<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Hukuki Haber</title>
    <link>https://www.hukukihaber.net</link>
    <description>Türkiye'den ve dünyadan hukuki haberler, makaleler, siyasetten, spora her konuda hukuki haber...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 02:32:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/kamu-ihale-genel-tebliginde-degisiklik-4</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/kamu-ihale-genel-tebliginde-degisiklik-4" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 10.1 inci maddesinde yer alan “yayımlanması zorunlu” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, aynı maddede yer alan “yoksa” ibaresi “ya da” şeklinde değiştirilmiş, aynı Tebliğe 10.1.3 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiş ve 10.6 ncı maddesinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“10.1.4. Serbest meslek erbabı aday veya istekliler eşdeğer belge kapsamında sadece ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş ve onaylanmış serbest meslek kazanç defteri özetini sunabileceklerdir. Bu belge dışında, aranan kriterlerin sağlandığını göstermek üzere sunulan hiçbir belge, eşdeğer belge olarak kabul edilmeyecektir.”</p>

<p>“İhale Uygulama Yönetmeliklerinde ihale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait belgelerin sunulacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Tebliğe 15.3 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.</p>

<p>“15.4. İhale dokümanında yer verilmeyecek hususlar</p>

<p>15.4.1. İhale dokümanında, ihalede teklif edilecek veya kullanılacak malzemeye/cihaza/ürüne ilişkin “makale yayımlanmış olması ya da yayın yapılması” veya “literatüre girmiş klinik çalışmalarla desteklenmesi” gibi düzenlemelere yer verilmeyecektir.</p>

<p>15.4.2. İhale dokümanında, teklif edilecek veya kullanılacak malzemeye/cihaza/ürüne ilişkin yabancı ülkelerde ürünün piyasaya arzı için alınması zorunlu belgelerin ve onayların veya yurt dışındaki bir belgelendirme kuruluşu ya da dernek ve benzeri kuruluşlarca düzenlenen belgelerin sunulmasına yönelik düzenlemelere yer verilmeyecektir.</p>

<p>15.4.3. İhale dokümanında, yerli malı teklif edilmesini ya da kullanılmasını engelleyen veya doğrudan yabancı menşeli ürünlerin teklif edilmesine veyahut kullanılmasına yönelik düzenlemelere yer verilmeyecektir.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Tebliğe 22/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir.</p>

<p>“22/B– İş deneyim belgesi düzenlenemeyen hallerde iş deneyimini gösteren diğer belgeler ve bu belgelerde aranacak kriterler</p>

<p>22/B.1. İhale Uygulama Yönetmeliklerine göre iş deneyim belgesi düzenlenemeyen hallerde iş deneyiminin tevsikine ilişkin olarak sunulan belgeler kapsamında sözleşmeye ait damga vergisinin ilk ilan veya davet tarihi itibarıyla ödendiğine ilişkin belgelerin sunulması gerekmektedir. Ancak damga vergisinden istisna ya da muaf olunması durumunda aday veya istekliler tarafından konuya ilişkin açıklayıcı belgelerin başvuru veya teklifleri kapsamında sunulması zorunludur. Bu belgelerden, ilgili kurum veya kuruluş tarafından düzenlenen belgeler veya adayın/isteklinin beyanını içeren imzalı ve/veya kaşeli dilekçe anlaşılır.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Tebliğin 45.1.5 inci maddesinin birinci paragrafının birinci cümlesi ve son paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“İsteklilerin iş kalemleri/iş grupları için kamu kurum ve kuruluşlarınca ilan veya davet tarihinin içinde bulunduğu aya ait yayımlanmış güncel birim fiyatları veya bu fiyatlardan daha yüksek fiyatları teklif etmeleri ve söz konusu iş kalemleri/grupları için; hangi kamu kurum ve kuruluşunun birim fiyatını kullandıklarını, birim fiyat poz numarasını da yazmak suretiyle liste halinde belirterek açıklamaları kapsamında sunmaları durumunda analiz düzenlemeleri zorunlu değildir.”</p>

<p>“İlan veya davet tarihinde, bu tarihin içinde bulunduğu aya ait güncel birim fiyatların yayımlanmamış olması durumunda, istekli tarafından son yayımlanmış birim fiyatlar kullanılabilir.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Tebliğin 45.1.6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“45.1.6. Analizler ile yardımcı ve/veya alt analizlerde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenerek ilan veya davet tarihinin içinde bulunduğu aya ait yayımlanmış güncel rayiçleri kullanan ve söz konusu rayiçleri poz numaralarını da belirtmek suretiyle liste halinde sunan isteklilerin, söz konusu rayiçlere ilişkin olarak 45.1.13 maddesinde belirtilen belgeleri sunmalarına gerek bulunmamaktadır.</p>

<p>İlan veya davet tarihinde, bu tarihin içinde bulunduğu aya ait güncel rayiçlerin yayımlanmamış olması durumunda, istekli tarafından son yayımlanmış rayiçler kullanılabilir.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Tebliğin 53.3.4 üncü maddesinin sonuna aşağıdaki paragraf eklenmiştir.</p>

<p>“(ğ) bendinde yer alan fiyat dışı unsur puanlamasına ilişkin; iş kaleminin yaklaşık maliyetteki ağırlık oranı dikkate alınarak ihale dokümanında asgari ve azami oranlar belirlenir. Bu durumda iş kaleminin isteklinin teklifindeki ağırlık oranının, belirlenen asgari ve azami oranlar arasında olması halinde istekliye puan verileceğine dair düzenleme yapılır. Puanlamaya ilişkin düzenleme, iş kaleminin isteklinin teklifindeki ağırlık oranının, aynı iş kaleminin yaklaşık maliyetteki ağırlığının belli oranları arasında olması halinde istekliye puan verileceği şeklinde yapılamaz. Örneğin; yaklaşık maliyetteki ağırlık oranı %30 olan ve puanlama yapılması öngörülen “Plentmiks temel temin edilmesi (kırılmış ve elenmiş ocak taşı ile)” iş kalemi için, bu iş kaleminin isteklinin teklifindeki ağırlık oranının, bu iş kaleminin yaklaşık maliyetteki ağırlığının %90’ı ile %110’u arasında olması halinde istekliye puan verileceğine dair düzenleme yapılamaz. Aynı iş kaleminin isteklinin teklifindeki ağırlık oranının, %27 ile %33 oranları arasında olması halinde istekliye puan verileceğine dair aşağıdaki örnek tabloya göre düzenleme yapılabilir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="113">
   <p>İş Kaleminin Adı ve Kısa Açıklaması</p>
   </td>
   <td width="99">
   <p>Asgari Oran</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>Azami Oran</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>Fiyat Dışı<br />
   Unsur Puanı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="113">
   <p>Plentmiks temel temin edilmesi (kırılmış ve elenmiş ocak taşı ile)</p>
   </td>
   <td width="99">
   <p>%27</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>%33</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>5</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="113">
   <p>…</p>
   </td>
   <td width="99">
   <p>…</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>…</p>
   </td>
   <td width="84">
   <p>…</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Tebliğin 58.3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Gıda Sicil Belgesi (Sertifikası) ya da aday ve istekli adına ve teklif edilen ürüne ilişkin düzenlenen Gıda Üretim Sertifikası/Gıda Üretim İzin Belgesi” ibaresi “İşletme Kayıt Belgesi” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 8-</strong> Aynı Tebliğin 62.5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 9-</strong> Aynı Tebliğin 62/A.1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve 62/A.1.1 inci ve 62/A.1.2 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p>“62/A.1. Mal alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesinde 79 uncu maddedeki hükümler uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Aynı Tebliğin 75.3 üncü maddesinde yer alan “Gıda Üretim İzni Belgesi’nin” ibaresi “İşletme Kayıt Belgesinin” şeklinde değiştirilmiş, “Çalışma İzni ve Gıda Sicil Belgesi,” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı maddeye aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>

<p>“İdari şartnamede birden fazla faaliyet konusuna ilişkin işletme kayıt belgesinin istendiği ihalelerde, faaliyet konularının işletme kayıt belgesinde bulunması hususunun birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı istendiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Bu konuya ilişkin bir açıklık bulunmaması durumunda belirlenen faaliyetlerden herhangi birine dair belge sunulması yeterli kabul edilecektir.”</p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>Aynı Tebliğin 75.7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“75.7. Kamu hizmetlerinin gerektirdiği taşıt ihtiyacının, 17/3/2006 tarihli ve 2006/10193 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usuller çerçevesinde araç kiralama hizmet alımı ile karşılandığı ihalelerde, idare tarafından ihale konusu işin yürütülmesinde kullanılacak araçlara ilişkin istenecek listeye anılan Esas ve Usullerin 6 ncı maddesinde sayılan taşıtlar bakımından ihale dokümanında yer verilmesi ve istekliler tarafından bu listenin sayı, marka, model ve/veya ilgili diğer bilgileri gösterecek şekilde doldurularak teklifleri kapsamında sunulması gerekmektedir.”</p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>Aynı Tebliğin 79.2.1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“79.2.1. Aşırı düşük tekliflere yönelik açıklama istenirken idarece aşırı düşük teklif açıklama talebine ilişkin e-form kullanılır. Bu formda;</p>

<p>a) Teklifte önemli olduğu tespit edilen ve açıklanması istenen teklif bileşenlerine, işin mahiyetine uygun ve bütün istekliler için aynı unsurları içerecek şekilde, açık ve net olarak tek tek saymak suretiyle yer verilmesi,</p>

<p>b) Tekliflerin açıklanmasında kullanılmak üzere 79.2.2 nci maddede sayılan yöntemleri sınırlandıran veya dışlayan yeni yöntemlerin belirlenmemesi,</p>

<p>c) Aşırı düşük teklif açıklaması sunulması için isteklilere üç (3) iş gününden az olmamak üzere uygun bir süre verilmesi,</p>

<p>zorunludur.</p>

<p>İdareler tarafından önemli teklif bileşenleri belirlenirken “ve diğer giderler”, “gibi bileşenler”, “her türlü gider”, “tüm giderler”, “vb.” gibi açık ve net olmayan ibareler kullanılamaz. Bu gibi ibarelerin kullanılması halinde aşırı düşük teklif açıklamalarının değerlendirilmesinde bunlar dikkate alınmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>Aynı Tebliğin 79.2.6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“79.2.6. Malzemeli yemek hizmet alımı ihalelerinde aşırı düşük tekliflerin değerlendirilmesinde kullanılmak üzere teknik şartnamede iki haftalık örnek menü düzenlemesi yapılır ve bu menüde yer alan yemeklerin içerikleri ile girdi miktarları belirtilir.</p>

<p>Bu ihalelerde; aşırı düşük teklif açıklamaları kapsamında “ana girdi”, “işçilik” ve “yardımcı girdi” oranlarının belirtildiği malzemeli yemek sunumu hesap cetveline ilişkin e-form kullanılır. Bu cetvelde belirtilen “(Ana Girdi Maliyeti+İşçilik Maliyeti)/Toplam Teklif Tutarı” oranının 0,80’den az ve 0,95’ten çok olmaması gerekir.</p>

<p>Bu maddede yer alan ana girdi ibaresi kapsamında; kırmızı et, beyaz et, balık, işlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis, kavurma gibi), kuru gıdalar (pirinç, bulgur, nohut, mercimek, kuru fasulye gibi), sebze, meyve, toz şeker, süt, yoğurt, ayran, yağ ürünleri (ayçiçek yağı, zeytinyağı, tereyağı), kahvaltı malzemeleri (peynir, zeytin, yumurta, reçel, bal gibi), ambalajlı su, ekmek ile bu girdilerin dışında yemeğin içeriğinde bulunan tali girdiler dışındaki tüm malzemeler ana girdi olarak dikkate alınır. Yemek pişirilmesi için gerekli enerji giderleri (doğalgaz, LPG gibi), temizlik malzemeleri, su, sigorta giderleri, ilaçlama ve hijyen sağlama giderleri, bakım onarım, amortisman, nakliye, sözleşme giderleri ve genel giderler, portör muayenesi ve tali girdiler (tuz, baharat, tatlandırıcı vb.) gibi unsurlar “yardımcı girdiler” başlığında değerlendirilir.</p>

<p>79.2.6.1. İdarece, örnek öğün menüsüne ilişkin e-forma uygun şekilde hazırlanan iki haftalık örnek menüde açıklama istenecek girdiler belirtilir ve bu form aşırı düşük teklif sorgulama yazısı ekinde gönderilir.</p>

<p>Açıklama istenecek girdilerin belirlenmesinde aşağıdaki kurallar uygulanır:</p>

<p>a) Örnek menüdeki öğünlerde yer alan ve reçetesi düzenlenen her bir yemeğin karakteristiğini yansıtan yalnızca bir ana girdisi, açıklama istenecek girdi olarak belirlenir. Ancak idarece yemeğin türü ve niteliğine göre ihtiyaç duyulması halinde, en fazla bir ana girdi daha açıklama istenecek girdi olarak belirlenebilir. Ana girdi; bakliyat yemeklerinde ağırlıklı kullanılan bakliyat ürününü, sebze yemeklerinde ağırlıklı kullanılan sebze ürününü ifade eder. Ancak bir yemeğin içeriğinde kırmızı et, beyaz et, balık ve/veya işlenmiş et ürünlerinin bulunması durumunda, yemeğin ana girdisi olarak sadece bu girdilerin belirlenmesi zorunludur. İçeriğinde yemek bulunmayan kahvaltı, ara öğün gibi öğünlerde ise yalnızca bir ana girdi açıklama istenecek girdi olarak belirlenir. Herhangi bir öğünde açıklama istenecek ana girdi olarak belirlenen bir girdi için, yer aldığı tüm öğünlerde de açıklama istenir.</p>

<p>b) (a) bendine göre belirlenen girdilerin yanında varsa her bir öğün içindeki ekmek, ambalajlı su, yoğurt, süt, ayran, reçel ve bal gibi paketli gıdalar ile meyve ve reçetesi düzenlenmeyen hazır tatlıların da her durumda açıklama istenecek girdiler olarak belirlenmesi zorunludur.</p>

<p>c) İşçilik girdisine açıklama istenecek girdiler içinde yer verilir.</p>

<p>ç) Yardımcı girdiler için açıklama istenmez.</p>

<p>Örneğin;</p>

<p>Tulum peyniri, zeytin, domates, salatalık, çay, ambalajlı su ve ekmek girdilerinden oluşan bir kahvaltı öğününde; öğün girdilerinden tulum peyniri ile ekmek ve ambalajlı su girdileri,</p>

<p>Omlet, beyaz peynir, zeytin, çay, ambalajlı su ve ekmekten oluşan bir kahvaltı öğününde; omlet yemeğinin karakteristiğini yansıtan yumurta ile ekmek ve ambalajlı su girdileri,</p>

<p>Yeşil mercimek çorbası, haşlama tavuk, yoğurtlu semizotu salatası, armut, ekmek ve ambalajlı su girdilerinden oluşan bir öğle öğününde; yemeklerin karakteristiğini yansıtan yeşil mercimek, tavuk but ve yoğurt girdileri ile ekmek, ambalajlı su ve armut girdileri,</p>

<p>Ezogelin çorba, etli karışık dolma, kış salatası, hazır baklava, ekmek ve ambalajlı su girdilerinden oluşan bir akşam öğününde; yemeklerin karakteristiğini yansıtan kırmızı mercimek, dana eti, kıvırcık girdileri ile ekmek, ambalajlı su ve hazır baklava girdileri,</p>

<p>Cevizli kurabiye, elma, çay ve ambalajlı su girdilerinden oluşan bir ara öğünde; ceviz içi girdisi ile elma ve ambalajlı su girdileri,</p>

<p>İşçilik girdisi,</p>

<p>açıklama istenecek girdiler olarak belirlenebilecektir.</p>

<p>Örnek:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="6" valign="top" width="487">
   <p>Öğle Yemeği</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="80">
   <p>Yemekler</p>
   </td>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Girdiler</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>Miktar</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p>Birim Fiyat</p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p>Tutar</p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td rowspan="6" valign="top" width="80">
   <p>Yeşil Mercimek Çorbası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Yeşil mercimek</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>30 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Domates salçası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>10 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Domates</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>10 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Ayçiçek yağı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>5 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Şehriye</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>10 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Buğday unu</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>5 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td rowspan="6" valign="top" width="80">
   <p>Haşlama Tavuk</p>
   </td>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Tavuk but</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>250 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Patates</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>100 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Havuç</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>30 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Ayçiçek yağı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>5 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Buğday unu</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>10 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Limon</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>5 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td rowspan="5" valign="top" width="80">
   <p>Yoğurtlu Semizotu Salatası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Yoğurt</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>100 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Süzme yoğurt</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>50 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Semizotu</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>100 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Zeytinyağı sızma</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>5 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="84">
   <p>Kuru sarımsak</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>1 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>-</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="80">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="84">
   <p>Armut</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>200 gr</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="80">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="84">
   <p>Ekmek</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>1 adet</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="80">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="84">
   <p>Su</p>
   </td>
   <td valign="top" width="58">
   <p>1 adet</p>
   </td>
   <td valign="top" width="74">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p>Açıklama<br />
   istenecektir.</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="296">
   <p>Öğün Maliyeti Toplamı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="83">
   <p></p>
   </td>
   <td valign="top" width="108">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>79.2.6.2. Malzemeli yemek alımı ihalelerinde, aşırı düşük teklif sahibi istekliler tarafından yapılan açıklamalar kapsamında malzemeli yemek sunumu hesap cetveline ilişkin e-form sunulur. Bu cetvelde “(Ana Girdi Maliyeti+İşçilik Maliyeti)/Toplam Teklif Tutarı” oranını belirtmeyen veya belirttiği oran 0,80’den az veya 0,95’ten çok olan isteklilerin teklifleri reddedilir.</p>

<p>Örneğin; 1.000 öğün yemek alımı için çıkılan bir ihalede, birim fiyat olarak 100 TL teklif veren bir isteklinin, 100.000 TL olan toplam teklif bedelinin aşırı düşük olarak değerlendirilmesi ve istekli tarafından sunulan malzemeli yemek sunumu hesap cetvelinde “(Ana Girdi Maliyeti+İşçilik Maliyeti)/Toplam Teklif Tutarı” oranının 0,90 olarak belirtilmesi halinde, teklifin 90.000 TL’sinin ana girdi ile işçilik toplamını içerdiği ve teklifin 10.000 TL’lik kısmının ise yardımcı girdilere ilişkin olduğu kabul edilir.</p>

<p>Aşırı düşük teklif açıklamalarının, idarece gönderilen sorgulama yazısı ekindeki forma uygun şekilde yapılması gerekmekte olup işin tamamı için toplam miktar ve tutar açıklaması yapılmayacaktır. İsteklilerce her bir öğün için teklif edilen birim fiyatın, iki haftalık örnek menüdeki ana girdiler ile bu menünün üretimi için gerekli işçilik girdisi üzerinden ulaşılan ortalama öğün maliyetleri esas alınarak açıklanması gerekmektedir. Yardımcı girdiler ile örnek menüde açıklama istenmeyen ana girdiler için fiyat öngörülmesi yeterli olup bu girdilere ilişkin açıklama sunulmayacaktır.</p>

<p>Açıklama istenecek ana girdi fiyatlarının tevsiki amacıyla üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ile isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ilişkin fiyatlar kullanılamaz. Ancak 79.2.2 nci maddede yer alan diğer yöntemlerden herhangi biri ile açıklama yapılmasının fiilen mümkün olmadığının anlaşıldığı durumlarda, üçüncü kişilerden alınan fiyat teklifleri ve isteklinin kendi ürettiği, aldığı veya sattığı mallara ilişkin fiyatlar ile açıklama yapılabilir.</p>

<p>Açıklama istenen ana girdilere ilişkin istekliler tarafından öngörülen fiyatın, 79.2.2 nci maddede sayılan yöntemlere uygun olarak tevsik edilmesi koşuluyla, teknik şartname ve/veya örnek menü düzenlemeleri ile aşırı düşük teklif açıklamaları arasında bu ana girdilerin nitelikleri bakımından uyumsuzluk bulunması durumunda, uyumsuzluk bulunan ana girdilerin iki haftalık örnek menüdeki toplam tutarının, örnek menü ana girdi maliyetinin yüzde birinin altında olması halinde açıklama uygun kabul edilir.</p>

<p>Örneğin; açıklama istenecek ana girdi olarak belirlenen “baldo pirinç” fiyatının tevsiki için “pirinç” girdisine ilişkin ticaret borsası fiyatının kullanıldığı bir aşırı düşük teklif açıklamasında, örnek menünün tüm öğünlerinde yer alan “baldo pirinç” girdisine ilişkin miktar ile birim fiyatın çarpılması sonucunda 25 TL olarak bulunan toplam girdi tutarı, malzemeli yemek sunumu hesap cetvelinde gösterilen iki haftalık menünün tüm ana girdilerinin toplam maliyeti olarak hesaplanan 3.000 TL tutarının yüzde biri olan 30 TL’nin altında olduğu için açıklama uygun kabul edilecektir. Bununla birlikte, aynı açıklama kapsamında “sızma zeytinyağı” fiyatının tevsiki için “zeytinyağı” girdisine ilişkin ticaret borsası fiyatının kullanılması durumunda, toplam girdi tutarının 10 TL olarak hesaplanması ile uyumsuzluk bulunan girdilerin (baldo pirinç ve sızma zeytinyağı) toplam tutarı, örnek menü ana girdi maliyetinin yüzde biri olan 30 TL’lik tutarı aşacağından (25 TL + 10 TL = 35 TL) açıklama reddedilecektir.”</p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Başlamış olan ihaleler</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 23- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin 2 nci, 4 üncü, 5 inci, 8 inci ve 10 uncu maddeleri, ilan veya duyuru tarihlerine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>Bu Tebliğin;</p>

<p>a) 1 inci, 7 nci, 12 nci ve 13 üncü maddeleri yayımı tarihinden bir ay sonra,</p>

<p>b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ, Genel, KAMU HUKUKU</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/kamu-ihale-genel-tebliginde-degisiklik-4</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/kamu-ihal.jpg" type="image/jpeg" length="91371"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-tebligde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-tebligde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>İHALELERE YÖNELİK BAŞVURULAR HAKKINDA TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 28/1/2009 tarihli ve 27124 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “sayılmıştır” ibaresi “sayılmış, on ikinci fıkrasında dilekçenin içeriğine ilişkin uyulması zorunlu hususlara yer verilmiştir” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“(9) Yönetmeliğin 8 inci maddesinin on ikinci fıkrasında itirazen şikâyet dilekçelerinin içeriğine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre;</p>

<p>a) İlan, ön yeterlik veya ihale dokümanına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, ilan, ön yeterlik veya ihale dokümanındaki her bir kriter ve/veya madde ayrı bir husus olarak kabul edilir ve ayrı iddia olarak gösterilir. Örneğin; ihale dokümanında iş deneyim belgesinin yanı sıra iş hacmine ilişkin düzenlemenin mevzuata aykırı olduğu iddiasını içeren bir başvuru dilekçesinde iş deneyimine ilişkin husus birinci iddia, iş hacmine ilişkin husus ise ikinci iddia olarak belirtilmelidir.</p>

<p>b) İlan, ön yeterlik veya ihale dokümanına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, ilan, ön yeterlik veya ihale dokümanındaki kriter ve/veya maddelerin mevzuata aykırı bulunma sebeplerinin aynı hususa ilişkin olması halinde, bu sebepler tek bir iddia kapsamında gösterilir. Örneğin; teknik şartnamedeki birden fazla maddenin birlikte değerlendirilmesi sonucunda tek bir markanın işaret edildiğinin veya rekabetin daraltıldığının ileri sürüldüğü bir başvuru dilekçesinde, aynı hususa ilişkin olması nedeniyle mevzuata aykırı bulunma sebepleri tek bir iddia olarak belirtilmelidir.</p>

<p>c) Başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, aday veya isteklilere yönelik her bir husus ayrı bir iddia olarak gösterilir. Örneğin; ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi isteklilerin iş deneyimi ile birlikte aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olmadığının ileri sürüldüğü bir başvuru dilekçesinde, ekonomik açıdan en avantajlı birinci teklif sahibinin iş deneyimine yönelik husus birinci iddia, aşırı düşük teklif açıklamalarına yönelik husus ikinci iddia; ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin iş deneyimine yönelik husus üçüncü iddia ve aşırı düşük teklif açıklamalarına yönelik husus ise dördüncü iddia olarak belirtilmelidir.</p>

<p>ç) Başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, bir belgenin birden fazla sebeple mevzuata aykırı olduğuna yönelik iddialar tek bir iddia olarak gösterilir. Örneğin; iş deneyim belgesinin tutarının ve benzer işe uygunluğunun mevzuata uygun olmadığının ileri sürüldüğü bir başvuru dilekçesinde, mevzuata aykırı bulunma sebeplerinin aynı hususa yönelik olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddialar tek bir iddia olarak belirtilmelidir.</p>

