banner530

298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 110 ila 132. maddelerinde, seçim süreci ile seçimde karşılaşıldığı iddia edilen hukuka aykırılıklara karşı itiraz ve şikayet prosedürleri gösterilmiştir. Konuya ilişkin ayrıntılı açıklamalara yer vermeden önce belirtmek isteriz ki, seçim sürecinin hangi dönemi kapsadığı Kanunda net olarak açıklanmamış, ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimine ilişkin verdiği 1105 sayılı ve 13.12.2018 tarihli kararında, seçim verme sürecinin oy verme ile sonuçlanacağı belirtilmiş ve seçim sürecinin 01.01.2019 günü başlayıp 31.03.2019 günü sona ereceği ifade edilmiştir.

1- Kimler itirazda bulunabilir?

298 sayılı Kanun’un 110. maddesi uyarınca; sandık kurullarının, ilçe seçim kurullarının, il seçim kurullarının veya kurul başkanlarının kesin olmayan kararlarına karşı;

- Seçme yeterliğine sahip yurttaşlar,

- Siyasi partiler veya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri,

- Müşahitler,

- Adaylar

- Milletvekilleri

İtiraz edebilirler. Görüldüğü üzere; kesin olmayan kurul kararlarına karşı itiraz hakkı geniş tutulmuş ve seçme yeterliliğine sahip her vatandaşın itiraz hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

2- İtiraz hangi mercie yapılır?

298 sayılı Kanunun 111. maddesi gereğince;

“Kurulların kesin olduğu yazılı bulunmayan kararlarına karşı, her kurulun bağlı olduğu üst kurul, itiraz merciidir.

Yüksek Seçim Kurulunun re’sen (kendiliğinden, görevi gereği) veya itiraz üzerine vereceği kararlar kesindir”.

3- İtiraz üzerine verilecek karar

298 sayılı Kanun m.113/1’e göre; “Bir kurulun kararını itiraz yolu ile inceleyen üst kurul, itirazı kabul ettiği takdirde, yapılması gereken işlem hakkında da karar verir”.

4- İtirazın şekli

İtirazın şekli 298 sayılı Kanun m.112’de belirtilmiştir. Kanun koyucu; kurulların kararlarının, oyların sayımı ve dökümü ile tutanakların düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemlerle ilgili yapılacak itirazlar konusunda sınırlama yapmamış, sadece Kanunun 112. maddesinde itirazı yapanın kimliğini, itirazının delil ve gerekçesini göstermesi şartını aramıştır. Bu maddeye göre; itiraz eden kimliğini ispat edemediği veya delil ve gerekçe gösteremediği durumda, itiraz incelenmez.

5- Kurulların teşekkül ve işlemlerine karşı şikayet ve itiraz

Kurulların teşekkül ve işlemlerine karşı şikayet ve itiraza ilişkin başvuru yolları ve süreler 298 sayılı Kanun m.119 ila m.121’de gösterilmiştir.

a- “Sandık kurullarına ait itiraz ve şikayet” başlıklı 298 sayılı Kanun m.119’a göre;

“Sandık kurullarının teşkiline dair, ilçe seçim kurulu veya başkanı tarafından yapılan işlemlerin düzeltilmesi için, bu işlemlerin neticesinden itibaren en geç iki gün içinde şikayet yoluyla düzeltilmesi istenebilir.

Şikayetin reddine dair olan kararlara karşı, bildirilmesinden veya tebliğinden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna itiraz olunur. İl seçim kurulları, iki gün içinde kesin karar verirler. Bu şikayetin yapılmamış olması sandık kurulunun teşekkülüne karşı itiraza engel değildir.

Ancak, bu itirazın teşekkülünden itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna yapılması şarttır.

İl seçim kurulunun vereceği karar kesindir”.

b- “İlçe seçim kurullarına ait itiraz ve şikayet” başlıklı 298 sayılı Kanun m.120’ye göre;

“İlçe seçim kurulu teşkili işlemlerine karşı, il seçim kurullarına bunların teşekkülünden itibaren en geç iki gün içinde itiraz olunabilir.

