<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 28 Sep 2026 03:33:18 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Okundu, Dosyasına Konuldu”]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/okundu-dosyasina-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/okundu-dosyasina-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ceza davalarının duruşma tutanaklarında en sık rastlanan cümlelerden biri şudur: “Dosyaya gelen belgeler okundu, dosyasına konuldu.”]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çoğu zaman tutanakta bu cümlenin ardından başka bir şey gelmez. Taraflara okunan belgeler hakkında ne diyecekleri sorulmaz, itirazları alınmaz. Duruşma bir sonraki işleme geçer. Bazen yüzlerce sayfalık bilirkişi raporu, bazen onlarca iletişim tespit tutanağı, bazen de bir soruşturmanın bütün koruma tedbiri kararları bu tek cümleyle duruşmadan geçer. Kâğıt üzerinde delil duruşmaya girmiş, dosyaya konulmuş ve iş tamamlanmıştır.</p>

<p>Bu yazının sorusu şudur: <strong>Tutanağa “okundu, dosyasına konuldu” yazılması, Ceza Muhakemesi Kanununun 217. maddesinin gerçekleştiği anlamına gelir mi?</strong></p>

<p><strong>CMK m. 217 ne istiyor?</strong></p>

<p>CMK m. 217/1’e göre hâkim, kararını ancak <strong>duruşmaya getirilmiş</strong> ve <strong>huzurunda tartışılmış</strong> delillere dayandırabilir. Hüküm iki ayrı şart içerir ve ikisi de ayrı ayrı gerçekleşmelidir.</p>

<p><strong>Duruşmaya getirilme</strong>, delilin içeriğinin duruşmada ortaya konulmasıdır. Belgeler okunur (CMK m. 209), tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları incelenir. Delilin dosyada bulunması, UYAP’a yüklenmiş olması ya da iddianamede adının geçmesi bu şartı karşılamaz.</p>

<p><strong>Tartışılma</strong> ise bir adım daha ileridir. Ortaya konulan delil hakkında taraflara söz verilir (CMK m. 215). Taraflar delilin içeriğine, güvenilirliğine ve nasıl elde edildiğine itiraz eder. Mahkeme de bu itirazları değerlendirir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanun koyucunun “tartışılmış” kelimesini seçmesi bilinçlidir. Tartışma, tek taraflı bir bildirim değildir. Delili ortaya koyan, delile itiraz eden ve itirazı değerlendiren makamın katıldığı çelişmeli bir süreçtir. “Okundu” bir işlemi, “tartışıldı” ise bir süreci anlatır.</p>

<p><strong>“Okundu” gerçekten okunduğu anlamına gelir mi?</strong></p>

<p>Avukatlar bu sorunun cevabını bilir. Tutanağa yazılan “okundu” ifadesi çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Belge duruşmada okunmamıştır. Çoğu durumda duruşmadan önce ya da sonra da okunmaz. Tutanaktaki kelime, gerçekleşmiş bir işlemi değil, gerçekleşmesi gereken bir işlemi kayda geçirir.</p>

<p>Kaldı ki belge duruşma dışında, örneğin hâkimin odasında incelenmiş olsa bile sonuç değişmez. CMK m. 217’nin aradığı, delilin duruşmaya getirilmesi, yani tarafların huzurunda ortaya konulmasıdır. Hâkimin dosyayı kendisinin bilmesi, sanığın ve müdafinin delili duruşmada öğrenmesinin yerine geçmez.</p>

<p>Tutanaktaki soyut ifade, hangi belgenin okunduğunu da göstermez. Belgenin tarihini, düzenleyenini ve içeriğini de göstermez. Otuz klasörlük bir dosyada bu cümle, gerçekte hangi belgenin duruşmaya getirildiğini belirsiz bırakır.</p>

<p>Yargıtay bu belirsizliği kabul etmemektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 E., 2011/149 K. sayılı kararında, tutanaktaki soyut ifadelerin hükme esas alınan tutanağın da okunduğu anlamına gelmeyeceğini belirtmiştir.</p>

<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi de 16.06.2020 tarihli ve 2020/2317 E., 2020/2326 K. sayılı kararında aynı sonuca varmıştır. İlk derece mahkemesinin tutanağında “mevcut arama kararları, mobese kayıtları, kamera izleme kayıtları okundu” yazılıdır. Daire, belge ve tutanakların isim, tarih ve içerikleriyle, başta sanık ve müdafi olmak üzere taraflara anlatılması gerektiğini vurgulamıştır.</p>

<p>Burada avukatlar için önemli bir tuzak vardır. CMK m. 222 uyarınca duruşmada uyulması gereken usule ilişkin işlemlerin yapıldığı ancak tutanakla ispat olunur ve tutanağın ispat gücüne karşı ancak sahtelik iddiasında bulunulabilir. Yani tutanakta “okundu” yazıyorsa, belgenin gerçekte okunmadığını sonradan ispat etmek son derece güçtür. Bu nedenle belgenin okunmadığına, o duruşmada ve o anda itiraz edilmeli, itiraz da tutanağa geçirtilmelidir.</p>

<p>Buradan çıkan sonuç açıktır; toplu ve soyut bir “okundu” ifadesi, CMK m. 217’nin ilk şartını, yani delilin duruşmaya getirilmesini dahi karşılamaz.</p>

<p><strong>Taraflara söz bile verilmiyorsa</strong></p>

<p>CMK m. 217’nin ikinci şartı, delilin tartışılmasıdır. Tartışmanın kanundaki ilk adımı CMK m. 215’tir. Buna göre her tanığın dinlenmesinden, her bilirkişi incelemesinden ve her belgenin okunmasından sonra Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiye o delil hakkında söyleyecekleri sorulur.</p>

<p>“Okundu, dosyasına konuldu” uygulamasında bu adım çoğu zaman hiç yer almaz. Tutanakta yalnızca “okundu, dosyasına konuldu” yazan bir delil hakkında taraflara söz verilmemiş, dolayısıyla tartışma hiç başlamamıştır. Bu delil, CMK m. 217 anlamında tartışılmış bir delil değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önceki kanun döneminden beri, belgelerin okunup sanığa diyeceğinin sorulmamasını mutlak bozma nedeni sayması da bu yüzdendir (örneğin 30.05.1994 tarihli, 1/143-161 sayılı karar). Sorun yeni değildir; Yargıtay bunu otuz yılı aşkın süredir tespit etmektedir.</p>

<p>Tutanağa “diyecekleri soruldu” cümlesinin eklendiği durumlarda da sorun tam olarak çözülmüş olmaz. Bu soru tartışmanın başlangıcıdır, kendisi tartışma değildir. Somut olarak ortaya konulmamış yüzlerce sayfa için sorulan tek bir “Diyeceğiniz var mı?” sorusuna somut bir cevap verilemez. Gerçek bir tartışma en az üç unsur içerir:</p>

<p>1. <strong>İçerik:</strong> Delil ne söylüyor? Hangi olguyu, hangi sanık ve hangi eylem bakımından ispatladığı ileri sürülüyor?</p>

<p>2. <strong>Kaynak:</strong> Delil nasıl elde edildi? Hukuka uygun mu?</p>

<p>3. <strong>Cevap:</strong> Savunmanın itirazı nedir? Mahkeme bu itirazı hangi gerekçeyle kabul ya da reddetti?</p>

<p>Savunmanın delil talepleri de ancak kanunda sayılan sınırlı sebeplerle ve gerekçe gösterilerek reddedilebilir (CMK m. 206/2, m. 34). Kısacası “okundu, dosyasına konuldu” uygulamasında tartışma eksik yapılmış değildir, hiç yapılmamıştır.</p>

<p><strong>Tartışılması gereken, delilin sonucu kadar kaynağıdır</strong></p>

<p>Delil tartışmasında en çok atlanan unsur, delilin nasıl elde edildiğidir. CMK m. 217/2 uyarınca suç ancak “hukuka uygun şekilde elde edilmiş” delillerle ispat edilebilir. Anayasanın 38. maddesi de kanuna aykırı elde edilen bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini söyler. Hukuka uygunluk, delilin içeriğinden önce çözülmesi gereken bir ön şarttır.</p>

<p>Bu en belirgin biçimde koruma tedbirlerinde görülür. İletişimin denetlenmesi (CMK m. 135) veya teknik araçlarla izleme (CMK m. 140) sonucunda elde edilen bir kayıt, duruşmada çoğu zaman yalnızca çözüm tutanağının okunmasıyla “tartışılmış” sayılır. Oysa çözüm tutanağı tedbirin yalnızca sonucunu gösterir. Tedbirin hukuka uygunluğu ise tutanakta değil, ona uzanan zincirdedir: kolluğun talep yazısı, Cumhuriyet savcısının talebi ve sulh ceza hâkimliği kararı. Tedbir uzatılmışsa zincir her uzatma için yeniden kurulur.</p>

<p>Bu belgeler dosyada bulunduğu hâlde duruşmada ortaya konulmuyorsa, tedbir kararının somut delillere dayanıp dayanmadığı, kişiselleştirilmiş bir gerekçe içerip içermediği ve delilin kararın süre ve kapsamı içinde elde edilip edilmediği hiç tartışılmamış olur. Görüşmenin içeriği ne kadar önemli görünürse görünsün, “çözüm tutanakları okundu” cümlesi bu sorulara cevap vermez.</p>

<p><strong>Tartışılmayan delil nereye gider?</strong></p>

<p>Duruşmada tartışılmayan delil dosyadan çıkmaz. Yargılamanın daha geç ve düzeltme imkânının daha dar olduğu aşamalarında yeniden ortaya çıkar.</p>

<p>İlk olarak <strong>mütalaada</strong> ortaya çıkar. Duruşmada tek cümleyle geçilen deliller, esas hakkındaki mütalaada sanık aleyhine değerlendirilir. Savunma, bir delilin neyi ispatladığının ileri sürüldüğünü çoğu zaman ilk kez bu aşamada öğrenir ve cevabını esas hakkındaki savunmaya sıkıştırmak zorunda kalır.</p>

<p>Sonra <strong>gerekçeli kararda</strong> ortaya çıkar. Duruşmada tartışılmayan delil, gerekçede de tartışılamaz. Bu nedenle gerekçelerde delillerin tek tek değerlendirilmesi yerine “dosya kapsamı”, “tüm dosya içeriği” ve “toplanan deliller” gibi toplu ifadeler görülür. Duruşma tutanağındaki “okundu” cümlesinin gerekçedeki karşılığı “dosya kapsamı” ifadesidir.</p>

<p><strong>Avukat ne yapabilir?</strong></p>

<p>“Okundu, dosyasına konuldu” cümlesi mahkemenin tutanağıdır. Ancak bu cümleye itiraz edilmemesi, kanun yolunda “delil tartışılmadı” iddiasını zayıflatır. Bu nedenle avukatın bu aşamada şunları yapması önem taşır:</p>

<p>• <strong>Söz verilmesini istemek ve tutanağa geçirtmek:</strong> Belgeler okunduktan sonra taraflara söz verilmemişse, CMK m. 215 uyarınca söz istenmeli ve hem talebin hem de yapılan beyanın tutanağa geçirilmesi sağlanmalıdır. Tutanakta yer almayan beyan, kanun yolunda yapılmamış sayılır.</p>

<p>• <strong>Delilin tek tek ortaya konulmasını talep etmek:</strong> Toplu okumaya ve belge fiilen okunmadığı hâlde tutanağa “okundu” yazılmasına itiraz edilmeli; hangi belgenin, hangi tarih ve içerikle ortaya konulduğunun tutanağa geçirilmesi istenmelidir.</p>

<p>• <strong>Hukuka uygunluk zincirini istemek:</strong> Özellikle gizli tedbirlerde kolluk talebi, savcılık talebi, hâkimlik kararı ve uzatma kararlarının duruşmada ayrı ayrı ortaya konulması talep edilmelidir.</p>

<p>• <strong>Somut itiraz etmek:</strong> “Aleyhe hususları kabul etmiyoruz” yerine delilin hangi yönüne, hangi gerekçeyle itiraz edildiği söylenmelidir.</p>

<p>• <strong>Ret kararını tutanağa geçirtmek:</strong> Talep reddedilirse, ret kararının ve gerekçesinin tutanağa yazılması sağlanmalıdır.</p>

<p>Duruşmada bu yönde bir beyan şu şekilde olabilir:</p>

<p><i>“Dosyaya gelen belgelerin ‘okundu, dosyasına konuldu’ şeklinde toplu olarak tutanağa geçirilmesine ve okunan belgeler hakkında tarafımıza CMK m. 215 uyarınca söz verilmemesine itiraz ediyoruz. Hükme esas alınması muhtemel belgelerin isim, tarih ve içerikleriyle duruşmada ayrı ayrı ortaya konulmasını, özellikle sanık hakkındaki CMK m. 135 kapsamındaki tedbire ilişkin kolluk ve savcılık talepleri ile hâkimlik kararlarının okunarak tartışmaya açılmasını talep ediyoruz.”</i></p>

<p>Böyle bir beyan, kanun yolunda genel bir “deliller tartışılmadı” itirazı yerine denetlenebilir bir itiraz sunulmasını sağlar: Hangi delilin, hangi celsede, hangi talebe rağmen ortaya konulmadığı tutanakta yazılı olur.</p>

<p><strong>Sonuç</strong></p>

<p>Yazının başındaki soruya dönelim: “Okundu, dosyasına konuldu” demekle CMK m. 217 gerçekleşmiş olur mu?</p>

<p>Hayır. Toplu ve soyut bir “okundu” ifadesi, delilin duruşmaya getirildiğini göstermez. Tutanakta çoğu zaman taraflara söz verildiği dahi yazmaz ve CMK m. 222 uyarınca tutanağa geçmeyen usul işlemi yapılmamış sayılır. Bu kalıp, CMK m. 217’nin iki şartından hiçbirini karşılamaz. Yalnızca bu şartların karşılandığı izlenimini yaratır.</p>

<p>Duruşma, soruşturmada oluşturulan dosyanın onaylandığı yer değildir. Delillerin hâkim huzurunda ilk kez gerçekten sınandığı yerdir. Bu sınama yapılmadığında dosya, duruşmadan geçmiş ama duruşmada tartışılmamış delillerle hükme ulaşır.</p>

<p><img alt="" class="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/09/lale-demirkazan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p><strong>Av. Lale DEMİRKAZAN</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/okundu-dosyasina-konuldu</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/05/terazi/dosya-sorusturma.jpg" type="image/jpeg" length="89894"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon krizinde kritik haftaya giriliyor: 1 milyon lira eşiği ve 66 fon için yeni formül masada]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/fon-krizinde-kritik-haftaya-giriliyor-1-milyon-lira-esigi-ve-66-fon-icin-yeni-formul-masada-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/fon-krizinde-kritik-haftaya-giriliyor-1-milyon-lira-esigi-ve-66-fon-icin-yeni-formul-masada-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 455 binden fazla yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren fon krizinde hafta sonu, çözüm arayışları ile adli soruşturmanın aynı anda hızlandığı yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapıldığı bildirilen toplantıda, fonlarda 1 milyon liranın altında parası bul...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de 455 binden fazla yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren fon krizinde hafta sonu, çözüm arayışları ile adli soruşturmanın aynı anda hızlandığı yeni bir aşamaya geçildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapıldığı bildirilen toplantıda, fonlarda 1 milyon liranın altında parası bulunan yatırımcılara ödemelerin hızlandırılması ve Bulls, Pardus ile A1 Capital'e ait toplam 66 fonun tasfiye listesinden çıkarılması seçenekleri ele alındı. Adli soruşturma ise Tera'nın üst yönetimine uzandı.</p>

<p>Ekonomi bürokrasisinin 29 Eylül Salı günü yeniden toplanarak seçeneklere son şeklini vermesi bekleniyor. Ancak hafta sonu basına yansıyan çözüm önerileri henüz Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yeni bir kararına dönüşmüş değil. Üstelik 1 milyon liralık eşik, 66 fon ve Salı günkü toplantıya ilişkin haberlerin esas olarak aynı kaynağa, Sabah yazarı Dilek Güngör'ün aktardığı bilgilere dayandığını da not etmek gerekiyor. Farklı yayınlarda yer alması bu bilgilerin birbirinden bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>SPK'nın yürürlükteki resmî çerçevesine göre yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fon tasfiye kapsamında bulunuyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarında bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı yer alıyor. Kurul da yatırımcıların süreçte yalnız resmî kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate almalarını istedi.</p>

<p>Bu nedenle hafta sonunda ortaya çıkan tabloyu kesinleşmiş bir kurtarma paketi olarak değil, <strong>mevcut tasfiye yöntemini yatırımcı açısından hızlandırmaya ve fonların durumuna göre daha seçici hâle getirmeye yönelik bir çözüm arayışı</strong> olarak değerlendirmek daha doğru.</p>

<p><strong>1 milyon lira eşiği tasfiye yöntemini değiştirebilir</strong></p>

<p>Hafta sonunun hukukî açıdan en önemli başlığı, 1 milyon liranın altında yatırımı bulunanlara daha erken ödeme yapılması seçeneği.</p>

<p>Basına yansıyan plana göre özellikle para piyasası fonlarındaki küçük yatırımcılara öncelik verilmesi; ödeme için Takasbank'taki teminatlar ile fon portföylerinde bulunan Devlet İç Borçlanma Senetlerinden (DİBS) yararlanılması üzerinde duruluyor. Bulls Portföy'e ait 15, Pardus Portföy'e ait 42 ve A1 Capital Portföy'e ait dokuz fonun tasfiye listesinden çıkarılması da aynı çalışmanın diğer ayağını oluşturuyor.</p>

<p>Para piyasası fonlarının ödeme konusunda öne çıkarılmasının teknik bir karşılığı var. SPK düzenlemelerine göre bu fonların portföylerinin tamamının vadesine en fazla 184 gün kalmış likiditesi yüksek para ve sermaye piyasası araçlarından oluşması, günlük hesaplanan ağırlıklı ortalama vadenin de en fazla 45 gün olması gerekiyor. Bu yapı, para piyasası fonlarını uzun vadeli veya likiditesi düşük varlıklar taşıyan fonlara göre nakde dönüş bakımından genel olarak daha elverişli hâle getiriyor.</p>

<p>Ancak bunun kriz kapsamındaki her para piyasası fonunun bütün yatırımcılarına hemen ödenebilecek durumda olduğu anlamına gelmediğini de özellikle belirtmek gerekiyor. Nihai değerlendirme fonun kendi portföyü ve gerçek likiditesi üzerinden yapılmalı.</p>

<p><strong>Asıl hukukî mesele ise 1 milyon liralık sınırın nasıl uygulanacağı.</strong></p>

<p>Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği'nin 28'inci maddesi, fonun tasfiye bakiyesinin katılma payı sahiplerine <strong>payları oranında dağıtılmasını</strong> öngörüyor. Tasfiye hâlinde yalnız katılma payı sahiplerine ödeme yapılabileceği de aynı maddede açıkça düzenlenmiş durumda.</p>

<p>Bu nedenle küçük yatırımcıya öncelik verilmesinin hukukî sonucu, yöntemin nasıl tasarlanacağına bağlı olacak.</p>

<p>Eğer 1 milyon liranın altındaki yatırımcıya yalnızca <strong>ödeme zamanı bakımından öncelik</strong> tanınır ve tasfiye sonunda diğer yatırımcıların paylarından doğan ekonomik hakları eksiksiz korunursa, mesele esas olarak ara ödeme ve tasfiye takviminin düzenlenmesi üzerinde yoğunlaşır.</p>

<p>Buna karşılık küçük yatırımcının parasının erken ödenmesi sonucunda geride kalan yatırımcıların fondaki zarara veya sonradan ortaya çıkabilecek değer kaybına daha yüksek oranda katlanması söz konusu olursa, durum farklılaşır. Böyle bir modelin Tebliğ'deki “payları oranında dağıtım” kuralıyla nasıl bağdaştığının ayrıca açıklanması gerekir.</p>

<p>Bu aşamada düzenlemenin hukuka aykırı olacağını veya yargıdan döneceğini söylemek için ortada yeterli veri yok. Fakat 1 milyon liralık sınırın yatırımcı başına mı yoksa her fon için ayrı ayrı mı hesaplanacağı, aynı kişinin farklı fonlardaki yatırımlarının birleştirilip birleştirilmeyeceği ve ödeme önceliğinin hangi fonlarla sınırlandırılacağı, gelecek hafta açıklanabilecek modelin hukukî niteliğini belirleyecek.</p>

<p>Başka bir ifadeyle asıl ayrım <strong>“kim daha önce parasını alacak?” ile “sonunda kimin ne kadar hak sahibi olacağı?”</strong> arasında.</p>

<p>İlkinde ödeme takvimi değişir; ikincisinde yatırımcıların maddi hakları etkilenir. İki durumun hukukî sonucu aynı değil.</p>

<p><strong>66 fon neden diğerlerinden ayrılabilir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gündemdeki ikinci önemli seçenek Bulls, Pardus ve A1 Capital bünyesindeki toplam 66 fonun tasfiye listesinden çıkarılması.</p>

<p>Basına yansıyan bilgilere göre üç şirket, söz konusu fonlardaki yatırımcıların paralarının ödenebileceğini yetkili makamlara bildirdi. Bu beyanlar 66 fonun diğer 65 fondan ayrılarak değerlendirilmesinin temel gerekçesini oluşturuyor.</p>

<p>Fakat burada önemli bir finansal ve hukukî ayrım var.</p>

<p>Yatırım fonunun malvarlığı, portföy yönetim şirketinin malvarlığından ayrıdır. Fon varlıkları, kanunda öngörülen sınırlı hâller dışında şirketin borçları için teminat gösterilemez; haczedilemez ve şirketin iflas masasına dahil edilemez. Kurucunun üçüncü kişilere olan borçlarıyla fonun aynı kişilerden olan alacaklarının mahsup edilmesi de mümkün değil.</p>

<p>Bu nedenle portföy yönetim şirketinin mali durumunun iyi olması tek başına yönettiği her fonun bütün yatırımcılarının parasını hemen ödeyebileceğini göstermez. Esas bakılması gereken her fonun kendi portföyüdür: varlıkların gerçek değeri, piyasa derinliği, nakde çevrilme kabiliyeti, borç ve yükümlülükleri ile belirli ihraççılara veya karşı taraflara yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı.</p>

<p>Bu nokta mevcut krizde ayrıca önem taşıyor. SPK, 18 Eylül'deki açıklamasında daha önce bazı fonlarda ilişkili taraflar arasında teminatsız borçlanma ve olağandışı fiyat hareketleri üzerinden sistemik risk oluştuğunu tespit ettiğini açıklamıştı. Kurulun 2025 sonundan itibaren yaptığı düzenleme çalışmalarının bir bölümünün de bu riskleri sınırlandırmaya yönelik olduğu belirtilmişti.</p>

<p>Bu tespit, tasfiyeden çıkarılması konuşulan 66 fonun aynı sorunları taşıdığı anlamına gelmiyor. Ancak şirket düzeyindeki “likidite sorunumuz yok” açıklamalarının neden tek başına yeterli olmayacağını gösteriyor. SPK'nın fonları ayrı ayrı değerlendirmesi hâlinde her portföyün kendi varlık yapısına ve ilişkilerine bakması gerekecek.</p>

<p>66 fon, sayı bakımından tasfiye kapsamındaki 131 fonun yaklaşık yarısını oluşturuyor. Ancak bundan tasfiye kapsamındaki yatırımcıların veya varlıkların yarısının serbest kalacağı sonucu çıkarılamaz. Bunun anlaşılması için söz konusu fonların tekil yatırımcı sayıları ve net aktif değerlerinin ayrıca açıklanması gerekiyor.</p>

<p>Aynı şekilde bir fonun tasfiye listesinden çıkarılması ile TEFAS'ta normal işleyişine aynı gün dönmesi de aynı şey değil. Birikmiş satış taleplerinin büyüklüğüne bağlı olarak işlemlerin ne zaman ve hangi esaslarla başlayacağı ayrıca belirlenebilir.</p>

<p>Dolayısıyla gelecek haftanın asıl meselesi yalnız “66 fon tasfiye kapsamından çıkarılacak mı?” değil; <strong>hangi ölçüt kullanılarak çıkarılacakları</strong> olacak.</p>

<p>Bu ölçüt açıklanırsa, 17 Eylül'deki toplu tasfiye kararının neden bazı fonlar bakımından sürdürülüp bazıları bakımından kaldırıldığı da denetlenebilir hâle gelecek.</p>

<p><strong>Altı aylık süre krizin temel ikilemini görünür hâle getirdi</strong></p>

<p>SPK, 20 Eylül'de başlangıçta üç ay olan tasfiye süresini altı aya çıkardı. Kurul değişikliğin, fon portföylerinin yapısı ve piyasa koşulları dikkate alınarak varlıkların mümkün olduğunca uygun şartlarda satılmasını sağlamak amacıyla yapıldığını; altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini açıkladı.</p>

<p>Karar, krizin temel açmazını daha belirgin hâle getirdi.</p>

<p>Varlıkları çok kısa sürede satmak, yatırımcının parasına daha erken ulaşmasını sağlayabilir. Fakat özellikle piyasa derinliği sınırlı varlıklarda yoğun satış, fiyatların düşmesine ve fon yatırımcısının daha fazla zarar etmesine yol açabilir.</p>

<p>Daha uzun tasfiye süresi ise satışların daha uygun koşullara yayılmasını sağlayabilir; buna karşılık yatırımcının parasına erişemediği süre uzar.</p>

<p>1 milyon lira eşiği ve bazı fonların tasfiye dışına çıkarılması seçenekleri, ekonomi yönetiminin şimdi bu iki sorunu birbirinden ayırmaya çalıştığını düşündürüyor: <strong>nakde çevrilmesi zaman gerektiren portföylerde zorunlu satış baskısı yaratmamak, buna karşılık ödeme imkânı bulunan fonlarda yatırımcıyı aylarca bekletmemek.</strong></p>

<p>Eğer hafta sonunda konuşulan model hayata geçirilirse, 131 fonun tamamını aynı takvim içinde ele alan yaklaşım yerini daha fazla fon bazlı değerlendirmeye bırakabilir.</p>

<p><strong>Hafta sonu gelişmelerinin taşıdığı asıl yapısal önem de burada yatıyor.</strong></p>

<p><strong>Adli soruşturma Tera'nın üst yönetimine uzandı</strong></p>

<p>Mali ve idari çözüm seçenekleri tartışılırken ceza soruşturmasının kapsamı da hafta sonunda genişledi.</p>

<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek 26 Eylül'de, <strong>1 Temmuz-16 Eylül</strong> arasındaki fon çıkışlarının en yüksek tutarlardan başlanarak incelendiğini açıkladı. Bakanlığın resmî açıklamasına göre 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı donduruldu; haklarında daha önce tedbir bulunmayan 37 şüpheliye ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandı.</p>

<p>Bu tarihte ayrıca bazı yayınlarda inceleme döneminin “16 Ağustos”ta sona erdiği yönünde haberler çıktı. Ancak Adalet Bakanlığının resmî metninde tarih açık biçimde <strong>16 Eylül</strong> olarak yer alıyor; dolayısıyla esas alınması gereken tarih bu.</p>

<p>Soruşturma 27 Eylül'de Tera'nın üst yönetimine ulaştı. Tera Yatırım CEO'su Emir Münir Sarpyener ile Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Özel daha sonra gözaltına alındı; Sarpyener hakkındaki yakalama kararının sürdüğü bildirildi.</p>

<p>Bu gelişmeler değerlendirilirken idarî tedbirlerle ceza soruşturmasını birbirinden ayırmak gerekiyor. Bir kişi hakkında soruşturma yürütülmesi, yakalama kararı verilmesi veya gözaltına alınması, isnat edilen fiillerin işlendiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Aynı şekilde yatırımcıların ödemelerini hızlandıracak bir formül aranması da ceza soruşturmasının gevşetildiği şeklinde yorumlanamaz.</p>

<p>Hafta sonunun ortaya çıkardığı tablo tam tersine iki ayrı hattın aynı anda ilerlediğini gösteriyor: bir tarafta yatırımcının parasına ulaşmasını hızlandırabilecek çözümler araştırılıyor; diğer tarafta savcılık ve MASAK para hareketlerini ve olası sermaye piyasası suçlarını incelemeyi sürdürüyor.</p>

<p><strong>Salı günü hangi işaretlere bakılmalı?</strong></p>

<p>29 Eylül'de yapılması beklenen toplantının sonucunu değerlendirmek için birkaç ölçüt belirleyici olacak.</p>

<p>İlki, <strong>1 milyon liralık sınırın yalnız ödeme zamanını mı değiştirdiği, yoksa yatırımcıların nihai ekonomik haklarında da farklılaşma yaratıp yaratmadığı.</strong> İkincisi, 66 fonun tamamının mı yoksa yalnız belirli koşulları karşılayanların mı tasfiye listesinden çıkarılacağı.</p>

<p>Üçüncü ölçüt ise ayrımın hangi nesnel verilere dayandırılacağı. Fonların net aktif değeri, nakit ve likit varlık oranı, ödeme yükümlülükleri, portföy yoğunlaşması ve yatırımcıların birikmiş iade talepleri gibi göstergelerin açıklanması, kararın neden bazı fonlara uygulanıp bazılarına uygulanmadığını görünür hâle getirebilir.</p>

<p>Para piyasası fonlarının ayrıca değerlendirilip değerlendirilmeyeceği de önemli olacak. Mevzuat gereği kısa vadeli ve likiditesi yüksek araçlara yatırım yapan bu fonlar, hızlı ödeme açısından doğal adaylar arasında bulunuyor. Ancak her fonun gerçek portföyünün ayrıca incelenmesi gerekiyor.</p>

<p>Son olarak yeni kararın <strong>SPK tarafından hangi hukukî araçla alınacağı</strong> ve tasfiye sürecini yürüten bankalara nasıl bir uygulama talimatı verileceği izlenmeli.</p>

<p>Bu başlıklardan biri veya birkaçı netleşirse, hafta sonu kulislerinde konuşulan model ilk kez somut bir politika çerçevesine kavuşmuş olacak.</p>

<p><strong>Kriz yönetiminde yön değişikliği işareti</strong></p>

<p>Fon krizinin ilk aşamasında ağırlık işlemlerin durdurulması, 131 fonun tasfiyesi ve adli tedbirler üzerindeydi. Üçüncü haftaya girilirken gündemin niteliği değişmeye başlıyor.</p>

<p>Artık mesele yalnız tasfiyenin nasıl tamamlanacağı değil.</p>

<p><strong>Hangi fonların tasfiyede kalması gerektiği, hangilerinin ödeme gücüne sahip olduğu, hangi yatırımcılara diğer pay sahiplerinin hakları zedelenmeden daha erken ödeme yapılabileceği ve bütün bunların hangi nesnel ölçütlerle ayrıştırılacağı</strong> da krizin merkezine yerleşiyor.</p>

<p>29 Eylül toplantısının önemi burada.</p>

<p>Eğer 66 fonun tamamı veya bir bölümü tasfiye listesinden çıkarılır ve küçük yatırımcılar için ayrı bir ödeme takvimi oluşturulursa, 17 Eylül'de başlayan toplu tasfiye süreci fiilen daha seçici ve fon bazlı bir kriz yönetimine dönüşmüş olacak.</p>

<p>Bu değişikliğin kalıcı bir politika olup olmadığı ise basına yansıyan bilgilerle değil, önümüzdeki günlerde çıkabilecek SPK kararlarının kapsamı, fonların hangi ölçütlerle ayrıştırıldığı ve ödeme yönteminin ayrıntılarıyla anlaşılacak.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Şamil DEMİR"><img alt="Av. Şamil DEMİR" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/09/samil-demir.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Şamil DEMİR">Av. Şamil DEMİR</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/fon-krizinde-kritik-haftaya-giriliyor-1-milyon-lira-esigi-ve-66-fon-icin-yeni-formul-masada-1</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/09/yatirim-fonu.jpg" type="image/jpeg" length="11572"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İnternet Haberciliğinin Hukuki Boyutu, Haklar ve Yükümlülükler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/internet-haberciliginin-hukuki-boyutu-haklar-ve-yukumlulukler-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/internet-haberciliginin-hukuki-boyutu-haklar-ve-yukumlulukler-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A) İnternet Haberciliğinin Hukuki Boyutu

1) Genel Olarak

Bugün için internetteki tüm platformlar içerisinde habercilik ve basın faaliyetleri yürütülmektedir. Tüm bu platformlar için internet haberciliği, genel olarak tek bir kanunda düzenlenmiş değildir. İnternet televizyonculuğu ve radyoculuğ...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p><strong>A) İnternet Haberciliğinin Hukuki Boyutu</strong></p>

<p><strong>1) Genel Olarak</strong></p>

<p>Bugün için internetteki tüm platformlar içerisinde habercilik ve basın faaliyetleri yürütülmektedir. Tüm bu platformlar için internet haberciliği, genel olarak tek bir kanunda düzenlenmiş değildir. İnternet televizyonculuğu ve radyoculuğu konusunda RTÜK ve görevlerine dair özel hükümler bulunmakta, internet haber sitelerine yönelik Basın Kanunu düzenlemeleri bulunmakta ve tüm internet haber platformlarına uygulanacak çerçeve hükümler ise 5651 s. Kanun’da yer almaktadır.</p>

<p>En önemli husus şudur ki hangi platformda olursa olsun, habercilik faaliyeti anayasal basın hürriyetinin koruması altındadır. Tamamen haberciliğe özgülenmemiş bir sosyal medya profili veya Youtube kanalının ise basın hürriyetinden ziyade ifade hürriyeti bağlamında değerlendirilebileceğini ifade etmek gerekir.</p>

<p><strong>2) İnternet Haber Siteleri Bakımından, Basın Kanunu’na Bağlı Faaliyet Gösteren-Göstermeyen Ayrımı</strong></p>

<p>2022 yılındaki kanun değişiklikleri sonucunda; Basın Kanunu’na tabi olan, kanun gereğince habercilik faaliyetleri sırasında bir kısım ayrıcalıklardan faydalanabilecek ve bu oranda sorumluluk altına girecek internet haber siteleri, kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Bu ayrıcalıklardan faydalanamayacak ve genel hükümlere göre sorumlu tutulacak internet haber siteleri ise sıradan bir internet platformu olarak 5651 s. Kanun’a göre varlığını sürdürmeye devam etmiştir.</p>

<p><strong>B) Haklar</strong></p>

<p><strong>1) Basın Hürriyeti</strong></p>

<p>Basın hürriyeti ile ilgili temel düzenlemeler doğrudan Anayasa’da yer almaktadır. Dolayısıyla Basın Kanunu’na dayanarak faaliyette bulunsun ya da bulunmasın, bütün bir internet haber platformları için basın hürriyeti söz konusudur.</p>

<p><strong>2) Haber Kaynağını Gizli Tutma</strong></p>

<p>Basın Kanunu md. 12’ye göre süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser sahibi, bilgi ve belge dahil her türlü haber kaynağını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.</p>

<p><strong>3) Ceza Yargısında 4 Aylık Dava Açma Süresi Şartı</strong></p>

<p>Kanuna göre bir muhakeme şartı olarak, haber sitesi vasıtasıyla işlenen suçlarda davanın <u>dört ay içinde açılması</u> zorunludur. Süre, başsavcılığa yahut sair bir yetkili mercie ihbarının yapıldığı tarihten başlar ve hiçbir şekilde TCK’daki dava zamanaşımına ilişkin süreyi aşamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4) Adli Para Cezasında Hapis Cezasına Çevirememe Durumu</strong></p>

<p><a name="_Hlk121958460"></a><a name="_Toc132101192">Bilindiği üzere adli para cezaları, ödenmez ise önce kamu yararına çalışmaya ve daha sonra da hapse çevrilmektedir. Basın Kanunu’na göre ise aynı kanunun 18 ve 22. maddelerdeki suçlar dışında, kanunda öngörülen suçlar için hükmedilen para cezaları, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilemez. </a></p>

<h4><strong>5) Resmi İlan ve Reklam Alma Hakkı</strong></h4>

<p>195 s. Kanun ile Resmi İlan ve Reklam Yönetmeliği’ndeki şartları taşıyan ve aynı zamanda Basın Kanunu’na göre internet haber sitesi vasfını taşıyan haber platformları, resmi ilan ve reklam alma hakkına sahiptir.</p>

<p><strong>6) Basın Kartı Hakkı</strong></p>

<p>Basın Kanunu’na göre internet haber sitesi vasfını taşıyan ve bir süreli yayın sayılan internet haber sitelerindeki gazeteciler için de ilgili şartları taşımaları durumunda basın kartı alma hakkı mevcuttur.</p>

<p><strong>C) Sorumluluklar</strong></p>

<p>Basın Kanunu’nun 8. maddesi, beyanname vermediği için ilgili kanuna göre ‘internet haber sitesi’ vasfını taşımayacak olanlara yönelik, <i>‘ayrıcalık ve hakların ortadan kalkacağı fakat kanun ve ilgili mevzuat uyarınca öngörülen yaptırımların uygulanabileceğini’</i> düzenlemiştir. Fakat kanunilik ve belirlilik ilkesi gereğince, bunun böyle olmaması gerekir. Zira aynı maddede, beyannamesini usulüne göre vermeyenlerin ‘internet haber sitesi vasfı taşımayacağı’ yazılıdır. Dolayısıyla internet haber sitesi vasfı taşımadığını söylediği bir platforma aynı kanunun ‘hayır, sen internet haber sitesisin’ diyerek cezai müeyyide uygulamasının doğru olmayacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu noktada usulüne uygun beyanname vermeyen haber platformlarının sorumluluğunun genel hükümler ve 5651 s. Kanun’a göre olması gerektiğini belirtmek isterim.<a href="#_ftn1" name="_ftnref1" title="">[1]</a></p>

<p><strong>1) 5651 s. Kanundan Doğan Yükümlülükler</strong></p>

<p>Basın Kanunu’na göre internet haber sitesi vasfını taşısın ya da taşımasın, bütün internet haber platformları için 5651 s. Kanun’dan doğan temel yükümlülükler; uyar-kaldır sistemini işletmek, resmi taleplere yönelik mevzuat çerçevesinde bilgi vermek ve yine mevzuat çerçevesinde içerikleri kaldırmaktır. Bu platform aynı zamanda kendi verilerini de kendi sunucularında barındırıyorsa, yer sağlayıcı sayılacağı için yer sağlayıcılara yönelik log tutma gibi yükümlülüklere de uyması gerekecektir.</p>

<p><strong>2) Basın Kanunu’ndan Doğan Yükümlülükler</strong></p>

<p><strong>a) Özel Ceza Sorumluluğu Düzeni</strong></p>

<p>İnternet haber siteleri yoluyla işlenen suçlar bakımından Basın Kanunu’nun düzenlemeleri, kanaatimce anayasanın ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırıdır. Kanuna göre işlenen suçlardan eser sahibi yani içeriği düzenleyen veya kaydeden medya mensubu doğrudan sorumludur. Ancak kanunda “<i>eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkum olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür ve yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör, basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkili sorumlu olur</i>” denilerek, kolektif sorumluluğun yolu açılmıştır. Her ne kadar maddenin devamında “<i>ancak bu eserin sorumlu müdürün ve sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilinin karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir</i>.” denilmiş ise de bu düzenleme, anayasaya aykırılık sorununu çözmemektedir.</p>

<h4><a name="_Hlk121958664"><strong>b) Hukuki Sorumluluk Düzeni</strong></a></h4>

<p>Basın Kanunu md. 13’te ise hukuki sorumluluğa dair düzenlemeler yer almaktadır. İlgili düzenlemelere göre internet haber siteleri yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı; eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi müteselsilen sorumludur. Bu hüküm yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzel kişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirket ise anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müteselsilen sorumludur.</p>

<h4><a name="_Hlk121959143"></a><a name="_Toc132101196"><strong>c) Bilgi Paylaşımı Yükümlülüğü</strong></a></h4>

<p>Basın Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen hak sahipliği bilgileri, sorumlu müdür ve diğer ilgilinin bilgileri, iletişim bilgileri ile yer sağlayıcısının adı ve adresinin, internet platformunun ana sayfasında yayınlanması zorunludur.<strong><i> </i></strong>Bunun yerine getirilmemesi, kanunda suç olarak düzenlenmiştir.</p>

<h4><a name="_Hlk121959528"></a><a name="_Toc132101197"><strong>d) Haberlerde Şeffaflık Sağlama Yükümlülüğü</strong></a></h4>

<p>İnternet haber sitelerinde bir içeriğin ilk kez sunulmaya başlandığı tarih ile sonraki güncelleme tarihleri, her erişildiğinde değişmeyecek şekilde içeriğin üzerinde belirtilmek zorundadır. Bunun yerine getirilmemesi de suçtur.</p>

<h4><a name="_Hlk121959687"></a><a name="_Toc132101198"><strong>e) Beyanname Verme Yükümlülüğü</strong></a></h4>

<p>Basın Kanunu’nun internet haber siteleri için getirdiği ayrıcalıklardan yararlanmak ve resmen internet haber sitesi vasfını taşımak isteyen platformların, başsavcılığa gerekli hususları içeren bir beyanname vermesi şarttır. Beyanname verilmezse ilgili platform erişime engellenmemekte, yalnızca ilgili ayrıcalıklardan yararlanamamaktadır.</p>

<h4><a name="_Hlk121960097"></a><a name="_Toc132101199"><strong>f) Log Kayıtlarını Saklama Yükümlülüğü</strong></a></h4>

<p>İnternet haber sitelerinde yayınlanan içerikler, gerektiğinde talep eden başsavcılığa teslim edilmek üzere doğruluğu ve bütünlüğü sağlanmış şekilde iki yıl süre ile muhafaza edilecektir. Dikkat edilmesi gerekir ki <u>burada kaydı tutulması gereken loglar trafik bilgileri değil, yayınlanan içeriklerdir. </u>Trafik bilgileri ise 5651 s. Kanun’dan doğan yükümlülükler gereğince yer sağlayıcılar tarafından saklanmaktadır.</p>

<h4><a name="_Toc132101200"></a><a name="_Hlk121961071"><strong>g) Düzeltme ve Cevap Hakkına Yönelik Yükümlülükler </strong></a></h4>

<p>Düzeltme ve cevap hakkına dair Basın Kanunu’nun 14. maddesine göre internet haber sitelerinin de içerisinde yer aldığı süreli yayınlarda; kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin düzeltme ve cevap hakkı mevcuttur.</p>

<p>İnternet haber sitesinin sorumlu müdürü, kanundaki şartları taşıyan bildirimleri yayınlamaz ise ilgilisi, sulh ceza hakimliğinden bu yönde bir karar alabilir ve bu kararın gereğini yapmamak, kanunda suç olarak düzenlenmiştir.</p>

<h4><a name="_Toc132101201"><strong>h) Cinsel Saldırı, Cinayet ve İntihar Olayları Hakkında </strong></a><strong>Sınırı Aşmama Yükümlülüğü</strong></h4>

<p>Basın Kanunu md. 20’de “<i>cinsel saldırı, cinayet ve intihar olayları hakkında, haber vermenin sınırlarını aşan ve okuyucuyu bu tür fiillere özendirebilecek nitelikte olan yazı ve resim yayımlayanlar birmilyar liradan yirmimilyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır</i>.” şeklinde bir suç bulunmaktadır.</p>

<h4><a name="_Hlk121962291"></a><a name="_Toc132101202"><strong>ı) Bir Kısım Haber Süjesinin Kimliğini Açıklamama Yükümlülüğü</strong></a></h4>

<p>Basın Kanunu md. 21’e göre internet haber sitesi içeriklerinde; “<i>a) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış olan kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin, b) Türk Ceza Kanununun 414, 415, 416, 421, 423, 429, 430, 435 ve 436’ncı maddelerinde yazılı cürümlere ilişkin haberlerde mağdurların, c) Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının</i>” kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapılması yasaktır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-alp-oztekin" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Alp ÖZTEKİN"><img alt="Av. Alp ÖZTEKİN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/07/alp-oztekin-1.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-alp-oztekin" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Alp ÖZTEKİN">Av. Alp ÖZTEKİN</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999">---------</span></p>

<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1" title=""><span style="color:#999999">[1]</span></a><span style="color:#999999"> Aynı yönde bkz. S. Burcu Ezer, İnternet Haber Sitelerinin Basın Kanunu ve Basın İş Kanunu Kapsamına Eklenmesinin Hüküm ve Sonuçları, YBHD, Yıl 8 - Sayı 2023/2, s. 458-459</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/internet-haberciliginin-hukuki-boyutu-haklar-ve-yukumlulukler-1</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/04/terazi/basin-gazete-news-internet.jpg" type="image/jpeg" length="35402"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[REJİMİN AYNASI OLARAK DOLANDIRICILIK VAKALARI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/rejimin-aynasi-olarak-dolandiricilik-vakalari-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rejimin-aynasi-olarak-dolandiricilik-vakalari-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[REJİMİN AYNASI OLARAK DOLANDIRICILIK VAKALARI

Dolandırıcının değişen üniforması, değişmeyen otorite

Dolandırıcılık vakaları genellikle mağdur üzerinden anlatılır. Haberi okur, alınan para miktarına şaşırır, sonra da hemen aynı soruyu sorarız: “İnsan buna nasıl inanır?” Mağdur profesör, doktor,...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>REJİMİN AYNASI OLARAK DOLANDIRICILIK VAKALARI</strong></p>

<p><strong><i>Dolandırıcının değişen üniforması, değişmeyen otorite</i></strong></p>

<p>Dolandırıcılık vakaları genellikle mağdur üzerinden anlatılır. Haberi okur, alınan para miktarına şaşırır, sonra da hemen aynı soruyu sorarız: “İnsan buna nasıl inanır?” Mağdur profesör, doktor, avukat, yüksek rütbeli asker yahut yıllarca devlet görevinde bulunmuş biri ise şaşkınlığımız daha da artar. Eğitimli, tecrübeli, hayatın içinden geçmiş bir insanın telefondaki birkaç cümleyle nasıl olup da yüz binlerce, bazen milyonlarca lirasını tanımadığı birine teslim ettiğini anlamakta güçlük çekeriz.</p>

<p>Belki de soruyu biraz tersinden sormak gerekir. Elbette mağdurun neden kandığı önemlidir; fakat en az bunun kadar önemli başka bir soru daha vardır: Dolandırıcı neden kendisini polis, savcı, hâkim, MİT mensubu ya da general olarak tanıtır? Neden başka bir meslek değil de özellikle bunlar?</p>

<p>Çünkü dolandırıcı rastgele kimlik seçmez. Başarılı olmak istiyorsa karşısındaki insanın yalnız kişisel zaaflarını değil, içinde yaşadığı toplumun güç ilişkilerini de doğru okumak zorundadır. Hangi unvanın kapı açtığını, hangi makamın adının insanda korku yarattığını, hangisinin sorgulanmadan ciddiye alındığını bilir. Bir bakıma dolandırıcının seçtiği sahte kimlik, toplumdaki gerçek veya algılanan otoritenin izini taşır.</p>

<p>Bu nedenle dolandırıcılık vakaları bazen ceza hukukundan fazlasını anlatır. İşin içinde biraz sosyoloji, biraz siyaset, biraz da devlet-yurttaş ilişkisi vardır. Hatta kimi vakalarda dolandırıcının kullandığı kimlik, dönemin resmî kurum şemasından daha sahici bir güç haritası çıkarır önümüze.</p>

<p><strong>BİR BAŞBAKAN NASIL DOLANDIRILIR?</strong></p>

<p>1990’ların ortasına gidelim. Türkiye henüz 28 Şubat’ı yaşamamıştı. Fakat askerin siyaset üzerindeki ağırlığı kimse için bilinmeyen bir gerçek değildi. Genelkurmay Başkanı’nın, kuvvet komutanlarının, hatta kimi emekli orgenerallerin sözleri yalnız askerî çevrelerde değil, siyasetin içinde de yakından takip edilirdi. Askerin siyasete ne ölçüde müdahil olduğu tartışılırdı ama müdahil olabileceği pek tartışılmazdı.</p>

<p>Selçuk Parsadan tam da böyle bir Türkiye’nin dolandırıcısıydı. 1995 seçimleri öncesinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’i telefonla aradı ve kendisini emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Necdet Öztorun olarak tanıttı. Anlattığı hikâye de dönemin ruhuna son derece uygundu. Güya arkasında emekli ve muvazzaf subaylar ile astsubaylardan oluşan bir çevre vardı. Bu çevre seçimlerde DYP lehine çalışacak, ANAP’a gitmesi muhtemel önemli miktarda oyu yönlendirecekti. Bunun için de para gerekiyordu.</p>

<p>Olayın sonunda Başbakanlık örtülü ödeneğinden toplam 5,5 milyar lira çıktı. Mesele daha sonra yargıya taşındı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında Parsadan’ın kendisini emekli Kara Kuvvetleri Komutanı olarak tanıttığı ve seçimlerde 30–35 bin oyu DYP’ye yönlendirebileceğini söylediği açıkça yer aldı. Hüküm Yargıtay denetiminden de geçti.</p>

