YARGIDA YENİ DÖNEM

Anayasa değişikliğinin somut bir sonucu daha gerçekleşti. 17 Ekim Pazar günü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu`na yeni üyeler seçildi. 22 üyeli yeni Kurul`un 10 üyesi seçimle belirlendi. Adli yargıda 167, idari yargıda 34 aday yarıştı. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığınca açıklanan kesin olmayan sonuçlara göre 7 asıl 4 yedek adli yargıdan, 3 asıl 2 yedek üye de idari yargıdan seçildiler.
Değişime karşı tavır alan YARSAV`ın desteklediğini duyurduğu adaylardan hiçbiri asıl veya yedek üyeliklere seçilemediler. İçlerinde Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İbrahim Okur ve Personel Genel Müdürü Birol Erdem`in de yer aldığı değişimi savunan adaylar çok açık farkla HSYK üyeliğine seçildiler. Eski üyelerden Ali Suat Ertosun dışındaki üyelerin istifa etmeleri sebebiyle Yargıtay kontenjanından 2 üye, Danıştay` dan da 2 yeni üye seçilecek. Adalet Akademisinden seçilecek 1, Cumhurbaşkanınca atanacak 4 üye ile birlikte 22 kişilik yeni HSYK muhtemelen önümüzdeki hafta görevlerine başlayacaklar.

YARGIDAKİ DEĞİŞİM TALEBİ DİKKAT ÇEKİCİ
Anayasa değişikliğinin özünü yargı reformu oluşturuyordu. HSYK ve Anayasa Mahkemesinin yapısındaki değişim ihtiyacı gündemden hiç düşmüyordu. Referandum sürecinde HSYK çok tartışıldı. ¨Hayır¨ kampanyası yürütenler, yürütmenin yargıyı kontrol altına almak istediğini  bu nedenle karşı çıktıklarını ileri sürdüler. Değişimi savunanlar ise, HSYK ve HSYK`nın seçtiği yüksek yargıdaki kast sistemine dikkat çektiler. Yüksek yargının kangren olmuş sorunlarıyla ilgilenmek yerine, yasama ve yürütmenin görev alanına müdahaleleri somut örnekleriyle gündeme geldi. HSYK`nın hakim ve savcılar üzerindeki meslekten ihraca kadar uzanan denetim yolu kapalı kararları olduğu halka anlatıldı. Tarafsız olması gereken Kurul`un Ergenekon bağlantılı davalara taraflı yaklaşımları, ses kayıtları, fotoğraflar halkın gözünden kaçmadı. Yargı bürokrasisindeki dokunulmazlıkları görmezden gelip milletvekili dokunulmazlığını en büyük sorun olarak gösteren anamuhalefet anlayışına halk prim vermedi. Sonuçta  halkın yüzde 58 çoğunlukla  evet dediği değişime hakim ve savcılar daha yüksek oranda evet dediler.

Hakim ve savcıların kendi yönetimleri için daha demokratik bir sisteme merhaba dedikleri bu ilk seçimde adli yargıda görevli 10430 hakim ve savcıdan 10222`si oy kullandı. Geçerli oy 10055. En fazla oy alan aday  yüzde 63 oranla  6401 oy alırken, 11. Sırada yedek üye seçilen aday yüzde 45 oranla  4542 oy aldı.

İdari yargıda görev yapan 1278 hakim ve savcıdan 1265`i oy kullandı. Geçerli oy sayısı 1261. Birinci seçilen yüzde 69 oranla 870 oy alırken 5.sırada yedek üye 561 oy ile yüzde 44 oranında oy aldı.

Oylar adli ve idari yargıda toplam 201 aday arasında paylaşılırken sonuçların kayda değer en önemli yanı, değişime karşı olan, referandum sürecinde de ¨hayır¨ kampanyaları yürüten HSYK üyeleri ile onların da bir kısmının üyesi olduğu YARSAV`ın seçimlerde bekledikleri desteği alamamış olmaları. YARSAV`ın açık destek verdiği idari yargı adayları arasından en fazla oy alan Adalet Başmüfettişi  Abidin Çelik  273 oyla yüzde 21 oranında oy alırken, yine YARSAV`ın destek listesinde yer alan adli yargı adaylarından Osman Kaçmaz 2215 oyla yüzde 22 oranında oy alabildi. Seçimler YARSAV için ve aynı zihniyeti savunanlar için tam bir başarısızlık. Hukuku, adaleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığınıve domokratik meşruiyeti savunanlar için ise tam bir başarı anlamına geliyor.

