ABD nefesini tuttu, bu davadan çıkacak kararı bekliyor
 Her şey kapüşon giyen 17 yaşındaki siyah genç Trayvon Martin’in, bir akşam süpermarketten aldığı bonibon ve buzlu çayla eve dönüşü sırasında başladı. Orlando’da yaşadığı mahallenin gönüllü bekçisi, polislerin ahbabı, babası emekli yargıç George Zimmerman (28) her akşam olduğu gibi yanında 9 mm’lik silahı, otomobiliyle etrafı kolaçan ederken uzaktan Martin’i gördü. Ve kapüşon giyen bir siyah olmasından şüphelenip hemen 911’i aradı. “Bir hırsız gördüm” dedi, “Bu aşağılık herifler her zaman kaçıyorlar”. 911 memuru Martin’i takip ettiğini söyleyen Zimmerman’a sıkı sıkı tembih etti: "Bunu yapmanızı istemiyoruz. Bir ekip gelecek, sitenin giriş kapısında onlarla buluşun". Ama artık ne olduysa… Martin ve Zimmerman bir anda karşı karşıya geldi. Ve aralarında bir kavga koptu. Gürültü, bağırış çağırış derken… Bir süre sonra sitedekiler tek el silah sesi duydular. Kavga sırasında yere düşen Zimmerman ayağa kalktığında da Martin’in göğsünden vurulduğu anlaşıldı. İşte 26 Şubat 2012’de babasının evinde bir akşam NBA All Star maçı seyrederken işgüzâr bir gönüllü bekçi tarafından öldürülen Martin’in olayı da ülkede siyahlara karşı süren önyargının halen nasıl kırılmadığının bir kanıtı olarak tarihin sayfalarında yerini aldı.
DURUŞMALAR BİTTİ 

Trayvon Martin Olayı şimdiden Amerika’nın ayrımcılık tarihine geçmiş durumda. Ancak işin bugünü ilgilendiren kısmı ise geçen yıl yaşanan trajedinin ardından açılan davanın duruşmaları bu hafta içi sona erdi. Ve ikinci derece cinayetle suçlanan, müebbet hapis cezası alabilecek Zimmerman’ın üç haftalık yargılamasının ardından jürinin karar verme aşamasına gelindi.

Tıpkı halen birçok kısmı bir muamma olarak kalan olay gibi duruşmalar da baştan sona çok tartışmalıydı. İki tarafın dinlenmesi için çağırdığı tanıklar, ifadeleri sırasında bazen karşı tarafın görüşlerini destekleyen açıklamalar yaptılar. Duruşmada Zimmerman’a karşı müsamahasız tavırlarıyla, ülkede siyahlara karşı bir ayrımcılık yapılmadığını iddia eden muhafazakârların hedefi olan Yargıç Debra Nelson ise son dakika değişikliğiyle Zimmerman’ın sadece ikinci derece cinayetten değil, kasıtsız adam öldürme suçlamasından da yargılanabileceğine karar verince ortalık hepten karıştı. Bazı Cumhuriyetçi yayın organları, Nelson’ın Demokrat Partili olduğundan böyle davrandığını iddia edecek kadar ileri gitti.

HERKES DİKEN ÜSTÜNDE 

Zimmerman, yargılamanın başında suçsuz olduğunu iddia etmişti. Martin’i kendini savunurken öldürdüğünü söylemişti. Yargıç Nelson’ın altı kadından oluşan jüriye alışılmadık biçimde son dakikada kasıtısız adam öldürme suçunu da opsiyon olarak sunmasında ise yargılama sırasında Zimmerman’ın avukatlarının iddia makamından daha iyi bir performans göstermesi etkili oldu. Zira Zimmerman’ın davadan beraat etmesi ve bu durumda siyahların başlatacağı muhtemel bir ayaklanmayla ülkenin bir yangın yerine dönme riski ortaya çıktı. Amerikan polisi, herkesin nefesini tutup kararı beklediği sırada başta Martin’in büyüdüğü Miami ve olayın yaşandığı Orlando siyah nüfusun yoğun olduğu yerlerde bu yüzden geniş güvenlik önlemleri aldı.

DİN ADAMLARINDAN YARDIM 

Miami’de polis isyan ihtimaline karşı din adamlarından dahi yardım istediğini duyurdu. Ve siyah nüfusun şiddete yönelmemesi için din adamlarından teskin edici konuşmalar yapmalarını rica etti. Çünkü korkulan, Zimmerman’ın salıverilmesi halinde, ülkede 90’larda yaşanan Rodney King isyanlarının tekrar başlaması. Tıpkı Martin gibi bir siyah olan King de, 1991’de hızlı araç kullanırken Los Angeles’ta polisin dur ihtarına uymamış ve takibin ardından yakalanınca sokak ortasında polisler tarafından feci şekilde dövülmüştü. O sırada soygundan şartlı tahliye edilmiş olan King’in dayak yeme görüntüleri olayı uzaktan izleyen biri tarafından videoya çekilip televizyonlara gönderilince de, polisler hakkında dava açılmıştı. Ancak bir yıl sonraki yargılamada, olaya karışan 4 polisten 3’ü bütün suçlamalardan beraat etti, dördüncüye de sadece aşırı güç kullanımı cezası verildi. Bunun üzerine ülkenin her yerinde siyahlar büyük bir ayaklanma başlattı. Ve bir hafta süren isyanlarda 53 kişi öldü, 2 binin üzerinde kişi yaralandı, California’da olayları bastırmak için devreye Amerikan Ordusu girdi. İşte Florida polisi de, 21 yıl önce California’da yaşanan Rodney King isyanının Martin’in vurulduğu eyalette tekrarlanmaması için şimdi alarma geçti.


Hürriyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.