varış noktası yazılır.</p>

<p>(12) Avrupa Birliği üyesi bir ülkede üretilerek başka bir Avrupa Birliği üyesi ülkeden ülkemize ihraç edilen, üretim alanı veya yetiştirilme dönemleri ile ilgili bilgilere ihtiyaç duyulan bitki ve bitkisel ürünler için, ihraç eden Avrupa Birliği üyesi ülke tarafından menşe ülke belirtilerek, üretim yeri bilgilerini de içeren Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenebilir.</p>

<p>(13) EK-4’te yer alan, üretim alanı ile ilgili alan ariliği bilgilerine ihtiyaç duyulan bitki ve bitkisel ürünler için, ilgili ISPM’ler uyarınca, menşe ülkesindeki ulusal bitki koruma organizasyonu tarafından ilgili zararlı organizmadan ari olarak belirlenen alanların listesi önceden bildirilir. Ari olarak bildirilen alanlardaki bitki sağlığı durumunun değişmesi halinde ulusal bitki koruma organizasyonu tarafından güncellenen alan listesi gönderilir.</p>

<p>(14) EK-4’te tedavi yöntemi belirtilmeyen uygulamalarla ilgili özel şartların olması durumunda; söz konusu tedavi yönteminin etkinliğine yönelik çalışmalar ile bunların belgesel kanıtları, uygunluk değerlendirmesi için ithalattan önce ulusal bitki koruma organizasyonuna yazılı olarak gönderilir.</p>

<p>(15) Girişi yapılmak istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin beraberindeki ahşap ambalaj malzemelerinin ISPM 15 standartlarına uygun olup olmadığı kontrol edilir. ISPM 15 standartlarına uygun olmayan ahşap ambalaj malzemelerinin girişine izin verilmez, ihracatçı ülkeye iade işlemi uygulanır.</p>

<p>(16) İn vitro koşullarda üretimi yapılmış ve in vitro ortamda ithalatı yapılmak istenen bitkilerin beraberinde gelen Bitki Sağlık Sertifikasında in vitro olduğunun beyan edilmiş olması zorunludur.</p>

<p>(17) 12/1/2011 tarihli ve 27813 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Pasaportu Sistemi ve Operatörlerin Kayıt Altına Alınması Hakkında Yönetmeliğin EK-1’inde yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ithalatı gerçekleştikten sonra bu ürünlere bitki pasaportu eşlik etmek zorundadır.</p>

<p>(18) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemeye göre ziraî karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde yer alan ve GTİP kodlu ürün adlarının yanında parantez içi (…… hariç) ibaresi ile bitki sağlığı kontrolünden muaf olduğu belirtilen ürünler için kapsam dışı yazısı, Bakanlık kontrolüne tabi ürünlerin ithalat denetimi esaslarını belirleyen tebliğde belirtilen hususlar çerçevesinde tek pencere sistemi üzerinden e-belge olarak veya resmî yazı şeklinde düzenlenir.</p>

<p><strong>Transit kontrolü</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Serbest dolaşımda bulunmayan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi üzerinden yabancı bir ülkeden yabancı bir ülkeye geçişi transit işlemine tabidir. Ancak, Türkiye adına düzenlenmemiş Bitki Sağlık Sertifikası olması şartıyla deniz yoluyla kapalı konteynerlerde liman sahasına getirilen ve aynı liman sahasında açılmaksızın yine deniz yoluyla yurt dışına veya yurt içine gönderilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile hava yoluyla kapalı ambalajlarda havalimanı sahasına getirilen ve aynı havalimanında açılmaksızın yine hava yoluyla yurt dışına veya yurt içine gönderilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler transit kontrolüne tabi değildir.</p>

<p>(2) Transit kontrolü talep edilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için gerçek kişi/tüzel kişi, gerçek kişinin kanuni temsilcisi/tüzel kişinin yetkili temsilcisi veya ürünün taşıyıcısı tarafından Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası aslı veya Bakanlıkça bildirilen ülkelerin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenerek onaylanmış elektronik Bitki Sağlık Sertifikası versiyonları ve gümrüğe beyan edilen uluslararası taşıma belgelerinden birinin fotokopisi ile ilgili müdürlüğe başvuruda bulunulur.</p>

<p>(3) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin transit geçişinde, zararlı organizmaların ülkemiz topraklarına bulaşmasına ve yayılmasına izin vermeyecek şekilde kapalı ve mühürlü taşıma araçları ile taşınması gerekir. Sevkiyat belge, gerektiğinde beyan ve bitki sağlığı kontrolüne tabi tutularak, bitki sağlığı açısından risk taşımadığının tespiti halinde transit geçişine izin verilir.</p>

<p>(4) EK-3’te yer alan girişi yasak bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler gümrük statüleri değişmeden, muhafazalı frigorifik veya kapalı konteyner taşıma araçları ile transit edilirler. Bunlar hiçbir şekilde indirme, boşaltma ve aktarma işlemine tabi tutulamazlar.</p>

<p>(5) Zararlı istilası veya bulaşmasına maruz kalmaksızın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden transit geçiş halinde olan bitki ve bitkisel ürünler için Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmez.</p>

<p>(6) Transit geçiş esnasında öngörülemeyen durumlar nedeniyle sevkiyat zararlı organizma istilası veya bulaşmasına maruz kalmışsa, alıcı ülkenin taleplerinin karşılanması ve zararlı organizmaların ülkemiz topraklarına bulaşmasını engelleyecek önlemlerin alınması halinde menşe ülke belirtilerek Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir ve ürünün transit geçişinin devamı sağlanır. Alıcı ülkenin ithalattan vazgeçmesi halinde sevkiyat ihracatçı ülkeye iade edilir.</p>

<p>(7) Transit geçiş kapsamındaki bitki ve bitkisel ürünlerin, başka bir sevkiyat ile birleştirilmesi veya taşıma aracında bir değişiklik olması, sevkiyatın parçalara ayrılması veya ambalajında bir değişiklik olması durumunda bitki sağlığı güvenliği açısından bir risk oluşmadığı sürece Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmez.</p>

<p><strong>Serbest bölge</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Serbest bölgelere yurt dışından getirilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin giriş kontrolleri serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giriş noktasında yapılır.</p>

<p>(2) Serbest bölgelerden yurt dışına gönderilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin çıkış resmî kontrolleri serbest bölgelerde yapılır.</p>

<p>(3) Yurt dışından getirilen ve bitki sağlığı kontrolü yapılarak serbest bölgeye girişi yapılan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkemize ithalatında bitki sağlığı kontrolü yapılmaz.</p>

<p>(4) Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden serbest bölgelere veya bir serbest bölgeden diğer bir serbest bölgeye girişte bitki sağlığı kontrolü yapılmaz.</p>

<p>(5) Bitki sağlığı kontrolü yapılarak serbest bölgeye girişi yapılan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler işlendikten sonra yeni ürünün GTİP’inin EK-5’te yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer madde halini alması durumunda, oluşan yeni bitki, bitkisel ürün ve diğer maddenin ülkemize ithalatında bitki sağlığı kontrolü yapılmaz.</p>

<p>(6) Zararlı risk analizine tabi ürünlerin serbest bölgelere gönderilmesi işlemlerinde;</p>

<p>a) Zararlı risk analizine tabi ürünler arasından Bakanlıkça belirlenenlerin sadece serbest bölgelerde işlenerek başka bir ülkeye yeniden ihraç (re-export) edilmek üzere serbest bölgelere giriş başvurusu kabul edilir. Zararlı risk analizine tabi olan ve Bakanlıkça belirlenen ürünlerin dışında kalan sevkiyatların başvuruları kabul edilmez. Belge, beyan ve bitki sağlığı kontrolleri sonucunda uygun görülen sevkiyatlar için Serbest Bölgeye Dolaşım Formu düzenlenir ve geçişine izin verilir.</p>

<p>b) Serbest Bölgeye Dolaşım Formu ile serbest bölgeye geçişine izin verilen ürünler için bitki sağlık sertifikası düzenlenmez, yurt içinde gümrük gözetimindeki başka bir yere veya başka bir serbest bölgeye sevkine ve yurt içinde serbest dolaşımına izin verilmez. Bu ürünler sadece Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası beraberinde serbest bölgeden yurt dışına çıkış yapar.</p>

<p>(7) Serbest bölgelere eşya beraberinde gelen ISPM 15’e göre işaretlenmiş ahşap ambalaj malzemelerinin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişinde Bitki Sağlık Sertifikası aranmaksızın bitki sağlığı kontrolü yapılarak uygun olması durumunda girişine izin verilir.</p>

<p><strong>Zararlı risk analizine tabi ürünler</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Zararlı risk analizi gereken ürünlerin, zararlı risk analizinin tamamlanmadığı veya olumlu sonuçlanmadığı durumlarda ithaline izin verilmez.</p>

<p><strong>Girişi yasak bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) EK-3’te yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeye girişi yapılamaz.</p>

<p>(2) 9 uncu madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla yabancı bir ülkeden gelip Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi üzerinden yabancı bir ülkeye transit geçiş yapacak olan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için birinci fıkra hükmü uygulanmaz.</p>

<p><strong>Girişi yasak olan zararlı organizmalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) EK-1 ve EK-2’de düzenlenen karantinaya tabi zararlı organizmalar ile bu listelerde yer almayan ve zararlı risk analizi sonucu ülkemiz açısından riskli bulunan zararlı organizmaların ve bu organizmalar ile bulaşık olan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile taşıma araçlarının ülkeye girişi yapılamaz. Zararlı risk analizi sonuçlanıncaya kadar gümrüklü alanda gerekli karantina önlemleri alınır.</p>

<p>(2) Zararlı risk analizi sonucu ülkemiz açısından riskli bulunan zararlı organizmalar, EK-1’de karantinaya tabi zararlı organizma olarak düzenlenir.</p>

<p>(3) Zararlı risk analizi sonucunda ülkeye girişine izin verilmeyen ürünler, ihracatçı ülkeye iade edilir.</p>

<p><strong>Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin tabi olduğu özel şartlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Ülkeye girişi yapılmak istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin tabi olduğu özel şartlar, EK-4’te belirlenmiştir. Bu şartları taşımayan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin serbest bölgeler dahil Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişine izin verilmez.</p>

<p><strong>Yüksek riskli bitkiler, bitki ürünleri ve diğer maddelerin girişine ilişkin kısıtlamalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Bakanlıkça hazırlanan yüksek riskli bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler listesinde yer alan ürünler için Bakanlıkça kurulacak komisyon tarafından risk değerlendirmesi yapılır. Risk değerlendirmesi sürecinde uygulanacak kurallar ve bu Yönetmelik kapsamındaki konularla ilgili yürütülecek işlemler, Bakanlıkça hazırlanan talimatla belirlenir.</p>

<p>(2) Yüksek riskli bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile ilgili risk değerlendirme süreci sonunda tespit edilen riskler ve alınması gereken bitki sağlığı önlemleri, Bakanlıkça belirlenir ve ülkelere bildirilir.</p>

<p><strong>Resmî kontroller sonucu bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelere ilişkin engelleme ve bildirim</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Engelleme ve bildirim yapılması gereken durumlar şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>a) Ülkeye girişi yapılmak istenen bitki ve bitkisel ürünler ile diğer maddelerin, EK-1 ve EK-2’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalar ve/veya EK-1 ve EK-2’de yer almayan ancak zararlı risk analizi sonucu ülkemiz açısından riskli olduğu tespit edilen zararlı organizmalarla bulaşık bulunması; EK-3’te yer alması ve tohumluklarda GDO analizine ilişkin esasları belirleyen talimat kapsamındaki ürünlerin GDO ile bulaşık bulunması durumunda sevkiyat engellenir ve iade işlemleri başlatılır. Ürün sahibi ve ilgili gümrük idaresi yazı ile bilgilendirilir. Bu ürünler, gümrük mevzuatına uygun olarak gümrük idaresi tarafından en geç on gün içinde ihracatçı ülkeye iade edilir, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde imha edilemeyeceği gibi gümrük idarelerine de terk edilemez.</p>

<p>b) Ülkemiz adına düzenlenmiş bitki sağlık sertifikası mevcut olmak kaydıyla ülkeye girişi yapılmak istenen bitki sağlık sertifikası muhteviyatı bitki ve bitkisel ürünler ile diğer maddelerin EK-4’te belirlenen özel şartları taşımaması, eksik olması, uygun olmaması; ithalat işlemine ait diğer belgelerin eksik olması, eksik belgenin temin edilememesi veya belgelerdeki eksikliğin giderilememesi durumunda sevkiyat engellenir, eksikliklerin tamamlanması için yirmi gün süre verilir. Bu süre içinde sevkiyatın sorumlu temsilcisi, üründe herhangi bir bozulma veya bulaşma riskine karşı özel muhafaza tedbirlerini almak veya aldırmakla sorumludur. Eksikliklerin tamamlanamaması durumunda ürün sahibi ve ilgili gümrük idaresi yazılı olarak bilgilendirilir. Bu ürünler, gümrük mevzuatına uygun olarak en geç on gün içinde ihracatçı ülkeye iade edilir.</p>

<p>c) Ülkeye girişi yapılmak istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin EK-1 ve EK-2’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalar dışında, ülkemizde varlığı bilinen ve mücadeleye tabi herhangi bir zararlı organizma ile bulaşık bulunması durumunda sevkiyat engellenir. Talep edilmesi halinde, bir kereye mahsus olmak kaydıyla giderleri ilgilisi tarafından karşılanmak üzere gümrüklü alanda onaylı fümigasyon veya dezenfeksiyon işlemi yapılmasına izin verilir. İşlem sonrası yeniden yapılan resmî kontrolde ürünün zararlı organizmalardan ari bulunması halinde ülkeye girişine izin verilir. Kontrol sonucu zararlı organizma tespit edilmesi halinde ise ürünün ülkeye girişine izin verilmez, gümrük mevzuatına uygun olarak en geç on gün içinde ihracatçı ülkeye iade edilir.</p>

<p>ç) Girişi yapılmak istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin EK-1’de yer almayan ve ülkemizde varlığı bilinmeyen herhangi bir zararlı organizma ile bulaşık bulunması halinde girişine izin verilmez ve zararlı risk analizi yapılır. Zararlı risk analizi sonuçlandırılıncaya kadar karantina tedbirleri alınır ve riskli bulunması durumunda girişine izin verilmez ve en geç analiz sonucuna itiraz süresinin sonunda ihracatçı ülkeye iade edilir.</p>

<p>(2) Ülkeye girişine izin verilmeyen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelere ait Bitki Sağlık Sertifikasının veya Bakanlıkça bildirilen ülkelerin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenerek onaylanmış elektronik Bitki Sağlık Sertifikası versiyonlarının çıktısının ön yüzüne kırmızı mürekkepli yazı ile “Türkiye’ye girişi yasaktır” ibaresi yazılarak iptal edilir ve ilgilisine iade edilir. Ancak birden fazla parti ürünü temsil eden Bitki Sağlık Sertifikasında partilerin bir kısmı kabul edilip bir kısmı reddedilecek ise Bitki Sağlık Sertifikasının aslı alınarak ilgilisine, “Türkiye’ye girişi yasaktır” ibaresini içeren tasdikli bir sureti verilir.</p>

<p>(3) Ülkeye girişine izin verilmeyerek iade kararı alınan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenleme hükümleri çerçevesinde TPS üzerinden e-belge olarak veya resmî yazı ile uygunsuzluk yazısı düzenlenir.</p>

<p>(4) Aşağıda belirtilen nedenlerle engellenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerle ilgili olarak inspektör tarafından işlemlerin sonuçlanmasını takip eden iki iş günü içinde EK-9’da yer alan Bildirim Formu BKKTS’den İngilizce olarak düzenlenir, ilgili inspektör tarafından imzalanıp mühürlenerek BKKTS’ye yüklenir ve BKKTS’den Genel Müdürlüğe gönderilir. Genel Müdürlük tarafından ilgili ülkeye engellemeye ilişkin bildirim yapılır ve BKKTS’den giriş kontrollerini yapmaya yetkili müdürlüklere bilgi verilir. Bildirim formlarında “TR İl Trafik Kodu-Yılı-Bildirim Sıra No” şeklinde referans numarası oluşturulur. Bu engeller şunlardır:</p>

<p>a) Herhangi bir zararlı organizma veya GDO ile bulaşık bulunması.</p>

<p>b) EK-1 ve EK-2’de bulunan karantinaya tabi zararlı organizmalar ile bulaşık bulunması.</p>

<p>c) Ürüne ait belgelerde aşağıda belirtilen eksiklik ve uyumsuzlukların bulunması:</p>

<p>1) Bitki Sağlık Sertifikasının veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının bulunmaması.</p>

<p>2) Geçersiz Bitki Sağlık Sertifikası ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası.</p>

<p>3) Sahte Bitki Sağlık Sertifikası ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası.</p>

<p>ç) Sevkiyatın içinde kısmen yasaklanmış bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bulunması.</p>

<p>d) Sevkiyatın içinde kısmen beyan dışı bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bulunması.</p>

<p>e) Ürün beraberinde bulunan ahşap ambalaj malzemelerinin ISPM 15 logosu taşımadığının ya da usulüne uygun üretilmediğinin tespiti.</p>

<p>f) Usulüne uygun yapılmayan fümigasyon ve dezenfeksiyon işlemlerinin tespiti.</p>

<p>(5) 8 inci maddede belirtilen şartlara uygun olarak resmî kontrole tabi tutulmadan ülkeye giriş yapan sevkiyatlar, ilk giriş noktasındaki yetkili gümrük idaresine iade edilir.</p>

<p>(6) Giriş gümrük idarelerinde beyan edilmeksizin yolcu beraberinde taşınan tohumlukların tespiti halinde, miktarına bakılmaksızın ürünlere el konularak gerekli karantina tedbirleri uygulanır ve imha edilir.</p>

<p>(7) İhraç edilen ancak çeşitli sebeplerle geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bu Yönetmelik hükümlerine göre girişinin veya üçüncü bir ülkeye ihracatının uygun görülmemesi veya karantinaya tabi olmayan zararlı organizmalarla bulaşık bulunmakla birlikte fümigasyon ve dezenfeksiyon işlemleri ile arındırılamaması halinde imha işlemi uygulanır.</p>

<p>(8) İmha işlemleri; giderleri ürün sahibi tarafından karşılanmak üzere ilgili mevzuat çerçevesinde inspektör, gümrük idaresinden bir memur, gerektiğinde diğer kurum memurları ve ürün sahibi veya temsilcisiyle birlikte yapılır.</p>

<p>(9) Resmî kontroller sonucu bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için iade veya imha işlemi gerçekleştikten sonra Müdürlük tarafından ilgili gümrük idaresinden mahrecine iade edildiğine dair belge veya imha edildiğine dair imha tutanakları talep edilir.</p>

<p><strong>Posta veya kargo ile ürün girişi</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Posta veya kargo ile gelen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin, bu Yönetmelik hükümlerine göre kontrolü yapılarak ülkeye girişine izin verilir.</p>

<p>(2) İçerisinde bitki ve bitkisel ürünler bulunan kolilerin üzerine koyu ve büyük harflerle Türkçe ve İngilizce olarak “BİTKİ-PLANT” ibaresi yazılır.</p>

<p><strong>Bilimsel materyal ile zararlı organizmaların ülkeye girişi ve/veya ülke içinde dolaşımı</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin eklerinde yer alan listelerde bulunan veya bulunmayan organizmalar ile bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin bilimsel çalışma, deneme ve çeşit ıslahı amacıyla ülkeye girişi ve/veya ülke içinde dolaşımı, Bakanlık ile belirlenir.</p>

<p>(2) Bilimsel çalışma, deneme ve çeşit ıslahı amacıyla açık alanda gerçekleştirilecek faaliyetler için giriş yapacak tohumluklar, birinci fıkra kapsamında yer almaz.</p>

<p>(3) Birinci fıkra kapsamında Bakanlıkça yayımlanacak tebliğ dışında kalan, ülkemizde varlığı tespit edilmiş zararlı organizmaların girişi, Bakanlığın belirleyeceği esaslar dahilinde yapılır. EK-1’de yer almayan, ülkemizde varlığı tespit edilmemiş zararlı organizmaların girişi için Bakanlıkça zararlı risk analizi yapılır. Zararlı risk analizinin değerlendirilmesi sonucunda Bakanlığın belirleyeceği esaslar dahilinde işlemler yürütülür.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>İhracat</p>

<p><strong>İhracat kontrolleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeleri ihraç etmek isteyen, ürünün sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya gerçek kişilerin kanuni temsilciler/tüzel kişilerin yetkili temsilcileri tarafından, BKKTS’den alınan ihracat başvuru formu çıktısı ile ilgili müdürlüğe başvuru yapılır. İhracat ön izin şartı bulunan ürünler için ihracat ön izinlerinin, Bitki Sağlık Sertifikasının düzenleneceği Müdürlük adına hazırlanmış olması gerekir.</p>

<p>(2) İhracı yasak bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler hariç olmak üzere; ürünün taşıması muhtemel zararlı organizma ve zararlı organizmanın üründe bulunabileceği kısımlar dikkate alınarak resmî kontroller yapılır.</p>

<p>(3) İhraç edilmek istenilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile bunların ambalajları, alıcı ülkenin bitki sağlığı şartları açısından resmî kontrole tabi tutulur. Gerektiğinde ilave laboratuvar analizleri yapılır veya yaptırılır.</p>

<p>(4) Beyan ve bitki sağlığı kontrolleri, ürün grupları ve alıcı ülke şartlarına göre, ürünün üretildiği, paketlendiği veya depolandığı alanlarda ve sevkiyatın tamamının hazır olduğu tespit edildiğinde; gerekli araç, ekipman, ışıklı kontrol masası gibi asgari kontrol şartlarının sağlandığı durumda yapılır.</p>

<p>(5) Fide-fidan gibi üretim materyalleri ile iç ve dış mekan süs bitkileri grubundaki ürünlerin resmî kontrolleri, izin verilen üretim alanlarında, soğuk hava depolarında; yaş meyve sebze ürünleri İşletme Kayıt Belgesi olan paketleme tesislerinde, kayıtlı sebze ve meyve halleri ile kayıtlı depolarda, kontrol şartları uygun olan antrepolarda, kontrol şartlarının sağlandığı uygun depo ve kontrol alanlarında; orman ürünleri fümigasyon, ısıl işlem, basınçlı kimyasal emdirme, kurutma gibi işlemlerin yapıldığı ruhsatlı işletmelerde, kereste işleme atölyeleri ile orman ürünü depolarında, usulüne uygun olarak yapılır.</p>

<p>(6) Araç üstü veya araç içindeki ürünler için resmî kontrol talep edilmesi halinde kontrol yapılmaz. İhracata konu ürünün, üretildiği bölgede işlenip ihracata hazır hale getirilmesi ve resmî kontrollerin burada tamamlanarak uygun bulunan ürünler için Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi esastır. Ancak paketleme tesisinin başka bir ilde olması ve benzeri nedenlerle, üretildiği ilde resmî kontrollerin yapılamadığı durumlarda, ürünlerin başka bir ildeki paketleme tesisine veya denetim yapmaya elverişli, olumsuz dış etkenlerden etkilenmeyecek ve bitki sağlığı riski oluşmayacak olan, kontrol şartlarının sağlandığı uygun bir antrepoya, depoya veya kontrol yerine indirilmesi halinde resmî kontroller yapılır.</p>

<p>(7) İhraç edilmek istenilen bitki, bitkisel ürünler için alıcı ülke tarafından üretim yeri/arazi ariliğine dair ek deklarasyon talep edilmesi halinde, İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından üretim yerinde alıcı ülkenin talep ettiği periyotta ilgili zararlı organizmanın var olup olmadığı kontrol edilir. İl/İlçe Müdürlüğünün üretim yerinde/arazide ilgili zararlı organizmanın bulunmadığına dair resmî yazısı doğrultusunda ek deklarasyon düzenlenir.</p>

<p>(8) İhraç edilmek istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin beraberindeki ahşap ambalaj malzemelerinin ISPM 15 standartlarına uygun olup olmadığı kontrol edilir. Uygun olmayan sevkiyatın ihracatına izin verilmez.</p>

<p>(9) Alıcı ülke tarafından ilave olarak istenecek gıda güvenliğine ilişkin analiz veya üründe yapılması istenen fümigasyon, dezenfeksiyon, ısıl işlem, soğuk uygulama gibi işlemler olması halinde yapılan analize ve/veya işleme ait belgeler istenir.</p>

<p>(10) Bitki sağlığı ve karantina analizleri, özelliğine göre 5 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen müdürlüklerin laboratuvarlarında yaptırılır.</p>

<p>(11) Alıcı ülkenin bitki sağlığı şartlarını taşıyan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için ISPM 12 kurallarına uygun olarak bir asıl ve iki suret olarak Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir. Aslı ve bir sureti ihracatçıya verilir. Bir sureti Müdürlükte muhafaza edilir. İhracatçının talebi doğrultusunda istenilen miktarda tasdikli sureti kendisine verilir. Bitki Sağlık Sertifikası elektronik ortamda da oluşturulabilir. Fiziki veya elektronik ortamda düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikası, gümrük kontrolleri esnasında gümrük idaresince aranır.</p>

<p>(12) Bitki Sağlık Sertifikası ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının düzenlenmesinden itibaren on dört gün içinde bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler çıkış yapmak zorundadır. Bu süre içerisinde çıkış işlemi gerçekleşmeyen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler yeniden kontrol edilir.</p>

<p>(13) Resmî kontrolü yapılarak Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmiş bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler, çıkışına kadar gerek görüldüğü hallerde yeniden resmî kontrole tabi tutulabilir. Yeniden kontrol edilen ürünlerin ilk kontroldeki hallerine aykırılık görüldüğü takdirde, mevcut Bitki Sağlık Sertifikası iptal edilir ve gümrük işlemleri başlatılmış ise ürünün çıkışı engellenmek üzere gümrük idaresine bilgi verilir.</p>

<p>(14) Türk standartlarına göre ticari kalite denetimine tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin kapsamında, yaş meyve sebze ürünlerine düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikalarına dair gümrük idaresi tarafından aranan tek pencere sistemi ID numarasının firma tarafından gümrük beyannamesinin ilgili alanına kaydedilmesi zorunludur.</p>

<p>(15) On dördüncü fıkrada düzenlenen ürünlere ek olarak EK-5’te bulunan ürünler için de Bitki Sağlık Sertifikasına dair bilgilerin elektronik ortamda iletilebileceği tek pencere sistemi ID numarasının firma tarafından gümrük beyannamesinin ilgili alanına kaydedilmesi zorunludur.</p>

<p>(16) Bitki Sağlık Sertifikaları ISPM 12 standartlarında belirlenen bilgiler ile bitki sağlığına ilişkin açıklamaları içermelidir. Bitki sağlığını ilgilendirmeyen ibarelerin ek deklarasyon olarak yazılması talep edildiğinde, ISPM 12 standartlarına uygun olmayan bilgilere Bitki Sağlık Sertifikası, Yeniden İhracat Bitki Sağlık Sertifikası veya ek belgede yer verilmeksizin, talep edilen bilgilere ilişkin belgeler sertifika ekinde alıcı ülkeye gönderilir.</p>

<p>(17) Serbest dolaşımda bulunan yabancı damgalı ahşap ambalaj malzemelerinin ihracatta kullanılmasına dair iş ve işlemler, 26/7/2024 tarihli ve 32613 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Yeniden ihracat (re-export ) kontrolleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin yeniden ihracatı (re-export) için ürünün sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya gerçek kişilerin kanuni temsilcileri/tüzel kişilerin yetkili temsilcileri tarafından BKKTS üzerinden başvuru yapılır. Başvurularda ürünlerin yetkili giriş gümrük idaresinde tescil edildiğini gösteren özet beyan veya ilgili bir gümrük belgesinin aslı veya onaylı sureti talep edilir.</p>

<p>(2) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin hükümleri uygulanır. Bu mevzuat kapsamındaki bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin yeniden ihracat (re-export) işlemlerinde;</p>

<p>a) Zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde yer alan ürünler için, BKKTS’den alınan ithalat başvuru formu çıktısı ekinde; gönderici ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenmiş Bitki Sağlık Sertifikasının, daha önceden ithalat uygunluk yazısı düzenleyen Müdürlük tarafından onaylanmış sureti ve çıkış yapabilecek ürün miktar bilgisi yazısı ilgili müdürlüğe sunulur.</p>

<p>b) Gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler ve zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listelerinin her ikisinde de yer alan ürünler için BKKTS’den alınan ithalat başvuru formu çıktısı ekinde, bitki sağlığı ile gıda ve yem güvenliği resmî kontrolleri tamamlanarak ithali uygun bulunan ürünlere ait Bitki Sağlık Sertifikası; gümrük idaresine yazılan gıda ve yem mevzuatı açısından uygun olduğunu gösteren uygunluk yazısının sureti ve çıkış yapabilecek ürün miktar bilgisi yazısı ilgili müdürlüğe sunulur. (a) ve (b) bentlerinde açıklanan durumlarda ithalat uygunluk yazısı düzenlenen ve yeniden ihracatı (re-export) için başvuru yapılan ürünlerin belge kontrolü aşamasında öncelikle menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikası ile uygunluk yazısında belirtilen ürün miktarı dikkate alınarak, farklı bir Müdürlükten veya farklı bir zamanda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilir. Ürün miktarı ve tanımlayıcı bilgileri Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi için uygunsa beyan ve bitki sağlığı kontrolleri tamamlanarak Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası veya menşe ülkesi belirtilerek Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>c) Gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler ve zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listelerinin her ikisinde de yer alan ürünlerden, bitki sağlığı resmî kontrolleri tamamlanarak girişi uygun görülen ancak ithalat için gıda ve yem güvenliği kontrol başvurusu yapılmadığı için ithalat uygunluk yazısı düzenlenmeyen ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası talep edilenler için; bitki sağlığı kontrolünün tamamlandığı belirtilen Bitki Sağlık Sertifikasının onaylı sureti ile çıkış yapabilecek ürün miktar bilgisi yazısı ilgili müdürlüğe sunulur. Bu ürünlerin belge kontrolü aşamasında öncelikle menşe ülke bitki sağlık sertifikasındaki ürün miktarı dikkate alınarak, farklı bir müdürlükten veya farklı bir zamanda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilir. Ürün miktar bilgisi ve tanımlayıcı bilgileri Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi için uygunsa beyan ve bitki sağlığı kontrolleri tamamlanarak Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>ç) Gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler listesinde yer alan, ülkemize ithalat başvurusu yapılan, gıda ve yem güvenliği resmî kontrolleri uygun sonuçlanan ürünler için BKKTS’den alınan ithalat başvuru formu çıktısı ekinde; menşe ülkenin Bitki Sağlık Sertifikası veya Sağlık Sertifikası, Serbest Satış Sertifikası, Global Sertifika suretlerinden biri ile ilgili müdürlüğe başvuru yapılır. Bu ürünlerin belge kontrolü aşamasında öncelikle menşe ülke sertifikasındaki ürün miktarı dikkate alınarak, farklı bir müdürlükten veya farklı bir zamanda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilir. Ürün miktar bilgisi Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi için uygunsa beyan ve bitki sağlığı kontrolleri tamamlanarak Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>d) Gıda ve yem sanayiinde kullanılan bitkisel ürünler ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler listesinde yer alan ancak ülkemize ithalat başvurusu yapılmayan ürünler için BKKTS’den alınan ithalat başvuru formu çıktısı ekinde; ülkeye gelişte yetkili giriş gümrük idaresine sunulan beyannamenin onaylı sureti, menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikası veya Sağlık Sertifikası, Serbest Satış Sertifikası, Global Sertifika suretlerinden biri ile gıda güvenliği kontrolleri sonucunda ilgili müdürlükler tarafından düzenlenen sağlık sertifikası ve çıkış yapabilecek ürün miktar bilgisi yazısı ile ilgili müdürlüğe başvuru yapılır. Bu ürünlerin belge kontrolü aşamasında; öncelikle menşe ülke sertifikası ile beyannamede belirtilen ürün miktarı dikkate alınarak, farklı bir müdürlükten veya farklı bir zamanda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenip düzenlenmediği kontrol edilir. Yeniden ihracat (re-export) yapacak Müdürlük tarafından, gıda ve yem ihracatı açısından ihracı yasak ve ön izne bağlı mallara ilişkin tebliğ ile ilgili mevzuat kapsamında ürünün ihracatının uygun olup olmadığı aynı ildeki İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden doğrulandıktan sonra Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(3) Bakanlığın kontrolüne tabi olmayan ve ülkemiz gümrük sahasında bulunan bir ürün için alıcı ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından talep edilmesi durumunda, resmî kontroller sonucunda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(4) Düzenlenen Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasına menşe ülkenin orijinal Bitki Sağlık Sertifikası/Bitki Sağlık Sertifikaları veya onaylı sureti/suretleri eklenir.</p>

<p>(5) Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikalarının tasdik beyanı kısmında bulunan uygun kutucuklar işaretlenmek suretiyle; yeniden ihracata ilişkin sertifikanın ilişiğinde orijinal bitki sağlık sertifikası ya da onaylı bir nüshasının olup olmadığı, sevkiyatın yeniden ambalajlanıp ambalajlanmadığı, konteynerlerin orijinal veya yeni olup olmadığı ve ilave denetim yapılıp yapılmadığı belirtilir.</p>

<p>(6) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde bulunan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin giriş kontrollerinde bitki sağlığı yönüyle uygunsuzluk tespit edilmesi durumunda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmez.</p>

<p>(7) Yeniden ihracata yönelik sevkiyata dahil bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin yeniden ihracatı yapılacak ülkede niteliklerini değiştirecek biçimde işlenmesi durumunda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmez. Ancak işlenmiş veya işlenmemiş ürün için alıcı ülke tarafından talep edilen bitki sağlığı ithalat gereklilikleri aynı ise Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(8) Alıcı ülke tarafından karantina zararlısı olarak belirlenen zararlı organizmalar ile kontamine olmuş bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmez.</p>

<p>(9) Sevkiyatın alıcı ülke tarafından karantina zararlısı olarak belirlenen zararlı organizmalar ile kontamine olmaması koşuluyla, yeniden paketlenmiş, yeniden yüklenmiş, depolanmış, bölünmüş veya diğer ithal sevkiyatlarla birleştirilmiş ürünler için Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir. Sevkiyatların birleştirilmesi halinde bu sevkiyatlara eklenen tüm bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin alıcı ülkenin bitki sağlığı şartlarını karşılıyor olması gerekir.</p>

<p>(10) Sevkiyatın bölünmüş veya diğer ithal sevkiyatlarla birleştirilmiş olması durumunda da düzenlenen Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasına menşe ülkenin/ülkelerin orijinal Bitki Sağlık Sertifikası/Bitki Sağlık Sertifikaları veya onaylı sureti/suretleri eklenir.</p>

<p>(11) Kontaminasyon riski tespit edilirse, sevkiyatın alıcı ülke tarafından karantina zararlısı olarak belirlenen zararlı organizmalar ile kontamine olmadığını doğrulamak için ek bir denetim veya laboratuvar analizi yapılır.</p>

<p>(12) Birden çok kez yeniden ihraç edilen sevkiyatlarda, yeniden ihracat için orijinal bitki sağlık sertifikalarının tümünün veya onaylı kopyalarının sevkiyata eklenmesi gerekir. Yeniden ihracat için Bitki Sağlık Sertifikasının tasdik beyanında belirtilen Bitki Sağlık Sertifikası numarasının, en son yeniden ihracat yapan ülkenin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından verilen Bitki Sağlık Sertifikasının numarası olması gerekir.</p>

<p>(13) Ülkemizde düzenlenecek Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasında ek deklarasyon gerektiği durumlarda, bu deklarasyonların ülkemizdeki uygulamalarla ilgili olması gerekir. Ülkemiz tarafından düzenlenen Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasına, menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikasından veya onaylı kopyalardan alınan ek deklarasyonlar aktarılamaz.</p>

<p>(14) Alıcı ülkenin, vejetasyon periyodu kontrolü, toprak analizi gibi bitki sağlığı ithalat şartlarının karşılanamayacak olması durumunda;</p>

<p>a) Menşe ülke tarafından; menşe Bitki Sağlık Sertifikasında ithalatçı ülkenin istediği bilginin beyan edilmesi halinde,</p>

<p>b) Menşe ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonunun, ithalatçı ülke tarafından istenen bilgi için menşe ülke Bitki Sağlık Sertifikasına ait bir ek belgeyi düzenlemesi halinde,</p>

<p>c) Alıcı ülkenin bitki sağlığı ithalat şartlarıyla uyumlu ve bunlara denk görülen laboratuvar analizi veya fümigasyon/dezenfeksiyon uygulaması gibi alternatif bir bitki sağlığı tedbirinin uygun bir işlem olarak kabul edilmesi halinde,</p>

<p>Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(15) Zararlı risk analizine tabi ürünler arasından Bakanlıkça belirlenen ürünler için; yeniden ihraç edilmek üzere serbest bölgelerin sahasında bitki sağlığı kontrolleri tamamlanıp girişi yapıldıktan ve sadece serbest bölgelerde işlendikten sonra alıcı ülkenin şartlarını karşıladığının tespit edilmesi durumunda Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir. Ancak ülkeye ilk giriş noktasında serbest bölge bulunmaması durumunda, ilk giriş noktasında resmî kontrolleri tamamlanarak Serbest Bölgeye Dolaşım Formu ile ürünün işleneceği serbest bölgeye sevk edilir.</p>

<p><strong>Geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) İhraç edilen veya yeniden ihracatı (re-export) yapılan ancak çeşitli nedenlerle geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için gerçek veya tüzel kişiler veya gerçek kişilerin kanuni temsilcileri/tüzel kişilerin yetkili temsilcileri tarafından BKKTS üzerinden giriş başvurusu yapılır. BKKTS’den alınan geri dönen ürün başvuru formu çıktısının ekinde ürüne ait ülkemiz Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının aslı veya bu Sertifikayı düzenleyen Müdürlükçe verilen onaylı sureti ile ilgili müdürlüğe başvuru yapılır. Başvuru sırasında geri dönen ürünün ilgilisi, geri dönen ürüne ait uluslararası taşıma belgelerinden birinin, gümrük çıkış beyannamesinin ve ürüne ait faturanın fotokopileri ile ithalatçı ülkenin yetkili otoritesi tarafından verilen geri dönme sebebini içeren belgeyi ilgili müdürlüğe sunar.</p>

<p>(2) Geri dönen ürünlerin resmî kontrolleri; 8 inci maddede belirtilen ithalat kontrolü esaslarına göre yapılır.</p>

<p>(3) Geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin resmî kontrollerinin ülkeye ilk giriş noktasında yapılması esastır. Ancak geri dönen ürünlerin Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi düzenlenebilecek ürünlerden olması ve giriş noktasında yeterli teknik altyapı, fiziki şartlar ve laboratuvar imkânlarının olmaması nedeniyle bitki sağlığı kontrolünün yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda, giriş noktasında belge kontrolü yapılarak Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile sevk edilir.</p>

<p>(4) Geri dönme sebebi de dikkate alınarak, geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ihraç edilen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler ile aynı olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, EK-1 ve EK-2’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalardan ari olup olmadığının tespiti yapılır.</p>

<p>(5) Bu Yönetmelik hükümlerine göre ülkeye girişi uygun görülmeyen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin yurda girişine izin verilmez ve imha edilir. Ancak, alıcı ülke şartlarının uygun olduğunun ülkenin yetkili otoritesi tarafından verilecek belge ile resmî olarak bildirilmesi ve zararlı organizmaların bulaşmasını ve yayılmasını önleyecek şekilde kapalı koşullarda sevkiyatının mümkün olması durumunda üçüncü ülkeye ihracatı gerçekleştirilir.</p>

<p>(6) Geri dönen bitki, bitkisel ürünler ve diğer maddelerin EK-1 ve EK-2’de yer alan karantinaya tabi zararlı organizmalar dışında ülkemizde varlığı bilinen ve mücadeleye tabi herhangi bir zararlı organizma ile bulaşık bulunması durumunda, fümigasyon veya dezenfeksiyon işlemi ile zararlı organizmadan arındırılması mümkün ise giderleri sahibi tarafından karşılanmak üzere fümigasyon veya dezenfeksiyon işlemi yaptırılır; işlem sonrası yapılan resmî kontrolde zararlı organizmalardan ari bulunması halinde girişine izin verilir.</p>

<p>(7) Geri dönen ürünlerin ilk giriş noktasında yapılan kontrollerinde, bitki sağlığı açısından risk tespit edilmemesine rağmen çürüme, küflenme, kokuşma ve benzeri şekilde ürünlerin ticari değerini kaybetmesi durumunda sevkiyat engellenir. Ürünün ilgilisinin talebi doğrultusunda nihai değerlendirme, ilk giriş noktasındaki İl Tarım ve Orman Müdürlükleri Gıda ve Yem Şube Müdürlüğü ile birlikte yapılır.</p>

<p>(8) Alıcı ülkenin talebi doğrultusunda Bitki Sağlık Sertifikası almaksızın, Sağlık Sertifikası veya bunun gibi diğer belgelerle ihraç edilen ancak herhangi bir nedenle geri dönen ve Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde yer alan ürünler için giriş talep edilmesi durumunda; mevcut belgelerden geri dönen ürünün ihraç edilen ürün ile aynı olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, resmî kontrole tabi tutularak uygun olanların girişine izin verilir.</p>

<p>(9) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin zirai karantina kontrolüne tabi ürünler listesinde yer alan, alıcı ülkenin talebi olmasına rağmen Bitki Sağlık Sertifikası almadan ihraç edilen ancak herhangi bir nedenle geri dönen ürünler için giriş talep edilmesi durumunda resmî kontrol yapılmaksızın ürün imha edilir.</p>

<p>(10) Geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerle ilgili işlemler, işlemleri gerçekleştiren Müdürlük tarafından beş gün içinde Genel Müdürlüğe bildirilir.</p>

<p>(11) Geri dönen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin, çıkış işleminin gerçekleştirildiği gümrük idaresine giriş başvurusu yapması ve bu Müdürlüğün ithalata yetkili olmaması durumunda, geri gelme sebebi de dikkate alınarak, belge ve beyan kontrolü yapılır. Geri dönen ürünün ihraç edilen ürün ile aynı olduğunun tespiti yapıldıktan sonra, EK-11’de yer alan Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile bitki sağlığı kontrolü yapılmak üzere yetkili giriş gümrük idarelerinin belirlendiği tebliğ kapsamında yetkili bir gümrük idaresine veya onaylı kontrol yerine sevkiyatı yapılır.</p>

<p>(12) İhraç edilmek üzere ülkemiz gümrüklü alanından çıkış yaptıktan sonra, alıcı ülke güzergahındaki ülkeler tarafından geçişe izin verilmemesi sebebi ile geri dönen ürünlerin; çıkış yaptığı araç ve ürün bütünlüğü değiştirilmeden, Bitki Sağlığı Dolaşım Belgesi ile yetkili Müdürlüğe kadar geçişleri sağlanır.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Bitki Sağlık Sertifikaları</p>

<p><strong>Bitki Sağlık Sertifikası ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkeye girişinde, menşe veya ihracatçı ülkenin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından EK-7 veya EK-8’de yer alan formlara göre veya bu formlardaki bilgileri kapsayan başka bir formatta, ISPM 12 kurallarına uygun olarak Türkçe ve İngilizce dillerinden biriyle düzenlenmiş Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının orijinalinin bulunması gerekir. Diğer dillerde yazılmış sertifikalara ise yeminli tercüman onaylı Türkçe tercümesi eklenir.</p>

<p>(2) Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası Türkiye’ye hitaben yazılır. Sertifikada ihracatçı ülkenin ilgili servisinin mührü, tarih, düzenlendiği yer, yetkilinin adı, soyadı ve imzası yer alır.</p>

<p>(3) Ülkelerin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonları tarafından Bakanlığa bildirilmesi ve Bakanlıkça kabul edilmesi durumunda; ISPM 12 kurallarına uygun olarak düzenlenen; elektronik, ıslak imza veya dijital imza ile imzalanan; soğuk damga, mühür, doğrulama kodu veya karekod ile onaylanan; Bitki Sağlık Sertifikasının güvenlik kriterleri veya doğrulama linki bildirilen ve benzeri formattaki Bitki Sağlık Sertifikaları orijinal Bitki Sağlık Sertifikası olarak kabul edilir.</p>

<p>(4) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ithalinde, EK-4’te yer alan ve Bitki Sağlık Sertifikasında veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasında belirtilmesi istenen özel şartlar, Bitki Sağlık Sertifikasının veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının ilgili bölümüne ISPM 12 ile uyumlu şekilde ek bildirim açık olarak yazılır. Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasına üretim alanı ile ilgili bilgiler içeren ek bildirim yazılamaz.</p>

<p>(5) Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası üzerinde herhangi bir silinti veya kazıntı bulunamaz, yapılan değişiklik ve düzeltmeler ilgili Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından onaylanır.</p>

<p>(6) Sertifikaların düzenleniş amacı dışında kullanılması veya sahte olarak düzenlenmesi veya orijinal sertifika üzerinde tahrifat yapıldığının tespit edilmesi durumunda ilgili müdürlük tarafından adına bitki sağlık sertifikası düzenlenen ihracatçı firma için yasal işlem başlatılarak konu hakkında Genel Müdürlüğe bilgi verilir.</p>

<p>(7) Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası sevkiyat tarihinden en fazla on dört gün önce düzenlenir. Ancak kontrol tarihi ve düzenlenme tarihi ayrı ayrı belirtilen sertifikalarda; ürünün kontrol tarihi ile sevk tarihi arasındaki süre en fazla on dört gündür. Sevk tarihinden sonra düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikalarında ürünün kontrol tarihinin belirtilmesi gerekir.</p>

<p>(8) Bitki ve bitkisel ürünlerin ülkemize giriş başvurusunda Bitki Sağlık Sertifikasının veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının aslı olmadan resmî kontrollere başlanmaz. ISPM 12’ye göre düzenlenmiş ve Bakanlıkça uygun görülen ülkelerin elektronik Bitki Sağlık Sertifikaları ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları da geçerli kabul edilir. Ayrıca alıcı ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından kabul edilmesi halinde ISPM 12’ye göre elektronik Bitki Sağlık Sertifikaları ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları düzenlenir.</p>

<p>(9) Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları elektronik imzalı, karekodlu ve doğrulanabilir belge şeklinde düzenlenebilir.</p>

<p>(10) Bitki Sağlık Sertifikasının düzenlenmesi sırasında, gerekli bilgilerin Bitki Sağlık Sertifikasının ilgili bölümüne sığmaması durumunda bu bilgiler ek belge olarak liste halinde Bitki Sağlık Sertifikasına eklenir. Bitki Sağlık Sertifikasının ilgili bölümünde bu bölüme ait gerekli bilgilerin ek olarak verildiği belirtilir. Bu ek belgelerin Bitki Sağlık Sertifikası ile aynı seri numarası tarih, imza, mührü taşıması ve sayfa numaralarının belirtilmiş olması gerekir.</p>

<p>(11) İhracat gerçekleştikten sonra alıcı ülke tarafından ilave bilgi talep edilmesi durumunda, bitki sağlık sertifikasının düzenlendiği müdürlük tarafından Bitki Sağlık Sertifikası ile aynı tarih ve numarasını taşıyan ek belge düzenlenir ve onaylanır.</p>

<p>(12) Ülkemize kara yoluyla veya ro-ro taşımacılığı ile girişi yapılmak istenen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için her taşıma aracına en az bir Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmiş olması gerekir.</p>

<p>(13) Ülkemize demir yolu ve deniz yolu aracılığıyla girişi yapılmak istenen ürün sevkiyatlarında, her bir vagon/ambar/konteyner için ayrı ayrı Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmiş olması gerekir. Ancak ürün miktarının fazla olması nedeniyle ürünün ayrı vagon/ambar/konteynerlerde bulunması durumunda;</p>

<p>a) Gönderici ve alıcının aynı olması,</p>

<p>b) İhracatçı ülke tarafından tren, gemi ve benzeri her bir taşıma aracıyla ilgili sevkiyatı tanımlayacak vagon, konteyner sayısı, numarası ve benzeri gerekli bilgilerin Bitki Sağlık Sertifikası/konşimento/özet beyan/fatura ve benzeri belgelerde belirtilmiş olması,</p>

<p>şartıyla tek Bitki Sağlık Sertifikası kabul edilebilir.</p>

<p>(14) Ülkemizden bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ihracat/yeniden ihracatında, her bir taşıma aracı veya vagon, ambar, konteyner ve benzeri taşıma araçlarının bölümleri için ayrı ayrı Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi gerekir. Ancak alıcı ülkenin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından resmî olarak talep edilmesi halinde birden fazla taşıma aracı için tek Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenir.</p>

<p>(15) Bitki Sağlık Sertifikası ve Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmesi esnasında, inspektör tarafından alıcı ülkelerin ilave olarak talep ettiği bilgiler girildikten sonra yapılacak ilaveleri önlemek için boş kalan bölümlere “None/Yok” ibaresi yazılır veya o bölüm kapatılır.</p>

<p>(16) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin ülkemize girişinde ihracatçı ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikasının "Alıcının ismi ve adresi" alanına isim ve adres yazılmış olması gerekir.</p>

<p>(17) İhracatçı ülkenin geriye dönük izleme ve denetimini sağlamak için bitki sağlık sertifikasında “Göndericinin adı ve adresinin” yazılmış olması gerekir. İhracatçının adresi ihracatçı ülkede bulunmak zorundadır; ancak yabancı adrese sahip uluslararası bir şirketin ihracatçı olduğu durumlarda, ürünün göndericisi veya Bitki Sağlık Sertifikasının düzenlendiği ülkedeki yerel acentesinin adı ve adresinin yazılması zorunludur.</p>

<p>(18) Düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikaları veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları ürün miktarı ve varış ülkesi hariç olmak üzere; sertifikanın zarar görmesi, adres veya varış ülkesindeki giriş noktalarında değişikliklerin olması, hatalı bilgiler gibi istisnai durumlarda ihracatçının talebi üzerine yenilenebilir. Bu durumda ilgili müdürlük, ihracatçıdan daha önce düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikalarının orijinalini, onaylanmış suretlerini, varsa eklerinin iadesini talep eder ve saklar. Bitki Sağlık Sertifikalarının yenilenmesine ilişkin diğer şartlar şunlardır:</p>

<p>a) Yenilenmek üzere iade edilen veya kayıp nedeniyle iade edilemeyen Bitki Sağlık Sertifikaları, ilgili müdürlük tarafından iptal edilir. Yeni düzenlenen Bitki Sağlık Sertifikası, değiştirilen sertifika ile aynı numaraya sahip olamaz.</p>

<p>b) Daha önce düzenlenmiş olan bitki sağlığı sertifikası iade edildiği veya zayi nedeniyle iade edilemediği durumlarda, yerine yeni bir Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenebilir. Yeni düzenlenen bitki sağlık sertifikasının veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikasının ek deklarasyon bölümüne “Bu sertifika ………….... tarih ve ………………seri numaralı, iptal edilen sertifika yerine düzenlenmiştir.” şeklinde bir ibare yazılır.</p>

<p>(19) Bitki Sağlık Sertifikası veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikası sadece bitki sağlığı konularıyla ilgili bilgileri içerir. Hayvan veya insan sağlığı konuları, pestisit kalıntısı, organik ürün, radyoaktivite, akreditif gibi ticari bilgiler veya kalite gibi bitki sağlığı ile ilgili olmayan şartlara ait ifadeler yer almaz.</p>

<p>(20) Sevkiyatın ithal edilip ardından başka bir ülkeye yeniden ihraç edilmesi durumunda bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için ilk ihracatçı ülke tarafından düzenlenecek sertifikalarda, yeniden ihraç eden ülke ve varış ülkesinin bitki sağlığı şartlarının sağlanması gerekir. Bu sertifikaların “Bitki Koruma Teşkilatı/Teşkilatları” bölümüne yeniden ihraç eden ülke ve varış ülkesinin adının eklenmiş olması gerekir.</p>

<p>(21) Bitki Sağlık Sertifikaları veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları aşağıdaki durumlarda geçersiz sayılır:</p>

<p>a) Eksik veya tamamlanmamış bilgilerin bulunması.</p>

<p>b) Hatalı bilgilerin bulunması.</p>

<p>c) Çelişkili veya tutarsız bilgilerin bulunması.</p>

<p>ç) Bitki Sağlık Sertifikası örnekleriyle tutarsız dillerin veya bilgilerin bulunması.</p>

<p>d) Okunaksız yazılmış, zarar görmüş olması.</p>

<p>e) Onaylanmamış ek belgeler içermesi.</p>

<p>f) Elektronik bitki sağlığı sertifikalarının Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından yetkilendirilmemiş bir iletim yoluyla iletilmiş olması.</p>

<p>(22) Yirmi birinci fıkrada açıklanan geçersiz sayılma durumlarında Bitki Sağlık Sertifikaları veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları için ek bilgi istenir. İhracatçı ülke Ulusal Bitki Koruma Organizasyonundan ek bilginin temin edilememesi durumunda sevkiyat reddedilir.</p>

<p>(23) Bitki Sağlık Sertifikaları veya Yeniden İhracat (Re-Export) Bitki Sağlık Sertifikaları aşağıdaki durumlarda sahte sayılır ve kabul edilmez:</p>

<p>a) Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından resmî olarak onaylanan formata uygun düzenlenmeyenler.</p>

<p>b) Düzenleyen Ulusal Bitki Koruma Organizasyonu tarafından tarih atılmamış, damgalanmamış, işaretlenmemiş, mühürlenmemiş veya imzalanmamış olanlar ile düzenlendiği yer, inspektör adı ve soyadı olmayanlar.</p>

<p>c) Yetkisi olmayan kişiler tarafından düzenlenenler.</p>

<p>ç) Yetkisi olmayan kişiler tarafından eklenmiş bilgiler, değişiklikler, kazıntı veya silinti bulunanlar.</p>

<p>(24) 23 üncü maddede yer alan durumlarda, ihracatçı ülkenin Ulusal Bitki Koruma Organizasyonundan alınan bilgi doğrultusunda işlem yürütülür.</p>

<p>(25) Bitki Sağlık Sertifikası taşıması gerekli bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin listesi EK-5’te belirtilmiştir.</p>

<p><strong>Bitki Sağlık Sertifikasının aranmayacağı durumlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Yabancı ülkelerdeki gerçek ve tüzel kişiler tarafından resmî daire ve kurumlara veya hayır kurumlarına tüketim amacıyla bağış olarak gönderildiği Bakanlıkça kabul edilen bitki ve bitkisel ürünler için Bitki Sağlık Sertifikası aranmaz ve bunların yetkili giriş gümrük idarelerinde bitki sağlığı kontrolleri yapılarak uygun olanların girişine izin verilir.</p>

<p>(2) Yolcu beraberinde tüketim amacıyla getirilen ve üç kilogramı geçmeyecek miktardaki taze ve kuru meyve ve sebzeler için Bitki Sağlık Sertifikası aranmaz. Ancak, yolcu giriş noktasında gümrük görevlisince yolcu bagajları üzerinde yapılan kontrollerde yolcu tüketimine yönelik olmayan ve EK-5’te yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin tespit edilerek Bakanlığa bildirilmesi durumunda ürün imha edilir.</p>

<p>(3) Genel Müdürlük zararlı organizmaların bulaşma ve yayılmasını önlemek amacıyla gerektiğinde yolcu beraberinde gelen bitki, bitkisel ürün ve diğer maddeler için kısıtlama getirir.</p>

<p>(4) Ülkemize giriş yapmak amacıyla eşya beraberinde gelen ISPM 15’e göre işaretlenmiş ahşap ambalaj malzemelerinde, Bitki Sağlık Sertifikası aranmaz.</p>

<p>(5) Serbest bölgelere eşya beraberinde gelen ve/veya gelerek biriken ISPM 15’e göre işaretlenmiş ahşap ambalaj malzemelerinin Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girişinde Bitki Sağlık Sertifikası aranmaz.</p>

<p>(6) Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemede yer alan bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin; ülkemize kaçak yollarla girdiğinin veya gümrüğe terk edildiğinin veya mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin talep edildiğinin gümrük idaresi tarafından tespit edilmesi ve Bakanlığa bildirilmesi durumunda, Bitki Sağlık Sertifikası aranmaksızın, ürünün bu Yönetmelikte öngörülen makroskobik ve mikroskobik kontrolleri yapılarak sonucu uygun bulunanlar için uygunluk düzenlenir. Sonucun uygun bulunmaması ve iadenin mümkün olmaması durumunda ise imha işlemleri gümrük idaresinin gözetiminde gümrük mevzuatı kapsamında yürütülür.</p>

<p>(7) GTİP itibarıyla Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenlemenin zirai karantina kontrolüne tabi ürünler ve tohum, fide, fidan ve çiçek soğanları gibi çoğaltım materyalleri listelerinde yer alan ancak parantez içi ifadelerle bitki sağlığı kontrolünden hariç tutulan kapsam dışı ürünler için Bitki Sağlık Sertifikası aranmaz, Bakanlığın kontrolüne tabi ürünlerin denetimi ve ürün güvenliğiyle ilgili, Ticaret Bakanlığınca her yıl yayımlanan düzenleme kapsamında kapsam dışı işlemleri yapılır.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Numune Alma ve Analiz</p>