<p>d) Başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, istekli tarafından teklif edilen cihazın/ürünün birden fazla sebeple ihale dokümanına aykırı olduğuna yönelik iddialar tek bir iddia olarak gösterilir. Örneğin; istekli tarafından teklif edilen cihazın teknik şartnamenin 3, 5 ve 7 nci maddelerinde belirtilen kriterleri karşılamadığının ileri sürüldüğü bir başvuru dilekçesinde, mevzuata aykırılık sebeplerinin aynı cihaza yönelik olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddialar tek bir iddia olarak belirtilmelidir.</p>

<p>e) Bir isteklinin aşırı düşük teklif açıklamalarının birden fazla sebeple mevzuata aykırı olduğuna yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, her bir aykırılık sebebinin, sonucu itibarıyla aşırı düşük teklif açıklamasının reddedilmesine yönelik olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddialar tek bir iddia olarak gösterilir. Örneğin; bir isteklinin aşırı düşük teklif açıklamasının reddedilmesine yönelik olarak; ana girdi maliyeti ile işçilik maliyeti toplamının, toplam teklif tutarına oranının 0,80-0,95 arasında olmadığı, açıklama kapsamında sunulan maliyet/satış tutarı tespit tutanağının mevzuata uygun olarak düzenlenmediği ve örnek yemek menüsünde yer alan ana girdilerin fiyatlarının tevsiki amacıyla ilan/davet tarihinden önceki tarihli fiyat tarifelerinin kullanıldığı iddialarına yer verilen bir başvuru dilekçesinde, mevzuata aykırı bulunma sebeplerinin aynı hususa yönelik olması nedeniyle, ileri sürülen bu iddialar tek bir iddia olarak belirtilmelidir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-tebligde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/resmi/kamu-ihale-genel.jpg" type="image/jpeg" length="83309"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yapim-isleri-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yapim-isleri-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>YAPIM İŞLERİ İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 30/7/2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen (j) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“k) Alt endeks: Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık yayımlanan endekslerden; rayiçler için Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100) CPA 2008 kısım, bölüm ve gruplarına göre tarihsel seri tablosu ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 2003=100, CPA 2008 seçilmiş sınıflar tablosunun alt sektörler itibarıyla ilgili endeksini, işçilik rayiçleri için ise Tüketici Fiyat Genel Endeksini,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayınlanması zorunlu olan yıl sonu” ibaresi “Yıl sonu” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(5) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya bilançonun gerekli görülen bölümleri ya da bunlara eşdeğer belgeler sunulur. Bu belgelerde, yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki ve dört önceki yılın belgelerini birlikte sunabilirler. Bu durumda, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin beşinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait gelir tablosu sunulur. Bu gelir tablosu ile yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yıldan başlamak üzere son altı yıla kadarki gelir tablolarını birlikte sunabilirler ve bu durumda gelir tabloları sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 46 ncı maddesinin beşinci fıkrasına “tespitinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilk sözleşme bedelinin %20’sini aşmamak üzere” ibaresi eklenmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“Hüküm bulunmayan haller</p>

<p>EK MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, diğer ihale uygulama yönetmeliklerinde yer alan hükümler niteliğine uygun düştüğü takdirde uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Başlamış olan ihaleler</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 35- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin 5 inci maddesi, ilan veya duyuru tarihlerine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.</p>

<p>Uygulanmaya başlama süresi</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 36- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin 4 üncü maddesi ile yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihalelere ilişkin sözleşmeler kapsamında düzenlenen veya düzenlenecek iş deneyim belgeleri için uygulanmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 2 nci ve 3 üncü maddeleri yayımı tarihinden bir ay sonra,</p>

<p>b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yapim-isleri-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/resmi/kamu-ihalaa4.jpg" type="image/jpeg" length="62266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/mal-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/mal-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>MAL ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 30/7/2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen (k) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“l) Alt endeks: Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık yayımlanan endekslerden Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100) CPA 2008 kısım, bölüm ve gruplarına göre tarihsel seri tablosu ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 2003=100, CPA 2008 seçilmiş sınıflar tablosunun alt sektörler itibarıyla ilgili endeksi,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayınlanması zorunlu olan yıl sonu” ibaresi “Yıl sonu” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(5) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya bilançonun gerekli görülen bölümleri ya da bunlara eşdeğer belgeler sunulur. Bu belgelerde yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki yılın belgelerini birlikte sunabilirler. Bu durumda, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(8) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait gelir tablosu sunulur. Bu gelir tablosu ile yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın gelir tablosu ile üç önceki yılın gelir tablosunu birlikte sunabilirler. Bu durumda gelir tabloları sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Özel sektöre gerçekleştirilen işler ile alt yükleniciler tarafından gerçekleştirilen işlerde; işe ilişkin sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına yönelik olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile serbest meslek makbuzu nüshaları veya bu nüshaların noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile sözleşmeye ait damga vergisinin ilk ilan veya davet tarihi itibarıyla ödendiğine ilişkin belgeler veya damga vergisinden istisna ya da muaf olunduğuna ilişkin belgeler, iş deneyimini gösteren belgelerdir.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hüküm bulunmayan haller</p>

<p>EK MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, diğer ihale uygulama yönetmeliklerinde yer alan hükümler niteliğine uygun düştüğü takdirde uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Başlamış olan ihaleler</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 26- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin 5 inci maddesi, ilan veya duyuru tarihlerine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 2 nci ve 3 üncü maddeleri yayımı tarihinden bir ay sonra,</p>

<p>b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/mal-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/resmi/kamu-ihale-genel.jpg" type="image/jpeg" length="25779"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>İHALELERE YÖNELİK BAŞVURULAR HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 3/1/2009 tarihli ve 27099 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“(12) İtirazen şikayet başvuru dilekçelerinin içeriğine ilişkin olarak aşağıdaki kurallara uyulması zorunludur:</p>

<p>a) İlan, ön yeterlik veya ihale dokümanına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, bir iddia kapsamında tek bir hususa yer verilir. İlan, ön yeterlik veya ihale dokümanındaki her bir kriter ve/veya madde ayrı bir husus olarak kabul edilir. Birden fazla kriter ve/veya maddeye yönelik mevzuata aykırı bulunma sebepleri, aynı hususa ilişkin olması kaydıyla, tek bir iddia kapsamında belirtilir.</p>

<p>b) Başvuruların veya tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik başvurulara ilişkin dilekçelerde, her bir aday veya istekliye yönelik her bir hususa ayrı iddia olarak yer verilir. Birden fazla hususa yönelik mevzuata aykırı bulunma sebepleri, aynı hususa ilişkin olması kaydıyla, tek bir iddia kapsamında belirtilir.”</p>

<p><strong>MADDE 2-</strong> Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“(6) 8 inci maddenin on ikinci fıkrası kapsamında;</p>

<p>a) Dilekçede birden fazla hususun tek bir iddia altında toplanması halinde, her bir husus Kurum tarafından ayrı birer iddia şeklinde ayrıştırılarak incelenir.</p>

<p>b) Aynı hususa ilişkin birden fazla aykırılık sebebinin farklı iddialar kapsamında ileri sürülmesi halinde, bu iddialar Kurum tarafından tek bir iddia altında toplanarak incelenir.</p>

<p>c) İtirazen şikayet başvuru bedelinin iadesine ilişkin işlemlerde, (a) ve (b) bentlerindeki hükümler uyarınca tespit edilen iddia sayısı esas alınır.”</p>

<p><strong>MADDE 3-</strong> Aynı Yönetmeliğe 18 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

<p>“İtirazen şikayet başvuru bedelinin iadesi</p>

<p>MADDE 18/A- (1) İtirazen şikayet başvuru bedelinin, itirazen şikayet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının başvuru sahibinin talebi halinde Kurul kararı ile iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından Kanunun 54 üncü maddesinin on birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda Kanunun 54 üncü maddesinin on birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez.</p>

<p>(2) İtirazen şikayet başvuru bedelinin iadesinde esas alınacak haklılık oranı ile bu orana göre iade edilecek başvuru bedeli aşağıdaki şekilde belirlenir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>a) Haklılık oranı; Kurul kararında başvuru sahibinin haklı olduğu tespit edilen iddia sayısının, 18 inci maddenin altıncı fıkrasına göre belirlenen toplam iddia sayısına oranlanması suretiyle bulunur. Bu oran virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanır. Bir iddia kapsamında aynı hususa ilişkin birden fazla aykırılık sebebine yer verilmesi ve bu sebeplerin herhangi birinde haklı bulunulması halinde, başvuru sahibinin bu iddiasında haklı olduğu kabul edilir.</p>

<p>b) İade edilecek başvuru bedeli; (a) bendine göre belirlenen haklılık oranı ile itirazen şikayet başvuru bedelinin çarpımı sonucunda bulunan tutarın virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanması suretiyle bulunur.</p>

<p>(3) Kısmi teklife açık ihalelerde tekliflerin sunulması, değerlendirilmesi ve sonuçlandırılmasına yönelik başvurularda iade edilecek başvuru bedeli;</p>

<p>a) Başvuruya konu kısmın yaklaşık maliyetine göre fazla yatırıldığı tespit edilen tutarla,</p>

<p>b) İkinci fıkranın (a) bendine göre belirlenen haklılık oranı ile başvuruya konu kısmın/kısımların yaklaşık maliyetine karşılık gelen itirazen şikayet başvuru bedelinin çarpımı sonucunda bulunan tutarın virgülden sonra en yakın iki ondalık basamaklı sayıya yuvarlanması suretiyle bulunan tutar,</p>

<p>toplanarak tespit edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 4-</strong> Aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinin birinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

<p>“f) İtirazen şikayet başvuru bedelinin iade edilip edilmeyeceği, iade edileceği hallerde başvuru sahibinin iddialarındaki haklılık oranı ile iade edilecek başvuru bedeli,”</p>

<p><strong>MADDE 5-</strong> Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ihalelere-yonelik-basvurular-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-1</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/kamu-ihal.jpg" type="image/jpeg" length="59643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-3</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-3" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 30/7/2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen (i) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“j) Alt endeks: İşçilik için brüt asgari ücreti, işçilik dışındaki girdiler için ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100) CPA 2008 kısım, bölüm ve gruplarına göre tarihsel seri tablosu ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 2003=100, CPA 2008 seçilmiş sınıflar tablosunda yer alan alt sektörler itibarıyla ilgili endeksi,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 35 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayınlanması zorunlu olan yıl sonu” ibaresi “Yıl sonu” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(5) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya bilançonun gerekli görülen bölümleri ya da bunlara eşdeğer belgeler sunulur. Bu belgelerde yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki yılın belgelerini birlikte sunabilirler. Bu durumda, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(9) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait gelir tablosu sunulur. Bu gelir tablosu ile yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın gelir tablosu ile üç önceki yılın gelir tablosunu birlikte sunabilirler. Bu durumda, gelir tabloları sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Yurt dışında gerçekleştirilen işler hariç bu madde kapsamında yer alan işlerde; sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen; fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri veya serbest meslek makbuzu nüshaları ya da bu nüshaların noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile sözleşmeye ait damga vergisinin ilk ilan veya davet tarihi itibarıyla ödendiğine ilişkin belgeler veya damga vergisinden istisna ya da muaf olunduğuna ilişkin belgeler, personel çalıştırılan işlerde ise bu belgelere ek olarak o işe ait sözleşme kapsamında personel çalıştırıldığını gösteren Sosyal Güvenlik Kurumu internet sayfası üzerinden düzenlenmiş ve idarece teyidi yapılabilen belgeler, iş deneyimini gösteren belgelerdir.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“Hüküm bulunmayan haller</p>

<p>EK MADDE 4- (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, diğer ihale uygulama yönetmeliklerinde yer alan hükümler niteliğine uygun düştüğü takdirde uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Başlamış olan ihaleler</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 32- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin 5 inci maddesi, ilan veya duyuru tarihlerine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 2 nci ve 3 üncü maddeleri yayımı tarihinden bir ay sonra,</p>

<p>b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-3</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/resmi/kamu-ihalaa4.jpg" type="image/jpeg" length="10566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/danismanlik-hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/danismanlik-hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Kamu İhale Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>DANIŞMANLIK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>4/3/2009 tarihli ve 27159 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 30/7/2025 tarihli ve 32971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen (k) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“l) Alt endeks: İşçilik için brüt asgari ücreti, işçilik dışındaki girdiler için ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından aylık yayımlanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100) CPA 2008 kısım, bölüm ve gruplarına göre tarihsel seri tablosu ile Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi 2003=100, CPA 2008 seçilmiş sınıflar tablosunda yer alan alt sektörler itibarıyla ilgili endeksi,”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “belgeleri veya serbest meslek kazanç defteri özetinin” ibaresi “belgelerin” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Yayınlanması zorunlu olan yıl sonu” ibaresi “Yıl sonu” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(5) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya bilançonun gerekli görülen bölümleri ya da bunlara eşdeğer belgeler sunulur. Bu belgelerde yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın belgeleri ile üç önceki yılın belgelerini birlikte sunabilirler. Bu durumda, belgeleri sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 35 inci maddesinin sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(8) İhale veya son başvuru tarihi yılın ilk dört ayında olan ihalelerde, ihale veya son başvuru tarihinin içinde bulunduğu yıldan iki önceki yıla ait gelir tablosu sunulur. Bu gelir tablosu ile yeterlik kriterini sağlayamayanlar ise iki önceki yılın gelir tablosu ile üç önceki yılın gelir tablosunu birlikte sunabilirler. Bu durumda, gelir tabloları sunulan yılların parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“Yurt dışında gerçekleştirilen işler hariç bu madde kapsamında yer alan işlerde; sözleşme ve bu sözleşmenin uygulanmasına ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri çerçevesinde düzenlenen; fatura örnekleri veya bu örneklerin noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile serbest meslek makbuzu nüshaları veya bu nüshaların noter, yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir veya vergi dairesi onaylı suretleri ile sözleşmeye ait damga vergisinin ilk ilan veya davet tarihi itibarıyla ödendiğine ilişkin belgeler veya damga vergisinden istisna ya da muaf olunduğuna ilişkin belgeler, iş deneyimini gösteren belgelerdir.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p>“Hüküm bulunmayan haller</p>

<p>EK MADDE 3- (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, diğer ihale uygulama yönetmeliklerinde yer alan hükümler niteliğine uygun düştüğü takdirde uygulanır.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Başlamış olan ihaleler</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 26- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, bu maddeyi yürürlüğe koyan Yönetmeliğin 6 ncı maddesi, ilan veya duyuru tarihlerine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri yayımı tarihinden bir ay sonra,</p>

<p>b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/danismanlik-hizmet-alimi-ihaleleri-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/resmi/kamu-ihale-genel.jpg" type="image/jpeg" length="22167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/elektrik-piyasasi-yan-hizmetler-yonetmeliginde-degisiklik-4</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/elektrik-piyasasi-yan-hizmetler-yonetmeliginde-degisiklik-4" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:</strong></p>

<p><strong>ELEKTRİK PİYASASI YAN HİZMETLER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>26/11/2017 tarihli ve 30252 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğğğ) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (ooo) bendinde yer alan “Yetkilendirilmiş bağımsız firmalar” ibaresi “TEİAŞ” olarak değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“b) Sunulacak yan hizmete ilişkin performans testlerinin TEİAŞ tarafından gerçekleştirilmesinin sağlanması.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 8- (1) Yan hizmet anlaşmaları kapsamında veya tedarik süreci neticesinde yan hizmet sağlamak üzere yükümlülük üstlenen veya bu hizmeti yükümlenen tüzel kişiden transfer yoluyla devralan veya bu hizmeti sunmak isteyen tüzel kişiler yan hizmetleri sağlayacakları tesislerinin ilgili yan hizmeti sağlama niteliğine sahip olduğunu TEİAŞ tarafından gerçekleştirilecek performans testleri neticesinde TEİAŞ tarafından onaylanan standart test raporu veya sertifikası ile belgelendirirler.</p>

<p>(2) Yan hizmet piyasa katılımcısı tüzel kişiler, devrede olan yan hizmet birimleri için hazırlanmış olan yan hizmet raporlarını veya sertifikalarını ilgili yan hizmet için bu Yönetmelikte düzenlenen tedarik sürecinde belirtilen aşamada veya yan hizmet anlaşmasında yer alan şartlar dahilinde TEİAŞ’a sunar.</p>

<p>(3) TEİAŞ’ın yaptığı izleme ya da kontroller neticesinde yan hizmet sunan bir tesisin veya toplayıcının ilgili hizmeti yan hizmetler anlaşmasında belirtilen esaslar çerçevesinde sağlamadığının tespit edilmesi durumunda, TEİAŞ ilgili tesisin veya toplayıcının yan hizmet sertifikasının veya test raporunun yenilenmesini talep edebilir. TEİAŞ’ın talep etmesi halinde, tüzel kişinin ilgili yan hizmeti sunmaya ilişkin sertifikasının veya test raporunun yenilenmesi zorunludur. TEİAŞ’ın yan hizmet sertifikasının veya test raporunun yenilenmesi talebinden itibaren ilgili test raporu veya sertifika geçersiz sayılır ve söz konusu tesisten ilgili yan hizmet alınmaz. Zorunlu yan hizmetlere katılan tesisler bu süre içerisinde ilgili hizmetlere katılmakla yükümlü olup, bu hizmetlere ilişkin yenilenmiş test sertifikalarını 60 gün içerisinde TEİAŞ’a sunmakla yükümlüdür.</p>

<p>(4) Yan hizmet sağlayan tüzel kişiler, yan hizmet sertifikasının ve/veya test raporunun geçerlilik süresi dolmadan yan hizmet performans testlerinin güncellenmesini talep edebilirler. Bu durumda güncellenen performans testlerinin sonucunda elde edilen ünite parametreleri ile diğer yan hizmet testlerinin sonucunda elde edilen ünite parametrelerinin uyumlu olması zorunludur. Aksi takdirde TEİAŞ, ilgili tesisin diğer yan hizmetlere ilişkin sertifikalarının ve/veya test raporlarının yenilenmesini talep edebilir.</p>

<p>(5) Yan hizmet sertifikaları ve test raporları Elektrik Şebeke Yönetmeliğinde yer alan performans testlerine dayandırılır. Yan hizmet sağlayacak söz konusu yan hizmet birimine ilişkin performans testleri sonucunda belirlenen hizmet parametreleri ilgili yan hizmet sertifikasında veya sekonder frekans kontrol performans test raporunda belirtilir.</p>

<p>(6) Yan hizmet sağlayacak olan bir tüzel kişinin, ilgili yan hizmete ilişkin performans testlerinin TEİAŞ tarafından gerçekleştirilmesi ve ilgili yan hizmet sertifikasının ve/veya test raporunun TEİAŞ’a sunulması ilgili tüzel kişinin sorumluluğundadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>(7) 1/1/2025 tarihinden sonra elektrik üretim lisansı almış üretim tesisleri, sınırlı frekans hassasiyet modu hizmeti testini yapmakla yükümlüdür.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Yan hizmet performans testlerinin TEİAŞ tarafından gerçekleştirilmesi</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 12- (1) Yan hizmet performans testlerinin gerçekleştirilmesi ve test sertifikalarının ve/veya raporlarının düzenlenmesi, 1/9/2026 tarihinden itibaren TEİAŞ tarafından gerçekleştirilir. Bu tarihe kadar gerçekleştirilecek yan hizmet performans testlerinde, TEİAŞ gözlemcisi bulunması kaydıyla, testi yapacak firmalardan akreditasyon şartı aranmaz.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/elektrik-piyasasi-yan-hizmetler-yonetmeliginde-degisiklik-4</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/01/resmi/resmi-g5.jpg" type="image/jpeg" length="28164"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/aile-hekimligi-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/aile-hekimligi-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Sağlık Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 25/1/2013 tarihli ve 28539 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinin 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “sağlık kuruluşunu” ibaresi “kamu sağlık kuruluşunu” şeklinde değiştirilmiş, (d), (g), (ğ), (h), (ı) ve (o) bentleri yürürlükten kaldırılmış, (j) ve (k) bentlerinde yer alan “izni” ibareleri “izni, eğitim” şeklinde değiştirilmiş, (m) bendinde yer alan “ve Bağlı Kuruluşları” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, (ö) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (p) bendine “sağlık kuruluşunu” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya toplum sağlığı merkezinin kurulmadığı ilçelerde ilçe sağlık müdürlüğünü” ibaresi eklenmiştir.</p>

<p>“ö) Müdürlük: İl sağlık müdürlüğünü,”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Kurumca” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, üçüncü fıkrasının (g) bendinde yer alan “evde” ibaresi “evde, uzaktan” şeklinde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

<p>“o) Vekalet veya görevlendirme halinde bakmakla yükümlüğü olduğu birimin tüm işlemlerini yapmak.</p>

<p>ö) Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre uzaktan sağlık hizmeti sunmak.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendine “evde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve uzaktan” ibaresi eklenmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

<p>“ı) Vekalet veya görevlendirme halinde bakmakla yükümlüğü olduğu birimin tüm işlemlerini yapmak.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve Kurum” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“(2) Sağlık hizmeti sunumu sırasında meydana gelen şiddet olayının adli veya mülki idare makamlarınca verilen belgeyle belgelendirilmesi durumunda, aile hekimi veya aile sağlığı çalışanına şiddet uygulayan kişinin müdürlükçe mevcut aile hekiminden kaydı, ikamet ettiği bölge göz önünde bulundurulmak suretiyle öncelikle farklı aile sağlığı merkezine, ikametine yakın farklı aile sağlığı merkezi bulunmuyor ise aynı aile sağlığı merkezinde bulunan kayıtlı nüfusu en düşük aile hekimine yapılır.”</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “24/12/2010 tarihli ve 2010/1237 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “29/6/2021 tarihli ve 4198 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 9- </strong>Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “içinde, sözleşme” ibaresi “içinde aile hekimliği yerleştirme işlemi yapılır ve sözleşme” şeklinde ve (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı maddenin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının (a) bendinde yer alan “aile hekimliği yapan aile hekimliği uzmanları” ibaresi “görev yapanlardan, önce aile hekimliği yapan aile hekimliği uzmanları, daha sonra diğer aile hekimliği uzmanları” şeklinde ve yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“a) Fiilen en az altı ay aile hekimliği yaparak akabinde askerlik (bedelli hariç) veya doğum nedeniyle ücretsiz izne ayrılması şartıyla sözleşmesini fesheden aile hekimlerine, askerlik veya doğum sonrası kamu görevine başlama tarihine göre, kamu görevlisi olmayan hekimler için ise müdürlüğe başvuru tarihine göre bir defaya mahsus öncelik verilir. Bu öncelik hakkı; terhis tarihinden itibaren bir ay, doğum nedeni ile ücretli izin süresinin bitimi tarihinden itibaren iki yıl on beş gün içerisinde müracaatları üzerine aile hekimliği hizmet sözleşmesini fesih ettiği ilde kullanılır.”</p>

<p>“25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununa istinaden bedelli askerlik yapmak üzere pozisyonlarının korunması talebinde bulunarak askerlik görevini ifa edip ayrılmadan önce çalıştığı aile hekimliği biriminde sözleşme imzalayarak göreve başlatılanlar için bedelli askerlik öncesinde feshedilen sözleşmesi kapsamında görev yaptığı süreler bu fıkra kapsamında dikkate alınır.”</p>

<p>“(7) Münhal aile hekimliği pozisyonlarından, birinci fıkra çerçevesinde yerleştirme yapılamamış pozisyonlar için Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasında ilan edilmek suretiyle atama yapılabilir. Bu şekilde ilan edilecek pozisyonlar için yerleştirilen hekimler, aile hekimliği biriminin bulunduğu yerdeki toplum sağlığı merkezine atanarak başlayış yapmalarına müteakiben en geç ertesi günün mesai bitimine kadar aile hekimliği sözleşmesi imzalayarak sözleşme talepleri olmaması halinde ise görevlendirme ile aile hekimliği biriminde göreve başlar.”</p>

<p><strong>MADDE 10- </strong>Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“(3) Sözleşmeli aile sağlığı çalışanı bulunmayan pozisyonlara Bakanlıkça ilan edilmek suretiyle 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 45/A maddesi hükümleri çerçevesinde aile sağlığı çalışanı istihdam edilebilir. Bu şekilde ilan edilecek pozisyonlar için yerleştirilenler, aile hekimliği biriminin bulunduğu yerdeki toplum sağlığı merkezine atanarak başlayış yapmalarına müteakiben atandığı aile hekimliği biriminde aile sağlığı çalışanı hizmet sözleşmesi imzalayarak, sözleşme talepleri olmaması halinde ise görevlendirme ile göreve başlar. Mezkûr kanun hükmünde kararname kapsamında sözleşmeli olduğu müddetçe bu görevlendirme devam eder ve bu birimlerde başka bir aile sağlığı çalışanı ile aile sağlığı çalışanı hizmet sözleşmesi imzalanamaz.”</p>

<p><strong>MADDE 11- </strong>Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın üçüncü ve dördüncü cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p>“Bu durumda, 26/3/2013 tarihli ve 28599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi hükümlerine göre işlem tesis edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 12- </strong>Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” ibaresi “Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 13- </strong>Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin birinci fıkrasına üçüncü cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

