GAL'i çökerten savcı konuştu
“İspanya’nın JİTEM’i” olarak da bilinen GAL davasında İspanyol basınının belirleyici bir rol üstlendiğini anlatan Ignacio Gordillo, “Özellikle Diario 16 ve El Mundo gazeteleri çok büyük iş çıkardı. Bizim imkânsızlıklar yüzünden yapamadığımız veya önümüze çıkarılan engellemeler yüzünden ulaşamadığımız bilgilere onlar ulaştı.” diye konuştu.“Devlette gücü elinde tutanlar bilmeliler ki şiddeti ve terörü suç işleyerek sona erdiremezler.” diyen Gordillo, bir suçu ortaya çıkarmak için başka bir suç işlenemeyeceğini kaydetti. Ignacio Gordillo, “Herkesin kanunlar önünde eşit olduğunun ve hepimizin düzene uymak zorunda olduğumuzun bilinmesi lazım.” ifadelerini kullandı. Gordillo, üst makamlardan gelen ‘dosyayı rafa kaldırma’ ve ‘sanıkları serbest bırakma’ taleplerine olumsuz karşılık verdiği için kendisinin üç kez davadan alındığını da kaydetti. GAL soruşturması sırasında birçok belgenin ‘devlet sırrı’ gerekçesiyle mahkemeye sunulmadığını anlatan Gordillo, GAL davasının İspanya’nın bu tip konulardaki cezai soruşturmalar yasasını değiştirmesi açısından önem taşıdığını kaydetti. Gordillo, “Şimdi savcılar, örtülü ödenekler ve devlet gizli belgeleri gibi çok önemli bilgilere ulaşabiliyorlar.” dedi.

‘ETA İÇİN KURULDU AMA ADAM KAÇIRMALAR, İNFAZLAR PEŞİ SIRA GELDİ’

Bugün 62 yaşında olan Savcı Ignacio Gordillo, terör suçlarına bakan özel yetkili İspanya Milli Mahkemesi’nde (Audencia Nacional de Espana) 1980-2010 yılları arasında 30 yıl boyunca savcılık yaptı. ETA üyelerine karşı açılan soruşturmalar yüzünden terör örgütünün bir numaralı hedefi haline gelen Gordillo, İspanyol resmi makamlarının baskılarına rağmen GAL soruşturmasını titizlikle yürütmesiyle tanındı. GAL davasının, İspanyol yargı makamları açısından, Bask kökenli bir Fransız vatandaşı olan işadamı Segundo Marey’in kaçırılması olayıyla başladığını anlatan Savcı Gordillo, “İspanyol polislerinin talimatı ve dâhil olmasıyla, 1983 yılında Fransa’nın Hendaya bölgesinden ETA üyesi Mikel Lujua yerine, bir hata sonucu örgütle hiçbir ilişkisi olmayan Segunda Marey kaçırıldı. Bununla birlikte GAL eylemleri de başlamış oldu.” dedi. Gordillo, GAL’in kuruluşunun ETA’nın polise yönelik saldırılarını artırdığı döneme rastladığına dikkat çekerek, “İspanyol polisi, ETA’yla nasıl başa çıkacağını bilemiyordu. Bu yüzden GAL isimli örgütün kurulmasına karar verildi. Kuranlar, ETA üyelerini korkutmak ve karşılık verme amacını taşıyordu. Sonraları daha büyük eylemler bunu takip etti. Adam kaçırmalar, gözaltılar ve suikastlar birbirini izledi. Örgüt, başlangıçta polis içerisinde idi. Buna GAL Azul (Mavi) sonra ise Jandarma’nın içerisinde GAL Verde (Yeşil) gibi oluşumlar eklendi.” şeklinde konuştu.

‘İÇİŞLERİ BAKANI HÜKÜM GİYDİ’

GAL eylemleri için gereken finansmanın İçişleri Bakanlığı’na ait terörle mücadele için ayrılan örtülü ödenekten sağlandığını belirten Savcı Ignacio Gordillo, şu ifadeleri kullandı: “GAL her zaman Fransız, Cezayir ve Portekizli paralı askerlerle iş gördü. Soruşturmalar sonunda görüldü ki paralar, İçişleri Bakanlığı örtülü ödeneğinden geliyordu. Kamu parasının terörü bitirme adına bu şekilde kullanılması, biz savcılar açısından çok büyük bir suç anlamı taşıyor. Davalar sonucu, İçişleri Bakanı Jose Barrionuevo ve yardımcısı Rafael Vera bu yüzden hüküm giydi. Öte yandan büyük bir işadamının polislere, ETA’nın eylem yapmasına engel olmak için ödeme yaptığı öne sürüldü. Ancak bunu ispat edecek bir sonuca ulaşılamadı.”

