Emsal dava bu soruyu akıllara getirdi... Denize giren işten atılır mı?
Tatilini geçiren milyonlarca vatandaş sıcaklıkların rekor kırdığı şu günlerde serinlemenin yolunu arıyor. Denize, havuza giriyor, serin yaylalara kaçıyor... Henüz tatile çıkamayanlar var bir de... ‘Mesai bitse de gitsek, serinlesek’ diyenler...

Peki ya mesainin bitmesini bekleyemeyenler... Bu aşırı sıcaklara daha fazla tahammül edemeyip mesaide kaçamak yapma noktasına gelirlerse... Nitekim böyle bir olay yaşanmış da: Denize girdiği için tazminat da alamadan işinden olan çalışan, işvereni ile mahkemelik olmuş...

Mesai saatleri içinde bir çalışan denize giriyor... Olayı öğrenen işveren, çalışanının işine son veriyor. ‘Haklı neden var’ denilerek çalışana kıdem ve ihbar tazminatı da ödenmiyor. Konu yargıya taşınıyor... Yargıtay ‘çalışanın bir kereye mahsus bu eyleminin haklı neden olarak kabulünün ağır bir sonuç’ olduğuna ve ‘ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi‘ gerektiğine hükmediyor.
Çalışma Başmüfettişi Tevfik Bayhan, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi’ndeki (2017 Temmuz, Sayı:163) yazısında yer vermiş bu olaya... Bayhan, konuyu ‘İşyerinde eğlenmenin sınırları’ başlığı altında irdelemiş.

Yargı kararında; bir yandan ‘işverenin haklı nedeni olmadığı’ belirtilirken aynı zamanda ‘işverenin geçerli nedeni olduğu da’ belirtilmiş... Yani dava açan çalışanın; bir yandan kıdem ve ihbar tazminatı gibi kazanımları varken, diğer yandan (işverenin nedeni geçerli görüldüğünden) kayıpları da söz konusu...
‘Nedir bu kayıplar?’ sorusu sorulacaktır haliyle...

Hemen söyleyelim: Birinci kayıp, 4-8 aylık brüt ücreti tutarında ‘işe başlatmama tazminatı’. İkinci kayıp, 4 aylık brüt ücrete kadar hesaplanabilecek ‘boşta geçen süre ücreti’... Bu iki kayıp; çalışanın denize girmesinden dolayı işine son verilmesinde, işverenin geçerli bir nedeni olduğu değerlendirildiğinden oluşuyor...

Haklı neden görülmediğinden kıdem ve ihbar tazminatını hak eden çalışan, geçerli neden görüldüğünden işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini ise hak edememiş. (Geçerli neden görülmediğinde; işverenlerin bu iki kalem ödemeyi yapmak yerine, çalışanını tekrar işe başlatma hakkı da mevcut... Ancak uygulamada daha çok, davayı kaybeden işverenlerin çalışanını tekrardan işe başlatmayıp karşılığında bu iki kalem tazminat-ücreti ödediği görülmekte.)

Dolayısıyla mahkemenin; denize girdiği için işten çıkarılan çalışanın, kıdem + ihbar tazminatını hak etmeyecek kadar kusurlu olmadığına (haklı nedenin olmadığına), işe başlatmama tazminatı + boşta geçen süre ücreti hak edecek kadar da kusursuz olmadığına (geçerli nedenin olduğuna) karar verdiğini görüyoruz.

İşe iade hakkı
Bir çalışanın işten çıkarıldıktan sonra mahkemeye gidip işe iade davası açabilmesi, tüm işyerleri için söz konusu olamıyor. En az 30 çalışanı olan işyerlerinde çalışanlar için bu hak geçerli. (İş Kanunu Md. 18) Ayrıca çalışanın bu işyerlerinde (altı aydan fazla) çalışıyor olması da gerekiyor. Bu iki koşul mevcut olduğunda; çalışan işten çıkarıldıktan sonra mahkemeye (bir ay içinde) giderse (kıdem ve ihbar tazminatına ilaveten) ‘işe başlatmama tazminatı’ ve ‘boşta geçen süre ücreti’ adı altında iki kalem tazminat ve ücrete daha hak kazanabiliyorlar. (Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmıyor.)


Ahmet Karabıyık/Hürriyet
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.