<p>“Birinci aşama uyum eğitimi aile hekiminin yerleştiği tarihten itibaren en geç 3 ay içinde tamamlanır.”</p>

<p><strong>MADDE 14- </strong>Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ö) ve (dd) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiş, aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan “ve Kurumca” ibaresi yürürlükten kaldırılmış, dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“ö) Enjektör, intraket, gazlı bez, atel, sargı bezi, sütur materyali gibi Bakanlıkça belirlenen gerekli sarf malzemeleri.”</p>

<p>“dd) Glikometri ve stripleri.”</p>

<p>“ll) Pulse oksimetre.”</p>

<p>“(4) Aile hekimlerinin ve aile sağlığı çalışanlarının kullanmak zorunda oldukları teknik, tıbbi cihaz, bilgisayar, donanım, yazılım, bilgi, bilişim ve iletişim teknolojileri ile gezici sağlık hizmetlerinin sunumu için gerekli olan motorlu araçlar, esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilir.</p>

<p>(5) Aile hekimleri, aile sağlığı merkezinde yangına karşı alınması gereken tedbirleri alır, tıbbi atıklar ve çöpler için 25/1/2017 tarihli ve 29959 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri alır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“(8) Aile sağlığı merkezlerinde yer alan ortak kullanım alanları ile bu alanlarda bulunan ve ortak kullanıma tahsis edilen her türlü demirbaş, tıbbi cihaz, ekipman ve sair malzeme müşterek kullanım kapsamındadır. Bunlar aile sağlığı merkezi yönetim karar defterine kaydedilir. Aile hekimleri tarafından, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi hükümlerine istinaden aile sağlığı merkezinin gider ödemesiyle temin edilmesinden dolayı müşterek kullanım kapsamında bulunan alan ve malzemeler üzerinde ayni veya şahsi herhangi bir hak iddiasında bulunulamaz; bedel, katkı payı veya sair ad altında talepte bulunulamaz; bunların devri istenilemez ve kullanımı engellenemez. Bu alan ve malzemeler, aile sağlığı merkezinde kullanılmaya devam edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 15- </strong>Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık, Kurum veya” ibaresi “Bakanlık ve” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 16- </strong>Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin dördüncü ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci ve yedinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p>“(4) Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı hizmet sunumunda Bakanlığa ait olan sağlık bilgi yönetim sistemini kullanmak zorundadır. Bakanlığa ait bilgi sistemine geçişe ilişkin usul ve esaslar ile takvim planı Bakanlıkça belirlenir.”</p>

<p>“(6) Aile hekimliği biriminden, sağlık hizmeti alan kişilere ait tüm veriler, Bakanlıkça belirlenen sistemler haricindeki herhangi bir ortama kaydedilemez.”</p>

<p><strong>MADDE 17- </strong>Aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte” ibaresi “Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliğinde” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 18- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Düzenlemelere uyum</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu maddeyi ihdas eden Yönetmelik ile 24 üncü maddede ve EK-1’de yapılan değişiklikleri, aile hekimliği birimleri 1/9/2026 tarihine kadar yerine getirir.”</p>

<p><strong>MADDE 19- </strong>Aynı Yönetmeliğin EK-1’inin dördüncü ve beşinci satırlarında yer alan “dört” ibareleri “beş” şeklinde değiştirilmiş, on birinci satırı yürürlükten kaldırılmış ve aynı ekin on beşinci satırı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="30">
   <p>15</p>
   </td>
   <td valign="top" width="315">
   <p>Aile sağlığı merkezi girişinin, bekleme alanlarının ve oda girişlerinin görüntülendiği güvenlik kamera sistemi mevcuttur.</p>
   </td>
   <td valign="top" width="28">
   <p><i>+</i></p>
   </td>
   <td valign="top" width="56">
   <p><strong>+</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="46">
   <p><strong>+</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="48">
   <p><strong>+</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>”</p>

<p><strong>MADDE 20- </strong>Aynı Yönetmelikte yer alan “Kurumun” ibareleri “Bakanlığın” şeklinde, “Türkiye Halk Sağlığı Kurumu” ibaresi “Bakanlıkça” şeklinde, “Türkiye Halk Sağlığı Kurumunca” ibaresi “Bakanlıkça” şeklinde, “Kurumca” ibareleri “Bakanlıkça” şeklinde, “Kurum” ibareleri “Bakanlık” şeklinde, “Kurumdan” ibaresi “Bakanlıktan” şeklinde ve “Kuruma” ibaresi “Bakanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 21- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 22- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/aile-hekimligi-uygulama-yonetmeliginde-degisiklik-2</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/09/hemsire-doktor-saglik.jpg" type="image/jpeg" length="86098"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekciligine-giris-ve-egitim-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekciligine-giris-ve-egitim-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığından:</strong></p>

<p><strong>ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLİĞİNE GİRİŞ VE EĞİTİM-ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>17/3/2023 tarihli ve 32135 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çarşı ve Mahalle Bekçiliğine Giriş ve Eğitim-Öğretim Yönetmeliğinin 5 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 5- (1) Çarşı ve mahalle bekçiliğine alınacaklarda aşağıdaki niteliklerin bulunması şarttır:</p>

<p>a) Türk vatandaşı olmak.</p>

<p>b) Son başvuru tarihi itibarıyla en az lise veya dengi okul mezunu olmak.</p>

<p>c) Son başvuru tarihi itibarıyla erkek adaylar için askerlik ödevini bitirmiş olmak.</p>

<p>ç) 18 yaşını tamamladıktan sonra yaptırılan yaş düzeltmelerinde düzeltmeden önceki yaş dikkate alınmak şartıyla, sınavın yapıldığı yılın 1 Ocak tarihi itibarıyla 18 yaşını tamamlamış ve 31 yaşından gün almamış olmak.</p>

<p>d) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile;</p>

<p>1) Kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olmamak.</p>

<p>2) Affa uğramış olsa bile 5237 sayılı Kanunun İkinci Kitap Birinci Kısım Birinci ve İkinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar, Devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, millî savunmaya karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan veya zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, hayasızca hareketler, müstehcenlik ve fuhuş suçlarından mahkûm olmamak veya bu suçlardan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemiş olmak.</p>

<p>e) Kamu haklarını kullanmaktan yoksun bırakılmış olmamak.</p>

<p>f) Silah taşımaya veya silahlı görev yapmaya engeli bulunmamak.</p>

<p>g) İlgili mevzuattaki sağlık şartlarını taşımak.</p>

<p>ğ) İlgili mevzuata göre sağlık nedeniyle ilişiği kesilenler hariç olmak üzere;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1) Herhangi bir nedenle askeri okullardan, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığına bağlı okul ve eğitim/öğretim kurumlarından çıkarılmamış olmak.</p>

<p>2) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli iken kusuru nedeniyle ilişiği kesilmemiş olmak.</p>

<p>h) Başvuru tarihinde herhangi bir siyasi partiye veya siyasi partilerin yan kuruluşlarına üye olmamak.</p>

<p>ı) Son başvuru tarihi itibarıyla yerleşim yeri son bir yıldır başvuru yapılan ilin sınırları içerisinde bulunmak.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekciligine-giris-ve-egitim-ogretim-yonetmeliginde-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/bekcia44.jpg" type="image/jpeg" length="82035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Çalışma Usul ve Esasları ile Kıyafetlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekcilerinin-calisma-usul-ve-esaslari-ile-kiyafetlerine-dair-yonetmelikte-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekcilerinin-calisma-usul-ve-esaslari-ile-kiyafetlerine-dair-yonetmelikte-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Çalışma Usul ve Esasları ile Kıyafetlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>İçişleri Bakanlığından:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇARŞI VE MAHALLE BEKÇİLERİNİN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI İLE KIYAFETLERİNE DAİR YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1-</strong> 5/4/2023 tarihli ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çarşı ve Mahalle Bekçilerinin Çalışma Usul ve Esasları ile Kıyafetlerine Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 6- (1) Çarşı ve mahalle bekçilerinin haftalık çalışma süresi kırk saattir. Personel yetersizliği, görev yoğunluğu ve benzeri durumlarda emniyet ve asayişin gerektirdiği hâllerin ortaya çıkması hâlinde valinin onayı ile haftalık kırk saatlik çalışma süresi en fazla elli altı saate kadar artırılabilir. Belirtilen durumların ortadan kalkması ile fazla çalışılan süre istirahat süresine eklenir.</p>

<p>(2) Günlük çalışma saatleri esas olarak güneşin batış saatinden doğuş saatine kadar olan zaman dilimini kapsayacak şekilde düzenlenir.</p>

<p>(3) Çarşı ve mahalle bekçileri olağanüstü hâl, terör, toplumsal olaylar, doğal afet, salgın hastalık, mevsim koşulları ve benzeri durumlarda güvenlik veya kamu düzeni ile görevi etkileyen zorunluluk hâllerinin ortaya çıkması hâlinde Bakanın onayı ile ikinci fıkrada belirtilen zaman dilimi dışında çalıştırılabilir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 12- (1) Çarşı ve mahalle bekçilerinin yaya devriye görevleri sırasında uyulması gereken kurallar aşağıda belirtilmiştir:</p>

<p>a) Sıralı amirlerinin izni olmadıkça herhangi bir sebep ve bahane ile devriye hizmetine ara verilemez.</p>

<p>b) Görev süresince bağlı bulundukları birim ile ne şekilde temas ve irtibat kuracakları yetkili amir tarafından tespit edilir.</p>

<p>c) Devriyeler en az iki kişiden oluşur. Kıdemli olan devriyenin amiridir, sağda yürür.</p>

<p>ç) Tabancalar kılıflarında bulunur. Yalnız tehlikeli anlarda ele alınır.</p>

<p>d) Görev esnasında yürüyüş ağır adımlarla yapılır, dönemeçlerde köşe başlarında durularak etraf gözetilip incelenir. Yürüyüşlerde ani dönüşler yapılarak gözetlenip gözetlenmediği veya izlenip izlenmediği kontrol edilir. Zaman zaman suç işlenmesini önleme maksadıyla tek düdük çalınır.</p>

<p>e) Bölge sınırlarında karşılaşan çarşı ve mahalle bekçileri birbirlerine olaylara ait bilgileri aktarırlar ve gecikmeksizin devriye görevine devam ederler.</p>

<p>f) Çarşı ve mahalle bekçileri, yapılacak kontrolün ardından, görevin icra edileceği bölgenin mesafesi göz önüne alınarak gerektiğinde görevlendirildikleri bölgelere bırakılabilir ve görev sona erdiğinde geri alınabilir.</p>

<p>(2) Çarşı ve mahalle bekçilerinin araçla devriye görevleri genel kolluk nezaretinde yerine getirilir. Bu durumda mevzuatla genel kolluk kuvvetlerine tevdi edilen görevlerde genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olurlar.</p>

<p>(3) Çarşı ve mahalle bekçileri, görevlendirildikleri bölgelerdeki mahalle, cadde ve sokakları, meydan, park, bahçe, mesire yeri gibi yerler ile sağlık hizmeti veren yerleri, önemli bina ve tesisleri, kamu kurum ve kuruluşları, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ve emniyet ve asayiş bakımından önemli olan diğer yerleri öğrenmeye mecburdurlar.”</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b), (ç) ve (g) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“b) Görev bölgeleri içerisinde bulunan konut, işyeri ve araçların güvenliğini temin edecek tedbirleri alır.”</p>

<p>“ç) Görevlendirildikleri kamu bina ve tesislerinin koruma ve güvenliğini temin eder.”</p>

<p>“g) Görev saatleri içinde görevlendirildikleri bölgede tespit ettikleri kabahat fiillerini önler ve genel kolluğa bildirir.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“b) Durdurulan kişi üzerinde veya aracında silah ya da kendisinin veya başkasının yaşamını tehlikeye sokabilecek bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı hâlinde, kendisine veya başkasına zarar verilmesini önlemek amacıyla kişiler üzerinde yoklama suretiyle el ile dıştan kontrol yapabilir. Araçlarda ise aracın dışarıdan bakıldığında içerisi görünen bölümlerini kontrol edebilir. Bu amaçla üst ve araç araması yapılamaz.”</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p>“MADDE 19- (1) Çarşı ve mahalle bekçileri mevzuatla genel kolluk kuvvetlerine tevdi edilen görevlerde genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olurlar.”</p>

<p><strong>MADDE 6- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 7- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/carsi-ve-mahalle-bekcilerinin-calisma-usul-ve-esaslari-ile-kiyafetlerine-dair-yonetmelikte-degisiklik</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/06/bekcia40.jpg" type="image/jpeg" length="71310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/araclarin-satis-devir-ve-tescil-hizmetlerinin-yurutulmesi-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/araclarin-satis-devir-ve-tescil-hizmetlerinin-yurutulmesi-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 09 Nisan 2026 Tarihli ve 33219 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Adalet ve İçişleri Bakanlıklarından:</strong></p>

<p><strong>ARAÇLARIN SATIŞ, DEVİR VE TESCİL HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p><strong>MADDE 1- </strong>31/1/2018 tarihli ve 30318 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Araçların Satış, Devir ve Tescil Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Yönetmeliğin 31 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p>“(7) Plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından bu Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka basıldığının trafik kolluğu tarafından tespiti halinde, tescil plakasının tekrar basımı için plaka basım talep belgesi aranmaz. Bahse konu plakalar, plaka basmaya yetkili kuruluş tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin değiştirilir.”</p>

<p><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “basımı/dağıtımı” ibaresi “basımı/dağıtımı, basımı sonrasındaki fotoğraf kayıtları” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p>“Tescil plakaların nitelik ve ölçülerine dair geçiş hükümleri</p>

<p>GEÇİCİ MADDE 11- (1) 48 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde belirtilen plaka basımında kullanılacak kalıplar, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu tarafından 1/1/2027 tarihine kadar yetki verilen odalara dağıtılır. Bu tarihten önce yetkili kuruluş tarafından basılmış olup da mühürlü ve diğer güvenlik işaretleri bulunan araç tescil plakaları, 33 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde belirtilen ölçülere uygun kabul edilir.”</p>

<p><strong>MADDE 4- </strong>Bu Yönetmeliğin;</p>

<p>a) 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri yayımı tarihinde,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>b) Diğer maddeleri 1/1/2027 tarihinde,</p>

<p>yürürlüğe girer.</p>

<p><strong>MADDE 5- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı birlikte yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/araclarin-satis-devir-ve-tescil-hizmetlerinin-yurutulmesi-hakkinda-yonetmelikte-degisiklik-2</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/08/arac-oto-para-trafik.jpg" type="image/jpeg" length="82438"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7574 SAYILI KANUN İLE 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/7574-sayili-kanun-ile-2918-sayili-karayollari-trafik-kanununda-yapilan-degisiklikler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/7574-sayili-kanun-ile-2918-sayili-karayollari-trafik-kanununda-yapilan-degisiklikler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><a href="https://www.hukukihaber.net/karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun" rel="dofollow">7574 sayılı kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Bazı Köklü Değişiklikler yapıldı</a>, yapılan değişiklikler 12 Şubat 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmiş ve 27 Şubat 2026 tarihli ve 33181 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde (27.02.2026) yürürlüğe girmiştir.</p>

<p>2918 sayılı Kanunda yapılan değişikliklerle beraber artan idari para cezaları özellikle sürücülerin kendilerinin, ailelerinin ve toplumun diğer fertlerinin hayatlarını ve maddi bütünlüklerini düşünmeye sevk edip ayrıca artan bu cezalar sürücüler üzerinde caydırıcı etkiye sahip olacağı muhakkaktır. Cep yakacak düzeyde olan trafik idari para cezalarının sürücülerin daha sakin ve emniyetli seyir halinde olmalarını sağlamakla beraber trafikte hız, kavga, akrobatik hareketler, drift vb. trafikte kaos yaratan eylemlerde ciddi düşüşlerin olacağı da düşünülmektedir.</p>

<p>7574 sayılı kanunun 2. maddesi ile 2918 sayılı karayolları trafik kanunun 20. maddesinde değişiklik yapılmıştır:</p>

<p>Araç sahiplerinin vefatı durumunda yapılması gerekenler: Ölüm tarihinden itibaren 90 gün içinde muristen geriye kalan aracı kendi adlarına tescil ettirmek zorundalar aksi takdirde; bu araçların süresi sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden karayoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye 3.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilir.”</p>

<p>7574 sayılı kanunun 3. Maddesi ile 2918 sayılı karayolları trafik kanunun 21. maddesinde değişiklik yapılmıştır:</p>

<p>Tescil edilen araçlar, "Tescil Belgesi" ve "Tescil Plakası" alınmadan karayollarına çıkarılamaz. Buna aykırı davranan sürücüler hakkında 46.000 Türk lirası idari para cezası kesilecektir.</p>

<p>Yine aynı şekilde Hurdaya çıkarılmış araçların karayolunda sürülmesi yasaktır denilmiş akabinde yeni düzenleme ile buna aykırı davranıp hurda aracı sürmeye kalkışanlar hakkında 46.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve bu araçlar trafikten menedilir.</p>

<p>7574 sayılı kanunun 4. maddesi ile 2918 sayılı karayolları trafik kanunun 23. maddesinde değişiklik yapılmıştır:</p>

<p>Karayolları trafik yönetmeliğinde belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4.000 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilir.</p>

<p>Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olan sürücülere 140.000 Türk lirası idari para cezası verilir ve araç otuz gün süre ile trafikten menedilir.</p>

<p>Bu madde de ek olarak bu kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 204'üncü maddesinde düzenlenen Resmî Belgede Sahtecilik suçuna da vücut vereceği vurgulanmıştır.</p>

<p>7574 sayılı kanunun 10. maddesi ile 2918 sayılı karayolları trafik kanunun 46. maddesinde değişiklik yapılmıştır:</p>

<p>Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmek yasaktır uymayanlara 180.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır; uymayan sürücülerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınır ve araçları altmış gün süre ile trafikten menedilir.</p>

<p>Otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek, 90.000 Türk lirası, idari para cezası uygulanır uymayan sürücülerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınır ve araçları altmış gün süre ile trafikten menedilir.</p>

<p>Araçlarını konvoy şeklinde veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını karayolu üzerinde durduranlar hakkında 90.000 Türk lirası, idari para cezası uygulanır uymayan sürücülerin sürücü belgeleri altmış gün süreyle geri alınır ve araçları altmış gün süre ile trafikten menedilir.</p>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/1744.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>KIRMIZI RENKLİ IŞIK İHLALİ </strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p><strong>ÖNGÖRÜLEN İDARİ PARA CEZASI</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p><strong>EHLİYETİN GERİ ALINMA SÜRESİ </strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>1. ihlal</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>5.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>2. ihlal</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>10.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>1 yıl içinde 3. ihlal </strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>15.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>30 gün</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>1 yıl içinde 4. ihlal</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>20.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>60 gün</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>1 yıl içinde 5. ihlal</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>30.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>90 gün</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="145">
   <p><strong>1 yıl içinde 6. ihlal</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="192">
   <p>80.000 Türk lirası</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Sürücü belgesi iptal edilir</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/17441.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürülmesi halinde öngörülen idari para cezası ve sürücü ehliyetine el konulması şeklinde yaptırımlar uygulanıp söz konusu cezalar sürücülerin cebini yakmakla kalmayıp belirli süre ile araç sürmekten de mahrum bırakılmalarına neden olup ehliyetlerinin iptali yoluna kadar gidilebilir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>FİİLİN NİTELİĞİ</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p><strong>TEKERRÜR DURUMU (5 YIL İÇİNDE)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p><strong>İDARİ PARA CEZASI (TL)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p><strong>SÜRÜCÜ BELGESİNE UYGULANAN İŞLEM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>0.50 promil üzerinde alkollü olarak araç kullanma</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p>İlk tespit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>25.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p>6 ay süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>0.50 promil üzerinde alkollü olarak araç kullanma</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p>İkinci tespit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>50.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p>2 yıl süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>0.50 promil üzerinde alkollü olarak araç kullanma</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p>Üçüncü ve daha fazla tespit</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>150.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p>Her defasında 5 yıl süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>Alkol veya uyuşturucu ölçümünü yaptırmaktan kaçınma</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p>-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>150.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p>5 yıl süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="217">
   <p><strong>Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıldığı tespiti</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="137">
   <p>-</p>
   </td>
   <td valign="top" width="91">
   <p>150.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="156">
   <p>Sürücü belgesi iptal edilir</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/174412.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></p>

<p>Yeni düzenleme ile yönetmelikte yer alan hız sınırlarını aşağıda belirtildiği şekilde aşan sürücülere idari para cezası kesilip ve belirli bentlerdeki hız sınırının ihlali halinde ehliyetlerine de el konulacak</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>HIZ AŞIM MİKTARI (</strong><strong>YERLEŞİM YERİ İÇİNDE</strong><strong>)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p><strong>İDARİ PARA CEZASI (TL)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p><strong>SÜRÜCÜ BELGESİNE UYGULANAN İŞLEM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>6 – 10 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>2.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>11 – 15 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>4.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>16 – 20 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>6.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>21 – 25 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>8.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>26 – 35 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>12.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>36 – 45 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>15.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>46 – 55 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>20.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Her ihlalde 30 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>56 – 65 km/s aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>25.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Her ihlalde 60 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="282">
   <p><strong>66 km/s ve üzeri aşım</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="154">
   <p>30.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="265">
   <p>Her ihlalde 90 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p><strong>YERLEŞİM YERİ DIŞINDA HIZ SINIRI İHLALLERİ</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>HIZ AŞIM MİKTARI</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p><strong>İDARİ PARA CEZASI (TL)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p><strong>SÜRÜCÜ BELGESİNE UYGULANAN İŞLEM</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>11 – 15 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>2.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>16 – 20 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>4.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>21 – 25 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>6.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>26 – 30 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>8.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>31 – 40 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>12.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>41 – 50 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>15.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>51 – 60 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>20.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Her ihlalde 30 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>61 – 70 km/s</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>25.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Her ihlalde 60 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="141">
   <p><strong>71 km/s ve üzeri</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="174">
   <p>30.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="285">
   <p>Her ihlalde 90 gün süreyle geri alınır</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>ÇEŞİTLİ TRAFİK İHLALLERİNE İLİŞKİN İDARİ YAPTIRIMLAR TABLOSU</strong></p>

<p><strong>(7574 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri)</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>KANUN MADDESİ (DEĞİŞİK)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p><strong>FİİLİN NİTELİĞİ</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p><strong>İDARİ PARA CEZASI (TL)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p><strong>SÜRÜCÜ BELGESİNE UYGULANAN İŞLEM</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p><strong>DİĞER YAPTIRIMLAR</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.55 (15. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Ambulans, itfaiye, cankurtaran ve yangın araçlarına geçiş hakkı vermeme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>46.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>30 gün geri alınır</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.65/A (19. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Kış lastiği zorunluluğuna uymama</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>6.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.65/A</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Kar zinciri bulundurmama/kullanmama</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>6.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.65/A</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Kar zinciri kullanmaması nedeniyle trafiği engelleyen ağır vasıta sürücüleri</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>24.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.66 (20. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Trafik kurallarına (bentlere) aykırılık</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>5.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.66</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Bisiklet ile akrobatik hareket yapma</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>46.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>60 gün geri alınır</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Araç 60 gün trafikten men</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.67 (21. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Drift yapma</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>140.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>60 gün geri alınır</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.70 (22. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>İzinsiz yarış/koşu düzenleme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>16.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.70</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>İzinsiz yarışa katılan sürücüler</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>46.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>2 yıl geri alınır</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Araç 60 gün trafikten men</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.71 (23. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Haksız yere geçiş üstünlüğü kullanma</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>46.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.73 (25. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Seyir halinde cep telefonu kullanma</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>5.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>m.81 (27. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Maddi hasarlı kazada anlaşma olmadan olay yerini terk etme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>46.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="105">
   <p><strong>Ek Madde 20 (33. md değişikliği)</strong></p>
   </td>
   <td valign="top" width="226">
   <p>Trafik ihlalini sosyal medyada yayma/övme</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p>25.000</p>
   </td>
   <td valign="top" width="121">
   <p>Yok</p>
   </td>
   <td valign="top" width="79">
   <p>Yok</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>B-) İDARİ PARA CEZASINA İTİRAZ USULÜ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu dördüncü bölüm alt başlığında Karar verme yetkisi ve kanun yolları 22. madde ve devamında düzenlenmiş olup;</p>

<p>1-) Kanun metnine göre itirazımızı sulh ceza hakimliğine kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde yapmamız gerekir.</p>

<p>2-) Mücbir sebebin varlığı halinde bu sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvurumuzu yapmalıyız.</p>

<p>3-) Aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren bir yaptırım ile beraber idari para cezasına hükmedilmişse idari dava yoluna başvurulması gerekmektedir.</p>

