<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 10:55:29 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin bu haftaki Genel Kurul ve Bölümler gündemi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesinin bu haftaki Genel Kurul (2 Temmuz 2026) ve Bölümler (30 Haziran - 1 Temmuz 2026) gündemi belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<h1>30 Haziran 2026 - Bölüm Toplantısı Gündemi</h1>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>26.6.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>30.6.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/20841</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan olaylar esnasında kolluğun güç kullanımına bağlı olarak bir öğrencinin ölmesi ve olaya ilişkin etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/18024</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda detaylı (çıplak) arama yapılması ve infaz koruma memurlarının fiziksel şiddetine uğranılması ile bu olaya ilişkin ceza soruşturmasının etkili yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/19053</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle eziyet yasağının usul boyutu ile bireysel başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/51336</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda meydana gelen intihara teşebbüs eylemi sonrasında tedavi görülen sağlık kurumunda gerçekleşen ölüm nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/63121</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Cizre'de terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sırasında ölüm olayı meydana gelmesi ve konuya ilişkin etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/65313</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tıbbi ihmal nedeniyle çoğul gebelik neticesi dünyaya gelen yeni doğanlardan birisinin hayatını kaybetmesi, diğerinin ise engelli kalmasına rağmen hekimler ve hastaneye karşı açılan tazminat davasının reddedilmesi sebebiyle yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığın korunması hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/15664</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, tutuklu iken kanser hastalığı nedeniyle vefat etme dolayısıyla yaşam hakkı ile kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/63397</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kalp rahatsızlığı olan kişinin askere alınıp yaşamının korunması için gerekli önlemlerin askerî yetkililerce alınmaması sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>9</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/46282</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, muayene işleminin kelepçesiz gerçekleştirilmesinin kabul edilmemesi sonucunda sağlık hizmetinden faydalanamama ve kamu görevlilerinin güç kullanımı sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>10</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2026/18494</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, yabancının kötü muamele riskiyle karşılaşacağı ülkeye gönderilmesine karşı koruyan etkili usul güvencelerinin kendisine sağlanmaması nedeniyle kötü muamele yasağının, sınır dışı etme işlemlerindeki usul güvenceleri kapsamında yerleşme hürriyetiyle bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>11</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/11376</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, 1/9/2016 tarihli ve 29818 mükerrer saylı Resmî Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılma gerekçesiyle verilmiş olan bursun tahsiline karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>12</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/7373</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, subay sözleşmesinin feshedilmesi ve ilişiğin kesilmesi sebebiyle tazminat ödenmesi talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>13</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/102118</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, eğitim süresinin fiilî hizmete dâhil edilmesi yönündeki talebin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada mevzuata aykırı karar verilmesi ve yargılamanın makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>14</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/67377</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ruhsatsız yapı yapıldığı gerekçesiyle idari para cezası verilmesine karşı açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>15</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/56223</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>16</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/64730</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, tam yargı davasının süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>17</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/46813</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kamu görevlisinin açıkta kaldığı döneme ilişkin olarak maaş dışında kalan mali haklarının ödenmesine karar verilmesi talebiyle açtığı davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>18</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/46308</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, atamasının yapılmaması işleminin mahkeme kararı ile iptal edilmesi sonrasında parasal haklarının ödenmesi talebiyle açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>19</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/69675</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özlük haklarının verilmesi talebinin reddine dair işleme karşı açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>20</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/72232</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, defterdarlık uzmanlığı kadrosuna geç atama yapılmasından dolayı uğranılan parasal hak kayıplarının tazmini için açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>21</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/22990</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, vazife malulü sayılmama işlemine karşı açılan davada usule ilişkin imkânlar bakımından zayıf duruma düşürülme nedeniyle silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>22</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/48309</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, resen emeklilik işleminin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>23</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/58159</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Teknoloji ve Tasarım öğretmenliğine atanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davanın reddi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>24</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/61184</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, menfi tespit davasında uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların değerlendirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın makul sürede bitirilmemesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>25</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/18736</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; hukuka aykırı gösteriye katılarak terör örgütü lehine slogan atma nedeniyle terör örgütü propagandası yapma, terör örgütü üyeliği suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesinin ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>26</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/4106</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararının katılınan toplantılar ve burada yapılan konuşmanın delil olarak kullanılması nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>27</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/42312</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararında katılınan toplantıların ve buralarda söylenen sözlerin delil olarak esas alınması nedeniyle ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının, mahkûmiyet kararıyla birlikte tutuklama kararı verilmesi nedeniyle ise kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>28</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/51849</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı eylemlerin terör örgütü üyeliği suçunda delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>29</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/108310</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, yapılan habercilik faaliyeti kapsamındaki eylemler nedeniyle terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûm edilmenin ifade ve basın özürlüklerini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>30</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/93637</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararında katılınan toplantılar ve yapılan düşünce açıklamalarının delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanığın duruşmada sorgulanmasına imkân verilmemesinin ise tanık sorgulama hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>31</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/104727</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, disiplin hapsinin hukuka aykırı olması ve itiraz mercii tarafından kesin olarak disiplin hapsine karar verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>32</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/41024</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, tutukluluğa itiraz incelemesinde alınan savcılık görüşünün bildirilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, daha önce yargılamasına başlanan eylemlerle ilgili olarak yeniden soruşturma açıldığı için aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>33</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/91467</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmadan yapılması ve gözaltı tedbirinin kanunda düzenlenen süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, mal varlığına tedbir konulması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın makul süre içinde tamamlanmaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>34</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/38901</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, siyasi faaliyetler sebebiyle tutuklanması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h1>1 Temmuz 2026 - Bölüm Toplantısı Gündemi</h1>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>26.6.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>1.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/23601</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, yargılamaların farklı davalar üzerinden yürütülmesi, toplam otuz sekiz duruşmanın aynı güne denk gelmesi, davaların etkin takip edilememesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının, gizli tanığın dinlenildiği celseye katılamama ve tanık dinletme talebinin reddedilmesi nedeniyle tanık dinletme ve sorgulama hakkının, önemli delillerin kendisine verilmemesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/2944</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvurular, beyanları belirleyici ölçüde hükme esas alınan tanıkların sanıklar tarafından sorgulanmasına imkân verilmemesi nedeniyle tanık sorgulama hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/35701</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, devam eden ceza yargılaması gereğince kaçak sayılan kişinin menkul ve gayrimenkullerine el konulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/36030</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, gözaltında fiziki şiddette bulunulması ve bu olaya ilişkin yapılan şikâyet hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/50883</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kolluk görevlilerince fiziksel şiddet uygulanması ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/58368</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, sağlık sorunları olan hükümlünün infazın ertelenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/29502</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kolluk görevlilerince fiziksel ve sözlü şiddet uygulanması ve bu olay hakkında etkili bir ceza soruşturması yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/45963</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan tren kazasına ilişkin olarak bir kısım kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>9</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/41897</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, özel bir maden ocağında yaşanan kazada meydana gelen yaralanma dolayısıyla kamu makamlarının ve madenin işletilmesinden sorumlu özel şahısların kazanın önlenmesine yönelik ihmalleri bulunması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>10</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/57516</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Cizre'de terör örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlar sırasında ölüm olayı meydana gelmesi ve bu konuya ilişkin etkili soruşturma yürütülmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>11</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/61722</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; meydana gelen deprem sonrası gerekli kontroller yapılmadan hakkında sağlam olduğu tespiti yapılan binanın artçı depremde yıkılması sonucu enkaz altında kalan kişinin yaşamını yitirmesi ve ölüme ilişkin yeterli giderim sağlanmaması nedeniyle yaşam hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>12</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/23815</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, icap nöbet ücretinin ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>13</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/12207</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, hukuki el atmaya dayalı olarak açılan tam yargı davasında hükmedilen bedele ilişkin faiz başlangıcının dava ve ıslah tarihleri esas alınarak kademeli şekilde belirlenmesi ve bedelin enflasyon karşısında değer kaybına uğratılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>14</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/38999</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında çıkarılan kanun hükmünde kararname ile başvurucuların ortağı olduğu şirketlerin işlettiği eğitim kurumlarının kapatılması ve bunların mal varlıklarının Hazineye devredilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>15</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/30096</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza soruşturması kapsamında mal varlığına uygulanan elkoyma tedbiri nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>16</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/33199</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza yargılamasında tazmin yükümlülüğüne ilişkin hüküm kurulmaması ve buna bağlı olarak mal varlığı üzerindeki haczin uzun süre devam etmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>17</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/15976</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; kıyı kenar çizgisi tespiti işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>18</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/20950</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; kanun hükmünde kararnameyle kapatılan eğitim kurumunca yapılan taşınmaz satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle taşınmazın mülkiyetinin Hazineye geçirilmesi işleminin iptali istemiyle açılan davada idari merci tarafından tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>19</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/99988</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; sosyal medya paylaşımlarından ötürü 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun uyarınca tedbir kararı verilmesi nedeniyle ifade özgürlüğüyle bağlantılı etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>20</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/9929</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda tutuklu olarak bulunan başvurucuya yabancı dilde yazılmış bir gazetenin temin edilmemesi ve ailesi tarafından posta yoluyla gönderilen yabancı dilde yazılmış bazı dergilerin teslim edilmemesi nedenleriyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>21</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/48635</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; başvurucunun üyesi olduğu bir derneğin faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdiği etkinlikler ve dağıttığı bazı gazeteler nedeniyle terör örgütüne yardım etme suçundan cezalandırılmasının ifade ve örgütlenme özgürlüğünün, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>22</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/6439</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, başvurucunun yaptığı bazı açıklamalar ile katıldığı toplantı ve yürüyüşlerin terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyetinde delil olarak kullanılması nedeniyle ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>23</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/30751</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararında katılınan toplantılar ve burada yapılan konuşmanın delil olarak kullanılması nedeniyle ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>24</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/51483</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütü lehine bir imza kampanyası organize etme gerekçesiyle terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûm edilme nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>25</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/689</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, katılınan bazı toplantıların ve yapılan açıklamaların terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararında delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>26</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/102869</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararında katılınan toplantıların ve yapılan açıklamaların delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>27</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2020/16697</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, dernek faaliyeti kapsamındaki bazı etkinlikler ile ele geçirilen birtakım dokümanların terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararında delil olarak kullanılmasının ifade ve örgütlenme özgürlüklerini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>28</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/85326</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı eylemlerinin terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet hükmünde delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>29</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/85365</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; anayasal haklar kapsamında koruma altında bulunan bazı eylemlerin terör örgütü üyeliği suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde delil olarak kullanılmasının ifade özgürlüğüyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>30</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/80972</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararına dayanılarak yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>31</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/106789</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumunda slogan atma nedeniyle disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>32</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/45273</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, askerî disiplin cezasına karşı açılan davanın yargı yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle ifade özgürlüğü ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>33</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/101987</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; öğretmenliğe atanma tarihine kadar yoksun kalınan parasal hakların tazmin edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, bu konuda farklı yargısal kararlar verilmesi nedeniyle de eşitlik ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>34</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/18553</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, askerlik hizmetinin yerine getirilmesi sırasında yaralanma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesi sonucu mahkemeye erişim hakkının edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>35</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/67309</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, işe iade davasının davalı sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfında fesih sırasında çalışan işçi sayısının otuzun altında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi ve söz konusu işçi sayısının tespiti konusunda Yargıtayın yerleşik içtihadına aykırı karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>36</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/100770</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ilaç bedellerinin ödenmesi talebinin reddi işlemine karşı açılan davanın süre aşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>37</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/42825</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, kesinleşen mahkeme kararının icra edilmemesi nedeniyle kararın icrası hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>38</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/50277</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; hatalı sınav sonucundan kaynaklanan zararların tazmini talebiyle açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılama hakkının, uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>39</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/57198</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, pasaport üzerindeki tahdit kaydının kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddedilmesi işleminin iptali davasında uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p>

<h1>2 Temmuz 2026 - Genel Kurul Gündemi</h1>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>İlan Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Toplantı Tarihi</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Sonuç Tarihi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>26.6.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2.7.2026</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <colgroup>
  <col />
  <col />
  <col />
  <col />
 </colgroup>
 <tbody>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sıra No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Başvuru No</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Konusu</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>Sonuç</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/58346</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması ile iltisakı ve irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensubunun meslekten çıkarılması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ve kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı olmadan meslekten çıkarma kararı verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/75743</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, sürekli işçi kadrosuna geçirilme talebinin reddi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/36338</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, avukatlar hakkında verilen soruşturma iznine karşı açılan davanın idari işlev bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, masumiyet karinesinin ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2021/29752</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, güvenlik görevlisi olarak çalışan kişinin güvenlik kartının iptali nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine açtığı işe iade davasında davanın sonucuna etkili iddianın kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2024/22450</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, tutukluluğa itirazı inceleyen mahkemenin tarafsız olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/82264</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, ceza infaz kurumu dışına gönderilmek istenen dokümanın gönderilmemesi nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/72815</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, katılınan bir toplantıda kimliğin gizlenmesi amacıyla yüzün örtüldüğü gerekçesiyle cezalandırılma nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>8</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/10621</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, orman olduğu gerekçesiyle tapusu iptal edilen taşınmazın bedelinin ödenmesi talebiyle açılan davanın zamanaşımından reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>9</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2023/31244</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru; esaslı iddia ve savunmaların kararda karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, soyut delillere dayanılarak karar verilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr valign="middle">
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p><strong>10</strong></p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>2022/76959</p>
   </td>
   <td colspan="1" rowspan="1">
   <p>Başvuru, silahlı örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aymnin-bu-haftaki-genel-kurul-ve-bolumler-gundemi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/adsiz-160.jpg" type="image/jpeg" length="40108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TOPLUMSAL DEĞERLER ANALİZİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/toplumsal-degerler-analizi-yucel</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/toplumsal-degerler-analizi-yucel" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel yazdı;]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a name="_Hlk233523797"><strong>TOPLUMSAL DEĞERLER ANALİZİ</strong></a></p>

<p><strong>(ANALYSIS OF SOCIAL VALUES)</strong></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Doğruluk, diğer anlamıyla hakikat belki sosyal değerlerin çatısını oluşturur.<br />
Harvard Üniversitesi logosu üzerinde de yazar hem de tane tane... V E R I T A S diye. </strong></p>

<p></p>

<p><strong>Giriş</strong></p>

<p><a name="_Hlk233523346">Değerler, şeylerin, fikirlerin ve faaliyet alanlarının yaratılmasında eylemleri düzenler. </a>"Var olan" veya gerçekleşmiş olan şey, geçmiş değerleri ve değerlendirmeleri yansıtır. Pratik dünya olduğu kadar teorik dünya da genellikle düzenleyici ilkeleri olan gizli değerler içerir. Değerler aynı zamanda neyin önemli, neyin üstün ve neyin değer bakımından ilk sırada olduğunun, yani aksiyolojik olarak öncelikli olanın ölçüsüdür.</p>

<p>Hiçbir şey değerden bağımsız olmadığı için, değerlerin evrenselliği ima edilir: Değerlendirmelerin gerçek olandan önce gelmesi ve gerçek olanın dönüşümünü düzenleyen ilke, neden veya gerekçe olması söz konusudur. Dünya, değerlendirmelere göre dönüşür ve mevcut dünya geçmiş değerlendirmeleri yansıtır. Değer ve anlam insanlardan gelir.</p>

<p>Felsefe tarihi, değer analizinin bir merkezidir. Tarihteki ilk gizli değerlendirme, Sokrates'in bilginin iyiliğin anahtarı olduğu, bilginin bilgelik olduğu ve kesin bilginin en iyisi olduğu yönündeki değerlendirmesidir. Bu değerlendirme, Aristoteles'in bilginin temelini maddelerin varlığında bulmasının ve bilimin felsefedeki en üstün değer, fiziğin ise diğer bilimler için en kesin model olarak modern değerlendirmesinin temelini oluşturmuştur.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">1</a></p>

<p><a name="_Hlk191016663">“<strong>Altını değerli kılan insanlar ama insanın altın kadar değeri yok</strong>."<br />
Thomas More</a></p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/174461173df-5.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Sosyal değerlerin analizi, bireylerin, örgütlerin ve toplumların davranışlarını şekillendiren derinden yerleşmiş inançları, ahlaki düzenleri ve kolektif idealleri incelemeyi içermekte ve bu çerçevelerin, sosyal ve ekonomik yaşamda neyin arzu edilir, kabul edilebilir ve önceliklendirilmeye değer olduğunu nasıl tanımladığını araştırmaktadır. Değerler çok sayıda, birbiriyle ilişkili ve mesleki uygulamada ayırt edilmesi zor kavramlardır.</p>

<p>Araştırmacılar genellikle sosyal değerlerin analizini üç farklı, birbirine bağlı düzeye ayırırlar:</p>

<p>· Değer Sınıflandırmaları: Ahlaki düzenlerin nasıl bölümlere ayrıldığı örneğin, kavramların "iyi", "kötü", "kabul edilebilir" veya "kabul edilemez" olarak sınıflandırılmasıdır.</p>

<p>· Değer Projeleri: Bu değerlerin somut toplumsal hedeflere aktif olarak uygulanması örneğin, topluluk gönüllülüğü, sürdürülebilir tedarik veya eşitlik girişimleridir.</p>

<p>· Değer Konumlandırması: Bireylerin ve kuruluşların kimliklerini oluşturmak için belirli değer gruplarıyla nasıl uyum sağladıkları veya kendilerini onlardan nasıl uzaklaştırdıklarıdır.</p>

<p>Kuşkusuz, insan, hayvan gibi, günü gününe yaşamaz. Eylemlerini düzenleyen bir organa gereksinimi var. Bu da değer organıdır/değer duygusudur. Başlıca değerler:</p>

<p>1. Yüksek değerler-adalet, güvenlik;<a href="#_ftn2" name="_ftnref2" title="">2</a></p>

<p>2. Araçsal değerler-yarar, kuşku, maddi değerler; ve</p>

<p>3. Davranışsal değerler-Salt uygun davranışa, motif ve sonuçlardan soyut olarak değer atfedilmesi ahlakla ilgili değil, tabularla ilgilidir (Hart 2000, 58).</p>

<p></p>

<p>Kant’ın buyuruları, bizim “davranışsal değerler” adını verdiğimiz gurubu karşılamaktadır. O’na göre bir eylemin ahlaki olup olmadığı, özel sonuçları (Bentham/Mill) ile değil, evrensellik ölçütünü (“herkesin öyle davranması” ilkesini) karşılayıp karşılamadığı ile belirlenmektedir.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/b-c-o13cbb6c9-abaf-49ce-80cd-ad48d70aaa42-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>İnsan eylemi, erdem, yükümlük ve adalet kavramları ile irdelenmektedir.<u> </u>Ahlaki gerçeklik doğru bile<u> </u>olsa, hangi yorumunun doğru olduğu konusundaki usule (Yararcılık mı? Doğal hukuk mu? Kantçılık mı?) ilişkin fikir birliği olmayışı, özel ahlaki sorunlara doğru çözüm üzerine uzlaşı sağlamayı da imkânsız yapmaktadır.</p>

<p>Ahlak ilkeleri ve kavramlarına özgü şu saptamalar yapılabilir:</p>

<p>1. Özel bir kararla bizleri donatmadıkları ve fakat bireysel karakterin oluşumu ve rafine edilmesindeki pedagojik sürece yardımcı oldukları;</p>

<p>2. Davranışların eleştirisel değerlendirilmesinde vazgeçilemez bulundukları; ve</p>

<p>3. Karar sürecinde önemli bir rol oynadıklarıdır.<sup> </sup>Yalnız, bir durumun hangi kurala gireceğini önceden mutlak bir kesinlikle söyleme olanağı verecek tüm durumları kapsar bir <i>ahlak projesi</i> henüz çizilmemiştir. <sup> </sup></p>

<p><strong>Farklı Yaklaşımlar</strong></p>

<p><strong>Ahlak felsefesi yapmak için hazır bir metodun var olduğu çıkarılmamalıdır.</strong></p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/1744611737454-24.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Yinelersek, değer, bireyler veya toplum olarak bir şeye atfettiğimiz önem ve değerdir. Bunlar davranışın genel belirleyicileridir (yani davranışın özel belirleyicileri değildirler). Basitçe söylemek gerekirse, bir kişinin değeri davranışını garanti etmez.<strong> </strong>Değerin içinde her zaman bir yargı unsuru olacaktır, ancak bu yargı her zaman doğru ve yanlış şeklinde olmayabilir.<a href="#_ftn3" name="_ftnref3" title=""><strong>3</strong></a></p>

<p><strong>Tutum</strong>, değerler nesnelleştirildiğinde (yani bir nesneye bağlandığında) tutum haline gelirler. Başka bir deyişle, tutumlar belirli nesnelere uygulanan değerlerdir.</p>

<p><strong>Ahlak</strong>, bireyin doğru ile yanlışı ayırt etmesine yardımcı olan değerlerdir.</p>

<p><strong>Etik,</strong> toplumun genel olarak benimsediği ve doğru ile yanlışı ayırt etmeye yardımcı olan değerlerdir. Toplumun normlarını onlar belirler. Bu alandaki yaklaşımlar şu üç grupta toplanmaktadır:<i> Sonuçsal yaklaşım, Deontolojik yaklaşım ve Erdem etiği yaklaşımıdır.</i></p>

<p>· <i>Sonuçsal yaklaşım</i>. Bir eylemin sonuçlarının iyilik veya kötülüğü onun doğru veya yanlış olduğunu belirlemektedir. En iyi sonuç/çözüm sağlayan, doğru bir eylemdir. Bu tür açıklamada, ahlaki değerlerin yorumu için enstrümantal bir temel sunulmaktadır: Yararcı, ‘en fazla mutluluk’ ilkesi, mutluluğun zevk duygusu ile acının yokluğu anlamına gelmektedir. İnsanların mutsuzluk yerine mutlu olmayı yeğlemeye doğru doğal bir eğilime sahip oldukları ve çoğu insanları mutlu yapacak her eylemin bazı haklı yanları olduğu düşünülmektedir.</p>

<p><a name="_Hlk232601511">· <i>Deontolojik yaklaşım</i></a>. Etikte <i>görev’</i>in önemine odaklanmaktadır. Bu, etikte yasaklar ve emirler, sonuçlarına göre değil; yalnızca, fiilin kendi değerine, bizatihi değerine bağlıdır. Bir eylemin ahlaki olup olmadığı, özel sonuçları ile değil, evrensellik ölçütünü (“herkesin öyle davranması” ilkesini) karşılayıp karşılamadığı ile belirlenmektedir (Kant). Gerçekte, bu fikir, insanlardan size nasıl davranılmasını istiyorsanız, sizde öyle davranmalısınız vurgusuna dönüşmektedir (<i>Golden rule</i>).</p>

<p><a name="_Hlk232601528">· <i>Erdem etiği yaklaşımı</i></a>. Bunun insan karakteri ve gelişmesine odaklandığı görülmektedir. Thomas Aquinas’a göre, erdem etkili bir alışkanlık; iyi yapılan işler ürünü olan iyi bir alışkanlıktır. Bizler genelde erdemli insanlarız. İnsan erdemleri 1) Entelektüel erdemler (teorik) ve 2) Ahlaki erdemler (pratik) olarak belirtebiliriz.</p>

<p>Birincisi için yapılan ayrım şöyledir:</p>

<p>a) Akıl/hikmet (teorik akıl), aklın erdemi olarak fizik ve matematik gibi bilimlerde sistematik bilginin elde edilmesini; hukukta ise girift sorunlara özgü çözümlemeleri ifade etmektedir.</p>

<p>b) İyi karar verme yetisi olarak pratik akıl- bazı insanlara özgü olan bu nitelik, sağduyu ve iyi yargı (good judgement) olarak da nitelendirilmektedir: Kişinin duruma ve koşullara bakarak hangisi- nin pratik ve arzu edilir olduğuna/ hangi değerin önemli, hangisinin az önemli olduğuna karar verebilmesi; durumun koşullarına bakarak tavır alabilmesidir. Diğer bir anlatımla, burada bilgi temelli durumu algılama/ koku alma duygusu olan bir insan söz konusudur.</p>

<p>Özetlersek iyiliğe yönelik argümanlar iki grupta toplanmaktadır:</p>

<p>Sonuçsal argümanlar Sonuçsal olmayan/görevci argümanlar</p>

<p>1) Egoizm/Hedonizm 1) Doğal hukuk teorisi/Kant-Deontolojik</p>

<p>2) Yararcılık 2) İnsana saygı teorisi</p>

<p><strong>İyilik</strong> karşıtı <strong>Doğru eylem</strong></p>

<p></p>

<p>Ahlaki erdemler olarak, cesaret, iyi huy ve adalet duygusu yer almaktadır. Cesaret önemli bir erdem olarak yer almakta ise de bundan kastedilen bir aptal cesareti değildir. Bazı insanlar oldukça korkak bir ruh hali içinde orantısız biçimde tepki göstermektedirler. Öte yandan, “öfke kontrolü” sorunu yaşayanlar ile hiç tepki göstermeyen duyarsız insanlara da tanık olunmaktadır. Bu durum özellikle yargı aktörleri için önemli bir sorundur.<a href="#_ftn4" name="_ftnref4" title="">4</a> Aristoteles, Nicomaachen Etiği’nde “Devamlı olarak yaptığımız neyse bizler oyuzdur” diyor. Mükemmellik, o zaman, bir eylem olmayıp, bir alışkanlıktır. Adil davranarak adil, ölçülü eylemlerde bulunarak ölçülü, cesur davranarak cesur olmaktayız.” O’na göre, insanlar esas itibariyle rasyonel ve sosyal yaratıklardır. Erdemler insan mükemmelliğini ifade etmektedir. Kendisi erdeme alışkanlık olarak işaret etmektedir.</p>

<p>Yararcı yaklaşıma özgü soru işaretleri şöyledir: Birinci örnek: Esir sayısının çok az olduğu bir toplumda, esaret, fazla sayıda insanı (mutsuz etmek yerine) mutlu edebilirse de toplumda çok az kişi bunu diğerlerinin esareti için yeterli bir gerekçe olarak görebilecektir. İkinci örnek, zengin ve yaşlı olan anne annesinin tek varisi olan torun elde edeceği ve bir kısmını yetimhaneye bağışlayacağı miras için onu öldürmeye karar verebilir. Bu eylem, çoğu insanları kederli yapmak yerine mutlu edecektir. Yetimha- nedeki mutlu çocuklar ile ne mutlu veya mutsuz olacak yaşlı bir kadının ölümü arasındaki nicelik, oran kabul etmeyecek derecededir. Yalnız çok az kişi, bu eylem kararını mazur görülebilir bir düşünce olarak sayabilecektir. Öte yandan, her eylemin sonuçlarını her zaman değerlendirebileceğimiz de açık değildir. Kısa bir süre için yararlı görülen sonuçlar, uzun sürede oldukça farklı olabilir. Mutluluğun ne olduğunu da etraflıca ortaya koymak hiç de kolay değildir. Mutlu olmak, zevk almak veya acı duymamakla aynı anlama gelmemektedir. Şu da bir gerçektir ki, bir kişi için zevk olan diğeri için acı olabilmektedir.</p>

<p><strong>Adaletsizlik Duygusunun Rol ve İşlevi</strong></p>

<p><strong>“Bir toplumun, ne kadar, adalete gücü yeter!” </strong>Niklas Luhmann</p>

<p>Adalet kişisel amaçları elde etmek için bir vasıta değildir. Kendisi bizatihi bir sondur. Adalet sosyal yaşam için ahlaki bir buyurudur. Kişiler kendi menfaatlerine uyarlı olup olmadığına bakılmaksızın adalet normlarını gözetmek zorundadır. Hobbes’tan J.Rawls’a kadar sosyal sözleşme teorilerinde amaçlanan da budur. Bu kavramın bir özelliği de haksız ihlaller karşısında ahlaki duyguların- suçluluk duygusunun-harekete geçmesi ve ötekiler aynı şeyi yaptığında da onlara karşı olumsuz duyguların beslenmesidir.</p>

<p><strong>Martha Nussbaum</strong>,<a href="#_ftn5" name="_ftnref5" title="">5</a> iyiliği duygularla iç içe düşünür. Ona göre adaletin sağlanması için duyguya da yer açılmalıdır. Çünkü salt akıl bazen adil olamaz. Nussbaum’un iyi insanı, başkalarının kırılganlığını anlayabilen, başkası için mahcup olabilendir. (<i>Başkası için mahcup olmak–tam burada içinizde bir şey cız ettiyse “testi” geçtiniz, siz iyi bir insansınız?</i>). Bu noktada evreye giren sosyal adalet, toplumda kaynakların, fırsatların ve ayrıcalıkların adil dağılımını ifade etmekte, toplumun sosyal kaynaklarını nasıl dağıttığı konusunda adaleti vurgulamaktadır. Sosyal adaletin en ünlü incelemelerinden biri John Rawls'ın Adalet Teorisi (1971) adlı eseridir.<a href="#_ftn6" name="_ftnref6" title="">6</a></p>

<p>Bu bağlamda<strong> </strong>empati kişisel ilişkilerde kıymetli bir yetenek olabilir ancak toplumsal adalet söz konusuysa yetersiz, hatta çoğu zaman yanıltıcıdır.<strong> </strong>Bir zulmü görüp ona karşı bir tavır almak için, mazlumun acısını birebir tecrübe ya da hayal etmek şart değildir! Kanadalı psikolog Paul Bloom, <i>Against Empathy (Empatiye Karşı)</i> adlı kitabında başkasının bakış açısını anlama çabasını (bilişsel empati), duygusal empatiden ayırmaktadır. Kedisi, duygusal empatinin odağına aldığı kişiyi aydınlatırken, geri kalan herkesi karanlıkta bırakan bir projektör gibi çalıştığını savunur-<strong> Empatiden etik sorumluluğa</strong>.</p>

<p>Adalet duygusunun kökenine bakıldığında ise şu ahlak psikolojisi ilkelerinin doğal bir görüntü sergilediğine tanık olunmaktadır:</p>

<ol start="1" style="list-style-type:decimal" type="1">
 <li>İlke: Aile kurumlarının adil (<i>just</i>) olduğu, ebeveynin çocuğunu sevdiği ve bu sevgiyi onun iyiliğine çalışarak belirgince sergilediğinde, çocuk da onların sevgisini algılayarak onları sevmeye başlar-<i>reciprocite</i>.</li>
 <li>İlke: Kişinin birinci yasa uyarınca gelişen dostane duyguları besleme kapasitesi ve sosyal düzenlemenin adil(<i>just</i>) olması ve bunun adil olduğunun aleni olarak herkesçe bilinmesi halinde, ötekilerin kendi görevleri ve yükümlülüklerine belirgince uymaları ve bağlamlarındaki ideallere erişmek uğraşları, bu kişinin de ötekilere dostane duygu bağları ve birlikte olduğu öteki kişilere de güven duygusu gelişme gösterir.</li>
 <li>İlke: Kişinin ilk iki yasa uyarınca oluşan dostane duygu kapasitesi ve toplum kurumlarının adil olduğu ve adil olduğunun halkça bilinmesi karşısında, kendisi ve özen gösterdiği bu kişilerin de düzenlemelerden yararlandığını algılayarak kişi eşleşen bir adalet duygusu kazanır.</li>
</ol>

<p></p>

<p>Yukarıda yer alan bu ilkelerin (veya eğilimlerin) en çarpıcı vasfı da bunların formülünde kurumsal bağlamın adil (<i>just</i>) olması ve son iki ilkede de böyle olduğunun halk tarafından bilinmesidir. Hayvanlar aleminde şempanzelere bakıldığında da karşılıklılık ilkesine (<i>reciprocite</i>) tanık olunmakta; bir şey yapan şempanze aynı konumda kendisine bir şey yapmayana kızmaktadır. Onlarda da yakınlarına karşı ilgi insanlarda olduğu gibidir. Demek ki, şempanzelerde temel adalet duygusunun geliştiğine tanık olunmaktadır.</p>

<p>Analitik açıdan bakıldığında, adalet kavramı, değerler hiyerarşisinde yüksek bir konumda olup; iyilik gibi mutlak bir değer taşımaktadır. Bu kavramın pozitif unsurları, diğer değer ve çıkarlarla öylesine kaynaşmıştır ki, adaletin tamamen belirginleşmesi hiçbir zaman mümkün olamamaktadır. Özel kural ve yargılardan hareketle adalet kavramı hakkında bir genelleme yapmakta bizlere pek yardımcı olmuyor. Kimse seçilen kural ve olguların adil olduğunu garanti edemez. Bu soyut kavram, bizim anlayışımızın ötesinde yer almaktadır. Bu durumda bizler bir ölçüt ve rehberden yoksun olarak adaletin ne olduğu konusunda fikri eksersiz ve felsefi tekerlemelerle kendimizi avutmak durumunda kalmaktayız. Kuşkusuz, bu tür avutmaya bir son vermenin zamanı gelmiştir. Bunu sağlayabilecek ve adalet kavramına dinamik bir işlerlik kazandıracak negatif bir betimleme ise "adaletsizlik hissi" olabilecektir. Bu duyguyu sizler sık sık taşımakta; etkisini de fizyolojik olarak algılamaktasınız.</p>

<p><strong>“Adaleti korumazsak, adalet de bizi korumaz”. </strong>Francis Bacon</p>

<p><strong>“Adaletin zedelendiği yerde toplumsal barışın, güvenin ve refahın da yara alacağı açıktır.” </strong><br />
AYM Başkanı Kadir Özkaya</p>

<p>Sosyal bir sorunla karşılaştığımızda seçenekli çözümlerden hangisinin adil olabileceğini her zaman belirleyemediğimiz halde, özel bir çözümün tamamen adil olamayacağı konusunda hemfikir olan bizler için "adaletsizlik duygusu" çıkış noktası olarak alınacak en uygun araçsal bir kavram oluşturmaktadır. Gerçekte J.S.Mill’ın belirttiği gibi, “<i>adalet diğer çoğu ahlaki vasıflar gibi karşıtı ile daha iyi tanımlan- maktadır</i>”. Bu bağlamda "adaletin" anlamı, yinelersek, bir durum olmayıp, bir süreç; bir koşul değil, bir eylem olmaktadır. Adalet, yine bu doğrultuda, adaletsizlik duygusunu doğuran şeyi düzeltmek veya bu duygunun doğmasına engel olma yolunda <i>aktif bir süreç</i> olarak algılanmalıdır.</p>

<p>Adaletsizlik duygusunun yönlerinden biri de resmi görevlilerin vicdanlı davranmalarına olan taleptir. Keyfi bir yargılama süreci, adaletsizlik duygusunu uyandıracağı gibi yasama, yürütme veya kolluk gücünün keyfi davranışı da bu duyguyu harekete geçirmektedir. Burada hedeflenen keyfiliğin dışlanmasıdır<i>. </i>Kuşkusuz, eşitliğe olan talebin kökeninde, genelde psiko-fizyolojik-sosyal bir olgu olarak adaletsizlik duygusunun yattığı belirtilebilir.</p>

<p>Adaletsizlik duygusu hukuk düzeninde etkisini devamlı olarak gösteren genel bir olgudur. Bunun göstergeleri arasında "eşitlik talebi", "suçlunun hakkettiği cezayı görmesi", "hükümetin faaliyetlerini kendisine uygun görev alanlarıyla sınırlaması ve küçülmesi"; "insanlık onuru"; "dürüst yargılama"; ve normal beklentilerin gerçekleşmesi (suç ve cezalar geçmişe yürütülmez ve masumiyet karinesi) yer almaktadır-<i>hukukun içsel ahlakı</i>.<a href="#_ftn7" name="_ftnref7" title="">7</a></p>

<p><strong>Haklar-Ahlaki Düşünceler</strong></p>

<p><strong>Haklar, ahlaki düşüncelerle ekarte edilebilir, geçersiz kılınabilir mi? </strong>Sorusunu irdelemeniz için aşağıdaki örneklere yer verilmiştir:</p>

<p>· Ormanda yolunu kaybeden/soğuktan/açıklıktan ölecek bir kişinin bir dağ evine girmesi; ateş yakması/ yiyecek alması söz konusudur. Soru: kapıyı zorla açıp içeri girerek başkasının yiyeceğinin alınmasına göz yumar mısınız?</p>

<p>· Köyde hastaneye yetiştirilmesi gerekli bir hasta için komşu arabasını vermeye yanaşmadığından izinsiz arabası alınabilir mi?</p>

<p>· Dekovil probleminde beş kişiyi kurtarmak uğruna bir kişinin ölümü kabul edilebilir mi?</p>

<p>· Acil serviste sağlam bir kişinin organları organ bekleyen beş hastaya nakli yapılabilir mi?</p>

<p>· Sonuçta “haklar” yaklaşımı ile sorunlara çözüm yaklaşımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Teorik referanslar ne olacaktır?</p>

<p>· XIX. Yüzyıl İngiltere’sindeki Kraliçe vs. Dudley ve Stephens (cankurtaran sandalı-denizde yamyamlık) davasında fırtınaya kapılan ve batan bir gemide bulunan üç kişi cankurtaran sandalı ile kurtulmakta; yiyecek olarak üç kutu konserve ancak beş gün yetiyor. Su olmadığı için Parker isimli genç ikaza rağmen deniz suyu içtiği için rahatsızlanıyor. Yaşam savaşı veren üçlü, çözüm olarak kura çekilmesi önerisi getirildiğinde genç genç Parker itiraz ediyor. 15. gün Dudley ve Stephens, Parker’ı öldürerek kanını içmeye ve etini yiyerek sağ kalıp bir geminin kurtarması ile karaya ulaştıklarında haklarında adam öldürme suçuyla açılan dava sonucu ne olmalıdır?</p>

<p>· Acil servisinde tek çalışan bir doktor, ölüm riski yüksek bir hastaya zamanını verdiğinde, acilde müdahale edilmediğinde ölecek beş hastayı kurtarmak için hangi yolu takip etmelidir?</p>

<p><a name="_Hlk232087463"><strong>Çifte Etki Yasası </strong></a><a href="#_ftn8" name="_ftnref8" title=""><strong>8</strong></a><strong>/ Ahlaki İkilemler</strong></p>

<p>Hem iyi hem de kötü sonuçlar doğurma potansiyeli olan bir eylemin ahlaki olarak ne zaman kabul edilebilir olduğunu inceleyen bir ahlak felsefesi öğretisidir. Temel şartı, amaçlanan temel sonucun iyi olması ve kötü yan etkinin hedeflenmemiş olmasıdır. Çifte etkiyi karakterize eden dört ilke şunlardır: 1. Eylemin kendisi ahlaki olarak iyi veya nötr olmalı; 2. Fail ahlaki açıdan ciddi bir zararı öngörebilse de bunu arzu etmemeli; 3. İyi sonuç, olumsuz etkiden değil, eylemden kaynaklanmalı ve 4. İyi sonucun değeri, olumsuz etkinin zararından daha ağır basmalıdır. Çifte etki ilkeleri, normatif etiğin ana kategorilerini kapsamakta ve faillere yavaşlama ve eylemlerinin sonuçlarını düşünme fırsatı verdiği için faydalıdır.<i> </i>Ayrıca şu şekilde de formüle edilir: Araç <i>-amaç koşulu.</i> Kötü etki, iyi etkiye ulaşmanın aracı olmamalıdır. İyi amaçlar, kötü araçları haklı çıkarmaz.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/1744611737saw-11.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Şişko adamı köprüden atarak -Bir kişi ölüyor; beş kişi yaşıyor (Judith Jarvis Thomson)- Ancak, görgü tanığı treni durdurmak için şişko insanı trenin önüne atamaz. Ezilen kişi treni durdurur, ancak beş kişinin hayatının kurtarılması doğrudan bir kişinin ölümünün sonucu olur ve bu nedenle etik dışı olur.</p>

<p>Acil serviste sağlam bir hastanın organlarını alarak organ nakli bekleyen insanların kurtarılması-Bir kişi ölüyor, beş kişi yaşıyor (Philippo Foot).</p>

<p>Speluncean Kaşifler Davası. Açık denizde sürüklenen bir sandaldaki üç kişinin ölmek üzere iken kurtulması için içlerinden birini öldürerek yemesi tek çare olarak belirdi ve bu gerçekleştirildi. Sağ kalanların cinayet suçundan yargılanmasında, “zaruret hali” defisi kabul edilmeyerek ölüme mahkûm edildikleri; zamanla da bu cezanın altı aylık hapis cezasına çevrilmesine karar verildi (R. v Duley ve Stephens davası / 1884, 14 QBD 273).</p>

<p>Bu dava Lon L. Fuller’ın hukukun doğası ve onun ahlak ile ilişkisi üzerine vaki çatışmaya özgü görüşleri içeren makalesinde yer almaktadır. O’nun hukuk teorisinde bir denemeden çok Sherlock Holmes’un profesyonel yaşamında bir olay gibi gözükmekte ise de Lon L. Fuller tarafından yazılan makalenin başlığıdır (Lon L. Fuller. 62 Harvard L.R 616, 1949).<a href="#_ftn9" name="_ftnref9" title="">9</a></p>

