Çin ABD'yi zora sokuyor
Amerikan savaş gemileri Pasifik’e doğru yol alıyor. 2020’ye kadar Amerikan donanmasının yüzde 60’ı bu bölgeye konuşlandırılacak, dünyanın diğer köşelerindeki birlikler çekilecek. Pentagon açısından bu son derece hızlı silahlanan Çin’e bir yanıt. Uzmanlar bir çatışmanın yaşanmaması konusunda uyarıyor. Alman Dış İlişkiler Konseyi (DGAP) Çin uzmanlarından Prof. Eberhard Sandschneider, şunları söylüyor: "Başkalarına nasıl davranırsan, onlar da sana öyle davranır. Çin’i askerî rakibi olarak gören, Çin’in er ya da geç bir askerî rakip haline gelmesine şaşırmamalı. Her iki tarafın da böyle bir durumun oluşmasını engellemek için elinden geleni yapması şart.” Anlaşmazlık konusu olabilecek unsurlar arasında Çin’in hak iddia ettiği, Güney Çin Denizi’ndeki ticaret yolu da var. ABD de buradaki çıkarlarını korumak istiyor. Çin’in komşularını özellikle de Tayvan’ı korumaya alıyor. Söz konusu olan sadece askerî stratejiler değil. Prof. Sandschneider, “Elbette ekonomik nüfuzun da etkisi var, sonuçta her ikisi için de esas önemli olan kendi ülkelerinde istihdamı yükseltmek,” görüşünü dile getiriyor. Kur savaşları Washington istihdam alanlarına ihtiyaç duyuyor, zira yıllardır şirketleri Çin’e taşınıyor. Bunun sebebi sadece işgücünün ucuz olması değil, Yuan’ın düşük değeri de rol oynuyor. Çin’in para birimi ihracat mallarının tercih edilmesini sağlıyor. O nedenle Amerikalılar Yuan’ın değerinin yükseltilmesini istiyor. Alman Dış İlişkiler Konseyi uzmanlarından Sandschneider, şu değerlendirmeyi yapıyor: "Yuan, Çin yönetimi tarafından gayet bilinçli ve yapay bir biçimde düşük tutuluyor. Zira şirketlerinin dünya pazarının açık rekabet baskısına dayanamayacağını biliyorlar. Ancak adım adım… Yuanın değeri bu yıl yüzde 20 oranında yükseldi. Yuan adım adım diğer para birimlerine çevirilebilir hale geliyor. " 1 trilyon dolar borç Ama bunun için biraz daha zaman şart. Yüksek borçlanma içindeki ABD’nin en çok Çin’e borcu var. 1 trilyon dolardan fazla değerdeki Amerikan devlet tahvilleri ile Çin Merkez Bankası, Amerika’nın en büyük alacaklısı. Bu devasa bir güç anlamına gelse de Çinliler bundan faydalanamıyor. Değerli kağıtların büyük miktarlarda satışı ABD’yi baskı altına sokacak olsa da Amerikan devlet tahvillerinin değerinin düşmesi başlıca alacaklı durumundaki Çin’e de zarar verecek. Prof. Eberhard Sandschneider, Çin-ABD ilişkileri hakkında şu değerlendirmeyi yapıyor: „Başlıca Batılı ekonomik gücün Komünist iktidara bağımlı olması dünya tarihinde şaşırtıcı ve akıl karıştırıcı şeylerden biri. Ancak sonuç olarak belki de olumlu bir sonuç yaratabilecek bir şekilde her iki güç birbirine bağımlı“ Dolayısıyla her iki ülkenin çıkarlarına ters düştüğü için Washington ve Pekin’in işbirliği içinde çalışması, Pentagon’un da savaş çığırtkanlığına son vermesi gerekiyor.

ekofinans.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.