Danıştay 147 yaşında
Danıştay'ın kuruluşunun 147. yılı ve İdari Yargı Günü dolasıyla konferans salonunda düzenlenen törene Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Hakim Tümgeneral Abdullah Arslan, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Burhan Üstün, HSYK Başkanvekili Metin Yandırmaz, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile yargı organlarının diğer temsilcileri katıldı.

Güngör, törende yaptığı konuşmada, görev sürelerini tamamlayan Danıştay mensuplarına teşekkür ederek, başta yargı şehidi Mustafa Yücel Özbilgin olmak üzere ebediyete intikal eden mensuplarını ve kısa süre önce uğradığı hain terör saldırısında hayatını kaybeden şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ı rahmetle andığını dile getirdi.

Devleti güçlü kılan ve toplumu ayakta tutan yegane değer adaletin, tüm insanlık tarafından talep edildiğini belirten Güngör, adalet duygusunun "insanlığın ortak vicdanı" olarak nitelendirileceğini söyledi.

Danıştayın, 147 yıldır uyuşmazlıkları adalet ilkesi çerçevesinde çözme gayreti ve milletin adalete inancıyla varlığını sürdürdüğünü anlatan Güngör, şöyle devam etti:

"Yargılama süreci sonunda, gerçek hayatta karşılığı olan, bireyi, aileyi, kitleleri ve hatta bazen tüm milleti derinden etkileyen, toplumun vicdanına seslenen kararlar aldığımızın farkındayız. Bu, çok onurlu, bir o kadar da ağır sorumluluk gerektiren görevimizi de tam olarak yapma gayreti içindeyiz. Adalet, hakka uygunluk, haklıyla haksızın ayırt edilmesi, hakkın gözetilmesi ve hakkın yerine getirilmesidir. Adalet, her yerde, her koşulda, istisnasız uygulanması, yaşanması, korunması, aranması müstesna bir değerdir. Adalet dağıtmak, devletin en temel görevlerindendir."

"Adaletin güçlü olduğu yerde devlet de insan da güçlüdür"

Güngör, cumhuriyetin kurucusu Büyük Önder Atatürk'ün, "Adliye siyasetimizde izlenecek amaç, evvela halkı yormaksızın, hızla, isabetle, güvenle adaleti dağıtmaktır" görüşünü hatırlattı.

Güngör, şunları kaydetti:

"Adaletin güçlü olduğu yerde devlet de insan da güçlüdür. Adaletin gerçekleşmesinde en etkili kurum şüphesiz yargıdır. Demokratik bir ülkede, bağımsız, tarafsız, verimli, etkili ve hesap verilebilir yargı sistemi, devlet ve toplum düzeninin güvencesidir. Böyle bir yargı sistemi, vatandaşlarına güven vererek, toplumsal huzur ve barışın sürdürülmesine hizmet eder."

Hukuk Devleti

Güngör, temel hak ve özgürlüklerin teminatı yargıya güvenin, hukuk devleti ilkesinin en önemli unsuru olduğunu vurguladı.

Hukuk devletinin, toplumun hukuki güvenliğinin sağlandığı ve bütün faaliyetlerinin hukuka bağlı olduğu anlayışı ifade ettiğini belirten Güngör, "Güçlü devlet, hukuka bağlı devlettir. Hukukun egemen olmadığı yerde birtakım hukuk dışı güçler egemenlik kurabilir. Böyle bir durumda ise ulusal bütünlük zaafa düşer. Ulusal bütünlük olmazsa evrensel hukuk değerlerinin toplumun tüm bireylerince paylaşılması ve yaşanması mümkün olamaz" şeklinde konuştu.

Yargıda bağımsızlık ve tarafsızlık

Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının, hukuk devletinin ön koşulu ve adil yargılamanın garantisi olduğuna işaret eden Zerrin Güngör, bağımsız ve tarafsız yargı düzeninin adalet için vazgeçilmez olduğunu kaydetti.

Güngör, "Demokratik-sosyal hukuk devletinde yargı, temel hak ve özgürlüklerle toplumun temel değerlerinin koruyucusu ve güvencesidir. Tarafsızlığını koruyamayan yargının, toplumun öfke ve tepkisini çekeceği unutulmamalıdır" diye konuştu.

Yargıçtan adil yargılama ve tarafsız kalmasının beklendiğine dikkati çeken Güngör, şöyle devam etti:

"Devlet gücünü kullanarak millet adına yargılama yapan yargıç, verdiği kararlarla toplumun vicdanını rahatlatmak zorundadır. Hiçbir yargı mensubunun yetki sınırları dışına çıkarak karar vermesi kabul edilemez. Yargıç, hukuk dışına çıktığında hesap verme durumunda kalacağını da bilmelidir. Evrensel hukukta, yargı bağımsızlığıyla yargının hesap verebilirliği arasında denge kurma gereği ve önemi vurgulanmaktadır. Danıştay olarak, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığını önemsiyoruz. Geçmişte yaşanan sorunları hatırlıyor ve bu yıpratıcı tecrübeleri yeniden yaşamak istemiyoruz."

Bağımsız, tarafsız, etkili ve verimli yargının güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduklarını dile getiren Güngör, "Yargı bağımsız olmalıdır ancak bu durum, yargının diğer anayasal kurumlardan kopukluğu ve bu kurumlara karşı kayıtsızlığı sonucunu da doğurmamalıdır" dedi.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi

Demokratik hukuk devletinin gereklerinden birinin de kuvvetler ayrılığı ilkesi olduğunu vurgulayan Güngör, Anayasa'da egemenliğin kayıtsız-şartsız millete ait olduğu ve milletin, egemenliğini Anayasa'nın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanacağının belirtildiğini hatırlattı.

Egemenliğin kaynağı milletin yani milli iradenin, aynı zamanda bütün kuvvetlerin dayanağını oluşturduğuna işaret eden Güngör, şunları söyledi:

"Günümüz demokrasi anlayışında kuvvetler ayrılığı ilkesi, kuvvetlerin birbirinden mutlak şekilde ayrı kalmaları anlamına gelmemektedir. Anayasa'mızda da kuvvetler arasında iş birliği ve dengeyi öngören anlayış benimsenmektedir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi erkler arasında çatışmayı değil, iş birliği ve uyumu ifade etmektedir. Yargıyla yasama ve yürütme arasındaki diyalog, iş bölümüne dayalı anlayış içinde geliştirilerek yürütülmeli, çatışmacı ilişkiye dönüşmemelidir."

TRT Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.