<p>İşte bu davadaki fikirden hareketle L.Fuller 4300 yılı Newgarth devletinde bir mağarayı keşfe çıkan beş kişinin toprak kayması sonucu mahsur kalmasını içeren bir olayı irdelemektedir. Büyük çapta, kamu ve özel sektör destekli, kurtarma operasyonunda yine toprak kayması sonucu on kişi ölmüştür. Mahsur kaldıkları yerden kurdukları radyo iletişimi ile eldeki yiyecek stoklarının kurtuluncaya kadar yeterli olamayacağını ve bunun ancak aralarından birinin öldürülerek yenmesi ile mümkün olacağı kararına vardılar. Ekipten (W)’nin, ölecek kişinin belirlenmesi için zar atılması önerisi kabul gördü. Bu yönteme başvurulmak üzere iken, (W) mutabakatını geri aldı ise de zar atma yönetimine başvuruldu ve sıra (W)’ye geldiğinde onun yerine zar atıldı. (W), aleyhine olsa da zar atılışını adil buldu. Sonuçta öldürülerek yenen (W), diğerlerinin kurtulmasını sağlamış oldu. Newgarth, 4300 CE, 5 kişilik mağara keşif timi/4 kişi suçlu bulundu-ölüm cezası ve 6 aylık hürriyetten yoksunluğa çevrildi.</p>

<p></p>

<p>Yinelersek, çifte etki yasası ahlaki açıdan iyi bir şey yapmanın ahlaki açıdan kötü bir yan etkiye sahip olması halinde, kötü yan etkinin kasıtlı olmaması koşuluyla bunu yapmanın etik olarak uygun olduğunu söylüyor. Örneğin haklı savunu ile adam öldürme olayında aranan şart, orantılı olmasıdır. Yalnız her eylemin sonuçlarını her zaman değerlendirebileceğimiz de açık değildir. Kısa bir süre için yararlı görülen sonuçlar uzun sürede oldukça farklı olabilir. Mutluluğun ne olduğunu da etraflıca ortaya koymak hiç de kolay değildir. Mutlu olmak, zevk almak veya acı duymamakla aynı anlama gelmemektedir. Şu da bir gerçektir ki, bir kişi için zevk olan diğeri için acı olabilmekte; kendilerinin neyin “iyi” olduğu konusundaki anlayışı, kıyas edilemeyecek nitelikte farklılık göstermektedir.<a href="#_ftn10" name="_ftnref10" title="">10</a></p>

<p>Ahlaki ikilemlere<a href="#_ftn11" name="_ftnref11" title="">11</a><sup> </sup>bakıldığında<sup> </sup>karmaşık bir durumla karşı karşıya kalındığında, eşit öneme sahip iki veya daha fazla değer çatıştığında ortaya çıkar.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Uçak kazasında sağ kalan Ali’nin yardım geleceğe dek hayatta kalmak için refakatinde yaşamını yitiren hemşire Ayşe’nin cesedini yemesi? Ali ne yapmalıydı? Yiyerek insan yiyici (cannibal) olması veya açlıktan ölmesi mi tercih edilmelidir?</li>
 <li>Dağcılar zirveye yaklaştığında iki dağcıyı irtibatlandıran ipin alt ucundaki dağcının kayması durumunda üstteki dağcının ipi kesmemesi halinde ikisinin de ölmesi söz konusudur. İpi kesmeli midir?</li>
 <li>Ali ve Veli alttan yapışık ikizler; ayrılması halinde Veli’nin ölmesi mukadderdir. Ali’nin kalbinin kanı pompalaması ikisi için de yeterli; Veli sağlıklı bir beyin gelişimine sahip olmasa da ilkel bazı sinirsel tepkiler gösteriyordu; dolayısıyla durumu, ölü doğum, sürekli bitkisel hayat veya sürekli koma hali denilen durumların hiçbirine uymuyordu. İkizler ayrılmalı mıdır?<a href="#_ftn12" name="_ftnref12" title="">12</a></li>
 <li>Dekovil Problemi: Beş kişinin çalıştığı demir yolunda ilerleyen dekovili köprünün üstünde seyreden bir kişi beş kişinin ölümünü önlemek üzere yanında duran şişman bir insanı rayların üzerine ittiğinde dekovil ona çarparak ölümüne sebebiyet verilerek beş kişinin kurutulması tercih mi edilmelidir? Yararcılara göre sayıda sağlanacak azalma doğru bir eylem olmaktadır. Sonuca endeksli teorik bir yaklaşım olarak belirmektedir. En iyi sonuç ne ise ahlaki olan odur. Deontolojik yaklaşım ise bir kişinin ölmesini yasaklamaktadır.</li>
</ul>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/174461173hhd-12.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Fukuşima I Nükleer Santrali kazaları, 2011 Tōhoku depremi ve tsunamisi sonrasında, nükleer santraldeki patlama ve sızmalar sonucu radyo aktif bulutların 13 milyonluk Tokyo şehrine mi, yoksa sahildeki bir milyonluk kente mi yöneltilmesi söz konusu olduğunda Başbakan olarak vereceğiniz karar ne olmalıdır? Bulutların yönünü değiştirmek ahlaki olarak emredici/gerekli görülmektedir. Bulutların yönlendirilmesine ahlak elvermekte ise de ahlaki olarak ‘emredicilik’ söz konusu değildir.</li>
</ul>

<p></p>

<p>Mutlu olmak, zevk almak veya acı duymamakla aynı anlama gelmemektedir. Şu da bir gerçektir ki, bir kişi için zevk olan diğeri için acı olabilmekte; kendilerinin neyin “iyi” olduğu konusundaki anlayışı, kıyas edilemeyecek nitelikte farklılık göstermektedir.</p>

<p><strong>İtirazlar</strong></p>

<p>Bu konuda yapılan başlıca itirazlar şunlardır:<a href="#_ftn13" name="_ftnref13" title="">13</a></p>

<p>1. Sonuçta her eylemin sonuçlarını her zaman değerlendirebileceğimiz de açık değildir. Mutluluğun ne olduğunu da etraflıca ortaya koymak hiç de kolay değildir. Mutlu olmak, zevk almak veya acı duymamakla aynı anlama gelmemektedir. Şu da bir gerçektir ki, bir kişi için zevk olan diğeri için acı olabilmekte; kendilerinin neyin “iyi” olduğu konusundaki anlayışı, kıyas edilemeyecek nitelikte farklılık göstermektedir.</p>

<p>2. Bazı sonuçların yanlış olduğudur. Çoğunluk yararı için masum azınlığın şamar oğlanı (scapegoat) gibi kullanılması örneğinde olduğu gibi. Rodos’ta faili meçhul bir adam öldürme olayında, cezaevindeki bir suçlunun Cronus adlı ilaha kurban edilmesi-adli hata olgusu.</p>

<p>3. En yararlı olabilecek sonucu seçebilmek-gelecekten kaçınılmaz olarak emin olamadığımızdan- gelecekte tüm olası eylemlerin olası sonuçlarını saptamak imkânsızdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>4. Sonuçsallık, oldukça zor veya imkânsız olacak şekilde mukayeseli değerlendirmeler yapılmasını gerektirmektedir.</p>

<p>5. En yararlı olabilecek sonucu seçebilmek, gelecekten kaçınılmaz olarak emin olamadığımızdan, gelecekte tüm olası eylemlerin olası sonuçlarını saptamak imkansızdır.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/arbyatay.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Tüm görüşler önemli itirazlara gebedir. Ne var ki, karşıt argümanlara muhatap olmalarına karşın kişiler kendilerine (huyu/temperament) veya geçmişlerine veya her ikisine göre uygun bir argümanı yeğlemektedirler.</p>

<p>Bu bağlamda önemli olan, görüşlere karşı çeşitli olası argümanlar konusunda bilgi sahibi olunması; çoğu kişilerin (kişisel eğilimleri ne olursa olsun) bu konuda kuşku duymasının akıllı bir tavır için gerekli olduğudur. Bu konuda Oliver Cromwell’in İskoçya Kilisesi Genel Kurulundaki yakarışı: Mesih adına size yalvarıyorum, yanılıyor olabileceğinizi düşünün (I beseech you, in the bowels of Christ, think it possible you may be mistaken). Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), insanın yanılma ihtimalini doğal karşılamış ve bunu <strong>tevbe (tövbe)</strong> ile çözüme kavuşturmayı öğütlemiştir: <i>"Her insanoğlu hata eder; hata edenlerin en hayırlıları ise tövbe edenlerdir."</i> (Tirmizî, Kıyâmet 49).</p>

<p>Nihai olarak, mutlak doğru olduğun konusunda beslediğin yargın, senin doğru olduğun konusunda hiç güvence oluşturmadığına hiç kimse kuşku duymayacaktır. Emin olmak, Holmes’un belirttiği gibi, kesinlik testi değildir. Kesin emin olduğumuz çoğu şeylerin öyle olmadığı saptanmaktadır.</p>

<p><strong>Cezalandırmanın Ahlaki Temeli</strong></p>

<p>Ceza teorilerinden biri veya ötekine ilişkin ahlaki argümanlar sağlamak ne anlama gelmektedir? Tüm ahlaki görüşlere özgü cezayı haklı gösterecek en belirgin neden, prima facie, ahlaki yanlışlardır. Ceza hukuku yaklaşımı itibariyle her zaman sonuca endeksli de değildir. Nitekim, bir kişiyi suda boğmak adam öldürme suçu iken, boğulmakta olan bir kişiye ilgisiz kalmak veya can simidi uzatmamak genelde (ahlaki değilse de) suç değildir. Çekilecek bir film için seçilecek iki adaydan Ayşe rakibi Fatma’yı dışlamak için ona, “Adaylıktan çekil! Aksi takdirde, yaptığın zinayı kocana ihbar edeceğim” tehdidinde bulunması suç olurken, film şirketine gitmesini önlemek üzere mülakat günü eline geçecek şekilde Fatma’nın sadakatsizliğini belirten mektubun kocasına postalanması aynı sonucu sağlamasına karşın suç oluşturmayacaktır. Farazi haller bağlamında aynı yumurta ikizlerden birinin banka soyması, diğerinin adam öldürme suçunu işlemesi halinde, hiçbiri konuşmadığında, mahkeme ikizlerden her birinin işlediği suçu saptayamadığında kararı nasıl verecektir? Serbest mi bırakılacaklar? Yoksa, her ikisine de işledikleri suçlardan cezası en az olanı mı hükmedilecektir?</p>

<p>İkinci şık tercih edilerek, her ikisinin de soygundan mahkûm olması sonucu soygun suçunu işleyen haklı olarak cezalandırılırken, katil olan kişi daha az ceza alacaktır. Öte yandan, temyiz evresinde ilk derece mahkemesinin bu kararı suçun makul kuşku ötesinde işlendiği kanıtlanmadığına göre ikizler beraat edecek ve sonuçta <i>lex talionas</i> hükümsüz kalacaktır.</p>

<p>Hâkimler önlerine gelen dosyada yer alan suçlardan birinin sanık tarafından işlendiğini bilmesine karşın kesin olarak hangisini işlediğini söyleyemiyor. Örneğin üzerinde çalıntı eşya bulunan sanık şu suçlardan hangisi ile (1. Gasp, 2. Meskenden hırsızlık, 3.Şantaj, 4. Dolandırıcılık veya 5. Çalınmış malı satın almakla) temin etmiş olabilir? Bu durumda hâkimler hangi suçun makul kuşku ötesinde işlendiği kanıtlanmadıkça mahkûmiyet adil olmayacaktır.</p>

<p>Cezayı Haklı Gösteren Nedenlere bakıldığından görülen tablo şöyledir:</p>

<p>1. Yararcı yaklaşım-ilerde suç işlenmesini önlemek sürecimde yarar saiki önde gelmektedir.<a href="#_ftn14" name="_ftnref14" title="">14</a></p>

<p>2. Deontolojik-ahlak/yasaların ihlali sonucu cezalandırıcı (retributive) yaklaşım ise geriye dönük yaklaşımı sergilemektedir.</p>

<p>Kant’a göre, hak haktır ve en güç koşullar altında bile yerine getirilmelidir. Gökler çökse bile, bırak hukuk yerini bulsun. Çözülmekte olan bir toplumda hükümetin son eylemi cezaevindeki en son hükümlü katilin asıldığını görmek olmalıdır. Aksi takdirde, adaletin kamusal ihlali olarak herkes adam öldürme suçuna iştirakçi olarak görülebilir.</p>

<p><strong><u>Manevi Unsurdaki Değişim </u></strong></p>

<p><strong>Kaza…………...Taksirli…………… Kasten </strong></p>

<p>Ahlaki tepki Düşük Yüksek (kasti olarak ahlaki normun ihlali)<br />
yok Mağdur ön planda Tazmin+ ceza yaptırımı söz konusu</p>

<p></p>

<p><strong><u>Cezalandırma-İntikam </u></strong></p>

<p></p>

<p><strong>Cezalandırma İntikam<br />
(Retribution) (Revenge)</strong></p>

<p><strong>Tetikleyen </strong>Ahlaki veya hukuki Verilen bir zarar<br />
yanlış (ahlaki bir yanlış değil)</p>

<p><strong>Sınırları </strong>Verilen zararla sınırlı Sınırsız<strong> </strong></p>

<p><strong>Kişisellik </strong>Gayrı şahsı-Devlet Kişisel</p>

<p><strong>Duygusal tonu </strong>Adaletin yerine gelmesi Izdıraptan memnuniyet<br />
yoksa ötekinin acısından</p>

<p>memnuniyet duyma değil</p>

<p><strong>Genellik </strong>Normu ihlal edenler Özel-yanlış yapan kişiye</p>

<p>Bir kişinin olumlu ya da olumsuz bir sonucu hak ettiğini söylediğimizde, bir miktar değişkenin etkisiyle bir yargı vermiş oluruz. Kişinin sonuç için uygun olup olmadığını veya sonucun başka kaynaklara atfedilip edilemeyeceğini kesinlikle dikkate alırız. Ayrıca, olumlu ya da olumsuz sonuca yol açan eylemlerin değer vereceğimiz eylemler mi yoksa onaylamamamızla karşılaşacak eylemler mi olduğunu da değerlendirirdik. Ayrıca, kişinin kendi olumlu veya olumsuz özellikleri, hangi gruplara veya sosyal kategorilere ait olduğunu bilmediğimiz ve onu sevip sevmediğimiz konusunda da etkilenebiliriz. Bu farklı değişkenler hakkında bilgi bir şekilde değerlendirilip entegre edilir, hak etme yargımız ise bu psikolojik süreci takip eder; bu süreç bilişsel-duygusal sistemi içerir. Değerler, Başarılar ve Adalet, hak etme ve verdiğimiz yargıları etkileyen değişkenlerle ilgilidir. "Arzu" terimini kullanıyorum, ancak "hak edilmişlik" ya da "çöl" demekten de bahsedebilirdim. Terimlerin tamamı neredeyse anlam olarak eşdeğerdir, ancak sözlükler ince ayrımlarla ayırabilir. Az önce anlattığım değişken türlerinin hak etme yargılarımızı etkileyeceğini varsayıyorum ve ayrıca hak etme yargısının en olası şekilde bu değişkenlerin tutarlı, uyumlu ve dengeli bir şekilde birbirine uyduğunda ortaya çıkacağını varsayıyorum.<a href="#_ftn15" name="_ftnref15" title="">15</a></p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/jhhgfg-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Toplumun temel taşıdır ve tüm bireyler için eşit haklar, koruma ve fırsatlar sağlayan ve sosyal değerler arasında yüksek bir konumda olan adalet, tanımlama uğrundaki çoğu girişimlerin açıkça vurguladığı üzere, bir formül içinde hapsedilemeyecek nitelikte bir kavramdır. İşte değerler hiyerarşisinde yüksek bir konumda olan adalet, iyilik gibi mutlak, ideal bir değer taşımaktadır. Bu kavramın pozitif unsurları, diğer değer ve çıkarlarla öylesine kaynaşmıştır ki, adaletin tamamen rafine edilmesi hiçbir zaman mümkün olamamaktadır. Özel kural ve yargılardan hareketle adalet hakkında bir genellemeye gidilmesi de bizlere pek yardımcı olmamıştır. Çünkü, seçilen kural ve yargıların âdil olduğunu kimse garanti edemez. Bu soyut kavram, bizim sezgilerimiz ötesinde yer almaktadır. Bu durumda bizler ampirik bir ölçüt ve rehberden yoksun olarak adaletin ne olduğu konusunda fikri eksersiz ve felsefi tekerlemelerle kendimizi avutmak durumunda kalmaktayız. Kuşkusuz, bu tür avutmaya son verebilecek ve adalet kavramına dinamik bir işlerlik kazandıracak negatif bir betimleme, "<i>adaletsizlik duygusu</i>" olabilecektir. Bu duygunun biz insanları sık sık etkilediğini fizyolojik olarak görmekte ve tepkisel konumuna tanık olmaktayız. “<i>Hukukun amacı adaletsizliğin hükümran olmasını önlemek suretiyle diğer değerlere öncülük etmek olmasıdır.”<a href="#_ftn16" name="_ftnref16" title="">16</a> </i>Özetle, sosyal değerler sisteminde adaletin merkezi konumu ve işlevleri yadsınamaz.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/06/174461173dfaa-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Yargı etiği, hâkimin davranışının belli değerler ve erdemler ile belli niteliklere veya özelliklere uygun olmasını gerektirir. Özellikle, bağımsızlık, dürüstlük, tarafsızlık, ihtiyat ve takdir yetkisi konusunda özenli olunması, saygı ve dinleme becerisi, eşit muamele, yetkinlik ve şeffaflık, [hâkimlik için esas olarak] belirlenen ortak değerlerdir. Hâkim ayrıca bilgelik, bağlılık, insaniyet duygusu, cesaret, ciddiyet ve ihtiyat, çalışma ve dinleme becerisi ve etkili bir şekilde iletişim kurma özelliklerini sergiler.</p>

<p></p>

<p><a name="_Hlk197239062"></a><a name="_Hlk175985238">"Hukukun dediğini yapmalı, ama hukuk da yanlış olabilir. </a><a name="_Hlk159483374">Bugün "hukukun üstünlüğü" deniliyor ama demokratik ülkelerde hukuk da değer harcayıcı olabiliyor. Ben olaya hep insan hakları perspektiften bakmak gerektiğini düşünüyorum. Görüyoruz ki parlamentolardan "hak yok edici yasalar" da çıkabiliyor.</a> Gülersiniz belki ama ben milletvekili olmanın şartlarından biri de doğru dürüst insan hakları eğitimi almış olmak derim." <strong>Olay</strong> ve <strong>olgu</strong> da karıştırılabiliyor. Olgu olarak dile getirirseniz kimse bir şey diyemez<a name="_Hlk159483502">”.</a><a href="#_ftn17" name="_ftnref17" title="">17</a></p>

<p></p>

<p><a name="_Hlk233178312">Son söz olarak değer bağlamında “Adaleti korumazsak, adalet de bizi korumaz” (Francis Bacon) gerçeği karşısında şu iki soru her zaman güncelliğini korumalıdır: 1) Olmamız geren yer neresi? 2) Biz bunun neresindeyiz?</a><a href="#_ftn18" name="_ftnref18" title="">18</a></p>

<p></p>

<p><strong>Prof. Dr. Mustafa Tören Yücel</strong></p>

<p><span style="color:#999999">---------</span></p>

<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title=""><span style="color:#999999">1</span></a><span style="color:#999999"> Hugh P. McDonald. <strong>RADICAL AXIOLOGY A First Philosophy of Values</strong>, VIBS Volume 150, Rodopi, 2004.p.160. Ayrıca bkz.HaberTürk-Gündem-Felsefe-Meseleler YouTube Doğru değerlendirme nasıl yapılır?</span></p>

<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2" title=""><span style="color:#999999">2</span></a><span style="color:#999999"> Ahmet Çelik Kurtoğlu. “Güven nasıl oluşur?” <strong>T24</strong> (13/03/2024): Güven, "risk, toplumsal değer, doğru yönetim" kavramlarıyla birlikte düşünülmektedir.</span></p>

<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3" title=""><span style="color:#999999">3</span></a><span style="color:#999999"> Raşit Yıldırım. “Kurum kültürü ve değerler” <strong>Karar</strong> (8/07/2024).</span></p>

<p><a href="#_ftnref4" name="_ftn4" title=""><span style="color:#999999">4</span></a><span style="color:#999999"> Yargıda değerler analizi, hukuki kararların ve yargı sisteminin temelindeki etik ilkelerin, evrensel insan haklarının ve toplumsal değerlerin sistematik olarak incelenmesi sürecidir. Kararların vicdani, ahlaki ve hukuki boyutlarını dengeler; adil ve tutarlı bir hukuk pratiği oluşturmak amacıyla standartlar sunmaktadır. Yargısal pratiklerde bu analiz:</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Bağımsızlık ve Tarafsızlık: Kararların dış etkenlerden uzak, hukuki metinler ve vicdani kanaat çerçevesinde verilip verilmediğini denetler.</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Meşruiyet: Karar mekanizmalarının toplumsal adalet algısıyla ne kadar örtüştüğünü sorgular.</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Evrensel ve İçkin Değerler: Hukuki normların, içselleştirilmiş temel insan hakları değerleriyle olan uyumunu araştırır.</span></p>

<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5" title=""><span style="color:#999999">5</span></a><span style="color:#999999"> Martha Craven Nussbaum, çağdaş ahlak ve siyaset felsefesinin en etkili figürlerinden biri olan Amerikalı filozoftur.</span></p>

<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6" title=""><span style="color:#999999">6</span></a><span style="color:#999999"> Mustafa T. Yücel. <strong>Hukuk Felsefesi</strong>, 6. Bası, 2026.</span></p>

<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7" title=""><span style="color:#999999">7</span></a><span style="color:#999999"> Savcılar ve avukatlar, adil yargılanma hakkının gerçekleşmesine katkısı olan aktörlerdir. Adil bir yargılanma güvencesi “yalnızca” usuli” bir güvence olarak “sonuca odaklı adaletten” (haklı gerekçelere ve hukukun doğru uygulanmasına dayalı hüküm) ziyade usuli adalet için tasarlanmıştır (writ of habeas corpus). Bu bağlamda taraflara hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek nedenlerden dolayın reddini isteme hakkı tanınmıştır (CMK 24/1). Yargının etkinliğine teorik olarak bakıldığında ideal yargı denklemi diye formüle ettiğimiz şu eşitlikte saklı bulunmaktadır:</span></p>

<p><span style="color:#999999"><i>Maddi Gerçek </i><i>x</i><i> Norm = Adil Yargılanma </i><i>x</i><i> Dava Yönetimi </i><i>x</i><i> Makul Süre</i></span></p>

<p><span style="color:#999999">Adil yargılanma bağlamında bireysel nitelikte hatalar ayrı ayrı işlendiğinde bir önyargı belirtisi olmasa da, bu hataların kümülatif etkisi göz önüne alındığında adil yargılamanın yoksunluğu söz konusu olabilir-<i>kümülatif hata teorisi</i>. Anayasa tarafından güvence altına alınmış pek çok hak ve özgürlüğün korunması da ceza yargılama sistemi içinde olduğundan “ceza yargılaması Anayasa’nın sismografı” görevini ifa etmekte; suçsuz sanıkların mahkumiyetini önlemekte, CAS’taki aktörlerin davranışlarını biçimlendirmektedir(!?). Ayrıca bkz. Bkz. Z. Arslan. “Masumiyet Karinesi ve Lekelenmeme Hakkı Sempoz- yumu” JW Marriott Otel, Ankara (8/11/2021).</span></p>

<p><a href="#_ftnref8" name="_ftn8" title=""><span style="color:#999999">8</span></a><span style="color:#999999"> Çifte etki yasası, Thomas Aquinas'ın <i>Summa Theologiae</i> adlı eserinde ortaya çıkmıştır. Ayrıca bkz. The Doctrine of Double Effect YouTube 14/06/2026.</span></p>

<p><a href="#_ftnref9" name="_ftn9" title=""><span style="color:#999999">9</span></a><span style="color:#999999"> Mustafa T. Yücel. <strong>Hukuk Felsefesi</strong>, Ank.,2026, s.488. </span><a href="https://www.hukukihaber.net/hukuk-felsefesi-hukuk-ve-ahlak-iliskisi-jurisprudence-relationship-between-law-and-morality" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://hukukihaber.net/Hukuk-Felsefesi-Hukuk-ve-Ahlak-İlişkisi</span></a></p>

<p><a href="#_ftnref10" name="_ftn10" title=""><span style="color:#999999">10</span></a><span style="color:#999999"> Cezaevlerinde çekilen acılar ve bu acıların sosyal adaletle ilişkisi konusunda önemli çalışmaları olan Nils Christie (1993)<strong> “yüksek güvenlikli” </strong>ceza infaz kurumlarını <strong>"Batı tipi Gulaglar"</strong> olarak tanımlıyor. “Ona göre <strong>"uygun acı miktarı"nı </strong>belirleyen, o toplumdaki insani değerler üzerinde gelişen standartlardır, bu bütünüyle kültürel ve politik bir meseledir.” Ayrıca bkz. Ali Akay. “Duyguların yapısal oluşumu” <strong>T24</strong> (27/09/2024): Alt sınıflardan gelenlerin sembolik olarak değerlerinin “aşırı değerlendirilmesi” önce sembolik şiddeti ve sonra da gerçek şiddeti ve cinayetleri tetiklemektedir. Bu merhalede artık kontrol mekanizması ortadan sanki kalkmaya başlamaktadır… Arzularını dışarıdan, toplumsal alanın yeni kültüründen alan genç delikanlılar, zaten hayattan fazla bir şey beklemedikleri için, hayata tutunma ve tırmanma aracı olarak suç örgütlenmelerini kendilerine yakıştırmaya başlamaktadırlar”.</span></p>

<p><a href="#_ftnref11" name="_ftn11" title=""><span style="color:#999999">11</span></a><span style="color:#999999"> M. Cohen. 101 <strong>Ahlaki İkilem</strong>, İş Bankası, 2019. Fikir turu. Etik ikilemler karşısında nasıl düşünülmeli? <strong>Toplum</strong> 24 Ekim 2023. Ayrıca bkz. Mustafa T. Yücel. </span><a href="https://www.hukukihaber.net/hukuk-felsefesi-hukuk-ve-ahlak-iliskisi-jurisprudence-relationship-between-law-and-morality" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://hukukihaber.net/Hukuk-Felsefesi-Hukuk-ve-Ahlak-İlişkisi</span></a></p>

<p><a href="#_ftnref12" name="_ftn12" title=""><span style="color:#999999">12</span></a><span style="color:#999999"> S. Üye. “Hukukun ve Ahlakın Sınırlarında: Yapışık İkizler” 2013/2 <strong>Ankara Barosu Dergisi</strong>, ss.75-103.</span></p>

<p><a href="#_ftnref13" name="_ftn13" title=""><span style="color:#999999">13</span></a><span style="color:#999999"> “Doğru değerlendirmeyi öğrenmemiz gerekir”. Prof. Dr. İoanna Kuçuradi YouTube</span></p>

<p><a href="#_ftnref14" name="_ftn14" title=""><span style="color:#999999">14</span></a><span style="color:#999999"> Mustafa T. Yücel. https://hukukihaber.net/Ceza-Adaletinde-Faydacılık</span></p>

<p><a href="#_ftnref15" name="_ftn15" title=""><span style="color:#999999">15</span></a><span style="color:#999999"> Bkz. Norman T. Feather.<strong> Values, Achievement, and Justice, </strong>Studies in the Psychology of Deservingness, 1999.</span></p>

<p><a href="#_ftnref16" name="_ftn16" title=""><span style="color:#999999">16</span></a><span style="color:#999999"> Bkz. Cengiz Otacı. “Hukuka Rağmen Kanun, Hâkimin Direnme Hakkı Ya Da Radbruch Formülünü Hatırlamak” <strong>TBB Dergisi</strong> 2015(120). “Adalet içeriğinden yoksun kanunlarla ağır insan hakları ihlallerine şahit olunan zaman, hukukun askıya alındığı olağanüstü koşulların yaşandığı zamandır”. Sultan Uçar. “Adalet arayışı ahirete kaldı (!)”<strong> Sözcü </strong>(29/05/2026). Taha Akyol. Güç karşısında adalet? <strong>Karar</strong> (21/04/2026); Gündemar Araştırma: <strong>Türkiye’nin Gidişatı ve Yargıya Güven</strong>-Ekim 2025: Her dört kişiden üçü yargıya güvenmiyor. Ahmet Tasgetiren. “Adalet sınavı”<strong> Karar </strong>(10/03/2026); Rapor "Avrupa yargı sistemleri- CEPEJ Değerlendirme raporu- 2024 Değerlendirme döngüsü (2022 verileri).</span></p>

<p><a href="#_ftnref17" name="_ftn17" title=""><span style="color:#999999">17</span></a><span style="color:#999999"> İoanna Kuçuradi, "Ciddiye almamak gerekir" derken kimi kastetti? <strong>T24</strong> (22/02/2024).</span></p>

<p><a href="#_ftnref18" name="_ftn18" title=""><span style="color:#999999">18</span></a><span style="color:#999999"> Yapay zekâ (AI), ölçüm yakalama ve raporlamayı kolaylaştırmak için bir fırsat sunarken, aynı zamanda bir dizi etik ve pratik endişeyi de beraberinde getiriyor. İnsan üzerindeki etkiye odaklanan bir alanda yapay zekâyı nasıl akıllıca ve etik bir şekilde kullanabiliriz? Riskler ve sorumluluklar nelerdir? gibi sorular ülke gündeminde olacaktır.</span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/toplumsal-degerler-analizi-yucel</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/sfasfl-7.jpg" type="image/jpeg" length="64509"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kto-karatay-universitesi-uygulamali-bilimler-yuksekokulu-pilotaj-bolumu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kto-karatay-universitesi-uygulamali-bilimler-yuksekokulu-pilotaj-bolumu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 29 Haziran 2026 Tarihli ve 33295 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>KTO-Karatay Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>KTO-KARATAY ÜNİVERSİTESİ UYGULAMALI BİLİMLER YÜKSEKOKULU PİLOTAJ BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümünün eğitim-öğretim ve sınavlarıyla ilgili hükümlerini düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümünün eğitim-öğretimi ve sınavlarında uygulanacak esas ve usulleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) ATPL: Havayolu nakliye pilot lisansını,</p>

<p>b) Bölüm: KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümünü,</p>

<p>c) Bölüm Başkanlığı: KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümü Başkanlığını,</p>

<p>ç) Çift anadal programı: Başarı şartını ve diğer koşulları sağlayan öğrencilerin aynı yükseköğretim kurumunun iki diploma programından eş zamanlı olarak ders alıp iki ayrı diploma alabilmesini sağlayan programı,</p>

<p>d) Ekstra uçuş: Öğrencinin yetersiz veya başarısız olması durumunda uçuşların tamamlanması için alması gereken uçuşu,</p>

<p>e) Müdürlük: KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürlüğünü,</p>

<p>f) PPL: Hususi pilot lisansını,</p>

<p>g) Rektör: KTO-Karatay Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>ğ) Rektörlük: KTO-Karatay Üniversitesi Rektörlüğünü,</p>

<p>h) Senato: KTO-Karatay Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>ı) SHGM: Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>i) SHY-1: 2/6/2017 tarihli ve 30084 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Pilot Lisans Yönetmeliği (SHY-1)’ni,</p>

<p>j) Uçuş Değerlendirme Kurulu: KTO-Karatay Üniversitesi Pilotaj Bölümü Uçuş Değerlendirme Kurulunu,</p>

<p>k) Uçuş Kurulu: KTO-Karatay Üniversitesi Pilotaj Eğitimi Lisans Programı için anlaşmalı uçuş okulu tarafından oluşturulan ve öğrencilerin uçuş eğitimlerini değerlendiren kurulu,</p>

<p>l) Üniversite: KTO-Karatay Üniversitesini,</p>

<p>m) Üniversite bölüm dersi: Teorik ve fiili uçuş dersleri dışında kalan tüm dersleri,</p>

<p>n) Üniversite Yönetim Kurulu: KTO-Karatay Üniversitesi Yönetim Kurulunu,</p>

<p>o) YÖK: Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>ö) Yüksekokul: KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunu,</p>

<p>p) Yüksekokul Müdürlüğü: KTO-Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürlüğünü,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Kayıt İşlemi ve Kabul ile İlgili Esaslar</p>

<p><strong>Kayıt işlemi </strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Bölüme kabul edilen öğrencilerin kayıt işlemleri, Rektörlük onayı ile belirlenen tarihlerde, Öğrenci İşleri Direktörlüğü tarafından yapılır.</p>

<p>(2) Bölüme burslu yerleşen öğrencilerin bursu, eğitim-öğretim ve uçuş eğitimi ücretinin tamamını kapsar. Öğrencilerin aldığı burslar, Üniversite tarafından çıkarılan ilgili yönergede yer alan hükümler doğrultusunda belirlenir.</p>

<p>(3) SHGM tarafından yapılan teorik ve uygulamalı tüm sınav ücretleri ve lisanslandırma ücretleri öğrenci tarafından karşılanır. Öğrencinin aldığı ekstra uçuş ve teorik eğitimler alınan burs kapsamı dışındadır.</p>

<p>(4) Ekstra uçuş ve teorik eğitim hesaplamaları Üniversite tarafından çıkarılan ilgili yönerge hükümlerine göre hesaplanır.</p>

<p>(5) Bölüme kayıt yaptırmak isteyen aday öğrencilerin, SHY-1’de yer alan şartları sağlaması zorunludur.</p>

<p>(6) Tercih dönemi sonunda bölüme yerleşen öğrencilerin, gerekli belge ve ödeme evraklarını tamamlayarak belirlenen tarihlerde kayıt yaptırmaları zorunludur.</p>

<p>(7) Gerçeğe aykırı belge teslim edenlerin kayıtları yapılmış olsa dahi tüm işlemleri iptal edilir ve haklarında yasal işlem yapılır.</p>

<p><strong>Kayıt için gerekli koşullar</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Aday öğrencilerin SHY-1’nin 16 ncı ve 17 nci maddelerinde belirtilen öğrenci pilot lisansı için müracaatlarda öngörülen koşulları sağlaması gerekir.</p>

<p>(2) Aday öğrencilerin SHGM tarafından belirlenen sağlık kurumlarından Sınıf 1 Sağlık Sertifikasını karşılaması gerekir. Kayıt sonrası öğrenim süresinde, öğrencinin pilotluğa elverişsiz duruma gelmesinden ötürü ortaya çıkacak tüm hususlardan öğrenci sorumludur.</p>

<p>(3) Aday öğrencilerin pilot olmasına engel adli sicil arşiv kaydı bulunmaması gerekir.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim-Öğretime İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim dönemi </strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) Akademik yıl güz, bahar ve yaz (uygulama dönemi) döneminden oluşur.</p>

<p>(2) Akademik takvim Senato tarafından belirlenerek ilan edilir.</p>

<p>(3) Gerektiğinde hafta içi mesai saati sonrası ile hafta sonu, idari ve resmî tatil günlerinde de ders ve uçuş eğitimi yapılabilir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim esasları</strong></p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> (1) Bölüm dersleri; Üniversite bölüm dersleri ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHY-1/SHY-Eğitim/Sınav) tarafından belirlenen dersler olmak üzere iki kategoriden oluşur. SHGM tarafından belirlenen dersler de teorik ve fiili uçuş dersleri olmak üzere iki gruba ayrılır. Uçuş eğitim ve öğretim programının planlanması KTO-Karatay Üniversitesi Havacılık ve Eğitimi İktisadi İşletmesi tarafından yapılır ve Yüksekokul Müdürlüğü tarafından koordine edilir.</p>

<p>(2) SHGM tarafından belirlenen dersler, teorik derslerden, atölye, laboratuvar, simülatör, pratik çalışma ve benzeri uygulamalardan ve uygulamalı derslerden oluşur. Yüksekokul Yönetim Kurulu kararı ile uçuş dersleri, Üniversiteye bağlı diğer kampüslerde de yapılabilir. Bu derslerin planlanmasına ilişkin esaslar, Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından kararlaştırılır ve Yüksekokul tarafından yürütülür.</p>

<p>(3) Derslerin haftalık teorik ve uygulama saati, kredi/AKTS değeri ve varsa ön koşulları ile derslerin yarıyıllara veya yıllara göre dağılımı, Yüksekokul Kurulu kararı ve Senatonun onayı ile belirlenir.</p>

<p>(4) Birinci sınıf programında yer alan teorik ve fiili uçuş derslerinden başarılı olamayan veya SHGM tarafından verilen Hususi Pilot Lisansı (PPL)’nı alamayan öğrenci, üst sınıflara ait teorik ve fiili uçuş derslerini alamaz.</p>

<p>(5) Yer ve fiili uçuş derslerinin telafi ve sınav tekrarları SHGM tarafından belirlenen mevzuat düzenlemeleri çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(6) Uçuş eğitimine ilişkin yer ve fiili uçuş dersleri için diğer üniversitelerin yaz okullarından ders alınamaz.</p>

<p><strong>Teorik ve uçuş eğitimi </strong></p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> (1) Uçuş eğitimine ilişkin teorik ve fiili gereklilikler ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(2) Öğretim programı; akademik dersleri, seçmeli dersleri, PPL(A)/ATPL(A) teorik derslerini ve PPL(A)/ATPL(A) uygulamalı uçuş derslerini kapsar.</p>

<p>(3) Meteorolojik, teknik ve benzeri koşullara bağlı olarak meydana gelebilecek fiili uçuş ders saatleri kaybının telafisi konusunda Yüksekokul Yönetim Kurulu yetkilidir.</p>

<p>(4) PPL almaya hak kazanamayanlar ATPL derslerine başlatılmayarak bir alt sınıf için açılacak ATPL grubunu beklerler.</p>

<p>(5) SHGM’nin yaptığı PPL ve ATPL sınavları SHT-Eğitim/Sınav talimatı hükümlerince uygulanır.</p>

<p>(6) PPL ve ATPL teorik eğitimlerini tamamlayamayan veya sınavlarda başarısız olan öğrenciler için SHGM tarafından çıkarılan ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p>(7) SHGM Dil Yeterliliği Talimatına (SHT-1DY) göre Çok Motor Alet Uçuş Eğitimine (ME/IR) başlamak için minimum Level 4 seviyede İngilizce dil puanı almış olmak gerekir.</p>

<p>(8) Uçuş eğitimlerini tamamlayan öğrenciler, SHGM tarafından yapılacak olan kontrol sınavlarında başarılı oldukları takdirde ATPL Frozen almaya hak kazanırlar.</p>

<p><strong>Teorik ve uçuş eğitimi başarı denetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) SHGM gerekliliklerini sağlayamayıp başarısız olan öğrenci, 24/4/2010 tarihli ve 27561 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde başka bir bölümde öğrenimine devam edebilir.</p>

<p>(2) Fiili uçuş öncesi acil durum sınavlarında harf notu S veya U olarak verilir. Günlük acil durumların bilinmesi gerekenlerden U alan öğrencinin o günkü uçuşu iptal edilir.</p>

<p>(3) Uçak ve simülatör ile yapılan fiili uçuş derslerinin harf notu uçuş fişleri esas alınarak değerlendirilir.</p>

<p>(4) Fiili uçuş derslerinin herhangi birisinden yarıyıl içinde başarısız olan veya uçuş disiplinsizliği yapan ve uçuşa uyum gösteremeyen öğrenciler, bulunduğu yarıyılın sonu beklenmeden Uçuş Kuruluna sevk edilir. Uçuş Kurulunun vereceği rapora göre Uçuş Değerlendirme Kurulu, uçuş uygulaması eğitiminin tekrarı veya uçuştan ayırma kararı verir.</p>

<p><strong>Pilotaj bölümü ve üniversite akademik derslerinin işlenişi</strong></p>

<p><strong>MADDE 11-</strong> (1) SHGM zorunlu dersleri ve uçuş eğitimleri dışında kalan Üniversite derslerinin sınavlarında, 29/8/2022 tarihli ve 31938 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.</p>

<p>(2) Seçmeli bir dersten başarısız olan bir öğrenci, bu dersi tekrarlar veya danışmanının onayıyla, bu ders yerine başka bir seçmeli ders alabilir.</p>

<p>(3) Alttan dersi olan öğrenciler ilgili dönemde uçuş eğitimleri hariç KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre ders alabilirler.</p>

<p>(4) Öğrenciler, KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre bulundukları yılın bir üst yarıyılından/yılından danışmanlarının onayı ile ders alabilirler.</p>

<p>(5) Başka bir yükseköğretim kurumu pilot eğitimi lisans programında eğitim alıp sonrasında Bölüm programına kayıt yaptıran öğrencilerin hangi akademik ve seçmeli derslerden muaf olacağı Yüksekokul Yönetim Kurulunda karara bağlanır.</p>

