Avukatlar konferans bastı!


İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal'ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 50 avukat, konferansın düzenlediği otel önünde toplandı. Arabuluculuğa karşı olduklarını basın açıklamasıyla belirten grup, daha sonra otele girmek istedi. Ancak kapıdaki güvenlik görevlileri engel oldu. CHP Milletvekili Mahmut Tanal uzun süre uğraşmasına rağmen kapıyı açamadı. Bunun üzerine avukatlar otelin arka bölümünde bulunan kapıya yöneldi. Avukatlar burada da güvenlik görevlilerinin engellemesiyle karşılaştı. Yaşanan arbede sonrası avukatlar otele girmeyi başardı.
 
Daha sonra ellerindeki kırmızı kartlarla sempozyumun düzenlediği salona giren avukatlar katılımcıların önüne kartları bıraktı. Bir anda onlarca avukatı karşılarında gören katılımcıların oldukça şaşkın oldukları görüldü. Avukatlar salon içinde sloganlar eşliğinde tur attı. Daha sonra dışarıya çıkan avukatlar adına açıklamayı İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal yaptı. Kocasakal, "Hukukun konuşulduğu bir ortamda yabancıların bulunduğu ortamda İstanbul barosu avukatları içeriye alınmadı. Kapalı kapılar ardından neler yapıldığını gördünüz" dedi.


DHA

Bu video Adobe Flash Player'ın son sürümünü gerektirmektedir.

Adobe Flash Player'ın son sürümünü indirin.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Burhan İŞCAN 6 yıl önce

Avukatlar sokağa çıkıp halka bir sorsunlar hele; “Avukat denince akla ne geliyor?” veya mesleklerinin saygınlığı ne kadar.
Her sorunsal ihtiyaç yanlışın etkisine yapılan tepkiden doğar.
Müvekkilini satan, müvekkilinin icrada aldığı parasını yiyen, üç kuruş daha fazla kazanmak için davanın sürmesini sağlayan avukatların varlığının çoğunlukta olduğu bir mesleğin itibarı ne kadardır?
Bunun yanı sıra meslek içi gelişimlerinin yetersizliğini niye görmek istemiyorlar?
Yolsuzluk ekonomisi politikalarını ayakta tutan çıkardığı yasalardır. Bu yasaların işlev kazanması savunmanın varlığına bağlıdır.
“Hukuğu hukukculara bırakalım”. Peki hukukcular nerde?
Ortada bunca hukuksuzluk varsa, hukukcuların varlığından söz etmek mümkünmü?
Bu yokluk değimli; bu toplumu böyle alternatif hukukcu arayışlarına iten.
Evet iktidar olmak muktedir de olmak anlamına gelmez. İktidarın her önerisi yanlışta olabilir. Ancak, bir fikre salt yanlış demekle o fikri çürütemezsiniz. Fikrin neden çürük olduğunu somut bir şekilde anlatamazsanız çürük olan siz olursunuz. Her fikri bir bilgi meydana getirir. Fikirlerin tartışmalarında, fikirler daha sağlam bilgi içeren fikirlerle çürütülür.
Böyle bir fikir yoksa olaya tartışma gözü ile bakılmaz. Zira yaygara çıkarmak başka şey, tartışmak çok başka şey..
Tartışmaya girmenin de bir adabı vardır. Bu adabın başını özeleştiri yapmak oluşturur. Özeleştiri yapmadan, toplumun menfaatlerini gözetmeden yapılan her tepkinin adı yaygara çıkarmaktır.
Hükümetin basiretsizliği kadar bile basiretsiz olamayan avukatları kınıyorum. Ne derler, “böyle başa böyle tarak.”. Bilgi toplumu çağında, bunun farkında olmayan topluma bu hükümet bile çok. Böyle hukukculardan böyle hukuk olur, başka şey beklemek hayaldir.
Hiç kimse ve hiçbir zümre (yolsuzluk ekonomisi politikaları meclisi bile; bakın, ortada yolsuzluk olunca vekiller nasıl ağız birliği yapıyor) bu toplumu adaletten mahrum edemez.
Avukatların, parayı ön planda tutması sebebiyle sağlayamadığı adalet, bilgi toplumu imkanları içinde alternatif yollarla mutlaka sağlanır. Buna mani olmaya kimsenin hakkı yok.
“Koyunun olmadığı yerde keçiye aptıraman çelebi derler” unutmayalım