banner590
banner589

GİRİŞ

Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabının birinci kısmının dördüncü bölümünde mal rejimleri düzenlenmiştir. Kanun, yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimini kabul ederken, bu rejimin değiştirilmesi olanağını da tanımıştır.

Gerçekten de, toplumsal yaşamın getirdiği sorunlarla, bazı hallerde eşler arasındaki rejimin değiştirilmesi ihtiyacı hasıl olmaktadır. Bu durumda, bu değişikliğin ne şartlar altında yapılabileceği, hüküm ve sonuçlarını ne zaman doğuracağı, hangi andan itibaren önceki rejimin tasfiye edilebileceği, eski rejime dönme imkanının olup olmadığı gibi problemler ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızın amacı, edinilmiş mallara katılma rejimi devam ederken olağanüstü rejim olarak adlandırılan mal ayrılığına geçişin öncesi ve sonrasıyla değerlendirilmesidir.

Çalışmamızın birinci bölümünde, genel olarak mal rejimleri açıklanıp, yasal-sözleşmesel, olağan-olağanüstü mal rejimlerinin ayrımı yapılacaktır.

Çalışmamızın ikinci bölümünde, olağanüstü mal rejimi açıklanıp, edinilmiş mallara katılma rejimi özelinde detaylandırılacaktır..

Çalışmamızın son bölümünde ise, olağanüstü mal rejimine geçişin etkisi ile olağanüstü mal rejiminin sona erme sebepleri incelenecektir.

A. MAL REJİMLERİ

I. GENEL OLARAK

Mal rejimlerine ilişkin düzenleme, TMK’nin[1] Aile Hukuku kitabının birinci kısmının dördüncü bölümünde yer almaktadır. İlgili hükümler, eşlerin evlilik öncesi ve sonrasında edinmiş oldukları mallara ilişkin hak ve yükümlülükler ile bu malların bir sebeple paylaştırılması aşamasına gelindiğinde ,tasfiyenin nasıl yapılacağı ile ilgili meseleleri düzenlemektedir[2].

II. MAL REJİMİ TÜRLERİ

TMK’de düzenlenen mal rejimleri temel olarak dört tür olmakla birlikte, bunlar hukuksal nitelikleri bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulabilirler.

1.Yasal Mal Rejimi-Sözleşmesel Mal Rejimi

Yasal mal rejimi[3], eşlerin kanunda düzenlenen mal rejimlerinden birini aralarında imza ettikleri bir mal rejimi sözleşmesi ile seçmedikleri durumda, kendiliğinden uygulanan mal rejimidir. TMK 202/I uyarınca yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Diğer yandan; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı rejimleri kanunda düzenlenen diğer mal rejimleridir. Bunlar, eşlerin aralarında imza edecekleri bir sözleşme ile TMK 202/II uyarınca seçilebildiklerinden, sözleşmesel mal rejimi olarak adlandırılmaktadır[4].

2.Olağan Mal Rejimi-Olağanüstü Mal Rejimi

Kanunumuzda, olağanüstü mal rejimi olarak “mal ayrılığı” rejimi benimsenmiştir. Olağan mal rejimleri ise; mal ortaklığı, edinilmiş mallara katılma rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ve eşlerce anlaşarak seçildiği durumlarda mal ayrılığı rejimidir. Olağanüstü mal rejimine geçiş; doğrudan kanun tarafından, ya da alacaklılar veya eşlerden birinin talebi üzerine hakim kararıyla mümkün olabilir[5].

B. EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ DEVAM EDERKEN OLAĞANÜSTÜ MAL REJİMİNE GEÇİLMESİ

I. GENEL OLARAK

TMK m. 206, eşler arasındaki mevcut mal rejiminin belli koşullar altında mal ayrılığına dönüştürülmesini düzenlemiştir. Bu açıdan, kanunun sistematiğine bakıldığında, haklı bir sebebin varlığı durumunda eşlerden birinin istemi ve hakimin vereceği kararla olağanüstü mal rejimi olan mal ayrılığına geçilebileceği gibi (TMK 206) ; cebri icra halinde, eşlerden birinin iflasıyla (TMK 209) kendiliğinden yahut haciz durumunda alacaklının istemiyle ve hakim kararıyla da (TMK 210) olağanüstü mal rejimine geçilmesi mümkündür. Ancak, belirtmekte fayda var ki, ikinci hal için mevcut rejimin muhakkak mal ortaklığı olması gerekir. Bir başka tabirle, iflas ve haciz durumunda olağanüstü mal rejimine geçilmesi, mevcut rejimin mal ortaklığı olması ön şartı yerine getirilmişse uygulama alanı bulacaktır[6].