<p>(6) Öğrenci, kendisine temin edilen malzemeleri eksiksiz ve çalışır durumda iade etmekle yükümlüdür. Verilen malzemelerin eskimesi, tahrip olması veya kaybolması gibi durumlarda öğrenci kendi imkanları ile ilgili malzemeyi temin etmek zorundadır. Eğitimlerde kullanılmak üzere kitaplar, ders dokümanları, navigation computer, plotter, harita ve dizlik gibi ihtiyaçlar öğrenciler tarafından karşılanır. Temin edilmeyen malzeme nedeniyle Üniversite veya uçuş akademisi öğrenciyi uçuşa veya derse almama hakkına sahiptir.</p>

<p>(7) İngilizce dersine yönelik uygulamalı eğitimler, yaz döneminde uçuş eğitimleri ile birlikte verilir.</p>

<p><strong>Not yükseltme sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 12-</strong> (1) Öğrenciler, kayıtlı oldukları SHGM zorunlu dersleri ve uçuş eğitimleri dışında kalan derslerde KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre not yükseltme sınavlarına girebilir.</p>

<p>(2) Not yükseltme sınav başvuruları, KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yapılır.</p>

<p><strong>Devam zorunluluğu</strong></p>

<p><strong>MADDE 13-</strong> (1) Tüm PPL ve ATPL modül ve uygulamalı derslerine %100 devam zorunluluğu vardır. Hastalıktan veya başka geçerli bir sebepten dolayı derse katılamayan öğrenci, telafi dersi almak zorundadır.</p>

<p>(2) Öğrencinin devamsızlık durumu, dersin öğretim elemanı tarafından izlenir. Devamsızlık sınırını aşan öğrencilerin sınav sonuçları ilgili dersin öğretim üyesi tarafından FX notuna dönüştürülür.</p>

<p>(3) Tekrarlanan derslerde önceki dönem/yılda daha önceden devam koşulu yerine getirilmişse, ilgili Üniversite bölüm derslerinin ara sınavlarına girmek; ödev, çalışma ve benzeri etkinliklerdeki yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla devam koşulu aranmaz. Ancak teorik ve fiili uçuş derslerinde devam koşulu zorunludur.</p>

<p><strong>Başarı denetimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 14-</strong> (1) Ders başarı notu; dönem içinde yapılabilecek olan kısa ve ara sınavların, ödevlerin, uygulamalı çalışmalarının, genel sınavların ve dersin sorumlusu tarafından belirlenebilecek diğer sınav ve uygulamaların birlikte değerlendirilmesi sonucunda elde edilir. Öğrencilere, aldıkları her ders için aşağıdaki harf notlarından biri, ilgili öğretim üyesi tarafından başarı notu olarak verilir:</p>

<p>a) Uçuş eğitimine ilişkin yer ve fiili uçuş dersleri için değerlendirmede kullanılan harf notlarının anlamları, katsayıları ve 100 üzerinden sayısal karşılıkları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p><u>Aralık</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p><u>Notlar</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p><u>Katsayı</u></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>100-97</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>A</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>4,0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>96-94</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>A-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>3,7</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>93-89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>B+</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>3,3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>88-86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>B</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>3,0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>85-82</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>B-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>2,7</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>81-79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>C+</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>2,3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>78-75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>C</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>2,0</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="91">
   <p>74-0</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>FF</p>
   </td>
   <td valign="top" width="77">
   <p>0,0</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>b) Diğer harf notları şunlardır:</p>

<p>1) FG = Sınava Girmedi.</p>

<p>2) FX = Devamsız.</p>

<p>3) I = Eksik.</p>

<p>4) S = Yeterli.</p>

<p>5) U = Yetersiz.</p>

<p>6) T = Transfer.</p>

<p>7) P = Devam Eden.</p>

<p>c) Teorik ve fiili uçuş derslerinden başarılı sayılmak için öğrencilerin A, A-, B+, B, B-, C+, C, ve S notlarından birini alması gerekir. Öğrenciler; FF, FX ve U notu aldıkları derslerden başarısız sayılır.</p>

<p>ç) I notu, hastalık veya başka bir zorunlu nedenle, başarılı olduğu halde ders için gerekli çalışmaları bitiremeyen, ara sınavına giremeyen ya da stajı devam eden öğrencilere verilir. Bir öğrenci I notu aldığı dersten, notların ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde eksiklerini tamamlamak ya da ilgili birim amirliğince ilan edilen tarihte mazeret sınavına girerek bir not almak zorundadır.</p>

<p>d) S notu, (a) bendinde belirtilen harf notlarını gerektirmeyen derslerden başarılı olan öğrencilere; T notu, Üniversite dışından geçiş yapan öğrencilere, daha önce almış oldukları ve eşdeğerliği bölüm başkanlığının önerisi üzerine ilgili kurulca kabul edilmiş derslerden geldiği üniversitede harf notu belirlenmemiş dersler için verilir. S ve T notları ortalama hesaplarına katılmaz.</p>

<p>e) P notu, bir dönemden fazla süren derslerde, birinci dönem sonunda verilir. P notu ortalama hesaplarına katılmaz.</p>

<p>f) U notu (a) bendinde belirtilen harf notlarını gerektirmeyen derslerden başarısız olan öğrencilere verilir. Bu not, ortalama hesaplarına katılmaz.</p>

<p>g) Bölüm dersleri için değerlendirmede kullanılan harf notlarının anlamları, katsayıları ve sayısal karşılıkları için KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümleri uygulanır.</p>

<p>(2) Ağırlıklı not; bir dersin kredisi ile o dersten alınan notun katsayısının çarpımıdır.</p>

<p>(3) Dönem sonu veya yılsonu ağırlıklı not ortalaması; öğrencinin o dönem kaydolduğu tüm derslerin ağırlıklı notlarının toplamının aynı derslerin kredi toplamına bölünmesi ile elde edilir. Bölme işlemi virgülden sonra iki basamak yürütülür. Sonuçlarda virgülden sonraki üçüncü hane beşten küçükse sıfıra, beş veya daha büyükse artırılmış şekilde yukarı yuvarlanarak iki hane olarak tespit edilir.</p>

<p>(4) Genel ağırlıklı not ortalaması; öğrencinin yüksekokuldaki dönem sonu veya yılsonu ağırlıklı puanlarının toplamının aynı derslerin AKTS kredi toplamına bölünmesi ile elde edilir. Genel ağırlıklı not ortalaması hesaplamasında öğrencinin tekrar ettiği derslerden aldığı son harf notu dikkate alınır.</p>

<p><strong>Mazeret sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 15-</strong> (1) Teorik ve fiili uçuş derslerinin sınavlarından herhangi birine Senato tarafından belirlenmiş haklı ve geçerli nedenlerle katılamayan öğrenciler için Yönetim Kurulu kararı ile mazeret sınavı açılır. Fiili uçuş derslerinde, Senato tarafından belirlenmiş haklı ve geçerli bir nedenle uçuşa katılamayan öğrenciler için yeni bir uçuş planlaması yapılır. Mazeret sınavına girmek isteyen öğrenciler o ders ya da dersler için ilan edilen sınav tarihinden en az beş iş günü önce mazeretini gösterir belgenin ekli olduğu bir dilekçe ile Yüksekokula başvurmak zorundadır.</p>

<p>(2) Üniversite bölüm derslerinin değerlendirilmesinde, KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin ilgili hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Öğrencilerin SHGM tarafından lisanslandırılma süreçleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 16-</strong> (1) Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından yapılan teorik bilgi sınavları ve SHGM tarafından verilen/onaylanan pilot lisansları için SHGM’ye başvurmak ve işlemleri takip etmek öğrencinin sorumluluğundadır.</p>

<p><strong>Yatay geçişlerde uygulanacak hususlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 17-</strong> (1) Bölüme yatay geçiş yoluyla öğrenci kabulü, ilgili mevzuat hükümleri ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) tarafından belirlenen koşulların sağlanması halinde gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) Başka üniversitelerden yatay geçiş yapmak isteyen öğrencilerden ayrıca daha önce aldığı teorik ve/veya uçuş eğitimlerini belgelendirmeleri istenir.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Diploma, Belgeler, Uçuş Disiplinsizliği ve Uçuşa Uyumsuzluk ve Kayıt Silme</p>

<p><strong>Diploma ve belgeler</strong></p>

<p><strong>MADDE 18-</strong> (1) Bir öğrenci, bölümün programında bulunan tüm dersleri başarıyla tamamladığında genel ağırlıklı not ortalaması 2,00 veya daha yüksek ise diploma almaya hak kazanır.</p>

<p>(2) Kayıtlı olduğu programda en az 240 AKTS değerinde dersleri başarıyla tamamlayan, genel not ortalaması en az 2,00 olan ve diğer yükümlülüklerini yerine getiren öğrenciye, kayıtlı olduğu programın diploması ile akademik ve mesleki yeterliklerin uluslararası düzeyde tanınmasına yardımcı olan diploma eki belgesi verilir.</p>

<p>(3) Öğrencilerin mezuniyeti ilgili yönetim kurulunda onaylanarak kesinleşir. Diplomaya mezuniyet tarihi olarak ilgili yönetim kurulunun karar tarihi yazılır.</p>

<p>(4) Mezuniyet dereceleri diplomaya yazılmaz.</p>

<p>(5) Diplomalar Yüksekokul Müdürü ile Rektör tarafından imzalanır.</p>

<p>(6) Öğrenci (SHY-1) talimatına göre sağlık lisansını yenileyemez ise yazılı talepte bulunması halinde uçuş eğitimi olmaksızın Pilotaj Bölümünde öğrenciliğine devam edebilir.</p>

<p><strong>Uçuş disiplinsizliği ve uçuşa uyumsuzluk</strong></p>

<p><strong>MADDE 19-</strong> (1) Aşağıda belirtilen uçuş disiplinsizliği ve uçuşa uyumsuzluk hallerinin tespit edilmesi durumunda öğrenci, Uçuş Kuruluna sevk edilir. Diğer disiplin suçları, 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p>a) Uçuş disiplinsizliği halleri şunlardır:</p>

<p>1) Uçuş öğretmeninin görevle ilgili olarak söylediklerini yapmamak veya uygunsuz davranışlarda bulunmak.</p>

<p>2) Yalnız uçuşlarda, bilerek kendisine ayrılan çalışma bölgesi dışına çıkmak.</p>

<p>3) Yalnız uçuşlarda uçuş fişinde işaretli hareketlerin dışında hareketler yapmak.</p>

<p>4) Meskûn mahaller üzerinde izinsiz alçak uçuş ve akrobasi yapmak.</p>

<p>5) Uçuş yapmayı engelleyecek alkol ve benzeri madde etkisindeyken uçuşa çıkmaya teşebbüs etmek.</p>

<p>6) Uçak performansının limitleri dışında hareketler denemek.</p>

<p>7) Kule, TMA kontrol, yaklaşma ve yol kontrol gibi hava trafik otoritelerince verilmiş talimatlara bilerek uymamak ve bu talimatların dışına çıkmak.</p>

<p>8) Uçuş emniyetini tehlikeye sokabilecek şekilde, kasıtlı veya tekrarlayan ihmallerde bulunmak.</p>

<p>9) Uçuş eğitimine ilişkin kayıt, belge veya uçuş fişlerinde gerçeğe aykırı beyanda bulunmak.</p>

<p>10) Uçuş Kurulu tarafından tespit edilen diğer uçuş disiplinsizliği hallerinin bulunması.</p>

<p>b) Uçuşa uyumsuzluk halleri şunlardır:</p>

<p>1) Fiili uçuş derslerinde görevle ilgili yeterli gelişmeyi gösterememek.</p>

<p>2) Uçuştan çekilme ve fobi gibi nedenlerle program aksatıcı şekilde uçuştan uzaklaşmak.</p>

<p>3) Baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi öğrencinin uçuş görevlerini yerine getirmesini engelleyecek fizyolojik engeller veya psikolojik davranış bozukluklarının olması.</p>

<p>4) Uçuş eğitimine devam etmesine engel teşkil eden ve sağlık raporlarıyla veya yetkili kurullar tarafından tespit edilen durumların ortaya çıkması.</p>

<p>5) Uçuş disiplinine ve eğitim sürecine uyum sağlayamayacağı Uçuş Kurulu raporu ile tespit edilen öğrenciler.</p>

<p><strong>Kayıt silme</strong></p>

<p><strong>MADDE 20-</strong> (1) Öğrencinin kayıt sildirmek üzere yazılı talepte bulunması halinde öğrencinin kayıt silme işlemi yapılır.</p>

<p>(2) Öğrencinin fiili uçuş derslerinde başarısız olması veya uçuşa uyum sağlayamaması durumunda, ilgili kurul kararları doğrultusunda uçuş eğitimine onay verilmez.</p>

<p>(3) 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasında belirtilen süreler ve/veya ek sınavlar sonunda mezun olamayan öğrencinin programdan ilişiği kesilir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Ödeme süreçleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 21-</strong> (1) Öğrenim ve uçuş eğitim ücretleri ile ödeme takvimi, her yıl Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Programa dâhil olan pilot adayı öğrenciler akademik öğrenim ücretlerinin yanı sıra, kendilerine kayıt sırasında bildirilen uçuş eğitim ücretlerini Üniversitenin o yıl belirlediği şekliyle öder.</p>

<p>(3) Öğrenciler; öğrenim ücreti ödemedikleri sürece programda yer alan dersleri seçemezler ve hiçbir öğrencilik hakkından faydalanamazlar. Ödemeler, Üniversite tarafından çıkarılan ilgili yönerge esas alınarak yapılır.</p>

<p>(4) Uçuş ücretlerini ödememeleri halinde uçuş teorik eğitimi ile uçuş eğitimlerini alamazlar ve havalimanında hava tarafına geçme yetkisi veren apron kartları iptal edilir.</p>

<p>(5) SHGM tarafından yapılan her sınavın ve verilecek her lisansın güncel olarak değişen ücretleri, aday pilotların kendileri tarafından ödenir, sertifikaları da kendilerine SHGM tarafından kişiye özel olarak gönderilir.</p>

<p>(6) Gece uçuşu, alet uçuşu ve çok motor alet uçuşlarının gerçekleştirildiği, Üniversite hava parkı dışında icra edilen meydanlarda oluşacak ulaşım, konaklama, yemek ve benzeri ihtiyaçlar öğrenci tarafından karşılanır.</p>

<p>(7) 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi süreleri uyarınca azami süre sonunda öğrencinin kaydı silinir. Kaydı silinen öğrencinin talep etmesi halinde öğrenci, uçuş okulundaki uçuş eğitimine ilgili usul ve esaslar kapsamında devam edebilir.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 22-</strong> (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili mevzuatı, 2547 sayılı Kanun, KTO-Karatay Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümleri ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 23</strong><strong>-</strong> (1) 5/4/2020 tarihli ve 31090 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan KTO Karatay Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Pilotaj Bölümü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 24-</strong> (1) Bu Yönetmelik 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 25-</strong> (1) Bu Yönetmelik hükümlerini KTO-Karatay Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kto-karatay-universitesi-uygulamali-bilimler-yuksekokulu-pilotaj-bolumu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="52660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Av. Özkan Yücel'in anısına düzenlenen TBB CMK Eğitimcilerinin Eğitimi Programını tamamlayan avukatlara katılım belgeleri verildi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/av-ozkan-yucelin-anisina-duzenlenen-tbb-cmk-egitimcilerinin-egitimi-programini-tamamlayan-avukatlara-katilim-belgeleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/av-ozkan-yucelin-anisina-duzenlenen-tbb-cmk-egitimcilerinin-egitimi-programini-tamamlayan-avukatlara-katilim-belgeleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından, CMK eğitimlerinin tüm barolarda eşit, nitelikli ve uygulamaya dönük bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla başlatılan “CMK Eğitimcilerinin Eğitimi” programının ikincisi, kısa bir süre önce hayatını kaybeden Av. Özkan Yücel’in anısına ithaf edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yücel’in gönüllü eğitmenlerinden olduğu ve üç etap halinde planlanan eğitimin son etabı, 27-28 Haziran 2026 tarihlerinde Ankara’da yapıldı.</p>

<p>Eğitim, TBB Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Koordinatörü Av. Bahar Gültekin Candemir’in konuşmasıyla açıldı. Hayatını hukukun üstünlüğü ve insan hakları mücadelesine adayan Av. Özkan Yücel ile olan uzun yıllara dayanan mesleki dostluğuna ve birlikte yürüttükleri mücadelelere değinen Candemir, yaşadıkları derin üzüntüye rağmen, eğitimin iptal edilmemesinin onun çalışma disiplinine ve mirasına bir saygı duruşu olduğunu vurguladı.</p>

<p>Açılış konuşmasının ardından usta hukukçunun anısını yaşatmak amacıyla hazırlanan video gösterimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Eğitime katılanlara Av. Özkan Yücel’in katkılarıyla hazırlanan “CMK Görevlendirmeleri İçin Uygulamada Rehber El Kitabı”, onun ilk ve ikinci baskı için yaptığı önsöz yazılarının yer aldığı broşür ile birlikte takdim edildi. Broşürün kapağında Yücel’in fotoğrafıyla birlikte onun sözlerine atıfla “Kanatlarını kanatlarımıza, rüzgarını rüzgarımıza katan Av. Özkan Yücel’in anısına…” cümlesi yer aldı.</p>

<p>TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Makbule Tanış’ın da katıldığı açılışı takiben gerçekleştirilen üçüncü etap eğitimin sonunda, programı başarıyla tamamlayan 92 avukata katılım belgeleri takdim edildi.</p>

<p>Katılım belgeleri TBB Başkan Yardımcıları Av. Ercan Demir, Av. Bahar Gültekin Candemir, TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Nizam Dilek, Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu üyeleri Av. Serpil Özok, Av. Yakup Gül, Av. Alim Mert ile eğitmenler Av. Mehmet Baran Selanik ve Av. Doğancan Kıran tarafından verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_1_28062026190101.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_2_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_3_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_4_28062026190106.jpeg" title="" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_5_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_6_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_7_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_8_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_9_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_10_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_11_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_12_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_13_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_14_28062026190106.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_15_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_16_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_17_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_18_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_19_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_20_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_21_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.barobirlik.org.tr/dosyalar/album/TBB/20260628_av_ozkan_yucelin_a/86554_22_28062026190107.jpeg" title="" /></p>

<p>Görüntüle</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/av-ozkan-yucelin-anisina-duzenlenen-tbb-cmk-egitimcilerinin-egitimi-programini-tamamlayan-avukatlara-katilim-belgeleri-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/adsiz-159.jpg" type="image/jpeg" length="60145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Taksinin çarptığı genç avukat ağır yaralandı!]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/taksinin-carptigi-genc-avukat-agir-yaralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/taksinin-carptigi-genc-avukat-agir-yaralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da taksinin çarptığı Avukat Berşan Uğuş (23) ağır yaralandı. Kaza, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bursa'nın Osmangazi ilçesi Altıparmak Caddesi'nde 26 Haziran'da ağır yaralanmayla sonuçlanan bir trafik kazası meydana geldi. İsmail Ç. idaresindeki 16 T ... plakalı ticari taksi, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarında bekleyen 23 yaşındaki Avukat Berşan Uğuş'a çarptı. Çarpmanın etkisiyle aracın altında kalan Uğuş, taksinin altında bir süre sürüklendi.</p>

<p><strong>ÇEVREDEKİLER TAKSİYİ KALDIRARAK KURTARDI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kazayı gören çevredeki vatandaşlar, hızla müdahale ederek taksiyi hep birlikte yukarı kaldırdı ve Berşan Uğuş’u sıkıştığı yerden çıkardı. İhbar üzerine olay yerine ivedilikle polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Uğuş, sağlık ekiplerinin kaza yerinde gerçekleştirdiği ilk müdahalenin ardından ambulansla Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede tedavi altına alınan genç avukatın hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.</p>

<p><strong>KAZA ANI GÜVENLİK KAMERASINDA</strong></p>

<p>Feci kazanın yaşandığı anlar, çevrede bulunan bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Kazanın ardından harekete geçen polis ekipleri, taksi sürücüsü İsmail Ç.'yi gözaltına aldı. Şüphelinin emniyetteki işlemlerinin ve kazayla ilgili yürütülen incelemenin sürdüğü öğrenildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/taksinin-carptigi-genc-avukat-agir-yaralandi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/untitled-3.jpg" type="image/jpeg" length="36136"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TRAFİK KAZALARINDAN DOĞAN TAZMİNAT ALACAKLARININ HASAR DANIŞMANLIK VE ARACI KURUMLARA DEVRİNİN SONUÇLARINA İLİŞKİN ABAD KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/trafik-kazalarindan-dogan-tazminat-alacaklarinin-hasar-danismanlik-ve-araci-kurumlara-devrinin-sonuclarina-iliskin-abad-kararinin-degerlendirilmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/trafik-kazalarindan-dogan-tazminat-alacaklarinin-hasar-danismanlik-ve-araci-kurumlara-devrinin-sonuclarina-iliskin-abad-kararinin-degerlendirilmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>25.06.2026 TARİHLİ ABAD KARARI (C-277/25 SAYILI DAVA)</p>

<p>Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD), trafik kazası sonucunda oluşan hasar tazminatı alacaklarının profesyonel şirketlere (hasar danışmanlık ve aracı kurumlar) devrinin sonuçları ile ilgili çok önemli bir karar verdi.</p>

<p>Bu karar sadece uyuşmazlığını meydana geldiği Polonya Mahkemelerini değil, Birliğin bütün mahkemelerini bağladığı için çok önemli bir karar.</p>

<p><strong>Kararın özeti: </strong></p>

<p>ABAD özetle, trafik kazasından doğan tazminat alacaklarının devrini yasaklayan Birlik mevzuatının olmadığını, bu nedenle devrin geçerliliğinin ulusal hukukun iznine bağlı olduğunu, ulusal mevzuat devri yasaklamadığı sürece, trafik kazası tazminatlarının bir üçüncü kişiye devredilebileceğini, ancak alacağı devralan bu üçüncü kişi “zarar gören” sıfatını kazanamadığından Brüksel'in mağdurlara tanıdığı korumadan yararlanamayacağına karar verdi.</p>

<p><strong>KARARIN DEĞERLENDİRİLMESİ </strong></p>

<p>Türkiye’de olduğu gibi Avrupa’nın bazı ülkelerinde de, hasar danışmalık ve aracı şirketleri trafik kazası mağdurlarının sigorta şirketlerinden olan tazminat alacaklarını düşük bir bedelle devralmaktadır. Örneğin bir kişinin sigorta şirketinden 10 bin Euro tazminat alacağı olduğu halde bu kuruluşlar bu alacağı 5 bin Euro karşılığında devralıp sigorta şirketinden 10 bin Euro tahsil etmektedir. Bu şekilde trafik kazası mağdurları tazminat alacaklarını eksik alarak bir kez daha mağdur edilmektedir.</p>

<p>Dava konusu olay Polonya’da meydan gelen bir olay. Polonya'nın Yerel Bölge Mahkemesi, aynı nitelikteki beş davayı bekletici mesele yaparak ABAD'a nasıl hareket etmesi gerektiğini sordu.</p>

<p>Davanın bir tarafında alacağı devralan Helpfind Funding, GC ve Nova Delta Xaltum şirketi, diğer tarafta ise Allianz, PZU, Warta, Generali ve Ergo Hestia sigorta şirketleri bulunuyordu.</p>

<p>ABAD, Avrupa Birliği genelinde trafik sigortasını düzenleyen 2009/103 sayılı Direktif’nin, trafik kazasında maddi zarara uğrayan kişilerin tazminat alacaklarını üçüncü bir kişiye devrini yasaklamadığını, ancak alacakları profesyonel olarak satın alan üçüncü kişilerin “zarar gören” sıfatı kazanamayacağını, bu nedenle Brüksel'in mağdurlara tanıdığı korumadan yararlanamayacağına karar verdi.</p>

<p>ABAD’a göre, Direktif’in 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan zarar gören kavramı, “bir aracın neden olduğu zararın tazminini isteme hakkına sahip olan herkes” olarak tanımlıyor. ABAD alacağı satın alan kişinin bu tanıma göre zarar gören sıfatına girmediği kanaatine vardı. Gerekçe olarak tazminat alacağını devralan kişinin haklarının Polonya'nın haksız fiil sorumluluğu hukukundan doğmadığını, bir sözleşmeden doğduğunu, bu nedenle üçüncü kişinin sadece alacağı tahsil hakkını elde eden bir kişi olduğunu, dolayısıyla zarar gören sıfatı kazanmayacağını belirtti. Alacağı devralan kişi zarar gören sayılmadığından, zarar görenlere sigorta şirketine karşı doğrudan dava açma hakkı tanıyan 18. maddenin onun için uygulanmayacağını de ifade etti.</p>

<p>ABAD, bu kararı ile Türkiye’de bu tür alacakların devrini yasaklayan kanun hükümlerinin de Avrupa Birliği mevzuatına aykırı olmadığını belirtmiş oldu. Zira ABAD kararında, bu alacakların devrini yasaklayan Birlik mevzuatı olmadığı, bu nedenle devrin geçerliliğinin ulusal hukukun iznine bağlı olduğunu, ulusal mevzuat izin veriyorsa alacağın devrinin geçerli, vermiyorsa geçersiz olduğunu da ifade etmiştir.</p>

<p>Polonya'da bu tür alacakların devrini yasaklayan bir mevzuat olmadığından bu alacakların devri mümkündür. Ancak devir mümkün olsa bile ABAD’a göre devralan zarar gören sıfatını kazanamadığından zarar görenin bütün haklarından yararlanamayacaktır.</p>

<p>Türkiye’de ise bu tür alacakların devri zaten tamamen yasaklanmıştır.</p>

<p>8.07.2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa aşağıdaki “Ek 6.madde” eklenmiştir:</p>

<p><i>“EK MADDE 6 – (1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;</i></p>

<p><i>a) Alacaklı tarafından bizzat,</i></p>

<p><i>b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,</i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, </i></p>

<p><i>takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.</i></p>

<p><i>(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.”</i></p>

<p>Ancak şunu da ifade edelim ki, Türkiye’de yürürlüğe giren bu düzenleme ne yazı ki, hukuken yapılan devirleri önlemiş olsa da, fiilen hasar danışmanlık şirketi adına hareket ettiği halde ibraz olunan avukat vekaletnamesine göre sigortalının vekili gibi görülen fiilî durumları önlemeye yetmemiştir. Bu tür kanuni dolanma işlemleri maalesef devam etmektedir.</p>

<p>Bu nedenle SEDDK’nın bu konuda gerekli ikincil mevzuatları çıkarması gerekir. Bu kapsamda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Tazminat Taleplerinde Hak Sahiplerinin İletişim Numaralarının Sunulmasına İlişkin Genelge (2026/13) ve “Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” bu amaçla çıkarılmıştır.</p>

<p>Kurum Başkanı sayın Davut Menteş basına yaptığı açıklamalarda, bu tür fiili uygulamaları da önleyecek yeni düzenlemeler yapılacağını ifade etmişti. Umarım en kısa süre içinde yeni düzenlemeler yapılır ve tazminat alacaklılarını mağdur eden bu tür fiili uygulamalar da sona erer.</p>

<p>Trafik kazası mağdurlarına tavsiyem, kendilerini arayan bu kişilere itibar edip vekalet vermesin. Hatta bu kişileri Türkiye Barolar Birliği’ne şikayet etsinler. Türkiye Barolar Birliği (TBB) yasa dışı şekilde faaliyet gösteren hasar danışmanlık şirketleri, aracılar ve iş takipçileri hakkında yasal işlem yapılması için gerekli başvurularda bulunmak üzere “İhbar Butonu” uygulamasını tüm vatandaşlarımızın kullanımına sunmuştur. Başvuruda bulunmak isteyen tüm vatandaşlarımızın https://www.barobirlik.org.tr adresinden Ana sayfadaki ‘aracı-takipçi ihbar/online ihbar-şikayet bildirimi’ başlıklı sekmeyi kullanarak https://www.barobirlik.org.tr/AraciTakipciIhbar adresindeki formu doldurmaları yeterlidir. Nitekim TBB tarafından hizmete sunulan bu İhbar Butonu uygulaması sayesinde yapılan suç duyuruları ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı'na iletilen başvurular sonucunda etkin yaptırımlar uygulanmaya başlanmıştır.</p>

<p></p>

<p><strong>Prof. Dr. Rauf Karasu</strong></p>

<p><strong>Hacettepe Üni. Hukuk Fak. Ticaret Hukuku ABD Başkanı</strong></p>

<p><strong>Sigorta Hakemleri Derneği Başkanı</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/trafik-kazalarindan-dogan-tazminat-alacaklarinin-hasar-danismanlik-ve-araci-kurumlara-devrinin-sonuclarina-iliskin-abad-kararinin-degerlendirilmesi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/kazadfak.jpg" type="image/jpeg" length="44802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[775 SAYILI KANUN'UN 18. MADDESİNDE YENİ YIKIM REJİMİ VE YARGISAL DENETİM]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/775-sayili-kanunun-18-maddesinde-yeni-yikim-rejimi-ve-yargisal-denetim-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/775-sayili-kanunun-18-maddesinde-yeni-yikim-rejimi-ve-yargisal-denetim-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesi, kamu taşınmazları üzerindeki izinsiz yapıların idarece <strong>hiçbir karar alınmasına gerek olmaksızın</strong> derhal yıkılmasına imkân tanımaktaydı. Bu düzenleme, ilgililerin yıkım işlemine karşı yargı mercilerine başvurmasına ve mahkemelerce mülkiyet hakkını koruyacak tedbirlerin alınmasına fiilen imkân tanımayan yapısı nedeniyle <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/aymnin-2023191-esas-202458-karar-sayili-karari" rel="dofollow">Anayasa Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli ve E.2023/191, K.2024/58 sayılı kararı</a>yla</strong> iptal edilmiştir.</p>

<p>Anayasa Mahkemesi kararı 03.04.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış ve iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Kanun koyucu ise bu süre dolmadan harekete geçmiş; 05.12.2024 tarihli 7534 sayılı Kanun ile 18. maddeyi baştan sona yeniden düzenlemiş, düzenleme 12.12.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni düzenleme ile yıkım kararının alınması, ilgilisine tebliği, tebliğin yapılamaması hâlinde uygulanacak usul ve yıkımdan önce beklenmesi gereken süreye ilişkin <strong>usuli güvenceler kanun metnine eklenmiştir</strong>; geçici yapılar ile tel örgü, çit ve duvar gibi çevreleyici yapıların da madde kapsamına alınmış ayrıca yıkım kararı alma yetkisi <strong>Toplu Konut İdaresi Başkanlığına </strong>da tanınmış ve maddenin uygulama alanı belediyeler, Hazine ve il özel idarelerine ait taşınmazların yanı sıra <strong>özel bütçeli kamu idarelerine ait taşınmazları</strong> da kapsayacak şekilde genişletilmiştir.</p>

<p><strong>Yeni Düzenlemeye Göre Alınan Yıkım Kararlarının Yargısal Denetimi</strong></p>

<p>7534 sayılı Kanun ile 775 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yıkım kararı alınması zorunlu hâle getirilmiştir. Bu nedenle yeni düzenleme kapsamında tesis edilen yıkım kararları, idari yargı mercilerince yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları yönünden denetlenebilecektir.</p>

<p>Aşağıda belirtilen hukuka aykırılık nedenleri sınırlayıcı olmayıp, uygulamada en sık karşılaşılması muhtemel iptal sebeplerine yer verilmiştir.</p>

<p><strong>A. Yapının 775 Sayılı Kanun'un 18. Maddesi Kapsamında Bulunmaması</strong></p>

<p>Yıkım kararının hukuka uygunluğunun denetiminde öncelikle yapının gerçekten 775 sayılı Kanun'un 18. maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu kapsamda;</p>

<p>• Kanun'da sayılan yerlerde bulunmayan yapılar,</p>

<p>• Yapı Kayıt Belgesi ile hukuki statü kazanan yapılar,</p>

<p>• 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında kiralanan veya ecrimisil ödenen yapılar,</p>

<p>• Maddede öngörülen diğer şartları taşımayan yapılar,</p>

<p>hakkında 775 sayılı Kanun'un 18. maddesine dayanılarak yıkım kararı alınması mümkün değildir.</p>

<p><strong>(Ankara BİM, 6. İDD, E.2024/1706, K.2024/3107, T.27.12.2024)</strong></p>

<p><strong>B. Yetki Kurallarına Aykırılık</strong></p>

<p>775 sayılı Kanun'un 18. maddesinde yıkım kararı alma yetkisi belirli idarelere tanınmıştır. Bu nedenle yıkım kararının kanunda öngörülen <strong>yetkili idare veya yetkili organ tarafından alınmaması</strong>, işlemi yetki unsuru yönünden hukuka aykırı hâle getirecek ve iptalini gerektirecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>C. Tebligat Usulüne Uyulmaması</strong></p>

<p>Yeni düzenleme uyarınca yıkım kararının ilgilisine iadeli taahhütlü olarak tebliğ edilmesi, tebliğin yapılamaması hâlinde ise kararın yapıya asılması ve bir örneğinin ilgili muhtarlığa bırakılması zorunludur. Kanunda öngörülen bu usule uyulmaksızın gerçekleştirilen tebligat işlemleri, yıkım kararının şekil yönünden hukuka aykırı hâle gelmesine neden olabilecektir.</p>

<p><strong>D. Kanunda Öngörülen On Beş Günlük Süre Beklenmeden Yıkım Yapılması</strong></p>

<p>775 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca yıkım, tebliğ tarihinden itibaren on beş günlük sürenin dolmasından sonra gerçekleştirilebilir. Bu süre dolmadan gerçekleştirilen yıkımlar, Kanun'un açık hükmüne aykırılık teşkil edeceğinden, yıkım kararının uygulanmasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırılığı sonucunu doğuracaktır.</p>

<p>Bu süre, ilgilinin idari yargıda dava açabilmesi ve yürütmenin durdurulması talebinde bulunabilmesi amacıyla tanınan temel usuli güvencelerden biridir.</p>

<p><strong>SONUÇ:</strong></p>

<p>Böylece 7534 sayılı Kanun ile getirilen yeni sistemde, yıkım işlemleri artık yalnızca fiili bir idari müdahale olmaktan çıkarılmış; önceden alınan idari karar, usulüne uygun tebligat ve dava açılmasına imkân tanıyan bekleme süresi sayesinde tam yargısal denetime tabi idari işlemler hâline getirilmiştir. Bu nedenle bundan sonra açılacak davalarda, yıkım kararları idari işlemin bütün unsurları yönünden yargısal incelemeye konu olabilecektir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-gokhan-bilgin" title="Av. Gökhan BİLGİN"><img alt="Av. Gökhan BİLGİN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/05/gokhan-bilgin.webp" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-gokhan-bilgin" title="Av. Gökhan BİLGİN">Av. Gökhan BİLGİN</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/775-sayili-kanunun-18-maddesinde-yeni-yikim-rejimi-ve-yargisal-denetim-1</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/terazi/kentsel-donusum-dur.jpg" type="image/jpeg" length="81235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[62. BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/62-baro-baskanlari-toplantisi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/62-baro-baskanlari-toplantisi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[62. Baro Başkanları Toplantısı, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, Yönetim Kurulu üyeleri ile Baro Başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ekim ayında yapılacak Baro seçimlerinden önceki son toplantı, Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Birlik Başkanı Sağkan'ın konuşmasıyla açıldı. Sağkan, konuşmasına son iki ay içerisinde hayatını kaybeden Erzurum Barosu önceki dönem başkanlarından Av. Faruk Terzioğlu, Kastamonu Barosu’nun önceki Başkanlarından Av. İhsan Yavuz Ballık ve İzmir Barosu önceki başkanı Av. Özkan Yücel'i anarak başladı.</p>

<p>Baro Başkanlarına görevleri boyunca verdikleri emekler için teşekkür eden Birlik Başkanı, iki yıllık bir durum değerlendirmesi yaptı. Sağkan, hukuk devleti ilkesinin sistematik olarak yıpratıldığı, Barolara ve avukatlara açılan davalarla savunma makamına gözdağı verilmeye çalışıldığı, başta ifade hürriyeti olmak üzere temel hak ve özgürlüklere yönelik baskının arttığı, hukuk dışı kararların alındığı bir süreci yaşadıklarına dikkat çekerek, demokratik hak kullanımlarına yönelik müdahalelerde TBB’nin, Baroların ve avukatların yurttaşların yanında, hukukun üstünlüğünden ve demokrasiden yana tutum aldığını vurguladı.</p>

<p>Katledilen meslektaşlarımızla ilgili davaların takibine, mesleğin ve meslektaşların sorunlarını gidermek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili kamu kurumlarıyla yapılan görüşmelere ve elde edilen sonuçlar ile mesleğin niteliğini geliştirecek çalışmalara ilişkin bilgi veren Sağkan, daha sonra Baro Başkanlarına tek tek söz verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Mesleğin temel sorunlarına dönük Baroların görüş ve taleplerinin değerlendirilmesi”, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (2026-2027) hakkında görüşme”, “Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı çerçevesinde yaşanan son gelişmelerin değerlendirilmesi” başlıkları altında görüş ve önerilerin dile getirildiği toplantı, Birlik Başkanı Sağkan'ın yaptığı kapanış konuşmasıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ HUKUK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/62-baro-baskanlari-toplantisi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 07:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/86553-1-28062026093031.jpeg" type="image/jpeg" length="18664"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TAHLİYE TAAHHÜDÜ DAVASINI KAYBEDEN KİRACI TAHLİYEYİ DURDURABİLİR Mİ?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tahliye-taahhudu-davasini-kaybeden-kiraci-tahliyeyi-durdurabilir-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tahliye-taahhudu-davasini-kaybeden-kiraci-tahliyeyi-durdurabilir-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin en sık başvurduğu tahliye yollarından biri, kiracının yazılı tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan icra takibidir. Kiracının takibe itiraz etmesi halinde ise uyuşmazlık, başvurulan hukuki yola göre ya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasına ya da İcra Hukuk Mahkemesinde görülen itirazın kaldırılması ve tahliye davasına dönüşmektedir.</p>

<p>Uygulamada özellikle tahliye kararlarının istinaf edilmesi sonrasında, kiracının icranın geri bırakılması (tehiri icra) talebinde bulunup bulunamayacağı hususunda önemli tartışmalar yaşanmaktadır. Bu tartışma, tahliye kararının hangi mahkeme tarafından ve hangi dava türü sonucunda verildiğine göre farklı sonuçlar doğurmaktadır.</p>

<p><strong>I. İcranın Geri Bırakılması Kurumu</strong></p>

<p>İcra ve İflas Kanunu uyarınca, aleyhine ilamlı icra takibi yapılan borçlu, belirli şartların varlığı halinde istinaf veya temyiz incelemesi sonuçlanıncaya kadar icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Bu kurumun amacı, üst mahkeme incelemesi tamamlanmadan önce ilamın infaz edilmesi nedeniyle doğabilecek telafisi güç zararların önüne geçmektir.</p>

<p>İcranın geri bırakılması (tehir-i icra) kararı alınabilmesi için öncelikle borçlu hakkında bir mahkeme kararına dayanılarak ilamlı icra takibi başlatılmış olmalıdır. Ayrıca ilk derece mahkemesinin verdiği karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması gerekir. Borçlu, icranın geri bırakılmasını talep etmeli ve gerekli teminatı yatırmalıdır. Bu aşamada icra müdürlüğü, borçluya tehir-i icra kararını alabilmesi için belirli bir süre tanıyan mehil vesikasını düzenler. Uygulamada bu süre çoğunlukla 60 gün olmakla birlikte, gerekli hallerde 30 veya 90 gün olarak da belirlenebilir.</p>

<p>Mehil vesikası alabilmek için borçlunun, kararın istinaf edildiğini gösteren derkenar yazısını ve yatırılan teminata ilişkin belgeyi icra müdürlüğüne sunması gerekir. Belgeler eksiksiz ise icra müdürlüğü mehil vesikasını düzenler. Ancak mehil vesikası tek başına icra takibini durdurmaz. Borçlu, bu belgeyi aldıktan sonra süresi içinde İcra Hukuk Mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılması kararı talep etmelidir. Mahkeme bu talebi kabul ederse, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar icra takibi durur. Aksi halde icra işlemleri devam eder.</p>

<p>Ancak her tahliye kararının İİK m. 36 kapsamında icranın geri bırakılmasına konu edilmesi mümkün değildir. Uyuşmazlığın düğüm noktası da burada ortaya çıkmaktadır.</p>

<p><strong>II. Tahliye Taahhüdüne Dayalı İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Kararlarında Durum</strong></p>

<p>Kiraya veren, yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak doğrudan icra takibi başlatabilir. Kiracının itirazı üzerine İcra Hukuk Mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilebilir.</p>

<p>Yargısal uygulamada kabul edildiği üzere, İcra Hukuk Mahkemesinin verdiği itirazın kaldırılması ve tahliye kararları hakkında İİK m. 36 anlamında icranın geri bırakılması kararı verilmesi mümkün değildir.</p>