İl seçim kurulları, itirazları en geç iki gün içinde, kesin olarak karara bağlar”.

c- “İl seçim kurullarına ait itiraz ve şikayet” başlıklı 298 sayılı Kanun m.121’e göre;

“İl seçim kurullarının teşekkülüne karşı kurulun teşkilinden itibaren en geç üç gün içinde, Yüksek Seçim Kuruluna itiraz olunabilir. Yüksek Seçim Kurulu üç gün içinde bir karar verir”.

6- Sandık kurulu kararlarına ve tutanağa itirazlar 298 sayılı Kanun m.128’de düzenlenmiştir.

Seçim günü sandık çevresindeki iş ve işlemleri yürüten sandık kurullarının,

- Kararlarına,

- Oyların sayım ve dökümüne ilişkin iş ve işlemlerine,

- Tutanakların düzenlenmesine ilişkin iş ve işlemlerine

Karşı itirazda bulunulabilir. İtiraz, sandık kurulunun bağlı bulunduğu ilçe seçim kuruluna, oy verme gününden sonraki Salı günü saat 15:00’e kadar yapılır. İlçe seçim kurulları, yapılan itirazları en geç itirazın yapıldığı tarihten sonra ikinci gün saat 17.00’ye kadar karara bağlar.

İlçe seçim kurulları, itiraz süresi sona ermeden veya süresinde yapılan itirazları inceleyip karara bağlamadan önce ilçe birleştirme tutanağını düzenleyemez.

İlçe seçim kurulları; itiraz süresi sona ermeden veya süresinde yapılan itirazları inceleyip karara bağlamadan önce ilçe birleştirme tutanağı düzenlese dahi, bu tutanağın düzenlenme tarihi, üst mercilere itiraz süresine başlangıç teşkil etmez.

7- İlçe seçim kurulu kararlarına itiraz

298 sayılı Kanun m.129/1 uyarınca ilçe seçim kurulunun kararlarına karşı en geç ilçe birleştirme tutanağının düzenlenmesine kadar, il seçim kuruluna itiraz edilebilir.

İlçe seçim kurullarının ilçe birleştirme tutanaklarının düzenlenmesi ile bu tutanakların düzenlenmesine ait işler ve sonuçlara karşı ilçe birleştirme tutanağının düzenlenmesini takip eden gün saat 17.00’ye kadar, il seçim kuruluna itirazda bulunulabilir.

İl seçim kurulu itiraz hakkında iki güç içerisinde karar verir.

İlçe seçim kurulu kararına yapılan itirazın kabulüne karar verildiği takdirde, bu karar en hızlı yolla ilçe seçim kurulu başkanına bildirilir.

İl seçim kurullarının; ilçe seçim kurullarının şikayetlerin reddine ilişkin verilen kararlara karşı yapılan itiraz hakkında verdikleri karar kesindir.

İlçe seçim kurullarının “şikayetlerin reddine dair verilen kararlar” dışında kalan kararlarına, yani ilçe birleştirme tutanaklarının düzenlenmesine ve ilçe birleştirme tutanaklarının düzenlenmesine ait işlere ve bunların sonuçlarına ilişkin kararlarına karşı itirazlar hakkında verilen kararlar kesin değildir. Bu kararlara karşı Yüksek Seçim Kuruluna itirazda bulunulabilir.

8- İl seçim kurulu kararlarına itiraz

298 sayılı Kanun m.130/1’de il seçim kurulu kararına karşı olağan itiraz yolu altı (6) bent halinde gösterilmiştir. Buna göre;

- İl seçim kurulları ile başkanlarının kendi işlemleri aleyhine yapılmış şikayetlerin reddine dair kararlarına, kararın bildirilmesinden itibaren üç gün içinde,

- İl seçim kurullarının teşekkülüne, kurulun teşkilinden itibaren üç gün içinde,

- Oy verme günü işlemlerine ait kararlarına karşı derhâl,

- Diğer kararlara karşı, bu kararların öğrenildiği tarihten itibaren üç gün içinde ve en geç il birleştirme tutanağının düzenlenmesini takip eden üçüncü gün saat 17.00’ye kadar

- Oyların dökümüne, sayımına, oyların seçilenlere göre ayrılmasına dair kararlarına; il birleştirme tutanağının düzenlenmesinden sonraki üçüncü gün saat 17.00’ye kadar,

- Seçilme yeterliğine veya kendilerine tutanak (mazbata) verilenlerin seçilmediğine veya seçimin sonucuna etki edecek olaylara karşı kararlarına, seçilenlere verilecek tutanağın (mazbata) düzenlenmesinden sonraki üçüncü gün saat 17.00’ye kadar

Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edilebilir.

