15 Ekim 2020

İstanbul kırmızıya boyandı! İşte en riskli ilçeler...

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 115 bin 328 Kovid-19 testi yapıldı, 1671 kişiye hastalık tanısı konuldu.

Son 24 saatte 57 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, 1396 kişi iyileşti. Böylece Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 298 bin 368'e çıktı.

Toplam test sayısı 11 milyon 961 bin 670'e ulaştı. Hasta sayısı 340 bin 450, vefat sayısı 9 bin 14, ağır hasta sayısı 1418, aktif hasta sayısı 33 bin 68 oldu.

Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 5,9, yatak doluluk oranı yüzde 48,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65,4, ventilatör doluluk oranı yüzde 32,7, ortalama temaslı tespit süresi 7,6 saat, filyasyon oranı ise yüzde 99,4 olarak kayıtlara geçti.

Koca, İstanbul'da büyük oranda belirgin artışın olduğunu bildirerek, "Balıkesir, Bilecik, Bursa illerimizde artışı daha belirgin görüyoruz. Ankara, Kayseri, Malatya'nın daha aşağıya düştüğünü görmüş oluyoruz." diye konuştu.

İSTANBUL KIPKIRMIZI!

Kovid-19 salgının ilk dönemi sayılan Nisan ve Mayıs aylarında ülke genelindeki vakaların yüzde 63’ünün kümelendiği ve ‘Türkiye’nin Vuhan’ı olarak gösterilen megakentteki salgın yeniden artışa geçti. Vaka artışı ‘Hayat Eve Sığar’ uygulamasına yansırken, risk haritasında Fatih, Bahçelievler, Güngören, Bağcılar, Esenler, Sultangazi, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece ve Esenyurt’un tamamı kırmızıya boyandı.  

Sağlık Bakanı Dr.Fahrettin Koca tarafından ülke genelindeki tüm korona vaka sayıları ayrıntılı olarak açıklanacak. Bir süredir semptom göstermeyenlerin yer almadığı tablodan çıkacak rakamlar merak konusu olurken, Kovid-19 salgınında, İstanbul’daki artış ise Hayat Eve Sığar uygulamasına yansımış durumda. Haritalarda, İstanbul’un yeniden Türkiye’nin Wuhan’ı olduğu açıkça görülürken, megakentin Marmara Bölgesindeki illeri tetikleme olasılığı ise uzmanları endişelendiriyor.

İlçelerdeki vaka sayılarının henüz bilinmediği İstanbul’da, ‘Hayat Eve Sığar’ uygulaması üzerinden yayınlanan son haritalarda özellikle Avrupa Yakası’ndaki birçok semtte Kovid-19 patlaması yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor.

EN RİSKLİ ESENLER

Nisan, Mayıs döneminde olduğu gibi, Fatih, Bahçelievler, Güngören, Bağcılar, Esenler, Sultangazi, Zeytinburnu, Gaziosmanpaşa ve Esenyurt’un en riskli ilçeler olarak öne çıktığı dikkatlerden kaçmazken, Anadolu Yakası’nda ise Ümraniye, Üsküdar, Pendik, Sultanbeyli ilçelerinde riskin daha yoğun olduğu görülüyor.

Risk haritasına göre İstanbul’da en sıkıntılı ilçe Esenler. Kilometrekareye 23 bin 702 kişinin düştüğü ilçeyi gösteren haritanın neredeyse tamamı kırmızı renkte.

Gaziosmanpaşa ilçe merkezi ile Kağıthane’ye bağlı Girne Caddesi’nin çevresi de risk haritasında kırmızı olarak işaretlenmiş durumda. Küçükçekmece Bozdoğan Caddesi, Maltepe Nil Caddesi, Sancaktepe Zaloğlu Rüstem Caddesi’ne yakın kısımlar da riskli yerleşim alanları olarak dikkat çekiyor.