<p>Konuya ilişkin Yargıtay içtihatları:</p>

<p>''...5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28/1-a maddesi uyarınca, Bitlis Sulh Ceza Hakimliğince, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22/4. maddesi uyarınca "yer yönünde yetkili" olunmadığından bahisle, öncelikle adı geçen Kanun'un 28/1-a maddesi uyarınca "dosyanın yetkili (Kocaeli) Sulh Ceza Mahkemesi'ne (Hakimliğine)" gönderilmesine karar vermesi gerekirken, başvurunun usulden kabulü ile esası hakkında inceleme yaparak, hakkında idari yaptırım uygulanan kabahatlinin 2802 sayılı Kanuna tabi olduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermesinde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır...'' <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-7-ceza-dairesinin-202112379-e-202112105-k-sayili-karari" rel="dofollow">(7.CD 2021/12379E. 2021/12105 K. 30.09.2021 T.)</a></strong></p>

<p>''...İdari yaptırımlarla ilgili kanun yollarına gelince;</p>

<p>5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinde "başvuru" kanun yolu düzenlenmiştir:</p>

<p>1- İdari yaptırım kararının, kanunda açıkça gösterilen, idari kurul, makam veya kamu görevlileri tarafından verilmesi ve kanunda aykırı hüküm bulunmaması hâlinde, bu karar aleyhine on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir. (27/1. md.) Ancak, idari yaptırım kararı ile birlikte idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması hâlinde idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru, idari işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargı mercilerince karara bağlanacaktır. (27/8. md.)</p>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinde başvuru, 28. maddesinde başvurunun incelenme yöntemi, 29. maddesinde ise itiraz kanun yoluna ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, her üç hükümde de başvurulacak kanun yollarının şartları ve sonuçları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir...''<strong><a href="https://www.hukukihaber.net/ceza-genel-kurulunun-2016965-e-2019349-k-sayili-karari" rel="dofollow"> (CGK 2016/965 E. 2019/349 K. ve 18.04.2019 tarih.)</a></strong></p>

<p>Uyuşmazlık mahkemesi 2025/95 E. 2025/183 K. ve 03/03/2025 tarihli kararında İdari yaptırım ve idari para cezasının beraber idari yargının görev alanına girmesi için her iki yaptırımın aynı kişiye karşı olması gerekir şeklinde şu ifadelerle açıklamış:</p>

<p>''...Uyuşmazlık Mahkemesince de, daha evvelki idari para cezası yönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>İncelenen uyuşmazlıkta, aynı maddi olay nedeniyle üçüncü kişi ticari şirket adına kayıt ve tescilli araç hakkında uygulanan 30 gün süreli trafikten men yaptırımının bu şirket tarafından idari yargı yerinde dava konusu yapıldığı, bu yaptırımın davacı sürücü ile ilgili olmadığı ve onun hakkında düzenlenmediği, davacı hakkında uygulanan trafik para cezasının da 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Kanun’da da bu para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun değişik 3. maddesi ve aynı Kanun'un 27. Maddesinin birinci fıkrası bir arada değerlendirildiğinde, 2918 sayılı Kanun’un Ek 2/3-b maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı açılan davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır...''</p>

<p><strong>C-) Trafik idari para cezası kesinleşmeden tahsil edilemez, itiraz süreci tamamlanmadan ödeme emri düzenlenmesi hukuka aykırıdır.</strong></p>

<p>''...İdarî para cezasına ilişkin genel kurallar Kabahatler Kanunu'nun çeşitli başlıklar altındaki maddelerinde düzenlenmiş, ancak bunların ödeme emri ile ne zaman isteneceğini gösteren özel bir düzenleme getirilmemiştir. Kanun'un 17. maddesinin 4. fıkrasında, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği şeklinde dolaylı bir ifadeye yer verilmiştir. Maddenin genel ifadesinde, cezanın hangi idare tarafından ve hangi kurallara dayanılarak tahsil edileceği gösterilmiştir. Kanun'un 27. maddesinde, idarî yaptırım kararının, on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmaması hâlinde kesinleşeceği öngörüldüğünden, 17. maddesinde geçen "kesinleşen karar" ibaresinden, idari para cezasına karşı dava açılması halinde mahkeme kararının, yargısal sürecin sonunda kesinleşmesinin anlaşılması gerekmektedir. Ancak kesinleşme aşamasından sonra idari para cezasının 6183 sayılı Kanun'a dayanılarak tahsil edilebileceği sonucuna varılmaktadır...'' (D8.DB 2025/2112 E. 2025/6006 K. 23/06/2025)</p>

<p>Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Hangi Usulde Tutanak Düzenlenmesi Gerektiği ve İspata Elverişli Deliler Hakkında Danıştay İçtihadı</p>

<p>''...2918 sayılı Kanunun 121. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan ve trafik idari para cezası ile araç trafikten men tutanaklarının düzenlenmesine ilişkin usul ve şekil kurallarını da içeren Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te denetim görevlilerince para cezası ve trafikten men tutanaklarının fiziki veya elektronik ortamda düzenlenmesinin mümkün olduğu belirtilmekte, tercih edilecek yönteme göre tutanakların düzenlenme usulü ve görevlilerce kullanılacak tutanak örnekleri Yönetmelikte Ekler halinde yer almaktadır. Buna göre, anılan Yönetmeliğin usul ve şekil kurallarını belirlediği tutanaklar, temyizen bakılan davaya konu edilen... tarih ve ... sayılı araç trafikten men işlem tutanağı ile bu davaya konu edilmeyen dava dışı araç sürücüsüne verilen ... tarih ve ... sayılı idari para cezası tutanağıdır. Bahse konu tutanakların şekil ve usul kuralları örnek halinde belirli olduğundan, denetim görevlilerince yapılacak işlem, fiziki ya da elektronik olarak bu tutanakların usulüne uygun şekilde doldurulmasıdır.</p>

<p>Bununla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca idarenin, işlendiği tespit edilen kabahati ispata elverişli (bilgi, belge, elektronik kayıt, fotoğraf gibi) delili de sunması hukuki bir zorunluluktur.</p>

<p>Olayda yapılan denetim sonucunda yukarıda alıntılanan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen ve Yönetmelik Ekinde yer alan matbu karar tutanaklarının düzenlendiği ve bu tutanaklarda, kabahatin ne olduğu, işlendiği yer ve zamanın belirtildiği, araç sürücüsü tarafından tutanakların imzalandığı; ayrıca, denetim sırasında kamera kaydıyla da görüntü alındığı, dosyaya sunulan kamera kaydı görüntülerinde, araç sürücüsünün ... civarından alınan yolcuların ... taşındığını beyan ettiği, dava dilekçesinde de davacının ... ile personel servis taşımacılığı konusunda sözleşme yapıldığını, ancak aracın ticari araç olup, izinlerinin bulunduğunu beyan ettiği görülmekte olup, bu durumda belediye sınırları içerisinde personel servis taşımacılığı yapıldığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır...'' <strong><a href="https://www.hukukihaber.net/danistay-8-dairenin-2022200-e-2025257-k-sayili-karari" rel="dofollow">(Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/200 E. , 2025/257 K. 30/01/2025)</a></strong></p>

<p><strong>D-) RADARA İLİŞKİN YARGITAYIN YERLEŞİK İÇTİHATLARI</strong></p>

<p>''...Radarla hız denetiminde dikkat edilecek hususlar” başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde şu kurala yer verilmiştir, “Sabit denetim yapılması durumunda radar aracı, karayolunun her iki yönünden kolayca görülebilecek ve trafiği tehlikeye düşürmeyecek şekilde konuşlandırılır.</p>

<p>Trafik Denetimlerinde ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönergenin 47 nci kapsamındaki bilgilendirmenin, bu Yönetmelikteki usul ve esaslara göre konulacak “trafik işaret levhaları” ile yapılması gerekmektedir. Bu yöntem dışında gerekiyorsa medya ve diğer iletişim araçlarından da yararlanacaktır. Dolayısıyla, bahse konu Yönerge hükmü uyarınca, “radarla hız denetiminin karayolunun hangi kesiminde ve hangi sürelerde yapılacağı” konularında sürücülerin, her şeyden önce trafik işaret levhalarıyla bilgilendirilmesi zorunludur.</p>

<p>Öncelikle kişilerin can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla yapılması gereken trafik denetimlerini, yol kullanıcılarına ceza vermek amacıyla bilgilendirme yapmadan kural ihlali yapmasını beklemek, trafik kurallarının konuluş amacına uygun olmadığı gibi araç sürücülerine tuzak kurulması anlamına gelecektir ki bu durum, çağdaş hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmaz ve kabul edilemez...'' (7.CD 2014/2954 E. 2014/14281K. T. 08.07.2014, 19.CD 2015/4955 E. 2015/3029 K. T. 18.06.2015, 19.CD 2015/4962 E. 2015/3030 K. 18.06.2015)</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/03/ramazan-baran.jpg" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/03/ramazan-baran.jpg" /></a></p>

<p><strong>Av. Ramazan BARAN</strong></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>KAYNAKÇA: </strong></span></p>

<p><span style="color:#999999"><strong>1-) </strong></span><a href="https://www.hukukihaber.net/karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun" rel="dofollow"><span style="color:#999999"><strong>KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN</strong></span></a></p>

<p><a href="https://www.hukukihaber.net/karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://www.hukukihaber.net/karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun</span></a></p>

<p><strong><span style="color:#999999">2-) </span><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/karayollari-trafik-kanunu.pdf" rel="dofollow"><span style="color:#999999">KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU</span></a></strong><span style="color:#999999"> </span><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/karayollari-trafik-kanunu.pdf" rel="dofollow"><span style="color:#999999">https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/karayollari-trafik-kanunu.pdf</span></a></p>

<p><span style="color:#999999">3-) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat (KARAYOLLARI TRAFİK YÖNETMELİĞİ)</span></p>

<p><span style="color:#999999">4-) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat (5326 sayılı KABAHATLER KANUNU)</span></p>

<p><span style="color:#999999">5-) https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/7574-sayili-kanun-ile-2918-sayili-karayollari-trafik-kanununda-yapilan-degisiklikler</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/terazi/oto-sozle-arac-sozles.jpg" type="image/jpeg" length="37041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay 8. Daire'nin 2022/200 E., 2025/257 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/danistay-8-dairenin-2022200-e-2025257-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/danistay-8-dairenin-2022200-e-2025257-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 8. Daire'nin 30/01/2025 tarihli, 2022/200 E., 2025/257 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><strong>T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
SEKİZİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2022/200<br />
Karar No : 2025/257</strong></p>

<p>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Valiliği<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...1 gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p><strong>YARGILAMA SÜRECİ :</strong><br />
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı... plakalı araç ile ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın belediye sınırları dahilinde ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığından bahisle söz konusu aracın 2918 sayılı Kanunun Ek-2/3-a maddesi hükmü uyarınca 60 gün süreyle trafikten men edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... K... sayılı kararda; 26/03/2021 günü ... yolunda yapılan denetim esnasında trafik ekiplerince kayda alınan video görüntülerinin incelenmesinden; araç şoförü O.D'den çalışma izin belgesi ve ruhsatının talep edildiği, ilgili belgelerin araç şöförü tarafından sunulamadığı, Pol-net sorgulamasının yapıldığı, şoförden sorulması üzerine araç ile ...civarından alınan ... çalışanı işçilerin taşındığının beyan edildiği, dolayısıyla dava konusu araç ile ilgili belediyeden izin ve ruhsat almaksızın ticari amaçlı yolcu taşındığının tespit edildiği, dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra işbu dava açıldıktan sonra davacı tarafından, anılan araca ilişkin olarak ... Büyükşehir Belediyesinden 13/04/2021 tarihinde alınmış personel servis çalışma ruhsatı ile 08/04/2021 tarihli özel izin belgesinin ibraz edildiği, anılan çalışma ruhsatı ve izin belgesinin dava konusu işlemin tesis edildiği 26/03/2021 tarihinden sonra düzenlendiğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının tespit tarihi itibarıyla ilgili belediyeden izin ve ruhsat almadan ticari amaçlı personel servis taşımacılığı yaptığının sabit olduğu ve sonradan alınan çalışma ruhsatı ve izin belgesinin tesis edilen işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği belirtilerek dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Bölge İdare Mahkemesi'nce; 2918 sayılı Kanun'un Ek-2/3. maddesi, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3., 25, 26. maddeleri ile Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. ve 8. maddelerine yer verildikten sonra, idari işlemlerin yasa veya ilgili mevzuatında belirtilen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmemesinin tek başına iptal edilmesine yeterli bir gerekçe oluşturacağı, dava konusu kabahat fiili için düzenlenecek tutanağın şekli ve içeriğinin anılan Yönetmeliğin ekinde yer alan "Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı (Ek-7)"nda gösterildiği, aracın ve sürücünün bilgilerine yer verilmesine karşın "Aracın men / muhafaza altına alınmasını gerektiren kanun maddesi ve nedeni" kısmına sadece, -Ek2-3/A- ibaresi yazıldığı, "aracın men nedeni" konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi, yolcu taşımacılığının hangi amaçla ve ne şekilde gerçekleştirildiğine ilişkin olarak haricen başka bir tutanağın da düzenlenmediğinin anlaşıldığı; dolayısıyla, fiil tespiti yapan ve aracı trafikten men eden dava konusu "Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağının(Ek-7)", "aracın men nedenini" açıklamaması sebebiyle "şekil" unsuru yönünden usule aykırı olarak düzenlendiği, bu haliyle maddi olayı tam olarak ortaya koymadığından işlemin "sebep" unsurunu da sakatladığı, bu durumda; dava konusu aracın men edilmesine ilişkin olarak düzenlenen dava konusu Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağında, "men nedeninin" belirtilmemesi, davacıya ait araçla ilgili belediyeden izin veya ruhsat alınmadan ticari amaçlı yolcu taşımacılığı yapıldığını ortaya koyan harici başka bir tutanak düzenlenmemesi nedeniyle davacıya ait aracın 60 gün süre ile trafikten men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde "şekil" ve "sebep" unsurları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun tesis edildiği, izinsiz personel servis taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:</p>

<p><strong>İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY :</strong><br />
26.03.2021 tarihinde yapılan denetimde,... plaka sayılı araç ile ilgili belediyeden izin belgesi almaksızın servis taşımacılığı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiştir.</p>

<p><strong>İLGİLİ MEVZUAT:</strong></p>

<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Yönetmelikte yer alacak diğer esaslar" başlıklı 121. maddesinde; "Para cezalarının tahsilinde ve takibinde uygulanacak esas ve usuller ile kullanılacak makbuzun, suç ve ceza tutanağının şekli ve kullanma esasları ile Bayındırlık Bakanlığı mensuplarından hangi niteliklere sahip kişilerin, hangi şartlarda, suç ve ceza tutanağı düzenleyeceği, genel zabıtaya mensup kişilerin bu Kanuna göre düzenleyecekleri tutanaklar hakkında yapılacak işlemler, yetki sınırları, koordinasyon ve işbirliği esasları İçişleri, Maliye ve Bayındırlık bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. Makbuz ve tutanaklar Maliye Bakanlığınca bastırılır ve trafik kuruluşlarına dağıtım sağlanır. (Ek cümle: 25/6/2010-6001/34 md.) Söz konusu tutanaklar elektronik ortamda da üretilebilir ve düzenlenebilir. Buna dair usul ve esaslar İçişleri ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenir." hükümleri yer almaktadır.</p>

<p>26/10/2018 tarih ve 7148 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Ek 2. maddesi değiştirilerek, "Araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ile sürülmesine izin veren araç sahiplerine 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır.</p>

<p>Ayrıca, araç on beş gün süre ile trafikten men edilir.</p>

<p>10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ve 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında ilgili belediyeden;</p>

<p>a) Çalışma izni/ruhsatı almadan,</p>

<p>b) Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında,</p>

<p>c) Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergâh dışında</p>

<p>belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak yasaktır. Bu fıkranın (a) bendine uymayanlara 5.010 Türk lirası, (b) bendine uymayanlara 2.018 Türk lirası, (c) bendine uymayanlara 1.002 Türk lirası idari para cezası verilir. Fiilin işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde tekerrürü hâlinde, bu fıkrada yer alan idari para cezaları iki kat olarak uygulanır. İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın bu maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlüdür. Araç, bu maddenin üçüncü fıkrasının;</p>

<p>a) (a) bendinin ihlali hâlinde altmış gün,</p>

<p>b) (b) bendinin ihlali hâlinde otuz gün,</p>

<p>c) (c) bendinin ihlali hâlinde ise on beş gün<br />
süreyle trafikten men edilir. İlgili belediye tarafından tahdit veya tahsis kapsamına alınmış ve bu kapsamda verilmiş çalışma izninin/ruhsatının süresi bittiği hâlde, belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan kişiye 1.002 Türk lirası idari para cezası uygulanır ve eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilir.Ayırıcı işareti bulunmayan üçüncü fıkra kapsamındaki araçlardan taşımacılık hizmeti alanlara da 334 Türk lirası idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari yaptırım kararı" başlıklı 25. maddesinde; "(1) İdarî yaptırım kararına ilişkin tutanakta; a) Hakkında idarî yaptırım kararı verilen kişinin kimlik ve adresi, b) İdarî yaptırım kararı verilmesini gerektiren kabahat fiili, c) Bu fiilin işlendiğini ispata yarayacak bütün deliller, d) Karar tarihi ve kararı veren kamu görevlilerinin kimliği, açık bir şekilde yazılır. Tutanakta, ayrıca kabahati oluşturan fiil, işlendiği yer ve zaman gösterilerek açıklanır." hükümleri yer almaktadır.<br />
Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Düzenlenecek tutanakların şekli, içeriği ve basımı" başlıklı 5. maddesinde;</p>

<p>"(1) (Değişik:RG-25/12/2020-31345) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının şekli ve içeriği (EK-1)’de, elektronik ortamda düzenlenen Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-2), (Ek-3) ve (Ek-3/A)’da, Mülki Amire Sevk Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-4)’te, Mazbatalı Tebligat Zarfının şekli ve içeriği (Ek-6)’da, Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-7)’de, Araç Teslim Tutanağının şekli ve içeriği (Ek-7/A)’da Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağının şekli ve içeriği ise (Ek-8)’de gösterilmiştir.(2) Mülki Amire Sevk Tutanağı ve Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı, (Değişik ibare:RG-25/12/2020-31345) Hazine ve Maliye Bakanlığınca bastırılır ve yetkili kılınmış kuruluşlara dağıtılmak üzere (Değişik ibare:RG-25/12/2020-31345) Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek birime veya kuruma gönderilir. Bu Yönetmelikte belirtilen tutanaklar elektronik ortamda da üretilebilir ve düzenlenebilir. Buna dair diğer usul ve esaslar İçişleri ve (Değişik ibare:RG-25/12/2020-31345) Hazine ve Maliye Bakanlıklarınca müştereken belirlenir."</p>

<p>"Tutanakların düzenlenmesi ve teslimine ilişkin usul ve esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Tutanakların her nüshası okunaklı olacak şekilde tam ve eksiksiz olarak doldurulur ve düzenleyen/düzenleyenler tarafından imzalanır. Tutanakların ihlali yapanın yüzüne karşı düzenlenmesi halinde kural ihlalinde bulunana imzalattırılmak suretiyle tebliğ edilir, imza etmekten kaçınanlar için tutanak üzerine “imza etmedi” kaydı konulur. Tutanaklar görevlilerce elektronik imza ile de imzalanabilir.</p>

<p>(2) Trafik idari para cezası karar tutanaklarından;</p>

<p>a) Fiziki ortamda düzenlenenler (Ek-1) üç nüsha olmak üzere sabit, mürekkepli veya tükenmez kalemle doldurulur. Birinci nüshası kural ihlalinde bulunan ilgiliye verilir, ikinci nüshası görev hitamında tutanağı düzenleyen görevlinin bağlı olduğu kurumun ilgili birimine muhafaza edilmek üzere teslim edilir. Dip koçanı ise bittikten sonra tutanakların teslim alındığı vergi dairesine teslim edilmek üzere bağlı olunan kurumun yetkili personeline verilir.</p>

<p>b) Taşınabilir veya el cihazlarıyla düzenlenen tutanaklar (Ek-3) bir nüshası kural ihlalinde bulunana verilmek, bir nüshası ise kurumda muhafaza edilmek üzere iki nüsha olarak düzenlenir.</p>

<p>(3) Mülki Amire Sevk Tutanağı (Ek-4) fiziki ortamda düzenlenmesi halinde üç nüsha olarak doldurulur ve ilk iki nüshası görev bitimi, dip koçanı ise tutanak bittikten sonra görevlinin bağlı olduğu kuruma teslim edilir. Tutanak, sabit/masaüstü ya da taşınabilir veya el cihazlarıyla elektronik ortamda da üretilebilir. Bu durumda tutanak iki nüsha olarak düzenlenir ve dip koçan üretilmez. Kurumdaki ilgili birim tarafından, tutanak mülki amire sevk defterine (Ek-12) kaydedilerek birinci nüshası düzenlenecek idari yaptırım kararı ile birlikte onaylanmak üzere yedi iş günü içerisinde ilgili mülki amirliğe gönderilir, tutanağın ikinci nüshası kurumda muhafaza edilir, dip koçanı ise kurumun yetkili personeli tarafından tutanakların teslim alındığı vergi dairesine teslim edilir.</p>

<p>(4) Düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanaklarına ilişkin bilgiler elektronik ortama aktarılır veya elektronik ortamda tutulur ve bu bilgiler cezanın kesinleşmesinden sonra tahsil ve takip için elektronik ortamda Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderilir.</p>

<p>(5) Birkaç trafik kuralının bir arada ihlal edilmesi halinde, tutanaklara her ihlal için fiile uyan kanun maddeleri ayrı ayrı yazılır. Aynı anda üçten fazla ihlal tespit edildiği durumlarda, ilgili maddeler için yeni tutanak düzenlenir.</p>

<p>(6) Bu Yönetmelik ekinde yer alan tutanaklardaki açıklamalar, mevzuatta yapılacak değişikliklere uygun olarak İçişleri Bakanlığınca güncellenebilir."</p>

<p>"Trafikten men edilen/muhafaza altına alınan araçlar için kullanılacak tutanak ve defterlerin düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar" başlıklı 12. maddesinde;</p>

<p>"(1) Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri gereğince bu Kanunla yetkili kılınan görevliler tarafından;</p>

<p>a) Trafikten men edilen veya muhafaza altına alınan araçlar için, bir nüshası kural ihlali yapan sürücüye verilmek, bir nüshası birimde oluşturulacak dosyada muhafaza edilmek, bir nüshası ise dip koçanda kalmak üzere üç nüsha olarak “Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı” (Ek-7) düzenlenir. Bu araçlara ilişkin bilgiler ilgisine göre “Trafikten Men Edilen Araç Kayıt Defteri (Ek-15)” veya “Muhafaza Altına Alınan Araç Kayıt Defteri (Ek-15/A)”ne kaydedilir.</p>

<p>b) Trafikten men edilen veya muhafaza altına alınan aracın ilgilisine teslimi sırasında bir nüshası teslim alana verilmek, bir nüshası biriminde muhafaza edilmek, bir nüshası ise dip koçanda kalmak üzere üç nüsha olarak “Araç Teslim Tutanağı” (Ek-7/A) düzenlenir. Teslim işlemine ilişkin bilgiler ilgisine göre “Trafikten Men Edilen Araç Kayıt Defteri (Ek-15)” veya “Muhafaza Altına Alınan Araç Kayıt Defteri (Ek-15/A)”ne kaydedilir.</p>

<p>c) Teknik altyapısının uygun olması ve trafikten men edilen/muhafaza altına alınan araçlara ilişkin bilgilerin ilgili kurumun merkezi bilgi sistemine kaydedilmesi halinde;</p>

<p>1) Trafikten Men Edilen Araç Kayıt Defteri (Ek-15) ve Muhafaza Altına Alınan Araç Kayıt Defteri (Ek-15/A) tutulmaz.</p>

<p>2) Fiziki ortamda Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı (Ek-7) düzenlenmez. Bir nüshası ilgiliye verilmek, bir nüshası biriminde muhafaza edilmek üzere merkezi bilgi sisteminde yer alan Araç Trafikten Men/Muhafaza Altına Alma Tutanağı iki nüsha üretilerek imzalanır ve ilgilisine imzalattırılır.</p>

<p>3) Araçların ilgilisine teslimi sırasında fiziki ortamda Araç Teslim Tutanağı (Ek-7/A) düzenlenmez. Bir nüshası teslim alana verilmek, bir nüshası biriminde muhafaza edilmek üzere merkezi bilgi sisteminde yer alan araç teslim tutanağı iki nüsha olarak üretilir ve ilgilisine imzalattırılır." kuralları yer almıştır.</p>

<p><strong>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</strong></p>

<p>Dosyanın incelenmesinden; 26.03.2021 tarihinde yapılan denetimde ilgili belediyeden izin almaksızın personel servis taşımacılığı yapıldığının tespit edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.</p>