9- Olağanüstü itiraz

298 sayılı Kanun’un 130. maddesinin 2. fıkrasında il seçim kurulu kararlarına karşı olağanüstü itiraz yolu düzenlenmiş olup, bu fıkraya göre;

“ Şu kadar ki; siyasi partilerin il başkanları, genel merkezleri veya bağımsız aday tarafından tutanağın (mazbatanın) düzenlenmesinden sonra 7 gün içinde seçimin sonucuna etki eden olaylar ve durumlar sebebiyle yapılan itirazlar, seçimin sonucu hakkında kesin karar verme yetkisine sahip olan kurullarca, seçimin neticesine etkili görüldüğü takdirde, alt kademelerce verilen kararların kesin veya kesinleşmiş olması veya kurullara derece derece ve müddeti içinde başvurulmamış olması, bu itirazın incelenmesine ve reddine sebep teşkil etmez”.

Belirtmeliyiz ki; 298 sayılı Kanun m.130/2’nin başlangıcında yer alan “Şu kadar ki;” ibaresinden hareketle, olağanüstü itirazın konusu birinci fıkrada sıralanan altı (6) bentle sınırlıdır. Bir başka ifadeyle; olağanüstü itiraz yolu bu altı bendin dışında nedenlere dayandırılamaz. Ancak uygulamada olağanüstü itirazın, m.130/1’de gösterilen altı (6) bendin dışında kalan sebepler için de kullanıldığı görülmektedir.

Olağanüstü itiraz yoluna başvurabilmenin önşartı, m.130/2 ve m.132/3 gereğince mazbatanın, yani tutanağın en çok oy alıp seçildiği tespit edilen adaya verilmesidir. Bu gerçekleşmedikçe, olağanüstü itiraz başvurusu reddedilir. Olağan itiraz ise; kazanan adaya mazbata verilmesini engellememekle birlikte, ilçe seçim kurulu kararlarından itibaren yapılacak itirazların önşartı olarak nitelendirilmemiştir. Bir itirazın olağan mı yoksa olağanüstü itiraz mı olduğu, ilgili kurul veya YSK tarafından aranan yasal şartlara göre belirlenir. Olağanüstü itiraz, ancak mazbatanın verilmesinden başlayacak yedi (7) günde mümkündür. Mazbata verilmeden önce yapılan itiraz, olağan itiraz olarak değerlendirilir. Mazbata düzenlenmeden önce yapılan olağanüstü itirazın niteliği ne olur? Kanuna bakıldığında, mazbata verilmesinin olağanüstü itiraz sürecinin başlamasının önşartı kabul edildiği görülmektedir. Bununla birlikte, içeriği ve süreci itibariyle olağanüstü olup da, mazbatanın verilmesinden önce sunulan itiraz, ya usule uygunsa olağan itiraz sayılır veya diğer şartları taşımakta ise, ilgili kurul veya YSK tarafından mazbatadan sonra verilmiş olağanüstü itiraz gibi de sayılabilir. Bu konuda takdir ve değerlendirme ilgili kurula veya YSK’ya aittir.

298 sayılı Kanunun 130. maddesinin 2. fıkrası incelendiğinde, olağanüstü itiraz yoluna başvurulabilmesi için seçimi kazandığı anlaşılan adaya mazbata verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Çünkü olağanüstü itirazın süresi; tutanağın (mazbatanın) düzenlenmesinden itibaren yedi (7) gün olup, sürenin başlangıç tarihi tutanağın (mazbatanın) düzenlendiği tarihtir. 2972 sayılı Kanun m.23/1-b’de, düzenlenen tutanağın (mazbatanın) seçilen adaya verileceği belirtilmiştir ki, seçim sonucuna ve tutanaklarına yapılan itirazın ilk seçilmiş adaya mazbata verilmesini engelleyeceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, 130. maddenin ikinci fıkrasının lafzına göre olağanüstü itiraz yoluna başvurulabilmesi için tutanağın seçilmiş olan adaya verilmesi gerekir.

