Subliminal mesaj veya bilinçaltı mesaj, başka bir objenin içine gömülü olan bir işaret ya da mesajdır ve normal insan algısı limitlerinin altında kalmak, o anda fark edilmemek üzere tasarlanmıştır. Subliminal mesajlar insanın bilinçli dikkati tarafından fark edilemezler, ancak bu mesajların insanın bilinçaltını etkiledikleri ileri sürülmektedir. Subliminal teknikler reklamcılık ve propaganda alanlarında sıklıkla kullanılmaktadır.

Dizilerde veya filmlerde karakterlerin içtiği içecek markaları, kıyafetleri subliminal mesaj örneklerindendir. Bu tekniklerin amaçları, etkisi, kullanım sıklığı ve rekabet gibi konularda ahlâka uygunluğu konuları tartışmalıdır.

Marka ve ürünlerin pazarlamasından toplumun ilgi, ihtiyaç ve algısını değiştirmeye kadar birçok konuda kullanılmaktadır. Bir kişiyi, kurumu ya da ürünü kötü göstermek için o şey ile kötü olan bir nesnenin aynı temada işlenmesi subliminal mesajın en yaygın kullanılma şeklidir.

Şu ana kadar yapılan çalışmalar neticesinde en bilinçli ve defansif kişiler bile bu mesajları ilk bakışta %100 olarak çözememektedir. Bu da toplumlarımızı yönlendirmeli reklamlara karşı savunmasız bırakmaktadır.

Subliminal (Bilinçaltı) Mesajların Tarihçesi

Tarihçe oldukça eskilere dayanmaktadır. Eski Mısır, ve Mezopotamya kültüründe çağında da ele alınmış olabileceği tahminleri mevcuttur. Ancak Antik Yunan'da Demokritos'un (M.Ö. 460-370), bilinçaltı algılama olgusundan söz eden ilk kişi olabileceği öne sürülmüştür.

Platon Timaeus, Aristotle "Parva Naturalia" isimli kitaplarında konuyu daha ayrıntılı ele alarak islemiştir. Aristotles 2200 yıl önce uyanıkken algılanamayacak uyarıların, uyurken rüyalarda kendini göstereceğini ileri sürmektedir.

Farabi ve İbni Sina ise "Gündüz vakti olan ve aynı zamanda gündüzleri daha fazla uyarı olduğu için bilinçli olarak algılanamayan uyarıların, daha sonra algılandığını gösteren bazı ipuçları olabileceğini" belirtmişlerdir.

Montaigne ve G. W. Leibniz de çok az algılanan veya hiç algılanamayan uyarıların daha sonra bilinç düzeyine nasıl çıktıklarını araştırmışlardır.

20. yy başında yapılan ilk psikoloji deneyleri bu konuya modern zamanlarda ilgiyi oluşturmuştur. Bu çalışmalarda kişilere basitçe verilen uyarının farkında olup olmadığı sorulmuştur.

Örneğin harfler, sayılar ya da geometrik şekiller gibi vizüel uyaranlar deneklerin göremeyeceği ya da bir nokta gibi görebileceği uzaklığa konmuş; birdenbire konup/kaldırılan görüntüler ve görüp görmedikleri sorulmuş; benzer şekilde oldukça düşük, duyulamayacak şiddette harfler fısıldanmış ancak tüm bu görsel ve işitsel uyaranların algılanabilir olduğunu sınamak için deneklerden uyarılara ilişkin tahminlerde bulunmaları istenmiş, istatistikî analizler ışığında doğruyu bilme oranının tahmin şansından daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İşitsel Subliminal Mesajlar Nedir?

Dijital ses dosyalarına gömülen gizli mesajlardır. Üzerinde oynanması, işlenilmesi ve yayılması daha kolay olduğundan Mp3 formatlı dosyalar subliminal mesajlar için vazgeçilmezdir. Sistemin işleyişi, frekans aralıkları ile ilgilidir. İnsan kulağının bir sesi duyabilmesi için belirli frekans aralıkları vardır. Dolayısıyla bizler bu belirli frekans aralığında olan sesleri duyabiliriz. Fakat iş “algılama” kısmına geldiğinde aynı sınırlamalar geçerli değildir. Beynimiz daha düşük ya da daha yüksek frekansları algılayabilecek kapasitededir.

