Filistin, UCM'de 'gözlemci devlet' oldu
Filistin, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) üye devletlerin katılımıyla düzenlenen zirvede 'gözlemci devlet' statüsüne yükseltildi.

Son dönemde uluslararası arenada meşruiyetini ve tanınırlığını artıran Filistin, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları gibi suçları soruşturan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne üye ülkeler toplantısında gözlemci devlet oldu. Filistin daha önce "entite" olarak kabul ediliyordu.

UCM'ye üye 122 ülkenin katıldığı New York'taki zirvenin açılışında gözlemci devlet statüsü kabul edilen Filistin, henüz UCM'ye üye olmak için başvurmadı.

Filistin'in BM Daimi Gözlemcisi Riyad Mansur gazetecilere yaptığı açıklamada, Filistin'in henüz UCM'ye katılmadığını ancak gözlemci statüsünün bu yönde atılmış önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Karar ne anlama geliyor?

Konuyla ilgili Al Jazeera Türk'ün sorularını yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ragıp Barış Erman, Filistin’in UCM Genel Kurulu'na gözlemci devlet statüsü ile kabul edilmiş olmasının oy kullanma veya taraf olma gibi bir anlama gelmeyeceğini söyledi. Ancak Erman'a göre karar, bir gün taraf statüsünün kazanılması ile Filistin’in dünya çapında tanınması bakımından bir ön adım olarak görülebilir.

Erman, alınan kararın ardından Filistin'in taraf devletlerin oluşturduğu Genel Kurul'da temsil edileceğini ve görüş bildirebileceğini, ancak oylamalarda yer alamayacağını belirtti. Erman şu şekilde devam etti:

"Uluslararası Ceza Mahkemesi, kural olarak kendisine taraf devletlerin ülkesinde işlenen suçlar ve taraf devlet vatandaşlarının işlediği suçlar üzerinde yargı yetkisi sahibidir. Bunun haricinde UCM belirli bir olay ile ilgili olarak BM Güvenlik Kurulu tarafından yetkilendirilebilir veya UCM tarafı olmayan bir devlet, kendi ülkesinde gerçekleşmiş bir olay ile soruşturma yapması için UCM’ye çağrıda bulunabilir. Filistin’in gözlemci statüsü, Roma Statüsü’ne taraf olma anlamına gelmediğinden, UCM’nin otomatik anlamda bir yetkisi doğmayacaktır. Ancak gözlemci dahi olsa, hatta bu statüye sahip olmasa da, bir devlet sıfatıyla kendi ülkesinde gerçekleşen fiillerden dolayı UCM’ye başvurma hakkı vardır. Ancak bu başvurunun başarıya ulaşması bazı koşulların gerçekleşmesine bağlıdır."

Erman söz konusu koşulları ise; Filistin'in tanınma sorunu, Filistin topraklarının uluslararası anlamda netleştirilememesi, Güvenlik Konseyi'nin UCM üzerindeki etkisi ve İsrail'in de Roma Anlaşması'na taraf olmaması olarak nitelendirdi.

Erman'a göre, UCM kendi önüne gelen bir olayda Filistin’in bağımsız bir devlet olup olmadığını kendi hukukuna göre incelemek durumunda kalacaktır. Bu da Filistin’in dünyanın çeşitli hukuk düzenlerini temsil eden devletlerin çoğunluğu tarafından tanınıp tanınmadığına göre karar verilmesi gereken bir konudur. Erman, İsveç'in Filistin'i devlet olarak tanımasının burada Filistin adına bir kolaylık sağlayabileceği görüşünde.

UCM ancak “Taraf devletlerin veya taraf olmamakla birlikte UCM’nin özel surette yetkilendirilmesi ile yetkiyi kabul eden devletlerin ülkesinde” gerçekleşen fiillerle taraf devlet vatandaşları tarafından işlenen fiiller bakımından soruşturma yürütebilir. Erman'a göre, Filistin’in ülkesinin neresi olduğu ise tartışmalıdır. Özellikle Batı Şeria ve Gazze Şeridi bakımından uluslararası hukuka hâkim bir kabul olmadığından, UCM bu konuda bağlayıcı bir karar vermekten çekinebilir.

Güvenlik Konseyi'nin UCM üzerindeki etkisi de bir başka tartışmalı konu olarak öne çıkıyor. Erman bu durumu şu şekilde açıklıyor:

"Güvenlik Konseyi, barışın korunması ile ilgili görevleri çerçevesinde alacağı bir karar ile UCM kendisini yetkili görse bile soruşturmayı erteleme yetkisine sahiptir. Ancak Güvenlik Konseyi’nden bu yönde bir erteleme kararı çıkması zordur."

Son olarak Erman, İsrail UCM’nin yetkisini tanımadığı ve taraf da olmadığı için, İsrail’in kontrolündeki bölgelerde ve İsrail vatandaşı kişiler aleyhine UCM’nin bir soruşturmayı yürütmesi fiilen imkânsız denecek ölçüde zor göründüğünü belirtti. Erman şöyle devam etti:

"İsrail’in işbirliği olmadan böyle bir soruşturmanın yürütülmesi ancak Güvenlik Konseyi’nin birtakım tedbirler alması ile mümkün olabilir. O da konjonktür düşünüldüğünde sıfıra yakın bir olasılıktır."



Riyad Maliki UCM'yi ziyaret etmişti

İsrail'in Gazze'ye saldırıları sırasında Lahey'e giden Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki mahkeme çıkışında İsrail'in Gazze'ye saldırısında savaş suçu işlediğine dair 'açık kanıtlar' olduğunu söylemişti.

Maliki, Filistin Yönetimi'nin Filistin'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne üyeliğini sağlamak için çaba sarf ettiğini ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin savaş suçlarından sorumlu olanlara yönelik adaleti sağlayabilmesi için ellerinden geleni yapmaları gerektiğini söyledi.

İsrail'den soruşturma hazırlığı

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin toplantısından yalnızca iki gün önce, Cumartesi günü, İsrail Askeri Başsavcısı Danny Efroni son Gazze saldırısında İsrail askerleri hakkında sekiz ayrı olay için cezai soruşturma talimatı vermişti.

11 Temmuz'da 2003'te çalışmaya başlayan Uluslararası Ceza Mahkemesi, sadece bir ülkenin kendi iç soruşturmasını yürütemediği belirlenmişse duruma müdahil olabiliyor.

Filistin'in UCM'ye üyeliği mahkemenin bölgede işlenen savaş suçlarıyla ilgili araştırmasının yasal bir adımını oluşturuyor.

2150 kişi öldürüldü, medeniyet yok edildi

İsrail 5 Haziran Salı sabahı itibariyle Gazze'den çekilirken geride 2 binden fazla ölü, 11 binden fazla yaralı ve enkaza dönmüş kentler bıraktı. Öldürülenler arasında 400'den fazla çocuk da bulunuyor.

İsrail saldırılarında Gazze'de bulunan 30 bin 960 evin yanı sıra çok sayıda hastane, cami ve okul yıkıldı.

Saldırıların başlamasından bu yana Gazze'de 13 hastane, 175 okul ve 162 cami hedef alındı. Vurulan camilerden 72'si tamamen yıkıldı.


Kaynak: Al Jazeera
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.