<p>Nitekim Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2019/3147 Esas, 2020/218 Karar sayılı ilamında da; İİK m. 275 kapsamında verilen itirazın kaldırılması ve tahliye kararlarının İİK m. 36 kapsamında tehiri icraya konu olamayacağı açıkça belirtilmiştir.</p>

<p>Bunun nedeni, söz konusu kararların klasik anlamda bir eda ilamı niteliğinde görülmemesi ve İcra ve İflas Kanunu’nun özel hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesidir.</p>

<p><strong>III. Tahliye Taahhüdüne Dayalı İtirazın İptali ve Tahliye Kararlarında Durum</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşılık kiraya verenin Sulh Hukuk Mahkemesinde açtığı itirazın iptali ve tahliye davası sonucunda verilen kararlar farklı niteliktedir. Bu davalarda mahkeme, taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisini incelemekte ve tahliye yönünden bir hüküm kurmaktadır. Verilen karar, genel mahkemeden çıkmış bir ilam niteliği taşımaktadır. Bu nedenle uygulamada giderek ağırlık kazanan görüşe göre, Sulh Hukuk Mahkemesinin verdiği itirazın iptali ve tahliye kararları bakımından İİK m. 36 hükümlerinin uygulanması mümkündür. Kiracı, istinaf başvurusu ile birlikte icra müdürlüğünden mehil vesikası alarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir.</p>

<p><strong>IV. Kütahya İcra Hukuk Mahkemesi 06.02.2025 Tarihli Kararının Değerlendirilmesi</strong></p>

<p><strong>“<i>Somut ihtilafta yukarıda arz ve izah edilen hususlar kapsamında Kütahya 1. SHM'de görülen itirazın iptali ile tahliye davası sonunda verilen tahliye hükmü hakkında tehir-i icra kararı ve dolayısıyla icra dairesinden mehil vesikası alınabilmesi mümkün olup dosyaya sunulan Adana BAM 10. HD. kararının itirazın kaldırılmasına ilişkin ilam olduğu, şu haliyle mehil vesikası verilmesine ilişkin 31.10.2024 tarihli icra müdürlüğü işleminde iptal edilecek bir husus olmadığı</i>” </strong>şeklinde verilen<strong> </strong>kararı inceleyecek olursak; kiraya verenler, tahliye taahhüdüne dayalı takip sonucunda Sulh Hukuk Mahkemesinde verilen “itirazın iptali ve tahliye” kararının istinaf edilmesi üzerine icra müdürlüğünce kiracıya mehil vesikası verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Davacılar, Adana BAM 10. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına dayanarak tahliye taahhüdüne ilişkin hiçbir tahliye kararında tehiri icra yolunun bulunmadığını savunmuşlardır. Mahkeme ise bu görüşe katılmamıştır. Kararda özellikle şu ayrım yapılmıştır: Adana BAM kararındaki uyuşmazlık, İİK m. 275 kapsamında görülen “itirazın kaldırılması ve tahliye” davasına ilişkindir. Somut olayda ise Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmüş bir “itirazın iptali ve tahliye” davası bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu emsal karar somut olaya uygulanamaz. Mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesince verilen itirazın iptali ve tahliye kararları bakımından tehiri icra talep edilmesinin ve bu amaçla icra müdürlüğünce mehil vesikası verilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu gerekçeyle icra müdürlüğünün mehil vesikası verilmesine ilişkin işlemini hukuka uygun bulmuştur.</p>

<p><strong>V. Sonuç</strong></p>

<p>Tahliye taahhüdüne dayalı tahliye uyuşmazlıklarında icranın geri bırakılması meselesi, dava türüne göre farklı değerlendirilmelidir. İtirazın kaldırılması ve tahliye davalarında: Kararın İcra Hukuk Mahkemesince verilmesi nedeniyle İİK m. 36 kapsamında tehiri icra yoluna başvurulması mümkün değildir. İtirazın iptali ve tahliye davalarında: Sulh Hukuk Mahkemesince verilen tahliye kararları yönünden İİK m. 36 hükümlerinin uygulanması mümkündür. Borçlu kiracı mehil vesikası alarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir.</p>

<p>Yukarıda incelenen kararlar , uygulamada sıklıkla karıştırılan bu iki dava türü arasındaki ayrımı açık biçimde ortaya koymuş; tahliye taahhüdüne dayalı her tahliye kararının değil, yalnızca itirazın kaldırılması yoluyla verilen kararların tehiri icra kapsamı dışında kaldığını vurgulamıştır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aynur-oguz-ekmekci" title="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi"><img alt="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2023/03/aynur-oguz-ekmekci.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-aynur-oguz-ekmekci" title="Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi">Av. Arb. Aynur Oğuz Ekmekçi</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tahliye-taahhudu-davasini-kaybeden-kiraci-tahliyeyi-durdurabilir-mi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 00:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/kira-sozev.jpg" type="image/jpeg" length="85752"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mersin Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/mersin-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/mersin-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 28 Haziran 2026 Tarihli ve 33294 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mersin Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>MERSİN ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p>Amaç</p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Mersin Üniversitesine bağlı enstitüler tarafından yürütülen lisansüstü eğitim-öğretim ve sınavlara ilişkin genel usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Mersin Üniversitesine bağlı enstitülerde yürütülen tezli ve tezsiz yüksek lisans ile doktora ve sanatta yeterlik programlarından oluşan eğitim-öğretim ve sınavlara ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik; 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Akademik faaliyet: Öğrencinin tez savunma sınavına girebilmesi için niteliği Senato tarafından belirlenen; bilimsel yayınlar ile güzel sanatlar alanında sanatsal üretim ve uygulamaları (sergi, performans, tasarım, eser ve benzeri) kapsayan çalışmaları,</p>

<p>b) Akademik takvim: Her yıl Senato tarafından onaylanan lisansüstü eğitim-öğretim dönemlerinin başlama ve bitiş tarihleri ile başvuru, kayıt, sınav ve diğer önemli tarihleri içeren takvimi,</p>

<p>c) ALES: Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>ç) ALES eş değer puanı: Graduate Record Examination Test (GRE) veya Graduate Management Admission Test (GMAT) sınavlarından alınan ve Senato tarafından belirlenen ALES’e eş değerliği kabul edilen puanı,</p>

<p>d) Anabilim/anasanat dalı (ABD/ASD): Enstitüye bağlı ilgili anabilim dalını ve anasanat dalını,</p>

<p>e) Anabilim/anasanat dalı (ABD/ASD) kurulu: Enstitüye bağlı ilgili anabilim dalı ve anasanat dalında görevli bütün öğretim üyelerinden ve öğretim görevlilerinden oluşan kurulu,</p>

<p>f) Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS): Öğrencinin bir dersi başarıyla tamamlayabilmesi için yapması gereken çalışmaların tamamını kapsayan ve öğrencilere kazandırılacak bilgi, beceri ve yetkinlikleri elde etmek için gerekli olan toplam iş yükünü temel alan sayısal değeri,</p>

<p>g) Bütünleşik yüksek lisans: Genel not ortalaması belirli bir seviyenin üzerinde olan başarılı öğrencilerin lisans öğrenimi esnasında yüksek lisans seviyesinde bazı dersleri alarak, uygulamalı mesleki deneyim kazanması, yüksek lisans öğrenimine ilişkin planlamayı lisans mezuniyetinden önce yapmasını sağlayarak zaman kazanması ve yüksek lisans öğrenimi yapması için teşvik edilmesini amaçlayan programı,</p>

<p>ğ) DUS: Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>h) Enstitü: Mersin Üniversitesine bağlı ilgili enstitüleri,</p>

<p>ı) Enstitü kurulu: İlgili enstitü müdürü, müdür yardımcıları ve enstitüye bağlı ABD/ASD başkanlarından oluşan kurulu,</p>

<p>i) Enstitü yönetim kurulu (EYK): İlgili enstitü yönetim kurulunu,</p>

<p>j) Eş değer diploma programı: İsimleri aynı olan veya enstitü yönetim kurulu tarafından içeriklerinin en az %80’inin aynı olduğu tespit edilen lisansüstü diploma programlarını,</p>

<p>k) İntihal: Başkalarının fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermeyi,</p>

<p>l) Katkı payı/öğrenim ücreti: Mersin Üniversitesine kayıtlı öğrencilerden, her bir akademik yarıyıl itibarıyla; birinci öğretim programlarına devam edenlerden alınan tutar öğrenci katkı payını, ikinci öğretim ile uzaktan öğretim programlarına devam edenlerden alınan tutar ise öğrenim ücretini,</p>

<p>m) ÖSYM: Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığını,</p>

<p>n) Program: İlgili anabilim/anasanat dalı programını,</p>

<p>o) Seminer: Lisansüstü öğrencilerin hazırladıkları, bilimsel/sanatsal bir konunun incelenip irdelenmesine dayanan sözlü olarak sunulup değerlendirilen yazılı bir rapordan oluşan çalışmayı,</p>

<p>ö) Senato: Mersin Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>p) TUS: Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavını,</p>

<p>r) Ulusal kredi: Bir lisansüstü dersin yarıyıl değeri, bir yarıyıl devam eden bir dersin haftalık teorik ders saatinin tamamı ile haftalık uygulama veya laboratuvar saatinin yarısının toplamını,</p>

<p>s) Uzmanlık alan dersi (UAD): Lisansüstü öğrencilerin çalışmalarına yönelik olarak danışman tarafından açılan, öğrencinin araştırma faaliyetlerini yönlendiren ve her yarıyıl alınması zorunlu olan dersi,</p>

<p>ş) Üniversite: Mersin Üniversitesini,</p>

<p>t) Yabancı dil sınavı: ÖSYM tarafından yapılan merkezi yabancı dil sınavı ya da ÖSYM tarafından eş değerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavını,</p>

<p>u) YÖK: Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim ve Öğretim ile İlgili Genel Esaslar</p>

<p><strong>Lisansüstü programlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Lisansüstü programlar; tezli yüksek lisans, bütünleşik yüksek lisans, tezsiz yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik programlarından oluşur.</p>

<p>(2) Tezsiz yüksek lisans programları hariç olmak üzere, aynı anda birden fazla lisansüstü programa kayıt yaptırılamaz ve devam edilemez.</p>

<p><strong>Lisansüstü programların açılması ve yürütülmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Açılacak lisansüstü programlar; güz ve bahar olmak üzere yarıyıl esasına göre düzenlenir. Program açma teklifleri ilgili YÖK kararları çerçevesinde, enstitü kurulunun önerisi, Senatonun kararı ve YÖK onayı ile kesinleşir.</p>

<p>(2) Lisansüstü programlar ABD/ASD ile aynı adları taşır. Enstitülerde Rektörün önerisi ve YÖK kararı ile lisansüstü eğitim-öğretim yapmak üzere fakülte, bölüm veya anabilim dalından farklı bir adla, disiplinler arası bir anabilim dalı kurulabilir. Bu anabilim dalının başkanı, ilgili dekanların görüşleri alınarak enstitü müdürü tarafından üç yıl süre ile atanır.</p>

<p>(3) YÖK kararı üzerine Üniversitede; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmadan, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü lisansüstü uzaktan eğitim-öğretim açılabilir. Uzaktan eğitim-öğretime ilişkin olarak YÖK’ün belirlediği usul ve esaslar uygulanır.</p>

<p>(4) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık, doktoraya eş değer düzeyde olup bu uzmanlık eğitimleri 3/9/2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğine göre yürütülür.</p>

<p><strong>Kontenjanların belirlenmesi ve başvuru</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Lisansüstü program kontenjanları, YÖK tarafından belirlenen lisansüstü programlarda görev alabilecek öğretim üyesi sayısı ve mevcut öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı dikkate alınarak tezli yüksek lisans ve doktora programları için öğretim üyesi başına düşen tez danışmanlığı sayısı en fazla 14, tezsiz yüksek lisans programları için ise tezli yüksek lisans ve doktora programları danışmanlıkları hariç en fazla 16 öğrenci olacak şekilde belirlenir. Ancak, YÖK ile yapılan protokol dâhilinde ve üniversite-sanayi iş birliği çerçevesinde yürütülen lisansüstü programlar için bu kontenjan %50’ye kadar artırılabilir.</p>

<p>(2) Yüksek lisans ve doktora programları ile sanatta yeterlik çalışmasına, hangi lisans ve yüksek lisans programlarından mezun olanların başvurabileceği ve kontenjan bilgileri ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK’nin kararı üzerine Rektörlük onayı ile kesinleşir.</p>

<p>(3) Yabancı uyruklu adaylar ve lisans eğitiminin tamamını yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı adayların lisansüstü programlara kabulüne ilişkin usul ve esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Bilimsel hazırlık programına öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Yüksek lisans ve doktora programlarına kabul edilen öğrencilerden lisans veya yüksek lisans derecesini kabul edildikleri yüksek lisans veya doktora programından farklı alanlarda almış olanlar ile lisans veya yüksek lisans derecesini Üniversite dışındaki yükseköğretim kurumlarından almış olan yüksek lisans veya doktora programı adayları için eksikliklerini gidermek amacıyla bilimsel hazırlık programı uygulanabilir.</p>

<p>(2) Bilimsel hazırlık programında alınması zorunlu dersler, ilgili lisansüstü programını tamamlamak için gerekli görülen derslerin yerine geçemez. Ancak bilimsel hazırlık programındaki bir öğrenci bilimsel hazırlık derslerinin yanı sıra ilgili enstitü ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK’nin onayı ile lisansüstü programa yönelik dersler de alabilir.</p>

<p>(3) Bilimsel hazırlık programı ile ilgili derslere devam, sınavlar, ders notları, ders tekrarı, kayıt silme ve diğer esaslar için öğrencinin ders aldığı programa ilişkin mevzuat hükümleri uygulanır. Bilimsel hazırlık dersleri not dökümü belgesinde görünür ancak kayıtlı olduğu lisansüstü program not ortalamasına katılmaz.</p>

<p>(4) Bilimsel hazırlık programında geçirilecek süre en çok iki yarıyıl olup bu sürenin sonunda bilimsel hazırlık programındaki tüm dersleri başarı ile tamamlayan öğrenciler kabul edildikleri programa başlayabilirler. Yaz öğretimi bu süreye dâhil edilmez. Bu süre dönem izinleri dışında uzatılamaz ve süre sonunda başarılı olamayan öğrencinin ilişiği kesilir. Bu programda geçirilen süre yüksek lisans veya doktora programı sürelerine dâhil edilmez.</p>

<p><strong>Özel öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Yüksek lisans, doktora ya da sanatta yeterlik programına kayıtlı olan öğrenciler, diğer yükseköğretim kurumlarındaki lisansüstü derslere kayıtlı olduğu enstitü ABD/ASD kurulunun onayı ile özel öğrenci olarak kabul edilebilir. Lisansüstü derslere kabul edilen öğrencilerin özel öğrenci olarak aldığı ve başarılı olduğu derslerin muafiyet işlemleri kayıtlı olduğu enstitü ABD/ASD başkanlığı tarafından yürütülür. Özel öğrenci kabul koşulları ve bu konudaki diğer hükümler Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Yatay geçiş yoluyla öğrenci kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Üniversite içindeki başka bir enstitü ABD/ASD’de veya başka bir yükseköğretim kurumunun lisansüstü programında en az bir yarıyılı tamamlamış olan başarılı öğrenci, eş değer diploma programına yatay geçiş yoluyla kabul edilebilir.</p>

<p>(2) Yatay geçiş yapılabilecek programlar, kontenjanlar ile başvuru koşulları ABD/ASD kurulu kararı ile ilgili enstitüye bildirilir, EYK kararıyla kesinleşir ve ilan edilmek üzere Rektörlüğe bildirilir.</p>

<p>(3) Tezsiz yüksek lisans hariç olmak üzere, yüksek lisans programlarında normal öğrenim süresinin son bir yılında; doktora/sanatta yeterlik programlarında ise normal öğrenim süresinin son iki yılında yatay geçiş yapılamaz.</p>

<p>(4) Yatay geçiş değerlendirmesi, ilgili ABD/ASD kurulu kararı ile enstitüye bildirilir. Yatay geçiş işlemi, ilgili EYK kararı ile kesinleşir.</p>

<p>(5) Yatay geçiş yoluyla kabul edilen öğrencilerin dosyası ilgili enstitüden istenir ve intibak işlemleri yapılır.</p>

<p>(6) ABD/ASD kurulu, ilgili öğrencinin başvurduğu programa intibakı sonrası ek dersler almasını önerebilir.</p>

<p>(7) YÖK tarafından tanınan yurt dışı yükseköğretim kurumlarının, yatay geçiş yapılmak istenen programa eş değer programlarından başvuru yapılabilir. Tezsiz programlardan tezli programlara yatay geçiş yapılamaz.</p>

<p><strong>Lisansüstü programlara kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Lisansüstü programlara kabul edilen öğrencilerin kayıt işlemi belirtilen tarihlerde olması koşuluyla istenen belgelerin aslının ya da onaylı örneğinin ilgili enstitüye şahsen ya da yasal temsilcileri veya noter onaylı özel vekâletname ile yetkilendirilmiş temsilcileri aracılığıyla teslim edilmesi gerekir. Süresi içinde kesin kaydını yaptırmayan adaylar kayıt haklarını kaybederler. Kesin kayıt yaptırmayan adayların yerine ilan edilen günlerde yedek adaylar başarı sırasına göre kayıtlarını yaptırırlar.</p>

<p>(2) Gerçeğe aykırı beyana ve/veya sahte veya tahrif edilmiş belgeye dayalı olarak kesin kayıt yaptıranların kayıtları, tespit edilmesi hâlinde iptal edilir. Mezun olanların diploma dâhil tüm belgeleri de iptal edilir. Öğrenci katkı payı/öğrenim ücretleri iade edilmez.</p>

<p><strong>Programlar, dersler, sınavlar ve değerlendirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Enstitü ABD/ASD’deki lisansüstü eğitim-öğretim planları, lisansüstü programdan mezun olunabilmesi için alınması gereken zorunlu/seçmeli dersler, tez, seminer, UAD ve benzeri çalışmaları ile kredi toplamlarından oluşur. Bu öğretim planları Senato tarafından kararlaştırılan asgari içeriğe uymak şartı ile ilgili enstitü kurulunda görüşülerek onaylanır.</p>

<p>(2) Bir yarıyılda açılacak lisansüstü dersler ile bu derslerin, hangi doktora veya eş değeri lisansüstü eğitim mezunu öğretim elemanları ve 2547 sayılı Kanunun ek 46 ncı maddesi uyarınca görevlendirilen araştırmacılar tarafından verileceği, ilgili enstitü ABD/ASD başkanlıklarının önerisi üzerine EYK tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Lisansüstü programların kredi veya YÖK tarafından ilgili programın yer aldığı diploma düzeyi ve alan için Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesine göre belirlenen kredi aralığı ve öğrencilerin çalışma saati göz önünde tutularak Senato tarafından belirlenen AKTS kredisine göre oluşturulmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınır:</p>

<p>a) Bir lisansüstü dersin yarıyıl kredi değeri, bir yarıyıl devam eden dersin haftalık teorik ders saatinin tamamı ile haftalık uygulama veya laboratuvar saatinin yarısının toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan ulusal kredi değerinin yarım (0,5) değer içermesi hâlinde, söz konusu değer bir üst tam sayıya yuvarlanır.</p>

<p>b) Bir lisansüstü dersin yarıyıl AKTS kredi değeri, ilgili diploma programını bitiren öğrencinin kazanacağı bilgi, beceri ve yetkinliklere o dersin katkısını ifade eden öğrenim kazanımları ile açıkça belirlenmiş teorik veya uygulamalı ders saatleri ve öğrenciler için öngörülen diğer faaliyetler için gerekli çalışma saatleri de göz önünde bulundurularak hesaplanır. 25 saatlik öğrenci faaliyeti 1 AKTS kredisi olarak hesaplanır.</p>

<p>(4) Öğrencilerin daha önce aldığı ve başarılı olduğu lisansüstü derslerin muafiyet işlemlerinde dersin alındığı tarihe bakılmaksızın gerekli işlemler Üniversitenin ilgili kurulları tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(5) Lisansüstü eğitim-öğretime kayıtlı öğrencilerin, bilimsel araştırma yöntemleri/teknikleri dersine ek olarak araştırma ve yayın etiği konularını içeren en az bir dersi daha almaları zorunludur.</p>

<p>(6) Enstitü kurulu tarafından onaylanan dersler içinden hangilerinin öğrencilerin ders programlarında yer alacağına, öğrenci ile birlikte öğrencinin danışmanı karar verir. Danışmanlık görevi tez danışmanı atanıncaya kadar, enstitü ABD/ASD başkanı tarafından yapılır.</p>

<p>(7) Yeterlik, seviye tespit veya ders başarılarını ölçen tüm sınavlar, kâğıt ortamında ve tüm adaylara eş zamanlı olarak yapılabileceği gibi, alan ve zorluk düzeyine göre tasnif edilerek güvenli biçimde saklanan bir soru bankasından, her bir adaya farklı zamanlarda farklı soru sorulmasına izin verecek şekilde elektronik ortamda da yapılabilir. Sınavlarda sorulacak soruların hazırlanması, soru bankasının oluşturulması ve şifrelenmesi, sınav sorularının kâğıt ortamında veya elektronik ortamda saklanması ile sınav güvenliğinin sağlanmasına ilişkin olarak YÖK tarafından belirlenen ilkeler uygulanır.</p>

<p>(8) Derslerin öğrenci iş yüküne dayalı olarak belirlenen AKTS hesaplamalarında ödev, uygulama, sunum/seminer hazırlama, proje ve benzeri öğrenci merkezli öğrenme uygulamalarına yer verilmesi hâlinde, söz konusu uygulamalar dersin ölçme ve değerlendirme esasları kapsamında dikkate alınır.</p>

<p><strong>Ders kaydı</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Lisansüstü programlara kayıtlı öğrenciler, her yarıyıl için akademik takvimde belirtilen tarihlerde ve varsa adlarına tahakkuk eden katkı payını/öğrenim ücretini ödedikten sonra ders kayıt işlemlerini yerine getirmekle yükümlüdür.</p>

<p>(2) Yabancı uyruklu öğrenciler, kayıtlı oldukları tezli, tezsiz ya da uzaktan eğitim-öğretim programları için ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Üniversite Yönetim Kurulu tarafından belirlenen ücretleri ödeyerek kayıt işlemlerini yerine getirmek zorundadırlar.</p>

<p>(3) Öğrenciler ödemeleri gereken katkı payı, öğrenim ücreti, ders ücreti ve materyal ücretlerini ödemedikleri takdirde o dönem için kayıt yaptıramaz ve öğrencilik haklarından yararlanamazlar. Ayrıca, öğrencinin kayıt yaptırmadığı bu süreler azami öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p><strong>Derslere devam zorunluluğu</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Teorik ve uygulamalı derslere devam zorunludur. Öğrenci, derslerin en az %70’ine devam etmek zorundadır.</p>

<p><strong>Sınav notuna itiraz</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Öğrenci; ilgili dersin sınav sonuçlarının ilanından itibaren üç iş günü içinde bağlı olduğu ABD/ASD’ye dilekçe ile başvurarak sınav kâğıdının yeniden incelenmesini isteyebilir. ABD/ASD maddi bir hata yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için sınav kâğıdını ilgili dersin sorumlu öğretim elemanına inceletir ve sonucu öğrenciye tebliğ eder.</p>

<p>(2) Öğrenci maddi hata itirazına karşı yapılan inceleme sonucunun kendisine tebliğinden itibaren üç iş günü içerisinde bağlı olduğu ABD/ASD’ye başvurarak kâğıdının esastan incelenmesini talep edebilir. İlgili EYK tarafından belirlenen, sorumlu öğretim elemanı dışında, ilgili alandaki öğretim elemanlarından oluşan en az üç kişilik komisyon, cevap anahtarı ve/veya diğer sınav kâğıtları ve dokümanları ile karşılaştırmalı olarak esastan inceleme yapar. Not değişiklikleri ilgili EYK kararı ile kesinleşir. Not değişikliği ile ilgili karar, ilgili ABD/ASD’ye bildirilir.</p>

<p>(3) Öğrenci bilgi sisteminde açıklanan başarı notlarında herhangi bir maddi hatanın yapılmış olduğunun belirlenmesi hâlinde, dersin öğretim elemanı ilgili ABD/ASD’ye başvurarak düzeltme talebinde bulunur. Bu talep, ilgili ABD/ASD tarafından değerlendirilir. Eğer varsa not değişikliği veya düzeltmeler, ilgili EYK’de görüşülüp karara bağlanarak ilgili ABD/ASD’ye bildirilir.</p>

<p><strong>Ders başarı notu</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Sınavlar 100 üzerinden verilen puanlar ile değerlendirilir.</p>

<p>(2) Öğrencilerin başarı notunun hesaplanmasında mutlak değerlendirme sistemi kullanılır.</p>

<p>(3) Ders başarı notu, yarıyıl içinde gerçekleştirilen öğrenci merkezli faaliyetler ile yarıyıl sonu veya bütünleme sınav puanlarının birlikte değerlendirilmesiyle elde edilir. Dersin yarıyıl sonu/bütünleme sınavı notunun tezli ve tezsiz yüksek lisans programları için 100 puan üzerinden en az 70 puan; doktora ve sanatta yeterlik programlarında ise 100 puan üzerinden en az 80 puan olması gerekir. Yarıyıl içi faaliyetler ve yarıyıl sonu sınavlarının yüzde ağırlıkları ilgili ABD/ASD kurulu tarafından belirlenerek akademik takvimde belirtilen sürelerde öğretim elemanı ders görevlendirmeleri ve haftalık ders programları ile birlikte EYK tarafından karara bağlanır. Bir derse ilişkin sınavların yüzde ağırlıkları eğitim-öğretim yarıyılının ilk iki haftası içinde ilan edilir.</p>

<p><strong>Kayıt dondurma ve ek süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Kayıt, devam, uygulama ve sınav koşullarından herhangi birini mazereti nedeniyle yerine getiremeyen öğrencinin hakları, talepte bulunması ve bu talebin ilgili yönetim kurulu tarafından kabul edilmesinden sonra, mazereti süresince saklı tutulur. Bu süre boyunca öğrenci eğitim-öğretime ara vermiş sayılır ve eğitim-öğretim faaliyetleri ile sınavlara katılamaz. Bu süre sonunda öğrenci kaldığı yerden öğrenimine devam eder. Kayıt dondurma koşulları ve sürelere ilişkin hususlar ilgili mevzuat hükümleri ve YÖK kararları çerçevesinde Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) EYK tarafından, afet ve salgınlarda tez aşamasındaki öğrencilere talepleri hâlinde bir dönem, afet veya salgının aşamasına göre tekrar başvurmaları durumunda bir dönem daha olmak üzere en fazla iki dönem ek süre verilebilir, verilen bu ek süreler azami süreden sayılmaz.</p>

<p>(3) Eğitim süresi içerisinde doğum yapan lisansüstü kadın öğrencilere, talepleri hâlinde doğum sonrası iki yarıyıl ek süre verilebilir. Verilen bu ek süreler azami öğrenim süresinin hesabında dikkate alınmaz.</p>

<p><strong>İlişik kesme</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Aşağıda belirtilen durumlarda öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir:</p>

<p>a) Bu Yönetmelikte yer alan, kayıt olduğu programın yükümlülüklerini yerine getirmeyenler.</p>

<p>b) Azami öğrenim süresi içinde eğitimini tamamlayamayanlar.</p>

<p>c) 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesine göre yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası alanlar.</p>

<p>ç) Üniversiteye kayıt-kabul koşullarını yerine getirmediği sonradan anlaşılanlar veya kayıt esnasında sunduğu belgelerin veya verdiği bilgilerin yanlış ya da eksik olduğu tespit edilenler.</p>

<p>(2) Öğrencilerin Üniversite ile ilişiklerinin kesilmesi kendi ayrılma talepleri üzerine de olabilir. Bu takdirde öğrencilerin kayıtlı bulundukları enstitüye yazılı olarak başvurmaları yeterlidir.</p>

<p>(3) İlişikleri kesilen öğrencilerin ödemiş oldukları katkı payı/öğrenim ücretleri iade edilmez.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Tezli Yüksek Lisans Programı</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programı; birinci ve ikinci öğretim olarak yürütülebilen, en az dört yıl süreli bir yükseköğretim kurumundan lisans diploması veya buna eş değer bir dereceye sahip olanlar ile lisans öğrenimini yurt dışında tamamlayarak diploma denkliği YÖK tarafından onaylananların başvurabileceği bir programdır.</p>

<p>(2) Tezli yüksek lisans programının amacı, öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama, sanat alanında sanat yapıtlarını yorumlama, değerlendirme ve üretme yeteneği kazanmasını sağlamaktır.</p>

<p>(3) Tezli yüksek lisans programı toplam 21 krediden az olmamak koşuluyla 12 nci maddenin beşinci fıkrasında belirtilen zorunlu dersler hariç olmak üzere kredili en az yedi ders, bir seminer dersi, UAD’ler ve tez çalışmasından oluşur. Seminer dersi, UAD’ler ve tez çalışması başarılı veya başarısız olarak değerlendirilir. Tezli yüksek lisans programı bir eğitim-öğretim yılı için 60 AKTS kredi olmak üzere toplam en az 120 AKTS krediden oluşur. Danışman ataması yapılan öğrenci her yarıyıl için UAD’ye kayıt yaptırır.</p>

<p>(4) Öğrencinin alacağı derslerin en çok ikisi lisans öğrenimi sırasında alınmamış olması koşuluyla, lisans derslerinden seçilebilir. Ayrıca enstitü ABD/ASD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile diğer yükseköğretim kurumlarında verilmekte olan derslerden en fazla iki ders seçilebilir.</p>

<p><strong>Başvuru ve kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Yüksek lisans programına başvurabilmek için adayların;</p>

<p>a) Lisans diplomasına,</p>

<p>b) Başvurduğu programın puan türünde 55 puandan az olmamak üzere Senato tarafından belirlenecek ALES puanına,</p>

<p>sahip olmaları gerekir.</p>

<p>(2) Güzel sanatlar fakülteleri, konservatuvar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ABD/ASD’ye öğrenci kabulünde ALES şartı aranmaz.</p>

<p>(3) Doktora/sanatta yeterlik/tıpta uzmanlık/diş hekimliğinde uzmanlık/veteriner hekimliğinde uzmanlık/eczacılıkta uzmanlık mezunlarının yüksek lisans programlarına başvurularında ALES şartı aranmaz.</p>

<p>(4) Yüksek lisans programlarına yalnız ALES puanı ile öğrenci kabul edebileceği gibi ALES puanına ek olarak lisans not ortalaması, yazılı olarak yapılacak bilimsel değerlendirme ve/veya mülakat sonucu da değerlendirmeye alınabilir.</p>

<p>(5) Üçüncü fıkra kapsamındaki adayların değerlendirme işlemleri için;</p>

<p>a) Mezun olduğu lisansüstü programa girişteki puan türü veya uzmanlık alanı dikkate alınmaksızın, ALES veya ALES eş değer puanı 70 olarak hesaplamalara dâhil edilir.</p>

<p>b) Bu adaylar daha önceden aldığı puan türü veya doktora/sanatta yeterlik/uzmanlık alanından, farklı bir alanda başvuru yapabilir.</p>

<p>(6) Güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarların (müzik ve sahne sanatları fakültesi) sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ABD/ASD’deki öğretim dili Türkçe olan programlarına başvurularda Devlet hastanesi veya Devlet üniversitesi hastanesinden alınmış sağlık raporu ile belgelenmesi şartıyla;</p>

<p>a) Düzeltilmemiş engeli en az %70 veya düzeltilmiş engeli en az %40 ve üzeri olan işitme engelli adaylarda,</p>

<p>b) Engel düzeyi %50 ve üzeri olmak üzere zihin yetersizliği bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>c) Engel düzeyi %40 ve üzeri “yaygın gelişimsel bozukluk” (Otizm spektrum bozukluğu/çocukluk otizmi/atipik otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu) tanısı bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>başvuru yapabilmeleri için yabancı dil puanı aranmaz. Bu adaylar yabancı dil puanı olarak Üniversite tarafından aranan yabancı dil taban puanı şartını sağlamış sayılır.</p>

<p>(7) Her program için belirtilen şartları sağlayan adaylar arasından, en çok asıl sayısı kadar yedek aday ilanda belirtilir.</p>

<p>(8) Bütünleşik yüksek lisans programına başvuruda adayların lisans genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 75 puan olması, önceki yarıyıl/yıllardaki bütün dersleri alıp başarmış olması ve ilgili programa müracaat ettiği dönemdeki ALES puanı koşulunu sağlaması gerekir.</p>

<p>(9) Öğrenciler, bütünleşik yüksek lisans programına en erken lisans eğitim-öğretiminin yedinci yarıyılı başında ve sadece kayıtlı oldukları lisans programının bütünleşik yüksek lisans programına başvurabilirler.</p>

<p>(10) Bütünleşik yüksek lisans programından gelerek tezli yüksek lisans programına kayıtlı öğrencilerin eğitim-öğretim ve diğer süreçlerine ilişkin hükümler Senato tarafından belirlenen esaslara göre yürütülür.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programının süresi, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç olmak üzere, lisansüstü derslere kayıtlı olduğu ilk yarıyıldan başlamak üzere her yarıyıl kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın dört yarıyıl olup program en çok altı yarıyılda tamamlanır.</p>

<p>(2) Dört yarıyıl sonunda öğretim planında yer alan kredili derslerini ve seminer dersini başarıyla tamamlayamayan; azami süreler içerisinde ise tez çalışmasında başarısız olan veya tez savunmasına girmeyen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kayıtlı olduğu programın mezuniyet için gerekli koşullarını sağlayan öğrenci tezli yüksek lisans programından en az üç yarıyılı tamamlamak şartı ile erken mezun olabilir.</p>

<p><strong>Tez danışmanı atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programında, enstitü ABD/ASD kurulu, her öğrenci için Üniversite kadrosunda bulunan bir tez danışmanını en geç birinci yarıyılın sonuna kadar; öğrencinin danışmanıyla beraber belirlediği tez konusunu da en geç ikinci yarıyılın sonuna kadar enstitüye önerir. Tez danışmanı ve tez konusu EYK onayı ile kesinleşir.</p>

<p>(2) Tez danışmanı, Senatonun belirleyeceği niteliklere sahip öğretim elemanları arasından seçilir. 2547 sayılı Kanunun ek 46 ncı maddesi kapsamında kısmi zamanlı olarak görevlendirilen en az doktora derecesine sahip araştırmacılar da tez danışmanı olarak seçilebilir. Ancak bu kişilerin danışman olarak görevlendirilebilmesi için öğrencinin talebi, ilgili araştırmacının yazılı muvafakati ve EYK’nin kararı şarttır. Üniversitede belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması hâlinde Senatonun belirlediği ilkeler çerçevesinde EYK tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan öğretim üyesi danışman olarak seçilebilir.</p>

<p>(3) Tez çalışmasının niteliğinin birden fazla tez danışmanı gerektirdiği durumlarda atanacak ikinci tez danışmanı Üniversite kadrosu dışından da en az doktora derecesine sahip kişilerden olabilir.</p>

<p><strong>Yüksek lisans tezinin sonuçlanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Tezli yüksek lisans programında eğitim alan bir öğrenci, elde ettiği sonuçları Senato tarafından belirlenen tez yazım kurallarına uygun biçimde yazar ve tezini jüri önünde sözlü olarak savunur. Öğrencinin tez savunma sınavına girebilmesi için Senato tarafından kabul edilen akademik faaliyetleri yerine getirmesi gerekir.</p>

<p>(2) Yüksek lisans tezinin savunmasından önce ve düzeltme verilen tezlerde düzeltme ile birlikte öğrenci tezini tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman tezin savunulabilir olduğuna ilişkin görüşü ile birlikte tezi ABD/ASD’ye teslim eder. ABD/ASD kurulu tez danışmanının önerilerini dikkate alarak tez savunma sınavı tarihi, sınav yeri ve jüri önerisi ile birlikte tezi enstitüye gönderir.</p>

<p>(3) Yüksek lisans tez jürisi ve sınav tarihi EYK onayı ile kesinleşir. Asıl jüri, biri öğrencinin tez danışmanı ve en az biri Üniversite dışından olmak üzere üç veya beş öğretim üyesinden oluşur. Jürinin üç kişiden oluşması durumunda ikinci tez danışmanı jüri üyesi olamaz. Yedek jüri, yine en az biri Üniversite dışından olmak üzere iki yedek öğretim üyesinden oluşur.</p>

<p>(4) Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti hâlinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez EYK’ye gönderilir. EYK tarafından intihalin tespiti durumunda ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.</p>

<p>(5) Tez sınavı, tez çalışmasının sunulması ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Tez sınavı, öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık ortamlarda gerçekleştirilir.</p>

<p>(6) Tez sınavının tamamlanmasından sonra jüri dinleyicilere kapalı bir oturum yaparak tez hakkında jüri üyelerinin raporlarını da dikkate alarak salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Bu karar enstitü ABD/ASD başkanlığınca tez sınavını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(7) Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(8) Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç üç ay içinde düzeltmeleri yapılan tezi aynı jüri önünde yeniden savunur. Verilen düzeltme süresi öğrencinin azami süresine dâhil değildir. Bu savunma sonunda da başarısız bulunarak tezi kabul edilmeyen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(9) Tezi reddedilen öğrencinin talepte bulunması hâlinde tezsiz yüksek lisans programının ders kredi yükü, proje yazımı ve benzeri gereklerini yerine getirmiş olmak kaydıyla kendisine tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(10) Tez sınavında başarılı olan, genel not ortalaması 100 üzerinden en az 70 olan ve Senato tarafından belirlenen mezuniyet için gerekli diğer koşulları sağlayan öğrenci, yüksek lisans tezinin ciltlenmiş en az üç kopyasını tez sınavına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili enstitüye teslim etmek zorundadır. EYK talep edilmesi hâlinde bu süreyi en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen öğrenci, söz konusu koşulları sağlayıncaya kadar mezun sayılmaz, diplomasını alamaz ve öğrencilik haklarından yararlanamaz.</p>

<p><strong>Diploma</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Tezli yüksek lisans diploması üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğu enstitü ABD/ASD’deki programın YÖK tarafından onaylanmış adı bulunur. Mezuniyet tarihi, sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının enstitüye teslim edildiği tarihtir.</p>

<p>(2) Tez, üç ay içinde elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere enstitü tarafından YÖK Başkanlığına gönderilir.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Tezsiz Yüksek Lisans Programı</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programı; birinci, ikinci ve uzaktan öğretim olarak yürütülebilen, en az dört yıl süreli bir yükseköğretim kurumundan lisans diploması veya buna eş değer bir dereceye sahip olanlar ile lisans öğrenimini yurt dışında tamamlayarak diploma denkliği YÖK tarafından onaylananların başvurabileceği bir programdır.</p>

<p>(2) Tezsiz yüksek lisans programı, öğrenciye mesleki konularda bilgi kazandırarak mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını gösterir.</p>

<p>(3) Tezsiz yüksek lisans programı toplam 30 ulusal kredi ve 60 AKTS kredisi olmak koşulu ile en az on ders ve bir dönem projesi dersinden oluşur. Öğrenci dönem projesi dersinin alındığı yarıyılda dönem projesi dersine kayıt yaptırmak ve yarıyıl sonunda yazılı proje ve/veya rapor vermek zorundadır. Dönem projesi dersi kredisiz olup başarılı/başarısız olarak değerlendirilir.</p>

<p>(4) Senato tarafından belirlenen esaslara göre tezsiz yüksek lisans programının sonunda yeterlik sınavı uygulanabilir.</p>

<p><strong>Başvuru ve kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programlarına öğrenci kabulünde ALES puanı aranmayabilir, ALES puanı istenildiği takdirde taban puan Senato tarafından belirlenir ve 20 nci maddedeki hükümler uygulanır.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programını tamamlama süresi, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç olmak üzere, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın en az iki yarıyıl, en çok üç yarıyıldır. Bu sürenin sonunda başarısız olan veya programı tamamlayamayan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Danışman atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Tezsiz yüksek lisans programında ilgili enstitü ABD/ASD kurulu her öğrenci için ders seçiminde ve dönem projesinin yürütülmesinde danışmanlık yapacak doktora derecesine sahip bir öğretim elemanını en geç birinci yarıyılın sonuna kadar belirler.</p>

<p><strong>Diploma</strong></p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Kredili derslerini ve dönem projesini başarıyla tamamlayan, genel not ortalaması 100 üzerinden en az 70 olan ve Senato tarafından belirlenen mezuniyet için gerekli diğer koşulları da sağlayan öğrenciye tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(2) Tezsiz yüksek lisans diploması üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğu enstitü ABD/ASD programının YÖK tarafından onaylanmış adı bulunur.</p>