İLÇE BAZINDA ÖNLEM

Kentteki Kovid-19 riskinin arttığını belirten İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Tufan Tükek de, “İstanbul’a geri dönüşün artması ile Kovid-19’da da artış hızlandı. Hastaneler hazır durumda, ancak gevşeme olursa işimiz zorlaşır. Hastalığın hiç şakası yok. Gerekli olmadıkça kalabalık ortamlara girmeyelim” uyarısında bulundu. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Osman Erk ise Milliyet’e yaptığı açıklamada, “Haritalara ilçeler bazında baktığımızda, riskli bölgelerin her gün evinden işine gitmek zorunda olan işçi kesimin yaşadığı yerler olması dikkat çekici.

Riskli olarak öne çıkan yerler göç alan, kilometrekareye çok fazla insanın düştüğü çarpık yapılaşmanın hüküm sürdüğü semtler. Artık ilçe bazında da değerlendirme ve önlemler paketleri uygulanabilir.

Esenler, Bağcılar, Sultangazi, Sultanbeyli, Zeytinburnu ve Güngören özelinde çalışmalar yapılmalı. Bu ilçelerde Kovid-19 ile mücadele için daha yoğun kampanya ve eğitim düzenlenebilir” dedi.

BAKAN KOCA İLLERİ AÇIKLADI

Vaka sayılarındaki son durumu değerlendiren Koca alarm veren illeri açıklayarak, şu bilgileri verdi:

İZMİR

"İzmir son 1 ay içinde yaklaşık yüzde 50 azalış. İzmir'de de son 3 günde yüzde 5'e yakın bir artış görüyoruz. Genel seyrin İzmir'de iyi olduğunu ama orada da özellikle son günlerdeki bu kısmi artışla tedbirlerin daha yoğun bir şekilde, hassasiyetle devrede olması gerektiğini görmüş oluyoruz."

ANKARA

Koca, "Ankara'da azalma yüzde 60 kadar oldu. Yani yüzde 40'a kadar, neredeyse üçte birine kadar inmiş durumda. Fakat son 3 günde yüzde 60 azalıştan sonra, yüzde 4 gibi bir artışı görüyoruz. Yatışlarda daha bir değişiklik olmadığını, yatışa yansımadığını görmüş oluyoruz. O nedenle bu azalışla birlikte bu artışın önümüzdeki günlerde daha yakın tedbirlere uyarak azalmasını mutlak sağlamalıyız." dedi.

BURSA

"Bursa'da koronavirüs vaka sayısında yüzde 35 artış olduğu görülüyor"

KOCAELİ

Bakan Koca Kocaeli'de son 1 ayda koronavirüs vaka sayısında yüzde 30 artış olduğu açıkladı. Kocaeli'deki vaka yoğunluk haritası Hayat Eve Sığar uygulamasında böyle görüntülendi.

DENİZLİ

Bakan Koca son bir ayda Denizli'de yüzde 35 artış yaşandığını açıkladı. Denizli Valiliği önceki gün koronavirüsle mücadele kapsamında hazırladığı “Bireysel sorumluluğumuz bizi toplumsal zafere taşısın” temalı kamu spotuyla, virüse yakalanan bir hastanın tedavisi boyunca çektiği acı ve güçlükleri vatandaşlara anımsatmıştı.

BALIKESİR

Koca, Balıkesir'de yüzde 50'ye yakın artış yaşandığını aktardı. Balıkesir'de vaka sayılarının yoğun olduğu bölgelerde karantina uygulamaları gerçekleştirilmeye devam ediyor.

KAHRAMANMARAŞ

Kahramanmaraş'ta son 1 ayda yaşanan yüzde 25 artış Hayat Eve Sığar uygulamasındaki yoğunluk tablosuna böyle yansıdı.

BİLECİK

Bakan Koca, "Bilecik'te sayı az olmak birlikte yüzde 50 artış olduğunu son aya göre görmüş oluyoruz." açıklamasını yaptı.

İSTANBUL VE İLÇELERİNDE SON DURUM

Bakan Koca İstanbul'da son bir aydaki artışı "İstanbul'da son 1 ay içindeki artış ortalama yüzde 50 oranında" kelimeleri ile aktardı.