II. MAL AYRILIĞI REJİMİNİN KANUN GEREĞİ KENDİLİĞİNDEN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ

TMK 209 gereğince, mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birinin iflasına karar verildiği takdirde ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür. İflasın sona ermesi, tekrar eski mal rejimine dönüşü sağlamaz. TMK 211’e göre, alacaklı tatmin edildiği takdirde, hakim mal ortaklığı rejiminin yeniden kurulmasına karar verebilir. Ayrıca, eşler mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini kabul edebilirler[7].​​​​​​​

III. MAHKEME KARARIYLA MAL AYRILIĞINA GEÇİŞ

1. Alacaklının Talebi ile Mal Ayrılığına Geçiş

TMK m.210, istisnai olarak üçüncü şahıslara mal ayrılığına geçişi talep etme imkanını getirmiştir. Bu hükme göre, mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hakimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir. Edinilmiş mallara katılma rejimi varsa, bu hüküm uygulanmaz[8].

2. Eşin Talebi ile Mal Ayrılığına Geçiş​​​​​​​

TMK m. 206/1, eşlerden birinin istemi üzerine ve haklı sebebin varlığı halinde mevcut mal rejiminin olağanüstü mal rejimine dönüşmesine imkan tanımıştır. Eşlerin, olağanüstü mal rejimine geçiş haklarından önceden vazgeçmeye ilişkin yapacakları sözleşmeler geçersizdir[9]. Bu hükme dayalı olarak olağanüstü mal rejimine geçişte hakim kararı şarttır. Hakim, haklı sebebin varlığına kanaat getirirse mal ayrılığına karar verebilir. Öte yandan, haklı sebepler kanunda sınırlı olmamak üzere sayılmıştır. Bu sebepler, aşağıda incelenecektir. İkinci olarak ise, hakim, TMK 195 ve 197 kapsamında da, eşlerden birinin istemi üzerine, koruyucu önlem olarak mal ayrılığına karar verebilir[10]. ​​​​​​​

a. Haklı Sebebe Dayalı Mal Ayrılığına Geçiş (TMK m.206)

Eşler arasındaki mal rejiminin TMK 206/1 kapsamında olağanüstü rejime dönüştürülmesi için, eşlerden birinin talebine ek olarak haklı bir sebebin varlığı aranmaktadır. Haklı sebepler sözü geçen maddede örneklenerek sayılmıştır. Ancak, maddede sayılanlarla sınırlı değildir, haklı sebebin varlığını hakim takdir edecektir[11]. Örneğin, gaiplik kararına dayanak olabilecek ya da başka nedenlerle eşin nerede olduğunun bilinmemesi TMK 206 anlamında mal ayrılığına geçiş için bir haklı sebep sayılabilir[12]. Kanunda, şu haller özellikle haklı sebep olarak sayılmıştır.

aa. Diğer Eşe Ait Malvarlığının Borca Batık veya Ortaklıktaki Payının Haczedilmiş Olması

Eşlerin malvarlığının aktifi pasifini karşılamıyorsa, o eşin malvarlığı borca batıktır.Eşlerden birinin malvarlığının borca batık olması halinde, borçlu olmayan eşin, malvarlığının yarısı üzerinde kazanmış olduğu alacak hakkına alacaklıların el koymaması için, mal ayrılığı rejimine dönüşmesi talebi, “edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığına dönüştürülmesi” için haklı sebeplerden biridir[13].Yargıtay, bir kararında sahibi ve yetkilisi olduğu şirketin borçlarını kapatmak için evin satılmasını isteyen ancak diğer eşin gerekçesiz olarak evin satılmasına izin vermemesi üzerine mal ayrılığına geçişi talep eden davacıyı haksız bularak TMK 206’da sayılan haklı sebep şartının davalının söz konusu şirketle ilgisinin bulunmadığından, borca batık olanın bizzat davacı olduğundan bahisle oluşmadığını söylemiştir[14]. Diğer eşe ait ortaklıktaki payın haczedilmiş olması ise mal ortaklığı rejimi açısından uygulanabilir olduğundan çalışmamız kapsamında incelenmeyecektir.

bb. Eşlerden Birinin Diğerinin ya da Evlilik Birliğinin Menfaatlerini Tehlikeye Düşürmüş Olması