Mazbatanın verilmesi bakımından;

Tutanağın (mazbatanın) seçim sonucuna yapılan olağan veya olağanüstü itirazın sonuçlanıp kesinleşmesinden sonra verileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. “Olağan itiraz yolu” olarak adlandırılan itirazların, en çok oyu alan adaya mazbata verilmesini engelleyeceğine dair bir yasal düzenleme olmadığı gibi, 2972 sayılı Kanunun 25. maddesinin ikinci fıkrası esas alındığında, itiraza rağmen en çok oyu alan adaya tutanağının verileceği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, YSK’nın itirazları ne şekilde tetkik ve tahkik edeceğine dair usulü gösteren 298 sayılı Kanun m.132/3’e bakıldığında da tutanağın en çok oyu alan adaya verileceği belirtilmektedir. Çünkü seçildiği kabul edilip mazbatasını alan adayın, YSK’nın yapacağı itiraz incelemesi ile ilgili yazılı veya sözlü savunma yapma hakkı bulunmaktadır.

10- Yüksek Seçim Kurulu’nun işlem ve tedbirlerine karşı şikayet

298 sayılı Kanun 131/1’e göre; “Her türlü seçimin devamı sırasında, Yüksek Seçim Kurulunun itiraz eylediği veya itiraz yolu ile verdiği kararlar dışında kalan işlemleri, tedbirleri ve sair muameleleriyle, bu kanunda başka bir mercie şikayet veya başvurma yolu gösterilmemiş ve fakat alt kurulların görevleri sınırlarını aşmış olan veya bu mahiyette bulunan, kanuna aykırı hareketlerden dolayı 110 uncu maddede gösterilenler tarafından, yazılı olarak, doğrudan doğruya, Yüksek Seçim Kuruluna şikayet olunabilir”.

Hükümde yer alan “her türlü seçimin devamı sırasında” ibaresinden; maddenin, seçim sürecine ilişkin işlem ve tedbir ve sair muamelelere ilişkin şikayet yoluna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yazımızın başında da belirttiğimiz üzere YSK’nın kabulüne göre; seçim süreci oy verme işlemi ile sona erdiğinden, oy verme gününden sonra gerçekleştirilen işlemler, örneğin tutanakların düzenlenmesi, oyların sayım ve dökümüne dair işlemler bu maddenin kapsamına dahil değildir.

11- Yüksek Seçim Kurulu’nun tetkik ve tahkik usulünü gösteren Kanunun 132. maddesinin üçüncü fıkrasında; “İtiraz dilekçesinin bir sureti, tutanağına itiraz edilene tebliğ olunur. Tutanağına itiraz olunan kimse, isterse yazı ile savunabileceği gibi, isteği üzerine, Yüksek Seçim Kurulunun tayin edeceği günde bizzat veya bir vekil marifetiyle kendini kurul huzurunda savunabilir. Kurul, yapılan itiraz ve ihbarları kendisine verildiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde bir karara bağlar”.

Hükmüne yer verilerek; tutanağına itiraz edilen kimseye savunma hakkı tanınmıştır ki, bu hakkın kullanılması, tutanağın (mazbatanın) kazanan adaya teslimi ile mümkündür. Esasında seçimlerde tutanaklara karşı yapılan itirazlara ilişkin prosedür nettir. Mazbatanın, yani seçildiği anlaşılan adayı gösteren tutanağın düzenlenmesi ve bunun ilgili adaya teslim edilmesi ile tutanaklara yapılan itirazlar iki ayrı süreçtir. Birincisi 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Kanunu m.23/1-b’de gösterilmiş, ikincisi ise 298 sayılı Kanunda açıklanmıştır. Olağan itirazlar bakımından 2972 sayılı Kanun m.25/1 ile 298 sayılı Kanun m.132/3 ve olağanüstü itirazlar yönünden ise aynı Kanunun 130. maddesinin ikinci fıkrası ile 132. maddenin üçüncü fıkrası bu düşünceyi desteklemektedir.

