Mavi Marmara'ya Saldırı Davası
İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün ilk duruşması yapılan Mavi Marmara gemisine saldırı davasıyla ilgili Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde konuşan Bülent Yıldırım, "hiçbir şekilde yargılanmayacağını" söyleyen İsrail'e rağmen, "Mavi Marmara" davasının bugün ilk duruşmasının yapılmasının büyük bir adım olduğunu ifade etti.

-"37 ülkeden insan, hakkını arıyor"-

Yıldırım, şunları söyledi: 

"Dünyanın bütün güçleri gelse, İsrail'in zulmüne karşı koyamaz anlayışı vardı. Mavi Marmara ile insanlık için gittik. 37 ülkeden insan vardı gemide. Şu anda Türkiye'de 37 ülkeden insan, hakkını arıyor. Türkiye, nasıl afet ve savaş bölgeleri için merhamete ev sahipliği yaptıysa şimdi de adalete ve özgürlüğe ev sahipliği yapıyor. Türkiye'nin cesur yargıçları ve savcıları bu konuda bu davayı alıp, sürdürülebilir olduğunu da gösterdiler. Bunların 18 bin yıl ceza alması söz konusu. Şu anda 5 tanesinin ismi, anne-baba isimleri tespit edildi. Bunlar yargılanıyor. İsrail bu mahkemeyi tiyatro olarak görüyor. Ben sizin vesilenizle çağrıda bulunuyorum. Madem bu mahkeme tiyatro, niçin Mavi Marmara'da katliam yapan diğer askerlerin isimlerini vermiyorsunuz, onları saklıyorsunuz- Hadi, bu mahkemeden korkmuyorsanız, yiğitçe çıkın deyin ki, 'Mavi Marmara'da Furkan Doğan'ı katleden biziz. İbrahim Bilgen'i ve diğerlerini katleden biziz.' O kadar cesur olun o zaman. O da yok. Ama kendi kendilerine, şu anda İsrail basını ambargo uyguladı. Bu davadan hiç bahsetmiyorum. Ben ne demiştim 2 yıl önce-

'İsrail'i ambargoya tabii tutacağız.' Bakın şimdi ilk planda kendi medyası ambargo uyguluyor. Halkını sağlıklı bilgilendirmekten vazgeçti. Yarın bu genelkurmay başkanları ve kuvvet komutanları da yurt dışına çıkamayacak. Hiç merak etmeyin."

Gemiye saldıran bütün askerleri tek tek tespit edeceklerini ve hepsini mahkeme önüne çıkaracaklarını anlatan Yıldırım, " Hepsi ceza alacak. Ayrıca şu anda bir çalışmamız daha var. Bunun içeriğini açıklamıyoruz. Onu da gerçekleştirebilirsek, İsrailli siyasetçilerin hiçbiri, işgal edilmiş Filistin topraklarında, yani kendilerinin İsrail dedikleri o bölgeden dışarı çıkamayacaklar" dedi.

Şu anda davada dünyanın dört bir yanından gelen avukatlar, aktivistler bulunduğunu ve bu olayın çok somut, maddi delilleri çok net olan bir olay olduğunu aktaran Yıldırım, "Bu davada herkes bir imtihan veriyor. İsrail, Türk yargı sistemini küçümsedi. Göreceğiz İsrail'e nasıl bir tokat vurulacak. Bu kadar maddi delilleri olan bir davada, geri adım zaten hiçbir hukukçu atamaz. Gerçekten bir hukukçuysa atamaz" diye konuştu.

-"Bütün İsrailliler yargılanacak"-

Bülent Yıldırım, Türkiye'de açılan bu davadan sonra dünyanın dört bir yanından da davalar geleceğini ve bu davanın örnek teşkil edeceğini de kaydederek, "Filistin için açılan bütün davaların önü açılacak. ve göreceksiniz, bütün İsrailliler yargılanacak. Şu anda İsrail, kendi içerisinde halkını kandırdığı için, 'bize hiç kimse dokunamaz' diye, askerleri isyan etmesin diye bu davadan bahsetmiyorlar. Ben buradan İsrail'e sesleniyorum; Biraz yüreğiniz varsa, bu davanın bütün safhalarını İsrail basınında açıklarsınız. Askerleriniz de nelerle karşılaşacaklarını bilirler" ifadesini kullandı.