Eşlerden biri, diğerinin ya da evlilik birliğinin menfaatlerini, yani edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi sonucu elde edecek olduğu beklenen haklarını tehlikeye düşürüyorsa, edinilmiş mallara katılma rejiminin mal ayrılığına dönüşümü için haklı sebep oluşur. Burada hâkim, tehlikenin giderilmesini mal ayrılığı rejimine geçişle sağlayacaktır. Hâkim her somut olaydaki özelliklere bakarak değerlendirme yapar[15] .

cc. Eşlerden Birinin Diğerine Malvarlığı, Geliri, Borçları Hakkında Bilgi Vermekten Kaçınması

Bu haklı sebebin kaynağı, İsviçre Medeni Kanunu’ndaki “bilgi verme yükümlülüğü”ne ilişkin düzenlemedir. Türk Medeni Kanunu’nda karşılığı bulunmasa da dürüstlük kuralı çerçevesinde yapılan yorum ile eşlere bu sebebe dayalı olarak olağanüstü mal rejimine geçişi talep hakkı tanınmıştır. Kaldı ki, kanunumuzda da bilgi verme yükümlülüğüne ilişkin envanter hazırlanması talebi düzenlenmiştir[16].

Yargıtay, bir kararında, davalı eşin ortak hesaptaki parayı haber vermeden kendi kişisel hesabına aktarmasını, davacının verdiği vekalete dayanarak, Foçadaki evi satıp, kendi hesabına aktarmasını mal ayrılığına geçiş için hem menfaatlerin tehlikeye düştüğü hem de bilgi vermekten kaçınıldığı gerekçesiyle haklı sebep saymıştır[17].

dd. Eşlerden Birinin Sürekli Olarak Ayırt Etme Gücünden Yoksun Olması

Eşlerden biri, ayırt etme gücüne sahip olmadığında, diğeri haklı sebeple mal ayrılığına geçişi hâkimden talep edebilir. Aynı şekilde ayırt etme gücü bulunmayan eşin yasal temsilcisi de mal ayrılığına geçilmesi talebinde bulunabilir[18].​​​​​​​

b. TMK 195 ve 197 Çerçevesinde Koruyucu Tedbir Olarak Mal Ayrılığına Geçiş

TMK’nun 195. Maddesinde, “Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.” denilmektedir.

TMK’nun 197/2. maddesine göre ise,“Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.” Bu düzenleme, eşlerin mallar üzerindeki tasarruflarını kısıtlamaya yönelik koruyucu tedbir niteliğindedir. Ancak, tasarruf kısıtlamasının yetersiz olacağı durumlarda fiili ayrılığın mal ayrılığına geçilmesi için haklı sebep oluşturması gerektiği doktrinde savunulmaktadır[19]. Buna rağmen Yargıtay, fiili ayrılığın, mal ayrılığına geçiş için tek başına yeterli olmayacağı kanaatindedir[20].​​​​​​​

3. Ayrılık Halinde Mal Ayrılığına Geçiş (TMK m. 180)

TMK 180. maddede, “Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir[21].

Bu hüküm lafzen yorumlanırsa, sadece sözleşmesel mal rejiminde hükmün uygulama alanı bulacağı ifade edilmektedir. Ancak, bunun bir çeviri hatası olduğu, yasal mal rejimin uygulandığı durumda da hükmün uygulama alanı bulması gerektiği doktrinde kabul edilmektedir[22].

IV. ​​​​​​​MAL AYRILIĞI REJİMİNE GEÇİŞİN ETKİSİ

Mal ayrılığı rejimi, mahkeme karar tarihi ile değil, dava açma tarihi ile başlar. Dolayısıyla, mahkemece mal ayrılığına karar verildiğinde , önceki rejimin tasfiyesinde dava açma tarihi esas alınacaktır[23].

Haklı sebebe dayalı mal ayrılığına geçiş için, eşler arasında mal rejimine ilişkin çekişmenin olması şartı da doktrinde sıkça dile getirilmektedir. Bu durumda, eşlerden birinin açtığı davanın diğer eş tarafından kabulü halinde nasıl bir sonuca gidilmesi gerektiği tartışma yaratmıştır. Yargıtay, bir kararında davanın davalı tarafça kabulü üzerine yerel mahkemenin verdiği usulden red kararını bozmuştur. Gerekçesini ise, her ne kadar taraflar her zaman bir mal ayrılığı sözleşmesi yapabilirlerse de, davanın reddedilmesi durumunda, davacı dava tarihi itibariyle mal ayrılığına geçme hakkını kaybedeceğinden, davacı aleyhine bir durum yaratılmaması gerektiği sebebine dayandırmıştır[24].