12- Seçimlerin iptali ve yenilenmesi

İl seçim kurullarına, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 25. maddesi ile mahalli idareler seçimleriyle ilgili seçimin veya tutanağın iptali hakkında özel bir yetki verilmiştir.

2972 sayılı Kanunun 25. maddesinin 1. fıkrasına göre;

“Seçim tutanaklarına yapılan itirazlar, oyların dökümüne, sayımına veya bu oyların siyasi partiler ile bağımsız adaylara bölünmesine ilişkin olduğu ve yeniden yapılan döküm, sayım ve hesap sonucunda tutanakların iptaline karar verildiği takdirde, bu yeni işlem sonucuna göre, seçilmiş oldukları anlaşılanların il seçim kurulu tarafından tutanakları verilir”.

Bu hükümde, seçim tutanaklarına yapılan itirazlar neticesinde seçim sonucunun değişmesi halinde, eski tutanakların/mazbataların iptaline karar verileceği ve yeni işlem sonucuna göre seçildikleri anlaşılanların il seçim kurulları tarafından tutanaklarının verileceği yazılıdır. Hükümde, seçim sonucuna ve tutanaklarına yapılan itirazın ilk seçilmiş adaya mazbata verilmesini engelleyeceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bunun aksine, yeni işlem sonucuna göre seçildiği anlaşılan adaya belediye başkanı olduğuna dair mazbatanın verileceği anlaşılmaktadır. 25. maddenin birinci fıkrasının seçimin iptali ve yenilenmesi ile bir ilgisi yoktur. Seçimin iptali ve yenilenmesi prosedürü 25. maddenin ikinci fıkrası ve devamında düzenlenmiştir.

2972 sayılı Kanunun 25. maddesinin 2. fıkrasına göre;

“Bir seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verildiği takdirde, o seçim çevresinde yeniden seçim yapılır. İl seçim kurulu, seçimin iptaline dair kararı ilan ettiği gibi kararın kesinleşmesini müteakip o çevrede seçimin yapılacağını da derhal ilan eder”.

2972 sayılı Kanunun “Seçimlerin yenilenmesi” başlıklı 29. maddesinde, seçimlerin yenilenmesine dair sebepler sıralanmış ve seçim dönemi sonundan önce bir seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verilmesi bu sebepler arasında sıralanmıştır. Bir seçim çevresinde yapılan seçimim seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verilebilmesi için, yeni mahalli idareler seçimine bir yıldan az bir süre kalmaması gerekir.

Bir ilde seçimin yenilenmesine il seçim kurulu karar verebilir. Seçimin yenilenmesi itiraz yolu ile mümkün olmadığından, seçim tutanaklarına yapılan itirazlar ile seçimin yenilenmesi birbirine karıştırılmamalıdır. 2972 sayılı Kanunun 25. maddesi incelendiğinde; “seçim tutanaklarına itiraz” kavramına yer verildiği, bunun ise ilgililerin talebi ile mümkün olabileceği, fakat seçimin yenilenmesi ile ilgili bir itiraz yolundan veya talepten bahsedilmediği, bu sebeple de seçimin yenilenmesinin il seçim kurulunun ihbar üzerine veya re’sen seçim işlemlerinde bir sakatlık tespit ettiği durumda mümkün olabileceği, seçimi yenilemediği durumda buna karşı Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilemeyeceği, il seçim kurulunun seçimin yenilenmesine dair verdiği karara karşı ise 2972 sayılı Kanunun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz edilebileceği, bu itirazın 298 sayılı Kanunun 130. maddesi dikkate alınarak yapılacağı ve YSK’nın da bu incelemeyi 298 sayılı Kanunun 132. maddesine göre yapılacağı anlaşılmaktadır.

Milletvekili genel seçimlerinde seçimin iptali kararı YSK’ya aittir. “Seçimin veya tutanağın iptali” başlıklı 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu m.39/2’ye göre, “Bir seçim çevresinde yapılan seçimin, seçim işlemleri sebebiyle iptaline karar verildiği takdirde, o seçim çevresinde yeniden seçim yapılır ve Yüksek Seçim Kurulu seçimin iptaline dair kararla birlikte o çevrede, seçimin yapılacağını Resmi Gazete ve diğer vasıtalarla derhal ilan eder”.