<p>Dava konusu işlemin sebep unsurunun hukuka uygunluğun ortaya konulabilmesi bakımından, davalı idarece, işlenen kabahat fiili ile bu fiilin işlendiği yer ve zamanın karar tutanağında gösterilmesi ve ayrıca yaptırıma konu kabahatin işlendiğini ispata yarayacak bütün delillerin de ortaya konulması gerekmektedir.</p>

<p>2918 sayılı Kanunun 121. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan ve trafik idari para cezası ile araç trafikten men tutanaklarının düzenlenmesine ilişkin usul ve şekil kurallarını da içeren Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te denetim görevlilerince para cezası ve trafikten men tutanaklarının fiziki veya elektronik ortamda düzenlenmesinin mümkün olduğu belirtilmekte, tercih edilecek yönteme göre tutanakların düzenlenme usulü ve görevlilerce kullanılacak tutanak örnekleri Yönetmelikte Ekler halinde yer almaktadır. Buna göre, anılan Yönetmeliğin usul ve şekil kurallarını belirlediği tutanaklar, temyizen bakılan davaya konu edilen... tarih ve ... sayılı araç trafikten men işlem tutanağı ile bu davaya konu edilmeyen dava dışı araç sürücüsüne verilen ... tarih ve ... sayılı idari para cezası tutanağıdır. Bahse konu tutanakların şekil ve usul kuralları örnek halinde belirli olduğundan, denetim görevlilerince yapılacak işlem, fiziki ya da elektronik olarak bu tutanakların usulüne uygun şekilde doldurulmasıdır.</p>

<p>Bununla birlikte, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca idarenin, işlendiği tespit edilen kabahati ispata elverişli (bilgi, belge, elektronik kayıt, fotoğraf gibi) delili de sunması hukuki bir zorunluluktur.</p>

<p>Olayda yapılan denetim sonucunda yukarıda alıntılanan Yönetmelik hükümlerinde belirtilen ve Yönetmelik Ekinde yer alan matbu karar tutanaklarının düzenlendiği ve bu tutanaklarda, kabahatin ne olduğu, işlendiği yer ve zamanın belirtildiği, araç sürücüsü tarafından tutanakların imzalandığı; ayrıca, denetim sırasında kamera kaydıyla da görüntü alındığı, dosyaya sunulan kamera kaydı görüntülerinde, araç sürücüsünün ... civarından alınan yolcuların ... taşındığını beyan ettiği, dava dilekçesinde de davacının ... ile personel servis taşımacılığı konusunda sözleşme yapıldığını, ancak aracın ticari araç olup, izinlerinin bulunduğunu beyan ettiği görülmekte olup, bu durumda belediye sınırları içerisinde personel servis taşımacılığı yapıldığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.</p>

<p>İdare Mahkemesi'nin... tarihli ara kararı üzerine ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından verilen ... tarihli cevap yazısı ve eki belgelerin incelenmesinden; davacının... plakalı aracına, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün ... tarihli plaka tahsis fişi ile ... numaralı plakanın tahsis edildiği, davacı tarafından söz konusu plaka ile taşımacılığa başlandığı, 26.03.2021 tarihinde yapılan denetimden sonra 09.04.2021 tarihinde belediyeye başvurusu üzerine 13.04.2021 tarihinde personel servis aracı çalışma ruhsatının düzenlendiği, 08.04.2021 tarihinde de personel servis aracı özel izin belgesinin verildiği görülmektedir.</p>

<p>Denetim görevlilerince düzenlenen tutanakların usulüne uygun olduğu, işlendiği ileri sürülen kabahatin delillendirilmesi için kamera kaydından yararlanıldığı, söz konusu kayıt ile izinsiz personel servis taşımacılığı yapıldığının ortaya konulduğu, dosyada yer alan diğer belgelere göre de bu tespitin aksini ispat edecek bir delilin sunulmadığı görüldüğünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Bu nedenle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KARAR SONUCU:</strong></p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,</p>

<p>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,</p>

<p>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,</p>

<p>4. Kesin olarak 30/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/danistay-8-dairenin-2022200-e-2025257-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/02/yargi/danistays.jpg" type="image/jpeg" length="12118"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ceza Genel Kurulu'nun 2016/965 E., 2019/349 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/ceza-genel-kurulunun-2016965-e-2019349-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/ceza-genel-kurulunun-2016965-e-2019349-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.04.2019 tarihli, 2016/965 E., 2019/349 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>Ceza Genel Kurulu</strong></p>

<p><strong>2016/965 E., 2019/349 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p>Kararı veren<br />
Yargıtay Dairesi : 19. Ceza Dairesi<br />
Mahkemesi :Sulh Ceza<br />
Sayısı : 148</p>

<p><br />
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65/1-b(b) maddesine muhalefet eyleminden dolayı ... Pazarlama Dağ. Nak. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında 2.558 TL idari para cezası uygulanmasına dair Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinin 09.02.2013 tarihli idari yaptırım kararına karşı kabahatli tarafından yapılan başvuru üzerine inceleme yapan Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince 06.06.2014 tarih ve 148 değişik iş sayı ile başvurunun kabulüne, idari para cezası karar tutanağının iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.</p>

<p>Bu karara yönelik olarak Adalet Bakanlığının 18.05.2015 tarihli ve 32343 sayılı kanun yararına bozma talebine istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.06.2015 tarihli ve 187261 sayılı ihbarname ile dosyanın gönderildiği Yargıtay 19. Ceza Dairesince 25.11.2015 tarih ve 8929-7783 sayı ile;<br />
“...Muteriz şirket yetkilisi tarafından 23.10.2013 tarihinde mahkemeye ibraz edilen itiraz dilekçesinde şirkete ait ... plaka sayılı kamyona 09.02.2013 tarihinde ... seri numaralı trafik ceza tutanağı ile yazılan 2.558 TL idari para cezasının iptalinin talep edildiği, dilekçe ekinde ibraz edilen Gelirler İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesi motorlu taşıtlar sorgulama ekranına ilişkin çıktıda 09.02.2013 itiraza konu 2.558 TL bedelli trafik para cezasına ilişkin dayanak belgenin ... numaralı tutanak olarak sistemde kayıtlı olduğu, keza İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından mahkemeye sunulan 22.11.2013 tarihli cevabi yazıda, itiraza konu trafik cezasının İstanbul Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edildiğinin bildirildiği, gönderilen cevabi yazıya ekli belgede de ... sayılı tutanak ile 09.02.2013 tarihinde saat 09.45'te muterize ait ... plaka sayılı araca 2.558 TL idari para cezası uygulandığının anlaşıldığı, buna karşın mahkemece İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Denetleme Şube Müdürlüğünden itiraz edilen idari para cezasına ilişkin dayanak belgelerin istenildiği, Şube Müdürlüğünün 01.05.2014 tarihli cevabi yazısında ise, muterize ait araca 09.02.2013 tarihinde uygulanan idari para cezasına dayanak olarak ... numaralı tutanağın gösterildiği, yazı ekinde gönderilen bu tutanak ile muterize ait ... plaka sayılı kamyona 09.02.2013 tarihinde saat 09.45 itibarıyla 2.558 TL idari para cezası uygulandığının görüldüğü, yazı cevabı ve gönderilen tutanak itibari ile mahkemece yapılan inceleme neticesinde ... sayılı tutanak ile uygulanan idari para cezasının iptaline karar verildiği, bu kez de Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinin, 18.06.2014 tarihli mahkemeye hitaben yazdığı müzekkere ile iptaline karar verilen ... sayılı tutanak ile ... plaka sayılı araca idari para cezası uygulandığının bildirildiği, hâl böyleyken resmî kurumlar tarafından sunulan belgeler arasındaki çelişki giderilip muterize ait kamyona 09.02.2013 tarihinde uygulanan 2.558 TL idari para cezasının dayanak belgelerinin kesin olarak tespiti ile dosya arasına alındıktan sonra yapılacak inceleme neticesinde hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde idari para cezasına vaki itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 2014/148 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına,” karar verilmiştir.</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 12.01.2016 tarih ve 187261 sayı ile;</p>

<p>“...İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık;<br />
İdari yaptırım kararına yönelik itirazın kabulüne, idari yaptırım kararının kaldırılmasına dair kararın, kanun yararına bozulmasına karar verilmesi halinde, Özel Dairece,</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca mı yoksa (c) bendi uyarınca mı işlem yapılacağının, yani idari para cezasının iptaline ilişkin mahkeme kararlarının kanun yararına bozulması durumunda, bozmanın aleyhe sonuç doğurup doğurmayacağının belirlenmesine ilişkindir.</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ve 310. maddelerinde düzenlenen kanun yararına bozma kurumu; hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf ya da temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların giderilmesini sağlayan olağanüstü bir yasa yoludur.</p>

<p>5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasında, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler, bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ve bozma kararının etkileri bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrım yapılarak ayrıntılı olarak gösterilmiştir.</p>

<p>Düzenlemede; kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken, öncelikle 'karar’ ve 'hüküm’ ayrımı gözetilmiş ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.</p>

<p>Bozma nedenleri;</p>

<p>5271 sayılı Yasa'nın 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309. maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu hâlde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için, verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.</p>

<p>Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması hâlinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu hâlde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.</p>

<p>Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, 'tekriri muhakeme’ yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.</p>

<p>4’üncü fıkranın (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi hâlinde, cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi hâlinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu hâlde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.</p>

<p>Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün kanun yararına bozulmasının ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemece yeni bir inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılmayacağı, hangi hâllerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu maddede sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Kanuni düzenleme ile kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama belirlenirken “karar” ve “hüküm” ayrımı gözetilmiş, ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.</p>

<p>Yargılamanın değişik aşamalarında gerek hâkimlik makamı gerekse mahkemeler tarafından farklı nitelikte kararlar verilmektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde bu kararlardan hangilerinin hüküm olduğu açıklanmıştır. Buna göre; 'mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları’ birer hükümdür. Yine 'adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları’ da yasa yolu bakımından hüküm sayılır.</p>

<p>Bunlardan mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirlerine hükmedilmesine dair hükümlerin uyuşmazlığı sona erdiren, davanın esasını çözen nitelikteki hükümler oldukları konusunda öğretide genel bir mutabakat bulunmaktadır.</p>

<p>03.06.1936 gün ve 129-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da; zamanaşımı, genel af ve davadan vazgeçme gibi düşme nedenlerinden birine dayanılarak verilen mahkeme kararlarının da davanın esasını çözümleyen ve suçlular hakkında kazanılmış hak sağlayan kararlardan olduğu vurgulanmıştır.</p>

<p>Adli yargı dışındaki bir yargı mercisine yönelik görevsizlik kararları, yasa yolu bakımından hüküm sayılmakla birlikte, davanın esasını çözen nitelikteki kararlardan değildir. Ayrıca, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde sayılan hüküm çeşitleri arasında yer almayan durma kararlarının da davanın esasını çözen kararlardan olmadığı açıktır.</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi gereğince bozma, aynı Kanun'un 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Kararı veren mahkeme veya hâkimce bozma doğrultusunda yeniden bir karar verilmesi yasa gereği zorunludur. Ayrıca bu tür kararların kanun yararına bozulmasının ilgililer aleyhine sonuç doğurmayacağına dair bir kurala ilgili maddede yer verilmemiştir. Uygulamada Yargıtay tarafından (a) bendi kapsamına giren kararların kanun yararına bozulmasına ve anılan bent uyarınca bozma kararı doğrultusunda karar veren hâkim veya mahkemece gereken kararın verilmesini sağlamak üzere 'müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine' karar verilmektedir.</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi gereğince kanun yararına bozma istemi, davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışında kalan hükümlere ilişkin ise, aleyhe sonuç doğurmaz ve yeniden yargılama da yapılamaz.</p>

<p>Mahkûmiyet hükmünde, bozma sonrası yapılacak uygulamalar bozma nedenine göre farklı düzenlendiği hâlde, mahkûmiyet dışındaki davanın esasını çözen kararların bozulmasının sonuçları açısından bozma nedenine göre bir ayrım yapılmamıştır. Mahkûmiyet hükmü dışında kalan davanın esasını çözen hükümlerin hangi nedenle olursa olsun kanun yararına bozulması, aleyhe tesir etmeyecek ve yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmeyecektir. Bu hükümlerin, kanun yararına bozulmasının aleyhe sonuç doğurmayacağı ve yeniden yargılama yapılmayacağı yasanın açık hükmü gereğidir.</p>

<p>Uyuşmazlık konusunun, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca başvuru üzerine Yerel Mahkeme tarafından verilen 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına ilişkin olması nedeniyle 5326 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun arasında bağlantı bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla 5326 sayılı Kanun'da hüküm bulunmaması hâlinde CMK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p>5326 sayılı Kanunda kabahatler yönünden hem maddi ceza hukuku, hem de usul hukuku konularına yer verilmiş, bazı konularda ise 5237 ve 5271 sayılı Kanun hükümlerine atıf yapılmıştır.</p>

<p>Kabahatler Kanunu'nun getirdiği kendine özgü sistem nedeniyle idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararına başvuru ya da itiraz üzerine adli mercilerce verilen kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunup bulunulamayacağı tartışmalara ve yargısal kararlara konu olmuş, Ceza Genel Kurulunun 07.12.2010 tarihli ve 235-247 sayılı, 19.10.2010 tarihli ve 166-197 sayılı, 19.10.2010 tarihli ve 167-195 sayılı kararlarıyla, bu kararlara karşı da kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği kabul edilmiştir. Bu kararların sonucu olarak CMK’da öngörülen karar ve hükümlere uygun olarak düzenlenmiş olan CMK'nın 309. maddesinin, Kabahatler Kanunu uyarınca verilen kararlar açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira tamamen kendine özgü bir sistem getiren Kabahatler Kanunu'na göre verilen kararların, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan düzenlemeye göre değerlendirilerek 309. madde açısından sonuçlar çıkarılması, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına yol açabilecektir.</p>

<p>Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;</p>

<p>Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince ... Pazarlama Dağ. Nak. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-b maddesi uyarınca hükmedilen idari para cezanın iptali amacıyla, Kabahatler Kanunu uyarınca yapılan başvuru üzerine Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesince yapılan başvurunun kabulü ile verilen idari para cezasının kaldırılmasına dair 06.06.2014 tarihli ve 2014/148 değişik iş sayılı kararın, CMK’nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığında ve 309. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan dört bendin hiç birisinin doğrudan kapsamına girmediğinde tereddüt bulunmamaktadır. Ancak kendine özgü bir sistem getiren Kabahatler Kanunu'na göre, idari yaptırım kararlarına karşı yapılan başvuru üzerine Yerel Mahkemece verilen idari yaptırım kararının iptaline ilişkin kararın, davanın esasını çözen bir karar olduğu gözardı edilmemelidir. Bu durum karşısında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na aykırılıktan ... Pazarlama Dağ. Nak. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında 2.558 TL idari para cezası uygulanmasına dair Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince düzenlenen 09.02.2013 tarihli ve ... sayılı idari para cezasına yönelik başvurunun kabulü ile hükmedilen idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/06/2014 tarihli ve 2014/148 değişik iş sayılı kararının, davanın esasını çözmesi ve mahkûmiyet hükmü olmaması nedeniyle CMK’nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilmesi, hakkaniyete uygun bir kabul olacaktır.</p>

<p>Nitekim Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 1360-290 sayılı, 17.09.2013 tarihli ve 2012/7-1359 Esas, 2013/365 Karar, 01.10.2013 tarihli ve 2012/7-1395 Esas, 2013/406 Karar sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.</p>

<p>Bu itibarla, Yerel Mahkemece itiraz üzerine verilen itirazın kabulü ile verilen idari yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 06.06.2014 tarihli ve 2014/148 değişik iş sayılı kararın Özel Dairece CMK’nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca bozulmasına ve müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.</p>

<p>CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 19. Ceza Dairesince 07.04.2016 tarih ve 126-14689 sayı ile; itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p><strong>CEZA GENEL KURULU KARARI</strong></p>

<p>Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; idari para cezasının iptaline ilişkin sulh ceza mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın CMK'nın 309/4-a maddesi kapsamında mı yoksa 309/4-c maddesi kapsamında mı kanun yararına bozma nedeni yapılması gerektiğinin belirlenmesine ilişkindir.</p>

<p>İncelenen dosya içeriğinden;<br />
... Pazarlama Dağ. Nak. Gıda ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı kamyon ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-b(b) maddesinde tanımlanan azami yüklü ağırlığın aşılması kabahatinin işlendiği gerekçesiyle Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağı tanzim edilerek kabahatli şirkete 2.558 TL idari para cezası verildiği,</p>

<p>23.10.2013 tarihinde kabahatli şirket yetkilisi ... tarafından şirket hakkında düzenlenen 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağının kendilerine tebliğ edilmemesi sebebiyle idari para cezasının iptalinin talep edildiği,</p>

<p>İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin talebi üzerine İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 22.11.2013 tarihli yazısında bahse konu ... seri-sıra numaralı trafik idari para cezası karar tutanağının İstanbul Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlilerince tanzim edildiğinin belirtildiği, bu nedenle İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesince 28.11.2013 tarihli ve 741 d. iş sayılı yetkisizlik kararıyla dosyanın Büyükçekmece Sulh Ceza Mahkemesine gönderildiği, Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin talebine istinaden Büyükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğünce itiraza konu ... seri-sıra numaralı trafik idari para cezası karar tutanağının ... görevlilerince düzenlendiğinin belirtildiği, Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince düzenlenen 01.05.2014 tarihli yazı ve ekindeki trafik idari para cezası karar tutanağının içeriğine göre kabahatli şirkete ait ... plakalı kamyonetle 09.02.2013 tarihinde saat 09.45'te 569 kg fazla yük taşındığının tespit edilmesi üzerine 2918 sayılı Kanun'un 65/1-b(b) maddesi uyarınca kabahatli şirket aleyhine 2.558 TL idari para cezası verildiği ancak tutanağın seri numarasının kabahatli tarafından iptali istenen tutanağın seri-sıra numarasından farklı şekilde ... olarak gösterildiği,</p>

<p>Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 148 d. iş numaralı kararıyla usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağının iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına karar verildiği,</p>

<p>Yerel Mahkemenin kararı üzerine kabahatli vekili tarafından iptali talep edilen trafik idari para cezası karar tutanağının 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı olmasına rağmen 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı tutanağın iptal edildiği, bu sebeple para cezasını düzenleyen ilgili müdürlük tarafından davaya konu idari para cezasının iptal edilmediği ve mağduriyetin hâlen devam ettiği belirtilerek kararın düzeltilmesinin talep edildiği, aynı şekilde ... tarafından mahkemece iptal edilen ... seri-sıra numaralı trafik idari para cezası karar tutanağının 01.02.2013 tarih ve ... plaka sayılı araca İstanbul Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen trafik idari para cezası karar tutanağı olduğu belirtilerek kararın düzeltilmesinin talep edildiği,</p>

<p>Anlaşılmaktadır.</p>

<p>Uyuşmazlığın isabetli bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle "kanun yararına bozma" kanun yolu, kanun yararına bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri konularının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.</p>

<p>Öğretide “olağanüstü temyiz” denilen, 5320 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 1412 sayılı CMUK'da ise “yazılı emir” olarak adlandırılan bu olağanüstü kanun yolu, 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde “kanun yararına bozma” olarak yeniden düzenlenmiştir.</p>

<p>5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya muhakeme hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması talebini, kanuni nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması talebini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi hâlinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse talep reddedilecektir.</p>

<p>Böylece ülke genelinde uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.</p>

<p>Bozma sonrası yapılacak işlemler ve bu işlemleri gerçekleştirecek merciler ile bozma kararının etkileri ise, bozulan hüküm veya kararın türü ve bozma nedenlerine göre ayrıma tabi tutularak maddenin dördüncü fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.</p>

<p>Buna göre bozma nedenleri;</p>

<p>CMK'nın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda, yeniden karar verilecektir. Bu hâlde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.</p>

<p>Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması hâlinde ise anılan fıkranın (b) bendi uyarınca, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu hâlde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.</p>

<p>Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, yeniden yargılama yapılması yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.</p>

<p>Aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi hâlinde cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi hâlinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ilgili ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu hâlde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Görüldüğü üzere, bir karar veya hükmün kanun yararına bozulmasının, ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hâkim veya mahkemede yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılamayacağı, hangi hâllerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, kanun yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken “karar” ve “hüküm” ayrımı gözetilmiş, ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.</p>

<p>CMK'nın 223. maddesinde kararlardan hangilerinin “hüküm” olduğu açıklanmıştır. Buna göre; “mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri, davanın reddi ve düşme kararları” birer hükümdür. “Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları” da kanun yolu bakımından hüküm sayılmaktadır. Belirtilen kararlardan “mahkûmiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirine” dair hükümlerin “uyuşmazlığı sona erdiren, davanın esasını çözen nitelikteki hükümler” oldukları konusunda öğretide genel bir kabul de bulunmaktadır.</p>

<p>Uyuşmazlık konusunun, mülga 4077 sayılı Kanun gereğince verilen idari para cezasının iptali talebiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca yapılan başvuru üzerine verilen iptal kararına karşı itiraz edilmesi üzerine, itiraz mercisi tarafından aynı Kanun'un 29. maddesi uyarınca verilen kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasına ilişkin olması nedeniyle 5326 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun arasında bağlantı bulunup bulunmadığı, başka bir anlatımla 5326 sayılı Kanun'da hüküm bulunmaması hâlinde CMK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir.<br />
5326 sayılı Kanun'da kabahatler yönünden hem maddi ceza hukuku, hem de usul hukuku konularına yer verilmiş, bazı konularda ise 5237 sayılı TCK ve 5271 sayılı CMK hükümlerine atıf yapılmıştır.</p>

<p>Bu kapsamda, zaman bakımından uygulama (md. 5), yer bakımından uygulama (md. 6), hata (md. 10), hukuka uygunluk nedenleri ile kusurluluğu ortadan kaldıran nedenler (md. 12), teşebbüs (md. 13) konularında 5237 sayılı TCK hükümlerine; 22. maddenin dördüncü fıkrası ile yer bakımından yetki kurallarına, 28. maddenin beşinci fıkrasında ise tanıklığa, bilirkişi incelemesine ve keşfe, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle 29. maddenin birinci ve beşinci fıkralarında itiraza ilişkin konularda 5271 sayılı CMK hükümlerine atıfta bulunulmak suretiyle kabahatler konusunda, 5237 sayılı TCK ile 5271 sayılı CMK hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.</p>

<p>5326 sayılı Kanun'un 22. maddesinde genel olarak idari yaptırım kararı verme, 23 ve 24. maddelerinde ise Cumhuriyet savcısı ve mahkemenin karar verme yetkisi düzenlenmiştir.</p>

<p>İdari yaptırımlarla ilgili kanun yollarına gelince;</p>

<p>5326 sayılı Kanun'un 27. maddesinde "başvuru" kanun yolu düzenlenmiştir:</p>

<p>1- İdari yaptırım kararının, kanunda açıkça gösterilen, idari kurul, makam veya kamu görevlileri tarafından verilmesi ve kanunda aykırı hüküm bulunmaması hâlinde, bu karar aleyhine on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir. (27/1. md.) Ancak, idari yaptırım kararı ile birlikte idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması hâlinde idari yaptırım kararına karşı yapılan başvuru, idari işlemin iptali istemiyle birlikte idari yargı mercilerince karara bağlanacaktır. (27/8. md.)</p>

<p>2- İdari yaptırım kararının mahkeme tarafından verilmesi hâlinde, bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir. (27/5. md.) Ancak, kovuşturma konusu fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen idari yaptırım kararı ile birlikte fiilin suç oluşturmaması nedeniyle beraat kararı verilmişse ve bu beraat kararına karşı kanun yoluna başvurulmuş ise idari yaptırım kararına yönelik itiraz da bu kanun yolu merci tarafından incelenecektir. (27/7. md.)</p>

<p>3- İdari yaptırım kararının Cumhuriyet savcısı tarafından verilmesi hâlinde, bu karar aleyhine on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir. Ancak idari yaptırım kararı ile birlikte kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ise ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz edilmişse, idari yaptırım kararına karşı itiraz da, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı inceleyen, Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği tarafından incelenecektir. (27/6 md ve CMK 173. md.)</p>

<p>Başvuru üzerine hâkimlik makamının yetkili bulunmadığının anlaşılması hâlinde dosya yetkili sulh ceza hâkimliğine gönderilecek, başvurunun süresi içerisinde yapılmadığı, söz konusu kararın sulh ceza hâkimliğince incelenebilecek kararlardan olmadığı veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının saptanması hâlinde başvurunun bu nedenle reddine karar verilecektir. Bu usuli eksikliklerin bulunmadığının belirlenmesi hâlinde ise hâkimlik tarafından idari yaptırım kararının hukuka uygun olması hâlinde başvurunun reddine, hukuka aykırı olması durumunda ise idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar verilecek, maddenin dokuzuncu fıkrasındaki şartların varlığı hâlinde ise başvuru mercisi idari para cezasının miktarında değişiklik yapmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verebilecektir.<br />
Hâkimliğin verdiği son karara karşı ise 29. madde uyarınca yedi gün içinde, daha önce yargı çevresinde yer aldığı ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilecek iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle yapılan değişiklikle itirazın CMK hükümlerine göre yapılacağı hükmü getirilmiştir. İdari yaptırım kararının ağır ceza mahkemesi tarafından verilmesi hâlinde de bu mahkemenin kararına karşı yine 6217 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle yapılan değişiklik sonucu 5271 sayılı CMK hükümlerine göre itiraz edilebilecektir.</p>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 27. maddesinde başvuru, 28. maddesinde başvurunun incelenme yöntemi, 29. maddesinde ise itiraz kanun yoluna ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, her üç hükümde de başvurulacak kanun yollarının şartları ve sonuçları ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.</p>