Bakan Koca açıklamalarına şöyle devam etti: Türkiye'nin en zengin ülkeler arasında olmamasına rağmen salgında en cömert ülkelerden biri olduğunu vurgulanıyor. DSÖ Türkiye Raporundan sonra Avrupa Birliği ilerleme raporuna da değinmek istiyorum. Raporda şu ifadeler yer almıştır: Türkiye'nin sağlık sistemi Covid 19 salgının gereklerini sağlayacak güçtedir. Türkiye'nin sağlık sistemi herkese ücretsiz test ve tedavi imkanı sağlamıştır.

"Bugüne kadar hava yoluyla yurt dışına gidenlere yaptığımız test sayısı 490 bin 480'dir. Bu taramalarda 1226 kişide test pozitif çıkmıştır."

"15 Ekim'de saha taramasını tekrarlıyoruz"

Bakan Koca, bu standartların Türkiye'nin başarısının sadece bir kısmını değerlendirmeye dönük olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Temmuz ayından itibaren normalleşme dönemine geçtik, sınırlamalar kalktı, ülkeler arasında gidiş ve gelişler ülkelerin koyduğu günlük vaka sayılarının belli düzeyin altında olması şartıyla başladı. Bu yeni dönemin gereklerine uygun olarak kesitsel taramalar adını verdiğimiz virüs taramalarına başladık."

"Bu taramaları havaalanlarında yurt dışına gidenlere, cezaevlerinde bulunanlara, organize sanayi bölgesi çalışanlarına, asker, sporcu ve benzer diğer gruplara yapıyoruz. Bir örnek vermek isterim; bugüne kadar hava yoluyla yurt dışına gidenlere yaptığımız test sayısı 490 bin 480'dir. Bu taramalarda 1226 kişide test pozitif çıkmıştır."

"Bir diğer konumuz ise saha taramasıdır. Daha önce enfeksiyonun yaygınlığı ve bağışıklık durumunu ölçmek için 153 bin kişiyi kapsayan bir saha taraması yapmış, sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşmıştık. 15 Ekim'de bu saha taramasını tekrarlıyoruz. Toplumun tamamını yansıtacak büyüklükte bir örneklem üzerinde çalışma yapıyoruz. Hem semptomsuz yani belirtisiz olduğu halde testi pozitif çıkan taşıyıcı vakaları hem de antikor testleriyle daha önce virüs kendisine bulaştığı halde bunu fark etmemiş fakat sonuçta bağışıklık geliştirmiş kişileri tespit etmiş olacağız. Bu çalışma bize toplumun tamamı hakkında fikir verecektir."

Aşı çalışmaları

Sağlık Bakanı Koca, bazı törenler ve toplu etkinliklerin yapıldığı ayların geride bırakıldığına dikkati çekerek, "Kapalı alanlar çok daha büyük önem kazandı. Aynı ortamda çalışan kişilerin karşılıklı güvence varmış gibi tedbir almadıklarını duyuyoruz. Bu konuda dikkatli olmalıyız. Bu dönemde virüsün yayılma mecralarına iş yerleri de eklenecek. Maske kuralından ödün verilmemelidir." diye konuştu.

Maskenin bazı bilim adamlarınca aşı benzeri bir koruyucu olarak kabul edildiğine dikkati çeken Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aşı konusundaki gelişmeler salgına karşı tam bir güvence olarak görülmemelidir. Koronavirüs bulaştığı kişide iki veya üç hafta sonra iz bırakmayacağı hatta fark edilemeyeceği gibi bu süre hayatının en çetin günleri de olabilir. Aşı konusundaki gelişmeler ise çok yol alınmış olmasına rağmen böyle kısa günlerle ifade edilemez. En önemlisi aşı yaygın olarak yapılabileceği güne kadar kendini virüsten koruyabilenler için bir çare olacaktır. Aşı kendisini virüsten koruyamayanlar için çare değildir.

Salgında baştan çok sıkı tutulan tedbirler yorgunluk sebebiyle gevşiyor. Virüsün yol açtığı hastalık ve tedavisi hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olmakla birlikte risk giderek geniş bir tabana yayılıyor. Testi pozitif çıkanların ve bunların temaslılarının izolasyon kuralına uyması şarttır. Bakanlık olarak gerekli önlemleri alıyoruz. Öte yandan belirgin semptomu olan kişilerin sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmalarını istiyoruz. Ağır hastalar bunlar arasından çıkıyor. İzlediğimiz strateji, tedbir ve korunma, tanı ve izolasyon, erken tedavi ile normal yaşama dönüştür.