Saldırı emrini veren üst komutanlar ve siyasetçilerin, bundan sonra çocuklarının yüzlerine de bakamayacaklarını ve çocuklarının bu kişileri reddedeceklerini anlatan Yıldırım, "Tarih bunları katliamcı olarak ortaya koyacak. Hep birlikte buradayız, göreceğiz, insanlığın davası, büyük bir dava, burada sonuçlanacak" dedi.

-"Gerekirse İsrail uçağı, gemisine burada el koyacağız-"

İsrail'in özür dileyeceğini ve tazminat ödeyeceğini savunan İHH Başkanı Yıldırım, şöyle devam etti: 

"Biz sizin ahlaksız teklifinizi, teklif ettiğiniz bütün paraları reddettik. Bu davanın dışında tazminat davaları da açtık. Onları da kazanacağız. Allah nasip ederse, gerekirse işgalci İsrail devletinin uçağına, gemisine burada el koyacağız, o tazminat davalarını kazandıktan sonra. Tazminat da ödeyeceksiniz. ve Gazze ablukasını kaldıracaksınız. Bunda hiç bir tereddütümüz yok. Ama, bir şey daha olacak artık. Kasten adam öldürmenin karşılığında, işlediğiniz cinayetten dolayı da yargılanıp hakkınızda tutuklama kararları çıkacak. Bundan sonra yalnızlığınıza mahkum oldunuz. O Filistin'in etrafına ördüğünüz duvarı yargılamayla, hukukla sizin etrafınıza öreceğiz ve hiç vazgeçmeyeceğiz.

Bu sürece gelene kadar bize çok baskı yaptılar. İsrail ve İsrail'in uzantıları çok baskı yaptı. İsim vermeyeceğim ama, kimin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Biz burada konuşacağız, onu da üzerine alan alacak. Özel hayatlarımız araştırıldı, mal varlıklarımız araştırıldı. Tehditler yapıldı, suikastler yapıldı. Çoğunu medyayla paylaşmadık bile, şu süreç tamamlansın diye. Ama hiçbir şeyden korkmuyoruz. Bunu İsrail ve yandaşları çok iyi bilsin. Gazze'deki yetimler ve çocuklar olduğu müddetçe, bizim kanımız Filistinliler'in kanından daha değerli değil. Bunu çok iyi bileceksiniz. ve biz bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız. Bütün insanlığın davası olacak. Her zaman söylüyorum. Bu, Yahudi milletine karşı açılmış bir dava değil. Gazze'de Yahudiler olsa ve Müslümanlar aynı zulmü işlese yine giderdik. Bu, katillere, siyonistlere ve adam öldürenlere karşı açılmış bir davadır. Kasten adam öldürüp yaraladılar. Yaralı insanlara yüzünden en yakın mesafede silah sıktılar. Bu katillerin hepsi yargılanacak. Bütün dünyada merhamet sahibi olanlar da bizimle beraber olacak. Çok tarihi günlere şahitlik yapıyorsunuz. İnşallah bundan sonra dünyada, hak, adalet, barış ve huzur hakim olsun."

-Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde Filistin bayrakları-

Bu arada, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün ilk duruşması yapılan

"Mavi Marmara gemisine saldırı" davası nedeniyle Çağalayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde, İsrail'i kınamak ve davaya destek vermek için çok sayıda kişi toplandı. Adliye önündeki meydanda, Filistin bayrakları ile İngilizce, Arapça, Türkçe ve İbranice yazıların olduğu flamalar açıldı. Dövizler arasında,

"aranıyor" anlamına gelen, İngilizce "Wanted. 1 TL" yazısı da dikkat çekti.

Meydanda toplananlar, "imza duvarı"na yazdıkları notlarla İsrail'i protesto ettiler. Yine Mavi Marmara saldırısı ve bu saldırıda hayatını kaybedenlerin fotoğrafları yere konularak sergilendi, Türk ve Filistin bayrakları da dalgalandırıldı.

Meydanda ve adliyenin metrobüs girişlerinde ise Filistin bayrakları ve "Filistin kaşkolü" satıldı.

Öte yandan, Yemenli bir destekçi belinde bir hançerle adliyeye girerken güvenlik görevlileri tarafından durduruldu. Yemenli bu kişi, hançeri güvenlik görevlilerince teslim alınmasının ardından içeri girebildi.




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.