Derneğin Taksim'deki binasında eylemine ilişkin açıklama yapan Deliduman, 5395 sayılı kanunun, Çocuk Koruma Kanunu olduğunu belirterek, ''Kanunun amacı, suça sürüklenen çocukların korunmasına, hak ve güvenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir'' dedi.

Anayasanın 90. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin de kanun hükmünde olduğunu ifade eden Deliduman, şöyle devam etti:
''Türkiye'nin BM Çocuk Hakları Sözleşmesine taraf olmasına rağmen, sözleşme hükümlerine aykırı olarak yüzlerce çocuk, yetişkinlere özgü koşullarda sorgulanıp yargılanıyor. Özgürlükleri kısıtlanıp hapsediliyor. Kanun böyleyken uygulamada birçok kural ihlal ediliyor. Erzurum'da 21 Temmuz 2010'da gözaltına alınan Ö.S. adlı çocuğun dosyasıyla ilgili olarak, kanunen çocuk savcılığınca iddianame hazırlanıp, dava sürecinin başlaması gerekir. Ancak suça sürüklenen Ö.S, cezaevleri arasında dolaştırılıp sürgüne maruz bırakılmıştır. Halen Rize L Tipi Ceza ve Tutukevinde C1 koğuşunda tek başına kalmaktadır. Biz çocukların yerinin demir parmaklıklar arkası olmadığını söylüyoruz.''

Avukat Deliduman, açıklamasının ardından bir günlük açlık grevine başladı.



AA


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.