Kısıtlama gelecek mi?

İstanbul'daki vakalarda artış olması dolayısıyla yeni önlemlerin alınıp alınmayacağına ilişkin soru üzerine Koca, genel olarak vakalarda bir artış beklentisi içinde olduklarını hatırlattı.

Hava değişimiyle birlikte kapalı ortamlara geçişin de aile içi bulaş dahil olmak üzere vakaları artırdığına işaret eden Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz özellikle şu an kısıtlama anlamında herhangi bir tedbiri düşünmüyoruz ama bu dönemde özellikle sahada yaygın şekilde filyasyon ekiplerimizi daha da arttırdık. Geçen hafta İstanbul'da Koordinasyon Toplantısı yaptıktan sonra daha da arttırmış olduk. Sahadaki filyasyon ekipleriyle birlikte temaslarını özellikle tespit edip erken dönemde izole etmeyi ve filyasyon süresi ile temasları tespit etme süresi de İstanbul'da 7-7,5 saatlere düşmüş oldu. Şu an hastane yatışlarında ciddi bir artışın, vaka sayısının artışıyla birlikte olmadığını görüyoruz. Bu anlamda yatışlarda doluluk oranlarında bir sorun olmadığını çok rahat söyleyebiliriz. O nedenle bu dönemde bulaşmayı önlemek için maske kullanımını ve mesafenin son derece önemli olduğunu, kalabalık ortamlara da mümkün mertebe girilmemesi gerektiğini ve o kalabalık ortamları da oluşturmamak anlamında önemli olduğunu görüyoruz."

Aile içi bulaş ele alındı

En fazla bulaşın aile içinde olduğunu vurgulayan Koca, bu konunun Bilim Kurulu Toplantısı'nda ele alındığını kaydetti. Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu anlamda Avrupa ülkelerinde biliyorsunuz 6 kişiden daha fazla aile içinde olunmaması şeklinde bir yaklaşımın olduğunu biliyoruz. Bilim Kurulumuz daha çok özellikle Türkiye olarak toplumsal farklılığımızı da göz önüne alarak, evdeki kişilerle birlikte 10 kişiyi geçmemek şeklinde aile içi temasların mümkün mertebe azaltılması şeklinde bir tavsiye ve önerisi oldu. Şu dönemde artış olan illerimizde, tedbirlere uymakla ve filyasyonu sahada yoğun yapmakla sonuç aldığımızı çok iyi biliyoruz. Bunu Diyarbakır'da gördük, Şanlıurfa'da gördük. Ankara'da çok belirgin gördük, yüzde 60'lara kadar düştüğünü gördük. Herhangi bir kısıtlama yapılmadan görmüş olduk. Ankara'daki yüzde 4 dediğim artışın, hastanelerdeki, sağlık kuruluşlarındaki yatışlara da herhangi şekilde bir yansıması olmadı."

"Maskenin yüzde 90'ın üzerinde koruduğunu biliyoruz"

Toplumun artık vakalardaki yükselişin nasıl düşürülebileceğini bildiğini vurgulayan Koca, şu ifadeleri kullandı:

"Vatandaşımızla birlikte tedbirlere özellikle hassasiyetle uymalıyız. Maskenin altını çiziyorum. Çünkü önümüzdeki dönem viral enfeksiyonların yoğun alacağı bir dönem ve başladı zaten. Ama bu üst solunum yolu enfeksiyonu yani damlacık enfeksiyonuna bulaşan bütün enfeksiyonlara yönelik maskenin ve mesafenin son derece önemli olduğunu, yüzde 90'nın üzerinde koruduğunu biliyoruz. Bu anlamda önümüzdeki dönemde bu üst solunum yolu enfeksiyonlarının daha da azalabileceğini tedbirlere ve maske kuralına uyarsak göreceğimizi düşünüyoruz."

