HSK (eski HSYK) Başkan Vekili ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı, hakim ve savcılara resmi bir uyarı yazısı göndermiş; “Bazı kişilerin kendilerini bakan, müsteşar veya üst düzey bürokratlarla yakınlık iddiaları ya da kişisel nüfuzlarını kullanmak suretiyle yarı mensuplarını etkilemeye yönelik davranışlar içine girdikleri [….] yönünde duyumlar alınmıştır.” diyerek “YARGIYA MÜDAHALE ETTİRMEYİN!; “Yargıya talimat vermek suçtur.” “Suç teşkil eden tavassut girişimlerini tespit edin, kanuni gereğini yapın! demiş.

İlk işlemin bu yazı hakkında yapılması lazım. Çünkü HSK Başkan Vekili veya Adalet Bakanı Müsteşarı olması, görevlerini yapmaları yönünde de olsa kendisine hakim ve savcılara talimat verme yetkisi vermez. Her neyse “niyeti halistir” diyerek bunu geçelim.

Esas söylenmesi gereken: haklarındaki tayin, disiplin ve sair kararlara karşı yasal başvuru imkânı olmayan, hâkimlik teminatları 1980’den beri kaldırılmış bulunan, tabiri caizse görevden alma kararları dışında HSK karşısında “eli kolu bağlanmış” bulunan hâkim ve savcılara böyle bir yazı göndermenin anlamsızlığıdır.

Bu yazı hâkim ve savcılara değil HSK’na, Adalet Bakanlığına ve TBMM’ne gönderilmeli, hâkim ve savcılara talimat verilmesine ve tavassut edilmesine uygun ortamı yaratan HSK düzenlemelerinin çağdaş bir seviyeye getirilmesi istenmeli, mevcut düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 1977’deki içtihadında belirtildiği üzere devletin Cumhuriyet, hukuk devleti niteliklerine aykırı olduğu ve insan haklarını ihlal ettiği belirtilmeliydi.

Kısacası: baltayı başkasına vurmadan önce keseri kendine vurmalıydı!

>> Adalet Bakanlığı'ndan 'GEREĞİNİ YAPIN' talimatı
 

"Yazarın özel izni ile Facebook/Mehmet Gün sayfasından aynen alınmıştır."