İnternet bankacılığı dolandırıcılığında yeni yöntem

Polatoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1 Ocak 2010 tarihi itibariyle bireysel internet bankacılığına giriş için SMS'le gelen ''tek kullanımlık şifre'' kullanımının zorunlu hale geldiğini hatırlattı.

Bu uygulamanın internet bankacılığında dolandırıcılık olaylarına büyük ölçüde çare olduğunu belirten Polatoğlu, ''Zaten dünyanın hiçbir yerinde güvenlik önlemleri isteğe bağlı değil, mecburidir. Türkiye'de ise tek kullanımlık şifrelerin gönderildiği SMS'ler ücretlendiriliyordu ve kullanımı müşterinin tercihine bırakılıyordu. Sonunda bu mecbur kılındı. Tek kullanımlık şifre uygulamasından sonra dolandırıcılıklar yüzde 70 oranında azaldı, ancak, yeni yöntemler gelişti. 2010 yılının başından, 2011'in ilk 3 ayına kadar binin üzerinde dolandırıcılık başvurusu aldık'' dedi.

Polatoğlu, eskiden, bankadan gelen e-posta ya da bankanın gerçek sitesiymiş görünümü verilen sahte siteler vasıtasıyla şifre ve parolaları ele geçirme yöntemiyle kullanıcılar dolandırılırken, bu kez çok daha farklı yöntemle, cep telefonun SIM kartı elde edilerek dolandırıcılık yapıldığını kaydetti.

-NASIL YAPILIYOR?-

Bu uygulamanın ''araya girme yöntemi'' olarak adlandırıldığını belirten Polatoğlu, şöyle devam etti:

''Bunun için mağdurun kimliğinin detayı ya da fotokopisi temin ediliyor. Dolandırıcılar bunu işbirlikçilerden de elde edebiliyorlar. Örneğin, Türkiye'de en ufak bir şirkete giriş yapılırken bile kimliğinizi bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Kimlikler anne ve baba ismi de dahil birçok bilgiyi içeriyor. Bunlar kötü niyeti kişilerce toplanıp, belli ücret karşılığı satılmakta. Büyük şirketler bile istemeden bu tür dolandırıcılıklara aracı olmakta.

Dolandırıcı, bu şekilde elde ettiği kimlik bilgileri ya da fotokopisiyle GSM operatörüne başvurup, mağdurun telefon numarası için yeni bir SIM kart çıkartıyor. Sonra kimlik bilgilerini ve çıkartılan SIM karta SMS'le gelecek tek kullanımlık şifreyi kullanıp, internet bankacılığından hesabı boşaltıyor. Mağdur durumu fark edene kadar iş işten geçmiş oluyor.''

-ÇÖZÜM ÖNERİSİ-

Bu tür dolandırıcılığın önüne geçmek için, tüm dünyada 1,5 dolar değerinde bir cihazın kullanıldığını belirten Polatoğlu, şöyle devam etti:

''Söz konusu cihazı bilgisayarınızın USB girişinden bağlayıp, bankaca verilen kartınızı bu cihazdan geçirip, kart şifrenizi giriyorsunuz. Banka da canlı olarak sizin orada olduğunuzu anlıyor ve o zaman işleminizi yapıyor. Dolandırıcının sizi soyması için şifre ve parolanızı bilmesi yetmiyor, kartınızı çalmak ve şifresini de bilmek zorunda. Bu uygulanırsa, dolandırıcılıklar hemen hemen bitecektir.

Türkiye'de müşterinin isteği üzerine bu sistemi sağlayan bir iki banka var. Tüm bankalar bu sisteme geçmeli ve zorunlu hale getirilmeli. Türkiye, dünyanın en çok sanal soygun yapılan ülkelerinden. Bizim kadar çok yasal boşluk bulunan az ülke var. Dünyanın hiç bir yerinde müşterinin soygundan sorumlu tutulduğu bir anlayış yok. Banka önlemleri dört dörtlük almadıktan sonra, soygundan kendisi sorumludur.''



AA
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.