‘JANDARMA GENERALİ, İŞKENCE VE ADAM ÖLDÜRMEDEN CEZA ALDI’

İspanya tarihinde ‘Kirli Savaş’ olarak adlandırılan GAL eylemlerinin zirvede olduğu 1983-87 yıllarına ilişkin yaşananlara değinen Gordillo şöyle devam etti: “GAL eylemleri Segunda Marey’in kaçırılmasıyla başladı. Fransa’da birçok suikastlar ve eylemler düzenlendi. En son kurbanı ise 24 Haziran 1987’de Juan Carlos Garcia Goena oldu ki şu anda bu davanın dosyaları yeniden açıldı. Ve ben de şahsen Goena’nın dul eşi Laura Martin adına dava açtım. Bir önemli olay ise İspanyol vatandaşı iki ETA mensubu gencin Fransa’dan kaçırılıp işkence yapılarak öldürülmesi oldu. ‘Lasa ve Zabala’ adı verilen bu davada Jandarma Generali Enrique Rodriguez Galindo ve birçok jandarma elemanı adam kaçırma, işkence yapma ve öldürme suçlamalarıyla çok yüksek cezalara çarptırıldı.”

‘MASUM İNSANLAR KATLEDİLDİ’

‘Lasa – Zabala’ olayında, Alicante şehrinden bir polis müfettişinin ihbarını ciddiye alarak üzerinden 12 yıl geçmiş olan suikastın üzerine giden Ignacio Gordillo’nun, Jandarma Generali Galindo dâhil birçok GAL üyesinin cezaya çarptırılmasında büyük payı bulunuyor. Gordillo, GAL’in her zaman örgüt üyelerini hedef aldığını; ancak birçok olayda hata yaptıklarını belirterek, “GAL üyeleri, çok kez masum insanları katletti. Bazıları, ETA’yla uzaktan yakından ilişkisi olmamasına rağmen GAL’in eylemlerine kurban gitti.” dedi.

‘GAL’İN ÜYELERİ JANDARMA VE POLİS AĞIRLIKLIYDI’

GAL üyelerine ilişkin de bilgi veren Savcı Ignacio Gordillo şöyle devam etti: “GAL yöneticileri İçişleri Bakanlığı ve polisten kimselerdi. Komiser Yardımcısı Jose Amedo ve polis müfettişi Michel Dominguez örgütün polis ayağını teşkil ederken, General Enrique Rodriguez Galindo, Jandarma’yı temsil ediyordu. Bunun yanında paralı askerleri eylem yapmaları için kiralıyorlardı. İçişleri Bakanlığı’nın içinde oluşturulmuş bir organizasyon idi. Polis ve jandarma dışında başkalarının bu işe karışmış olduğuna dair bulgu yok.”

‘HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR BULUNAN KİŞİLERİ YARGILAMAMIZ İSTENMİYORDU’

GAL soruşturması sırasında sürekli engellemelere maruz kaldığını anlatan Gordillo,
üst makamlardan gelen ‘dosyayı rafa kaldırma’ ve ‘sanıkları serbest bırakma’ taleplerine olumsuz karşılık verdiği için üç kez davadan alındığını kaydetti. Savcı Gordillo şunları aktardı: “GAL ilk ortaya çıktığında doğrusu şaşkınlıkla karşılandı. Bizi sorular bekliyordu. Diğer tarafta İspanyol polisinin bu gerçeğin üzerini örtmeye yönelik çalışması vardı. Devlet terörünü gizlemeye çalışanlar, soruşturmanın sürdürülmemesi için bize her türlü engeli çıkardı. Ben mesela şahsen bu davadan üç kere görevden alındım. Hükümet tarafından atanan Genel Savcı Javier Moscoso bana birkaç kere GAL davasında yargılanan Amedo ve Dominguez için serbest bırakma talebi yapmam ve dosyayı arşive kaldırmam konusunda emirler verdi.”Haklarında bu kadar ağır suçlamalar bulunan kimselerin yargılanmasında işbirliği bir tarafa, davayı devam ettirmelerinin bile istenmediğini vurgulayan Gordillo, “İçişleri Bakanlığının örtülü ödenek konusunda bilgi vermemesi ve soruşturma için sorulan sorulara cevap verilmemesi de bu engellerden bazılarıydı.” dedi.