<p>Yıllarca bu olay daha çok “örtülü ödenek skandalı” olarak konuşuldu. Haklı olarak. Fakat bana göre olayın en az para kadar önemli başka bir yönü daha vardı: Parsadan, Başbakanı dolandırabilmek için neden general olmak zorundaydı?</p>

<p>Çünkü anlattığı hikâyenin inandırıcı olabilmesi için önce bir eski Kara Kuvvetleri Komutanının arkasında siyasal sonuç doğurabilecek bir subay ve astsubay çevresinin bulunabileceğine inanılması gerekiyordu. Bir başka ifadeyle, bir generalin seçim üzerinde etkili olabileceği fikri, dönemin siyasal ikliminde bütünüyle saçma görünmemeliydi. Parsadan bu zemini yaratmadı. O zemin zaten vardı; o yalnızca mevcut güç algısını okuyup kullandı. Dolandırıcı, deyim yerindeyse, devrin ruhunu doğru teşhis etmişti.</p>

<p><strong>DOLANDIRICI BİRAZ DA SOSYOLOGDUR</strong></p>

<p>Dolandırıcının mutlaka iyi eğitimli olması gerekmez. Ama başarılı bir dolandırıcı insan davranışını iyi gözlemler. Kimin neden korktuğunu, neye inanmaya hazır olduğunu, hangi makamın karşısında sesinin kısıldığını sezmek zorundadır.</p>

<p>Sülün Osman’ın hikâyelerinde başka bir Türkiye vardır. Galata Köprüsü’nü ya da şehir hatları vapurunu satmaya kalkarken insanların kolay kazanç arzusunu sömürür. Modern telefon dolandırıcısının temel hammaddesi ise çoğu zaman açgözlülük değildir; korkudur. Bu korku da çıplak biçimde ortaya çıkmaz. Devlet otoritesinin diliyle paketlenir.</p>

<p>2000’li yılların ikinci yarısından itibaren cep telefonunun yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir dolandırıcılık türü hızla büyüdü. Kendilerini polis, savcı veya başka bir kamu görevlisi olarak tanıtan kişiler önce kontör, sonra para, altın ve döviz istemeye başladılar. Zamanla iş bireysel olmaktan çıktı; çağrı merkezi gibi çalışan, kurye kullanan, sahte kimlik düzenleyen, mağduru saatlerce hatta günlerce telefonda tutan örgütlü yapılara dönüştü.</p>

<p>Teknoloji yöntemi değiştirdi. Fakat dolandırıcının neden özellikle “savcı” veya “polis” olduğunu teknoloji açıklamaz. Orada başka bir şey vardır: yurttaşın devletle kurduğu ilişkinin psikolojisi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“ADINIZ TERÖR SORUŞTURMASINA KARIŞTI”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Canan Karatay’ın 2013 yılında yaşadığı olay bunun çarpıcı örneklerinden biridir. Kendisini polis ve savcı olarak tanıtan kişiler, kimlik ve banka bilgilerinin PKK mensupları tarafından kullanıldığını, gizli bir operasyon yürütüldüğünü söylediler. Karatay çeşitli aşamalarda para teslim etti ve ancak gerçek polisler devreye girdiğinde dolandırıldığını anladı.</p>

<p>Olay kamuoyuna yansıdığında yine aynı tepki verildi: “Bir profesör buna nasıl inanır?” Fakat dolandırıcı, Karatay’ın tıp bilgisini sınamıyordu. Akademik bir tartışmaya da girmiyordu. Hedef aldığı şey başka bir alandı: otorite karşısındaki davranış biçimi.</p>

<p>Telefonun diğer ucundaki kişi polis olduğunu söylüyor; ardından savcı devreye giriyor. Adınız bir terör örgütüyle birlikte anılıyor. Operasyonun gizli olduğu, telefonu kapatmamanız ve kimseye bilgi vermemeniz söyleniyor. Üstelik bütün bunlar kısa bir zaman dilimi içinde ve sürekli bir baskı altında gerçekleşiyor. İnsan normal hayatında son derece temkinli olabilir. Fakat korku, zaman baskısı ve devlet otoritesi aynı anda devreye girdiğinde muhakeme düzeni bozulabiliyor. Dolandırıcı da tam buraya çalışıyor.</p>

<p>Bu nedenle meseleyi zekâ veya eğitim düzeyiyle açıklamak kolay ama yetersizdir. Otoriteye itaat refleksi, diplomanın bittiği yerde başlamaz; çoğu zaman onunla birlikte yaşamaya devam eder.</p>

<p><strong>GENERAL BİLE TELEFONU KAPATAMIYOR</strong></p>

<p>2018 yılında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un başına gelenler bu açıdan daha da öğreticidir. Kendilerini polis, hâkim ve savcı olarak tanıtan kişiler, Tolon’a FETÖ mensuplarının evindeki internet hattını kullandıklarını ve banka hesabındaki parayı yurt dışına aktarmaya çalıştıklarını söylediler. Tolon da para teslim etti.</p>

<p>Mahkemedeki anlatımında verdiği bir ayrıntı özellikle önemlidir. Telefondaki kişi sürekli konuşuyor, telefonu kapatmasına fırsat vermiyordu. Zaman zaman üçüncü bir kişiye “savcım” diye hitap ediyor, böylece gerçek bir soruşturma yürütüldüğü izlenimini güçlendiriyordu. Yıllarca devletin en yüksek askerî kademelerinde görev yapmış, 1. Ordu Komutanlığına kadar yükselmiş bir kişi bile aynı psikolojik mekanizmanın içine çekilebiliyorsa meseleyi “saflık” kelimesiyle açıklamanın pek anlamı kalmıyor.</p>

<p>Tarih burada küçük bir ironi de yaratıyor. 1995’te Başbakanı dolandırmak için dolandırıcının general olması gerekiyordu. Yaklaşık yirmi yıl sonra gerçek bir generalin dolandırılması için telefondaki kişinin polis, savcı veya hâkim olduğunu söylemesi yeterli olabiliyordu. İki olay arasındaki fark üzerinde durmaya değer.</p>

<p><strong>DOLANDIRICININ ÜNİFORMASI</strong></p>

<p>Buradan kolaycı bir sonuca varmak istemem. “Eski Türkiye’de dolandırıcılar asker olurdu, yeni Türkiye’de polis ve savcı oluyor” biçiminde kesin bir ayrım tarihsel olarak doğru değildir. Geçmişte polis ve savcı kimliğiyle yapılan dolandırıcılıklar bulunduğu gibi bugün de asker veya başka bir kamu görevlisi kimliği kullanılabiliyor. Burada söz konusu olan mutlak bir kopuş değil, ağırlık merkezindeki değişimdir.</p>

<p>Askerî vesayetin güçlü olduğu dönemde general figürü yalnız bir askerî makamı ifade etmiyordu. Aynı zamanda siyasal nüfuz, devlet içinde ayrıcalıklı erişim ve gerektiğinde siyaset üzerinde baskı kurabilme kudretiyle ilişkilendiriliyordu. Bugün ise dolandırıcılık hikâyelerinde başka bir dil daha görünür durumda: polis, savcı, hâkim ve giderek MİT. Bunların etrafında da sürekli aynı kelimeler dolaşıyor: terör, örgüt, FETÖ, gizli soruşturma, operasyon.</p>

<p>Eski modelde dolandırıcı, “arkamda askerler var, seçim sonucunu etkileyebilirim” diyordu. Yeni modelde ise çoğu kez “hakkınızda soruşturma var” diyor. Bu fark küçümsenecek bir fark değildir. Birinde otorite siyasal nüfuz üzerinden kurulurken, diğerinde doğrudan kişinin özgürlüğüne, malvarlığına ve güvenliğine müdahale edebilecek bir devlet kudreti taklit ediliyor.</p>

<p><strong>MİTÇİLİK NEDEN İŞE YARIYOR?</strong></p>

<p>Son yıllarda sahte MİT mensubu vakalarının daha sık görünmesi de bu açıdan dikkat çekici. Burada iki ayrı model var. İlkinde MİT korku kaynağıdır: “gizli operasyon”, “terör soruşturması”, “kimseye söylemeyin” gibi ifadelerle mağdur izole edilir.</p>

<p>İkinci model daha farklıdır. Kendini MİT mensubu olarak tanıtan kişi artık yalnızca korkutmuyor; aynı zamanda devlet içinde her kapıyı açabilecek bir nüfuz sahibi görüntüsü veriyor. Bakanı tanıdığını, savcıyla konuşabileceğini, kamu kurumlarındaki bir işi çözebileceğini, ihaleye müdahale edebileceğini veya birini devlet kurumuna yerleştirebileceğini ileri sürüyor.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2021 yılında kamuoyuna yansıyan bir soruşturmasında, kendilerini MİT ve Emniyet görevlisi gibi gösteren kişilerin korumalarla dolaştıkları, bürokrat görüntüsü verdikleri, savunma sanayii ve kamu ihalelerinde nüfuz sahibi oldukları izlenimi yarattıkları belirtiliyordu. 2026 yılında İstanbul ve Ankara’da yürütülen başka bir soruşturmada da şüphelilerin kendilerini MİT görevlisi olarak tanıttıkları; bakanlar, bakan yardımcıları ve adli makamlarla ilişkileri bulunduğu izlenimini vererek insanların adli sorunlarını çözme vaadiyle menfaat sağladıkları iddia edildi.</p>

<p>Bu tür olaylarda sahte MİT kimliği iki ayrı kudreti aynı bünyede topluyor: korkutabilme ve iş gördürebilme. Biri devletin sert yüzü, diğeri ayrıcalık dağıtan yüzü.</p>

<p><strong>VESAYET ORTADAN KALKTI MI, YOKSA EL Mİ DEĞİŞTİRDİ?</strong></p>

<p>Türkiye’de son yirmi yılın temel siyasal anlatılarından biri askerî vesayetin tasfiyesidir. Bunun tarihsel karşılığı vardır. 1990’ların Türkiye’siyle bugünün Türkiye’sinde Genelkurmayın siyaset üzerindeki ağırlığı aynı değildir.</p>

<p>Fakat vesayet meselesini yalnızca hangi kurumun siyasete ne ölçüde müdahale ettiği üzerinden değerlendirmek eksik kalabilir. Bir de vesayetin kültürel ve psikolojik tarafı vardır. Yurttaş devlet karşısında kendisini nerede görüyor? Bir kamu görevlisine “Bu talebinizin hukuki dayanağı nedir?” diye sorabiliyor mu? “Devlet istiyor” denildiğinde hemen itaat mı ediyor, yoksa “hangi makam, hangi yetki, hangi karar?” diye sorguluyor mu? Bir savcı, polis veya istihbarat görevlisinin de kanunla sınırlı yetkilere sahip olduğunu gerçekten içselleştirmiş mi?</p>

<p>Bence asıl mesele biraz da burada düğümleniyor. Askerî vesayetin gerilemiş olması, otorite karşısında sorgusuz itaat kültürünün kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Aktörler değişebilir, kurumlar değişebilir, kullanılan dil değişebilir. Fakat yurttaşın devlet karşısındaki psikolojik konumu aynı kalıyorsa, dolandırıcının kullanabileceği yeni bir üniforma mutlaka bulunur.</p>

<p>Bir dönemde o üniforma general üniformasıdır. Başka bir dönemde polis rozeti, savcı unvanı veya MİT kimliği olabilir. Vesayet bazen kurum değiştirir; otoriteye duyulan alışkanlık ise daha yavaş değişir.</p>

<p><strong>OTORİTERLİĞİN GÜNDELİK HAYATI</strong></p>

<p>Otoriterliği yalnız anayasa metinlerinde, devlet başkanının yetkilerinde veya parlamentonun güçsüzlüğünde aramak eksik olabilir. Rejimin gündelik hayata yansıyan tarafları da vardır. Bir yurttaş polis aradığında neden sesini değiştirir? Savcı kelimesi geçtiğinde neden soru sormaktan vazgeçer? MİT denildiğinde neden telefon kapatılamaz hâle gelir? “Terör soruşturması” sözü neden yılların profesörünü, doktorunu veya generalini birkaç dakika içinde savunmasız bırakabilir?</p>

<p>Bunlar küçümsenecek sorular değildir. Hukuk devleti yalnız devlet organlarının kanuna bağlı olması değildir; yurttaşın da devlet karşısında hak sahibi bir özne olduğunu bilmesi gerekir. Kamu görevlisinin mutlak otorite olmadığını, yetkisinin kanundan doğduğunu ve yine kanunla sınırlı olduğunu içselleştirmesi gerekir.</p>

<p>Bir savcı telefonda para istemez. Bir polis “altınlarını getir” diyemez. Bir MİT görevlisinin “operasyon gizli, bütün paranı teslim et” şeklindeki talimatına uyma yükümlülüğü yoktur. Bunlar yalnız dolandırıcılıktan korunma bilgisi değildir; aynı zamanda demokratik yurttaşlık bilgisidir.</p>

<p><strong>REJİMİN AYNASI</strong></p>

<p>Dolandırıcılar siyaset bilimi okumazlar. Fakat başarılı olmak zorunda olduklarından toplumdaki gerçek güç ilişkilerine karşı son derece duyarlıdırlar. İnsanların önemsemediği, çekinmediği veya nüfuz sahibi görmediği bir makamın adını kullanarak büyük paralar toplayamazsınız. O nedenle dolandırıcının seçtiği sahte kimliği yalnız suç tekniği olarak görmek eksik kalır. Bu kimlik, toplumdaki otorite algısı hakkında da bir şeyler söyler.</p>

<p>1990’ların ortasında Başbakanı dolandırmak için emekli Kara Kuvvetleri Komutanı kimliği son derece işlevseldi. 2010’larda profesörleri dolandırmak için polis ve savcı kimliği kullanılabiliyordu. Eski bir Ordu Komutanı dahi aynı yöntemle para teslim edebildi. 2020’lerin Türkiye’sinde ise sahte MİT mensubu hem insanları korkutabiliyor hem de bakanlara, savcılara ve bürokrasiye ulaşabildiği iddiasıyla nüfuz satabiliyor.</p>

<p>Elbette bütün bunlardan hareketle “dolandırıcılık vakaları bir rejimin niteliğini ispat eder” denilemez. Böyle bir sonuç hem bilimsel hem de hukuki bakımdan fazla iddialı olur. Ama şu söylenebilir: Dolandırıcılık vakaları, toplumun otorite algısını gösteren küçük ama son derece öğretici aynalardan biridir.</p>

<p>O aynaya baktığımızda Türkiye’de vesayetin aktörlerinin değiştiğini görüyoruz. Bir zamanlar askerî üniforma siyasal kudretin en güçlü sembollerinden biriydi. Bugün ise güvenlik ve adliye kurumlarının isimleri çok daha etkili bir korku dili üretebiliyor. Sorun yalnız dolandırıcıların bunu fark etmiş olması değil; asıl mesele, yurttaşın hâlâ devlet adına konuştuğunu söyleyen bir yabancıya karşı “Dosya numarasını söyleyin, avukatımla öğrenirim”, “Polisseniz karakola geliyorum”, “Savcıysanız resmî tebligat gönderirsiniz” diyebilmekte zorlanmasıdır.</p>

<p>Bir rejimin demokratik niteliği belki de biraz burada sınanır. Yurttaş, devlet adına konuştuğunu söyleyen kişiye gerektiğinde “hayır” diyebiliyor mu? Makamın adını duyduğunda susuyor mu, yoksa yetki belgesini sorabiliyor mu?</p>

<p>Selçuk Parsadan’ın Tansu Çiller’i dolandırdığı günden bugüne dolandırıcının kostümü değişti. Generalin yerini kimi olaylarda polis, savcı, hâkim ve MİT mensubu aldı. Fakat dolandırıcının asıl sermayesi pek değişmedi: sorgulanmayan otorite. Bu yüzden dolandırıcılık dosyaları yalnız dolandırıcıları ve mağdurları anlatmaz. Dikkatle bakıldığında, içinde yaşadığımız rejimin otorite anlayışından ve yurttaşın devlet karşısındaki konumundan da bir şeyler anlatır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Fahrettin KAYHAN"><img alt="Av. Fahrettin KAYHAN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2026/05/fahrettin-kayhan.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-fahrettin-kayhan" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Fahrettin KAYHAN">Av. Fahrettin KAYHAN</a></strong></h4>

<p><span style="color:#999999"><strong>SEÇİLMİŞ KAYNAKLAR</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999">· TBMM Tutanakları – Selçuk Parsadan / örtülü ödenek ve yargılama sürecine ilişkin görüşmeler: https://www5.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_g.birlesim_baslangic?P4=3765&amp;P5=B&amp;page1=37&amp;page2=37</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Anadolu Ajansı – Canan Karatay dolandırıcılık vakası: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/canan-karatayi-dolandirdilar/207577</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Anadolu Ajansı – Hurşit Tolon dolandırıcılık vakası: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/dolandiricilar-hursit-tolonu-da-hedef-aldi/1196082</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Anadolu Ajansı – Telefon dolandırıcılığının örgütlü/kurumsal yapıya dönüşmesine ilişkin haber: https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/artik-kurumsal-dolandiriyorlar/524806</span></p>

<p><span style="color:#999999">· Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı – 01.04.2021 tarihli basın açıklaması: https://ankara.adalet.gov.tr/cumhuriyet-bassavciligimizin-01042021-tarihli-basin-aciklamasi</span></p>

<p><span style="color:#999999">· TRT Haber – 2026 tarihli sahte MİT görevlileri soruşturması: https://www.trthaber.com/haber/turkiye/kendilerini-mit-gorevlisi-olarak-tanitan-dolandiricilar-tutuklandi-954175.html</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/rejimin-aynasi-olarak-dolandiricilik-vakalari-1</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/04/terazi/terazidfol1.jpg" type="image/jpeg" length="92246"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kilis 7 Aralık Üniversitesi Yaşlı Sağlığı Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kilis-7-aralik-universitesi-yasli-sagligi-calismalari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kilis-7-aralik-universitesi-yasli-sagligi-calismalari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilis 7 Aralık Üniversitesi Yaşlı Sağlığı Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, 28 Eylül 2026 Tarihli ve 33384 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kilis 7 Aralık Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ YAŞLI SAĞLIĞI ÇALIŞMALARI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Kilis 7 Aralık Üniversitesi Yaşlı Sağlığı Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Kilis 7 Aralık Üniversitesi Yaşlı Sağlığı Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar </strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Danışma Kurulu: Merkezin Danışma Kurulunu,</p>

<p>b) Merkez: Kilis 7 Aralık Üniversitesi Yaşlı Sağlığı Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezini,</p>

<p>c) Müdür: Merkezin Müdürünü,</p>

<p>ç) Rektör: Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>d) Üniversite: Kilis 7 Aralık Üniversitesini,</p>

<p>e) Yönetim Kurulu: Merkezin Yönetim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Amaçları ve Faaliyet Alanları</p>

<p><strong>Merkezin amaçları</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Merkezin amaçları şunlardır:</p>

<p>a) Sağlıklı yaşlanmaya yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarını yürütmek.</p>

<p>b) Yaşlı bireylerin sağlık, sosyal ve psikolojik refahlarını arttırmak.</p>

<p>c) Yaşlılıkla ilgili bilimsel araştırma ve projeler geliştirmek.</p>

<p>ç) Ülkedeki ilgili kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği içinde çalışarak bilgi ve hizmet paylaşımını sağlamak.</p>

<p><strong>Merkezin faaliyet alanları</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Merkezin faaliyet alanları şunlardır:</p>

<p>a) Sağlıklı yaşlanma kavramının oluşturulması amacıyla toplumun bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapmak, Üniversitenin toplum sağlığı noktasında öncü rolü olduğunu göz önüne alarak ilgili akademik birimlerin eğitim, öğretim, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine katılımını sağlamak.</p>

<p>b) Yaşlı sağlığına yönelik eğitim programları, seminerler ve çalıştaylar gibi organizasyonlar düzenlemek.</p>

<p>c) Toplumun yaşlılık konusunda bilinçlenmesini sağlamak.</p>

<p>ç) Yaşlılara yönelik sağlık taramaları, danışmanlık ve bilgilendirme hizmetleri sunmak.</p>

<p>d) Yaşlı bireylerin yaşam kalitesini arttırmaya yönelik ulusal ve uluslararası projelere katılmak.</p>

<p>e) İlgili mevzuat hükümleri çerçevesinde sertifikalı eğitim programları düzenlemek.</p>

<p>f) Üniversite içinde yaşlı sağlığı ile ilgili disiplinler arası araştırmaları desteklemek.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Yönetim Organları ve Görevleri</p>

<p><strong>Merkezin yönetim organları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Merkezin yönetim organları şunlardır:</p>

<p>a) Müdür.</p>

<p>b) Yönetim Kurulu.</p>

<p>c) Danışma Kurulu.</p>

<p><strong>Müdür</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Müdür, Merkezin faaliyet alanlarında çalışmaları bulunan Üniversite öğretim elemanları arasından Rektör tarafından üç yıl süreyle görevlendirilir. Görev süresi biten Müdür aynı usulle yeniden görevlendirilebilir ve görevden alınabilir. Müdürün altı aydan fazla görevinin başında bulunamaması durumunda yeni bir Müdür görevlendirilir.</p>

<p>(2) Müdür, çalışmaların düzenli olarak yürütülmesinden Rektöre karşı sorumludur.</p>

<p>(3) Müdüre çalışmalarında yardımcı olmak üzere, Merkezin faaliyet alanlarında çalışmaları bulunan Üniversite öğretim elemanları arasından iki kişiyi müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere Rektörün onayına sunar. Müdür yardımcıları, Müdürün kendilerine vereceği görevleri yapar. Müdür, görevi başında bulunmadığı zaman müdür yardımcılarından birini vekil bırakır.</p>

<p><strong>Müdürün görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Müdürün görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezi temsil etmek.</p>

<p>b) Yönetim Kuruluna ve Danışma Kuruluna başkanlık etmek.</p>

<p>c) Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulu üyelerini toplantıya davet etmek.</p>

<p>ç) Yönetim Kurulu gündemini belirlemek ve Yönetim Kurulu kararlarının uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>d) Merkezin faaliyet raporunu ve bir sonraki yıla ait çalışma programını hazırlamak ve her yılın aralık ayında Yönetim Kurulunda onaylanmış şekli ile Rektöre sunmak.</p>

<p>e) Merkezin kısa, orta ve uzun dönemli amaç ve politikalarını ve bunlara dayalı eğitim, araştırma ile ilgili plan ve programlarını hazırlamak ve Yönetim Kurulunun onayına sunmak.</p>

<p>f) Merkezin çalışmalarının düzenli olarak yürütülmesini, geliştirilmesini ve ilgili birimler arasındaki koordinasyonu sağlamak.</p>

<p>g) Merkezin bünyesinde çalışan personelin görev ve sorumluluklarını belirlemek; personelin görevlerini sorumlulukları çerçevesinde etik ve bilimsel kurallara, ilgili mevzuata ve bu Yönetmeliğe göre sürdürüp sürdürmediğini denetlemek.</p>

<p>ğ) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında verilen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1)Yönetim Kurulu; Müdürün başkanlığında, müdür yardımcıları ve Merkezin faaliyet alanlarıyla ilgili çalışmaları bulunan Üniversite öğretim elemanları arasından Rektör tarafından görevlendirilen dört üye olmak üzere toplam yedi üyeden oluşur. Yönetim Kurulu üyelerinin görev süreleri üç yıldır. Görev süresi biten üyeler yeniden görevlendirilebilir. Üyeliğin herhangi bir nedenle boşalması halinde kalan süreyi tamamlamak üzere aynı usulle yeni bir üye görevlendirilir.</p>

<p>(2) Yönetim Kurulu, yılda en az bir kez Müdürün daveti üzerine üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlar toplantıya katılanların oy çokluğu ile alınır.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezin çalışma ve yönetimi ile ilgili konularda kararlar almak.</p>

<p>b) Müdürün her faaliyet dönemi sonunda hazırlayacağı faaliyet raporunun düzenlenmesine ilişkin esasları tespit etmek, sunulan raporu değerlendirmek ve bir sonraki döneme ait çalışma programını düzenlemek.</p>

<p>c) Merkezin faaliyet konularında iş birliği gerektiren çalışmaların yürütülebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmak.</p>

<p>ç) Merkezin çalışmaları için gerekli görülen çalışma grupları ve komisyonları kurmak ve bunların görevlerini düzenlemek.</p>

<p>d) Yurt içindeki ve yurt dışındaki kuruluşlarla ortaklaşa yürütülecek çalışmaların temel ilke, esas ve usullerini tespit etmek ve protokollerini hazırlamak.</p>

<p>e) Eğitim, uygulama, araştırma, danışmanlık ve yayım konularındaki talepleri değerlendirip karara bağlamak.</p>

<p>f) Müdürün, Merkezin yönetimi ile ilgili getireceği konuları değerlendirerek karara bağlamak.</p>

<p>g) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında verilen diğer görevleri yerine getirmek.</p>

<p><strong>Danışma Kurulu ve görevi</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Danışma Kurulu, Müdürün başkanlığında, Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan Üniversite içinden veya dışından uzman kişiler arasından Müdürün önerisi üzerine Rektör tarafından üç yıllık süre için görevlendirilen en fazla on üyeden oluşur.</p>

<p>(2) Görev süresi biten üyeler yeniden görevlendirilebilir. Görev süresi bitmeden ayrılan üyelerin yerine kalan süreyi tamamlamak üzere aynı usulle yeni üye görevlendirilir.</p>

<p>(3) Danışma Kurulu, Müdürün çağrısı üzerine yılda en az bir kez toplanır.</p>

<p>(4) Danışma Kurulunun görevi; Merkezin çalışmalarıyla ilgili tavsiye ve önerilerde bulunmaktır.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Personel ihtiyacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Merkezin akademik, teknik ve idari personel ihtiyacı, 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca Rektör tarafından görevlendirilen personel tarafından karşılanır.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 2547 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kilis-7-aralik-universitesi-yasli-sagligi-calismalari-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="73129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Lisansüstü Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesi-lisansustu-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesi-lisansustu-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Lisansüstü Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 28 Eylül 2026 Tarihli ve 33384 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ LİSANSÜSTÜ ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>9/12/2024 tarihli ve 32747 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Lisansüstü Öğretim Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(2) Yüksek lisans programlarına başvuru ve kabul için adayların; lisans diplomasına sahip olmaları, ALES’ten başvurdukları programın puan türünde en az 55 puan ve yazılı olarak yapılacak bilimsel/sanatsal değerlendirme ve/veya mülakat sınavından en az 65 puan almaları gerekir. Sıralama notu, branş sınavının %50’si ve ALES puanının %50’si toplanarak bulunur. Sıralama notları arasında eşitlik olması halinde, lisans not ortalaması daha yüksek olan aday üst sırada yer alır. Konservatuvar programları ile güzel sanatlar fakültesinin sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programlarının Enstitüdeki anasanat/anabilim dallarına öğrenci kabulünde ALES şartı aranmaz. Yabancı dil şartı aranan programlarda, Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen merkezi yabancı dil sınavları veya eşdeğerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavları veya ÖSYM tarafından eşdeğerliği kabul edilen uluslararası yabancı dil sınavlarından alınan puanlar kabul edilir. Yüksek lisans programlarına başvuran adayların yabancı dil bilgi düzeyine ilişkin esaslar; anabilim/anasanat dalı kurulunun gerekçeli önerisi, Enstitü Kurulu kararı ve Senato onayı ile belirlenir. Bütünleşik yüksek lisans programının açılması ve yürütülmesi, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen ilkeler ile Senato tarafından kabul edilen hükümler doğrultusunda gerçekleştirilir.</p>

<p>(3) Doktora programlarına başvuru ve kabul için adayların; bir lisans veya tezli yüksek lisans diplomasına sahip olmaları gerekir. Yüksek lisans diploması ile başvuran adayların ALES’ten başvurdukları programın puan türünde en az 65 puana sahip olmaları ve yazılı olarak yapılan bilimsel değerlendirme ve/veya mülakat sınavından en az 75 puan almaları gerekir. Lisans diploması ile başvuran adayların başvurdukları programın puan türünde ALES’ten en az 80 puana sahip olmaları, lisans mezuniyet not ortalamalarının 4 üzerinden en az 3 veya muadili bir puan olması ve yazılı olarak yapılan bilimsel değerlendirme ve/veya mülakat sınavından en az 75 puan almaları gerekir. Sıralama notu, branş sınavının %50’si ve ALES puanının %50’si toplanarak bulunur. Adayların sıralama notları arasında eşitlik olması halinde, yüksek lisans derecesine sahip olan adaya öncelik verilir. Yüksek lisans derecesine sahip olan adaylar arasında eşitlik olması halinde, yüksek lisans not ortalaması daha yüksek olan aday; yüksek lisans derecesine sahip olmayan adaylar arasında ise, lisans notları ortalaması daha yüksek olan aday üst sırada yer alır. Sadece özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul eden programların enstitülerdeki anabilim/anasanat dallarına öğrenci kabulünde ALES şartı aranmaz. Ancak Senatonun kararı ile ALES puanı aranabilir. ALES puanı istenildiği takdirde taban puan Senato tarafından belirlenir.”</p>

<p>“(5) Sanatta yeterlik programlarına başvuru ve kabul için adayların, bir lisans veya tezli yüksek lisans diplomasına sahip olmaları ve güzel sanatlar fakülteleri ile konservatuvar mezunları ile diğer fakültelerin eşdeğer programlarından mezun olanların haricinde tezli yüksek lisans derecesiyle başvuran adayların ALES sözel puan türünde en az 55 puandan, lisans derecesiyle başvuran adayların ise ALES sözel puan türünde en az 80 puandan az olmamak koşuluyla Senato kararı ile belirlenecek ALES puanına sahip olmaları gerekir. Yüksek lisans diploması ile başvuran adayların değerlendirme ve/veya mülakat sınavından en az 75 puan almaları; lisans diploması ile başvuran adayların lisans mezuniyet not ortalamalarının 4 üzerinden en az 3 veya muadili bir puan olması ve değerlendirme ve/veya mülakat sınavından en az 75 puan almaları gerekir. Değerlendirme sınavı; yazılı sınav, çizime dayalı yetenek sınavı, uygulama sınavı, ALES veya bu sınavların birleşiminden oluşur. Adayların sıralama notları arasında eşitlik olması halinde, yüksek lisans derecesine sahip olan adaya öncelik verilir. Yüksek lisans derecesine sahip olan adaylar arasında eşitlik olması halinde; yüksek lisans not ortalaması daha yüksek olan aday, yüksek lisans derecesine sahip olmayan adaylarda ise, lisans not ortalaması daha yüksek olan aday üst sırada yer alır.”</p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “AA” ibaresi “en az AB” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 41 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(3) Ders başarı harf notu skalası ve bunların dörtlük sistemde katsayıları ve 100 puan üzerinden karşılıkları aşağıdaki tabloda verilmiştir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p><u>Harf Notu</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p><u>Katsayı</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p><u>Puan</u></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>AA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>4,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>95-100</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>AB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>3,75</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>90-94</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>BA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>3,52</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>85-89</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>BB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>3,31</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>80-84</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>CB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>3,10</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>75-79</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>CC</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>2,88</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>70-74</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>DC</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>2,67</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>65-69</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>DD</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>2,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>60-64</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>ED</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>2,16</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>55-59</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>EE</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>1,86</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>50-54</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>FF</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>0,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>0-49</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>FD</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>0,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p>Devamsız</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>G</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>Geçti</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="97">
   <p>K</p>
   </td>
   <td valign="top" width="92">
   <p>Kaldı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="105">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>(4) Öğrencinin, yükümlü olduğu dersten başarılı sayılabilmesi için yüksek lisans programlarında dönem başarı notu olarak AA, AB, BA, BB, CB, CC notlarından birini, doktora/sanatta yeterlik programlarında AA, AB, BA, BB notlarından birini alması gerekir.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 49 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(4) Jüri üyeleri, tez çalışmasının kendilerine Enstitü tarafından teslim tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde toplanarak öğreniciyi tez savunma sınavına alır. Tez sınavı, tez/eser çalışmasının sunulması ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 59 uncu maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(4) Yeterlik sınavları, ilgili anabilim/anasanat dalı başkanlığı tarafından önerilen ve Enstitü Yönetim Kurulu tarafından onaylanan beş kişilik doktora yeterlik komitesi tarafından düzenlenir ve yürütülür. Komitenin görev süresi üç yıldır. Komite; farklı alanlardaki sınavları hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek amacıyla yeterlik sınav jürileri kurar.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 61 inci maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(4) Tez önerisi kabul edilen öğrenci için tez izleme komitesi, Ocak-Haziran ve Temmuz-Aralık ayları arasında birer defa olmak üzere yılda en az iki kez toplanır. Öğrenci, toplantı tarihinden en az bir ay önce komite üyelerine yazılı bir rapor sunar. Bu raporda, o ana kadar yapılan çalışmaların özeti ve bir sonraki dönemde yapılacak çalışma planı belirtilir. Öğrencinin tez çalışması, komite tarafından başarılı veya başarısız olarak belirlenir. Komite tarafından üst üste iki kez veya aralıklı olarak üç kez başarısız bulunan ve/veya tez izleme komitesine katılmayan öğrencinin Üniversite ile ilişiği kesilir.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 62 nci maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(5) Jüri üyeleri, tez çalışmasının kendilerine Enstitü tarafından teslim tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde toplanarak öğreniciyi tez savunma sınavına alır. Tez savunma sınavı, tez çalışmasının sunulması ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Tez savunma toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.”</p>

<p>“(9) Doktora öğrencisi tez savunması öncesinde, doktora tez çalışmasından üretilmiş ve ulusal veya uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmış veya yayımlanmak üzere dijital nesne tanımlayıcı (DOI – Digital Object Identifier) numarası ve/veya editör tarafından yayınlanma onay yazısı alınmış bir makaleyi tezi ile birlikte Enstitüye sunar.”</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 67 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“(5) Yeterlik sınav jürileri, en az ikisi Üniversite dışından öğretim üyesi olmak üzere danışman dâhil beş üyeden oluşur. Danışmanın oy hakkı olup olmadığına Enstitü Yönetim Kurulu karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı öğretim üyesinden oluşur. Yeterlik sınavı toplantıları öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.”</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Aynı Yönetmeliğin 68 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(2) Tez/eser çalışması izleme komitesi üç öğretim üyesinden oluşur. Komitede, tez/eser danışmanı, kurum içinden bir öğretim üyesi ve sunulan tez/eser çalışmasıyla ilgili akademik çalışması olan kurum dışından bir öğretim üyesi yer alır. İkinci tez/eser danışmanının olması halinde, ikinci tez/eser danışmanı komite toplantılarına oy hakkı olmaksızın katılır.”</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Aynı Yönetmeliğin 70 inci maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve sekizinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(1) Tez veya eser metni Enstitünün hazırladığı ve Senato tarafından onaylanan tez yazım kılavuzuna uygun biçimde düzenlenir. Öğrenci tez/eser metni, sergi, proje, resital, konser, temsil gibi çalışmalarını jüri önünde sözlü olarak savunur.”</p>

<p>“(4) Sanatta yeterlik tez/eser sınavı jürisi, anabilim/anasanat dalı başkanlığının önerisi ve Enstitü Yönetim Kurulu onayı ile atanır. Jüri, danışman dâhil beş öğretim üyesinden oluşur. Üyelerin üçü öğrencinin tez izleme komitesinden ve en az ikisi Üniversite dışından olacak şekilde teşekkül eder. İkinci tez danışmanı oy hakkı olmaksızın jüride yer alabilir. Danışmanın oy hakkı olup olmadığına Enstitü Yönetim Kurulu karar verir. Danışmanın oy hakkı olmaması durumunda jüri altı kişiden oluşur.</p>

<p>(5) Jüri üyeleri, tez çalışmasının kendilerine Enstitü tarafından teslim tarihinden itibaren en geç bir ay içerisinde toplanarak öğreniciyi tez savunma sınavına alır. Tez savunma sınavı, tez/eser çalışmasının sunulması ve bunu izleyen soru-cevap bölümünden oluşur. Sınav; öğretim elemanları, lisansüstü öğrenciler ve alanın uzmanlarından oluşan dinleyicilerin katılımına açık olarak yapılır.”</p>

<p>“(8) Tez/eser metni çalışmasını tamamlayan öğrenci, savunma sınavı öncesinde tez/eser metnini teslim ederken tez/eser metninden üretilerek ulusal veya uluslararası hakemli bir dergide yayımlanmış veya yayımlanmak üzere dijital nesne tanımlayıcı (DOI – Digital Object Identifier) numarası ve/veya Editör tarafından yayınlanma onay yazısı alınmış bir makaleyi ve/veya sanat/tasarım çalışmasını tez/eser metni ile birlikte Enstitüye sunar.”</p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Yayın şartının sanatta yeterlik programlarında uygulanması</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 4- (1) Bu maddeyi ihdas eden Yönetmelikle değiştirilen 70 inci maddenin sekizinci fıkrası hükümleri 2026-2027 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılından önce Üniversiteye kayıtlı olan öğrencilere uygulanmaz.</p>

<p>(2) Birinci fıkrada belirtilen değişikliklerden önce yürürlükte bulunan 70 inci maddenin sekizinci fıkrası hükümleri ise sanatta yeterlik programlarında 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılından önce Üniversiteye kayıt olmuş olan öğrencilere uygulanmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/mimar-sinan-guzel-sanatlar-universitesi-lisansustu-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="81710"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hakkari Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hakkari-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hakkari-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkari Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 28 Eylül 2026 Tarihli ve 33384 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Hakkari Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ ÖN LİSANS VE LİSANS EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Hakkari Üniversitesi ön lisans ve lisans programlarındaki öğrenci kayıtları, eğitim-öğretim, sınav ve değerlendirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Hakkari Üniversitesi programlarına öğrenci kabulü, ön lisans ve lisans eğitim-öğretim programlarının düzenlenmesi, sınavlar, diploma ve ayrılma işlemlerine ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü, 43 üncü, 44 üncü, 46 ncı ve 54 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Alan dışı dersler: Öğrencilerin kayıtlı olduğu programın dışındaki birimlerden kişisel ve kültürel gelişimi için alması gereken zorunlu veya seçmeli dersleri,</p>

<p>b) Alan içi dersler: Öğrencilerin kayıtlı olduğu programda mesleki kazanımları için alması gereken zorunlu veya seçmeli dersleri,</p>

<p>c) Avrupa Kredi Transfer Sistemi (AKTS): Öğrencinin iş yüküne dayalı olarak belirlenen ve yurt içi ve yurt dışı yükseköğretim kurumları arasında taşınabilen kredi sistemini,</p>

<p>ç) Başarısız ders: Dersle ilgili devam şartı yerine getirildiği halde yeterli başarı notu elde edilemeyen dersi,</p>

<p>d) Birim: Hakkari Üniversitesine bağlı fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulunu,</p>

<p>e) Bütünleme: Final sınavından sonra yapılan ders başarı durumunu ölçme sınavını,</p>

<p>f) Danışman: Öğrencilerin eğitim-öğretim ve diğer sorunlarıyla ilgilenmek üzere her sınıf düzeyi için ilgili bölüm/program öğretim elemanları arasından, bölüm başkanı/program koordinatörünün önerisi ile ilgili birimin yönetim kurulu tarafından görevlendirilen öğretim elemanlarını,</p>

<p>g) Ders tekrarı: Kayıt yapılan dersten devamsız veya başarısız olunması sonucu açıldığı yarıyıl kayıt yapılarak alınması gereken dersi,</p>

<p>ğ) Devamsız ders: Kayıt yaptırıldıktan sonra yarıyılın ders döneminde gerekli süre derslere devam şartı yerine getirilmeyen dersi,</p>

<p>h) Eğitim-Öğretim Koordinatörlüğü: Hakkari Üniversitesi eğitim-öğretim süreçlerinden sorumlu birimi,</p>

<p>ı) Fakülte: En az sekiz yarıyıl eğitim veren ve dekan tarafından yönetilen yükseköğretim kurumunu,</p>

<p>i) Final: Yarıyıl ders dönemi bittikten sonra yapılan ders başarı durumunu ölçme sınavını,</p>

<p>j) Genel Ağırlıklı Not Ortalaması (GANO): Öğrencinin kayıt olduğu yıldan başlayarak hesaplanan genel not ortalamasını,</p>

<p>k) İlgili kurul: Fakültelerde fakülte kurulu, yüksekokullarda yüksekokul kurulu, meslek yüksekokullarında meslek yüksekokulu kurulunu,</p>

<p>l) İlgili yönetim kurulu: Fakültelerde fakülte yönetim kurulunu, yüksekokullarda yüksekokul yönetim kurulunu, meslek yüksekokullarında meslek yüksekokulu yönetim kurulunu,</p>

<p>m) İş yükü: AKTS’ye göre bir programda öğrenim gören öğrencinin haftalık faaliyet saatini,</p>

<p>n) Meslek yüksekokulu: En az dört yarıyıl eğitim veren ve müdür tarafından yönetilen yükseköğretim kurumunu,</p>

<p>o) OBS: Öğrenci Bilgi Sistemini,</p>

<p>ö) Öğrenci: Hakkari Üniversitesi OBS’den öğrenci numarası alarak kayıtlı olan kişiyi,</p>

<p>p) Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı (ÖİDB): Öğrencinin Hakkari Üniversitesine ilk kayıtlanmasından mezuniyeti tamamlanıncaya kadar tüm işlemlerini yürüten Daire Başkanlığını,</p>

<p>r) Rektör: Hakkari Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>s) Senato: Hakkari Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>ş) Üniversite: Hakkari Üniversitesini,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>t) Üniversite Yönetim Kurulu: Hakkari Üniversitesi Yönetim Kurulunu,</p>

<p>u) Vize (ara sınav): Yarıyılın ders döneminde bilgi performansının ölçülmesi için yapılan sınavı,</p>

<p>ü) Yarıyıl Ağırlıklı Not Ortalamasını (YANO): Öğrencinin herhangi bir yarıyıldaki not ortalamasını,</p>

<p>v) Yarıyıl içi başarı puanı: Vize sınavının yanı sıra ilgili birim kurulu tarafından belirlenen yarıyıl içerisindeki etkinliklerden elde edilen puanların ortalamasını,</p>

<p>y) Yarıyıl sonu başarı puanı: Yarıyıl içi başarı puanı ile final veya bütünleme sınavlarından elde edilen puanların belli bir oranda kullanımıyla elde edilen başarı puanını,</p>

<p>z) Yüksekokul: En az sekiz yarıyıl eğitim veren ve müdür tarafından yönetilen yükseköğretim kurumunu,</p>

<p>aa) YÖK: Yükseköğretim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim ve Öğretimle İlgili Esaslar</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim takvimi (akademik takvim)</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Müfredat ve ders dağılımları dekanlıklar ve yüksekokul/meslek yüksekokulu müdürlüklerince hazırlanır; ÖİDB akademik takvimi her yıl mayıs ayının son iş gününe kadar Senatoya sunar. Senato tarafından onaylanan akademik takvim her yarılın başlamasından en geç bir ay önce ilan edilir.</p>

<p><strong>Öğrenim süresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Üniversitede eğitim ve öğretim; ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Üniversitelerarası Kurulca kabul edilen birimler dışında sınıf geçme veya yarıyıl esasına göre düzenlenir. Bir eğitim-öğretim yılı güz ve bahar yarıyılı olmak üzere iki yarıyıldan oluşur. Bir yarıyıl ders dönemi ve sonrasında yapılacak olan yarıyıl sonu sınav döneminden (final ve bütünleme) oluşur. Her yarıyıl ders dönemi en az yetmiş iş günüdür. Bu süre Senato kararıyla arttırılabilir. Akademik takvimde her yarıyıl için ara sınav (vize) dönemi belirtilir.</p>

<p>(2) Üniversiteye bağlı meslek yüksekokullarında eğitim-öğretim süresi en az dört yarıyıldır. Meslek yüksekokullarında, programlarını başarı ile tamamlayan öğrencilere ön lisans diploması verilir.</p>

<p>(3) Fakülteler ve yüksekokullarda eğitim-öğretim süresi en az sekiz yarıyıldır. Bu birimlerin programlarını başarı ile tamamlayan öğrencilere lisans diploması verilir.</p>

<p>(4) Yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan programlardaki iki yarıyıllık yabancı dil hazırlık eğitim-öğretimi bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen sürelerin dışındadır.</p>

<p>(5) Bir yıl süreli yabancı dil hazırlık sınıfı hariç, kayıt olduğu programa ilişkin derslerin verildiği dönemden başlamak üzere, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın, ön lisans programlarını azami sekiz yarıyıl (dört yıl), lisans programlarını azami on dört yarıyıl (yedi yıl) içinde başarı ile tamamlayarak mezun olamayanlar, 9 uncu maddeye göre ilgili döneme ait öğrenci katkı payı/öğrenim ücretlerini ödemek koşulu ile azami süre sonu sınavlarına katılmak için kayıt yaptırırlar. Bu durumda, bu öğrencilerin ders ve sınavlara katılma ile tez hazırlama hariç, öğrencilere tanınan diğer haklardan yararlandırılmadan öğrencilik statüleri devam eder.</p>

<p>(6) Üniversiteden belli süreli uzaklaştırma cezası alan öğrenciler için bu süreler öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p>(7) Kayıt dondurma süresi, öğrenim süresinden sayılmaz. Yabancı dil öğrenmek amacıyla yurt dışına gideceği için kaydı dondurulan öğrencilerin bu sürelerinin öğrenim süresinden sayılmaması, yurt dışına giriş ve çıkış tarihlerini gösteren pasaport kayıtlarını ilgili birimlere ibraz etmelerine bağlıdır.</p>

<p><strong>Kayıt işlemleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Üniversitenin lisans ve ön lisans programlarına kesin kayıt yaptırabilmek için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) ilgili programa yerleştirilmiş olmak ve kontenjan dahilinde öğrenci kabul eden başka bir yükseköğretim kurumunun eşdeğer örgün öğretim programında kayıtlı olmamak gerekir. Güzel Sanatlar Fakültesi ile Spor Bilimleri Fakültesine alınacak öğrencilerde aranacak genel ve özel şartlar, ilgili kurulların görüşleri alınarak Senato tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Kayıt için bizzat başvuru istenen durumlarda adaylar kayıtlarını kanuni temsilci veya noter tarafından belirlenen vekili aracılığı ile yaptırabilirler.</p>

<p>(3) Üniversiteye kesin kayıt yaptıran öğrenciye öğrenci kimlik kartı verilir. Kimlik kartının kaybedilmesi halinde yenisini almak için, gazeteye verilecek kayıp ilanı ile birlikte gerekli işlemlerin tamamlanması gerekir. Öğrenciliğin sona ermesiyle birlikte kimlik kartının ilgili birime teslim edilmesi zorunludur. Öğrenci kimlik kartını her ne amaçla olursa olsun başkasına kullandıran kişiler hakkında ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılır.</p>

<p>(4) Eksik belge ile kayıt yapılmaz. Belirlenen tarihler arasında kesin kaydını yaptırmayan adaylar herhangi bir hak iddia edemezler.</p>

<p>(5) Gecikmeli kayıtlar, YÖK tarafından belirlenen koşullar dahilinde öğrencinin geçerli mazeretini belgelendirmesi şartıyla ilgili birim yönetim kurulu kararı ile yapılabilir.</p>

<p>(6) Üniversiteye ilk kez kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri, Yükseköğretim Kurulu ve ÖSYM tarafından belirlenen esaslara göre yürütülür. Kayıtlar, e-Devlet kapısı üzerinden elektronik ortamda (e-kayıt) veya şahsen/kanuni temsilcisi/noter vekili aracılığıyla ilgili birimlere başvurularak yapılır.</p>

<p>a) Kayıt için gerekli olan ortaöğretim mezuniyet belgesi, askerlik durumu ve adli sicil kaydı gibi bilgiler; ilgili kamu kurumlarının sistemlerinden elektronik ortamda sorgulanır. Sistemsel olarak teyit edilemeyen belgelerin aslı veya aslı görülmek kaydıyla Üniversite tarafından onaylı örneği istenir. Yabancı ortaöğretim kurumlarından mezun olan adayların diplomaları için Millî Eğitim Bakanlığı veya Eğitim Müşavirlikleri tarafından düzenlenmiş Denklik Belgesi ibrazı zorunludur.</p>

<p>b) Kayıt işlemlerinde adayın beyanı esas alınır. Kesin kayıt sırasında veya sonrasında; yanlış/yanıltıcı beyanda bulunan, sahte veya tahrif edilmiş belge sunan ya da giriş sınavlarında usulsüzlük yaptığı tespit edilenlerin kayıtları, eğitim-öğretim sürecinin hangi aşamasında olursa olsun ilk kayıt tarihi itibarıyla iptal edilir. Bu kişilerin mezun olduklarının tespit edilmesi halinde, kendilerine verilen diploma ve diğer tüm belgeler iptal edilir ve haklarında gerekli yasal işlemler başlatılır. Bu durumdaki kişilerin ödemiş olduğu katkı payı veya öğrenim ücretleri iade edilmez.</p>

