2 bin TL’lik ‘kılıfa’ tedbir yolda
ABDULLAH KARAKUŞ

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, cep telefonu başta olmak üzere kredi kartı ile taksitli satış yasağına yönelik gelen tepkilere, “Taksit yasağı doğru bir karar. Buna alışacağız. Piyasada insanlarımız bu tür sınırları farklı yöntemler kullanarak aşıyorlar. Telefon yerine telefon kılıfını 2 bin liraya satıyor. Bunlar çoğalınca bunlara yönelik de tedbirlerimizi alacağız” dedi.

 Dövizin yükselmesinde ekonomik nedenlerin yanı sıra dış siyasi hesapların da etkili olduğunu söyleyen Yazıcı Milliyet’i Rize Ziraat Parkı’nda misafir etti. Yağmur altındaki röportajda, Yazıcı şunları söyledi:

‘Taksit yasağına alışalım’

- Cep telefonu başta olmak üzere kredi kartlarında bazı taksitler kaldırıldı. Çok tepki geliyor, yeni bir düzenleme yapılabilir mi?

 Kredi kartlarına ilişkin böyle bir taksitlendirme kararı alındı. Bana göre de doğrudur. Türkiye’de tasarruf eğilimi çok düşük. Yüzde 10-11 dolayında. Çin’de tasarruf yüzde 50’yi aşkın. Tasarruf oranının düşük olması demek yatırım için ayıracaklarının azalması demek.

 Daha çok bizim yatırıma ihtiyacımız var. Çünkü istihdam sorunumuz var. Bir de insanlar kredi kartını, kredi amaçlı olarak kullanıyorlar. Onu bir alışveriş etmeye yarayan bir amaç olmanın ötesinde tamamen bir finansman amacı olarak kullanıyorlar.

 Kredi kartıyla çok fazla alışveriş yaparak gelirlerinin çok üstünde bir borca giriyorlar.  Toplumsal olarak değerlendirdiğimizde ekonominin belli alanlarını etkileyecek sorunlara yol açıyor. Onun için bu taksitlendirme kararı doğrudur ve buna alışacağız.

Dövizde siyasi hesap
Şunu görüyorum ki piyasada insanlarımız bu tür sınırları bile farklı yöntemler kullanarak aşıyorlar. Telefon yerine telefon kılıfını 2 bin liraya satıyor. Bunlar çoğalınca bunlara yönelik de tedbirlerimizi alacağız.

Döviz neden yükseliyor?
 Döviz kurlarının yükselmesi genelde ekonomik gelişmelerle izah edilebilir ama politik tercihlerden politik planlamadan çok arınmış olduğu kanısında değilim. Para bir güçtür. Bu gücü de siyaset kullanır. Dünyaya nizam verenler bu güce önem verir. Dolayısıyla politik amaçlarla bağlantılı olduğu kanısındayım. Türkiye 16 çeyrektir büyümesini pozitif olarak gerçekleştiren ender ülkelerden.

Irak’a yeni kapılar...
 Kurlar bir taraftan ekonomik gelişmelere bağlı, bir taraftan da Türkiye ile ilgili siyasi faktörlerin de bunun dışında olduğu kanısında değilim. Yani Türkiye ile ilgili dış siyasi hesaplar daha doğrusu.

- Kuzey Irak petrolü görüşülürken Irak’a yeni sınır kapıları açılmasının da benimsendiği belirtiliyor? Süreç nasıl işleyecek?
Hakkari’de Üzümlü, Derecik gümrük kapıları, Şırnak’ta Gülyazı. Bu 3 tanesi kara hudut kapısı ama sınır ticareti ölçekli olacak. Habur’un hemen doğusunda Ovaköy ve Aktepe gümrük kapılarının açılması da var.

 Bir de Habur’da köprü yapılması projemiz var.  Geçen hafta Van’da toplantı yapıldı. Bunlar görüşülmüş ve protokole bağlanmış. Üzümlü Derecik, Gülyazı, Ovaköy, Aktepe ve bir de Habur üzerinde 3. köprünün yapımı ile ilgili bir irade ortaya koymuş.
Ovaköy Aktepe farklı o bölgelerde özel sanayi bölgeleri de oluşturabiliriz. Özel endüstri ve sanayi bölgeleri de oluşturabiliriz, özel hedeflerimiz var.

