'Uzun süreli tutuklamalar tazminata gerekçe yapılmıştır'

Anayasa Mahkemesi, Anadolu Üniversitesi ve Türkiye Adalet Akademisinin düzenlediği ''AİHM ve Türkiye'' konulu uluslararası sempozyum, Anayasa Mahkemesi Konferans Salonu'nda devam ediyor. Sempozyumda ''AİHM ve Türkiye: Süregiden Sorunlara Yeni Cevaplar'' başlıklı sunum yapan AİHM Yargıcı Prof. Dr. Işıl Karakaş, Türkiye'deki yasal ve anayasal sorunlar nedeniyle Türk yargısının tartışıldığını belirtti. Türk yargı organlarının, uluslararası anlaşmaları ve sözleşmeleri uygun bulmayı düzenleyen Anayasa'nın 90. maddesini uygulamada çekinceli davrandıklarını ve bu durumun böyle devam etmesi halinde Türkiye aleyhine AİHM'de açılan davaların artarak devam edeceğini ifade eden Karakaş, Türkiye'nin Rusya'dan sonra aleyhine dava açılan ikinci ülke olduğunu söyledi.

Yaşama hakkı, işkence ve kötü muamele, adil yargılama hakkının ihlali, mülkiyet hakkı ve ifade özgürlüğü gibi konuların Türkiye'nin en problemli olduğu alanlar olduğunu belirten Karakaş, Türkiye aleyhinde açılan davaların fazlalığının AİHM'in içtihatlarının Türk yargıçlar tarafından uygulanmadığının göstergesi olduğunu kaydetti. Polislerin gösterilere müdahalede orantısız güç kullandığını da vurgulayan Karakaş, AİHM'nin orantısız güç kullanımına ilişkin pek çok kararı olduğunu anımsattı. Göstericilerin şiddet uygulaması halinde polisin orantılı bir güç kullanarak göstericileri dağıtabileceğini belirten Karakaş, ''Polis maalesef orantısız güç kullanıyor. Türkiye'de yapılan yasal düzenlemelere rağmen polis gücünü orantılayamıyor'' dedi.

Sempozyuma verilen arada da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karakaş, bir gazetecinin ''yumurtalı eylemlerin ifade özgürlüğü sayılıp, sayılamayacağını'' sorması üzerine, ''İfade özgürlüğünün sınırları var. Tepki çeşitli şekillerde dile getirilebilir. Yumurta atmanın uygun ve yasal olduğunu düşünmüyorum'' değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'deki yargı reformunun yeterli olup olmadığının sorulması üzerine de Karakaş, Türkiye'de yapılan yargı reformunun yetersiz olduğunu kaydetti. Türkiye'de kapsamlı bir anayasa değişikliğine ihtiyaç bulunduğuna işaret eden Karakaş, istinaf mahkemelerinin bir an önce kurulması gerektiğini, yargının eğitiminin önemli olduğunu ve AİHM'nin içtihatlarının uygulanmasına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Türk yargısının en büyük problemlerinden birisinin de uzun süren davalar ve tutukluluk süreleri olduğunu belirten Karakaş, ''Ergenekon ile ilgili AİHM'e çok sayıda dava geldi ve gelmeye devam ediyor. Yakın bir zamanda tarafların görüşlerini alacağız. Davaların kabul edilip edilmediğine karar verilecek. Ergenekon'daki tutuklama surelerinde AİHM'in içtihatları çok açık. Uzun süreli tutuklamalar tazminata gerekçe yapılmıştır. Bu nedenle tutuklama sürelerine ilişkin açılan davalar bizim için basit davalar, içtihatlarımız var'' diye konuştu. Ceza Usul Kanunu'nun 1 Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan bir hükmüne göre tutuklama sürelerinin 3 yıl ile sınırlandırıldığını anımsatan Karakaş, bu sürenin örgütlü suçlarda 6 yıl olduğunu, AİHM içtihatlarına göre bu sürelerin çok uzun olduğunu söyledi.



AA



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.