<p>(7) Öğrenciler, kayıt sırasında kendileriyle her türlü haberleşmenin sağlanacağı güncel açık adreslerini ve iletişim bilgilerini (GSM, e-posta ve benzeri) bildirmek; sonradan meydana gelebilecek değişiklikleri ise Öğrenci Bilgi Sisteminde (OBS) güncellemek veya ilgili öğrenci işlerine bildirmekle yükümlüdür. Daimî/sürekli adresini veya adres değişikliğini bildirmeyen ya da eksik/yanlış bildiren öğrenciler için yapılacak olan her türlü tebligat kendilerine yapılmış sayılır.</p>

<p>(8) Her türlü fiziki tebligat, öğrencinin Üniversiteye kayıt esnasında bildirdiği daimî/sürekli adrese yapılmak suretiyle tamamlanmış sayılır. Tebligata elverişli bir elektronik adres (e-tebligat) vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen öğrencinin, vermiş olduğu elektronik adrese ve/veya kayıt sırasında tanımlanan kurumsal e-posta adresine elektronik yolla da tebligat yapılabilir. Öğrenci Bilgi Sistemi veya Üniversitenin internet sayfasında ilan edilmek suretiyle yapılan tebligatlar usulüne uygun olarak yapılmış sayılır.</p>

<p>(9) Yabancı uyruklu öğrencilerin Üniversiteye kayıtları, öğrencinin tabi olduğu ilgili mevzuat ile Senato tarafından belirlenen ilke ve koşullar çerçevesinde yapılır.</p>

<p>(10) Üniversitenin, yurt dışındaki bir yükseköğretim kurumuyla ortak olarak yürüttüğü uluslararası programlara öğrenci kaydı; 6/10/2016 tarihli ve 29849 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarının Yurt Dışı Yükseköğretim Kurumlarıyla Ortak Eğitim Öğretim Programlarına Dair Yönetmelik, ilgili mevzuat hükümleri ile Senato kararları doğrultusunda yapılır.</p>

<p><strong>Kayıt yenileme ve kredi hesaplama</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Kayıt yenileme işlemleri akademik takvimde belirtilen süre içerisinde yapılır. Öğrenciler, bu süre içerisinde varsa katkı payını ödeyerek OBS’de ilgili yarıyılda alabileceği dersleri seçerler.</p>

<p>(2) Ön lisans ve lisans programlarındaki dersler, bölüm/anabilim dalının zorunlu dersleri ile fakülte bölüm içi ve bölüm dışı seçmeli derslerden oluşur. Öğrenci seçmeli dersi, kayıtlı olduğu programdaki seçmeli ders adı ile açılmış derslerden seçebileceği gibi, ders programının çakışmaması kaydıyla başka programların (lisans-lisans, ön lisans-ön lisans) aynı yarıyıldaki seçmeli derslerini almak istediği durumlarda bölüm/anabilim/ana sanat/program başkanlığına dilekçeyle başvurur. Kurul bu isteği uygun bulursa bölüm/anabilim/ana sanat/program başkanı tarafından ÖİDB’ye iletilir. Başkanlık talebin uygun bulunması veya bulunmaması durumunu öğrenciye yazılı olarak bildirir.</p>

<p>(3) Öğrenciler, kayıtlı oldukları programın müfredatında bölüm içi zorunlu ve seçmeli dersler ile bölüm dışı seçmeli ve zorunlu derslerden bir yarıyılda en çok otuz AKTS karşılığı derse kayıt yapabilirler. Ancak, başarısız ve devamsız oldukları alt sınıf ders veya derslerini öncelikli almak koşuluyla; bir yarıyılda fazladan on AKTS karşılığı ders alabilirler. Bu durumdaki öğrencilerin bir yarıyılda alabileceği toplam AKTS değeri kırk AKTS’yi aşamaz. Yaz stajından alınacak AKTS değeri yarıyıl içi AKTS hesabına sayılmaz.</p>

<p>(4) Öğrenciler, her yarıyıl başında akademik takvimde belirtilen süreler içerisinde, akademik danışmanlarının rehberliğinde ders seçim işlemlerini Öğrenci Bilgi Sistemi (OBS) üzerinden gerçekleştirirler.</p>

<p>(5) Öğrenci, OBS üzerinden ders seçimini yaparak kesinleştirir ve danışman onayına gönderir. Dersler danışman tarafından kontrol edilerek onaylanır ve ders kaydı o yarıyıl için gerçekleştirilmiş olur. Öğrenci danışman onayının gerçekleştiğini takip etmek ve seçmiş olduğu derslerin onaylanma durumunu kontrol etmekle yükümlüdür. Yanlışlıklar varsa düzeltilmesi için ekle-sil tarihlerinde ilgili birimin öğrenci işlerine dilekçeyle başvurulur.</p>

<p>(6) Belirtilen sürelerde katkı payını yatırmayan, yatırdığı halde ders kaydını yaptırmayan öğrenci, o yarıyılda derslere devam edemez ve sınavlara giremez. Bu süre azami öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p>(7) Süresi içinde ders kaydını yaptıramayanlardan haklı ve geçerli mazereti olan öğrencilerin, mazeretli olarak geçen süresinin devamsızlıktan sayılması şartıyla, ders kayıtlarının yenilenmesine, ilgili yönetim kurulunun önerisiyle Senato karar verir.</p>

<p>(8) Ders kayıt işlemlerinin tümünden öncelikle öğrenci sorumludur.</p>

<p>(9) Öğrenciler ders yükü sınırını aşmamak kaydıyla, ilk kez aldıkları derslere ilişkin olarak; kayıt yenileme süresinin bitimini takiben, Üniversitenin akademik takviminde belirlenen ekle-sil tarihleri içinde ders değişikliği yapabilir, ders bırakabilir veya yeni ders ekleyebilir.</p>

<p>(10) Her dersin AKTS’si eğitim-öğretim planlarında belirtilir. Programlara ilişkin toplam AKTS/kredi yükü, ilgili akademik kurulların teklifi üzerine Senato tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(11) Ders kredilerinin hesaplanmasına ilişkin esaslar aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Ulusal kredi; teorik derslerde, dersin haftalık teorik ders saati kadar kredi; uygulamalı derslerde ise haftalık uygulama ders saatinin yarısı kadar kredi verilir. Teorik ve uygulamalı derslerden oluşan derslerin kredisi, haftalık teorik ders saati ile haftalık uygulama ders saatinin yarısının toplamı esas alınarak hesaplanır.</p>

<p>b) AKTS değeri; öğrencinin dersin öğrenme çıktılarını elde edebilmesi amacıyla dönem boyunca sınıf içi ve sınıf dışı tüm etkinlikler kapsamında harcadığı saat cinsinden toplam iş yükü süresinin yirmi beşe bölünmesi ve elde edilen sonucun tam sayıya yuvarlanması suretiyle belirlenir.</p>

<p>c) Ders dönemi dışında gerçekleştirilen zorunlu yaz stajı dersinin AKTS değeri, mezuniyete esas dönemlik AKTS toplamına dahil edilmez. Buna karşın yaz stajı öğrencinin mezuniyeti için zorunlu bir şart olup staj sınavından başarısız olan bir öğrenci, gerekli tüm dersleri tamamlamış olsa dahi bu stajdan başarılı olana kadar mezun olma hakkı kazanamaz.</p>

<p><strong>Öğrenci katkı payı/öğrenim ücreti</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Öğrenciler, eğer yükümlülüğü varsa ilgili mevzuatla belirlenen miktarda katkı payı veya öğrenim ücretini, 2547 sayılı Kanunun 44 üncü ve 46 ncı maddeleri hükümleri uyarınca her yarıyıl başında öder.</p>

<p>(2) Azami öğrenim süresini dolduran ancak mezun olamayan öğrenciler; sınırsız sınav hakkı, ek sınavlar veya ek süreler gibi haklarını kullanabilmek için, öğrencilik haklarından yararlanıp yararlanmadıklarına bakılmaksızın, ilgili mevzuat çerçevesinde belirlenen katkı payını veya öğrenim ücretini her yarıyıl ödemeye devam ederler.</p>

<p>(3) Katkı payı veya öğrenim ücretini akademik takvimde belirtilen süreler içerisinde ödemeyen öğrencinin kaydı yapılmaz, ders seçimi onaylanmaz ve kaydı yenilenmez. Kayıt yenilenmemesi veya herhangi bir sebeple kaydın silinmesi halinde, geçmişe dönük veya içinde bulunulan döneme ait yatırılmış olan katkı payı veya öğrenim ücretleri iade edilmez.</p>

<p><strong>Kayıt dondurma ve izinli sayılma</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Öğrenciler; eğitim başlamadan veya devam ederken ilgili birim yönetim kurulu kararıyla kayıt dondurabilir.</p>

<p>a) Kayıt dondurma başvurularının, ilgili yarıyılın ilk iki haftası içinde, haklı ve geçerli nedeninin ortaya çıkışından itibaren en geç on beş gün içinde dilekçe ve durumunu kanıtlayıcı belgeleriyle OBS üzerinden çevrimiçi veya şahsen yapılması esastır.</p>

<p>b) Kayıt dondurma işleminin dönem içerisinde gerçekleşmesi durumunda, öğrencinin kayıt dondurma talebi ilgili yarıyıl başından itibaren geçerli olur ve ilgili dönemdeki derse kayıt, devam, sınav puanı ve benzeri tüm kazanımları yok sayılır ve bu bilgiler OBS’den silinir.</p>

<p>(2) Öğrenciler, haklı ve geçerli bir mazerete dayanarak ilgili akademik birimin yönetim kurulu kararı ile bir defada en çok iki yarıyıl, öğrenim süresi boyunca en fazla dört yarıyıl kayıt dondurabilir.</p>

<p>a) Hükümlü öğrenciler ile hastalığının tedavi sürecinde derslere devam edemeyeceği heyet raporunda belirtilen öğrencilerin durumu, ilgili birim yönetim kurulu tarafından değerlendirilerek dört yarıyıldan fazla kayıt dondurma hakkı verilebilir.</p>

<p>b) Kayıt dondurulan süre azami öğrenim süresinden sayılmaz.</p>

<p>c) Öğrenci, kayıt dondurduğu süre zarfında öğrencilik haklarından yararlanamaz.</p>

<p>(3) Kayıt dondurma süresi biten öğrenci, takip eden yarıyıl başından itibaren öğrencilik hakkını kullanmaya hak kazanır ve yarıyıl için yeniden kayıt yaptırmak zorundadır. Kayıt donduran öğrencilerden, kayıtlarını dondurdukları yarıyıl/yıl için katkı payı alınmaz.</p>

<p>(4) Aşağıda belirtilen haller öğrencinin kayıt dondurma talebi bakımından haklı ve geçerli mazeret olarak kabul edilir:</p>

<p>a) Öğrencinin, sağlık raporu ile belgelendirilmiş sağlık sorunlarının bulunması.</p>

<p>b) Tabii afetler nedeniyle öğrenimine ara vermek zorunda kaldığının, mahallin en büyük mülki amiri tarafından düzenlenen belge ile belgelendirmesi.</p>

<p>c) Anne, baba, kardeş, eş veya çocuğunun ağır hastalığı sebebiyle bakacak başka bir kimsenin bulunmadığını ve bu nedenle öğrenimine ara vermek zorunda kaldığını belgelendirmesi.</p>

<p>ç) Ekonomik nedenlerle öğrenimine devam edemeyeceğini beyan etmesi.</p>

<p>d) Askerlik tecil hakkının sona ermesi veya tecilinin kaldırılması nedeniyle askere alınması.</p>

<p>e) Tutukluluk halinin bulunması.</p>

<p>f) Genel hükümlere göre kesinleşmiş bir mahkûmiyet halinin bulunması ya da 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükümleri kapsamında yükseköğretim kurumundan süreli uzaklaştırma veya çıkarma cezası dışındaki bir yaptırıma konu bir durumunun bulunması.</p>

<p>g) İlgili birim yönetim kurulu tarafından mazeret olarak kabul edilecek diğer hallerin ortaya çıkması.</p>

<p><strong>Öğretim programları ve uygulama</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Öğretim programı; fakültelerin/yüksekokulların/meslek yüksekokullarının niteliklerine göre teorik dersler ve/veya uygulamalar, seminer, atölye, laboratuvar, klinik çalışmaları, arazi uygulaması, staj ve diğer etkinliklerden oluşur. Öğretim programlarının özelliklerine göre staj, uygulama ve benzeri çalışmalarla ilgili esaslar, Eğitim-Öğretim Koordinatörlüğünün görüşü alınarak Senato tarafından belirlenir. İlgili birimlerde; teorik ve uygulamalı zorunlu dersler, seçmeli dersler, seminer, staj, uygulama, klinik, atölye ve laboratuvar çalışmaları ve benzeri etkinlikler yer alabilir. Derslerde hangi uygulama ve öğretim programının uygulanacağı, bunların not geçme sistemine hangi oranda katkısı olacağı eğitim-öğretim başlamadan ilgili bölüm, anabilim dalı veya ilgili dersin yürütücüsü tarafından duyurulur.</p>

<p>(2) Eğitim-öğretim müfredatı, ilgili bölüm/anabilim/ana sanat dalı kurulunun önerisi üzerine ilgili akademik kurullarca karara bağlanarak her yılın haziran ayı sonuna kadar Eğitim-Öğretim Koordinatörlüğüne sunulur. Koordinatörlük uygun bulunan müfredatı ÖİDB’ye gönderir. ÖİDB gerekli kontrolleri yaptıktan sonra Senatonun onayına sunar ve Senatonun onayıyla müfredat kesinleşir. Bir sonraki akademik yıla ait müfredat değişiklikleri de aynı yolla belirlenir.</p>

<p>(3) Yarıyıl eğitim müfredatında yer alan tüm dersleri Üniversite içinden okutacak akademisyenler ile Üniversite dışından yapılacak görevlendirmeler ilgili akademik birimin yönetim kurulunda belirlenir; temmuz ve aralık ayının son gününe kadar Üniversite Yönetim Kuruluna sunulmak üzere ÖİDB’ye gönderilir.</p>

<p>(4) Zorunlu/seçmeli dersler, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında bölüm/anabilim dalının önerisi, ilgili kurulların kararı ve Senatonun onayıyla açılır veya kaldırılır.</p>

<p>(5) 2547 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi çerçevesinde, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili, yabancı dil, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre iş güvenliği uzmanı olabilecek mezunları yetiştiren fakültelerde iş sağlığı ve güvenliği zorunlu derslerdendir. Bu dersler bir veya iki yarıyıl olarak programlanır ve uygulanır.</p>

<p>(6) Birimlerin öğretim planlarına göre hazırlanan ders programları her eğitim ve öğretim yarıyılı/yılı için akademik takvimde belirlenen süreler içerisinde OBS’ye işlenir ve öğrencilere ilgili birimlerin internet sayfasında veya duyuru panolarında ilan edilir.</p>

<p>(7) Üniversiteye bağlı birimlerde örgün öğretim yapılır. Ancak ilgili mevzuat hükümleri kapsamında ilgili kurulların gerekçeli önerileri, Senatonun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile açık, dışarıdan, uzaktan ve yaygın eğitim de yapılabilir.</p>

<p>(8) Üniversitede öğretim dili Türkçedir. Ancak, 23/3/2016 tarihli ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yabancı dilde öğretim yapılması uygun görülen programlarda eğitim-öğretim, ilgili yabancı dilde yapılır.</p>

<p>(9) Öğretim dili Türkçe olan ancak zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan programlarda;</p>

<p>a) Müfredatta yer alan ve ilgili bölüm kurulunun önerisi, fakülte kurulunun kararı ve Senatonun onayı ile belirlenen mesleki uzmanlık dersleri, seçmeli dersler veya alan dışı dersler, hazırlık sınıfında öğretilen yabancı dilde okutulabilir.</p>

<p>b) Yabancı dilde okutulan derslerin toplam kredisi, mezuniyet için gerekli toplam kredinin en az %30’u olacak şekilde düzenlenir. Öğrencinin bu dersleri alabilmesi için hazırlık sınıfını başarıyla tamamlamış veya eşdeğer bir sınavla muaf tutulmuş olması gerekir.</p>

<p>c) Yabancı dilde verilecek dersleri yürütecek öğretim elemanlarının, Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelikte belirtilen yabancı dil yeterlilik şartlarını sağlamış olması zorunludur.</p>

<p>ç) Bu derslerin sınavları ve diğer ölçme-değerlendirme süreçleri de dersin okutulduğu yabancı dilde yapılır.</p>

<p><strong>Akademik danışmanlık</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Öğrencilerin; eğitim ve öğretimle ilgili sorunlarının çözümüne yardımcı olmak ve öğrencileri akademik anlamda yönlendirmek üzere, öğretim yılı başlamadan önce bölüm başkanlıklarının önerisi ve birim yönetim kurullarının kararıyla öğretim elemanları arasından akademik danışmanlar görevlendirilir.</p>

<p>a) Akademik danışmanlar, sorumluluklarına verilen öğrencilerin kayıt yenileme, ders seçme ve mezuniyet gibi işlemleri ile diğer sorunlarının çözümünde yardımcı olur.</p>

<p>b) Danışmanların görev ve sorumlulukları, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir.</p>

<p>(2) Kayıt süresi içinde geçerli bir mazereti nedeniyle görevinde bulunamayacak olan danışman, bu durumu yazılı olarak bölüm başkanlığına bildirir. Bölüm başkanlığı, mazereti kabul edilen danışman yerine geçici olarak bir öğretim elemanını görevlendirir ve bunu ilgili birimlere ve öğrencilere duyurur.</p>

<p><strong>Ön koşul ve ön koşullu dersler</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Bir derse kaydolmak için, bazı ders veya derslerden başarılı olma şartı aranabilir. Bir derse kayıt olunması için başarılmış olması koşulu aranan derse ön koşul dersi, kayıt olunması bir önceki yarıyıl ve yıllarda yer alan ön koşul dersler ile uygulamaların başarılmasına bağlı olan derse de ön koşullu ders denir. Bu durumlarda ön koşul dersi ile buna dayanan ön koşullu dersin her yarıyıl açılması veya ön koşullu ders yıllık ise her yıl açılması zorunludur. Ön koşul ve ön koşullu derslerle ilgili esaslar ilgili kurulun kararı ve Eğitim-Öğretim Koordinatörlüğünün önerisi alınarak Senatonun onayıyla belirlenir. Ön koşul veya ön koşullu dersler eğitim ve öğretim programlarında gösterilir ve OBS’ye işlenir.</p>

<p>(2) Laboratuvar, proje ve uygulamalı dersler gruplar halinde yürütülebilir. Bu derslerin gruplara ayrılma nedenleri ilgili bölümün önerisi ile birim yönetim kurulları tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(3) Birim kurullarının kararıyla öğrencilere, mezun olabilmeleri için zorunlu tez, bitirme ödevi veya mezuniyet çalışması yaptırılabilir. Bu çalışmaların nasıl yapılacağı ile ilgili esaslar ilgili birim kurullarınca düzenlenir.</p>

<p><strong>Yaz öğretimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Üniversitenin eğitim ve öğretim imkanlarının yaz aylarında da değerlendirilmesine, öğrencilerin yarıyıllarda alarak başarısız oldukları ve/veya alamadıkları veya notunu yükseltmek istedikleri dersleri ve GANO’su uygun olanların üst yarıyılların derslerini almalarına imkân sağlamak amacıyla; ilgili bölümün önerisi, fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu kurulunun kararı ve Senatonun onayı ile yaz öğretimi açılabilir. Yaz öğretiminde eğitim ve öğretim Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Ders muafiyet işlemleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Ders muafiyeti, Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile Üniversiteye yerleşen öğrenciler hariç olmak üzere ön lisans programında alınan derslerin ancak ön lisans programında, lisans programında alınmış olan derslerin de lisans programında muafiyeti olabilir. Ancak 2547 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamında okutulan Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ile yabancı dil derslerinden muafiyet talebi her akademik seviyede geçerlidir. Muafiyet talebinin öğrenci tarafından Üniversiteye ilk kaydını takip eden on iş günü içinde yapılması gerekir. Muafiyet talepleri, ilgili anabilim dalı/program/bölüm görüşü alınarak birimde oluşturulacak muafiyet komisyonunun önerisi ve birim yönetim kurulunun onayı ile değerlendirilir ve sonuç öğrenciye on iş günü içinde bildirilir.</p>

<p>(2) Öğrencilerin, muafiyet talepleri ilgili yönetim kurulu tarafından karara bağlanıncaya kadar muafiyet talebinde bulundukları ders/derslere devam etmeleri zorunludur.</p>

<p>(3) Bu maddenin birinci fıkrası uyarınca muafiyet tanınan dersler ikinci kez alınamaz. Muafiyeti kabul edilen dersler ortalamaya ve AKTS hesabına dahil edilir.</p>

<p>(4) Senato akademik birimler tarafından teklif edilen derslerin muafiyet durumunun sınavla belirlenmesi için karar alabilir. Bu sınav ilgili dönemin ders kayıtları bitmeden önce yapılmalıdır. Öğrencinin derslerden muaf olabilmesi için bu muafiyet sınavından başarılı olması gerekir.</p>

<p>(5) Muafiyet/intibak işlemleri Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(6) Üniversitenin farklı eğitim programlarında yer alan bilgisayar/bilişim teknolojileri ve yabancı dil dersleri için, her eğitim-öğretim yılı başında muafiyet sınavı yapılabilir. Bu sınavlara ilişkin usul ve esaslar ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p><strong>Yabancı dil hazırlık sınıfı</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) İlgili kurulların teklifi, Senatonun kararı ve Yükseköğretim Kurulunun onayı ile zorunlu ve isteğe bağlı yabancı dil hazırlık sınıfı açılabilir. Yabancı dil hazırlık sınıfı işlemleri, Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Yabancı dil muafiyet (yeterlik) sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarına kayıtlı olan öğrencilerden isteyenler yabancı dil muafiyet sınavına girebilirler. Yabancı dil hazırlık sınıfından muafiyet ile ilgili işlemler Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Derse kayıtlanma işlemleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Derslere kayıtlanmayla ilgili işlemler aşağıdaki şekilde yürütülür:</p>

<p>a) Kayıtlı olduğu sınıf seviyesinde bir yarıyılda öğrencinin sorumlu olduğu ders yükü 30 AKTS’den fazla olamaz. Ancak ilgili yarıyılda öncelikle alt sınıflarda hiç almadığı, devamsızlıktan kaldığı veya başarısız olduğu dersleri almak kaydıyla bulunduğu yarıyılda en çok 40 AKTS karşılığı derse kayıt yaptırabilir. Bu derslerle ilgili tüm sorumluluk öğrenciye aittir.</p>

<p>b) Öğrenciler, danışmanın olumlu görüşü ile ön şartlı dersler dışında, alt sınıflardaki tüm derslerden başarılı olma ve genel ağırlıklı not ortalaması (GANO) en az seksen olması şartıyla kendi sınıf seviyesindeki tüm dersleri aldıktan sonra en çok 10 AKTS karşılığı olarak bir üst yarıyıldan ders alabilir. Yaz okulunda üst sınıflardan alınacak dersler de bu grupta değerlendirilir. Bu sayı yarıyıl itibarıyla 40 AKTS’yi aşamaz. Birinci sınıf öğrencileri her iki yarıyılda da üst sınıflardan ders alamaz.</p>

<p>c) Öğrenciler muaf olduğu dersler hariç daha önce alıp başarılı olduğu ders/derslere not yükseltmek için tekrar kayıt yaptırabilir. Kayıt yaptırdığı zaman daha önce almış olduğu dersin başarı puanından vazgeçmiş sayılır. Derslerin devam durumu hariç yarıyıl içi başarı değerlendirme amaçlı bütün etkinliklerine katılmalıdır. Final veya bütünleme sınavı sonucunda ortaya çıkan son başarı puanı geçerli olur.</p>

<p>ç) Kayıt donduran, disiplin ya da adli suç nedeniyle akademik birimden uzaklaştırılan öğrenciler veya ders kaydı yaptırmayan öğrenciler öğrenimlerine kaldıkları yarıyıldan devam ederler, bir üst yarıyıldan ders alamazlar.</p>

<p>d) Programın kapatılması durumunda başarısız olunan zorunlu dersler için öğrenci başka programlardan en az %80 içerik benzerliği olmak şartıyla, dersi aldığı dönemde devam şartını sağlamışsa, derse devam etmeksizin ders alabilir. Bu derslerin AKTS değeri eski dersin AKTS değeri olarak kabul edilir. Eşdeğer bir ders yoksa devam zorunluluğu olması koşuluyla, ilgili anabilim dalı/program ve bölüm kararı ile öğrenciye eşit AKTS değerli alternatif ders verilir. Herhangi bir dersin mücbir sebeple kaldırılması durumunda da alternatif ders seçme yöntemi izlenir.</p>

<p>e) Öğrenci öğrenim görmekte olduğu programdan mezun olmak için her yarıyılda alınması gerekli olan 30 AKTS değerindeki tüm dersleri almak ve başarmakla yükümlüdür. İntibak sonucu muaf tutulan dersler ilgili yarıyılın 30 AKTS değeri içinde değerlendirilir.</p>

<p>f) Güz ve bahar dönemleri arasında herhangi bir ders transferi yapılamaz.</p>

<p>(2) Bir programdaki derslerden elde edilen AKTS miktarının iki yıllık programlarda en az 120, dört yıllık programlarda en az 240 AKTS olması gerekir. Zorunlu stajlardan elde edilecek AKTS miktarı bu sayıya dahil değildir.</p>

<p><strong>Derse devam ve ders tekrarı</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Öğrenciler; kayıt yaptırdıkları derslerin yarıyıl içi etkinliklerine, uygulamalarına ve sınavlarına katılmak zorundadır. Bir dersin teorik kısmına en az %70, teorik derse ait uygulamaya en az %80 oranında devam etmek gerekir. Teorik kısmın ve uygulamanın devam şartı ayrı ayrı hesap edilir. Herhangi birinin devamının sağlanamadığı durumda dersin tamamından devamsız olunur. Sadece uygulamadan oluşan derslerin en az %80’ine devam edilmesi gerekir. Öğrenci bu şartları yerine getirmediği ders/dersler için devamsız kabul edilir. Devamsız öğrenci final ve bütünleme sınavlarına alınmaz ve öğrencinin not çizelgesinde (Transkript) bu durum DZ (Devamsız) ile belirtilir. Öğrencilerin devam durumları, ders sorumlularınca izlenir ve devamsızlıkları nedeniyle sınava girme hakkı kazanamayanların listesi, yarıyılın son ders saatinden sonraki iki iş günü içerisinde ilan edilir.</p>

<p>(2) Daha önceki yarıyıllarda kayıt yaptırılıp, başarısız veya devamsız olunan ders/derslere açıldıkları ilk yarıyılda tekrar kayıt yaptırılır. Devamsız ders/derslerin teorik kısmına ve uygulamasına katılım sağlanıp devam zorunluluğunun yerine getirilmesi gerekir. Tamamı uygulamalı derslerden başarısız olan öğrenciler için ise yeniden devam koşulu aranır. Başarısız olunup alttan alınması gereken seçmeli dersler yerine, devam etmek koşuluyla aynı alandan başka seçmeli dersler alınabilir.</p>

<p>(3) Ara sınavlar haricindeki yarıyıl sonu (final), bütünleme, tek ders, ek sınav ve ek süre sınavı için mazeret sınav hakkı verilmez. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’ni, Yükseköğretim Kurulunu veya Üniversiteyi temsil etmek üzere; bilimsel, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere, resmî müsabakalara veya yarışmalara katılan öğrenciler, ilgili birimin yönetim kurulu kararı ile görevli oldukları süreler boyunca derslerden ve sınavlarından izinli sayılırlar. Bu kapsamda izinli sayılan öğrencilere; giremedikleri ara sınav (vize), yarıyıl içi diğer ölçme-değerlendirme çalışmaları (proje hazırlama, ödev ve benzeri), final ve bütünleme için mazeret sınav hakkı verilir. Bu sınavlar için ilgili yönetim kurulunca özel bir sınav takvimi belirlenir.</p>

<p>(4) Öğrenciler kamu kurum ve kuruluşlarının iştirakçi olduğu bilimsel etkinliklere bilimsel sunumlu veya izleyici olarak katılmak istemeleri durumunda, her bir yarıyıl içerisinde bir kereye mahsus ve sınav döneminde olmamak şartıyla kayıt ve katılım belgesini sunmak koşuluyla en fazla beş iş günü fakülte/yüksekokul/meslek yüksekokulu yönetim kurulunca derslerden izinli sayılır.</p>

<p>(5) Öğrencinin evliliği halinde nikah belgesini ibraz etmek şartıyla sınav dönemleri hariç beş iş günü izinli sayılır.</p>

<p>(6) Öğrencilerin alacakları sağlık raporlarına dayalı mazeretli geçen süreler, derse devam sürelerinin hesabında dikkate alınmaz.</p>

<p>(7) Sağlık sorunları veya diğer sebeplerden dolayı ara sınavlara giremeyen öğrenci, mazeretinin bitim tarihini izleyen beş iş günü içinde tüm belgelerini sunduğu bir dilekçe ile ilgili dekanlığa/müdürlüğe başvurmak zorundadır. Bu süre içerisinde yapılmayan başvurular değerlendirmeye alınmaz. Sağlık mazeretinin kabulü için, söz konusu raporun sınav tarihlerini kapsaması ve 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sağlık kuruluşlarından alınmış olması gerekir.</p>

<p>a) Mazereti, ilgili birim yönetim kurulu tarafından kabul edilen öğrencilere, vize haftasına kadar dersin devam şartını yerine getirmiş olmaları kaydıyla mazeret sınav hakkı verilir.</p>

<p>b) Mazeret sınavları, ilgili yönetim kurulu tarafından belirlenen tarihlerde yapılır ve bu sınavlar için ikinci bir mazeret sınav hakkı verilmez.</p>

<p><strong>İlişik kesme</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükümlerine göre yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası yetkili disiplin kurulunca verilir. Fakülte, enstitü, konservatuvar, yüksekokul veya meslek yüksekokulunca yürütülen soruşturmalarda bu birimlerin yönetim kurulları, Rektörlük tarafından yürütülen soruşturmalarda ise Üniversite Yönetim Kurulu, disiplin kurulu görevini yerine getirir. İlişik kesme işlemi, kararın kesinleştiği tarihten itibaren yürürlüğe girer.</p>

<p>(2) Öğrencilerin Üniversite ile ilişiklerinin kesilmesi kendi talepleri üzerine de olabilir. Bu takdirde öğrencilerin kayıtlı bulundukları birimlere OBS üzerinden veya yazılı talepte bulunmaları gereklidir. İlişik kesme süreçleri tamamlanan öğrencinin Üniversiteden kaydı silinir.</p>

<p>(3) İlişiği kesilen öğrencilere, en son kayıtlı bulundukları birim öğrenci işlerine dilekçe ile başvurmaları halinde, durumlarını gösteren bir belge verilir. Üniversiteye kayıt sırasında verdikleri belgelerden sadece lise diploması arka yüzüne işlem yapılarak geri verilir. Diplomanın bir fotokopisi öğrencinin dosyasında saklanır.</p>

<p>(4) Yatay geçiş yoluyla başka bir yükseköğretim kurumuna yerleşen öğrencilerin dosya aktarım süreci, geçiş yapılan kurumun resmî yazılı talebi üzerine başlatılır. Elektronik veya fiziksel olarak gönderilen tüm belgelerin aslına uygunluğu onaylanmış birer sureti (fiziksel veya taranmış dijital kopyası), öğrencinin Üniversitedeki arşiv dosyasında belge türüne göre belirlenen sürelerde saklanmaya devam eder. Dijital sistemde yer alan akademik kayıtlar ise sistem üzerinde pasif duruma getirilir ancak silinmez.</p>

<p>(5) Öğrencinin sağlık nedeniyle öğrenimine devam edemeyeceğinin 24 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen kuruluşlardan alınacak sağlık raporu ile belgelendirilmesi ve raporunun ilgili birim yönetim kurulu tarafından kabul edilmesiyle ilişiği kesilir.</p>

<p>(6) Kendi isteğiyle kaydını sildiren öğrencinin kayıt yenilemesi yapılmaz.</p>

<p><strong>Sınavlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Sınavlar; ara sınav (vize), yarıyıl sonu sınavı (final), bütünleme sınavı, tek ders sınavı, ek sınav, ek süre sınavı, muafiyet sınavı, yabancı dil yeterlik sınavı, mazeret sınavı, staj sonu sınavı ve başarısız tek dersi kalan öğrenciler için o dersten sınırsız sınavdan oluşur. Bu sınavların ölçme ve değerlendirme işlemleri; dersin niteliğine ve öğrenme çıktılarına uygun olarak test, yazılı, sözlü, yazılı-sözlü, test-sözlü veya uygulamalı olarak yapılabilir. Tüm sınavlar yüz puan üzerinden değerlendirilir.</p>

<p>(2) Ara sınav (vize), final ve bütünleme sınav takvimi, sınavlar başlamadan en geç on iş günü önce sınavın yeri, tarihi, şekli, saati ve süresini içeren bilgileri kapsayacak şekilde dekanlıkça/müdürlükçe ilân edilir. Gerektiğinde hafta sonu da sınav yapılabilir. Mazeret ve diğer sınavların takvimi ayrıca ilgili birimlerce belirlenir.</p>

<p>(3) Yarıyıl içi başarıyı değerlendirmek için derse kayıtlı tüm öğrencileri kapsayacak şekilde vize sınavının yanı sıra yapılan proje, ödev, performans görevi, portfolyo (öğrenci gelişim dosyası) hazırlama, laboratuvar çalışması, sunum, vaka analizi, arazi çalışması, haberli ve habersiz küçük sınav, stüdyo kritiği ve benzeri etkinlikler de kullanılabilir. Bir dersle ilgili olan yarıyıl içi çalışmalarının ağırlıklarının nasıl olacağı fakülte/yüksekokul/meslek yüksekokulu kurulunda görüşüldükten sonra ders başlangıcını izleyen on beş iş günü içinde OBS üzerinden ilan edilir.</p>

<p>(4) Öğrenciler, öğrenci kimliklerini veya öğrenci belgelerini yanlarında bulundurarak, ilan edilen gün, saat ve yerde sınava girmek zorundadırlar. Gerekli görülen hallerde cumartesi ve pazar günleri de sınav yapılabilir.</p>

<p>(5) Sınav sonuçları, sınavı yapan öğretim elemanı tarafından akademik takvimde belirtilen süreler dahilinde ve ilgili dersin sınav tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde ilgili öğretim elemanınca OBS’ye girilir ve ilan edilir.</p>

<p>(6) Sınav evrakı sınav tarihinden itibaren on beş gün içerisinde fakültelerde bölüm başkanlıklarına, yüksekokullarda/meslek yüksekokullarında varsa bölüm başkanlıklarına yoksa okul yönetimine en az iki yıl süreyle saklanmak üzere teslim edilir.</p>

<p>(7) Her ders için her yarıyıl en az bir ara sınavı yapılır. Ara sınavlar akademik takvimde belirtilen tarihlerde yapılır ve ara sınavların yapıldığı haftada ders yapılmaz. Ancak Senatonun mücbir sebeplerin ortaya çıktığına dair karar vermesi durumlarında ders yapılmasına ilişkin karar alınabilir.</p>

<p>(8) Final sınavına ilgili dersin devam zorunluluğunu yerine getiren ve varsa uygulamalarından başarılı olan öğrenciler girebilir. Bir ders ile uygulamasının ayrı sınavlarla değerlendirilebileceğine ve bunların birbiriyle bağlantılı olduğuna; öğrenciye mezuniyet tezi veya çalışması yaptırılması halinde bunların değerlendirme esaslarına ilgili akademik birim yönetim kurulları karar verir.</p>

<p>(9) Derslerin bütünleme sınavına final sınavına girme hakkına sahip olup da sınava girmeyen veya final sınavına girdiği halde sınavda başarısız olan öğrenciler girebilir. Ancak final sınavında başarılı olduğu halde başarı notunu yükseltmek için bütünleme sınavına girmek isteyen öğrenciler, birim öğrenci işlerine sınavdan iki iş günü önce hangi derslerin sınavına girmek istediğini belirten dilekçeyle başvurmak zorundadır. Sınava girildiği zaman başarı notu hesaplanmasında bütünleme sınav notu geçerli olur.</p>

<p>(10) Mezuniyetleri için müfredatındaki tüm dersleri ve staj sonu sınavını başarmış, ancak devam şartını yerine getirmiş fakat başarısız tek bir dersi kalan öğrenci tek ders sınavından faydalanabilir. Tek ders sınavı her yarıyıl sonunda bütünleme sınav sonuçlarının ilanını takip eden ve akademik takvimde belirtilen tarihlerde yapılır. Tek ders sınavına ilişkin diğer hususlar şunlardır:</p>

<p>a) Tek ders sınavına girmek isteyen öğrenciler ilgili birim öğrenci işlerine sınava gireceği dersi belirten dilekçeyle başvuru yapar. Staj sonu sınavında başarısız olan öğrenciler tek ders sınavına katılamaz. Bu durumdaki öğrenciler staj sınavından başarılı oldukları takdirde tek ders sınav tarihi ilgili yönetim kurulu kararıyla belirlenir. Yaz okulu, Erasmus, Farabi gibi eğitim-öğretim faaliyeti sonrasında tek ders sınavına girmeye hak kazanan öğrencilere ilgili akademik birimin yönetim kurulu kararıyla tek ders sınav tarihi belirlenir.</p>

<p>b) Tek ders sınavına, ilgili dersi daha önce almış, devam şartını yerine getirmiş ve sadece bir dersten başarısız olmuş öğrenciler girebilir; dersi hiç almamış veya devamsızlıktan kalmış (DZ notuna sahip) öğrenciler bu haktan yararlanamaz. Bu sınavdan başarılı olmak için yüz tam puan üzerinden en az altmış puan alınması gerekir. Ortalama hesaplanmasında ara sınav notu dikkate alınmaz. Bu sınavda alınan not, o dersin ilgili dönemdeki başarı notu yerine geçer.</p>

<p>c) Tek ders sınavından faydalanma hakkı öğrencilik hayatı boyunca bir kez tanınır. Tek ders sınavında başarısız olan veya açılan tek ders sınavına girmeyen öğrenci dersin açıldığı yarıyıl derse kayıt yapar, başarı notuna katılan yarıyıl içi etkinlikler ile final veya bütünleme sınavlarına girer. Bu durumdaki öğrenciler azami süre sonu öğrencisi olduğu zaman, ek sınav ve ek süre sınavlarından yararlanır.</p>

<p>(11) Mazeret sınav hakkı, mazereti ilgili birimin yönetim kurulunca kabul edilen durumlar nedeniyle ara sınavlara giremeyen öğrencilere tanınır:</p>

<p>a) Ara sınavlara girme hakkı olduğu halde bu sınavlara giremeyen öğrencilerden haklı ve geçerli mazeretleri ilgili birim yönetim kurullarınca kabul edilenler, ara sınav haklarını aynı yarıyıl içinde final sınavlarından önce dekanlık veya yüksekokul müdürlüğünce tespit ve ilan edilen gün, yer ve saatte kullanırlar.</p>

<p>b) Öğrenciler; birinci derece yakınları, eşi ve tam veya yarım kan kardeşlerinin ölümü halinde ölüm belgesini ve vukuatlı nüfus kayıt örneğini dekanlığa/müdürlüğe ibraz etmek şartıyla yedi iş günü izinli sayılır. Bu durum bütün sınav dönemlerinde de mazeret olarak kabul edilir.</p>

<p>(12) Hazırlık sınıfı bulunmayan programlara kayıtlı öğrencilerin; zorunlu yabancı dil veya Senato tarafından belirlenen diğer derslerden muafiyet durumlarını belirlemek amacıyla muafiyet sınavı yapılır. Bu sınavlardan 100 tam puan üzerinden en az 60 puan alan öğrenciler ilgili derslerden muaf sayılırlar.</p>

<p>(13) Zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfı bulunan programlara kayıtlı öğrencilerin dil seviyelerini belirlemek amacıyla yabancı dil yeterlik sınavı yapılır. Bu sınavların takvimi, uygulama esasları ve eşdeğer kabul edilen ulusal/uluslararası sınav puanları Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(14) Ek sınav ve ek süre sınavı bilgileri her yıl akademik takvimde belirtilir.</p>

<p>(15) Yarıyıl programında yer alan derslerin vize, final ve bütünleme sınavları döneminde aynı sınıf seviyesinde bir günde en fazla iki dersin sınavı yapılır. Alt ve üst sınıflardan alınan dersler bu sayıya dahil edilmez. Diğer sınavlarda aynı gün içinde üç dersin sınavı yapılabilir.</p>

<p><strong>Sınav uygulaması</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Sınavlar ilgili birimlerin yönetimleri tarafından görevlendirilen öğretim elemanlarınca yapılır. Sınavın yürütülmesinden dersi veren/okutan öğretim elemanı ve görevli gözetmenler birlikte sorumludur. Görevliler ilgili birimlerce sınavlardan en az bir hafta önce tayin edilir.</p>

<p><strong>Sınav sonucuna itiraz</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Sınav sonuçları, sınav evrakında maddi hata olduğunun belirlenmesi dışında değiştirilemez.</p>

<p>(2) Öğrenciler, notların OBS’de ilan edilmesini takip eden üç iş günü içinde itiraz başvurusunu dilekçe ile ilgili bölüm başkanlığına yapar; ilgili dersin öğretim elemanı sınav kağıdında ilk incelemeyi yapar ve sonucu iki iş günü içinde bölüme iletir. Bölüm başkanı sonucu iki iş günü içerisinde öğrenciye tebliğ eder.</p>

<p>(3) İlk inceleme sonucunda sınav kağıdında maddi hata bulunmadığına karar verilmesi halinde, öğrenci bu kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki iş günü içinde ilgili birimin öğrenci işlerine başvurabilir. İlgili dekanlık/müdürlük ders konusu ile alakalı sınav sonuç itiraz komisyonunu en geç üç iş günü içerisinde oluşturur.</p>

<p>(4) Komisyon en az üç kişiden oluşur ve komisyona dersin sorumlu öğretim elemanı katılmaz. Komisyon, gerekli incelemeyi yapar ve sonucu en geç üç iş günü içinde karara bağlayarak ilgili birim yönetimine teslim eder.</p>

<p>(5) İnceleme sonucunda maddi hata tespit edilirse, ilgili birim yönetim kurulunca alınan karar doğrultusunda ÖİDB tarafından not düzeltilir ve sonuç ilan edilir.</p>

<p>(6) Final sınavı sonrası yapılacak olan itirazlar neticesinde, sınav sonuç itiraz komisyonu tarafından alınan karar doğrultusunda, öğrencinin bütünleme sınavına girmesini gerektiren bir sonuç ortaya çıktığında, eğer ilgili dersin bütünleme sınavı da yapılmışsa, ilgili birim yönetim kurul kararı ile öğrenciye yeniden bir bütünleme sınav hakkı verilir.</p>

<p><strong>Sınavlar için mazeret durumunun belirlenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen haklı ve geçerli bir sebeple mazeret beyan eden öğrenciler, mazeretlerinin bitiş tarihinden itibaren en geç beş iş günü içinde ilgili dekanlığın/müdürlüğün öğrenci işlerine başvurmak zorundadır. Bu süre içerisinde bildirilmeyen mazeretler hakkında zaman aşımı nedeniyle işlem yapılamaz.</p>

<p>(2) Mazeretlerde haklı ve geçerli nedenler şunlardır:</p>

<p>a) Öğrencilerin sağlıkla ilgili mazeretlerinin kabul edilmesi için sağlık raporlarının resmî sağlık kurumlarından veya resmî yataklı ya da resmî hasta kabul yetkisi olan yataklı özel sağlık kurum ve kuruluşlarından alınmış olması gerekir.</p>

<p>b) 2547 sayılı Kanun uyarınca öğretimin aksaması sonucunu doğuracak olaylar nedeniyle öğrenime Yükseköğretim Kurulu kararınca ara verilmiş olması.</p>

<p>c) Mücbir sebeplerle Senatonun eğitim-öğretime ara verilmesini kararlaştırması.</p>

<p>ç) Sınav döneminde olmak şartıyla öğrencinin eşi, birinci derece akrabaları, tam veya yarım kan kardeşlerinin ani ortaya çıkan ve refakatçi gerektiren ağır hastalığı halinde hastanede veya evde bakacak başka kimsenin bulunmaması durumunu hasta refakatçi belgesi ve vukuatlı nüfus kayıt örneğiyle belgelendirmesi ve bunun ilgili birim yönetim kurulunca kabul edilmesi.</p>

<p>(3) Öğrencinin askerlik tecil hakkını kaybetmesi veya tecilin kaldırılması nedeni ile askere alınması mazeret olarak kabul edilir.</p>

<p><strong>Mazeretlerle ilgili yapılacak işlemler</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) İlgili yönetim kurulunca kabul edilen haklı ve geçerli mazeretlerle ilgili olarak aşağıdaki esaslara göre işlem yapılır:</p>

<p>a) Mazeret nedeniyle kayıt dondurma isteğinde bulunan öğrencilerin durumları kesinleşinceye kadar ders ve sınavlara girmeleri gerekir.</p>

<p>b) Haklı ve geçerli nedenlerle mazereti kabul edilen öğrencilerin öğrenim süreleri, ilgili yönetim kurulu kararı ile öğrencinin açık talebi dikkate alınarak dondurulur.</p>

<p>c) Öğrencinin devamsızlığının hesaplanmasında sağlık raporu dikkate alınmaz. Öğrencinin eşinin doğum yapması nedeniyle kendisi beş iş günü izinli sayılır. Öğrencinin doğum raporuyla bu durumu kanıtlaması gerekir.</p>

<p>ç) Öğrenciler, mazeretli kabul edildikleri süre içinde sınavlara giremez, girenlerin sınavları geçersiz sayılır.</p>

<p><strong>Başarı notunun tespiti</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Bir dersteki başarı durumu ders başarı notu ile belirlenir. Yarıyıl içi uygulamalı çalışmalar, diğer etkinlikler ile ara sınavdan elde edilen puanların ilgili birimin kurullarında belirlenen oranlarda katılımıyla yarıyıl içi başarı puanı belirlenir. Bu puan ile final veya bütünleme sınavlarından alınan puanların oransal olarak birlikte değerlendirilmesiyle ders başarı notu elde edilir. Sınavlar 100 puan üzerinden değerlendirilir. Bir dersin ara sınav, final sınavı ve bütünleme sınav sonuçları sayısal puan ile gösterilir. Öğrencinin herhangi bir sınavının geçersiz sayıldığı durumda dersin puanı sıfır olarak kabul edilir.</p>

<p>(2) Başarı puanı; bu Yönetmelikte belirtilen şartları yerine getirerek dönem sonu (final, bütünleme) sınavına giren öğrenciler için, ara sınavın %40’ı ile final/bütünleme sınavının %60’ı toplanarak hesaplanır. Yarıyıl sonu başarı notunun hesaplanması için final/bütünleme sınavından yüz tam puan üzerinden en az elli puan alınması zorunludur. Bir dersten veya uygulamadan başarılı sayılmak için öğrencinin yarıyıl sonu değerlendirme notunun yüz puan üzerinden en az altmış puan olması gerekir.</p>

<p>(3) Sınavlarda kopya çeken, kopya girişiminde bulunan, sınava hile karıştıran öğrenciye, o sınav için sıfır puan verilir ve hakkında disiplin soruşturması açılır.</p>

<p><strong>Genel ağırlıklı not ortalaması (GANO) ve yarıyıl ağırlıklı not ortalaması (YANO)</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Ağırlıklı not ve ağırlıklı not ortalamaları şunlardır:</p>

<p>a) Yarıyıl ağırlıklı not ortalaması (YANO): Öğrencinin bir yarıyılda almış olduğu tüm derslerin ağırlıklı notlarının toplamının aynı derslerin AKTS toplamına bölünmesi ile elde edilir. Bölme işlemi virgülden sonra iki basamak yürütülür. Sonuçlarda virgülden sonraki üçüncü hane beşten küçükse sıfıra, beş veya daha büyükse artırılmış şekilde yuvarlanarak iki hane olarak tespit edilir.</p>

<p>b) Genel ağırlıklı not ortalaması (GANO): Öğrencinin bir fakülte/yüksekokul veya meslek yüksekokuluna kaydolmasından itibaren aldığı bütün derslerin ağırlıklı puanlarının toplamının aynı derslerin AKTS toplamına bölünmesi ile elde edilir. Genel ağırlıklı not ortalaması hesaplamasında öğrencinin tekrar ettiği derslerden aldığı son notlar dikkate alınır.</p>

<p>(2) GANO’sunu yükseltmek isteyen öğrenciler daha önce aldıkları ve başarılı oldukları dersleri o derslerin verildiği yarıyılda tekrarlayabilirler. Ancak bu durumda, öğrencilerin derse kayıt yaptırmaları şarttır. GANO hesabında, tekrarlanan derste elde edilen en son başarı notu geçerlidir. Not yükseltmek için yeniden alınan bu derslerde öğrenciler dersi ilk kez alıyormuş gibi işlem görür. Başarılı dersin tekrarında uygulamalı dersler hariç devam şartı aranmaz.</p>