8-12 hertz dalga boyundaki subliminal mesaj içeren bir MP3′ü kulağınızla dinlersiniz, ancak içindeki gizli mesajı beyniniz dinler. Bu esnada kulağınız hiçbir şey duymaz. İnternette ve paylaşım programlarında bilinçaltı mesajları içeren MP3 dosyaları bulunmaktadır. Hatta bu gizli mesajları frekans aralıklarına göre analiz ederek ortaya çıkartan yazılımlar dahi vardır.

İçinde subliminal mesaj içeren bir Mp3 dosyasını dinlerken kulağımız, belli bir frekanstaki mesajları duyamaz. Duyulamayacak kadar küçük veya büyük olan, ama beynin algılayabileceği düzeyde olacak şekilde ayarlanmış bu frekanslardaki mesajı beynimiz algılar. Yani beynimiz o sesi dinlemiş, algılamış ve çözümlemiş olurken kulaklarımız o sesle ilgili hiçbir tepkimeye girmez. Sonuç itibariyle işitsel subliminal mesajı tasarlayan kişi ya da firma gizli mesajı hedef kitleye ulaştırarak amacına ulaşır.

Bu yöntem, bir ürünün reklâmını yapmaktan, bir inancın ya da görüşün propagandasını yapmaya kadar varan geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Görsel ve işitsel olarak (bilinçli) algılananlar değil; bilinçaltı seviyesinde algılanan söz, resim, görüntü ve şekillerden oluşur.

Görsel Subliminal Mesajlar Nedir?

Subliminal mesaj aktarımında tercih edilen bir diğer yol / yöntem ise verilmek istenen gizli mesajların görüntü aracılığıyla hedef kitleye aktarılmasıdır.

Bunun işleyişi ise şöyledir; hedef kişi ya da kitle görüntünün verildiği ekrana bakarken yani görüntüyü izlerken yalnızca salise süren “göz kırpma” hızında verilmek istenen subliminal mesajın görüntüsü ekrana gelir ve aynı hızda kaybolur. Göz bu kısacık sürede hiçbir şey görmez fakat beyin o mesajı algılar. Ya da görüntü gelip kaybolmaz, en başından beri veya bir süre boyunca bir bütün olmadan ekranda durabilir. Örneğin görüntü dağınık olduğu için gözle görülmeyen / fark edilmeyen ama beynin bilinçaltında anlamlı bir şekilde bir araya getirerek algılayabileceği mesajlar da olabilir. Buna örnek olarak birçok film afişi, kitap kapağı, çizgi filmler gösterilebilir.

Reklam ve Pazarlamada Subliminal Mesajlar Nedir?

Pazarlamada subliminal mesaj kullanılması ilk olarak bir sinema filminde yapılan deney ile ortaya çıkıyor. 1957 yılında “Picnic” isimli sinema filminde her 5 saniyede bir, saniyenin 1/3000’ine denk gelecek şekilde “Drink Coca-Cola, Eat Popcorn” yani “Coca Cola İç, Patlamış Mısır Ye” yazan kareler (frame) yerleştiriliyor. Yapılan bu deneyin sonucunda ise film aralarında, patlamış mısır satışlarındaki %57, Coca Cola satışlarındaki %18 artış göze çarparak verilen subliminal mesajın etkisi tespit edilmiştir.

25. Kare Nedir?

Gördüğümüz bir anlık görüntü, 655 satır ve frame/çerçeve denilen 24 küçücük kareden oluşur. Sinema bandında, saat, dakika, saniye olarak bir diziliş vardır. Saniyeden sonra kare gelir ve bir saniye 24 karedir. Her 24 kare ise bir ekran büyüklüğündeki kareyi oluşturur. Her 327.5 satırda bir de "control-track" denilen aralık vardır. İşte bu aralıktaki görüntüler kesilip, aralarına başka görüntüler atılarak 25. kare oluşturulur ve bu son kare olan 25inci kare anlıktır. Yani görüntü saniyede 1/24 olacakken, bu 1/25'e çıkar. Kareler 25 olunca bir anda bir görüntü gelir ve anında kaybolur. Genellikle görünmez, daha doğrusu görülür ama bilinçaltında kalır.