<p><strong>Numune alma ve numunelerin analize gönderilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) İnspektör, resmî kontrollerde bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerle birlikte taşıma araçlarının da genel makroskobik kontrolünü yapar ve gerekli olduğu durumlarda numune alır.</p>

<p>(2) İthalatı yapılmak istenen mikrobiyal gübrelerin analizi için gerekli numuneler inspektörler tarafından alınarak ilgili laboratuvara gönderilir.</p>

<p>(3) Numune; her lot/parti, lot/parti numarasına bakılmaksızın her bitki grubu ve sevkiyatta bulunan her çeşit için ayrı ayrı olmak üzere sevkiyatı temsil etmeye yetecek miktarda alınır. Analiz, alınan numune üzerinden yapılır ve analiz sonucu numune alınan lot/parti, bitki grubu veya çeşidini kapsar.</p>

<p>(4) Aynı sevkiyat içindeki lot/partiden ayrı ayrı alınarak paçal yapılan numunenin analizleri sonucunda, numunenin bulaşık olması halinde tüm sevkiyat veya tüm lotlar/partiler bulaşık kabul edilir.</p>

<p>(5) Aynı araç içerisinde birden fazla ürünün taşındığı durumlarda, her bir ürün için ayrı ayrı veya tek bir Bitki Sağlık Sertifikası düzenlenmiş olmasına bakılmaksızın, her bir ürün veya her lot/parti için ayrı ayrı numune alınır ve analize gönderilir. Analiz sonuçlarından birinin bulaşık çıkması durumunda araçtaki ürünlerin tamamı iade edilir.</p>

<p>(6) Numune; zararlı organizmalardan, zararlı organizmalar ile bulaşık bitki ve bitkisel ürün kısımlarından, zararlı organizma bulunması muhtemel bitki ve bitkisel ürün kısımlarından veya ürün homojen dağılıma sahip ise tesadüfi örnekleme metoduna göre hazırlanan paçaldan yeterli miktarda, Genel Müdürlükçe yayımlanacak numune alımına dair esasları belirleyen talimatlara göre alınır.</p>

<p>(7) Bitki, bitkisel ürün ve diğer maddelerin sahibi veya yetkilisi, görevli inspektöre gerekli miktarda numuneyi vermek zorundadır. Alınan numuneler için herhangi bir bedel ödenmez.</p>

<p>(8) Bu Yönetmelik esaslarına uygun olarak alınan numuneler ambalajlanıp mühürlenerek, etiketlenir ve en seri şekilde Müdürlük tarafından laboratuvara analize gönderilir.</p>

<p>(9) Numune alma ve analize gönderme usul ve esasları Genel Müdürlük talimatı ile belirlenir.</p>

<p>(10) İn vitro koşullarda üretimi yapılmış ve in vitro ortamda ithalatı yapılmak istenen bitkilerden numune alınır.</p>

<p>(11) Deniz yoluyla gelen dökme ürünler için zararlı organizma bulunması muhtemel bitki ve bitkisel ürün kısımlarından her bir ambar için ayrı ayrı veya paçal yapılarak Genel Müdürlükçe yayımlanacak numune alımına dair esasları belirleyen talimata uygun olarak yeterli miktarda örnek alınır ve analize gönderilir. Paçal olarak alınan numunelerin analiz sonuçlarından herhangi biri bulaşık bulunur ise numune alınan ürünün tamamı bulaşık kabul edilir.</p>

<p>(12) Resmî kontroller aşamasında alınan numunelerin laboratuvara teslim edilmesinden sonra ürünün ilgilisi tarafından analizlerin durdurularak işlemin iptaline ilişkin Müdürlüğe resmî başvuru yapılması durumunda, analiz sonuçlanana kadar aşağıda belirtilen işlemlere devam edilir:</p>

<p>a) İhracat işlemlerinde analiz sonucunun bu Yönetmeliğe uygun olması durumunda, başvurunun iptali gerçekleştirilir. Analiz sonucunda karantinaya tabi zararlı organizma tespit edilmesi halinde başvuru iptal edilerek ilgili mevzuat kapsamında gerekli bitki sağlığı önlemlerinin alınması sağlanır.</p>

<p>b) İthalat işlemlerinde analiz sonucu bu Yönetmeliğe uygun olduğunda başvurunun iptali gerçekleştirilir. Analiz sonucu beklenmeksizin ürünün iadesinin talep edildiği durumda, Bitki Sağlık Sertifikasının orijinali Müdürlükte muhafaza edilerek “Aslı Gibidir” kaşeli nüshası ilgilisine verilir. Analiz sonucunda karantinaya tabi zararlı organizma tespit edilmemesi halinde Bitki Sağlık Sertifikasının orijinali; bulaşıklık tespit edilmesi halinde ise “Türkiye’ye girişi yasaktır” ibaresi yazılı olarak ilgilisine teslim edilir. Genel Müdürlük tarafından ilgili ülkeye engellemeye ilişkin bildirim yapılır.</p>

<p>(13) GDO analizine tabi tohumlukların numune alma ve analize gönderme usul ve esasları, tohumluklarda GDO analizine ilişkin uygulamaları içeren talimat uyarınca belirlenir.</p>

<p>(14) Deneme ve demonstrasyon amacıyla ithal edilmek istenen aynı türdeki tohumlukların lot/parti ve çeşitlerin miktarlarının alınacak numune miktarı kadar veya daha az olması durumunda, analiz için tüm lot/parti ve çeşitlerden numune alınarak paçal yapılır. Yapılan paçalda bulaşıklık olması halinde tüm lot/parti ve çeşitler bulaşık kabul edilir.</p>

<p><strong>İtiraz ve itirazın değerlendirilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) Bitki ve bitkisel ürün sahibi veya temsilcisi, bu Yönetmelik esaslarına göre alınan numunelerin analiz sonucuyla ilgili itirazını, sonucun kendisine bildirilmesinden itibaren yedi gün içerisinde numuneyi alan Müdürlüğe yazılı olarak yapar. Analiz itirazın yapıldığı müdürlükte yapılmamış ise numuneyi alan müdürlük itirazı analizin yapıldığı müdürlüğe bildirir.</p>

<p>(2) İtirazı değerlendirmek üzere, analizi yapan müdürlük tarafından üç kişilik bir komisyon oluşturulur. Bu komisyon, Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü ve/veya Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve/veya laboratuvarı olan Zirai Karantina Müdürlüklerinde görevli, yapılan analizle ilgili konu uzmanlarından oluşur. İtiraza konu analizi yapan uzman bu komisyonda yer alamaz. İtirazda bulunulan ürünün sahibi veya temsilcisi tarafından, komisyon toplantısının video konferans yöntemiyle yapılmasının talep edilmesi halinde, itirazın değerlendirilerek analiz yöntemi ve sonuçlarının incelenmesi işlemleri video konferans yoluyla yapılabilir.</p>

<p>(3) Komisyon, bütün bilgi, belge, preparat ve fotoğrafları incelemek üzere analizi yapan uzmandan alır. Komisyon gerekli gördüğü takdirde numuneyi alan inspektörün bilgisine başvurabilir.</p>

<p>(4) Komisyon, analiz yöntemi ve sonuçlarını inceler. İnceleme sonucunda analiz sürecinde bir eksiklik veya hata tespit edilmez ise sonuç kesindir ve itiraz edilemez.</p>

<p>(5) Komisyonca yapılan inceleme sonucunda analiz sürecinde bir eksiklik veya hata tespit edilirse komisyonda görevli uzmanlar tarafından varsa mevcut numunelerden yoksa yeniden numune alınarak komisyonca belirlenen laboratuvarda analiz tekrarlanır. Tekrarlanan analiz sonucu kesin olup itiraz edilemez.</p>

<p>(6) Kesinleşen komisyon kararı, komisyonca yapılan incelemenin sonuçlanmasını takip eden iki iş günü içerisinde ürün sahibi veya temsilcisine resmî yazıyla bildirilir.</p>

<p>(7) İtirazla ilgili olarak analiz ücreti, komisyon üyelerinin harcırah, konaklama ve yol giderleri gibi masraflar itirazı yapan tarafından ödenir.</p>

<p>(8) Bitki ve bitkisel ürünün sahibi veya temsilcisi, bu Yönetmelik esaslarına göre alınan numunelerin analizi sonucunda GDO tespit edilmesi durumunda, itirazını GDO hakkındaki mevzuat kapsamında numuneyi alan müdürlüğe yazılı olarak yapar.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>İdari yaptırımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı davranılması, gerçek dışı usulsüz işlem yapılması, Bakanlık tarafından istenen resmî evrakta tahrifat veya sahtecilik yapılarak Bakanlığın yanıltılması hallerinde 5996 sayılı Kanunun 38 inci ve 42 nci maddesi hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) 3/12/2011 tarihli ve 28131 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Karantinası Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinden doksan gün sonra yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260506-2-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tıklayınız</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/bitki-karantinasi-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/02/resmi/tarim-ve-orman-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="27925"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/huzurevleri-ile-huzurevi-yasli-bakim-ve-rehabilitasyon-merkezleri-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/huzurevleri-ile-huzurevi-yasli-bakim-ve-rehabilitasyon-merkezleri-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği, 06 Mayıs 2026 Tarihli ve 33245 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>HUZUREVLERİ İLE HUZUREVİ YAŞLI BAKIM VE REHABİLİTASYON MERKEZLERİ YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinden hizmet alacak 70 yaş ve üzerindeki bireyler ile 60 yaş ve üzeri olup yaşlılığa bağlı hastalıklar nedeniyle kısmi veya tam bağımlı engelli sağlık kurulu raporuna sahip, rehabilitasyon ve bakıma ihtiyacı bulunan yaşlıların yararlanacağı barınma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini; bu hizmetlerin türünü, niteliğini ve işleyişini; Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinin açılışına ilişkin usul ve esasları ile bu merkezlerde görev yapan personelin görev, yetki ve sorumluluklarını belirlemektir.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı huzurevleri ile huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerini kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) ve (5) numaralı alt bentleri ile 19 uncu maddesine ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 65 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine, 71 inci ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Bakan: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanını,</p>

<p>b) Bakanlık: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını,</p>

<p>c) Bakım değerlendirme ekibi: Müdürün kuracağı veya müdürün görevlendireceği müdür yardımcısı başkanlığında sağlık servisi, beslenme servisi, sosyal servis ve fizyoterapi biriminde görevli en az üç personelden oluşan ekibi,</p>

<p>ç) Bakım personeli: Yaşlı bakımı alanında; yükseköğrenim kurumlarının ilgili bölümlerinden veya lise ve dengi ortaöğretim kurumlarının ilgili alanlarından mezun olanlar ile en az ortaöğretim mezunu olup yükseköğrenim kurumları veya Millî Eğitim Bakanlığınca ya da Millî Eğitim Bakanlığının onayıyla açılan yaşlı bakım, engelli bakım, hasta bakım, evde bakım ve öz bakıma destek programları/kurslarından sertifika ya da kurs bitirme belgesi almış kişileri,</p>

<p>d) Bakıma ihtiyacı olan yaşlı: Günlük yaşam aktiviteleri ve öz bakım gibi temel işlevlerini bağımsız şekilde yerine getiremediği, Bakanlık tarafından belirlenen ve geliştirilen ölçeklerle tespit edilen ve bir başka kişinin desteğine ihtiyaç duyan 60 yaş ve üzeri kişiyi,</p>

<p>e) Başvuru değerlendirme komisyonu: Yaşlıların yatılı bakım hizmeti başvurularını değerlendirmek ve nihai kararı vermek üzere; sosyal incelemenin yapıldığı yerde sosyal hizmet merkezi bulunması hâlinde öncelikle sosyal hizmet merkezi müdürlüğü bünyesinde, bulunmaması ve gerekli görülmesi durumunda il müdürlüğü bünyesinde kurulan; en az bir sosyal çalışmacı ve psikolog ile bulunması halinde en az bir sağlık personeli ünvanına sahip lisans veya üstü mezunu personelin yer aldığı, asgari üç kişiden oluşan komisyonu,</p>

<p>f) Bireysel bakım planı: Kuruluşta yaşlıya verilecek sağlık ve sosyal bakım hizmetlerinin türünü, içeriğini ve sıklığını ayrıntılı şekilde belirleyen; bireyin ihtiyaçları dikkate alınarak bakım değerlendirme ekibi tarafından hazırlanan ve sağlık servisinden sorumlu müdür yardımcısı veya sosyal servisten sorumlu müdür yardımcısı tarafından onaylanan yazılı planı,</p>

<p>g) Disiplin kurulu: Yaşlılarla ilgili disiplin işlemlerini yürütmek üzere müdür tarafından belirlenen beş personelden oluşan kurulu,</p>

<p>ğ) Döner sermaye işletmesi: 2828 sayılı Kanunun 19 uncu maddesi gereğince kurulan döner sermaye işletmesini,</p>

<p>h) Ekonomik yoksunluk: Yaşlının her ne ad altında olursa olsun tüm gelirleri esas alınarak hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının, asgari ücretin aylık net tutarının üçte ikisinden az olmasını,</p>

<p>ı) Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirliğe ilişkin yayımladığı standartları,</p>

<p>i) Genel Müdürlük: Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>j) Huzurevi: 70 yaş ve üzeri olup günlük yaşam aktivitelerini bağımsız sürdürebilen yaşlılara, huzurlu ve güvenli bir ortamda sosyal, fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yirmi dört saat hizmet veren; 1. seviye yaşlı yaşam birimi ve/veya 2. seviye gözetimli yaşlı yaşam biriminden oluşan yatılı sosyal hizmet kuruluşunu,</p>

<p>k) İl müdürü: Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürünü,</p>

<p>l) İl müdürlüğü: Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünü,</p>

<p>m) Koordinasyon ve değerlendirme komisyonu: Kuruluşta mesleki çalışmaları yürütmek, meslekler arası koordinasyon ve ekip çalışmasını sağlamak amacıyla en az beş personelden oluşan komisyonu,</p>

<p>n) Kuruluş: Huzurevi ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerini,</p>

<p>o) Müdür: Kuruluş müdürünü,</p>

<p>ö) Müdür yardımcısı: Kuruluş müdür yardımcısını,</p>

<p>p) Rehabilitasyon: Bedensel ve/veya yaşlılığa bağlı zihinsel fonksiyonlarını kalıcı veya geçici olarak kaybeden yaşlıların fonksiyonel kapasitelerinin belirlenmesi, rehabilite edilmesi, psikososyal açıdan desteklenmesi ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız hâle gelmelerine yönelik tüm çalışmaları,</p>

<p>r) Risk değerlendirmesi: Başvuru değerlendirme komisyonu tarafından, başvuru yapan yaşlının Bakanlık tarafından belirlenen ve geliştirilen ölçekler doğrultusunda yapılan sosyal inceleme sonucuna göre bütüncül şekilde değerlendirilerek risk sınıfının, bakım türünün ve düzeyinin belirlenmesini,</p>

<p>s) Risk sınıfı: Yaşlının kurum bakımına ihtiyaç önceliğinin belirlenmesi amacıyla oluşturulan; kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil olmak üzere dört farklı risk alanını,</p>

<p>ş) Sosyal yoksunluk: Bireyin malı ve/veya geliri olmakla birlikte bakımını ve geçimini temin edememesi ve sosyal-kültürel normlar nedeniyle toplumla etkileşiminin azalması veya engellenmesi durumunu,</p>

<p>t) Vaka tartışma ve değerlendirme komisyonu: Kuruluşta vaka çalışması sürecinin yürütülmesi amacıyla müdür tarafından belirlenen en az beş personelden oluşan komisyonu,</p>

<p>u) Yaşlı: 70 yaş ve üzeri kişiler ile 60 yaş ve üzeri olup rehabilitasyon ve bakıma ihtiyacı olan kişileri,</p>

<p>ü) Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi: 60 yaş ve üzeri olup bakım ihtiyacı olan, korunma altına alınan ve yaşamını başkasının yardımı olmadan sürdüremeyen yaşlı bireylere; sağlık, sosyal hizmet, rehabilitasyon ve psikolojik destek hizmetlerinin verildiği; 3. seviye profesyonel destekli yaşlı yaşam birimi ile 4. seviye ileri ve ağır bakım yaşlı yaşam biriminin bulunduğu yatılı sosyal hizmet kuruluşunu,</p>

<p>v) Yaşlı temsilcisi: Huzurevinde hizmet alan yaşlılar tarafından, en az bir yıldır kuruluştan hizmet alan kişiler arasından yılda bir kez seçilen; yaşlıların talep ve şikâyetlerini kuruluş yönetimine ileten ve hizmet kalitesinin artırılmasına katkı sunan kişiyi,</p>

<p>y) Yaşlı yaşam birimi: Huzurevleri ile Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezlerinde, yaşlıların fiziksel ve bilişsel sağlık durumlarına göre farklılaşan bakım ihtiyaçlarını karşılamak üzere Bakanlık tarafından oluşturulan özelleştirilmiş bakım birimini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında temel alınan esaslar aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Yaşlıların, yaşlı bakım kuruluşlarında insan hakları ve temel özgürlükler çerçevesinde; onur, itibar, haysiyet, inanç, mahremiyet ve bireysel ihtiyaçlarına saygılı, huzurlu ve güvenli bir hizmet almalarını sağlamak üzere gerekli tedbirlerin alınması esastır.</p>

<p>b) Yaşlıların fiziksel, zihinsel ve psikolojik iyilik hâllerinin korunması ve geliştirilmesi, rehabilitasyonlarının sağlanması ve sosyal yönden toplumla bütünleşmelerine yönelik tedbirlerin alınması hedeflenir.</p>

<p>c) Kamu ve özel sektör kurumları ile gönüllü kişi ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde düzenlenen sosyal, kültürel, sanatsal, sportif ve benzeri etkinliklere yaşlıların katılımına önem verilir.</p>

<p>ç) Özel bakım ve rehabilitasyon gereksinimi olan yaşlılara hizmet sunulacak mekânların fiziki şartları; cinsiyet farklılığı ve kişisel mahremiyet dikkate alınarak planlanır.</p>

<p>d) Kuruluşta sunulan hizmetlerde yaşlıların bağımsızlığının korunması ve sosyal hayata katılımının artırılması ile bilgi, yetenek ve becerilerini kullanmalarının desteklenmesi ve teşvik edilmesi esastır.</p>

<p>e) Yaşlılarla ilgili tutulan kayıt ve raporlarda sade, açık ve anlaşılır ifadeler kullanılır. Bilgi ve verilerin kayıt altına alınması, bilişim sistemine işlenmesi; istatistiki çalışmaların yapılması ve raporlanması sağlanır.</p>

<p>f) Kuruluşta görev yapan idari, sosyal, sağlık ve güvenlik personelinin karşılıklı etkileşim ve iş birliği içerisinde koordineli bir şekilde çalışması sağlanır.</p>

<p>g) Yaşlılara sunulan hizmetlerin Bakanlık tarafından belirlenen standartlara uygun olarak yürütülmesi, izlenmesi, değerlendirilmesi, denetlenmesi ve sürekli geliştirilmesi esastır.</p>

<p>ğ) Kuruluşta hizmet alan yaşlılar ve yakınlarına ait kişisel verilerinin 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununa uygun şekilde korunması esastır.</p>

<p>h) Genel Müdürlük tarafından, kuruluşlarda hizmetlerin etkin ve verimli yürütülmesi ile uygulamada birlik sağlanması amacıyla uygulama rehberleri hazırlanır. Bu rehberlerde; kuruluş açılış süreçleri, başvuru ve kabul işlemleri, personelin görev ve sorumlulukları, denetim esasları ile mevzuatın uygulanmasına ilişkin açıklamalara yer verilir.</p>

<p>ı) Kuruluşta hizmet alan yaşlıların bilgi, tecrübe ve mesleki deneyimlerinin gönüllülük esasına dayalı olarak idarenin öngördüğü hizmet alanlarında değerlendirilmesine özen gösterilir.</p>

<p>i) Huzurevinde kalan ve günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak sürdürebilen yaşlıların; bireysel yeterliliklerinin korunması, aktif yaşlanmanın desteklenmesi ve yaşam becerilerinin sürdürülmesi amacıyla, kendi odalarının düzeni ve basit temizliğine katılımları teşvik edilir. Güvenlik riski taşıyan cam, balkon ve benzeri alanların temizliği personel tarafından yapılır.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Kuruluşun Fiziki Şartları ve Kullanımı</p>

<p><strong>Kuruluşun genel fiziki koşulları</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Kuruluşun; Türk Standardları Enstitüsü tarafından yayımlanan TS 9111 standardına uygun olması zorunludur.</p>

<p>(2) Kuruluşta; sağlık birimi, beslenme birimi, idari, sosyal, teknik, güvenlik ve benzeri birimler binanın fiziksel koşullarına uygun olarak düzenlenir.</p>

<p>(3) Kuruluşta yaşlılara hizmet veren ve yaşlıların kullanımına sunulan tüm birimler, yaşlıların sağlık ve erişim koşulları dikkate alınarak düzenlenir.</p>

<p>(4) Kuruluşta, yaşlıların fiziksel ve sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte uygun bir bahçe bulunur.</p>

<p>(5) Kuruluşta, yaşlıların zihinsel, bilişsel ve el becerilerinin geliştirilmesine yönelik iş ve uğraşı terapilerinin yürütülebilmesi amacıyla uygun odalar ve atölyeler oluşturulur.</p>

<p>(6) Kuruluşta; sağlık ünitelerindeki cihazların, asansörlerin, ısıtma ve soğutma sistemlerinin kesintisiz çalışmasını sağlayacak yeterli kapasitede jeneratör bulundurulur.</p>

<p>(7) Yaşlı bakım kuruluşlarında hizmetlerin kesintisiz sürdürülebilmesi ve acil durumlarda su temininin sağlanabilmesi amacıyla yeterli kapasitede su deposu bulundurulması zorunludur. Su deposunun temizlik ve bakımı, ilgili mevzuat hükümlerine ve yetkili kurumlarca belirlenen periyotlara uygun olarak yapılır ve yapılan işlemler kayıt altına alınır.</p>

<p>(8) Katlı binalarda fiziksel koşulların elverişli olması halinde sedye asansörü bulundurulabilir. Yaşlı odası kapısında, acil hâl ve güvenlik durumlarında görevli personelin iç mekânı kontrol edebilmesini sağlayan, mahremiyeti koruyucu nitelikte pencere kontrol paneli bulundurulabilir.</p>

<p><strong>Kuruluş bölüm ve birimleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Kuruluşun bölüm ve birimleri, yaşlıların güncel ihtiyaçları, hizmet türü ve bu Yönetmelikte belirtilen genel esaslar doğrultusunda Bakanlık tarafından hazırlanacak ihtiyaç programına göre belirlenir. Kuruluşta yaşlı odaları, yaşlı mutfağı, kat banyosu, kat tuvaleti, çamaşır ve ütü odası, kuruluş mutfağı, yemekhane, çamaşırhane, sağlık ünitesi, gözlem odası, emanet deposu, tereke odası ve yaşlıya yönelik diğer bölüm ve birimlerin oluşturulmasına özen gösterilir. Bu bölüm ve birimler; kuruluşun kapasitesi, yaşlıların ihtiyaçları ve binanın fiziksel koşulları ve personel durumu da dikkate alınarak kurulabilir, kaldırılabilir veya birleştirilebilir. Özellikle düşük kapasiteli kuruluşlarda hizmet binasının verimli ve etkin şekilde kullanılmasına dikkat edilir.</p>

<p>(2) Kuruluşta;</p>

<p>a) 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun yangın merdiveni, yangın algılama ve alarm sistemi bulundurulur.</p>

<p>b) 18/3/2018 tarihli ve 30364 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği hükümlerine uygun yapısal ve yapısal olmayan deprem güvenliği tedbirleri alınır.</p>

<p>c) 25/8/1988 tarihli ve 19910 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sığınak Yönetmeliği hükümlerine uygun sığınak bulundurulur.</p>

<p><strong>Yaşlı odaları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Tüm odalar, erişilebilirlik standartlarına uygun şekilde düzenlenir.</p>

<p>(2) Huzurevi odaları, yaşlıların sağlık durumu dikkate alınarak ev ortamı oluşturacak şekilde düzenlenir. Odalarda kalacak yaşlı sayısı kadar yatak, komodin, gardırop, sandalye, koltuk ve benzeri eşya bulundurulur.</p>

<p>(3) Huzurevi ve rehabilitasyon merkezlerinin odalarında yaşlıların kolaylıkla ulaşabileceği mesafede çağrı bulunur.</p>

<p>(4) Huzurevi ve rehabilitasyon merkezlerindeki yaşlı odalarında banyo ve tuvalet bulunması esastır; ancak binanın mevcut fiziki koşulları nedeniyle mümkün olmaması hâlinde kat banyosu ve kat tuvaleti düzenlemesi yapılabilir. Odalarda bulunan banyo ve tuvaletlerin kolay temizlenebilir malzemeden yapılması, zeminlerinin kaydırmaz özellikte malzeme ile kaplanması gerekir. Banyo ve tuvaletlerde yatay ve düşey tutunma barları bulunmalı; sifonlar yaşlıların kolayca kullanabileceği özellikte olmalı; yaşlı ergonomisine uygun yükseklikte lavabo yer almalı ve ayna, sabunluk ile havluluk sabit şekilde monte edilmelidir.</p>

<p>(5) Rehabilitasyon odaları, yaşlıların sağlık durumu dikkate alınarak düzenlenir. Odalarda; kalacak yaşlının ihtiyacına göre yatak, hasta başı komodin, gardırop, sandalye ve hasta önü yemek masası bulundurulur. İki veya daha fazla yaşlının kaldığı odalarda yataklar arasında mahremiyet perdesi bulunur.</p>

<p>(6) Oda donanımlarının temizlenebilir nitelikte malzemeden olmasına dikkat edilir. İmkanlar ölçüsünde zemin, anti-statik ve anti-bakteriyel malzeme ile döşenir.</p>

<p>(7) Tüm odaların giriş, banyo ve tuvalet kapılarının, erişilebilirlik standartlarına uygun olarak tekerlekli sandalye ve sedyelerin rahat hareket edebileceği genişlikte olması gerekir. Deprem anında devrilerek yaşlılara zarar verebilecek veya kaçış yollarını kapatabilecek eşyaların duvara veya zemine sabitlenmesi için yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması kapsamında düzenleme yapılır.</p>

<p>(8) Tüm odaların giriş kısımlarında fotoselli aydınlatma bulunur.</p>

<p>(9) Tüm yataklarda sıvı geçirmez alez kullanılması zorunludur.</p>

<p><strong>Yaşlı mutfağı</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Huzurevi bölümünde, yaşlıların ihtiyaç duyduklarında yiyecek ve içecek hazırlayabilecekleri, personel gözetiminde pişirme yapabilecekleri ve bulaşık yıkayabilecekleri bir mutfak bulunur.</p>

<p>(2) Bu mutfakta; ocak, eviye, buzdolabı, dolap ve yiyecek-içecek hazırlama ile pişirme ekipmanları bulunur.</p>

<p><strong>Kat banyosu</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Kuruluşta yer alan kat banyoları, erişilebilirlik standartlarına uygun şekilde düzenlenir.</p>

<p>(2) Kuruluşta odalarda banyo bulundurulmasının fiziken imkânsız olması halinde kat banyoları kullanılır.</p>

<p>(3) Kat banyolarının kolay temizlenebilir malzemeden yapılmış olması ve zeminlerinin kaydırmaz özellikte malzeme ile döşenmesi gerekir. Kat banyolarında yatay ve düşey tutunma barları bulunmalı; yaşlı ergonomisine uygun yükseklikte lavabo yer almalı ve ayna, sabunluk ile havluluk sabit şekilde monte edilmelidir.</p>

<p>(4) Kat banyo kapılarının, erişilebilirlik standartlarına uygun olarak tekerlekli sandalye ve sedyenin rahat hareket edebileceği genişlikte ve dışarıya açılır şekilde olması gerekir.</p>

<p>(5) Malzemelerin saklanabileceği ve havalandırma olanağı bulunan bir dolap düzenlenir.</p>

<p><strong>Kat tuvaleti</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Kuruluşta yer alan kat tuvaletleri, erişilebilirlik standartlarına uygun şekilde düzenlenir.</p>

<p>(2) Kat tuvaletlerinin kolay temizlenebilir malzemeden yapılmış olması ve zeminlerinin kaydırmaz özellikte malzeme ile döşenmesi gerekir. Kat tuvaletlerinde yatay ve düşey tutunma barları bulunmalı; sifonlar yaşlıların kolayca kullanabileceği özellikte olmalı; yaşlı ergonomisine uygun yükseklikte lavabo yer almalı ve ayna, sabunluk ile havluluk sabit şekilde monte edilmelidir.</p>

<p><strong>Çamaşırhane</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Çamaşırhane; çamaşır yıkama ve kurutma makinelerinin bulunduğu alan, ütü alanı ve temiz çamaşır alanı olmak üzere üç bölüm hâlinde düzenlenir.</p>

<p>(2) Çamaşırhanede, yaşlılara ait çamaşırların birbirine karışmasını önleyecek bir sistem oluşturulur.</p>

<p>(3) Çamaşırhanede amaca uygun dolap ve raflar bulunur.</p>

<p>(4) Çamaşırhanede ortamın hijyen ve kullanım koşullarına uygun yeterli bir havalandırma düzeneği sağlanır.</p>

<p><strong>Çamaşır ve ütü odası</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Katlarda, ihtiyaç duyan yaşlıların kendi çamaşırlarını yıkayabilmeleri için uygun hacimde ev tipi çamaşır makinesi bulundurulur.</p>

<p>(2) Bu alanda malzeme dolabı, portatif çamaşır askısı veya çamaşır kurutma makinesi ile ütü masası ve ütü bulundurulur.</p>

<p><strong>Kuruluş mutfağı</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Mutfak zeminine kolay temizlenebilir ve açık renkli ıslak zemin malzemesi döşenir.</p>

<p>(2) Duvarlara kolay temizlenebilir, açık renkli seramik kaplama yapılır. Tavan ve döşemesi tamamlanmamış duvarlar açık renk boya ile boyanır.</p>

<p>(3) Mutfak; malzeme teslim alma, depolama, hazırlama, pişirme, bulaşık yıkama, çöp toplama ve mutfak ekipmanları depolama birimlerinden oluşur.</p>

<p>(4) Hazırlık, pişirme ve sunum için gerekli tüm araç ve gereçlerin bulunduğu mutfakta, malzeme ve donanımın saklanabileceği dolap ve raflar yer alır.</p>

<p>(5) Mutfakta yemek kokusunun binaya yayılmasını önleyici havalandırma ve baca sistemi bulunur.</p>

<p>(6) Soğuk hava depoları ile kuru gıda depoları, mutfağa yakın bir yerde bulunur. Depolardaki malzemelerin üretim tarihi, alım tarihi ve son tüketim tarihi üzerine yazılır.</p>

<p>(7) Binanın fiziki koşulları uygun ise yemekhane ile mutfak arasında bağlantılı yemek asansörü yapılabilir.</p>

<p>(8) Pişirme ve serviste kullanılan tüm araç ve gereçler sağlığa zarar vermeyecek malzemelerden seçilir.</p>

<p>(9) Çöplerin biriktirilmesi için gıdalardan ayrı ve uzak alanlar oluşturulur.</p>

<p><strong>Yemekhane</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Yemekhaneler; havalandırma düzeneği bulunan, ferah ve aydınlık salonlardan oluşturulur.</p>

<p>(2) Yaşlıların yemeklerini kendilerinin alabileceği servis işleyişine uygun düzenleme yapılır.</p>

<p>(3) Yemekhanede, kolay temizlenebilir malzemeden yapılmış 4-6 kişilik masalar ve yeterli sayıda sandalye bulunur.</p>

<p>(4) Yemek servisinde kullanılan araç ve gereçler dolaplarda muhafaza edilir.</p>

<p>(5) Yemeklerin ısısının korunarak dağıtılmasını sağlamak için gerekli ekipman bulundurulur.</p>

<p>(6) Yemekhanelere bağlı bulaşıkhane bölümlerinde; bulaşık makinesi, eviye, dolap ve rafların bulunduğu ve havalandırmanın sağlanabildiği bölümler oluşturulur.</p>

<p>(7) Fiziki koşulların uygun olması halinde, yaşlıların yemek öncesi ve sonrası el temizliğini yapabileceği imkanlar sağlanır.</p>

<p>(8) Çok katlı kuruluşlarda, katlara ayrı yemekhane bölümleri düzenlenebilir.</p>

<p>(9) İhtiyacı olan yaşlıların odasına servis yapılmasına imkân verecek ekipman bulundurulur.</p>

<p>(10) Kuruluşta yer alan yemekhane, erişilebilirlik standartlarına uygun şekilde düzenlenir.</p>

<p><strong>Sağlık ünitesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Kuruluşta gerekli tıbbi araç ve gereçlerin bulunduğu bir sağlık ünitesi düzenlenir.</p>

<p>(2) Muayene, gözlem, izolasyon ve fizyoterapi odaları ile kuruluşun kapasite ve fiziki şartlarına göre oluşturulabilen egzersiz ve ergoterapi odalarını içeren sağlık ünitesi, yaşlıların kolay erişebileceği bir konumda yer alır.</p>

<p>(3) Sağlık ünitesi yeterli aydınlatma ve havalandırmaya sahip olur. Zemin ve duvarlar kolay temizlenebilir malzemeden yapılır. Yeterli ısıtma ve nem dengesi sağlanır.</p>

<p>(4) Fiziki tıbbi kayıtların tutulduğu defter ve dosyaların muhafazası için uygun dolaplar bulundurulur.</p>

<p>(5) İlaçların saklama koşullarına uygun şekilde kilit altında muhafaza edilebilmesi için kilitli dolaplar bulundurulur.</p>

<p>(6) Özel saklama koşulu gerektiren ve/veya soğuk zincire tabi ilaçların muhafazası için uygun nitelikte dolaplar bulundurulur.</p>

<p>(7) Kuruluşta, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde kullanılmak üzere sağlık ünitesinde kilitli ilaç dolapları bulundurulur. Dolabın sorumluluğu tabip tarafından yürütülür; tabibin bulunmadığı kuruluşlarda ise idare tarafından yetkilendirilen sağlık personeli tarafından yerine getirilir.</p>

<p>(8) Kuruluşta ihtiyaç duyulan alanlarda ilk yardım dolapları bulundurulur.</p>

<p>(9) Acil durumlarda kullanılmak üzere acil müdahale çantası bulundurulur. Taşınabilir şok cihazı olan otomatik eksternal defibrilatör bulundurulabilir.</p>

<p><strong>Gözlem odası</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Gözlem odası, hastalanması nedeniyle kısa süreli tıbbi gözlem ihtiyacı bulunan yaşlıların takibini sağlamak üzere düzenlenir.</p>

<p>(2) Gözlem odasında;</p>

<p>a) Hasta bakım yatağı, mahremiyet perdesi, serum askısı, başucu komodini,</p>

<p>b) Vital bulgu izleme için termometre, tansiyon aleti, nabız oksimetresi, stetoskop,</p>

<p>c) Eldiven, maske, dezenfektan, tıbbi ve evsel atık kapları ve benzeri hijyen ve atık yönetimi donanımı,</p>

<p>ç) Kaymaz zemin, tutunma barı, çağrı butonu sistemi ve benzeri yaşlı güvenliği donanımı,</p>

<p>bulundurulur.</p>

<p><strong>İzolasyon odası</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Kuruluşlarda, yetkili sağlık kuruluşu veya tabip raporu ile bulaşıcı hastalık riski taşıdığı tespit edilen yaşlıların geçici olarak izole edilebilmesini sağlamak amacıyla izolasyon odası oluşturulur.</p>

<p>(2) İzolasyon odası tek kişilik olur, doğal havalandırmaya sahip bulunur ve kolay temizlenebilir malzemelerle donatılır. Odada lavabo ve tuvalet bulunur.</p>

<p>(3) İzolasyon odası, hastalık riski taşıyan yaşlıların diğer sakinler ve personel ile temasını en aza indirecek şekilde konumlandırılır ve acil durum çağrı sistemi ile donatılır.</p>

<p><strong>Emanet deposu</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Kuruluşta uygun bulunan bir yer, yaşlıların odalarında muhafaza edemedikleri boş valiz ve çantaların saklanması amacıyla emanet deposu olarak düzenlenir.</p>

<p>(2) Emanet deposunda raf veya dolaplar bulunur.</p>

<p>(3) Bu oda, müdür tarafından görevlendirilecek bir personelin sorumluluğunda olur.</p>

<p>(4) Eşyalar, cinsi ve miktarı yazılı makbuz karşılığında teslim alınır ve korunur; aynı şekilde makbuz karşılığında geri teslim edilir.</p>

<p>(5) Emanete alınan tüm eşyaların üzerine isim etiketi takılır.</p>

<p>(6) Emanet deposunda yaşlılara ait para, mücevher ve değerli kâğıtlar bulundurulmaz.</p>

<p><strong>Tereke odası veya tereke dolabı</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Yaşlının vefatı, kuruluşu terk etmesi veya eşyasını unutması hâlinde, tutanak altına alınan kişisel eşyalarının mahkemeye teslim edileceği zamana veya tereke davası sonuçlanıncaya kadar saklandığı, amaca uygun şekilde düzenlenmiş odayı ifade eder.</p>

<p>(2) Bu oda, gerekli güvenlik önlemleri alınarak korunur ve 24 saat kayıt yapabilen bir güvenlik kamerası ile izlenir. Bu fıkra kapsamındaki güvenlik kamera kayıtları otuz gün süreyle saklanır; adli veya idari soruşturma hâlinde ilgili mercilerin talebi üzerine saklama süresi uzatılabilir.</p>

<p>(3) Kuruluşta tereke odasına gerek duyulmaması halinde bu ihtiyacı karşılamak için para, mücevher, değerli evrak, kağıt ve eşyalar için emanet kasası, değersiz eşyalar için kilitli dolap kullanılabilir.</p>

<p>(4) Kuruluşun fiziki kapasitesinin sınırlı olması ve kullanım ihtiyacının düşük olması hâlinde, emanet deposu ile tereke odası aynı mekân içerisinde fiziksel olarak ayrılmış bölümler şeklinde düzenlenebilir. Bu düzenlemede; tereke bölümünün güvenlik ve kamera izleme şartları korunur.</p>

<p><strong>Yaşlıyla ilgili diğer bölümler</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Bu maddede yer alan tüm bölümler, erişilebilirlik standartlarına uygun olarak düzenlenir.</p>

<p>(2) İbadethane, kadın ve erkek yaşlıların ayrı ayrı ibadet edebilecekleri şekilde düzenlenir. Kuruluşun fiziki şartları uygunsa abdestlikler oluşturulabilir.</p>

<p>(3) Kuruluşun ihtiyacına göre çay ve kahve salonu, aydınlık ve havalandırılabilir şekilde oluşturulur. Bu salonda kolay taşınabilir ve temizlenebilir masa ve sandalyeler bulunur.</p>

<p>(4) Yaşlının talep ve ihtiyacına göre, erkek ve kadın yaşlılara ayrı ayrı hizmet verebilecek şekilde donatılmış kuaför ve berber odası bulundurulabilir.</p>

<p>(5) Kuruluşa ve yaşlıya ait eşyaların dikiş ve tadilat işlemlerinin yapılabildiği, gerekli malzeme ve donanıma sahip bir terzi atölyesi oluşturulabilir.</p>

<p>(6) Kütüphane, açık raf sistemine uygun; yeterli ışık alan, yeterli sayıda masa, sandalye ve koltuk bulunan bir alan olarak düzenlenebilir.</p>

<p>(7) Kuruluşun fiziki alanının uygun olması halinde yaşlı yakını görüşme alanı oluşturulabilir.</p>

<p><strong>Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon hizmeti</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri; huzurevi bölümü ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon bölümü ve bölümlerin altında yer alan birim ve ünitelerden oluşur.</p>

<p>(2) Bölüm, birim ve ünitelerde hizmet alan yaşlılara yönelik kontrollü geçişi sağlamak amacıyla gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Bu hizmetler ayrı alanlarda, kat, blok veya binalarda sunulur.</p>

<p>(3) Huzurevi bölümü, 70 yaş ve üzeri; ruh sağlığı yerinde, bulaşıcı hastalığı bulunmayan, aktif ve bağımsız yaşlılara yönelik olarak aşağıdaki birimlerden oluşur:</p>

<p>a) Birinci Seviye Yaşlı Yaşam Birimi: Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluğu bulunmakla birlikte bakım yoksunluğu olmayan, günlük yaşam aktivitelerini bağımsız sürdürebilen aktif ve sağlıklı yaşlılara hizmet verilen birimdir.</p>

<p>b) İkinci Seviye Gözetimli Yaşlı Yaşam Birimi: Günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilen ancak belirli ölçüde bakım gözetimine ihtiyaç duyan, tıbbi bakım ve diyet düzenine ilişkin düzenli takip ve kontrol gereksinimi bulunan yaşlılara hizmet verilen birimdir.</p>

<p>(4) Yaşlı bakım ve rehabilitasyon bölümü; 60 yaş ve üzeri, ruh sağlığı yerinde, bulaşıcı hastalığı bulunmayan, kısmi ya da tam bağımlı ibareli engelli sağlık kurulu raporu bulunan ve rehabilitasyona, sürekli ve özel bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara hizmet verir.</p>

<p>(5) Yaşlı bakım ve rehabilitasyon bölümü aşağıdaki birimlerden oluşur:</p>

<p>a) Üçüncü Seviye Profesyonel Destekli Yaşlı Yaşam Birimi: Doğrudan ve sürekli bakım desteğine ihtiyaç duyan, günlük yaşam aktivitelerini bağımsız gerçekleştiremeyen yaşlılara hizmet verilen birimdir. Bu birim aşağıdaki alt ünitelerden oluşur:</p>

<p>1) 3A Ünitesi: Fiziksel engeli bulunan ancak bilişsel durumu korunmuş yaşlılara yönelik birimdir.</p>

<p>2) 3B Ünitesi: Bilişsel bozukluğu bulunan ancak fiziksel fonksiyon kaybı olmayan yaşlılara yönelik birimdir.</p>

<p>3) 3C Ünitesi: Hem bilişsel hem fiziksel yetersizliği bulunan yaşlılara yönelik birimdir.</p>

<p>4) 3D Ünitesi: Sağlık problemleri nedeniyle geçici olarak özel bakıma ihtiyaç duyan yaşlılara, sağlık servisinin teklifi ve kuruluş müdürünün onayı doğrultusunda en fazla altı ay süreyle kısa süreli bakım ve rehabilitasyon hizmeti sunmak üzere oluşturulan birimdir. Bakım süresi sonunda, yaşlının durumuna uygun diğer birimlere geçişi sağlanır.</p>

<p>b) Dördüncü Seviye İleri Ağır Bakım Yaşlı Yaşam Birimi: Tedavi süreci tamamlanmış, uzun süreli yaşam desteği gerektiren, terminal dönemde olan veya mekanik ventilatör, trakeostomi, PEG, nazogastrik sonda gibi destek cihazları ile izlenmesi gereken yaşlılara hizmet verilen birimdir.</p>

<p>(6) Huzurevi birimlerinde hizmet almakta iken bakım ihtiyacı artan yaşlılar, durumlarına uygun birime öncelikli olarak alınır.</p>

<p>(7) Kuruluşta kalmakta iken ruh sağlığı yerinde olmadığı uzman hekim raporu ile tespit edilen ve bu durumu nedeniyle diğer yaşlılar ile personelin güvenliğini tehdit eden yaşlı, vaka tartışma ve değerlendirme komisyonu kararıyla uygun bakım kuruluşuna yerleştirilir.</p>

<p>(8) Kuruluşta kalan yaşlılar, sağlık veya ziyaret amaçlı olarak başka bir ilde boş yatak kapasitesi bulunan kuruluşta en fazla 20 gün süreyle ücretsiz misafir statüsünde kalabilir. Daha uzun süreli misafirliklerde iller arasında yazışma yapılır.</p>

<p><strong>Bakım ve rehabilitasyon hizmeti esasları</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Rehabilitasyon hizmeti; yaşlının kendi başına yerine getiremediği günlük yaşam aktivitelerine ilişkin bakım, beslenme, güvenlik, fiziksel hareketlilik ile rehberlik ve danışma hizmetlerinin bütününü kapsar.</p>

<p>(2) Bakım ve rehabilitasyon hizmetleri, yaşlının bireysel ihtiyaçlarına uygun şekilde; fiziksel, sosyal ve sağlık durumunu destekleyecek biçimde planlanır ve yürütülür.</p>

<p>(3) Ücretli yaşlıların yetişkin hasta bezi giderlerinin yaşlı veya yakınları tarafından karşılanması esastır.</p>

<p>(4) Hizmetlerin sunumunda; yaşlının günlük bakımının sağlanması, beslenme düzeninin oluşturulması, hijyen ve kişisel bakımının yapılması, sağlık izlemlerinin yürütülmesi ile kuruluş içi yaşam düzenlemelerinde cinsiyet farklılığına uygun planlama yapılması esastır.</p>

<p>(5) Bakım ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar ile ücretli yaşlıların yetişkin hasta bezi giderlerine yönelik düzenlemeler Bakanlıkça çıkarılacak usul ve esaslarda belirlenir.</p>

<p><strong>Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin işleyişi</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde sunulacak hizmetler, kuruluşun kapasitesi ve imkânları dâhilinde, her bir birey için özel olarak hazırlanan bireysel bakım planı çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(2) Sağlık, beslenme, sosyal servislerinde ve fizyoterapi birimlerinde görevli personel tarafından hazırlanıp teklif edilen bireysel bakım planı, sağlık servisinden sorumlu müdür yardımcısı ve/veya sosyal servisten sorumlu müdür yardımcısı tarafından onaylanarak uygulanır.</p>

<p>(3) Bireysel bakım planı, huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezinde yaşlıya hizmet veren tüm birimlerde sunulacak hizmetlerin tamamını kapsar.</p>

<p>(4) Bireysel bakım planı, ihtiyaç duyulduğu hâllerde koordinasyon ve değerlendirme komisyonu tarafından gözden geçirilir; bireyin değişen ihtiyacına göre revize edilir ve yaşlının dosyasında muhafaza edilir.</p>

<p>(5) Kuruluşta sunulan hizmetlere ilişkin olarak Bakanlık tarafından belirlenen standart formlar ve belgeler kullanılır.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Kabul Koşulları, Başvuru Esnasında İstenecek Belgeler, Başvuru Mercileri, İnceleme, Kabul ve Ayrılış</p>

<p><strong>Kabul koşulları</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Huzurevleri ile yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine kabul edilecek yaşlılarda aşağıdaki şartlar aranır:</p>

<p>a) 70 yaş ve üzeri olmak veya 60 yaş ve üzeri olup tam bağımlı ya da kısmi bağımlı ibareli Engelli Sağlık Kurulu Raporuna sahip olmak.</p>

<p>b) Sağlık durumu itibarıyla;</p>

<p>1) Huzurevleri için, günlük yaşam etkinliklerini (yeme, içme, banyo, tuvalet ve benzeri) bağımsız olarak yerine getirebilecek durumda olmak.</p>

<p>2) Yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri için, bedensel ve/veya yaşlılığa bağlı fiziksel ya da demans ve benzeri zihinsel gerilemeler nedeniyle süreli veya sürekli özel ilgi, bakım ve rehabilitasyona ihtiyaç duymak.</p>

<p>c) Ruh sağlığının yerinde olması.</p>

<p>ç) Bulaş yolları nedeniyle toplu yaşam alanlarında kalmaya engel teşkil edecek bulaşıcı hastalığının bulunmaması; bulaşıcı hastalığın bulunması hâlinde ise toplu yaşam alanında kalmaya engel teşkil etmediğinin sağlık raporu ile belgelendirilmesi.</p>

<p>d) Uyuşturucu madde ve/veya alkol bağımlısı olmamak.</p>

<p>e) Kuruluşa kabulde sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğunun sosyal inceleme raporu ile tespit edilmiş olması.</p>

<p>f) Başvuru tarihi itibarıyla 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu veya diğer ceza hükmü içeren kanunlar uyarınca herhangi bir suçtan hükümlü bulunmamak.</p>

<p>g) Yakınları veya kendisine bakmakla yükümlü kişiler tarafından terk edildiği yönünde makul şüphe oluşan ve bu nedenle kuruluşa yerleştirilen yaşlılara ilişkin olarak, 5237 sayılı Kanunun 97 nci maddesi kapsamında terk suçunun oluşup oluşmadığının Cumhuriyet Başsavcılığınca değerlendirilmesini teminen ilgili mercilere suç duyurusunda bulunulması.</p>

<p><strong>Başvuru esnasında istenecek belgeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) Kurum bakım hizmetlerinden yararlanmak üzere yapılacak başvurularda, başvuru sahiplerinden aşağıdaki bilgi ve belgeler istenir:</p>

<p>a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için kimlik bilgileri.</p>

<p>b) Gelir durumu ve mal varlığını gösterir belge örnekleri.</p>

<p>c) Yabancı uyruklu bireyler için oturma izni ile geçici veya yabancı kimlik numarasını gösterir belge.</p>

<p>ç) İlgili adli mercilerden veya e-Devlet sistemi üzerinden temin edilen adli sicil kaydı belgesi.</p>

<p>d) Yetkili sağlık kuruluşu/tek hekim tarafından düzenlenmiş ve üzerinde “toplu yaşam alanlarında kalabilir” ibaresi bulunan sağlık raporu.</p>

<p>e) 60 yaş ve üzeri olup 70 yaşın altında bulunan başvuru sahiplerinden, kısmi veya tam bağımlı olduklarını gösterir Engelli Sağlık Kurulu Raporu.</p>

<p>f) Başvuru sahibi tarafından imzalanmış dilekçe veya e-başvuru.</p>

<p>g) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda belirtilen sebeplerle korunması, gözetilmesi ve mahkeme kararıyla kısıtlanması gereken yaşlılar için; vasilik kararı, aynı Kanunun 462 nci maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi uyarınca vesayet makamından alınacak izin veya yetki belgesi ile vasi tarafından imzalanmış dilekçe.</p>

<p>ğ) 4721 sayılı Kanunda belirtilen sebeplerle korunması, gözetilmesi ve mahkeme kararıyla kısıtlanması gerektiği hâlde henüz vasilik kararı bulunmayan yaşlıların başvurularında; vasilik başvuru formu, anılan Kanunun 462 nci maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi kapsamında vesayet makamından alınacak izin veya yetki belgesi ile vasilik talebinde bulunan kişi tarafından imzalanmış dilekçe (Vasilik kararının, yaşlının kuruluşa kabulü itibarıyla altı ay içinde ibraz edilmesi esastır.).</p>

<p>h) Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin aydınlatma metni ile gerekli hâllerde kendisi veya yakınlarından alınacak açık rıza beyanı.</p>

<p><strong>Başvuru mercileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Kuruluş hizmetlerinden yararlanmak için başvurular;</p>

<p>a) Kuruluş müdürlüğüne,</p>

<p>b) Sosyal hizmet merkezi müdürlüğüne,</p>

<p>c) İl müdürlüğüne,</p>

<p>yapılabilir.</p>

<p>(2) Başvurular ayrıca e-Devlet üzerinden elektronik ortamda da yapılabilir.</p>

<p>(3) Mülki idare amirleri, muhtarlar, kolluk kuvvetleri, belediye başkanlıkları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşlar tarafından il müdürlüklerine bildirilen acil durumdaki yaşlılar ile basın yayın organlarındaki haberler de bildirim olarak değerlendirilir; doğrulama amacıyla sosyal inceleme süreci başlatılır.</p>

<p><strong>Başvuru inceleme ve kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Kuruluş hizmetlerine yapılan başvuruların inceleme ve kabul sürecinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır:</p>

<p>a) Kuruluş hizmetlerinden yararlanmak amacıyla başvuruda bulunan yaşlı ve/veya vasisine ait başvuru evrakları, başvurunun yapıldığı merci tarafından alınarak yaşlı dosyası oluşturulur. Elektronik ortamda başvuru belgelerine ulaşılamaması hâlinde, sunulan asıl belgelerden fotokopi ile çoğaltılan ve başvuru merciinin müdürü tarafından tasdik edilen belgeler dosyaya eklenir.</p>

<p>b) Kabul koşullarını taşıyan yaşlı veya vasisinin başvurusu üzerine; yaşlının ikametgâhına en yakın sosyal hizmet merkezinde, kuruluşta veya il müdürlüğünde görev yapan sosyal çalışmacı tarafından sosyal inceleme yapılır. Sosyal inceleme; standardize edilmiş ölçme araçları, yaşlının fiziki çevresinde yapılan gözlemler, yüz yüze görüşmeler ve başvuru evraklarında yer alan bilgiler esas alınarak gerçekleştirilir.</p>

<p>c) Sosyal inceleme raporunun sonuç ve değerlendirme bölümünde aşağıdaki hususlara yer verilir:</p>

<p>1) Yaşlının kurum bakımına ihtiyaç duyup duymadığı.</p>

<p>2) Kurum bakımına ihtiyaç duyulması hâlinde yaşlının dâhil olduğu risk sınıfı.</p>

<p>3) Hizmet almasının uygun olduğu bölüm ve yaşlı yaşam birimi.</p>

<p>4) Hizmetten ücretli veya ücretsiz statüde yararlanıp yararlanamayacağı.</p>

<p>5) Kurum bakımına ihtiyaç bulunmaması hâlinde yönlendirilebileceği gündüz bakım, aktif yaşam, evde bakım ve benzeri alternatif hizmet modelleri.</p>

<p>ç) Sosyal inceleme sonucunda kurum bakım hizmeti alması uygun görülen yaşlıya ilişkin dosya, başvuru mercii tarafından Başvuru Değerlendirme Komisyonuna sunulur. Yaşlının risk sınıfı, sosyal inceleme raporunda yer alan değerlendirmeler esas alınarak aşağıdaki şekilde belirlenir:</p>

<p>1) Kırmızı risk sınıfı: Buluntu veya terk edilmiş olan ya da ihmal veya istismar mağduru olan yaşlılar ile günlük yaşam aktivitelerini desteksiz olarak yerine getiremeyen ve bakım verecek kimsesi bulunmayan yaşlılar kırmızı risk sınıfı kapsamında değerlendirilir. Bu kapsamdaki yaşlılar için il müdürlüğü teklifi ve mülki idare amirinin onayı alınır; kırmızı risk sınıfında yer alan yaşlı, bulunduğu il içinde durumuna uygun bir kuruluşa geçici veya misafir statüsünde yerleştirilir ve kurum bakımına ilişkin gerekli belgelerin tamamlanmasını müteakip Türkiye genelinde durumuna uygun bir kuruluşta ilk boşalan kontenjana yerleştirme işlemi gerçekleştirilir.</p>

<p>2) Turuncu risk sınıfı: Bakım ihtiyacı bulunan ve mevcut bakım desteği yetersiz olan; 90 yaş ve üzeri yaşlılar ile eşlerin her ikisinin de 80 yaş ve üzerinde olduğu, eşlerden birinin bakıma ihtiyaç duyduğu ve hanede bakım sağlayabilecek başka bir kişinin bulunmadığı durumlardan en az birini taşıyan ve sosyal veya ekonomik yoksunluk içinde bulunan yaşlılar bu risk sınıfında değerlendirilir.</p>

<p>3) Sarı risk sınıfı: Bakıma ihtiyacı bulunmakla birlikte bakım vereni mevcut olan ve sosyal veya ekonomik yoksunluğu bulunmayan yaşlılar sarı risk sınıfı kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>4) Yeşil risk sınıfı: 70 yaş ve üzerinde olup günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak yerine getirebilen ve sosyal veya ekonomik yoksunluk içinde bulunan yaşlılar yeşil risk sınıfı kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>d) Yaşlının hangi risk sınıfında yer aldığına ve hangi bölüm ve yaşlı yaşam biriminden hizmet alacağına ilişkin nihai karar, Başvuru Değerlendirme Komisyonu tarafından verilir. Komisyon kararı doğrultusunda yaşlının dosyası sistem üzerinden il müdürlüğüne gönderilir.</p>

<p>e) İl müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda uygun bulunan dosyalar onaylanarak ilgili kuruluşa gönderilir; uygun bulunmayan başvurular gerekçesi belirtilmek suretiyle reddedilir ve işlem sonlandırılır.</p>

<p>f) Sadece sosyal yoksunluk sebebiyle kurum bakım hizmeti talep eden yaşlılar, ikamet ettikleri ilde bulunması hâlinde öncelikle Gündüz Bakım ve Aktif Yaşam Merkezlerine yönlendirilir.</p>

<p>g) Kurum bakımına yerleştirmede (ç) bendinin (1) numaralı alt bendi birinci, (2) numaralı alt bendi ikinci, (3) numaralı alt bendi üçüncü, (4) numaralı alt bendi dördüncü önceliğe sahiptir.</p>

<p>ğ) Başvuruda sıralama; başvuru dilekçe tarihi esas alınmak suretiyle yaşlının risk sınıfı, cinsiyeti, bölge, il, kuruluş ve oda tercihi, yaşı, sağlık ve ekonomik durumu dikkate alınarak yapılır. Sırası gelen yaşlıya veya varsa vasisine çağrı yapılır.</p>