<p><strong>Bitirme ödevi, bitirme tezi, bitirme projesi ve zorunlu staj</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulu öğrencileri kayıtlı oldukları eğitim-öğretim programlarının gerektirdiği bitirme ödevi, bitirme projesi, bitirme tezi veya zorunlu stajı yapmak zorundadır.</p>

<p>(2) Stajlar ilgili akademik birim kurulların teklifi ile Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Başarı notu hesaplama</strong></p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Yarıyıl sonundaki başarı puanının hesaplanması için final veya bütünleme sınavlarının yanı sıra öğrenciler proje, ödev, saha çalışması, laboratuvar çalışması, proje çizimi gibi faaliyetlerden de puan alabilirler. Bu faaliyetlerin final ve bütünleme sınav notunun hesaplamasında ne şekilde katkısı olacağı akademik birim kurulu kararı ve Senatonun onayı ile belirlenir:</p>

<p>a) Final, bütünleme veya dengi sınavlara girmeyen öğrenci ilgili dersten başarısız sayılır.</p>

<p>b) Bir dersin 100’lük sistemdeki başarı notunun diğer başarı notlarındaki karşılığı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>Yüzlük Sistem</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>Harf Sistemi</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p><u>Başarı Notu</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p><u>Başarı Notu</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p><u>Anlamı</u></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>90-100</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>AA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>81-89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>BA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>74-80</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>BB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>67-73</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>CB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>60-66</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>CC</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>55-59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>DC</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Koşullu Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>0-54</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>FF</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarısız</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>DZ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Devamsız</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>M1</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="118">
   <p>-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="104">
   <p>M2</p>
   </td>
   <td valign="top" width="114">
   <p>Başarılı</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>(2) Alınan notların değerlendirilmesine yönelik hususlar şunlardır:</p>

<p>a) Bir dersten başarılı sayılmak için başarı puanının altmış ve yukarısında olması gerekir. Ayrıca bir yarıyılda başarı notu 55-59 arasında olan derslerden de “Koşullu Başarılı” sayılabilmek için bu derslerin başarı puanı da dahil edilerek ilgili yarıyıl YANO’sunun altmış (60) ve üzerinde olması gereklidir. YANO’su 59 ve daha aşağıda ise bu öğrencinin mevcut Koşullu Başarılı dersleri başarısız sayılır.</p>

<p>b) Bir dersin final veya bütünleme sınavı sonrasındaki başarı notu elli dört (54) ve aşağısında olduğu zaman ilgili dersten öğrenci başarısız olarak kabul edilir.</p>

<p>c) DZ: Derse devam ve uygulama ile ilgili koşulları yerine getirememiş, devamsızlık nedeniyle o dersin final/bütünleme sınavına girme hakkı olmayan öğrencilerin ilgili dersleri için kullanılır ve öğrenci ilgili dersten devamsız sayılır.</p>

<p>ç) M1: Öğrencilerin önceki akademik birimlerden en az altmış puanla başarılı olduğu ve yeni kayıtlı olduğu birime yönetim kurulunca intibakı yapılan derslere verilir. Bu tür derslerin başarı puanı GANO/YANO hesabına eklenir. AKTS değeri ise ders karteksinde belirtilen değerdir.</p>

<p>d) M2: Muafiyet sınavında altmış ve üzeri puan alınan dersler için kullanılır. Bu tür derslerin başarı puanı GANO/YANO hesabına eklenir. AKTS karşılığı ders karteksinde belirtilen değerdir.</p>

<p>e) Yüzlük puan sisteminin dörtlük sisteme dönüşümünde Yükseköğretim Kurulunun dörtlük puan değişim tablosu kullanılır.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Yatay ve Dikey Geçişler, Mezuniyet Derecesi</p>

<p><strong>Yatay geçişler</strong></p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>(1) Hem Üniversiteye bağlı öğretim programlarından hem de başka üniversitelerden Hakkari Üniversitesine yapılacak yatay geçişler; 24/4/2010 tarihli ve 27561 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yapılır.</p>

<p><strong>Dikey geçişler</strong></p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan Dikey Geçiş Sınavında (DGS) başarılı olan meslek yüksekokulu mezunlarının lisans programına kabulleri ve intibakları; 19/2/2002 tarihli ve 24676 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Meslek Yüksekokulları ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yapılır.</p>

<p>(2) Yabancı dilde eğitim-öğretim yapılan programlara dikey geçişi kabul edilen öğrencilerden yabancı dil yeterlik sınavına girmeyen veya girip de başaramayan öğrenciler, iki yarıyıl süreli yabancı dil hazırlık öğretimi programına katılırlar. İki yarıyıllık hazırlık eğitimi sonunda yabancı dil yeterlik sınavında başarılı olamayan veya yabancı dil hazırlık sınıfı muafiyet koşullarını yerine getiremeyen öğrenciler en fazla iki yarıyıl daha hazırlık sınıfına devam edebilir. Bu süre sonunda başarılı olamayan öğrenciler başarılı oluncaya dek kendi imkânlarıyla yabancı dil bilgilerini geliştirerek hazırlık sınıfı muafiyet koşullarını yerine getirmeleri ya da muafiyet sınavında başarılı olmaları durumunda esas programa başlarlar. İki yarıyıllık hazırlık eğitimi sonunda yabancı dil yeterlik sınavında başarılı olamayan veya muafiyet koşullarını yerine getiremeyen öğrenciler, eğer isterlerse Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde Türkçe eğitim yapan yükseköğretim programlarına ÖSYM tarafından yerleştirilebilirler.</p>

<p>(3) Yabancı dil hazırlık sınıfında başarılı olamayan öğrencilere hazırlık sınıfını başarmaları için kullandıkları ek süre, azami eğitim-öğretim süresinden sayılır.</p>

<p><strong>Birim içi geçişler</strong></p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Üniversiteye bağlı herhangi bir birimde, aynı puan türünden öğrenci alan program veya bölümler arasında ilgili mevzuat hükümleri kapsamında geçişler yapılabilir. Bu geçişlerle ilgili esaslar Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Çift ana dal programları</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Çift ana dal programları ön lisans-ön lisans, lisans-lisans programları arasında yürütülebilir. Bu programlar hakkında iş ve işlemler Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Yan dal programları</strong></p>

<p><strong>MADDE 34- </strong>(1) Üniversitede; lisans öğrenimini üstün başarıyla yürütmekte olan bir öğrencinin, aynı zamanda ikinci bir lisans programında bilgilenmek üzere sınırlı öğrenim görmesini sağlayan sertifika amaçlı olarak yan dal programları düzenlenebilir. Bu programlar hakkında iş ve işlemler Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Yükseköğretim kurumları arasında öğrenci değişimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 35- </strong>(1) Öğrenciler; Üniversite ile yurt dışındaki veya yurt içindeki diğer yükseköğretim kurumları arasında yapılmış anlaşma ve protokollere uygun olarak, ilgili diğer yükseköğretim kurumlarında bir veya iki yarıyıl öğrenim görebilir. Bu öğrencilerde, geçmiş yıllardaki tüm öğrenim faaliyetlerini başarmış olma şartı aranır.</p>

<p>(2) Lisans öğrencileri, normal öğrenim sürelerinin ilk iki ve son iki yarıyılında; ön lisans öğrencileri ise, normal öğrenim sürelerinin ilk ve son yarıyılında değişim programlarına katılamazlar.</p>

<p>(3) Öğrencilerin söz konusu yükseköğretim kurumlarında devam edecekleri ders, uygulama, staj ve benzeri faaliyetlerin; öğrencinin kendi öğretim programındaki ders, uygulama, staj ve benzeri faaliyetlere eşdeğerliği, danışmanın ve ilgili program/bölüm başkanlığının önerisi ve ilgili yönetim kurulu kararıyla önceden belirlenir.</p>

<p>(4) Öğrenciler, diğer yükseköğretim kurumunda geçirdiği yarıyıllarda da akademik takvime uygun olarak, Üniversitedeki kendi birimine öğrenci katkı payını ödemek ve kayıt yenilemek zorundadır. Bu öğrenciler devam ettiği üniversitenin mevzuat hükümlerine tabidirler. Öğrenci, anlaşmalı diğer yükseköğretim kurumundan aldığı, ancak başarısız olduğu faaliyetlere karşılık olan kendi öğretim programındaki eşdeğer faaliyetlerden de başarısız olmuş sayılır. Öğrencinin anlaşmalı diğer yükseköğretim kurumunda geçirdiği yarıyıllar öğrenim süresinden sayılır.</p>

<p><strong>Mezuniyet ve onur öğrencileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 36- </strong>(1) Bir öğrencinin mezun olabilmesi için kayıtlı olduğu programdaki zorunlu dersler ve almış olduğu bütün seçmeli dersler ile varsa zorunlu yaz stajından başarılı olmalıdır. İzlemekte olduğu programı en az altmış not ortalaması ile tamamlaması zorunludur. GANO aynı zamanda mezuniyet not ortalamasıdır.</p>

<p>(2) Mezuniyet derecesi, derslerin AKTS değerleri ile başarı notları çarpımları toplamının toplam AKTS’ye bölünmesiyle bulunur. Muaf olunan derslerin (M1ve M2) başarı notu ortalamaya dahil edilir.</p>

<p>(3) Her akademik yıl sonunda kendi sınıf seviyesine ait normal ders yükü kadar derse kayıt yaptıran ve hepsinden başarılı olan öğrencilerden o yıla ait genel not ortalaması 100 tam puan üzerinden 90-100 arasında olanlar akademik yıl onur öğrencisi sayılır. Bu öğrencilerin listesi her yıl sonunda ilan edilir. Meslek yüksekokullarında 2. sınıf, fakültelerde 4. sınıf için onur öğrencileri hesaplaması yapılmaz.</p>

<p>(4) Öğrencinin akademik yıl onur listesinde yer alabilmesi için öğrencilik hayatı boyunca disiplin cezası almamış olması gerekir.</p>

<p><strong>Diploma ve diploma ekleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Öğrenim programlarını başarı ile tamamlayan öğrencilere, programın tamamlanmasını takip eden sınav dönemi sonundan itibaren diplomaları verilir.</p>

<p>(2) Diploma ile ilgili iş ve işlemler Senato tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Özel gereksinimli öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Engellilik durumu ve derecesi sağlık raporu ile belgelendirilmiş olan öğrenci, bu Yönetmelik hükümlerine uymakla yükümlüdür. Ancak, öğrencinin engeli nedeniyle herhangi bir dersin gerekliliklerini yerine getirmekte güçlük çekmesi durumunda, danışmanının ve ders veren öğretim elemanının onayıyla söz konusu güçlüklerin giderilmesine ilişkin değişiklik, uyarlama ve düzenlemeler yapılarak öğrencinin dersi alması sağlanır. Tüm uyarlamalara rağmen öğrenci dersin gerekliliklerini yerine getiremiyor ise varsa o derse eşdeğer olan bir başka ders alabilir.</p>

<p>(2) Özel gereksinimli öğrenci bu Yönetmelikte belirtilen sınavlara girmek zorundadır. Ancak, öğrencinin performansının en iyi şekilde ortaya çıkması için Üniversite erişilebilirlik birimi tarafından şartlar öğrenciye uygun hale getirilebilir. Sınavda kullanılacak özel alfabe, bilgisayar ve büyüteç gibi ek gereçler ile okumaya ya da yazmaya yardımcı kişi ya da araçlar temin edilebilir.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Disiplin işleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Öğrencilerin disiplin iş ve işlemleri, 2547 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p>(2) Herhangi bir sebeple yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma cezası alan öğrenciler, bu süre içerisinde eğitim-öğretim ve sosyal faaliyetlere katılamaz ve Üniversitenin tesislerine giremezler.</p>

<p><strong>Uzaktan eğitim</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Uzaktan eğitim; eğitim-öğretimin her düzeyinde basılı malzeme, radyo-televizyon ve bilgi teknolojileri kullanılarak yapılan, öğrenci ile öğretim elemanının aynı mekânda bulunmasını gerektirmeyen eğitim türüdür.</p>

<p>(2) Senato tarafından uygun görülmesi halinde birinci ve ikinci öğretim programındaki bazı dersler sadece uzaktan öğretim yoluyla verilebilir. Ancak bu şekilde verilen dersler için öğrencilerden ilave bir ödeme talep edilmez.</p>

<p>(3) Uzaktan eğitim ile ilgili iş ve işlemler YÖK tarafından belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülür.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) 29/8/2014 tarihli ve 29103 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hakkari Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Kanun, ilgili diğer mevzuat hükümleri ve YÖK kararları uygulanır.</p>

<p><strong>İntibak</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümleri 2026-2027 eğitim-öğretim yılından önce Üniversiteye kaydolmuş öğrencilere uygulanmaz.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başından geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Hakkari Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hakkari-universitesi-on-lisans-ve-lisans-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="82960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/erzincan-binali-yildirim-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/erzincan-binali-yildirim-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 28 Eylül 2026 Tarihli ve 33384 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yürütülen diş hekimliği lisans eğitim-öğretiminin planlanması, uygulanması, koordinasyonu, ölçme ve değerlendirilmesi ile öğrencilerin kabulü, kayıt, devam, dersler, preklinik eğitim, klinik eğitim, sınavlar, mezuniyet, diploma ve eğitim-öğretime ilişkin diğer usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yürütülen öğrencilerin kabulünü, kayıt ve kayıt yenilemeyi, eğitim-öğretim programlarının hazırlanması ve yürütülmesini, teorik dersleri, preklinik eğitimleri, klinik eğitim ve klinik uygulamaları, devam esaslarını, ölçme ve değerlendirme sistemini, sınavlara ilişkin esasları, başarı değerlendirmesini, mezuniyet ve diploma işlemlerini, öğrencilerin hak ve yükümlülüklerini, eğitim-öğretime ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik; 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü ve 44 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemini,</p>

<p>b) Akademik danışman: Öğrencilerin eğitim-öğretim süreçlerini izlemek ve rehberlik etmek üzere görevlendirilen öğretim elemanını,</p>

<p>c) Akademik takvim: Eğitim-öğretim yılına ilişkin kayıt, ders, sınav, klinik uygulama, telafi, mezuniyet ve diğer eğitim faaliyetlerinin tarihlerini gösteren takvimi,</p>

<p>ç) Anabilim dalı: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde eğitim, araştırma ve uygulama faaliyetlerini yürüten anabilim dalını,</p>

<p>d) Dekan: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanını,</p>

<p>e) Dekanlık: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığını,</p>

<p>f) Eğitim koordinatörü: İlgili sınıfta eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlanması ve koordinasyonundan sorumlu öğretim üyesini,</p>

<p>g) Eğitim-öğretim koordinatörlüğü: Eğitim koordinatörlerinden oluşan ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlanması, koordinasyonu ve izlenmesini sağlayan kurulu,</p>

<p>ğ) Eğitim-öğretim yılı: Güz ve bahar yarıyıllarından oluşan eğitim sürecini,</p>

<p>h) Fakülte: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini,</p>

<p>ı) Fakülte Kurulu: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Fakülte Kurulunu,</p>

<p>i) Fakülte Yönetim Kurulu: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Yönetim Kurulunu,</p>

<p>j) GANO: Genel ağırlıklı not ortalamasını,</p>

<p>k) Klinik uygulama: Öğrencilerin öğretim elemanlarının gözetim ve denetiminde hasta üzerinde yürüttükleri uygulamalı mesleki eğitimleri,</p>

<p>l) Klinik uygulama karnesi: Öğrencilerin klinik eğitim süresince tamamlaması gereken uygulama, beceri ve yeterlilikleri gösteren ve Fakülte Kurulu tarafından onaylanan belgeyi,</p>

<p>m) Klinik uygulama sonu sınavı: Klinik uygulamaların sonunda yapılan teorik ve/veya uygulamalı sınavı,</p>

<p>n) Kliniğe giriş sınavı: Klinik uygulamalara başlamadan önce öğrencilerin temel bilgi ve becerilerini değerlendirmek amacıyla yapılan sınavı,</p>

<p>o) Ortak zorunlu ders: 2547 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca okutulan dersleri,</p>

<p>ö) ÖSYM: Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezini,</p>

<p>p) Preklinik uygulama: Hasta tedavisine hazırlık amacıyla laboratuvar, fantom ve simülasyon ortamlarında yürütülen uygulamalı eğitimleri,</p>

<p>r) Rektör: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>s) Senato: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>ş) Üniversite: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesini,</p>

<p>t) Yarıyıl/yıl: Akademik takvimde belirtilen eğitim dönemini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Öğrencilerin Kayıt ve Kabul Esasları</p>

<p><strong>Öğrencilerin kabulü</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Fakülteye öğrencilerin kabulü; ÖSYM tarafından yapılan sınav sonucunda yerleştirme, yatay geçiş, yabancı uyruklu öğrencilerin kabulü, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında düzenlenen diğer öğrencilerin kabul yöntemleri yoluyla yapılır.</p>

<p>(2) Öğrencilerin kabulüne ilişkin işlemler, ilgili mevzuat hükümleri ile Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yürütülür.</p>

<p><strong>Kesin kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Fakülteye kayıt hakkı kazanan adaylar, akademik takvimde belirtilen tarihlerde Üniversite tarafından belirlenen usul ve esaslara göre kesin kayıtlarını yaptırırlar.</p>

<p>(2) Kesin kayıt işlemleri e-Devlet üzerinden veya Üniversite tarafından belirlenen kayıt birimlerine şahsen başvurularak yapılır. Noter aracılığıyla vekâlet verilen kişiler tarafından da kayıt yaptırılabilir.</p>

<p>(3) Kesin kayıt için gerekli belgeler Üniversite tarafından ilan edilir. Eksik belgeyle veya posta yoluyla kesin kayıt yapılmaz.</p>

<p>(4) Belirlenen süre içinde kesin kaydını yaptırmayan adaylar kayıt haklarını kaybeder ve herhangi bir hak iddia edemezler.</p>

<p>(5) Öğrenciler, kesin kayıt sırasında tebligat adresi ile diğer iletişim bilgilerini bildirmek ve bunlarda meydana gelen değişiklikleri ilgili birime süresi içinde iletmek zorundadır.</p>

<p>(6) Aynı düzeyde başka bir örgün yükseköğretim programına kayıtlı olan adayların kayıt işlemleri, ilgili mevzuatta bu hususta belirtilen istisnai hükümler saklı kalmak kaydıyla yapılır.</p>

<p>(7) Kesin kayıt yaptıran öğrencilerin kayıt sırasında sunduğu belge veya bilgilerin gerçeğe aykırı olduğunun anlaşılması hâlinde, hangi sınıf veya yarıyılda bulunduğuna bakılmaksızın Üniversite ile ilişiği kesilir. Öğrenciler Üniversiteden ayrılmış veya mezun olmuş ise kendisine verilen diploma dâhil tüm belgeler iptal edilir ve hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p>(8) Yabancı uyruklu öğrencilerin kesin kayıt işlemleri, ilgili mevzuat hükümleri ile Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.</p>

<p><strong>Öğrencilerin katkı payı ve öğrenim ücreti</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Öğrencilerden 2547 sayılı Kanunun 44 üncü ve 46 ncı maddeleri ile ilgili diğer mevzuat hükümleri uyarınca belirlenen katkı payı veya öğrenim ücreti alınır.</p>

<p>(2) Yabancı uyruklu öğrenciler, ilgili mevzuat kapsamında Senato tarafından belirlenen miktarda katkı payı veya öğrenim ücreti öderler.</p>

<p>(3) Katkı payı veya öğrenim ücreti ödeme yükümlülüğü bulunan öğrencilerin ders kayıt işlemlerini yapabilmeleri için bu yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmeleri gerekir.</p>

<p>(4) Kayıt dondurulan yarıyıl veya yıl için katkı payı veya öğrenim ücreti alınmasına ilişkin işlemler ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p><strong>Eğitim koordinatörü </strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Her sınıf için bir öğretim üyesi eğitim koordinatörü olarak görevlendirilir. Koordinatörler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla dekan yardımcılarından biri eğitim-öğretim koordinatörlüğü başkanlığı görevini yürütür. Koordinatörlerin görevleri, Dekanlık tarafından hazırlanan uygulama esasları ile düzenlenir.</p>

<p><strong>Kayıt yenileme</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Öğrenciler, her eğitim-öğretim yılı veya yarıyılı başında, akademik takvimde belirtilen süre içinde kayıtlarını yenilemek zorundadırlar.</p>

<p>(2) Kayıt yenileme işleminin tamamlanabilmesi için öğrencilerin;</p>

<p>a) Öğrenci bilgi sistemi üzerinden alacağı dersleri seçmesi,</p>

<p>b) Katkı payı veya öğrenim ücreti ödeme yükümlülüğünün bulunması hâlinde bu yükümlülüğünü yerine getirmesi,</p>

<p>c) Ders kaydını eğitim koordinatörüne onaylatması,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(3) Ders seçimi, eğitim koordinatörü tarafından onaylanmadıkça kesinleşmez.</p>

<p>(4) Öğrenciler, akademik takvimde belirtilen ders ekleme ve çıkarma süresi içinde eğitim koordinatörünün onayıyla;</p>

<p>a) Almakla yükümlü oldukları hâlde seçmedikleri bir dersi alabilirler.</p>

<p>b) Açılması için gereken asgari öğrencilerin sayısına ulaşılamaması nedeniyle kapatılan seçmeli dersin yerine başka bir ders seçebilirler.</p>

<p>(5) Süresi içinde kayıt yenilemeyen öğrenciler, derslerin başlama tarihinden itibaren on iş günü içinde mazeretlerini gösteren belgelerle birlikte Dekanlığa başvurabilirler. Başvurular Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(6) Süresi içinde kaydını yenilemeyen ve mazereti Fakülte Yönetim Kurulu tarafından kabul edilmeyen öğrenciler, ilgili yarıyıl veya yıldaki derslere ve uygulamalara devam edemez, sınavlara giremez ve öğrencilik haklarından yararlanamaz.</p>

<p>(7) Kayıt yenilenmeyen yarıyıl veya yıl, azami eğitim-öğretim süresinden sayılır.</p>

<p>(8) Ders kayıt işlemlerinin bu Yönetmelik hükümlerine aykırı yapıldığının tespit edilmesi hâlinde, öğrencilerin ders kaydı Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla tamamen veya kısmen iptal edilebilir.</p>

<p><strong>Yatay geçiş</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Yatay geçişler, 24/4/2010 tarihli ve 27561 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik ile Senato tarafından belirlenen esaslara göre yürütülür.</p>

<p><strong>Ders muafiyeti ve intibak</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) ÖSYM tarafından yapılan sınavla Fakülteye kayıt hakkı kazananlar ile yatay geçiş yapan öğrencilerin daha önce devam ettikleri ve başarılı oldukları derslerden muaf tutulabilmeleri için Fakülteye muafiyet istedikleri derslerin isimlerini ve onaylı not döküm belgesinin aslını bir dilekçe ekinde sunmaları gerekir. Muafiyet talepleri, öğrencinin kesin kayıt başvurusu veya ilk ders kaydı ile birlikte yapılır; e-Devlet üzerinden kayıt yaptıran öğrencilerin muafiyet talepleri, kayıt evrakının teslim edileceği süre içerisinde yapılır.</p>

<p>(2) Öğrencilerin daha önceki öğrenimlerine ilişkin muafiyet ve intibak işlemleri Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılır.</p>

<p><strong>Akademik danışmanlık </strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Her öğrenciye, eğitim-öğretim süresince akademik ve mesleki gelişimine rehberlik etmek üzere Dekanlık tarafından bir öğretim elemanı akademik danışman olarak görevlendirilir.</p>

<p>(2) Akademik danışman;</p>

<p>a) Ders kayıt ve kayıt yenileme işlemlerinde öğrencilerine rehberlik eder.</p>

<p>b) Öğrencilerin akademik gelişimini ve başarı durumunu izler.</p>

<p>c) Öğrencilerini eğitim-öğretim programı, dersler, uygulamalar ve öğrencilik hakları konusunda bilgilendirir.</p>

<p>ç) Gerektiğinde öğrencilerini ilgili akademik, idari, sosyal veya psikolojik destek birimlerine yönlendirir.</p>

<p>d) Dekanlık tarafından akademik danışmanlık kapsamında verilen diğer görevleri yürütür.</p>

<p>(3) Akademik danışmanın görevlendirilmesi, görev süresi ve danışmanlık hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin işlemler ilgili mevzuat hükümleri ile Fakülte Kurulu kararlarına göre yürütülür.</p>

<p><strong>Öğrencilerin hak ve yükümlülükleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Öğrenciler;</p>

<p>a) Eğitim-öğretim faaliyetlerine, derslere, laboratuvar çalışmalarına, preklinik uygulamalara ve klinik uygulamalara düzenli olarak katılmakla,</p>

<p>b) Diş hekimliği meslek etiğine ve profesyonel davranış ilkelerine uygun hareket etmekle,</p>

<p>c) Hasta haklarına, hasta güvenliğine, kişisel verilerin korunmasına ve gizlilik ilkelerine uymakla,</p>

<p>ç) Fakültenin eğitim, laboratuvar, klinik uygulama, enfeksiyon kontrolü, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymakla,</p>

<p>d) Eğitim ve sağlık hizmetlerinde kullanılan araç, gereç, cihaz ve malzemeleri özenle kullanmakla,</p>

<p>e) Kendilerine teslim edilen kişisel koruyucu donanımları uygun biçimde kullanmakla,</p>

<p>f) Üniversitenin düzeni, güvenliği ve disiplinine ilişkin kurallara uymakla,</p>

<p>yükümlüdürler.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Eğitim ve Öğretime İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim dönemleri ve akademik takvim</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Fakültede eğitim-öğretim faaliyetleri, Senato tarafından onaylanan akademik takvime göre yürütülür.</p>

<p>(2) Eğitim-öğretim yılı, güz ve bahar yarıyıllarından oluşur. Bir yarıyıl en az on dört haftadır. Yarıyıl veya yılsonu sınavları ile bütünleme sınavları bu sürenin dışındadır.</p>

<p>(3) Klinik uygulama programları, eğitimin niteliği ve gereklilikleri doğrultusunda akademik takvimde belirlenen süreler içerisinde yürütülür. Klinik uygulama ve telafi programları gerektiğinde akademik takvimde eğitim-öğretim ve sınavlar için belirlenen sürelerin dışında da sürdürülebilir.</p>

<p>(4) Akademik takvimde;</p>

<p>a) Eğitim-öğretimin başlangıç ve bitiş tarihleri,</p>

<p>b) Katkı payı ve öğrenim ücreti ödeme tarihleri,</p>

<p>c) Kayıt ve kayıt yenileme tarihleri,</p>

<p>ç) Ders ekleme ve çıkarma tarihleri,</p>

<p>d) Ara sınav, yarıyıl veya yılsonu sınavı ve bütünleme sınavı tarihleri,</p>

<p>e) Klinik uygulama ve klinik uygulama sonu sınavlarının tarihleri,</p>

<p>f) Telafi uygulamalarının tarihleri,</p>

<p>g) Fakülteye ilişkin akademik takvim,</p>

<p>Fakülte Kurulunun önerisi üzerine Senato tarafından karara bağlanır ve eğitim-öğretim yılı başlamadan önce ilan edilir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim süresi</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Fakültede diş hekimliği lisans eğitim-öğretim süresi beş yıldır.</p>

<p>(2) Öğrenciler, her dönem için kayıt yaptırıp yaptırmadıklarına bakılmaksızın, diş hekimliği programını azami sekiz yıl içinde tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(3) Azami süre içinde mezun olamayan öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesi ile ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p>(4) Kayıt dondurma, Üniversiteden uzaklaştırma veya kayıt yenilememe hâllerinin eğitim-öğretim süresine etkisi ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim programı</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Fakültede eğitim-öğretim programı, öğrencilerin diş hekimliği mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum, etik değer ve mesleki yeterlilikleri kazanmalarını sağlayacak şekilde hazırlanır.</p>

<p>(2) Eğitim-öğretim programı; Diş Hekimliği Ulusal Çekirdek Eğitim Programı, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi, ulusal ve uluslararası kalite ve akreditasyon standartları ile bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak hazırlanır ve güncellenir.</p>

<p>(3) Eğitim-öğretim programı;</p>

<p>a) Teorik dersleri,</p>

<p>b) Ortak zorunlu dersleri,</p>

<p>c) Seçmeli dersleri,</p>

<p>ç) Laboratuvar çalışmalarını,</p>

<p>d) Preklinik uygulamaları,</p>

<p>e) Gözlemci öğrencilik uygulamalarını,</p>

<p>f) Klinik uygulamaları,</p>

<p>g) Seminer, olgu sunumu ve olgu tartışmalarını,</p>

<p>ğ) Proje ve araştırma çalışmalarını,</p>

<p>h) Fakülte Kurulu tarafından uygun görülen diğer eğitim-öğretim faaliyetlerini,</p>

<p>kapsar.</p>

<p>(4) Eğitim-öğretim programında yer alan teorik dersler ile preklinik ve klinik uygulamalar, öğrencilerin bilgi ve becerilerini aşamalı ve bütüncül biçimde geliştirecek şekilde planlanır.</p>

<p>(5) Öğretim planlarında derslerin adları, zorunlu veya seçmeli olma durumları, teorik ve uygulamalı ders saatleri, kredileri ve AKTS değerleri gösterilir.</p>

<p>(6) Öğretim planları, ilgili anabilim dalları ile eğitim-öğretimle ilgili kurul ve komisyonların görüşleri alınarak Fakülte Kurulunda karara bağlanır ve Senatonun onayıyla yürürlüğe girer.</p>

<p>(7) Haftalık ders programları eğitim koordinatörlüğü tarafından hazırlanır ve dersler başlamadan önce öğrencilere ilan edilir.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim dili</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Fakültede eğitim-öğretim dili Türkçe’dir.</p>

<p>(2) Senato kararıyla eğitim-öğretim programında tamamen veya kısmen yabancı dilde ders açılabilir.</p>

<p><strong>Dersler ve ders türleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Fakültede dersler; zorunlu dersler, seçmeli dersler ve ortak zorunlu derslerden oluşur.</p>

<p>(2) Dersler, eğitim-öğretim programının özelliğine göre yıllık veya yarıyıllık olarak düzenlenebilir.</p>

<p>(3) Zorunlu dersler, öğrencilerin diş hekimliği programından mezun olabilmesi için almak ve başarmak zorunda olduğu derslerdir.</p>

<p>(4) Seçmeli dersler, öğrencilerin mesleki, bilimsel, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla eğitim-öğretim programında yer alan derslerdir.</p>

<p>(5) Ortak zorunlu dersler, 2547 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde belirtilen Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, Türk Dili ve yabancı dil dersleridir.</p>

<p>(6) Zorunlu derslerin teorik ve uygulamalı bölümleri bir bütün olarak değerlendirilir. Teorik ve uygulamalı bölümleri bulunan bir dersin uygulama bölümü, teorik bölümden bağımsız bir ders olarak değerlendirilemez.</p>

<p>(7) Seçmeli dersler; ilgili anabilim dalı veya bölümün önerisi, Fakülte Kurulunun kararı ve Senatonun onayıyla açılır veya kaldırılır.</p>

<p>(8) Fakülte Yönetim Kurulu, seçmeli derslere kaydolacak öğrencilerin sayısı için alt ve üst sınır belirleyebilir.</p>

<p><strong>Ders kredileri ve AKTS</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Eğitim-öğretim programında yer alan derslerin kredi ve AKTS değerleri; derslerin teorik ve uygulamalı saatleri, laboratuvar ve klinik çalışmaları ile öğrencilerin toplam iş yükü dikkate alınarak belirlenir.</p>

<p>(2) Diş hekimliği lisans programının toplam AKTS değeri 300’dür. Eğitim-öğretim programı, her eğitim-öğretim yılı için 60 AKTS olacak şekilde düzenlenir.</p>

<p>(3) Derslerin kredi ve AKTS değerleri, ilgili anabilim dalları ile eğitim-öğretimle ilgili kurul ve komisyonların görüşleri alınarak Fakülte Kurulunun önerisi üzerine Senato tarafından karara bağlanır.</p>

<p><strong>Eğitim-öğretim yöntemleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Fakültede eğitim-öğretim;</p>

<p>a) Teorik dersler,</p>

<p>b) Laboratuvar çalışmaları,</p>

<p>c) Preklinik uygulamalar,</p>

<p>ç) Klinik uygulamalar,</p>

<p>d) Gözlemci öğrencilik,</p>

<p>e) Seminerler,</p>

<p>f) Olgu sunumları ve olgu tartışmaları,</p>

<p>g) Probleme dayalı öğrenme ve benzeri öğrencilerin merkezli eğitim yöntemleri,</p>

<p>ğ) Proje ve araştırma faaliyetleri,</p>

<p>h) Bağımsız öğrenme etkinlikleri,</p>

<p>ı) Dijital ve simülasyon temelli eğitim uygulamaları,</p>

<p>i) Senato tarafından uygun görülen diğer eğitim yöntemleri,</p>

<p>kullanılarak yürütülebilir.</p>

<p>(2) Eğitim-öğretim faaliyetlerinde öğrencilerin merkezli öğrenme yaklaşımı esas alınır.</p>

<p>(3) Eğitim yöntemleri; öğrencilerin bilgi, beceri, tutum, mesleki etik, iletişim, klinik karar verme, eleştirel düşünme, bilimsel yaklaşım ve yaşam boyu öğrenme yeterliliklerini geliştirecek şekilde planlanır.</p>

<p><strong>Ön koşul ve sınıf geçme esası</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Fakültede sınıf geçme sistemi uygulanır.</p>

<p>(2) Her eğitim-öğretim yılında yer alan zorunlu derslerin teorik, preklinik ve klinik uygulamaları bir sonraki sınıfın ön koşuludur.</p>

<p>(3) Zorunlu derslerin herhangi birinden başarısız olan öğrenciler bir üst sınıfa geçemez. Öğrenciler, başarısız olduğu dersleri ve bu derslere bağlı preklinik veya klinik uygulamaları tekrar ederler.</p>

<p>(4) Ortak zorunlu derslerde devam şartını yerine getiren öğrenciler, bu dersleri üçüncü sınıfın sonuna kadar yapılacak sınavlarda başarılı olarak tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(5) Seçmeli derslerden devam şartını yerine getirdiği hâlde başarısız olan öğrenciler bir üst sınıfa geçebilir. Ancak öğrencilerin mezun olabilmesi için seçmeli ders yükümlülüğünü başarıyla tamamlamaları zorunludur.</p>

<p>(6) Başarısız olunan seçmeli ders, açıldığı ilk yarıyılda tekrar alınır. Ancak öğrenciler, başarısız olduğu seçmeli ders yerine öğretim planında yer alan başka bir seçmeli dersi alma talebinde bulunabilirler. Seçmeli ders değişikliği, öğrencilerin yazılı başvurusu üzerine Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla yapılır. Değiştirilen seçmeli ders öğrencilerin ders yükünden çıkarılır; ancak öğrencilerin transkriptinde gösterilmeye devam eder. Öğrenciler, öğrenimleri süresince sadece bir defa seçmeli dersi değiştirebilirler.</p>

<p>(7) Başarısız olunan seçmeli dersin sonraki eğitim-öğretim döneminde açılmaması veya öğretim planından çıkarılması hâlinde öğrenciler, Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla yerine öğretim planında yer alan başka bir seçmeli dersi alabilirler.</p>

<p>(8) Mezuniyet aşamasına gelmiş ve seçmeli ders dışında tüm mezuniyet koşullarını yerine getirmiş öğrenciler, daha önce değişiklik haklarını kullanmış olsalar dahi, Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla başarısız oldukları bir seçmeli ders yerine öğretim planında yer alan başka bir seçmeli dersi alabilirler. Bu haktan yalnızca bir kez yararlanılabilir.</p>

<p>(9) Preklinik veya klinik uygulaması bulunan derslerin teorik ve uygulamalı bölümleri bir bütün olarak değerlendirilir. Öğrencilerin bir üst sınıfa geçebilmesi için ilgili dersin teorik ve uygulamalı yükümlülüklerini başarıyla tamamlaması gerekir.</p>

<p>(10) Kayıt dondurma, Üniversiteden uzaklaştırma veya ders kaydı yaptırmama nedeniyle eğitim-öğretim dönemini tamamlayamayan öğrenciler, öğrenimlerine kaldıkları sınıftan devam ederler ve bir üst sınıftan ders alamazlar.</p>

<p>(11) Eğitim-öğretim programında yer alan dersler ile programın yürütülüşü konusunda Fakülte Kurulunun önerisi ve Senatonun onayı ile başka şartlar konulabilir.</p>

<p><strong>Derslere ve uygulamalara devam zorunluluğu</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Öğrenciler; derslere, laboratuvar çalışmalarına, preklinik ve klinik uygulamalara devam etmek ve öğretim elemanları tarafından gerekli görülen diğer akademik çalışmalara katılmak zorundadırlar.</p>

<p>(2) Öğrencilerin;</p>

<p>a) Teorik derslerin en az %80’ine,</p>

<p>b) Preklinik uygulamaların en az %80’ine,</p>

<p>c) Klinik uygulamaların en az %80’ine,</p>

<p>ç) Laboratuvar çalışmalarının en az %80’ine,</p>

<p>devam etmeleri zorunludur.</p>

<p>(3) Devamsızlığın hesaplanmasında ilgili ders, klinik uygulama veya diğer uygulamaların yarıyıl veya yıl içindeki toplam saati esas alınır.</p>

<p>(4) Teorik ve uygulamalı bölümleri bulunan derslerde, bu bölümlerden herhangi birinde devam şartını yerine getirmeyen öğrenciler ilgili dersten devamsız sayılır.</p>

<p>(5) Devam şartını yerine getirmeyen öğrenciler, ilgili dersin yarıyıl veya yılsonu sınavına, bütünleme sınavına, uygulama sınavına veya klinik uygulama sonu sınavına giremez. Öğrenciler sınava girmiş olsa bile sınavları geçersiz sayılır.</p>

<p>(6) Öğrencilerin devam durumları ilgili öğretim elemanları tarafından takip edilir ve yarıyıl veya yılsonu sınavlarından önce öğrenci bilgi sistemine girilerek ilan edilir.</p>

<p>(7) Sağlık raporu, devam yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sağlık raporunda belirtilen süreler devamsızlık süresine dâhil edilir.</p>

<p>(8) Devamsızlık nedeniyle başarısız olan öğrenciler, ilgili dersi ve bu derse bağlı preklinik veya klinik uygulamaları tekrar ederler.</p>

<p><strong>Mazeret ve izin</strong></p>

<p><strong>MADDE 23- </strong>(1) Öğrencilerin haklı ve geçerli mazeretleri, belgelendirilmesi şartıyla Fakülte Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilir.</p>

<p>(2) Mazeret başvurularının, mazeretin sona ermesini izleyen beş iş günü içinde Dekanlığa yapılması gerekir. Süresi içinde yapılmayan başvurular değerlendirmeye alınmaz.</p>

<p>(3) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında sportif, kültürel, bilimsel veya akademik faaliyetlerde Üniversiteyi ya da Fakülteyi temsil etmek üzere görevlendirilen öğrenciler, Fakülte Yönetim Kurulu kararıyla görevli ve izinli sayılabilirler.</p>

<p>(4) Görevli veya izinli sayılan sürelerin devam durumuna etkisi ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.</p>

<p>(5) Preklinik veya klinik uygulamalarda mazeretli ya da izinli sayılan öğrenciler, ilgili anabilim dalı tarafından belirlenen uygulama, beceri ve yeterlilik yükümlülüklerini tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(6) Mazeret veya izin, öğrencilerin preklinik ve klinik uygulamalardaki devam, uygulama ve mesleki yeterlilik yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Preklinik Uygulamalara İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Preklinik</strong><strong> uygulamaların amacı ve kapsamı</strong></p>

<p><strong>MADDE 24- </strong>(1) Preklinik uygulamalar; öğrencilerin hasta üzerinde gerçekleştirilecek klinik uygulamalara hazırlanmasını, mesleki el becerilerinin geliştirilmesini ve klinik yeterlilik için gerekli temel bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazanmasını sağlamak amacıyla yürütülür.</p>

<p>(2) Preklinik uygulamalar; laboratuvar, fantom, simülasyon ve benzeri eğitim ortamlarında gerçekleştirilen mesleki uygulamalı eğitimleri kapsar.</p>

<p>(3) Preklinik uygulamalarda öğrencilerin;</p>

<p>a) Teorik bilgilerini uygulamaya aktarmaları,</p>

<p>b) Mesleki araç, gereç ve cihazları doğru ve güvenli biçimde kullanmaları,</p>

<p>c) El becerilerini ve işlem yeteneklerini geliştirmeleri,</p>

<p>ç) Hasta güvenliği, enfeksiyon kontrolü, iş sağlığı ve güvenliği ile meslek etiğine ilişkin temel ilkeleri benimsemeleri,</p>

<p>d) Klinik uygulamalara başlamadan önce gerekli mesleki yeterlilikleri kazanmaları,</p>

<p>amaçlanır.</p>

<p>(4) Preklinik uygulamalar, ilgili derslerin teorik bölümleriyle bütünlük içinde planlanır ve yürütülür.</p>

<p><strong>Preklinik</strong><strong> uygulamaların yürütülmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 25- </strong>(1) Preklinik uygulamalar; birinci ve ikinci sınıflar ile üçüncü sınıfın eğitim-öğretim programında yer alan mesleki dersler ve temel tıp bilimleriyle bağlantılı olarak yürütülür.</p>

<p>(2) Preklinik uygulamaların içeriği, türü, niteliği, sayısı, değerlendirme ölçütleri ve teslim süreleri ilgili anabilim dalı akademik kurulunun önerisi üzerine Fakülte Kurulu tarafından belirlenir.</p>

<p>(3) Öğrencilerin tamamlaması gereken preklinik uygulamalar, eğitim-öğretim yılı başlamadan önce öğrencilere ilan edilir.</p>

<p>(4) Öğrenciler, ilgili anabilim dalı tarafından belirlenen preklinik uygulamaları verilen süre içerisinde ve istenen nitelikte tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(5) Preklinik uygulamaların her aşaması ilgili öğretim elemanlarının gözetim ve denetiminde yürütülür.</p>

<p>(6) Öğrenciler, preklinik uygulamalar sırasında Fakültenin;</p>

<p>a) Laboratuvar ve simülasyon merkezi kurallarına,</p>

<p>b) Enfeksiyon kontrolü ve sterilizasyon ilkelerine,</p>

<p>c) İş sağlığı ve güvenliği kurallarına,</p>

<p>ç) Kişisel koruyucu donanım kullanımına,</p>

<p>d) Araç, gereç, cihaz ve malzemelerin kullanımına ilişkin kurallara,</p>

<p>uymak zorundadırlar.</p>

<p>(7) Belirlenen kurallara uymayan veya uygulama güvenliğini tehlikeye düşüren öğrencilerin uygulamasına, ilgili öğretim elemanı tarafından son verilebilir. Bu durum tutanak altına alınarak ilgili anabilim dalı başkanlığına bildirilir.</p>

<p><strong>Preklinik</strong><strong> uygulamalarda başarı</strong></p>

<p><strong>MADDE 26- </strong>(1) Öğrencilerin preklinik uygulamalardan başarılı sayılabilmeleri için;</p>

<p>a) Devam şartını yerine getirmeleri,</p>

<p>b) Belirlenen asgari uygulamaları tamamlamaları,</p>

<p>c) Uygulamaları öngörülen süre içinde teslim etmeleri,</p>

<p>ç) Yapılan değerlendirmelerde başarılı olmaları,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(2) Preklinik uygulamalardaki her çalışma 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Öğrencilerin her bir uygulamadan başarılı sayılabilmesi için en az 60 puan alması gerekir.</p>

<p>(3) Preklinik uygulamalardaki başarı; öğrencilerin uygulama sırasında gösterdiği bilgi, beceri, işlem basamaklarına uyum, çalışma düzeni, mesleki tutum, hasta ve çalışan güvenliğine uygunluk ile ortaya koyduğu ürün veya işlemin niteliği dikkate alınarak değerlendirilir.</p>

<p>(4) Preklinik uygulaması bulunan derslerin teorik ve uygulamalı bölümleri bir bütün olarak değerlendirilir.</p>

<p><strong>Preklinik</strong><strong> uygulamaların telafisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 27- </strong>(1) Devam şartını yerine getirmekle birlikte, ilgili anabilim dalı tarafından belirlenen preklinik uygulamaları süresi içinde tamamlayamayan öğrencilerine, anabilim dalının akademik kurul kararıyla bütünleme sınavından önce telafi hakkı verilebilir.</p>

<p>(2) Telafi hakkı, öğrencilerin preklinik uygulamalardaki devam yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>

<p>(3) Öğrenciler eksik kalan uygulamalarını telafi süresi içinde ve belirlenen başarı ölçütlerine uygun olarak tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(4) Telafi süresi sonunda belirlenen preklinik uygulamaları başarılı şekilde tamamlayan öğrenciler, ilgili dersin bütünleme sınavına girme hakkı kazanırlar.</p>

<p>(5) Telafi süresi sonunda da preklinik uygulamalarını tamamlayamayan veya uygulamalardan başarısız olan öğrenciler ilgili dersten başarısız sayılırlar. Dersi teorik ve uygulamalı bölümleriyle birlikte tekrar ederler.</p>

<p><strong>Klinik uygulamalara geçiş</strong></p>

<p><strong>MADDE 28- </strong>(1) Öğrencilerin hasta üzerinde klinik uygulamaya başlayabilmeleri için, eğitim-öğretim programında belirtilen preklinik ders ve uygulamalardan başarılı olmaları gerekir.</p>

<p>(2) Dördüncü ve beşinci sınıf klinik uygulamalarına başlamadan önce öğrencilere kliniğe giriş sınavı yapılır. Bu sınavda başarılı olan öğrenciler, ilgili klinik uygulamalara başlarlar.</p>

<p>BEŞİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Klinik Uygulamalar ve Telafi Esasları</p>

<p><strong>Klinik uygulamaların amacı ve kapsamı</strong></p>

<p><strong>MADDE 29- </strong>(1) Klinik uygulamalar; öğrencilerin eğitim-öğretim süresince edindikleri teorik bilgi ve preklinik becerileri hasta üzerinde uygulamalarını, klinik karar verme yeterliliklerini geliştirmelerini ve diş hekimliği mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazanmalarını sağlamak amacıyla yürütülür.</p>

<p>(2) Klinik uygulamalar, zorunlu ders statüsünde olup bir veya birden fazla anabilim dalı tarafından yürütülebilir.</p>

<p>(3) Klinik uygulamalar; hasta muayenesi, tanı, tedavi planlaması, koruyucu uygulamalar, tedavi işlemleri, hasta takibi, kayıt tutma, konsültasyon, olgu sunumu, seminer ve benzeri eğitim faaliyetlerinden oluşur.</p>

<p>(4) Klinik uygulamalar hasta güvenliği, bilimsel esaslar, güncel mesleki standartlar, etik ilkeler ve öğretim elemanı gözetimi esas alınarak yürütülür.</p>

<p><strong>Gözlemci öğrencilik ve klinik uygulama dönemleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 30- </strong>(1) Üçüncü sınıf öğrencileri, eğitim-öğretim programında belirlenen yarıyıldan itibaren anabilim dallarının belirleyeceği klinik, derslik, laboratuvar ve benzeri yerlerde gruplar hâlinde gözlemci öğrencilik uygulaması yaparlar.</p>

<p>(2) Gözlemci öğrencilere, ilgili anabilim dalı akademik kurulunun uygun görmesi hâlinde, öğretim elemanlarının gözetim ve denetiminde mesleki yeterlilik düzeylerine uygun işlemler yaptırılabilir.</p>

<p>(3) Dördüncü ve beşinci sınıf öğrencileri, eğitim-öğretim programında belirlenen kliniklerde gruplar hâlinde ve dönüşümlü olarak klinik uygulama yaparlar.</p>

<p>(4) Dördüncü sınıf klinik uygulamaları, ilgili dersin teorik eğitimiyle bütünlük içinde yıllık veya yarıyıllık olarak yürütülebilir.</p>

<p>(5) Beşinci sınıf klinik uygulamaları, öğrencilerin mesleki yeterliliklerini geliştirecek şekilde rotasyon esasına göre yürütülür.</p>

<p><strong>Klinik uygulama grupları ve programları</strong></p>

<p><strong>MADDE 31- </strong>(1) Öğrenciler, eğitim ortamlarının kapasitesi, hasta sayısı, öğretim elemanı sayısı ve eğitim hedefleri dikkate alınarak klinik uygulama gruplarına ayrılırlar.</p>

<p>(2) Klinik uygulama süresi, öğrencilerin grupları ve rotasyon programları, eğitim-öğretim koordinatörlüğü tarafından hazırlanarak Fakülte Kurulu onayına sunulur ve ilgili anabilim dallarına bildirilir.</p>

