Hukukçulardan İstanbul Barosu'na 'Başörtü' tepkisi
Hukukçular Derneği üyesi yaklaşık 100 avukat, İstanbul Barosunu başörtülü avukatların mesleklerini icra etmek için uyguladığı yasakları protesto etmek için Taksim Meydanı’nda toplandı. ‘Yasak değil hukuk üret’ , ‘Katil avukat olur, başörtülü olamaz’ , Baroya rağmen insan haklarını savunacağız’ , ‘Ey baro söyle, avukat için ne yaptın’ yazılı dövizler taşıyan avukatlar, İstiklal Caddesi üzerinden İstanbul Barosu’na kadar sesiz bir şekilde yürüdü. 

Baro önün grup adına bir açıklama yapan Hukukçular Derneği Başkanı Cavit Tatlı, tarihin önemli olaylarında, insanlık medeniyetinin bugünlere gelmesinde hukuk insanları büyük rol oynadıklarını belirterek, hukukçuların emekçisinden patronuna, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine toplumun, insanlığın tüm kesimlerine hiçbir ayrım yapmadan hizmet etmeyi bir şeref, bir onur ve bir kıvanç kaynağı olarak telakki ettiklerini söyledi.

İstanbul Barosu yönetiminin almış olduğu ve temel insan haklarına aykırı, uluslararası sözleşmeleri tanımayan, modern çağda demokratik ülkelerin 50 yıl önce geride bırakmış olduğu yasakçı kararların kendilerini burada toplanmak zorunda bıraktığını kaydeden Tatlı, “İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, hiçbir yasal engel olmamasına rağmen, kadın avukatların mesleklerini inançları doğrultusunda başörtülü olarak icra etmek istemelerinin karşısında, faşist Hitler yönetimini andıran Berlin duvarı gibi geçit vermez bir set şekline bürünmektedir. Bugüne kadar duruşmalara girmeleri hukuka aykırı olarak kısıtlanan, fakat mahkeme kalemlerinde, savcılıklarda, icra dairelerinde görevlerini ifa etmeye çalışan başörtülü avukatların, bütün hakları Baro yönetimince kabul edilemez bir şekilde ellerinden alınmaya çalışılmakta, adliyelere başörtülü olarak girmelerinin yasaklanması hedeflenmektedir.” dedi.

 'BAŞÖRTÜLÜ AVUKATLARA DERHAL SORUŞTURMA AÇILIP CEZALAR VERİLİYOR'

 Birlikte yaşadığı kadını tabanca ile öldürüp katil olan kişinin avukatlık yapmasında bir mani görmediğini belirttiği İstanbul Barosu yönetiminin diğer meslektaşlarından hiçbir farkı olmayan başörtülü avukatları mesleğe yakıştıramadığını ifade eden Tatlı, başörtülü olarak mesleklerine devam eden avukatlara derhal soruşturmalar başlatılıp, cezalar verildiğinin altını çizdi. 

İstanbul Barosu’nun her baro seçimi zamanında olduğu gibi bu baro seçimlerinde de seçim propagandasını yasaklar üzerinden ilerlettiğini belirten Tatlı şöyle konuştu: “Baro yönetimi, sözde cumhuriyet savunucusu rolünü oynamak gibi hukukçuya yakışmayan, ahlaksız bir yolu seçerek sürdürmektedir. Kendi menfaatleri için cumhuriyeti, laikliği bahane edip; tahrik, ayrımcılık ve bölücülük üzerinden siyaset yapan Baro yönetimi bilmelidir ki; vatan, millet, cumhuriyet ve demokrasi sevgi ve sadakatinde başörtülü avukatlarla kıyaslanamayacak kadar aşağıdadır.”

İstanbul Barosu yönetiminin avukatların başörtülü olarak mesleklerini icra etmelerinin ne yasaya, ne de hukuka bir aykırılık teşkil etmediğini çok iyi bilmesine rağmen, kendi menfaatlerini insan hak ve hürriyetlerine, hukuka ve maalesef hukukçu kimliklerine öncelediğini öne süren Tatlı sözlerini şöyle tamamladı: “Biz Hukukçular Derneği olarak; hiçbir ayrım gözetmeksizin haklının, mazlumun yanında durmayı, haksıza ve zalime karşı çıkmayı şiar edinmiş bir sivil toplum kuruluşu olarak, hiçbir yasal, hukuki dayanağı olmayan, özgürlüklerin teminatı olan hukukçuluk ve avukatlık mesleği ile bağdaşmayan bu saçma ve yakışıksız yasağın karşısında geçit vermeden durmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nu yapmış oldukları hukuksuz, faşizan uygulamalardan vazgeçmesi konusunda bir kez daha uyarırız.”

Grup basın açıklamasının ardından baro önünden ayrıldı.