Asemptomatik vakaların takiplerinin yapılıp yapılamadığı ve vaka sayılarının tabloya tam yansıtılmadığı iddialarının sorulması üzerine Koca, bunun vaka veya hasta tanımlarının yapıldığı dönemden beri gündemde olduğunu söyledi. Koca, şunları kaydetti:

"Türkiye olarak pandemideki mücadelemizi vaka-hasta kavramlarına indirgeyerek gölgelemeyelim. Şunu çok net ifade ediyorum. Biz, özellikle tedavi rehberimizde, Bilim Kurulunun hazırladığı rehberde, semptomu yani bulgusu olan kişilere test yapan ülkeler arasındayız. Oxfordun hazırladığı dünya haritasında da üçe ayrılmış olan haritada Türkiye olarak biz, semptomu olan kişilere test yapan ülkeler arasında yer alıyoruz. Başından beri test politikamız bu şekildeydi."

Temmuzdan itibaren, semptomu olan kişiler dışında havaalanında gelen ya da yurt dışına gidenlere yapılan, celp ve terhis döneminde askerlere yapılan, OSB'lerde, cezaevlerinde ve sporculara yapılan testler gibi kesitsel taramalarla sahada 153 bin kişiye testlerin yapıldığını belirten Koca, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla bu tablo, temmuz ayından itibaren gündeme gelen, temmuz ayında da bizim hasta olarak tanımladığımız, semptomu olan, testi pozitif olan kişiler hasta olarak tanımladık zaten. Daha önce bu kesitsel taramalar olmadığı için burada vatandaşa karşı daha şeffaf olmak anlamında vatandaşa 'hasta' tanımını kullandık ve bu kesitsel taramaları da yer yer bildiriyor olmuş olacağız. Bu açıkladıklarımızı da Dünya Sağlık Örgütü ile de paylaşıyor olacağız.

Ben, mesela bugün havaalanlarında yapılmış olan testlerden bahsettim, 490 küsür bin testten. Bu normal, 1200 küsür pozitif olan yani yüzde 0,25, 10 binde 25 gibi bir orandan bahsediyoruz. Bugün itibarıyla bunu Dünya Sağlık Örgütüne de bildiriyor olacağız. Yani bizim daha önceki sayılar içinde, hasta içinde olmayan bir rakamdı bu kişisel tarama. Bunu OSB'ler için de sporcular için de hatta bunu yer yer kişisel tercihle özel sektörde de önünü açtığımız için orada da yapılıyor biliyorsunuz. Oralarda yapılan testler de bizim sistemimiz içinde. Dolayısıyla biz zaten bunları sizlerle yer yer paylaşıyor olacağız, paylaştığımızda Dünya Sağlık Örgütüne bildiriyor olacağız."

Koca, bunun yeni dönemde test politikasının değişikliği olmadığını, ilave taramaların yapılmasıyla bunun meydana geldiğini anlatarak, "Orada hasta yazılmış olması, bizim verdiğimiz o rakamı şeffaf şekilde vermek, ayrımı yapmak içindi. Dolayısıyla bu anlamda bir kafa karışıklığının olmaması gerekiyor." dedi.

Saha taramaları dahil olmak üzere, testi pozitif olan herkesi izole ettiklerini vurgulayan Koca, bununla ilgili bir algı oluşturulmaya çalışıldığına işaret etti.

"Semptomu olmasa bile taşıyıcı olan kişiyi mutlak izole ediyoruz"

Koca, Kovid-19 pozitif olan ama semptomu olmayan kişinin de bulaştırıcı olduğunu, salgınla mücadelede bu kişinin de bir şekilde izole edilmesi gerektiğini vurgulayarak "Semptomu olmasa bile taşıyıcı olan kişiyi mutlak izole ediyoruz. Ettiğimiz yetmiyor, izole ettiğimiz kişinin filyasyonunu da yapıyoruz yani temaslılarını da buluyor ve onları da izole ediyoruz. Yine yetmiyor hem kendisi ve temaslılarından bahsediyorum bunları HES'e de kaydediyoruz." diye konuştu.