<p>(3) Klinik uygulama programı, uygulamalar başlamadan önce öğrencilerine ilan edilir.</p>

<p>(4) Klinik uygulama takvimi; eğitim-öğretimin gerektirdiği hâllerde, öğrencilerine önceden duyurulmak şartıyla Dekanlık tarafından değiştirilebilir.</p>

<p><strong>Klinik uygulama yükümlülükleri ve karneleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 32- </strong>(1) Öğrencilerin klinik uygulamalarda gerçekleştirmeleri gereken tedavi ve uygulamaların şekli, türü, niteliği ve sayısını içeren klinik uygulama karneleri; ilgili anabilim dalı akademik kurulunun görüşü alınarak Fakülte Kurulu tarafından belirlenir.</p>

<p>(2) Klinik uygulama yükümlülükleri, eğitim-öğretim yılı başlamadan önce öğrencilere ilan edilir.</p>

<p>(3) Klinik uygulama yükümlülükleri; öğrencilerin mesleki yeterliliğini geliştirecek, öğrenme çıktılarına ulaşmasını sağlayacak ve eğitimle bağdaşacak şekilde belirlenir. Yalnızca iş yükünü azaltmaya veya hizmet sunumunu öncelemeye yönelik ölçüt ve yöntemler uygulanamaz.</p>

<p>(4) Klinik uygulama sürecinde öğrencilerin gerçekleştirdiği işlemler, kazandığı beceriler, mesleki tutum ve davranışlar klinik uygulama karnesine kaydedilir.</p>

<p>(5) Klinik uygulama karnesindeki kayıtların doğru ve eksiksiz tutulmasından öğrenciler ile uygulamayı onaylayan öğretim elemanı sorumludur.</p>

<p><strong>Klinik uygulamalarda yeterlilik</strong></p>

<p><strong>MADDE 33- </strong>(1) Klinik uygulamalarda devam yükümlülüğü ile klinik uygulama yeterliliği birbirinden bağımsız olarak değerlendirilir. Devam şartını yerine getiren öğrencilerin ayrıca belirlenen klinik uygulamaları tamamlaması gerekir.</p>

<p>(2) Klinik uygulamalar, her anabilim dalı tarafından yeterlilik esaslı olarak değerlendirilir.</p>

<p>(3) Öğrenciler, ilgili anabilim dalı tarafından belirlenen klinik uygulamaları verilen süre içinde yapmak ve klinik uygulama karnesine işletmek zorundadırlar.</p>

<p>(4) Öğrenciler, normal klinik uygulama süresi içinde yapmak zorunda oldukları klinik uygulamaların en az %70’ini tamamlamak zorundadırlar.</p>

<p>(5) Normal klinik uygulama süresi içinde belirlenen uygulamaların %70’ini tamamlayamayan öğrenciler başarısız sayılırlar ve ilgili dersi ve klinik uygulamayı bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p>(6) Normal klinik uygulama süresi içinde uygulamaların en az %70’ini tamamlayan ancak tamamını bitiremeyen öğrencilerine, bu Yönetmeliğin telafi hükümleri uygulanır.</p>

<p>(7) Öğrencilerin klinik uygulama sonu veya yılsonu sınavına girebilmesi için;</p>

<p>a) Devam şartını yerine getirmeleri,</p>

<p>b) Belirlenen klinik uygulamaların %100’ünü tamamlamaları,</p>

<p>c) Klinik uygulama karnesini eksiksiz olarak teslim etmeleri,</p>

<p>ç) Yapılması hâlinde uygulama veya pratik sınavından başarılı olmaları,</p>

<p>gerekir.</p>

<p><strong>Klinik uygulamalarda seminer</strong></p>

<p><strong>MADDE 34- </strong>(1) Beşinci sınıf öğrencileri; bilimsel araştırma, literatür değerlendirme ve sunum becerilerini geliştirmek amacıyla eğitim-öğretim yılı içerisinde kendisine belirlenen akademik danışman öğretim elemanının bulunduğu anabilim dalının faaliyet alanına uygun ve onun gözetiminde bir seminer konusu belirlemek ve seminerini hazırlamakla yükümlüdürler.</p>

<p>(2) Öğrenciler, seminerini belirlenen tarihte başarıyla sunmak zorundadırlar.</p>

<p>(3) Belirlenen tarihe kadar seminerini başarıyla sunmayan öğrenciler, eğitim-öğretim yılı içerisinde istenilen uygulamaları tamamlamış olsa bile akademik danışmanın bulunduğu anabilim dalının klinik uygulama sonu final sınavına giremezler.</p>

<p>(4) Klinik sonu final sınavına giremeyen öğrenciler, seminerini ilgili klinik uygulamanın bütünleme sınavı tarihine kadar başarıyla sunması hâlinde bütünleme sınavına girebilirler.</p>

<p>(5) Seminerini ilgili klinik uygulamanın bütünleme sınavı tarihine kadar başarıyla sunmayan öğrenciler, ilgili klinik uygulamanın bütünleme sınavına giremez. Bu öğrenciler hakkında bu Yönetmeliğin ilgili klinik uygulamanın tekrarına ilişkin hükümler uygulanır.</p>

<p><strong>Klinik uygulamaların yaz döneminde yapılması</strong></p>

<p><strong>MADDE 35- </strong>(1) Bir önceki sınıftaki derslerin tümünü yılsonu sınavında başarılı bir şekilde tamamlayan öğrenciler klinik uygulaması bulunan derslerde, bir sonraki eğitim-öğretim yılında dördüncü veya beşinci sınıfta almaları gereken klinik uygulamaların en fazla %50’sini takip eden yaz döneminde yapabilirler.</p>

<p>(2) Yaz dönemindeki klinik uygulama programının açılıp açılmamasına; eğitim ortamları, hasta sayısı, öğretim elemanı imkânları ve anabilim dallarının görüşleri alınarak fakülte yönetim kurulu tarafından karar verilir.</p>

<p>(3) Yaz dönemi klinik uygulamasına katılmak isteyen öğrenciler, program başlamadan önce Dekanlığa dilekçeyle başvururlar.</p>

<p>(4) Yaz dönemi klinik uygulamasına katılan öğrenciler iki haftadan az çalışamazlar. İki haftadan az süreyle yapılan klinik çalışmalar değerlendirmeye alınmaz.</p>

<p>(5) Yaz döneminde yapılan klinik uygulamalar, ilgili anabilim dalı tarafından öğrencilerin klinik uygulama karnesine kayıt edilir.</p>

<p><strong>Klinik uygulamalarda başarı durumunun ilan edilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 36- </strong>(1) Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin klinik uygulamalara ilişkin devam ve başarı durumları ile yılsonu sınavına girme hakkı kazanıp kazanmadıkları ilgili anabilim dalı başkanlığı tarafından ilan edilir.</p>

<p>(2) Üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin ilgili dersin/klinik uygulamanın klinik uygulama sonu teorik ve/veya uygulamalı sınavına/final sınavına girebilmeleri için anabilim dallarının akademik kurulları tarafından belirlenen ve fakülte kurulu tarafından onaylanan uygulamaların %100’ ünü tamamlamaları gerekir.</p>

<p>(3) Beşinci sınıf klinik uygulamalarında ara sınav yapılması zorunlu değildir. Ancak ilgili anabilim dalı akademik kurulunun önerisi ve Fakülte Kurulunun onayıyla ara sınav yapılabilir.</p>

<p>(4) Klinik uygulamalara ilişkin devam, başarı ve sınava girme durumlarının sınav tarihinden en az bir gün önce Fakültenin iletişim araçları üzerinden ilan edilmesi gerekir.</p>

<p><strong>Klinik uygulamaların telafisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 37- </strong>(1) Normal klinik uygulama süresi içinde belirlenen uygulamaların en az %70’ini tamamlayan ancak tamamını bitiremeyen öğrencilere telafi hakkı verilir.</p>

<p>(2) Normal klinik uygulama süresi içinde belirlenen uygulamaların %70’ini tamamlayamayan öğrenciler, klinik uygulamayı bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p>(3) Telafiye kalan öğrenciler, normal uygulama süresi içinde tamamlayamadıkları klinik uygulamalarını tamamlamak zorundadırlar. Telafi döneminde klinik uygulamalarının en fazla %30’luk kısmı tamamlanabilir.</p>

<p>(4) Öğrenciler eksik kalan klinik uygulamalarını akademik takvimde belirtilen telafi döneminde tamamlarlar.</p>

<p>(5) Telafi döneminde de belirlenen klinik uygulamaları tamamlayamayan öğrenciler bütünleme sınavına giremezler ve ilgili dersi/klinik uygulamayı bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p>(6) İlgili anabilim dalı akademik kurulunun gerekli görmesi hâlinde telafi dönemi sonunda uygulama veya pratik sınav yapılabilir.</p>

<p>(7) Telafi dönemi sonunda uygulama veya pratik sınav yapılması hâlinde, öğrencilerin bütünleme sınavına girebilmeleri için bu sınavdan başarılı olmaları gerekir.</p>

<p>(8) Öğrenciler bir eğitim-öğretim yılında en fazla üç klinik uygulamanın telafi hakkından yararlanabilirler.</p>

<p>(9) Üçten fazla klinik uygulamada belirlenen yükümlülükleri tamamlayamayan öğrencilere telafi hakkı verilmez. Bu öğrenciler başarısız olduğu tüm dersleri ve klinik uygulamaları bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p><strong>Beşinci sınıfı tekrar eden öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 38- </strong>(1) Klinik uygulamalarını tamamlayan ancak klinik uygulama sonu sınavından başarısız olanlar, ilgili anabilim dalı akademik kurulunun önerisi üzerine Fakülte Yönetim Kurulu tarafından belirlenen tarihte bütünleme sınavına girerler.</p>

<p>(2) Klinik uygulamaların %70’ini tamamlayamayanlar başarısız sayılırlar ve ilgili klinik uygulamayı tekrar ederler.</p>

<p>(3) Tekrar eden öğrenciler, almakla yükümlü oldukları klinik uygulamaların tamamlanmasının ardından en fazla bir klinik uygulamadan başarısız olmaları hâlinde, ilgili anabilim dalının uygun gördüğü tarihte bu klinik uygulamayı tekrar edebilirler.</p>

<p>(4) Tekrar alınan klinik uygulamanın başarıyla tamamlanmasının ardından öğrenciler klinik uygulama sonu sınavına girerler. Bu sınavdan başarısız olmaları hâlinde, ilgili anabilim dalı akademik kurulunun önerisi üzerine Fakülte Yönetim Kurulu tarafından belirlenen tarihte bütünleme sınavına alınırlar.</p>

<p>(5) Klinik uygulamaların en az %70’ini tamamlayan ancak tamamını bitiremeyen beşinci sınıf tekrar öğrencilerine, diğer klinik uygulamalarını tamamladıktan sonra ilgili anabilim dalı tarafından uygun görülen tarihte telafi hakkı verilir.</p>

<p>(6) Telafi döneminde klinik uygulamalarını tamamlayan öğrenciler, ilgili anabilim dalı akademik kurulunun önerisi üzerine Fakülte Yönetim Kurulu tarafından belirlenen tarihte bütünleme sınavına girerler.</p>

<p><strong>Klinik uygulamalarda mesleki davranış ve sorumluluk</strong></p>

<p><strong>MADDE 39- </strong>(1) Klinik uygulamalar sırasında öğrenciler;</p>

<p>a) Öğretim elemanlarının gözetim ve talimatlarına uymakla,</p>

<p>b) Yetkinlik ve yetki sınırları dışında işlem yapmamaya özen göstermekle,</p>

<p>c) Hasta hakları ve hasta mahremiyetine dikkat etmekle,</p>

<p>ç) Hasta kayıtlarını doğru ve eksiksiz tutmakla,</p>

<p>d) Enfeksiyon kontrolü, sterilizasyon ve atık yönetimi kurallarına uymakla,</p>

<p>e) Kişisel koruyucu ekipmanları uygun biçimde kullanmakla,</p>

<p>f) Hastalara, çalışanlara ve diğer öğrencilerine karşı mesleki ve etik davranmakla,</p>

<p>g) Klinik araç, gereç, cihaz ve malzemeleri dikkatli kullanmakla,</p>

<p>yükümlüdürler.</p>

<p>(2) Öğrenciler, öğretim elemanının bilgisi ve onayı olmaksızın hastaya herhangi bir tanı veya tedavi işlemi uygulayamazlar.</p>

<p>(3) Klinik kurallarına uymayan, hasta güvenliğini tehlikeye düşüren veya yetkisi dışında işlem yapan öğrencilerin klinik uygulamasına ilgili öğretim elemanı tarafından son verilebilir. Durum, tutanakla ilgili anabilim dalı başkanlığına ve Dekanlığa bildirilir.</p>

<p>(4) Öğrencilerin kusuru veya dikkatsizliği nedeniyle araç, gereç ve cihazlarda meydana gelen zararların tazmini hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p>(5) Bu maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı davranan öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanun ve ilgili disiplin hükümleri uygulanır.</p>

<p>ALTINCI BÖLÜM</p>

<p>Sınavlar ve Sınavların Uygulanmasına İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Ölçme ve değerlendirme ilkeleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 40- </strong>(1) Ölçme ve değerlendirme faaliyetleri; program yeterlilikleri, ders öğrenme çıktıları, mesleki yeterlilikler ve klinik eğitim hedefleri esas alınarak yürütülür.</p>

<p>(2) Ölçme ve değerlendirme süreçlerinde;</p>

<p>a) Geçerlik,</p>

<p>b) Güvenirlik,</p>

<p>c) Şeffaflık,</p>

<p>ç) Tarafsızlık,</p>

<p>d) Eşitlik,</p>

<p>e) Nesnellik,</p>

<p>f) Hesap verebilirlik,</p>

<p>g) Öğrenci merkezli eğitim,</p>

<p>ilkeleri esas alınır.</p>

<p>(3) Derslerin ölçme ve değerlendirme yöntemleri, yarıyıl veya yıl içi çalışmalarının başarı notuna katkısı, uygulama başarı ölçütleri ve sınavlara ilişkin diğer koşullar eğitim-öğretim yılı veya yarıyılının ilk haftasında öğrencilere ilan edilir.</p>

<p>(4) Öğrencilerin bilgi düzeylerinin yanı sıra mesleki becerileri, klinik karar verme yeterlilikleri, iletişim becerileri, etik ve profesyonel davranışları da uygun ölçme ve değerlendirme yöntemleriyle değerlendirilebilir.</p>

<p><strong>Ölçme ve Değerlendirme Komisyonu</strong></p>

<p><strong>MADDE 41- </strong>(1) Fakültede ölçme ve değerlendirme süreçlerinin planlanması, geliştirilmesi, izlenmesi ve iyileştirilmesi amacıyla Dekanlık tarafından Ölçme ve Değerlendirme Komisyonu oluşturulur.</p>

<p>(2) Komisyonun görevleri aşağıdaki şekildedir:</p>

<p>a) Ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik öneriler hazırlamak.</p>

<p>b) Sınav süreçlerini geçerlik, güvenirlik, şeffaflık ve nesnellik yönünden izlemek.</p>

<p>c) Ders ve sınıf düzeyinde ölçme ve değerlendirme sonuçlarını incelemek.</p>

<p>ç) Sınav soruları ve değerlendirme araçlarının program ve ders öğrenme çıktılarıyla uyumunu değerlendirmek.</p>

<p>d) Preklinik ve klinik uygulamalarda kullanılan değerlendirme ölçütlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmak.</p>

<p>e) Ölçme ve değerlendirme süreçlerine ilişkin kalite güvence çalışmalarını yürütmek.</p>

<p>f) Öğretim elemanlarına ölçme ve değerlendirme konusunda rehberlik etmek.</p>

<p>g) Dekanlık ve Fakülte Kurulu tarafından verilen diğer görevleri yürütmek.</p>

<p>(3) Komisyonun önerileri, ilgili anabilim dalları ve eğitimle ilgili kurul ve komisyonların görüşleri alınarak Fakülte Kurulunda değerlendirilir.</p>

<p><strong>Sınav türleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 42- </strong>(1) Fakültede uygulanacak sınavlar şunlardır:</p>

<p>a) Kısa süreli sınav.</p>

<p>b) Ara sınav.</p>

<p>c) Uygulama sınavı.</p>

<p>ç) Yarıyıl veya yılsonu sınavı.</p>

<p>d) Bütünleme sınavı.</p>

<p>e) Mazeret sınavı.</p>

<p>f) Kliniğe giriş sınavı.</p>

<p>g) Klinik uygulama sonu sınavı.</p>

<p>ğ) Tek ders sınavı.</p>

<p>h) Muafiyet sınavı.</p>

<p>(2) Sınavlar; yazılı, sözlü, elektronik, uygulamalı, hasta başı, yapılandırılmış klinik sınav veya bunların birlikte uygulanması şeklinde yapılabilir.</p>

<p>(3) Sözlü sınavlar, ders vermeye yetkili en az iki öğretim elemanı tarafından yapılır. İlgili anabilim dalında yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmaması hâlinde, Fakülte Yönetim Kurulu tarafından öğretim elemanı görevlendirilebilir.</p>

<p>(4) Sınavlarda açık uçlu, çoktan seçmeli, kısa cevaplı, eşleştirmeli, vaka temelli ve benzeri farklı soru türleri kullanılabilir.</p>

<p>(5) Senatonun kararı doğrultusunda gerekli hâllerde sınavlar elektronik veya çevrim içi ortamda yapılabilir.</p>

<p>(6) Her türlü sınav, uygulama ve değerlendirme 100 tam puan üzerinden yapılır.</p>

<p>(7) Kesirli puanların tam puana dönüştürülmesinde virgülden sonraki değer 0,50 veya daha yüksek ise puan bir üst tam sayıya tamamlanır; 0,50’den düşük ise alt tam sayı esas alınır.</p>

<p><strong>Kısa süreli sınavlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 43- </strong>(1) Kısa süreli sınavlar, yarıyıl veya yıl içinde haberli ya da habersiz olarak ders saatinde yapılan ve yirmi dakikayı geçmeyen sınavlardır.</p>

<p>(2) Kısa süreli sınavlar, ilgili dersin yarıyıl veya yıl içi değerlendirmesine dâhil edilebilir.</p>

<p>(3) Kısa süreli sınavların sayısı ve başarı notuna katkı oranı, dersin sorumlu öğretim elemanı tarafından eğitim-öğretim yılı veya yarıyılının başında öğrencilere ilan edilir.</p>

<p>(4) Kısa süreli sınavlar için mazeret sınavı yapılmaz.</p>

<p><strong>Ara sınavlar ve yarıyıl veya yıl içi çalışmalar</strong></p>

<p><strong>MADDE 44- </strong>(1) Ara sınavlar, eğitim-öğretim programında yer alan derslerin yarıyıl veya yıl içinde yapılan sınavlarıdır.</p>

<p>(2) Her ders için yarıyılda en az bir, yıllık derslerde ise en az iki ara sınav yapılır.</p>

<p>(3) Ara sınavların yanı sıra;</p>

<p>a) Kısa süreli sınavlar,</p>

<p>b) Ödevler,</p>

<p>c) Projeler,</p>

<p>ç) Seminerler,</p>

<p>d) Olgu sunumları,</p>

<p>e) Laboratuvar çalışmaları,</p>

<p>f) Preklinik uygulamalar,</p>

<p>g) Klinik uygulamalar,</p>

<p>ğ) Beceri değerlendirmeleri,</p>

<p>h) Diğer eğitim etkinlikleri,</p>

<p>yarıyıl veya yıl içi çalışması olarak değerlendirilebilir.</p>

<p>(4) Ara sınavlar ve diğer yarıyıl veya yıl içi çalışmalarının ders başarı notuna toplam katkısı %40’tır.</p>

<p>(5) Ara sınavların ve diğer yarıyıl veya yıl içi çalışmalarının sayısı, niteliği ve %40’lık katkı içindeki ağırlıkları, dersin sorumlu öğretim elemanı veya ilgili anabilim dalı tarafından belirlenerek eğitim-öğretim yılı veya yarıyılının ilk haftasında ilan edilir.</p>

<p>(6) Fakülte Kurulu kararı ile ara sınavlar için sınav haftası verilebilir. Klinik uygulamalar hariç, sınav haftasında teorik derslere ara verilir.</p>

<p>(7) Herhangi bir ara sınava veya puanlamaya tabi bir yarıyıl veya yıl içi çalışmasına mazeretsiz olarak katılmayan öğrenciler, ilgili değerlendirmeden sıfır puan almış sayılır.</p>

<p><strong>Yarıyıl veya yılsonu sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 45- </strong>(1) Yarıyıl veya yılsonu sınavı, dersin okutulduğu yarıyıl veya yılın sonunda akademik takvimde belirlenen tarihlerde yapılır.</p>

<p>(2) Öğrencilerin yarıyıl veya yılsonu sınavına girebilmesi için;</p>

<p>a) İlgili derse kayıt yaptırmış olması,</p>

<p>b) Devam şartını yerine getirmiş olması,</p>

<p>c) Dersin preklinik veya klinik uygulamalarını tamamlamış olması,</p>

<p>ç) Belirlenen uygulama, laboratuvar, ödev, proje ve benzeri yükümlülükleri yerine getirmiş olması,</p>

<p>d) Varsa uygulama veya klinik uygulama sonu sınavından başarılı olması,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(3) Bu koşulları yerine getirmeyen öğrenciler yarıyıl veya yılsonu sınavına giremezler. Girmiş olsalar dahi sınavları geçersiz sayılır.</p>

<p>(4) Yarıyıl veya yılsonu sınavının dersin başarı notuna katkısı %60’tır.</p>

<p>(5) Öğrencilerin bir dersten/klinik uygulamadan başarılı sayılabilmeleri için yarıyıl veya yılsonu sınavından 100 tam puan üzerinden en az 60 puan almaları zorunludur.</p>

<p>(6) Yarıyıl veya yılsonu sınavına girmeyen veya bu sınavdan 60 puanın altında alan öğrenciler başarısız sayılırlar.</p>

<p>(7) Öğrenciler yarıyıl veya yılsonu sınavlarında ilgili dersin eğitim-öğretim programında yer alan teorik, preklinik ve klinik uygulama konularından sorumludurlar.</p>

<p><strong>Bütünleme sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 46- </strong>(1) Bütünleme sınavına;</p>

<p>a) Yarıyıl veya yılsonu sınavına girme koşullarını sağladığı hâlde sınava girmeyen öğrenciler,</p>

<p>b) Yarıyıl veya yılsonu sınavına girerek başarısız olan öğrenciler,</p>

<p>c) Preklinik veya klinik uygulama telafisini başarıyla tamamlayan öğrenciler,</p>

<p>ç) Klinik uygulama sonu sınavında başarısız olan öğrenciler,</p>

<p>girebilirler.</p>

<p>(2) Devam şartını veya uygulama başarı koşullarını yerine getirmeyen öğrenciler bütünleme sınavına giremezler.</p>

<p>(3) Bütünleme sınavında alınan puan, yarıyıl veya yılsonu sınavı puanı yerine geçer.</p>

<p>(4) Bütünleme sınavının uygulanmasında ve ders başarı notunun hesaplanmasında yarıyıl veya yılsonu sınavına ilişkin esaslar uygulanır.</p>

<p>(5) Öğrencilerin bütünleme sınavından 100 tam puan üzerinden en az 60 puan almaları zorunludur.</p>

<p>(6) Öğrenciler not yükseltmek amacıyla bütünleme sınavına giremezler.</p>

<p>(7) Seminerini belirlenen tarihte hazırlamayan veya sunmayan beşinci sınıf öğrencileri, seminerlerini ilgili anabilim dalı bütünleme tarihine kadar başarılı olarak sunmaları hâlinde bütünleme sınavına girebilirler.</p>

<p><strong>Mazeret sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 47- </strong>(1) Haklı ve geçerli mazeretleri Fakülte Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen öğrencilere, katılamadıkları ara sınavlar için mazeret sınavı hakkı tanınır.</p>

<p>(2) Mazeret sınavı hakkından yararlanmak isteyen öğrencilerin, mazeretlerinin sona ermesini izleyen beş iş günü içerisinde mazeretlerini gösteren belgelerle Dekanlığa başvurmaları gerekir.</p>

<p>(3) Mazeret sınavının tarihi ve yeri Fakülte Yönetim Kurulu tarafından belirlenerek öğrencilere ilan edilir.</p>

<p>(4) Öğrenciler, mazeretli veya izinli sayıldığı süre içinde sınavlara giremez. Bu süre içinde girdiği sınavlar geçersiz sayılır.</p>

<p>(5) Mazeret sınavına herhangi bir nedenle katılmayan öğrencilere ikinci bir mazeret sınavı hakkı verilmez.</p>

<p>(6) Kısa süreli sınavlar ile yarıyıl veya yılsonu sınavları için mazeret sınavı yapılmaz.</p>

<p>(7) Bütünleme sınavına ilişkin mazeretler, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Fakülte Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilir.</p>

<p><strong>Kliniğe giriş sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 48- </strong>(1) Dördüncü ve beşinci sınıf klinik uygulamalarına başlamadan önce, ilgili anabilim dalının akademik kurulu tarafından kliniğe giriş sınavı yapılır.</p>

<p>(2) Kliniğe giriş sınavı yazılı, sözlü, uygulamalı veya bunların birlikte uygulanması şeklinde yapılabilir. Kliniğe giriş sınavının kapsamı ve değerlendirme yöntemi eğitim-öğretim yılı başında öğrencilerine ilan edilir.</p>

<p>(3) Kliniğe giriş sınavında başarısız olan öğrenciler ilgili klinik uygulamaya başlatılmazlar.</p>

<p>(4) Başarısız olan öğrencilere bir hafta içinde en fazla üç sınav hakkı verilir. Bu sınavlarda da başarısız olan öğrencilere bir hafta sonra bir sınav hakkı daha tanınır.</p>

<p>(5) Son sınav hakkında da başarısız olan öğrenciler, ilgili eğitim-öğretim yılında o klinik uygulamayı yapma hakkı elde edemezler ve ilgili klinik uygulamayı bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p><strong>Üçüncü ve dördüncü sınıf klinik uygulama sonu sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 49- </strong>(1) Üçüncü ve dördüncü sınıflarda klinik uygulaması bulunan zorunlu derslerde, ilgili anabilim dalı tarafından eğitim-öğretim yılı başında ilan edilmek şartıyla klinik uygulama süresi içinde teorik ve/veya uygulamalı klinik uygulama sonu sınavı yapılabilir.</p>

<p>(2) Klinik uygulama sonu sınavının yapılması hâlinde bu sınav baraj niteliğindedir.</p>

<p>(3) Klinik uygulama sonu sınavında başarısız olan öğrenciler ilgili dersin yılsonu sınavına giremez.</p>

<p>(4) Bu öğrencilere bütünleme sınavından önce klinik uygulama sonu tekrar sınav hakkı verilir.</p>

<p>(5) Klinik uygulama sonu tekrar sınavında başarılı olan öğrenciler bütünleme sınavına girebilirler.</p>

<p>(6) Klinik uygulama sonu tekrar sınavında veya bütünleme sınavında başarısız olan öğrenciler, ilgili dersi ve klinik uygulamayı bir sonraki eğitim-öğretim yılında tekrar ederler.</p>

<p><strong>Beşinci sınıf klinik uygulama sonu sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 50- </strong>(1) Beşinci sınıf klinik uygulama sonu sınavı, ilgili klinik uygulamanın sonunda teorik ve/veya uygulamalı olarak yapılır.</p>

<p>(2) Öğrencilerin klinik uygulama sonu sınavına girebilmeleri için;</p>

<p>a) Klinik uygulamalara en az %80 oranında devam etmiş olmaları,</p>

<p>b) Klinik uygulama yükümlülüklerinin %100’ünü tamamlamış olmaları,</p>

<p>c) Klinik uygulama karnesini eksiksiz olarak teslim etmiş olmaları,</p>

<p>ç) Varsa diğer klinik eğitim yükümlülüklerini yerine getirmiş olmaları,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(3) Klinik uygulama sonu sınavı;</p>

<p>a) Hasta başı uygulama sınavı,</p>

<p>b) Pratik sınav,</p>

<p>c) Sözlü sınav,</p>

<p>ç) Teorik sınav,</p>

<p>d) Bu sınavların birlikte uygulanması,</p>

<p>şeklinde yapılabilir.</p>

<p>(4) İlgili anabilim dalı, klinik uygulama sonu sınavının aşamalarını ve değerlendirme yöntemini eğitim-öğretim yılı başında ilan eder.</p>

<p>(5) Uygulamalı veya pratik sınav yapılması hâlinde, bu sınav başarılı veya başarısız olarak değerlendirilebilir. Uygulama sınavında başarısız olan öğrenciler teorik sınava alınmaz.</p>

<p>(6) Klinik uygulama sonu teorik sınavında başarılı sayılabilmek için 100 tam puan üzerinden en az 60 puan alınması gerekir.</p>

<p>(7) Uygulamalı veya pratik sınavda başarılı olup teorik sınavda başarısız olan öğrencilerin uygulama sınavındaki başarısı bütünleme sınavına kadar saklı tutulur.</p>

<p>(8) Klinik uygulama sonu sınavından başarısız olan öğrenciler bütünleme sınavına girer.</p>

<p>(9) Bütünleme sınavı, ilgili anabilim dalı tarafından belirlenen sınav aşamalarını içerir ve öğrenciler kendisi için uygulanması gereken bütün aşamalardan başarılı olmak zorundadırlar.</p>

<p><strong>Tek ders sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 51- </strong>(1) Eğitim-öğretim programındaki bütün dersleri ve klinik uygulamaları başarıyla tamamlamış, ancak mezuniyeti için yalnızca bir dersten başarısız olmuş öğrencilere akademik takvimde belirtilen tarihte tek ders sınavı hakkı verilir.</p>

<p>(2) Tek ders sınavına girebilmek için öğrencilerin ilgili dersin devam, preklinik uygulama ve klinik uygulama şartlarını yerine getirmiş olmaları gerekir.</p>

<p>(3) Devam veya uygulama şartını yerine getirmemiş öğrencilere tek ders sınavı hakkı verilmez.</p>

<p>(4) Tek ders sınavında yarıyıl veya yıl içi değerlendirme puanları dikkate alınmaz.</p>

<p>(5) Tek ders sınavında başarılı sayılabilmek için 100 tam puan üzerinden en az 60 puan alınması zorunludur.</p>

<p>(6) Tek ders sınavında alınan puana karşılık gelen harf notu, ilgili dersin başarı notu yerine geçer.</p>

<p>(7) Tek ders sınavının uygulanmasına ilişkin işlemler Fakülte Yönetim Kurulu tarafından yürütülür.</p>

<p><strong>Muafiyet sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 52- </strong>(1) Üniversiteye yeni kayıt yaptıran öğrenciler için ortak zorunlu yabancı dil dersinden eğitim-öğretim yılı başında muafiyet sınavı yapılabilir.</p>

<p>(2) Muafiyet sınavı, Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yürütülür.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sınav programları ve süreleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 53- </strong>(1) Sınav programları Eğitim-Öğretim Koordinatörlüğünün katkısıyla Dekanlık tarafından hazırlanır.</p>

<p>(2) Ara sınav, uygulama sınavı, yarıyıl veya yılsonu sınavı, bütünleme sınavı, tek ders sınavı ve mazeret sınavlarının tarihleri, sınavların başlamasından en az on gün önce ilan edilir.</p>

<p>(3) İlan edilen sınav programı zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Zorunlu değişiklikler öğrencilerine uygun iletişim araçlarıyla duyurulur.</p>

<p>(4) Millî ve dinî bayramlar gibi resmî tatil günleri dışında cumartesi ve pazar günleri veya hafta içi öğle saatlerinde de sınav yapılabilir.</p>

<p>(5) Sınav süresi, sınavın kapsamı ve uygulanma yöntemi dikkate alınarak ilgili öğretim elemanı veya anabilim dalı tarafından belirlenir.</p>

<p>(6) Öğrenciler sınavlara ilan edilen gün, saat ve yerde girmek ve öğrenci kimlik belgelerini yanlarında bulundurmak zorundadırlar.</p>

<p>YEDİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başarının Değerlendirilmesi, Sınav Sonuçları ve Sınav Güvenliği</p>

<p><strong>Ders başarı notunun hesaplanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 54- </strong>(1) Fakültede mutlak değerlendirme sistemi uygulanır.</p>

<p>(2) Ders başarı notu;</p>

<p>a) Ara sınavlar,</p>

<p>b) Kısa süreli sınavlar,</p>

<p>c) Ödevler,</p>

<p>ç) Projeler,</p>

<p>d) Seminerler,</p>

<p>e) Preklinik ve klinik uygulamalar,</p>

<p>f) Laboratuvar çalışmaları,</p>

<p>g) Diğer yarıyıl veya yıl içi eğitim etkinlikleri,</p>

<p>ile yarıyıl veya yılsonu sınavı ya da bütünleme sınavının birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır.</p>

<p>(3) Yarıyıl veya yıl içi değerlendirmelerinin ders başarı notuna katkısı %40, yarıyıl veya yılsonu sınavı ya da bütünleme sınavının katkısı %60’tır.</p>

<p>(4) Bir dersten başarılı sayılabilmek için;</p>

<p>a) Yarıyıl veya yılsonu sınavı ya da bütünleme sınavından en az 60 puan alınması,</p>

<p>b) Bu sınavın %60’ı ile yarıyıl veya yıl içi değerlendirmelerinin %40’ının toplamından oluşan ders başarı notunun en az 60 olması,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(5) Klinik uygulama sonu sınavı, bütünleme sınavı ve tek ders sınavlarında başarılı sayılabilmek için en az 60 puan alınması zorunludur.</p>

<p>(6) Başarı notunun hesaplanmasında kesirli sonuçlar en yakın tam sayıya yuvarlanır. 0,50 ve üzerindeki kesirler bir üst tam sayıya tamamlanır.</p>

<p><strong>Başarı notları ve katsayıları</strong></p>

<p><strong>MADDE 55- </strong>(1) Öğrencilere, başarı durumlarına göre aşağıdaki harf notlarından biri verilir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p><u>Puan aralığı</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p><u>Harf notu</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p><u>Katsayı</u></p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p><u>Başarı durumu</u></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>90-100</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>AA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>4,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarılı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>80-89</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>BA</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>3,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarılı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>75-79</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>BB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>3,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarılı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>65-74</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>CB</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>2,50</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarılı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>60-64</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>CC</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>2,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarılı.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>0-59</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>FF</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>0,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Başarısız.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>—</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>M</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Muaf.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>—</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>DZ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>0,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Devamsız.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="89">
   <p>—</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>UK</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>0,00</p>
   </td>
   <td valign="top" width="158">
   <p>Uygulamadan kaldı.</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>(2) AA, BA, BB, CB ve CC notlarından birini alan öğrenciler ilgili dersten başarılı sayılır.</p>

<p>(3) FF notu, ilgili dersten başarısız olan öğrencilere verilir. FF notu alan öğrenciler, dersi eğitim-öğretim programında ilk açıldığı yarıyıl veya yılda tekrar alarak devam, uygulama ve sınav şartlarını yerine getirmek zorundadırlar.</p>

<p>(4) M notu, muaf olunan dersler için kullanılır ve GANO hesabına katılmaz.</p>

<p>(5) DZ notu, devam şartını veya sınava girme koşullarını yerine getirmeyen öğrencilere verilir. DZ notu GANO hesabında FF notu gibi değerlendirilir.</p>

<p>(6) Preklinik veya klinik uygulama yükümlülüklerini yerine getirmediği için sınava girme hakkı kazanamayan öğrencilere UK notu verilir.</p>

<p><strong>Genel ağırlıklı not ortalaması</strong></p>

<p><strong>MADDE 56- </strong>(1) GANO, öğrencilerin kayıt yaptırdığı ve harf notu oluşan bütün derslerin kredi değerleri ile başarı notu katsayılarının çarpılması sonucu elde edilen toplamın, bu derslerin toplam kredi değerine bölünmesiyle hesaplanır.</p>

<p>(2) GANO hesabında;</p>

<p>a) Her dersin başarı katsayısı, dersin ulusal kredi değeriyle çarpılır.</p>

<p>b) Elde edilen değerlerin toplamı, hesaplamaya katılan derslerin toplam kredi değerine bölünür.</p>

<p>c) Hesaplama sonucu virgülden sonra iki basamak olacak şekilde gösterilir.</p>

<p>ç) Virgülden sonraki üçüncü basamak beşten küçükse dikkate alınmaz; beş veya daha büyükse ikinci basamak bir artırılır.</p>

<p>(3) Yıllık derslerin başarı notları, dersin tamamlandığı eğitim-öğretim yılının sonundaki yarıyılın GANO hesabına katılır.</p>

<p>(4) Tekrarlanan derslerde öğrencilerin aldığı son harf notu GANO hesabında esas alınır.</p>

<p>(5) Öğrencilerin öğrenimi süresince aldığı bütün notlar not durum belgesinde gösterilir.</p>

<p><strong>Sınav sonuçlarının ilan edilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 57- </strong>(1) Sınav sonuçları, sınav tarihinden itibaren en geç on gün içinde öğrenci bilgi sistemi üzerinden ilan edilir.</p>

<p>(2) Ara sınav sonuçlarının yarıyıl veya yılsonu sınavlarından önce ilan edilmesi zorunludur.</p>

<p>(3) Başarı notuna katkı sağlayan kısa süreli sınav, ödev, proje, seminer, preklinik uygulama, klinik uygulama ve diğer yarıyıl veya yıl içi değerlendirme sonuçları yarıyıl veya yılsonu sınavından önce öğrencilere duyurulur.</p>

<p>(4) İlan edilen sınav sonuçları, ilgili öğretim elemanı tarafından öğrenci bilgi sistemine kayıt edilir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin girmeye hak kazanmadığı bir sınava girdiğinin sonradan anlaşılması hâlinde, ilan edilmiş olsa dahi sınav sonucu iptal edilir.</p>

<p><strong>Sınav sonuçlarına itiraz</strong></p>

<p><strong>MADDE 58- </strong>(1) Öğrencilerin sınav ve diğer değerlendirme sonuçlarına ilişkin itirazları, Üniversitenin değerlendirme sonuçlarına itiraza ilişkin usul ve esasları çerçevesinde yapılır ve sonuçlandırılır.</p>

<p><strong>Sınav güvenliği ve sınav düzeni</strong></p>

<p><strong>MADDE 59- </strong>(1) Sınavların uygulanması, sınav düzeni ve güvenliği ile öğrencilerin ve sınav görevlilerinin sınavlara ilişkin yükümlülükleri, Üniversite tarafından belirlenen ilgili sınav uygulama esaslarına göre yürütülür.</p>

<p>(2) Sınavlarda kopya çeken, kopya çekmeye teşebbüs eden, kopya çekilmesine yardım eden veya sınav düzenini ve güvenliğini ihlal eden öğrenciler hakkında 2547 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Sınav evrakının ve değerlendirme materyallerinin saklanması</strong></p>

<p><strong>MADDE 60- </strong>(1) İlgili öğretim elemanı, yürüttüğü derse ilişkin;</p>

<p>a) Devam çizelgelerini,</p>

<p>b) Sınav evrakını,</p>

<p>c) Cevap anahtarlarını,</p>

<p>ç) Puanlama ve değerlendirme belgelerini,</p>

<p>d) Preklinik ve klinik uygulama değerlendirme formlarını,</p>

<p>e) Başarı notu listelerini,</p>

<p>f) Değerlendirmeye esas diğer belgeleri,</p>

<p>yılsonunda Dekanlığa teslim eder.</p>

<p>(2) Sınav evrakı ve değerlendirmeye esas belgeler, dekanlık tarafından en az iki yıl süreyle basılı veya elektronik ortamda saklanır.</p>

<p>(3) İlgili mevzuatta daha uzun bir saklama süresi öngörülmüşse bu süre uygulanır.</p>

<p>(4) Devam eden bir itiraz, inceleme, soruşturma veya yargı süreci bulunan sınav evrakı, süreç kesin olarak sonuçlanıncaya kadar imha edilemez.</p>

<p>SEKİZİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Mezuniyet, Diploma ve Diğer Akademik Esaslar</p>

<p><strong>Mezuniyet şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 61- </strong>(1) Öğrencilerin Fakülteden mezun olabilmesi için;</p>

<p>a) Eğitim-öğretim programında yer alan bütün zorunlu, seçmeli ve ortak zorunlu dersleri başarıyla tamamlamaları,</p>

<p>b) Preklinik uygulamaları, laboratuvar çalışmaları, gözlemci öğrencilik ve klinik uygulamalara ilişkin bütün yükümlülüklerini yerine getirmeleri,</p>

<p>c) Eğitim-öğretim programında öngörülen toplam 300 AKTS’yi tamamlamaları,</p>

<p>ç) Bu Yönetmelikte ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen mezuniyet şartlarını yerine getirmeleri,</p>

<p>gerekir.</p>

<p>(2) Öğrencilerin mezuniyet tarihi, mezuniyet için gerekli bütün akademik yükümlülüklerini tamamladığı tarihtir.</p>

<p>(3) Bütün ders ve sınavlarını başarmış olmakla birlikte klinik uygulama, telafi, seminer veya benzeri yükümlülükleri devam eden öğrencilerin mezuniyet tarihi, söz konusu yükümlülüklerin başarıyla tamamlandığı ve ilgili birim tarafından kabul edildiği tarihtir.</p>

<p>(4) Öğrencilerin mezuniyet hakkı kazandığı tarihten sonra not değişikliği yapılması hâlinde mezuniyet durumu yeniden değerlendirilir.</p>

<p><strong>Diploma ve diploma eki verilme şartları</strong></p>

<p><strong>MADDE 62- </strong>(1) Mezuniyet şartlarını yerine getiren öğrencilere, ilgili mevzuat ve Üniversite tarafından belirlenen usul ve esaslara göre diş hekimliği diploması verilir.</p>

<p>(2) Diş hekimliği eğitim-öğretim programının tamamını başarıyla bitirenler, 2547 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca yüksek lisans düzeyinde eğitim yapmış sayılırlar.</p>

<p>(3) Diploma almaya hak kazanan öğrencilere, talepleri halinde Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığınca onaylanan diploma eki verilir. Bu belgede, öğrencilerin öğrenim süresince almış olduğu bütün derslerin adları ve kredileri ile standart diploma eki bilgileri yer alır.</p>

<p>(4) Diploma eki, akademik ve mesleki yeterliliklerin uluslararası düzeyde tanınmasına yardımcı olan ve diplomalara ek olarak verilen bir belgedir. Diploma eki, diploma yerine kullanılamaz.</p>

<p>(5) Diploma ve diploma eki öğrencilerin kendisine veya noter tarafından düzenlenmiş vekâletnameyle yetkilendirilen vekiline teslim edilir.</p>

<p>(6) Diploma ve diploma ekinin düzenlenmesi, kaybedilmesi, yenilenmesi veya iptaline ilişkin işlemler Üniversite tarafından çıkarılan ilgili mevzuatına göre yürütülür.</p>

<p><strong>Ön lisans diploması </strong></p>

<p><strong>MADDE 63- </strong>(1) Fakültenin ilk dört yarıyılında yer alan bütün dersleri, preklinik uygulamaları, laboratuvar çalışmalarını ve diğer eğitim yükümlülüklerini başarıyla tamamlayan ancak diş hekimliği programını tamamlamayan veya tamamlayamayan öğrencilere, talepleri hâlinde ilgili mevzuat hükümlerine göre ön lisans diploması verilebilir.</p>

<p>(2) Ön lisans diploması almak üzere yapılacak başvuru herhangi bir süreyle sınırlandırılamaz.</p>

<p>(3) Ön lisans diploması alan öğrencilerin Üniversite ile ilişiği kesilir.</p>

<p>(4) Ön lisans diploması alan öğrenciler, daha sonra diş hekimliği lisans programına geri dönme veya daha önce kazandıkları öğrencilik haklarından yararlanma talebinde bulunamazlar.</p>

<p><strong>Başarı sıralaması </strong></p>

<p><strong>MADDE 64- </strong>(1) Fakülteden mezun olan öğrencilerin mezuniyet başarı sıralaması, öğrencilerin mezuniyet tarihinde oluşan GANO esas alınarak belirlenir.</p>

<p>(2) Mezuniyet başarı sıralamasının belirlenmesinde, öğrencilerin birinci sınıftan beşinci sınıfa kadar aldığı yılsonu akademik başarıları dikkate alınır. Başarı sırasını belirleyecek GANO, öğrencilerin eğitim süresince aldığı bütün derslerin bu Yönetmelik hükümlerine göre hesaplanan genel ağırlıklı not ortalamasıdır.</p>

<p>(3) Başka bir diş hekimliği fakültesinden yatay geçiş yoluyla kabul edilen veya özel öğrencilerin statüsü ile ulusal ve uluslararası değişim programları kapsamında Fakültede öğrenim gören öğrencilerin mezuniyet başarı sıralaması belirlenirken yalnızca Fakültede kayıtlı oldukları süre içerisinde aldıkları ve GANO hesaplamasına dâhil edilen dersler dikkate alınır.</p>

<p>(4) Mezuniyet dönemi birincisi, ikincisi ve üçüncüsünün belirlenmesinde öğrencilerin aşağıdaki şartları sağlaması gerekir:</p>

<p>a) Herhangi bir sınıfı, dersi veya klinik uygulamayı tekrar etmemiş olması.</p>

<p>b) Disiplin cezası almamış olması.</p>

<p><strong>Onur ve yüksek onur öğrencileri</strong></p>

<p><strong>MADDE 65- </strong>(1) Bulundukları eğitim-öğretim yılı sonu itibarıyla almaları gereken bütün dersleri almış ve başarılı olmuş öğrencilerinden;</p>

<p>a) GANO’su 3,00-3,49 arasında olanlar onur öğrencisi,</p>

<p>b) GANO’su 3,50-4,00 arasında olanlar yüksek onur öğrencisi,</p>

<p>sayılırlar.</p>

<p>(2) Disiplin cezası alan öğrenciler, onur veya yüksek onur öğrencisi olamazlar.</p>

<p>(3) Mezuniyet aşamasındaki onur ve yüksek onur değerlendirmeleri öğrencilerin mezuniyet GANO’suna göre yapılır.</p>

<p><strong>Öğrenci hareketliliği</strong></p>

<p><strong>MADDE 66- </strong>(1) Üniversite ile yurt içindeki veya yurt dışındaki yükseköğretim kurumları arasında yapılan anlaşmalar kapsamında değişim programları uygulanabilir.</p>

<p>(2) Öğrenciler; Erasmus+, Farabi, Mevlâna veya ilgili mevzuat kapsamında yürütülen diğer ulusal ve uluslararası değişim programlarından yararlanabilirler.</p>

<p>(3) Değişim programına katılan öğrencilerin gidecekleri kurumda alacakları dersler, preklinik uygulamalar, klinik uygulamalar ve diğer eğitim faaliyetleri, programa katılmadan önce ilgili kurul veya komisyon tarafından değerlendirilir ve Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(4) Değişim programı kapsamında alınan ders ve uygulamaların kredi, AKTS, içerik ve başarı bakımından eşdeğerliği ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin değişim programından dönüşünde başarılı olduğu ders ve uygulamaları eğitim-öğretim programına aktarılır.</p>

<p><strong>Eğitim programlarının değerlendirilmesi ve geliştirilmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 67- </strong>(1) Eğitim-öğretim programı; program amaçları, program yeterlilikleri, ders öğrenme çıktıları, öğrencilerin başarısı ve mezunların mesleki yeterlilikleri yönünden düzenli olarak değerlendirilir.</p>

<p>(2) Eğitim programının değerlendirilmesinde aşağıdaki hususlar dikkate alınır:</p>

<p>a) Öğrencilerin geri bildirimleri.</p>

<p>b) Öğretim elemanı görüşleri.</p>

<p>c) İç ve dış paydaş görüşleri.</p>

<p>ç) Ölçme ve değerlendirme sonuçları.</p>

<p>d) Klinik uygulama sonuçları.</p>

<p>e) Mezun ve işveren geri bildirimleri.</p>

<p>f) Mezun izleme sonuçları.</p>

<p>g) Ulusal ve uluslararası akreditasyon ölçütleri.</p>

<p>ğ) Kalite güvence sistemi kapsamında elde edilen veriler.</p>

<p>h) Bilimsel ve teknolojik gelişmeler.</p>

<p>(3) Eğitim programına ilişkin değerlendirme sonuçları, Eğitim Koordinatörlüğü, Ölçme ve Değerlendirme Komisyonu, müfredatla ilgili kurul ve komisyonlar ile ilgili anabilim dalları tarafından incelenir.</p>

<p>(4) Değerlendirme sonuçlarına göre iyileştirme önerileri hazırlanır ve Fakülte Kuruluna sunulur.</p>

