Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerine hukuka uygunluk görüntüsü verilerek iktisadi ortama dâhil edilmesi, suç işlemeyi cazip hale getirmektedir. Bu şekilde suç yoluyla kazanç sağlama hukuka aykırı bir takım oluşumlara da neden olmaktadır.

Bu suçta; suç yoluyla sağlanan malvarlığı değerleri ekonomik sisteme sokulmakta ve suç ile edinilen ekonomik değerlere ilişkin toplumda yasaya uygun olduğu zannı yaratılmaktadır. Bu şekilde suç delillerinin değiştirilmesi, gizlenmesi ve bu yolla suçlunun kayrılması gibi bir sonuç ortaya çıkmaktadır.

Yasa koyucu bu durumları gözeterek, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin, yurt dışına transfer edilmesi veya bunların yasa dışı kaynağını gizlemek ve yasal bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak için türlü işlemlere tabi tutulması, ayrı bir suç olarak hüküm altına almıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282/1 maddesine göre; Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. (TCK m. 282/1)[1]

Suçun konusu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282/1 maddesinde tanımlanan suçun konusu, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerleridir. Bu suçta malvarlığı değerlerinin elde edildiği suçun türü veya mahiyeti herhangi bir önem arz etmez. Bu suçta önemli olan husus, bu suçun konusunu oluşturan ekonomik değerlerin, başka bir suçun işlenmesi suretiyle veya dolayısıyla temin edilmiş olmasıdır.

Bu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Suçta seçimlik hareketler şunlardır:

1. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin yurt dışına transfer edilmesi: Bu suçta seçimlik hareketin gerçekleştirilişi sırasında, failin yurt dışına transfer edilen malvarlığı değerlerini suçtan elde edilmiş olduğunu bilmesi gerekmektedir. Yani bu seçimlik hareket açısından kastın varlığı yeterli görülmektedir.

2. Bu suç serbest hareketli suç olarak tanımlanmıştır. Bu davranışlar bakımından fail tarafından güdülen amaç önemlidir. Bu serbest hareketli eylemlerin gerçekleştirilişi sırasında failin kastı gündeme gelmektedir.

Başka bir söylemle, suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin, yasa dışı kaynağını gizlemek ve yasal bir yolla elde edildiği hususunda kanı oluşturmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulması şarttır.

Bu işlemler, farklı tarzlarda ortaya çıkabilir.

Örneğin, yurt dışında işlenmiş olan bir suçtan kaynaklanan gelirin, yasal yolla elde edilmiş bir para görüntüsüyle yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde ülkeye sokulması halinde de bu suçun oluştuğu söylenebilir.

Yasa dışı elde edilen malvarlığı değerlerini bu özelliğini bilerek satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282/1 maddesindeki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiler ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. (TCK m. 282/2)[2]

Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılacaktır. (TCK m. 282/3)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282/3 maddesinde; bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hali hüküm altına alınmıştır. Bu yasal düzenlemeye göre; adı geçen suçun kamu görevlisi tarafından görevini yaparken ve görevinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından mesleğinin icrası sırasında ve sağladığı kolaylıktan yararlanarak işlenmesi halinde verilecek cezada artırım yapılması gerekecektir.

Suçun örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (TCK m. 282/4)

Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezanın artırılması öngörülmüştür. Bu suçtan dolayı verilecek artırılmış ceza, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı ayrıca cezalandırılmaya engel olmayacaktır.

Tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilmesi

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun işlenmesi nedeniyle tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi gerekmektedir. (TCK m. 282/5)

Burada suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine karar verilecek ve gerekli önlemler uygulanacaktır.