Seçimin yenilenmesinin süreci, somut olayın özelliklerine göre bir seçim işleminde varlığı tespit edilen sakatlıktan dolayı seçim sonucunu etkileyecek bir durumun anlaşılmasıyla başlar. Bu sürecin işletilmesi, bir ilgilinin itirazına veya talebine bağlı değildir. İl seçim kurulu; ilde yapılan seçimde seçim işlemlerinde tespit ettiği bir veya birkaç sakatlıktan dolayı, seçim sonucunun etkilendiğini somut delillerle anlarsa, bu durumda seçim tutanaklarına yapılan itiraz prosedürü değil, seçimin yenilenmesi süreci başlar. İl seçim kurulunun, seçimi yenilemediğinden dolayı YSK’ya şikayet edilebilmesi veya bu yönde bir karar vermediğinden bahisle YSK’da itiraz yoluna başvurulabilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte; bir ilde il seçim kurulu, seçmen kütüklerinde usulsüzlük olduğu ve bunun da seçim sonucuna etki ettiği gerekçesiyle seçimin iptaline ve yenilenmesine karar verirse, bu karara 298 sayılı Kanun m.110’da belirtilen ilgililerce itiraz edilebilecektir. Seçimin iptali ile yenilenmesi kararına itiraz edilmediğinde veya itiraz edilip de YSK tarafından bu itiraz reddedildiğinde, belirlenen tarihte seçim yenilenecektir.

31 Mart 2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçiminin yenilenmesi halinde izlenecek prosedür; Yüksek Seçim Kurulu’nun 27.03.2019 tarihli ve 1683 numaralı Kararında gösterilmiştir. Buna göre, bir il seçim kurulu tarafından seçimin yenilenmesine karar verildiği takdirde, yeni seçim 02.06.2019 günü yapılacaktır. Bu tarih, 2972 sayılı Kanunun 25. maddesinin 3. fıkrasına göre belirlenmiştir. Yeniden seçimin yapılacağı seçim çevresinde, 31.03.2019 tarihinde yapılmış seçim için güncelleştirilmiş ve kesinleşmiş olan sandık seçmen listelerinin yeni bir güncelleştirmesi yapılmayacak ve yenilenecek seçimde de yapılan ilk seçime ait listeler kullanacaktır.

Bir seçim çevresinde seçimin iptal edilmesi halinde, YSK Başkanlığı’na derhal bildirilmesi gerekir. Belirtmeliyiz ki; bir seçim çevresinde seçim iptal edildiği takdirde, seçilen adayın mazbata alma hakkı ortadan kalkacağı gibi, mazbata almışsa da bu mazbata geçerli olmayacak ve iptal edilecektir. Seçimin yenilenmesine karar verildiğinde doğacak boşluk, ya eski başkanın ve meclisin göreve devamı veya 5393 Belediye Kanunu’nun ilgili hükümlerinin tatbiki yoluyla giderilir (m.45 ve m.46). Bununla birlikte, 2972 sayılı Kanunda yer alan 29.12.1991 tarihli ve 3766 sayılı 2972 Sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıktan ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun 29 uncu Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un artık yürürlükte olmayan geçici maddesi uyarınca, seçimin yenilenmesine karar verildiğinde, yeni başkanın görevine başlamasına kadar geçecek sürede başkanlık görevini yürütmek üzere belediye meclisinin, üyeleri arasından birisini başkan vekili olarak seçeceği belirtilmiştir.

.

Prof. Dr. Ersan Şen

Av. Filiz Demirbüker

.

(Bu köşe yazısı, sayın Prof. Dr. Ersan ŞEN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Af çıkacak mı? Çıkmayacak mı? 2 gün önce

Ersan Bey yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Af konusuna hukuk camiası ne şekilde yaklaşıyor. Sizce af çıkacak mı? Çıkmalı mı? Toplumsal mutabakat için siyasi suçlara af getirilmesi mümkün mü?