GAL’İN POLİS KANADINDAKİ İSİMLER 108 YIL HAPSE MAHKÛM OLDU

“Beni görevden almalarına rağmen değerli savcı ve hâkimler sayesinde bu iş devam ettirildi” diyen Gordillo, “Audencia Nacional kararının daha sonra Yüksek Mahkeme tarafından da onaylanmasıyla GAL’in polis kanadının yöneticileri Amedo ve Dominguez, her biri 108 sene hapis cezasına çarptırıldı. ‘Lasa ve Zabala’ davasından suçlu bulunan Jandarma Generali Galindo da 71 yıl hapis cezası aldı.” diye konuştu. GAL üyelerinin terörist bir örgüte üye olmak, suikast düzenleme, adam kaçırma ve tehditler gibi en ağır cezalar içeren suçlamalarla yargılandığını aktaran Savcı Ignacio Gordillo, “ETA, GAL eylemleri olsun olmasın öldürmeye devam ediyordu. Ama bizim açımızdan bakılınca asıl işimiz, hukukun üstünlüğünü, herkesin kanun önünde eşit olduğunu uygulamaya sokmaktı. Avrupa Mahkemeleri ve özellikle Fransa gibi terörle sorunu olan ülkelerin mahkemeleri gördüler ki İspanya, terörizme karşı yasalar çerçevesinde hareket ediyor. Yargı mensupları olarak, devletin GAL gibi terör örgütü kurarak, teröre terörle karşılık vermesinin üzerine gittiğimizi ve ETA terör örgütüne nasıl kanunları uyguluyorsak GAL’e de aynı şekilde muamelede bulunduğumuzu gördüler. GAL’le ilgili 80 kadar kişi gözaltına alındı ve 40’ı hapse atıldı. Bunlardan 5-6 tanesi halen hapiste cezalarını tamamlıyor; çünkü İspanya’da terör suçları çok ağır cezalar içeriyor.” dedi.

SİYASETÇİLER SÜRECİ KÖSTEKLEDİ; “BİR NUMARA” ORTAYA ÇIKMADI

İspanyol politikacıların, GAL’in ne kadar önemli olduğunu görene kadar pek ciddiye almadıklarını, tam tersine Sosyalist hükümet döneminde her türlü engelleme çıkardıklarını anlatan Savcı Ignacio Gordillo, sağ veya sol ideoloji olsun politikacıların görevinin yargıyla işbirliği yapmak olduğunu söyledi. Ignacio Gordillo, “Sol orjinli İspanya Sosyalist İşçi Partisi'ni GAL türü bir örgütlenmeye götüren şartlar size göre neydi?” şeklindeki soruyu ise “O dönem iktidarda olan Sayın Felipe Gonzalez’in GAL’den sorumlu olduğu hiçbir zaman delilleriyle gösterilemedi. Ancak altında bulunan İçişleri Bakanlığı çalışanları ve polisler bu işe dâhillerdi. Mantıken, polis ve hükümetten sorumlu devletin en üst düzey ismi olarak bunu bilmesi, engellemesi ve bir daha olmaması için önlemler alması gerekiyordu. Ve ayrıca yargıyla işbirliği yapması gerekiyordu. Hâkim Garzon’ın, ‘Bay X’ (GAL’in 1 numarası) diye tanımladığı kişi hiçbir zaman gösterilemedi; ancak şu da bir gerçek ki o dönemde İçişleri Bakanlığı ve İspanyol hükümeti yargıya çok az yardımcı oldu.” cevabını verdi.

İSTİHBARAT VE RESMİ MAKAMLAR YARDIMCI OLMADI

Tecrübeli savcı, soruşturma sırasında devlet istihbarat örgütleri ve resmi makamlara yaptığı bilgi taleplerine ilişkin olumsuz cevap aldığını; ancak GAL davası sayesinde çok büyük mesafe katedildiğini vurguladı. Gordillo, “Bana hiçbir şekilde yardımcı olmadılar ve her türlü belgeyi vermeyi reddettiler. Her şeyden önce ödemelere ilişkin döküman ve örtülü ödenek konusunda bilgileri vermekten kaçındılar. Bunun yanı sıra soruşturma sürecini engellemeye yönelik sürekli zorluklar çıkarıldı.”Bazı belgelere, gizli olduğu gerekçesiyle, savcı ve mahkemelerin ulaşamayacağı yönünde kararlar alındığını dile getiren Gordillo, “Şu anda İspanya’da o madde değiştirildi. Devlet sırrına ilişkin kanun da değiştirildi. Şimdi savcılar örtülü ödenekler ve devlet gizli belgeleri gibi çok önemli bilgilere ulaşabiliyorlar. Bu yüzden GAL soruşturması, İspanya’nın bu tip konulardaki cezai soruşturmalar yasasını değiştirmesi açısından önem taşıyor. GAL olsun ETA olsun bizim için her ikisi de benzer suç örgütleridir.” değerlendirmesinde bulundu.