V. MAL AYRILIĞI REJİMİNİN SONA ERMESİ

1. Mal Rejimi Sözleşmesiyle Sona Erme (TMK 208/I)

Eşler, her durumda yeni bir mal rejimi sözleşmesi imza etmek suretiyle mal ayrılığı rejimini ortadan kaldırabilirler. Ancak, işin tabiatı gereğiyle TMK 208/I’in sunduğu imkan haciz veya iflas sebebiyle mal ortaklığı rejiminin mal ayrılığına dönüşmesinde uygulama imkanı bulmaz[25].

2. Mahkeme Kararıyla Sona Erme (TMK 208/II)

TMK 208/II’ye göre, “Mal ayrılığına geçişi gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine eski mal rejimine dönülmesine karar verebilir.” Doktrinde; Gençcan, bu durumu sadece eski mal rejimine dönüşün mümkün olması sebebiyle dönüştürmenin kaldırılması davası olarak adlandırmıştır[26].

SONUÇ

Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Ancak, bazı hallerde olağanüstü mal rejimi olan mal ayrılığına geçiş söz konusu olabilir. Mal ayrılığına geçiş; mahkeme kararıyla ya da kanun gereği kendiliğinden mümkün olabilir. Kanun gereği geçiş, iflas halinde ve mal ortaklığı rejimi söz konusu olduğunda uygulama alanı bulacaktır. Buna karşılık, mahkeme kararıyla olmasına rağmen, haciz durumunda alacaklıların talebi ile mal ayrılığı rejimine geçiş de ancak mal ortaklığı rejimi söz konusuysa uygulanacaktır.

Edinilmiş mallara katılma rejimi bakımından ise, eşlerden birinin talebi ve haklı sebebin varlığı durumunda hakim kararıyla mal ayrılığına geçiş mümkündür. Haklı sebepler, Kanun’da sayılmış olsa da, bunlar sınırlayıcı değildir, haklı sebebin varlığını hakim takdir edecektir.

Öte yandan, boşanma veya ayrılık aşamasında geçici tedbir olarak mal ayrılığına geçilmesinin mümkün olduğu doktrince kabul edilmektedir.

Son olarak, olağanüstü mal rejimine geçiş, dava tarihi itibariyle hüküm doğurur. Rejimin sona ermesi; eşlerin imza edecekleri bir mal rejimi sözleşmesi ile ya da haklı sebebin ortadan kalkması suretiyle mahkeme kararı ile eski rejime dönüş ile mümkündür.

KAYNAKÇA

Acabey, Beşir :Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 9.Baskı, Ankara, Yetkin Yayıncılık, 2018

Acar, Faruk :Aile Hukukumuzda Aile Konutu-Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı, 5. Baskı, İstanbul, Seçkin Yayıncılık, 2016

Demir, Pınar Özlem :“Yasal Mal Rejimi Çerçevesinde Eşlerin Aralarında Yapabilecekleri Sözleşmeler”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, İstanbul, 2005

Dural, Mustafa / Öğüz,Tufan /

Gümüş,Mustafa Alper :Türk Özel Hukuku Cilt III Aile Hukuku, 7 Baskı, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2013

Durmaz, Zeynep :“Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Hakim Kararıyla Mal Ayrılığına Dönüştürülmesi”, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Ankara, 2019

Gençcan,Ömer Uğur :Mal Rejimine İlişkin Genel Hükümler ve Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi,Ankara, Yetkin Yayınları, 2002

Kocar, Serra :“Olağanüstü Mal Rejimi”, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, Ocak 2019

Mortaş, Süleyman : Yargısal Anlayışlar Işığında Eşler Arasında Mal Rejimleri, Ankara, Adalet Yayınevi, 2015

Özdamar, Demet/ Kayış,Ferhat /

Yağcıoğlu, Burcu / Akgün, Aliye : Yasal Mal Rejimi( Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi) ve Tasfiyesi, 5. Baskı, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2019

Özuğur, Ali İhsan :Mal Rejimleri, 8. Baskı, Ankara, Seçkin Yayınları, 2015

Sarı, Suat : Evlilik Birliğinde Yasal Mal Rejimi Olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, İstanbul, Beşir Kitabevi, 2017

Zeytin,Zafer : Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi, 3. Baskı, İstanbul, Seçkin Yayıncılık,2017

------------------

[1] Türk Medeni Kanunu, Kanun Numarası:4721, Kabul Tarihi:22.11.2001, RG. 8.12.2001/24607.