<p>h) Kendisine veya vasisine ulaşılan yaşlının, on iş günü içinde mazeret bildirmeksizin çağrıya icabet etmemesi hâlinde dosyası işlemden kaldırılır. Telefon ve/veya posta yoluyla kendisine veya yakınlarına on iş günü içinde ulaşılamayan yaşlıların dosyası işlemden kaldırılır; başvuru sahibine/vasisine durum yazılı olarak bildirilir ve yeniden başvuru hakkı saklıdır. Bu işlemler kuruluşun sosyal servis görevlileri tarafından yürütülür.</p>

<p>ı) Sırası gelen yaşlının kuruluşa kabul işlemleri, sosyal servis görevlisinin teklifi ve kuruluş müdürünün onayıyla sistem üzerinden gerçekleştirilir.</p>

<p>i) Kuruluşa kabul edilen yaşlı için bireysel bakım planı hazırlanır, sağlık hizmetlerinden sorumlu müdür yardımcısı tarafından onaylanır ve bakım hizmetleri bu plan doğrultusunda yürütülür.</p>

<p>j) Kabulü yapılan yaşlıya kuruluş birimleri, işleyişi ve kuralları hakkında gerekli bilgilendirme yapılır; sağlık muayenesi yapılır ve sağlık bilgileri kayıt altına alınır. Yaşlının kuruluşa uyum sürecine yönelik gerekli tedbirler alınır.</p>

<p>k) Kırmızı risk sınıfında bulunanlardan, il müdürlüğünün teklifi ve mülki idare amirinin onayı ile kurum bakımına geçici olarak alınan yaşlının, kuruluşa kabul tarihinden itibaren yirmi gün içinde vasilik işlemleri hariç olmak üzere gerekli belgeler düzenlenir ve Türkiye geneli durumuna uygun bir kuruluşa tertibi yapılır.</p>

<p><strong>Yaşlının kendisinin ya da vasisinin talebi ile ayrılış</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Bir başka yerde yaşamını sürdürmek isteyen yaşlıların yazılı talepleri üzerine kuruluş ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(2) 4721 sayılı Kanunda belirtilen sebeplerden dolayı korunması, gözetilmesi ve mahkeme kararıyla kısıtlanması gereken yaşlılar için vasi tarafından ilgili mahkemeden izin yetki belgesi alınması hâlinde yaşlının kuruluş ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kuruluştan kendi isteği ile ayrılanların geçerli mazereti olması durumunda, kuruluşa yeniden kabulü yapılabilir. Yeniden kabul sürecinde bu Yönetmeliğin başvuru ve kabule ilişkin hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Nakil işlemleri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Yaşlılar, kendi istekleriyle yaptıkları nakil başvurularında, sağlık ve güvenlik nedenleri dışında beş defadan fazla nakil talebinde bulunamaz.</p>

<p>(2) Nakil başvurusunda bulunan yaşlının durum değerlendirme raporu doğrultusunda talebinin uygun görülmesi hâlinde;</p>

<p>a) İl içi nakil işlemleri il müdürlükleri tarafından,</p>

<p>b) İl dışı nakil işlemleri Genel Müdürlük tarafından,</p>

<p>yürütülür.</p>

<p>(3) Hizmet alınan birimin bulunduğu il ile nakil talep edilen ilin eşleşmesi durumunda, nakil başvuruları dilekçe tarihine göre sıralanarak kuruluş müdürlerinin teklifi üzerine Genel Müdürlükçe becayiş işlemi yapılır.</p>

<p>(4) Nakil yapılacak kuruluş tarafından çağrı yapılmadan, yaşlının mevcut kuruluş ile ilişiği kesilmez.</p>

<p>(5) Becayiş işlemleri hariç olmak üzere, yaşlının nakil işlemleri, kabul edileceği kuruluştaki tüm tertip işlemlerinin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir.</p>

<p>(6) Yaşlının, hizmet aldığı kuruluşa ait oda ücreti borcu ödenmeden nakil işlemi yapılmaz. Zorunlu hâllerde il müdürlüğü onayı ile nakil yapılabilir, tahsil işlemleri ayrıca yürütülür.</p>

<p>(7) Yaşlının mevcut kuruluşta can güvenliğinin tehlikede olduğu durumlarda, talebi aranmaksızın uygun bir kuruluşa nakledilerek güvenliği sağlanır.</p>

<p><strong>Kuruluşu terk etme</strong></p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>(1) Kuruluşu izinsiz terk eden yaşlının durumu, varsa yakınına, vasisine, kolluk kuvvetlerine, il müdürlüğüne ve Genel Müdürlüğe bildirilir.</p>

<p>(2) Kuruluşu izinsiz terk eden ve yeri belirlenen yaşlının, kendisine veya vasisine tebligat hükümlerine uygun olarak yazılı bildirim yapılır. Yazılı bildirime rağmen on beş gün içinde kuruluş ile iletişime geçmemesi hâlinde, il müdürlüğünün onayı ile yaşlının kuruluş ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kuruluşu izinsiz terk eden yaşlının yerinin tespit edilememesi ve terk tarihinden itibaren otuz gün içinde bulunamaması hâlinde, il müdürlüğünün onayı ile yaşlının kuruluş kaydı silinir.</p>

<p>(4) İzinli ayrılan ancak izin süresi sonunda kuruluşa dönmeyen yaşlılar, kuruluşu izinsiz terk etmiş sayılır ve bu madde hükümleri uygulanır.</p>

<p>(5) Kuruluş ile ilişiği kesilen yaşlıların, kuruluşa yeniden başvurmaları hâlinde; sosyal incelemelerinin yeniden yapılması, raporlandırılması ve gerekli sağlık kontrollerinden geçirilmesi esastır. Yaşlının kuruluşa yeniden kabulüne ilişkin karar, yapılacak sosyal inceleme sonucuna göre verilir.</p>

<p>(6) Kuruluşu izinsiz terk eden yaşlı ile yaşlıyı kuruluşa teslim eden kişi ve görevlilerle, ilgili meslek elemanı veya nöbetçi amir tarafından görüşme yapılır. Bu görüşmelerde; yaşlının izinsiz terk etme nedenleri, bu süre içerisinde bulunduğu yerler ve kişiler, yaşanan olumlu veya olumsuz durumlar, edindiği sosyal ilişkiler ile kuruluşa dönme isteğinin bulunup bulunmadığı hususları araştırılır. Tespit edilen bilgiler doğrultusunda sosyal inceleme raporu düzenlenir.</p>

<p>(7) Hazırlanan rapor çerçevesinde uygun görülen mesleki çalışmalar planlanır ve uygulanır. Gerekli hâllerde üniversite hastaneleri ve Devlet hastanelerinin psikiyatri bölümleri başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır. Yapılan tüm işlemler kayıt altına alınır ve yaşlının kişisel dosyasında muhafaza edilir.</p>

<p>(8) Kuruluşu izinsiz terk eden yaşlının kuruluşa geri döndüğü veya kuruluşa teslim edildiği durumlarda yapılan tıbbi muayene, inceleme ve değerlendirme sonucunda herhangi bir istismara maruz kaldığının tespit edilmesi hâlinde; tespiti izleyen yetmiş iki saat içinde, sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kişiler hakkında kuruluş tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur ve yasal süreç takip edilir. Konu hakkında il müdürlüğüne bilgi verilir.</p>

<p><strong>Yaşlının vefatında yapılacak iş ve işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) Vefat eden yaşlılarla ilgili aşağıdaki işlemler yapılır:</p>

<p>a) Ölüm belgesinin düzenlenmesi sağlanır.</p>

<p>b) Vefat eden yaşlının üzerinde, odasında, emanet kasasında veya emanet deposunda bulunan para, mücevher, değerli kâğıtlar ve kişisel eşyaları; müdür yardımcısı, sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, sağlık personeli ve ayniyat saymanı olarak görev yapan personelden oluşturulan en az üç kişilik bir heyet tarafından tespit edilerek tutanağa bağlanır.</p>

<p>c) Yaşlının kimlik bilgi/belge örneği, varsa yakınlarının isim ve adresleri, eşya tespit tutanağı ve bulunuyor ise vasiyetnamesi eklenerek ilgili Sulh Hukuk Hâkimliğine yazı ile bildirilir; tereke tespitine gelen heyete eşyalar teslim edilir.</p>

<p>ç) Vefat eden yaşlının yakınlarına bilgi verilir ve cenaze teslim edilir.</p>

<p>d) Yakınları bulunmayan veya yakınları tarafından cenaze işlemleri yapılamayan yaşlıların cenazeleri, teçhiz, tekfin ve defin işlemleri usulüne uygun olarak kuruluş müdürlüğünce gerçekleştirilir.</p>

<p>e) Tıbbi veya adli sakıncaları bulunan cenazelerin yakınlarına teslimi, ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.</p>

<p>f) Sağlığında yazılı ve imzalı olarak kuruluşa bağışladığını beyan ettiği eşyalar hariç olmak üzere vefat eden yaşlının hiçbir eşyası kuruluş müdürlüğünce alıkonulamaz.</p>

<p>g) Hastanede veya izinli bulunduğu sırada vefat eden yaşlılar için ölüm belgesinin elde edilmesi sağlanır ve belge dosyasında saklanır; kuruluşta bulunan eşyalarına ilişkin işlemler bu madde hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Komisyonlar, Kurullar ve Servislerin Görevleri</p>

<p><strong>Koordinasyon ve değerlendirme komisyonu</strong></p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Kuruluşta mesleki çalışmaları yürütmek ve meslekler arası koordinasyon ve ekip çalışmasını sağlamak amacıyla müdür, müdür yardımcısı, sosyal çalışmacı ve sağlık personelinin yer aldığı koordinasyon ve değerlendirme komisyonu oluşturulur.</p>

<p>(2) Komisyona müdür başkanlık eder.</p>

<p>(3) Komisyon, üyelerinin en az 2/3’ünün katılımıyla üç ayda bir toplanır. Kararlar oy çokluğu ile alınır. Gerekli hâllerde müdür, Komisyonu olağanüstü toplantıya çağırabilir.</p>

<p>(4) Kararlar oy çokluğu ile alınır. Karara katılmayan üye muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırır. Oyların eşit olması halinde, başkanın oy verdiği taraf çoğunluğu sağlamış olur.</p>

<p>(5) Koordinasyon ve değerlendirme komisyonunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Her yıl Aralık ayı içerisinde bir sonraki yılın çalışma programlarını hazırlamak ve bir önceki yıl içinde yapılan uygulamalardan alınan sonuçları değerlendirerek raporlaştırmak ve kuruluş müdürlüğüne sunmak.</p>

<p>b) Yıllık çalışma programında alınan kararları içeren çalışmaları takip etmek, üç ayda bir değerlendirmesini yapmak.</p>

<p>c) Yaşlıların ihtiyaç ve sorunlarını tartışmak, konuya ilişkin önerileri incelemek ve karara bağlamak.</p>

<p>ç) Hizmetin kalitesini yükseltmeye yönelik çalışma süreçlerini izlemek, değerlendirmek.</p>

<p>d) Kuruluş personelinin hizmet içi programlarını yapmak ve uygulamak.</p>

<p>e) Meslekler arası koordinasyon ve ekip çalışmasını sağlayıcı nitelikte iş birliği ve iş bölümü esaslarını saptamak ve kuruluş müdürlüğüne sunmak.</p>

<p>f) Yaşlılar hakkında hazırlanan bireysel bakım planı çerçevesinde; yaşlıların ihtiyaçları göz önünde bulundurularak uygun bakım modellerini değerlendirmek.</p>

<p>g) Hizmete ilişkin kamu kurum ve kuruluşları, gönüllü kişi ve kuruluşlar, üniversiteler ile yapılacak iş birliği esaslarını saptamak.</p>

<p>ğ) Yaşlıların ihtiyaç ve sorunlarını tartışmak, konuya ilişkin önerileri ve gerçekleştirilen mesleki çalışma sürecini değerlendirmek, gerekli görüldüğü durumda vaka tartışma ve değerlendirme komisyonuna sevk etmek.</p>

<p>(6) Komisyon toplantısında alınan kararlar raportör tarafından tutanağa bağlanır ve dosyalanmak üzere ilgili sosyal servis görevlisine tebliğ edilir.</p>

<p><strong>Vaka tartışma ve değerlendirme komisyonu</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Kuruluşta vaka çalışması sürecinin başlatılması ve yürütülmesi amacıyla müdür veya müdür yardımcısı, mesleki ve sağlık personelinden oluşan en az beş kişilik komisyon oluşturulur.</p>

<p>(2) Komisyona müdür başkanlık eder.</p>

<p>(3) Komisyon gerekli hâllerde müdürün davetiyle toplanır. Kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit olması halinde, başkanın oy verdiği taraf çoğunluğu sağlamış olur.</p>

<p>(4) Komisyon başkanı gerekli gördüğü takdirde vaka bazlı olarak alanında uzman kişi veya kişilerin görüşüne başvurabilir.</p>

<p>(5) Vaka tartışma ve değerlendirme komisyonunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Vaka olarak süreci başlatılan yaşlının kimlik bilgileri, özgeçmişi, ekonomik durumu, sağlık durumu, aile ve sosyal yaşantısı, huzurevi yaşantısı ile ilgili bilgilerin yer aldığı durum değerlendirme raporu ile gündemi başlatarak, yaşlının ihtiyaçlarını ve sorunlarını belirlemek.</p>

<p>b) Önerileri değerlendirmek, planlama yapmak, plan doğrultusunda vaka sürecini başlatmak, süreç raporu düzenlemek ve süreci takip etmek.</p>

<p>c) Gerektiğinde ihtiyaç duyulan kişi ve kuruluşlarla iş birliği yapmak.</p>

<p>ç) Vaka sürecini izlemek amacıyla süreç tamamlanıncaya kadar planlanan tarihlerde komisyon toplantısı yapmak, alınan kararları değerlendirmek ve rapor oluşturmak.</p>

<p>d) Mesleki çalışma ve vaka sürecini değerlendirmek, vakayı sonlandırmak, gerekli görüldüğü durumda disiplin kuruluna sevk etmek.</p>

<p>(6) Komisyon toplantısında alınan kararlar raportör tarafından tutanağa bağlanır ve dosyalanmak üzere ilgili sosyal servis görevlisine tebliğ edilir.</p>

<p><strong>Disiplin kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 34- </strong>(1) Kuruluşta, rehabilitasyon, terapi, mesleki çalışmalar ile vaka tartışma ve değerlendirme süreçlerinde durumu çözümlenemeyen yaşlılarla ilgili disiplin işlemlerini yürütmek üzere; müdür veya vekilinin başkanlığında, sosyal çalışmacı, psikolog, tabip veya sağlık personeli ile yaşlı temsilcisinden oluşan beş kişilik bir disiplin kurulu oluşturulur. Bu ünvanlara sahip personelden birinin bulunmaması durumunda, yerine idare tarafından uygun görülen meslek elemanı görevlendirilebilir.</p>

<p>(2) Kurula müdür başkanlık eder.</p>

<p>(3) Kurul, gerekli hâllerde müdürün davetiyle toplanır. Kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşit olması halinde, başkanın oy verdiği taraf çoğunluğu sağlamış olur. Karara katılmayan üye/üyeler muhalefet şerhi düşebilir.</p>

<p>(4) Disiplin kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşta yaşlılar arasında bireysel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla kuruluş müdürlüğünce belirlenen kurallara uyum sağlayamayan, kuruluşta hizmet alan diğer yaşlılara veya kuruluş personeline sözlü ya da fiili hakarette bulunan, kuruluş hizmetlerinin yürütülmesini güçleştiren, huzur, sükûn ya da çalışma düzenini bozan fiil ve hâlleri işlediği tutanakla tespit edilen yaşlı hakkında bu Yönetmeliğin ilgili disiplin hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli gündemi oluşturmak.</p>

<p>b) Disiplin süreci başlatılan yaşlıya yedi gün içinde yazılı savunma yapabilmesi için süre tanımak; yaşlının talep etmesi hâlinde sözlü savunmasını almak ve tutanağa bağlamak; savunma için tanınan süre ile süresi içinde savunma yapılmaması durumunda işlemlerin mevcut bilgi ve belgeler üzerinden yürütüleceğini yaşlıya yazılı olarak bildirmek.</p>

<p>c) Mevcut durum ve olayla ilgili gerekli görülmesi hâlinde personel ve/veya diğer yaşlıların görüşüne başvurmak ve varsa kamera kayıtlarını incelemek.</p>

<p>ç) Yaşlı hakkında hazırlanan durum değerlendirme raporu ile vaka tanıtma ve değerlendirme raporunu incelemek.</p>

<p>d) Raporlar, bilgi ve belgeler ile yaşlıdan alınan savunma doğrultusunda oluşturulan olay dosyasını değerlendirerek disiplin sürecini karara bağlamak.</p>

<p>(5) Toplantıda alınan kararlar raportör tarafından tutanağa bağlanarak kurul üyeleri tarafından imzalanır ve yaşlının dosyasında muhafaza edilmek üzere ilgili sosyal servis görevlisine tebliğ edilir.</p>

<p><strong>Sosyal servis</strong></p>

<p><strong>MADDE 35- </strong>(1) Sosyal servis, kuruluştaki sosyal hizmet çalışmalarını yürütmek, yaşlıların psiko-sosyal ihtiyaçlarını karşılamak, sosyal etkinlikleri planlamak ve yaşlı yakınlarıyla ilişkileri düzenlemek üzere sosyal çalışmacı ve psikologlardan oluşan servistir.</p>

<p>(2) Sosyal servis görevlileri, yaşlılarla doğrudan ilgilenen personeli yönlendirir ve sağlık servisiyle koordineli çalışır.</p>

<p>(3) Sosyal servisin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Yaşlının kuruluşa kabulü ve uyum sürecine ilişkin mesleki çalışmaları yapmak ve yürütmek.</p>

<p>b) Kuruluş ve çevre koşulları göz önüne alınarak yaşlılara yönelik psiko-sosyal programlar hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek.</p>

<p>c) Yaşlılarla bireysel veya grup çalışmaları yapmak.</p>

<p>ç) Yaşlılara ihtiyaç duydukları konularda yardımcı olmak ve rehberlik etmek.</p>

<p>d) Yaşlının yakınlarıyla sağlıklı ilişki kurmasını sağlamak; gerektiğinde yaşlıya ve yakınlarına danışmanlık ve yönlendirme yapmak.</p>

<p>e) Yaşlılara yönelik sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlemek veya düzenlenmesini sağlamak.</p>

<p>f) Yaşlılıkla ilgili konularda yaşlı, yaşlı yakını ve personele yönelik eğitim programları düzenlemek veya düzenlenmesini sağlamak.</p>

<p>g) Yaşlıların bilgi, yetenek ve tecrübelerine uygun hobi, el sanatları ve benzeri çalışmaları belirlemek ve uygulanmasını sağlayarak yaşlıları aktif hâle getirmek.</p>

<p>ğ) Bakanlıkça belirlenen bakım hizmetleri kalite standartlarının kuruluşta uygulanmasını ve takibini sağlamak, geliştirilen standart formları doldurmak.</p>

<p>h) Disiplin kurulunun işleyişinde gerekli olan raporlar ile mesleki çalışma raporlarını düzenlemek.</p>

<p>ı) Gizlilik ilkesine bağlı kalarak yaşlıya ilişkin tüm kayıtları tutmak, hazırlamak, dosyalamak ve saklamak; hizmetin gerektirdiği tüm yazışma ve raporlama işlemlerini yürütmek.</p>

<p>i) Toplumsal sorumluluk çerçevesinde, kuruluşta verilen hizmetlere halkın gönüllü katkı ve katılımını sağlayacak etkinlik programları düzenlemek; gönüllü kişi ve kuruluşlarla ve kamu kurumlarıyla iş birliği yapmak.</p>

<p>j) Yaşlılık alanı ile ilgili mesleki araştırma ve incelemeler yapmak; gerektiğinde İl Müdürlüğünün onayı ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine uygun olmak kaydıyla yayımlamak.</p>

<p>k) Emanet kasasına ilişkin işlemleri yürütmek; yaşlılara ait para, mücevher ve diğer değerli eşyaların emanet kasasına teslim alınması, kayıt altına alınması ve muhafaza edilmesine ilişkin idari işlemleri yürütmek; yaşlının vefatı hâlinde emanet kayıtlarına konu para, mücevher ve değerli eşyaların tereke işlemlerine esas olmak üzere ilgili birimlere bildirimini yapmak.</p>

<p>l) Yaşlılara ilişkin konularda müdür tarafından verilen diğer mesleki görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Sağlık servisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 36- </strong>(1) Sağlık servisi, sağlık ünitesi içerisinde yer alır, yaşlıların hastalıklara karşı korunması için koruyucu ve önleyici tedbirler alır. Ayrıca yaşlıların tedavi ve tıbbi rehabilitasyonlarına yönelik iş ve işlemleri yürütmek üzere tabip, diş tabibi ve diğer sağlık personelinden oluşur.</p>

<p>(2) Müdür tarafından belirlenen servis sorumlusu, müdür ya da görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur. Sağlık servisi görevlileri yaşlı bireylerle doğrudan ilgili bakım personelini yönlendirir. Sosyal servis ile koordineli çalışır.</p>

<p>(3) Sağlık servisinde sağlık hizmetleri ve kayıt işleri, tabip bulunan kuruluşlarda tabibin yazılı direktifi doğrultusunda; tabibin bulunmadığı kuruluşlarda ise sağlık personeli tarafından ilgili mevzuat hükümleri ve mesleki yetki sınırları çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(4) Sağlık servisinin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Bakanlıkça oluşturulan standart formları doldurmak.</p>

<p>b) Yaşlıların sağlık takiplerini yapmak.</p>

<p>c) Yaşlıların hastalanması hâlinde servise alarak gerektiğinde sağlık kuruluşlarına sevkini sağlamak ve süreci takip etmek.</p>

<p>ç) Kuruluşta hizmet alan yaşlıların tabipleri tarafından konulan teşhisleri, hastalıklarının seyri, yapılan tedavi biçimleri, verilen ilaçları ile ilgili tıbbi kayıtlarını tutmak ve yaşlının sağlık dosyasında saklamak.</p>

<p>d) Sağlık servisinde; hasta takibi, hasta sevkleri, sağlık raporları, ilaç kullanım/takipleri, protokol ve hasta tedavi, hastaya ait anamnez bilgileri ve tıbbi kayıtları tutmak.</p>

<p>e) Sağlık servisinin tıbbi sarf malzeme ihtiyaçlarını idareye bildirmek, mevcut malzemeyi korumak, gerekli kayıtları tutmak.</p>

<p>f) Tıbbi cihaz ve gereçlerini her zaman kullanılmak üzere hazır hâlde bulundurmak.</p>

<p>g) Tabip tarafından reçete edilen ilaçları, kuruluşun ilaç dolabında uygun sıcaklık ve güvenlik koşulları sağlanacak şekilde kilit altında muhafaza etmek ve tabibin önerdiği şekilde kullanımını sağlayarak kullanım kayıtlarını düzenli olarak tutmak.</p>

<p>ğ) Son kullanım tarihi geçen ilaçları saptamak, tutanak ile kayıt altına almak, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak gerekli iş ve işlemleri yapmak.</p>

<p>h) Vaka tartışma ve değerlendirme komisyonunda sağlık servisi tarafından takip edilmesi kararı alınan yaşlının teşhis ve tedavisi için gerektiğinde hastaneye sevk etmek, durumunu takip etmek.</p>

<p>ı) Sağlık servisi, sosyal servis ve fizyoterapi/ergoterapi birimi tarafından müştereken hazırlanan ve sağlıktan sorumlu müdür yardımcısı tarafından onaylanan bireysel bakım planı ile ilgili iş ve işlemlerin takibini yapmak.</p>

<p>i) Yaşlıların günlük sıvı tüketiminin izlenmesine yönelik takip çizelgelerinin hazırlanmasını sağlamak. Sağlıklı huzurevi yaşlısının kendisi tarafından, gözetim gereken yaşlıların ise bakım personeli tarafından yapılan sıvı takibi kayıtlarının kontrolünü gerçekleştirmek ve riskli durumlarda gerekli sağlık değerlendirmesini yapmak.</p>

<p><strong>Fizyoterapi/Ergoterapi birimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Fizyoterapi/Ergoterapi birimi; kuruluşun sağlık servisi bünyesinde yer alır. Birim, yaşlı bireylerin tabip tarafından verilmiş olan fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarını yürütmek, yaşlıların fiziksel aktivitelerini düzenlemek, hareket ve yaşam becerilerini artırmak amacıyla faaliyet gösterir.</p>

<p>(2) Birim; fizyoterapist, ergoterapist, fizyoterapi teknikeri ile varsa, dil ve konuşma terapisti dahil ilgili meslek elemanlarından oluşur. Birim, müdüre veya müdürün görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur. Birim sosyal servisle koordineli şekilde çalışır.</p>

<p>(3) Fizyoterapi/Ergoterapi biriminin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Fizyoterapiye gereksinim duyan yaşlı bireyleri tespit etmek, gerektiğinde tabibe yönlendirilmesini sağlamak.</p>

<p>b) Tabip tarafından verilmiş olan fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarını uygulamak.</p>

<p>c) Program kapsamındaki yaşlı bireylerdeki gelişimleri izleyerek kayıt altına almak.</p>

<p>ç) Yaşlı birey için bireyselleştirilmiş egzersiz programı oluşturmak ve düzenli olarak uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen standart formları doldurmak.</p>

<p>e) Kuruluşta kalan yatağa bağımlı yaşlı bireylerin uygun pozisyonlarını belirlemek, hizmet veren personele bu konuda eğitimler vermek ve takip cetvellerini kontrol etmek.</p>

<p>f) Kuruluşta görev yapan personele bel sağlığını koruma ve doğru transfer teknikleri konusunda eğitimler vermek.</p>

<p>g) Yaşlı bireyin fonksiyonel potansiyelini ve sınırlılıklarını değerlendirerek performansını artırmak, çevreye uyumunu desteklemek.</p>

<p>ğ) Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı artırmaya yönelik yöntemleri ve araç-gereçleri belirlemek, bunların kullanımını öğretmek.</p>

<p>h) Yaşlı bireyin duyusal, motor, bilişsel, psikolojik ve psikososyal performansını değerlendirmek, ergoterapi müdahalelerini birey merkezli olarak planlamak ve uygulamak.</p>

<p>ı) Yaşlı bireylerin konuşma, ses, dil ve yutma işlevlerine yönelik değerlendirme yapmak, bireysel terapi planını hazırlamak ve uygulamak.</p>

<p>i) Yapılan tüm değerlendirme, uygulama ve eğitim faaliyetlerini kayıt altına almak ve gerektiğinde sağlık servisi, sosyal servis ile bakım personeliyle iş birliği içinde yürütmek.</p>

<p><strong>Beslenme</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Kuruluşlarda sunulan yemek hizmetleri; yaşlıların sağlık durumu, beslenme ihtiyaçları ve personel iaşe düzeni dikkate alınarak planlanır ve yürütülür.</p>

<p>(2) Yaşlılara verilecek normal ve özel diyet yemekleri, sağlık servisinin görüşü doğrultusunda diyetisyen tarafından düzenlenir.</p>

<p>(3) Personelin yemek hizmetlerinden yararlanması, görev süresi ve iaşe esaslarına göre yürütülür; geçici ayrılıklarda iaşe istihkakından düşüm yapılır.</p>

<p>(4) Kuruluşta gerçekleştirilecek sosyal etkinliklerde sunulacak yiyeceklerin cinsi ve miktarı müdürlükçe belirlenir.</p>

<p>(5) Beslenmeye ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.</p>

<p><strong>Beslenme servisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Beslenme servisi; kuruluşta kalan yaşlıların yaş, sağlık durumu ve özel beslenme gereksinimleri dikkate alınarak sağlıklı ve dengeli beslenmelerini sağlamak amacıyla beslenme hizmetlerinin planlanması, yürütülmesi ve izlenmesine ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmek üzere varsa, diyetisyen ile memur, aşçı, aşçı yardımcısı, diğer mutfak ve yemekhane personelinden oluşur.</p>

<p>(2) Servisin sorumlusu olan diyetisyen müdüre ya da müdürün görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur.</p>

<p>(3) Beslenme servisinin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşta hizmet alan yaşlılara verilen günlük beslenme hizmetlerinin kontrolünü sağlamak.</p>

<p>b) Yaşlıların yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayacak yemeklerin planlamasını yapmak.</p>

<p>c) Yaşlı ve personelin beslenmesine ilişkin menü ve formları Bakanlık tarafından belirlenen gıda rasyolarına uygun hazırlamak ve formların uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>ç) Bakanlık tarafından oluşturulan standart formları doldurmak.</p>

<p>d) Mutfak ve yemekhanelerde kullanılacak her türlü malzemenin kontrolünü yapmak.</p>

<p>e) Mutfak ve yemekhanelerin temizlik ve hijyen yönünden kontrollerini sağlamak.</p>

<p>f) Gıda malzemelerinin kontrolünü yapmak, uygun koşullarda saklanmasını sağlamak.</p>

<p>g) Sunulan tüm yemeklerin şahit numunelerinin alınarak 72 saat, ilgili gıda güvenliği mevzuatına uygun koşullarda saklanmasını sağlamak.</p>

<p>ğ) Yemeklerin tüm hazırlık aşamalarındaki kontrollerini yaparak, uygun şekilde servise sunulmasını ve servis edilmesini sağlamak.</p>

<p>h) Tabip tarafından özel diyet verilen yaşlıların durumlarını göz önüne alarak onlara ayrı diyet menüleri hazırlamak ve takiplerini yapmak.</p>

<p>ı) Yeme problemi tespit edilen yaşlıların besin tüketimlerinin, bakım veren personelin 24 saatlik kayıt formuna işlemesini sağlamak.</p>

<p>i) Yemek menülerinin kuruluş panolarında etkin şekilde duyurulmasını sağlamak.</p>

<p>j) Mutfak ve yemekhanelerin haşere ve kemirgenlere karşı ilaçlamalarının yapılmasının kontrolünü sağlamak.</p>

<p><strong>Teknik servis</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Teknik servis; kuruluş binasının ve eklentilerinin bakım-onarım işlerini yürütmek ve teknik ihtiyaçlarını karşılamak üzere teknik işlerde görevlendirilen personelden oluşur. Servisin sorumlusu tekniker veya teknisyendir ve müdüre ya da müdürün görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur.</p>

<p>(2) Teknik servisin görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluş binasının tüm bölümlerinin teknik açıdan günlük kontrollerini yapmak, eksiklikleri tespit etmek ve gidermek.</p>

<p>b) Makine, cihaz ve tesisatın düzenli işleyişini ve güvenli şekilde çalışmasını sağlamak, arızalı olanların bakım ve onarımlarını yapmak veya yapılması için ilgili birimlere bildirmek.</p>

<p>c) Küçük ölçekli onarımları zamanında yapmak.</p>

<p>ç) Onarımda kullanılan araç ve gerecin düzenli kullanılmasını ve korunmasını sağlamak.</p>

<p>d) Yapılacak onarımlara ilişkin malzeme gereksinimini belirlemek, ilgili birimlere bildirmek ve sarf edilen malzemelerin kaydını tutmak.</p>

<p>e) Teknik işlemler sırasında diğer birimlerle iş birliği yapmak.</p>

<p><strong>Döner sermaye işletmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) Döner sermaye işletmesinin iş ve işlemleri; ilgili mali mevzuat ve 22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Yönetmeliği hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Personel Görev ve Yetkileri</p>

<p><strong>Müdürün görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Müdür; kuruluşun yönetiminden, hizmetlerin etkin ve verimli şekilde yürütülmesinden, personelin koordinasyonundan ve işleyişin mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Müdürün görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun yönetsel, mali ve teknik tüm iş ve işlemlerini ilgili mevzuata göre planlamak, yürütmek ve denetlemek.</p>

<p>b) Kuruluşta kalan yaşlıların bakım, korunma ve her türlü gereksinimlerinin karşılanması için gerekli önlemleri almak; personel arasında işbölümünü belirlemek, görev tanımlarını yapmak ve uygulamayı denetlemek.</p>

<p>c) Bakanlıkça geliştirilen standart formların, kayıtların ve belgelerin eksiksiz ve doğru şekilde doldurulmasını sağlamak; istatistik ve raporları ilgili mercilere zamanında iletmek; yaşlılarla ilgili tüm yazışma ve kayıtları gizlilik ilkesi ile 6698 sayılı Kanuna uygun olarak yürütmek.</p>

<p>ç) Kuruluş döner sermaye saymanlığı bütçe teklifini ilgili usul ve esaslara göre hazırlamak ve Genel Müdürlüğe iletmek.</p>

<p>d) Döner sermaye işletmesinin harcama yetkilisi olarak işletmenin iş ve işlemlerinin ilgili mevzuata uygun biçimde yürütülmesini sağlamak.</p>

<p>e) Kuruluşun harcama yetkilisi olarak Bakanlıkça gönderilen ödeneklerin kuruluşun ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasını koordine etmek ve harcamaların ilgili mevzuata uygun olarak harcanmasını gerçekleştirmek.</p>

<p>f) Ayniyat, ambar ve depo işlerinin yürütülmesini sağlamak; görev değişikliği veya ayrılma durumlarında sayım ve devir teslim işlemlerini genel hükümlere göre tamamlatmak.</p>

<p>g) Personelin özlük dosyalarının eksiksiz, düzenli ve mevzuata uygun şekilde tutulmasını sağlamak; personel işlemlerini gizlilik ilkesine uyarak ilgili mevzuat çerçevesinde yürütmek.</p>

<p>ğ) Personelin ilgili mevzuat gereğince Devlet memurlarından istenen tutum, davranış, kılık-kıyafet ve benzeri özelliklerini izleyerek gerekli denetimleri yapmak.</p>

<p>h) Günlük çalışma programı, çalışma saatleri ve nöbet çizelgelerini mevzuata uygun olarak düzenlemek, onaylamak ve uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>ı) Kurullar, komisyonlar ve servislerin görev ve çalışmalarının düzenli, verimli ve uyumlu şekilde yürütülmesini sağlamak; alınan kararların uygulanmasını izlemek.</p>

<p>i) Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda hizmet içi eğitim programlarının planlanmasını, uygulanmasını ve değerlendirilmesini sağlamak.</p>

<p>j) Yıllık çalışma programının uygulanmasını sağlamak, koordinasyon ve değerlendirme komisyonunca önceki yıl içinde yapılan uygulamalardan alınan sonuçları değerlendirerek hazırlanan raporu, Ocak ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe iletilmek üzere il müdürlüğüne göndermek.</p>

<p>k) Kuruluşun Bakanlıkça belirlenen bakım hizmetleri kalite standartları doğrultusunda faaliyet göstermesini sağlamak, değerlendirme sonuçları doğrultusunda iyileştirmeleri planlamak.</p>

<p>l) Kuruluş hizmetlerine ilişkin konularda araştırma, inceleme ve değerlendirme çalışmalarının yapılmasını sağlamak; gerekli iş birliklerini tesis etmek.</p>

<p>m) Kuruluşun ve sunulan hizmetin, toplumda tanıtılmasını sağlamak, kamu kurumları, yerel yönetimler ve gönüllü kuruluşlarla iş birliği yapmak; gönüllü faaliyetlerin planlanmasını koordine etmek.</p>

<p>n) Kuruluşta görev yapan personelin güvenli bir çalışma ortamında görev yapmasını, bilgi ve donanım düzeyinin geliştirilmesini sağlamak üzere gerekli çalışmaları yürütmek, bu konularda il müdürlüğüyle iş birliği yapmak.</p>

<p>o) Bakanlıkça belirlenen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p>(3) Müdürün bulunmadığı durumlarda müdür yardımcısı; müdür yardımcısının da bulunmadığı hâllerde ilgili mevzuat çerçevesinde il müdürlüğü tarafından görevlendirilecek bir personel, vekâleten müdürün görevlerini yürütür.</p>

<p><strong>Müdür yardımcısının görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Müdür yardımcısı, müdüre karşı sorumludur. Kuruluş hizmetlerinin etkin ve düzenli biçimde yürütülmesinde müdüre yardımcı olur.</p>

<p>(2) Müdür yardımcısının görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun idari, mali, teknik ve mesleki tüm iş ve işlemlerinin ilgili mevzuata uygun şekilde yürütülmesinde müdüre yardımcı olmak.</p>

<p>b) Müdür tarafından verilen görevleri yerine getirmek ve yapılan iş ve işlemler hakkında müdüre düzenli bilgi vermek.</p>

<p>c) Görev alanına giren servis, birim ve personelin çalışmalarını koordine etmek ve hizmetin aksamasını önleyici tedbirleri almak.</p>

<p>ç) Günlük çalışma programı, çalışma saatleri ve nöbet çizelgelerinin mevzuata uygun olarak hazırlanmasını sağlamak, müdürün onayına sunmak ve uygulanmasını takip etmek.</p>

<p>d) Günlük bakım, beslenme, hijyen, ilaç uygulamaları ve rehabilitasyon programlarının yürütülmesini izlemek; tespit edilen uygunsuzluklar hakkında müdüre bilgi vererek gerekli düzeltici işlemlerin başlatılmasını sağlamak.</p>

<p>e) Kuruluş içi komisyon, kurul ve etkinliklerin planlanması ve yürütülmesine katkı sağlamak; görevli personel arasında koordinasyonu yürütmek.</p>

<p>f) Personelin birimler arası görevlendirme, nöbet ve izin taleplerine ilişkin ilk değerlendirmeyi yapmak ve müdür onayına sunmak.</p>

<p>g) Risk değerlendirmesi, acil durum planları, iş sağlığı ve güvenliği süreçleri ile yıllık eğitim programlarının uygulanmasına yönelik çalışmalara destek sağlamak ve ilgili birimlerle koordinasyonu yürütmek.</p>

<p>ğ) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Sosyal çalışmacının görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Sosyal çalışmacı, kuruluşta sunulan sosyal hizmet faaliyetlerinin planlanması, yürütülmesi, izlenmesi ve raporlanmasından sorumludur.</p>

<p>(2) Sosyal çalışmacının görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluş hizmetinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan yaşlılara ilişkin başvuru belgelerinin düzenlenmesini sağlamak, sosyal incelemelerini yapmak ve raporlaştırmak; başvuruların değerlendirme ve sıralama sürecine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek, dosyalamak ve gerekli yazışmaları yapmak.</p>

<p>b) Yaşlıların psiko-sosyal, fiziksel ve ruhsal durumlarını izlemek, bireysel, grup ve toplumla çalışma yöntemleri aracılığıyla sorunlarının çözümüne yardımcı olmak, yapılan çalışmaları raporlamak.</p>

<p>c) Yaşlıların ilgi ve yeteneklerine uygun işlerle meşgul olmalarını sağlamak, boş zamanlarını değerlendirme çalışmalarının planlanmasına katkı vermek.</p>

<p>ç) Kendisi ya da yakınlarının isteği ile kuruluş ile ilişiği kesilecek olan yaşlıyı yeni yaşantısına hazırlamak.</p>

<p>d) Kuruluşta hazırlanan bireysel bakım planına sosyal yönden katkı sağlamak, uygulamayı izlemek ve değerlendirmek.</p>

<p>e) Kabulü yapılan yaşlının kuruluşa uyum sürecini desteklemek, uyum güçlüğü yaşayan yaşlıların psiko-sosyal sorunlarını belirlemek ve çözümüne yönelik çalışmalar yürütmek.</p>

<p>f) Yaşlıların hukuki sorunlarının çözümünde, gerekli hâllerde il müdürlüğü hukuk birimiyle koordinasyon sağlamak ve destek sunmak.</p>

<p>g) Hizmetin amacına uygun mesleki araştırma ve inceleme çalışmalarına katkı sağlamak ve gerektiğinde bu çalışmalarda görev almak.</p>

<p>ğ) Sosyal servisin işleyişine ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen standart form, kayıt ve dosyalama süreçlerinin düzenli şekilde yürütülmesini sağlamak.</p>

<p>h) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Psikoloğun</strong><strong> görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 45- </strong>(1) Psikolog, kuruluşta sunulan psikolojik destek ve danışmanlık hizmetlerinin yürütülmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Psikoloğun görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşa kabul edilecek yaşlıların gerektiğinde psikolojik incelemelerini yapmak, kabul edilen yaşlıları uyum aşamasında izlemek ve ilgili raporları düzenlemek.</p>

<p>b) Yaşlının ruhsal özelliklerini ve kuruluş yaşantısından doğan sorunlarını saptamak, bu sorunların çözümüne yardımcı olmak; sağlık servisi tarafından gerektiğinde hastane, psikiyatri kliniği ve benzeri kuruluşlara sevk edilen yaşlılar hakkında vaka takibi yapmak.</p>

<p>c) Yaşlılara hizmet sunan personele yönelik ruhsal dayanıklılığı artırıcı, tükenmişliği önleyici ve çalışanın iyilik hâlini güçlendirmeye yönelik Çalışana Destek Programı kapsamındaki faaliyetleri hazırlamak, yürütmek ve değerlendirmek.</p>

<p>ç) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Sosyal çalışmacı ve psikoloğun ortak görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 46- </strong>(1) Sosyal çalışmacı ve psikolog, sosyal servis bünyesinde yürütülen hizmetlerin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesinde birlikte görev yaparlar.</p>

<p>(2) Sosyal çalışmacı ve psikoloğun ortak görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kabulü yapılan yaşlının kuruluşa uyumunu sağlamak, uyumsuzluk yaşayan yaşlıların sorunlarını belirlemek ve çözümüne yönelik çalışmalar yürütmek.</p>

<p>b) Sosyal servis işleyişine ilişkin Bakanlıkça geliştirilen standart formların doldurulmasını sağlamak.</p>

<p>c) Sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif etkinlikler düzenlemek ve düzenlenen bu etkinliklere yaşlıların aktif katılımını sağlamak.</p>

<p>ç) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde çocukların ve gençlerin yaşlılarla iletişimine ve etkileşimine yönelik çalışmalar yapmak.</p>

<p>d) Yaşlı hakları konusunda yaşlılara bilgilendirme yapmak.</p>

<p>e) Yaşlılara yönelik ihmal, istismar ve kötü muamele durumlarında kuruluş müdürünü bilgilendirmek.</p>

<p>f) Sosyal servisin aylık ve yıllık çalışma programlarını hazırlamak, uygulama sonuçlarını değerlendirmek, rapor düzenleyerek müdüre sunmak.</p>

<p>g) Hizmet içi eğitim programlarının hazırlanması ve uygulanmasında görev almak.</p>

<p>ğ) Sosyal servis bünyesinde yaşlılara yönelik psiko-sosyal programlar hazırlamak, koordinasyon ve değerlendirme komisyonuna sunmak ve alınan kararları uygulamak.</p>

<p>h) Yaşlıların bağımsız yaşam becerilerini geliştirmek ve sosyal ilişkilerini güçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütmek, gerektiğinde yakın çevreleriyle mesleki görüşmeler yapmak.</p>

<p>ı) Kuruluşun çevreye ve topluma tanıtılmasını sağlamak amacıyla resmî ve gönüllü kuruluşlarla iş birliği yapılmasında ve gönüllü çalışmalarının planlanmasında görev almak.</p>

<p>i) Kuruluşun hizmet alanına ilişkin mesleki araştırma, inceleme ve istatistiki çalışmalar yapmak, elde edilen verileri değerlendirmek.</p>

<p><strong>Gerontoloğun</strong><strong> görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 47- </strong>(1) Gerontolog; yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla değerlendiren ve yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik bakım planlaması, fonksiyonel değerlendirme, eğitim, danışmanlık, program geliştirme ve kuruluş içi hizmet koordinasyonunu yürüten meslek elemanıdır.</p>

<p>(2) Gerontolog, kuruluşta sunulan yaşlı bakımına ilişkin tıbbi olmayan, bilimsel temelli gerontolojik değerlendirmelerin yapılmasından; yaşlanma sürecine özgü risk analizlerinin gerçekleştirilmesinden; çevresel düzenlemeler ile fonksiyonellik ve bağımsız yaşamı destekleyici programların planlanması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(3) Gerontoloğun görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşa kabul edilecek yaşlılara yönelik gerontolojik fonksiyonel değerlendirme yapmak; düşme riski, bilişsel yoksunluk riski, kırılganlık, malnütrisyon riski, bağımlılık düzeyi ve günlük yaşam aktiviteleri gibi alanlarda bilimsel ölçüm araçları ile değerlendirme yaparak bakım planına katkı sunmak.</p>

<p>b) Kuruluştaki yaşlıların fonksiyonel, bilişsel, sosyal ve çevresel risklerini düzenli aralıklarla izlemek ve değişiklik görülen durumlarda bakım planının gerontolojik açıdan güncellenmesine katkıda bulunmak.</p>

<p>c) Yaşlıların uzun dönemli bakım ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik bütüncül biyo-psiko-sosyal değerlendirmelere uzmanlık alanı çerçevesinde katkı sağlamak.</p>

<p>ç) Yaşlı bireylerde düşme, malnütrisyon, hareketsizlik, izolasyon ve bilişsel gerileme gibi fonksiyonel kayıp risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin planlanmasına katkıda bulunmak.</p>

<p>d) Yaşlıya sunulacak bireysel bakım planının gerontolojik bileşenlerini hazırlamak; bakım ekibi ile koordineli şekilde planın uygulanmasını izlemek ve değerlendirmek.</p>

<p>e) Yaşlıların bağımsızlığını desteklemek amacıyla yaşam becerileri, düşme önleme, mobilite artırma, ince ve kaba motor aktiviteler, bilişsel işlevlerin korunması ve günlük yaşam aktivitelerinin sürdürülmesine yönelik programlar hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek; yaşlının bağımsız yaşam becerilerini destekleyen kişiselleştirilmiş müdahale programları geliştirmek.</p>

<p>f) Kuruluş içi fiziksel çevrenin yaşlı dostu standartlara uygunluğunu değerlendirmek; erişilebilirlik, aydınlatma, gürültü, renk-kontrast, mobilya güvenliği ve alan yerleşimi gibi konularda iyileştirme önerileri geliştirmek.</p>

<p>g) Yaşlıların güvenliği ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla düşme algılama, dijital ilaç hatırlatıcı, sensörlü izlem sistemleri ve benzeri geronteknoloji uygulamalarının ve takip sistemlerinin kullanımına yönelik öneriler geliştirmek, eğitim vermek ve uygulamayı izlemek.</p>

<p>ğ) Kuruluşta sunulan bakım hizmetlerinin gerontolojik kalite standartlarına uygunluğunu değerlendirmek; bakım süreçlerini izlemek, kalite iyileştirmeye yönelik öneriler geliştirmek ve bu kapsamda müdüre rapor sunmak.</p>

<p>h) Yaşlanmaya bağlı risklerin azaltılması ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla özel gereksinime yönelik beslenme modelleri, hareketlilik, çevresel uyum ve sosyal entegrasyon gibi kanıta dayalı uygulamaların kuruluşa uyarlanmasına katkıda bulunmak.</p>

<p>ı) Kuruluş personeline yaşlanma fizyolojisi, ileri yaş iletişimi, davranışsal belirtilerle baş etme, yaşlı dostu bakım, çevresel düzenleme ve geronteknolojik araçların kullanımı gibi konularda hizmet içi eğitim programları hazırlamak ve yürütmek.</p>

<p>i) Kuruluş yönetimine yaşlı bakım politikaları, yaşlanmaya ilişkin ulusal ve uluslararası standartlar, kalite göstergeleri ve uzun dönem bakım modelleri konusunda danışmanlık sunmak.</p>

<p>j) Yaşlıların sosyal katılımını artırmak amacıyla akran destek grupları, nesiller arası etkileşim programları, toplumsal dahil olma çalışmaları, anlam ve amaç odaklı yaşlanma faaliyetleri ve aktif yaşlanma programlarını tasarlamak ve yürütmek.</p>

<p>k) Yaşlıların toplumsal hayata katılımını destekleyen yetenek odaklı, anlam merkezli ve terapötik gerontoloji temelli faaliyetlerin geliştirilmesini sağlamak.</p>

<p>l) Kuruluş hizmetlerine ilişkin gerontolojik araştırmalar yürütmek; yaşlanma göstergelerinin analizini yapmak; yaşlı profili çalışmaları ve veri değerlendirme faaliyetlerini gerçekleştirmek ve sonuçları kuruluş müdürüne raporlamak.</p>

<p>m) Alanla ilgili ulusal ve uluslararası bilimsel gelişmeleri izlemek ve kuruluşa uyarlanabilecek yenilikçi uygulamalar hakkında önerilerde bulunmak.</p>

<p>n) Görev alanına giren konularda Bakanlıkça belirlenen ve kuruluş müdürü tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Tabibin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 48- </strong>(1) Tabip, kuruluşta yürütülen koruyucu/önleyici sağlık hizmetleri, sağlık izlemi ile sevk ve takip süreçlerinin planlanması, yürütülmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Tabibin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun sağlık hizmetlerini yürütmek, sağlık servisi çalışmalarını koordine etmek ve denetlemek; sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde diğer sağlık personeli ve servislerle iş birliği yapmak.</p>

<p>b) Kuruluşa kabul edilen yaşlıların muayene ve tıbbi değerlendirmesini yapmak, gerekli tedavi ve izlem planlarını oluşturmak.</p>

<p>c) Kuruluştaki yaşlıların düzenli sağlık kontrollerini gerçekleştirmek, her yaşlı için sağlık dosyası düzenlemek ve güncelliğini sağlamak.</p>

<p>ç) Bakanlık tarafından gönderilen standart formların doldurulmasını sağlamak.</p>

<p>d) Hastalanan yaşlıların muayenesini yapmak, gerektiğinde sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak ve tedavi sürecini izlemek.</p>

<p>e) Bulaşıcı veya salgın hastalık durumunda ilgili kurumlara bildirimde bulunmak, koruyucu, önleyici ve tedavi edici önlemleri almak.</p>

<p>f) Acil sağlık sorunlarına müdahale etmek.</p>

<p>g) Bakım hizmetlerinde ihtiyaç duyulan ilaç, tıbbi sarf malzemesi, cihaz, araç ve gereçlerin temini için idareye teklifte bulunmak; mevcutların korunmasını, sürekliliğini ve kayıtlarının düzenli tutulmasını sağlamak.</p>

<p>ğ) Yaşlının rehabilitasyonuna yönelik çalışmalarda, diğer servislerle ve sağlık personeli ile iş birliği yapmak.</p>

<p>h) Diyetisyen bulunmayan kuruluşlarda yaşlıların beslenmesine ilişkin çalışmaları yönlendirmek ve denetlemek.</p>

<p>ı) Sağlık alanında yaşlı bakım hizmetlerine yönelik araştırma ve incelemeler yapmak, mesleki gelişimi destekleyici çalışmalara katkıda bulunmak.</p>

<p>i) Hizmet içi eğitim programlarında verilen görevleri yerine getirmek, sağlık personeline yönelik eğitimlerin yürütülmesine katkı sağlamak.</p>

<p>j) Sağlık servisinin işleyişine ilişkin aylık ve yıllık değerlendirme raporlarını hazırlamak ve müdüre sunmak.</p>

<p>k) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Diş tabibinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 49- </strong>(1) Diş tabibi, kuruluşta sunulan ağız ve diş sağlığı hizmetlerinin yürütülmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Diş tabibinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde tabip, diğer sağlık personeli ve ilgili servislerle iş birliği yapmak.</p>

<p>b) Kuruluştaki yaşlıların düzenli ağız ve diş sağlığı kontrollerini yapmak, gerekli tedavileri uygulamak; ihtiyaç duyulması hâlinde yaşlıların sağlık kuruluşlarına sevkini sağlamak ve tedavi sürecini izlemek.</p>

<p>c) Ağız ve diş sağlığı hizmetlerinde gereksinim duyulan ilaç, tıbbi sarf malzemesi, cihaz, araç ve gereçlerin temini için idareye teklifte bulunmak; mevcutların korunmasını, sürekliliğini ve kayıtlarının düzenli tutulmasını sağlamak.</p>

<p>ç) Sağlık servisinin işleyişine ilişkin aylık ve yıllık değerlendirme raporlarını hazırlamak ve müdüre sunmak.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Hemşire ve diğer sağlık personelinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 50- </strong>(1) Hemşire ve diğer sağlık personelinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Hizmet alan yaşlılardan hastalıklarıyla ilgili bilgilerini almak, yaşlıyı muayeneye hazırlamak, tabip veya diş tabibinin uygun gördüğü tedavinin gerçekleştirilmesinde tabip veya diş tabibi ile iş birliği hâlinde çalışmak.</p>

<p>b) Tabip tarafından yaşlılara reçete edilen ilaçların kullanılmasını ve uygulanmasını sağlamak, miktar ve zaman belirterek kaydetmek, vital bulgularını takip etmek, ilgili mevzuat kapsamında enjeksiyon, pansuman, sonda bakımı ve benzeri sağlık uygulamalarını yapmak.</p>

<p>c) Acil durumlarda mesleğinin gerektirdiği temel ilk yardımı yapmak.</p>

<p>ç) Bulaşıcı hastalık ve/veya salgın hastalık durumunda gerekli önlemleri almak ve sağlık ekibinin diğer üyeleri ile koordineli çalışmak.</p>

<p>d) Sağlık kuruluşlarına sevk edilen, işlemlerini tek başına yürütemeyecek durumda olan ve yakını tarafından eşlik edilemeyen yaşlılara, gelir durumu dikkate alınmaksızın eşlik etmek ve taburculuk sonrasında gerekli takibi sağlamak.</p>

<p>e) Sağlık servisi ve gözlem odası ile ilgili işleri yürütmek.</p>

<p>f) Kuruluşun genel hijyen koşullarının sağlanması yönünde çalışmaları koordine etmek.</p>

<p>g) Yaşlıların yatak, çamaşır ve vücut temizliği gibi kişisel bakım başlığı altında yer alan hizmetlerin yürütülmesinden ve düzeninden sorumlu olmak, saptadığı eksikliklerin giderilmesini sağlamak.</p>

<p>ğ) Sorumlu olduğu bölümde reçete edilen mamaların ve yemeklerin dağıtımını, yaşlıların yemek yemelerini ve yemeğini yemekte zorluk çeken yaşlılara yardımcı olunmasını koordine etmek.</p>

<p>h) Diyetisyen bulunmayan kuruluşlarda mutfak/yemekhane bölümünün hijyen koşullarına uygunluğunu sağlamak ve mutfak/yemekhane personelinin gerekli hijyen kurallarına uymalarını denetlemek ve ilgili personelin eğitimini hizmet içi eğitimler ile desteklemek.</p>

<p>ı) Bakanlıkça belirlenen ve kuruluş müdürü tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p>(2) Sağlık servisi, sosyal servis ve fizyoterapi birimi tarafından müştereken hazırlanan ve sağlıktan sorumlu kuruluş müdür yardımcısı tarafından onaylanan bireysel bakım planı ile ilgili iş ve işlemlerin takibini yapar.</p>

<p>(3) Hemşire ve diğer sağlık personeli sağlık servisi bünyesinde, servis çalışanları ve diğer servislerle beraber iş birliği hâlinde çalışır.</p>

<p>(4) Kuruluş bünyesinde kullanılan her türlü tıbbi sarf malzeme, tıbbi cihaz, araç ve gereçlerin uygun şekilde kullanılmasını ve korunmasını sağlar.</p>

<p><strong>Fizyoterapistin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 51- </strong>(1) Fizyoterapist, kuruluşta sunulan fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Fizyoterapistin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Fizyoterapi biriminin işleyişinden sorumlu olmak.</p>

<p>b) Uzman tabip tarafından konulan teşhise uygun olarak yaşlıya verilen fizyoterapi programını uygulamak.</p>

<p>c) Sağlıklı yaşlılar için fiziksel egzersiz programları hazırlamak.</p>

<p>ç) Kişiye özel egzersiz programları oluşturarak yaşlıların fiziki gücünü geliştirmek, günlük aktivitelerini bağımsız biçimde yapabilmelerine yardımcı olmak.</p>

<p>d) Düşmeleri önlemeye yönelik bilgilendirme yapmak, çevresel riskleri belirlemek ve gerekli çevre düzenlemelerinin yapılmasını sağlamak.</p>

<p>e) Fizyoterapi programına alınan yaşlılardaki gelişimleri izleyerek kayıt tutmak.</p>

<p>f) Yaşlıların boş zamanlarını değerlendirici ve fiziki aktivite düzeylerini artırıcı egzersiz programları düzenlemek.</p>

<p>g) Göreviyle ilgili sarf malzemeleri, araç ve gereçlerin sağlanması için idareye teklifte bulunmak; mevcut araçları korumak ve hizmete hazır hâlde bulundurmak.</p>

<p>ğ) Mesleğiyle ilgili olarak kuruluşun hizmet amacına uygun konularda inceleme ve araştırma yapmak, sonuçlarını raporlaştırmak.</p>

<p>(3) Fizyoterapist, diğer sağlık personeli ve servislerle iş birliği içinde çalışır.</p>

<p>(4) Fizyoterapist, müdüre ya da müdürün görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur.</p>

<p>(5) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Ergoterapistin</strong><strong> görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 52- </strong>(1) Ergoterapist, kuruluşta sunulan ergoterapi hizmetlerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Ergoterapistin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Yaşlının fonksiyonel potansiyelini ve sınırlılıklarını değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunmak.</p>

<p>b) Yaşlıların günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığını sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirlemek ve kullanımını öğretmek.</p>