<p>Bu hükümler uyarınca;</p>

<p>a) 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik öncesinde 2.000 TL'ye kadar (2.000 TL dâhil), değişiklik sonrasında ise 3.000 TL'ye kadar (3.000 TL dâhil) idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı başvuru üzerine sulh ceza hâkimliğince verilecek kararlar,</p>

<p>b) Bu miktardan fazla idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararlarında ise yapılan başvuru üzerine sulh ceza hâkimliğince verilen kararlara itiraz üzerine, itiraz mercisince verilecek kararlar,</p>

<p>c) İdari yaptırım kararının mahkemece verilmesi hâlinde, itiraz üzerine itiraz mercisince verilecek karar,</p>

<p>İle 5326 sayılı Kanun'da öngörülen olağan kanun yolu süreci tamamlanacaktır.</p>

<p>Cumhuriyet Başsavcılığınca eylemin suç oluşturmayıp kabahat teşkil ettiği belirlenerek, suç nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz edildiğinde, bu karar Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği tarafından incelenecek olup sulh ceza hâkimliğince verilen karar da hem suç soruşturması ile ilgili yapılan işlemleri hem de idari yaptırım kararını kapsadığından, bu karar olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma kanun yoluna konu edilebilecektir.</p>

<p>Aynı şekilde, mahkemelerce eylemin suç oluşturmaması nedeniyle suçtan dolayı beraat, kabahat nedeniyle de idari yaptırım kararı verilmesi hâlinde, bu şekilde kesinleşen bir beraat kararı, eylemin suç oluşturduğu iddiasıyla kanun yararına bozma konusu yapılabilecektir.</p>

<p>Görüldüğü gibi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile getirilen sistem Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinden farklı ve kendine özgü olup, bu kanunda CMK'ya atıf yapılması da kendisine özgü sistem öngörülmesi gerçeğini değiştirmemektedir.</p>

<p>Kabahatler Kanunu'nun getirdiği kendine özgü sistem nedeniyle idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararına başvuru ya da itiraz üzerine adlî mercilerce verilen kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulamayacağı tartışmalara ve yargısal kararlara konu olmuş, Ceza Genel Kurulunun 07.12.2010 tarihli ve 235–247 sayılı, 19.10.2010 tarihli ve 166–197 sayılı, yine 19.10.2010 tarihli ve 167–195 sayılı kararlarıyla, bu kararlara karşı da kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği kabul edilmiştir. Ancak CMK'da öngörülen karar ve hükümlere uygun olarak düzenlenmiş olan aynı Kanun'un 309. maddesinin, Kabahatler Kanunu uyarınca verilen kararlar açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira tamamen kendine özgü bir sistem getiren Kabahatler Kanunu'na göre verilen kararların, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alan düzenlemelere göre değerlendirilerek 309. madde açısından sonuçlar çıkarılması, hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına yol açabilecektir.</p>

<p>Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;</p>

<p>Kabahatli şirkete ait ... plakalı kamyonet ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 65/1-b(b) maddesinde tanımlanan azami yüklü ağırlığın aşılması kabahatinin işlendiği gerekçesiyle Silivri Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğince 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağı tanzim edilerek kabahatli şirkete 2.558 TL idari para cezası verilmesi üzerine 23.10.2013 tarihinde kabahatli şirket yetkilisi tarafından şirket hakkında düzenlenen 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağının iptalinin talep edilmesine rağmen mahkemece talep konusu olmayan 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı trafik ceza tutanağının iptal edildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p>Sulh ceza mahkemesince verilen trafik idari para cezası karar tutanağının iptali ile idari para cezasının kaldırılmasına dair kararın uyuşmazlığa konu kabahate uygulanan idari para cezasını ortadan kaldırması sebebiyle görünürde davanın esasını çözen nitelikte kararlardan olsa da Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 148 d. iş sayılı kararıyla kabahatlinin başvurusunda iptali talep edilen tutanak yerine Silivri Bölge Trafik İstasyon Amirliği tarafından bildirilen 09.02.2013 tarihli ve ... seri-sıra numaralı başka bir araç hakkında düzenlendiği iddia edilen tutanağın iptal edilmesi sebebiyle gerçekte somut olaydaki davanın esasının çözülmediği, kabahatli şirketin iptalini talep ettiği tutanağın seri-sıra numarasının kararda farklı gösterilmesi sebebiyle de idari para cezası uygulayan kurum tarafından Yerel Mahkemece verilen idari para cezasının kaldırılmasına dair kararın infaz edilemediği belirlenmiştir.</p>

<p>Öte yandan, Kabahatler Kanunu uyarınca yapılan başvuru üzerine sulh ceza mahkemesince verilen trafik ceza tutanağının iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin kararın CMK’nın 223. maddesinde hüküm olarak kabul edilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına benzer bir karar olduğu, Ceza Muhakemesinde kıyasın da mümkün olduğu gözetildiğinde uyuşmazlığa konu kararın aynı Kanun'un 223. maddesinde tanımlanan hüküm niteliğindeki kararlardan olduğu kabul edilmelidir.</p>

<p>Uyuşmazlığa konu trafik ceza tutanağının iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin karar görünüşte esası çözen bir karar olsa da verilen kararın yalnızca adına bakarak davanın esasını çözüp çözmediği hususunda kanaate varılamayacak olması, talepte bulunan tarafından başvuru yolu ile mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığa konu trafik ceza tutanağının değil de başka bir trafik ceza tutanağının mahkemece iptal edilmesi, kabahatli tarafından başvuru yoluna konu edilen idari para cezası hakkındaki kararın gerçekte uyuşmazlığın esasını çözen bir karar niteliğinde olmaması, trafik idari para cezası karar tutanakları arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahallince yeniden inceleme ve araştırma yapılmasının gerekmesi ve söz konusu kararın CMK'nın 223. maddesinde tanımlanan hüküm niteliğinde olması hususları birlikte dikkate alındığında, idari para cezasının iptaline ilişkin sulh ceza mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın CMK'nın 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığının kabul edilmesi hakkaniyete uygun olacaktır.</p>

<p>Bu itibarla, Yerel Mahkeme tarafından verilen trafik ceza tutanağının iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına dair kararın Özel Dairece CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca aleyhe tesir etmemek üzere kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.</p>

<p><strong>SONUÇ :</strong></p>

<p>Açıklanan nedenlerle,</p>

<p>1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,</p>

<p>2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 18.04.2019 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/ceza-genel-kurulunun-2016965-e-2019349-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/12/yargi/yargitaysd.jpg" type="image/jpeg" length="68020"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/12379 E., 2021/12105 K. sayılı kararı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/yargitay-7-ceza-dairesinin-202112379-e-202112105-k-sayili-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/yargitay-7-ceza-dairesinin-202112379-e-202112105-k-sayili-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 30.09.2021 tarihli, 2021/12379 E., 2021/12105 K. sayılı kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>7. Ceza Dairesi</strong></p>

<p><strong>2021/12379 E., 2021/12105 K.</strong></p>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><br />
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında anılan Kanun'un 73/C maddesi uyarınca 235,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Körfez Trafik Denetleme Büro Amirliğinin 09/09/2019 tarihli ve MA 44433888 sayılı idarî yaptırım karar tutanağına karşı... Cumhuriyet Savcısı ... tarafından yapılan başvurunun kabulü ile anılan idarî yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin... Sulh Ceza Hâkimliği'nin 10/03/2020 tarihli ve 2020/641 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'ndan verilen 27/08/2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2020 tarihli ve KYB. 2020-76117 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.</p>

<p>Mezkür ihbarnamede;</p>

<p>1-5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/3. maddesinde "Başvuru, bizzat kanunî temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Başvuru dilekçesi, iki nüsha olarak verilir." şeklinde yer alan düzenleme karşısında, 2918 sayılı Kanuna aykırı davranmak eyleminden dolayı... hakkında anılan idarî yaptırım karar tutanağının düzenlenmesi ve... Adliyesinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan muterizin taraf sıfatı bulunmadığı gözetilerek başvurunun usulden reddine karar verilmesi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,</p>

<p>2-5326 sayılı Kanunun 6, 22/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12. maddeleri uyarınca kabahat eylemi hakkında idari yaptırım kararı veren Körfez Trafik Denetleme Büro Amirliğinin bulunduğu yer mahkemelerinin kabahatlinin başvurusunu incelemekle yetkili ve görevli olması karşısında, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, başvurunun esastan incelenerek yazılı şekilde karar verilmesinde,</p>

<p>3-5326 sayılı Kanun'un, "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28. maddesindeki "(2) Başvurunun usulden kabulü hâlinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder.(3) İlgili kamu kurum ve kuruluşu, başvuru dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde mahkemeye cevap verir. (4) Mahkeme, başvuruda bulunan kişilere cevap dilekçesinin bir örneğini tebliğ eder; talep üzerine veya re'sen tarafları çağırarak belli bir gün ve saatte dinleyebilir....(7) Mahkeme ilgilileri dinledikten ve bütün delilleri ortaya koyduktan sonra aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen ve hazır bulunan tarafa son sözünü sorar. Son söz hakkı, aleyhinde İdarî yaptırım kararı verilen tarafın kanunî temsilcisi veya avukatı tarafından da kullanılabilir. Mahkeme son kararını hazır bulunan tarafların huzurunda açıklar." hükmüne aykırı olarak, kabahatlinin, idarî para cezasının iptali istemli başvurusuna istinaden mahkemece, ilgili kamu kurumundan gerekli olan tüm evraklar getirtilip inceleme ve araştırma yapılmadan ve başvuruda bulunan kabahatliye cevap dilekçesinin bir örneği tebliğ edilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gereği görüşülüp düşünüldü:</p>

<p>Dairemizin emsal kararlarında da belirtildiği üzere;</p>

<p>Hakim ve savcıların kabahat oluşturan eylemlerinin, 2802 sayılı Kanun kapsamında "kişisel suç" olarak değerlendirildiği, hakim ve savcıların kabahat oluşturan eylemleri nedeniyle uygulanması gereken idari yaptırım kararlarının, 5236 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22. maddesi gereği, kabahatin ve idari yaptırımın düzenlendiği ilgili Kanunda yetkili olduğu yazılı "idari makam veya mercilerce" değil, 2802 sayılı Kanun'un 93. maddesinde yazılı kişisel suçlar hakkında karar vermeye yetkili adli yargı makam ve mercilerince uygulanması gerektiği,</p>

<p>Hakim ve Savcıların kabahat oluşturan eylemleri nedeniyle, idari makam veya mercilerce düzenlenen idari yaptırım kararlarının, idari işlemlerin yetki unsuru açısından sakat - geçersiz (yok hükmünde) olacağı, ancak yetkisiz idari makam veya mercilerce uygulanan söz konusu tutanakların kabahat oluşturduğu iddia edilen bir olayı tespit eder mahiyette olduklarından şekli anlamda geçerliliği olan bu tutanakların, icrai anlamda sonuç doğurmaması için her halde ve öncelikle adli yargı mercileri tarafından iptaline karar verilmesi gerektiği, şayet tutanakla tespit edilen olay, idari yaptırım uygulanmasını gerektiriyorsa, kabahatli yargı mensubunun statüsüne göre 2802 sayılı Kanun'da yazılı öngörülen yetkili adli makamlar tarafından ve yine adı geçen Kanundaki koşullarda, kabahatli hakim ve savcılar hakkında da idari yaptırım kararının verilmesinin hukuk devletinin bir gereği olduğu tartışmasızdır.</p>

<p>a-) Kanun yararına bozmaya talebinin "1-" numaralı bozma nedeninde yazılı "başvuru hakkı" yönünden incelenmesinde;</p>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28. maddesi;</p>

<p>"(1) Başvuru üzerine mahkemece yapılan ön inceleme sonucunda;</p>

<p>a) Yetkili olmadığının anlaşılması halinde dosyanın yetkili sulh ceza mahkemesine gönderilmesine,</p>

<p>b) Başvurunun süresi içinde yapılmadığının, başvuru konusu idarî yaptırım kararının sulh ceza mahkemesinde incelenebilecek kararlardan olmadığının veya başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması halinde, bu nedenlerle başvurunun reddine,</p>

<p>c) (a) ve (b) bentlerinde sayılan nedenlerin bulunmaması halinde başvurunun usulden kabulüne,<br />
Karar verilir.</p>

<p>(2) Başvurunun usulden kabulü halinde mahkeme dilekçenin bir örneğini ilgili kamu kurum ve kuruluşuna tebliğ eder..." hükümlerini içermektedir.</p>

<p>Buna göre, yer yönünden yetki hususu, Sulh Ceza Hakimliğince incelenmesi gereken ilk ve en önemli husus olmakla birlikte, 5326 sayılı Kanun'a göre, bu usul kuralının diğerlerinden önce incelenmesi ve yetkili olunması halinde diğer hususlara girilmesi, nihayetinde başvuruda usulen bir eksiklik yoksa esaslı incelemeye geçilmesi gerektiği açıkça hüküm altına alınmıştır.</p>

<p>Kabahate konu aracı kendisinin kullandığını beyan (ikrar) eden ve aracın trafik tescildeki kaydını da kabahatten üç gün sonra kendi adına tescil ettirdiğini ispatlayan başvuran hakkında; 2918 sayılı Kanunun 116. maddesi dolayısıyla araç plakasına idari para cezası kesilmiştir. Uyuşmazlığa konu idari yaptırım karar tutanağında, ihlal edilen kural olarak belirtilen ve adı geçen Kanun'un 73. maddesinde yazılı "tedbirsiz ve saygısız araç sürme" eyleminin faili, trafikte bu şekilde araç süren sürücülerdir.</p>

<p>2918 sayılı Kanun'un 116. maddesi, kabahati işleyenin kimliğinin tespit edilemediği durumlarda, aracı süren kişinin araç sahibi olarak kabul edilmesi gerektiğini ortaya koyan ve doktrinde "kanuni karine" olarak tanımlanan bir kuraldır. 5326 sayılı Kanun'da açıkça düzenlenmemiş ise de; Dairemizin emsal kararlarında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK'nun "genel hükümler" bölümünde yer alan 20. maddesinde düzenlenen "ceza sorumluluğunun şahsiliği" ilkesi, TCK'nun 5. maddesi kapsamında "özel kanunlarda açıkça hüküm bulunmayan hallerde" uygulanmalıdır. Ancak yukarıda bahsedilen kanuni karinenin aksinin iddia edildiği durumlarda, karineden daha üst düzeyde hukuken itibar edilebilir ve yan delillerle de desteklenebilir bir delilin var olması gerekmektedir. Yegane amacı maddi gerçekliğe ulaşmak olan ceza muhakemesi hukukunda; ikrar (kabul) beyanının, cezai sorumluluğun belirlenmesi açısından itibar edilebilen ve diğer delillerle eşdeğer nitelikte bir delil olduğu, ancak her durumda gerçekliği kesin bir şekilde ispatlanamayan bir fiili durumun tespiti için emare (işaret) olarak tanımlanan "karine"den üstün tutulması gereken bir delil olduğu tartışmasızdır.</p>

<p>5326 sayılı Kanunun 27/3. maddesinde başvurunun nasıl yapılacağının düzenleme altına alındığı, bu hususta başvuru hakkına dair bir sınırlayıcı hüküm konulmadığı, ilgili maddenin idari yargılama usulü benzeri bir değerlendirme ile "taraf sıfatı" veya "husumet" açısından değil, ceza muhakemesi hukukunda, "uygulanan cezai yaptırıma karşı kanun yollarına başvuru hakkı" çerçevesinde yorumlanması gerekeceği, kabahatler karşılığında uygulanan idari para cezaları bakımından Sulh Ceza Hakimliğinin yargı yolu bakımından görevli olarak belirlenmesinin amacının da bu esas üzerine bina edildiği değerlendirilmiştir. Ancak, bu değerlendirme şüphesiz işlenen kabahatle ilgili - ilgisiz herkesin idari para cezasına karşı başvurabileceği sonucunu doğurmamaktadır. İdari para cezasına karşı, kabahatle ilgisini ispatlayan herkesin, somut delillerini ortaya koymak kaydıyla, başvuru hakkına sahip olduğu değerlendirilmiştir.</p>

<p>Başvuruya konu idari yaptırım tutanağının iptali için başvuran kişinin, kabahati işlediğini ikrar (kabul) etmesi, dosyada mevcut diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir durum olmakla birlikte, idari yaptırım tutanağının aracın sürücüsünün tespit edilemediği durumlarda araç plakasına düzenlenmesi hallerinde, Kanun'da yazılı karineyi tersine çevirebilecek nitelikte bir delil olarak kabul edilebilir.</p>

<p>Bu nedenle, idari para cezasının iptaline karar veren yetkisiz (Bitlis) Sulh Ceza Hakimliğinin kararının öncelikle yetki yönünden değerlendirilmesi, bu hususta yetkili olsaydı başvuru hakkı yönünden esas hakkında incelemeye geçilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta, ihlali yapan ve kabahate konu fiili gerçekleştiren kişinin kendisi olduğunu beyan eden kişinin, bizzat kendisi veya temsilcisi vasıtasıyla yada araç sahibi ile birlikte idari yaptırım tutanağının iptali için başvurma hakkı bulunup bulunmadığını inceleme ve takdir yetkisinin, dosyayı somut diğer delillerden hareketle inceleyip bu hususta bir karar vermeye yetkili ve görevli Sulh Ceza Hakimliğinin takdirinde olduğu, somut başvuru diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde, tutanakta adı geçmeyen ve kimliği tespit edilemeyen sürücünün başvuru hakkının bulunduğu, öte yandan ilgili Sulh Ceza Hakimliğince yanılgılı değerlendirme ile bir sonraki hususun da atlanarak esastan incelmemeye girildiği, kararı veren mahkeme yetkili olsaydı dahi "başvuru hakkı" yönünden verilen kararda isabetsizlik olmayacağı anlaşılmakla,</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesi, "1-" numaralı "başvuru hakkı" yönünden yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin yukarıda yazılı açıklamalar ışığında, bu sebeple REDDİNE,</p>

<p>b-) Kanun yararına bozmaya talebinin "3-" numaralı bozma nedeninde yazılı "ilgili idarenin savunmasının alınmasının zorunlu olduğu" yönünden incelenmesinde;<br />
Yukarıda yazılı açıklamalar ışığında, ilgili idareden savunma istenmesi için 5326 sayılı Kanun'un 28/2. maddesi uyarınca işin esasına girilmesi gerektiği, ancak savunmanın sadece yetkili Sulh Ceza Hakimliğince istenebileceği açıktır.</p>

<p>Kanun yararına bozmaya konu edilen somut uyuşmazlıkta, kararı veren Sulh Ceza Hakimliğinin yetkili olmadığı, kanun yararına bozma istemlerinin kararın verildiği anda ilgili adli yargı mercilerince uygulanan usul kurallarına göre değerlendirilmesi gerektiği, gelinen aşamada idarenin savunmasının istenmemesi nedeniyle verilecek bir bozma kararının sonuç doğurmayacağı değerlendirilmekle birlikte,</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta, zaten yetkisiz olduğu anlaşılan... Sulh Ceza Hakimliği'nce, idari para cezasını uygulayan ... idari makamlarına savunma için dilekçenin bir örneğinin gönderilmesinin söz konusu olmadığı, yukarıda ayrıntıları verilen somut uyuşmazlığın özellikleri göz önüne alındığında, şayet başvuran hakkında bir işlem yapılması takdir edilirse, idarenin savunmasının alınması gerektiği hususunun bu aşamada değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla,</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesi, "3-" numaralı "idarenin savunmasının alınmasının zorunlu olduğu" yönünden yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma talebinin yukarıda yazılı açıklamalar ışığında, bu sebeple REDDİNE,</p>

<p>c-) Kanun yararına bozmaya talebinin "2-" numaralı bozma nedeninde yazılı "başvuru hakkı" yönünden incelenmesinde;</p>

<p>5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Başvurunun incelenmesi" başlıklı 28/1-a maddesi uyarınca, Bitlis Sulh Ceza Hakimliğince, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 22/4. maddesi uyarınca "yer yönünde yetkili" olunmadığından bahisle, öncelikle adı geçen Kanun'un 28/1-a maddesi uyarınca "dosyanın yetkili (Kocaeli) Sulh Ceza Mahkemesi'ne (Hakimliğine)" gönderilmesine karar vermesi gerekirken, başvurunun usulden kabulü ile esası hakkında inceleme yaparak, hakkında idari yaptırım uygulanan kabahatlinin 2802 sayılı Kanuna tabi olduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararının kaldırılmasına karar vermesinde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmakla,</p>

<p>Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği, "2-" numaralı nedenle yerinde görüldüğünden, kanun yararına bozma talebinin kabulüyle, Bitlis Sulh Ceza Hakimliği'nin 10.03.2020 tarihli ve 2020/641 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-c maddesi uyarınca, aleyhte sonuç doğurmamak ve yeniden yargılamayı gerektirmemek üzere; kanun yararına BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/yargitay-7-ceza-dairesinin-202112379-e-202112105-k-sayili-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/05/yargi/yargitayysaa1a.jpg" type="image/jpeg" length="56432"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tıbbi Malpraktis Davalarında Aydınlatılmış Onamın Önemi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tibbi-malpraktis-davalarinda-aydinlatilmis-onamin-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tibbi-malpraktis-davalarinda-aydinlatilmis-onamin-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tıbbi müdahaleler doğrudan kişinin vücut bütünlüğüne yöneliktir. Bu nedenle hukuka uygun sayılabilmeleri için sadece tıbbi açıdan doğru yapılmaları yetmez aynı zamanda hastanın bu müdahaleye bilgilendirilmiş şekilde rıza göstermesi gerekir. Uygulamada ise çoğu uyuşmazlık, sanıldığı gibi yalnızca “tıbbi hata” dan değil, hastanın yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediğinden kaynaklanır. Nitekim birçok dosyada asıl tartışma müdahalenin doğru yapılıp yapılmadığından çok aydınlatmanın gerçekten yapılıp yapılmadığı üzerinde yoğunlaşmaktadır.</p>

<p><strong>Aydınlatılmış Onam Gerçekten Ne Anlama Gelir?</strong></p>

<p>Aydınlatılmış onam, hastanın kendisine yapılacak işlem hakkında bilgi sahibi olduktan sonra özgür iradesiyle karar vermesidir. Ancak burada önemli bir yanlış algı var, imzalı bir onam formu varsa her şey tamam sanılıyor. Oysa uygulamada durum böyle değil. Standart, matbu, herkes için aynı şekilde düzenlenmiş formlar tek başına yeterli kabul edilmiyor. Özellikle “tüm riskleri kabul ediyorum” gibi genel ifadeler, somut olay açısından bir anlam taşımıyor. Kısacası; onamın geçerli olabilmesi için gerçekten “anlatılmış” olması gerekiyor.</p>

<p><strong>Hastaya Ne Anlatılmalı?</strong></p>

<p>Bir aydınlatmanın geçerli sayılabilmesi için hastaya; yapılacak işlemin ne olduğu, olası risk ve komplikasyonlar, alternatif tedavi seçenekleri, müdahale yapılmazsa ortaya çıkabilecek sonuçlar açıkça anlatılmalıdır. Ama burada asıl kritik nokta şu, bu anlatımın hastanın anlayacağı şekilde yapılması gerekir. Sadece tıbbi terimlerle yapılan, hasta açısından anlaşılması güç açıklamalar, hukuken yeterli görülmemektedir.</p>

