Kişilerin maddi ve manevi varlıklarını koruma hakkı, Anayasa’nın 5. Maddesi ile devletin temel amaç ve görevleri arasında yer alan ve devlete pozitif yükümlülük yükleyen haktır. Değişen dünya düzeni ile birlikte bu hakkın kapsamı gün geçtikçe genişlemektedir. Özellikle dijital dünyanın arşivleme özelliği, maddi ve manevi hakların yeni kullanım alanını doğurmuştur. Bu bağlamda değerlendirilebilecek haklardan birisi unutulma hakkıdır.

Unutulma hakkına uluslararası mevzuatta Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR)’nün 17. Maddesi’nde Silme (Unutulma Hakkı) olarak yer verilmektedir. Ulusal mevzuatta hakkın açıkça bir tanımı yapılmamakla beraber Yargı Kararında ‘…Unutulma hakkı; üstün bir kamu yararı olmadığı sürece, dijital hafızada yer alan geçmişte yaşanılan olumsuz olayların bir süre sonra unutulmasını, başkalarının bilmesini istemediği kişisel verilerin silinmesini ve yayılmasının önlemesini isteme hakkı...’ olarak tanımlanmaktadır. [1]

Dijital ortamda yer alan kişisel verilerin silinmesi ve yayımlanmasını önleme hakkı olarak tanımlanan unutulma hakkı, aslında kişisel verilerin korunması hakkının ve bağlı olarak da özel hayatın gizliliğini koruma hakkı içerisinde sınıflandırılacak bir haktır. Kişisel veri ise 28.01.1981 tarihli ve 108nolu Kişisel Nitelikteki Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Şahısların Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme'nin 2/a maddesinde;
‘kimliği belirli veya belirlenebilir kişiye ait her türlü bilgi olarak ifade edilmektedir.’ Kişilerin yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, kişilerce anonim hale getirilmeyen T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı, adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA’sı, biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları kişisel verilere örnek olarak verilmektedir.

Unutulma hakkı internet ortamına sunulan kişiye ait bilgiye dair erişimin engellenmesi talebidir. Kişiye ait her türlü bilginin, belgenin, fotoğrafın, her türlü paylaşımın internet ortamından kaldırılmasını yahut silinmesini talep etmek mümkün değildir. Zira unutulma hakkı özü itibariyle An. m.20 Özel Hayatın Gizliliği, An. m. 20/3 Kişisel Verileri Koruma Hakkı, Lekelenmeme Hakkı, AİHS m.8 Mahremiyet Hakkı gibi haklarla bağlantılı hak olsa da İfade Özgürlüğü, An. m.28 Basın özgürlüğü, An. m.74 Bilgi Edinme Hakkı, An. m.22 Haberleşme Özgürlüğü gibi haklarla da çelişki barındıran haktır.