<p>c) Yaşlıya ait duyusal, motor, bilişsel, psikolojik ve psiko-sosyal performans ile yaşlıların gerçekleştirdikleri aktivite ve bulundukları çevreye yönelik ergoterapi değerlendirmelerini yapmak, ergoterapi müdahalelerini birey merkezli olarak planlamak, uygulamak ve sonuçları değerlendirmek.</p>

<p>ç) Yaşlıların topluma katılımını etkileyen kişisel, çevresel ve aktivite performansına ait engelleri değerlendirmek.</p>

<p>(3) Ergoterapist, diğer sağlık personeli ve servisler ile iş birliği hâlinde çalışır.</p>

<p>(4) Ergoterapist, müdüre ya da görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur.</p>

<p>(5) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Fizyoterapi teknikeri ile konuşma ve dil terapistinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 53- </strong>(1) Fizyoterapi teknikeri ile konuşma ve dil terapisti, görevlerini ilgili mevzuatları ve mesleki standartları çerçevesinde yerine getirir ve çalışmalarını sağlık servisi sorumlusu ile müdüre veya görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumlu olarak yürütür.</p>

<p>(2) Fizyoterapi teknikeri, fizyoterapist tarafından planlanan fizik tedavi, egzersiz ve rehabilitasyon uygulamalarının yürütülmesine yardımcı olur, uygulamaların takibini yapar ve gerekli kayıtları tutar.</p>

<p>(3) Konuşma ve dil terapisti; konuşma, dil, iletişim, ses ve yutma fonksiyonlarına ilişkin değerlendirme ve terapi süreçlerini yürütür, uygulamaların sonuçlarını izler ve gerektiğinde sağlık servisi ile iş birliği sağlar.</p>

<p>(4) Her iki meslek mensubu da sağlık servisi, sosyal servis ve bakım personeli ile iş birliği içinde çalışır; yaşlıların fonksiyonel kapasitesinin artırılmasına ve rehabilitasyon süreçlerinin desteklenmesine yönelik faaliyetlere katkı sunar.</p>

<p>(5) Her iki meslek mensubu da Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Diyetisyenin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 54- </strong>(1) Diyetisyen, kuruluşta sunulan beslenme hizmetlerinin planlanması, uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Diyetisyenin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Yaşlıların ve personelin beslenmesine ilişkin program ve cetvelleri hazırlamak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek.</p>

<p>b) Kuruluştaki tüm yaşlıların genel beslenme durumunu değerlendirmek, malnütrisyon ve obezite taramaları yapmak.</p>

<p>c) Beslenme güçlüğü çeken veya malnütrisyonu olan yaşlıları tespit etmek, izlem ve takip sürecinde sağlık servisiyle iş birliği yapmak.</p>

<p>ç) Diyet tedavisi gereken yaşlılar için uygun bireysel diyet listeleri hazırlamak ve kontrollerini yürütmek.</p>

<p>d) Özel beslenme gereksinimi olan yaşlılara uygun özel menü ve besin programları hazırlamak.</p>

<p>e) Özel gün ve gecelerde uygulanacak beslenme programlarını planlamak.</p>

<p>f) Yemeklerden şahit numune alınması ve uygun koşullarda 72 saat süreyle, ilgili gıda güvenliği mevzuatına uygun koşullarda saklanmasını sağlamak.</p>

<p>g) Mutfak ve yemek servis bölümlerinin genel hijyen koşullarına uygunluğunu denetlemek.</p>

<p>ğ) Yemeklerin kalite, sıcaklık ve besin değerinin korunmasına yönelik kontrolleri yapmak ve dağıtım sürecinin uygunluğunu izlemek.</p>

<p>h) Bakım hizmeti veren personele; yaşlı beslenmesi, yatağa bağımlı bireylerde beslenme, malnütrisyon ve obezite konularında eğitimler vermek.</p>

<p>ı) Mutfak ve yemekhane personeline; beslenme, hijyen, gıda güvenliği, şahit numune alma, yiyecek depolama ve servis teknikleri konularında eğitimler vermek.</p>

<p>i) Mutfak ve yemekhane personelinin, 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 5/7/2013 tarihli ve 28698 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hijyen Eğitimi Yönetmeliği hükümleri uyarınca düzenlenen hijyen eğitimine katılmalarını ve belge almalarını sağlamak, ayrıca personelin bulaşıcı hastalığı bulunmadığını gösteren sağlık raporlarının altı ayda bir alınarak kuruluş müdürlüğüne bildirilmesini takip etmek.</p>

<p>j) Kuruluşa alınacak gıda maddelerinin cins, miktar ve kalite standartlarını belirlemek; alımların şartnameye uygunluğunu kontrol etmek.</p>

<p>k) Gıda depolarının hijyen ve saklama koşullarını denetlemek; yiyeceklerin korunması, dağıtımı ve muhafazasında uygulanacak kuralları gözetmek.</p>

<p>l) Gereken araç-gereç ve malzemelerin temini konusunda idareye teklifte bulunmak; mevcutların korunmasını ve düzenli kullanılmasını sağlamak.</p>

<p>m) Mesleği ile ilgili kuruluşun hizmet amacına uygun konularda inceleme ve araştırma yapmak ve raporlaştırmak.</p>

<p>n) Mutfak ve yemek servis personelinin çalışma yöntem ve tekniklerinin belirlenmesinde yönetimle birlikte planlama yapmak.</p>

<p>o) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p>(3) Diyetisyen, sağlık servisi, sosyal servis ve taşınır kayıt ve kontrol görevlileri ile iş birliği hâlinde çalışır.</p>

<p>(4) Diyetisyen, kuruluşa yapılan gıda ve mamul yemek alımlarında muayene komisyonunun doğal üyesidir.</p>

<p>(5) Diyetisyen, müdüre veya görevlendireceği müdür yardımcısına karşı sorumludur.</p>

<p><strong>Büro görevlilerinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 55- </strong>(1) Büro görevlileri, kuruluşun yazışma, evrak, arşiv ve büro hizmetlerini mevzuata uygun olarak yürütmekle sorumludur.</p>

<p>(2) Büro görevlileri, ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak verilen görevleri yapar.</p>

<p>(3) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen diğer görevleri yerine getirir.</p>

<p><strong>Yurt yönetim memurunun görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 56- </strong>(1) Yurt yönetim memuru, kuruluşta yürütülen hizmetlerin nöbet süresince düzenli, güvenli ve kesintisiz biçimde sürdürülmesinden sorumludur.</p>

<p>(2) Yurt yönetim memurunun görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Nöbet hizmetlerini yürütmek, nöbet süresince kuruluşun genel işleyişini izlemek ve gerekli durumlarda idari tedbirleri almak.</p>

<p>b) Nöbeti esnasında kuruluşun nöbetçi amiri olarak görev yapmak, yaşlılar ve personel arasında koordinasyonu sağlamak, olağan dışı durumları kayıt altına alarak yönetime bildirmek.</p>

<p>c) Nöbet süresince yaşlıların güvenliği, sağlık durumu veya acil ihtiyaçlarıyla ilgili gelişmelerde ilgili birimlerle iş birliği yapmak ve gerekli bildirimleri yapmak.</p>

<p>ç) Nöbet defterini usulüne uygun biçimde tutmak, yapılan işlemleri ve tespitleri kayıt altına almak.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p>(3) Yurt yönetim memuru nöbet dışında başka bir görevde görevlendirilemez.</p>

<p><strong>Din görevlisinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 57- </strong>(1) Din görevlisi, kuruluşta kalan yaşlılara yönelik manevi destek ve rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinden sorumludur. Kuruluşta istihdam edilen din görevlisi bulunmaması halinde Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde kuruluşta din görevlisi görevlendirilebilir.</p>

<p>(2) Din görevlisinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Yaşlılara sunulacak manevi destek, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerini yürütmek.</p>

<p>b) Kuruluşta sohbet, dua, kandil programı, değerler eğitimi ve benzeri manevi içerikli etkinlikler düzenlemek ve yaşlıların katılımını teşvik etmek.</p>

<p>c) Yaşlıların moral ve motivasyonunu artırıcı bireysel veya grup görüşmeleri yapmak; ihtiyaç duyanlara manevi danışmanlık sağlamak.</p>

<p>ç) Hizmetlerin yürütülmesinde Bakanlık ve Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğiyle belirlenen usul ve esaslara uygun hareket etmek.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Güvenlik görevlisinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 58- </strong>(1) Güvenlik görevlisi, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde görev yapar.</p>

<p>(2) Güvenlik görevlisinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun bina, tesis ve eklentilerinde can ve mal güvenliğini sağlamak, giriş-çıkışları mümkünse elektronik cihazları kullanarak da kontrol etmek ve yetkisiz kişilerin girişini önlemek.</p>

<p>b) Kuruluşta meydana gelebilecek acil durum, kaza, yangın veya güvenlik ihlali hâllerinde derhal müdahale etmek ve gerekli mercilere bildirimde bulunmak.</p>

<p>c) Kuruluşta görevli personel, yaşlılar ve ziyaretçilerin güvenliği açısından gerekli tedbirleri almak, devriye görevini yürütmek.</p>

<p>ç) Görevi sırasında gözlemlediği olağan dışı durumları nöbet defterine kaydetmek ve amirine bildirmek.</p>

<p>d) Görev alanında bulunan kamera, alarm, yangın sistemi ve benzeri güvenlik ekipmanlarının çalışır durumda olmasını sağlamak, arıza veya aksaklıkları yönetime bildirmek.</p>

<p>e) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen diğer görevleri, 5188 sayılı Kanun kapsamındaki yetki sınırları çerçevesinde yerine getirmek.</p>

<p><strong>Teknik personelin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 59- </strong>(1) Teknik personel, kuruluşun teknik altyapısının, bina, tesis, makine ve donanımlarının işlevsel, güvenli ve sürekli şekilde çalışmasını sağlamakla sorumludur.</p>

<p>(2) Teknik personelin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun bina, tesis, makine, araç-gereç, teçhizat ve teknik sistemlerinin bakım, onarım ve periyodik kontrollerini yapmak; arıza durumlarında gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek ve kayıt altına almak.</p>

<p>b) Teknik donanım ve sistemlerin kullanıma hazır ve güvenli durumda olmasını sağlamak, enerji, su, ısıtma, soğutma, havalandırma ve benzeri altyapı sistemlerinin sürekliliğini izlemek.</p>

<p>c) Görevlendirildiği teknik alanlarda sorumluluk üstlenmek, bakım ve onarım planlarının uygulanmasında diğer birimlerle iş birliği yapmak.</p>

<p>ç) Teknik işlerle ilgili gerekli malzeme, araç ve ekipmanların temini için idareye teklifte bulunmak, mevcutların korunmasını ve uygun koşullarda muhafazasını sağlamak.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Destek personelinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 60- </strong>(1) Terzilik, berberlik, kuaförlük, ısınma, aşçılık gibi hizmetleri gördürmek için istihdam edilen destek personeldir.</p>

<p>(2) Destek personelinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Mesleğine ilişkin görevleri, kuruluşun düzeni ve yaşlının ihtiyaçları doğrultusunda yerine getirmek.</p>

<p>b) Kullanılan araç, gereç, malzeme ve ekipmanların temizlik, bakım ve güvenli şekilde muhafazasını sağlamak.</p>

<p>c) Görev alanlarının hijyen ve güvenlik kurallarına uygunluğunu sağlamak, eksiklikleri yönetime bildirmek.</p>

<p>ç) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Bakım personelinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 61- </strong>(1) Bakım personeli, yaşlı bireylerin günlük yaşam faaliyetleri, kişisel hijyen, temizlik ve bakım destek hizmetlerini yürütmekle sorumludur.</p>

<p>(2) Bakım personelinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Yaşlının kişisel bakım ve temizliği ile ilgili her türlü hizmeti yerine getirmek.</p>

<p>b) Alt bezi kullanan yaşlının alt bakımını, mahremiyetine özen göstererek yapmak.</p>

<p>c) Altı kirlenen yaşlının, günlük zaman sınırlaması olmaksızın ve kesintisiz biçimde, alt temizliğini ivedilikle yapmak; gerekli hâllerde vücut temizliğini sağlamak, kurulayarak yeniden bezlemek.</p>

<p>ç) Yaşlının kişisel bakım ve cilt bakımına yönelik işlemler sırasında, sağlık servisi tarafından uygun görülen ürünleri kullanmak ve uygulamak; tıbbi ürün veya ilaç niteliği taşıyan uygulamaları ise tabip veya yetkili sağlık personelinin talimatı ve gözetimi çerçevesinde yapmak.</p>

<p>d) Alt temizliği sonrasında çıkan atıkları uygun şekilde toplayarak çöp toplama alanına ulaştırmak.</p>

<p>e) Kirlenen giysi ve yatak takımlarını ivedilikle değiştirmek.</p>

<p>f) Yaşlının kişisel temizlik ve hijyeninin korunması amacıyla periyodik olarak veya ihtiyaç halinde banyosunu yaptırmak, tırnak, saç ve sakal bakımını yapmak veya yapılmasına destek olmak.</p>

<p>g) Yaşlının ağız ve diş bakımı gibi günlük kişisel bakımına yardımcı olmak.</p>

<p>ğ) Günlük olarak ve gerektiğinde yaşlının giysilerini ve çarşaflarını değiştirmek.</p>

<p>h) Yaşlının yaşam alanında kullandığı malzemeleri ve yatağını temizlemek, yaşlı odasının düzenli ve temiz tutulmasını sağlamak.</p>

<p>ı) Görevinde kullanılan araç, gereç ve ekipmanların temizliğini yapmak ve uygun şekilde muhafaza etmek.</p>

<p>i) Yaşlının bakım ve kişisel sağlığı için uygun pozisyonu almasına yardımcı olmak.</p>

<p>j) Gerek duyulması hâlinde yaşlıya yemek yemesinde ve beslenmesinde yardımcı olmak, kendi başına yemek yiyemeyenlere yemeklerini yedirmek.</p>

<p>k) Oral nütrisyon ürünleriyle beslenen yaşlıların ürünlerini uygun şekilde tüketmelerini sağlamak ve takip çizelgelerini doldurmak.</p>

<p>l) Yaşlılarla birlikte oldukları süre içinde gözlemledikleri önemli olayları veya yaşlının sağlık durumundaki değişiklikleri birim sorumlusuna bildirmek.</p>

<p>m) Yaşlıların sağlık durumlarında gözlemlenen değişiklikleri sağlık servisine bildirmek ve sağlık servisi tarafından belirlenen tedbirlere uymak.</p>

<p>n) Yaşlıların sağlık servisine ve kuruluş içindeki diğer birimlere ulaşmalarına yardımcı olmak, gerektiğinde refakat etmek.</p>

<p>o) Sağlık kuruluşlarına sevk edilenlere nakilleri esnasında eşlik etmek ve gerektiğinde refakatçi olarak destek sağlamak.</p>

<p>ö) Yaşlıların iletişim kurmalarına destek olmak ve sosyal etkileşimlerini teşvik etmek.</p>

<p>p) Yaşlıların yaşam alanlarında kaza riski ve güvenlik açısından gerekli önlemleri almak, tespit ettiği eksiklikleri bildirmek.</p>

<p>r) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen mesleği ile ilgili diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Temizlik personelinin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 62- </strong>(1) Temizlik personeli, kuruluşun tüm bina, araç, gereç ve yaşam alanlarının temizlik ve hijyeninden sorumludur.</p>

<p>(2) Temizlik personelinin görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p>a) Kuruluşun genel temizlik, dezenfeksiyon ve hijyen işlerini, belirlenen plan ve program dâhilinde düzenli olarak yürütmek.</p>

<p>b) Ortak kullanım alanları, yemekhane, mutfak, banyo, tuvalet, koridor, ofis, yaşlı odaları ve servis birimlerinin temizlik ve düzenini sağlamak.</p>

<p>c) Kullanılan temizlik malzemelerinin ve ekipmanlarının doğru, güvenli ve ekonomik biçimde kullanılmasını sağlamak, stok durumunu ilgili personele bildirmek.</p>

<p>ç) Çalışma alanlarında iş sağlığı, güvenliği ve hijyen kurallarına uymak, bu konularda yapılan hizmet içi eğitimlere katılmak.</p>

<p>d) Bakanlıkça belirlenen ve müdür tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Disiplin Hükümleri</p>

<p><strong>Yaşlıların uyması gereken kurallar</strong></p>

<p><strong>MADDE 63- </strong>(1) Yaşlının uyması gereken kurallar, kuruluş müdürlüğünce bu Yönetmelik çerçevesinde yayımlanan emir ve talimatlarla düzenlenir.</p>

<p>(2) Yaşlılar odalarında ve üzerlerinde ateşli silah, kesici, delici, yaralayıcı alet, tehlikeli madde veya kimyasal madde bulunduramaz.</p>

<p>(3) Talep eden yaşlılar, odalarını huzurevi idaresinin uygun gördüğü ölçüde düzenleyip döşeyebilir.</p>

<p>(4) Yaşlının kuruluşa kabulünde bu kurallar kendilerine tebliğ edilir ve anlatılır.</p>

<p><strong>Uyarma</strong></p>

<p><strong>MADDE 64- </strong>(1) Uyarma; yaşlının davranışları ile ilgili daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.</p>

<p>(2) Uyarmayı gerektiren fiil ve hâller aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Temizlik kurallarına uymamak.</p>

<p>b) Kişisel bakımını ve temizliğini yerine getirmemek.</p>

<p>c) Gerçeğe dayanmayan şikâyet ve başvuruda bulunmak.</p>

<p>ç) Kuruluşu izinsiz terk etmek.</p>

<p>d) Yaşlılar ve personele hakaret içeren sözler kullanmak, sözel şiddette bulunmak gibi toplu yaşam kurallarına aykırı fiili tutum ve davranışlarda bulunmak.</p>

<p>e) Kuruluş içinde alkol ve uyuşturucu madde kullanmak ya da alkollü olarak kuruluşa gelmek.</p>

<p>f) Dilencilik yapmak.</p>

<p>g) Kuruluş araç, gereç ve eşyalarına kasıtlı olarak zarar vermek.</p>

<p>ğ) Kuruluş hakkında gerçeğe aykırı yayın yapmak veya yaptırmak, resmî makamlara asılsız şikâyette bulunmak, personel ve yaşlılar hakkında asılsız ve onur kırıcı haber yaymak.</p>

<p>h) Dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımcılığı içeren söz, tutum ve davranışlarda bulunmak.</p>

<p>ı) Diğer yaşlıların ve personelin zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.</p>

<p>i) Yaşlıların odalarında ve üzerlerinde ateşli silah, kesici, delici, yaralayıcı alet, tehlikeli madde veya kimyasal madde bulundurmak.</p>

<p>j) Yaşlı ile kuruluş personeli arasında para alışverişinin bulunması.</p>

<p>k) Kuruluştaki demirbaş malzemeye zarar vermek.</p>

<p><strong>Oda değiştirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 65- </strong>(1) Oda değiştirme, yaşlının kendi isteği dışında odasının değiştirilmesinin yaşlıya yazı ile bildirilmesidir.</p>

<p>(2) Uyarmayı gerektiren fiil ve hallerin üç kez tekrarlanması, oda değiştirmeyi gerektirir.</p>

<p><strong>Kuruluş değiştirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 66- </strong>(1) Kuruluş değiştirme, yaşlının kendi isteği dışında bir başka kuruluşa gönderilmesidir.</p>

<p>(2) Kuruluş değiştirme cezasını gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Oda değiştirmeyi gerektiren fiil ve halleri bir kez daha tekrarlaması ve yapılan mesleki çalışmaların sonuçsuz kalması.</p>

<p><strong>Kuruluştan çıkarma</strong></p>

<p><strong>MADDE 67- </strong>(1) Yaşlının beş yıl süreyle kurum bakımına alınmama koşuluyla kuruluştan çıkarılmasıdır.</p>

<p>(2) Kuruluştan çıkarmayı gerektiren fiil ve haller aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Uyarılara rağmen; kuruluşun huzur, sükûn ve çalışma düzenini sürekli bozmak ve bu amaçla başkalarını tahrik ve teşvik etmek.</p>

<p>b) Yaşlıların ve personelin vücut bütünlüğünü bozacak ve sağlığına zarar verecek şekilde fiil ve eylemde bulunmak.</p>

<p>c) Yaşlılar ve personele söz, hareket veya davranışlarla ya da vücut dokunulmazlığını ihlal edici tacizde bulunmak.</p>

<p>ç) Yaşlıların ve/veya personelin can güvenliğini tehdit edici söz ve davranışlarda bulunmak.</p>

<p>d) Uyuşturucu madde kullandığı ve bağımlı olduğu kuruluş tutanakları ile tespit edilenler için tedavi olmayı reddetmek veya tedavi sonrası kullanmaya devam etmek.</p>

<p>e) Alkol bağımlısı olduğu kuruluş tutanakları ile tespit edilenler için tedavi olmayı reddetmek veya tedavi sonrası kullanmaya devam etmek.</p>

<p>f) İki kez kuruluş değiştirme cezası almış olup üçüncü kez kuruluş değiştirme cezasını gerektiren fiillerden birisini işlemiş olmak.</p>

<p>g) Kendisi için belirlenen huzurevi aylık ücretini, kabul edilebilir bir mazeret göstermeksizin üç kez yatırmamak.</p>

<p>ğ) Yaşlının kuruluşa kabulü ile birlikte 5237 sayılı Kanun ya da diğer ceza hükmü uyarınca hapis cezasını gerektiren fiilleri işlemek ve bu fiilleri işlediğinin mahkemelerce hüküm altına alınması.</p>

<p>h) 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek ve fiilleri işlediğinin mahkemelerce hüküm altına alınması.</p>

<p>ı) Devletin itibarını ya da personelin onurunu zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak.</p>

<p>(3) 5237 sayılı Kanun ya da diğer ceza hükmü içeren kanunlara göre suç sayılan fiilleri işlemiş yaşlılar ivedilikle adli makamlara ve Genel Müdürlüğe bildirilir.</p>

<p><strong>Disiplin hükümlerinin uygulanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 68- </strong>(1) Disiplin hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek fiil ve hâllerin idare tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde disiplin işlemlerine başlanması zorunludur. Bu süre içinde disiplin işlemine başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar.</p>

<p>(2) Disiplin soruşturması, müdür veya müdürün görevlendireceği bir müdür yardımcısı tarafından yürütülür. Soruşturma, başlatıldığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde tamamlanır. Gerekli görülmesi halinde bu süre, gerekçesi belirtilmek kaydıyla on beş günü geçmemek üzere bir defaya mahsus uzatılabilir.</p>

<p>(3) Disiplin süreci başlatılan yaşlıya ilişkin dosyada aşağıdaki belgeler yer alır:</p>

<p>a) Yaşlının kimlik bilgileri, özgeçmişi, ekonomik ve sağlık durumu, aile ve sosyal yaşamı ile kuruluş içi gözlemlerinin yer aldığı durum değerlendirme raporu.</p>

<p>b) Vaka Değerlendirme Toplantısında hazırlanacak vaka tanıtım ve değerlendirme raporu.</p>

<p>c) Disiplin kurulunda görüşülmek üzere düzenlenen disiplin kurul karar tutanağı.</p>

<p>ç) Yaşlının ifade veya yazılı savunması.</p>

<p>d) Gerektiğinde olayla ilgili görüşüne başvurulan personel ve/veya yaşlıya ait ifade tutanakları.</p>

<p>e) Yaşlının daha önce disiplin cezası alıp almadığına ilişkin bilgi ve belgeler.</p>

<p>f) Kuruluş değiştirme teklif edilen yaşlılar için ortam değişikliğinin etkisine ilişkin kanaat; kuruluştan çıkarılması teklif edilen yaşlılar için ise yaşamını nasıl sürdüreceğine dair bilginin eklendiği değerlendirme notu.</p>

<p>(4) Disiplin Kurulu, müdürün çağrısı üzerine toplanır ve soruşturma dosyasını değerlendirir. Kurul; uyarı, oda değiştirme, kuruluş değiştirme veya kuruluştan çıkarma teklifinde bulunabilir.</p>

<p>(5) Uyarı ve oda değiştirme disiplin cezası kuruluş müdürlüğü tarafından verilir. Disiplin cezasına karşı yaşlı veya vasisi, kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde il müdürlüğüne itirazda bulunabilir. İtiraz başvuruları, il müdürlüğü tarafından en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır.</p>

<p>(6) Disiplin Kurulu tarafından kuruluş değiştirme veya kuruluştan çıkarma teklif edilen dosyalar, gerekçeli karar tutanağı ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Genel Müdürlük, dosyanın intikalini izleyen on beş gün içinde durumu değerlendirir; sonuç uygulanmak üzere resmî yazı ile il müdürlüğüne bildirilir.</p>

<p>(7) Genel Müdürlük tarafından kuruluştan çıkarılmasına karar verilen yaşlı, beş yıl süreyle Bakanlığa bağlı resmî kuruluşlara tekrar alınamaz. Kuruluş değiştirme kararı verilen yaşlı ise sıra gözetilmeksizin uygun kuruluşa kabul edilir.</p>

<p>(8) Kuruluş değişikliği ve kuruluştan çıkarma disiplin cezasına karşı yaşlı veya vasisi, kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde il müdürlüğü vasıtasıyla Genel Müdürlüğe itirazda bulunabilir. İtiraz başvuruları, Genel Müdürlük tarafından en geç otuz gün içinde sonuçlandırılır.</p>

<p>(9) Disiplin süreci devam ederken kuruluştan kendi isteğiyle ayrılan yaşlılar hakkında, fiilin işlendiği tarihte disiplin soruşturması başlatılmışsa, süreç tamamlanır ve sonucuna göre karar verilir.</p>

<p>(10) Vaka Değerlendirme Toplantısı, disiplin sürecinin destekleyici aşamasıdır; olayın sosyal, psikolojik ve çevresel boyutlarını değerlendirir ve görüşünü disiplin kuruluna sunar. Nihai karar, Disiplin Kurulu ve Genel Müdürlük tarafından verilir.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>İzin ve Ücretler</p>

<p><strong>İzin</strong></p>

<p><strong>MADDE 69- </strong>(1) Yaşlıların izin durumuna ilişkin esaslar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:</p>

<p>a) Yaşlıların kuruluşa günlük giriş ve çıkışı kayıt altına alınır. Giriş ve çıkış esasları müdür tarafından belirlenir ve yaşlılara duyurulur.</p>

<p>b) Yaşlıların yıllık izin formu sosyal servis görevlisi tarafından hazırlanır ve müdür tarafından onaylanır.</p>

<p>c) Yaşlılara bir yıl içinde üç ay izin verilebilir.</p>

<p>ç) İzin süresi biten yaşlıya müdürün onayı ile yirmi güne kadar mazeret izni verilebilir.</p>

<p>d) Ücretli yaşlı izinde olduğu sürede de aylık ücretinin tamamını ödemekle yükümlüdür.</p>

<p>e) Kuruluş müdürlüğünce yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde verilen izin süresinin bitiminde kuruluşa dönmeyen ve mazeretini belgeleyemeyen yaşlıya, bir defaya mahsus olmak üzere on beş gün ek süre verilir. Ek sürenin sonunda da kuruluşa dönmemesi hâlinde, il müdürünün onayı ile yaşlının kuruluş ile ilişiği kesilir. Yaşlının oda ve bakım ücreti, kuruluş ile ilişiğinin kesildiği tarihe kadar tam olarak tahsil edilir.</p>

<p>f) İlişiği kesilen yaşlı tekrar kurum bakımına alınmak için başvuru yapabilir.</p>

<p><strong>Ücret durumu</strong></p>

<p><strong>MADDE 70- </strong>(1) Kuruluş yaşlılarından alınacak aylık ücret; oda, yatak, yemek, bakım ve rehabilitasyon giderlerini kapsar.</p>

<p>(2) Yaşlılardan alınacak aylık bakım ücretleri; binanın konumu, kuruluşun kapasitesi, fiziki koşulları, il-ilçe merkezlerine yakınlığı ve benzeri durumlar değerlendirilerek, genel esaslar çerçevesinde Bakanlık tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Yaşlının, ücretli/ücretsiz statüsünün belirlenmesinde sosyal inceleme raporu esas alınmak üzere aşağıdaki hususlar da değerlendirilir:</p>

<p>a) Kanunen bakmakla yükümlü kimsesi olmayan, sosyal güvenlik kuruluşlarından emekli, dul ve yetim aylığı almayan, adına kayıtlı menkul veya gayrimenkulü bulunmayan yaşlılar ile kanunen bakmakla yükümlü kimsesi olup yükümlülerinin ekonomik gücünün yeterli olmadığı sosyal inceleme raporu ile tespit edilen yaşlılar ücretsiz kabul edilir.</p>

<p>b) Ekonomik yoksunluğu bulunmayıp bakıma muhtaç durumda olduğu sosyal inceleme raporu ile tespit edilen yaşlılar ücretli kabul edilir.</p>

<p>c) Kuruluşta bulundukları süre içerisinde olağanüstü bir nedenle gelir ve varlıklarını kaybedenlerden, kendilerine kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan ya da yükümlüsü olup da ekonomik gücü yeterli olmayan yaşlılar, sosyal inceleme raporu ve il müdürlüğünün onayı ile ücretsiz kabul edilir.</p>

<p>ç) Ücretsiz kabul edilmesine rağmen gelir veya mal varlığını gizlediği tespit edilenlerin statüsü ücretliye dönüştürülür; ücret, kuruluşa ilk kabul tarihi esas alınarak yasal faiziyle birlikte tahsil edilir. Ücretli statüsünü kabul etmeyenlerin kuruluş ile ilişiği, borç yükümlülüğü devam etmek kaydıyla il müdürlüğü onayıyla kesilir.</p>

<p>d) Ücretli statüde olduğu halde acil durum nedeniyle valilik oluru ile geçici olarak kabul edilen yaşlılardan, nakli yapılana kadar gün hesabı üzerinden oda ücreti tahsil edilir.</p>

<p>e) Ücretin her ayın onuncu gününe kadar peşin olarak tahsil edilmesi esastır. Ancak özel durumların belgelendirilmesi hâlinde, aynı ay içinde kalmak kaydıyla farklı bir ödeme günü belirlenebilir.</p>

<p>f) Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın ücretini yatırmayan yaşlıya bildirim yapılır; söz konusu ücret en geç ayın yirmi beşinci gününe kadar yasal faiziyle birlikte tahsil edilir. Bu durumun üç kez tekrarlanması hâlinde, il müdürlüğünün onayı ile yaşlının kuruluş ile ilişiği kesilir. İlişiği kesilen yaşlının, borcunu ödeyerek kuruluşta kalmak amacıyla yeniden başvuruda bulunması durumunda, müracaatı yeni başvuru olarak değerlendirilir.</p>

<p>g) Kabul sırasında ve nakil halinde gün hesabı üzerinden ücret tahsil edilir.</p>

<p>ğ) Nakil dışındaki nedenlerle kuruluştan ayrılan yaşlıya, kalmadığı günler için alınan ücret iade edilir.</p>

<p>h) Yakınları tarafından ödeme yapılması halinde, ödemeyi üstlenen kişiden noter onaylı müteselsil kefalet sözleşmesi alınır.</p>

<p>ı) Aylık ücrete ilişkin ek düzenlemeler ve artışlar Bakanlık tarafından hazırlanan usul ve esaslarla belirlenir.</p>

<p>i) Kuruluşta ücretsiz kalan yaşlılara bağlanan harçlık, yaşlının giyim ve kişisel temel ihtiyaçlarında kullanılır; bu doğrultuda kullanım planı sosyal servisin değerlendirmesiyle yapılır.</p>

<p><strong>Ücret tahsili</strong></p>

<p><strong>MADDE 71- </strong>(1) Aylık ücretleri, kuruluş döner sermaye işletmesi tarafından tahsil edilir. Tahsilat, döner sermayeli kuruluşlarda ilgili mevzuat hükümlerine göre yapılır.</p>

<p>(2) Döner sermaye işletmesi olmayanlarda aylık ücret il/ilçe muhasebe veya mal müdürlüğüne ödenir.</p>

<p>(3) Emekli maaşı alan ücretli yaşlılar; aylık oda ve bakım ücretlerinin maaş aldıkları bankalardan otomatik olarak kesilmesi için talimat verebilir; talimat verilmesi durumunda, kuruluşa kabul sürecinde otomatik ödeme talimatı verildiğine ilişkin belge istenmelidir.</p>

<p>(4) Aylık ücretini zamanında ödemeyenlere, kanuni faiz tahakkuk ettirilir. Kuruluş ücretine ilişkin alacağın tahsil edilememesi halinde alacak takibine ilişkin dosya, bulunulan ilin Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Hukuk Birimine gönderilir.</p>

<p>(5) Öngörülemeyen salgın hastalık, doğal afetler gibi olağanüstü hâllerde gerekli görülmesi halinde süreci kuruluş dışında geçirmek isteyen yaşlılardan Bakanlık Makamının Onayı ile ücret tahsil edilmez.</p>

<p><strong>Ücret indirimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 72- </strong>(1) Asgari ücretin üçte birinden daha az geliri bulunan yaşlılar, kuruluş hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlandırılır. Bu kişiler genel sağlık sigortası kapsamında değerlendirilir.</p>

<p>(2) Ücreti karşılamaya yetecek düzeyde geliri bulunmayan yaşlıların gelirinin yüzde yirmi beşi harçlık olarak kendisine bırakılır, kalan yüzde yetmiş beşi ise Bakanlık tarafından belirlenen ücreti aşmamak kaydıyla tahsil edilir.</p>

<p>(3) Geliri bulunmasına rağmen, gelirinin yüzde yirmi beşinin harçlık olarak kendisine bırakılması sonrasında ailevi, sağlık veya benzeri zorunlu nedenlerle gelire ihtiyaç duyan ve oda ücretini ödemekte güçlük yaşayan yaşlılara, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde indirim uygulanabilir.</p>

<p>SEKİZİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Mesleki çalışma</strong></p>

<p><strong>MADDE 73- </strong>(1) Yaşlıların kuruluştaki yaşamlarını sağlıklı, huzurlu ve mutlu olarak sürdürebilmeleri amacıyla sosyal servis görevlisi tarafından çalışma yapılır.</p>

<p>(2) Bu çalışmalar; kuruluşa yeni kabul edilenlerin uyum sürecini hızlandırmayı, ruhsal, sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmeyi; yaşlıların yakınlarıyla, diğer yaşlılarla, personel ve yönetimle olan ilişkilerini düzenlemeyi, bu konularda davranış değişikliği sağlamaya yönelik destekleyici programlar geliştirmeyi; ruhsal sorunları veya kendine zarar verme eğilimi saptanan yaşlıları gerekli desteği alabilecekleri sağlık kuruluşlarına yönlendirmeyi, tepkileri dikkate alarak koruyucu önlemler geliştirmeyi ve gözetimi artırmayı; yaşlıların aktif birey olmaları yönünde sosyal etkinlikler düzenlemeyi ve üretkenliğini artırıcı ortam ve mekânlar hazırlamayı içerir.</p>

<p>(3) Uyum sorunları veya davranış bozuklukları olan yaşlılar için sosyal servis görevlisi tarafından kapsamlı bir mesleki çalışma planı hazırlanır ve uygulanır. Yaşlının durumunda değişiklik olmaması halinde mesleki rapor sonucu sağlık servisine bildirilir; sağlık servisi tarafından sevk işlemleri yürütülür.</p>

<p>(4) Mesleki çalışma raporları dosyalanarak saklanır. Mesleki ve vaka tartışma ve değerlendirme çalışmasından sonuç alınamaması durumunda düzenlenen raporlar değerlendirilmek üzere il müdürlüğüne gönderilir.</p>

<p><strong>Gündüzlü hizmet ile geçici yatılı bakım hizmeti</strong></p>

<p><strong>MADDE 74- </strong>(1) Kuruluşlarda, kuruluş binasının fiziksel koşullarının uygun olması durumunda, geçici süre ile gündüzlü veya yatılı bakım için yaşlı kabul edilebilir. Bu bakıma ilişkin olarak;</p>

<p>a) Yaşlıların huzurevlerine ve merkezlere kabul koşullarına sahip olmaları ile ilgili belgeleri düzenlemeleri,</p>

<p>b) Kaldıkları süre içerisinde kuruluşun mevcut kurallarına uymaları,</p>

<p>c) Gündüzlü hizmet alan yaşlıların, kuruluş yaşlılarına verilen günlük hizmetlerden kuruluşun imkanları dahilinde yararlandırılmaları,</p>

<p>esastır.</p>

<p>(2) Kuruluş kapasitesinin uygun olması halinde; ailesinin özel durumu nedeniyle geçici barınma ihtiyacı doğan yaşlılar, geliri bulunmaması halinde ücretsiz, geliri bulunması halinde ise gün hesabı üzerinden ücret alınarak en fazla otuz gün süreyle misafir statüsünde kalabilir. Zorunlu hâllerde il müdürlüğü onayı ile süre uzatılabilir.</p>

<p>(3) Geçici süreyle yatılı olarak kabul edilen yaşlılar, bu sürenin sonunda kuruluştan ayrılmakla yükümlüdür.</p>

<p>(4) Belirlenen sürenin sona ermesine rağmen, mazeretsiz olarak veya mazereti kuruluş tarafından kabul edilmeksizin kuruluşta kalmaya devam eden kişilere ilişkin; ilgili kişi veya yakını hakkında suistimal girişimi gerekçesiyle işlem başlatılır ve yaşlının kuruluş ile ilişiği derhal kesilir.</p>

<p>(5) Geçici sürenin aşılmasıyla oluşan tüm hizmetler için günlük ücretin on katı fazlası üzerinden tahsilat yapılır.</p>

<p>(6) Aynı kişi adına bir yıl içinde yeniden geçici yatılı başvurusu yapılamaz. Ancak zorunlu hallerde il müdürlüğünün onayı ile toplam kalma süresi otuz günü geçmeyecek şekilde başvurusu kabul edilebilir.</p>

<p>(7) Gündüzlü bakım hizmetlerinin ücretsiz sağlanması ya da sosyal ve ekonomik koşullar dikkate alınarak ücret miktarının belirlenmesi ile ücretin tahsili veya indirim uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.</p>

<p><strong>Yaşlıların para, mücevher ve değerli kâğıtlarının güvencesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 75- </strong>(1) Yaşlıların tasarruf ve değerli eşyalarının güvencesi aşağıda belirtilen esaslar uyarınca sağlanır:</p>

<p>a) Yaşlıların para, mücevher ve değerli kâğıtları, müdür yardımcısı, sosyal servis görevlisi, ayniyat saymanı ya da mutemet arasından seçilecek üç görevlinin huzurunda tespit yapılıp iki nüshalı tutanak düzenlenerek müdürün onayına sunulur. Yaşlının mücevher, altın, değerli kağıt ve paralarının komisyon tarafından teslim alınabilmesi için orijinalliğe dair kanıtlayıcı belge olması zorunludur. Tutanağın biri yaşlıya verilir, diğeri de sosyal servisteki dosyasında saklanır. Bu tür emanetler emanet kasasında saklanır.</p>

<p>b) Emanet kasa, müdürün odasında sosyal servisin ve sosyal servisten sorumlu müdür yardımcısının kontrolünde muhafaza edilir.</p>

<p>c) Yaşlının emanetteki para miktarının, bu Yönetmelikte belirlenen kasada tutulabilecek üst sınırdan bağımsız olarak, en düşük Devlet memuru maaşını aşması durumunda, müdürün görevlendireceği iki kişi tarafından bir kamu bankasında yaşlının adına hesap açtırılır.</p>

<p>ç) Yaşlıların tasarruflarının bankada saklanmasına ilişkin kuruluş müdürlüğünce en yakın kamu bankası şubesi ile protokol yapılması durumunda, ilgili şube görevlisince ödeme kuruluşta yaşlıya bizzat yapılır.</p>

<p>d) Yaşlının ihtiyacı için memur maaş taban aylığı katsayısının 5.000 sayısı ile çarpılması sonucu ortaya çıkan tutardan fazla para kasada tutulmaz. Bu tutarı aşan miktarlar, yaşlının adına açılmış banka hesabında tutulur.</p>

<p>e) Acil durumlar dışında emanet kasaya para yatırmak veya çekmek için kuruluş tarafından haftanın bir günü belirlenir.</p>

<p><strong>Harçlık</strong></p>

<p><strong>MADDE 76- </strong>(1) Ücretsiz yaşlıların harçlıkları, 31/1/2015 tarihli ve 29253 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Hizmet Kuruluşlarında Bakımı Sağlanan Engelli ve Yaşlı Bireylere Harçlık Ödenmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre belirlenir ve ödenir.</p>

<p>(2) Kuruluşta ücretsiz olarak bakım hizmeti alan yaşlılara ilişkin bilgiler, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında bağlanan yaşlı aylığının kesilmesine yönelik gerekli işlemlerin yapılması amacıyla ilgili birimlere derhâl bildirilir. Bu bildirimin yapılmasından kuruluş müdürlüğü sorumludur.</p>

<p>(3) Kuruluş tarafından harçlık ödenen yaşlının vefatı hâlinde, emanet kasada biriken harçlık tutarı il müdürlüğünce alınacak onayla hazineye gelir kaydedilir.</p>

<p>(4) Ücretsiz olarak bakım hizmeti alan yaşlılardan, 24 ay boyunca harçlıklarını hiç kullanmayanlara ilişkin hareketsiz harçlık bakiyesi il müdürlüğünün onayı ile hazineye gelir olarak aktarılır.</p>

<p><strong>Yol masrafı</strong></p>

<p><strong>MADDE 77- </strong>(1) Bir başka kuruluşa nakli yapılan, başka bir ilde tedavisi uygun görülen, dinlenme amaçlı kamplara katılacak olan ücretsiz yaşlıların yol masrafları kaldıkları kuruluş müdürlüğünce Genel Müdürlük tarafından gönderilen ödenekten karşılanır. Tiyatro, koro ve benzeri sosyal etkinliklerde görev alan yaşlıların turne yol masrafları Genel Müdürlük ödeneklerinden karşılanır.</p>

<p><strong>Tedavi yardımı ve esasları</strong></p>

<p><strong>MADDE 78- </strong>(1) Kuruluşta ücretsiz hizmet alan yaşlıların muayene ve tedavi giderleri 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında karşılanır.</p>

<p>(2) Tedavi yardımının verilme esasları aşağıda belirtildiği gibi düzenlenmiştir:</p>

<p>a) Kuruluşta ücretli veya ücretsiz olarak hizmet alan yaşlıların sağlık kontrolleri kuruluşta görevli tabip, yoksa hemşire veya diğer sağlık personeli tarafından yapılır. Tabip muayenesi gereken yaşlının tedavisinin, sağlık sorununa göre aile tabibi veya diğer sağlık kuruluşları tarafından yapılması sağlanır.</p>

<p>b) Kuruluşta ücretli veya ücretsiz olarak hizmet alan yaşlıların, tedavi amacıyla sağlık kuruluşlarına nakilleri öncelikli olarak yakınları tarafından sağlanır. Yakınları tarafından sağlanamaması halinde; tabip veya diğer sağlık personelinin uygun görüşü ve müdürün onayı ile kuruluş aracıyla gerçekleştirilir.</p>

<p>(3) Kuruluştan hizmet alan yaşlıların sağlık kuruluşlarında yatılı tedavi görmesi durumunda; refakatçi ihtiyacı öncelikli olarak kendi imkanlarıyla ve yaşlı yakınları tarafından karşılanır, bunun mümkün olmaması halinde kuruluş tarafından karşılanır.</p>

<p><strong>Giyim yardımı ve esasları</strong></p>

<p><strong>MADDE 79- </strong>(1) Kuruluştan bakım hizmeti alan ücretsiz yaşlıların giyecek ihtiyaçları, EK-1’de yer alan Ücretsiz Yaşlılara Yapılacak Giyim Yardımı miktarları göz önünde bulundurularak Genel Müdürlük tarafından gönderilen ödenekten karşılanır.</p>

<p>(2) Giyim yardımı aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır:</p>

<p>a) Giyim yardımı ayni olarak yapılır.</p>

<p>b) Giyim eşyaları, yaşlıların ihtiyaçları doğrultusunda beden ölçülerine göre farklı model ve renklerde satın alınır.</p>

<p>c) İklim koşulları göz önünde bulundurularak kışlıklar Ekim, yazlıklar Mayıs ayında temin edilir. Yeni kabul edilen yaşlının ihtiyacı olması durumunda, giyim ihtiyacı bu aylar beklenmeksizin kuruluş tarafından karşılanır.</p>

<p>ç) Kullanma süresi dolmadan, yenisi verilmez. Ancak kullanılamaz hâle geldiği tutanakla saptanan giysinin yenisi verilebilir.</p>

<p>d) Giyim eşyaları yaşlıya tutanakla teslim edilir ve tutanak dosyasında saklanır. Bir başka kuruluşa nakil durumunda da ilgili müdürlüğe bildirilir.</p>

<p>e) Ücretsiz yaşlılara bağış ve benzeri yollarla gelen giyim eşyalarının verilmesi durumunda, aynı eşyaları içeren giyim yardımı yapılmaz.</p>

<p>(3) EK-1’de belirtilen miktarlar azami olup uygulamada kuruluş müdürlüğü takdir yetkisine sahiptir.</p>

<p><strong>Formlar ve raporlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 80- </strong>(1) Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenecek form, tutanak ve rapor örnekleri Bakanlık tarafından belirlenen standartlara uygun olarak kullanılır.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelikte geçen tüm form, tutanak ve raporlar ilgili mevzuat kapsamında elektronik ortamda kayıt altına alınır, saklanır ve arşivlenir.</p>

<p>(3) Elektronik formlarda yapılacak güncellemeler ve standart değişiklikleri Bakanlık tarafından duyurulur ve kuruluşlar tarafından derhâl uygulanır.</p>

<p><strong>Çalışma gün ve saatleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 81- </strong>(1) Bakanlık tarafından belirlenen vardiya veya postalar halinde çalışmaya ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde çalışma gün ve saatleri, idare tarafından aylık olarak düzenlenir. Mesai ve nöbet çizelgeleri görünen bir yere asılır ve ayrıca ilgililere tebliğ edilir.</p>

<p>(2) Hafta sonu ve resmî tatil günleri ile sosyal etkinliklerin düzenlendiği günlerde idare gerekli gördüğü personel için tabii olunan ilgili mevzuat çerçevesinde serbest zaman veya denkleştirme süresi ya da izin uygulamak koşulu ile görevlendirebilir.</p>

<p><strong>Nöbet hizmetleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 82- </strong>(1) Kuruluşlarda, hizmetlerin yirmi dört saat esasına göre kesintisiz yürütülmesini sağlamak amacıyla nöbet hizmeti yürütülür.</p>

<p>(2) Kuruluşta; yurt yönetim memuru başta olmak üzere sosyal çalışmacı, psikolog, tabip, diyetisyen, fizyoterapist, hemşire ve diğer sağlık personeli, mesleki görev alanlarıyla sınırlı olmak üzere nöbet tutmakla yükümlüdür. Hizmetin gerektirdiği hâllerde, müdürün uygun göreceği diğer personel de nöbet hizmetlerine dâhil edilebilir.</p>

<p>(3) Nöbet tutmakla yükümlü personel sayısının yeterli olmaması hâlinde, kuruluş müdürü ve kuruluş müdür yardımcıları ile bu görevlere vekâlet edenler, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde nöbet hizmetlerine dâhil edilebilir.</p>

<p>(4) Kuruluşta sosyal servis görevlisi, tabip, hemşire veya diğer sağlık personelinin tek olması hâlinde bu personel fiilî nöbetten muaf tutulur; ancak hizmetin aksamasını önlemek amacıyla icap nöbeti kapsamında görevlendirilebilir.</p>

<p>(5) Kuruluşlarda, ilgili mevzuatında öngörülmesi ve hizmetin gerektirmesi hâlinde sağlık nöbeti tutulabilir. Sağlık nöbeti tutan personel, aynı zamanda nöbetçi amir olarak görevlendirilemez.</p>

<p>(6) Yeni hizmete açılan kuruluşlar hariç olmak üzere, ilk defa göreve başlayan personel, göreve başladığı tarihten itibaren ilk bir ay süreyle yalnızca refakat nöbeti tutar.</p>

<p>(7) Nöbet hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesine ilişkin nöbet süresi, nöbet çizelgesi, nöbet izni, nöbet ücreti, nöbet değişikliği, kayıt ve denetim usulleri ile diğer hususlar, Bakanlık tarafından düzenlenir.</p>

<p><strong>Nöbetçi amirin görev ve yetkileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 83- </strong>(1) Nöbetçi amir, nöbet süresince nöbet mahallini terk etmeden, yaşlıların bakım, güvenlik ve günlük yaşam ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar; müdür adına görev yapar ve yetkisi dâhilinde kuruluşun işleyişini yürütür.</p>

<p>(2) Nöbetçi amir, nöbet süresince kuruluşun düzeni, temizliği, disiplini ve güvenliğinden sorumludur.</p>

<p>(3) Görevli personelin çalışmalarını izler ve denetler; tespit edilen aksaklıklara ilişkin gerekli tedbirleri alır ve günlük çalışma programının uygulanmasını sağlar.</p>

<p>(4) Nöbet süresince meydana gelen izinsiz ayrılma, sağlık vakası, ölüm, adli olay, kaza, afet ve benzeri olağan dışı durumlar hakkında ivedilikle kuruluş müdürünü bilgilendirir.</p>

<p>(5) Nöbet bitiminde, nöbet süresince yapılan işlemler ve meydana gelen olaylara ilişkin nöbet defterini düzenler; hafta içi nöbetlerde idareye, hafta sonu ve resmî tatil nöbetlerinde ise bir sonraki nöbetçi amire devir ve teslim eder.</p>

<p><strong>Bağışlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 84- </strong>(1) Kuruluşa yapılan ayni bağışlar, taşınır işlem fişi karşılığında kabul edilir ve 9/10/2024 tarihli ve 9014 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan Taşınır Mal Yönetmeliğine göre işlem yapılır.</p>

<p>(2) Kuruluşa yapılan her türlü şartlı nakdi bağışlar hakkında 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>İlaçlama</strong></p>

<p><strong>MADDE 85- </strong>(1) Kuruluş bölümleri; yaşlılara, personel ve gıda maddelerine zarar vermeyecek şekilde, haşerelere karşı düzenli olarak ilaçlanır.</p>

<p><strong>Ziyaretçiler</strong></p>

<p><strong>MADDE 86- </strong>(1) Yaşlıların aileleri ve arkadaşları ile personelin ziyaretçileri, misafirler için düzenlenen bölümlere kabul edilir. Yaşlıların ve idarenin izni olmaksızın yaşadıkları bölümlere misafir kabul edilmez.</p>

<p>(2) Yaşlıların aileleri ve arkadaşları ile personel ziyaretçilerine ilişkin ziyaret saatleri hizmetin niteliği dikkate alınarak kuruluş müdürlüğü tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Kuruluş giderleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 87- </strong>(1) Kuruluş giderleri konuyla ilgili mevzuat gereği Bakanlıkça gönderilen ödeneklerden ve varsa döner sermaye işletme gelirlerinden karşılanır.</p>

<p>(2) Ödeneklerin gereksinim önceliklerine göre uygun bir şekilde zamanında kullanılması esastır. Harcamalar, ilgili mevzuat ve Bakanlıkça belirlenen genel esaslar çerçevesinde yapılır.</p>

<p><strong>Muhasebe</strong></p>

<p><strong>MADDE 88- </strong>(1) Muhasebe işlemleri, Devlet muhasebe usul ve esaslarına göre yürütülür.</p>

<p><strong>Hizmete katkı</strong></p>

<p><strong>MADDE 89- </strong>(1) Yaşlıların sosyal, psikolojik ve ruhsal yönden desteklenmeleri ve üretken duruma gelebilmeleri amacıyla sağlık durumu ve yetenekleri göz önünde bulundurularak kuruluş hizmetlerine gönüllü olarak katılmaları sağlanır. Gönüllü olarak kuruluş hizmetlerine katkı sunacak olan yaşlıların organizasyon işlemlerini sosyal servis yürütür.</p>

<p>(2) Kuruluş hizmetlerine gönüllü katılımlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.</p>

<p><strong>Bilişim sistemi, araştırma ve inceleme</strong></p>

<p><strong>MADDE 90- </strong>(1) Hizmete ilişkin tüm veriler, yalnızca veri girişi konusunda yetkilendirilmiş personel tarafından, doğru, eksiksiz ve zamanında bilişim sistemine kaydedilir.</p>

<p>(2) Veri giriş süreçlerinde; 6698 sayılı Kanun ile 15/2/2025 tarihli ve 32814 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Veri Paylaşım Yönetmeliğinin 17 nci maddesinde yer alan veri güvenliği, paylaşım ilkeleri ve yetkilendirme hükümleri esas alınır.</p>

<p>(3) Verilerin işlenmesi ve kullanımı sürecinde, hizmetten yararlanan bireylerin mahremiyetinin korunması esastır. Bu kapsamda, verilere erişim, veri giriş ve paylaşım işlemleri kayıt altına alınır, yetkilendirme esaslarına uygunluğu düzenli olarak izlenir ve denetlenir.</p>

<p><strong>İş sağlığı ve güvenliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 91- </strong>(1) Kuruluşta çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmasına ilişkin usul ve esaslar hakkında 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 92- </strong>(1) 21/2/2001 tarihli ve 24325 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Geçiş hükmü</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce kurum bakımı hizmeti alan, kurum bakımından yararlanmak için başvuruda bulunan ve kurum bakımına alınmak üzere sırada bekleyen yaşlılar için 70 yaşını doldurmuş olma veya 60 yaşını doldurmuş olup kısmi veya tam bağımlı olma şartı aranmaz.</p>

<p>(2) Devir, takas, trampa, tahsis, bağış ve benzeri sebeplerle devredilen hizmet binaları ile bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yapımına başlanan veya yapımı tamamlanan hizmet binalarının kullanımında Bu Yönetmelikte kuruluş için düzenlenen fiziki şartlar aranmaz.</p>

<p>(3) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde 92 nci maddeyle yürürlükten kaldırılan Huzurevleri ile Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kuruluştan hizmet alanlar aynı kapsamda hizmet almaya devam ederler.</p>

<p>(4) 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı Sosyal Hizmetler Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin mülga geçici 10 uncu maddesi kapsamında Bakanlığa devredilen kuruluşlar hakkında bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 93- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 94- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260506-1-1.pdf" rel="nofollow">Eki için tıklayınız</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/huzurevleri-ile-huzurevi-yasli-bakim-ve-rehabilitasyon-merkezleri-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/resmi/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="23739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/14)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202614</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202614" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2026/14), 06 Mayıs 2026 Tarihli ve 33245 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>(TEBLİĞ NO: 2026/14)</strong></p>

<p></p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Tebliğin amacı, Kosova Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı 54.07 gümrük tarife pozisyonu altında sınıflandırılan ve Ek-1’de gümrük tarife istatistik pozisyonları belirtilen “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” ithalatında re’sen yapılan incelemeler sonucunda önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılması ve açılan soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesidir.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Tebliğ, 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğe dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Tebliğde geçen;</p>

<p>a) AB: Avrupa Birliği’ni,</p>

<p>b) Almanya: Almanya Federal Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>c) Avusturya: Avusturya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ç) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,</p>

<p>d) Belçika: Belçika Krallığı’nı,</p>

<p>e) Bulgaristan: Bulgaristan Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>f) Çekya: Çek Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>g) ÇHC: Çin Halk Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ğ) Danimarka: Danimarka Krallığı’nı,</p>

<p>h) Estonya: Estonya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ı) Filipinler: Filipinler Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>i) Finlandiya: Finlandiya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>j) Fransa: Fransa Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>k) Genel Müdürlük: İthalat Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>l) GTİP: Gümrük tarife istatistik pozisyonunu,</p>

<p>m) GTP: Gümrük tarife pozisyonunu,</p>

<p>n) Güney Kore: Kore Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>o) Hırvatistan: Hırvatistan Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ö) İspanya: İspanya Krallığı’nı,</p>

<p>p) İsveç: İsveç Krallığı’nı,</p>

<p>r) İtalya: İtalyan Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>s) Kanun: 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunu,</p>

<p>ş) Karar: 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kararı,</p>

<p>t) KEP: Kayıtlı elektronik posta adresini,</p>

<p>u) Letonya: Letonya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>ü) Litvanya: Litvanya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>v) Lüksemburg: Lüksemburg Büyük Dükalığı’nı,</p>

<p>y) Polonya: Polonya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>z) Portekiz: Portekiz Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>aa) Slovakya: Slovak Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>bb) Slovenya: Slovenya Cumhuriyeti’ni,</p>

<p>cc) Tayland: Tayland Krallığı’nı,</p>

<p>çç) TGTC: İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelini,</p>

<p>dd) Yönetmelik: 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliği,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p><strong>Soruşturma konusu eşya</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Soruşturma konusu eşya, 28/1/2021 tarihli ve 31378 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/3) uyarınca dampinge karşı önleme tabi olan ve Ek-1’de GTİP’leri belirtilen 54.07 GTP kapsamı “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” eşyasıdır.</p>

<p>(2) Önleme tabi ürünün TGTC’de yer alan tarife pozisyonunda ve/veya eşya tanımında yapılacak değişiklikler bu Tebliğ hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.</p>