<p><strong>Eğitim programlarının güncellenmesi</strong></p>

<p><strong>MADDE 68- </strong>(1) Eğitim-öğretim programı;</p>

<p>a) Diş Hekimliği Ulusal Çekirdek Eğitim Programı,</p>

<p>b) Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi,</p>

<p>c) Ulusal ve uluslararası kalite ve akreditasyon standartları,</p>

<p>ç) Bilimsel ve teknolojik gelişmeler,</p>

<p>d) Toplumun ağız ve diş sağlığı gereksinimleri,</p>

<p>e) Sağlık hizmetlerinin sunum biçimindeki değişiklikler,</p>

<p>f) Eğitim programı değerlendirme sonuçları,</p>

<p>doğrultusunda güncellenebilir.</p>

<p>(2) Öğretim planlarında yapılacak değişiklikler, ilgili anabilim dalları ile eğitim-öğretimle ilgili kurul ve komisyonların görüşleri alınarak Fakülte Kurulunun önerisi üzerine Senato tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(3) Eğitim programı değişiklikleri, kural olarak takip eden eğitim-öğretim yılı başından itibaren uygulanır.</p>

<p>(4) Eğitim programında yapılan değişikliklerde öğrencilerin kazanılmış hakları gözetilir.</p>

<p>(5) Program değişikliği nedeniyle kaldırılan, birleştirilen, adı veya içeriği değiştirilen derslere ilişkin intibak işlemleri Fakülte Kurulunun önerisi ve Senato kararıyla belirlenir.</p>

<p>DOKUZUNCU BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Öğrencilerin kıyafet ve tanıtım kartı yükümlülüğü</strong></p>

<p><strong>MADDE 69- </strong>(1) Öğrenciler, pratik ve klinik uygulamalarda diş hekimliği mesleğinin preklinik ve klinik şartlarına uygun kıyafetler giyer.</p>

<p>(2) Öğrenciler, uygulama alanlarında adlarını, soyadlarını ve sınıflarını gösteren tanıtım kartlarını görünür biçimde taşırlar.</p>

<p><strong>Araç, gereç, cihaz ve malzemelerin korunması</strong></p>

<p><strong>MADDE 70- </strong>(1) Öğrenciler, eğitim-öğretim faaliyetlerinde kullandıkları laboratuvar, klinik, simülasyon ve diş hekimliği cihazları ile araç, gereç ve malzemeleri özenle kullanmak zorundadırlar.</p>

<p>(2) Öğrencilerin kastı, kusuru, ihmali veya kullanım talimatlarına aykırı davranışı sonucunda meydana gelen zararlar tutanakla tespit edilir.</p>

<p>(3) Meydana gelen zararın tazminine ilişkin işlemler ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür.</p>

<p>(4) Öğrencilere kişisel kullanım amacıyla teslim edilen araç, gereç, cihaz veya malzemelerin kaybolması ya da zarar görmesinden öğrenciler sorumludur.</p>

<p><strong>Özel gereksinimli öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 71- </strong>(1) Özel gereksinimli öğrencilerin eğitim-öğretim, uygulama ve sınav süreçlerine ilişkin işlemleri, Üniversitenin engelli öğrencilerin eğitim-öğretim ve sınav uygulamalarına ilişkin usul ve esasları çerçevesinde yürütülür.</p>

<p>(2) Bu kapsamda yapılacak düzenlemelerde, diş hekimliği eğitim programının yeterlilikleri, hasta güvenliği, mesleki yeterlilikler ve diş hekimliği mesleğinin temel gerekleri gözetilir.</p>

<p>(3) Yapılacak düzenlemeler, öğrencinin eğitim programında öngörülen temel bilgi, beceri ve mesleki yeterlilikleri kazanma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>

<p><strong>Özel durumlarda eğitim-öğretim</strong></p>

<p><strong>MADDE 72- </strong>(1) Deprem, salgın hastalık, savaş, seferberlik, terör, doğal afet ve benzeri mücbir veya olağan dışı durumlarda eğitim-öğretimin devamının sağlanması ve öğrencilerin mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla eğitim-öğretim faaliyetlerinin şekli, süresi ve uygulanmasına ilişkin kararlar Senato tarafından alınır.</p>

<p>(2) Olağan dışı durumlarda Senato;</p>

<p>a) Akademik takvimde değişiklik yapmaya,</p>

<p>b) Ders, uygulama ve sınavların tarihlerini yeniden belirlemeye,</p>

<p>c) Eğitim-öğretimi kısmen veya tamamen uzaktan eğitim yoluyla yürütmeye,</p>

<p>ç) Preklinik ve klinik uygulamaların telafisine ilişkin özel düzenlemeler yapmaya,</p>

<p>d) Sınav ve değerlendirme yöntemlerini değiştirmeye,</p>

<p>e) Öğrencilerin kazanılmış haklarını koruyacak geçici tedbirler almaya,</p>

<p>yetkilidir.</p>

<p>(3) Derslerin yüz yüze yürütülmesi esastır. Ancak derslerin niteliğinin uygun olması ve Senato tarafından karar alınması hâlinde teorik dersler kısmen veya tamamen uzaktan öğretim yoluyla yürütülebilir.</p>

<p>(4) Preklinik ve klinik uygulamaların uzaktan eğitim yoluyla yürütülemeyen kısımları yüz yüze olarak tamamlanır.</p>

<p>(5) Olağan dışı durumlarda alınacak kararlar, program yeterlilikleri ve hasta güvenliği gözetilerek uygulanır.</p>

<p><strong>Kayıt dondurma</strong></p>

<p><strong>MADDE 73- </strong>(1) Öğrencilerin kayıt dondurma talepleri, ilgili mevzuat hükümleri ile Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p>(2) Kayıt dondurmayı gerektiren haklı ve geçerli nedenlerin belgelendirilmesi zorunludur.</p>

<p>(3) Kayıt dondurma başvuruları, güz yarıyılı ders kayıtlarının başladığı tarihten itibaren on iş günü içinde yapılır.</p>

<p>(4) Kayıt donduran öğrenciler, kayıt dondurduğu yarıyılda eğitim-öğretim faaliyetlerine devam edemez; derslere, preklinik ve klinik uygulamalara katılamaz ve sınavlara giremez.</p>

<p>(5) Kayıt dondurulan süre, öğrencilerin azami eğitim-öğretim süresine eklenir.</p>

<p>(6) Kayıt dondurmadan önce tamamladığı klinik uygulamaların geçerliliği, ilgili anabilim dalının görüşü alınarak Fakülte Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p><strong>Üniversiteden ayrılma ve ilişik kesme</strong></p>

<p><strong>MADDE 74- </strong>(1) Kendi isteğiyle Üniversiteden ayrılmak isteyen öğrenciler, ilgili birime başvurur. Bu şekilde ayrılan öğrencilerin geri dönüş isteği kabul edilmez.</p>

<p>(2) Öğrencilerin kendi isteğiyle ayrılması, başka bir yükseköğretim kurumuna geçmesi, ön lisans diploması alması, gerçeğe aykırı belge veya beyanla kayıt yaptırdığının belirlenmesi veya ilgili mevzuat uyarınca öğrencilik hakkını kaybetmesi hâllerinde Üniversiteyle ilişiği kesilir.</p>

<p>(3) İlişik kesme işlemlerinin tamamlanabilmesi için öğrencilerin Üniversiteye ait araç, gereç, cihaz, kitap, belge ve benzeri materyalleri teslim etmesi ve varsa mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir.</p>

<p>(4) Üniversiteden ayrılan öğrencilere, talebi hâlinde öğrenim durumunu gösteren belge verilir.</p>

<p>(5) Öğrencilerin ilişik kesme tarihine kadar elde ettiği not ve akademik kayıtlar öğrenci bilgi sisteminde muhafaza edilir.</p>

<p><strong>Tebligat ve duyurular</strong></p>

<p><strong>MADDE 75- </strong>(1) Öğrencilerine yapılacak bireysel tebligatlar; imza karşılığı elden, öğrencilerin Üniversiteye bildirdiği adrese posta yoluyla, öğrenci bilgi sistemi üzerinden, Üniversite tarafından tahsis edilen elektronik posta adresine ve ilgili mevzuatın izin verdiği diğer elektronik tebligat yöntemleriyle yapılabilir.</p>

<p>(2) Öğrenciler, iletişim ve adres bilgilerini güncel tutmak ve değişiklikleri süresi içinde Üniversiteye bildirmekle yükümlüdür.</p>

<p>(3) Öğrencilerin bildirdiği adresin eksik veya yanlış olması ya da adres değişikliğini bildirmemesi nedeniyle kendisine ulaştırılamayan tebligatlar, bildirilen son adrese yapılmış sayılır.</p>

<p>(4) Bütün öğrencileri veya belirli bir öğrenci grubunu ilgilendiren genel duyurular; öğrenci bilgi sistemi, Fakültenin veya Üniversitenin internet sayfası ya da resmî ilan araçları üzerinden yapılabilir.</p>

<p>(5) Öğrenciler, öğrenci bilgi sistemi ve Üniversite tarafından kullanılan resmî duyuru araçlarını takip etmekle yükümlüdürler.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan hâller</strong></p>

<p><strong>MADDE 76- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde; 2547 sayılı Kanun, 24/9/2019 tarihli ve 30898 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ön Lisans, Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, YÖK kararları, ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 77- </strong>(1) 30/1/2023 tarihli ve 32089 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 78- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 79- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/erzincan-binali-yildirim-universitesi-dis-hekimligi-fakultesi-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="20585"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/balikesir-universitesi-yabanci-diller-yuksekokulu-yabanci-dil-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/balikesir-universitesi-yabanci-diller-yuksekokulu-yabanci-dil-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 28 Eylül 2026 Tarihli ve 33384 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Balıkesir Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU YABANCI DİL EĞİTİM-ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu tarafından yürütülecek olan yabancı dil hazırlık eğitimi ve diğer yabancı dil derslerinin öğretimi ve sınavlarında uygulanacak usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, Balıkesir Üniversitesi ön lisans, lisans, lisansüstü yabancı dil hazırlık sınıfları ile diğer yabancı dil derslerinde yürütülen eğitim-öğretim ve sınavlarda uygulanan usul ve esaslara ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 üncü, 44 üncü ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Birim: Üniversiteye bağlı enstitü/fakülte/yüksekokul/meslek yüksekokulunu,</p>

<p>b) Danışma Kurulu: Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Danışma Kurulunu,</p>

<p>c) Hazırlık programı: Yabancı Diller Yüksekokulunda yürütülen zorunlu yabancı dil eğitiminin verildiği programı,</p>

<p>ç) Müdür: Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürünü,</p>

<p>d) Ortak zorunlu yabancı dil dersleri: 23/3/2016 tarihli ve 29662 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesi hükümlerine göre yürütülen dersleri,</p>

<p>e) Program: Öğrencilerin ÖSYM tarafından yerleştirildikleri ön lisans ve lisans programları ile Üniversiteye bağlı enstitü tarafından yerleştirildikleri lisansüstü programları,</p>

<p>f) Senato: Balıkesir Üniversitesi Senatosunu,</p>

<p>g) Seviye belirleme sınavı: Hazırlık eğitimi alacak öğrencilerin yabancı dil seviyelerini belirlemek üzere yapılan sınavı,</p>

<p>ğ) Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi: Avrupa ve Türkiye Yeterlilikler Çerçeveleri ile uyumlu olacak şekilde tasarlanan ve yükseköğretim düzeylerine yönelik eğitim ve öğretim programlarını içeren yeterlilikler çerçevesini,</p>

<p>h) Üniversite: Balıkesir Üniversitesini,</p>

<p>ı) Yabancı Diller Yüksekokulu (BAUN YDYO): Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunu,</p>

<p>i) Yeterlik sınavı: Zorunlu hazırlık programına dahil olan öğrencilerin yabancı dil hazırlık programından muaf olabilmeleri için girdikleri sınavı,</p>

<p>j) Yüksekokul Kurulu: Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Kurulunu,</p>

<p>k) Yüksekokul Müdürlüğü: Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğünü,</p>

<p>l) Yüksekokul Yönetim Kurulu: Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yönetim Kurulunu,</p>

<p>m) Zorunlu hazırlık eğitimi: Öğretim dili tamamen veya kısmen yabancı dil olan programlarda öğrencinin devam etmek zorunda olduğu yabancı dil eğitimini,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Ortak Zorunlu Yabancı Dil Dersleri Esasları</p>

<p><strong>Ortak zorunlu yabancı dil dersleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Üniversitenin Birimlerinde verilen ortak zorunlu yabancı dil dersleri, Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre yürütülür.</p>

<p>(2) Üniversitenin ön lisans ve/veya lisans düzeyinde öğretim yapan bölümlerinde/programlarında ortak zorunlu yabancı dil dersleri, Üniversiteye kayıt yaptıran tüm öğrencilerin alması gereken zorunlu derslerdir.</p>

<p>(3) Ortak zorunlu yabancı dil dersleri için devam zorunluluğu, 13/10/2025 tarihli ve 33046 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Balıkesir Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenir.</p>

<p>(4) Ortak zorunlu yabancı dil derslerinden muaf olmuş veya bu dersleri almış ve başarılı olmuş öğrenci, daha sonraki yarıyıllarda farklı yabancı dil derslerini alabilir.</p>

<p>(5) Ortak zorunlu yabancı dil dersleri eğitim-öğretim yılı başlamadan önce Senato tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yüz yüze veya uzaktan eğitim yoluyla yürütülebilir.</p>

<p>(6) Ortak zorunlu yabancı dil derslerinin değerlendirmesi, Balıkesir Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır.</p>

<p><strong>Ortak zorunlu yabancı dil dersinden muafiyet</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Her akademik yılın başında akademik takvimde ilan edilen tarihte ortak zorunlu yabancı dil muafiyet sınavı yapılır.</p>

<p>(2) Öğrenciler ortak zorunlu yabancı dil ders muafiyetleri için açılacak sınavlara (Zorunlu Arapça Hazırlık Sınıfı hariç), Üniversiteye ilk kayıt oldukları eğitim-öğretim yılında akademik takvimde belirtilen tarihlerde girerler ve bu haktan bir kez yararlanırlar.</p>

<p>(3) Ortak zorunlu yabancı dil muafiyet sınavına, eğitim-öğretimini tamamen veya kısmen yabancı dilde yapan bölüm/program öğrencileri dışında kalan öğrenciler girebilir.</p>

<p>(4) Öğrenci ilan edilen gün, saat ve yerde sınava girmek zorundadır. Bu sınav için mazeret/telafi sınavı hakkı verilmez.</p>

<p>(5) Sınavın yürütücüsü Yüksekokul Müdürlüğü olup, sınav güz ve bahar yarıyılı başarı notlarının belirlenmesine yönelik olarak tek oturumda yapılır.</p>

<p>(6) Sınavın kapsamı güz ve bahar yarıyılında okutulan ortak zorunlu yabancı dil derslerinin müfredatına eşdeğerdir.</p>

<p>(7) Ortak zorunlu yabancı dil muafiyet sınavından 60 ve üzeri puan alan öğrenciler ortak zorunlu yabancı dil dersinden hem güz hem de bahar dönemi olmak üzere muaf olurlar.</p>

<p>(8) Yüksekokul Müdürlüğü tarafından öğrencinin muafiyet sınav sonuçları kayıtlı olduğu birime gönderilir.</p>

<p>(9) Daha önce bir başka yükseköğretim kurumunda ortak zorunlu yabancı dil dersleri almış ve başarılı olmuş öğrencilerin, ortak zorunlu yabancı dil derslerinden muaf sayılmasına kayıtlı olduğu birimin yönetim kurulu karar verir.</p>

<p>(10) Ortak zorunlu yabancı dil derslerinin muafiyet sınavlarının başarı değerlendirmesinde Balıkesir Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin 22 nci maddesinde yer alan puan ve harf notu esas alınır.</p>

<p>(11) Geçer notun altında not alan öğrenciler derslere devam etmekle yükümlüdürler.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Yabancı Dil Hazırlık Eğitim ve Öğretimine İlişkin Esaslar</p>

<p><strong>Kayıt</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Yabancı dil hazırlık sınıfında ilk defa öğrenim görecek veya hazırlık sınıfına devam edecek öğrenciler, her akademik yılın başında Üniversite tarafından belirlenen esaslara göre kayıt olmak veya kayıtlarını yenilemek zorundadır.</p>

<p>(2) Yabancı dil hazırlık programında normal öğretim süresi bir yıl olduğundan, bahar yarıyılında yabancı dil hazırlık programına yeni öğrenci kabul edilmez.</p>

<p><strong>Zorunlu hazırlık eğitimi</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Yabancı dil hazırlık programının amacı, eğitim dili kısmen veya tamamen yabancı dil olan bölümlerin öğrencilerine Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesinde belirtilen dil seviyeleri ölçütleriyle uyumlu A1 (Başlangıç), A2 (Temel), B1 (Orta) ve B2 (İleri) düzeylerinde yabancı dil yeterliği kazandırmaktır.</p>

<p>(2) Yabancı dil hazırlık sınıfı eğitimi bir akademik yıl olup azami öğrenim süresi iki akademik yıldır. Hazırlık sınıfında geçirilen süre, öğrencinin kayıtlı olduğu bölümdeki/programdaki azami öğrenim süresinden sayılmaz.</p>

<p>(3) Öğrencinin hazırlık eğitimi kapsamında aldığı dersler, lisans programında tamamlamakla yükümlü olduğu derslere ilişkin kredi sınırlamalarının belirlenmesinde ve Ağırlıklı Genel Not Ortalamasının (AGNO) hesaplanmasında dikkate alınmaz.</p>

<p>(4) Yabancı dil hazırlık programı boyunca dersler, seviye belirleme sınavlarındaki başarı düzeylerine göre; haftada en az yirmi en çok otuz saat olacak şekilde düzenlenir ve yürütülür.</p>

<p>(5) Bir seviyede şube açmak için en az beş öğrencinin olması gerekmektedir. Öğrenci sayısının beşin altında olması durumunda öğrenciler seviyelerine en yakın şubelere Yüksekokul Yönetim Kurulu Kararıyla yerleştirilir.</p>

<p>(6) Hazırlık sınıfı ders planı Yüksekokul Kurulunun onayından sonra Senatoya sunulur.</p>

<p>(7) Hazırlık programında öğrenim gören öğrencilere Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikler Çerçevesi kapsamında eğitim-öğretim programları ile ölçme ve değerlendirme uygulamaları yapılır.</p>

<p>(8) Hazırlık sınıfı derslerine devam zorunludur. Derslere en az %80 oranında devam etmeyen öğrenci devamsız sayılır ve yeterlik sınavına giremez.</p>

<p><strong>Seviye belirleme sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Hazırlık programında eğitim alacak öğrenciler Üniversiteye kayıt oldukları ilk eğitim-öğretim döneminin başında seviye belirleme sınavına girmek zorundadır.</p>

<p>(2) Yeni kayıtlı öğrencilerden seviye belirleme sınavına katılmayan ve/veya seviye belirleme sınavından 70 ve üzeri puan alamayan öğrenciler yeterlik sınavına katılamaz ve eğitimlerine hazırlık programında başlar.</p>

<p>(3) Öğrenci, seviye belirleme sınavından aldığı puan doğrultusunda yabancı dil seviyesine göre bir sınıfa yerleştirilir.</p>

<p>(4) Seviye belirleme sınavı için telafi/mazeret sınavı yapılmaz. Herhangi bir sebeple seviye belirleme sınavına girmeyen öğrenciler en alt seviyeden eğitime başlar. Bu seviyelerin tespit, uygulama ve değerlendirme koşulları Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.</p>

<p>(5) Seviyelere göre gruplar belirlenirken, Üniversitenin ders açmak için uyguladığı ilkeler dikkate alınır. Akademik yılın ilk haftasının son iş gününe kadar sınıf danışmanı veya sınıftan sorumlu öğretim elemanlarından en az birinin yazılı önerisi ile uygun görüldüğü takdirde Yüksekokul Yönetim Kurulu kararıyla öğrencinin seviye değişikliği gerçekleştirilebilir.</p>

<p><strong>Yeterlik sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Üniversiteye yeni kaydolmuş öğrencilerden 12 nci madde uyarınca, yabancı dil hazırlık muafiyet koşullarını sağlayamayanların yeterlik sınavına girmek için seviye belirleme sınavından 70 ve üzerinde puan alması gerekir.</p>

<p>(2) Yeterlik sınavı;</p>

<p>a) Üniversitede kısmen veya tamamen yabancı dille eğitim-öğretim yapılan bir programa ilk kez kayıt yaptıran,</p>

<p>b) Daha önceki yıllarda yabancı dil hazırlık programına devam edip başarısız olan,</p>

<p>c) Üniversite içi veya dışından yabancı dil hazırlık programı uygulanan programlara yatay geçiş veya dikey geçiş yapan,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>öğrenciler için Üniversitenin akademik takviminde ilan edilen tarihlerde Yüksekokul tarafından her akademik yılın başında, güz yarıyılı sonunda ve akademik yılın sonunda birer defa olmak üzere yılda üç defa uygulanır. Değerlendirme 100 tam puan üzerinden yapılır.</p>

<p>(3) Yeterlik sınavı aşamalarının içeriği ve puanlama usulü her akademik yılbaşında Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından belirlenir ve internet sitesinde ilan edilir.</p>

<p>(4) Daha önceki akademik yılda hazırlık programında başarısız olan öğrenciler, akademik yıl başlangıcında yapılan yeterlik sınavına, sınav tarihinden en geç yedi iş günü öncesinde Yüksekokula dilekçe ile müracaat ederek bir ön koşul olmaksızın girebilir.</p>

<p>(5) Yeterlik sınavında başarılı olan öğrenciler kaydoldukları programlarda eğitime başlama hakkı elde eder.</p>

<p>(6) Ek kontenjan ve dikey geçiş sınavı ile kayıt yaptıran ve yabancı uyruklu olarak yerleşen öğrencilerin seviye belirleme ve yeterlik sınavları, kayıt tarihlerinin bitiminden sonra Yüksekokul tarafından belirlenen bir tarihte yapılır.</p>

<p>(7) Yeterlik sınavları için mazeret/telafi sınavı yapılmaz.</p>

<p><strong>Başarı ve değerlendirme</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Hazırlık programı süresince her seviyede ölçme değerlendirme faaliyetleri yürütülür. Bu faaliyetler yazılı, sözlü veya hem yazılı hem sözlü olarak yapılabilir.</p>

<p>(2) İlgili birim yönetim kurulu kararıyla değerlendirmede kullanılacak uygulamalar şunlardır:</p>

<p>a) Öğrencinin; dinleme, konuşma, okuma, yazma, dil bilgisi becerileri ölçmek üzere bir akademik yılda dört kez olmak üzere gelişim sınavları yapılır. Sınav tarihleri akademik takvimde ilan edilir. Bu sınavların yılsonu not ortalaması hesaplamasında ağırlığı %60’tır.</p>

<p>b) Bir akademik yıl içerisinde konulara göre Yüksekokul tarafından belirlenen sayıda kısa sınav yapılabilir. Sınav tarihleri Yüksekokul tarafından ilgili dönem içerisinde duyurulur. Bu sınavlar çoktan seçmeli ve/veya beceri temelli olarak yürütülebilir. Bu sınavların yılsonu not ortalaması hesaplamasında ağırlığı %20’dir.</p>

<p>c) Öğrenciler, bir akademik yılda çevrimiçi öğrenim yönetim sistemi etkinlikleri; sunum, portfolyo ve benzeri ölçme yöntemleri üzerinden değerlendirilirler. Ödevlerin şekli ve ortalamadaki ağırlıkları ilgili dönem içerisinde Yüksekokul tarafından belirlenir ve duyurulur. Ödevlerin yılsonu not ortalaması hesaplamasında ağırlığı %20’dir.</p>

<p>(3) Hazırlık sınıfında öğrenim gören öğrencilerden yılsonu genel başarı notu ortalaması 60 ve üzerinde olanlar, yılsonunda yapılan yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınavından başarılı olmak için öğrencinin en az 70 puan alması gerekir.</p>

<p>(4) Öğrenci, hazırlık eğitiminin ilk döneminin sonunda yapılacak ara yeterlik sınavında başarılı olduğu takdirde bölüm ve programlara bu dönemden itibaren devam etme hakkı kazanır. Öğrencinin ilk dönem sonunda yapılacak sınava girebilmesi için derslere devam şartını sınava gireceği dönem bakımından sağlamış olması gerekir.</p>

<p>(5) Hazırlık eğitiminin ikinci dönemi sonunda ders devamını tamamlayan ve yapılan sınavlarda başarılı olan öğrenci, sonraki dönemden itibaren kayıtlı oldukları programlara devam etme hakkı kazanır.</p>

<p>(6) Yabancı dil hazırlık sınıfında ders kredileri, Türkiye Yükseköğretim Yeterlilikleri Çerçevesinde öğrencinin hazırlık sınıfına başlangıçtaki yabancı dil düzeyi de dikkate alınarak Üniversitenin yetkili kurulları tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Hazırlık programından muafiyet</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Aşağıda belirtilen öğrenciler, Yüksekokul tarafından hazırlık programından muaf tutulur:</p>

<p>a) Sınavın yapıldığı tarihten itibaren ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde belirlenen geçerli senesini geçmemesi şartıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen ve yeterlik sınavı içeriği ile uyumlu, ulusal ve/veya uluslararası yabancı dil sınavlarından ÖSYM tarafından oluşturulan güncel eş değerlik tablosuna göre 70 puana karşılık gelen puanları aldıklarını belgeleyenler.</p>

<p>b) En az son üç yılda, öğretim dili olarak belirlenen yabancı dilin ana dili olarak konuşulduğu bir ülkede, o ülke vatandaşlarının devam ettiği ortaöğretim kurumlarında eğitim görüp, ortaöğrenimini bu kurumlarda tamamladıklarını belgeleyenler ve bu belgelerini söz konusu sınavlardan en az yedi iş günü öncesinde Yüksekokul Müdürlüğüne belgelerini sunarak Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından kabul edilenler.</p>

<p>c) Üniversitenin veya hazırlık eğitimi veren diğer üniversitelerin yapmış oldukları seviye belirleme ve yeterlik sınavlarından son üç yıl içinde 70 puan almış olanlar.</p>

<p>(2) Zorunlu yabancı dil hazırlık programından muaf olan veya yeterlik sınavını geçmesine rağmen yine de hazırlık programına devam etmek isteyen öğrenciler, söz konusu yeterlik sınavının sonuçlarının ilanından itibaren bir hafta içinde dilekçe ile Yüksekokul Müdürlüğüne başvuruda bulunurlar. Dilekçeleri Yüksekokul Yönetim Kurulunca uygun bulunduğu takdirde hazırlık eğitimine devam edebilirler. Ancak bu durumdaki öğrenciler muafiyet haklarını kaybederler ve hazırlık programına devam eden diğer öğrencilerle aynı yükümlülükleri yerine getirmek zorundadırlar.</p>

<p>(3) Önceki yıl başarısız olan öğrenciler, yeniden seviye belirleme tespit sınavına girerek bu sınavdan alacakları sonuca göre bu seviyedeki sınıflara Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından yerleştirilirler.</p>

<p>(4) Öğrenci, birinci fıkra gereğince hazırlık sınıfından muaf olduğu takdirde kayıtlı oldukları programa devam etme hakkı kazanır.</p>

<p><strong>Devam durumu</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Yabancı dil yeterlilik ve/veya seviye tespit sınavında başarılı olanlar ile sınavdan muaf olanlar hariç olmak üzere ön lisans, lisans veya lisansüstü programlara kayıt yaptırmış olan öğrenciler yabancı dil hazırlık sınıfına devam etmekle yükümlüdürler.</p>

<p>(2) Hazırlık programında derslere devam zorunludur. Derslere devam, öğretim elemanları tarafından her ders saati yapılan yoklamalarla kontrol edilir ve ilgili sisteme kaydedilir. Öğrencinin devam zorunluluğu, akademik yıl esasına göre belirlenir.</p>

<p>(3) Zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfına devam koşulunu sağlayamayan öğrenciler, kendi bölümlerine/programlarına başlayamazlar, hazırlık sınıfını tekrar ederler.</p>

<p>(4) Bölümleri gereği hazırlık programı zorunlu olan bölüm öğrencilerinin devamsızlığı toplam yarıyıl ders saatinin %20’sini geçtiği takdirde, bu öğrenciler devamsızlıktan kalmış sayılır ve yarıyıl sonlarındaki yabancı dil yeterlik sınavlarına kabul edilmez.</p>

<p>(5) Ek kontenjan ve dikey geçiş sınavı ile kayıt yaptıran ve yabancı uyruklu olarak yerleşen öğrencilerin devamsızlıkları kayıt tarihlerinden itibaren dördüncü fıkra uyarınca değerlendirilir.</p>

<p>(6) Öğrencilerin alacakları sağlık raporları, derse devam sürelerinin hesabında dikkate alınmaz. Öğrenci rapor süresince devamsız sayılır.</p>

<p><strong>Mazeret sınavı</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Seviye belirleme sınavı, yeterlik sınavı ve kısa sınavlar için mazeret sınavı yapılmaz.</p>

<p>(2) Gelişim sınavına katılamayan ve mazeretleri Balıkesir Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği çerçevesinde Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen öğrenciler için mazeret sınavı açılır.</p>

<p><strong>Sınav sonuçlarına itiraz</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Öğrenciler sınav sonuçlarına, sonuçların ilan tarihinden itibaren üç iş günü içinde itiraz edebilir. İtiraz bir dilekçe ile Yüksekokul Müdürlüğüne yapılır. Yapılan itiraz Yüksekokul Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.</p>

<p><strong>Başarısız öğrenciler</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Zorunlu hazırlık eğitimi olan ön lisans, lisans veya lisansüstü programlara kayıtlı olup bir yıl hazırlık eğitimi sonunda başarısız olan öğrenciler, bir yıl daha hazırlık programında öğrenim görebilir.</p>

<p>(2) Devam ve/veya başarı şartlarını yerine getirmeyen öğrenciler eş değerliliği kabul edilen sınavlardan yeterli puan almaları halinde bu belgelerini, bir sonraki akademik yılın başında yapılan yeterlik sınavından en az yedi iş günü öncesinde Yüksekokul Müdürlüğüne ibraz ederek başvuruda bulunurlar.</p>

<p>(3) Zorunlu yabancı dil hazırlık programı öğrencileri yeterlik sınavında başarılı ya da muafiyet koşullarını sağlamadan ilgili programa başlayamaz.</p>

<p><strong>Öğrenime ara verme izni</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Yabancı dil hazırlık eğitimi sırasında yıl tekrarını gerektirecek kayıt dondurma talepleri öğrencilerin programlarının/bölümlerinin bağlı bulunduğu birim tarafından yürütülür. Bu durumdaki öğrenciler derslere ve sınavlara giremezler. Kayıt dondurma süresi bittikten sonra yabancı dil hazırlık programına devam ederler.</p>

<p>(2) Akademik yılın başında kayıt donduran öğrenci, yarıyıl sonu ve yılsonu yeterlik sınavlarına giremez.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Diğer hususlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Birimlerden gelen talepler doğrultusunda yabancı dil sınavları düzenlenebilir. İlgili sınavların uygulama usul ve esasları Senato tarafından belirlenir.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde, 2547 sayılı Kanun, Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Öğretimi ve Yabancı Dille Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik, Balıkesir Üniversitesi Ön Lisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği, 26/5/2024 tarihli ve 32557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Balıkesir Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği hükümleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) 27/7/2014 tarihli ve 29073 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Balıkesir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Dil Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Geçiş hükmü</strong></p>

<p><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümleri, 2026-2027 eğitim-öğretim yılından önce kayıt yaptıran öğrencilere kazanılmış hakları ve öğretim bütünlüğü göz önünde tutularak uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Bu Yönetmelik 2026-2027 eğitim-öğretim yılı başında yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Balıkesir Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/balikesir-universitesi-yabanci-diller-yuksekokulu-yabanci-dil-egitim-ogretim-ve-sinav-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g.jpg" type="image/jpeg" length="97781"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FON KRİZİNDEN ARINMAYA: YANLIŞI SAHİPLENMEYİP İLKELİ DURUŞLA HAKİKATİ VE ADALETİ SAVUNANLAR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/fon-krizinden-arinmaya-yanlisi-sahiplenmeyip-ilkeli-durusla-hakikati-ve-adaleti-savunanlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/fon-krizinden-arinmaya-yanlisi-sahiplenmeyip-ilkeli-durusla-hakikati-ve-adaleti-savunanlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yanlışı Sahiplenmeyen ve Hesap Sorma İradesini Öne Çıkararak Siyasi Ahlakın Hakkını Vermek
                                

Ülke gündemini sarsan fon krizi patlak verdiğinden beri yanlışı sahiplenmeyip üzerine giden, kurumsal yenilenme refleksini ve adalet vurgusunu açık yüreklilikle ortaya koyan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Yanlışı Sahiplenmeyen ve Hesap Sorma İradesini Öne Çıkararak Siyasi Ahlakın Hakkını Vermek</strong></p>

<p>Ülke gündemini sarsan fon krizi patlak verdiğinden beri yanlışı sahiplenmeyip üzerine giden, kurumsal yenilenme refleksini ve adalet vurgusunu açık yüreklilikle ortaya koyan, hesap sorma iradesini öne çıkaran, siyasi ahlakın hakkını veren Sayın @samiltayyar27'ın kaleme aldığı "Bir hakkı teslim edelim" analizini çok kıymetli buluyorum. Şahsi heveslerin değil milletin terazisinin yanında duran çok güçlü bir analiz.</p>

<p>Başta Şamil Tayyar olmak üzere, yanlışı sahiplenmeyen, hakikati teslim eden, "Milletin terazisi şaşmaz" diyen ilkeli duruşu gösteren herkesi yürekten takdir ediyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fon krizinde olduğu gibi, bütün krizler birer yenilenme ve arınma fırsatına dönüştürülmelidir. Bu durumlarda kamu kurum ve kuruluşlarımız başta olmak üzere herkes hukuki meşruiyeti ve "milletin terazisini" şahsi ajandaların üstünde tutmalıdır.</p>

<p><strong>Fon Krizinde İlkeli Duruş Gösterenlere Hukuki Katkı: Hukuki ve Akademik Açıdan Bir Değerlendirme </strong></p>

<p>Fon krizinde yanlışı sahiplenmeyip ilkeli duruş gösteren başta Sayın Şamil Tayyar ve tüm duyarlı aktörlerin bu duruşuna, bir sermaye piyasası hukukçusu olarak hukuki bir perspektifle katkı sunmak istiyorum:</p>

<p>Sayın Tayyar’ın merhum Alev Alatlı’ya atıfla sorduğu "Bu işlemler hukuki olabilir, peki ya helal mi?" sorusu hayati bir ahlaki neşterdir. Ancak bir sermaye hukukçusu olarak bu değerlendirmeye hukuki bir teknik boyut eklemek gerekiyor. Bu işlemler sadece ahlaken "haram" değil, yürürlükteki hukukumuza göre de açıkça "SUÇTUR." 23 yıl önce Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan makalemde bu konuda ayrıntılı değerlendirmeler yapmışım. (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2003, Cilt 52, Sayı 4, s. 299-334)</p>

<p>Bugün küresel ve yerel finansal piyasalarda 'erken bilgi akışı', 'network gücü' veya 'stratejik fon yönetimi' gibi rasyonel kavramların arkasına gizlenen insider trading (içeriden öğrenenlerin ticareti), özü itibarıyla organize bir hak gaspıdır. Kamuya açık olmayan kurumsal gelişmeleri kapalı kapılar ardında öğrenip, pozisyonlarını buna göre alan ve servetlerini katlayan fon zenginleri aslında hukuki olamayan bir işlem yapmaktadır. Yapılan iş ve işlemler Sermaye Piyasası Kanununa göre suçtur. "Stratejik fon yönetimi" veya "erken bilgi akışı" gibi kavramların arkasına gizlenerek, kamuya açıklanmamış bilgilerle kapalı kapılar ardında servet katlamak, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun 106. maddesi kapsamında net bir şekilde İçeriden Öğrenenlerin Ticareti suçudur. Bilgiye asimetrik erişim sağlayan güç odaklarının, finansal okuryazarlığı düşük küçük yatırımcıların birikimlerini sömürmesi piyasa bütünlüğünü yok etmektedir. SPK ve MASAK gibi kurumların, yasaları sadece kağıt üstünde bırakmayıp adli süreçleri ve denetimleri proaktif şekilde işletmesi zorunludur. Özetle; finans dünyasında ahlaki eşiği aşmanın ve küçük yatırımcıyı korumanın tek yolu, piyasa adaletini ve yasal yaptırımları tavizsiz bir şekilde uygulamaktır. Sermaye piyasalarında tam şeffaflık sağlanana dek akademinin, yargının ve denetim organlarının tavizsiz duruşu şarttır.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/rauf-karasu.jpg" rel="nofollow" title="Rauf Karasu"><img alt="Rauf Karasu" height="480" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/07/rauf-karasu.jpg" width="861" /></a></p>

<p><strong>Prof. Dr. Rauf Karasu</strong></p>

<p><strong>Hacettepe Üni. Hukuk Fak. Ticaret Hukuku ABD Başkanı</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/fon-krizinden-arinmaya-yanlisi-sahiplenmeyip-ilkeli-durusla-hakikati-ve-adaleti-savunanlar</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/12/terazi/tokmak-kitapifg8.jpg" type="image/jpeg" length="51549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MİRAS HUKUKUNDA TENKİS DAVASI]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/miras-hukukunda-tenkis-davasi-turkmen</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/miras-hukukunda-tenkis-davasi-turkmen" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GİRİŞ 

Türk miras hukuku sistemi, mirasbırakanın mülkiyet hakkından doğan tasarruf özgürlüğü ile aile bağlarından kaynaklanan mirasçıların korunması ilkesi arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır. Kanunkoyucu, bu doğrultuda mirasbırakanın tasarruf nisabını sınırlandırarak belirli derecedeki yak...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>GİRİŞ </strong></p>

<p>Türk miras hukuku sistemi, mirasbırakanın mülkiyet hakkından doğan tasarruf özgürlüğü ile aile bağlarından kaynaklanan mirasçıların korunması ilkesi arasında bir denge kurmayı amaçlamaktadır. Kanunkoyucu, bu doğrultuda mirasbırakanın tasarruf nisabını sınırlandırarak belirli derecedeki yakınlar lehine "saklı pay" müessesesini ihdas etmiştir. Mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün sınırını aşarak saklı payları ihlal eden sağlararası veya ölüme bağlı tasarrufları doğrudan geçersizlik yaptırımına tabi kılınmamış; bu tasarrufların yasal sınıra indirilmesi hakkı saklı paylı mirasçılara bırakılmıştır. Doktrinde ve uygulamada saklı pay ihlalinin bir yaptırımı olarak kabul edilen "tenkis", mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmını aşan kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini sağlayan şahsa bağlı bir hak ve dava türüdür. Bu çalışmada, tenkis kavramının hukuki çerçevesi, tenkis davasının niteliği, davanın tarafları, görevli ve yetkili mahkeme ile kanunda öngörülen hak düşürücü süreler incelenecektir.</p>

<p><strong>1. TENKİS KAVRAMI</strong></p>

<p>Mirasbırakanın saklı payları aşan ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmaları kendiliğinden hükümsüz sayılmaz. Bu nedenle, tasarruf özgürlüğünü aşan kazandırmaların saklı paylar oranında indirilmesini sağlamak amacıyla saklı paylı mirasçıya dava ve def'i imkânı tanınmıştır. Kelime anlamı "azaltmak, indirmek, kısmak" olan tenkis, saklı pay ihlalinin bir yaptırımıdır.</p>

<p>TMK m. 560/f. 1 uyarınca, <i>"Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarrufların tenkisini dava edebilirler."</i> Ayrıca TMK m. 571/f. 3 gereğince, <i>"Tenkis iddiası def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir."</i></p>

<p><strong>2. TENKİS DAVASI</strong></p>

<p>Tenkis davası; kural olarak saklı paylı mirasçıların, istisnai olarak da bu mirasçıların alacaklılarının, mirasbırakanın tasarruf oranını aşan kazandırmalarının bu oranda etkisizleştirilmesini hâkimden talep ettikleri davadır.<strong> </strong>Mirasbırakanın birden fazla tasarrufu hâlinde tenkis sırası TMK m. 570'te düzenlenmiştir. Buna göre öncelikle ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; birden fazla ölüme bağlı tasarruf bulunması durumunda ise bunlar orantılı olarak tenkise tabi tutulur (TMK m. 563/I).</p>

<p><strong>3. TENKİS DAVASININ HUKUKİ NİTELİĞİ</strong></p>

<p>Tenkis davası, doktrinde yenilik doğuran (inşai) ve miras hukukuna özgü özel bir iptal davası olarak kabul edilmektedir. Dava sonucunda verilen kararla, mirasbırakanın yapmış olduğu tasarruflar mirasın açıldığı tarihten itibaren geçmişe etkili olarak saklı payı aştığı ölçüde geçersiz kılınır.</p>

<p>Bu dava ancak mirasbırakanın ölümüyle açılabilir. Mirasbırakan sağken, yapılan kazandırmaların saklı payları ihlal ettiği kesin olsa ve telafisi imkânsız zararlar doğma ihtimali bulunsa dahi tenkis davası açılamayacağı gibi ihtiyati tedbir talebinde de bulunulamaz. Mirasçıların hakları kesin surette ölüm olgusuna bağlıdır. Bu nedenle bir eş veya altsoy, miras haklarını tamamen etkisizleştirecek şekilde malvarlığını başkasına bağışlayan murisinin tasarruflarına karşı hukuken harekete geçebilmek için onun ölümünü beklemek zorundadır.</p>

<p><strong>4. TENKİS DAVASININ TARAFLARI</strong></p>

<p><strong>4.1. Davacılar</strong></p>

<p>Tenkis davası açma yetkisi (TMK m. 560/I, 562) saklı paylı mirasçılara, belirli şartlarda ise onların alacaklılarına ve iflas idaresine tanınmıştır.</p>

<p>· <strong>a) Saklı Paylı Mirasçılar:</strong> TMK m. 561/I uyarınca dava hakkı; yalnızca mirasbırakanın altsoyu, ana-babası ve eşinden ibaret olan saklı paylı mirasçılara aittir; kardeşler gibi diğer mirasçıların bu hakkı yoktur. Davacıların, murisin ölümü anında mirasçılık sıfatını koruyor olması gerekir; mirastan feragat, reddi miras, yoksunluk veya çıkarma gibi nedenlerle bu sıfatı kaybedenler dava açamaz.</p>

<p>· <strong>b) Saklı Pay Koşulu:</strong> Dava açılabilmesi için mirasçının saklı payını alamamış olması şarttır (TMK m. 560/I). Murisin sağlığında veya ölüme bağlı tasarrufla yaptığı kazandırmalar saklı paya mahsup edilir; payını tam alan mirasçı dava açamaz, eksik alan ise sadece kalan kısım için açabilir. Mirasçı, kazandırmaları terekeye iade ederek saklı pay isteyemez; bunun istisnası intifa veya irat vasiyetlerinin reddedilmesidir.</p>

<p>· <strong>c) Hak Hak sahibine Aittir:</strong> Dava hakkı şahsa bağlı olduğundan, her mirasçı diğerlerinden bağımsız olarak tek başına açar; miras şirketi temsilcisi veya vasiyeti yerine getirme görevlisi bu davayı açamaz. Fiil ehliyeti olmayanlar adına dava kanuni temsilci tarafından açılır. TMK m. 560/II gereğince murisin paylaştırma kuralları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça vasiyet değil, adi paylaşım sayılır.</p>

<p>· <strong>d) Saklı Paylı Mirasçıların Alacaklıları ve İflas Masası:</strong> TMK m. 562 uyarınca; saklı payı zedelenen mirasçı ihtar edilmesine rağmen dava açmazsa, mirasın açıldığı tarihte ellerinde aciz belgesi olan alacaklıları veya mirasçının iflası hâlinde iflas idaresi dava açabilir. Mirasçılıktan çıkarılan kişi bu tasarrufa itiraz etmezse de alacaklılar aynı hakka sahip olur.</p>

<p>· Alacaklıların dava açabilmesi için aciz vesikasının mirasın açıldığı tarihte mevcut olması şarttır; sonradan alınan belgeyle dava açılamaz. Alacaklılar veya iflas masası, borçlu mirasçıya uygun bir süre ihtar ettikten sonra, sadece tahsil edilmemiş alacakları oranında sınırlı bir tenkis talep edebilir. Borçlu mirasçının açtığı davayı kasten kaybetmesi gibi dürüstlüğe aykırı durumlarda alacaklılar bu kastı ispatlayarak dava açabilir. TMK m. 562/II uyarınca alacaklılar, ihtar ve aciz/iflas şartını sağlamak kaydıyla borç miktarınca çıkarma tasarrufunun iptalini de isteyebilir.</p>

<p><strong>4.2. Davalılar</strong></p>

<p>Tenkis davasında davalılar, saklı payları ihlal eden kazandırmaların lehine yapıldığı kişilerdir. Bu kişiler, diğer mirasçılar ya da üçüncü kişiler olabilir. Burada davalı tarafın belirlenmesi bakımından esas olan husus, kişinin lehine tenkise tabi bir kazandırmanın yapılmış olmasıdır. Lehine kazandırma yapılan kişi ölmüşse, bu kişinin mirasçıları davalı konumuna geçer ve kendilerine karşı tenkis davası açılabilir. Tenkis davası, şahsi ve nispi nitelik taşıdığından, kural olarak tenkise tabi tasarrufun mirasbırakan tarafından doğrudan yapıldığı kişiye karşı yöneltilebilir.</p>

<p><strong>5. TENKİS DAVASINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME</strong></p>

<p>HMK m. 2/I uyarınca, aksine bir düzenleme bulunmadıkça malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Tenkis davası da malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava olduğundan, konusunu oluşturan kazandırmanın veya ihlal edilen saklı payın değer ve miktarına bakılmaksızın görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.</p>

<p>Davadaki yetki kuralı ise TMK m. 576 ve HMK m. 11/I-a hükümlerinde düzenlenmiştir. Buna göre, mirasbırakanın tasarruflarının tenkisi davalarında kesin yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir. Yetkinin kesin nitelikte olması sebebiyle, bu durum mahkemece re'sen dikkate alınır ve tarafların yetki sözleşmesiyle başka bir mahkemeyi yetkili kılmaları mümkün değildir.</p>

<p><strong>6. TENKİS DAVASINDA HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER</strong></p>

<p>Tenkis davası açma süreleri TMK m. 571 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarına tecavüz edildiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve herhâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle düşer. Bir tasarrufun iptaliyle önceki tasarruf geçerlilik kazanıyorsa, süreler ancak iptal kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlar.</p>

<p><strong>SONUÇ</strong></p>

<p>Türk miras hukukunda tenkis davası, mirasbırakanın ölüme bağlı ya da sağlararası serbest tasarrufları karşısında, saklı pay sahibi yakın mirasçıların ekonomik varlığını güvence altına alan inşai nitelikte özel bir iptal davasıdır. Mirasbırakan hayattayken bu tasarruflara karşı tedbir alınamaması, korumanın ancak ölüm anından itibaren başlayacağını ortaya koymaktadır. Davanın başarıya ulaşması ve mülkiyet dengesinin yeniden kurulması; doğru davacı ve davalı sıfatlarının tayinine, kesin yetkili olan murisin son yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılmasına ve kanunda öngörülen 1 ve 10 yıllık hak düşürücü sürelere riayet edilmesine bağlıdır.</p>

<p>Sonuç olarak tenkis müessesesi, mirasbırakanın irade özgürlüğü ile aile hukuku dayanışması arasındaki adil dengeyi koruyan en temel mekanizmalardan biridir.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/01/hilal-turkmen.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/01/hilal-turkmen.jpg" /></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hilal TÜRKMEN</strong></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>KAYNAKÇA</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Demir, R. (2020). 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunumuza Göre Açılan Tenkis Davası ile Mirasçıların Açabileceği Diğer Davaların Karşılaştırılması. <i>Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi</i>, 1(1), 341-364. doi.org</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Dural, M., &amp; Öz, T. (2023). <i>Miras hukuku</i>. Filiz Kitabevi.</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Nar, A. (2024). <i>Türk miras hukukunda tenkis</i> (2. baskı). Adalet Yayınevi.</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Tokur, Z. (2020). <i>Tenkis davası</i>. Yetkin Yayınları.</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Turan Başara, G. (2016). Ölüme bağlı tasarrufların tenkisi ve tenkis davası. <i>Türkiye Adalet Akademisi Dergisi</i>, (27), 365-408. izlik.org</span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>.</strong>Yazar, İ. (2017). <i>Miras hukukunda tenkis</i> (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi). Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.</span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/miras-hukukunda-tenkis-davasi-turkmen</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/09/terazi/terazi-themis-kitap-sl.jpg" type="image/jpeg" length="62504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tasfiye edilen fonlarda satış emri vermesine rağmen emri aracı kurum tarafından işleme alınmayan, TEFAS'a iletilmeyen, reddedilen veya iptal edilenlerin hukuki durumu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tasfiye-edilen-fonlarda-satis-emri-vermesine-ragmen-emri-araci-kurum-tarafindan-isleme-alinmayan-tefasa-iletilmeyen-reddedilen-veya-iptal-edilenlerin-hukuki-durumu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tasfiye-edilen-fonlarda-satis-emri-vermesine-ragmen-emri-araci-kurum-tarafindan-isleme-alinmayan-tefasa-iletilmeyen-reddedilen-veya-iptal-edilenlerin-hukuki-durumu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[I. KAPSAM