‘BASIN ÇOK ÖNEMLİ ROL OYNADI’

“Hukuk devletinde yaşıyoruz ve hepimiz hukukun üstünlüğüne tabiyiz. Biz savcılar, hâkimler, polisler ve hepimiz kanunların belirlediği çerçevede soruşturmaları yapıyoruz.” diyen Savcı Gordillo, “Bir suçu ortaya çıkarmak için başka bir suç işleyemezsiniz konsepti altında çalışıyoruz. Bir suçu soruştururken başka suçlar işlemek soruşturmada kırılmalara yol açıyor ve alınan mesafede önyargılara neden oluyor. Özel Yetkili İspanya Milli Mahkemesi’nde, ETA terörüne karşı 30 yıllık mücadelem boyunca hiçbir kanun dışı hareket yapmadım ve kanunları harfiyen uyguladım. Bizim için GAL örgütü, inanması güç bir konu oldu. Yargı mensupları açısından teröre terörle karşılık verilmesi yasal mücadelede geriye bir gidiş oldu diyebiliriz.” şeklinde konuştu.GAL'ın bağlantılarının ortaya çıkarılmasında İspanyol medyasının gayretleri konusunda ise savcı Gordillo şu değerlendirmede bulundu: “GAL davasında İspanyol basının rolü belirleyici oldu. Diario 16 ve El Mundo gazeteleri özellikle çok büyük iş çıkardılar. Bizim imkânsızlıklar yüzünden yapamadığımız veya önümüze çıkarılan engellemeler yüzünden ulaşamadığımız bilgilere onlar ulaştı. Onların işbirliği sayesinde çok önemli bir soruşturma yürütüldü ve çok büyük suçlar gün yüzüne çıkarıldı. Savcı Gordillo, Ricardo Arques ve Melchor Miralles gibi gazetecilerin de soruşturmaya çok büyük katkıda bulunduğunu dile getirdi.

‘ÜMİT EDİYORUM TÜRK YARGISI DA...’

GAL türü örgütlenmelerin demokrasilerde yaşanmaması için kurumlara bazı görevlerin düştüğünü hatırlatan Savcı Ignacio Gordillo konuşmasına şöyle devam etti: “Bu tür yasadışı örgütlerin bir daha demokrasilerde yaşanmaması için hukukun üstünlüğü çok hassas bir biçimde korunması gerekiyor. Herkesin kanunlar önünde eşit olduğu, sonucun ya da amacın araçları haklı çıkarmadığı ve hepimizin düzene uymak zorunda olduğumuzun bilinmesi lazım. Devlette gücü elinde tutanlar bilmeliler ki şiddeti ve terörü daha fazla suç işleyerek sona erdiremezsiniz.” Gordillo, Türkiye'de yürütülen Ergenekon operasyonları hakkında bilgisinin olup olmadığı hakkındaki soruya şu cevabı verdi: “Ergenekon davası konusunda sadece gazetelerden okuduğum kadarıyla bilgi sahibiyim ama bir savcı olarak konuyu bilmiyorum. Bizim İstanbul’da ofisimiz bulunmasından dolayı birçok kez Türkiye’ye gittim. Ümit ediyorum ki Türk yargısı yasalara en üst düzeyde bağlı kalarak en hızlı biçimde yasadışı faaliyette bulunanlara hak ettiği cezayı verir.”

GORDİLLO ŞİMDİ DE HUKUKLA İÇ İÇE

ETA, GRAPO ve özellikle GAL gibi terör örgütlerine karşı otuz yıldır mücadele eden ve 2010 yılında Audencia Nacional’dan izinle ayrılan Ignacio Gordillo, şimdilerde Martinez Echevarria adlı avukatlık bürosunda ceza hukuku bölümü başkanlığı yapıyor. Madrid Complutense Üniversitesi Hukuk Fakultesi mezunu ve aynı üniversiteden doktora sahibi olan Gordillo, Madrid’in birkaç üniversitesinde hukuk dersleri veriyor. Gordillo’nun ayrıca geçen sene yayımlanan Memorias de un Fiscal (Bir Savcının Hatıraları) adlı kitabı bulunuyor. İspanya ve Fransa sınırları içinde yaşayan Bask kökenli topluluğa ait bağımsız bir devlet kurma amacı güden Marksist-Leninist örgüt olan ETA, Bask dilinde ‘Bask Vatanı ve Özgürlük’ anlamına geliyor. İlk ölümcül eylemini 1968’de gerçekleştiren örgüt, bugüne kadar düzenlediği kanlı eylemlerle 850 kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor. ETA, 20 Ekim 2011'de silahlı mücadeleye son verdiğini açıklamıştı.

CHA

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.