banner664

Uygulamada bazen Adalet Bakanlığının geçici tutuklamaya dair "uygun bulma" hususunu ifade eden herhangi bir yazısı olmamasına rağmen, hakkında kırmızı bülten veya difüzyon mesajı bulunan kişilerin geçici olarak tutuklanmaları amacıyla, doğrudan kolluk birimleri tarafından veya Cumhuriyet savcılarının talimatı üzerine yakalanarak adli makamlar önüne çıkarıldığı ve haklarında adli işlem yürütüldüğü görülmektedir. Başka bir söylemle, haklarında kırmızı bülten veya difüzyon mesajı bulunan kişilerin geçici olarak tutuklanmaları ile ilgili işlemler konusunda duraksamalar yaşanmaktadır.

Avrupa Konseyi tarafından 13.12.1957 tarihinde kabul edilip Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 90. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 18.11.1959 tarih ve 7376 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunarak 26.11.1959 tarihli Resmi Gazete'nin 10365 sayılı nüshasında yayımlanan ve ülkenin tarafı bulunduğu "Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi" (SİDAS) hükümleri ile konuyu düzenleyen iç hukuk hükümleri uyarınca, geri verilmesi talep edilen kişilerin iade edilmesi mümkündür.[1]

Suçluların iadesi işlemleri; ikili ve çok taraflı uluslararası sözleşmeler ve 6706[2] sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu hükümlerine göre yürütülmektedir.

Suçluların iadesi işlemleri konusunda kırmızı bülten ve difüzyon mesajları en önemli belgelerdendir.

Kırmızı bülten ve difüzyon mesajları, suçun işlendiği ülkeden başka bir ülkede bulunan şüpheli, sanık veya hükümlülerin ilgili ülkeye iadesi amacıyla uluslararası alanda aranmaları ve yakalanmalarının temin edilmesi için çıkarılmaktadır. İade taleplerine temel teşkil eden bu belgeler mutlaka dikkate alınmalıdır.

Kırmızı bülten veya difüzyon mesajı ile aranan ve ülkemizde olduğu tespit edilen şahısların iadesinin talep edilebilmesi mümkündür. Kırmızı bülten veya difüzyon mesajına istinaden aranan ve ülkemizde olduğu anlaşılan kişilerin iadesinin talep edilebilmesi için bazı belgelerin hazırlanması gerekir.

6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanununun iade yargılamasını düzenleyen m. 18/2 hükmünde, talep eden devlet tarafından gönderilen belgelerin yeterli görülmemesi halinde mahkemenin uygun bir süre içerisinde ek bilgi ve belgelerin gönderilmesini isteyebileceği ifade edilmektedir.

Burada başta Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) olmak üzere, ikili ve çok taraflı sözleşmeler ile 6706 sayılı Kanunda belirtilen belgelerin hazırlanması ve bunların tercüme ettirilmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki, bu işlem uygulamada çok zaman almaktadır. Bu nedenle bu aşamada suçluların kaçmasının engellenmesi amacıyla "geçici tutuklama" şeklinde tabir edilen hukuksal bir kurum uygulamaya sokulmuştur.

Türkiye SİDAS’a taraftır. SİDAS'ın m. 16 hükmünde, kırmızı bülten veya difüzyon mesajı ile aranan kişinin, halen sınırları içinde bulunduğu devletin yetkili makamları tarafından, hakkındaki iade evrakının hazırlanarak bu ülkeye iletilmesi sürecinde geçici olarak tutuklanmasına karar verilebileceği ifade edilmektedir.

6706 sayılı Kanun'un m. 14 hükmünde; İade talebine konu olabilecek bir suçun işlendiğinin kabulü için kuvvetli şüphe bulunması hâlinde, iade talebinin Merkezî Makama ulaşmasından önce, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşma hükümleri veya mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde, ilgili devletin talebi ve Merkezî Makamın uygun bulması üzerine kişi geçici olarak tutuklanabilecektir.

Yasal düzenlemeye göre kişinin geçici olarak tutuklanmasına karar verilebilmesi için şu şartlar bulunmalıdır:

1) İade talebine konu olabilecek bir suçun işlendiğinin kabulü için kuvvetli şüphe bulunmalıdır.

2) İlgili devletin talebi ve Merkezî Makamın uygun bulması şarttır.

3) Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası antlaşma hükümleri veya mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde yapılmalıdır.