SPK, 17.09.2026 tarih ve 57/1706–57/1707 sayılı kararlarıyla (Bülten 2026/60), 6362 sayılı SPKn m.96/1 kapsamında yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım-satıma kapatmış ve 131 fonun tasfiyesine karar vermiştir. 2026/61 sayılı Kurul Bülteni’nde ilan edilen ta...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>I. KAPSAM</strong></p>

<p>SPK, 17.09.2026 tarih ve 57/1706–57/1707 sayılı kararlarıyla (Bülten 2026/60), 6362 sayılı SPKn m.96/1 kapsamında yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS’ta işlem gören fonlarını alım-satıma kapatmış ve 131 fonun tasfiyesine karar vermiştir. 2026/61 sayılı Kurul Bülteni’nde ilan edilen tasfiye usul ve esaslarına göre; (i) ihbarlı fonlarda 17.09.2026 saat 13:30’dan, para piyasası fonlarında ise izahnamede yer verilen gün sonu valör atlama saatinden sonra iletilen iade talimatları (satış emirleri) tasfiye esasları kapsamındadır, (ii) TEFAS’a iletilmesine rağmen gerçekleştirilemeyen satış emirlerinin karşılığı fon hesabına borç kaydedilerek tasfiye nakdinden öncelikle ödenecek, (iii) MKK ve tasfiye bankaları gerçekleşmemiş emirleri tespit edecektir. Aracı kurum tarafından işleme alınmamış veya TEFAS’a iletilmeden iptal edilmiş emirler bu kayıtlarda yer almadığından mutabakata dahil olmayacaktır.</p>

<p>Yatırımcılara iletilen bilgiye göre; TEFAS nezdinde herhangi bir talimat iptali bulunmamakta olup platforma iletilen emirler kabul edilmektedir. SPK’nın açıklamasına göre ise tedbir 17.09.2026 saat 13:30’dan sonra alınmıştır.</p>

<p>Buna göre 17.09.2026 tarihinde gün sonu valör atlama saatinden önce verilip aracı kurumca TEFAS’a iletilen satış emirlerinin sahipleri, tasfiye esasları uyarınca zaten fona karşı öncelikli ödenecek alacaklı konumundadır. Bu yazı, 17.09.2026 tarihinde gün sonu valör atlama saatinden önce satış emri verdiği halde emri aracı kurum tarafından hiç işleme alınmayan, aracı kurum nezdinde bekletilip TEFAS’a iletilmeyen veya kabul edildikten sonra TEFAS’a iletilmeden iptal edilen yatırımcıların durumunu incelemektedir. Bu yatırımcılar TEFAS kayıtlarında emir sahibi olarak görünmediğinden, öncelikli alacak statüsünden yoksun kalarak pro-rata tasfiye payına düşme riskiyle karşı karşıyadır. Metinde çerçeve sözleşme hükümlerine yapılan atıflar, piyasada kullanılan standart sözleşmelerden örnek niteliğindedir; her yatırımcı kendi sözleşmesini ayrıca kontrol etmelidir.</p>

<p><i>Not: Bu yazıda “gün sonu valör atlama saati” ifadesi, SPK’nın 2026/61 sayılı Bülteni’nin A/6 maddesinde para piyasası fonları için kullandığı ifadeden hareketle, tüm fonlar bakımından talimatın o günün işlemi olarak kabul edildiği son saati ifade etmek üzere kullanılmıştır. A/6 uyarınca bu saat ihbarlı fonlarda 17.09.2026 saat 13:30 olarak belirlenmiş, para piyasası fonlarında ise izahnamede yer verilen saate bırakılmıştır. Diğer fonlarda TEFAS işlem saatlerinin sona erdiği 13:30 esas alınmakla birlikte, ilgili fonun izahnamesi ayrıca kontrol edilmelidir.</i></p>

<p><strong>II. EMİR İLETİMİ, ARACI KURUMUN SIFATI VE FIFO</strong></p>

<p>Yatırımcının aracı kurum üzerinden verdiği satış emri, hukuki niteliği itibarıyla katılma payının fona iadesi talimatıdır; SPK'nın tasfiye esaslarında geçen "iade talimatı" ifadesi de bu emirleri kapsar. Talimat yatırımcıdan aracı kuruma, aracı kurumdan TEFAS'a (Takasbank), TEFAS'tan da kurucuya ve fona ulaşır; talimatı platforma giren taraf aracı kurumdur. Gün sonu valör atlama saatinden önce iletilen iade talimatı, para piyasası fonlarında aynı gün valörüyle; diğer fonlarda ise ileri fiyatlama esasına göre o günün gün sonu fiyatıyla ve izahnamede belirtilen valörde (T+1, T+2 vb.) sonuçlanır. Bu nedenle talimatın gün sonu valör atlama saatinden önce TEFAS’a iletilip iletilmediği, yatırımcının öncelikli alacaklı mı yoksa pro-rata pay sahibi mi sayılacağını belirleyen asli unsurdur. Kapatmadan önce iletilip fiyatlanmış, ancak valör tarihi kapatma sonrasına kaldığı için ödenmemiş talimatların da gerçekleştirilemeyen talimat olarak öncelikli alacak kapsamında değerlendirilmesi gerekir.</p>

<p>Aracı kurumların fon işlemleri çoğunlukla işlem aracılığı (SPKn m.37) kapsamında, “müşteri adına ve hesabına” veya “kendi adına ve müşteri hesabına” yürütülür; ikinci halde ilişki komisyon niteliğindedir (TBK m.532 vd.) ve vekâlet hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanır. Emir iletimine aracılık ise tanımı gereği emrin başka bir yatırım kuruluşuna iletilmesidir. TEFAS, emrin iletildiği bir yatırım kuruluşu değil Takasbank’ın işlettiği bir platform olduğundan, emri doğrudan TEFAS’a ileten aracı kurumun faaliyeti kural olarak işlem aracılığı niteliğindedir; kurumun yürüttüğü faaliyet yetki belgesi ve çerçeve sözleşmeden ayrıca teyit edilmelidir. Her iki modelde de aracı kurumun asli edimi emri almak ve iletmektir. Emri hiç iletmeyen kurum, bu nitelemelerden hangisine dayanırsa dayansın asli edimini ihlal etmiş olur.</p>

<p>FIFO (ilk giren ilk çıkar), emirlerin alınış sırasına göre kaydedilip iletilmesidir. III-37.1 Tebliği uyarınca aracı kurum emirleri zaman damgalı kaydetmek, gecikmeksizin ve alınış sırasıyla iletmek, müşteriler arasında ayrım yapmamak ve kendi, personeli veya grup şirketlerinin çıkarını müşteri emrinin önüne koymamakla yükümlüdür; standart çerçeve sözleşmeler de müşteri emrini “en iyi şekilde gerçekleştirme, özen ve sadakat borcu” ile zaman önceliğine göre yerine getirmeyi sözleşmesel borç olarak düzenlemektedir. Aynı zaman diliminde bazı emirleri iletip bazılarını iptal eden aracı kurum, hem zaman önceliği hem eşit işlem ilkesini ihlal eder.</p>

<p><strong>III. ARACI KURUMUN EMRİ İPTAL/RET EDEBİLECEĞİ HALLER</strong></p>

<p>İptal yetkisi istisnaidir ve ancak kanun, Kurul düzenlemesi veya sözleşmeye dayanan meşru bir sebeple kullanılabilir:</p>

<p><strong>(a) </strong>Müşterinin iptal talebi</p>

<p><strong>(b) </strong>Hesapta yeterli katılma payı bulunmaması veya paylar üzerinde rehin, haciz, ihtiyati tedbir ya da bloke olması.</p>

<p><strong>(c) </strong>Kimlik, yetki veya temsil eksikliği; 5549 sayılı Kanun kapsamında MASAK’ın işlemi ertelemesi.</p>

<p><strong>(d) </strong>SPKn m.96 kapsamındaki Kurul tedbirleri ile TEFAS’ın işleme kapatılması; ancak yalnızca tedbirin emir anından önce yürürlüğe girmesi halinde.</p>

<p><strong>(e) </strong>Kurucunun, izahname ve III-52.1 Tebliği çerçevesinde Kurul onayıyla katılma payı alım-satımını durdurması.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>(f) </strong>Emrin izahname kurallarına (işlem saati, asgari tutar vb.) aykırı olması.</p>

<p>Aracı kurumun fonun ödeme yapamayacağına dair kendi öngörüsü, likidite veya risk kaygısı, grup şirketini koruma amacı (III-37.1 çıkar çatışması hükümleri), emir yoğunluğu ve kanıtlanmamış teknik arıza meşru iptal sebebi değildir. Komisyoncu/vekil, talimattan ancak müşterinin iznini almanın mümkün olmadığı ve müşterinin durumu bilseydi izin vereceğinin açıkça anlaşıldığı hallerde ayrılabilir (TBK m.505); temerrüde düşen bir fondan çıkmak isteyen yatırımcının emrinin iptaline izin vereceği kabul edilemez. İptalin meşru sebebe dayandığını ispat yükü aracı kurumdadır (TBK m.112).</p>

<p>Çerçeve sözleşmelerdeki sorumsuzluk kayıtları, ağır kusur bakımından TBK m.115/1 uyarınca; faaliyetin SPK izniyle yürütülmesi nedeniyle hafif kusur bakımından da TBK m.115/3 uyarınca kesin hükümsüzdür. Bu kayıtlar ayrıca TBK m.20–25 genel işlem koşulları denetimine ve yatırımcının tüketici sayılması halinde 6502 sayılı Kanun m.5 haksız şart denetimine tabidir. Standart sözleşmelerde yer alan “sözleşmenin Kurul düzenlemelerine aykırı hükümleri uygulanmaz” kaydı da aynı sonucu teyit eder.</p>

<p><strong>IV. DEĞERLENDİRME</strong></p>

<p>Yatırımcının emirleri TEFAS’a hiç ulaşmadığından, çerçeve sözleşmelerdeki “pazar yerinin emri gerçekleştirmemesi” kayıtları uygulanamaz; yatırımcılara iletilen bilgiye göre TEFAS nezdinde bir iptal bulunmamaktadır. SPK’nın açıklamasına göre tedbir 17.09.2026 saat 13:30’dan sonra alındığından, bu saatten önceki emirlerin işleme alınmaması Kurul kararına dayandırılamaz. Tasfiye esaslarının “iletilen” talimatı ölçü alması, aracı kurumca TEFAS’a iletilmemiş emirlerin kapsam dışında kaldığı şeklinde yorumlanmamalıdır; esas alınması gereken, yatırımcının talimatını aracı kuruma ilettiği andır. Talimatın TEFAS’a ulaşmamasının sebebi aracı kurum olduğundan, aracı kurum kendi ihmalinden yararlanamaz. Sistem arızası savunması somut kayıtlarla ispata muhtaçtır. Belirli bir kurucunun fonlarına özgü toplu iptal ise arıza veya sistem yoğunluğu olarak açıklanamaz. Fon portföyünde türev araç bulunması (III-52.1 m.24) fon düzeyinde bir husus olup aracı kurum ile yatırımcı arasındaki iade talimatı ilişkisini değiştirmez; aracı kurum bu talimatta karşı taraf olmadığından korunma (hedge) gerekçesine dayanamaz. Aracı kurumun “inisiyatifle emri reddetme” kayıtları, TBK m.505, TBK m.115 ve Kurul düzenlemelerinin önceliği karşısında dar yorumlanmalıdır. Fonun ödeme yapamayacağı öngörüsü de emrin iletilmemesini haklı kılmaz; zira iletilmiş emir, tasfiye esasları uyarınca öncelikli ödenecek alacak statüsünde olacaktı.</p>

<p>Yatırımcının zararı, emri iletilmiş olsaydı elde edeceği sonuç ile tasfiyeden alacağı pro-rata pay arasındaki farktır. İptali gün sonu valör atlama saatinden önce öğrenip imkânı varken yeniden emir vermeyen yatırımcı bakımından tazminattan indirim (TBK m.52) gündeme gelebilir.</p>

<p>Şerh: Aracı kurumun işlemin karşı tarafı olduğu ve korunma (hedge) pozisyonu aldığı kaldıraçlı işlemlerde durum farklılık gösterebilir. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.11.2025 tarihli, 2024/607 E., 2025/738 K. sayılı kararında aracı kurum, iptal gerekçesini belgeleyemediği için sorumlu tutulmuş olmakla birlikte, karar gerekçesinden, korunma pozisyonunun ve bu pozisyonun karşı kurumca iptal edildiğinin belgelenmesi halinde iptalin III-37.1 Tebliği m.29 çerçevesinde hukuka uygun bulunabileceği anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu işlemlerde mahkemenin aracı kurumu haklı bulması ihtimal dahilindedir. Mahkeme aynı kararda VİOP işlemlerini, aracı kurumun işlemin karşı tarafı olmaması nedeniyle kaldıraçlı işlemlerden ayırmıştır. Karar ilk derece mahkemesi kararı olup kesinleşme durumu ayrıca teyit edilmelidir. Aracı kurumun karşı taraf olmadığı fon iade talimatları bakımından ise bu ihtimal söz konusu değildir.</p>

<p><strong>V. SONUÇ</strong></p>

<p>17.09.2026 tarihinde gün sonu valör atlama saatinden önce verilmiş, ancak aracı kurumca işleme alınmamış, aracı kurum nezdinde bekletilip TEFAS’a iletilmemiş veya TEFAS’a iletilmeden iptal edilmiş satış emirleri bakımından, yatırımcılara iletilen bilgiye göre TEFAS kaynaklı bir iptal, SPK’nın açıklamasına göre de o saatte yürürlükte bir Kurul tedbiri bulunmamaktadır. Bu durumda aracı kurum, emrin iptal edilmesinin, reddedilmesinin veya bekletilmesinin sebebini açıklayamadığı ve bu sebebin meşru olduğunu ispat edemediği hallerde, yatırımcının öncelikli alacak statüsünü kaybetmesinden doğan zarardan sözleşme hükümleri uyarınca sorumlu olacaktır. Yatırımcı öncelikle kayıtları talep etmeli, tasfiye sonucunu belgelemeli ve kalan bakiye için hukuki yollara başvurmalıdır.</p>

<p><i>Not: İşbu yazı TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarına ilişkindir. Kaldıraçlı işlemlerde (forex/CFD) aracı kurumun başka bir kuruluşta açtığı korunma (hedge) pozisyonunun karşı tarafça iptali halinde III-37.1 Tebliği m.29 kapsamındaki istisnai iptal rejimi uygulanır ve buradaki değerlendirmeler geçerli değildir.</i></p>

<p><i>Bu yazı genel nitelikte olup her olay; emir kayıtları, çerçeve sözleşme ve fon izahnamesi dikkate alınarak kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir.</i></p>

<p><strong>Av. Sergen DEMİRKOPARAN</strong></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>KAYNAKÇA</strong></span></p>

<p><span style="color:#999999"><i>Mevzuat</i></span></p>

<p><span style="color:#999999">– 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu</span></p>

<p><span style="color:#999999">– 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu</span></p>

<p><span style="color:#999999">– 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun</span></p>

<p><span style="color:#999999">– 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun</span></p>

<p><span style="color:#999999">– III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ</span></p>

<p><span style="color:#999999">– III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği</span></p>

<p><span style="color:#999999"><i>Kurul Kararları ve Duyuruları</i></span></p>

<p><span style="color:#999999">– SPK, 17.09.2026 tarih ve 57/1706 – 57/1707 sayılı kararları, SPK Bülteni 2026/60</span></p>

<p><span style="color:#999999">– SPK, fon tasfiye usul ve esasları, SPK Bülteni 2026/61, A/6</span></p>

<p><span style="color:#999999"><i>Yargı Kararı</i></span></p>

<p><span style="color:#999999">– İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/607, K. 2025/738, T. 20.11.2025</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tasfiye-edilen-fonlarda-satis-emri-vermesine-ragmen-emri-araci-kurum-tarafindan-isleme-alinmayan-tefasa-iletilmeyen-reddedilen-veya-iptal-edilenlerin-hukuki-durumu</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/09/terazi/forex-borsa-n.jpg" type="image/jpeg" length="24929"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Otonom YZ Ajanı Hukuka Aykırı Davranırsa Kim Sorumlu?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/otonom-yz-ajani-hukuka-aykiri-davranirsa-kim-sorumlu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/otonom-yz-ajani-hukuka-aykiri-davranirsa-kim-sorumlu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ sistemlerinin yalnızca metin üretmekten çıkıp internette gezinen, araç kullanan, dosya aktaran ve dış sistemlerle doğrudan işlem yürüten ajanlara dönüşmesi, uzun süredir teoride tartışılan temel bir hukuk sorununu somutlaştırıyor: Bir yapay zekâ ajanı hukuka aykırı bir işlem gerçekleştirdiğinde sorumluluk kime ait olacak?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>OpenAI'nin araştırma ortamındaki ajanlarının 53 ChatGPT kullanıcısına ait görselleri üçüncü taraf barındırma sitelerine aktardığını açıklaması, meselenin ulaştığı boyutu gösteren en güncel örneklerden biri oldu. Reuters'ın 25 Eylül tarihli araştırmasına göre şirket, geçmiş ajan faaliyetlerinin tamamını henüz ortaya çıkarabilmiş değil ve geriye dönük incelemenin aylar sürebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Buradaki hukuki güçlük, yaşananların klasik bir siber saldırıya veya doğrudan bilgisayar korsanlığına tam olarak benzememesinden kaynaklanıyor. Geleneksel tabloda insan ne yapmak istediğine bizzat karar verip yazılımı bir araç olarak kullanırken, otonom ajanda kullanıcı ya da geliştirici yalnızca genel bir hedef belirleyebiliyor. Sistem ise bu hedefe ulaşmak için hangi siteye erişeceğini, hangi aracı devreye sokacağını ve hangi ara adımları atacağını kendisi seçebiliyor. İnsan iradesi ile nihai zarar arasına böylece yeni bir karar katmanı giriyor.</p>

<p>Fakat bu özerklik, hukuki sorumluluk zincirini kendiliğinden koparmaya yetmiyor. Aksine hukuk düzenleri giderek ajanın teknik işleyişinden veya ne “düşündüğünden” çok; yetkiyi kimin verdiğine, riski kimin öngörebileceğine, zararı kimin önleyebileceğine ve sistemin kimin kontrol alanında bulunduğuna odaklanıyor.</p>

<p><strong>Kaliforniya “YZ kendi yaptı” savunmasını kapattı</strong></p>

<p>Bu yaklaşıma ilişkin en somut yasal adımlardan biri Kaliforniya'dan geldi. 1 Ocak 2026'da yürürlüğe giren Assembly Bill 316 ile eyalet Medeni Kanunu'na eklenen 1714.46'ncı madde, zarara yol açtığı ileri sürülen bir yapay zekâyı geliştiren, değiştiren veya kullanan davalının, zararın yapay zekâ tarafından özerk biçimde meydana getirildiği savunmasına dayanmasını engelliyor.</p>

<p>Düzenleme elbette “YZ zarar verdiyse geliştirici doğrudan ve kusursuz sorumludur” anlamına gelmiyor. Davalı; illiyet bağının bulunmadığını, zararın makul olarak öngörülemeyeceğini veya başka kişi ve kuruluşların da kusurlu olduğunu ileri sürebiliyor. Yasanın çizdiği sınır daha dar fakat önemli: Yapay zekânın özerkliği tek başına sorumluluktan kaçış kalkanına dönüştürülemiyor.</p>

<p>Böylece ajan hukukunun temel konusu da “YZ bunu neden yaptı?” noktasından uzaklaşıyor. Daha belirleyici mesele oluyor: <strong>YZ'nin bu eylemi gerçekleştirebilecek yetki ve hareket alanına sahip olmasına kim izin verdi?</strong></p>

<p><strong>Ceza hukukunun düğüm noktası: Kast nerede başlıyor?</strong></p>

<p>Türk hukuku açısından ceza sorumluluğu ile tazminat ve veri koruma yükümlülüklerini birbirinden dikkatle ayırmak gerekiyor. Türk Ceza Kanunu'nun 21'inci maddesi uyarınca suçun oluşması kural olarak kasta bağlıyken, 22'nci madde taksirli fiillerin ancak kanunda açıkça öngörüldüğü hâllerde cezalandırılabileceğini hüküm altına alıyor. Bilişim sistemine hukuka aykırı girme fiili TCK'nın 243'üncü maddesinde; sistemi engelleme veya bozma, verileri yok etme, değiştirme, sisteme veri yerleştirme ya da verileri başka bir yere gönderme fiilleri ise 244'üncü maddede düzenleniyor.</p>

<p>Esas mesele burada ortaya çıkıyor: TCK'nın 243 ve 244'üncü maddelerinde düzenlenen suçların taksirli biçimleri kanunda öngörülmüş değil. Dolayısıyla bir geliştiricinin gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, denetimi yetersiz tutması veya ajanın yol açabileceği riskleri hafife alması tek başına bu bilişim suçlarından ceza sorumluluğu doğurmuyor. Ceza hukuku ile özel hukuk arasındaki fark da tam bu noktada belirginleşiyor.</p>

<p>Bir kullanıcının ajana doğrudan “şu sisteme yetkisiz gir” talimatı vermesi hâlinde kastın insana isnadı görece kolaydır. Asıl çetin senaryo, kullanıcının yalnızca “bu konuyu araştır” demesi ve ajanın hedefe ulaşmak için erişim engelini kendi seçtiği yöntemle aşmasıdır. Sağlayıcının ajanın benzer sınır aşımlarını daha önce bildiği durumda ise tartışma, yalnız öngörülebilirlik meselesi olmaktan çıkıp olası kast ile bilinçli taksir arasındaki sınıra dayanabilir.</p>

<p>TCK m.21/2'de olası kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi üzerine kuruluyor. Bilinçli taksirde ise kişi neticeyi öngörüyor fakat gerçekleşmesini istemiyor. Ajan vakasına uyarlandığında can alıcı konu şu: Sağlayıcı, ajanın daha önce yetki sınırlarını aştığını bilmesine rağmen sistemi aynı geniş yetkilerle çalıştırırken hukuka aykırı sonucu göze alıp kabullenmiş midir; yoksa güvenlik önlemlerinin bu sonucu engelleyeceğine mi güvenmiştir?</p>

<p>İlk ihtimal, somut olayın özelliklerine göre olası kast tartışmasını gündeme getirebilir. İkinci ihtimal bilinçli taksir sınırında kalıyorsa, TCK 243 ve 244 bakımından taksirli şekil düzenlenmediğinden bu maddeler üzerinden ceza sorumluluğu kurulamaz. Bu sonuç, meydana gelen somut zarara göre başka taksirli suçların hiçbir şekilde gündeme gelemeyeceği anlamına gelmez. Ancak bilişim suçları özelinde “geliştirici ihmalkârdı, o hâlde cezalandırılmalıdır” şeklindeki kestirme yaklaşımın Türk ceza hukukunda karşılığı yoktur.</p>

<p><strong>Özel hukukta aynı ihmal daha ağır sonuç doğurabilir</strong></p>

<p>Ceza hukuku bakımından tek başına yeterli olmayan bir özen eksikliği, özel hukukta sorumluluğun odağına yerleşebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49'uncu maddesindeki genel haksız fiil sorumluluğu; kusur, hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı üzerine kuruludur. Otonom ajanlarda sorumluluk tartışmasının ağırlık merkezini de bu nedenle kusur, objektif özen yükümlülüğü, illiyet ve zararın öngörülebilirliği oluşturacaktır.</p>

<p>Benzer riskli davranışların daha önce ortaya çıkmış olması burada özel önem taşır. Bir geliştirici, sisteminin erişim sınırlamalarını aştığını veya dışarıya izinsiz veri aktardığını biliyor; buna rağmen ajana aynı ölçüde geniş yetkiler tanımayı sürdürüyorsa, sonraki bir zarar karşısında “bunu öngöremezdik” savunmasının gücü belirgin biçimde azalır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TBK'nın 66'ncı maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu da doğrudan bir yapay zekâ hükmü olarak değil, işletmenin <strong>organizasyonel özen yükümlülüğünün</strong> nasıl somutlaştırılabileceğini gösteren bir referans olarak önem taşıyor. Yapay zekâ ajanı TBK 66 anlamında bir çalışan sayılamayacağından hükmün doğrudan uygulanması mümkün görünmüyor. Buna karşılık işletmenin çalışma düzenini ve denetim mekanizmalarını zararı önleyecek şekilde kurması gerektiğine ilişkin düşünce, TBK 49 kapsamındaki objektif özen yükümlülüğünün değerlendirilmesinde yol gösterici olabilir.</p>

<p>Mesele bu nedenle yalnız ajanın hata yapıp yapmadığı değildir. Şirketin ajanı nasıl bir teknik ve kurumsal denetim düzeni içinde çalıştırdığı da incelemenin merkezine girer.</p>

<p>Türk hukuk öğretisinde, kendi başına hareket edebilen yapay zekâ sistemleri ile TBK 67'deki hayvan bulunduranın sorumluluğu arasında benzerlik kuran görüşlere de rastlanıyor. Bununla birlikte kusursuz sorumluluğun istisnai niteliği ve bu hükümlerin kıyas yoluyla genişletilmesindeki sınırlar nedeniyle söz konusu benzetme doğrudan bir çözüm sunmuyor. Organizasyon ve özen yükümlülüğü üzerinden kurulacak değerlendirme, mevcut hukuk bakımından daha sağlam bir hareket noktası oluşturuyor.</p>

<p><strong>Gözlemlenebilirlik teknik bir tercih olmaktan çıkıyor</strong></p>

<p>OpenAI vakasının Türk hukuku bakımından en somut karşılıklarından biri kişisel verilerin korunması alanında ortaya çıkıyor. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12'nci maddesi veri sorumlusuna, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile verilerin güvenli biçimde muhafazasını sağlamak için gerekli teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğü getiriyor.</p>

<p>Güçlü ajan sistemleri bu yükümlülüğe yeni bir boyut ekliyor: <strong>gözlemlenebilirlik.</strong></p>

<p>Ajanın hangi aracı kullandığı, hangi dosyaya eriştiği, hangi veriyi nereye gönderdiği ve hangi dış sistemle bağlantı kurduğu yeterince kayda alınmıyorsa veri sorumlusunun ihlali zamanında fark etmesi de zorlaşıyor. Bu nedenle ayrıntılı denetim günlükları, veri çıkış kontrolleri, olağandışı davranış uyarıları ve gerektiğinde ajanın dış sistemlerle bağlantısını derhâl kesecek acil durdurma mekanizmaları yalnız mühendislik tercihleri olmaktan çıkıp hukuki özen yükümlülüğünün değerlendirilmesinde önem taşıyan teknik tedbirlere dönüşebilir.</p>

<p>Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2021/187 sayılı kararında, veri ihlalinin veri sorumlusu tarafından değil başka bir kuruluşun bildirimi üzerine fark edilmiş olması, güvenlik takibinin yeterliliği değerlendirilirken dikkate alınan hususlar arasındaydı. Bu karar otonom ajanlar için verilmiş değil; ancak ortaya koyduğu denetim mantığı yeni teknoloji bakımından dikkat çekici.</p>

<p>Bu nedenle ajan dünyasında yalnız “veri dışarı çıktı mı?” sorusu yeterli olmayacaktır. Veri sorumlusunun ajanın faaliyetlerini zamanında tespit edebilecek ve gerektiğinde durdurabilecek teknik ve idari altyapıyı kurup kurmadığı da önem kazanacaktır.</p>

<p>OpenAI'nin geçmişteki istenmeyen ajan davranışlarının tamamını ortaya çıkarmak için aylar sürecek geriye dönük inceleme yürütmesi, tek başına Türk hukuku bakımından bir ihlal sonucuna götürmez. Ancak bu tablo, güçlü ajanlarda kayıt tutma, sürekli izleme ve olağandışı davranışı erken tespit etme kapasitesinin neden hukuki risk yönetiminin parçasına dönüşeceğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Ürün sorumluluğunda Türkiye ile AB arasındaki fark belirginleşiyor</strong></p>

<p>Ajan zararlarındaki bir başka sorun, yapay zekâ sistemlerinin ürün sorumluluğu kapsamına girip girmediği.</p>

<p>Türkiye'de 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu, ürünün kişiye veya mala zarar vermesi hâlinde imalatçı veya ithalatçının sorumluluğunu düzenliyor. Buna karşılık Kanun'daki ürün tanımı yazılım ve yapay zekâyı açıkça saymıyor. Türk hukuk öğretisinde yorum yoluyla yapay zekânın ürün kavramı içine alınabileceğini savunan görüşler bulunsa da mevzuattaki açıklık eksikliği, özellikle salt yazılımdan kaynaklanan zararlar bakımından önemli bir hukuki tartışma yaratıyor.</p>

<p>Bir yapay zekâ sistemi 7223 sayılı Kanun kapsamında ürün kabul edilmez ve uyuşmazlık genel haksız fiil hükümlerine kalırsa zarar gören kişinin kusur ve illiyet bağını ortaya koyması gerekebilir. Karmaşık ve kapalı yapay zekâ sistemlerinde bunun ciddi bir ispat külfetine dönüşmesi mümkün.</p>

<p>Avrupa Birliği ise 2024/2853 sayılı yeni Ürün Sorumluluğu Direktifi ile bu belirsizliği önemli ölçüde ortadan kaldırdı. Direktif yazılımı açıkça ürün tanımına dahil ediyor; YZ sistemleri de bu kapsamda değerlendiriliyor. Böylece zarar gören kişinin üreticinin kusurunu ayrıca kanıtlaması gerekmeyen, ürünün ayıplı olması ile zarar ve illiyet bağının esas alındığı kusursuz ürün sorumluluğu rejimi dijital ürünlere de uygulanacak.</p>

<p>Yeni rejim, üreticinin kontrolünde kalmaya devam eden yazılım güncellemeleri ve yükseltmelerini de dikkate alıyor. Bu yaklaşım özellikle sürekli güncellenen, araçlara bağlanan ve davranışı piyasaya sürüldükten sonra da değişebilen YZ ajanları bakımından önem taşıyor.</p>

<p>Türkiye ile AB arasındaki fark böylece yalnız yapay zekânın nasıl düzenleneceği konusunda değil, yapay zekânın verdiği zararı kimin ve hangi ispat rejimi altında karşılayacağı konusunda da belirginleşiyor.</p>

<p><strong>Hukukun aradığı asıl muhatap</strong></p>

<p>Otonom yapay zekâ ajanları tamamen hukuksuz bir boşlukta hareket etmiyor. Ceza hukuku, haksız fiil, kişisel verilerin korunması ve ürün sorumluluğu gibi yerleşik kurumlar bu yeni ilişkilere uygulanabilecek önemli araçlara sahip. Güçlük, her hukuk alanının aynı olaya farklı bir ölçütle yaklaşmasından kaynaklanıyor.</p>

<p>Ceza hukuku gerçek kişinin kastına ve fiilin ona isnat edilip edilemeyeceğine odaklanıyor. Özel hukuk, zararın öngörülebilirliği ile organizasyonel ve teknik özen yükümlülüğünü öne çıkarıyor. Kişisel verilerin korunması hukuku, yetkisiz erişimi önlemenin yanı sıra sistemin yeterince izlenip izlenmediğini sorguluyor. Ürün sorumluluğunda ise yazılım ve YZ'nin hangi rejime tabi olduğu, zarar görenin taşıyacağı ispat külfetini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemin esas meselesi yapay zekâya varsayımsal bir kişilik tanıyıp tanımamak olmayabilir. Çok daha somut dört soru öne çıkıyor:</p>

<p><strong>Ajan hangi yetkilerle çalıştırıldı? Bu yetkileri kim verdi? Zararlı davranış hangi aşamada öngörülebilir hâle geldi? Ve zararı önleme veya sistemi durdurma imkânı kimin kontrol alanındaydı?</strong></p>

<p>Kaliforniya'nın “YZ kendi yaptı” savunmasını tek başına yeterli görmemesi, bu yöndeki ilk açık işaretlerden biri.</p>

<p>Ajanın bağımsız hareket alanı genişledikçe sorumluluk buharlaşmıyor. Aksine o alanı açan, sınırlarını belirleyen ve denetim araçlarını elinde tutan kişi ve kuruluşların hukuki sorumluluğunun nerede başlayıp nerede biteceği daha somut ve daha önemli bir mesele hâline geliyor.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Şamil DEMİR"><img alt="Av. Şamil DEMİR" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/09/samil-demir.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-samil-demir" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Şamil DEMİR">Av. Şamil DEMİR</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/otonom-yz-ajani-hukuka-aykiri-davranirsa-kim-sorumlu-1</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/05/terazi/yapay-zekasa.jpg" type="image/jpeg" length="10227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOOPERATİFLERDE KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YERİNDE DÖNÜŞÜM DESTEKLERİNDEN YARARLANMA]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kooperatiflerde-kentsel-donusum-ve-yerinde-donusum-desteklerinden-yararlanma-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kooperatiflerde-kentsel-donusum-ve-yerinde-donusum-desteklerinden-yararlanma-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kooperatifler Kentsel Dönüşüm Desteklerinden Nasıl Yararlanabilir?

Türkiye’de özellikle deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm uygulamalarında kooperatifler de önemli bir aktör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ancak kooperatiflerin kentsel dönüşüm süreci, kl...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kooperatifler Kentsel Dönüşüm Desteklerinden Nasıl Yararlanabilir?</strong></p>

<p>Türkiye’de özellikle deprem riski taşıyan yapıların yenilenmesi amacıyla yürütülen kentsel dönüşüm uygulamalarında kooperatifler de önemli bir aktör olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p>Ancak kooperatiflerin kentsel dönüşüm süreci, klasik anlamda kat mülkiyetine tabi bir apartmanın dönüşümünden farklı hukuki ve idari özellikler taşımaktadır.</p>

<p>Özellikle taşınmazın tapu durumunun, kooperatifin hukuki yapısının, ortakların bağımsız bölümler üzerindeki haklarının ve dönüşüm kararının hangi organ tarafından alınacağının doğru şekilde belirlenmesi gerekir.</p>

<p>Bu nedenle kooperatiflerde kentsel dönüşüm sürecine başlanmadan önce yalnızca teknik değil, <strong>kooperatifler hukuku, taşınmaz hukuku ve kentsel dönüşüm mevzuatı bakımından birlikte değerlendirme yapılması</strong> gerekir.</p>

<p><strong>1. Öncelikle Kooperatifin Hukuki Durumu Belirlenmelidir</strong></p>

<p>Kooperatifin dönüşüm sürecinde atılacak ilk adım, taşınmazın tapudaki malikinin kim olduğunun tespit edilmesidir.</p>

<p>Örneğin taşınmaz;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>doğrudan kooperatif tüzel kişiliği adına kayıtlı olabilir,</li>
 <li>ortaklar adına ferdileştirilmiş olabilir,</li>
 <li>henüz ferdileşme gerçekleşmemiş olabilir,</li>
 <li>kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmuş olabilir.</li>
</ul>

<p>Bu ayrım son derece önemlidir.</p>

<p>Çünkü <strong>tapuda malik olarak kooperatif tüzel kişiliğinin bulunması ile her bir ortağın bağımsız bölüm maliki olması aynı hukuki sonucu doğurmaz.</strong></p>

<p>Bu nedenle dönüşümden önce tapu kayıtları, kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul kararları, ortaklık kayıtları ve mevcut bağımsız bölüm/hisse durumu birlikte incelenmelidir.</p>

<p><strong>2. Genel Kurul Kararı Önem Taşır</strong></p>

<p>Kooperatifin kentsel dönüşüm sürecine girmesi yalnızca teknik bir işlem değildir.</p>

<p>Dönüşüm kapsamında;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>yapının mevcut hukuki durumunun tespiti,</li>
 <li>riskli yapı sürecinin yürütülmesi,</li>
 <li>yıkım,</li>
 <li>yeni yapı projesinin hazırlanması,</li>
 <li>müteahhit seçimi,</li>
 <li>inşaat sözleşmesinin imzalanması,</li>
 <li>finansman sağlanması,</li>
 <li>gerektiğinde kredi kullanılması,</li>
 <li>ortakların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi</li>
</ul>

<p>gibi birçok işlem gündeme gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle kooperatif genel kurulunun görev ve yetkileri ile ana sözleşme hükümleri dikkatle incelenmeli ve dönüşüm için gerekli kararlar usulüne uygun şekilde alınmalıdır.</p>

<p>Özellikle yüksek mali yükümlülük doğuran sözleşmelerin ve finansman işlemlerinin kooperatif adına hangi organ tarafından yapılabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>3. Riskli Yapı Süreci Ayrı Değerlendirilmelidir</strong></p>

<p>Kooperatif yapısının kentsel dönüşüm kapsamına alınabilmesi bakımından yapının 6306 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olabilir.</p>

<p>Bu aşamada riskli yapı tespitinin yapılması, raporun kesinleşmesi, itiraz sürecinin takip edilmesi ve sonrasında yıkım ile yeniden yapım işlemlerinin yürütülmesi gündeme gelir.</p>

<p>Ancak burada önemli olan nokta şudur:</p>

<p><strong>Kooperatifin varlığı, ortakların ve kooperatif tüzel kişiliğinin taşınmaz üzerindeki hukuki durumunu tek başına ortadan kaldırmaz.</strong></p>

<p>Bu nedenle dönüşüm sürecinin hangi sıfatla ve hangi hukuki zeminde yürütüleceği baştan belirlenmelidir.</p>

<p><strong>4. Kooperatif Ortaklarının Hakları Nasıl Belirlenecek?</strong></p>

<p>Kooperatiflerde en önemli sorunlardan biri, ortakların dönüşüm sonrasında hangi bağımsız bölüme ve hangi hakka sahip olacaklarının belirlenmesidir.</p>

<p>Özellikle eski yapıdaki ortaklık payları ile yeni yapıdaki bağımsız bölümlerin birbirine nasıl bağlanacağı açık şekilde ortaya konulmalıdır.</p>

<p>Dönüşüm öncesinde;</p>

<p><strong>“Her ortak bir daire alacak”</strong></p>

<p>şeklindeki genel ifadeler yerine;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>arsa payları,</li>
 <li>ortaklık payları,</li>
 <li>mevcut bağımsız bölüm kullanımları,</li>
 <li>yeni projedeki bağımsız bölümlerin niteliği,</li>
 <li>metrekare farkları,</li>
 <li>şerefiye,</li>
 <li>ortak giderler,</li>
 <li>ilave maliyetler</li>
</ul>

<p>gibi hususlar somutlaştırılmalıdır.</p>

<p>Aksi halde dönüşüm tamamlandıktan sonra ortaklar arasında ciddi uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir.</p>

<p><strong>5. Hibe ve Kredi Destekleri Bakımından Kooperatifler</strong></p>

<p>Yerinde dönüşüm ve kentsel dönüşüm uygulamalarında kamu tarafından sağlanan hibe ve kredi desteklerinden yararlanılması mümkün olabilmektedir.</p>

<p>Ancak burada önemli olan, <strong>“kooperatifin otomatik olarak tek bir hak sahibi olduğu” şeklinde bir yaklaşımın doğru kabul edilmemesidir.</strong></p>

<p>Destekten kimin, hangi bağımsız bölüm veya hak üzerinden yararlanabileceği ilgili destek programının güncel mevzuatına göre belirlenmelidir.</p>

<p>Kooperatifin tapu maliki olduğu modellerde ayrıca;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>kooperatif tüzel kişiliği,</li>
 <li>ortakların hukuki statüsü,</li>
 <li>bağımsız bölümlere ilişkin haklar,</li>
 <li>kredi kullanımı,</li>
 <li>teminat ve ipotek işlemleri</li>
</ul>

<p>birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bu nedenle başvuru yapılmadan önce destek programının güncel uygulama esasları mutlaka kontrol edilmelidir.</p>

<p><strong>6. Muvafakat ve İpotek İşlemleri</strong></p>

<p>Kredi ve benzeri finansman modellerinde teminat ve ipotek konusu ayrıca önem taşımaktadır.</p>

<p>Kooperatifin finansman kullanması halinde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>kredinin kimin tarafından kullanılacağı,</li>
 <li>borcun kime ait olacağı,</li>
 <li>teminatın hangi taşınmaz üzerinde kurulacağı,</li>
 <li>ortakların sorumluluğunun kapsamı,</li>
 <li>geri ödeme yükümlülükleri</li>
</ul>

<p>açık şekilde belirlenmelidir.</p>

<p>Ortakların haklarını etkileyebilecek işlemlerde gerekli muvafakatlerin usulüne uygun şekilde alınması ve belgelenmesi, ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi açısından önemlidir.</p>

<p><strong>7. Müteahhit Seçimi En Kritik Aşamalardan Biridir</strong></p>

<p>Kooperatifin dönüşüm sürecinde en önemli kararlardan biri müteahhit seçimidir.</p>

<p>Sadece müteahhidin kaç bağımsız bölüm vereceğine bakılarak karar verilmemelidir.</p>

<p>Müteahhidin;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>mali yeterliliği,</li>
 <li>tamamladığı projeler,</li>
 <li>devam eden işleri,</li>
 <li>finansal kapasitesi,</li>
 <li>teknik yeterliliği,</li>
 <li>SGK ve vergi borçları,</li>
 <li>hakkında devam eden icra ve dava dosyaları,</li>
 <li>şirket ortaklık yapısı,</li>
 <li>geçmiş projelerdeki teslim performansı</li>
</ul>

<p>araştırılmalıdır.</p>

<p>Ayrıca yapılacak sözleşmede teslim tarihi, gecikme halinde uygulanacak yaptırımlar, teminatlar, fesih koşulları, cezai şart, kira/taşınma giderleri, ruhsat süreci ve finansman modeli ayrıntılı biçimde düzenlenmelidir.</p>

<p><strong>8. Kooperatiflerde İnşaat Sözleşmesi Özellikle Dikkatli Hazırlanmalıdır</strong></p>

<p>Kooperatif ile müteahhit arasında yapılacak sözleşme, dönüşümün en önemli hukuki belgelerinden biridir.</p>

<p>Sözleşmede en azından;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>arsa ve mevcut yapı bilgileri,</li>
 <li>proje ve ruhsat süreci,</li>
 <li>bağımsız bölümlerin paylaşımı,</li>
 <li>teknik şartname,</li>
 <li>inşaat süresi,</li>
 <li>teslim tarihi,</li>
 <li>gecikme halinde cezai şart,</li>
 <li>teminat,</li>
 <li>sigorta,</li>
 <li>müteahhidin finansman yükümlülükleri,</li>
 <li>vergi ve harçların kim tarafından ödeneceği,</li>
 <li>yapı kullanma izin belgesi,</li>
 <li>kat mülkiyeti işlemleri,</li>
 <li>sözleşmenin feshi,</li>
 <li>temerrüt,</li>
 <li>müteahhidin temlik ve devir yetkileri,</li>
 <li>uyuşmazlık çözüm yöntemi</li>
</ul>

<p>açıkça düzenlenmelidir.</p>

<p>Özellikle “anahtar teslim” gibi genel ifadelerin yeterli görülmemesi gerekir.</p>

<p><strong>9. Dönüşümde Ortakların Bilgilendirilmesi Şarttır</strong></p>

<p>Kooperatif yönetiminin en önemli sorumluluklarından biri de ortakların süreç hakkında doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesidir.</p>

<p>Ortaklara;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>mevcut taşınmazın hukuki durumu,</li>
 <li>riskli yapı süreci,</li>
 <li>dönüşüm maliyeti,</li>
 <li>müteahhit teklifi,</li>
 <li>yeni proje,</li>
 <li>finansman modeli,</li>
 <li>alınacak kredi,</li>
 <li>geri ödeme yükümlülükleri,</li>
 <li>yeni bağımsız bölümlerin dağılımı</li>
</ul>

<p>konularında açık bilgi verilmelidir.</p>

<p>Özellikle ortakların ekonomik yükümlülük altına gireceği işlemlerde karar alma sürecinin belgeli ve şeffaf yürütülmesi önemlidir.</p>

<p><strong>10. Kooperatiflerde Kentsel Dönüşüm Bir “İnşaat Projesi” Olarak Görülmemelidir</strong></p>

<p>Kooperatiflerde dönüşüm sürecinin yalnızca “eski binayı yıkıp yenisini yapmak” şeklinde değerlendirilmesi önemli hukuki riskler doğurabilir.</p>

<p>Aslında süreç;</p>

<p><strong>Kooperatifler Hukuku + Taşınmaz Hukuku + Kat Mülkiyeti Hukuku + 6306 sayılı Kanun + İmar Hukuku + Sözleşmeler Hukuku + Finansman Hukuku</strong></p>

<p>boyutları bulunan çok aşamalı bir süreçtir.</p>

<p>Bu nedenle dönüşümün başlangıcında hukuki durum tespiti yapılması, süreç boyunca alınacak kararların doğru organ tarafından alınması ve sözleşmelerin profesyonel şekilde hazırlanması gerekir.</p>

<p><strong>SONUÇ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kooperatiflerin kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşüm desteklerinden yararlanması mümkündür. Ancak her kooperatif bakımından uygulanacak yöntem aynı değildir.</p>

<p>Özellikle <strong>tapu malikinin kim olduğu, kooperatifin hukuki statüsü, ortakların taşınmaz üzerindeki hakları, genel kurul kararları, riskli yapı süreci, finansman modeli ve destek programının güncel şartları</strong> birlikte değerlendirilmelidir.</p>

<p>Dönüşüm sürecine başlamadan önce yapılacak kapsamlı bir hukuki inceleme, hem kooperatif yönetiminin hem de ortakların ileride karşılaşabileceği ciddi uyuşmazlıkların önüne geçebilir.</p>

<p>Bu nedenle kooperatiflerde kentsel dönüşüm süreci, yalnızca teknik bir yeniden yapım faaliyeti olarak değil, <strong>hukuki, mali ve idari bütünlüğü olan bir dönüşüm projesi</strong> olarak ele alınmalıdır.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Elif COŞKUN"><img alt="Av. Elif COŞKUN" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/04/elif-coskun.jpeg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-elif-coskun" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Elif COŞKUN">Av. Elif COŞKUN</a></strong></h4>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kooperatiflerde-kentsel-donusum-ve-yerinde-donusum-desteklerinden-yararlanma-1</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/terazi/kentsel-donusum-1a.jpg" type="image/jpeg" length="18036"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vergi Hukukunda Ödeme Emrinin İptali Davası]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/vergi-hukukunda-odeme-emrinin-iptali-davasi-dal-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/vergi-hukukunda-odeme-emrinin-iptali-davasi-dal-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Av. Kerimhan DAL yazdı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vergi alacaklısı devlet ile vergi borçlusu konumunda olan mükellefin vergilendirme yetkisinden kaynaklanan vergi ilişkisi, vergi hukuku kuralları doğrultusunda uygulanmaktadır. Bu ilişki vergi kanunlarının yer, kişi ve zaman bakımından uygulanmasına göre şekillenmektedir.</p>

<p></p>

<p>Kamu alacaklarının takip ve tahsili, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılır. Kamu alacağının;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Devlete,</li>
 <li>İl Özel İdarelerine,</li>
 <li>Belediyelere,</li>
</ul>

<p>ait olan vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i alacaklardan olması gerekir. Ancak alacağın; sözleşmeden, haksız fiilden ve haksız iktisaptan doğması durumunda 6183 sayılı Kanun değil özel hukuk hükümleri uygulanır.</p>

<p></p>

<p><strong>Ödeme Emri Niçin ve Kimler Adına Düzenlenir?</strong></p>

<p>Ödeme emri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre vadesinde ödenmeyen kamu alacakları için düzenlenir. Kamu alacağını vadesinde ödemeyenler adına vergi dairesince düzenlenen ödeme emri; borçlulara, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya bu borçlarla ilgili 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmaları konusunda yapılan bir bildirimdir.</p>

<p></p>

<p>Ödeme emrinin düzenlenmesi ile vergi dairesi aynı zamanda kamu alacağının tahsili için cebri tahsilat işlemlerine de başlamış olur. Asıl borçlulardan tahsilat yapılamaması veya tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde; kanuni temsilci, limited şirket ortağı, yabancı şahıs veya kurumların mümessilleri gibi borçtan sorumlu olanlara da ödeme emri tebliğ edilerek borcun ödenmesi istenilir.</p>

<p></p>

<p>Örnek: Vergi borcunun vadesinde ödenmemesi sebebiyle vergi dairesi tarafından düzenlenen ödeme emri 1.10.2026 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. Mükellefin cebri tahsil işlemleri ile karşılaşmaması için 16.10.2026 günü sonuna kadar ödeme yapması veya borcun ödenememesi durumunda aynı sürede mal bildiriminde bulunması gerekmektedir.</p>

