'100 yaşındaki Evren'i yargılamanın anlamı yok'
 CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, NTV canlı yayınında Mirağ Akdağ Uluç'un sorularını yanıtladı.

12 Eylül davasına müdahil olmalarıyla ilgili soruları yanıtlayan Tekin, AK Parti'nin mağduriyeti olmadığını belirterek başvurularını eleştirdi.

Tekin, dün NTV canlı yayınında kendisine yönelik eleştiriler nedeniyle CHP'ye verdiği yanıtları da değerlendirdi. 

Son yapılan zamlara da değinen Gürsel Tekin, bu bağlamda hükümetin dış politikasını da eleştirdi.

İşte NTV canlı yayınında Tekin verdiği yanıtlar:

-Meclis başkanlığı da az önce 12 Eylül darbe davasına müdahil olmak için başvuruda bulunduğunu açıkladı. Başbakanlık da müdahil olacak. Artık davaya 300’ün üzerinde müdahil olmak için talepte bulunan kişi ve kurum var. Bu son gelinen aşamada bu tarafların mağdur olduğunu siz düşünüyor musunuz?

Gürsel Tekin: Türkiye'de 12 Eylül darbesi döneminde herkesin mağduriyeti var sadece ve sadece Adalet ve Kalkınma Partisi’nin mağduriyeti yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin mağduriyeti Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyet Halk Partisi’ni kapattılar, bütün arşivlerine el konuldu, kadrolarında 100’ün üzerinde insan öldürüldü, genel başkanlar dahil olmak üzere herkes tutuklandı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, yetkililerinin, sayın Çiçek’in ne mağduriyeti var. Tam tersine 12 Eylül döneminin suç ortaklarıdır. Sayın başbakanın etrafındaki kadro 12 Eylül dönemi dahil olmak üzere bütün dönemlerde devletin yöneticileri. Eğer bir mağduriyet gibi bakıyorlarsa yapılması gereken net şeyler var. Parlamentoda şu anda çoğunlukları var 12 Eylül döneminin getirmiş olduğu antidemokratik yasalarını kaldıralım. Siyasi partiler yasası, yüzde 10 barajı bir sürü antidemokratik uygulamalar var. 100 yaşındaki Evren’i yargılamanın bir anlamı yok Evren’in getirmiş olduğu darbenin getirmiş olduğu bütün antidemokratik uygulamaları kaldırırsanız o zaman ben sizin samimiyetinize inanırım. Sadece orada bir mağdur kişi var o da Ertuğrul Günay o da solcu olduğu için. Onun dışında hiç birisini mağduriyeti yoktur.

-Dün meclis başkanı Cumhuriyet Halk Partisi’nin takındığı tavır nedeniyle hakarete varan eleştirilere maruz kaldığını söyledi. Bundan sonraki aşamada Cumhuriyet Halk Partisi ile meclis başkanı arasındaki köprüler atıldı mı?

Gürsel Tekin: Bizim tek talebimiz tarafsız olmasını bekliyoruz. Geçmiş dönemde biz Cemil Çiçek’e rey verirken en azından tarafsız davranır diye bir beklenti içindeydik. Ama ne yazık ki baştan itibaren bakın TRT 3 74 milyon yurttaşımızın ödemiş olduğu elektrik paraları ile yayın yapan bir kuruluştur. Bununla ilgili sayın meclis başkanına bütün siyasi partiler buna müdahale edin ev protokol yapın ve meclis balkanı tamam dedi. İki gün sonra başbakan çıktı orası şov merkezi haline dönüştü olmaz dedi meclis başkanının sesi yok. Tutuklu milletvekilleri sayın Çiçek siz 550 milletvekilinin başkanısınız eğer orada 8 milletvekili tutukluysa bu sizin sorununuzdur, vicdanınızın sızlaması gerekiyor. Sizin başkanlığınızda bir protokol yapıldı imzaya açıldı ve günlerce tartışıldı siz burada irade koymayacaksınız nerede koyacaksınız. Türkiye'de basına medyaya her türlü sansür konulmuş Adalet ve Kalkınma Partisi’nin lehine konuştuğunuzda hemen telefon alırsınız. Böylesine bir ortamda milletvekilleri kendi bölgeleriyle ilgili bölgesindeki sorunları anlatabilecek bir tek mekanizma kalmış kürsüsü. O kürsüde konuşma süresi 10 dakika onu da nasıl 5 dakikaya indirebiliriz?



Sayın Kamer Genç’ten dolayı yasa çıkarıyorsunuz. Yüzyılın yolsuzluğu Deniz Feneri’nden dolayı sembolik olsun diye kirli bir Deniz Feneri ile meclise geldi diye rahatsız oluyorsunuz. Burada da sayın Cemil Çiçek yok. En önemlisi Türkiye'nin en temel sorunu eğitim sistemi değişiyor burada müzakere olmaz mı? Komisyonda 6 madde görüşüldü ondan sonra müzakere yapılacak işte görüşülecek onlarca raporu bir darbe niteliğinde pazar günü işgal ettiler. 15 dakika içinde 19 maddeyi müzakere ettiler. Sayın Çiçek bunu bana izah edebilir misiniz? Bir gazeteci sordu; Siz incelediniz mi dedi. Onlarca sayfayı bir günde inceleyebilir miyim dedi. Onlarca sayfayı peki 15 dakika içinde nasıl müzakere ettiniz. Bunun üzerine hukuksal olarak biz itirazımızı gönderdik sayın Çiçek’e tamam ben inceliyorum dedi. Saat 12’ydi bir buçuk saat sonra sayın başbakan talimat verdi salı gününe kadar çıkacak dedi. O zaman sizin meclis başkanlığınız nerede kaldı. Eğer bu uygulamada siz başkanlık yapamıyorsanız elbette Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim muhatabımız sizsiniz. Hayır ben sadece sayın başbakanın talimatı doğrultusunda meclis başkanlığı yapacağım diyecekseniz elbette biz de sizinle ilgili bütün gerekçelerimizi ortaya koyarız. Bugüne kadar uygulamaların tamamı sayın meclis başkanı dışında uygulanmıştır sayın başbakanın talimatıyla. Bu nasıl anlayıştır bu nasıl meclis başkanıdır bu eleştirileri hak ediyorsunuz sayın başkan. Umut ediyorum ki kendinize gelirsiniz aksi taktirde sizi meclis başkanı olarak elbette görmeyeceğiz.