<p><strong>Geçerlilik Kriteri</strong></p>

<p>Aydınlatılmış onamın hukuken geçerliliği yalnızca imzaya indirgenemez. Nitekim Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da açıkça vurgulandığı üzere, bir onam formunun ispat gücünü belirleyen temel unsur, hastanın sürece aktif ve bilinçli katılımının sağlanmış olmasıdır. Bu noktada özellikle “el yazısı beyanı” kritik bir rol oynamaktadır. Zira yalnızca standart bir formun imzalanması, hastanın gerçekten bilgilendirilerek rıza gösterdiğini tek başına ortaya koymaz. Hastanın kendi el yazısıyla “okudum, anladım, riskleri kabul ederek onaylıyorum” şeklinde bir ibare eklemesi, aydınlatmanın yapıldığı ve rızanın bilinçli olarak verildiği yönünde en güçlü delillerden biri olarak kabul edilmektedir. Öte yandan, aydınlatmanın içeriği kadar nasıl yapıldığı da önem arz etmektedir. Teknik ve karmaşık tıbbi terimlerle hazırlanan, hastanın anlayabileceği seviyenin üzerinde kalan metinler, şeklen var olsa dahi hukuken yeterli kabul edilmemektedir. Bu nedenle aydınlatmanın hastanın eğitim durumu ve sosyo-kültürel düzeyi gözetilerek açık, sade ve anlaşılabilir bir dilde yapılması gerekmektedir. Aksi halde, alınan onamın “bilgilendirilmiş rıza” niteliği tartışmalı hale gelecek ve sağlık uygulamasının hukuka uygunluğu ciddi şekilde sorgulanabilecektir. <strong><i>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bir kararında:</i></strong><strong><i> </i></strong><i>“Matbu ve genel ifadeler içeren formlar aydınlatılmış onam yerine geçmez. Formda operasyonun risklerinin hastanın anlayabileceği dilde somutlaştırılmaması ve hastanın el yazısı beyanının bulunmaması, onamı geçersiz kılar. Bu durumda ispat yükü yerine getirilmemiş sayılır.” </i>şeklinde karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İspat Yükü</strong></p>

<p>Uygulamada en çok gözden kaçan ama davanın kaderini belirleyen noktalardan biri de burasıdır. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekime aittir. Hasta çoğu zaman yalnızca “bana anlatılmadı” demekle yetinir. Buna karşılık hekimin, bu bilgilendirmenin gerçekten yapıldığını somut şekilde ortaya koyması gerekir. Burada da sadece imzalı bir form ya da “anlattık” şeklindeki savunmalar çoğu zaman yeterli kabul edilmez. Özellikle hastanın sürece aktif olarak katıldığını gösteren belgeler (örneğin el yazısı ile eklenen beyanlar) çok daha güçlü kabul edilmektedir.</p>

<p><strong>Zamanlama Faktörü</strong></p>

<p>Aydınlatmanın sadece içeriği değil, ne zaman yapıldığı da önemlidir. Uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum, ameliyat öncesi son anda imza alınması ya da hasta sedasyon altındayken onam formu imzalatılması. Bu gibi durumlarda <strong><i>Yargıtay</i></strong><i> genellikle “Bu durumda hastanın özgür iradesinden söz edilemez.”</i> şeklinde yorum yapılıyor. Dolayısıyla bu şekilde alınan onamlar geçerli kabul edilmemektedir.</p>

<p><strong>Estetik Müdahalelerde Durum Daha Farklı</strong></p>

<p>Tıbbi müdahaleler genelde “özen borcu” kapsamında değerlendirilir. Yani hekim, sonucu garanti etmez; sadece doğru şekilde hareket etmekle yükümlüdür. Ancak estetik işlemlerde tablo değişir. Bu tür müdahalelerde artık bir sonuç beklentisi vardır. Bu nedenle hukuki değerlendirme de farklı yapılır ve çoğu durumda eser sözleşmesi hükümleri uygulanır. Bu ne demek? Sonuç beklendiği gibi çıkmazsa, ortaya çıkan durum “ayıplı eser” olarak değerlendirilebilir. Bu durumda hekimin sorumluluğu çok daha ağır hale gelir.</p>

<p><strong><i>Yargıtay</i></strong><i> “Estetik amaçlı müdahaleler eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmesinde yüklenici (hekim), işin sonucunu garanti eder. Davacıya uygulanan meme protezi operasyonu sonrası oluşan asimetri ve şekil bozukluğu, eserin ayıplı olduğunu gösterir. Hekim, tıbbi bir hata yapmadığını savunsa da vaat edilen estetik sonucun gerçekleşmemiş olması tazminat sorumluluğunu doğurur.”</i> şeklinde karar vermiştir.</p>

<p><strong>Acil Durumlar ve İstisnalar</strong></p>

<p>Elbette her durumda onam aranmaz. Hastanın rıza veremediği, acil müdahale gerektiren durumlarda hekim müdahalede bulunabilir. Bu gibi haller “vekâletsiz iş görme” kapsamında değerlendirilir. Ancak burada da sınır nettir. Müdahale sadece zorunlu olanla sınırlı olmalıdır. Bu sınır aşıldığında sorumluluk yine doğar. Uygulayıcılar açısından önemli bir husus şudur; vekaletsiz iş görme hali, hekime sınırsız bir müdahale yetkisi tanımaz. Müdahalenin gerçekten acil olup olmadığı ve hastanın rıza veremeyecek durumda bulunup bulunmadığı somut olay özelinde açıkça ortaya konulmalıdır. Bu kapsamda, müdahalenin zorunluluğu epikriz kayıtlarında ayrıntılı şekilde açıklanmalı; mümkünse sürece tanıklık eden sağlık personelinin (hemşire vb.) imzasıyla da bu durum kayıt altına alınmalıdır.</p>

<p>Tıbbi malpraktis uyuşmazlıklarında değerlendirme yalnızca tıbbi müdahalenin doğruluğu ile sınırlı değildir. Hastanın yeterli şekilde aydınlatılıp aydınlatılmadığı ve bu sürecin usulüne uygun biçimde yürütülüp yürütülmediği de en az müdahalenin kendisi kadar belirleyicidir. Nitekim uygulamada, tıbben doğru kabul edilen işlemler dahi, eksik veya yetersiz aydınlatma nedeniyle hukuka aykırı sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sebeple her olayda, tıbbi sürecin yanı sıra aydınlatma sürecinin de bütüncül bir şekilde ele alınması gerekir.</p>

<p><strong>Av. Ceren TÜRKİŞ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tibbi-malpraktis-davalarinda-aydinlatilmis-onamin-onemi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/04/saglik-hukuku.jpg" type="image/jpeg" length="75961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OTEL GÖREVLİSİNİN MÜŞTERİYLE SAMİMİ OLMASI İŞTEN ÇIKARILMA SEBEBİDİR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/otel-gorevlisinin-musteriyle-samimi-olmasi-isten-cikarilma-sebebidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/otel-gorevlisinin-musteriyle-samimi-olmasi-isten-cikarilma-sebebidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["İşçinin fesih sebebi sayılan eylemi ile ilgili savunmasının alınmadan belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshedilemeyeceği..." gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturan güven sarsıcı davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır. Mahkemece davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışı tespit edilmiş olup, bu durumda işçinin savunmasının alınmaması feshi haklı olmaktan çıkarmaz.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>T.C.</strong></p>

<p><strong>Yargıtay</strong></p>

<p><strong>9. Hukuk Dairesi </strong></p>

<p><strong>2016/12350 E., 2020/1151 K.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"İçtihat Metni"</strong></p>

<p><br />
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ</p>

<p>Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:</p>

<p><strong>YARGITAY KARARI</strong></p>

<p>A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, davacının, davalıya ait .... adlı otelinde, 05.09.2006 - 12.09.2013 tarihleri arasında resepsiyon görevlisi olarak çalıştığını, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, SGK Müfettişleri tarafından işyerinde inceleme yapıldığını, şirket müdürünün çalışanlara aylık ücretinin 800,00 TL olduğu yönünde beyanda bulunmaları yönünden telkinde bulunduğunu, davacı dahil 11 işçinin 08.07.2013 tarihinde davalı işverene dilekçe vererek sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmasını talep ettiklerini, bunun üzerine davalı işveren tarafından davacının işi bırakması için baskı uygulanmaya başlandığını, 11.09.2013 tarihinde davacının yabancı bir müşteriye odasını gösterdiğini, daha sonra resepsiyona indiğini, akabinde müşterinin aşağı inmesi üzerine davacının müşterinin odasını kontrol ettiğini, davalı işverenin de bunu bahane ederek iş akdini sona erdirdiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretin, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.</p>

<p>B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının mesai saatleri içerisinde müşteri ile işyeri dahilinde özel ve yakın ilişkiye girdiğini, işyerindeki kamera kayıtlarından davacının bu müşteri ile yakın ve samimi görüntüler sergilediğinin tespit edildiğini, davacının görev yerini terk ettiğini, daha sonra müşteri ile birlikte davalı işyerindeki odaya gittiğini ve orada 20 dakikalık bir zaman geçirdiğini, iş akdinin de davalı işveren tarafından bu nedenlerle haklı olarak feshedildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.</p>

<p>C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.</p>

<p>D) Temyiz:<br />
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.</p>

<p>E) Gerekçe:</p>

<p>1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.</p>

<p>2. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.</p>

<p>4857 sayılı İş Kanunu'nun 25'inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Haklı fesih halinde savunma alınması yasal zorunluluk değildir.</p>

<p>Somut uyuşmazlıkta, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan ve otel güvenlik kamera kayıtlarını içeren CD'nin bilirkişi tarafından çözümlenmiş ve davacının mesaisinin olduğu 08.09.2013 tarihindeki görüntülerde; otele gece 02:10:53'te giriş yapan kadın müşteri ile davacının ilgilendiğinin ve lobide yakınlaştıklarının, kadın müşteri ile birlikte otel odasına girdiklerinin ve 22 dakika odada kaldıklarının, davacının kadın müşteriyi samimi bir şekilde taksiye bindirdiğinin, sonrasında otele dönerek tekrar aynı odaya girdiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.</p>

<p>Mahkemece aynen; "...dosya içerisinde bulunan davalı işyerindeki kamera kayıtlarına ilişkin CD üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de davacının mesai saatleri içerisinde kadın müşteri ile samimi görüntüleri olduğu anlaşılsa da; davalı işveren tarafından davacının bu davranışına ilişkin savunmasının alınmasına yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı, yerleşik Yargıtay İçtihatları’na göre, işçinin savunması alınmadan iş akdinin feshedilmesinin salt bu nedenle geçersiz olduğu, işçinin fesih sebebi sayılan eylemi ile ilgili savunmasının alınmadan belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshedilemeyeceği..." gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı şekilde işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturan güven sarsıcı davranışları işverene haklı fesih imkânı tanımaktadır. Mahkemece davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışı tespit edilmiş olup, bu durumda işçinin savunmasının alınmaması feshi haklı olmaktan çıkarmaz.</p>

<p>Bu nedenle; mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerininin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.</p>

<p><strong>F) SONUÇ:</strong><br />
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>KARARLAR</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/otel-gorevlisinin-musteriyle-samimi-olmasi-isten-cikarilma-sebebidir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/02/yargi/yargiitay404-1.jpg" type="image/jpeg" length="55833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİGORTALININ HAKLARINI KISITLAYAN POLİÇE HÜKÜMLERİNİN GEÇERLİ OLMASI İÇİN SİGORTALININ ISLAK İMZASI VEYA AÇIK ONAYI GEREKİR]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/sigortalinin-haklarini-kisitlayan-police-hukumlerinin-gecerli-olmasi-icin-sigortalinin-islak-imzasi-veya-acik-onayi-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/sigortalinin-haklarini-kisitlayan-police-hukumlerinin-gecerli-olmasi-icin-sigortalinin-islak-imzasi-veya-acik-onayi-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk Ticaret Kanunu’nun 1423/2. hükmü uyarınca, aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Ancak sigorta şirketi sigorta poliçesini sigorta ettirene teslim etmemiş veya teslim etmiş olmakla birlikte, poliçede sigorta ettirenin imzası yoksa, sözleşme yine de poliçede yazılı şartlarda kurulmuş sayılır mı?</p>

<p>Kanaatimizce bu gibi durumlarda teminat kapsamı dışında tutulan hususu içeren sigorta poliçesi sigorta ettirenin imzasını taşımadığından ve sigortacı, teminat kapsamı dışında tutulan özel şartlar hakkında sigortalıyı bilgilendirdiğini de ispat edemediğinden, sözleşme poliçede yazılı şartlarda kurulmuş sayılamaz. Bu nedenle bu durumda teminat dışında tutulan riskin teminat içinde olduğu kabul edilir (Bkz. Karasu, Rauf; Yargıtay ve Sigorta Tahkim Heyeti Kararları Işığında Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, Yetkin, Ankara 2016, s. 80).</p>

<p>Yargıtay aydınlatma yükümlülüğünün ihlalinin sonuçlarını düzenleyen TTK m. 1423/2 hükmünü, hükmün lafzını esas alarak katı bir şekilde uygulamaktadır. Ancak bu uygulama kanaatimizce hükmün amacıyla bağdaşmadığı gibi menfaatler dengesine uygun olmayan sonuçlar doğurmaktadır.</p>

<p>Konuyla ilgili 17. Hukuk Dairesi, bir kararında diğer kararlarından farklı olarak TTK m. 1423/2 hükmünün sadece lafzı ile yetinilmemiş, hükmün amacını da dikkate alarak menfaatler dengesine uygun bir karar vermiştir.</p>

<p>Yrg. 17. HD., 2013/1087 E., 2013/2041 K., 21.03.2013 T.).</p>

<p><strong><i><u>Kararın Özeti: </u></i></strong></p>

<p>“<i>Davalı tarafça dosyanın mahkemesine eksikliklerin giderilmesi yönünden iadesinden sonra verilen 17.1.2013 tarihli dilekçede, müvekkil şirket kayıtlarında bilgilendirme formunun bulunamadığı bildirilmiş ise de poliçede davacı sigortalının imzasının bulunması halinde de davacı sigortalının poliçede gösterilen özel şartın varlığından haberdar olduğu kabul edilebilir. Dosyaya poliçe aslı olarak ibraz edilen kasko sigorta sözleşmesinde davacı sigortalının imzasının bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.</i></p>

<p><i>Bu durumda ispat külfeti kendisine düşen davalı sigorta şirketine özel şartın poliçe metninde bulunduğuna dair savunmasını ispat zımnında, davacının imzasını içeren poliçe aslını ibraz etmesi, özel şartın poliçe metninde bulunduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, gerektiğinde davalı sigorta şirketi ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu özel şartın davacının imzasını içeren poliçe metninde bulunup bulunmadığı konusunda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılması, sigortalının imzasının ve özel şartın mevcut olduğu poliçenin varlığı halinde davalının özel şarttan haberinin olduğunun aksi halde ise davacının özel şarttan haberinin olmadığı, davalının bilgilendirme yükümlülüğüne uymadığının kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.”</i></p>

<p>Bazı Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Kararları anılan karara benzer kararlar vermiştir.</p>

<p><strong><i><u>Sigorta Tahkim Komisyonu, 01/06/2022- 2022/İHK-26575</u></i></strong></p>

<p><strong><i><u>Kararın Özeti: </u></i></strong></p>

<p><i>“… teminat kapsamı dışında tutulan hususu içeren sigorta poliçesi sigorta ettirenin imzasını taşımadığından ve sigortacı, teminat kapsamı dışında tutulan özel şartlar hakkında sigortalıyı bilgilendirdiğini de ispat edemediğinden, sözleşme poliçede yazılı şartlarda kurulmuş sayılamaz. Bu nedenle bu durumda teminat dışında tutulan riskin teminat içinde olduğu kabul edilir. Somut olayda hastalık beyan formunda sigortalının ismi yer almadığı gibi imzası da bulunmamaktadır. Ayrıca poliçede de sigortalının adı ve imzası bulunmamaktadır. Sunulan bütün belgeler matbu belgelerden ibarettir. Belirtilen nedenlerle davalı vekilinin itirazının reddi gerekmiştir.”</i></p>

<p><strong>Konuyla ilgili İspanya Yüksek Mahkemesi Kararı </strong></p>

<p>Konuyla ilgili İspanya Yüksek Mahkemesi, 22 Ocak 2026 tarihinde verildiği güncel bir kararında, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin anılan kararına ve Sigorta Tahkim Komisyonu kararlarına benzer değerlendirmelerde bulunmuştur.</p>

<p>İspanya Yüksek Mahkemesi, bankaların müşterilerine ücretsiz olarak sunduğu grup kaza sigortalarında, sigortalı haklarını kısıtlayan maddelerin geçerli olması için sigortalının ıslak imzasının veya açık onayının gerekmediğine karar verdi. Bu karar ile Yüksek Mahkeme, sigortalıların herhangi bir prim ödemeden yararlandığı sigortalarda, poliçede yer alan sınırlamaların onay alınmadan da geçerli olduğunu, buna karşılık prim ödenen poliçelerde yer alan kısıtlamaların geçerli olması için sigortalının açık onayı veya ıslak imzası gerektiğini kabul etmiş oldu. (Karar metni için bkz. (https://confilegal.com/20260408-tribunal-supremo-clausulas-limitativas-seguros-colectivos-gratuitos/</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanaatimizce bu karar somut sorunu daha anlaşılır kıldığı için çok önemlidir. Karar Türk bilimi ve uygulamasına da emsal teşkil edecek niteliktedir.</p>

<p></p>

<p><strong>Prof. Dr. Rauf KARASU</strong></p>

<p><strong>Hacettepe Üni. Hukuk Fak. Ticaret Hukuku ABD Başkanı</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/sigortalinin-haklarini-kisitlayan-police-hukumlerinin-gecerli-olmasi-icin-sigortalinin-islak-imzasi-veya-acik-onayi-gerekir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2025/02/terazi/terazi-sozles-mevzuati.jpg" type="image/jpeg" length="62993"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TAZMİNAT KOMİSYONU BAŞKANLIĞI TAZMİNAT SÜREÇLERİNİ HIZLANDIRAMAMIŞTIR!]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/tazminat-komisyonu-baskanligi-tazminat-sureclerini-hizlandiramamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/tazminat-komisyonu-baskanligi-tazminat-sureclerini-hizlandiramamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bilindiği üzere; Türkiye Büyük Millet Meclisinde 02.03.2024 tarihinde kabul edilen 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (8. Yargı Paketi), 12.03.2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve Tazminat Komisyonu Başkanlığı’nın görev alanı genişletilmiştir.</p>

<p>Bu kapsamda;</p>

<p>5271 sayılı Kanunun 141 inci maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri (haksız tutuklama, yakalama, arama, elkoyma işlemleri ve belirli hallerde makul sürede yargılanmama) kapsamındaki istemler bakımından 9.1.2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır:</p>

<p><i>(e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,</i></p>

<p><i>(f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,</i></p>

<p><i>(l) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,</i></p>

<p>Kişilerin,</p>

<p>Bu kapsamdaki maddi ve manevi her türlü tazminat taleplerinin <i><u>01.06.2024 tarihinden sonra</u></i> Ağır Ceza Mahkemesi yerine Tazminat Komisyonu Başkanlığına yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Bu düzenleme, koruma tedbirleri nedeniyle açılacak tazminat davalarında idari başvuru yolunu zorunlu hale getirmiştir.</p>

<p>Bu düzenleme ile yargı yükünün azaltılması (özellikle Anayasa Mahkemesi'nin "makul sürede yargılanma" dosyaları altında boğulmasını engellemek) ve tazminat süreçlerinin hızlandırılması amaçlanmıştır.</p>

<p>Peki, Tazminat Komisyonuna yapılan bir müracaat hakkında ne kadar bir süre içinde karar verilmesi gerekir? Zorunlu bir süre var mı?</p>

<p>Hayır, yukarıda anlattığımız sebeplerle yapılan başvurular hakkında karar verilmesi için zorunlu bir süre yoktur.</p>

<p>Oysa ki; 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun’ un “Müracaat hakkında karar ve karara itiraz” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında Komisyonun, 2 nci maddenin birinci ve ikinci fıkraları (Ceza hukuku kapsamındaki soruşturma ve kovuşturmalar ile özel hukuk ve idare hukuku kapsamındaki yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı, mahkeme kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği, iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılmış başvurular) kapsamında yapılan müracaatlar hakkında dokuz ay içinde karar vermek zorunda olduğu açıkça düzenlenerek kesin ve bağlayıcı bir süre konulmuştur.</p>

<p>Bir hak arama yolunun "etkili" kabul edilebilmesi için sadece var olması yetmez, aynı zamanda öngörülebilir bir sürede sonuçlanması gerekir.</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki tazminat taleplerinin 01.06.2024 tarihinden itibaren Tazminat Komisyonu’na yapılması zorunluluğuna ilişkin düzenleme sırasında Kanun koyucunun Tazminat Komisyonu için kesin ve bağlayıcı bir süre koyması daha doğru olurdu. Şu anki düzenlemede Komisyon için "dokuz ay içinde karar vermek zorundadır" gibi emredici bir süre sınırı bulunmamaktadır.</p>

<p>Elbette ki Komisyonun genel hukuk ilkesi olan "makul sürede sonuçlandırma" yükümlülüğü vardır. Ancak bu durum, başvurucu için belirsizlik yaratmaktadır.</p>

<p><strong>Neden Zorunlu Süre Öngörülmedi?</strong></p>

<p>Kesin bir süre konulması durumunda, Komisyonun bu sürelere uyamaması "hizmet kusuru" teşkil ederek devletin yeni tazminatlarla karşı karşıya kalmasına yol açabileceğine dair gerekçelere katılmak mümkün değildir. Zira; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bir iç hukuk yolunun "etkili" olup olmadığını denetlerken sürecin uzunluğuna da bakar. Kesin bir sürenin olmaması, ileride bu mekanizmanın AİHM tarafından "etkisiz" bulunma riskini de taşımaktadır.</p>

<p>Uygulamada, örneğin "Başvurudan itibaren en geç 9 ay içinde karar verilir" gibi bir üst sınır getirilmesi, sistemin güvenilirliğini artırırdı.</p>

<p>Yine de, 1.6.2024 sonrası düzenlemenin en büyük eksikliği; mahkemeden alınan güvencenin (hâkim teminatı), ucu açık bir idari inceleme sürecine bırakılmış olmasıdır. Bu durumun zamanla yeni bir "makul sürede tazminat alamama" sorununa evrilmemesi için yasal bir üst sınırın getirilmesi, hukuk devleti ilkesiyle daha bağdaşır olurdu.</p>

<p>Acaba, Tazminat Komisyonu tazminat süreçlerinin hızlandırılması amacı doğrultusunda 1.6.2024 tarihinden sonra yapılan başvurular hakkında hiç karar verdi mi?</p>

<p>5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 141. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki tazminat taleplerinin 01.06.2024 tarihinden itibaren Tazminat Komisyonu’na yapılması zorunluluğuna ilişkin düzenleme sonrası, Komisyonun bu kapsamda verdiği somut bir karara dair doğrudan bir veri tarafımızdan bulunamamıştır.</p>

<p>01.06.2024 sonrası döneme ilişkin fiili uygulama sonuçları ve karar örnekleri hakkında kaynaklarda da yeterli bilgi bulunmamaktadır.</p>

<p><a href="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/ismail-gurses.png" rel="nofollow" title=""><img alt="" src="https://hukukihabernet.teimg.com/hukukihaber-net/uploads/2026/04/ismail-gurses.png" /></a></p>

<p><strong>Avukat</strong></p>

<p><strong>İSMAİL GÜRSES</strong></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Avukat</strong></p>

<p><strong>EGEMEN GÜRSES</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAKALE</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/tazminat-komisyonu-baskanligi-tazminat-sureclerini-hizlandiramamistir</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2026/04/resmi/tazminat-komisyonu-baskanligi.jpg" type="image/jpeg" length="90774"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adli Kontrol Kararı ve Bu Karara Hükmedecek Merciler</p>

<p>CMK 110 – Adlî Kontrol Kararı Nedir? | Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 110 Açıklaması | Hukuki Haklarım</p>

<p>Hukuki Haklarım programından merhaba. Ceza muhakemesi sistemimizde kişi özgürlüğü, en temel haklardan biridir. Ancak bu özgürlük, bazen adaletin sağlanması amacıyla sınırlanabilir. İşte bu noktada tutuklama tedbirine alternatif bir koruma önlemi olan adlî kontrol devreye girer.</p>

<p>Bu videoda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 110. maddesini (CMK 110) ele alarak, adlî kontrol kararının kim tarafından verileceğini, hangi aşamalarda uygulanabileceğini ve nasıl değiştirilebileceğini ayrıntılı biçimde açıklıyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Videoda ele alınan başlıklar:</p>

<p>CMK 110 nedir?<br />
Adlî kontrol kararı kim tarafından verilir?<br />
Hâkim adlî kontrol kararında değişiklik yapabilir mi?<br />
Kovuşturma aşamasında adlî kontrol nasıl uygulanır?<br />
Cumhuriyet savcısının adlî kontroldeki rolü nedir?<br />
*Adlî kontrol tedbirinin amacı ve hukuk devleti ilkesiyle ilişkisi</p>

<p>Öne çıkan kavramlar:<br />
Adlî kontrol kararı, tutuklama tedbirine alternatif olarak kişi özgürlüğünü daha az kısıtlayan bir sistem getirir. Bu sayede hem yargılamanın güvenliği sağlanır hem de bireyin temel hak ve özgürlükleri korunur. CMK 110, yargılamanın her aşamasında adlî kontrolün uygulanmasına ve değiştirilebilmesine imkân tanıyarak hukuk devleti ilkesinin güçlü bir yansımasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-ve-bu-karara-hukmedecek-merciler</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/mqXtkUoSSR4/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="26985"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Kontrol Kararı Nedir, Nasıl Düzenlenir CMK 109]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi kapsamında yer alan *“adlî kontrol”* tedbiri ele alınıyor. Tutuklamanın istisna, özgürlüğün ise esas olduğu anlayış doğrultusunda düzenlenen bu madde, kişi özgürlüğünü korurken kamu güvenliğini de sağlamayı amaçlıyor.</p>