<p>(3) Tezsiz yüksek lisans programına devam edenler, başvurdukları yükseköğretim kurumunca tezli yüksek lisans programı için belirlenmiş olan asgari şartları yerine getirmek kaydıyla, tezli yüksek lisans programına geçiş yapabilirler. Bu durumda tezsiz yüksek lisans programında alınan dersler EYK kararıyla tezli yüksek lisans programındaki derslerin yerine sayılabilir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Doktora Programı</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>(1) Doktora programının amacı; öğrenciye bağımsız araştırma yapma, bilimsel problemleri, verileri geniş ve derin bir bakış açısı ile irdeleyerek yorum yapma, analiz etme ve yeni sentezlere ulaşmak için gerekli becerileri kazandırmaktır.</p>

<p>(2) Doktora programı, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için toplam 21 ulusal krediden ve bir eğitim-öğretim yılı 60 AKTS kredisi olmak koşuluyla enstitü zorunlu dersleri olan “gelişim ve öğrenme” ile “öğretimde planlama ve değerlendirme” dersleri hariç olmak üzere kredili en az yedi ders, seminer, UAD’ler, yeterlik sınavı, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere en az 240 AKTS kredisinden oluşur. Lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için de enstitü zorunlu dersleri olan “gelişim ve öğrenme” ile “öğretimde planlama ve değerlendirme” dersleri hariç olmak üzere en az 42 ulusal kredilik on dört ders, seminer, yeterlik sınavı, UAD’ler, tez önerisi ve tez çalışması olmak üzere toplam en az 300 AKTS kredisinden oluşur.</p>

<p>(3) Doktora programlarında enstitü ABD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile diğer yükseköğretim kurumlarında verilmekte olan derslerden yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için en fazla iki, lisans derecesiyle kabul edilmiş öğrenciler için en fazla dört ders seçilebilir.</p>

<p>(4) Lisans ve yüksek lisans dersleri ders yüküne ve doktora kredisine sayılmaz.</p>

<p>(5) Doktora programları ikinci öğretim ve uzaktan öğretim olarak açılamaz.</p>

<p>(6) Doktora çalışması sonunda hazırlanacak tezin, bilime yenilik getirme, yeni bir bilimsel yöntem geliştirme, bilinen bir yöntemi yeni bir alana uygulama niteliklerinden en az birini yerine getirmesi gerekir.</p>

<p><strong>Başvuru ve kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) Doktora programına başvurabilmek için adayların;</p>

<p>a) Tezli yüksek lisans diplomasına sahip olmaları ve başvurduğu programın puan türünde en az 55 ALES veya ALES eş değer puanına sahip olmaları gerekir. Ancak; doktora/sanatta yeterlik/tıpta uzmanlık/diş hekimliğinde uzmanlık/veteriner hekimliğinde uzmanlık/eczacılıkta uzmanlık mezunlarının doktora programlarına başvurularında ALES şartı aranmaz ve bu adayların değerlendirme işlemleri için:</p>

<p>1) Mezun olduğu lisansüstü programa girişteki puan türü veya uzmanlık alanı dikkate alınmaksızın, ALES puanı 70 olarak hesaplamalara dâhil edilir.</p>

<p>2) Bu adaylar daha önceden aldığı puan türü veya doktora/sanatta yeterlik/uzmanlık alanından, farklı bir alanda başvuru yapabilir.</p>

<p>b) Tıp, diş hekimliği, veteriner ve eczacılık fakülteleri ile hazırlık sınıfları hariç olmak üzere en az on yarıyıl süreli lisans diplomasına veya Sağlık Bakanlığınca düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında kazanılan uzmanlık yetkisine sahip olmaları ve ALES’ten başvurduğu programın puan türünde en az 55 ALES puanına sahip olmaları şarttır. Başvuru aşamasında; lisans diploması ile başvuranların lisans not ortalamasının 100 üzerinden en az 65, yüksek lisans diploması ile başvuranların ise yüksek lisans not ortalamasının 100 üzerinden en az 75 olması gerekir.</p>

<p>c) Lisans derecesiyle doktora programına başvuranların lisans mezuniyet not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 ve ALES’ten başvurduğu programın puan türünde en az 80 ALES puanına sahip olmaları gerekir.</p>

<p>(2) Başvurularda, öğrencinin lisans ve/veya yüksek lisans mezuniyet not ortalaması yüzlük not sisteminden farklı ise öğrencinin lisans ve/veya yüksek lisans mezuniyet not ortalaması Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı not dönüşüm tablosuna göre yüzlük not sistemine dönüştürülür.</p>

<p>(3) Her bir aday için 100 tam puan üzerinden bir mülakat ve/veya yazılı sınav değerlendirmesi yapılır. Mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 60 ve üzerinde puan alan her bir aday için;</p>

<p>a) Lisans diploması ile başvuranlar için; lisans mezuniyet not ortalamasının %25’i, ilgili puan türünde ALES veya eş değer puanının %50’si, mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunun %25’i,</p>

<p>b) Yüksek lisans diploması ile başvuranlar için; lisans mezuniyet not ortalamasının %10’u, yüksek lisans mezuniyet not ortalamasının %15’i, ilgili puan türünde ALES veya eş değer puanının %50’si, mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunun %25’i,</p>

<p>alınarak doktora giriş puanı hesaplanır.</p>

<p>(4) Hazırlık sınıfları hariç olmak üzere en az on yarıyıl süreli lisans eğitimi yapılan diş hekimliği, eczacılık, veteriner ve tıp fakültesi mezunları ile Sağlık Bakanlığınca düzenlenen esaslara göre bir laboratuvar dalında uzmanlık yetkisi kazanmış olan ve doğrudan doktora programına başvuran adaylar için, mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunda 100 tam puan üzerinden 60 ve üzerinde puan alan her bir aday için lisans mezuniyeti not ortalamasının %25’i, ilgili puan türünde ALES puanının veya temel tıp/DUS temel bilimler puanının %50’si, mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunun %25’i alınarak doktora giriş puanı hesaplanır.</p>

<p>(5) Doktora giriş puanı lisans derecesiyle kabul edilenler için en az 80; yüksek lisans derecesiyle kabul edilenler için en az 65 olan adaylar ABD için ilan edilen kontenjanlara puan sırasına göre sıralanarak başvurulan programlara yerleştirilirler. Doktora giriş puanlarının eşit olması hâlinde; sırasıyla ilgili puan türündeki ALES (veya eş değer) puanı yüksek olan adaya, ALES puanlarının da eşit olması durumunda ise başvuruya esas alınan lisans mezuniyet not ortalaması yüksek olan adaya öncelik verilir. Her program için ilan edilen en çok asıl aday sayısı kadar yedek aday belirlenerek listede ilan edilir.</p>

<p>(6) Giriş sınav jürisi ilgili ABD kurulu önerisi ve EYK kararı ile belirlenen ilgili ABD’de görevli üç veya beş asıl ve iki yedek öğretim üyesinden oluşur. Gerekli hâllerde, giriş sınav jürisi ilgili enstitü müdürünün önerisi ile Üniversite içinden veya başka bir yükseköğretim kurumunda görev yapan öğretim üyelerinden ABD önerisi şartı aranmaksızın Rektörlük onayı ile oluşturulabilir.</p>

<p>(7) Hazırlık sınıfları hariç olmak üzere, en az on yarıyıl süreli lisans eğitimi alanlar yüksek lisans derecesine sahip sayılır.</p>

<p>(8) ALES puanının %50’sinden az olmamak koşuluyla ne ağırlıkla değerlendirmeye alınacağı Senato tarafından belirlenir. Yalnız ALES puanı ile de öğrenci kabul edebilir. ALES’e eş değer kabul edilen ve YÖK tarafından ilan edilen eş değer puanlar Senato kararı ile yükseltilebilir.</p>

<p>(9) Güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvarların (müzik ve sahne sanatları fakültesi) sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ABD/ASD’lere öğrenci kabulünde ALES puanı aranmaz. Ancak Senato kararı ile ALES puanı aranabilir. ALES puanı istenildiği takdirde taban puan ve değerlendirmeye dair diğer hususlar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(10) Doktora programına öğrenci kabulünde anadilleri dışında YÖK tarafından kabul edilen merkezî yabancı dil sınavları ile eş değerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından en az 55 puan veya ÖSYM tarafından eş değerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından bu puan muadili bir puan alınması zorunlu olup bu asgari puanların girilecek programların özelliklerine göre gerekirse yükseltilmesine Senato tarafından karar verilir.</p>

<p><strong>Temel tıp bilimleri doktora programlarına başvuru</strong></p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Temel tıp bilimleri doktora programlarına başvurabilmek için adayların;</p>

<p>a) Tıp Fakültesi mezunlarının lisans diplomasına ve en az 50 TUS temel tıp puanına veya ALES sayısal puan türünde en az 55 puana sahip olmaları gerekir.</p>

<p>b) Tıp Fakültesi dışı alanlardan başvuran adayların yüksek lisans diplomasına (veya diş hekimliği/veteriner fakültesi lisans diplomasına) ve ALES sayısal puan türünde en az 55 puana veya DUS temel bilimler puanından en az 50 puana sahip olmaları gerekir.</p>

<p>(2) Temel tıp puanı; TUS’ta Temel Tıp Bilimleri Testi-1 puanının %70’i ile Klinik Tıp Bilimleri puanının %30’u toplanarak hesaplanır.</p>

<p>(3) Adayların başarı sıralaması, temel tıp veya ALES puanı yanında; lisans ve/veya yüksek lisans not ortalaması, mülakat ve/veya bilimsel değerlendirme sonuçlarına göre yapılır. Bu değerlendirme kriterleri ile başvuru için adayların sağlaması gereken diğer belgeler (referans mektubu, neden doktora yapmak istediğini belirten kompozisyon, uluslararası standart sınavlar ve benzeri) Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(4) Adayların YÖK veya ÖSYM tarafından kabul edilen yabancı dil sınavlarından, anadili dışındaki bir dilden en az 55 puan almış olmaları gerekir. Programın niteliğine göre bu puan Senato kararıyla artırılabilir.</p>

<p>(5) TUS temel tıp/DUS temel bilimler puanı veya ALES puanının, değerlendirme hesaplamasında %50’den az olmamak kaydıyla, hangi oranda dikkate alınacağı Senato tarafından belirlenir. Üniversite, yalnızca temel tıp/DUS temel bilimler puanı veya yalnızca ALES puanı ile öğrenci kabul edebilir.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Doktora programı, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç olmak üzere tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu programa ilişkin derslere kayıt olduğu yarıyıldan başlamak üzere, her yarıyıl kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl; lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır.</p>

<p>(2) Doktora programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kredili derslerini başarıyla tamamlayan, yeterlik sınavında başarılı bulunan ve tez önerisi kabul edilen ancak tez çalışmasını birinci fıkrada belirtilen on iki veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Lisans derecesi ile doktora programına başvurmuş öğrencilerden, kredili derslerini ve/veya azami süresi içinde tez çalışmasını tamamlayamayanlara, doktora tezinde başarılı olamayanlara tezsiz yüksek lisans için gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları şartıyla talepleri hâlinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(5) Doktora programına kayıtlı öğrencilerin kredisiz olan “gelişim ve öğrenme” ile “öğretimde planlama ve değerlendirme” derslerini almaları zorunludur. Kredisiz olan ve tez döneminde de alınabilecek bu dersleri başarı ile tamamlayamayanlar tez savunma sınavına alınmazlar.</p>

<p><strong>Danışman atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 34- </strong>(1) Enstitü ABD kurulu her öğrenci için Üniversite kadrosunda bulunan bir tez danışmanını enstitüye önerir. Tez danışmanı EYK kararıyla kesinleşir. Tez danışmanının en geç birinci yarıyılın sonuna kadar atanması zorunludur.</p>

<p>(2) Tez danışmanı, YÖK’ün lisansüstü program açılabilmesi ve yürütülmesine dair ilkelerini dikkate alarak Senatonun belirleyeceği niteliklere sahip öğretim elemanları arasından seçilir. 2547 sayılı Kanunun ek 46 ncı maddesi kapsamında kısmi zamanlı olarak görevlendirilen en az doktora derecesine sahip araştırmacılar da tez danışmanı olarak seçilebilir. Ancak bu kişilerin danışman olarak görevlendirilebilmesi için öğrencinin talebi, ilgili araştırmacının yazılı muvafakati ve EYK’nin kararı gerekir.</p>

<p>(3) Üniversitede belirlenen niteliklere sahip öğretim üyesi bulunmaması hâlinde Senatonun belirlediği ilkeler çerçevesinde EYK tarafından başka bir yükseköğretim kurumundan öğretim üyesi danışman olarak seçilebilir.</p>

<p>(4) Diş hekimliği, eczacılık, tıp ve veteriner fakülteleri anabilim dalları hariç olmak üzere doktora programlarında öğretim üyelerinin tez yönetebilmesi için başarıyla tamamlanmış en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olması gerekir.</p>

<p>(5) Tez çalışmasının niteliğinin birden fazla tez danışmanı gerektirdiği durumlarda atanacak ikinci tez danışmanı Üniversite kadrosu dışından da en az doktora derecesine sahip kişilerden olabilir.</p>

<p><strong>Yeterlik sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 35- </strong>(1) Yeterlik sınavı, derslerini ve seminerini tamamlayan öğrencinin alanındaki temel konular ve kavramlar ile doktora çalışmasıyla ilgili bilimsel araştırma derinliğine sahip olup olmadığının ölçülmesidir.</p>

<p>(2) Programa yüksek lisans derecesi ile kabul edilen öğrenci en geç beşinci yarıyılın, lisans derecesi ile kabul edilmiş olan öğrenci en geç yedinci yarıyılın sonuna kadar yeterlik sınavına girmek zorundadır.</p>

<p>(3) Yeterlik sınavları, enstitü ABD kurulu tarafından önerilen ve EYK tarafından onaylanan beş kişilik doktora yeterlik komitesi tarafından düzenlenir ve yürütülür. Komite, farklı alanlardaki sınavları hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek amacıyla sınav jürileri kurar. Sınav jürisi en az ikisi Üniversite dışından olmak üzere, danışman dâhil beş öğretim üyesinden oluşur. Danışmanın oy hakkı olup olmadığı hususunda EYK karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı öğretim üyesinden oluşur. Yeterlik sınavı toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.</p>

<p>(4) Yeterlik sınavı yazılı ve sözlü olarak iki bölüm hâlinde yapılır. Yazılı sınavda başarılı olan öğrenci sözlü sınava alınır. Sınavların ağırlıkları ile notlarının hesaplanmasında Senato kararları uygulanır. Sınav jürileri öğrencinin yazılı ve sözlü sınavlardaki başarı durumunu değerlendirerek öğrencinin başarılı veya başarısız olduğuna salt çoğunlukla karar verir. Bu karar, enstitü ABD başkanlığınca yeterlik sınavını izleyen üç iş günü içinde enstitüye tutanakla bildirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(5) Yeterlik sınavında başarısız olan öğrenci başarısız olduğu bölüm/bölümlerden bir sonraki yarıyılda tekrar sınava alınır. Bu sınavda da başarısız olan öğrencinin doktora programı ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(6) Yeterlik sınavı jürisi, yeterlik sınavını başaran bir öğrencinin, ders yükünü tamamlamış olsa bile, toplam kredi miktarının üçte birini geçmemek şartıyla fazladan ders/dersler almasını isteyebilir. Öğrenci, ABD kurulunun önerisi ve EYK kararıyla belirlenecek bu dersleri başarmak zorundadır.</p>

<p>(7) Lisans derecesi ile doktora programına kabul edilmiş ve kredili en az yedi dersini başarı ile tamamlamış bir öğrenci yüksek lisans programına geçebilir.</p>

<p><strong>Tez izleme komitesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 36- </strong>(1) Yeterlik sınavında başarılı bulunan öğrenci için enstitü ABD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile bir ay içinde bir tez izleme komitesi oluşturulur.</p>

<p>(2) Tez izleme komitesi üç öğretim üyesinden oluşur. Komitede tez danışmanından başka enstitü ABD içinden ve dışından birer üye yer alır. İkinci tez danışmanının atanması durumunda ikinci tez danışmanı dilerse komite toplantılarına katılabilir.</p>

<p>(3) Tez izleme komitesinin kurulmasından sonraki dönemlerde, enstitü ABD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile üyelerde değişiklik yapılabilir.</p>

<p><strong>Tez önerisi savunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Doktora yeterlik sınavını başarı ile tamamlayan öğrenci, en geç altı ay içinde, yapacağı araştırmanın amacını, yöntemini ve çalışma planını kapsayan tez önerisini, tez izleme komitesi önünde sözlü olarak savunur. Öğrenci, tez önerisi ile ilgili yazılı bir raporu sözlü savunmadan en az on beş gün önce komite üyelerine dağıtır.</p>

<p>(2) Tez izleme komitesi, öğrencinin sunduğu tez önerisinin kabul, düzeltme veya reddine salt çoğunlukla karar verir. Düzeltme için bir ay süre verilir. Bu sürenin sonunda kabul veya ret yönünde salt çoğunlukla verilen karar, enstitü ABD başkanlığınca işlemin tamamlanmasını izleyen üç gün içinde enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(3) Tez önerisi reddedilen öğrenci, yeni bir danışman ve/veya tez konusu seçme hakkına sahiptir. Bu durumda yeni bir tez izleme komitesi atanabilir. Programa aynı danışmanla devam etmek isteyen öğrenci üç ay içinde, danışman ve tez konusunu değiştiren öğrenci ise altı ay içinde tekrar tez önerisi savunmasına alınır. Bu savunmada, tez önerisi reddedilen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Tez önerisi kabul edilen öğrencinin tez izleme komitesi, ocak-haziran ve temmuz-aralık olmak üzere yılda iki kez toplanır. Öğrenci, tez izleme komitesi toplantı tarihinden en az bir ay önce komite üyelerine yazılı bir rapor sunar. Bu raporda o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışması, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak belirlenir. Öğrenci tezini teslim edene kadar her dönem tez izleme komitesi toplantısına katılmak zorundadır. Toplantıya katılmayan veya toplantısı yapılmayan öğrenci başarısız sayılır. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(5) Tez önerisi savunmasına geçerli bir mazereti olmaksızın birinci fıkrada belirtilen sürede girmeyen öğrenci başarısız sayılarak tez önerisi reddedilir.</p>

<p><strong>Doktora tezinin sonuçlandırılması</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Doktora programındaki bir öğrenci, elde ettiği sonuçları Senato tarafından kabul edilen tez yazım kurallarına uygun biçimde yazar ve tezini jüri önünde sözlü olarak savunur. Öğrencinin tez savunma sınavına girebilmesi için en az üç tez izleme komitesi raporunun başarılı bulunması ve Senato tarafından kabul edilen akademik faaliyetleri yerine getirmesi gerekir.</p>

<p>(2) Doktora tezinin savunmasından önce ve düzeltme verilen tezlerde ise düzeltme ile birlikte öğrenci tezini tamamlayarak danışmanına sunar. Tez çalışmasını tamamlayan öğrenci, tezin istenen sayıda nüshasını danışmanına teslim eder. Danışman, tezin savunulabilir olduğuna ve yazım kurallarına uygunluğuna ilişkin yazılı görüşü ile birlikte tezi ilgili ABD’ye teslim eder. İlgili ABD kurulu, tez danışmanının görüşünü dikkate alarak tez savunma sınavı tarihi, sınav yeri ve jüri önerisi ile birlikte tezi enstitüye gönderir.</p>

<p>(3) Doktora tez jürisi ve sınav tarihi danışman ve enstitü ABD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile atanır. Asıl jüri; üçü öğrencinin tez izleme komitesi üyesi ve en az ikisi Üniversite dışından olmak üzere beş öğretim üyesinden oluşur. Danışmanın oy hakkı olup olmadığı hususunda EYK karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı öğretim üyesinden oluşur. Yedek jüri, yine en az biri Üniversite dışından olmak üzere iki öğretim üyesinden oluşur. Ayrıca ikinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın jüride yer alabilir.</p>

<p>(4) Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti hâlinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez EYK’ye gönderilir. EYK tarafından intihalin tespiti durumunda ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.</p>

<p>(5) Tez savunma sınavı, tez çalışmasının sunumu ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Tez savunma toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.</p>

<p>(6) Tez sınavının tamamlanmasından sonra jüri dinleyicilere kapalı olarak, tez hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Tezi kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirilir. Bu karar, enstitü ABD başkanlığınca tez sınavını izleyen üç gün içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir. Tezi başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin program ile ilişiği kesilir. Tezi hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tezini aynı jüri önünde yeniden savunur. Tez düzeltme sürecinin ders kayıt dönemlerine denk gelmesi durumunda öğrenci ders kayıt işlemlerini de yapar. Bu savunmada da başarısız bulunan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(7) Tez savunmasında başarılı olan, genel not ortalaması 100 üzerinden en az 80 olan ve Senato tarafından belirlenen mezuniyet için gerekli diğer koşulları sağlayan öğrenci, doktora tezinin ciltlenmiş en az üç kopyasını tez sınavına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde enstitüye teslim etmek zorundadır. Tezi şekil yönünden uygun bulunan öğrenci doktora diploması almaya hak kazanır. EYK, başvuru üzerine bu süreyi en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen öğrenci, söz konusu koşulları sağlayıncaya kadar diplomasını alamaz ve öğrencilik haklarından yararlanamaz. Azami süresi dolan öğrencinin ise Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Doktora diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Doktora diploması üzerinde enstitü ABD’deki programın YÖK tarafından onaylanmış adı bulunur. Mezuniyet tarihi, sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının enstitüye teslim edildiği tarihtir.</p>

<p>(2) Tezin tesliminden itibaren üç ay içinde enstitü tarafından doktora tezinin bir kopyası elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere YÖK Başkanlığına gönderilir.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Sanatta Yeterlik Programı</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Sanatta yeterlik çalışması, özgün bir sanat eserinin ortaya konulmasını, müzik ve sahne sanatlarında ise üstün bir uygulama ve yaratıcılığı amaçlayan doktora eş değeri bir yükseköğretim programıdır.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik programı, tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilen öğrenciler için toplam 21 ulusal kredi ve bir eğitim-öğretim yılı 60 AKTS krediden olmak koşuluyla kredili en az yedi ders, UAD’ler, uygulamalar ile tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalar olmak üzere en az 240 AKTS kredisinden oluşur. Lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için ise en az 42 ulusal kredilik on dört ders, uygulamalar ile tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalar olmak üzere en az 300 AKTS kredisinden oluşur.</p>

<p>(3) Lisansüstü dersler, ilgili enstitü ASD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile diğer yükseköğretim kurumlarında verilmekte olan derslerden; yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenciler için en fazla iki, lisans derecesiyle kabul edilmiş öğrenciler için en fazla dört ders seçilebilir.</p>

<p>(4) Sanatta yeterlik programları ikinci ve uzaktan öğretim olarak açılamaz.</p>

<p><strong>Başvuru ve kabul</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) Sanatta yeterlik çalışmasına başvurabilmek için adayların lisans veya yüksek lisans diplomasına sahip olmaları, güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) mezunları ile diğer fakültelerin eş değer programlarından mezun olanlar dışında, sanatta yeterlik programına yüksek lisans derecesiyle başvuran adayların ALES sözel puan türünde en az 55, lisans derecesiyle başvuran adayların ise ALES sözel puan türünde en az 80 puandan az olmamak koşuluyla Senato kararı ile belirlenecek ALES puanına sahip olmaları gerekir. Yüksek lisans derecesiyle başvuran adayların yüksek lisans not ortalamasının 100 üzerinden en az 65, lisans derecesiyle sanatta yeterlik programına başvuranların ise lisans mezuniyet not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 puan olması gerekir.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik programına başvuracak adayların, sanatta yeterlik programlarına kabulünde, güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) mezunları hariç olmak üzere, ALES puanının %50’den az olmamak koşuluyla ALES puanı, yüksek lisans not ortalaması ile mülakat/yetenek sınavı/portfolyo incelemesi sonucu birlikte değerlendirilebilir. Bu değerlendirmeye ilişkin hususlar ile başvuru için adayların sağlaması gereken referans mektubu, neden sanatta yeterlik yapmak istediğini belirten kompozisyon, uluslararası standart sınavlar ve benzeri diğer belgeler Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Sanatta yeterlik programına öğrenci kabulünde, anadilleri dışında YÖK tarafından kabul edilen merkezî yabancı dil sınavları ile eş değerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından en az 55 puan veya ÖSYM tarafından eş değerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından bu puan muadili bir puan alınması zorunlu olup bu asgari puanların girilecek programların özelliklerine göre gerekirse yükseltilmesine Senato tarafından karar verilir. Güzel sanatlar fakülteleri ve konservatuvar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ASD’deki öğretim dili Türkçe olan programlarına başvurularda Devlet hastanesi veya Devlet üniversitesi hastanesinden alınmış sağlık raporu ile belgelenmesi şartıyla;</p>

<p>a) Düzeltilmemiş engeli en az %70 veya düzeltilmiş engeli en az %40 ve üzeri olan işitme engelli adaylarda,</p>

<p>b) Engel düzeyi %50 ve üzeri olmak üzere zihin yetersizliği bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>c) Engel düzeyi %40 ve üzeri “yaygın gelişimsel bozukluk” (Otizm spektrum bozukluğu/çocukluk otizmi/atipik otizm, Rett Sendromu, Asperger Sendromu) tanısı bulunan engelli adaylarda,</p>

<p>başvuru yapabilmeleri için yabancı dil puanı aranmaz. Bu adaylar yabancı dil puanı olarak Üniversite tarafından aranan yabancı dil taban puanı şartını sağlamış sayılır.</p>

<p>(4) Üniversite yalnız ALES puanı ile de öğrenci kabul edebilir. ALES’e eş değer kabul edilen ve Yükseköğretim Kurulunca ilan edilen eş değer puanlar Senato kararları ile yükseltilebilir. Ancak, konservatuvar programları ile güzel sanatlar fakültelerinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının enstitülerdeki ASD’ye öğrenci kabulünde ALES puanı aranmaz.</p>

<p><strong>Giriş sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Güzel sanatlar fakülteleri, konservatuvarlar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) ve diğer fakültelerin eş değer programlarından mezun olanların başvurularında, öğrencinin lisans ve/veya yüksek lisans mezuniyet not ortalaması yüzlük not sisteminden farklı ise öğrencinin lisans ve/veya yüksek lisans mezuniyet not ortalaması Senato tarafından onaylanan esaslara göre yüzlük not sistemine dönüştürülür.</p>

<p>(2) Her bir aday için 100 tam puan üzerinden bir mülakat ve/veya yazılı sınav değerlendirmesi yapılır. Mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunda 60 ve üzerinde puan alan her bir aday için;</p>

<p>a) Lisans diploması ile başvuranlarda, lisans mezuniyet not ortalamasının %25’i, yetenek sınavı sonucunun ve portfolyo incelemesinin %50’si, mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunun %25’i,</p>

<p>b) Güzel sanatlar fakültesi ile konservatuvarın (müzik ve sahne sanatları fakültesi) ilgili ASD’lerine yüksek lisans diploması ile başvuran sanatta yeterlik adaylarında, lisans mezuniyet not ortalamasının %10’u, yüksek lisans mezuniyet not ortalamasının %15’i, yetenek sınavı sonucunun ve portfolyo incelemesinin %50’si ile mülakat ve/veya yazılı sınav sonucunun %25’i,</p>

<p>alınarak sanatta yeterlik giriş puanı hesaplanır.</p>

<p>(3) Güzel sanatlar fakültesi veya konservatuvar (müzik ve sahne sanatları fakültesi) mezunu olmayan adayların not ortalamaları, Senato tarafından onaylanan esaslara göre yüzlük sisteme dönüştürülür. Adaylar; yetenek sınavı, portfolyo incelemesi ve mülakat/yazılı sınava tabi tutulur. Mülakat ve/veya yazılı sınavdan en az 60 puan alamayan adaylar değerlendirme dışı bırakılır. Başarılı olan adayların sanatta yeterlik giriş puanı; ALES veya eş değer puanının %50’si, yetenek sınavının %20’si, portfolyo ile mülakat/yazılı sınav ortalamasının %15’i lisans derecesiyle başvuranlar için lisans, yüksek lisans derecesiyle başvuranlar için ise yüksek lisans mezuniyet not ortalamasının %15’i alınarak hesaplanır.</p>

<p>(4) Sanatta yeterlik giriş puanı, lisans derecesiyle kabul edilenler için en az 80, yüksek lisans derecesiyle kabul edilenler için en az 65 olan adaylar, ASD için ilan edilen kontenjanlara, puan sırasına göre sıralanarak başvurulan programlara yerleştirilirler. Sanatta yeterlik giriş puanlarının eşit olması hâlinde; sırasıyla ilgili puan türündeki ALES (veya eş değer) puanı yüksek olan adaya, ALES puanlarının da eşit olması durumunda ise başvuruya esas alınan lisans mezuniyet not ortalaması yüksek olan adaya öncelik verilir. Her program için ilan edilen en çok asıl aday sayısı kadar yedek aday belirlenerek listede ilan edilir.</p>

<p>(5) Giriş sınav jürisi ilgili ASD kurulu önerisi ve EYK kararı ile belirlenen ilgili ASD’de görevli üç veya beş asıl ve iki yedek öğretim üyesinden oluşur. Gerekli hâllerde, giriş sınav jürisi ilgili enstitü müdürünün önerisi ile Üniversite içinden veya başka bir yükseköğretim kurumunda görev yapan öğretim üyelerinden ASD önerisi şartı aranmaksızın Rektörün onayı ile oluşturulabilir.</p>

<p><strong>Süre</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Sanatta yeterlik programını tamamlama süresi, bilimsel hazırlıkta geçen süre hariç olmak üzere yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için kayıt olduğu lisansüstü programa ders kaydı yaptığı ilk yarıyıldan itibaren her yarıyıl kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın sekiz yarıyıl olup azami tamamlama süresi on iki yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için on yarıyıl olup azami tamamlama süresi on dört yarıyıldır.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik programı için gerekli kredili dersleri başarıyla tamamlamanın azami süresi tezli yüksek lisans derecesi ile kabul edilenler için dört yarıyıl, lisans derecesi ile kabul edilenler için altı yarıyıldır. Bu süre içinde kredili derslerini başarıyla tamamlayamayan veya öngörülen en az genel not ortalamasını sağlayamayan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) Kredili derslerini ve uygulamalarını başarı ile bitiren, ancak tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalarını birinci fıkrada belirtilen azami on iki yarıyıl veya on dört yarıyıl sonuna kadar tamamlayamayan öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Lisans derecesi ile sanatta yeterlik programına başvurmuş öğrencilerden gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla sanatta yeterlik tezinde başarılı olamayanlara talepleri hâlinde tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p><strong>Tez danışmanı atanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Enstitü ASD başkanlığı her öğrenci için danışmanlık yapacak Üniversite kadrosunda bulunan, ders ve uygulama seçimi ile tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmaların yürütülmesi için bir danışman önerir. Danışman, öğrenciyle birlikte belirleyeceği tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmaların konusunu ve başlığını enstitüye önerir, bu öneriler EYK kararı ile kesinleşir. En geç birinci yarıyılın sonuna kadar danışman atanması zorunludur. Sanatta yeterlik çalışmasının niteliğinin birden fazla tez danışmanı gerektirdiği durumlarda ikinci tez danışmanı atanabilir. Sanatta yeterlik programlarında tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalar yönetilebilmek için, başarıyla tamamlanmış en az bir yüksek lisans tezi yönetmiş olmak gerekir. İkinci tez danışmanı Üniversite kadrosu dışından da doktora/sanatta yeterlik derecesine sahip kişilerden olabilir.</p>

<p><strong>Yeterlik sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 45- </strong>(1) Sanatta yeterlik öğrencisinin temel konular ve sanatta yeterlik çalışmasıyla ilgili konularda derinliğine bir bilgiye ve bilgiyi yorumlama kapasitesine sahip olup olmadığına yönelik yeterlik sınavı yapılır. Yeterlik sınavı ile ilgili diğer hususlar ilgili ASD’nin önerisi ile Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Derslerini başarıyla tamamlayan lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenci, en geç yedinci yarıyılın sonuna kadar; yüksek lisans derecesi ile kabul edilmiş öğrenci ise en geç beşinci yarıyılın sonuna kadar yeterlik sınavına alınır. Belirtilen bu süreler içerisinde yeterlik sınavına girmeyen öğrenci, yeterlik sınavından başarısız sayılır.</p>

<p><strong>Tez izleme komitesinin oluşturulması</strong></p>

<p><strong>MADDE 46- </strong>(1) Sanatta yeterlik sınavında başarılı bulunan öğrenci için ilgili ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile sınav tarihini izleyen en geç bir ay içinde tez izleme komitesi oluşturulur.</p>

<p>(2) Tez izleme komitesi üç öğretim üyesinden oluşur. Komitede tez danışmanının yanı sıra, enstitü ASD içinden ve dışından birer üye yer alır. İkinci tez danışmanının olması durumunda, ikinci tez danışmanı, dilerse komite toplantılarına izleyici olarak katılabilir.</p>

<p>(3) Tez izleme komitesinin kurulmasından sonraki dönemlerde, zorunlu hâllerde ilgili ASD kurulunun önerisi ve EYK kararı ile üyelerde değişiklik yapılabilir.</p>

<p><strong>Tez önerisi savunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 47- </strong>(1) Sanatta yeterlik sınavını başarı ile tamamlayan öğrenci, en geç altı ay içinde, yapacağı araştırmanın amacını, yöntemini ve çalışma planını kapsayan tez önerisini tez izleme komitesi önünde sözlü olarak savunur. Öğrenci, tez önerisi ile ilgili yazılı bir raporu sözlü savunmadan en az on beş gün önce komite üyelerine dağıtır.</p>

<p>(2) Tez izleme komitesi, öğrencinin sunduğu tez önerisinin kabul, düzeltme veya reddine salt çoğunlukla karar verir. Düzeltme için bir ay süre verilir. Bu sürenin sonunda kabul veya ret yönünde salt çoğunlukla verilen karar, enstitü ASD başkanlığınca işlemin tamamlanmasını izleyen üç gün içinde enstitüye tutanakla bildirilir.</p>

<p>(3) Tez önerisi reddedilen öğrenci, yeni bir danışman ve/veya tez konusu seçme hakkına sahiptir. Bu durumda yeni bir tez izleme komitesi atanabilir. Programa aynı danışmanla devam etmek isteyen öğrenci üç ay içinde, danışman ve tez konusunu değiştiren öğrenci ise altı ay içinde tekrar tez önerisi savunmasına alınır. Bu savunmada da tez önerisi reddedilen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Tez önerisi kabul edilen öğrencinin tez izleme komitesi, ocak-haziran ve temmuz-aralık olmak üzere yılda iki kez toplanır. Öğrenci, tez izleme komitesi toplantı tarihinden en az bir ay önce komite üyelerine yazılı bir rapor sunar. Bu raporda o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışması, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak belirlenir. Öğrenci tezini teslim edene kadar her dönem tez izleme komitesi toplantısına katılmak zorundadır. Toplantıya katılmayan veya toplantısı yapılmayan öğrenci başarısız sayılır. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(5) Tez önerisi savunmasına geçerli bir mazereti olmaksızın birinci fıkrada belirtilen sürede girmeyen öğrenci başarısız sayılarak tez önerisi reddedilir.</p>

<p><strong>Sanatta yeterlik çalışmasının sonuçlanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 48- </strong>(1) Tez hazırlayan öğrenci elde ettiği sonuçları, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmasını açıklayan ve belgeleyen metni Senato tarafından kabul edilen yazım kurallarına uygun biçimde yazarak tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalarını jüri önünde sözlü olarak savunur. Öğrencinin tez savunma sınavına girebilmesi için en az üç başarılı tez izleme komitesi raporu sunulması ve Senato tarafından kabul edilen akademik faaliyetleri yerine getirmesi gerekir.</p>

<p>(2) Sanatta yeterlik çalışmasının savunmasından önce ve düzeltme verilen tez ve çalışmalarda ise düzeltme ile birlikte öğrenci tezini/çalışmasını tamamlayarak danışmanına sunar. Danışman tezin savunulabilir olduğuna ilişkin görüşü ile birlikte tezi enstitüye teslim eder. Enstitü söz konusu teze ilişkin intihal yazılım programı raporunu alarak danışmana ve jüri üyelerine gönderir. Rapordaki verilerde gerçek bir intihalin tespiti hâlinde gerekçesi ile birlikte karar verilmek üzere tez EYK’ye gönderilir. EYK tarafından intihalin tespiti durumunda ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 54 üncü maddesi uyarınca işlem yapılır.</p>

<p>(3) Sanatta yeterlik jürisi ve sınav tarihi danışman ve enstitü ASD kurulunun önerisi ve EYK onayı ile atanır. Asıl jüri üçü öğrencinin tez izleme komitesi üyesi ve en az ikisi Üniversite dışından olmak üzere beş öğretim üyesinden oluşur. Danışmanın oy hakkı olup olmadığı hususunda EYK karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı öğretim üyesinden oluşur. Yedek jüri, yine en az biri Üniversite dışından olmak üzere iki öğretim üyesinden oluşur. Ayrıca ikinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın jüride yer alabilir.</p>

<p>(4) Jüri üyeleri, tezin veya metnin kendilerine teslim edildiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde toplanarak öğrenciyi sınava alır. Sınav, sanatta yeterlik çalışmasının sunumu ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Sınav; öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.</p>

<p>(5) Sınavın tamamlanmasından sonra jüri, dinleyicilere kapalı olarak, öğrencinin tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi sanatta yeterlik çalışması hakkında salt çoğunlukla kabul, ret veya düzeltme kararı verir. Tezi ve sanatta yeterlik çalışması kabul edilen öğrenciler başarılı olarak değerlendirilir. Bu karar, enstitü ASD başkanlığınca sınavı izleyen üç iş günü içinde ilgili enstitüye tutanakla bildirilir. Tezi ve sanatta yeterlik çalışması başarısız bulunarak reddedilen öğrencinin program ile ilişiği kesilir. Sanatta yeterlik çalışması hakkında düzeltme kararı verilen öğrenci en geç altı ay içinde gerekli düzeltmeleri yaparak tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi sanatta yeterlik çalışmasını aynı jüri önünde yeniden savunur. Verilen düzeltme süreleri öğrencinin azami süresine dâhil değildir. Bu savunma sonunda da başarısız bulunarak sanatta yeterlik çalışması kabul edilmeyen öğrencinin program ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(6) Tez, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi sanatta yeterlik çalışmasında başarılı olamayan öğrencilere talepleri hâlinde gerekli kredi yükü, proje ve benzeri diğer şartları yerine getirmiş olmaları kaydıyla tezsiz yüksek lisans diploması verilir.</p>

<p>(7) Sanatta yeterlik tezinde başarılı olan öğrenci, tezini ciltlenmiş en az üç kopya hâlinde, tez sınavına giriş tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili enstitüye teslim etmekle yükümlüdür. Tezi şekil yönünden uygun bulunan öğrenci sanatta yeterlik diploması almaya hak kazanır. EYK, başvuru üzerine teslim süresini en fazla bir ay daha uzatabilir. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen öğrenci, koşulları sağlayıncaya kadar diplomasını alamaz ve öğrencilik haklarından yararlanamaz. Azami süresinin dolması hâlinde öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p><strong>Sanatta yeterlik diploması</strong></p>

<p><strong>MADDE 49- </strong>(1) Genel not ortalaması 100 üzerinden en az 80 olan ve Senato tarafından belirlenen mezuniyet için gerekli diğer koşulları sağlayan sanatta yeterlik çalışmasında başarılı olan öğrenciye, YÖK tarafından onaylanan sanat dalının özelliğine göre alanı belirtilen diploma verilir. Sanatta yeterlik diploması üzerinde enstitü ASD’deki programın YÖK tarafından onaylanmış adı bulunur. Mezuniyet tarihi, sınav jüri komisyonu tarafından imzalı nüshasının enstitüye teslim edildiği tarihtir.</p>

<p>(2) İlgili enstitü tarafından tezin tesliminden itibaren üç ay içinde sanatta yeterlik tezinin bir kopyası elektronik ortamda, bilimsel araştırma ve faaliyetlerin hizmetine sunulmak üzere YÖK Başkanlığına gönderilir.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan hâller</strong></p>

<p><strong>MADDE 50- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde 2547 sayılı Kanun, ilgili mevzuat hükümleri ve YÖK kararları uygulanır.</p>

<p><strong>Birinci derece kan ve kayın hısımlık bağı</strong></p>

<p><strong>MADDE 51- </strong>(1) Öğrenci ile birinci derece kan veya kayın hısımlık bağı olan öğretim elemanları ve evlilik bağı ile bağlı olanlar, öğrenciye danışman ve/veya ortak danışman olarak atanamaz; öğrenci kabulü, doktora yeterlik, tez izleme ve tez savunma sınavlarında görev alamazlar.</p>