<p><strong>Başvuru ve mevcut durum</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Güney Kore, ÇHC, Tayland, Malezya ve Çin Tayvanı menşeli 54.07 GTP altında yer alan “sentetik filament ipliklerinden dokunmuş mensucat”ın ithalatında, 13/2/2002 tarihli ve 24670 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2002/2) kapsamında ülke ve firma bazında değişen oranlarda dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/3) ile tamamlanan son nihai gözden geçirme soruşturması kapsamında anılan önlemlerin devamına karar verilmiştir. Anılan Tebliğ uyarınca dampinge karşı önlem oranı, ÇHC menşeli eşyada 110 gr/m² ağırlığının üstü için %42,44; 110 gr/m² ağırlığı ve altı için %21,13 olarak belirlenmiştir.</p>

<p>(2) 2/6/2006 tarihli ve 26186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (2006/13) çerçevesinde, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2002/2) ile yürürlüğe konulan önlem, önlemleri etkisiz kıldığı tespit edilen Güney Kore’de yerleşik bazı firmalar için yükseltilmiştir.</p>

<p>(3) 18/11/2006 tarihli ve 26350 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2006/30) ile, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Filipinler menşeli/çıkışlı eşyaya teşmil edilmiştir.</p>

<p>(4) 22/8/2015 tarihli ve 29453 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2015/41) ile, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Bulgaristan menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir.</p>

<p>(5) 7/5/2019 tarihli ve 30767 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2019/15) ile, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Yunanistan menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir.</p>

<p>(6) 31/12/2020 tarihli ve 31351 beşinci mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/2) ile, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Malezya menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir.</p>

<p>(7) 26/8/2021 tarihli ve 31580 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/41) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem İspanya, İtalya, Almanya menşeli/çıkışlı olan ve Tebliğde belirtilen firmalardan yapılan ithalata teşmil edilmiştir.</p>

<p>(8) 1/6/2023 tarihli ve 32208 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2023/20) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Bosna-Hersek ve Kuzey Makedonya menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir.</p>

<p>(9) 20/2/2024 tarihli ve 32466 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/8) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Almanya, Avusturya Cumhuriyeti, Belçika Krallığı, Çek Cumhuriyeti, Danimarka Krallığı, Estonya Cumhuriyeti, Finlandiya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, Hırvatistan Cumhuriyeti, Hollanda Krallığı, İrlanda Cumhuriyeti, İspanya, İsveç Krallığı, İtalya, Letonya Cumhuriyeti, Litvanya Cumhuriyeti, Lüksemburg Büyük Dükalığı, Macaristan, Malta Cumhuriyeti, Polonya Cumhuriyeti, Portekiz Cumhuriyeti, Romanya, Slovak Cumhuriyeti ve Slovenya Cumhuriyeti menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir.</p>

<p>(10) 27/9/2024 tarihli ve 32675 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2024/29) çerçevesinde, 2024/8 sayılı Tebliğ ile birlikte AB ülkeleri menşeli/çıkışlı inceleme konusu eşya ithalatına teşmil edilmiş olan önleme yönelik ara gözden geçirme soruşturması 7/11/2025 tarihli ve 33070 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/36) ile tamamlanmıştır.</p>

<p>(11) 28/8/2025 tarihli ve 33000 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2025/21) çerçevesinde, ÇHC menşeli 54.07 GTP altında yer alan eşya için uygulanan dampinge karşı önlem Mısır menşeli/çıkışlı eşya ithalatına teşmil edilmiştir</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(12) Söz konusu eşya 31/12/2025 tarihli ve 33124 dördüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/9)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile değişik 25/12/2020 tarihli ve 31345 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2020/9) kapsamında yer almaktadır.</p>

<p>(13) ÇHC menşeli bahse konu eşya ithalatında uygulanan dampinge karşı önlemin Kosova menşeli/çıkışlı ithalat ile etkisiz kılınıp kılınmadığının tespiti amacıyla Bakanlık tarafından re’sen bir inceleme başlatılmıştır.</p>

<p>(14) Mezkûr önlemin etkisiz kılındığına ilişkin bulgular Kanun, Karar ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilmiştir.</p>

<p><strong>Önlemlerin etkisiz kılınmasına ilişkin bulgular</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Soruşturma konusu eşya ithalatının analizinde, Türkiye İstatistik Kurumunun özel ticaret sistemine göre açıklanan 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık dönemine ilişkin dış ticaret istatistikleri kullanılmıştır.</p>

<p>(2) Soruşturma konusu eşyanın genel ithalatı miktar bazında 2023 yılında 91.160 ton, 2024 yılında 67.585 ton, 2025 yılında 60.258 ton ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 11.751 ton olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p>(3) Soruşturma konusu eşyanın genel ithalatı değer bazında 2023 yılında 498,8 milyon ABD doları, 2024 yılında 380,3 milyon ABD doları, 2025 yılında 351,8 milyon ABD doları ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 68,1 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p>(4) Soruşturma konusu eşyanın genel ithalatına ilişkin birim fiyatlar ise 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık döneminde sırasıyla 5,5; 5,6; 5,8 ve 5,8 ABD doları/kg seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>

<p>(5) Soruşturma konusu eşyanın ÇHC’den gerçekleştirilen ithalatı miktar bazında 2023 yılında 10.547 ton, 2024 yılında 7.586 ton, 2025 yılında 7.192 ton ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 2.216 ton olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılında toplam ithalat miktarı içinde ÇHC’nin payı %12’dir ve bu payını 2025 yılında da korumuştur.</p>

<p>(6) ÇHC’den yapılan soruşturma konusu eşya ithalatı değer bazında 2023 yılında 60,1 milyon ABD doları, 2024 yılında 48,9 milyon ABD doları, 2025 yılında 46 milyon ABD doları ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 13,8 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir.</p>

<p>(7) Soruşturma konusu eşyanın ÇHC’den ithalatının birim fiyatları 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık döneminde sırasıyla 5,7; 6,4; 6,4; 6,2 ABD doları/kg seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>

<p>(8) AB’den inceleme konusu eşya ithalatı 2023 yılında 16.045 ton (91,2 milyon ABD doları), 2024 yılında 8.070 ton (62,7 milyon ABD doları), 2025 yılında 2.492 ton (28,2 milyon ABD doları) ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 743 ton (7,3 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılında toplam ithalat miktarı içinde AB’nin payı %18 iken, bu oran 2025 yılında %4’e gerilemiştir.</p>

<p>(9) AB’den gerçekleşen ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlar, 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık döneminde sırasıyla 5,7; 7,8; 11,3; 9,8 ABD doları/kg seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>

<p>(10) Malezya’dan inceleme konusu eşya ithalatı 2023 yılında 15.622 ton (44,7 milyon ABD doları), 2024 yılında 15.612 ton (36,6 milyon ABD doları), 2025 yılında 12.682 ton (29,2 milyon ABD doları) ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 3.082 ton (7,1 milyon ABD doları) olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılında toplam ithalat miktarı içinde Malezya’nın payı %17 iken, bu oran 2025 yılında %21’e yükselmiştir.</p>

<p>(11) Malezya’dan gerçekleşen ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlar, 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık döneminde sırasıyla 2,9; 2,3; 2,3; 2,3 ABD doları/kg seviyesinde gerçekleşmiştir.</p>

<p>(12) Kosova’dan inceleme konusu eşya ithalatı 2023 yılında 23,4 ton (92,7 bin ABD doları), 2024 yılında 398 ton (2,5 milyon ABD doları), 2025 yılında 1.112 ton (7,1 milyon ABD doları) ve 2026 yılı ilk 3 aylık dönemde ise 99,2 ton (585 bin ABD doları) olarak gerçekleşmiştir. 2023 yılında toplam ithalat miktarı içinde Kosova’nın payı %0 iken, bu oran 2025 yılında %1,8’e yükselmiştir.</p>

<p>(13) Kosova’dan söz konusu ithalata ilişkin ortalama birim fiyatlar, 2023-2025 yılları ile 2026 yılı 3 aylık döneminde sırasıyla 4; 6,3; 6,4; 5,9 ABD doları/kg seviyesinde gerçekleşmiştir. Kosova’dan gerçekleşen anılan eşya ithalatında birim fiyatların ÇHC birim fiyatlarına yakınsadığı görülmektedir.</p>

<p>(14) Soruşturmalarda uluslararası ticaret verileri için kullanılan International Trade Center (Trademap) istatistiklerinde Kosova’ya ait bir veri bulunmamaktadır.</p>

<p><strong>Karar ve işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yapılan incelemeler sonucunda İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca Kosova menşeli/çıkışlı GTİP’leri Ek-1’de yer alan 54.07 GTP altında kayıtlı “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” ithalatına ilişkin olarak Yönetmeliğin 38 inci maddesi çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>(2) İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, Kararın 11 inci maddesi çerçevesinde, Kosova menşeli/çıkışlı GTİP’leri Ek-1’de yer alan 54.07 GTP altında kayıtlı “sentetik filament iplikten dokunmuş mensucat (giyim için olanlar)” ithalatının İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/3) çerçevesinde ÇHC menşeli ithalatta uygulanan dampinge karşı önlem tutarında teminata bağlanmasına karar verilmiştir.</p>

<p>(3) Soruşturma, Genel Müdürlük tarafından yürütülecektir.</p>

<p><strong>Soru formları ve bilgilerin toplanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Soruşturma için gerekli bilgilerin temini amacıyla, soruşturma konusu eşyanın bilinen ithalatçıları ile soruşturma kapsamına giren bilinen yabancı üretici/ihracatçılarına ve soruşturmaya konu ülkenin Ankara’daki büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulur. Bildirimde soruşturmanın açılış tebliği, gizli olmayan özeti ve soru formlarına erişim hususunda bilgiye yer verilir.</p>

<p>(2) Bildirim gönderilemeyen veya kendilerine bildirim ulaşmayan diğer ilgili taraflar, soruşturma ile ilgili bilgilere Bakanlığın https://www.ticaret.gov.tr/ithalat uzantılı internet sitesinden sırasıyla “Ticaret Politikası Savunma Araçları”, “İzleme ve Önlemlerin Etkisiz Kılınması”, “Soruşturmalar” sekmelerini takip ederek erişebilir.</p>

<p>(3) Soruşturmaya ilişkin yazılı ve sözlü iletişim Türkçe yapılır. Soru formuna yanıtlar hariç olmak üzere, Türkçe dışında bir dilde sunulan hiçbir bilgi, belge, görüş ve talep dikkate alınmaz.</p>

<p>(4) Soruşturma kapsamında yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşların soru formu cevaplarını bir yasal temsilci vasıtasıyla Bakanlığa iletmeleri durumunda, ilgili firma, kurum ya da kuruluşların anılan yasal temsilci adına resmî bir vekâletname (yetki belgesi) düzenlemesi gerekir. Düzenlenecek vekâletnamenin soru formu cevaplarını ileten yurt dışında yerleşik firma, kurum ya da kuruluşun imza yetkilisi tarafından imzalanmış olması; Türkçe veya İngilizce tercümesinin sunulması, Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesine uygun olarak “apostil tasdik şerhi” taşıması, apostil tasdik şerhi bulunmaması halinde o ülkedeki Türk Konsolosluğunun tasdikini içermesi gerekir.</p>

<p><strong>Süreler</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Soru formunu cevaplandırma süresi, soruşturma açılmasına dair bildirimin gönderildiği tarihten itibaren posta süresi dâhil 37 gündür. 8 inci maddede belirtilen, bildirimin ve soru formlarının gönderilmediği ilgili taraflar ise, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren işleyecek 37 günlük süre ile bağlıdır.</p>

<p>(2) Soru formunda istenilen bilgilerin haricinde, soruşturmayla ilgili olduğu düşünülen diğer bilgi, belge ve görüşlerin dikkate alınabilmesi için, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren en geç 37 gün içinde Genel Müdürlüğe yazılı olarak ulaştırılması gerekir.</p>

<p>(3) Soruşturmanın sonucundan etkilenebileceklerini iddia eden diğer ilgili tarafların da (yerli üreticiler, ilgili meslek kuruluşları, tüketici dernekleri, üretim dalındaki işçi veya işveren sendikaları ve benzeri) görüşleri ile konuya ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren soruşturmanın akışını etkilemeyecek şekilde soruşturma süreci içerisinde yazılı olarak Genel Müdürlüğe bildirmeleri gerekir.</p>

<p><strong>İş birliğine gelinmemesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Yönetmeliğin 26 ncı maddesinde belirtildiği üzere, taraflardan birinin belirtilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlayamaması veya yanlış bilgi vermesi ya da bilgi vermeyi reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması halinde soruşturmaya ilişkin karar olumlu veya olumsuz, mevcut verilere göre alınır.</p>

<p><strong>Yetkili merci ve adresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Soruşturma ile ilgili bilgi ve belgeler ile görüşlerin aşağıda belirtilen yetkili merciye iletilmesi gerekir:</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı</p>

<p>İthalat Genel Müdürlüğü</p>

<p>İthalat Politikalarını İzleme ve Değerlendirme Dairesi</p>

<p>Adres: Söğütözü Mahallesi Nizami Gencevi Caddesi 63/1 06530 Çankaya / ANKARA</p>

<p>Tel: +90 312 204 99 59, Faks: +90 312 212 87 65</p>

<p><u>www.ticaret.gov.tr</u></p>

<p>(2) Soruşturmada “Türkiye’de yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenler” soru formlarına cevapları ile soruşturma ile ilgili görüşlerini, kendilerine ait KEP adreslerinden Bakanlığın aşağıda yer alan KEP adresine ve e-posta adresine gönderir.</p>

<p>KEP Adresi: <u>ticaretbakanligi@hs01.kep.tr</u></p>

<p>E-posta Adresi: <u>oeksorusturma@ticaret.gov.tr</u></p>

<p>(3) Soruşturmada “yurt dışında yerleşik firma, kurum ve kuruluşlardan ilgili taraf olmak isteyenler” soru formlarına cevapları ile soruşturma ile ilgili görüşlerini Bakanlığın yukarıda belirtilen posta ve e-posta adreslerine gönderir.</p>

<p><strong>Soruşturmanın başlangıç tarihi</strong></p>

<p><strong>MADDE 12-</strong> (1) Soruşturma, bu Tebliğin yayımı tarihinde başlamış kabul edilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Bu Tebliğ hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/05/20260506-3-1.pdf" rel="nofollow">Eki için tıklayınız</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ithalatta-haksiz-rekabetin-onlenmesine-iliskin-teblig-no-202614</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/resmi/ticaret-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="81885"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/9450 E., 2024/4059 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20239450-e-20244059-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20239450-e-20244059-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 30.05.2024 tarihli, 2023/9450 E., 2024/4059 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/9450 E., 2024/4059 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2023/460 E., 2023/1580 K.<br />
KARAR : Esastan ret<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Aile Mahkemesi<br />
SAYISI : 2012/420 E., 2020/396 K.</p>

<p>Taraflar arasındaki katkı payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Kararın davalı-davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong><br />
1. Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde; davalı-davacının 1999 yılında kurulan şirkette %75 hisse sahibi olduğunu, müvekkilinin 1998-2000 yılları arasında Tariş'te çalıştığını, 2000 yılından sonra da davalı-davacıya ait şirkette sigortasız olarak çalıştığını, isteğe bağlı sigortadan emekli olduğunu; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün ½'şer hisseli olarak taraflar adına tescil edildiğini, ancak müvekkiline ait hissenin babasının mirasını sağlığında paylaştırması ile alındığından müvekkilinin kişisel malı olduğunu, davalı-davacının adına olan hissenin ise edinilmiş mal olduğunu; 52 parsel 4 nolu bağımssız bölümün 24.02.2005 tarihinde müvekkilinin katkıları ile alındığını, müvekkilinin Tariş’teki çalışması, davalı-davacının hissedar olduğu şirketteki 5 yıllık çalışması ve emekli maaşından katkıları olduğunu; davalı-davacının hissedar olduğu şirketin büyük şirket olup şirket adına kayıtlı pek çok aracın katılma alacağını bertaraf etmek için muvazaalı olarak devredildiğini, şirketin kuruluş tarihi itibariyle kişisel mal olduğunu, şirketin 01.01.2002 tarihinden sonraki sürüm değerinin edinilmiş mal olduğunu; davalı-davacı adına ... ve ... plakalı araçların olduğunu, araçların muvazaalı olarak devredilmiş olabileceğini belirterek; mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümdeki davalı-davacının hissesi yönünden 7.000,00 TL katılma alacağı, 52 parsel 4 nolu bağımsız bölüm yönünden 4.000,00 TL katılma ve değer artış payı alacağı, şirketin 01.01.2002 tarihinden sonraki değeri yönünden 3.000,00 TL katılma alacağı, araçlar yönünde de 1.000,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 15.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ... plakalı araç yönünden davadan feragat edilmiştir.</p>

<p>2. Davacı-davalı kadın vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölüme yönelik davalı-davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkilinin hissesinin müvekkilinin kişisel malı ile karşılandığını, müvekkili adına olan aracın satış tarihinin 2001 yılı olup, taşınmazın alınmasında kullanıldığı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin 2000 yılına kadar Tariş'te iyi bir maaşla, 2000-2006 arasında da davalı-davacının hissedar olduğu şirkette çalıştığını, ... plakalı aracın 14.02.2002 tarihinde müvekkilinin 1999 yılında edindiği aracının ve ailesinin gönderdiği para ile alındığını, 08.02.2005 tarihinde edinilen ... plakalı aracın da şirket için alındığını, müvekilinin kardeşi ... adına olan taşınmazın kardeşinin kendi geliri ile alındığını, şirketle ilgili iddiaların da asılsız olduğunu, şirkete yönelik açılan davanın reddine karar verildiğini belirterek; birleşen davanın reddini savunmuştur.</p>

<p>3. Davacı-davalı kadın vekili 14.09.2020 tarihli dilekçesiyle, talep miktarını 52 parsel 4 nolu bağımsız bölüm yönünden 52.500,00 TL, şirket yönünden 235.642,00 TL, 35 HH 933 plakalı araç yönünde de 17.500,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong><br />
1. Davalı-davacı erkek cevap dilekçesinde; hissedar olduğu şirketin evlenme tarihinden önce kurulduğu, davacı-davalının işbu şirkette hiç çalışmadığını, 1065 ada 25 parsel 16 nol bağımsız bölümün bedelinin tamamını kendisinin ödediğini, davacı-davalıya mirastan para gelmediğini, taşınmazın 7.000,00 TL'sinin peşin, 2.000,00 TL'sinin kendi çeki, 12.000,00 TL'sinin şirket müşteri çeki ile ödendiğini, 20.000,00 TL'si için de banka kredisi çekildiğini, davacı-davalıya 2000 yılında aldığı aracın da satılarak eklendiğini, ev alındıktan sonra davacı-davalının banka hesabında 70.455,00 TL olduğunu, davacı-davalının tüm paralarını kardeşi ...'ya ev alması için verdiği, davalı-davacının iş yerinden aldığı paralarla ... plakalı aracı aldığını, 08.02.2005 tarihinde de başka bir araç aldığını, 52 parsel 4 nolu bağımsız bölümün aslında şirket adına alınması gerektiğini, ....’nin şirkete olan borcuna karşılık annesine ait işbu taşınmazı devrettiğini, plakası bildirilen araçların şirkete ait olduğunu, bu araçların ve şirketin vergi borçları bulunduğunu belirterek; davanın reddini talep etmiştir.</p>

<p>2. Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün tüm bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, taşınmazın 7.000,00 TL'sinin peşin, 20.000,00TL'sinin kredi ile, 12.000,00 TL'sinin müşteri çeki ve 2000 yılında davacı -davalı adına alınan ve bedelini müvekkili tarafından ödenen aracın 6.000,00 TL olan satış bedeli de eklenmek sureti ile 45.000,00 TL'ye satın alındığını, davalı-davacının taşınmaz edinildiğinde işten ayrıldığını, geliri olmadığını, sigorta primlerinin müvekkili tarafından ödendiğini; ... ve ... plakalı araçların da davacı-davalı adına olduğunu, ... plakalı aracın 2006 yılında boşanma davası açılmadan önce satılıp oğlu adına araç alındığını, diğer aracın da daha sonra satıldığını, araçların müvekkilinin katılma alacağını azaltma amacı ile satıldığını; davacı-davalının ablası ... ile ortak banka hesapları olduğunu, davacı-davalının kendi adına olduğu halde ablası ... ödemiş göstererek bir daire aldığını, davacı-davalının tespit edilecek banka hesabı ve tasarrufların da eklenecek değer olduğunu; davacı-davalının müvekkilinin ortağı olduğu şirketin abonelerini, oğlu adına açtığı su firmasına yönlendirdiğini, sonra kızkardeşi adına firmayı devrettirdiğini, haksız rekabetle aldığı müvekkiline ait şirketin ... şubesinden elde ettiği haksız kazancın tasfiyede eklenecek değer olarak dikkate alınması gerektiğini belirterek; mal rejiminin tasfiyesi ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümle ilgili 10.000,00 TL katılma alacağı, araçlarla ilgili 1.000,00 TL, banka hesapları ile ilgili 1.000,00 TL, şirketle ilgili de 1.000,00 TL katılma alacağı olmak üzere toplam 13.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>

<p>3. Davalı-davacı erkek vekili 14.07.2020 tarihli dilekçesiyle, talep miktarını 35 EC 086 plakalı araç yönünden 6.000,00 TL, 35 VY 086 plakalı araç yönünden 1.500,00 TL banka hesapları yönünden 216.487,00 TL'ye yükseltmiştir.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong><br />
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün 23.07.2003 tarihinde taraflar adına ½'şer hisseli olarak edinildiği, davacı-davalının kendisine ait hisseyi babasının verdiği para ile karşılandığını ileri sürmüşse de banka cevabı yazından 10 yıl önceki banka kayıtların zamanaşımı nedeniyle mevcut olmadığının bildirildiği, dosyaya davacı-davalı tarafından ibraz edilen 13.06.2001 tarihli dekont tarihinden sonra paranın davacı-davalıya ait hesaplarda ne şekilde mevcut olduğu ya da olmadığı konusunda bir delil bulunmadığı, baba adına da banka kaydına rastlanmadığının bildirildiği, celbedilen ve dosyaya ibraz edilen banka kayıtlarına göre davacı-davalının kişisel malından davalı-davacının kişisel malı olan ½ hisseye katkısının ispatlanamadığı; 52 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 24.02.2005 tarihinde davalı-davacı adına ½ hissesinin edinildiği, taşınmazla ilgili olarak davacı-davalının 52.500,00 TL katılma alacağının bulunduğu; 35 HH 933 plakalı aracın davalı-davacı adına 10.12.2004 tarihinde edinildiği, 23.06.2006 tarihinde devredildiği, boşanma dava tarihinin 22.07.2009 olduğu mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmayan bir mal olduğu, bu malın katılma alacağını azaltmak kastıyla devredildiğinin de ispatlanamadığı; ... plakalı bir aracın trafikte tescilli olmadığı; ... plakalı motosikletin davalı-davacı adına 09.06.1999 tarihinde edinildiği, bu araçla ilgili talepten feragat edildiği; şirketin 03.09.1994-31.05.2004 tarihleri arasında mükellefiyet kaydının olduğu, 2002-2003 yılı beyannamelerinin imha arşiv işlemi yapıldığından bulunamadığı, şirketin 30.06.2013 tarihinde re'sen terkin edildiği, şirketin 20 hisse ve 500.000.000,00 TL sermaye ile kurulduğu, davalı-davacının 14 hisse ile 350.000.000,00 eTL sermaye ile hissedar olduğu, şirket hissesi yönünden davacı-davalının 235.642,59 TL katılma alacağı bulunduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüyle, 52 parsel 4 nolu bağımsız bölüm yönünden 52.500,00 TL katılma alacağının 4.000,00 TL'sinin dava, 48.500,00 TL'sinin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, şirket yönünden 235.642,59 TL katılma alacağının 3.000,00 TL'sinin dava, 232.642,59 TL'sinin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölüm, ..., ... ve ... plakalı araçlarla ilgili talebin reddine karar verilmiştir.</p>

<p>2. Birleşen dava yönünden; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün taraflar adına ½'şer hisseli olarak edildiği, evlilik birliği devam ederken serbest iradeleri ile gerçekleştirdikleri bu paylaşım ile her bir payın bu eşin kişisel mal durumuna terk edildiğinin kabul edilmesi gerektiği; ... plakalı aracın 19.12.2003 tarihinde davacı-davalı adına edinildiği, 15.07.2006 tarihinde devredildiği, aracın boşanma dava tarihi olan 22.07.2009 tarihinde mevcut olmadığı, bu malın katılma alacağını azaltmak kastıyla devredildiğinin de ispatlanamadığı; ... plakalı (önceki plakası ...) aracın 08.02.2005 tarihinde davacı-davalı adına edinildiği, 28.04.2006 tarihli harici satış sözleşmesi ile satıldığına ilişkin protokolün dosyaya ibraz edildiği, harici satış sözleşmesi ile araç satış sözleşmesinin geçerli olmadığı, aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte davacı-davalı adına trafikte kayıtlı olduğu, işbu araçla ilgili davalı-davacının 1.500,00 TL katılma alacağı bulunduğu; mal rejiminin sona erdiği tarihte davacı-davalıya ait banka hesaplarının mal rejiminin sona ermesinden çok önce 02.05.2005 tarihinde kapatılmış olduğu ve mevcut bir banka hesabı bulunmadığı, davalı-davacının şirketle ilgili haksız rekabet sonucu elde edildiği iddia edilen kazançla ilgili katılma alacağının ispatlanamadığı gerekçesiyle; birleşen davanın kısmen kabulüyle, ... plakalı araç yönünde 1.500,00 TL katılma alacağının 500,00 TL'sinin birleşen dava, 1.000,00 TL'sinin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölüm, ... plakalı araç, banka hesabı ve haksız rekabet sonucu elde edildiği iddiası ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>B. İstinaf Sebepleri<br />
Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde; karar künyesinde her iki davanın ayrı ayrı gösterilmemesi, hükümlerin ayrı ayrı kurulmaması, yargılama giderlerinin denetime açık olmaması sebebiyle kararın usulen hatalı olduğu; bilirkişi raporunda şirketin kuruluş tarihinin 1998 yerine 1999 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, sonrasında bir araya gelinmemiş olmasına rağmen ayrılık kararı verilen ilk davanın açılma tarihi yerine tasfiye tarihi olarak boşanma kararı verilen ikinci davanın açılma tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, şirketle ilgili mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporun Yargıtay kararlarında belirtilen kriterlere uygun olmadığını, değerin yüksek belirlendiğini; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün edinme bedelinin tamamının müvekkili erkek tarafından ödendiğinin ispat edilmesine rağmen, davacı-davalı kadın adına kayıtlı hisse nedeniyle alacağın hesaplanmamasının hatalı olduğunu; 52 parsel 4 nolu bağımsız bölümün edinilmiş mal olmamasına rağmen katılma alacağı hesaplanmasının hatalat olduğunu, taşınmazın değerine yönelik raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden güncel değere ilişkin alınan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu; davacı-davalı adına 30.12.2004 tarihinde açılan banka hesabında bulunan 70.455,00 USD'nin 08.02.2005 tarihinde 1.510 USD, 24.02.2005 tarihinde de kalan 68.945,00 USD çekildiğini, arada başka hesaba aktarılan paranın 69,163,00 USD olarak 02.05.2005 tarihinde çekilip hesabın kapatıldığının sabit olmasına rağmen paranın davacı-davalının kız kardeşi ...'ya ait hesaptan çekilen 89.601,96 TL olduğu, bunun da 12.07.2005 tarihinde Narlıdere davacı-davalının kız kardeşi adına alınan evin alımında kullanıldığı kabul edilmesinin hatalı olduğu, davacı-davalının iddialarını ipatlayamadığını banka hesabından çekilen paranın eklenecek değer olarak kabul edilmesi gerektiğini; ... plakalı aracın ayrılık kararı verilen ilk davanın açılmasından hemen sonra 05.07.2006 tarihinde katılma alacağını azaltma kastıyla satılmasına rağmen bu araç sebebiyle katılma alacağı hesaplanmamış olmasının da hatalı olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.</p>

<p>C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, şirketin evlilik öncesi 16.01.1998 tarihinde tescil edildiği, 20.000,00 TL sermaye ile kurulan şirkette davalı erkeğin %70 ortaklık payı bulunduğu, şirket hissesin davalı-davacının kişisel malı olduğu, her ne kadar hükme esas alınan raporlarda şirketin kuruluş tarihi 1999 yılı olduğu belirtilmiş ise de hesap raporunda şirketin davalı-davacının kişisel malı olduğunun kabul edilerek davacı-davalı lehine hesaplanan katkı payı alacağının ise Mahkemece kabul edilmemiş olması karşısında yanlışlığın sonuca etkili görülmediği; diğer taraftan, aksi kararlaştırılmadıkça bir eşin kişisel malının gelirinin edinilmiş mal olduğu, 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihine kadar olan dönemde davalı-davacının şirketten elde ettiği kar payı (temettü=kazanç), bunların başka bir yatırıma dönüştürülmesi ya da şirkette yatırım olarak kullanılması durumunda bunların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değerlerin, 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar öz sermayedeki artışlar gibi gelirlerin edinilmiş mal grubuna dahil edilecek gelir olduğu, şirkete ait 2003 öncesi kayıtlara ulaşılamadığı, bilirkişi raporlarında 19.01.2006 tarihinde gerçekleşen sermaye artırımı ve şirketin öz varlığındaki değişim miktarı esas alınarak enflasyon güncellemesi yapılmak suretiyle mal rejiminin sona erdiği tarih itibariyle katılma alacağı hesaplandığı, bilirkişiler tarafından mevcut delillere göre yapılan değerleme ve hesaplamalarda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün edinilmesinde kullanıldığı iddia edilen aracın edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal olduğu, bu iddianın somut delillerle ispatlanmadığı gibi ödendiğini ileri sürülen ödemelerin kaynağının şirket geliri dışında, kişisel malı olan gelirlerden elde edildiği yönünde de bir iddiası olmadığı, 01.01.2002 tarihinden sonra şirketin elde ettiği gelirlerin de edinilmiş mal olduğu; taşınmazın evlilik birliği içinde 1/2 oranında taraflar adına paylı mülkiyet şeklinde tescil ettirildiği ve tapu sicilinde halen aynı şekilde ve oranda kayıtlı olduğu, evlilik birliği devam ederken eşlerin serbest iradeleriyle gerçekleştirdikleri bu paylaşımla her bir payın o eşin kişisel mal grubuna terk edildiğinin kabulü gerektiği, davalı-davacının paylı şekilde tescil edildikten sonra kişisel malla katkıda bulunduğunu da iddia edilip kanıtlanmadığı; 52 parsel 4 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin 24.02.2005 tarihinde davalı-davacı erkek adına satın alındığı, şirketin ticari defterleri verilen süreye rağmen Mahkemeye ibraz edilmediğinde iddia olunan ticari ilişkinin varlığı ve niteliğine ilişkin şirket kaydının mevcut olmadığı, davalı-davacının şirketin alacağına karşılık taşınmazın devredildiğini ispatlayamadığı, 06.03.2014 tarihli rapor ile 25.04.2019 tarihli raporda belirlenen rayiç değerler arasında fahiş nitelikte bir fark bulunmadığı, başka bir icra dosyasında yapılan değer tespitinin eldeki davada dikkate alınmamış olmasında ve hesaplama uzmanı bilirkişinin taşınmazla ilgili olarak mevcut bilirkişi raporlarını esas alarak katılma alacağı belirlemiş olmasında da bir yanlışlık olmadığı; bankadan gelen yazı cevapları ile dosyaya sunulan dekont ve belgelerden davacı-davalya ait 51382 nolu hesaba 31.12.2004 tarihinde 70.455,00 USD (94.599.928.500,00 eTL) yatırıldığı, bunun 1.510,00 USD'sinin 08.02.2005 tarihinde, 68.945,00 USD'sinin ise 24.02.2005 tarihinde çekildiği, 68.945,00 USD'nin aynı gün 51965 nolu yeni açılan hesaba aktarıldığı, bu hesabın da 02.05.2005 tarihinde kapatıldığı, davacı-davalının kardeşi ...'nın 127/6691725 nolu hesabından 29.12.2004 tarihinde 2.396.000.000,00 eTL ve 87.205.964.714,00 eTL olmak üzere toplam 89.601.964.714,00 TL çekildiği, aynı tarihte davacı-davalının kardeşi ... tarafından bu hesaptan davacı-davalıya 2.396.000.000 TL verilmesi konusunda banka talimatı bulunduğu, 19.02.2018 tarihli raporunda açıklandığı üzere, davacı-davalının kardeşi olan ...'ya ait hesaptan 29.12.2004 tarihinde çekilen tutar toplamı 89.601.964.714,00 TL olduğu, bu tarihten iki gün sonra davacı-davalıya ait hesaba yatırılan 70.455,00 USD'nin 31.12.2004 tarihindeki değerinin ise 94.599.928.500,00 eTL olduğu, hesabın da ilk boşanma davasının açıldığı tarihten (23.06.2006) bir yılı aşkın bir süre önce 02.05.2005 tarihinde kapatıldığı, paranın çekilme tarihinden iki ay kadar sonra (12.07.2005 tarihinde) davacı-davalının kardeşi ... adına Narlıdere'de ev alındığı, hatta pazarlığına bizzat davalı-davacının da katıldığının tarafların kabulün olduğu, davacı-davalının bu miktarda bir parayı tasarruf edebileceği bir işi ve geliri olmadığı da, davalı-davacının hesaptaki paranın kaynağı konusundaki şirket gelirlerinin dvacaı-davalı tarafından gizlice alınma iddiasını doğrulayacak dosyada somut herhangi bir delil bulunmadığı, bu gelişmeler gözetildiğinde paranın dvaacı-davalının kardeşine ait hesaptan iki gün önce çekilen para olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacı-davalıya ait tasfiye edilmesi gereken paranın bulunduğu başka bir banka hesabının da tespit edilemediği; ... plakalı aracın edinilmiş mal olup 05.07.2006 tarihinde de satıldığı, 23.06.2006 tarihinde açılan ilk boşanma davasının davalı-davacı tarafından açıldığı ve yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, davacı-davalı tarafından daha sonra açılan karşı boşanma davasındaki ıslah doğrultusunda bir yıl süreli ayrılığa hükmedildiği, dinlenilen tanıkların bu aracın hangi amaçla satıldığına ilişkin bilgileri de bulunmadığı, bu durumda bilirkişi raporunda ve Mahkeme kararında aracın mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmadığı kabul edilerek katılma alacağı talebinin reddedilmiş olmasında da bir yanlışlık olmadığı, taraflar lehine hükmedilen alacakların katılma alacağı niteliğinde olduğu, hüküm altına alınan alacakların tümüne karar tarihi yerine, dava dilekçelerindeki taleplere dava, talep belirleme dilekçeleri ile yapılan artırımlara ise karar tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru bulunmamış ise de davalı-davacı tarafın istinaf dilekçesinde bu konuda açık bir istinaf itirazı bulunmadığı; yapılan açıklamalar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler, hukuki ilişkinin nitelendirmesi, karar başlığında tarafların gösterilen sıfatları, yargılama giderlerinin asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm altına alındığı, giderlerin ve vekâlet ücretlerinin kabul ve ret oranlarına göre belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.</p>

<p>B. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde; karar künyesinde her iki davanın ayrı ayrı gösterilmemesi, hükümlerin ayrı ayrı kurulmaması, yargılama giderlerinin denetime açık olmaması sebebiyle kararın usulen hatalı olduğu; bilirkişi raporunda şirketin kuruluş tarihinin 1998 yerine 1999 olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, sonrasında bir araya gelinmemiş olmasına rağmen ayrılık kararı verilen ilk davanın açılma tarihi yerine tasfiye tarihi olarak boşanma kararı verilen ikinci davanın açılma tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, şirketle ilgili mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporun Yargıtay kararlarında belirtilen kriterlere uygun olmadığını, değerin yüksek belirlendiğini; 1065 ada 25 parsel 16 nolu bağımsız bölümün edinme bedelinin tamamının müvekkili erkek tarafından ödendiğinin ispat edilmesine rağmen, davacı-davalı kadın adına kayıtlı hisse nedeniyle alacağın hesaplanmamasının hatalı olduğunu; 52 parsel 4 nolu bağımsız bölümün edinilmiş mal olmamasına rağmen katılma alacağı hesaplanmasının hatalat olduğunu, taşınmazın değerine yönelik raporlar arasında çelişki bulunduğunu, çelişki giderilmeden güncel değere ilişkin alınan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu; davacı-davalı adına 30.12.2004 tarihinde açılan banka hesabında bulunan 70.455,00 USD'nin 08.02.2005 tarihinde 1.510 USD, 24.02.2005 tarihinde de kalan 68.945,00 USD çekildiğini, arada başka hesaba aktarılan paranın 69,163,00 USD olarak 02.05.2005 tarihinde çekilip hesabın kapatıldığının sabit olmasına rağmen paranın davacı-davalının kız kardeşi ...'ya ait hesaptan çekilen 89.601,96 TL olduğu, bunun da 12.07.2005 tarihinde Narlıdere davacı-davalının kız kardeşi adına alınan evin alımında kullanıldığı kabul edilmesinin hatalı olduğu, davacı-davalının iddialarını ipatlayamadığını banka hesabından çekilen paranın eklenecek değer olarak kabul edilmesi gerektiğini; ... plakalı aracın ayrılık kararı verilen ilk davanın açılmasından hemen sonra 05.07.2006 tarihinde katılma alacağını azaltma kastıyla satılmasına rağmen bu araç sebebiyle katılma alacağı hesaplanmamış olmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık, hükmün kapsamı, eklenecek değer bulunup bulunmadığı, tasfiyeye dahil edilecek mallar, kişisel mal savunması ve ispatı, tasfiye konusu malların değeri noktasında toplanmaktadır. Dava, katılma alacağı istemine ilişkindir.</p>

<p>2. İlgili Hukuk<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 297 nci maddesi, 323 üncü maddesi, 326 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164 üncü maddesi, 168 inci maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin ikinci fıkrası, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci fıkrası; 4722 Sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesi.</p>

<p>3. Değerlendirme<br />
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong><br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,</p>

<p>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,</p>

<p>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20239450-e-20244059-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/10/yargi/yargitay-1643.jpg" type="image/jpeg" length="61896"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/316 E., 2024/3358 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-2023316-e-20243358-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-2023316-e-20243358-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2024 tarihli, 2023/316 E., 2024/3358 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2023/316 E., 2024/3358 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2021/559 E., 2022/844 K.<br />
KARAR : Esastan ret<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Aile Mahkemesi<br />
SAYISI : 2017/669 E., 2020/273 K.</p>

<p>Taraflar arasındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Kararın davalı erkek vekili ve katılma yoluyla davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 24.02.2021 tarihli ek karar ile, davacı kadın vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiş, işbu ek kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine de, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>I. DAVA</strong><br />
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; evlilik birliği içinde edinilen tüm malların davalı adına tescil edildiğini, müvekkiline anne ve babasından kalan miras paralarının da konut ve aracın alınmasında kullanıldığını, davalı adına bir adet konut, araç ve yazlık ile banka hesabında mevduat bulunduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak davalı adına kayıtlı konut, yazlık ve araç ile banka hesabındaki mevduatları ve tespit edilecek diğer sair tüm malvarlıklarından dolayı müvekkilinin alacaklarının hesaplanarak yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong><br />
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; konutun kooperatif yoluyla edinildiğini, ödemelerin 2002 yılından önce bittiğini, yazlığın müvekkiline miras kaldığını, aracın bedelinin bir kısmının emekli ikramiyesi ile karşılandığını, bir kısmının da kredi ile karşılandığını, banka hesabındaki paranın da müvekkiline ailesinden kalan taşınmazın satışından elde edilen para olduğunu, davacının malların edinilmesine katkısının olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong><br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ev hanımı, davalının ise TRT'den emekli olduğu; 15280 ada 2 parsel 14 nolu bağımsız bölümün davalı adına 12.01.2004 tarihinde tahsis yolu ile tescil edildiği, davalının 01.01.2002 tarihinden sonra kooperatife bir ödemesi bulunmadığı, davacının katkısı olduğunun kanıtlanamadığı; 229 ada 2 parsel sayılı taşınmazı davalının miras yoluyla edindiği, kişisel mal olduğu, aksinin kanıtlanamadığı; ... plakalı aracın davalı tarafından 14.05.2009 tarihinde faturalı olarak 19.073,89 TL'ye satın alındığı, araç için 5.210,00 TL kredi kullanıldığı, davalıya emeklilik nedeniyle 04.09.2008 tarihinde emekli ikramiyesi ödendiği, araç bedelinin bir kısmının (14.073,89 TL) emekli ikramiyesi ile ödendiğinin taraflar arasında çekişmesiz olduğu, emekli ikramiyesinin kişisel ve edinilmiş mal oranı belirlenerek ve aracın en son 16.11.2020 tarihi itibariyle değeri olan 58.000,00 TL dikkate alınarak davacının katılma alacağının 10.441,16 TL olduğu, davacının araç yönünden talebinin 1.100,00 TL olup taleple bağlı kalınarak karar verildiği; 5889 ada 12 parsel 12 nolu bağımsız bölümün miras yolu ile davalıya intikal ettiği, davalı tarafından bu yerin 22.06.2011 tarihinde 70.000,00 TL bedelle satıldığı, bedel hususunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, banka hesabının 19.07.2011 tarihinde 45.000,00 TL yatırılarak açıldığı, hesabın 26.606,66 TL olarak 15.05.2014 tarihinde kapatıldığı, bu paranın aradaki kısa süre dikkate alındığında satılan taşınmaz bedeli ve kişisel mal olduğu, kişisel malın gelirinin edinilmiş mal olduğu, bilirkişi tarafından faiz gelirinin 606,66 TL olarak hesaplandığı bu miktarın yarısı olan 303,33 TL davacının katılma alacağı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile, araç yönünden 1.100,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına, banka hesabı yönünden 303,33 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili ve katılma yoluyla davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p>2. İlk Derece Mahkemesince 24.02.2021 tarihli ek karar ile, gerekçeli kararın taraf vekillerine 01.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içerisinde davalı vekilince 29.01.2021 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf dilekçesinin de davacı vekiline 03.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 18.02.2021 tarihli dilekçesi ile istinaf dilekçesine cevap ile katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunduğu, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf süresinin 17.02.2021 tarihinde bittiği, süresi geçtikten sonra katılma yoluyla istinaf başvurusu yapıldığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiş, işbu ek karara karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p>B. İstinaf Sebepleri<br />
1. Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.</p>

<p>2. Davacı kadın vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; istinaf başvurusu için son günün 18.02.2021 tarihi olduğunu, ek kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, aracın değerinin düşük belirlendiğini, müvekkilinin katkı payı oranın belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin ev işlerine ve evliliğin tüm unsurlarına yapmış olduğu fiili katkıları nedeniyle katkısının olduğunu, yazlık yönünden de katkı payı alacağı taleplerinin devam ettiğini, aracın alınmasında davalının emekli ikramiyesinin kullanılmadığını, banka hesabından çekilen paraların faiz getirisinden değil, ana paradan düşülmesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.</p>

<p>C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekilinin davalı vekilinin istinaf dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süreden sonra istinaf isteğinde bulunduğu, Mahkemece ek kararla istinaf talebinin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu; davacı lehine belirlenen katılma alacağının doğru olduğu gerekçesiyle; başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.</p>

<p>B. Temyiz Sebepleri<br />
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde; katılma yoluyla istinaf başvurusunun süresinde olduğu, müvekkilinin katkısının yok sayıldığını, aracın değerinin düşük belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık, katılma yoluyla istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.</p>

<p>2. İlgili Hukuk<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, 33 üncü maddesi, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 203 üncü maddesi, 204 üncü maddesi, 205 inci maddesi, 218 ve devamı maddeleri, 256 ve devamı maddeleri, 716 ncı maddesi; 4722 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi, T.C. Anayasası 48 nci maddesi; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1953 tarih ve 1953/8 Esas, 1953/7 Karar sayılı kararı.</p>

<p>3. Değerlendirme<br />
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p>2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong><br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,</p>

<p>Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,</p>

<p>Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.</p>

<p><strong>KARŞI OY</strong></p>

<p>Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır (Tebligat Kanunu m. 7/a-f.4, Elektronik Tebligat Yönetmeliği m. 9/6).</p>

<p>Bilindiği üzere bir takvim günü, gece saat 24:00'den (12:00 veya 00:00 olarak da adlandırılır) ertesi gece 24:00'e kadar olan saat dilimidir. Diğer bir anlatımla bir takvim günü, gece saat 00:00’dan (12 saatlik zaman dilimine göre ise gece 12:00’den) başlayıp ertesi gece 24:00’e kadardır. Ertesi gece saat 24:00'de (yani saat 00:00'da) diğer gün başlar. Birbirini izleyen günler arasında ara bir zamanın bulunmadığı, bir günün sona ermesiyle diğer günün başlayacağı da kuşkusuzdur.</p>

<p>Bu durumda, elektronik yolla yapılan bir tebligatın muhatabın adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılmasından, beşinci günün sona ermesi ve altıncı günden itibaren yasal sürenin başlayacağını anlamak gerekir. Aksi düşünce kabul edilirse, yasada “beşinci günün sonunda yapılmış sayılır” ibaresinde yer alan “sonunda” sözcüğünün hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Hem bir günün sonundan söz edip hem de o gün tebligatın yapılmış sayılacağı başlı başına bir çelişki oluşturur. Ayrıca, “muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün” hesaplanırken, tebligatın beşinci günde yapılmış kabul edilmesi hâlinde; tebligatın, beşinci günün “başında”, “ortasında”, “sonunda” yapılmış olmasının bir farkı da kalmaz. Oysa yasa koyucu burada, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresiyle; tebligatın okunmuş sayılması (tebligatın yapılmış sayılması) için tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihten sonra beş tam günün geçmesini amaçlamıştır. Diğer bir anlatımla, muhataba tebligatı okuması (tebellüğ etmiş sayılması) için, tebligatın elektronik adresine ulaştığı gün hariç beş tam gün verilmiştir. Yasa koyucu, tebligatın elektronik adrese ulaştığı günü izleyen beşinci günde tebligatın yapılmış sayılacağını amaçlasaydı, “izleyen beşinci günün sonunda” ibaresinin yerine “izleyen beşinci günde” tebligat yapılmış sayılır şeklinde düzenleme yapabilirdi. Dolayısıyla “beşinci günün sonunda” şeklindeki düzenlemeyi, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci gün bittikten sonra; yani, izleyen altıncı günde yapılmış sayılır şeklinde anlamak gerekir.</p>

<p>Eldeki temyiz başvurusunun yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dosyasına göre davalı vekilinin istinaf dilekçesinin, davacı vekilinin elektronik adresine 29.01.2021 tarihinde ulaştığı anlaşılmaktadır. Tebligat, davacı vekilinin elektronik adresine ulaştığı tarihi (29.01.2021 gününü) izleyen beşinci günün sonunda (beş tam gün sonra); yani, 03.02.2021 gününün bittiği (sona erdiği) ve 04.02.2021 gününün başladığı gece saat 00:00’da yapılmış sayılacaktır. 04.02.2021 tarihi Perşembe gününe rastlamaktadır. Bu durumda, davacı tarafın iki haftalık katılma yoluyla istinaf süresi, 18.02.2021 Perşembe günü tatil saatine kadar devam etmektedir (HMK m. 92/2, 348, 366). Ayrıca, elektronik ortamda yapılan işlemlerde ise süre gün sonunda bitmektedir (HMK m. 445/4).</p>

<p>Davacı vekili 18.02.2024 Perşembe günü (son gün) katılma yoluyla kararı istinaf ettiğine göre, davalının istinafı süresinde olup istinaf istemi esas yönüyle incelenmelidir. Hâl böyleyken, Mahkemece davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf isteminin süre yönünden reddedilmesine ilişkin ek karar hukuka aykırıdır. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin ek kararı kaldırılarak davacı tarafın katılma yoluyla istinaf isteminin de incelenmesi gerekirken, sadece davalı tarafın istinaf isteminin incelenip davalı tarafın katılma yoluyla istinaf isteminin reddine karar verilmesi doğru olmayıp temyiz edilen hükmün sırf bu nedenle bozulması gerekir.</p>

<p>Bu sebeple, temyiz edilen kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden, değerli çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-2023316-e-20243358-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 23:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/01/yargi/g-d-t-gue-x-m-a-i2-y-q.jpg" type="image/jpeg" length="65172"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2022/6160 E., 2023/4790 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20226160-e-20234790-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20226160-e-20234790-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 17.10.2023 tarihli, 2022/6160 E., 2023/4790 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2022/6160 E., 2023/4790 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2022/600 E., 2022/1458 K.<br />
KARAR : Esastan ret<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Aile Mahkemesi<br />
SAYISI : 2019/756 E., 2021/789 K.</p>

<p>Taraflar arasındaki değer artış payı ve katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong><br />
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hem altınlarını satarak hem birikimlerini vererek hem de yaptığı tesbihleri satarak davalıya taşınmazların ve aracın edilmesi için destek olduğunu, davalı adına 5235 ada 11 parsel 3-9-20 nolu bağımsız bölümlerin ve ... plakalı aracın edinildiğini, ayrıca iki meskenden kira geliri olduğunu belirterek; mal rejiminin tasfiyesi ile evlilik birliği içerisinde alınan taşınmazlar, taşınırlar, taşınmazların yapıldığı tarihten bu yana yoksun kalınan ve halen yoksun bırakılan kira bedelleri, tespit olunacak parasal ve kıymetli emtia ile hak ve alacaklar üzerindeki katılma alacağının tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, mal rejiminin tasfiyesine karar verildiği takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 236 nci maddesi uyarınca ağır kusurlu davalının artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasını veya kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong><br />
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların bulunduğu arsanın müvekkiline miras kaldığını, arsasın müteahhite kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verilmesiyle bağımsız bölümlerin edinildiğini, davacının katkısının olmadığını, aracında miras kalan bir taşınmazın satışından elde edilen para ile alındığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.</p>

<p><strong>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI</strong><br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasfiyeye konu ... plakalı aracın 28032011 tarihinde davalı adına tescil edildiği, tasfiyeye konu aracın davalı tarafından evlilik tarihinden edinilmiş olması sebebiyle davalının kişisel malı olduğu, tasfiyeye konu aracın kredi ile alındığına dair iddia olmadığından bu hususta değer artış payı alacağı da doğmadığı; tasfiyeye konu 6235 ada 11 parsel 3, 9 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin evveliyatında davalıya 06.11.2000 tarihinde 6235 ada 1 parsel olarak intikal ettiği, davalının kardeşi Sevim'e de 6235 ada 2 parselin intikal ettiği, 6235 ada 1 ve 2 parsellerin tevhit edilmesi ile 6235 ada 11 parselin 01.04.2011 tarihinde oluştuğu, Samsun .... Noterliğinde davalı ve kardeşinin 04.03.2011 tarihinde müteahhit ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenledikleri, bu sözleşmeye göre, davalıya 2 nci kat 5 nolu bağımsız bölüm, 5 inci kat 11 nolu bağımsız bölüm ve 10 uncu kat 22 nolu bağımsız bölümlerin devredileceği, 06.05.2013 tarih ve 7372 numaralı senetten anlaşılacağı üzere, bodrum katta iki adet ve zemin katta bir adet bağımsız bölümün fazladan oluştuğu, davalı adına tescil edilen bağımsız bölüm numaralarında farklılıklar olduğu, davacı tarafça davalı başka bir bağımsız bölümün tescil edilmesi sebebiyle davacının bedel ödeyerek katkıda bulunduğunu iddia etmiş ise de, dinlenen davacı tanıklarının bu hususta bilgilerinin olmadığı, davacı banka kayıtlarına delil olarak dayanmış ise de, davacının hesabında 16.05.2011-18.11.2013 tarihleri arasında hesap hareketinine rastlanılmadığı, davacının katkı iddiasını ispatlayamadığı, tasfiyeye konu 6235 ada 11 parsel 3, 9 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin intikal ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile edindiğinden davalının kişisel malı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İSTİNAF</strong><br />
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p>B. İstinaf Sebepleri<br />
Davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde; tarafların imam nikahlı olarak 2 yıl fiilen birlikte yaşadıklarını, resmi nikahlarının 2 yıl sonra yapıldığını, müvekkilinin bu sürede altınlarını satarak ve el işinden kazandığı parayı davalıya verdiğini, davalının tanıklarının objektif olmadığını; eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin 3 adet bağımsız bölüm ve bunların ikisinden elde edilen kira gelirinden kaynaklı alacak talep ettiğini, kira gelirlerinin edinilmiş mal olduğundan katılma alacağı hesaplanması gerektiğini; davalının tanık beyanlarının çeliştiğini; araç ile kararın da hatalı olduğunu belirterek belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.</p>

<p>C. Gerekçe ve Sonuç<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre İlk Derece Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong><br />
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.</p>

<p>B. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı kadın vekili temyiz dilekçesinde; tarafların imam nikahlı olarak 2 yıl fiilen birlikte yaşadıklarını, resmi nikahlarının 2 yıl sonra yapıldığını, müvekkilinin bu sürede altınlarını satarak ve el işinden kazandığı parayı davalıya verdiğini, davalının tanıklarının objektif olmadığını; eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin 3 adet bağımsız bölüm ve bunların ikisinden elde edilen kira gelirinden kaynaklı alacak talep ettiğini, kira gelirlerinin edinilmiş mal olduğundan katılma alacağı hesaplanması gerektiğini; davalının tanık beyanlarının çeliştiğini; araç ile kararın da hatalı olduğunu belirterek belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık, usulüne uygun istinaf sınırlaması ve incelemesinin yapılıp yapılmadığı, tasfiyeye dahil edilecek mallar, edinilmiş mal-kişisel mal kavramı, talep noktasında toplanmaktadır. Dava, değer artış payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir.</p>

<p>2. İlgili Hukuk<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeler, Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi, 190 ıncı maddesi, 297 nci maddesi, 355 inci maddesi, 359 uncu maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 179 uncu maddesi, 202 nci maddesi, 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 inci maddesinin birinci fıkrası, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 inci maddesi, 235 inci maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesi.</p>

<p>3. Değerlendirme<br />
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p>2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.</p>

<p>3. Somut olayda, davacı kadın vekili tarafından davalı erkeğin kira gelirinden de alacak hesaplanması gerektiğine yönelik de istinaf edildiği halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacı kadın vekilinin bu yöndeki istinaf talebi hakkında inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün sonuç kısmında her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmalı ve taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı kadın vekili tarafından davalı erkeğin kira gelirinden de alacak hesaplanması gerektiğine yönelik istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu yöndeki istinaf talebinin incelenmemesi hatalı olmuş, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Açıklanan sebeplerle;</p>

<p>1.Davacı kadın vekilinin bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının REDDİNE,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı erkeğin kira geliri yönünden BOZULMASINA,</p>

<p>Temyiz karar harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,</p>

<p>Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20226160-e-20234790-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 23:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/01/yargi/yargitay-kapiif.jpg" type="image/jpeg" length="96507"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/6900 E., 2022/1579 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2022 tarihli, 2021/6900 E., 2022/1579 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2021/6900 E., 2022/1579 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi<br />
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı - Değer Artış Payı ve Katılma Alacağı</p>

<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.</p>

<p>2-Davacının tasfiyeye konu ... ada ... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;</p>

<p>Somut olayda, mahkemece işbu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmamıştır. Şöyle ki, davalının cevap dilekçesinde ‘davalının miras kalan taşınmazın arsa payı karşılığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile edindiği 5 adet daireden kira geliri elde ettiği, davacının ev hanımı olup geliri olmadığı, davalı adına kayıtlı diğer taşınır ve taşınmaz malların ticari kazacı ve kişisel mallarından elde ettiği kira geliri ile alındığını’ beyan ettiği, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın boşanma dava tarihinden (05.10.2011) sonra 1/8 hissesinin 12.10.2011 tarihinde 3/8 hissesinin de 25.10.2011 tarihinde satın alınarak davalı erkek adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. TMK 219. maddesine göre, bir eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler ile kişisel mallarının gelirleri edinilmiş mal olup, davalının cevap dilekçesindeki taşınmazın kazanç ve kira geliri ile alındığına yönelik beyanı göz önünde bulundurulduğunda taşınmazın kazanç ve kira gelirleri ile alındığının kabulü gerekir. O halde, Mahkemece, davalı erkeğin boşanma dava tarihinde kadar olan kazanç ve kira gelirleri belirlendikten sonra taşınmazın edinme tarihindeki değerine oranlaması yapılarak artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ:</strong> Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21.02.2022 (Pzt.)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20216900-e-20221579-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 23:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/02/yargi/yargitay-556dfgv.jpg" type="image/jpeg" length="81082"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/5618 E., 2021/7414 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 20.10.2021 tarihli, 2021/5618 E., 2021/7414 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>2. Hukuk Dairesi</strong></p>

<p><strong>2021/5618 E., 2021/7414 K.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi<br />
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı</p>

<p>Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, tasfiyeye konu asıl dava konusu şirket ve faiz yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.</p>

<p>2-Şirket yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;<br />
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan mal varlığı değerleri, o eşin kişisel malıdır (4721 Sayılı TMK mad.220/2). Aksi mal rejimi sözleşmesiyle kararlaştırılmamışsa kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır (TMK mad.219/4 ve 221/2).</p>