‘Siyasi mühendislik projesi uygulanıyor’

17 Aralık’ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

 17 Aralık ve 25 Aralık işlemlerin bütünlüğünü dikkate aldığımızda bir siyasi mühendislik projesidir.

 Türkiye bütün bunlara yabancı değil ama daha önce genelde asker önde oluyordu. Burada farklı, sivil ağırlıklı olarak yapıyor. İç ve dış destekleri olduğu anlaşılıyor. Daha önceki apolet görüntüsü bugün sivil kesimden geliyor.

 Toplumsal hayatta cemaat olarak nitelenen... Kendi görev ve yetki alanının dışında bir siyasi mühendislik üstlenmiş ve Başbakan ile hükümeti hedef almış hukuk dışı bir girişim. Suç ihtiva eden eylemler silsilesi. 28 Şubat da kötüdür, bu da kötüdür.

 O dönem yalanla dolanla bütün insan etiğine aykırı argümanların kullanıldığı bir süreçti. Bugün de insanı dehşete düşüren tipleriyle karşılaşıyoruz. O da vahim, bu da.

Dinlendiğinizi düşündünüz mü?
 Özel telefon kullanıyor musunuz?

 Herkes dinlendiğine göre ben de dinlenmiş olabilirim. Önlem almadım.
 Birkaç ay önce bir böcek taraması yaptırdık. Bir şey bulunmadı. Dinlenmiş olabilirim. Güvensiz bir ortamda bulunma kaygısı önemli bir kaygıdır.

‘AB gezmeye geliyor’

AB’nin seçimlerde Türkiye gözlemci göndermesi gündeme geldi, tartışıldı. Böyle bir şeyin olmasına nasıl bakarsınız?
 Aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun derler. Bizim insanlarımız o kadar hoyrat ki Türkiye’de olup bitenleri abartarak kendi siyasi hedeflerine yarayacak bir araca dönüştürerek olduğunun çok ötesinde bir pazarlama yapıyorlar. CHP, BDP var, meslek kuruluşlarından yapanlar var. AB’nin arka bahçelerinde, lobilerinde, kulislerinde bulunup onları belli yerlere kanalize ediyorsanız oradaki yoğunlaşmayı alıp bir yere taşıyorlar. Sonra da orası Türkiye’yi denetlemeye kalkıyor. Türkiye kendi seçimlerini adil bir şekilde yapacak araçlara sahiptir, bunu da herkes görmektedir. Onlar herhalde Türkiye’yi gezmek istiyorlar, gezi için bir bahane bulmuşlar. Seçim dolayısıyla gelecekler ve AB’ye harcama yaptıracaklar diye düşünüyorum.

‘Meclis doğrusunu yaptı’

4 bakanın tezkeresi TBMM’yi geldi, muhalefetin sert eleştirileri oldu. Neler yapılacak?
 Meclis’te muhalefet partilerinin tezkerelere ilişkin görüş istem ve talepleri hukuksal nitelikte bulunan bir iddiaya politik amaçlı bir elbise giydirme faaliyetidir. Meclis buna itibar etmemiştir. Meclis bunu soruşturma komisyonu kurmak suretiyle yapar. Meclis doğru işlem yapmıştır.

AİHM’in Öcalan kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?
 AİHM önemli bir kurum. Ama görünen o ki hukuksal mühendislik hesabı içerisinde oluşturulmuş bir karar olarak düşünürüm. Dünyanın değişik yerlerinde idam cezasını kaldırmış ülkeler yeniden getirme tartışması başlatırken, ağırlaştırılmış hapis cezasının hayat boyu süreceği, şartlı tahliyenin olmayacağı bir düzenleme olması dolayısıyla sözleşmeye aykırılığı sorgulanacak
 bir karar.

Milliyet

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.