banner589

Finansal piyasalardaki güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması ve güvenli bir parasal işleyişin temini gibi amaçları yerine getirme noktasında ticari hayatın en önemli unsurlarından birisi hiç kuşku yok ki bankalardır. Bu bakımdan bankalar birer güven ve itimat kurumlarıdır.

Bankaların, güven ve itimat kurumları olmalarının yüklediği sorumluluklara uygun hareket etmek ve bunun temini için gerekli organizasyonu kurmakla mükelleftirler. Bu bakımdan bankalar, müşterilerinin tahsil için kendilerine tevdi ettikleri çekleri saklamak ve korumakla yükümlüdürler.

Bankalar, tahsil için kendilerine tevdi edilen çekleri herhangi bir sebeple kaybetmeleri (zayi etmeleri) durumunda, çeki tahsil için bankaya tevdi eden çek hamilinin zararını karşılamak durumundadır.

Gerçekten de konuya ilişkin olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal mahiyetindeki 16.10.2014 tarih ve E: 2014/11699 - K: 2014/15291 sayılı kararında aynen ifadelerle, Dava konusu çekin hamili olan davacı tarafından davalı bankaya tahsil amacı ile verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Esasen bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, bankanın çeki kaybetmesi sonucunda hamil olan davacının çek bedelini bankadan isteyip isteyemeyeceği konusunda toplanmaktadır. Bankalar birer güven ve itimat kurumlarıdır. Davalı banka kendisine tahsil için tevdi edilen çeki kaybetmiş ve davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda davacı davalının haksız fiilinden kaynaklanan zararının tazminini davalıdan isteyebilir. Her ne kadar davalı banka tarafından zayi nedeniyle iptal kararı alınmış ise de davacı, o kararın tarafı olmadığından ve zayi edilmiş çek nedeni ile verilen iptal kararı üzerine artık çekin teşhis fonksiyonu kalmadığından davacının keşideciye başvurma olanağı da bulunmamaktadır. Davalı banka ise, davacının zararını ödedikten sonra elindeki iptal kararına ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak keşideciye başvurabilir. denilmektedir.

Benzer şekilde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin E.2016/1216, K.2016/9150, T.23.5.2016 ve E.2014/8177, K.2014/10669, T.9.6.2014 sayı ve tarihli kararlarında da, davalı bankanın kendisine tahsil için tevdi edilen çeki kaybetmesi nedeniyle doğan borçtan dolayı çeki bankaya tahsil için tevdi eden çek hamiline karşı sorumlu olduğu açıkça kabul edilmiştir.

Şu halde, davalı banka tahsil için kendisine tevdi edilen çeki kaybetmesi halinde, çek bankanın zilyetliğinde iken zayi edildiği için, çekin iptalini yasal olarak banka talep edebilecektir ve banka tarafından açılan çek iptali davası sonucunda verilecek iptal kararında çeki bankaya tahsil için tevdi eden hamil kararın tarafı ve muhatabı olmayacağından ve çekin iptali kararı sonrasında artık çekin teşhis fonksiyonu da kalmayacağından, çeki bankaya tevdi eden hamilin bankanın alacağı çek iptali kararı ile çek keşidecisine karşı başvuru, talep ve icra hakkını kullanması yasal olarak mümkün olmayacaktır. Bu durumda, çeki kaybeden banka çeki tevdi eden hamilin zararını haksız fiil hükümlerine göre tazmin etmekle mükelleftir. Hamilin zararını tazmin eden banka ise hamile ödemiş olduğu tazminatı, mahkemeden alacağı çek iptali kararı ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca çek keşidecisi firmadan talep edebilecektir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rıza GÜNDOĞDU 2 ay önce

Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin "Uyuşmazlık, bankanın çeki kaybetmesi sonucunda hamil olan davacının çek bedelini bankadan isteyip isteyemeyeceği konusunda toplanmaktadır. Bankalar birer güven ve itimat kurumlarıdır. Davalı banka kendisine tahsil için tevdi edilen çeki kaybetmiş ve davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Bu durumda davacı davalının haksız fiilinden kaynaklanan zararının tazminini davalıdan isteyebilir." şeklindeki kararının aksine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin aksi yönde kararları mevcuttur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bankanın kusurundan kaynaklı kambiyo senedinin kaybedilmesi sonucunda hamilin zararının varlığının kabulü için tüm senet ilgililerine karşı (özellikle de ticari ilişki içerisinde bulunduğu ve kendisine ciro eden bakımından) yasal yollara başvurup alacağını tahsil edememiş olmasını gözetmektedir (Yargıtay 11. HD. E. 2016/5097 K. 2017/7453 T. 20.12.2017). Ayrıntılı bilgi için bkz. Kendigelen, Çek Hukuku, 5. Bası, On İki Levha Yayıncılık, 2019, s. 242-243. Son olarak Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin kararında geçen haksız fiilden kaynaklı zarar ifadesine katılmak mümkün değildir. Zira kambiyo senedini tahsil cirosu ile devreden kişiyle ciro edilen arasında vekâlet ilişkisi söz konusudur.

Misafir Avatar
ÖNER 2 ay önce @Rıza GÜNDOĞDU

Burada bankanın sorumluluğunun haksız fiil sorumluluğu mu, vekalet akdinden kaynaklanan bir sorumluluk mu, yoksa organizasyon eksikliğinden kaynaklanan kusursuz sorumluluk mu olduğu hususu tartışılabilir ise de, tahsil cirosu ile çekin bankaya tevdii üzerine hamil ile banka arasında bir vekalet ilişkisi değil, temlik ilişkisi kurulduğunu ve bu nedenle vekalet sorumluluğu olmadığını düşünüyorum. Organizasyon sorumluluğu bağlamında da değerlendirildiğinde, çekin banka tarafından kaybedilmesinin bir organizasyon eksikliğinden değil de haksız fiilden kaynaklandığının kabulünün hukuki niteleme bakımından daha doğru olacağını düşünüyorum. Bu nedenle 19. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin görüşünün hukuken kabul edilmesi gereken görüş olduğunu mütalaa ediyorum.

Beğenmedim! (0)
Misafir Avatar
ÖNER 2 ay önce @Rıza GÜNDOĞDU

Üstat, katkınız için çok teşekkür ederim. Ancak 11. Hukuk Dairesinin görüşünün hukuken uygulanmasının imkansız olduğu düşüncesindeyim. Zira kaybedilen çekle ilgili olarak zayi nedeniyle iptal davasını, çeki kaybeden banka açabilir. Bankanın açacağı çek iptali davası sonucunda verilecek kararda çeki bankaya tevdi eden hamil taraf olmayacağından çek keşidecisi ve cirantalarına karşı yasal başvuru hakkını kullanması imkansızdır. Çekin iptali kararı ile birlikte çekin teşhis fonksiyonu da ortadan kalkacaktır. Dolayısıyla, çeki bankaya tevdi eden hamilin, bankanın alacağı çek iptali kararı ile yasal başvuru haklarını kullanması hukuken imkansız olduğundan, 19. Hukuk Dairesi'nin kararının doğru olduğunu düşünüyorum.

Beğenmedim! (0)