Alman hukukçu; Artık İslamı resmen tanımalıyız
Almanya'da yaşayan yaklaşık 4 milyon Müslüman dini vecibelerini hiç sorunsuz olarak yerine getirebiliyorlar. Cami açmak veya inşa etmek hakkına sahipler. Dini bayramlarını kutlamalarında da bir engel yok. Birçok devlet okulunda İslam din dersleri okutuluyor, beş üniversitede ise imam yetiştiriliyor. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere karşın İslamiyet Almanya'da resmi din olarak henüz tanınmıyor. Bu durum İslam cemaatinin Hristiyan ya da Musevi cemaatleri ile eşit haklara sahip olmamasına yol açıyor. Almanya'da İslamiyet'in tanınması için ise bir takım prosedürlerin yerine getirilmesi gerekiyor.

Friedrich Ebert Vakfı tarafından hazırlanan bir raporda Almanya'da henüz resmi anlamda tanınmayan İslamiyet'in Hristiyan ve Musevilikteki gibi tanınan dinler kategorisine girebilmesi için izlenecek yol haritasıyla ilgili ipuçları veriliyor.

Raporu hazırlayan uzman ekibinden İslam bilimleri uzmanı Riem Spielhaus'a göre sorun İslamiyet'in din olarak tanınmasında değil, İslami öğretilerin uygulanmasında yatıyor. İslam inancının uygulama hususunda bir devlet tarafından tanınma zorunluluğu bulunmadığına işaret eden Spielhaus, “Müslümanlar hukuki eşitlikleri olmasa da ibadetlerini yapabiliyorlar, oruçlarını tutabiliyorlar” diye konuşuyor. Buna karşın manevi destek hizmetleri, defin, resmi tatil hakkı gibi tanınırlığı koşul getiren uygulamalardan yararlanamadıklarını ifade eden Spielhaus, bunlar için İslam'ın resmi din olarak tanınması gerektiğini belirtiyor.

"İslamı tanımak, Müslümanlara değer vermektir"

Resmi anlamda tanınmasa da İslami ritüellerin yerine getirilmesi için eyaletler kendi içlerinde, kendi çözümlerini ürettiler. Ancak Spielhaus, bunların genel geçerliliği olmayan, bölgesel uygulamalar olduğunu belirterek, İslam'in resmi din olarak tanınmasına alternatif olarak düşünülemeyeceğini vurguluyor.

Zira uzmana göre İslamiyet'i resmi din olarak tanımak, ona inananlara değer vermek anlamına da geliyor.

Dinleri resmi olarak kabul görmeyen Müslümanlar cenazelerini defnederlerken sıkıntı yaşayabiliyorlar. İslam'a göre cenazeler çok kısa süre içerisinde ve tabutsuz olarak gömülür. Almanya'da ise cenaze işlemleri daha uzun sürdüğünden defne gecikmeli olarak izin veriliyor. Birçok bölgede tabut zorunluluğu var. Almanya'da birçok bölgede uygulanan 30 yıllık defin süresi de İslam'da yoktur. Bu yüzden de uzun yıllardır Almanya'da yaşayan göçmenler, artık torunlarının da yerleştiği bu ülkeye gömülmek istemiyorlar. Çoğunun cenazeleri ülkelerine götürülerek, buralarda dini inançlarına uygun olarak toprağa veriliyor.

"Artık tanınmalı"

Raporu hazırlayan ekipte yer alan hukukçu Martin Herzog Almanya'da genel uygulamalar olmasa da bazı yerel yönetimlerin yasalarını Müslümanların hassasiyetlerine göre değiştirdiklerini belirterek, “Şu anda Almanya'da eyaletlerin yarıya yakınında tabutsuz defne izin veriliyor. Bu dini inancın bir gereği. Çok uzun süredir ve neredeyse tüm eyaletlerde kıbleye bakan Müslüman mezarlıkları da oluşturulmuş vaziyette” diye konuşuyor.

İslamiyet'in Almanya'da dini cemaat olarak tanınmasının önündeki en büyük engel olarak muhatap sorunu öne sürülüyordu. Müslümanların Alman hükümetine muhatap olacak bir çatı örgütü oluşturmaları isteniyordu. Son yıllarda bu konuda da ilerlemeler sağlandı. Hamburg'da devletle İslami kuruluşlar sözleşme imzaladı. İslam uzmanı Spielhaus'a göre, İslam'ın Almanya'da artık resmi olarak tanınmaması için bir gerekçe de kalmadı.


Bettina Marx
Deutsche Welle Türkçe

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.