İstanbul Barosu'ndan basın açıklaması

İstanbul Barosu resmi internet sitesinden yapılan açıklama şöyle;

Geride bıraktığımız hafta içinde Adalet Bakanı tarafından TBMM'de bir soru önergesine verilen yanıt ile yargıçlarımızın fişlendiğini öğrendik. Sayın Bakan, staj zamanında özellikle yargıçlarımızın kumar ve içki düşkünlüğü ile başka "meşguliyetlerinin" sübjektif değerlendirmeleri de içeren fişlerinin bulunduğunu belirterek, bütün bu uygulamaların 657 Sayılı Yasaya aykırı olmadığını ileri sürebilmiştir.

Sayın Bakan bilmelidir ki, uygar ülkelerin yargıçları siyasal iktidarların baskısı altında kalmasınlar diye, "Birleşmiş Milletler Bangalor Yargı Etiği Kuralları" ile bağlanmışlar ve bu kurallara uymaları istenmiştir Öylece yargıçların bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmış ve özellikle de siyasal iktidarların ideolojilerine egemen yaşam anlayışlarını dayatmaları engellenmiştir.



Ülkemizdeki bu uygulama ve savunusu ile Sayın Bakan, Türk Adli Yargı Tarihine, Yargıç Fişleten Bakan olarak geçmekle kalmayacak, yargıçlara yaşam biçimi empoze eden tavrıyla "adaleti" simgelemediğini de kanıtlamış olacaktır. Bütün bu uygulamaların "ileri demokrasinin" ürünü olarak gündeme geldiğini de duyarsak, Sayın Bakan artık bizi şaşırtamayacaktır.

Bu noktadaki temel yaklaşım, siyasal iktidarca biçimlendirilmeye çalışılan "yeni yargıç" algısı ve yargının kuşatılması yolundaki mücadeledir. Referandum sonrasında yeni HSYK örgütlenmesi tamamlanmış ve özgün seçim usulleri ile kuşatma yeterince oluşmuştur. Şimdi sıra yeni yargıçların "uygun yaşam biçimi" olanlar arasından seçilmesine gelmiştir. Danıştay'ın açık kararına rağmen, hâkimlerin mesleğe kabullerinde uygulanan mülakatı kaydetmeyi de durduran Bakanlık, yazılı sınavı anlamsız hale getirmiş olacaktır.

Artık, yargıç olmanın ilk koşulu, kayıtsız mülakatta kayıtlanıp fişlenmektir. Her an, Bakan "oluru" ile teftiş tehdidi altında tutulan bir yargıcın bu koşullarda tarafsızlığını nasıl sağlayacağı ve nasıl bağımsız yargının bir unsuru olacağını anlamak zor değildir. Oysa evrensel hukuku temel ilke edinen ülkelerin yargıçları, zihinlerinde bu türden sınırlamalar taşımadan sadece vicdanlarının sesini dinleyen özgür bireylerdir.

Bu son senaryo, hukuku değiştirmeyi başaramayanların hukukçuyu değiştirerek ileri demokrasiye ulaşma hedeflerinin, referandum sonrasındaki son perdesidir.



İstanbul Barosu olarak, son uygulamaların karşısında yargı bağımsızlığının korunması ve yargıç tarafsızlığının sağlanması uğrundaki mücadelemiz sürecektir.


                   İSTANBUL BAROSU BAŞKANLIĞI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.