<p></p>

<p><strong>Ödeme Emrinde Hangi Hususlar Yer Alır?</strong></p>

<p>Ödeme emrinde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Borcun asıl ve fer’ilerinin (gecikme faizi gibi) türü ve tutarı,</li>
 <li>Borcun nereye ödeneceği,</li>
 <li>Süresinde ödenmeyen borcun vergi dairesince cebren tahsil edileceği,</li>
 <li>Süresinde ödenmeyen borç ile ilgili mal bildiriminde bulunulması gerektiği,</li>
 <li>Borçlunun mal bildiriminde bulunmadığı takdirde üç ayı geçmemek üzere hapis ile cezalandırılacağı,</li>
 <li>Gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı,</li>
 <li>Ödeme emrine karşı hangi mahkemede ve hangi sürede dava açılabileceği,</li>
 <li>Borçlu, hacze kabil malı olmadığı yolunda bir bildirim yapacak ise; en son ikametgah ve iş yeri adreslerini, varsa kayıtlı olduğu diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki kayıt ve hesap numaralarını, nüfus kayıt örneğini bildirmek zorunda olduğu, geçerli bir nedeni olmadan bu bildirimleri yapmayan kişilerin elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacağı, hususları yer alır.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Borçlu, Ödeme Emrinde Yer Alan Borcunu Nasıl Öder?</strong></p>

<p>Ödeme emrinde yer alan kamu alacağının, süresinde ödenmeyen kısım için vadenin bitim tarihinden ödendiği tarihe kadar hesap edilecek aylık % 4,5 gecikme zammı ile birlikte;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>gib.gov.tr internet sitesi (Dijital Vergi Dairesi ve GİB Mobil Uygulaması) üzerinden;</li>
 <li>Anlaşmalı bankaların kredi kartları ile,</li>
 <li>Anlaşmalı bankaların banka kartları veya banka hesabından,</li>
 <li>Yabancı ülkede faaliyet gösteren bankaların; kredi kartları, banka kartları ve diğer ödeme yöntemleri ile</li>
 <li>Anlaşmalı bankaların;</li>
 <li>Şubelerinden,</li>
 <li>Alternatif ödeme kanallarından (İnternet Bankacılığı, Telefon Bankacılığı, Mobil Bankacılık vb.),</li>
 <li>PTT iş yerlerinden,</li>
 <li>Tüm vergi dairelerinden, ödenmesi gerekir.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Mal Bildirimi Nedir?</strong></p>

<p>Mal bildirimi; borçlunun, kamu alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki gerekse üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının nev’ini, mahiyetini ve miktarını veya malı olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğini vergi dairesine yazılı veya sözlü olarak beyan etmesidir. Borçlu mal bildiriminde malın değerini de bildirmekle beraber, bildirilen malın borcu karşılayıp karşılayamayacağının takdiri vergi dairesine aittir.</p>

<p></p>

<p>Vergi dairesince mal bildirimindeki malların borcu karşılayamayacağına veya haciz ve satışının çok güç olacağına kanaat getirilmesi halinde, borçludan ilave bildirimde bulunması istenebilir. Mal bildiriminde yer alması gereken hususlar şunlardır:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Borçlunun kendisinde veya borçluya ait olup da üçüncü şahıslar elinde bulunan mal, alacak ve hakları mal bildiriminde yer alır.</li>
 <li>Yapılan mal bildiriminin borçlunun borcuna yetecek tutarda olması esastır.</li>
 <li>Borçlu, bildirimde bulunduğu malın miktarını, nevi’ni, mahiyetini, vasfını ve değerini belirtmelidir.</li>
 <li>Borçlu, her türlü gelirlerini veya haczedilebilecek malının olmadığını ve yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını da ayrıca mal bildiriminde belirtmelidir.</li>
 <li>Borçlu, mal bildiriminde borcunu ne şekilde ödeyebileceğini belirtmelidir.</li>
 <li>Mal bildirimi yazılı veya sözlü olarak vergi dairesine yapılmalıdır.</li>
</ul>

<p>Ayrıca, Dijital Vergi Dairesi (İnteraktif Vergi Dairesi) aracılığıyla Ödeme Emirlerim/Mal Bildiriminde Bulunma Dilekçesi sayfasından ödeme emirleri görüntülenebilir ve ödeme emrine istinaden elektronik ortamda mal bildiriminde bulunma dilekçesi verilebilir. Borçlunun haczedilebilecek malları olmadığını bildirmesi mal bildirimi hükmündedir.</p>

<p></p>

<p>Kendisine ödeme emri tebliğ edilen ve malı olmadığı yolunda bildirimde bulunan borçlu, bu bildirim ile birlikte veya bildirim tarihinden itibaren15 gün içinde;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>En son ikametgah ve iş adreslerini bildirmek,</li>
 <li>Varsa devamlı mükellefiyetleri bulunan diğer vergi dairelerini ve kamu idarelerini ve bu idarelerdeki hesap ve kayıt numaralarını bildirmek,</li>
 <li>Nüfus kayıt örneğini vermek, mecburiyetindedir.</li>
</ul>

<p>Bu mecburiyeti makul bir özrü olmadan zamanında yerine getirmeyenler elli güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Mal bildirimi servet beyanı olmadığından, borçlunun borcunu karşılayacak tutarda mal bildiriminde bulunması yeterlidir. Borçlunun borcundan daha fazla mal bildiriminde bulunmaya zorlanması mümkün değildir. 456 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre, düzenlenen ödeme emrinin e-Tebligat ile gönderilmesi durumunda muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonu, tebliğ tarihi olmaktadır.</p>

<p></p>

<p>İstenen mal bildirimini gerçeğe aykırı surette yapanlarla, yaşayış tarzları mal bildirimine uymayanlar üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.</p>

<p></p>

<p>Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu, 15 günlük süre içinde borcunu ödemez ve mal bildiriminde de bulunmazsa (ödeme emrine karşı dava açılan hallerde, ret kararının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde borçlu mal bildiriminde bulunmazsa) mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur.</p>

<p></p>

<p>Ödeme emri tebliği üzerine mal bildiriminde bulunmayan borçlunun, 6183 sayılı Kanuna göre hapsen tazyik edilmesi, borçluya ait malların vergi dairesince haczine engel değildir. Amme borçlusunun tüzel kişi olması halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü kanuni temsilcisine ait olduğundan, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen kanuni temsilciler hakkında hapsen tazyik kararı alınarak uygulanması gerekmektedir.</p>

<p></p>

<p>Hapsen tazyik kararı, vergi dairesinin talebi üzerine icra mahkemesi tarafından verilir ve Cumhuriyet Savcılığınca derhal infaz olunur. Borçlu mal bildiriminde bulunduğu anda hapsen tazyik kararı alınmış olsa dahi infaz edilemez ve borçlu hapsedilmişse derhal tahliye edilir.</p>

<p></p>

<p>Mal bildiriminde, malı olmadığını gösteren veya borca yetecek kadar mal göstermemiş olan borçlu, sonradan edindiği malları ve gelirindeki artmaları, edinme ve artma tarihinden başlayarak 15 gün içinde vergi dairesine bildirmeye mecburdur. Sonradan edinilen mallarını ve mal varlığındaki artışlarını belirtilen süre içinde bildirmeyerek kamu alacağının tahsiline engel olan veya tahsilini zorlaştıran borçlu, bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.</p>

<p></p>

<p>Borçlunun, mal bildiriminde gösterdiği veya vergi dairesince tespit edilen malları ile borçluya ait olup da üçüncü şahıslarda bulunan mallardan borcuna yetecek miktarı vergi dairesince haczolunur. Vergi dairesi, alacağını borçlunun mallarının haczi ve satışı suretiyle tahsil etmek istediği takdirde, mutlaka borçlunun mal bildirimindeki mallarını haczetmek mecburiyetinde değildir. Mal bildirimi dışında kendisi tarafından tespit edilen malları da, mal bildirimindeki mallarla birlikte veya onlara tercihen haczedebilir. Yapılan takibat sonunda borçlu borcunu rızaen ödemediği takdirde, vergi dairesince haczolunan mallar satışa çıkarılarak kamu alacağı tahsil edilir.</p>

<p></p>

<p>Kamu alacağının tahsili için hakkında takip muamelelerine başlanan borçlu kısmen veya tamamen tahsile engel olmak veya tahsili zorlaştırmak maksadıyla mallarından bir kısmını veya tamamını:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Mülkünden çıkararak, telef ederek yahut değerden düşürerek gerçek surette,</li>
 <li>Gizleyerek, kaçırarak muvazaa yolu ile başkasının uhdesine geçirerek veya aslı olmayan borçlar ikrar ederek, yahut alındılar vererek gerçeğe aykırı surette, varlığını yok eder veya azaltır ve geri kalan mallar borcu karşılamaya yetmezse altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</li>
</ul>

<p></p>

<p><strong>Ödeme Emrine Karşı Hangi Nedenlerle Dava Açılabilir?</strong></p>

<p>Ödeme emrini alan borçlu;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Böyle bir borcunun olmadığı,</li>
 <li>Borcunu kısmen ödediği,</li>
 <li>Borcun zamanaşımına uğradığı, iddiasıyla tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde borcun türüne göre; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamındaki borçlar için vergi mahkemesinde, diğer borçlar için idare mahkemesinde dava açabilir. Ödeme emrinde yer alan borcun bir kısmına dava açılabilir. Ancak dava dilekçesinde dava açılacak kısmın türü ve tutarının açıkça gösterilmesi gerekir.</li>
</ul>

<p></p>

<p>Dava açan borçlu hakkında takip işlemleri, davayı gören mahkemece yürütmeyi durdurma kararı verilmediği sürece devam eder. Bilindiği gibi, vergi dairesinden tebliğ edilen ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanununun m.58 hükmü gereğince; iptal davası 15 gün içerisinde ilgili vergi mahkemesinde açılmalıdır.</p>

<p></p>

<p><strong>Vergi Hukukunda Ödeme Emrinin İptali Davası</strong></p>

<p></p>

<p>Ödeme emrinin mutlak surette gerçek ve tüzel kişiliğin asıl muhatabına tebliğ edilmesi zorunludur. Gerçek kişilerde mükellefe veya yanında çalışan sigortalı personeline tebligat yapılması gerekir. Anonim ve limited şirketlerde ise mutlak surette tüzel kişiliğin yetkilisine tebligat yapılması zorunludur. Hatalı muhataplara yapılan tebligatlar geçersizdir. Ödeme emri hakkında dikkat edilecek özet bilgiler aşağıda olduğu gibidir;</p>

<p><strong>1. </strong>Ödeme emrine karşı yukarıda izah edildiği gibi, vergi dairesine itiraz yapılamaz. Ancak 15gün içerisinde ilgili vergi mahkemesine iptal davası açılabilir.</p>

<p><strong>2. </strong>Ödeme emrine karşı dava açılması sırasında ileri sürülebilecek iddialar şunlardır: Böyle bir borcumuz yoktur iddiası, borcun kısmen veya tamamen ödenmiş olduğu iddiası, borca karşılık düzeltme talebi veya mahsup talebinin bulunduğu iddiası, ödeme emrinde hata olduğu iddiası , ödeme emri tebliğ edilen kişi şahsı ve muhatabında hata, tebliğ edilen ödeme emrinin zamanaşımına uğramış olduğu iddiası ( 6183 sayılı AATUH yasa md. 102)</p>

<p><strong>3.</strong> Ödeme emrine karşı tarh zaman aşımı içerisinde (yani 5 yıl içerisinde) vergi hatası mevcut ise, ancak 213 sayılı VUK md. 116 ila 124 hükümlerine göre düzeltme talep edilebilir. Burada düzeltme zamanaşımı önemlidir.</p>

<p><strong>4.</strong> Ödeme emrine karşı ilgili vergi mahkemesinde iptal davası açılması halinde mutlak surette yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Bazı hallerde mahkemeler, yürütmenin durdurulmasına teminat istenmeden karar verebilir. (Bkz İYUK md. 27, 28) Bazı hallerde de mükelleflerce gösterilen teminat karşılığında mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. (Bkz İYUK md. 27)</p>

<p><strong>5.</strong> Yürütmenin durdurulması kararı verilmeden önce, mahkeme davalı idarenin savunmasını alıp, işin esasına göre bu konuda karar vermektedir. Yürütmenin durdurması hakkında kararlar İYUK md. 27/9 hükmüne göre öncelikle incelenir, karara bağlanır. Aynı konu hakkında iki kez yürütme durdurulması talebinde bulunulamaz</p>

<p><strong>6. </strong>İYUK md. 28 hükmüne göre YD hakkında verilen kararlar vergi dairesi tarafından infaz edilerek uygulanır. Tarafların YD kararlarına bölge idare mahkemesi nezdinde itiraz/istinaf etme olanakları mevcuttur.</p>

<p><strong>7. </strong>Özel esasları alınan mükelleflerin buradan çıkış ile ilgili açtıkları iptal davalarında yürütmenin durdurulması hakkında verilen karar gereğince mükellefler genel esaslara dönüştürülmektedir.</p>

<p><strong>8. </strong>Tarhiyat aşamasında (1) nolu vergi ve ceza ihbarnamesine karşı (30) gün içerisinde dava açma süresini kaybedenler sonraki aşamalarda ödeme emrine karşı sınırlı belli konularda (15) gün içerisinde dava açma yolu mümkündür. Bu süre şimdilik (15) gün olup, torba Yasa ile 15 güne çıkarılmaktadır. Burada ileri sürülecek iddialar ödeme emrine karşı açılabilecek davada sınırlı olarak dermeyan edilebilir.</p>

<p><strong>9. </strong>İhbarname aşamasında açılan vergi davaları açısından yürütmenin durdurulması talep edilemez. Çünkü, (1) nolu ihbarnameye karşı vergi yargısında dava açılması durumunda tahsilat otomatik olarak durmaktadır. Bu nedenle, yürütmenin durdurulması talep edilmesine lüzum yoktur. (Bkz. VUK md. 368)</p>

<p><strong>10. </strong>Üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar için uzlaşma komisyonu kararına göre ödeme yapılır. Uzlaşmada mutabık kalınması halinde kesinlikle yargıya gidilemez. Dava açılamaz. Tarhiyat öncesi uzlaşmaya müracaat edip, uzlaşma müzakerelerinde uzlaşmaya varılmaması halinde ikinci kez tarhiyat sonrası uzlaşma talep olunamaz. Vergi dairesinden gelecek ihbarnameler üzerine vergi yargısına müracaat olunabilir.</p>

<p>Borçlu borcun tamamına veya bir kısmına karşı vergi mahkemesinde açtığı davanın tamamen veya kısmen reddi halinde, ret kararının kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde mal bildiriminde bulunmak mecburiyetindedir.</p>

<p></p>

<p>Mal bildiriminde bulunmadığı takdirde mal bildiriminde bulununcaya kadar bir defaya mahsus olmak ve üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunur. Ancak, davanın devamı sırasında, yürütmenin durdurulması kararı verilmediği müddetçe takip işlemleri süreceğinden, borcu karşılayacak değerde mal haczi yapılmış olması halinde, borçlunun dava sonucunda ayrıca mal bildiriminde bulunmasına gerek bulunmamaktadır.</p>

<p></p>

<p>15 günlük süre içerisinde ödeme emrine konu borcun tamamen ödenmesi halinde, mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü ortadan kalkacaktır. İlk derece mahkemesinde açtığı davayı kaybeden borçlunun, açtığı davaya konu tutarının şartlarını taşıması halinde üst yargıya başvurması mümkündür. Borcun bir kısmına karşı dava açılması, dava konusu yapılmayan kısım için mal bildiriminde bulunma süresini uzatmaz.</p>

<p></p>

<p>Vergi hukukunda ödeme emri, kamu alacağının cebren tahsil sürecine geçilmesi bakımından önemli bir takip işlemidir. Bu nedenle kendisine ödeme emri tebliğ edilen kişinin, işlemin hukuka uygunluğunu ve ödeme emrine konu kamu alacağının mevcut olup olmadığını gecikmeksizin değerlendirmesi gerekir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi kapsamında; böyle bir borcun bulunmadığı, borcun kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı yönündeki itirazlar ileri sürülebilmektedir.</p>

<p></p>

<p>Ödeme emrinin iptali davalarında, ödeme emrinin dayanağı olan kamu alacağının niteliği, daha önce tesis edilen işlemlerin kesinleşip kesinleşmediği, usulüne uygun tebligat yapılıp yapılmadığı, tahsil zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ve borcun gerçekten mevcut olup olmadığı somut olayın özelliklerine göre incelenmelidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun güncel karar özetlerinde de ödeme emrine karşı açılan davada, 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesinde öngörülen itiraz sebeplerinin sınırlarının önem taşıdığı görülmektedir.</p>

<p>Özellikle ödeme emrinin tebliğinden itibaren <strong>15 günlük sürenin</strong> kaçırılmaması, ileri sürülebilecek hukuki sebeplerin doğru belirlenmesi ve dava dilekçesinin somut olayın özelliklerine göre hazırlanması önemlidir. Vergi borcu, vergi cezası, tahsil zamanaşımı, ödeme emri ve cebren tahsil işlemleri birbirinden ayrı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir.</p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/av-kerimhan-dal" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Kerimhan DAL"><img alt="Av. Kerimhan DAL" height="96" src="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/200x200/hukukihaber-net/uploads/2025/07/kerimhan-dal.jpg" width="96" /></a></p>

<h4><strong><a href="https://www.hukukihaber.net/av-kerimhan-dal" rel="noopener" target="_blank" title="Av. Kerimhan DAL">Av. Kerimhan DAL</a></strong></h4></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/vergi-hukukunda-odeme-emrinin-iptali-davasi-dal-1</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/03/terazi/themis-jjdkfa1aa.jpg" type="image/jpeg" length="82606"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Gedik Üniversitesi Kaynak ve Malzeme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-kaynak-ve-malzeme-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-kaynak-ve-malzeme-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Gedik Üniversitesi Kaynak ve Malzeme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, 27 Eylül 2026 Tarihli ve 33383 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Gedik Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>İSTANBUL GEDİK ÜNİVERSİTESİ KAYNAK VE MALZEME TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı, İstanbul Gedik Üniversitesi Kaynak ve Malzeme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik, İstanbul Gedik Üniversitesi Kaynak ve Malzeme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinin amaçlarına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Danışma Kurulu: Merkezin Danışma Kurulunu,</p>

<p>b) Merkez: İstanbul Gedik Üniversitesi Kaynak ve Malzeme Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezini,</p>

<p>c) Mütevelli Heyet: İstanbul Gedik Üniversitesi Mütevelli Heyeti,</p>

<p>ç) Müdür: Merkezin Müdürünü,</p>

<p>d) Rektör: İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>e) Üniversite: İstanbul Gedik Üniversitesini,</p>

<p>f) Yönetim Kurulu: Merkezin Yönetim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Amaçları ve Faaliyet Alanları</p>

<p><strong>Merkezin amaçları</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Merkezin amaçları şunlardır:</p>

<p>a) Kaynak teknolojileri ve malzeme mühendisliği alanlarında bilimsel ve teknolojik araştırma-geliştirme faaliyetleri yürütmek; bu alanlarda yeni ürün, proses ve teknolojiler geliştirmek.</p>

<p>b) Kaynak mühendisliği, kaynak robotları, kaynak ekipmanları, sarf malzemeleri ve tel ark eklemeli imalat (WAAM) gibi ileri imalat teknolojileri konularında uygulamalı araştırmalar yapmak.</p>

<p>c) Metalurjik ve mekanik karakterizasyon, malzeme analizi, kaynaklı birleştirme performans testleri gibi alanlarda araştırma ve test altyapısı oluşturmak ve bunların sanayiye aktarılmasını sağlamak.</p>

<p>ç) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında üniversite-sanayi iş birliği kapsamında ulusal ve uluslararası kurumlarla ortak projeler yürütmek, danışmanlık, test, sertifikasyon programları düzenlemek ve eğitim hizmetleri sunmak.</p>

<p>d) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında kaynak teknolojileri ve malzeme mühendisliği alanlarında sertifikalı eğitim programları düzenlemek, nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine katkı sağlamak.</p>

<p>e) Akademik, endüstriyel ve savunma sanayi uygulamalarına yönelik yeni nesil kaynak yöntemleri, robotik sistemlerin ve kaynak güvenliği teknolojilerinin geliştirilmesini desteklemek.</p>

<p>f) Ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyindeki öğrencilere araştırma ortamı sağlamak, projelerde görev almalarını teşvik etmek.</p>

<p>g) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında Merkezin faaliyet alanlarında elde edilen sonuçların yaygınlaştırılmasını sağlamak, bilimsel yayın, patent, faydalı model ve teknolojik ürün ticarileştirilmesine teşvik etmek.</p>

<p><strong>Merkezin faaliyet alanları</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Merkezin faaliyet alanları şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>a) Kaynak ve malzeme teknolojileri konularında bilimsel ve teknolojik araştırma-geliştirme çalışmaları yürütmek.</p>

<p>b) Kaynak sarf malzemeleri, elektrotlar, kaynak robotları, güç kaynakları ve kontrol sistemlerinin yerli üretimine yönelik Ar-Ge projeleri yürütmek.</p>

<p>c) Malzeme karakterizasyonu, kaynaklı birleştirme testleri, mekanik ve mikroyapısal analizler ile kalite kontrol hizmetleri sunmak.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Yönetim Organları ve Görevleri</p>

<p><strong>Merkezin yönetim organları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Merkezin yönetim organları şunlardır:</p>

<p>a) Müdür.</p>

<p>b) Yönetim Kurulu.</p>

<p>c) Danışma Kurulu.</p>

<p><strong>Müdür</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Müdür, Merkezin faaliyet alanlarıyla ilgili çalışmaları bulunan Üniversite öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından üç yıllık süre için görevlendirilir. Görev süresi dolan Müdür aynı usulle yeniden görevlendirilebilir.</p>

<p>(2) Müdüre çalışmalarında yardımcı olmak üzere Merkezin faaliyet alanlarıyla ilgili çalışmaları bulunan öğretim üyeleri arasından bir kişi, Müdürün önerisi üzerine Rektör tarafından üç yıllık süre için müdür yardımcısı olarak görevlendirilir.</p>

<p>(3) Müdür yardımcısı, Müdürün kendisine vereceği görevleri yapar. Müdürün görevi başında bulunmadığı zamanlarda vekâleten görev yapar. Müdürün görevi sona erdiğinde müdür yardımcısının görevi de sona erer.</p>

<p><strong>Müdürün görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Müdürün görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezi temsil etmek.</p>

<p>b) Yönetim Kuruluna başkanlık etmek.</p>

<p>c) Yönetim Kurulu kararlarını uygulamak.</p>

<p>ç) Merkezin yıllık çalışma planını ve faaliyet raporunu Yönetim Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra Rektörün onayına sunmak.</p>

<p>d) Merkezin stratejik hedefleri doğrultusunda proje, iş birliği ve finansman kaynaklarını geliştirmek.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Yönetim Kurulu; Müdür, müdür yardımcısı ile Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan Üniversitede görevli öğretim elemanları arasından Müdürün önerisi üzerine Rektör tarafından iki yıl süre için görevlendirilen üç üye ile birlikte toplam beş üyeden oluşur. Yönetim Kurulu ayda bir kez toplanır. Yönetim Kurulu üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve kararlar oy çokluğu ile alınır.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezin faaliyetleri ve yönetimi ile ilgili konuları görüşmek ve karar almak.</p>

<p>b) Müdürün önerisiyle; çalışma grupları ve proje ekipleri oluşturmak.</p>

<p>c) Merkezin yıllık faaliyet raporunu değerlendirmek ve yıllık çalışma programını hazırlamak.</p>

<p>ç) Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmek ve eğitim faaliyetlerine ilişkin stratejik kararlar almak.</p>

<p><strong>Danışma Kurulu</strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Danışma Kurulu; Müdür başkanlığında, müdür yardımcısı, Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan Üniversite içinden ve dışından öğretim elemanları ile kamu kurum ile özel sektör temsilcileri arasından Rektör tarafından üç yıl için görevlendirilen üyeler dahil olmak üzere en az dokuz, en fazla on bir üyeden oluşur.</p>

<p>(2) Süresi dolan üyeler aynı usulle yeniden görevlendirilebilir. Danışma Kurulu yılda en az iki defa toplanır.</p>

<p><strong>Danışma Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Danışma Kurulunun görevleri, Merkezin faaliyetlerinin çeşitlendirilmesi, etkinliğinin artırılması ve uzun vadeli hedefleri, stratejik planların geliştirilmesi konularında önerilerde bulunmaktır.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Çalışma grupları</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaların verimliliğini ve etkinliğini artırmak üzere sürekli veya geçici çalışma grupları oluşturulabilir. Çalışma grupları, Müdürün teklifi ve Yönetim Kurulu kararıyla kurulur.</p>

<p><strong>Personel ihtiyacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) Merkezin akademik, teknik ve idari personel ihtiyacı, 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca Rektör tarafından görevlendirilen personel ile karşılanır.</p>

<p><strong>Ekipman ve demirbaşlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Merkez tarafından desteklenen araştırmalar kapsamında alınan her türlü alet, ekipman ve demirbaşlar Merkezin kullanımına tahsis edilir.</p>

<p><strong>Harcama yetkilisi</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Merkezin harcama yetkilisi Mütevelli Heyet Başkanıdır. Mütevelli Heyet Başkanı bu yetkisini uygun gördüğü sürede ve ölçüde Rektöre veya Müdüre devredebilir.</p>

<p><strong>Hüküm bulunmayan haller</strong></p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>(1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, 2547 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>(1) 4/9/2016 tarihli ve 29821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gedik Üniversitesi Kaynak Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-kaynak-ve-malzeme-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/resmi/resmi-cumhur2.jpg" type="image/jpeg" length="92124"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Gedik Üniversitesi Robot ve Eklemeli İmalat Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-robot-ve-eklemeli-imalat-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-robot-ve-eklemeli-imalat-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Gedik Üniversitesi Robot ve Eklemeli İmalat Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, 27 Eylül 2026 Tarihli ve 33383 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İstanbul Gedik Üniversitesinden:</strong></p>

<p><strong>İSTANBUL GEDİK ÜNİVERSİTESİ ROBOT VE EKLEMELİ İMALAT TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ</strong></p>

<p></p>

<p>BİRİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Başlangıç Hükümleri</p>

<p><strong>Amaç</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>(1) Bu Yönetmeliğin amacı; İstanbul Gedik Üniversitesi Robot ve Eklemeli İmalat Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinin amacına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p><strong>Kapsam</strong></p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Yönetmelik; Robot ve Eklemeli İmalat Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezinin amacına, faaliyet alanlarına, yönetim organlarına, yönetim organlarının görevlerine ve çalışma şekline ilişkin hükümleri kapsar.</p>

<p><strong>Dayanak</strong></p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>

<p><strong>Tanımlar</strong></p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>(1) Bu Yönetmelikte geçen;</p>

<p>a) Danışma Kurulu: Merkezin Danışma Kurulunu,</p>

<p>b) Merkez: İstanbul Gedik Üniversitesi Robot ve Eklemeli İmalat Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezini,</p>

<p>c) Müdür: Merkezin Müdürünü,</p>

<p>ç) Rektör: İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörünü,</p>

<p>d) Üniversite: İstanbul Gedik Üniversitesini,</p>

<p>e) Yönetim Kurulu: Merkezin Yönetim Kurulunu,</p>

<p>ifade eder.</p>

<p>İKİNCİ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Amacı ve Faaliyet Alanları</p>

<p><strong>Merkezin amacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>(1) Merkezin amacı; robot ve eklemeli imalat teknolojileri alanında teknolojik gelişmelerin izlenmesi ve uygulamaya konulması ile yeni tasarımların geliştirilmesi amacıyla disiplinler arası bilimsel araştırmalar yapmaktır.</p>

<p><strong>Merkezin faaliyet alanları</strong></p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>(1) Merkezin faaliyet alanları şunlardır:</p>

<p>a) Bilimsel araştırma, inceleme, geliştirme, uygulama yapmak, Merkezin çalışma alanlarına yönelik iletişim altyapısını ve veri bankalarını kurmak.</p>

<p>b) Merkezin amacına yönelik olarak, yurt içindeki ve yurt dışındaki araştırma ve eğitim kurumlarıyla iş birliği yapmak.</p>

<p>c) İlgili mevzuat hükümleri kapsamında Merkezin çalışmalarını daha ileri düzeye çıkarabilmek için; kurslar, seminerler, konferanslar, kongreler ve benzeri toplantı ve faaliyetleri organize etmek ve bunlara katılmak.</p>

<p>ç) Araştırma ve uygulama çalışmaları sonunda elde edilen bilimsel ve teknik bulguları ve verileri açıklayan, sorunlara çözüm önerileri sunan bülten, rapor, proje, kitap, makale, dergi ve benzeri yayınlarda bulunmak.</p>

<p>d) Üniversite, kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları için robot teknolojileri konusunda danışmanlık hizmetleri vermek.</p>

<p>ÜÇÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Merkezin Yönetim Organları ve Görevleri</p>

<p><strong>Merkezin yönetim organları</strong></p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>(1) Merkezin yönetim organları şunlardır:</p>

<p>a) Müdür.</p>

<p>b) Yönetim Kurulu.</p>

<p>c) Danışma Kurulu.</p>

<p><strong>Müdür</strong></p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>(1) Müdür, Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan Üniversitenin tam zamanlı öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından üç yıl süreyle görevlendirilir. Görev süresi biten Müdür aynı usulle yeniden görevlendirilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(2) Rektör; Müdüre çalışmalarında yardımcı olmak üzere, Yönetim Kurulu üyeleri arasından bir kişiyi müdür yardımcısı olarak görevlendirir. Müdürün görevi başında bulunmadığı zamanlarda kendisine müdür yardımcısı vekâlet eder. Müdür yardımcısı, Müdürün kendisine vereceği görevleri yapar. Müdürün görev süresi sona erdiğinde veya herhangi bir sebeple görevinden ayrıldığında müdür yardımcısının da görevi sona erer.</p>

<p><strong>Müdürün görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>(1) Müdürün görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezi temsil etmek.</p>

<p>b) Yönetim Kurulu ve Danışma Kurulunu toplantıya çağırmak, bu toplantıların gündemini hazırlamak ve toplantılara başkanlık etmek.</p>

<p>c) Merkezin çalışmalarının düzenli yürütülmesini ve geliştirilmesini sağlamak.</p>

<p>ç) Yönetim Kurulu kararlarının uygulanmasını sağlamak.</p>

<p>d) Merkezin yıllık faaliyet raporunu ve bir sonraki yıla ait yıllık çalışma programını düzenlemek ve Yönetim Kurulunun görüşünü aldıktan sonra Rektörün onayına sunmak.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulu </strong></p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>(1) Yönetim Kurulu; Müdür, Merkezin faaliyet alanları ile ilgili çalışmaları bulunan Üniversitenin tam zamanlı öğretim üyeleri arasından Rektör tarafından üç yıl için görevlendirilen dört üye olmak üzere toplam beş üyeden oluşur. Görev süresi biten üyeler aynı usulle yeniden görevlendirilebilir.</p>

<p>(2) Yönetim Kurulu, Müdürün daveti üzerine ayda en az bir kez olmak üzere salt çoğunluk ile toplanır ve kararlar katılanların oy çokluğu ile alınır.</p>

<p><strong>Yönetim Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>(1) Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Merkezin çalışma ve yönetimi ile ilgili konularda karar almak.</p>

<p>b) Merkezin yıllık faaliyet raporunu ve yıllık çalışma programını görüşüp karara bağlamak.</p>

<p>c) Araştırma, yayım ve diğer çalışma alanlarına ilişkin konularda karar almak.</p>

<p>ç) Merkezin çalışmaları için gerekli çalışma gruplarını ve komisyonları kurmak.</p>

<p>d) Danışma Kurulu ile istişare ederek uzun vadeli bilimsel ve idari planları hazırlamak.</p>

<p>e) Merkez faaliyetleri için gerekli olan kaynakların yönetim süreçlerine ait çalışma ve önerilerin Merkezde kullanımına ilişkin karar almak.</p>

<p><strong>Danışma Kurulu </strong></p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>(1) Danışma Kurulu, Müdür ile Yönetim Kurulunun önerisi ve Rektörün onayıyla Üniversite içinden ve dışından Merkezin faaliyet alanları ile ilgili konularda çalışmaları ve deneyimleri bulunan kişiler arasından Rektör tarafından üç yıl süreyle görevlendirilen üyelerle birlikte en az dokuz, en fazla on bir üyeden oluşur.</p>

<p>(2) Danışma Kurulu, yılda en az iki kez toplanır. Müdür gerekli gördüğü takdirde Danışma Kurulunu toplantıya çağırabilir.</p>

<p><strong>Danışma Kurulunun görevleri</strong></p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>(1) Danışma Kurulunun görevleri şunlardır:</p>

<p>a) Uzun vadeli bilimsel ve idari planları değerlendirerek, Yönetim Kuruluna önerilerde bulunmak.</p>

<p>b) Merkezin çalışmalarını geliştirmeye yönelik önerilerde bulunmak.</p>

<p>DÖRDÜNCÜ BÖLÜM</p>

<p>Çeşitli ve Son Hükümler</p>

<p><strong>Personel ihtiyacı</strong></p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>(1) Merkezin teknik ve idari personel ihtiyacı, 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre Rektör tarafından görevlendirilen personel tarafından karşılanır.</p>

<p><strong>Yürürlükten kaldırılan yönetmelik</strong></p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>(1) 14/2/2013 tarihli ve 28559 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gedik Üniversitesi Robot Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>Yürürlük</strong></p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>(1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>Yürütme</strong></p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>(1) Bu Yönetmelik hükümlerini İstanbul Gedik Üniversitesi Rektörü yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/istanbul-gedik-universitesi-robot-ve-eklemeli-imalat-teknolojileri-uygulama-ve-arastirma-merkezi-yonetmeligi</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="17537"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2024/4319 E., 2025/10058 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20244319-e-202510058-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20244319-e-202510058-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 15.10.2025 tarihli, 2024/4319 E. ve 2025/10058 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>10. Ceza Dairesi </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2024/4319 E., 2025/10058 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2021/858 E., 2022/358 K.<br />
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak<br />
HÜKÜM : Mahkûmiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret</p>

<p>Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p>Sanığın 29.04.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, temyiz nedenlerini gösterdiği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki "temyiz isteminin reddine" ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.</p>

<p>Dairemizin 09.03.2020 tarihli 2019/4893 Esas ve 2020/1702 Karar sayılı bozma ilamına uyularak, Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2020 tarih, 2020/232 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kamu davasının durması ile Yargıtay ilamının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiştir. 01.07.2020 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirilen Durma kararınn sanığa tebliğ edildiğine dair evrakın dosyada bulunmadığı,</p>

<p>Sanık hakkında, durma kararı üzerine, 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca ikinci kez 17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği kararda kanun yolu başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilerek infaza başlanıldığı, sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranarak erteleme kararının infazını 30.08.2020 tarihinde tamamladığının bildirilmesinden sonra, sanığa "17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının itiraz süresinin hatalı gösterildiği, itiraz süresinin 15 gün olduğu" ihtarı ile 25.09.2021 tarihinde tebliğ edildiği, ancak kesinleşme şerhinin dosyada bulunmadığı,</p>

<p>Sanığın 16.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu kullanma veya kullanmak için bulundurma suçunda açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20.02.2020 tarih, 2020/29 Esas, 2020/163 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararı itirazen inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi'nin 07.09.2021 tarih, 2020/2652 Esas, 2021/2121 Karar sayılı kararında 16.06.2019 tarihinde işlemiş olduğu suçun Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/232 Esas sayılı dosyasında verilen durma kararı kapsamında verilen erteleme kararının ihlali mahiyetinde olduğunun belirtilerek düşme kararının verildiği, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak 01.12.2021 tarihli birleştirme talepli iddianamesi ile "16.06.2019 tarihli eylemi ile 19.12.2014 tarihli kamu davasının erteleme kararı ile hakkında verilen 5 yıllık deneme süresi içerisinde yeniden aynı suçu işlediği, bu kapsamda erteleme kararını ihlal ettiği" iddiası ile kamu davası açıldığı, ancak 19.12.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararının kesinleşmediği,</p>

<p>09.03.2020 tarihli Durma kararından sonra incelemeye konu 12.10.2014 tarihli suça ilişkin olarak ikinci kez verilen 17.08.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ise ihlal sayılan 16.06.2019 tarihli eylemden sonra verildiği ve itiraz süresinin 15 gün olduğu ihtarı ile 25.09.2021 tarihinde sanığa yeniden tebliğ edildiği anlaşılarak yapılan incelemede;</p>

<p>Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesine kadar aynı suçtan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği de dikkate alınarak, Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip incelenmesi, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, derdest dava bulunması halinde davaların birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,</p>

<p>Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA,</p>

<p>Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20244319-e-202510058-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-baskanligi-2.jpg" type="image/jpeg" length="83933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2026/2547 E., 2026/3649 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20262547-e-20263649-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20262547-e-20263649-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 30.03.2026 tarihli, 2026/2547 E. ve 2026/3649 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>10. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2026/2547 E., 2026/3649 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi<br />
SAYISI : 2020/398 E., 2020/473 K.<br />
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma<br />
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet<br />
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması</p>

<p><br />
Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 27.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.</p>

<p>Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 28.01.2026 tarihli ve 2024/40195 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17915 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:</p>

<p><strong>I. İSTEM</strong></p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2026 tarihli ve KYB-2026/17915 sayılı kanun yararına bozma isteminin;<br />
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildigi üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına iliskin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulundugundan söz edilemeyeceği nazara alındığında,</p>

<p>Somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince şüphelinin beyan ettiği adresine çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ dönmesi üzerine, bu defa aynı adrese çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak anılan kararın kesinleştirildiği anlaşılmış ise de;</p>

<p>7201 sayılı Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./9.mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19/03/2003 - 4829 S.K./11. md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır..." şeklindeki hükümler dikkate alındığında, dosya kapsamında, sanığın bilinen son adresine daha önce usulüne uygun olarak yapılmış herhangi bir tebligat bulunmadığı ve bu durumda tebligatın usulsüz olduğu, kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda ise denetim süresinin başladığının da kabul edilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”</p>

<p>Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.</p>

<p><strong>II. GEREKÇE</strong></p>

<p>A. Şüpheli hakkında, 21.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2018 tarihli ve 2018/38480 Soruşturma, 2018/2916 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, tedbirin infazı için kararın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,</p>

<p>B. Şüphelinin, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.08.2020 tarihli ve 2018/38480 Soruşturma, 2020/20325 Esas, 2020/12485 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,</p>

<p>C. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.11.2020 tarihli ve 2020/398 Esas, 2020/473 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,</p>

<p>Anlaşılmıştır.</p>

<p>D. Dosya kapsamına göre;<br />
Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli kararını takiben, denetim süresi içinde yeni bir suç işlendiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükümlü hakkındaki erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin Bakırköy 4. İnfaz Hâkimliğinin 29.11.2023 tarihli ve 2023/12122 Esas, 2023/12178 Karar sayılı kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede;</p>

<p>1. 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir.</p>

<p>Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.</p>

<p>Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Dolayısıyla, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan düzenlenen iddianame içeriğinde de, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına esas alınan eylem anlatımının yanında ve 5237 sayılı TCK'nın 191/4-a. maddesinde yer alan yükümlülük ihlâlinin ya da 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b-c. maddelerinde yer alan ihlâl sayılan eylem anlatımının, kamu davası 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında açılıyorsa bu eylem anlatımının açık bir şekilde yer alması gerekmektedir.</p>

<p>Ancak, dosyanın incelenmesinde, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 27.08.2020 tarihli ve 2018/38480 Soruşturma, 2020/20325 Esas, 2020/12485 sayılı iddianame içeriğinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 21.10.2017 tarihli eyleme ilişkin herhangi bir anlatıma yer verilmediği sadece yükümlülük ihlâlinin anlatımına yer verildiği gözetilmeksizin sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,</p>

<p>2. 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan, ''(1) Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir. (2) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." şeklindeki düzenleme ile anılan Kanun'un 35. maddesinde yer alan, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. (Değişik fıkra: 11.01.2011-6099 S.K./9 uncu mad.) Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. (Değişik fıkra: 19.03.2003 - 4829 S.K./11 inci md.) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak, önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılarak, MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, MERNİS adresinin olmadığının tespiti halinde ancak 35. maddeye göre daha önce usûlüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği dikkate alındığında,</p>

<p>21.10.2017 tarihli eylem nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06.11.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince şüphelinin beyan ettiği adresine çıkartılan tebligatın bilâ tebliğ dönmesi üzerine, bu defa aynı adrese çıkartılan tebligatın 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş sayılarak anılan kararın kesinleştirildiği ancak, öncelikle sanığın bilinen en son adresine tebligatın çıkarılarak önceki adresinde bulunamayan sanığın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılıp, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre mernis adresine tebliğ yapılması gerektiği, mernis adresinin olmadığının tespiti halinde anılan Kanun'un 35. maddesine göre daha önce usûlüne uygun bir şekilde tebligat yapılan eski adrese tebliğ işlemi yapılabileceği, mernis adresi araştırılması yapılmadan ve daha önce usûlüne uygun tebligat yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmayan adresine 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebligatın usûlsüz olduğu, dolayısıyla usûlüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle yükümlülük ihlâlinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından;</p>

<p>Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,<br />
Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.</p>

<p><strong>III. KARAR</strong><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,</p>

<p>B. Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2020/398 Esas, 2020/473 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,</p>

<p>5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,</p>

<p>30.03.2026 tarihinde karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-10-ceza-dairesinin-20262547-e-20263649-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-7aaa.jpeg" type="image/jpeg" length="57087"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2015/13940 E., 2017/1537 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-ceza-dairesinin-201513940-e-20171537-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-ceza-dairesinin-201513940-e-20171537-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 04.07.2017 tarihli, 2015/13940 E. ve 2017/1537 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>9. Ceza Dairesi </strong></p>

<p><strong>2015/13940 E., 2017/1537 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>Mahkemesi :Ağır Ceza<br />
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma<br />
Hüküm :1-Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet</p>

<p>2-Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri</p>

<p>Dosya incelenerek gereği düşünüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;<br />
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile izinsiz kenevir ekme suçlarının ayrı suçları oluşturduğu ve her iki suç nedeniyle dava açılması gerektiği gözetilerek sanık ... hakkında münhasıran esrar elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapmak suretiyle 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan zamanaşımı süresince her zaman dava açılması mümkün görülmüştür.</p>

<p>Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,</p>

<p>2-Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;<br />
Sanıkların savunmalarının aksine, hükme esas kabul edilen 06.01.2010, 20.03.2010 ve 03.04.2010 tarihli olaylarda ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgileri olduğuna dair delil elde edilemediği; sanıkların temin ettiği kabul edilen maddeler ele geçirilemediğinden uyuşturucu madde olup olmadığının teknik bir yöntemle tespit edilememesi nedeniyle eylemin sübut bulmadığı ve uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair başkaca bir eylemlerinin tesbit edilemediği; sanık ...'a ait ikamette yapılan arama sonucu herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmediği, sanık ...'e ait ikamette yapılan arama sonucu ele geçen 7 paket uyuşturucu maddeyi sanığın satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği; sonuç olarak sanık ...'ın soyut anlatımı ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,</p>

<p>3-Sanık ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede;</p>

<p>a-5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde öngörülen "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" hükmü mevcut olup; 19.10.2009 tarihinde üzerinde ele geçen ve kişisel kullanım miktarındaki 4,3 gram uyuşturucu madde ile ilgili olarak, sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği yolunda iddianamede herhangi bir anlatıma yer verilmediği, dolayısıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle sanık hakkında açılmış bir dava bulunmadığı, bununla birlikte olay tarihi ve öncesinde uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanamadığı gibi, kendi soyut anlatımları dışında, yüklenen suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli başka bir kanıt da bulunmadığı gözetilmeden beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,</p>

<p>b-Kendisinde uyuşturucu madde ele geçirilemeyen, olay tarihi ve öncesinde uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanamadığı gibi, kendi soyut anlatımı dışında, yüklenen suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, yasal ve yeterli başka bir kanıt da bulunmayan sanık ...'ın beraatine karar verilmesi gerekirken, uyuşturucu madde kullandığına ilişkin soyut beyanlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması,</p>

<p>4-Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemeye gelince;<br />
Mevcut belge ve deliller, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından yeterli görülmediğinden, öncelikle, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;</p>

<p>a-Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”,</p>

<p>b-Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına”,</p>

<p>c-Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulandıktan sonra, yükümlülüklerini ihlal ettiği iddia edilen sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca, yargılamaya devam olunarak, suç tarihi itibarıyla, TCK'nın 191. maddesi çerçevesinde bir karar verilmesinde, zorunluluk bulunması,</p>

<p>Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu yönünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-9-ceza-dairesinin-201513940-e-20171537-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 23:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/06/yargi/yargitay-7aa.jpeg" type="image/jpeg" length="82269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşveren Telefonunu Ver Mesajlarına Bakacağım Derse Kabul Etmek Zorunda mısınız?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/isveren-telefonunu-ver-mesajlarina-bakacagim-derse-kabul-etmek-zorunda-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/isveren-telefonunu-ver-mesajlarina-bakacagim-derse-kabul-etmek-zorunda-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Av. Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/isveren-telefonunu-ver-mesajlarina-bakacagim-derse-kabul-etmek-zorunda-misiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/xUxJh26h3SE/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Apartmanda Gece Spor Yapmanın Hukuki Sınırı Var mı?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/apartmanda-gece-spor-yapmanin-hukuki-siniri-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/apartmanda-gece-spor-yapmanin-hukuki-siniri-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/apartmanda-gece-spor-yapmanin-hukuki-siniri-var-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vHjj2YSaMYY/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Temel Hak Ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması Anayasa Madde 13]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/temel-hak-ve-hurriyetlerin-sinirlandirilmasi-anayasa-madde-13</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/temel-hak-ve-hurriyetlerin-sinirlandirilmasi-anayasa-madde-13" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/temel-hak-ve-hurriyetlerin-sinirlandirilmasi-anayasa-madde-13</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 13:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/zzo_Q2fyy6E/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="34146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşiniz Sürekli Telefonunuzu Kontrol Ediyorsa Bu Boşanma Sebebi midir?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/esiniz-surekli-telefonunuzu-kontrol-ediyorsa-bu-bosanma-sebebi-midir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/esiniz-surekli-telefonunuzu-kontrol-ediyorsa-bu-bosanma-sebebi-midir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/esiniz-surekli-telefonunuzu-kontrol-ediyorsa-bu-bosanma-sebebi-midir</guid>
      <pubDate>Mon, 21 Sep 2026 18:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/0B-32EuotgQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alacaklıdan Kaçmak İçin Devredilen Tapu Geri Alınabilir mi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi-1</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Ofhr1d4UISA/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="56569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzaktan Çalışmada İşverenin Kamera Açtırarak İşçiyi Denetlemesi Hukuka Uygun mu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/uzaktan-calismada-isverenin-kamera-actirarak-isciyi-denetlemesi-hukuka-uygun-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/uzaktan-calismada-isverenin-kamera-actirarak-isciyi-denetlemesi-hukuka-uygun-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/uzaktan-calismada-isverenin-kamera-actirarak-isciyi-denetlemesi-hukuka-uygun-mu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fqR8FfNaZb0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40298"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Barışma ve Evlilik Beklentisiyle Devredilen Tapular İçin Açılan Tapu İptal Ve Tescil Davaları]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/barisma-ve-evlilik-beklentisiyle-devredilen-tapular-icin-acilan-tapu-iptal-ve-tescil-davalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/barisma-ve-evlilik-beklentisiyle-devredilen-tapular-icin-acilan-tapu-iptal-ve-tescil-davalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/barisma-ve-evlilik-beklentisiyle-devredilen-tapular-icin-acilan-tapu-iptal-ve-tescil-davalari</guid>
      <pubDate>Thu, 17 Sep 2026 22:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/xpPUSEOCGYM/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="33985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Alacaklıdan Kaçmak İçin Devredilen Tapu Geri Alınabilir mi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/alacaklidan-kacmak-icin-devredilen-tapu-geri-alinabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/n5XxfI7M_tw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="75052"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Boşanmada Devam Eden Kredi Borcu Mal Paylaşımına Etki Eder mi?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmada-devam-eden-kredi-borcu-mal-paylasimina-etki-eder-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bosanmada-devam-eden-kredi-borcu-mal-paylasimina-etki-eder-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bosanmada-devam-eden-kredi-borcu-mal-paylasimina-etki-eder-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/AqX-OBTJ_ws/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="18748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Deneme Süreli Çalışan İşçi İhbar Tazminatı Alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/deneme-sureli-calisan-isci-ihbar-tazminati-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/deneme-sureli-calisan-isci-ihbar-tazminati-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/deneme-sureli-calisan-isci-ihbar-tazminati-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/ul4Hwub_Qn0/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="72512"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;
                                

Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="47171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="20549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="29054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="19837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="45564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="60660"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="95746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="19562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="30563"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="69508"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