Geçici tutuklama konusunda aşağıda belirtilen işlemlerin yapılması gerekir:

1) İlgili devletin geçici tutuklama talebi olmalıdır.

2) Bu talep Merkezî Makam tarafından iade amacıyla yakalanması ve Cumhuriyet başsavcılığına sevki için İçişleri Bakanlığına gönderilmelidir.

3) Yakalanan kişi, geçici tutuklama hususunda karar verilmek üzere en geç yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılmalıdır.

Türkiye’de İlgili kişinin iadesi amacıyla geçici tutuklanmasının gündeme gelebilmesi için Adalet Bakanlığı tarafından bazı değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir. Adalet Bakanlığı konuyu üç açıdan değerlendirmektedir.

1) Kişi hakkında çıkarılan kırmızı bülten veya difüzyon mesajındaki ilgili eylemin iadeye elverişli bir suça vücut verip vermediği,

2) Mevzuatımıza göre suç teşkil edip etmediği,

3) Suçun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı.

Adalet Bakanlığı yukarıda belirtilen yönlerden konuyu inceleyerek bir değerlendirme yapmaktadır.

Bu değerlendirme sonucunda, kişinin iadesi amacıyla geçici olarak tutuklanmasına engel bir durum olmadığı düşüncesine ulaşıldığında, 6706 sayılı Yasanın m. 14/3 hükmü gereğince Emniyet Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak, şahsın kolluk kuvvetleri tarafından yakalanması ve geçici olarak tutuklanması talep edilmek üzere adli makamlara sevk edilmesi talep edilmektedir.

İşlediği bir suçtan dolayı uluslararası düzeyde aranan şahısların, haklarındaki kırmızı bülten veya difüzyon mesajına istinaden geçici olarak tutuklanmasının talep edilebilmesi için öncelikle şu koşulların varlığı aranmalıdır:

1) Öncelikle ilgili devletin geçici tutuklama talebinin, ikili ve çok taraflı uluslararası sözleşmelere uygunluğunun tespit edilmesi gerekir.

2) Mütekabiliyet esasına göre bu talebin yerine getirilmesinin uygun bulunması ve bu doğrultuda İçişleri Bakanlığına yazı yazılmış olması gerekir.

Burada İade konusunda Adalet Bakanlığı merkezi makam konumundadır. Bu nedenle Adalet Bakanlığının söz konusu kişiler hakkındaki kırmızı bülten veya difüzyon mesajına istinaden geçici olarak tutuklanmasına dair, yukarıda açıklanan içerikte bir "uygun bulma" yazısı mutlaka bulunmalıdır.

Bu yazı olmaksızın bu kişilerin yakalanarak adli makamlar önüne çıkarılması konuya ilişkin mevzuata aykırılık oluşturmaktadır. Ayrıca bu kişilerin iadesini isteyen ülkelere karşı mütekabiliyet ilkesinin uygulanması olasılığının ortadan kalktığı söylenebilir.[3]

Bu yüzden uluslararası düzeyde aranan kişilerin, haklarındaki kırmızı bülten veya difüzyon mesajlarına istinaden yakalanması ve adli makamların önüne çıkarılması için mutlaka Adalet Bakanlığının bu yöndeki bir yazısının bulunması şarttır. Adalet Bakanlığının bu yönde bir yazısı bulunmadan şahısların, haklarındaki kırmızı bülten veya difüzyon mesajına istinaden adli makamlar önüne çıkarılmaması gerekir. Burada durumun öncelikle Adalet Bakanlığına bildirilmesi mevzuata uygun bir işlem olacaktır.[4]

--------------

[1] Y.23.CD, E: 2015/20590, K: 2015/8351, T: 28.12.2015.

[2] Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu, Kanun No. 6706, Kabul Tarihi: 23.04.2016, RGT: 05.05.2016, RG NO: 29703

[3] Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün, E-64905974-724.01.02-3-5-45-1983-214/58233 sayılı, 29.04.2022 tarihli, “Kırmızı Bülten veya Difüzon Mesajına İstinaden Geçici Tutuklama” konulu yazısı.

[4] Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün, E-64905974-724.01.02-3-5-45-1983-214/58233 sayılı, 29.04.2022 tarihli, “Kırmızı Bülten veya Difüzon Mesajına İstinaden Geçici Tutuklama” konulu yazısı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.