Etkin pişmanlık

Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle herhangi bir cezaya hükmedilmeyecektir. (TCK m. 282/6)

Burada suçla ilgili etkin pişmanlık hükmüne yer verilmiştir. Yasal düzenlemeye göre; suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini gizleme nedeniyle kovuşturma başlamadan önce, bu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu suç nedeniyle herhangi bir yaptırım uygulanmayacaktır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282. maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu bakımından yapılması gereken işlemler şunlardır:[3]

1. Soruşturma işlemlerine hemen başlanılması zorunluluğu: Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunun işlendiği izlenimini veren hal öğrenilir öğrenilmez hemen işin gerçeğinin araştırılması gerekir.

2. Aklama suçunun işlendiği izlenimini veren halin bulunması durumunda suçtan da soruşturmaya başlanması: Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, akaryakıt kaçakçılığı, dolandırıcılık, tütün, tütün mamûlleri ve alkol kaçakçılığı, yasa dışı sanal bahis ve yolsuzluk gibi suçlarda şüphelinin aklama fiilinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla yapılan araştırmalar derinleştirilmelidir. Bu şekilde aklama suçunun işlendiği izlenimini veren halin bulunması durumunda bu suçtan da soruşturmaya başlanması şarttır.

3. Dava açma ve soruşturmaya başlanması için öncül suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunmasının şart olarak aranmaması: Aklama suçundan soruşturmaya başlanması ve kamu davası açılabilmesi için öncül suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunması şart olarak aranmamaktadır. Bu durum gözetilerek soruşturmaların yürütülmesi gerekmektedir.

4. Soruşturmaların uzman savcı tarafından yürütülmesi zorunluluğu: Soruşturmaların, kolluk makam ve memurlarına yazılı ve acele hallerde sözlü emir verilmek suretiyle bizzat Cumhuriyet başsavcıları, Başsavcı vekilleri veya görevlendirecekleri uzmanlaşmış Cumhuriyet savcıları tarafından yürütülmesi gerekir.

5. Yürütülen soruşturma kapsamında şu hususlara ayrıca dikkat edilmelidir:

a) Her türlü ekonomik değer hakkında ayrıntılı araştırma yapılması zorunluluğu: Para veya değeri para ile temsil edilebilen banka kredisi, banka ve seyahat çeki, havale, menkul kıymet, hisse senedi, kripto para, teminat, tahvil, bono, poliçe, kredi mektubu ve benzeri kıymetler ile taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi, her türlü mal, hak, alacaklar ve bunlar üzerinde bir mülkiyet hakkını veya menfaati tevsik ve temsil eden elektronik veya dijital ortamdakiler de dâhil olmak üzere her türlü ekonomik değer hakkında ayrıntılı araştırma yapılmalıdır.

b) Aklama suçuyla ilgili diğer kişilerin malvarlığının tespit edilmesi ve araştırılaması: Şüphelinin ve 5237 sayılı Kanunun iştirak hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde aklama suçuyla ilgili diğer kişilerin malvarlığının tespit edilmesi, bu yönde ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması ve tespit edilen malvarlığının kazanım sebebinin belirlenmesi gerekmektedir.

c) Malvarlığı değerlerinin yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığı ve çeşitli işlemlere tabu tutulup tutulmadığı hususunun araştırılması: Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren suçtan kaynaklandığı tespit edilen malvarlığı değerlerinin, yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığı veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutulup tutulmadığının araştırılması gerekir.

d) Dosyada ifadesi alınan öznelerin beyanlarında suçun unsurları ve yapılan araştırma ile ilgili hususlara yer verilmesi zorunluluğu: Tanık, bilgi sahibi ve şüpheli beyanlarında da yukarıda belirtilen hususa yer verilmelidir.

6- Uygulanabilecek koruma tedbirleri: Etkin soruşturma yapılması amacıyla orantılı koruma tedbirlerine başvurulmalıdır. Bu suçta başvurulacak koruma tedbirleri şunlardır:

a) El koyma,

b) Taşınmaz, hak ve alacaklara elkoyma,

c) Şirket yönetimi için kayyım tayini,

d) İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması,

e) Teknik araçlarla izleme gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve

f) 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat

Kara para aklama suçunda yukarıda belirtilen koruma tedbirlerine başvurulabilir.