<p>Adlî kontrol, şüpheli veya sanığın tutuklanmaksızın belirli yükümlülüklere tabi tutularak denetim altına alınmasıdır. Bu sistem, hem kaçma veya delilleri karartma riskini önlemeyi hem de bireyi tamamen özgürlüğünden yoksun bırakmadan yargılama sürecini güvence altına almayı hedefler.</p>

<p>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim adlî kontrol kararı verebilir mi?<br />
Tutuklama yasağı olan hâllerde adlî kontrol uygulanabilir mi?<br />
Adlî kontrol kapsamında hangi yükümlülükler getirilebilir?<br />
“Konutu terk etmeme” yükümlülüğü ne anlama gelir?<br />
7242 ve 7331 sayılı Kanun değişiklikleri adlî kontrol sistemine ne kazandırmıştır?<br />
Adlî kontrol süresi cezadan düşülür mü?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, *Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. maddesi* kapsamında adlî kontrol kurumunun kapsamını, uygulanma koşullarını, getirilen yenilikleri ve kişi özgürlüğü üzerindeki etkilerini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adli-kontrol-karari-nedir-nasil-duzenlenir-cmk-109</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/Mmnn1gDQv-k/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94693"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Savunmanın güçlenmesi, yargının ve toplumsal güvenin güçlenmesidir]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargı teşkilatına hitaben yaptığı konuşmada, güçlü bir adalet sisteminin ancak aynı ideale inanan ve sorumluluğu birlikte taşıyan güçlü bir teşkilatla mümkün olacağını belirterek, “Birlikte başaracağız, birlikte güçleneceğiz.” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gürlek, hâkimler, savcılar, avukatlar, adalet personeli ve infaz koruma teşkilatının büyük bir aile olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“AYNI KÜRSÜDEN GELİYORUM”</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, 20 yıl boyunca hâkim ve savcı olarak görev yaptığını hatırlatarak, adliye koridorlarının sesini, dosyaların yükünü ve yargı mensuplarının sorumluluğunu yakından bildiğini söyledi.</p>

<p>“Bugün sizlere aynı kürsüde görev yapmış bir meslektaşınız olarak hitap ediyorum.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının meselelerini içeriden bildiğini ve iş yükünün farkında olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>YAPISAL SORUNLAR İÇİN YENİ ADIMLAR</strong></p>

<p>Göreve başladıkları andan itibaren yapısal sorunların çözümü için çalışmaları başlattıklarını dile getiren Gürlek, iş yükü analizlerinin yeniden yapılacağını, norm kadro sisteminin güncelleneceğini ve performans ölçütlerinin daha adil ve objektif bir zemine oturtulacağını açıkladı.</p>

<p>Hâkim ve savcıların mesleki gelişimini destekleyen uzmanlaşma ve eğitim modellerinin hayata geçirileceğini belirten Gürlek, adalet personelinin özlük haklarının iyileştirilmesi için somut adımlar atılacağını kaydetti.</p>

<p><strong>“ŞEFFAFLIK VE LİYAKAT ESAS OLACAK”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adaletin yalnızca kanunu doğru uygulamak olmadığını, kurum içinde hakkaniyeti güçlendirmenin de önemli olduğunu vurgulayan Gürlek, şeffaflığın artırılacağını, liyakatin esas alınacağını ve kurumsal aidiyetin güçlendirileceğini ifade etti.</p>

<p>“Bu teşkilat benim yuvamdır.” diyen Gürlek, yargı teşkilatının tüm unsurlarının ortak emeğiyle daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi.</p>

<p><strong>AVUKATLARA MESAJ: “YARGININ VAZGEÇİLMEZ PARÇASISINIZ”</strong></p>

<p>Konuşmasında savunma makamına özel vurgu yapan Gürlek, avukatların yargının üç sacayağından biri olduğunu belirterek, “Savunma güçlü olduğunda adalet gerçek anlamda hayat bulur.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Avukatların mesleklerini güven içinde ve saygınlıkla sürdürebilmeleri için gerekli ortamın güçlendirileceğini kaydeden Gürlek, barolarla daha yakın ve düzenli istişare mekanizmaları kurulacağını bildirdi.</p>

<p><strong>“BÜYÜK BİR ADALET AİLESİYİZ”</strong></p>

<p>Türkiye genelinde 26 bin 765 hâkim ve savcı, 96 bin 53 adalet personeli, 83 bin 929 Ceza ve Tevkifevleri teşkilatı mensubu ve 208 bin 223 avukatla büyük bir adalet ailesi olduklarını belirten Gürlek, aynı ideale inanan güçlü bir bütün olduklarını kaydetti.</p>

<p>Gürlek, “Birlikte daha adil bir gelecek inşa edeceğiz.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/bakan-gurlek-savunmanin-guclenmesi-yarginin-ve-toplumsal-guvenin-guclenmesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/H5Vdk8HEEDk/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="94178"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tutuklunun Salıverildiğinde Yükümlülükleri Nelerdir CMK 106</p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 106. maddesi kapsamında salıverilen kişinin yükümlülükleri ele alınıyor. Tutukevinden çıkan bir kişinin adres bildirim yükümlülüğü, adres değişikliğini bildirme zorunluluğu ve bildirmeme durumunda doğacak hukuki sonuçlar ayrıntılı biçimde açıklanıyor.</p>

<p>Birçok kişinin farkında olmadığı bu yükümlülükler, dava sürecinde savunma hakkını doğrudan etkileyen ve yargılamanın kesintisiz yürütülmesini sağlayan önemli konulardır. Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</p>

<p>Salıverilen kişi hangi bilgileri bildirmek zorundadır?<br />
Adres değişikliği nasıl ve ne zaman bildirilmelidir?<br />
Bildirim yapılmazsa tebligat nasıl geçerli olur?<br />
İhtar süreci nasıl işler ve hangi belgeler düzenlenir?<br />
CMK m.106’nın amacı nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, salıverilen kişinin sorumluluklarını, tebligatın geçerliliğini, yargılamanın adil yürütülmesini ve hak kayıplarının önlenmesini anlamak isteyen herkes için rehber niteliğindedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-saliverildiginde-yukumlulukleri-nelerdir-cmk-106</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 13:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/vz86x23hrLw/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="52705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek gündeme ilişkin soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ, SİYASET</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/adalet-bakani-akin-gurlek-gundeme-iliskin-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/bsNmtSsrlGc/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="78137"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Tutuklulukta Şüpheli veya Sanığın Salıverilme İstemleri CMK 104</strong></p>

<p>Bu bölümde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 104 ve 105. maddelerinde düzenlenen salıverilme istemi (tahliye talebi) kurumunu ele alıyoruz. Bu hükümler, tutuklama tedbirine karşı en önemli güvencelerden birini oluşturarak, şüpheli veya sanığın bireysel başvuru hakkını ve mahkeme tarafından tutukluluğun denetlenmesini güvence altına alır.</p>

<p><strong>Programda şu soruların yanıtlarını bulabilirsiniz:</strong></p>

<p>Salıverilme istemi nedir ve hangi aşamalarda talep edilebilir?<br />
CMK m.104 ve 105 neyi düzenler?<br />
Tutukluluk hangi makamlarca denetlenir?<br />
Sulh Ceza Hâkimi, mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay bu süreçte nasıl görev yapar?<br />
Salıverilme istemine ilişkin usul nasıldır ve karar süreleri nelerdir?<br />
Terör veya örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda süre farkı neden vardır?<br />
Tahliye taleplerine itiraz nasıl yapılır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu video, özgürlük hakkının korunması, tutuklama tedbirinin denetimi, itiraz yolları ve adil yargılanma hakkı konularında temel hukuki bilgiler sunmaktadır.<br />
Ayrıca, CMK 104 ve 105 hükümlerinin, bireyin özgürlüğünü koruyan hızlı, denetlenebilir ve hukuka uygun bir sistem oluşturduğunu detaylarıyla açıklamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-supheli-veya-sanigin-saliverilme-istemleri-cmk-104</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 23:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/HyLPmzX8YUg/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="90188"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklunun Durumunun Yakınlarına Bildirilmesi Hakkı | CMK 107 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 107. maddesi, yani tutuklunun durumunun yakınlarına bildirilmesi konusunu ele alıyoruz.</p>

<p>Tutuklama kararı verildiğinde yakınlara bilgi verilmesi nasıl olur, kim bilgilendirilir, yabancı uyruklular için süreç nasıl işler? Tüm detayları bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p>CMK 107 nedir?</p>

<p>Tutuklama kararı alındığında kim bilgilendirilir?</p>

<p>Tutuklu kişi ailesine haber verebilir mi?</p>

<p>Yabancı uyruklu tutuklular için konsolosluk bildirimi nasıl yapılır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düzenlemenin amacı ve insan haklarıyla bağlantısı nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, hem kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını hem de aile bağlarının korunmasını güvence altına alır. Ayrıca yabancı uyruklu tutukluların konsolosluk korumasına erişimini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklunun-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi-hakki-cmk-107</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/OtFl4vYXEXo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="81972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutuklulukta İncelenme Süresi, Ne Kadar Süreler İle Değerlendirme Yapılır | CMK108 |]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesi, yani tutukluluk süresinin sınırları konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararı ne kadar süreyle uygulanabilir, hangi hâllerde uzatılabilir, çocuklar ve ağır suçlar açısından durum nasıldır? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>CMK 102 nedir?</p>

<p>Tutukluluk süresi ne kadar olabilir?<br />
Hangi suçlarda tutukluluk uzatılabilir?<br />
Katalog suçlar ve terör suçlarında tutukluluk süresi neden uzundur?<br />
18 yaşından küçükler için tutuklama süresi nasıl uygulanır?<br />
Uzatma kararlarında hangi gerekçeler aranır?<br />
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları bu konuda ne diyor?</p>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve masumiyet karinesinin gereği olarak keyfî tutuklulukların önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.</p>

<p>Ayrıca, katalog suçlar ve terörle mücadele kapsamındaki suçlarda öngörülen uzun tutukluluk sürelerinin, uygulamada ne gibi sorunlara yol açtığı ve AİHM’in bu konuda Türkiye’ye yönelik kararlarında neleri eleştirdiği de detaylı biçimde açıklanmıştır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutuklulukta-incelenme-suresi-ne-kadar-sureler-ile-degerlendirme-yapilir-cmk108</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 22:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/3UIwS8bH73w/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="98741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Savcının Tutuklama Kararının Geri Alınmasını İstemesi, CMK Madde 103]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu bölümde Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 103. maddesi, yani Cumhuriyet savcısının tutukluluğa ilişkin yetkileri konusunu ele alıyoruz. Tutuklama kararının kaldırılması nasıl olur, savcı hangi durumlarda şüpheliyi serbest bırakabilir, hâkim ve savcı yetkileri arasındaki fark nedir? Tüm bu soruların yanıtlarını bu videoda bulabilirsiniz.</p>

<p>📘 Bu videoda öğrenecekleriniz:</p>

<p><strong>CMK 103 nedir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet savcısının serbest bırakma yetkisi hangi durumlarda uygulanır?<br />
Tutuklama kararının kaldırılmasını kim talep edebilir?<br />
Adli kontrol tedbiri nedir ve ne zaman uygulanır?<br />
Savcının serbest bırakma yetkisi hangi aşamada geçerlidir?<br />
Anayasa’nın 19. maddesi bu konuda neyi güvence altına alır?<br />
AİHS (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) özgürlük ve güvenlik hakkı ile bu düzenleme arasındaki ilişki nedir?</p>

<p>Bu düzenleme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının korunması, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve tutuklamanın sürekli gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki anayasal ilkenin somut bir yansımasıdır.</p>

<p>Cumhuriyet savcısına tanınan bu yetki, tutukluluğun istisnaî olma niteliğini güçlendirir, keyfî özgürlük kısıtlamalarının önüne geçer ve özgürlük lehine yargısal denetimin etkinleşmesini sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/savcinin-tutuklama-kararinin-geri-alinmasini-istemesi-cmk-madde-103</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Jan 2026 00:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/I-GtWxno8mo/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="12071"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tutukluluk Süreleri Nelerdir Ve Hangi Suçlarda Hangi Süreyle Uygulanır? CMK 102]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/video/tutukluluk-sureleri-nelerdir-ve-hangi-suclarda-hangi-sureyle-uygulanir-cmk-102</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/video/tutukluluk-sureleri-nelerdir-ve-hangi-suclarda-hangi-sureyle-uygulanir-cmk-102" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avukat Aysel Aba Kesici]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bu videoda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesi çerçevesinde tutukluluk sürelerini tüm ayrıntılarıyla ele alıyoruz. Tutuklamanın ne anlama geldiğini, hangi şartlarda uygulanabileceğini, azami süre sınırlarını, katalog suçlarda öngörülen istisnaları ve çocuklar için getirilen özel hükümleri açıklıyoruz. Ayrıca, AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutukluluk konusundaki ihlal kararlarını da değerlendiriyoruz.</p>

<p>⚖️ Videoda Yanıt Bulacağınız Sorular</p>

<p>Tutuklama nedir, hangi koşullarda uygulanır?<br />
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda tutukluluk süresi ne kadar olabilir?<br />
Ağır ceza kapsamındaki suçlarda azami tutukluluk süresi nedir?<br />
Katalog suçlarda neden 5 yıla kadar tutuklama öngörülmektedir?<br />
Terör suçlarında ve toplu suçlarda süreler nasıl belirlenir?<br />
Çocuklar için özel tutukluluk süreleri nasıl hesaplanır?<br />
Tutukluluk uzatma kararları hangi gerekçelerle verilebilir?</p>

<p>AİHM ve Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda tespit ettiği hak ihlalleri nelerdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>📖 Öne Çıkan Başlıklar</p>

<p>Masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesi<br />
CMK 102 kapsamında azami süreler<br />
Ağır ceza ve katalog suçlarda farklı uygulamalar<br />
Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda tutuklama<br />
Çocuklara özgü düzenlemeler (15 yaş altı – 18 yaş altı)<br />
Adli kontrol ve alternatif tedbirler<br />
Somut gerekçe şartı ve uzatma kararlarının sınırları<br />
AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/video/tutukluluk-sureleri-nelerdir-ve-hangi-suclarda-hangi-sureyle-uygulanir-cmk-102</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Jan 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/K4ofKL-dTLQ/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="40276"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'nin hak ihlali kararlarında birinci sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurulara ilişkin 23 Eylül 2012 – 30 Eylül 2024 tarihlerini içeren istatistikleri yayımladı.&nbsp;</p>

<p>Anayasa Mahkemesine 2012 yılından bu yana toplam 633 bin 488 bireysel başvuru yapıldı, bunlardan 527 bin 803'ü sonuçlandırıldı. Yüksek Mahkemenin başvuruları karşılama oranı yüzde 83,3 oldu. Derdest dosya sayısı ise 105 bin 685 oldu.</p>

<p>AYM’nin hak ihlali kararı verdiği 76 bin 247 başvuruda ilk sırada makul sürede yargılanma hakkının ihlali var. Bunu adil yargılanma ve mülkiyet hakkı ihlalleri takip ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireysel başvuru istatistikleri üç aylık periyotlarla güncellenerek yayımlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aymnin-hak-ihlali-kararlarinda-birinci-sirada-makul-surede-yargilanma-hakkinin-ihlali-var</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Nov 2024 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2024/11/bbistatistikler-1.jpg" type="image/jpeg" length="35543"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu’nda meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran 658 avukata plaket]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Barosu’nda 145. Yıldönümü ve Avukatlar Günü kapsamında meslekte 25, 30 ve 35. yılını dolduran 658 avukata plaketleri 8, 9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Törenler, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle 8, 9 ve 10 Eylül tarihlerine ertelenmişti.</p>

<p>Meslekte 35 yılını dolduran 415, 30 yılını dolduran 432, 25 yılını dolduran&nbsp;avukat olmak üzere toplam 658 avukata plaketleri, 8-9 ve 10 Eylül günlerinde düzenlenen törenlerle takdim edildi.</p>

<p>Meslekte 35 ve 30 yılını dolduran avukatların&nbsp;plaket töreni 8 Eylül Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda, 25 yılı dolduran avukatların plaket töreni ise 9 Eylül Cumartesi ve 10 Eylül Pazar günleri İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>Tören, İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Törende konuşan İstanbul Barosu Başkanı Av. Filiz Saraç, “Hak mücadelesine yüreğini ve emeğini koymuş tüm avukat meslektaşlarımız, hepinizi İstanbul Barosu Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Avukatlık mesleğinde geride kalan yıllar, hak ve hukuk yolunda verilen mücadelenin de adıdır. 145 yıllık bir “Büyük Çınar” olan Baromuzun tarihi 35 yıllık emeğinizi ve mücadelenizi saygı ile saklayacaktır.</p>

<p>Bu töreni Baromuzun da 145. kuruluş yıl dönümü olan 5 Nisan Avukatlar Günü’nde yapacaktık. Ancak, 6 Şubat’ta meydana gelen ve büyük acılar ve kayıplara yol açan depremler nedeniyle törenimizi erteledik. Kaybettiğimiz yurttaş ve meslektaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyoruz.</p>

<p>Cumhuriyetimizin 100. yılını kutladığımız bugünlerde, Cumhuriyetin kazanımlarını ve Atatürk ilke ve devrimlerini kendine rehber edinen İstanbul Barosu Cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi olmaya her daim devam edecektir.</p>

<p>Ülkemizde yaşanan hukuksuzluklara karşı çıkmaya ve hukuk devletini ve hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi.</p>

<p>Başkan Av. Filiz Saraç, meslekte 25, 30 ve 35 yılını dolduran avukatları&nbsp;kutladı ve hak ve hukuk mücadelesinde nice meslek yılları diledi.</p>

<p>Başkanın konuşmasının ardından Genel Sekreter Av. Burcu Öztoprak Alsulu, törenlerde avukatları&nbsp;10’ar kişilik gruplar halinde plaket almaya davet etti. Başkan Av. Filiz Saraç, avukatlara plaketlerini tek tek sundu ve gruplar halinde fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Plaket alan avukatlar arasında; İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ali Gürbüz (25 yıl), Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Bahar Güldaş (35 yıl), Yönetim Kurulu Üyesi Av. Gülderen Zerrin Kavak Yıldırım (25 yıl), CUMER Sözcüsü Av. Gülseren Aytaş (35 yıl), önceki Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muazzez Yılmaz (35 yıl), Av. Cengiz Yaka (35 yıl), TÜKD Genel Başkanı Av. Tülay Çağlar(25 yıl), Kadıköy Belediye Başkanı Av. Şerdil Dara Odabaşı (25 yıl) da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosunda-meslekte-25-30-ve-35-yilini-dolduran-658-avukata-plaket</guid>
      <pubDate>Tue, 12 Sep 2023 18:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/09/202309plaket2023-29.jpg" type="image/jpeg" length="70250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz anıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Terör örgütü DHKP-C üyelerince adliyedeki odasında rehin alındıktan sonra şehit edilmesinin üzerinden 8 yıl geçen İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz törenle anıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın Atrium alanında gerçekleşen törene &nbsp;Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcıları Zekeriya Birkan ile Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz, şehit Kiraz'ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Komisyonu Başkanı Okan Albayrak, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Emniyet Müdürü Zafer Aktaş, İstanbul'daki diğer adliyelerin başsavcıları, hakimler, savcılar ve adliye personeli katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ŞEHİT SAVCIMIZ ADALET TEŞKİLATININ KAHRAMANLIK SEMBOLÜ OLMUŞTUR"</strong>&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Törene katılan Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, "Şehit savcımız şerefli, adalet sancağının ölümsüz bir timsalidir. Aziz hatırası şahadetinden bu yana hiç unutulmamış ve adalet teşkilatının kahramanlık sembolü olmuştur.&nbsp;Mehmet Selim Kiraz&nbsp;bu vatanın fedakâr, kahraman bir evladıdır. Ömrünü devletine, milletine hizmete ve adaletin tecellisini adamıştı. O gün şehit savcımızı hedef alan kurşunlar aynı zamanda yargıya, adalete, hukukun üstünlüğüne ve demokrasiye sıkılmıştır. Bu menfur saldırıda adaleti ve ömrünü adalet yoluna adamış bir kahramanı hedef alanların asıl gayesi bellidir. Terör örgütlerinin asıl amacı ve hedefi şehit savcımızın şahsında milletimizin birliği ve bütünlüğüdür. Adalet teşkilatının gözünü korkutmak ve yıldırmaktır. Hamdolsun ki bu hainler bugüne kadar emellerine ulaşamadılar, bundan sonra da ulaşamayacaklar. Adalet camiamız köklü kurumsal yapısı ve gelenekleriyle bu hain saldırılar karşısında hiçbir zaman yılmamıştır" dedi.</p>

<p><strong>"TERÖR ÖRGÜTLERİNE AMAÇLARINA ULAŞAMADIKLARINI GÖSTERMEK İÇİN BURADAYIZ"</strong><br />
<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Şaban Yılmaz ise, "Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz kardeşimizin şahadetinin üzerinden tam 8 yıl geçti. Bugün tüm terör örgütlerine, vatan ve millet düşmanlarına birlik beraberlik içinde olduğumuzu gösteriyoruz ve buradan haykırıyoruz. Mehmet Selim savcımız gibi masum kardeşlerimizi hedef alarak husumeti, düşmanlığı körükleyen terör örgütlerine bu amaçlarına ulaşamadıklarını göstermek için buradayız" diye konuştu.</p>

<p><strong>" HEPİNİZİ OĞLUM SELİM OLARAK GÖRÜYORUM " &nbsp;</strong></p>

<p>Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim kiraz'ın babası Hakkı Kiraz ise, "8 yıl önce bugün bizim için gerçekten karanlık bir gündü. ama bir taraftan da imtihan günümüzdü bununla birlikte hamdolsun birlik ve beraberlik günümüz oldu. Şu anda o günkü tabloyu burada görüyorum. hepinizi oğlum Selim olarak görüyorum. Selim her sabah takvim yaprağını koparır okur benim de okumam için masaya koyardı. 31 Mart 2015 günü sabah Selim evden çıkmadan önce yine o günün takvim yaprağını masaya koymuştu ve oradaki dua şöyleydi: 'Rabbim beni, ailemi mümin olarak evime girenleri bağışla zalimler topluluğunu da daima kahrı perişan et' şeklindeydi" &nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Konuşmaların ardından&nbsp;şehit savcı&nbsp;Mehmet Selim Kiraz'ın makam odası ziyaret edildi; odasında Kur'an-ı Kerim okundu. Savcı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 tarihinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda görevi başındayken DHKP-C'li teröristler tarafından odasında rehin alınmıştı. Savcı Kiraz, saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/sehit-savci-mehmet-selim-kiraz-anildi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/uploads/2023/03/fsi2rqxwyaadntr.jpg" type="image/jpeg" length="60365"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği 37. Olağan Genel Kurulu Çanakkale'de yapıldı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/turkiye-barolar-birligi-37-olagan-genel-kurulu-canakkale-de-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aaggghgggg5khıkjk001110jphaa040_1.jpg" type="image/jpeg" length="25339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Adalet Sarayı'nda yangın tatbikatı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/anadolu-adalet-sarayi-nda-yangin-tatbikati</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Dec 2022 12:28:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa040000054.jpg" type="image/jpeg" length="57659"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu'na 358 avukat daha katıldı: Üye sayısı 58.486 oldu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-na-358-avukat-daha-katildi-uye-sayisi-58486-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Dec 2022 13:41:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/00-_8uı8u8aagglhghgggg5khıkkjkat0e011110jphsaa04000005.jpg" type="image/jpeg" length="40380"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM'ye bireysel başvuru 450 bini aştı]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/aym-ye-bireysel-basvuru-450-bini-asti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Oct 2022 11:55:04 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_70.jpg" type="image/jpeg" length="87103"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İstanbul Barosu 52. Olağan Genel Kurulu]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>MESLEKİ</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/istanbul-barosu-52-olagan-genel-kurulu</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Oct 2022 21:27:14 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/FfqzZ5BXwAAE8Mg.jpg" type="image/jpeg" length="56088"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukatlara 'farkındalık' eğitimi]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/avukatlara-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Sep 2022 11:49:13 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/IMG_9214.jpg" type="image/jpeg" length="97574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bireysel Başvuru İstatistikleri (23 Eylül 2012 - 30 Haziran 2022)]]></title>
      <link>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <category>GÜNCEL</category>
      <guid>https://www.hukukihaber.net/foto-galeri/bireysel-basvuru-istatistikleri-23-eylul-2012-30-haziran-2022</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Aug 2022 16:37:30 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://hukukihabernet.teimg.com/crop/1280x720/hukukihaber-net/images/album/1_61.jpg" type="image/jpeg" length="12071"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