Basın özgürlüğü; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü, onu kullananlar açısından olduğu kadar gerçekleri öğrenmek özgürlüğüne sahip kişi ve kitleler açısından da temel hak niteliğindedir.[2] İnternet üzerinde yayımlanan ve bir şahsa dair bilgiler içeren haber, kitlelerin basın ve haberleşme özgürlüğü, bilgi edinme hakkı ve ifade özgürlüğü kapsamında temel bir hakkıdır. Ancak aynı haber içerik olarak bir şahsın özel hayatını ihlal eder, kişisel verilerin korunması hakkını zedeler nitelikte bir haber olabilmektedir. Kitlelerin haber alma, bilgi edinme hak ve özgürlüğü karşılığında bir kişinin kişisel verileri ihlal edilebilmektedir. Anayasa Mahkemesi birçok kararında, ifade özgürlüğünün sadece düşünce ve fikirleri yayma özgürlüğünü değil haber ve fikirlere ulaşma özgürlüğünü de kapsadığını vurgulamıştır. [3] Bu bağlamda haber ve fikirlerin yayılmasını ve bunlara kamunun ulaşmasını kolaylaştıran İnternet'in toplum hayatındaki önemli rolü yadsınamaz. İnternet üzerinde arşiv oluşturma, aktüalitenin ve haberlerin saklanmasına ve erişilebilirliğine büyük ölçüde hizmet etmektedir. Bu nitelikteki arşivler özellikle doğrudan halkın erişimine açık ve genelde ücretsiz olmaları nedeniyle tarih eğitimi ve araştırma faaliyetleri için kaynak sunmaktadır. Öte yandan demokratik bir toplumda basının ilk işlevi olan "gözetleyici" rolünün bir sonucu da arşivlerin halkın erişimine sunulmasıdır.[4] Unutulma hakkının İnternet gazete arşivlerindeki her türlü haber yönünden uygulanmasını beklemek mümkün değildir. Nitekim özellikle basın özgürlüğü temelinde gazete arşivinin araştırmacılar, hukukçular veya tarihçiler için önem taşıyan veriler olduğu açıktır. Bu durumda bir İnternet haberinin unutulma hakkı kapsamında İnternet'ten çıkarılabilmesi için yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirme, tarihsel bir veri olarak kabul edilememe, kamu yararına katkısı, haber veya makalenin konusu, bu doğrultuda haberin olgusal gerçekler ya da değer yargısı içerip içermediği, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususların her somut olay açısından incelenmesi gerekmektedir. Bu minvalde, unutulma hakkı ile çelişen haklar bakımından adil bir dengenin kurulması elzemdir.

Unutulma hakkına dair uluslararası hukukta yer tutan en önemli karar Google, İspanya Kararıdır. Google’a “….” adlı avukatın adını girdiğinde, “…” adlı günlük bir gazetenin link verilen sayfalarda avukatın sosyal güvenlik borçlarının iyileştirilmesi için mülkünü satmak zorunda kaldığına dair bilgiler içermektedir. Yerel mahkemenin Google’ un linkleri kaldırmasına dair karar vermesine rağmen Google tarafından linklerin kaldırılmaması neticesinde Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD)’na başvurulduğunda Google, bazı kişisel verilerin silinmesi yönünde zorlama yapılmasının, kamunun bilgi edinme hakkını engelleyeceği, cevabını vermiştir. ABAD ise kişinin özel hayatının gizliliği hakkının, arama motorunun ekonomik çıkarı ile söz konusu kişi adıyla yapılan arama üzerine kamunun bilgiye erişim hakkının diğer bir ifadeyle bilgi edinme hakkının üzerinde olduğunu belirterek Google’ın savunmasını yerinde görmemiştir ve sonuç listesinde yer alan bilgilerin silinmesi gerektiği belirtilmiştir. [5]

Ulusal hukuk sistemimizde de unutulma hakkı çok kullanılan bir hak olduğu Yargı Kararlarına yansımıştır.  Yargıtay’ ın vermiş olduğu bir kararda ‘Davacı dava dilekçesinde, davalı ...Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ’ ne ait internet sitesindeki 26/08/2015 tarihli yayın ile, yine aynı şirkete ait 27/08/2015 tarihli gazete nüshasındaki yayında kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirtilerek manevi tazminat talep etmiştir. Mahkemece, davacının 1990'lı yıllarda öğrenciyken, ülkücü grup içerisinde yer aldığı ve ülkücülük faaliyetleri sırasında Hukuk Fakültesi Dekanını tehdit ettiği iddiası ile hakkında kamu davası açıldığı, davacının 20 yıl sonra Danıştay'a tetkik hakimi olarak atanması nedeniyle haberin güncel ve kamuoyunu ilgilendiren bir konu olduğu, bundan dolayı haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararı oy çokluğu ile ONANMASINA karar verilmiştir.’ Karşı oy ise; ‘ …davacının geçmişteki düşüncesi, görüşü ve kanaatleri, siyasi eğilimi, yargılanıp beraat ettiği olaya ilişkin bilgi ve belgeler korunması gereken kişisel verilerden olup, unutulma hakkı kapsamındadır. Davacının geçmişteki siyasi eğilimlerinin ve dünya görüşlerinin gündeme getirilmesi bir hakim olarak bağımsız ve tarafsız olması gereken davacıyı hedef olarak göstermiş ve bundan sonrası için de görevini yapmasını zorlaştırmıştır.
Açıklanan nedenlerle yaptığı görevden dolayı kamuoyunun güvenine mazhar olması gereken davacının kişilik haklarına haksız bir şekilde saldırıda bulunulduğu ve her iki yayın açısından da davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
’ Şeklindedir. [6]