<p>(2) Öğrenci ile birinci derece kan veya kayın hısımlık bağı sonradan tespit edilen öğretim üyeleri, jüriden çıkarılarak yerlerine yedek jüri üyeleri görevlendirilir. Gerekli görülmesi hâlinde jüri yeniden belirlenir.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 52- </strong>(1) 14/12/2025 tarihli ve 33107 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mersin Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Geçiş hükümleri</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümleri 2026-2027 eğitim-öğretim yılından önce Üniversiteye kayıt yaptırmış öğrencilere uygulanmaz.</p>

<p>(2) Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen durumda olan öğrencilere 52 nci madde ile yürürlükten kaldırılan Mersin Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 53- </strong>(1) Bu Yönetmelik 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 54- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Mersin Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/mersin-universitesi-lisansustu-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi-1</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="89215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/4482 E., 2024/2078 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-12-hukuk-dairesinin-20234482-e-20242078-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-12-hukuk-dairesinin-20234482-e-20242078-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 05.03.2024 tarihli, 2023/4482 E., 2024/2078 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>12. Hukuk Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2023/4482 E., 2024/2078 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi</p>

<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p>Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, alacaklılar İcra Mahkemesine başvurusunda, takip konusu ilamda belirtilen genel kurul kararlarının iptalinin ticaret siciline bildirilmesi talebinin reddine ilişkin 26.08.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği mahkemece; talep konusu likit alacak veya eda hükmü içermediğinden şikayetin reddine karar verildiği, alacaklıların anılan karara yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; ilam nitelik itibariyle kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, anılan karara yönelik olarak alacaklıların temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir.</p>

<p>Para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrası İİK'nın 32 ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. Anılan maddede (para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam İcra Dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder…), İİK'nın “ilam mahiyetini haiz belgeler” başlığını taşıyan 38. maddesinde ise (Mahkeme huzurunda sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir…) şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. İlgili yasa maddeleri ile yasa koyucu hangi belgelere dayanılarak ilamlı takip yapılabileceğini, önemine binaen titizlikle düzenlemiş, gerekli gördüğü yerlerde bunu özel kanunlarda belirleyip sınırlandırmıştır. Burada göz ardı edilmemesi gereken husus ise maddede yer verilen ilamların, icrası yorum gerektirmeyecek açık tahsil hükmü (eda hükmü) taşıyan ilamlar olduğu noktasıdır. Bu nedenle eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez. Ancak, kesinleşmeleri halinde bu ilamlardaki vekalet ücreti ve yargılama giderine dayalı likit miktarların icra yolu ile infazı mümkündür.</p>

<p>Somut olayda takibe dayanak yapılan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2021 tarih ve 2019/437 E.2021/589 K. sayılı kararında “davalı/borçlu şirketin 30.04.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan; (4) numaralı gündem maddesi ile ... dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine, (5) numaralı gündem maddesi ile davalı şirket yönetim kurulu başkanına ödenen ücretin artırılmasına ve prim ödenmesine, (6) numaralı gündem maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 3.maddesinin tadil edilmesine ve (7) numaralı gündem maddesi ile alınan kararın, ...’a TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereğince davalı şirket konusu işlerle iştigal etmesine izin verilmesi kısmına, ilişkin alınan kararların ayrı ayrı iptaline” karar verilmiş, ilamda likit bir miktarın ödenmesi yönünde eda hükmü oluşturulmamıştır. Bu durumda ilamın kesinleşmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemlerin istenebilmesi dışında icra yolu ile infazı da mümkün değildir.</p>

<p>O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez gerekçesi ile reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Alacaklıların temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-12-hukuk-dairesinin-20234482-e-20242078-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-7aaa.jpeg" type="image/jpeg" length="91733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/16 E., 2014/179 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-201416-e-2014179-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-201416-e-2014179-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 14.01.2014 tarihli, 2014/16 E., 2014/179 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Hukuk Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2014/16 E., 2014/179 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 12/07/2013<br />
NUMARASI : 2013/426-2013/425</p>

<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p><strong>KARAR</strong></p>

<p>Şikayet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; borçlu hakkında yapılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını ve faizin fazla talep edildiğini açıklayarak, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, dayanak ilamın 26.06.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, şikayet eden - borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>

<p>28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı ve İBK ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.</p>

<p>6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez.</p>

<p>Takip dayanağı olan İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/130 Esas-2013/130 Karar sayılı ilamında asıl davada faydalı modelin hükümsüzlüğüne, karşı davada ise ise faydalı modele tecavüze ilişkin istemin reddine, davacı-karşı davalının zorunluluk bulunmadığı halde davalı karşı davacının ürününü kopya düzeyinde benzerlerini üretip piyasaya sürmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu şekilde ürünün piyasaya sürülmesinin önlenilmesine karar verildiği, anılan bu ilamdaki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla 29.05.2013 tarihinde takip başlatıldığı ve dayanak ilamın 13.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik olarak oluşturulan hüküm, HUMK.nun 443/4.maddesi kapsamında şahsın hukukuna ilişkin hakka tecavüz niteliğinde olduğundan, bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gibi, eklentisi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de, kesinleşmeden takibe konulamaz. Dayanak ilamın kesinleşmesinin gerektiği Mahkemenin kabul olmasına rağmen takipten sonra ilamın kesinleştiği gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.</p>

<p><strong>SONUÇ:</strong> Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 14.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-201416-e-2014179-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1.jpg" type="image/jpeg" length="70961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/9061 E., 2014/8377 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-20149061-e-20148377-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-20149061-e-20148377-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2014 tarihli, 2014/9061 E., 2014/8377 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>8. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2014/9061 E., 2014/8377 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi<br />
TARİHİ : 03/02/2014<br />
NUMARASI : 2014/20-2014/116</p>

<p>Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p><strong>KARAR</strong></p>

<p>Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe konu Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/39 esas 2013/41 karar sayılı ilamının patent belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talepli açılan dava ile tasarımın hükümsüzlüğü talepli açılan karşı dava olup, şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden takibe konulmayacağından takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br />
Mahkemece, asıl davada davanın reddine karar verildiğini, birleşen dava dosyasında da dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu ilamda yer alan vekalet ücretinin takip konusu yapıldığını, karar içerik itibariyle kabul niteliğinde olmadığından infazı için kesinleşmesinin gerekmediğini belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>HGK. 5.10.2005 tarih ve 12-534 2005/554 sayılı kararında da belirtildiği gibi ilamın yargılama giderine ve vekalet ücretine ilişkin bölümü, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümüyle bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kısmı kesinleşmeden yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı da icra takibine konu edilemez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Takibe konu Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/39 esas 2013/41 karar sayılı ilamı incelendiğinde, asıl davada davacı talebi, 551 sayılı KHK'nin 136, 137, 138, 140, TTK'nun 56 vd. maddeleri uyarınca patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat, ilan istemine, birleşen dava ise 551 sayılı KHK'nin 5, 7, 129/1-a maddeleri kapsamında patent belgesinin hükümsüzlüğüne yöneliktir. İlam bu hali ile 6100 sayılı Kanun'a eklenen "Geçici Madde 3" atfıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (HMK'nun 367/2. maddesi) kapsamında şahsın hukukuna ilişkin ilamlardandır.</p>

<p>O halde; anılan ilamın infazı için kesinleşmesi gerekeceğinden şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.</p>

<p><strong>SONUÇ: </strong>Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4.(HMK'nun m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 28.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-20149061-e-20148377-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1a.jpg" type="image/jpeg" length="71805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HAKSIZ REKABET DAVALARINDA TESPİT NİTELİĞİNDEKİ İLAMLARIN İCRASI VE KESİNLEŞME ŞARTI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/haksiz-rekabet-davalarinda-tespit-niteligindeki-ilamlarin-icrasi-ve-kesinlesme-sarti-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/haksiz-rekabet-davalarinda-tespit-niteligindeki-ilamlarin-icrasi-ve-kesinlesme-sarti-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. GENEL OLARAK </strong></p>

<p>Genel icra hukuku, temel olarak ilamlı icra ve ilamsız icra olmak üzere iki ana takip yolundan oluşmaktadır. İlam 6100 sayılı Hukuk Kanunu’nun 301/2.maddesinde “Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır.” şeklinde tanımlanmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nu 38.maddesinde ve özel kanunlarda ise ilam niteliğindeki belgeler tanımlanmıştır. İlamlı icra, mahkemeler tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş hüküm nüshası ile ilam niteliğinde icra kabiliyeti bulunan belgelerin cebrî icrasını konu edinmektedir. Buna karşılık ilamsız icra ise, herhangi bir mahkeme kararına dayanmaksızın, yalnızca para ve teminat alacaklarının tahsili amacıyla alacaklının borçluya karşı başvurabildiği cebrî icra yolunu ifade etmektedir. Bu takip yolunda alacaklının, alacağını önceden bir mahkeme ilamı ile tespit ettirmesine gerek bulunmamakta; kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde doğrudan icra takibi başlatabilmesi mümkün olmaktadır.</p>

<p>İlamlı icra takibine başvurulabilmesi için alacaklının elinde, özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan bir uyuşmazlık hakkında hukuk mahkemelerince verilmiş ve eda hükmü niteliği taşıyan bir ilamın veya ilam niteliği taşıyan bir belgenin bulunması gerekmektedir. Eda hükmü, taraflardan birinin diğer tarafa bir şeyi vermeye (ödemeye), yapmaya veya yapmamaya mahkûm edildiği mahkeme kararlarını ifade etmektedir. İcra ve İflâs Hukuku bakımından bir mahkeme kararının veya ilam niteliğindeki bir belgenin ilamlı icra takibine konu edilebilmesi, kural olarak eda hükmü içermesine bağlıdır. Başka bir ifadeyle, tespit veya inşai nitelikteki kararlar, kanunda açıkça öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla, doğrudan ilamlı icra takibine konu edilemez.</p>

<p>İlâmların icrası İcra ve İflâs Kanunu 24 ilâ 41. maddeler arasında düzenlenmiştir. Para alacağına veya teminat verilmesine ilişkin ilamların cebrî icra yoluyla infazı, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 32 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 32. maddesinde, "Para borcuna veya teminat verilmesine dair bir ilamın icra dairesine verilmesi üzerine icra müdürü tarafından borçluya bir icra emri tebliğ olunur." hükmüne yer verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunun yanı sıra, Kanun'un "İlam mahiyetini haiz belgeler" başlıklı 38. maddesinde ise mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller, para borcu ikrarını içeren re'sen düzenlenmiş noter senetleri, temyiz kefaletnameleri ile icra dairesinde verilen kefaletlerin, ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi olduğu düzenlenmiş olmakla birlikte özel kanunlarda da ilam niteliğinde belgelere yer verilmiştir.</p>

<p>Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun ilamlı icra takibine konu olabilecek belge ve işlemleri sınırlı sayıda belirlediği görülmektedir. Bu düzenlemelerle, ilamlı icra yoluna başvurulabilecek belgelerin kapsamı açık bir şekilde ortaya konulmuş; gerekli görülen hâllerde ise özel kanunlarda ilam niteliği tanınan belgeler ayrıca düzenlenmek suretiyle bu kapsam tek tek sayılmak suretiyle sınırlandırılmıştır.</p>

<p>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun dördüncü kısmında ayrıntılı şekilde düzenlenen haksız rekabet hükümleri kapsamında verilen mahkeme kararlarının hangi usulle ve hangi şartlarda ilamlı icraya konu edilebileceği hususu, Kanun'un yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık on beş yıl geçmiş olmasına rağmen uygulamada hâlen tam anlamıyla bir uygulama birliğine kavuşamamıştır. Özellikle hüküm fıkrasında hem haksız rekabetin tespiti hem de haksız rekabetin men'ine ilişkin kararların birlikte yer aldığı ilamların infazında, icra daireleri ile yargı mercileri arasında farklı değerlendirmelerin ortaya çıkabildiği görülmektedir.</p>

<p>Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ilâ 63. maddeleri arasında düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin temel amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabet düzeninin korunmasını sağlamaktır. Bu kapsamda verilen kararlar incelendiğinde, mahkemelerin çoğu zaman aynı ilam içerisinde hem haksız rekabetin tespitine hem de haksız rekabetin men'ine hükmettiği görülmektedir. Ancak bu durum, söz konusu ilamların icra kabiliyetinin değerlendirilmesinde her iki hükmün aynı hukuki niteliğe sahip olduğu sonucunu doğurmamaktadır.</p>

<p>Özellikle HMK'nın 367/2. maddesinde yer alan, "kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez" hükmünün kapsamı ve ilamlı icra hukukunun temel ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde, haksız rekabet davalarında verilen tespit ve men hükümlerinin birbirinden ayrılarak icra edilmesi olanaklı değildir.</p>

<p>Aksi yöndeki yorumlar, kanunun öngörmediği şekilde tespit niteliğindeki hükümlerin doğrudan cebrî icraya konu edilmesine veya buna karşılık eda niteliğindeki hükümlerin infazının müstakil bir takip ile infazının gerçekleştirilmek istenmesi hem hukuki güvenlik ilkesini hem de cebrî icra hukukunun kanunilik esasını zedeler.</p>

<p>Bu çalışmada, haksız rekabet davalarında verilen tespit ve men kararlarının hukuki nitelikleri ile bu kararların ilamlı icra bakımından doğurduğu sonuçlar değerlendirilmektedir.</p>

<p><strong>II. TTK M.56'DA YER ALAN TESPİT DAVASININ FONKSİYONU VE İCRA HUKUKU BAKIMINDAN SONUÇLARI </strong></p>

<p>Türk Ticaret Kanunu 56. maddesinin ilk cümle düzenlemesi dikkat çekicidir. Davacı; "Fiilin haksız olup olmadığının tespitini" isteyebilir. Burada kanun, zararın, tazminatın veya men kararının ön şartı olarak değil, öncelikle hukuka aykırılığın tespit edilmesini öngörmektedir. Bu düzenleme klasik eda davalarından farklıdır. Çünkü burada mahkeme öncelikle; "Bu davranış dürüst rekabet düzenini ihlal ediyor mu?" sorusuna bir cevap aramaktadır. Dolayısıyla tespit kararı; bir alacak hakkını değil, hukuka aykırılık olgusunu belirlemektedir.</p>

<p>TTK m.56/1-a'da yer alan tespit davası; davacının mülkiyet hakkını, alacak hakkını veya şahıs varlığı hakkını tespit etmemektedir. Mahkeme; davacının sahip olduğu subjektif hakkı değil, dürüst rekabet düzeninin ihlal edilip edilmediğini tespit etmektedir. Dolayısıyla hükmün konusu; bir eda yükümlülüğü değil, hukuki ilişkinin hukuka uygun olup olmadığıdır. Bu nedenle verilen karar; esas itibarıyla tespit hükmü niteliğindedir.</p>

<p>TK m.56/1-b'de ayrıca; "Haksız rekabetin men'ini" istenebileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme göstermektedir ki; kanun koyucu, hukuka aykırılığın tespiti ile eylemin durdurulmasını aynı hukuki sonuç olarak görmemektedir.</p>

<p>Başka bir ifadeyle; (a) bendi hukuka aykırılığı belirler. (b) bendi davranışın durdurulmasını emreder. Dolayısıyla; tespit kararı tek başına davranışı durduran bir karar değildir. Davranışın sona ermesini sağlayan karar ise men kararıdır.</p>

<p>Bu nedenle, aynı davada hem tespit hem de men kararı verilmiş olsa dahi, ilamlı icraya elverişli olan hüküm men kararıdır. Tespit hükmü ise davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini belirleyen, ancak tek başına yerine getirilmesi gereken bir edim içermeyen, hukuki durumu açıklayıcı nitelikte bir karardır.</p>

<p>Pratik icra uygulamasında karşılaşılan en önemli problem ise haksız rekabet davalarında tespit ve men hükümlerinin çoğu zaman aynı ilam içerisinde yer almasıdır. Tespit hükmü tek başına cebri icraya konu olmasa da, men hükmü ile aynı kararın içinde bulunduğunda infaz aşamasında ilamın bölünerek değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilamın icra edilebilirliği değerlendirilirken yalnızca hüküm fıkrasındaki ifadeler değil, ilamın bütünü ve kararın hukuki niteliği birlikte dikkate alınmalıdır.</p>

<p><strong>III. İCRA EMRİNİN İLAMA AYKIRI DÜZENLENMESİ </strong></p>

<p>Borçluya gönderilen icra emri, kanuna ve özellikle ilâma veya takip talebine aykırı ise borçlu icra emrinin veya ilâmlı icra takibinin iptali veya düzeltilmesi için İcra ve İflas Kanununun 16 ve devamı maddeleri gereğince icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurabilir. İcra takip talebinde ilama aykırılık mevcut olması durumunda icra mahkemesine başvuru süresiz şikâyete tabidir.</p>

<p>Kural olarak istinaf veya temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklı kalmak koşulu ile nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. (6100 sayılı HMK mad. 350/2 ve 367/2)</p>

<p>Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilâmın icrasının talep edilmesi hâlinde, icra müdürünün kanun hükmünü (HMK m. 367/2, HUMK m. 443/2) re’sen nazara alarak takip talebini reddetmesi gerekir. Aksi hâlde borçlu, gönderilen icra emrine karşı şikâyet yoluna başvurabilir (Muşul, Timuçin: İcra ve İflas Hukuku, C. 2, Ankara 2013, s. 945).</p>

<p>Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir ilâm, kesinleşmeden icraya konulursa, borçlu buna karşı İcra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurabilir. Bu şikâyet üzerine, icra mahkemesi, ilâmlı takibin iptaline karar verir. İlâmın kesinleşmeden icraya konulduğuna ilişkin şikâyet, kamu düzenine ilişkin olduğundan, süreye tâbi değildir, süresiz şikâyet yoluna başvurulabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, C. 3, Ankara 1993, s. 2222, 2224)</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/kesinlesmeden-icraya-konulamayacak-bir-ilamin-icrasinin-talep-edilmesi-halinde-icra-mudurunun-kanun-hukmunu-resen-nazara-alarak-takip-talebini-reddetmesi-gerekir" rel="dofollow">Hukuk Genel Kurulunun 10.11.2020 tarihli ve 2017/8-2833 E., 2020/855 K. sayılı kararı</a>nda da benimsendiği üzere ilâmın kesinleşmeden icraya konulamayacağı yönündeki şikâyet, ilâmlı icra takibinde ilâma aykırılık nedeni içinde değerlendirilmelidir. İlâma aykırılık şikâyeti, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz şikâyete tâbidir.</p>

<p>Öte taraftan, icra takibine dayanak teşkil eden ilamların hüküm kısmı incelendiğinde yargılama giderleri ile vekâlet ücreti dışında kalan hüküm bölümlerinin, cebri icraya elverişli nitelikte bir eda hükmü içermediğinin anlaşılması halinde ilamın bölünmezliği ilkesi gereğince hüküm fıkrasında eda hükmü niteliği taşımayan ve cebri icraya elverişli olmayan bölümler bakımından ilamlı icra takibi yapılması hukuken olanaklı değildir.</p>

<p>HGK'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/...-517 E-1997/776 K sayılı ve yine HGK'nun 2009/...-239 E-2009/268 K sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; "İlamların infaz edilecek kısmı hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. İcra müdürlükleri ilamın hüküm kısmını dikkate alarak aynen infazı ile görevlidir. Sınırlı yetkili icra mahkemesinin hükümde yer almayan bir hususu yorum yolu ile ilama eklemesi ya da var olan bir hususu çıkarması olanağı yoktur. Ayrıca icra mahkemesince ilamın infaz edilecek kısmı yorum yolu ile de belirlenemez."</p>

<p>Yine <a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-12-hukuk-dairesinin-20199458-e-201912854-k-sayili-karari" rel="dofollow">Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2019/9458 Esas ve 2019/12854 Kararı</a>na konu edildiği üzere, takip dayanağı ilamın hüküm kısmının aynen infazı zorunlu olup, dar yetkili icra mahkemesinin, yorum ve tahmin yoluyla hüküm kısmını değiştiremeyeceği açıktır.</p>

<p><strong>IV. KISA KARARLARIN İLAM NİTELİĞİNDE OLMAMASI </strong></p>

<p>2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde ilam mahiyetini haiz belgeler; "mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını içeren resen düzenlenmiş noter senetleri, temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler" olarak sınırlı şekilde sayılmıştır. Anılan düzenlemede mahkeme ara kararları veya davanın sonunda tefhim edilen kısa kararlar ilam niteliğinde sayılmamıştır.</p>

<p>Nitekim, ara kararlar nihai hüküm niteliğinde olmayıp, yargılamanın yürütülmesine ilişkin usul işlemleridir. Her ne kadar ara kararları, İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde sayılan belgeler kapsamında genel haciz yolu ile ilamsız takibe dayanak yapılabilecek nitelikte olsa da, bu durum söz konusu kararların ilam niteliği kazandığı anlamını ihtiva etmez. Diğer taraftan, davanın sonunda tefhim edilen kısa karar, gerekçeli karar ile ayrılmaz bir bütün oluşturduğundan, gerekçeli karar yazılıp infaza elverişli bir ilam niteliği kazanmadan müstakil olarak ilamlı takibe konu edilemez.</p>

<p><strong>V. TESPİTE İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASINDA BORÇLU İTİRAZININ DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></p>

<p>Tespit niteliğindeki kararların, kesinleşmeleri beklenmeksizin ilamlı icra takibine konu edilmesi, borçlunun savunma ve itiraz haklarının etkin biçimde kullanılmasını önemli ölçüde sınırlandırır. Bu durumda borçlu, henüz kesin hüküm niteliği kazanmamış bir yargı kararına dayanılarak cebrî icra tehdidiyle karşı karşıya kalmakta ve icra hukukunda itiraz sebeplerinin sınırlı olması nedeniyle esas uyuşmazlığa ilişkin savunmalarını ileri sürme imkânından büyük ölçüde mahrum kalabilir.</p>

<p>İcra takibinde borçluya tanınan itiraz ve savunma mekanizmalarının etkisiz hâle gelmesi, yalnızca usule ilişkin bir eksiklik olarak değerlendirilemez. Zira hak arama hürriyetinin ayrılmaz bir unsuru olan savunma hakkının fiilen kullanılamaması, anayasal güvence altındaki adil yargılanma hakkının da ihlal edilmesi sonucunu doğurur. Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, cebrî icra yoluna başvurulması bireylerin etkili başvuru ve savunma haklarını ortadan kaldıracak veya anlamsız hâle getirecek şekilde yorumlanmamalıdır.</p>

<p><strong>VI. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME </strong></p>

<p>İlamlı icra takibi, cebrî icra hukukunda alacaklının en güçlü takip yollarından birini oluşturmakta olup, bu yolun kullanılabilmesi ancak kanunun açıkça öngördüğü şartların eksiksiz olarak gerçekleşmesine bağlıdır. Bu nedenle, takip dayanağını oluşturan belgenin gerçekten ilam veya ilam mahiyetini haiz belge niteliğinde bulunup bulunmadığının, ilamın cebrî icraya elverişli bir eda hükmü içerip içermediğinin ve kesinleşmesinin gerekip gerekmediğinin icra müdürlüğünce re'sen değerlendirilmesi, hukuk devleti ilkesinin ve kanunilik prensibinin doğal bir sonucudur.</p>

<p>Pratik icra uygulamalarında sıkılıkla karşılaşılmayan ve uygulama birliğinin ne yazık ki var olmadığı özellikle haksız fiilden kaynaklanan tespit niteliğindeki ilamların icrasındaki hukukilikten uzak ve ilam hükmünü aşar şekilde icra dairelerince infaz edilmek istenen kararlar beraberinde daha büyük hukuki uyuşmazlıkların ve mağduriyetlerin yaşanmasına sebebiyet verebilir.</p>

<p>Bu kapsamda, tespit niteliğindeki kararların, ara kararlarının veya gerekçeli karar ile bütünlük kazanmamış kısa kararların ilamlı icra takibine konu edilmesi; İcra ve İflâs Kanunu'nun sistematiği, ilamlı icranın istisnai niteliği ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile bağdaşmaz. Zira ilamlı icra yolu kapsamının kanun koyucu tarafından sınırlı olarak belirlenmiş olması, cebrî icra yetkisinin ancak açık kanuni dayanağı bulunan hâllerde kullanılabileceğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>Özellikle tespit niteliğindeki kararların kesinleşmeden cebrî icraya konu edilmesi, borçlunun ilamsız takipte sahip olduğu itiraz mekanizmalarından yararlanmasını fiilen ortadan kaldırmakta; böylece savunma hakkı, silahların eşitliği ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkı üzerinde telafisi güç sonuçlar doğurmaktadır. Bu durum yalnızca usule ilişkin bir sorun olmayıp, Anayasa'nın 36. maddesi ile güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkının etkin şekilde kullanılmasını da doğrudan etkileyen anayasal bir mesele niteliğindedir.</p>

<p>Sonuç olarak, ilamlı icra hukukunda takip dayanağının niteliğine ilişkin yapılacak değerlendirmelerde, cebrî icranın süratle sonuçlandırılması amacı ile bireyin temel usul güvenceleri arasında adil bir denge kurulması zorunludur. İcra hukukunun etkinliğini artırma amacı, kanunun öngörmediği belge ve kararların ilamlı icra kapsamına dâhil edilmesini haklı kılamayacağı gibi, borçlunun savunma ve itiraz haklarını etkisiz bırakacak yorumlara da dayanak oluşturamaz. Bu sebeple, ilamlı icra hükümlerinin uygulanmasında kanunilik, hukuki güvenlik, ölçülülük ve adil yargılanma ilkelerinin birlikte gözetilmesi hem cebrî icranın meşruiyetinin hem de hukuk devleti ilkesinin korunmasının vazgeçilmez bir gereğidir.</p>

<p><strong>VII. GÜNCEL YARGI KARARLARI</strong></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-20149061-e-20148377-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong><i>Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/9061 Esas ve 2014/8377 Karar</i></strong></a></p>

<p>Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; takibe konu Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/39 esas 2013/41 karar sayılı ilamının patent belgesinden doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talepli açılan dava ile tasarımın hükümsüzlüğü talepli açılan karşı dava olup, şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden takibe konulmayacağından takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. (…)</p>

<p>HGK. 5.10.2005 tarih ve 12-534 2005/554 sayılı kararında da belirtildiği gibi ilamın yargılama giderine ve vekalet ücretine ilişkin bölümü, davanın kabulü ya da reddine ilişkin bölümüyle bir bütündür. Bu kalemlerin kesinleşmesi ve infazı ancak bir bütün olarak ilamın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Dolayısıyla, ilamın esasına ilişkin hüküm kısmı kesinleşmeden yargı gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmı da icra takibine konu edilemez.</p>

<p>Takibe konu Bakırköy 2. Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/39 esas 2013/41 karar sayılı ilamı incelendiğinde, asıl davada davacı talebi, 551 sayılı KHK'nin 136, 137, 138, 140, TTK'nun 56 vd. maddeleri uyarınca patent hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat, ilan istemine, birleşen dava ise 551 sayılı KHK'nin 5, 7, 129/1-a maddeleri kapsamında patent belgesinin hükümsüzlüğüne yöneliktir. İlam bu hali ile 6100 sayılı Kanun'a eklenen "Geçici Madde 3" atfıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (HMK'nun 367/2. maddesi) kapsamında şahsın hukukuna ilişkin ilamlardandır.</p>

<p>O halde; anılan ilamın infazı için kesinleşmesi gerekeceğinden şikâyetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-8-hukuk-dairesinin-201416-e-2014179-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong><i>Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2014/16 Esas ve 2014/179 Karar</i></strong></a></p>

<p>Şikâyet eden borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; borçlu hakkında yapılan ilamlı takipte, takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konulamayacağını ve faizin fazla talep edildiğini açıklayarak, takibin iptalini istemiştir. Mahkemece, dayanak ilamın 26.06.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine; hüküm, şikayet eden - borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.</p>

<p>28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı ve İBK ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.</p>

<p>6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla yürürlükte bulunan HUMK’nun 443/4. maddesine (6100 s. HMK. m. 367/2) göre aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmedikçe infaz edilemez.</p>

<p>Takip dayanağı olan İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/130 Esas-2013/130 Karar sayılı ilamında asıl davada faydalı modelin hükümsüzlüğüne, karşı davada ise ise faydalı modele tecavüze ilişkin istemin reddine, davacı-karşı davalının zorunluluk bulunmadığı halde davalı karşı davacının ürününü kopya düzeyinde benzerlerini üretip piyasaya sürmesinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, bu şekilde ürünün piyasaya sürülmesinin önlenilmesine karar verildiği, anılan bu ilamdaki vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili amacıyla 29.05.2013 tarihinde takip başlatıldığı ve dayanak ilamın 13.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nce kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik olarak oluşturulan hüküm, HUMK.nun 443/4.maddesi kapsamında şahsın hukukuna ilişkin hakka tecavüz niteliğinde olduğundan, bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceği gibi, eklentisi olan yargılama giderleri ve vekalet ücreti de, kesinleşmeden takibe konulamaz. Dayanak ilamın kesinleşmesinin gerektiği Mahkemenin kabul olmasına rağmen takipten sonra ilamın kesinleştiği gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi doğru değildir. Mahkemece şikâyetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-12-hukuk-dairesinin-20234482-e-20242078-k-sayili-karari" rel="dofollow"><strong><i>Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/4482 Esas ve 2024/2078 Karar</i></strong></a></p>

<p>Alacaklılar tarafından başlatılan ilamlı icra takibinde, alacaklılar İcra Mahkemesine başvurusunda, takip konusu ilamda belirtilen genel kurul kararlarının iptalinin ticaret siciline bildirilmesi talebinin reddine ilişkin 26.08.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesini talep ettiği mahkemece; talep konusu likit alacak veya eda hükmü içermediğinden şikayetin reddine karar verildiği, alacaklıların anılan karara yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; ilam nitelik itibariyle kesinleşmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, anılan karara yönelik olarak alacaklıların temyiz talebinde bulunduğu görülmektedir.</p>

<p>Para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrası İİK'nın 32 ve ardından gelen maddelerde düzenlenmiştir. Anılan maddede (para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam İcra Dairesine verilince icra müdürü borçluya bir icra emri tebliğ eder…), İİK'nın “ilam mahiyetini haiz belgeler” başlığını taşıyan 38. maddesinde ise (Mahkeme huzurunda sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir…) şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. İlgili yasa maddeleri ile yasa koyucu hangi belgelere dayanılarak ilamlı takip yapılabileceğini, önemine binaen titizlikle düzenlemiş, gerekli gördüğü yerlerde bunu özel kanunlarda belirleyip sınırlandırmıştır. Burada göz ardı edilmemesi gereken husus ise maddede yer verilen ilamların, icrası yorum gerektirmeyecek açık tahsil hükmü (eda hükmü) taşıyan ilamlar olduğu noktasıdır. Bu nedenle eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez. Ancak, kesinleşmeleri halinde bu ilamlardaki vekalet ücreti ve yargılama giderine dayalı likit miktarların icra yolu ile infazı mümkündür.</p>

<p>Somut olayda takibe dayanak yapılan İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2021 tarih ve 2019/437 E.2021/589 K. sayılı kararında “davalı/borçlu şirketin 30.04.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan; (4) numaralı gündem maddesi ile ... dışındaki diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine, (5) numaralı gündem maddesi ile davalı şirket yönetim kurulu başkanına ödenen ücretin artırılmasına ve prim ödenmesine, (6) numaralı gündem maddesi ile şirket ana sözleşmesinin 3.maddesinin tadil edilmesine ve (7) numaralı gündem maddesi ile alınan kararın, ...’a TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereğince davalı şirket konusu işlerle iştigal etmesine izin verilmesi kısmına, ilişkin alınan kararların ayrı ayrı iptaline” karar verilmiş, ilamda likit bir miktarın ödenmesi yönünde eda hükmü oluşturulmamıştır. Bu durumda ilamın kesinleşmesi halinde yargılama giderleri ve vekalet ücreti kalemlerin istenebilmesi dışında icra yolu ile infazı da mümkün değildir.</p>

<p>O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, şikâyetin eda hükmü içermeyen “Tespite” ilişkin ilamlar icra takibine konu edilemez gerekçesi ile reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden, sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-mustafa-zafer" title="Av. Mustafa ZAFER"><img alt="Av. Mustafa ZAFER" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/images/yazarlar/Mustafa-ZAFER111.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-mustafa-zafer" title="Av. Mustafa ZAFER">Av. Mustafa ZAFER</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/haksiz-rekabet-davalarinda-tespit-niteligindeki-ilamlarin-icrasi-ve-kesinlesme-sarti-1</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/10/terazi/tertasiz.jpg" type="image/jpeg" length="27515"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KİRA HUKUKU UYUŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜMÜNDE RE'SEN DİJİTAL DENETİM MODELİ: RE-TES PROJE ÖNERİSİ]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kira-hukuku-uyusmazliklarinin-cozumunde-resen-dijital-denetim-modeli-re-tes-proje-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kira-hukuku-uyusmazliklarinin-cozumunde-resen-dijital-denetim-modeli-re-tes-proje-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Özet</strong></p>

<p>Bu çalışmada, Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 355'te düzenlenen ihtiyaç nedeniyle tahliye sonrasındaki 3 yıllık kiralama yasağının etkin şekilde denetlenmesi amacıyla geliştirilen 'Re'sen Tahliye ve Takip Entegre Sistemi' (RE-TES) yazılım ve hukuk modeli önerilmektedir. Mevcut yasal düzende, yasağın ihlal takibi tamamen eski kiracının bireysel imkanlarına bırakılmış olup bu durum hakkın kötüye kullanılmasına ve yargı organlarında fuzuli dava yoğunluğuna yol açmaktadır. Önerilen RE-TES modeli; UYAP, TAKBİS, MERNİS ve EPDK veri tabanlarını bütüncül bir mimariyle entegre ederek, hak sahibi dışındaki üçüncü kişilerin abonelik ve ikamet hareketlerini kamu eliyle, şikayete bağlı olmaksızın re'sen ve dijital olarak denetlemeyi hedeflemektedir. Sistem, ihlalin tespiti halinde otomatik idari yaptırım ve tazminat tahakkuku mekanizmasını işleterek hem toplumsal barışa katkı sunmakta hem de adli mekanizmaların üzerindeki iş yükünü hafifletmektedir.</p>

<p><strong>1. GİRİŞ</strong></p>

<p>Son yıllarda makroekonomik parametrelerdeki değişimler ve taşınmaz değerlerindeki artışlar, kiralayan ve kiracı arasındaki hukuki uyuşmazlıkları sosyolojik bir husumet boyutuna taşımıştır. Özellikle mülk sahiplerinin, mevcut kiracıları tahliye edip taşınmazı daha yüksek bedellerle üçüncü kişilere kiralayabilmek adına 'gereksinim (ihtiyaç) nedeniyle tahliye' kurumunu araçsallaştırdıkları görülmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinin birinci fıkrası, kiralayanın gereksinim amacıyla tahliye ettirdiği taşınmazı haklı bir sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Ancak, bu emredici hükmün işlevselliği, ihlalin tespiti noktasında ciddi bir zafiyet barındırmaktadır.</p>

<p>Yasal yaptırımların (en az bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat) tetiklenebilmesi, mülk sahibinin evi başkasına kiraladığının eski kiracı tarafından öğrenilmesine ve ispatlanmasına bağlıdır. Kiracının tahliye edildikten sonra eski taşınmazın abonelik durumlarını izlemesi, çevre sakinlerinden istihbarat toplaması veya adreste fiili fiziki takip yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu çalışmada, hukuk devleti ilkesinin ve sözleşme adaletinin tesisi amacıyla, denetim yükümlülüğünün kiracıdan alınarak devletin dijital altyapısı eliyle re'sen yürütülmesini öngören RE-TES (Re'sen Tahliye ve Takip Entegre Sistemi) modeli akademik ve teknik boyutlarıyla incelenmiştir.</p>

<p><strong>2. RE-TES SİSTEM MİMARİSİ VE HUKUKİ ALTYAPI</strong></p>

<p>RE-TES, adli ve idari kurumların veri tabanlarını uçtan uca birbirine bağlayan, yapay zeka tabanlı bir denetim algoritmasıdır. Sistemin hukuki altyapısı 'Zorunlu Hak Sahibi Beyanı' ve 'TAKBİS Şerhi' olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır.</p>

<p><strong>2.1. İhtiyaç Şerhi ve e-Devlet Beyan Prosedürü</strong></p>

<p>Mahkeme kararı, icra takibi ya da noter kanalıyla ihdas edilen tahliye süreçlerinin tamamlanmasını müteakip, UYAP veya ilgili noterlik sistemi üzerinden Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemine (TAKBİS) otomatik bir veri akışı sağlanacaktır. Taşınmazın tapu kaydına re'sen 'İhtiyaç Nedeniyle Boşaltılan Taşınmaz - 3 Yıl Kiralama Yasağı' şerhi işlenecektir. Bu aşamadan sonra mülk sahibi, 30 gün içinde e-Devlet platformuna entegre RE-TES modülü üzerinden, taşınmaza fiilen yerleşecek olan yasal yakınının (altsoy, üstsoy veya eş) T.C. Kimlik Numarasını beyan etmekle mükellef olacaktır.</p>

<p><strong>2.2. Kurumlar Arası Dijital Entegrasyon Modeli</strong></p>

<p>Sistemin esas denetim mekanizması, şikayete bağlı olmaksızın, veri tabanları arasında gerçekleştirilecek anlık çapraz sorgulamalara dayanmaktadır. Entegre edilecek kurumlar ve fonksiyonları Tablo 1'de sunulmuştur.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="208">
   <p><strong>Veri Kaynağı (Kurum)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p><strong>Çekilen Veri Tipi</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p><strong>Algoritmik Fonksiyonu</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="208">
   <p>EPDK / Dağıtım Şirketleri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Elektrik, Doğalgaz, Su Abonelik Verileri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Tahliye edilen adreste yeni bir abonelik sözleşmesi yapıldığı an, abonenin T.C. Kimlik Numarasını sisteme aktarır.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="208">
   <p>İçişleri Bakanlığı (MERNİS)</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Verileri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Adrese yeni yerleşen veya abonelik açan kişinin, kiralayanın beyan ettiği yasal yakını olup olmadığını denetler.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>Vergi Kimlik ve Taşınmaz Rayiç Değerleri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="208">
   <p>İhlal tespiti halinde uygulanacak idari para cezasının matrahını belirler ve re'sen tahakkuk sürecini yönetir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>3. OTOMATİK YAPTIRIM VE TAZMİNAT MEKANİZMASI</strong></p>

<p>RE-TES algoritması, MERNİS ve EPDK üzerinden gelen verilerin, mülk sahibinin e-Devlet üzerinden yaptığı beyanla eşleşmediğini (üçüncü bir şahsın adrese yerleştiğini veya abonelik açtığını) tespit ettiği anda, 'İhlal Alarmı' üreterek süreci re'sen başlatır. Bu aşamada adli sisteme intikal etmeksizin idari olarak iki yönlü müeyyide uygulanır:</p>

<p>İlk olarak, kamu düzeninin korunması amacıyla GİB üzerinden mülk sahibine taşınmazın vergi değerine endeksli bir idari para cezası kesilerek tapu kaydına e-haciz şerhi işlenir. İkinci olarak, eski kiracının e-Devlet sistemine otomatik 'Tazminat Hak Sahipliği Bildirimi' iletilir. Kanunun öngördüğü 1 yıllık kira bedeli tutarındaki taban tazminat miktarı sistem tarafından hesaplanarak kiralayana tebliğ edilir. 30 günlük yasal ödeme süresi içinde kiracının hesabına ödeme yapılmaması durumunda, UYAP üzerinden kiracı adına harçtan muaf, re'sen ilamsız icra takibi başlatılır.</p>

<p><strong>4. SONUÇ VE ÖNERİLER</strong></p>

<p>Mevcut kira uyuşmazlıklarının adli makamlarca çözüme kavuşturulma süresi, Sulh Hukuk Mahkemelerinin iş yükü sebebiyle uzamakta, bu durum geciken adalete ve taraflar arasındaki husumetin derinleşmesine neden olmaktadır. RE-TES projesi, denetim mekanizmasını bireylerin inisiyatifinden çıkarıp dijital devlet altyapısına devrederek tam bir hukuki denetim sağlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin mevcut e-Devlet, UYAP ve MERNİS entegrasyon seviyesi göz önüne alındığında, projenin mevzuat değişikliğini müteakip 6 ay gibi kısa bir sürede hayata geçirilebileceği değerlendirilmektedir. Bu modelin uygulanmasıyla, sahte ihtiyaç iddialı tahliyeler bıçak gibi kesilecek, mahkemelerdeki fuzuli dava yükü minimize edilecek ve toplumsal barış zeminine önemli bir katkı sunulacaktır.</p>