-Bu gerginlik anayasa komisyonuna yansır mı?

Gürsel Tekin: Hayır orada sembolik olarak komisyona başkanlık yapıyor orada dört siyasi parti çalışmalarını yürütecektir. Demokrasiye özgürlüğe Türkiye'nin ihtiyacı var ve en çokta bizlerin ihtiyacı var Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Sokakta insanlar coplanmayacak, ötelenmeyecek, gaz yemeyecek, farklı düşündüğü için tutuklanmayacak bunun için diyoruz ki yeni bir anayasaya ihtiyaç var. O yeni anayasada en son kalkacak insanlarda Cumhuriyet Halk Partisi olacaktır.

-KCK iddianamesi kabul edildi bu süreçle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi’nin görüşü nedir?

Gürsel Tekin: Nedir bu KCK? KCK birden bire mi çıktı? 2011 seçiminden sonra mı KCK diye bir şey çıktı? Sorgulanması gereken özellikle devletin kurumları dahil olmak üzere 2007’de müzakere var mı? Var. 2011 seçiminde müzakere var mı? Var. Şimdi siz üç seçimi reye tavil edeceksiniz sonra döneceksiniz kamuoyuna KCK 2005 yılının sonunda kuruldu. Günaydın derler size yeni mi aklınıza geldi? Bütün karşılıklı protokollere müzakerelere baktığımızda içinde ne yazık ki devletin kurumları ve iktidarın bilgisi dahilinde KCK kurulmuştur. Tutuklu olanların önemli bir kısmı belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi. Milletin iradesi ile seçilen insanların hepsi şu anda tutsak. Yani siz uzun süre bu şeyi görmüyorsunuz da 2011’den sonra mu aklınıza geliyor. Ne yazık ki Adalet ve Kalkınma Partisi üç tane seçimi müzakere ederek reye tavil ederek bu işi götürmüştür. Şu anda sorumluluk da Adalet ve Kalkınma Partisi’nin boynundadır.

-Sizin bu konudaki bilginiz nereden kaynaklanıyor?

Gürsel Tekin: Bölgedeki herkes biliyor, gazeteler biliyor bizim televizyonlarımız gazetelerimiz vermeye bilir devletin protokolleri var. En son Oslo protokolüne bakın 6.ve 7.maddede çok açık var. Devletin kurumları, iktidar KCK’nın 2005’te kurulduğunu bilmiyor muydu? Türkiye'nin başını tehlikeye sokarak sadece üç rey alacağım diye Türkiye'nin iç barışını tehlikeye sokmak büyük bir ihanettir.

-Son akaryakıt, elektrik ve doğalgaza yapılan zamlarla ilgili Cumhuriyet Halk Partisi yurt genelinde protestolara hazırlanıyor.

Gürsel Tekin: Bu sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorunu değildir 74 milyonun sorunudur bir yerde tepki göstermemiz gerekiyor. Eski dönemlerde yüzde 3 zamlar gazetelerin sürmanşetlerinde olurdu şu anda yüzde 19 zam geliyor bir kalemde. Gerekçeniz egemen güçlerin dayatmış olduğu politikalardan kaynaklı Türkiye'deki yoksul halk bunu alın teriyle ödeyecektir. Amerika’nın talebi oldu İran’la ilgili işte petrolü İran’dan yüzde 20 eksik alacaksınız diye ve talimatları yerine geldi. Bu açıklamayı da Amerika’nın dışişleri bakanı yaptı. Bu kadar bariz dış politika ayaklar altına alınabilir mi? Bizim Ortadoğu'daki komşularımızla sorunumuz ne, niçin bu hale geldi? Sonra siz gittiniz kanka oldunuz, ortak bakanlar kurulu toplantısı yaptınız, Ortadoğu'nun birçok yerinde insan hakları ihlalleri var. Bununla ilgili Türkiye olarak elbette gerekeni yapalım ama demokratik yöntemlerle. Bakın Türkiye Cumhuriyet Başbakanı İran’a gitti. İran Türkiye'yi diplomatik olarak öyle bir noktaya getirdi ki işte Murat Karayılan hikayesi: 'Tutuklandı, tutuklanmadı' adeta tokat yemiş gibi olduk. Şimdi sayın Başbakan İran’a gitti bizim Türk medyamızda ne yazık ki Ahmedinejad hastaymış. Ne hastası yalan yazmayın o gün Türkmenistan yetkileri ile biraradaydı. Türkiye Cumhuriyeti başbakanı bu kadar ayaklar altına düşmemeli. Kiminle dost olacaksınız kiminle düşman olacaksınız Türkiye bilsin. Bugün bir gazetenin iddiası çok önemli özellikle Ada'daki sorundan kaynaklı ve bu bilginin de Kürecik'ten gittiği söyleniyor yetkilerin derhal açıklama yapması gerekiyor.




ntvmsnbc

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.