Unutulma hakkı her ne kadar dijital ortamda gerçekleşen kişisel hak ihlali sonucunda kullanılan bir hak olarak belirtilse de fiziksel materyal yoluyla gerçekleşen hak ihlaline karşı da koruma sağlamaktadır. 5237 sayılı TCK'nın 135. maddesinin gerekçesinde "gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edildiği, kişisel verilerin, bilgisayar ortamında veya kağıt ortamında kayda alınması arasında bir ayrım gözetilmediği belirtilmiştir." Kanun gerekçesinde açıkça hakkın kullanımı için hak kaybının yaşandığı platformun yalnızca dijital platformlar olmadığı ifade edilmektedir. YHGK' unutulma hakkına ayrı bir boyut daha kazandırılarak sadece dijital verileri için değil, bu hakkın insan haklarıyla ilişkisi dikkate alındığında, kamunun kolayca ulaşabileceği diğer fiziksel yerlerde tutulan kişisel verilere yönelik olarak da kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. [7] Yine Yargıtay’ ın vermiş olduğu ‘’… Somut olaya bu kapsamda bakıldığında; davacı, kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, müteselsilen cinsel saldırı suçunun mağdurudur. 2006 yılında gerçekleşen eylem tarihinde davacı bekâr olup maruz kaldığı eylem geleceği açısından etkilidir. Yapılan yargılama sonunda kamu görevlisi olan sanık ceza almıştır. Temyiz istemi üzerine yapılan inceleme sonunda ise hüküm 2009 yılında onanmıştır. Mağdur davacı gerek hazırlık gerekse de yargılama sırasında cinsel saldırının nasıl gerçekleştiğini açık bir şekilde anlatmış, bu anlatımlar doğal olarak karar metnine geçirilmiştir. Karar mağdur ve sanığın ismi rumuzlanmadan 2010 yılı nisan ayında yayınlanan kitapta yer almıştır.
Hemen ifade edilmelidir ki; davacının rızası dışında bir kitapta geçen ismi kişisel veri niteliğindedir. Ayrıca şunun da ifade edilmesi gereklidir ki; unutulma hakkı tanımlarına bakıldığında her ne kadar dijital veriler için düzenlenmiş ise de, bu hakkın özellikleri ve bu hakkın insan haklarıyla arasındaki ilişkisi dikkate alındığında; yalnızca dijital ortamdaki kişisel veriler için değil, kamunun kolayca ulaşabileceği yerde tutulan kişisel verilere yönelik olarak da kabul edilmesi gerektiği açıktır.’’ Kararı ile de bu durum sabitlenmiştir. [8]

Unutulma hakkı kişisel verilerin depolanması veya tutulması konuları, aslında kişisel verilerin korunması hakkının çatısını oluşturmaktadır. Her iki hakkın temelinde bireyin kişisel verileri üzerinde serbestçe tasarruf edebilmesini, geçmişin engeline takılmaksızın geleceğe yönelik plan yapabilmesini, kişisel verilerin kişi aleyhine kullanılmasının engellenmesini sağlamak yatmaktadır. Unutulma hakkı ile geçmişinde kendi iradesi ile veya üçüncü kişinin neden olduğu bir olay nedeni ile kişinin geleceğinin olumsuz bir şekilde etkilenmesinin engellenmesi sağlanmaktadır. Bireyin geçmişinde yaşadığı olumsuz etkilerden kurtularak geleceğini şekillendirebilmesi bireyin yararına olduğu gibi toplumun kalitesinin gelişmişlik seviyesinin yükselmesine etkisi de tartışılmazdır. [9]