<p>Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut edinilmiş mallar tasfiye edilir (4721 Sayılı TMK mad.235/1). Mal varlıkları, mal rejiminin sonra ermesi anındaki durumlarına (nitelik, seviye, aşama vb.) göre değerlendirilir (TMK mad.228/1). Bu malların, kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad.227/1 ve 235/1), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad.232 ve 239/1) hesaba katılır. Yargıtay uygulamalarına göre, tasfiye tarihi karar tarihidir. Mahkemece, tasfiye konusu malın karara en yakın tarihteki sürüm değeri belirlenmelidir.</p>

<p>Eşler, 14.11.2006 tarihinde evlenmiş, 07.01.2013 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, 27.01.2015 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK mad.225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 Sayılı Yasa mad.10, TMK mad.202/1). Tafiyeye konu ... İplikçilik Ve Tekstil Ürünleri San. Ltd. Şti., eşler evlenmeden önce davalı eş ortak olmuş ve kişisel malıdır. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (4721 Sayılı TMK mad.179).</p>

<p>Kişisel mal niteliğindeki şirket üzerinde davacı eşin mal rejiminin tasfiyesi sonucu oluşacak alacak hakkı bulunmamaktadır. Ne var ki; aksi kararlaştırılmadığından şirket geliri edinilmiş mal olduğundan, mevcut ise tasfiye davasının konusu olabilir.</p>

<p>Mahkemece yapılacak iş; evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği 07.01.2013 tarihine kadar, dava konusu şirketin kar edip etmediğinin, kar etmişse davalı eşe şirket kar payı (temettü=kazanç) ödenip ödenmediğinin, ödenmişse mevcut olup olmadığının ya da her hangi bir yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin, kar payı ödemesi yapılmamışsa karın şirkete yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılıp belirlenmesidir. Kar payı ödemesi yapılmış veya karın şirkete yatırım olarak kullanılması durumunda, bu miktarların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değer belirlenerek mal rejiminin tasfiyesinde göz önünde bulundurulmalıdır.</p>

<p>Ödenmiş kar payının mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olmaması durumunda ise; iddia ve savunma doğrultusunda toplanan tüm deliller, ailenin ekonomik ve sosyal statüsü, yaşam standardı ve hayatın olağan akışına göre aile harcamasında kullanıldığı kabul edilen makul miktar belirlenip çıkarıldıktan sonra, kalan miktarın mal rejiminin tasfiyesinde gözetilmesi gerekir.</p>

<p>Yukarıdaki değer tespiti, belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse mali müşavir, bankacı ve hesap bilirkişi veya bilirkişilerinden de yardım alınmalıdır.</p>

<p>Somut olaya gelince; mahkemece, şirket geliri yönünden artık değere katılma alacağına hükmedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme esas alınan mali bilirkişi raporunda sadece evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar öz sermayedeki artış miktarı dikkate alınarak artık değerin belirlendiği, mahkemece dağıtılmayan kar paylarının ve reel değerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve Dairemiz'in uygulamalarına göre, evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği 07.01.2013 tarihine kadar, dava konusu şirketin kar edip etmediğinin, kar etmişse davalı eşe şirket kar payı (temettü-kazanç) ödenip ödenmediğinin, ödenmişse mevcut olup olmadığının ya da her hangi bir yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin, kar payı ödemesi yapılmamışsa karın şirkete yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığının; kar payı ödemesi yapılmış veya karın şirkete yatırım olarak kullanılması durumunda, bu miktarların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değer belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ:</strong> Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 20.10.2021 (Çrş.)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-2-hukuk-dairesinin-20215618-e-20217414-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 23:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/03/yargi/yargitayjkf2.jpg" type="image/jpeg" length="43200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBB ve barolar, avukata yönelik şiddete karşı TBMM’ye yürüdü: “ARTIK YETER!”]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tbb-ve-barolar-avukata-yonelik-siddete-karsi-tbmmye-yurudu-artik-yeter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tbb-ve-barolar-avukata-yonelik-siddete-karsi-tbmmye-yurudu-artik-yeter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Baro Başkanları, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu kararı ve TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan’ın çağrısıyla, olağanüstü toplandı.</p>

<p>Avukatlara yönelik artış gösteren şiddet vakalarının ele alındığı toplantıda alınan karar üzerine TBB Başkanı, Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulu üyeleri ile Baro Başkanları Güvenpark’ta bir basın açıklaması yaptıktan sonra, Adalet Bakanlığı önünden, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti. Sağkan, TBMM önünde de <a href="https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi" rel="dofollow">Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi</a>’ni okudu.</p>

<p>Birlik Başkanı, Güvenpark’ta yaptığı basın açıklamasında, Türkiye'deki 210 bin avukatı temsil eden baro başkanları ile meslektaşlarının yaşam haklarını savunmak için Güvenpark’ta bir araya geldiklerini söyledi.</p>

<p>Çoğu zaman, yurttaşların hakları için açıklama yaptıklarını kaydeden Sağkan, “Buralarda basın özgürlüğünü, ifade hakkını, yurttaşlarımızın adil yargılanma haklarını savunduk. Kötü muameleye, işkenceye karşı mücadele verdik. Anayasadan kaynaklanan temel hak ve özgürlükler nerede ihlal ediliyorsa orada, mağdurun yanında hukuksuzluğun tam da karşısında yer aldık. Bu mücadeleyi verirken asıl gücümüzü mensuplarımız olan 210 bin hak savunucusu avukattan aldık. İşte o avukatlar bugün yaşam hakkı ihlalleriyle karşı karşıyalar. İşte o avukatlar hemen hemen her gün 81 ilde şiddete, tehdide ve hakarete maruz kalıyorlar. Hatta ve hatta öldürülüyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sağkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p>“28 Nisan'da Bursa'da İstanbul Baromuza kayıtlı Avukat Hatice Kocaefe haince bir saldırıyla katledildi. Ocak ayında Yalova'da Sosyal Güvenlik Kurumu avukatı meslektaşımız Avukat Zekeriya Polat görev yaptığı kurumun içerisinde silahla katledildi. Daha yeni Erzurum'da, Trabzon'da, İzmir'de çok yeni işlenen avukata dönük hak ihlalleri yaşandı. Bunlarla mücadele ederken bir yandan da yurttaşlarımızın hak arama özgürlüğünü savunmak sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. İşte o nedenle bugün 81 baromuzun başkanı burada artık yeter demek üzere bir araya geldik.</p>

<p>Yıllardır avukata dönük şiddetin sistematik bir hal aldığını, bu şiddetin arkasında hukuksuzlukların ve cezasızlık algısının yattığını anlatmaya çalışıyoruz. Yıllardır avukat cinayetlerinin arkasında avukatlık mesleğini sistematik olarak itibarsızlaştırmaya çalışan ve avukatı şiddete açık hale getiren sorumsuzca tutum ve tavırların olduğunu ortaya koymaya çalışıyoruz. Ve bugün baktığınızda yılın sadece ilk 5 ayında iki meslektaşımızı toprağa verdik. Az önce ifade ettiğim üzere her gün avukatlar şiddete uğruyorlar. Karakolda, adliyelerde, bürosunda, sokakta, yaşamın her yerinde şiddete uğruyoruz. Artık yeter.”</p>

<p><strong>“BİZ BU TOPLUMUN HAKLARINI SAVUNAN MESLEK GRUBUYUZ”</strong></p>

<p>Toplumun tamamından destek beklediklerini kaydeden Sağkan, “Çünkü biz bu toplumun haklarını savunan meslek grubuyuz. Onlar için mücadele veriyoruz. Bu mücadeleyi verirken ölmek, öldürülmek, hakarete uğramak, tehdit edilmek istemiyoruz. Yaralanmak istemiyoruz. O yüzden artık buna bir son verilmesini istiyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bir meslektaşımızı daha toprağa vermek istemiyoruz. O nedenle bugün olağanüstü olarak baro başkanları toplantısını gerçekleştirdik. Tüm barolarımızın ve Türkiye Barolar Birliği'nin asli görevinin meslek ve meslektaşlarının haklarını savunmak olduğu iradesiyle bu mücadeleyi sonuna kadar sürdürme kararlılığımızla yola çıktık” dedi.</p>

<p>Heyet, Güvenpark’ta yapılan basın açıklamasının ardından TBMM’ye yürüdü. Birlik Başkanı Sağkan, TBMM önünde Baro Başkanları <a href="https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi" rel="dofollow">Toplantısı Sonuç Bildirgesi</a>’ni okudu.</p>

<h3><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9">&gt;&gt; Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi</span></a></strong></h3>

<p><strong>TBMM ZİYARETLERİ</strong></p>

<p>Sağkan daha sonra Baro Başkanlarından oluşan bir heyet ile Meclis’te grubu bulunan bazı siyasi partilerin grup başkan ve başkanvekilleri ve TBMM Genel Sekreteri ile görüştü.</p>

<p>Ziyaretlerde, avukatlara yönelik şiddet olaylarının sistematik bir şekilde arttığına dikkat çeken Sağkan, TBB ve Baroların TBMM’den taleplerini ileterek, destek istedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_1_5052026220637.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_2_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_3_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_4_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_5_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_6_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_7_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_8_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_9_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_10_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_11_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_12_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_13_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_14_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_15_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_16_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_17_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_18_5052026220642.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_19_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_20_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_21_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_22_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_23_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_24_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_25_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_26_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_27_5052026220643.jpeg" title="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_28_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_29_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_30_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_31_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_32_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_33_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_34_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_35_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_36_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_37_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_38_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_39_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_40_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_41_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_42_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_43_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_44_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_45_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_46_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_47_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_48_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_49_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_50_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_51_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_52_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_53_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_54_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_55_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_56_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_57_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_58_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_59_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_60_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_61_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_62_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_63_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_64_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_65_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_66_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_67_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_68_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_69_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_70_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_71_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_72_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_73_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_74_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_75_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_76_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_77_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_78_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_79_5052026220643.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_80_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_81_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_82_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_83_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_84_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_85_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_86_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_87_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_88_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_tbb_ve_barolar_avuka/86457_89_5052026220705.jpeg" title="" /></p>

<p>Görüntüle</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tbb-ve-barolar-avukata-yonelik-siddete-karsi-tbmmye-yurudu-artik-yeter</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/86457-1-5052026220637.jpeg" type="image/jpeg" length="87302"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALİT ÇELENK HUKUK ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/halit-celenk-hukuk-odulleri-sahiplerini-buldu-2026</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/halit-celenk-hukuk-odulleri-sahiplerini-buldu-2026" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adaletsizliğe karşı mücadelenin simge isimlerinden Avukat Halit Çelenk adına verilen Hukuk Ödülleri, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. TBB Başkan Yardımcıları Av. Ercan Demir ve Av. Bahar Gültekin Candemir’in ev sahipliği yaptığı törene Av. Halit Çelenk’in yakınları, dostları, seçici kurul üyeleri ve meslektaşlar katıldı. Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu da törene katılanlar arasında yer aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Saygı duruşunun ardından törenin açış konuşmasını yapan TBB Başkan Yardımcısı Av. Ercan Demir, avukatlık mesleğinin uzun bir mücadele geleneğine dayandığını söyleyerek, “Avukatların tarih boyu süren mücadeleleri ‘hakikat’ içindir. Adalete en çok yaklaşılan anın, hakikatin görülmeye başlandığı an olduğunu en çok avukatlar bilir. Bunun için avukatların hakikat mücadelesi, duruşma salonlarının çok ötesine taşarak toplumsal bir nitelik kazanır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Demir, Halit Çelenk’in, yakın tarihimizin önemli toplumsal davalarında üstlendiği avukatlık görevini, hukuki bir zeminde ve politik bir bilinçle yerine getirdiğine dikkat çekerek, “Bu ikisinin bu kadar dengeli birleşiminin örnekleri azdır. Halit Çelenk bunu yapabildiği için tarih yazmış, adını tarihe yazdırmıştır” dedi.</p>

<p>Halit Çelenk’in geleneğini, hak savunucusu ve mücadeleci avukatların yaşattığını kaydeden Demir, Av. Can Atalay, Av. Selçuk Kozağaçlı ve Av. Mehmet Pehlivan’ın halen cezaevinde tutulduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demir, avukatlara yönelik şiddet vakalarının artarak devam ettiğine de dikkat çektiği konuşmasında, “Avukata saldırma pervasızlığını gösteren saldırganlar bu cüreti, mesleğin itibarsızlaştırılması çabasından ve cezasızlık politikalarından alıyorlar” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Demir, konuşmasını şöyle tamamladı:</p>

<p>“Kuşkusuz, Halit Çelenk’in yerini doldurmak mümkün değil. Ancak aynı zamanda biliyoruz ki, bu ülkede hak, hukuk, adalet, demokrasi, emek mücadelesi veren avukatlar ve hukukçular da tükenmez. Onlar bizim için geçmiş, tükenmiş bir tarihin değil, mücadelenin Hıdrellez bereketinin simgesidirler. Ülkemizin en karanlık dönemlerinde, demokrasiden en çok uzaklaşılan anlarında ‘Hukuksuzluğun tam da karşısındayız’ deme cüretini gösteren avukatlar her zaman var olacaklar.”</p>

<p><strong>MÜZİK DİNLETİSİ VE ÖDÜLLERİN TAKDİMİ</strong></p>

<p>Açılış konuşmasının ardından sanatçı Hüseyin Can Pala ve arkadaşlarının müzik dinletisi yer aldı.<br />
Seçici Kurul Üyesi Av. Özlem Şen’in, ödül alan eserler ve sahipleri hakkında bilgi veren konuşmasının ardından Halit Çelenk Hukuk Ödülleri takdim edildi.</p>

<p>Programın kapanış konuşmasını yapan Serpil Çelenk Güvenç ise Halit Çelenk’in mücadele dolu yaşamına ve bugüne ışık tutan düşüncelerine değinerek, törene verdikleri destek nedeniyle Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’na teşekkür etti.</p>

<p>Prof. Dr. Korkut Boratav, TBB Başkan Yardımcısı Av. Ercan Demir, Dr. Öğr. Üyesi İlker Kılıç, Serpil Çelenk Güvenç, Ali Rıza Aydın, Av. Barış Aybay, Av. Özlem Şen ve Av. Ümit Altaş’tan oluşan Seçici Kurul’un değerlendirmesi sonucunda Halit Çelenk Hukuk Ödülü bu yıl iki eser arasında paylaştırıldı. Buna göre Arzu Balan’a ait “Ceza Hukuku Teorisinde Metamorfoz: Tehlike Suçları” konulu tez ile Ceren Tuğlu Olpak’a ait “Toplumsal Düzenin İnşası ve Korunmasında Ceza Hukukunun Rolü” konulu tez ödüle layık görüldü.</p>

<p>Halit Çelenk Seçici Kurul Özel Ödülü, Hamdi Gökçe Zabunoğlu’na ait “Kamu Hukukunun Diyalektik Analizine Katkı” isimli kitaba verildi.<br />
<br />
Akademik Destek Ödülü’nü alan eser, Akasya Kansu Karadağ’a ait “Güçler Ayrılığı ve Hegemonya: Kurumsal Bir Tartışma” konulu tez oldu.</p>

<p>Akademik Teşvik Ödülü iki eser arasında paylaştırıldı. Buna göre Gamze Yentür’e ait “İşçi Avukatlığın Ekonomi Politiği” konulu kitap ile Kaan Doğan’a ait “Karl Marx’ın Dönem Düşüncesinde Hukuk ve Yabancılaşma” konulu tezi ödüle layık görüldü.</p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_1_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_2_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_3_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_4_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_5_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_6_5052026224439.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_7_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_8_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_9_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_10_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_11_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_12_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_13_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_14_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_15_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_16_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_17_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260505_halit_celenk_hukuk_o/86459_18_5052026224440.jpeg" title="" /></p>

<p>Görüntüle</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/halit-celenk-hukuk-odulleri-sahiplerini-buldu-2026</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/adsiz-130.jpg" type="image/jpeg" length="29960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[VEKALETNAME]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/vekaletname-burcu-cincik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/vekaletname-burcu-cincik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>1.Vekaletnamenin Tanımı </strong></p>

<p>Vekalet vekillik demektir.[1]Bir kimsenin vekil olduğunu bildiren noter tarafından onaylanmış belgeye vekaletname denir.[2]Vekillikte bulunma, birisini temsil etmeye vekalet denir.[3]Vekil bırakanın vekiline yazılı olarak verdiği temsil belgesine vekaletname denilmektedir.[4] Türk hukukun da bir kişinin hukuk sistemi içerisinde kendisini temsil etmesi için başka birisine verdiği resmi belgeye vekaletname denilmektedir.</p>

<p><strong>2. Vekaletnamenin Türleri</strong></p>

<p>Türk hukuk sistemin de vekaletname türleri genel vekaletname ve özel vekaletname olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Türk hukuk sistemin de genel vekaletname ile vekaletnameyi veren kişinin bütün davaları takip edile bilinir. Keza özel vekaletname ile vekaletnameyi veren kişinin sadece özel birkaç davası takip edile bilinir.</p>

<p><strong>3.Vekaletname Nasıl Düzenlenir </strong></p>

<p>Türk hukukun da vekaletname noterde düzenlenmektedir. Keza vekaletnameyi sadece noterler düzenler. Uygulama da öncelikle vekaletname verecek olan kişi vermek istediği vekaletname türünü notere beyan eder. Akabinde somut olay da vekaletname vermek isteyen kişinin noterin kendisinden istediği gerekli belgeleri notere vermesi gerekmektedir. Bu sırada vekalet verecek olan kişinin, hangi konular da vekalet vermek istediğini notere bildirmesi icap etmektedir. Daha sonrasın da noter ilgili bilgi ve evraklara dayanarak vekaletnameyi hazırlamaktadır. Nihayetin de noter vekaletnameyi hazırladıktan sonra vekaletname vermek isteyen kişiye vekaletnameyi verir.</p>

<p><strong>4.Kim Vekaletname Verebilir</strong></p>

<p>Türk hukukun da vekaletnameyi gerçek ve tüzel kişiler verebilmektedir.</p>

<p><strong>5.Vekaletname Vermek İçin Gerekli Olan Evraklar</strong></p>

<p>Uygulama da vekaletname vermek için vekaletname vermek isteyen kişinin bazı evrakları ve bilgileri notere sunması gerekmektedir. Bunlar vekaletname verecek olan kişinin nüfus kimliği ve vekaletname verilecek olan kişinin adı soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmaktadır. Bunlar olmadan asla vekaletname verilemez.</p>

<p><strong>6.Yurtdışından Vekaletname Nasıl Düzenlenir</strong></p>

<p>Yurt dışın da vekaletnameyi Türk Konsoloslukları düzenlemektedir. Uygulama da vekaletname vermek isteyen kişi Türk Konsoluguna giderek vekaletname verebilir.</p>

<p><strong>7. Avukata Vekaletname Nasıl Verilir </strong></p>

<p>Uygulama da avukata vekaletname vermek isteyen kişinin notere gitmesi gerekmektedir. Vekaletname vermek istediği avukatın bilgilerini avukatından öğrenip notere bildirmesi gerekmektedir. Keza avukata hangi vekaletname türünde vekaletname vereceğini notere bildirmesi icap etmektedir.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/burcu-cincik.jpeg" rel="nofollow" title="Burcu Çi̇nçi̇k"><img alt="Burcu Çi̇nçi̇k" height="231" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/burcu-cincik.jpeg" width="200" /></a></p>

<p><strong>Av. Burcu ÇİNÇİK</strong></p>

<p><span style="color:#999999">---------</span></p>

<p><span style="color:#999999">[1]www.tdk.com.tr</span></p>

<p><span style="color:#999999">[2]www.tdk.com.tr</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#999999">[3]https://sozluk.adalet.gov.tr/</span></p>

<p><span style="color:#999999">[4]https://sozluk.adalet.gov.tr/</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/vekaletname-burcu-cincik</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 18:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/resmi/notera4.jpg" type="image/jpeg" length="81500"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatın Eğitim Yükümlülüğü: Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramından Otodidaktik Hukukçu Yetiştirmeye]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/avukatin-egitim-yukumlulugu-sosyal-bilissel-ogrenme-kuramindan-otodidaktik-hukukcu-yetistirmeye-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/avukatin-egitim-yukumlulugu-sosyal-bilissel-ogrenme-kuramindan-otodidaktik-hukukcu-yetistirmeye-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğü, yalnızca yanında staj yapan hukukçunun mesleki pratiği görmesini sağlama borcu değildir. Bu yükümlülük, avukatlık mesleğinin teknik bilgisini, etik karakterini, bağımsızlık bilincini, savunma kültürünü ve öğrenme metodolojisini yeni kuşağa aktarma sorumluluğudur. Avukatlık Kanunu’nun 22. maddesi, bazı hâllerde avukata stajyeri kabul zorunluluğu yükleyerek staj ilişkisinin salt özel büro ilişkisi olmadığını göstermektedir. Aynı Kanun’un 24. maddesi ise stajın Adalet Komisyonu, baro ve yanında çalışılan avukatın gözetimi altında yapıldığını düzenleyerek avukatı staj sürecinin kanuni gözetim aktörlerinden biri haline getirmektedir. TBB Meslek Kuralları’nın 33. maddesi de avukata, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat ve ilgiyi gösterme ve olanakları hazırlama yükümlülüğü yüklemektedir.</p>

<p>Ancak çağdaş hukuk pratiğinde bu yükümlülük yalnızca bilgi aktarmakla tamamlanmaz. Sosyal bilişsel öğrenme kuramı açısından bakıldığında avukat yanında staj, aynı zamanda bir model alma, gözlem, deneme, geri bildirim ve öz-yeterlik geliştirme sürecidir. Stajyer avukat, yanında çalıştığı avukattan yalnızca açıkça öğretilen bilgileri değil, mesleğin görünmeyen davranış kodlarını da öğrenir. Bu nedenle iyi avukat, stajyerine yalnızca mesleği öğretmez; ona öğrenmeyi öğretir. Avukatın eğitim yükümlülüğünün nihai amacı, kendisine bağımlı bir çırak değil, kendi kaynaklarını seçebilen, kendi yöntemini kurabilen ve meslek hayatı boyunca kendisini yenileyebilen otodidaktik hukukçu yetiştirmektir.</p>

<p><strong>I. Giriş: Avukatlık Mesleği Kendini Nasıl Yeniden Üretir?</strong></p>

<p>Her meslek, yalnızca mevzuatla değil, o mevzuatı taşıyan insan tipiyle ayakta kalır. Hukuk fakülteleri hukuk bilgisini verir; kanunlar mesleğin sınırlarını çizer; barolar kurumsal çerçeveyi oluşturur. Fakat avukatlık mesleğinin gerçek anlamda öğrenildiği yer çoğu zaman adliye koridoru, duruşma salonu, büro masası, müvekkil görüşmesi ve dosya başıdır.</p>

<p>Bu nedenle avukatlıkta eğitim meselesi, yalnızca pedagojik bir mesele değildir. Aynı zamanda mesleğin varlık meselesidir. Çünkü avukatlık, bir bilginin uygulanmasından ibaret değildir; bir duruşun, bir bağımsızlık bilincinin, bir itiraz terbiyesinin ve bir savunma ahlakının mesleğidir.</p>

<p>Avukat, yanında staj yapan genç hukukçuya yalnızca dilekçe yazmayı öğretmez. Ona dosyanın nasıl okunacağını, hâkimin hangi soruyla neyi aradığını, tutanağın neden hayati olduğunu, müvekkilin öfkesinin savunmayı nasıl bozabileceğini, savcının mütalaasının hangi psikolojik çıpayı kurduğunu, duruşmada bazen konuşmanın bazen de susmanın neden stratejik değer taşıdığını gösterir. Fakat artık bunun da ötesine geçmek gerekir. Çağdaş hukukçunun yalnızca ustasından öğrendikleriyle meslek hayatını sürdürebileceği dönem geride kalmıştır. Mevzuat değişmektedir, içtihat değişmektedir, delil türleri değişmektedir, teknoloji değişmektedir, yargılamanın sosyolojisi ve psikolojisi değişmektedir. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, stajyere belirli kalıpları aktarma yükümlülüğü değil; onda kendi kendini yetiştirme kudretini uyandırma sorumluluğudur.</p>

<p>Bir başka ifadeyle iyi avukat, stajyerine yalnızca mesleği öğretmez. Ona öğrenmeyi öğretir. Bu noktada sosyal bilişsel öğrenme kuramı, avukat yanında stajın gerçek niteliğini açıklamak bakımından güçlü bir kuramsal imkân sunar. Çünkü stajyer avukat, mesleği yalnızca anlatılanlardan değil; gördüklerinden, gözlemlediklerinden, model aldığı davranışlardan, bu davranışların sonuçlarından ve kendisine açılan kontrollü uygulama alanlarından öğrenir. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, yalnızca hukuki değil; aynı zamanda pedagojik, etik ve kültürel bir sorumluluktur.</p>

<p><strong>II. Normatif Çerçeve: Eğitim Yükümlülüğü Bir Nezaket Değil, Meslek Kuralıdır</strong></p>

<p>Avukatın stajyer karşısındaki eğitim yükümlülüğü yalnızca ahlaki bir beklenti değildir. Meslek kuralları ve staj mevzuatı içinde açık biçimde tanınmış bir yükümlülüktür. TBB Meslek Kuralları’nın 33. maddesine göre, yanına stajyer almayı kabul eden avukat, stajyerlerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar. Aynı maddeye eklenen cümleyle, stajyer avukatın çalışma şeklinin ve süresinin zorunlu staj eğitim programına göre belirleneceği de düzenlenmiştir. Bu hüküm, avukat yanında stajın merkezine “eğitim” unsurunu yerleştirir. Stajyer, avukatın yanında yalnızca yardımcı iş gücü olarak değil, iyi yetişmesi gereken bir meslek adayı olarak bulunur. Avukatın görevi de stajyeri yalnızca büro işlerinde kullanmak değil, onun mesleki gelişimini sağlayacak ortamı hazırlamaktır.</p>

<p>TBB Avukatlık Staj Yönetmeliği de aynı doğrultudadır. Yönetmelikte stajyerin staj eğitim çalışmalarını aksatmamak koşuluyla avukatla birlikte duruşmaları izleyeceği; avukatın yazılı olur vermesi halinde belirli duruşmalara girebileceği; mahkemeler ve idari makamlardaki işleri takip edeceği, dava dosyalarını hazırlayacağı, araştırma ve yazışma yapacağı belirtilmektedir. Aynı düzenleme avukatın, stajyeri bu işler bakımından eğiteceğini; stajyere bu işler dışında iş yüklenemeyeceğini ve stajyerin baro eğitim çalışmalarına katılmasını, devamını ve başarısını denetlemekle yükümlü olduğunu ifade etmektedir.</p>

<p>Bu düzenlemelerin anlamı açıktır: Avukat yanında staj, büro işlerinin genç hukukçuya devredilmesi değildir. Staj, meslek bilgisinin, mesleki tavrın, öğrenme disiplininin ve mesleki ahlakın sistemli biçimde aktarılmasıdır. Bu nedenle “yanına stajyer almak”, yalnızca büroda bir genç hukukçunun bulunmasına izin vermek değildir. Bu, mesleki sorumluluk üstlenmektir. Avukat, yanına stajyer aldığı anda yalnızca kendi bürosu bakımından değil, mesleğin geleceği bakımından da bir yükümlülük altına girer.</p>

<p><strong>III. Yanında Staj Yapılacak Avukat: Rıza, Baro Gözetimi ve Kabul Zorunluluğu</strong></p>

<p>Avukatlık Kanunu’nun 22. maddesi, yanında staj yapılacak avukatın belirlenmesi bakımından önemli bir çerçeve kurar. Kural olarak avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet savcılığınca baroya bildirilenler, daha önce dilekçelerinde gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja başlarlar. Ancak madde burada durmaz. Baro başkanının isteği veya ilgililerin başvurusu üzerine baro yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir avukat yanında yapılmasına karar verebilir. Ayrıca gerekli belgeyi alma imkânı bulamayan adayların hangi avukat yanında staj göreceğini baro başkanı tayin eder. Kanun, bu ikinci ve üçüncü fıkra hâllerinde avukatın stajyeri kabul zorunluluğu bulunduğunu da düzenler.</p>

<p>Bu hüküm, staj ilişkisinin niteliğini doğru okumak bakımından son derece önemlidir. Avukat yanında staj, tümüyle kişisel tanışıklığa, büro tercihine veya piyasa ilişkisine bırakılmış bir süreç değildir. Kanun, bazı hâllerde baroya ve baro başkanına stajyerin yanında staj yapacağı avukatı belirleme yetkisi tanımakta; bu durumda avukata da stajyeri kabul etme zorunluluğu yüklemektedir. Bu kabul zorunluluğu, avukatlık stajının basit bir büro içi yardımcı ilişkisi olmadığını açıkça ortaya koyar. Avukat, bazı hâllerde stajyeri kabul etmekten kaçınamaz; çünkü burada korunan değer yalnızca stajyerin kişisel kariyeri değil, avukatlık mesleğinin kurumsal sürekliliğidir.</p>

<p>Bu noktada “muvafakat” kavramı da doğru anlaşılmalıdır. Kural olarak avukatın muvafakati, yalnızca “büroda bulunabilirsin” anlamına gelmez. Muvafakat, mesleki eğitim sorumluluğunu üstlenmek demektir. Avukat, yanına stajyer aldığında ona sadece bir masa, bir bilgisayar veya bir dosya vermiş olmaz; ona mesleğin kapısını açar. Bu kapıdan içeri giren stajyerin ne göreceği, nasıl karşılanacağı, hangi değerlerle temas edeceği, mesleği nasıl anlayacağı büyük ölçüde yanında staj yaptığı avukatın tutumuna bağlıdır.</p>

<p><strong>IV. Stajın Gözetimi: Avukatın Kurumsal Sorumluluğu</strong></p>

<p>Avukatlık Kanunu’nun 24. maddesi, stajın hukuki niteliğini daha da belirginleştirir. Maddeye göre staj, Adalet Komisyonunun, baronun ve yanında çalışılan avukatın gözetimi altında yapılır. Bu düzenleme, avukat yanında stajın yalnızca özel bir çalışma ilişkisi olmadığını; yargı kurumu, meslek örgütü ve yanında çalışılan avukat arasında paylaştırılmış bir gözetim rejimine tabi olduğunu gösterir. Burada özellikle dikkat çekici olan nokta, yanında çalışılan avukatın yalnızca “işveren”, “büro sahibi” veya “meslek büyüğü” konumunda değil, stajın kanuni gözetim aktörlerinden biri olarak kabul edilmesidir. Avukat, stajyerin büroda bulunmasına izin veren pasif bir kişi değildir. Stajyerin mesleki gelişimini izleyen, çalışma düzenini gözeten, hukuki ilgisini ve mesleki ahlakını değerlendiren aktif bir eğitim aktörüdür.</p>

<p>Aynı maddenin devamında, stajyer hakkında yanında staj gördüğü hâkimler ve Cumhuriyet savcıları tarafından staj durumunu, mesleki ilgisini ve ahlaki durumunu belirten belge verileceği; yanında staj görülen avukatın da stajyer hakkında rapor düzenleyeceği belirtilmektedir.</p>

<p>Rapor yükümlülüğü son derece önemlidir. Çünkü kanun, avukatın eğitim sorumluluğunu yalnızca soyut bir iyi niyet yükümlülüğü olarak bırakmamış; onu gözlem, değerlendirme ve raporlama yükümlülüğüyle somutlaştırmıştır. Avukat, stajyer hakkında yalnızca “büroda bulundu” veya “verilen işleri yaptı” şeklinde yüzeysel bir değerlendirme yapmakla yetinemez. Kanun, avukattan stajyerin mesleki ilgisini ve ahlaki durumunu da gözlemlemesini istemektedir. Bu ise avukatın stajyerle kurduğu ilişkinin sıradan bir iş ilişkisi değil, mesleki şahsiyetin oluşumuna yönelen bir eğitim ilişkisi olduğunu gösterir.</p>

<p>Burada özellikle “ahlaki durum” ibaresi dikkat çekicidir. Avukatlık mesleği yalnızca teknik bilgiyle icra edilemez. Dürüstlük, sır saklama, bağımsızlık, meslektaşa saygı, müvekkille sağlıklı mesafe, mahkemeye karşı ölçülü fakat özgür duruş, menfaat çatışmalarından kaçınma gibi mesleki değerler, staj sürecinde gözlemlenen ve geliştirilen niteliklerdir. Kanunun avukattan bu konuda rapor istemesi, stajın yalnızca beceri kazandırma değil, mesleki karakter inşası süreci olduğunu ortaya koymaktadır.</p>

<p>Bu çerçevede avukatın eğitim yükümlülüğü üç boyutlu hale gelir: Avukat stajyere mesleki bilgiyi öğretir, mesleki pratiği gösterir ve mesleki ahlakı gözetir. Bu üç unsurdan biri eksik kaldığında staj, kanunun öngördüğü anlamda tamamlanmış bir mesleğe hazırlık süreci olmaktan uzaklaşır.</p>

<p><strong>V. Hukuk Fakültesinden Avukatlık Stajına: Eksik Kalan Halka</strong></p>

<p>Hukuk fakültesi eğitimi, hukukçuluğun zorunlu başlangıcıdır; fakat çoğu zaman mesleğin gerçek basıncını tek başına taşıyamaz. Fakülte, hukuki kavramları ve normatif yapıyı öğretir. Ancak duruşmadaki gerilimi, müvekkil görüşmesindeki psikolojiyi, dosya stratejisindeki belirsizliği, hâkimin tutumundaki değişimi, savcının mütalaasının yarattığı kanaat etkisini, tutanağın seçici yapısını ve adliye pratiğinin görünmeyen hiyerarşisini tam olarak öğretemez.</p>

<p>Bu nedenle avukatlık stajı, fakültenin eksik bıraktığı pratik alanı dolduran sıradan bir uygulama dönemi değildir. Daha derinde, hukuk bilgisinin mesleki kişiliğe dönüştüğü eşiktir. Hukuk fakültesinde öğrenilen bilgi, stajda meslek ahlakıyla, stratejiyle, sezgiyle ve usul aklıyla birleşir.</p>

<p>Fakat burada bir tehlike vardır. Eğer staj, güçlü bir eğitim felsefesine dayanmazsa, fakültenin soyutluğu bu kez büronun dağınık pratiğiyle yer değiştirir. Stajyer, teoriden pratiğe geçmez; yalnızca sistemsiz bir iş akışının içine düşer. Dilekçe yazar ama neden yazdığını bilmez. Duruşma izler ama neyi gözlemlediğini anlamaz. Dosya taşır ama dosyanın ne anlattığını kavrayamaz. Böylece hukuk eğitiminin eksiği tamamlanmak yerine yeniden üretilir. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, fakültenin eksiklerini yalnızca “pratik göstererek” tamamlamak değildir. Avukat, stajyere pratiğin içindeki teoriyi, teorinin içindeki pratiği göstermek zorundadır.</p>

<p>Bu geçiş, sadece bilgi aktarımıyla kurulamaz. Stajyerin öğrenebilmesi için görmesi, gözlemlediğini anlamlandırması, uygulamayı denemesi, hatasını değerlendirmesi ve giderek mesleki öz-yeterlik geliştirmesi gerekir. İşte sosyal bilişsel öğrenme kuramı, tam bu noktada avukat yanında stajın pedagojik mahiyetini açıklayan güçlü bir çerçeve sunar.</p>

<p><strong>VI. Sosyal Bilişsel Öğrenme Kuramı Açısından Avukat Yanında Staj</strong></p>

<p>Avukat yanında stajın gerçek niteliğini anlamak için yalnızca mevzuata bakmak yeterli değildir. Stajın nasıl bir öğrenme ilişkisi olduğunu kavramak için eğitim psikolojisinin temel kuramlarından da yararlanmak gerekir. Bu noktada Albert Bandura’nın sosyal bilişsel öğrenme kuramı, avukat yanında stajın pedagojik mahiyetini açıklamak bakımından son derece elverişli bir çerçeve sunar.</p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramına göre insan, yalnızca doğrudan deneme-yanılma yoluyla değil; başkalarının davranışlarını gözlemleyerek, bu davranışların sonuçlarını değerlendirerek ve gözlenen modeli içselleştirerek de öğrenir. Bu öğrenme biçimi, avukatlık stajı bakımından özel bir önem taşır. Çünkü stajyer avukat, yanında çalıştığı avukattan yalnızca açıkça öğretilen bilgileri değil, mesleğin görünmeyen davranış kodlarını da öğrenir.</p>

<p>Stajyer, avukatın müvekkille nasıl konuştuğunu, hâkim karşısında nasıl durduğunu, savcıyla nasıl mesafe kurduğunu, meslektaşına nasıl davrandığını, stajyere nasıl hitap ettiğini, duruşma sonrası yenilgiyi veya başarıyı nasıl yorumladığını gözlemler. Bu gözlem, çoğu zaman yazılı kurallardan daha etkili bir eğitim üretir. Çünkü meslek ahlakı, yalnızca okunarak değil, görülerek ve tekrar edilerek öğrenilir. Bu nedenle yanında staj yapılan avukat, farkında olsun veya olmasın, stajyer için bir modeldir. Avukatın duruşma salonundaki tavrı, bürodaki dili, dosyaya yaklaşımı, müvekkile karşı dürüstlüğü, meslektaşına karşı nezaketi, hâkime karşı ölçülü bağımsızlığı ve hukuka karşı sadakati stajyer tarafından kaydedilir. Stajyer, yalnızca “avukat ne dedi?” sorusunu değil, “avukat nasıl davrandı?” sorusunu da öğrenir.</p>

<p>Bu noktada avukatın eğitim yükümlülüğü, bilgi aktarma yükümlülüğünün ötesine geçer. Avukat, stajyerin önünde mesleki davranışı temsil eden kişidir. Eğer avukat stajyerin yanında müvekkile gerçek dışı umut veriyorsa, mahkeme karşısında gereksiz boyun eğiyorsa, meslektaşını küçümsüyorsa, stajyeri angarya işlerde kullanıyor fakat ona geri bildirim vermiyorsa; yine eğitim vermektedir. Ancak bu eğitim, mesleği güçlendiren değil, mesleki deformasyonu yeniden üreten bir eğitimdir.</p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramı bakımından iyi staj eğitimi dört temel unsur gerektirir: dikkat, hatırlama, uygulama ve motivasyon. Stajyer önce iyi bir mesleki davranış modelini dikkatle gözlemleyebilmelidir. Sonra bu davranışın neden böyle gerçekleştiğini anlayarak zihninde tutabilmelidir. Ardından dilekçe yazma, duruşma hazırlama, dosya analizi, müvekkil görüşmesi ve hukuki araştırma gibi alanlarda kontrollü biçimde uygulama yapabilmelidir. Nihayet avukatın geri bildirimiyle, mesleki yeterlik duygusu ve öğrenme motivasyonu gelişmelidir.</p>

<p>Bu dört unsur yoksa stajyer yalnızca büroda bulunmuş olur; meslek öğrenmiş olmaz. Duruşmaya götürülmüş ama duruşma çözümlemesi yapılmamış stajyer, gözlem yapmış sayılmaz. Dilekçe yazdırılmış ama metni tartışılmamış stajyer, yazmayı öğrenmiş sayılmaz. Adliyeye gönderilmiş ama işlemin hukuki anlamı açıklanmamış stajyer, uygulamayı kavramış sayılmaz. Müvekkil görüşmesine alınmış ama görüşmenin etik ve psikolojik sınırları konuşulmamış stajyer, mesleki ilişki kurmayı öğrenmiş sayılmaz. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, stajyere model olmayı, modelin gerekçesini açıklamayı, kontrollü uygulama alanı açmayı ve düzenli geri bildirim vermeyi içerir.</p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramı, avukat yanında stajın neden yalnızca “ustanın yanında bulunma” meselesi olmadığını açıkça gösterir. Stajyerin öğrenebilmesi için iyi modeli görmesi, o modelin arkasındaki düşünceyi anlaması, davranışı denemesi ve kendi mesleki öz-yeterliğini geliştirmesi gerekir.</p>

<p><strong>VII. Model Olarak Avukat: Mesleğin Canlı Müfredatı</strong></p>

<p>Avukat yanında stajın en kritik boyutu, avukatın model olma işlevidir. Çünkü stajyer, mesleğe ilişkin ilk gerçek imgelerini çoğu zaman yanında çalıştığı avukat üzerinden kurar. Hukuk fakültesinde avukatlık soyut bir meslek olarak görünür. Stajda ise avukatlık ete kemiğe bürünür. Stajyer, avukatın masasındaki dosya düzeninden, müvekkille konuşma biçiminden, sekreterle ilişkisine kadar çok geniş bir davranış alanını izler. Bu izleme, çoğu zaman sessiz ve derindir. Avukat fark etmese de stajyer kaydeder. Hangi durumda ses yükselttiğini, hangi durumda sustuğunu, hâkimin haksız müdahalesi karşısında ne yaptığını, müvekkilin gerçek dışı beklentisini nasıl yönettiğini, zayıf dosyada nasıl bir dürüstlük dili kurduğunu, güçlü dosyada nasıl bir ölçülülük koruduğunu gözlemler. İşte bu nedenle yanında staj yapılan avukat, mesleğin canlı müfredatıdır.</p>

<p>Yazılı müfredat, stajyerin hangi konuları öğrenmesi gerektiğini gösterir. Fakat canlı müfredat, o bilgilerin meslek içinde nasıl yaşandığını gösterir. Stajyer, “sır saklama yükümlülüğü”nü kitapta okuyabilir; fakat müvekkil mahremiyetinin büroda nasıl korunduğunu avukattan görür. “Bağımsızlık” ilkesini meslek kurallarından öğrenebilir; fakat hâkim karşısında bağımsızlığın kabalık olmadan nasıl kurulacağını avukatın tavrından öğrenir. “Meslektaşa saygı” kuralını mevzuattan okuyabilir; fakat rakip vekille sert uyuşmazlık içinde nezaketin nasıl korunacağını duruşma pratiğinde görür. Bu nedenle avukatın model olma sorumluluğu, eğitim yükümlülüğünün en görünmez ama en etkili kısmıdır.</p>

<p>Kötü modelin etkisi de aynı ölçüde güçlüdür. Stajyer, mesleğe daha başlarken avukatlığın müvekkile umut satmak, mahkemeye uyum sağlamak, stajyere iş yüklemek, meslektaşı küçümsemek, dosyayı okumadan konuşmak veya adliyede ilişki ağıyla iş yürütmek olduğunu görürse, bu davranışları mesleğin olağan hali sanabilir. Böylece staj, savunma kültürünü aktarmak yerine mesleki yozlaşmayı yeniden üretir. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, yalnızca stajyere “ne yapacağını” öğretmek değil; kendi yaptığı şeyin genç hukukçunun zihninde mesleğin ilk suretini oluşturduğunu bilerek davranmaktır.</p>

<p><strong>VIII. Öz-Yeterlik: Stajyerin “Ben Bu Mesleği Yapabilirim” Duygusu</strong></p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramı bakımından öz-yeterlik kavramı özel bir önem taşır. Öz-yeterlik, kişinin belirli bir işi yapabileceğine dair inancıdır. Avukatlık stajı bakımından bu kavram, stajyerin mesleğe yalnızca bilgiyle değil, mesleki yeterlik duygusuyla hazırlanması anlamına gelir. Stajyerin “ben bu mesleği yapabilirim” duygusu, yapay özgüvenle karıştırılmamalıdır. Bu duygu, kontrolsüz cesaret veya erken kibir değildir. Tam tersine, gözlem, hazırlık, deneme, hata, geri bildirim ve yeniden deneme süreçleriyle oluşan gerçekçi mesleki özgüvendir.</p>

<p>İyi avukat, stajyerini ne sürekli yetersiz hissettirerek ezer ne de onu başıboş bırakarak sahte bir özgüven üretir. Ona aşamalı sorumluluk verir. Önce izletir, sonra düşündürür, sonra küçük görevler verir, sonra metnini düzeltir, sonra duruşmayı birlikte değerlendirir, sonra daha karmaşık sorumluluklar yükler. Böylece stajyer, mesleği yalnızca dışarıdan seyreden biri olmaktan çıkar; kontrollü biçimde mesleğin içine girer.</p>

<p>Öz-yeterlik gelişmediğinde stajyer, ruhsat aldıktan sonra dahi mesleğe karşı içsel bir yabancılık hissedebilir. Dilekçe yazmıştır ama kendi metnine güvenmez. Duruşma izlemiştir ama duruşmada söz almakta zorlanır. Müvekkil görüşmesi görmüştür ama müvekkil beklentisini yönetemez. Dosya incelemiştir ama hukuki sorun teşhisinde tereddüt eder. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, stajyerin bilgi edinmesini sağlamaktan ibaret değildir. Avukat, stajyerin mesleki öz-yeterliğini de inşa etmek zorundadır. Çünkü ruhsatname, yalnızca hukuki yetki belgesi değildir; aynı zamanda mesleki sorumluluk eşiğidir. Bu eşiği geçen genç avukatın kendisini tümüyle boşlukta hissetmemesi gerekir.</p>

<p>Avukat yanında staj, bu boşluğu doldurmak için vardır.</p>

<p><strong>IX. Otodidaktik Hukukçu: Öğrenmenin Sorumluluğunu Üstlenen Meslek İnsanı</strong></p>

<p>Otodidaktik hukuk öğrenimi fikri, avukatın eğitim yükümlülüğünü daha yüksek bir düzeye taşır. Çünkü bu fikir, hukukçunun öğrenimini kurumsal eğitimle sınırlamayan, meslek hayatı boyunca süren bir yöntem disiplini olarak görür. Otodidaktik hukukçu, kendi öğrenme programını kurabilen hukukçudur. Hangi hocayı takip edeceğini, hangi kitabı okuyacağını, hangi içtihadı izleyeceğini, hangi yan disipline ihtiyaç duyduğunu fark eder. Hukuki sorunu yalnızca mevzuat maddesiyle değil, kavram, kurum, yöntem, tarih, sosyoloji, psikoloji ve pratik etkiler içinde okur.</p>

<p>Bu anlamda otodidaktik öğrenme, yalnız kalmış hukukçunun çaresizliği değildir. Tam tersine, mesleki olgunluğun işaretidir. Hukukçu, ustadan öğrenir; fakat ustaya bağımlı kalmaz. Hocadan öğrenir; fakat hocanın gölgesinde kaybolmaz. Kitaptan öğrenir; fakat kitabı ezber nesnesi haline getirmez. İçtihadı izler; fakat içtihadı düşünmenin yerine koymaz.</p>

<p>Bu tespit, avukatın stajyere karşı sorumluluğu bakımından son derece önemlidir. Çünkü avukatın eğitim yükümlülüğü, ona yalnızca mevcut bilgileri aktarmakla tamamlanmaz. Mevcut bilgi zaten değişecektir. Bugün öğretilen kanun maddesi yarın değişebilir. Bugün kullanılan içtihat yarın aşılabilir. Bugün geçerli olan uygulama yarın terk edilebilir. Bu nedenle staj eğitiminin asıl amacı, stajyere ezberlenmiş cevaplar vermek değil, hukuki problem çözme metodunu kazandırmaktır.</p>

<p>İyi avukat, stajyerine yalnızca “şu dilekçeyi böyle yaz” demez; “bu hukuki problemi nasıl kurarsın?” sorusunu sordurur. Yalnızca “bu içtihadı kullan” demez; “hangi içtihadın neden bu dosyaya uygun olduğunu nasıl anlarsın?” sorusunu öğretir. Yalnızca “duruşmada böyle davran” demez; “duruşmadaki güç ilişkisini, tutanak düzenini ve kanaat oluşumunu nasıl okursun?” sorusunu açar. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğünün nihai amacı, stajyeri kendisine bağımlı bir çırak olarak tutmak değil, kendi öğrenme yolunu kurabilen bağımsız bir hukukçu haline getirmektir. İyi usta, çırağını kendisinin gölgesinde büyütmez; ona kendi ışığını arayacağı yöntemi kazandırır.</p>

<p><strong>X. İyi Avukat Bilgi Vermez; Öğrenme Metodu Kazandırır</strong></p>

<p>Stajyerin iyi yetişmesi, yalnızca çok sayıda dilekçe yazmasına, çok sayıda duruşmaya girmesine veya çok sayıda dosya görmesine bağlı değildir. Bunlar elbette önemlidir; fakat kendi başına yeterli değildir. Çünkü nicelik, yöntem yoksa mesleki olgunluk üretmez. Bir stajyer yüz duruşma izleyebilir; fakat neyi izlemesi gerektiği öğretilmemişse yalnızca yargılama ritüeline alışır. Yüz dilekçe yazabilir; fakat argümanın nasıl kurulduğunu öğrenmemişse yalnızca kalıp üretir. Yüz dosya inceleyebilir; fakat dosyadaki sorun alanlarını ayırt etme yöntemi kazanmamışsa yalnızca evrak görmüş olur. Bu yüzden iyi avukat, stajyere hazır cevaplar vermekle yetinmez. Ona doğru soruyu sormayı öğretir.</p>

<p>Bu dosyada hukuki sorun nedir?</p>

<p>Bu tanığın anlatısında kırılma noktası nerede?</p>

<p>Bu bilirkişi raporu hangi varsayıma dayanıyor?</p>

<p>Bu tutanakta ne eksik bırakılmış?</p>

<p>Bu müvekkil anlatısında hukuki savunmayı güçlendiren ve zayıflatan unsurlar nelerdir?</p>

<p>Bu dilekçenin mahkemede yaratmasını istediğimiz zihinsel etki nedir?</p>

<p>Bu dosyada susmak mı, itiraz etmek mi, kayıt oluşturmak mı, yoksa beklemek mi daha doğru?</p>

<p>İşte staj eğitimi bu sorularla başlar. Çünkü meslek, cevapları ezberleyenlerin değil, sorunu doğru teşhis edenlerin alanıdır. Otodidaktik hukuk öğrenimi fikri, burada avukatlık stajına yeni bir boyut kazandırır. Avukat, stajyere yalnızca kendi bildiğini aktaran kişi değildir. Stajyerin kendi öğrenme kaynaklarını kurmasını sağlayan kişidir. İyi usta, çırağına yalnızca “benim gibi yap” demez. “Neden böyle yaptığımı anla; sonra kendi yönteminle daha iyisini kur” der.</p>

<p><strong>XI. Usta-Çırak İlişkisi: Taklitten Metoda</strong></p>

<p>Avukatlıkta usta-çırak ilişkisi çoğu zaman romantize edilir. Oysa bu ilişki, yalnızca “ustanın yanında bulunmak”la kendiliğinden verimli hale gelmez. Kötü kurulmuş bir usta-çırak ilişkisi, mesleki gelişim yerine mesleki deformasyon da üretebilir.</p>

<p>Stajyer, yanında çalıştığı avukatın yalnızca söylediklerini değil, söylemediklerini de öğrenir. Müvekkile nasıl hitap ettiğini, hâkim karşısında nasıl durduğunu, savcıyla nasıl ilişki kurduğunu, meslektaşına nasıl davrandığını, adliye personeliyle hangi dili kullandığını, yenilgi karşısında nasıl tepki verdiğini, ücret konuşurken nasıl bir sınır çizdiğini, dosya zayıf olduğunda müvekkile gerçeği söyleyip söylemediğini gözlemler.</p>

<p>Bu gözlem, hukuk fakültesinde verilemeyen mesleki terbiyenin temelidir. Çünkü avukatlık, yalnızca mevzuat bilgisiyle icra edilemez. Avukat, belirsizlik içinde karar verir. Eksik dosyayla strateji kurar. Hâkimin zihnindeki prematüre kanaati sezmeye çalışır. Müvekkilin öfkesini yönetir. Tanığın anlatısındaki kırılmayı yakalar. Tutanakta görünmeyen eksikliği fark eder. Bütün bunlar, kitaptan öğrenilen bilgiyle değil, uygulama içinde gelişen mesleki sezgiyle kazanılır. Fakat usta-çırak ilişkisinin değeri, stajyerin ustayı körü körüne taklit etmesinde değildir. Tam tersine, iyi usta, çırağını kendisinin küçük kopyası haline getirmez. Ona muhakeme etmeyi öğretir. “Ben böyle yapıyorum” demekle yetinmez; “Bu dosyada neden böyle yapmak gerekir?” sorusunu açar.</p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramı da bu noktada usta-çırak ilişkisini romantik bir taklit ilişkisi olmaktan çıkarır. Stajyer elbette ustayı gözlemler; fakat gözlemin öğrenmeye dönüşebilmesi için davranışın gerekçesini anlaması, davranışı denemesi, geri bildirim alması ve kendi mesleki yeterliğini geliştirmesi gerekir. Otodidaktik hukukçu fikri ise bu ilişkiyi bir adım daha ileri taşır. Çırak ustadan öğrenir; fakat ustanın gölgesinde kalmaz. Usta, çırağa yalnızca kendi mesleki alışkanlıklarını değil, kendi öğrenme yöntemini kurma cesaretini de verir. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, stajyere davranış modeli sunmakla sınırlı değildir. O davranışın arkasındaki hukuki, etik, psikolojik ve stratejik aklı görünür kılmak zorundadır.</p>

<p><strong>XII. Avukatlık Ethosu: Eğitimin Görünmeyen Müfredatı</strong></p>

<p>Her mesleğin yazılı kuralları vardır; fakat her mesleğin bir de görünmeyen müfredatı vardır. Avukatlıkta bu görünmeyen müfredat, mesleğin ethosudur.</p>

<p>Ethos, avukatın kendisini nasıl gördüğüyle ilgilidir. Avukat kendisini yalnızca müvekkilin işlerini takip eden bir temsilci olarak mı görmektedir, yoksa yargılama düzeni içinde savunma hakkının kamusal taşıyıcısı olarak mı? Mahkemeye karşı tavrı, itaatkâr bir dosya takipçisinin tavrı mıdır, yoksa ölçülü ama bağımsız bir savunma öznesinin tavrı mı? Müvekkile karşı ilişkisi, müşteri memnuniyeti diliyle mi kurulmaktadır, yoksa hakikati saklamadan, imkânı ve riski birlikte gösteren mesleki dürüstlükle mi?</p>

<p>Stajyer, bu soruların cevabını çoğu zaman açık derslerle değil, günlük pratikle öğrenir. Bir avukat, stajyerinin yanında mahkemeye saygılı ama bağımsız davranıyorsa, stajyer bağımsızlığın kabalık olmadığını öğrenir. Meslektaşına nezaket gösteriyorsa, stajyer rekabetin düşmanlık olmadığını öğrenir. Müvekkiline dosyanın riskini açıkça anlatıyorsa, stajyer avukatlığın umut satmak olmadığını öğrenir. Haksız bir usul uygulaması karşısında ölçülü ama kararlı itiraz ediyorsa, stajyer savunmanın mahkeme konforunu bozan ama hukuk düzenini ayakta tutan bir işlev gördüğünü öğrenir.</p>

<p>Buna karşılık avukat, stajyerin yanında mahkeme karşısında eziliyor, müvekkile gerçek dışı vaatlerde bulunuyor, meslektaşını küçümsüyor, dosyayı okumadan konuşuyor, stajyeri yalnızca getir-götür işlerinde kullanıyor, etik sınırları esnetiyorsa; yine eğitim vermiş olur. Fakat bu defa verdiği eğitim, mesleği yükselten değil, mesleği aşındıran bir eğitimdir. Bu nedenle kötü örnek de bir eğitim biçimidir. Hatta çoğu zaman en kalıcı eğitim, kötü örnekle verilir.</p>

<p><strong>XIII. Savunma Kültürünün Aktarılması</strong></p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğünün en yüksek düzeyi, savunma kültürünün aktarılmasıdır. Savunma kültürü, yalnızca hakları bilmek değildir. Hakkın hangi anda, hangi üslupla, hangi yoğunlukta, hangi kayıt stratejisiyle kullanılacağını bilmektir. Duruşmada her usul ihlaline aynı sertlikle tepki verilmez. Her hâkim direnci aynı tonda karşılanmaz. Her müvekkil anlatısı aynı biçimde sahneye çıkarılmaz. Her dosya aynı savunma ritmini kaldırmaz.</p>

<p>Bu nedenle stajyer, yanında çalıştığı avukattan yalnızca “itiraz etmeyi” değil, itirazın zamanını öğrenmelidir. Yalnızca “konuşmayı” değil, susmanın stratejik değerini öğrenmelidir. Yalnızca “dilekçe yazmayı” değil, dilekçeyle mahkemenin düşünme güzergâhının nasıl kurulacağını öğrenmelidir. Yalnızca “duruşmaya girmeyi” değil, duruşmanın psikolojisini, mekânsal düzenini, tutanak krizini, kanaat oluşumunu ve delil tartışmasının ritmini kavramalıdır. Bu noktada avukatın eğitim yükümlülüğü, savunmanın teknik araçlarını öğretmekten daha fazla bir anlam kazanır. Avukat, stajyere savunmanın neden var olduğunu da göstermelidir.</p>

<p>Savunma, sanığın yanında duran bir formalite değildir. Savunma, yargılamanın hakikate ulaşma iddiasını ciddiye almaya zorlayan kurucu unsurdur. Savunma olmazsa, delil tartışması eksilir. Savunma olmazsa, iddianın dili dosyanın doğal dili haline gelir. Savunma olmazsa, tutanak tek taraflılaşır. Savunma olmazsa, mahkeme kendi kanaatini sınayacak karşı sesle karşılaşmaz.</p>

