Gazeteci Fatih Altaylı hakkında sosyal medya paylaşımı ve YouTube kanalındaki programındaki sözleri nedeniyle iki ayrı soruşturma başlatıldı.

"Hayatında ilk kez basın suçundan ifade verdikten sonra nöbetçi mahkemeye sevk edildiğini" belirten Altaylı, yazısında şu ifadelere yer verdi: 

"Biliyorsunuz dün bir soruşturma kapsamında ifade verdim. Ve hayatımda ilk kez basın suçundan ifade verdikten sonra nöbetçi mahkemeye sevk edildim. Normal prosedür ifade alınır, sonra savcı dava açmaya gerek görürse dava açılır ve yargılama başlar. Cumhurbaşkanları ile, başbakanlar ile, Yüksek Yargı mensupları ile davalarım oldu hepsinde böyle oldu. Böyle bir şey ilk kez oluyor. Şaşırdım mı! Hayır. Anayasa Mahkemesi’nin takılmadığı bir dönemde, benim başıma gelen ülkenin bugünkü halinde 'önemsiz bir detay'.

'AVUKATIM HÜNGÜR HÜNGÜR AĞLADI'

Çıkarıldığım mahkemeden tek bir talebim oldu. Senede bir iki kere yurt dışında yüksek lisans eğitimi yapan kızımı görmeye gidiyordum. Bu ülkeye ihanet edip kaçan şerefsizlerden olmadığım için de kaçacak halim yoktu. Bu talebim kabul görmedi elbette.

Doğrusunu isterseniz kararı açıklayan kişiye hiçbir kırgınlığım yok. Bu kararı o almasaydı, alacak birini bulurlardı.

Beni asıl üzen ise 40 yıldır avukatlığımı yapan, İngiliz kayyumlarla, bakanların, başbakanların davalarıyla uğraşan, Adnan Hoca davasında mağdurların avukatlığını yıllarca sürdüren Rezzan Aydınoğlu’nun bu karar üzerine hüngür hüngür ağlaması oldu. Gözyaşlarının nedeni karar değil, hukukun düşürüldüğü durumdu."