"Vatandaşımız emin olsun"

Başından beri pozitif görülen herkesin, tarama ve saha alışması dahil, HES'te yer aldığını aktaran Koca, şunları kaydetti:

"Bunu gizleyebilir durumda olursanız, pandemiyle mücadele edemezsiniz, bu salgınla mücadele edemezsiniz. Sahada sonuç olarak, sizin yaptığınız bu anlamda pandemiyle mücadelenin ötesine geçmiş oluyorsunuz. Vatandaşımız bu noktada müsterih olsun yani gizleyerek sadece testi pozitif olup, bulaştırmaz diye o kişiyi izole etmeden pandemide başarıyı sağlayabilir misiniz? "

"Bütün bu sahadaki çalışmalarla, filyasyon ekibiyle yoğun bir izolasyon ve takiple, biz ayrıca o kişileri oluşturduğumuz çağrı sistemiyle yani semptomu olmayan taşıyıcı kişilerle temaslılarını her gün çağrı sistemiyle ayrıca semptom takibi yaparak arıyoruz. Yani pandemide sahada asla taviz vermiyoruz. O nedenle zaten sonuç alıyoruz. Değilse sonuç alma şansımız olmaz. Vatandaşımıza ilk günden beri verdiğimiz bütün rakamların tamamının doğru olduğundan vatandaşımız emin olsun."

Yüz yüze eğitim

Koca, Bilim Kurulu'nun üniversitede yüz yüze eğitimin başlamasına ilişkin görüşü olup olmadığına ilişkin soru üzerine "Bu dönemde yüz yüze eğitimin başladığı öğrenciler arasında salgının seyrini biz bilmek istiyoruz. Bilim Kurulu'nda da bugün konuşulmuş oldu. İki hafta geçtikten sonra başlayan yaş grubu ile ilgili biz vaka seyrini, sayılarını tekrar değerlendirip, gerektiğinde kademeli olarak bir geçiş yapılacağı zaten söylenmişti, kademeli geçişe de geçmiş olacağız. Burada özellikle salgının seyri ve de yüz yüze eğitimle öğrencilerin o yaş gruplarındaki dağılımın, nasıl şekillendiğini gördükten sonra gündeme alınmış olur. Dolayısıyla önümüzdeki iki, üç haftanın değerlendirmek için önemli olduğunu düşünüyorum. Bilim Kurulu'nun da bugün değerlendirmesi bu şekilde oldu." diye konuştu.

"Birinci aşının üretimde dolumu bugün bitti"

Koca, aşıların gönüllülere uygulanmasının ne zaman olacağına ilişkin soru üzerine bir aşının üretim safhasına geçtiğini, ikinci aşının da çok yakın olduğunu hatırlatarak, "Birinci aşının üretimde dolumu bugün bitti ve yarından itibaren sterilite safhasına geçmiş olacak, çalışmaları yapılıyor olacak. Zannediyorum sterilite çalışmaları da ortalama 2 hafta kadar sürmüş olacak. Bu arada vakaların, aşı yapılacak kişilerin tespiti ve o kişiler üzerinde karantina ve uygulanacak testler ile ilgili bir zaman dilimi de bu dönemde söz konusu olmuş olacak. Bu 2 haftalık dönem sonrası gönüllüleri o dönemde almış olacağız." ifadelerini kullandı.

İkinci aşı için de üretim safhasına gelindiğini belirten Koca, bu konudaki durumu da gelecek 1 veya 2 hafta içerisinde gelişmelere göre sıcağı sıcağına aktaracaklarını söyledi.

Aşı konusunda oldukça umut veren bir yol aldıklarını belirten Koca, Türkiye'de sadece tek tip aşı değil farklı dünya ülkelerinden farklı aşı çeşitleri üzerinde çalışıldığını aktardı.

Koca, toplam sayının 13 olduğunu, buna gelecek günlerdeki gelişmelere göre iki aşının daha ilave olma ihtimali bulunduğunu ifade etti.