<p>Genç avukat bu bilinci kazanmadığında, mesleğe yalnızca dosya takipçisi olarak girer. Oysa savunma mesleği, dosya takipçiliğinden daha fazlasıdır. Avukat, yargılama düzeni içinde hak öznesinin sesini, itirazını ve varlığını taşıyan kişidir.</p>

<p><strong>XIV. Büro, Adliye ve Baro Üçgeninde Eğitim</strong></p>

<p>Avukatlık eğitimi üç mekânda tamamlanır: büro, adliye ve baro. Büro, mesleğin mutfağıdır. Dosya burada okunur, dilekçe burada kurulur, müvekkil burada dinlenir, strateji burada hazırlanır. Stajyer, büronun yalnızca fiziksel işleyişini değil, dosyanın düşünsel kuruluşunu burada öğrenir.</p>

<p>Adliye, mesleğin sahnesidir. Duruşma salonu, kalem, tevzi bürosu, icra dairesi, savcılık, ön büro, mahkeme koridoru; hepsi ayrı birer mesleki öğrenme alanıdır. Stajyer, adliyede yalnızca işlem yapmayı değil, hukuki ilişkinin mekânla nasıl biçimlendiğini görür. Hâkimin kürsüdeki konumu, savcının mahkeme salonundaki yeri, avukatın nerede durduğu, müvekkilin nasıl çağrıldığı, tanığın nasıl dinlendiği, tutanağın nasıl tutulduğu; bütün bunlar mesleki bilinç için canlı derslerdir.</p>

<p>Baro ise mesleğin kurumsal hafızasıdır. Staj eğitim programları, meslek içi eğitimler, seminerler, atölyeler ve staj merkezleri, bireysel büro deneyiminin eksiklerini tamamlar. Avukatın, stajyerin baro eğitim çalışmalarına katılmasını, devamını ve başarısını denetleme yükümlülüğü de bu nedenle önemlidir.</p>

<p>Bu üç alan birbirini tamamlamadığında staj eksik kalır. Büro eğitimi olmadan baro eğitimi soyut kalır. Baro eğitimi olmadan büro pratiği yerel alışkanlığa dönüşür. Adliye deneyimi olmadan ikisi de gerçek yargılama basıncını yeterince hissettirmez. Ancak bu üçlü yapıya artık dördüncü bir unsur daha eklenmelidir: hukukçunun kendi kendini eğitme disiplini. Büro, adliye ve baro stajyere öğrenme ortamı sağlar; fakat stajyerin gerçek mesleki gelişimi, bu ortamları kendi öğrenme programına dönüştürebilmesiyle mümkündür.</p>

<p><strong>XV. Stajyerin Emeği Değil, Mesleğin Geleceği</strong></p>

<p>Avukatlık stajı, kötü uygulandığında bir eğitim ilişkisi olmaktan çıkıp angarya düzenine dönüşebilir. Stajyer adliyeye gönderilir, dosya taşıtılır, kalemden evrak aldırılır, UYAP çıktısı hazırlatılır, fotokopi işleri yaptırılır; fakat bütün bu işlerin hukuki, stratejik ve mesleki anlamı kendisine açıklanmaz. Böyle bir düzende stajyer çok iş yapar ama az şey öğrenir. Adliyeyi tanır ama yargılamayı kavrayamaz. Dilekçe yazar ama dilekçenin neden öyle kurulduğunu bilmez. Duruşmaya girer ama duruşmanın dramaturjisini okuyamaz. Müvekkil görür ama müvekkille kurulacak mesleki mesafenin anlamını öğrenemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oysa gerçek eğitim, yapılan işin içine anlam katmakla başlar. Stajyere yalnızca “şu dilekçeyi yaz” demek eğitim değildir. Ona şu soruların cevabını göstermek gerekir: Bu dilekçede neden bu sırayı izliyoruz? Önce usul itirazını mı, esasa ilişkin savunmayı mı kuruyoruz? Hangi delili merkeze alıyoruz? Hangi cümle mahkemenin zihnindeki ilk kanaati sarsabilir? Hangi talebi tutanağa geçirtmek ileride istinaf veya temyiz bakımından değerli olabilir?</p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğü burada başlar. İş yaptırmak başka, meslek öğretmek başkadır. Stajyerin emeğinden yararlanan ama onun mesleki gelişimine yatırım yapmayan avukat, yalnızca bir stajyeri ihmal etmiş olmaz; savunma mesleğinin geleceğinden de eksiltir.</p>

<p>Bu nedenle stajyerin büro içindeki varlığı, “yardımcı personel” mantığıyla değil, “meslek adayı” bilinciyle değerlendirilmelidir. Stajyerin yaptığı her işin eğitimsel bir karşılığı bulunmalıdır. Dosya götürüyorsa dosyanın ne olduğunu bilmelidir. Duruşmaya giriyorsa duruşmanın sonucu kendisiyle tartışılmalıdır. Dilekçe taslağı hazırlıyorsa metnin neden değiştirildiği kendisine anlatılmalıdır. Müvekkil görüşmesine katılıyorsa görüşmenin mesleki ve etik sınırları açıklanmalıdır. Aksi hâlde staj, mesleki formasyon süreci olmaktan çıkar; genç hukukçunun mesleğe daha başlarken değersizleştiği bir emek rejimine dönüşür.</p>

<p><strong>XVI. Sürekli Eğitim: Avukatın Kendini Yetiştirme Borcu</strong></p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğü yalnızca stajyere yönelmiş değildir. Avukatın kendisini eğitme yükümlülüğü de vardır. Çünkü öğrenmeyi bırakmış bir avukat, öğretme meşruiyetini de zamanla kaybeder. Hukuk durağan değildir. Kanun değişir, içtihat değişir, yargılama alışkanlıkları değişir, delil türleri değişir, teknoloji değişir, toplumun adalet beklentisi değişir. Dijital deliller, yapay zekâ, sosyal medya baskısı, kişisel veriler, siber suçlar, çocuk adaleti, mağdur hakları, ifade özgürlüğü, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları avukatlık pratiğini sürekli dönüştürmektedir.</p>

<p>Bu dönüşüm karşısında avukat, yalnızca geçmiş deneyimine yaslanamaz. Tecrübe değerlidir; fakat tecrübe kendisini yenilemediğinde mesleki atalete dönüşür. Bir avukatın “Ben bu işi yıllardır böyle yapıyorum” cümlesi bazen ustalığın değil, öğrenmeyi bırakmış olmanın işareti olabilir. Otodidaktik hukuk öğrenimi fikri burada yeniden önem kazanır. Örgün hukuk eğitimi, ne kadar iyi olursa olsun, hukukçunun bütün meslek hayatını taşıyacak nihai sermaye değildir. Hukuk öğrenimi, ruhsatnameyle bitmez; ruhsatnameyle birlikte daha ağır bir sorumluluk halini alır.</p>

<p>Bu nedenle avukatın kendini eğitme yükümlülüğü, yalnızca kişisel gelişim meselesi değildir. Müvekkile karşı özen borcunun, mesleğe karşı sadakatin ve stajyere karşı eğitim sorumluluğunun doğal sonucudur. Güncel hukuku takip etmeyen, yeni içtihatları bilmeyen, dijital delilin niteliğini anlamayan, psikolojik ve sosyolojik dava dinamiklerini okuyamayan avukat, müvekkilinin savunmasını eksik kurar; stajyerine ise ancak eski alışkanlıklarını aktarabilir. Öğrenmeyi bırakmış avukatın stajyere vereceği şey, çoğu zaman yöntem değil, kalıp; düşünce değil, refleks; mesleki bilinç değil, alışkanlık olur.</p>

<p><strong>XVII. Angaryadan Eğitime: Stajyerle Kurulan İlişkinin Ahlaki Sınırı</strong></p>

<p>Avukat yanında stajın en kırılgan noktası, eğitim ile emek arasındaki sınırdır. Elbette stajyer uygulamanın içinde yer alacaktır. Dosya inceleyecek, duruşmaya girecek, dilekçe taslakları hazırlayacak, adliye işlemlerini görecek, müvekkil görüşmelerini izleyecek, araştırma yapacaktır. Bunlar stajın doğal parçalarıdır.</p>

<p>Sorun, bu işlerin eğitim amacı taşımadan, sistematik biçimde büro yükünü hafifletme aracına dönüştürülmesidir. Bir iş eğitim amacıyla yaptırılıyorsa, stajyer o işten sonra daha fazla şey bilmelidir. Neyi neden yaptığını anlamalıdır. Hatası gösterilmeli, metni düzeltilmeli, duruşma sonrası değerlendirme yapılmalı, dilekçesinin güçlü ve zayıf tarafları konuşulmalıdır. Eğer stajyer yalnızca iş üretmiş ama hiçbir geri bildirim almamışsa, orada eğitim değil, kullanım vardır.</p>

<p>Gerçek staj eğitimi geri bildirim ister. Avukat, stajyere yalnızca görev veren değil, o görevin sonucunu birlikte değerlendiren kişi olmalıdır. Duruşmadan sonra “Ne gördün?” diye sormalıdır. Dilekçeden sonra “Bu argümanı neden böyle kurdun?” diye tartışmalıdır. Müvekkil görüşmesinden sonra “Burada hangi psikolojik direnç vardı?” diye düşündürmelidir. Tutanak tutulurken “Bu cümlenin zapta geçmemesi ileride ne doğurur?” diye göstermelidir. Stajyerin mesleki şahsiyeti, bu sorularla oluşur.</p>

<p><strong>XVIII. Eğitim Yükümlülüğünün İhlali: Mesleki Değer Kaybı</strong></p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğünü ihlal etmesi, yalnızca stajyerin bireysel gelişimini aksatmaz. Daha geniş düzeyde mesleğin kendisini zayıflatır. Çünkü her kötü staj deneyimi, genç hukukçunun avukatlık mesleğine bakışını bozar. Stajyer, daha mesleğe başlarken avukatlığı angarya, koşuşturma, değersizlik, görünmez emek ve sessiz itaat olarak öğrenirse; ileride mesleği de bu kalıplar içinde icra etmeye başlar. Böylece kötü staj, yalnızca bir dönemin değil, sonraki meslek yıllarının da biçimlendirici travmasına dönüşür.</p>

<p>Bu nedenle avukatın stajyer karşısındaki tutumu, bireysel bir tercih meselesi değildir. Mesleğin toplumsal itibarıyla da doğrudan ilgilidir. Kendi stajyerini eğitmeyen, onu küçümseyen, ona yalnızca iş yükleyen, baro eğitimine katılmasını zorlaştıran, mesleki ilgisini geliştirmeyen, ahlaki olgunluğunu gözetmeyen avukat; avukatlık mesleğinin gelecekteki niteliğini de zayıflatır.</p>

<p>Sosyal bilişsel öğrenme kuramı açısından bu ihlal daha da derin bir anlam taşır. Çünkü stajyer, kötü uygulamadan yalnızca zarar görmez; onu model olarak içselleştirme riskiyle de karşı karşıya kalır. Böylece mesleki deformasyon kuşaktan kuşağa aktarılır. Bugünün kötü stajı, yarının kötü avukatlık pratiğine dönüşebilir. Meslek, yalnızca bugünkü dosyalarla değil, yarının avukatlarıyla var olur. Bu nedenle stajyerin ihmal edilmesi, mesleğin geleceğinin ihmal edilmesidir.</p>

<p><strong>XIX. Sonuç: Avukat Öğrettiği Kadar Avukattır</strong></p>

<p>Avukatlık mesleği yalnızca bireysel başarılarla ayakta kalmaz. Büyük davalar, güçlü savunmalar, parlak dilekçeler, etkili duruşmalar elbette önemlidir. Fakat bir mesleğin gerçek gücü, kendi değerlerini sonraki kuşağa aktarabilme kapasitesinde görülür.</p>

<p>Avukatın eğitim yükümlülüğü bu nedenle ikincil bir görev değildir. Savunma mesleğinin sürekliliği bakımından kurucu bir sorumluluktur. Avukat, stajyere yalnızca dosya takip etmeyi değil, savunmanın ne anlama geldiğini öğretir. Yalnızca dilekçe yazmayı değil, hukuki düşünmeyi öğretir. Yalnızca duruşmaya girmeyi değil, mahkeme karşısında bağımsız ve onurlu durmayı öğretir. Yalnızca müvekkili temsil etmeyi değil, temsil edilen kişinin hak öznesi olduğunu unutmamayı öğretir.</p>

<p>Avukatlık Kanunu’nun 22. maddesindeki kabul zorunluluğu ve 24. maddesindeki gözetim ve raporlama yükümlülüğü birlikte değerlendirildiğinde, avukat yanında stajın sıradan bir büro ilişkisi olmadığı açıkça görülür. Bu ilişki, kanuni temeli olan, baro gözetimi altında yürüyen, mesleki ilgi ve ahlaki durum değerlendirmesini de içeren kurumsal bir eğitim ilişkisidir.</p>

<p>Fakat bu ilişkinin çağdaş anlamı yalnızca mesleki bilgi aktarımıyla sınırlı tutulamaz. Sosyal bilişsel öğrenme kuramı açısından bakıldığında, avukat yanında staj yalnızca bilgi aktarımı değil, model alma sürecidir. Stajyer, avukatın sözlerinden önce davranışlarını öğrenir. Bu nedenle yanında staj yapılan avukat, mesleğin canlı müfredatıdır. Onun müvekkille ilişkisi, mahkeme karşısındaki duruşu, meslektaşa nezaketi, stajyere verdiği değer ve hukuka gösterdiği sadakat, genç hukukçunun zihninde avukatlık mesleğinin ilk suretini oluşturur.</p>

<p>Bu suret sağlıklı kurulursa stajyer yalnızca avukat olmaz; savunma kültürünü taşıyan bağımsız bir hukukçuya dönüşür. Bu suret bozulursa meslek, daha başlangıçta kendi geleceğini sakatlar.</p>

<p>Bugünün hukukçusu, değişen hukuk düzeni karşısında kendi öğrenme yolunu kurabilen otodidaktik bir hukukçu olmak zorundadır. Bu nedenle avukatın eğitim yükümlülüğü, stajyere mesleği öğretmekle başlar; fakat onu kendi kendini eğitebilen, kendi kaynaklarını seçebilen, kendi yöntemini kurabilen bağımsız bir hukukçuya dönüştürdüğü ölçüde tamamlanır.</p>

<p>Bu yükümlülük ihmal edildiğinde, zarar yalnızca stajyere verilmiş olmaz. Meslek zayıflar. Savunma kültürü incelir. Genç avukat, bağımsız bir savunma öznesi olarak değil, adliye düzeninin pasif bir işlem memuru olarak yetişir.</p>

<p>Oysa avukatlık, adliye düzenine uyum sağlama mesleği değildir. Avukatlık, gerektiğinde o düzenin eksiklerini, yanlışlarını, acelelerini, önyargılarını ve konfor alanlarını görünür kılma mesleğidir. Bu bilincin yeni kuşağa aktarılması, avukatın eğitim yükümlülüğünün en derin anlamıdır. Avukat, yalnızca savunduğu dosyalarla değil, yetiştirdiği hukukçularla da mesleğe iz bırakır. Çünkü her iyi yetişmiş stajyer, savunmanın geleceğine bırakılmış canlı bir emanettir.</p>

<p>İyi avukat yalnızca öğreten avukat değildir. İyi avukat, mesleki davranışı modelleyen, stajyerin gözlem yoluyla öğrenmesini sağlayan, ona kontrollü uygulama alanları açan, öz-yeterliğini geliştiren ve sonunda kendi kendini yetiştirebilen otodidaktik bir hukukçu haline gelmesine rehberlik eden avukattır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN"><img alt="Av. Fahrettin KAYHAN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/05/fahrettin-kayhan.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" title="Av. Fahrettin KAYHAN">Av. Fahrettin KAYHAN</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/avukatin-egitim-yukumlulugu-sosyal-bilissel-ogrenme-kuramindan-otodidaktik-hukukcu-yetistirmeye-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/02/baro/avu-kitap.jpg" type="image/jpeg" length="76578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KARA PARA AKLAMA SUÇU VE “ÖNCÜL SUÇ” MEVZUSUNDA VARLIK SORUŞTURMASI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kara-para-aklama-sucu-ve-oncul-suc-mevzusunda-varlik-sorusturmasi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kara-para-aklama-sucu-ve-oncul-suc-mevzusunda-varlik-sorusturmasi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. Giriş</strong></p>

<p><strong>Kara para aklama;</strong> yani suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun ilk yasal dayanağı, mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun suçun işlenmesinden sonra failine yardım suçunu düzenleyen 296. maddesinde gösterilmekle birlikte, “kara para aklama” suçunun tanımlandığı ilk kanun, 19.11.1996 tarihinde yürürlüğe giren 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 Sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda, 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’dur.</p>

<p>Kara para aklanmasının önlenmesi konusunda uygulanacak esasları gösteren 4208 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; altı bent halinde sınırlı olarak sayılan suçların işlenmesi suretiyle elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymetli evrak, mal veya gelirleri veya bir para biriminden diğer para birimine çevrilmesi de dahil, bahsedilen para, evrak, mal veya gelirlerin birbirine dönüştürülmesinden elde edilen tüm maddi menfaat ve değer “kara para” sayılmış ve (b) bendinde kara para aklama suçu; mülga 765 sayılı TCK m.296’da belirtilen hallerin dışında kalan, maddenin (a) bendinde sayılan fiillerin işlenmesi suretiyle elde edilen kara paranın, elde edenler tarafından meşruiyet kazandırılması amacıyla değerlendirilmesine, bu yolla elde edildiği bilinen kara paranın başkalarınca iktisap edilmesine, bulundurulmasına, elde edenlerce veya başkaları tarafından kullanılmasına, kaynağının veya niteliğinin veya zilyedinin veya malikinin değiştirilmesine, gizlenmesine veya sınır ötesi harekete tabi tutulmasına veya bu hareketin gizlenmesine, katalogda belirtilen suçların hukuki sonuçlarından failin kaçmasına yardım etmek amacıyla kaynağının veya yerinin değiştirilmesine veya transfer yoluyla aklanması veya kara paranın tespitini engellemeye yönelik fiiller olarak tanımlanmıştır.</p>

<p>4208 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise; suç faillerinin belirlenmesi, her türlü delilin tespiti, toplanması, kaçak veya kaçak olmasından şüphe edilen mal veya fonların müsaderesi maksadıyla, yurt içinde dağıtılacak veya yurt dışından Türkiye’ye getirilip dağıtılacak veya Türkiye’de hazırlanıp yurt dışına götürülecek veya Türkiye’den transit geçecek uyuşturucu ve psikotrop maddeler, 1988 Uyuşturucu ve Psikotrop Maddelerin Kaçakçılığına Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin Ek I ve II Numaralı Tabloları ile bu Tablo değişikliklerinde yer alan maddelerin ve bunlara bağlı fonlar veya kara para veya kara paraya kaynaklık edecek diğer tüm kaçak veya kaçak olmasından şüphe edilen eşyanın yetkili makamların bilgisi ve denetimi altında naklinin sağlanması kontrollü teslimat olarak açıklanmıştır.</p>

<p>4208 sayılı Kanunun 2. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK), (e) bendinde Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu isimlerine yer verilmiş, 4208 sayılı Kanunun 3. maddesinde MASAK’ın görev ve yetkileri ile 4. maddesinde de Koordinasyon Kurulunun görev ve yetkileri sıralandıktan sonra, 4208 sayılı Kanunun 7. maddesinde kara paranın aklanması suçunun cezası, 8. maddesinde özel olarak suç/dava zamanaşımı ve 9. maddede malvarlığına koyulacak tedbirler, 10. ve 11. maddelerde de kontrollü teslimatın şartları ile bu teslimatın kararı ve usulleri öngörülmüştür.</p>

<p>4208 sayılı Kanunun kara para suçu ile ilgili hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde; “Nereden Buldun Kanunu” olarak nitelendirilebilecek bir yasal düzenlemenin yürürlükte olmadığı, kaynağı açıklanamayan paranın da doğrudan bir değerlendirme ile kara para sayılmadığı, bu nedenle kaynağı açıklanamayan paranın otomatik olarak “kara para” kapsamına alınmak suretiyle kara para aklama suçunun konusu olarak değerlendirilmediği, kanun koyucunun 4208 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde sınırlı sayma metodu ile öncül suçları sıraladığı, ancak bu suçlardan en az birisinin işlenmesi suretiyle elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymetin “kara para” sayılabileceğinin anlaşıldığı, kara para aklama suçunun bir diğer sınırını da mülga 765 sayılı TCK m.296’da tanımlanan suçun işlenmesinden sonra failine yardım suçu kapsamına giren fiillerin oluşturduğu görülmektedir.</p>

<p><strong>II. 4208 sayılı Kanun Döneminde “Öncül Suç”</strong></p>

<p><strong>4208 sayılı Kanunun;</strong> o dönem yürürlükte olan 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun’da, hala yürürlükte bulunan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’da, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun’da, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkında Kanun’da, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesinin o tarihteki 2 ve 3 numaralı bentleri ile yine mülga 765 sayılı TCK’nın o tarihte yürürlükte olan ve hükümde sayılan suçlarının işlenmesinden elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymetin aklanmasının kara para aklama suçu olarak tanımlanacağı, şu an yürürlükte olmayan 4208 sayılı Kanunun kara para aklamaya ilişkin hükümlerinde “öncül suç” kavramının kabul edildiği ve bu öncül suçun işlenmesinin, <strong>yani kara paradan bahsedebilmek için önce kanun koyucunun sınırlı sayıda saydığı suçlardan en az birisinin icrası ve para veya para yerine geçen malvarlığının da bu suçtan elde edildiğinin tespitinin arandığı,</strong> <strong>kanun koyucunun günümüzde yürürlükte olan TCK m.282’den farklı olarak ceza süresi veya miktarı üzerinden bir değerlendirme yapmadığı,</strong> 4208 sayılı Kanunda bazı suçlar üzerinden gidilmek suretiyle “öncül suç” kavramının dar tutulduğu ve öncül suç olmadan da kara paradan ve kara para aklama suçundan bahsedilemeyeceği izahtan varestedir.</p>

<p>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra, 18.10.2006 tarihinde 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun da yürürlüğe girmiş ve bu Kanunla 4208 sayılı Kanunun kontrollü teslimat dışında kalan tüm hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>III. 5549 sayılı Kanun Dönemi ve Değişiklikler</strong></p>

<p>5549 sayılı Kanunda “kara para” yerine, “suç gelirlerinin aklanması”, “suç geliri”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değeri” kavramları kullanılmış ve 5549 sayılı Kanunun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi suçu “aklama suçu” olarak adlandırılarak, bu suçun TCK m.282’de tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu olduğu belirtilerek, 4208 sayılı Kanun döneminde yapıldığından farklı olarak 5549 sayılı Kanunda öncül olabilecek suçlar tek tek sayılarak değil, suçun cezasının alt sınırı esas alınmak suretiyle önce alt sınırı 1 yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan, daha sonra 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanunun 5. maddesi tarafından yapılan değişiklikle alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren öncül bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suç olarak tanımlanmıştır.</p>

<p>5549 sayılı Kanunda; 4208 sayılı Kanunun 2. maddesinden, hem katalog suç tanımlaması ve hem de katalog suçta yer alan suçların işlenmesi suretiyle elde edilen para veya para yerine geçen her türlü kıymet unsuru bakımından vazgeçilmiş, öncül suçun kusur türüne bakılmaksızın, alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren tüm suçlardan elde edilmesine yönelik düzenleme yapılmış, böylelikle 4208 sayılı Kanunda yer alan fiillerin ve dolayısıyla sayılan suçların işlenmesi kuralından vazgeçilmiş, ceza sınırına giren öncül suçlardan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması fiili ayrı bir suç kabul edilmiş, soruşturma ve kovuşturma için öncül suçun işlendiğinin tespiti ve sanığın mahkumiyetinin kesinleşmesi beklenmeden, öncül suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin TCK m.282/1-2’de unsurları tanımlanan aklama suçundan şüphe edilmesi halinde, fail hakkında öncül suçla eş zamanlı soruşturma ve kovuşturma başlatılması usulü kabul edilmiştir.</p>

<p>Ancak elbette aklama suçundan mahkumiyetin iki şartı olan, öncül suçtan mahkumiyet ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasından mahkumiyet ve müsadere için de öncül suç ile aklama suçu arasında kurulması gereken illiyet bağı, hem öncül suç ve hem de malvarlığı bakımından kurularak, aklama suçundan verilen mahkumiyet ve müsadere kararlarının infazı için ise, önce aklama suçunun dayanağı olan öncül suçtan verilen mahkumiyet kararı ve bununla beraber öncül suçtan elde edildiği tespit edilen malvarlığı ile aklama suçuna konu malvarlığı arasında illiyet bağını kuran, aklama suçunun unsurlarını tespit eden bir kararın kesinleşmesi gerektiğini belirtmemiz gerekir.</p>

<p>5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un; kara paranın aklanması, yani suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini aklama suçunun ne olduğu konusunda TCK m.282’ye atıf yaptığı, böylelikle kara para aklama suçu için “öncül suç” şartının varlığının korunduğu görülmektedir. Bu nedenle; yalnızca TCK m.282/1-2’de tanımlanan suçun unsurlarının varlığı halinde, failin kara para aklama suçunu işlediğinin kabulü ve bu yolla aklanan malvarlığı ile buna bağlı kazançların müsaderesinin de mümkün olabileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p><strong>IV. 5549 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Tedbirleri</strong></p>

<p><strong>5549 sayılı Kanunun “Koruma tedbirleri” başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasında;</strong> aklama veya terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma” başlıklı 128. maddesine göre elkoyma tedbirinin tatbik edilebileceği,</p>

<p>17. maddenin 2. fıkrasında; 17. madde ile sınırlı olmak üzere Cumhuriyet savcısının gecikmesinde sakınca bulunan hallerde hemen ardından hakimin onayını almak kaydıyla CMK m.128 gereğince elkoyma tedbirine karar verebileceği ve CMK m.128’de belirtilen elkoyma tedbirine karar verilebilmesinin şartı olan suçtan elde edilen değere ilişkin raporun alınması için 3 ay beklenebileceği, yani bu rapor hazırlanmadan da 3 ay süre ile elkoyma tedbirinin tatbik edilebileceği, ancak hakimin elkoyma tedbirini onaylamaması veya suçtan elde edilen değere ilişkin raporun 3 ay içinde alınamaması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen elkoyma tedbirinin hükümsüz kalacağı,</p>

<p>Görülmektedir.</p>

<p>5549 sayılı Kanunun yukarıda açıkladığımız koruma tedbirlerine ilişkin hükümleri halen yürürlüktedir.</p>

<p><strong>V. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK)</strong></p>

<p>MASAK’ın görev ve yetkilerini tanımlayan 5549 sayılı Kanunun 19. maddesi ile Koordinasyon Kurulunun görev ve yetkilerini gösteren 20. maddesi, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 15. maddesiyle yürürlükten kaldırılarak, yerine 10.07.2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin MASAK ile ilgili 231. maddesi ve Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu ile ilgili de 232. maddesi kabul edilmiştir. Böylece; MASAK ve Koordinasyon Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine uygun olarak yeniden tanımlanmıştır.</p>

<p>Yeri gelmişken belirtmeliyiz ki;<strong> </strong>suçlar yönünden MASAK, soruşturma aşamasında Cumhuriyet başsavcılıkları ile çalışıp, CMK m.128’de düzenlenen elkoyma tedbiri, TCK m.282’de tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu ve 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 3. ve 4. maddelerinde tanımlanan terörizmin finansmanı suçları ile ilgili başsavcılıklara bilgi ve rapor göndermekle görevli ve yetkili kılınmıştır, <strong>ancak soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına yardımcı olan MASAK’ın görevi ve yetkisi soruşturma aşaması ile sınırlı olup, kovuşturma aşamasını kapsamaz, yani kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından MASAK’tan rapor talep edilemez.</strong> Soruşturma aşaması bitinceye kadar MASAK’tan beklenip de gelmeyen rapor varsa, bu rapor savcılık makamının taraf raporu olarak kovuşturma aşamasında dava dosyasına alınabilir.</p>

<p><strong>Bilinenin aksine;</strong> Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı çalışan MASAK, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 231. maddesinde belirtilen görevleri ve yetkileri dikkate alındığında, Cumhuriyet başsavcılığına delillerin ve bunların değerlendirilmesi konusunda yardımcı olan taraf raporlarını hazırlar. Bu sebeple; MASAK tarafından hazırlanan rapor bilirkişi raporu sayılmayacağından, CMK m.153/2 uyarınca savunmaya karşı gizlilik kararı alındığında, CMK m.153/3’de sayılan ve şüpheli ile müdafiine verilmesi gereken rapor ve belge kapsamına girmez.</p>

<p><strong>VI. “Öncül Suç”, Seçimlik Hareketler Bakımından Kast Türü ile TCK m.282 Düzenlemesi ve Müsadere Hakkında Değerlendirmeler</strong></p>

<p><strong>“Öncül suç”, </strong>kara para aklama veya suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu olarak bilinen suçun gerçekleşebilmesinin önkoşulu, unsuru ve ayrılmaz bir parçasıdır. Öncül suç olmadığı takdirde, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklamadan da bahsedilemeyecektir. 4208 sayılı Kanun döneminde suçun varlık şartı olan öncül suçların katalog halinde sayıldığı, 5549 sayılı Kanunla birlikte ise TCK m.282’de tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçuna bağlı olarak öncül suçların cezanın alt sınırının 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar olarak belirtildiği, bu hapis cezasının altında olan veya cezası sadece adli para cezası olarak gösterilen suçların kapsam dışında bırakıldığı, dolayısıyla bunlar haricindeki tüm suçların kusur türüne bakılmaksızın “öncül suç” kapsamında olabileceği görülmektedir.</p>

<p>TCK m.282/1’de; alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, sırf yurt dışına çıkarma veya yurt içinde bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiğine dair kanaat oluşturmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutan kişi hakkında, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu işlediğinden bahisle, kararı veren mahkemenin somut olayın özelliklerini dikkate alması ve cezanın bireyselleştirmesi gereğince 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 5 günden 20 bin güne kadar adli para cezalarına hükmedebileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p><strong>Hükümde;</strong> yurt içinde gerçekleştirilecek fiiller, malvarlığının “gayrimeşru kaynağını gizlemek” veya “meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak” maksatlarına bağlanmış olup, yurt dışını ilgilendiren fiil için ise, herhangi bir şart koşulmayıp, genel kast yeterli kabul edilmiştir.</p>

<p>Bu ayırımdan hareketle; kanun koyucunun, yurt dışına çıkarılan malvarlığının izinin sürülmesinin zorlaşması, elkoyulmasının engellenmesi ile denetim sınırları dışına çıkarılmak yoluyla denetim imkanının kaldırılması hususlarından dolayı bu seçimlik hareket bakımından genel kastı yeterli gördüğü,</p>

<p>Yurt içinde kalan fiiller için ise; gerçekleştirilen işlemin geniş anlamda değerlendirilmesinin gerektiği, nitekim günlük hayatta para transferlerinin ve kara para aklama suçuna hizmet ettiği düşünülebilecek birçok işlemin yapıldığı, haliyle malvarlığına ilişkin her işleme suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu ile ilgisi olduğu muamelesinin yapılamayacağı, bu yüzden yurt içinde gerçekleştirilen işlemlerde özel olarak, malvarlığının varsa gayrimeşru kaynağının gizlenmesi veya elde edilmesinin meşru bir yolla gerçekleştiğine dair kanaat uyandırma maksadının arandığı,</p>

<p>Anlaşılmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCK m.282/2’de ise; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçuna iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, kara para olma özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiye 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecektir.</p>

<p><strong>Dolayısıyla özetle; kara para aklama olarak da adlandırılan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun maddi unsuru içerisinde yer alan hareket unsuruna bakıldığında;</strong> kanun koyucunun bu hususu, <i>“yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi,” </i>şeklinde ifade ettiği görülmektedir<strong>. Bu düzenlemeden anlaşıldığı üzere; kanun koyucu suçun hareketlerini <i>yurtdışına çıkarma </i>ve <i>çeşitli işlemlere tabi tutma </i>olmak üzere iki ayrı seçimlik hareket olarak düzenlenmiş, ancak her bir seçimlik hareketin de her şekilde meydana getirilebilmesi açık olduğundan, seçimlik hareketlerin kendi içerisinde de serbest hareketli nitelikte olduğunu ortaya koymuştur.</strong></p>

<p>Yine TCK m.282/2’de düzenlenen diğer bir tür kara para suçunda da hareket olarak <i>“satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan” </i>şeklinde seçimlik hareketlere yer verildiği görülmektedir.</p>

<p><strong>TCK m.282/1’de düzenlenen suç hakkında seçimlik hareketler manevi unsur bakımından ele alındığında;</strong> kanun koyucunun suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini yurtdışına çıkarma seçimlik hareketi bakımından hiçbir maksat veya saik şartı öngörmediğini, dolayısıyla bu seçimlik hareket bakımından suçun meydana getirilmesinde genel kastın yeterli olduğunu, ancak kanun koyucu diğer seçimlik hareket olan çeşitli işlemlere tabi tutma bakımından <i>“bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla,” </i>ifadesine yer verdiğinden, bu seçimlik hareketle suç oluşturulacaksa bu maksatla hareket edilmesi gerektiğinin düzenlendiğini ve bu nedenle de bu seçimlik hareket bakımından suçun mutlak suretle özel kast ile işlenebileceğini ortaya koymamız gerekir.</p>

<p>Yine TCK m.282/2’de düzenlenen suç bakımından ise; kanun koyucu herhangi bir saik veya maksat unsuruna yer vermediğinden, 2. fıkrada yer alan seçimlik hareketler bakımından da suçun genel kastla işlenebileceği sonucuna varmak gerekmektedir.</p>

<p><strong>Dikkat edilecek olursa;</strong> TCK m.282/1-2’de tanımlanan her iki aklama suçu tipinde de bir öncül suçun arandığı, ancak kara para aklama suçundan soruşturmanın ve kovuşturmanın başlatılabilmesi için, öncül suçtan ceza verilmesinin ve bunun kesinleşmesinin şart olmadığı, fakat mahkumiyet kararı ve buna bağlı müsadere kararı verilmesi ile bu kararların kesinleşmesi ile öncül suçtan cezalandırmanın ve bu öncül suçtan elde edilen malvarlığı değeri ile aklanan ve bu yolla elde edilen kazançlar arasında illiyet bağının muhakkak kurulması gerektiği, bu nedenle failin işlediği iddia edilen öncül suçla konu ve tarih bakımından ilgili olmayan, yine failin yakınları üzerinde bulunan malvarlıkları bakımından konu, tarih ve illiyet bağı kurulmaksızın uygulanan elkoyma tedbirleri ile müsadere kararlarının hukuka uygun olmayacağı, hem adil/dürüst yargılanma hakkının ve hem de mülkiyet hakkının özünün zedeleneceği tartışmasızdır.</p>

<p><strong>Uygulamada;</strong> eski adı kara para aklama, yeni adı suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama olan suçtan dolayı birçok soruşturmanın yapıldığı, “niyet okuyuculuğu” ve “olağan şüpheli” muamelesi yapılarak, şüphelinin veya sanığın ve bu kişilerin yakınlarının üzerinde bulunan tüm malvarlıklarına tarih, olay ve illiyet bağı incelemesi yapılmaksızın ve bu konuda somut delillere ulaşıp tespitlerde bulunulmaksızın uzun süreli elkoyma tedbirlerinin uygulandığı, hatta açılan davalarda “öncül suç” ile kara para aklama suçu arasında illiyet bağının, hem suçlar ve hem de malvarlığı bakımından kurulmaksızın müsadere kararlarının verilebildiği, bu yolla temel hak ve hürriyetlerden olan mülkiyet hakkının özüne müdahale edildiği,</p>

<p>Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından “öncül suç” arama zorunluluğunun kaldırılması fikirlerinin ileri sürüldüğü, bu yolla herhangi bir suçla bağlantısı bulunan failler hakkında, zaman, yer, konu ve ilgi bakımından yeterli ve gerekli bağlantılar kurulmasa da elkoyma tedbiri ile müsadere kararlarının uygulanması gerektiğinin düşünüldüğü, böyle bir düşüncenin, Anayasa m.13’ün ve m.35’in, bunun yanında İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 1. Ek Protokolün 1. maddesinin güvencesi altında bulunan mülkiyet hakkının özünü zedeleyeceği, ayrıca Anayasa m.38’in 10. fıkrasıyla yasaklanan genel müsaderenin de önünü açabileceği,</p>

<p>Gerek “öncül suç” ve gerekse suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu bakımından; Anayasa m.13’ün, m.38/1’in, TCK m.2’nin ve İHAS m.7’nin güvencesi altında bulunan “suçta ve cezada kanunilik” ilkesinin terk edilemeyeceği, Ceza Hukukunda “kusur sorumluluğunun” ve “ceza sorumluluğunun şahsiliği” ilkelerinin benimsendiği,</p>

<p>Bir koruma tedbiri olan elkoyma tedbirinin CMK m.128’de sıkı şartlara bağlandığı, bunlardan taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma tedbirini düzenleyen CMK m.128/1’de soruşturma ve kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve buna ilişkin ilgili makamdan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması kaydıyla, şüpheli veya sanığa ait malvarlığı değerleri hakkında elkoyma tedbirine başvurulabileceğinin anlaşıldığı,</p>

<p>Ceza soruşturmasının başlamasında CMK m.160/1 uyarınca “basit şüphe” yeterli olsa da, CMK m.170/2 gereğince ancak <i>“soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa”</i> Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceğinin öngörüldüğü, dolayısıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda TCK m.282/1-2’de aranan unsurların varlığının her somut olayda ve bu suçu işlediği ithamı ile karşılaşan herkes bakımından dikkatle incelenip ele alınmasının gerektiği,</p>

<p>MASAK raporunda yer alan <i>“hesap hareketlerinde uyumsuzluk”,</i> <i>“öncül suçtan elde edilmiş olabileceğine dair şüphe”</i> ve <i>“kaynağı açıklanamayan para”</i> gibi kavramlarla uygulanan elkoyma tedbiri ile verilen müsadere kararının hukuka uygun olmayacağı, çünkü itham sisteminde suçsuzluk/masumiyet karinesi esas olup, iddia edenin iddiasını hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmiş somut delillerle kanıtlamak zorunda olduğu, bunun aksinin düşünülemeyeceği, çıkarılacak kanunların hukukun evrensel ilke ve esaslarına uygun olmasının gerektiği, bu uygunluğun Anayasa Mahkemesi tarafından soyut veya somut norm denetimi yoluyla Anayasaya uygunluk bakımından denetlendiği, yine Anayasa m.90/5 gereğince insan hak ve hürriyetlerini daha fazla koruyan bağlayıcı uluslararası sözleşmelerinin gözetilmesinin zorunlu olduğu,</p>

<p>İfade edilmelidir.</p>

<p>TCK m.282/3’de; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibinin mesleğinin icrası sırasında işlenmesi halinde, kara para aklama suçundan verilecek cezanın yarı oranında artırılacağının belirtildiği,</p>

<p>TCK m.282/4’de; bu suçun, suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çevresinde işlenmesi halinde, faile verilecek cezanın bir kat artırılacağı,</p>

<p>TCK m.282/5’de, bu suçun işlenmesi nedeniyle tüzel kişiler hakkında TCK m.60’da düzenlenen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedileceği,</p>

<p>TCK m.282/6’da ise; suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu nedeniyle kovuşturma başlamadan, yani iddianame düzenlenip, düzenlenen bu iddianame mahkeme tarafından kabul edilmeden önce suça konu mal varlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini sağlayan kişi hakkında TCK m.282/1-2’den dolayı ceza verilmeyeceği de</p>

<p>Düzenlenmiştir.</p>

<p><strong>Özetle; </strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” başlıklı 282. maddesinde düzenlenen suçun maddi konusunu, alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir öncül suçtan kaynaklanan mal varlığı değeri oluşturmaktadır. <strong>Bu sebeple; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun oluşabilmesi için, ilk olarak öncül suçtan elde edilen bir mal varlığı değerinin bulunması gerekir.</strong> <strong>282. maddede tanımlanan suça konu malvarlığı değerinin, öncül suçun işlenmesi ile elde edilmesi zorunludur. Öncül suç; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun bir unsuru olduğundan, gerçekleşmediği ve oluşmadığı durumda tipiklik tartışması yapılmaksızın, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun da oluşmadığı kabul edilmelidir.</strong> Tipiklik unsuru bakımından bakıldığından ise; suçun konusunu teşkil eden malvarlığı değerinin suçtan kaynaklanmadığı, yani elde edilmediği ve dolayısıyla suçun konusuz kaldığı dikkate alınabilir ki, burada da suçun kanuni unsurunun gerçekleşmediği sonucuna varılır.</p>

<p><strong>Dolayısıyla;</strong> suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunda öncül suçun varlığı bir objektif cezalandırılabilirlik şartı niteliğinde olmayıp, baştan itibaren suçun tüm hususlarıyla birlikte varlığının kabulü için olması gereken vazgeçilmez bir unsurdur.</p>

<p><strong>Yine dikkatle belirtmeliyiz ki; TCK m.282’nin lafzı gereği her türlü suçtan elde edilecek olan malvarlığı değerleri değil, yalnızca alt sınırı 6 ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan elde edilen mal varlığı değerleri bu suçun maddi konusunu oluşturacaktır.</strong> Bu sebeple; suçun yasal tanımı itibariyle yalnızca adli para cezasını gerektiren veya alt sınırı 6 aydan daha az hapis cezasını gerektiren suçlardan elde edilen mal varlığı değerleri, TCK m.282’de yer alan suçun konusunu oluşturmayacaktır.</p>

<p><strong>Geldiğimiz durum itibariyle, TCK m.282</strong><strong>’</strong><strong>de yer alan suç gelirlerinin aklanması suçu ile ilgili öncül suçların belirlenmesinde eşik sistemi tercih edilmiş ve bunun sonucunda 4208 sayılı Kanuna kıyasla öncül suçların kapsamında genişlemeye gidilmiştir. TCK m.282</strong><strong>’</strong><strong>de yer alan bu düzenleme ile 4208 sayılı Kanunda öncül suçlar bakımından belirlenen katalog sistemi terk edilmiş ve eşik sistemi benimsenmiştir. </strong>Çünkü öncül suç oluşturacak olan suçlar; madde metninde tek tek sayılmamış, işlenen suç karşılığında öngörülen hapis cezasının süresi dikkate alınmak suretiyle düzenleme yapılmıştır.</p>

<p>Suça konu olan malvarlığı değerleri hususunda TCK m.282’de herhangi bir sınırlama yapılmadığından, iktisadi değeri olan her şey suça konu mal varlığı değerlerini kapsamaktadır. Bu sebeple; para, altın, hisse senedi, tahvil, antika veya gayrimenkul ve benzeri eşya suçun konusunu oluşturabilir.</p>

<p><strong>TCK m.282’nin lafzı dikkate alındığında;</strong> öncül suç için veya önceki suçun hangi suç tipinden olabileceği konusunda bir belirleme yapılmadığından, yani katalog suç şeklinde öncül suçlar tek tek sayılmadığından, özellikle malvarlığına karşı işlenen suçlar başta olmak üzere, herhangi başka bir suçtan elde edilmiş olan ve iktisadi değer teşkil eden malvarlığı değerleri suça konu olabilecek, hatta bu öncül suçun Türkiye Cumhuriyeti’nde veya yurt dışında işlenmesinde herhangi bir ayırım gözetilmeyecek, bir başka ifadeyle öncül suç yurt içinde veya yurt dışında işlenebilecektir.</p>

<p><strong>Yeri gelmişken ifade etmek gerekir ki;</strong> ispat bakımından Cumhuriyet savcılıklarının öncül suçu bir pranga olarak gördüğü, şüpheli ve sanıklara <i>“olağan şüpheli”</i> muamelesi yaptıkları<i>, “bir kişi bir yerden de suça bulaşmışsa veya karışmışsa onun ve birinci derece yakınlarının tüm mal varlıklarına elkoyarız”</i> şeklinde hareket ettikleri, şüpheli malvarlığı artışı gerekçesiyle, bunun yanına MASAK raporunu da koymak suretiyle uzun süre sonra iddianameyi düzenleyip davayı açma niyetinde oldukları, <i>“gerisine bu aşamadan sonra mahkeme karar versin” </i>düşüncesinde oldukları, öncül suç uygulamasından rahatsız oldukları, fakat bu anlayışın mülkiyet hakkı bakımından son derece sakınca barındırdığı, adeta <strong>“Nereden Buldun Kanunu” </strong>kuralının uygulanmak istendiği, yani ispat yükünün şüphelide ve sanıkta olmasının arzu edildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p><strong>Esasen;</strong> <i>nereden buldun kuralı</i> şeklinde düzenlemelerin bazı ülkelerde var olduğunun görüldüğü, örneğin <strong>Fransız Ceza Kanunu’nun 324-1-1. maddesinde,</strong> failin akladığı iddia edilen gelirle yaptığı işlemler ile ilgili olarak, bu işlemlere ilişkin maddi, hukuki veya finansal herhangi bir koşul ileri sürememesi durumunda, bu halin kara para aklama varsayılacağının düzenlendiği, bu nedenle failin aklama olarak gerçekleştirdiği işlemin kaynağını göstermesi, bir diğer ifadeyle bu işlemi veya işlemleri yapmasını gerektiren maddi, hukuki veya finansal koşulları göstermesinin gerekeceği, bunlara ilişkin herhangi bir gerekçe sunamadığı takdirde de kara para aklamanın gerçekleştiğinin kabul edileceği, dolayısıyla adeta bunun bir karine olduğu görülmektedir.</p>

<p><strong>Fransız Ceza Kanunu’nda yer alan</strong> <strong>bu hükmün; </strong>ispat yükünü fail tarafına geçirmek gibi bir işlev göreceğini, varsayımsal bir değerlendirmeyi esas aldığını ve bu nedenlerle Ceza Hukukunun evrensel prensipleriyle bağdaşmadığını söylemek gerekmektedir. Hukukumuzda ise mevcut pozitif hukuk bakımından buna benzer bir düzenlemenin bulunmadığını, TCK m.282’nin ve 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin düzenlemelerinin açık olduğunu, bu hükümlerde hiçbir suretle ispat bakımından yukarıda örnek verdiğimiz Fransız Ceza Kanunu’nda olduğu gibi bir düzenlemeye yer verilmediğini, dolayısıyla <strong>mevzuatımız bakımından asla ispat yükünün şüpheli ve sanığa yüklenemeyeceğini, <i>“bu malvarlığı değerini nereden edindin ispatla”, “ispatlayamazsan otomatik olarak suçlu kabul edilirsin ve mahkum olursun”</i> şeklinde bir anlayışın ve uygulamanın pozitif hukukumuz bakımından hukuka aykırı olacağını,</strong> ispatı tamamıyla iddia makamının yapması gerektiğini, hukukumuzdaki bu yöndeki anlayışın da gerek Anayasamız ve gerekse hukukun evrensel ilke ve esasları bakımından isabetli olduğunu ifade etmek isteriz.</p>

<p><strong>Ayrıca;</strong> Fransız Ceza Kanunu’nda yer alan tarzda bir düzenlemeye Türk Hukukunda da yer verilmesi, kayıt dışılıkla ve kara para aklama suçu ile mücadelede fayda sağlayabilecek olsa da, bu tür bir düzenlemenin kötüye kullanabilme ihtimalinin bulunabileceği gözardı edilmemelidir. Fransız Ceza Kanunu benzeri bir düzenlemenin; mülkiyet hakkı bakımından ciddi sınırlamalara yol açabileceğini, hukuk güvenliği hakkının zedelenebileceğini, işin vergi boyutunu aşan ve kara para aklama suçu benzeri bir ceza takibine yol açan “nereden buldun” türü soruşturmaların ve kovuşturmaların, Ceza Muhakemesi Hukukunda benimsenmiş itham sistemine hakim ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olacağını, iddia eden yerine suçlananın suçsuzluğunu kanıtlamakla yükümlü hale geleceğini ifade etmek isteriz.</p>

<p><strong>Tüm bunların yanında “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı Anayasa m.13’de;</strong> <i>“Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” </i>hükmünün yer aldığını, bu düzenleme uyarınca açıkça temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında öze müdahale edilemeyeceğini, Fransız Ceza Hukukunda yer alan düzenlemeye benzer bir kurala hukukumuzda yer verilmesi durumunda ise, mülkiyet hakkının özüne müdahale tehlikesinin ortaya çıkacağını, Anayasamız gözönünde bulundurulduğunda bu tür bir düzenlemenin yazılı hukuk sistemimize de aykırılık teşkil edeceğini belirtmek isteriz.</p>

<p><strong>VII. Varlık Barışı Düzenlemeleri Açısından Kara Para Değerlendirmesi</strong></p>

<p><strong>Kamuoyunda “varlık barışı” olarak bilinen geçici yasal düzenlemeler çıkarılarak, bazen yurt içinden ve çoğunlukla da yurt dışından paranın, altının, dövizin, menkul kıymetin ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilmesi suretiyle sisteme sokulması ve ekonomiye kazandırılması yöntemlerinin uygulandığı görülmektedir.</strong> Bu yasal düzenlemelerin; bildirim/beyan yoluyla ekonomiye kazandırılan ve sisteme sokulan para ve maddi varlıkların kaynaklarının suça konu olup olmadığına dair soruşturmaların ve kovuşturmaların yapılmasını engelleyip engellemeyeceği sorusu gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu soru, “suçta ve cezada kanunilik” prensibi dikkate alınarak cevaplandırılmalıdır. Suçu veya cezasını ortadan kaldıran yasal düzenleme olmadıkça veya suç zamanaşımı dolmadıkça, ceza kanunlarına göre suç teşkil eden fiilin ve failin cezalandırılması engellenemez.</p>

<p><strong>17.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanunun 21. maddesi tarafından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici m.93’de;</strong> yurt dışında bulunan varlıklarını, bu Kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarih olan 17.11.2020 tarihinden 30.05.2021 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildiren ve bildirim tarihinden itibaren 3 ayın sonuna kadar ülkeye getiren gerçek ve tüzel kişilerin, “varlık barışı” olarak bilinen bu yolla yurt dışından getirdikleri varlıklarından serbestçe tasarruf edebilmeleri öngörülmüştür.</p>

<p><strong>05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 20. maddesi tarafından bu defa 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici m.15’de ise;</strong> yurt dışında bulunan varlıklarını, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 05.07.2022 tarihinden 31.03.2023 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildiren ve bildirim tarihinden 3 ay itibariyle bildiren gerçek ve tüzel kişilerin, “varlık barışı” olarak bilinen bu yolla yurt dışından getirilen varlıklarından serbestçe tasarruf edebilmelerine dair benzer bir yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Hatta açık kaynakta; “varlık barışı” adı altında yurt içinde bulunan varlıkların bildirim yoluyla sisteme kazandırılması ve yurt dışında bulunan paranın, altının, dövizin, menkul kıymetin ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilmesi amacıyla yeni bir geçici kanuni düzenleme çıkarılması yönünde hazırlanan Kanun Teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p><strong>Belirtmeliyiz ki; </strong>yurt içinde veya yurt dışında bulunan para veya benzeri varlıkların “varlık barışı”, “vergi affı” veya benzeri bir yöntemle kayıt altına alınmasına, böylelikle kayıt dışılığın önüne geçilmesine ve para veya benzeri maddi varlıkların piyasaya kazandırılmasına ve “sıcak para” olarak da bilinen maddi varlıkların ekonomiyi canlandırmasına ilişkin yasal düzenlemeler, bildirilen/beyan edilen varlıkların serbestçe tasarruf edilmesine izin vermekle birlikte, <strong>bu maddi varlıkların suçtan elde edilmeleri halinde soruşturulmasına ve kovuşturulmasına engel olmayacağından, suçtan elde edilen varlıklar ile suçtan elde edilen varlıkların aklanmasına dair tüm fiiller ile ilgili olanların ceza sorumlulukları devam edecektir.</strong></p>

<p>“Varlık barışı” yöntemi ile beyan edilerek, yurt dışından getirilen veya yasal düzenlemenin yurt içini kapsaması halinde yine beyanla üzerinde serbestçe tasarruf edilen varlıkların suçtan elde edildiklerine veya suçtan elde edilen varlıkların aklandığına, yani kara para aklama fiillerinin olduğuna dair şüphelerin oluştuğu durumlarda, suça konu fiiller ile failleri hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılması mümkündür.</p>

<p><strong>Sonuç olarak; </strong>“varlık barışı” adıyla bilinen geçici yasal düzenlemeler; para veya benzeri varlıkların sisteme sokulması ve ekonomiye kazandırılmasını hedeflemekle birlikte, bu varlıkların ceza soruşturmasına ve kovuşturmasına konu edilmesine engel olmayacaktır, çünkü çıkan yasal düzenlemelerde buna dair hüküm bulunmamaktadır. Bu geçici yasal düzenlemeler; kayıt dışılığı ortadan kaldırmayı ve varlıkları sisteme sokmayı hedefleyip, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin gözardı edilmesini mümkün kılmaz.</p>

<p><strong>VIII. Sonuç</strong></p>

<p>Hukuk sistemimizde “Nereden Buldun Yasası” anlamına gelebilecek bir düzenlemenin olmadığı, bu nedenle suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından “öncül suç” varlığı şartının suçun cezasının alt sınırı dikkate alınarak devam ettiği, hatta bizce 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359. maddesinde tanımlanan suçların “öncül suç” kapsamında sayılamayacağı, çünkü “suçta ve cezada kanunilik” prensibi gereğince ortada TCK m.282/1-2’in kapsamına giren öncül suçun varlığının gerektiği, oysa vergi kaçakçılığı suçlarında ilk olarak meşru iktisadi faaliyetten kaynaklanan ve dolayısıyla hukuka aykırı olmayan bir malvarlığının bulunduğu, daha sonrasında vergi kaçakçılığı fiilleri işlenmek suretiyle bu malvarlığının belli bir kısmının elden çıkmasının önlendiği, halbuki TCK m.282/1’de açıkça <i>“suçtan kaynaklanan malvarlığı”</i> değerlerinden bahsedildiği, vergi kaçakçılığında vergilendirilmesinin önüne geçilen malvarlığının ise esasen suçtan kaynaklanmadığı ve baştan itibaren meşru bir iktisadi faaliyetten elde edildiği, zaten elde edilen malvarlığı bir suçtan kaynaklanmışsa, o suçtan soruşturma ve kovuşturma yapılabileceği, öyle bir durumda o suçun “öncül suç” olarak değerlendirilmesinin mümkün olacağı, fakat bu nitelendirmenin meşru bir iktisadi faaliyetten kaynaklanan gelirin vergisinin ödenmemesi ve bundan kaçınılması olarak adlandırılan vergi kaçakçılığı fiilleri yönünden yapılamayacağı,</p>

<p><strong>Bununla birlikte;</strong> “Nereden Buldun Kanunu” olarak adlandırılabilecek bir yasal düzenlemenin 04.05.1990 tarihinde yürürlüğe giren 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun “Haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme” başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında tanımlandığı, bu maddede haksız mal edinmenin suç kabul edildiği, Kanunun daha ağır bir cezayı gerektirmediği durumda haksız mal edinen kamu görevlisinin 3 yıldan 5 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasının öngörüldüğü, 2. fıkrasında ise, haksız malı kaçırana veya gizleyene de aynı cezanın verileceği, 3628 sayılı Kanunun 14. maddesinde haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme suçundan elde edilen, yani haksız edinilmiş malların zoralımına/müsaderesine karar verileceği, dolayısıyla haksız mal edinen kamu görevlisi bakımından TCK m.282/1’de tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun gündeme geleceği, haksız edinilen malı bu özelliğini bilerek kaçıran veya gizleyen bakımından ise TCK m.44’e göre fikri içtima hali uygulanacağından, bir bütünde TCK m.282’nin mi, yoksa 3628 sayılı Kanunun 13. maddesinin mi daha ağır cezayı öngördüğü, somut olayın özellikleri ve cezanın bireyselleştirmesi hususları dikkate alınarak değerlendirileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Kamu görevlilerine benzer şekilde diğer kişiler yönünden de “haksız mal edinme” gibi görülebilecek şekilde “Nereden Buldun Kanunu” çıkarılacak olursa veya malvarlığı ile ilgili izaha davet edilen kişinin bunu açıklayamamasının karşılığında vergi ve cezası dışında bir suç veya ceza öngörülecekse, böyle bir düzenleme ve durumun “hukuk devleti” ilkesi başta olmak üzere temel hak ve hürriyetlere, “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı Anayasa m.13’e ve itham sisteminin zorunlu bir gereği olarak ispat külfetinin iddia eden tarafa ait olmasına uygun olmayacağı izahtan varestedir.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Ersan Şen</strong></p>

<p><strong>Av. Cem Serdar</strong></p>

<p><span style="color:#999999">(Bu makale, sayın </span><a href="https://www.hukukihaber.net/prof-dr-ersan-sen" rel="dofollow"><span style="color:#999999">Prof. Dr. Ersan ŞEN </span></a><span style="color:#999999">tarafından </span><a href="https://www.hukukihaber.net/" rel="dofollow"><span style="color:#999999">www.hukukihaber.net</span></a><span style="color:#999999"> sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi makalenin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan makalenin bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kara-para-aklama-sucu-ve-oncul-suc-mevzusunda-varlik-sorusturmasi-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/terazi/kara-para-aklama-sucu.jpg" type="image/jpeg" length="36747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine Arazisinin Doğrudan Satışı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine Arazisi Nedir, Neden Satışa Konu Edilir?</strong></p>