<p></p>

<p><strong>AHMET SORUCİ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kira-hukuku-uyusmazliklarinin-cozumunde-resen-dijital-denetim-modeli-re-tes-proje-onerisi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/12/insaat-ev-bina.jpg" type="image/jpeg" length="77855"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19nde-degisiklik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19nde-degisiklik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 32), 27 Haziran 2026 Tarihli ve 33293 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 19)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 32)</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>30/4/2021 tarihli ve 31470 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 19)’nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“b) Finansal kuruluş: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde sayılan yükümlüleri,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Tebliğe 4/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin uzaktan kimlik tespitine ilişkin genel esaslar</p>

<p>MADDE 4/C- (1) Yükümlüler Türk uyruklu olmayan gerçek kişilerin kimlik tespitini aşağıdaki esaslar dâhilinde, Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun, yakın alan iletişimi özelliği olan pasaport kullanılmak suretiyle uzaktan kimlik tespiti yoluyla yapabilirler. Bu şekilde pasaportla uzaktan kimlik tespiti yapılan gerçek kişiler 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında müşteri kabul edilir.</p>

<p>a) Bu maddeye göre yapılacak uzaktan kimlik tespiti, pasaportla uzaktan kimlik tespiti konusunda özel olarak eğitim verilmiş personel tarafından görüntülü görüşme yoluyla gerçekleştirilir. Bu zorunluluk, bu madde kapsamında yapılacak uzaktan kimlik tespiti sürecinde, canlılık testi veya fotoğraf karşılaştırma amacıyla 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında yer alan şartları sağlayan yapay zekâ temelli uygulamaların kullanılmasına engel teşkil etmez.</p>

<p>b) Bu madde kapsamında, pasaportun yongasında yer alan kimlik bilgilerinin pasaport üzerinde yer alan bilgilerle eşleştiği yakın alan iletişimi kullanılarak doğrulanır. Bu doğrulamanın yapılamaması halinde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi tesis edilemez.</p>

<p>c) 4/A maddesinde kimlik belgesi için öngörülen esaslar (kimlik paylaşım sisteminden doğrulama zorunluluğu hariç olmak üzere), bu maddede aksine bir düzenleme bulunmaması kaydıyla, pasaport hakkında da uygulanır. Ayrıca uzaktan kimlik tespitinde kullanılan pasaportun Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatının (ICAO) 9303 sayılı standardına uygunluğu yönünden gerekli kontroller yapılır.</p>

<p>ç) Görüntülü görüşme sürecinde kişiyi ve kişi tarafından sunulan pasaport üzerindeki bilgileri gösteren görüntüler alınır.</p>

<p>d) Uzaktan kimlik tespiti kapsamında alınan adres bilgisinin; yerleşim yeri belgesi, ilgili adına düzenlenmiş elektrik, su, doğalgaz gibi adres temelli abonelik gerektiren bir hizmete ilişkin olan ve işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş fatura, herhangi bir kamu kurumu tarafından verilen belge veya ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanları üzerinden risk bazlı yaklaşım çerçevesinde en geç üç ay içerisinde teyit edilmesi zorunludur. Adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim yapılamaz.</p>

<p>e) Kimlik tespiti sürecinde işlem yapılan elektronik ortamdan elde edilen teknik veriler (IP/port bilgisi, cihaz kimliği, coğrafi konum, tarayıcı bilgileri ve benzeri) ile pasaporttaki bilgiler risk temelli yaklaşım kapsamında değerlendirilir. Yapılan değerlendirme sonucunda şüpheyi gerektiren bir durumun tespiti halinde uzaktan kimlik tespiti süreci sonlandırılır.</p>

<p>(2) Ticaret siciline kayıtlı tüzel kişilerin uzaktan kimlik tespitinde tüzel kişiliği temsile yetkili Türk uyruklu olmayan gerçek kişinin kimlik tespiti, Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında temsile yetkili kişiler için aranan bilgiler alınmak kaydıyla birinci fıkradaki esaslara göre yapılabilir.</p>

<p>(3) Bu madde kapsamında müşteri kabulü yapacak yükümlüler; risklerin tanımlanması, derecelendirilmesi, izlenmesi ve azaltılmasına yönelik gerekli tedbirleri alır. Yükümlüler ayrıca bu kapsamda edinilecek müşterilerle ilgili olarak müşterinin tanınması ile risk yönetimi ve izleme ve kontrol faaliyetlerine ilişkin bir uygulama rehberi oluşturur. 16/9/2008 tarihli ve 26999 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine İlişkin Yükümlülüklere Uyum Programı Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca uyum programı oluşturacak yükümlüler bu tedbirlere kurum politika ve prosedürlerinde yer verir. Yükümlüler riskli olarak belirledikleri ülkelerin vatandaşlarını pasaportla uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemez. Müşteri kabulüne başlanmasından itibaren bir ay içerisinde bu kapsamda alınan tedbirler, oluşturulan prosedür ve rehberler hakkında Başkanlığa bildirim yapılır.</p>

<p>(4) Bu madde kapsamında pasaportla kimlik tespiti yapılan kişinin Türk vatandaşlığını kazandığının veya Türkiye Cumhuriyeti kanunları uyarınca kendisine vergi mükellefiyeti tesis edildiğinin anlaşılması halinde Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Yönetmeliğinde tanımlanan kimlik kartının bir örneği veya vergi kimlik numarası elektronik ortamda alınarak müşteri bilgileriyle ilişkilendirilir.</p>

<p>(5) Bu maddedeki yöntemle edinilen müşteriler yüksek risk grubunda değerlendirilerek buna uygun izleme ve kontrol tedbirlerine tabi tutulur. Bu kapsamda, bu Tebliğin 6 ncı maddesi ile Yönetmeliğin 26/A maddesinde yer alan tedbirler dikkate alınır ve ayrıca aşağıdaki tedbirler uygulanır:</p>

<p>a) Müşteri profiline ve iş ilişkisi tesisindeki amaca uygun olmayan işlemlerin tespiti halinde gerekli tedbirler alınır.</p>

<p>b) Kimlik bilgilerinin doğrulanması amacıyla, müşterinin kimlik bilgileri ile uyumlu yurt içinde veya yurt dışında mukim bir banka hesabından ya da banka veya kredi kartından para transferi yapılması zorunludur. Para transferi için üretilen mesajlardaki ayırt edici bilgilerle hesabın açılması için uzaktan kimlik tespiti kapsamında müşteriden edinilen bilgilerin uyuştuğu kontrol edilir. Bu transfer ve kontrol işlemi, müşteri hesabından başkaca bir işlem gerçekleştirilmeden önce tamamlanır. Yükümlülerce prosedür ve rehberlerde belirlenecek makul süre içerisinde bu işlemin tamamlanmaması halinde Yönetmeliğin 22 nci maddesine göre işlem tesis edilir.</p>

<p>c) Bu madde kapsamında açılan hesaba, sadece kişinin yurt dışında kendi adına açılmış banka hesaplarından para gönderimi gerçekleştirilir. Açılan bu hesaptan yurt dışına para çıkışı sadece söz konusu kişi adına açılmış banka hesaplarına yapılır. 6 ncı maddenin ikinci fıkrası kapsamında kimlik tespiti yapılması halinde nakit çekim veya bu bentte yer alan kısıtlamalara tabi olmaksızın para transferi yapılabilir.</p>

<p>ç) Bu madde uyarınca iş ilişkisi tesis edilen müşterinin hesabından nakit yatırma ve çekme işlemi yapılması durumunda Yönetmeliğin 18 inci madde hükmü göz önünde bulundurulur.</p>

<p>(6) Bu madde kapsamında müşteri kabul edilenlere ilişkin istatistiki bilgiler takvim yılı esas alınarak her üç aylık dönemin son ayında Başkanlığa gönderilir.</p>

<p>(7) Pasaportla uzaktan kimlik tespiti uygulamasında bu maddede belirtilen hususların yanı sıra bu Tebliğde belirtilen diğer kontroller ve tedbirlerin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri de uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Tebliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “4 üncü maddesinin dördüncü” ibaresi “4/A maddesinin birinci” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Tebliğin 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Portföy Yönetim Şirketleri” ibaresi “, Portföy Yönetim Şirketleri ve Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Tebliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Finansal kuruluşlar ile finansal olmayan belirli iş ve meslekler” ibaresi “Yükümlüler” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/mali-suclari-arastirma-kurulu-genel-tebligi-sira-no-19nde-degisiklik-1</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/hazine-ve-maliye-bakanligi.jpg" type="image/jpeg" length="38353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yenilenmis-urunler-hakkinda-yonetmelik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yenilenmis-urunler-hakkinda-yonetmelik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik, 27 Haziran 2026 Tarihli ve 33293 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Ticaret Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>YENİLENMİŞ ÜRÜNLER HAKKINDA YÖNETMELİK</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Bakanlıkça belirlenen kullanılmış malların yenilenmiş olarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir.</p>

<p>(2) Bu Yönetmelik, Bakanlıkça belirlenen kullanılmış malların yenilenerek tekrar satışa sunulmasına ilişkin faaliyetleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 57/A ve 84 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Ticaret Bakanlığını,</p>

<p>b) Beyaz Liste: 12/7/2014 tarihli ve 29058 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Yönetmelikte belirtilen listeyi,</p>

<p>c) Genel Müdür: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürünü,</p>

<p>ç) Genel Müdürlük: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünü,</p>

<p>d) İş günü: Ulusal, resmî ve dinî bayram günleri ile yılbaşı, 1 Mayıs, 15 Temmuz ve Pazar günleri dışındaki çalışma günlerini,</p>

<p>e) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların ham maddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı,</p>

<p>g) Kanun: 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu,</p>

<p>ğ) Komisyon: Yenileme merkezinin uyarılması, yenileme yetki belgesinin askıya alınması veya iptal edilmesine ilişkin hususlarda karar vermek amacıyla oluşturulan komisyonu,</p>

<p>h) Kullanılmış mal: Alışverişe konu olan ve Ek-1’de yer alan ikinci el malları,</p>

<p>ı) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>i) Üretici: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların ham maddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, ünvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>j) Yenileme işlemi: Ek-1’de yer alan malların; donanım, yazılım veya fiziki özelliklerinde iyileştirme yapılarak tekrar satışa sunulmasına ilişkin tüm işlemleri,</p>

<p>k) Yenileme merkezi: Bakanlıktan aldığı yenileme yetki belgesine dayanarak faaliyet gösteren tüzel kişiyi,</p>

<p>l) Yenileme yetki belgesi: Yenileme merkezi olarak faaliyette bulunulabilmesi için Bakanlık tarafından düzenlenen belgeyi,</p>

<p>m) Yenilenmiş ürün: Yenileme işleminden sonra yenileme merkezi veya yetkili satıcı tarafından satışa sunulan kullanılmış malı,</p>

<p>n) Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS): Bu Yönetmelik kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi amacıyla Bakanlıkça oluşturulan elektronik sistemi,</p>

<p>o) Yerinde yenileme noktası: Yenileme merkezinin sahip olduğu yenileme yetkisini Bakanlıkça belirlenen düzenleme veya standartlar kapsamında kullanan gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>ö) Yetkili satıcı: Yenileme merkezi tarafından verilen yetkiye dayanarak tüketiciye yenilenmiş ürün sunan ya da ürün sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Genel Esaslar ve Yenileme Yetkisi</p>

<p><strong>Genel esaslar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Yenileme işlemlerinin, Bakanlıkça belirlenen düzenleme veya standartlara uygun olarak YÜBİS üzerinden yapılması ve oluşturulan elektronik sertifikanın tüketicilere verilmesi zorunludur. Bu düzenleme veya standartlar, Bakanlığın internet sitesinde ilan edilir.</p>

<p>(2) Yenileme merkezlerinin, yetkili satıcıların, yerinde yenileme noktalarının ve Bakanlıkça belirlenen diğer bilgi ve belgelerin YÜBİS’e kaydedilmesi zorunludur.</p>

<p>(3) Yenilenmiş ürünün; ambalajında, etiketinde, reklam ve ilanlarında tüketicinin kolaylıkla algılayabileceği bir şekilde “yenilenmiş” ibaresine ve yenileme merkezi bilgisine yer verilerek satışa sunulması zorunludur.</p>

<p>(4) Yenileme merkezi, yenilenmiş ürüne ilişkin Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzunu YÜBİS’e kaydetmekle yükümlüdür. Tüketicinin talep etmesi halinde bu kılavuzun satışı gerçekleştiren yenileme merkezi ya da yetkili satıcı tarafından yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla tüketiciye verilmesi zorunludur.</p>

<p>(5) Yenileme merkezi, Bakanlıkça belirlenen düzenleme veya standartlarda yer alan özelliklere uygun olarak alınmış yeterlilik belgesine sahip olunması şartıyla, ayrıca yeni bir yenileme yetki belgesi alınmasına gerek olmaksızın, Ek-1’de yer alan tüm ürünler için yenileme işlemi yapabilir.</p>

<p>(6) Yenilenmiş bir ürüne tekrar yenileme işlemi yapılabilmesi için yenileme tarihinden itibaren en az otuz gün geçmesi zorunludur.</p>

<p>(7) Yerinde yenileme noktası ve yetkili satıcı, ayrı ayrı yetki almak şartıyla, birden fazla yenileme merkezine hizmet verebilir.</p>

<p>(8) Bir yenilenmiş ürün grubu için bir satıcı tarafından farklı satış fiyatları belirlenmiş olması halinde; tüketicilerin herhangi bir ödeme yükümlülüğü altına girmeden önce fiyat farkına dayanak teşkil eden fiziksel ve teknik özellikler hakkında açıkça ve kolaylıkla görülebilir şekilde bilgilendirilmesi zorunludur.</p>

<p>(9) Genel Müdürlük, gerekli gördüğü hallerde bu Yönetmeliğin uygulanmasına yönelik olarak ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşlara yol göstermek amacıyla kılavuz hazırlar ve bu kılavuzu Bakanlığın internet sitesinde yayınlar.</p>

<p><strong>Yenileme yetkisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Yenileme merkezinin Ek-1’de yer alan kullanılmış malları yenileyebilmesi için Bakanlıktan yenileme yetki belgesi alması zorunludur. Yenileme merkezi, bu belgeyle kendisine verilen yetkiyi Bakanlıkça belirlenen düzenleme veya standartlara uygun olarak yerinde yenileme noktaları aracılığıyla da kullanabilir. Bu düzenleme veya standartlarda yerinde yenileme noktalarının hangi işlemleri yapmaya yetkili olduğu hususuna yer verilir. Yerinde yenileme noktası, yenileme merkezi tarafından yetkili satıcı olarak da yetkilendirilebilir.</p>

<p>(2) Yenileme merkezleri dışındaki ticari işletmelerin yerinde yenileme noktası olarak faaliyet gösterebilmesi için Bakanlıkça belirlenen ilgili düzenleme veya standartlara göre alınmış yeterlilik belgesine sahip olması zorunludur.</p>

<p>(3) Yenileme yetki belgesi verilmesine ilişkin hususlar Bakanlığın internet sitesinde ilan edilir.</p>

<p>(4) Bakanlığa yapılan başvurular üzerine, Genel Müdürlük tarafından gerekli incelemeler yapılarak ilan edilen şartları sağlayan başvurular için yenileme yetki belgesi düzenlenir.</p>

<p>(5) Yenileme yetki belgesi her bir yenileme merkezi için ayrı ayrı düzenlenir ve devredilemez.</p>

<p><strong>Yenileme yetki belgesi verilmesinde aranan şartlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Yenileme yetki belgesinin alınabilmesi için aşağıdaki şartların sağlanması zorunludur:</p>

<p>a) Bakanlıkça belirlenen düzenleme veya standartlarda yer alan özelliklere uygun olarak alınmış yeterlilik belgesine sahip olunması.</p>

<p>b) Sermaye şirketi niteliğinde olunması.</p>

<p>c) Şirketi temsile yetkili kişilerin;</p>

<p>1) On sekiz yaşını doldurmuş olması.</p>

<p>2) İflas etmemiş veya iflas etmiş olsa bile itibarının yerine gelmiş olması.</p>

<p>3) Kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıldan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş veya Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli savunmaya ve Devlet sırlarına karşı suçlar; casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, terörizmin finansmanı, kaçakçılık, vergi kaçakçılığı veya haksız mal edinme, işkence, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, bilişim suçları ile özel hayata veya hayatın gizli alanına karşı işlenmiş suçlardan hüküm giymemiş veya ticaret ve sanat icrasından hükmen yasaklanmamış olması.</p>

<p>ç) Yüz milyon Türk lirasından az olmamak üzere ödenmiş sermayeye sahip olunması.</p>

<p>d) Bakanlık tarafından ilan edilecek diğer hususların sağlanması.</p>

<p><strong>Yenileme yetki belgesinin geçerlilik süresi ve diğer işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yenileme yetki belgesinin geçerlilik süresi beş yıldır. Geçerlilik süresi dolmadan başvuruda bulunulmuş olması şartıyla, bu süre başvuru sonuçlanıncaya kadar uzatılmış kabul edilir.</p>

<p>(2) Yenileme merkezinin ünvan, adres ve diğer iletişim bilgilerindeki değişiklikler ile temsile yetkili kişilerde değişiklik olması durumunda; yeni temsilcilerin 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan şartları taşıdığını gösterir bilgi ve belgeleri otuz gün içinde Bakanlığa bildirmesi zorunludur.</p>

<p><strong>Yenileme yetki belgesinin askıya alınması ve iptali</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerine veya bu Yönetmeliğe atıfta bulunulan kanun ya da düzenleyici işlemlere aykırı uygulamaların tespiti ve bununla ilgili olarak yazılı uyarıya rağmen aykırılığa devam edilmesi halinde yenileme yetki belgesi Komisyon tarafından iptal edilir. Komisyon, uyarıda bulunma ve yenileme yetki belgesinin iptali hususlarında yapılacak değerlendirmelerde aykırılığın niteliği, yaygınlığı, sürekliliği, tekrarı ve etkisini göz önünde bulundurur. Komisyon, gerek duyması halinde inceleme yaptırabilir veya diğer kurum ve kuruluşlardan görüş alabilir.</p>

<p>(2) Yenileme yetki belgesi verilmesinde aranan şartlarda meydana gelen değişikliklerin Bakanlığa otuz gün içinde bildirilmesi zorunludur. Bu şartların kaybedildiğinin tespiti halinde düzeltilebilir nitelikteki eksikliklerin giderilmesi için Komisyon tarafından süre verilir. Yenileme yetki belgesi, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla verilen süre içerisinde Komisyon tarafından askıya alınabilir. Verilen sürede eksikliklerin giderilmemesi, belge verilmesinde aranan şartlarda düzeltilmesi mümkün olmayan bir eksikliğin tespit edilmesi veya yenileme merkezinin başvurusu üzerine yenileme yetki belgesi iptal edilir.</p>

<p>(3) Geçerlilik süresi sona ermesine rağmen yenileme yetki belgesini yenilemeyen, belgesi iptal edilen veya askıda bulunan yenileme merkezi bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerine devam edemez.</p>

<p>(4) Yenileme yetki belgesi iptal edilen yenileme merkezine iptal tarihinden itibaren bir yıl süreyle yenileme yetki belgesi verilmez.</p>

<p><strong>Komisyon</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Yenileme merkezinin uyarılması, yenileme yetki belgesinin askıya alınması veya iptal edilmesine ilişkin hususlarda karar vermek amacıyla Bakanlık tarafından Komisyon kurulur. Komisyonun çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.</p>

<p>(2) Komisyon kararları Bakan onayı ile yürürlüğe girer.</p>

<p>(3) Komisyon, ilgili Bakan Yardımcısının başkanlığında Genel Müdür, Genel Müdürlükten iki üye ile Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünden bir üye olmak üzere beş üyeden oluşur.</p>

<p>(4) Komisyon, Başkanın çağrısı üzerine üyelerin tamamının katılımıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır.</p>

<p>(5) Komisyonun başkan ve üyelerinin herhangi bir nedenle Komisyon çalışmalarına katılamaması halinde, bunlara vekâlet edenler Komisyonda görev yapar.</p>

<p>(6) Komisyonun sekretarya hizmetleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Yenileme İşlemine İlişkin Usul ve Esaslar</p>

<p><strong>Yenileme işlemi</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Elektronik kimlik bilgisi bulunan kullanılmış malların yenilenebilmesi için;</p>

<p>a) E-Devlet Kapısında (e-Devlet) bulunan Beyaz Listede yer alması,</p>

<p>b) En az bir yıl öncesine ilişkin veri, ses ya da kısa mesaj kullanım trafiğinin bulunması,</p>

<p>c) Yenileme işlemini gerçekleştiren yenileme merkezi ya da yerinde yenileme noktası tarafından YÜBİS’te beyan edilen bir hat aracılığıyla kullanılmış malın mobil telefon hizmeti sunan işletmeci şebekesinde aktif hale getirilmesi ve bu kapsamda kullanılmış mal tarafından en az bir çağrı işleminin başarılı şekilde gerçekleştirilmesi,</p>

<p>zorunludur. Bu işlemlere ilişkin kayıtlar YÜBİS aracılığıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu sistemlerinden doğrulanır. Bu şartları sağlamayan kullanılmış mallara yenileme işlemi yapılamaz.</p>

<p>(2) Yenileme merkezi veya yerinde yenileme noktası tarafından, birinci fıkranın (c) bendi kapsamında kullanılacak hat bilgisi Bakanlığa bildirilir. Her bir yenileme merkezi veya yerinde yenileme noktası adına, Bakanlıkça YÜBİS’te belirtilen sayıda hat tanımlanabilir. Yenileme işlemleri yalnızca Bakanlığa bildirilen hatlar üzerinden yürütülür.</p>

<p>(3) Kullanılmış malın değerleme işleminin, malın yenileme merkezi, yerinde yenileme noktası, yetkili satıcı ya da yenileme merkezi adına veya hesabına hareket eden üçüncü kişiler tarafından ya da yenileme merkezine ait ticari reklam ve tanıtımlara istinaden teslim alınmasını takip eden üç iş günü içinde sonuçlandırılması zorunludur. Tüketicinin bu değerlemeyi kabul ettiğine ilişkin onay yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla alınır.</p>

<p>(4) Malın bedeli ve varsa indirim, kupon gibi taahhüt edilen tüm faydaların tüketicinin onayını takip eden üç iş günü içinde sağlanması zorunludur. Takas içeren sözleşmelerde ise bu faydalar, tüketicinin işleme ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesinden itibaren üç iş günü içinde sağlanır. Bu süreler, tüketiciye önceden bildirilmesi ve onayının alınması koşuluyla üç iş gününe kadar uzatılabilir.</p>

<p>(5) Yenileme merkezinin, varsa yerinde yenileme noktası ve yetkili satıcının, ticari ünvan ve iletişim bilgileri ile Bakanlıkça belirlenen diğer hususlara ilişkin bilgilerin yer aldığı sertifika tüketiciye yenilenmiş ürünle birlikte yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla verilir.</p>

<p><strong>Sorumluluk</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Yenileme merkezi, yerinde yenileme noktasının ve yetkili satıcının bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerinden sorumludur.</p>

<p>(2) Yetkili satıcı, satmış olduğu yenilenmiş ürünlere ilişkin olarak bu Yönetmelik kapsamında tüketicilere sağlanan haklardan yenileme merkeziyle birlikte müteselsilen sorumludur.</p>

<p>(3) Yenileme merkezi ve yetkili satıcının herhangi bir şekilde ticari faaliyetlerinin sona ermesi halinde, yenilenmiş ürün garantisi süresince bakım ve onarım hizmetlerinin sunulmasından yerinde yenileme noktası, yenileme merkezi ve yetkili satıcıyla birlikte müteselsilen sorumludur.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Yenilenmiş Ürünlere İlişkin Haklar</p>

<p><strong>Cayma hakkı</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmelerde cayma hakkına ilişkin olarak 27/11/2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümleri uygulanır. Diğer yöntemlerle kurulan sözleşmelerde ise;</p>

<p>a) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.</p>

<p>b) Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile yenileme merkezine veya yetkili satıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Bu bildirimin yapıldığına dair ispat yükümlülüğü tüketiciye aittir.</p>

<p>c) Cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etme yükümlülüğü satışı gerçekleştiren yenileme merkezi veya yetkili satıcıya aittir. Tüketici, cayma süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir.</p>

<p>ç) Bu maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi veya tüketicinin cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmemesi durumunda, tüketici cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer.</p>

<p>d) Cayma hakkı süresi, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin malı teslim aldığı gün başlar. Ancak tüketici, sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde de cayma hakkını kullanabilir.</p>

<p>e) Cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirmenin bir yıllık süre içinde yapılması halinde, on dört günlük cayma hakkı süresi, bu bilgilendirmenin gereği gibi yapıldığı gün itibarıyla başlar.</p>

<p>f) Cayma hakkının kullanılması durumunda yapılacak tüm geri ödemeler, tüketicinin satın alma sırasında kullandığı ödeme aracına uygun şekilde ve tüketiciye herhangi bir masraf veya yükümlülük getirmeksizin tüketicinin işleme ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmiş olması koşuluyla on dört gün içinde ve tek seferde yapılmak zorundadır.</p>

<p><strong>Yenilenmiş ürün garantisi ve satış sonrası hizmetler</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Kanunun 56 ncı maddesi ile 13/6/2014 tarihli ve 29029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Garanti Belgesi Yönetmeliği, bu Yönetmelik kapsamındaki yenilenmiş ürünlerin garanti uygulamaları için kıyasen uygulanır. Bu uygulamada, Kanun ve Garanti Belgesi Yönetmeliğinde yer verilen üretici, ithalatçı ve yetkili servis istasyonuna ilişkin sorumluluklar yenileme merkezi, satıcıya ilişkin sorumluluklar ise yetkili satıcı tarafından yerine getirilir. Yenilenmiş ürün satışının doğrudan yenileme merkezi tarafından gerçekleştirilmesi halinde, garanti belgesine ilişkin düzenlemelerde satıcı için tanımlanan yükümlülüklerden yenileme merkezi sorumludur.</p>

<p>(2) Birinci fıkranın uygulanmasında aşağıdaki istisnalar dikkate alınır:</p>

<p>a) Garanti süresi; malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari bir yıldır.</p>

<p>b) Yenilenmiş ürün garantisi süresi içinde ücretsiz onarım veya ayıpsız yenilenmiş misli ile değişim haklarından birinin seçilmesi durumunda, bu talebin yenileme merkezine veya yetkili satıcıya yöneltilmesinden itibaren azami yirmi iş günü içinde yerine getirilmesi zorunludur. Bu süre, ürünün yetkili satıcıya ya da yenileme merkezine teslim edilmesiyle başlar.</p>

<p>(3) Yenilenmiş ürün garantisi süresince, taahhüt edilen hakların kullanılması nedeniyle; nakliye, posta, kargo veya servis elemanlarının ulaşım gideri dâhil olmak üzere tüketiciden herhangi bir masraf talep edilemez.</p>

<p>(4) Yenilenmiş ürünün tamirinin tamamlandığı tarih tüketiciye telefon, faks, e-posta, iadeli taahhütlü mektup ve benzeri bir yolla bildirilir. Uyuşmazlık halinde bildirime ilişkin ispat yükü ürünü teslim alan yetkili satıcıya veya yenileme merkezine aittir.</p>

<p>(5) Garanti süresi içinde yetkili satıcı ya da yenileme merkezi tarafından, kargo ile gönderilen arızalı yenilenmiş ürünler hariç olmak üzere, kendilerine teslim edilen veya kendileri tarafından teslim alınan arızalı yenilenmiş ürünler ile ilgili olarak ürünün teslim alındığına dair aşağıdaki bilgileri içeren teslim fişinin düzenlenmesi ve tüketiciye verilmesi zorunludur:</p>

<p>a) Teslim edenin adı, soyadı ve imzası.</p>

<p>b) Teslim alanın adı, soyadı ve imzası.</p>

<p>c) Tüketicinin yenilenmiş ürüne ilişkin şikâyet ve talepleri.</p>

<p>ç) Yenilenmiş ürünün cinsi, markası ve modeli.</p>

<p>d) Teslim tarihi.</p>

<p>(6) Yenileme merkezi tarafından, onarım hakkını kullanan tüketicilere teslim edilen yenilenmiş ürünlerle ilgili olarak aşağıdaki bilgileri içeren servis fişinin tekemmül ettirilmesi ve tüketicilere verilmesi zorunludur:</p>

<p>a) Yenileme merkezinin ünvanı, adresi ve iletişim bilgileri.</p>

<p>b) Tüketiciye teslim tarihi.</p>

<p>c) Arızasına ve yapılan işlemlere ilişkin bilgi.</p>

<p>ç) Yenilenmiş ürün garantisi kapsamı dışında ise ücreti.</p>

<p>d) Yenileme merkezi yetkilisinin imzası.</p>

<p>e) Kargo ile teslim alınanlar haricinde, tüketicinin adı, soyadı, adresi ve telefonu ile imzası.</p>

<p>(7) Teslim fişi ve servis fişi kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciye verilebilir. Bu durumda, bu belgelerin tüketiciye verildiğine ilişkin onayının alınması zorunludur. Tüketicinin onayının alındığının ispat yükü ürünün teslimini gerçekleştiren yetkili satıcıya veya yenileme merkezine aittir.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Bilgi ve belgelerin saklanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Bu Yönetmelikte düzenlenen işlemlere ilişkin bilgi ve belgelerin beş yıl boyunca saklanması zorunludur.</p>

<p><strong>Kişisel verilerin korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Bu Yönetmelik kapsamında yürütülen kişisel veri işleme faaliyetlerinde 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuatta yer alan usul ve esaslara uyulması zorunludur.</p>

<p><strong>Diğer yükümlülükler</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Yenilenmiş ürünlerin, kullanılmamış ve ikinci el mallardan açıkça ayırt edilebilecek şekilde ayrı bir kategoride satışa sunulması zorunludur.</p>

<p>(2) Yenileme merkezi, yerinde yenileme noktası ve yetkili satıcı dışındakiler, yenilenmiş ürünler için Bakanlık tarafından belirlenen ayırt edici logoyu reklam ve tanıtımlarında kullanamazlar.</p>

<p>(3) Ek-1’de yer alan elektronik kimlik bilgisi bulunan kullanılmış malların ticaretini yapan gerçek veya tüzel kişiler ile bu Yönetmelikte sayılan işyerleri, Genel Müdürlükçe belirlenen bilgi ve belgeleri YÜBİS’e kaydetmek zorundadır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) 22/8/2020 tarihli ve 31221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p>(2) Birinci fıkra ile yürürlükten kaldırılan Yenilenmiş Ürünlerin Satışı Hakkında Yönetmeliğe yapılan atıflar bu Yönetmeliğe yapılmış sayılır.</p>

<p><strong>Geçiş hükmü</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin yürürlük tarihi itibarıyla yenileme yetki belgesine sahip ticari işletmeler; 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan koşulları sağladıklarını ispat eden belgeleri bu Yönetmeliğin yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde, (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen koşulları sağladıklarını ispat eden belgeleri ise 31/12/2026 tarihine kadar Genel Müdürlüğe sunmaları halinde yeni bir yetki belgesi almaksızın sahip oldukları yenileme yetki belgelerinin geçerlilik süresi boyunca faaliyetlerini sürdürebilirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Bu Yönetmelik 1/8/2026 tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Ticaret Bakanı yürütür.</p>

<p></p>

<p><strong>Ek-1</strong></p>

<p><strong>YENİLENEREK SATIŞA SUNULABİLECEK </strong></p>

<p><strong>KULLANILMIŞ MALLAR LİSTESİ</strong></p>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>1</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Cep Telefonları</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>2</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Tabletler</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>3</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Akıllı Saatler</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>4</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Bilgisayarlar (Dizüstü, Masaüstü)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>5</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Oyun Konsolları</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>6</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Modemler</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="93">
   <p><strong>7</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="311">
   <p>Televizyonlar</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yenilenmis-urunler-hakkinda-yonetmelik</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/12/resmi/ticaret-bakanligi-23-1.jpg" type="image/jpeg" length="87327"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-2828-sayili-sosyal-hizmetler-kanununa-gore-acilacak-kres-ve-gunduz-bakimevleri-hakkinda-yonetmelik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-2828-sayili-sosyal-hizmetler-kanununa-gore-acilacak-kres-ve-gunduz-bakimevleri-hakkinda-yonetmelik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca 2828 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa Göre Açılacak Kreş ve Gündüz Bakımevleri Hakkında Yönetmelik, 27 Haziran 2026 Tarihli ve 33293 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>KAMU KURUM VE KURULUŞLARINCA 2828 SAYILI SOSYAL HİZMETLER KANUNUNA GÖRE AÇILACAK KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIMEVLERİ HAKKINDA YÖNETMELİK</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin amacı, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca mahalli idareler ve ilgili kanunlarda tanınan yetkiler uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununa göre açılacak kreş ve gündüz bakımevlerinin açılış işlemleri, izinleri, bunların hizmet, işleyiş ve personeline ilişkin standart ve esasları, denetimleri, kapatılmaları ile ücretlerine dair usul ve esasların düzenlenmesidir.</p>

<p>(2) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 191 inci maddesi kapsamındaki çocuk bakımevleri bu Yönetmeliğin kapsamı dışındadır.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> (1) Bu Yönetmelik, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 4 üncü, 34 üncü ve 35 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar ve kısaltmalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> (1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Bakanlık: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını,</p>

<p>b) Bilişim sistemi: Bakanlıkça tutulan ve kuruluşla ilgili bilgiler ve kayıtlı çocukların bilgilerine yer verilen elektronik sistemi,</p>

<p>c) İl müdürlüğü: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il müdürlüğünü,</p>

<p>ç) İl müdürü: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı il müdürünü,</p>

<p>d) Komisyon: Kuruluşların denetlenmeleri, değerlendirilmeleri ve kapatılmaları ile ilgili kararları almak üzere valilik onayı ile kurulan, valinin görevlendireceği il müdürü veya il müdür yardımcısı ya da şube müdürü başkanlığında en az iki sosyal çalışma görevlisinden oluşan üç kişinin görev aldığı komisyonu,</p>

<p>e) Kreş ve gündüz bakımevi: 0-6 yaş grubundaki çocukların bakımlarını gerçekleştirmek, bedensel ve ruhsal sağlıklarını korumak ve geliştirmek ve bu çocuklara temel değer ve alışkanlıkları kazandırmak amacıyla kurulan ve yatılı olmayan sosyal hizmet kuruluşlarını,</p>

<p>f) Kuruluş: (e) bendinde tanımlanan kreş ve gündüz bakımevlerini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Kuruluşların Açılışı, İşleyişi, Kuruluşlara Kabul Esasları, Denetim ve Ücretler</p>

<p><strong>Kuruluşların açılış ve işleyiş esasları</strong></p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> (1) Kuruluşların açılacağı bina ile ilgili belgeler, açılış izni için gerekli işlemler, kuruluşun nakli, bina yerleşim, kapasite ve yaş grubu değişikliği, ad verme işlemleri, kuruluşla ilgili yapılan değişiklik işlemlerinin bildirilmesi, kuruluş binası ve yeri, kapasite tespiti, kuruluş binasında aranacak özellikler, sivil savunma planı, kuruluş binalarının kullanımı, kuruluş müdürünün, müdür yardımcısının, grup sorumlusunun, çocuk bakıcısının, yardımcı personelin ve branş elemanlarının nitelik, görev ve sorumlulukları, personel yaş durumu, eğitim ve sağlık işlemleri, çocuklara yönelik eğitim programı, çocukların beslenmesi, mesai saatleri dışındaki çalışmaları, çocuk kabulü, gruplardaki çocuk ve personel sayısı, kuruluşlarda bulunacak defter ve dosyalar, stajyer öğrenci uygulaması ve bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde, kamu hizmeti ile uyumlu olmak şartıyla 30/4/2015 tarihli ve 29342 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özel Kreş ve Gündüz Bakımevlerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri uygulanır. Mezkûr Yönetmelikte kurucu tarafından yapılacağı belirtilen işlemler, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun yetkili birimi tarafından yürütülür.</p>

<p>(2) Kuruluşlarda çalışacak kamu personeli, ilgili mevzuata göre istihdam edilir ve görev yapar.</p>

<p><strong>Denetim</strong></p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> (1) Her ne ad altında olursa olsun, bu Yönetmeliğin kapsamında yer alan kreş ve gündüz bakımevi niteliğinde yürütülen faaliyetler bu Yönetmelikle öngörülen hükümlere, izin ve denetime tabidir.</p>

<p>(2) Kuruluşlar vali onayı ile il müdürlükleri tarafından denetlenir; gerekli görüldüğünde Bakanlık tarafından da denetim yapılabilir. Eğitim programlarının uygulanması ise Millî Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenir ve tespit edilen eksiklikler il müdürlüğüne bildirilir. Kuruluş yetkilileri denetim esnasında istenilen her türlü belgeyi sunmak ve kolaylık göstermekle yükümlüdür.</p>

<p>(3) Komisyonda kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde, komisyon başkanının kullandığı oy yönünde çoğunluk sağlanmış sayılır.</p>

<p>(4) Kuruluş, en az yılda bir kez denetlenir ve denetim sonuçlarını gösteren bir denetim raporu hazırlanır. Denetim raporu komisyon üyelerince imzalanır. Raporun tamamına veya belirli bir kısmına muhalif olanlar, şerh koymak suretiyle kararı imzalar. Muhalif görüş gerekçesinin raporda, karar altında veya ekinde belirtilmesi zorunludur.</p>

<p>(5) Denetim sonucu tespit edilen hususlar il müdürlüğü tarafından yazılı olarak kuruluşa bildirilir. Kuruluş, en fazla bir ay içinde belirtilen eksiklikleri gidermek zorundadır.</p>

<p>(6) Denetim sonucu tespit edilen eksikliklerin verilen süre içinde giderilip giderilmediği tekrar denetlenir. Bu kapsamda;</p>

<p>a) Açılış izin belgesinde yer almayan yaş grubunda çocuk kabulü yapılması,</p>

<p>b) Kuruluşun belirlenmiş kapasitesi üzerinde çocuk kabulü ve bakımı yapılması,</p>

<p>c) Binanın odaları, grupları, bölümleri ve katlarında il müdürlüğünden onay alınmaksızın değişiklik yapılması,</p>

<p>ç) Çalışma izni olmayan personel çalıştırılması,</p>

<p>d) Zorunlu çalıştırılması gereken personel sayısından eksik sayıda personel çalıştırılması,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>e) Çocuklara yönelik bu Yönetmelikte ve ilgili mevzuatında belirtilen eğitim programlarının uygulanmıyor olması,</p>

<p>f) Kuruluş müdürünün görevden ayrılışının zamanında bildirilmemesi; yeni kuruluş müdürünün görevlendirilmesinin zamanında teklif edilmemesi veya göreve başlatılmaması,</p>

<p>g) Binada, kazalara neden olabilecek merdiven, radyatör, kapı, pencere, kaygan zemin, oyun materyali ve benzeri unsurlara karşı kuruluşun iç ve dış güvenliği için gerekli önlemlerin alınmamış olması,</p>

<p>ğ) 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyulmaması,</p>

<p>h) Sivil savunma planının hazırlanmaması veya kuruluşun iç mekânında kolay görülebilen bir yere asılmamış olması,</p>

<p>ı) Kuruluşta bulunan gıda, yangın tüpü, ilaç ve tıbbi malzemenin son kullanma tarihinin geçmiş olması,</p>

<p>i) Çocuklara gıda rasyonuna uygun olmayan yemek verilmesi,</p>

<p>j) Kuruluşun ortam sıcaklığının 4 üncü madde kapsamında ilgili mevzuatında belirlenen hükümlere uygun olmaması,</p>

<p>k) Belirlenmiş ücret dışında ücret alınması,</p>

<p>l) Denetim esnasında yetkili merci tarafından istenen bilgi ve belgelerin zamanında teslim edilmemesi,</p>

<p>m) Kuruluşun açılışına, çalışma şartlarına, yönetimine, hizmetin etkin sunumuna ilişkin olarak 4 üncü madde kapsamında ilgili mevzuatında belirlenen diğer koşullarda eksiklik veya aykırılıkların tespit edilerek kuruluşa bildirilmesine rağmen giderilmemesi,</p>

<p>hususları denetlenir.</p>

<p>(7) Kuruluşta yapılan denetim sonucunda, altıncı fıkrada belirtilen eksiklik veya aykırılıkların tespit edilmesi halinde, söz konusu eksiklik veya aykırılıkların giderilmesi için otuz günü geçmemek üzere uygun bir süre verilerek kuruluşa yazılı olarak ihtar edilir.</p>

<p>(8) Belirlenen süre içinde kuruluş tarafından söz konusu eksiklik veya aykırılığın giderilmemesi halinde, otuz günü geçmemek üzere ek süre verilir. Bu süre içinde de söz konusu eksiklik veya aykırılıkların giderilmemesi halinde, kuruluş kapatılır.</p>

<p>(9) Eksiklik veya aykırılıkların giderilmesi için verilen süreler içinde kuruluşa yeni bir çocuk kabulü yapılmaz.</p>

<p>(10) Kuruluşun doğrudan kapatılması aşağıda belirtilen hususlardan birinin tespit edilmesi halinde yapılır:</p>