7. Elkoyma işlemleri

a) Bu tür suçlarda ispat aracı olarak yararlı görülen veya eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerlerinin muhafaza altına alınması mümkündür. Bundan başka, bu tür mal varlığı değerlerini bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya mevzuata uygun şekilde el konulabilecektir.

b) 5271 sayılı CMK’nin 123/3 maddesi gereğince, muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya veya malvarlığı değerlerinin kıymetinin tespit edilmesi ve kıymet bilgilerinin UYAP’ta ilgili alanlara kaydedilmesi gerekir.

c) Aklama suçunun işlendiğine ve bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan malvarlığı değerlerine 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesindeki usule göre elkonulabileceği hususu dikkate alınmalıdır.

d) 5549[4] sayılı Kanunun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının da elkoyma kararı verebileceği, yirmidört saat içinde onayına sunulan elkoyma işlemini görevli hâkimin onaylaması halinde 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen suçtan elde edilen değere ilişkin raporun üç ay içinde alınarak tekrar hâkim onayına sunulması gerekir. Bu işlemlerin zamanında yapılmaması durumunda elkoyma kararı hükümsüz kalacaktır. Bu durum soruşturma işlemleri sırasında dikkate alınmalıdır.

e) 5271 sayılı Kanunun 128 inci maddesinde belirtilen kurumlarca düzenlenen raporun, elkoyma hususunda bir karar alınabilmesi için yeterli kanaat vermemesi halinde, soruşturma konusu olayı aydınlatmak ve maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla ayrıca bilirkişi raporuna başvurulabilecektir.

8. Somut olayda karmaşık olan bağlantıların ortaya çıkarılması ve toplanan delillerin birbiriyle ilişkilendirilmesi için konunun uzmanlık gerektirdiği de dikkate alınarak 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığından aklama suçuna ilişkin analiz ve inceleme istenebilecektir. Burada şu hususlar dikkate alınmalıdır:

MASAK tarafından yapılacak analiz kavramının tanımı: Analiz, 5549 sayılı Kanun uygulaması ile toplanan çeşitli veriler ile alınan ihbar ve bildirimlerin, istatistik ve analitik yöntemler kullanılarak; teknik araçlar vasıtasıyla işlenerek, bu işlemler sonucunda nitelikli mali istihbarat elde etmeye yönelik yapılan çalışmaları ifade etmektedir.

MASAK tarafından yapılan İnceleme kavramının tanımı: İnceleme, aklama suçunun işlendiği hususundaki olguların varlığının tespitine yönelik çalışmaları ifade etmektedir.

10-Aklama suçuna ilişkin analiz ve inceleme taleplerinde dikkat edilmesi gereken hususlar: Aklama suçunun analiz ve incelenmesinde önemli olan soruşturma konusu olaya ilişkin gerekli belgelerin (ifade tutanakları, iletişim tespit tutanakları, malvarlığı araştırması ve tespitine yönelik belgeler gibi) onaylı birer suretinin eksiksiz olarak yazıyla birlikte MASAK Başkanlığına iletilmesi gerekir.

11. Yurt dışından bilgi, belge veya her türlü delil temin edilmesi, ilgili kişilerin beyanlarının alınması ile yurt dışındaki malvarlığı değerlerine elkonulması veya bunların müsaderesine ihtiyaç duyulması hali: Bu durumda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü kanalıyla ilgili ülkelerden adlî yardımlaşma talebinde bulunulması gerekmektedir.

12. Eşya ve kazanç müsaderesi ile tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi: Bu suça ilişkin İddianamelerde 5237 sayılı Kanunun 54, 55 ve 60 inci maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde eşya ve kazanç müsaderesi ile tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesinin talep edilmesi gerekir. Özellikle 5237 sayılı Kanunun 54/2 maddesi ile 55/2 maddesindeki tedbirlerin, suçtan kazanç temini ile mücadelede etkin ve caydırıcı araçlar olduğu dikkate alınmalıdır.