<p>Hazine arazisi Hazine Taşınmazlarının İdaresine İlişkin Yönetmelik’te ‘’Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler’’ olarak tanımlanan idari anlamda da Devletin mülkiyetinde bulunan ve Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün yönetiminde bulunan arazilerdir.</p>

<p>Bu araziler özellikle satış bedelinin rayiç bedel üzerinden indirimli belirlenmesi, ödeme koşuluna bağlı olarak çeşitli avantajların sunulması, satış işlemi sırasında ve mülkiyet devri sonunda tanınan bazı vergi muafiyetleri sebebiyle kişiler açısından daha avantajlı kabul edilmekte olup kişilerce de idareye başvurulmak suretiyle satışı talep edilmektedir.</p>

<p>Kişiler açısından hazine satışının bazı avantajları olduğu gibi idare açısından da bazen ekonomik bazen sosyal bazen de hukuki açıdan bir gereksinim olarak gündeme gelebilmektedir. Yine idare açısından Hazine taşınmazlarının mülkiyetinin devri, mali anayasamız olarak kabul edilen 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununda benimsenen esaslar kapsamında değerlendirildiğinde, mali yönetim içerisinde hem gelir artırıcı bir unsur hem de atıl kamu kaynaklarının rasyonel bir şekilde kullanılmasını sağlayan bir enstrüman olarak kabul edilmektedir.</p>

<p><strong>Satışı Yapılmayacak Hazine Taşınmazları Nelerdir?</strong></p>

<p>Her hazine taşınmazı doğrudan veya ihale yoluyla bile olsa satılamaz. Bazı taşınmazların satışı yasal düzenlemelerle yasaklanmıştır. Bu Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 313 sayılı Tebliği’nin ikinci başlığında satışı mümkün olmayan taşınmazlar belirtilmiş olup aşağıda belirtilen taşınmazların satışı yasaklanmıştır.</p>

<p>• Kamu hizmetlerine tahsisli bulunan taşınmazlar,</p>

<p>• Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup tescili mümkün olmayan taşınmazlar,</p>

<p>• 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre kıyıda kalan yerler,</p>

<p>• 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olup, Kültür ve Turizm Bakanlığınca satılması uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 9/8/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu uyarınca milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları içinde kalması nedeniyle Çevre ve Orman Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• 22/11/1984 tarihli ve 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununa göre uygulama alanı ilan edilen bölgelerde kalan ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünce satışı uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalıp Genelkurmay Başkanlığınca satılması uygun görülmeyen taşınmazlar,</p>

<p>• 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar ile 17/10/1983 tarih ve 2924 sayılı Kanun gereğince Çevre ve Orman Bakanlığı emrine geçen taşınmazlar,</p>

<p>• 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar (Hazineye ait olmayanlarla tevhit şartı olanlar ile Hazinenin hissedar olduğu taşınmazlar hariç),</p>

<p>• 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanuna göre tapu tahsis belgesi verilen taşınmazlar,</p>

<p>• 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında kalması nedeniyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığına tahsisi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında kalan taşınmazlar,</p>

<p>• Teferruğ yoluyla edinilen ve edinme tarihinden itibaren bir yıl geçmemiş taşınmazlar,</p>

<p>• Kamulaştırma yoluyla edinilip 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 23 üncü maddesinde yazılı süresi dolmamış taşınmazlar,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>• Özel kanun hükümleri gereği kamu kurum ve kuruluşlarına tahsisi, devri, terki ve kullanım hakkı verilmesi gereken taşınmazlar,</p>

<p>• Elbirliği halindeki mülkiyet durumu paylı mülkiyete dönüştürülmemiş taşınmazlar,</p>

<p>• İmar planlarında bir kamu hizmeti için ayrılmış olan taşınmazlar (ilgili idare tarafından bu hizmette kullanılmayacağı belirtilen taşınmazlar hariç),</p>

<p>• Kısmi satın alma talebi olan ancak, ifrazı Hazine lehine olmayan taşınmazlar,</p>

<p>satışa konu olamayacak taşınmazlar olarak 313 sayılı milli emlak genel tebliğinde hüküm altına alınmıştır.</p>

<p><strong>Hazine Taşınmazlarının Doğrudan Satışında Yasal Çerçeve</strong></p>

<p>Hazine taşınmazlarının bazı özel kanunlarda doğrudan satışı düzenlenmiş olup hazineye ait tarım arazilerinin hissedarlarına ihalesiz satışı, kamu lojmanlarının satışı, yatırım belgeli yatırımcıya satış, irtifak hakkı sahibine doğrudan satış, 775 sayılı gecekondu kanunu doğrultusunda satışı bu düzenlemelere örnek olarak gösterilebilir. Makalemizin konusunu ise 4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda yapılan doğrudan satış oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Üzerinde Yapılaşma Olması Halinde Doğrudan Satış </strong></p>

<p>4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5. Maddesinde de ‘’Belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup, Bakanlıkça tespit edilen, Hazineye ait taşınmazlardan, 30/3/2014 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanlar; Hazine adına tescil tarihine bakılmaksızın öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu şekilde devredilen taşınmazlar, haczedilemez ve üzerinde üçüncü kişiler lehine herhangi bir sınırlı ayni hak tesis edilemez. Bu taşınmazlar belediyelerce öncelikle talepleri üzerine yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine, rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır.’’ denilerek doğrudan satış düzenlenmiştir.</p>

<p>Eski bir milli emlak denetmeni olarak uygulamadaki tecrübelerim, yapmış olduğum incelemeler ve bunun sonucunda yazmış olduğum raporlarda kişilerin çeşitli tarihlerde hazine taşınmazı üzerinde bir yapı inşa etmesi ve bu yapının da yapım tarihi konusu bu düzenlemede taşınmazın kaderi açısından oldukça önem arz etmektedir. Şöyle ki hazine taşınmazı üzerine 30/3/2014 tarihinden önce yapılaşma olması durumunda ve bu yapının da yapım tarihinin elektrik, su, doğalgaz faturası, belediye hava fotoğrafları, daha önce muhattap olunmak zorunda kalınan bir idari işleme bağlı belge veya yapıdan alınan karot incelemesi gibi bilimsel verilerle ispat edilebilmesi halinde hazineye ait taşınmazlar, yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine satılabilir ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilebilir. İkinci halde yani belediyeye bedelsiz olarak devredilen taşınmaz yine bu kişilere belediye kanalıyla satışa konu olabilir.</p>

<p><strong>Hazine Taşınmazının Hissedarına Doğrudan Satışı</strong></p>

<p>4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 4/c maddesinde‘’Hisse oranı yüzde kırkı veya hisse miktarı uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşmamak kaydıyla talepte bulunan hissedarlarına, Rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir.’’ denilmek suretiyle bir hazine taşınmazına çeşitli nedenlerle hisseli olarak hazine ile paylı malik olan kişilerin mülkiyetlerinin devamının sağlanması, hisseli mülkiyetin yarattığı bazı problemlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.</p>

<p>Buna göre bir hazine taşınmazının hissedarlarına satılabilmesi için veya bağlamlı iki kriter getirilmiştir Hazinenin payı eğer %40’tan fazla ise hazine taşınmazı doğrudan satışa konu olamaz bu sefer diğer koşulun gerçekleşip geçekleşmediğine bakılması gerekir. Yine Hazinenin payına düşen kısım uygulama imar planı sınırları içinde dörtyüz, dışında ise dörtbin metrekareyi aşıyorsa ihalesiz satılamaz bu sefer de hazine oranına bakılması gerekir. Bu hisse oranı ya da yüzölçümü bakımından getirilen iki koşuldan biri hissedarlar tarafından sağlanıyorsa hissedarlarında rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir. Bu farklı kombinasyonlar şeklinde de karşımıza çıkabilirken mutlak bir hak da sağlayamayabilir. Örnek üzerinden açıklamak gerekirse hazinenin hissesi %50 olsun bu durumda yüzölçüme yönelik metrekare sınırlaması gündeme gelecektir, yani hissedara satış 400 metrekare ve 4000 metrekare sınırlaması gözönünde bulundurularak yapılacaktır. Bu nedenle madde hükmünde belirtilen veya bağlamlı iki koşulun birlikte değerlendirilmesi daha doğru bir hukuki değerlendirme olacaktır.</p>

<p>Burada da Milli emlak Denetmenliği yapmış olduğum dönemde gördüğüm başka bir problem karşımıza çıkabilmektedir. Bazen taşınmazın, hazinenin yanında birden fazla hissedarı olabiliyor. Bu durumda talepte bulunan hissedara doğrudan satış yapmak için şartlar oluşmuş olsa bile sadece talepte bulunan o hissedara satış yapılamaz bunun çözümü diğer hissedarların muvafakatinin alınmış olmasıdır.</p>

<p><strong>Satışa Yönelik Uygulanan Teşvikler </strong></p>

<p>Hazine taşınmazlarının idare açısından sosyal, ekonomik , mali, hukuki açıdan satılmasına gereksinim duyulmasına istinaden satışı gündeme geldiğinde kanun koyucu kişilerin teşvik edilmesi amacıyla lehlerine bir takım mali avantajlar getirmiştir. Bu avantajlar hem işlem maliyetlerini düşürmeye yöneliktir hem de mülkiyet devrinin sonrasına etki edecek nitelikte teşviklerdir.4706 sayılı Kanun’un m. 7/4 uyarınca, ‘’Hazineye ait taşınmaz malların satış ve devir işlemleri ve bu işlemler sırasında düzenlenen belgeler vergi, resim ve harçtan müstesnadır. Satışı yapılan taşınmaz mallar, satış tarihini takip eden yıldan itibaren beş yıl süre ile emlak vergisine tâbi tutulmaz’’ denilerek söz konusu hazineye ait taşınmaz satışının hem işlem maliyetinin düşürülmesine yönelik hem de mülkiyet devrinden sonra tahakkuk edecek mahalli vergi olan emlak vergisinden 5 yıl süreyle muaf olunacağı yönelik bir teşvik hüküm altına alınmıştır.</p>

<p>Yine 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 17/4-p hükmü ile KDV muafiyeti hüküm altına alınmıştır.</p>

<p>Mülkiyet devrinden sonraki teşvik ise 4706 sayılı Kanun’un m. 7/4 uyarınca Hazine’den satın alınan taşınmazlara yönelik satış tarihini takip eden takvim yılından itibaren beş yıl süreyle emlak vergisinden muafiyetin tanınacağı hükmü ile düzenlenmiştir.</p>

<p>Yukarıdaki başlıklarda belirtilen her iki teşvik düzenlemesi de taşınmazın satış maliyetini düşüren ve mülkiyetin istikrarını koruyan bir teşvik unsurudur.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Gerek 4706 Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri gerekse de bazı özel kanunlarda yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde hazine taşınmazlarının satışının bazen ekonomik, mali, sosyal bazen de hukuki açıdan doğrudan satışının idare açısından bir gereklilik haline gelmekte olduğu kabul edilebilir nitelikte olup buna yönelik düzenlemelerde gönül rahatlığıyla benimsenebilirken hazine taşınmazların işgalcilerine yönelik ileride muhtemel hak sahibi olurum düşüncesini yıkan düzenlemelerin güvenilir, öngörülebilir bir hukuk düzleminde tüm kişiler açısından çok daha hakkaniyetli olacağı kanaati her daim tarafımca kabul edilmektedir.</p>

<p><strong>Mehmet YEMİŞEN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hazine-arazisinin-dogrudan-satisi-yemisen</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/01/arsa-tarla-tarim-arazi.jpg" type="image/jpeg" length="91270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4 Mayıs 2026 tarihli Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı sonuç bildirgesi açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>4 Mayıs 2026 Tarihli Olağanüstü Baro Başkanları Toplantısı Sonuç Bildirgesi</strong></p>

<p>Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetimi ve Baro Başkanları, son dönemde meslektaşlarımıza yönelik artış gösteren şiddet vakalarının kapsamlı biçimde ele alınması, bu vakaların çok boyutlu olarak değerlendirilmesi ve avukata yönelik şiddeti sona erdirecek önleyici stratejileri içeren sürdürülebilir bir eylem planının geliştirilmesi ana gündemiyle toplanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>23 Temmuz 2022 tarihli 46. Baro Başkanları Toplantısı’ndan bugüne, avukata yönelik şiddet sorunu, Türkiye Barolar Birliğinin ve Baroların öncelikli mücadele alanlarından biri olarak tespit edilmiş; bu konudaki tespit ve çözüm önerileri, ilgili makamlarla defalarca paylaşılmıştır. Yasama ve yürütme organlarıyla gerçekleştirilen ortak çalışmalarda, avukatlık mesleğine ilişkin farklı meselelerle ilgili çeşitli düzeylerde ilerleme sağlanabilmişse de avukata yönelik şiddet konusunda hiçbir adım atılmadığını üzülerek tespit etmek durumundayız. Avukatların kısa, orta ve uzun vadeli sorunları çerçevesinde, en kısa vadede çözülmesi gereken sorunların başında avukata yönelik şiddet konusu gelmektedir.</p>

<p>1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığın mahiyeti” başlıklı 1’nci maddesi “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder” hükmünü haizdir. Keza 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-d maddesinde avukat, yargı görevi yapan kişiler arasında sayılmaktadır.</p>

<p>Ne var ki, son yıllarda artarak devam eden avukata dönük şiddet vakaları mesleğimizi artık sürdürülemez hâle getirmektedir. Son olarak 7 Ocak 2026’da Yalova’da SGK avukatı meslektaşımız Av. Zekeriya Polat’ın ve 28 Nisan 2026’da Bursa’da Av. Hatice Kocaefe’nin yaşamını kaybetmesiyle sonlanan, ardından bir haftalık süre içerisinde Şanlıurfa’da, Trabzon’da, Erzurum’da yaşanan şiddet eylemleri; avukatların görevlerini yaparken tehdit ve tehlikelere ne derece açık olduklarını göstermiştir.</p>

<p>Bugüne kadar izlenen yöntemlerin şiddeti önleme ve caydırıcılık bakımından yeterli olmadığı görülmektedir. Avukata yönelik şiddetin tutarlı, ısrarlı ve ciddi politikalarla ele alınması gerektiği açıktır. Avukatlık mesleği kapsamında gerçekleştirilen faaliyetler, nitelikleri gereği çekişme ve uyuşmazlık içermeleri nedeniyle, avukatlara yönelik şiddet vakaları, gerek toplumun genelinde gözlenen şiddet eğiliminden gerekse diğer profesyonel meslek mensuplarına yönelik şiddetten önemli farklılıklar içerdiğinden özel olarak bu mesleğe yönelik araştırmalar yapılması ve önlemler alınması elzemdir. Bu kapsamda, avukata yönelik şiddetle mücadele için 61. Baro Başkanları Toplantısı’nda beş adımlı çözüm yöntemi belirlenmiştir.</p>

<p>Avukata yönelik şiddeti, sebeplerini ve çözümlerini araştırmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Araştırma Komisyonu kurulmalıdır. Türkiye Barolar Birliği daha evvel 4 Nisan 2022 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclisini ziyaret ederek yasama temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirmiş; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına ve o dönem Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekillerine avukatlara yönelik şiddet vakalarının araştırılarak çözüm yollarının ortaya konabilmesi için konuyla ilgili komisyon kurulması talebinde bulunmuştur. Araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin öneri, gerekçeleriyle birlikte yazılı olarak yasama temsilcilerine elden teslim edilmiştir. Maalesef bu komisyon hâlâ kurulmamıştır. Avukata yönelik şiddetin niteliği gereği, avukatların şiddetle bireysel olarak mücadele edebilmeleri mümkün değildir. Avukatlara yönelik şiddetle kolektif bir şekilde mücadele edilmeli, buna yönelik tedbirler, yasama organının gerçekleştireceği araştırmaya dayanılarak, kamusal bir politika olarak uygulanmalıdır. Bu nedenle Anayasa’nın 98’nci ve TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’nci maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması, konuyla ilgili komisyon kurulması şarttır.</p>

<p>İkinci olarak, savunma makamına yönelik saldırıların son bulması ve mesleki güvencelerin evrensel standartlara kavuşturulması için Avrupa Konseyi’nin Mart 2025’te kabul ettiği “Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” gecikmeksizin imzalanmalıdır. Söz konusu belge, avukatların bağımsızlığını, güvenliğini ve mesleki faaliyetlerini tehdit eden durumlara karşı uluslararası düzeyde yasal koruma sağlamayı amaçlayan ve avukatlık mesleğini korumaya yönelik önemli bir uluslararası sözleşmedir. Türkiye Barolar Birliği, ilk günden itibaren, ülkemizin bu sözleşmeyi imzalaması için gerekli adımların atılmasını talep etmiş; Cumhurbaşkanlığı, Adalet Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bugün, avukatların korunmasına ilişkin bu sözleşmenin imzalanması bir tercih olmanın ötesinde, tarihi bir sorumluluk hâline gelmiştir.</p>

<p>Üçüncü olarak, avukata yönelik şiddetle mücadelenin araçları yaratılmalı, cezai düzenlemelerde ilgili değişiklikler yapılmalıdır. Bu kapsamda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106’ncı maddesinde yer alan “Tehdit” suçunda, suçun yargı görevini yapanlara karşı işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmeli ve cezai yaptırım artırılmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100’ncü maddesinin üçüncü fıkrasına yeni bir bent eklenerek, yargı görevi yapanlara karşı işlenen kasten yaralama suçu tutuklama nedenleri arasında sayılmalıdır. Ayrıca, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukata karşı işlenen suçlar” başlıklı 57’nci maddesine yeni bir fıkra eklenerek, avukata yönelik şiddet tehlikesi ve tehdidi durumunda 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbirlere benzer türde bir uygulamanın yapılabilmesi sağlanmalıdır. Keza Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümlerinin uygulanmayacağı da bu maddede düzenlenmelidir. Bu çözümlerin hayata geçirilmesinden kaçınılması kabul edilemez.</p>

<p>Şiddet ile mücadelenin zorunlu bir ayağı olarak, potansiyel şiddet alanı hâline gelen haciz ve keşif işlemlerinde kolluğun bulundurulması zorunluluk hâline getirilmeli, kolluğun caydırıcı varlığı ile güvenlik sağlanmalı ve yasanın hatalı yorumlamaya sebebiyet veren lafzı değiştirilerek kolluğun sadece icra memurunu korumakla mükellef olduğu algısı ortadan kaldırılarak hukuksal süreç boyunca genel güvenliği sağlama yetkisi verilmelidir. Kanun değişikliği öncesinde ise kolluğun haciz ve keşif mahallinde hazır bulunmasını sağlamak üzere, İçişleri Bakanlığı ile ortak bir genelge hazırlayıp yayımlamak suretiyle, özellikle icra işlemlerinde yaşanan şiddetin önlenmesi mümkün hâle getirilmelidir.</p>

<p>Nihayet toplumdaki farkındalığı artırmak, avukata yönelik şiddetin yargısal faaliyetin kendisine, avukatın korumakla yükümlü olduğu hakka, özellikle savunma ve adil yargılanma hakkına ve topyekûn adalete yöneldiği gerçeğinin altını daha fazla çizmek üzere kamu spotları hazırlanmalı ve kapsamlı bir farkındalık çalışması yürütülmelidir.</p>

<p>Avukata saldırma pervasızlığını gösteren saldırganlar bu cüreti, mesleğin itibarsızlaştırılması çabasından ve cezasızlık politikalarından alıyorlar. Avukata yönelik şiddetle, ciddi bir politika benimsenerek mücadele edilmediği sürece, tekil vakalarda verilen ancak infaz düzenlemeleri nedeniyle göstermelik kalan cezalarla yol alınması mümkün değildir.</p>

<p>Türkiye Barolar Birliği ve Barolar olarak, tek bir kayba daha tahammülümüz yok! Avukata yönelik şiddetin normalleşmesine izin vermeyecek, onurla ve asla vazgeçmeden ortak mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.</p>

<p>Meslektaşlarımızın ve kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/olaganustu-baro-baskanlari-toplantisi-sonuc-bildirgesi</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/baro/barolar-b5.jpg" type="image/jpeg" length="30833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MÜNHAL BİRİNCİ - İKİNCİ VE ÜÇÜNCÜ SINIF NOTERLİKLER]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci/İkinci İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı birinci sınıf noterlikler (Beşiktaş Yirmisekizinci, Kayseri Dördüncü ve İstanbul Onsekizinci Noterliklerinin ikinci ilanı, diğer noterliklerin birinci ilanı olmak üzere) münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 KONYA ONSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 43.472.124,78 ₺<br />
2 BEYOĞLU YİRMİBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 39.358.515,39 ₺<br />
3 BEŞİKTAŞ ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 30.306.715,58 ₺<br />
4 BURSA YİRMİÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 27.453.494,90 ₺<br />
5 ANTALYA ALTINCI NOTERLİĞİ 25.185.508,55 ₺<br />
6 BEYOĞLU YİRMİDÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 24.998.514,57 ₺<br />
7 EYÜPSULTAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 22.801.873,18 ₺<br />
8 ANKARA YİRMİBİRİNCİ NOTERLİĞİ 21.769.585,67 ₺<br />
9 KARTAL ONUNCU NOTERLİĞİ 21.748.829,57 ₺<br />
10 KARTAL OTUZYEDİNCİ NOTERLİĞİ 21.686.073,29 ₺<br />
11 BURSA ONALTINCI NOTERLİĞİ 21.638.638,08 ₺<br />
12 KOCAELİ İKİNCİ NOTERLİĞİ 21.603.176,29 ₺<br />
13 ŞANLIURFA SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 20.918.825,39 ₺<br />
14 BEŞİKTAŞ DOKUZUNCU NOTERLİĞİ 19.839.060,17 ₺<br />
15 KADIKÖY ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 19.491.116,27 ₺<br />
16 KADIKÖY YİRMİBİRİNCİ NOTERLİĞİ 19.184.188,41 ₺<br />
17 ADANA ALTINCI NOTERLİĞİ 19.004.176,00 ₺<br />
18 BORNOVA BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 18.927.232,74 ₺<br />
19 TRABZON DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 18.311.478,99 ₺<br />
20 BEYOĞLU YİRMİALTINCI NOTERLİĞİ 17.003.191,31 ₺<br />
21 ADANA YEDİNCİ NOTERLİĞİ 16.667.184,27 ₺<br />
22 GEBZE ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 16.206.446,17 ₺<br />
23 KADIKÖY OTUZÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 16.144.137,11 ₺<br />
24 ERZURUM DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 14.611.776,61 ₺<br />
25 BEYOĞLU ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 14.312.619,98 ₺<br />
26 EYÜPSULTAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 14.097.361,29 ₺<br />
27 KARŞIYAKA YEDİNCİ NOTERLİĞİ 13.800.388,84 ₺<br />
28 BURSA ONBEŞİNCİ NOTERLİĞİ 12.266.829,85 ₺<br />
29 BEŞİKTAŞ YİRMİSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 11.989.860,13 ₺<br />
30 KAYSERİ DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 11.949.598,87 ₺<br />
31 İSTANBUL ONSEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 10.445.508,10 ₺<br />
32 BURSA ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 9.452.439,74 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Üçüncü İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı münhal birinci sınıf noterliklere iki defa yapılan ilana rağmen atama yapılamamıştır.</p>

<p>1/7/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanununun 27 nci maddesine eklenen üçüncü fıkrada, iki defa yapılan ilana rağmen, birinci fıkra uyarınca atama yapılamayan noterliklere, üst sınıf veya aynı sınıf noterlerden, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde ise bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabileceği ve bu fıkra kapsamında yapılacak atamalarda birinci fıkranın son cümlesindeki iki yıllık sürenin bir yıl olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.</p>

<p>Buna göre, bulunduğu noterlikte bir yıllık görev süresi dolan birinci sınıf ve bir alt sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların, 1512 sayılı Kanunun 22 ve müteakip maddeleri uyarınca ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 BURSA OTUZDÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 10.220.293,24 ₺<br />
2 İSTANBUL BİRİNCİ NOTERLİĞİ 10.132.896,48 ₺<br />
3 ZONGULDAK BİRİNCİ NOTERLİĞİ 9.371.440,14 ₺<br />
4 BEYOĞLU KIRKYEDİNCİ NOTERLİĞİ 9.247.638,80 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL BİRİNCİ SINIF NOTERLİK<br />
(Birinci ilan)</strong></p>

<p>2025 yılı gayri safi geliri 15.790.472,96 Türk lirası olan birinci sınıf Kahramanmaraş Sekizinci Noterliği 15.05.2026 tarihinde yaş tahdidi nedeniyle boşalacaktır.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p>Keyfiyet Noterlik Kanununun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilân olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL İKİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci/İkinci ilan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı ikinci sınıf noterlikler (Rize Dördüncü, Batman Beşinci, Bodrum Birinci, Erzincan Dördüncü, Bodrum Yedinci, Yalova İkinci, Akçakale İkinci, Bucak Üçüncü, Nurdağı Üçüncü, Bodrum Beşinci, Karabük İkinci, Ergene, Serik Dördüncü, Ordu Birinci, Çorlu Altıncı, Bolu Üçüncü, Tokat Yedinci, Lüleburgaz Birinci, Gürsu İkinci, Körfez Beşinci, Yüksekova İkinci, Uşak Dördüncü Noterliklerin ikinci ilanı, diğer noterliklerin birinci ilanı olmak üzere) münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf ve ikinci sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamda alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 TORBALI ALTINCI NOTERLİĞİ 16.658.961,76 ₺<br />
2 SİLİFKE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 15.188.214,59 ₺<br />
3 URLA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 14.553.731,85 ₺<br />
4 PAYAS NOTERLİĞİ 13.490.530,67 ₺<br />
5 MİDYAT BİRİNCİ NOTERLİĞİ 12.069.086,16 ₺<br />
6 CEYHAN ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 10.887.334,60 ₺<br />
7 TERME BİRİNCİ NOTERLİĞİ 10.254.233,03 ₺<br />
8 ACIPAYAM BİRİNCİ NOTERLİĞİ 9.751.136,97 ₺<br />
9 TOKAT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 9.403.737,89 ₺<br />
10 KOZLU NOTERLİĞİ 9.391.908,92 ₺<br />
11 KARS İKİNCİ NOTERLİĞİ 9.387.293,79 ₺<br />
12 YOZGAT İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.761.821,53 ₺<br />
13 EREĞLİ (KONYA) BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.693.020,54 ₺<br />
14 MUĞLA DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.661.815,01 ₺<br />
15 IĞDIR BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.643.339,79 ₺<br />
16 RİZE DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.574.738,91 ₺<br />
17 MANAVGAT BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.482.361,96 ₺<br />
18 VEZİRKÖPRÜ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.383.484,63 ₺<br />
19 ÇARŞAMBA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.348.871,44 ₺<br />
20 BATMAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.281.185,40 ₺<br />
21 BODRUM BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.280.395,05 ₺<br />
22 ÇERKEZKÖY BİRİNCİ NOTERLİĞİ 8.190.677,10 ₺<br />
23 ERZİNCAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 8.140.473,40 ₺<br />
24 BODRUM YEDİNCİ NOTERLİĞİ 8.094.082,22 ₺<br />
25 VAN BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 8.092.484,72 ₺<br />
26 YALOVA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.091.006,22 ₺<br />
27 AKÇAKALE İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.039.607,36 ₺<br />
28 ERBAA İKİNCİ NOTERLİĞİ 8.006.387,92 ₺<br />
29 AKÇAABAT BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.845.724,15 ₺<br />
30 RİZE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.716.188,28 ₺<br />
31 TEKİRDAĞ ALTINCI NOTERLİĞİ 7.682.785,65 ₺<br />
32 BUCAK ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.543.184,79 ₺<br />
33 MUSTAFAKEMALPAŞA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.535.166,99 ₺<br />
34 KIZILTEPE DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 7.389.405,40 ₺<br />
35 BOĞAZLIYAN NOTERLİĞİ 7.019.101,35 ₺<br />
36 NURDAĞI ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.960.544,79 ₺<br />
37 BODRUM BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 6.783.327,88 ₺<br />
38 TAVŞANLI İKİNCİ NOTERLİĞİ 6.777.796,12 ₺<br />
39 ÇANKIRI ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.710.067,33 ₺<br />
40 TAVAS NOTERLİĞİ 6.476.592,27 ₺<br />
41 ISPARTA SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 6.286.843,10 ₺<br />
42 KARABÜK İKİNCİ NOTERLİĞİ 6.234.348,58 ₺<br />
43 ERGENE NOTERLİĞİ 6.204.259,55 ₺<br />
44 SİİRT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.131.921,96 ₺<br />
45 BODRUM ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 6.068.399,01 ₺<br />
46 SERİK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.051.662,88 ₺<br />
47 ÜNYE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 6.003.629,39 ₺<br />
48 ORDU BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.917.837,10 ₺<br />
49 TOKAT İKİNCİ NOTERLİĞİ 5.818.738,99 ₺<br />
50 ÇORLU ALTINCI NOTERLİĞİ 5.764.883,38 ₺<br />
51 KASTAMONU BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 5.574.188,45 ₺<br />
52 BOLU ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.555.063,23 ₺<br />
53 AKSARAY ONİKİNCİ NOTERLİĞİ 5.384.481,81 ₺<br />
54 TOKAT YEDİNCİ NOTERLİĞİ 5.306.981,12 ₺<br />
55 LÜLEBURGAZ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.208.865,03 ₺<br />
56 GÜRSU İKİNCİ NOTERLİĞİ 4.538.565,96 ₺<br />
57 KÖRFEZ BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 4.290.247,51 ₺<br />
58 YÜKSEKOVA İKİNCİ NOTERLİĞİ 3.706.184,80 ₺<br />
59 UŞAK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 3.343.221,04 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL İKİNCİ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Üçüncü İlan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı münhal ikinci sınıf noterliklere iki defa yapılan ilana rağmen atama yapılamamıştır.</p>

<p>1/7/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7417 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 1512 sayılı Noterlik Kanununun 27 nci maddesine eklenen üçüncü fıkrada, iki defa yapılan ilana rağmen, birinci fıkra uyarınca atama yapılamayan noterliklere, üst sınıf veya aynı sınıf noterlerden, bu sınıflardan isteklinin bulunmaması halinde ise bir alt sınıf noterler arasından atama yapılabileceği ve bu fıkra kapsamında yapılacak atamalarda birinci fıkranın son cümlesindeki iki yıllık sürenin bir yıl olarak uygulanacağı düzenlenmiştir.</p>

<p>Buna göre, bulunduğu noterlikte bir yıllık görev süresi dolan birinci sınıf, ikinci sınıf ve bir alt sınıf noterlerden bu noterliklere atanmaya istekli olanların, 1512 sayılı Kanunun 22 ve müteakip maddeleri uyarınca ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri, ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 YOMRA İKİNCİ NOTERLİĞİ 7.092.693,92 ₺<br />
2 KARAMAN ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 6.948.234,24 ₺<br />
3 VAN SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 6.911.051,28 ₺<br />
4 OSMANİYE ONBİRİNCİ NOTERLİĞİ 6.669.820,42 ₺<br />
5 TARSUS BEŞİNCİ NOTERLİĞİ 6.174.245,25 ₺<br />
6 MARDİN BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.845.852,55 ₺<br />
7 GÖLCÜK ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.759.050,99 ₺<br />
8 ISPARTA DOKUZUNCU NOTERLİĞİ 5.553.863,28 ₺<br />
9 MİLAS DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.459.672,97 ₺<br />
10 OSMANİYE ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.316.316,10 ₺<br />
11 MANAVGAT ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 5.259.973,68 ₺<br />
12 OSMANİYE İKİNCİ NOTERLİĞİ 5.205.629,34 ₺<br />
13 DÜZCE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.020.904,26 ₺<br />
14 KÖRFEZ ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.903.817,56 ₺<br />
15 İNEGÖL BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.680.411,36 ₺<br />
16 BATMAN DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.586.575,31 ₺<br />
17 ÇORLU ÜÇÜNCÜ NOTERLİĞİ 4.227.381,98 ₺<br />
18 ORDU SEKİZİNCİ NOTERLİĞİ 3.195.988,64 ₺</p>

<p>İlan olunur.</p>

<p>—— • ——</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünden:<br />
MÜNHAL ÜÇÜNCÜ SINIF NOTERLİKLER<br />
(Birinci ilan)</strong></p>

<p>Aşağıda 2025 yılı gayrisafi gelirleri ve isimleri yazılı üçüncü sınıf noterlikler münhaldir.</p>

<p>1512 sayılı Noterlik Kanununun 22 ve müteakip maddeleri gereğince birinci sınıf, ikinci sınıf, üçüncü sınıf noterlerden ve noterlik belgesi sahiplerinden bu noterliklere atanmaya istekli olanların ilan tarihinden itibaren bir ay içinde Bakanlığımıza www.vatandas.uyap.gov.tr adresinde yer alan başvuru ekranından güvenli elektronik imza, e-Devlet şifresi veya mobil imza ile başvurmaları gerekmektedir. Başvuru sahiplerinin atanma isteğinden vazgeçmeleri halinde de yine vazgeçme talepleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde aynı elektronik ortamdan Bakanlığımıza iletilmesi kaydıyla atama işleminde değerlendirilecek, aksi takdirde vazgeçme talepleri dikkate alınmayacaktır.</p>

<p>Atamalar, başvuru ve vazgeçme taleplerinin elektronik ortamdan alınarak sisteme işlenmesi sonucu elektronik ortamda gerçekleştirileceğinden fiziken yapılan başvurular kabul edilmeyecektir. Elektronik ortamda başvuru için başvuru kılavuzlarına, www.higm.adalet.gov.tr adresinden ulaşılabilecektir. Başvurularda UYAP kayıtları esas alınacaktır.</p>

<p>Başvuruda bulunan ve belge numarası 15.000’in altında olan belge sahiplerinin başvurularına; başvuru tarihinden itibaren son altı ay içinde alınmış olan;</p>

<p>1- Noterlik Kanununun 23 üncü maddesi gereğince sağlık raporunu, (Aile Hekimliği veya Hastane Uzman Hekimliğince Düzenmiş Sağlık Raporu, Akli meleke değerlendirmesini de içeren, geçerlilik süresi 24 saat olarak belirlenmemiş durum bildirir tek hekim sağlık raporu, e- Devlet üzerinden form olarak gönderilmesi kabul edilmeyecektir.)</p>

<p>2- Mal bildirimini, (www.higm.adalet.gov.tr adresinde örneği bulunmaktadır.)</p>

<p>3- Noterlik Kanununun 7 nci maddesinin 6,7,8,9,10 ve 11 inci bentlerindeki yasakların kendisinde bulunmadığına dair beyannameyi, (www.higm.adalet.gov.tr adresinde örneği bulunmaktadır.)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4- Hakkında soruşturma, kovuşturma ya da disiplin cezası olup olmadığına ilişkin belge ile sicil özetini,</p>

<p>a- Kayıtlı olunan barodan kayıtlı olduğu tüm dönemlere ilişkin, (disiplin cezası olup olmadığı hususunu mutlaka içermesi gerekmektedir. Avukatlar için Baronet üzerinden alınmış belgeler bu ibareyi içermiyorsa kabul edilmeyecektir.)</p>

<p>b- Çalışılan kurumdan çalıştığı tüm dönemlere ilişkin, (disiplin cezası olup olmadığı hususunu mutlaka içermesi gerekmektedir.)</p>

<p>c- Belirli bir zaman diliminde hem baro kaydı hem de çalışılmış bir kurum var ise kayıtlı olunan barodan ve çalışılan kurumdan çalıştığı tüm dönemlere ilişkin, (her iki belgenin de başvuru evrakına eklenmesi gerekmektedir.)</p>

<p>Elektronik ortamda eklemeleri gerekmektedir. İstenilen belgeleri ilan tarihinden itibaren bir ay içinde www.vatandas.uyap.gov.tr üzerinden tamamlamayan belge sahiplerinin istemi dikkate alınmayacaktır.</p>

<p><strong>SIRA NO: NOTERLİĞİN ADI: 2025 YILI GAYRİSAFİ GELİRİ</strong></p>

<p>1 İSLAHİYE BİRİNCİ NOTERLİĞİ 7.527.113,56 ₺<br />
2 BULANIK NOTERLİĞİ 6.033.185,99 ₺<br />
3 İSCEHİSAR NOTERLİĞİ 5.555.136,86 ₺<br />
4 PATNOS BİRİNCİ NOTERLİĞİ 5.368.112,25 ₺<br />
5 LAPSEKİ NOTERLİĞİ 5.236.308,13 ₺<br />
6 GÖLHİSAR NOTERLİĞİ 5.098.534,59 ₺<br />
7 BANAZ NOTERLİĞİ 5.092.986,29 ₺<br />
8 EŞME NOTERLİĞİ 5.057.645,33 ₺<br />
9 YUNAK NOTERLİĞİ 4.988.287,73 ₺<br />
10 İMAMOĞLU İKİNCİ NOTERLİĞİ 4.763.339,44 ₺<br />
11 VİZE NOTERLİĞİ 4.543.561,56 ₺<br />
12 KİRAZ BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.448.320,14 ₺<br />
13 SULUOVA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.363.940,63 ₺<br />
14 DATÇA BİRİNCİ NOTERLİĞİ 4.316.761,73 ₺<br />
15 ŞARKİKARAAĞAÇ NOTERLİĞİ 4.299.738,90 ₺<br />
16 ÇAY NOTERLİĞİ 4.260.597,76 ₺<br />
17 AYANCIK NOTERLİĞİ 4.068.973,07 ₺<br />
18 GERMENCİK BİRİNCİ NOTERLİĞİ 3.522.430,16 ₺<br />
19 VİRANŞEHİR ALTINCI NOTERLİĞİ 3.271.449,27 ₺<br />
20 BAYINDIR BİRİNCİ NOTERLİĞİ 2.886.612,59 ₺<br />
21 GÜRÜN NOTERLİĞİ 2.865.760,84 ₺<br />
22 KANGAL NOTERLİĞİ 2.723.682,96 ₺<br />
23 GÜLAĞAÇ NOTERLİĞİ 2.611.768,31 ₺<br />
24 SİLOPİ İKİNCİ NOTERLİĞİ 2.460.358,26 ₺<br />
25 BAŞMAKÇI NOTERLİĞİ 2.414.563,10 ₺<br />
26 BALA NOTERLİĞİ 2.379.367,04 ₺<br />
27 ULUKIŞLA NOTERLİĞİ 2.366.169,49 ₺<br />
28 GÖKÇEADA NOTERLİĞİ 2.280.696,22 ₺<br />
29 MARMARA NOTERLİĞİ 2.190.927,84 ₺<br />
30 DİYADİN NOTERLİĞİ 2.148.765,32 ₺<br />
31 GERMENCİK DÖRDÜNCÜ NOTERLİĞİ 2.040.955,94 ₺<br />
32 SULTANDAĞI NOTERLİĞİ 1.710.138,36 ₺<br />
33 KARAMANLI NOTERLİĞİ 1.594.712,73 ₺<br />
34 DEMİRKÖY NOTERLİĞİ 1.450.900,75 ₺<br />
35 KARAYAZI NOTERLİĞİ 1.411.254,49 ₺<br />
36 DÜZKÖY NOTERLİĞİ 1.208.945,68 ₺<br />
37 BASKİL NOTERLİĞİ 1.179.559,57 ₺<br />
38 HADİM NOTERLİĞİ 1.010.541,41 ₺<br />
39 İMRANLI NOTERLİĞİ 999.652,67 ₺<br />
40 DADAY NOTERLİĞİ 964.028,87 ₺<br />
41 TEKMAN NOTERLİĞİ 954.589,66 ₺<br />
42 MESUDİYE NOTERLİĞİ 943.104,03 ₺<br />
43 PÜTÜRGE NOTERLİĞİ 919.207,14 ₺<br />
44 OVACIK (TUNCELİ) NOTERLİĞİ 874.901,49 ₺<br />
45 GÖNEN (ISPARTA) NOTERLİĞİ 860.323,86 ₺<br />
46 ALUCRA NOTERLİĞİ 771.069,90 ₺<br />
47 KOCAKÖY NOTERLİĞİ 732.848,97 ₺<br />
48 MİHALLIÇÇIK NOTERLİĞİ 692.288,30 ₺<br />
49 KULUNCAK NOTERLİĞİ 683.832,59 ₺<br />
50 BEYLİKOVA NOTERLİĞİ 642.675,02 ₺<br />
51 TORTUM NOTERLİĞİ 641.127,65 ₺<br />
52 KİĞI NOTERLİĞİ 627.539,84 ₺<br />
53 DİGOR NOTERLİĞİ 627.506,44 ₺<br />
54 ALTINYAYLA (SİVAS) NOTERLİĞİ 613.344,57 ₺<br />
55 ORTAKÖY (ÇORUM) NOTERLİĞİ 551.117,08 ₺<br />
56 MUTKİ NOTERLİĞİ 513.689,75 ₺<br />
57 ARICAK NOTERLİĞİ 506.313,84 ₺<br />
58 MUSABEYLİ NOTERLİĞİ 498.373,63 ₺<br />
59 AKÇAKENT NOTERLİĞİ 469.712,93 ₺<br />
60 SULAKYURT NOTERLİĞİ 339.390,26 ₺<br />
61 NAZIMİYE NOTERLİĞİ 309.526,16 ₺<br />
62 YENİPAZAR (BİLECİK) NOTERLİĞİ 251.540,12 ₺<br />
63 EVREN NOTERLİĞİ 236.459,69 ₺<br />
64 HALKAPINAR NOTERLİĞİ 126.789,71 ₺</p>

<p>İlan olunur.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>DUYURU, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/munhal-birinci-ikinci-ve-ucuncu-sinif-noterlikler-2026-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/noter-5.jpg" type="image/jpeg" length="22769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FETÖ'nün güncel yapılanmasına operasyon: 25 gözaltı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli 6 ilde FETÖ/PDY'nin güncel yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin aktif olarak örgüt için çalışmaya devam ettiği, bağlılığı arttırmak için katalog evlilik sistemini sürdürdüğü tespit edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Emniyeti Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile birlikte, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışma yürüttü. Yapılan incelemelerde örgütün güncel yapılanmasında, öğrenci evleri üzerinden eleman temin edildiği, ev abi ve ablaları aracılığıyla örgütsel bağlılığın sürdürüldüğü belirlendi. Ayrıca kadın yapılanması içerisinde aktif rol alan kişilerin faaliyetlerine devam ettiği, örgüt içi bağlılığı artırmak ve gizliliği sağlamak amacıyla katalog evlilik sisteminin sürdürüldüğü tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaların ardından bu sabah İstanbul merkez olmak üzere Aksaray, Antalya, Çanakkale, Bursa ve Samsun'da çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 25 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal, örgütsel doküman ve yasaklı yayın ile birlikte toplam 1 milyon 140 bin lira değerinde nakit para ve altın ele geçirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/fetonun-guncel-yapilanmasina-operasyon-25-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/02/gozalti-bb1iyr7u.jpg" type="image/jpeg" length="52333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Noterlerde araç sorgulama işlemleri artık ücretli]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Resmî Gazete'de yayımlandı. Buna göre, araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına 2 TL işlem katılım payı alınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Noterlik Kanunu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle, Noterlik Kanunu Yönetmeliği'ne "Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı" başlıklı ek madde eklendi.</p>

<p>Yeni düzenlemeye göre, araç sicil ve tescil sistemi veri tabanındaki bilgilerin Karayolları Trafik Kanunu'nun ek 18'inci maddesi çerçevesinde kişi ve kurumlarla paylaşılması halinde Türkiye Noterler Birliği tarafından sorgu veya dönen kayıt başına 2 TL işlem katılım payı alınacak.</p>

<p>Bu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranı kadar artırılarak takvim yılı başından itibaren uygulanacak.</p>

<p>Düzenlemeye göre, veriyi talep eden tarafın hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için bu verilere ihtiyaç duyması şart olacak. Paylaşılan bilgiler yalnızca bu amaçlarla sınırlı kullanılabilecek.</p>

<p>Bu hükme aykırı davrananlar hakkında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 17'nci ve 18'inci maddeleri uyarınca işlem yapılacak.</p>

<p>Bilgi paylaşımının elektronik sistem üzerinden yapılması esas olacak.</p>

<p>5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun I, II, III ve IV sayılı cetvellerinde yer alan kamu kurum ve idareleri ile mahalli idarelerle yapılan bilgi paylaşımından katılım payı alınmayacak.</p>

<p>Bu kurumlar dışında kalan gerçek veya tüzel kişilerce yapılacak sorgulamalarda ise bir takvim yılı içinde her bir araç başına 1 sorgu için katılım payı alınmayacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmelikte, bu kapsamda yapılacak bilgi paylaşımının, katılım payının ödeme yöntemi ve süresi ile diğer hususların Türkiye Noterler Birliği ile veriyi talep eden taraf arasında yapılacak protokolle belirleneceği ifade edildi.</p>

<p>Türkiye Noterler Birliği ile doğrudan protokolü bulunmamasına rağmen katılım payı ödemeden araç sicil ve tescil sistemi bilgilerini doğrudan alan gerçek ve tüzel kişilerin ise en geç 2 ay içinde gerekli şartları yerine getirerek protokol imzalaması gerekecek. Bu süre içinde protokol imzalanmaması halinde, yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren yapılan veri paylaşımları için Türkiye Noterler Birliği kayıtları esas alınarak ilgili gerçek veya tüzel kişiye katılım payı tahakkuk ettirilecek.</p>

<p>---</p>

<p><strong>Türkiye Noterler Birliğinden:</strong></p>

<p><strong>NOTERLİK KANUNU YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 13/7/1976 tarihli ve 15645 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Noterlik Kanunu Yönetmeliğine aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı</p>

<p>Ek Madde 1 -Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 18 inci maddesi çerçevesinde kişi ve kurumlarla paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıt başına Türkiye Noterler Birliğince iki Türk lirası işlem katılım payı alınır. Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Araç sicil ve tescil sistemi veri tabanında yer alan bilgilerin paylaşımı aşağıdaki hususlara göre yapılır:</p>

<p>a) Bu bilgilerin paylaşılabilmesi için, veriyi talep edenin hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, bir hakkın tesisi, kullanılması ya da korunması için bu veriye ihtiyacının olması zorunludur.</p>

<p>b) Bu bilgiler (a) bendinde sayılan amaçla sınırlı olarak paylaşılır ve alınan bilgiler amacı dışında kullanılamaz. Bu madde hükmüne aykırı davrananlar hakkında 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 17 nci ve 18 inci maddeleri uyarınca işlem yapılır.</p>

<p>c) Bu madde kapsamındaki bilgi paylaşımının elektronik sistem üzerinden yapılması esastır.</p>

<p>ç) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerinde yer alan kamu kurum ve idareleri, mahalli idareler ile yapılan bilgi paylaşımından katılım payı alınmaz.</p>

<p>d) (ç) bendinde sayılanlar dışındaki gerçek veya tüzel kişilerce yapılacak sorgulamalardan bir takvim yılı içerisinde her bir araç başına bir sorgu için katılım payı alınmaz.</p>

<p>e) Bu madde kapsamındaki bilgi paylaşımı, alınacak katılım payının ödeme yöntemi, süresi ile diğer hususlar Türkiye Noterler Birliği ve veriyi talep eden taraf arasında yapılacak protokolle belirlenir. Türkiye Noterler Birliği ile doğrudan yapılmış protokolü olmamasına karşın katılım payı ödemeksizin araç sicil ve tescil sistemi bilgilerini Türkiye Noterler Birliğinden doğrudan alan gerçek ve tüzel kişiler en geç iki ay içerisinde gerekli şartları sağlayarak bilgi paylaşımı konusunda Türkiye Noterler Birliği ile protokol imzalar. Bu süre zarfında protokolün imzalanmaması halinde bu maddenin yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere yapılan veri paylaşımı için Türkiye Noterler Birliği kayıtları esas alınarak ilgili gerçek veya tüzel kişiye katılım payı tahakkuk ettirilir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Türkiye Noterler Birliği Yönetim Kurulu yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, GÜNDEM, MEVZUAT</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/noterlerde-arac-sorgulama-islemleri-artik-ucretli</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 01:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/resmi/noter4a.jpg" type="image/jpeg" length="45700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 05 Mayıs 2026 Tarihli ve 33244 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden:</strong></p>

<p><strong>HAVALİMANLARI/HAVAALANLARI YER HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ (SHY-22)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>23/8/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Havalimanları/Havaalanları Yer Hizmetleri Yönetmeliği (SHY-22)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “Havalimanı” ibaresi “Havalimanı/havaalanı” şeklinde değiştirilmiş ve (z) bendinde yer alan “yalnızca” ve “yer hizmeti” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Ancak, bu havalimanlarında/havaalanlarında bu Yönetmeliğin dördüncü bölümünde düzenlenen havalimanı/havaalanı işletmecisi sorumluluğundaki ön izin, çalışma ruhsatı ve anlaşmalar ile ilgili işlemleri DHMİ yürütür.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “yalnızca” ve “yer hizmeti” ibareleri ve (3) numaralı alt bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğe 7 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

<p>“İstisna</p>

<p>MADDE 7/A- (1) Kargo terminalleri ile A ve B grubu havalimanı/havaalanı terminal işletme ruhsatı olan terminalleri kullanacak hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına D grubu çalışma ruhsatıyla yer hizmeti verilemez.</p>

<p>(2) D grubu çalışma ruhsatına sahip yer hizmeti kuruluşunun aynı havalimanı/havaalanında birden fazla C grubu havalimanı/havaalanı terminal işletme ruhsatına sahip olması durumunda, bu terminalleri kullanacak hava taşıyıcılarına ve hava araçlarına aynı çalışma ruhsatı ile yer hizmeti verilebilir. İlave D grubu çalışma ruhsatı alınmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinin (3) numaralı alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“3) Terminal ofisleri ve işyerleri, atölyeler ve araç park sahaları için yer tahsisi imkânları,”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

<p>“Ancak, uçak özel güvenlik hizmet ve denetimi hizmeti için yerli hava taşıyıcılarından bu şart aranmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (o) bendinin (3) numaralı alt bendinde yer alan “C grubu temsil, gözetim ve yönetim çalışma ruhsatına sahip yer hizmetleri kuruluşunda” ibaresi “C grubu uçuş operasyon, temsil, gözetim ve yönetim çalışma ruhsatına sahip yer hizmetleri kuruluşunda” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkranın (r) bendinde yer alan “Yer hizmetleri kuruluşu;” ibaresi “Hava taşıyıcıları hariç yer hizmetleri kuruluşu;” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine aşağıdaki alt bent eklenmiş ve aynı fıkranın (h) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“4) Sürekli Uçuşa Elverişlilik Yönetmeliği (SHY-CA) kapsamında yurt içinde hat bakımı veya komponent bakımı yapmak üzere Genel Müdürlük tarafından yetkilendirilmiş bakım kuruluşları,”</p>

<p>“h) İç hat seferleri için yapılacak yer hizmetleri karşılığında, havalimanı/havaalanı işletmecisine hizmet yapabilme hakkı karşılığı ücret ödenmez.”</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Sivil Havacılık Genel Müdürü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/havalimanlarihavaalanlari-yer-hizmetleri-yonetmeligi-shy-22nde-degisiklik-1</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="93252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan konular:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="67742"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="62610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="97296"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106</p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında salıverilen kişinin yükümlülükleri ele alınıyor. Tutukevinden çıkan bir kişinin adres bildirim yükümlülüğü, adres değişikliğini bildirme zorunluluğu ve bildirmeme durumunda doğacak hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanıyor.</p>

<p>Birçok kişinin farkında olmadığı bu yükümlülükler, dava sürecinde savunma hakkını doğrudan etkileyen ve yargılamanın kesintisiz yürütülmesini sağlayan önemli konulardır. Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Salıverilen kişi hangi bilgileri bildirmek zorundadır?<br />
Adres değişikliği nasıl ve ne zaman bildirilmelidir?<br />
Bildirim yapılmazsa tebligat nasıl geçerli olur?<br />
İhtar süreci nasıl işler ve hangi belgeler düzenlenir?<br />
CMK m.106’nın amacı nedir?</p>

<p>Bu video, salıverilen kişinin sorumluluklarını, tebligatın geçerliliğini, yargılamanın adil yürütülmesini ve hak kayıplarının önlenmesini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vz86x23hrLw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/bsNmtSsrlGc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="80618"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104</strong></p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 104 ve 105. maddelerinde düzenlenen salıverilme istemi (tahliye talebi) kurumunu ele alıyoruz. Bu hükümler, tutuklama tedbirine karşı en önemli güvencelerden birini oluşturarak, şüpheli veya sanığın bireysel başvuru hakkını ve mahkeme tarafından tutukluluğun denetlenmesini güvence altına alır.</p>

<p><strong>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</strong></p>

<p>Salıverilme istemi nedir ve hangi aşamalarda talep edilebilir?<br />
CMK m.104 ve 105 neyi düzenler?<br />
Tutukluluk hangi makamlarca denetlenir?<br />
Sulh Ceza Hâkimi, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu süreçte nasıl görev yapar?<br />
Salıverilme istemine ilişkin usul nasıldır ve karar süreleri nelerdir?<br />
Terör veya örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda süre farkı neden vardır?<br />
Tahliye taleplerine itiraz nasıl yapılır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, özgürlük hakkının korunması, tutuklama tedbirinin denetimi, itiraz yolları ve adil yargılanma hakkı konularında temel hukuki bilgiler sunmaktadır.<br />
Ayrıca, CMK 104 ve 105 hükümlerinin, bireyin özgürlüğünü koruyan hızlı, denetlenebilir ve hukuka uygun bir sistem oluşturduğunu detaylarıyla açıklamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/HyLPmzX8YUg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="64353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Durumunun Yakınlarına Bildirilmesi Hakkı | CMK 107 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 107. maddesi, yani tutuklunun durumunun yakınlarına bildirilmesi konusunu ele alıyoruz.</p>

<p>Tutuklama kararı verildiğinde yakınlara bilgi verilmesi nasıl olur, kim bilgilendirilir, yabancı uyruklular için süreç nasıl işler? Tüm detayları bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p>CMK 107 nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tutuklama kararı alındığında kim bilgilendirilir?</p>

<p>Tutuklu kişi ailesine haber verebilir mi?</p>

<p>Yabancı uyruklu tutuklular için konsolosluk bildirimi nasıl yapılır?</p>

<p>Bu düzenlemenin amacı ve insan haklarıyla bağlantısı nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, hem kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını hem de aile bağlarının korunmasını güvence altına alır. Ayrıca yabancı uyruklu tutukluların konsolosluk korumasına erişimini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OtFl4vYXEXo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="89373"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta İncelenme Süresi, Ne Kadar Süreler İle Değerlendirme Yapılır | CMK108 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesi, yani tutukluluk süresinin sınırları konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararı ne kadar süreyle uygulanabilir, hangi hâllerde uzatılabilir, çocuklar ve ağır suçlar açısından durum nasıldır? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p>CMK 102 nedir?</p>

<p>Tutukluluk süresi ne kadar olabilir?<br />
Hangi suçlarda tutukluluk uzatılabilir?<br />
Katalog suçlar ve terör suçlarında tutukluluk süresi neden uzundur?<br />
18 yaşından küçükler için tutuklama süresi nasıl uygulanır?<br />
Uzatma kararlarında hangi gerekçeler aranır?<br />
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları bu konuda ne diyor?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve masumiyet karinesinin gereği olarak keyfî tutuklulukların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca, katalog suçlar ve terörle mücadele kapsamındaki suçlarda öngörülen uzun tutukluluk sürelerinin, uygulamada ne gibi sorunlara yol açtığı ve AİHM’in bu konuda Türkiye’ye yönelik kararlarında neleri eleştirdiği de detaylı biçimde açıklanmıştır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/3UIwS8bH73w/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="35795"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savcının Tutuklama Kararının Geri Alınmasını İstemesi, CMK Madde 103]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 103. maddesi, yani Cumhuriyet savcısının tutukluluğa ilişkin yetkileri konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararının kaldırılması nasıl olur, savcı hangi durumlarda şüpheliyi serbest bırakabilir, hâkim ve savcı yetkileri arasındaki fark nedir? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p><strong>CMK 103 nedir?</strong></p>

<p>Cumhuriyet savcısının serbest bırakma yetkisi hangi durumlarda uygulanır?<br />
Tutuklama kararının kaldırılmasını kim talep edebilir?<br />
Adli kontrol tedbiri nedir ve ne zaman uygulanır?<br />
Savcının serbest bırakma yetkisi hangi aşamada geçerlidir?<br />
Anayasa’nın 19. maddesi bu konuda neyi güvence altına alır?<br />
AİHS (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) özgürlük ve güvenlik hakkı ile bu düzenleme arasındaki ilişki nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve tutuklamanın sürekli gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki anayasal ilkenin somut bir yansımasıdır.</p>

<p>Cumhuriyet savcısına tanınan bu yetki, tutukluluğun istisnaî olma niteliğini güçlendirir, keyfî özgürlük kısıtlamalarının önüne geçer ve özgürlük lehine yargısal denetimin etkinleşmesini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/I-GtWxno8mo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="95332"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="74131"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="49528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="58394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="66766"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="15600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="91733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="10724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="15280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="53604"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="11043"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