SEÇİM SONUÇLARININ VERDİĞİ MESAJLAR
Üyelerinin yarısı bundan böyle her dört yılda bir seçimle belirlenecek olan HSYK seçimlerinin ilk sonuçları çok önemli mesajlar veriyor. Anayasa değişikliğinin ardından ilk yapılan bu seçimin sonuçları ve verdiği önemli mesajları şöyle özetleyebiliriz;

1. Hakim ve savcılar yüzde seksen oranında değişimden yana irade ortaya koymuşlardır.

2. HSYK`nun mevcut yapısından yargı mensuplarının memnun olmadığı anlaşılmıştır.

3. Anayasa değişikliğine sebep olan HSYK`nun son icraatlarından, özellikle önemli soruşturmaları yürüten hakim ve savcılar üzerindeki baskılardan ciddi anlamda rahatsızlık duyulduğu ve bu rahatsızlığın sandığa yansıdığı görülmüştür. Ayrıca;

4. Darbecilere dava açan Savcı Sacit Kayasu`yu meslekten ihraç eden HSYK kararını hakim ve savcıların onaylamadığı ve haksız bulduğu,

5. Devlet adına cinayet işleyenlere karşı görevini yaparak dava açtığı için, generallerin baskısıyla savcı Ferhat Sarıkaya`yı meslekten atan HSYK üyelerinin bağımsızlık ve tarafsızlık söylemlerinin samimi olmadığı,

6. Darbe teşebbüsünde bulunan cuntalarla, illegal yapılanmalarla ilgili hukuk çerşevesinde soruşturma ve kovuşturma yapan hakim ve savcılara karşı HSYK `nun ve yüksek yargının taraflı tutumlarına hakim ve savcıların şiddetli tepki gösterdiği,

7. Mahkeme kararlarına uyulmaması, özellikle Balyoz davası sanıkları gibi üniformalı ve unvanlı sanıklar hakkında verilen yakalama kararlarının uygulanmaması karşısında sessiz kalan bir HSYK`nun mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatına sahip çıkmadığı,

8. Mahkemelerin iş yükü, adaletin gecikmesi, istinaf mahkemelerine atama yapılması gibi pek çok yargı sorunuyla ilgilenmek yerine, yasama ve yürütmenin görev ve yetki alanıyla ilgilenen ve siyasal parti gibi, kamuoyu önünde taraf olan bir HSYK ve yüksek yargının hakim ve savcılardan onay almadığı,

9. Hukuka aykırı, kanunlarla ve kendi içtihatlarıyla çelişen bir tutumla CD kayıtları ve fotokopi evraklarla, davalara el koyarak, ses kayıtlarıyla şaibelenen kararlara imza atan yüksek yargıyı ve bunların karşısında tepki göstermek yerine destek olan bir HSYK istenmediği mesajları verilmiştir.

HSYK ve yüksek yargının toplumdan ve yargı mensuplarından tasvip görmeyen uygulamalarını çoğaltmak ve seçim sonuçlarından alınması gereken mesajları çoğaltmak mümkündür. Bu olumsuz uygulamalar hakim ve savcıların tepkilerine neden olmuş ve sandığa yansımıştır. Yargı mensupları kendileri hakkında söz söyleyecek kurumda demokratik yöntemle temsilci bulundurmayı ise benimsemişlerdir. Seçilenlerin seçmenlerine hesap verme temel anlayışı HSYK oluşumuna bu seçimlerle girmiş bulunmaktadır. Yargının çözüm bekleyen yığınla sorunu yeni HSYK`nu beklemektedir.  Yargının sorunları tüm toplumun sorunudur. Yeni seçilen üyelere bu zorlu çalışmalarında başarılar dilemeliyiz.


Reşat PETEK