Ülkemizde sınır dışı etme genel olarak, 6458 sayılı kanunda belirtilmiş olan sebeplerle yabancı uyruklu kişinin kendi ülkesine, transit bir ülkeye veya üçüncü bir ülkeye gönderilmesidir. (1) Sınır dışı edilen bir kişinin belirlenen süre içerisinde ülkeye girmesi yasaktır. Bu yazımızda Türkiye’de sınır dışı edilme sebeplerini, istisnalarını, kanun yollarını ve uygulamadaki problemleri aktarmaya çalışacağız.

Sınır Dışı Etme Kararı Verilecek Haller ve Süreç

Bir yabancının sınır dışı edilmesini gerektiren sebepler 6458 sayılı YUKK’nin 54.maddesinde sayılmıştır. Bu maddeye göre;

1. İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve cezasının infazı tamamlananan yabancılar,

2. Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar,

3. Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar,

4. Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar,

5. Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar,

6. Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler,

7. İkamet izinleri iptal edilenler,

8.İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler,

9. Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler,

10. Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu

hükümleri ihlale teşebbüs edenler,

11. Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler,

12. Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar,

13. İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar,

14. Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler,

15. Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar; kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar ile uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler,

hakkında sınır dışı etme kararı alınabilir.

Yukarıda sayılan durumlarda yabancı hakkında sınır dışı etme kararı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatı üzerine veya re’sen valiliklerce verilir. (YUKK 53/1)

Verilen sınır dışı etme kararı, yabancıya, yasal temsilcisi yahut avukatına tebliğ edilir. Eğer tebliğ edilen kişi avukatı değil ise, tebliğ edilen kişiye kararın sonuçları ile itiraz usul ve süreleri hakkında bilgi verilir.

Sınır dışı etme kararına itiraz süresi tebliğden itibaren 15 gün iken, 6/12/2019 tarihli 7196 sayılı Kanunun 75.maddesi ile yapılan değişiklik sonucu itiraz süresi 7 güne indirilmiştir.

Sınır dışı etme kararına karşı itiraz sürecine geçmeden önce belirtmek gerekir ki, bazı durumlarda yabancı kişi, yukarıda belirtilen şartlardan herhangi birine sahip olsa dahi hakkında sınır dışı etme kararı alınamaz;

1. Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar,

2. Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler,

3. Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar

4. Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları

5. Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları

Yukarıda sayılan sınır dışı etmeye engel durumların varlığı ve değerlendirmesi her yabancı için ayrı yapılır. Bu kişiler sınır dışı edilmemekle beraber kendilerine belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları gibi yükümlülükler getirilebilir(YUKK 55.)

İdari Gözetim ve Süresi

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılardan aşağıda belirtilenler, sınır dışı etme işlemi gerçekleşene kadar geri gönderme merkezlerinde idari gözetim altında tutulurlar.

“Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır ya da 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir. Hakkında idari gözetim kararı alınan yabancılar, yakalamayı yapan kolluk birimince geri gönderme merkezlerine kırk sekiz saat içinde götürülür.” (YUKK 57/2)

Geri gönderme merkezlerindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.”(YUKK 57/3)

İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hakimine başvurulabilir ancak başvuru idari gözetimi durdurmaz. Sulh ceza hakiminin kararı kesindir. İdari gözetim devam ettiği sürece, idari gözetimdeki yabancı yahut yasal temsilci veya avukatının tekrar sulh ceza hakimliğine başvurmasına herhangi bir engel yoktur.

Sınır Dışı Etme Kararına Karşı Kanun Yolları

Sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren 7 günlük itiraz süresi olduğunu belirtmiştik. İtirazın, idare mahkemesinde sınır dışı etme kararını veren valiliğe karşı açılması gerekmektedir. İdare mahkemesince verilecek olan karar kesindir.

Uygulamada sınır dışı etme kararına ilişkin en çok yaşanan problem yürütmenin durdurulmasına ilişkindir. YUKK 53.maddenin 3.fıkrası gereğince, dava açma süresi içerisinde veya yargı yoluna başvurulması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilemeyeceği belirtilmiş idi. 3/10/2016 tarihli 676 sayılı KHK’nın 35 inci maddesi ile bu hükme istisna getirilerek 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç tutularak bu yabancılar hakkında derhal sınır dışı etme işlemi uygulanabileceği belirtilmişti ve bu hüküm 1/2/2018 tarihli 7070 sayılı kanun ile kabul edilerek yasalaşmıştı. ( Söz konusu maddelerde belirtilen yabancılar; Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar, uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler ve işlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve cezasının infazı tamamlananan yabancılar)

Bu değişiklik sonucu, hakkında sınır dışı etme kararı verilen yabancılar, kanun yoluna başvursalar dahi deport edilebiliyordu. Özellikle 54.madde 1.fıkra d bendinde belirtilen ‘kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar’ maddesi yorumlamaya çok açık bir maddedir. Söz konusu madde gereği yapılacak olan işlemlerin Anayasa ve AİHM tarafından korunan temel insan haklarına aykırı olmaması gerekir. Ancak uygulamada o kadar geniş yorum yapılmaktadır ki, eşiyle tartışması sırasında balkondan düşen yabancı uyruklu şahıs, komşusunun aracının üzerine düşerek kolunu kırmış ve mala zarar verme sebebi ile kamu düzenini tehdit ettiği değerlendirilerek sınır dışı edilmiştir.

Anılan düzenleme sonucu yabancılar sınır dışı etme kararının hemen akabinde sınır dışı işlemine tabi tutulmaya başlanmıştır. O kadar ki söz konusu düzenleme bini aşkın Anayasa Mahkemesi başvuruna ve bu sebeple Anayasa Mahkemesinin pilot karar uygulamasına sebep olmuştur.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 30/5/2019 tarihinde, Y.T. (B. No: 2016/22418) başvurusunda Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi kararında“…somut davada ortaya çıkan durum, idare mahkemesinin uygulamasından veya mevzuatı yanlış yorumlamasından değil 6458 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikten kaynaklanmıştır. Bu değişikliğin Anayasa’da güvence altına alınan yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, etkili başvuru hakkı ile Anayasa Mahkemesinin bu konudaki yerleşik içtihatlarıyla uyumlu olmadığı anlaşılmıştır.

Dolayısıyla başvurucunun idare mahkemesine açtığı davanın sonucunu beklerken sınır dışı edilme riskini ortadan kaldıran, yasal bir güvenceye sahip olmaması nedeniyle etkili başvuru hakkının ihlal edildiği, ihlalin ise mevzuatta yapılan değişiklik sonrası oluşan yeni durumdan kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 17. maddesiyle bağlantılı olarak 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, pilot karar usulünün uygulanmasına ve yeniden yapılacak yargılama sonuçlanıncaya kadar başvurucunun sınır dışı edilmemesine karar vermiştir…” denmektedir. Söz konusu karar akabinde 6/12/2019 tarih ve 7196 sayılı kanunun 75.maddesi ile, YUKK 53.madde 3.fıkrasındaki “54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Sonuç olarak, hakkında sınır dışı etme kararı verilen bir yabancı, 7 gün içerisinde idare mahkemesine başvurarak sınır dışı etme kararına itiraz edebilir. İtiraz ile sınır dışı etme kararının uygulaması durur ve idare mahkemesince sınır dışı etme kararına yapılan itirazın reddi kararı verilmedikçe yabancı sınır dışı edilemez.

Av. AYŞENUR TURAN

(İşbu yazı, Av AYŞENUR TURAN tarafından www.hukukihaber.net sitesinde yayınlanması için kaleme alınmıştır.)