25. karenin temel mantığı da mesajı bilinç-altına göndermek olduğu için, artık dünya sinema sanayisinde bu tekniği kullanmayan yok gibidir.

25. Kare Ne Zaman ve Nasıl Ortaya Çıkmıştır?

Bilinçaltının bütün görüntü, ses ve resimleri kaydetme özelliği 1900’lü yıllardan beri insanları yönlendirmek için kullanılmaktadır.

1900’lü yıllarda Knight Dunlap adında Amerikalı bir psikoloji profesörü gözbağcılık gösterisi yaparken bilinç gücüyle algılanmayan “hissedilemez gölgeler” kullanarak aynı uzunluktaki 2 çizgiyi seyircilerin farklı ölçülerde algılamasını sağlamıştı.

İşte buradan hareketle bilinç-altını hedef alarak mesaj göndermeyi hedefleyen ve adına subliminal mesajlar denen bu tür reklamlar ilk kez 1950'li yıllarda Amerika'da ortaya çıktı.

James Vicary adlı reklamcılık uzmanı, sinema salonlarında yaptığı bir deney sonucu patlamış mısır ve kola satışlarının arttığını iddia etti.

1957 yılında “Picnic” isimli sinema filminde her 5 saniyede bir, saniyenin 1/3000’ine denk gelecek şekilde “Drink Coca-Cola, Eat Popcorn” yani “Coca Cola İç, Patlamış Mısır Ye” yazan kareler (frame) yerleştiriliyor. Yapılan bu deneyin sonucunda ise film aralarında, patlamış mısır satışlarındaki %57, Coca Cola satışlarındaki %18 artış göze çarparak verilen subliminal mesajın etkisi tespit edilmiştir.

Bir grup psikolog ve yazar bu konunun gündeme geldiği ilk yıllarda bu yöntemin uydurma ve efsane olduğunu ve insanları etkilemeyeceğini söylediler. Ancak, beyin dalgalarını ölçen teknolojilerin gelişmesi ile gizli mesaj içeren reklama beynin daha farklı ve fazla tepki verdiği gözlemlendikten sonra, bu yöntemin etkisi ispatlanmış oldu.

Türkiye’de Hukuki Durum

RTÜK, Bilinçaltı Reklamı Şu Şekilde Tanımlamıştır: “Teknik cihazlar vasıtasıyla televizyon yayınlarında çok kısa süreli görüntüler kullanarak, izleyicilerin ancak bilinçaltıyla algılayabilecekleri ürün veya hizmetlerin tanıtılmasına ilişkin mesajlar içeren reklamlar” olarak tanımlanmıştır.

Sanal Reklam İse Şu Şekilde Tanımlanmıştır: "Sanal reklam; hukuken kullanımı meşru görüntülerin, canlı veya banttan bilgisayar marifeti ile manipülasyonu ve söz konusu görüntülerde yer alan muhtelif unsurları reklam amacı ile hâlihazırda kullanılan veya ileride geliştirilecek teknolojiler vasıtasıyla oyun sahası ve çevresi üzerine düşürülen tüm görüntüleridir.”

6112 Sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun

Dördüncü Bölüm

Yayın Hizmetlerinde Ticarî İletişim

Genel esaslar

Madde 9 - (2) Ticarî iletişimde bilinçaltı teknikleri kullanılamaz.

Avukat Ersen UYAR

KAYNAKÇA

https://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:YstIIszLKM0J:https://tr.wikipedia.org/wiki/Subliminal_mesaj+&cd=4&hl=tr&ct=clnk&gl=tr

https://www.brandingturkiye.com/subliminal-mesaj-nedir-pazarlamada-nasil-kullanilir/

https://www.empoze.net/konu/25.kare-teknigi-nedir.html

https://www.takvim.com.tr/guncel/2018/03/16/subliminal-mesaj-nedir-subliminal-mesajin-anlami

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ord.Prof.Dr. 11 ay önce

Wauw! Very Very Fantastik