13. Suça ilişkin karar örneklerinin MASAK’a gönderilmesi: Aklama suçundan yapılan soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya düzenlenen iddianame, kovuşturma sonucunda verilen hüküm ve 5549 sayılı Kanunun 17. maddesi gereğince verilen elkoyma kararının bir örneğinin izleyen ayın sonuna kadar ilgili Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemelerce MASAK Başkanlığına gönderilmesi gerekir.

14. MASAK Başkanlığından analiz ve inceleme istendikten sonra yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilmesi: Bu durumunda MASAK Başkanlığına bilgi verilmelidir.

15. İdari para cezasının uygulanması: Daha ağır idari para cezasını gerektiren bir kabahat oluşturmadığı hallerde, aklama suçunun bir özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi durumunda, fiili gerçekleştiren kişi hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanması beklenmeksizin bu tüzel kişiye 5326 sayılı Kanunun 43/A[5] maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi amacıyla aklama suçunu yargılamakla görevli ve yetkili mahkemeden talepte bulunulması gerekir.

16. UYAP kaydı: Bu suçla ilgili olarak UYAP’ta yer alan sekmelerde istenilen bilgilerin doğru ve eksiksiz biçimde kaydedilmesi gerekir.

5237 sayılı TCK'nın 282/1. maddesine göre aklama suçun oluşabilmesi için aklamaya konu değerlerin “öncül suç” olarak adlandırılan bir suçtan elde edilmiş olması gerekir. Burada TCK’nin 282. Maddesinde tanımlanan suçun oluşabilmesi için suçun unsurlarının gözetilmesi gerekir.

Örneğin; Adli Sicil kayıtlarına göre, sanığın suç tarihlerini kapsar şekilde sigara kaçaklığı suçundan mahkûmiyetlerinin bulunmadığı, sanığın mahkûmiyetine konu ilamların 4926 sayılı Kanunun 4/a-2. maddesi uyarınca adli para cezası gerektiren suçlara ilişkin olduğunun belirlenmesi halinde, aklamaya konu malvarlığı değerlerinin "hangi öncül suçtan" elde edildiğinin ve sanıkların bu öncül suçtan bir mahkumiyetinin bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilip öncül suçun TCK'nın 282/1. maddesindeki unsurları taşıyıp taşımadığı tespit edilmelidir. Bu durumlar tespit edilmeden ve karar yerinde tartışılmadan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olacaktır.[6]

(Bu köşe yazısı, sayın Dr. Suat ÇALIŞKAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)

------------

[1] Madde 282 - (1) (Değişik fıkra: 26.06.2009 - 5918 S.K/Madde 5); 26/06/2009 kabul tarihli, 09/07/2009 tarih ve 27283 sayılı R.G.de yayımlanan 5918 sayılı Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen 1. fıkra: “(1) Alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

[2] (2) (Ek fıkra: 26.06.2009 - 5918 S.K/Madde 5)

[3] Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, E-19120602-010-06-02-0486-2014-309/15056 sayılı, 23.02.2021 tarihli, “Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi” konulu genelgesi.

[4] Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun, RG: T. 18.10.2006, S. 26323.

[5] 5326 sayılı Kanunun 43/A maddesinin birinci fıkrasının a6 bendi uyarınca TCK’nin 282. maddesinde tanımlanan suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunun, tüzel kişinin yararına olarak işlenmesi halinde, ayrıca bu tüzel kişiye onbin Türk Lirasından elli milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. (Ek cümle: 27.12.2020 - 7262 S.K/Madde 19) Ancak idari para cezası, işleme veya eyleme konu menfaatin iki katından az olamaz.

[6] Y.16.CD, E: 2017/1360, K: 2017/4303, T: 31.05.2017.