İngiltere'de 50 editör ve muhabir tutuklandı
Basın özgürlüğü ve gazetecilerin haklarının korunması konusunda Türkiye'ye yönelik dünya basınında eleştirel yorumlar yer alırken, Türkiye'de gazetecilerin, anti terör, ulusal güvenlik ve kişisel saldırı yasalarına dayandırılarak hapse atıldıklarından bahsedilirken demokrasinin beşiği İngiltere'de 50 gazeteci tutuklandı.

Şahin Alpay Zaman'daki köşesinde bu konuya değindi. "Britanya'dan ibretlik medya dersleri" başlıklı yazısında "Hükümetlerle medya patronları arasındaki patronaj (sen beni destekle, ben sana avanta vereyim) ilişkileri sadece Türkiye'de değil, demokrasinin beşiği olan ülkede bile büyük sorun olabiliyor." dedi. İngiltere'deki Murdoch olayını hatırlattı.

MURDOCH'IN SIKI FIKI İLİŞKİLERİ
Britanya'da medya ağababası Rupert Murdoch hakkında polis, parlamento ve hükümet tarafından yürütülen soruşturmalar, sahibi olduğu gazetelerin karıştığı kanunsuz faaliyetlerle başladı, hükümetle sıkı fıkı ilişkilerine uzandı.

BRİTANYA'DA YAŞANANLAR
Bu soruşturmalara Türkiye medyasında fazla bir ilgi gösterilmeyişinin, benim de bugüne kadar bu konuda yazmamış olmamın nedeni, Türkiye'deki medya patronlarının karıştığı kanunsuz ve meslek ahlakına aykırı işler yanında Murdoch'un yaptıklarının dikkate değer bulunmayışı olmalı. Gerçekte Britanya'da yaşananlar üzerinde durulmayı fazlasıyla hak ediyor.

50 MUHABİR VE EDİTÖR TUTUKLANDI
Britanya yaklaşık bir yıldır Murdoch'a ait "News of the World" ve "Sun" adlı bulvar gazetelerinde çalışanların atlatma haber yapmak amacıyla telefon dinleme, e-posta korsanlığı, polislere rüşvet, adaleti engellenme gibi mafyavari işlere karıştıklarına dair iddialarla sarsılıyor. Murdoch, iddialar üzerine geçen yaz "News of the World"ü kapatmak zorunda kaldı. Scotland Yard kovuşturmasında şimdiye kadar 50 kadar editör ve muhabir tutuklandı; geçen hafta bunların 11 tanesi için ceza davası açılacağı bildirildi.

NEWS WORLD SKANDALI
Muhafazakar Başbakan Cameron beş ay önce Yargıç Lord Leveson başkanlığındaki bir kurulu, olayla ilgili adli soruşturmayla görevlendirdi. Soruşturmanın editör ve muhabirlerin kanunsuz işleri üzerinde odaklanması beklenirken, geçen hafta gözler Murdoch'un hükümetler ve siyasilerle olan ilişkileri üzerine çevrildi. Murdoch'un medya grubu, geçen yıl İngiltere'nin en büyük şifreli kanalı BSkyB'deki % 40 payını % 100'e çıkarmak istemiş, fakat News of the World skandalı üzerine bundan vazgeçmek zorunda kalmıştı. Leveson soruşturmasında, BSkyB ihalesiyle ilgili olarak, Murdoch grubuyla satışa onay verecek Kültür Bakanı James Hunt arasındaki ilişki araştırılıyor. Cameron, satışa yardımcı olacağına dair Murdoch grubuna söz verdiği iddiası kanıtlanırsa Hunt'ı azledeceğini söyledi.

MURDOCH'IN YAYINCILIK LİSANSI İPTAL OLABİLİR
Geçen salı günü açıklanan raporunda parlamento soruşturma komisyonu Murdoch'un "büyük bir uluslararası medya kuruluşunu yönetmeye ehil olmadığı" sonucuna vardı. Koalisyon ortağı Liberal Demokrat Parti milletvekilleri muhalefetle birlikte oy kullandı. Murdoch'un yayıncılık lisansının iptali olasılığı belirdi. Murdoch soruşturmaları hükümeti sallamakla kalmıyor, Britanya'da onyıllardan beri hemen tüm başbakanların iktidara gelmek-kalmak için nasıl medya ağababasının desteğinden yararlandıklarını, Murdoch'un da bu ilişkileri nasıl ticari çıkarlarını ilerletmek ve vahşi kapitalizm yanlısı fikriyatını yaymak için kullandığını ayrıntılarıyla ortaya döküyor.

MURDOCH RÜŞVET VERDİ Mİ VERMEDİ Mİ?
Bu arada ABD'de FBI, Murdoch'un Moskova merkezli reklam şirketinin işlerini geliştirmek için rüşvet verip vermediğini soruşturmakta. Suçlu bulunduğu takdirde milyarlarca dolar ceza kesilmesi söz konusu. New York eyaleti de Murdoch grubunun interaktif eğitim araçları alanında uzmanlaşan Wireless Generation şirketinin % 90 hissesini satın almasına izin vermedi.

ERDOĞAN'A GİZEMLİ ZİYARET
Hatırlayacağınız üzere Murdoch geçen mart ayı başında Başbakan Erdoğan'a gizemli bir ziyarette bulundu. Ziyaretin ATV'nin satışıyla ilgili olduğuna dair spekülasyonlar yapıldı. (Başbakan'ın bu satışla nasıl bir ilgisi olabilir ki?!..) Ama ziyaretin kamu ihale kanunu kapsamı dışına çıkarılan Fatih Projesi'nin içerdiği 9 milyar liralık tablet bilgisayar alımıyla ilgili olabileceği de akla geliyor.

DEMOKRASİNİN BEŞİĞİ ÜLKEDE DE SORUN
Peki bütün bunları niye yazıyorum? Şunun için: Hükümetlerle medya patronları arasındaki patronaj (sen beni destekle, ben sana avanta vereyim) ilişkileri sadece Türkiye'de değil, demokrasinin beşiği olan ülkede bile büyük sorun olabiliyor. "Dükkân sahipleri"nin nasıl hükümetler kurup, hükümetler devirdiğini iyi bilen bir ülkede, mülkiyet temerküzünü ve medya patronlarının kamu ihalelerine girmelerini önleyecek yasalar çıkarılmadan medya (dolayısıyla demokrasi) adam olmaz! Murdoch skandalı üzerine Britanya'da medya şirketlerinin medya gelirlerindeki payının % 15 ile sınırlandırılması öneriliyor.



internethaber
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.