<p>a) Kuruluş müdürünün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerinin tespit edilmesi.</p>

<p>b) Kuruluşun açılış izin onayı olmadan hizmete başlaması.</p>

<p>c) İzinsiz devir ve nakil işlemi yapılması.</p>

<p>ç) Açılış işlemleri esnasındaki ibraz edilen belge ve beyanların gerçeği yansıtmadığının sonradan ortaya çıkması.</p>

<p>(11) Kuruluşun kapatılması aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir:</p>

<p>a) Kuruluşun kapatılması 2828 sayılı Kanuna göre gerçekleştirilir.</p>

<p>b) Kuruluşun kapatılması kararı, on iş günü içinde kuruluşa bildirilerek velilere bilgi verilmesi sağlanır.</p>

<p>c) Kuruluşun kapatılması halinde, açılış izin onayı, açılış izin belgesi aslı, kütük ve denetim defterleri on beş gün içinde ilgili kamu kurum ve kuruluşunun yetkili birimi tarafından il müdürlüğüne teslim edilir.</p>

<p>(12) Kuruluşta bakılan çocuklara yönelik ihmal veya istismar da bulunduğu, suç işlediği ya da işlenen suçu gizlediği tespit edilen veya şüphelenilen kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur ve bu durum il müdürlüğüne bildirilir.</p>

<p><strong>Kuruluşlara kabul esasları, ücretler ve bilişim sistemi</strong></p>

<p><strong>MADDE 6-</strong> (1) Ücretler, kuruluşun bağlı olduğu kamu kurum ya da kuruluşunca belirlenir. Ücret, 12/10/1987 tarihli ve 87/12197 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen ücretten daha az olamaz.</p>

<p>(2) Mahalli idareler bakımından verilecek hizmetten sosyal hizmet ve yardım kapsamında ücret alınıp alınmayacağına ve alınacak ücretin miktarına ilgili kanunlara göre bu idarelerin meclislerince karar verilir.</p>

<p>(3) Tespit edilen ücret, kuruluşlar tarafından her ayın başında peşin olarak alınır.</p>

<p>(4) Hastalık nedeniyle on beş iş günü ve daha uzun süreli rapora dayalı devamsızlıklarda, çocuğun raporlu olduğu süreci kapsayan ücretleri, çocuğun herhangi bir nedenle kuruluştan ayrılması, ilişiğinin kesilmesi veya kuruluşun kapanması durumunda, ayrılış ve kapanma tarihinden sonraki günlere ve saatlere isabet eden ödenmiş ücretler iade edilir.</p>

<p>(5) Kuruluşlara, çalışanlara ve kayıtlı çocuklara ilişkin bilgiler Bakanlıkça bilişim sisteminde tutulur ve takip edilir. Kayıtlar ayrıca kuruluşlar tarafından Millî Eğitim Bakanlığının e-okul bilişim sistemine işlenir.</p>

<p><strong>İzin</strong></p>

<p><strong>MADDE 7-</strong> (1) Her çocuğa yılda iki ayı geçmemek üzere izin verilebilir. Çocuk izinli olduğu sürece ücret tahakkuk ettirilmeye devam edilir.</p>

<p>(2) İzin süresinin mücbir sebep ve usulüne göre belgelenmiş sağlık sorunları dışında aşılması durumunda, ücreti ödense dahi çocuğun kuruluşla ilişiği kesilir ve tekrar kaydı yapılmaz.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Tereddütlerin giderilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> (1) Bakanlık; bu Yönetmeliğin uygulanması ile ilgili tereddütleri gidermeye, uygulamayı düzenlemeye ve bu Yönetmeliğin uygulanmasını sağlamak üzere alt düzenleyici işlemler yapmaya yetkilidir.</p>

<p><strong>Geçiş hükümleri</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1-</strong> (1) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde bu Yönetmeliğe uygun olarak açılış onayı bulunmayan kuruluşlar, bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden altı ay içerisinde açılış onayı için başvurur.</p>

<p>(2) Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinde mevcut olan kuruluşlar bu Yönetmelik hükümlerine altı ay içerisinde uyumlu hâle getirilir.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 10-</strong> (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kamu-kurum-ve-kuruluslarinca-2828-sayili-sosyal-hizmetler-kanununa-gore-acilacak-kres-ve-gunduz-bakimevleri-hakkinda-yonetmelik</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/resmi/aile-ve-sosyal-hizmetler-bakanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="27814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[IBAN MAĞDURLARI İÇİN YAPILAN ÖNERİ HAKKINDA DEĞERLENDİRMELER]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/iban-magdurlari-icin-yapilan-oneri-hakkinda-degerlendirmeler-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/iban-magdurlari-icin-yapilan-oneri-hakkinda-degerlendirmeler-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dolandırıcılık suçlarıyla ilgili tartışmalar bir süredir kamuoyunun gündemindedir. Özellikle dolandırıcılık suçunda banka hesabını başkasına kullandıranların sosyal medya üzerinden taleplerini ve mağduriyetlerini yüksek sesle dile getirdikleri görülmektedir. Nitekim bu talepler neticesinde 12. Yargı Paketine bir madde önerisi de eklenmiş olup bu yazının konusu bahse konu teklifin değerlendirmesini amaçlamaktadır.</p>

<p>Gerçekten de dolandırıcılık suçunun, artma eğiliminde olduğu bilinen bir gerçektir. Kriminolojide karanlık sayı olarak ifade edilen mağdurların, resmi makamlara başvurmadığı olaylar bir kenara bırakılıp adli istatistiklere bakıldığında bile dolandırıcılık olaylarının arttığı görülmektedir. Bu artışın sebebi olarak birçok neden sayılabilir, ekonomik sorunlar, kolay para kazanma hırsı, cezaların yeteri kadar caydırıcı görülmemesi, eğitim eksikliği bu nedenler arasındadır.</p>

<p><strong>"IBAN Mağdurları" Gerçekten Mağdur mudur?</strong></p>

<p>Dolandırıcılık suçunda esas mağdur, hileli hareketlerle dolandırılan kişilerdir. Mağdurlar; türlü hilelerle parasını, evini, arabasını kaybeden kişilerdir. Asıl dolandırıcılar ise dolandırıcılık için rolleri planlayan, iyi niyetli kişileri istismar eden, mağdurun malvarlığını kendi üstüne alan kişilerdir.</p>

<p>Dolandırıcılık suçunu işleyen asıl faillerin, çeşitli yollarla (gerekirse komisyon ödeyerek) ikna ettikleri kişilere ait hesabı kullanması soruşturma sürecinde bu hesap sahiplerinin "fail" olarak yargılanmasına neden olmaktadır. Bu kişiler, kendilerinde dolandırıcılık kastı olmamasına rağmen fail olarak yargılandıkları için mağdur olduklarını belirtmektedir. Basit bir ifadeyle IBAN mağduru, hukuk dilindeki anlamıyla mağdur değildir, kendi açılarından bakıldığında gerçek failler yerine olayın faili olarak yargılandıkları için kendilerini mağdur gören kişilerdir.</p>

<p>“TCK 158 mağdurları” veya "IBAN mağduru" olarak kendilerini ifade eden bu kişiler, banka hesapları dolandırıcılık suçunda kullanılanlardır. Bu kişiler, çoğu durumda yargılama aşamasında asıl işlenen “dolandırıcılık” suçundan haberdar olmadığını söylemektedir.</p>

<p>Gerçekten de hesabı kullanılan kişiler; dolandırıcılık kastıyla hareket ediyor olabilir (bu kişiler fail olarak cezalandırılması gerekir ki tartışmanın konusu bu kişiler değildir), bu olaydan hiç haberi olmayabilir, belirli bir komisyon karşılığında hesabını kiralamış olabilir veya hiç haberi olmadan adına hesap açılmış olabilir.</p>

<p>Dolandırıcılık suçu işlendiğinde, kolluk ve savcılık makamları ilk önce bu hesap sahiplerine, şüpheli olarak işlem yapmaktadır. Asıl dolandırıcılar, suçtan elde ettikleri haksız kazancın büyük kısmını kendine almakta, belki küçük bir kısmını hesap sahibine vererek bu kişileri, kendi yerlerine adalet sisteminin içine atmaktadır (Aşağıdaki şekilde soruşturma "1" numaralı ok yönünde ilerlemektedir). Zaten başkasına ait hesabı ve telefon hattını kullanmanın amacı da budur, kendi kimliklerini gizlemektir.</p>

<p>Dolandırıcılık kastı olmayan hesap sahiplerine dolandırıcılık suçunda tüm cezai sorumluluğun verilmeye çalışılması elbette bir adaletsizlik yaratmaktadır. Ancak bu kişilerin kabullenmekte zorlandıkları husus şudur ki; bu kişiler, gerçekten de dolandırıcılık kastıyla olmasa bile belirli bir kabullenme veya işlemle ilgili gerekli dikkat ve özeni göstermeyip asıl faillere yardım etmektedir. Başkasına hesap kullandırma nedeniyle asıl faillere ulaşılamamakta, bu kişiler cezalandırılamamaktadır. Ayrıca bu hesaplarda kaç işlem yapıldığı, kaç kişinin mağdur olduğunun tespiti de zorlaşmaktadır.</p>

<p><strong>Teklif Maddesi Hakkında Değerlendirmeler</strong></p>

<p>Kamuoyuna yansıyan teklif maddesine göre basit dolandırıcılık (TCK m. 157) ve nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) suçlarında suça iştirakin hesap kiralama olarak kabul edilen fiiller ile sınırlı olması durumunda cezada indirim öngörülmektedir.</p>

<p>Öncelikle bu teklif, yukarıda bahsedilen "IBAN mağdurlarının durumu" ile örtüşmemektedir. Suça iştirakten bahsedilebilmesi için hesap kullandıranların bu suça kasten müdahil olmaları gerekir. Oysaki kamuoyunda kendilerini mağdur olarak ifade eden kişiler; hatır için, arkadaşlık veya akrabalık ilişkisi gibi sosyal bağlar nedeniyle hesaplarını kullandırdıklarını söylemektedir. Dolayısıyla "dolandırıcılık kastıyla" hareket etmediklerini iddia ederek kendi durumları lehine bir kanun değişikliği istemektedir.</p>

<p>Dolandırıcılık suçuna "kasten" iştirak edenler bakımından hali hazırda cezalandırmada sorun bulunmamaktadır. Hatta bu kişiler, fail olarak bile cezalandırılabilmektedir. Kanun değişiklik teklifi ise bu durumda fail olarak cezalandırma ihtimali ortadan kaldırılmakta sadece yardım eden olarak cezalandırılmanın önü açılmaktadır. Bu düzenleme, fail olarak cezalandırılmış mahkumiyetleri kesinleşmiş kişiler için bile "lehe kanun" olacağı için binlerce dosya yeniden ele alınması gerekecektir. Yine öngörülen ceza indirimi de genel hükümlerdekine benzerdir (TCK m. 39). Dolayısıyla kasten suç işleyip fail olarak cezalandırılanlar dışında "lehe" bir durum bulunmamaktadır.</p>

<p><strong>Teklifte Ne Olmalı?</strong></p>

<p>Asıl suçun müşterek faili olunmadığı sürece hesap kiralama başlı başına bir suç olmalıdır. Hesap kiralama; hırsızlık suçlarında, yasa dışı bahis suçlarında veya benzer suçlar için büyük bir sorundur. Düzenleme sadece dolandırıcılık ile sınırlı olmamalı, genele etkili olmalıdır. Bu konuda yapılacak düzenlemeye aklama suçlarında zaten mevcut olan 5549 sayılı kanun m. 15 örnek olabilir.</p>

<p>Hesap kiralayanların etkin pişmanlıktan faydalanabilmesi için suçun faillerini bildirmeleri ve mağdurun zararını karşılamaları da şart olmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hesaplarını suç için kiralayanların bankalar nezdinde hesap açması da bir güvenlik tedbiri olarak yasaklanmalıdır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/doc-dr-enver-kasli" title="Doç. Dr. Enver KAŞLI"><img alt="Doç. Dr. Enver KAŞLI" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/05/enver-kasli.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/doc-dr-enver-kasli" title="Doç. Dr. Enver KAŞLI">Doç. Dr. Enver KAŞLI</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/iban-magdurlari-icin-yapilan-oneri-hakkinda-degerlendirmeler-1</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/12/masak-eft-para-tranferi.jpg" type="image/jpeg" length="87578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2022/8519 E., 2024/3449 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20228519-e-20243449-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20228519-e-20243449-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 17.04.2024 tarihli, 2022/8519 E., 2024/3449 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>4. Hukuk Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2022/8519 E., 2024/3449 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>İNCELENEN KARARIN<br />
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi<br />
SAYISI : 2022/461 D.İş, 2022/461 K.<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : İHK-2022/21265<br />
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kısmen kabulüne / Davalının itirazının kısmen kabulüne<br />
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ<br />
SAYISI : K-2022/32635</p>

<p>Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.</p>

<p>Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir.</p>

<p>İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. DAVA</strong></p>

<p>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptıkları kazada müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kaza nedeni ile oluşan değer kaybının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) tahsili amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna (STK) başvuru yapıldığı ve alınan bilirkişi raporu ile araçta 75.000,00 TL değer kaybının oluştuğunun belirlendiğini, trafik sigortasının 41.000,00 TL teminat limiti olduğu ve limitin tükendiğini bu nedenle bakiye 43.159.47 TL değer kaybının ihtiyari mali mesuliyet sigortası poliçesinden karşılanması gerektiğini beyanla 43.159,47 TL değer kaybının 02.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, 319,58 TL ekspertiz ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.</p>

<p><strong>II. CEVAP</strong></p>

<p>Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda değer kaybı taleplerinin teminat kapsamında olmadığını, sorumluluklarının kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, talep edilen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu ve uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) Genel Şartları ekinde yer alan formüllere göre yapılması gerektiğini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiği bunun da en az %30 oranında olması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, yasal faizden sorumlu olabileceklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.</p>

<p><strong>III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI</strong></p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın davalıya sigortalı aracın, davacıya ait araca 30.11.2020 tarihinde çarpması neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı talebine ilişkin olduğu, davalıya Genişletilmiş Artı Kasko Poliçesiyle sigortalı araca ait 06.11.2020-06.11.2021 tarihlerini kapsayan poliçe bulunduğu, STK 2021 E. 18332 sayılı başvuru dosyasında alınan bilirkişi raporu ile 75.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, trafik poliçesi teminat limitinin 41.000,00 TL olduğu, ödemenin tenzili ile bakiye 26.609,53 TL değer kaybına karar verildiği, itiraz üzerine kararın 24.09.2021 tarih 2021/İHK-31652 sayılı İtiraz Hakem Heyeti kararı ile kesinleştiği, söz konusu dosyadan alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğundan tekrar rapor alınmasına ihtiyaç duyulmadığı, davalının değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu ileri sürmüşse de İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası teminatının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden bu savunmaya itibar edilmediği, İMSS teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu ve ZMSS teminat limitini aşan miktardan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, 75.000,00 TL değer kaybı bedelinden bakiye kalan 43.139,00 TL'den davalının sorumlu olduğu, ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş ise de buna dair fatura ibraz edilmediğinden bu talebin reddi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulüne, 43.139,00 TL değer kaybı bedelinin 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>IV. İTİRAZ</strong></p>

<p>A. İtiraz Yoluna Başvuranlar</p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p>B. İtiraz Sebepleri</p>

<p>Davalı itiraz dilekçesinde; değer kaybı talebinin İMSS klozu gereği teminat kapsamında olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmedikleri, Genel Şartlara aykırı olduğunu, yapılan ödeme ile sorumluluklarının kalmadığı, KDV'den sorumlu olmadıkları, kusur raporu alınması gerektiği, basit onarım ile giderilecek hasarların değer kaybı hesaplamasında dikkate alınmaması gerektiği, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıkları, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe ve Sonuç</p>

<p>İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile değer kaybı talebinin İMSS teminatı kapsamında olmadığı itirazında bulunduğu ancak İMSS teminatının Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve genel hükümlerine göre işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığı, değer kaybının da bu temel sorumluluklardan biri olduğu, poliçeye genel şartlara aykırı düşmeyen özel şartlar konabileceğinden değer kaybı talebinden davalının sorumlu olduğu, 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren ve KTK madde 90'a ilave edilen "a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak" hesaplanması gerektiğinin yasal düzenleme altına alındığı, kanun koyucunun da iradesini, hesaplamanın rayiç değere göre yapılması gerektiği yönünde ortaya koyduğu, hal böyle olunca ve işbu içtihat değişikliğinin kıyas yoluyla değer kaybı düzenlemesine uygulanması sonucu, sigorta şirketinin değer kaybı hesaplamasının ZMSS Genel Şartları ekindeki tabloya göre yapılması gerektiğine yönelik itirazlarının reddi gerektiği, KDV itirazının değer kaybı talebi ile ilgisi bulunmadığı, 2021 E.18332 sayılı karar ve sigorta şirketinin tam kusura göre ödeme yapmış olması nedeni ile kusura yönelik itirazın reddi gerektiği, ekspertiz ücretinin reddine karar verildiği, başvuran lehine Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, 2 nci fıkrası gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınarak davacı lehine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davalının itirazının kısmen kabulüne kararın (5) karar başlıklı (4) no'lu bendindeki "6.408,07 TL" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılıp yerine “5.100,00 TL” gelecek şekilde düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.</p>

<p><strong>V. TEMYİZ</strong></p>

<p>A. Temyiz Yoluna Başvuranlar<br />
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.</p>

<p>B. Temyiz Sebepleri<br />
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; değer kaybının teminat kapsamında olmadığı, %34 oranında iskonto uygulanması gerektiği, KDV'den sorumlu olmadıkları, yasal faize hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.</p>

<p>C. Gerekçe<br />
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br />
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınan araç ile davacıya ait aracın 30.11.2020 tarihinde yaptığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir.</p>

<p>2. İlgili Hukuk<br />
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.</p>

<p>3. Değerlendirme<br />
Davacı vekili, davalıya İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın neden olduğu kaza neticesinde müvekkilinin aracında 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğunu, kusurlu araca ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 41.000,00 TL teminat miktarı olduğunu ve teminat limitinin dolması nedeni ile bakiye değer kaybının İhtiyari Mali Sorumluluk sigortasından karşılanmasını talep etmiştir.</p>

<p>Davalı vekili taleplerin teminat kapsamında olmadığının iddia etmiştir. Davacının 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kazada hasar bedeli ve değer kaybı talepli tahkim başvurusu nedeni ile davalıya sigortalı aracın ZMSS tarafından daha önce 9.139,00 TL hasar bedeli, 5.251,47 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, toplam 14.390,47 TL ödemeden sonra teminat limitinden 26.609,53 TL kaldığı ve bakiye 26.609,43 TL değer kaybı ödemesine karar verildiği anlaşılmakla davacı vekili tarafından ZMSS teminat miktarının dolmuş olması nedeniyle bakiye değer kaybı alacakları olduğu iddia edilmektedir.</p>

<p>Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının 22.06.2021-K-2021/82858 sayılı tahkim başvurusunda yine aynı kazaya ilişkin davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu dosyada alınan bilirkişi raporunda davacıya ait araçta 75.000,00 TL değer kaybı oluştuğu belirlemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından ZMSS limitinin üstünde kalan 43.139,00 TL tazminata karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin yaptığı itiraz neticesinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından ZMSS Genel Şartlarına, İMSS Genel Şartlar 1 inci maddeye yapılan atıf nedeni ile talebin teminat kapsamında olduğu kabulü ile davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne diğer itirazların ise reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Ancak; davalıya ait Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, İhtiyari Mali Sorumluluk Klozunda "Sigortalı aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçede teminat kapsamında olmak şartıyla, Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası limitlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı limitlere kadar temin eder, her türlü değer kaybı, kazanç kaybı talepleri teminat haricidir" diyerek değer kaybı talepleri teminat kapsamına alınmamıştır.</p>

<p>Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1 inci maddesinde; "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder" hükmü ile poliçede teminat kapsamında olmak kaydı ile ZMSS üzerinde kalan kısmın İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamına gireceği açıklanmıştır.</p>

<p>Davacı vekilinin değer kaybına ilişkin talebi poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası klozunda teminat kapsamına alınmadığından talebin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.</p>

<p><strong>VI. KARAR</strong></p>

<p>Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,</p>

<p>Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,</p>

<p>Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,</p>

<p>17.04.2024 tarihinde Üye ... ve Üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.</p>

<p><br />
<strong>KARŞI OY</strong></p>

<p>Davacı vekili müvekkiline ait araç ile davalıya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı araç arasında 30.11.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeni davacının aracında oluşan değer kaybını talep etmiştir. Söz konusu İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi kazaya karışan karşı araca ait olup, davacı poliçenin tarafı değildir. Değer kaybı ve hasar bedelinin teminat kapsamında olmadığına ilişkin hüküm poliçede sigortalı araç işletenini bağlayacaktır. Zira htiyari Mali Mesuliyet Sigortasında amaç araç sahibinin üçüncü şahıslara verdiği maddi zararın, trafik sigortası teminatları kapsamında karşılanmasının ardından kalan kısmı (maddi ve manevi) güvence altına almaktır. Hal böyle iken Karayoları Trafik Kanunu 100 ile 95 inci maddeleri dikkate alınarak, araç maliki ile sigorta şirketi arasında yapılan değer kaybı ve kazanç kaybının teminat kapsamında olmadığını belirten sözleşme maddeleri üçüncü kişileri bağlamayacağından Çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-4-hukuk-dairesinin-20228519-e-20243449-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargiadtaddsa.jpg" type="image/jpeg" length="65414"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Eşim Boşanmak İstemiyor Ben Yine de Boşanabilir miyim?</strong></p>

<p>Boşanma davası, taraflardan birinin boşanmak istemesine rağmen diğer eşin karşı çıkması halinde de açılabilir. Türk Medeni Kanunu’na göre eşin rızası şart değildir. Mahkeme, boşanma davası kapsamında evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını inceler.</p>

<p><strong>Boşanma Türleri</strong></p>

<p>• Anlaşmalı boşanma davası: Tarafların boşanmayı ve şartlarını kabul etmesiyle hızlı ilerler.</p>

<p>• Çekişmeli boşanma davası: Eşlerden biri boşanmaya karşı çıkıyorsa açılır ve süreç daha uzun olabilir.</p>

<p><strong>Hukuki Dayanak</strong></p>

<p>Boşanma davası TMK 166. maddeye dayanır. Ortak yaşamın sürdürülemeyecek ölçüde bozulması boşanma gerekçesidir. Bir eşin boşanmak istememesi boşanma davası açılmasına engel olmaz.</p>

<p><strong>Delillerin Önemi</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde mahkeme, tarafların iddialarını somut delillerle değerlendirir.</p>

<p>• Tanık anlatımları</p>

<p>• Mesaj kayıtları</p>

<p>• Raporlar</p>

<p>• Diğer yazılı veya görsel deliller</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Delil yetersizliği durumunda boşanma davası reddedilebilir.</p>

<p><strong>Aynı Evde Yaşama Durumu</strong></p>

<p>Aynı çatı altında yaşamaya devam edilmesi boşanma davası açılmasına engel değildir. Ayrı odalarda yaşamak, iletişimin kopması, ilgisizlik gibi unsurlar evliliğin fiilen bittiğini gösterebilir.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Eşin boşanmaya karşı çıkması boşanma davası açılmasını engellemez. Önemli olan evliliğin sürdürülemez olduğunun somut şekilde ortaya konmasıdır. Boşanma davası süreci delillerin gücüyle şekillenir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-bosanmak-istemiyor-ben-yine-de-bosanabilir-miyim</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 23:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/498gsBydbiA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="79116"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>BOŞANIRKEN YAPILAN EN BÜYÜK HATALAR</strong></p>

<p><strong>1. Boşanma davası sürecinin duygusal boyutu</strong></p>

<p>Boşanma davası, tarafların en yoğun duyguları yaşadığı dönemlerden biridir. Bu duygusal yük nedeniyle boşanma davası sırasında sağduyulu karar vermek çoğu zaman zorlaşır. Ancak unutulmamalıdır ki boşanma davası sırasında yapılan her yanlış hamle, hem hukuki hem ekonomik açıdan uzun vadeli sonuçlar doğurabilir.</p>

<p><strong>2. Boşanma davası açmadan önce doğru hazırlık yapmanın önemi</strong></p>

<p>Birçok kişi ani öfke ve kırgınlıklarla boşanma davası açmaktadır. Oysa boşanma davası, sadece ayrılığı değil; mal paylaşımı, velayet, nafaka ve tazminat gibi birçok konuyu kapsayan kapsamlı bir hukuki süreçtir. Bu nedenle boşanma davası açmadan önce durumun dikkatle değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p><strong>3. Delil olmadan boşanma davası açmanın riskleri</strong></p>

<p>Boşanma davasında en sık rastlanan hatalardan biri delilsiz başvuru yapılmasıdır. Aldatma, şiddet veya terk iddiaları somut delillerle desteklenmediği sürece mahkeme boşanma davasında istenen sonucu vermez. Mesaj kayıtları, görüntüler, tanık anlatımları veya kamera kayıtları olmadan açılan boşanma davalarının reddedilmesi çok yaygındır.</p>

<p><strong>4. Mal paylaşımı ve boşanma davasındaki yanlış bilinenler</strong></p>

<p>Boşanma davası sürecinde malların paylaşımı konusunda çok sayıda yanlış bilgi bulunmaktadır. Malın bir eşin üzerine kayıtlı olması diğer eşin hakkı olmadığı anlamına gelmez. Edinilmiş mallara katılma rejimi gereğince evlilik süresince edinilen mallarda her iki eşin de hakkı vardır. Bu nedenle boşanma davası açılmadan önce mal varlığının doğru tespit edilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>5. Nafaka ve tazminat haklarının doğru değerlendirilmesi</strong></p>

<p>Boşanma davasında tazminatın boşanmayı kimin istediğine göre belirlendiği yönünde yaygın bir yanılgı vardır. Oysa tazminat, tarafların kusur durumuna göre değerlendirilir. Daha az kusurlu olan ve boşanma davası sonucunda ekonomik kayba uğrayan taraf tazminat talep edebilir. Nafaka hakkı da aynı şekilde boşanma davası içerisindeki genel durum ve ihtiyaçlara göre değerlendirilir.</p>

<p><strong>6. Velayet konusunun boşanma davasındaki yeri</strong></p>

<p>Boşanma davası sırasında velayeti bir rekabet alanı olarak görmek ciddi bir hatadır. Mahkemeler velayet kararını ebeveynlerin duygusal beyanlarına göre değil, çocuğun üstün yararını gözeterek verir. Çocuğun gelişimini hangi ebeveynin daha iyi destekleyebileceği belirleyici unsurdur.</p>

<p><strong>7. Sosyal medyanın boşanma davasına etkisi</strong></p>

<p>Boşanma davası devam ederken yapılan sosyal medya paylaşımları sürecin seyrini olumsuz etkileyebilir. Kişinin duygusal bir anla yaptığı paylaşım, boşanma davasında karşı taraf için delil niteliği taşıyabilir ve mahkemenin bakış açısını değiştirebilir.</p>

<p><strong>8. İletişimin tamamen kopması ve boşanma davasına etkileri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Boşanma davasında tarafların iletişimi tamamen kesmesi özellikle çocukların olduğu durumlarda büyük sorunlara yol açar. Saygılı ve kontrollü bir iletişim biçimi, hem boşanma davasının sağlıklı ilerlemesini sağlar hem de çocukların psikolojik açıdan korunmasına katkıda bulunur.</p>

<p><strong>9. Sonuç: Boşanma davası bir son değil, yeni bir başlangıçtır</strong></p>

<p>Boşanma davası, yalnızca bir evliliğin bitişi değildir; yeni bir hayatın başlangıcıdır. Bu nedenle boşanma davasının bilinçli, planlı ve hukuka uygun yürütülmesi, gelecekte karşılaşılabilecek sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanirken-yapilan-en-buyuk-hatalar</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/6hqXrTPHfjE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK (Zina Nedeni İle Boşanma)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EŞİM BENİ ALDATTI ŞİMDİ NE OLACAK ( Zina Nedeni İle Boşanma)</strong></p>

<p>Bu video, eşinizin sizi aldatması durumunda Türk Medeni Kanunu’nun size tanıdığı tüm hakları anlaşılır şekilde öğrenebilmeniz için hazırlanmıştır. Zina, kanunda özel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir ve atacağınız her adım hukuki sonucunuzu doğrudan etkiler. Aldatma fiilini öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde ve her hâlde fiilin üzerinden 5 yıl geçmeden dava açabilirsiniz. Eşinizi açık veya örtülü biçimde affetmişseniz dava hakkınız ortadan kalkar. Birlikte yaşamaya devam etmek dahi affetme olarak kabul edilebilir.</p>

<p>Sadakat yükümlülüğünün ihlali ağır bir kusur sayıldığından, boşanma davasında kusur tespiti maddi ve manevi tazminat taleplerinizi güçlendirir. Mahkeme tazminat miktarını tarafların ekonomik durumu, evliliğin süresi ve aldatmanın etkilerine göre belirler. Çocukların velayetinde ise çocuğun üstün yararı esastır. Sadakatsizlik çocuğun gelişimini olumsuz etkiliyorsa velayet çoğunlukla sadakatsiz olmayan tarafa verilir.</p>

<p>Bu süreçte geçerli delillerin hukuka uygun şekilde toplanması önemlidir. Tanık beyanları, otel kayıtları, sosyal medya paylaşımları ve alenileşmiş mesajlaşmalar kullanılabilir. Boşanma ile birlikte mal paylaşımı da gündeme gelir ve yasal mal rejimi gereği evlilik süresince edinilen mallar eşit şekilde paylaşılır.</p>

<p>Bu açıklama, aldatma gibi sarsıcı bir durumda haklarınızı doğru adımlarla kullanabilmeniz için hazırlanmıştır. Duygusal tepkiyle değil, hukuki bilinçle hareket etmek sürecin en önemli unsurudur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esim-beni-aldatti-simdi-ne-olacak-zina-nedeni-ile-bosanma</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Sy5Wvj2MyHc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78022"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmak İsteyen Ama Korkan Kadınların Bilmesi Gereken 5 Gerçek]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Boşanma sürecine adım atmak isteyen ancak psikolojik, ekonomik ya da toplumsal nedenlerle çekinen kadınlar için hazırlanan bu video, temel hukuki hakları sade ve anlaşılır bir şekilde ortaya koymaktadır. Aile baskısı, maddi kaygılar ve çocukların geleceği gibi unsurlar çoğu zaman kadınların karar vermesini zorlaştırsa da, Türk hukuku kadınları koruyan güçlü düzenlemelere sahiptir. Bu açıklama bölümünde videoda ele alınan konuların profesyonel bir özeti yer almaktadır.</p>

<p>Boşanma hakkı, anayasal ve yasal güvencelere sahip temel bir haktır. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeyi eşlerden beklenemeyecek ölçüde sarsılmışsa, kadın tek başına boşanma davası açabilir. Eşin rızası aranmaz ve kimse istemediği bir evliliği sürdürmek zorunda değildir.</p>

<p>Şiddet veya baskıya maruz kalan kadınlar 6284 sayılı Kanun çerçevesinde güvence altındadır. Uzaklaştırma kararı, gizlilik tedbirleri, geçici maddi destek ve gerektiğinde devlet koruması gibi önemli hukuki mekanizmalar kadınların güvenliği için düzenlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekonomik endişeler de çoğu zaman gerçeği tam olarak yansıtmaz. Nafaka, maddi tazminat ve mal paylaşımı gibi süreçler, boşanma sonrası kadının ekonomik güvencesini desteklemek amacıyla kanunda düzenlenmiştir. Evlilik sürecinde edinilen mallarda her iki eşin de hakkı bulunmaktadır ve kadın yoksulluk nafakası talep edebilir.</p>

<p>Çocukların velayeti konusunda mahkemeler çocuğun üstün yararını esas alır. Özellikle küçük yaştaki çocukların bakım ve ilgisinde anne önemli bir konumda kabul edilmekte olup, annenin sorumluluk bilinci ve çocuğa sağladığı duygusal istikrar dikkate alınmaktadır.</p>

<p>Boşanma bir bitiş değil, yeni bir başlangıçtır. Hukuk sistemi bireyin özgür ve bağımsız yaşam hakkını esas alır. Kadın haklarını bildiğinde ve bilinçli hareket ettiğinde, toplumsal önyargılara rağmen kendine güçlü bir yol çizebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmak-isteyen-ama-korkan-kadinlarin-bilmesi-gereken-5-gercek</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/yUapvan2SsQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="39800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir, CMK 110/A]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adli Kontrol Altında Geçecek Azami Süreler Nelerdir,<br />
CMK 110/A Adlî Kontrol Süresi ve Hukuki Sınırlar</strong></p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110/A maddesi, adlî kontrol süresi, uzatma koşulları ve çocuklar açısından uygulanma biçimi konusunda temel düzenlemeleri içerir. Bu videoda, adlî kontrol tedbirinin ne kadar süreyle uygulanabileceğini, hangi durumlarda uzatılabileceğini ve hukuki sınırlarını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.</p>

<p><strong>⚖️ Bu videoda yanıt bulacağınız sorular:</strong></p>

<p>Adlî kontrol süresi ne kadar olabilir?<br />
CMK 110/A maddesi neyi düzenler?<br />
Adlî kontrol süresi hangi hâllerde uzatılabilir?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda adlî kontrol süresi kaç yıldır?<br />
Çocuklar için adlî kontrol süresi nasıl uygulanır?<br />
Adlî kontrol tedbirinin sınırları nelerdir?</p>

<p><strong>📚 Kısa Özet:</strong><br />
Ceza yargılamasında tutuklama yerine uygulanan adlî kontrol, bireyin özgürlüğünü daha az sınırlayan bir önlemdir. Ancak bu tedbirin süresiz devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. CMK madde 110/A, hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında adlî kontrolün süre sınırlarını, uzatma şartlarını ve çocuklar yönünden indirimi açıkça düzenleyerek kişi özgürlüğünü korur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>🔹 Ağır ceza kapsamına girmeyen suçlarda: En fazla 2 yıl, zorunlu hâllerde 1 yıl uzatma<br />
🔹 Ağır ceza kapsamındaki suçlarda: En fazla 3 yıl, uzatma ile birlikte toplam 4 yıl<br />
🔹 Çocuklar bakımından: Süre yarı oranında uygulanır</p>

<p><strong>Sonuç:</strong><br />
CMK madde 110/A, adlî kontrolün süresiz hale gelmesini engelleyerek hukuk devleti ilkesini ve insan haklarına saygıyı somut biçimde güvence altına alır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-altinda-gececek-azami-sureler-nelerdir-cmk-110a</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/eMoMx9pjrgY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75245"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı Tedbirine Uymamanın Sonuçları, CMK Madde 112</p>

<p>Ceza muhakemesi süreci, bir yandan toplumsal adaletin sağlanmasını, diğer yandan bireyin özgürlüğünün korunmasını amaçlar. Bu iki ilke arasında kurulan hassas denge, yargılamanın temelini oluşturur. İşte bu noktada, adli kontrol tedbirleri, tutuklamaya alternatif bir önlem olarak devreye girer. Ancak bu tedbirlerin etkili olabilmesi, şüpheli veya sanığın yükümlülüklere tam anlamıyla uymasına bağlıdır.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 112. maddesi (CMK m.112) kapsamında, adli kontrol hükümlerine uymamanın sonuçlarını tüm yönleriyle inceliyoruz. Kanun koyucu, bu maddeyle hem yargılama sürecinin güvenliğini hem de tedbirlerin ciddiyetini korumayı hedeflemiştir. Adli kontrolün bir “lütuf” değil, kamu düzenini ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesini güvence altına alan bir yargısal sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.</p>

<p>Videoda şu sorulara detaylı yanıtlar bulabilirsiniz:</p>

<p>- Adli kontrol yükümlülüklerine uymayan kişi hakkında ne yapılabilir?</p>

<p>- Mahkûmiyet kararı verilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse ne olur?</p>

<p>- Tutukluluk süresi dolmuş ve salıverilmiş bir kişi adli kontrolü ihlal ederse yeniden tutuklanabilir mi?</p>

<p>CMK 112’nin hukuk sistemimizdeki işlevi ve önemi nedir?</p>

<p>CMK 112’nin birinci fıkrasına göre, adlî kontrol yükümlülüklerini kasten yerine getirmeyen şüpheli veya sanık, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun derhâl tutuklanabilir. Bu düzenleme, yargılamanın disiplinini sağlamak amacıyla getirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca 14 Nisan 2020’de yapılan değişiklikle, hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar istinaf veya temyiz aşamasında olan kişiler de artık aynı hükme tabidir. Yani adlî kontrolü ihlal eden bu kişiler hakkında da ilk derece mahkemesi doğrudan tutuklama kararı verebilir.</p>

<p>Öte yandan, 24 Kasım 2016 tarihli değişiklik ile getirilen bir diğer önemli hüküm, azami tutukluluk süresi dolduğu için serbest bırakılan sanıkların durumunu düzenlemiştir. Buna göre, bu kişiler hakkında adlî kontrol kararı verilmişse ve bu tedbiri ihlal ederlerse, yeniden tutuklanmaları mümkündür. Ancak bu tutuklama süresi, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda en fazla dokuz ay, diğer suçlarda ise iki ayla sınırlıdır.</p>

<p>Bu hüküm, hem kişi özgürlüğünün korunması hem de adli sürecin güvenliği açısından son derece önemlidir. CMK 112, bireyin özgürlük hakkını ortadan kaldırmadan, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için bir denge mekanizması kurar. Tedbirlere uymamanın ciddi sonuçları olduğunu hatırlatır ve adli kontrolün hukuk sistemimizdeki caydırıcı gücünü ortaya koyar.</p>

<p>Sonuç olarak, CMK madde 112; adli kontrol tedbirine uymamanın hukuki sonuçlarını belirleyerek, ceza muhakemesinin etkinliğini artıran ve yargı sürecinin disiplinini koruyan bir düzenlemedir. Bu madde, bireysel hak ve özgürlükleri gözetirken aynı zamanda adaletin tecellisini sağlamayı hedefler.</p>

<p>Bir yargılamada özgürlük, yükümlülüklerle anlam kazanır. Adli kontrolün ihlali, sadece bir kural ihlali değil, aynı zamanda adaletin işleyişine müdahale anlamına gelir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-tedbirine-uymamanin-sonuclari-cmk-madde-112</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/-vQAh0iF830/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR, CMK 111]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>ADLİ KONTROL KARARI NASIL KALDIRILIR</strong></p>

<p>CMK 111 – Adlî Kontrolün Kaldırılması ve İtiraz Süreci</p>

<p>Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 111 Açıklaması </p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sürecinde bireyin özgürlüğünü sınırlayan her tedbirin geçici olması, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biridir. Adlî kontrol tedbiri, tutuklamaya alternatif olarak kişisel özgürlüğü koruyan bir güvence niteliği taşır. Ancak bu tedbirin süresiz biçimde devam etmesi, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmaz.</p>

<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 111. maddesini (CMK 111) ele alarak adlî kontrolün hangi koşullarda kaldırılabileceğini, başvuru yollarını ve itiraz sürecini ayrıntılı şekilde açıklıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda ele alınan konular:</p>

<p>CMK 111 nedir?<br />
Adlî kontrolün kaldırılması nasıl talep edilir?<br />
Hâkim veya mahkeme bu talebi nasıl değerlendirir?<br />
Adlî kontrol kararına itiraz mümkün müdür?<br />
Adlî kontrol tedbirinin süresi ve ölçülülük ilkesi</p>

<p>Öne çıkan noktalar:<br />
CMK’nın 111. maddesi, adlî kontrolün kaldırılmasına ilişkin açık bir yol belirleyerek bireyin özgürlüğünü korur. Şüpheli veya sanık, adlî kontrolün kaldırılmasını talep edebilir; hâkim veya mahkeme de bu talebi en geç beş gün içinde karara bağlamak zorundadır. Ayrıca, kararlara karşı itiraz hakkı tanınarak yargısal denetim sağlanır.</p>

<p>Bu düzenleme, adil yargılanma hakkı, hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkesi açısından büyük önem taşır. Adlî kontrolün bir cezaya dönüşmemesi, yalnızca yargılamanın gerektirdiği ölçüde uygulanması, hukuk devleti anlayışının bir gereğidir.</p>

<p>Bu video, ceza muhakemesi, adlî kontrol uygulaması ve kişi özgürlüğü üzerindeki yargısal güvenceler konularında bilgi edinmek isteyen hukuk öğrencileri, avukat adayları ve hukuk meraklıları için hazırlanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nasil-kaldirilir-cmk-111</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/l__BEvTYoto/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="23366"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="44581"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="53984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="57565"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="17154"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="97307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="11904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="61803"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="14200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="99288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="10421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="64722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="71881"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="81448"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