[2] Mustafa Dural, Tufan Öğüz, Mustafa Alper Gümüş, Türk Özel Hukuku Cilt III Aile Hukuku, 7 Baskı, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2013,s.193; Ömer Uğur Gençcan, Mal Rejimine İlişkin Genel Hükümler ve Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Ankara, Yetkin Yayınları, 2002, s. 49; Demet Özdamar, Ferhat Kayış, Burcu Yağcıoğlu, Aliye Akgün, Yasal Mal Rejimi( Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi) ve Tasfiyesi, 5. Baskı, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2019, s.21 ; Pınar Özlem Demir “Yasal Mal Rejimi Çerçevesinde Eşlerin Aralarında Yapabilecekleri Sözleşmeler”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, İstanbul, 2005, s.2.

[3] Doktrinde, Gençcan yasal mal rejimi yerine kural mal rejimi teriminin kullanılmasını savunmaktadır. Bknz: Gençcan, a.g.e., s.56, dn. 36.

[4] Dural, Öğüz, Gümüş, a.g.e., s.193 vd.; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.22 vd.; Demir, a.g.m., s.3 vd. Süleyman Mortaş, Yargısal Anlayışlar Işığında Eşler Arasında Mal Rejimleri, Ankara, Adalet Yayınevi, 2015, s.15 vd.; Ali İhsan Özuğur, Mal Rejimleri, 8. Baskı, Ankara, Seçkin Yayınları, 2015, sf.23 vd.

[5] Dural, Öğüz, Gümüş, a.g.e., s.194; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.24; Serra Kocar “Olağanüstü Mal Rejimi”, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 5, Sayı 1, Ocak 2019, s.157-177, s.159.

[6] Faruk Acar, Aile Hukukumuzda Aile Konutu-Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı, 5. Baskı, İstanbul, Seçkin Yayıncılık, 2016, s.146 vd.

[7] Zafer Zeytin, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi, 3. Baskı, İstanbul, Seçkin Yayıncılık,2017, s.74;; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.28; Mortaş, a.g.e., s.31; Özuğur,a.g.e., s.31; Acar, ag.e., s.153.

[8] Acar, a.ge., s.152; Dural, Öğüz, Gümüş, a.g.e., s.198; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.27 vd.; Zeynep Durmaz, “Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Hakim Kararıyla Mal Ayrılığına Dönüştürülmesi”, Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı, Ankara, 2019, s.43; Kocar, a.g.m., s.170.

[9] Mortaş, a.g.e., s.23; Zeytin, a.g.e., s.63.

[10]Doktrinde; Acar, TMK 169 çerçevesinde geçici önlem olarak mal ayrılığına geçişi de bu başlık altında incelemiştir. Ancak, söz konusu hükümde eşlerin talebi şartı aranmadığından, bu hususu bu başlık altında incelemeyi doğru bulmuyoruz. Bknz: Acar, a.g.e., s.146; Kocar, a.g.m., s.160.

[11] Acar, a.g.e., s.146 vd.; Suat Sarı, Evlilik Birliğinde Yasal Mal Rejimi Olarak Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, İstanbul, Beşir Kitabevi, 2017, s.93; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.25 vd.; Dural, Öğüz, Gümüş, a.g.e., s.197 vd.

[12] Sarı, a.g.e., s.88.

[13] Zeytin, a.g.e., s.66 vd.; Durmaz, a.g.e.,s.48; Özdamar,Kayış, Yağcıoğlu,Akgün, a.g.e., s.31; Acar, a.g.e., s.147.

[14] Yargıtay 8. HD, 23.05.2013, 2012/11893-2013/7825.

[15] Zeytin, a.g.e., s.67; Durmaz, a.g.e., s.48.

[16] Zeytin, a.g.e., s.69; Dural, Öğüz, Gümüş, a.g.e., s.149.

[17] Yargıtay 8. HD, 14.07.2009, 2009/2363-3909.

[18] Durmaz, a.g.e., s.52; Zeytin, a.g.e., s.69 vd.

[19] Acar, a.g.e., s.151; Zeytin, a.g.e., s.70.

[20] Mortaş, a.g.e., s.25 vd.

[21] Sarı, a.g.e., s.95; Mortaş, a.g.e., s.24.

[22] Sarı, a.g.e., s.95; Zeytin, a.g.e., s.71.

[23] Acar, a.g.e, s.153; Sarı, a.g.e., s.5; Zeytin, a.g.e., s.65.

[24] Yargıtay 8. HD, 22.04.2014, 2013/11089-2014/7833.

[25] Acar, a.g.e, s.153 vd.; Zeytin, a.g.e., s.75.

[26] Gençcan, a.g.e., s.60.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.