Hakkın kullanımı GDPR m.17’ de düzenlenmiş olup veri sahibini kendisi ile ilgili kişisel verilerin herhangi bir gecikmeye mahal verilmeksizin silinmesini kontrolörden talep etmesi suretiyle gerçekleşmektedir. Ancak kişisel verilerin toplanma veya işlenme amaçlarıyla ilişkili olarak artık gerekli olmaması, veri sahibinin işleme faaliyetinin dayandığı izni geri çekmesi ve işleme faaliyetiyle ilgili başka bir yasal gerekçe bulunmaması, veri sahibinin Tüzüğün ilgili maddesi uyarınca işleme faaliyetine itirazda bulunması ve işleme faaliyetine yönelik ağır basan meşru bir gerekçe bulunmaması ya da veri sahibinin işleme faaliyetine itirazda bulunması, kişisel verilerin yasa dışı biçimde işlenmiş olması, kontrolörün tabi olduğu Birlik veya üye devlet hukukundaki bir yasal yükümlülüğe uygunluk sağlanması amacı ile kişisel verilerin silinmesinin zorunlu olması, kişisel verilerin GDPR m. 8(1) maddesinde atıfta bulunulan bilgi toplumu hizmetlerinin sağlanması ile ilgili toplanmış olması hallerden birinin geçerli olması durumunda, kontrolörün kişisel verileri herhangi bir gecikmeye mahal vermeksizin silme yükümlülüğü bulunmaktadır.

İnternet yayınının unutulma hakkı kapsamında internet ortamından çıkarılabilmesi için yayının içeriği, yayında kaldığı süre, güncelliğini yitirme, tarihsel bir veri olarak kabul edilmeme, kamu yararına etkisi, halkın ilgili veriye yönelik ilgisi gibi hususlar her somut olaya göre değerlendirilmesi gerekmektedir. İnternet her geçen gün daha yaygın kullanılmakta ve internetteki veri akışı hızı artmaktadır. Paylaşılan veriler, kişilik haklarını ihlal edebilecek niteliğe sahip olabilmektedir. Hal böyleyken de kişilerin unutulma hakkını kullanmaları kaçınılmaz olacaktır.

-----------------------------------

[1] Yargıtay 19.Ceza Dairesi 2019/31517 E., 2019/14002 K.

[2] Centro Europa 7 S.R.L. ve Di Stefano, § 131

[3] Emin Aydın, B. No: 2013/2602, 23/1/2014, § 40; Kamuran Reşit Bekir [GK], B. No: 2013/3614, 8/4/2015, § 34

[4] Wegrzynowski ve Smolczewski/Polonya, B. No: 33846/07, 16/7/2013, § 59; Times Newspapers Ltd/Birleşik Krallık (No. 1 ve 2), B. No: 3002/03 23676/03, 10/3/2009, §§ 27, 45

[5] AKGÜL, Aydın Kişisel Verilerin Korunmasında Yeni Bir Hak: ‘’Unutulma Hakkı’’ ve AB Adalet Divanı Google Kararı, s.31.

[6] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/2479 E. , 2020/30 K.

[7] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/06/2015, 2014/4-56 E, 2015/1679 K.

[8] Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2018/3318 E., 2018/9281 K.

[9] Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/6/2015 tarihli ve E.2014/4-56, K.2015/1679

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Begüm S. 2 ay önce

Emeğinize sağlık. Kısa ve güzel bir makale.
Sadece somut örneklere biraz daha değinmenizi isterdim.
Teşekkür ederiz.