Yurt dışında Çin ve Pfizer'in faz 3 çalışmasının Bakanlığın izniyle Türkiye'de başladığını belirten Koca, "Biz özellikle vatandaşımız üzerindeki etkisini görerek, gerektiğinde aksiyon almak için de izin vermiştik. Şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı, görülmedi. Zannediyorum 3 veya 4 hafta sonra bu konuda biraz daha net bilgiye, sonuçları anlamında ulaşabiliriz, onu da zaten aktarmış oluruz. Bu aşılarla da ilgili gerektiğinde, aşının uygunluğuna kanaat getirdiğimizde de vatandaşımıza uygulama noktasında da ilişkilerimizin devam ettiğini de söyleyebilirim. Muhtemelen yılbaşından önce de olabilir, yani uygulama anlamında söylüyorum yurt dışı aşının. Bizim yerli aşı için de önümüzdeki insan deneylerinden sonra zaten gelişmeleri aktarmış oluruz." diye konuştu.

"Grip aşısı ile ilgili yanlış bir algı oluşturuluyor"

Türk Eczacılar Birliğinin (TEB) grip aşısına ilişkin gelecek dozların yeterli olmadığı ve ek aşı başvurusuna ilgili açıklamaları hatırlatılan Koca, şunları söyledi:

"Özellikle grip aşısı ile ilgili yanlış bir algı oluşturuluyor. Yani bu dönemde herkesin neredeyse grip aşısı yaptırması gerektiği ile ilgili yanlış bir kanaat var. Dünyada grip aşısının arzında, üretiminde toplamda yüzde 20 oranında artış oldu. Grip aşısını özellikle riskli kişilere, öncelikli kişilere, koronavirüs bulaştığında daha riskli olabilecek risk grubunu tespit ederek öncelikle başlıyoruz. Grip aşısı Türkiye'ye geldi ve bu riskli grubu tespit ediyoruz, zannediyorum önümüzdeki günler uygulamasına da geçilmiş olacak. Bizim şu an denildiği şekliyle sadece 1,5 milyon aşı gelmeyecek. Geçen yıl 1 milyon 350 bin aşı gelmişti, bu yıl daha fazla aşımız olacak. 1,5 milyondan da fazla oluyor, olacak ama biz bu aşıyı daha da artırma gayreti içindeyiz."

"Maske ve mesafeyi aşıdan daha çok önemseyelim"

Koca, Güney Yarım Küre'de maske, mesafe ve el hijyeniyle gribin azaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: O nedenle bu dönemde sadece koronaya karşı değil, gribe karşı da diğer virüslere karşı da maskenin koruyucu özelliğinin yüzde 90'ların üzerinde olduğunu biliyoruz. Aşının tek başına yüzde 60'lar civarında koruduğunu biliyoruz. Onun için aşı sadece bir virüse karşı koruyor veya o aşı hangi virüse karşı geliştirildi ise influenza da farklı olduğu için, o virüslere karşı etkisi söz konusu, ama maske damlacık enfeksiyonu ile bulaşan bütün üst solunum yolu enfeksiyonlarında etkili olan bir uygulama. Onun için maske ve mesafeyi aşıdan daha çok önemseyelim. Ama riskli olan vatandaşlarımıza da özellikle de Kovid geçirebilme durumu olan kişilerde daha tehlikeli olabileceğini düşündüğümüz kişileri tespit ederek, ön planda başlamış olacağız.

Gözleri dolarak rakamları açıkladı

Bakan Koca, test sonucu pozitif çıkan ve hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının sayısına ilişkin soruyu ise gözleri dolarak yanıtladı.

Kovid servisi, yoğun bakım, acil servis gibi alanlarda çalışan sağlık personelinin talepleri halinde haftalık taramalarının yapıldığını bildiren Koca, şunları kaydetti: Sağlık çalışanlarımız içinde testi pozitif olanların sayısı 40 bini geçti. Hayatını kaybeden sağlık çalışanlarımızın sayısı da son dönem arttı maalesef. Sayıları 100'ü geçti. Hayatını kaybedenlerin sayısının 107 olduğunu söyleyebilirim. Yakınlarına ve hepimize başsağlığı, Allah'tan rahmet diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.