Hicab'ın kaçışı, rejimin kritik konumdaki yetkililerinin de teker teker taraf değiştireceği gibi bir beklenti yaratsa da batılı uzmanlara göre henüz bu yöndeki görüşler "temenni" olmanın ötesine geçecek zemine sahip değil.

ORDUDA KİTLESEL TARAF DEĞİŞTİRME YOK
Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü'nden Wayne White AFP'ye yaptığı açıklamada, beklenilen sayıda taraf değiştirmenin olmamasını, hala yeterli sayıda Sünni Arap'ın Şam yönetimini desteklemesiyle açıkladı.

Muhalif saflara katılan askerler olduğunu ancak askeri birliklerin topluca taraf değiştirmediğini belirten White, Cumhuriyet Muhafızları ve Özel Dördüncü Zırlı Tümen gibi rejime bağlı güçlerin yanı sıra çoğunluğu Sünni Araplardan oluşan birliklerin de topluca taraf değiştirmediğini belirtti.

Çatışma bölgelerinden haber yaptığı için adının açıklanmasını istemeyen bir Suriyeli gazeteci Hürriyet'e, "Buradaki askerlerin arasında mezhep veya inançlar konusu hiç açılmıyor. Öteden beri Baas Partisi bu tür ayrımcılık içeren söylemleri sert bir biçimde cezalandırdı ve orduda görev yapan Ermeni veya Süryaniler bile Suriyeli kimliğine sıkı bir biçimde bağlılar" dedi.

"ÜST DÜZEY SUBAYLARIN ÇOĞU ALEVİ DEĞİL"

Muhalefet yanlısı kaynakların, üst düzey yöneticilerin Alevi olduğu ve bu nedenle de rejime sadık oldukları yönündeki iddiaları da tam olarak gerçeklerle örtüşmüyor.

Suriye ordusunda görev yapan "albay" rütbesinin üstündeki subayların üçte ikisinin Alevi olmadığı tahmin ediliyor.

Lübnanlı üst düzey bir güvenlik yetkilisi AFP'ye, Suriye ordusunda bin 200 kadar tuğgeneral olduğunu ve bunların yalnızca 40'ının taraf değiştirdiğini söyledi.

Adı açıklanmayan kaynak, "Ancak daha da ilginç olan şey, bunların üstü olan 100 komutandan hiçbiri taraf değiştirmedi" dedi.

YÖNETİM DE ESAD'A BAĞLI
Rejimin yanında duran yalnızca Suriye ordusu değil. Şam yönetiminin üst düzey isimleri de Esad'ın etrafında durmayı sürdürüyor. Batılı uzmanların "çekirdek" olarak nitelendirdikleri bu ekibin taraf değiştirmesinin muhalifler için önemi büyük.

Lübnan'ın eski bakanlarından Mervan Hamedi'de AFP'ye Hicab'ın kaçışının muhalefete moral verdiğini ancak eski Başbakan'ın çok kritik bir konumu olmadığını söyledi. Suriyeli kaynaklar ise Hicab'ın ılımlı kişiliği nedeniyle özellikle Başbakan yapıldığını belirtiyorlar. Hicab'ın Başbakan yapılmasının Şam yönetiminin muhaliflerle uzlaşma arayışının bir parçası olduğu düşünülüyor.

Hamedi'ye göre, Hicab'ın kaçışında asıl önemli olan, eski bir Baas Partisi üyesinin taraf değiştirmiş olması.

Washington Enstitüsü'nün Yakın Doğu Politikası uzmanlarından Andrew Tabler de 1970'li yıllarda Hafız Esad'ın çekirdek kadronun etrafında Sünni bir katman yarattığını ve şimdi bunların taraf değiştirdiğini söyledi.

Kritik görevlere Alevilerin getirildiğini kaydeden Tabler'e göre, şu anki rejim, Sünnilerin arasında azımsanmayacak bir desteğe sahip.

TARAF DEĞİŞTİRME TARİFESİ
AFP'nin haberine göre Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi Esad yönetimine karşı olan ülkelerin taraf değiştirenler için milyarlarca dolarlık bir kaynak ayırdı.

Suriye medyası, söz konusu ülkelerin, taraf değiştiren yönetici veya askerlerin önemine göre ödenecek paranın belirlendiği bir tarife bile oluşturduğunu iddia ediyor.


Hürriyet