YASAKÇI BARO’YA HAYIR!
BASIN AÇIKLAMASI

Tarihin önemli olaylarında, insanlık medeniyetinin bugünlere gelmesinde hukuk insanları büyük rol oynamışlardır. Hukukçular günü gelmiş Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni kaleme almışlar, günü gelmiş Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni yazarak insan haklarının gelişmesi, güçlenmesinde ve insanlık onurunun yücelmesinde en büyük rolü oynamışlardır.
Kutsal bir mesleği icra ettiğinin farkında olan hukukçular; emekçisinden patronuna, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine toplumun, insanlığın tüm kesimlerine ve hatta tüm fertlerine hiçbir ayrım yapmadan hizmet etmeyi bir şeref, bir onur ve bir kıvanç kaynağı olarak telakki etmişlerdir.
Ne yazık ki, bugün İstanbul Barosu Yönetimi’nin almış olduğu, temel insan haklarına aykırı, uluslararası sözleşmeleri tanımayan, modern çağda demokratik ülkelerin 50 yıl önce geride bırakmış olduğu yasakçı kararlar HUKUKÇULAR DERNEĞİ olarak biz hukukçu ve avukatları, burada toplanmak zorunda bırakmıştır.
İstanbul Barosu Yönetim Kurulu; hiçbir yasal engel olmamasına rağmen, kadın avukatların mesleklerini inançları doğrultusunda başörtülü olarak icra etmek istemelerinin karşısında, faşist Hitler yönetimini andıran Berlin Duvarı gibi geçit vermez bir set şekline bürünmektedir. Bugüne kadar duruşmalara girmeleri hukuka aykırı olarak kısıtlanan, fakat mahkeme kalemlerinde, savcılıklarda, icra dairelerinde görevlerini ifa etmeye çalışan başörtülü avukatların, bütün hakları Baro Yönetimince kabul edilemez bir şekilde ellerinden alınmaya çalışılmakta, adliyelere başörtülü olarak girmelerinin yasaklanması hedeflenmektedir.
Birlikte yaşadığı kadını tabanca ile öldürüp katil olan kişinin avukatlık yapmasında bir mani görmeyen İstanbul Barosu Yönetimi, diğer meslektaşlarından hiçbir farkı olmayan başörtülü avukatları mesleğe yakıştıramamaktadır. Başörtülü olarak mesleklerine devam eden avukatlara derhal soruşturmalar başlatılıp, cezalar verilmektedir.
Her baro seçimi zamanında olduğu gibi, bu baro seçimlerinde de İstanbul Barosu Yönetim Kurulu; seçim propagandasını yasaklar üzerinden ilerletme, sözde “cumhuriyet savunucusu” rolünü oynamak gibi hukukçuya yakışmayan, ahlaksız bir yolu seçerek sürdürmektedir. Kendi menfaatleri için cumhuriyeti, laikliği bahane edip; tahrik, ayrımcılık ve bölücülük üzerinden siyaset yapan Baro Yönetimi bilmelidir ki; vatan, millet, cumhuriyet ve demokrasi sevgi ve sadakatinde başörtülü avukatlarla kıyaslanamayacak kadar aşağıdadır.
Onlarca yıldır, toplumumuza farklı farklı korkular pompalayarak, kendi saltanatlarını devam ettirenlerin yönetimine maruz kalan güzel ülkemiz, üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kalkması ile bu sanal korkuların ne kadar da boş ve yapay olduğunu bir kez daha görmüştür. Aynı şekilde avukatların başörtüsü üzerinden üretilen korku ve yaygaranın ne kadar saçma ve boş olduğu da, en yakın zamanda bu hukuka aykırı yasak kalktığında, tüm gerçekliği ile ortaya çıkacaktır.
Ne yazıktır ki, İstanbul Barosu Yönetimi avukatların başörtülü olarak mesleklerini icra etmelerinin ne yasaya, ne de hukuka bir aykırılık teşkil etmediğini çok iyi bilmesine rağmen, kendi menfaatlerini insan hak ve hürriyetlerine, hukuka ve maalesef hukukçu kimliklerine öncelemektedir.
Biz HUKUKÇULAR DERNEĞİ olarak; hiçbir ayrım gözetmeksizin haklının, mazlumun yanında durmayı, haksıza ve zalime karşı çıkmayı şiar edinmiş bir sivil toplum kuruluşu olarak, hiçbir yasal, hukuki dayanağı olmayan, özgürlüklerin teminatı olan hukukçuluk ve avukatlık mesleği ile bağdaşmayan bu saçma ve yakışıksız yasağın karşısında geçit vermeden durmaya devam edeceğiz.
Bu vesile ile İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nu yapmış oldukları hukuksuz, faşizan uygulamalardan vazgeçmesi konusunda bir kez daha uyarırız.
Başta meslektaşlarımız olmak üzere, kamuoyuna saygı ile sunulur.
 
HUKUKÇULAR DERNEĞİ
YÖNETİM KURULU
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yok Böyle birşey! 5 yıl önce

başörtüsüne izin verilirse, tesbihli, sakallı, hacı hoca görünümlü kişilerde girebilir. hac takanda girebilir. yok böyle bir şey!!!

Avatar
Yılmaz A. 5 yıl önce

adliyeye girmekten bahsediyorlar. adaletle işi olan herkes adliyeye girebilir. kamusal alan saçmalığı ile kendi insanını kendine küstüren bir devlet olamaz. başörülü avukatlar duruşmaya girmiyorlar zaten. adliyeye girip işini de mi yapamasın.en başta baronun avukat haklarına saygı duyması gerekirken istanbul barosunun özellikle engel olmaya çalışması tamamen ideolojik bir saplantıdan ibaret...

Avatar
zulmü alkışlayamam @Yok Böyle birşey! 5 yıl önce

haberin içeriğini okumadınız sanırım. başörtülü avukatlar duruşmalara giremiyor halihazırda. adliye kapısından girmesi de engellenmek isteniyor. adliye bir avukatın ikinci evidir. zulümdür yapmayın ayıptır.zulmü alkışlayamam zalimi asla sevemem...

Avatar
Nokta! 5 yıl önce

istanbul barosu gerekeni yapmıştır nokta!!!

Avatar
fatih tevet @Nokta! 5 yıl önce

he sen nokta dedin. nokta oldu. o padişahlık zamanındaydı. sen padişahmısın ki insan hakları konusunda kısıtlayıcı noktalar koyabiliyorsun

Avatar
calmuk @Nokta! 5 yıl önce

sen nokta dedin ve bitti öyle mi! yapılan büyük bir haksızlıktır, yeterli bir gerekçe gösterilmeden böyle bir yasak konulamaz. başörtüsünü engelleyen bir gerekçe de mevcut değildir.